<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>biyoçeşitlilik | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/biyocesitlilik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/biyocesitlilik</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 May 2026 08:35:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>biyoçeşitlilik | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/biyocesitlilik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Biyoçeşitlilik kaybı sadece doğayı değil, sağlığımızı ve ekonomiyi tehdit ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/biyocesitlilik-kaybi-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-ve-ekonomiyi-tehdit-ediyor-637032</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 08:35:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiyi]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Cemal Turan]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığımızı]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637032</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biyoçeşitlilik kaybının sadece doğayı değil, doğrudan sağlığımızı ve ekonomimizi tehdit ettiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, “Doğanın yaşam sigortası biyoçeşitlilik alarm veriyor: Denizlerdeki istilacı türlerden soframıza kadar uzanan mikroplastik tehdidine karşı, yerelde atılacak küçük adımlarla küresel bir koruma kalkanı oluşturmak bizim elimizde” diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/biyocesitlilik-kaybi-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-ve-ekonomiyi-tehdit-ediyor-637032">Biyoçeşitlilik kaybı sadece doğayı değil, sağlığımızı ve ekonomiyi tehdit ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Biyoçeşitlilik kaybının sadece doğayı değil, doğrudan sağlığımızı ve ekonomimizi tehdit ettiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, “Doğanın yaşam sigortası biyoçeşitlilik alarm veriyor: Denizlerdeki istilacı türlerden soframıza kadar uzanan mikroplastik tehdidine karşı, yerelde atılacak küçük adımlarla küresel bir koruma kalkanı oluşturmak bizim elimizde” diye konuştu.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, bu yıl “Küresel etki için yerel hareket” temasıyla kutlanan 22 Mayıs Uluslararası Biyoçeşitlilik Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada biyoçeşitliliğin önemi hakkında değerlendirmede bulundu.<br />Türkiye’de 10 binden fazla bitki türünün üçte biri endemik <br />Biyoçeşitliliğin doğanın yaşam sigortası olduğunu kaydeden Prof. Dr. Cemal Turan, “Biyoçeşitlilik dünyamızdaki genlerin, türlerin, ekosistemlerin ve ekolojik süreçlerin oluşturduğu o muazzam ve kusursuz yaşam ağının kendisidir. Kısacası, doğanın yaşam sigortasıdır. Soluduğumuz oksijenden içtiğimiz temiz suya, yediğimiz yiyeceklerden ilaçlarımızın ham maddesine kadar her şeyi bu çeşitliliğe borçluyuz. Türkiye bu açıdan tam bir cennet. Tüm Avrupa kıtasında yaklaşık 12 bin bitki türü varken, sadece bizim ülkemizde 10 binden fazla bitki türü var ve bunların üçte biri endemik yani dünyada sadece bu topraklarda yaşıyor. Biyoçeşitlilik bir lüks değil; insanlığın bu gezegende hayatta kalabilmesinin temel şartıdır. Zincirin tek bir halkasını kopardığımızda, tüm sistemin çökme riskiyle karşı karşıya kalırız” diye konuştu.