<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bilmeniz | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/bilmeniz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bilmeniz</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Sep 2025 08:26:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>bilmeniz | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bilmeniz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Diş İmplantları Hakkında Bilmeniz Gereken 9 Bilgi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dis-implantlari-hakkinda-bilmeniz-gereken-9-bilgi-579407</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 08:26:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilmeniz]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[implant]]></category>
		<category><![CDATA[mplantları]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579407</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diş kaybı yaşayan bireylerin estetik ve fonksiyonel ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılan en etkili çözümlerden biri de diş implantları.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-implantlari-hakkinda-bilmeniz-gereken-9-bilgi-579407">Diş İmplantları Hakkında Bilmeniz Gereken 9 Bilgi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diş kaybı yaşayan bireylerin estetik ve fonksiyonel ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılan en etkili çözümlerden biri de diş implantları. Son yıllarda oldukça yaygınlaşsa da pek çok yönüyle merak edilmeye devam ediyor. <strong>İstanbul Okan Üniversitesi Tuzla Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Merve Çakır</strong>, bu konuda cevabı en çok merak edilen 9 soruyu yanıtladı. İşte o sorular ve yanıtları!</p>
<p><strong>1. İmplant yaptırmak acı verir mi?</strong></p>
<p>Diş implantı, çene kemiğine yerleştirilen ve eksik dişin kökü yerine geçen titanyumdan yapılmış yapay bir yapı. Üzerine yapılan protez ile hem estetik hem de çiğneme fonksiyonu geri kazandırılabiliyor. İmplant uygulamaları lokal anestezi altında yapıldığı için genellikle ağrısızdır. Operasyon sonrası hafif ağrı ve şişlik görülür, işlem sonrası oluşabilecek hafif ağrılar doktorunuzun önerdiği ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınabilir. Operasyondan 2 gün sonrasında bu şikayetlerin azalması beklenir.</p>
<p><strong>2. Herkes implant yaptırabilir mi?</strong></p>
<p>Genel sağlık durumu iyi olan, çene kemiği uygun kalınlık ve yoğunlukta olan bireyler implant için uygundur. Ancak bazı sistemik hastalıklarda (kontrolsüz diyabet, ağır kemik hastalıkları) dikkatli değerlendirme gerekir.</p>
<p><strong>3. İmplantın ömrü ne kadar?</strong></p>
<p>Doğru uygulama ve düzenli ağız bakımı ile implantlar uzun yıllar sağlıklı şekilde ağızda kalabilir.</p>
<p><strong>4. İmplant vücudum tarafından reddedilir mi?</strong></p>
<p>Hayır. Titanyum biyouyumlu bir malzemedir. Ancak enfeksiyon, sigara kullanımı veya yetersiz hijyen gibi nedenlerle implant kaybedilebilir.</p>
<p><strong>5. İmplant uygulaması ne kadar sürer?</strong></p>
<p>Cerrahi işlem genellikle 15-30 dakika sürer. Ancak operasyonun tipine göre bu süre değişiklik gösterebilir. Kemik ile kaynaşma süreci 2-4 ay arasında değişebilir. Sonrasında protez aşamasına geçilir.</p>
<p><strong>6. İmplant tedavisinin alternatifi var mı?</strong></p>
<p>Diş köprüsü ve hareketli protez gibi alternatifler mevcut. Ancak implantlar, doğal dişe en yakın çözümü sunduğu için sıklıkla tercih edilir.  Hatta komşu dişlere zarar verilmeden tedavi sağlandığı için tercih edilen bir yöntemdir.</p>
<p><strong>7. İmplant sonrası ağız bakımına dikkat etmek gerekir mi?</strong></p>
<p>Kesinlikle evet. İmplantlar ne kadar biyouyumlu materyaller olsa da vücuda dışarıdan bir malzeme yerleştirildiği için ağız bakımı (diş fırçalama, diş ipi ve ara yüz fırçası kullanımı) ve düzenli hekimi kontrolleri implantların korunması açısından önemlidir. </p>
<p><strong>8. İmplantlar estetik olarak doğal görünür mü?</strong></p>
<p>Evet. Doğru planlama ve kaliteli malzemelerle yapılan implant üstü protezler, doğal diş görünümüne çok yakındır.</p>
<p><strong>9. İmplant pahalı bir tedavi mi?</strong></p>
<p>İlk başta maliyetli gibi görünse de uzun ömürlü olması ve diğer tedavilere göre daha az tekrar gerektirmesi nedeniyle uzun vadede avantajlıdır.</p>
<p><strong>İstanbul Okan Üniversitesi Tuzla Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Merve Çakır, </strong>implant tedavisiyle ilgili daha fazla bilgi almak isteyen bireylerin bir diş hekimine danışmasının, en doğru yaklaşımı öğrenmeleri açısından önemli olduğunu söylüyor. Unutulmamalı ki, doğru planlama ve bilgilendirme ile implantlar uzun yıllar sağlıkla kullanılabilir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-implantlari-hakkinda-bilmeniz-gereken-9-bilgi-579407">Diş İmplantları Hakkında Bilmeniz Gereken 9 Bilgi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VPN kullanırken bilmeniz gerekenler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vpn-kullanirken-bilmeniz-gerekenler-574173</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 11:06:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilmeniz]]></category>
		<category><![CDATA[gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[kullanırken]]></category>
		<category><![CDATA[sunucu]]></category>
		<category><![CDATA[verilerin]]></category>
