<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>belirsizlik | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/belirsizlik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/belirsizlik</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Mar 2026 11:04:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>belirsizlik | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/belirsizlik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Gayrimenkul, belirsizlik dönemlerinde güvenli liman olmayı sürdürüyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gayrimenkul-belirsizlik-donemlerinde-guvenli-liman-olmayi-surduruyor-624095</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 11:04:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[belirsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[dönemlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[gayrimenkul]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[liman]]></category>
		<category><![CDATA[olmayı]]></category>
		<category><![CDATA[Oyak İnşaat]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624095</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küresel ölçekte artan ekonomik dalgalanmalar, yüksek faiz ortamı ve finansal piyasalardaki belirsizlikler yatırım tercihlerini yeniden şekillendirirken, gayrimenkul sektörü güvenli liman olma özelliğini koruyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gayrimenkul-belirsizlik-donemlerinde-guvenli-liman-olmayi-surduruyor-624095">&#8220;Gayrimenkul, belirsizlik dönemlerinde güvenli liman olmayı sürdürüyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel ölçekte artan ekonomik dalgalanmalar, yüksek faiz ortamı ve finansal piyasalardaki belirsizlikler yatırım tercihlerini yeniden şekillendirirken, gayrimenkul sektörü güvenli liman olma özelliğini koruyor.</p>
<p>Konut satışlarında son 2 ayda yaşanan artış, OYAK İnşaat’ın İstanbul, Ankara ve İzmir’deki konut projelerine de yansıdı.</p>
<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan OYAK İnşaat Genel Müdürü Ahmet Bülbül, bu süreçte yatırımcıların daha öngörülebilir ve değerini koruyan alanlara yöneldiğini belirtti.</p>
<p>Bülbül, yatırımcıların risk algısının belirsizlik dönemlerinde değiştiğine dikkati çekerek, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu tür dönemlerde yatırımcılar haklı olarak daha temkinli hareket ediyor; daha somut, değerini koruyan ve öngörülebilir alanlara yöneliyor. Konut, yalnızca bir barınma ihtiyacı değil, aynı zamanda uzun vadede değerini koruyan güçlü bir yatırım aracıdır. Bu nedenle gayrimenkul, belirsizlik dönemlerinde güvenli liman olmayı sürdürüyor.”</p>
<p><strong>“Altın fiyatlarındaki dalgalanma konut talebini hareketlendirdi”</strong></p>
<p>Özellikle altın fiyatlarındaki hareketliliğin yatırımcı tercihlerini yeniden şekillendirdiğini belirten Bülbül, “Altın fiyatlarındaki dalgalanma ve piyasalardaki belirsizlikle birlikte vatandaşın yeniden konuta yöneldiğini görüyoruz. Bu durum, sektörde belirgin ve dikkat çekici bir hareketlilik oluşturuyor. Bu dönemde kısa vadeli dalgalanmalardan etkilenmemek için uzun vadeli bir bakış açısıyla hareket edilmeli. Doğru lokasyon, sağlam proje ve güvenilir geliştirici kriterleri mutlaka ön plana alınmalı. Yatırım kararları bu çerçevede değerlendirildiğinde, gayrimenkulün sunduğu avantajlar çok daha net ortaya çıkacaktır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Bülbül, OYAK İnşaat’ın projelerinde mühendislik kalitesi ve yaşam standardını birlikte ele aldıklarını vurgulayarak, “Projelerimizi geliştirirken yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarını da dikkate alıyoruz. Uluslararası standartlarda, deprem yönetmeliklerine tam uyumlu, ileri mühendislik çözümleriyle tasarlanmış çok kaliteli ve prestijli yapılar inşa ediyoruz. Zemin etütlerinden taşıyıcı sistem tasarımına kadar tüm süreçlerde güncel bilimsel yöntemleri esas alıyoruz. OYAK İnşaat olarak biz, sadece yapı değil; güvenli, sürdürülebilir ve nitelikli yaşam alanları inşa ediyoruz.” diye konuştu.</p>
