<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bebekler | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/bebekler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bebekler</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Mar 2026 12:29:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>bebekler | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bebekler</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Menenjitte en riskli grup, bebekler ve genç erişkinler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menenjitte-en-riskli-grup-bebekler-ve-genc-eriskinler-622592</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 12:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşılama]]></category>
		<category><![CDATA[bakteri]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaş]]></category>
		<category><![CDATA[erişkinler]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[grup]]></category>
		<category><![CDATA[ingilterede]]></category>
		<category><![CDATA[Küme]]></category>
		<category><![CDATA[menenjitte]]></category>
		<category><![CDATA[meningokok]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskli]]></category>
		<category><![CDATA[vakalar]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622592</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında menenjit olarak bilinen meningokok hastalığı, nadir görülmesine rağmen hızlı ilerleyebilen ve ciddi sonuçlara yol açabilen bir bakteri enfeksiyonu olarak tanımlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menenjitte-en-riskli-grup-bebekler-ve-genc-eriskinler-622592">Menenjitte en riskli grup, bebekler ve genç erişkinler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Halk arasında menenjit olarak bilinen meningokok hastalığı, nadir görülmesine rağmen hızlı ilerleyebilen ve ciddi sonuçlara yol açabilen bir bakteri enfeksiyonu olarak tanımlanıyor. </span></span></span></b><b><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bozkurt, son günlerde İngiltere’de ortaya çıkan menenjit vakalarının geniş çaplı bir salgın olarak değil, sınırlı bir “küme” olarak değerlendirildiğini söyledi. Meningokok hastalığının belirli yaş gruplarında daha sık ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Bozkurt, bebekler ve 15–25 yaş arası genç erişkinlerin en riskli grupları oluşturduğunu söyledi. Prof. Dr. Fatma Bozkurt, meningokok hastalığından korunmada en etkili yöntemin aşılama olduğunu kaydetti. </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bozkurt, son günlerde İngiltere’de görülen vakalarla gündeme gelen menenjit hastalığına ilişkin bilgi verdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Adölesan ve genç erişkinlerde genel taşıyıcılık oranı yükseliyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Meningokok hastalığının, Neisseria meningitidis adlı bakterinin neden olduğu, nadir görülmesine rağmen hızlı ilerleyebilen ve ciddi sonuçlara yol açabilen bir enfeksiyon olduğunu belirten Prof. Dr. Fatma Bozkurt, “Bu bakteri genellikle nazofarenkste yani boğazın arka kısmında bulunur ve çoğu zaman herhangi bir belirtiye neden olmadan taşınabilir. Toplumda genel taşıyıcılık oranı yüzde 5–10 civarındayken, özellikle adölesan ve genç erişkinlerde bu oran yüzde 20–30’a kadar çıkabilmektedir. Buna rağmen invaziv hastalık yalnızca taşıyıcı bireylerin küçük bir kısmında gelişir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kalabalık kapalı alanlarda bulaş riski artıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Meningokok bakterisinin esas olarak damlacık yoluyla bulaştığını kaydeden Prof. Dr. Fatma Bozkurt, “Öksürük ve hapşırıkla yayılan solunum damlacıkları, öpüşme, ortak eşya kullanımı ve sigara veya elektronik sigara paylaşımı bulaşta önemli rol oynar. Bununla birlikte meningokok, influenza gibi yüksek bulaşıcılığa sahip değildir; bulaş için genellikle uzun süreli ve yakın temas gereklidir. Bu nedenle hastalık çoğunlukla aynı evde yaşayan bireyler, yurt ortamındaki öğrenciler veya kalabalık kapalı alanlarda uzun süre vakit geçiren kişiler arasında görülür” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>En