<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>beslenmenin | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/beslenmenin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/beslenmenin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Feb 2026 12:42:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>beslenmenin | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/beslenmenin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ramazan&#8217;da Sağlıklı Beslenmenin Püf Noktaları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazanda-saglikli-beslenmenin-puf-noktalari-613839</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 12:42:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmenin]]></category>
		<category><![CDATA[dengeli]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[noktaları]]></category>
		<category><![CDATA[püf]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613839</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi diyetisyen hekimleri Ramazan ayında dengeli ve sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek sahurdan iftara uzanan süreçte uygulanabilecek önerileri paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-saglikli-beslenmenin-puf-noktalari-613839">Ramazan&#8217;da Sağlıklı Beslenmenin Püf Noktaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi diyetisyen hekimleri Ramazan ayında dengeli ve sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek sahurdan iftara uzanan süreçte uygulanabilecek önerileri paylaştı.<br />Beylikdüzü Belediyesi diyetisyen hekimleri, Ramazan ayında dengeli ve sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek sahurdan iftara uzanan süreçte uygulanabilecek önerileri vatandaşlarla paylaştı. Ramazan ayının başlamasıyla birlikte beslenme düzeninde yaşanan değişimlere dikkat çeken diyetisyen hekim Merve Akdeniz ve Betül Arda, uzun süreli açlık sonrası doğru yemek tercihleri konusunda önemli bilgilendirmelerde bulundu. Öte yandan diyetisyen hekimler, iftar sofrasında dengeli bir tabak oluşturulması gerektiği ve proteinin, sağlıklı yağların, lifli gıdaların ve kontrollü karbonhidratın bir arada bulunması gerektiğini belirtti. Diyetisyenler karbonhidrat ağırlıklı bir öğünün ani insülin iniş çıkışlarına yol açabileceği aktarırken amaçlarının bir anda doymak değil, tokluk süresini daha uzun ve dengeli şekilde sürdürmek olduğunu vurguladı.<br />“En çok dikkat edilmesi gereken konu kesinlikle su tüketimi”<br />Ramazan ayında su tüketimine dikkat çeken diyetisyen hekim Betül Arda “Ramazan boyunca en çok dikkat etmeleri gereken konu kesinlikle su tüketimi. Zaten gündelik iki, iki buçuk litre su tüketimine ihtiyacımız varken Ramazan ayında uzun süreli susuzluktan dolayı bunu biraz kaçırabiliyorlar. İftar ve sahur arasına yayarak bu iki litreyi tüketmelerinin öneminden özellikle bahsediyoruz. Bu noktada çay, kahve yerine sadece suyla sıvı desteğini almaları çok önemli. Aslında oruç vücudumuzda biriken toksinlerden kurtulmak için mükemmel bir destekleyici. Ama kronik rahatsızlığı olan yaşlı bireylerimizin bunu doktorlarının kontrolü altında yapmalarını öneriyoruz” ifadelerini kullandı. </p>
<p>“Dengeli bir tabak oluşturulması gerekiyor”</p>
<p>Diyetisyen Merve Akdeniz ise “Öncelikle uzun süre açlık sonrası orucumuzu hurmayla açabiliriz. Bunun dışında bir meyve önermiyoruz. Çünkü ani insülin, dalgalanmaları yaşamanızı istemeyiz. Sonrasında bir kâse çorbayla devam edebiliriz. Ardından dengeli bir tabak oluşturulması gerekiyor. Protein, karbonhidrat, sağlıklı yağ ve liften zengin sebzelerin bir arada yer aldığı; karbonhidrat ağırlıklı olmayan bir öğün tercih edilmeli. Aksi halde gün içerisinde tokluk süresi kısalabiliyor ve enerji dalgalanmaları yaşanabiliyor. Sahurda klasik bir kahvaltı düşünebiliriz. Ama kızartma, hamur işi gibi ya da geceden kalan yemekleri yememeliyiz ki gün içerisinde susama, halsizlik gibi durumlar yaşamayalım” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-saglikli-beslenmenin-puf-noktalari-613839">Ramazan&#8217;da Sağlıklı Beslenmenin Püf Noktaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış Aylarında Vücudunuzu Zorlamadan Beslenmenin Yolları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-vucudunuzu-zorlamadan-beslenmenin-yollari-609298</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 11:23:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[bakliyatlar]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmenin]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[vücudunuzu]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>
