<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>biçimde | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/bicimde/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bicimde</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Apr 2026 08:39:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>biçimde | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bicimde</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Şiddetle mücadelede en güçlü koruma kalkanı ailede kuruluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siddetle-mucadelede-en-guclu-koruma-kalkani-ailede-kuruluyor-627988</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 08:39:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biçimde]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[eğilimi]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[kalkanı]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluyor]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelede]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetle]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627988</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şiddet eğiliminin risk faktörlerinin birikmesiyle oluştuğuna dikkat çeken İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Araştırma Görevlisi, Uzman Psikolog Çağatay Demirel, şiddetle mücadelede en güçlü koruma kalkanının aile içinde kurulduğunu söyledi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddetle-mucadelede-en-guclu-koruma-kalkani-ailede-kuruluyor-627988">Şiddetle mücadelede en güçlü koruma kalkanı ailede kuruluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Şiddet eğiliminin risk faktörlerinin birikmesiyle oluştuğuna dikkat çeken İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Araştırma Görevlisi, Uzman Psikolog Çağatay Demirel, şiddetle mücadelede en güçlü koruma kalkanının aile içinde kurulduğunu söyledi.  Demirel, “Açık ve güvenli iletişim ortamı oluşturmak, çocuğun duygularını adlandırmasına yardım etmek, dijital kullanımı birlikte yönetmek ve sınırlandırmak, çocuğu şiddeti normalleştiren içeriklerden korumak, bu kalkanın temel taşlarıdır” dedi. Şiddetin artmasında dijital dünyadaki risklerin de etkili olduğunu belirten Çağatay Demirel</span></b><span>, <b>“Asıl tehlikeli olan ise sosyal medyada nefret ve şiddet içeriklerine maruz kalma, çevrimiçi zorbalık, siber taciz ve çocuğu aşırılığa yönelten çevrimiçi topluluklardır. Dijital dünyanın çocukla birlikte izlenmesi ve konuşulması, yasaktan çok daha güçlü bir koruma sağlar” diye konuştu.</b></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Araştırma Görevlisi, Uzman Psikolog Çağatay Demirel, son günlerde okullarda yaşanan şiddet olaylarının nedenleri ve alınması gereken önlemlere ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Stresörler, şiddete maruz kalma ve travmatik deneyimlere dikkat!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Uzman Psikolog Çağatay Demirel, şiddetin temelinde farklı nedenlerin olabileceğini belirterek “Şiddetin ne olduğunu tanımlamak için ‘Şiddet doğuştan mı gelir, yoksa öğrenilir mi?’ sorusunu yanıtlamak gerekir çünkü şiddeti algılama biçimimiz, ona karşı nasıl durduğumuzu doğrudan şekillendirir. Şiddet ne tamamen biyolojik bir kader ne de yalnızca çevresel faktörlerin ürünüdür; şiddet ikisi arasındaki etkileşimden doğar. Ancak bu denklemde çevresel etkiler yön veren ve belirleyici bir ağırlığa sahiptir.  Bazı bireyler, nörobiyolojik açıdan dürtü kontrolü ya da empati güçlüğüne yatkın olabilir. Ancak bu yatkınlık, destekleyici bir ortamda büyük ölçüde aşılabilir. Hiçbir çocuk, şiddet uygulayacak biçimde ‘programlanmış’ doğmaz. Öte yandan sürekli stresörler, şiddete maruz kalma ve travmatik deneyimler, beynin özellikle öz denetimden sorumlu prefrontal korteksin gelişimini kalıcı biçimde etkileyebilir.  Yani genetiğimiz kaderiz değildir ancak olumsuz erken yaşam deneyimleri, bir çocuğun dünyayı ve kendini algılayış biçimini derinden etkiler” diye konuştu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Şiddet eğilimi, risk faktörlerinin birikmesiyle oluşur</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Şiddet eğilimi tek bir nedenin değil, risk faktörlerinin birikmesiyle oluşur” diyen Uzman Psikolog Çağatay Demirel, “Bu faktörler, çocuğun ihmali, çocuk istismarı, erken yaşta güvensiz bağlanma gibi aile içi dinamiklerle başlar. Çocuğun duygularını tanımakta ve isimlendirmekte zorlanması, öz düzenleme becerilerinin yeterince gelişmemesi ve erken yaşta başlayan madde kullanımı bu riskin artmasına sebep olur. Ancak asıl