<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bildirim | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/bildirim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bildirim</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Feb 2026 07:53:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>Bildirim | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bildirim</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kaspersky, kurumsal kimlik bilgilerini çalmak amacıyla Google Tasks bildirimlerini istismar eden yeni bir oltalama kampanyasını ortaya çıkardı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-kurumsal-kimlik-bilgilerini-calmak-amaciyla-google-tasks-bildirimlerini-istismar-eden-yeni-bir-oltalama-kampanyasini-ortaya-cikardi-616075</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 07:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[amacıyla]]></category>
		<category><![CDATA[Bildirim]]></category>
		<category><![CDATA[bilgilerini]]></category>
		<category><![CDATA[çalmak]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcılar]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal]]></category>
		<category><![CDATA[şirket]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616075</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky, kurumsal kullanıcıları hedef alan ve meşru Google Tasks bildirimlerini kötüye kullanarak şirket giriş bilgilerini ele geçirmeyi amaçlayan yeni bir oltalama (phishing) yöntemini tespit etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-kurumsal-kimlik-bilgilerini-calmak-amaciyla-google-tasks-bildirimlerini-istismar-eden-yeni-bir-oltalama-kampanyasini-ortaya-cikardi-616075">Kaspersky, kurumsal kimlik bilgilerini çalmak amacıyla Google Tasks bildirimlerini istismar eden yeni bir oltalama kampanyasını ortaya çıkardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kaspersky, kurumsal kullanıcıları hedef alan ve meşru Google Tasks bildirimlerini kötüye kullanarak şirket giriş bilgilerini ele geçirmeyi amaçlayan yeni bir oltalama (phishing) yöntemini tespit etti. Saldırganlar, Google’ın güvenilir <strong>@google.com</strong> e-posta alan adını ve bildirim altyapısını kullanarak geleneksel e-posta güvenlik filtrelerini aşmayı ve kullanıcıların aşina oldukları hizmetlere duyduğu güveni istismar etmeyi hedefliyor.</p>
<p>Bu kampanya kapsamında mağdurlara, konu satırında “Yeni bir göreviniz var’’ ifadesi yer alan ve Google Tasks’tan gelmiş gibi görünen bir bildirim iletiliyor. Mesaj, alıcının şirketinin Google’ın görev yönetim aracını kullanmaya başladığı izlenimini yaratarak hızlı aksiyon alma baskısı oluşturuyor. Bildirimde genellikle “yüksek öncelik” ibaresi ve kısa bir son teslim tarihi gibi aciliyet unsurları bulunuyor; bu da kurbanın düşünmeden harekete geçmesini teşvik ediyor.</p>
<p>Mesajdaki bağlantıya tıklayan kullanıcılar, “çalışan doğrulama” sayfası görünümünde tasarlanmış sahte bir forma yönlendiriliyor. Bu formda, sözde kurumsal statülerini teyit etmeleri gerektiği bahanesiyle şirket giriş bilgilerini paylaşmaları isteniyor. Ele geçirilen kimlik bilgileri, şirket sistemlerine yetkisiz erişim sağlamak, veri sızıntısı gerçekleştirmek veya daha ileri aşamalı saldırılar düzenlemek için kullanılabiliyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Anti-Spam Uzmanı Roman Dedenok</strong> konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “<em>Google’ın geniş hizmet ekosistemi dolandırıcılar tarafından istismar edilebiliyor. Google Tasks üzerinden yürütülen bu yöntem, daha önce gözlemlediğimiz ve 2026 itibarıyla da devam eden daha geniş bir eğilimin parçası. Siber suçlular, dolandırıcılık ve oltalama saldırılarını yaymak için meşru platformları kötüye kullanıyor. Güvenilir alan adlarından gelen bildirimler, doğası gereği birçok spam ve oltalama filtresini aşabiliyor. Buna ek olarak, sürecin şirket içi bir prosedür gibi kurgulanması sosyal mühendislik etkisini artırarak kullanıcıların savunma mekanizmalarını zayıflatıyor</em>.”</p>
<p>Söz konusu taktikle ilgili makalenin tamamına Kaspersky blogu üzerinden ulaşılabilir.</p>
<p>Kaspersky, bu ve benzeri tehditlere karşı şu önlemleri öneriyor:</p>
<ul>
<li>Kaynağı güvenilir görünse dahi, herhangi bir platformdan gelen talep edilmemiş davetleri şüpheyle değerlendirin.</li>
<li>Bir bağlantıya tıklamadan önce URL adresini dikkatle kontrol edin.</li>
<li>Şüpheli e-postalarda yer alan telefon numaralarını aramayın. Bir hizmetin destek hattına ulaşmanız gerekiyorsa, telefon numarasını ilgili hizmetin resmi web sitesinden teyit edin.</li>
<li>Şüpheli e-postaları platform sağlayıcısına bildirin ve tüm hesaplarınız için çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) kullanın.</li>
<li>Kurumsal kullanıcılar için, makine öğrenimi algoritmalarıyla desteklenen çok katmanlı savunma mekanizmalarına sahip Kaspersky Security for Mail Server, gelişen tehditlere karşı güçlü koruma sunarak işletmelerin siber riskler karşısında güvenle hareket etmesine yardımcı olur.</li>
