<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>belleğe | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/bellege/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bellege</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Jun 2025 11:35:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>belleğe | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bellege</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bedia Ceylan Güzelce&#8217;den Belleğe, Zamanın Ruhuna ve İç Sesimize Yolculuk: &#8220;Bu Çağın İnsanı&#8221; Raflarda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bedia-ceylan-guzelceden-bellege-zamanin-ruhuna-ve-ic-sesimize-yolculuk-bu-cagin-insani-raflarda-546076</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 11:35:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bedia]]></category>
		<category><![CDATA[belleğe]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[ceylan]]></category>
		<category><![CDATA[güzelceden]]></category>
		<category><![CDATA[insani]]></category>
		<category><![CDATA[raflarda]]></category>
		<category><![CDATA[ruhuna]]></category>
		<category><![CDATA[sesimize]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[zamanın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546076</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gazeteci-yazar Bedia Ceylan Güzelce’nin yeni kitabı Bu Çağın İnsanı Çınar Yayınları etiketiyle hem bireyin iç sesine hem de kolektif hafızamıza yönelen şiirsel ve düşündürücü bir anlatıyla raflardaki yerini aldı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bedia-ceylan-guzelceden-bellege-zamanin-ruhuna-ve-ic-sesimize-yolculuk-bu-cagin-insani-raflarda-546076">Bedia Ceylan Güzelce&#8217;den Belleğe, Zamanın Ruhuna ve İç Sesimize Yolculuk: &#8220;Bu Çağın İnsanı&#8221; Raflarda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci-yazar Bedia Ceylan Güzelce’nin yeni kitabı <em>Bu Çağın İnsanı</em> Çınar Yayınları etiketiyle hem bireyin iç sesine hem de kolektif hafızamıza yönelen şiirsel ve düşündürücü bir anlatıyla raflardaki yerini aldı. Deneme türündeki eseriyle Güzelce, hızla dönüşen dünyada insan olmanın yolculuğuna<strong> </strong>ışık tutuyor. Toplumun hızla değişen ruh hâlini, yakın tarihimizde iz bırakan meselelerin izleğinden takip eden <em>Bu Çağın İnsanı</em>, bir yandan insan olmaya çalışırken, diğer taraftan bu uğurda verilen iç çatışmalara, küçük hayatlarımızın büyük mücadelelerine de dikkat çekiyor. Ekranların hafızamız ve yegâne odağımız haline geldiği bu çağda, git gide hissizleştiğimize dikkat çeken kitap, inadına yaşamak, inadına insan olmak ve inadına hatırlamak üzerine hem bir durup soluklanma hem de bir hatırlama seansı niteliği taşıyor.</p>
<p><strong>Günümüz yalnızlığının şiirsel bir kaydı</strong></p>
<p>Kitap, sosyal medyadan yapay zekâya, pandemiden depreme, ayrılıktan ölüme kadar pek çok güncel konuyu ele alıyor. Kadın olmak, çocuk olmak, görünürlük arzusu, fark edilmek isteği, kayıplar ve umut… Tüm bu temalar, Güzelce’nin şiirle örülmüş diliyle içten, zarif ve etkileyici bir şekilde okura sunuluyor.</p>
<p>Bedia Ceylan Güzelce, kitabıyla ilgili olarak şu görüşleri paylaştı: “Her şey boş demenin içi, hiç bu kadar dolu olmamıştı. Yaşamı ekrandan takip ediyoruz. Hepimiz gizli birer bağımlıyız artık. Birbirimize ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir zamanda, bu denli yalnızlaşmamız nasıl açıklanabilir? Herkes kendi içine kapanırken, toplumsal hafızamız da dijital belleğe teslim oluyor. Dünya tarihinde ilk kez bir kuşak, kendinden önceki kuşaktan daha kısıtlı imkânlarla büyüyor. Savaşlar, gündelik siyaset, kimlik arayışları, değerlerin sorgulanması, yıkılması ve yerine yenilerinin konamaması gibi meselelere bir de memleket dertleri ekleniyor. Pandemi, deprem, yangınlar, afetler, yitip giden hayatlarla birlikte kaybettiğimiz şey sadece gözyaşlarımız olabilir mi? Peki, kaybettiklerimizi nasıl geri kazanırız? Elbette hatırlayarak.”</p>
<p><em>Bu Çağın İnsanı</em>’nı hem bu çağın insanına ayna tutmak hem de unuttuklarımızı hatırlatmak amacıyla kaleme aldığını belirten Güzelce, kitabını sessizliğin arttığı bir dönemde iç sesimizi duyurmanın bir yolu olarak tanımlıyor. Öte yandan Güzelce, kitabın; hızla değişen değerler, ilişkiler ve yaşam biçimleri karşısında savrulan insana bir hatırlatma seansı niteliği taşıdığını ve bu çağın meselelerine dair hislerimizi görünür kılan bir anlatı olduğunu da ifade ediyor.</p>
<p><strong>Deneme, şiir ve söyleşi arasında bir geçiş</strong></p>
<p>Güzelce’nin kaleminden çıkan <em>Bu Çağın İnsanı</em>, türler arasında özgürce dolaşan bir eser olarak konumlanıyor. Kimi zaman şiire yaklaşan, kimi zaman okurla birebir konuşan bölümleriyle deneme türünün güncel bir örneği olarak öne çıkıyor. Duyguları ve düşünceleri bir bütün olarak işleyen eser, çağımız insanının his dünyasına anlamlı bir bakış sunuyor.</p>
