<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>beyazperdeye | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/beyazperdeye/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/beyazperdeye</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Jan 2026 15:26:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>beyazperdeye | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/beyazperdeye</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Filistin’in Hikâyesi Nilüfer’de Beyazperdeye Yansıdı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/filistinin-hikayesi-niluferde-beyazperdeye-yansidi-2-604214</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 15:26:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beyazperdeye]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[yansıdı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604214</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Filistin Sinema Günleri”, yönetmen Nawras Abu Saleh’in “Büyük Gelen Palto” filmiyle özel bir gösterime sahne oldu. Filmi Nilüferlilerle birlikte izleyen Saleh, gösterimin ardından söyleşi gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/filistinin-hikayesi-niluferde-beyazperdeye-yansidi-2-604214">Filistin’in Hikâyesi Nilüfer’de Beyazperdeye Yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi tarafından Filistin halkının yaşadığı zorlukları, kültürel direnişi ve insan hikayelerini sinemanın gücüyle anlatmak için düzenlenen “Filistin Sinema Günleri”, Konak Kültürevi’nde devam ediyor. 15 Ocak’a kadar sürecek gösterimlerdeki özel buluşmalardan biri, Nawras Abu Saleh’in “Büyük Gelen Palto” gösterimiyle gerçekleşti. Gösterime ve ardından yapılan söyleşiye Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir de katıldı.</p>
<p>Filistin’deki 1987 – 2011 yılları arasını kapsayan, İntifada ve Oslo Anlaşması süreçlerine tanıklık eden bir gencin hikâyesini konu alan film, ismini eski bir Filistin inanışından alıyor. İnanışa göre rüyada kendisine büyük gelen bir palto giydiğini gören kişi, taşıması zor ve büyük bir sorumluluk üstlenir. Yönetmen Saleh, Filistin davasını “masumların üzerine giydiği ve onlara büyük gelen bir palto” olarak betimlediği filminde, kahramanın çocukluktan gençliğe uzanan değişimini ve işgal altındaki yaşam mücadelesini beyazperdeye taşıyor.</p>
<p> <b>“FİLİSTİNLİLER ZOR ZAMANLARDA BİLE GÜLÜMSEYEBİLİR”</b></p>
<p>Gösterimin ardından düzenlenen söyleşide izleyicilerin sorularını yanıtlayan yönetmen Nawras Abu Saleh, filmin yapım sürecini ve sinemaya bakış açısını izleyicilerle paylaştı. Mühendislik eğitimini yarıda bırakarak sinemaya yöneldiğini belirten Saleh, bu kararının nedenini şu sözlerle açıkladı: “Batı sinemasında Filistinliler sürekli kötü ve terörist olarak gösteriliyor. Kendi kendime sordum; en temel haklarımız elimizden alınırken, bu kadar eziyet görürken nasıl kötü taraf biz oluyoruz? Eğer biz kendi hikâyemizi anlatmazsak, zalimler tersini anlatacak. Bizim görevimiz kendi hikâyemize sahip çıkmak.”</p>
<p>Filistinlilerin sadece acı çeken insanlar olarak görülmemesi gerektiğini, zor zamanlarda bile gülebilen, normal insanlar olduklarını vurgulayan Saleh, filmde bu yüzden mizahi unsurlara da yer verdiğini belirtti.</p>
<p><b>“SANAT, DİRENİŞİ ANLATMANIN EN GÜÇLÜ YOLU”</b></p>
<p>Söyleşinin ardından yönetmen Nawras Abu Saleh’i tebrik eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sanatın toplumsal olaylardaki birleştirici gücüne vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, “Orta Doğu’da süregelen zulme karşı sinema; acıları dünyaya duyurmanın ve direnişi anlatmanın en güçlü yollarından biri. Nilüfer Belediyesi olarak, insanlık onurunu ve adaleti merkeze alan, kültürel belleği diri tutan tüm sanatçıların yanındayız” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Başkan Şadi Özdemir, günün anısına Nawras Abu Saleh’e hediye verdi.</p>