		<category><![CDATA[vpn]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=574173</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kişisel verilerin siber suçluların hedefinde olduğu günümüzde, güvenilir bir VPN seçmek kullanıcı gizliliğini korumanın en önemli adımlarından bir tanesi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vpn-kullanirken-bilmeniz-gerekenler-574173">VPN kullanırken bilmeniz gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kişisel verilerin siber suçluların hedefinde olduğu günümüzde, güvenilir bir VPN seçmek kullanıcı gizliliğini korumanın en önemli adımlarından bir tanesi. Siber güvenlik şirketi  ESET, doğru VPN sağlayıcısı tercih edilmediğinde ortaya çıkabilecek risklere dikkat çekti,  kullanıcıların güvenle internete bağlanabilmesi için önerilerini paylaştı. </strong></p>
<p>VPN&#8217;ler, yani sanal özel ağlar,  cihaz ve internet arasında şifrelenmiş bir tünel sağlayarak kullanıcı gizliliğini ve güvenliğini artırmak için tasarlanmıştır. İnternet aramaları ve indirmeleri gibi trafiği bir VPN sunucusu üzerinden yönlendirir ve IP adresini etkili bir şekilde maskeler. VPN&#8217;ler, kişisel verilerinizi korumanıza, gizliliğinizi artırmanıza ve diğer senaryoların yanı sıra potansiyel olarak riskli halka açık Wi-Fi üzerinden bağlanırken bile kendinizi güvende tutmanıza yardımcı olabilir.  Konumunuz ve kimliğiniz maskelenerek sizi üçüncü taraf reklam izleyicilerinden ve diğer potansiyel gizlilik ihlali teknolojilerinden korur.  Bazı VPN&#8217;ler gizliliğinizi daha da artırmak için DNS sızıntı koruması gibi özellikler sunar.</p>
<p>Bununla birlikte, belirli VPN&#8217;lerle ilgili farkında olunması gereken potansiyel endişeler de vardır. Bu nedenle kullanmadan önce detaylı araştırma yapılmalıdır. Verilerin bir VPN sunucusu üzerinden seyahat etmesi gerektiğinden internet bağlantınızın yavaşlamasına neden olabilir. Bu yavaşlama VPN&#8217;in sunucu yüküne, sunucuya olan uzaklığına ve VPN hizmetinin kalitesine bağlı olarak değişebilir. Bazı hizmetler, aralarından seçim yapabileceğiniz yalnızca birkaç VPN sunucusu sunabilir, bu da kullanılabilirliği, güvenilirliği ve hizmet kalitesini etkileyebilir. Sınırlı sayıda sunucu aşırı kalabalığa yol açarak düşük hızlara ve sık sık bağlantı kopmalarına neden olabilir.  Tüm sağlayıcılar aynı yüksek kalitede şifreleme ve katma değerli güvenlik hizmetleri sunmaz. Hatta birçoğu etkinliğinizi kaydetmek, verilerinizi üçüncü taraflara satmak veya bilgisayar korsanlığı girişimlerine karşı savunmasız olmak gibi güvenlik ve gizlilik riskleri de getirebilir.</p>
<p><strong>VPN&#8217;de aramanız gerekenler</strong></p>
<p>Gereksinimlerinize uygun bir VPN hizmeti seçerken aşağıdakileri göz önünde bulundurun:</p>
<p><strong>Şifreleme: </strong>AES-256 şifreleme gibi güçlü bir şifreleme algoritması kullanan bir VPN seçmeniz önerilir.</p>
<p><strong>Ücretli ve ücretsiz alternatifler: </strong>Bazı ücretsiz VPN&#8217;ler kişisel bilgilerinizi toplayabilir ve üçüncü taraflara satabilir. Sağladıkları hizmet için bu şekilde ödeme yaparlar. Ayrıca özellikle oyun gibi belirli kullanım durumları için güvenilirlik ve hız veya bant genişliğinin sıfıra kadar olmadığını görebilirsiniz. Ücretli hizmetler genellikle çok yönlü olarak daha iyi kalite sunar. Sınırsız bant genişliği sunan bir hizmet arayın.</p>
<p><strong>Bir VPN&#8217;den daha fazlası: </strong>Güvenilir bir siber güvenlik tedarikçisi tarafından sağlanan ve kimlik koruması (dark web tarama/kredi raporu izleme ve kimlik tehdidi uyarıları), parola yöneticisi, DNS sızıntı koruması ve tabii ki çeşitli dijital tehditlere karşı sağlam koruma gibi katma değerli hizmetler de içerebilen bir VPN kullanmayı düşünün.</p>
<p><strong>Sunucular ve konumlar: </strong>VPN sağlayıcınız ne kadar çok sunucu ve ülke sunarsa ihtiyaçlarınıza uygun olanı seçme konusunda o kadar fazla esnekliğe sahip olursunuz. Coğrafi kısıtlama atlaması, bulunduğunuz yerde kısıtlanmış olabilecek sitelere erişmenize yardımcı olmak için de önemlidir.   </p>
<p><strong>Teknolojiler: </strong>VPN&#8217;ler OpenVPN, WireGuard, IKEv2/IPSec veya SSTP dâhil olmak üzere bir veya birkaç protokolü destekleyebilir. Hız ve güvenlik açısından en iyisi olarak kabul edilen OpenVPN&#8217;i arayın.</p>
<p><strong>Teknik destek:</strong> Bir şeylerin ters gitmesi durumunda teknik desteğin ne kadar iyi olduğunu daha iyi anlamak için çevrimiçi yorumları okuyun.</p>
<p><strong>Gizli günlük kaydı: </strong>Gizlilik konusunda özellikle endişeliyseniz VPN sağlayıcısının internet etkinliğiniz hakkında hangi verileri sakladığını kontrol edin. &#8220;Kayıt tutmama&#8221; politikası olan bir VPN arayın. Sağlayıcının hangi ülkede veya yargı alanında bulunduğunu kontrol etmek de faydalı olabilir. </p>
<p>ESET Small  Business Security, küçük işletmelere ve ailelere içerdiği sınırsız VPN ile kullanıcı dostu koruma sağlıyor. Verilerinizi, cihazlarınızı, sunucularınızı ve çok daha fazlasını koruyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vpn-kullanirken-bilmeniz-gerekenler-574173">VPN kullanırken bilmeniz gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İğne Yaptırmak Orucu Bozar mı? İşte Bilmeniz Gerekenler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/igne-yaptirmak-orucu-bozar-mi-iste-bilmeniz-gerekenler-446074</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Mar 2024 21:10:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilmeniz]]></category>
		<category><![CDATA[bozar]]></category>
		<category><![CDATA[gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[iğne]]></category>
