<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Belirten | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/belirten/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/belirten</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2026 21:37:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>Belirten | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/belirten</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İzmir&#8217;in iklim geleceği masaya yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirin-iklim-gelecegi-masaya-yatirildi-2-642696</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 21:37:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Seviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[karaman]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[riskleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=642696</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Planlama Ajansı’nın paydaşları arasında yer aldığı Avrupa Birliği destekli “İklime Hazır İzmir: Direnç Stratejisinin Geliştirilmesi (CRIZ-ERS)” projesinin kapanış konferansında, kentin iklim geleceğine ilişkin kapsamlı analizlerin sonuçları paylaşıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-iklim-gelecegi-masaya-yatirildi-2-642696">İzmir&#8217;in iklim geleceği masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Planlama Ajansı’nın paydaşları arasında yer aldığı Avrupa Birliği destekli “İklime Hazır İzmir: Direnç Stratejisinin Geliştirilmesi (CRIZ-ERS)” projesinin kapanış konferansında, kentin iklim geleceğine ilişkin kapsamlı analizlerin sonuçları paylaşıldı. Çalışmalarda sıcaklıkların 4 ila 5 derece artabileceği, aşırı yağışların yüzde 40’a kadar yükselebileceği, sıcak hava dalgalarının 90 güne kadar uzayabileceği ve deniz seviyesinin en kötü senaryoda 1,7 metreye kadar yükselebileceği ortaya konuldu.</p>
<p>İzQ İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen CRIZ-ERS Projesi Kapanış Konferansı’nda iklim değişikliği, afet riskleri, kent dayanıklılığı ve iklim yönetişimi konuları ele alındı. Yaklaşık iki yıldır yürütülen proje kapsamında İzmir’in iklim riskleri il ve ilçe ölçeğinde analiz edilirken, risklere karşı geliştirilecek uyum ve direnç stratejileri de değerlendirildi.</p>
<p><strong>Velibeyoğlu: Çözümün merkezinde topluluk var</strong><br />Konferansın açılışında konuşan İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, iklim krizinin yalnızca teknik yatırımlarla çözülemeyeceğini, toplumsal davranış değişikliğinin ve ortak hareket kültürünün en az altyapı yatırımları kadar önemli olduğunu söyledi. İklim değişikliğinin çok boyutlu bir kriz haline geldiğini belirten Velibeyoğlu, “Uluslararası hedefler önemli ancak yerel çözümler ve yerel iş birlikleri de belirleyici. Sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler ve özel sektör arasında daha güçlü iş birliği mekanizmalarına ihtiyaç bulunuyor. Küçük ölçekli başarılı projeler çoğu zaman büyüyemiyor ve kalıcı politikalara dönüşemiyor. İzmir’de yürütülen Yurttaş Meclisleri çalışmaları ilk olarak sınırlı ölçekte başladı. Bugün 30 ilçeye yayıldı. Su, gıda, enerji, kültür ve sağlık gibi başlıklar doğrudan yurttaşlarla birlikte ele alınıyor. Yürütülen çalışmalarda ortaya çıkan en önemli kavram ise ‘topluluk’. İklim krizine karşı dayanıklılık ancak güçlü topluluklar ve ortak hareket etme kültürüyle mümkün olacak” dedi. </p>
<p><strong>İzmir Avrupa’nın öncü iklim kentleri arasında</strong><br />İzmir Planlama Ajansı İklim Yönetişimi Uzmanı Berkay Yılmaz ise Avrupa Birliği İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu kapsamında yürütülen çalışmaları anlatarak, “Avrupa Birliği 2030 yılına kadar 112 öncü kent oluşturmayı hedefliyor. İzmir ise 370 kent arasından seçilen şehirlerden biri. Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkeler için ayrılan 12 şehirlik kontenjan içerisinde yer alan İzmir, İstanbul ile birlikte Türkiye’yi temsil ediyor. İzmir tarım, turizm, sanayi ve liman kenti özelliklerini aynı anda taşımasının yanı sıra yüksek yenilenebilir enerji potansiyeli sayesinde öne çıkıyor” diye konuştu.<br />Avrupa Birliği’nin misyon yaklaşımını yerelleştirmek amacıyla çalışmalar yürüttüklerini de anlatan Yılmaz, hazırlanan kentsel politika notları kapsamında İzmir’in karşı karşıya olduğu 10 temel zorluğun tanımlandığını söyledi. Bu başlıkların “İzmir’in 10 Misyonu” olarak belirlendiğini ifade eden Yılmaz, İzmir Misyon Laboratuvarı (M-Lab) bünyesinde yürütülen tüm çalışmaların bu öncelikler doğrultusunda şekillendirildiğini belirtti.<br />Yılmaz, İzmir Misyon Eylem ve Uygulama Platformu’nun (EMRAP) kentteki iklim dönüşümünün koordinasyon merkezi olarak görev yapacağını söyleyerek, “Platforma dahil olan kurumlar kendi faaliyet alanlarında iklim hedefleriyle uyumlu yol haritaları hazırlayacak. Bu çalışmalar kurumların stratejik planlarına da entegre edilecek. Avrupa Birliği’nin yeni yaklaşımında yalnızca belediyelere görev verilmiyor. Tüm kent ekosistemi sürece dahil ediliyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Üç aşamada yürütüldü</strong><br />Projenin çıktılarını paylaşan Dr. Çağrı Tükel ise “İklime Hazır İzmir: Direnç Stratejisinin Geliştirilmesi” projesinin üç aşamada tamamlandığını anlattı. İlk aşamada İzmir genelindeki iklim tehlikeleri ve risklerin değerlendirildiğini belirten Tükel, ikinci aşamada çalışmaların Konak ilçesi ölçeğine indirildiğini, üçüncü aşamada ise belirlenen risklere karşı geliştirilebilecek uyum ve adaptasyon eylemlerinin ele alındığını söyledi. İzmir genelinde sıcak hava dalgaları, tarımsal kuraklık, taşkınlar, deniz seviyesindeki yükselme ve orman yangınlarının incelendiğini belirten Tükel, Konak ilçesinde ise sıcak hava dalgaları, taşkınlar ve deniz seviyesindeki yükselmenin öncelikli risk alanları olarak değerlendirildiğini kaydetti.<br />Çalışmalarda geçmiş yıllara göre çok daha kapsamlı veri setleri kullanıldığını ifade eden Tükel, İzmir genelinde ve Konak ilçesinde detaylı mekânsal risk analizleri gerçekleştirildiğini söyledi. Tükel, elde edilen verilerin gelecekte yapılacak yatırımların ve uyum çalışmalarının önceliklendirilmesine katkı sağlayacağını kaydetti.</p>
<p><strong>Sıcaklıklar 5 derece kadar artabilir</strong><br />İklim tehlikeleri ve ilişkili risklere ilişkin sunum yapan Dr. Çağrı Hasan Karaman ise küresel iklim modelleri kullanılarak İzmir’in gelecekte karşılaşabileceği iklim risklerinin analiz edildiğini söyledi. Karaman, iyimser senaryolarda sıcaklıkların 2 ila 3 derece, kötümser senaryolarda ise 4 ila 5 derece artabileceğini belirterek küresel iklim krizinin etkilerinin artık günlük yaşamda hissedildiğini ifade etti. <br />Toplam yağış miktarının azalacağını ancak yağışların daha kısa sürede ve daha şiddetli gerçekleşeceğini belirten Karaman, İzmir’in gelecekte daha kurak bir iklime sahip olacağını ancak aşırı yağışların daha sık görüleceğini söyledi. İklim değişikliğinin en önemli etkilerinden birinin de sıcak hava dalgaları olduğunu belirten Karaman, gündüz ve gece sıcaklıklarının birlikte değerlendirildiği analizlerde dikkat çekici sonuçlar elde edildiğini söyledi. İklim modellerine göre gelecekte sıcak hava dalgalarının süresinin 20 ila 60 gün arasında değişebileceğini belirten Karaman, bazı senaryolarda bu sürenin yaklaşık 90 güne kadar çıkabileceğini ifade etti. Uzun süreli sıcak hava dalgalarının özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan bireyler üzerinde ciddi sağlık riskleri yaratabileceğini de vurguladı. </p>
<p><strong>Deniz seviyesi 1,7 metreye kadar yükselebilir</strong><br />Proje kapsamında deniz seviyesi yükselmesi ve kıyı taşkınlarına ilişkin analizlerin de gerçekleştirildiğini belirten Karaman, İzmir Körfezi’ndeki mareograf istasyonlarından elde edilen yaklaşık 25 yıllık verilerin kullanıldığını söyledi. Yapılan analizlere göre geçmiş veriler dikkate alındığında 100 yıllık tekrarlama periyoduna sahip aşırı bir olayda deniz kabarmasının yaklaşık 70 santimetreye ulaşabileceğini ifade eden Karaman, iklim değişikliğinin etkisiyle buna deniz seviyesi yükselmesinin de ekleneceğini belirtti. İyimser senaryolarda deniz seviyesinin yaklaşık 60 santimetre, kötümser senaryolarda ise yaklaşık 80 santimetre yükselebileceğini kaydeden Karaman, deniz kabarması ve deniz seviyesi yükselmesinin birlikte değerlendirildiği en kötü senaryoda yüzyılın sonuna doğru su seviyesinin yaklaşık 1,7 metreye ulaşabileceğini söyledi.</p>
<p><strong>İklim risklerine karşı uyum politikaları tartışıldı</strong><br />Konferansın ikinci bölümünde ise iklim değişikliğinin farklı boyutları uzmanlar tarafından ele alındı. Doç. Dr. Meltem Şenol Balaban afet risk yönetimi perspektifinden iklim risklerinin analiz edilmesi ve uyum eylemlerini değerlendirirken, Doç. Dr. Selda Tuncer iklim krizinin sosyoekonomik etkilerine dikkat çekti. Dr. Banu Gökmen kültürel miras alanlarının iklim değişikliğinden nasıl etkileneceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Prof. Dr. Osman Balaban ise İklim Kanunu sonrasında Türkiye’de yerel iklim eylemlerinin öneminin daha da artacağını vurguladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-iklim-gelecegi-masaya-yatirildi-2-642696">İzmir&#8217;in iklim geleceği masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Üreticisine 48 Saatte Finansman İmkanı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-ureticisine-48-saatte-finansman-imkani-642651</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 21:35:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[48]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[finansman]]></category>
		<category><![CDATA[Firmaların]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[mkanı]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[saatte]]></category>
		<category><![CDATA[sigorta]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[üreticisine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=642651</guid>

					<description><![CDATA[<p>Taba-AmCham Türk-Amerikan Ticaret Odası Ekonomi ve Finansman Komisyon Başkanı İlker Küçüker, dış ticaret finansmanı ve ihracatçılara yönelik sundukları çözümleri anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-ureticisine-48-saatte-finansman-imkani-642651">Türk Üreticisine 48 Saatte Finansman İmkanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Taba-AmCham Türk-Amerikan Ticaret Odası Ekonomi ve Finansman Komisyon Başkanı İlker Küçüker, dış ticaret finansmanı ve ihracatçılara yönelik sundukları çözümleri anlattı. Küçüker, Türk üretici ve ihracatçılarının uluslararası pazarlarda daha güçlü rekabet edebilmesi için finansman ve sigorta destekleri sağladıklarını söyledi.</p>
<p>Chelsea Financial Solutions bünyesinde Türkiye, Avrupa ve Amerika’da faaliyet gösterdiklerini belirten Küçüker, özellikle ithalat ve ihracat süreçlerinde firmaların uygun maliyetli ve hızlı finansman kaynaklarına erişmelerine yardımcı olduklarını ifade etti.</p>
<p><strong>&#8220;İhracatçının En Büyük Sorunu Finansmana Erişim&#8221;</strong></p>
<p>Dış ticarette işletmelerin en önemli ihtiyaçlarından birinin zamanında finansmana ulaşmak olduğunu vurgulayan Küçüker, Türk firmalarının hammadde tedarikinden üretim ve ihracata kadar geçen süreçte ciddi nakit akışı gereksinimi duyduğunu söyledi.</p>
<p>Birçok işletmenin sermaye yetersizliği nedeniyle alternatif finansman modellerine yönelmek zorunda kaldığını belirten Küçüker, uluslararası finansman çözümlerinin bu noktada önemli avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>
<p><strong>&#8220;İhracat Alacakları Sigorta Kapsamında&#8221;</strong></p>
<p>İhracat alacaklarının güvence altına alınmasının kritik önem taşıdığını ifade eden Küçüker, yurt dışındaki alıcı firmaların uluslararası sigorta kuruluşları tarafından değerlendirildiğini ve gerekli onayların ardından ihracatçının alacağının sigorta kapsamına alındığını söyledi.</p>
<p>Bu sayede ihracatçıların ticari risklerini azaltabildiğini belirten Taba-AmCham Türk-Amerikan Ticaret Odası Ekonomi ve Finansman Komisyon Başkanı İlker Küçüker, sistemin özellikle yeni pazarlara açılan firmalar için önemli bir güvence oluşturduğunu dile getirdi.</p>
<p><strong>&#8220;Faturanın Yüzde 80&#8217;i 48 Saatte Ödenebiliyor&#8221;</strong></p>
<p>Sistemin işleyişine ilişkin bilgi veren Küçüker, ihracat faturası düzenlendikten sonra tutarın yaklaşık yüzde 80’inin 24 ila 48 saat içerisinde ihracatçıya ödenebildiğini belirtti.</p>
<p>Böylece firmaların 120 gün, 180 gün veya daha uzun vadeleri beklemek zorunda kalmadığını ifade eden Küçüker, finansman kuruluşları ile sigorta şirketlerinin devreye girmesi sayesinde ihracatçıların nakit akışlarını koruyabildiklerini söyledi.</p>
