<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bilinmeyen | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/bilinmeyen/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bilinmeyen</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 20 Sep 2025 11:12:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>bilinmeyen | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bilinmeyen</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dünyayı etkileyen Güneş patlamalarının bilinmeyen yönleri bu araştırma ile aydınlatılacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyayi-etkileyen-gunes-patlamalarinin-bilinmeyen-yonleri-bu-arastirma-ile-aydinlatilacak-449249</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Apr 2024 09:54:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[aydınlatılacak]]></category>
		<category><![CDATA[bilinmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[dünyayı]]></category>
		<category><![CDATA[etkileyen]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[patlamalarının]]></category>
		<category><![CDATA[yönleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=449249</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Gözlemevi Müdürü Doç. Dr. Hasan Ali Dal’ın yürütücülüğünü yaptığı “Farklı Kütlelerden Manyetik Aktif Yıldızların Flare Doyum (Saturasyon) Seviyesinin, Yıldız Evrim Sürecinde Dönme Dönemine Göre Değişimi” isimli proje TÜBİTAK- ARDEB 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyayi-etkileyen-gunes-patlamalarinin-bilinmeyen-yonleri-bu-arastirma-ile-aydinlatilacak-449249">Dünyayı etkileyen Güneş patlamalarının bilinmeyen yönleri bu araştırma ile aydınlatılacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Ege Üniversitesi (EÜ) Gözlemevi Müdürü Doç. Dr. Hasan Ali Dal’ın yürütücülüğünü yaptığı “Farklı Kütlelerden Manyetik Aktif Yıldızların Flare Doyum (Saturasyon) Seviyesinin, Yıldız Evrim Sürecinde Dönme Dönemine Göre Değişimi” isimli proje TÜBİTAK- ARDEB 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu. </span></p>
<p><span>‘Türkiye Yüzyılı’nda, Türk Uzay Bilim Misyonuna katkı sunacak önemli bir araştırmayı yürüten bilim ekibini makamında ağırlayarak tebrik eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak,</span> <span>Ege Üniversitesinin; tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, bir araştırma üniversitesi olduğunu ve TÜBİTAK’ın farklı programlarında liderliğini sürdürdüğünü vurguladı. Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemizde bir kültüre dönüştürerek sürdürülebilir hale getirdiğimiz araştırma ve bilim üretme ekosistemimiz meyvelerini vermeye devam ediyor. Hocalarımız, genç araştırmacılarla birlikte önemli araştırmalar yürütüyorlar. Ülkemizi bilim ve teknolojide daha ileri seviyeye taşımak amacıyla sürdürülen bu çalışmalarımız TÜBİTAK başta olmak üzere hem ulusal hem de uluslararası değerlendirme ve fonlama kuruluşları tarafından destek görüyorlar. Dünyayı etkileyen Güneş patlamalarının gizli kalan birçok yönünü aydınlatacak önemli bir çalışmayı yürüten proje ekibimizi tebrik ediyorum” dedi.</span></p>
<p><b><span>     “Güneş patlamaları dünyanın farklı bölgelerinde sorunlara neden oldu”</span></b></p>
<p><span>Projenin içeriği ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. Hasan Ali Dal, “Son 2 yıl içerisinde Güneş’te meydana gelen patlamalar dünyanın çeşitli bölgelerinde sorunlara neden olmuştur. Bu patlamalar, Güneş manyetik aktivitesi ile ilgili olup, Güneş yüzey ve atmosferindeki manyetik alanın ortamdaki plazma ile etkileşiminden kaynaklanmaktadır. Bir kaç saat boyunca devam eden orta şiddette bir patlamada bile sadece bir saniyede salınan enerji, tüm dünyanın bir hafta boyunca kullandığı enerjiye eşittir. Güneş’te bu türden patlamaların şiddeti, zaman zaman çok aşırı düzeylere çıkabilmektedir. Gerçekten 2023 yılı Kasım ayı başlarında yaşanan bir patlama, 5 ve 6 Kasım sabahlarında ülkemizin kuzey bölgelerinde, ülkemizden görülmesi neredeyse imkânsız olan ‘Kuzey Işıkları’nın görülmesine neden olmuştur. Ülkemizde oldukça renkli bir doğa olayı olarak izlenen bu süreç, aslında Dünya’nın kendi manyetik alanında tedirginliklere neden olmuş, Brezilya ve çevre ülkelerde 2 hafta boyunca tüm internet ve radyo televizyon yayınları sekteye uğramıştır. Jeoloji ve jeofizik çalışmaları, dünya tarihinde son 20 bin yıl içerisinde ekosistemde 6 büyük yok oluşun gerçekleştiğini ifade ederken bu yok oluşların nedenleri hakkında bir bulgu ortaya koyamamıştı. Oysa günümüzde ağaç halkalarının genişlikleri ve buzullardaki karbon 14 bolluk değişimleri karşılaştırıldığında tüm bu yok oluşta Güneş’in yüzeyinde gerçekleşen patlamaların neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Burada en büyük soru, böyle bir patlama bir kez daha yaşanır mı sorusudur? 2023 yılı Kasım ayı başlarında yaşanan patlama, son 20 bin yıl içerisindeki patlamalarla karşılaştırılamayacak denli küçük kalmaktadır” diye konuştu. </span></p>
