<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bireylerde | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/bireylerde/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bireylerde</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Apr 2026 12:48:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>bireylerde | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bireylerde</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Özel bireylerde diş tedavileri genel anestezi altında yapılabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ozel-bireylerde-dis-tedavileri-genel-anestezi-altinda-yapilabiliyor-626080</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:48:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[anestezi]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerde]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Anestezi]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavileri]]></category>
		<category><![CDATA[yapılabiliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=626080</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, özel gereksinimli bireylerde ağız ve diş sağlığı, tedavi sürecinde yaşanan zorluklar ve genel anesteziyle uygulanan diş tedavilerinin önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozel-bireylerde-dis-tedavileri-genel-anestezi-altinda-yapilabiliyor-626080">Özel bireylerde diş tedavileri genel anestezi altında yapılabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, özel gereksinimli bireylerde ağız ve diş sağlığı, tedavi sürecinde yaşanan zorluklar ve genel anesteziyle uygulanan diş tedavilerinin önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Özel gereksinimli bireylerde tedavi süreci, tamamen kişiye özel planlanır!</strong></p>
<p>Özel gereksinimli bireylerin, fiziksel, zihinsel ya da bazı sistemik hastalıkları sebebiyle diş tedavilerinde daha özel ve farklı yaklaşımlara ihtiyaç duyan bireyler olarak tanımlandığını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “Bu hasta grubunda tedavi süreci, standart uygulamalardan farklı olarak tamamen kişiye özel planlanır.” dedi.</p>
<p>Sürecin her aşamasında bireyin ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Altop, “Gerekli görüldüğü durumlarda tedaviler genel anestezi ya da sedasyon altında gerçekleştirilebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Özel gereksinimli bireyler diş sağlığı açısından yüksek risk grubunda! </strong></p>
<p>Özel gereksinimi olan bireylerde ağız ve diş sağlığının çeşitli nedenlerle olumsuz etkilenebildiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “Tükürük akış hızındaki artış veya azalmalar, el-göz koordinasyonundaki bozukluklar, yetersiz beslenme, kas ve iskelet sistemine bağlı yetersizlikler ile zihinsel bazı kısıtlılıklar ağız bakımını zorlaştırabilir.” dedi.</p>
<p>Ayrıca ağız içi dokulardaki hassasiyetlerin de bu süreci daha karmaşık hale getirebileceğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Altop, şunları söyledi:</p>
<p>“Bunun yanı sıra, bu bireylerde genellikle diğer sağlık problemleri ön planda olduğundan ağız ve diş sağlığı ihmal edilebiliyor. Tüm bu etkenler, özel gereksinimli bireyleri diş sağlığı açısından yüksek risk grubuna dahil ediyor.” </p>
<p><strong>Koruyucu önlemler ihmal edilmemeli! </strong></p>
<p>Ağız ve diş sağlığının korunabilmesi için düzenli diş hekimi kontrolleri büyük önem taşıdığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “Hekim önerileri doğrultusunda bireye uygun bir beslenme planı oluşturulmalı; asitli, şekerli ve yüksek karbonhidrat içeren gıdalardan mümkün olduğunca uzak durulmalı.” dedi.</p>