<p><strong>&#8220;Alacaklar İflas Riskine Karşı Korunuyor&#8221;</strong></p>
<p>Uluslararası sigorta mekanizmasının önemli avantajlar sunduğunu vurgulayan Küçüker, yurt dışındaki alıcı firmanın iflas etmesi ya da faaliyetlerini durdurması durumunda dahi ihracatçının alacağının güvence altında olduğunu kaydetti.</p>
<p>Bu sistemin yalnızca büyük ölçekli şirketlere değil, küçük ve orta ölçekli ihracatçılara da hitap ettiğini belirten İlker Küçüker, her ölçekteki firmanın bu finansman modellerinden yararlanabileceğini söyledi.</p>
<p><strong>&#8220;Tedarik Zinciri Finansmanına Destek&#8221;</strong></p>
<p>Üretimde kullanılan kumaş, sünger, ahşap, metal ve benzeri hammaddelerin de uluslararası fonlar ve bankalar aracılığıyla finanse edilebildiğini belirten Küçüker, firmaların ihtiyaç duyduğu ürünleri kendilerinin belirlediğini, finansman kuruluşlarının ise tedarik sürecini desteklediğini ifade etti.</p>
<p>Ürünlerin sevkiyatının ardından üreticilerin kısa süre içerisinde ödemelerine ulaşabildiğini söyleyen Küçüker, bu modelin üretim süreçlerinin kesintisiz devam etmesine katkı sunduğunu belirtti.</p>
<p><strong>&#8220;Küresel Rekabet Gücü Artıyor&#8221;</strong></p>
<p>Uluslararası finansman ve sigorta çözümlerinin Türk ihracatçılarının dünya pazarlarında daha güçlü konumlanmasına katkı sağladığını dile getiren Taba-AmCham Türk-Amerikan Ticaret Odası Ekonomi ve Finansman Komisyon Başkanı İlker Küçüker, finansmana hızlı erişim ve risk yönetimi sayesinde firmaların yeni pazarlara daha güvenli şekilde açılabildiğini sözlerine ekledi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-ureticisine-48-saatte-finansman-imkani-642651">Türk Üreticisine 48 Saatte Finansman İmkanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun uyardı: &#8220;Kalp krizi artık gençleri de tehdit ediyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-ogr-uyesi-akin-torun-uyardi-kalp-krizi-artik-gencleri-de-tehdit-ediyor-642558</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 21:32:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akın]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[öğr]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[torun]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[üyesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=642558</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genç yaşlarda görülen kalp krizi vakalarında artış yaşandığını belirten Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, sigara, obezite, yüksek kolesterol, hipertansiyon, diyabet ve hareketsiz yaşam tarzının önemli risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-ogr-uyesi-akin-torun-uyardi-kalp-krizi-artik-gencleri-de-tehdit-ediyor-642558">Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun uyardı: &#8220;Kalp krizi artık gençleri de tehdit ediyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Genç yaşlarda görülen kalp krizi vakalarında artış yaşandığını belirten Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, sigara, obezite, yüksek kolesterol, hipertansiyon, diyabet ve hareketsiz yaşam tarzının önemli risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi. Kalp krizlerinin birçoğunda ani ölüm öncesinde uyarıcı belirtiler görülebildiğini ifade eden Torun, kalp sağlığının korunması için genç yaşlardan itibaren düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, son yıllarda genç erişkinlerde daha sık görülmeye başlayan kalp krizlerinin nedenleri, ani ölüm öncesinde ortaya çıkabilen belirtiler ve kalp sağlığının korunmasına yönelik önerilerde bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Genç yaşta kalp krizi görülme sıklığı artıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kalp krizinin uzun yıllar boyunca ileri yaş hastalığı olarak kabul edildiğini ancak son yıllarda genç erişkinlerde de daha sık görülmeye başladığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, genç yaşta ortaya çıkan kalp krizlerinin çoğu zaman birden fazla risk faktörünün bir araya gelmesiyle geliştiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara kullanımı, yüksek kolesterol, obezite, hipertansiyon, diyabet ve hareketsiz yaşam tarzının en önemli nedenler arasında yer aldığını kaydeden Torun, “Özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunan bireylerde genetik yatkınlık önemli bir risk faktörüdür. Bunun yanı sıra ailesel hiperkolesterolemi gibi kalıtsal kolesterol bozuklukları, damar sertliğinin çok daha erken yaşlarda gelişmesine neden olabilmektedir. Günümüzde stresli yaşam koşulları, düzensiz beslenme alışkanlıkları, yetersiz uyku ve bazı uyarıcı maddelerin kullanımı da gençlerde kalp damar hastalıklarının görülme sıklığını artıran faktörler arasında sayılmaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Ani ölüm öncesinde uyarıcı belirtiler görülebiliyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Toplumda ani ölüm olarak değerlendirilen birçok kalp krizinin öncesinde bazı önemli belirtilerin ortaya çıkabildiğini ifade eden Torun, bu belirtilerin dikkate alınmasının hayat kurtarıcı olabileceğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>En sık görülen belirtinin göğsün orta kısmında hissedilen baskı, sıkışma veya yanma tarzındaki ağrı olduğunu belirten Torun, “Bu ağrı bazen sol kola, omuzlara, sırta, boyuna veya çeneye yayılabilmektedir. Nefes darlığı, soğuk terleme, çarpıntı, ani halsizlik, baş dönmesi ve bayılma hissi de önemli uyarı işaretleri arasındadır. Özellikle efor sırasında ortaya çıkan ve dinlenmekle geçen göğüs ağrıları dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte bazı kişilerde, özellikle diyabet hastalarında, tipik göğüs ağrısı olmadan yalnızca nefes darlığı veya aşırı yorgunluk görülebilir. Bu belirtilerin fark edilmesi ve zaman kaybetmeden tıbbi yardım alınması, ani ölüm riskini azaltan en önemli unsurlardan biridir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kalp sağlığı kontrolleri 20’li yaşlarda başlamalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kalp sağlığının korunmasına yönelik değerlendirmelerin genç erişkinlik döneminde başlaması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, her bireyin 20 yaşından itibaren kardiyovasküler risk faktörleri açısından değerlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kan basıncı, kilo durumu, sigara kullanımı ve diğer risk faktörlerinin erken dönemde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Torun, “Kolesterol ölçümleri ve temel risk analizleri de erişkin dönemde yapılmalıdır. Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı bulunan kişilerde veya diyabet, hipertansiyon ve kolesterol yüksekliği gibi risk faktörleri taşıyan bireylerde kontroller daha erken yaşlarda başlatılmalıdır. Kalp hastalıklarının önemli bir kısmı yıllar içerisinde sessiz şekilde geliştiğinden, şikâyet olmasa bile düzenli değerlendirmeler büyük önem taşımaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kontrol sıklığı kişiye göre değişiyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kontrol sıklığının bireyin risk durumuna göre belirlenmesi gerektiğini belirten Torun, sağlıklı bireylerde belirli aralıklarla kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol değerlendirmelerinin yeterli olabileceğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara kullanan, fazla kilolu olan, diyabet veya hipertansiyonu bulunan kişilerde takiplerin daha sık yapılması gerektiğini vurgulayan Torun, “Özellikle 40 yaş sonrasında kardiyovasküler risk değerlendirmesinin düzenli hale getirilmesi ve gerektiğinde kardiyoloji uzmanı tarafından ayrıntılı inceleme yapılması önemlidir. Burada amaç yalnızca hastalık ortaya çıktığında müdahale etmek değil, hastalık gelişmeden önce risk faktörlerini kontrol altına almaktır” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kalp sağlığını korumanın yolu sağlıklı yaşamdan geçiyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kalp sağlığının korunmasında genç yaşlarda kazanılan alışkanlıkların büyük önem taşıdığını belirten Torun, sigara ve tütün ürünlerinden uzak durulması, düzenli fiziksel aktivite yapılması ve sağlıklı beslenilmesi gerektiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Akdeniz tipi beslenme modelinin kalp ve damar sağlığını desteklediğini ifade eden Torun, “Sebze, meyve, tam tahıl, balık ve zeytinyağı ağırlıklı beslenme kalp sağlığını desteklemektedir. Bunun yanında sağlıklı kilonun korunması, düzenli uyku alışkanlığı kazanılması ve stres yönetiminin ihmal edilmemesi gerekir. Gençlerin herhangi bir şikâyeti olmasa bile belirli aralıklarla tansiyon, kolesterol ve kan şekeri kontrollerini yaptırmaları, ileride gelişebilecek ciddi kalp damar hastalıklarının önlenmesinde önemli rol oynamaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kalp hastalıklarının önemli bir bölümü önlenebilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kalp ve damar hastalıklarının hem dünyada hem de Türkiye’de en sık ölüm nedenleri arasında yer almaya devam ettiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, risk faktörlerinin erken dönemde belirlenmesinin ve yaşam tarzı değişikliklerinin zamanında uygulanmasının kalp krizi ve ani ölüm riskini önemli ölçüde azalttığını söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Özellikle genç bireylerin kalp hastalıklarının yalnızca ileri yaşlarda görüldüğü düşüncesinden uzaklaşmaları gerektiğini vurgulayan Torun, “Kalp sağlığını korumanın en etkili yolu, hastalık ortaya çıkmadan önce önlem almaktır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-ogr-uyesi-akin-torun-uyardi-kalp-krizi-artik-gencleri-de-tehdit-ediyor-642558">Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun uyardı: &#8220;Kalp krizi artık gençleri de tehdit ediyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YKS&#8217;ye 1 hafta kala kritik uyarılar!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yksye-1-hafta-kala-kritik-uyarilar-641056</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 08:47:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hafta]]></category>
		<category><![CDATA[hazır]]></category>
		<category><![CDATA[kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[kala]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[odak]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerin]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[Son Hafta]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[uyarılar]]></category>
		<category><![CDATA[ye]]></category>
		<category><![CDATA[yks]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=641056</guid>

					<description><![CDATA[<p>20-21 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) sayılı günler kaldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yksye-1-hafta-kala-kritik-uyarilar-641056">YKS&#8217;ye 1 hafta kala kritik uyarılar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>20-21 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) sayılı günler kaldı. Atlas Üniversitesi Kurumsal İletişim Daire Başkanlığı İş Geliştirme Müdürü Seda Kahraman, öğrencilerin son haftayı doğru değerlendirmesinin sınav başarısında önemli rol oynadığını söyledi. <br />Atlas Üniversitesi Kurumsal İletişim Daire Başkanlığı İş Geliştirme Müdürü Seda Kahraman, sınava günler kala yapılan küçük hataların sınav performansını beklenenden daha fazla etkileyebileceğini vurgulayarak adaylara önemli tavsiyelerde bulundu.<br />Son günlerde yeni konu öğrenmeye çalışmayın<br />YKS’ye hazırlanan öğrencilerin son hafta içerisinde en sık yaptığı hatalardan birinin yetişmeyen konulara odaklanmak olduğunu belirten Seda Kahraman, bu yaklaşımın öğrencilerde yetersizlik hissi oluşturabileceğini söyledi.<br />Kahraman, “Birçok öğrenci son hafta içerisinde eksik gördüğü her konuyu tamamlamaya çalışıyor. Oysa bu durum çoğu zaman öğrencinin kendisini yetersiz hissetmesine ve zihinsel olarak yorulmasına neden oluyor. Son günlerde amaç yeni bilgi kazanmak değil, mevcut bilgilerin sınav anında doğru şekilde kullanılmasını sağlamaktır” dedi.<br />Son hafta öğrenmekten çok hatırlamak gerekiyor<br />Sınava kısa süre kala çalışma yönteminin önem kazandığını ifade eden Kahraman, uzun konu anlatımları yerine kısa notların, formül özetlerinin ve yanlış yapılan soruların gözden geçirilmesinin daha verimli olacağını belirtti.<br />Beynin bu dönemde yoğun bilgi yüklemekten ziyade mevcut bilgileri düzenleme ve erişilebilir hale getirme eğiliminde olduğunu söyleyen Kahraman, öğrencilerin daha önce çözdükleri sorulara dönerek hata yaptıkları noktaları tekrar incelemelerinin faydalı olacağını kaydetti.