<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>biçimi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/bicimi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bicimi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 05 Feb 2026 08:39:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>biçimi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bicimi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Spor artık Kocaeli&#8217;de bir yaşam biçimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/spor-artik-kocaelide-bir-yasam-bicimi-610774</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 08:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[antrenman]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[biçimi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[sporcu]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610774</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli gençliği için çalışmalarına hız veren Büyükşehir Belediyesi, genç sporcuların hem kendini geliştirebileceği hem de geleceğe daha güçlü hazırlanacağı 7 adet Sporcu Gençlik Eğitim Merkezi’ni hayata geçirmenin gururunu yaşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/spor-artik-kocaelide-bir-yasam-bicimi-610774">Spor artık Kocaeli&#8217;de bir yaşam biçimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli gençliği için çalışmalarına hız veren Büyükşehir Belediyesi, genç sporcuların hem kendini geliştirebileceği hem de geleceğe daha güçlü hazırlanacağı 7 adet Sporcu Gençlik Eğitim Merkezi’ni hayata geçirmenin gururunu yaşıyor.</p>
<p><b>GENÇ YETENEKLER YETİŞTİRİLİYOR</b></p>
<p>Ortak akılla kentin spor hafızasını oluşturarak tüm spor branşlarını mercek altına alan Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Spor Master Planı için önemli adımlar atmaya devam ediyor. ‘Sanayi başkenti’ olarak anılan Kocaeli’nin aynı zamanda sporun da başkenti olması için alanında uzman bilim insanlarıyla kentin spor geleceğini tasarlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli’den yeni şampiyonların yetişmesine imkân sağlıyor. Kocaeli’de genç yetenekler, Başkan Büyükakın’ın vizyonu ve sporun gelişimine verdiği büyük destekle uluslararası standartlara uygun şekilde üst düzey sporcu olarak yetiştiriliyor.</p>
<p><b>SPORCU GENÇLİK EĞİTİM MERKEZLERİ</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi son 5 yılda kente 27 antrenman ve futbol sahası, 4 yarı olimpik yüzme havuzu, 1 sporcu eğitim merkezi, 204 okula basketbol ve voleybol sahası kazandırdı. Ayrıca 7 adet Sporcu Gençlik Eğitim Merkezi’ni hayata geçiren Kocaeli Büyükşehir, bu kapsamda son olarak Alikahya Nasut Kayalı Sporcu Gençlik Eğitim Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. Vatandaş odaklı bir anlayışla hayata geçirilen Sporcu Gençlik Eğitim Merkezleri amatör spor kulüplerinin antrenman, resmi maç ve sportif eğitim (sporcu sakatlıkları, sporcu beslenmesi, antrenman bilgisi, sporda değerler eğitimi, spor psikolojisi, fitness ve kondisyon eğitimleri) ihtiyaçlarını karşılayacak modern yapısıyla sporculara güvenli bir ortam sunuyor.</p>
<p><b>SPOR KULÜPLERİ FAYDALANIYOR</b></p>
<p>SEKA-SEM, GEBZE-SEM, Yeşilova Hasan Doğan, Alikahya Nasut Kayalı, Kartepe Yakup Altun, Başiskele Su Sporları ve Gebze Beylikbağı Sporcu Gençlik Eğitim Merkezi’nde amatör spor kulüplerine yönelik antrenman ve resmi maç imkânlarının yanı sıra genç sporcuların fiziksel gelişimini desteklemeye yönelik çalışmalar da yürütülüyor. Tesislerden yararlanan spor kulüplerinin lisanslı sporcularına, gençlere ve çocuklara hizmet veren Sporcu Gençlik Eğitim Merkezleri; sporcu gençlerin kariyer planlamalarına katkı sağlarken, merkeze gelen sporcuların nitelikli zaman geçirebileceği alanlar da sunuyor.</p>
<p><b>4 MERKEZDE EĞİTİMLER BAŞLADI</b></p>