<p>Projelerde bütüncül bir yaşam anlayışı benimsediklerini belirten Bülbül, sosyal donatılar, sağlıklı yaşam için spor alanları ile çevre dostu uygulamaların önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p>
<p>“OYAK İnşaat olarak proje teslimi sonrasında da yaşam kalitesini sürdüren bir model benimsiyoruz. Bizim yaklaşımımızda yaşam, teslimle birlikte başlar. Bu nedenle site yönetimi, hizmet kalitesi ve operasyonel süreklilik bizim için en az proje geliştirme kadar önemlidir. Kullanıcılarımızın uzun vadede aynı kaliteyi deneyimlemesini hedefliyoruz.”</p>
<p>OYAK İnşaat’ın sürdürülebilirlik yaklaşımını, geliştirdiği projelerde çevresel hassasiyet ve yaşam kalitesini artıran temel bir unsur olarak ele aldığını belirten OYAK İnşaat Genel Müdürü Bülbül, “Bu kapsamda LEED (Enerji ve Çevre Tasarımında Liderlik), standartlarına uyumlu proje üretimi; enerji verimliliği, doğal kaynakların etkin kullanımı ve uzun vadeli çevresel etkiyi azaltma hedefleri doğrultusunda şekilleniyor. Bu yaklaşım, projelerin hem bugüne hem de geleceğe değer katan bir yatırım niteliği taşımasını sağlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gayrimenkul-belirsizlik-donemlerinde-guvenli-liman-olmayi-surduruyor-624095">&#8220;Gayrimenkul, belirsizlik dönemlerinde güvenli liman olmayı sürdürüyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küresel çatışmalar bayram ritüellerini dönüştürüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuresel-catismalar-bayram-rituellerini-donusturuyor-621846</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 13:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bayramlar]]></category>
		<category><![CDATA[belirsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[çatışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[dönüştürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[içinde]]></category>
		<category><![CDATA[koşullar]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[ritüellerini]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621846</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, savaşların gölgesinde yaşanan bayramları değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-catismalar-bayram-rituellerini-donusturuyor-621846">Küresel çatışmalar bayram ritüellerini dönüştürüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, savaşların gölgesinde yaşanan bayramları değerlendirdi.</p>
<p><strong>Savaşlar ve çatışma ortamı bayramları dönüştürüyor</strong></p>
<p>Bayramların, toplumsal hayatın en güçlü sembolik alanlarından biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Süleymanlı, “Bayramlar kolektif hafızanın yeniden üretildiği, toplumsal dayanışmanın pekiştirildiği ve ortak değerlerin görünür hale geldiği zaman dilimlerini ifade ediyor. Ancak günümüz uluslararası sisteminde artan savaşlar ve süreklilik kazanan çatışma ortamı, bu sembolik alanın anlamını ve işlevini doğrudan dönüştürüyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Bayramlar artık daha katmanlı bir deneyim</strong></p>
<p>Küresel ölçekte eş zamanlı yaşanan çatışmaların yalnızca siyasi dengeleri değil, gündelik yaşam pratiklerini de etkilediğini belirten Prof. Dr. Süleymanlı, “Bayramlar klasik anlamda bir birleşme ve yakınlaşma zemini olma özelliğini tamamen kaybetmiş değil. Ancak içinde bulunulan koşulların izlerini taşıyan daha katmanlı bir deneyime dönüşmüş durumda.” dedi.</p>
