<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bilimde | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/bilimde/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bilimde</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 11 Aug 2025 14:09:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>bilimde | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bilimde</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Prof. Dr. Tayfun Uzbay&#8217;dan &#8216;Bilimde Sahte Yayınlar&#8217; uyarısı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-tayfun-uzbaydan-bilimde-sahte-yayinlar-uyarisi-562876</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Aug 2025 14:09:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bilimde]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sahte]]></category>
		<category><![CDATA[tayfun]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[uzbaydan]]></category>
		<category><![CDATA[yayınlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562876</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tayfun Uzbay, bilim dünyasında etik dışı uygulamaların endişe verici boyutlara ulaştığını anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-tayfun-uzbaydan-bilimde-sahte-yayinlar-uyarisi-562876">Prof. Dr. Tayfun Uzbay&#8217;dan &#8216;Bilimde Sahte Yayınlar&#8217; uyarısı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tayfun Uzbay, bilim dünyasında etik dışı uygulamaların endişe verici boyutlara ulaştığını anlattı.</p>
<p><strong>Bilim dünyası küresel ölçekte son 20 yıldır etik erozyonu uğradı</strong></p>
<p>Bilim dünyasının son 20 yıldır ciddi bir etik erozyon yaşadığını ifade eden Prof. Dr. Tayfun Uzbay, bu sorunun uluslararası prestijli bilim dergilerinde yayımlanan makalelerle de kanıtlandığını belirtti. Prof. Dr. Uzbay, Northwestern Üniversitesi&#8217;nden metabilimci (bilimin bilimi) Reese Richardson&#8217;ın PNAS dergisinde yayımlanan ve Science dergisinin de gündemine taşıdığı çarpıcı çalışmaya dikkat çekti.</p>
<p>Prof. Dr. Uzbay, bu araştırmanın ortaya koyduğu tabloya ilişkin şunları dile getirdi:</p>
<p>&#8220;Richardson, yaptığı değerlendirmede üzüntü verici olarak çok çarpıcı bazı verilere ulaştı ve şu anda bilimsel yayınların etik dışı birtakım sapmalarla büyük bir endüstri haline gelmeye başladığını, birçok sahte yayının ya da birçok niteliksiz yayının nitelikli dergilerde bile kolaylıkla yayımlandığını ortaya koymuşlar. Yaptıkları çalışmada tespit ettikleri önemli konulardan biri, hepimizin saygı duyduğu PLoS One gibi saygın dergilerde editörlerin taraflı bir hakemlik mekanizması işlettiklerini ortaya koymaları. Ne demek istiyorum? Editörler, belirli yazarların makalelerine odaklanmış, onların çalışmalarını çok fazla zorlamadan, yayınlanmasını kolaylaştırmışlar. Çalışmada bu durum açıkça ortaya konuyor. Araştırma derinleştikçe ise karşımıza oldukça ilginç ilişkiler ağı çıkıyor. Bu ağ içinde; uydurma verilerin kolayca normal bir makale haline getirilip yayımlanmasından tutun, 3-4 yazarlı bir çalışmanın 8-9 yazarlı hale getirilip yazar sıralarının satılmasına kadar pek çok üzücü ve bilime olan saygıyı zedeleyici sonuçlara ulaşılıyor. Bu, aslında çok ses getiren bir çalışma. Türkiye’de henüz çok farkına varılmadı, belki de çok yeni olduğu için.”</p>
<p><strong>Sahte bilim giderek bir endüstriye dönüşüyor</strong></p>
