<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>beslenmeye | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/beslenmeye/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/beslenmeye</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Mar 2026 09:18:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>beslenmeye | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/beslenmeye</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bayramı keyifli geçirmek için beslenmeye dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayrami-keyifli-gecirmek-icin-beslenmeye-dikkat-621387</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 09:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmeye]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[geçirmek]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hülya]]></category>
		<category><![CDATA[keyifli]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[ogün]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621387</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, Ramazan sonrası bayram döneminde beslenme ve öğün düzeninin değişmesi ile porsiyon kontrolü ve tatlı tüketimi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayrami-keyifli-gecirmek-icin-beslenmeye-dikkat-621387">Bayramı keyifli geçirmek için beslenmeye dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, Ramazan sonrası bayram döneminde beslenme ve öğün düzeninin değişmesi ile porsiyon kontrolü ve tatlı tüketimi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Bayramda eski yeme düzenine geçiş bilinçli olmalı!</strong></p>
<p>Ramazan ayı boyunca değişen öğün saatleri ve azalan gündüz beslenmesiyle birlikte vücudun farklı bir ritme adapte olduğunu aktaran Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bayramla birlikte eski düzene dönerken ani ve kontrolsüz bir geçiş yapmak yerine, süreci bilinçli yönetmek sindirim sistemi, kilo kontrolü ve genel iyilik hali açısından önemlidir.” dedi.</p>
<p>Bayramda yeni düzene alışmak için önerilerde bulunan Hülya Yiğit İspiroğlu, “İlk olarak güne dengeli bir kahvaltıyla başlayın. Uzun açlık döneminin ardından bayram sabahına şerbetli tatlılar ve hamur işleriyle başlamak kan şekeri dalgalanmalarına neden olabilir. Yumurta, az tuzlu peynir, zeytin, bol yeşillik, söğüş sebzeler ve tam tahıllı ekmek içeren bir kahvaltı daha dengeli bir başlangıç sağlar. Reçel ve bal gibi basit şeker kaynaklarını küçük porsiyonlarla sınırlandırmak faydalıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Vücudu bir anda sık ve ağır öğünlere zorlamak sindirim sorunlarına yol açabilir! </strong></p>
<p>Tatlının yasaklanmaması ancak porsiyon yönetimine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bayramda şerbetli ve hamur işi tatlıların aşırı tüketimi; kan şekeri dengesizliği, mide-bağırsak sorunları ve kilo artışı riskini artırabilir. Özellikle karın çevresi yağlanması kalp-damar hastalıkları açısından risk faktörüdür. Tatlı tüketilecekse ana öğün sonrasında ve tadım porsiyonunda tercih edilmeli; mümkünse sütlü veya meyve bazlı seçenekler seçilmelidir.” dedi.</p>
<p>Öğün düzeninin adım adım artırılması ve su tüketiminin ihmal edilmemesi konularına değinen<strong> </strong>Hülya Yiğit İspiroğlu, şöyle devam etti:</p>
<p>“Ramazan boyunca iki öğüne alışan vücudu bir anda sık ve ağır öğünlere zorlamak sindirim şikâyetlerine yol açabilir. Bayramla birlikte ara öğünleri yoğurt, taze meyve veya çiğ kuruyemiş gibi dengeli seçeneklerle eklemek; gece oluşan şeker isteğini azaltmaya yardımcı olur.</p>
<p>Bayramda artan şeker tüketimi iştah kontrolünü zorlaştırabilir. Günlük sıvı ihtiyacını (yaklaşık kilo başına 30–35 ml) karşılamak hem ödem kontrolüne hem de tokluk hissine katkı sağlar. Ana öğünleri yatmadan en az 4–5 saat önce tamamlamak da sindirim açısından önemlidir.”</p>