<p><strong>Toplumsal duygu rejimi değişiyor</strong></p>
<p>Savaş ve belirsizlik ortamlarının bireylerin duygusal dünyasını etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Süleymanlı, “Savaş ve çatışma ortamlarının en belirgin etkilerinden biri, toplumsal duygu rejimlerinde meydana gelen değişimdir. Güvensizlik, belirsizlik ve tehdit algısının arttığı dönemlerde bireylerin kolektif ritüellere yüklediği anlam da farklılaşır. Bayramlar hâlâ kutlanmakta; ritüeller sürdürülmekte, ancak bu ritüellerin arka planındaki duygusal yoğunluk ve toplumsal karşılığı önemli ölçüde dönüşmektedir. Coşku yerini daha temkinli ve yer yer buruk bir sevinç haline bırakırken, toplumsal birliktelikler daha sınırlı ve kontrollü bir çerçevede gerçekleşmektedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Bayram, çatışma bölgelerinde bir ‘dayanma pratiğine’ dönüşüyor</strong></p>
<p>Çatışma bölgelerinde bayramların çok daha farklı yaşandığını vurgulayan Prof. Dr. Süleymanlı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu dönüşümün en çarpıcı boyutu doğrudan çatışma bölgelerinde yaşayan insanların deneyimlerinde görülür. Günlük hayatın sürekli tehdit altında olduğu, siren seslerinin ve patlamaların sıradanlaştığı ortamlarda bayram, alışıldık anlamından uzaklaşır. İnsanlar bir yandan hayatta kalma refleksiyle hareket ederken, diğer yandan bayramın ritüellerini sürdürebilmek için çaba gösterir. Bu durum, korku ile umut, kayıp ile tutunma arzusu arasında gidip gelen yoğun bir psikolojik gerilim üretir. Bayram, bu koşullarda neşeden çok bir dayanma ve devam edebilme pratiğine dönüşür.”</p>
<p><strong>Savaşın etkisi sınırları aşıyor</strong></p>
<p>Savaşların yalnızca çatışma bölgelerini etkilemediğini ifade eden Prof. Dr. Süleymanlı, “Savaşların etkisi yalnızca çatışma bölgeleriyle sınırlı değildir. Sıcak savaşın doğrudan yaşanmadığı toplumlarda da bu süreçlerin çok katmanlı etkileri hissedilmektedir. Ekonomik dalgalanmalar, artan hayat pahalılığı ve temel ihtiyaçlardaki belirsizlikler gündelik yaşamı zorlaştırırken; insanlar bir yandan başka coğrafyalardaki acılara empatiyle yaklaşmakta, diğer yandan bu çatışmaların kendilerine de sıçrayabileceği endişesini taşımaktadır. Bu durum, bayramların hem maddi hem de duygusal boyutunu derinden etkileyerek, onları daha temkinli ve karmaşık bir duygu deneyimine dönüştürmektedir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Genelleşmiş tehdit algısı bayramın ruhunu değiştiriyor</strong></p>
<p>Sürekli savaş haberlerine maruz kalmanın bireylerin ruh halini etkilediğini belirten Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Sürekli olarak savaş haberlerine maruz kalmak, küresel belirsizlik hissi ve geleceğe dair artan kaygı, bireylerin ruh halini derinden etkilemektedir. Güvende olunan bir coğrafyada yaşansa bile, genelleşmiş tehdit algısı bireylerin zihninde yer etmekte ve bu durum bayramların duygusal tonunu değiştirmektedir. İnsanlar bayramı yaşarken bir yandan da dünyanın farklı yerlerinde yaşanan acıların farkındalığını taşımakta; bu da sevinç ile hüzün arasında ikili bir duygu durumu yaratmaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Bayramlar küresel etkilerden bağımsız değil</strong></p>
<p>Bu süreci sosyolojik açıdan “dolaylı etkilenme” olarak tanımlayan Prof. Dr. Süleymanlı, “Bireyler doğrudan çatışmanın içinde olmasalar bile, küresel sistemin parçası olmaları nedeniyle bu süreçlerin ekonomik, psikolojik ve kültürel sonuçlarını deneyimler. Bu da bayramların yalnızca yerel değil, aynı zamanda küresel gelişmelerden etkilenen bir toplumsal pratik olduğunu ortaya koymaktadır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kamusal dilde barış vurgusu geri planda kalabiliyor</strong></p>