<br />Net kıyaslamaları motivasyonu düşürebilir<br />Sınav yaklaştıkça öğrenciler arasında deneme sonuçları ve net sayıları üzerinden yapılan karşılaştırmaların arttığını belirten Kahraman, bunun gereksiz stres oluşturabileceğine dikkat çekti. Kahraman, “Özellikle son hafta boyunca öğrencilerin kendilerini arkadaşlarıyla kıyaslamamaları gerekiyor. Bir öğrencinin yaptığı net sayısı, sınav günü göstereceği performansın garantisi değildir. Başkalarının çalışmalarına odaklanmak yerine kendi gelişim sürecine odaklanan adaylar psikolojik açıdan daha avantajlı bir konumda oluyor” dedi.<br />Sınav gününün provasını yapmak kaygıyı azaltıyor<br />Sınav kaygısının en önemli nedenlerinden birinin belirsizlik hissi olduğunu belirten Kahraman, öğrencilerin sınav gününü zihinsel olarak canlandırmalarının faydalı olabileceğini ifade etti.<br />Kahraman, “Sınav sabahı evden çıkıştan sınav salonuna girişe, kitapçığın dağıtılmasından ilk soruların çözümüne kadar tüm süreci zihinde canlandırmak öğrencinin kendisini daha hazır hissetmesine yardımcı olabilir. Bu yöntem özellikle sınav ortamına ilişkin kaygıları azaltmada etkili olabiliyor” diye konuştu.<br />İlk zor soruda panik yapmayın<br />Sınav sırasında karşılaşılan zor soruların öğrencilerin moralini bozabildiğini belirten Kahraman, adayların bir soruya takılıp kalmamaları gerektiğini söyledi ve şunları ekledi: <br />“Bazı öğrenciler sınavın başında çözemediği bir soru nedeniyle panikleyebiliyor. Oysa her sınavda zor sorular bulunur. Önemli olan o soruya takılıp kalmak değil, zamanı doğru yöneterek ilerleyebilmektir. Bir soruda yaşanan zorlanma, tüm sınavın kötü geçeceği anlamına gelmez.”<br />TYT sonrası analiz yapmak yerine AYT’ye odaklanın<br />İki oturumlu sınav sisteminde ilk oturum sonrasında yapılan değerlendirmelerin öğrencilerin dikkatini dağıtabildiğini belirten Kahraman, TYT sonrasında soru tartışmalarından uzak durulması gerektiğini söyledi.<br />“TYT tamamlandıktan sonra arkadaşlarla soru tartışmak, cevap anahtarı araştırmak veya net hesabı yapmak öğrencinin dikkatini dağıtabiliyor. Oysa enerji ve motivasyonun ertesi gün yapılacak AYT için korunması gerekiyor. İlk oturum geride bırakılmalı ve odak ikinci sınava yöneltilmelidir.”<br />Sınav sabahı için hazırlıklarınızı önceden tamamlayın<br />Sınav giriş belgesi, kimlik kartı ve ulaşım planı gibi hazırlıkların son güne bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Kahraman, sınav sabahı oluşabilecek gereksiz stres kaynaklarının önceden ortadan kaldırılmasının önemine dikkat çekti.<br />“Sınav başarısı yalnızca bilgiyle ilgili değildir. Sınav sabahı yaşanacak telaş, gecikme ya da unutulan bir belge öğrencinin dikkatini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle tüm hazırlıkların birkaç gün önceden tamamlanması öğrencinin kendisini daha güvende hissetmesini sağlayacaktır.”<br />Maratonun son bölümünde amaç zihinsel dengeyi korumak olmalı<br />YKS maratonunun son aşamasına gelindiğini belirten Seda Kahraman, öğrencilerin eksiklerine değil, kazanımlarına odaklanması gerektiğini ifade etti.<br />Kahraman, “YKS’ye hazırlanan öğrenciler uzun bir maratonun son bölümüne ulaştı. Bu aşamada eksiklere odaklanmak yerine kazanımları görmek gerekiyor. Son hafta mucize yaratacak bir çalışma yöntemi bulunmuyor. Ancak sakin kalabilmek, enerjiyi doğru yönetebilmek, sınav stratejisini netleştirmek ve özgüveni koruyabilmek öğrencinin gerçek performansını ortaya koymasına yardımcı oluyor. Artık amaç daha fazla yüklenmek değil, aylardır verilen emeğin karşılığını alabilecek zihinsel dengeyi koruyabilmektir” dedi.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yksye-1-hafta-kala-kritik-uyarilar-641056">YKS&#8217;ye 1 hafta kala kritik uyarılar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AR-GE&#8217;nin Paydaşları DEÜ Ev Sahipliğinde Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ar-genin-paydaslari-deu-ev-sahipliginde-bulustu-640598</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 08:30:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ar-ge]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[müdürü]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[paydaşları]]></category>
		<category><![CDATA[sahipliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=640598</guid>

					<description><![CDATA[<p> Dokuz Eylül Üniversitesi, Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri İletişim ve İş Birliği Platformu (ARGEMİP) tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri Buluşması’na ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ar-genin-paydaslari-deu-ev-sahipliginde-bulustu-640598">AR-GE&#8217;nin Paydaşları DEÜ Ev Sahipliğinde Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Dokuz Eylül Üniversitesi, Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri İletişim ve İş Birliği Platformu (ARGEMİP) tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri Buluşması’na ev sahipliği yaptı. “Süreklilik ve Dayanışma” temasıyla gerçekleştirilen organizasyonda, kamu-Ar-Ge iletişiminden iyi uygulama örneklerine, panel ve çalıştaylardan sürdürülebilir iş birliklerine kadar birçok konu ele alındı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>DEÜ 15 Temmuz Şehitler Salonu’nda gerçekleştirilen programın açılış törenine; DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı İzmir İl Müdürü Hakan Topaç, KOSGEB İzmir İl Müdürü Dr. Levent Arslan, ARGEMİP Yürütme Kurulu Başkanı ve MyTechnic Ar-Ge Direktörü Okan Özkan, DEPARK Genel Müdürü Prof. Dr. Zeki Âtıl Bulut, DEÜ Teknoloji Transfer Ofisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (DETTO) Müdürü Doç. Dr. Burcu Felekoğlu ile kamu kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve iş dünyasının temsilcileri, akademisyenler, öğrenciler ve basın mensupları katıldı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span>“DEÜ, SANAYİ VE TEKNOLOJİ EKOSİSTEMİNE KATKI SUNMAYI SÜRDÜRECEK”</span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Programın açılışında konuşan DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, organizasyonun İzmir’de ve Dokuz Eylül Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Üniversitenin mühendislik ve fen bilimlerinden sağlık bilimlerine, sosyal bilimlerden mesleki eğitime kadar geniş bir akademik yelpazede eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Yılmaz, yaklaşık 58 bin 500 öğrencisiyle DEÜ’nün Türkiye’nin önde gelen yükseköğretim kurumlarından biri olduğunu ifade etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Meslek yüksekokullarında yaklaşık 7 bin 500 öğrencinin eğitim gördüğünü kaydeden Yılmaz, yüksekokul ve meslek yüksekokulu mezunlarının hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın nitelikli insan kaynağı ihtiyacına önemli katkılar sunduğunu söyledi. Üniversitede 5 binin üzerinde uluslararası öğrencinin öğrenim gördüğünü belirten Yılmaz, sağlık alanında Türkiye’nin ilk ihtisaslaşmış teknoparkı olan DEPARK’ın da önemli bir değer olduğunu vurguladı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Yılmaz, “Bu önemli buluşmaya ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Dokuz Eylül Üniversitesi; sanayimizin, teknoloji ekosistemimizin ve kamu kurumlarımızın yanında yer almaya, sahip olduğu bilgi birikimi ve güçlü altyapısıyla ülkemizin kalkınma hedeflerine katkı sunmaya devam edecektir” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span>“ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞ BİRLİĞİ STRATEJİK ÖNEM TAŞIYOR”</span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı İzmir İl Müdürü Hakan Topaç ise mezun olduğu üniversitede bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İl Müdürlüğü olarak ruhsatlandırma, denetim, yönlendirme ve destekleme faaliyetleri yürüttüklerini belirten Topaç, Ar-Ge ve tasarım merkezi potansiyeli taşıyan firmaların tespiti ile üniversite-sanayi iş birliklerinin geliştirilmesine önem verdiklerini ifade etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Üniversitelerin sahip olduğu araştırma altyapılarının ve akademik birikimin toplumsal faydaya dönüştürülmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Topaç, İzmir’in bilgi üretme ve bu bilgiyi teknolojiye dönüştürme kapasitesini artırmak için çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span>“DAYANIKLILIK ARTIK BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUK”</span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>ARGEMİP Yürütme Kurulu Başkanı Okan Özkan da günümüz dünyasında kurumların sürdürülebilirliğinin her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirterek, dayanıklılığın artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu söyledi. Ar-Ge merkezleri açısından dayanıklılığın yalnızca projelerin devam ettirilmesi anlamına gelmediğini ifade eden Özkan; bilgi birikiminin korunması, teknolojik dönüşüme uyum sağlanması ve yenilikçi kapasitenin sürdürülebilir kılınmasının da kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Bilgi üretiminin ekonomik büyümenin yanı sıra teknolojik bağımsızlığın da temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Özkan, Ar-Ge ekosisteminde üniversiteler, teknoparklar ve kamu kurumlarıyla geliştirilen iş birliklerinin dönüşüm süreçlerinde belirleyici rol oynadığını kaydetti. Uluslararası pazarlara açılma, ihracat ve ticarileşme süreçlerinin de Ar-Ge merkezlerinin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını belirten Özkan, güçlü iş birliklerinin kalıcı başarıyı beraberinde getirdiğini ifade etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span>“İZMİR, TEKNOLOJİDE ÖNCÜ ŞEHİRLERDEN BİRİ OLABİLİR”</span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>KOSGEB İzmir İl Müdürü Dr. Levent Arslan ise işletmelerin uluslararası görünürlüğünü artırmanın öncelikli hedefleri arasında yer aldığını söyledi. İzmir’in sahip olduğu sanayi, teknoloji ve girişimcilik altyapısıyla Türkiye’nin önemli teknoloji merkezlerinden biri olduğunu belirten Arslan, kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliklerinin bu potansiyelin daha da güçlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span>“DEPARK GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYONA KATKI SAĞLIYOR”</span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>DEPARK Genel Müdürü Prof. Dr. Zeki Âtıl Bulut da konuşmasında Dokuz Eylül Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nin faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Türkiye’nin ilk sağlık temalı teknoparkı olan DEPARK’ın bugün 160 firmaya ev sahipliği yaptığını belirten Bulut, bölgede bugüne kadar 7 milyar lirayı aşan Ar-Ge geliri elde edildiğini kaydetti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Teknopark bünyesindeki firmaların binin üzerinde projeyi hayata geçirdiğini aktaran Bulut, DEPARK’ın dört ayrı yerleşkede toplam 12 bin 500 metrekarelik alanda faaliyet gösterdiğini belirterek, girişimcilik ve inovasyon ekosisteminin gelişimine katkı sunmaya devam ettiklerini söyledi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span>“İNOVASYON EKOSİSTEMİNİN PAYDAŞLARIYLA BİR ARADAYIZ”</span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>DEÜ Teknoloji Transfer Ofisi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Burcu Felekoğlu ise Dokuz Eylül Üniversitesinin yaklaşık 60 bin öğrencisiyle Türkiye’nin köklü yükseköğretim kurumları arasında yer aldığını belirtti. Üniversitede yaklaşık 6 bin yüksek lisans ve doktora öğrencisinin eğitim gördüğünü ifade eden Felekoğlu, DETTO’nun 2013 yılından bu yana araştırmacıların desteklenmesi ve üniversite-sanayi iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüğünü söyledi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Felekoğlu, “Bugün burada ülkemizin inovasyon ekosisteminin kalbini oluşturan paydaşlarla bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu buluşmanın kurumlar arası iş birliklerini güçlendireceğine ve yeni ortaklıkların kurulmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span>İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI</span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Açılış konuşmalarının ardından protokol üyelerine ve etkinliğe destek veren sponsor firmaların temsilcilerine teşekkür plaketleri takdim edildi. Program kapsamında Dokuz Eylül Üniversitesi ile ARGEMİP arasında iş birliği protokolü de imzalandı. Protokole, DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz ile ARGEMİP Yürütme Kurulu Başkanı Okan Özkan imza attı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Toplu fotoğraf çekimiyle devam eden program, alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen panel ve oturumlarla sürdü. ARGEMİP III. Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri Buluşması kapsamında; kamu-Ar-Ge iletişimi, iyi uygulama örnekleri, Ar-Ge dayanıklılığı ve sürdürülebilir iş birlikleri gibi başlıklarda değerlendirmelerde bulunuldu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ar-genin-paydaslari-deu-ev-sahipliginde-bulustu-640598">AR-GE&#8217;nin Paydaşları DEÜ Ev Sahipliğinde Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer Kent Tiyatrosu&#8217;nun Afife gururu: Prima Facie</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nilufer-kent-tiyatrosunun-afife-gururu-prima-facie-636308</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 12:22:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afife]]></category>