<li>Bireysel kullanıcılar için  Kaspersky Premium, yapay zekâ destekli oltalama karşıtı özellikleriyle phishing saldırılarından kaçınmaya ve genel siber güvenlik seviyesini artırmaya destek olur.</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-kurumsal-kimlik-bilgilerini-calmak-amaciyla-google-tasks-bildirimlerini-istismar-eden-yeni-bir-oltalama-kampanyasini-ortaya-cikardi-616075">Kaspersky, kurumsal kimlik bilgilerini çalmak amacıyla Google Tasks bildirimlerini istismar eden yeni bir oltalama kampanyasını ortaya çıkardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda &#8220;Zihin Erozyonu&#8221; Yaşandığına dikkat çekiyor: &#8220;Cebimizdeki Ekran, Hafızamızı Ele Geçiriyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesi-psikoloji-bolumu-ogretim-uyesi-prof-dr-murat-kurt-dijital-cagda-zihin-erozyonu-yasandigina-dikkat-cekiyor-cebimizdeki-ekran-hafizamizi-ele-geciriyor-614750</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 09:03:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[acıbadem]]></category>
		<category><![CDATA[Aynı Anda]]></category>
		<category><![CDATA[Bildirim]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[içerik]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[sürekli]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[üyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614750</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabah gözümüzü açar açmaz telefona uzanıyor, gün içinde yüzlerce kez ekranı kontrol ediyor, gece uyumadan önce son kez sosyal medyada geziniyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesi-psikoloji-bolumu-ogretim-uyesi-prof-dr-murat-kurt-dijital-cagda-zihin-erozyonu-yasandigina-dikkat-cekiyor-cebimizdeki-ekran-hafizamizi-ele-geciriyor-614750">Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda &#8220;Zihin Erozyonu&#8221; Yaşandığına dikkat çekiyor: &#8220;Cebimizdeki Ekran, Hafızamızı Ele Geçiriyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Sabah gözümüzü açar açmaz telefona uzanıyor, gün içinde yüzlerce kez ekranı kontrol ediyor, gece uyumadan önce son kez sosyal medyada geziniyoruz. Dijital çağın bu görünmez rutini artık sıradan bir alışkanlık değil; bilim insanlarına göre dikkat ve hafıza süreçlerimizi derinden etkileyen bir dönüşümün parçası. Uzmanlar, özellikle hızlı tüketilen kısa içeriklerin ve sürekli bildirim akışının haz temelli anlık kazançları artırdığını ama uzun vadede bedel ödettiğini söylüyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) çocuklara yönelik ekran süresi sınırlamaları ve Avrupa bölgesinde artan problemli sosyal medya kullanımı verileri, meselenin küresel boyutunu ortaya koyuyor. Üniversitelerde yapılan araştırmalar ise yalnızca telefonun masada durmasının bile bilişsel performansı düşürebildiğini gösteriyor. Peki hafızamız ve algımız gerçekten zayıflıyor mu? Yoksa sadece kullanım alışkanlıklarımız mı değişiyor? “Telefon masadayken bile dikkat düşüyor” diyen Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt konuyla ilgili çarpıcı bilgiler veriyor…</strong></em></p>
<p>Prof. Dr. Murat Kurt’a göre sosyal medyanın aşırı ve kontrolsüz kullanımı, dikkat ve hafıza üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Bu etkinin şiddeti; kişinin yaşı ve sosyal medyada geçirdiği süreye bağlı olarak değişebilir. Özellikle çocuklar ve ergenlerde yoğun kullanım; dikkat dağınıklığına, dikkat süresinin kısalmasına ve aynı anda birden fazla işle uğraşma alışkanlığına bağlı dikkat sorunlarına yol açabiliyor. Birden fazla platformda eş zamanlı vakit geçirmek ve sürekli gelen bildirimler, odaklanmayı zorlaştıran başlıca etkenler arasında gösteriliyor” diyor. </p>
<p>Araştırmalar, sorunlu sosyal medya kullanımının günlük hayatta daha fazla dalgınlık ve unutkanlıkla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum çoğu zaman aşırı kullanım ve “bir şeyleri kaçırma korkusu” olarak bilinen “FoMO” ile bağlantılı görülüyor. Hatta akıllı telefon kapalı ve kullanılmıyor olsa bile görüş alanında bulunması, dikkat performansını zayıflatabiliyor. Bir şeyleri kaçırma korkusu ve kendi başına kalmanın verdiği rahatsızlık hissinden kaçınmak için insanların farkında olmadan sürekli olarak olası bir bildirime hazır hale geldiğini belirten Prof. Dr. Murat Kurt, “Beyin, potansiyel ödül sinyalini, yani bildirimi, tamamen görmezden gelemez. Telefon yanımızdayken bile zihinsel kaynaklarımızın büyük bir kısmı tetikte kalıyor. Bu da zihnimizin bir işe ya da bir şeye odaklanmasını zayıflatıyor” şeklinde konuşuyor.</p>
<p><b>Sosyal Medya Kullanımı Arttıkça Unutkanlık Da Artıyor </b></p>
<p>Prof. Dr. Murat Kurt’a göre problemli sosyal medya ve akıllı telefon kullanımı sadece dikkati değil, belleği de etkiliyor. Hafızanın güçlü olabilmesi için dikkat filtrelerinin sağlıklı bir şekilde çalışması ve hatırlanacak duruma ilişkin ara ara tekrar yapılması gerekiyor. Sürekli içerik değişimi, kısa videolar ve bildirim akışı dikkati ve özümseyerek öğrenmeyi bozuyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Hafıza bir kas gibidir; tekrar ve odaklanma ister. Sürekli bölünen dikkat, bilgiyi yüzeyde bırakır. Öğreniyoruz sanıyoruz ama aslında depolamıyoruz” diyor.</p>
<p>Bazı uluslararası çalışmalar, günlük sosyal medya kullanım süresi arttıkça bilişsel performansa yönelik risklerin yükseldiğini, özellikle de dikkat süresinin azaldığını ortaya koyuyor. Sürekli içerik değiştirme alışkanlığı, beynin derin odaklanma yerine yüzeysel ve hızlı tarama moduna geçmesine neden oluyor. Bu durum özellikle öğrencilerde ders çalışırken sık sık telefona bakma ihtiyacı şeklinde görülüyor.</p>
<p><b>Kısa İçerikler Beynin Sabır Eşiğini Düşürüyor </b></p>