<p>Filistin Sinema Günleri, 15 Ocak tarihine kadar Konak Kültürevi’ndeki gösterimlerle devam edecek.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/filistinin-hikayesi-niluferde-beyazperdeye-yansidi-2-604214">Filistin’in Hikâyesi Nilüfer’de Beyazperdeye Yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Filistin&#8217;in hikâyesi Nilüfer&#8217;de beyazperdeye yansıdı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/filistinin-hikayesi-niluferde-beyazperdeye-yansidi-603977</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 08:35:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[beyazperdeye]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[Saleh]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[yansıdı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603977</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Filistin Sinema Günleri”, yönetmen Nawras Abu Saleh’in “Büyük Gelen Palto” filmiyle özel bir gösterime sahne oldu. Filmi Nilüferlilerle birlikte izleyen Saleh, gösterimin ardından söyleşi gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/filistinin-hikayesi-niluferde-beyazperdeye-yansidi-603977">Filistin&#8217;in hikâyesi Nilüfer&#8217;de beyazperdeye yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Filistin Sinema Günleri”, yönetmen Nawras Abu Saleh’in “Büyük Gelen Palto” filmiyle özel bir gösterime sahne oldu. Filmi Nilüferlilerle birlikte izleyen Saleh, gösterimin ardından söyleşi gerçekleştirdi.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi tarafından Filistin halkının yaşadığı zorlukları, kültürel direnişi ve insan hikayelerini sinemanın gücüyle anlatmak için düzenlenen “Filistin Sinema Günleri”, Konak Kültürevi’nde devam ediyor. 15 Ocak’a kadar sürecek gösterimlerdeki özel buluşmalardan biri, Nawras Abu Saleh’in “Büyük Gelen Palto” gösterimiyle gerçekleşti. Gösterime ve ardından yapılan söyleşiye Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir de katıldı.</p>
<p>Filistin’deki 1987 – 2011 yılları arasını kapsayan, İntifada ve Oslo Anlaşması süreçlerine tanıklık eden bir gencin hikâyesini konu alan film, ismini eski bir Filistin inanışından alıyor. İnanışa göre rüyada kendisine büyük gelen bir palto giydiğini gören kişi, taşıması zor ve büyük bir sorumluluk üstlenir. Yönetmen Saleh, Filistin davasını “masumların üzerine giydiği ve onlara büyük gelen bir palto” olarak betimlediği filminde, kahramanın çocukluktan gençliğe uzanan değişimini ve işgal altındaki yaşam mücadelesini beyazperdeye taşıyor.</p>
<p><b>“FİLİSTİNLİLER ZOR ZAMANLARDA BİLE GÜLÜMSEYEBİLİR”</b></p>
<p>Gösterimin ardından düzenlenen söyleşide izleyicilerin sorularını yanıtlayan yönetmen Nawras Abu Saleh, filmin yapım sürecini ve sinemaya bakış açısını izleyicilerle paylaştı. Mühendislik eğitimini yarıda bırakarak sinemaya yöneldiğini belirten Saleh, bu kararının nedenini şu sözlerle açıkladı: “Batı sinemasında Filistinliler sürekli kötü ve terörist olarak gösteriliyor. Kendi kendime sordum; en temel haklarımız elimizden alınırken, bu kadar eziyet görürken nasıl kötü taraf biz oluyoruz? Eğer biz kendi hikâyemizi anlatmazsak, zalimler tersini anlatacak. Bizim görevimiz kendi hikâyemize sahip çıkmak.”</p>
<p>Filistinlilerin sadece acı çeken insanlar olarak görülmemesi gerektiğini, zor zamanlarda bile gülebilen, normal insanlar olduklarını vurgulayan Saleh, filmde bu yüzden mizahi unsurlara da yer verdiğini belirtti.</p>
<p><b>“SANAT, DİRENİŞİ ANLATMANIN EN GÜÇLÜ YOLU”</b></p>
<p>Söyleşinin ardından yönetmen Nawras Abu Saleh’i tebrik eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sanatın toplumsal olaylardaki birleştirici gücüne vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, “Orta Doğu’da süregelen zulme karşı sinema; acıları dünyaya duyurmanın ve direnişi anlatmanın en güçlü yollarından biri. Nilüfer Belediyesi olarak, insanlık onurunu ve adaleti merkeze alan, kültürel belleği diri tutan tüm sanatçıların yanındayız” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Başkan Şadi Özdemir, günün anısına Nawras Abu Saleh’e hediye verdi.</p>