<p><b><span>“Güneş patlamalarının sayısı her 11 yılda artıp azalmaktadır”</span></b></p>
<p><span>Güneş’in aktivitesinin iyi bilinen bir süreç olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Hasan Ali Dal, “Astrofizikçiler olarak bizler,  Güneş manyetik aktivitesinin 11 yıllık bir çevrimsel davranışa sahip olduğunu biliyoruz. Güneş’te ortaya çıkan patlamaların sayısı ve şiddeti her 11 yılda artıp azalmaktadır. Ancak, 2018 yılında Fen Bilimleri Doktora öğrencimiz Ezgi Yoldaş ile birlikte Ege Üniversitesi Gözlemevinde yürütmeye başladığımız ‘OPEA Modeli ile Güneş Aktivitesi X-Işın Flare Davranışı’nın Belirlenmesi’ başlıklı doktora tez çalışmasında ortaya çıkan bulgular, son iki yıldır yaşanan Güneş patlamalarına ışık tutarken; karanlıkta kalan bazı soruların cevabının bulunabilmesi adına sistemli bir ikinci çalışmanın yapılması gündeme getirmiştir. Bu konuda öğrencimizin hazırladığı ve doğrudan yürütücülüğünü yaptığı ‘Güneşte Görülen Plateau Parametresinin Zamanla Değişmesinin Aktif Tek Yıldız V1005 Ori ile Test Edilmesi’ başlıklı bir ön çalışma TÜBİTAK ARDEB 1002 B Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye karar verilmiştir. Bu çalışmanın da sonuçları asıl araştırma için zemin hazırlamış ve TÜBİTAK- ARDEB 1001 kapsamında  ‘Farklı Kütlelerden Manyetik Aktif Yıldızların Flare Doyum (Saturasyon) Seviyesinin, Yıldız Evrim Sürecinde Dönme Dönemine Göre Değişimi’ başlıklı bir proje için destek başvurusunda bulunulmuş ve proje önerisi 1 milyon 650 bin TL’lik bütçesi ile desteklenmesine karar verilmiştir” dedi. </span></p>
<p><b><span>“Uzay Havası’nın tahmininde ülkemizin önde gelen kurumuyuz”</span></b></p>
<p><span>Doç. Dr. Hasan Ali Dal, “Gerek yürüttüğümüz doktora tezi, gerekse doktora öğrencimizin yürütücülüğünü yaptığı TÜBİTAK ARDEB 1002B projesi ve asıl kapsamlı çalışmanın yapılacağı TÜBİTAK ARDEB 1001 projesi ile Dünya’yı etkileyen Güneş patlamalarının gizli kalan birçok yönü aydınlatılacaktır. Güneş üzerine yürüttüğümüz bu çalışmalar, Milli Uzay Programı Hedefleri kapsamında ‘Uzay Havası’nın takibi ve belirlenmesi açısından son derece önemlidir. Bizler her ne kadar Güneş aktivitesinin davranışını bilsek de zamanla ortaya çıkan ve hiç beklenmedik anlık aşırı şiddetli patlamaların nedenleri hakkında neredeyse hiçbir bilgi sahibi değiliz. Bunu daha iyi anlamak için şöyle basit bir benzetme yapabiliriz. Bilindiği gibi gezegenimizde dört mevsim vardır. Yaz ayları oldukça sıcak, kış ayları soğuk, bahar ayları ise ara geçiş dönemlerdir. Biz takvimsel olarak ne zaman hava sıcak olacak ne zaman soğuyacak kabaca biliriz. Güneş’te de patlamalar ne zaman artacak ve ne zaman azalacağını biliyoruz. Ancak bazen kışlar öylesine soğuk ve yağışlı geçer ki hiç beklenmedik fırtınalar yaşanabilir. Bunun gibi Güneş’te de benzer bir olay yaşanabiliyor. Mevsimler hakkında az çok ön bir varsayımda bulunulabilirken, Güneş’te hiç bir öngörü yapılamıyor. İşte bizim yapmaya çalıştığımız, Ege Üniversitesi ve Ege Üniversitesi Gözlemevi gibi birikim ve sağlam altyapıya sahip bir araştırma ortamında bu bilinmezliği ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Üniversitemiz, Milli Uzay Programı hedeflerinden ‘Uzay Havası’nın anlaşılması ve tahmini konusunda ülkemizde en önde gelen kurumdur” diye konuştu. </span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyayi-etkileyen-gunes-patlamalarinin-bilinmeyen-yonleri-bu-arastirma-ile-aydinlatilacak-449249">Dünyayı etkileyen Güneş patlamalarının bilinmeyen yönleri bu araştırma ile aydınlatılacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dermoid Kistlerin Çok Bilinmeyen 3 Belirtisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dermoid-kistlerin-cok-bilinmeyen-3-belirtisi-422531</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Nov 2023 08:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirtisi]]></category>
		<category><![CDATA[bilinmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[dermoid]]></category>