<br />Denizlerdeki görünmez tehdit, soframızı ve sağlığımızı etkiliyor <br />Ülkemizin bu büyük zenginliğin yanında maalesef ciddi tehditlerle de karşı karşıya olduğunu ifade eden Prof. Dr. Cemal Turan, şunları söyledi:<br /> “En kritik tehditlerin başında yaşam alanı kaybı ve parçalanması geliyor. Kontrolsüz kentleşme, sanayileşme ve tarım alanlarının genişlemesi canlıların yuvalarını yok ediyor. Ancak karada yaşadığımız bu tehditlerin bir benzeri, belki de daha görünmezi denizlerimizde yaşanıyor: İklim değişikliğiyle birleşen istilacı yabancı türler. Süveyş Kanalı’nın açılması ve Akdeniz’in giderek ısınmasıyla birlikte, Hint Okyanusu ve Kızıldeniz kökenli birçok istilacı tür denizlerimize akın etti. Bugün Akdeniz ve Ege&#8217;de hızla yayılan balon balıkları, aslan balıkları ve zehirli denizanaları gibi türler, yerli ve endemik deniz canlılarımızın yaşam alanlarını ve besin kaynaklarını gasp ediyor. Bu durum sadece deniz ekosistemini çökertmekle kalmıyor; balıkçılık ekonomimize darbe vuruyor, turizmi baltalıyor ve hatta içerdiği güçlü zehirler nedeniyle halk sağlığını tehdit edip ölümcül vakalara yol açabiliyor. Yani biyoçeşitlilik kaybı, doğrudan soframızı ve sağlığımızı etkiliyor.”<br />Aşağıdan yukarıya bir koruma dalgası başlatılmalı<br />Biyoçeşitliliğin korunması için yerel yönetimler, topluluklar ve bireysel olarak yapılabileceklere işaret eden Prof. Dr. Cemal Turan, “Bu yılki tema aslında bize çok net bir mesaj veriyor: &#8216;Yukarıdan aşağıya&#8217; kararlar beklemek yerine, &#8216;aşağıdan yukarıya&#8217; bir koruma dalgası başlatmalıyız” diyerek yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:<br />Yerel Yönetimler (Belediyeler): Şehir planlaması yaparken beton odaklı değil, doğa tabanlı çözümler üretmeli. İstilacı yabancı bitkiler yerine, o yörenin yerel ve az su isteyen bitkileriyle parkları donatmalı. Yerel tohum merkezleri kurmalı ve korunan alanlar ilan etmeli.<br />Topluluklar ve STK&#8217;lar: Kendi bölgelerindeki akarsuları, ormanları ve biyoçeşitlilik noktalarını izlemeli, &#8216;vatandaş bilimi&#8217; projeleriyle veri toplamalı ve yerel yönetimler üzerinde yapıcı bir baskı unsuru oluşturmalı.<br />Bireyler: En güçlü halka biziz. Evimizde, bahçemizde ya da balkonumuzda doğaya yer açarak, tüketim tercihlerimizi değiştirerek bu hareketin bir parçası olabiliriz.<br />Yerelde atılan küçük adımlar kelebek etkisi yaratabilir<br />Yerelde atılan küçük adımların küresel ölçekte bir kelebek etkisi yaratabileceğini ifade eden Prof. Dr. Cemal Turan, “Doğada hiçbir şey birbirinden bağımsız değildir; kelebek etkisi burası için de geçerlidir. Karadaki ekosistemler gibi denizlerimizde de durum aynı. Örneğin yerel ölçekte istilacı türlerle mücadele etmek küresel bir başarı getirir. Bugün Akdeniz’i istila eden aslan balığı veya balon balığına karşı yerel balıkçılık kooperatiflerinin desteklenmesi, bu türlerin avcılığının teşvik edilmesi ya da kıyı topluluklarının bilinçlendirilmesi yerel birer adımdır. Ancak bu yerel mücadele sayesinde, Akdeniz’in yerli türlerini korumuş ve tüm dünya için hayati olan Akdeniz ekosisteminin küresel ölçekte çökmesini engellemiş olursunuz. Aynı şekilde, bir çiftçinin damla sulamaya geçerek su kaynaklarını koruması, o suyla beslenen sulak alanların kurumasını önler ve Afrika-Avrupa hattında göç eden milyonlarca kuşun küresel göç rotasını kurtarır. Milyonlarca insanın yerelde attığı o küçük adımlar birleştiğinde, küresel biyolojik çöküşü durdurabilecek devasa bir kalkana dönüşür” diye konuştu.<br />Günlük yaşamdaki alışkanlıklar biyolojik çeşitliliği korumada etkili olabilir<br />Bireylerin günlük yaşamlarında biyolojik çeşitliliği korumak için yapabileceklerine de değinen Prof. Dr. Cemal Turan, bireysel olarak yapılabileceklerin sanılandan çok daha fazla ve oldukça basit olduğunu söyledi. Prof. Dr. Cemal Turan, bu davranışları şöyle açıkladı:<br />Su tüketimini azaltmak: Çünkü evimizde boşa akıttığımız her damla su, sulak alanlarımızdan, yani kuşların ve balıkların yuvasından çalınıyor.