		<category><![CDATA[zorlamadan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609298</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kışın beden çoğu zaman kalın kıyafetlerin arkasına saklansa da, yaz-kış fark etmeksizin aynı özeni hak ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-vucudunuzu-zorlamadan-beslenmenin-yollari-609298">Kış Aylarında Vücudunuzu Zorlamadan Beslenmenin Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soğuk günler, kısalan saatler ve yavaşlayan tempo; beslenme düzenini de doğrudan etkiliyor. Bu dönemde vücudun enerji ihtiyacı artarken, bağışıklık sistemi ve sindirim düzeni daha fazla desteğe ihtiyaç duyuyor. Tam da bu nedenle, kış aylarında mevsime uygun ve sürdürülebilir bir beslenme sağlayan baklagiller, her zamankinden daha önemli hale geliyor.</strong></p>
<p>Yeni yılın başlangıcıyla birlikte beslenme düzenini gözden geçirmek isteyen pek çok kişi için ocak ayı güçlü bir motivasyon sunuyor. Duru Gıda Beslenme Danışmanı Diyetisyen Emine Uluçay’a göre, kış mevsiminin ortasında yer alan bu dönemde hızlı ve katı değişiklikler yerine, bedeni zorlamayan ve doğal ritmini destekleyen tercihler ön plana çıkmalı. Uluçay, “Kış aylarında amaç, bedeni zorlamak değil; bağışıklığı güçlendiren, sindirimi destekleyen ve ruh halini dengeleyen bir düzen kurmak olmalı” diyerek beslenmeye daha bütüncül bir yerden bakılması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p>Bu noktada kış beslenmesinin en güçlü yardımcılarından biri ise kuru baklagiller oluyor. Uluçay, bakliyatların yalnızca doyurucu değil, aynı zamanda bağışıklık ve sindirim sistemi için önemli bir destek olduğuna dikkat çekiyor:  “Bakliyatlar; protein, çinko, demir ve B vitaminleri açısından oldukça zengindir. Bu besin öğeleri, bağışıklık sistemi hücrelerinin sağlıklı çalışmasına katkı sağlar ve hastalıklara karşı direnci artırmaya yardımcı olur.”</p>
<p>Soğuk havayla birlikte hareketin ve sıvı tüketiminin azalması sindirim sistemini yavaşlatabiliyor. Bakliyatların yüksek lif içeriği ise bu noktada önemli bir avantaj sunuyor. Uluçay, “Yüksek lif içerikleri sayesinde bakliyatlar sindirimi düzenlemeye ve kabızlığı önlemeye yardımcı olur. Aynı zamanda bağırsak mikrobiyotasını destekler. Sağlıklı bir bağırsak, güçlü bir bağışıklık sistemi demektir” diyor.</p>
<p>Kış sofralarında çorbalardan salatalara, zeytinyağlılardan ana yemeklere kadar pek çok farklı şekilde yer bulabilen bakliyatlar, mevsim sebzeleriyle birlikte tüketildiğinde besleyici ve dengeli öğünler oluşturmayı kolaylaştırıyor. Lahana, brokoli, karnabahar, pırasa ve ıspanak gibi kış sebzeleri; bakliyatlarla birleştiğinde hem doyurucu hem de bedeni yormayan tabaklar ortaya çıkıyor. Kivi, mandalina ve portakal gibi C vitamini ve antioksidan açısından zengin meyveler ise bu dengeyi destekliyor.</p>
<p>Uluçay, ana öğünlerin yapısında protein dengesine dikkat edilmesi gerektiğini de hatırlatıyor: “Her ana öğünde bir protein kaynağı bulunması, tokluk süresini uzatır ve gün içindeki enerji dalgalanmalarını azaltır.” Bu noktada bakliyatlar, bitkisel protein kaynağı olarak kış aylarında önemli bir rol üstleniyor.</p>
<p>Karbonhidrat tercihlerinde ise rafine seçenekler yerine bulgur, kinoa, karabuğday ve tam buğday ekmek gibi kompleks kaynaklara yönelmek; sindirim sistemini ve bağırsak sağlığını destekleyerek genel iyilik haline katkı sağlıyor.</p>
<p>Kış aylarında çoğu zaman fark edilmeden ihmal edilen bir diğer konu ise sıvı tüketimi. Susuzluk hissi azalsa da vücudun su ihtiyacı devam ediyor. Gün içinde suya ek olarak bitki çaylarını rutine dahil etmek, sıvı dengesini korumaya yardımcı oluyor.</p>
<p>Tatlılar ve hamur işleri ise özellikle bu mevsimde daha cazip hale geliyor. Uluçay, bu noktada yasaklamaktan ziyade dengeye odaklanılması gerektiğini belirtiyor: “Şekerli ve aşırı yağlı yiyecekler sık tüketildiğinde enerji düşüklüğüne ve ruh halinde dalgalanmalara yol açabilir. Tüketilecekse porsiyonun küçük tutulması, vücutla daha barışık bir ilişki kurmayı sağlar.”</p>