		<category><![CDATA[işte]]></category>
		<category><![CDATA[orucu]]></category>
		<category><![CDATA[yaptırmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=446074</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oruçluyken iğne yaptırmak orucu bozar mı merak ediyor musunuz? İğne ve serumun oruç üzerindeki etkileri, dikkat edilmesi gerekenler burada.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/igne-yaptirmak-orucu-bozar-mi-iste-bilmeniz-gerekenler-446074">İğne Yaptırmak Orucu Bozar mı? İşte Bilmeniz Gerekenler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span>Oruç, İslam dininde önemli bir ibadettir ve belli kurallara göre yerine getirilir. Oruçlu bir kişinin, gün içerisinde herhangi bir şey yiyip içmemesi gerektiği bilinmektedir. Ancak sağlıkla ilgili durumlarda, oruç tutan kişilerin aklına ‘İğne yaptırmak orucu bozar mı?’ sorusu gelebilir. Bu konuda İslam alimleri farklı görüşler sunmuşlardır.</span><br /></b></p>
<p><strong>Orucu Bozmayan İğneler:</strong> Genellikle, besin değeri taşımayan ve vücuda enerji vermek amacıyla yapılmayan iğneler orucu bozmaz. Örneğin, aşılar veya kan testi için yapılan iğneler orucu bozmaz.</p>
<p><strong>Orucu Bozan İğneler:</strong> Eğer iğne, ağız yoluyla alınması gereken bir besin veya ilacın yerine geçiyorsa ve besleyici özelliği varsa, bu tür iğneler orucu bozar. Örneğin, damardan verilen serumlar, besin değeri taşıyan ilaçlar.</p>
<ul>
<li>Glikoz veya besin içerikli serumlar</li>
<li>Besleyici özelliği olan vitamin iğneleri</li>
</ul>
<p><i>Her durumda, oruç tutan kişinin sağlık durumunu öncelikli olarak gözetmesi gerektiği unutulmamalıdır. Sağlık sorunları nedeniyle oruç tutamayacak kişiler, daha sonra telafi edebilirler.</i></p>
<p><b>İğne Yaptırmanın Orucu Bozup Bozmadığına Dair Yanılgılar</b></p>
<p>Oruç, Müslümanların Ramazan ayında tuttuğu, şafak vaktinden güneş batımına kadar yeme, içme ve bir takım fiziksel ihtiyaçların karşılanmasından kaçınmayı içeren ibadettir. Ancak sağlık gereği iğne yaptırma durumu söz konusu olduğunda, bu durumun orucu bozup bozmadığı konusunda çeşitli yanılgılar mevcuttur.</p>
<p><strong>1. Tedavi Amaçlı İğneler:</strong> Tedavi amaçlı yapılan iğneler, orucu bozmaz. Bu, hem ağız yoluyla alınan ilaçlar için hem de kas içi veya deri altı yapılan iğneler için geçerlidir. Ancak, beslenme amaçlı sıvı içeren iğneler orucu bozar.</p>
<p><strong>2. Kan Alma İşlemi:</strong> Kan vermek, orucu bozmaz. Ancak, kişi eğer kan vermekten dolayı kendini çok zayıf hissederse, orucunu bozabilir.</p>
<p><strong>3. Aşılar:</strong> Koruyucu amaçlı yapılan aşıların orucu bozmadığına dair genel bir görüş bulunmaktadır. Bu, vücuda besin maddesi sağlamadığı için orucu bozmadığı yönündedir.</p>
<p>Oruç tutan kişilerin, sağlık durumlarına göre doktor tavsiyesi alarak hareket etmeleri ve oruç ibadetinin ruhuna uygun davranmaları önemlidir.</p>
<p><b>Oruç Tutarken Sağlık Müdahaleleri: İğne ve Serum Gerçekleri</b></p>
<p><strong>Oruç</strong>, belirli bir zaman diliminde yeme, içme ve cinsel ilişkiden kaçınmayı içeren ibadettir. Ancak sağlık sorunları sebebiyle <i>ilaç</i> kullanımı veya <i>tedavi</i> ihtiyacı doğabilir. Bu durumda en çok merak edilen konulardan biri, <u>sağlık müdahalelerinin</u> orucu bozup bozmayacağıdır.</p>
<p><b>İğne ve serum</b> kullanımı, bu konuda sıkça sorulan sorular arasında yer alır. Tedavi amaçlı yapılan enjeksiyonların orucu bozup bozmadığı, uygulamanın türüne göre değişiklik gösterir.</p>
<ul>
<li><strong>Besleyici olmayan iğneler:</strong> Ağrı kesici, antibiyotik gibi besin değeri taşımayan ve beslenme amacı gütmeyen iğneler, genel görüşe göre orucu bozmaz.</li>
<li><strong>Besleyici iğneler:</strong> Besin değeri taşıyan ve kişinin beslenme ihtiyacını karşılamaya yönelik iğneler, orucu bozar.</li>
</ul>
<p>Serum kullanımı da benzer şekilde değerlendirilir. Eğer serum, besin değeri taşıyan ve kişinin beslenme ihtiyacını karşılayan bir içerik ise, bu durum orucu bozar. Ancak, hayati önem taşıyan durumlar ve kişinin sağlığı için zorunlu ise, oruç bozulabilir ve daha sonraki bir zamanda kaza orucu tutulabilir.</p>
<p>Tedavi amaçlı yapılan müdahalelerde niyet önemlidir. Sağlık için zorunlu olan durumlarda yapılan müdahaleler, orucu bozmazken, beslenme amacı güden uygulamalar orucu bozar.</p>
<p><b>Orucunuzu Koruyun: İğne Yaptırırken Dikkat Edilmesi Gerekenler</b></p>
<p>Oruç, manevi temizlik ve disiplin anlamında önemli bir ibadettir. Bu süreçte, dikkat edilmesi gereken bazı kurallar bulunmaktadır. Özellikle <strong>sağlık</strong> sebepleriyle iğne yaptırmak zorunda kalındığında, orucun durumu merak edilen bir konudur. İslam alimlerinin açıklamalarına göre, iğne yaptırmanın orucu bozup bozmadığı iğnenin türüne bağlıdır.</p>
<ul>
<li><b>Besleyici iğneler</b>: Ağız yoluyla alınan gıdalar gibi vücuda besin değeri sağlayan iğneler, orucu bozar. Bu tür iğneler, oruç tutulan günlerde iftar ve sahur arasındaki zaman diliminde yapılmalıdır.</li>
<li><b>Tedavi amaçlı iğneler</b>: Ağrı kesici, antibiyotik gibi tedavi amaçlı iğneler veya deri altına yapılan aşılar, orucu bozmaz. Ancak bu konuda niyetin önemi büyüktür; orucu bozmak niyetiyle yapılan herhangi bir işlem meşru değildir.</li>
</ul>