<p>Çınar Yayınları’ndan çıkan 144 sayfalık kitap, kitapçılarda ve internet satış noktalarında okuyucularla buluşmayı bekliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bedia-ceylan-guzelceden-bellege-zamanin-ruhuna-ve-ic-sesimize-yolculuk-bu-cagin-insani-raflarda-546076">Bedia Ceylan Güzelce&#8217;den Belleğe, Zamanın Ruhuna ve İç Sesimize Yolculuk: &#8220;Bu Çağın İnsanı&#8221; Raflarda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukluk çağında yaşanan travmatik olaylar belleğe kaydediliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocukluk-caginda-yasanan-travmatik-olaylar-bellege-kaydediliyor-423789</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Nov 2023 08:40:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belleğe]]></category>
		<category><![CDATA[çağında]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[kaydediliyor]]></category>
		<category><![CDATA[olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[travmatik]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=423789</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşanan travmatik bir olayın kişi üzerinde psikolojik, sosyal, bedensel birçok etkisi olabileceğini kaydeden uzmanlar, “Bunlardan en önemlisi de bellek üzerine olan etkisidir.” diyor.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocukluk-caginda-yasanan-travmatik-olaylar-bellege-kaydediliyor-423789">Çocukluk çağında yaşanan travmatik olaylar belleğe kaydediliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocukluk çağında yaşanan travmatik olaylar belleğe kaydediliyor</strong></p>
<p><strong>Travmatik bir olay yaşama veya şahit olma duygusal bellekte işlenmeden kalıyor</strong></p>
<p><strong>Aşırı tepkili olmak, tahammülsüzlük ve zil çalsa zıplamak gibi belirtiler görülüyor</strong></p>
<p><strong>Yaşanan travmatik bir olayın kişi üzerinde psikolojik, sosyal, bedensel birçok etkisi olabileceğini kaydeden uzmanlar, “Bunlardan en önemlisi de bellek üzerine olan etkisidir.” diyor.  Travmatik bir olay yaşama, böyle bir olaya şahit olmanın özellikle duygusal bellekte işlenmeden kalacağını kaydeden Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, günlük yaşantı sırasında aşırı tepkili olmak, tahammülsüzlük, sese duyarlılık, zil çalsa zıplamak gibi belirtilerin görüldüğünü söyledi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, travmatik belleğe ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Yaşanan travmatik bir olayın kişi üzerinde psikolojik, sosyal, bedensel birçok etkisi olabileceğini kaydeden Prof. Dr. Gül Eryılmaz, bunlardan en önemlisinin de bellek üzerine olan etkisi olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>Beynin hafıza merkezi olaylara zaman damgası vuruyor</strong></p>
<p>Travmatik bir olay yaşama, böyle bir olaya şahit olmanın özellikle duygusal bellekte işlenmeden kalacağını kaydeden Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Yani güncel bilgilerimizin belleği olan hipokampüs (beynin hafıza merkezi), olayları işlerken zaman damgası vurur. ‘Bu 10 yıl önceydi’ der. Bu bilgi beynin duygu üretiminde ve davranış yönetiminde önemlidir. Duygu yükü yüksek olaylar yani travma sonrası bilgi hipokampüste işlenemez ve örtük bellekte kalır. Yani herhangi bir durum, nesne geçmişi hatırlattığında sanki bugün olmuş gibi beyin yeniden bu olayı yaşar. Neredeyse hatırlamaz yeniden yaşar.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dünya hakkında olumsuz düşüncelerde artış görülüyor</strong></p>
<p>Travmatik belleğin kişilerde ne tür belirtilere neden olduğunu anlatan Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Günlük yaşantılar sırasında aşırı tepkili olmak, tahammülsüzlük, sese duyarlılık, zil çalsa zıplamak, kendi ya da dünya hakkında olumsuz düşüncelerde artış, sebepsiz anksiyete atakları, bedensel yakınmalar, sebebi bulunamamış ağrı bozuklukları, olumsuz ilişkilerden ayrılamama, sürekli kendini sabote etme, dikkat ya da bellek sorunları gibi belirtiler görülüyor.” dedi.</p>
<p><strong>Kendine ya da dünyaya yabancılaşma olabiliyor</strong></p>
<p>Bu durumun kişinin günlük yaşamını olumsuz etkilediğini de kaydeden Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Günlük yaşamda kişinin işlevselliğinde bozulma olacaktır. Kişiler arası ilişkilerde bozulma, depresif yakınmalar ya da sürekli hep aynı hataları yapma gibi kendine ya da dünyaya yabancılaşma olabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Posttravmatik stres bozukluğunun (PTSD) travma sonrası gelişen bir psikiyatrik hastalık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Eryılmaz, “PTSB’de de travmatik bellek vardır.” dedi.</p>
<p>Travmatik belleğin; travmanın özel tedavisi, EMDR (bir psikoterapi çeşidi), gerekirse ilaç tedavileri ile tedavi edildiğini anlatan Prof. Dr. Gül Eryılmaz, travmatik bellekle ilgili şu örneği de verdi:</p>
<p>“Çocukluk çağında yaşanan travmatik olaylar sonrası duygusal biri olarak kendini tanımlamak&#8230; Kişi kendisini ‘duygusal tepkiler veririm, hep duygum ön plandadır, bu nedenle hiç aklımı kullanmam’ dediği noktada duygusallık aslında travmatik belleğin bir belirtisi olabilir.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocukluk-caginda-yasanan-travmatik-olaylar-bellege-kaydediliyor-423789">Çocukluk çağında yaşanan travmatik olaylar belleğe kaydediliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