<br />Kimyasallardan kaçınmak: Ev temizliğinde veya kişisel bakımda çevre dostu, biyo-bozunur ürünler seçmek. Lavaboya dökülen zararlı kimyasallar en nihayetinde denizlerimize ulaşıp oradaki ekosistemi zehirliyor.<br />Balkon ve bahçeleri doğaya açmak: Balkonumuza ekeceğimiz yerli arıcı bitkileri (lavanta, kekik vb.) şehir içindeki arılara ve polenleyicilere bir vahalar zinciri sunar.<br />Evcil hayvan ve akvaryum canlılarını doğaya bırakmamak: Bu çok önemli bir konu. Akvaryumda beslediğimiz başka ülkelerden gelen egzotik balıkları, bitkileri veya kırmızı yanaklı su kaplumbağası gibi canlıları, bakamadığımız zaman iyilik olsun diye göllere, nehirlere ya da denizlere asla bırakmamalıyız. İyi niyetle yapılan bu hareket, o yabancı türlerin sularımızda istilacı hale gelmesine, yerli türlerimizi yiyerek veya onlara hastalık bulaştırarak biyoçeşitliliğimizin tamamen yok olmasına neden oluyor. Bir canlıyı özgür bırakmak isterken koca bir ekosistemi esir edebiliyoruz ve ayrıca bu doğaya bırakılan istilacı ile mücadele etmek için milyon dolarlar harcanabiliyor. <br />Plastik tüketimini radikal bir şekilde azaltmak: Plastik kirliliği artık sadece çevresel bir kirlilik değil, doğrudan bir besin zinciri krizidir. Doğaya bıraktığımız plastikler (poşetler, pet şişeler, ambalajlar) güneş ışığı, dalgalar ve rüzgârın etkisiyle asla yok olmuyor; sadece ufalanarak mikroplastik dediğimiz gözle görülmeyen küçük parçacıklara ayrışıyor. Su kaynaklarımıza ve denizlerimize karışan bu mikroplastikleri balıklar, midyeler ve diğer deniz canlıları besin zannederek yutuyor. Bu plastikler canlıların dokularına, kaslarına işliyor. En nihayetinde ne oluyor biliyor musunuz? O balıkları avlayıp akşam soframıza koyduğumuzda, kendi ellerimizle doğaya fırlattığımız plastikleri bu kez kendi sağlığımızı tehdit edecek şekilde yiyoruz. Yapılan araştırmalar, insanların artık her hafta bir kredi kartı ağırlığında plastik yuttuğunu gösteriyor. Yani tek kullanımlık plastikleri hayatımızdan çıkarmak, sadece deniz kaplumbağalarını veya balıkları korumak değil, kendi sağlığımızı ve geleceğimizi de korumaktır.<br />Yerel üretim desteklenmeli ve mevsiminde beslenilmeli<br />Biyoçeşitliliğin yerel üretim ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarından da etkilendiğini kaydeden Prof. Dr. Cemal Turan, sözlerini şöyle tamamladı: <br />“Tüketim alışkanlıklarımız, biyoçeşitliliğin ya katili ya da kurtarıcısıdır. Küresel ve endüstriyel gıda sistemi, dünyayı giderek tek tipleştiriyor. Bugün süpermarketlerde hep aynı tip domatesi, aynı tip elmayı görüyoruz. Bu durum, binlerce yıllık yerel ve atalık tohumlarımızın, yani tarımsal biyoçeşitliliğimizin yok olmasına neden oluyor. Yerel üretimi desteklediğimizde ve mevsiminde beslendiğimizde, hem karbon ayak izimizi (nakliye süreçlerini azaltarak) düşürüyoruz hem de Anadolu’nun genetik mirası olan o yerel tohumların toprakla buluşmaya devam etmesini sağlıyoruz. Sürdürülebilir tüketim, doğaya &#8216;senin üretebileceğinden daha fazlasını tüketmeyeceğim&#8217; deme nezaketidir. Biz yerel üreticiyi ve sürdürülebilir ürünleri seçtikçe, piyasa da doğayı talan etmekten vazgeçmek zorunda kalacaktır.”</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/biyocesitlilik-kaybi-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-ve-ekonomiyi-tehdit-ediyor-637032">Biyoçeşitlilik kaybı sadece doğayı değil, sağlığımızı ve ekonomiyi tehdit ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Garanti BBVA&#8217;dan Türkiye&#8217;nin ilk biyoçeşitlilik temalı tahvil ihracı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/garanti-bbvadan-turkiyenin-ilk-biyocesitlilik-temali-tahvil-ihraci-588270</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 17:58:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bbva]]></category>