<p><strong>Amaç mükemmel olmak değil, dengeyi kaybetmeden keyifli ve sağlıklı bir geçiş süreci yaşamak! </strong></p>
<p>Günlerin uzaması ve gün ışığının artmasının, sirkadiyen ritmin yeniden düzenlenmesi için önemli bir fırsat olduğunun da altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Sabah saatlerinde yapılacak hafif tempolu yürüyüşler hem sindirimi destekler hem de metabolik dengeyi güçlendirir.” dedi.</p>
<p>Ramazan boyunca azalan gündüz hareketliliğini artırmanın, kilo kontrolü açısından destekleyici olduğunu yineleyen Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bayram birkaç gün sürer; ancak beslenme alışkanlıkları uzun vadeli sonuçlar doğurur. Amaç mükemmel olmak değil, dengeyi kaybetmeden keyifli ve sağlıklı bir geçiş süreci yaşamaktır.” diyerek sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayrami-keyifli-gecirmek-icin-beslenmeye-dikkat-621387">Bayramı keyifli geçirmek için beslenmeye dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan&#8217;da enfeksiyonlara karşı beslenmeye dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazanda-enfeksiyonlara-karsi-beslenmeye-dikkat-615808</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 07:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmeye]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonlara]]></category>
		<category><![CDATA[İçeriği]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[lif]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlar]]></category>
		<category><![CDATA[sayesinde]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[Tüketildiğinde]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615808</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kışın dondurucu soğukları, kapalı alanlarda geçirilen uzun süreler ve kalabalık ortamlarda enfeksiyonların yüksek bulaş riskine sahip olması, sağlıklı bir Ramazan geçirebilmek için bağışıklık sisteminin her zamankinden daha güçlü olmasını gerektiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-enfeksiyonlara-karsi-beslenmeye-dikkat-615808">Ramazan&#8217;da enfeksiyonlara karşı beslenmeye dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kışın dondurucu soğukları, kapalı alanlarda geçirilen uzun süreler ve kalabalık ortamlarda enfeksiyonların yüksek bulaş riskine sahip olması, sağlıklı bir Ramazan geçirebilmek için bağışıklık sisteminin her zamankinden daha güçlü olmasını gerektiriyor. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik</strong> “Ramazan’da uzun süren açlık saatleri, değişen öğün ve uyku düzeni ile azalan su tüketimi vücudun bağışıklık sistemini daha hassas hale getirebiliyor. Ancak özellikle doğru besin seçimi Ramazan’ı hem sağlıklı hem de güçlü geçirmek için en önemli desteklerden biri olarak öne çıkıyor” diyor. Özellikle mevsim sebze ve meyvelerinin; vitamin, mineral ve antioksidan içerikleri sayesinde vücudu hem enfeksiyonlara karşı koruyacağını hem de enerji seviyesini dengede tutmaya destek olacağını vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<ul>
<li><strong>Portakal</strong></li>
</ul>
<p>Güçlü C vitamini kaynağı olan portakal, enfeksiyonlara karşı savunmada görevli lökosit (beyaz kan hücreleri) üretimini destekler. Antioksidan etkileri sayesinde hücreleri serbest radikallere karşı korur. İçerdiği çözünür lif, mide boşalmasını yavaşlatarak kan şekerinin ani yükselmesini önler. İftardan sonra tüketildiğinde hem sıvı desteği sağlar hem de tatlı ihtiyacını doğal şekilde dengeleyerek rafine şeker tüketimini azaltmaya yardımcı olur.</p>
<ul>
<li><strong>Kırmızı lahana</strong></li>
</ul>
<p>Kırmızı lahananın içeriğindeki mor pigmentler güçlü antioksidan etki göstererek hücreleri; sindirim sonrası oluşan toksinlerin vücutta oluşturduğu oksidatif stresten korur. Bu şekilde bağışıklık desteklenmesine büyük katkıda bulunur. Özellikle çiğ yendiğinde çiğneme süreci uzun olacağından beyindeki tokluk sinyalinin oluşumunu hızlandırır. Salatalarda limon ve zeytinyağı ile birlikte tüketildiğinde besin değeri artar.</p>
