<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>biri | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/biri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/biri</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Apr 2026 11:48:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>biri | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/biri</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mastercard, stablecoin altyapısı sağlayıcısı BVNK&#8217;yi satın alıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mastercard-stablecoin-altyapisi-saglayicisi-bvnkyi-satin-aliyor-624625</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 11:48:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[altyapısı]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[bvnk]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Para]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[mastercard]]></category>
		<category><![CDATA[ödeme]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[sağlayıcısı]]></category>
		<category><![CDATA[satın]]></category>
		<category><![CDATA[Satın Alma]]></category>
		<category><![CDATA[Stablecoin]]></category>
		<category><![CDATA[yi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624625</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mastercard, stablecoin altyapısı alanında lider şirketlerden biri olan BVNK’yi, 300 milyon doları koşula bağlı olmak üzere toplam 1,8 milyar dolara satın almak üzere anlaşmaya vardı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mastercard-stablecoin-altyapisi-saglayicisi-bvnkyi-satin-aliyor-624625">Mastercard, stablecoin altyapısı sağlayıcısı BVNK&#8217;yi satın alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mastercard, stablecoin altyapısı alanında lider şirketlerden biri olan BVNK’yi, 300 milyon doları koşula bağlı olmak üzere toplam 1,8 milyar dolara satın almak üzere anlaşmaya vardı. Bu satın alma, Mastercard’ın dijital varlıklara ve para birimleri, altyapılar ile bölgeler arasında değer transferine sunduğu kapsamlı desteği genişletiyor.</p>
<p>Teknoloji, insanlar ve işletmeler arasındaki para ve değer transferini sürekli dönüştürüyor. Blokzincir teknolojisiyle desteklenen dijital varlıklar, para transferini daha hızlı, esnek ve verimli hale getirme potansiyeli sunuyor. Kullanım alanları hızla gelişen dijital para ödemeleri, 2025 itibarıyla, 350 milyar dolarlık hacme ulaşmış durumda. Birden fazla coğrafyada dijital paralara ilişkin düzenleyici çerçevenin daha net hale gelmesiyle birlikte, finansal kuruluşlar ve fintek şirketleri müşterilerine stablecoin’ler ve token’laştırılmış mevduat temelli yeni ödeme seçeneklerini sunmaya hazırlanıyor.</p>
<p>Bugün kartlı ödemeler, global ölçekte yüz milyonlarca kabul noktasında ve dijital erişim noktasında milyarlarca tüketiciye benzersiz bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Kripto cüzdanlar da dijital paraların günlük ödemelerde kullanılabilmesi için kart tabanlı çözümleri tercih ediyor. Stablecoin ve token’laştırılmış mevduatlar ise sınır ötesi transferler, kişiden kişiye (P2P) ve işletmeden işletmeye (B2B) ödemelerde yeni fırsatlar yaratıyor. Zaman içinde bu altyapıların sunduğu hız ve programlanabilirlik, sermaye piyasaları, hazine yönetimi ve diğer ticari alanlardaki kritik sorunlara da çözüm sunabilir. Bu altyapıları mevcut itibari para altyapılarıyla sorunsuz biçimde birleştirmek ve ödemelerin temelini oluşturan güvenlik, güvenilirlik ve uyumluluk standartlarını uygulamak ise söz konusu kullanım alanlarını desteklemenin anahtarı olarak öne çıkıyor. </p>
<p>Mastercard, bu yeni nesil ödeme seçeneklerinin erişilebilirlik, birlikte çalışabilirlik ve güvenlik standartlarıyla kendi ağına entegre edilebilmesi için yatırımlarını sürdürüyor. Farklı dijital para birimleri ve token’laştırılmış mevduatlar ihraç edildikçe ve bunların kullanım alanları ölçeklendikçe, birden fazla zincir üzerinde itibari para ile dijital para birimleri arasında son derece güvenli ve uyumlu ödeme süreçlerinin yönetimine duyulan ihtiyaç da artıyor. BVNK’nin altyapısı ile Mastercard’ın  global ağı birleştiğinde, farklı blokzincirler ve para birimleri arasında ölçeklenebilir ve güvenilir bir ödeme deneyimi sağlanması hedefleniyor. </p>
<p>Mastercard Ürün Direktörü Jorn Lambert, konuyla ilgili şunları söyledi: “Zaman içinde finansal kuruluşların ve finteklerin büyük bölümünün stablecoin’ler veya token’laştırılmış mevduatlar aracılığıyla dijital para hizmetleri sunacağını öngörüyoruz. Biz de onları ve müşterilerini, token’laştırılmış paranın faydalarını günlük hayata entegre eden, alanındaki en nitelikli, yüksek düzeyde uyumlu ve birlikte çalışabilir bir çözümle desteklemek istiyoruz. Bu satın alma, her zaman yaptığımız şeyi, yani ekonomilere güç vermek ve insanları desteklemek için inovasyon ve teknolojiyi kullanma yaklaşımımızı pekiştiriyor. Zincir üstü altyapıları ağımıza eklemek, neredeyse her tür işlemin programlanabilir hale gelmesinin önünü açacak.”</p>
<p>Bu satın alma, şirketin Mastercard Kripto İş Ortağı Programı gibi son dönemde attığı adımları da tamamlıyor. Atılan bu adımlar, zincir üstü ödemelerin bir sonraki aşamasında sunulan fırsatlardan herkesin en verimli şekilde yararlanmasını sağlamak amacıyla daha fazla iş birliği ve inovasyonu teşvik etmeyi hedefliyor. 2021’de kurulduğundan bu yana BVNK, itibari para ile stablecoin’ler arasında köprü kurma alanında kapsamlı bir deneyim ve sektör lideri bir altyapı geliştirdi. Bugün BVNK platformu, müşterilerine 130’dan fazla ülkede tüm büyük blokzincir ağları üzerinde ödeme gönderme ve alma imkânı sağlıyor.</p>
<p>BVNK Kurucu Ortağı ve CEO’su Jesse Hemson-Struthers ise şunları söyledi: “Dijital para fırsatını sadeleştirme konusunda önemli ilerlemeler kaydedilmiş olsa da henüz yolun çok başındayız. Bu anlaşma, paranın geleceğini tanımlayıp hayata geçirmek üzere birbirini tamamlayan kabiliyetleri bir araya getiriyor. Birlikte, dijital para temelli finansal hizmetler için benzersiz bir altyapı sunabiliyoruz.”</p>
<p>Mastercard ve BVNK’nin birleşik faaliyetleri, müşterilerin kapalı ekosistemlere kısıtlı kalmadan ihtiyaçlarına en uygun çözümlere erişmesini sağlayan, dijital varlık ve zincirden bağımsız bir yaklaşım sunacak. Yıl sonuna kadar tamamlanması beklenen satın alma süreci, yasal onayların alınmasına ve standart kapanış prosedürlerine bağlı olarak ilerleyecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mastercard-stablecoin-altyapisi-saglayicisi-bvnkyi-satin-aliyor-624625">Mastercard, stablecoin altyapısı sağlayıcısı BVNK&#8217;yi satın alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eleştirmenlerin Marvel&#8217;ın En İyi Dizilerinden Biri Olarak İlk Sezonuna Övgüler Yağdırdığı &#8216;Daredevil: Born Again&#8217;in 2. Sezonu Şimdi Sadece Disney+&#8217;ta!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/elestirmenlerin-marvelin-en-iyi-dizilerinden-biri-olarak-ilk-sezonuna-ovguler-yagdirdigi-daredevil-born-againin-2-sezonu-simdi-sadece-disneyta-622920</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 18:28:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[dizilerinden]]></category>
		<category><![CDATA[eleştirmenlerin]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[marvel]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[yi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622920</guid>

					<description><![CDATA[<p> Dario Scardapane, Chris Ord ve Matt Corman’ın imzasını taşıyan, Daredevil rolüyle Charlie Cox ve Wilson Fisk rolüyle Vincent D’Onofrio’yu buluşturan Marvel Television yapımı ‘Daredevil: Born Again’in 2. sezonu bugünden itibaren Disney+’ta seyredilebilecek. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/elestirmenlerin-marvelin-en-iyi-dizilerinden-biri-olarak-ilk-sezonuna-ovguler-yagdirdigi-daredevil-born-againin-2-sezonu-simdi-sadece-disneyta-622920">Eleştirmenlerin Marvel&#8217;ın En İyi Dizilerinden Biri Olarak İlk Sezonuna Övgüler Yağdırdığı &#8216;Daredevil: Born Again&#8217;in 2. Sezonu Şimdi Sadece Disney+&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> <strong>Dario Scardapane, Chris Ord </strong>ve <strong>Matt Corman</strong>’ın imzasını taşıyan, <strong>Daredevil </strong>rolüyle <strong>Charlie Cox </strong>ve <strong>Wilson Fisk </strong>rolüyle <strong>Vincent D’Onofrio</strong>’yu buluşturan <strong>Marvel Television </strong>yapımı <strong>‘Daredevil: Born Again’</strong>in <strong>2. sezonu</strong> bugünden itibaren <strong>Disney+</strong>’ta seyredilebilecek. </p>
<p><strong>Deborah Ann Woll </strong>(Karen Page), <strong>Ayelet Zurer </strong>(Vanessa Fisk)<strong>, Wilson Bethel </strong>(Benjamin Poindexter / Bullseye) ve <strong>Margarita Levieva</strong>’nın<strong> </strong>(Heather Glenn) yeni sezonda da aynı karakterleriyle geri döndüğü dizinin en heyecan verici sürprizi ise <strong>Krysten Ritter</strong>’ın <strong>Marvel Sinematik Evreni</strong>’nin en ikonik karakterlerinden <strong>Jessica Jones </strong>olarak ekibe katılması oldu. <strong>Matthew Lillard</strong>’ın gizemli <strong>Mr. Charles </strong>rolüyle oyuncu kadrosuna dahil olduğu <strong>‘Daredevil: Born Again’</strong>in 2. sezonunda, Belediye Başkanı Wilson Fisk, Hell’s Kitchen’ın kanun kaçağı olarak bilinen Daredevil’ı avlamaya çalışırken New York’u da “demir yumruk”la yönetiyor. Ancak boynuzlu maskenin ardındaki Matt Murdock, Kingpin’in yozlaşmış imparatorluğunu yıkmak ve evini kurtarmak için gölgelerin içinden çıkarak büyük bir savaşın tam kalbinde kendini buluyor. </p>
<p>8 bölümden oluşan 2. sezonda <strong>Deborah Ann Woll</strong>’un hayat verdiği Karen karakteri hikayenin temeline yerleşirken Matt ile birlikte de büyük bir mücadeleye girişiyor. Daredevil’in kimliğinin açığa çıkması riskiyle karşı karşıya kaldığı yeni sezon, şimdi sadece <strong>Disney+</strong>’ta diziseverlerle buluşuyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/elestirmenlerin-marvelin-en-iyi-dizilerinden-biri-olarak-ilk-sezonuna-ovguler-yagdirdigi-daredevil-born-againin-2-sezonu-simdi-sadece-disneyta-622920">Eleştirmenlerin Marvel&#8217;ın En İyi Dizilerinden Biri Olarak İlk Sezonuna Övgüler Yağdırdığı &#8216;Daredevil: Born Again&#8217;in 2. Sezonu Şimdi Sadece Disney+&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boehringer Ingelheim&#8217;dan Küresel Araştırma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/boehringer-ingelheimdan-kuresel-arastirma-621468</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 17:38:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[boehringer]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[ingelheim]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Kurdu]]></category>
		<category><![CDATA[kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[parazit]]></category>
		<category><![CDATA[pet]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621468</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her yıl 20 Mart'ta kutlanan Dünya Parazit Farkındalık Günü; pire, kene ve iç parazitlerin dünya genelindeki patili dostlarımız için en yaygın sağlık tehditlerinden biri olduğunu, ancak bu durumun kolayca önlenebileceğini hatırlatan önemli bir gündür.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/boehringer-ingelheimdan-kuresel-arastirma-621468">Boehringer Ingelheim&#8217;dan Küresel Araştırma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl 20 Mart&#8217;ta kutlanan Dünya Parazit Farkındalık Günü; pire, kene ve iç parazitlerin dünya genelindeki patili dostlarımız için en yaygın sağlık tehditlerinden biri olduğunu, ancak bu durumun kolayca önlenebileceğini hatırlatan önemli bir gündür.</p>
<p>Türkiye dahil çeşitli ülkelerden toplam 6.500 pet ebeveyninin katılımıyla gerçekleştirilen küresel bir araştırma1; parazitlere sık maruz kalınmasına rağmen, dünya genelindeki pet ebeveynlerinin daha yüksek bir farkındalığa, daha net yönlendirmelere, eğitime ve çok daha güçlü koruyucu alışkanlıklara ciddi bir ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Katılımcıların %27&#8217;si parazit riskleri hakkında çok az bilgi sahibi olduğunu veya hiçbir fikri olmadığını belirtirken, büyük bir çoğunluk (%75) korunma yolları hakkında daha net tavsiyeler almaya ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor. Aynı zamanda, katılımcıların %43&#8217;ü patili dostlarının daha önce bir parazit enfeksiyonu geçirdiğini, her beş vakadan birinin ise son bir yıl içinde yaşandığını belirtiyor. Bu bulgular, yaşanan deneyim ile bilgi düzeyi arasındaki kritik boşluğu gözler önüne sererken, farkındalığın artırılmasına ve daha tutarlı koruyucu adımlar atılmasına duyulan ihtiyacı da vurguluyor.</p>
<p>Sadece Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde 1,2 milyondan fazla köpeğin kalp kurdu taşıdığı tahmin ediliyor2. Avrupa&#8217;da aynı hastalık yeni ülkelere yayılırken; Latin Amerika, Afrika ve Asya&#8217;nın bazı bölgelerinde kalp kurdu vakaları bölgesel koşullar nedeniyle yüksek seyretmeye devam ediyor. Dış parazitler açısından bakıldığında ise keneler, dünya çapında evcil hayvanlarda yaygın olarak görülüyor. Örneğin, İtalya&#8217;da yakın zamanda yapılan bir araştırma, köpeklerin %47&#8217;sinden fazlasının enfekte olabileceğini gösterirken3; Güneydoğu Asya&#8217;daki benzer çalışmada ise bir ebeveyne sahip köpeklerin %67&#8217;ye varan bölümünde en az bir kene tespit edildiği belirtiliyor4. Kanla beslenen bu parazitler; Lyme hastalığı (eklem ağrısına ve bazen böbrek hasarına yol açan), babesioz (kırmızı kan hücrelerini yok eden bir enfeksiyon) veya ehrlichiosis (ateş ve kanama eğilimi yaratan bakteriyel bir enfeksiyon) gibi şiddetli ve yaşamı tehdit edebilen hastalıkları bulaştırabiliyor. Patili dostlarımızda yarattıkları rahatsızlık ve hastalıkların yanı sıra, bazı parazitler insanlara da bulaşarak enfeksiyon yayabiliyor.</p>
<p>Türkiye’ye baktığımızda ise köpeklerde görülen kalp kurdu hastalığı oldukça yaygın ancak ülkenin her yerinde aynı sıklıkta görülmüyor. Hastalık dağılımına bakıldığında, bu rahatsızlığın deniz kıyısındaki bölgelerde daha fazla, iç kesimlerde ise daha az görüldüğü rapor ediliyor. Türkiye genelinde hastalığın görülme sıklığının %2 ile %40 arasında değiştiği belirtiliyor⁵. Farklı illerde yapılan çalışmalar da bu durumu doğruluyor: Sivas&#8217;ta laboratuvar testleriyle yapılan bir araştırmada hastalığa rastlanma oranı %2,9 olarak bulunurken⁶; Kayseri&#8217;de 280 köpeğin incelendiği bir çalışmada bu oran %9,6 olarak bildiriliyor⁷. Ege Bölgesi&#8217;nde, Aydın ve İzmir&#8217;de sokak köpekleri üzerinde yapılan bir araştırmada hastalığın görülme oranının %13,9 olduğu rapor ediliyor⁸. Hatay&#8217;da gerçekleştirilen başka bir araştırmada ise 269 köpeğin %26&#8217;sında kalp kurdu tespit edilirken; özellikle deniz ve nehir kenarındaki bölgelerde bu oranın %30&#8217;un üzerine çıktığı belirtiliyor⁹. Tüm bu veriler, Türkiye&#8217;de kalp kurdu hastalığının görülme sıklığının, bulunulan bölgenin iklim ve coğrafi koşullarına göre büyük ölçüde değişiklik gösterdiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Artan sıcaklıklar ve sıklaşan seyahatler nedeniyle parazitler giderek daha geniş alanlara yayıldıkça, koruyucu önlemlerin değeri her zamankinden daha fazla gündeme geliyor.</p>
<p>Veteriner hekimler; risklerin değerlendirilmesinde, uygun koruma yöntemlerinin önerilmesinde ve bilinçli bakımın desteklenmesinde kilit bir rol oynuyor. Evcil hayvan sahiplerinin %70&#8217;inin birinci derecede referans kabul ettiği veteriner hekimler, evcil hayvan sağlığı konusunda en güvenilir bilgi kaynağı olmaya devam ediyor. Parazit riski, yaşanılan bölgeye, mevsime ve yaşam tarzına göre değişiklik gösterdiği için; hem patili dostları hem de insanları korumak adına kişiselleştirilmiş tavsiyeler, düzenli kontroller ve koruyucu çözümlerin bilinçli kullanımı büyük önem taşıyor.</p>
<p>Hayvan sağlığı alanında küresel bir lider olan Boehringer Ingelheim, Dünya Parazit Farkındalık Günü&#8217;nü, parazitlerin ne kadar kolay önlenebileceği konusunda farkındalık yaratmayı amaçlayan <strong>&#8220;Küçük sevgi adımları, hayatın büyük anları&#8221;</strong> kampanyasının lansmanıyla kutluyor.</p>
<p>Boehringer Ingelheim Pet İş Birim Müdürü Veteriner Hekim Orkun Bürün, kampanya ile ilgili şunları söyledi: “Parazitlerden korunma, pet ebeveynlerinin patili dostlarına verdikleri değeri göstermelerinin en basit ve anlamlı yollarından biri. Ancak araştırmamız, farkındalığın her zaman düzenli bir eyleme dönüşmediğini gösteriyor. Bu kampanya aracılığıyla, pet ebeveynlerinin koruyucu rutinleri &#8216;küçük bir sevgi adımı&#8217; olarak benimsemelerini hedefliyoruz. Çünkü bu adımlar, patili dostlarımızı güvende tutarak onlarla daha mutlu ve sağlıklı anlar paylaşmamızı sağlıyor.”</p>
<p>Koruyucu bakımı geliştirmeye odaklanan Boehringer Ingelheim; araştırmalara yatırım yapmaya, veteriner hekimlerle yakın iş birliğini sürdürmeye ve pet ebeveynlerinin bilinçli kararlar almasını güçlendiren bilinçlendirme girişimlerini desteklemeye devam ediyor.</p>
<p>Kuzey Yarımküre&#8217;de ilkbaharın başlarına ve Dünya Parazit Farkındalık Günü&#8217;ne denk gelen bu kampanya, birçok bölgede parazit aktivitesinin artmaya başladığı bir dönemde hayata geçiriliyor. Kampanya, patili dostların sağlığını korumaya yardımcı olan ve ebeveynleriyle kurdukları bağı güçlendiren basit bakım alışkanlıklarını teşvik ederek, araştırma bulgularını somut bir adıma dönüştürüyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/boehringer-ingelheimdan-kuresel-arastirma-621468">Boehringer Ingelheim&#8217;dan Küresel Araştırma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Her 7 Kişiden Biri Böbrek Hastası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-7-kisiden-biri-bobrek-hastasi-619849</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 12:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[Diyaliz]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastası]]></category>
		<category><![CDATA[kişiden]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Nefroloji Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619849</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Nefroloji Derneği ve Sağlık Bakanlığı'nın güncel verilerine göre Türkiye'de her 7 yetişkinden biri kronik böbrek hastası.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-7-kisiden-biri-bobrek-hastasi-619849">Türkiye&#8217;de Her 7 Kişiden Biri Böbrek Hastası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Türk Nefroloji Derneği ve Sağlık Bakanlığı&#8217;nın güncel verilerine göre Türkiye&#8217;de her 7 yetişkinden biri kronik böbrek hastası. Böbrek hastalıkları konusunda, Türkiye genelindeki çeşitli bilimsel çalışmalar ve farkındalık projeleri ile bilinen Türk Nefroloji Derneği ise 12 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında, T.C. Sağlık Bakanlığı ve Ankara Aile Hekimliği Derneği iş birliğinde, Vantive Sağlık Hizmetleri Şirketi sponsorluğunda, önemli bir bilinçlendirme programına imza attı. Ankara Üniversitesi İbni Sina Tıp Fakültesi&#8217;nde gerçekleşen ve yoğun ilgi gören programda, Sağlık Politikaları Zirvesi ve Aile Hekimleri Eğitim Toplantısı ile kronik böbrek hastalıkları konusu kapsamlı bir şekilde ele alındı.</b></p>
<p><strong> </strong>Türk Nefroloji Derneği ve Sağlık Bakanlığı&#8217;nın güncel verilerine göre Türkiye&#8217;de her 7 yetişkinden biri kronik böbrek hastası. Bu verilere göre, Türkiye&#8217;de yaklaşık 10 milyon kişi kronik böbrek hastalığıyla (KBH) karşı karşıya olmakla birlikte, hastaların yüzde 94’ü hastalığa yakalandığından habersiz şekilde yaşamlarını sürdürmekte. Bu alanda, kamuoyunu bilinçlendirmeyi misyon edinen <strong>Türk Nefroloji Derneği</strong>, sağlık hizmetleri konusundaki önemli global markalar arasında yer alan <strong>Vantive Türkiye </strong>sponsorluğu ve <strong>T.C. Sağlık Bakanlığı </strong>iş birliği ile <strong>12 Mart Dünya Böbrek Gün</strong>ü’nde anlamlı bir farkındalık programına imza attı.</p>
<p>   “Ülkemizde her yıl 10.000’den fazla hasta diyaliz tedavilerine başlıyor”</p>
<p>Ankara Üniversitesi İbni Sina Tıp Fakültesi&#8217;nde gerçekleşen programın açılış konuşmasını gerçekleştiren <strong>Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, “Türk Nefroloji Derneği </strong>olarak halkımızın bilinçlenmesi, meslektaşlarımızın en yüksek düzeyde bilimsel bilgilerle donanması ve bunu sağlık hizmetine yansıtmalarına yönelik çalışmalarımızı aralıksız sürdürmekteyiz. Ülkemizde her yıl 10.000’den fazla hasta diyaliz tedavilerine başlamakta ve bu sayının giderek artmasından endişe duymaktayız. Ülke olarak, bu konuda özellikle de toplumsal bilinç oluşturmak için kapsamlı ve uzun soluklu çalışmalara ihtiyaç duymaktayız” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p><strong>Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri, Sağlık Bakanlığı Araştırma, Geliştirme ve Sağlık Teknolojisi Değerlendirme Daire Başkanlığı’ndan Olgun Şener, Vantive Pazar Erişim ve Kurumsal İlişkiler Yöneticisi Volkan Doğan, T.C. Sağlık Bakanlığı Doku, Organ Nakli ve Diyaliz Daire Başkanı Prof. Dr. Erkan Ölçücüoğlu</strong>’nun katılımı ile gerçekleşen Sağlık Politikaları Zirvesi’nde, böbrek sağlığı konusu tüm boyutları ile ele alınırken, Aile Hekimleri Eğitim Toplantısı’nda ise böbrek sağlığına yönelik olarak, önleyici ve koruyucu hekim hizmetleri noktasında çok önemli bilgilere yer verildi.</p>
<p>TND Yönetim Kurulu üyelerinden <strong>Prof.Dr. Aydın Türkmen</strong>, böbrek nakline verilen önemin arttırılması, <strong>Prof.Dr.Ercan Ok</strong>, tuz tüketimine dikkat edilmesi, <strong>Prof.Dr. Özkan Güngör</strong>, ülkemizde nefrolog sayısının giderek azalması ve bunun nedenleri, <strong>Prof.Dr. Galip Güz</strong>, obezite, diyabet ve KBH ilişkisi, <strong>Prof.Dr. Şükrü Ulusoy</strong>, hipertansiyon kontrolü, <strong>Prof.Dr. İsmail Koçyiğit</strong>, periton diyalizi, <strong>Prof.Dr. Elif Arı Bakır</strong>, diyabetik böbrek hastalığı açıklamalarda bulundu. Yine Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden <strong>Prof.Dr.Şehsuvar Ertürk</strong>’de KBH’nin erken teşhisine vurgu yaptı.</p>
<p>&#8220;Hastaları Hastaneye Değil, Tedaviyi Evlere Taşıyoruz&#8221;<em><strong> </strong></em></p>
<p>Konuşmasında, böbrek sağlığının iyileştirilmesine yönelik <strong>Vantive</strong>’in çözüm ve bilinçlendirme yaklaşımlarına vurgu yapan <strong>Vantive Ülke Müdürü Fuat Çukadar </strong>ise “Türkiye’de diyaliz tedavisine başlayan her hastanın zihninde aynı korku belirir: ‘Artık haftamın üç günü hastanede geçecek.’ Bu inanış, maalesef pek çok hastamızın tedaviden uzak durmasına ya da yaşam kalitesinden ciddi ödünler vermesine yol açıyor. Oysa bugün bu tablo köklü biçimde değişti. Evde diyaliz; bir hayal değil, binlerce hastamızın her gün yaşadığı somut ve erişilebilir bir gerçektir. <strong>Vantive </strong>olarak geliştirdiğimiz ileri teknoloji sayesinde hastalarımız çocuklarını okula uğurlayabilir, seyahat edebilir, çalışmaya devam edebilir; kısacası yaşamlarının kontrolünü yeniden ellerine alabilir. Böbrek hastalığı, bir insanın hayatını durma noktasına getirmek zorunda değil. Periton diyalizi başta olmak üzere sunduğumuz evde tedavi seçenekleri, hastalarımıza yalnızca bir tedavi yöntemi değil, özgürlüklerini geri veriyor. Misyonumuz açık ve nettir: Tedaviyi hastanın hayatına entegre etmek; hastanın hayatını tedavinin etrafında şekillendirmek zorunda bırakmamak.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-7-kisiden-biri-bobrek-hastasi-619849">Türkiye&#8217;de Her 7 Kişiden Biri Böbrek Hastası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Memorial Bodrum&#8217;da Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Dönemi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/memorial-bodrumda-tamamlayici-saglik-sigortasi-donemi-619831</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 12:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[bodrum]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[memorial]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigorta]]></category>
		<category><![CDATA[sigortası]]></category>
		<category><![CDATA[tamamlayıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619831</guid>

					<description><![CDATA[<p>Memorial Bodrum Hastanesi, Allianz Sigorta ve AXA Sigorta ile yaptığı Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) anlaşmalarıyla Bodrum ve çevresinde yaşayan sigortalıların Memorial kalitesindeki sağlık hizmetlerine daha erişilebilir koşullarda ulaşmasını sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/memorial-bodrumda-tamamlayici-saglik-sigortasi-donemi-619831">Memorial Bodrum&#8217;da Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Dönemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Memorial Bodrum Hastanesi, Allianz Sigorta ve AXA Sigorta ile yaptığı Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) anlaşmalarıyla Bodrum ve çevresinde yaşayan sigortalıların Memorial kalitesindeki sağlık hizmetlerine daha erişilebilir koşullarda ulaşmasını sağlıyor.</p>
<p>Memorial Sağlık Grubu’nun bölgedeki önemli sağlık yatırımlarından biri olan Memorial Bodrum Hastanesi, bu anlaşmalar sayesinde geniş branş yelpazesi, ileri tanı ve tedavi altyapısı ile sunduğu sağlık hizmetlerini tamamlayıcı sağlık sigortası sahiplerine de sunmaya başlıyor.</p>
<p>Ortakent’te hizmet veren Memorial Bodrum Hastanesi, bölgede uzun süredir hissedilen önemli bir ihtiyaca da yanıt veriyor. Özellikle çocuk hastaların sağlığı için büyük önem taşıyan gece polikliniği hizmeti saat 00.00’a kadar devam ediyor. Kalp ve damar cerrahisi, kardiyoloji, beyin, sinir ve omurilik cerrahisi, genel cerrahi, ortopedi ve travmatoloji, üroloji, dahiliye, plastik cerrahi, çocuk sağlığı ve hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum alanlarında güçlü bir yapılanmaya sahip olan hastane; mikrocerrahi, el cerrahisi, çocuk nörolojisi ve pediatrik cerrahi gibi ileri uzmanlık gerektiren branşlarda da hizmet sunuyor.</p>
<p>Cerrahi ve dahili branşlardan kadın ve çocuk sağlığına, kalp sağlığından ileri tanı ve girişimsel işlemlere kadar geniş bir hizmet alanına sahip olan Memorial Bodrum Hastanesi, güçlü hekim kadrosu ve ileri teknolojik altyapısıyla bölgenin önemli sağlık merkezlerinden biri olarak hizmet veriyor.</p>
<p><strong>“Memorial kalitesini daha fazla sigortalı ile buluşturuyoruz”</strong></p>
<p>Memorial Sağlık Grubu CEO’su <strong>Bora Uludüz</strong>, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:</p>
<p>“Memorial Bodrum Hastanesi’ni planlarken en önemli hedeflerimizden biri, Bodrum ve çevresinde yaşayanların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmaktı. Çok yakın zamanda SGK anlaşmamızı devreye alarak önemli bir adım attık. Allianz ve AXA Sigorta ile yaptığımız Tamamlayıcı Sağlık Sigortası anlaşmaları ise bu yaklaşımımızın bir başka önemli adımını oluşturuyor. Bu iş birlikleri sayesinde Bodrum ve çevresinde yaşayan sigortalılar, Memorial’ın güçlü hekim kadrosu ve ileri tıp altyapısıyla sunduğu sağlık hizmetlerine daha erişilebilir koşullarda ulaşabilecek. Memorial olarak bulunduğumuz her bölgede sağlıkta kaliteyi, güveni ve erişilebilirliği birlikte sunmayı önemsiyoruz.”</p>
<p><strong>Bölgeye güçlü sağlık altyapısı</strong></p>
<p>17 bin metrekarelik alanda hizmet veren Memorial Bodrum Hastanesi; 50 poliklinik, 7 tam donanımlı ameliyathane ve 148 yatak kapasitesiyle bölgenin en kapsamlı sağlık yatırımlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Modern mimarisi, ileri tıp teknolojileri ve uzman kadrosu ile kısa sürede Bodrum’un önemli sağlık merkezlerinden biri haline gelen hastane; Bodrum’un yanı sıra Muğla Merkez, Milas, Datça, Fethiye, Marmaris ve Göcek başta olmak üzere çevre bölgelerden gelen hastalara da hizmet veriyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/memorial-bodrumda-tamamlayici-saglik-sigortasi-donemi-619831">Memorial Bodrum&#8217;da Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Dönemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakırköy Belediye Tiyatroları&#8217;nda 14 Mart Tıp Bayramı Özel Gösterimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediye-tiyatrolarinda-14-mart-tip-bayrami-ozel-gosterimi-619279</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 11:43:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[14]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619279</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakırköy Belediye Tiyatroları’ndan Dev Atılım: 35 Yıllık Miras "Büyük Dönüşüm" ile Geleceğe Taşınıyor!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediye-tiyatrolarinda-14-mart-tip-bayrami-ozel-gosterimi-619279">Bakırköy Belediye Tiyatroları&#8217;nda 14 Mart Tıp Bayramı Özel Gösterimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Belediye Tiyatroları’ndan Dev Atılım: 35 Yıllık Miras &#8220;Büyük Dönüşüm&#8221; ile Geleceğe Taşınıyor!</p>
<p>Türkiye’nin en köklü sanat kurumlarından biri olan Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT), 2026 yılı itibarıyla Tiyatro’nun sanat tarihindeki en kapsamlı yenilenme hareketini başlattığını duyurdu. &#8220;Büyük Dönüşüm&#8221; adı verilen bu süreçle BBT; sadece oyunlarıyla değil, yeni oyuncularıyla, yeni sahneleriyle, kurumsal kimliği, modernizasyon projeleri ve üretim anlayışıyla tiyatroyu hayatın tam merkezine konumlandırıyor.</p>
<p>“Geleceği Şekillendiren Bir Sanat Vizyonu”</p>
<p>35 yıllık sarsılmaz bir kültürel mirasın üzerine inşa edilen bu yeni vizyon, BBT’nin sanatsal duruşunu çağdaş dünya standartlarına taşıyor. Kurumsal kimlikten görsel dile, logodan afiş tasarımlarına oyuncu fotoğraflarına kadar tepeden tırnağa yenilenen BBT, bünyesine kattığı yeni sahneler ve dinamik kadrosuyla 2026 sezonuna damga vurmaya hazırlanıyor.</p>
<p>Genel Sanat Yönetmeni Ragıp Savaş liderliğinde hayata geçirilen bu vizyoner adımın temel amacı; geçmişin sanat birikimini koruyarak, bugünün izleyicisiyle daha güçlü, dijital dünyaya uyumlu ve dinamik bir bağ kurmak.</p>
<p><b>&#8220;Büyük Dönüşüm’ün Anlamlı Adımlarından biride Sağlık Çalışanlarına Saygı Duruşu”</b></p>
<p>BBT, bu köklü değişim sürecini toplumsal bir farkındalık projesiyle taçlandırıyor. Sezonun en iddialı ve çarpıcı yapımı olan “ÇİRKİN” oyunumuz 14 Mart Tıp Bayramı’nda kapılarını sadece sağlık çalışanlarına açıyor.</p>
<p>&#8220;Bizim için dönüşüm, sadece bir logo değişimi değil; toplumun her kesimine dokunan, iyileştiren ve farkındalık yaratan bir sanat anlayışıdır. Bu özel akşamda, hayat kurtaran kahramanlarımızı modern dünyanın kimlik bunalımını sorgulayan bir başyapıtla ağırlamaktan onur duyuyoruz.” — Ragıp Savaş, Genel Sanat Yönetmeni.</p>
<p><b>Sınırları Zorlayan Bir Başyapıt: “ÇİRKİN”</b></p>
<p>Kapitalizmin insan bedenini metalaştırmasını ve “güzel olan iyidir” algısını acımasız bir kara mizahla eleştiriyor.</p>
<p><b>Konu</b>: Başarılı mühendis Lette’in, “dayanılmaz derecede çirkin” olduğunu öğrenmesiyle başlayan ve estetik bir operasyonla “kusursuz” bir yüze kavuşmasıyla devam eden çarpıcı bir dönüşüm hikayesi. Ancak herkes aynı yüzü satın aldığında, biriciklik yerini bir distopyaya bırakır. Oyun, günümüzün güzellik saplantısını ve bireyin kimlik krizini keskin bir dille sorguluyor.</p>
<p><b>Sanatın Mutfağında Güçlü Kadro</b></p>
<p>Oyunun başarısı, her biri alanında öncü olan yaratıcı kadrodan ve performanslarıyla göz dolduran oyunculardan geliyor:</p>
<p><b>Yaratıcı Ekip</b>: Yönetmen: Yelda Baskın, Çeviren: Dilek Altuntaş, Dramaturg: Ceren Ercan, Dekor ve Işık tasarımı: Kerem Çetinel, Kostüm Tasarımı: Tomris Kuzu, Hareket Düzeni: Esra Yurttut, Müzik: Okan Kaya, Yönetmen Yardımcısı: İrem Sultan Cengiz, Reji Asistanı: Arda Akyüz, Oyun fotoğrafları: Öncü Hırant Gültekin</p>
<p><b>Oyuncular:</b> Tolga İskit, Ali Rıza Kubilay, İlkin Tüfekçi, Can Esmeray.</p>
<p><b>İçerik: Sağlık çalışanları yararına özel ve ücretsiz gösterim.</b></p>
<p>Başarılı bir mühendis olan Lette’in, &#8220;çirkinliği&#8221; nedeniyle icadını tanıtma şansını kaybetmesiyle başlayan hikaye; tiyatro sanatının sınırlarını zorlayan keskin bir mizah ve çarpıcı bir görsellik sunuyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediye-tiyatrolarinda-14-mart-tip-bayrami-ozel-gosterimi-619279">Bakırköy Belediye Tiyatroları&#8217;nda 14 Mart Tıp Bayramı Özel Gösterimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukluk çağı kanserlerinin üçte biri lösemi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinin-ucte-biri-losemi-613125</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 13:39:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kanserlerinin]]></category>
		<category><![CDATA[lösemi]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[üçte]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613125</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lösemi, kemik iliğinde kan hücrelerini üreten hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kanser türü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinin-ucte-biri-losemi-613125">Çocukluk çağı kanserlerinin üçte biri lösemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Lösemi, kemik iliğinde kan hücrelerini üreten hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kanser türü. Çocukluk döneminde görülen kanserler arasında en sık karşılaşılan türün lösemi olduğunu ve tüm çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık üçte birini oluşturduğunu dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Savaş Kansoy, “Lösemiye en sık ilk 5 yaşta rastlıyoruz. Bu nedenle özellikle küçük yaş grubunda ortaya çıkan uzun süren halsizlik, sık enfeksiyon ya da nedeni açıklanamayan morluklar dikkatle takip edilmeli” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Çocukluk çağı kanserlerinin kesin nedeninin henüz tam olarak bilinmediğini ancak vakaların küçük bir bölümünde kalıtsal faktörlerin etkili olabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Savaş Kansoy, “Çocuklarda kansızlık, karında şişlik ya da dolgunluk hissi, lenf bezlerinde belirgin şişlik, ciltte kolay oluşan morluklar, iki taraflı burun kanaması, uzun süren ateş ve sık enfeksiyonlar löseminin belirtileri arasında sayılabilir. Bu bulgulara ek olarak kan tahlillerinde beyaz kan hücrelerinde görülen anormal değişiklikler de tanı sürecinde yol gösterici olabilir. Bu şikâyetler farklı hastalıklarda da ortaya çıkabilir ancak uzun sürmesi ya da bir arada görülmesi durumunda ailelerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması kıymetli” dedi.</p>
<p><strong>Geçmeyen halsizlik sıradan bir yorgunluk olmayabilir</strong></p>
<p>Çocuklarda görülen kanser belirtilerinin başka hastalıklarla karıştırılabildiğini ifade eden Kansoy, “Özellikle uzun süren halsizlik çoğu zaman basit bir enfeksiyon ya da kansızlıkla, nedeni açıklanamayan morluklar çarpma veya düşmelerle, sık tekrarlayan enfeksiyonlar bağışıklığın geçici olarak zayıflamasıyla, geçmeyen ateş ise üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkilendirilebiliyor. Lenf bezlerindeki şişlikler de genellikle enfeksiyonlara bağlanabiliyor. Her belirti lösemi anlamına gelmez ancak bu şikâyetler uzun sürüyor ya da bir arada görülüyorsa ailelerin durumu göz ardı etmeden bir uzmana başvurması erken tanı açısından büyük önem taşır” dedi.</p>
<p><strong>Lösemi tedavisi uzun ve sabır isteyen bir süreç</strong></p>
<p>Löseminin farklı türleri bulunduğunu açıklayan Kansoy, “Löseminin en sık görülen tipleri akut lenfoblastik, akut miyeloblastik ve kronik miyelositer lösemidir. Tanı, kan tahlilleri ve kemik iliğinden alınan örneklerin incelenmesiyle konur. Hastalığın özelliklerine ve risk durumuna göre tedavi planı belirlenir. Çoğu hastada kemoterapi uygulanır, bazı durumlarda ise kök hücre nakli gündeme gelebilir ve tüm bu tedavi süreci 1-2 yılı kapsayabilir. Bu uzun ve yorucu dönemde hem çocukların hem de ailelerin psikolojik destek alması süreci daha sağlıklı atlatmaları açısından büyük önem taşır” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinin-ucte-biri-losemi-613125">Çocukluk çağı kanserlerinin üçte biri lösemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de ocak yağışları 88 yılın ortalamasına fark attı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-ocak-yagislari-88-yilin-ortalamasina-fark-atti-610110</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 11:53:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[88]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[bölge]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kilogram]]></category>
		<category><![CDATA[müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[ocak]]></category>
		<category><![CDATA[Ocak Ayı]]></category>
		<category><![CDATA[ortalamasına]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<category><![CDATA[yağışları]]></category>
		<category><![CDATA[yılın]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610110</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de ocak ayında metrekareye 223,7 kilogram yağış düştü. 1938’den bu yana ölçülen aylık yağış verilerine göre 134,8 kilogram olan ocak ayı ortalaması yüzde 65 oranında aşıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-ocak-yagislari-88-yilin-ortalamasina-fark-atti-610110">İzmir&#8217;de ocak yağışları 88 yılın ortalamasına fark attı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de ocak ayında metrekareye 223,7 kilogram yağış düştü. 1938’den bu yana ölçülen aylık yağış verilerine göre 134,8 kilogram olan ocak ayı ortalaması yüzde 65 oranında aşıldı.</p>
<p>İzmir’de, geride kalan ocak ayında son 88 yıldır ölçülen en yüksek yağış miktarlarından biri gerçekleşti. İzmir Meteoroloji Bölge Müdürlüğü verilerine göre, 1938 yılından bu yana kentte ocak ayı yağış ortalaması 134,8 kilogram olarak kayıtlara geçerken, bu yılın ocak ayında metrekareye 223,7 kilogram yağış düştü. Ortalamanın yüzde 65 üzerinde yağış düşen 2026 Ocak ayı uzun yıllardır en yüksek yağış miktarının gerçekleştiği dönem oldu. <br />Geçen haftadan itibaren etkisini artırarak gün boyu süren sağanaklar kent genelinde yaşamı etkilerken, İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri olumsuzlukların önüne geçmek için sahada yoğun mesai yaptı. Büyükşehir Belediyesi, kent merkezi ve çevre yerleşimlerde 1.600 personel ve 500 araçla çalışmalarını aralıksız sürdürdü.</p>
<p><strong>Büyükşehir ekipleri sahada</strong><br />İzmir genelinde etkili olan yağışlar nedeniyle son 24 saatte metrekareye 43,1 kilogram yağış düştü. Yağışların yer yer kuvvetli sağanak şeklinde etkili olduğu, ilerleyen saatlerde ise geçişli olarak devam etmesinin beklendiği bildirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Afet Koordinasyon Merkezi Şube Müdürlüğü (AKOM) koordinasyonunda günlerdir süren yoğun mesaisini sürdürüyor.</p>
<p><strong>Kritik noktalara müdahale</strong><br />112 Acil Çağrı Merkezi verilerine göre İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, yağışlara bağlı olarak 59 ev, 26 iş yeri ve 6 kamu binasında su baskınına müdahale etti. Ayrıca 10 kurtarma, 6 hasar tespiti ve 5 ağaç devrilmesi olayında çalışma gerçekleştirildi. Kritik noktalarda gerekli müdahalelerin tamamlandığı; su baskınları, yol ve kavşaklardaki birikintiler, dere taşmaları, mahsur kalma ve hasar tespitine yönelik çalışmaların ilgili birimlerce sürdürüldüğü bildirildi. Gelişmeler AKOM tarafından yakından takip ediliyor.</p>
<p><strong>İZSU ve itfaiye ekipleri sahada</strong><br />Alsancak 1. Kordon’da gelgit etkisiyle deniz kotunun yükselmesi, yağmur sularının denize deşarjını zorlaştırırken, sahada önleyici çalışmalar hız kesmeden sürdürüldü. İZSU Genel Müdürlüğü ekipleri, sabah saat 05.00’ten itibaren 20 ekip ve tam donanımlı araçlarla bölgede su çekme çalışmalarına aralıksız devam etti. Suların tahliyesi için vidanjör ve pompa sistemleri devreye alındı. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri de çalışmalara destek vererek 4 ayrı su çekme ekibiyle, zemin katta bulunan iş yerleri ve konutlarda oluşan su birikintilerine müdahale ediyor. Ekipler, olası yeni dalgalanmalara karşı bölgede teyakkuz halinde bekliyor.</p>
<p><strong>250 milyon liralık taşkın önleme yatırımı</strong><br />İZSU Genel Müdürlüğü, Alsancak bölgesinde deniz yükselmesi ve aşırı yağışların yol açabileceği taşkınları kalıcı olarak önlemek amacıyla 250 milyon liralık altyapı yatırımını sürdürüyor. Bu kapsamda Alsancak, Kültür ve Mimar Sinan mahallelerinde, 1 kilometre atık su hattı, 6 kilometre yağmur suyu hattı, 5 terfi merkezi hayata geçiriliyor. Çalışmalar 2026 yılı içinde tamamlanacak. Altyapı çalışmalarına paralel olarak GDZ Elektrik tarafından da bölgede elektrik hatlarının yenilenmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor. Elektrik altyapısının tamamlanmasının ardından Alsancak genelinde yol üst kaplamaları ve asfaltlama çalışmaları yapılacak.</p>
<p><strong>Salı ve çarşamba yağış yok, perşembeye dikkat!</strong><br />Meteoroloji Genel Müdürlüğü birimlerinden alınan güncel değerlendirmelere göre, bugün öğle saatlerinden itibaren yağışın etkisinin azalması, akşam saatlerine kadar ise aralıklarla devam etmesi bekleniyor. Yapılan tahminler doğrultusunda Salı ve Çarşamba günleri kent genelinde yağış öngörülmezken, Perşembe günü yeniden kuvvetli yağışların etkili olacağı bildirildi. Olası gelişmelerin ilgili birimlerce yakından takip edildiği ve gerekli görülmesi halinde kamuoyunun bilgilendirileceği ifade edildi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-ocak-yagislari-88-yilin-ortalamasina-fark-atti-610110">İzmir&#8217;de ocak yağışları 88 yılın ortalamasına fark attı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;nın açık hava kent müzesi rotaları netleşti, Başkan Ünsal sahada inceledi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakanin-acik-hava-kent-muzesi-rotalari-netlesti-baskan-unsal-sahada-inceledi-609743</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 11:32:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[açık]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğe]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[rota]]></category>
		<category><![CDATA[rotaları]]></category>
		<category><![CDATA[rotası]]></category>
		<category><![CDATA[tanıtım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609743</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi tarafından hazırlanan ‘Karşıyaka Kültür ve Turizm Rotası’ projesi kapsamında ilçenin açık hava kent müzesi rotaları netleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakanin-acik-hava-kent-muzesi-rotalari-netlesti-baskan-unsal-sahada-inceledi-609743">Karşıyaka&#8217;nın açık hava kent müzesi rotaları netleşti, Başkan Ünsal sahada inceledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Karşıyaka Belediyesi tarafından hazırlanan ‘Karşıyaka Kültür ve Turizm Rotası’ projesi kapsamında ilçenin açık hava kent müzesi rotaları netleşti. Belirlenen 8 adet kültür ve deneyim rotasından biri olan Karşıyaka Kültür Rotası üzerinde saha gezisi gerçekleştirerek güzergâh boyunca yapılabilecek düzenlemeleri yerinde inceleyen Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Oluşturduğumuz kültür ve deneyim rotalarıyla, kentimizin tarihini ve kültürel birikimini daha görünür hale getirecek ve Karşıyakamızın kültürel mirasını geleceğe taşıyacağız” dedi.</b></p>
<p>İlçenin tarihsel ve kültürel belleğini koruyarak geleceğe aktarmak amacıyla Karşıyaka Belediyesi’nin yürüttüğü “Karşıyaka Kültür ve Turizm Rotası” projesinde yeni bir aşamaya geçildi. Strateji; Kültür, Sanat ve Sosyal İşler ile Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Müdürlükleri tarafından hazırlanan ve Kentimiz İzmir Derneği iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında; Karşıyaka’nın tarih, kültür, mimari, doğa ve günlük yaşam deneyimini farklı başlıklarda bir araya getiren 8 adet rota oluşturuldu. Bu rotalar; Yaşayan Cumhuriyet ve Açıkhava Müzesi, Kentsel Miras ve Mimari İzler, Bir Günlüğüne Karşıyakalı, Sahil Boyu Rota, Karşıyaka Kültür Sanat Atlası, Macera Rotası, Karşıyaka Kültür Rotası ile Su, Doğa, Gözlem Hattı olarak belirlendi.</p>
<p><b>YAPILACAK DÜZENLEMELER ELE ALINDI</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal da bu rotalardan biri olan Karşıyaka Kültür Rotası üzerinde saha gezisi gerçekleştirerek güzergâh boyunca yapılması planlanan düzenlemeleri yerinde inceledi. Saha gezisine ilgili birim müdürleri ve personeller de eşlik etti. Karşıyaka İskele’den başlayan rota kapsamında; öğretmen evi, sahil hattı, Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı, Ahavat Şalom Sinagogu (Havra), Bombacı Ali Çavuş heykeli, Zübeyde Hanım Anıt Mezarı, Latife Hanım Köşkü, Karşıyaka Tren İstasyonu ve Çarşı güzergâhında incelemeler yapıldı. Güzergâh üzerinde durak noktalarının ziyaretçi deneyimi açısından daha anlaşılır ve erişilebilir hale getirilmesi, yönlendirme ve bilgilendirme ihtiyaçları, kamusal alan kullanımı, çevresel düzenleme gereksinimleri ile kültürel miras noktalarının görünürlüğünü artıracak uygulamalar değerlendirilerek yapılabilecek çalışmalar ele alındı.  </p>
<p>Proje doğrultusunda ilerleyen süreçte ‘Karşıyaka Tanıtım Stratejisi: Açıkhava Kent Müzesi’ başlığıyla bir lansman gerçekleştirilmesi planlanıyor. Lansmanla birlikte yürütülen çalışmaların ve oluşturulan 8 adet rotanın kamuoyuyla paylaşılması, Karşıyaka’nın kültürel mirasını geleceğe taşıyacak tanıtım yaklaşımının geniş kitlelere anlatılması hedefleniyor.</p>
<p><b>“KÜLTÜREL MİRAS KORUNACAK”</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Karşıyaka’nın tarihine, kültürüne ve çok katmanlı kent belleğine sahip çıkmayı, geleceğe karşı en önemli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. İnanıyoruz ki geçmişini bilmeyen, geleceğine de sahip çıkamaz. Karşıyaka Tanıtım Stratejisi kapsamında oluşturduğumuz kültür ve deneyim rotalarıyla, kentimizin birikimini yalnızca korumayı değil, daha görünür ve erişilebilir kılmayı hedefliyoruz. Sahada gerçekleştirdiğimiz incelemelerle, bu rotaların kent yaşamıyla nasıl daha güçlü bağlar kurabileceğini yerinde değerlendiriyoruz. Bu süreci; uzman görüşleri, akademik çalışmalar ve belediyemizin kurumsal tecrübesiyle birlikte yürütüyoruz. Amacımız, Karşıyaka’nın tarihini ve kültürel değerlerini kentle ve ziyaretçilerle buluşturan bütüncül bir tanıtım yaklaşımı ortaya koymak. Bu çalışmalarla Karşıyaka’nın kültürel mirası korunacak, kent kimliği güçlenecek ve Karşıyaka geleceğe daha sağlam adımlarla ilerleyecek” diye konuştu.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakanin-acik-hava-kent-muzesi-rotalari-netlesti-baskan-unsal-sahada-inceledi-609743">Karşıyaka&#8217;nın açık hava kent müzesi rotaları netleşti, Başkan Ünsal sahada inceledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fuzul&#8217;ü Seçen Her İki Tasarruf Sahibinden Biri 35 Yaş Altı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fuzulu-secen-her-iki-tasarruf-sahibinden-biri-35-yas-alti-605259</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 11:04:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[35]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[finansman]]></category>
		<category><![CDATA[fuzul]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[sahibinden]]></category>
		<category><![CDATA[seçen]]></category>
		<category><![CDATA[tasarruf]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605259</guid>

					<description><![CDATA[<p>Barınma ihtiyacının küresel bir soruna dönüştüğü günümüzde, gençler yükselen kira ve konut fiyatları karşısında ev sahibi olma planlarını ertelemek yerine yöntem değiştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fuzulu-secen-her-iki-tasarruf-sahibinden-biri-35-yas-alti-605259">Fuzul&#8217;ü Seçen Her İki Tasarruf Sahibinden Biri 35 Yaş Altı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Barınma ihtiyacının küresel bir soruna dönüştüğü günümüzde, gençler yükselen kira ve konut fiyatları karşısında ev sahibi olma planlarını ertelemek yerine yöntem değiştirdi. Kiracı kalmak istemeyen ancak yüksek maliyetleri nedeniyle geleneksel finansman modellerini de tercih etmeyen Y ve Z kuşağı, ev sahibi olmak için tasarruf finansman modeline yöneldi.</p>
<p><strong>Gençlerin İlgisi İkiye Katlandı</strong></p>
<p>Tasarruf finansman sektörünün 33 yıllık köklü markası Fuzul’ün açıkladığı veriler, gençlerin modele ilgisindeki artışı ortaya koyuyor. 2024’te Fuzul ile sözleşme imzalayan 18–35 yaş aralığındaki katılımcı sayısı 46 binken, 2025’te bu sayı yüzde 178 gibi büyük bir artışla 128 bin seviyesine yükseldi. Böylece gençlerin toplam müşteri portföyündeki payı yüzde 50’ye çıktı ve Fuzul’ün her iki müşterisinden birini 35 yaş altı tasarruf sahipleri oluşturmaya başladı. Bu artış, tasarruf finansmanının artık sadece orta yaş grubuna değil, finansal geleceğini planlamak isteyen gençlere de hitap eden bir model hâline geldiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Gençler Ek Maliyet ve Uzun Borç Sevmiyor</strong></p>
<p>En çarpıcı değişim gençlerin vade tercihlerinde yaşanıyor. Gençler, uzun vadeli borçlanma yerine daha kısa sürede sonuç veren planları tercih ediyor. 2024 yılında 18-35 yaş grubunun ortalama vade tercihi 31 ay seviyesindeyken, 2025 yılında bu süre 15 aya kadar geriledi. Genç katılımcılar, ek maliyet ödemeden ve bütçelerine uygun taksitlerle hedeflerine hızla ulaşmak için kararlı ve sonuç odaklı bir tasarruf yaklaşımı gösteriyor.</p>
<p><strong>&#8220;Z Kuşağı Finansal Farkındalığı En Yüksek Nesil&#8221;</strong></p>
<p>Gençlerin tasarruf finansmanına gösterdiği ilgiyi değerlendiren <strong>Fuzul Tasarruf Finansman AŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Furkan Akbal </strong>şunları söyledi:</p>
<p>“Genellikle tüketim odaklı olduğu düşünülen genç kuşak, aslında finansal farkındalığı en yüksek ve en rasyonel kararları alan nesil olarak karşımıza çıkıyor. Gençler, bir eve veya arabaya sahip olmak için yıllarca yüksek faiz yükü altına girmek istemiyor. Kiralamak yerine sahip olmayı, bunu yaparken de bütçelerini korumayı tercih ediyorlar. Katılımcılarımızın yarısını oluşturan bu kitle, vade sürelerini düşürerek hedeflerine en kısa sürede ve en düşük maliyetle ulaşmak istediklerini gösteriyor. Biz de dijitalleşen altyapımız ve esnek modellerimizle gençlerin bu dinamik beklentilerine yanıt veriyor; onların ev sahibi olma hedeflerini ulaşılabilir planlara dönüştürüyoruz.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fuzulu-secen-her-iki-tasarruf-sahibinden-biri-35-yas-alti-605259">Fuzul&#8217;ü Seçen Her İki Tasarruf Sahibinden Biri 35 Yaş Altı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer, Türkiye&#8217;nin tiyatro merkezlerinden biri olma yolunda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nilufer-turkiyenin-tiyatro-merkezlerinden-biri-olma-yolunda-602695</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2026 15:04:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[izleyici]]></category>
		<category><![CDATA[merkezlerinden]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[olma]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatsever]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602695</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun prodüksiyonları ve konuk ekiplerle zenginleşen 2025 sezonunda, 98 oyun sahnelendi, 24 bin 328 sanatsever tiyatroyla buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-turkiyenin-tiyatro-merkezlerinden-biri-olma-yolunda-602695">Nilüfer, Türkiye&#8217;nin tiyatro merkezlerinden biri olma yolunda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun prodüksiyonları ve konuk ekiplerle zenginleşen 2025 sezonunda, 98 oyun sahnelendi, 24 bin 328 sanatsever tiyatroyla buluştu. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer’i Türkiye’nin en güçlü tiyatro merkezlerinden biri yapma hedefini vurguladı.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi, 2025 yılında da tiyatroseverleri nitelikli yapımlarla buluşturdu. Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun (NKT) prodüksiyonlarının yanı sıra seçkin misafir ekipleri de ağırlayan Nilüfer Belediyesi, zengin repertuvarıyla sanatseverlerden tam not aldı.</p>
<p>Geçtiğimiz yıl sahnelenen oyunlar arasında izleyicinin yoğun ilgi gösterdiği yapımlar öne çıktı. “Kaza, Köpek, Kahvaltı ve Yumurta” 14 gösterimde 2 bin 864 izleyiciye ulaştı. “Şvayk” 18 gösterimle 5 bin 876 sanatseverle buluşarak, yılın en çok izlenenlerinden biri oldu.</p>
<p>“İlk Bakışta Prima Facie” 15 gösterimde 2 bin 962 izleyici tarafından takip edildi. Kült eser “Lüküs Hayat” müzikali, modern yorumuyla, 10 gösterimde 3 bin 263 kişiyi ağırladı.</p>
<p>Genç NKT oyuncularının sahnelediği “Sineklerin Tanrısı” ise 5 gösterimde bin 81 izleyiciye ulaştı. Böylece yıl boyunca sahnelenen 98 oyunda, toplam 24 bin 328 sanatseverle buluşulmuş oldu.</p>
<p>YILDIZLARIN ALTINDA TİYATRO KEYFİ<br />Nilüfer’de tiyatro, yaz aylarında açık havaya taşındı. Balat Atatürk Ormanı’ndaki “Ormandaki Kulübe” sahnesi, doğa ile sanatı buluşturdu. Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun oyunlarının yanı sıra farklı oyunlara da yer verildi. İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun “Tamamen Doluyuz” ve Bursa Devlet Tiyatrosu’nun “Mağara Kadını” gibi oyunlara burada ev sahipliği yaptı.</p>
<p>Nilüfer’de 2025 yılı sadece seyirci sayısıyla değil, kurumsal gelişimle de dikkat çekti. Yeni prömiyerler, gençlik projeleri ve ulusal iş birlikleriyle Nilüfer’in sanatsal çeşitliliği artarken; özellikle Genç NKT Projesi, gençlerin tiyatroya aktif katılımını sağlayan sürdürülebilir bir model olarak ön plana çıktı.</p>
<p>ÇAĞDAŞ, KATILIMCI VE ÜRETKEN</p>
<p>Yıl boyu süren sanatsal faaliyetleri değerlendiren Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 2026 hedeflerini şu sözlerle aktardı: “Nilüfer’i Türkiye’de çağdaş, katılımcı ve üretken tiyatro çalışmalarının en güçlü merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçlıyoruz. Hem seyirci kapasitemizi, hem de sanatsal üretim kalitemizi istikrarlı bir biçimde artıracağız.”<br />OCAK AYI TAKVİMİ BELLİ OLDU</p>
<p>Nilüfer Kent Tiyatrosu, yeni yıla da hızlı bir giriş yapıyor. Nazım Hikmet Kültürevi’nde Ocak ayı boyunca “İlk Bakışta Prima Facie”, “Kaza, Köpek, Kahvaltı ve Yumurta” ve “Lüküs Hayat” sahnede olacak. Ayrıca Ankara Devlet Tiyatrosu’nun sevilen oyunu “Eyvah Nadir” konuk ekip olarak Nilüferli izleyicilerle buluşacak. Oyunları takip etmek isteyen sanatseverler, bilet.nilufer.bel.tr adresinden biletlere ulaşabilecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-turkiyenin-tiyatro-merkezlerinden-biri-olma-yolunda-602695">Nilüfer, Türkiye&#8217;nin tiyatro merkezlerinden biri olma yolunda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;e Mona Lisa Gülüşü Getiren Yeni Nesil Mimari Yolculuk</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmire-mona-lisa-gulusu-getiren-yeni-nesil-mimari-yolculuk-597812</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 07:52:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[folkart]]></category>
		<category><![CDATA[getiren]]></category>
		<category><![CDATA[gülüşü]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[lisa]]></category>
		<category><![CDATA[mavişehir]]></category>
		<category><![CDATA[mimarı]]></category>
		<category><![CDATA[mona]]></category>
		<category><![CDATA[nesil]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597812</guid>