<p>Edinburgh Üniversitesi’nde görev yapan bilim gazetecisi Dr. Kathleen O’Grady’nin, bu konuda bir başka makale kaleme aldığını da dile getiren Prof. Dr. Uzbay, “Söz konusu makaleyi analiz ederek üzerine bazı ek veriler de ekliyor. O’Grady, bilimin —özellikle sahte bilimin— giderek bir endüstriye dönüşmekte olduğunu vurguluyor ve bu durumu altını çize çize anlatıyor. Üstelik bunu, alanında zirvede kabul edilen en önemli bilim dergilerinden biri olan Science’da yayımlatıyor. Bu bize şunu gösteriyor: Konu, dünya çapında bilim insanlarının, prestijli bilim dergilerinin ve bilim camiasının yoğun dikkatini çekmiş durumda. Üstelik artık bu durum ciddi bir sorun haline gelmeye başlamış.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Bilimsel sahtekarlık artık organize!</strong></p>
<p>Bilimsel sahtekarlığın artık bireysel eylemlerin ötesine geçerek organize bir yapıya dönüştüğünü belirten Prof. Dr. Uzbay, &#8220;yayın fabrikaları&#8221; olarak adlandırılan bu sistemin işleyişini şöyle anlattı:</p>
<p>“Bu artık içinde paranın da dönmekte olduğu büyük bir endüstriye dönüşmüş durumda ve bunlara yayın fabrikaları deniliyor. Birtakım yayınlar üretiliyor. Bu şekilde çok kısa sürede bazı kişiler istediklerinden daha fazla sayıda makaleye sahip olabiliyorlar. Hatta bazı atıf ağları da var. Birbirlerine karşılıklı atıfta bulunuyorlar. Dergi editörleri karşılıklı paslaşarak makalelerini yayımlıyorlar. Bu makaleler ciddi denetimlerden geçmeden yayımlanıyor ya da makalelerin defoları varsa o defolar bilimsel çalışılarak laboratuvarlarda değil de fake olarak düzeltiliyor ve makaleler yayımlanıyor. ‘Peki, dürüst ve nitelikli yayınlar yapan bilim insanları var, ancak etik dışı işler yapanlar da var. Onlar yakalandığında ne oluyor?’ İşte asıl problem burada. Bu kişiler teşhir ediliyorlar, ancak çoğu zaman ciddi bir yaptırımla karşılaşmıyorlar. Bazı ciddi kurumlarda işlerine son verilebiliyor ama çoğunlukla ağır cezalar almıyorlar. Akademik dünyanın dışına itilseler bile bu, geçmişte olduğu gibi caydırıcı olmaktan çıkmış durumda. Günümüzde ise bu tür etik dışı uygulamaların giderek meşrulaşmaya başladığını görüyoruz. Her iki makalede de altı çizilen önemli noktalardan biri bu. Paralı yayıncılık ve aracılar üzerinden makale yayımlatma artık giderek olağan hale gelmiş durumda.”</p>
<p><strong>Sahte yayınlar toplumsal sağlık için risk oluşturuyor</strong></p>
<p>Sahte yayınların en çok tıp ve sağlık bilimleri alanında görülmesinin toplumsal sağlık için büyük bir risk oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Uzbay, şöyle devam etti:</p>
<p><strong>“</strong>Daha üzücü olan başka bir konu var. Bu tip yayınlar maalesef tıp bilimleri ve sağlık bilimleri alanında daha çok görülüyor. Özellikle messenger RNA ve mikroRNA konularında son dönemde çok fazla dikkat çekiliyor. Biyoloji laboratuvarlarında, özellikle mikroRNA çalışmalarında çok sayıda sahte yayına ulaşıldığı bildiriliyor. Sağlık bilimleri alanında, kanser gibi son derece önemli bir konuda da yanıltıcı ve sahte makalelerin yayımlandığı görülüyor. Bundan yaklaşık yedi yıl önce, 2017’de, Nature dergisinde —bilim dünyasının zirvesindeki yayınlardan biri— “Hiperprolifik Yazarlar” başlığıyla önemli bir makale yayımlanmıştı. Bu makale, ünlü Stanford Üniversitesi profesörü Dr. Ioannidis tarafından kaleme alınmıştı. Makalede, bazı bilim insanlarının akıl almaz derecede yüksek yıllık yayın sayısına ulaştığına dikkat çekiliyordu. Örneğin, yılda 80 makale yayımlayan kişilerden söz ediliyordu. Bu, basit bir hesapla, bir kişinin ortalama beş günde bir makale yayımlaması anlamına geliyor ki pratikte mümkün olmayan bir durum. Böyle bir üretkenlik, ancak belirli ağlar ve karşılıklı çıkar ilişkileri içinde oluşabilecek bir sonuçtu.”</p>