<ul>
<li><strong>Mandalina</strong></li>
</ul>
<p>Zengin C vitamini içeriğiyle vücudun enfeksiyonlardan korunmasına, antioksidan etkisiyle de inflamasyonun dengelenmesine destek olur. Liften zengin olan mandalina kan şekerinin kontollü yükselmesine yardımcı olurken, antioksidan etkisiyle inflamasyonun dengelenmesini,  strese karşı bağışıklık fonksiyonlarının düzenli çalışmasını sağlar. Hafif ve kolay tüketilebilir yapısıyla Ramazan’da vitamin, sıvı ve tatlı ihtiyacına destek olur ama aşırıya kaçılmamalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Kivi</strong></li>
</ul>
<p>C ve E vitamini kombinasyonu sayesinde hücresel savunma mekanizmalarını güçlendirir. Yüksek lif içeriği bağırsak hareketlerini düzenler, kabızlığı önlemeye yardımcı olur. Uzun süreli açlıkta sık görülen sindirim problemlerinin azaltılmasına destek verir. Aynı zamanda içerdiği doğal enzimler protein sindirimine ve iftar sonrası rahatlamaya katkı sağlar.</p>
<ul>
<li><strong>Ispanak</strong></li>
</ul>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, iftar sofralarında mutlaka mevsim sebzelerinin yer alması gerektiğini belirterek “Ispanağın içeriğindeki; A ve C vitamini vücudun ilk savunma hattı olan mukozal bariyeri güçlendirirken folat hücre yenilenmesini destekler. Düşük kalorili ama hacimli bir sebzedir; mide doluluğu sağlar. Sahurda yumurta ile tüketildiğinde protein ve lif kombinasyonu sayesinde tokluk süresini uzatır” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Brokoli</strong></li>
</ul>
<p>C ve K vitamini ile sülfürlü bileşikler açısından zengin olan brokoli, özellikle içerdiği sulforafan sayesinde güçlü antioksidan ve detoks destekleyici etki gösterir. Lif ve su içeriği yüksektir; mide hacmini doldurarak doygunluk sağlar ve iftar sonrası ani acıkmaları önlemeye yardımcı olur. Buharda hafif pişirilerek tüketildiğinde besin değerleri daha iyi korunur.<strong> </strong></p>
<ul>
<li><strong>Havuç </strong></li>
</ul>
<p>Beta-karoten açısından zengin olan havuç, özellikle zeytinyağı ile birlikte tüketildiğinde daha iyi emilir ve A vitaminine dönüşerek bağışıklık ve solunum yolları sağlığını destekler. A vitamini, mukozal dokuların korunmasında önemli rol oynar. Lifli yapısı sayesinde çiğ tüketildiğinde uzun süre tokluk sağlar. İftarda salatalara eklendiğinde kan şekerinin daha dengeli yükselmesine katkıda bulunur.</p>
<ul>
<li><strong>Pırasa</strong></li>
</ul>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Çelik “Pırasa zengin prebiyotik ve lif içeriğiyle bağırsak mikrobiyotasını besler. Güçlü bir bağırsak mikrobiyatası, güçlü bir bağışıklığın göstrgesidir. Aynı zamanda içeriğindeki lif sayesinde sindirim süresi uzar ve tokluk hissini artırır” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Limon</strong></li>
</ul>
<p>C vitamini açısından zengin olan limon, bağışıklık fonksiyonlarını desteklerken aynı zamanda sindirime katkı sağlar. İftarda salatalara sıkılan limon suyu, bitkisel kaynaklı demirin emilimini artırır. Mide asidini dengeleyerek hazımsızlık ve şişkinlik şikayetlerinin azalmasına yardımcı olabilir. Ilık suya eklenerek tüketildiğinde sıvı alımını artırarak gün içindeki susuzluğun dengelenmesine destek sağlar. </p>
<ul>
<li><strong>Yoğurt</strong></li>
</ul>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik “Yoğurdun içeriğindeki kalsiyum ve probiyotik bakteriler bağışıklık hücrelerini aktive eder. Yüksek protein içeriği mide boşalmasını yavaşlatır. Sahurda tüketildiğinde gün boyu kan şekerini dengeler, iftarda tüketildiğinde iftar sonrası tokluğu uzatarak tatlı isteğini azaltır” diyor.<br /> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-enfeksiyonlara-karsi-beslenmeye-dikkat-615808">Ramazan&#8217;da enfeksiyonlara karşı beslenmeye dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yetersiz Beslenmeye Bağlı &#8216;Gizli Açlık&#8217; Çocukları Tehdit Ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yetersiz-beslenmeye-bagli-gizli-aclik-cocuklari-tehdit-ediyor-410942</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2023 16:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmeye]]></category>