		<category><![CDATA[Ayas]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[gururu]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[Nilüfer Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[nün]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[oyunun]]></category>
		<category><![CDATA[prima]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636308</guid>

					<description><![CDATA[<p>28. Yapı Kredi Tiyatro Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu” ödülüne layık görülen Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu’nun yapımı “İlk Bakışta Prima Facie”nin başrol oyuncusu Rabia Zehra Şafak ve yönetmeni Barış Ayas, üretim süreçlerini anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-kent-tiyatrosunun-afife-gururu-prima-facie-636308">Nilüfer Kent Tiyatrosu&#8217;nun Afife gururu: Prima Facie</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>28. Yapı Kredi Tiyatro Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu” ödülüne layık görülen Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu’nun yapımı “İlk Bakışta Prima Facie”nin başrol oyuncusu Rabia Zehra Şafak ve yönetmeni Barış Ayas, üretim süreçlerini anlattı. İkili, Nilüfer’de sağlanan özgür sanat ortamının ve kurumsal desteğin bu başarıdaki en büyük etken olduğunu vurguladı.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi Nilüfer Kent Tiyatrosu (NKT), 28. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nden “Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu” ödülüyle döndü. Ödülü “İlk Bakışta Prima Facie” oyunundaki performansıyla alan Rabia Zehra Şafak ile oyunun yönetmeni Barış Ayas, prodüksiyon sürecini ve NKT&#8217;nin yıllar içinde oluşturduğu üretim anlayışını anlattı. Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun yıllara yayılan kolektif vizyonuna dikkat çeken ikili, Nilüfer Belediyesi’nin tiyatroya sunduğu katkıların Türkiye için taşıdığı önemi anlattı.</p>
<p><b>“HAYALLERİMİ SÜSLEYEN BİR ÖDÜLDÜ”</b></p>
<p>Afife Tiyatro Ödülleri’nin alanında Türkiye’nin en önemli törenlerinden biri olduğunu söyleyen Rabia Zehra Şafak, ödül anını şu sözlerle anlattı: “Benim için yeri çok ayrı olan, hayallerimi süsleyen, ‘bir gün olur mu acaba’ dediğim bir şeydi. ‘İşte oldu, başardım’ duygusundan ziyade bir patlama, rüya  gibi bir andı. Sadece bir başarı değil, insana bir sorumluluk, bir taşıyabilme güdüsü de hissettiriyor.”</p>
<p>Mesleğinin zirvesindeki rasyonel avukat Tessa’nın, hayatın beklemediği bir yüzüyle karşılaşmasını sahneye taşıyan Şafak, tek kişilik bir oyunun zorluklarına da değindi. Süreci, “Kaçacak hiçbir yerinizin olmadığı bir er meydanı” sözleriyle özetleyen oyuncu, “Nefesinizin, bedeninizin, ritminizin bir arada çalıştığı bu süreçte işimi en çok yönetmenimiz Barış kolaylaştırdı. Birbirimize tutunduk. Karakterin kendi içinde yaşadığı kırılmada dürüst kalmaya çalışarak ben de pek çok dönüşüme uğradım, yüzleşmeler yaşadık. Kısa sürede, kan, ter ve gözyaşıyla tamamladığımız, öğretici bir süreçti” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“ÖDÜLLER YENİ BİR EŞİK”</b></p>
<p>Kazanılan ödülün mutluluk verici olmasının yanı sıra büyük bir sorumluluk da getirdiğini belirten oyunun yönetmeni Barış Ayas ise, bu başarıyı Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun uzun yıllara dayanan birikiminin yansıması olarak değerlendirdi. Seyirciyi sadece izleyen değil, deneyimleyen ve kışkırtan bir tarafa taşımak istediklerini belirten Ayas, “Nilüferli olmanın, Nilüfer’de uzun yıllardır üretim yapan, entelektüel birikimini katan herkesle beraber oluşturduğumuz bir vizyon var. Alınan adaylıklar ve ödüller bizim için sonuçtan ziyade bundan sonra ne yapacağımıza dair heyecan veren birer eşik” diye konuştu.</p>
<p>Yönetmenliğin yanı sıra kendisinin aynı zamanda oyuncu olmasının da çalışma sürecini kolaylaştırtığını belirten Ayas, “Düzenli olarak oyunlar oynayan, oyuncular yetiştiren bir tiyatronun giderek kendi yazar ve yönetmenlerini de çıkarması çok kıymetli. Bizim asıl amacımız yenilikçi repertuvarımızla yapılmamış olanı denemek” dedi.</p>
<p><b>NİLÜFER BELEDİYESİ’NDEN ÖRNEK TİYATRO MODELİ</b></p>
<p>Başarının temelinde Nilüfer Belediyesi’nin sunduğu destek ve özgürlük alanı olduğunu belirten Rabia Zehra Şafak, “Bir belediye tiyatrosunun otosansür kullanmadan, risk alarak böyle güçlü bir kadın metnine alan açması bence çok büyük bir şey. Seyircilerin gelip ‘Ne kadar cesur bir iş ortaya koymuşsunuz’ demeleri bizi ekstra onurlandırıyor” diye konuştu.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi’nin Türkiye tiyatro literatüründe ilçeler için örnek bir yapılanma kurduğunu belirten Barış Ayas da şöyle konuştu: “Nilüfer Belediyesi ve NKT olarak kentteki sanat anlayışını besleyen, diğer ilçelere örnek olan bir yapı kurduk. Meslektaşlarımız burada sadece üretmeye odaklanabiliyor. Nilüfer Belediyesi’nin sunduğu bu vizyon sayesinde herhangi bir sansürle karşılaşmadık; herkes bu işin arkasında durdu.”</p>
<p>İkili konuşmalarında oyunun sahnelenmesinde ve hazırlanmasında sağladıkları destekler ve katkılar için Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Başkan Yardımcıları ile Adem Mülazim, Burak Etöz, Okan Temizarabacı, Deniz Göl ve Cem Yılmazer başta olmak üzere tüm ekip arkadaşlarına teşekkür ettiler.</p>
<p>“İlk Bakışta Prima Facie” oyununu ve oyunun ele aldığı konuları farklı şehirlere taşımayı hedeflediklerini belirten ekip, hayallerinin kapsamlı bir Anadolu turnesi olduğunu ifade edere, “Kadın haklarını, adaleti ve sistemleri açıkları tartışmaya ve konuşturmaya devam edeceğiz” mesajını verdiler.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-kent-tiyatrosunun-afife-gururu-prima-facie-636308">Nilüfer Kent Tiyatrosu&#8217;nun Afife gururu: Prima Facie</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karabağlar &#8216;da 4. Etap İmar Planı Mesaisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karabaglar-da-4-etap-imar-plani-mesaisi-634878</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 11:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[etap]]></category>
		<category><![CDATA[karabağlar]]></category>
		<category><![CDATA[kınay]]></category>
		<category><![CDATA[mar]]></category>
		<category><![CDATA[mesaisi]]></category>
		<category><![CDATA[planı]]></category>
		<category><![CDATA[Planların]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[sürecin]]></category>
		<category><![CDATA[toplantı]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaş]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşları]]></category>
		<category><![CDATA[yapılaşma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634878</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karabağlar ‘da üç kez mahkeme kararlarıyla iptal edilen 4. Etap Karabağlar–Cennetoğlu Mahalleleri ve Civarı 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı, revize edilerek askıya çıktı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karabaglar-da-4-etap-imar-plani-mesaisi-634878">Karabağlar &#8216;da 4. Etap İmar Planı Mesaisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabağlar ‘da üç kez mahkeme kararlarıyla iptal edilen 4. Etap Karabağlar–Cennetoğlu Mahalleleri ve Civarı 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı, revize edilerek askıya çıktı. Karabağlar Belediyesi de sürece ilişkin vatandaşları bilgilendirmek amacıyla kapsamlı bir toplantı düzenledi.</p>
<p>Muzaffer İzgü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya Çalıkuşu, General Asım Gündüz, Cennetoğlu, Sarıyer, Uğur Mumcu, Karabağlar, Selvili, Barış, Yunus Emre ve Bozyaka mahallelerinden çok sayıda vatandaş ve mahalle muhtarı katıldı. Belediye yöneticileri ile teknik ekipler, hem sürecin detaylarını anlattı hem de vatandaşların sorularını yanıtladı. Toplantıda ayrıca yürütülen çalışmanın doğrudan bir kentsel dönüşüm uygulaması değil, bölgenin gelecekteki yapılaşma koşullarını belirleyen bir imar planı revizyonu olduğu özellikle vurgulandı.</p>
<p>Yaklaşık 188 hektarlık alanı kapsayan planlar, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylandıktan sonra askıya çıkarıldı. Uzun yıllardır plansız yapılaşma ve mülkiyet sorunlarının yaşandığı bölgede hazırlanan planların, gelecekteki yapılaşma düzenini belirlemesi açısından önem taşıyor.</p>
<p><b>“Üç Kez İptal Edildi, Süreç Yeniden Şekillendi”</b></p>
<p>Toplantıda sürece ilişkin teknik sunumu Karabağlar Belediyesi Etüt ve Proje Müdürü Derya Yazıcı yaptı. Planlama çalışmalarının ilgili müdürlükler ve proje ekipleriyle koordineli şekilde sürdürüldüğünü belirten Yazıcı, teknik çalışmaların sahada ve masa başında eş zamanlı yürütüldüğünü söyledi.</p>
<p>Daha önce üç kez iptal edilen planların uzun yargı süreçlerinden geçtiğini hatırlatan Yazıcı, yürütülen revizyon çalışmalarıyla birlikte sürecin artık sona yaklaştığını ifade etti. Yazıcı, amaçlarının uzun süredir devam eden belirsizliği ortadan kaldırmak olduğunu söyledi.</p>
<p><b>Planlar 1 Ay Boyunca Askıda</b></p>
<p>Yeni planların bir ay boyunca askıda kalacağını belirten Yazıcı, vatandaşların bu süreçte Karabağlar Belediyesi Etüt ve Proje Müdürlüğü’ne başvurarak detaylı bilgi alabileceklerini ifade etti. Vatandaşların tapularıyla birlikte belediyeye giderek mülkiyet durumlarına ilişkin inceleme yapabileceği ve itirazlarını iletebileceği bildirildi.</p>
<p>30 Nisan’da askıya çıkan planlar, 29 Mayıs 2026 tarihine kadar incelenebilecek.</p>
<p><b>Kocaer: “Bugünü Değil, 30-50 Yıl Sonrasını Planlıyoruz”</b></p>
<p>Karabağlar Belediye Başkan Yardımcısı Özlem Şenyol Kocaer ise imar planlarının yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de düşünerek hazırlandığını söyledi.</p>
<p>Geçmiş yıllarda verilen yapılaşma haklarının bugün yeniden değerlendirilirken birçok teknik kriterin dikkate alınması gerektiğini ifade eden Kocaer, kat artışlarının beraberinde yeşil alan, yol ve sosyal donatı ihtiyacını da artırdığını vurguladı.</p>
<p>Planlamaların mevzuat çerçevesinde ve adaletli bir anlayışla hazırlandığını belirten Kocaer, “Bugün için değil, 30-50 yıl sonrasını öngörerek hareket ediyoruz. Çocuklarımızın aynı sorunlarla karşılaşmaması gerekiyor” diye konuştu.</p>
<p>Kocaer ayrıca planlama sürecinde yalnızca konut alanlarının değil; otopark, yeşil alan, yol, sosyal tesis, eğitim alanları, sağlık tesisi, kültür merkezleri ve iş alanlarının da birlikte değerlendirildiğini belirterek, planlama sürecinde hiçbir vatandaşın hakkının kaybolmaması için şeffaf ve hesap verilebilir bir sistem oluşturulduğunu ifade etti.</p>
<p><b>Başkan Kınay: “Süreç şeffaflıkla, vatandaşın haklarının korunması anlayışıyla yürütülüyor”</b></p>
<p>Toplantının sonunda vatandaşlara bir konuşma yapan Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, sürecin şeffaflıkla ve vatandaş haklarının korunması anlayışıyla yürütüldüğünü söyledi.</p>
<p>Yıllardır süren plansız yapılaşmanın bölgede ciddi sorunlar yarattığını belirten Kınay, “İnsanlarımız artık sadece bir bina değil; yolu, parkı, sağlık tesisi ve sosyal alanı olan güvenli yaşam alanları istiyor” dedi.</p>
<p>İmar planlarının kişisel kararlarla değil, bilimsel ve teknik kriterlerle hazırlandığını vurgulayan Kınay, okul alanları, sağlık tesisleri, yeşil alanlar ve sosyal donatıların bölgedeki nüfus ihtiyacına göre planlandığını söyledi.</p>
<p>Geçmişte mahkeme kararlarıyla iptal edilen planların eksiklerinin giderildiğini belirten Kınay, “Herkesin tapusu kazanılmış bir haktır. Kimsenin hakkının elinden alınması mümkün değildir. Süreç bilgilendirmeler ve yasal mevzuat çerçevesinde ilerleyecek” ifadelerini kullandı.</p>
<p> <b>“Kulaktan yayılan bilgilere itibar etmeyin”</b></p>
<p>Vatandaşlarımızın bu süreçte mağdur kalmaması için planları kendi imkânlarıyla 6 aylık süreçte hızlıca hazırlayıp meclise sunduklarının altını çizen Başkan Kınay vatandaşlara kulaktan kulağa yayılan bilgilere itibar etmemeleri çağrısında bulunarak doğru bilginin belediyenin ilgili müdürlüklerinden alınması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Başkan Kınay ayrıca bilgilendirme toplantılarının devam edeceğini belirtti. Ve “Eksiklerimizi birlikte göreceğiz, soruları birlikte cevaplayacağız. Karabağlar ‘da her aşamayı vatandaşımızla konuşarak ilerleteceğiz” dedi.</p>
