<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bireyin | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/bireyin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bireyin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Mar 2026 18:12:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>bireyin | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bireyin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Down sendromunda bağımsızlık için erken eğitim şart!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/down-sendromunda-bagimsizlik-icin-erken-egitim-sart-621516</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 18:12:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[bireyin]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[down]]></category>
		<category><![CDATA[Down Sendromlu Bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[şart]]></category>
		<category><![CDATA[sendromunda]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621516</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi ÇEGOMER (Çocuk ve Ergen Gelişimi ve Otizm Uygulama ve Araştırma Merkezi) Ergoterapist Emrullah Harun Kaya, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında, erken yaşta başlanan eğitim ve uzman-aile desteğinin Down sendromlu bireylerin günlük yaşam, sosyal ve motor becerilerinin gelişmesine etkisinden bahsetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/down-sendromunda-bagimsizlik-icin-erken-egitim-sart-621516">Down sendromunda bağımsızlık için erken eğitim şart!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi ÇEGOMER (Çocuk ve Ergen Gelişimi ve Otizm Uygulama ve Araştırma Merkezi) Ergoterapist Emrullah Harun Kaya, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında, erken yaşta başlanan eğitim ve uzman-aile desteğinin Down sendromlu bireylerin günlük yaşam, sosyal ve motor becerilerinin gelişmesine etkisinden bahsetti.</p>
<p><strong>Destek programları, her Down sendromlu bireyin ihtiyacına göre planlanmalı!</strong></p>
<p>Down sendromunun, bireylerin sosyal, fiziksel ve bilişsel gelişimini etkileyen genetik bir farklılık olduğunu hatırlatan Ergoterapist Emrullah Harun Kaya, “Bu nedenle birey yaşamı boyunca bazı alanlarda desteğe ihtiyaç duyabiliyor.” dedi.</p>
<p>Her birey kendine özgü olduğu için görülen sorunların da farklılık gösterebildiğine işaret eden Kaya, şöyle devam etti:</p>
<p>“Her Down sendromlu bireyin gelişim süreci farklıdır. Bu nedenle destek programları bireyin ihtiyacına göre planlanır. En sık karşılaşılan zorluklardan biri öz bakım becerileridir. Giyinme, düğme ilikleme, ayakkabı bağlama, yemek yeme ve kişisel temizlik gibi işlerde bazen daha yavaş öğrenebilirler. Bunun nedeni genellikle kas tonusu düşük olması ve motor becerilerin daha yavaş gelişmesidir. Ayrıca bireyler günlük hayatta yapmaları gereken işleri planlarken ve sırayla yapma konusunda da zorlanabilir. Bir işi adım adım tamamlamak veya günlük rutinlere uyum sağlamak bazen güç olabilir. Karşı tarafın söylediklerini anlamakta iyi olsalar bile kendilerini sözlü olarak ifade etmekte zorlanabilirler. Down sendromlu bireylerde yüksek seslere, kalabalık ortamlara ya da bazı dokulara karşı daha hassas olabilirler. Bazı Down sendromlu bireyler hareket etmeye, dokunmaya veya dokunsal uyaranlara daha fazla ihtiyaç duyar. Her birey farklı olduğu için bu özellikler her Down sendromlu bireylerde aynı şekilde görülmeyebilir.”</p>
<p><strong>Aile ve uzman desteği, Down sendromlu bireylerin gelişimi için çok önemli!</strong></p>
<p>Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerilerinde bağımsızlıklarını sağlayabilmeleri için erken yaşlarda eğitime başlanması gerektiğine dikkat çeken Emrullah Harun Kaya, “Bu eğitimlerde ailenin desteği çok önemli olmakla birlikte, alanında uzman kişilerden alınan destek de Down sendromlu bireyin gelişimi açısından büyük katkı sağlar.” dedi. </p>