<p><i>Özetle</i>, iğne yaptırırken orucunuzun durumunu korumak adına, iğnenin amacı ve türüne dikkat etmek önemlidir. Eğer iğne, beslenme amacı taşımıyorsa orucunuzu bozmaz. Sağlıkla ilgili herhangi bir tedavi için doktorunuza danışmanız ve <u>oruç tutmanın sizin sağlığınız için uygun olup olmadığını</u> değerlendirmeniz gerekmektedir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/igne-yaptirmak-orucu-bozar-mi-iste-bilmeniz-gerekenler-446074">İğne Yaptırmak Orucu Bozar mı? İşte Bilmeniz Gerekenler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>IP hırsızlığı hakkında bilmeniz gereken her şey</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ip-hirsizligi-hakkinda-bilmeniz-gereken-her-sey-443870</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2024 21:00:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilmeniz]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[hırsızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[şey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=443870</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnternet Protokol adresi (kısaca IP adresi) bir kişinin kimlik kartına çok benzer bir işlev görür; ağdaki bir bilgisayarı tanımlayan benzersiz bir karakter dizisidir. Her IP benzersizdir ve bilgisayarın genel konumu gibi bazı ilginç bilgileri temsil eder.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ip-hirsizligi-hakkinda-bilmeniz-gereken-her-sey-443870">IP hırsızlığı hakkında bilmeniz gereken her şey</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnternet Protokol adresi (kısaca IP adresi) bir kişinin kimlik kartına çok benzer bir işlev görür; ağdaki bir bilgisayarı tanımlayan benzersiz bir karakter dizisidir. Her IP benzersizdir ve bilgisayarın genel konumu gibi bazı ilginç bilgileri temsil eder. Dijital güvenlik şirketi ESET bir bilgisayarın çevrimiçi kimliği olan IP adresinin neden kaydedilmeye çalışıldığını irdeleyerek kötü niyetli aktörlerin neler yapabileceğini inceledi.</strong></p>
<p>IP hırsızlığı genellikle tıklandığında IP adresinizi kaydeden ve saklayan bir bağlantıdır. Birileri IP&#8217;yi web üzerinde izlemek için başka bir araç kullanabilir ve ağdaki çeşitli web sayfalarıyla etkileşimlerini not edebilir. Bir IP&#8217;nin sağlayabileceği bilgi miktarı oldukça düşük olmasına rağmen, yine de tanımlanabilir bir veri parçasıdır ve eğer biri bunu yapmak için zaman ve kaynak ayırırsa, yasadışı amaçlar için kullanılabilir. Size rastgele bağlantılar gönderen masum kullanıcılar gibi görünse bile çevrimiçi tehditlere karşı dikkatli olarak saldırganlardan bir adım önde olabilirsiniz.</p>
<p><strong>IP adresini kimler neden kaydetmek ister</strong></p>
<p>IP adresinin kaydedilmek istenmesinin birkaç nedeni vardır. Bazı çevrimiçi mağazalar misafirlerini reklamlarla hedeflemeyi daha kolay bulabilir. IP genel bir konum verdiğinden, mağazalar reklamları daha kişisel olacak şekilde özelleştirebilir. Bu aynı zamanda sosyal medya web siteleri tarafından, bağlı bir bağlantıya tıkladığınızda ilgi alanlarınızı kaydetmek için de yapılır. Kullanıcılardan bağlantıları olağandışı göründüğünde yeniden kimlik doğrulaması yapmalarını isteyerek dolandırıcılığı önlemeye de yardımcı olur. </p>
<p>Bir çevrimiçi mağaza veya web sitesi IP adresinizi belirleyebildiği gibi, kötü niyetli aktörler de IP adresinizi ele geçirebilir. Elde edeceği diğer bilgiler ile birlikte farklı amaçlar için IP adresinizi kullanabilir.  </p>
<p><strong>Hedefleme ve izleme </strong> IP adresi, diğer bilgilerle birleştiğinde, bir kişinin veya şirketin kötü niyetli nedenlerle hedeflenmesini kolaylaştırabilir çünkü IP, kişinin yaklaşık coğrafi konumunu ele verir. Ayrıca diyelim ki güvenliği ihlal edilmiş halka açık bir Wi-Fi&#8217;ye bağlandıysa, bir dolandırıcı kullanıcının çevrimiçi etkinliğini bununla izleyebilir.</p>
<p><strong>DDOS saldırıları </strong> Kötü niyetli bir aktör, bir bireyin ya da şirketin IP adresini ele geçirerek, bu adresi sahibinin internet bağlantısını çökertmek için kullanabilir.</p>
<p><strong>Sosyal mühendislik </strong>-Zeki bir dolandırıcı, IP&#8217;yi bir bireyden veya hatta bir şirketten daha fazla bilgi edinme aracı olarak kullanabilir. Bunu muhtemelen başka bir oltalama yöntemi takip edecek veya eşlik edecek ve potansiyel olarak daha büyük bir siber saldırıya dönüşecektir.</p>
<p><strong>IP&#8217;nin kötüye kullanımı </strong> Akıllı bir suçlu, bağlantınızı taklit ederek ve izniniz olmadan yasadışı faaliyetlerde bulunarak IP adresinizi kötüye kullanabilir. Özünde, dolandırıcı IP&#8217;nizi bir VPN gibi kullanmış ve kendi bağlantısını sizinkiyle maskelemiş gibi olur.</p>
<p><strong>IP hırsızlığına karşı nasıl korunulur?</strong></p>
<p>Kullanıcıların  kendilerini korumasının birçok yolu var ancak temel olarak dikkat edilmesi gereken üç temel konu şu şekilde özetlenebilir;</p>
<p><strong>İnternette rastgele bağlantılara asla tıklamayın.</strong> Bunun sık sık tekrarlanması gerekir ve tıkladığınız bağlantı her zaman bir IP yakalayıcı değil kötü amaçlı bir bağlantının başka bir biçimi de olabilir ve bu da kötü amaçlı yazılım bulaşmasına neden olabilir. </p>
<p><strong>VPN kullanın.</strong> Muhtemelen kendinizi korumanın en iyi yolu, trafiğinizi diğer düğümler üzerinden yönlendirerek kendi adresinizi maskeleyen, IP&#8217;nizi ve konumunuzu gizleyen premium bir VPN hizmeti kullanmaktır. Ücretsiz VPN hizmetlerinden uzak durmanızı öneriyoruz çünkü bu hizmetler kötü amaçlı yazılım içerme, zayıf güvenlik koruması nedeniyle bir güvenlik tehlikesine yol açma veya kişinin verilerinin kaydedilip üçüncü taraf reklamcılara satarak kişinin gizliliğine zarar verme olasılığı nedeniyle risklidir.</p>