		<category><![CDATA[çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[yetersiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=410942</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okula giderken bir poğaça, bir meyve suyu ile beslenen çocukları bekleyen gizli tehlikeye karşı uyaran uzmanlar, yetersiz beslenmenin sadece yemeğin az yenilmesi veya hiç yenilmemesi değil, yenilen yemeğin besleyiciliğinin az olması anlamına da geldiğini söylüyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yetersiz-beslenmeye-bagli-gizli-aclik-cocuklari-tehdit-ediyor-410942">Yetersiz Beslenmeye Bağlı &#8216;Gizli Açlık&#8217; Çocukları Tehdit Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Okula giderken bir poğaça, bir meyve suyu ile beslenen çocukları bekleyen gizli tehlikeye karşı uyaran uzmanlar, yetersiz beslenmenin sadece yemeğin az yenilmesi veya hiç yenilmemesi değil, yenilen yemeğin besleyiciliğinin az olması anlamına da geldiğini söylüyor. Çocukların gelişme sürecinde kalori ihtiyaçlarının yüksek olduğunu ve daha çok protein, kalsiyum, demir gibi minerallere ihtiyaç duyduklarını belirten Uzman Diyetisyen Hülya Yiğit, “Çocukluk döneminde yetersiz beslenmeye bağlı olarak zeka geriliği, öğrenme güçlüğü, görme sorunları, diş ve dişeti sorunları en sık görülebilen sağlık sorunlarındandır.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Diyetisyen Hülya Yiğit, çocukluk döneminde beslenmenin önemine işaret ederek, ailelere uyarılarda bulundu.</p>
<p>Beslenmenin yaşamın her evresinde çok önemli ifade eden Yiğit, şunları anlattı:</p>
<p>“Ancak; büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu çocukluk döneminde daha da önem kazanır. Özellikle son yıllarda gelişmekte olan toplumlarda yetersiz beslenmeye bağlı olarak ‘gizli açlık’ olarak adlandırılan; demir, iyot, çinko gibi hayati önem taşıyan mineraller ve vitaminlerin vücuda yetersiz alınması ile ortaya çıkan tablo ile daha sık karşılaşılıyor. Yetersiz beslenme sadece yemeğin az yenilmesi veya hiç yenilmemesi değil, yenilen yemeğin besleyiciliğinin az olması anlamına da geliyor.”</p>
<p><strong>Her yiyecek besin değeri taşımayabiliyor</strong></p>
<p>Besin kelimesinin kökeninin besleyicilikten geldiğini kaydeden Yiğit, şöyle dedi:</p>
<p>“Vücuda aldığımız her yiyecek besin değeri taşımayabiliyor. Bu kavramdan yola çıkarak özellikle çocukların tüketmeyi çok sevdiği jelibonlar, mısır cipsleri, bisküviler, katı yağ ile yapılan poğaçalar ve paketli meyve sularının besleyiciliklerinin oldukça düşük, yani vitamin-mineral içeriklerinin oldukça zayıf olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü, vücudun hiçbir besin öğesi ihtiyacını karşılamazlar. Sadece enerji verirler. Ayrıca karın çevresini yani iç organları yağlandırma etkileri ve daha çok acıktırma potansiyellerinin olduğunu da unutmamak gerekir.”</p>
<p><strong>Beyin gelişimi için Omega-3 alınması önemli</strong></p>
<p>Hülya Yiğit, çocukların gelişme sürecinde kalori ihtiyaçlarının yüksek olduğunu ve daha çok protein, kalsiyum, demir gibi minerallere ihtiyaç duyduğunu anlatarak, gelişim çağındaki çocukların günlük beslenmeleri konusunda şu bilgileri verdi:</p>