<p>Filistin Sinema Günleri, 15 Ocak tarihine kadar Konak Kültürevi’ndeki gösterimlerle devam edecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/filistinin-hikayesi-niluferde-beyazperdeye-yansidi-603977">Filistin&#8217;in hikâyesi Nilüfer&#8217;de beyazperdeye yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal&#8217;da beyazperdeye hayatta kalma hikayeleri yansıdı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-portakalda-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587328</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 17:26:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[beyazperdeye]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalma]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[seyirci]]></category>
		<category><![CDATA[yansıdı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587328</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular” ile “Doğudan Fragmanlar” seyirciyle buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalda-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587328">Altın Portakal&#8217;da beyazperdeye hayatta kalma hikayeleri yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular” ile “Doğudan Fragmanlar” seyirciyle buluştu. Biri; göçmen kimlikleriyle var olmaya, diğeri ise savaş ve doğa şartlarına karşı hayatta kalmaya çalışan insanların hikâyelerini anlatan iki filmin ekipleri, gösterimler sonrası seyircilerin sorularını cevapladı.</p>
<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ndeki Ulusal Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular”, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. Gösterim sonrası yönetmen Sunay Terzioğlu, görüntü yönetmeni Serdar Özdemir, yapımcı Yaşar Harzadın ve ortak yapımcı Kemal Genel ile oyuncular Ushan Çakır, Ezgi Yaren Karademir, Barancan Eraslan ve Özgün Çoban seyircilerin sorularını cevapladı. </p>
<p>GERÇEK MEKANLARDA ÇEKTİK</p>
<p>Bindikleri mülteci botundaki kazadan kurtulan üç kişinin Türkiye’deki hikâyelerini beyazperdeye taşıyan filmin yönetmeni Terzioğlu, kendi göçmenlik geçmişinden de istifade ettiğini söyledi. Filmde ‘gerçekçiliğe’ özellikle dikkat ettiklerini ve bunu sağlamak için titizlikle çalıştıklarını belirten yönetmen Sunay Terzioğlu, “Gerçek mekanlarda çektik, gerçek kostümler bulmaya çalıştık, hatta bit pazarlarını dolaştık, gerçek aksesuarlar aradık” dedi. </p>
<p>‘HAZAL’ GÜÇLÜ BİR KARAKTER</p>
<p>Oyuncu Ezgi Yaren Karademir ise kendi canlandırdığı Hazel karakterini; “Ben Hazel’in çok güçlü bir karakter olduğunu düşünüyorum. Çünkü başka bir seçeneği yok. Güçlü durmak zorunda. ablayken bir anda anne rolü yükleniyor. Bir yandan kendi özgürlüğünü ararken bir yandan hep engellerle karşılaşıyor. Bu bir son değil sadece onunla ilgilenmeyi bırakıyoruz ve seyirci, karakterin yolunu biraz kendi kafasında çiziyor” diye anlattı. </p>
<p>DOĞUDAN FRAGMANLAR İZLEYECİYLE BULUŞTU</p>
<p>Günün diğer Ulusal Yarışma filmi “Doğudan Fragmanlar”ın gösterim sonrası söyleşisine ise yönetmen Kubilay Erkan Yazıcı, görüntü yönetmeni Vedat Oyan, kurgucu Umut Sakallıoğlu, yapımcı Mahpare Tanın ve oyuncular Güldestan Yüce, Turgay Atalay, Elvin Köse katıldı. </p>
<p>Savaştan kaçan bir kadınla firarî bir Rus generalin birbiriyle kesişen hayatta kalma mücadelelerine tanıklık eden ‘Doğudan Fragmanlar’ filmi kendine özgü üslubuyla dikkat çekti. </p>
<p>Yönetmen Yazıcı, filminin sinema anlayışını şu sözlerle anlattı; “Ben sinemadan zaman-mekân birlikteliği dediğimiz şeyi anlıyorum. Zamanı kronolojik bir akış olarak görmüyorum. Zaman; insanı, düşünmeye, hayal etmeye, hakikatle kendisi arasında bir bağ kurmaya iten bir metafizik varlık esasında. Zamanı yakalayabileceğimiz, ona dokunabileceğimiz tek sanat da sinema ve bu filmde esasen bunu yapmaya çalıştım.” </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalda-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587328">Altın Portakal&#8217;da beyazperdeye hayatta kalma hikayeleri yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal yarışında bugün beyazperdeye, hayatta kalma hikâyeleri yansıdı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-yarisinda-bugun-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587175</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 11:46:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[beyazperdeye]]></category>
