<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>belgeseller | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/belgeseller/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/belgeseller</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 31 Oct 2025 17:58:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>belgeseller | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/belgeseller</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Görünenin ötesini araştıran belgeseller Altın Portakal&#8217;da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gorunenin-otesini-arastiran-belgeseller-altin-portakalda-588273</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 17:58:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[araştıran]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[belgeseller]]></category>
		<category><![CDATA[görünenin]]></category>
		<category><![CDATA[ötesini]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[seyirci]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588273</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Ermeni bir demirci ustası, yüz yıllar ötesinden meçhul bir ressam ve ismi, kitap kapaklarının ardında duran bir tasarımcıyı konu alan belgeselleri, seyirciyle buluşturdu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gorunenin-otesini-arastiran-belgeseller-altin-portakalda-588273">Görünenin ötesini araştıran belgeseller Altın Portakal&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Ermeni bir demirci ustası, yüz yıllar ötesinden meçhul bir ressam ve ismi, kitap kapaklarının ardında duran bir tasarımcıyı konu alan belgeselleri, seyirciyle buluşturdu. <br />62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Ulusal Belgesel Yarışma filmleriyle çok kıymetli değerleri, kitlelere tanıtmaya devam ediyor. Festivalde, Mardinli Ermeni demir ustası Yervant Demirci’nin hayatını anlatan “Yerli Yurtsuz”, kimliğine dair hâlâ bilgi bulunmayan gizemli sanatçı Mehmed Siyah Kalem hakkındaki “Üstad Mehmed Siyah Kalem” ve grafik tasarımcı Birol Bayram’ı ele alan “Kitabın Rüyası” belgeselleri seyirci karşısındaydı. <br />YAZIYA DÖKMEK YERİNE KAMERA İLE ÜRETMEK İSTEDİM <br />Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’ndaki gösterimlerin ardından ilk olarak “Yerli Yurtsuz”un yönetmeni Rıza Oylum, yapımcısı Murat Yıldırım ve kurgucusu Ali Moslemi soruları cevapladı. Yönetmen Rıza Oylum, Yervant Demirci ile tanışıp samimi olduktan sonra belgeseli yapmaya karar verdiğini söylerken, “10 yılı aşkın süredir sinema üstüne yazılar yazıyorum. Kameradan çekilen görüntüleri yazıya dökmek dışında kendim de kamera ile üretim yapmak istedim. Benim genel çalışma disiplinim; ötekiler, azınlıklar üzerine. Türkiye içindeki azınlıkların yanında farklı ülkelerdeki hakim inancın, hakim yapının dışında kalanlar. O yüzden buradaki açmazların, çatışmaların görsel dile geçmesi gerektiğini düşündüm” dedi.