<p>Sportif ve eğitim faaliyetlerinin sürdürülebileceği, bölgenin ihtiyaçlarını karşılayabilecek kapasitede çok fonksiyonlu tasarlanan Sporcu Gençlik Eğitim Merkezlerinde; sporcu beslenmesi, spor sakatlıkları ve antrenman bilgisi eğitimleri veriliyor. Bu kapsamda Kartepe Yakup Altun, Yeşilova Hasan Doğan, Gebze Beylikbağı Sporcu Gençlik Merkezleri ve Başiskele Su Sporları Eğitim Merkezi’nde eğitimler verilmeye başlandı. Yakup Altun Sporcu Gençlik Eğitim Merkezi’nde Köseköy Ateşspor Kulübü’nün 48 sporcusuna, Yeşilova Hasan Doğan Sporcu Gençlik Eğitim Merkezi’nde 5 kulübün toplam 222 sporcusuna, Gebze Beylikbağı Sporcu Gençlik Eğitim Merkezi’nde ise Gebze Beylikbağıspor ve Gebze Beylikbağı Karadenizspor Kulübü’nün toplam 58 sporcusuna eğitim verildi. Ayrıca Başiskele Su Sporları Eğitim Merkezi’nde de Sümerspor Kürek Kulübü, Hereke Nuh Çimento Kano ve Kürek Kulübü ile Kağıtspor Kano, Kürek ve Yelken Kulübü’nün 58 sporcusu eğitim aldı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/spor-artik-kocaelide-bir-yasam-bicimi-610774">Spor artık Kocaeli&#8217;de bir yaşam biçimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mesajlaşma kültürü, iletişimin doğasını değiştirdi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mesajlasma-kulturu-iletisimin-dogasini-degistirdi-590574</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Nov 2025 12:07:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biçimi]]></category>
		<category><![CDATA[değiştirdi]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[doğasını]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[haline]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[iletişimin]]></category>
		<category><![CDATA[kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[mesajlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[samimi]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590574</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim (İngilizce) Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, değişen iletişim dili konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mesajlasma-kulturu-iletisimin-dogasini-degistirdi-590574">Mesajlaşma kültürü, iletişimin doğasını değiştirdi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim (İngilizce) Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, değişen iletişim dili konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Her an ulaşılabilir olma kültürü doğdu</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, mesajlaşma uygulamalarının iletişimi zamansal ve mekânsal sınırlarından arındırarak gündelik etkileşimin doğasını dönüştürdüğünü belirterek, “Artık iletişim, belirli bir zaman dilimine ya da mekâna bağlı bir eylem olmaktan çıktı; kesintili ama sürekli bir akış hâline geldi. Bu durum hem kişisel hem de kamusal ilişkilerde ‘her an ulaşılabilir olma’ kültürünü doğurdu.” dedi.</p>
<p><strong>Dil, jestlerle yeniden buluştu</strong></p>
<p>Yazılı iletişimin hız ve gündelikliğinin dil kullanımını da dönüştürdüğünü ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Gramerin, noktalamanın ve hatta kelime seçiminin bile daha duygusal, jestsel, ve görsel biçimlerde yeniden tanımlanmasına yol açtı. Emojiler, GIF’ler, sesli notlar ya da tepki butonları, yazılı sözcüklerin yerini kısmen devralarak dilin jestlerle yeniden birleştiği bir melez form yarattı.” diye konuştu.</p>
<p>Ayrıca mesajlaşma uygulamalarının, kamusal ile özel arasındaki sınırı da bulanıklaştırdığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Kişisel sohbetler, iş yazışmaları, politik tartışmalar ya da duygusal paylaşımlar aynı arayüzde iç içe geçiyor. Bu da bireyin dijital ortamlarda kendini temsil etme biçimini, tonlamasını ve hatta sessizliğini bile anlamlı bir iletişim jestine dönüştürüyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yazılı mesajlaşma gençler arasında açık ara önde</strong></p>
