<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>beslenmede | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/beslenmede/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/beslenmede</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jan 2026 08:28:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>beslenmede | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/beslenmede</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Beslenmede Büyük Değişim: Karbonhidrat Gitti, Protein Geldi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beslenmede-buyuk-degisim-karbonhidrat-gitti-protein-geldi-608265</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 08:28:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmede]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[geldi]]></category>
		<category><![CDATA[gitti]]></category>
		<category><![CDATA[karbonhidrat]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Murat Baş]]></category>
		<category><![CDATA[protein]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608265</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı ile Tarım Bakanlığı tarafından 7 Ocak 2026 tarihinde açıklanan 2025–2030 Amerikan Beslenme Rehberi, uzun yıllardır uygulanan klasik besin piramidini önemli ölçüde değiştirerek kamuoyunun ve bilim dünyasının gündemine oturdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beslenmede-buyuk-degisim-karbonhidrat-gitti-protein-geldi-608265">Beslenmede Büyük Değişim: Karbonhidrat Gitti, Protein Geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı ile Tarım Bakanlığı tarafından 7 Ocak 2026 tarihinde açıklanan 2025–2030 Amerikan Beslenme Rehberi, uzun yıllardır uygulanan klasik besin piramidini önemli ölçüde değiştirerek kamuoyunun ve bilim dünyasının gündemine oturdu. Karbonhidratların geri plana çekildiği, protein ve yağ tüketiminin daha görünür hale geldiği yeni piramit modeli, obezite ve metabolik hastalıklarla mücadelede farklı bir yaklaşımı temsil ederken, beraberinde pek çok tartışmayı da gündeme getirdi.</strong></em></p>
<p><em><strong>Yeni rehber, şekerli içeceklerin, yüksek sodyum içeren ürünlerin ve ultra-işlenmiş gıdaların sınırlandırılmasını güçlü biçimde vurgularken; protein tüketiminin artırılması, doymuş yağlara yönelik söylemin yumuşatılması ve alkolle ilgili belirsiz ifadeler nedeniyle temkinli yorumlanması gereken bir çerçeve sunuyor. Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, yeni beslenme piramidinin beslenme biliminde yaşanan dönüşümün bir yansıması olduğunu belirterek, “Bu rehber, tek başına bir devrim değil; beslenme alanında süregelen arayışın ve değişen önceliklerin bir sonucu olarak okunmalı” değerlendirmesinde bulunuyor. </strong></em></p>
<p><strong>Protein Vurgusu Güçleniyor, Kaynak Tartışması Sürüyor</strong></p>
<p>Yeni rehber, günlük protein alımını artırmayı ve hayvansal protein kaynaklarını önceki dönemlere kıyasla daha olumlu bir çerçevede sunmayı öneriyor. Prof. Dr. Murat Baş, bu yaklaşımın belirli risk grupları için anlamlı olduğunu ancak genel nüfus için dikkatle ele alınması gerektiğini vurguluyor: “Kas kaybı, yaşlanma ve metabolik sağlık açısından protein alımının önemi giderek artıyor. Ancak burada miktar kadar, proteinin hangi kaynaktan sağlandığı da büyük önem taşıyor. Bitkisel proteinler, deniz ürünleri ve yağsız hayvansal kaynaklar önceliklendirilmeden yapılan artışlar, uzun vadede kalp-damar sağlığı açısından risk oluşturabilir”… Prof. Dr. Murat Baş’a göre “daha fazla protein” mesajı, kişisel sağlık durumu ve yaşam tarzı dikkate alınmadan genelleştirilmemeli.</p>
<p><strong>Doymuş Yağ ve Kolesterol: Sınırlar Korunuyor, Sorular Artıyor</strong></p>
<p>Yeni rehber, doymuş yağlara yönelik dili yumuşatırken günlük enerjinin yüzde 10’undan fazlasının doymuş yağdan gelmemesi önerisini sürdürüyor. Bununla birlikte tam yağlı süt ürünleri ve kırmızı etin daha görünür hale gelmesi, uygulamada nasıl bir denge kurulacağı sorusunu gündeme getiriyor. Bu noktada yanlış algı riskine dikkat çeken Prof. Dr. Murat Baş, “Son yıllarda kolesterol ve yağ konusundaki bilimsel yaklaşımlar değişti. Ancak bu durum, doymuş yağın tamamen zararsız olduğu anlamına gelmiyor. Kalp-damar hastalıkları hâlâ önemli bir halk sağlığı sorunu. Yağın kaynağı, tüketim miktarı, lif alımı ve bireysel yatkınlık birlikte değerlendirilmediğinde, rehber yanlış yorumlanabilir” şeklinde konuşuyor. </p>