<p>Konuşmaların ardından vatandaşlar söz alarak imar hakları, yapılaşma koşulları ve süreçle ilgili merak ettikleri soruları belediye yetkililerine yöneltti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karabaglar-da-4-etap-imar-plani-mesaisi-634878">Karabağlar &#8216;da 4. Etap İmar Planı Mesaisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Kınay&#8217;dan Mali Disiplin ve Hizmet Vurgusu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-kinaydan-mali-disiplin-ve-hizmet-vurgusu-633540</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:37:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kınay]]></category>
		<category><![CDATA[mali]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[vurgusu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=633540</guid>

					<description><![CDATA[<p>Helil Kınay başkanlığında gerçekleştirilen Karabağlar Belediyesi Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda 2025 Mali Yılı Kesin Hesap Raporu oy çokluğuyla kabul edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-kinaydan-mali-disiplin-ve-hizmet-vurgusu-633540">Başkan Kınay&#8217;dan Mali Disiplin ve Hizmet Vurgusu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Helil Kınay başkanlığında gerçekleştirilen Karabağlar Belediyesi Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda 2025 Mali Yılı Kesin Hesap Raporu oy çokluğuyla kabul edildi. Toplantıda kapsamlı bir değerlendirme yapan Başkan Kınay, belediyenin mali yapısından sosyal projelere, yatırımlardan kentsel dönüşüme kadar birçok başlıkta önemli mesajlar verdi.</p>
<p>Ekonomik zorluklara rağmen mali disiplinden taviz vermediklerini belirten Kınay, belediyede personel sayısının artırılmadığını, aksine azaldığını ifade ederek mevcut hizmetlerin verimlilik esaslı bir anlayışla sürdürüldüğünü söyledi.</p>
<p>“Personeline tek bir delikli kuruş borcu olmayan, bir metrekare yer satmayan, SGK ve vergi borcu bulunmayan bir belediyeyiz” sözleriyle belediyenin mali tablosunu özetleyen Kınay, yalnızca mülk satmamakla kalmadıklarını, aksine belediyeye mülk kazandırdıklarını ifade etti. Güncel SGK ve vergi borçlarının bulunmadığını vurgulayan Kınay, vadesi gelen tüm borçların ödeme gücüne sahip bir belediye yapısını koruduklarını söyledi.</p>
<p><b>Gelirler Arttı, Açık Azaldı</b></p>
<p><b>“Sıkı mali disiplin uyguladık”</b></p>
<p>Mecliste yapılan eleştirilere rakamlarla yanıt veren Başkan Kınay, belediyenin gelirlerini artırırken giderleri kontrollü şekilde yönettiklerini söyledi.</p>
<p>2024 yılına göre belediye gelirlerinde yüzde 44 artış sağlandığını belirten Kınay, yüksek enflasyon ve maliyet baskısına rağmen gider artışının yüzde 24 seviyesinde tutulduğunu ifade etti.</p>
<p>Bir önceki yıl yüzde 35 seviyesinde olan bütçe açığının ise uygulanan tasarruf politikalarıyla yüzde 14’e kadar gerilediğini açıklayan Kınay, belediyede personel sayısının artırılmadığını, mevcut hizmetlerin verimlilik esaslı yönetim anlayışıyla sürdürüldüğünü kaydetti.</p>
<p>“Çok sıkı bir mali disiplin yürüttük” diyen Kınay, çalışan maaşları ve sosyal hakların eksiksiz şekilde ödendiğini vurguladı.</p>
<p><b>Kamusal bakış açısıyla “90 Araçlık Yeni Filo Kurduk”</b></p>
<p>Karabağlar Belediyesi’nin hizmet kapasitesini artırmak amacıyla araç filosunun büyütüldüğünü belirten Başkan Kınay, kiralama modelinden uzaklaşılarak belediyeye toplam 90 yeni araç kazandırıldığını açıkladı.</p>
<p>Yeni iş makineleri ve ekipmanlarla asfalt, bakım ve altyapı çalışmalarının artık büyük ölçüde belediyenin kendi imkanlarıyla sürdürüldüğünü ifade eden Kınay, asfalt yama robotunun ardından ikinci robotun da kısa süre içinde hizmete alınacağını söyledi.</p>
<p><b>“Yeşil İstasyon” ile Tasarruf Hamlesi</b></p>
<p>Akaryakıt giderlerinde ciddi tasarruf sağlandığını belirten Başkan Kınay, belediyeye ait akaryakıt istasyonunun önemli bir mali avantaj sunduğunu söyledi.</p>
<p>Türkiye’ye örnek gösterilen “Yeşil İstasyon” projesine değinen Kınay, hukuki süreci devam eden tesisin yeniden halkın hizmetine sunulması konusunda kararlı olduklarını ifade etti.</p>
<p>Belediyenin kendi plent tesisleri ve asfalt yama robotlarıyla Karabağlar yollarında yenileme çalışmalarını sürdürdüğünü de sözlerine ekledi.</p>
<p><b>Sosyal Belediyecilik Vurgusu</b></p>
<p><b>Akademiler, yaşam merkezleri ve Kar Kafeler</b></p>
<p>Başkan Kınay, konuşmasında sosyal belediyecilik çalışmalarına da geniş yer verdi.</p>
<p>Çocuk akademileri, ileri yaş merkezleri, kadın emeğine yönelik tekstil ve mutfak akademileri, Kar Kafeler ve yaşam merkezlerinin aktif şekilde hizmet verdiğini belirten Kınay, sosyal destek projelerinin ilçede her kesime ulaşmaya devam ettiğini söyledi.</p>
<p><b>Dev Yatırımlarda Sona Doğru</b></p>
<p><b>Atatürk Gençlik ve Spor Merkezi açılış için gün sayıyor</b></p>
<p>Karabağlar’ın önemli yatırımlarından biri olan Atatürk Gençlik ve Spor Merkezi’nin inşaatının tamamlandığını açıklayan Başkan Kınay, gerekli bakanlık onaylarının ardından merkezin İzmir Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle hizmete açılacağını söyledi.</p>
<p>Kınay, merkezin yalnızca Karabağlar için değil, İzmir ve Ege Bölgesi için de önemli bir yatırım olduğunun altını çizdi.</p>
<p>Yeşilyurt Pazaryeri’nde ise yapım çalışmalarının sürdüğü bilgisini paylaştı.</p>
<p> </p>
<p><b>“Karabağlar’ın En Büyük İhtiyacı Kentsel Dönüşüm”</b></p>
<p><b>Osman Aksüner’de süreç hızlanıyor</b></p>
<p>Karabağlar’daki en önemli gündemlerden birinin kentsel dönüşüm olduğunu vurgulayan Başkan Kınay, Osman Aksüner Mahallesi’nde yürütülen dönüşüm çalışmalarının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda sürdüğünü söyledi.</p>
<p>Altı hektarlık dönüşüm alanında sona yaklaşıldığını belirten Kınay, yapılacak dördüncü bilgilendirme toplantısıyla birlikte dönüşüm modelinin vatandaşlara anlatılacağını ve uzlaşma görüşmelerinin başlayacağını açıkladı.</p>
<p><b>“Hiçbir Makama Hakaret Kabul Edilemez”</b></p>
<p>Başkan Kınay, CHP Meclis Üyesi Kadir Dalgıç hakkında sosyal medya paylaşımları sonrası yaşanan sürece ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Eleştiri ile hakaret arasındaki çizgiye dikkat çeken Kınay, hiçbir kamu makamına yönelik hakaretin kabul edilemeyeceğini söyledi.</p>
<p>“Ne seçilmiş Cumhurbaşkanı’na, ne herhangi bir siyasi parti temsilcisine, ne de bir bürokrata yönelik hakaretin kabul edilmesi mümkün değildir” diyen Kınay, yaşanan sürecin belediye ve meclis adına üzücü olduğunu ifade etti.</p>
<p>Konunun yargıya taşındığını hatırlatan Başkan Kınay, idari ve hukuki süreçlerin titizlikle takip edildiğini belirterek tüm meclis üyelerini daha hassas ve sağduyulu davranmaya davet etti.</p>
<p>Karabağlar’ın hizmetlerle anılması gerektiğini vurgulayan Kınay, “Keşke bu talihsiz olay hiç yaşanmasaydı” diyerek konuşmasını tamamladı.</p>
<p><b>İleri Yaş Komisyonu Kuruldu</b></p>
<p>Karabağlar Belediye Meclisi’nde ayrıca İleri Yaş Komisyonu’nun kurulması da kararlaştırıldı.</p>
<p>Komisyon üyeleri; Kemal Özdönmez, Ceren Leyla Gür Önalan, Mehmet Türkbay, Fatma Kuzu ve Uğur Özcan’dan oluştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-kinaydan-mali-disiplin-ve-hizmet-vurgusu-633540">Başkan Kınay&#8217;dan Mali Disiplin ve Hizmet Vurgusu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nevşehir&#8217;in Asırlık Sorunlarını Ortadan Kaldıracağız</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nevsehirin-asirlik-sorunlarini-ortadan-kaldiracagiz-625459</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 13:33:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arı]]></category>
		<category><![CDATA[asırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[kaldıracağız]]></category>
		<category><![CDATA[nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Nevşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[ortadan]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlarını]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625459</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, şehir genelinde başlatılan altyapı ve üstyapı çalışmaları ile 2026 yılı projelerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehirin-asirlik-sorunlarini-ortadan-kaldiracagiz-625459">Nevşehir&#8217;in Asırlık Sorunlarını Ortadan Kaldıracağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span>Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, şehir genelinde başlatılan altyapı ve üstyapı çalışmaları ile 2026 yılı projelerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Altyapıyı önceleyen bir anlayışla hareket ettiklerini belirten Başkan Arı, Nevşehir’i uzun vadeli ve kalıcı yatırımlarla geleceğe hazırladıklarını ifade etti. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bahçelievler Mahallesi Seher Sokak’ta oluşturulan alanda düzenlediği basın toplantısıyla hem gazetecilere hem de vatandaşlarımıza açıklamalarda bulunan ve 2026 yılı dev yatırım projelerinin startını veren Başkan Arı, Nevşehir Belediyesi’nin yalnızca altyapı ve asfalt çalışmaları için yaklaşık 500 trilyon TL (500 milyon TL) bütçe ayırdığını açıkladı. Çalışmaların üç etap halinde yürütüleceğini belirten Başkan Arı, toplam maliyetin ise 1,5 katrilyon TL’ye (1,5 milyar TL) ulaşacağını ifade etti. İlk etap çalışmalarının maliyetinin yaklaşık 175 trilyon TL (175 milyon TL) olduğu kaydedildi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Şehrin en önemli altyapı sorunlarından biri olan içme suyu hatlarının yenilenmesine başlandığını belirten Belediye Başkanı Rasim Arı, 17 kilometrelik ana isale hattının tamamen değiştirileceğini söyledi. Bahçelievler Mahallesi’nde başlatılan çalışmalar kapsamında 9 bin 48 metre içme suyu hattı, 1.800 metre kanalizasyon hattı ve 1.450 metre yağmur suyu hattı yapılacağını ifade etti. Çalışmaların yalnızca tek bir bölgeyle sınırlı kalmayacağını belirten Başkan Arı, Nevşehir’in bütün mahallelerinde eş zamanlı altyapı ve üstyapı yenileme çalışmalarının sürdürüleceğini dile getirdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Mevcut altyapının yetersizliği nedeniyle yaşanan su kesintileri ve kayıpların önüne geçileceğini kaydeden Başkan Arı, yeni sistemle birlikte arızaların dijital olarak anlık tespit edileceğini ve hızlı müdahale imkânı sağlanacağını belirtti. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Nevşehir’in kuraklık riski taşıyan bölgeler arasında yer aldığını vurgulayan Başkan Arı, yapılan yatırımların aynı zamanda su kaynaklarını korumaya yönelik olduğunu söyledi. Çalışmalar süresince yaşanabilecek geçici sıkıntılara da değinen Belediye Başkanı Arı, vatandaşlardan sabır ve anlayış beklediklerini ifade etti.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Altyapı yatırımlarının yanı sıra 2026 yılı içerisinde hayata geçirilecek projelere de değinen Başkan Arı, turizm odaklı yatırımların dikkat çektiğini söyledi. Bu kapsamda 35 dönümlük alanda “Güzel Atlar Diyarı” adıyla bir rekreasyon alanı kurulacağını açıklayan Başkan Arı, projenin turizm çeşitliliğine katkı sağlayacağını belirtti.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Enerji yatırımları hakkında da bilgi veren Başkan Arı, kurulacak güneş enerji santrali ile belediyeye yıllık yaklaşık 10 milyon TL gelir sağlanmasının hedeflendiğini ifade etti. Turizm yatırımları kapsamında butik otel projesinin ilk etabının 19 Mayıs’ta hizmete açılmasının planlandığını belirten Başkan Arı, bungalov ev projelerinde ise ihale sürecinin tamamlandığını ve yapım aşamasına geçildiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kentsel dönüşüm çalışmalarına da değinen Başkan Arı, riskli yapı tespitlerinin sürdüğünü, sürecin tamamlanmasının ardından ihaleye çıkılacağını ifade etti. Ayrıca şehir genelinde 3 kapalı pazar yeri, yeni otopark alanları ve ağır tonajlı araçlar için tır garajı projelerinin hayata geçirileceğini belirtti.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Nevşehir Belediyesi’nin maliyetlerini düşürmeye yönelik adımların da atıldığını kaydeden Başkan Arı, asfalt plent tesisi ve beton santrali kurulacağını, bu sayede ilerleyen yıllarda önemli tasarruf sağlanacağını dile getirdi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Konuşmasında siyasi değerlendirmelerde de bulunan Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı “Konu Nevşehir ise gerisi teferruattır” diyerek şehir menfaatlerinin her şeyin üzerinde tutulması gerektiğini vurguladı. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Nevşehir Belediyesi’nin başlattığı kapsamlı altyapı ve yatırım süreciyle kentin önemli bir dönüşüm dönemine girdiği ifade edildi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehirin-asirlik-sorunlarini-ortadan-kaldiracagiz-625459">Nevşehir&#8217;in Asırlık Sorunlarını Ortadan Kaldıracağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay&#8217;dan sağlık turizminde ortak akıl çağrısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-saglik-turizminde-ortak-akil-cagrisi-623357</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 13:49:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Turizmi]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[turizminde]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623357</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı, İzmir ve Ege Bölgesi’nin sağlık sektörü temsilcilerini bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-saglik-turizminde-ortak-akil-cagrisi-623357">Başkan Tugay&#8217;dan sağlık turizminde ortak akıl çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı, İzmir ve Ege Bölgesi’nin sağlık sektörü temsilcilerini bir araya getirdi. İzmir’in sağlık turizminde küresel bir cazibe merkezi olabilmesi için güven, kalite ve koordinasyonun şart olduğunu vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Kentimizi dünyayı en iyi şekilde ağırlayacak hale getirmek için tüm paydaşlarla birlikte hareket etmeliyiz Görev sürem boyunca İzmir’in tarım, turizm ve ticarette gelişmesi için elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım” dedi.</p>
