<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>biyometrik | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/biyometrik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/biyometrik</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 Jan 2026 13:03:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>biyometrik | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/biyometrik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yapay Zekâ Göç Yönetiminde Etkili Ama Riskli: &#8220;Denetimsiz Algoritmalar Hak İhlallerine Yol Açabilir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-goc-yonetiminde-etkili-ama-riskli-denetimsiz-algoritmalar-hak-ihlallerine-yol-acabilir-607647</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 13:03:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[biyometrik]]></category>
		<category><![CDATA[Denetim]]></category>
		<category><![CDATA[denetimsiz]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[kaya]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskli]]></category>
		<category><![CDATA[sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yönetiminde]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607647</guid>

					<description><![CDATA[<p> İstinye Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Yiğit Bekir Kaya, yapay zekânın göç yönetimindeki kullanımını, beraberinde getirdiği siber güvenlik ve insan hakları sorunlarını değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-goc-yonetiminde-etkili-ama-riskli-denetimsiz-algoritmalar-hak-ihlallerine-yol-acabilir-607647">Yapay Zekâ Göç Yönetiminde Etkili Ama Riskli: &#8220;Denetimsiz Algoritmalar Hak İhlallerine Yol Açabilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> İstinye Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Yiğit Bekir Kaya, yapay zekânın göç yönetimindeki kullanımını, beraberinde getirdiği siber güvenlik ve insan hakları sorunlarını değerlendirdi. Denetimsiz algoritmaların hak ihlallerine yol açabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Kaya, “Yapay zekâ göç yönetiminde verimlilik sağlıyor, ancak güvenilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik olmadan her algoritma potansiyel bir hak ihlali aracına dönüşebilir” dedi.</strong></p>
<p>Yapay zekâ destekli sistemler, dünya genelinde göç yönetiminden sınır güvenliğine, vize değerlendirmelerinden biyometrik kimlik doğrulamaya kadar pek çok alanda aktif olarak kullanılıyor. Ancak bu teknolojilerin yeterli şeffaflık ve denetimden yoksun şekilde uygulanması, ayrımcılıktan veri ihlallerine kadar ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. İstinye Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Yiğit Bekir Kaya, yapay zekânın göç yönetimindeki kullanımını, beraberinde getirdiği siber güvenlik ve insan hakları sorunlarını değerlendirdi.</p>
<p><strong>Türkiye ve dünyada yaygın kullanım</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Kaya’ya göre yapay zekâ, bugün göç yönetiminin neredeyse tüm aşamalarında yer alıyor. Türkiye’de GöçNet sistemi 5,5 milyon yabancının kaydını tutarken, 20’den fazla kamu kurumuyla entegre çalışıyor. Göç İdaresi Başkanlığı’nın YİMER 157 çağrı merkezi ise yapay zekâ destekli konuşma tanıma sistemiyle yedi dilde hizmet veriyor. Türkiye’nin biyometrik alandaki kapasitesine de dikkat çeken Kaya, “Milli Biyometrik Parmak İzi Sistemi sayesinde Türkiye, kendi biyometrik algoritmasını geliştiren dünyadaki yedinci ülke konumunda” dedi. Uluslararası alanda ise Avrupa Birliği’nin Frontex ajansının drone’larla göçmen geçişlerini izlediğini, ABD’nin otonom gözetim kuleleri ve plaka tanıma sistemleri kullandığını hatırlattı. Dr. Öğr. Üyesi Kaya şöyle konuştu:</p>