<p>Sosyal medya beğenileri ve bildirimlerin küçük ama sık dopamin salınımlarına yol açtığını söyleyen Prof. Dr. Murat Kurt, bu durumun beynin anlık ödüllere alışmasına neden olduğuna dikkat çekiyor: “Kısa ve hızlı içerik tüketimi, beynin sabır eşiğini düşürebilir. Uzun bir metni okumak ya da karmaşık bir problemi çözmek daha zor hale gelir. Bu durum özellikle gelişim çağındaki çocuk ve ergenlerde daha belirgin risk oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü verileri, ergenlerde problemli sosyal medya kullanımının arttığını ve bunun ruh sağlığı ile dikkat süreçleri üzerinde etkili olabileceğini gösteriyor”…</p>
<p>Problemli ve kontrolsüz sosyal medya kullanımının birçok ruhsal bozuklukla da ilişkili olduğunu söyleyen Prof. Dr. Murat Kurt, “En sık karşılaşılan ruhsal sorunlar arasında depresyon, dikkat eksikliği ve anksiyete bozuklukları öne çıkıyor. Bunlara uyku problemleri, beden algısına ilişkin sorunlar, yeme davranışındaki bozulmalar ile yalnızlık ve sosyal izolasyon da eşlik ediyor” şeklinde konuşuyor. </p>
<p><b>Beyin Aynı Anda İki İşi Aynı Verimle Yapamaz </b></p>
<p>Kontrolsüz akıllı telefon ve sosyal medya kullanımının başta dikkat yetersizliğine yol açtığını söyleyen Prof. Dr. Murat Kurt, “Buna ‘dijital amnezi’ diyoruz. Bilginin her an erişilebilir olması, onu zihinde tutma motivasyonunu azaltabiliyor. Artık bilgiyi hatırlamak yerine nerede bulacağımızı hatırlıyoruz. Bu da uzun vadede bellekle ilgili mekanizmalarımızın özümseyerek öğrenmesini engelliyor” şeklinde konuşuyor. </p>
<p>Hafıza oluşumu için dikkatin şart olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Murat Kurt, “Eğer dikkat dağınıksa, bilgi uzun süreli belleğe aktarılamaz. Ayrıca ‘dijital hafıza etkisi’ dediğimiz bir durum var. İnsanlar bilgiyi ezberlemek yerine ‘nasıl olsa internette var’ düşüncesiyle depolamıyor. Bu da uzun vadede hatırlama kapasitesini zayıflatabiliyor” diyor. </p>
<p>Telefonla ilgilenirken ders çalışmak, mesajlaşırken toplantı dinlemek… Ancak bilimsel veriler beynin aynı anda bilişsel olarak iki zor işi tam verimle yapamadığını gösteriyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Sınırlı bir bilgi işleme kapasitesine sahibiz. Yine de sistemimiz aynı anda birden fazla görevi yapabilecek yeterliğe sahiptir. Ancak aynı anda iki zor işi yapmaya ya da birbirini bozacak iki işi yapmaya veya daha önce deneyimlemediğimiz bir işi yaparken başka bir şey yapmaya çalıştığımızda zorlanıyoruz. Dolayısıyla çoklu görevler, görevler arasında hızlı geçişi gerektiriyor. Her geçişte ise zihinsel enerji kaybı oluyor. Bu da hem performansı hem öğrenme kalitesini düşürüyor” diyor. </p>
<p>Problemli telefon kullanımının çocuk gelişiminde dikkate alınması gereken bir husus olduğunu belirten Prof. Dr. Murat Kurt, “Çocukların yüzde 97’si 0–4 yaş arasında mobil cihazlarla karşılaşıyor; üstelik bu temas çoğu zaman 1 yaşından önce, ekran izleme ya da dijital içerikle etkileşim şeklinde başlıyor. Bu durum çocuğun optimum motor ve duyusal gelişim fırsatını zayıflatıyor. Neticede çocuğun hayal gücü ve yaratıcılığı sekteye uğruyor” diyor.  </p>
<p><b><strong>Çözüm, Teknolojiden Kaçmak Değil, Onu Yönetmek</strong></b></p>
<p> </p>
<p>Uzmanlar teknolojiden tamamen uzaklaşmanın elbette gerçekçi olmadığını, önemli olanın bilinçli kullanım olduğunu vurguluyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Eğlence amaçlı ekran süresini sınırlandırmak, bildirimleri kapatmak ve telefonu görüş alanı dışına koymak, yatmadan en az 1 saat önce ekran kullanımını bırakmak, gün içinde ‘ekransız odak blokları’ oluşturmak, kitap okuma, not tutma ve ezber gibi hafızayı aktif çalıştıran aktiviteleri artırmak önemli. Teknoloji düşmanımız değil. Ancak kontrol edilmediğinde zihinsel kapasitemizi sessizce aşındırabilir. Dikkat, hafıza ve algı; korunması gereken bilişsel hazinelerimizdir. Onları korumak bizim elimizde” diyerek sözlerini tamamlıyor…</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesi-psikoloji-bolumu-ogretim-uyesi-prof-dr-murat-kurt-dijital-cagda-zihin-erozyonu-yasandigina-dikkat-cekiyor-cebimizdeki-ekran-hafizamizi-ele-geciriyor-614750">Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda &#8220;Zihin Erozyonu&#8221; Yaşandığına dikkat çekiyor: &#8220;Cebimizdeki Ekran, Hafızamızı Ele Geçiriyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Duraktayım&#8221; ile engeller kalkıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/duraktayim-ile-engeller-kalkiyor-606318</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 08:05:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Bildirim]]></category>
		<category><![CDATA[Durakta]]></category>
		<category><![CDATA[duraktayım]]></category>
		<category><![CDATA[engeller]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[eshot]]></category>
		<category><![CDATA[kalkıyor]]></category>
		<category><![CDATA[otobüsü]]></category>
		<category><![CDATA[özgür]]></category>
		<category><![CDATA[sayesinde]]></category>