<p>Özel eğitim, ergoterapi, spor/hareket eğitimi ve dil konuşma terapistlerinden alınan eğitimlerin önemli katkılar sağlayacağını kaydeden Kaya, “Bu desteklerle birlikte iletişim ve etkileşim becerileri, oyun becerileri, öğrenmeye hazırlık becerileri, ebeveyn ilişkisi, beslenme, uyku, tuvalet gibi günlük yaşam becerileri, kaba motor becerileri, ince motor becerileri ve duyusal kazanımın sağlanması amaçlanır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ergoterapi, bireyin günlük yaşam ve sosyal becerilerini geliştirir! </strong></p>
<p>0-3 yaş erken çocukluk dönemi eğitimlerinde temel motor becerileri üzerinde durulduğunu ifade eden Emrullah Harun Kaya, “Ayrıca günlük rutinlere katılım teşvik edilir. Oyuncaklarla etkileşim, kendi başına basit hareketler yapma gibi aktiviteler desteklenir.” dedi. </p>
<p>Diğer yaş dönemlerindeki eğitim süreçleri hakkında bilgi veren Kaya, şunları söyledi:</p>
<p>“3-6 yaş okul öncesi dönemde olan bireylerde ise öz bakım becerileri üzerine durulması gerekir. Giyinme becerisi, tuvalet alışkanlığı, el yıkama ve basit ev içi görevler ile desteklenmeliler. Desteklenen alanlarda küçük adımlar ve görsel yönergelerle, tekrar ve oyun temelli aktivitelerle öğrenmesi kolaylaştırılabilir.</p>
<p>6-12 yaş okul çağında olan bireyin, günlük yaşamda daha aktif rol alması hedeflenmeli. Çantasını hazırlama, odasını düzenleme, zaman yönetimini daha iyi kavraması gibi beceriler üzerine çalışılmalı. Bu çalışmalar dışında sosyal becerilerin ve iletişim becerilerinin geliştirilmesi de bu dönemde önem taşır.</p>
<p>12 yaş sonrası ergenlik ve genç yetişkin döneminde bağımsız olarak yaşamayı daha kapsamlı hale getirmekte fayda vardır. Para kullanma, alışveriş yapma, toplu taşıma kullanma ve günlük sorumluluklarını yerine getirme becerileri desteklenebilir. Ayrıca mesleki beceriler ve toplumsal yaşama katılımın artırılması da hedeflenmeli. Ergoterapi bireyin günlük yaşam aktivelerine katılımını artırmayı hedefleyerek öz bakım becerileri, oyun, okul ve sosyal yaşam becerilerinin geliştirilmesine destek olur.” </p>
<p><strong>Doğru destekle Down sendromlu bireyler bağımsızlaşır!</strong></p>
<p>Grup terapileri ve oyun terapilerinin, Down sendromlu çocukların akranlarıyla etkileşim kurmasını sağlayarak sosyal becerileri çok önemli derecede geliştirdiğine vurgu yapan Emrullah Harun Kaya, “Bu süreç içerisinde paylaşma, sıra bekleme ve iletişim kurma gibi becerileri desteklenir. Ayrıca özgüvenlerinin artmasına ve sosyal ortamlara daha kolay uyum sağlamalarına yardımcı olur.” dedi.</p>
<p>Ailelerin, terapilerde öğrenilen becerilerin günlük yaşamda uygulanmasını sağlayarak süreci önemli ölçüde destekleyebileceklerini ifade eden Kaya, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Giyinme, yemek yeme, tuvalet alışkanlığı veya basit ev işleri gibi becerilerin evde tekrar edilmesi Down sendromlu bireyin pratiğini artırabilir. Bu sayede öğrenilen bilgiler günlük hayata taşınır ve bağımsızlık gelişir. Ailelerin bu süreçte sabırlı olması gerekir. Ayrıca olumlu davranışları teşvik etmeleri çok önemli. Ailelerin uzmanlar ile iş birliği yaparak evde uygulanabilecek etkinlikleri sürdürmesi, çocuğun öğrenme ve sosyal becerilerini günlük hayata daha rahat taşımalarını sağlar. Öğrenilen beceriler yalnızca terapi seanslarında kalmamış olmakla birlikte erken ve doğru destekle Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerileri, sosyal uyumları ve bağımsızlık düzeyleri önemli ölçüde gelişebilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/down-sendromunda-bagimsizlik-icin-erken-egitim-sart-621516">Down sendromunda bağımsızlık için erken eğitim şart!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir tıkla başlıyor, hayatları dağıtıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bir-tikla-basliyor-hayatlari-dagitiyor-607273</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 10:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bireyin]]></category>
		<category><![CDATA[çetin]]></category>
		<category><![CDATA[dağıtıyor]]></category>
		<category><![CDATA[hayatları]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tıkla]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607273</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, sanal kumar bağımlılığının bireyin yaşamına etkileri ile tedavi yöntemleri ve tedavi sürecinden bahsetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-tikla-basliyor-hayatlari-dagitiyor-607273">Bir tıkla başlıyor, hayatları dağıtıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, sanal kumar bağımlılığının bireyin yaşamına etkileri ile tedavi yöntemleri ve tedavi sürecinden bahsetti.</p>