riskli gruplar; bebekler ve genç erişkinler</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Epidemiyolojik açıdan bakıldığında, meningokok hastalığının belirli yaş gruplarında daha sık ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Fatma Bozkurt, “Bebekler ve 15–25 yaş arası genç erişkinler en riskli grupları oluşturur. Özellikle üniversite öğrencileri, hem artmış taşıyıcılık oranı hem de yoğun sosyal temas nedeniyle dikkat çekmektedir. Ayrıca bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde hastalık gelişme riski belirgin şekilde artar” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>“Menenjit” ve “meningokoksemi” şeklinde kendini gösteriyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Klinik olarak meningokok hastalığının “menenjit” ve “meningokoksemi” olarak iki ana tablo ile kendini gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Fatma Bozkurt, “Menenjit durumunda ateş, baş ağrısı, ense sertliği ve ışığa hassasiyet gibi bulgular ön plandadır. Meningokoksemi ise bakterinin kana geçmesiyle oluşur ve daha ağır seyirlidir. Bu tabloda ateş, halsizlik, hipotansiyon ve özellikle basmakla solmayan mor döküntüler görülür. Hastalık bazı durumlarda saatler içinde ilerleyebilir ve yaşamı tehdit eden sonuçlara yol açabilir” şeklinde bilgi verdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Türkiye’de özellikle serogrup W ön planda yer alıyoır</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Meningokok bakterisinin kapsül yapısına göre farklı serogruplara ayrıldığını kaydeden Prof. Dr. Fatma Bozkurt, şu bilgileri verdi: </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Günümüzde 12’den fazla serogrup tanımlanmış olmakla birlikte, hastalığa en sık neden olanlar A, B, C, W ve Y serogruplarıdır. Bu serogrupların dağılımı coğrafi bölgelere göre değişiklik göstermektedir. Avrupa’da serogrup B daha yaygınken, Türkiye’de özellikle serogrup W ön plandadır. Bu durum, uluslararası seyahatler, özellikle hac ve umre gibi toplu organizasyonlar ve aşılama politikaları ile ilişkilidir.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İngiltere’deki vakalar salgın değil, sınırlı bir küme</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dünya gündeminde son günlerde yer alan menenjit vakalarını değerlendiren Prof. Dr. Fatma Bozkurt, şunları söyledi:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span> “Son yıllarda İngiltere’de, özellikle Kent ve Canterbury bölgesinde meningokok vakalarının kümelendiği bildirilmiştir. Bu durum geniş çaplı bir salgın olarak değil, sınırlı bir “küme” olarak değerlendirilmektedir ve vakaların çoğunun serogrup B ile ilişkili olduğu görülmüştür. Bu tür lokal kümelenmeler, meningokok hastalığının genellikle geniş çaplı pandemiler yerine belirli sosyal ağlar içinde yayıldığını göstermektedir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yayılımlar sınırlı kalır</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bu noktada önemli bir soru ortaya çıkmaktadır: İngiltere’de görülen bu vakalar Türkiye’ye yayılabilir mi? Teorik olarak, taşıyıcı bireylerin uluslararası seyahatleri yoluyla bakterinin farklı ülkelere taşınması mümkündür. Ancak meningokokun bulaşması için yakın ve uzun süreli temas gerektiğinden, bu tür yayılımlar genellikle sınırlı kalır. Mevcut epidemiyolojik veriler, İngiltere’deki vakaların Türkiye’de geniş çaplı bir artışa yol açtığını göstermemektedir. En olası senaryo, uygun koşullar oluştuğunda küçük ve lokal kümelenmelerin ortaya çıkmasıdır.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>En etkili yöntem aşılama</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Fatma Bozkurt, meningokok hastalığından korunmada en etkili yöntemin aşılama olduğunu belirterek “Günümüzde iki temel aşı grubu bulunmaktadır: MenACWY ve MenB aşıları. MenACWY aşısı, A, C, W ve Y serogruplarına karşı kapsül temelli konjuge bir aşı olup hem bireysel koruma sağlar hem de bakterinin taşınmasını azaltarak toplum bağışıklığı oluşturur. MenB aşısı ise kapsülün insan dokularına benzerliği nedeniyle protein temelli olarak geliştirilmiştir ve özellikle bireysel koruma