<p>Bayram dönemlerindeki söylemlere de dikkat çeken Prof. Dr. Süleymanlı, “Kamusal söylem de bu dönüşümün önemli bir parçasıdır. Bayram dönemlerinde yapılan açıklamalar, siyasal aktörlerin dili ve medya çerçeveleri incelendiğinde, barış ve merhamet vurgusunun yer yer geri planda kaldığı; buna karşılık güvenlik, mücadele ve güç söylemlerinin daha görünür hale geldiği dikkat çekmektedir. Bu durum, bayramların sembolik anlamının siyasal bağlam içinde yeniden şekillendiğini göstermektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Bayramların iki katmanlı yapısı var</strong></p>
<p>Bayramların hem bireysel hem de toplumsal boyutuna işaret eden Prof. Dr. Süleymanlı, şunları söyledi:</p>
<p>“Bayramların iki katmanlı bir yapıya sahip olduğu görülmektedir; bireyin iç dünyasında oluşan anlam ve içinde bulunduğu dışsal koşullar. Savaş ve çatışma ortamı bu iki katman arasındaki ilişkiyi yeniden düzenler. Dış koşullar bayramın nasıl yaşanacağını sınırlandırırken, içsel değerler bu sınırlar içinde bayramın anlamını belirler. Bayramlar bu nedenle yalnızca kültürel bir süreklilik unsuru değil, aynı zamanda toplumsal yapının, değerler sisteminin ve kolektif bilinç durumunun analiz edilebildiği önemli bir sosyolojik gösterge işlevi görmektedir. Toplumların içinde bulunduğu ruh hali, dayanışma kapasitesi ve değerler sistemi, bayramların yaşanma biçiminde somutlaşır. Çatışma ortamlarının yoğunlaştığı dönemlerde bayramların daha sessiz, daha temkinli ve daha içe dönük bir karakter kazanması, bu dönüşümün en görünür işaretlerinden biridir.”</p>
<p><strong>Tüm zorluklara rağmen bayramlar varlığını sürdürüyor</strong></p>
<p>Tüm bu değişimlere rağmen bayramların ortadan kalkmadığını belirten Prof. Dr. Süleymanlı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Tüm bu dönüşüme rağmen bayramlar tamamen ortadan kalkmaz; aksine yeni koşullara uyum sağlayarak varlığını sürdürür. Bu süreçte bayramlar, bireylerin anlam arayışına cevap veren, toplumsal bağları asgari düzeyde de olsa koruyan ve insanın ‘insan kalma’ çabasını destekleyen bir işlev üstlenir. Bu işlev, özellikle belirsizlik ve kaygının yoğunlaştığı dönemlerde daha da görünür hale gelmektedir. Bayramların bugünkü durumu, yalnızca kültürel bir değişimi değil, aynı zamanda içinde yaşadığımız çağın ruhunu yansıtan önemli bir göstergedir. Bu çerçevede bayramlar, yalnızca geleneksel bir pratik değil, aynı zamanda mevcut toplumsal koşullardan etkilenen dinamik bir sosyolojik alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum, bayramların taşıdığı anlamın korunmasının artık yalnızca kültürel bir mesele değil, aynı zamanda etik ve insani bir sorumluluk haline geldiğini göstermektedir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-catismalar-bayram-rituellerini-donusturuyor-621846">Küresel çatışmalar bayram ritüellerini dönüştürüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İhracatçıya Yeni Strateji Uyarısı: Kurda İstikrar, Kârda Belirsizlik</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ihracatciya-yeni-strateji-uyarisi-kurda-istikrar-karda-belirsizlik-525434</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 May 2025 07:38:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[belirsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[ihracatçıya]]></category>
		<category><![CDATA[istikrar]]></category>
		<category><![CDATA[krda]]></category>
		<category><![CDATA[kurda]]></category>