<p>Ağız hijyeninin optimum seviyede tutulması gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Altop, “Bu noktada ağız duşu ve ihtiyaç halinde elektrikli diş fırçaları gibi destekleyici ekipmanlardan faydalanılabilir. Koruyucu önlemler ihmal edilmemeli; gerekli durumlarda tedavi süreci, bireyin psikolojik etkilenmesini de en aza indirecek şekilde genel anestezi altında ve tek seansta tamamlanabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Genel anestezi sayesinde tedaviler tek seansta, kontrollü şekilde tamamlanabiliyor! </strong></p>
<p>Genel anestezi altında uygulanan diş tedavileri hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Down sendromu, serebral palsi, otizm spektrum bozukluğu, zihinsel ya da fiziksel engel, psikiyatrik rahatsızlıklar ve dental fobi gibi durumlara sahip bireylerde genel anestezi güvenle uygulanabilir. Bu yöntem sayesinde tedaviler, hasta konforu sağlanarak tek seansta tamamlanabilir ve süreç hem hasta hem de hekim açısından daha kontrollü bir şekilde ilerleyebilir.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozel-bireylerde-dis-tedavileri-genel-anestezi-altinda-yapilabiliyor-626080">Özel bireylerde diş tedavileri genel anestezi altında yapılabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Engelli Bireylerde Destek Yoksa Diş Sağlığı Tehlikede!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/engelli-bireylerde-destek-yoksa-dis-sagligi-tehlikede-619066</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 07:33:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerde]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikede]]></category>
		<category><![CDATA[yoksa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619066</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otizmli bireyler, Down sendromlu hastalar ve felç geçirenlerde diş hastalıklarının görülme sıklığı, genel topluma kıyasla daha yüksek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/engelli-bireylerde-destek-yoksa-dis-sagligi-tehlikede-619066">Engelli Bireylerde Destek Yoksa Diş Sağlığı Tehlikede!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Otizmli bireyler, Down sendromlu hastalar ve felç geçirenlerde diş hastalıklarının görülme sıklığı, genel topluma kıyasla daha yüksek. Güncel rakamlar da bunu kanıtlıyor; engelli bireylerde diş eti hastalıklarının görülme oranı yüzde 60 ile yüzde 90 arasında değişiyor. Bu durumun başlıca nedenleri arasında ise; motor kısıtlılıklar, bilişsel davranışsal faktörler ile anatomik farklılıklar var. El-göz koordinasyonunun yetersiz olması ve ince motor becerilerindeki sınırlılıklar, günlük ağız bakımının etkin şekilde yapılmasını zorlaştırıyor. </p>
<p>Özellikle Down sendromu olan bireylerde görülen büyük dil yapısı, dar çene ve diş çapraşıklıkları, hem temizliği güçleştiriyor hem de dişeti hastalıklarını artırıyor. Bu nedenle Down sendromlu bireylerde erken diş kaybı, normal popülasyona göre 3-4 kat daha sık karşılaşılan bir durum. Otizm spektrum bozukluğu bulunan bireylerde ise diş hekimiyle iş birliği kurmak güç olabilirken ağız içi işlemlere hassasiyet gelişebiliyor. Kullanılan epilepsi ve depresyon ilaçları da ağız kuruluğuna yol açarak çürük riskini artırabilmekte. Tükürüğün azalması ise, ağız içindeki doğal savunma mekanizmalarını zayıflatan bir durum. Dolayısıyla bakım veren eksikliği ya da ağız hijyeninin ikinci plana atılması gibi ihmaller, diş çürüğü, diş eti hastalıkları ve erken diş kaybı riskini artırıyor.<strong> </strong></p>
<p><strong>İstanbul Okan Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler Endodonti Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Gözde Akbal Dinçer,</strong> ağız sağlığının korunmasında düzenli ve doğru günlük bakımın en kritik adım olduğunu vurgulayarak hem aileler hem de bakım verenler için bu konudaki önerilerini paylaşıyor: </p>
<p><strong>Günlük Bakımda En Büyük İhtiyaç: Destek </strong></p>