		<category><![CDATA[kistlerin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=422531</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dermoid kistler, derinin altında ya da vücut içinde küçük şişlikler şeklinde ortaya çıkıyor. Genellikle kanserli olmayan bu hücreler eğer vücut içindeyse başka bir organa baskı yaparak çeşitli sorunlara yol açıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dermoid-kistlerin-cok-bilinmeyen-3-belirtisi-422531">Dermoid Kistlerin Çok Bilinmeyen 3 Belirtisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DERMOİD KİSTLERİN ÇOK BİLİNMEYEN 3 BELİRTİSİ</strong></p>
<p>Dermoid kistler, derinin altında ya da vücut içinde küçük şişlikler şeklinde ortaya çıkıyor. Genellikle kanserli olmayan bu hücreler eğer vücut içindeyse başka bir organa baskı yaparak çeşitli sorunlara yol açıyor. Vücut içindeki ve estetik kaygılara neden olan cilt altındaki kistler ise ameliyatla alınabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Çağdaş Koç, dermoid kistlerle ilgili bilgi verdi.</p>
<p><strong>Küçük topaklar halinde belirginleşiyor</strong></p>
<p>Dermoid kist deri altında oluşan kistik oluşumlardır. Dermoid kistler kese adı verilen bir hücre cebi içinde büyüyen normal dokulardır. Bu dokular cildin içinde veya altında beklenmedik bir yerde ortaya çıkarak büyümektedir. Dermoid kistler, vücudun herhangi bir yerinde olabilmektedir. Cildin yüzeyine yakın olanlar küçük topaklar halinde görülürken, vücudun içinde de gelişmektedir. Yavaş büyüyen bu kitlelerin içleri yağ ve deri hücreleri içerir. Dermoid kistler bir tümör gibi görünse de, bu kistler çoğu zaman tehlikeli değildir. Ortaya çıktığı bölgeye göre başka organlara baskı yapması söz konusu olduğunda ise ameliyatla alınmaları gerekebilir. Dermoid kistler, epidermoid kistler ya da dermal/epidermal inklüzyon kistleri olarak da adlandırılır. </p>
<p><strong>Genelde baş ve boyun bölgesinde çıkıyor</strong></p>
<p>Vücudun çeşitli bölgelerinde ortaya çıkan 10 dermoid kistin 8’den fazlası baş ve boyunda görülmektedir. En sık görülen dermoid kist tipi, periorbital dermoid kisttir. Bu kistler, kaşlardan birinin dış kenarına yakın yerde oluşmaktadır.  </p>
<p>Diğer yaygın dermoid kist tipleri ise şunlardır;</p>
<ul>
<li>Yumurtalık dermoid kisti: Yumurtalığın üzerinde ya da içinde oluşmaktadır.</li>
<li>Spinal dermoid kist: Omurga üzerindeki bölgelerde ortaya çıkar. Belirti vermeyen bu kistler omurgaya veya omurilik sinirlerine baskı yapabilmektedir. Bu nedenle cerrahiyle çıkarılması gerekmektedir.</li>
</ul>
<p>Nadir görülen dermoid kist türleri şunlardır;</p>
<ul>
<li>Epibulbar dermoid kisti: Gözün yüzeyinde ortaya çıkar.</li>
<li>İntrakraniyal dermoid kist: Beyin içinde ortaya çıkan bu kistler tehlikelidir.</li>
<li>Nazal sinüs dermoid kisti: Burnun içinde oluşmaktadır.</li>
<li>Orbital dermoid kist: Göz çukurunun kemikleri çevresinde belirir. </li>
</ul>
<p><strong>Anne karnında gelişmeye başlıyor</strong></p>
<p>Dermoid kistlerin oluşumunun anne rahmindeki bebeklerin erken aşamalarında (fetal gelişim) geliştiği bilinmektedir. Bu kistlerin, cilt katmanlarının normalin dışında büyümesi nedeniyle oluştuğu düşünülmektedir. Bir dermoid kistin oluşması için, ciltte tipik olarak bulunan cilt hücrelerinin, dokuların ve bezlerin bir kesede toplanması gerekir. Bu bezler sıvı üretmeye devam ederek sıklıkla kistin büyümesine neden olur. Bir anlamda embriyonik birleşme sırasında epitel dokusunun o bölgede kalması sonucu oluşmaktadır. </p>
<p><strong>Belirtileri zamanla ortaya çıkıyor</strong></p>
<p>Dermoid kistler birçok insanda belirti vermez. Bazı insanlar büyüdükçe bu kistlerin farkına varmaktadır. Semptomlar dermoid kistin tipine göre değişir. Örneğin periorbital dermoid kistler kaşların kenarına yakın bir yumru şeklinde ortaya çıkmakta ve sarı tonda olabilmektedir. Zamanla, kistler bölgedeki kemiklerin şeklini de değiştirebilmektedir. Yumurtalık dermoid kisti pelvik bölgede ortaya çıkarak, özellikle adet döneminde ağrıya neden olur. Spinal dermoid kistler ise genelde büyüyen bir yapıya sahip olduğu için, omurilik veya sinirleri sıkıştırarak şu belirtilerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır;</p>
<ul>
<li>Yürümekte güçlük.</li>
<li>İdrar kaçırma.</li>
<li>Bacaklarda ve kollarda güç kaybı ve zayıflık.</li>
</ul>
<p><strong>Tek tedavi cerrahi yöntem</strong></p>
<p>Dermoid kistlerin tedavisi cerrahiyle yapılmaktadır. Herhangi bir dermoid kist türü için tek etkili tedavi yapılacak ameliyattır. Hangi ameliyatın yapılacağı dermoid kistin türüne göre belirlenir. </p>
<ul>
<li>Periorbital dermoid kistler lokal anestezi altında cilde yapılacak küçük bir kesiyle kistin çıkarılmasıdır. Cilt dikişlerle kapatılmakta ve mümkün olduğunca deri üzerinde az iz bırakılması amaçlanmaktadır. </li>