		<category><![CDATA[biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[finansman]]></category>
		<category><![CDATA[garanti]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[tahvil]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588270</guid>

					<description><![CDATA[<p>Garanti BBVA, Türkiye’de bir ilke imza atarak deniz ekosistemlerinin korunmasına odaklanan Biyoçeşitlilik ve Mavi Temalı Tahvil (Biodiversity Blue Bond) ihracını gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/garanti-bbvadan-turkiyenin-ilk-biyocesitlilik-temali-tahvil-ihraci-588270">Garanti BBVA&#8217;dan Türkiye&#8217;nin ilk biyoçeşitlilik temalı tahvil ihracı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Garanti BBVA, Türkiye’de bir ilke imza atarak deniz ekosistemlerinin korunmasına odaklanan <strong>Biyoçeşitlilik ve Mavi Temalı Tahvil</strong> (Biodiversity Blue Bond) ihracını gerçekleştirdi. Toplam işlem büyüklüğü <strong>20 milyon 215 bin dolar, vadesi 3 yıl olan ihraç, </strong>başarıyla tamamlandı. </p>
<p>Dünya ölçeğinde de sayılı örneklerden biri olan bu yenilikçi “biyoçeşitlilik finansmanı” aracıyla sağlanacak kaynaklar, <strong>Akdeniz havzasındaki ekosistemlerin korunması ve sürdürülebilir yönetimi</strong> için kullanılacak. Tahvil gelirleri; <strong>sürdürülebilir turizm uygulamalarının yaygınlaştırılması</strong>, <strong>balıkçılık ve deniz kaynaklarının sorumlu kullanımı</strong>, <strong>sürdürülebilir su yönetimi projeleri</strong> ile <strong>sürdürülebilir tarımsal faaliyetlerin desteklenmesi</strong> gibi alanlara yönlendirilecek. </p>
<p>Garanti BBVA Genel Müdürü <strong>Mahmut Akten</strong>, konuyla ilgili şunları söyledi:<br />“2018–2025 dönemi için belirlediğimiz <strong>400 milyar TL’lik sürdürülebilir finansman hedefimizi 2025’in ilk 5 ayında tamamladık</strong>. Bu başarının ardından hedefimizi büyüterek, <strong>2018–2029 yıllarını kapsayan dönemde toplam 3,5 trilyon TL sürdürülebilir finansman sağlama taahhüdü</strong> açıkladık. Şimdi de Türkiye’de bir ilk olan biyoçeşitlilik temalı tahvil ihracımızla <strong>sürdürülebilir büyüme</strong> vizyonumuz doğrultusunda, sermaye piyasalarını <strong>biyoçeşitlilik ve deniz ekosistemlerinin korunması</strong> için harekete geçiren öncü bir adım attık. Garanti BBVA olarak mavi finans alanında 2024 başından bu yana yaklaşık 1 milyar TL’lik finansman sağlamıştık. Bu ihraçla çıtayı daha yukarı taşıyor; Akdeniz’in benzersiz habitatını koruyan, yerel ekonomilerde kapsayıcı değer yaratan projelere bir finansman kanalı açıyoruz. 20 milyon dolarlık yeni tahvil ihracımızla, ülkemizin mavi geleceğine somut katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”</p>
<p>Bu işlemle Garanti BBVA, Türkiye’de <strong>deniz ekosistemlerinin korunması amacıyla ihraç edilen ilk tematik tahvile</strong> öncülük ederek hem finans sektöründe hem de reel ekonomide <strong>doğa dostu</strong> dönüşümü destekleyen uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/garanti-bbvadan-turkiyenin-ilk-biyocesitlilik-temali-tahvil-ihraci-588270">Garanti BBVA&#8217;dan Türkiye&#8217;nin ilk biyoçeşitlilik temalı tahvil ihracı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kuzuyayla&#8217;da biyoçeşitlilik haritası çıkarıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuzuyaylada-biyocesitlilik-haritasi-cikarildi-554703</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 08:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[çıkarıldı]]></category>
		<category><![CDATA[haritası]]></category>