sağlar” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Genç erişkinler ve risk altındaki bireyler için aşılamanın önemi artıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Aşılama stratejilerinin ülkeden ülkeye farklılık gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Fatma Bozkurt, “Örneğin İngiltere’de MenB aşısı bebeklik döneminde rutin olarak uygulanırken, MenACWY aşısı ergenlik döneminde uygulanarak taşıyıcılığın azaltılması hedeflenir. Türkiye’de ise meningokok aşıları rutin ulusal aşı programında yer almamakta, daha çok risk gruplarına ve özel durumlara göre önerilmektedir. Ancak mevcut epidemiyolojik veriler göz önüne alındığında, özellikle genç erişkinler ve risk altındaki bireyler için aşılamanın önemi giderek artmaktadır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yerel kümelenmeler dikkatle izlenmeli ve uygun aşılama stratejileri uygulanmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Meningokok hastalığının nadir görülmesine rağmen hızlı ilerleyen ve ciddi sonuçlara yol açabilen bir enfeksiyon olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Fatma Bozkurt, sözlerini şöyle tamamladı: “Hastalığın kontrolünde yalnızca klinik vakaların tedavisi değil, aynı zamanda taşıyıcılığın ve bulaş dinamiklerinin anlaşılması da büyük önem taşımaktadır. Küresel hareketliliğin arttığı günümüzde, yerel kümelenmelerin dikkatle izlenmesi ve uygun aşılama stratejilerinin uygulanması, hastalığın kontrolünde temel unsurlar arasında yer almaktadır.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menenjitte-en-riskli-grup-bebekler-ve-genc-eriskinler-622592">Menenjitte en riskli grup, bebekler ve genç erişkinler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nesiller arası sağlık dayanışması kalpleri ısıttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nesiller-arasi-saglik-dayanismasi-kalpleri-isitti-620292</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 07:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arası]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[ısıttı]]></category>
		<category><![CDATA[kalpleri]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[nesiller]]></category>
		<category><![CDATA[onlar]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncaklar]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620292</guid>

					<description><![CDATA[<p>14 Mart Tıp Bayramı'nda İzmir’de sağlığın yalnızca hastaneler değil, toplumun her kesiminin katkısıyla güçlendiğini gösteren anlamlı bir dayanışma örneği ortaya çıktı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nesiller-arasi-saglik-dayanismasi-kalpleri-isitti-620292">Nesiller arası sağlık dayanışması kalpleri ısıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>14 Mart Tıp Bayramı&#8217;nda İzmir’de sağlığın yalnızca hastaneler değil, toplumun her kesiminin katkısıyla güçlendiğini gösteren anlamlı bir dayanışma örneği ortaya çıktı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağlıklı ebeveynler ve sağlıklı çocuklar hedefiyle yürüttüğü İzmir 95 Erken Çocukluk Programı’na, ileri yaşlı yurttaşlardan gönüllü ve sıcak bir destek geldi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağlıklı ebeveyn ve sağlıklı çocuklar hedefiyle yürüttüğü İzmir 95 Erken Çocukluk Programı, ileri yaşlı yurttaşlardan kalpleri ısıtan bir destek aldı. 14 Mart Tıp Bayramı’nın simgelediği toplumsal dayanışma ruhu, bu kez nesiller arası bir buluşmayla hayat buldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi üyeleri, İzmir 95 Programı kapsamında evlerinde ziyaret edilen bebekler için el emeği oyuncaklar üretti.</p>
<p><strong>Geri dönüştürülebilir malzemeler</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen İzmir 95 Erken Çocukluk Programı kapsamında ebeveynler ve 0-3 yaş arası bebek ve çocuklara çeşitli destekler sunuluyor. Gebeliğin 7. ayından başlayarak 0-12 ay dönemine kadar yapılan ev ziyaretleri desteğinde ise bebeklerin gelişimini destekleyen oyuncaklar veriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi üyeleri, geri dönüştürülebilir malzemeleri toplayarak bez top, çıngırak gibi oyuncaklar yaptı. Oyuncak yapım süreci renkli görüntülere sahne oldu.</p>