<p>Araştırmaların da bu eğilimi desteklediğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “2011 yılında ABD’de üniversite öğrencileri üzerine yapılmış bir araştırmada katılımcıların yüzde 60’ı yazılı mesajlaşmayı aramaya tercih ettiklerini söylüyorlar; üstelik bu rakam o dönemde bir yıl öncesine nazaran yüzde 53 artış göstermiş. Daha yakın bir zamanda, 2020 yılında, Pakistan’da bir üniversitede 17 ila 36 yaşında lisans öğrencileri üzerine yapılan araştırmada da benzer sonuçlar elde ediliyor, bu grup içerisinde iletişimin yüzde 83’ü yazılı mesajlarla gerçekleştiriliyor. Yazılı mesajlaşma, özellikle genç kuşaklar arasında, görüntülü ve sesli aramalara kıyasla açık ara daha fazla tercih ediliyor. Bunun nedeni yalnızca pratiklik değil yazılı iletişimin sağladığı denetim duygusu. Mesaj hem zaman hem de ifade üzerinde bir kontrol alanı sunar, kişi ne zaman yanıt vereceğini, nasıl bir ton kullanacağını ve ne kadar açık olacağını kendi belirler.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yazılı mesajlaşma bir tür dijital tampon görevi görüyor</strong></p>
<p>Görüntülü ya da sesli aramaların daha doğrudan ve samimi olsa da aynı zamanda daha “istilacı” algılanabildiğini anlatan Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Yazılı mesajlaşma ise bir tür dijital tampon görevi görüyor; mesafe, sessizlik ya da gecikme bile anlam üretme biçimine dönüşüyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde, yazılı mesajlaşma hem bireysel hem profesyonel iletişimde bir tür ‘varsayılan’ kanal haline geldi. Kısacası, yazılı mesajlaşma artık yalnızca bir iletişim biçimi değil, bir düşünme, hissetme ve mesafe kurma pratiği hâline geldi.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yazılı iletişim modern insanın kontrol alanı haline geldi</strong></p>
<p>Yazılı iletişimin, modern insanın hem hız hem de denetim ihtiyacına yanıt veren bir form haline geldiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Yüz yüze veya sesli konuşma, doğrudanlık ve açıklık gerektirir; oysa yazışma, söylenmek istenenle söylenebilecek olan arasına bir mesafe koyar. Bu mesafe, kimi zaman duygusal bir tampon, kimi zaman da özneyi koruyan bir sınır işlevi görür. Ayrıca yazılı mesajlaşma, çoklu mevcudiyet çağının en işlevsel araçlarından biridir. İnsanlar aynı anda birden fazla iletişim kanalında bulunabilir, yanıt verme zamanını erteleyebilir, sessizliği bile bir stratejiye dönüştürebilir. Bu, iletişimin doğasını ‘anlık tepki’den ‘kontrollü ifade’ye doğru kaydırır. Kısacası, yazışmayı tercih etmek yalnızca kolaylık değil, aynı zamanda modern bireyin mahremiyetini ve duygusal ritmini koruma biçimidir.” dedi.</p>
<p><strong>Dijital iletişim duyguların aktarım biçimini değiştirdi</strong></p>
<p>Dijital iletişimin, duyguların aktarım biçimini hem genişlettiğini hem de dönüştürdüğünü ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Yüz ifadeleri, ses tonları, beden dili gibi geleneksel göstergelerin yerini artık emojiler, GIF’ler, ‘okundu’ işaretleri, hatta çevrim içi olma durumu aldı. Bu unsurlar, dijital duygulanımın yeni semiyotik repertuarını oluşturuyor. Ancak bu dönüşüm, duyguların aktarımını hem yoğunlaştırıyor hem de yüzeyselleştiriyor. Bir ‘kalp’ emojisi, bazen söylenemeyen bir duyguyu kolayca iletebilir; ama aynı zamanda duygusal emeği, yani kelimeyle inşa edilen yakınlığı da kısaltabilir. Dolayısıyla dijital ortam, duyguların dolaşımını hızlandırırken onların derinliğini zamansal olarak sıkıştırıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dijital kültürde samimiyetin yeni biçimi</strong></p>
<p>İletişimdeki “samimiyet” kavramına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Eğer samimiyeti bedensel yakınlık, göz teması ve spontan tepkiyle ilişkilendirirsek, yazışma bu türden doğrudanlığı azaltıyor. Ancak dijital kültürde samimiyet artık yalnızca fiziksel bir mevcudiyetle ölçülmüyor. Yazılı mesajlar, gecikmeli yanıtlar, hatta sessizlikler bile duygusal bağın parçası haline gelebiliyor. Mesajlaşma, kişiye kendi duygusunu düzenleme ve ifade etme alanı tanıyor; yani samimiyetin biçimi değişiyor, ama bütünüyle ortadan kalkmıyor. Dolayısıyla yazışarak iletişim kurmak, samimiyeti eksiltmekten çok, onu başka bir zamansallık ve ifade rejimine taşıyor. Samimiyet artık yüz yüze ‘an’da değil, ekranlar arasında süren bir yazışmanın ritminde üretiliyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijital jestler yeni bir duygu dili haline geldi</strong></p>