<p><strong>Sanal kumar bağımlılığı hem psikolojik hem de sosyal boyutta ciddi sonuçlar doğuruyor!</strong></p>
<p>Sanal kumar bağımlılığının, bireyin gündelik yaşamında çoğu zaman fark edilir ve hızlı değişimlerle kendini göstermeye başladığını ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Bu süreçte kişinin rutinleri belirgin şekilde bozulur. Özellikle para harcama alışkanlıklarında kontrol kaybı, aile ve sosyal çevreyle olan ilişkilerde zayıflama, uyku düzeninde ve iş yaşamında aksaklıklar dikkat çeker.” dedi.</p>
<p>Bağımlılıkla birlikte ekonomik sorunların ön plana çıktığını ve bu sorunların yalnızca bireyi değil, çevresini de doğrudan etkilediğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Kişi, para bulmaya yönelik yoğun bir arayış içine girebilir. Çevresindeki insanlarla maddi gerekçelerle iletişime geçmesi ve elde ettiği parayı sanal kumar oynamaya devam etmek için kullanması sık görülen bir durumdur. Bu dönemde bireyin ruh hali belirgin biçimde bozulabilir. Günlük sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanabilir, dikkatini toplamakta güçlük çekebilir ve zihinsel dağınıklık yaşayabilir. Tüm bu belirtiler, sanal kumar bağımlılığının hem psikolojik hem de sosyal boyutta ciddi sonuçlar doğurduğunu gösterir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sanal kumar bağımlılığı tedavisi, bireyin ihtiyaçlarına göre çok yönlü planlanıyor!</strong></p>
<p>Sanal kumar bağımlılığında tedavi sürecinin, doğru tanının konulmasıyla başladığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Öncelikle danışanın bağımlılık düzeyi, hastalığın şiddeti ve gündelik yaşama olan etkileri ayrıntılı biçimde değerlendirilir.” dedi.</p>
<p>Bu amaçla çeşitli psikiyatrik değerlendirmeler ve gerekli görülen testler uygulandığına değinen Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Tedavi tek boyutlu değildir; bireyin ihtiyaçlarına göre çok yönlü bir planlama yapılır. Uygun vakalarda farmakoterapi (ilaç tedavisi) sürece dâhil edilir. Bunun yanı sıra, bu alanda uzmanlaşmış psikologlar eşliğinde yürütülen psikoterapi süreci tedavinin temel taşlarından biridir. Bazı durumlarda, özellikle belirtilerin şiddetli olduğu vakalarda beyin uyarım tedavileri de tedavi planına eklenebilir. Sürecin kontrol altına alınmasının zorlaştığı ve riskin arttığı durumlarda ise hastanede yatış ihtiyacı gündeme gelebilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Tedavinin amacı, bireyin yaşam kalitesini kalıcı olarak yeniden inşa etmek!</strong></p>
<p>Tedavi sürecinin en önemli adımlarından birinin, danışanla ve yakınlarıyla sağlıklı ve güvene dayalı bir iletişim kurulması olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Öncelikle sorun net bir şekilde tanımlanır, ardından kişiye özel bir tedavi planı oluşturulur.” dedi.</p>
<p>Tedavi sürecinin yalnızca danışana değil, yakınlarına da ayrıntılı biçimde anlatıldığının altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Çetin, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Böylece herkesin sürece bilinçli ve iş birliği içinde dâhil olması sağlanır. Sanal kumar bağımlılığı tedavisi kısa süreli bir müdahale değildir; aksine uzun soluklu bir yolculuktur. Bu süreç kimi zaman 6 ay, kimi zaman 1 yıl veya daha uzun sürebilir. Danışan ve yakınlarıyla birlikte yapılan ayrıntılı planlama, tedavinin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşır. Amaç, yalnızca bağımlılığı sonlandırmak değil; bireyin yaşam kalitesini kalıcı olarak yeniden inşa etmektir.” </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-tikla-basliyor-hayatlari-dagitiyor-607273">Bir tıkla başlıyor, hayatları dağıtıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Aydın Özel Bireyin Mutluluğuna Ortak Oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-aydin-ozel-bireyin-mutluluguna-ortak-oldu-600376</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Dec 2025 10:19:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bireyin]]></category>