					<description><![CDATA[<p>Folkart’ın Mavişehir’de hayata geçirdiği 400 milyon dolarlık Folkart Mona projesi, modern mimarisi ve yatay yerleşimiyle İzmir’in yeni simgelerinden biri olmaya hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmire-mona-lisa-gulusu-getiren-yeni-nesil-mimari-yolculuk-597812">İzmir&#8217;e Mona Lisa Gülüşü Getiren Yeni Nesil Mimari Yolculuk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Folkart’ın Mavişehir’de hayata geçirdiği 400 milyon dolarlık Folkart Mona projesi, modern mimarisi ve yatay yerleşimiyle İzmir’in yeni simgelerinden biri olmaya hazırlanıyor. Temel betonları dökülen proje, Studio F. A. Porsche imzalı mutfak ve banyoları, zengin sosyal donatılarıyla lüks yaşamı yeniden tanımlıyor. İzmir’in “Mona Lisa gülümseyişi” olarak konumlanan Folkart Mona, 2027 yazında tamamlanacak.</strong></p>
<p>İzmir Bostanlı’da Mavişehir’de dikkat çekici, modern bir mimari anlayışla konumlanan Folkart </p>
<p>Mona projesinin inşaatı hızla ilerliyor. Folkart Mona’nın İzmir’de mimari çizgide bir devrim yaratacağı öne sürülürken, <strong>projenin 400 milyon dolarlık yatırım değerine </strong>sahip olduğu belirtildi. Mavişehir sahiline denize hakim mesafede yer alan Mona, yatay bir proje olma özelliği taşıyor. Folkart Mona’da bugüne dek gerçekleşen zemin iyilestirme çalışmalarında; <strong>980 adet fore kazık, 4700 adet temel altı jet grout çalışması, 150.000 m3 hafriyat yapıldı. Bu çalışmalar sırasında 3500 ton demir kullanıldı</strong>. Önceki gün Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak ve şirket yöneticilerinin katıldığı bir törenle, Folkart Mona’nın temel betonları da dökülmeye başlandı.</p>
<p><strong>‘MONA LİSA’ GÜLÜMSEYİŞİ</strong></p>
<p>Türkiye’nin öncü gayrimenkul geliştirici şirketlerinden Folkart’ın, İzmir Mavişehir’de &#8220;Folkart Mona&#8221; adındaki projesi hızla ilerliyor. Adı verilirken Leonardo da Vinci&#8217;nin efsanevi eseri Mona Lisa&#8217;dan ilham alınan proje, İzmir’in yeni sembollerinden biri olmaya aday. İzmir Bostanlı Mavişehir’de konumlanan Folkart Mona, İzmir’de mimari çizgide bir devrim yaratma iddiası taşıyor. Proje, 400 milyon dolarlık bir yatırım değerinde. Önceki gün Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, şirket yöneticileri ve şantiye çalışanlarının katıldığı sembolik bir törenle, Folkart Mona’nın temel betonları dökülmeye başlandı.</p>
<p><strong>ZARİF MİMARİ</strong></p>
<p>Folkart Mona, Ege&#8217;nin tüm güzelliklerini bünyesinde barındıran bir yaşam alanı sunuyor. Yeşil avlusu, alçak katlı yapıları, zengin sosyal olanakları ve çarşısıyla dünya standartlarında lüks ve konfor arayanlar için ideal bir seçenek oluşturuyor. Projenin en çarpıcı özelliklerinden biri olan yeşilliklerle çevrili avlu, sakinlerine doğayla iç içe bir yaşam deneyimi vadediyor. Bakımlı bahçeler, gölgelik alanlar ve yürüyüş yollarıyla dolu bu alan, doğal yaşamın tüm güzelliklerini keşfetmek için eşsiz bir fırsat sunuyor. Mavişehir sahiline denize hakim mesafede yer alan Folkart Mona, yatay bir proje olma özelliği taşıyor. </p>
<p><strong>STUDIO F. A. PORSCHE İMZASI</strong></p>
<p>Projede her süite ait depo alanı, maksimum gün ışığı alan yaşam alanları, Tanju Özelgin imzalı iç mekân tasarımı ve dünyada sayılı projelerde bulunan Studio F. A. Porsche imzalı mutfak ve banyolar dikkat çekiyor.  Ayrıca projede, yangına karşı yağmurlama sistemi ve tüm daireler için elektrikli araç şarj altyapısı gibi modern güvenlik ve konfor çözümleri sunuluyor. </p>
<p>Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, <em>&#8220;Folkart Mona, İzmir’in en özel projelerinden biri olacak ve şehrin mimari çizgisine yeni bir boyut kazandırıp, bir devrim gerçekleştirecek.&#8221; </em>diye konuştu. </p>
<p>Mesut Sancak, Folkart Mona’nın hem estetik hem de dayanıklılık anlamında en üst düzey standartlara sahip olduğunu belirtti. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’nin öngördüğü bina önem katsayısının üzerinde bir tasarım anlayışı ile hazırlanan proje <strong>2027 yılı yaz başında tamamlanarak</strong>, konutlar sahiplerine teslim edilecek. </p>
<p>İnşaat sürecinde toplam <strong>2 bin kişiye istihdam sağlayacak Folkart Mona projesi, 400 milyon dolarlık bir yatırım değerine sahip.</strong></p>
<p><strong>İZMİR’İN YENİ YAŞAM MERKEZİ</strong></p>
<p>Folkart Mona projesi, zengin sosyal donatılarıyla sakinlerine ayrıcalıklı bir yaşam sunuyor. Özel açık ve kapalı yüzme havuzları, fitness salonları, kütüphane, toplantı odaları, çocuk oyun alanları ve alışveriş seçenekleri gibi birçok imkânı bir arada barındırıyor. Projenin çarşı bölümü, sakinlere alışveriş ve lezzet duraklarında keyifli zaman geçirme fırsatı sunuyor. Folkart Mona projesi, Türkiye’nin üç önemli mimarlık ofisi arasında yapılan bir yarışma sonucunda seçilen tasarım üzerinden geliştirildi. Bu özellik, projeyi hem estetik hem de teknik anlamda daha da özel kılıyor. <strong>Yarışma sonucu Folkart Mona, Viva Mimarlık Kurucusu Durul Kuşdemir tarafından tasarlandı. </strong></p>
<p><strong>İZMİR’İN MONA LİSA GÜLÜMSEYİŞİ</strong></p>
<p>Dünya sanat tarihinin efsanevi eseri Mona Lisa&#8217;dan ilham alınarak adlandırılan Folkart Mona, İzmir&#8217;in yeni Mona Lisa gülümseyişi olmaya aday bir simge.</p>
<p>Folkart Mona, doğa ile iç içe bir yaşam, zarif mimarisi ve lüks detaylarıyla İzmir’in yeni yaşam merkezlerinden biri olarak yükseliyor. Folkart’ın <em>&#8220;Hayat Buna Değer&#8221;</em> mottosuyla şekillenen bu vizyoner projesi, İzmir’in güzelliklerini yeniden tanımlıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmire-mona-lisa-gulusu-getiren-yeni-nesil-mimari-yolculuk-597812">İzmir&#8217;e Mona Lisa Gülüşü Getiren Yeni Nesil Mimari Yolculuk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seferihisar&#8217;ın köklü geleneklerinden biri olan Mandalina Şenliği, bu yıl 25&#8217;inci kez düzenleniyor.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seferihisarin-koklu-geleneklerinden-biri-olan-mandalina-senligi-bu-yil-25inci-kez-duzenleniyor-594602</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2025 23:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[geleneklerinden]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[köklü]]></category>
		<category><![CDATA[mandalina]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[seferihisar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594602</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi tarafından organize edilecek olan şenlikte, gün boyunca birbirinden eğlenceli etkinlikler, dans gösterileri, sahne performansları ve mandalina temalı yarışmalar ziyaretçileri bekliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisarin-koklu-geleneklerinden-biri-olan-mandalina-senligi-bu-yil-25inci-kez-duzenleniyor-594602">Seferihisar&#8217;ın köklü geleneklerinden biri olan Mandalina Şenliği, bu yıl 25&#8217;inci kez düzenleniyor.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi tarafından organize edilecek olan şenlikte, gün boyunca birbirinden eğlenceli etkinlikler, dans gösterileri, sahne performansları ve mandalina temalı yarışmalar ziyaretçileri bekliyor.</p>
<p>Hazırlıkları tamamlanan 25. Mandalina Şenliği, 7 Aralık Pazar günü kortej yürüyüşüyle başlayacak. <br />Seferihisar Atatürk Halk Eğitim Merkezi önünden hareket edecek kortej, turuncunun enerjisini tüm ilçe sokaklarına taşıyacak. </p>
<p>Ardından şenlik alanında gün boyu devam edecek etkinliklerde; halk dansları, bale gösterileri, gençlik kulüplerinin performansları ve müzik gruplarının konserleri ile festival coşkusu yaşanacak.</p>
<p>Mandalinanın kültürel ve ekonomik değerine dikkat çeken şenlikte, her yıl olduğu gibi bu yıl da “En İyi Mandalina”, “Mandalinalı Hediyelik Eşya”, “Mandalinalı Yiyecek” ve “Mandalinalı Tatlı” yarışmaları düzenlenecek. Ayrıca yoğun ilgi gören Mandalina Kral ve Kraliçesi yarışması da şenliğin en renkli etkinlikleri arasında yer alacak.</p>
<p>Gün boyunca sürecek gösteri ve etkinliklerin ardından, şenliğin finali Türkiye’nin sevilen sanatçılarından Haluk Levent’in vereceği konserle yapılacak.</p>
<p>“Seferihisar’ın toprağına, üretimine ve üreticisine sahip çıkıyoruz”</p>
<p>Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin “Seferihisar’ın bereketli toprakları, yüzlerce yıllık üretim kültürüyle iç içe büyümüş bir miras. Seferihisar’ın toprağına, üretimine ve üreticisine sahip çıkıyoruz.<br />25 yıldır olduğu gibi, bundan sonra da Mandalina Şenliği’ni coşkuyla kutlamaya devam edeceğiz. Tüm halkımızı ve misafirlerimizi turuncu bayramımıza davet ediyorum” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisarin-koklu-geleneklerinden-biri-olan-mandalina-senligi-bu-yil-25inci-kez-duzenleniyor-594602">Seferihisar&#8217;ın köklü geleneklerinden biri olan Mandalina Şenliği, bu yıl 25&#8217;inci kez düzenleniyor.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ercişli usta Âşık Ahmet Poyrazoğlu&#8217;na, Zeytinburnu Kültür Sanat&#8217;ta vefa programı yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ercisli-usta-asik-ahmet-poyrazogluna-zeytinburnu-kultur-sanatta-vefa-programi-yapildi-593745</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Nov 2025 12:58:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[aşık]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[değerli]]></category>
		<category><![CDATA[Erciş]]></category>
		<category><![CDATA[ercişli]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[na]]></category>
		<category><![CDATA[poyrazoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[Süleyman Şenel]]></category>
		<category><![CDATA[usta]]></category>
		<category><![CDATA[vefa]]></category>
		<category><![CDATA[zeytinburnu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593745</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kültür dünyamızın değerli isimlerinden Âşık Ahmet Poyrazoğlu’nun sanatı, sanatçı kimliği ve eserleri uzun yıllardır yaşadığı Zeytinburnu’nda masaya yatırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ercisli-usta-asik-ahmet-poyrazogluna-zeytinburnu-kultur-sanatta-vefa-programi-yapildi-593745">Ercişli usta Âşık Ahmet Poyrazoğlu&#8217;na, Zeytinburnu Kültür Sanat&#8217;ta vefa programı yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kültür dünyamızın değerli isimlerinden Âşık Ahmet Poyrazoğlu’nun sanatı, sanatçı kimliği ve eserleri uzun yıllardır yaşadığı Zeytinburnu’nda masaya yatırıldı. Zeytinburnu Kaymakamı Dr. Adem Uslu, Van Erciş Vakfı Başkanı Murat Çevik ve Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy’un katıldığı program sanatseverler tarafından yoğun ilgi gördü. 21 Kasım Cuma günü saat 19.00’da başlayan özel etkinlikte panelin moderatörlüğünü Süleyman Şenel yürütürken Erol Aksoy, Hayrettin İvgin ve Kubilay Dökmetaş konuşmacı olarak programda yer aldı. Sinevizyon, aşıklar faslı ve kitap imza töreninin de yer aldığı etkinliğe Âşık Ahmet Poyrazoğlu’nun yanı sıra birçok âşık da katıldı.</b></p>
<p>Zeytinburnu Kültür Sanat, kültür dünyasından değerli isimleri konuk etmeyi sürdürüyor. Âşıklık geleneğinin önemli sanatçılarından biri olan Âşık Ahmet Poyrazoğlu, sanatçı kimliği ve eserleriyle konu edildi. 21 Kasım Cuma günü saat 19.00’da başlayan özel etkinlikte panelin moderatörlüğünü Süleyman Şenel yürütürken Erol Aksoy, Hayrettin İvgin ve Kubilay Dökmetaş konuşmacı olarak programa katkıda bulundu. Süleyman Şenel’in Ahmet Poyrazoğlu’nu anlattığı kitabı program sonrasında misafirlere hediye edildi. Sinevizyon ve kitap imza töreninin de yapıldığı etkinlikte âşıklar faslında ise Âşık Ahmet Poyrazoğlu, Âşık Abdullah Gizlice (Âşikâr), Âşık Muhlis Denizer, Âşık Mürsel Sinan, Âşık Temel Turâbî, Ozan Reyhânî, Öksüz Ozan ve Kubilay Dökmetaş yer aldı.</p>
<p><b>“Zeytinburnu’ndan çok değerli isimler geçti.”</b></p>
<p>Ahmet Poyrazoğlu için yazdığı kitap hakkında konuşan Süleyman Şenel, programın başında dinleyicilerle duygularını paylaştı.</p>
<p>“Bu kitabın yazarı olmaktan, burada bulunmaktan çok büyük heyecan duyuyorum. Akademik kimliğimi kenara bırakıyorum. Zeytinburnulu bir hemşehriniz olarak söylüyorum. Zeytinburnu’ndan o kadar değerli isimler geldi geçti ki&#8230; Benim de hatırladıklarım var. Ahmet Poyrazoğlu da onlardan biri. O kadar büyük heyecan duydum ki onun hakkında çalışma yaparken. Delikanlı yıllarımın delikanlı âşığıydı Poyrazoğlu. Onun hakkında kitap yazmak da nasip oldu.”</p>
<p><b>“Âşık Ahmet Poyrazoğlu, Zeytinburnu’na renk kattı.”</b></p>
<p>Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, program öncesinde kitapta ve programda emeği geçenlere teşekkür etti:</p>
<p>“İyi ki Ahmet Poyrazoğlu’yla tanıştık. İyi ki 40 yıl Zeytinburnu’nda öğretmenliğiyle, eğittiği çocuklarla, komşuluğuyla, sazıyla, sözüyle, sesiyle Zeytinburnu’muzu kaynaştırdı, Zeytinburnu’na renk kattı. Bize düşen bu kültürü kalıcı hale getirmek. Bu konuda şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Kitabın yazarı Süleyman Şenel de Zeytinburnulu hemşehrimiz. Ortaya çok güzel bir eser çıktı.”</p>
<p><b>“Ahmet Poyrazoğlu, Âşık Emrah’ın varisidir.”</b></p>
<p>Van Erciş Vakfı Başkanı Murat Çevik, Ahmet Poyrazoğlu’nun Erciş için öneminden söz etti:</p>
<p>“Çok güzel bir program. Hemşehrimiz Ahmet Poyrazoğlu’na verdiği değer için Sayın Belediye Başkanımız Ömer Arısoy’a teşekkür ediyorum. Ahmet Poyrazoğlu, bizim değerimizdir. Türkiye’ye mâl olmuş bir âşık ve şairimizdir. Ahmet Poyrazoğlu’nu Âşık Emrah’ın torunu ve varisi olarak kabul ediyoruz. Ahmet Poyrazoğlu, Âşık Emrah’ın yolundan gidiyor.”           </p>
<p><b>“Zeytinburnu’nda vefa örneği gösteriliyor.”</b></p>
<p>Dr. Adem Uslu, konuşmasında vefa kavramına vurgu yaptı:</p>
<p>“Bu bir vefa gecesi. Zeytinburnu ilçemizde Vefa diye bir semt yok. O semt olmayınca Belediye Başkanımız o eksikliği hissetmemek adına çok vefalı davranıyor. Büyük bir vefa örneği gösteriyor. Burada göreve başladığımdan beri bunu hissediyorum. Daha önce Zeytinburnu’na hizmet etmiş birçok değere vefa programları düzenlendi. Buna hepimiz şahidiz.”</p>
<p><b>Ahmet Poyrazoğlu Paneli, Aşıklar Faslı’ndan Hemen Sonra Başladı!</b></p>
<p>Âşıklar faslının ardından başlayan panelin moderatörlüğünü Süleyman Şenel üstlendi. İlk bildiriyi sunan Erol Aksoy, konuşmasında bir Ahmet Poyrazoğlu portresi çizdi:</p>
<p>“Ahmet Poyrazoğlu bağlama çalabilen, doğaçlama şiir söyleyebilen, hikaye anlatabilen, hikaye icrasının yanında hikaye tasnif edebilen biri. Böyle kimlik var karşımızda. Bütüncül bir profil çiziyor. Çok değerli bir âşık.”</p>
<p>Hayrettin İvgin, Ahmet Poyrazoğlu’nun araştırmacı karakterini vurguladı:</p>
<p>“Ahmet Poyrazoğlu ile kırk altı yıl önce tanıştık. Tanıdığımdan bu yana onun bendeki değerini artıran bir yönü de araştırmacı karakteridir. Bazı derlemelerine yaşı çok küçükken başlamıştır. Daha 1970’li yılların başında Erciş^teki usta âşıkları derlemeye başlamıştır.”</p>
<p>Kubilay Dökmetaş ise Ahmet Poyrazoğlu’nun ortaya çıkardığı bir bilgiyi dinleyicilerle paylaştı:</p>
<p>“Ercişli Davut Telli ile karşılaşan Âşık Veysel, ondan iki türküyü repertuarına alıyor. Plaklara okuyor. O plakları dinleyen Ahmet Kutsi Tecer, Âşık Veysel’i tanıma imkanı buluyor ve Âşık Veysel daha sonra nerelere geliyor. Burada Erciş’in önemini vurgulamak istiyorum. Bu bilgileri veren Ahmet Poyrazoğlu’na da çok teşekkür ediyorum.”</p>
<p><b>Âşık Ahmet Poyrazoğlu Kimdir?</b></p>
<p>Ahmet Poyrazoğlu, 1951’de Erciş’te doğmuş, köklü bir âşık geleneğinin içinde yetişmiş, hem ailesinden aldığı kültürel mirasla hem de genç yaşta başladığı sahne tecrübesiyle 20. yüzyıl âşıklığının en önemli temsilcilerinden biri hâline gelmiştir. Çocukluk yıllarında ailesinin âşıklara açık evinde Erciş, Van, Erzurum ve Kars çevresinden gelen ustaları dinleme fırsatı bulan Poyrazoğlu, annesi ve babasının âşık havalarına hâkim oluşundan, ağabeyleri Giryanî ve Ummanî’nin şairlik ve hikâyecilik yeteneklerinden beslenmiş; 1970’te başlayan icracılık hayatında mahlasını Âşık Reyhanî’den almıştır. Öğretmenlik mesleğini sürdürürken bir yandan festivaller, konserler ve çeşitli şölenlerde yer almış; 1980’lerden itibaren yayımladığı kaset ve CD’lerle geniş bir kitleye ulaşmıştır. Şiirlerinde yalnızca hece ölçüsünü, özellikle 11’li ve 8’liyi kullanan; koşma ve semai nazım şekillerini tercih eden Poyrazoğlu, sade ama atasözleri, deyimler ve söz sanatları açısından zengin bir dil kurar. Lirik, didaktik ve satirik şiirlerinde aşk ve yoksulluktan vatan, peygamber, ehl-i beyt, Türk tarihi, kardeşlik, gurbet, ahlak ve toplumsal eleştiriye kadar geniş bir tema yelpazesine yer verir. 1985 yılından bu yana Zeytinburnu’nda yaşayan Poyrazoğlu geniş bir halk hikâyesi repertuarına sahiptir. “Bir Heybe Şiir”, “Talan Olmuş Miras”, “Ercişli Emrah ile Selbihan Hikâyesi” gibi kitapları; halk edebiyatı içindeki önemini belgeleyen tezler ve incelemeler, onun geleneğin son büyük ustalarından biri olarak kabul edildiğini göstermektedir.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ercisli-usta-asik-ahmet-poyrazogluna-zeytinburnu-kultur-sanatta-vefa-programi-yapildi-593745">Ercişli usta Âşık Ahmet Poyrazoğlu&#8217;na, Zeytinburnu Kültür Sanat&#8217;ta vefa programı yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye, Dünyanın En Dinamik Kentsel Dönüşüm Laboratuvarlarından Biri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-dunyanin-en-dinamik-kentsel-donusum-laboratuvarlarindan-biri-593250</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 07:51:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[dinamik]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel]]></category>
		<category><![CDATA[Kentsel Dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvarlarından]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593250</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye, ölçek ve hız açısından bakıldığında, kentsel dönüşüm tecrübesiyle adeta bir laboratuvar görevi görüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-dunyanin-en-dinamik-kentsel-donusum-laboratuvarlarindan-biri-593250">Türkiye, Dünyanın En Dinamik Kentsel Dönüşüm Laboratuvarlarından Biri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, ölçek ve hız açısından bakıldığında, kentsel dönüşüm tecrübesiyle adeta bir laboratuvar görevi görüyor. Sadece büyükşehir ölçeğinde dahi önemli adımlar atıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın paylaştığı verilere göre İstanbul’da bugüne kadar yaklaşık 800.000 bağımsız bölüm kentsel dönüşüm kapsamında yenilenerek hak sahiplerine teslim edildi. 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında, 2025 sonuna kadar bölge genelinde 453.000 konutun tamamlanması hedefleniyor. Bu süreç için ayrılan yeniden inşa bütçesi 2 trilyon TL’yi aşıyor.  Bir başka ifadeyle, Türkiye bugün hem afet odaklı yeniden inşa hem de planlı kentsel dönüşüm alanlarında, pek çok ülkenin onlarca yılda yakalayamadığı bir ölçeği sadece birkaç yıl içinde yönetmek zorunda.</p>
<p><strong>NOVO Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Aytuğ Dikbaşer,</strong> bu tabloyu şöyle değerlendiriyor: “Kentsel dönüşüm Türkiye’de artık sadece bina yenileme faaliyeti değil; finansmandan mühendisliğe, hukuktan sosyolojiye uzanan, çok aktörlü bir dönüşüm ekosistemi. Doğru planlama ve şeffaflıkla yönetildiği takdirde, Türkiye bu ekosistemiyle bölgesine ve dünyaya model olabilecek güçtedir.” Dedi. </p>
<p>Birleşmiş Milletler ve UN-Habitat raporları, şehirlerin bugün küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %70’inden sorumlu olduğunu ve dünya nüfusunun çoğunluğunu barındırdığını ortaya koyuyor. Buna rağmen, pek çok ülkede kentsel dönüşüm; parça parça ilerleyen, daha çok “yenileme” odaklı, afet riskinden ziyade estetik odaklı projeler şeklinde karşımıza çıkıyor. Türkiye’nin farkı ise afet odağında güvenli yaşam eksenine oturma, kamu kurumlarının kurumsal ölçek ekonomisi ve proje yönetim kapasitesi değeri ile öne çıkıyor. </p>
<p> Dünya Bankası verilerine göre, 1 milyonun üzerinde nüfusa sahip kentsel alanlarda yaşayan kişi sayısı Türkiye’de 2024 itibarıyla 33 milyonu aşmış durumda. Bu da Türkiye’yi, mega kent ve büyük metropol deneyimi açısından Avrupa ve OECD liginde ön sıralara taşıyor. Dikbaşer’e göre, bu tablo Türkiye’ye önemli bir rekabet avantajı sunuyor: “Bugün dünyada hem bu ölçekte kentleşen hem de bu kadar kısa sürede yapı stoğunu yenileme mecburiyeti olan ülke sayısı çok az. Türkiye, doğru stratejilerle hareket ettiği takdirde, kentsel dönüşüm know-how’ını sadece kendi içinde değil, bölge ülkeleriyle de paylaşabilecek, mühendislik ve danışmanlık ihracatı yapabilecek seviyede.” Dedi. </p>
<p><strong>Kentsel Dönüşüm: Sadece Bina Değil, Yaşam Kalitesi Dönüşümü</strong></p>
<p>Küresel ölçekte bakıldığında, konut krizinin 2,8 milyardan fazla insanı etkilediği, plansız büyüyen şehirlerin iklim risklerini artırdığı vurgulanırken, Türkiye’deki kentsel dönüşüm politikaları; enerji verimli binalar, ulaşım hatlarına entegrasyon, sosyal ve kültürel donatı alanları gibi parametrelerle ele alındığında, sadece betonun değil, yaşam kalitesinin dönüşmesi anlamına geliyor. Aytuğ Dikbaşer, bu noktaya özellikle dikkat çekiyor: “Biz NOVO Şirketler Grubu olarak kentsel dönüşüme sadece ‘’eskiyi yık, yeniyi yap’’ mantığıyla bakmıyoruz. Mahalle dokusunun korunması, sosyal bağların güçlenmesi, çocukların ve yaşlıların güvenle yaşayabileceği sokaklar tasarlamak, en az statik proje kadar önemli.  Gerçek dönüşüm, betonarme kadar insanı da merkeze alan dönüşümdür” dedi. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-dunyanin-en-dinamik-kentsel-donusum-laboratuvarlarindan-biri-593250">Türkiye, Dünyanın En Dinamik Kentsel Dönüşüm Laboratuvarlarından Biri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hitit ve Gurobi İş Birliğiyle Ekip Planlamasında İnsan Odaklı Dönüşüm</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hitit-ve-gurobi-is-birligiyle-ekip-planlamasinda-insan-odakli-donusum-593017</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 08:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[birliğiyle]]></category>
		<category><![CDATA[Crew]]></category>
		<category><![CDATA[ekip]]></category>
		<category><![CDATA[gurobi]]></category>
		<category><![CDATA[havayolları]]></category>
		<category><![CDATA[havayolu]]></category>
		<category><![CDATA[hitit]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[izin]]></category>
		<category><![CDATA[nsan]]></category>
		<category><![CDATA[odaklı]]></category>
		<category><![CDATA[planlama]]></category>
		<category><![CDATA[planlamasında]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593017</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni nesil teknolojileriyle havayollarına dijital dönüşüm sağlayan Hitit, veriye dayalı karar verme teknolojisinde küresel lider Gurobi Optimization tarafından geliştirilen ileri matematiksel optimizasyon yeteneklerini Crane Crew platformuna entegre ederek çözüm portföyünü daha da güçlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hitit-ve-gurobi-is-birligiyle-ekip-planlamasinda-insan-odakli-donusum-593017">Hitit ve Gurobi İş Birliğiyle Ekip Planlamasında İnsan Odaklı Dönüşüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni nesil teknolojileriyle havayollarına dijital dönüşüm sağlayan Hitit, veriye dayalı karar verme teknolojisinde küresel lider Gurobi Optimization tarafından geliştirilen ileri matematiksel optimizasyon yeteneklerini Crane Crew platformuna entegre ederek çözüm portföyünü daha da güçlendirdi.</p>
<p>Hitit’in Crane çözüm ailesi içinde operasyonel planlama alanındaki önemli çözümlerden biri olan Crane Crew, dünya genelinde birçok Hitit iş ortağı havayolu tarafından kullanılan kapsamlı bir ekip yönetim sistemi. Modüler mimarisi ve gelişmiş optimizasyon algoritmalarıyla, havayolu operasyonlarının en kritik alanlarından biri olan ekip planlamasına odaklanmak üzere tasarlandı.</p>
<p>Crane Crew’ün alt modüllerinden biri olan Crane Crew Leave Optimizer, izin planlamasında operasyonel gereklilikler, iş kuralları, kıdemlilik ve ekip tercihleri arasındaki hassas dengeyi kurmak üzere tasarlandı. Bu yönüyle, sektördeki öncü ve yenilikçi çözümlerden biri olarak öne çıkıyor. Gurobi iş birliğiyle geliştirilen bu modül, havayollarının iç operasyonlarının en hassas noktalarından birine son teknoloji ile optimizasyon imkanı sunuyor.</p>
<p><strong>Hitit Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç</strong>, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: <em>“Havayolu ekiplerinin yıllık izinlerinin koordine edilmesi, geleneksel ve manuel yöntemlerle haftalar sürebilen karmaşık bir süreç. Hitit’le çalışmadan önce birçok partner havayolumuz Excel tabanlı sistemler kullanıyordu. Bu durum verimsizliğe neden olurken hata riskini de artırıyordu. Havayollarının göz önünde bulundurması gereken pek çok unsur arasında operasyonel gereklilikler, iş kuralları, kıdemlilik sıralaması ve kişisel tercihler yer alıyor. Bu nedenle manuel planlama çabaları sıklıkla verimsizliklere, ekip memnuniyetsizliğine ve uyumluluk risklerine yol açabiliyor.”</em></p>
<p>Hitit’in partner havayollarının Crane Crew’ü kullanmaya başladıktan sonra ekip planlama alanında önemli gelişmeler kaydettiğini belirten <strong>Karaağaç</strong>, sözlerine şöyle devam etti: <em>“Haftalar süren planlama süreçleri artık saniyeler içinde tamamlanabiliyor. Ekip üyeleri izin taleplerini kolaylaştırılmış bir mobil uygulama üzerinden iletirken, optimal planlama sistem tarafından otomatik olarak oluşturuluyor. Bu geliştirmeler, Gurobi ile yürüttüğümüz güçlü iş birliğinin sonuçları. Gurobi’nin matematiksel programlama motorunu sistemimize entegre ederek, izin planlaması süreçlerindeki karmaşık yapıyı veri odaklı ve ölçeklenebilir bir yöntemle ele aldık; manuel ve hata payı yüksek bir süreci hızlı ve adil bir hale getirdik.”</em></p>
<p><strong>Gurobi Optimization CEO’su Duke Perrucci</strong> ise şu değerlendirmede bulundu:<em>“Ekip üyeleri, bir havayolunun en değerli parçaları. Yıllık izin dönemlerini yalnızca verimliliği değil, aynı zamanda mürettebatın memnuniyetini de en üst düzeye çıkaracak şekilde planlamak büyük önem taşıyor. Hitit, matematiksel optimizasyonu kullanarak hem havayolları hem de çalışanları için somut değer yaratan planlar oluşturuyor.”</em></p>
<p>Hitit ve Gurobi’nin stratejik iş birliğiyle havayolu ekip izin planlamasında nasıl bir dönüşüm sağlandığını görmek için vaka çalışmasını buradan inceleyebilirsiniz</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hitit-ve-gurobi-is-birligiyle-ekip-planlamasinda-insan-odakli-donusum-593017">Hitit ve Gurobi İş Birliğiyle Ekip Planlamasında İnsan Odaklı Dönüşüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de her 7 çocuktan biri akran zorbalığına maruz kalıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-7-cocuktan-biri-akran-zorbaligina-maruz-kaliyor-591749</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2025 10:09:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[Akran Zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuğa Karşı Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuktan]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[kalıyor]]></category>
		<category><![CDATA[maruz]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[önleme]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığa]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığına]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591749</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, 10-14 Kasım Dünya Akran Zorbalığıyla Mücadele Haftası kapsamında çocuğa karşı şiddet ve akran zorbalığı ilişkisini değerlendirerek, bu yılın teması olan “İyiliğin Gücü” ne dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-7-cocuktan-biri-akran-zorbaligina-maruz-kaliyor-591749">Türkiye&#8217;de her 7 çocuktan biri akran zorbalığına maruz kalıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, 10-14 Kasım Dünya Akran Zorbalığıyla Mücadele Haftası kapsamında çocuğa karşı şiddet ve akran zorbalığı ilişkisini<strong> </strong>değerlendirerek, bu yılın teması olan “İyiliğin Gücü” ne dikkat çekti.</p>
<p><strong>Çocuğa karşı şiddetin her biçimi devam ediyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, geçtiğimiz yıl Kolombiya’nın başkenti Bogota’da düzenlenen Çocuğa Karşı Şiddetin Önlenmesi Küresel Bakanlar Toplantısı’nın birinci yıl değerlendirmesine değinerek, ülkelerin bu alanda attıkları adımları şöyle değerlendirdi:</p>
<p>“Bir yıl önce ülkeler, çocuğa karşı şiddeti tamamen ortadan kaldırmak için taahhütlerde bulunmuştu. Dünya Sağlık Örgütü ev sahipliğinde yapılan çevrim içi toplantıda, bu sözlerin ne kadar yerine getirildiği konuşuldu. Birçok ülke, özellikle ‘fiziksel ceza’ konusunda ciddi yasal yaptırımlar getirdi. Şiddetin önlenmesi, izlenmesi ve farkındalık oluşturulması konusunda güçlü adımlar atıldı.<br /> Çocuğa karşı şiddetin her biçimi —ihmal, istismar, örseleme— insanlığın acilen çözmesi gereken bir sorun olmaya devam ediyor.”</p>
<p><strong>Çocuğun çocuğa karşı olan şiddeti, akran zorbalığı</strong></p>
<p>Çocuğun çocuğa karşı olan şiddeti yani akran zorbalığının yalnızca fiziksel bir şiddet türü olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ülküer, “Zorbalık, bir bireyin kasıtlı olarak ve tekrar eden biçimde bir başka kişiye zarar vermesi ya da onu rahatsız etmesiyle ortaya çıkar. Bu yalnızca fiziksel temasla değil, sözel saldırılar, dışlama veya dijital zorbalık gibi eylemlerle de gerçekleşebilir. Genellikle üç temel unsurla tanımlanır; niyet, süreklilik ve güç dengesizliği.” dedi.</p>
<p><strong>Türkiye’de her 7 çocuktan biri zorbalığa maruz kalıyor</strong></p>
<p>UNICEF’in 2024 raporuna göre, zorbalık davranışlarının çocukların yaşam kalitesini derinden etkilediğini kaydeden Prof. Dr. Ülküer, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 verileri de durumun ciddiyetini ortaya koyuyor. TÜİK’in 2024 araştırmalarına göre; 6-17 yaş arası her 7 çocuktan biri, birden fazla kez akran zorbalığına uğruyor. Özel gereksinimli çocuklar, akran zorbalığına maruz kalma açısından daha yüksek risk altında. Zorbalığa uğrayan çocukların okul devamsızlık oranları artıyor, akademik başarıları düşüyor ve yaşam boyu sürecek travmalar ortaya çıkabiliyor.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, bu tabloya dikkat çekerek, “Akran zorbalığı, çocuğa karşı şiddetin önemli bir parçasıdır. Şiddet gören çocuklar, ilerleyen süreçte şiddet uygulamaya daha eğilimli hale gelirler.<br /> Bu nedenle, çocuğa karşı şiddetin önlenmesi, akran zorbalığının da önlenmesi açısından kritik önemdedir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Güçlü ebeveynler zorbalığın önlenmesinde kilit rol oynuyor</strong></p>
<p>İngiltere merkezli Akran Zorbalığına Karşı Birliği (Anti Bullying Alliance-ABA) gibi kurumların çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Ülküer, zorbalığın önlenmesinde en etkili stratejilerin başında ebeveynlerin güçlendirilmesinin geldiğini vurguladı.</p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, akran zorbalığının önlenmesinde en önemli faktörlerden birinin “güçlü ebeveyn-çocuk iletişimi” olduğunu ifade ederek, çocukların ilk öğretmenleri olan ebeveynlerin, bilinçli iletişim kurma becerilerini geliştirmelerinin, zorbalığın erken fark edilmesinde ve önlenmesinde hayati önem taşıdığını söyledi.</p>
<p><strong>Ebeveynlere akran zorbalığıyla mücadelede öneriler</strong></p>
<p>Ebeveynlere bu konuda bazı pratik öneriler sunan Prof. Dr. Ülküer, şöyle devam etti:</p>
<p>“Çocuğunuzla sakin ve yargılamadan konuşabileceğiniz bir zaman ayırın. Açık uçlu sorular sorun; “Bana neler olduğunu anlatabilir misin?” gibi sorularla kendini ifade etmesini sağlayın. Duygusal değişimleri fark edin; okula gitmek istememesi, eşyalarının kaybolması gibi işaretlere dikkat edin.<br />Zorbalığa uğrayan çocuğunuza bunun kendi suçu olmadığını, birlikte çözebileceğinizi hatırlatın.<br /> Zorbalığa tanık olan çocuğunuza iyiliğin önemini anlatın; yetişkine haber vermesini ve zorbalık görene destek olmasını teşvik edin. Zorbalığa karışan çocuğunuzla sakin konuşun; davranışının etkilerini anlamasına ve doğru davranışı öğrenmesine yardımcı olun. Okulla iş birliği yapın ve süreci birlikte takip edin. Empati ve saygı konusunda örnek olun; öfkelendiğinizde bile nazik ve anlayışlı davranarak model oluşturun.”</p>
<p><strong>Her okulda bir ‘zorbalık önleme sorumlusu’ bulunmalı </strong></p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, akran zorbalığını önlemede okul sistemlerinin ve eğitim politikalarının önemini dile getirerek, “Öğretmenlerin meslek öncesi ve hizmet içi eğitimlerinde akran zorbalığıyla mücadeleye yer verilmesi gerekiyor. Her okulda bir ‘zorbalık önleme sorumlusu’ bulunmalı. Zorbalık olayları kayıt altına alınmalı ve ilgili kurumlara hızla bildirilmelidir. Ayrıca okullar, ebeveynlerle güçlü bir iletişim içinde olmalıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Zorbalık yapan çocukların çoğu da geçmişin mağdurları </strong></p>
<p>Zorbalık döngüsünün kırılabilmesi için mağdurların yanı sıra zorbalık yapan çocuklara da psikolojik destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ülküer, “Şiddet şiddeti doğurur. Zorbalık yapan çocukların çoğu, geçmişte başka türden şiddetlerin mağdurları olmuştur. Bu nedenle, davranışlarının ardındaki nedenlerin araştırılması ve gerekli psikososyal desteğin sağlanması çok önemlidir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Akran Zorbalığını Önleme Fonu kurulmalı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, çözüm önerilerini ise şu şekilde sıraladı:</p>
<p>“Politika odaklı araştırmalar yapılmalı; yalnızca “kim” ve “ne” değil, “neden” ve “nasıl” sorularına da yanıt aranmalı.</p>
<p>İzleme ve değerlendirme çalışmaları, mevcut önleme programlarını bilimsel olarak gözden geçirmeli.</p>
<p>Ulusal strateji planı ve bütçe, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda hazırlanmalı.</p>
<p>Akran Zorbalığını Önleme Fonu kurulmalı; farkındalık çalışmalarının sürdürülebilirliği için kaynak oluşturulmalı.”</p>
<p><strong>İyiliğin gücünü kullanalım ve akran zorbalığının önüne geçelim</strong></p>
<p>Tüm bu gerekçelerden yola çıkarak, TBMM içinde başlatılan Çocuk Hareketi’nin Türkiye Büyük Millet Meclis’i bünyesinde Akran Zorbalığını Önleme Komisyonu kurduğunu ifade eden Prof. Dr. Ülküer, “Komisyon, katılımcı bir bakış açısıyla çalışmalarına başlamış bulunmaktadır. Bu önerilerin hayata geçirilmesinde önemli bir lokomotif olacaktır. Desteklenmesi gereken önemli bir adım. İyiliğin gücünü kullanalım ve akran zorbalığının önüne geçelim.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-7-cocuktan-biri-akran-zorbaligina-maruz-kaliyor-591749">Türkiye&#8217;de her 7 çocuktan biri akran zorbalığına maruz kalıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tip 2 Diyabeti Önlemek İçin Yapmamız Gereken 8 Öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tip-2-diyabeti-onlemek-icin-yapmamiz-gereken-8-oneri-591460</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Nov 2025 08:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabeti]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[önlemek]]></category>
		<category><![CDATA[Riskin]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tarzı]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[yapmamız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591460</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstatistiklere göre, dünya genelinde yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 13–14’ü yani her 7 kişiden biri Tip 2 diyabetli.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tip-2-diyabeti-onlemek-icin-yapmamiz-gereken-8-oneri-591460">Tip 2 Diyabeti Önlemek İçin Yapmamız Gereken 8 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstatistiklere göre, dünya genelinde yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 13–14’ü yani her 7 kişiden biri Tip 2 diyabetli. Bu oranın özellikle 30 yılda önemli ölçüde artış gösterdiğine işaret eden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Funda Öztürk, Uluslararası Diyabet Federasyonu verilerine göre Türkiye’de de yetişkinlerin yaklaşık yüzde 16’sının diyabetli olduğunu hatırlattı. </p>
<p>Bu artışın temel nedenlerinin başında sağlıksız yaşam, beslenme alışkanlıklarındaki değişim ve obezitenin geldiğini söyleyen Dr. Öztürk, “Ancak doğru yaşam tarzı değişiklikleriyle Tip 2 diyabet büyük ölçüde önlenebilir” dedi.  Dr. Öztürk, “Verilere bakıldığında, diyabetin sadece tedavi edilmesi gereken bir hastalık olmadığı, aynı zamanda önlenmesi mümkün bir halk sağlığı sorunu olduğu ortaya çıkıyor” diye konuşarak, bilimsel verilerin ışığında Tip 2 diyabeti önlemek için hayatımızda yapmamız gereken önerileri sıraladı…</p>
<p><strong>HAREKET EDİN, DÜZENLİ EGZERSİZ YAPIN</strong></p>
<p>Egzersiz ile diyabet riskinin yüzde 40 oranında azaltmanın mümkün olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Funda Öztürk, “Finlandiya ‘da 2001 yılında yayınlanan bir çalışmada; egzersiz ve kalori kısıtlaması ile diyabet riskinin yaklaşık yüzde 58 oranında azaltılabileceği gösterilmiş. Ayrıca, aerobik (dayanıklılık) egzersizlerinin yanı sıra kas güçlendirmesini sağlayacak direnç egzersizlerinin de insülin duyarlılığını artırdığı ve kan şekeri kontrolünü geliştirdiği gösterilmiştir.” diye konuştu. </p>
<p>Herkesin fiziksel kapasitesine uygun bir egzersiz programını seçerek bugünden egzersize başlaması gerektiğine işaret eden Dr. Öztürk, “En kolay yapılabilecek egzersiz 30 dakikalık yürüyüştür. Mümkünse haftanın her günü olacak şekilde en az haftanın üç günü yürümeye dikkat edin. Ayrıca haftanın iki günü de kas güçlendirici hareket faydalı olacaktır.”</p>
<p><strong>SAĞLIKLI BESLENİN, KİLO KONTROLÜNÜ SAĞLAYIN</strong></p>
<p>Beslenme şekli, sağlıklı ürünlerden oluşan bir diyetin, diyabetin önlenmesinde kilit bir rol oynadığını hatırlatan Dr. Öztürk, “Örneğin Akdeniz diyeti üzerin yapılan metaanalizler, Akdeniz tarzı beslenmeye yüksek uyum sağlayan kişilerde tip 2 diyabet riskinin yaklaşık yüzde 20-30 oranında daha düşük olduğunu gösteriyor.”</p>
<p>2024’te Çin’de 12.575 kişiyle yapılan bir başka çalışmada da Akdeniz diyetine uyum arttıkça yeni diyabet gelişim riskinin her bir puan artışta yüzde 17 azaldığının tespit edildiğini anlatan Dr. Öztürk, sözlerine şöyle devam etti: “Sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller, kuruyemişler, balık ve sağlıklı yağlar (özellikle zeytinyağı) ön planda olmalı. Kırmızı ve işlenmiş etler, ilave şeker içeren gazlı içecekler, rafine karbonhidratlar ve aşırı yağ‑şekerli yiyeceklerden uzak durulmalı. Unutmayın, hızla kilo verdiğiniz ancak sonrasında sürdüremediğiniz bir beslenme modelinin kilo kontrolünde ve diyabeti önlemede faydası yok.”</p>
<p><strong>AİLE RİSKİNİZİ ÖĞRENİN</strong></p>
<p>Tip 2 diyabetin genetik yatkınlığın etkili olduğu hastalıklardan biri olduğunu anlatan Dr. Funda Öztürk, “Birinci derece yakınlarınızda tip 2 diyabet varsa sizin de diyabet riskinizin yüksek olabileceğini unutmayın. Ailenizdeki birinci ve ikinci derece yakınlarınızın hangi hastalıkları taşıdığını öğrenin ve yaşam tarzı değişiklikleriniz için bir uyarı işareti olarak görün. Riskin varlığı sizi önlem almak için teşvik etmelidir.”</p>
<p><strong>MAVİ EKRAN SÜRESİNİ KONTROL EDİN</strong></p>
<p>“Günümüzde televizyon, bilgisayar, telefon gibi cihazlar karşısında geçirilen uzun sürelerin fiziksel aktivitenin azalmasına, hareketsizliğe ve dolaylı olarak diyabet riskine katkıda bulunabilir” diyen Dr. Öztürk, sözlerine şöyle devam etti: “Bilimsel çalışmalar, hareketli yaşam tarzına kıyasla oturmanın uzun süreli olması, insülin direncini artırdığını ve dolayısıyla metabolik sağlığı olumsuz şekilde etkilediğini gösteriyor. Bu nedenle ekran başında geçen süreyi azaltmak, aktif molalar vermek, cihaz kullanımını sınırlamak önemlidir. Cihazlarda ekran süresi için zamanlayıcı kurmak, sosyal medya ya da online alışveriş gibi hareketsiz kalmaya yol açan etkinlikleri sınırlamak yarar sağlayabilir.”</p>
<p><strong>UYKU DÜZENİNİZİ KORUYUN</strong></p>
<p>Uyku kalitesi ve düzeninin, metabolizma ve hormon dengesi açısından kritik öneme sahip olduğunu anlatan Dr. Öztürk, “Uyku yetersizliği veya düzensizliği; insülin duyarlılığını azalttığı, kan şekeri kontrolünü bozduğu çalışmalarla gösterilmiştir. Uyku en önemli sağlık göstergelerinden biridir. Bu nedenle hiçbir zaman uyku ritminizin bozulmasına izin vermeyin. Uyku ritminiz bozulduysa yeniden düzenlemeye gayret gösterin. Bazen bunun için en az üç haftalık bir süre gerekebileceğini unutmayın.”</p>
<p><strong>HEKİM KONTROLÜNDE VERİLEN İLAÇLARI DÜZENLİ KULLANIN</strong></p>
<p>Yaşam tarzında yapılacak değişimler diyabeti önlemede çok önemli olmakla birlikte özellikle yüksek riskli kişilerle tıbbi değerlendirme ve gerekirse koruyucu ilaç kullanımının da gündeme geldiğini anlatan Dr. Funda Öztürk, “Hekimin yapacağı tetkikler ve hastalık geliştirme riskine göre bazı ilaçlar kullanılabilir. Yapılan araştırmalar, bu ilaçların bazılarında yüzde 30-40 oranında diyabeti geciktirebildiği gösterilmiştir. Ancak bu noktada hekim değerlendirmesi ve hastanın tedaviye uyumu çok önemlidir. Ayrıca, 45 yaş üstü bireyler için yılda en az bir kez açlık kan şekeri, HbA1c gibi testlerin yapılması gerekir. Zira, erken tanı ve önlem açısından bu oldukça önemlidir.”</p>
<p><strong>STRESİNİZİ KONTROL ETMEYİ ÖĞRENİN</strong></p>
<p>Stresin diyabeti önleme ve kontrolde de çok önemli bir unsur olduğunu söyleyen Dr. Funda Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı: “Stres uyku kalitenizi; diyet uyumunuzu, hareket kapasitenizi değiştiren en önemli faktörlerden biridir. Bilimsel olarak da süreklilik, spor ya da diyet gibi müdahalelerde en güçlü etkiye sahip unsur olarak görülmektedir. Bu nedenle kendinize katı kurallar koyup yıkılınca  strese girmeyin. Yaşam tarzı değişikliklerini kademeli yaparak, o anının tadını çıkarmaya odaklanın. Kontrolde çok zorlanıyorsanız profesyonel yardım almayı ihmal etmeyin. Zaman zaman; beslenme ve egzersiz düzeniniz aksasa bile her günün yeni bir gün olduğunu hatırlayarak gayret göstermeye devam edin.”</p>
<p>  </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tip-2-diyabeti-onlemek-icin-yapmamiz-gereken-8-oneri-591460">Tip 2 Diyabeti Önlemek İçin Yapmamız Gereken 8 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ChatGPT:  Yenişehir, Avrupa’da 6 pilot şehirden biri olarak belirlendi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/chatgpt-yenisehir-avrupada-6-pilot-sehirden-biri-olarak-belirlendi-589067</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 08:58:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[chatgpt]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[pilot]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[şehirden]]></category>
		<category><![CDATA[şehrinden]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yenişehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589067</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mersin Yenişehir Belediyesi, Avrupa Komisyonu’nun Destination Earth (DestinE) programı kapsamında yürütülen “Kentsel Isı Pilot Hizmeti (Urban Heat Service)” projesine, Avrupa’daki 6 pilot şehir arasında yer alarak seçildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/chatgpt-yenisehir-avrupada-6-pilot-sehirden-biri-olarak-belirlendi-589067">ChatGPT:  Yenişehir, Avrupa’da 6 pilot şehirden biri olarak belirlendi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mersin Yenişehir Belediyesi, Avrupa Komisyonu’nun Destination Earth (DestinE) programı kapsamında yürütülen “Kentsel Isı Pilot Hizmeti (Urban Heat Service)” projesine, Avrupa’daki  6 pilot şehirden biri olarak seçildi. Yenişehir Belediye Meclisinde konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Abdullah Özyiğit, “Yenişehir’in Avrupa’da pilot şehir olarak seçilmesi, iklim dayanıklılığı ve akıllı şehir vizyonumuzun uluslararası düzeyde tanınmasının önemli bir göstergesidir.” dedi.</p>
<p>Yenişehir, iklim eylemi ve akıllı şehir uygulamalarıyla Türkiye’de öncü bir belediye olma vizyonunu uluslararası düzeye taşımaya devam ediyor. Hazırladığı Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) ve Akıllı Yeşil Yenişehir Eylem Planı ile ekoloji konusunda yenilikçi adımlar atan Yenişehir Belediyesi, Avrupa’daki 6 belediyeden biri olarak seçildi.</p>
<p>Avrupa Birliği’nin iklim değişikliğine uyum odaklı olan proje, Belçika Flaman Teknolojik Araştırma Enstitüsü (VITO) ve İspanya merkezli TECNALIA tarafından yürütülüyor. Program, şehirlerin artan sıcaklıklar ve kentsel ısı adası etkileri karşısında dayanıklılığını artırmayı, yerel ölçekte ısı stresi analizleri yaparak uyum stratejileri geliştirmeyi hedefliyor.</p>
<p>Proje kapsamında Yenişehir’de kentsel ısı adası şiddeti, sıcak hava dalgalarının süresi ve sıklığı, sıcağa bağlı ölüm riski, kayıp çalışma saatleri ve verimlilik kaybı gibi göstergeler analiz edilecek. Ayrıca serin bölgelerin (cool islands) tespiti ve UTCI gibi termal konfor indeksleri de değerlendirilecek. Bu veriler, belediye tarafından park tasarımlarından gölgeleme stratejilerine, sağlık uyarı sistemlerinden planlama süreçlerine kadar pek çok kararın temelinde kullanılacak.</p>
<h3>
Uyum ve azaltım senaryoları geliştirilecek</h3>
<p>Yenişehir Belediyesi bu süreçte yalnızca bir “kullanıcı” değil, aynı zamanda “ortak tasarımcı” olarak yer alacak. Proje kapsamında VITO ve Tecnalia, belediyeden yerel veri, öncelikli sorun alanları ve planlama ihtiyaçlarına dair bilgi talep edecek. Belediye, sistemin arayüzünü, parametrelerini ve raporlama biçimini test ederek geri bildirim sunacak. Böylece sistem, Yenişehir’in deneyimiyle şekillenecek.<br />
Yenişehir Avrupa’nın 6 pilot şehri arasında Yenişehir, Cascais (Portekiz), Worms (Almanya), Thessaloniki (Yunanistan), Bristol (İngiltere) ve Milano (İtalya) ile birlikte Avrupa genelinde seçilen altı pilot şehir arasında yer aldı. Proje, şehirlerin iklim krizine karşı dayanıklılığını artırmak, kentsel ısı adası etkilerini analiz etmek ve ısı stresine karşı yerel uyum stratejileri geliştirmek amacıyla farklı bölgelerdeki kentleri bir araya getiriyor. Yenişehir Belediyesi teknik ekibi, akademisyenlerle birlikte bu veriler üzerinden planlama süreçlerine yön verecek.<br />
Avrupa şehir ağlarıyla ortak çalışma Çalışma, ICLEI, Climate Alliance, Resilient Cities Network ve Eurocities gibi Avrupa şehir ağlarının iş birliğiyle yürütülüyor. Projenin ilk etkinliği Kasım ayının üçüncü haftasında çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek. Bu etkinlikte pilot şehirler bir araya gelerek proje metodolojisini birlikte şekillendirecek.</p>
<blockquote>
<h3>
Başkan Özyiğit, “Kentimizi daha yaşanabilir, sağlıklı ve dirençli bir hale getireceğiz”</h3>
</blockquote>
<p>İklim krizine karşı alınan önlemlerin önemine dikkat çeken Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, “Yenişehir’in Avrupa’da pilot şehir olarak seçilmesi, iklim dayanıklılığı ve akıllı şehir vizyonumuzun uluslararası düzeyde tanınmasının önemli bir göstergesidir. Çevre ile ilgili kenti soğutmaya, ısı adalarının yok edilmesine yönelik yapılan çalışmaları içeriyor. Ekoloji alanında yaptığımız kıymetli çalışmalarla Avrupa’daki 6 belediyeden biri olarak seçildi. Bilim insanları ‘20 yıl içerisinde Mersin’in iklim nedeniyle ölümlerin yaşanacağı bir kent olacağını’ söylüyor. Sıfır emisyona giden yolun ne kadar kıymetli olduğu hepimizin malumu ama gerekeni de yapmamız gerekiyor. Bizim bilgimizi ve altyapımızı onlar da kullanacak. Dijital İkiz projemizle iklimsel analizler yapan Türkiye’deki ilk belediyeyiz. Avrupa’daki belediyelerle de bu çalışmalarımızı paylaşacağız. Klasik belediyecilik dışında ülkeye ve dünyaya örnek çalışmalar gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Bu proje, belediyemizin Dijital İkiz Yenişehir çalışmalarıyla bütünleşen ve bu kapsamda yürüttüğümüz mikroiklim ve kentsel ısı adası analizlerinin bir devamı niteliğindedir. Mahalle ölçeğinde yüksek çözünürlüklü verilerle ısı stresini analiz edebilecek, yapay zekâ ve veri temelli karar destek sistemleriyle kentimizi daha yaşanabilir, sağlıklı ve dirençli bir hale getireceğiz.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/chatgpt-yenisehir-avrupada-6-pilot-sehirden-biri-olarak-belirlendi-589067">ChatGPT:  Yenişehir, Avrupa’da 6 pilot şehirden biri olarak belirlendi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SENOZ Vadisi, Türkiye Enduro ve ATV Şampiyonasına İlk Kez Ev Sahipliği Yapacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/senoz-vadisi-turkiye-enduro-ve-atv-sampiyonasina-ilk-kez-ev-sahipligi-yapacak-588255</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 17:59:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[atv]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[Çayeli]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[enduro]]></category>
		<category><![CDATA[eşsiz]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[şampiyonasına]]></category>
		<category><![CDATA[senoz]]></category>
		<category><![CDATA[Senoz Vadisi]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[Spor Turizmi]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[vadi]]></category>
		<category><![CDATA[vadisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588255</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rize’nin Çayeli ilçesine bağlı olan  doğal güzelliğiyle ünlü Senoz Vadisi, 8–9 Kasım 2025 tarihlerinde Türkiye Enduro ve ATV Şampiyonası’nı ağırlayacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/senoz-vadisi-turkiye-enduro-ve-atv-sampiyonasina-ilk-kez-ev-sahipligi-yapacak-588255">SENOZ Vadisi, Türkiye Enduro ve ATV Şampiyonasına İlk Kez Ev Sahipliği Yapacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rize’nin Çayeli ilçesine bağlı olan  doğal güzelliğiyle ünlü Senoz Vadisi, 8–9 Kasım 2025 tarihlerinde Türkiye Enduro ve ATV Şampiyonası’nı ağırlayacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Rize Valiliği ve Türkiye Motosiklet Federasyonu iş birliğiyle düzenlenecek şampiyona, Karadeniz’in en özel vadilerinden biri olan Çayeli Senoz Vadisi’nde doğa, spor ve adrenalini bir araya getirecek.</p>
<p>Karadeniz Bölgesi’nin en güzel doğal vadilerinden biri olan Çayeli Senoz Vadisi, eşsiz doğası, geleneksel mimarisi ve zengin ekosistemiyle hem doğaseverlerin hem de spor tutkunlarının yeni gözdesi olacak. Vadinin iki yanında uzanan yoğun orman örtüsü, şelaleler, yaylalar ve dağ köyleri; sporculara ve izleyicilere eşsiz bir deneyim sunacak.</p>
<p><strong>Ekoturizmin Kalbinde Spor Turizmi Heyecanı</strong></p>
<p>Ülkemizin biyolojik çeşitliliği en yüksek alanlarından biri olan Senoz Vadisi, sahip olduğu konum, iklim ve mikro ekosistem sayesinde hem ekoturizm hem de spor turizmi açısından büyük potansiyele sahip. Bu özel organizasyonla birlikte, vadi ilk kez ulusal çapta bir spor etkinliğine ev sahipliği yaparak bölgenin tanıtımında önemli bir adım atacak.</p>
<p><strong>Vali Baydaş: “Rize’nin Doğal ve Kültürel Değerlerini Tüm Ülkeye Tanıtacağız”</strong></p>
<p>Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, şampiyonaya ilişkin yaptığı açıklamada;</p>
<p><em>“2023 yılından Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak’ın katılımıyla  Spor Turizminde Marka Şehir Rize temasıyla düzenlediğimiz “Rize Spor Turizmi Çalıştayı’nın” meyvelerini bir bir toplamaya devam ediyoruz. Bunun bir örneği de Çayeli Senoz Vadisinde gerçekleştireceğimiz Türkiye Enduro ve ATV Şampiyonası olacaktır. Rize’nin doğal güzellikleriyle öne çıkan Çayeli ilçemizde yer alan Senoz Vadisi, ülkemizin en özel ekosistemlerinden birine sahiptir. Zengin endemik bitki örtüsü, yemyeşil ormanları, berrak dereleri ve mistik doğasıyla Senoz Vadisi, sadece Rize’nin değil, Türkiye’nin de saklı cennetlerinden biridir. Bu eşsiz coğrafyada gerçekleştirilecek olan Türkiye Enduro ve ATV Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu şampiyona, yalnızca bir spor organizasyonu olmanın ötesinde, sıfır atık prensibi ile doğayı koruyarak sporu yaşatmanın da en güzel örneklerinden biri olacaktır. Senoz Vadisi sporculara eşsiz bir parkur deneyimi sunarken, doğaseverlere de görsel bir şölen yaşatacaktır. Bu sayede hem bölgenin endemik bitki türleri ve ekolojik zenginliği tanıtılacak, hem de spor turizmi aracılığıyla Rize’nin doğal değerleri daha geniş kitlelere ulaşacaktır. Spor turizminin her geçen gün gelişmesi, hem ülke ekonomisine katkı sağlamakta hem de gençlerimizin spora yönelmesine vesile olmaktadır. Biz de bu özel etkinlikle doğayı, sporu ve turizmi bir araya getirerek Rize’nin marka değerine katkı sunmayı hedefliyoruz. Tüm vatandaşlarımızı, doğayla iç içe bir spor deneyimi yaşamak ve Senoz Vadisi’nin eşsiz güzelliklerini keşfetmek üzere bu özel şampiyonaya davet ediyorum” dedi. </em></p>
<p>Fotoğrafseverlerin, kamp tutkunlarının ve doğa yürüyüşü meraklılarının uğrak noktası olan Senoz Vadisi, bu kez motor sporları tutkunlarını ağırlayacak. Etkinlik boyunca hem ekstrem hem de adrenalin dolu anlar bir arada yaşanacak.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/senoz-vadisi-turkiye-enduro-ve-atv-sampiyonasina-ilk-kez-ev-sahipligi-yapacak-588255">SENOZ Vadisi, Türkiye Enduro ve ATV Şampiyonasına İlk Kez Ev Sahipliği Yapacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Kanserden Otizme Hastalıkların Önemli Nedenlerinden Biri Kirli Hava</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-kanserden-otizme-hastaliklarin-onemli-nedenlerinden-biri-kirli-hava-588264</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 17:59:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkların]]></category>
		<category><![CDATA[Hava Kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserden]]></category>
		<category><![CDATA[nedenlerinden]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[otizme]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[solunum]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588264</guid>