<p>Emojiler, GIF’ler, çıkartmalar ve sesli notların dijital çağın jestsel dili olarak okunabildiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Bu araçlar, yazının soyutluğunu bedenselleştiriyor; duyguları görsel ve işitsel biçimlerde yeniden somutlaştırıyorlar. Bir emoji, bir GIF, bir sesli not, editlenmiş kısa bir video; bir nefes veya tereddüt kadar anlam taşıyabiliyor. Böylece dijital platformlarda dil, salt sözcüklerden değil, imgelerden, tepkilerden ve mikro-davranışlardan oluşan çok katmanlı bir doku haline geliyor. Bu yeni dil, ne tamamen evrensel ne de tamamen bireysel; kültürel bağlama, grup dinamiklerine ve platformun normlarına göre değişiyor. Fakat şunu açıkça söylemek mümkün; dijital iletişimde duygular artık yalnızca kelimelerle değil ritimle, memlerle, görsellerle, kısa editlenmiş videolarla ve paylaşımlara tepkilerle ifade ediliyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Gençler iletişimi yeniden tanımlama eğiliminde</strong></p>
<p>Özellikle genç kuşaklarda sesli ya da yüz yüze konuşmaktan kaçınma eğilimi giderek daha görünür hale geldiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, şöyle devam etti:</p>
<p>“Ancak bu ‘kaçınma’, iletişimden geri çekilme anlamına gelmiyor; daha çok iletişim biçimini yeniden tanımlama arayışı olarak okunmalı. Gençler, çoğu zaman yazılı mesajlaşmayı daha güvenli bir alan olarak görüyorlar. Bu güvenlik duygusu hem zaman hem de duygusal mesafe üzerinde kontrol kurabilme imkânından kaynaklanıyor. Yazışmak, ‘anında yanıt verme baskısını’ ortadan kaldırıyor; kişi, söylemeden önce düşünebiliyor. Bu da dijital kültürün öznesi için bir tür savunma mekaniği haline geliyor. Ayrıca sosyal medyanın ve sürekli görünürlük hâlinin yarattığı performatif baskı, birçok genci spontane sözlü iletişimden uzaklaştırıyor. Kısacası, konuşmaktan kaçınma davranışı iletişim isteksizliğinden çok iletişimdeki kırılganlığı yönetme biçimi olarak ortaya çıkıyor.”</p>
<p><strong>Yazılı iletişim dili hızlandırdı</strong></p>
<p>Yazılı iletişimin dijital ortamlarda yoğunlaşmasının, dili hem sadeleştirdi hem de hızlandırdığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Bu hız; kısaltmaların, ses taklitlerinin, melez dillerin yaygınlaşmasına yol açtı. Örneğin ‘nbr’, ‘slm’, ‘ok’ ya da İngilizce kelimelerin Türkçe cümle içinde akışkan biçimde kullanılması, yeni bir ‘dijital lehçe’nin oluştuğunu gösteriyor. Ancak bu değişim yalnızca yozlaşma olarak okunmamalı. Dil, her zaman bulunduğu teknolojik ortama göre şekillenir. Dijital yazışmalar, tıpkı sözlü kültürdeki jestler gibi, anlamı hızla üretme ve paylaşma ihtiyacına yanıt veriyor. Yazım hataları bile bazen bilinçli bir üslup tercihi hâline geliyor; örneğin küçük harf kullanımı ya da noktalama eksikliği, samimiyetin veya duygusal tonun göstergesi olabiliyor. Bu nedenle, dijital dildeki değişim bir ‘bozulma’ değil yeni bir ifade ekonomisinin işareti olarak düşünülmeli.” dedi.</p>
<p><strong>Yazılı iletişim ikinci bir düşünme alanı sağlıyor</strong></p>
<p>Yazılı iletişimin, bireye ikinci bir düşünme alanı sağladığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Bu da dijital ortamlarda öznenin kendini daha bilinçli ve kurmaca biçimde ifade etmesine yol açıyor. Buna karşın konuşma, anlık tepkilerin ve bedenin eşlik ettiği bir ifade biçimi; dolayısıyla beraberinde belli bir kırılganlık, açıklık da getiriyor. Dijital iletişim çağında okur-yazarlık biçimlerinde görülen dönüşüm özneleşme biçimlerini de etkiliyor. İnsan, artık yalnızca konuşan ya da yazan bir varlık değil bildirimlerle yaşayan bir varlık haline geldi. Mesajlaşma uygulamaları, duyguların, ilişkilerin ve hatta sessizliklerin ritmini belirliyor. ‘<em>Yazıyor..</em>.’ ifadesi bile yoğun anlamlar yüklenen bir gösterge haline geldi. Bu tür mikro göstergeler modern ilişkilerin yeni nabzı hâline geldi. Dolayısıyla mesele yalnızca iletişim biçimlerinin değişmesi değil, öznenin zaman, mekân ve kendilik deneyiminin de dönüşmesi.