		<category><![CDATA[erkan]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluğuna]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus Emre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600376</guid>

					<description><![CDATA[<p>Topluma dokunan çalışmalarıyla gönüllerde iz bırakan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, otizmli Yunus Emre Erdem’in davetine kayıtsız kalmadı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-aydin-ozel-bireyin-mutluluguna-ortak-oldu-600376">Başkan Aydın Özel Bireyin Mutluluğuna Ortak Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Topluma dokunan çalışmalarıyla gönüllerde iz bırakan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, otizmli Yunus Emre Erdem’in davetine kayıtsız kalmadı. Yunus Emre’nin doğum gününü kutlamak amacıyla ailesinin evini ziyaret eden Başkan Aydın, özel bireyin mutluluğuna ortak oldu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>İstiklal Mahallesi’nde yaşayan otizmli Yunus Emre Erdem, vatandaş ile belediye arasında iletişim köprüsü olan Osmangazi Çağrı Merkezi’ni arayarak Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’dan doğum günü için Bursaspor forması talep etti. Çağrı merkezine ulaşan bu anlamlı istek üzerine harekete geçen Başkan Erkan Aydın, İstiklal Mahalle Muhtarı Mümin Gözyılmaz ile birlikte Yunus Emre’yi evinde ziyaret ederek gönülleri ısıtan bir sürprize imza attı. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sevgi ve samimiyetin hakim olduğu buluşmada Yunus Emre ile yakından ilgilenen Başkan Aydın, özel gereksinimli bireylerin her zaman desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Doğum günü pastasının kesilmesiyle birlikte evde neşe dolu anlar yaşanırken, Başkan Erkan Aydın’ın içten yaklaşımı ziyarete ayrı bir anlam kattı. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bu tür buluşmaların toplumsal dayanışmayı ve gönül bağlarını güçlendirdiğini belirten Başkan Erkan Aydın, “Yunus Emre’nin bugün 15’inci doğum gününü kutladık. Kendisine bundan sonraki hayatında sağlıkla, huzurla; ailesiyle ve sevdikleriyle birlikte nice güzel yaşlar diliyoruz. Bu buluşma bizim için gerçekten çok anlamlıydı” ifadelerini kullandı. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Hazırlanan sürpriz ile oldukça mutlu olduğunu söyleyen Yunus Emre Erdem ise kendisini kırmadığı için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerini sundu. </span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-aydin-ozel-bireyin-mutluluguna-ortak-oldu-600376">Başkan Aydın Özel Bireyin Mutluluğuna Ortak Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikolojik dayanıklılık engelleri aşmayı kolaylaştırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/psikolojik-dayaniklilik-engelleri-asmayi-kolaylastiriyor-596070</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 14:38:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşmayı]]></category>
		<category><![CDATA[bireyin]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerin]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklı]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılık]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[engelleri]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaştırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[özellikli]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596070</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığını etkileyen faktörleri değerlendirdi.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikolojik-dayaniklilik-engelleri-asmayi-kolaylastiriyor-596070">Psikolojik dayanıklılık engelleri aşmayı kolaylaştırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop,<strong> </strong>3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığını etkileyen faktörleri değerlendirdi.  </p>