önemli nokta; sorun hiçbir zaman bireysel değildir” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Şiddet eğilimini besleyen güçlü etkenler bulunuyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Şiddet eğilimini destekleyen etkenlere dikkat çekenUzman Psikolog Çağatay Demirel, “Okul ortamındaki akran zorbalığı, dışlanma ve buna bağlı olarak oluşan aidiyetsizlik hissi de şiddet eğilimini besleyen güçlü etkenlerdir. Daha geniş bir perspektiften bakıldığında ise yoksulluk, eşitsizlik, yakın çevrede uygun rol model yokluğu ve toplumsal şiddetin normalleşmesi de bu tabloya katkıda bulunur” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Riskler azaltılabilir</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Uzman Psikolog Çağatay Demirel, “Çocuğun güvendiği en az bir sağlıklı yetişkin figürü olması, okula aidiyet duygusu, duygusal okuryazarlık ve sosyal beceri eğitimi; risk taşıyan bir çocuğun gidişatını köklü biçimde değiştirebilir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Çocuklar gördükleri davranışı model olarak benimser</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Şiddetin öğrenilebilen bir kavram olduğunu kaydeden Uzman Psikolog Çağatay Demirel, şunları söyledi: “Şiddetin en tehlikeli özelliklerinden biri döngüsel yapısıdır. Şiddete maruz kalan bir çocuğun beyni, tehdide karşı sürekli alarm halinde kalmaya koşullanır; bu durum saldırganlık eşiğini düşürür, empatiyi zayıflatır ve dürtü kontrolünü güçleştirir. Albert Bandura&#8217;nın Sosyal Öğrenme Kuramı, bu süreci çarpıcı biçimde açıklar: Çocuklar, gördükleri davranışları model alarak benimser. Şiddetin bir sorun çözme yolu olduğunu öğrenen çocuk, ilerleyen yıllarda bunu bir araç olarak kullanabilir<i>.</i> Kısa vadede anlık dürtüsel tepkiler gözlemlenebilirken uzun vadede ise travma, travma sonrası stres bozukluğu, ilişki güçlükleri ve şiddeti ‘normal’ görme riski baş gösterir. Bu nedenle şiddeti durdurmak, döngüyü bir yerden kesmek demektir ve o kesme noktası, çoğunlukla bir yetişkinin uzanan elidir.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sosyal medyada nefret, çevrimiçi zorbalık asıl tehlikeyi oluşturuyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Şiddeti tetikleyen faktörler arasında dijital dünyanın da etkileri olabileceğini belirten Demirel, “Şiddet içerikli oyunlar, tek başına şiddetin nedeni değildir. Ancak özellikle çocuk küçükse, denetim yoksa ve gerçek ile kurgunun ayrımı henüz oturmamışsa risk faktörü olarak devreye girebilir. Asıl tehlikeli olan ise sosyal medyada nefret ve şiddet içeriklerine maruz kalma, çevrimiçi zorbalık, siber taciz ve çocuğu aşırılığa yönelten çevrimiçi topluluklardır. Ekran süresinin uzunluğu değil, içeriğin niteliği ve sosyal bağlam belirleyicidir. Dijital dünyanın çocukla birlikte izlenmesi ve konuşulması, yasaktan çok daha güçlü bir koruma sağlar” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Taklit etkisi göz ardı edilmemeli</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Günümüzde yaşanan okul içi silahlı şiddet olaylarının ülkemizde ve farklı coğrafyalarda artışını tek bir nedene bağlamanın doğru olmadığını belirten Demirel, özellikle taklit etkisine dikkat çekti: </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Silahlara erişimin kolaylaşması, sosyal dışlanma, kalabalık içinde yalnızlık, psikososyal destek hizmetlerindeki eksik kalan yönler ve sosyoekonomik eşitsizlikler bu tabloya zemin hazırlar. Geçmişteki saldırıların medyada ayrıntılı ve sansasyonel biçimde aktarılmasının yarattığı ‘taklit etkisi’ (Copycat Effect, Werther Etkisi) kesinlikle göz ardı edilmemelidir. Bu etki, özellikle daha zayıf psikososyal özelliklere sahip bireylerin, yoğun biçimde medyaya yansıyan şiddet eylemlerini model alma eğiliminde olmalarıyla açıklanır. Bireyler yalnızca davranışın kendisini değil, bu davranışın dikkat çekme ya da sembolik anlam kazanma gibi sonuçlarını da öğrenirler. Araştırmalar, okul saldırıları gibi yüksek görünürlüklü olayların ardından kısa vadede benzer girişimlerde istatistiksel olarak anlamlı artışlar gözlemlendiğini ortaya koymaktadır. Özellikle failin kimliği, kullandığı yöntem ve olayın dramatik unsurlarının detaylı biçimde sunulması, davranışın yeniden üretilme riskini artırmaktadır. Bu nedenle olayın teknik ayrıntılarından ve faili merkezileştiren anlatılardan kaçınılmalı, bunun yerine toplumsal etkiler, önleme yolları ve destek kaynaklarına odaklanılmalıdır.