<p>“Her gün en az 2 su bardağı süt, yoğurt veya kefir, 1-2 dilim peynir, toplamda 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmeleri gerekir. Özellikle demir eksikliğinin sık görüldüğü bu dönemde haftada en az 3-4 gün hayvansal kaynaklı demir ve protein alımına yönelmek, kırmızı-beyaz et tüketmek önemli. Özellikle beyin gelişimi ve hafızayı güçlendirmek için hayvansal Omega-3 kaynağı olan somon ve uskumru gibi yağlı balıkların da en az haftada 2 gün tüketilmesi gerekir. İçerdikleri magnezyum, potasyum, bitkisel Omega-3 nedeniyle günlük 8-10 adet fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumların ve kuru meyvelerin tüketimini de göz ardı etmemek gerekir.”</p>
<p><strong>Beslenme sadece açlık giderme davranışı değil</strong></p>
<p>Beslenmenin sadece açlığı giderme davranışı olmadığını belirten Hülya Yiğit, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Yetişkinlik temellerinin atıldığı çocukluk döneminde daha da önemlidir. Çocukların ne kadar büyüyüp gelişebilecekleri genetik yapılarıyla ilişkilidir ancak; yapılan araştırmalarda yetersiz ve dengesiz beslenen çocukların, genetik potansiyellerini yakalayamadıkları da görülmekte. Bunlara ek olarak çocukluk döneminde yetersiz beslenmeye bağlı olarak zeka geriliği, öğrenme güçlüğü, görme sorunları, diş ve dişeti sorunları en sık görülebilen sağlık sorunlarındandır.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yetersiz-beslenmeye-bagli-gizli-aclik-cocuklari-tehdit-ediyor-410942">Yetersiz Beslenmeye Bağlı &#8216;Gizli Açlık&#8217; Çocukları Tehdit Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ&#8217;lü uzman uyardı: Bayramda beslenmeye dikkat</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deulu-uzman-uyardi-bayramda-beslenmeye-dikkat-388429</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jun 2023 11:10:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayramda]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmeye]]></category>
		<category><![CDATA[deülü]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=388429</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nden Diyetisten Dr. Simge Yılmaz Kavcar, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde et ve şeker tüketimi ile sağlıklı beslenme konularında uyarılarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deulu-uzman-uyardi-bayramda-beslenmeye-dikkat-388429">DEÜ&#8217;lü uzman uyardı: Bayramda beslenmeye dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><i><span>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nden Diyetisten Dr. Simge Yılmaz Kavcar, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde et ve şeker tüketimi ile sağlıklı beslenme konularında uyarılarda bulundu. Bu süreçte, başta obezite olmak üzere, sindirim problemleri, diyabet, yüksek tansiyon ve kalp-damar hastalıkları gibi sağlık sorunlarını yaşayanların sağlıklı beslenme davranışlarını devam ettirmelerinin önemine değinen Yılmaz, “Bireye özgü günlük alınması gereken kalori, karbonhidrat, protein ve yağ tüketim oranlarının gereksinim üzerine çıkılmaması son derece önemli. Öte yandan kesimden hemen sonra tüketilen et, sağlık açısından riskli. Sertliğin giderilmesi için yeni kesilen et buzdolabında birkaç gün bekletilmeli. Yine öğün saatlerine dikkat edilmeli, sebze tüketimi unutulmamalı” dedi.</span></i></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bölümü’nden Diyetisten Dr. Simge Yılmaz Kavcar, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde et ve şeker tüketimi ile sağlıklı beslenme konularında uyarılarda bulundu. Bu süreçte, başta obezite (şişmanlık) olmak üzere, sindirim problemleri, diyabet (şeker hastalığı), yüksek tansiyon ve kalp-damar hastalıkları gibi sağlık sorunlarını yaşayan bireylerin sağlıklı beslenme davranışlarını devam ettirmelerinin önemine değinen Yılmaz, “Dikkat edilmesi gereken ve unutulmaması gereken en önemli konu; bireye özgü günlük alınması gereken kalori, karbonhidrat, protein ve yağ tüketim oranlarının gereksinim üzerine çıkılmaması” dedi.