<p><strong>Engellilik bireyin mizacına göre olumlu veya olumsuz etkiler gösterebiliyor</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, engelliliğin doğuştan, kaza sonucu veya uzun süren bir hastalığa bağlı olarak organ bozukluğu ya da yokluğu nedeniyle bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yeteneklerde çeşitli derecelerde kayıp olarak tanımlandığını ifade ederek, “Bazı bireyler engelli olarak doğarken, bazıları için engellilik yaşamın herhangi bir döneminde aniden ortaya çıkabilir veya zaman içinde yavaş yavaş gelişebilir. Bu iki durumun psikolojik etkileri farklılık gösterebilir. Bireyin mizacı, kişilik özellikleri ve sahip olduğu psikolojik, sosyal, çevresel ve finansal kaynaklar, özellikli bireylerin iyi oluşu üzerinde olumlu veya olumsuz etkiler gösterebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığı şartlara da bağlı</strong></p>
<p>Psikolojik dayanıklılık, bireyin stresli ve zorlayıcı yaşam deneyimleri karşısında uyum sağlayabilme, esneklik gösterebilme ve güçlenerek ilerleyebilme yeteneği olduğuna dikkat çeken Aytop, “Engellilik deneyimi psikolojik dayanıklılığı hem olumlu hem olumsuz yönde etkileyebilir. Engellilik deneyimi, bireyleri yaşamın zorluklarına karşı daha sabırlı, esnek, uyumlu ve anlayışlı olmaya teşvik edebilir. Bu süreç, problem çözme becerilerini geliştirmelerine ve mevcut şartları daha yaratıcı ve işlevsel kullanmayı öğrenmelerine katkı sağlayabilir. Öte yandan, eşlik eden ruhsal ve fiziksel rahatsızlıklar, engele bağlı gelişen fiziksel sınırlılıklar, toplumsal önyargılara ve etiketlemelere maruz kalmak, dışlanmak, sosyal izolasyon, çeşitli imkanlara erişilebilirlik sorunları (eğitim, sağlık, istihdam gibi), ekonomik zorluklar bireyin öz-şefkatini, öz-saygısını, öz-değerini, öz yeterliğini, öz- farkındalığını, kendisi ve çevresi üzerindeki kontrol hissini, umudunu, yaşam doyumunu, motivasyonunu, kişiler arası ilişkilerini olumsuz yönde etkileyerek özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığını zedeleyebilir.” diye konuştu. </p>
<p><strong>Özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığını artıran faktörler neler?</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığını artıran faktörlere işaret ederek, “Bireyin öz-şefkati, öz-saygısı, öz-değeri, öz-yeterliği, öz-farkındalığı, kendini kabulü, anlam ve amaç arayışı, erdemleri ve karakter güçleri ile etkili iletişim ve empati becerileri, dayanıklılığı güçlendiren önemli psikolojik kaynaklar arasında yer alıyor. Ayrıca aile içi sağlıklı iletişim, karşılıklı anlayış, adil görev dağılımı ve değişen koşullara uyum, bireyin kendini değerli hissetmesini ve zorluklarla başa çıkmasını destekliyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Sosyal ve toplumsal desteklerin de kritik olduğunu belirten Aytop, “Sosyal çevreden algılanan destek, yalnızlık ve izolasyon hissini azaltarak kaygı ve depresyona karşı koruyucu rol oynuyor. Yapılandırılmış psikoterapi, bireylerin esneklik, farkındalık ve problem çözme becerilerini artırırken, erişilebilir fiziksel ortam, eğitim ve istihdam olanakları, zorbalık ve ayrımcılığın azaltılması; özellikli bireylerin hem günlük yaşamda hem de psikolojik olarak daha dayanıklı olmalarını sağlıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Toplumdaki önyargılar özellikli bireyin kendini değerli hissetmesini zorlaştırıyor</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığını zayıflatan risklere de dikkat çekerek, “Engelin getirdiği zorunlu sınırlamalara ek olarak, toplumdaki önyargılar, etiketleyici tutumlar ve ayrımcılık bireyin kendini değerli hissetmesini zorlaştırıyor; eğitim, istihdam ve sosyal yaşamda yaşanan eşitsizlikler aidiyet duygusunu azaltıyor. Sürekli mücadele gerektiren mimari ve sistemsel engeller, kronik stres, tükenmişlik ve yorgunluğa yol açarken, aşırı korumacı veya baskıcı aile ve çevre tutumları bireyin bağımsızlık, özgüven ve kendini gerçekleştirme çabalarını engelleyebiliyor. Özellikle sonradan özellikli olan bireyler kayıp ve yas süreciyle karşı karşıya kalıyor, umutsuzluk ve belirsizlik düşünceleri psikolojik dayanıklılığı zayıflatıyor; tüm bunlar depresyon ve kaygı bozuklukları gibi ruhsal sorunların ortaya çıkmasını kolaylaştırabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Hobilerle ilgilenmek ruhsal dengeyi ve içsel güveni artırıyor</strong></p>