<p>Yeni piramitte tahıl grubu alt sıralara çekilirken, özellikle rafine karbonhidratların sınırlandırılması hedefleniyor. Prof. Dr. Murat Baş, bu yaklaşımın temel olarak olumlu olduğunu ancak önemli bir ayrım yapılması gerektiğini belirtiyor: “Rafine edilmiş tahılların azaltılması, kan şekeri kontrolü ve kilo yönetimi açısından yerinde bir adım. Ancak tam tahıllar, lif ve mikro besin öğeleri bakımından önemli bir kaynaktır. Bu besinlerin gereksiz yere kısıtlanması sindirim sistemi sağlığı ve kalp-damar riski açısından sorun yaratabilir. Mesele tahılı tamamen azaltmak değil, doğru tahılı doğru miktarda tüketmektir”…</p>
<p><strong>Ultra-İşlenmiş Gıdalarda Net Mesaj</strong></p>
<p>Rehberin en geniş bilimsel uzlaşı sağlanan yönü, ultra-işlenmiş gıdalara karşı ortaya koyduğu net tutum oldu. Şekerli içeceklerin, aşırı sodyum içeren ürünlerin ve yüksek derecede işlenmiş gıdaların sınırlandırılması, kalp hastalığı, diyabet ve obezite ile mücadelede temel hedefler arasında yer alıyor. Prof. Dr. Murat Baş bu başlığı rehberin en güçlü yönü olarak değerlendirerek, “ABD’nin kendi yarattığı bir beslenme kültürünü yeniden sorgulaması önemli bir kırılma noktası. Ultra-işlenmiş gıdalarla kronik hastalıklar arasındaki ilişki artık açık biçimde ortaya konmuş durumda. Bu konuda verilen mesajlar bilimsel olarak son derece yerinde” ifadelerini kullanıyor. Ancak Prof. Dr. Murat Baş, her işlenmiş gıdanın aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiğini, bazı zenginleştirilmiş ürünlerin dezavantajlı gruplar için koruyucu rol oynayabildiğini de ekliyor. </p>
<p>Yeni rehber, önceki dönemlerde yer alan net tüketim sınırlarını kaldırarak yalnızca “daha az alkol, daha iyi sağlık” ifadesine yer veriyor. Prof. Dr. Murat Baş, bu yaklaşımın halk sağlığı açısından riskli olabileceğine dikkat çekiyor: “Davranış değişikliği için net sınırlar ve açık mesajlar önemlidir. Alkol tüketimi konusunda belirsiz ifadeler, yanlış yorumlara ve rehberin etkisinin azalmasına yol açabilir”…</p>
<p><strong>Genel Değerlendirme: Tek Bir Piramit Yeterli Değil</strong></p>
<p>Prof. Dr. Murat Baş’a göre yeni Amerikan Beslenme Rehberi, beslenme bilimindeki temel tartışmaları yeniden gündeme taşıyor. “Ne kadar protein, hangi protein, ne kadar yağ, ne kadar işlenmişlik fazla?” sorularının hâlâ net yanıtları bulunmadığını vurgulayan Prof. Dr. Murat Baş, “Sağlıklı beslenme, tek bir piramit ya da tek bir modelle tanımlanamaz. Genel beslenme örüntüsü, yaşam tarzı, fiziksel aktivite düzeyi ve bireysel riskler birlikte ele alınmalıdır. Bu rehber, önemli mesajlar içeriyor; ancak her birey için birebir uygulanacak bir reçete olarak görülmemelidir. Sonuç olarak yeni Amerikan Beslenme Rehberi, şeker ve ultra-işlenmiş gıdaların azaltılması konusunda güçlü ve bilimsel açıdan sağlam bir çerçeve sunarken; protein, doymuş yağ ve alkol başlıklarında daha dikkatli ve kişiselleştirilmiş yorumlara ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Sağlıklı beslenmenin anahtarı, tek bir piramitte değil; dengeli, çeşitli ve bireye özgü bir beslenme yaklaşımında yatıyor” şeklinde sözlerini tamamlıyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beslenmede-buyuk-degisim-karbonhidrat-gitti-protein-geldi-608265">Beslenmede Büyük Değişim: Karbonhidrat Gitti, Protein Geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beslenmede Paradigma Değişimi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beslenmede-paradigma-degisimi-604997</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 14:51:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bakır]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmede]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[değişimi]]></category>
		<category><![CDATA[gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[işlenmiş]]></category>
		<category><![CDATA[paradigma]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604997</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (HHS) ile Tarım Bakanlığı’nın (USDA) 2025–2030 Beslenme Rehberi için paylaştığı kapsamlı bilimsel rapor, dünyada olduğu kadar Türkiye’de de yankı uyandırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beslenmede-paradigma-degisimi-604997">Beslenmede Paradigma Değişimi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (HHS) ile Tarım Bakanlığı’nın (USDA) 2025–2030 Beslenme Rehberi için paylaştığı kapsamlı bilimsel rapor, dünyada olduğu kadar Türkiye’de de yankı uyandırdı. Yaklaşık yarım yüzyıldır uygulanan klasik beslenme yaklaşımlarını sorgulayan yeni rehber, beslenmeyi kronik hastalıkların yalnızca önlenmesinde değil, doğrudan iyileştirilmesinde de merkezi bir unsur olarak konumlandırıyor.</p>
<p>Bu köklü değişimi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı<strong> </strong>Doç. Dr. Binnur Okan Bakır değerlendirdi.</p>