<br />SİYAH KALEM DANSI ALBÜMÜ İLE YOLLARIMIZ KESİŞTİ <br />Türk resminin belki de en özgün ve en gizemli figürü Mehmed Siyah Kalem’in peşine düşen “Üstad Mehmed Siyah Kalem” belgeseli de seyirci karşısındaydı. Gösterimin ardından yönetmen Selin Aktaş ve besteci Mehmet Can Özer, soruları cevapladı. Prof. Evren Karayel Gökkaya’nın, “Orta Çağ&#8217;ın Grotesk Dünyası ve Mehmed Siyah Kalem&#8217;in Demonları” makalesi sayesinde Siyah Kalem’den haberdar olduğunu belirten yönetmen Selin Aktaş, “Bunun üzerine Siyah Kalem’le ilgili neler var, diye bir araştırmaya giriştiğimde Mehmet beyin ‘Siyah Kalem Dansı’ albümünü gördüm. Böylece yollarımız kesişti” diyerek belgeselin hayata geçme sürecini özetledi. <br />GÖSTERİM SONRASI SEYİRCİYLE BULUŞTULAR <br /> “Kitabın Rüyası”, grafik tasarımcı Birol Bayram’ı; Zeynep Atakan, Ahmet Ümit, Yekta Kopan, Gürbüz Doğan Ekşioğlu gibi özel isimlerin de anlatımıyla beyazperdeye taşındı. Belgeselin yönetmeni Aslı Atasoy, görüntü yönetmeni Hakan Kasırga, belgeselin katılımcılarından akademisyen- küratör Sevengül Sönmez ve belgeselin odak ismi Birol Bayram, gösterim sonrası seyirciyle bir araya geldi. Gazeteci- yönetmen Aslı Atasoy; hazırladığı bir haber dosyası vesilesiyle Birol Bayram ile tanıştıktan sonra kitap kapağı tasarımlarından haberdar olduğunu ve bunun üzerine belgesel fikrinin geliştiğini belirtti. </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gorunenin-otesini-arastiran-belgeseller-altin-portakalda-588273">Görünenin ötesini araştıran belgeseller Altın Portakal&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yakın Geçmişin Peşinde Belgeseller</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yakin-gecmisin-pesinde-belgeseller-587885</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 14:53:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akm]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[belgeseller]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişin]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[peşinde]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sertel]]></category>
		<category><![CDATA[seyirci]]></category>
		<category><![CDATA[yakın]]></category>
		<category><![CDATA[Yapımcı]]></category>
		<category><![CDATA[yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587885</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bugün her türden, her konudan, her açıdan filmlerle tam bir festival keyfi yaşandı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM), Aspendos ve Perge salonlarıyla, sinemanın her rengini kucakladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yakin-gecmisin-pesinde-belgeseller-587885">Yakın Geçmişin Peşinde Belgeseller</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bugün her türden, her konudan, her açıdan filmlerle tam bir festival keyfi yaşandı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM), Aspendos ve Perge salonlarıyla, sinemanın her rengini kucakladı. </p>
<p>“Gerçek diye bir şey yok; algılarımız var”</p>
<p>Otokurmaca hikâyeleriyle tanınan bir yazar hakkında çekilen belgesel şeklinde başlayıp önce kamera arkası çekimlerine, sonra da bir kurmacaya dönüşen ilginç yapısıyla dikkat çeken “The Making of Michale Petite”, festivalde Ulusal Belgesel Yarışması kapsamında seyirciyle buluştu. Gösterimin ardından gerçekleşen söyleşiye; yönetmen Feyyaz Yıldırım, yapımcı Ferahnaz Ör ve ortak yapımcı Melda Çınar katıldı. </p>
<p>Yönetmen, projeyi en baştan böyle tasarlamadığını ancak tesadüflerin şekillendirdiğini söyledi. Böyle bir projenin büyük cesaret gerektirdiği yönündeki yoruma ise “Benim bir projenin peşinde koşmam için projenin beni heyecanlandırması ve farklı bir şey yaptığımı hissettirmesi gerekiyor. Bu da zaten risk alarak yapılabilen bir şey. O yüzden ben en başından motiveydim” cevabını verdi. Yapımcı Ferahnaz Ör ise proje sürecinde yaşanan heyecanın, riskten değil ‘hep birlikte iş çıkarma’ heyecanından kaynaklandığını dile getirdi. </p>