<p>Özellikli bireylerin günlük yaşamda psikolojik dayanıklılıklarını artırmak için duygusal farkındalık geliştirmelerinin, zor duyguları tanıyıp kabul etmelerinin ve bunları yargısızca deneyimlemelerinin önemli olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Bireylerin güçlü yönlerine odaklanması, sanatsal ve sportif faaliyetler, problem çözme, teknoloji kullanımı gibi alanlarda kendini ifade etmesi özsaygı, öz-yeterlik ve motivasyonu artırıyor. Düzenli uyku, dengeli beslenme, fiziksel hareket ve planlı bir gün gibi günlük rutinler ile sosyal destek ağlarının güçlendirilmesi dayanıklılığı besliyor. Kendine zaman ayırmak, hobilerle ilgilenmek, öz-şefkat göstermek ve küçük, gerçekçi hedefler belirlemek ruhsal dengeyi ve içsel güveni artırıyor. Ayrıca rehabilitasyon programları, destek grupları ve gerektiğinde profesyonel psikolojik destek, bireyin kaynaklarını etkin şekilde kullanmasını, zorluklarla başa çıkmasını ve anlamlı, amaçlı bir yaşam sürmesini sağlıyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Engellilere destekte toplumun rolü de büyük</strong></p>
<p>Özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığının yalnızca bireysel çabalarla sınırlı olmadığını, toplumun tutum, norm, değer ve fiziki yapılarıyla doğrudan ilişkili olduğunu ifade eden Aytop, “Toplumun özellikli bireyleri kabul eden, kapsayıcı ve çeşitliliği değerli gören bir atmosfer oluşturması, bireyin kendisini ait ve değerli hissetmesini sağlar. Fiziksel çevrede erişilebilirlik düzenlemeleri, eğitimde fırsat eşitliği ve kapsayıcı politikalar; bireyin bağımsızlık, özgüven ve sosyal aidiyet duygusunu güçlendirerek psikolojik dayanıklılığa katkı sunar. Ayrıca toplumun özellikli bireylere yönelik bilinçlenmesi ve farkındalık çalışmaları, yanlış inanç ve önyargıları azaltarak sosyal izolasyon ve psikolojik sıkıntı riskini düşürür.” şeklinde konuştu. </p>
<p>Toplumun rolünün yalnızca farkındalıkla sınırlı kalmadığını; istihdam politikaları, sosyal destek sistemleri, gönüllü çalışmalar ve sosyal hizmet mekanizmaları da bireyin dayanıklılığını güçlendirdiğini ifade eden Aytop, “Özellikli bireylerin kamusal alanda görünür olması, karar alma süreçlerine dahil edilmesi ve haklarının uygulanabilir olması, kendilerini değerli ve güvende hissetmelerini sağlıyor. Sağlık hizmetlerine, rehabilitasyon ve psikolojik desteğe erişim imkânları ile sosyal güvenlik mekanizmaları; yaşam kalitesini artırarak, özellikli bireylerin hem zorluklarla başa çıkma kapasitesini hem de içsel güçlerini destekliyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yüksek psikolojik dayanıklılık sağlığı olumlu etkiliyor</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, yüksek psikolojik dayanıklılığın özellikli bireylerin hem fiziksel hem de sosyal sağlığını olumlu etkidiğini belirterek, şöyle devam etti:</p>
<p>“Dayanıklı bireyler stresle daha sağlıklı başa çıkar, duygularını düzenler, sorunlarla etkili şekilde yüzleşir ve gerektiğinde sosyal veya profesyonel destek alarak ruhsal yüklerini hafifletir; bu durum bağışıklık sistemi ve iyileşme süreçleri üzerinde koruyucu etki sağlar. Aynı zamanda dayanıklılık, bireyin kendi sağlığına yönelik sorumluluklarını yerine getirmesini kolaylaştırır; düzenli kontroller, tedaviye uyum, ilaç kullanımı ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları daha kolay benimsenir. Sosyal yaşamda da dayanıklılık, güvenli ilişkiler kurma, iletişimde rahatlık ve sosyal etkinliklere katılımı artırır; yalnızlık ve izolasyonu azaltarak yaşam doyumunu yükseltir. Dayanıklı bireyler zorluklarla karşılaştığında pes etmek yerine çözüm yolları üretir, eğitim, iş ve topluluk faaliyetlerinde aktif rol alır, özgüven ve öz-yeterlik duyguları sayesinde toplumsal rollere daha cesurca katılır. Bu tutum, hem sosyal başarıyı hem de yaşamdan keyif alma ve üretken olma kapasitesini artırarak özellikli bireylerin genel yaşam kalitesini güçlendirir.”</p>