<p><strong>“Bu rapor, beslenmeyi ilk kez bu kadar net şekilde sağlığın merkezine koydu”</strong></p>
<p>ABD’de yetişkinlerin yaklaşık yüzde 70’inin fazla kilolu, yüzde 40’tan fazlasının obeziteli birey olduğunu, yetişkin nüfusun yarısından fazlasında diyabet ya da prediyabet görüldüğünü hatırlatan Doç. Dr. Bakır, “Bu veriler, beslenme politikalarının neden değişmesinin kaçınılmaz olduğunu açıkça gösteriyor. Yeni rehber, kronik hastalıkları yalnızca genetik ya da yaşla açıklayan anlayışı bir kenara bırakıyor ve beslenmeyi temel belirleyici olarak tanımlıyor” dedi.</p>
<p>Türkiye’deki tabloya da dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, “Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi verilerine göre Türkiye, fazla kilo ve obezite açısından en üst sırada yer alıyor. Bu durum artık bireysel tercihlerden öte, ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınmalı” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Karbonhidrat merkezli düşünme alışkanlığı sorgulanıyor”</strong></p>
<p>Yeni rehberin en dikkat çekici yönlerinden birinin makro besin ögelerine yaklaşım olduğunu vurgulayan Bakır, “Uzun yıllar boyunca düşük yağlı, yüksek karbonhidratlı beslenme modelleri önerildi. Ancak bugün gelinen noktada bu yaklaşımın metabolik hastalıkları önlemede yetersiz kaldığını görüyoruz” dedi.</p>
<p>Protein alımının önemine dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır şöyle konuştu:</p>
<p>“Yetersiz protein alımı kas kütlesi kaybı, insülin direnci ve metabolik yavaşlama ile ilişkilidir. Çocuklarda ise büyüme ve bilişsel gelişim üzerinde olumsuz etkiler görülebilir. Rehber, bu nedenle yaşa, fizyolojik duruma ve sağlık koşullarına uygun yeterli protein alımını temel bir ilke olarak ortaya koyuyor.”  </p>
<p><strong>“Yağdan kaçmak değil, yağın niteliği önemli”</strong></p>
<p>Yağlara ilişkin yaklaşımın da köklü biçimde değiştiğini belirten Bakır, “Artık mesele toplam yağ miktarından ziyade, yağın hangi kaynaklardan nasıl alındığı ve nasıl bir işlem gördüğü. Sağlıklı kaynaklardan alınan ve az işlenmiş gıdalardan gelen yağlar ile rafine ve yoğun işlenmiş yağların vücut üzerindeki etkileri aynı değil” dedi.</p>
<p>Bu değişimi “yağdan tamamen kaçma döneminin kapanması” olarak tanımlayan Bakır, “Yeni dönem, yağın niteliğini esas alan daha bilimsel bir dönemdir” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>“Aşırı işlenmiş gıdalar için ilk kez bu kadar net bir uyarı var”</strong></p>
<p>ABD’de alınan enerjinin yaklaşık yüzde 60’ının aşırı işlenmiş gıdalardan geldiğini hatırlatan Bakır, bu gıdaların obezite, tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalıklarıyla güçlü ilişkiler gösterdiğini söyledi.</p>
<p>“Federal düzeyde ilk kez bu kadar açık biçimde ‘aşırı işlenmiş, paketli ve hazır gıdalar sınırlandırılmalı’ deniyor. Bu, beslenme politikaları açısından çok önemli bir eşik” diyen Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, gerçek gıdaya dönüşün altını çizdi.</p>
<p><strong>“Çocuk beslenmesi geleceğin sağlığını belirliyor”</strong></p>
<p>Yeni rehberde çocuk beslenmesine özel vurgu yapılmasını çok değerli bulduğunu belirten Bakır, “Eklenti şekerler, yapay tatlandırıcılar ve yoğun katkı maddeleri çocukların metabolik dengesi ve bağırsak sağlığı açısından ciddi riskler taşıyor. Okul yemekleri ve çocuk beslenme programları bu nedenle stratejik öneme sahip. Çocukluk çağı obezitesi Dünya Sağlık Örgütü Tarafından da Acil Sağlık Önceliği olarak kabul ediliyor” dedi. </p>
<p>Şekerli içecekler ve meyve sularının sağlıklı alternatifler olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı<strong> </strong>Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, “Bu net duruş, aileler için de yol gösterici nitelikte” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Bağırsak mikrobiyomu yeni dönemin anahtar kavramı”</strong></p>
<p>Yeni rehberde bağırsak mikrobiyomunun bağışıklık sistemi, metabolik sağlık ve beyin fonksiyonlarıyla birlikte ele alınmasını “bilimsel bir dönüm noktası” olarak değerlendiren Bakır, “Liften zengin sebzeler, yoğurt ve kefir gibi fermente gıdalar ile geleneksel, az işlenmiş besinler artık sağlıklı beslenme önerilerinin temelini oluşturuyor” dedi.</p>