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span>TÜKETİLEN MİKTAR FARK EDİLMEYEBİLİR</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sofrada geçirilen zamanın uzun olması nedeniyle kişinin yediklerinin ölçüsünün farkına varamadığını söyleyen Kavcar, “Yaklaşan Kurban Bayramı&#8217;nı özel ve güzel kılan önemli yanı aile, akraba ve arkadaşlarımızla bir arada olunması ve güzel sofralarda birlikte değerli zamanların geçirilmesine olanak sağlamış olması. Dolayısıyla ne yediğimizin yanında tükettiğimizin miktarı da fark edilmeyebilir. Özellikle Kurban Bayramı’na özgü, geleneksel bir yaklaşım olarak tatlı, şeker tüketimi ve özellikle de kırmızı et tüketiminin miktarı ve sıklığı artmakta; hatta uzun bir süre de devam edebilmektedir” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span>KURBAN ETLERİ BEKLETİLMELİ</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Kesimden hemen sonra tüketilen etin sağlık açısından risklerine değinen Kavcar, etin kesilir kesilmez hemen pişirilmesi ve tüketilmesinin sindirimde zorluğa yol açacağının altını çizdi. Sindirimi zor bir besin olan kırmızı etin özellikle yeni kesilmiş hayvan etlerinde daha sert olduğunu vurgulayan Kavcar, “Özellikle de mide-bağırsak sorunu yaşayan bireyler başta olmak üzere, vatandaşlarımız kurban etlerini hemen tüketmemelidir. Sertliğin giderilmesi için yeni kesilen et buzdolabında birkaç gün bekletilmelidir. Pişirme yöntemi olarak da haşlama veya ızgara tercih edilmelidir” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span>ÖĞÜN SAATLERİNE DİKKAT</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Öğün saatlerine ve fiziksel aktivitelere dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çeken Kavcar, şunları kaydetti: “Bir diğer önemli konu öğün saatlerine özen gösterilmesidir.  Bu süreçte kronik hastalığı olan bireylerin; diyet uzmanları tarafından kendileri için özel planladığı tıbbı beslenme tedavilerine uymaları bu dönemi oldukça sağlıklı ve sorunsuz geçirmelerini büyük katkı sağlayacaktır. Diyabet, kalp-damar hastalıkları, böbrek hastalığı, yüksek tansiyon gibi tıbbı beslenme tedavisi uygulaması gereken bireylerin bu dönemde de tedavilerini aksatmamaları önem taşımaktadır. Fiziksel aktivitelerin yine bu dönemde arttırılması bayramı sağlıklı bir şekilde geçirmek için bir fırsat olarak görülmelidir. Herhangi bir sağlık sorunu olmayan bireyler ise; bu dönemde yine diyet uzmanları tarafından yapılan sağlıklı beslenme önerilerini takip ederek, herhangi bir sindirim ya da diğer sağlık sorunları yaşamadan keyifli bir bayram süreci geçirebilirler.”</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span>YAĞ EKLENMEMELİ</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Yapılan sık ve en önemli hatalardan birinin de kırmızı etin doymuş yağ açısından zengin olmasına rağmen pişirilme sırasında tereyağı ve kuyruk/iç yağı eklenmesi olduğunu belirten Kavcar, “Doğru olan, yağ eklemi yapılmadan etin kendi yağında ve kısık ateşte pişirilmesidir. Özellikle de etteki görünür yağları da temizlemek oldukça önemlidir. En önemli konulardan birisi de etlerin mutlaka iyi pişirilmesi gerekmektedir. İyi pişmediği zaman bulaş riski yüksek hastalık kaynağına neden olmaktadırlar” bilgisini paylaştı.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span>SAKATAT UYARISI</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bu dönemde sakatat tüketiminde de artış olduğunu kaydeden Kavcar, “Sakatat türü besinlerin kolesterol oranını oldukça fazla yükselttiklerinden özellikle de kalp-damar hastalığı riski taşıyan bireylerin tüketiminden kaçınması gerekmektedir” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span>SEBZE VURGUSU</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Et tüketimi olan öğünde mutlaka sebze grubu besinlere de yer verilmesi gerektiğini dile getiren Kavcar, “Et, sebze ile de pişirilebilir ya da etin yanına salata da ilave yapılabilir. Böylece öğünün demir açısından emilimi artmış olacaktır ayrıca C vitamini açısından da zengin ve besin çeşitliliği sağlanmış