<p>Kış aylarında bedeni desteklemek aslında zor değil. Mevsime uygun sebzeler, yeterli sıvı tüketimi ve sofrada bakliyatlara daha fazla yer açmak; hem bağışıklık sistemini güçlendirmek hem de kışın yavaş ritmine uyum sağlamak için en doğal ve etkili adımlardan biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-vucudunuzu-zorlamadan-beslenmenin-yollari-609298">Kış Aylarında Vücudunuzu Zorlamadan Beslenmenin Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurubaklagiller çocuklar için sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemli bir parçası…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kurubaklagiller-cocuklar-icin-saglikli-ve-dengeli-beslenmenin-onemli-bir-parcasi-562443</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 10:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmenin]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dengeli]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kurubaklagiller]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[parçası]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562443</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bebeklerin 7. ve 8. aydan itibaren bakla hariç tüm kurubaklagil türlerini tüketebileceğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, baklanın favizm ve kansızlık riski nedeniyle 2 yaşından önce tüketilmemesini, 2 yaşından sonra ise çocuğun yaşına göre önerilen miktarlarda tüketilmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurubaklagiller-cocuklar-icin-saglikli-ve-dengeli-beslenmenin-onemli-bir-parcasi-562443">Kurubaklagiller çocuklar için sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemli bir parçası…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Bebeklerin 7. ve 8. aydan itibaren bakla hariç tüm kurubaklagil türlerini tüketebileceğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, baklanın favizm ve kansızlık riski nedeniyle 2 yaşından önce tüketilmemesini, 2 yaşından sonra ise çocuğun yaşına göre önerilen miktarlarda tüketilmesi gerektiğini söyledi. Kurubaklagillerin koruyucu etkilerine dikkat çeken Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Bu koruyucu etkiler; kurubaklagillerin yağ içermemesi, kan şekerinin yükselmesini yavaşlatıcı özelliği, prebiyotik olması, yüksek lif içermesi ve zengin fitokimyasal bileşenlere sahip olmasıdır. Düzenli kuru baklagil tüketiminin obezite, kardiyovasküler hastalıklar ve kolon kanseri gibi sağlık sorunlarının riskini düşürdüğü çalışmalarla ortaya konmuştur” dedi. </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, bebeklerde ve çocuklarda kurubaklagil tüketimi ve dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Kurubaklagiller yüksek koruyucu etkiye sahip</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Çocuklarda kurubaklagil tüketiminin sağlıklı ve dengeli beslenme açısından önemli olduğunu ifade eden <span>Prof. Dr. M. Emel Alphan, “</span>Bakla hariç tüm kurubaklagil türlerini bebeklerin 7. ve 8. aydan sonra yaşına göre önerilen miktarlarda tüketmesi gereklidir. Kurubaklagiller, aynı zamanda beslenme ile ilişkilendirilen birçok kronik hastalığın önlenmesinde koruyucu rol oynamaktadır. Bu koruyucu etkiler; kurubaklagillerin yağ içermemesi, kan şekerinin yükselmesini yavaşlatıcı özelliği, prebiyotik olması, yüksek lif içermesi ve zengin fitokimyasal bileşenlere sahip olmasıdır. Düzenli kurubaklagil tüketiminin obezite, kardiyovasküler hastalıklar ve kolon kanseri gibi sağlık sorunlarının riskini düşürdüğü çalışmalarla ortaya konmuştur. Aynı zamanda prebiyotik özellikleri ile bağırsaklardaki probiyotiklerin varlığını ve çoğalmasını teşvik ederek, sindirim sistemi sağlığının korunmasına katkı sağlar” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Bebeklerde kurubaklagil tüketimine ne zaman geçilmelidir?