<p><strong>“Topluma verilen mesaj çok net”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, rehberin topluma verdiği temel mesajı şu sözlerle özetledi:<br /> “Gerçek gıdayı esas alın. Aşırı işlenmiş ürünler yerine doğala en yakın, az işlenmiş besinleri tercih edin. Yeterli protein alın, yağın niteliğine odaklanın. Bu yaklaşım yalnızca ağırlık kontrolü için değil, uzun vadeli sağlık için de en güçlü araçtır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beslenmede-paradigma-degisimi-604997">Beslenmede Paradigma Değişimi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Düşük Proteinli Beslenmede Yaşam İzleri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dusuk-proteinli-beslenmede-yasam-izleri-556845</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2025 06:38:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmede]]></category>
		<category><![CDATA[düşük]]></category>
		<category><![CDATA[izleri]]></category>
		<category><![CDATA[proteinli]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=556845</guid>

					<description><![CDATA[<p>Düşük Proteinli (DP) Yaşam İzleri : PKU Aile Toplantıları, Adana, Diyarbakır, Gaziantep ve Hatay illerinde gerçekleşti. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dusuk-proteinli-beslenmede-yasam-izleri-556845">Düşük Proteinli Beslenmede Yaşam İzleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Düşük Proteinli (DP) Yaşam İzleri : PKU Aile Toplantıları, Adana, Diyarbakır, Gaziantep ve Hatay illerinde gerçekleşti.</p>
<p>PKU Aile Derneği tarafından hayata geçirilen ve Çocuk Beslenme ve Metabolizma Derneği ile Pediatri Diyetisyenliği Derneği iş birliğinde düzenlenen “<strong>Düşük Proteinli (DP) Yaşam İzleri: PKU Aile Toplantıları”</strong>, 2025 yılının ilk yarısında Adana, Diyarbakır, Gaziantep ve Hatay illerinde gerçekleştirildi.</p>
<p>PKU Aile Derneği, Yenidoğan Topuk Taraması ile  teşhis edilen fenilketonür<strong>i </strong>ve diğer amino asit metabolizması hastalıkları ile yaşayan bireyleri, ailelerini, sağlık profesyonellerini ve uzmanları bir araya getirdi.  Adana, Diyarbakır, Gaziantep ve Hatay’da başarıyla gerçekleştirilen toplantılarla başlayan bu yolculuk, yalnızca bilgi aktarımı değil, aynı zamanda dayanışma, moral ve toplumsal farkındalık sağlayan güçlü bir etkileşim zemini sunuyor. PKU (Fenilketonüri) ve diğer amino asit metabolizma bozukluklarıyla yaşayan bireylerin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen bu seri, <strong>farklı şehirlerde düzenlenecek yeni toplantılarla devam edecek ve tedavi uyumuna etkisini ölçümleyecek.</strong></p>
<p><b>Sağlıkta Fırsat Eşitliği</b></p>
<p>Toplantılar; uzman hekimlerin, diyetisyenlerin, sosyal hizmet uzmanlarının ve hukukçuların katılımıyla gerçekleşiyor. Katılımcılar, hastalık yönetimi, düşük proteinli diyetin uygulanabilirliği, sosyal haklar, acil durumlarda özel beslenme planları ve öz savunuculuk gibi başlıklarda bilgiye erişiyor; atölyeler ve paneller aracılığıyla aktif katılım sağlıyor. Her toplantı, bilimsel bilgiyi gündelik yaşamla buluştururken, aynı zamanda bireylerin yalnız olmadıklarını hissettikleri sosyal bir dayanışma alanı da yaratıyor.</p>
<p>Toplantılar kapsamında düzenlenen paneller, atölyeler ve interaktif oturumlar ile:</p>
<ul>
<li>Tanı ve tedavi süreçlerine dair güncel bilgiler,</li>
<li>Düşük proteinli diyet uygulamalarında karşılaşılan zorluklara yönelik çözümler,</li>
<li>Sosyal ve hukuki haklara dair bilinçlendirme çalışmaları,</li>
<li>Ailelerin deneyimlerini paylaşabilecekleri güvenli bir buluşma ortamı sunuldu.</li>
</ul>
<p>Etkinlik serisi ilk etapta 6 Şubat depremlerinden doğrudan etkilenen bölgelerde başlatıldı. Deprem sonrası dönemde sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan zorluklar, bilgi eksikliği ve sosyal destek ihtiyacı göz önünde bulundurularak planlanan bu buluşmalar, aynı zamanda sağlıkta fırsat eşitliğine dikkat çeken bir kamu yararı modeli olarak öne çıkıyor.</p>
<p>PKU Aile Derneği Başkanı <strong>Deniz Yılmaz Atakay</strong>, etkinliklerle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:</p>
<p>“<em>DP Yaşam İzleri, yalnızca bireylerin bilgiye erişimini kolaylaştırmakla kalmıyor; aynı zamanda aileler arasında güçlü bir bağ kuruyor </em><strong><em>ve tedaviye uyumu</em></strong><em> arttırıyor. Her buluşmada daha görünür hale gelen bu topluluk, birlikte iyileşmenin mümkün olduğunu gösteriyor. Bu modeli Türkiye’nin dört bir yanına taşımayı hedefliyoruz.”</em></p>
<p>PKU Aile Derneği, <strong>önümüzdeki dönemde Türkiye</strong>’<strong>nin farklı bölgelerinde</strong> de bu toplantıların düzenlenmesine yönelik hazırlıklarını sürdürüyor. Her şehirde yerel ihtiyaçlar gözetilerek kurgulanan etkinlikler, toplumda metabolik hastalıklar konusundaki farkındalığı artırırken, hasta ve hasta yakınları için kalıcı destek mekanizmaları oluşturmayı hedefliyor.</p>
<p>Dernek, bu yolculukta hem uzman kuruluşlarla iş birliğini genişletmeyi hem de kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin ve sivil toplumun bu sürece daha aktif şekilde dahil olmasını sağlamayı amaçlıyor.</p>