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mesajlasma-kulturu-iletisimin-dogasini-degistirdi-590574">Mesajlaşma kültürü, iletişimin doğasını değiştirdi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tugay: Eşitliği bir hedef değil, bir yönetim biçimi olarak görüyoruz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tugay-esitligi-bir-hedef-degil-bir-yonetim-bicimi-olarak-goruyoruz-590034</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 13:45:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biçimi]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[eshot]]></category>
		<category><![CDATA[eşit]]></category>
		<category><![CDATA[eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Şoför]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[örnek]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sur]]></category>
		<category><![CDATA[toplu]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590034</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de en çok kadın şoför çalıştıran kamu kurumu olan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde kadın şoför sayısı 290 oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugay-esitligi-bir-hedef-degil-bir-yonetim-bicimi-olarak-goruyoruz-590034">Tugay: Eşitliği bir hedef değil, bir yönetim biçimi olarak görüyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de en çok kadın şoför çalıştıran kamu kurumu olan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde kadın şoför sayısı 290 oldu. ESHOT Genel Müdürlüğü’nün, kadın şoför istihdamını artırmak ve toplumsal cinsiyet eşitliği bilincini güçlendirmek amacıyla geliştirdiği “Eşitliğe Sür” projesi kapsamında düzenlenen çalıştay ve sempozyum açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kısa sürede kadın şoför sayısını yüzde 60 artırdıklarını söyledi. Başkan Tugay, “Bir kurumda kadın istihdamını artırmak, yalnızca yerel değil, uluslararası ölçekte örnek alınacak bir dönüşümdür. Toplumsal cinsiyet eşitliği bizim için bir ilke değil; hizmet anlayışımızın ayrılmaz bir parçası. Eşitliği bir hedef değil, bir yönetim biçimi olarak görüyoruz” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemek ve toplu ulaşım sektöründe kadın istihdamını artırmak amacıyla “Eşitliğe Sür” Projesi’ni hayata geçirdi. ESHOT Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ve Fransız Kalkınma Ajansı’nın (AFD) 100 bin Euro’luk hibe desteği sağladığı proje kapsamında 80 kadın şoför iş başı yaparken, proje süreci, kazanımlar ve elde edilen iyi uygulama örneklerini kamuoyu ile paylaşmak için çalıştay ve sempozyum düzenlendi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğinde Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenen programa İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır,  Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller,  İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı ve ESHOT Genel Müdürü Övünç Özgen, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Hakan Uzun, bürokratlar, kadın şoförler ve akademisyenler katıldı. </p>
<p><strong>Tugay: Atatürk’ün vizyonuna dayanıyor</strong></p>
<p>Kadın şoförleri her gördüğünde mutlu olduğunu ifade ederek konuşmasına başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Bu bir kapanış değil bizim için önemli bir dönüşüm sürecinin kutlamasıdır. Kadınların iş yaşamında eşit olması mücadelesinin sonuna gelmedik. Bunun başlarındayız henüz” dedi. Tugay, “Göreve geldiğimizde, İzmir’de kadın toplu ulaşım şoförlerinin sayısını artıracağımızı söylemiştik. Bugün o sözü bir ölçüde yerine getirmenin gururunu yaşıyoruz. Biz diyoruz ki; kadın üretirse şehir gelişir, görünürse toplumsal adalet güçlenir ve kadın yaşarsa bir toplumda o toplum nefes alır. Bu inancın kökleri, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonuna dayanıyor” dedi.</p>
<p><strong>Tugay dünyadan örnekler verdi</strong></p>