		<category><![CDATA[kuzuyaylada]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554703</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi’nin “Doğa Kocaeli” etkinlikleri kapsamında düzenlediği TÜR SAY organizasyonu bu yıl Kuzuyayla Tabiat Parkı’nda gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuzuyaylada-biyocesitlilik-haritasi-cikarildi-554703">Kuzuyayla&#8217;da biyoçeşitlilik haritası çıkarıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi’nin “Doğa Kocaeli” etkinlikleri kapsamında düzenlediği TÜR SAY organizasyonu bu yıl Kuzuyayla Tabiat Parkı’nda gerçekleştirildi. Etkinlikte bir araya gelen doğaseverler, bölgenin zengin doğal mirasını keşfederek kayıt altına aldı. 100’ü aşkın katılımcı, doğanın kalbinde unutulmaz bir gözlem deneyimi yaşadı.</p>
<p><b>TÜR SAY ETKİNLİĞİNDE BULUŞTULAR</b></p>
<p>Türkiye’de “vatandaş bilimi” anlayışının başarılı bir örneği olan TÜR SAY etkinliğinde, Kuzuyayla’nın flora ve faunasını oluşturan tüm canlılar titizlikle belgelendi. Katılımcılar; ağaçlardan kuşlara, mantarlardan böceklere kadar doğada karşılaştıkları pek çok canlıyı cep telefonlarına kaydettikten sonra iNaturalist uygulaması aracılığıyla sisteme yükledi.</p>
<p><b>UZMAN EĞİTMENLERLE DETAYLI GÖZLEM</b></p>
<p>Katılımcılar, etkinlik boyunca dört gruba ayrılarak alanında uzman eğitmenlerin rehberliğinde doğayı gözlemledi. İstanbul Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Dr. Ergün Bacak, kuş gözlemcisi Ümit Malkoçoğlu, kocaelibitkileri.com editörü Hüseyin Cahit Doğan, böcek bilimci Dr. Havva Kübra Soydabaş Ayoub ve biyolog Sibel Süer tarafından yönlendirilen katılımcılara dürbün, böcek gözlem kutusu ve büyüteç gibi araçlar sağlandı.</p>
<p><b>ZENGİN KUŞ GÖZLEMLERİ YAPILDI</b></p>
<p>Etkinlikte Kuzuyayla’nın ormanlık alanlarında yapılan kuş gözlemleri dikkat çekti. Sürmeli çalıkuşu, yeşil çıvgın, ispinoz, çütre, çam baştankarası, karakızılkuyruk, boz ebabil ve dağ incirkuşu gibi türler kayda geçti. Katılımcılar, kuşların davranışlarını ve yaşam alanlarını gözlemleyerek kayıt altına aldı.</p>
<p><b>BÖCEKLER VE EKLEMBACAKLILAR DA KAYIT ALTINDA</b></p>
<p>Böcek gözlemlerinde ise dikkat çeken türler arasında orman çekirgesi, İspanyol kraliçesi, uğur böceği, alev tahtakurusu ve yaban arısı örümceği yer aldı. Bu türlerin tamamı, bölgenin ekosisteminde önemli rol oynayan canlılar arasında değerlendiriliyor.</p>
<p><b>144 TÜR, 169 GÖZLEMLE ENVANTERE EKLENDİ</b></p>
<p>Etkinlik boyunca yapılan toplam 169 gözlem sonucunda 144 farklı tür Kuzuyayla’nın biyoçeşitlilik envanterine kazandırıldı. Elde edilen veriler, bölgenin ekolojik zenginliğini bilimsel olarak belgeleme açısından önemli bir kaynak oluşturdu.</p>
<p><b>KUZUYAYLA’NIN FLORASI BİLİMSEL OLARAK BELGELENİYOR</b></p>
<p>Doğanın renkli yüzünü keşfetmek için Kuzuyayla patikalarında yürüyen katılımcılar, bölgeye özgü pek çok bitkiyle karşılaştı. Etkinlik sırasında; çalı mürdümüğü (Lathyrus czeczottianus), akdağ marulu (Cicerbita variabilis), öküz çıngırağı (Campanula grandis), menengiç (Pistacia terebinthus), tülü sazotu (Carex leporina), fil burnu (Rhynchocorys elephas), çam bozağanı (Omalotheca sylvatica), kır pazısı (Beta trigyna) ve akşam yıldızı (Hesperis matronalis) gibi endemik ve nadir bitkiler kayda geçti.</p>
<p><b>DOĞA FARKINDALIĞI ARTIRILDI</b></p>
<p>Doğaseverler, temiz havada yürüyüş yapmanın, kuş sesleri arasında yeni türler keşfetmenin ve uzmanlardan doğrudan bilgi almanın kendileri için benzersiz bir deneyim olduğunu belirtti. Gözlemler sırasında biyoçeşitlilik ve doğa korumanın önemi hakkında da bilgilendirme yapıldı.</p>
<p><b>DOĞA KORUMA VE TURİZM İÇİN DEĞERLİ BİR KATKI</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, TÜR SAY etkinliğinin sadece bilimsel bir veri toplama çalışması olmadığını, aynı zamanda doğa koruma bilincinin artırılması ve doğa turizminin desteklenmesi açısından da önemli olduğunu vurguladı.</p>