bir öğün tüketilmiş olunacaktır. Ayrıca mide-sindirim problemi yaşayan bireyler kırmızı eti akşam öğünü yerine öğlen öğününde tüketmeliler. Akşam öğününde sebze ve kurubaklagil gibi posa yönünden zengin besin tercih etmeleri daha uygun olacaktır. Et tüketimine bağlı kalp-damar riskini en aza indirgemek için mutlaka güne kahvaltı öğünü ile başlanması gerekmektedir. Az ve sık besin tüketimi yapılması önemlidir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span>SÜTLÜ TATTILAR TERCİH EDİLMELİ</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bu dönemde tüketimi artan çikolata, şerbetli tatlılar ve şekerler yerine de daha hafif olan sütlü tatlıların tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Kavcar, “Ya da kuru meyve, çiğ badem, fındık, ceviz tüketilebilir. Bu besinlerin tüketimi ile beslenme örüntüsü içeriği vitamin, mineral, posa ve sağlıklı yağlar yönünden desteklenmiş olur. Bayram süresince yapılan ziyaretler de yine çay ve kahve tüketimi oldukça artmaktadır. Fazla tüketime bağlı yine bireysel özelliklere göre değişen fakat sıkça görülebilecek olan başta uykusuzluk olmak üzere daha da ciddi olarak kalpte ritim bozuklukları ve mide problemlerinde artış olabilir. Su tüketimi ihmal edilmemelidir. Bireye göre ve hava ısısına da bağlı değişkenlik gösterse de günde ortalama 2-2,5 L. Su tüketilmeye çalışılmalıdır” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</span></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deulu-uzman-uyardi-bayramda-beslenmeye-dikkat-388429">DEÜ&#8217;lü uzman uyardı: Bayramda beslenmeye dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bariatrik Cerrahi Sonrası Beslenmeye Dikkat</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bariatrik-cerrahi-sonrasi-beslenmeye-dikkat-353527</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Mar 2023 10:57:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bariatrik]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmeye]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=353527</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bariatrik cerrahi düşünen bireylerde ameliyat öncesi ve sonrası doğru beslenmenin ameliyat kadar önemli olduğunu belirten Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Kliniği’nden Uzm. Dyt. Hatice Sultan Kirişci, “Ameliyat olmuş fakat hiçbir beslenme desteği almamış hastalarda zaman zaman zorluklarla karşı karşıya kalınmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bariatrik-cerrahi-sonrasi-beslenmeye-dikkat-353527">Bariatrik Cerrahi Sonrası Beslenmeye Dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bariatrik cerrahi düşünen bireylerde ameliyat öncesi ve sonrası doğru beslenmenin  ameliyat kadar önemli olduğunu belirten Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Kliniği’nden Uzm. Dyt. Hatice Sultan Kirişci, “Ameliyat olmuş fakat hiçbir beslenme desteği almamış hastalarda zaman zaman zorluklarla karşı karşıya kalınmaktadır. Hatalı diyet sonucu sağlıksız ve bilinçsiz bir şekilde kilo vermiş hastalarda ciddi kas kayıpları, saç dökülmesi, tırnak kırılması gibi vitamin eksiklikleri,  bazen de yanlış besin alımı sonucu bulantı kusmalar gözlenebiliyor. Bu yüzden hastaların ameliyat sonrası bariatrik cerrahi diyetisyeninden destek almaları son derece önemlidir” dedi.</strong></p>
<p> </p>
<p>Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Kliniği’nden Uzm. Dyt. Hatice Sultan Kirişci, bariatrik cerrahi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Obezitenin tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu dile getiren Uzm. Dyt. Kirişci, “Günümüzde obezite çok hızlı derecede ilerliyor ve insanlar bir çözüm yolu arıyor. Bariatrik cerrahi düşünen bireylerde ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası beslenmenin düzenlenmesi, ameliyat kadar önemlidir” diye konuştu.</p>