<p><strong>“Gelecek nesillerin gelişimine katkı”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nde takı tasarım ve el sanatları öğretmenliği yapan Ayda Demiral, yapılan çalışmayı şu sözlerle anlattı: “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı imkânlarla geri dönüştürülebilir ürünleri kullanarak 0-3 yaş arası çocuklara oyuncaklar yapıyoruz. Burada 65 yaş ve üzeri üyelerimiz yer alıyor ve onların güzel bir şeye vesile olmaları onları çok mutlu ediyor. Bir kalbe, bir çocuğa dokunmak bizleri de çok mutlu ediyor. 50’den fazla üyemiz oyuncak yapıyor. Bebeklerin sağlıklı gelişimine katkı sağlayacak ürünler üretmek çok önemli. Hepsi severek etkinliğe katıldı” dedi.</p>
<p><strong>“İşe yaradığımı hissediyorum”</strong></p>
<p>Merkez üyesi 68 yaşındaki Müzeyyen Dere, “Burası bana hayata tutunma amacı oldu. Çok mutluyum. Böyle yararlı bir etkinlikte bulunduğum için daha da mutluyum. İşe yaradığımı hissediyorum. El becerisiyle hocalarımızın desteğini de alarak çocuklar için bebekler, çıngıraklar yapıyoruz. Oyuncakları belediyenin bize sağladığı geri dönüştürülebilir malzemelerle yapıyoruz. Bu etkinlik bize çok iyi geldi. Yeni nesle bir katkımız olduğu için mutluyuz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Çocuklar geleceğimiz”</strong></p>
<p>Merkez üyesi 68 yaşındaki Pervin Türkcan da “Burası çok güzel bir sosyal etkinlik merkezi. Özellikle emeklilikle beraber can sıkıntısı hat safhada oluyor. Böyle bir yere gelmek büyük bir şans. Bu yüzden İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz. Çocuklar geleceğimiz. Onları sevindirmek bizleri memnun eder. Böyle bir etkinlikte olmak gurur verici. İleri yaşlı insanların küçük çocukları sevindirmesi çok hoş. Oyuncaklar, bebekler yaptık. Bu çalışma bize de iyi geldi” sözlerine yer verdi.</p>
<p><strong>“Kendimle gurur duyuyorum”</strong></p>
<p>Merkez üyesi 73 yaşındaki Meral Doğan “Burada bebeklere oyuncak dikiyoruz. Bunun için kendimle gurur duyuyorum. Çocukları çok severim ve onlar için ne lazımsa her an ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. Onlar için daha güzel günler olmasını istiyorum. Bu oyuncaklarla oynayacaklar inşallah” derken, 75 yaşındaki Yılmaz Yurdaer ise “Burada İzmir 95 projesi için bebeklere oyuncaklar ayarlıyoruz. Etkinliğe katkımız olsun diye kadın üyelere yardımcı oluyoruz. Bir katkımız olursa ne mutlu bize. Bebeklerimize yardımcı olmak bizi mutlu ediyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nesiller-arasi-saglik-dayanismasi-kalpleri-isitti-620292">Nesiller arası sağlık dayanışması kalpleri ısıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üsküdar Belediyesi&#8217;nden Anneler ve Bebekler İçin &#8220;Anne-Bebek Taksi&#8221; Hizmeti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uskudar-belediyesinden-anneler-ve-bebekler-icin-anne-bebek-taksi-hizmeti-618191</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 10:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[anne-bebek]]></category>
		<category><![CDATA[anneler]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[üsküdar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618191</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Belediyesi, anne adayları ve yeni doğum yapan annelerin sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşabilmesi amacıyla “Anne-Bebek Taksi” hizmetini başlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uskudar-belediyesinden-anneler-ve-bebekler-icin-anne-bebek-taksi-hizmeti-618191">Üsküdar Belediyesi&#8217;nden Anneler ve Bebekler İçin &#8220;Anne-Bebek Taksi&#8221; Hizmeti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Belediyesi, anne adayları ve yeni doğum yapan annelerin sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşabilmesi amacıyla “Anne-Bebek Taksi” hizmetini başlattı. Üsküdar’da ikamet eden en az 16 haftalık hamile anne adayları ile 0-6 aylık bebeği olan anneler, hastane randevularına ücretsiz ve güvenli ulaşım desteğinden yararlanabilecek.</p>