		<category><![CDATA[strateji]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=525434</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 3 Mayıs 2025 tarihinde finansal istikrarı pekiştirmek, döviz kurlarındaki oynaklığı azaltmak ve Türk lirasına geçiş sürecini hızlandırmak amacıyla kapsamlı bir makroihtiyati düzenleme paketi açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ihracatciya-yeni-strateji-uyarisi-kurda-istikrar-karda-belirsizlik-525434">İhracatçıya Yeni Strateji Uyarısı: Kurda İstikrar, Kârda Belirsizlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 3 Mayıs 2025 tarihinde finansal istikrarı pekiştirmek, döviz kurlarındaki oynaklığı azaltmak ve Türk lirasına geçiş sürecini hızlandırmak amacıyla kapsamlı bir makroihtiyati düzenleme paketi açıkladı. Açıklanan tedbirler, hem bankacılık sistemini hem de ihracatçıları yakından ilgilendiren çok boyutlu değişiklikler içeriyor.</p>
<p>TCMB’nin bu adımları, bir yandan TL’nin cazibesini artırmayı, diğer yandan döviz talebini kontrol altında tutarak rezerv birikimini desteklemeyi amaçlıyor. Ancak bu geçiş süreci, ihracatçılar için yeni bir stratejik pozisyonlanma ihtiyacını da beraberinde getiriyor.</p>
<p><strong> “İhracatçının stratejisi değişmeli: Net kâra ve sermayeye odaklanma zamanı”</strong></p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “EİB olarak bu desteğin yıl sonuna kadar uzatılmasının, ihracatçının planlama yapabilmesi ve kur kayıplarını sınırlandırabilmesi açısından önemli olduğuna inanıyoruz. Merkez Bankası’nın attığı adımlar, TL&#8217;nin reel olarak değerlenmesini desteklemeyi, döviz kurlarındaki yükselişi sınırlamayı ve rezervleri artırmayı amaçlıyor. Ancak ihracatçılar açısından dengeyi iyi kurmak şart. Dikkat çekici bir unsur ise hem döviz dönüşüm desteği (%3) hem de ihracat gelirlerinin %35’inin MB’ye satış zorunluluğu, <strong>sadece 31 Temmuz 2025’e kadar geçerli</strong>. Bu kısa süreli uygulamaların planlamayı zorlaştırdığı ortadadır. Ayrıca <strong>reel efektif döviz kurunun yüksek kalması bekleniyor</strong>. Bu da ihracatçının uluslararası rekabet gücüne katkı sağlamayacak, aksine firmaların kârlılıklarını baskı altına alacaktır. <strong>Değerli TL ve yüksek faiz ortamı </strong>hâlâ devam ediyor. Bu tablo, üretim ve ihracat yapan firmalar için maliyetlerin yukarı yönlü kalmasına, dolayısıyla fiyat tutturma baskısının artmasına neden oluyor.” dedi.</p>
<p>Başkan Eskinazi, “Sonuç olarak ihracatçının artan maliyetler karşısında net kârlılığına odaklanması, sermaye kârlılığını artıracak stratejiler geliştirmesi, brüt satış yerine operasyonel verimlilik ve sürdürülebilirlik hedeflemesi gerekiyor. <strong>Kurda büyük sıçrayışların beklendiği dönem sona erdi. </strong>Şirketlerin artık birim maliyetlerini doğru hesaplaması, bütçelerini disiplinli şekilde oluşturması, enflasyonun altında kur artışı beklemesi, kur riskini minimize edecek finansal enstrümanları kullanması, giderleri azaltacak yapısal önlemler alması büyük önem taşıyor. Ayrıca piyasa dinamikleri değişti; <strong>artık altı ay kısa vade, bir yıl uzun vade olarak kabul ediliyor. </strong>Firmalarımızın bu yeni zaman perspektifiyle hareket etmesi gerekiyor. ABD’ye ihracatta navlun maliyetleri önemli bir engel haline geldi. Bu noktada <strong>ABD’ye özel navlun desteği </strong>gibi bölgesel teşvikler ihracatçımızın rekabetçiliğini korumak adına mutlaka gündeme alınmalıdır. EİB olarak, bu geçiş sürecinde üyelerimize yol gösterici olmayı sürdüreceğiz.” diye konuştu.</p>