<p><strong>DOĞRU EK TAKVİYELER BERLİRLENMELİ</strong></p>
<p>Diyetisyen desteğine dikkat çeken Uzm. Dyt. Kirişci, “Ameliyat sonrası ideal kilo hedefi olan kişilerin sağlıklı ve bilinçli kilo kayıplarını sağlamalarında,  yanlış beslenme sonucu oluşabilecek komplikasyonları minimuma indirebilmek için, ameliyat sonrası alınması gereken doğru ek takviyeleri belirlemek amacıyla ameliyat sonrası diyetisyenden destek alınması son derece önemlidir. Şöyle ki, ameliyattan çıkan hastaların ilk soruları ‘Ne zaman ve ne kadar su içeceğiz? Ne zaman bir besin alabileceğiz?’ oluyor. Bu süreçte hastalar aslında diyetisyenin onlarla olması gerektiğini kendi sorularıyla belirtiyorlar. Hastalar ‘Bu besini yiyebilecek miyim, bunu yersem midem genişleyecek ve eski haline geri gelecek mi?’ gibi bir sürü soru yöneltiyorlar. İşte ameliyat süreci bittikten sonra yöneltilen tüm bu sorular diyetisyenleri ilgilendiren sorulardır” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>KİMLERE UYGULANABİLİR?</strong></p>
<p>Uzm. Dyt. Hatice Sultan Kirişci, bariatrik cerrahinin kimlere uygulanabileceğini şöyle sıraladı:</p>
<p>Boy Kilo İndeksi (BKİ) ( boy/  ( kg *kg)= sonucu 35 ve üstü olan kişiler.</p>
<p>BKİ 35 üstü olup daha önce sadece diyet tedavisi denemiş kişiler. </p>
<p>BKİ 35 üstü olup daha önce endokrinoloji eşliğinde farmakolojik ilaç desteği ile kilo vermeye çabalamış ama başarılı olamamış kişiler.</p>
<p><strong>HASTALAR KURALLARA UYUM SAĞLAMALI</strong></p>
<p>Ameliyat sonrası ilk andan itibaren doktor ve diyetisyen kontrollerine uyum sağlayan hastaların hayatlarında daha kolay uyum yakalayabildiklerini ifade eden Uzm. Dyt. Kirişci, “Ameliyat olmadan önce hastalara yaşayacaklarını, uygulamaları gereken prosedürleri çok detaylı bir şekilde anlatılması gerekiyor. Hasta aslında ameliyata girmeden, nelerle karşılaşacağını bilerek karar verme aşamasına geçiyor. Bu süreçte zorlanmamaları için hastanın uyumu en kilit noktalardan biri haline geliyor. Doktor kontrollerini, ilaçlarını, diyetlerini, düzeni, sporunu aksatmayan hastalarda; ameliyat öncesi hastanın uyması gereken kurallara anlatılan şekilde uyduğu takdirde sıkıntı gözlenmiyor” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>CERRAHİ DİYETİSYENDEN DESTEK ALMAK OLDUKÇA ÖNEMLİ</strong></p>
<p>Ameliyat olmuş fakat hiçbir beslenme desteği almamış hastalarda zaman zaman zorluklarla karşı karşıya kalınabildiğini söyleyen Uzm. Dyt. Kirişci, “Hatalı diyet sonucu sağlıksız ve bilinçsiz bir şekilde kilo vermiş hastalarda ciddi kas kayıpları, saç dökülmesi, tırnak kırılması gibi vitamin eksiklikleri,  bazen de yanlış besin alımı sonucu bulantı kusmalar gözlenebiliyor. O yüzden hastaların ameliyat sonrası bariatrik cerrahi diyetisyeninden destek almaları son derece önemlidir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>AMELİYAT SONRASI BESLENME</strong></p>
<p>Ameliyat sonrası beslenme tarzının nasıl olması gerektiğinden bahseden Uzm. Dyt. Kirişci, “Artık yeni doğmuş bir bebek gibi her şeyi aşama aşama, tolere edildikçe ilerlemeliyiz. Bebek doğduğunda katı gıda hemen veremediğimiz gibi, yeni ameliyattan çıkmış hastaya katı gıda veremiyoruz. İlk 2 hafta sıvı, sonraki 2 hafta püre ve birinci aydan itibaren katı gıdaya geçiş şeklinde mide kapasitesine göre diyet listeleri düzenlenmeli. Kas kaybı yaşamamaları adı protein desteği önemli, vitamin eksikliği yaşanmaması için multivitamin desteği şarttır. Ameliyat dikişlerinin daha hızlı iyileşebilmesi ve deri saklamaları olmaması için kolojen desteği önemlidir. Unutmamalıyız ki, ameliyat sonrası amaç sadece kilo kaybı değil, sağlıklı bir şekilde vitamin eksikliği yaşamadan yağdan kayıp sağlanmasıdır” diyerek sözlerini sonlandırdı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bariatrik-cerrahi-sonrasi-beslenmeye-dikkat-353527">Bariatrik Cerrahi Sonrası Beslenmeye Dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