<p>Dünyadan kadınların iş hayatındaki yerinden örnekler vererek konuşmasına devam eden Tugay, “Berlin ve Toronto örneklerinde kadınlara teknik eğitimler verilerek sektöre erişimleri artırılmış. Sydney’de vardiya planlamasında esneklik ve güvenli tesisler; Londra’da kadın liderlik programları ile istihdam oranları yükselmiş. Bu örnekler gösteriyor ki; eğitim, güvenli ortam ve kurumsal dönüşüm bir arada olduğunda gerçek eşitlik mümkün. Kadınların toplumsal yaşama katılımı, ‘kadın da yapabilir’ meselesi değildir. Şehirleri daha adil ve insani hale getirmenin yoludur. Eşitliğe Sür Projesi işte bu anlayışla şekillendi” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Kısa sürede kadın şoför sayımızı yüzde 60 oranında artırdık”</strong></p>
<p>Kadın istihdamına öncelik verdiklerini aktaran Başkan Tugay, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak; itfaiyeden bürokrasiye, çağrı merkezlerinden saha çalışmalarına kadar birçok alanda kadın istihdamına öncelik veriyoruz. Yaklaşık on bir ay önce ‘Sizi direksiyon başında görmek istiyoruz’ demiştim. O gün hedefimiz 72 kadın şofördü. Ancak 80 kadınımızın tüm aşamaları başarıyla geçti ve biz hepsini istihdam ettik. Bu kısa sürede kadın şoför sayımızı yüzde 60 oranında artırdık. Bu sadece bir rakam değil; İzmir’in eşitlik konusundaki kararlılığının somut bir göstergesidir” dedi.</p>
<p><strong>“Yalnızca İzmir’e değil, Türkiye’ye ve dünyaya örnek olacak”</strong></p>
<p>Projenin üç temel amacının olduğunu belirten Tugay, “Kadınlara cesaret vermek önyargıları kırmak, Kadın Akademisi aracılığıyla kadın şoför adaylarına eğitimler sunmak ve bu süreçte edinilen deneyimleri paylaşarak kalıcı bir dönüşüm modeli oluşturmak. Bugün yaptığımız çalıştay ve sempozyum, işte bu üçüncü hedefin en önemli adımıdır. Buradan çıkacak sonuçlar yalnızca İzmir’e değil, Türkiye’ye ve dünyaya örnek olacaktır. ESHOT, Avrupa’nın en büyük toplu ulaşım filolarından birine sahip. Bu ölçekte bir kurumda kadın istihdamını artırmak, yalnızca yerel değil, uluslararası ölçekte örnek alınacak bir dönüşümdür. Kadınların ekonomide, yaşamın her alanında daha görünür olması hepimizin ortak sorumluluğu. Bu çabalar, Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle de örtüşüyor. Eşitlik için attığımız her adım, “hiç kimse geride kalmasın” diyen evrensel çağrının bir parçası. Bugün itibarıyla kadın şoför sayımız 290’a ulaştı. ESHOT, Türkiye’de en fazla kadın şoför istihdam eden kamu kurumu olma özelliğini de pekiştiriyor. Artık sadece varacağımız yere değil; eşitliğe giden yola da birlikte yön veriyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliği bizim için bir ilke değil; hizmet anlayışımızın ayrılmaz bir parçası. Eşitliği bir hedef değil, bir yönetim biçimi olarak görüyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“Yolunuz açık olsun”</strong></p>
<p>Kadın şoförlere seslenen Başkan Tugay, “Sevgili kadın şoförlerimiz;  sizler bu şehrin değişiminin gerçek kahramanlarısınız. Direksiyon başına geçtiğinizde yalnızca yol almıyor; İzmir’i eşitliğe taşıyorsunuz. Yolunuz açık; geleceğiniz İzmir kadar aydınlık olsun” diyerek konuşmasını tamamladı.</p>
<p><strong>Kandiller: Gururluyuz</strong></p>
<p>Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, “Bu proje aslında İzmir’in vizyoner yerel yönetimi şemsiyesi altında çok önemli parçalardan biri. Hem hizmeti veren hem hizmeti alan tarafta aslında toplumsal cinsiyet eşitliği, erişilebilirlik ve güvenlik ilkelerini güçlendirmeyi hedefleyen bir proje. Yaşar Üniversitesi olarak bu projede bilimsel yaklaşım ve veri analiz parçalarında yer alıyoruz. İzmir öncü bir kent ve biz Yaşar Üniversitesi olarak bu öncü kentin kurumlarından biri olmaktan onur duyuyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Keyik: Bu bir dönüşüm hikayesi</strong></p>
<p>AFD Türkiye Proje Yöneticisi Tülin Keyik ise programa video mesajla katıldı. Keyik mesajında, “Bu proje sadece bir ulaşım projesi değildir. Proje kadınların da şehir yaşamının her alanında yer alabileceğini, direksiyon arkasında da, ön safta da güçlü bir şekilde durabileceğini kanıtlayan bir dönüşüm hikayesidir. Bu vizyonu desteklemekten çok gurur duyuyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Kadın şoför sayısı 290’a ulaştı</strong></p>