<p>Ailelerin ve bakım verenlerin eğitimi bu süreçte belirleyici bir role sahip. Pek çok engelli birey dişlerini tek başına yeterli düzeyde temizleyemediği için aile üyelerinin aktif katılımına ihtiyaç duyuyor. Aynada birlikte diş fırçalama gibi yöntemlerin, doğru alışkanlık kazandırmada etkili olduğunu unutmayın. Günde iki kez florürlü diş macunu ile fırçalama yapmayı ihmal etmeyin. </p>
<p>Motor kısıtlığı bulunan bireylerde elektrikli diş fırçası kullanılabilir. Ağız kuruluğu yaşayan bireylerde ise şekersiz sakız veya yapay tükürük ürünleri destekleyicidir. </p>
<p><strong>Beslenme Düzeninde Şekere Geçit Yok  </strong></p>
<p>Özellikle şekerli, yumuşak gıdalar dişlerde sürekli asit oluşumuna neden olarak çürük riskini artırır. Bu nedenle bisküvi, meyve suyu ve püre kıvamındaki gıdaların tüketimini sınırlandırın. </p>
<p><strong>Kontrol Şart Ama Daha Sık! </strong></p>
<p>Engelli bireylerin normal popülasyona göre daha sık, genellikle 3-6 ayda bir diş hekimi tarafından değerlendirilmesi daha sağlıklıdır. Fissür örtücüler, topikal flor uygulamaları ve profesyonel diş taşı temizliği gibi koruyucu uygulamalar, ciddi diş sorunlarının önüne geçebilir. Gerekli durumlarda sedasyon ile planlı ve kısa seanslarla tedavi seçenekleri de uygulanabiliyor. İş birliğinin mümkün olmadığı veya çok sayıda işlemin gerektiği hastalarda ise dental tedaviler genel anestezi altında tek seansta güvenli bir şekilde gerçekleştirilebiliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/engelli-bireylerde-destek-yoksa-dis-sagligi-tehlikede-619066">Engelli Bireylerde Destek Yoksa Diş Sağlığı Tehlikede!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lipödemli Bireylerde Anti-inflamatuar Diyet Yaşam Kalitesini Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lipodemli-bireylerde-anti-inflamatuar-diyet-yasam-kalitesini-artiriyor-585283</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 11:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[anti-inflamatuar]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aza]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerde]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[İnflamasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[lipödem]]></category>
		<category><![CDATA[lipödemli]]></category>
		<category><![CDATA[Semptom]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585283</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle kadınları daha fazla etkileyen lipödem obezite ile karıştırılabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Harika Özkaya Yurttadur, kilo vermek için diyet yapan ama bacaklarındaki ağrılı şişliklerin azalmadığını fark eden kadınların önemli bir kısmının aslında lipödemle mücadele ettiğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lipodemli-bireylerde-anti-inflamatuar-diyet-yasam-kalitesini-artiriyor-585283">Lipödemli Bireylerde Anti-inflamatuar Diyet Yaşam Kalitesini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Özellikle kadınları daha fazla etkileyen lipödem obezite ile karıştırılabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Harika Özkaya Yurttadur, kilo vermek için diyet yapan ama bacaklarındaki ağrılı şişliklerin azalmadığını fark eden kadınların önemli bir kısmının aslında lipödemle mücadele ettiğini söyledi. Lipödemin sadece fazla kilo olmadığının altını çizen Dyt. Yurttadur, “Bu hastalıkta beslenme yalnızca kilo kontrolü için değil, iltihap ve ağrıyı azaltmak için de tedavinin merkezinde olmalı” dedi. </em></p>
<p>Lipödem, özellikle alt ekstremitede yani bacaklarda orantısız yağ birikimi ve ağrı ile seyreden, kronik ve ilerleyici bir yağ dokusu hastalığı olarak tanımlanıyor. Kadınlarda erkeklere oranla çok daha sık görülen bu sorunun çoğu zaman obezite veya lenfödemle karıştırıldığına dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Harika Özkaye Yurttadur, lipödemin klasik kilo alımından farklı olarak diyet ve egzersize dirençli, ağrılı bir yağ birikimiyle kendini gösterdiğini anlattı. </p>