<p>Filmdeki bakışın, kendi günlük hayatı içinde bir karşılığı olup olmadığı şeklindeki soruyu da Yıldırım şöyle cevapladı: “Bütün bir hayatı kurmaca olarak görüyorum aslında. Bir gerçeklik yok sadece bizim yarattığımız küçük gerçeklikler var. Daha somut gidecek olursak günlük yaşantımızdan bir hikâye yazarken veya günlük tutarken bile kendimizi, olduğundan farklı yazıyoruz; bize yansımasını yazıyoruz. Somut bir gerçeklik yok; her şeyin bize yansıması ve bizim onu algılayış biçimimiz var”</p>
<p>“Sizi rahatsız edebildiysem memnun olurum”</p>
<p>Türkiye’nin ilk kadın gazetecisi Sabiha Sertel’in yeğeni Nur Deriş’in, “Roman Gibi” adlı kitabı okuyup hayran kaldığı Sabiha Sertel’in, dedesinin kız kardeşi olduğunu öğrenmesinden hareketle Sertel’in zorlu hayatını ele alan “Roman Gibi”, Ulusal Belgesel Yarışması kapsamında AKM Perge Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. Gösterimden sonra yönetmen Tayfun Belet ve Nur Deriş, seyircilerin sorularını cevapladı. Belet, “Bu film, 50-60 yaşındaki insanların yurt dışına gitmek zorunda bırakıldığını ve Türkiye’nin bu kadar önemli değerlerinin gidip oralarda ölmeyi beklediğini anlatıyor. Bu yüzden sizi rahatsız etmek istedim; rahatsız olduysanız memnun olurum” diye konuştu. Nur Deriş ise Sabiha Sertel’in, eşi Zekeriya Sertel ile birlikte yayınladığı Tan Gazetesi’ne yönelik baskın olayı üzerinden ifade özgürlüğünün bugününü yorumlanması istenince şunları söyledi: “Cumhuriyet’i bu kadar desteklemiş Serteller’in başına gelenler; çok güzel düşüncelerle, özgürlük, eşitlik gibi fikirlerle kurulmuş bu cumhuriyette ve aynı zamanda bu cumhuriyetin taşıdığı çocukluk hastalıklarının da sürdüğü bir dönemde yaşanıyor. Bu çocukluk hastalıkları bir türlü tedavi edilemiyor. Bir türlü demokrasiyi sindiremiyor bu ülke” </p>
<p>“Nilgün Marmara’nın dilinin peşine düştük”</p>
<p>Cezmi Ersöz ve Haydar Ergülen gibi isimlerin de katkıda bulunduğu “Nilgün” belgeseli, objektifini Türk edebiyatının en özgün kalemlerinden Nilgün Marmara’nın hayatına çeviriyor. Ulusal Belgesel Yarışması’ndaki filmin gösteriminin ardından yönetmen Tolga Oskar, yapımcı Beyazıt Yüksekdam, sanat yönetmeni Ebrarnur Altın ve görüntü yönetmeni Atakan Demirbozan seyircilerin sorularını cevapladı. Marmara üzerine uzun süre araştırmalarda bulunduklarını söyleyen Oskar, “Dilin olanaklarını yetkin bir biçimde kullandığı ve kelimelerin yerlerini değiştirerek semantik bir yapı oluşturduğundan dolayı bu işe başladık” dedi. Eserlerinden çok intiharından bahsedilen Marmara’yı, belgeselde de bu yönüyle konumlandırmaktan kaçındıklarını belirten Atakan Demibozan ise “Bunu dramatikleştirmemek için başta daha yalın bir dil kullandık. İntihara odaklanmaktan ziyade onun yaşamına, nasıl biri olduğuna dikkat ettiğimiz bir çerçeveye yaklaştırmak istedik ve görsel dünyamızı da bunun üzerine kurduk” diye konuştu. </p>
<p>Kısa Film 2. Seçkisi AKM Perge’deydi</p>
<p>Ulusal Kısa Film Yarışması’ndaki filmlerden oluşan ikinci seçki, AKM Perge Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. “Giderayak” filminden yönetmen Nuh Lalbay, yönetmen yardımcıları  Burak Lalbay ve Nesli Özalp ile oyuncular Atilla Acar, Vadi Cirik ve  Bahadır Kaytan, gösterimin ardından soruları cevapladı. Filmde yardımcılığını da yapan oğlu Burak’ın aldığı “yurt dışına git, hayatını kurtar” tavsiyelerinden hareketle filmi yaptığını söyleyen Nuh Lalbay, “Ben filmde bu konuda bir sonuca varmaya çalışmadım sadece tartışmak istedim” dedi. </p>