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>En güçlü koruma kalkanı aile içinde kurulur</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Şiddetle mücadelenin, devlet politikalarından okul programlarına kadar geniş bir yelpazede ele alınması gerektiğini söyleyen Uzman Psikolog Çağatay Demirel, “Ancak en güçlü koruma kalkanı hâlâ aile içinde kurulur. Açık ve güvenli iletişim ortamı oluşturmak, çocuğun duygularını adlandırmasına yardım etmek, dijital kullanımı birlikte yönetmek ve sınırlandırmak, çocuğu şiddeti normalleştiren içeriklerden korumak bu kalkanın temel taşlarıdır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Uyarı işaretleri mutlaka dikkate alınmalı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken uyarı işaretlerini tanımanın ise her ebeveyn ve öğretmenin edinmesi gereken bir beceri olduğunu kaydeden Demirel, “Araştırmalar ve vaka incelemeleri gösteriyor ki saldırganların büyük çoğunluğu, olaydan önce fark edilebilir uyarı işaretleri vermiştir. Bu işaretleri anlayabilmek, erken müdahale imkânı sunar ve hem bireysel hem toplumsal düzeyde hayat kurtarmayı sağlar. Şiddeti sona erdirmenin yolu, onu cezalandırmaktan değil; büyümekte olan bir çocuğun ihtiyaçlarını zamanında görmekten geçer” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Şiddetin bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Uzman Psikolog Çağatay Demirel, “Toplumsal ve kurumsal düzeyde ise acil ihtiyaçlar açıktır: Okullarda nitelikli ve yeterli psikolojik destek, silah politikalarının gözden geçirilmesi, medyanın sorumlu habercilik ilkelerini benimsemesi ve yoksullukla mücadelenin önceliğe alınması. Şiddet bir halk sağlığı sorunudur ve ona halk sağlığı perspektifiyle yaklaşılmasını gerektirir” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Şiddete maruz kalan öğrenci ve öğretmenlere tavsiyeler</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Travmatik bir olayın ardından yaşanan uyku bozukluğu, kaygı, öfke, duygusal uyuşukluk, sürekli tetikte olma hali gibi tepkilerin normal bir durum olduğunu belirten Uzman Psikolog Çağatay Demirel, özellikle şiddete maruz kalan öğrenci ve öğretmenlere tavsiyelerini şöyle sıraladı:</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Bu tepkiler, zayıflık göstergesi değildir. Bunlar, beynin olağandışı bir deneyime verdiği olağan yanıtlardır. İyileşme mümkündür ve destek alarak çok daha hızlı gerçekleşir. Bir okul psikolojik danışmanı, psikolog ya da psikiyatristiyle görüşmekten çekinmemek, güvenilen bir yetişkinle konuşmak, haberlere ve olayı tekrar tekrar canlandıran içeriklere maruz kalmayı sınırlamak bu sürecin ilk adımlarıdır. Yemek, uyku ve günlük küçük rutinler, güvenlik hissi yaratmada beklenmedik ölçüde etkilidir. Öğretmenler için özellikle şunu vurgulamak gerekir: Şiddete tanıklık eden yetişkinler de destek alabilir. Kendi iyiliğini gözetmeyen bir yetişkin, zamanla hem kendine hem de öğrencilerine daha az yardımcı olabilir. Okula dönüş sürecini baskıyla değil, adım adım ve iş birliği içinde planlamak hem öğrenciler hem de öğretmenler için onarıcı bir geçiş sağlar.”</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddetle-mucadelede-en-guclu-koruma-kalkani-ailede-kuruluyor-627988">Şiddetle mücadelede en güçlü koruma kalkanı ailede kuruluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOAH&#8217;ın erken belirtileri yaşlanmayla karıştırılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/koahin-erken-belirtileri-yaslanmayla-karistiriliyor-592204</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2025 08:58:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[biçimde]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[karıştırılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[koah]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanmayla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592204</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), genellikle orta ve ileri yaşlarda ortaya çıkan, yavaş seyreden ve belirtileri nedeniyle çoğu zaman yaşlanmanın ya da sigara içmenin etkileriyle karıştırılan ciddi bir solunum hastalığı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koahin-erken-belirtileri-yaslanmayla-karistiriliyor-592204">KOAH&#8217;ın erken belirtileri yaşlanmayla karıştırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), genellikle orta ve ileri yaşlarda ortaya çıkan, yavaş seyreden ve belirtileri nedeniyle çoğu zaman yaşlanmanın ya da sigara içmenin etkileriyle karıştırılan ciddi bir solunum hastalığı. Nefes darlığı, öksürük ve balgam gibi şikâyetlerle kendini gösteren KOAH’ın, erken dönemde fark edilmediğinde yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürebildiğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “KOAH’lı hastalar genellikle bu semptomları sigara kullanımına veya yaşlanmaya bağlayarak doktora başvurmayı geciktiriyor. Oysa erken tanı, tedavi başarısını ve yaşam kalitesini önemli ölçüde artırıyor” dedi.</strong></p>