<p><b>TÜR SAY NEDİR?</b></p>
<p>TÜR SAY, vatandaş bilimi yaklaşımıyla gerçekleştirilen bir biyolojik çeşitlilik tespit etkinliğidir. Belirli bir alanda belirli bir süre boyunca gözlemlenebilen tüm canlıların kayıt altına alındığı bu çalışma, halkın doğa ile bağını güçlendirmeyi ve ekolojik farkındalığı artırmayı amaçlar.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuzuyaylada-biyocesitlilik-haritasi-cikarildi-554703">Kuzuyayla&#8217;da biyoçeşitlilik haritası çıkarıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Körfezi&#8217;ndeki Çilazmak Lagünü &#8220;Biyoçeşitlilik ve Ekolojik Kalite&#8221; yönünden inceleniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-korfezindeki-cilazmak-lagunu-biyocesitlilik-ve-ekolojik-kalite-yonunden-inceleniyor-544045</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 09:33:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[çilazmak]]></category>
		<category><![CDATA[ekolojik]]></category>
		<category><![CDATA[inceleniyor]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kalite]]></category>
		<category><![CDATA[körfezindeki]]></category>
		<category><![CDATA[lagünü]]></category>
		<category><![CDATA[yönünden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544045</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ertan Dağlı’nın yürütücülüğünde, TÜBİTAK 1002 Hızlı Destek Programı kapsamında gerçekleştirilen proje ile İzmir Körfezi’nde yer alan önemli sulak alanlardan Çilazmak Lagünü incelemeye alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-korfezindeki-cilazmak-lagunu-biyocesitlilik-ve-ekolojik-kalite-yonunden-inceleniyor-544045">İzmir Körfezi&#8217;ndeki Çilazmak Lagünü &#8220;Biyoçeşitlilik ve Ekolojik Kalite&#8221; yönünden inceleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ertan Dağlı’nın yürütücülüğünde, TÜBİTAK 1002 Hızlı Destek Programı kapsamında gerçekleştirilen proje ile İzmir Körfezi’nde yer alan önemli sulak alanlardan Çilazmak Lagünü incelemeye alındı. “Çilazmak Lagünü Bentik Makro Omurgasız Biyoçeşitliliği ve Ekolojik Kalite Durumunun Tespiti” başlıklı proje ile lagünün bentik (dipte yaşayan) makro omurgasız canlı çeşitliliğinin ve genel ekolojik kalite durumunun ortaya konması hedefleniyor.</p>
<p>Proje ekibini tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Bölgemizin doğal çeşitliliklerinin belirlenmesine ve korunmasına yönelik geliştirilen ve TÜBİTAK tarafından da destek gören bu projeyi hazırlayan Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyemiz Doç. Dr. Ertan Dağlı ve ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>“Sürdürülebilir politikalar için bilimsel zemin oluşturuluyor”</b></p>
<p>Proje hakkında bilgi veren Doç. Dr. Ertan Dağlı, “Proje kapsamında lagünden seçilen 10 istasyondan ilkbahar ve sonbaharda alınan mevsimsel örneklerle, dip canlılarının (makro omurgasızlar) tür çeşitliliği, dağılımı ve bu türlerin yaşamsal faaliyetlerine etki eden çevresel faktörler analiz ediliyor. Bu çalışmalar, bölgedeki insan etkisini ve ekosistem sağlığını da gözler önüne seriyor.  Çilazmak Lagünü, hem biyolojik çeşitlilik açısından zengin yapısı hem de kıyısal ekosistemler için taşıdığı önem nedeniyle korunması gereken alanlar arasında yer alıyor. Proje sayesinde, bu lagün ekosistemine dair kapsamlı ve güncel veriler elde edilerek sürdürülebilir koruma politikaları için bilimsel bir zemin oluşturuluyor” dedi.</p>
<p>Doç. Dr. Dağlı, “ Proje, sadece akademik veriler sunmakla kalmayıp, aynı zamanda yerel yönetimlerin, çevre kuruluşlarının ve politika yapıcıların doğal alan yönetimi ve korunmasına yönelik karar süreçlerine de katkı sağlamayı hedefliyor. Lagün gibi özel alanlarda yapılan bilimsel çalışmalar, bölgenin doğal değerlerinin anlaşılması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından büyük önem taşıyor” diye konuştu.</p>