<p>“Akşam Yemeği” filmi ekibindense yönetmen Okan Akgün, yapımcı-senarist Suat Köçer, uygulayıcı yapımcı Hümam Özkara ve oyuncular Yağmur Ruken Kahraman, Berfin Taş ve Sefa Şenel; gösterimden sonra seyirci karşısındaydı. Suat Köçer, senaryoyu; 30’lu yaşlarında ve henüz evlenmediği için ailesinden baskı gören bir arkadaşının yaşadıklarından hareketle yazdığını belirtirken yönetmen Okan Akgün, şu an hikâyenin uzun metraj halini tasarladığını duyurdu. </p>
<p>“Defne” filminin; yönetmen Hamdi Furkan Yıldırım, yapımcılar M. Sait Dindar ve Faruk Ulusoy, görüntü yönetmeni Cemal Çimen ve oyuncular Gülşah Büktür ile Lidya Akkuş’tan oluşan ekibi de seyirciyle buluştu. Yönetmen; defnenin mitolojik hikâyesine, Joseph Campbell&#8217;ın &#8220;Kahramanın Sonsuz Yolculuğu&#8221; kitabını okurken rastladığını, bunun üzerine bu filmi yapmaya karar verdiğini söyledi. </p>
<p>Festivalin bu yıl hayata geçirdiği Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’ndaki filmlerden oluşan ikinci seçki de bugün AKM Aspendos Salonu’daydı. “Sazdan Örülen Hayat” filminin yönetmenleri Zeynep Aslı Yoncu ve Zübeyde Melek Algül, “Çukurova’nın Kara Ekmeği” filminin yönetmeni Onur Sürek, “Seni Görebilecek Miyim Anne?” filminin yönetmeni Hasan Hüseyin Korkmaz, “Tümseğin Uğultusu” filminin yönetmeni Abdurrahim Karabulut, “Köye Dönerken” filminin yönetmeni Musa Uysun gösterimlerin ardından düzenlenen söyleşilere katıldı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yakin-gecmisin-pesinde-belgeseller-587885">Yakın Geçmişin Peşinde Belgeseller</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal; Belgeseller, Kısa Filmler ve Sinema Okulları Filmleri Programı ile Bugün Dopdoluydu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-belgeseller-kisa-filmler-ve-sinema-okullari-filmleri-programi-ile-bugun-dopdoluydu-587596</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2025 11:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[belgeseller]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[filmler]]></category>
		<category><![CDATA[filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kışa]]></category>
		<category><![CDATA[naif]]></category>
		<category><![CDATA[okulları]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[yönettiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587596</guid>

					<description><![CDATA[<p>Altın Portakal, bugün en yoğun günlerinden birini yaşadı. Salonlar; belgeseller, kısa filmleri ve sinema okulları filmlerinin gösterim ve söyleşilerine ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-belgeseller-kisa-filmler-ve-sinema-okullari-filmleri-programi-ile-bugun-dopdoluydu-587596">Altın Portakal; Belgeseller, Kısa Filmler ve Sinema Okulları Filmleri Programı ile Bugün Dopdoluydu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Altın Portakal, bugün en yoğun günlerinden birini yaşadı. Salonlar; belgeseller, kısa filmleri ve sinema okulları filmlerinin gösterim ve söyleşilerine ev sahipliği yaptı.</p>
<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bugün herkese, her ilgi alanına göre programlar vardı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM), Aspendos ve Perge salonlarıyla Sinema Okulları Yarışma filmleri ile Yarışma bölümündeki kısa film ve belgesellere ev sahipliği yaptı.  </p>