		<category><![CDATA[şoför]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606318</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ödüllü “Duraktayım” uygulaması, engellilerin kent içi ulaşımını kolaylaştırdı. Uygulamayı kullanan engelliler memnuniyetini dile getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/duraktayim-ile-engeller-kalkiyor-606318">&#8220;Duraktayım&#8221; ile engeller kalkıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ödüllü “Duraktayım” uygulaması, engellilerin kent içi ulaşımını kolaylaştırdı. Uygulamayı kullanan engelliler memnuniyetini dile getiriyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, engelli bireylerin yaşamını kolaylaştıran uygulamaları yaygınlaştırma devam ediyor. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde tekerlekli sandalye kullanıcılarını kapsayan yeni özelliğiyle güçlendirilen ödüllü “Duraktayım” uygulaması, özellikle görme engelli yurttaşların toplu ulaşımı destek almadan kullanmasını sağlıyor. Türkiye’de ilk kez İzmir’de hayata geçirilen ve ESHOT Mobil uygulaması içinde yer alan sistem sayesinde görme engelli yolcular, durakta binmek istedikleri otobüsü seçerek aracın gelişini sesli bildirimlerle takip edebiliyor. Şoför Bilgi Ekranı ile entegre çalışan uygulama, eş zamanlı olarak şoföre de bildirim göndererek engelli yurttaşın güvenli şekilde araca binmesini kolaylaştırıyor. Yolculuk boyunca aktif kalan uygulamaya IOS ve Android marketlerden ücretsiz erişilebiliyor.</p>
<p><strong>“Kendimi kuş gibi özgür hissediyorum”</strong></p>
<p>“Duraktayım” uygulamasını kullanan tekerlekli sandalye kullanıcısı Anıl Karabatak, uygulamanın günlük yaşamına sağladığı kolaylığı şu sözlerle anlattı: “Bu uygulama sayesinde otobüse bineceğim zaman şoföre bildirim gidiyor ve daha rahat binmem mümkün oluyor. Daha önce ancak ailemle birlikte binebiliyordum, şimdi ise kendi başıma otobüse binebiliyorum. Uygulama, özgürce ulaşım sağlamama yardımcı oldu. Başta çekincelerim vardı ancak uygulama sayesinde kendimi kuş gibi özgür hissediyorum. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.”</p>
<p><strong>“İneceğim durağa yaklaştığımı anlıyorum”</strong></p>
<p>Gündelik yaşamında uygulamayı kullanan görme engelli Hasan Hüseyin Canmaya, ESHOT Mobil’in engelli yurttaşlar için önemli kazanımlar sağladığını söyledi. Uygulamayı uzun süredir kullandığını belirten Canmaya, “Son güncellemeyle birlikte sistem daha da iyileşti. Bildirim eklediğimde, otobüsün şoförü o durakta beni beklediğini biliyor. Otobüsüm üç durak kala bildirimler gelmeye başlıyor, ineceğim durağa üç durak kaldığında da tekrar uyarı alıyorum. Böylece durağıma yaklaştığımı anlıyorum. Şoför de bildiği için bana ayrıca haber veriyor” dedi.</p>
<p><strong>“Her durağı bilmesek de uygulama sayesinde bulabiliyoruz”</strong></p>
<p>Uygulamanın hayatını kolaylaştırdığını belirten Hasan Hüseyin Canmaya, geçmişte yaşadığı zorluklara dikkat çekti. Canmaya, “Bu uygulamadan önce durakta vatandaşlardan bineceğim otobüsü haber vermelerini isterdim. Bazen unutuluyor, ben de otobüsü kaçırıyordum. Bu sorun ortadan kalktı. Gideceğimiz her durağı bilmesek bile, uygulama ineceğimiz durağı bildirdiği için yolumuzu bulabiliyoruz. ESHOT Mobil Uygulaması, kent içi ulaşımdaki birçok sorunumu yüzde yüz çözdü. Kimseye ihtiyaç duymadan otobüsler, duraklar ile binme ve inme süreçlerini artık rahatlıkla yönetebiliyorum. Günlük ihtiyaçlarımı özgürce karşılıyorum” dedi.</p>
<p><strong>“Vatandaş gideceği yere korkusuzca ulaşabiliyor”</strong></p>
<p>ESHOT’ta görev yapan kadın şoför Raziye Can, “Duraktayım uygulaması sayesinde engelli vatandaşlarımız, daha rahat ve özgür bir şekilde, gitmek istedikleri yerlere korkusuzca ulaşabiliyor” dedi.</p>
<p><strong>Bildirim doğrudan şoför ekranına düşüyor</strong></p>
<p>“Duraktayım” uygulaması sayesinde durakta bekleyen tekerlekli sandalyeli yurttaşlar, ESHOT Mobil üzerinden şoföre bildirim gönderiyor. Bildirim, doğrudan şoför ekranına yansıyor ve şoför durağa yaklaşmadan önce yolcunun durumunu görerek aracı rampanın güvenli şekilde açılabileceği noktada durduruyor. Görme engelli yurttaşların sesli komutlarla durak ve hat seçimi yapabildiği, dış anons sistemiyle aracı tespit edebildiği uygulama, yapılan son güncellemeyle birlikte tekerlekli sandalye kullanıcıları için de aktif olarak kullanılmaya başlandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/duraktayim-ile-engeller-kalkiyor-606318">&#8220;Duraktayım&#8221; ile engeller kalkıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karne bir geri bildirim olarak değerlendirilmeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karne-bir-geri-bildirim-olarak-degerlendirilmeli-605388</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 12:50:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Bildirim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirilmeli]]></category>
		<category><![CDATA[ders]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[gerektiği]]></category>
		<category><![CDATA[geri]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[karne]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605388</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlk ve orta dereceli okulların ara tatile girmesine sayılı günler kaldı. Öğrenciler, karne alıp sömestr tatiline merhaba demek için gün sayıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karne-bir-geri-bildirim-olarak-degerlendirilmeli-605388">Karne bir geri bildirim olarak değerlendirilmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlk ve orta dereceli okulların ara tatile girmesine sayılı günler kaldı. Öğrenciler, karne alıp sömestr tatiline merhaba demek için gün sayıyor. İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. T. Gül Şendil,  karneye yaklaşımda ebeveyn tutumlarının önemine işaret etti. Karnenin bir geri bildirim olarak görülmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. T. Gül Şendil, demokratik tutuma sahip olan ebeveynlerin karneyi bir geri bildirim olarak değerlendirdiğini söyledi. Ara tatilin çocuklar için bilişsel ve duygusal yönden dinlenme için verilen bir ara ve mola olduğunu kaydeden Prof. Dr. T. Gül Şendil, ara tatilin çocukla birlikte programlanması gerektiğini söyledi.