<p><strong>Güvenlik duvarınızı güvence altına alın.</strong> Yönlendiriciniz ve diğer cihazlarınız için güçlü parolalar belirleyin ayrıca internet ile aranızda koruyucu bir bariyer oluşturmak için güvenlik duvarı korumanızı geliştirebilecek çözümler kullanın.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ip-hirsizligi-hakkinda-bilmeniz-gereken-her-sey-443870">IP hırsızlığı hakkında bilmeniz gereken her şey</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Geniz Eti İle İlgili Bilmeniz Gerekenler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-geniz-eti-ile-ilgili-bilmeniz-gerekenler-424583</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Nov 2023 08:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilmeniz]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[eti]]></category>
		<category><![CDATA[geniz]]></category>
		<category><![CDATA[gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424583</guid>

					<description><![CDATA[<p> Nefes alma zorluğuna neden olan geniz eti problemi, özellikle çocuklarda gelişme geriliğinden konsantrasyon bozukluğuna kadar önemli sorunlara yol açabiliyor. Üzüm salkımına benzetilen geniz eti dokusu, bağışıklık sisteminin bir parçası olarak tanımlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-geniz-eti-ile-ilgili-bilmeniz-gerekenler-424583">Çocuklarda Geniz Eti İle İlgili Bilmeniz Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÇOCUKLARDA GENİZ ETİ İLE İLGİLİ BİLMENİZ GEREKENLER</strong></p>
<p><strong> </strong>Nefes alma zorluğuna neden olan geniz eti problemi, özellikle çocuklarda gelişme geriliğinden konsantrasyon bozukluğuna kadar önemli sorunlara yol açabiliyor. Üzüm salkımına benzetilen geniz eti dokusu, bağışıklık sisteminin bir parçası olarak tanımlanıyor. Ancak geniz etinin büyümesi çeşitli sorunlara yol açarak hastanın hayatını olumsuz etkileyebiliyor. Gece ağzı açık uyuma, horlama veya uyku apnesi gibi sorunların nedeni geniz eti büyümesi olabiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Ömer Çelikal, geniz eti ile ilgili bilgi verdi. </p>
<p><strong>Geniz eti büyümesi çocuğun yaşam kalitesini bozuyor</strong></p>
<p>Geniz eti yani adenoid, burun boşluğunun arkasında, geniz bölgesinde bulunan bağışıklık sisteminin önemli elemanlarından biri olarak bilinen lenfositlerin görev aldığı özel bir dokudur. Üzüm salkımına benzeyen doku immün yani bağışıklık sisteminin bir parçasıdır ve geniz etinin varlığı anormal bir durum olmamaktadır. Geniz eti, çeşitli koşullarda büyüme gösterebilmektedir. Geniz etindeki büyümeler hastanın yaşam konforunu bozmakta ve çeşitli hastalıklara neden olabilmektedir. Geniz bölgesindeki tıkanmaların nedenleri araştırılmalıdır. Geniz eti büyümelerinde hastanın uzmana danışıp altta yatan durum belirlenerek tedavi uygulanması gerekmektedir. </p>
<p><strong>Geniz eti çocukta uykudayken nefes durmasına yol açabilir </strong></p>
<p>Geniz eti yani adenoid, çocukluk döneminde herkeste bulunmaktadır. Bu adenoid yani geniz eti dokusunun çok büyüyüp burundaki hava geçişini tıkayacak duruma gelmesi problemlerin başlıca kaynağını oluşturmaktadır. Geniz eti normalden büyük olduğunda hastada ağzı açık uyuma, horlama veya uykuda nefes durması şikayetleri var ise şüphelenmek gerekmektedir. Bu gibi durumlarda uzmana başvurmak hastanın hayat kalitesinin etkilenmemesi için önemlidir. </p>
<p>Çocukluk döneminde herkeste bulunan ve bağışıklık sisteminin bir parçası olan geniz eti yani adenoid, çoğunlukla üst solunum yolu enfeksiyonları sonrasında mikroorganizmalara bağışıklık yanıtı olarak veya alerjik rinitlere bağlı olarak büyüme gösterebilmektedir. Geniz eti büyümesi bir takım sıkıntılara yol açabilmektedir. </p>
<ul>
<li><strong>Soluk almada zorluk:</strong> Geniz etinin aşırı büyümesi, burundan gelen hava yolunu tıkayarak nefes borusuna ulaşımı zorlaştırmaktadır. Bu nedenle çocuklar ağızları açık uyumaktadır. Yemek yerken zorlanma yaşanması da bu nedenle olabilmektedir. Geniz eti büyümesi çocukların yaşam kalitesini düşürebilmektedir. </li>
<li><strong>Uyku bozuklukları:</strong> Geniz etinin büyümesi soluk almayı zorlaştırdığı için çocuklarda ciddi huzursuzluğa yol açabilmektedir. Uyku sırasında nefes alamayan çocuk sık sık uyanmakta, aşırı terleme ve altını ıslatma gibi sıkıntılar yaşayabilmektedir. Gündüzleri ise uyku hali veya hiperaktivite söz konusu olmaktadır. Dikkat dağınıklığı, odaklanma güçlüğü, öğrenme sürecinde zorlanma gibi sorunlar da ortaya çıkabilmektedir. Bazı çocuklarda uyku sırasında solunum durması olarak bilinen uyku apnesi de görülebilmektedir. </li>
<li><strong>İştahsızlık:</strong> Geniz etinin aşırı büyümesine bağlı olarak gelişen sıkıntılardan biri de iştahsızlık olarak bilinmektedir. Uyku düzeni bozulan, ağzı açık uyuyan ve nefes almaya çalışan çocukta iştahsızlık görülebilmektedir. </li>
<li><strong>Büyüme geriliği:</strong> Büyüme hormonu salgısı büyük oranda uyku esnasında gerçekleşmektedir. Geniz eti sıkıntısı yaşayan çocuklarda görülen uyku bozukluklarından dolayı salgılanan büyüme hormonu seviyesi de düşmektedir. Bu nedenle geniz eti büyümesi yaşayan çocuklarda büyüme geriliği gözlemlenebilmektedir.</li>
<li><strong>Diş yapısında ve çene kemiklerinde bozukluklar:</strong> Geniz etinin aşırı büyümesiyle çocuklarda burun tıkanıklığı görülmektedir. Bu durum, çocukları ağızdan nefes almaya mecbur bırakmaktadır. Uzun bir süre ağızdan nefes alındığı takdirde üst çenede daralma gibi gelişimsel bozukluklar meydana gelebilmektedir. </li>