		<category><![CDATA[bugün]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta]]></category>
		<category><![CDATA[kalma]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[mekan]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[yarısında]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmeni]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587175</guid>

					<description><![CDATA[<p>Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular” ile “Doğudan Fragmanlar” bugün seyirci karşısındaydı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-yarisinda-bugun-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587175">Altın Portakal yarışında bugün beyazperdeye, hayatta kalma hikâyeleri yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular” ile “Doğudan Fragmanlar” bugün seyirci karşısındaydı. Biri; göçmen kimlikleriyle var olmaya, diğeri ise savaş ve doğa şartlarına karşı hayatta kalmaya çalışan insanların hikâyelerini anlatan iki filmin ekipleri, gösterimler sonrası seyircilerin sorularını cevapladı.</p>
<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ndeki Ulusal Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular”, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. Gösterim sonrası; yönetmen Sunay Terzioğlu, görüntü yönetmeni Serdar Özdemir, yapımcı Yaşar Harzadın ve ortak yapımcı Kemal Genel ile oyuncular Ushan Çakır, Ezgi Yaren Karademir, Barancan Eraslan ve Özgün Çoban seyircilerin sorularını cevapladı. </p>
<p>Bindikleri mülteci botundaki kazadan kurtulan üç kişinin Türkiye’deki hikâyelerini beyazperdeye taşıyan filmin yönetmeni Terzioğlu, kendi göçmenlik geçmişinden de istifade ettiğini söyledi: “1992’de Bulgaristan’dan ailemle göç ettim buraya; 9 yaşındaydım. Beş yıl kaçak yaşadık. O yüzden bildiğim konular, bildiğim mekanlar. Karakterlerime yakın olduğuma ve filmi çekerken de karakterlerime doğru rehberlik ettiğime inanıyorum”</p>
<p>Filmde ‘gerçekçiliğe’ özellikle dikkat ettiklerini ve bunu sağlamak için titizlikle çalıştıklarını belirten yönetmen, “Gerçek mekanlarda çektik, gerçek kostümler bulmaya çalıştık, hatta bit pazarlarını dolaştık, gerçek aksesuarlar aradık” diye konuştu.  </p>
<p>Bu ‘gerçekçi bakış’ı, filmin biçimsel özelliklerinde de sürdürmeyi amaçladıklarını dile getiren Terzioğlu, şunları söyledi: “Film montaj anlamında da farklı bir film; bakan bir göz gibi. Çünkü bu film 30 mm tek lensle çekildi. Çünkü belli bir mesafeden bakmak istedik. Ne yargılamak ne de uzak kalmak istedik. Hiç siyaha düşmüyoruz; başta açılıyor ve jenerikten sonra kapanıyor; gözün açılıp kapanması gibi”</p>
<p>“Sanat tarihine layık bir şeyler çekmek istiyorum”</p>
<p>Terzioğlu, çekimlerde ise gerilla taktiği ile çalışırken çok zorlandıklarından bahsetti: “Basmane’de çekim yaptık. Bir yandan oyuncularımızla çalışırken bir yandan kalabalığı kontrol etmeye çalışıyorduk. Çünkü gerçek mekanlarda, göçmenlerin yaşadığı evlerde çekim yaptık. Onlar odada gündelik hayatlarını yaşarken biz de yan tarafta çekimlere devam ediyorduk. Çekimlere İzmir’de başladık ama Erzincan’da bitirdik. İzmir’de aradığımız doğayı bulamadım. Şuna inanıyorum; sinema kaydedilen anlardır. Okuldan beri öğrendiğim ve yapmak istediğim şey, sanat tarihine layık bir şeyler çekebilmek” </p>
<p>Filmdeki sorunların çözümüne dair fikri sorulan yönetmen, “Hiçbir zaman karamsar bakmadım. Öyle olsaydı şu an bu filmi çekmiş ve karşınızda olamazdım. Yönetmen olarak amacım bu konuyu düşündürtebilmek. Karakterleri bir noktada bırakıyoruz ve sonrasını bilmiyoruz” dedi. </p>
<p>Oyuncu Ezgi Yaren Karademir ise kendi canlandırdığı Hazel karakteri üzerinden aynı soruyu şöyle cevaplandırdı: “Ben Hazel’in çok güçlü bir karakter olduğunu düşünüyorum çünkü başka bir seçeneği yok; güçlü durmak zorunda. Ablayken bir anda anne rolü yükleniyor. Bir yandan kendi özgürlüğünü ararken bir yandan hep engellerle karşılaşıyor. Bu bir son değil sadece onunla ilgilenmeyi bırakıyoruz ve seyirci, karakterin yolunu biraz kendi kafasında çiziyor” </p>