<p><b><strong>PKU Aile Derneği Hakkında</strong></b></p>
<p>2005 yılında kurulmuş ulusal ve uluslararası platformlarda faaliyet gösteren PKU Aile Derneği, kâr amacı gütmeyen bir hasta derneğidir. Düşük proteinli beslenen bireylerin sosyal yaşama daha etkin katılmalarını sağlamak, hak temelli savunuculuk yapmak, düşük proteinli ürün yelpazesinin daha geniş alanlarda olmasını sağlamak amacıyla kurulmuştur. PKU Aile Derneği, sosyal projelerle toplumsal farkındalık yaratmaya çalışmakta ve ilgili kurumlarla işbirliği içinde hak ve savunuculuk temelli <strong>bilinç yaratıcı </strong>faaliyetlerini yürütmektedir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dusuk-proteinli-beslenmede-yasam-izleri-556845">Düşük Proteinli Beslenmede Yaşam İzleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sınav öncesi beslenmede bu 5 uyarıya dikkat</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sinav-oncesi-beslenmede-bu-5-uyariya-dikkat-546400</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2025 09:25:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmede]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[uyarıya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546400</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) çok az bir süre kaldı. Üniversite adayları uzun süredir hazırlandıkları sınavlara 21 ve 22 Haziran’da girecekler.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinav-oncesi-beslenmede-bu-5-uyariya-dikkat-546400">Sınav öncesi beslenmede bu 5 uyarıya dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) çok az bir süre kaldı. Üniversite adayları uzun süredir hazırlandıkları sınavlara 21 ve 22 Haziran’da girecekler. Heyecan, kaygı ve stresle birlikte sınav öncesi beslenme dikkatten kaçıyor, çoğu zaman önemsenmiyor. Ancak uzmanlar sınav öncesi doğru beslenmenin zihinsel performansın artırılmasında ve stres yönetiminde kritik bir rol oynadığını söylüyor. İstinye Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Melike Şeyma Deniz, sınav haftasında ve sınavdan önce dikkat edilmesi gereken beslenme prensiplerine dair önemli bilgiler veriyor. İşte o öneriler:</p>
<ol>
<li><strong>Şekerli gıdalardan uzak durun: </strong>Sınav öncesinde tatlı ya da çikolata gibi şekerli yiyecekler tüketmekten kaçınılmalıdır. Bu tür besinler, kan şekerinde ani yükselmelere ve sonrasında hızlı düşüşlere neden olarak hipoglisemi riskini artırır. Hipoglisemiye bağlı olarak dikkat dağınıklığı, halsizlik ve uyuklama hali görülebilir.</li>
<li><strong>Kompleks karbonhidratlara öncelik verin: </strong>Zihinsel performansın sürdürülebilirliği için karbonhidrat büyük önem taşıyor. Tam buğday ekmeği, yulaf ve taze meyveler gibi kompleks karbonhidratlar, kan şekerini dengeli bir şekilde yükselttiği için hem uzun süre tok tutar hem de konsantrasyonu korur. </li>
<li><strong>Su tüketimini ihmal etmeyin: </strong>Yeterli su içmek, zihinsel berraklığı artırıyor. Sınavdan bir gün önce ortalama 2-2,5 litre su tüketilmesini öneriyoruz. Şekerli ve kafeinli içecekler yerine su, ayran ya da şekersiz bitki çayları tercih edilmeli. Basit görünen su tüketimi aslında sınav başarısı üzerinde etkili bir unsur.</li>
<li><strong>Sınav öncesi dışarıda yemek tüketmeyin: </strong>Gıda güvenliği sınav başarısını doğrudan etkileyebilecek bir konu. Sınavdan önceki gün, daha önce tüketmediğiniz ya da açıkta satılan yiyecekleri denemekten kaçının. Gıda zehirlenmesi riski taşıyan besinler sınav günü ciddi sorunlara yol açabilir. Mümkünse evde, az yağlı ve sindirimi kolay öğünler tercih edilmeli.</li>
<li><strong>Kahvaltıyı atlamayın:</strong> Sınav sabahı yapılan dengeli bir kahvaltı, zihinsel verimlilik için temel desteklerden biri. Stresin iştahı baskılayabileceğini biliyoruz. Ancak bu durum kahvaltının atlanmasına neden olmamalı. Yumurta, peynir, ceviz, tam buğday ekmeği gibi besinlerle hazırlanan dengeli bir kahvaltı, güne sağlıklı bir başlangıç sağlar ve sınav boyunca zihinsel performansı destekler. Ayrıca kahve ve çay gibi uyarıcı içeceklerin aşırı tüketimi, konsantrasyon üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.</li>
</ol>
<p><strong>Örnek Sınav Sabahı Kahvaltısı</strong></p>
<ul>
<li>1 haşlanmış yumurta</li>
<li>1 dilim beyaz peynir</li>
<li>5-6 adet zeytin</li>
<li>2-3 tam ceviz</li>
<li>2-3 dilim tam buğday ekmeği</li>
<li>Mevsim yeşillikleri (domates, salatalık, maydanoz, roka)</li>
<li>İsteğe bağlı 1 orta boy meyve</li>
<li>İsteğe bağlı 1 su bardağı laktozsuz süt ya da bitki çayı</li>