<p>Doç. Dr. Ertan Dağlı’nın yürütücülüğünü yaptığı projede; Prof. Dr. Alper Doğan, Prof. Dr. Abdullah Suat Ateş, Prof. Dr. Tahir Özcan, Prof. Dr. Ahmet Kerem Bakır, Dr. Neslihan Türkçü, Dr. Öğr. Üyesi Seçil Acar ve Arş. Gör. Gizem Gündeğer araştırmacı olarak yer alıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-korfezindeki-cilazmak-lagunu-biyocesitlilik-ve-ekolojik-kalite-yonunden-inceleniyor-544045">İzmir Körfezi&#8217;ndeki Çilazmak Lagünü &#8220;Biyoçeşitlilik ve Ekolojik Kalite&#8221; yönünden inceleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tetra Pak, &#8220;Doğa Yaklaşımı&#8221; projesiyle biyoçeşitlilik için harekete geçmeyi taahhüt ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tetra-pak-doga-yaklasimi-projesiyle-biyocesitlilik-icin-harekete-gecmeyi-taahhut-ediyor-461852</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 May 2024 11:08:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[geçmeyi]]></category>
		<category><![CDATA[harekete]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[pak]]></category>
		<category><![CDATA[projesiyle]]></category>
		<category><![CDATA[taahhüt]]></category>
		<category><![CDATA[tetra]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=461852</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın lider gıda işleme ve paketleme çözümleri şirketi Tetra Pak, Birleşmiş Milletler'in 22 Mayıs Uluslararası Biyoçeşitlilik Günü öncesinde, “Doğa Yaklaşımı” projesinin lansmanını yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tetra-pak-doga-yaklasimi-projesiyle-biyocesitlilik-icin-harekete-gecmeyi-taahhut-ediyor-461852">Tetra Pak, &#8220;Doğa Yaklaşımı&#8221; projesiyle biyoçeşitlilik için harekete geçmeyi taahhüt ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Proje, doğa tahribatını durdurma ve telafi etmenin yanı sıra su güvenliğini geliştirmeye yönelik kapsamlı bir çerçeve sunuyor.</strong></p>
<p>Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Hizmetlerine İlişkin Hükümetler Arası Platform (IPBES) tarafından hazırlanan rapora göre doğa, büyük ölçüde insani faaliyetler nedeniyle insanlık tarihinde daha önce görülmemiş şekilde bozulmaya uğruyor. Küresel gıda sistemleri; küresel ekonomileri, geçim kaynaklarını ve gıda güvenliğini tehdit eden çok boyutlu etkileriyle doğa kaybının ana etmenleri arasında gösteriliyor.  </p>
<p>Tetra Pak’ın lansmanını yaptığı “Doğa Yaklaşımı” projesi, biyoçeşitlilik kayıplarını durdurmak ve doğayı dünyadaki canlıların iyiliği için onaracak sürece kavuşturmak üzere harekete geçme çağrısında bulunan Biyoçeşitlilik Planı&#8217;ndaki ana başlıklar da dahil küresel hedeflerle paralellik gösteriyor.</p>
<p>Doğaya ilişkin etki ve bağların kapsamlı değerlendirmesini temel alan Tetra Pak&#8217;ın yeni &#8220;Doğa Yaklaşımı&#8221;, şirketin değer zincirinin doğa üzerindeki etkilerini yönetmeyi ve ekosistemlerin restorasyonunu desteklemeyi amaçlıyor. Ayrıca yerel su kaynakları üzerindeki olumsuz etkileri azaltarak ve risk altındaki havzalarda karşılaşılan su sorunlarını ele alarak küresel su direncine katkıda bulunmayı hedefliyor. Tüm bu faktörler; iş birimlerinin, tedarikçilerinin ve müşterilerinin faaliyet gösterdiği coğrafyalarda, Tetra Pak&#8217;ın doğa için eylemlerini daha da hızlandırabileceği güçlü bir temel oluşturuyor.</p>
<p><strong>Değer zinciri genelinde 25 hedef belirlendi</strong></p>
<p>Tetra Pak&#8217;ın doğa tahribatını durdurma ve telafi etmeye yönelik katkısını ortaya koyan kapsamlı çerçevenin bir parçası olarak, değer zinciri genelinde 25 hedef belirlendi. Hedefler arasında aşağıdaki maddeler yer alıyor:</p>