<p>KOAH’ın tanısında solunum fonksiyon testlerinin (nefes testleri) belirleyici olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Bu testler sayesinde hastalığın evresi ve akciğer kapasitesindeki kayıp net biçimde ortaya çıkar. Tedavide sigarayı bırakmaya yönelik medikal destekler, düzenli egzersiz ve solunum rehabilitasyonu büyük önem taşır. Ayrıca grip ve zatürre aşıları, oksijen tedavisi ve ileri evrelerde yapılan bazı özel akciğer girişimleri sayesinde hastaların nefes alma konforu ve günlük yaşamı belirgin biçimde iyileştirilebilir” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Hastalık hâlâ yanlış tanı ve eksik tedaviyle mücadele ediyor</strong></p>
<p>KOAH’ın gerek toplumda gerekse bazı hekimler arasında yeterince tanınmadığı için çoğu zaman doğru biçimde teşhis edilemediğini ve bu nedenle eksik ya da hatalı tedavi yaklaşımlarına maruz kalabildiğini belirten Doç. Dr. Çalışkan, “Oysa hastalığın erken evrede doğru biçimde tanımlanması, toplum sağlığı açısından son derece önemli. Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı, genellikle tütün ürünlerinin kullanımı veya zararlı gaz ve partiküllere uzun süre maruz kalma sonucu ortaya çıkar. Ancak doğru tedbirlerle büyük ölçüde önlenebilir ve erken tanı ile kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğu unutulmamalı” dedi.</p>
<p><strong>Soba dumanına maruz kalmak KOAH riskini artırıyor</strong></p>
<p>Hastalığın uzun yıllar boyunca erkeklerde daha sık görüldüğünün düşünüldüğünü ancak son dönemde yapılan araştırmaların, KOAH’ın kadın ve erkeklerde neredeyse eşit oranda ortaya çıktığını gösterdiğini belirten Çalışkan, “Hatta artık kadınların sigara dumanının zararlı etkilerine karşı daha hassas oldukları biliniyor. Sigara, puro ve nargile gibi tütün ürünlerinin kullanımı, mesleki olarak; toz, duman veya kimyasal maddelere maruz kalmak, evde odun ya da saman gibi biyomas yakıtlarla ısınmak veya yemek pişirmek ve genetik yatkınlık, bu akciğer hastalığına yakalanma riskini artıran önemli faktörler arasında yer alıyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koahin-erken-belirtileri-yaslanmayla-karistiriliyor-592204">KOAH&#8217;ın erken belirtileri yaşlanmayla karıştırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sadakat ve Kârlılık OBASE CRM Çözümleriyle Yeniden Tanımlanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sadakat-ve-karlilik-obase-crm-cozumleriyle-yeniden-tanimlaniyor-586006</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Oct 2025 12:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[biçimde]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[çözümleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[crm]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[Kârlılık]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri]]></category>
		<category><![CDATA[obase]]></category>
		<category><![CDATA[sadakat]]></category>
		<category><![CDATA[tanımlanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[toplama]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586006</guid>

					<description><![CDATA[<p>OBASE, CRM çözümleriyle müşteri yönetimini veriye dayalı ve entegre bir yapıya taşıyor. Müşteri etkileşimlerinden elde edilen izleri veriye dönüştüren bu çözümler; veri toplama, analiz, kişiselleştirme ve kampanya yönetimini entegre biçimde sunarak markaların müşteriyle bağını güçlendirmesine olanak sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadakat-ve-karlilik-obase-crm-cozumleriyle-yeniden-tanimlaniyor-586006">Sadakat ve Kârlılık OBASE CRM Çözümleriyle Yeniden Tanımlanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>OBASE, CRM çözümleriyle müşteri yönetimini veriye dayalı ve entegre bir yapıya taşıyor. Müşteri etkileşimlerinden elde edilen izleri veriye dönüştüren bu çözümler; veri toplama, analiz, kişiselleştirme ve kampanya yönetimini entegre biçimde sunarak markaların müşteriyle bağını güçlendirmesine olanak sağlıyor.</p>
<p><strong><u>Her Temas Noktası, Her Veri, Her An Fırsata Dönüşüyor</u></strong></p>
<p>Artık müşteriyle kurulan bağ satış anının çok ötesine geçiyor. Davranışları anlamak, beklentileri öngörmek ve doğru teklifi doğru zamanda sunmak, başarılı müşteri yönetiminin temelini oluşturuyor. Bu noktada, OBASE’in geliştirdiği kapsamlı CRM çözüm ailesi fark yaratıyor.</p>