<li><strong>Sinüzit:</strong> Geniz eti büyümesiyle kronik sünizit hastalığı ortaya çıkabilmektedir. Sinüzit ilaç tedavisiyle kısmen iyileşebilir ancak en ufak bir soğuk algınlığı veya yorgunlukta hastalık nüks edebilmekte yani tekrarlayabilmektedir. </li>
<li><strong>Orta kulak hastalıkları:</strong> Geniz boşluğu, orta kulağa açılan östaki kanallarına ev sahipliği yapmaktadır. Geniz etinin büyümesiyle östaki kanallarında tıkanma meydana gelebilir. Hatta geniz etindeki mikroplar orta kulağa aksederek enfeksiyona yol açabilir.  </li>
</ul>
<p><strong>Vakit kaybetmeden doktora başvurun</strong></p>
<p>Ağzı açık uyuma horlama uykuda nefes durması(apne) şikayetleri yaşayan hastalarda geniz etinden şüphelenmek gerekmektedir. Tanısını 2 yöntemle koyulabilmektedir. Fiberoptik kameralarla burun deliklerinden girilip geniz bölgesine bakılarak ya da kafa yan grafisi çekilerek geniz eti büyüklüğü tanısı konabilir. Tanının ardından tedavi yöntemlerine başlanmaktadır. Ağzı açık uyuma veya horlama sorunu olan çocuklarda yapılan muayene sonucu, geniz eti büyüklüğü saptanırsa, ilaçla tedavinin yetersiz geldiği noktada genel anestezi altında ameliyat önerilmektedir.</p>
<p>Ağzı açık uyuma horlama uykuda apnesi olan çocuklarda yapılan fiberoptik muayenede yani burun içi yapılar, geniz veya yemek borusunun içini görüntüleyebilen bir muayene ile ya da çekilen grafide geniz eti büyüklüğü saptanırsa ameliyat edilmektedir.<strong> </strong></p>
<p><strong>Modern cerrahi teknikler uygulanıyor</strong></p>
<p>Geniz eti ameliyatı, ilaç tedavilerinin yetersiz olduğu durumlarda yapılmaktadır. Bezede büyüme belirtileri görülmesi durumunda uzmanlar ameliyat önerebilmektedir. Geniz eti ameliyatı genel anestezi altından yapılmaktadır. Ağız içerisinden özel küretler yardımıyla adenoid doku kürete edilmektedir. Geniz eti ameliyatı için deride herhangi bir kesiye ihtiyaç duyulmamaktadır. İşlem uzun sürmemekte, 20-30 dakika içinde tamamlanmaktadır. Ameliyat sonrası düzenli kontrollere devam etmek geniz etinin durumunun kontrolü için önemlidir. Hasta geniz eti ameliyatından çıktıktan sonra, iyileşme süresi yaklaşık 1 ya da 2 gündür. Çocuklarda bademcik ameliyatlarının iyileşme süresi ortalama 3- 5 gün, yetişkinlerde ise bu süre 10 güne kadar çıkabilmektedir. Geniz eti ameliyatı kolay ve kısa sürede iyileşme sağlanabilen bir ameliyat olmaktadır. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-geniz-eti-ile-ilgili-bilmeniz-gerekenler-424583">Çocuklarda Geniz Eti İle İlgili Bilmeniz Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz Sık Hastalanıyorsa Bilmeniz Gereken 17 Gerçek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-sik-hastalaniyorsa-bilmeniz-gereken-17-gercek-405956</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Sep 2023 08:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilmeniz]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuz]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalanıyorsa]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405956</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk hastalıkları polikliniklerine başvuruların en sık sebeplerinden biri de ebeveynlerin, çocuklarının sık hastalandığından endişe etmesi oluyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-sik-hastalaniyorsa-bilmeniz-gereken-17-gercek-405956">Çocuğunuz Sık Hastalanıyorsa Bilmeniz Gereken 17 Gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk hastalıkları polikliniklerine başvuruların en sık sebeplerinden biri de ebeveynlerin, çocuklarının sık hastalandığından endişe etmesi oluyor. Çok sık hastalanma durumu aileleri kaygılandırıyor ancak aslında bu çocukların yarısı tamamen sağlıklı olarak kabul ediliyor. Oldukça küçük bir oranda, immün (bağışıklık) yetmezlik ya da kronik hastalık bulunuyor. Çocuklarının sık hastalandığı düşüncesi ile doktora başvuran ailelerin çocuk hastalıkları konusunda bilinçli olması önem taşıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Anıl Doğan Bektaş, sık hastalanan çocuklara yaklaşım ile ilgili önemli bilgiler paylaştı. </p>
<p> </p>
<p><strong>Çocuk yılda 10-12 kez ÜSYE geçirebilir </strong></p>
<p>Çoğunlukla 5 yaşın altında, kreşe veya okula giden ya da kreş veya okula giden kardeşi olan çocuklarda, üst solunum yolu enfeksiyonları yılda 10-12 kez geçirilebilir. Bir üst solunum yolu enfeksiyonunun da ortalama 7-15 gün arası sürdüğü düşünüldüğünde,  bu çocuklar yılın yarısını hasta şekilde geçirebilmektedirler. Bu, sık hastalanma olarak kabul edilmemelidir. </p>
<p> </p>
<p><strong>Bağışıklık yetmezliği araştırılmalıdır</strong></p>
<p>Yılda 2-3 defadan fazla ağır enfeksiyon, 3’ten fazla otit, sinüzit, bronşiolit, bronşit gibi enfeksiyonlar, sık karşılaşılan enfeksiyon etkenleri dışındaki etkenlerle enfekte olmak, iki aydan daha uzun süreli antibiyotik kullanımı, beklenmeyen bir komplikasyon gelişen, çoğunlukla ayaktan ve ağızdan tedavi yeterli olmayan hastalarda bağışıklık yetmezliği araştırılmalıdır.</p>
<p> </p>
<p><strong>Sık hastalanan çocuklarla ilgili bilmeniz gerekenler</strong></p>
<ol>
<li>Kreş ve anaokuluna giden çocukların özellikle ilk iki yılda enfeksiyon geçirme sıklığı oldukça yüksektir.</li>
<li>Pasif sigara içiciliği de üst solunum yolu enfeksiyon riskini artırmaktadır.</li>
<li>5 yaş altı çocuklar sonbahar-kış sezonunda 5-6 defa üst solunum yolu enfeksiyonu geçirebilirler.</li>
<li>Sağlıklı çocuklar, yaşamlarının ilk 3 yılında genellikle 1 pnömoni (zatürre) ve 2 otitis media (orta kulak enfeksiyonu) dışında ciddi bir enfeksiyon geçirmezler, tedaviye yanıtları iyidir ve büyüme gelişmeleri normal olarak izlenmektedir.</li>