<p>Özellikle kadınlarda yüzde 11 oranında görülen lipödemin toplumda yeterince tanınmadığını ancak bu hastalığın kişinin yalnızca fiziksel görünümü değil, yaşam kalitesini ve psikososyal durumunu da yakından etkilediğine işaret eden Dyt. Yurttadur, “Lipödemin tedavisinde en önemli hedefin iltihabı azaltmak, semptomları hafifletmek ve ilerlemeyi durdurmaktır.” diye konuştu. </p>
<p><strong>“BESLENME TEDAVİSİNİN AMACI SADECE KİLO KAYBI DEĞİLDİR!”</strong></p>
<p>Lipödemin genellikle obeziteyle karıştırıldığı için kilo kontrolünün çoğu zaman tedavinin odak noktasını oluşturduğunu söyleyen Dyt. Yurttadur, “Ancak yapılan çalışmalar, enerji açığı oluşturulmasına rağmen lipödemli bireylerin yüzde 95’inde etkilenen bölgelerde yağ kaybının çok az olduğunu gösteriyor. Bu nedenle lipödemde beslenme tedavisinin amacı sadece kilo kaybı değildir; iltihabı azaltmak, ödemi hafifletmek ve genel refahı artırmaktır.” dedi. </p>
<p><strong>AKDENİZ TARZI BESLENME İLK SIRALARDA YER ALIYOR</strong></p>
<p>Lipödem hastalarında kişiye özel, düşük karbonhidratlı, anti-inflamatuar beslenme modelinin semptomların hafiflemesine yardımcı olabileceğinin altını çizen Dyt. Yurttadur, “Bu tür diyetler, sistemik inflamasyonu azaltarak ağrının azalmasına, ödemin kontrolüne ve yaşam kalitesinin artmasına katkı sağlar.” dedi. Hastalar için en uygun beslenme yaklaşımları konusunda şu bilgileri verdi: “Yüksek antioksidan içeriğiyle bilinen Akdeniz diyeti, lipödemli bireylerde inflamasyonu azaltıcı etkisiyle öne çıkar. Zeytinyağı, balık, taze sebze-meyveler, kuruyemişler ve tam tahıllar, vücutta hücre hasarını azaltır ve dolaşımı destekler.” </p>
<p><strong>DÜŞÜK KARBONHİDRATLI BESLENME YARDIMCI OLUR!</strong></p>
<p>Bunun yanında son yıllarda yapılan araştırmaların ketojenik diyetin lipödemde ağrı ve semptom yönetiminde etkili olabileceğini gösterdiğini anlatan Dyt. Yurttadur, sözlerine şöyle devam etti: “Ketojenik Diyet modeli 1920’li yıllardan bu yana epilepsiyi yönetmek için kullanılan bir tedavi yöntemidir. Karbonhidrat alımını günde 20 gramdan daha aza indirgeyerek uygulanmaktadır. Son yapılan araştırmalarda Ketojenik Diyet’in lipödemde ağırlık ve semptom yönetimini iyileştirebileceği gösterilmektedir.”</p>
<p>“Benzer şekilde düşük karbonhidratlı yani , enerjinin yüzde 45’inden azının karbonhidrattan geldiğinde diyetler de ağrıyı azaltabilir, yaşam kalitesini artırabilir” diyen Dyt. Yurttadur, sözlerine şöyle devam etti: “Özetle diyet yaklaşımında önerilen; anti-inflamatuar ve antioksidatif bileşenlerle sistematik inflamasyonu azaltıcı, ödem azaltıcı ve vücut ağırlığını düşürme hedefi olan çoğunlukla düşük karbonhidratlı fakat dönemsel olarak karbonhidrat alımına izin veren döngüsel bir beslenme programı takip edilmelidir.”</p>
<p><strong>DİYETTE OLMASI VE KAÇINILMASI GEREKEN BESİNLER</strong></p>
<p>Genel olarak beslenme alışkanlığı içinde diyette olması ve olmaması gereken besinler konusunda Dyt. Yurttadur şu bilgileri verdi:  “Sistemik inflamasyonu ve ödemi azaltmak, hücre hasarını önlemek için; Zencefil, zerdeçal, sarımsak, soğan, yeşil çay, matcha, rooibos çayı, renkli sebze ve meyveler özellikle koyu yeşil, mor, turuncu renkli olanlar, yaban mersini, böğürtlen, ahududu gibi antosiyanin içeriği yüksek meyveler, ıspanak, pazı, roka, semizotu gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler diyete eklenebilir. Beyaz un, nişasta, hamur işleri, tatlılar, paketli gıdalar vb. glisemik indeksi düşük karbonhidrat kaynakları tercih edilmelidir. Özellikle rafine karbonhidrat önerilmemektedir; Kinoa, karabuğday, esmer pirinç, tam buğday makarna, yulaf, tatlı patates ve sebze grubu kompleks karbonhidrat kaynağı olarak diyete eklenebilir. Kas kütlesini korumak için sağlıklı protein kaynakları önemlidir. Bunun için serbest gezen tavuk, hindi, kırmızı et (ölçülü ve yağsız), yumurta, özellikle somon, sardalya, uskumru gibi omega-3 zengini olanlar balıklar ve mercimek, nohut, fasulye gibi kurubaklagiller tercih edilmeli. Yağ seçiminde de zeytinyağı, avokado, ceviz, badem, chia ve keten tohumu gibi sağlıklı yağlar kullanılmalı. Kinoa, karabuğday, tam buğday makarna, tatlı patates, sebzeler de beslenmeye eklenmesi gerekir. Bunun yanında günde 2–2.5 litre su içmek,  maydanoz, yeşil çay ve ananas gibi doğal diüretikler kullanmak da hidrasyon açısından önemlidir.”</p>