<p>ESHOT Genel Müdürlüğü’nün Fransız Kalkınma Ajansı (AFD) iş birliğiyle hayata geçirdiği 100 bin Euro hibe destekli proje, kadınların toplu taşımada daha fazla yer almasını sağlayacak öncü bir adım niteliğinde. 2024 yılı temmuz ayında başlayan projede başarılı bulunan 120 adaya İzmir Ekonomi Üniversitesi tarafından 30 saatlik “Farkındalık Eğitimi” verildi. Özel bir sürücü kursu tarafından 10 saatlik saha eğitimi de alan adaylar, ESHOT tarafından direksiyon sınavına alındı. Başarılı olan 80 kadın ESHOT ailesine katılarak direksiyon başına geçti. Proje sonunda, ESHOT Genel Müdürlüğü’nün kadın şoför sayısı 290’a ulaştı. ESHOT, Türkiye’de en fazla kadın toplu ulaşım şoförünü istihdam eden kamu kurumu unvanını korudu. Proje, Yaşar Üniversitesi iş birliği ile yapılan çalıştay ve sempozyum sonrası bilimsel makale ve elde edilen bulguların infografik kitapçık hâline getirilmesin ardından son bulacak. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugay-esitligi-bir-hedef-degil-bir-yonetim-bicimi-olarak-goruyoruz-590034">Tugay: Eşitliği bir hedef değil, bir yönetim biçimi olarak görüyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okul seçiminde en önemli kriter; Çocuğun ihtiyacı ve öğrenme biçimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/okul-seciminde-en-onemli-kriter-cocugun-ihtiyaci-ve-ogrenme-bicimi-400755</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Aug 2023 12:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[biçimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[kriter]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[seçiminde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=400755</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni eğitim öğretim döneminin yaklaşmasıyla birlikte velilerin okul araştırmaları da arttı. Karar aşaması aileleri öyle zorluyor ki, tercih bazen son günlere kalabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okul-seciminde-en-onemli-kriter-cocugun-ihtiyaci-ve-ogrenme-bicimi-400755">Okul seçiminde en önemli kriter; Çocuğun ihtiyacı ve öğrenme biçimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni eğitim öğretim döneminin yaklaşmasıyla birlikte velilerin okul araştırmaları da arttı. Karar aşaması aileleri öyle zorluyor ki, tercih bazen son günlere kalabiliyor. Çünkü seçim yaparken dikkat edilmesi gereken standart kriterlerin yanı sıra, çocuğun özelliklerine en uygun okulu bulmak da büyük bir önem taşıyor.</strong></p>
<p><strong>Okul seçiminde çocuğun kişisel özellikleri ve eğilimlerinin iyi tahlil edilmesi gerektiğini belirten Ay Koleji Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Saadet Badem; çocuğun ihtiyaçlarını merkez alan bir eğitim felsefesi benimseyen, çocuklara kendi öğrenme sorumluluğunu benimseten, uluslararası akreditasyona sahip okulların özellikle anaokulu ve ilköğretim dönemlerinde önemli bir fark yarattığının altını çiziyor.</strong></p>
<p>Bir çocuğun eğitimi, hayatının belki de en önemli aşamalarından biri… Ancak eğitim süreci, sadece sınıf içinde öğrenilen bilgilerle sınırlı olmuyor. Anaokulu ve ilköğretim dönemleri bireyin karakterinin, sosyal becerilerinin ve dünya görüşünün şekillenmesinde de büyük bir rol oynuyor. Bu nedenle okul seçerken dikkat edilmesi gereken bazı temel kriterler bulunuyor. Ay Koleji Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Saadet Badem, velilere okul seçiminde dikkat etmeleri gereken önemli noktaları anlattı.</p>
<p> <strong>“Çocuğunuzu iyi tanımalısınız”</strong></p>
<p>Okul tercihinde öncelikle çocukların iyi analiz edilmesi gerektiğini belirten <strong>Ay Koleji Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Saadet Badem</strong>, <em>“Burada öncelikle çocuğunuzun bir psikolog veya anaokulu raporu ile kişisel özelliklerini tanımanız gerekir. “Öğrenmesinin önünde engel var mı? Okul olgunluğu tamamlanmış mı?” gibi birçok sorunun uzmanlardan alınacak cevaplarına göre, eğitim yaklaşımları farklı okullar içinde rotanızı belirlemelisiniz&#8221; </em>diyerek, öğrencinin gelişimini destekleyecek, güvenli, konforlu ve çağdaş eğitim ortamına sahip okullarla görüşmenin önemini vurguladı.</p>