<li>Tekrarlayan enfeksiyonları olan çocukların %30 kadarının altta yatan alerjik yapıları vardır, bu nedenle kronikleşmiş alerjik rinit (saman nezlesi) olan çocuklar yanlışlıkla sık tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonu tanısı alabilmektedir.</li>
<li>Ancak alerjik alt yapısı olan çocuklar otit, sinüzit ile dirençli ve uzun süreli üst solunum yolu enfeksiyonlarına daha yatkındır, bu çocukların da büyüme ve gelişmeleri normaldir. </li>
<li>Bu çocuklarda alerjik alt yapılı çocuklara özgü yüz görünümleri (burunda sürekli ellerle burnu silmeye bağlı yatay çizgi vb.) olabilir.</li>
<li>Alerjik alt yapısı olan çocuklarda kanda IgE düzeyleri yüksek saptanabilir, genellikle ailede de alerjik yatkınlık mevcuttur.</li>
<li>Alerjik yatkınlığı olan çocuklarda bağışıklık yetmezliği alerji ile birlikte görülebilir.</li>
<li>Sık hastalanan çocukların %10’unda kronik bir hastalık da vardır ve bu çocukların aynı zamanda büyüme gelişmeleri de yaşıtlarına kıyasla geride kalmıştır.</li>
<li>Bağışıklık (immün) yetmezliği olan çocuklar, sık hastalanan çocukların yaklaşık %10’unu oluşturur. Bu çocuklarda büyüme gelişme geriliği, ailede bağışıklık yetmezliği olan birey varlığı, erken kardeş ölümü, tedaviye dirençli ve genellikle hastane yatışı gerektiren enfeksiyonlar geçirme sık karşılaşılmayan enfeksiyon etkenleri ile sık hastalanma, kronik ishal, sık tekrarlayan apseler, iyileşmeyen cilt yaraları, yaygın cilt lezyonları, lösemi ve lenfoma gibi kanser türleri nedeniyle bağışıklığı baskılanmış çocuklar olabilir.</li>
<li>Sık hastalanma şikayeti olan çocuklarda detaylı bir öykü ve fizik muayene, bunun gerçekten sık hastalanma mı yoksa normal bir durum mu olduğunun ayırt edilmesinde en kıymetli tanı aracıdır.</li>
<li>Hastalanma yaşı, sıklığı, hangi bölgede geçirilen enfeksiyon olduğu gibi detaylar hem etkenin belirlenmesinde hem de gerçekten bağışıklık sorunu olup olmadığının saptanmasında çok önemli bir yer tutmaktadır.</li>
<li>Çocuğu değerlendiren pediatri hekimi, gerekli tetkikleri istedikten sonra hastada bağışıklık hücrelerinin yaşa göre normal sınırlarda olup olmadığını, anemi veya alerjik yatkınlığı olup olmadığını inceler. Sonrasında ise gerekli görülen çocuklarda ileri inceleme kararını verir.</li>
<li>Çocuklarda enfeksiyon sıklığını azaltabilmek ve geçirilen enfeksiyonların daha kolay atlatılmasını sağlayabilmek için, çocukları mümkün oldukça havasız ve kalabalık ortamlardan korumalı, pasif sigara içiciliğinden uzak tutmalı, dengeli beslenme ve yeterli uyku uyuduklarına dikkat edilmeli, alerjik yatkınlığı olan çocuklarda alerjenlerden mümkün oldukça kaçınılmalıdır.</li>
<li>Bağışıklık yetmezliği olan çocuklarda da tanının zaman kaybedilmeden konulması ve bu çocukların özellikle ağır enfeksiyonlara karşı korunması çok önemlidir.</li>
<li>Çocuklar paketli gıdalardan uzak tutulmalı, hareketsiz yaşamdan uzak tutulmalı, uygun psikolojik ortam sağlanmalı ve sık antibiyotik kullanımından kaçınılmalıdır.</li>
</ol>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-sik-hastalaniyorsa-bilmeniz-gereken-17-gercek-405956">Çocuğunuz Sık Hastalanıyorsa Bilmeniz Gereken 17 Gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp Sağlığını İçin Bilmeniz Gereken 9 Önemli Nokta!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalp-sagligini-icin-bilmeniz-gereken-9-onemli-nokta-364656</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 09:12:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilmeniz]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[nokta]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=364656</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve yanlış yaşam alışkanlıkları nedeniyle kalp hastalarının sayısı son yıllarda giderek artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalp-sagligini-icin-bilmeniz-gereken-9-onemli-nokta-364656">Kalp Sağlığını İçin Bilmeniz Gereken 9 Önemli Nokta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve yanlış yaşam alışkanlıkları nedeniyle kalp hastalarının sayısı son yıllarda giderek artıyor. Gerek dünyada gerekse ülkemizde ölüme yol açan hastalıklar arasında ilk sırada yer alan kalp ve damar hastalıkları geçmişte ‘ileri yaş’ hastalığı olarak görülürken, günümüzde ise artık 30 yaşın altında da kalp krizlerine sıkça rastlanıyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut</strong> “Kalp hastalıkları bütün dünyada pandeminin sürekli hali olarak tanımlanan endemiye dönüşmüştür. Kalp hastalıklarının üçte biri de sinsice seyrettiğinden, doğrudan kalp krizi olarak kendini gösterebilir. Bu nedenle ailesel yatkınlığı olan, sağlıksız yaşam alışkanlıklarına sahip kişilerin ve kronik hastalığı olanların gizli kalp açısından muayene ve tetkiklerinin yapılması hayati önem taşımaktadır” diyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut <strong>10-16 Nisan Kalp Sağlığı Haftası</strong> kapsamında yaptığı açıklamada kalp sağlığı için mutlaka bilinmesi gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>Sağlıklı yaşam tarzı, ilaçlardan daha etkili! </strong></p>
<p>Kalp hastalıklarını önlemede sağlıklı yaşam tarzının ilaçlardan daha etkili olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Karabulut “Kalp hastalıkları kronik yani uzun süreli hastalıklardır. Bu nedenle ana hedef hastalığın önlenmesi olmalıdır. İlaç tedavisi hastalık tanısı konan kişilere uygulanmaktadır. Hastalığın önlenmesi sağlıklı yaşam tarzı ile mümkündür. Düzenli egzersiz, ideal kilo, Akdeniz tipi beslenme, tütün ve alkolden uzaklaşma, kaliteli uyku ve stres yükünü azaltma ile kalp hastalıkları gelişme riskinde belirgin azalma sağlanabilir” diyor. </p>