<p>AKM Perge Salonu’nda gösterilen, Ulusal Belgesel Yarışma’daki “Tanıştığıma Memnun Oldum”, “Berona” ve “Kendal’a Bir Heykel” filmlerinin ekipleri, gösterimlerden sonra seyirci karşısındaydı.</p>
<p>“Tanıştığıma Memnun Oldum”</p>
<p>Hatay depreminde evlerini de kaybeden, SMA hastası Deniz ve Can Doğru kardeşlerin hikâyesini anlatan belgeselin hayata geçmesini sağlayan, müzisyen Jehan Barbur. Senarist, yapımcı ve ortak yönetmen olarak belgesele katkıda bulunan Barbur ve danışman Nesra Gürbüz Acar, gösterim sonrası söyleşiye katıldı.  </p>
<p>İskenderun’lu olduğunu ve belgeseldeki aileyi on yıldır tanıdığını belirten Jehan Barbur, tanışma hikâyelerini şöyle anlattı: </p>
<p>Deniz şarkılarımı çok dinlermiş. Menajerime ulaşıp tanışmak istediğini söylemiş. Ben genelde böyle durumlarda biraz çekinik davranıyorum. Ama İskenderunlu olduğum için annemi ziyarete gittiğim bir seferde onlara uğradım; uğrayış o uğrayış. Aile gibi olduk. Deniz bana bir kitap yazmak istediğini söyledi. Ben de belgesel fikrini attım ortaya. Aslında kendi aramızda bir şeydi; üç kişi gittik, onlarla vakit geçirdik, sorular, sohbetler derken… Sonra Nesra&#8217;yla da tanışınca ‘neden bu insanların hayatlarını başka kişilerle de buluşturmayalım?’ diye düşünüp festivallere başvurmaya başladık. Aslında biraz utanç içerisindeyim, böyle bir film için alkışlanmak ya da festivalde olmak sanki başkalarının hayatından nemalanmak gibi geliyor. Ama böyle hayatlar da var; sesleri duyulmalı”</p>
<p>Belgeselin festival danışmanlığını üstlenen Nesra Gürbüz Acar ise belgeselin isim seçimine şöyle açıklık getirdi: “Bence bu bir tanışma hikayesi; iki insanla derinlemesine bir sohbet. Ben çok güzel iki insan tanıdığımı hissediyorum”</p>
<p>Öte yandan Barbur; daha önce annelerinin bakımına muhtaç olan Deniz ve Can’ın çalışmaya başladığı ve açık öğretime devam ettikleri müjdesini de verdi. </p>
<p>“Berona” </p>
<p>Lazca’da ‘çocukluk zamanları’ anlamına gelen Berona, yönetmenin annesinin de aralarında olduğu, erken yaşta evlendirilen Karadenizli kadınların öyküsü. “İlk kameramı da onun sayesinde aldım” dediği annesini beyazperdeye taşıyan Barış Altı, annesi Lütfiye Altı ile filmin gösteriminden sonra seyircilerin sorularını cevapladı. Filmi çekmeye, annesinin çocukluk fotoğrafını gördüğü an karar verdiğini söyleyen yönetmen; “Annemle babamın nasıl evlendiğini merak ediyordum; her çocuk gibi. Ben de bu hikâyeyi anlatmak istedim” diye konuştu. Anne Lütfiye Altı’nın film ve yönetmen oğlu hakkındaki yorumu ise kısa ama netti: “Barış; rahat, azimli, güçlü, gayretli biri. Anne babayı mutlu etti. Çok mutluyum. Gururlandım. Teşekkür ediyorum oğluma. Arkasındayım”</p>
<p>“Kendal’a Bir Heykel”</p>
<p>“Tiner bağımlığısı bir karakter hakkında bir docu-fiction” olarak tanıtılan “Kendal’a Bir Heykel”in yönetmeni Ali Urgancı ve yapımcısı-oyuncu Kaan Urgancıoğlu, gösterimin ardından söyleşiye katıldı. </p>
<p>Ali Urgancı, ilk olarak Kendal’la nasıl tanıştıklarını anlattı: “Kaan bir filmde tinerci rolünde oynamıştı. O sırada bir tinerci ile tanışıyor ve bir gün bunun belgeselini çekelim diye kafasına takıyor. Ben de o sırada Barcelona’da film okulundayım, sonra İstanbul’a geldim ve asistanlık yapmaya başladım. Kaan bana, ‘Gel seni Naif ile tanıştırayım, onun belgeselini çek’ dedi. İlk duyduğumda ben çok fazla heyecanlanmadım ama yine de Naif’le tanıştık ve çekime başladık. O çekimler sırasında Kendal ile tanıştık. Kendal bir anda ortaya çıktı, Naif’e selam verdi. Ses tonunu çok beğendim. Naif’e göre sokakla daha bütünleşmiş duruyordu”</p>