<p><strong>TAKVİYE ÜRÜNLERDEN DESTEK ALINABİLİR</strong></p>
<p>Lipödemli bireylerde basit şeker, trans yağ, aşırı tuz ve işlenmiş gıdalar inflamasyonu artırarak semptomları kötüleştirebileceğini anlatan Dyt. Yurttadur, “Bazı kişilerde süt ürünleri ve gluten de inflamasyonu tetikleyebilir. Alkol ise lenfatik akışı yavaşlatarak toksin atılımını engellediği için mümkün olduğunca tercih edilmemeli. Bunun yanında kişinin genel durumuna göre hekiminin ya da diyetisyeninin önereceği doğrultuda takviye ürünlerden de yararlanılabilir.”</p>
<p><strong>“BESLENME TEDAVİSİ EGZERSİZLE BİRLİKTE YÜRÜTÜLMELİDİR”</strong></p>
<p>Lipödemin konservatif tedavisinde beslenme, egzersiz ve fizik tedavi birlikte yürütülmesi gerektiğini ve hedefin sadece kilo vermek olmadığının altını çizen Dyt. Harika Özkaya Yurttadur, sözlerini şöyle tamamladı:  “İltihabı azaltmak, dolaşımı desteklemek ve semptomları kontrol altına almak tedavinin asıl amacıdır. Bilimsel temelli, anti-inflamatuar bir beslenme yaklaşımıyla lipödemin ilerlemesi yavaşlatılabilir, hastaların yaşam kalitesi belirgin şekilde artırılabilir. Bunun yanında Manuel lenf drenajı ile ödemin azaltılmasına yardımcı olur ve dolaşımı destekler. Yine lenf akışını düzenlemede kompresyon giysileri de yardımcı olur. Lenf ödem hastalarının ayrıca yürüyüş, yüzme, yoga, plates gibi düşük etkili egzersizleri de hayatlarına sokmaları son derece önemlidir.” </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lipodemli-bireylerde-anti-inflamatuar-diyet-yasam-kalitesini-artiriyor-585283">Lipödemli Bireylerde Anti-inflamatuar Diyet Yaşam Kalitesini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İleri yaştaki bireylerde doğru teknoloji kullanımı neden önemli?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ileri-yastaki-bireylerde-dogru-teknoloji-kullanimi-neden-onemli-547570</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 16:44:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerde]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[ileri]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yaştaki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547570</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen teknoloji kullanımı, ileri yaştaki bireyler için de önemli fırsatlar sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ileri-yastaki-bireylerde-dogru-teknoloji-kullanimi-neden-onemli-547570">İleri yaştaki bireylerde doğru teknoloji kullanımı neden önemli?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen teknoloji kullanımı, ileri yaştaki bireyler için de önemli fırsatlar sunuyor. Yaşlı bireyler için dijital teknolojinin sosyal bağlantıları artırmak ve yaşlanmaya bağlı zorlukları hafifletmek için önemli bir araç olabileceğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. T. Gül Şendil, sosyal izolasyon ve yalnızlıkla baş etmede dijital teknolojiden doğru şekilde yararlanmanın önemini vurguladı. Dijital araçların, özellikle görüntülü görüşme, e-posta ve sosyal medya gibi uygulamaların, bireylerin aile ve arkadaşlarıyla bağlarını güçlendirebileceğini kaydeden Prof. Dr. Şendil, dijital okuryazarlık ve doğru teknoloji kullanımı gibi konularda bilinçli olmanın altını çizdi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. T. Gül Şendil, ileri yaşlarda teknoloji kullanımına ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Dijital teknolojilerin etkileri, herkes için farklı olabiliyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dijital