<p>Aslında bugün gelinen noktanın temellerinin o dönemde atıldığını kaydeden Prof. Dr. Uzbay, “O yıllarda, daha çok ‘sempatik kanal’ üzerinden, yani iyi ilişkiler içindeki bilim insanlarının karşılıklı olarak birbirlerinin yayınlarını desteklemesi söz konusuyken; bugün bu durum, sahteciliğin ve paranın döndüğü bir endüstriye dönüşmüş durumda. Bu da işin en tehlikeli boyutunu oluşturuyor. Peki, bu durum karşısında ne yapılmalı? Görünen o ki akademinin, üniversitelerin ve bilim örgütlerinin, bilimdeki takdir ve ödüllendirme mekanizmalarını yeniden gözden geçirmesi gerekiyor.”</p>
<p><strong>Nitelikli araştırmaları teşvik edip ödüllendirmeliyiz</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;deki duruma da değinen Prof. Dr. Uzbay, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bizde genellikle kadro atamalarında ve bilimsel ödüllerin verilmesinde, ağırlıklı olarak yayın ve atıf sayılarına bakıyoruz. Ancak bu sayılara bakarken derinlemesine bir değerlendirme yapmıyoruz; çalışmaların içeriğine, bilime dair hangi soruları sorduğuna ya da hangi problemlere odaklandığına yeterince dikkat etmiyoruz. Dolayısıyla, çok çeşitli alanlarda, birbirinden farklı konularda yayın yapabilen; ancak neye odaklandığı net olmayan, buna rağmen yüksek sayıda yayın ve atıfa sahip bilim insanlarımız var. Her yıl, H-indeksine göre yayımlanan ve dünyadaki bilim insanlarını sıralayan listelerde, ilk %2’lik dilime giren çok sayıda bilim insanımız bulunuyor. Fakat buna rağmen, Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik gelişim açısından neden üst düzey ülkeler kadar güçlü bir üretim kapasitesine sahip olmadığı da ayrıca sorgulanması gereken bir konudur.” </p>
<p><strong>Akademik ödüllendirme ve kadro atama sistemlerimizi yeniden gözden geçirmeliyiz!</strong></p>
<p>Bu nedenle, akademik ödüllendirme ve kadro atama sistemimizi yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor diyen Uzbay, “Sayı ve skor odaklı değerlendirme yerine, bilim insanının kendi emeğiyle ürettiği, bizzat içinde yer aldığı çalışmalara öncelik vermemiz; bu tür nitelikli araştırmaları teşvik edip ödüllendirmemiz önemlidir. Aksi takdirde, yakın gelecekte, bilime olan inanç -ki COVID-19 döneminde zaten ciddi şekilde zedelenmişti- daha da zayıflayacaktır. Bu ise toplumun bilime güvenmeyi bırakması, hurafelerin yeniden güç kazanması ve toplumun hurafecilerin etkisine girmesi anlamına gelir. Bu durum, hem toplum sağlığını hem de ülkenin gelişimini olumsuz yönde etkileyecektir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-tayfun-uzbaydan-bilimde-sahte-yayinlar-uyarisi-562876">Prof. Dr. Tayfun Uzbay&#8217;dan &#8216;Bilimde Sahte Yayınlar&#8217; uyarısı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Bilimde Kadın&#8217; burs programı, dünya standartlarında eğitimin kapılarını açıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bilimde-kadin-burs-programi-dunya-standartlarinda-egitimin-kapilarini-aciyor-438926</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Feb 2024 11:41:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bilimde]]></category>
		<category><![CDATA[burs]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimin]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kapılarını]]></category>
		<category><![CDATA[programı]]></category>
		<category><![CDATA[standartlarında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=438926</guid>