<p>Her şeyi başlatan Kaan Urgancıoğlu ise sürecin, kendi tarafından nasıl geliştiğini şöyle anlattı: “Bir tinerciyi oynayabilmek için bir tinerciyle tanışmam gerekiyordu. Naif karşıma çıktı, onunla zaman geçirdik ve hiç beklediğim gibi geçmedi. Naif, bulunduğu durumdan kurtulmayı ya da ona el uzatılmasını bekleyen biri değildi. Ben Naif’ten daha fazla hayat bilgisine sahip değildim. Senaristlerin bu dünyayı hiç bilmediklerini fark ettim”</p>
<p>“Docu-fiction” olarak tanıtılan yapımda belgesel ve kurmaca ayrımını, “Ben bir olay örgüsü yaratmanın peşindeydim, dolayısıyla kurmaca orada devreye girdi” diye ifade eden yönetmen, şöyle devam etti: “Anlatmak istediğim; kendine sokakta bir yaşam yaratmış bir insanın dünyasını gözlemlemek, onun ritmine girmek. Sadece belgesel olsaydı daha röportaj ağırlıklı giderdik”</p>
<p>Kendal karakteriyle çalışmak için bir muvafakatname imzalattıklarını söyleyen yönetmen, “Onunla çalışmak çok rahattı. İlişkimiz çok keyifli ve verimliydi” diye konuştu. </p>
<p>Ulusal Kısa Film Yarışması’nın ilk seçkisi beyazperdedeydi</p>
<p>Perge Salonu bugün ayrıca Ulusal Kısa Film 1. Seçki’sine de ev sahipliği yaptı. “Kudret” filminin yönetmeni Mehmet Oğuz Yıldırım, tek bir olaydan yola çıkmadığını ancak hayatın her alanındaki ilişkilerde görülen güç ilişkilerine dair bir söz söylemek istediğini dile getirdi.  “Eudaımonıa”nın yönetmeni Gizem İbak; bir aracın içinde adeta klostrofobik bir atmosferde başlayan filmin, harika bir göl manzarasıyla sona ermesini, “Hayatın diyalektiği böyle bir şey; bazen mutlu bazen mutsuzsunuzdur ama hepsi, içerisinde birbirini doğurur ve hayat akıp gider” sözleriyle ifade etti. Kendi yazdığı kısa öyküyü sinemaya uyarlayan Deniz Koloş, “Ölüm Bizi Ayırana Dek” ile ölümün ayırdığı dede- torunun ve evlilik yolunda bir kadının, birbirlerine karşılık gelen duygu durumlarını ele almak istediğini dile getirdi. Ölüm üzerinden din ve inancı iki ayrı kavram olarak ele alan “Soğuk Beyaz”ın yönetmeni Hazan Beklen ise filmdeki beklenmedik durumları, “Hayatın kendisi trajikomik zaten. En duygusal, en sıkıntılı anlarda bile insanların şuursuzlukları ortaya çıkabiliyor. Günlük hayatımda ben de pek çok şuursuzlukla karşılaşıyorum. Sadece bu gerçeği yansıtmak istedim” diye yorumladı. </p>
<p>Öğrenciler de Altın Portakal’da</p>
<p>Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nın ilk seçkisi; Serhan Erbaş’ın yönettiği “Sükût”, Eylül Babur’un yönettiği “Kusursuz Ölçü Nedir”, Beyza Nimet Emişen’in yönettiği “Rah”, Yağmur Canpolat’ın yönettiği “Sevim”, Baturay Tunçat’ın yönettiği “Buharlaşır Tüm Katı Olanlar” ve Mustafa Uçar’ın yönettiği “Sahnenin Kadınları” ise AKM Aspendos Salonu’nda gösterildi.  </p>
<p>“Sükût”un yönetmeni Serhan Erbaş, “Fiziksel bir sessizlik üzerinden manevî bir sessizliğin neden oluşabileceği ve nelere sebebiyet verebileceğine dair bir hikâye anlatmak istedim” derken “Kusursuz Ölçü Nedir”in yönetmeni Eylül Babur, ilk kez denediği stop-motion tekniğiyle çok zorlandığını söyledi. Beyza Nimet Emişen, 800 kilometrelik sûfi yolunu konu alan filmi “Rah” için 1,5 yıl çalıştıklarını dile getirirken Yağmur Canpolat, “Sevim”de babaannsinin kafasındaki dedesini hayal etmeye çalıştığını ifade etti. “Buharlaşır Tüm Katı Olanlar” ile Baturay Tunçat, genelde kurmaca yapmasına rağmen zorlu geçen bir yılın ardından toplumsal olaylar ve şiddet üzerine eğilmeyi tercih ettiğini belirtirken “Sahnenin Kadınları”nın yönetmeni Mustafa Uçar, yeterince bilinmediğini düşündüğü kantoyu tanıtmayı amaçladığını söyledi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-belgeseller-kisa-filmler-ve-sinema-okullari-filmleri-programi-ile-bugun-dopdoluydu-587596">Altın Portakal; Belgeseller, Kısa Filmler ve Sinema Okulları Filmleri Programı ile Bugün Dopdoluydu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cüneyt Özdemir imzalı belgeseller çok yakında sadece Gain&#8217;de!