<p><strong>“Okulun donanımı ve hizmetleri değerlendirilmeli”</strong></p>
<p>Okul tercihi yaparken okulun donanımının ve benimsediği eğitim felsefesinin mutlaka iyi incelenmesi gerektiğini vurgulayan <strong>Saadet Badem</strong>,<em> “Okulun içerisindeki her şey okulun eğitime bakış açısı hakkında önemli bilgiler verir. Örneğin bir okulda sınıf içerisindeki öğrenci sıraları çift kişilik ve bir kara tahta önünde muntazam şekilde öğretmen masasına doğru dizilmişse bu bize; ‘bu sınıf içerisindeki en önemli öge öğretmendir’ mesajını verir. Fakat bazen tekli, bazen ikili, bazense dörtlü gruplar halinde mobil hareket eden sıralar; öğretmeni yol gösterici, eşlik edici konuma getirir. Böyle bir sınıf düzeninde en önemli öğe çocuklardır.</em> <em>Bu nedenle çocuğunuzun nasıl eğitim alması gerektiğine karar vermeniz çok önemli. Bunun yanı sıra çocukların okul başarısı ve girecekleri tüm sınavlarda başarılı olabilmeleri için görüşülen okullar; hem ulusal hem uluslararası standartlarda eğitim kabiliyeti, deneyimleri ve vizyonlarına göre titizlikle değerlendirilmeli. Okuma-yazma-okuduğunu anlama-anlatım becerileri kazandırmada başarı oranı yüzde 90’ın altında olan okullar listeden elenmeli.  Bunun yanı sıra verilen yabancı dilde, 5. sınıf düzeyinde A2 seviyesinin yüzde 75’in üstünde olmasına dikkat edilmeli” </em>diye konuştu.<em> </em></p>
<p><strong>“Öğrencilere geniş bir uluslararası eğitim ağı sunuyoruz”</strong></p>
<p>30 yıllık eğitim serüvenlerinde sürekli değişen ve gelişen dünya standartlarına ayak uydurarak, kaliteli eğitim anlayışından ödün vermediklerini belirten <strong>Badem</strong>;<em> “Eğitimde mükemmeliyetçilik anlayışımızla, öğrencilerimizi geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için her türlü imkânı sunuyoruz. Uluslararası Bakalorya (IB) PYP (ilkokul) Programına akrediteyiz. Bu program ile öğrencilere kritik düşünme, problem çözme ve küresel bir perspektif kazandırma gibi beceriler edindiriyoruz; öğrencilerimizin uluslararası alanda daha geniş bir eğitim ağına erişimini garantiliyoruz. Program öğrenciye kazandırdığı beceriler ve uluslararası bakış açısı ile dünya vatandaşı olmalarını sağlıyor. Her öğrencinin ihtiyacına yönelik ders planları ve ölçme – değerlendirme stratejileri ile bireyin daima öğrenmesine ve kendi öğrenmesinin sorumluluğunu almasına odaklanıyoruz. Bu nedenle velilerin okul tercihi yaparken okulun akademik başarısına, eğitim felsefesine ve uluslararası akreditasyonlarına da dikkat etmelerini öneriyoruz” </em>şeklinde konuştu.<em> </em></p>
<p><strong>“Tercih yaparken fiziksel şartlara da önem verilmeli”</strong></p>
<p>Okulların fiziksel şartlarının da önemine değinen <strong>Badem</strong>; “<em>Okulun yatay ve bahçeye açılan bir bina olmasına dikkat etmeli; en fazla 2 ya da en fazla 3 kat yüksekliği olan okulları tercih etmelisiniz. Çünkü dikey binalar çocukları zaman yönetiminde zorluyor. Her şeyden önemlisi tehlike anında binanın ideal zaman diliminde güvenle boşaltılamamasına neden oluyor. Okul binalarının depreme dayanıklılık raporu 2018’den sonra alınmış olmalı, sınıflar ve koridorlarda doğal havalandırma ve doğal aydınlatmanın olmasına dikkat edilmeli. Bunların yanı sıra derslik dışında profesyonel kütüphane, donanımlı fen laboratuvarı, müzik, resim, heykel, akıl oyunları, spor alanlarının standart yeterliliği ve zengin çeşitliliğinin olması, açık hava oyun alanının-bahçesinin her kademe için ayrılmış olması ilk bakılması gereken kriterler arasında yer alıyor” </em>dedi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okul-seciminde-en-onemli-kriter-cocugun-ihtiyaci-ve-ogrenme-bicimi-400755">Okul seçiminde en önemli kriter; Çocuğun ihtiyacı ve öğrenme biçimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