					<description><![CDATA[<p>Temiz Hava Hakkı Platformu (THHP), kuruluşunun 10. yılında hava kirliliğinin çocuklar üzerindeki çok yönlü etkisini mercek altına aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-kanserden-otizme-hastaliklarin-onemli-nedenlerinden-biri-kirli-hava-588264">Çocuklarda Kanserden Otizme Hastalıkların Önemli Nedenlerinden Biri Kirli Hava</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Temiz Hava Hakkı Platformu (THHP), kuruluşunun 10. yılında hava kirliliğinin çocuklar üzerindeki çok yönlü etkisini mercek altına aldı. İstanbul’da düzenlenen Çocuklar İçin Temiz Hava Sempozyumu’nda hava kirliliği ve iklim krizinin çocuk sağlığı üzerindeki etkileri farklı boyutlarıyla, güncel bilimsel veriler ışığında tartışıldı; temiz havanın çocuklar için temel bir insan hakkı olduğu vurgulandı. Üç panel ve bir forum oturumundan oluşan sempozyumun konuşmacıları arasında, Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Nilay Etiler, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Ddr. Bülent Tandoğan, Çocuk Alerji ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Zerrin Orbak, Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Duygu Övünç Hacıhamdioğlu, Çocuk Nörolojisi Uzmanı Doç. Dr. Semih Ayta, İş ve Meslek Hastalıkları Uzmanı Dr. Selin Çakmakcı Karakaya ve Çocuk Hematoloji Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Emine Zengin yer aldı. </p>
<p>Hava kalitesi, özellikle sanayileşme ve kentleşmenin hızla arttığı ve/veya halihazırda yoğun olduğu bölgelerde, günümüzde insan sağlığının en önemli çevresel belirleyicisi. Dünya Sağlık Örgütü&#8217;ne (DSÖ) göre dünya çapında 5 yaşından küçük her 10 çocuktan 1’i hava kirliliğine bağlı olarak hayatını yitiriyor. </p>
<p><strong>Türkiye’de 1 Yılda 538 Yenidoğan Kirli Hava Nedeniyle Hayatını Kaybetti </strong></p>
<p>Zira çocuklar, hava kirliliği söz konusu olduğunda en kırılgan toplum kesimi. Fizyolojik ve metabolik özellikleri nedeniyle hava kirliliğinin olumsuz etkilerine daha açıklar. Akciğerleri ve bağışıklık sistemleri tam olarak gelişmemiş; solunum hızları daha fazla ve kan-beyin bariyerleri daha geçirgen. Yetişkinlere göre açık havada daha çok vakit geçiriyorlar. Bununla birlikte hava kirliliğinin tehlikeleri konusunda daha az farkındalığa sahipler. Düşük sosyo-ekonomik statüye sahip hanelerde yaşayan ve çalışan çocuklar için risk daha da fazla. Erken dönemde hava kirliliğine maruz kalma ömür boyu hasara yol açabiliyor.</p>
<p>Çocuklar İçin Temiz Hava Sempozyumu’nun başkanlarından <strong>THHP Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan</strong> şöyle konuştu: “Türkiye’de ölüm sebepleri arasında hava kirliliği 5. sırada. Ülkemizde sadece 2021’de 538 yenidoğan hava kirliliğinin yol açtığı sağlık sorunları nedeniyle yaşamını yitirdi; 0-6 günlük bebeklerde ölümlerin yüzde 10,1&#8217;i ve 7-27 günlük bebekler arasında ölümlerin yüzde 7,52&#8217;si hava kirliliğine atfediliyor. Sadece ölümlere değil, hastalıklara da yol açan hava kirliliği, bir halk sağlığı sorunudur ama özellikle üzerinde durulması gereken, önlenebilir bir sağlık sorunu olması. Hava kirliliği, etkili politikalar ve hava kirliliği kaynaklarının kontrolü ile engellenebilir.” </p>
<p><strong>Anne Karnında Başlayan Etki</strong></p>
<p>Hamilelikte önemli hormonal değişiklikler olur ve hava kirliliği bu hassas dengeyi bozabilir. Toksinler, annenin solunum, dolaşım ve bağışıklık sistemi üzerinden plasentadan fetüse geçiyor. Gebelikte kirleticilere maruz kalmak, erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riskini artırıyor, çocukların ilerleyen yaşlarda kalıcı sağlık sorunları yaşamasına neden oluyor. </p>
<p>Bebeklerin hayata sağlıklı bir başlangıç yapabilmelerinin, anne karnında temiz havaya erişimleri ile yakından ilgili olduğunu belirten uzmanlar, temiz havanın yüz binlerce yenidoğan ölümünü önleyebileceğinin altını çizdi.  </p>
<p><strong>Ağaçlandırma Kanser Gelişimini Yüzde 20 Azaltabilir</strong></p>
<p>Anne karnında ya da doğum sırasında maruziyet ile çocukluk çağı kanser riski arasında da doğrusal bir ilişki söz konusu. Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nın kanserojen olarak tanımladığı PM2.5, NO₂, ozon ve benzen gibi kirleticiler, tümör gelişimini tetikleyerek çocukluk çağı kanserlerinin riskini artırıyor. </p>
<p>Çalışmalar, çocukların kansere yakalanmasında; annenin gebeyken kirli hava solumasının yüzde 32, doğum sonrası maruz kalmasının yüzde 37 ve babanın maruziyetinin ise yüzde 12 oranında etkili olduğunu gözler önüne serdi. </p>
<p>Sempozyumda, hava kirliliğinin ve buna bağlı kanser gibi hastalıkların önlenmesinde yönetimlere büyük bir görev düştüğü vurgulandı. Bir bilimsel çalışmaya göre ağaçlandırmanın hava kirliliğine bağlı kanser gelişimini yüzde 20 azaltabileceğine dikkat çekildi.</p>
<p><strong>Alzheimer Hastalığı Riskinin Artmasında Rol Oynuyor</strong></p>
<p>“Günümüzde, 2 milyar çocuğun hava kirliliğinden şiddetli şekilde etkilendiği tahmin ediliyor. Çocukluk döneminde kirli havaya maruz kalan bireylerde genetik faktörlerin de etkisiyle ilerleyen yaşlarda Alzheimer hastalığı riskinin arttığını ortaya koyan çalışmalar bulunmaktadır” diyen Çocuklar İçin Temiz Hava Sempozyumu’nun başkanlarından <strong>Çocuk Nörolojisi Uzmanı</strong> <strong>Doç. Dr. Semih Ayta</strong> sözlerini şöyle sürdürdü: </p>
<p>“Gebelik ve çocuklukta hava kirliliğine maruz kalmanın beyin gelişimi üzerine olumsuz etkileri olduğu saptandı. Üstelik bu olumsuz etkiler, hava kirliliği için Avrupa Birliğince izin verilen limitlerin altında da gözlemlendi. Kısaca, insan yaşamı süresi boyunca muhtemel kalp-damar, solunum, merkezi sinir sistemine yönelik hastalıkların ortaya çıkmasında hava kirliliğinin etkisi var. Çocuklar İçin Temiz Hava Sempozyumu’nda dinlediğimiz bilimsel çalışmalar, temiz havanın çocuk sağlığı ve iyilik hali ile ilişkili olduğunu, yetişkinlik döneminde yaşam kalitesine etki ettiğini ortaya koyuyor.” </p>
<p>Çocuklar İçin Temiz Hava Sempozyumu’nda, artan düzeylerde kirli havaya maruz kalmanın, epileptik nöbetler nedeni ile acil servise başvuruları arttırdığı gündeme getirildi.  Dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ve otizm spektrum bozuklukları (OSB) gibi gelişimsel sorunlarda da yine hava kirliliğinin etkisi olduğu belirtildi. </p>
<p><strong>Solunum Yolu Hastalıkları, Böbrek Sorunları, MS, Diyabet… </strong></p>
<p>Hava kirliliği, solunum sistemi hastalıklarının oluşmasındaki temel etkenlerden. Hava kalitesindeki değişiklikler, özellikle influenza ve RSV (Respiratuar Sinsityal Virüs gibi viral spesifik solunum yolu enfeksiyonları daha sık görülüyor. Her yıl dünyada 33 milyon bebek RSV enfeksiyonu geçiriyor, 100 bine yakın çocuk bu nedenle hayatını kaybediyor.</p>
<p>Kirli hava çocukların bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Çocuklar; zatürre, bronşiolit ve alerjik bronşit gibi hastalıklara karşı savunmasız kalıyorlar. Yine astım sıklığı ve şiddeti artarken hastalık süreleri uzuyor. </p>
<p>Son yıllarda yapılan geniş ölçekli çalışmalar PM2.5 maruziyetinin kronik böbrek hastalığı, hipertansiyon ve böbrek iltihabı riskini de artırdığını ortaya koydu. Hava kirliliği ne kadar yüksekse böbreklere o kadar fazla yük biniyor; böylece ileride hipertansiyon veya böbrek hastalığına yakalanma riski artıyor. </p>
<p>Ayrıca hava kirliliğinin çocuklarda obezite, diyabet, D vitamini eksikliği, osteoporoz ve tiroid bozuklukları, hipertansiyon ile buna bağlı kalp krizi ve inme, multiple skleroz (MS) ve uyku bozukluklarıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor. </p>
<p>Öte yandan 2022 yılında yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre Türkiye’de hava kirliliğinin hastalıklara neden olduğu biliniyor; toplumun önemli bir bölümü hava kirliliğini doğrudan hastalıkla ilişkilendiriyor. Hava kirliliği denildiğinde akla ilk gelen kavramların yüzde 27,5&#8217;i hastalıkla ilgili. Çocuğu olan katılımcıların yüzde 87,4&#8217;ü, çocuklarının kirli hava solumaktan dolayı hastalanmasından endişe ediyor. </p>
<p><strong>“Temiz Hava Hakkımızı Savunalım” Çağrısı</strong></p>
<p><strong>Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Deniz Gümüşel</strong> de şunları kaydetti: “İklim krizi ve hava kirliliği sağlığın çevresel belirleyicilerinin başında gelen ve birbiri ile iç içe geçmiş iki yaşamsal sorun. Her ikisinin de en önemli kaynakları fosil yakıtların kullanıldığı insan faaliyetleri. Hava sıcaklıklarında artış, ozon oluşumunu ve partikül yoğunluğunu arttırarak hava kirliliğinin sağlık risklerini daha da belirgin hale getiriyor. Hava kirliliğinin önlenmesi için yapılması gerekenler konusunda Temiz Hava Hakkı Platformu olarak politika, araştırma ve bilgilendirme çalışmalarımıza devam edeceğiz. Önlenebilir bir halk sorunu olan hava kirliliği, gelir grubundan bağımsız, tüm çocukları ve insanları etkiliyor. Karar vericilere ve topluma açık çağrımız: Türkiye’de PM2.5 için limit değer belirlenmeli. Bunun için hedeftemizhava.org sayfasında bir kampanya başlattık. Herkesi, temel bir çocuk ve insan hakkı olan temiz hava hakkını savunmaya davet ediyoruz.” </p>
<p>Çocuklar İçin Temiz Hava Sempozyumu’nun <strong>sonuç bildirgesinde</strong>, “Çocukların temiz hava hakkı, yaşam ve sağlık hakkının ayrılmaz bir parçası. Hava kirliliği ve iklim krizi, yalnızca çevresel değil; aynı zamanda çocuk hakları ve toplumsal adalet sorunu. Kirliliğin önlenmesi, sadece teknik önlemlerle değil; enerji, ulaşım, kentleşme ve sağlık politikalarında çocuk odaklı yaklaşımların benimsenmesiyle mümkün. Çocukların temiz hava hakkını korumak için bilimsel veriye dayalı, adil ve sürdürülebilir politikalar geliştirilmelidir” denildi. </p>
<p>Sempozyum kapsamında, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Onkoloji Bölümünde lösemi tedavisi gören ve Farabi İlk ve Orta Okulu öğrencilerinin yaptığı ‘Temiz Hava Haktır’ konulu resimler de sergilendi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-kanserden-otizme-hastaliklarin-onemli-nedenlerinden-biri-kirli-hava-588264">Çocuklarda Kanserden Otizme Hastalıkların Önemli Nedenlerinden Biri Kirli Hava</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada her 5 kız çocuğundan biri evlendiriliyor! Küçük yaşta evlilik, büyük psikolojik sorunları beraberinde getiriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-5-kiz-cocugundan-biri-evlendiriliyor-kucuk-yasta-evlilik-buyuk-psikolojik-sorunlari-beraberinde-getiriyor-587135</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 21:53:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aileleri]]></category>
		<category><![CDATA[bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğundan]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[evlendiriliyor]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikler]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[küçük]]></category>
		<category><![CDATA[yaşta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587135</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, çocuk evliliklerinin nedenleri, sonuçları ve önlenmesine yönelik çözüm önerileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-5-kiz-cocugundan-biri-evlendiriliyor-kucuk-yasta-evlilik-buyuk-psikolojik-sorunlari-beraberinde-getiriyor-587135">Dünyada her 5 kız çocuğundan biri evlendiriliyor! Küçük yaşta evlilik, büyük psikolojik sorunları beraberinde getiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, çocuk evliliklerinin nedenleri, sonuçları ve önlenmesine yönelik çözüm önerileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Çocuk evlilikleri, gelişmekte olan ülkelerde yaygın bir sorun!</strong></p>
<p>Çocuk evliliklerinin, çocuklar henüz fiziksel ve psikolojik açılardan evlenme ve çocuk sahibi olma sorumluluklarını taşımaya hazır olmadan gerçekleştirilen evlilikler olduğunu aktaran Dr. Mert Sinan Bingöl, “Gelişmekte olan ülkelerde oldukça yaygın olan çocuk evlilikleri, ülkemizde de önemli bir sorun olarak var olmaya devam ediyor.” dedi.</p>
<p>Yapılan araştırmalara göre, dünyada her 5 kız çocuktan birinin evlendirildiğine dikkat çeken Dr. Bingöl, “UNICEF 2022 verilerine göre, evlendirilen kız çocuklarının sayısı, erkek çocukların sayısından yaklaşık 6-7 kat fazla. UNICEF’in 2021 verilerine göre Türkiye, 18 yaşından önce evlenen çocuk oranlarına bakıldığında dünya genelinde 202 ülke içinde 87’nci sırada yer alıyor. Verilen istatistiklerde, bu konuda önceki yıllara göre az da olsa bir bilinç oluştuğu ancak bunun henüz yeterli düzeyde olmadığı ve bu konudaki sorunların halen devam ettiği görülüyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Erken yaşta evlendirilmiş kız çocukları intihar girişiminde bulunabiliyor!</strong></p>
<p>Çocuk yaşta ve zorla yapılan evliliklerin, üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konu olduğunu vurgulayan Dr. Mert Sinan Bingöl, “Özellikle töresel uygulamaların sosyo-kültürel hayatı yönlendirdiği bölgelerde, çocuklar aileleri tarafından zorla evlendirilebiliyor. Daha çocukluğunu yaşayamadan evlendirilen ve ebeveynlik sorumluluğu ile yüzleşen çocuklar, psikolojik olarak yıpranıyor.” dedi.</p>
<p>Çocuk yaşta evliliklere genellikle kız çocuklarının maruz kaldığını dile getiren Dr. Bingöl, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Henüz çocuk yaşta iken genellikle kendisinden yaşça büyük bir erkeğin eşi olmaları, ev işleri ile ilgili sorumluluklar alarak akranlarından koparılmaları, eğitim yaşamından alıkonulmaları, cinsel ilişkiye zorlanmaları, çocuk doğurma ve büyütme sürecinin getirdiği zorluklar, bu kız çocuklarının yaşam boyu çeşitli psikolojik problemler yaşamalarına neden oluyor. Erken evliliğin getirdiği tüm bu sorumluluklar, kız çocuklarının benlik saygılarının azalmasına, kendilerini yetersiz, değersiz ve depresif hissetmelerine yol açıyor. Erken yaşta evlendirilmiş kız çocuklarının yüzde 29’unda intihar düşüncelerinin, yüzde 21’inde ise intihar girişiminin olduğu gözlenmiştir.</p>
<p>Evlendirildiği eşinden kaçarak kök ailesine sığınan veya boşanmakta ısrar eden kızlar ise, maalesef ya eşlerinin yanına geri gönderiliyor, ya aileleri tarafından cezalandırılıyor ya da daha da üzücü olan tarafı ‘namus, töre’ cinayeti adı altında hayatları ellerinden alınıyor.” </p>
<p><strong>Pek çok sebep erken yaşta evliliklere neden olabiliyor! </strong></p>
<p>Ailelerin, çocuklarını erken yaşlarda evlendirmelerinin pek çok kültürel, sosyal ve ekonomik sebepleri olduğunun bilindiğini kaydeden Dr. Mert Sinan Bingöl, “Bazı ailelerde kız çocukları ekonomik bir yük olarak görülebiliyor ve aileleri kızlarını evlendirerek başlık parası adı altında ekonomik kazanç sağlamak isteyebiliyor.” dedi. </p>
<p>Çocuk yaştaki kişilerin evliliklerinin bazı dini kaynaklar çerçevesinde meşrulaştırılmaya çalışıldığını da sözlerine ekleyen Dr. Bingöl, “Ayrıca, aile içinde şiddete maruz kalan çocuğun evliliği bir kurtuluş olarak görmesi, tacize veya tecavüze uğrayan çocukların kendi istekleri dışında zoraki evlendirilmesi sıklıkla gözlenen sebepler arasında. Çocuklarını erken yaşta evlendiren ailelerin genellikle eğitim düzeyinin düşük olduğu görülüyor ve ailenin eğitim düzeyi arttıkça kızların erken yaşta evlendirilme olasılığı azalıyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p>Dr. Bingöl, “Çocuk evliliği, çok boyutlu bir sorun ve çözümü için de toplumun tüm kesimlerinin ortak çabası gerekiyor.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-5-kiz-cocugundan-biri-evlendiriliyor-kucuk-yasta-evlilik-buyuk-psikolojik-sorunlari-beraberinde-getiriyor-587135">Dünyada her 5 kız çocuğundan biri evlendiriliyor! Küçük yaşta evlilik, büyük psikolojik sorunları beraberinde getiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 5 gençten biri ne eğitimde ne istihdamda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-5-gencten-biri-ne-egitimde-ne-istihdamda-586324</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 10:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimde]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[gençten]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[halı]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[istihdamda]]></category>
		<category><![CDATA[oran]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586324</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından yürütülen ve TÜBİTAK 2519 – COST Çalışma Grubu Destek Programı tarafından desteklenen "Türkiye’de NEET (Ne Eğitimde Ne İstihdamda Ne Yetiştirmede) Gençler: Profil ve İyi Olma Hali Araştırması" projesinin bulguları santralistanbul Kampüsü’nde gerçekleşen toplantıda kamuoyuyla paylaşıldı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-5-gencten-biri-ne-egitimde-ne-istihdamda-586324">Her 5 gençten biri ne eğitimde ne istihdamda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından yürütülen ve TÜBİTAK 2519 – COST Çalışma Grubu Destek Programı tarafından desteklenen &#8220;<strong>Türkiye’de NEET (Ne Eğitimde Ne İstihdamda Ne Yetiştirmede) Gençler: Profil ve İyi Olma Hali Araştırması</strong>&#8221; projesinin bulguları <strong>santral</strong>istanbul Kampüsü’nde gerçekleşen toplantıda kamuoyuyla paylaşıldı. </p>
<p>10 Mayıs-2 Haziran 2025 tarihleri arasında yürütülen saha çalışması Fraktal Araştırma tarafından Türkiye genelinde 29 ilde, 18-29 yaş aralığındaki 2 bin 403 gençle hanelerde yüz yüze görüşülerek gerçekleştirildi. Araştırma, gençlerin iyi olma halini &#8220;maddi durum&#8221;, &#8220;eğitim&#8221;, &#8220;sağlık ve psikososyal iyi oluş&#8221;, &#8220;aile&#8221;, &#8220;siyasal, sivil katılım, güven ve faillik&#8221; gibi birçok farklı boyutta ele aldı. Proje kapsamında anket çalışmasının yanı sıra İstanbul ve Çukurova’da gençler ile derinlemesine görüşmeler ve kamu, STK ve akademi temsilcilerinin katıldığı politika geliştirme çalıştayları hayata geçirildi. </p>
<p>Projenin kapanış toplantısı İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi öğretim üyeleri <strong>Prof. Dr. Emre Erdoğan</strong>, <strong>Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci</strong>, <strong>Doç. Dr. Başak Akkan</strong>, <strong>Dr. Öğr. Üyesi Tuğçe Erçetin Sabuncu</strong> ve doktora bursiyeri <strong>Birnur Kafalı Eyolcu</strong>’nun sunumlarıyla gerçekleşti. </p>
<p><strong>Kadınlar ev içi sorumluluklar nedeniyle işgücünün dışında</strong> </p>
<p>Araştırma gençlerin istihdamına, işgücü piyasasındaki koşullarına ve maddi durumlarına ilişkin çarpıcı veriler ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan 18-29 yaş arası gençlerin yüzde 46’sı bir işte çalışırken yüzde 54’ü çalışmıyor. Bu grubun yaklaşık üçte biri ise ne istihdamda, ne eğitimde, ne de herhangi bir mesleki eğitim sürecinde. </p>
<p>Toplumsal cinsiyet, bu tabloyu en güçlü şekillendiren değişken olma özelliği taşıyor. Erkeklerin yüzde 63’ü istihdamdayken, kadınlarda bu oran yüzde 28’e düşüyor. Araştırma bulgularına göre kadınların NEET olma olasılığı, erkeklerin olasılığının yaklaşık 2,5 katı. Bu farkın temel nedeni ise &#8220;aile sorumlulukları&#8221;. Çalışmayan kadınların yüzde 29,2’si ev içi bakım veya ailevi nedenlerle işgücüne katılamadığını belirtirken, aynı gerekçeyi ifade eden erkeklerin oranı yalnızca yüzde 1.</p>
<p><strong>İşe girişte &#8216;tanıdık&#8217; faktörü belirleyici</strong> </p>
<p>Araştırma, gençlerin iş bulma sürecinde formel kanalların tek başına işlevsiz kaldığını gösteriyor. Gençlerin neredeyse yarısı (yüzde 45,6 civarı) istihdama arkadaşları veya akraba bağlantıları aracılığıyla erişebiliyor. Buna karşılık, dijital iş arama platformları aracılığıyla iş bulanların oranı yalnızca yüzde 8,9.</p>
<p><strong>Çalışma Koşulları: Küçük işletmelerde uzun saatler</strong></p>
<p>Türkiye gençliğini temsil eden bu araştırma, genç istihdamının büyük ölçüde mikro ve küçük ölçekli işletmelere sıkışmış durumda olduğunu gösteriyor. Gençlerin yüzde 85’i 50 kişiden az çalışanı olan yerlerde çalışıyor. Başta mağazalar ve yeme-içme mekanları olmak üzere ağırlıklı olarak satış danışmanı, garson veya kasiyer gibi hizmet sektörü pozisyonlarında istihdam ediliyor. Gençlerin yüzde 58’i günde 9 saat ve üzerinde çalıştığını belirtirken yüzde 66,8’i haftada 6 gün, yüzde 8,3’ü ise haftanın her günü çalışıyor. Haftada 5 gün çalışanların oranı yalnızca yüzde 18.</p>
<p><strong>Gençlerin yüzde 65’i ayda 27 bin TL’nin altında ücret alıyor</strong></p>
<p>Araştırma, gençlerin içinde bulunduğu ekonomik çıkmazı da çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. Gençlerin yaklaşık yüzde 65’i ayda 27 bin TL’nin, yüzde 35’i ise 9 bin TL’nin altında kazanıyor. Katılımcıların yüzde 42,3’ü gelirinin &#8220;eksik kaldığını&#8221;, yüzde 44,6’sı ise &#8220;sadece ihtiyaçlarını karşılamaya yettiğini&#8221; belirtiyor. Yetersiz gelir, gençleri sistematik bir borçluluğa itiyor. Araştırmaya göre gençlerin geneline bakıldığında sadece yüzde 28,3&#8217;ünün hiç borcu yok. Çalışan grubun sadece yüzde 8,2’si hiçbir borcu olmadığını belirtirken; yüzde 40,5’i kredi kartı borcu, yüzde 25,3’ü taksitli borç ve yüzde 18,7’si ihtiyaç kredisi borcu yükü altında. Her on gençten altısı mevcut maddi durumundan memnun olmadığını belirtirken, &#8220;çok memnunum&#8221; diyenlerin oranı yüzde 6,3’te kalıyor. </p>
<p><strong>Gençler diplomadan umudu kesmiş durumda</strong> </p>
<p>Araştırma, gençler arasında &#8220;eğitim-istihdam bağlantısına&#8221; dair köklü bir güvensizliği ortaya koyuyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 38,7’si aldıkları eğitimin kendilerini &#8220;hayata hazırladığını&#8221; düşünürken, sadece yüzde 36,2’si &#8220;bu eğitim sayesinde iyi bir iş bulabileceğine&#8221; inanıyor. Yüzde 36,4’lük bir kesim ise bu görüşü net bir şekilde reddediyor. Eğitime olan güven, özellikle işsiz ve aile sorumlulukları taşıyan gençler arasında dip yapmış durumda. </p>
<p><strong>Gelecek kaygısı nedeniyle gözler yurtdışında</strong> </p>
<p>Eğitimden ve mevcut ekonomik yapıdan umudunu kesen gençlerin gelecek beklentileri de karamsar bir tablo çiziyor. Bu durum, gençler arasında yurt dışına yerleşme arzusunu bir &#8220;çıkış yolu&#8221; olarak güçlendiriyor. Katılımcıların yüzde 67,8’i &#8220;daha iyi iş olanakları&#8221; için yurt dışına gitmek istediğini belirtirken, bu motivasyonu yüzde 36 ile &#8220;Türkiye’de geleceğini görememe&#8221; ve yüzde 28,9 ile &#8220;ülkenin kötüye gittiğini düşünme&#8221; takip ediyor. </p>
<p>Gençler sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve siyasal nedenlerle de gitmek istiyor; yüzde 22,5’i &#8220;daha fazla kişisel özgürlük&#8221;, yüzde 6’sı ise &#8220;düşünce özgürlüğü eksikliği&#8221; nedeniyle göç arzusunda olduğunu belirtiyor. Araştırma, bu yoğun isteğin henüz somut bir plana dönüşmediğini de gösteriyor. Gençlerin sadece yüzde 8’i &#8220;kesinlikle gitmeyi planladığını&#8221; ifade ederken, yüzde 56,4’ü bunun muhtemel olmadığını belirtiyor.</p>
<p><strong>Psikolojik yorgunluk ve tükenmişlik hâkim</strong></p>
<p>Araştırma, gençlerin sağlık davranışları konusunda riskli bir tablo çizerken gençlerin özellikle psikososyal durumu endişe verici bir seviyede. Katılımcıların yüzde 36,6&#8217;sı sık sık &#8220;yorgun hissettiğini&#8221;, yüzde 33,5&#8217;i &#8220;uykusuzluk çektiğini&#8221;, yüzde 29,2&#8217;si &#8220;mutsuz veya sıkıntılı&#8221; olduğunu ve yüzde 26,6&#8217;sı &#8220;sorunlarıyla baş edemediğini&#8221; belirtiyor. Bu bulgular, gençlerin üçte birinden fazlasının yoğun stres altında yaşadığını ve dinlenemediğini gösterirken psikolojik yorgunluk ve tükenmişlik sorunları en çok işsiz gençlerde görülüyor.</p>
<p><strong>Gençler siyasete oy vererek katılıyor, STK&#8217;lara uğramıyor</strong> </p>
<p>Araştırma, gençlerin siyasal ve sivil katılımı ile ilgili de çarpıcı veriler ortaya koyuyor. Gençlerin yüzde 79,9’u siyasete oy vererek katılırken bir siyasi partiye üye olanların oranı ise sadece yüzde 6,8. Gençlerin sivil alana katılımına bakıldığında ise bir STK&#8217;ya üye olanların oranı yüzde 9,3’ken düzenli gönüllülük yapanların oranı ise yüzde 11,4. Gençler, parti faaliyeti yerine yüzde 28-29 oranlarıyla boykot veya çevrimiçi protesto gibi daha bireysel ve esnek eylem biçimlerini tercih ediyor. Araştırma sonuçları gençlerin siyasi açıdan bireysel olarak kendilerine güvendiklerini ancak sisteme karşı derin bir yabancılaşma içinde olduklarını gösteriyor.</p>
<p><strong>NEET olma durumu bir tükenmişlik hali </strong></p>
<p>Araştırma bulguları aynı zamanda İstanbul ve Çukurova Bölgesinde Nisan-Temmuz 2024 tarihleri arasında yüzden fazla NEET genç yapılan derinlemesine mülakatları ve odak grupları da içeriyor. Gençlerin deneyimlerini aktardıkları bu görüşmelerde eğitimden sınav kaygısına, &#8220;beklemede&#8221; olmanın zorluklarına, ilk kez işe girecek gençler için tecrübe eksikliğinin yarattığı paradoksa birçok başlık yer alıyor. Mülakatlar, NEET olma durumunun bir &#8220;tükenmişlik hikayesi&#8221; olduğunu güçlü bir şekilde ortaya koyarken, uzayan iş arama süreçleri, bakım yükleri ve sürekli beklemede olma hali, gençleri yıpratan ve topluma aidiyetlerini zedeleyen bir sürece işaret ediyor. </p>
<p><strong>‘Gençler dünyayı adaletsiz bir düzen olarak görüyor’</strong></p>
<p>Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Proje Yürütücüsü <strong>Prof. Dr. Emre Erdoğan</strong>, “Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri gençler arasındaki yaygın &#8216;anomi&#8217;, yani toplumsal kuralsızlık, güvensizlik ve adalet algısındaki çöküş oldu. Kurumlara güvensizlik var ve liyakat algısının çökmüş olduğunu görüyoruz. Bu toplumsal yönsüzlük hissi, en yüksek olarak öğrenciler ve ‘beklemede’ olan gençler arasında ölçüldü. Bu adaletsizlik algısı, gençler arasında yaygın bir &#8216;hınç&#8217; duygusunu da besliyor. Gençler, dünyayı bireysel çabanın karşılığını vermediği adaletsiz bir düzen olarak görüyor.&#8217;Toplumsal hınç&#8217; olarak adlandırılan bu sistemsel adaletsizlik algısı, en keskin biçimde işsiz gençler arasında gözleniyor.” dedi</p>
<p>Gençlerin genel iyi olma halinin alarm verdiğini belirten Prof. Dr. Erdoğan, “Yaşam memnuniyeti ve gelecek umudu son derece düşük seviyelerde seyrediyor. Toplumsal adalet algısındaki çöküş ve sistemsel eşitsizliklere duyulan ‘hınç’ yaşam memnuniyetini en güçlü düşüren faktörler olarak öne çıkıyor. Bulgular, gençler için &#8220;adil bir toplum algısının&#8221; ekonomik güvenceden bile daha kritik hale geldiğini gösteriyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Politika önerileri paylaşıldı</strong></p>
<p>Araştırma ekibi bulgulara ve paydaşlarla yürütülen çalıştaylara dayanarak çeşitli politika önerileri de sundu. Gençler için sadece gelir destekleri değil sanatsal, sportif ve kültürel etkinliklere katılabilmeleri için ücretsiz &#8220;ulaşım desteği&#8221; verilmesi ve barınma, sınav ücretleri gibi çeşitli kalemleri kapsayan finansal desteklerin de sağlanması önerildi. Eğitimin sadece akademik bilgiyle donatan bir yapıdan çıkarak beceri, yönelim ve deneyimle güçlendiren bir modele dönüştürülmesi gerektiği vurgulandı. Bakım yükünün ailelerin, özellikle de kadınların omzunda kalmaması için devletin, yerel yönetimlerin ve işyerlerinin aktif sorumluluk almasının altı çizildi. Gençlerin psikososyal iyilik hali için de okullardaki rehberlik sisteminin daha destekleyici ve etkin rol almasının sağlanması, gençlerin ücretsiz ve güvenli biçimde sosyalleşebileceği, aidiyet hissini ve toplumsal bağlarını güçlendireceği kamusal alanların çoğaltılması önerildi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-5-gencten-biri-ne-egitimde-ne-istihdamda-586324">Her 5 gençten biri ne eğitimde ne istihdamda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Demir Demirkan bu kez edebiyat sahnesinde hayranları ile buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/demir-demirkan-bu-kez-edebiyat-sahnesinde-hayranlari-ile-bulustu-585127</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Oct 2025 12:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[demir]]></category>
		<category><![CDATA[demirkan]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[hayranları]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[sahnesinde]]></category>
		<category><![CDATA[şarkı]]></category>
		<category><![CDATA[yazma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585127</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkçe rock müziğin en önemli temsilcilerinden, “Zamanda Saklı” isimli kitabıyla edebiyat dünyasına adım atan Demir Demirkan, İZKİTAP-6. İzmir Kitap Fuarı’nda okurlarıyla buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/demir-demirkan-bu-kez-edebiyat-sahnesinde-hayranlari-ile-bulustu-585127">Demir Demirkan bu kez edebiyat sahnesinde hayranları ile buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkçe rock müziğin en önemli temsilcilerinden, “Zamanda Saklı” isimli kitabıyla edebiyat dünyasına adım atan Demir Demirkan, İZKİTAP-6. İzmir Kitap Fuarı’nda okurlarıyla buluştu. Sanatçı, yazma sürecine ve kitabın çıkış fikrine ilişkin samimi açıklamalarda bulunurken müzik kariyerindeki önemli noktalardan biri olan Eurovision şarkısının ortaya çıkış hikayesini de paylaştı.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve Tact Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen İZKİTAP – 6. İzmir Kitap Fuarı, birbirinden değerli isimleri ağırlamayı sürdürüyor. Müzik kariyeriyle tanınan Demir Demirkan, bu kez edebiyat sahnesinde hayranları ve okuyucuları ile bir araya geldi. Demirkan, Uzun Havuz Etkinlik Sahnesi’ndeki söyleşide, “Zamanda Saklı” isimli kitabının çıkış sürecini anlattı. Uzun zamandır roman yazma fikrinin aklında olduğunu belirten Demir Demirkan, “Zaten kısa hikayeler yazıyordum. İngiliz edebiyatı okudum üniversitede. Edebiyata oldukça ilgiliyim. Çok da takip ederim. Ama bir türlü o cesareti bulamamıştım. Geçen yaz, artık bunu yazmam gerektiğini, içimde dayanılmaz bir istek olduğunu hissettim. Bir romana başlamak çok korkutucu bir şey çünkü, bitiremezsen bir yenilgi gibi hissediyorsun ve ben yenilgileri sevmem. Zaferlerim şarkısını da o yüzden yazdım. Birisiyle çalışayım dedim; tıpkı ilk bisiklete binerken arkadan seleyi tutan biri gibi. Editörümle birlikte başladığımız süreçte yazdıktan sonra yolluyordum. O düzeltmeler yapıyordu, ama genel olarak her şey çok akıcı ilerledi. Bir noktadan sonra roman kendi kendine yazılmaya başladı” dedi.</p>
<p>Yazmanın biraz da bağımlılık yapan bir şey olduğunu ifade eden Demirkan, “Yani romanı yazmaya başladığımda ben de beklemiyordum. Sen karakterleri oluşturduktan sonra karakterler kendi hayatını buldu ve onların cevapları, soruları ve davranışları aslında benim tasarlamadığım yerlere gitti. Çok ilginç bir süreçti açıkçası, ben de kendimi onu izler buldum. O yüzden de çok hoşuma gitti bu dünyanın içinde olmak. Kitabı okuyunca da hissedeceksiniz; kitabı bıraktıktan sonra o dünya kafanda kalıyor. Böyle bir şeye sebep olmuş olmak çok ilginç” diye konuştu. </p>
<p><strong>Eurovision öyküsünü anlattı</strong></p>
<p>Söyleşide, bir soru üzerine, Eurovision’da Türkiye’ye birincilik kazandıran “Everyway That I Can” şarkısının doğuş hikayesine de değinen Demirkan, o dönemdeki müzikal süreci şöyle anlattı: “O dönemde bir şarkı yazma ihtiyacı doğmuştu. Everyway That I Can’den önce The One diye bir şarkı yazmıştım. Böyle projelerde belli bir çerçeve veriliyor; şarkı İngilizce olacak, üç dakika civarında olacak gibi. O çizilen alan içinde üretim yapıyorsun. Başlangıçta duygusal bir balat yazmayı planladım. Yani iyi şarkı söyleyen bir kadın o türde bir şarkı söylediğinde çok etkili oluyor. Aşk şarkısında olduğu gibi. Dolayısıyla bir yavaş şarkı yazıp, çok romantik bir şarkı yazıp onun da sesini kullanmak istemiştim. The One şarkısını yazdım. Dediler ki bana ‘Bir de yüksek tempolu bir şarkı yaz, bir de hani biraz daha böyle Türkiye&#8217;den bir şeyler olsun içinde’. Ben de çiftetelli çalalım, bunun üstüne söz yazarız, dedim. Biz seviyorsak onlar da sever’ diye düşündüm. Böylece Everyway That I Can ortaya çıktı” şeklinde konuştu.</p>
<p>Demirkan, şarkının çok sesli vokal yapısının dönemin popüler gruplarından ilham aldığını da anlatarak, “O zamanlar Destiny’s Child vardı, Beyonce’nin grubu. Onlar üç sesli vokaller yapıyordu. Biz de o fikri denedik. Şarkı öyle şekillendi. İkisi de sunuma gittiğinde Everyway That I Can seçildi. The One ise 2003’te bir albüme girdi. 2004’te İstanbul albümünü yazarken, The One bir kadının gözünden bir gecenin sabahını anlatıyordu. Ben de bunun erkek tarafından o gecenin sabahını anlatacağım deyip, Zaferlerim’i yazdım. Aslında bu iki şarkı birbirine kompliman yapıyor. Arka arkaya dinlersen biri kadının, diğeri erkeğin bakış açısından aynı hikayeyi anlatıyor” diyerek iki şarkının hikayesini ilk kez anlattığını dile getirdi. </p>
<p>Demirkan, genç hayranlarının müzikle ilgili sorularını da yanıtlayarak tavsiyelerde bulundu. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/demir-demirkan-bu-kez-edebiyat-sahnesinde-hayranlari-ile-bulustu-585127">Demir Demirkan bu kez edebiyat sahnesinde hayranları ile buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ülkemizde 38 yaş üzeri her 5 kişiden biri diyabet hastası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-38-yas-uzeri-her-5-kisiden-biri-diyabet-hastasi-584671</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 08:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastası]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[kişiden]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[Serter]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizde]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584671</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye, Avupada diyabetin en sık görüldüğü ülkelerin başında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-38-yas-uzeri-her-5-kisiden-biri-diyabet-hastasi-584671">Ülkemizde 38 yaş üzeri her 5 kişiden biri diyabet hastası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, Avupada diyabetin en sık görüldüğü ülkelerin başında yer alıyor. Vücudun bütün organ ve sistemlerini bozan bir hastalık olan diyabetin, tedavi edilmediğinde kalp, damar, göz, böbrek ve sinirleri harap ettiğini, cinsel işlevi bozduğunu belirten <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Rüştü Serter </strong>“ Hipertansiyon, damar tıkanmaları, enfarktüs, inme, kalp yetmezliği, körlük, böbrek yetmezliği en olumsuz sonuçlardır. Kapanmayan yaralara, iyileşmeyen enfeksiyonlara ve bacak ampütasyonlarına yol açabilir” diyor. </p>
<p>Ülkemizde 20-80 yaş arasında diyabetli hasta sayısının 2030 yılında 10,8 milyona çıkmasının beklendiğini, hastalığın artış hızının korkutucu düzeyde olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Serter, 4 milyonu aşkın kişinin de prediyabeti yani gizli şekeri olduğunu söylüyor. Tedavi edilmeyen prediyabetin bir süre sonra diyabete ilerlediğini, eskiden sadece yetişkinlerde görülen Tip 2 diyabetin sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve obezite nedeniyle artık çocukluk çağına kadar indiğini söyleyen Prof. Dr. Serter, diyabetten korunmak için 6 etkili önlemi sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  </p>
<ul>
<li><strong>Glisemik indeksi yüksek gıdalardan uzak durun</strong></li>
</ul>
<p>Diyabetten korunmak için alınması gereken en önemli önlemlerden biri; doğru beslenme ile fazla kilo alımının ve aşırı yağlanmanın önlenmesidir. Örneğin; hızla kana karışan karbonhidratları içeren glisemik indeksi yüksek gıdalardan (beyaz ekmek, poğaça, börek, kek, beyaz pirinç vb) uzak durmak gerekir. Risk altındaki bireyler bu konuda eğitim almalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Yemekte karnınızı tıka basa doyurmayın</strong></li>
</ul>
<p>Alınan toplam kalori önemli kriterdir. Tıka basa doymak yerine açlığın giderilmesi düzeyinde gıda alımı ile yetinmek hedeflenmelidir. Unutmamak gerekir ki; en sağlıklı gıdaların dahi aşırı miktarda tüketilmesi kilo alımına ve yağlanmaya yol açabilir. </p>
<ul>
<li><strong>Düzenli egzersiz yapın</strong></li>
</ul>
<p>Düzenli egzersiz yaparak (örneğin; hafta içi en az 3 gün 1 saat tempolu yürüyüş) fazla kilo alımı ve aşırı yağlanmanın önlenmesi çok önemlidir. Vücut kaslarının düzenli kullanılması yağlanmayı önleyici en önemli tedbirlerden birisidir. Sıklığı, süresi ve şiddeti belirlenmiş fiziksel aktiviteler egzersiz olarak tanımlanır.</p>
<ul>
<li><strong>Ölçümlerinizi düzenli yaptırın</strong></li>
</ul>
<p>Ülkemizde 38 yaş üzeri her 5 kişiden birinin diyabet hastası olduğunu belirten Prof. Dr. Rüştü Serter “Özellikle fazla kilolu bireyler ve ailesinde birinci derece yakınlarında diyabet olanlar yüksek risk grubundadır. Bu kişilerin doktora başvurarak insülin direnci, kan şekeri tablolarını doktorun uygun gördüğü aralıklarla kontrol ettirmeleri erken önlem almak için önemlidir. Ailesinde diyabet öyküsü bulunan kişilerin bir de fazla kiloları varsa risk daha da yüksektir” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Alkolden uzak durun</strong></li>
</ul>
<p>Alkolden özellikle de aşırı alkol tüketiminden uzak durulmalıdır. Aşırı alkol tüketimi vücutta yağlanmaya yol açarak insülin direnci-prediyabet sürecini hızlandırır.</p>
<ul>
<li><strong>Gerekirse ilaç kullanın</strong></li>
</ul>
<p>Prof. Dr. Serter “Diyet ve düzenli egzersize ek olarak doktor tarafından gerekli görüldüğünde düzenlenecek ilaç tedavisinin de koruyucu etkisi çoktur ve aksatılmamalıdır. Bütün bu tedbirlerin uygulanmasının ‘ömür boyu sağlıklı yaşam tarzı’ olarak benimsenmesi önemlidir. Bu yaşam tarzından çıkıldığı zaman daha evvel düzeltilmiş olan risklerin hızla geri geleceği unutulmamalıdır. Ayrıca biraz düzelme olunca tedavinin bırakılması çoğu bireyde nükslere yol açmaktadır. Doktorun onayı olmadan hiçbir şekilde tedavi bırakılmamalıdır” diyor. </p>
<p><strong>xxxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Prediyabet ve Diyabetin belirtilerine dikkat!</strong></p>
<p>Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Rüştü Serter “Prediyabet sinsi bir tablo olsa da bazı ipuçları bu konuda uyarıcı olabilmektedir. Gün içerisinde sık acıkmalar, tatlı yeme atakları, yemek sonrası tekrar acıkma, yemek sonrası uyku basması, kilo vermenin giderek zorlaşması bunlardan başlıcalarıdır. Şekerin yükselmesi ile birlikte sık idrara çıkma, gece idrara çıkma, çok susama, ağız kuruluğu, el ve ayaklarda yanma uyuşma, vücut direncinde düşme, sık enfeksiyona yakalanma görülebilir. Şeker çok yükseldiğinde kilo kaybı başlar” diyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-38-yas-uzeri-her-5-kisiden-biri-diyabet-hastasi-584671">Ülkemizde 38 yaş üzeri her 5 kişiden biri diyabet hastası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her sekiz kadından biri, meme kanseri ile karşılaşabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-sekiz-kadindan-biri-meme-kanseri-ile-karsilasabilir-583464</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Oct 2025 11:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[kadından]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[karşılaşabilir]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sekiz]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583464</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanseri riski, 80 yaşına kadar kadınların %12’sini etkiliyor……</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-sekiz-kadindan-biri-meme-kanseri-ile-karsilasabilir-583464">Her sekiz kadından biri, meme kanseri ile karşılaşabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Meme kanseri riski, 80 yaşına kadar kadınların %12’sini etkiliyor……</b></p>
<p><b>Atlas Üniversitesi Hastanesi tarafından Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen programda </b><b>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Emine Yıldırım, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu söyledi. Doç. Dr. Emine Yıldırım, meme kanserinin erken tanınmasının toplum sağlığı açısından da önemli olduğunun altını çizerek “E</b><b>rken tanı, daha etkili tedavi ve çoğu durumda tam şifa anlamına gelir. Zira bir meme kanseri 1 cm çapında iken muayenede ele gelir ve bu dönemde koltuk altı yayılım oranı çok azdır” dedi.</b></p>
<p>Atlas Üniversitesi Hastanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte meme sağlığı ve meme kanseri hakkında bilgilendirmeler yapılıp meme kanserinde erken teşhis, meme muayenesi ve düzenli kontrolün önemini vurgulandı. </p>
<p><b>Erken tanı ile yüzde 90 iyileşme mümkün</b></p>
<p>Atlas Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Cem Cemal Balaban, açılış konuşmasında meme kanseri ile farkındalık oluşturmayı sadece bir ay boyunca değil, tüm yıla yaydıklarını söyledi. Meme kanseri ile ilgili farkındalık oluşturmada ve bilinçlenmede kadınların birbirlerine meme sağlığı ile ilgili yıllık ve aylık kontrollerini hatırlatmalarını tavsiye eden Dr. Öğr. Üyesi Cem Cemal Balaban, “Bu alışkanlık yaygınlaştığında bunun sonucunu bütün kadınlar görecek. Çünkü meme kanseri erken tanı konulduğunda yüzde 90 iyileşme oranına sahip bi kanser artık. Bu çok önemli ve erken tanısı da çok zor değil. Erken tanı için her kadının ufak bir zaman ayırması yetiyor” diye konuştu. </p>
<p><b>Kadınlarda en sık görülen kanser türü</b></p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Emine Yıldırım, meme sağlığı ve meme kanserinden korunmada alınacak önlemlere dikkat çekti. Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirten Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Her sekiz kadından bir tanesi hayatının bir döneminde meme kanseri ile karşılaşabilir. Meme kanseri riski kadınlar için 80 yaşına kadar %12’dir. Bu nedenle meme hastalıklarının özellikle meme kanserinin erken tanınması toplum sağlığı açısından da önemlidir” dedi.</p>
<p><b>Erken tanı, çoğu durumda tam şifa anlamına geliyor</b></p>
<p>Meme ile ilgili şikayetlerde kadınların en büyük korkusunun kanser olduğunu belirten Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Ancak erken tanı, daha etkili tedavi ve çoğu durumda tam şifa anlamına gelir. Tarama maografileri sayesinde pek çok kadın erken tanıya ulaşabilirken meme kanseri nin yaklaşık bir cm çapında iken muayenede ele gelebileceği ve bu dönemde koltuk altı yayılım oranı çok az olduğunu söyledi. Kanser vakalarının büyük bir kısmı memede kitle ile kendini gösterir” dedi.</p>
<p><b>Kendi kendine meme muayenesi, erken teşhis için önemli</b></p>
<p>Meme kanserinde erken teşhisin önemini vurgulayan Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Yıllık olağan muayenelerinizde doktorunuzun yaptığı meme muayenesi ve belli bir yaştan sonra muayeneye ek olarak yapılan mamografi / meme ultrasonografisi meme kanseri erken tanısının doktorunuza düşen kısmıdır. Siz ise kendi kendine meme muayenesiusulünü kavrayarak aylık olarak uyguladığınızda, erken tanındığında tedavi şansı yüksek olan bu kanser türüyle başa çıkmak için size düşen görevi yerine getirmiş olacaksınız” dedi. </p>
<p><b>Kendi kendine meme muayenesi neden önemli?</b></p>
<p>Kendi kendine meme muayenesinin, meme kanserinde erken tanı amaçlı kullanılan bir tarama yöntemi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Memede olan değişiklikleri fark etmeye yardımcı olmak için hem gözler hem de eller kullanılarak memenin görünümü veya yapısında bir farklılık olup olmadığına bakılır. Kendi kendine yapılan muayene tabi ki doktor tarafından yapılan muayenenin ve görüntülemelerin yerini tutamaz ama meme yapısına aşinalık sağlayarak memedeki değişikliği daha erken fark etmeye yardımcı olur ve kanser taramasını destekler” diye konuştu.</p>
<p><b>Kendi kendine muayeneye 20 yaş sonrası başlanmalı</b></p>
<p>Kendi kendine meme muayenesine 20 yaş sonrası başlanmasının önerildiğini kaydeden Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Muayenede meme cildinde çukurlaşma ve çekilme, renk değişikliği, meme başında çekilme, pullanma, kabuklanma, memede ele gelen bir kitle varlığı aranmalıdır” dedi.</p>
<p>Kendi kendine muayenenin yapılması gereken döneme ilişkin bilgi de veren Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Kendi kendine meme muayenesi, ideal olarak adet döngüsünün 5.-7. günleri arasında (adetten sonra ilk hafta) yani hormon etkisinin en az olduğu dönemde, ayda bir kez yapılmalıdır. Adet kanamasının başlamasıyla birlikte kanda östrojen ve progesteron hormonlarının etkinlikleri nispeten azalır ve meme dokusunu incelemek kolaylaşır” dedi.</p>
<p>Doç. Dr. Emine Yıldırım, menopoz döneminde olan ve adet görmeyen kadınların ise her ayın kendi belirledikleri bir gününde bu muayeneyi yapabileceklerini ifade etti.</p>
<p>Meme ultrasonografisinin memede tespit edilmiş kitlenin doğasını ortaya koymada kullanılan yararlı bir yöntem olduğunu belirten Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Meme için kullanılan ultrasonların özellikleri sayesinde derini değil yüzeyel dokuyu taramayı amaçlayan özel kullanımlı cihazlardır” dedi.</p>
<p><b>Mamografi 40 yaşından sonra her yıl çektirilmelidir</b></p>
<p>Mamografinin ise memenin röntgen ışınları (X ışınları) ile incelenmesi olduğunu kaydeden Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Bu yöntemle meme kanseri muayene ile tanınabilecek büyüklüğe ulaşmadan tanınabilir. Mamografi ile elde edilen direkt grafiler olan mamogramlar”da meme dokusundaki kanser bulguları araştırılmaktadır. Mamografi Tarama Testi Programı, Radyoloji Derneği tarafından 40 yaş sonrası her yıl önerilmektedir. Kadın sağlıklı ve yaşam beklentisi 5 yıldan fazla ise tarama ileri yaşlara kadar devam eder. Genellikle birçok rehberde  üst sınır 70-74 kabul edilir” dedi.</p>
<p>Doç. Dr. Emine Yıldırım, birinci derece akrabalarında meme kanseri olanlarda mamografi ile taramaya, tanı yaşının 10 yıl öncesinde başlandığını ancak mamografi yaşının alt sınırıının 25 olduğunu söyledi.</p>
<p><b>Meme kanserinde tedavi yöntemleri</b></p>
<p>Meme kanserinde tedavi yöntemlerinden de bahseden Doç. Dr. Emine Yıldırm “Öncelikle hastalığın tedavi edilebilir olduğunu bilmeliyiz. Meme kanseri ileri evrede yakalanmışsa tümör boyutu büyük ya da koltuk altı lenf bezlerine yayılım varsa tedaviye kemoterapi ile başlanıp kitle küçültülebilir ve daha sonra cerrahi tedavi uygulanabilir. Başlangıçta kemoterapi almayan hastalar ameliyat sonrası kemoterapi görebilir. Hastaların memesinin bir kısmı alındıysa, ameliyat öncesi kemoterapiye rağmen memede hala kitle varsa ve koltuk altında lenf bezi varsa ameliyat sonrası radyoterapi gerekir” dedi. </p>
<p>Meme kanseri cerrahisinde artık memenin korunabileceğini, memenin tamamen alınması gerekse bile yerine hem erken dönemde hem de ilerleyen dönemde plastik ve rekonstrüktif cerrahinin de yardımı ile tekrar meme yapılabildiğini ekledi. </p>
<p><b>Tedavi sonrası takip önemli</b></p>
<p>Meme kanserinin tam olarak iyileşmesi sonrasında nüksleri atlamamak için takibin çok önemli olduğunun altını çizen Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Takiplerde kanserin tam olarak ortadan kalktığı izlenirse bu bölgeye ek düzeltici ve estetik operasyonlar uygulanabilir. Bu hastalarda psikolojik destek son derecede önemlidir” dedi.</p>
<p><b>Kadınlar kendilerine şefkat göstermeyi öğrenmeli</b></p>
<p>Gördüğü tedavi ile meme kanserini atlatan 32 yaşındaki Başak Turgut da etkinliğe katılarak kadınlara tecrübelerini anlattı. 26 yaşında meme kanserine yakalanan Başak Turgut,  belirtilere rağmen bir süre korku nedeniyle doktora başvurmadığını anlattı. Başak Turgut, daha sonra Doç. Dr. Emine Yıldırım’a başvurduğunu, iki ameliyat geçirdiğini ve bir yılı aşan tedavi sürecinin ardından sağlığna kavuştuğunu söyledi. Meme kanseri ile verdiği mücadeleyi kazandıığı için çok mutlu olduğunu söyleyen Turgut, kanserden korkulmaması gerektiğini belirterek kadınlara aylık meme kontrollerini aksatmamalarını, en küçük bir şüphede hastaneye başvurmalarını tavsiye etti. Kadınların güçlü olmayı hedeflerken zaman zaman kendilerini ihmal edebildiğini belirten Başak Turgut, “Kadınlar hayatın her alanında hep güçlü olmayı hedefliyor. ‘Çok iyi olmalıyım, mücadeleyi bırakmamalıyım’ diye düşünüyor ama burada hatalı bir nokta var ki biz gücümüzü yanlış yerde kullanıyoruz. Asıl güç, kendimize şefkat gösterebilmekteymiş. Kadınlar kendini ihmal etmemeli ve kendine vakit ayırmalı. Kendinize değer verdikten sonra en karanlık anda bile içinizde bir ışık bulabiliyorsunuz.Kanserden korkmayın, o sizden korksun” diye konuştu.  </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-sekiz-kadindan-biri-meme-kanseri-ile-karsilasabilir-583464">Her sekiz kadından biri, meme kanseri ile karşılaşabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>4. Uluslararası 13. Ulusal İzmir İleri Yaş Sempozyumu başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/4-uluslararasi-13-ulusal-izmir-ileri-yas-sempozyumu-basladi-582872</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2025 15:20:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[deneyimler]]></category>
		<category><![CDATA[dostu]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[leri]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyum]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyumu]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582872</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Ege Geriatri Derneği iş birliği ile bu yıl “Yaş Dostu İzmir” temasıyla düzenlediği 4’üncü Uluslararası 13’üncü Ulusal İzmir İleri Yaş Sempozyumu başladı. İki gün sürecek sempozyum İzmir’in yalnızca ulusal ölçekte değil, Avrupa düzeyinde de yaş dostu kent yaklaşımının örneklerinden biri haline gelmesine katkıda bulunacak. Burada paylaşılacak deneyimler hem İzmir’in vizyonunu güçlendirecek hem de Türkiye’deki diğer belediyelere yol gösterecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/4-uluslararasi-13-ulusal-izmir-ileri-yas-sempozyumu-basladi-582872">4. Uluslararası 13. Ulusal İzmir İleri Yaş Sempozyumu başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Ege Geriatri Derneği iş birliği ile bu yıl “Yaş Dostu İzmir” temasıyla düzenlediği 4’üncü Uluslararası 13’üncü Ulusal İzmir İleri Yaş Sempozyumu başladı. İki gün sürecek sempozyum İzmir’in yalnızca ulusal ölçekte değil, Avrupa düzeyinde de yaş dostu kent yaklaşımının örneklerinden biri haline gelmesine katkıda bulunacak. Burada paylaşılacak deneyimler hem İzmir’in vizyonunu güçlendirecek hem de Türkiye’deki diğer belediyelere yol gösterecek.</p>
<p>İleri yaşlı bireylerin kent yaşamına aktif katılımını sağlamak ve herkes için erişilebilir bir İzmir oluşturmak için çalışmalarını sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Ege Geriatri Derneği iş birliğiyle düzenlediği 4’üncü Uluslararası 13’üncü Ulusal İzmir İleri Yaş Sempozyumu başladı. Bu yıl  “Yaş Dostu İzmir” temasıyla iki gün boyunca Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) sürecek sempozyuma İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Ege Geriatri Derneği Başkanı psikolog Mevlüt Ülgen ve dernek yöneticileri, Büyükşehir Belediyesi bürokratları ile meclis üyeleri, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, akademisyenler ve ileri yaşlı bireyler katıldı. Sempozyum öncesinde Ege 3. Yaş Üniversitesi Korosu, konseriyle müzik ziyafeti sundu.</p>
<p><strong>“Burada kazanılacak deneyimler İzmir’in Avrupa’da ulusal bir model olmasını sağlayacak”</strong></p>
<p>Programın açılış bölümünde konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, “Bu etkinlik sadece bilimsel bir toplantı değil, geleceği şekillendiren bir vizyonun somutlaşmasıdır. Kuşaklararası dayanışmayı güçlendirmek, herkesi kucaklayan bir kent yaratmak istiyoruz. Sağlıklı Yaş Alma ve Alzheimer-Demans Hastaları Buluşma ve Dayanışma Merkezi’miz, 22 Ekim’de ders başı yapacak 3. Yaş Üniversitemiz, mahalle bazında sunduğumuz sosyal destek ve sağlık eğitim hizmetleriyle Türkiye’ye öncülük ediyoruz. İzmir’i yaş dostu bir kent yapmak sadece binaları, yolları, hizmetleri düzenlemekle sınırlı değil. ‘Yaş Dostu Kent’ demek dayanışmayı ve kapsayıcılığı merkeze alan bir felsefe. Yaş almak hayatı biriktirmektir. Bu birikimlerle olgunlaşır, bilgeliği, sabrı ve dirayeti kazanırız. İleri yaşın getirdiği sorunları değil fırsatları da konuşmak istiyoruz. İleri yaşlı bireyleri yaşamın merkezine oturtmayı da konuşmak istiyoruz. Burada paylaşacağımız deneyimler İzmir’in Avrupa’da ulusal bir model olmasını sağlayacak ve aynı zamanda Türkiye’nin diğer belediyelerine ilham verecek” dedi.</p>
<p><strong>“Sempozyum yaşlı dostu kent hedefine derinlik katacak”</strong></p>
<p>Sempozyuma başkanlık yapan Ege Geriatri Derneği’nden Prof. Dr. Sevnaz Şahin, İzmir’in binlerce yıllık kadim kültüründen örnekler vererek, “İleri yaş, biriken bilgelikle zamanın ötesine geçebilmektir. Yaşlanma da tıpkı İzmir gibi değişimin içinde kalıcı olmayı gerektirir. Özümüzü, bilgeliğimizi ve toplumsal rolümüzü korumayı gerektirir. Yaşlanmak İzmir olmaktır, kadim olmak, dayanıklı olmak, çok sesli olmak ve geleceğe dönük bakış açısına sahip olmaktır. Bu sempozyum, geçmişin bu değerli birikiminden ilham alarak, ileri yaş nüfusunun talep ve ihtiyaçlarını, sağlık, mimari, teknoloji, sosyal hizmetler ve yerel yönetimler çerçevesinde, bilimsel yöntemlerle irdeleyecektir. Buradaki her bir tebliğ ve tartışma, İzmir’in ‘Yaş Dostu Kent’ olma hedefine, tarihsel bir derinlik katacaktır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Sorumluluklarımız var”</strong></p>
<p>Yaşlı nüfusun artmasıyla değişimlerin ve taleplerin birlikte oluştuğunu belirten Ege Geriatri Derneği Başkanı Mevlüt Ülgen, sempozyumların iş birlikleriyle politikaların belirlenmesine katkı sunduğunu aktardı. Ülgen, “İzmir’de ‘Yaşlı Dostu Kent’ olma anlamında görev ve sorumluluklarımız var. Neler yapabiliriz konusunda tartışmak ve uluslararası deneyimlerden yararlanmak istiyoruz. İzmir’in yaşlı bireyler adına daha yaşanılabilir bir kent olması adına birlikte çalışmamız gerekiyor. Yaşlı bireylerin yaşamın her alanında söz ve karar sahibi olması, biriktirdikleri deneyimlerin aktarılması için bilimsel çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dolu dolu program</strong></p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından “Türkiye Sağlıklı Yaşlanma Eylem Planları ve Hedefler” adlı konferansa geçildi. Moderatörlük görevini üstlenen Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram da, “Bu 2 bin yıllık bir öykü. Sağlıklı yaş almakla ilgili bilim insanları çaba gösteriyor. Çevresel, sosyal, ekonomik birçok faktör sağlıklı yaş almada etkili. Güzel İzmir’imizi bu konuda önderlik eden bir kent yapmaya çalışıyoruz” dedi.</p>
<p>Konferansta konuşmacı olarak söz alan Prof. Dr. Sevnaz Şahin ise Türkiye’de yaşlanma alanında yapılan çalışmalara değinerek, ileri yaş bireylerinin yürütülen faaliyetleri bilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Bunları bilmeleri lazım ki haklarını öğrenip, talep edebilsinler. Yapılan birçok eylem planı var, hedefler çok büyük. Yapılan çalışmalar da var ama yeterli değil. Yaşlı nüfus artıyor. Türkiye yaşlı bir toplum oldu” dedi. Sempozyum “Dünya Sağlık Örgütünde Yaş Dostu Kentler” oturumuyla devam etti. Sempozyum günün geri kalanında “Türkiye Yaş Dostu Kent Deneyimleri Paylaşımı”, “Dünyadan İyi Uygulamalar” başlıkları altında düzenlenen oturumlarla devam edecek. 10 Ekim’de ise “Fiziksel Çevre”, “Sosyal Hizmetler”, “Topluma Katılım Yuvarlak Masa” oturumları yapılacak.</p>
<p><strong> “Yaş Dostu Kent” kavramı konuşuluyor</strong></p>
<p>Sempozyumda sağlık, sosyal hizmetler, kültür, mimari ve sosyal politikalar alanlarında atılacak adımlar yerel ve merkezi yönetimler çerçevesinde ele alınıyor, İzmir’de yaş almanın daha güvenli, sağlıklı ve mutlu yolları konuşuluyor.  “Yaş Dostu Kent” kavramı İzmir’e odaklanarak ulusal ve uluslararası katılımla ele alınarak, dünyadan ve Türkiye’den uzmanlar deneyim ve birikimlerini paylaşıyor.</p>
<p>Sempozyum, 2008’den bu yana devam eden önemli bir bilimsel ve sosyal buluşma niteliği taşıyor. Sempozyum İzmir’in Dünya Sağlık Örgütü Yaşlı Dostu Kentler ve Topluluklar Küresel Ağı’na 2025 yılında kabul edilmesiyle ayrı bir anlam taşıyor. Etkinliğe çok sayıda yerli ve yabancı akademisyen, yerel yönetim temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve sağlık profesyonelleri katılıyor. Türkiye’nin en hızlı yaşlanan şehirlerinden biri olan İzmir’de 65 yaş ve üzeri nüfusun oranı yüzde 13’e yaklaşmışken sempozyumun düzenlenmesinin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Bu demografik değişim yaşlı dostu politikaları bir tercih değil, zorunluluk haline getiriyor. Sempozyum, İzmir’in yalnızca ulusal ölçekte değil, Avrupa düzeyinde de yaş dostu kent yaklaşımının örneklerinden biri haline gelmesine katkıda bulunacak. Burada paylaşılacak deneyimler hem İzmir’in vizyonunu güçlendirecek hem de Türkiye’deki diğer belediyelere yol gösterecek.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/4-uluslararasi-13-ulusal-izmir-ileri-yas-sempozyumu-basladi-582872">4. Uluslararası 13. Ulusal İzmir İleri Yaş Sempozyumu başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İZSU&#8217;da gerçeği aratmayan tatbikat</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izsuda-gercegi-aratmayan-tatbikat-579043</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 12:35:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aratmayan]]></category>
		<category><![CDATA[bina]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[ekipler]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeği]]></category>
		<category><![CDATA[itfaiye]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarma]]></category>
		<category><![CDATA[mahsur]]></category>
		<category><![CDATA[tahliye]]></category>
		<category><![CDATA[tatbikat]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<category><![CDATA[zsu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579043</guid>