<li>Yumurtalık dermoid kistler için minimal invaziv cerrahi (yumurtalık sistektomi) kullanılmaktadır. Kist büyükse, hem yumurtalık hem de kistin alınması gerekebilmektedir.  </li>
<li>Spinal dermoid kistlerin çıkarılması için yapılan cerrahide mikroskop ve hassas aletler (mikrocerrahi) kullanılır. Genel anestezi altında yapılan ameliyat sırasında kistin tamamını çıkarılmaktadır. </li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dermoid-kistlerin-cok-bilinmeyen-3-belirtisi-422531">Dermoid Kistlerin Çok Bilinmeyen 3 Belirtisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tekfen Filarmoni İstiklal Marşı&#8217;nın bilinmeyen hikayesini anlatacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tekfen-filarmoni-istiklal-marsinin-bilinmeyen-hikayesini-anlatacak-416731</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 17:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlatacak]]></category>
		<category><![CDATA[bilinmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[filarmoni]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesini]]></category>
		<category><![CDATA[istiklal]]></category>
		<category><![CDATA[marşının]]></category>
		<category><![CDATA[tekfen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=416731</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milli duygularımızın en güzel ifadesini yansıtan İstiklal Marşı’mızın Bilinmeyen Hikayesi, Tekfen Filarmoni’nin İstanbul ve Ankara’da vereceği 100. Yıl Konseri ile sanatseverlerle buluşacak. Mehmet Akif Ersoy’un eşsiz güftesine beste olarak eşlik etmek için 1921’de yarışan 100’den fazla eserin 11’inin tekrar hayat bulacağı muhteşem konser dinleyicileri,  Kurtuluş Savaşı dönemini yansıtan atmosferiyle 100 yıl öncesine götürecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tekfen-filarmoni-istiklal-marsinin-bilinmeyen-hikayesini-anlatacak-416731">Tekfen Filarmoni İstiklal Marşı&#8217;nın bilinmeyen hikayesini anlatacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td>
<p><b> Tekfen Filarmoni İstiklal Marşı&#8217;nın bilinmeyen hikayesini anlatacak</b></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Milli duygularımızın en güzel ifadesini yansıtan İstiklal Marşı’mızın Bilinmeyen Hikayesi,<br />Tekfen Filarmoni’nin İstanbul ve Ankara’da vereceği 100. Yıl Konseri ile sanatseverlerle buluşacak. Mehmet Akif Ersoy’un eşsiz güftesine beste olarak eşlik etmek için 1921’de yarışan<br />100’den fazla eserin 11’inin tekrar hayat bulacağı muhteşem konser dinleyicileri,<br /> Kurtuluş Savaşı dönemini yansıtan atmosferiyle 100 yıl öncesine götürecek.</strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Tekfen Filarmoni, Cumhuriyet’in kuruluşunun 100. yıl dönümünü, çok özel bir konserle kutlamaya hazırlanıyor. İstiklal Marşı’mızın pek bilinmeyen hikayesinin anlatılacağı konserde, Mehmet Akif Ersoy’un Milli Mücadele Dönemi’nde kaleme aldığı şiirin 12 Mart 1921 tarihinde milli marş güftesi olarak kabulünün ardından, bu sözler üzerine açılan beste yarışmasına katılan eserlerden bazıları, tekrar hayat bulacak. 100’den fazla bestecinin başvurduğu yarışmada değerlendirmeye tabi tutulan  55 besteden 11 tanesinin notasına ulaşılarak oluşturulan bu muhteşem seçki, 25 Ekim’de Ankara’da, 28 Ekim’de ise İstanbul’da nerdeyse 100 yıl sonra ilk kez yeniden icra edilecek. Sahnede 120 kişinin sanatını icra edeceği görkemli temsilde, kendi alanlarında ülkemizin en saygın ve sevilen sanatçıları yer alacak. Bu çok kıymetli 11 bestenin ve İstiklal Marşı’mızın bilinmeyen hikayesinin Yiğit Sertdemir, Ceyda Düvenci ve Mert Fırat tarafından anlatılacağı 100. Yıl Konseri’nde Şef Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni’ye, Şef Masis Aram Gözbek yönetimindeki MAGMA Filarmoni Korosu da eşlik edecek. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Cumhuriyet fikrinin ve temellerinin, ilan edilmesinden çok daha öncesinde atıldığını hatırlatan Tekfen Vakfı Genel Müdürü Dori Kiss Kalafat, “Mehmet Akif Ersoy’un şiiri Meclis’te ilk okunduğunda, tekrar tekrar okutulup dakikalarca alkışlandığı bilgisi Meclis tutanaklarında mevcut. Milli marşın güftesi olarak kabul edilen şiir üzerine beste için açılan yarışa gönderilen eserlerin hepsinin ayrı bir hikayesi var. Yüzden fazla katılım olduğu bilinen yarışmada değerlendirmeye alınan 55 eser vardı. Bu eserlerden 11’inin orijinal notalarına, araştırmacı yazar Mehmet Altun’un devlet ile özel arşiv ve sahaflarda yürüttüğü araştırmalar sonucunda ulaştık. Ardından eserlerin orkestra düzenlemeleri çağdaş Türk müziğini başarıyla temsil eden günümüz kompozitörleri tarafından özüne sadık kalınarak hazırlandı” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Tekfen Filarmoni olarak Cumhuriyet’in 100. yılında, milli marş olmaya aday 12 eserin ve dönemin hikayesini, tarihe not düşecek bir konserle anlatmaya hazırlandıklarını ifade eden Kalafat, şunları söyledi: “Henüz Milli Mücadele devam ederken bir milli marşa ihtiyaç duyan Mustafa Kemal ve dava arkadaşlarının başlattığı güfte ve beste yarışmalarının ilginç hikayesini, tiyatro yönetmeni ve oyuncusu Yiğit Sertdemir’in rejisiyle, milyonların sevdiği, Cumhuriyet değerlerimizi yürekten temsil eden sanatçılarımız Ceyda Düvenci, Mert Fırat ve Yiğit Sertdemir canlandıracaklar.</p>