</ul>
<p>Kahvaltıya iştahı olmayan öğrenciler için yumurtalı, peynirli bir sandviç ve birkaç tam cevizle sade ama etkili bir alternatif oluşturulabilir. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinav-oncesi-beslenmede-bu-5-uyariya-dikkat-546400">Sınav öncesi beslenmede bu 5 uyarıya dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Danone&#8217;den 450 Milyon TL&#8217;yi Aşkın Yatırım ile Medikal Beslenmede Yerli Üretim Atağı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/danoneden-450-milyon-tlyi-askin-yatirim-ile-medikal-beslenmede-yerli-uretim-atagi-408893</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Sep 2023 17:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın]]></category>
		<category><![CDATA[atağı]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmede]]></category>
		<category><![CDATA[danoneden]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[medikal]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[tlyi]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<category><![CDATA[yerli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=408893</guid>

					<description><![CDATA[<p>Faaliyetlerini “Mümkün olan en fazla sayıda insana gıda yoluyla sağlık ulaştırma” global misyonu doğrultusunda yürüten Danone, Lüleburgaz Üretim Yerleşkesi’ne yaptığı 450 milyon TL’yi aşkın son yatırım ile malnütrisyon tedavisinde kullanılan medikal beslenme ürünlerinin yerli üretimine başladı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/danoneden-450-milyon-tlyi-askin-yatirim-ile-medikal-beslenmede-yerli-uretim-atagi-408893">Danone&#8217;den 450 Milyon TL&#8217;yi Aşkın Yatırım ile Medikal Beslenmede Yerli Üretim Atağı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li><strong>Faaliyetlerini “<em>Mümkün olan en fazla sayıda insana gıda yoluyla sağlık ulaştırma</em>” global misyonu doğrultusunda yürüten Danone, </strong><strong>Lüleburgaz Üretim Yerleşkesi’ne yaptığı 450 milyon TL’yi aşkın son yatırım ile malnütrisyon tedavisinde kullanılan medikal beslenme ürünlerinin yerli üretimine başladı.</strong></li>
<li><strong>Danone, 2 yıl içinde üretim kapasitesini yüzde 50 artırmayı ve mevcut ihracatını 3 katına çıkarmayı hedefliyor.</strong></li>
</ul>
<p>Dünyada 100 yılı aşkın, Türkiye’de ise 40 yıla yakın süredir devam eden varlığıyla global kimliğinin yanı sıra yerli boyut da kazanan Danone, Türkiye’ye duyduğu güven ve inanç ile yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor. </p>
<p>Türkiye’deki başarılı faaliyetleri sonucunda elde ettiği kazanımları, yatırım ve istihdam ölçeğinde yine bu topraklara döndüren Danone, bu yaklaşımı doğrultusunda son olarak, Lüleburgaz Üretim Yerleşkesi’ne 450 milyon TL’yi aşkın yatırım yaparak malnütrisyon (yetersiz beslenme) tedavisinde kullanılan medikal beslenme ürünlerinin yerli üretimine başladı. Yapılan son yatırımla Danone Türkiye Lüleburgaz Üretim Yerleşkesi Danone’nin hem sütlü ürünler, hem medikal beslenme ürünlerini üreten ilk hibrit fabrikası oldu.</p>
<p>Danone Medikal Beslenme Ürünleri Tesisi’nin açılışı, <strong>T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır</strong>, <strong>Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Danone Türkiye Genel Müdürü Cem Küçükcan</strong>ve <strong>Danone Global Operasyonlar Başkanı Vikram Agarwal</strong>’ın katılımıyla gerçekleştirildi.</p>
<p><strong>“Hedefimiz, üretim kapasitemizi 2 yıl içinde yüzde 50 artırırken, ihracatımızı ise 3 katına çıkararak Türk ekonomisine katkımızı ve yarattığımız sürdürülebilir değeri katlayarak artırmak.”</strong></p>
<p><strong>T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı </strong>Sayın <strong>Mehmet Fatih Kacır, </strong>törende yaptığı konuşmada şunları söyledi:<strong> </strong>“Türkiye’nin dinamikleri ve değerleriyle bütünleşen ve ülkemiz ekonomisine katkı sunan Danone’nin yatırımlarını memnuniyetle takip ediyorum. Bugün de Danone’nin yaptığı yatırımlardan bir yenisini daha duyurmanın heyecanını yaşıyoruz. Danone, 450 milyon TL’lik bu yatırım ile “malnutrisyon” tedavisinde kullanılan medikal beslenme ürünlerinin yerli üretimine başlamış bulunuyor. Genelde aşırı, yetersiz ya da dengesiz beslenme olarak tanımlanan malnutrisyon, çocuklardan yetişkinlere kadar milyonlarca insanı etkiliyor. Danone tarafından yapılan bu kritik yatırım ile, medikal beslenme ürünlerinin ülkemizde yerli üretimine katkı sağlanmış olacak. Ayrıca, ülkemizde üretilen medikal beslenme portföyü iç pazardaki ihtiyaca cevap vermenin yanı sıra; İngiltere, Macaristan, Slovakya ve Çekya’ya ihraç edilecek. Artarak devam edecek bu yatırım, ülkemizde cari açığın azaltılmasına önemli katkılar sağlayacak. Tesiste kullanılan hammaddelerin yerlileştirilmesi için yürütülen projeler ile yüksek iş hacmi oluşturacak. Medikal Beslenme Üretim Tesisinin kurulmasında emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.”</p>