<p>Sinema, hakikati arıyor: Doğudan Fragmanlar</p>
<p>Günün diğer Ulusal Yarışma filmi “Doğudan Fragmanlar”ın gösterim sonrası söyleşisine ise yönetmen Kubilay Erkan Yazıcı, görüntü yönetmeni Vedat Oyan, kurgucu Umut Sakallıoğlu, yapımcı Mahpare Tanın ve oyuncular Güldestan Yüce, Turgay Atalay, Elvin Köse katıldı. </p>
<p>Savaştan kaçan bir kadınla firarî bir Rus generalin birbiriyle kesişen hayatta kalma mücadelelerine tanıklık eden film, yönetmenin kendine özgü üslubuyla dikkat çekti ve yönetmene ilk olarak bu soruldu. Yazıcı, sinema üzerine düşüncelerini ve sinema dilini şöyle açıkladı: “Benim için film sanatı, sanat; özünde bir hikaye anlatma biçimi değil aynı zamanda bir zaman inşâ etme işi. Ben sinemadan zaman-mekân birlikteliği dediğimiz şeyi anlıyorum. Zamanı kronolojik bir akış olarak görmüyorum. Zaman; insanı, düşünmeye, hayal etmeye, hakikatle kendisi arasında bir bağ kurmaya iten bir metafizik varlık esasında. Zamanı yakalayabileceğimiz, ona dokunabileceğimiz tek sanat da sinema ve bu filmde esasen bunu yapmaya çalıştım. Zaman; bir kader alanı, hakikatin temsil bulduğu bir alan ve mekân da oyuncuların içinde gidip geldikleri bir çerçeve değil zamanı inşâ eden, ona gerçeklik kazandıran, onu varlık haline taşıyan bir yer” </p>
<p>Yönetmenin sinema perspektifi doğrultusunda hazırlıkların da uzun sürdüğünü belirten yapımcı Mehpare Tanın, “Önce farklı mevsimlerde dört defa mekânları gezdik. Mekânların o mevsimlerde nasıl göründüğünü görmek istedi. Karın çok yoğun olabileceği, kardan çıkamama ihtimalimizi de öngörerek alternatif mekânlar belirledik” derken görüntü yönetmeni Vedat Oyan da birkaç ay süren bir ‘resim çalışması’ yaptıklarından bahsetti: “Referans aldığımız ressamlar vardı. Birçok ressamla başladık, eleyerek gittik ve günün sonunda Bruegel&#8217;i ayırdık. Bruegel&#8217;in tablolarında da karakter ve mekânın, zamanın içinde eridiğini, hiçliğin içerisinde gittiğini görürüz. Keza bizim karakterlerimiz de sürekli aynı mekânlarda dolanıp duruyor; sıfır çizgisine ulaşma ve bunun içinde erime hali var”</p>
<p>Filmin aslında neredeyse her unsuru, özel olarak en baştan tasarlanmış. Kurgucu Umut Sakallıoğlu bunlardan şöyle anlattı: “Şunun altını çizmek lazım: Arka planda bir savaş meselesi, insanî meseleler var. Film dilinde bunun için o yabancılaşmayı, gerginliği ve tedirginliği hep canlı tutmaya çalıştık. Filmdeki müzik kullanımları da alıştığımız kullanımlardan farklı. Görsel, grafik ve yazı kullanımları da farklı. İç mekânlara girilmemesi de bunların hepsi gibi aynı amaca hizmet ediyor. Bizim sinemamızda çok panoramik resimler vardır ama bazen fon gibi kullanılır. Bu filmde manzaranın da farklı bir kullanımı var; manzara size bir haz veren bir şeyin ötesinde”</p>
<p>Filmde sadece dış mekânlarının olmasının sebebine dair sorulan soruya ise yönetmen şu cevabı verdi: “Benim zihnimde gerçeklik alanı ve onun ötesinde hakikate dair bir tefekkür çizgisi var. Hayatta, algıladığımız gerçekliğin ötesinde hakikat dediğimiz bir şey var. Karakterler mekânların içine girdiğinde benim gerçeklik alanım sınırlanıyor. Var ya da yok, oluyor ya da olmuyor gibi bir duygunun içerisinde, izleyiciyi öncel tedirgin edip sonra görmeye zorlamak istedim. Bu, hakikate dair görme beklentim esasında. Kameramı dışarıda tutarak izleyiciye, o gerçeklikle ilgili sınır koyup ‘bunun ötesi hakikattir, buraya bakmamız gerek’ demek istedim”</p>
<p>“Karakterimi çalışırken değil kara çıktığımda buldum”</p>
<p>Oyuncuların, karakterlerine hazırlanırken yaşadıkları da seyircilerin merak ettiği konulardandı. Güldestan Yüce, “Safiye bugüne kadar oynadığım karakterlerden çok başka bir yerde. Bütün renkleri göğsünde taşıyıp mücadele eden ve inatla yürümeye devam eden bir kadın” şeklinde tarif ettiği karakterine dair en çok zorlandığı şeyin, istemeden de olsa birini öldürmek zorunda kalma fikri olduğunu söyledi. </p>