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. T. Gül Şendil, karneye yaklaşımda ebeveyn tutumlarının nasıl olması gerektiğini değerlendirdi.<br />Okulların sömestr tatiline girmesi ve karne döneminin yaklaşmasıyla birlikte, ebeveynlerin en sık sorduğu soruların “karneye nasıl tepki verilmesi gerektiği ve çocukların tatil dönemini nasıl değerlendirmesi gerektiği” olduğunu kaydeden Prof. Dr. T. Gül Şendil, bu sorulara sağlıklı yanıtlar verebilmek için öncelikle karnenin çocuk ve ebeveyn açısından taşıdığı anlamın ele alınması gerektiğini söyledi.<br />Karne ebeveyn ve çocuk için farklı anlamlar taşıyor<br />Ebeveyn için karnenin, çocuğun başarısını, çalışkanlık ya da tembelliğini gösteren bir değerlendirme anlamı taşıdığını ifade eden Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Çocuk için ise karne, bu değerlendirmelerin çok ötesinde anlamlar taşır. Karne, çalışkanlık ya da aşağılık duygusu; becermek ya da becerememek, kendine güven ya da güvensizlik; beğenilmek ya da beğenilmemek, sevilmek ya da sevilmemek; utanmak ya da gururlanmak gibi çok geniş anlamları ifade edebilir” dedi.<br />Başarı ya da başarısızlıkta kaygı görülüyor<br />Bu duyguların olumlu yönde yaşanmasının, çocuğun duygusal ve sosyal gelişimi ile akademik başarısı açısından son derece önemli olduğunu kaydeden Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Başarı ya da başarısızlık yaşayan pek çok çocukta ortak olarak görülebilen bir diğer duygu ise kaygıdır. Belirli düzeyde kaygının başarı için gerekli olduğu bilinmektedir. Ancak aşırı kaygı, başarıyı ketleyici bir etkiye sahip olabileceği gibi çocuğun duygusal ve sosyal gelişimini de olumsuz yönde etkileyebilir. Üstelik bu durum yalnızca başarısız çocuklar için değil, başarılı çocuklar için de ‘başarıyı sürdürebilecek miyim?’ düşüncesiyle yorucu ve yıpratıcı bir sürece dönüşebilir.  Çocuklar bu duyguları kendilerine, öğretmenlerine, arkadaşlarına ve ebeveynlerine karşı hissedebilirler” uyarısında bulundu. <br />Çok yönlü etkileri olan bu sürecin çocukların lehine gelişebilmesi için ebeveynlere ve eğitimcilere önemli görevler düştüğünü vurgulayan Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Ebeveynler doğal olarak çocuklarının çalışkan ve başarılı olmasını isterler ancak bu konuda çocuklarına yaklaşımları farklılık gösterebilir” dedi.<br />Otoriter ebeveynler aşırı baskı uygulayabilir<br />Çocuğa yaklaşımda tutum farklılığı gösteren ailelerin karneye yaklaşımda da farklı davranabileceğini kaydeden Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Otoriter tutuma sahip olan bazı ebeveynler, çocuklarının başarılı olması için aşırı baskı uygulayabilirler, başarıyı sürekli denetim altında tutabilir ve yalnızca yüksek notları kabul edebilirler. Düşük notlar ise ceza ve tehdit konusu hâline gelebilir” dedi.  <br />Karne, çocuğun kişiliğine yönelik yargıya dönüştürülebilir<br />Bu durumun ebeveyn–çocuk ilişkisinde kaygı, korku ve kızgınlığın hâkim olmasına yol açtığını ifade eden Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Ayrıca karne, çocuğun kişiliğine yönelik bir yargıya dönüştürülebilir: ‘Tembellik yapmışsın’, ‘Beni hayal kırıklığına uğrattın’ gibi ifadeler sıkça kullanılır. Baskı, ceza ve zorlamalar kısa vadede akademik başarıyı artırabiliyor gibi görünse de uzun vadede yüksek kaygı, hata yapma korkusu ve öğrenme isteğinin performans baskısına dönüşmesi sıklıkla görülür. Çocuk çalışır; ancak merakı azalır” uyarısında bulundu.<br />Başarısızlığı görmezden gelmek de zarar verebiliyor<br />Her konuda müsamahakâr olan izin verici ebeveyn tutumlarının çocuğun gelişiminde birtakım sorunlara yol açabileceğini belirten Prof. Dr. T. Gül Şendil, “İzin verici ebeveynler, çocukların zorlanmamaları gerektiği düşüncesinden hareketle ‘Notlar önemli değil…’, ‘Çocuklar çocukluğunu yaşamalı…’ şeklinde düşünerek onların ders başarılarına ilgisiz kalır, bu konuda geri bildirimde bulunmaz ve çoğu zaman başarısızlığı da görmezden gelebilirler. Bu çocuklar, karne alma durumunda strese girmezler ancak uzun vadede sorumluluk almazlar, arzu ve isteklerini denetlemede sorun yaşarlar, hedef koyma ve çaba–sonuç ilişkileri zayıflar. Akademik özdenetimleri gelişmez ve sosyal uyumda zorlanırlar” dedi.<br />Aşırı korunan çocuklar, öğrenme sorumluluğunu üstlenmiyorlar<br />Aşırı koruyucu ebeveyn tutumunda ise ebeveynlerin, çocuklarının her konuda korunması gerektiği düşüncesinden hareketle çocuklarının ödevlerinden ders başarısına kadar pek çok konuda müdahaleci olduğunu ifade eden Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Bu tip ebeveynler, çocuklarının ders başarıları ile aşırı ilgilenir, çocuğun yerine planlar yapar, bazen ödevlerini bile yapar, öğretmenle sürekli müdahale edici tarzda iletişim kurar ve çocuğunun düşük not almasını ‘haksızlık’ olarak algılarlar. Bu ebeveynlerin çocukları korkak, çekingen, güvensiz olurlar ve öğrenme sorumluluğunu üstlenemezler. Derslerinde başarı gösterseler bile özerklik, problem çözme ve akademik dayanıklılıkları zayıf kalır. Ebeveynin desteğinin olamayacağı üniversite gibi ortamlarda ciddi zorlanmalar yaşayabilirler” diye konuştu.  <br />Tutarlı yaklaşımda karne bir geri bildirim olarak değerlendiriliyor<br />Demokratik tutuma sahip olan ebeveynlerin ise çocuklarının ders başarıları konusunda onlara güven duyan, destekleyici, yol gösterici ama müdahale etmeyen bir yaklaşım içinde olduklarını belirten Prof. Dr. T. Gül Şendil, şunları söyledi: <br />“Çocuklarını her yönüyle gözler, onların bağımsız kişilik geliştirmelerini destekler, karşılıklı iletişim içerisinde olur ve öğrenme sorumluluğunu çocuğa bırakırlar. Önemli özelliklerinden bir de tutarlı olmalarıdır. Karneyi bir ‘geri bildirim’ olarak görür, çocuğun görüşünü dinler, duygu ifadesine olanak tanır, çocuğuyla birlikte net ama esnek sınırlar koyarlar. Bu ebeveynlerin çocukları, kendine güvenen, bağımsız, içsel motivasyona sahip, sorumluluk alabilen, akademik başarısı yüksek ve sosyal yönden de uyumlu olurlar.”<br />Ara tatil dinlenme ve yeni döneme hazırlanma şeklinde planlanmalıdır <br />Ara tatilin adı üzerinde çocuklar için bilişsel ve duygusal yönden dinlenme için verilen bir ara ve mola olduğunu kaydeden Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Doğal olarak bu amaca hizmet edecek etkinliklere bolca zaman ayrılması gerekir. Örneğin sabahın erken saatinde kalkmak zorunda kalmadan uyuyabilmek, bolca oyun oynayabilmek, spor, sanat ve çocuğun ilgi alanına uygun aktivitelerle zaman geçirmek, gezmek vb. etkinlikler için zaman ayrılmalıdır. Tabii okulun yeni dönemi için gerçekçi ve ölçülebilir küçük hedefler belirlemek; çocuğun eksik olduğu ders konularının üzerinden geçebilmesi için kısa zaman alan ve çok zorlayıcı olmayan planlar yapmak da bu aktivitelerin arasına eklenebilir” tavsiyesinde bulundu. <br />Prof. Dr. T. Gül Şendil, demokratik ebeveyn tutum özellikleri düşünülerek ara tatil programının çocukla birlikte ele alınıp programlanması halinde çocuğun kendini iyi hissetmesinin yanı sıra dinlenip eğlenmesi ve öğrenme sorumluluğunu almasının sağlanabileceğini söyledi.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karne-bir-geri-bildirim-olarak-degerlendirilmeli-605388">Karne bir geri bildirim olarak değerlendirilmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yetişkinlerde DEHB ve teknoloji kullanımı: Dijital dünyada dikkat sınavı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yetiskinlerde-dehb-ve-teknoloji-kullanimi-dijital-dunyada-dikkat-sinavi-586192</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Oct 2025 18:33:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[Bildirim]]></category>
		<category><![CDATA[dehb]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkin]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkinlerde]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586192</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital çağın herkesin dikkatini zorlayan bir dönem olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, sürekli yanıp sönen bildirimler, bitmeyen içerik akışları, kısa videolar ve sosyal medya platformlarının beynin ‘ödül’ sistemini sık sık uyardığını, DEHB’li bireylerde bu etkinin daha belirgin olduğunu vurguladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yetiskinlerde-dehb-ve-teknoloji-kullanimi-dijital-dunyada-dikkat-sinavi-586192">Yetişkinlerde DEHB ve teknoloji kullanımı: Dijital dünyada dikkat sınavı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Dijital çağın herkesin dikkatini zorlayan bir dönem olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, sürekli yanıp sönen bildirimler, bitmeyen içerik akışları, kısa videolar ve sosyal medya platformlarının beynin ‘ödül’ sistemini sık sık uyardığını, DEHB’li bireylerde bu etkinin daha belirgin olduğunu vurguladı. Dijital dünyada dikkati korumak için tavsiyelerde bulunan Doğan Bektaş, süre sınırlaması getirilmesini, bildirimlerin azaltılmasını, fiziksel planlayıcılar kullanılmasını, düzenli egzersiz yapılmasını, ekransız zaman dilimleri oluşturulmasını, uyku ve beslenme düzeninin korunmasını tavsiye etti.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, yetişkinlerde görülen Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile teknoloji kullanımı arasındaki bağlantıya ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Ekim ayının Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Farkındalık Ayı olarak kutlandığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, çocukluk çağında başlayan ancak yaşamın ilerleyen dönemlerinde de devam eden DEHB’nin yalnızca ‘dikkatini toplayamama’ sorunu olmadığını söyledi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>DEHB, yetişkinlikte de belirti verebilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, “Bu bozukluk; planlama, organize olma, dürtüleri kontrol etme, zamanı yönetme ve duygusal dengeyi sürdürme becerilerini etkileyen nörogelişimsel bir bozukluktur. Bugün artık biliyoruz ki DEHB çocuklukta tanı konmamış olsa bile yetişkinlikte de belirti verebilir. Ancak bu belirtiler çoğu zaman günlük hayatın karmaşasında gözden kaçar. Kişi, sürekli dağınık hissedebilir, yaptığı işleri tamamlamakta zorlanabilir, e-posta yazarken veya bir toplantıya hazırlanırken kolayca başka bir şeye kayabilir. Zaman kavramı