<p> </p>
<p>Konserde daimî şefimiz Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni ile beraber Şef Masis Aram Gözbek yönetimindeki MAGMA Filarmoni Korosu, Ankara Operası solist sanatçılardan tenor Faik Mansuroğlu ve saz heyetini oluşturacak Göksel Baktagir (kanun), Yurdal Tokcan (ud), Ercan Irmak’ın (ney) eşlik edeceği mezzo soprano Sumru Ağıryürüyen sahneyi paylaşacak.”  </p>
<p> </p>
<p><strong>Cumhuriyetin 2. yüzyılına sanatla geçiş yapın </strong></p>
<p> </p>
<p>Tekfen Filarmoni, İstiklal Marşı’mızın bilinmeyen hikayesini, sadece notalarla değil renkli, bilgi dolu bir anlatımla da seyirciye taşıyacak olan bu benzersiz konsere sadece müzik tutkunlarını değil, tarihseverleri de davet ediyor. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına sanatla geçiş yapmak için, Tekfen Filarmoni’nin koro, saz heyeti, solistler ile bu ilginç ve pek de bilinmeyen hikayeyi canlandıracak anlatıcılar eşliğinde, önce 25 Ekim’de Cumhuriyetimizin kalbi olan Ankara’da (CSO Ada), ardından 28 Ekim’de İstanbul’da Cumhuriyetimizin kurucusu, Ulu Önder’in adını taşıyan Atatürk Kültür Merkezi’nde seslendireceği bu muhteşem konseri kaçırmayın.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tekfen-filarmoni-istiklal-marsinin-bilinmeyen-hikayesini-anlatacak-416731">Tekfen Filarmoni İstiklal Marşı&#8217;nın bilinmeyen hikayesini anlatacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tekfen Filarmoni, İstiklal Marşı&#8217;mızın Bilinmeyen Hikayesini Sanatseverlerle Buluşturacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tekfen-filarmoni-istiklal-marsimizin-bilinmeyen-hikayesini-sanatseverlerle-bulusturacak-410884</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2023 14:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bilinmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[buluşturacak]]></category>
		<category><![CDATA[filarmoni]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesini]]></category>
		<category><![CDATA[istiklal]]></category>
		<category><![CDATA[marşımızın]]></category>
		<category><![CDATA[sanatseverlerle]]></category>
		<category><![CDATA[tekfen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=410884</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tekfen Filarmoni, Cumhuriyet’in kuruluşunun 100. yıl dönümünü, çok özel bir konserle kutlamaya hazırlanıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tekfen-filarmoni-istiklal-marsimizin-bilinmeyen-hikayesini-sanatseverlerle-bulusturacak-410884">Tekfen Filarmoni, İstiklal Marşı&#8217;mızın Bilinmeyen Hikayesini Sanatseverlerle Buluşturacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tekfen Filarmoni, Cumhuriyet’in kuruluşunun 100. yıl dönümünü, çok özel bir konserle kutlamaya hazırlanıyor. İstiklal Marşı’mızın pek bilinmeyen hikayesinin anlatılacağı konserde, Mehmet Akif Ersoy’un Milli Mücadele Dönemi’nde kaleme aldığı şiirin 12 Mart 1921 tarihinde milli marş güftesi olarak kabulünün ardından, bu sözler üzerine açılan beste yarışmasına katılan eserlerden bazıları, tekrar hayat bulacak. 100’den fazla bestecinin başvurduğu yarışmada değerlendirmeye tabi tutulan  55 besteden 11 tanesinin notasına ulaşılarak oluşturulan bu muhteşem seçki, 25 Ekim’de Ankara’da, 28 Ekim’de ise İstanbul’da nerdeyse 100 yıl sonra ilk kez yeniden icra edilecek. Sahnede 120 kişinin sanatını icra edeceği görkemli temsilde, kendi alanlarında ülkemizin en saygın ve sevilen sanatçıları yer alacak. Bu çok kıymetli 11 bestenin ve İstiklal Marşı’mızın bilinmeyen hikayesinin Yiğit Sertdemir, Ceyda Düvenci ve Mert Fırat tarafından anlatılacağı 100. Yıl Konseri’nde Şef Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni’ye, Şef Masis Aram Gözbek yönetimindeki MAGMA Filarmoni Korosu da eşlik edecek. </p>
<p> </p>
<p><strong>Emanetin öyküsünü Ceyda Düvenci, Mert Fırat ve ve Yiğit Sertdemir anlatacak</strong></p>
<p> </p>