<p>Elvin Köse ise karakterini tam olarak çalışmalar sırasında değil ‘kara çıktığı zaman’ bulduğunu dile getirdi: “Kara çıktığımızda yani doğanın, dağların ve soğuğun karakterime çok şey kattığını düşünüyorum. Mesela Zeynep&#8217;in kendini yıkadığı o sahnede; evet, oynuyorum ama bir yandan da aslında oynamıyorum”</p>
<p>Anlattıklarına bakılırsa rol için kendini en çok zorlayan ve en çok zorlanan, general rolündeki Turgay Atalay’dı: “Bu general birçok savaşta vurulmuş, birçok insanı öldürmüş, kirli biri. Pek çok film, belgesel izledim, araştırdım, sonunda yönetmenimize ‘benden ne istiyorsunuz?’ diye sordum. Ondan sonra kendimi yönetmene ve doğaya teslim ettim. Artık diyaloglara bir aidiyetle oynamıyordum; ben bir generaldim! Sadece çok yoruldum. Yönetmenimiz, istediğini almak için çok uğraşıyordu” </p>
<p>Güldestan Yüce ise en çok Safiye’den fakat asıl olaraksa kendini doğaya teslim etmekten destek gördüğünü dile getirdi: “Bir hikâyenin içindeyiz ve hikâyenin içindeki kahramanlar başka hikâyeler anlatıyor! Bu filme dair en sevdiğim şey bu. Ama şöyle enteresan bir şey oldu: Filme çalışırken Safiye benimle iletişime geçti, ‘akşamları bana yaz’ dedi. Bir defter tuttum. Hatta bir gün ben çok korkuyordum. Çünkü Mahpare Tanın; koşullar zor olacak, karın içinde olacağız, yükseklere çıkacağız, demişti. Safiye o zaman bana ‘Biz Allah&#8217;ın kızıyız Güldestan, bize hiçbir şey olmaz’ demişti. Ama, diğer arkadaşlarımın da söylediği gibi, doğa o kadar güçlü ki&#8230; Ben, doğanın bu kadar güçlü olduğunu ve insanın, doğa karşısında bu kadar çaresiz kaldığını bizzat orada deneyimledim. En basitinden; karda ses kayboluyor! Görüş mesafesini kapatmak gibi asla ses duyulmuyor”</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-yarisinda-bugun-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587175">Altın Portakal yarışında bugün beyazperdeye, hayatta kalma hikâyeleri yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hüseyin Rahmi Gürpınar&#8217;ın Romanından İlhamla Beyazperdeye Taşınan &#8216;Cadı&#8217; Filmi 26 Nisan&#8217;da Vizyona Girmeye Hazırlanıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/huseyin-rahmi-gurpinarin-romanindan-ilhamla-beyazperdeye-tasinan-cadi-filmi-26-nisanda-vizyona-girmeye-hazirlaniyor-444955</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Feb 2024 21:02:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[beyazperdeye]]></category>
		<category><![CDATA[cadı]]></category>
		<category><![CDATA[filmi]]></category>
		<category><![CDATA[girmeye]]></category>
		<category><![CDATA[gürpınarın]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[ilhamla]]></category>
		<category><![CDATA[nisanda]]></category>
		<category><![CDATA[rahmi]]></category>
		<category><![CDATA[romanından]]></category>
		<category><![CDATA[taşınan]]></category>
		<category><![CDATA[vizyona]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444955</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın aynı adlı romanından esinlenerek Erman Bostan’ın senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini üstlendiği ‘Cadı’ filmi 26 Nisan’da vizyona girmeye hazırlanıyor. WOW STUDIOS’un yapımcılığını üstlendiği, başrollerinde Furkan Andıç ve Buse Meral’in yer aldığı, psikolojik gerilim türündeki filmden ilk fragman ve teaser afiş yayınlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/huseyin-rahmi-gurpinarin-romanindan-ilhamla-beyazperdeye-tasinan-cadi-filmi-26-nisanda-vizyona-girmeye-hazirlaniyor-444955">Hüseyin Rahmi Gürpınar&#8217;ın Romanından İlhamla Beyazperdeye Taşınan &#8216;Cadı&#8217; Filmi 26 Nisan&#8217;da Vizyona Girmeye Hazırlanıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın aynı adlı romanından esinlenerek Erman Bostan’ın senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini üstlendiği ‘Cadı’ filmi 26 Nisan’da vizyona girmeye hazırlanıyor. WOW STUDIOS’un yapımcılığını üstlendiği, başrollerinde Furkan Andıç ve Buse Meral’in yer aldığı, psikolojik gerilim türündeki filmden ilk fragman ve teaser afiş yayınlandı.</strong></p>