<p>Üsküdar Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından yürütülen hizmet kapsamında, anne adayları ve anneler Üsküdar’daki devlet hastanelerinde bulunan kadın doğum ve çocuk hastalıkları branşlarına olan randevularına gidiş ve dönüşlerini belediyenin tahsis ettiği araçlarla gerçekleştirebilecek.</p>
<p>Hizmetten yararlanmak isteyen vatandaşlar, kadın doğum doktorundan alınmış hamilelik raporu ve e-Devlet üzerinden temin edilen ikametgâh belgesi ile başvurularını Üsküdar Belediyesi’nin internet sitesi üzerinden online olarak yapabiliyor. Başvurusu onaylanan anneler, randevu tarihinden en geç iki gün önce başvuru yaparak hizmetten faydalanabiliyor.</p>
<p>Hafta içi 09.00 ile 15.30 saatleri arasındaki muayeneler için geçerli olan hizmetten aynı hafta içerisinde bir kez yararlanılabiliyor. Yolculuk sırasında bebeklerin araçta bulunan bebek güvenlik koltuğunda taşınması zorunlu tutulurken, araç içerisinde güvenliğin sağlanması amacıyla kamera kaydı da yapılabiliyor.</p>
<p>Üsküdar Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği “Anne-Bebek Taksi” hizmetiyle, anne adaylarının ve annelerin sağlık hizmetlerine güvenli ve konforlu şekilde ulaşmaları hedefleniyor. Hizmetle ilgili detaylı bilgi ve rezervasyon işlemleri için www.uskudar.bel.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uskudar-belediyesinden-anneler-ve-bebekler-icin-anne-bebek-taksi-hizmeti-618191">Üsküdar Belediyesi&#8217;nden Anneler ve Bebekler İçin &#8220;Anne-Bebek Taksi&#8221; Hizmeti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeğinizi &#8220;Koza Stratejisi&#8221; İle Enfeksiyonlardan Koruyabilirsiniz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bebeginizi-koza-stratejisi-ile-enfeksiyonlardan-koruyabilirsiniz-603964</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 08:21:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşıları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeği]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğinizi]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonlardan]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[koruyabilirsiniz]]></category>
		<category><![CDATA[koza]]></category>
		<category><![CDATA[le]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[stratejisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603964</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni doğan bebekler ve küçük çocuklar, bağışıklık sistemleri henüz tam olarak gelişmediği için bulaşıcı hastalıklara karşı en savunmasız gruplar arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bebeginizi-koza-stratejisi-ile-enfeksiyonlardan-koruyabilirsiniz-603964">Bebeğinizi &#8220;Koza Stratejisi&#8221; İle Enfeksiyonlardan Koruyabilirsiniz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni doğan bebekler ve küçük çocuklar, bağışıklık sistemleri henüz tam olarak gelişmediği için bulaşıcı hastalıklara karşı en savunmasız gruplar arasında yer alıyor. Havaların da soğumasıyla birlikte duyarlı oldukları bu süreçte boğmaca, grip(influenza), RSV (respiratuar sinsityal virüs) ve benzeri solunum yolu enfeksiyonlarında da artış gözlemleniyor. Bebekler ve henüz aşıları tamamlanmayan küçük çocuklarda bu hastalıklar daha ağır seyrederek ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Çocuklardaki bu riskler, ebeveynler ve diğer aile bireylerinin de aktif rol oynadığı “Koza Stratejisi” olarak tanımlanan koruyucu yaklaşımla en aza indirilebiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Utkucan Uçkun, çocuk ve bebeklerdeki bulaşıcı hastalıkları önleme yöntemleri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Tüm aile fertleri ve yakınlara önemli görevler düşüyor</strong></p>
<p>Koza stratejisi; ebeveynlerin, kardeşlerin, büyükanne, büyükbaba ve bakıcıların yeni doğan bir bebek için güvenli bir ortam oluşturmasının bir yoludur. Bu korunaklı alanda herkes mikropları bebekten uzak tutmaya çalışır. Akrabaların aşıları günceldir ve el yıkama başta olmak üzere önemli hijyen kurallarına dikkat ederler. Küçük çocuklara, özellikle öksürüyorlarsa veya hasta hissediyorlarsa bebeği öpmemeleri veya çok yaklaşmamaları öğütlenir. Ebeveynlerin, yeni doğan bebeğin kardeşlerinin gittiği kreş veya okullardaki hastalık belirtilerini takip etmesi de gereklidir. Koza stratejisi, yeni doğan bebeği boğmaca, grip (Influenza) ve respiratuar sinsityal virüs (RSV) gibi hastalıklardan korumaya yardımcı olur. Bu enfeksiyonlar solunum problemleri, zatürre, nöbet ve/ya beyin dokusu hasarı gibi ciddi hastalıklara ve/ya komplikasyonlara neden olabilmektedir. Yeni doğmuş bir bebeği kozaladığınızda, onu hasta edebilecek bakteri ve virüslere maruz kalma olasılığını dolaylı olarak azaltabilirsiniz. </p>