<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclisi ile İzmir Ticaret Odası iş birliğinde düzenlenen Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı, İzmir Ticaret Odası’nda sağlık sektörü temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda İzmir’in sağlık alanındaki mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Dr. Cemil Tugay, Türkiye’de hem genel turizmin hem de sağlık turizminin gelişimi açısından güvenlik ve denetimin büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu alandaki çalışmaların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirten Tugay, özellikle yaşlı nüfusa yönelik üçüncü yaş turizmi açısından İzmir ve Ege Bölgesi’nin önemli bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çekti. Tugay, İzmir’in dünyanın dört bir yanından gelecek ziyaretçileri ağırlayacak şekilde hazırlanması gerektiğini ifade ederek, bu hedef doğrultusunda tüm paydaşların ortak hareket etmesinin zorunlu olduğunu dile getirdi.</p>
<p><strong>“Sektör kan kaybediyor”</strong></p>
<p>30 yıl hekimlik yaptıktan sonra belediye başkanlığı görevini üstlendiğini belirten Başkan Dr. Cemil Tugay, 2000’li yılların başından itibaren sağlık turizminin gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Türkiye’nin hekim kalitesinin yüksek olduğunu ancak bu niteliğin giderek zayıfladığını vurgulayan Tugay, tıp fakültelerindeki eğitim kalitesinin düşmesinin ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi. Türkiye’nin güvenli bir ülke olarak algılanmamasının turizmi olumsuz etkilediğini belirten Başkan Tugay, 2025’te sağlık turizmindeki düşüşün genel turizmle paralel ilerlediğini kaydetti. Tugay, artan maliyetler nedeniyle Türkiye’nin rekabette pahalı bir ülke konumuna geldiğini ve sektörün kan kaybettiğini ifade etti.</p>
<p><strong>“Güveni sağlamak zorundayız”</strong><br />Turizm tesisleri ve yatırımcılarına daha fazla destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Gerçekten güvenli miyiz sorusunu kendimize objektif biçimde sormamız gerekiyor. Açıkça ifade etmek gerekirse, olması gerektiği kadar güvenli bir ülke değiliz. Artan şiddet olayları, mafyalaşma ve başta yeme-içme sektörü olmak üzere hizmet alanlarında denetimlerin yetersizliği, Türkiye’nin güven algısını zedeliyor. Yaşanan olumsuzluklar da yurt dışında abartılarak aktarılıyor. Sağlık turizminden söz ediyorsak, merdiven altı faaliyetlere kesinlikle izin vermemeliyiz. Özellikle kozmetik işlemler ve cerrahi alanında şarlatanlığa izin vermemek ve güveni sağlamak zorundayız. İnsanların en çok önemsediği unsur güvenlik. Güven duymadıkları yerlere gitmiyorlar. Rekabet ortamında makul fiyatların sunulması, denetimlerin sağlanması ve doğru teşviklerin verilmesi gerekiyor. Ayrıca İzmir’in tanıtımı konusunda önemli eksiklerimiz var. Bu nedenle herkesin kentin tanıtımına daha fazla özen göstermesi gerekiyor.”</p>
<p><strong>3. yaş turizmi vurgusu</strong></p>
<p>İzmir’de uzun yıllar sağlık turizminin termal turizmle öne çıktığını, sonraki süreçte ise estetik ve kozmetik işlemlerin ağırlık kazandığını belirten Başkan Tugay, Türkiye’nin bu alanda bir dönem güçlü bir konumda olduğunu ifade etti. Sağlık turizminin bugün büyük ölçüde termal ve kozmetik işlemlerle sınırlı algılandığını söyleyen Tugay, asıl önemli potansiyelin üçüncü yaş turizminde olduğunu vurguladı. Avrupa’daki yaşlı nüfusun doğru tesisler ve iyi planlanmış hizmet modelleriyle ağırlanması halinde büyük bir fırsat doğacağını belirten Tugay, Türkiye’nin iklimi, doğası ve kültürel zenginliğiyle bu alanda avantajlı olduğunu dile getirdi. Ancak güven eksikliği ve yeterli altyapının bulunmaması nedeniyle bu potansiyelin değerlendirilemediğini ifade eden Tugay, özellikle İzmir ve Ege Bölgesi için üçüncü yaş turizminin büyük bir fırsat sunduğunu, bu alanda tesis yatırımları ve güçlü bir organizasyon modeline ihtiyaç olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>“Mutlaka ortaklaşarak çalışmalıyız”</strong><br />Brezilya ile 5,5 milyar dolarlık ticaret hacmine dikkat çeken Başkan Cemil Tugay, “Biz onlara 1 milyarlık dolarlık ürün ve hizmet satarken, onlardan 4,5 milyar dolar ürün ve hizmet alıyoruz. Güney Amerika için önemli bir inanç merkezi olan Meryem Ana’yı tanıtamıyoruz. Kentin tanıtımı için kolektif bir çaba gerekiyor. İzmir’in dünyayı en iyi şekilde ağırlayacak biçimde hazırlanmamız gerekiyor. Tüm paydaşların bir arada olduğu ortak çalışma ortamlarına ihtiyaç  var. Görev sürem boyunca kentin tarım, turizm ve ticarette gelişmesi için elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Önemli bir fırsat penceresi”</strong></p>
<p>İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener de artan sağlık maliyetleri, yaşlanan dünya nüfusu ve kaliteli hizmete erişim ihtiyacının, hastaları sınır ötesi çözümlere yönlendirdiğini belirterek “Bu küresel eğilimler, doğru konumlanan şehirler için önemli bir fırsat penceresi oluşturuyor. Ülkemiz sağlık turizmi pazarında son yıllarda önemli bir yükseliş yakalarken, kentimiz de bu pazardaki payını artırabilecek tüm dinamiklere sahip. Özellikle üç alanda çok güçlü potansiyele sahibiz; medikal turizm, termal turizm, sağlıklı yaşam ve üçüncü yaş turizmi” dedi.</p>
<p><strong>“Bütüncül bir değer zinciri olarak ele almalıyız”</strong><br />İzmir’in yalnızca bir tedavi noktası değil; sağlık, kültür, inanç ve gastronomiyi bir arada sunan yüksek katma değerli bir destinasyon olduğunu vurgulayan Mahmut Özgener, sağlık turizminin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. Ulaşım altyapısından konaklamaya, dijital tanıtımdan insan kaynağına kadar uzanan çok boyutlu bir ekosisteme ihtiyaç olduğunu ifade eden Özgener, İzmir’in güçlü kurumları ve iş birliği kültürüyle bu potansiyele sahip olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>“İnciraltı sağlık turizminin lokomotifi olabilir”</strong><br />İnciraltı’nın stratejik bir dönüşümle sağlık turizmi açısından önemli bir merkez haline gelebileceğini belirten Özgener, bu alanda bir “Sağlık Turizmi Vadisi” kurulabileceğini ifade etti. Doğru planlama ile bölgenin uluslararası hastaların ağırlandığı, Ar-Ge’nin geliştirildiği ve yaşam kalitesi yüksek bir destinasyona dönüşebileceğini vurgulayan Özgener, İnciraltı’nın İzmir’i sağlık turizminde üst lige taşıyacak önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Özgener, “Bugün burada hep birlikte atacağımız adımlar, İzmir’in bu alanda geleceğin öncü şehirlerinden biri olma hedefinin önünü açacaktır” dedi.</p>
<p><strong>Sağlık turizminde İzmir farkı</strong></p>
<p>TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan, amaçlarının sektör paydaşlarıyla buluşarak bölgelerin ihtiyaçlarını belirlemek ve kamuyla iş birliği içinde çözümler üretmek olduğunu söyledi. Sağlık turizminin küresel bir sektör haline geldiğini ve kalite odaklı yaklaşımın önem kazandığını vurgulayan Öztan, İzmir’in bu alanda payını yüzde 1’den yüzde 5’e çıkararak dikkat çekici bir büyüme yakaladığını ifade etti. Türkiye genelinde düşüş yaşanmasına rağmen İzmir’in yükselişini sürdürdüğünü belirten Öztan, kentin sağlık hizmetleri ile yaşam deneyimini bir arada sunan önemli bir destinasyon olduğunu dile getirdi. İzmir’in güçlü sağlık altyapısı, ileri tanı olanakları ve yüksek kapasiteli tedavi merkezleriyle öne çıktığını kaydeden Öztan, Ege Bölgesi’ndeki sağlık kuruluşlarının yüzde 63’ünün İzmir’de bulunduğunu belirtti.</p>
<p><strong>Oturumlar yapılacak</strong></p>
<p>Toplantı, Türkiye’de Sağlık Turizmi ve Kamu Stratejileri ile Ege’den Dünyaya: İzmir’in Sağlık Turizmindeki Potansiyeli ve Gelişim Stratejileri oturumlarıyla devam edecek. Ardından çalıştay oturumları gerçekleştirilecek. Bu kapsamda Medikal Turizm, Sağlık Turizmi Altyapısı ve Kümelenme: Medikalkampüs Yaklaşımı, Sağlık Turizmi Yatırım Stratejileri, İyi Yaşam, Üçüncü Yaş Turizmi ve Termal Turizm, Sağlık Turizminde Dijitalleşme, Sağlık Turizminde Ulusal ve Uluslararası Tanıtım, Sağlık Turizmi Mevzuatı ve Sigorta Uygulamaları konuşulacak. Toplantı, çalıştay sonuçlarının değerlendirilmesi ile sona erecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-saglik-turizminde-ortak-akil-cagrisi-623357">Başkan Tugay&#8217;dan sağlık turizminde ortak akıl çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık çalışanlarının aşılanması ile rol model oluşturulmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlarinin-asilanmasi-ile-rol-model-olusturulmali-615625</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 09:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşılanması]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanlarının]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkların]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kızamık]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturulmalı]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[rol]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615625</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “2. Aşı ve Aşılamanın Önemi Günleri Sempozyumu”nda aşıyla önlenebilen hastalıkların yanı sıra çocuklarda, yetişkinlerde ve sağlık çalışanlarında aşılamanın koruyucu etkilerine dikkat çekildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlarinin-asilanmasi-ile-rol-model-olusturulmali-615625">Sağlık çalışanlarının aşılanması ile rol model oluşturulmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “2. Aşı ve Aşılamanın Önemi Günleri Sempozyumu”nda aşıyla önlenebilen hastalıkların yanı sıra çocuklarda, yetişkinlerde ve sağlık çalışanlarında aşılamanın koruyucu etkilerine dikkat çekildi. Sağlık çalışanlarının aşılanmasının öneminden bahseden İstanbul Atlas Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Toprak, sağlık çalışanlarının aşılanmasının toplumda örnek davranış olarak gösterildiğinde genel aşı kabulünü artırabileceğini söyledi.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Creative Lab.&#8217;da gerçekleştirilen sempozyumun moderatörlüğünü yapan </span></span></span></span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, <span>her yıl 1 milyondan fazla çocuğun aşıya erişemediği için aşıyla korunulabilen hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirdiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Aşılama oranlarının düşmesinde aşı karşıtlığındaki artışın etkili olduğunu kaydeden Prof. Dr. Selim Badur, “<span>Dünya Sağlık Örgütü’nün insanlığı tehdit eden 10 önemli faktör arasında yer verdiği, aşı karşıtlığı önemli bir yer tutuyor. Özellikle bu sorunun dünyada yaygınlaştıını görmekteyiz, ülkemizde de benzer bir durum söz konusu. Ülkemizde 2010’lu yıllarda 100 aile çocuklarını aşılatmak istemezdi. Çocuğunun aşılanmasını istemeyen aile sayısı 2025’te 100 bini aştı, bu çok olumsuz bir durum” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Aşılama oranlarının düşüşüyle beraber kızamık salgınları ortaya çıkıyor</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>2022‘de yapılan bir yayından örnek veren Prof. Dr. Selim Badur, “1 yaş altı çocuklarda aşılama oranlarında Türkiye yüzde 95 gibi iyi bir yerde. Bu da son zamanlarda azalmakta ve kızamık salgınları ortaya çıkıyor. Çocuklarda nispeten yüksek olan aşılama oranları erişkin aşılamalarına bakılınca yüzde 6’lar civarında olduğunu görüyoruz” dedi. </span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Erişkinlerde aşılama oranları düşük seviyede</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Erişkin aşılamasının da çok önemli olmasına rağmen aşılama oranlarının çok düşük olduğunu belirten Prof. Dr. Selim Badur, yapılan bazı çalışmalarda tetanoz, Hepatit B, özellikle influenza, pnömokok aşılama oranlarının da oldukça düşük seviyelerde olduğunu söyledi. </span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Aşılanma konusunda bilinçlenmenin sağlanması ve aşı konusunda önyargı ve yanlış bilgilerin yayılmasının önlenmesinde bilimsel toplantıların önemli olduğunu kaydeden Prof. Dr. Selim Badur, bu sempozyumun da bu anlamda önemli olduğunu ifade etti.