<p><strong>TCMB’den Yeni Düzenlemeler: TL’ye Geçiş ve Finansal İstikrar İçin Adımlar</strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 3 Mayıs 2025 tarihinde, Türk lirasına geçişi teşvik etmek, döviz kurlarındaki oynaklığı azaltmak ve finansal istikrarı güçlendirmek amacıyla yeni makroihtiyati düzenlemeler açıkladı. Alınan kararlar, bankacılık sistemi, mevduat yapısı ve ihracat döviz gelirleriyle ilgili çeşitli alanları kapsıyor.</p>
<p>Açıklanan başlıca düzenlemeler şu şekilde:</p>
<p><strong>• Yabancı para mevduatlarında zorunlu karşılık oranları </strong>tüm vadelerde 200 baz puan</p>
<p>artırıldı.</p>
<p><strong>• Döviz cinsi repo işlemlerinde </strong>zorunlu karşılık oranı 400 baz puan yükseltildi.</p>
<p><strong>• TL mevduat oranı %60’ın altında olan bankaların</strong>, bu oranı her ay en az 0,3 puan</p>
<p>artırmaları beklenecek.</p>
<p><strong>• TL zorunlu karşılıklara uygulanan faiz oranı</strong>, TCMB ağırlıklı ortalama fonlama</p>
<p>maliyetinin %84’ünden %86’sına çıkarıldı.</p>
<p>İhracatçılarla ilgili iki temel düzenleme ise şunlardır:</p>
<p><strong>• İhracat bedelinin Merkez Bankası’na satış oranı</strong>, %25’ten %35’e yükseltildi ve bu uygulama <strong>31 Temmuz 2025 tarihine kadar geçerli olacak.</strong></p>
<p><strong>• Döviz gelirlerini TL’ye çeviren firmalara verilen dönüşüm desteği oranı</strong>, aynı şekilde <strong>31 Temmuz 2025’e kadar geçerli olmak üzere %2’den %3’e çıkarıldı.</strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ihracatciya-yeni-strateji-uyarisi-kurda-istikrar-karda-belirsizlik-525434">İhracatçıya Yeni Strateji Uyarısı: Kurda İstikrar, Kârda Belirsizlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genel seçimlere giderken romanlarda belirsizlik devam ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genel-secimlere-giderken-romanlarda-belirsizlik-devam-ediyor-367010</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Apr 2023 13:16:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belirsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[giderken]]></category>
		<category><![CDATA[romanlarda]]></category>
		<category><![CDATA[seçimlere]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=367010</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıllarca siyasiler tarafından bahaneler yaratılıp, “Ama siz çok dağınıksınız, birleşmeniz gerekiyor” denilen Romanlar, listelerde yer bulamayınca, parti ayrımı gözetmeksizin Bahattin Turnalı ismi üzerinde birleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genel-secimlere-giderken-romanlarda-belirsizlik-devam-ediyor-367010">Genel seçimlere giderken romanlarda belirsizlik devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllarca siyasiler tarafından bahaneler yaratılıp, “Ama siz çok dağınıksınız, birleşmeniz gerekiyor” denilen Romanlar, listelerde yer bulamayınca, parti ayrımı gözetmeksizin Bahattin Turnalı ismi üzerinde birleşti.</p>
<p>CHP, aday gösterilmediği için yurtiçi ve yurtdışındaki Roman toplulukları ile Roman kanaat önderleri tarafından bağımsız aday olması yönünde baskı yapılan Bahattin Turnalı’yla yarın ikinci kez görüşecek. </p>
<p>“Bağımsız milletvekili ol” teklifi alan Bahattin Turnalı’nın, sosyal medya üzerinden yaptığı bilgilendirme paylaşımlarının, tüm Türkiye’de ve Avrupa’daki Romanlar tarafından desteklenmesi, Romanların politik yaşamda var olmasının önemini gözler önüne serdi.</p>
<p>CHP, oyların bölüneceği endişesiyle Turnalı’dan bağımsız aday olmamasını istiyor. CHP heyetinin yarın, Turnalı’nın aday olmaması durumunda Romanların siyasette ve bürokraside güçlü bir şekilde temsilini sağlayacak net önerilerle gelmesi bekleniyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genel-secimlere-giderken-romanlarda-belirsizlik-devam-ediyor-367010">Genel seçimlere giderken romanlarda belirsizlik devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