<p><strong><u>Tüketici alışkanlıklarındaki değişimi anlık olarak yakalayabiliyor</u></strong></p>
<p>Çözüm ailesinin öne çıkan ürünlerinden biri olan OBASE Promni, çok kanallı yapılarda müşteri bazlı kampanya ve fayda yönetimini gerçek zamanlı olarak gerçekleştirebiliyor. Satış kanallarından bağımsız çalışan platform, kampanyaların etkili biçimde planlanmasını ve kişiselleştirilmiş aksiyonların devreye alınmasını mümkün kılıyor.</p>
<p>OBASE Analitik CRM, müşteri davranışlarının daha derin analizine imkân tanıyarak sadakat yönetimi, müşteri kayıplarının öngörülmesi ve kârlılık artırımı gibi kritik hedeflere ulaşılmasını destekliyor. Çok kanallı bir yaklaşımla çalışan sistem, müşteri alışkanlıklarındaki değişimi anlık olarak yakalayabiliyor.</p>
<p>Customer Data Platform (CDP) çözümü ise markaların tüm online ve offline temas noktalarında tekil müşteri profilleri oluşturmasını sağlıyor. Gelişmiş segmentasyon, ileri düzey kişiselleştirme ve tahminleme özellikleriyle kampanya verimliliğini artırırken müşteri deneyimini güçlendiriyor.</p>
<p><strong><u>‘’Sürdürülebilir bir rekabet avantajı kazandırıyoruz’’</u></strong></p>
<p>Geliştirdikleri yenilikçi CRM uygulamaları üzerine <strong>OBASE Sektörel Çözümler ve Veri Analitiğinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İlkay Öztürk</strong>, şunları söyledi: <em>“Veriyi toplamak yetmiyor; anlamlandırmak ve aksiyona dönüştürmek gerekiyor. OBASE olarak CRM çözümlerimizle müşteri bağlılığını artırıyor, kampanyaları daha verimli hale getiriyor ve operasyonel süreçleri hızlandırıyoruz. Promni, Analitik CRM ve CDP gibi yenilikçi araçlarımız sayesinde, markaların müşteriyle temas ettiği her noktada değer üretebilmelerini sağlıyoruz. Bu çözümlerimiz, dijitalleşmenin ötesine geçerek sektöre sürdürülebilir bir rekabet avantajı kazandırıyor.”</em></p>
<p><strong><u>Müşteri izinlerinin güvenli ve sekronize yönetimini sağlıyor</u></strong></p>
<p>250 binden fazla müşteri izni bulunan işletmeler için geliştirilen İleti Yönetim Sistemi (İYS) entegrasyon çözümü, müşteri izinlerinin güvenli ve çift yönlü biçimde yönetilmesini sağlıyor. Aracı firmaya ihtiyaç duymadan doğrudan İYS ile iletişim kurabilen bu yapı, yasal uyumluluğu da garanti altına alıyor.</p>
<p><strong><u>Veri toplama sürecini kolay hale getiriyor </u></strong></p>
<p>Müşteri verilerinin paylaşımı sırasında gizliliği ve doğruluğu ön planda tutan OBASE BEN çözümü ise KVKK uyumlu altyapısıyla dikkat çekiyor. Aynı zamanda müşteri bilgilerini toplamak, güncel tutmak ve doğru şekilde yönetmek gibi birçok sektörde karşılaşılan zorluklara etkili bir çözüm geliştiriyor. Bireylerin verilerini kendi kontrollerinde yönetmelerine olanak tanıyan sistem, şirketlerin bu bilgilere güvenli, hatasız ve daha kapsamlı biçimde erişebilmesini sağlıyor. Farklı kaynaklardan elde edilen verileri tekil bir kimlik altında birleştiren OBASE BEN, kurumların müşterilerini manuel bilgi toplamaya gerek kalmadan daha yakından tanımalarına imkân veriyor. Şirketler yalnızca kendi müşterileriyle değil, sistemde yer alan kullanıcılarla da onaya dayalı ve hedefli biçimde iletişim kurabiliyor. Böylece veri toplama süreci hem bireyler hem de işletmeler için kolay, güvenli ve karşılıklı faydaya dayalı bir yapıya dönüşüyor.</p>
<p><strong><u>İşletmelerin süreçlerini dijitalleştiriyor</u></strong></p>
<p>OBASE’in ayrıca Microsoft Dynamics 365 CRM platformu üzerinde geliştirdiği katma değerli uygulamalar hem B2C hem de B2B segmentteki işletmelerin süreçlerini dijitalleştiriyor. Bulut tabanlı bu çözümler, satış fırsatlarının, tekliflerin ve operasyonel akışların takibini kolaylaştırarak iş verimliliğini artırıyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadakat-ve-karlilik-obase-crm-cozumleriyle-yeniden-tanimlaniyor-586006">Sadakat ve Kârlılık OBASE CRM Çözümleriyle Yeniden Tanımlanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Halit Kıvanç Şehir Stadı&#8217; Adına Yakışır Biçimde Açıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/halit-kivanc-sehir-stadi-adina-yakisir-bicimde-acildi-361736</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Mar 2023 16:12:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biçimde]]></category>
		<category><![CDATA[halit]]></category>
		<category><![CDATA[kıvanç]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[stadı]]></category>