<p><strong>Yeni doğan bebekler virüslere karşı daha çok risk altındadır</strong></p>
<p>Yenidoğanların virüs ve bakteri kaynaklı hastalık geliştirme olasılığı, büyük çocuklara ve yetişkinlere göre daha yüksektir. Bağışıklık sistemleri henüz çoğu enfeksiyona nasıl direneceğini öğrenmemiştir. Aşı desteğine ihtiyaçları vardır, ancak bazılarını yaptırmak için henüz çok küçüktürler. Bebekler, boğmacaya karşı koruma sağlayan aşının ilk dozunu 2 aylık olana kadar, grip (Influenza) aşısının ilk dozunu ise 6 aylık olana kadar alamazlar. Aşılarını olmaya başlamadan önceki bu süreçte, yenidoğanlar boğmaca, grip ve/ya RSV gibi hastalıklara maruz kalabilir. Gebeliğin üçüncü üç aylık döneminde (üçüncü trimester) gebenin bu enfeksiyonlara karşı aşılanması, bebeği doğumdan sonra bir süre koruyabilse de; bebeğin kendi bağışıklığını sağlayabilmesi için kendisinin aşılanması gerekir. Dolayısıyla, bu süre zarfında aile bireyleri, bakım verenler veya yenidoğanla sıkı temasta olacak kişilerin, aşılarını güncel tutmaları ve hijyen kurallarına uymaları gerekmektedir. </p>
<p><strong>Arkadaşlarınız ve aileniz için bir mesaj: Bu süreçte hep birlikteyiz</strong></p>
<p>Bir bebeği dünyaya getirmiş olmak, aileniz ve arkadaşlarınızla paylaşmak isteyeceğiniz bir süreçtir. İlk gülümsemelerini ve sevimli esnemelerini görmelerini istersiniz. Ayrıca, gece uyanmalarına ve beslenmelerine uyum sağlarken aile ve arkadaşlarınızın desteğini almak önemlidir. Onları bu sürece dahil etmek ama bir yandan da bebeğinizi enfeksiyonlardan uzak tutmak istersiniz. Önemli olan, desteklerinin bebeğinizi nasıl sağlıklı tuttuğunu görmelerine yardımcı olmaktır. ‘Koza Stratejisi’ne bağlı kalmalarının şu anda alabileceğiniz en iyi destek olduğunu söyleyerek şu açıklamayı yapabilirsiniz; </p>
<ol>
<li>Yenidoğanların mikroplarla temas ettiklerinde hastalık geliştirmeleri daha kolaydır ve bazı hastalıklar ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. </li>
<li>Yenidoğanın bağışıklık sisteminin zararlı mikropları nasıl tanıyacağını öğrenmesi gerekir. Aşılar bu amaçla kullanılır ve ciddi hastalıkları önlemede yardımcıdırlar.</li>
<li>Aşıların etki etmesi zaman alır, bu nedenle bu süreçte aile ve arkadaşlarınızın desteğini görmek oldukça önemlidir.</li>
<li>Önerilen aşıları yaptıran aile bireyleri, arkadaşlar ve bakıcıların enfekte olma, bulaştırma ve dolayısıyla bebeği hasta etme olasılığı daha düşüktür.</li>
<li>El yıkama gibi hijyen önlemleri enfeksiyonu önlemeye yardımcı olur. Ancak bu tek başına bebeğinizi enfeksiyondan korumak için yeterli değildir. Kardeşler, büyükanne, büyükbabalar ve bakıcılar gibi ev halkının aşılarının güncel olduğundan emin olmak ek bir koruma katmanıdır. Yenidoğan bebeğinizi RSV, grip ve boğmacaya karşı korumada sadece ebeveyn olarak sizlerin önerilen aşıları yaptırmasından daha etkili bir yöntemdir.</li>
</ol>
<p><strong>‘Koza Stratejisi’ ve yenidoğan bebekte aşılama birlikte yürütülmelidir</strong></p>
<p>Aşılar, milyonlarca çocuğu bir zamanlar yaygın olarak görülen çok sayıda tehlikeli hastalıktan uzak tutarak, güçlü ve sağlıklı bir şekilde büyümelerine yardımcı olmuştur. Boğmaca, hapşırma ve öksürme yoluyla yayılır. Çoğu yenidoğan, bu mikrobu sıkı temas halinde olduğu insanlardan kapar. Boğmaca, yenidoğanlar için ölümcül sonuçlar doğurabilmektedir. Ancak etraflarındaki herkes aşılarını güncel tutar ve ‘Koza Stratejisi’ne bağlı kalırsa, bebeklerin hastalanma olasılığı oldukça düşüktür. Anneler ve bebekleri genellikle birlikte hastalanırlar. Bu nedenle bebek doğmadan önce ve sonrasında hem annenin hem de bebeğin mümkün olduğunca sağlıklı olmalarını isteriz. Anne adaylarının grip (Influenza), Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV) ve