<p>“Suriye&#8217;de iç savaş öncesi nüfus kayıt oranı yüzde yüze yakınken, çatışmalarla birlikte birçok nüfus müdürlüğü kısmen veya tamamen tahrip oldu. BM verilerine göre Suriyeli mültecilerin yüzde 70&#8217;i temel kimlik belgelerinden yoksun. Türkiye, belge şartı aramaksızın milyonlarca Suriyeliye kapılarını açtı; bu insani yaklaşım, aynı zamanda kayıt sistemlerinin öz beyana dayalı verilerle kurulması anlamına geldi. Biyometrik sistemler kişinin daha önce kayıt yaptıran kişiyle aynı olduğunu doğrulayabiliyor, ancak ilk kayıttaki bilgilerin doğruluğunu teyit edemiyor. Bu konular, İstinye Üniversitesi&#8217;nin UNESCO ile birlikte Temmuz 2025&#8217;te düzenlediği ‘Göç Alanında Temel Yapay Zekâ Kullanımı’ okulunda ve Göç İdaresi Başkanlığı&#8217;nın 23 Ekim 2025&#8217;te Ankara&#8217;da düzenlediği etkinlikte ele alındı. Kanada&#8217;da yapay zekâ destekli sistemle Afrikalı öğrencilerin vize red oranı yüzde 75&#8217;e ulaşırken Çinli öğrencilerin yüzde 90&#8217;ı kabul alıyor. Yüz tanıma algoritmalarında koyu tenli yüzleri yanlış tanıma oranı açık tenli yüzlere göre 100 kata kadar daha yüksek. Güvenilir yapay zekâ için şeffaflık, hesap verebilirlik ve bağımsız denetim gerekiyor; ancak bu standartlar göç sistemlerinde henüz yeterince sağlanmıyor.”</p>
<p><strong>“Algoritmalar tarafsız değil”</strong></p>
<p>Yapay zekânın en büyük risklerinden birinin algoritmik ayrımcılık olduğunu vurgulayan Kaya, yüz tanıma sistemlerinin koyu tenli bireylerde hata oranının açık tenlilere göre 100 kata kadar çıkabildiğini söyledi. “ABD’de yüz tanıma hataları nedeniyle yapılan hatalı tutuklamaların tamamının Siyahi bireyleri kapsaması tesadüf değil,” diyen Kaya, İngiltere ve Kanada gibi ülkelerde de belirli ülke vatandaşlarının otomatik olarak daha ‘riskli’ sınıflandırıldığını belirtti.</p>
<p>Kaya’ya göre sorun, sistemlerin açıkça ırk ya da etnik köken sorması değil; posta kodu, ülke, lehçe gibi ‘tarafsız’ görünen değişkenlerin dolaylı ayrımcılık aracı haline gelmesi.</p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Kaya, “Türkiye&#8217;de Milli Biyometrik Sistemi yüzde 99,42 hassasiyet ve yüzde 99,995 doğruluk oranı açıklıyor. Ancak bu rakamların bağımsız denetim sonuçları kamuoyuyla paylaşılmadı. Biyometrik sistemlerin temel sınırlılığı şu: kayıt anında beyan edilen bilgilerin doğruluğunu teyit edemiyorlar, yalnızca aynı kişinin tekrar geldiğini doğrulayabiliyorlar” dedi.</p>
<p><strong>Biyometrik veriler geri döndürülemez riskler taşıyor</strong></p>
<p>Göç yönetiminde tutulan biyometrik verilerin siber güvenlik açısından son derece hassas olduğuna dikkat çeken Kaya, “Şifre değiştirilebilir ama parmak izi ya da yüz geometrisi değiştirilemez. Bir kez sızdırıldığında, bu veriler kişinin hayatı boyunca risk yaratır” ifadelerini kullandı. Göçmenlere ait biyometrik ve kişisel verilerin yapay zekâ sistemlerinde işlenmesinin, siber güvenlik açısından yarattığı tehlikelerle ilgili örnek de veren Dr. Öğr. Üyesi Kaya, “2022&#8217;de Amerika Göçmenlik Dairesi&#8217;nin sitesindeki bir hata yüzünden 6 bin 252 sığınmacının bilgileri herkese açık hale geldi. İçlerinden 103 Kübalı sığınmacının verileri yanlışlıkla Küba hükümetine gönderildi. Federal mahkeme bu sızıntının ‘işkence veya zulüm riskini artırdığını’ kabul etti” dedi.</p>
<p>ABD ve Avustralya’da yaşanan veri sızıntılarını hatırlatan Kaya, bu tür ihlallerin sığınmacıların yalnızca kendilerini değil, geldikleri ülkelerde kalan ailelerini de tehlikeye atabileceğini söyledi. Merkezi veri depolama yapıları ve denetimsiz taşeron firmaların, saldırı yüzeyini daha da genişlettiğini vurgulayan Kaya, şöyle devam etti:</p>
<p>“Göç sistemlerindeki güvenlik açıklarının önemli bir kaynağı, bağımsız denetimden geçmeyen taşeron firmalar ve merkezi veri depolama yapıları. Amerika&#8217;nın 290 milyon kişinin biyometrik verisini saklayan HART sistemi, kamu denetim raporlarına göre gerekli 12 gizlilik korumasından yalnızca 5&#8217;ini karşılıyor. Beş Göz İstihbarat İşbirliği anlaşmasıyla ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda arasındaki göçmen verisi paylaşımı son yıllarda 100 kat arttı; yılda 8 milyon veri sorgusu yapılıyor. En trajik örnek ise BM Mülteciler Örgütü&#8217;nün 830.000 Rohingya mültecisinin parmak izi ve fotoğraflarını Myanmar hükümetiyle paylaşması; mültecilerin büyük çoğunluğu verilerinin bu şekilde kullanılacağından habersizdi. Veri egemenliği ve yerel kontrol, bu alanda giderek daha kritik hale geliyor. Güvenilir yapay zekâ sistemleri şeffaflık, hesap verebilirlik ve bağımsız denetim gerektirir. Oysa göç veri tabanları çoğu zaman taşeron firmalarının ihmaline ve devletlerarası gizli anlaşmalara dayanıyor.”</p>