</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Bebeğin gelişimine ve anne sütü alma durumuna göre </span></span></span></span><span><span><span>kurubaklagillere </span></span></span><span><span><span><span>geçiş süresinin belirlenebileceğini belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “</span></span></span></span><span><span><span>Türkiye Beslenme Rehberi’nin önerisi ‘Kırmızı-yeşil mercimek, nohut, fasulye gibi kurubaklagiller, 7. ve 8. aylarda sebze pürelerine, çorbalara ezilerek eklenir, daha sonra tek başına verilebilir’ şeklindedir. Anne sütü almayan bebeklerde 7. aydan sonra kurubaklagillerin tüketimi önerilirken, anne sütü alan bebekler için 8. ayda tüketilmeye başlanması önerilmektedir” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İlk kurubaklagil denemesine kırmızı mercimekle başlanabilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Türkiye Beslenme Rehberi’nde 2-3 yaş için haftada 1 çocuk porsiyonu, 4-6 yaş için haftada 1-2 çocuk porsiyonu; 7-10 yaş için haftada 3 yetişkin porsiyonu; 11-18 yaş için haftada 3 yetişkin porsiyonu tüketiminin önerildiğini kaydeden </span></span></span><span><span><span>Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Daha küçük çocuklar için haftalık veya günlük tüketim önerisi bulunmamaktadır. Bir porsiyon kurubaklagil 4-5 yemek kaşığı (≈130 g) haşlanmış nohut, kuru fasulye, barbunya, mercimek ve börülceye eşdeğerdir. Çocuklar için yetişkinlik döneminde verilebilen porsiyon miktarının yarısı ile kuru baklagil denemesine 7. ve 8. aylarda mercimek ile başlanabilir. Nohut ve kuru fasulye gibi gaz yapıcı özelliği daha yüksek olan kuru baklagillerin mercimekten sonraki süreçlerde doğru pişirme yöntemleri ile ve kabukları soyularak (gaz yapıcı özelliği kabuklarındadır) tüketilmesi sağlanmalıdır” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kuru fasulye, pilav ve ayran üçlüsü…</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kurubaklagillerde triptofan, kükürtlü amino asitler ve tirozin gibi bazı elzem aminoasitlerin  sınırlı miktarda bulunduğunu ifade eden </span></span></span><span><span><span><span>Prof. Dr. M. Emel Alphan, “</span></span></span></span><span><span><span>Bu eksik aminoasitler tahıllar ile tamamlanabilir. Süt ürünlerinin de tahıl ve kuru baklagillerle birlikte tüketilmesi öğünün protein kalitesinin yükseltilmesini sağlar. Kültürümüzde yer alan kuru fasulye pilav ve ayran üçlüsü buna en güzel örnektir. Ezogelin çorbaya katılan mercimek, pirinç ve bulgur protein kalitesi artmış besleyici bir çorbadır. Çocukların sevebileceği şekillerde çorbalarla (sütlü mercimek çorbası, erişteli yeşil mercimek çorbası), tatlılarla (kuru fasulye tatlısı ve keki ile aşure), leblebi, salata (nohut, yeşil mercimek ve börülce salatası, humus), köfte şeklinde (yeşil mercimek köftesi “</span></span></span><i><span><span><span>falafel”</span></span></span></i><span><span><span> ve kırmızı mercimek köftesi) tüketimi kolaylaştırılabilir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. M. Emel Alphan, k</span></span></span></span><span><span><span>uru baklagillerdeki demirin vücutta kullanılabilirlik oranının düşük olduğunu belirterek “C vitamini ile kuru baklagillerin birlikte tüketilmesi, demirin emilimini arttırır. Sebzeli kuru baklagil yemeklerinin tüketilmesi de demir emilimini arttırır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Bakla 2 yaşından önce tüketilmemeli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Baklanın 2 yaşından küçük bebekler için kesinlikle kaçınılması gereken besinler arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Bakla, &#8216;favizm&#8217; adı verilen bir hastalığın tetikleyicisi olabilir. Favizm, glukoz 6 fosfat dehidrogenaz (G6PD) adlı enzimin eksikliği nedeniyle ortaya çıkmaktadır. G6PD eksikliği, özellikle 2 yaş altı bebeklerde yaygın olarak görülür ve bakla tüketimi, kırmızı kan hücrelerinin aniden parçalanmasına yol açarak ciddi kansızlık nedeni olabilir. Favizm durumunda hayatı tehdit edebilecek bir anemiyle karşılaşılmaktadır” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Soya fasulyesine dikkat!</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. M. Emel Alphan, s</span></span></span></span><span><span><span>oya fasulyesinin ve soya ürünlerinin (soya kıyması ve eti, soya sütü, tofu vb.) içeriğindeki östrojen ön maddeleri sebebiyle çocukluk çağında tüketiminin sınırlandırılması ve aşırıya kaçılmaması gereken bir besin olduğunu söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurubaklagiller-cocuklar-icin-saglikli-ve-dengeli-beslenmenin-onemli-bir-parcasi-562443">Kurubaklagiller çocuklar için sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemli bir parçası…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı beslenmenin görünmeyen tehdidi: Pestisit</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-beslenmenin-gorunmeyen-tehdidi-pestisit-530097</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 May 2025 10:28:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmenin]]></category>