					<description><![CDATA[<p>İtfaiye Haftası etkinlikleri kapsamında İzmir İtfaiyesi’nce İZSU Genel Müdürlüğü Afet ve Acil Durum Yönetimi Birimi iş birliği ile düzenlenen yangın söndürme, tahliye ve kurtarma tatbikatında nefes kesen anlar yaşandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izsuda-gercegi-aratmayan-tatbikat-579043">İZSU&#8217;da gerçeği aratmayan tatbikat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İtfaiye Haftası etkinlikleri kapsamında İzmir İtfaiyesi’nce İZSU Genel Müdürlüğü Afet ve Acil Durum Yönetimi Birimi iş birliği ile düzenlenen yangın söndürme, tahliye ve kurtarma tatbikatında nefes kesen anlar yaşandı. Konak’taki İZSU Genel Müdürlüğü binasında senaryo gereği çıkan yangını kısa sürede söndürerek binada mahsur kalan biri engelli dört yurttaşı başarıyla kurtaran ekipler, İzmirlilere bir kez daha güven verdi.</p>
<p>İtfaiye Haftası etkinlikleri kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, İZSU Genel Müdürlüğü Afet ve Acil Durum Yönetimi Birimi iş birliği ile Konak’taki 8 katlı İZSU Genel Müdürlüğü binasında yangın söndürme, tahliye ve kurtarma tatbikatı gerçekleştirdi. Tatbikat senaryosuna göre binanın ikinci katındaki santral odasında yangın çıktı. Santral görevlisi yangına müdahale etmeye çalıştı ancak başarılı olamayınca durumu İZSU acil durum ekiplerine bildirdi. Ekipler, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. İhbar üzerine İzmir İtfaiyesi, 2 AKS aracı, 1 merdivenli araç, 2 arazöz ve 1 kurtarma aracıyla hızla olay yerine sevk edildi.</p>
<p><strong>Biri engelli dört kişi mahsur kaldığı yerden kurtarıldı</strong></p>
<p>Binanın santral odasında elektrik kontağından kaynaklanan yangın kısa sürede üst katlara yayıldı. İZSU acil durum ekipleri, itfaiye gelene kadar binadaki personelin tahliyesini gerçekleştirerek çevre güvenliğini sağladı. Senaryo gereği binanın çeşitli katlarında biri engelli olmak üzere toplam dört kişi mahsur kaldı. Olay yerine hızla müdahale eden İzmir İtfaiyesi ekipleri, yangını başarıyla söndürürken, binada mahsur kalanları bulundukları yerden kurtardı. Binanın birinci katında bulunan biri engelli olmak üzere iki kişi acil durum taşıma teknikleri kullanılarak bulunduğu yerden kurtarılırken, 22 metrelik merdivenli araç kullanılarak ikinci kat terasında mahsur kalan kazazede sepet sedye ile indirildi. Kurtarma ekibi, dördüncü kattaki kazazedeyi kurtarma sedyesi ile ip iniş tekniğini kullanarak tahliye etti. Son olarak bina içinde duman tahliyesi yapılarak güvenlik sağlandı. AKS ekipleri, yangından kurtarılan yaralıların ilk sağlık müdahalesini yaptı ve ardından hastanelere sevk etti. Tatbikat ekiplerin koordineli çalışmaları sonucu başarıyla tamamlandı. Ekipler tatbikatı heyecanla izleyen yurttaşlar tarafından uzun süre alkışlandı.</p>
<p><strong>“Hazırlık hayat kurtarır”</strong></p>
<p>Tatbikat Amiri Hüseyin Çağdaş Özbek afet ve acil durumlara hazırlığın önemine dikkat çekerek, “Bu tür tatbikatlar, gerçek olaylarda can kayıplarının önlenmesi için hayati önemde. İZSU Afet ve Acil Durum Yönetimi Birimi ile yaptığımız bu tatbikat çok başarılı bir şekilde tamamlandı ” dedi.</p>
<p><strong>İZSU Afet Birimi ilk kez görev aldı</strong></p>
<p>Tatbikatta İZSU Genel Müdürlüğü Afet ve Acil Durum Yönetimi Birimi ilk kez aktif olarak görev aldı. Birim, tahliye ve koordinasyon sürecinde kritik görevler üstlenerek tatbikatın başarıyla tamamlanmasına katkı sağladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izsuda-gercegi-aratmayan-tatbikat-579043">İZSU&#8217;da gerçeği aratmayan tatbikat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Liselerde Her 3 erkekten biri hem zorba hem mağdur</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/liselerde-her-3-erkekten-biri-hem-zorba-hem-magdur-579067</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 12:33:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[erkekten]]></category>
		<category><![CDATA[liselerde]]></category>
		<category><![CDATA[mağdur]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[zorba]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579067</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği (İMDAT) ile Acıbadem Üniversitesi Suç ve Şiddetle Mücadele Merkezi (ASUMA), 500 erkek lise öğrencisiyle akran zorbalığına dair dikkat çekici bir saha araştırması yaptı. Araştırmada öğrencilerin %58’inin zorbalık sürecine bir şekilde dahil olduğu ortaya çıktı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/liselerde-her-3-erkekten-biri-hem-zorba-hem-magdur-579067">Liselerde Her 3 erkekten biri hem zorba hem mağdur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği (İMDAT) ile Acıbadem Üniversitesi Suç ve Şiddetle Mücadele Merkezi (ASUMA), 500 erkek lise öğrencisiyle akran zorbalığına dair dikkat çekici bir saha araştırması yaptı. Araştırmada öğrencilerin %58’inin zorbalık sürecine bir şekilde dahil olduğu ortaya çıktı.</strong></em></p>
<p><em><strong>Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı ve ASUMA Direktörü Prof. Dr. Oğuz Polat, “Her üç öğrenciden biri hem zorba hem de mağdur konumunda. Bu grup, depresyon, kaygı ve stres açısından en kırılgan kesim” diyerek çarpıcı tabloya dikkat çekti.</strong></em></p>
<p>Araştırmaya göre öğrencilerin %18’i yalnızca mağdur, %6’sı yalnızca zorba, %34’ü hem zorba hem mağdur. Özellikle 9. sınıf öğrencilerinde mağduriyet oranı %42 ile en yüksek seviyede. Prof. Dr. Oğuz Polat, “Sınıf düzeyi arttıkça depresyon, kaygı ve stresin belirgin biçimde azaldığı görüldü. Bu durum, küçük yaştaki öğrencilerin zorbalık açısından daha yüksek risk altında olduklarını gösteriyor. Bu dönemde özel koruyucu önlemler kritik önem taşıyor” dedi.</p>
<p>Genel olarak değerlendirildiğinde, neredeyse her üç öğrenciden birinin hem zorba hem mağdur konumunda olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Oğuz Polat, her beş öğrenciden neredeyse ikisinin ise doğrudan mağduriyet yaşadığına dikkat çekti.</p>
<p><strong>Zorbalığı Önlemek Mümkün </strong></p>
<p>Araştırmada, yüz yüze zorbalığın siber zorbalığa kıyasla ruh sağlığı üzerinde daha yıkıcı sonuçlar doğurduğunu belirten Prof. Dr. Oğuz Polat, “Bulgular, geleneksel yani yüz yüze zorbalığın, siber zorbalığa göre ruh sağlığı üzerinde daha yıkıcı etkiler yarattığını ortaya koydu. Yüz yüze zorbalığın fiziksel yakınlık ve doğrudan etkileşim içermesi, mağdurların kendilerini daha savunmasız hissetmesine yol açıyor” diye konuştu.</p>
<p>Çalışmada, okul sevgisinin en düşük seviyede olduğu grubun hem zorba hem mağdur öğrenciler olduğu görüldü. Prof. Dr. Oğuz Polat, çözüm için bütüncül yaklaşımın önemine işaret ederek şunları söyledi:<br />
“Okullarda zorbalık karşıtı net politikalar uygulanmalı. Öğretmenler ve veliler farkındalık eğitimleriyle desteklenmeli. Empatiyi artıracak sosyal-duygusal programlar geliştirilmeli ve mağdurların psikolojik destek mekanizmalarına erişimi kolaylaştırılmalı. Siber zorbalığı önlemek için dijital farkındalık şart.”</p>
<p>Ayrıca, zorba ve mağduru aynı anda deneyimleyen kırılgan gruplara yönelik özel rehberlik ve psikososyal desteğin sağlanması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Oğuz Polat, “Erken yaşta yapılan önleyici çalışmalar, çocukların okul sevgisini ve psikolojik iyi oluşunu güçlendirerek uzun vadede toplumsal refahı artıracaktır” şeklinde konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/liselerde-her-3-erkekten-biri-hem-zorba-hem-magdur-579067">Liselerde Her 3 erkekten biri hem zorba hem mağdur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Garanti BBVA Emeklilik&#8217;ten Okula Dönüşe Özel Çocuklara BES Kampanyası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/garanti-bbva-emeklilikten-okula-donuse-ozel-cocuklara-bes-kampanyasi-578471</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2025 16:11:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bbva]]></category>
		<category><![CDATA[beş]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşe]]></category>
		<category><![CDATA[emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[garanti]]></category>
		<category><![CDATA[Garanti Bbva Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[okula]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[ten]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578471</guid>

					<description><![CDATA[<p>Garanti BBVA Emeklilik, okula dönüş dönemine özel kampanyasıyla müşterilerini Garanti BBVA Mobil, Garanti BBVA Emeklilik dijital kanalları üzerinden çocuklarına BES başlatmaya davet ediyor. 8 Eylül–8 Ekim tarihleri arasında müşteriler Garanti BBVA Mobil ve Garanti BBVA Emeklilik dijital kanalları üzerinden çocuklarına BES başlatırken, hem şimdiden çocuklarının gelecekleri için birikime başlıyor hem de 100.000 TL değerinde Boyner hediye çeki kazanacak 10 kişiden biri olma şansını yakalıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/garanti-bbva-emeklilikten-okula-donuse-ozel-cocuklara-bes-kampanyasi-578471">Garanti BBVA Emeklilik&#8217;ten Okula Dönüşe Özel Çocuklara BES Kampanyası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Garanti BBVA Emeklilik, okula dönüş dönemine özel kampanyasıyla müşterilerini Garanti BBVA Mobil, Garanti BBVA Emeklilik dijital kanalları üzerinden çocuklarına BES başlatmaya davet ediyor. 8 Eylül–8 Ekim tarihleri arasında müşteriler Garanti BBVA Mobil ve Garanti BBVA Emeklilik dijital kanalları üzerinden çocuklarına BES başlatırken, hem şimdiden çocuklarının gelecekleri için birikime başlıyor hem de 100.000 TL değerinde Boyner hediye çeki kazanacak 10 kişiden biri olma şansını yakalıyor. </p>
<p>Bu kampanyaya ek olarak, katkı payı ödemelerinde de bonus kazanımı devam ediyor. 750 TL’den başlayan tutarlarla çocukları için BES sözleşmesi başlatabilen müşteriler, aylık 3.000–7.999 TL arası katkı payı ödemesi yapanlar 3.000 TL; 8.000 TL ve üzeri katkı payı ödemesi yapanlar ise 8.000 TL bonus kazanma fırsatına sahip oluyor. Böylece hem çocukların geleceğine yatırım yapma hem de ek avantajlardan yararlanma şansı yakalıyor.</p>
<p><strong>Garanti BBVA Emeklilik Genel Müdürü Gökhan Koca</strong>, “18 yaş altı BES, çocuklarının geleceği için tasarruf ve birikim yapmayı düşünen ebeveynler için oldukça kazançlı bir yatırım aracı. Garanti BBVA Emeklilik olarak biz de daha çok çocuğun sisteme dahil olmasını, gelecekleri için birikime erkenden başlanmasını önemsiyoruz.  Bunun için ebeveynlerin şubeye gitmelerine gerek kalmadan, Garanti BBVA Mobil ve Garanti BBVA Emeklilik dijital kanalları üzerinden sözleşme başlatma imkânıyla hayatlarını kolaylaştırıyoruz. Çocuklarımızın geleceğimizin teminatı olduğunu biliyor, bugünden başlatılan birikimlerle hayallerine güvenle ulaşmalarını sağlamayı hedefliyoruz” dedi.</p>
<p>Garanti BBVA Emeklilik, avantajlı yatırım ve dijital deneyimi bir araya getiriyor. BES’in %30 devlet katkısı ve fon getirisi sayesinde müşteriler birikimlerini güvenle büyütürken, şubeye gitmeden birkaç dakikada sözleşme başlatabiliyor. 18 yaş altı katılımcılar için ayda sadece 750 TL’den başlayan ödemelerle herkese uygun birikim imkânı sunuluyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/garanti-bbva-emeklilikten-okula-donuse-ozel-cocuklara-bes-kampanyasi-578471">Garanti BBVA Emeklilik&#8217;ten Okula Dönüşe Özel Çocuklara BES Kampanyası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Keçiören&#8217;de Gaziler Günü Yoğun Katılımla Kutlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/keciorende-gaziler-gunu-yogun-katilimla-kutlandi-576027</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2025 09:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[gaziler]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[katılımla]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[kutlandı]]></category>
		<category><![CDATA[şehit]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576027</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi, Keçiören Kaymakamlığı ve Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı iş birliğinde 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla ilçedeki Atatürk Ankara Milli Mücadele Müzesi’nde (Eski Çoban Mektebi) program düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/keciorende-gaziler-gunu-yogun-katilimla-kutlandi-576027">Keçiören&#8217;de Gaziler Günü Yoğun Katılımla Kutlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi, Keçiören Kaymakamlığı ve Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı iş birliğinde <strong>19 Eylül Gaziler Günü</strong> dolayısıyla ilçedeki Atatürk Ankara Milli Mücadele Müzesi’nde (Eski Çoban Mektebi) program düzenlendi.</p>
<p>Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayıp Kur’an-ı Kerim tilaveti ve protokol konuşmaları ile devam etti. Programa; Keçiören Kaymakamı <strong>Dr. Mehmet Akçay</strong>, CHP Ankara Milletvekili <strong>Semra Dinçer</strong>, Keçiören Belediye Başkanı <strong>Dr. Mesut Özarslan</strong>, Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Başkanı <strong>Lokman Aylar</strong>, CHP Keçiören İlçe Başkanı Berk Kılıç, AK Parti Keçiören İlçe Başkanı Kadir Karapınar, BBP Keçiören İlçe Başkanı Halit Siyemoğlu, DEVA Partisi Keçiören İlçe Başkanı Ali Ölmez, Anahtar Parti Keçiören İlçe Başkanı Hamza Serhat Yeniçeri, Keçiören İlçe Emniyet Müdürü <strong>Yavuz Kahraman</strong>, Keçiören İlçe Jandarma Komutanı <strong>J. Asb. Kd. Bçvş. Adem Eker</strong><b>,</b> siyasi partilerin kadın ve gençlik kolları temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, gaziler ile aileleri katıldı.</p>
<p><b>“Gazilerimiz baş tacımızdır”</b></p>
<p>Programda katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada, gaziliğin Türk milleti için en yüce mertebelerden biri olduğunu vurgulayan <b>Keçiören Belediye Başkanı</b> <strong>Dr. Mesut Özarslan</strong>, “Gazilik, Türk milleti için en yüce mertebelerden biridir. Biz bugün bu topraklarda özgürce nefes alabiliyorsak, al bayrağımız dalgalanabiliyorsa, minarelerimizden ezan sesleri yankılanabiliyorsa bu kahraman gazilerimizin sayesinde olmuştur. Gazilerimiz bu ülkenin onurudur, gururudur. Bizler, onların emanetine sahip çıkmak zorundayız. Şehitlerimiz ve gazilerimiz sayesinde bugün dimdik ayaktayız. Keçiören’de kimse aç kalmayacak, kimse yatağa aç girmeyecek, kimse üşümeyecek. Gazilerimiz de daima baş tacımız olacak. Bizim için en önemli görev, onların yanında olmak, ihtiyaçlarını gidermek ve hak ettikleri değeri göstermektir. Ben sizin hizmetkârınızım. Kapımız her daim sizlere açıktır. Sizlerle birlikte, sizlerin desteğiyle daha güçlü bir Keçiören inşa edeceğiz. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla anıyor; hayatta olan gazilerimize sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum.” dedi.</p>
<p><b>“Gazilerimiz, yarınlarımızın teminatıdır”</b></p>
<p>Şehit ve gazilerin, Türkiye Cumhuriyeti için yaptıkları fedakârlıkların asla unutulmayacağını söyleyen <b>CHP Ankara Milletvekili <strong>Semra Dinçer</strong></b> ise, “Eğer sizi unutur, yok sayarsak yarınlarımızı kaybederiz. Bu yüzden gazilerimizin tüm haklarının verilmesi boynumuzun borcudur. Gazilerimizin günü kutlu olsun, ebediyete intikal eden tüm gazilerimize ve şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“Keçiören, Milli Mücadele’nin merkezlerinden biridir”</b></p>
<p><b>Keçiören Kaymakamı</b> <strong>Dr. Mehmet Akçay</strong> da Kurtuluş Savaşı yıllarında Keçiören’in taşıdığı öneme vurgu yaparak, “Atatürk, Anadolu Ajansı’nı burada kurdu. Bu topraklarda kalabilmek şehitlerimizin kanı ve gazilerimizin fedakârlıklarıyla mümkün olmuştur. Gazilerimiz bizim ortak paydamızdır. Kaymakamlık olarak elimizden gelen her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.” diye konuştu.</p>
<p><b>“Gazilerimizin onur mücadelesini sürdüreceğiz”</b></p>
<p><b>Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Başkanı</b> <strong>Lokman Aylar</strong> ise konuşmasında gazilerin yaşadığı sorunlara değindi. Gazilerin, şehit olamamanın üzüntüsünü taşıdığını belirten Aylar, “Birimizin kolu, birimizin bacağı, birimizin gözü vatan uğruna feda edildi. Şerefimiz gazilik nişanıdır.” dedi.<br />Gazilerin özlük haklarında yaşanan eşitsizliklerin giderilmesi gerektiğini de hatırlatan Lokman Aylar, gazilerin geçim sıkıntısı, 15 Temmuz gazilerine maaş bağlanması ve Kıbrıs ile Kore gazilerinin çocuklarına istihdam sağlanması taleplerini yineleyerek sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı. Programda davetlilere yemek ikramında da bulunuldu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/keciorende-gaziler-gunu-yogun-katilimla-kutlandi-576027">Keçiören&#8217;de Gaziler Günü Yoğun Katılımla Kutlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 10 erkekten biri prostat kanseri teşhisi alıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-10-erkekten-biri-prostat-kanseri-teshisi-aliyor-575872</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 16:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alıyor]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[erkekten]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[teşhisi]]></category>
		<category><![CDATA[Tinay]]></category>
		<category><![CDATA[Üroloji]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575872</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erkekler arasında en sık görülen kanser türlerinden prostat, her 10 erkekten birini etkileyerek tüm kanserlerin yüzde 40’ını oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-10-erkekten-biri-prostat-kanseri-teshisi-aliyor-575872">Her 10 erkekten biri prostat kanseri teşhisi alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Erkekler arasında en sık görülen kanser türlerinden prostat, her 10 erkekten birini etkileyerek tüm kanserlerin yüzde 40’ını oluşturuyor. Bu yüksek oran nedeniyle toplum sağlını yakından ilgilendirdiği için hakkında daha fazla bilgi sahibi olunması gerektiğine vurgu yapan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. İlker Tinay, “Prostat kanseri tedavisinde karşılaşılan 20 yıl önceki çaresizlikler, yapılan yoğun araştırmalar sayesinde günümüzde kontrol altına alınabiliyor. Hastaların büyük kısmı, aynı yaştaki sağlıklı bireyler kadar uzun yaşayabiliyor” dedi.</strong></p>
<p>Prostat, erkeklerde idrar torbasının yani mesanenin hemen altında bulunan, kestane büyüklüğünde bir bezdir. Spermlerin hareketi ve canlılığı için bir sıvı üreten prostatın yaş aldıkça büyüyebileceğini açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. İlker Tinay, “Domatesin likopen açısından zengin olması, halk arasında prostat büyümesini önlediği yönünde bir inanışa yol açsa da bu sebzenin sık tüketiminin mucizevi bir etkisinin olmadığı bilinmeli. Asıl önemli olan, prostatla ilgili sorunlar yaşanmadan düzenli kontrollerin yapılması ve belirtilerin erken dönemde ciddiye alınmasıdır” diye konuştu.</p>
<p><strong>Ailede prostat kanseri olan erkeklerde risk iki kat fazla</strong></p>
<p>Ailesinde prostat kanseri öyküsü olanlarda riskin iki kat arttığına değinen Prof. Dr. Tinay, “Genel olarak erkeklerin 50 yaşında üroloji polikliniğine giderek prostat kanseri taraması yaptırmaları, 60 yaşından itibaren ise her yıl düzenli kontrollerini sürdürmeleri önerilir. Babasında, erkek kardeşinde veya amcasında prostat kanseri görülen erkeklerin ise 40’lı yaşlarda üroloji muayenesi ve PSA testi yaptırmaları, erken tanı ve başarılı tedavi için büyük önem taşır” dedi.</p>
<p><strong>Çoğunlukla sessiz ilerliyor</strong></p>
<p>Toplum bilincinin yüksek olmadığı geçmiş yıllarda tarama programları yeterince gündeme gelmediği için hastaların şikâyet başlayınca kanser tanısı alabildiğini dile getiren Tinay, “İdrar yaparken kanama, işeme güçlüğü, bel veya böğür ağrısı gibi şikâyetlerin ortaya çıkması genellikle hastalığın ilerlediği anlamına gelir. Günümüzde ise özellikle internet ve sosyal medya sayesinde artan farkındalık ile prostat kanseri taramaları daha sık yapılıyor ve çoğunlukla herhangi bir belirti olmadan saptanabiliyor” dedi.</p>
<p><strong>Parmakla rektal muayene hâlâ önemli</strong></p>
<p>Erkeklerin rektal muayeneden rahatsız oldukları için kontrollerden uzak durabildiklerini belirten Tinay, “Parmakla muayene, ürolojiye başvuran hastalarda uzun yıllardır uygulanan temel yöntemlerden biri. Son yıllarda özellikle MR gibi ileri görüntüleme yöntemlerinin artan kullanımıyla birlikte, yapılan araştırmalar bu muayenenin her zaman gerekli olmayabileceğini gösteriyor. Nitekim Avrupa’da geçtiğimiz yıl yayımlanan bir çalışma, MR görüntülemesi yapılan hastalarda parmakla muayenenin ek bir fayda sağlamadığını ortaya koydu. Ancak, polikliniğe başvuran her hastaya MR çekilemeyeceği için, günümüzde prostat hastalıklarının tanısında en değerli yol hâlâ parmakla rektal muayene ve PSA testi” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-10-erkekten-biri-prostat-kanseri-teshisi-aliyor-575872">Her 10 erkekten biri prostat kanseri teşhisi alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanal İnegöl-2 Mahmudiye Mahallesinde Hayat Buluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanal-inegol-2-mahmudiye-mahallesinde-hayat-buluyor-574334</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 20:30:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alanlar]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[buluyor]]></category>
		<category><![CDATA[dere]]></category>
		<category><![CDATA[dsi]]></category>
		<category><![CDATA[hat]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[inegöl]]></category>
		<category><![CDATA[kanal]]></category>
		<category><![CDATA[mahallesinde]]></category>
		<category><![CDATA[mahmudiye]]></category>
		<category><![CDATA[Mesudiye]]></category>
		<category><![CDATA[negöl-2]]></category>
		<category><![CDATA[taban]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=574334</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnegöl Belediyesi’nin Mesudiye Mahallesinde hayata geçirdiği ve şehrin önemli çekim merkezlerinden biri olan Kanal İnegöl projesi Mahmudiye Mahallesinde de Bedre deresi üzerinde DSİ iş birliğinde hayata geçirilecek. 2,3 km’lik hat sanayi bölgesini de kapsarken, dere üzerindeki 4 köprü ise komple yenilenecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanal-inegol-2-mahmudiye-mahallesinde-hayat-buluyor-574334">Kanal İnegöl-2 Mahmudiye Mahallesinde Hayat Buluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnegöl Belediyesi’nin Mesudiye Mahallesinde hayata geçirdiği ve şehrin önemli çekim merkezlerinden biri olan Kanal İnegöl projesi Mahmudiye Mahallesinde de Bedre deresi üzerinde DSİ iş birliğinde hayata geçirilecek. 2,3 km’lik hat sanayi bölgesini de kapsarken, dere üzerindeki 4 köprü ise komple yenilenecek.</p>
<p>İnegöl Belediyesi’nin Mesudiye Mahallesinde 850 metrelik hat üzerinde gerçekleştirdiği şehrin ilk kapsamlı dere ıslahı projesi olan Kanal İnegöl hem bulunduğu bölgeye hem de şehre ciddi değer kattı. İnegöl’ün çekim merkezlerinden biri olan Kanal İnegöl projesinin devamı için de düğmeye basıldı. Bu defa Bedre deresinin Mesudiye’den Mahmudiye istikametine doğru Ahmet Türkel Çevre Yoluna kadar olan kısmında, sanayi bölgesini de kapsayan 2,3 km’lik hat üzerinde Kanal İnegöl-2 projesinin gerçekleştirileceği açıklandı. DSİ iş birliğinde yapılacak olan 600 milyon TL’lik dev projeyi Belediye Başkanı Alper Taban duyurdu.</p>
<p>İNEGÖLLÜLERİN HATIRALAR BİRİKTİRDİĞİ ALANLAR OLUŞTURULUYOR<br />İnegöl’ün dört bir yanında gerek Bakanlıklar gerekse de İnegöl Belediyesi’nin yapmış olduğu çalışmalar olduğunu hatırlatan Başkan Taban, “Bunlar günün sonunda İnegöl’ümüzün, vatandaşlarımızın huzur bulduğu, oturup dinlendiği, hatıralar biriktirdiği nefes alanları olarak yaşıyor. En güzel örneği Kanal İnegöl projemiz. Kanal İnegöl’ün ilk etabı Mesudiye Mahallemizde yaklaşık 850 metrelik bir hat. Şimdi Mesudiye Mahallemizin karşı istikametinde, karayolunun karşısında Mahmudiye Mahallesi sınırlarında Bedre Deresi üzerinde benzer bir çalışmamız olacak” dedi.</p>
<p>İHALE İÇİN GÜN SAYIYOR<br />Karayolundan sonra çevre yoluna kadar yaklaşık 2,3 km’lik bir alan bulunduğunu hatırlatan Başkan Taban, “Bu dere hattı U kesit haline dönüştürülerek Eylül ayı sonu veya Ekim başında ihale edilecek. Bu hat üzerinde 4 tane köprümüz var. Köprülerin tamamı yenileniyor. Hem genişletilecek hem de yol akslarına göre ayarlanacak, güvenli geçişler sağlanacak. Dere kenarındaki ağaçlı yeşil alanlarda da yine rekreatif alanlar, yürüyüş yolları, bisiklet yolları, sosyal donatı alanları yapılacak. Çevre yolu tarafındaki genişleyen kısımda yine spor alanlarımız olacak” diye konuştu.</p>
<p>600 MİLYONLUK YATIRIM, İNEGÖL’ÜN NAMZET PROJELERİNDEN BİRİ OLACAK<br />Projenin ciddi bir bütçeye sahip olduğunu da vurgulayan Alper Taban, “Köprüler de dahil olmak üzere yaklaşık 600 milyonluk bir iş bu. DSİ Müdürlüğümüz çalışmalarını sürdürüyor. Allah izin verirse bu da yine İnegöl’ün namzet projelerinden biri olacak. Hem buradaki geçiş alanlarını daha sorunsuz hale getireceğiz hem de diğer alanlarda da kullanım alanları oluşturacağız” açıklamalarında bulundu.</p>
<p>DSİ’YE TEŞEKKÜR<br />Başkan Taban, açıklamasında projenin DSİ’nin ciddi çalışmalarıyla hayata geçtiğini de hatırlatarak DSİ 1. Bölge Müdürü İnan Gündüz ve ekibine teşekkür etti.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanal-inegol-2-mahmudiye-mahallesinde-hayat-buluyor-574334">Kanal İnegöl-2 Mahmudiye Mahallesinde Hayat Buluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Allianz Türkiye&#8217;de biri uluslararası 3 üst düzey atama</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/allianz-turkiyede-biri-uluslararasi-3-ust-duzey-atama-574105</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 09:12:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[allianz]]></category>
		<category><![CDATA[Allianz Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[atama]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[düzey]]></category>
		<category><![CDATA[görev]]></category>
		<category><![CDATA[Kurulu Üyesi]]></category>
		<category><![CDATA[lider]]></category>
		<category><![CDATA[öncü]]></category>
		<category><![CDATA[özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigorta]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[üst]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=574105</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye sigorta sektörünün güçlü oyuncularından Allianz Türkiye’de üç üst düzey atama gerçekleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/allianz-turkiyede-biri-uluslararasi-3-ust-duzey-atama-574105">Allianz Türkiye&#8217;de biri uluslararası 3 üst düzey atama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye sigorta sektörünün güçlü oyuncularından Allianz Türkiye’de üç üst düzey atama gerçekleşti. Şirkette Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi olarak görev yapan Okan Özdemir, Allianz Grubu’nun uluslararası şirketlerinden Allianz Partners’ta Sağlık Sigortalarından Sorumlu İcra Kurulu Üyesi oldu. 1 Eylül 2025 itibarıyla yeni görevine başlayan Özdemir, Allianz Partners CEO’su Tomas Kunzmann’a doğrudan bağlı çalışacak.</p>
<p><strong>Allianz Partners’ın küresel sağlık stratejisine liderlik edecek</strong></p>
<p>Okan Özdemir, Allianz Türkiye’deki 24 yıllık kariyerinde sağlık alanında önemli başarılara imza attı. Geniş ekosistemi ve yenilikçi çözümleriyle yaklaşık 2,5 milyon sağlık müşterisine hizmet veren Allianz Türkiye’nin sektördeki öncü konumuna önemli katkılar sağlayan Özdemir, yeni rolünde Allianz’ın global çapta müşterilerinin “yaşam boyu sağlık ortağı” olma ve pazar liderliğini güçlendirme hedeflerini yönetecek. Özdemir, 2001 yılında Allianz Türkiye ailesine katıldı.</p>
<p><strong>Yönetim kadrosunda iki yeni atama</strong></p>
<p>Allianz Türkiye yönetim ekibini iki yeni atama ile güçlendirdi. Şirkette Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi görevine ise Emrah Gökmen; Elementer Bireysel Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi görevine Batu Öncül getirildi. Eylül ayı itibarıyla görevlerine başlayan iki lider de Allianz’ın “Bugünden Yarına Allianz Seninle” vizyonu doğrultusunda müşterilere yenilikçi hizmetler sunma ve sektöre öncülük etme hedeflerine katkıda bulunacak.</p>
<p><strong>Sağlık alanında deneyimli isim</strong></p>
<p>Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi olarak atanan Emrah Gökmen, Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce Matematik Bölümü’nden mezun oldu ve Bahçeşehir Üniversitesi’nde Aktüerya Bilimi üzerine yüksek lisans yaptı. Kariyerine Reasürans Araştırma-Geliştirme Uzmanı olarak başlayan Gökmen, Allianz’da Perakende Ürün ve Fiyatlandırma Sorumlusu olarak görev yaptı. Ardından global bir danışmanlık şirketinde Hayat Dışı Satış ve Uygulama Lideri olarak görev alan Gökmen, 2017’den bu yana Allianz Türkiye’de Sağlık Sigortaları Ürün ve Aktüerya Bölüm Liderliği ile Elementer Bireysel Sigortalar Liderliği görevlerini yürüttü.</p>
<p><strong>Global şirketlerde deneyimli lider</strong></p>
<p>Allianz Türkiye’ye Elementer Bireysel Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi olarak katılan Batu Öncül, Boğaziçi Üniversitesi Bilişim Sistemleri Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra MIT Sloan School of Management’ta MBA programını tamamladı. Procter &#038; Gamble, Bain &#038; Company, McKinsey &#038; Company ve Actera Group gibi global şirketlerde farklı liderlik pozisyonlarında görev alan Öncül, son olarak McKinsey’de Türkiye ve Avrupa’daki birçok finans kuruluşunun stratejik projelerine liderlik etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/allianz-turkiyede-biri-uluslararasi-3-ust-duzey-atama-574105">Allianz Türkiye&#8217;de biri uluslararası 3 üst düzey atama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konya Akıllı Şehir Skorlarında &#8220;Güçlü&#8221; Kategorisinde İlk Sırada</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konya-akilli-sehir-skorlarinda-guclu-kategorisinde-ilk-sirada-570929</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 14:27:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=570929</guid>