<p><strong>Beslenme tarzınıza dikkat!</strong></p>
<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, Akdeniz tipi beslenmenin, dünyada kabul görmüş en sağlıklı beslenme şekli olduğuna dikkat çekerek şu önerilerde bulunuyor: “Kalp sağlığı açısından; sakatat ve işlenmiş et ürünleri, beyaz unlu mamüller, hazır şekerlemeler, şekerli ve gazlı içecekler, nanoteknolojik hazır gıdalar, kızartmalar ve aşırı tuz tüketiminden uzak durulmalıdır. Akdeniz tipi beslenmeye yani bolca sebze, yeterli miktarda meyve, ceviz, zeytin, kararında zeytinyağı, esmer tam tahıllı ekmek ve taze yağlı deniz balıkları tüketmeye özen gösterilmelidir. Günlük yumurta tüketimi bir adet haşlanmış şekilde olmalıdır. Hekimin onayı ile kalp sağlığı için yeterli miktarda güneş vitamini olan D vitamini ve B9 olarak bilinen folik asit alınmalıdır.”</p>
<p><strong>Ailenizde 50 yaş altı kalp hastası varsa!</strong></p>
<p>Kalp hastalıkları ailesel geçiş gösterirken, özellikle birinci derece akrabalarda 50 yaş öncesi gözlenen kalp krizi ailesel yatkınlığa işaret ediyor. Annede 65 yaş, babada ise 55 yaş öncesi ortaya çıkan kalp hastalıkları çocuklar için genetik risk oluşturuyor. </p>
<p><strong>Kan sulandırıcı ilaç kullanımında bu hataya düşmeyin!</strong></p>
<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, kan sulandırıcı ilaç kullanımına yönelik toplumda yanlış bir düşüncenin olduğunu belirterek şu sözlerle uyarıyor: “Kan sulandırıcı tedavi damar sertliği olan, kalp krizi ya da felç geçiren herkese ömür boyu önerilir. Kan sulandırıcı tedavinin faydaları kalp hastalığı olmayan kişilerin de kan sulandırıcı almasına yol açmıştır. Öyle ki; ‘40 yaşın üzerine gelen aspirin kullansın’ sözü şehir efsanesine dönüşmüştür. Ancak bilimsel verilere göre; kalp hastalığı olmayan kişilerde koruma amaçlı verilen aspirin uzun vadede kanama riskini artırırken, kalp hastalığı için de belirgin ek bir fayda sağlamamaktadır. Bu nedenle kalp ve damar hastalığı olmayan orta yaş ve ileri yaştaki kişilere koruma amaçlı kan sulandırıcı tedavi önermiyoruz. Mutlaka hekime başvurarak, gerekli tetkiklerin yapılmasının ardından, hekimin gerekli görmesi durumunda kan sulandırıcı kullanılmalıdır.”</p>
<p><strong>Sigara ve alkolden uzak durun!</strong></p>
<p>Bilimsel çalışmalar; sigara, nargile, elektronik sigara gibi tütün ve tütün ürünleri ile alkol kullanımının kalp ve damar hastalığına ciddi şekilde davetiye çıkardığını ortaya koyuyor. Çalışmalara göre; bu zararlı maddelerin kullanımı nedeniyle hem kalp hastalıkları erken yaşlarda ortaya çıkıyor hem de damarlarda tıkanma daha hızlı oluyor, kalp krizi ve felç riski artıyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Kronik hastalığı olanlar dikkat!</strong></p>
<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, kronik hastalıkların da kalp ve damar hastalığını daha erken yaşlarda ortaya çıkardığını belirterek “Hipertansiyon, diyabet ve kolesterol üçlüsü kalp hastalıkları ile doğrudan ilişki içindedir. Tansiyonu kontrol altında olan, kan şeker ve kolesterol dengesi iyi sağlanan kişilerde kalp krizi riski azalır” diyor. </p>
<p><strong>Çocuk yaşlara indi!</strong></p>
<p>Geçmişte 40 yaşın altındaki kişilerde nadir görülen kalp hastalıkları artık 30’lu yaşlarda karşımıza kalp krizi olarak çıkıyor. Gençlerde hatta çocuklarda kalp krizine bağlı ölümcül ritim bozuklukları daha sık görülüyor.</p>
<p><strong>Covid-19 sonrası kalp hastalıkları arttı!</strong></p>
<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, Covid-19 sonrası kalp hastalıklarının daha sık görüldüğünü belirterek şu bilgileri veriyor: “Covid-19 doğrudan damarlara etki ederek pıhtı oluşumunu artırıyor. Yapılan araştırmalara göre; Covid aşıları sonrası da benzer bulgular gözlenmiştir. Covid-19 enfeksiyonu geçiren kişilerde sonraki 1 yıl içerisinde kalp krizi riski daha yüksek olmaktadır. Aşı olan kişilerde özellikle erken dönemde miyokardit (kalp kasının iltihaplanması) gibi kalp ile ilgili yan etkiler daha sık gözlenmiştir. Bu nedenle özellikle Covid-19 enfeksiyonu geçirenlerin ve Covid-19 aşısı olanların ilk bir yıl içerisinde kalp muayenelerini mutlaka olmaları gerekir.” Prof. Dr. Ahmet Karabulut, Covid-19 enfeksiyonunun gizli seyreden kalp hastalıklarını da açığa çıkarabildiğini belirterek “Kalp hastalığı için ailesel riski olanlar, sağlıksız yaşayanlar, kronik hastalıkları olan kişiler Covid-19 enfeksiyonu ya da aşısı sonrası düzenli takip altında olmalıdır.” diyor.</p>
<p><strong>Bitkisel tedavi kalp hastalığını durdurup yok etmez!</strong></p>
<p>Vegan beslenen kişilerde kalp hastalıkları daha az görülüyor. Ancak toplumda, ilaç kullanmak istemeyenlerin bitkisel takviyelere yönelmesi gibi bir yanlışa düşülüyor. Zira vegan tipi beslenme ile bitkisel tedavinin aynı şeyler olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Karabulut, aksine modern ilaç tedavisi yerine bitkisel ilaçlar almanın kalp hastalığının daha da ilerlemesine yol açabileceğini söylüyor. Bu nedenle kalp hastalığı olan kişilerde hekimin önermesi durumunda diyet, ilaç tedavisi ve takviye gıda desteğinin bir bütünlük içerisinde yapılması gerekiyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalp-sagligini-icin-bilmeniz-gereken-9-onemli-nokta-364656">Kalp Sağlığını İçin Bilmeniz Gereken 9 Önemli Nokta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