		<category><![CDATA[yakışır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361736</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk spor ve televizyon tarihinin duayen ismi merhum Halit Kıvanç’ın adının verildiği Gaziosmanpaşa’daki stat; İYİ Parti Genel Başkanı Meral Şener, İBB Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı yardımcısı adayı Ekrem İmamoğlu ve Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hasan Tahsin Usta tarafından, hınca hınç dolu tribünler önünde açıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/halit-kivanc-sehir-stadi-adina-yakisir-bicimde-acildi-361736">&#8216;Halit Kıvanç Şehir Stadı&#8217; Adına Yakışır Biçimde Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk spor ve televizyon tarihinin duayen ismi merhum Halit Kıvanç’ın adının verildiği Gaziosmanpaşa’daki stat; İYİ Parti Genel Başkanı Meral Şener, İBB Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı yardımcısı adayı Ekrem İmamoğlu ve Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hasan Tahsin Usta tarafından, hınca hınç dolu tribünler önünde açıldı. Tribünlerde her yaştan, cinsiyetten ve toplumsal kesimden katılımcılar olduğuna dikkat çeken Akşener, “Hani ‘Her şey çok güzel olacak’ dediniz ya; elbette bu güzelliğin sürmesi için ve bu güzelliğin tüm Türkiye&#8217;ye yayılabilmesi için, buradaki manzaranın, buradaki beraberliğin, buradaki bütünlüğün Türkiye&#8217;nin her tarafında görülmesi gerekiyor.</strong></p>
<p><strong>Milletimizin bu manzarayı görüp, geleceğine dair umutsuzluklarını umutla karşılaması gerekiyor. Umutsuzluklarını ortadan kaldırması gerekiyor” dedi. “Futbol ve siyaset; aralarındaki ilişkiyi özenle hassasiyetle düzenlememiz gereken iki alandır. Pek çok bakımdan birbirlerine çok benzerler” diyen İmamoğlu da “Örneğin; futbolda da siyasette de taraftarlık önemlidir. </strong></p>
<p><strong>Ama ikisinde de taraftarlığın, aklın ve vicdanın önüne geçmemesi gerekir. Futbolda ve siyasette kazanmak da normaldir, kaybetmek de normaldir. Ve kazanılacaksa da mertçe kazanılmalı, kaybedilecekse de mertçe kaybedilmelidir” ifadelerini kullandı. </strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Gaziosmanpaşa Belediyesi iş birliğiyle tamamlanan “Halit Kıvanç Şehir Stadı”, “300 Günde 300 Proje” maratonu kapsamında açıldı. Mevlana Mahallesi’nde hizmete giren stadın açılışı; İYİ Parti Genel Başkanı Meral Şener, İBB Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı yardımcısı adayı Ekrem İmamoğlu ve Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hasan Tahsin Usta’nın katılımlarıyla gerçekleşti. Duayen spor insanı merhum Halit Kıvanç’ın eşi Bülbin Kıvanç ve ailesi de açılışta hazır bulundu. Tribünlerin hınca hınç dolu olduğu açılışta, sırasıyla; Usta, İmamoğlu ve Akşener birer konuşma yaptı. Her üç isim de İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı binasına yapılan silahlı saldırıyı kınadı. </p>
<p><strong>AKŞENER’DEN, İMAMOĞLU VE USTA’YA TEŞEKKÜR</strong></p>
<p>Tribünleri dolduran katılımcıların, “Her şey çok güzel olacak” sloganıyla konuşma yapacağı platforma gelen Akşener, seyircilere, “Bence de” şeklinde karşılık verdi. “Öncelikle Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu beyefendiye teşekkür ediyorum; bu güzel ortamda sizlerle bizleri buluşturduğu için. Sonra Gaziosmanpaşa Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum; bu görüntüyü, bu güzelliği tamamladığı için” diyen Akşener, “Bugün, çok değerli bir ismin anısına, bu güzel stadın açılışını yapıyoruz. Her birimizin -kadın erkek fark etmez- gençliğimizde hayranlık duyduğumuz, rol modelimiz olan rahmetli Halit Kıvanç&#8217;ın anısına, adına bir stat açmak üzere buradayız. Ve tam karşımda hanımefendi ve ailesi de oturuyor. Sizleri de en derin saygılarımla selamlıyorum. Halit Abi’ye Allah&#8217;tan rahmet ve mekanının cennet olmasını diliyorum. Sizleri cennette buluşturmasını diliyorum” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>“BURADAKİ BERABERLİĞİN TÜRKİYE&#8217;NİN HER TARAFINDAN GÖRÜLMESİ GEREKİYOR”</strong></p>
<p>Tribünlerde her yaştan, cinsiyetten ve toplumsal kesimden katılımcılar olduğuna dikkat çeken Akşener, “Hani ‘Her şey çok güzel olacak’ dediniz ya; elbette bu güzelliğin sürmesi için ve bu güzelliğin tüm Türkiye&#8217;ye yayılabilmesi için, buradaki manzaranın, buradaki beraberliğin, buradaki bütünlüğün Türkiye&#8217;nin her tarafında görülmesi gerekiyor. Milletimizin bu manzarayı görüp, geleceğine dair umutsuzluklarını umutla karşılaması gerekiyor. Umutsuzluklarını ortadan kaldırması gerekiyor. Bu millet öyle büyük bir millet ki, bir deprem oldu, birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için bir araya geldik. Herkes, bir dilim ekmeğini ikiye böldü. Dün Adıyaman&#8217;daydım. Ondan evvel Kahramanmaraş&#8217;ta. Ondan evvel de Hatay&#8217;daydım. Hatay&#8217;da, Ekrem Başkan’la ve diğer belediye başkanlarıyla, onların hizmetleriyle karşılaştık. Kahramanmaraş&#8217;ta Mansur Başkan&#8217;la ve diğer belediye başkanlarının gayretleriyle, hizmetleriyle karşılaştık. Bütün STK&#8217;ların, bütün siyasi partilerin bir STK gibi çalıştığı hizmetlerle karşılaştık” dedi. </p>