teknolojinin, her yaştan bireyin iletişim, etkileşim ve günlük yaşamlarını şekillendirme biçimlerini önemli ölçüde etkilediğini belirten Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Çocuk ve ergenlerin sosyal medya platformlarına yoğun ilgisinden yaşlı bireylerin bağımsızlıklarını artırmak için dijital araçları kullanmasına kadar teknoloji, modern yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Bununla birlikte, dijital teknolojinin bireylerin iyi oluşu üzerindeki etkileri herkes için aynı değildir. Bu etkiler, teknoloji kullanım şekli, bireysel özellikler ve çevresel faktörlere göre değişkenlik göstermektedir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Dijital teknolojiler yaşlı bireyler için fırsatlar sunabilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yaşlı bireyler için dijital teknolojinin sosyal bağlantıları artırmak ve yaşlanmaya bağlı zorlukları hafifletmek için önemli bir araç olabileceğini belirten Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Sosyal izolasyon ve yalnızlık, yaşlı bireylerde sık görülen sorunlardır ve bu durumlar, depresyon ve yaşam memnuniyetinin azalmasıyla ilişkilidir. Dijital araçlar, özellikle görüntülü görüşme, e-posta ve sosyal medya gibi uygulamalar, bireylerin aile ve arkadaşlarıyla bağlarını güçlendirebilir. Ancak, dijital okuryazarlık eksikliği, karmaşık arayüzler ve yaşlanmaya dair olumsuz algılar, yaşlı bireylerin bu avantajlardan tam anlamıyla yararlanmasını zorlaştırmaktadır. Araştırmalar, daha kolay anlaşılabilir ve kullanımı basit tasarımlar, yaşlı bireylerin ihtiyaçlarına yönelik özel eğitim programları ve toplum temelli destek mekanizmalarının bu sürece önemli katkılar sunduğunu göstermektedir” diye konuştu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Zihinsel ve duygusal sağlığı da destekliyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Toplum temelli destek mekanizmalarının, yerel toplulukların yaşlı bireylere teknoloji eğitimi sağlaması, gönüllü rehberlik hizmetleri sunması ve erişilebilir teknoloji imkanları oluşturması gibi girişimleri içerdiğini kaydeden Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Bu tür çözümler, yaşlı bireylerin hem yaşam kalitelerini artırmaya hem de sosyal bağlarını güçlendirmeye önemli ölçüde yardımcı olmaktadır. Dijital araçlarla zaman geçirmek, yalnızca sosyal bağları güçlendirmekle kalmaz, aynı zamanda zihinsel ve duygusal sağlığı da destekleyebilir. Özellikle bu araçları yeni şeyler öğrenmek veya yaratıcı faaliyetler için kullanan yaşlı bireyler, zihinlerini aktif tutma ve hayatlarına anlam katma açısından büyük faydalar sağlayabilir” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Temel dijital beceriler öğrenilebilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Ancak bu sürecin genellikle aile üyelerinin desteğine veya yerel toplulukların sunduğu eğitim ve rehberlik programlarına bağlı olduğunu ifade eden Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Örneğin, yaşlı bireyler, teknoloji kullanımında karşılaştıkları sorunları çözmek için ailelerinin sabırlı bir şekilde rehberlik etmesine ihtiyaç duyabilir veya yerel toplum merkezlerinde düzenlenen teknoloji eğitimlerine katılarak temel dijital beceriler öğrenebilir. Bu tür dış destekler, onların dijital dünyaya daha rahat uyum sağlamalarını ve bu araçlardan tam anlamıyla fayda sağlamalarını mümkün kılar. Bu nedenle, yaşlı bireylerin dijital dünyaya uyum sağlayabilmeleri için onların ihtiyaçlarını bir bütün olarak ele alan bir yaklaşım büyük önem taşımaktadır” diye konuştu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Dijital teknolojinin nasıl kullanıldığı önemli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Dijital teknolojinin nasıl kullanıldığı, ne kadar kullanıldığından çok daha önemlidir” diyen Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Örneğin, anlamlı