		<category><![CDATA[görünmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[pestisit]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[tehdidi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=530097</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, özellikle sebze ve meyvelerdeki pestisit tehdidi hakkında bilgi verdi ve sebze - meyve tüketiminden önce dikkat edilmesi gerekenleri açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-beslenmenin-gorunmeyen-tehdidi-pestisit-530097">Sağlıklı beslenmenin görünmeyen tehdidi: Pestisit</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, özellikle sebze ve meyvelerdeki pestisit tehdidi hakkında bilgi verdi ve sebze &#8211; meyve tüketiminden önce dikkat edilmesi gerekenleri açıkladı.</p>
<p><strong>Sebze ve meyve tüketirken bu tehlike göz ardı edilmemeli!</strong></p>
<p>Sağlıklı beslenme denildiğinde akla gelen ilk şeyin bol sebze ve meyve tüketmek olduğunu dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Ancak bu öneri, göz ardı edilmemesi gereken bir konuyu da beraberinde getiriyor; pestisitler…” dedi.</p>
<p>Tarımda kullanılan bu kimyasal maddelerin, ürünleri zararlılardan koruma amacıyla kullanıldığını, fakat insan sağlığına etkilerinin önemli olduğunu vurgulayan Yiğit, “2025 yılının başlarında, Türkiye&#8217;den Avrupa Birliği ülkelerine gönderilen bazı tarım ürünleri, özellikle kuru incir ve asma yaprağı, pestisit ve aflatoksin kalıntıları nedeniyle gümrüklerden geri çevrildi. Bu gelişmeler, pestisit konusunun sadece ihracatı değil, sofralarımıza gelen ürünleri de ilgilendiren önemli bir mesele olduğunu gösteriyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Pestisit maruziyeti çocuk ve ergenlerde dikkat eksikliği ve davranışsal bozukluk riskini artırabiliyor</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü&#8217;ne göre, pestisit maruziyetinin hormonal bozukluklar, bağışıklık sistemi sorunları ve bazı kanser türleriyle ilişkilendirildiğini hatırlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Özellikle ergenlik dönemindeki bireyler, gelişim süreçlerinde oldukları için bu tür kimyasallara karşı daha duyarlıdır. Araştırmalar, pestisit maruziyetinin çocuk ve ergenlerde dikkat eksikliği ve davranışsal bozukluk riskini artırabileceğini gösteriyor.” dedi.</p>
<p>Bu durumda ‘sebze meyve yemeyelim mi?’ diye sormanın doğal olduğunu aktaran Yiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Tam tersine, bu besinler sağlıklı yaşamın olmazsa olmazıdır. Ancak dikkatli ve bilinçli tüketimle bu riskleri azaltmak mümkün. Sebze ve meyveleri önce karbonatlı suda bekletin, ardından durulayıp sirkeli suyla ayrı ayrı yıkayın. Bu işlemi birleştirmeyin, çünkü bazı pestisitler asidik ortamda çözünüp gıdanın içine geçebilir. Mümkünse organik ürünleri veya mevsiminde ve yerel ürünleri tercih edin. Pazardan ya da marketten alınan ürünleri yıkamadan buzdolabına koymayın. Yüzeydeki kalıntılar temasla diğer besinlere   de geçebilir. Alışveriş yaparken güvenilir, gıda güvenliği belgeleri olan kaynakları tercih edin. Sertifikalı üreticiler ve denetlenmiş pazarlar öncelikli olmalı.”</p>
<p><strong>Sağlıklı beslenme, tabağa konulan yiyeceğin nasıl üretildiğiyle de doğrudan ilişkili </strong></p>
<p>Pestisit kalıntılarının en çok hangi ürünlerde görüldüğünün her yıl bağımsız kuruluşlar tarafından kamuoyuyla paylaşıldığına işaret eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “ABD merkezli bağımsız bir çevre sağlığı kuruluşu olan Çevresel Çalışma Grubu (EWG), her yıl en fazla ve en az pestisit içeren ürünleri sıralar.” dedi.</p>