<p><strong>Hüseyin Rahmi Gürpınar</strong>’ın aynı adlı romanından ilhamla beyazperdeye aktarılan, katmanlı hikayesi ile birçok temayı içinde barındıran <strong>‘Cadı’</strong> filmi <strong>26 Nisan</strong>’da sinemaseverlerle buluşacak. Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş günlerinde, genç bir dul olan Fikriye’nin zorla evlendirildiği Naşit Nefi Efendi ve yaşadığı köşk hakkındaki Cadı söylentilerinin ardındaki gizemi çözmeye çalışırken gelişen gerilim dolu olayların anlatıldığı filmden dikkat çekici ilk teaser ve afiş paylaşıldı. </p>
<p>Naşit Nefi Efendi’ye <strong>Furkan Andıç</strong>’ın, <strong>Buse Meral</strong>’in de Fikriye’ye hayat verdiği <strong>‘Cadı’</strong>nın kadrosunda ayrıca <strong>Çağdaş Onur Öztürk, Süreyya Kilimci, Elif Ürse, Manolya Maya, Hüseyin Soyaslan, Cengiz Orhonlu, Dilara Duman, Yağız Ata Dinçer, Ekin Pasvanoğlu</strong> ve Türk Sineması’nın usta isimlerinden <strong>Nur Sürer</strong> gibi başarılı oyuncular yer alıyor. <strong>WOW STUDIOS</strong> yapımıyla gerçekleşen filmin müziklerinde ise <strong>Ercüment Orkut, Cem Tuncer, Sabina Khujaeva</strong> imzası bulunuyor. </p>
<p>Psikolojik gerilimi yüksek, sürükleyici hikayesiyle <strong>‘Cadı’</strong> <strong>26 Nisan</strong>’da <strong>A90 Pictures</strong> dağıtımıyla sinemalarda!</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/huseyin-rahmi-gurpinarin-romanindan-ilhamla-beyazperdeye-tasinan-cadi-filmi-26-nisanda-vizyona-girmeye-hazirlaniyor-444955">Hüseyin Rahmi Gürpınar&#8217;ın Romanından İlhamla Beyazperdeye Taşınan &#8216;Cadı&#8217; Filmi 26 Nisan&#8217;da Vizyona Girmeye Hazırlanıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trabzonspor – Fenerbahçe rekabeti  &#8220;Öğretmen&#8221; filmi ile beyazperdeye taşınıyor! </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/trabzonspor-fenerbahce-rekabeti-ogretmen-filmi-ile-beyazperdeye-tasiniyor-404161</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Sep 2023 11:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[beyazperdeye]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[filmi]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[rekabeti]]></category>
		<category><![CDATA[taşınıyor]]></category>
		<category><![CDATA[trabzonspor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=404161</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya futbol tarihine damga vuran olaylar silsilesine konu olan Trabzonspor – ve Fenerbahçe takımlarının ezeli rekabeti “Öğretmen” filmi ile beyazperdeye taşınıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/trabzonspor-fenerbahce-rekabeti-ogretmen-filmi-ile-beyazperdeye-tasiniyor-404161">Trabzonspor – Fenerbahçe rekabeti  &#8220;Öğretmen&#8221; filmi ile beyazperdeye taşınıyor! </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya futbol tarihine damga vuran olaylar silsilesine konu olan Trabzonspor – ve Fenerbahçe takımlarının ezeli rekabeti “Öğretmen” filmi ile beyazperdeye taşınıyor. Trabzon’un Çaykara ilçesine tayin olan koyu Fenerbahçeli bir öğretmenin başından geçen trajikomik olayları konu alan filmin teaser’ı yayınlanırken, görüntülerde Trabzonspor’un Katarlılara satılmasının mizahi dille anlatılması dikkat çekiyor. Dağıtımını TME Films’in üstlendiği “Öğretmen”, 20 Ekim’de vizyonda olacak.</strong></p>
<p>Gişe rekortmeni senarist Yılmaz Okumuş’un senaryosunu yazdığı; komedi film serileriyle tanınan ünlü yönetmen ve yapımcı Bilal Kalyoncu’nun yönetmen koltuğunda oturduğu Karadeniz komedisi <strong>“Öğretmen”,</strong> seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor. </p>
<p>Trabzon’un Çaykara ilçesine tayin olan koyu Fenerbahçeli bir öğretmenin gözünden anlatılacak olan trajikomik olaylar, Trabzonspor – Fenerbahçe rekabetinin sertliğini resmederken aynı zamanda mesleğine aşık bir öğretmenin öğrencileri için yapamayacağı hiçbir şeyin olmadığını seyirciye gösteriyor.</p>