içerik paylaşmak, eğitimle ilgili faaliyetlere katılmak veya sosyal ilişkileri sürdürmek gibi bilinçli ve aktif kullanım, genellikle olumlu etkiler yaratırken; uzun süre ekrana bakmak ya da sadece zaman geçirmek için kullanmak gibi aşırı veya amaçsız teknoloji kullanımı genellikle zararlı sonuçlara yol açabilir” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yalnızlık, kaygı ve depresyon, olumsuz etkilere açık hale getiriyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dijital teknolojinin bireyler üzerindeki etkisinin, kişinin kişisel özelliklerine, ruhsal durumuna ve çevresinden aldığı desteğe bağlı olarak değişebildiğini ifade eden Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Örneğin kendine güvenen, sağlıklı bir ruh hali içinde olan ve geniş bir arkadaş veya aile desteği bulunan bireyler, dijital araçları daha verimli bir şekilde kullanarak olumlu sonuçlar elde edebilir. Buna karşılık, yalnızlık hisseden, kaygı veya depresyon gibi ruhsal zorluklar yaşayan ya da yeterince sosyal desteği olmayan bireyler, dijital teknolojinin olumsuz etkilerine daha açık hale gelebilir” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Gençlerin yardımıyla kuşaklar arası bağlar güçlenebilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bu bulguların teknoloji geliştiricileri, politika yapıcılar ve yerel yönetimler için önemli mesajlar içerdiğini vurgulayan Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Yaşlı bireylerin dijital teknolojilere daha kolay erişim sağlaması için daha uygun fiyatlı cihazların sunulması, basit ve anlaşılır teknolojilerin geliştirilmesi ve yerel topluluklar tarafından destek programlarının organize edilmesi gerekir. Ayrıca, gençlerin yaşlı bireylere cihazların kullanımı konusunda yardım ettiği projeler hem yaşlı bireylerin teknolojiyi benimsemesine hem de kuşaklar arasında sosyal bağların güçlenmesine katkı sağlayabilir” tavsiyesinde bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Uygun stratejiler geliştirilmeli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dijital teknolojinin, yaşamın farklı evrelerinde bireyler için hem fırsatlar hem de zorluklar sunduğunu ifade eden Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Paydaşlar, bu fırsatları maksimize etmek ve riskleri minimize etmek için dengeli, erişilebilir ve amaca uygun stratejiler geliştirmelidir. Bu çabalar, yaşam kalitesini artıran ve herkes için daha kapsayıcı dijital çözümler sunan bir geleceğin kapılarını aralayabilir” diyerek sözlerini tamamladı. </span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ileri-yastaki-bireylerde-dogru-teknoloji-kullanimi-neden-onemli-547570">İleri yaştaki bireylerde doğru teknoloji kullanımı neden önemli?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ergoterapideki temel amaç otizmli bireylerde bağımsızlık!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ergoterapideki-temel-amac-otizmli-bireylerde-bagimsizlik-417991</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Oct 2023 10:10:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[amaç]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerde]]></category>
		<category><![CDATA[ergoterapideki]]></category>
		<category><![CDATA[otizmli]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417991</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otizm spektrum bozukluğuna sahip bireyin günlük yaşam aktivitelerinde; öz bakım, oyun ve üretici aktiviteler ile serbest zaman aktivitelerinde sınırlılık gözlemlenebildiğini söyleyen uzmanlar, ergoterapideki temel amacın günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlığı hedeflemek olduğunu vurguluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ergoterapideki-temel-amac-otizmli-bireylerde-bagimsizlik-417991">Ergoterapideki temel amaç otizmli bireylerde bağımsızlık!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ergoterapideki temel amaç otizmli bireylerde bağımsızlık!</strong></p>