<p>Bu verilere değinen Yiğit, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“EWG’nin 2024 verilerine göre, en çok pestisit kalıntısı içeren ürünler arasında çilek, ıspanak, kara lahana, üzüm, şeftali, armut, elma, kiraz, biber (tatlı ve acı), yaban mersini, nektarin ve yeşil fasulye yer aldı. En temiz olarak kabul edilen ürünler ise avokado, tatlı mısır, ananas, soğan, papaya, donmuş bezelye, kuşkonmaz, kavun, kivi, lahana, karpuz, mantar, mango, tatlı patates ve havuç oldu. Bu liste, her ne kadar ABD kaynaklı olsa da, dünya genelinde tarımsal üretim ve pestisit kalıntılarına dair önemli bir referans niteliğindedir. Özellikle çocuklar ve ergenler gibi hassas gruplar için bu tür bilgiler, daha bilinçli tercihler yapılmasına katkı sağlar. Unutmayalım; gerçekten sağlıklı beslenme, yalnızca tabağımıza ne koyduğumuzla değil, o yiyeceğin nasıl üretildiği ve nasıl işlendiğiyle de doğrudan ilişkilidir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-beslenmenin-gorunmeyen-tehdidi-pestisit-530097">Sağlıklı beslenmenin görünmeyen tehdidi: Pestisit</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sonbaharda Sağlıklı Beslenmenin 10 Kuralı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sonbaharda-saglikli-beslenmenin-10-kurali-414002</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Oct 2023 11:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmenin]]></category>
		<category><![CDATA[kuralı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sonbaharda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=414002</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vücudumuzu kışa hazırladığımız bir geçiş dönemi olan sonbahardayız</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sonbaharda-saglikli-beslenmenin-10-kurali-414002">Sonbaharda Sağlıklı Beslenmenin 10 Kuralı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vücudumuzu kışa hazırladığımız bir geçiş dönemi olan sonbahardayız. Mevsim geçişlerinde metabolizma hızının değişimi ile bağışıklık sistemi zayıflayabilir, bu durum da hastalıklara davetiye çıkarabilir. Bu yüzden sonbahar, bağışıklık sistemini güçlendirme ve vitamin-minerallerin dengeli ve yeterli miktarda alınmasına özen gösterilmesi gereken önemli bir dönemdir.</p>
<p><strong>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümünden Dyt. Benan Koç, ‘sonbaharda sağlıklı beslenmenin 10 kuralı’nı anlattı. </strong></p>
<p>Havanın erken kararmaya başlaması ve sıcaklığın yavaş yavaş azalması ile kendini yorgun, mutsuz ve depresif hissetme hali bireylerde aşırı yeme isteğine sebep olabilmektedir. Düzenli tüketilen mevsim meyve ve sebzelerinin içerdikleri, antioksidan olarak görev alan A, C ve E vitaminleri ve selenyum, magnezyum, çinko mineralleri vücut direncini artırarak bağışıklık sistemini güçlendirir ve bizleri hastalıklara karşı korur.</p>
<p><strong>Hangi vitamin ve mineraller, hangi sonbahar meyve ve sebzelerinde bulunur?</strong></p>
<p><strong>A vitamini:</strong> Kırmızı et, balık, yumurta sarısı, karaciğer, yoğurt, süt, tereyağ, havuç, kabak, brokoli, ıspanak</p>
<p><strong>C vitamini:</strong> Maydanoz, roka, yeşil biber, ıspanak, portakal, greyfurt, limon, kuşburnu, mandalina, kivi</p>
<p><strong>E vitamini:</strong> Zeytinyağı, yağlı tohumlar, yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, avokado, kivi, tahıllar</p>
<p>Mevsim geçişlerinin etkileri ile savaşmak ve sofralarınızı daha sağlıklı hale getirmek için:</p>
<p><strong>1. Günde en az 5 porsiyon (en az 400 g/gün) sebze ve meyve tüketilmeli, bunlardan en az 2,5-4 porsiyonu sebze, 2-3 porsiyonu meyve olmalıdır; fakat meyve tüketiminde aşırıya kaçılmamalıdır.</strong></p>
<p><strong>Sonbahar meyveleri</strong>: İncir, hünnap, elma, ayva, portakal, mandalina, nar, mürdüm eriği, frambuaz, böğürtlen, muşmula, kuşburnu</p>
<p><strong>Sonbahar sebzeleri:</strong> Brokoli, karnabahar, turpgiller, pırasa, kereviz, ıspanak, pazı, mısır, biber</p>
<p><strong>2. Selenyum, magnezyum ve çinko minerallerinden zengin beslenin.</strong></p>
<p>Antioksidan mineralleri içeren yumurta, deniz ürünleri, mantar, sarımsak, kuru baklagiller, avokado, muz, yeşil yapraklı sebzeler, tavuk, hindi, yağsız et gibi besinleri beslenmenizde tercih etmelisiniz.</p>
<p><strong>3. Yoğurt, kefir, kombucha gibi fermente gıdaları beslenmenize ekleyin.</strong></p>
<p>Yeterli ve dengeli beslenme planınıza eklediğiniz probiyotikler bağışıklık sisteminizi destekler.</p>