					<description><![CDATA[<p>İLKE Vakfı Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi tarafından yayımlanan "Yerel Yönetimlerde Akıllı Şehir Uygulamaları" Politika Notu, Türkiye'deki akıllı şehir uygulamalarının güncel durumunu gözler önüne serdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konya-akilli-sehir-skorlarinda-guclu-kategorisinde-ilk-sirada-570929">Konya Akıllı Şehir Skorlarında &#8220;Güçlü&#8221; Kategorisinde İlk Sırada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İLKE Vakfı Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi tarafından yayımlanan &#8220;Yerel Yönetimlerde Akıllı Şehir Uygulamaları&#8221; Politika Notu, Türkiye&#8217;deki akıllı şehir uygulamalarının güncel durumunu gözler önüne serdi. Çalışmaya göre Konya, 5 ana ölçüt ve 16 alt ölçütün tamamında güçlü performans sergileyerek birinci sırada yer aldı. Ayrıca, Açık Veri ve Teknoloji Derneği’nin 2024 yılı verilerini baz alarak hazırladığı Açık Veri Endeksi’ne göre de Konya, Türkiye’de açık veri portalına sahip 12 büyükşehir belediyesinden biri olarak bu endekste de ilk sıralarda yer alıyor.</strong></p>
<hr />
<p>İLKE Vakfı Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM) tarafından yayımlanan &#8220;Yerel Yönetimlerde Akıllı Şehir Uygulamaları&#8221; Politika Notu, Türkiye&#8217;deki akıllı şehir uygulamalarının güncel durumunu gösterdi.</p>
<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2020 yılından itibaren yapılan Akıllı Şehirler Olgunluk Değerlendirme Modeli verilerine dayanan rapora Türkiye&#8217;de 81 ilden yalnızca Konya, İstanbul ve Bursa &#8220;güçlü&#8221; kategorisinde yer alıyor.</p>
<p><strong>KONYA BİRİNCİ SIRADA YER ALDI</strong></p>
<p>Buna göre Konya, 5 ana ölçüt ve 16 alt ölçütün tamamında güçlü performans sergileyerek birinci sırada yer alıyor.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin geniş bir ağa sahip kamera izleme sistemlerinin yanı sıra, Konyakart gibi akıllı şehir uygulamalarına ek olarak &#8220;Bisiklet Sayaç Sistemi&#8221;, &#8220;Afet Yönetim Bilgi Sistemi&#8221;, &#8220;Engelsiz Konya&#8221;, “Akıllı Destinasyon Konya” ve &#8220;Dijital Sanatlar Akademisi&#8221; gibi yenilikçi uygulamaları raporda öne çıkıyor. Ayrıca, hizmete alınan Proje Öneri Platformu aracılığıyla şehir sakinlerinin Konya’da gerçekleştirilmesini istedikleri akıllı şehir uygulamalarına yönelik taleplerini iletmelerine imkan sağlanıyor. Bu sayede Konya’da akıllı şehir uygulamalarının katılımcı bir anlayışla gerçekleştirmesi ön plana çıkıyor.</p>
<p>Ayrıca, Açık Veri ve Teknoloji Derneği’nin 2024 yılı verilerini baz alarak hazırladığı Açık Veri Endeksi’ne göre de Konya, Türkiye’de açık veri portalına sahip 12 büyükşehir belediyesinden biri olarak bu endekste de ilk sıralarda bulunuyor.</p>
<p>İLKE Vakfı TODAM&#8217;ın yayımladığı politika notu, Türkiye&#8217;de akıllı şehir dönüşümünün henüz başlangıç aşamasında olduğunu, ancak Konya gibi örneklerin diğer yerel yönetimler için rol model teşkil edebileceğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Rapor, kapsayıcı ve yenilikçi politikalarla desteklenmesi halinde Türkiye&#8217;nin akıllı şehir vizyonunun küresel ölçekte örnek bir dönüşüm potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konya-akilli-sehir-skorlarinda-guclu-kategorisinde-ilk-sirada-570929">Konya Akıllı Şehir Skorlarında &#8220;Güçlü&#8221; Kategorisinde İlk Sırada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay Kültürpark Göl Gazinosu&#8217;nu işçilerle açtı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-kulturpark-gol-gazinosunu-iscilerle-acti-569491</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2025 09:34:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[teşekkür]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=569491</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 1930’lu yıllardan günümüze fuarcılık ve kültür sanat tarihinin simge mekânlarından biri olan ve Büyükşehir Belediyesi tarafından aslına uygun şekilde restore edilen Kültürpark Göl Gazinosu’nu 94’üncü İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF) öncesinde işçilerle birlikte açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-kulturpark-gol-gazinosunu-iscilerle-acti-569491">Başkan Tugay Kültürpark Göl Gazinosu&#8217;nu işçilerle açtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 1930’lu yıllardan günümüze fuarcılık ve kültür sanat tarihinin simge mekânlarından biri olan ve Büyükşehir Belediyesi tarafından aslına uygun şekilde restore edilen Kültürpark Göl Gazinosu’nu 94’üncü İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF) öncesinde işçilerle birlikte açtı. Çalışmalarda emek veren herkese teşekkür eden Başkan Tugay, “Birilerini zengin etmek için değil halk için çalışıyoruz. Kamu çalışanı olmak bu yönüyle de güzel. Tüm emekleriniz, diktiğiniz her ağaç ve havuzdaki her bir damla su için çok teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kültürpark’ta aslına uygun şekilde restore ettiği Göl Gazinosu’nu 94. İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF) öncesinde hizmete açtı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın, belediye bürokratları ve alanda çalışan personelle birlikte açtığı tesis, yenilenen yüzüyle ilgi uyandırdı. 29 Ağustos-9 Eylül tarihlerinde sürecek 94. İzmir Enternasyonal Fuarı boyunca Göl Gazinosu fuayesinde İzmirlilerle buluşacak İzmir Mutfak Müzesi’nin ön tanıtım sergisini de gezen Başkan Tugay, sahnesinde ağırladığı sayısız sanatçı ve unutulmaz anılarıyla kent ve ülke tarihinde iz bırakan Göl Gazinosu’nu yeniden İzmirlilerle buluşturmanın heyecanını yaşadığını söyledi. Projede emeği bulunan Büyükşehir çalışanlarına teşekkür eden Başkan Tugay, “Sizlerle burada olmak, beni çok gururlandırıyor. Sizlerin gülen gözlerinizi görmek, böyle güzel işler başardığınızı görmek harika bir duygu. Emek harcayan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p><strong>İzmirlilerin hayatında yeniden iz bırakacak</strong><br />
Aslına uygun olarak inşa edilen Göl Gazinosu, uzun yıllar İzmir’e ve Kültürpark’a hizmet verecek bir yapı olarak tasarlandı. Onaylı restorasyon projesinde sergi salonu olan yapının bir bölümü Mutfak Müzesi olarak faaliyet gösterecek. İzmir Mutfak Müzesi’nin tanıtımı için ön sergi hazırlandı. Nejat Yentürk’ün küratörlüğünde, üç koleksiyoncunun bağışladığı binlerce eserle oluşturulan arşiv sayesinde, müzenin Türkiye’nin en büyük, dünyanın ise sayılı gastronomi müzelerinden biri olması hedefleniyor. Müzenin tanıtımı için hazırlanan ön sergi, 94. İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF) boyunca 29 Ağustos-9 Eylül tarihleri arasında Göl Gazinosu fuayesinde İzmirlilerle buluşacak.<br />
Yapının bir kısmında ise İzmirlilerin keyifle vakit geçirebileceği bir sosyal tesis olacak. Sosyal tesis, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki olan Grand Plaza AŞ tarafından işletilecek.</p>
<p><strong>“Birilerini zengin etmek için değil halk için çalışıyoruz”</strong><br />
Göl Gazinosu’nda inceleme yapan Başkan Dr. Cemil Tugay, bir şey başarmanın güzel bir duygu olduğunu belirterek “İyi ki biz bu şehrin belediyesiyiz, kamu çalışanlarıyız. Birilerini zengin etmek için değil halk için bunu yapıyoruz. Kamu çalışanı olmanın böyle bir tarafı var. Herhangi birinin kazanç sahibi olması için değil, doğrudan halkımızın, her yaştan yurttaşın iyiliğine olan, onları mutlu edecek, onlara hizmet edecek bir iş ortaya koymanın keyfini yaşatıyor. Bu yönüyle de güzel. Tüm emekleriniz için, diktiğiniz her ağaç ve o ağacın dalları, yaprakları için, havuzdaki her bir damla su için, yaptığınız işe yüreğinizi koyduğunuz için çok teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p><strong>“Hayatınıza değer katmaya devam edin”</strong><br />
İzmir’e daha iyi hizmet etme hedefiyle çalıştıklarını kaydeden Başkan Tugay, “İzmir Büyükşehir Belediyesi çok güçlü, büyük ve köklü bir kurum. Bu kurumun bir parçası olmak hepimiz için bir onur. Bunu hissederek çalışacağız. Hissederek yaşayacağız. Ama en güzeli sizlerle böyle yan yana, omuz omuza çalışmak. Böyle işleri dostça, kardeşçe yapmak. Değerli arkadaşlarım lütfen hayatınıza değer katmaya devam edin. Yaşadığımız kente hak ettiğimiz, insanlarımızın hak ettiği o değeri katmaya çalışarak çalışmaya devam edelim. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Elleriniz, ayaklarınız dert görmesin. Çok güzel günleri hep birlikte yaşayalım” diye konuştu. Başkan Tugay, konuşmasının ardından işçilerle fotoğraf çekildi. Tugay, içerisinde kasap terazisi, salep güğümü gibi birbirinden kıymetli parçaların bulunduğu Mutfak Müzesi’ne dair oluşturulan tanıtım sergisini de dolaştı. Müzeye dair ön sergi 29 Ağustos-9 Eylül tarihlerindeki 94. İEF dönemi boyunca ziyaret edilebilecek.</p>
<p><strong>Türkiye’nin yıldızlar geçidi</strong><br />
Kültürpark’ın en önemli simgelerinden olan Ada ve Göl gazinoları, sadece İzmir’in değil Türkiye’nin en önemli sanatsal faaliyetlerinin yürütüldüğü alanlar olarak hafızalarda iz bıraktı. Bir asrı geride bırakmaya hazırlanan Kültürpark tarihinde konserlerden tiyatro gösterilerine sayısız etkinliğe ev sahipliği yaptı. Tarihi adeta bir yıldızlar geçidine sahne olan İzmir Fuarı’ndaki bu gazinolarda Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Tanju Okan, Muazzez Abacı, Emel Sayın, Moğollar, Ajda Pekkan İbrahim Tatlıses, Gönül Yazar, Barış Manço, Cem Karaca konser verdi. İsmail Dümbüllü, Nejat Uygur, Sadri Alışık, Zeki Alasya-Metin Akpınar gibi ünlü sanatçılar bu gazinolarda unutulmaz tiyatro gösterilerine imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-kulturpark-gol-gazinosunu-iscilerle-acti-569491">Başkan Tugay Kültürpark Göl Gazinosu&#8217;nu işçilerle açtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ Bir Kez Daha Tercihlerin Zirvesinde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deu-bir-kez-daha-tercihlerin-zirvesinde-568163</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 13:23:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[eylül]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=568163</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası standartlarda eğitim vizyonu ile öğrencilerini geleceğe en güncel biçimde hazırlayan, Türkiye’nin en köklü araştırma üniversitelerinden Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), 2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercihlerinde yine en çok ilgi gören üniversitelerden biri oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deu-bir-kez-daha-tercihlerin-zirvesinde-568163">DEÜ Bir Kez Daha Tercihlerin Zirvesinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası standartlarda eğitim vizyonu ile öğrencilerini geleceğe en güncel biçimde hazırlayan, Türkiye’nin en köklü araştırma üniversitelerinden Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), 2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercihlerinde yine en çok ilgi gören üniversitelerden biri oldu.</p>
<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) açıkladığı sonuçlara göre; bu yıl DEÜ’ye 4 bin 673’ü lisans, 2 bin 292’si ön lisans olmak üzere toplam 6 bin 965 yeni öğrenci yerleşti. Lisans doluluk oranı %99,45, ön lisans doluluk oranı ise %99,78 olarak gerçekleşti.</p>
<p><b>REKTÖR YILMAZ’DAN “HOŞ GELDİNİZ” MESAJI</b></p>
<p>Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz, sonuçların açıklanmasının ardından DEÜ ailesine katılan öğrencilere hoş geldiniz diyerek, “2025-YKS yerleştirme sonuçlarıyla birlikte büyük ailemize katılan değerli öğrencilerimizi kutluyor, aramıza hoş geldiniz diyorum. DEÜ ailesine katılan öğrencilerimiz, eğitim hayatları ve kariyer yolculukları boyunca Dokuz Eylüllü olmanın ayrıcalığını yaşayacaklar. Modern kampüslerimiz, güçlü akademik kadromuz, sosyal ve kültürel etkinliklerimizle dolu bir üniversite hayatı sizleri bekliyor. Tarihî, kültürel ve doğal zenginlikleriyle harmanlanmış öğrenci dostu şehrimizde, sadece akademik başarılar değil; aynı zamanda unutulmaz anılar da biriktireceksiniz,” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“DEÜ, GELECEĞİNİ BUGÜNDEN ŞEKİLLENDİRENLERİN ADRESİ”</b></p>
<p>Rektör Yılmaz, DEÜ’nün tercih döneminde gördüğü yoğun ilginin gurur verici olduğunu belirterek, “Türkiye’nin sayılı araştırma üniversitelerinden biri olan üniversitemiz, Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından verilen Kurumsal Akreditasyon Belgesi’ne sahip. Öğrenciyi merkeze alan yaklaşımımız, güçlü akademik kadromuz, çevreye duyarlı kampüslerimiz, engelsiz üniversite ödüllerimiz, kütüphane imkânlarımız, sıfır atık misyonumuz ve uluslararası alanda kabul gören çalışmalarımız, başarılı öğrencilerin Üniversitemizi tercih etmesinde önemli rol oynadı. Mezunlarımızın yüksek istihdam oranları ve üniversitemizin kariyer planlamada sağladığı liderlik de gençlerin Dokuz Eylül Üniversitesi’ne ilgisini artırıyor. Her biri alanında ekol birimlerimiz ve yeni açılan tesislerimizle, kentle bütünleşen üniversitemiz; geleceğini bugünden şekillendirmek isteyen öğrencilerin vazgeçilmez adresi olmaya devam ediyor” dedi.</p>
<p><b>KAYITLAR EYLÜL’DE BAŞLIYOR</b></p>
<p>DEÜ’ye yerleşmeye hak kazanan öğrenciler, kayıtlarını 1-3 Eylül 2025 tarihlerinde e-Devlet üzerinden; 1-5 Eylül 2025 tarihlerinde ise yüz yüze gerçekleştirebilecek. Öğrenciler, bu iki yöntemden yalnızca birini tercih edebilecekler.</p>
<p>Adaylar, yerleştirme sonuçlarına 25 Ağustos 2025 saat 09.45’ten itibaren ÖSYM’nin https://ykssonuc.osym.gov.tr adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle ulaşabilecekler.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deu-bir-kez-daha-tercihlerin-zirvesinde-568163">DEÜ Bir Kez Daha Tercihlerin Zirvesinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tugay: Heyecanlıyız, yaptığımız en güzel işlerden biri olacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tugay-heyecanliyiz-yaptigimiz-en-guzel-islerden-biri-olacak-563360</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2025 08:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[heyecanlıyız]]></category>
		<category><![CDATA[işlerden]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[yaptığımız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563360</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, inşaat çalışmaları süren Eşrefpaşa Hastanesi’nin ek hizmet binasında incelemelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugay-heyecanliyiz-yaptigimiz-en-guzel-islerden-biri-olacak-563360">Tugay: Heyecanlıyız, yaptığımız en güzel işlerden biri olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, inşaat çalışmaları süren Eşrefpaşa Hastanesi’nin ek hizmet binasında incelemelerde bulundu. İnşaatın yüzde 40 oranında tamamlandığını ve gelecek yıl hizmete alınmasının planlandığı belirten Başkan Tugay, “İzmir’de kamucu bir yaklaşımla yurttaşlarımıza sağlık hizmeti sunuyoruz. Heyecanlıyız. Yaptığımız en güzel işlerden biri olacak. Burada pek çok insanın şifa bulacağını, iyileşeceğini, acılarının dineceğini düşündükçe insan mutlu oluyor” dedi.</p>
<p>Türkiye’nin ilk ve tek belediye hastanesi İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi yeni ek hizmet binası ile modern ve tam teşekküllü sağlık hizmeti vermeye hazırlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 7 kattan oluşan ve son katta imalat çalışmaları devam eden inşaatta incelemelerde bulundu. Başkan Tugay’a İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılarından Prof. Dr. Pınar Okyay ile Çağatay Güç’ün yanı sıra Yapı İşleri Dairesi Başkanı Onur Açık ve Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram da eşlik etti.</p>
<p>Yüzde 40 oranında tamamlanan inşaatın gelecek yıl içerisinde bitirilmesi hedefleniyor. Çalışmalar tamamlandığında Eşrefpaşa Hastanesi yeni binasında hizmet verecek.</p>
<p><strong>“Kamucu bir anlayışla hizmet sunacağız”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, Türkiye’de hastanesi olan tek belediye olduğunu anımsatan Başkan Tugay, bunun gurur verici olduğunu belirtti. Tugay, “Sağlık hizmeti bizim için çok önemli. İyi hekimleri, değerli bir sağlık kadrosunu bünyemizde barındırıyoruz. Var olan bir bina, depremin ardından hasar aldığı için yıkıldı. O binanın yerine daha büyük, daha kapsamlı, içerisinde 6 ameliyathanesi, yoğun bakımı bulunan, gelişmiş bir acil servisi olan güzel bir hastane binası inşa ediliyor. Genel olarak İzmir’deki yurttaşlara, kamucu bir anlayışla, para kazanmayı amaçlamayan, hizmet amacı taşıyan sağlık hizmeti sunacağız. İnşaat hızla ilerliyor” dedi.</p>
<p><strong>“Yurttaşların şifa bulacağını bilmek mutlu ediyor”</strong></p>
<p>Heyecanlı olduklarını da aktaran İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, şunları söyledi: “Yaptığımız en güzel işlerden biri olacak. Burada pek çok insanın şifa bulacağını, iyileşeceğini, acılarının dineceğini düşündükçe insan mutlu oluyor. Sağlık konusunun toplumun en hassas, en önemli konularından biri olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama bizler hekimler olarak bu konunun insanların hayatına ne kadar dokunduğunu da biliyoruz. Sağlık sisteminde yaşanan aksamaların farkındayız. Bizim amacımız da eksik olan yönleri bilerek, bunu tamamlayacak şekilde hizmet vermek. Amacımız para kazanmak değil, insanların iyi olduğunu görmek. Bir taraftan hasta olmamaları için pek çok hizmeti de geliştiriyoruz. Koruyucu hekimlik, toplum sağlığı açısından da birçok projemiz ve ilerleyen işlerimiz var. Ama diğer taraftan da insanların zaman zaman tedavi olması, tetkikler yaptırması, ameliyat olması gerekiyor. O alanlarda belediye eli ile bir şeyler yapabilmek gurur verici.”</p>
<p><strong>İzmir halkına uzun yıllar sağlık hizmeti verecek</strong></p>
<p>117 yıllık geçmişi olan Eşrefpaşa Hastanesi kampüsü içinde bulunan, 30 Ekim 2020 İzmir depremi sonrası hasar gören C ve D bloğun yıkılmasının ardından ek hizmet binası projesi hazırlanmıştı.<br />Depreme dayanıklı inşa edilen ve İzmir halkına uzun yıllar sağlık hizmeti verecek modern binada 471 adet fore kazık imalatları dahil toplam 16 bin 780 metreküp C35 beton, 2350 ton demir kullanıldı.</p>
<p>Yaklaşık 11 bin metrekarelik kullanım alanına sahip olacak yeni bina, 7 kattan oluşacak. Bina; acil servis, teknik birimler, morg, kafeterya, 26 yataklı hasta servisi, 2 yataklı kadın doğum servisi, 6 yataklı yoğun bakım servisi, 6 ameliyat salonu ve ameliyathane servisi, yemekhane, toplantı salonları ve merkezi sterilizasyon bölümlerinden oluşacak.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugay-heyecanliyiz-yaptigimiz-en-guzel-islerden-biri-olacak-563360">Tugay: Heyecanlıyız, yaptığımız en güzel işlerden biri olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doç. Dr. Necmi Eren: &#8220;Türkiye&#8217;de her beş hastadan biri, polikistik böbrek hastalığının genetik olduğunu bilmiyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/doc-dr-necmi-eren-turkiyede-her-bes-hastadan-biri-polikistik-bobrek-hastaliginin-genetik-oldugunu-bilmiyor-560108</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 08:44:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beş]]></category>
		<category><![CDATA[bilmiyor]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[eren]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[hastadan]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığının]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[necmi]]></category>
		<category><![CDATA[olduğunu]]></category>
		<category><![CDATA[polikistik]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560108</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de 7 farklı nefroloji merkezinde yürütülen çok merkezli bir araştırma, Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı (ODPBH) olan bireylerin hastalık farkındalığına dair çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-necmi-eren-turkiyede-her-bes-hastadan-biri-polikistik-bobrek-hastaliginin-genetik-oldugunu-bilmiyor-560108">Doç. Dr. Necmi Eren: &#8220;Türkiye&#8217;de her beş hastadan biri, polikistik böbrek hastalığının genetik olduğunu bilmiyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de 7 farklı nefroloji merkezinde yürütülen çok merkezli bir araştırma, Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı (ODPBH) olan bireylerin hastalık farkındalığına dair çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Beş yüzün üzerinde hastayla yapılan çalışmaya göre, her beş hastadan biri bu hastalığın genetik geçişli olduğunu bilmiyor.</p>
<p><strong>ODPBH hastalarının %18’i hastalığın kalıtsal olduğunu bilmiyor!</strong><br /> Araştırmaya katılanların %82’si hastalığın genetik bir bozukluk olduğunu bildiğini ifade etti. Oysa ODPBH, dünyada en yaygın görülen kalıtsal böbrek hastalıklarından biri olarak biliniyor. Ülkemizde yapılan araştırmalara göre diyaliz tedavisi gören ya da böbrek nakli yapılan hastalarda böbrek hastalığının dördüncü sıradaki nedeni olarak saptanmıştır. Hastalık farkındalığı arttıkça, hastaların erken tanı, etkin takip ve uygun tedavi seçeneklerine ulaşması kolaylaşıyor.</p>
<p><strong>Farkındalık yaşla birlikte azalıyor</strong><br />Farkındalık puanları yaş gruplarına göre değerlendirildiğinde, yaş ilerledikçe hastalık bilgisi anlamlı biçimde azalıyor. Özellikle 65 yaş üstü bireylerde farkındalık düzeyinin belirgin şekilde düştüğü gözlemlendi.</p>
<p><strong>Bölgeler arasında fark var</strong><br />Bölgesel farkındalık düzeyleri incelendiğinde, İç Anadolu Bölgesi’ndeki hastaların hastalık bilgisi, Akdeniz Bölgesi’ndekilere kıyasla daha yüksek çıktı. Bu farkın, bazı merkezlerde düzenli olarak yapılan hasta eğitim toplantılarından kaynaklandığı düşünülüyor.</p>
<p><strong>Semptom yaşayanlarda farkındalık daha yüksek</strong><br />Bel ağrısı, idrar yolu taşı ve hematüri (idrarda kan saptanması) gibi belirti gösteren bireylerin farkındalık düzeylerinin, semptom göstermeyenlere kıyasla daha yüksek olduğu tespit edildi. Bu bulgu, hastalıkla yaşam kalitesi etkilenen bireylerin daha sık sağlık danışmanlığı aldığına işaret ediyor.</p>
<p><strong>Aile taraması hayat kurtarabilir</strong><br />Çalışmada dikkat çeken bir başka bulgu ise, ailesinde hastalık öyküsü bulunan bireylerin yalnızca %67’sinin aile bireylerini taramaya yönlendirdiği. Ancak bu kişilerin aile üyelerinde %70 oranında hastalık tespit edildi. Bu oran, aile taramasının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Tedaviye erken erişim için farkındalık şart</strong><br />Günümüzde ODPBH’nın seyrini yavaşlatabilen, dolayısıyla diyaliz tedavisi ihtiyacını 8-10 yıl kadar geciktiren özel tedaviler mevcuttur. Ancak hastaların bu tedavilere ulaşabilmesi için hastalık hakkında bilinçli olması ve doğru zamanda doğru sağlık hizmetine başvurması gerekmektedir. Ailenizde benzer semptomlar varsa tarama için bir nefroloji hekimine başvurabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-necmi-eren-turkiyede-her-bes-hastadan-biri-polikistik-bobrek-hastaliginin-genetik-oldugunu-bilmiyor-560108">Doç. Dr. Necmi Eren: &#8220;Türkiye&#8217;de her beş hastadan biri, polikistik böbrek hastalığının genetik olduğunu bilmiyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi, TÜSEB&#8217;ten en çok proje desteği alan üç üniversiteden biri oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-tusebten-en-cok-proje-destegi-alan-uc-universiteden-biri-oldu-558995</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Jul 2025 07:41:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[desteği]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[tüsebten]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteden]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558995</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) 2025 yılı B Grubu Ar-Ge proje çağrısı kapsamında 7 projesi desteklemeye uygun bulunan Ege Üniversitesi bu başarısı ile ilk üç üniversiteden biri oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-tusebten-en-cok-proje-destegi-alan-uc-universiteden-biri-oldu-558995">Ege Üniversitesi, TÜSEB&#8217;ten en çok proje desteği alan üç üniversiteden biri oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) 2025 yılı B Grubu Ar-Ge proje çağrısı kapsamında 7 projesi desteklemeye uygun bulunan Ege Üniversitesi bu başarısı ile ilk üç üniversiteden biri oldu.</p>
<p>TÜSEB tarafından 2025 yılı B Tipi Proje Çağrısı kapsamında, sağlık bilimleri ve teknolojilerine yönelik 8 ana ve 22 alt alanda yapılan bin 168 proje başvurusu bilimsel değerlendirmeye alındı. Değerlendirme sonucunda 155 proje desteklenmeye uygun bulundu. Ege Üniversitesi 7 projesiyle en fazla kabul alan üç üniversiteden biri oldu.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akredite, öğrenci odaklı, milli yenilik ödüllü, sağlık temalı araştırma üniversitemiz, sosyal bilimlerden temel bilimlere, spor ve eğitim bilimlerinden, sağlık ve mühendislik bilimlerine geniş disiplin yelpazesine sahip çağın gereksinimlerine uygun akademik çeşitliliği, sayısı bini bulan tematik laboratuvarları, yüzde yüz dolulukla çalışan Teknoparkı,  güçlü teknolojik altyapısı ile dev bir bilim üssü niteliği taşıyor. Eğitim öğretimden araştırma geliştirmeye, toplumsal katkıdan yönetim sistemlerine, dijitalleşmeden uluslararasılaşmaya kadar pek çok alanda hayata geçirdiği nitelikli projeler ve yenilikçi uygulamalarla akademi ve bilim dünyasına katkı sunuyor.  Ege Üniversitesi olarak son dönende çalışmalarımızı uluslararası tanınır ve bilinir marka bir yükseköğretim kurumu olma hedefi, sağlık temalı üniversite vizyonu, multidisipliner ve inovatif araştırma konsepti ile sürdürüyoruz. Türkiye’nin güçlü sağlık altyapısına sahip yükseköğretim kurumlarından birisi konumundayız. Sağlık alanında birçok akademik birimi bünyesinde bulunduruyor. Sağlık temalı disiplinlerarası araştırma geliştirme, proje ve yayın faaliyetleri öncelikli konularımız arasında bulunuyor. Akademik üretimimize, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarımıza insan ve toplum sağlığını odak noktası yaparak devam ediyoruz. Bu stratejimizin somut çıktılarını her geçen aldığımızı müşahede ediyoruz. TÜSEB’in sağlık bilimleri ve teknolojileri alanında yenilikçi, ihtiyaç odaklı ve ürün geliştirmeye yönelik stratejik Ar-Ge projelerini desteklemek amacıyla açtığı 2025-B-01 çağrısı kapsamında araştırma üniversitemiz yedi projesiyle en fazla kabul alan üç üniversiteden biri oldu. Destek almaya hak kazanan tüm akademisyenlerimizi ve proje ekiplerini bu önemli başarılarından dolayı tebrik ediyorum” diye konuştu.</p>
<p>Ege Üniversitesinin bilim üretme ekosisteminin daha da güçleneceğini ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Milli Teknoloji Hamlesi Vizyonu ve Türkiye Yüzyılı ülküsü ile 12. Kalkınma Planı hedeflerine odaklanarak bilim üretmeye devam edeceğiz. Ülkemizin öncü araştırma üniversitelerinden birisi olarak, bilim üretme ekosistemimizi,    araştırma altyapımızı güçlendirerek; tam akredite, öğrenci odaklı, araştırma üniversitemizin ulusal ve uluslararası arenada daha ileriye taşımak, Türkiye Yüzyılı idealini gerçeğe dönüştürmek için tüm mensuplarımızla, yılmadan yorulmadan çalışacağız.” dedi.</p>
<p>Çağrı kapsamında Ege Üniversitesi bilim insanları Prof. Dr. Ali Ekşi, Doç. Dr. Meliha Ekinci, Doç. Dr. Özlem Barut Selver, Doç. Dr. Özlem Yeşil Çeliktaş, Prof. Dr. Pınar Kara, Prof. Dr. Ralph Leo Johan Meuwıssen ve Prof. Dr. Suna Timur’un yürütücülüğünü yaptıkları projeler destek almaya hak kazandı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-tusebten-en-cok-proje-destegi-alan-uc-universiteden-biri-oldu-558995">Ege Üniversitesi, TÜSEB&#8217;ten en çok proje desteği alan üç üniversiteden biri oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Endüstriyel şirketlerin neredeyse dörtte biri siber saldırı zararlarının 5 milyon doları aştığını bildiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/endustriyel-sirketlerin-neredeyse-dortte-biri-siber-saldiri-zararlarinin-5-milyon-dolari-astigini-bildiriyor-546091</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 12:07:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[aştığını]]></category>
		<category><![CDATA[bildiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[doları]]></category>
		<category><![CDATA[dörtte]]></category>
		<category><![CDATA[endüstriyel]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[neredeyse]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerin]]></category>
		<category><![CDATA[zararlarının]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546091</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky ve VDC Research tarafından yakın zaman önce gerçekleştirilen "Amaca Yönelik Çözümlerle OT Güvenliğini Sağlamak" başlıklı ortak çalışma, Operasyonel Teknoloji (OT) siber güvenliğinin mevcut durumuna ilişkin derinlemesine bir analiz ortaya koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/endustriyel-sirketlerin-neredeyse-dortte-biri-siber-saldiri-zararlarinin-5-milyon-dolari-astigini-bildiriyor-546091">Endüstriyel şirketlerin neredeyse dörtte biri siber saldırı zararlarının 5 milyon doları aştığını bildiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kaspersky ve VDC Research tarafından yakın zaman önce gerçekleştirilen &#8220;Amaca Yönelik Çözümlerle OT Güvenliğini Sağlamak&#8221; başlıklı ortak çalışma, Operasyonel Teknoloji (OT) siber güvenliğinin mevcut durumuna ilişkin derinlemesine bir analiz ortaya koydu. Enerji, kamu hizmetleri, üretim, ulaşım ve diğer sektörlerden 250&#8217;den fazla karar vericiyle yapılan bir ankete dayanan çalışma, endüstriyel kuruluşları etkileyen temel iş ve teknik eğilimlerin yanı sıra bu zorlukların üstesinden gelmek için uygulanan en etkili stratejiler hakkında değerli bilgiler ortaya koyuyor.</p>
<p>Araştırma, bir OT siber güvenlik ihlalinin finansal etkisinin hem karmaşık hem de çok yönlü olduğunun altını çiziyor. Kuruluşlar, kaybedilen gelir fırsatları, planlanmamış üretim kesintileri, hurda ve devam eden iş envanteri kaybı ve ekipman veya mülke verilen hasar dahil olmak üzere çeşitli maliyetleri göz önünde bulundurmak zorunda. Bu maliyetlerin ötesinde toplam mali yük ister kurum içinde ister üçüncü taraf sağlayıcılar tarafından ele alınsın, olay müdahalesi ve fidye ödemeleri gibi ihlalle ilgili doğrudan masrafları da kapsıyor.</p>
<p>Tüm bu faktörler hesaba katıldığında, ankete katılanların yaklaşık %25&#8217;i her bir siber saldırının iki yıllık bir süre içinde 5 milyon doları aşan zararlara yol açabileceğini tahmin ediyor. Bu maliyetlerin dağılımı kurumlara ve olaylara göre önemli ölçüde değişmekle birlikte genellikle birden fazla departmanı ve hem geliri hem de karlılığı etkiliyor.</p>
<p>Rapor, olay müdahalesinin ihlalle ilgili toplam giderlerin yaklaşık %21,7&#8217;sini oluşturduğunu, bunu %19,4 ile gelir kaybının, %16,9 ile plansız kesinti süresinin, %16,8 ile ekipman veya mülk onarımı ve değişiminin, %12 ile fidye ödemelerinin ve %11,9 ile hurda veya devam eden iş envanteri kaybının izlediğini detaylandırıyor. Özellikle plansız kesinti süreleri en önemli maliyetlerden biri olarak ortaya çıkıyor ki, katılımcıların %70&#8217;i bu tür kesintilerin genellikle dört ila 24 saat arasında sürdüğünü bildiriyor. Bu kesintiler önemli gelir kayıplarına, dahili süreç darboğazlarına ve müşteri güveninin azalmasına yol açabiliyor. Bu da sağlam OT siber güvenlik önlemlerinin kritik önemini vurguluyor.</p>
<p>Kaspersky Endüstriyel Siber Güvenlik Ürün Grubu Başkanı <strong>Andrey Strelkov</strong>, şunları söylüyor: <em>&#8220;Plansız kesinti süreleri kuruluşlara milyonlarca dolara mal olabiliyor. Bu da sanayi ve üretim şirketleri için kritik bir sorun haline geliyor. Plansız arıza süreleriyle mücadele etmek için bakım odaklı stratejiler yardımcı olsa da, maliyetli ekipman arızalarına ve kesintilerine yol açan ihlalleri önlemek için siber güvenliğin güçlendirilmesi şarttır. Siber güvenlik risklerini göz ardı etmek, arıza sürelerini ortadan kaldırma ve gelirleri koruma çabalarını baltalar.&#8221;</em> </p>
<p>Kaspersky, OT müşterileri için kurumsal düzeyde teknolojiler, uzman bilgisi ve kapsamlı uzmanlığı bir araya getiren zengin bir ekosistem sunuyor. Bu ekosistemin merkezinde, kritik altyapı ve endüstriyel işletmelerin korunması için tasarlanmış yerel bir XDR platformu olan Kaspersky Industrial Cybersecurity (KICS) yer alıyor. KICS, uçtan uca altyapı kapsamı, güvenli müdahale önlemleri, merkezi varlık yönetimi, risk değerlendirme ve denetleme özellikleri sunarken, birleşik bir platform aracılığıyla karmaşık, dağıtılmış ortamlarda ölçeklenebilir güvenliği de destekliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/endustriyel-sirketlerin-neredeyse-dortte-biri-siber-saldiri-zararlarinin-5-milyon-dolari-astigini-bildiriyor-546091">Endüstriyel şirketlerin neredeyse dörtte biri siber saldırı zararlarının 5 milyon doları aştığını bildiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi 11 dünya sıralamasının tümünde yer alan 6 üniversiteden biri oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-11-dunya-siralamasinin-tumunde-yer-alan-6-universiteden-biri-oldu-545481</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2025 08:34:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[sıralamasının]]></category>
		<category><![CDATA[tümünde]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteden]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=545481</guid>

					<description><![CDATA[<p>Orta Doğu Teknik Üniversitesi Enformatik Enstitüsü bünyesindeki URAP Araştırma Laboratuvarı tarafından "2024 Yılında Üniversitelerimizin 11 Dünya Genel Sıralamasındaki Durumu" raporu açıklandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-11-dunya-siralamasinin-tumunde-yer-alan-6-universiteden-biri-oldu-545481">Ege Üniversitesi 11 dünya sıralamasının tümünde yer alan 6 üniversiteden biri oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu Teknik Üniversitesi Enformatik Enstitüsü bünyesindeki URAP Araştırma Laboratuvarı tarafından &#8220;2024 Yılında Üniversitelerimizin 11 Dünya Genel Sıralamasındaki Durumu&#8221; raporu açıklandı. Ege Üniversitesi raporda, 11 dünya sıralamasının 11&#8217;inde de yer alan 6 üniversiteden birisi olma başarısını gösterdi.</p>
<p>Raporu değerlendiren Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Dünyada, üniversiteleri çeşitli kriterlere bağlı olarak sıralayan pek çok kuruluş bulunuyor. Ege Üniversitesi; URAP, WEBOMETRICS, ARWU, CWUR, LEIDEN, NTU, QS, RUR, SCI MAGO, THE ve US NEWS&#038;WORLD REPORT gibi değerlendirme kuruluşlarının tümünün 2024 yılı değerlendirme raporlarında yer almayı başardı. Dünyadaki üniversiteleri değerlendiren 11 kuruluş tarafından yapılan sırlamaların tamamında ismimiz var. Tam akredite, sağlık temalı, araştırma üniversitemizin uluslararasılaşma misyonuyla gerçekleştirdiği çalışmaların karşılığını bu tür değerlendirme raporlarında görmekten mutluluk duyuyoruz. Hedefimiz, her yıl sıralamalardaki yerimizi daha yukarılara taşımaktır. Başarılarımızı sürdürülebilir kılmak ve Türkiye Yüzyılı’nı bilimin yüzyılı yapmak için durmadan gayret göstermeye devam edeceğiz. Başarılarımızda emeği geçen tüm mensuplarımıza teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p><b>EÜ; URAP, WEBOMETRİCS ve  RUR’da  büyük ilerleme gösterdi</b></p>
<p>Ege Üniversitesi; URAP Dünya Sıralamasında önceki yıla göre 998’inci basamaktan 903’üncü sıraya, WEBOMETRİCS’in Dünya Sıralamasında 1041’inci basamaktan 977’nci sıraya, RUR’un sıralamasında 726’ncı basamaktan 474’üncü sıraya yükselmeyi başardı. Ege;  QS, THE ve ARWU sıralamalarında ise geçen yılki yerini korudu.</p>
<p>URAP’ın raporuna göre 11 sıralamanın tamamında yer alan üniversiteler; Ege, Koç, Hacettepe, İstanbul Teknik, İstanbul ve Ankara üniversiteleri şeklinde oldu. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-11-dunya-siralamasinin-tumunde-yer-alan-6-universiteden-biri-oldu-545481">Ege Üniversitesi 11 dünya sıralamasının tümünde yer alan 6 üniversiteden biri oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnfertilite Her 6 Çiftten Biri Çocuk Sahibi Olamıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/infertilite-her-6-ciftten-biri-cocuk-sahibi-olamiyor-543632</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jun 2025 18:36:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[çiftten]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[infertilite]]></category>
		<category><![CDATA[olamıyor]]></category>
		<category><![CDATA[sahibi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543632</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnfertilite yayılıyor. Uzmanlar, 6 çiftten birinin çocuk sahibi olamadığını belirterek, "İnfertilite yani kısırlık her iki cinsiyette de eşit oranda görülüyor" dedi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/infertilite-her-6-ciftten-biri-cocuk-sahibi-olamiyor-543632">İnfertilite Her 6 Çiftten Biri Çocuk Sahibi Olamıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnfertilite yayılıyor. Uzmanlar, 6 çiftten birinin çocuk sahibi olamadığını belirterek, “İnfertilite yani kısırlık her iki cinsiyette de eşit oranda görülüyor” dedi.</p>
<p>Akrabalık bağlarının güçlü olduğu toplumlardan biri olan ülkemizde evli çiftlerin genellikle çocuk sahibi olması bekleniyor. Ancak her 6 çiftten 1’i düzenli ve korunmasız bir yıldan fazla cinsel ilişki yaşamasına rağmen bebek sahibi olamıyor. İnfertilite yani kısırlık sebebi her iki cinsiyette de eşit oranlarda görülüyor. Obezite, sigara, çevresel toksinler, sağlıksız beslenme ve düzensiz yaşam koşulları her iki cinsiyette de infertiliteye sebep olabiliyor. Bunların dışında erkeklerde üreme sağlığı ile ilgili bazı problemler infertilite riskini artırabiliyor. Kısırlığın nedenleri belirlendikten sonra kişiye özel uygulanan tedavi yöntemleriyle birçok erkeğin baba olma hayali gerçek olabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Üroloji ve Androloji Bölümü’nden Prof. Dr. Tümay İpekçi, erkeklerdeki kısırlığın nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><b><strong>İnfertilite %50’si erkek ile ilgili olabiliyor</strong></b></p>
<p>Üreme, tüm canlılar için yaşamın temel yapı taşlarından biridir. Erkeklerde üreme yeteneğinin temelini oluşturan sperm üretimi ve olgunlaşması, oldukça hassas ve karmaşık fizyolojik süreçlerle gerçekleşir. Bu süreç; testislerde başlayarak hem lokal mekanizmaların hem de beyinle testisler arasında işleyen nöroendokrin sistemin kontrolü altında sürmektedir. Fertilite, bir çiftin doğal yollarla gebelik elde edebilme kapasitesini ifade etmektedir. Bu potansiyelin olumsuz etkilenmesine ise “infertilite” yani kısırlık denilmektedir. Dünya genelinde yaygın kabul gören tanıma göre, infertilite; bir çiftin düzenli ve korunmasız cinsel ilişkisine rağmen 12 ay veya daha uzun süre boyunca gebelik elde edememesi durumudur. Erkek kaynaklı infertilite, tüm infertilite vakalarının yarısını oluşturur.</p>
<p><b><strong>Obezite ve sigara kısırlık nedeni </strong></b></p>
<p>Çocuk sahibi olma hayaliyle yola çıkan evli çiftlerin korunmasız ilişkilerine rağmen uzun süre çocuk sahibi olamaması çiftler üzerinde toplumsal baskılara neden olmaktadır. Yapılan araştırmalara göre infertilitenin sebebi bazen anne adayı bazen de baba adayı olmaktadır. Aşırı kilo, sigara-alkol, düzensiz beslenme, hareketsiz yaşam çevresel kimyasal ve fiziksel nedenler her iki cinsiyetin de ürümesindeki olumsuzlukta etkili olabilmektedir. Ancak erkeklerdeki diğer sağlık problemleri de infertilite riskini önemli ölçüde artırmaktadır. Erkeklerdeki infertilite riskini artıran sebeplerin başında şunlar gelir;</p>
<p>1. Testis dışı hormonal veya sistemik problemler (pre-testiküler nedenler)</p>
<p>2. Testislerin kendisinden kaynaklanan hastalıklar (primer testiküler bozukluklar)</p>
<p>3. Spermin taşınmasında meydana gelen sorunlar (post-testiküler bozukluklar)</p>
<p>4. Nedeni henüz belirlenememiş olgular (açıklanamayan infertilite)</p>
<p><b><strong> </strong><strong>İnfertilite sebepleri kolayca belirlenebiliyor</strong></b></p>
<p>İnfertilite şüphesi olan erkeklerde tanıya ulaşmak için öncelikle üreme öyküsü alınmalı ve semen analizi yapılmalıdır. Bununla birlikte testis boyutları ve kıvamı gibi fiziksel bulguların değerlendirilmesi, tanı açısından kritik öneme sahiptir. Gerektiğinde daha ileri tetkiklere başvurulabilir. Sperm DNA hasarı analizi, genetik testler, antisperm antikor tayini, hormonal profiller, radyolojik görüntülemeler ve sperm fonksiyon testleri bu kapsamda değerlendirilebilir. Hormonal bozukluklar da erkek infertilitesinin önemli nedenleri arasında yer alır. Hipofiz bezi hastalıkları, tiroid fonksiyon bozuklukları, prolaktin yüksekliği, testosteron eksikliği gibi birçok endokrin problem doğurganlığı olumsuz etkileyebilir. Hipogonadizm (testosteron eksikliği) , hem biyokimyasal hem de klinik belirtilerle seyreden bir diğer önemli durumdur. Bu hastalarda testosteron replasman tedavisi (TRT), hormon seviyelerini normal sınırlara çekmeyi ve semptomları hafifletmeyi hedefler. Ayrıca erkek genital sisteminde enfeksiyon varlığı kesin bir şekilde doğal yolla gebeliği engelliyor olmasa da, semptom veren enfeksiyonların tedavisi önerilir.</p>
<p><strong>Yaşam değişiklikleri bebek sahibi olma şansını artırıyor</strong></p>
<p>Bazı mesleki faktörler ve çevresel toksinler de testis fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir. Diğer yandan, boşalma bozuklukları (örneğin anejakülasyon ya da retrograd ejakülasyon) da tedavi edilmesi gereken önemli durumlardır.</p>
<p>Cerrahi tedavi gerektiren erkek infertilitesi vakaları da iki temel gruba ayrılır:</p>
<p><strong>1.</strong> <strong>Altta yatan cerrahi sebebin tedavi edilebildiği patolojiler:</strong> Varikosel için subinguinal mikrocerrahi varikoselektomi, sperm kanal tıkanıklıkları için vazovazostomi, epididimovazostomi ya da ejakülatuvar kanal cerrahileri uygulanabilir.</p>
<p><strong>2.</strong> <strong>Altta yatan sebebin cerrahisinin mümkün olmadığı durumlar:</strong> Özellikle non-obstrüktif azoospermi (menide hiç sperm bulunmaması) vakalarında mikro-TESE (mikrocerrahi testiküler sperm ekstraksiyonu) gibi ileri girişimler gerekebilir.</p>
<p><b>PESA, MESA TESA, TESE ve Mikro TESE Nedir?</b></p>
<p>Sperm elde etmek amacıyla uygulanan yöntemler arasında PESA, MESA, TESA, TESE ve mikro-TESE gibi teknikler, infertilite tedavisinde önemli yer tutar. Sonuç olarak, erkek infertilitesine neden olan çok sayıda faktör vardır ve tedavi şekli, sorunun kaynağına göre değişiklik gösterir. Ancak hangi tedavi yöntemi seçilirse seçilsin, yaşam tarzı değişiklikleri tedavi başarısını artırabilir. Dengeli beslenme, düzenli egzersiz, tütün ve alkol kullanımının bırakılması, stresin azaltılması gibi unsurlar doğurganlık üzerinde olumlu etkiler sağlar. Özellikle sigara kullanımı sperm kalitesini ciddi şekilde düşürürken, ideal kiloda kalmak ve aktif bir yaşam tarzı benimsemek hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı destekler. Tedavi sürecine olumlu bir ruh haliyle yaklaşmak da başarı şansını artıran önemli faktörlerdendir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/infertilite-her-6-ciftten-biri-cocuk-sahibi-olamiyor-543632">İnfertilite Her 6 Çiftten Biri Çocuk Sahibi Olamıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de satılan her iki pizzadan biri Domino&#8217;s!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-satilan-her-iki-pizzadan-biri-dominos-541385</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 May 2025 13:24:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[dominos]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[pizzadan]]></category>
		<category><![CDATA[satılan]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=541385</guid>

					<description><![CDATA[<p>2024'te 3,98 trilyon dolar olan global yeme-içme sektörünün büyüklüğünün 2025'te 4,22, 2029'da 5,29 trilyon dolarlık hacme ulaşacağı tahmin ediliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-satilan-her-iki-pizzadan-biri-dominos-541385">Türkiye&#8217;de satılan her iki pizzadan biri Domino&#8217;s!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2024&#8217;te 3,98 trilyon dolar olan global yeme-içme sektörünün büyüklüğünün 2025&#8217;te 4,22, 2029&#8217;da 5,29 trilyon dolarlık hacme ulaşacağı tahmin ediliyor. 2023 yılında 415,55 milyar TL olarak kaydedilen, 2024 yılında 550 milyar TL’yi aşan Türkiye yiyecek-içecek pazarı da 2026’ya kadar 772,4 milyar TL’lik hacme doğru hızla ilerliyor. Giderek büyüyen pazarda  pizza pazarının payı  ise  38 milyar TL’ye ulaşmış durumda. Yaklaşık 900 şubelik operasyon yürüten Domino’s Pizza Eurasia Group çatısı altında faaliyet gösteren Domino’s ise önemli bir payla Türkiye pizza pazarındaki liderliğini koruyor.</p>
<p><strong>Türkiye’nin 80 ilinde 750 şubeyle hizmet veriyor</strong></p>
<p>Domino’s Pizza Eurasia Group CEO’su Aslan Saranga, günümüzde giderek yoğunlaşan hızlı yaşam tarzlarının etkisiyle mobil sipariş, hızlı teslimat uygulamaları ve temassız ödeme gibi dijital yetkinliklerin tüketicilerin radarına her zamankinden daha fazla girdiğini ifade ediyor. Aslan Saranga, Domino’s’un pazar payındaki başarısının tüketici eğilimleri doğrultusunda geliştirilen teknoloji tabanlı yenilikçi uygulamalar, lezzet, kalite ve çeşitlilikten ödün vermeden korunan rekabetçi fiyatlar ve dünyaca kanıtlanmış güçlü franchising sistemiyle oluşan yaygın şube ağı ile karakterize olduğunu söylüyor. Ülkemizde 1996 yılında İstanbul Ulus’taki ilk restoranında hizmet vermeye başlayan, 29 yıllık yolculuğu boyunca istikrarlı bir büyüme sağlayarak bugün Türkiye’nin 80 ilinde 750 şubeye ulaşan Domino’s, 2025 yılında 81 ilin tamamına ulaşarak ülkemizin tüm illerinde bulunan ilk ve tek hızlı restoran zinciri haline gelecek. </p>
<p><strong>Gelirlerinin yaklaşık yüzde 80’ini dijital kanallardan elde ediyor</strong></p>
<p>Türkiye’de satılan her 2 pizzadan 1’inin Domino’s olduğunu söyleyen Aslan Saranga’nın verdiği bilgiye göre, şu aşamada gelirlerin yaklaşık 80’ini dijital kanallardan elde ediliyor. Domino’s, önümüzdeki yıllarda dijital kanallardan sipariş oranının yüzde 95 seviyesine çıkacağını öngörüsüyle teknoloji yatırımlarını her yıl kademeli olarak artırıyor. Sektörde bir food-tech şirketi olarak konumlanan marka,  2025’te dijitale yatırım oranını bir önceki yıla göre 3 katı oranında artıracak. </p>
<p>Güçlü operasyonel yetkinlikleriyle global Domino’s dünyasının en büyük dördüncü master franchise’ı olarak konumlanan Domino’s, geçtiğimiz yıl 50 yeni şube açtı, 9 milyondan fazla tüketiciye hizmet verdi ve enflasyonun üzerinde önemli bir büyüme kaydetti. 2025’te 30 yeni şube, 10 milyondan fazla total müşteri ve yine enflasyonun üzerinde güçlü büyüme hedefleyen markanın 2028 yılı şube bazındaki hedefi ise 1250 restorana ulaşmak.</p>
<p><strong> 90 farklı ürünle sektörün inovasyon lideri </strong></p>
<p>Giderek büyüyen Domino’s Sofrası hakkında da bilgi veren Aslan Saranga, “Domino’s olarak inovasyonda ve ürün çeşitliliğinde de sektör lideriyiz. Bugün Domino’s Sofrası toplam 90 farklı üründen oluşuyor. Pizza kategorisinde 30 farklı pizza çeşidimiz bulunurken; pizza dışı kategoride 7 tavuk ürünü, 2 patates ürünü, 4 Pizzetta, 2 dürüm, 4 ekmek arası, 3 Domdom, 4 ekmek, içli köfte, sufle, 3 dondurma, 9 sos ve 20 içecek seçeneğimiz mevcut. Ana ürünümüz pizza olmakla birlikte içli köfte gibi lokal lezzetleri de sahipleniyoruz, sufle ya da hamburger gibi global lezzetleri de kendi dokunuşlarımızla farklılaştırıyoruz. Tüketicimiz neyi talep ediyorsa cevaplama gayretindeyiz. Pizza sosundan mozarellaya, unumuzdan iç malzemelerimize kadar ürünlerimizin tamamı Türkiye’de, Türk damak tadına uygun özel Domino’s reçeteleriyle  ve iyi tarım uygulamalarıyla üretiliyor. Bu geniş ürün portföyüyle tüketicilerimize her zevke ve her tüketime uygun zengin alternatifler sunuyoruz” dedi. </p>
<p><strong>Yeni imza ürünü Pan Pizza’yı doyurucu öğün ihtiyacını karşılamak için geliştirdi</strong></p>
<p>Ülkemizde pizza zincirlerinde muadili bulunmayan yeni imza ürün Pan Pizza’nın inovasyon süreci hakkında da konuşan Saranga, “Tüketicilerimizin beklentilerini sadece farklı malzeme ve lezzet kombinasyonlarıyla değil, aynı zamanda doyurucu öğün ihtiyacını tam olarak karşılayan alternatif hamur yapılarıyla da cevaplamak arzusundayız. Yaklaşık iki yıldır ürün inovasyon ekibimiz tarafından hazırlıkları devam eden, inovasyon merkezimizde sayısız teste tabi tutulan Pan Pizza’yı geliştirirken global trendleri incelemenin yanı sıra yerel damak tadını baz aldık ve hem dışı çıtır, içi yumuşak ve kabarık hamurunun yarattığı kendine özgü dokusuyla hem doyuruculuğuyla hem de yoğun mozarella peyniri içermesiyle yepyeni bir kategori ortaya koyduk. Bu yıl ve önümüzdeki yıllara favori ürün olarak imza atacağına inandığımız ürünümüzün zengin malzeme dengesi, tavayla fırınlanma tekniği ve kendine özgü hamuruyla müşterilerimizin yeni lezzet kahramanı olacağına eminiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-satilan-her-iki-pizzadan-biri-dominos-541385">Türkiye&#8217;de satılan her iki pizzadan biri Domino&#8217;s!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte en önemli sorunlardan biri: Obezite!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hamilelikte-en-onemli-sorunlardan-biri-obezite-534819</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 May 2025 12:20:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlardan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=534819</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü tarafından “sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi” olarak tanımlanan obezite, son yıllarda küresel boyutta bir halk sağlığı sorunu haline geldi.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamilelikte-en-onemli-sorunlardan-biri-obezite-534819">Hamilelikte en önemli sorunlardan biri: Obezite!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü tarafından “sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi” olarak tanımlanan obezite, son yıllarda küresel boyutta bir halk sağlığı sorunu haline geldi.  Zira, obezite pek çok kronik hastalığın gelişme riskini artırırken, dünya çapında ölüm nedenlerinin de başında geliyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Halenur Bozdağ,</strong> görülme sıklığı dünya ile birlikte ülkemizde de giderek artan obeziteden kadınların daha fazla etkilendiğini belirterek, “Öyle ki Sağlık Bakanlığı tarafından 2017 yılında gerçekleştirilen Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması’nın raporuna göre; obezitenin erkeklerde görülme sıklığı yüzde 24.6 iken bu oran kadınlarda yüzde 39.1’e yükselmektedir. Birçok çalışmanın verileri, doğurganlık çağındaki 20-39 yaş grubu kadınlarda obezite görülme oranının yüzde 20-35 olduğunu ve morbid obezite görülme oranlarında giderek artış gözlendiğini göstermektedir” diyor. </p>
<p><strong>Çocukluk çağı obezitesi riskini 2 kat artırıyor! </strong></p>
<p>Kadın Hastalıkları ve   Doğum Uzmanı Doç. Dr. Halenur Bozdağ,   obezite sorunu yaşayan anne adaylarında hamilelik sürecinin düzenli ve yakın takip gerektirdiğine dikkat çekerek, “Obezite hem anne adayının hem bebeğin sağlığını tehdit edebilmektedir.  Örneğin, bu annelerin bebeklerinde, çağımızın önemli sorunu olan ve görülme sıklığı giderek artan çocukluk çağı obezitesinin gelişme riski ciddi oranda artmaktadır. Yapılan çalışmalar, gebeliğin ilk  3 ayı içindeki maternal obezite ile çocukluk çağı obezitesi arasında ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışma sonuçlarına göre; annesi gebeliğin ilk 3 ayında obez olan çocukların 2 yaşına geldiklerinde obez olma riskleri 2 kat artarken, 3 &#8211; 5 yaşlarına geldiklerinde bu risk artış göstererek 2.3 kat olmaktadır” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Bebeklerde kalp hastalığı, hipertansiyon ve diyabete zemin hazırlıyor!</strong></p>
<p>Bebeklerin fizyolojilerinin hamilelik sürecinde anneden gelen besinlere uyum sağladığını vurgulayan Doç. Dr. Halenur Bozdağ, bu adaptasyonun bebeklerin metabolizmalarını kalıcı olarak değiştirebildiğine işaret ederek, “Anne karnındayken programlanmış olan bu değişiklikler bebeklerde obezitenin yanı sıra kalp hastalığı, hipertansiyon ve insüline bağımlı olmayan diyabet dahil olmak üzere yaşamın ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkan çeşitli hastalıklara da zemin oluşturmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Annede kalıcı sorunlara yol açabiliyor! </strong></p>
<p>Obezite, hamilelik sürecinde sadece anne karnındaki bebekte değil anne adayında da ciddi sağlık sorunları oluşturabiliyor. Doç. Dr. Halenur Bozdağ, bu hastalıkları şöyle özetliyor: “Obezite sorunu yaşayan anne adaylarında gebelik şekeri 2.6, gebelikte yüksek tansiyon 2.5 ve preeklampsi 3.2 kat artış göstermektedir. Gebelik sürecinde ve lohusalıkta damarlarda pıhtı oluşumu gibi ek sorunlar da yaşanırken,  doğum sonrasında tip 2 diyabet ve  tansiyon yüksekliği gibi sağlık sorunları kalıcı olabilmektedir.” </p>
<p><strong>Yakın takip ve tedaviyle önlenebiliyor</strong></p>
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Halenur Bozdağ,  aslında hamilelikte obezitenin önlenebilir bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek,   “Düzenli beslenme, yeterli fiziksel aktivite ve her şeyden önemlisi gebeliğe ideal kiloyla başlamak ve bunun için doğum öncesi danışmalık almak, sorunların oluşmasını önlemenin etkili ve ulaşılabilir bir yoludur” diyor.  Obezitenin oluşturacağı riskleri en aza indirmek için hamileliğin ilk haftalarından itibaren yakın takip  ise büyük bir öneme sahip.  Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Halenur Bozdağ, ilk muayenede obezitenin neden olabileceği sağlık sorunlarının araştırıldığını belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bunun için diyabet açısından açlık kan şekeri, üç aylık kan şekeri göstergesi olan HbA1C ve gerekirse şeker yükleme testi yapılır.  Kalp sağlığı açısından kan yağları  ve ihtiyaç halinde kardiyolojik değerlendirme istenebilir. Tansiyon takibi günlük bakılabilir ve yüksek tansiyona eşlik eden baş ağrısı veya görme bulanıklığı gibi bulgular açısından  anne adayı bilgilendirilir. Bebeğin gelişimi, kilo alımı, anneye ait risk faktörlerinden etkilenme durumu ve iyilik hali her görüşmede değerlendirilir.” </p>
<p><strong>Sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite şart</strong></p>
<p>Hamileliğine aşırı kilolu veya obezite sorunuyla başlayan anne adaylarında aylık kilo alımının bir plana oturtulması gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Halenur Bozdağ, diyetisyen eşliğinde kişiye özel bir diyet listesi oluşturularak sağlıklı beslenme ve kalori kontrolünün yapıldığını belirtiyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Halenur Bozdağ, fiziksel aktivite konusunda da anne adaylarının desteklenmeleri gerektiğini vurgulayarak, “Düzenli açık hava yürüyüşleri günlük hayatın bir parçası haline getirilmelidir. Her gün 30 dakikalık açık havada yürüyüş veya ev içinde günde 3 kez 20 dakikalık aktivitede bulunmak, hamileliğin sağlıklı geçmesi için son derece önemlidir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Obezite sorunu varsa 5-9 kilodan fazla alınmamalı! </strong></p>
<p>Hamilelikte ne kadar kilo alınması gerektiği ise hamileliğin başlangıcındaki kiloya göre değişiyor. Vücut Kitle İndeksine göre zayıf olan anne adaylarının hamilelik sonuna kadar  12.5-18 kilo;  ideal kiloda olanların 11.5-16 kilo; fazla kilosu olanların 7-11.5 kilo almaları öneriliyor. Obezite sorunu yaşayan anne adaylarının  ise 5-9 kilodan fazla almamaları önem taşıyor. Doç. Dr. Halenur Bozdağ, “Genel olarak bakıldığında, Vücut Kitle İndeksi’ne göre zayıf ve normal ağırlıktaki gebelerde ayda en fazla 2 kilo alımı, kilolu veya obezite sorunu olan gebelerde ise en fazla bir kilo alımı önerilmektedir” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamilelikte-en-onemli-sorunlardan-biri-obezite-534819">Hamilelikte en önemli sorunlardan biri: Obezite!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu risklerden biri bile varsa, dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bu-risklerden-biri-bile-varsa-dikkat-531567</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 May 2025 07:05:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bile]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[risklerden]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=531567</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada önlenebilir ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan hipertansiyon atar damarlardaki kan basıncının sürekli normalin üzerinde seyretmesi olarak tanımlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-risklerden-biri-bile-varsa-dikkat-531567">Bu risklerden biri bile varsa, dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada önlenebilir ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan hipertansiyon atar damarlardaki kan basıncının sürekli normalin üzerinde seyretmesi olarak tanımlanıyor. Dünyada 1 milyar 280 milyon, ülkemizde de 16 milyonu aşkın kişinin hipertansiyon hastası olduğu belirtiliyor. Bir başka deyişle, ülkemizde her 3 kişiden 1’i hipertansiyonla mücadele ediyor. Üstelik, yapılan son çalışmalar, hipertansiyonun artık 20’li yaşlarda, hatta 15-19 yaş aralığında bile giderek daha sık görüldüğünü ortaya koyuyor.   <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan,</strong> hipertansiyonun gençlerde hızla yaygınlaşmasında modern hayatın getirdiği hareketsiz yaşam ve fast food tarzı beslenmenin önemli bir etkisi olduğuna dikkat çekiyor. </p>
<p>Hipertansiyonda erken teşhis ve tedavinin yaşamsal önem taşıdığını vurgulayan <strong>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan,</strong> “Zira, geç kalındığında kalp yetmezliği, inme ve böbrek yetmezliği gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilmektedir. Ancak hipertansiyon çoğunlukla organ hasarı oluşturuncaya dek belirti vermemektedir. Bu nedenle, gençlerin hiçbir yakınmaları olmasa bile 18 yaşından itibaren tansiyonlarını yılda bir kez ölçtürmeleri ve hipertansiyonun risk faktörlerinden biri bile varsa yaşam tarzlarını daha dikkatli planlamaları son derece önemlidir” diyor. <strong>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr.</strong> <strong>Murat Turfan,</strong> hipertansiyon yaşını öne çeken 8 etkeni anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><b> Obezite</b></p>
<p>Modern yaşamın sonucu olarak azalan fiziksel aktivite ve fast food tarzı tüketimin artması gibi   faktörler nedeniyle obezite gençlerde hızla yaygınlaşıyor. Obezitenin yol açtığı en önemli sorunların başında ise hipertansiyonun geldiğine işaret eden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan,   sözlerine şöyle devam ediyor: “Aşırı vücut ağırlığı kalbin daha fazla kan pompalamasına ve damar duvarlarının gerginliğinin artmasına, bu tablo da kan basıncının yükselmesine sebep olmaktadır. Vücut kitle indeksinde her 1 birimlik artış, hipertansiyon riskini yüzde 7 oranında artırmaktadır.” </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong> Sağlıklı beslenerek ve düzenli egzersiz yaparak Vücut Kitle İndeksinizi 18.5–24.9 aralığında tutmaya özen gösterin.  </p>
<p><b> Aşırı tuz tüketimi</b></p>
<p>Sodyum, toplumda bilinen adıyla tuz, damarların kasılmasına neden olarak tansiyonu yükseltiyor. Hipertansiyonun son yıllarda gençlerde daha sık görülmesinde, içeriğinde bolca tuz barındıran fast food gıdalara olan yönelim önemli bir rol oynuyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong> Dünya Sağlık Örgütü, günlük 5 gramdan fazla tuz tüketilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Yemeklerinizi tuz yerine baharat, limon veya sarımsakla tatlandırın. Fazla tuz içermeleri nedeniyle fast food ve paketli gıdalardan da kaçının. </p>
<p>Hareketsiz bir yaşam </p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, gençlerin yüzde 80’inden fazlası yeterince hareket etmiyor; boş zamanlarını cep telefonu ve tablet karşısında geçiriyor. Fiziksel aktivite eksikliği de damar sağlığını bozarak kan basıncını yükseltiyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?  </strong>Haftada 150 dakika egzersiz yapan bireylerde risk yüzde 30 oranında azalıyor. Haftada en az 5 gün, günde 30 dakika yürüyüş veya kardiyo egzersizleri yapmayı alışkanlık edin. </p>
<p><strong>Sigara ve alkol kullanımı</strong></p>
<p>Sigara, damarların daralmasına ve damar içi hasara yol açabiliyor. Bu nedenle, sigara kullanan gençlerde hipertansiyon riski içmeyenlere göre yüzde 20 oranında daha fazla oluyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan, düzenli alkol tüketiminin de kan basıncını yükselten önemli bir etken olduğunu vurgulayarak, “Haftada 100 gramdan fazla alkol almak hipertansiyon riskini yüzde 40 oranında yükseltebilmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong> Sigaraya hiç başlamayın, eğer kullanıyorsanız en kısa zamanda bırakın. Alkolü tamamen bırakın veya   sınırlandırın.</p>
<p><strong> </strong>Uyku bozuklukları</p>
<p>Günümüzde, gençlerde genellikle teknoloji bağımlılığı, stres veya fazla kiloların neden olduğu uykusuzluk ile uyku apnesi gibi uyku bozuklukları da hipertansiyon yaşını öne çekiyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan, “Uykusuzluk ve uyku apnesi gibi uyku bozuklukları gece boyunca oksijen düşüklüğüne neden olmakta, bu sorun da hipertansiyonu tetiklemektedir” diyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong> Uyku kalitesine dikkat edin ve horlama sorununuz varsa mutlaka uyku konusunda uzman bir hekime başvurun.</p>
<p><b> Kahve ve enerji içecekleri </b></p>
<p>Enerji içecekleri, özellikle de kahve gençlerin en çok tercih ettikleri içecekler. Ancak içeriklerinde bulunan kafein aşırı alındığında nabzı ve tansiyonu yükselten bir etkiye sahip. Örneğin, 400 mg’ın üzerindeki kafein (4 fincan kahve) tansiyonda ani artışlara yol açabiliyor. Enerji içecekleri de yaklaşık dört fincan kahve ile aynı miktarda kafein içeriyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong> Günde 2-3 fincandan fazla kahve tüketmeyin, enerji içeceklerinden de kaçının.</p>
<p>Stres ve anksiyete</p>
<p>Günümüzde gençlerin stres oluşturan faktörlere fazla maruz kalmaları da hipertansiyonu tetikliyor. Zira, stres hormonları damarların büzülmesine yol açarak kan basıncını artırabiliyor. Yapılan çalışmalar, kronik stres yaşayan bireylerde hipertansiyon riskinin 2 kat artabildiğini gösteriyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong> Meditasyon veya gevşeme egzersizleri yaparak, yeni bir hobi edinerek stres yönetim becerilerinizi geliştirebilirsiniz. </p>
<p>Bazı böbrek hastalıkları</p>
<p>Bazı böbrek hastalıkları vücutta sodyum ve sıvı dengesini bozuyor, bunun sonucunda kan basıncı yükseliyor. Yapılan çalışmalar, genç hipertansiyon hastalarının yüzde 15-20’sinde böbrek hastalığı olduğunu gösteriyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong>  Düzenli olarak yaptıracağınız kan ve idrar testleriyle böbrek sağlığınızı kontrol ettirin.</p>
<p><b> </b></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><b> </b></p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-risklerden-biri-bile-varsa-dikkat-531567">Bu risklerden biri bile varsa, dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her iki kişiden biri tasarruf sahibi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-iki-kisiden-biri-tasarruf-sahibi-522854</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Apr 2025 13:07:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[kişiden]]></category>
		<category><![CDATA[sahibi]]></category>
		<category><![CDATA[tasarruf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=522854</guid>