<p><strong>Otizm spektrum bozukluğuna sahip bireyin günlük yaşam aktivitelerinde; öz bakım, oyun ve üretici aktiviteler ile serbest zaman aktivitelerinde sınırlılık gözlemlenebildiğini söyleyen uzmanlar, ergoterapideki temel amacın günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlığı hedeflemek olduğunu vurguluyor.</strong></p>
<p><strong>Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, “Ergoterapi; otizmli bireylerde, denge, koordinasyon, vücut farkındalığı, motor planlama, dikkat/aktivite sürdürebilirliği, görsel uzaysal algı, işitsel dil becerileri ve akademik becerilere katılımın sağlanmasına odaklanıyor.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, 27 Ekim Dünya Ergoterapi Günü dolayısıyla otizm spektrum bozukluğu olan çocuk ve ergenler için ergoterapinin temel hedefleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, ergoterapideki temel amacın günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlığı hedeflemek olduğunu ifade ederek, otizm spektrum bozukluğuna sahip bireyin günlük yaşam aktivitelerinde; öz bakım, oyun ve üretici aktiviteler ile serbest zaman aktivitelerinde sınırlılık gözlemlenebildiğini kaydetti.</p>
<p><strong>Öz bakım becerileri ergoterapi ile destekleniyor</strong></p>
<p>Günlük yaşam aktivitelerine katılımın hedeflendiğini dile getiren Çebi, “Otizm spektrum bozukluğu olan çocuk ve ergen grubunda duygusal ve davranışsal süreçler, sosyal etkileşim, öz bakım becerileri, duyusal beceriler, motor beceriler, akademik öncesi ve akademik beceriler, yürütücü işlevler ergoterapi sürecinde desteklenmektedir.” dedi.</p>
<p>Otizmli bireylerde yemek yeme, giyinme, banyo yapma, saçlarının taranması, tırnak kesme, tuvalet gibi kendine bakım aktiviteleri, oyun aktiviteleri ve sosyalleşme gibi serbest zaman aktivitelerindeki hassasiyetlere yönelik çalışmalar yapılarak bağımsızlığın desteklemesinin amaçlandığını anlatan Çebi, şöyle devam etti:</p>
<p>“Aynı zamanda ergoterapi; otizmli bireylerde, denge, koordinasyon, vücut farkındalığı, motor planlama, dikkat/aktivite sürdürebilirliği, görsel uzaysal algı, işitsel dil becerileri ve akademik becerilere katılımın sağlanmasına odaklanıyor.”</p>
<p><strong>Aile ve çocuk bir bütün olarak değerlendiriliyor</strong></p>
<p>Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, ergoterapi sürecinde aile ve çocuğun bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini anlatarak, “Terapiden edilen kazanımın günlük yaşama genellenebilmesi için ailenin ev ortamını da çocuğun ihtiyaçlarına göre düzenleme yapması gerekmektedir. Aynı zamanda hedeflenen becerilerin ev ve okul ortamında da sürdürebilmesi için uzman tarafından belirlenen önerilen aile ve eğitimciler tarafından günlük yaşamda uygulanması önemli.” şeklinde görüşlerini dile getirdi.</p>
<p>Ergoterapinin otizmli çocuk ve ergenler için etkili olabilmesi için nelere dikkat edilmesi gerektiğini de söyleyen Çebi, şunları anlattı:</p>
<p>“Otizm spektrum bozukluğuna sahip bireyin ihtiyacına ve günlük yaşamda ki sınırlılıklarına göre belirlen terapi süreci, hedeflenen planlamaya göre ilerlemelidir. Uzman tarafından belirlenmiş terapi süresi ve sıklığına düzenli katılım terapi sürecindeki başarının temel kriterini oluşturmaktadır.</p>
<p>Uzman tarafından belirlenen hedefler ve uzman tarafından verilen öneriler doğrultusunda bireyin, bakım verenin ve eğitimcilerin günlük yaşamdaki rolü de terapi sürecinde başarıyı doğrudan etkilemektedir. Birey ve bireyin sosyal çevresi göz önünde bulundurularak süreç yönetilmelidir.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ergoterapideki-temel-amac-otizmli-bireylerde-bagimsizlik-417991">Ergoterapideki temel amaç otizmli bireylerde bağımsızlık!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