<p><strong>4. Balık (somon, uskumru vb.), ceviz, keten tohumu gibi Omega-3 yağ asitlerinden zengin gıdaları tüketin. </strong></p>
<p>Omega-3 yağ asitlerinin antiinflamatuar etkisi bulunur ve bununla birlikte vücudun hastalıklar ile savaşmasını sağlayan bağışıklık sistemini destekler.</p>
<p><strong>5. Bağışıklık sisteminizin güçlenmesi için beta glukan içeriği nedeniyle yulaf, allicin içeriği nedeniyle sarımsak, kateşin içeriği nedeniyle yeşil çayı beslenmenize ekleyin.</strong></p>
<p><strong>6. Günlük alınan posa miktarını artırın.</strong></p>
<p>Günlük alınan posa miktarını artırmak, oluşan sindirim sistemi rahatsızlıklarıyla savaşmak için önem arz etmektedir. Beslenmenize tam buğday, kepek, çavdar ekmek veya kepekli makarna, salata, sebze ve meyve ekleyerek günlük aldığınız posa miktarını artırabilirsiniz.</p>
<p><strong>7. Su tüketiminize dikkat edin.</strong></p>
<p>Vücuda alınan toksinleri uzaklaştırmak için günde 8-12 bardak su içilmelidir.</p>
<p><strong>8. Daha çok hareket edin.</strong></p>
<p>Havaların soğuması bireyleri hareketsizliğe itebilir. Sağlıklı bir yaşam sürdürme amacıyla her gün en az 30 dakika orta düzeyde aktivite yapılmalıdır. Günlük yaşamınızda yapacağınız küçük değişiklikler (asansör yerine merdiven kullanmak, gideceğiniz küçük mesafelere araba ile gitmek yerine yürümek vb.) ile fiziksel aktivitenizi artırabilirsiniz.</p>
<p><strong>9. Uyku düzeninize dikkat edin.</strong></p>
<p>Yetersiz uyku bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açar, bu yüzden 7-8 saat yeteri kadar uyumak bağışıklık sistemi için çok önemlidir.</p>
<p><strong>10. Mutluluk hormonunu artıran gıdaları öğünlerinizde tercih edin.</strong></p>
<p>Triptofan, mevsim geçişi nedeniyle oluşabilecek uyku problemleri ve depresyona etki ederek uyku geçişine yardımcı olur, uyku kalitesini artırır ve duygu durumunu düzenler. Somon balığı, yumurta, peynir, muz, kivi, portakal, avokado, kuşburnu, kurubaklagiller, yulaf, ceviz, kaju, badem, keten tohumu iyi birer kaynağı olup öğün ve ara öğünlere eklenebilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>BAĞIŞIKLIK GÜÇLENDİREN SMOOTHIE</strong></p>
<p>**1 adet kivi veya 1 küçük boy incir veya 2-3 yemek kaşığı frambuaz</p>
<p>½ adet küçük muz</p>
<p>2 yemek kaşığı baby ıspanak</p>
<p>1 yemek kaşığı yulaf ve keten tohumu</p>
<p>½ çay kaşığı tarçın + ¼ çay kaşığı toz zencefil</p>
<p>1 su bardağı laktozsuz kefir</p>
<p><strong>Yapılışı:</strong></p>
<p>Bütün malzemeleri el blenderı veya smoothie makinası yardımıyla çektikten sonra gün içerisinde kuşluk veya ikindi ara öğününde tercih edebilirsiniz.</p>
<p><u>**Tarifte yer alan meyve seçeneğini sevdiğiniz başka bir sonbahar meyvesi ile porsiyonuna uygun şekilde değiştirebilirsiniz. </u></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sonbaharda-saglikli-beslenmenin-10-kurali-414002">Sonbaharda Sağlıklı Beslenmenin 10 Kuralı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muratbey&#8217;den Ramazanda Doğru Beslenmenin Püf Noktaları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/muratbeyden-ramazanda-dogru-beslenmenin-puf-noktalari-361817</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Apr 2023 08:12:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmenin]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[muratbeyden]]></category>
		<category><![CDATA[noktaları]]></category>
		<category><![CDATA[püf]]></category>
		<category><![CDATA[ramazanda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361817</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayı doğru beslenmenin karşılığını rahat ve sağlıklı bir Ramazan geçirerek görebileceğimiz bir aydır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/muratbeyden-ramazanda-dogru-beslenmenin-puf-noktalari-361817">Muratbey&#8217;den Ramazanda Doğru Beslenmenin Püf Noktaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ramazan ayı doğru beslenmenin karşılığını rahat ve sağlıklı bir Ramazan geçirerek görebileceğimiz bir aydır. Doğru beslenme tavsiyeleri veren Muratbey Beslenme Danışmanı Prof. Dr. Muazzez Garipağaoğlu; Ramazanda sahur ve iftar olarak ya da sadece iftar yapılarak tek veya 2 öğün şeklinde tüketilen besinlerin, iftardan sahura kadar 3 veya 4 seferde tüketilecek şekilde bölünerek yenilmesinin gerekliliğine dikkat çekti. Garipağaoğlu, bol peynir tüketerek vücudun vitamin ve mineral ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olacağımızı belirtiyor.</strong></p>