					<description><![CDATA[<p>ING Türkiye, Nielsen iş birliğiyle gerçekleştirdiği Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2024 yılı dördüncü çeyrek sonuçlarını açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-iki-kisiden-biri-tasarruf-sahibi-522854">Her iki kişiden biri tasarruf sahibi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ING Türkiye, Nielsen iş birliğiyle gerçekleştirdiği Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2024 yılı dördüncü çeyrek sonuçlarını açıkladı. Tasarruf sahipliği oranı yüzde 54 ile önceki çeyreğe benzer seviyelerde gerçekleşirken, tasarruf sahibi olmayanlar arasında yakın gelecekte tasarruf planlayanların oranı yüzde 24 oldu. Tasarrufu olanların tasarruf aracı tercihlerinde ise, yüzde 31 oranı ile yastık altı altın ve nakit ilk sırada yer alırken, bu araçları yüzde 23 ile TL Vadeli Hesap ve yüzde 21 ile altın, değerli taşlar ve metal hesaplar takip etti. Hisse senetlerinin tercih edilme oranı önceki döneme benzer şekilde yüzde 18 oldu. Yatırım ürünleri konusunda bilgili olduklarını ifade edenlerin oranı ise genel kitlede yüzde 50 iken, bu oran erkeklerde yüzde 57 ile kadınlardan 13 puan daha yüksek. ING Türkiye Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Tuğçe Bora Kılıç, “Farklı ihtiyaçlara hitap eden finansal araçlar geliştirmenin ve bu ürünlere dijitalden kolay bir şekilde erişim sağlanmasının tasarrufu destekleyeceğine inanıyoruz. ING Türkiye olarak lider tasarruf bankası olma hedefiyle ilerliyor, avantajlı tasarruf ürünlerimizi dijitalden müşterilerimize sunmayı stratejimizde önceliklendiriyoruz” dedi.</strong></p>
<p>ING Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında finansal sağlığa katkıda bulunmak amacıyla 2011 yılından bu yana gerçekleştirdiği ve Nielsen iş birliğiyle yenilediği Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2024 yılı dördüncü çeyrek sonuçlarını açıkladı. 2024 yılı dördüncü çeyrek araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’de her iki kişiden biri tasarruf sahibi. Bir önceki çeyreğe benzer şekilde katılımcıların yüzde 54’ü tasarruf sahibi olduğunu ifade ediyor. Eğitim seviyesi arttıkça tasarruf yapma eğilimi de yükseliyor. Ayrıca, evli bireyler bekârlara, çocuk sahibi olanlar da olmayanlara göre daha fazla tasarruf yapıyor. Tasarrufu olmayan yüzde 46 oranında kitlenin içerisinde yakın zamanda tasarruf etmeyi planlayanların oranı geçen dönemle benzer şekilde yüzde 24 seviyesinde. </p>
<p><strong>Tasarruf sahipleri içinde düzenli tasarruf yapanların oranı yüzde 79</strong></p>
<p>Araştırma sonuçlarına göre, tasarruf sahipleri içinde düzenli tasarruf yapanların oranı yüzde 79 ile geçen çeyreğe göre 7 puan artış gösterdi.  Düzenli tasarruf yapanların yüzde 30’u gelirlerinin yüzde 10’undan azını, yüzde 45’i ise gelirlerinin yüzde 10 ile 20’si arasındaki bir tutarı tasarrufa ayırabildiğini belirtiyor. Tasarruf motivasyonları incelendiğinde, geleceğe yatırım yüzde 39 oranı ile en önemli neden olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte, beklenmedik durumlara karşı güvence ve çocuklar odağındaki birikimlerin bu çeyrekte tasarruf yapma gerekçeleri arasında payını artırdığı görülüyor.</p>
<p><strong>Tasarruf araçlarında yastık altı altın ve nakit ilk sırada yer alıyor</strong></p>
<p>Tasarrufu olanların tasarruf aracı tercihlerinde ise, önceki çeyrekten farklı olarak yüzde 31 oranı ile “yastık altı altın ve değerli taş metal” ile “yastık altı döviz ve TL nakit” ilk sırayı paylaşıyor. Bu araçları yüzde 23 ile “TL Vadeli Hesap” ve yüzde 21 ile “altın, değerli taşlar ve metal hesaplar” takip ediyor. Hisse senetlerinin tercih edilme oranı önceki döneme benzer şekilde yüzde 18 olurken, bireysel emeklilik fonlarının tercih edilme oranı yüzde 12 olarak gerçekleşti.  Eğitim seviyesi yükseldikçe yastık altı nakit tercihinin azaldığı görülüyor. Üniversite mezunlarında yastık altı nakit sahipliği yüzde 26 iken ortaokul ve altı seviyesindekilerde bu oran yüzde 44’e yükseliyor. Geçen çeyreğe benzer şekilde tasarrufu olanların getiri beklentileri orta vadeye odaklanırken, genç yaş grupları ile lise ve üzeri eğitim düzeyine sahip olanların daha kısa vadede getiri beklentisi içinde olduğu dikkat çekiyor. </p>
<p><strong>Her iki kişiden biri yatırım ürünleri konusunda bilgili olduğunu aktarıyor</strong></p>
<p>Katılımcıların yüzde 92’si bankacılık hizmeti alırken, son bir ayda internet veya mobil bankacılık hizmeti kullananların oranı ise geçen çeyrek ile benzer şekilde yüzde 89 olarak gerçekleşti. Yatırım ürünleri konusunda bilgili olduklarını ifade edenlerin oranı genel kitlede yüzde 50 iken, bu oran erkeklerde yüzde 57 ile kadınlardan 13 puan daha yüksek. Her zaman ve sıklıkla aylık bütçe takibi yaptığını belirtenlerin oranı yüzde 47 seviyesinde gerçekleşti. Finansal kararlardan tek başına sorumlu olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 32 seviyesinde iken, bu oran erkeklerde yüzde 68 ile kadınlardan yaklaşık olarak iki kat daha fazla. Finansal kararlardan başka biriyle birlikte sorumlu olduğunu aktaranların oranı yüzde 37 iken, bu oran kadınlarda yüzde 56 ile erkeklerden iki kat daha yüksek. Araştırmaya göre, finansal durumlarından memnun olduğunu aktaranların oranı yüzde 40 ile geçen çeyrek ile benzer seviyede kalırken, katılımcıların yüzde 62’si finansal sağlıklarını korumak amacıyla harcamalarını kontrol ediyor.  </p>
<p><strong>Tuğçe Bora Kılıç: Finansal sağlığı destekleyen hizmetlerimizle müşterilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. </strong></p>
<p>Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren <strong>ING Türkiye Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Tuğçe Bora Kılıç, </strong>“Yenilenen araştırmamızla, tasarruf eğilimlerine dair kapsamlı veriler sunarak bireylerin finansal kararlarını daha bilinçli şekilde almasına katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda farklı ihtiyaçlara hitap eden finansal araçlar geliştirmenin ve bu ürünlere dijitalden kolay bir şekilde erişim sağlanmasının tasarrufu destekleyeceğine inanıyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda, ING Türkiye olarak biz de lider tasarruf bankası olma hedefiyle ilerliyor, avantajlı tasarruf ürünlerimizi dijitalden müşterilerimize sunmayı stratejimizde önceliklendiriyoruz. 2011 yılında bir ilke imza atarak hayata geçirdiğimiz ve geçen sene Bitmeyen Hoş Geldin Faizi yapısı ile yenilediğimiz Turuncu Hesap da bu ürünlerimizden biri. 2 milyonu aşkın müşteriye ulaşan Turuncu Hesap ile müşterilerimize günlük yüksek faizle mevduatlarını değerlendirme ve ihtiyaçları olduğunda vade derdi olmadan birikimlerini kullanma fırsatı sunuyoruz. Bitmeyen Hoş Geldin Faizi yapısıyla birlikte, müşterilerimiz Turuncu Hesap’taki faiz kazançlarını artırmak için farklı bankacılık ürünlerimize de daha çok ilgi gösteriyor. Binlerce Turuncu Hesap sahibi, faiz oranlarını artık kendileri belirleyebiliyor. Bununla birlikte, yatırım fonu dünyamızı zenginleştirmeye devam ediyoruz. ING Mobil’deki son yeniliklerle müşterilerimiz farklı fonların getirilerini tek ekranda karşılaştırabiliyor; fon detay sayfalarında fonların dönemsel performansı, risk seviyesi, varlık dağılımı, işlem bilgilerini incelerken ABD Doları, Euro &#038; Altın ile farklı dönem getirilerini karşılaştırmalı olarak değerlendirebiliyor. Yatırım fonu kararı vermeyi kolaylaştıran bu özelliklerle aynı zamanda müşterilerimizin dijital deneyimini de iyileştiriyoruz. Finansal sağlığı destekleyen ürün ve hizmetlerimizle müşterilerimizin yanında olmaya ve tasarruf eğilimlerine ışık tutan çalışmalarımızla da toplumsal fayda sağlamaya devam edeceğiz” diye aktardı. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-iki-kisiden-biri-tasarruf-sahibi-522854">Her iki kişiden biri tasarruf sahibi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dikkat! Omuz Ağrısı Parkinson Belirtilerinden Biri Olabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dikkat-omuz-agrisi-parkinson-belirtilerinden-biri-olabilir-460917</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 May 2024 09:26:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[belirtilerinden]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[omuz]]></category>
		<category><![CDATA[parkinson]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=460917</guid>

					<description><![CDATA[<p>Parkinson hastalığı Türkiye’de yaklaşık 200 bin kişiyi etkiliyor. Parkinson hastalığının tedavisinde pek çok umut veren bilimsel çalışmalar yapıldığını belirten uzmanlar, erken teşhisin hastanın yaşam kalitesinde oldukça büyük bir etkisi olduğuna da dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-omuz-agrisi-parkinson-belirtilerinden-biri-olabilir-460917">Dikkat! Omuz Ağrısı Parkinson Belirtilerinden Biri Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Emre ve Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde görev yapan Nöroloji Prof. Dr. Okan Doğu, konu ile ilgili dikkat çekici bilgiler paylaştı.</p>
<p>Nörodejeneratif hastalıklar olarak nitelenen Parkinson hastalığı, beyinde belli bir grup hücrenin, henüz tam olarak bilinmeyen sebeplerden dolayı, yavaş yavaş ölmesi sonucu ortaya çıkan hastalıklardan biridir. “Parkinson hastalığında, beyinde dopamin denen maddeyi üreten hücrelerin yavaş yavaş ölümü söz konusudur. Beyinde dopaminin azalması sonucu hareketler genel olarak yavaşlar, yürüme yavaş, öne eğik ve küçük adımlı bir hale gelir. Yavaşlığa kaslarda katılaşma, ellerde, bazen bacaklarda istirahat halinde ortaya çıkan bir titreme eşlik eder. Hareketle ilgili bu belirtilerin yanı sıra hastalarda duygudurum bozuklukları, kabızlık gibi sorunlar, ileri yaşlarda zihinsel bozulma da ortaya çıkabilir” şeklinde konuşan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Emre risk faktörleri ile ilgili çarpıcı bilgiler verdi:</p>
<p><strong>PROF. DR. MURAT EMRE: “TARIM İLAÇLARI, KUYU SUYU VE KAFA TRAVMASI RİSKİ ARTIRIYOR”</strong></p>
<p>“Bugüne kadar yapılan çalışmalar tarım ilaçlarına maruz kalma, kuyu suyu kullanımı gibi bazı çevresel faktörlerin yanında ciddi kafa travması geçirmiş olmanın Parkinson riskini artırdığını göstermiştir. Kahve ve sigara kullanımı ise hastalık riskini artıran faktörler arasında yer alır. Hastalığın genetik formları da vardır, ancak bu grup tüm hastaların %5-10 arası bir grubunu oluşturur.”</p>
<p>Erken teşhisin birçok önemli faydası olduğunu da vurgulayan Prof. Dr. Emre, öncelikli hedefin tetkikler yoluyla hastalığın benzerlerinden ayırarak, doğru tedaviye başlamak ve gerekli yaşam tarzı önlemlerini almak olduğunu dile getirdi. “İlaç tedavisinin gecikmeden başlanması, beyinde dopamin eksikliği sonucu oluşacak bazı değişikliklerin önüne geçilebilir. Uygun tedaviyle hastanın yaşam kalitesi erken dönemden itibaren iyileştirilip daha uzun bir süre işlevsel kalması sağlanabilir” şeklinde konuşan Prof. Dr. Emre, hastalığın tedavisi ile ilgili şunları söyledi:</p>
<p>“Bugün elimizde bulunan ilaçlarla hastalığın belirtilerini büyük ölçüde gidermek, hastanın normal ya da normale yakın bir işlevselliğe kavuşmasını sağlamak mümkündür. Bu ilaçlar beyindeki dopamin seviyesini yükseltir veya onun etkisini taklit ederler.”</p>
<p><strong>AKILLI SAAT UYGULAMALARI PARKİNSON TAKİBİNDE FAYDALI MI?</strong></p>
<p>Günümüzde kullanım oranı artan akıllı saatler, özellikleri ve eklenen uygulamalar sayesinde sağlıklı yaşam konusunda birer yardımcı haline geldi. “Son yıllarda kişinin motor becerilerini, hareket sıklığı ve hızını, titremeyi akıllı saatler ya da sensörlerin kullanıldığı daha kompleks cihazlarla uzaktan izlemek mümkün hale gelmiştir. Bu yöntemlerin avantajı kişinin günlük hayattaki performansını kendi ortamında ve tüm gün boyunca değerlendirmeyi mümkün kılmalarıdır” şeklinde konuşan Prof. Dr. Emre, özellikle klinik çalışmalarda denenmekte olan ilacın etkinliğinin ölçülmesinde ya da tedaviye verilen cevabın gün içinde değişkenlik gösterdiği hastalarda, ilaç dozlarını ayarlanmasında bu yöntemler önemli avantajlar sağlar” bilgisini verdi.</p>
<p><strong>PROF. DR. OKAN DOĞU: “TÜRKİYE’DE PARKİNSON HASTALIĞININ GÖRÜLME SIKLIĞI ARTIYOR”</strong></p>
<p>Toplumların giderek yaşlanması ile birlikte Parkinson hastalığının görülme sıklığında artış yaşandığını belirten<strong> </strong>Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde görev yapan Nöroloji Prof. Dr. Okan Doğu, ülkemizde de aynı riskli artışın geçerli olduğunu vurguladı.</p>
<p>Prof. Dr. Doğu, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Fakat hastalık sayısındaki artışı sadece yaşlanmanın artması ile açıklayamıyoruz; bunun yanı sıra son yıllarda çevresel risk faktörlerinin Parkinson hastalığının oluşması üzerindeki etkilerine ilişkin çok kuvvetli kanıtlar var. Hava kirliliği, gıda kirliliği, maruz kaldığımız toksinler ve hatta tükettiğimiz su ve sütlerde bulunan zararlı içerikler Parkinson hastalığına yatkınlığı artırmaktadır. Parkinson hastalığı 65 yaş üzeri toplumda %1 sıklığında görülen bir hastalık ve yaş ilerledikçe bu sıklık oranları daha da artmakta, 80 yaş üzerinde yüzde beşlere kadar çıkmaktadır. Ülkemizde ise 150 ila 200 bin civarında Parkinson hastası olduğunu tahmin ediyoruz.”</p>
<p><strong>PROF. DR. OKAN DOĞU: “OMUZ AĞRISI PARKİNSON HASTALIĞI BELİRTİSİ OLABİLİR!”</strong></p>
<p>Henüz hastalığın tamamen ortadan kaldırılmasını sağlayan bir tedavinin söz konusu olmadığını ancak günümüzde çok güçlü tedavi seçenekleri olduğunu da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Doğu, “Örneğin bir çalışmada, bir grup Parkinson hastasına uygulanan yeni bir antikor tedavisinin hastalık seyrinin yavaşlattığı gösterildi. Bu nedenle tedaviye dair umutlu olmak için elimizde çok neden olduğunu düşünüyorum.”</p>
<p>Dünya çapında yapılan araştırmalar ve tedavide gelinen gelişmelerle birlikte ülkemizde de bu tedavilere erişimin çok iyi bir noktada olduğunu belirten Prof. Dr. Doğu, önemli bir uyarıda bulundu:</p>
<p>“Hastalık şüphesi olanlar ilk olarak elbette bir nöroloji uzmanına başvurmalı. Çünkü hastalığın bazı başlangıç belirtileri titreme ya da hareketlerde yavaşlama şeklinde olmayabiliyor; örneğin omuz ağrısı, koku duyusunda azalma ya da kayıp, kaygı bozukluğu ve depresyon, kabızlık gibi belirtilerle de ortaya çıkabiliyor.”</p>
<p><strong>İMREN DİNÇER: “HAREKET BOZUKLUKLARI GRUBUMUZ İLE PARKİNSON HAKKINDA FARKINDALIK YARATAN PROJELER YAPIYORUZ”</strong></p>
<p>Güvenilir ve yüksek kaliteli sağlık çözümleri, güçlü global ortaklıkları ve yenilikçi Ar-Ge çalışmaları ile Türkiye’nin en hızlı büyüyen ilaç şirketlerinden biri olan GEN, ülkemizde görülme oranı giderek artan Parkinson hastalığı ile ilgili farkındalık yaratan çalışmalarına devam ediyor.</p>
<p>Konu ile ilgili bilgiler veren GEN Birim Müdürü İmren Dinçer şu şekilde konuştu:</p>
<p>“Parkinson hastalığı, derneklerin ve firmaların hasta odaklı yaklaşımları ile toplum tarafından daha fazla bilinir hale geldi. Nadir çözümler üzerine yoğunlaşmış ve hasta odaklı bir firma olarak bizler de Parkinson hastalığının çok uzun soluklu bir yolculuk olduğunun bilincindeyiz. </p>
<p>Hareket Bozuklukları Grubumuz ile birlikte Parkinson hastalığı konusunda farkındalığı artıran projeler yapmaktayız. Bu projelerimiz ile yolculuklarının her aşamasında hasta, hasta yakını ve hekimlerimizin yanında yer almaktayız.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-omuz-agrisi-parkinson-belirtilerinden-biri-olabilir-460917">Dikkat! Omuz Ağrısı Parkinson Belirtilerinden Biri Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GAİN&#8217;in fenomen dizisi &#8220;Dengeler: Biri Olmak&#8221;ta Kerem Demirbay sürprizi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gainin-fenomen-dizisi-dengeler-biri-olmakta-kerem-demirbay-surprizi-460649</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 May 2024 13:08:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[demirbay]]></category>
		<category><![CDATA[dengeler]]></category>
		<category><![CDATA[dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[fenomen]]></category>
		<category><![CDATA[gainin]]></category>
		<category><![CDATA[kerem]]></category>
		<category><![CDATA[olmakta]]></category>
		<category><![CDATA[sürprizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=460649</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cihangir Ceyhan’ın başrolünü üstlendiği, geniş oyuncu kadrosu ve etkileyici hikâyesiyle çok sevilen “Dengeler: Biri Olmak” dizisine ünlü futbolcu Kerem Demirbay konuk oyuncu oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gainin-fenomen-dizisi-dengeler-biri-olmakta-kerem-demirbay-surprizi-460649">GAİN&#8217;in fenomen dizisi &#8220;Dengeler: Biri Olmak&#8221;ta Kerem Demirbay sürprizi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaraylı ünlü futbolcu Kerem Demirbay ve eşi Melina Demirbay, GAİN’in yayına girer girmez fenomen haline gelen dizisi “Dengeler: Biri Olmak”ın yeni bölümünde konuk oyuncu olarak yer aldı.</p>
<p>Yeni bir savaşın fitilinin ateşlendiği altıncı bölümde Demirbay, Kerem isminde bir futbolcuyu canlandırıyor. Ceyhan’la birlikte kamera karşısına geçen Kerem Demirbay, “Ben de anlarım az buçuk o işlerden. Almanya’da boksör olacaktım ama nasibimizde futbolculuk varmış” şeklindeki repliklerle gerçek hayatına da gönderme yapıyor. </p>
<p>Inter Yapım imzalı “Dengeler: Biri Olmak” dizisinde <strong>Cihangir Ceyhan</strong>’a <strong>Mazlum Çimen, Erol Babaoğlu, Sabahattin Yakut, Savaş Satış, Burak Şafak, Tanju Bilir, Ulvi Kahyaoğlu, Gurur Çiçekoğlu, Zamire Zeynep Özdemir, Mücahit Koçak, Canan Ürekil ve Ersin Olgaç </strong>gibi başarılı oyuncular eşlik ediyor. Yönetmen koltuğunda <strong>Süleyman Mert Özdemir</strong>’in oturduğu “Dengeler: Biri Olmak” dizisinin senaryosunda ise <strong>Sarp Kalfaoğlu </strong>imzası var&#8230;</p>
<p><strong>“Dengeler: Biri Olmak” sadece GAİN’de…</strong></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gainin-fenomen-dizisi-dengeler-biri-olmakta-kerem-demirbay-surprizi-460649">GAİN&#8217;in fenomen dizisi &#8220;Dengeler: Biri Olmak&#8221;ta Kerem Demirbay sürprizi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras&#8217;ın yerel seçimler öncesi vaatlerinden biri olan Gençlik Festivali 15 Mayıs&#8217;ta başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mugla-buyuksehir-belediye-baskani-ahmet-arasin-yerel-secimler-oncesi-vaatlerinden-biri-olan-genclik-festivali-15-mayista-basladi-460010</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 May 2024 21:01:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[arasın]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[festivali]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[mayısta]]></category>
		<category><![CDATA[muğla]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[seçimler]]></category>
		<category><![CDATA[vaatlerinden]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=460010</guid>

					<description><![CDATA[<p>19 Mayıs’ta sona erecek olan Agora Gençlik Festivalinde gençler için oyunlar, DJ performansları ve çeşitli etkinlikler düzenleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mugla-buyuksehir-belediye-baskani-ahmet-arasin-yerel-secimler-oncesi-vaatlerinden-biri-olan-genclik-festivali-15-mayista-basladi-460010">Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras&#8217;ın yerel seçimler öncesi vaatlerinden biri olan Gençlik Festivali 15 Mayıs&#8217;ta başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Muğla Büyükşehir Belediyesi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak ulusal Kurtuluş meşalesini yaktığı 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı Gençlik Festivali ile kutluyor. 15 Mayıs’ta Kötekli Yoğurtçu Parkı’nda farklı etkinlikler, oyunlar ve DJ performans ile başlayan festival 19 Mayıs’ta Menteşe Kötekli Yoğurtçu Parkı’nda Gazapizm, Köyceğiz ilçesinde Kolpa, Yatağan ilçesinde Necati ve Saykolar, Milas ilçesinde Sakiler, Kavaklıdere ilçesinde Kutsi, Datça ilçesinde MBB Popüler Müzik Orkestrası konserleriyle devam edecek.</p>
<p>15 Mayıs’ta Kötekli Yoğurtçu Parkı’nda başlayan Gençlik Festivali’ne katılan üniversite öğrencileri pandemiden bu yana gençlerin bir araya gelebileceği etkinliklerin düzenlenmediğini, bu festivalin sınavlara iki hafta kala kendilerine çok iyi geldiğini söylediler ve festivali düzenleyen Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Ahmet Aras’a teşekkür etti.</p>
<p><b>Fuat Mustafa Özkan; “Sınavlara iki hafta kala bu festivalle stres atıyoruz”</b></p>
<p>İngilizce Öğretmenliği ikinci sınıf öğrencisi Fuat Mustafa Özkan Gençlik Festivali’nin ilk gününde şunlar söyledi; “Sınavlara iki hafta kala böyle bir etkinlik bizlere çok iyi geldi. Stres atıyoruz. Etkinlikler güzel olmuş ama genişletilebilir. Masa tenisi, su savaşları da olsa güzel olurdu.”</p>
<p><b>Kamil Göktuğ; “Pandemiden bu yana böyle festivaller düzenlenmemişti”</b></p>
<p>Tarih Bölümü öğrencisi Kamil Göktuğ’da festival için şunları söyledi; “Tarih bölümü dördüncü sınıf öğrencisiyim. Çeşitli oyunlar oynadık, bilek güreşi müsabakasına katıldım. Gayet eğlenceli vakit geçiriyoruz. Pandemiden bu yana Kötekli’de öğrencileri bir araya getiren etkinlik düzenlenmedi. Konserlere de mutlaka katılacağız.”</p>
<p><b>Şule Güneroğlu; “Gençlerin kaynaşması açısından bu tür festivaller devam etmeli”</b></p>
<p>Elektrik Elektronik Mühendisi ikinci sınıf öğrencisi Şule Güneroğlu’da 19 Mayıs Gençlik Festivali için şunları söyledi; “Böyle bir etkinlik biz öğrenciler için Kötekli’ye lazımdı. Gençlerin kaynaşması, kendini bulması için bu tür etkinliklerin devam etmesini istiyoruz. Yeni aktiviteler eklenebilir, festival için arkadaşlarımızdan geri dönüşler çok olumlu”</p>
<p>Üniversite öğrencisi Ali Buz yerel yönetimlerde okuduğunu, bu tür etkinliklerin kendileri için çok iyi olduğunu, konserlere de mutlaka gideceklerini söyledi ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’a teşekkür etti.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mugla-buyuksehir-belediye-baskani-ahmet-arasin-yerel-secimler-oncesi-vaatlerinden-biri-olan-genclik-festivali-15-mayista-basladi-460010">Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras&#8217;ın yerel seçimler öncesi vaatlerinden biri olan Gençlik Festivali 15 Mayıs&#8217;ta başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun&#8217;un seçim döneminde dile getirdiği vaatlerden biri olan taziye evlerine yemek ikramı başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sivas-belediye-baskani-dr-adem-uzunun-secim-doneminde-dile-getirdigi-vaatlerden-biri-olan-taziye-evlerine-yemek-ikrami-basladi-455296</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 May 2024 21:08:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adem]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[dile]]></category>
		<category><![CDATA[döneminde]]></category>
		<category><![CDATA[evlerine]]></category>
		<category><![CDATA[getirdiği]]></category>
		<category><![CDATA[ikramı]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[sivas]]></category>
		<category><![CDATA[taziye]]></category>
		<category><![CDATA[uzunun]]></category>
		<category><![CDATA[vaatlerden]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=455296</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Acılı Gününüzde İlk Taziye Yemeği Bizden” projesi kapsamında yakınlarını kaybeden ailelerin üzüntülerini paylaşmak amacıyla Başkan Uzun’un talimatıyla başlatılan uygulamada bugün itibarıyla ilk cenaze evlerine yemekler ulaştırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sivas-belediye-baskani-dr-adem-uzunun-secim-doneminde-dile-getirdigi-vaatlerden-biri-olan-taziye-evlerine-yemek-ikrami-basladi-455296">Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun&#8217;un seçim döneminde dile getirdiği vaatlerden biri olan taziye evlerine yemek ikramı başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Acılı Gününüzde İlk Taziye Yemeği Bizden” projesi kapsamında yakınlarını kaybeden ailelerin üzüntülerini paylaşmak amacıyla Başkan Uzun’un talimatıyla başlatılan uygulamada bugün itibarıyla ilk cenaze evlerine yemekler ulaştırıldı.</p>
<p>Kavurma, pilav, tatlı, salata ve ayrandan oluşan paketler Sivas Belediyesi Sosyal Tesislerinde özenle tek tek ambalajlanarak her cenaze evine 40 kişilik menüler halinde ulaştırılıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sivas-belediye-baskani-dr-adem-uzunun-secim-doneminde-dile-getirdigi-vaatlerden-biri-olan-taziye-evlerine-yemek-ikrami-basladi-455296">Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun&#8217;un seçim döneminde dile getirdiği vaatlerden biri olan taziye evlerine yemek ikramı başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selçuklu Belediyesi&#8217;nin enerji verimliliği ve çevre koruma faaliyetleri kapsamında yaptığı çalışmalarından biri olan Bağrıkurt GES projesinde enerji üretimine başlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediyesinin-enerji-verimliligi-ve-cevre-koruma-faaliyetleri-kapsaminda-yaptigi-calismalarindan-biri-olan-bagrikurt-ges-projesinde-enerji-uretimine-baslandi-454171</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Apr 2024 08:22:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bağrıkurt]]></category>
		<category><![CDATA[başlandı]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinin]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalarından]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[faaliyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[ges]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[projesinde]]></category>
		<category><![CDATA[selçuklu]]></category>
		<category><![CDATA[üretimine]]></category>
		<category><![CDATA[verimliliği]]></category>
		<category><![CDATA[yaptığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=454171</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selçuklu Belediyesi tarafından Bağrıkurt Mahallesi’nde 45 bin metrekare alan üzerine yapımı tamamlanan Bağrıkurt Güneş Enerjisi Santralinde elektrik üretimi başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediyesinin-enerji-verimliligi-ve-cevre-koruma-faaliyetleri-kapsaminda-yaptigi-calismalarindan-biri-olan-bagrikurt-ges-projesinde-enerji-uretimine-baslandi-454171">Selçuklu Belediyesi&#8217;nin enerji verimliliği ve çevre koruma faaliyetleri kapsamında yaptığı çalışmalarından biri olan Bağrıkurt GES projesinde enerji üretimine başlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Selçuklu Belediyesi tarafından Bağrıkurt Mahallesi’nde 45 bin metrekare alan üzerine yapımı tamamlanan Bağrıkurt Güneş Enerjisi Santralinde elektrik üretimi başladı. Hem doğa dostu olan hem de ekonomiye katkı sağlayan santral üretilen enerji sayesinde Selçuklu Belediyesi’ni kara geçirirken belediye tarafından vatandaşa hizmet verilen alanların da elektrik ihtiyacını  % 90 oranında karşılayacak.  </p>
<p><span>500 watlık 7 bin 250 adet paneli bünyesinde bulundurarak Selçuklu’ya enerji anlamında değer katan ve yıllık toplamda 5.760.000 kW gücünde elektrik üretilecek olan tesisle birlikte, Hizmet Binası ve Konya Tropikal Kelebek Bahçesi’nde de kurulan güneş enerjisi santralleriyle yıllık toplam </span>6.847.500 kW elektrik üretimi yapılmış olacak. Yine yeşil bina statüsünde  olan  Yeni Nesil Şehir Kütüphanesi de 60 KW’lık enerjisi üretimi ile katkı sağlıyor. Selçuklu Belediyesi tarafından yapımı süren  <span>Türkiye’nin ilk Yeşil Sertifikalı (LEED) Sporcu Yetiştirme Merkezi  de hizmet vermeye başladığında kendi enerjisini üreterek hem doğaya hem de ekonomiye katkı sağlayacak. </span></p>
<p><b>Başkan Pekyatırmacı: “ Enerji alanında da örnek çalışmalara imza atıyoruz”</b></p>
<p><span>Gelecek nesillere temiz bir çevre bırakmak adına gayret gösterdiklerini ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı: “<span>Günümüzde enerjinin ne kadar kıymetli olduğunu biliyoruz ve mevcut enerjiyi en verimli şekilde kullanmak için elimizden geleni yapıyoruz. Bu konuda yaptığımız en önemli çalışmalardan bir tanesi de GES Projelerimiz. Belediye olarak enerjimizi üretmek ve tasarruf sağlamak, aynı zamanda doğayı korumak için bu çalışmaları yapıyoruz. Belediye hizmet binamızın çatısında başlattığımız GES projesini bir üst kademeye taşıyarak Tropikal  Kelebek  Bahçemiz ve Yeni Nesil Şehir Kütüphanemizde  bu çalışmayı sürdürdük. Türkiye’de birçok ilke sahip örnek bir yatırımımız olan Sporcu Seçme ve Geliştirme Merkezimiz de bittiğinde GES özelliği ile  kendi kendine yeten yeşil binalarımızdan bir tanesi olacak.   Bu projelerimizden şu an en kapsamlısı olan Bağrıkurt Güneş Enerjisi Santralleri ile belediye tesislerimizin %90 oranında enerji ihtiyacını karşılıyoruz. Bu proje sayesinde aynı zaman yıllık 85 bin 600 ağacın kesilmesi ve 4 bin 534 ton CO2 salınımı da engelliyoruz. Ayrıca projede üretilen elektrik 2 bin 283 hanenin yıllık elektrik ihtiyacına denk geliyor. Günlük 20 ile </span></span></p>
<p><span> </span><span>30 bin Türk Lirası değerinde elektrik üretimi yapan tesisimizde hava koşullarının değişkenliğine göre aylık ortalama 1 milyon Türk Lirası değerinde elektrik üretimi sağlıyoruz.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediyesinin-enerji-verimliligi-ve-cevre-koruma-faaliyetleri-kapsaminda-yaptigi-calismalarindan-biri-olan-bagrikurt-ges-projesinde-enerji-uretimine-baslandi-454171">Selçuklu Belediyesi&#8217;nin enerji verimliliği ve çevre koruma faaliyetleri kapsamında yaptığı çalışmalarından biri olan Bağrıkurt GES projesinde enerji üretimine başlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyanın en büyük sivil toplum ağlarından biri olan JCI (Junior Chamber International ) tarafından düzenlenen Yaratıcı Liderlik Zirvesi Efes Selçuk&#8217;ta başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyanin-en-buyuk-sivil-toplum-aglarindan-biri-olan-jci-junior-chamber-international-tarafindan-duzenlenen-yaratici-liderlik-zirvesi-efes-selcukta-basladi-454123</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Apr 2024 19:52:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağlarından]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[chamber]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlenen]]></category>
		<category><![CDATA[efes]]></category>
		<category><![CDATA[international]]></category>
		<category><![CDATA[jci]]></category>
		<category><![CDATA[junior]]></category>
		<category><![CDATA[liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[selçukta]]></category>
		<category><![CDATA[sivil]]></category>
		<category><![CDATA[tarafından]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcı]]></category>
		<category><![CDATA[zirvesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=454123</guid>

					<description><![CDATA[<p>26-27-28 Nisan tarihleri arasında Palm Wings Ephesus Hotel’de gerçekleşen zirvenin açılış oturumu saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyanin-en-buyuk-sivil-toplum-aglarindan-biri-olan-jci-junior-chamber-international-tarafindan-duzenlenen-yaratici-liderlik-zirvesi-efes-selcukta-basladi-454123">Dünyanın en büyük sivil toplum ağlarından biri olan JCI (Junior Chamber International ) tarafından düzenlenen Yaratıcı Liderlik Zirvesi Efes Selçuk&#8217;ta başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>26-27-28 Nisan tarihleri arasında Palm Wings Ephesus Hotel’de gerçekleşen zirvenin açılış oturumu saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Zirvenin açılış oturumuna katılan Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Efes Selçuk’ta bir liderlik zirvesi düzenlenmesinin kentin tarihi dokusu ile uyumlu olduğuna dikkat çekerek; “İlham Veren Kentte sizlerin ilham aldıkları birçok işlerle birlikte liderlik anlamında çok doğru bir yerdesiniz” dedi.</span></p>
<p><span>Zirvenin açılış konuşmalarını JCI İzmir Başkanı Hakan Aktay, JCI Türkiye Başkanı Şahin İpek, JCI Başkan Yardımcısı Fatih Şengül tarafından yapıldı. </span></p>
<p><span>Zirvesinin açılış oturumuna konuşan Başkan Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, “Bir belediye başkanı olarak nasıl bir yerde olduğunu anlatmak isterim. Neden İlham Veren Kent diyoruz? Çünkü Efes Selçuk 8600 yıllık tarihi olan bir kent.  Kybele’den Amazonlara, Artemis’ten Meryem Ana’ya. 21. Yüzyılda da ilk defa bir kadının belediye başkanı olduğu bir kadın kenttir.  Felsefenin konuşulduğu, “Her şey akar” diyen ilk filozofumuz Heraklitos’un, ilk şairimiz Kallinos’un memleketindesiniz. Umarım burada bulunduğunuz süre boyunca bu kent size ilham olur” dedi.</span></p>
<p><b><span>TÜRKİYE’DEN ÇOK LİDER ÇIKAR</span></b></p>
<p><span>Belediyecilik anlayışını yansıtan mottolarından birinin de “Geçmişi Hisset, Geleceği Keşfet” olduğunun altını çizen Başkan Filiz Ceritoğlu Sengel; “Bizim bir diğer mottomuz ve belediyecilik anlayışımız da geçmişi hiç unutmadan geleceğe köprü atarak, daha ileriye nasıl gideriz diyerek yol almaktır.   Bizler Köy Enstitülerinden ilham alarak Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti için neler yapmak istiyorsa fikirlerini kendimize örnek alarak ilerleriz. Türkiye’den çok lider çıkar önemli olan o vicdanı koruyabilmektir” dedi.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyanin-en-buyuk-sivil-toplum-aglarindan-biri-olan-jci-junior-chamber-international-tarafindan-duzenlenen-yaratici-liderlik-zirvesi-efes-selcukta-basladi-454123">Dünyanın en büyük sivil toplum ağlarından biri olan JCI (Junior Chamber International ) tarafından düzenlenen Yaratıcı Liderlik Zirvesi Efes Selçuk&#8217;ta başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GAİN&#8217;in yeni dizisi &#8220;Dengeler: Biri Olmak&#8221; yayında…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gainin-yeni-dizisi-dengeler-biri-olmak-yayinda-452664</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Apr 2024 11:08:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[dengeler]]></category>
		<category><![CDATA[dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[gainin]]></category>
		<category><![CDATA[olmak]]></category>
		<category><![CDATA[yayında]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=452664</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cihangir Ceyhan’ın başrolünü üstlendiği, geniş oyuncu kadrosu ve etkileyici hikâyesiyle dikkat çeken “Dengeler: Biri Olmak” dizisi, GAİN’de yayında…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gainin-yeni-dizisi-dengeler-biri-olmak-yayinda-452664">GAİN&#8217;in yeni dizisi &#8220;Dengeler: Biri Olmak&#8221; yayında…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><span>Cihangir Ceyhan’ın başrolünü üstlendiği, geniş oyuncu kadrosu ve etkileyici hikâyesiyle dikkat çeken “Dengeler: Biri Olmak” dizisi, GAİN’de yayında…</span></em></p>
<p><span>GAİN izleyicilerinin merakla beklediği “Dengeler: Biri Olmak” dizisinin ilk iki bölümü yayına girdi… Başrolünü Cihangir Ceyhan’ın üstlendiği dizi, geniş oyuncu kadrosu ve etkileyici hikâyesiyle dikkat çekiyor.</span></p>
<p><span>Ceyhan dizide, yaşadıkları sonucunda gayrimeşru dünyaya çekilen Ferit Kamacı’ya hayat veriyor. Çocukluğundan beri bambaşka bir hayatın hayaliyle yaşan Ferit, kendisini adım adım suç, şiddet, hırs ve intikam dolu bir dünyanın içinde bulur. Gerçekleşmemiş ihtimallerle birlikte çocuk ruhunu ve naifliğini de arkasında bırakmak zorunda kalan Ferit, “biri olma” yolunda çok şey feda eder.</span></p>
<p><span>Inter Yapım imzalı “Dengeler: Biri Olmak” dizisinde <strong>Cihangir Ceyhan</strong>’a <strong>Mazlum Çimen, Erol Babaoğlu, Sabahattin Yakut, Savaş Satış, Burak Şafak, Tanju Bilir, Ulvi Kahyaoğlu, Gurur Çiçekoğlu, Zamire Zeynep Özdemir, Mücahit Koçak, Canan Ürekil ve Ersin Olgaç </strong>gibi başarılı oyuncular eşlik ediyor. Yönetmen koltuğunda <strong>Süleyman Mert Özdemir</strong>’in oturduğu “Dengeler: Biri Olmak” dizisinin senaryosu ise <strong>Sarp Kalfaoğlu</strong> imzalı&#8230;</span></p>
<p><span> </span></p>
<p><strong><span>“Dengeler: Biri Olmak” ilk iki bölümüyle şimdi ve sadece GAİN’de…</span></strong></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gainin-yeni-dizisi-dengeler-biri-olmak-yayinda-452664">GAİN&#8217;in yeni dizisi &#8220;Dengeler: Biri Olmak&#8221; yayında…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cihangir Ceyhan&#8217;ın başrolünde olduğu &#8220;Dengeler: Biri Olmak&#8221; 19 Nisan&#8217;da GAİN&#8217;de</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cihangir-ceyhanin-basrolunde-oldugu-dengeler-biri-olmak-19-nisanda-gainde-449508</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Apr 2024 21:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[başrolünde]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[ceyhanın]]></category>
		<category><![CDATA[cihangir]]></category>
		<category><![CDATA[dengeler]]></category>
		<category><![CDATA[gainde]]></category>
		<category><![CDATA[nisanda]]></category>
		<category><![CDATA[olduğu]]></category>
		<category><![CDATA[olmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=449508</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cihangir Ceyhan’ın başrolünü üstlendiği “Dengeler: Biri Olmak” dizisinin fragmanı yayınlandı. Geniş kadrosuyla dikkat çeken dizi, 19 Nisan’da GAİN izleyicileriyle buluşacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cihangir-ceyhanin-basrolunde-oldugu-dengeler-biri-olmak-19-nisanda-gainde-449508">Cihangir Ceyhan&#8217;ın başrolünde olduğu &#8220;Dengeler: Biri Olmak&#8221; 19 Nisan&#8217;da GAİN&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><span>Cihangir Ceyhan’ın başrolünü üstlendiği “Dengeler: Biri Olmak” dizisinin fragmanı yayınlandı. Geniş kadrosuyla dikkat çeken dizi, 19 Nisan’da GAİN izleyicileriyle buluşacak.</span></em></p>
<p><span>Cihangir Ceyhan’ın başrolünü üstlendiği “Dengeler: Biri Olmak” dizisinin yayın tarihi duyuruldu. GAİN’in merakla beklenen yeni dizisi 19 Nisan’da izleyiciyle buluşacak. </span></p>
<p><span>Geniş oyuncu kadrosuyla öne çıkan dizide Cihangir Ceyhan, </span><span>yaşadıkları sonucunda gayrimeşru dünyaya çekilen Ferit Kamacı karakterini canlandırıyor. Çocukluğundan beri bambaşka bir hayatın hayaliyle yaşan Ferit, kendisini adım adım suç, şiddet, hırs ve intikam dolu bir dünyanın içinde bulur. Gerçekleşmemiş ihtimallerle birlikte çocuk ruhunu ve naifliğini arkasında bırakmak zorunda kalan Ferit, “biri olma” yolunda çok şey feda edecektir.</span></p>
<p><span>Inter Yapım imzalı “Dengeler: Biri Olmak” dizisinde Cihangir Ceyhan’a Mazlum Çimen, Erol Babaoğlu, Sabahattin Yakut, Savaş Satış, Burak Şafak, Tanju Bilir, Ulvi Kahyaoğlu, Gurur Çiçekoğlu, Zamire Zeynep Özdemir, Mücahit Koçak, Canan Ürekil ve Ersin Olgaç gibi başarılı oyuncular eşlik ediyor. Yönetmen koltuğunda Süleyman Mert Özdemir’in oturduğu “Dengeler: Biri Olmak” dizisinin senaryosu ise Sarp Kalfaoğlu’na ait.</span></p>
<p><strong><span>“Dengeler: Biri Olmak”, 19 Nisan’da sadece GAİN’de…</span></strong></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cihangir-ceyhanin-basrolunde-oldugu-dengeler-biri-olmak-19-nisanda-gainde-449508">Cihangir Ceyhan&#8217;ın başrolünde olduğu &#8220;Dengeler: Biri Olmak&#8221; 19 Nisan&#8217;da GAİN&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanser vakalarının üçte biri düzenli taramalar sayesinde önlenebiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanser-vakalarinin-ucte-biri-duzenli-taramalar-sayesinde-onlenebiliyor-449217</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Apr 2024 09:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[önlenebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[sayesinde]]></category>
		<category><![CDATA[taramalar]]></category>
		<category><![CDATA[üçte]]></category>
		<category><![CDATA[vakalarının]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=449217</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser, bütün dünyada görülme oranları giderek artan önemli bir sağlık sorunu. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Global Cancer Statistics (GLOBOCAN) verileri, 2020 yılında 19,3 milyon yeni kanser hastasının olduğunu ve 10 milyon hastanın da kanser nedeniyle hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-vakalarinin-ucte-biri-duzenli-taramalar-sayesinde-onlenebiliyor-449217">Kanser vakalarının üçte biri düzenli taramalar sayesinde önlenebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>Kanser, bütün dünyada görülme oranları giderek artan önemli bir sağlık sorunu. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Global Cancer Statistics (GLOBOCAN) verileri, 2020 yılında 19,3 milyon yeni kanser hastasının olduğunu ve 10 milyon hastanın da kanser nedeniyle hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor. </span></strong></p>
<p><strong><span>Yapılan araştırmalar kanserdeki artışın devam edeceğini, 2040 yılında 27,5 milyon yeni kanser hastası olacağını ve 16,3 milyon kişinin kanser nedeniyle vefat edeceğini öngörüyor. Oysa kanserlerin 3’te 1’i düzenli taramalar sayesinde önlenebiliyor” açıklamasında bulundu. </span></strong></p>
<p><span>Dünya genelindeki istatistiklere bakıldığında en sık tanı konulan kanserin meme kanseri olduğunu paylaşan<span> Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “2020 Türkiye rakamlarına göre ise en sık görülen kanser türleri erkeklerde; akciğer, prostat, kalın bağırsak, mesane ve mide kanseri. Kadınlarda ise; meme, tiroit, kalın bağırsak, akciğer ve rahim kanserleridir. Ülkemizde de kanser tanısı alan hasta sayısı, dünyadaki rakamlara paralel olarak artmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.</span></span></p>
<p><strong><span>Farkındalık, kanserin üçte birini yok ediyor</span></strong></p>
<p><span>Kanser vakalarının üçte birinin farkındalık ve erken tanıyla önlenebildiğinin ve uygun tedavilerle kanser hastalarının tamamen iyileşebildiğinin altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Tarama programları, virüslerin yol açtığı bazı kanserlere karşı koruyucu aşılama, olumsuz çevresel etkenlerin azaltılması gibi stratejik yaklaşımlarla kansere karşı gardımızı alabiliriz. Bütün bu önlemler için de kanser farkındalığı oluşturarak milyonlarca hayat kurtarılabilir. Kanserle ilgili toplumu bilgilendirme ve farkındalık yaratmak amacıyla Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği önerisi ile 1956 yılından itibaren her yıl 1-7 Nisan tarihleri arası Kanser Haftası olarak anılıyor. O yüzden bu haftayı toplumsal bilinci yükseltmek için bir fırsat olarak değerlendiriyorum” dedi.</span></p>
<p><strong><span>Akciğer ve pankreas kanseri sinsi ilerliyor</span></strong></p>
<p><span>Akciğer ve pankreas kanseri gibi kanser türlerinin hızlı çoğalma özellikleri sebebiyle erken evrelerde gözle görülür pek bir şikâyet oluşturmadığını söyleyen Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Ancak bu tür kanserlerin en büyük ortak nedeni sigaradır. Kanser tehlikesinde en önemli risk faktörü olan tütün kullanımı, küresel olarak her yıl 5 milyon kanser ölümüne sebep oluyor. Son 10 yıldır akciğer kanseri için tarama testi, yaygın olarak kullanılan bir teknoloji. Özellikle uzun süre düzenli sigara içenlerde yıllık olarak yapılan, düşük yoğunluklu bilgisayarlı akciğer tomografisi taraması sayesinde akciğer kanserini erken evrelerde yakalamak mümkün hale geldi. Fakat pankreas kanseri için henüz standart bir erken tarama programı maalesef bulunmuyor. Bu nedenle sağlıklı yaşam gereklerini yerine getirmek, iyi ve dengeli beslenmek, fiziksel olarak aktif olmak, sigara gibi potansiyel kanser yapıcılardan uzak durmak ve rutin kontrolleri aksatmamak kanser ve kardiyovasküler hastalıklardan korunmak için dikkat edilmesi gereken unsurlar arasında yer alıyor” şeklinde konuştu.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-vakalarinin-ucte-biri-duzenli-taramalar-sayesinde-onlenebiliyor-449217">Kanser vakalarının üçte biri düzenli taramalar sayesinde önlenebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 100 kişiden biri Bipolar bozukluktan muzdarip!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-100-kisiden-biri-bipolar-bozukluktan-muzdarip-447668</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Mar 2024 21:01:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bipolar]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[bozukluktan]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kişiden]]></category>
		<category><![CDATA[muzdarip]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=447668</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manik ve depresif dönemleri olan Bipolar efektif bozukluğun toplumun yaklaşık yüzde 1’inde görüldüğünü belirten uzmanlar, bozukluğun ortaya çıkışında genetik risk faktörlerinin çok yüksek olduğunu söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-100-kisiden-biri-bipolar-bozukluktan-muzdarip-447668">Her 100 kişiden biri Bipolar bozukluktan muzdarip!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Manik ve depresif dönemleri olan Bipolar efektif bozukluğun toplumun yaklaşık yüzde 1’inde görüldüğünü belirten uzmanlar, bozukluğun ortaya çıkışında genetik risk faktörlerinin çok yüksek olduğunu söylüyor.</strong></p>
<p><strong>Bipolar efektif bozukluğu olan bireylerin yaklaşık 3’te 2’sinin ailelerinde bipolar efektif bozukluk öyküsü olduğunu dile getiren Psikiyatri Uzmanı Dr. Erman Şentürk, stresli olaylar, ekonomik problemler, aile problemleri, toplumsal problemler ya da geçmişte yaşanan bazı fiziksel ya da cinsel travmaların da bipolar efektif bozukluğun ortaya çıkmasına neden olabildiğini söyledi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Erman Şentürk, 30 Mart Dünya Bipolar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada bipolar bozukluğa ilişkin değerlendirmede bulunarak, aileleri için uyarı ve önerilerini sıraladı.</p>
<p><strong>Kadınlarda ve erkeklerde eşit oranda görülüyor</strong></p>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Erman Şentürk, Bipolar efektif bozukluğunun genellikle kadınlarda ve erkeklerde eşit oranda gözlemlendiğini dile getirerek, “Toplumun yaklaşık yüzde 1’inde görülüyor. İlk atağın başlangıç yaşı 20-25 yaşa denk geliyor. Bipolar efektif bozukluğu, kadınlarda daha çok depresif hal erkeklerde daha ağırlıklı manik atakların görüldüğü bir psikiyatrik bozukluk.” dedi.</p>
<p><strong>Manik dönemlerinde genellikle zihinsel ve fiziksel aşırı aktivite söz konusu</strong></p>
<p>Bu bozukluğun ortaya çıkışında genetik risk faktörlerinin çok yüksek olduğunu ifade eden Dr. Erman Şentürk, manik ve depresif dönemlerle seyreden bozukluğun, manik dönemlerinde genellikle zihinsel ve fiziksel aşırı aktivite söz konusu olduğunu, buna duygu durumda aşırı yükselme ve bazı dezorganize davranışların eşlik ettiğini kaydederek, “Normalden çok daha az uyku miktarı, uyku ihtiyacında azalma buna rağmen aşırı enerjik olma, aşırı hareketlilik, kişinin kendisine olan özgüveninde artış, sonuçlarından emin olamadığı eylemlerde bulunma, bir takım dürtüsel davranışlar, riskli davranışlar, hızlı araba kullanma, aşırı para harcama, gereksiz ürünleri satın alma, riskli cinsel davranışlar, cinsel istekte artışlar gibi durumları içerir.” şeklinde bilgi verdi.</p>
<p><strong>Depresif dönemlerde ise aşırı çökkünlük, isteksizlik, mutsuzluk söz konusu</strong></p>
<p>Depresif dönemlerde ise aşırı çökkünlük, isteksizlik, mutsuzluk, hiçbir şeyden keyif alamama, eskiden ilgi duyulan şeylere hiçbir şekilde ilgi duyulmaması, bitkinlik hali, çevre ile olan iletişimde azalma, suçluluk ve pişmanlıklar, intihar düşünceleri, uyku ve iştah değişiklikleri gibi durumların sıklıkla görüldüğünü belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Erman Şentürk, “Bipolar efektif bozukluğun ortaya çıkmasına neden olan durumlara bakıldığında en çok genetik etmenlerle karşılaşıyoruz.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Ekonomik problemler bipolar efektif bozukluğun ortaya çıkmasına neden oluyor</strong></p>
<p>Bipolar efektif bozukluğu olan bireylerin yaklaşık 3’te 2’sinin ailelerinde bipolar efektif bozukluk öyküsü olduğunu dile getiren Psikiyatri Uzmanı Dr. Erman Şentürk, stresli olaylar, ekonomik problemler, aile problemleri, toplumsal problemler ya da geçmişte yaşanan bazı fiziksel ya da cinsel travmaların da bipolar efektif bozukluğun ortaya çıkmasına neden olabildiğini söyledi.</p>
<p><strong>Manik dönemleri aileler erken dönemde gözlemlemeli ve yardın almalı</strong></p>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Erman Şentürk, Bipolar efektif bozukluğun, özellikle manik dönemlerinde hem kişi hem de ailesi için kriz ortamı yaratabileceğini ifade ederek, manik dönemlerinde kişinin yaşadığı ruh halinin özellikle aile tarafından erken dönemde gözlemlenebilmesi ve profesyonel destek alınmasının önemine vurgu yaptı.</p>
<p>Bazen psikotik durumların da hastalığa eşli edebildiğini dile getiren Dr. Erman Şentürk, “Psikotik belirtilerin arasında; takip edilme, çevreden zarar görebileceği, etraftan kendisine mesaj verildiği ve kendiyle uğraşıldığı gibi düşünceler yer alabiliyor.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Düzenli uyku, beslenme ve egzersiz çok önemli…</strong></p>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Erman Şentürk, Bipolar efektif bozukluğu olan kişilerin özellikle uyku miktarına ve uyku düzenine çok önem verdiklerini de kaydederek, “Özellikle aile üyelerinin uyku düzenini, uyku saatlerini ve uyku miktarını gözlemlemesine önemle öneriyoruz. Yine bu kişilerin düzenli beslenme, düzenli egzersiz ve aktivite ile normal bireyler gündelik hayatına nasıl devam ediyorsa o şekilde devam etmelerini öneriyoruz.” dedi.</p>
<p>Bipolar efektif bozukluğun tedavisinde ilaç tedavisinin önemli bir yere sahip olduğunu ayrıca kişinin gündelik hayata adaptasyonu, özellikle kişinin aileyle olan ilişkileri, uyumu, çevreyle olan ilişkisini daha da düzenleyebilmek adına psikoterapi de önerdiklerini belirten Dr. Erman Şentürk, bipolar efektif bozukluğun bazı sanatçılarda da gözlemlendiğini, özellikle manik dönemlerde, kişinin yaratıcılığında önemli miktarda artış olabildiğini de sözlerine ekledi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-100-kisiden-biri-bipolar-bozukluktan-muzdarip-447668">Her 100 kişiden biri Bipolar bozukluktan muzdarip!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karaman Belediyesi&#8217;nin önemli projelerinden biri olan ve gençlere hitap eden Drift Alanı ve Maket Hava Aracı Pisti hizmete girdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karaman-belediyesinin-onemli-projelerinden-biri-olan-ve-genclere-hitap-eden-drift-alani-ve-maket-hava-araci-pisti-hizmete-girdi-444537</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Feb 2024 21:10:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alanı]]></category>
		<category><![CDATA[aracı]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinin]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[drift]]></category>
		<category><![CDATA[eden]]></category>
		<category><![CDATA[gençlere]]></category>
		<category><![CDATA[girdi]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[hitap]]></category>
		<category><![CDATA[hizmete]]></category>
		<category><![CDATA[karaman]]></category>
		<category><![CDATA[maket]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[pisti]]></category>
		<category><![CDATA[projelerinden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444537</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her zaman spora ve sporcuya destek veren Karaman Belediyesi, motor sporları ve model uçak tutkunlarını unutmadı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karaman-belediyesinin-onemli-projelerinden-biri-olan-ve-genclere-hitap-eden-drift-alani-ve-maket-hava-araci-pisti-hizmete-girdi-444537">Karaman Belediyesi&#8217;nin önemli projelerinden biri olan ve gençlere hitap eden Drift Alanı ve Maket Hava Aracı Pisti hizmete girdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her zaman spora ve sporcuya destek veren Karaman Belediyesi, motor sporları ve model uçak tutkunlarını unutmadı. </p>
<p>Gençlerin gözde aktivitelerinden biri olan driftin, trafiğe kapalı alanlarda ve her türlü güvenlik önlemi alındıktan sonra yapılması amacıyla yola çıkan Karaman Belediyesi, Urgan Mahallesi ve organize sanayi bölgesi arasındaki serbest bölge alanına drift tutkunları için özel bir pist yaptı. 29 bin 161 m² alana yapılan Drift ve Model Uçak Pisti bugün yoğun bir katılımla açıldı.</p>
<p> Binlerce aracın alanı doldurduğu ve uzun kuyruk oluşturduğu açılışa; Karaman Belediye Başkanı Savaş Kalaycı, MHP İl Başkanı Muhammet Mustafa Gözel, MHP Merkez İlçe Başkanı Kamil Kısacıkoğlu, Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, belediye meclis üyeleri ve bu spora gönül veren çok sayıda vatandaş katıldı. </p>
<p>Çevre illerden ve yurdun değişik bölgelerindeki hız tutkunlarının da geldiği açılış programında gerçekleştirilen drift gösterileri büyük heyecan ve ilgiyle izlenirken, Başkan Kalaycı drift yapan bazı araçlara binerek halkı selamladı, vatandaşlar da sevgi gösterisinde bulundu.     </p>
<p>Karaman Belediyesi Drift Alanı Drag Pisti ve Maket Hava Aracı Pisti, daha da geliştirilerek; çeşitli şampiyona, mahalli yarış ve drift festivallerine ev sahipliği yapabilecek ayrıca araç tanıtım lansmanları, otomobil kulüplerinin buluşmaları, yedek parça aksesuar fuarları, otomobil festivalleri, ileri sürüş teknik eğitimleri ile hobi amaçlı model uçak ve maket hava aracı kullanıcılarına da ev sahipliği yapacak.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karaman-belediyesinin-onemli-projelerinden-biri-olan-ve-genclere-hitap-eden-drift-alani-ve-maket-hava-araci-pisti-hizmete-girdi-444537">Karaman Belediyesi&#8217;nin önemli projelerinden biri olan ve gençlere hitap eden Drift Alanı ve Maket Hava Aracı Pisti hizmete girdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çevrimiçi flört edenlerin yaklaşık dörtte biri dijital takibe maruz kalıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cevrimici-flort-edenlerin-yaklasik-dortte-biri-dijital-takibe-maruz-kaliyor-441187</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Feb 2024 13:27:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[çevrimiçi]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dörtte]]></category>
		<category><![CDATA[edenlerin]]></category>
		<category><![CDATA[flört]]></category>
		<category><![CDATA[kalıyor]]></category>
		<category><![CDATA[maruz]]></category>
		<category><![CDATA[takibe]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=441187</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky tarafından dünya genelinde 21 bin kişiyle yapılan yeni anket, dijital istismarın boyutları hakkında şok edici veriler ortaya koydu. Katılımcıların neredeyse dörtte biri (%23) yeni çıkmaya başladıkları kişi tarafından çevrimiçi takibe maruz kaldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cevrimici-flort-edenlerin-yaklasik-dortte-biri-dijital-takibe-maruz-kaliyor-441187">Çevrimiçi flört edenlerin yaklaşık dörtte biri dijital takibe maruz kalıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky tarafından dünya genelinde 21 bin kişiyle yapılan yeni anket, dijital istismarın boyutları hakkında şok edici veriler ortaya koydu. Katılımcıların neredeyse dörtte biri (%23) yeni çıkmaya başladıkları kişi tarafından çevrimiçi takibe maruz kaldı. Katılımcıların üçte biri (%34), çıkmaya başladığınız kişinin sosyal medya hesaplarını Google&#8217;da aramanın veya kontrol etmenin kabul edilebilir olduğuna inanıyor ve %41&#8217;i biriyle çıkmaya başladığında bunu yaptığını itiraf ediyor.</strong></p>
<p>Dünya genelinde 21 ülkede 1.000 kişiyle görüşülerek yapılan araştırmaya göre, online randevuyla tanışanlar aşk arayışında kendilerini korumak için adımlar atma konusunda istekli. Bununla birlikte bireyler Sevgililer Günü’nde konum ayarları, veri gizliliği ve aşırı paylaşımdan kaynaklanan riskler nedeniyle takip ve istismarın endişe verici artışına karşı halen savunmasız durumda.</p>
<p>İstismar türleri de çeşitlilik gösteriyor. Katılımcıların üçte birinden fazlası (%39) mevcut veya önceki partnerlerinden bir tür şiddet veya istismar gördüğünü bildirdi. Katılımcıların %16&#8217;sına istenmeyen e-postalar veya mesajlar gönderilirken, belki de en endişe verici olanı %13&#8217;ünün rızası olmadan filme alınması veya fotoğrafı çekilmesi oldu. Katılımcıların %10&#8217;u konumlarının izlendiğini, %10&#8217;u sosyal medya hesaplarının veya e-postalarının ele geçirildiğini ve %7&#8217;si rızaları olmadan cihazlarına takip yazılımı yüklendiğini itiraf etti.</p>
<p>Erkek katılımcılara kıyasla oransal olarak daha fazla kadın katılımcı şiddet veya istismara maruz kaldı (%42&#8217;ye karşı %36). Uzun süreli ilişkisi olanlara kıyasla yeni flört edenler daha fazla şiddet veya istismara maruz kaldı (%48&#8217;e karşı %37). Katılımcıların %34&#8217;ü internette takip edilme ihtimalinden endişe duyduklarını belirtiyor ve kadın katılımcılar bu ihtimalden erkeklere kıyasla daha fazla endişe duyuyor (erkek katılımcıların %31&#8217;ine kıyasla erkeklerin %36&#8217;sı bu konuda endişe duyuyor).</p>
<p>Kaspersky Güvenlik Araştırmacısı <strong>David Emm</strong>, konuya ilişkin şunları söyledi: <em>&#8220;Nesnelerin interneti veya bağlantılı dünya bize sayısız olasılık ve fırsat sunuyor. Ancak fırsatların yanında tehditler de geliyor. Bağlantılı dünyanın bu tehditlerinden biri de bizi istismara karşı savunmasız bırakan, izlenebilir verilere erişim kolaylığı sunması. Bu davranışların suçu taciz mağdurlarına ait değil, ancak mağdurların riskleri en aza indirecek adımları atma konusunda üzerlerinde bazı sorumluluklar var. İnsanların çevrimiçi ortamda kimliklerini doğrulamak için adım atmasının harika olduğunu düşünüyorum. Onları paylaştıkları herhangi bir bilgi, parola veya veri üzerinde hızlı bir durum kontrolü yapmaya ve bu bilgilerin kötü niyetli kişiler tarafından nasıl kullanılabileceğini düşünmeye teşvik ediyorum.&#8221;</em></p>
<p>Refuge Teknoloji Destekli İstismardan Korunma ve Ekonomik Güçlendirme Başkanı <strong>Emma Pickering</strong> de şunları ekledi: <em>&#8220;Çevrimiçi flört ve sanal alanlarda gezinmek zor olabilir. Sosyal medya ve flört uygulamalarının, kullanıcıların profillerinin gerçek fotoğraflarıyla eşleştiğini doğrulamaya yardımcı olabilecek süreçleri uygulaması çok önemlidir. Bildiğim kadarıyla Bumble şu anda bu düzeyde doğrulama kullanan tek arkadaşlık uygulaması. Diğerlerinin de benzer güvenlik önlemlerini benimsediğini görmek isterim. Ayrıca, güvenlik kılavuzlarına ve kaynaklarına çevrimiçi olarak birden fazla dilde kolayca erişilebilmeli, böylece savunmasız bireylerin uygulamaya kaydolmalarına gerek kalmadan gerekli desteğe sahip olmaları sağlanmalıdır. Birleşik Krallık&#8217;ın Çevrimiçi Güvenlik Yasası, kullanıcıları korumak için platformları düzenleyerek bir emsal teşkil ediyor. Takip ve teknoloji destekli istismarın yaygın doğası göz önüne alındığında, bireylere şifreleri ve hesapları da dahil olmak üzere çevrimiçi varlıklarını güvence altına almalarını tavsiye ediyoruz.&#8221;</em></p>
<p>Kaspersky, çevrimiçi flört sırasında güvende kalmak için bazı önemli ipuçlarını bir araya getirdi. Daha fazla ayrıntı için lütfen güvenli flört rehberimize göz atın veya Stalkerware&#8217;den korunmanın diğer yolları için https://stopstalkerware.org/resources/ adresini ziyaret edin</p>
<ul>
<li>Şifrelerinizi kendinize saklayın ve karmaşık ve benzersiz olduklarından emin olun.</li>
<li>Eğer bir durum gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa, muhtemelen öyledi. Şüpheniz varsa kontrol edin. </li>
<li>Dijital gizlilik ayarlarınızı kontrol etmek için zaman ayırın.</li>
<li>Paylaşmadan önce düşünün. İnternetin geniş bir hafızası vardır ve çok fazla şeyi çok erken paylaşmak sizi savunmasız bırakabilir.</li>
<li>Dijital dünyadan gerçek dünyaya geçtiğinizde bir &#8216;güvenli plan&#8217; oluşturun.</li>
<li>Kendinizi korumak için kapsamlı bir siber güvenlik veya VPN çözümü kullanmayı değerlendirin.</li>
</ul>
<p>Kaspersky bu konuda bilgi paylaşmak, hem profesyonelleri hem mağdurları desteklemek için mağdur destek hizmetleri ve fail programlarından araştırma ve devlet kurumlarına kadar aile içi şiddet alanındaki uzmanlarla ve kuruluşlarla birlikte çalışıyor. Kaspersky, takipçi yazılımlarla mücadele etmeye ve aile içi şiddetle savaşmaya adanmış uluslararası bir grup olan Coalition Against Stalkerware&#8217;in kurucu ortaklarından biri konumunda. Kaspersky, 2021&#8217;den beri Avrupa Birliği Haklar, Eşitlik ve Vatandaşlık Programı tarafından ortaklaşa finanse edilen DeStalk adlı AB projesinin konsorsiyum ortağı. Kaspersky ayrıca cihazlarda takip yazılımları ve izleme uygulamaları olup olmadığını kontrol etmek için ücretsiz, güvenli ve kullanımı kolay bir araç olan TinyCheck uygulamasını başlattı ve sürdürüyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Anket Detayları</strong></p>
<p>Ocak 2024&#8217;te Arlington Research, Kaspersky adına aşağıdaki 21 ülkenin her birinden 1.000’er kişi olmak üzere 21 bin çevrimiçi görüşme gerçekleştirdi: İngiltere, Almanya, İspanya, Sırbistan, Portekiz, Hollanda, İtalya, Fransa ve Yunanistan, ABD, Brezilya, Arjantin, Şili, Peru, Kolombiya ve Meksika, Asya-Pasifik: Çin, Singapur, Rusya, Hindistan ve Malezya. Katılımcılar 16 yaş ve üzerindeydi. Hepsi ya uzun süreli bir ilişki içindeydi (örneklemin %62&#8217;si), biriyle çıkıyordu (%16) ya da şu an biriyle çıkmıyordu / ilişkisi yoktu ama geçmişte vardı (%21).</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cevrimici-flort-edenlerin-yaklasik-dortte-biri-dijital-takibe-maruz-kaliyor-441187">Çevrimiçi flört edenlerin yaklaşık dörtte biri dijital takibe maruz kalıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>United Payment Açık Bankacılık&#8217;ta lisans alan ilk FinTek şirketlerinden biri oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/united-payment-acik-bankacilikta-lisans-alan-ilk-fintek-sirketlerinden-biri-oldu-438746</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Feb 2024 18:26:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[bankacılıkta]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[fintek]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[lisans]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[payment]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerinden]]></category>
		<category><![CDATA[united]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=438746</guid>