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Prof. Dr. Selda Hançerli, çocukluk çağı aşılamasının önemini anlattı</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selda Hançerli, ulusal çocukluk çağı aşıları ile aşılamanın çocuk sağlığı üzerindeki koruyucu etkilere değindi. Aşının sadece hastalıkları önlemede değil, hastalıkların sonuçlarından da koruduğunu belirten Prof. Dr. Selda Hançerli, “Aşılama yani bağışıklama, immünolojik ajanlarla hastalıkların yok edilmesidir. Korunabilir hastalıkların ortaya çıkışını engellediğiniz zaman hastalıklardan kaynaklanan ölümlerin de önüne geçiyoruz” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Boğmaca, Hepatit B, kızamk, kızamıkçık, suçiçeği, difteri, tetanoz ve kabakulak gibi pek çok hastalığın aşılama sayesinde önlenebildiğini belirten Prof. Dr. Selda Hançerli, “Şu anda tüm dünyada eridike edilmiş kanıtlanmış tek hastalık çiçek hastalığı. Aşılama sayesinde bir hastalık dünyadan yok oldu. Aşılama sayesinde amacımız bu hastalıkların eksilmesini sağlamak” dedi. Prof. Dr. Selda Hançerli ergenlik dönemindeki aşılamanın da çok önemli olduğunu vurguladı.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Dr. Gamze Şanlıdağ İşbilen: “Aşıyla önlenebilen hastalıklar nedeniyle 42 bin yetişkin yaşamını yitiriyor” </span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Şehir Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Gamze Şanlıdağ İşbilen, erişkin aşılamasının önemini vurguladı. Yetişkin aşılamasının son birkaç yıldır hayatımızda olduğunu belirten Dr. Gamze Şanlıdağ İşbilen, bu farkındalığın özellikle pandemi döneminde arttığının altın çizdi. Aşıyla önlenebilen hastalıklar nedeniyle ABD’de her yıl 300 çocuk ölürken 42 bin yetişkinin öldüğünü ifade eden Dr. Gamze Şanlıdağ İşbilen, “Çocukluk döneminde yapılan aşıların koruyuculuğunun erişkinlik döneminde etkisini kaybetmesi nedeniyle erişkinlerde aşılama büyük önem taşıyor” dedi. Dr. Gamze Şanlıdağ İşbilen, tetanoz, boğmaca, difteri, influenza, pinomokok, zatürre ve zona aşılarının yetişkinlerde önleyici etkilerini anlattı.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Prof. Dr. Dilek Toprak:  “Sağlık çalışanlarının aşılanması çok önemli”</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Toprak ise sağlık çalışanlarının aşılanmasının öneminden bahsetti. Sağlık çalışanları için temel aşı takvimi hakkında bilgi veren  Prof. Dr. Dilek Toprak, Hepatit A, Hepatit B, influenza, kızamık, kabakulak, kızamıkçık, suçiçeği ve meningokok aşılarının yaptırılması gerektiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Sağlık çalışanları yılda bir kere influenza aşısı olmalı</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Mevsimsel influenza aşısının yılda bir kere yaptırılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Dilek Toprak, tetanoz ve difteri aşılarının da önemli olduğunu, özellikle tetanoz aşısının 10 yılda bir yaptırılması gerektiğini kaydetti. Sağlık çalışanlarının ülke çapında gerçekleştirilen standart tarama ve bağışıklama programlarına alınması ve hastane yönetimleri tarafından aşı konusunda gerekli kolaylıkların sağlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Dilek Toprak, sağlık çalışanlarının aşılanmasının toplumda örnek davranış olarak gösterildiğinde genel aşı kabulünü artırabileceğini sözlerine ekledi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlarinin-asilanmasi-ile-rol-model-olusturulmali-615625">Sağlık çalışanlarının aşılanması ile rol model oluşturulmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HIV&#8217;le ilgili damgalanma ve ayrımcılık bilgisizlikten kaynaklanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hivle-ilgili-damgalanma-ve-ayrimcilik-bilgisizlikten-kaynaklaniyor-597983</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 13:21:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisizlikten]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaş]]></category>
		<category><![CDATA[damgalanma]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hiv]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[le]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597983</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kısa adı HIV olan İnsan İmmün Yetmezlik Virüsünün bağışıklık sisteminin en önemli hücrelerini hedef alarak bağışıklık yetmezliğine yol açtığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bozkurt, HIV enfeksiyonunun küresel bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hivle-ilgili-damgalanma-ve-ayrimcilik-bilgisizlikten-kaynaklaniyor-597983">HIV&#8217;le ilgili damgalanma ve ayrımcılık bilgisizlikten kaynaklanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Kısa adı HIV olan İnsan İmmün Yetmezlik Virüsünün bağışıklık sisteminin en önemli hücrelerini hedef alarak bağışıklık yetmezliğine yol açtığını belirten </span></span></span></b><b><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bozkurt, HIV enfeksiyonunun küresel bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.  Dünya genelinde HIV ile yaşayan 40 milyon insan bulunduğunu ve her yıl 1,3 milyon yeni vakanın ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Fatma Bozkurt, hastalığın tedavilerle kontrol edilebildiğini ve doğru korunma yöntemleriyle tamamen önlenebildiğini kaydetti. Prof. Dr. Fatma Bozkurt, HIV virüsü ile ilgili ayrımcılık ve damgalanmanın HIV’le ilgili bilgisizlikten kaynaklandığının altını çizdi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafıından “Bilimsel Etkinlikler Serisi 2025-2026” kapsamnında düzenlenen AIDS Farkındalık Haftası Etkinliği İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü (HIV) Paneli’nde uzmanlar tarafından HIV  virüsü, virüsün etkileri, tedavi ve korunma yötemleri ele alındı. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Selim Badur: “HIV yılda 660 binden fazla kişinin ölümüne yol açıyor”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Ralph A. DeFronzo Oditoryumu’nda gerçekleştirilen panelin açılış konuşmasını yapan </span></span></span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, HIV enfeksiyonu nedeniyle yılda 660 binden fazla kişinin yaşamını yitirdiğini belirterek “Bir pandemi söz konusu. HIV tedavisi ile ilgili çok yeni olumlu adımlar atılsa da özellikle damgalama ve dışlama gibi konularda çözülmesi ve atılması gereken adımlar olduğunu biliyoruz. Bugün bu konuların yanı sıra HIV tedavisindeki yeni gelişmeleri ele alacağız” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Damgalanma korkusu, sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kırmızı Kurdele Derneği Temsilcisi Arda Karapınar, HIV virüsünün etkilerine işaret ederek özellikle ayrımcılık ve damgalanma sorunlarına dikkat çekti. Dünya genelinde HIV pozitife yönelik önyargıların, virüsün ortaya çıktığı 1980’lerden bu yana her zaman var olduğunu belirten Karapınar, HIV pozitif bireylerin özellikle damgalanma endişesi nedeniyle sağlık hizmetlerine erişmede yaşadığı zorluklara değindi. Arda Karapınar, 54 ülkeden 3 bin 272 HIV pozitif kişiyle yapılan damgalanma ölçeği anketinde çalışmaya katılan kişilerin yüzde 21’inin HIV statülerinin ilgisiz kişiler tarafından öğrenilebileceği korkusuyla sağlık hizmetlerine erişmediklerini belirttiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Fatma Bozkurt, HIV tedavindeki yeni gelişmeleri anlattı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bozkurt ise “HIV Önleme ve Tedavide Güncel Gelişmeler” başlıklı sunumunda HIV tedavisindeki son gelişmeleri anlattı. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Ayrımcılığın nedeni eğitim eksikliği</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>HIV virüsü ile ilgili ayrımcılık ve damgalanmanın HIV’le ilgili bilgisizlikten kaynaklandığını belirten Prof. Dr. Fatma Bozkurt, “Bu ayrımcılığın sebebinin, HIV bulaş sebeplerinin iyi bilinmemesi ve eğitimsizlikten kaynaklandığını düşünüyorum. HIV, bir Hepatit B kadar bulaşıcı değil aslında. Ama davranışsal açıdan cinsel yolla bulaşan bir hastalık olması nedeniyle böyle bir önyargı var. Bulaş yollarının öğrenilmesi, bu açıdan önemli. HIV cinsel yolla bulaşıyor. Kan ve kan ürünleriyle, ortak enjektör kullanımı ile bulaşır. Tükürükle bulaşmaz. Aynı tuvalet ve havuz kullanımı ile bulaşmaz. Aynı ortamda çalışmak, aynı ortamı paylaşmak HIV için bulaş riski oluşturmaz. Toplumsal eğitim ve bilgilendirme önemli. Damgalanmanın önlenmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerekiyor. Gizli test merkezlerine erişim de önemli bir nokta. HIV olduğunu bilenlerin birçoğu damgalanma endişesi nedeniyle test yaptırmıyor. HIV olduğunu öğrenen kişinin nasıl tedbirler alması gerektiği konusunda da bilinçlenmesi ve bu konuda bir danışmanlık hizmeti verilmesi büyük önem taşıyor” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>HIV enfeksiyonu küresel bir halk sağlığı sorunudur</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>HIV’in bağışıklık sisteminin en önemli hücrelerinden olan CD4 T lenfositlerini hedef alan ve zamanla bağışıklık yetmezliğine yol açan bir retrovirüs enfeksiyonu olduğunu belirten Prof. Dr. Fatma Bozkurt, “HIV enfeksiyonu küresel bir halk sağlığı sorunudur. Dünya genelinde HIV ile yaşayan 40 milyon insan bulunuyor. Her yıl 1,3 milyon yeni vaka var ve 630 bin HIV ilişkili ölümlerle karşı karşıyayız. Özellikle risk grubunda yüksek yayılım gösteriyor ve tedavi edilmediğinde bağışıklık yetmezliğine yol açarak vücudu enfeksiyonlara, kanserlere ve fırsatçı patojenlere karşı savunmasız hale getiriyor. Ancak tedavilerle kontrol edilebilen ve doğru korunma yöntemleriyle tamamen önlenebilen bir hastalıkla karşı karşıyayız” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>HIV’in önlenmesinde davranışsal ve bilişsel korunma yöntemlerine dikkat çeken Prof. Dr. Fatma Bozkurt, güvenli cinsel davranış ve tek eşliliğin korunmada önemli olduğunu belirterek “Partnerin HIV durumu ile ilgili bilgiye sahip olunmalıdır. Düzenli HIV testi yaptırılması, yeni partneri olan herkes için erken tanı ve tedavi açısından önemlidir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>HIV tedavisinde tablet ve enjeksiyon yöntemleri kullanılıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Atlas Üniversitesi Hastanesi’nde HIV virüsü ile ilgili tedavilerin yapıldığını kaydeden Prof. Dr. Fatma Bozkurt, tedavi yöntemlerine ilişkin bilgi verdi. Tablet ve enjeksiyon yöntemlerinin uygulandığı tedavilerden bahseden Prof. Dr. Fatma Bozkurt, Cabotegravir Long-Acting isimli ilacın 2021’de FDA onayı aldığını belirterek “Dünyanın ilk uzun etkili PREP ilacı olan bu ilaç Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2022’de küresel HIV önleme kılavuzuna dahil edildi. 2025 itibarıyla 40’tan fazla ülkede kullanıma girdi, bazı ülkeler tarafından ulusal programlara dahil edildi. 2024 sonunda daha uzun süre etkili FDA onaylı ikinci antiviral Lenacapavir klinik kullanıma girdi. Bu ilaç HIV döngüsünün birden çok basamağını bloke ediyor” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hivle-ilgili-damgalanma-ve-ayrimcilik-bilgisizlikten-kaynaklaniyor-597983">HIV&#8217;le ilgili damgalanma ve ayrımcılık bilgisizlikten kaynaklanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sıradan bir öksürük sandığınız şey, zatürre olabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siradan-bir-oksuruk-sandiginiz-sey-zaturre-olabilir-591060</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 08:07:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[öksürük]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sandığınız]]></category>