bulanıklaşır; ‘sadece beş dakika’ diye başlayan bir sosyal medya gezintisi, farkına bile varmadan bir saati bulabilir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yetişkinlerde DEHB’nin yaşamsal etkileri</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yetişkin DEHB’sinin genellikle üç temel alanda belirti verdiğini ancak bu belirtilerin çocuklukta olduğu kadar gözle görülür olmayabildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, bunları dikkat eksikliği, dürtüsellik ve aşırı hareketlilik olarak sıraladı: </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Dikkat eksikliği:</span></span></span></b><span><span><span> Uzun süre odaklanmayı gerektiren görevlerde çabuk sıkılma, yapılan işleri yarım bırakma, unutkanlık ve organize olamama sık görülür. Kişi genellikle dağınık hisseder ve öncelik belirlemekte zorlanır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Dürtüsellik:</span></span></span></b><span><span><span> Düşünmeden hareket etme, sabırsızlık, söz kesme veya acele karar verme gibi davranışlar iş ve sosyal ilişkileri zorlayabilir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Hiperaktivite (içsel huzursuzluk):</span></span></span></b><span><span><span> Çocukluktaki yerinde duramama hali, yetişkinlikte sürekli bir “zihinsel hareketlilik” olarak kendini gösterebilir. Kişi dinlenmekte zorlanır, sürekli bir şeylerle meşgul olma ihtiyacı duyar.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İş hayatında sorunlar ortaya çıkabiliyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>DEHB’li yetişkinlerin genellikle “potansiyelini kullanamadığını” ifade ettiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş,             “İş performansında dalgalanmalar, sık iş değişiklikleri, randevulara geç kalma, finansal planlama güçlükleri veya ilişkilerde sabırsızlık gibi sorunlarla karşılaşabilirler. Bu durum, zamanla benlik saygısını da etkileyebilir” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Dijital kullanım DEHB’li bireyleri daha fazla etkiler</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dijital çağın herkesin dikkatini zorlayan bir dönem olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, “Sürekli yanıp sönen bildirimler, bitmeyen içerik akışları, kısa videolar ve sosyal medya platformları, beynimizin ‘ödül sistemi’ni sık sık uyarır. DEHB’li bireylerde bu etki daha belirgindir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, “Çünkü beyinleri dopamin gibi ödül ve motivasyonla ilişkili kimyasallara karşı daha duyarlıdır. Hızlı geri bildirim sağlayan içerikler, bu kişiler için adeta çekim alanı oluşturur. Ancak bu durum, dikkat süresinin daha da kısalmasına, odaklanma kapasitesinin azalmasına ve erteleme davranışlarının artmasına yol açabilir. Kaydırılan ekranlar, yeni uyarıcılara kolay geçiş olanağı sunduğu için beyni sürekli bir ‘yenilik arayışında’ tutar. Bu, uzun süreli konsantrasyon gerektiren işlerde performansın düşmesine neden olur” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Uyku düzeni de olumsuz etkileniyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, teknoloji kullanımının aynı zamanda uyku düzenini de etkileyebileceğine dikkat çekerek “Özellikle akşam saatlerinde ekran ışığına maruz kalmak uykuya dalmayı güçleştirir, sabahları yorgun uyanmaya sebep olabilir. Bu da DEHB belirtilerini —dikkat dağınıklığı, sabırsızlık, unutkanlık— daha da belirgin hale getirir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Dijital dünyada dikkati korumak için 6 tavsiye</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkarmak gerçekçi değil; ancak onu bilinçli yönetmek mümkün” diyen Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, tavsiyelerini şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>&#8211; Süre sınırlaması getirin: </span></span></span></b><span><span><span>Pomodoro gibi zaman yönetim teknikleri (25 dakika odaklanma, 5 dakika mola) üretkenliği artırabilir. Sosyal medya için ekran süresi sınırlayıcı uygulamalar kullanmak da faydalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>&#8211; Bildirimleri azaltın: </span></span></span></b><span><span><span>Anlık mesajlar ve bildirimler, DEHB’li bireylerin odaklarını en çok bozan etkenlerdendir. Gerekli olmayan bildirimleri kapatmak, dikkat bölünmesini azaltır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>&#8211; Fiziksel planlayıcılar kullanın: </span></span></span></b><span><span><span>Dijital uygulamalar yerine ajanda, defter veya yazılı listeler, zihni sabitlemeye yardımcı olur. “Yapılacaklar listesi”ni görmek, görev tamamlamayı kolaylaştırır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>-Düzenli egzersiz yapın: </span></span></span></b><span><span><span>Fiziksel aktivite, dopamin ve noradrenalin düzeylerini artırarak dikkat ve motivasyonu destekler. Günlük yürüyüşler, yoga, bisiklet veya dans gibi aktiviteler ruh halini dengelemeye de yardımcı olur.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>-Ekransız zaman dilimleri oluşturun: </span></span></span></b><span><span><span>Yemek saatlerinde, yatmadan önce veya sabah uyanır uyanmaz ekransız kalmak, zihinsel dinlenme sağlar.