<p><strong>Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı</strong> <strong>Sayın</strong> <strong>A. Burak Dağlıoğlu </strong>ise;<strong> </strong>“Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi olarak sürecin başından beri yakından takip ettiğimiz ve destek olduğumuz Danone’nin bu yatırımı ile yetersiz beslenmeye bağlı hastalıkların tedavisi için önem arz eden medikal beslenme ürünlerinin ülkemizde üretimini memnuniyetle karşılıyoruz. İlaç kapsamında değerlendirilen, katma değeri yüksek ve özel nitelikli bu ürünlerin yerlileştirilmesi ve bu tesisin bölgesel bir üretim merkezi olarak çevre ülkelere ihracat yapacak olması ülkemizin üretim hedefleri ile aynı doğrultudadır. Cumhuriyetimizin 100. yılını pek çok başkentte yatırımcılarımızla kutladığımız, “Invest in Türkiye” mesajımızı sıklıkla duyurduğumuz bugünlerde ülkemizin yatırım ortamına güvenerek yatırım yapan Danone ailesini tebrik ederiz. Sayın Cumhurbaşkanımız’ın vizyonuyla, Türkiye Yüzyılı’nı yatırım yüzyılı yapma gayemize ortak oldukları için kendilerine teşekkür ederiz” ifadelerinde bulundu.</p>
<p>Açılış töreninde konuşan <strong>Danone Türkiye Genel Müdürü Cem Küçükcan</strong> şöyle dedi: “Global bir markanın yerli varlığının en başarılı örneklerinden biri olan Danone’nin Türkiye’ye duyduğu güven ve inançla, yatırımlarını artırarak sürdürmesinden büyük gurur ve mutluluk duyuyorum. Danone Türkiye olarak; Türkiye’deki 6 üretim tesisimiz, Ar-Ge merkezimiz, Türkiye’nin dört bir yanında   çalışan 2000’i aşkın Danoneli ile 20’nin üzerinde marka ve yenilikçi ürün portföyümüzü her yaştan tüketiciyle buluşturuyoruz. Bugün de Türkiye’ye üretim, ihracat, teknoloji ve sağlık alanında değer katmak için “Türkiye’nin Gücüyle, Türkiye için” diyerek yeni bir yola çıkıyoruz. Lüleburgaz’daki üretim yerleşkemize yaptığımız bu yatırım ekonomik değerin ötesinde bölgesel kalkınma ve tüm paydaş ekosistemimiz açısından özel bir öneme sahip. Medikal beslenmedeki yerli üretimimizle, Türkiye’nin ihtiyacına cevap vermenin yanı sıra halihazırda aralarında Macaristan, Slovakya ve İngiltere’nin de bulunduğu çok sayıda ülkeye ürün ihraç ediyoruz. Medikal beslenme alanında bir üretim ve ihracat üssü olma yolunda emin adımlarla ilerlemekteyiz… Hedefimiz; üretim kapasitemizi 2 yıl içinde yüzde 50 artırırken, ihracatımızı ise 3 katına çıkararak Türk ekonomisine katkımızı ve yarattığımız sürdürülebilir değeri katlayarak artırmak.” </p>
<p><strong>Danone, yerli üretim ile ulusal ve bölgesel kalkınmaya da değer katıyor</strong></p>
<p>Yeni üretim tesisiyle medikal beslenme alanında önemli bir adım atan Danone, projenin ilk adımından beri çok sayıda Türk şirketiyle iş birliği yapmasının yanı sıra, üretimde kullanılan hammaddeleri de yerlileştirerek Türkiye’ye ve bölgesel kalkınmaya değer katıyor. Teknoloji, istihdam ve inovasyonun buluştuğu bir merkez niteliğinde olan bu tesiste kullandığı üretim süreci tasarımı sayesinde yüzde 30 enerji tasarrufu sağlayan Danone, aynı tasarımı Danone’nin diğer üretim tesislerinde de hayata geçirmeyi hedefliyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/danoneden-450-milyon-tlyi-askin-yatirim-ile-medikal-beslenmede-yerli-uretim-atagi-408893">Danone&#8217;den 450 Milyon TL&#8217;yi Aşkın Yatırım ile Medikal Beslenmede Yerli Üretim Atağı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Hepatit hastaları beslenmede karaciğerlerini zorlamamalı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hepatit-hastalari-beslenmede-karacigerlerini-zorlamamali-396085</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Aug 2023 11:10:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmede]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[hepatit]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğerlerini]]></category>