<p><strong>Uluslararası hukukla gerilim</strong></p>
<p>Yapay zekâ destekli göç sistemlerinin uluslararası hukuk ve insan hakları normlarıyla tam uyumlu olmadığını belirten Kaya, Avrupa Birliği Yapay Zekâ Yasası’nın göç ve iltica uygulamalarını “yüksek riskli” olarak sınıflandırmasına rağmen, sığınmacılar için bazı yasaklı teknolojilere hâlâ izin verildiğine dikkat çekti.</p>
<p>“Vatandaşlar üzerinde kullanılsaydı sıkı denetime tabi tutulacak sistemler, en savunmasız gruplar olan sığınmacılar üzerinde daha gevşek kurallarla uygulanıyor,” diyen Kaya, geri göndermeme ilkesinin bireysel değerlendirme gerektirdiğini hatırlattı.</p>
<p><strong>Gelecekte neler öne çıkacak</strong></p>
<p>Önümüzdeki yıllarda göç politikalarını en çok etkileyecek gelişmeler arasında yapay zekâ destekli sahte belge üretimi, büyük dil modellerinin iltica değerlendirmelerinde kullanılması ve devasa biyometrik veri tabanlarının birbirine bağlanması yer alıyor. Kaya, deepfake teknolojileriyle üretilen sahte belgelerin artık insan gözüyle ayırt edilemez hale geldiğini, buna karşı denetim mekanizmalarının aynı hızda gelişmediğini ifade etti. Avrupa’da ve Türkiye’deki çalışmalarla ilgili de bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Kaya, şunları söyledi:</p>
<p>“Avrupa Birliği&#8217;nin 2030&#8217;a kadar tamamlayacağı ‘Birlikte Çalışabilirlik Çerçevesi’ altı büyük veri tabanını birbirine bağlayarak dünyanın en büyük biyometrik deposunu oluşturacak; 6 yaşındaki çocukların bile yüz tanıma verileri bu sisteme girecek. Aralık 2025&#8217;te kurulan Kamu Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü, Türkiye&#8217;nin bu alandaki kurumsal kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. Türkiye&#8217;de İstanbul Havalimanı tamamen kağıtsız ve temassız seyahat deneyimi için biyometrik sistemler test ediyor; THY Boston ve Miami&#8217;de yüz tanıma ile uçuşa kabul süresini yüzde 50&#8217;ye kadar kısalttı. Milli Biyometrik Sistemi&#8217;ne gelecekte yüz, iris ve ses tanıma entegrasyonu planlanıyor. Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi 2021-2025 kapsamında 50 bin yapay zekâ uzmanı ve 1.000 girişim hedefleniyor.”</p>
<p><strong>“Asıl soru hukuk mekanizmalarının bu hıza nasıl yetişeceği”</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Yiğit Bekir Kaya, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:</p>
<p>“Yapay zekâ göç yönetiminde verimlilik sağlıyor, ancak güvenilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik olmadan her algoritma potansiyel bir hak ihlali aracına dönüşebilir. Asıl soru, teknolojinin ne kadar hızlı geliştiği değil; bu hıza denetim ve hukuk mekanizmalarının nasıl yetişeceğidir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-goc-yonetiminde-etkili-ama-riskli-denetimsiz-algoritmalar-hak-ihlallerine-yol-acabilir-607647">Yapay Zekâ Göç Yönetiminde Etkili Ama Riskli: &#8220;Denetimsiz Algoritmalar Hak İhlallerine Yol Açabilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Biyometrik sistemlerin kullanımı sayesinde yılbaşı ve takip eden günlerde çok sayıda şüpheli şahıs tespit edildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/biyometrik-sistemlerin-kullanimi-sayesinde-yilbasi-ve-takip-eden-gunlerde-cok-sayida-supheli-sahis-tespit-edildi-604967</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 14:34:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[biyometrik]]></category>
		<category><![CDATA[çözümleri]]></category>
		<category><![CDATA[eden]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[sayesinde]]></category>
		<category><![CDATA[sistemler]]></category>
		<category><![CDATA[sistemlerin]]></category>
		<category><![CDATA[takip]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojik]]></category>