<p><strong>Aileler aşırı koruyucu olmaktan kaçınmalı</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, özellikli bireylerin psikolojik dayanıklılığında ailelerin ve bakıcıların rolünün belirleyici olduğuna vurgu yaparak, “Bireyin engelliliğini kabul etmek, eleştirel değil destekleyici bir tutum sergilemek ve güçlü yönlerine odaklanmak, özsaygı, yeterlilik inancı ve kendine güveni artırıyor. Aşırı koruyucu tutumlardan kaçınmak, bireyin bağımsızlık kazanmasını ve problem çözme becerilerini geliştirmesini sağlarken, etkili iletişim de duyguların ifade edilmesini kolaylaştırıyor. Bireyin günlük yaşamda sorumluluk almasına izin vermek, kişisel bakım, ev işleri veya sosyal aktivitelerde katkıda bulunmasını desteklemek; kontrol duygusunu ve dayanıklılığı güçlendiriyor.” dedi.</p>
<p>Ailelerin duygusal destek sağlamasının, empati kurmasının ve bireyin duygularını geçerli bulmasının psikolojik sağlamlık için kritik olduğunu belirten Aytop, “Özellikli bireylerin toplumsal hayata katılımını teşvik etmek, eğitim ve sağlık süreçlerine aktif katılımını desteklemek, başarılarını fark edip takdir etmek dayanıklılığı artırıyor. Ayrıca ailelerin ve bakım verenlerin kendi fiziksel ve ruhsal sağlıklarına özen göstermesi, sosyal ve profesyonel desteklerden faydalanmaları; özellikli bireye sağlıklı ve sürdürülebilir bir destek sunabilmelerini sağlıyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikolojik-dayaniklilik-engelleri-asmayi-kolaylastiriyor-596070">Psikolojik dayanıklılık engelleri aşmayı kolaylaştırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otizmde erken başlayan eğitim bireyin yaşamına olumlu yansıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/otizmde-erken-baslayan-egitim-bireyin-yasamina-olumlu-yansiyor-368864</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Apr 2023 09:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başlayan]]></category>
		<category><![CDATA[bireyin]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[otizmde]]></category>
		<category><![CDATA[yansıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=368864</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otizmli bireylerin akranlarıyla çeşitli aktivitelere katılmaları teşvik edilmeli</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otizmde-erken-baslayan-egitim-bireyin-yasamina-olumlu-yansiyor-368864">Otizmde erken başlayan eğitim bireyin yaşamına olumlu yansıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Otizmli bireylerin akranlarıyla çeşitli aktivitelere katılmaları teşvik edilmeli</strong></p>
<p><strong>Otizmde erken yaşta tanının bir an evvel eğitime başlanması için önemli olduğunu vurgulayan uzmanlar öncelikle anne-babaların bilinçlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Ailelerin her otizmli bireyin kendine özgü farklılıkları olduğunu unutmadan buna tutum ve davranış sergilemeleri gerektiğini belirten Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, “Otizmli bireylerin yetkili kişiler tarafından desteklenerek çeşitli etkinlik ve aktivitelerle akranlarıyla iletişime geçmesi gerekir. Örneğin özel eğitim sürecine hâkim bir gölge öğretmen ile oyun gruplarına katılması otizmli bireyin bu programdan üst düzey verim almasına katkı sağlar.” önerisinde bulundu.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, otizmli çocukların sosyal hayata uyum sağlayabilmeleri için erken tanı ve eğitimin önemine dikkat çekti. Atahan, ailelere ve bakım verenlere de tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><strong>Erken tanı eğitimin etkilerini arttırabilir</strong></p>
<p>Otizm spektrum bozukluğunun, doğuştan gelen ya da yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan, yaşam boyu süren, dil, sosyal ilişkiler, davranış ve bilişsel gelişmede gecikme ve sapma gibi özellikler gösteren nöro-gelişimsel bir bozukluk olduğunu belirten Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, “Otizmde erken yaşta tanı konması, bir an evvel eğitime başlanması ve etkilerinin yaşamlarına olumlu şekilde yansıması açısından önemli. Erken tanı sonrasında otizmli bireylerin sahip olduğu gelişimsel geriliklerine yönelik öncelikle anne-babalarının bilinçlendirilmesi ve dikkat edecekleri noktalar konusunda bilgilendirilmesi gerekiyor.” dedi.</p>
<p><strong>Eğitimin verimli olabilmesi için olumsuz etkiler minimum seviyeye indirilmeli</strong></p>