<p>Cumhuriyet fikrinin ve temellerinin, ilan edilmesinden çok daha öncesinde atıldığını hatırlatan Tekfen Vakfı Genel Müdürü Dori Kiss Kalafat, “Mehmet Akif Ersoy’un şiiri Meclis’te ilk okunduğunda, tekrar tekrar okutulup dakikalarca alkışlandığı bilgisi Meclis tutanaklarında mevcut. Milli marşın güftesi olarak kabul edilen şiir üzerine beste için açılan yarışa gönderilen eserlerin hepsinin ayrı bir hikayesi var. Yüzden fazla katılım olduğu bilinen yarışmada değerlendirmeye alınan 55 eser vardı. Bu eserlerden 11’inin orijinal notalarına, araştırmacı yazar Mehmet Altun’un devlet ile özel arşiv ve sahaflarda yürüttüğü araştırmalar sonucunda ulaştık. Ardından eserlerin orkestra düzenlemeleri çağdaş Türk müziğini başarıyla temsil eden günümüz kompozitörleri tarafından özüne sadık kalınarak hazırlandı” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Tekfen Filarmoni olarak Cumhuriyet’in 100. yılında, milli marş olmaya aday 12 eserin ve dönemin hikayesini, tarihe not düşecek bir konserle anlatmaya hazırlandıklarını ifade eden Kalafat, şunları söyledi: “Henüz Milli Mücadele devam ederken bir milli marşa ihtiyaç duyan Mustafa Kemal ve dava arkadaşlarının başlattığı güfte ve beste yarışmalarının ilginç hikayesini, tiyatro yönetmeni ve oyuncusu Yiğit Sertdemir’in rejisiyle, milyonların sevdiği, Cumhuriyet değerlerimizi yürekten temsil eden sanatçılarımız Ceyda Düvenci, Mert Fırat ve Yiğit Sertdemir canlandıracaklar.</p>
<p> </p>
<p>Konserde daimî şefimiz Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni ile beraber Şef Masis Aram Gözbek yönetimindeki MAGMA Filarmoni Korosu, Ankara Operası solist sanatçılardan tenor Faik Mansuroğlu ve saz heyetini oluşturacak Göksel Baktagir (kanun), Yurdal Tokcan (ud), Ercan Irmak’ın (ney) eşlik edeceği mezzo soprano Sumru Ağıryürüyen sahneyi paylaşacak.”  </p>
<p> </p>
<p><strong>Cumhuriyetin 2. yüzyılına sanatla geçiş yapın </strong></p>
<p> </p>
<p>Tekfen Filarmoni, İstiklal Marşı’mızın bilinmeyen hikayesini, sadece notalarla değil renkli, bilgi dolu bir anlatımla da seyirciye taşıyacak olan bu benzersiz konsere sadece müzik tutkunlarını değil, tarihseverleri de davet ediyor. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına sanatla geçiş yapmak için, Tekfen Filarmoni’nin koro, saz heyeti, solistler ile bu ilginç ve pek de bilinmeyen hikayeyi canlandıracak anlatıcılar eşliğinde, önce 25 Ekim’de Cumhuriyetimizin kalbi olan Ankara’da (CSO Ada), ardından 28 Ekim’de İstanbul’da Cumhuriyetimizin kurucusu, Ulu Önder’in adını taşıyan Atatürk Kültür Merkezi’nde seslendireceği bu muhteşem konseri kaçırmayın.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tekfen-filarmoni-istiklal-marsimizin-bilinmeyen-hikayesini-sanatseverlerle-bulusturacak-410884">Tekfen Filarmoni, İstiklal Marşı&#8217;mızın Bilinmeyen Hikayesini Sanatseverlerle Buluşturacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nedeni Bilinmeyen Dirençli Yorgunluk MS&#8217;e İşaret Edebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nedeni-bilinmeyen-direncli-yorgunluk-mse-isaret-edebilir-378406</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 May 2023 09:54:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilinmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[dirençli]]></category>
		<category><![CDATA[edebilir]]></category>
		<category><![CDATA[işaret]]></category>
		<category><![CDATA[mse]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[yorgunluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=378406</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağışıklık sistemi ile ilişkili olarak gelişen ve merkezi sinir sisteminin bir hastalığı olan Multipl Sklerozun (MS) neden ortaya çıktığına dair belirsizlik hala devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nedeni-bilinmeyen-direncli-yorgunluk-mse-isaret-edebilir-378406">Nedeni Bilinmeyen Dirençli Yorgunluk MS&#8217;e İşaret Edebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bağışıklık sistemi ile ilişkili olarak gelişen ve merkezi sinir sisteminin bir hastalığı olan Multipl Sklerozun (MS) neden ortaya çıktığına dair belirsizlik hala devam ediyor. Nöroloji uzmanı Prof. Dr. Rana Karabudak, her ne kadar belirtileri merkezi sinir sisteminde ortaya çıksa da MS’in aslında bağışıklık sistemimizin bir iletişim hatası olduğunu söyledi. Prof. Dr. Karabudak, MS’in kişiye özel belirtileri olmasına karşın özellikte nedeni bilinmeyen yorgunluğa dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. </em></p>
<p> </p>
<p>MS’in tüm dünyada çoğunluğu genç ve üretken yaşta 2.5 milyon insanı ilgilendiren bir sorun olduğunu söyleyen Nöroloji uzmanı Prof. Dr. Rana Karabudak, genetiğin etkili olduğu bu hastalıkta Türkiye’nin diğer Akdeniz ülkeleri gibi orta risk bölgesinde yer aldığını söyledi. </p>