<p>Yapımcılığını TRT’nin ve AKC Sinema TV’nin yaptığı <strong>“Öğretmen”</strong> filmin kadrosunda usta sinema oyuncuları, Ufuk Özkan, Asuman Dabak, Necmi Yapıcı, Onur Dilber, Ulaş İnan Torun, Burak Satıbol, Adem Yılmaz, Seymen Aydın gibi büyük isimlerin yanı sıra sosyal medyada Trabzonluların sevgilisi olmuş Bilal Hancı gibi yetenekli genç oyunculara da yer veriyor.  </p>
<p>Film hakkında açıklama yapan senarist Yılmaz Okumuş; “Hayatımı mizaha adamış biri olarak, mizahın en gür sesi ülkemizde Trabzon olmalı anlayışıyla, yıllardır Karadeniz projelerine can veriyorum. İnşallah Temel, Sümela Manastırı filmi ile kırdığımız rekorları alt üst edecek müthiş bir işe imza atacağımızı düşünüyorum” diyor.</p>
<p>“Öğretmen filmiyle ülkemize spor ile oluşan rekabetin ve farklılıklarımızın bir çatışma alanına evrilmesini değil, sevgi ve kardeşliklerin temelini oluşturabileceğini anlatacağız” diyen filmin yönetmeni ve yapımcısı Bilal Kalyoncu, filme dahil oluşunu şöyle anlatıyor: “Hikâyeyi ilk duyduğumdan beri, bir Çaykaralı olarak bu filmi ben çekmeliyim diye heyecan yapmıştım. Çok şükür, hikâyeyi ilk dinledikten 5 yıl sonra çekmek yine bana nasip oldu.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/trabzonspor-fenerbahce-rekabeti-ogretmen-filmi-ile-beyazperdeye-tasiniyor-404161">Trabzonspor – Fenerbahçe rekabeti  &#8220;Öğretmen&#8221; filmi ile beyazperdeye taşınıyor! </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Örümcek Adamın ezeli düşmanı ve dünyanın en iyi avcılarından &#8220;Avcı Kraven&#8221; beyazperdeye taşınıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/orumcek-adamin-ezeli-dusmani-ve-dunyanin-en-iyi-avcilarindan-avci-kraven-beyazperdeye-tasiniyor-386899</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jun 2023 08:26:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[avcı]]></category>
		<category><![CDATA[avcılarından]]></category>
		<category><![CDATA[beyazperdeye]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[düşmanı]]></category>
		<category><![CDATA[ezeli]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[kraven]]></category>
		<category><![CDATA[örümcek]]></category>
		<category><![CDATA[taşınıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=386899</guid>

					<description><![CDATA[<p>Marvel evreninin en ikonik kötü adamlarından Kraven’ın hikayesi film oluyor. Örümcek Adam’ın ezeli düşmanı Avcı Kraven’ın, bu süper kahramanla olan kan davasından önceki hayatını konu alan filmin başrolünde Aaron Taylor-Johnson yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orumcek-adamin-ezeli-dusmani-ve-dunyanin-en-iyi-avcilarindan-avci-kraven-beyazperdeye-tasiniyor-386899">Örümcek Adamın ezeli düşmanı ve dünyanın en iyi avcılarından &#8220;Avcı Kraven&#8221; beyazperdeye taşınıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Marvel evreninin en ikonik kötü adamlarından Kraven’ın hikayesi film oluyor. Örümcek Adam’ın ezeli düşmanı Avcı Kraven’ın, bu süper kahramanla olan kan davasından önceki hayatını konu alan filmin başrolünde Aaron Taylor-Johnson yer alıyor.  Çizgi roman hayranlarının merakla beklediği “Avcı Kraven”, 6 Ekim tarihinde vizyona girecek.</strong></p>
<p>Dünyanın en büyük avcısı olduğunu kanıtlamaya çalışan Sergei Kravinoff’un hikayesini konu alan<strong> Avcı Kraven (Kraven The Hunter)</strong>, beyazperdede seyirci ile buluşmaya hazırlanıyor.</p>
<p>Marvel&#8217;ın en ikonik kötü adamlarından olan Kraven’ın nasıl ve neden ortaya çıktığına dair farklı bir hikâye olan film, avcının geçmişine iniyor. Örümcek Adam&#8217;la olan nam salmış kan davasından önce geçen filmin başrolünde Aaron Taylor-Johnson yer alıyor.</p>
<p>Ülkemizdeki dağıtımını TME Films’in üstlendiği <strong>Avcı Kraven,</strong> <strong>6 Ekim’de </strong>sinemalarda olacak.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orumcek-adamin-ezeli-dusmani-ve-dunyanin-en-iyi-avcilarindan-avci-kraven-beyazperdeye-tasiniyor-386899">Örümcek Adamın ezeli düşmanı ve dünyanın en iyi avcılarından &#8220;Avcı Kraven&#8221; beyazperdeye taşınıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