<p><strong>“MİLLETİMİZ, BİZDEN SİYASETİ DÖVÜŞEREK YAPMAMIZI BEKLEMİYOR”</strong></p>
<p>“Benim deprem bölgesini ikinci gezişim” diyen Akşener, konuşmasında Adıyaman Gölbaşı’nda yaşadığı bir anısını katılımcılarla paylaştı: </p>
<p>“Gölbaşı&#8217;nda şikayetler var, onları aldım. Çünkü ben, esnaf gezerken de deprem bölgesi gezerken de propaganda yapmıyorum. Propaganda başka bir şey. O seçimle ilgili. Onu yapıyoruz, yapacağız ama deprem bölgesinde öncelikli işimiz, insanımızın dertleri, eksik kalanların tamamlanması. Bir vatandaşımız, ‘İlk defa Gölbaşı&#8217;na Cizre Belediyesi, Tokat Belediyesi ve Esenler Belediyesi geldi’ dedi. ‘Ben çağırdım, onlar geldi’ dedi. Ben de kendisine dedim ki, ‘Allah, onlardan da razı olsun, sizin de bu organizasyonunuzdan razı olsun. Bir kaşık suyu, bir dilim ekmeği, bir konteyneri, bir çadırı, bir damacana suyu kim veriyorsa, Allah, onlardan razı olsun.’ Demem o ki; milletimiz, bizden siyaseti dövüşerek yapmamızı beklemiyor. Milletimizin bizden beklediği, siyasetçiden beklediği, seçmenin velinimet olduğu, seçmene yönelik milletimize yönelik hizmetler üzerinden rekabet yaptığımız, birbirimize küfretmediğimiz, birbirimizi tehdit etmediğimiz bir seçim atmosferi istiyor.”</p>
<p><strong>“DEPREM BİZE, ‘BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ BİRİMİZ’ İÇİN OLMANIN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNU GÖSTERDİ”</strong></p>
<p>“Deprem bize, bunu gösterdi” diyen Akşener, konuşmasını, “Deprem bize, ölümün ne kadar yakın olduğunu gösterdi. Deprem bize, ecelin ne bir nefes evvel ne bir nefes sonra olduğunu gösterdi. Deprem bize, ‘birimiz hepimiz, hepimiz birimiz’ için olmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Halit Abi, bu insanlardan biriydi. Ben, Milliyetçi Hareket Partisi Kocaeli İl Başkanı&#8217;nın kız kardeşiydim. Abim de ben de severdik eşinizi. Sayardık eşinizi. Başka solcu arkadaşlarımız da sever, sayardı sizin eşinizi. Dolayısıyla, böyle birleştirici insanlara, hangi görüşte olursa olsun, hangi aidiyette olursa olsun, o insanların ortak noktası olan insanlara ihtiyacımız var. Onun için, bu isim çok önemli. Bu isim bu seçim için önemli. Siyasetçilere ders vermesi için önemli. Ben, bu ismin ışığında, sizlerin huzurunda Ekrem Başkan&#8217;a çok teşekkür ediyorum. Gaziosmanpaşa Belediye Başkanımıza da teşekkür ediyorum. Bütün siyasi partilerin mensuplarına teşekkür ediyorum ve her birinizi Allah&#8217;a emanet ediyorum” sözleriyle tamamladı. </p>
<p><strong>İMAMOĞLU: “GEÇMİŞTEN BUGÜNE, EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM”</strong></p>
<p>Kendisinden önce konuşan Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Usta’nın, stadın yapılış sürecini güzel bir şekilde anlattığını belirten İmamoğlu, konuşmasına, “Ben de geçmişten bugüne, emeği geçen bütün yöneticilere, başlatılmasına fırsat veren rahmetli Sayın Kadir Topbaş&#8217;a ve bu süreç içerisinde burayı toparlarken, bitirirken, iş birliğinden dolayı Gaziosmanpaşa Belediyesi yöneticilerine yürekten teşekkür ediyorum” sözleriyle başladı. İmamoğlu, açtıkları statla ilgili, “Burası FIFA onaylı saha zeminiyle, 5000 kişilik tribünüyle, tüm ihtiyaçlara cevap veren modern kullanım alanlarıyla, futbolun bütün güzelliklerinin yaşatılacağı bir yer. Otoparkı var, daha önce olmayan kreşi ilave ettik ve 120 kişilik çok güzel bir kreşi var. Pazar alanıyla, bölgenin canlı noktalarından birisi olacak. Aynı zamanda amatör spora destek olarak, Gaziosmanpaşa ilçemizde faaliyet gösteren 21 spor kulübümüzün de antrenman merkezi var olacak” bilgilerini paylaştı. </p>
<p><strong>“STADA İSİM ARARKEN HİÇ ZORLANMADIK”</strong></p>
<p>Stada isim ararken zorlanmadıklarını kaydeden İmamoğlu, “Bu stadın bitim aşamasında, çok sevdiğim, gerçekten sporu sadece anlatan değil, öğreten bir insan olarak rahmetli olur olmaz dedim ki, ‘Bu stada mutlaka Halit Kıvanç&#8217;ın ismini vermeliyiz.’ Ve bunu kabul eden, bizimle beraber bu fikre ‘olur’ veren çok değerli eşine ve ailesine yürekten teşekkür ediyorum. Kıymetli Halit Kıvanç, ne yaptıysa, hakkını vererek yapmıştır. Gazeteciliğin, radyo ve televizyonculuğun, yazarlığın her işini layıkıyla yapmıştır. İnsan olmanın hakkını vermiştir. Halit Kıvanç; onu tanıyan, ondan öğrenen, ondan dinleyen herkesin, bütün bir toplumun ortak değeri ve ortak sevgilisidir. Yaşarken öyleydi, öyle olmaya da devam edecektir. Ben, bu gururu bizimle paylaştığı için, ailesine bir kez daha teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“FUTBOL VE SİYASET, PEK ÇOK BAKIMDAN BİRBİRLERİNE BENZERLER”</strong></p>