					<description><![CDATA[<p>Açık Bankacılık alanında uygulamalar art arda hizmete girerken, United Payment “neden olmasın?” duruşuyla bu alanda da kalıpların dışına çıkmayı sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/united-payment-acik-bankacilikta-lisans-alan-ilk-fintek-sirketlerinden-biri-oldu-438746">United Payment Açık Bankacılık&#8217;ta lisans alan ilk FinTek şirketlerinden biri oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Açık Bankacılık alanında uygulamalar art arda hizmete girerken, United Payment “neden olmasın?” duruşuyla bu alanda da kalıpların dışına çıkmayı sürdürüyor. Türkiye’de Açık Bankacılık altyapısı sunmak üzere lisans onaylarını alan ilk FinTek şirketlerinden biri olan United Payment, iş ortaklarının görünmez gücü olmak için çalışmalarına devam ediyor. </strong></p>
<p>Finansal teknolojilerin öncü isimlerinden United Payment, sektörde kalıpların dışına çıkan yenilikleri hayata geçirmeye ve ilklere öncülük etmeye devam ediyor. Türkiye’de Açık Bankacılık altyapısı sunmak üzere lisans onaylarını alan ilk FinTek şirketlerinden biri olan United Payment, bu alandaki sıra dışı hizmetlerini kullanıcılarla buluşturmaya hazırlanıyor. Açık Bankacılık alanında bir FinTek olarak Türkiye’de yeni bir soluk yaratan United Payment, Açık Bankacılık altyapısıyla da iş ortaklarının görünmez gücü olma iddiasını sürdürüyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>‘İnovasyonlarımızla kalıpların dışına çıkıyoruz’ </strong></p>
<p><strong>United Payment Türkiye Ülke Müdürü Adem Aykın, “</strong>Finans alanındaki en büyük devrim olarak kabul edilen Açık Bankacılık’a yönelik çalışmalar, baş döndürücü bir hızda gelişmeye devam ediyor.  10 yıl içinde 122 milyar dolarlık bir değere ulaşması öngörülen küresel Açık Bankacılık pazarının kişisel finans, varlık yönetimi ve yapay zeka teknolojili hizmetlerin gelişimi ile birlikte, çok büyük bir değişimin öncüsü olması bekleniyor. Dünyada Açık Bankacılık alanında öne çıkan İngiltere, Hong Kong, Avustralya, Singapur ve Brezilya gibi ülkelerin yanında artık Türkiye de rekabetçi konumuyla yerini almış durumda. Biz de United Payment olarak inovasyonlarımızla kalıpların dışına çıkmaya devam ediyoruz. Türkiye’de ve bölgedeki gücümüzle ve finansal teknoloji alanındaki ihtiyaçların tamamına yönelik çözümleri tek bir noktadan yöneten orkestrasyon yaklaşımımızla bugüne kadar pek çok öncü çalışmalar gerçekleştirdik. Açık Bankacılık altyapısı sağlayan ilk e-para şirketlerinden biri olarak yeni dönemde de ilkleri hayata geçirmeye ve sunduğumuz inovasyonlarla hayatın düğümlerini çözen en güvenilir iş ortağı olmayı sürdüreceğiz” dedi. </p>
<p> </p>
<p> <strong>Cüzdandan bankalara para transferi sağlayan ilk uygulamalardan biri </strong></p>
<p>United Payment, Açık Bankacılık alanındaki hizmetlerini ilk olarak OYAK PORTFÖY Girişim Sermayesi Fonu ortaklığı ile kurulan ve birçok ayrıcalık sunan dijital cüzdan çözümü Poca ile kullanıma açtı. United Payment’ın Açık Bankacılık altyapısı sayesinde, Poca, 2024 yılının ilk cüzdan ve bankalar arası para transfer hizmetini gerçekleştiren dijital cüzdan oldu. Kullanıcılar Poca uygulamasından hiç çıkmadan, uygulama içinde para transferini kolayca gerçekleştirebiliyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Ürün çeşitliliğini artırmaya devam ediyor</strong></p>
<p>Kullanıcılarının tüm finansal ihtiyaçlarına cevap vermek amacıyla yola çıkan dijital cüzdan Poca, ürün çeşitliliğini artırmaya devam ediyor. Kullanıcılar Poca’yı uygulama marketlerinden indirdikten sonra birkaç kişisel bilgi ile anında ve ücretsiz üye olup para transferi, dijital kart işlemleri, yatırım işleri yapılabiliyor, fatura ödeme, sigorta işlemleri ve QR işlemler gibi özelliklerden yararlanabiliyorlar. Üstelik bunları yaparken kampanya ve ödüllerden de yararlanma imkanı elde ediliyor. Poca mobil uygulaması, App Store, Google Play ve Huawei AppGallery’den indirilebiliyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/united-payment-acik-bankacilikta-lisans-alan-ilk-fintek-sirketlerinden-biri-oldu-438746">United Payment Açık Bankacılık&#8217;ta lisans alan ilk FinTek şirketlerinden biri oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;nın desteğiyle Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılan Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi, kısa süre içerisinde şehrin en uğrak noktalarından biri haline geldi.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kultur-ve-turizm-bakanliginin-destegiyle-konya-buyuksehir-belediyesi-tarafindan-sehre-kazandirilan-catalhoyuk-tanitim-ve-karsilama-merkezi-kisa-sure-icerisinde-sehrin-en-ugrak-noktalarindan-biri-halin-427984</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Dec 2023 11:27:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bakanlığının]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çatalhöyük]]></category>
		<category><![CDATA[desteğiyle]]></category>
		<category><![CDATA[geldi]]></category>
		<category><![CDATA[haline]]></category>
		<category><![CDATA[içerisinde]]></category>
		<category><![CDATA[karşılama]]></category>
		<category><![CDATA[kazandırılan]]></category>
		<category><![CDATA[kışa]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[noktalarından]]></category>
		<category><![CDATA[şehre]]></category>
		<category><![CDATA[şehrin]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[tarafından]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[uğrak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427984</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılan Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi, kısa süre içerisinde şehrin en uğrak noktalarından biri haline geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kultur-ve-turizm-bakanliginin-destegiyle-konya-buyuksehir-belediyesi-tarafindan-sehre-kazandirilan-catalhoyuk-tanitim-ve-karsilama-merkezi-kisa-sure-icerisinde-sehrin-en-ugrak-noktalarindan-biri-halin-427984">Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;nın desteğiyle Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılan Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi, kısa süre içerisinde şehrin en uğrak noktalarından biri haline geldi.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>ÇATALHÖYÜK TANITIM VE KARŞILAMA MERKEZİ, KONYA’NIN EN UĞRAK NOKTALARINDAN BİRİ OLDU</b></p>
<p> </p>
<p><strong>Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılan Türkiye&#8217;nin en büyük ahşap konstrüksiyonlu kamu binası olan Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi, açıldığı ilk günden itibaren ziyaretçi akınına uğruyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, merkezin açıldığı iki haftalık süre içerisinde 10 binden fazla ziyaretçiyi ağırladığını belirterek, geçmişe yolculuk ederek tarihle iç içe olmak isteyen herkesi Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi’ni görmeye davet etti. Merkezi ziyaret eden misafirler de binlerce yıl öncesine yolculuk yapmaktan büyük keyif aldıklarını belirterek, tesisi Konya’ya kazandıran Başkan Altay’a teşekkür etti.</strong></p>
<hr/>
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılan Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi, kısa süre içerisinde şehrin en uğrak noktalarından biri haline geldi.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Çatalhöyük’ün, en güzel şekilde tanıtılması ve sonraki nesillere aktarılması için Türkiye’nin en büyük tanıtım ve karşılama merkezlerinden birini inşa ettiklerini söyledi.</p>
<p><strong>BAŞKAN ALTAY HERKESİ ÇATALHÖYÜK TANITIM VE KARŞILAMA MERKEZİ’Nİ GÖRMEYE DAVET ETTİ</strong></p>
<p>Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi’nin açılışını, geçtiğimiz Kasım ayında Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katıldığı törenle yaptıklarını anımsatan Başkan Altay, merkezin açıldığı iki haftalık süreç içerisinde 10 binden fazla ziyaretçiyi ağırladığını belirterek, “Açıldığı ilk günden itibaren şehrimizin en uğrak noktalarından biri haline gelen bu tarihi merkez, ziyaretçileri yaklaşık 10 bin yıl öncesine götürerek unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor. Ziyaretçiler, Çatalhöyük&#8217;ün eski yerleşim düzenini, günlük yaşantısını ve o döneme ait arkeolojik buluntuları keşfetme fırsatı buluyor. Şehrimizin kültürel mirasına değer katacak merkezin yapımına destek veren Kültür ve Turizm Bakanımız ile projeye mali destekte bulunan Mevlana Kalkınma Ajansımıza şükranlarımı sunuyorum. Geçmişe yolculuk ederek tarihle iç içe olmak isteyen yerli ve yabancı tüm misafirlerimizi Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezimizi görmeye davet ediyorum” diye konuştu. </p>
<p><strong>BİNLERCE YIL ÖNCESİNE YOLCULUK EDEN ZİYARETÇİLER BAŞKAN ALTAY’A TEŞKKÜR ETTİ</strong></p>
<p>Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi’ni ziyarete gelen Tuğrul Yılmaz isimli vatandaş, merkezin örnek bir yapı olduğuna dikkati çekerek, “Buradaki girişten itibaren karşılamadan tutun sergi alanları, kemiklerin bir araya getirilmesi, benim gözümde olağanüstü bir şeydi. Büyükşehir Belediyemiz bu konuda olağanüstü bir çaba sarf etmiş. Bundan dolayı Başkanımıza müteşekkiriz” diye konuştu.</p>
<p>Üniversite öğrencisi Gülçin Çolakoğlu, “Çatalhöyük, başlı başına gezilip görülmesi gereken bir yer. Bunun teknolojik olarak insanlara çok daha güzel iletildiğini düşünüyorum. Teknoloji gayet iyi kullanılmış, bu açıdan çok yeterli olduğunu düşünüyorum. Bu şekilde bir emek gösterilmiş olmasından dolayı emeği geçenlere teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>İsmail Murat İmrahur isimli vatandaş da, tesisi çok beğendiklerini vurgulayarak, şunları söyledi:<br />“Ailece hafta sonu aktivitesi olarak buraya gelmeyi düşündük. Son teknolojiyle müzeyi hazırlamışlar. Merak ettiğiniz her şeyi görebiliyorsunuz. İçerideki atmosfer, o zamanları bize yaşattı. Sanki o dönemdeymişiz gibi bir hisse kapıldık. Çocuklarım ve eşim de etkilendi. Çok başarılı bir çalışma olmuş, çok beğendik.”</p>
<p>Talha Bilgi isimli vatandaş ise merkezin girişinden tüm alanlarına kadar çok güzel bir yapı olduğunu ifade ederek, “Güzel, ciddi bir emek var, çok beğendik. Emeği geçenlere çok teşekkür ederiz. Takdire şayan bir yapı olmuş. Özellikle bölüm bölüm ayrılması, her bölümdeki görseller çok güzel olmuş” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK AHŞAP KONSTRÜKSİYONLU KAMU BİNASI</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin en büyük ahşap konstrüksiyonlu kamu binası olan Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi, toplam 26 bin 500 metrekarelik alan üzerinde yer alırken 4 bin 500 metrekare de kapalı alana sahip. 7 farklı bölümden oluşan ve müze niteliği de taşıyan merkez içerisinde; çalışma ofisleri, hediyelik eşya satış alanı, çok amaçlı salonu, seyir kulesi, kafeterya alanları, 151 araç kapasiteli otopark alanı da bulunuyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kultur-ve-turizm-bakanliginin-destegiyle-konya-buyuksehir-belediyesi-tarafindan-sehre-kazandirilan-catalhoyuk-tanitim-ve-karsilama-merkezi-kisa-sure-icerisinde-sehrin-en-ugrak-noktalarindan-biri-halin-427984">Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;nın desteğiyle Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılan Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi, kısa süre içerisinde şehrin en uğrak noktalarından biri haline geldi.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli akademisyen DOSAP kapsamında burs alan 100 araştırmacıdan biri oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyen-dosap-kapsaminda-burs-alan-100-arastirmacidan-biri-oldu-427847</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Dec 2023 08:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyen]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmacıdan]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[burs]]></category>
		<category><![CDATA[dosap]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427847</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalında görevli Arş. Gör. Kubilay Doğan Kılıç, Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) Doktora Sonrası Araştırma Projesi (DOSAP) kapsamında aylık burs ve ulaşım desteğine hak kazanan 100 araştırmacından biri olma başarısı gösterdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyen-dosap-kapsaminda-burs-alan-100-arastirmacidan-biri-oldu-427847">Egeli akademisyen DOSAP kapsamında burs alan 100 araştırmacıdan biri oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Egeli akademisyen DOSAP kapsamında burs alan 100</p>
<p>araştırmacıdan biri oldu</p>
<p> </p>
<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve</p>
<p>Embriyoloji Anabilim Dalında görevli Arş. Gör. Kubilay Doğan Kılıç,</p>
<p>Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) Doktora Sonrası Araştırma Projesi (DOSAP)</p>
<p>kapsamında aylık burs ve ulaşım desteğine hak kazanan 100 araştırmacından biri</p>
<p>olma başarısı gösterdi.</p>
<p>Başarılı akademisyeni tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.</p>
<p>Necdet Budak, “Yükseköğretim Kurulumuzun yükseköğretim sistemini nitelik</p>
<p>ve nicelik olarak uluslararası standartlara uygun bir yapıya kavuşturmak için</p>
<p>hayata geçirdiği Doktora Sonrası Araştırma Projesi kapsamında burs ve ulaşım</p>
<p>desteği almaya hak kazanan 100 akademisyenden birisi olan Arş. Gör. Kubilay</p>
<p>Doğan Kılıç’ı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Üniversitemizde</p>
<p>oluşturduğumuz bilim ekosistemi neticesinde araştırmacılarımızın başarılar</p>
<p>yakaladığını görmek bizleri mutlu ediyor” diye konuştu.</p>
<p>Arş. Gör. Kubilay Doğan Kılıç ise; “Burs kapsamında Humboldt</p>
<p>Üniversitesinden Prof. Dr. Nadia Fröbisch ve Leibniz Enstitüsünden Dr. Peter</p>
<p>Giere iş birliği ile histoteknik, karşılaştırmalı histoloji ve karşılaştırmalı</p>
<p>embriyoloji çalışmaları yürüttüm. Ziyaretim sırasında organizasyon komitesinde</p>
<p>yer aldığım uluslararası bilimsel etkinlik vesilesiyle üniversitemizin logosu,</p>
<p>saygın organizatör kurumlar arasında yer aldı. Üniversitemiz ayrıca dünyanın en</p>
<p>kapsamlı embriyoloji koleksiyonları barındıran Leibniz Enstitüsü-Museum für</p>
<p>Naturkunde (MfN) ile bir ikili iş birliği anlaşması yaptı. Destekleri için</p>
<p>üniversite üst yönetimine ve hocalarımıza teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyen-dosap-kapsaminda-burs-alan-100-arastirmacidan-biri-oldu-427847">Egeli akademisyen DOSAP kapsamında burs alan 100 araştırmacıdan biri oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyabet hastalarının üçte biri hastalığın farkında değil</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarinin-ucte-biri-hastaligin-farkinda-degil-422189</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Nov 2023 07:40:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[farkında]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarının]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığın]]></category>
		<category><![CDATA[üçte]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=422189</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyabet hastalarının yaklaşık üçte birinin hasta olduğunun farkında olmadıklarını dile getiren Medical Park Tokat Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Faruk Kutlutürk, “Ailede diyabet, fazla kilo veya obez, gebelik şekeri, fazla kilolu bebek doğurma öyküleri olan; tansiyon ve kalp hastalıkları gibi risk faktörlerini taşıyan kişiler hiçbir şikâyetleri olmasa da diyabet açısından belirli aralıkla tetkik edilmelidir” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarinin-ucte-biri-hastaligin-farkinda-degil-422189">Diyabet hastalarının üçte biri hastalığın farkında değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diyabet hastalarının üçte biri hastalığın farkında değil</strong></p>
<p><strong>Diyabet hastalarının yaklaşık üçte birinin hasta olduğunun farkında olmadıklarını dile getiren Medical Park Tokat Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Faruk Kutlutürk, “Ailede diyabet, fazla kilo veya obez, gebelik şekeri, fazla kilolu bebek doğurma öyküleri olan; tansiyon ve kalp hastalıkları gibi risk faktörlerini taşıyan kişiler hiçbir şikâyetleri olmasa da diyabet açısından belirli aralıkla tetkik edilmelidir” dedi.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Medical Park Tokat Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Faruk Kutlutürk, diyabet hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p> </p>
<p>Diyabetin tanımını yapan Prof. Dr. Kutlutürk, “Diyabet (şeker Hastalığı), başta kalp, böbrek, göz olmak üzere tüm organları olumsuz etkileyen toplumda en sık kronik hastalıklardan biridir. 1921 yılında insülini keşfederek ilk kez bir kronik hastalığın tedavisinde çığır açan Dr Frederic Banting’in doğum günü olan 14 Kasım, Dünya Diyabet Günü olarak kutlanmaktadır. Diyabet önemi anlatmak, diyabet farkındalığını artırmak için çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>FİZİKSEL AKTİVİTENİN AZ OLMASI DİYABETE NEDEN OLABİLİR</strong></p>
<p>Diyabetin görülme sıklığına değinen Prof. Dr. Kutlutürk, “ÜlkemizAvrupa ülkeleri arasında aynı obezitede olduğu gibi diyabet görülme sıklığı açısından da ilk sıralarda yer almaktadır. Ülkemizde 40 yaş üstü bireylerin yaklaşık üçte biri diyabet veya gizli şeker olarak da adlandırılan diyabet öncesi kan şekeri düzensizliklerini yaşamaktadır. Fiziksel aktivite azlığı, yeme davranış bozuklukları, masa başı çalışma saatlerinin fazlalığı, televizyon, tablet gibi elektronik cihazlara bağımlılığın artması obezite ve diyabetteki artışın nedenlerdir” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>RİSK FAKTÖRLERİ</strong></p>
<p>Diyabet hastalarının yaklaşık üçte birinin hasta olduğunun farkında olmadıklarını söyleyen Prof. Dr. Kutlutürk, şu bilgileri paylaştı:</p>
<p> </p>
<p>“Ailede diyabet öyküsü, fazla kilolu veya obez, gebelik şekeri öyküsü, fazla kilolu bebek doğurma öyküsü olan, tansiyon ve kalp hastalıkları gibi risk faktörlerini taşıyan kişiler hiçbir şikâyetleri olmasa da diyabet açısından belirli aralıkla tetkik edilmelidir. Diyabet halen kalp hastalıklarının, görme kaybının, diyaliz gerektiren böbrek yetmezliğinin, iyileşmeyen ayak yaralarının en sık nedenidir.”</p>
<p> </p>
<p><strong>SAĞLIKLI BESLENME ALIŞKANLIK HALİNE GETİRİLMELİ</strong></p>
<p>Tedavi yollarından bahseden Prof. Dr. Kutlutürk, “Günümüzde gerek tanı gerekse tedavideki gelişmeler diyabeti tamamen tedavi edilebilir bir hastalık haline getirmiştir. Diyabet için vazgeçilmez olan zamanında tanı konulması, hastanın tedaviye katılımıyla birlikte düzenli kontrollere devam edilmesi, sağlıklı beslenme ve egzersiz alışkanlıklarının kazandırılması ve etkin ilaç veya insülin tedavilerinin uygulanmasıyla sağlıklı bir ömrü mümkün hale getirmektedir. ‘Diyabetin Farkında ol, Farklı ol’ sloganını benimseyerek diyabetten ve diyabetin olumsuz etkilerinden hem kendimizi hem çevremizdekileri koruyabiliriz” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabet-hastalarinin-ucte-biri-hastaligin-farkinda-degil-422189">Diyabet hastalarının üçte biri hastalığın farkında değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Özyiğit, &#8220;Hedefimiz Yenişehir&#8217;i Türkiye&#8217;nin En Gelişmiş İlk 20 İlçesinden Biri Yapmak&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-ozyigit-hedefimiz-yenisehiri-turkiyenin-en-gelismis-ilk-20-ilcesinden-biri-yapmak-415550</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Oct 2023 14:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmiş]]></category>
		<category><![CDATA[hedefimiz]]></category>
		<category><![CDATA[ilçesinden]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[özyiğit]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<category><![CDATA[yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[yenişehiri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415550</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başkan Abdullah Özyiğit, Kocavilayet Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-ozyigit-hedefimiz-yenisehiri-turkiyenin-en-gelismis-ilk-20-ilcesinden-biri-yapmak-415550">Başkan Özyiğit, &#8220;Hedefimiz Yenişehir&#8217;i Türkiye&#8217;nin En Gelişmiş İlk 20 İlçesinden Biri Yapmak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başkan Abdullah Özyiğit, Kocavilayet Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu</p>
<p>Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Kocavilayet Mahallesi’nde Zeytinkent Sitesi sakinleriyle bir araya geldi. Mahalle sakinlerinin görüşlerini dinleyen ve taleplerini tek tek not alan Başkan Özyiğit, vatandaşlara Yenişehir’de hayata geçirdikleri projeler hakkında da bilgi verdi.</p>
<p>Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, mahalleleri gezerek Yenişehirlilerle bir araya gelmeye devam ediyor. Geçtiğimiz hafta İnönü Mahallesi’nde esnafları ziyaret eden Başkan Özyiğit, son olarak Kocavilayet Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu. Mahalle Muhtarı Saffet Kuzu ile Zeytinkent Sitesi sakinleriyle buluşan Özyiğit, hem talepleri dinledi hem de hizmetleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p>“Kısa sürede en gelişmiş ilçeler kategorisine çıkarak 21 sıra yükseldik”</p>
<p>Eğitimden ekolojiye, kültür sanattan sosyal hizmetlere kadar birçok alanda hayata geçirdikleri çalışmalar hakkında vatandaşlara bilgi veren Başkan Özyiğit, halkın ve kentin ihtiyaçları doğrultusunda çalıştıklarını ve Yenişehir’i Türkiye’nin en gelişmiş ilçeleri arasında üst sıralara taşımayı hedeflediklerini ifade etti. Özyiğit, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü tarafından 2022 yılında yapılan İlçe Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması(SEGE)’nda Yenişehir, Türkiye genelinde birinci gelişmişlik kademesinde 49&#8217;uncu sırada yer aldı. Yenişehir en son 2017 yılında yapılan aynı araştırmada ikinci gelişmişlik kademesinde 70&#8217;inci sırada yer almıştı. Kısa sürede en gelişmiş ilçeler kategorisine çıkarak 21 sıra yükseldik. Ellinin üzerinde değişken incelendi ve yani çok kapsamlı bir araştırma. Bizim hedefimiz Yenişehir’i Türkiye’nin en gelişmiş ilk 20 ilçesinden biri yapmak.”dedi.</p>
<p>“Erken dönemde çocuklarımızı kaderlerine terk edemeyiz.”</p>
<p>Hayata geçirdikleri Erken Çocukluk Gelişimi Projesi ile Türkiye’de bir ilke imza attıklarını ve ortaya bir vizyon koyduklarını ifade eden Başkan Özyiğit, proje kapsamında iki Beceri Temelli Eğitim Merkezi(BETEM) de inşa ederek hizmete açtıklarına dikkat çekti. Başkan Abdullah Özyiğit, “ Bu projemiz ile bir çoban ateşi yaktık, umuyorum ki kısa sürede tüm Türkiye’de yaygınlaşır. Erken dönemde çocuklarımızı kaderlerine terk edemeyiz. Bilim ışığında ilerlemeliyiz. Erken yaşlarda iyi eğitim alan çocuklarımız gelecekte fark yaratacaklar.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“Hem çevreye hem de aile bütçesine katkı sağlıyoruz”</p>
<p>Sürdürülebilir bir kent ve sağlıklı bir çevre konusunda önemli işler yaptıklarını belirten Başkan Abdullah Özyiğit, “Göreve geldikten hemen sonra İklim ve Enerji İçin Avrupa Belediye Başkanları Sözleşmesi’ni imzaladık ve sıfır emisyon konusunda taahhütlerde bulunduk. Bu sözlerimizi yerine getireceğiz. Atık Ayrıştırma ve Depolama Tesisi’mizi kurduk, orada günlük 10 ton atığı türlerine göre ayrıştırarak, geri dönüşümünü sağlıyoruz. Yenişehir Çevreci Halk Kart projemiz başlı başına bir kazanım. Vatandaşlarımızla birlikte çalışıyoruz, hemşehrilerimiz atıkları evlerinde ve iş yerlerinde ayrıştırarak biriktiriyor. Ardından ekiplerimizle bu atıkları alıyor ve atıkların karşılığında kartlarına para yüklemesi yapıyoruz. Hem çevreye hem de aile bütçesine katkı sağlıyoruz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-ozyigit-hedefimiz-yenisehiri-turkiyenin-en-gelismis-ilk-20-ilcesinden-biri-yapmak-415550">Başkan Özyiğit, &#8220;Hedefimiz Yenişehir&#8217;i Türkiye&#8217;nin En Gelişmiş İlk 20 İlçesinden Biri Yapmak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 16 Kişiden Biri Nadir Hastalıklara Sahip! Yarışmada Bu Yıl, Beta Telasemi, Huntington ve DMD Hastalığı Araştırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-16-kisiden-biri-nadir-hastaliklara-sahip-yarismada-bu-yil-beta-telasemi-huntington-ve-dmd-hastaligi-arastirildi-414384</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Oct 2023 14:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırıldı]]></category>
		<category><![CDATA[beta]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[dmd]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklara]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[huntington]]></category>
		<category><![CDATA[kişiden]]></category>
		<category><![CDATA[nadir]]></category>
		<category><![CDATA[sahip]]></category>
		<category><![CDATA[telasemi]]></category>
		<category><![CDATA[yarışmada]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=414384</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genetik temelli ortaya çıkan nadir hastalıkların tedavisine çözüm olabilecek araştırmalar yürüten öğrenciler, RaDiChal 2023 yarışmasında bir araya geldi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-16-kisiden-biri-nadir-hastaliklara-sahip-yarismada-bu-yil-beta-telasemi-huntington-ve-dmd-hastaligi-arastirildi-414384">Her 16 Kişiden Biri Nadir Hastalıklara Sahip! Yarışmada Bu Yıl, Beta Telasemi, Huntington ve DMD Hastalığı Araştırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genetik temelli ortaya çıkan nadir hastalıkların tedavisine çözüm olabilecek araştırmalar yürüten öğrenciler, RaDiChal 2023 yarışmasında bir araya geldi.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi TRGENMER ve RaDiChal Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Cihan Taştan öncülüğünde lisans düzeyindeki öğrenciler ile kurulan RaDIChal (Rare Disease Challenge) ekibinin başlattığı yarı final ve final aşamalarından oluşan yarışmaya bu yıl 32 takım katıldı.</p>
<p>2020 yılında başlayan RaDiChal’ın bu yılki hedefi<strong> Beta Telasemi (Akdeniz anemisi), Huntington ve Duchenne kas distrofisi (DMD) hastalığı</strong> olarak belirlendi.</p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Cihan Taştan ve ekibi tarafından Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşkesi Nermin Tarhan Konferans Salonunda bu yıl 4’üncüsü gerçekleştirilen RaDiChal 2023 final programına Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Üsküdar Üniversite Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör de katıldı.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Hasan Mandal: Yüzde 30’u 5 yaşını göremeden vefat ediyor…</strong></p>
<p>TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, nadir hastalıklar konusunda yapılan çalışmaların önemine işaret ederek, birlikte başarma hedefinin TÜBİTAK’ın çalışmalarının da başlangıç noktası olduğunu ifade etti.</p>
<p>Prof. Dr. Mandal, Dünya Ekonomik Forumu’nun 2023 yılı raporuna göre; şu an 7 bin tane nadir hastalığın tanımlı ve bunların yüzde 80’inin genetik geçişli olduğunu, yine bunların yüzde 50’sinin çocukluk yıllarında gerçekleştiğini belirterek, “Bu hastalıklara sahip çocukların yüzde 30’u 5 yaşını göremeden vefat ediyor.” dedi.</p>
<p><strong>Her 16 kişiden biri nadir hastalıklara sahip</strong></p>
<p>Bu yarışmayı umutsuzluklara umut olma noktasında katkı olarak gördüklerini söyleyen Prof. Dr. Mandal, nadir hastalıkların yüzde 95’inin tedavisinin hala olmadığını kaydetti.</p>
<p>“Her 16 kişiden biri nadir hastalıklara sahip.” diyen Prof. Dr. Mandal, bu hastalıkların birçok insanı etkilediğini dile getirdi.</p>
<p>Geçen yıldan bu yana nadir hastalıkların arttığına da dikkat çeken Prof. Dr. Mandal, bu alanda ilaç geliştirilmesinin de yüzde 10.7 oranında arttığını belirtti.</p>
<p> </p>
<p>Birden çok disiplindeki insanların bir araya gelip çözüm üretmesinin önemine de vurgu yapan Prof. Dr. Mandal, Genom düzenleme alanındaki gelişmelerin de nadir hastalıklara yönelik hızlı ve doğru teşhis, hassas tedavi ve bu imkanlara erişimin kolaylaştırılması için önemli ilerlemeler sağladığını anlattı.</p>
<p>Nobel Ödüllü Bilim İnsanı Aziz Sancar’ın beyin kanserine yönelik moleküller üzerinde yaptığı çalışmalara da atıfta bulunan Prof. Dr. Mandal, sağlık alanında temel bilimlerin önemine işaret etti.</p>
<p><strong>İlaçların da geliştirilmesi gerekiyor</strong></p>
<p>Nadir hastalıklara yönelik geliştirilen ilaçların, araştırmaların gerisinde kaldığını da ifade eden Prof. Dr. Mandal, bilimsel ilerlemenin yetmediğini, aynı oranda ilaçların da geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Prof. Dr. Mandal, TÜBİTAK’ın öğrenciler ve akademisyenler için devam eden araştırma programları hakkında da bilgi vererek, stajyer araştırmacı programında nadir hastalıklarla ilgili 134 bursiyer olduğunu, ayrıca üniversite öğrencilerinin nadir hastalıklara ilişkin toplam 36 projesinin de desteklendiğini anlattı.</p>
<p>TEKNOFEST Teknoloji yarışmaları kapsamında Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması düzenlendiğini hatırlatan Prof. Dr. Mandal, bu yarışmaya bu yıl 4 bin 369 genel başvuru yapıldığını da kaydetti.</p>
<p>Programda, Prof. Dr. Hasan Mandal’a konuşmasının ardından RaDiChal olarak TRGENMER Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Cihan Taştan tarafından plaket takdim edildi.</p>
<p><strong>Keşif yapmak için önce hayal kurmak gerekiyor</strong></p>
<p>Programın açılışında konuşan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bilimde keşif yapanların rüyalarında laboratuvar gören insanlar olduğunu dile getirerek, bu kişilerin ortam bulduğu zaman keşif yapabildiklerini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, şansın akılla fırsatın kesiştiği noktada olduğunu dile getirerek, “Üretken düşüncenin ortaya çıkmasının psikolojik dinamiği var, bu bilimdeki keşif yapanlarda da görülen bir özelliktir, orada önce kişinin hayal kurma becerilerinin gelişmiş olması gerekiyor” dedi.</p>
<p>Soyut düşünme becerisinin insan beyninin gelişmişlik düzeyiyle ilgili olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Hayal kuruyorlar ama uçarı hayaller değil, amaca yönelik hayaller… Kişi hayallerle ilgili kuluçkaya yatıyor. Kişilerde kuluçka döneminde, zihinsel geviş getirmeler oluyor. Başka şeyler yaparken, hayal kurduğu konuyu düşünüyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>İnsanlık tarihini değiştiren 3 elma </strong></p>
<p>Bilimde devrim yapan Newton’un yer çekimini bulmasının sürecini anlatan Prof. Dr. Tarhan, keşiflerin ortaya çıkma süreçlerinin bir hayalle başladığını ve zihinsel emekle devam ettiğini dile getirdi.</p>
<p>“İnsanlık tarihini 3 elma değiştirdi. Hz. Adem’in elması, Newton’un elması ve Apple’ın elması” diyen Prof. Dr. Tarhan, zihinsel odaklanmayla keşiflerin ortaya çıktığını anlattı.</p>
<p><strong>Bilimde keşiflerin sesi sonradan çıkar…</strong></p>
<p>Yarışmaya katılan öğrencilere tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Tarhan, “Bilimde keşiflerin sesi sonradan çıkar, literatüre katkı yapın yeter.” dedi.</p>
<p>Gen tedavilerinin yeni yeni keşifler bekleyen bir alan olduğunu da kaydeden Prof. Dr. Tarhan, kendi alanlarında da yeni ilaçların bulunamadığına dikkat çekti.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, epigenetik konusuna da atıfta bulunarak, gelecekte tedavi parametrelerini genetik biliminin değiştireceğini söyledi.</p>
<p>Programda, Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a konuşmasının ardından RaDiChal olarak TRGENMER Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Cihan Taştan tarafından plaket takdim edildi.</p>
<p><strong>İdeal üniversite öğrenciliği tam da bu… </strong></p>
<p>Açılış programında Üsküdar Üniversite Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör ise “Üniversitemiz adına gurur duyuyorum, burada önemli şeyler oluyor. Sizler sadece öğrencilik yapmıyorsunuz, alışılmış öğrenciler değil, aynı zamanda insanlığa, içinde yaşadığımız dünyaya katkı sağlayacak, hizmet edecek amaçlar içerisindesiniz. İdeal üniversite öğrenciliği tam da bu” diye konuştu.</p>
<p>Genel olarak üniversitelerin eğitim öğretim veren kurumlar olmadığını her zaman bilimsel üretimle de desteklenmesi gerektiğini ifade den Prof. Dr. Güngör, “Üniversiteler önemli bilim yuvaları çünkü. Biz de bu bilinçle bir anlayış oluşturmaya çalışıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>RaDiChall 2023’e 32 takım katıldı ve 19 takım finale kaldı</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi TRGENMER Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Cihan Taştan, yarışma ismini RaDiChal koymalarının çok nadir hastalıklar üzerine çalışmaları ile ilgili olduğunu hatırlattı.</p>
<p>“2 bin kişide bir ya da çok daha nadir olarak gerçekleşen hastalıklara nadir hastalıklar” denildiğini ifade eden Taştan, RaDiChal yarışmasında 2020’den bu yana her yıl 3 farklı nadir hastalık seçerek öğrencileri tedaviye yönelik projeler yapmak üzere teşvik ettiklerini söyledi.</p>
<p>Bu yıl 32 takımın katıldığı yarışmada 19 takımın finale kaldığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Cihan Taştan, “Bu yıl nadir hastalıklar arasından Beta Telasemi (Akdeniz anemisi), Huntington ve Duchenne kas distrofisi (DMD) hastalıklarını seçtik” dedi.</p>
<p><strong>Projelerin birçoğu ürün ve tedavi haline gelecek</strong></p>
<p>RaDiChal yarışmasının 2020 yılında başladığını hatırlatan Taştan, RaDiChal’in teorik bir yarışmadansa laboratuvar ortamına geçen bir pratiğe dönüşmesine katkı sağlayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a teşekkürlerini iletti.</p>
<p>Taştan, şunları kaydetti:</p>
<p>“Önümüzdeki yıllarda kliniğe götürebilecek altyapımızı kurduğumuzda artık RaDiChal bir yarışmada kalmayacak bir kliniğe, bir ürüne dönüşmeye devam edecek. Farklı üniversitelerden farklı takımlar kuruldu. Bu projeler bu yarışmayla burada kalmayacak. Projelerin deneylere dönmesiyle beraber bunların birçoğu artık ürün ve tedavi haline gelecek. Bu genetik tedavi tasarımlarının takımlarımızca geliştirilmesi laboratuvarlarımızda üretilmesi ve kliniğe geçebilmesi çoğu insanın ulaşamayacağı tedavileri çok daha ulaşılabilir hale getirmesi açısından bize umut veriyor.”</p>
<p><strong>RaDiChal Laboratuvarı açıldı</strong></p>
<p>Bu arada program kapsamında TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Prof. Dr. Nazife Güngör’ün katılımıyla <strong>RaDiChal Laboratuvarı</strong> açılışı da gerçekleştirildi.</p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından açılış sunumlarını Rektör Yardımcısı <strong>Prof. Dr. Muhsin Konuk</strong>, TRGENMER Müdürü <strong>Dr. Öğr. Cihan Taştan</strong>, Türkiye Huntington Derneği Başkanı <strong>Naim Özdemir,</strong> Can Sağlık Vakfı Genel Müdürü <strong>Perihan Kılınç</strong>, SB Girişim Yatırımları <strong>Banu Korgül</strong> gerçekleştirdi.</p>
<p>Takım sunumlarının da yapıldığı programda RaDiChal 2022 Şampiyonu sunumunu takdim etti. Program, Onur Dersi ve ardından Ödül Töreni ile sona erdi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-16-kisiden-biri-nadir-hastaliklara-sahip-yarismada-bu-yil-beta-telasemi-huntington-ve-dmd-hastaligi-arastirildi-414384">Her 16 Kişiden Biri Nadir Hastalıklara Sahip! Yarışmada Bu Yıl, Beta Telasemi, Huntington ve DMD Hastalığı Araştırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>QNB eFinans 4. Kez Üst Üste Avrupa&#8217;nın En İyi e-Fatura Çözüm Sağlayıcılarından Biri Oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/qnb-efinans-4-kez-ust-uste-avrupanin-en-iyi-e-fatura-cozum-saglayicilarindan-biri-oldu-413019</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Oct 2023 22:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[avrupanın]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[efatura]]></category>
		<category><![CDATA[efinans]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[qnb]]></category>
		<category><![CDATA[sağlayıcılarından]]></category>
		<category><![CDATA[üst]]></category>
		<category><![CDATA[üste]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=413019</guid>