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>-Uyku ve beslenme düzenini koruyun: </span></span></span></b><span><span><span>Kafein tüketimini azaltmak, düzenli uyku saatleri oluşturmak ve akşamları ekran maruziyetini sınırlamak, belirtileri hafifletebilir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Teknolojiyi yönetmek, kendini yönetmektir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Teknoloji doğru kullanıldığında DEHB’li bireylerin yaşamını kolaylaştırabildiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, “Hatırlatma uygulamaları, zamanlayıcılar, görev yöneticileri ya da dikkat artırıcı uygulamalar doğru şekilde kullanıldığında işlevselliği destekler. Burada önemli olan, teknolojinin kişiyi yönetmemesi; kişinin teknolojiyi kendi yararına kullanmasıdır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Farkındalık, anlama ve destek zamanı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, sözlerini şöyle tamamladı: “DEHB bir karakter özelliği ya da ‘disiplin eksikliği’ değildir; biyolojik temeli olan bir nörogelişimsel farklılıktır. Erken farkındalık, uygun tedavi ve yaşam düzenlemeleriyle, bu bireyler potansiyellerini en verimli şekilde ortaya koyabilirler. Bu farkındalık ayı, DEHB’li yetişkinler ve yakınları için bir hatırlatma niteliğinde:<br />Dijital dünyanın hızına kapılmadan, kendi ritmini bulmak mümkündür ve çoğu zaman, iyileşmenin ilk adımı kendini anlamaktan geçer.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yetiskinlerde-dehb-ve-teknoloji-kullanimi-dijital-dunyada-dikkat-sinavi-586192">Yetişkinlerde DEHB ve teknoloji kullanımı: Dijital dünyada dikkat sınavı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uber ve diğer uygulamalar nerede olduğunuzu nasıl biliyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uber-ve-diger-uygulamalar-nerede-oldugunuzu-nasil-biliyor-583603</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 09:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Bildirim]]></category>
		<category><![CDATA[biliyor]]></category>
		<category><![CDATA[diğer]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[konum]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcı]]></category>
		<category><![CDATA[nerede]]></category>
		<category><![CDATA[olduğunuzu]]></category>
		<category><![CDATA[uber]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamalar]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583603</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uber ve konumunuzu önemseyen birçok uygulamada karşılaşılan konum bildirimleri, kullanıcıların gizlilik ayarlarına rağmen uygulamaların kendilerini takip ettiği izlenimi yaratabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uber-ve-diger-uygulamalar-nerede-oldugunuzu-nasil-biliyor-583603">Uber ve diğer uygulamalar nerede olduğunuzu nasıl biliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uber ve konumunuzu önemseyen birçok uygulamada karşılaşılan konum bildirimleri, kullanıcıların gizlilik ayarlarına rağmen uygulamaların kendilerini takip ettiği izlenimi yaratabiliyor. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET,  iOS işletim sisteminde kullanılan konum tabanlı bildirim mekanizmalarının kullanıcı gizliliği açısından nasıl algılanabileceğini inceledi. Mobil uygulamaların konum bilgisi kullanımıyla ilgili kullanıcıların aklına gelen güvenlik temelli sorulara cevap aradı.</strong></p>
<p>Siber güvenlik şirketi <strong>ESET</strong>, araç çağırma uygulaması Uber örneği üzerinden iOS işletim sisteminde yer alan <strong>UNLocationNotificationTrigger</strong> özelliğinin kullanıcılar arasında yanlış bir izlenim oluşturabileceğini paylaştı. Bu özellik sayesinde uygulamalar, kullanıcı havaalanı gibi bir bölgeye girdiğinde bildirim gönderebiliyor. Bu durum, uygulamanın kullanıcıyı arka planda izlediği izlenimini yaratabiliyor.</p>
<p>ESET Türkiye Ürün ve Pazarlama Müdürü Can Erginkurban  konuyla ilgili şu  açıklamayı paylaştı:<br />&#8220;Kullanıcılar, uygulamaların kendilerini sürekli takip ettiğini düşünebilir. Ancak bu bildirimler, cihazın belirli bir bölgeye girdiğini algılayan sistemler tarafından tetikleniyor. Bu durum, gizlilik ayarlarının ihlal edildiği anlamına gelmiyor ancak kullanıcı deneyimi açısından daha şeffaf bir yaklaşım benimsenebilir. Konum tabanlı bildirimlerin kullanıcıya hizmet eden işlevlerle sınırlı kalması önemli. Reklam amaçlı kullanımlar, kullanıcı gizliliği açısından rahatsız edici olabilir. İlgili kullanıcılar için uygulamaların kullandığı UNLocationNotificationTrigger hakkında detaylı bilgiyi antivirus.com.tr’deki blog yazımızda paylaştık.”</p>
<p>Söz konusu özellik  aile güvenliği, akıllı ev sistemleri veya iş güvenliği uygulamaları gibi amaçlarla kullanılabiliyor. Bir aile güvenliği uygulaması, çocuğun belirlenen güvenli bölgelere girip çıkışını bildirebilir veya bir akıllı ev sistemi, kullanıcı eve yaklaştığında ışıkları açabilir. Ancak bazı şirketlerin bu özelliği <strong>reklam amaçlı</strong> kullanması, kullanıcıların gizlilik algısını zedeleyebiliyor.</p>
<p>ESET, kullanıcıların bu tür durumlarda <strong>‘Arka Plan Uygulama Yenileme’</strong> ayarlarını da kontrol etmelerini, gereksiz uygulamalara bu izni vermemelerini öneriyor. Ayrıca bildirim izinlerinin gözden geçirilmesi, cihazın konum paylaşımı üzerinde daha fazla kontrol sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uber-ve-diger-uygulamalar-nerede-oldugunuzu-nasil-biliyor-583603">Uber ve diğer uygulamalar nerede olduğunuzu nasıl biliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