					<description><![CDATA[<p>British Council'ın ‘Bilimde Kadın’ programı, yetenekli kadın bilim insanlarına Birleşik Krallık'ta yüksek lisans yapmaları için burs sağlayarak dünya çapında kariyer başarılarını teşvik ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilimde-kadin-burs-programi-dunya-standartlarinda-egitimin-kapilarini-aciyor-438926">&#8216;Bilimde Kadın&#8217; burs programı, dünya standartlarında eğitimin kapılarını açıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>British Council&#8217;ın ‘Bilimde Kadın’ programı, yetenekli kadın bilim insanlarına Birleşik Krallık&#8217;ta yüksek lisans yapmaları için burs sağlayarak dünya çapında kariyer başarılarını teşvik ediyor. Program bu yıl, Türkiye de dahil olmak üzere 12 ülkede 25 burs vererek çeşitli kurslara erişim sağlarken aynı zamanda tüm eğitim ücretlerinin karşılanması, aylık yaşam bursları, ulaşım masrafları, vize ve sağlık sigortası ücretleri gibi kapsamlı avantajlar sunuyor.</strong></p>
<p><u>Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü</u> (11 Şubat) kapsamında British Council&#8217;ın <strong>‘Bilimde Kadın’</strong> programı, yetenekli kadın bilim insanlarına eşsiz bir burs imkanı sağlayarak Birleşik Krallık&#8217;ta dünya standartlarında lisansüstü eğitim almalarına olanak tanıyor. Bu program, bursiyerlerin hem kendi ülkelerinde hem de uluslararası bir kariyer başarısı elde etmelerini sağlıyor.</p>
<p>British Council bu yıl Türkiye, Batı Balkanlar, Orta Asya ve Güney Kafkasya&#8217;dan 25 bursiyere toplam 900 bin Sterlin değerinde burs sağlıyor. Program, Birleşik Krallık&#8217;ın beş seçkin üniversitesinde (<u>University of Bradford</u>, <u>Cranfield University</u>, <u>University of Glasgow</u>, <u>University of St Andrews</u> ve <u>University of Stirling</u>) 67 yüksek lisans (MSc) programından oluşan geniş bir yelpazeye erişim sunuyor. Bursiyerler eğitimlerini tamamladıktan sonra ülkelerindeki STEM (bilim, teknoloji, mühendislik, matematik) sektörüne katkıda bulunmak üzere ülkelerine dönerek Birleşik Krallık&#8217;taki bağlantılarını ve deneyimlerini paylaşıyor.</p>
<p>Yurtdışında eğitim alma şansı bulamayanlar için bir fırsat olarak tasarlanan program, bu burs olmadan yurtdışında eğitim alamayacak olan başvuru sahiplerine öncelik veriyor. Eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılığa vurgu yapan program, her yaştan kadının başvurusunu kabul ediyor. Ayrıca, başvuru sahiplerinin, uygun bir lisans derecesine sahip olmak da dahil olmak üzere, seçecekleri üniversite programının kabul koşullarını karşılamaları gerekiyor.</p>
<p>2024-5 akademik yılı için ‘Bilimde Kadın’ bursiyerleri, tam öğrenim ücretlerini, aylık yaşam burslarını, ülkelerinden Birleşik Krallık&#8217;a gidiş-dönüş uçuşlarını, vize ve sağlık sigortası ücretlerini ve gerekirse IELTS sınavı için geri ödemeyi kapsayan yardımlara sahip oluyor. Burs programı kapsamında sunulan ek destekler arasında ise kurs dahilindeki temel seyahatler ve materyaller gibi eğitimle ilgili masrafların karşılanması da bulunuyor.</p>
<p>Başvurular, üniversiteler aracılığıyla doğrudan yapılabilir. Başvuru sahipleri, Şubat ayı itibariyle mevcut bursların tam listesine erişmek için British Council Türkiye web sitesini ziyaret edebilirler. Bursiyerlerin programa başvurmaları için son tarih 30 Nisan 2024&#8217;tür.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilimde-kadin-burs-programi-dunya-standartlarinda-egitimin-kapilarini-aciyor-438926">&#8216;Bilimde Kadın&#8217; burs programı, dünya standartlarında eğitimin kapılarını açıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