					<description><![CDATA[<p>QNB Finansbank’ın iştiraki olarak, ticareti ve bankacılığı dijitalleştirme, e-Dönüşümü finansal hayata entegre etme hedefiyle çalışmalarına 10 yıldır devam eden QNB eFinans, CIO Applications Europe tarafından, dördüncü kez Avrupa’daki en iyi 10 e-Fatura çözüm sağlayıcılarından biri oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/qnb-efinans-4-kez-ust-uste-avrupanin-en-iyi-e-fatura-cozum-saglayicilarindan-biri-oldu-413019">QNB eFinans 4. Kez Üst Üste Avrupa&#8217;nın En İyi e-Fatura Çözüm Sağlayıcılarından Biri Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>QNB Finansbank’ın iştiraki olarak, ticareti ve bankacılığı dijitalleştirme, e-Dönüşümü finansal hayata entegre etme hedefiyle çalışmalarına 10 yıldır devam eden QNB eFinans, CIO Applications Europe tarafından, dördüncü kez Avrupa’daki en iyi 10 e-Fatura çözüm sağlayıcılarından biri oldu. 2019 yılından bu yana aynı başarısını sürdüren QNB eFinans, 2023 yılında e-Fatura kategorisinde üst üste dördüncü kez ödül alan tek Türk şirketi oldu.</strong></p>
<p>QNB eFinans ERP bağımsız altyapısı ve en büyük kurumsal firmalardan KOBİ’lere kadar uzanan yüksek hizmet kalitesiyle dört yıl üst üste Avrupa’nın en iyi e-fatura çözüm sağlayıcılarından biri oldu. Silikon Vadisi’nde yayınlanan ve alanında en önemli dergilerden biri olarak kabul edilen CIO Applications tarafından verilen bu ödüle, 2023 yılında ilk 10 listesinde yer alan tek Türk şirket olarak QNB eFinans lâyık görüldü.</p>
<p>Avrupa’nın en iyi e-Fatura çözüm sağlayıcılarından biri olan QNB eFinans; 2013’ten bu yana, e-Fatura, e-Defter, e-Arşiv, e-İrsaliye başta olmak üzere, Kayıtlı Elektronik Posta (KEP), e-Serbest Meslek Makbuzu (e-SMM), e-Müstahsil Makbuzu (e-MM) gibi tüm e-dönüşüm ürünlerinde yenilikçi çözümler sunmaya devam ediyor. e-Dönüşüm ürünleri arasına en son e-Adisyon ve e-Sigorta Gider Komisyon Belgesini ekleyen QNB eFinans gelişen teknolojiye hızlı adaptasyonu sayesinde portföyüne yeni ürünler eklemeye devam ediyor.</p>
<p>Avrupa e-Fatura Hizmet Sağlayıcıları Birliği’nin (EESPA) ilk Türk üyesi de olan şirket, Türkiye’nin en büyük KOBİ platformu QNB Finansbank Dijital Köprü iş birliğiyle KOBİ’lerin dijitalleşme sürecini kolaylaştırmak ve hızlandırmak için inovatif çözümler sunmayı sürdürüyor. </p>
<p>Dört yıldır üst üste kazanılan bu ödülle ilgili konuşan <strong>QNB eFinans Genel Müdürü Okay Yıldırım</strong> şunları söyledi; “QNB eFinans olarak, biz, ticari ve finansal hayatta kullanılan dokümanları güvenilir ve malî düzenlemeler çerçevesinde dijitalleştirerek firmalara daha hızlı, daha verimli ve daha doğru çözümlerle hizmet verme hedefiyle yola çıktık. 10. yılımızda, Türkiye&#8217;deki ticaret ve bankacılık sektöründe dijital dönüşüme yön vermeye devam ediyoruz. </p>
<p>ERP bağımsız bir hizmet sağlayıcı olarak, her türden ve büyüklükteki şirketlere yenilikçi ve güvenilir e-dönüşüm çözümleri sunmaya odaklandık. Bugün geldiğimiz noktada bu hedefimizi büyük ölçüde gerçekleştirdik. 2013 yılından bu yana sektörde pek çok ilke imza attık.</p>
<p>QNB eFinans olarak e-fatura sistemi ve uygulamalarını geliştirerek müşterilerin manuel süreçlerini kolayca bırakmalarına ve dijitalleşmenin sağladığı kolaylık ve verimliliğe geçmelerine olanak tanıyoruz. Müşterilerimizin back-office operasyonlarını optimize etmek için çözüm odaklı, katma değerli hizmetler sunmaya devam ediyoruz. Yıllar içinde QNB eFinans, e-dönüşüm başvurularını basitleştiren ve şirket süreçlerini optimize eden bir müşteri portalı haline geldi.   Platform bankacılığının ülkemizdeki ilk ve tek uygulaması olan QNB Finansbank Dijital Köprü iş birliğimizle KOBİ&#8217;lerin dijitalleşme yolculuğunda etkili bir rol üstleniyoruz. ERP bağımsız altyapımız sayesinde, sıfır ek yazılım maliyetiyle, kullanıcılarımızın kolayca çalışabilecekleri uçtan uca uzaktan desteklerimiz ile hizmet sunmayı sürdüreceğiz.” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/qnb-efinans-4-kez-ust-uste-avrupanin-en-iyi-e-fatura-cozum-saglayicilarindan-biri-oldu-413019">QNB eFinans 4. Kez Üst Üste Avrupa&#8217;nın En İyi e-Fatura Çözüm Sağlayıcılarından Biri Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyanın En Güzel Kütüphanelerinden Biri Kandilli&#8217;de Açıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyanin-en-guzel-kutuphanelerinden-biri-kandillide-acildi-405561</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Sep 2023 11:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[kandillide]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphanelerinden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405561</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Belediyesi, Kandilli'de metruk halde bulunan 130 yıllık tarihi Glavany Köşkü'nü restore ederek "Nevmekan Kandilli" adıyla yeniden hizmete sundu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyanin-en-guzel-kutuphanelerinden-biri-kandillide-acildi-405561">Dünyanın En Güzel Kütüphanelerinden Biri Kandilli&#8217;de Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üsküdar Belediyesi, Kandilli&#8217;de metruk halde bulunan 130 yıllık tarihi Glavany Köşkü&#8217;nü restore ederek &#8220;Nevmekan Kandilli&#8221; adıyla yeniden hizmete sundu. Nevmekan Kandilli’nin açılmasıyla birlikte Nevmekân sayısı 5’e ulaşmış oldu. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Nevmekan Kandilli&#8217;nin restorasyondan önceki halinin içler acısı olduğunu belirten Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ‘’130 yıllık muhteşem bir eseri yeniden ayağa kaldırarak İstanbul&#8217;un ve ülkemizin kültür envanterine katmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz’’ dedi</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Unutulmuş tarihi mekanları gençler için kültür-sanat merkezlerine dönüştüren ve imzasını taşıyan projelerle Türkiye’de örnekle gösterilen Üsküdar Belediyesi, metruk halde bulunan yaklaşık 130 yıllık tarihi Glavany Köşkü’nü restore ederek İstanbulluların kullanımına açtı. Üsküdar Belediyesi’nin bir kültür sanat platformu olarak Türkiye’ye kazandırdığı Nevmekân markasının beşinci halkası olan <strong>Nevmekan Kandilli</strong>’nin açılışı <strong>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul Valisi Davut Gül, eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen </strong>ile çok sayıda siyasi ve davetlinin katılımıyla gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Hilmi Türkmen: Burayı aldığımızda binanın durumu içler acısıydı</strong></p>
<p>Nevmekan Kandilli&#8217;nin restorasyondan önceki halinin içler acısı olduğunu belirten <strong>Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen </strong>&#8220;Osmanlı Bankası’nın kurucusu olan David Glavany ve ailesinin evi olarak bilinen bu yapı, uzun yıllardır metruktu, birtakım sıkıntılardan dolayı kaderine terk edilmişti. 130 yıllık muhteşem bir eseri, yeniden ayağa kaldırarak İstanbul&#8217;un, Üsküdar&#8217;ın ve ülkemizin kültür envanterine katmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bu eser hepinizin gördüğü gibi mükemmel bir hale geldi ama burayı tahsis aldığımızdaki hali ne yazık ki içler acısıydı. Burası metruk bir yapı, bir takım asayiş olaylarının, suçların ve suçluların barındığı bir yer haline gelmişti ki tam da o zaman Üsküdar Belediyesi olarak bakanlığımızın tahsisatıyla devraldık ve bu hale getirmiş olduk. Burada Türk ve dünya edebiyatı, çocuk kitapları, felsefe, tarih, kişisel gelişim, sosyal bilimler, hukuk, ilahiyat, tıp alanlarında matbu ve dijital on binlerce kitap yer alıyor. Güvenli, ailece gelebileceğiniz, kaliteli bir kafe hizmeti var. Çok güzel bir bahçesi var. Değerlerimize uygun, huzurlu, keyifli, güvenli, nitelikli bir sosyal tesise, nitelikli, kimlikli bir kütüphaneye, aynı zamanda ailecek zaman geçirilebilecek hesaplı bir restorana kavuşmuş olduk’’ dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Türkmen: ‘’Nevmekan Kandilli’ye Üsküdar’dan ücretsiz ulaşım imkanı sağlanacak’’</strong></p>
<p>Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen konuşmasında öğrenci ve gençlere müjde de verdi: ‘’ Nevmekan Kandilli Üsküdar merkeze biraz uzak kalıyor. O yüzden belli bir süre gün boyu Üsküdar’dan Nevmekan Kandilli’ye ücretsiz otobüs kaldıracağız. Öğrencilerimiz gençlerimiz rahatlıkla buraya ulaşabilsinler diye. Diğer nevmekanlarda olduğu gibi öğrenci ve gençlere ücretsiz çay, kahve ve simit ikramımız da olacak. Öğrenci evlatlarımızın rahat ve sakin bir şekilde ders çalışabilmeleri için onlara özel olarak hazırlanmış alanlar da oluşturduk. ‘’</p>
<p> </p>
<p><strong>Mustafa Şentop: Tarihle gençlerimizi birleştiriyor</strong></p>
<p>Üsküdar&#8217;da yaşayanların çok şanslı olduğuna dikkat çeken <strong>eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop</strong> ise açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi: &#8220;Şüphesiz İstanbul çok müstesna bir şehir. İstanbul içinde de Üsküdar çok müstesna bir mekan. Tarihi bakımdan çok eski bir şehir. İstanbul&#8217;un fethinden sonra kendisine çok özel manalar atfedilen bir şehir. Bir şehri manalı kılan içinde bulunanlardır, sadece insanlar olarak kastetmiyorum. Aynı zamanda şehre mana, değer katan mekanlar. Binalar, mekanlar oraya anlam katan yerlerdir. İşte bu bakımdan Üsküdar, ayrı bir zenginlik içerisinde ve bu mekanların kıymetini bilenler Üsküdar&#8217;da yaşıyor. Üsküdar&#8217;ın da bir şansı Hilmi Türkmen. Yapmış olduğu Nevmekanlar, gençlerimize sunmuş olduğu hizmetler, imkanlar Üsküdar&#8217;ın anlamıyla, tarihiyle gençlerimizi birleştiren imkanlar sunuyor.&#8221; </p>
<p> </p>
<p><strong>TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar</strong> da sosyal ihtiyacı karşılaması amacıyla bu tip mekanların giderek artmasının önemli olduğunu belirterek, &#8220;Bir araya gelmenin, birlikte oturmanın, birlikte konuşmanın, tarihimizi, geçmişimizi, edebiyatımızı, fikriyatımızı bu güzel mekanlarda öğrenmemizin en kolay şeklini ortaya koydukları için Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum.&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>N. Bilal Erdoğan: Gençler ders çalışmak için geliyor</strong></p>
<p><strong>İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı N. Bilal Erdoğan,</strong> Üsküdar&#8217;ın merkezi konumundan da istifadeyle İstanbul&#8217;un dört bir yanındaki gençlerin ders çalışmak ve arkadaşlarıyla buluşmak için bu mekanlara geldiğini belirtti. Gençlerin ev ve okuldan sonra en çok zaman geçirdiği üçüncü adres olarak gördükleri bu mekanların, nezih, kaliteli ve herkesin estetik anlayışına katkı sağlayacak şekilde yapılar olmasının, gençlere ciddi katkı sağladığını ifade eden Erdoğan, kendisinin de bu mekanlara gelmeye gayret edeceğini dile getirdi. Konuşmaların ardından açılış kurdelesini kesen katılımcılar, daha sonra kütüphaneyi gezerek incelemelerde bulundu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Nevmekân Kandilli ile Üsküdar Belediyesi’ne </strong></p>
<p><strong>bağlı kütüphaneler 350.000 kitaba ev sahipliği yapıyor</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><em>*“Yeni Mekan” anlamına gelen Nevmekanlar ismiyle müsemma bir şekilde; çağın gerekliliklerini içerisinde barındıran ve bu özelliği sebebiyle gerek İstanbul’da gerekse de Türkiye’de örnek alınan bir yapı.</em></p>
<p><em>* 2015’de Nevmekân Bağlarbaşı ile başlayan ve 2018’de Nevmekân Sahil, 2020’de Nevmekân Selimiye ve 1 Eylül’de açılan Nevmekân Kuzguncuk ile 4’e ulaşan Nevmekân sayısı “Nevmekân Kandilli” ile 5’e ulaşmış oldu. </em></p>
<p><em>*Glavany Köşkü, Levanten bir aile olan Glavany ailesine mensup, Osmanlı Bankası’nın kurucusu David Glavany tarafından 1893 tarihinde o zamanlar İngilizlerin yoğun yaşadığı Kandilli’nin bu eşsiz manzaralı sırtına inşa ettirilmiştir.</em></p>
<p><em>* 5000 m2 bir alan üzerinde, bodrum ve üzeri 3 kattan oluşan yapı 1939 yılında Prof. Dr. Burhaneddin Berken tarafından satın alınmış; ailenin vefatının ardından uzun yıllar boş halde kalmış ve 1953 yılında Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne devredilmiştir. </em></p>
<p><em>*Farklı zamanlarda kullanılsa da yapı zamanla kaderine terk edilmiş ve özellikle 1980’li yılların başından itibaren metruk bir hale gelmiştir. </em></p>
<p><em>*Milli Emlak’tan Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsis edilen yapı 2021’de Üsküdar Belediyesi’ne devredilmiş ve kapsamlı bir yenileme sürecinin ardından Nevmekân Kandilli olarak tekrar hayat bulmuştur. Nevmekân Kandilli ile Üsküdar Belediyesi’ne bağlı kütüphaneler fiziksel ve dijital olmak üzere toplamda 350.000 kitaba ev sahipliği yapıyor. </em></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyanin-en-guzel-kutuphanelerinden-biri-kandillide-acildi-405561">Dünyanın En Güzel Kütüphanelerinden Biri Kandilli&#8217;de Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nivogo, dünyanın En İyi Üç Döngüsel Ekonomi Girişimi&#8217;nden Biri Oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nivogo-dunyanin-en-iyi-uc-dongusel-ekonomi-girisiminden-biri-oldu-405065</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Sep 2023 08:54:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[döngüsel]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[girişiminden]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[nivogo]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405065</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde girişimcilerin, yatırımcıların ve kamu temsilcilerinin bir araya geldiği G20 Dijital Ekonomi Bakanlar Toplantısı’nda yerli döngüsel ekonomi girişimi Nivogo, dünyanın En İyi Üç Döngüsel Ekonomi Girişimi’nden biri, Avrupa’nın ise En İyi Döngüsel Ekonomi Girişimi olarak seçildi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nivogo-dunyanin-en-iyi-uc-dongusel-ekonomi-girisiminden-biri-oldu-405065">Nivogo, dünyanın En İyi Üç Döngüsel Ekonomi Girişimi&#8217;nden Biri Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde girişimcilerin, yatırımcıların ve kamu temsilcilerinin bir araya geldiği G20 Dijital Ekonomi Bakanlar Toplantısı’nda yerli döngüsel ekonomi girişimi Nivogo, dünyanın En İyi Üç Döngüsel Ekonomi Girişimi’nden biri, Avrupa’nın ise En İyi Döngüsel Ekonomi Girişimi olarak seçildi.</p>
<p>Türkiye’nin Öncü Döngüsel Ekonomi Girişimi Nivogo, global arenadaki başarı ayak izini büyütmeye devam ediyor. Hindistan Bangalore’de düzenlenen G20 Dijital Ekonomi Bakanlar Toplantısı’nda Nivogo, dünyanın en büyük ekonomi girişimleri arasında “En İyi 3 Döngüsel Ekonomi Girişiminden Biri” oldu. Dünyanın en büyük ekonomilerinin girişimlerinin değerlendirildiği zirvede Nivogo ayrıca Avrupa’nın da 1 Numaralı Döngüsel Ekonomi Girişimi seçildi. Nivogo Kurucu Ortakları Arnas Akbaş ve Ali Cem Yücebağ ödüllerini Hindistan Federal Elektronik ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Ashwini Vaishnaw’ın elinden aldı. </p>
<p>“Dünyanın geleceğini iyileştirmek adına doğacak girişimlere de ilham oluyoruz”</p>
<p>Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Nivogo CEO’su Arnas Akbaş, “Türkiye’den doğmuş ve ilk günden beri Türkiye’yi dünyanın döngüsel ekonomi merkezi yapmak amacıyla çalışan bir girişim olarak, başarılarımızı global arenaya taşımak bizim için son derece büyük bir gurur kaynağı. Adımızı her geçen gün hem ülkemizde hem de dünyada daha fazla insan duyuyor. Bugün ülkemiz moda sektörünün atıl durumdaki kaynaklarını yeniden ekonomiye kazandırarak hem sektörün karbon ayak izini azaltıyor hem de ekonomi için yeniden katma değer sağlıyoruz. Bu iş modelimiz ile ülkemizde ve de dünyanın birçok ülkesinde sayısı her geçen gün artan ödüller alırken, aynı anda dünyanın geleceğini iyileştirmek adına doğacak girişimlere de ilham oluyoruz. Yine aldığımız ödüller ve katıldığımız etkinliklerle ülkemiz girişim ekosisteminin, döngüsel ekonomi yatırımlarının tanıtımında da elçilik görevi üstleniyoruz. Başarılarımızın globalde ödüllendirildiği gibi dünyanın geleceğine bıraktığımız katma değerin de yakın gelecekte ülkemiz sınırlarını aşacağına inanıyoruz” dedi.     </p>
<p>Nivogo Hakkında:</p>
<p>Yüzde 100 yerli bir şirket olarak Şubat 2021’de kurulan Nivogo, ihtiyaç olmayan ya da hiç kullanılmayan ürünleri markalardan ve kullanıcılardan alarak tekrar döngüsel ekonomiye dahil ediyor. Nivogo’nun ürün portföyünde Türkiye’nin ve dünyanın en tanınmış markalarının spor ayakkabılarından çantalarına, montlarından tişörtlerine kadar onlarca farklı kıyafet bulunuyor. Türkiye’nin ilk ve en büyük Yenileme Merkezinde yenilenen ürünler, Nivogo tarafından geliştirilen teknoloji ve yapay zeka temelli fiyatlandırma uygulaması ile döngüsel mağazalarda kullanıcılarla buluşuyor. Şu ana kadar 1 milyondan fazla ürünü yenileyen Nivogo, 7,3 milyar litre suyu kurtararak tasarruf sağladı ve binlerce ton karbon emisyonunun önüne geçti.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nivogo-dunyanin-en-iyi-uc-dongusel-ekonomi-girisiminden-biri-oldu-405065">Nivogo, dünyanın En İyi Üç Döngüsel Ekonomi Girişimi&#8217;nden Biri Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başarının önündeki en önemli engellerden biri: Erteleme hastalığı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/basarinin-onundeki-en-onemli-engellerden-biri-erteleme-hastaligi-402419</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2023 06:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başarının]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[engellerden]]></category>
		<category><![CDATA[erteleme]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[önündeki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=402419</guid>

					<description><![CDATA[<p>Modern insanın en büyük sorunlarından birisi olarak erteleme hastalığının öne çıktığını belirten uzmanlar erteleme yapmaktan ne kadar pişmanlık duyuluyorsa, erteleme tuzağına bir o kadar fazla düşüldüğünü söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basarinin-onundeki-en-onemli-engellerden-biri-erteleme-hastaligi-402419">Başarının önündeki en önemli engellerden biri: Erteleme hastalığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Modern insanın en büyük sorunlarından birisi olarak erteleme hastalığının öne çıktığını belirten uzmanlar erteleme yapmaktan ne kadar pişmanlık duyuluyorsa, erteleme tuzağına bir o kadar fazla düşüldüğünü söylüyor. Erteleme hastalığının başarının önündeki en önemli engellerden birisi olduğuna dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, erteleme hastalığının temelinde yalnızca bir irade ya da tembellik sorunu bulunmadığını belirtiyor. Hangi duyguların ertelemeye neden olduğunun ortaya konması gerektiğini dile getiren Şentürk, anksiyete, DEHB ve mükemmeliyetçi kişilik özelliklerine sahip bireylerde erteleme hastalığının daha fazla görüldüğünün altını çiziyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, erteleme hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu ve nedenleri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Akademik erteleme, en sık karşılaşılan erteleme hastalığı türü</strong></p>
<p>Modern insanın en büyük sorunlarından birisi olarak erteleme hastalığı öne çıkıyor. Çoğu insan kendisine tanıdık bulduğu erteleme davranışıyla okul, üniversite, çalışma hayatı, sosyal hayat gibi farklı alanlarda karşılaşıyor. </p>
<p>Erteleme hastalığının başarının önündeki en önemli engellerden birisi olduğunu ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “En sık karşılaşılan erteleme türü ödevlerin veya sınavlara çalışmanın ertelenmesi şeklinde karşımıza çıkan akademik ertelemedir.” dedi.</p>
<p>Önemli olan noktanın, erteleme davranışının devamlılık seyrederek kişinin hayatını her yönüyle etkilemeye başlayıp başlamadı olduğuna dikkat çeken Şentürk, “İnsanların yaklaşık yüzde 20’si kronik erteleyicidir. Erteleme hastalığı olan bireylerin yaklaşık yarısı internet ve sosyal medya aracılığıyla erteleme davranışını gerçekleştirir. Esas yapmaları gereken aktiviteyi ertelemek için bu mecralarda geçirdikleri sürenin günlük ortalama 1,5 saat olduğu bilinmektedir.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Sorun, sonuca odaklanarak başarısızlık korkusu hissetmek </strong></p>
<p>Erteleme yapmaktan ne kadar pişmanlık duyuluyorsa, erteleme tuzağına bir o kadar fazla düşüldüğünün çalışmalarla ortaya konulduğunu belirten Şentürk, “Erteleme hastalığının temelinde yalnızca bir irade ya da tembellik sorunu bulunmaz. Bu sorun çok daha zor görevleri yerine getirip başarıya ulaşmış kişilerde dahi zaman zaman baş gösteriyor. Burada esas sorun görev sürecine değil sonuca odaklanarak başarısızlık korkusu hissetmek, sonuç hakkında endişelenmek ve giderek artan endişe nedeniyle harekete geçememek ya da geçmemeyi tercih etmektir. Böylece kişi, üzerinden kalkabileceği bir görevi dahi kendisine yük olarak görür ve görevi olduğundan büyük algılayarak nereden başlayacağını bilemez. Sonuç olarak kişi, o anda yönetmekte güçlük çektiği olumsuz duygulardan uzaklaşmak maksadıyla kendini daha iyi hissettirecek şeylerin arayışına girer ve birileriyle telefonda konuşma, sosyal medyada zaman geçirme, online oyun oynama gibi başka şeylerle uğraşma yolunu seçer.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Ertelemenin nedeni duygusal olabilir</strong></p>
<p>Eski anlayışın zaman yönetimini ön plana alırken, yeni anlayışın duygular üzerinde yoğunlaştığını ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Eskiden bugünün işinin yarına bırakılmasına, tembellik ve irade eksikliğinin sebep olduğu düşünülürken, şu anda hangi duyguların ertelemeye neden olduğunun ortaya konması ve bu duygularla tanışılıp yüzleşilmesi gerekliliği öneriliyor.” dedi.</p>
<p>Erteleme hastalığıyla en sık ilişkili psikiyatrik bozukluklar anksiyete bozukluğu ve erişkin dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olduğunun altını çizen Şentürk, “Yine mükemmeliyetçi kişilik özelliklerine sahip bireylerde de erteleme hastalığının daha fazla görüldüğü bilinmektedir.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basarinin-onundeki-en-onemli-engellerden-biri-erteleme-hastaligi-402419">Başarının önündeki en önemli engellerden biri: Erteleme hastalığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soyer: &#8220;Şirketlerin her biri başarı hikayesi yazdı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/soyer-sirketlerin-her-biri-basari-hikayesi-yazdi-389533</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jul 2023 10:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerin]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<category><![CDATA[yazdı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=389533</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, hizmet kalitesini artırabilmek için bünyesindeki şirketlerin yöneticilerine Finans Semineri düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soyer-sirketlerin-her-biri-basari-hikayesi-yazdi-389533">Soyer: &#8220;Şirketlerin her biri başarı hikayesi yazdı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, hizmet kalitesini artırabilmek için bünyesindeki şirketlerin yöneticilerine Finans Semineri düzenledi. Seminerde konuşan Başkan Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kurumsal kapasitesinin yeni kurulan şirketlerle genişlediğini söyleyerek “Hiçbiri fantezi ürünü çalışmalar değildi; toplumda karşılığı olan alanlardı. Her biri kendi içinde başarı hikayeleri yazdı” dedi.   </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, kente daha iyi hizmet verebilmek için kurum içi geliştirme eğitimlerine devam ediyor. Türkiye’nin ağırlaşan ekonomik kriz ortamında İzmir Büyükşehir Belediyesi şirketlerinin sürdürülebilir finans yönetimi sağlayabilmesi için Finans Semineri düzenlendi. Tarihi Havagazı Fabrikası’ndaki seminere İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı şirketlerin yönetim kurulu başkanları ve genel müdürleri, bürokratlar ve daire başkanları katıldı.</p>
<p><strong>&#8220;Büyükşehir&#8217;in kurumsal kapasitesini genişlettiler&#8221;</strong><br />Gün boyu devam eden seminerin “Şirket Analizinde 7 M Metodolojisi” adlı bölümüne katılan Başkan Tunç Soyer burada bir konuşma yaptı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ndeki kurumsal dönüşüm sürecini anlatan Başkan Soyer, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kurumsal kapasitesinde büyük değişikliğe gittik. 4 buçuk yıl içerisinde İzmir’in yükünü alan İZULAŞ, İZDENİZ gibi şirketlerin modernizasyonunu sağladık, eksiklerini giderdik. Yepyeni hüviyetlerle İzDoğa, İzTarım gibi şirketler kurduk. Bu şirketler çok büyük sorumluluklar üstlenerek İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kurumsal kapasitesini genişlettiler. Eskiden İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu fonksiyonları yoktu.  Bürokrasi mekanizması ancak belirli şeylerin yapılmasına imkan veriyordu. Eğer bu şirketler olmasaydı şehir planlamasında, tarımda birçok alanda bu kadar yol alınamazdı. Bu yepyeni bir dönem demek. Bunların hiçbiri fantezi ürünü çalışmalar değildi. Gerçekten toplumda karşılığı olan, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin zaten hizmet üretmesi gereken alanlardı. Her biri kendi içinde başarı hikayeleri yazdı.  Sizlerin bu çalışması da yönetici arkadaşlara ışık tutan bir çalışma. Bir yandan ekosistemin yarattığı sorunlarla uğraşırken bir yandan da günümüz koşullarında kısa orta ve uzun vadede de kolaylaştırıcı yöntemlerle ilerlemek zorundayız” dedi.</p>
<p><strong>Finans yönetiminin şifreleri</strong><br />Seminer kapsamında şirket yöneticilerinin finans yönetiminin şifrelerini bilmeleri, yönettikleri operasyonun sürdürülebilir karlılığı ve verimliliğini geliştirmesi hedefleniyor. Yöneticilere stratejik planlama süreci, bütçe planlama, muhasebe ve finans, finansal tahminleme, bütçe rapor ve planlaması, finansal tablolar, gelir tablosu, rasyo analizleri, net finansal borç değişim tablosu başlıklı eğitimler verildi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soyer-sirketlerin-her-biri-basari-hikayesi-yazdi-389533">Soyer: &#8220;Şirketlerin her biri başarı hikayesi yazdı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 7 çiftten biri tüp bebek tedavisine başvuruyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-7-ciftten-biri-tup-bebek-tedavisine-basvuruyor-386485</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jun 2023 10:24:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başvuruyor]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[çiftten]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisine]]></category>
		<category><![CDATA[tüp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=386485</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada ve ülkemizde obezite, stresli yaşam koşulları ve sigara kullanımı gibi etkenler nedeniyle infertilite sorunu yaşayan çiftlerin sayısı giderek artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-7-ciftten-biri-tup-bebek-tedavisine-basvuruyor-386485">Her 7 çiftten biri tüp bebek tedavisine başvuruyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada ve ülkemizde obezite, stresli yaşam koşulları ve sigara kullanımı gibi etkenler nedeniyle infertilite sorunu yaşayan çiftlerin sayısı giderek artıyor. Öyle ki ülkemizde 7 çiftten biri doğal yollarla hamilelik oluşmadığı için tüp bebek tedavisine başvuruyor. Tüp bebek yönteminde baş döndürücü hızla yaşanan gelişmeler sayesinde bazı çiftler yapılan ilk transfer işleminden sonra bebeklerini kucaklarına alabiliyor. Ancak bazılarında ise tedavi başarısızlıkla sonuçlanabiliyor. Gebelik elde edilmediğinde çiftler hayal kırıklığına uğrayarak, tedaviyi bırakabiliyor. <strong>Acıbadem International Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Çağlar Yazıcıoğlu</strong>,<strong> </strong>günümüzde tüp bebek tedavisinin inferlititede en etkin tedavi yöntemi olduğuna dikkat çekerek, “Aslında tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarında buna yol açan etkenler belirlenir ve doğru yöntemler uygulanırsa, çiftlerin çocuk sahibi olma şansları büyük oranda artıyor. Sorunun yumurtadan mı, spermden mi, rahimden veya tüplerden mi kaynaklandığını belirleyip, yeni tedavi öncesi hazırlık yaparak tedaviye başlamak kritik öneme sahiptir” diyor. <strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Çağlar Yazıcıoğlu</strong>, tüp bebek tedavisinde başarıyı artıran etkenleri anlattı, önemli önerilerde bulundu. <strong> </strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Tedavi için gecikmemek</strong></p>
<p>Tüp bebek tedavisinin başarısını belirleyen en önemli etken kadının yaşı oluyor. Zira, kadınlarda üreme yeteneği 20-40 yaş arasında en yüksek seviyedeyken, 40 yaşından sonra hızlı bir şekilde düşüyor. Dolayısıyla tüp bebek yönteminde gecikmemek tedavinin başarısında kilit rol oynuyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yumurta rezervine dikkat</strong></p>
<p>Yumurta sayısı kadın yaşından sonra tedavi başarısını belirleyen en önemli 2. faktörü oluşturuyor. İyi yumurtalık rezervine sahip kadınlarda, yumurta sayısının normalde her bir yumurtalıkta 7-8 civarında olması bekleniyor. Yumurta sayısı azlığında anti-müllerian hormonunun seviyesi düşüyor. Dr. Çağlar Yazıcıoğlu<strong>,</strong> “Yumurtalık rezervi düşük olduğunda, genç yaşta olsalar bile anne adaylarının tüp bebek tedavisine başvurmaları gerekiyor. Bebek planını ertelemek durumunda olan anne adaylarının da embriyo ya da yumurta dondurma işlemini yaptırmalarında fayda var” diyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Kaliteli yumurta ve sperm seçmek</strong></p>
<p>Kaliteli yumurta geliştirmek, kaliteli sperm seçmek, kaliteli embriyo oluşturmak ve iyi yapılan bir transfer, yüksek hamilelik oranını sağlayan en önemli etkenleri oluşturuyor. Zira, kaliteli embriyolar sayesinde hamilelik şansı yüksek oranda artıyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Rahim filmi (HSG) önemli </strong></p>
<p>Tüplerde sıvı (hidrosalpinx) veya polip, perde gibi rahim içi sorunlar, embriyo kaliteli de olsa hamileliği engelleyebiliyor ya da düşüklere sebep olabiliyor. İyi çekilmiş rahim tüp filmi bu sorunların tespitinde büyük önem taşıyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Üreme organı hastalıklarına dikkat!</strong></p>
<p>Tüp bebek tedavisinde embriyo transferi öncesinde, tüplerde sıvı varsa, rahime sıvı akmaması için tüpler laparoskopiyle kapatılıyor. Rahimde polip, perde ve yapışıklık gibi sorunlarda da rahim içi dokuya zarar vermemeye özen gösterilerek histeroskopi (vajinal yoldan girilerek kamera ile endoskopik olarak yapılan kesisiz ameliyat) operasyonu gerekebiliyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Genetik analiz yapmak</strong></p>
<p>Tekrarlayan tüp bebek denemelerinin bir başka önemli sebebi ise eşlerde görülen ancak bulgu vermeyen genetik anomaliler olabiliyor. İhtiyaç halinde embriyolardan biyopsi alınıyor. Tek tek dondurulan embriyolardan kromozomları sağlıklı olanları belirleniyor ve rahim hazırlanıyor. Ardından genetik olarak sağlıklı embriyo çözülerek transfer yapılıyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>İltihaplanmayı gidermek</strong></p>
<p>Vücutta oluşan ve toplumda iltihaplanma olarak bilinen inflamasyon, tüp bebek tedavisinde başarı şansını düşüren bir başka önemli faktörü oluşturuyor. İnflamasyon, mikrobik ya da mikropsuz toksik etkenlere karşı vücudun kendisini korumaya yönelik savunma cevabıdır. Ancak inflamasyon sürekli devam ettiğinde doku ödemi ve yangısal reaksiyon nedeniyle vücuda zarar veriyor. Erkekte ve kadında üreme hücreleri de bundan ciddi anlamda etkileniyor. Sonuç embriyo kalitesine yansıyor. Dolayısıyla tüp bebek yönteminden yüksek başarı elde edilmesi için inflamasyonun mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor.  </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek</strong></p>
<p>Obezite, sigara ve kalitesiz uyku gibi etkenler de tüp bebek tedavisinde başarıyı önleyebiliyor. Dolayısıyla çiftlerin sigarayı bırakmaları, sağlıklı beslenerek fazla kilolarından kurtulmaları, düzenli spor yapmaları, uyku hijyeni sağlamaları ve antioksidan desteğiyle vücuttaki inflamasyonu azaltmaları, sperm ile yumurtanın kalitesini artırabiliyor. Bu sayede kaliteli embriyo gelişimi ve hamilelik şansı önemli oranda artabiliyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Sperm DNA hasarı varsa!</strong></p>
<p>Erkeklerde özellikle aşırı sigara kullanımı, yüksek ısıya maruz kalmak, ortamdaki kimyasal maddeler, bazı hastalıklar nedeniyle kullanılan ilaçlar, kemoterapi ile radyoterapi gibi etkenler spermlerde DNA hasarına yol açabiliyor. Tüp bebek tedavisinde başarıyı artırmak için yüksek sperm DNA hasarı varlığında sigarayı bırakmak, vücut yağ oranını azaltmak, enfeksiyon varsa tedavi etmek, antioksidan kullanmak ve hormonal regülasyon sağlamak embriyonun kalitesi ile tedavi başarısını belirgin olarak artırıyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Enfeksiyonları tedavi etmek</strong></p>
<p>Bazı bulgu vermeyen trikomonas ve üreoplazma gibi üreme enfeksiyonları da sperm kalitesini olumsuz etkiliyor.<strong> </strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Çağlar Yazıcıoğlu,<strong> </strong>“Bu etkenlerin genital panel PCR testiyle tespit edilip tedavi öncesinde giderilmesi, özellikle başarısız denemeleri olan çiftlerde kaliteli sperm ve kaliteli embriyo gelişimi açısından önemli oluyor&#8221; diyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-7-ciftten-biri-tup-bebek-tedavisine-basvuruyor-386485">Her 7 çiftten biri tüp bebek tedavisine başvuruyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi&#8217;ne 4. Faz geliyor Başkan Soyer: Körfez için en önemli adımlardan biri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cigli-ileri-biyolojik-atiksu-aritma-tesisine-4-faz-geliyor-baskan-soyer-korfez-icin-en-onemli-adimlardan-biri-376707</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 May 2023 17:26:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adımlardan]]></category>
		<category><![CDATA[arıtma]]></category>
		<category><![CDATA[atıksu]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik]]></category>
		<category><![CDATA[çiğli]]></category>
		<category><![CDATA[faz]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ileri]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<category><![CDATA[tesisine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=376707</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin atık su arıtma lideri İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin kapasitesini artıracak 4. Faz projesini hayata geçiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cigli-ileri-biyolojik-atiksu-aritma-tesisine-4-faz-geliyor-baskan-soyer-korfez-icin-en-onemli-adimlardan-biri-376707">Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi&#8217;ne 4. Faz geliyor Başkan Soyer: Körfez için en önemli adımlardan biri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin atık su arıtma lideri İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin kapasitesini artıracak 4. Faz projesini hayata geçiriyor. İhale süreci tamamlanan ve Haziran ayında yapım çalışmalarına başlanacak projesinin sözleşmesini İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer imzaladı. 600 milyon liralık yatırımla hayata geçecek proje hakkında konuşan Başkan Soyer, “İzmir Körfezi’nin tarihindeki en önemli adımlardan biri. Hem çok gururluyuz hem çok heyecanlıyız. Projemiz İzmir’imizin geleceğine dair çok rahatlama sağlayacak ve gelecek kuşaklar bizi güzel bir şekilde yâd edecek” dedi.</p>
<p>Büyük Kanal Projesi kapsamında inşa edilen ve 2000 yılından bu yana 7 gün 24 saat kesintisiz olarak çalışan Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nin 4. Faz ikmal inşaatı için imzalar atıldı. İzmir Marina’da yapılan sözleşme imza törenine İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu’nun yanı sıra Arbiogaz A.Ş Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Şengül, Alkataş temsilcisi Cüneyt Ertan katıldı.</p>
<p><strong>Gelecek kuşaklar bizi güzel bir şekilde yâd edecek</strong><br />Tesisin yapım çalışmalarına Haziran ayında başlanacağını açıklayan Başkan Tunç Soyer, “İzmir Körfezi’nin tarihindeki en önemli adımlardan biri. Hem çok gururluyuz hem çok heyecanlıyız. Projemiz İzmir’imizin geleceğine dair çok rahatlama sağlayacak ve gelecek kuşaklar bizi güzel bir şekilde yâd edecek. Çok emek var. Arkada çok müzakere var ve Körfezimiz için en doğru yolu bulduğumuza inanıyorum. Tüm çalışma arkadaşlarımla iftihar ediyorum. Uzun yıllar beklenen anlardı. Hiçbir engelin sizi geciktirmesine izin vermeyin” dedi.</p>
<p><strong>4. faz tamamlandığında günde 820 bin metreküp su arıtılacak</strong><br />İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu ise akademisyenlerle çalıştıklarını ifade ederek, “3 faz kapasite ile 7/24 çalışarak günlük 605 bin metreküp atık suyu arıtan tesis, 4. faz inşaatı tamamlandığında günlük 820 bin metreküp atık suyu arıtabilecek” dedi.</p>
<p><strong>Körfez için hayati adım</strong><br />Yaklaşık 1 milyon 80 bin kişiye hizmet edecek yeni hat sayesinde 24 saat kesintisiz olarak çalışan Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde yağışlı havalarda daha yüksek debilerde atık su arıtılması mümkün olacak. Tesisin mevcut kapasitesi 216 bin metreküp yani yüzde 36 oranında artacak.</p>
<p>Atık su deşarj kalitesi açısından Türkiye’nin örnek arıtma tesislerinden biri olan Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin kapasitesini artırma çalışmaları Körfez’deki iyileşmeyi sürdürmek için de büyük önem taşıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cigli-ileri-biyolojik-atiksu-aritma-tesisine-4-faz-geliyor-baskan-soyer-korfez-icin-en-onemli-adimlardan-biri-376707">Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi&#8217;ne 4. Faz geliyor Başkan Soyer: Körfez için en önemli adımlardan biri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Balıkesir&#8217;e Dünyanın En Büyük Rüzgar Türbinlerinden Biri Geliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/balikesire-dunyanin-en-buyuk-ruzgar-turbinlerinden-biri-geliyor-370415</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Apr 2023 09:00:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[balıkesire]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgar]]></category>
		<category><![CDATA[türbinlerinden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=370415</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin öncü özel sektör elektrik üretim şirketi Enerjisa Üretim, yatırım planlarında önceliklendirdiği rüzgar enerjisi alanında yeni bir karasal türbin modelinin prototip kurulumu için öncü Alman rüzgar türbin üreticilerinden biri olan ENERCON ile anlaşma imzaladı. ENERCON’un yeni geliştirdiği E-175 EP5 adlı yeni türbin modeli Türkiye’de ilk kez kurulacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/balikesire-dunyanin-en-buyuk-ruzgar-turbinlerinden-biri-geliyor-370415">Balıkesir&#8217;e Dünyanın En Büyük Rüzgar Türbinlerinden Biri Geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin öncü özel sektör elektrik üretim şirketi Enerjisa Üretim, yatırım planlarında önceliklendirdiği rüzgar enerjisi alanında yeni bir karasal türbin modelinin prototip kurulumu için öncü Alman rüzgar türbin üreticilerinden biri olan ENERCON ile anlaşma imzaladı. ENERCON’un yeni geliştirdiği E-175 EP5 adlı yeni türbin modeli Türkiye’de ilk kez kurulacak.</strong></p>
<p>Türkiye’nin yerli ve yenilenebilir enerji hedefleri açısından stratejik öneme sahip olan rüzgar enerjisi yatırımlarını sürdüren Enerjisa Üretim, ENERCON ile yeni bir anlaşmaya imza attı. ENERCON’un geliştirdiği ve 175 metre ile dünyada en büyük rotor çaplı türbinler arasında yer alan E-175 EP5 modeli 6 megavat ve artırılabilir kapasitesiyle enerji üretimi yapacak ve Türkiye’de Enerjisa Üretim’in belirlenen sahalarında kurularak test edilecek. Böylece ENERCON, yeni geliştirdiği türbinler için yurtdışında yaptığı test çalışmalarını ilk kez Türkiye’de de sürdürmüş olacak.</p>
<p><strong>Yeni Türbinler Balıkesir ve Bandırma’ya Kurulacak</strong></p>
<p>Prototip olarak üretilecek yeni model E175 EP5 türbinler, Enerjisa Üretim’in Bandırma Enerji Üssü ve Balıkesir Rüzgar Enerji Santrali’nde kurulacak. Türbinler ticari olarak satışa çıkmadan önce, Enerjisa Üretim santrallerinde test edilecek.</p>
<p>Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, “<em>Türkiye’nin hem ekonomik hem de çevresel hedefleri açısından yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmaya ihtiyacı var. Biz de Enerjisa Üretim olarak ülkemizin yenilenebilir enerjideki güçlü potansiyelini kullanmak üzere rüzgar ve güneş yatırımlarımızı hızla hayata geçirmeye devam ediyoruz. Yatırımda ve üretimde sektöre öncülük eden bir konumda olmakla birlikte sektörün gelişmesi için elimizi taşın altına koymaya ve her türlü desteği vermeye hazırız. Tüm ekosisteme fayda sağlayacak bu iş birliği ile sektörümüzde hem teknolojinin gelişmesine hem de insan kaynağının gelişimine sürdürülebilirlik açısından katkı sağlamayı hedefliyoruz. ENERCON ile imzaladığımız anlaşma ile dünyada en büyük rotor çaplı türbinler arasında yer alan E175 EP5 yeni türbinleri test etmek ve gelişimine katkı sağlamak için ev sahipliği yapacağız. Yeni türbinlerin Türkiye’de Enerjisa Üretim santrallerinde test edilecek olması bizim ve ülkemiz için çok önemli. Yatırımlarımızı hep en yeni teknolojilerle hayata geçirdik ve henüz piyasaya sunulmayan bu türbinleri de inşallah başarılı geliştirme süreci sonrasında yeni sahalarımızda da göreceğiz.” dedi.</em></p>
<p><em>ENERCON CEO&#8217;su Dr Jürgen Zeschky, &#8220;Yeni türbin tipimiz ile Enerjisa Üretim ile güvene dayalı iş birliğimizi sürdürmekten mutluluk duyuyoruz&#8221; dedi. ENERCON, önümüzdeki üç yılda Enerjisa Üretim için Türkiye&#8217;de 1.000 MW karasal güç kuracağımız YEKA RES 2 projesinin rüzgar türbinlerinin tedarikçisi konumunda. Yeni E-175 EP5&#8217;in teslimatı ile ortaklığımızın bir sonraki bölümünü başlatıyoruz.’’ dedi.</em></p>
<p><strong>Geçtiğimiz Ekim ayında Enerjisa Üretim ve ENERCON arasında yapılan anlaşma kapsamında Enerjisa Üretim’in toplam 1,2 milyar dolar yatırımla hayata geçireceği yerli ve yenilenebilir santral yatırımları, Türkiye’nin şebekesine 1.000 megavat ek kapasite kazandırma imkanı tanımıştı. 5 yıl içerisinde Çanakkale, Aydın, Balıkesir ve Muğla’da üretime başlayacak santrallerin hem yatırımını hem de işletmesini üstlenen </strong>Enerjisa Üretim, yatırımların hayata geçmesiyle Türkiye’nin en büyük temiz enerji üreticisi konumunu güçlendirmeye devam edecek.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/balikesire-dunyanin-en-buyuk-ruzgar-turbinlerinden-biri-geliyor-370415">Balıkesir&#8217;e Dünyanın En Büyük Rüzgar Türbinlerinden Biri Geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soyer: &#8220;Dünyanın en güzel organizasyonlarından biri&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/soyer-dunyanin-en-guzel-organizasyonlarindan-biri-364030</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Apr 2023 13:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[organizasyonlarından]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=364030</guid>

					<description><![CDATA[<p>12 yaş altı kategorisinde Avrupa'nın en büyük organizasyonlarından “Uluslararası U12 İzmir Cup” 22 ülkeden 72 takımın katılımıyla başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soyer-dunyanin-en-guzel-organizasyonlarindan-biri-364030">Soyer: &#8220;Dünyanın en güzel organizasyonlarından biri&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>12 yaş altı kategorisinde Avrupa&#8217;nın en büyük organizasyonlarından “Uluslararası U12 İzmir Cup” 22 ülkeden 72 takımın katılımıyla başladı. Turnuvanın açılış törenine katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Altınordu gerçekten Türkiye&#8217;nin en kıymetli kurumlarından, çınarlarından biridir. Dünyanın en güzel organizasyonlarından birine dünyanın en güzel şehrinde ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz hep beraber” dedi.<br /> <br />Avrupa&#8217;nın en büyük 12 yaş altı çocuk futbol turnuvaları arasında yer alan Uluslararası U12 İzmir Cup, İzmir&#8217;in Selçuk ilçesinde törenle başladı. Yıllar boyunca Türkiye&#8217;de ve Avrupa&#8217;da birçok sporcunun keşfedilmesini sağlayan, bu yıl 22 ülkeden 72 takımla bin 500&#8217;ün üzerinde sporcusuyla başlayan dev turnuvanın açılışına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile Gençlik ve Spor Bakanı Muharrem Kasapoğlu, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, Altınordu Futbol Kulübü Başkanı Seyit Mehmet Özkan, Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay, federasyon üyeleri, spor kulüplerinin temsilcileri, bürokratlar, sporcular ve sporseverler katıldı.</p>
<p><strong>Soyer: “Burası adeta yetenek fabrikası”</strong><br />Turnuvanın açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Altınordu’nun Türkiye&#8217;nin en kıymetli kurumlarından ve çınarlarından biri olduğunu belirterek, “Altınordu 100 yılı aşkın bir süredir varlığını sürdüren ve sürekli yeni gençler yetiştiren çok önemli spor kulüplerimizden biri. Burası o çınarın yeni filizler verdiği olağanüstü bir kurum. Burası adeta yetenek fabrikası, olağanüstü yetenekler yetiştiriyor. Dünyanın her yerine gönderiyor yetenekleri, her birimiz için gurur vesilesi oluyor. Bugün burada bu organizasyona ev sahipliği yapması da yine aynı şekilde hepimiz için değerli. Dünyanın en güzel organizasyonlarından birine dünyanın en güzel şehrinde ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz ” dedi.</p>
<p><strong>Kasapoğlu: “İzmir&#8217;de bir heyecan var”</strong><br />Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, “Spor rehabilite eden, iyileştiren bir güç. Bugün İzmir&#8217;de bir heyecan var. Dünyanın pek çok ülkesinden gelen birbirinden değerli sporcularla, spora sevdalı misafirlerle Altınordu&#8217;nun ev sahipliğinde her yıl düzenlenen U12 Cup&#8217;un başlangıcını yapıyoruz. Bu şampiyona U12 çocuklar için bir Şampiyonlar Ligi mücadelesini ortaya koyuyor. Avrupa’nın en büyük kulüplerinin altyapı sporcuları ülkemize geliyorlar” dedi.</p>
<p><strong>Köşger: “Ne kadar övünsek az”</strong><br />İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, “İlin valisi olarak sadece İzmir&#8217;in değil ülkemizin en kaliteli, başarılı futbol akademisinin kentimizde bulunmasından büyük gurur duyduğumu söylemek istiyorum. Altınordu ile ne kadar övünsek azdır” dedi.</p>
<p><strong>Büyükekşi: “Tüm dünyada tanınır hale getirdiler”</strong><br />Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Bu organizasyon çok kıymetli. Altınordu kulübümüze çok teşekkür ediyorum. Tüm dünyada tanınır hale getirdiler. Güzide bir organizasyon gerçekleştirmişler” dedi.  </p>
<p><strong>Özkan: “Dünya ancak sporla birleşebilir”</strong><br />Altınordu Futbol Kulübü Başkanı Seyit Mehmet Özkan, “Pandemi dünyayı durdurdu. Dünya tekrar yavaş yavaş başlıyor. Tekrar çocuklarımızı spora teşvik edelim, sportmen insanlar olsunlar. Bu dünya ancak sporla birleşebilir” dedi.<br />2012 yılından bu yana düzenlenen turnuvaya sadece pandemi döneminde ara verilmişti.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soyer-dunyanin-en-guzel-organizasyonlarindan-biri-364030">Soyer: &#8220;Dünyanın en güzel organizasyonlarından biri&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay: &#8220;Akyokuş Tekrar Konya&#8217;nın En Önemli Cazibe Merkezlerinden Biri Olacak&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-akyokus-tekrar-konyanin-en-onemli-cazibe-merkezlerinden-biri-olacak-362519</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Apr 2023 12:00:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akyokuş]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[cazibe]]></category>
		<category><![CDATA[konyanın]]></category>
		<category><![CDATA[merkezlerinden]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tekrar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362519</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi tarafından Akyokuş bölgesinde şehre kazandırılacak Akyokuş Kasrı inşaatında incelemelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-akyokus-tekrar-konyanin-en-onemli-cazibe-merkezlerinden-biri-olacak-362519">Başkan Altay: &#8220;Akyokuş Tekrar Konya&#8217;nın En Önemli Cazibe Merkezlerinden Biri Olacak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi tarafından Akyokuş bölgesinde şehre kazandırılacak Akyokuş Kasrı inşaatında incelemelerde bulundu. </p>
<p>İnşaatın artık toparlama aşamasına geldiğini ve yaz aylarından itibaren Konyalılara hizmet vermeye başlayacağını belirten Başkan Altay, “Burada Akyokuş palyelerine de önemli bir düzenleme yapıyoruz. Akyokuş palyelerinde insanlarımız sosyal alanlarda şehri gözlemleyebilecek. Akyokuş Kasrı’nda da Konya’nın geleneksel tatlarını ikram edebileceğimiz önemli bir alana kavuşmuş olacağız. Akyokuş bölgesi tekrar Konya’nın en önemli cazibe merkezlerinden birisi haline gelecek” dedi.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi, Konya’ya değer katacak Akyokuş Kasrı ve palye düzenleme çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p>Akyokuş bölgesinde yapımı devam eden Akyokuş Kasrı inşaatında incelemelerde bulunan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konyalıların ve Konya dışından gelen misafirlerin çok yoğun rağbet ettiği Akyokuş’un şehrin en önemli mekanlarından birisi olduğunu söyledi.</p>
<p>Akyokuş’ta bulunan restoranın yıkılarak yerine Konya’ya yakışır bir kasır inşa edildiğini ifade eden Başkan Altay, “İnşaatımız artık toparlama aşamasına geldi. Yaz ayından itibaren Konyalılara hizmet vermeye başlayacak. Ayrıca burada Akyokuş palyelerine de önemli bir düzenleme yapıyoruz. Böylece bu mekan Konya’ya gelenlerin yine uğrak alanlarından birisi olacak. Buradaki amacımız, Konya’da turizmin gelişmesini sağlamak. Ayrıca Konya mutfağının da özellikle bu mekanlarda gelen misafirlerimize sunulmasını sağlamak” diye konuştu.</p>
<p>Akyokuş bölgesinin tekrar Konya’nın en önemli cazibe merkezlerinden birisi haline geleceğini vurgulayan Başkan Altay, “Hem Akyokuş palyelerinde insanlarımız sosyal alanlarda şehri gözlemleyebilecek hem de Akyokuş Kasrı’nda Konya’nın geleneksel tatlarını ikram edebileceğimiz önemli bir alana kavuşmuş olacağız. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak tüm yaptığımız işlerde şehrimize mimari olarak değer katacak eserler ortaya koymaya çalışıyoruz. Bu eser de Konya’nın her bölgesinden görülebilen; gündüzüyle, akşamıyla Konya’nın en önemli cazibe merkezlerinden birisi olacak. Akyokuş Kasrı ve Akyokuş palye düzenlemesi şehrimize hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-akyokus-tekrar-konyanin-en-onemli-cazibe-merkezlerinden-biri-olacak-362519">Başkan Altay: &#8220;Akyokuş Tekrar Konya&#8217;nın En Önemli Cazibe Merkezlerinden Biri Olacak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Pistin Artı Biri&#8221; Etkinliği Körfez&#8217;deydi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pistin-arti-biri-etkinligi-korfezdeydi-359150</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Mar 2023 11:29:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artı]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[körfezdeydi]]></category>
		<category><![CDATA[pistin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359150</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü için Körfez Yarış Pisti’nde özel çocuklar ile bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pistin-arti-biri-etkinligi-korfezdeydi-359150">&#8220;Pistin Artı Biri&#8221; Etkinliği Körfez&#8217;deydi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü için Körfez Yarış Pisti’nde özel çocuklar ile bir araya geldi.</p>
<p>&#8220;Pistin Artı Biri&#8221; adı verilen etkinlik, tanışma sonrasında, TOSFED Kadınlar Komisyonu&#8217;nun trafik ve yol güvenliği eğitimiyle başladı. Daha sonra pedagog eşliğinde etkinlik atölyesinde resim çizerek güne devam eden çocuklar, TOSFED Yıldızını Arıyor yarışmacılarından Aziz Eren Elmas ile Apex Racing yarış simülatörüyle Körfez Yarış Pisti&#8217;ni deneyimledi.</p>
<p>Son olarak 2022 TOSFED Yıldızını Arıyor Birincisi Fatih Göçer&#8217;in kullandığı Fiat Egea yarış otomobilinin sağ koltuğunda unutulmaz bir pist deneyimi yaşayan çocukların mutluluk ve heyecanları görülmeye değerdi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pistin-arti-biri-etkinligi-korfezdeydi-359150">&#8220;Pistin Artı Biri&#8221; Etkinliği Körfez&#8217;deydi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Gülfem Saydan Sanver: Yeni siyaset için ana kavramlardan biri vicdan</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-gulfem-saydan-sanver-yeni-siyaset-icin-ana-kavramlardan-biri-vicdan-357526</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Mar 2023 12:09:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ana]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[gülfem]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kavramlardan]]></category>
		<category><![CDATA[sanver]]></category>
		<category><![CDATA[saydan]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=357526</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin ikinci gününde konuşan siyasal iletişim uzmanı Dr. Gülfem Saydan Sanver, “Yeni siyaset yazılırken ön planda tutmamız gereken ana kavramlardan birinin vicdan olması gerektiğini düşünüyorum” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-gulfem-saydan-sanver-yeni-siyaset-icin-ana-kavramlardan-biri-vicdan-357526">Dr. Gülfem Saydan Sanver: Yeni siyaset için ana kavramlardan biri vicdan</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin ikinci gününde konuşan siyasal iletişim uzmanı Dr. Gülfem Saydan Sanver, “Yeni siyaset yazılırken ön planda tutmamız gereken ana kavramlardan birinin vicdan olması gerektiğini düşünüyorum” dedi.</p>
<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin ikinci gününde konuşan siyasal iletişim uzmanı Dr. Gülfem Saydan Sanver, “100 yıl önce İzmir’de yapılan bir kongre sadece dönemin şartları altında değil, bugünün şartları altında bile değerlendirildiği zaman neredeyse devrim niteliği taşıyacak bir kongre. Bugün özlemini duyduğumuz birçok siyasi kavramın, katılımcılık, şeffaflık, bir arada olma, demokrasi, uzlaşı, birlikteliğin gücünün 100 yıl önce nasıl işletildiğini bize gösterdiği için önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından “Yeniliğe Davet” sloganıyla düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin hazırlık sürecinde yer aldığını da belirten Dr. Gülfem Saydan Sanver, uzmanların çizdiği yol haritasına vurgu yaptı. Bir arada olmanın gücünü gördüklerini aktaran Sanver, kongreye hazırlık çalışmalarının yapıldığı 8 buçuk ayı heyecanlı geçirdiğini ifade etti.</p>
<p><strong>“Vicdanımızın sızlamaması mümkün değil”</strong><br />Yeni siyaset yazılırken ön planda tutulması gereken ana kavramlardan birinin vicdan olması gerektiğini söyleyen Dr. Gülfem Saydan Sanver, sözlerini şöyle sürdürdü: “Vicdan önemli bir kavram, kültürel bir kavram. Eski siyasetin bizi getirdiği nokta ortada. Dünyada da Türkiye’de de ortada. 33 ilde kadın vekilimiz yok. 81 il içinde 3 ilde kadın vali var. Bu rakamları görüp vicdanımızın sızlamaması mümkün değil.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-gulfem-saydan-sanver-yeni-siyaset-icin-ana-kavramlardan-biri-vicdan-357526">Dr. Gülfem Saydan Sanver: Yeni siyaset için ana kavramlardan biri vicdan</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Güven, hayatımızın en önemli parametrelerinden biri&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guven-hayatimizin-en-onemli-parametrelerinden-biri-344492</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2023 16:06:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[hayatımızın]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[parametrelerinden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344492</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başkan Soyer, Siber Güvenlik Girişimcilik Programı mezuniyet töreninde konuştu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guven-hayatimizin-en-onemli-parametrelerinden-biri-344492">&#8220;Güven, hayatımızın en önemli parametrelerinden biri&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Başkan Soyer, Siber Güvenlik Girişimcilik Programı mezuniyet töreninde konuştu</strong><br /> </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin siber güvenlik alanında genç girişimcileri desteklemek için başlattığı Siber Güvenlik Girişimcilik Programı’nda 5 girişimcinin iş fikri desteklenmeye layık görüldü. Mezuniyet töreninde konuşan Başkan Tunç Soyer, güven meselesinin hayatımızın en önemli parametrelerinden biri olduğunu belirterek “Programla ortaya çıkan projelerden kurumsal anlamda da faydalanacağız. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin diğer belediyelere ilham vermesini istiyoruz” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin siber güvenlik alanında teknoloji tabanlı projeler geliştirmek, genç girişimcileri destekleyerek İzmir ekonomisine katkı sağlamak için başlattığı “Siber Güvenlik Girişimcilik Programı” tamamlandı. Yaşar Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi Bilimpark işbirliğiyle düzenlenen programda, 5 girişimcinin iş fikri desteklenmeye layık görüldü. Girişimciler, Girişimcilik Merkezi İzmir’de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ev sahipliğindeki mezuniyet töreninde bir araya geldi. Törene Siber Güvenlik Hızlandırma Projesi Koordinatörü, Roqos Siber Güvenlik firması CEO’su Sezen Uysal, İzmir Kent Konseyi Başkanı Nilay Kökkılınç, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Şükran Nurlu ve Ozan Yılmaz, İzmir B&#038;u uml;yükşehir Belediyesi bürokratları, akademisyenler, özel sektör temsilcileri ve girişimci adayları katıldı.</p>
<p><strong>“Siber güvenlik konusuna yol açmamız gerektiği konusunda netleştik”</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Güven meselesi hayatımızın belki de en önemli parametrelerinden biri. Hayatımız dijitalleştikçe, dijital teknolojileri kullanmaya başladıkça geçmişte güven arayışı için bulduğumuz enstrümanların yetersiz ve güçsüz kaldığını gördük. Dijital dünyada güven unsurunun desteklenmesi gerektiğini hep biraz ihmal ettik. Tam bu noktada siber güvenlik konusuna yol açmamız gerektiği konusunda netleştik ve bu programı açtık” dedi.</p>
<p><strong>“İlham vermesini diliyoruz”</strong><br />Programla ortaya çıkan projelerden kurumsal anlamda faydalanacaklarını da söyleyen Başkan Tunç Soyer, kamu kurumlarında siber güvenlik konusuna önem verilmesi gerektiğini belirtti. Soyer, “Kamuyu bu anlamda teşvik etmek için ortaya çıkan projelerden bir tanesini biz değerlendirmeye kararlıyız. Çok mutlu olduğumuzu söylemek istiyorum. Daha fazla yol almak istiyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin diğer belediyelere ilham vermesini, öncülük etmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Uysal: “Dünyaya açılmayı hedefliyoruz”</strong><br />Proje Koordinatörü Roqos Siber Güvenlik firması CEO’su Sezen Uysal ise “Kendimi Türkiye’ye, özellikle İzmir’e hep borçlu hissederim. Hepimiz İzmir’in genç nüfusunun, eğitim kurumlarının, iş dünyasının potansiyelini çok iyi biliyoruz. İzmir’imizi şahlandırmaya, Cumhuriyet’in 100. yılında İzmir’de bilişim merkezi oluşturmaya ne dersiniz? Bu amaçla Başkanımız Tunç Soyer ile İzmir’de bilişim ekosistemini büyütmek için bilişim girişimciliğini hızlandırma projesi başlattık. İlk konuyu da siber güvenlik olarak seçtik. Günümüzün en önemli konularından biri. Daha işin başındayız. Yapacağımız çok şey var” diye konuştu.</p>
<p><strong>Girişimciler sunum yaptı</strong><br />Törende Siber Güvenlik Girişimcilik Programı kapsamında desteklenecek beş projeyle ilgili sunumlar yapıldı. Burak-Assel Üçoklar (Yönetişim risk uyumu programı), Davut Eren (Merkezi zafiyet yönetim yazılımı), Kaan Özyazıcı (Yapay zeka tabanlı yeni nesil SIEM), Taylan Akbaş (Biyometrik imza kimlik doğrulama uygulaması), Özgür Tarcan (Mobil cihazlarda internet güvenliği sağlayan mobil uygulama) projeleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guven-hayatimizin-en-onemli-parametrelerinden-biri-344492">&#8220;Güven, hayatımızın en önemli parametrelerinden biri&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