<p>Özel eğitim programının, tanıyı koyan ekibin aileyi gerekli kurum ve kişilere yönlendirmesi ile başladığını belirten İrem Atahan, “Otizmli bireylerin gelişimi açısından bakım verenlerinin süreç içerisinde bilinçlenmesi önemli. Anne ve babaların her otizmli bireyin kendine özgü farklılıkları olduğunu unutmadan buna göre tutum ve davranış sergilemeleri gerekir. Tanı alan otizmli bireyin; sosyal hayata adaptasyonu ve nöro-gelişimi için aldığı eğitimlerden üst düzeyde verim alınabilmesi ve alınan eğitimde sonuçların sürdürülebilir olması için toplum içinde sosyalleşmesini engelleyen etkileri minimum seviyeye indirmek gerekir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ailelerin eğitime dahil olması çok önemli</strong></p>
<p>Otizmli bireylerin birbirlerinden farklı gelişim gösterdikleri için kişiye özel ‘Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı’ (BEP) hazırlanması gerektiğini aktaran Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, “BEP, bireyin, ailenin, öğretmenin gereksinimleri doğrultusunda hazırlanan destek eğitim hizmetlerini içerir. Bu aşamada ailenin de program sürecine dahil olması, eğitimde kullanılan yöntemleri öğrenmeleri ve bu programı bireyin gündelik hayatında da aktif bir şekilde kullanmalarını sağlaması gelişim döngüsü açısından çok önemli.” dedi.</p>
<p><strong>Kişiye özel eğitim programları gelişimlerine katkı sağlayabilir</strong></p>
<p>Otizmli bireylerin sınırlı ve yineleyici davranışlar gösterme, genellikle yalnız kalmayı tercih etme, göz teması kurmada güçlük çekme, bazı ses ve durumlara aşırı tepki gösterme, bir nesneye karşı aşırı bağlanma, konuşma ve iletişim kurma noktasında sıkıntılar yaşadıklarına dikkat çeken Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Kişiye özel oluşturulmuş özel eğitim programları, ergoterapi ve duyu bütünleme çalışmaları, dil ve konuşma terapisi desteği bu durumların aşılması ve ilerleme gösterilmesi açından önemli. Bunların yanı sıra otizmli bireyler kaba motor ve ince motor becerilerinde de güçlük yaşayabilmekte, sıra dışı beden hareketleri gösterebilmekteler.  Motor becerilerinde ve beden hareketlerindeki bu güçlükler sebebiyle bireylerin sportif faaliyetlere yönlendirilmesi bireyin gelişimine katkı sağlayabilir.”</p>
<p><strong>Sosyal davranışlarını geliştirmek için spor yapabilirler</strong></p>
<p>Otizmli bireyler için yüzme, atletizm, bowling, bisiklete binmek gibi sportif faaliyetlerin uygun olabildiğini belirten Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, “Bisiklet denge ve koordinasyon becerisini geliştirir, yüzme tüm vücut koordinasyonunu kullanabilme ve rahatlatıcı özelliğinden dolayı fayda sağlar. Bireylerin sosyal becerileri ezbere ve mekanik olarak yaptığı da göz önünde bulundurulduğunda, sosyal hayata adaptasyonlarının daha rahat olması amacıyla ezber davranışların minimumda bulunduğu sportif faaliyetler, sosyal durumlara uygun şekilde davranışlarını uyarlayabilme becerilerinin de geliştirilmesinde bir araç olabiliyor.” önerilerinde bulundu.</p>
<p><strong>Otizmli bireyler akranlarıyla iletişime geçmesi için teşvik edilmeli</strong></p>
<p>Bireyin sosyal becerilerinin gelişiminde normal gelişim gösteren akranlarıyla bir arada oyunlar oynamasının önemine vurgu yapan Sosyal Hizmet Uzmanı İrem Atahan, “Otizmli bireyler çeşitli etkinlik ve aktiviteler esnasında akranlarıyla iletişime geçmesi için yetkili kişiler tarafından desteklenmeli ve teşvik edilmeli.” dedi.</p>
<p>Bireyin, akranlarıyla iletişime geçmesine ve modelleyerek sosyal becerileri öğrenmesine destek sağlayacak eğitimler bulunduğunu da belirten Atahan sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Tersine kaynaştırma metodu uygulanan oyun gruplarına bireyi tanıyan ve onun özel eğitim sürecine hâkim bir gölge öğretmeni ile katılması otizmli bireyin bu programdan üst düzey verim almasına katkı sağlar. Gölge öğretmeni ile bireyin dışarıda da sosyal işlevselliğini arttırmak amacıyla çalışmalar yapması da mümkündür.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otizmde-erken-baslayan-egitim-bireyin-yasamina-olumlu-yansiyor-368864">Otizmde erken başlayan eğitim bireyin yaşamına olumlu yansıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