		<category><![CDATA[zorlamamalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=396085</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hepatit hastalığından nasıl korunmamız gerektiği konusunda uyarılarda bulunan Medical Park Gebze Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Yüksel Aksoy, “Hepatit hastalığında A ve B virüslerinin aşısı vardır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hepatit-hastalari-beslenmede-karacigerlerini-zorlamamali-396085">&#8220;Hepatit hastaları beslenmede karaciğerlerini zorlamamalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hepatit hastalığından nasıl korunmamız gerektiği konusunda uyarılarda bulunan Medical Park Gebze Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Yüksel Aksoy, “Hepatit hastalığında A ve B virüslerinin aşısı vardır. Siz de hastalığı geçirip geçirmediğinizi öğrendikten sonra korunmak için aşı yaptırabilirsiniz. Her şeyden önce kendi sağlığımızın önemli olduğunu unutmayın.  Hastalar karaciğerlerini zorlamayan hafif yemekler tercih etmeli,  protein ve yağ alımını azaltılmalıdır” dedi.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Medical Park Gebze Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Yüksel Aksoy, hepatit hastalığı konusunda açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Hepatit hastalığının tanımını yapan Uzm. Dr. Aksoy, “Karaciğerin iltihabı olarak tarif edilebilecek hepatitin virüsler başta olmak üzere çok sayıda nedeni vardır. Farklı hepatit virüs tiplerinin (A, B, C, D ve E) neden olduğu viral hepatitler; milyonlarca insanı farkında olmadan etkileyebilecek gerçek anlamda küresel bir salgın oluşturmakta, önde gelen ölüm nedenlerinden biri olarak yılda 1.3 milyon kişinin ölümüne neden olmaktadır” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>HALSİZLİK VE YORGUNLUK GÖRÜLEBİLİR</strong></p>
<p>Hepatit hastalığındaki belirtilerden bahseden Uzm. Dr. Aksoy, “Halsizlik, yorgunluk, gözaklarında sararma, idrar renginde koyulaşma en sık görülen belirtiler olup bazen bulantı ve kusma bunlara eşlik eder” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>GENÇ NÜFUS RİSK ALTINDA</strong></p>
<p>Hangi bireylerin risk altında olduğuna değinen Uzm. Dr. Aksoy, “Hepatit A, su ve besinlerle, özellikle kötü hijyenik koşullarda kolaylıkla bulaşabilen ve salgınlara yol açabilen bir hastalıktır. Özellikle genç nüfusumuzun Hepatit A açısından risk taşıdığı ve Hepatit A aşısını yaptırmadığı bilinmektedir. Hepatit A kronikleşmez ve aşı ile korunması mümkün olan bir hastalıktır. Hepatit B (HBV) ve Hepatit C virüsleri (HCV) uzun vadede kronik karaciğer hastalığı, siroz veya karaciğer kanserine yol açabildiği için ayrı bir öneme sahiptir. Ülkemizde nüfusun yaklaşık yüzde 4-5’i kronik Hepatit B, yüzde 0.5’i kronik Hepatit C’dir. Hepatit B; enfekte kan ve kan ürünleri, cinsel ilişki ve enfekte anneden yenidoğan bebeğe bulaşma şeklinde kişiden kişiye yayılır. Hepatit C de benzer yollarla bulaşmakla birlikte esas olarak enfekte kan ve kan ürünleri ile doğrudan temas yoluyla yayılır. </p>
<p><strong>GEBELERDE DÜŞÜK RİSKİNİ NEDEN OLABİLİR</strong></p>
<p>Hepatit D virüsünün (HDV), HBV enfeksiyonu olan kişilerde hastalığa yol açtığını belirten Uzm. Dr. Aksoy, şu bilgileri paylaştı:</p>
<p>“Hepatit D, Hepatit B’nin yokluğunda enfeksiyon yapamaz. Hepatit E virüsü (HEV) ise dışkı ile temas yolu ile bulaşır, vahşi ve evcil hayvanlarda bulunur ve akut enfeksiyona yol açar. Erişkinlerde daha sık görülür. Gebelikte geçirildiğinde daha ciddi seyreder. Özellikle gebelerde son 3 aylık dönemde düşük, erken doğum, ciddi karaciğer yetmezliği ile ölüm riskinin artmasına sebep olabilir. Hepatit E virüsünün spesifik bir tedavisi ve aşısı yoktur.”</p>
<p>Hepatit hastalığının, kan tahlili ile tespit edilebileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Aksoy, alt seviyesinde yükselmenin en önemli belirteç olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>AŞI YAPTIRMAK OLDUKÇA ÖNEMLİ</strong></p>
<p>Hepatit hastalığından nasıl korunmamız gerektiğini hatırlatan Uzm. Dr. Aksoy, “Hepatit hastalığında A ve B virüslerinin aşısı vardır. Siz de kan testi yaptırarak hastalığı geçirip geçirmediğinizi öğrenip aşı yaptırabilirsiniz. Her şeyden önce kendi sağlığımızın önemli olduğunu unutmayalım.   Hasta kişiler karaciğerlerini zorlamayan hafif yemekler tercih etmeli, protein ve yağ alımını azaltmalıdır” dedi.</p>
<p><strong>TEDAVİ YOLLARI</strong></p>
<p>Tedavi sürecine değinen Uzm. Dr. Aksoy, “Eskiye göre tedavi yöntemlerindeki yeni gelişmeler sayesinde Hepatit C virüsü tamamen tedavi edilebilir hastalık durumuna gelmiştir. Hepatit B’nin zararlı etkilerini ortadan kaldıracak gelişmiş antiviral tedaviler mevcuttur. Hepatit D için ilaç geliştirme çalışmaları devam etmektedir. Hepatit A ve E’de ise henüz antiviral tedavi yoktur. Bu iki hastalık kronikleşmediğinden hastalık aşamasında destek tedavileri uygulanmaktadır” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hepatit-hastalari-beslenmede-karacigerlerini-zorlamamali-396085">&#8220;Hepatit hastaları beslenmede karaciğerlerini zorlamamalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