<p>“Futbol ve siyaset; aralarındaki ilişkiyi özenle hassasiyetle düzenlememiz gereken iki alandır. Pek çok bakımdan birbirlerine çok benzerler” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:  </p>
<p>“Örneğin; futbolda da siyasette de taraftarlık önemlidir. Ama ikisinde de taraftarlığın, aklın ve vicdanın önüne geçmemesi gerekir. Futbolda ve siyasette kazanmak da normaldir, kaybetmek de normaldir. Ve kazanılacaksa da mertçe kazanılmalı, kaybedilecekse de mertçe kaybedilmelidir. Bugün 31 Mart seçimini hep birlikte. İstanbul&#8217;da yaşamıştık. Tarihi bir andı. Özel bir seçimdi. Daha sonra, ikinci seçimle beraber göreve gelmiş ve o günden itibaren İstanbul&#8217;un her sorunla temas eden, problemleri yerinde çözen, problemlerin muhatabı kim ise, o insanlarla ortak akıl ile ortak masada çalışmayı kendine şiar edinen bir yönetim aldık. Onun için bitirilemeyen tesisleri bitiren ve yeni projeleri hayata geçirmekle iş birliği yapan, hangi siyasi partiye mensup olursa olsun, belediyelerle yapılan protokollerle işi devlet nizamına uygun hale getiren bir anlayışı yönettik.”</p>
<p><strong>KILIÇDAROĞLU VE AKŞENER’E ÖZEL TEŞEKKÜR</strong></p>
<p>“Bugün, milletin ittifakı olarak buradayız” diyen İmamoğlu, konuşmasını şu sözlerle noktaladı: </p>
<p>“Bu toplumun nefesi olarak ve toplumu temsil eden insanlar olarak, Türkiye&#8217;ye bu işbirliğini hediye eden iki lideri burada anmak istiyorum. Birisi Sayın Genel Başkanım ve Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu. Elbette kendilerinin sizlere selamını da getirdim. Ve Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte, burada bizi onurlandıran İYİ Parti lideri Sayın Meral Akşener de bu birliği bize hediye eden ikinci liderdir. Ben buradan, her iki liderimize de ‘Birlikten güç doğar’ dedikleri için şükranlarımı sunuyorum. İnsani, ahlaklı ve yapıcı siyasetin mimarlarından, çok değerli Genel Başkanım Sayın Meral Akşener hanımefendinin, bu açılışı gerçekleştirmek için benimle birlikte burada olması gerçekten bir onur kaynağıdır. Kendisi, yıllarca kendisine yapılan faullere, bir takım gözdağı veya tehditlere o güzel yüreğiyle, sağlam karakteriyle direnmiştir; direnmeye de devam ediyor. Tabii bugün de İYİ Parti&#8217;nin il başkanlığına yapılan saldırıyı şiddetle kınıyorum. Ve bu saldırının faillerinin bir an önce bulunmasını da elbette temenni ediyorum. Bu anı bizimle paylaşan herkesi tekrar, tüm kalbimle, sevgiyle, saygıyla selamlarken, bu güzel tesisin açılmasına emek veren, emekçi kardeşlerimden mühendislerine, yönetici arkadaşlarımdan yüklenicisine kadar, her birine teşekkür ediyor, İstanbul&#8217;umuza ve Gaziosmanpaşa&#8217;mıza hayırlı ve uğurlu olsun diyorum.”</p>
<p><strong>ESKİ ÜNLÜ FUTBOLCULAR SAHNE ALDI</strong></p>
<p>Stadın açılışı için yapılan gösteri maçında, her biri Türkiye’nin önemli kulüplerinde oynamış eski futbolcular sahne aldı. Akşener ve İmamoğlu; eski futbolcular Ali Cansun, Sedat Yeşilkaya, Cihan Haspolatlı, Mert Korkmaz, Ömer Hacısalihoğlu, Adem Çalık, Tarık Daşgün, Hasan Yiğit, Lemi Çelik, Orkun Uşak, Ümit Karan, Ali Tandoğan, Anıl Karaer, Tuncay Şanlı, Timuçin Bayazıt, Güngör Öztürk, Gökhan Zan, Can Arat, Eren Aydın, Emre Toraman, Soner Boz ve Orhan Kaynak ile anı fotoğrafı çektirdi. </p>
<p><strong>İLÇEDE FAALİYET GÖSTEREN 24 SPOR KULÜBÜNE HİZMET VERECEK</strong></p>
<p>İBB tarafından Gaziosmanpaşa&#8217; da yapılan stada, Türk spor ve televizyon tarihinin usta ismi Halit Kıvanç’ın ismi verildi. Stat yapılmadan önce, Kazım Karabekir Mevlana Spor Kulübü’nün 300 kişilik tribünlü sahası olarak kullanılıyordu. Stat, yeni haliyle; 5000 kişilik tribün, 4 soyunma odası, 4 teknik direktör odası, 2 hakem odası, 1 gözlemci odası, 1 doping kontrol odası, 1 basın odası ve 6 idari ofise sahip. FİFA onaylı saha zeminine sahip statta; canlı yayın alanları ve amatör spor kulüplerinin kullanımına tahsis edilecek 24 ofis de yer alacak. Profesyonel futbol kulüplerinin müsabakalarına da ev sahipliği yapacak olan stat, ilçede faaliyet gösteren 24 spor kulübüne, antrenman merkezi olarak da hizmet verecek. Tesiste; otopark, kreş ve pazar alanı da mevcut.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/halit-kivanc-sehir-stadi-adina-yakisir-bicimde-acildi-361736">&#8216;Halit Kıvanç Şehir Stadı&#8217; Adına Yakışır Biçimde Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