<p>Ramazan ayı, oruç tutanlar için beslenme ve yaşam şeklinin değiştiği bir aydır. Oruç özünde, açlığı hissetme ve bu hissin getirisi olarak da paylaşma, yardımlaşma, şükretme, israftan kaçınma gibi dini ve evrensel esasların yaşanması manasını barındırmaktadır. Ramazan’ın faydasından yararlanabilmek için yeterli ve dengeli beslenme ay boyunca ayrı bir önem taşımaktadır. Muratbey Beslenme Danışmanı Prof. Dr. Muazzez Garipağaoğlu, Ramazan ayı boyunca doğru beslenmek için gereken önemli bilgileri paylaştı. </p>
<p><strong>Ramazanda öğünler iftardan sahura kadar bölünerek yenilmeli </strong></p>
<p>Ramazan ayında doğru beslenmenin önemine işaret eden Prof. Garipağaoğlu tavsiyelerini şöyle sıraladı: “Ramazanda sahur ve iftar olarak ya da sadece iftar yapılarak tek veya 2 öğün şeklinde tüketilen besinlerin, iftardan sahura kadar 3 veya 4 seferde tüketilecek şekilde bölünerek yenilmelidir. Ayrıca sağlıklı bir sindirim için, yemeklerin küçük lokmalar halinde ve iyice çiğnenerek yenilmesi gerekiyor. İftarda orucu su, hurma, peynir, zeytin, çorba ile açmak ve 15-20 dakika sonra ana yemeğe geçmek, hem yeme kontrolünün sağlanmasına hem de sindirim sorunlarının önlenmesine yardımcı olur”. Ana yemeğin yardımcı yemekler dahil en fazla 4 çeşitten oluşması gerektiğinin altını çizen Garipağaoğlu, süt veya meyve gibi sağlıklı besinlerle hazırlanan tatlıların ana yemekten 1-2 saat sonra tüketilmesini öneriyor. Ramazanda gün boyu oluşabilecek sıvı ve mineral kaybını önleyebilmek için iftar sonrası bol sıvı tüketiminin önemine dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>Daha sağlıklı ve daha verimli bir gün için mutlaka sahur yapılmalı</strong></p>
<p>Ramazanda daha sağlıklı ve daha verimli bir gün geçirebilmek için mutlaka sahur yapılmasını hatırlatan Prof. Garipağaoğlu; “Ramazanın önemli öğünlerinden biri olan sahur en çok atlanan öğündür. Oysa sahur, hem günlük enerji ve besin ögeleri gereksinimlerinin karşılanmasına destek verir; hem de metabolizmayı hızlandırarak kilo kontrolü sağlanmasına yardımcı olur. Sahurun atlanması, vücut direncinin düşmesine ve kilo artışına neden olabilir. Sahurda çay, süt, Burgu, Sürmeli, Kaymaklı gibi az tuzlu peynirler, yumurta, az tuzlu zeytinler, mercimek ve sebze gibi liften zengin çorbalar, az yağlı börekler, tam tahıl ekmeği (buğday, çavdar, yulaf),  yoğurt, cacık, domates, salatalık, meyve, fındık, ceviz, az şekerli bol meyveli komposto gibi besinler arasından menü oluşturulmalı. Ayrıca, bol sıvı tüketilmeli. Sahurdan sonra hemen yatmak; kilo alımı, mide yanması, reflü gibi sorunlara neden olabilir. Bu nedenle sahurdan yarım saat kadar sonra yatılması sağlık açısından yararlıdır” dedi.  </p>
<p><strong>Ramazanda Sağlıklı Beslenmenin Sırrı: Peynir</strong></p>
<p>Ramazan ayında alınması gereken besin ögelerinin çoğunun peynirde gizli olduğunu söyleyen Garipağaoğlu bu dönemde bol peynir tüketmenin vücudun vitamin ve mineral ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olacağını söyledi.  Garipağaoğlu, “Sindirim problemi yaşayan kişiler için de peynir mutlaka iftariyelikler arasında bulunmalı ve gıdalarla birlikte tüketilmeli” dedi. Garipağaoğlu, özellikle bu dönemde vücudun D vitamini düzeyinin yeterli olmasının, Ramazan süresince bağışıklık sistemini destekleyeceğini söyleyerek, “Ramazanda, D vitaminini vücuda alabilmek çok önemli. Yeterli D vitamini bağışıklığın güçlendirilmesinde önemli rol oynuyor. Güneşten yeteri kadar faydalanılmadığı takdirde iftar ve sahur öğünlerinde D vitamini ile zenginleştirilmiş peynir tüketmek önemlidir. Sonuç olarak, yeterli ve dengeli beslenmeye özen göstermek Ramazan ayını sağlıklı ve huzurlu geçirebilmenin anahtarı. Her gününüzün Ramazan bereketi ve güzellikleriyle dolu olması dileğiyle. Hayırlı Ramazanlar” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/muratbeyden-ramazanda-dogru-beslenmenin-puf-noktalari-361817">Muratbey&#8217;den Ramazanda Doğru Beslenmenin Püf Noktaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