		<category><![CDATA[üye]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604967</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknoloji, özel güvenlik sektörünün ayrılmaz bir parçası. Son dönemde öne çıkan teknolojik güvenlik çözümlerinin başında ise biyometrik sistemlerin kullanımı geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/biyometrik-sistemlerin-kullanimi-sayesinde-yilbasi-ve-takip-eden-gunlerde-cok-sayida-supheli-sahis-tespit-edildi-604967">Biyometrik sistemlerin kullanımı sayesinde yılbaşı ve takip eden günlerde çok sayıda şüpheli şahıs tespit edildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Teknoloji, özel güvenlik sektörünün ayrılmaz bir parçası. Son dönemde öne çıkan teknolojik güvenlik çözümlerinin başında ise biyometrik sistemlerin kullanımı geliyor. Güvenlik Servisleri Organizasyon Derneği (GÜSOD) Başkanı Turgay ŞAHAN, “Biyometrik sistemlerin en önemli unsurlarından birisi olan yüz tanıma sistemleri, güvenlik sektöründe en sık kullanılan unsurlar arasında bulunuyor. Özellikle kalabalık mekanlarda bu sistemler genel kolluk kuvvetlerine ve bizlere oldukça yardımcı oluyor. Bu sistemlerin kullanımında, genel kolluk tarafından özellikle CCTV altyapısının imkân ve kabiliyetleri ön plana çıkarılmış; buna paralel olarak bizler de yapay zekâ destekli çözümlerle önleyici hizmetler alanındaki etkinliğimizi ve operasyonel kapasitemizi önemli ölçüde artırmış bulunmaktayız. Örnek vermek gerekirse, özellikle yıl sonu döneminde yoğun alışveriş trafiğinin yaşandığı günlerde bu sistemlerin kullanımı sayesinde, birçok şüpheli durum ve şahıs genel kolluk tarafından tespit edilmiş ve gerekli tedbirler alınmıştır. Bu sebeple tüm üye şirketlerimiz en son teknolojik çözümleri hizmetlerine entegre ederek güvenliği en üst seviyeye taşımaya devam edecek.” diyor.</strong></p>
<p>GÜSOD üyesi şirketlerin, karmaşık güvenlik ihtiyaçlarına sahip stratejik lokasyonlarda teknolojik çözümleriyle güvenlik hizmetlerini en üst seviyeye taşıdığının altın çizen GÜSOD Başkanı Turgay ŞAHAN, “Bu teknolojik çözümlerin başında biyometrik sistemler (yüz tanıma ve benzeri) yapay zeka destekli şüpheli durum analizleri ve olağan dışı durumların tespiti bulunuyor. Bu sistemler sayesinde böylesine kritik bir dönemde özel güvenlik görevlilerinin genel kolluğa destek ve yardımcı olması büyük önem taşıyor.” dedi.</p>
<p>GÜSOD üyelerinin teknolojiyi yakından takip ettiklerini belirten Turgay ŞAHAN, “Üyelerimiz, son teknoloji kamera sistemleri, video analitik yazılımları, x-ray, metal kapı dedektörleri, kişi sayaç yoğunluk tespit sistemleri, parmak izi tarayıcıları, yüz tanıma sistemleri ve iris tarama gibi güvenlik çözümleri sunuyor. Önümüzdeki dönemde, sektördeki teknolojik donanımlarla birlikte özellikle yapay zekâ başta olmak üzere drone kullanımı ve biyometrik güvenlik sistemlerinin ön planda olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle de yapay zekâ ve makine öğrenimi gibi teknolojilerin sektörümüzde daha fazla benimsenmesi gerekiyor. Bu paralelde, özel güvenlik hizmetlerinde yapay zekaya dayalı mühendislik faaliyetleri, yeni nesil güvenlik teknolojileriyle bütünleşmiş güvenlik uygulamalarının kullanımının teşviğine yönelik yasal düzenlemeler yapılarak, bu yönde kullanılacak teknolojilerin eğitimlere eklenmesi gerektiğini düşünmekteyiz.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Özel güvenlik görevlilerinin nitelikli bir eğitimden geçmeleri gerekiyor</strong></p>
<p>Turgay ŞAHAN, “Önümüzdeki yıllarda gelişmiş alarm ve algılama sistemleri, gürültü filtreleme yetenekleri, daha hassas sensörleri ve hızlı tepki süreleriyle öne çıkma potansiyeline sahip. Tüm bu faktörlerin üye şirketlerimiz aracılığıyla sektörümüzde ağırlıklı olarak kullanılmasıyla birlikte, daha etkili ve güçlü bir güvenlik altyapısı oluşturulacağına inanıyoruz. Ancak, bu teknolojik gelişmelerin başarıyla uygulanması için güvenlik profesyonellerinin eğitilmiş olmaları ve gizlilik konularına özen göstermeleri gerekiyor. Bu nedenle sektörümüzün en büyük kaynağı olan özel güvenlik görevlilerinin nitelikli bir hizmet verebilmeleri için alacakları eğitimlerin içine bu konuların da dahil edilmesi gerekiyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/biyometrik-sistemlerin-kullanimi-sayesinde-yilbasi-ve-takip-eden-gunlerde-cok-sayida-supheli-sahis-tespit-edildi-604967">Biyometrik sistemlerin kullanımı sayesinde yılbaşı ve takip eden günlerde çok sayıda şüpheli şahıs tespit edildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