<p><strong>“GENETİK YATKINLIĞI YÜKSEK OLANLARDA VİRAL YÜKLENME ÖNEM KAZANIYOR”</strong></p>
<p>MS’in ortaya çıkmasıyla ilgili üzerinde durulan görüşlerle ilgili bilgi veren Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Nöroloji uzmanı Prof. Dr. Rana Karabudak, “Hastalığa yakalanma riski için genetik olarak yatkın kişilerde çocukluk ve ergenlik çağının geçirildiği bölgenin ve o dönemde karşılaşılan “viral yüklenme” nin üzerinde durulmaktadır” diye konuştu. “Viral yüklenme derken özellikle çocukluk çağında suçiçeği, kızamıkçık, EBV- enfeksiyoz mononükleozis etkeni Epstein-Barr virüsü ve uçuk yapan herpes tipi virütik bulaşıcı hastalıklarla karşılaşmanın yatkın bireylerde hastalığın çıkışını kolaylaştırabileceği düşünülmektedir” diyen Prof. Dr. Karabudak, sözlerine şöyle devam etti: </p>
<p>“Bilim çevrelerinde en çok ağırlık kazanan görüşe göre; Bağışıklık sisteminin de gelişmekte olduğu bu dönemde; henüz tanımlanamamış bir virüsün ya da çeşitli çocukluk çağı virüs hastalıklarının birinin veya birkaçının birlikte görülmesi hastalığa yatkın bireylerde sistemi kırılganlığa itebiliyor. Bu durumun sonuçlarının ise merkezi sinir sisteminde yıllar içinde ortaya çıkabileceği yönünde.”</p>
<p><strong>DİRENÇLİ ve NEDENSİZ YORGUNLUĞA DİKKAT</strong></p>
<p>MS hastalığının seyir açısından bakıldığında çok kişisel yaşandığını söyleyen Prof. Dr. Karabudak, belirtilerin sıklığı ve şiddetinin kişiden kişiye farklılık gösterdiğine işaret etti. Her ne kadar en ciddi olmasa da en sık görülen belirtinin yorgunluk olduğunun altını çizen Prof. Dr. Karabudak özellikle nedeni bilinmeyen dirençli yorgunluğa dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. </p>
<p>Hastaların yüzde 75’inde yorgunluğun en fazla yakınılan ilk 3 semptomdan biri iken, yüzde 20-25 hastada ise en fazla şikayet edilen yakınma olduğunu belirten Prof. Dr. Karabudak, şu bilgileri verdi: “MS ilişkili yorgunluğun nedeni çok fazla faktöre bağlanır. Birincisi, tam olarak nedeni anlaşılamayan ve muhtemelen myelin zedelenmesine bağlı uyum mekanizmalarının etkilendiği merkezi yorgunluk denen durumdur. Bu noktada kişi ne iş yaptığından bağımsız olarak erken yorgunluktan şikayet eder. Özellikle ısıya karşı hassasiyet gösteren bu hastalar yaşadıkları durumu enerjide azalma hissi olarak tanımlar. Bir diğer yorgunluk nedeni depresyon olabilir. Depresyon motivasyonu azaltan bir durumdur. Ayrıca uyku uyanıklık dengesini bozarak da çabuk yorulmaya neden olabilir.”<br /> </p>
<p><strong>SAĞLIKLI BİREYLERİN YAŞADIĞI YORGUNLUKTAN FARKI NE?</strong></p>
<p>MS ile bağlantılı yorgunluğun nedeninin, immün sistemdeki değişiklikler, sinir sistemindeki değişikliklerin fonksiyonel sonuçları ve nöroendokrin değişiklikler gibi farklı nedenleri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Karabudak, sağlıklı kişilerin yaşadığı yorgunlukla MS’li kişilerin yaşadığı yorgunluğu karşılaştırdı:</p>
<p>“Her iki grubun tanımladığı yorgunluk arasında bazı benzerlikler olmakla birlikte farklılıklar gözlenmektedir. Her iki yorgunlukta da dinlenmeye ihtiyaç, motivasyonda azalma, sabırsızlık tanımlanmaktadır. Yorgunluk egzersiz, stres, depresyon, uzamış fiziksel aktivite ile artmakta ve dinlenme ve kaliteli uyku ile belirgin olarak azalmaktadır. Ancak MS hastalarının tanımladığı yorgunluğun günlük aktivitelere olan etkisi sağlıklı bireylerde izlenen yorgunluk etkilerine göre çok daha ağırdır. MS hastalarının aile yaşamları, sosyal ve profesyonel aktiviteleri bu yorgunluktan ileri derecede etkilenmektedir. Yine hastaların tanımladığı yorgunluk fiziksel aktiviteleri mental aktivitelere göre çok daha fazla etkilemektedir. Özellikle sıcaklık artışı ile yorgunluğun artış göstermesi MS yorgunluğu için tipik olarak saptanmıştır.”</p>
<p><strong>VÜCUT ISISININ ARTIRACAK İŞLERDEN KAÇINILMALI</strong></p>
<p>MS’te hastaların üçte birinde ateşlenme, sıcak ortamlarda bulunma veya zorlayıcı egzersizle ortaya çıkan halsizlikte artma yada bazı belirtilerin kötüleşmesi gibi ısı hassasiyeti olarak tanımlanın durumun yaşandığını söyleyen Prof. Dr. Karabudak, “Bu hastalar merkezi yorgunluk haline daha açıktır. Bu nedenle vücut ısısını ani artırıcı ağır işler, egzersizlerden kaçınılmalıdır. Ateş olduğunda düşürücü tedbirler hemen alınmalı ve serin ortamlar tercih edilmelidir.”</p>