<ul>
<li>2025 yılına kadar, Tetra Pak&#8217;ın en kritik arazi ayak izine sahip ham maddelerinin yüzde 100&#8217;ü sertifikalı veya kontrollü kaynaklardan gelecek.</li>
<li>2025 yılına kadar, Tetra Pak&#8217;ın yüksek su etkisine sahip tedarikçilerinin yüzde 100&#8217;ü su kullanımı ve kalitesi hakkında rapor verecek.</li>
<li>Tetra Pak üretim tesislerinden çöp sahasına giden atık miktarı 2030&#8217;a kadar sıfıra indirilecek.</li>
<li>2030&#8217;a kadar üstün performanslı işleme hatlarında su kullanımı 2019&#8217;a kıyasla yüzde 50 azaltılacak.</li>
</ul>
<p><strong>“Birlikte doğanın gelecek nesiller için korunmasına ve onarılmasına yardımcı olabiliriz”</strong></p>
<p><strong>Tetra Pak İklim ve Biyoçeşitlilik Başkan Yardımcısı Gilles Tisserand</strong>, konuyla ilgili<strong> </strong>şu yorumu yaptı: &#8220;Dünya gayrisafi yurt içi hasılasının yarısından fazlasının doğa ile ilişkili olduğu düşünüldüğünde, karşılaştığımız tehlike daha büyük olamazdı. &#8216;Doğaya Yaklaşım&#8217;ımız yalnızca çevre yönetimine olan bağlılığımızı yansıtmakla kalmıyor, aynı zamanda 2023 CDP Ormanlar A Listesi&#8217;ne üst üste sekizinci kez dahil edilmemiz ve ilk raporlama yılımızda Su Güvenliği alanında A- elde etmemizle pekiştirilen bu alandaki uzun süredir devam eden faaliyetlerimizi de temel alıyor. Diğer şirketler de bu yolculukta bize katıldıkça, birlikte doğanın gelecek nesiller için korunmasına ve onarılmasına yardımcı olabiliriz.&#8221;</p>
<p><strong>“Çevre yönetimine olan taahhüdümüzü ilerletmeyi amaçlıyoruz”</strong></p>
<p><strong>Tetra Pak Türkiye Sürdürülebilirlik Direktörü Volkan Aydeniz</strong> ise “22 Mayıs Birleşmiş Milletler Uluslararası Biyoçeşitlilik Günü öncesinde, &#8216;Doğaya Yaklaşım&#8217; çerçevemizi İsviçre&#8217;nin Lozan kentinde duyurduk. Bu kapsamlı strateji, küresel biyolojik çeşitlilik hedefleriyle uyumlu hale getirilerek doğa kaybını tersine çevirmeyi ve su güvenliğini artırmayı amaçlıyor. Çevresel etkimizi azaltmak için değer zincirimizde 25 spesifik hedef belirledik. Bunlar arasında 2025 yılına kadar tüm önemli ham maddelerimizin sertifikalı veya kontrollü kaynaklardan gelmesi ve yüksek su etkisine sahip tedarikçilerin su kullanımı ve kalitesi hakkında rapor vermesi gibi önemli konular yer alıyor. Girişimlerimiz, küresel ekonomileri, geçim kaynaklarını ve gıda güvenliğini etkileyen kritik karşılıklı bağımlılıkları dikkate alarak, Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Hizmetlerine ilişkin Hükümetlerarası Bilim-Politika Platformu tarafından belirlenen zorlukları ele almak üzere tasarlandı. Bu çabalar aracılığıyla, ekosistem restorasyonunu desteklemeyi ve su sıkıntısı çeken havzalarda dayanıklılık oluşturmayı, böylece çevre yönetimine olan taahhüdümüzü ilerletmeyi amaçlıyoruz” diye konuştu.</p>
<p>Ayrıca Tetra Pak, 2022 yılında Business for Nature koalisyonunun COP15 iş bildirgesini imzalayarak hükümetleri, Kunming Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi&#8217;nin 15. hedefini benimsemeye çağırdı. 15. hedef, büyük özel şirketlerin ve finans kuruluşlarının biyoçeşitliliğe dair risklerini, ilişkilerini, etkilerini değerlendirmelerini, açıklamalarını, sürdürülebilir tüketimi teşvik etmek için tüketicilere bilgi sağlamalarını ve uyumluluk konusunda rapor vermelerini gerektiriyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tetra-pak-doga-yaklasimi-projesiyle-biyocesitlilik-icin-harekete-gecmeyi-taahhut-ediyor-461852">Tetra Pak, &#8220;Doğa Yaklaşımı&#8221; projesiyle biyoçeşitlilik için harekete geçmeyi taahhüt ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