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cuneyt-ozdemir-imzali-belgeseller-cok-yakinda-sadece-gainde-402431</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2023 06:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[belgeseller]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[cüneyt]]></category>
		<category><![CDATA[gainde]]></category>
		<category><![CDATA[imzalı]]></category>
		<category><![CDATA[özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[yakında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=402431</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital yayın platformu GAİN yeni sezon için deneyimli gazeteci Cüneyt Özdemir ile el sıkıştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cuneyt-ozdemir-imzali-belgeseller-cok-yakinda-sadece-gainde-402431">Cüneyt Özdemir imzalı belgeseller çok yakında sadece Gain&#8217;de!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dijital yayın platformu GAİN yeni sezon için deneyimli gazeteci Cüneyt Özdemir ile el sıkıştı. YouTube kanalında gerçekleştirdiği yayında haberi veren Özdemir, belgeselleriyle çok yakında GAİN seyircisiyle buluşacağını müjdeledi.</strong></p>
<p>Yeni yayın döneminde birbiri ardına gerçekleştirdiği güçlü işbirlikleriyle adından söz ettiren GAİN, çok konuşulacak yeni bir isimle anlaştı. Buna göre, deneyimli gazeteci Cüneyt Özdemir’in imzasını taşıyan birbirinden ilgi çekici belgeseller çok yakında GAİN&#8217;de olacak.</p>
<p>Bugün gerçekleştirdiği YouTube yayınında haberin detaylarını paylaşan Özdemir, kendisine sık sık farklı mecralardan teklif geldiğini fakat bu zamana dek bu tekliflere sıcak bakmadıklarını ifade etti ve “Bu sefer kuralımızı bozduk ve GAİN’den gelen teklifi heyecanla kabul ettik” diye ekledi. Cüneyt Özdemir ayrıca YouTube yayınlarına son vermediğinin de altını çizdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>TÜRKİYE BU BELGESELLERİ KONUŞACAK</strong></p>
<p>Türkiye önümüzdeki üç yıl boyunca GAİN’de düzenli olarak her ay yayınlanacak yapımları tartışacak, herkes Cüneyt Özdemir belgesellerini konuşacak. Bu kapsamda; siyaset, popüler kültür, yurt dışı yapımları ve farklı konulardaki belgeseller ile uluslararası işlere imza atılacak.</p>
<p>Cüneyt Özdemir; gazeteci, yazar, haberci, sunucu ve belgeselci kimliklerine ek olarak son dönemde YouTube kanalında gündemi değerlendirdiği yayınlarla da milyonlara ulaşmıştı.</p>
<p>Kısa bir süre önce Babala TV’nin kurucusu Oğuzhan Uğur’la anlaşan GAİN, bu hamleyle önümüzdeki dönemde dizi ve filmlerin yanı sıra ses getiren orijinal belgesel ve programlarıyla da farklı beğenilere hitap ederek iddialı bir sezon geçireceğinin sinyallerini veriyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cuneyt-ozdemir-imzali-belgeseller-cok-yakinda-sadece-gainde-402431">Cüneyt Özdemir imzalı belgeseller çok yakında sadece Gain&#8217;de!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