		<category><![CDATA[şey]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sıradan]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zatürre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591060</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her yıl milyonlarca insanın hayatını etkileyen zatürrenin (pnömoni), hala dünyanın en ciddi solunum yolu enfeksiyonlarından biri olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi, erken fark edildiğinde tedavisi mümkün olan hastalığın, özellikle risk grubundakiler için ölümcül seyredebileceğine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siradan-bir-oksuruk-sandiginiz-sey-zaturre-olabilir-591060">Sıradan bir öksürük sandığınız şey, zatürre olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl milyonlarca insanın hayatını etkileyen zatürrenin (pnömoni), hala dünyanın en ciddi solunum yolu enfeksiyonlarından biri olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi,  erken fark edildiğinde tedavisi mümkün olan hastalığın, özellikle risk grubundakiler için ölümcül seyredebileceğine dikkat çekti. Dr. Öğretim Üyesi El Jundi, “Özellikle yaşlılarda ateş olmadan seyreden ‘sessiz zatürre’ vakaları da artmaktadır. Bu nedenle ‘ateşim yok, ciddi değildir’ dememek gerekir” uyarısında bulundu. Alınacak tedbirlerle zatürreden korunmanın mümkün olduğunu belirten El Jundi, zatürrenin büyük oranda önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayarak 6 öneride bulundu.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi, 12 Kasım Dünya Zatürre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, zatürrenin hala dünyanın en ciddi solunum yolu enfeksiyonlarından biri olduğunu söyledi.<br />Zatürre grip gibi başlar, daha ağır seyreder<br />Zatürrenin akciğerlerdeki hava keseciklerinin (alveollerin) mikrop, virüs veya mantar kaynaklı iltihaplanmasıyla oluştuğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi, “Bu iltihap, hava keseciklerinin sıvı veya irinle dolmasına neden olur, nefes almak zorlaşır, vücut oksijensiz kalır. Belirtiler genellikle grip gibi başlar ancak daha ağır seyreder. Belirtileri süregelen öksürük (balgamlı veya kuru),  göğüs ağrısı, nefes alırken batma hissi, yüksek ateş, titreme, terleme, hızlı nefes alma, nefes darlığı, yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık şeklinde sıralayabiliriz. Belirtiler arasında bazen mide bulantısı veya ishal de eşlik edebilir. Mayo Clinic uzmanlarına göre, özellikle yaşlılarda ateş olmadan seyreden ‘sessiz zatürre’ vakaları da artmaktadır. Bu nedenle ‘ateşim yok, ciddi değildir’ dememek gerekir” uyarısında bulundu.<br />Risk grupları dikkatli olmalı<br />Zatürreye herkesin yakalanabileceğini ancak bazı kişiler için riskin daha yüksek olduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi, bu grupları şöyle sıraladı:<br />-65 yaş üstü bireyler ve 5 yaş altı çocuklar<br />-Kronik hastalığı olanlar: Astım, KOAH, kalp yetmezliği, diyabet gibi hastalıklarda risk artmaktadır.<br />-Bağışıklığı zayıf kişiler: Kanser tedavisi görmek, kortizon kullanımı, organ nakli sonrası dönemde olanlarda risk artmaktadır. <br />Sigara içenlerin yakalanma riski 2-4 kat daha fazla<br />&#8211; Sigara içenler ve hava kirliliğine maruz kalanlar. Harvard Health raporuna göre, sigara içenlerin zatürreye yakalanma riski içmeyenlere göre 2–4 kat daha fazladır.<br />-Yutma güçlüğü yaşayanlar (Felç, yaşlılık veya nörolojik hastalıklar nedeniyle)<br />-Aşıları eksik olanlar<br />Tekrarlayan zatürrede detaylı tetkik yapılmalı<br />Zatürrenin tekrarlayabileceğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi, “Zatürre bir kez geçirildikten sonra tekrar ortaya çıkabilir. Eğer kısa aralıklarla zatürre geçirdiyseniz, mutlaka detaylı tıbbi değerlendirme yapılmalıdır. Çünkü bazen tekrarlayan zatürre, daha derin bir sağlık probleminin ilk işareti olabilir” dedi.<br />Zatürre hastaları bu uyarılara kulak vermeli<br />Zatürre hastalarının dikkat etmesi gereken noktalara işaret eden Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi önerilerini şöyle sıraladı:<br />Tedaviyi yarım bırakmayın: Antibiyotik veya antiviral ilaçlar doktorun belirttiği sürede kullanılmalı.<br />Bol sıvı alın, dinlenin: Akciğerin iyileşmesi zaman ister. Yorucu aktivitelerden kaçının.<br />Sigara ve alkolden uzak durun: Akciğer savunmasını zayıflatır, iyileşmeyi geciktirir.<br />Ağız ve diş sağlığına önem verin: Kötü ağız hijyeni, özellikle yaşlılarda “aspirasyon pnömonisi” riskini artırıyor.<br />Kronik hastalıklarınızı kontrol altında tutun: Diyabet, kalp yetmezliği veya KOAH varsa düzenli kontrollerinizi aksatmayın.<br />Belirtiler tekrarlarsa doktora başvurun: Tam iyileşme sağlanmadan iş veya egzersize dönmek komplikasyonlara yol açabilir.<br />Zatürreden korunmak için 6 tavsiye<br />Alınacak tedbirlerle zatürreden korunmanın mümkün olacağını belirten Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi, zatürrenin büyük oranda önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayarak önerilerini şöyle sıraladı:<br />1. Aşı olun. Pnömokok aşısı özellikle 65 yaş üstü ve kronik hastalığı olanlar için önemlidir. Grip aşısı da olunmalıdır. Grip aşısı, grip sonrası zatürre gelişimini yüzde 50’ye kadar azaltabilir.<br />2. Sigara içmeyin. Sigara, akciğerin doğal savunma mekanizmasını zayıflatır.<br />3. Ellerinizi sık yıkayın. Solunum yolu enfeksiyonlarının yüzde 80’i temasla bulaşır.<br />4. Sağlıklı beslenin, egzersiz yapın. Harvard Üniversitesi araştırmalarına göre, düzenli egzersiz yapan bireylerde zatürreye bağlı ölüm riski yüzde 48 daha düşüktür.<br />5.Yeterince uyuyun. Bağışıklık sistemi dinlenmeye ihtiyaç duyar; az uyku enfeksiyon riskini artırır. <br />6. Kapalı ortamları havalandırın. Ev ve iş yerlerinde temiz hava dolaşımı sağlanmalıdır.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siradan-bir-oksuruk-sandiginiz-sey-zaturre-olabilir-591060">Sıradan bir öksürük sandığınız şey, zatürre olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;de iklim krizi odağında Tek Sağlık Sempozyumu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferde-iklim-krizi-odaginda-tek-saglik-sempozyumu-588836</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 19:51:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[bursa]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[krizi]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[Nilüfer Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[odağında]]></category>
		<category><![CDATA[Şadi Özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyumu]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588836</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi ve Tek Sağlık Platformu iş birliğiyle düzenlenen 3. Nilüfer Tek Sağlık Sempozyumu’nda, insan, hayvan ve doğanın geleceği “iklim krizi” odağında masaya yatırıldı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-iklim-krizi-odaginda-tek-saglik-sempozyumu-588836">Nilüfer&#8217;de iklim krizi odağında Tek Sağlık Sempozyumu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediyesi ve Tek Sağlık Platformu iş birliğiyle düzenlenen 3. Nilüfer Tek Sağlık Sempozyumu’nda, insan, hayvan ve doğanın geleceği “iklim krizi” odağında masaya yatırıldı. Sempozyumda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Nilüfer’de tek sağlık yaklaşımını, yaşamın her alanına yansıyan bir değer olarak görüyoruz” dedi.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi ve Tek Sağlık Platformu iş birliğiyle bu yıl üçüncüsü düzenlenen Nilüfer Tek Sağlık Sempozyumu, 3 Kasım Dünya Tek Sağlık Günü’nde Nâzım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Bursa&#8217;daki sağlık meslek odalarının da desteklediği sempozyumda, iklim krizinin insan, hayvan ve çevre sağlığı üzerindeki etkileri masaya yatırıldı.</p>
<p>Sempozyuma Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş, Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Vet. Hekim Melike Baysal, Bursa Dişhekimleri Odası Başkanı Dr. Dt. Kerem Turgut Atasoy’un yanı sıra Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri, akademisyenler, sivil toplum ve kamu kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.</p>
<p><b>BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “TEK SAĞLIK BİR ZORUNLULUKTUR”</b></p>
<p>Programın açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, iklim krizinin insan, hayvan ve çevre sağlığını doğrudan etkilediğini vurguladı. Nilüfer Belediyesi olarak tek sağlık yaklaşımını kentin temellerine işlediklerini belirten Başkan Özdemir, “Bir kentin gerçekten sağlıklı olabilmesi için, insanın, hayvanın ve doğanın düşünülmesi bir seçenekten öte artık bir zorunluluktur. Nilüfer Belediyesi olarak biz de bu bilinçle hareket ediyoruz” dedi.</p>
<p><b>“KARBON EMİSYONLARINI AZALTMA TAAHHÜDÜ VERDİK”</b></p>
<p>İklim krizi karşısında yerel yönetimlerin somut eylemlerle öncü olması gerektiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi’nin ‘Başkanlar Sözleşmesi’ni imzalayarak 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 40 azaltma taahhüdü verdiğini hatırlattı. Bu kapsamda kurulan 8 güneş enerji santrali ile kendi enerjilerini ürettiklerini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Bu sayede 2024 yılında bin 100 tondan fazla karbon salımını önleyerek, 4 milyon liranın üzerinde tasarruf sağladık” bilgisini verdi.</p>
<p>Dirençli kentin aynı zamanda nefes alan bir kent olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’in 421 parkı ve kişi başına düşen 12 metrekareyi aşan yeşil alan miktarıyla örnek bir şehir olduğunu belirtti. Kent Bostanları, Hasanağa Gıda Merkezi, 200 kilometreye yaklaşan bisiklet yolları ve elektrikli araç filosu gibi projelerle sıfır emisyon hedefine adım adım ilerlediklerini söyledi.</p>
<p><b>“DOĞANIN SESİNİN YANKILANDIĞI BİR KENT”</b></p>
<p>Başkan Şadi Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı: “Tüm bu çalışmalar, Nilüfer’i insan, hayvan ve doğa refahını birlikte düşünen gerçek bir tek sağlık kenti haline getirmek için. Bu yüzden bilimin ışığında, dayanışma ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.”</p>
<p>Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş ise iklim değişikliğine karşı mücadelenin aynı zamanda bir halk sağlığı mücadelesi olduğunu vurguladı. Artan sıcaklıklar, kuraklık, sel ve orman yangınlarının hem çevreyi hem de insan sağlığını doğrudan etkilediğini belirten Güleş, birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekti.</p>
<p><b>MESLEK ODALARINDAN ORTAK ÇAĞRI</b></p>
<p>Koronavirüs salgını ve doğal afetlerde tek sağlık bakış açısının eksikliğini gördüklerini belirten Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş da, karar vericilerin bu konuda yeni bir paradigma yaratması gerektiğini söyledi. Binbaş, tarım, doğa, çevre, hayvan ve insanla hareket edilmeden gerçek sağlığa ulaşılamayacağını vurguladı.</p>
<p>Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Vet. Hekim Melike Baysal ise tek sağlık yaklaşımının geleceği kurtarmanın en bilimsel yolu olduğunu belirtti. Baysal, “Hayvan sağlığını kapsamayan hiçbir yaklaşımın sürdürülebilir olmadığını bilmeliyiz. Bugün dünya, bilim insanlarının 6’ncı yok oluş olarak tanımladığı bir süreçten geçiyor. Çocuklarımızı sağlıklı bir dünyada yaşatmak istiyorsak, hayvanların yaşam hakkını ve ekosistemin bütünlüğünü korumak zorundayız” dedi.</p>
<p>İklim krizinin artık uzak bir tehdit olmadığını, susuzluk ve hava kirliği ile hastaların sağlığında dahi gözlemlendiğini belirten Bursa Diş Hekimleri Odası Başkanı Dr. Dt. Kerem Turgut Atasoy da, “Sağlıklı bir toplum ancak sağlıklı bir gezegende var olabilir. Ortak sorumlulukla atılacak her adım büyük bir dönüşümün başlangıcı olacaktır” diye konuştu.</p>
<p>İklim değişikliğinin bulaşıcı hastalıkların yayılma hızını artırdığına dikkat çeken Bursa Eczacı Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ecz. Gökçenay Derebaşı Hanlı da, afet sonrası ilaç ve tıbbi malzeme yönetiminde eczacıların kritik rol oynadığını belirtti. Gökçenay Derabaşı Hanlı, Bursa Eczacı Odası’nın AFAD ve UMKE ile koordineli çalıştığını söyleyerek, afet durumlarında ilaç, tıbbi ve medikal malzeme tedariki sağladığını sözlerine ekledi.</p>
<p><b>UZMAN İSİMLER TEK SAĞLIĞI KONUŞTU</b></p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından sempozyumda oturumlara geçildi. Birinci oturumda, Bursa Uludağ Üniversitesi’nden (BUÜ) Doç. Dr. Yasemin Kaya, Bursa Teknik Üniversitesi’nden (BTÜ) Doç. Dr. Ebru Kamacı Karahan ve Nilüfer Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü Emrah Aslan, Nilüfer Belediyesi Plan ve Proje Müdürü Sinan Sarıbal moderatörlüğünde “Kentsel Dirençlilik” konusunu ele aldılar. Nilüfer Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Vet. Hekim Sanem Çetiner moderatörlüğünde “Riskler ve Gelecek” başlığıyla düzenlenen ikinci oturumun konukları ise Türkiye Tek Sağlık Girişimi Kurucu Üyesi Vet. Hekim Adnan Serpen ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ali Osman Karababa oldu. Program, Prof. Dr. Alpaslan Türkkan’ın sonuç bildirgesini okumasıyla sona erdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-iklim-krizi-odaginda-tek-saglik-sempozyumu-588836">Nilüfer&#8217;de iklim krizi odağında Tek Sağlık Sempozyumu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