<p>Prof. Dr. Karabudak, bu nedenle yorgunluk şikayeti olan bir MS hastasında; yeni bir atak olup olmadığı, enfeksiyon varlığı, ağrı, uyku düzeni ve duygu durumunda değişiklik yaşanıp yaşanmadığı, kullandığı ilaçlar, yorgunluğa neden olabilecek immün sistemle ilgili hastalıklar araştırılmalıdır. Yorgunluk subjektif bir semptom olduğu için değerlendirilmesi oldukça zordur. Değerlendirme amacı ile pek çok farklı ölçek, test kullanılabilmektedir.”</p>
<p><strong>YORGUNLUKLA NASIL BAŞA ÇIKILIR?</strong></p>
<p>MS hastarında yorgunluğun hem kişinin kendisini hem de çevresini etkilediğin altını çizin Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Nöroloji uzmanı Prof. Dr. Rana Karabudak, alınması gereken önlemlerle ilgili şu bilgileri verdi: “Öncelikle kuvvet kayıpları varsa tedavisi planlanır, atak döneminde kesin istirahat önemlidir. Uzun vadede kuvvet kayıpları yönünden kişiye özel fizyoterapi programları çıkarılmalı ve düzenli olarak sürdürülmesi sağlanmalıdır. Eğer hastada eşlik eden depresyon varsa medikal tedavi seçenekleri ve psikoterapi yine kişiye uygun olarak planlanmalıdır. Ayrıca yüksek karbonhidratlı beyaz un, şeker gibi gıdalardan uzak durarak sağlıklı beslenme kriterlerine uygun beslenmekte de yarar var.”</p>
<p><strong>“HASTANIN ÖDEVİ EGZERSİZ OLMALI”</strong></p>
<p>“Bütün bunlar dışında nedensiz bir merkezi yorgunluk durumu varsa, güne yayılan gerçekçi ve pratik bir aktivite programı planlanmalıdır” diyen Prof. Dr. Rana Karabudak, sözlerini şöyle tamamladı: “Kısa aralıklarla dinlenme ve çalışma, gevşeme teknikleri, günü planlamak önemlidir. Günün sıcak öğle saatlerinde yorucu aktivitelerden uzaklaşmalıdır. Yorgunluk düzenli egzersizden uzak kalmayı gerektirmez. Unutmayın ki kullanılmayan kas, eklem ve kemik yapıları giderek daha çok sınırlanır. Hareketsizliğe bağlı ek sorunların çıkması bir yana çalışmayan, antrene olmayan bir hareket sistemi her defasında daha çok enerji harcanmak durumundadır. Önemli olan her hastanın kendi durumuna uygun makul, gerçekçi ve düzenli bir hareket planı veya egzersiz ödevi sağlanmalıdır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nedeni-bilinmeyen-direncli-yorgunluk-mse-isaret-edebilir-378406">Nedeni Bilinmeyen Dirençli Yorgunluk MS&#8217;e İşaret Edebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BBC Earth ile Uzayın Bilinmeyen Sırları Açığa Çıkıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bbc-earth-ile-uzayin-bilinmeyen-sirlari-aciga-cikiyor-344339</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2023 09:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bbc]]></category>
		<category><![CDATA[bilinmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[çıkıyor]]></category>
		<category><![CDATA[earth]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[sırları]]></category>
		<category><![CDATA[uzayın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344339</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya dışı varlıkları ve yaşamı, gelişmiş teknolojilerle keşfetmeye hazırlanan “İlk Temas: Uzaylılar (First Encounter: An Alien)” Şubat ayında BBC Earth ekranlarında izleyici ile buluşacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bbc-earth-ile-uzayin-bilinmeyen-sirlari-aciga-cikiyor-344339">BBC Earth ile Uzayın Bilinmeyen Sırları Açığa Çıkıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya dışı varlıkları ve yaşamı, gelişmiş teknolojilerle keşfetmeye hazırlanan “İlk Temas: Uzaylılar (First Encounter: An Alien)” Şubat ayında BBC Earth ekranlarında izleyici ile buluşacak.</strong></p>
<p>Teknolojik atılımlar sayesinde gökbilimciler galaksinin derinliklerini her zamankinden daha da derin görme fırsatı elde ediyor. Bu sayede de dünyanın önde gelen birçok bilim insanı dünya dışı yaşamların varlığının tespit edilebileceğine inanıyor. Bu olasılığa karşı benzersiz bir bakış açısı sunan “İlk Temas: Uzaylılar” belgesel serisinde, bilimsel düşünürler bir araya gelerek evreni ve dünya dışı yaşamı ele alıyor. Dünya dışı yaşam kanıtlarının tespit edilmesinin an meselesi olduğuna inanan bilim insanlarının röportajları bu belgeselde toplanıyor ve bu varlıkların bulunması olasılığına dair bir keşif sunuyor. Bilim insanları; ‘Dünya dışı varlıklarla iletişime geçersek ne olur?’ ve ‘Uzayda yalnız değilsek?’ gibi merak edilen soruların cevaplarını arıyor. </p>
<p>Evrendeki yaşamı keşfederken Dünya’daki yaşamı da büyüleyici bir şekilde gözler önüne seren “İlk Temas: Uzaylılar” 10 Şubat Cuma günü saat 00.00’da BBC Earth ekranlarında izleyiciye muhteşem bir hikaye sunacak.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bbc-earth-ile-uzayin-bilinmeyen-sirlari-aciga-cikiyor-344339">BBC Earth ile Uzayın Bilinmeyen Sırları Açığa Çıkıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