Boğmaca (Tdap) aşılarını güncelleme amaçlı kendi doktorlarına danışmaları önemlidir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bebeginizi-koza-stratejisi-ile-enfeksiyonlardan-koruyabilirsiniz-603964">Bebeğinizi &#8220;Koza Stratejisi&#8221; İle Enfeksiyonlardan Koruyabilirsiniz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anne ve Bebekler &#8216;Osmangazi95&#8217; Projesiyle Güvende</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anne-ve-bebekler-osmangazi95-projesiyle-guvende-603845</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 00:22:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[güvende]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi95]]></category>
		<category><![CDATA[projesiyle]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603845</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, bebek gelişimini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği “Osmangazi95” projesiyle Osmangazi’deki hamile ve 0–12 aylık bebek sahibi ebeveynlere yönelik geliştirilmiş bir erken çocukluk destek programını uygulayarak anne ve anne adaylarına rehberlik etmeye devam ediyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-ve-bebekler-osmangazi95-projesiyle-guvende-603845">Anne ve Bebekler &#8216;Osmangazi95&#8217; Projesiyle Güvende</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, bebek gelişimini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği “Osmangazi95” projesiyle Osmangazi’deki hamile ve 0–12 aylık bebek sahibi ebeveynlere yönelik geliştirilmiş bir erken çocukluk destek programını uygulayarak anne ve anne adaylarına rehberlik etmeye devam ediyor. </p>
<p>Bebeğin gelişimini desteklemek, onunla kurulan iletişimi güçlendirmek, oyunla öğrenmeyi teşvik etmek ve anne-bebek bağını güçlendirmek için başlatılan “Osmangazi95” projesi hız kesmeden devam ediyor. Osmangazi Belediyesi, çocuk sahibi olma heyecanı yaşayan anne ve anne adaylarına gebeliğin yedinci ayından, bebek doğup 1 yaşına gelene kadar gerçekleştirdiği ev ziyaretleriyle her türlü desteği sağlıyor. Osmangazi Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğüne bağlı ekipler proje kapsamında gerçekleştirdiği ev ziyaretlerinde ebeveynlere, bebekleriyle nasıl daha fazla konuşabilecekleri, oyun oynayabilecekleri ve gelişimlerini nasıl takip edebilecekleri konularında rehberlik de sunuyor. Ayrıca yapılan ev ziyaretlerinde anne ve anne adaylarına gebe beslenme paketi hediye ediliyor. </p>
<p><b>“Annelere Psikososyal Destek Sağlıyoruz”</b></p>
<p>Proje kapsamında Osmangazi’de yaşayan anne ve anne adaylarını ziyaret ettiklerini belirten Osmangazi95 Projesi Ev Ziyaretçisi Seda Nur Şahin, “Osmangazi95 projesi kapsamında 0–12 aylık bebek sahibi ebeveynlere yönelik ücretsiz erkek çocukluk destek programı hizmeti vermekteyiz. Bu program bebeklerin gelişimini desteklerken iletişimini güçlendiriyor. Ebeveynlere oyunla öğrenme fırsatı sunarken anne ve bek bağını güçlendiriyoruz. Annelere bebekleriyle konuşma, oyun oynama, gelişimini takip etme, anne sütü, sağlıklı beslenme ve bebek bakımıyla ilgili konularda rehberlik hizmeti veriyoruz. Ayrıca annelere psikososyal destek sağlıyoruz. Ziyarete gittiğimiz evlerde anne ve adaylarına gebe beslenme paketi desteği veriyoruz.” şeklinde konuştu. </p>
<p>Osmangazi Belediyesi’nin hayata geçirdiği “Osmangazi95” projesini çok yerinde bulduklarını ifade eden anne ve anne adayları, “Bu proje sayesinde hamilelik dönemimizde ve anne olduktan sonra çocuğumuzun daha sağlıklı olması için güzel bilgiler öğreniyoruz. Çok faydalı bir proje bu projeyi hayata geçirerek destekleyen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür ediyoruz.” diye konuştu. </p>
<p>Marmara Belediyeler Birliği iş birliğiyle yürütülen ve bilimsel temelli bir erken çocuk destek programı olan projeye ilişkin vatandaşlar 444 16 01 numarası üzerinden bilgi alabiliyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-ve-bebekler-osmangazi95-projesiyle-guvende-603845">Anne ve Bebekler &#8216;Osmangazi95&#8217; Projesiyle Güvende</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>5 yaş altı çocuk ölümlerinin en sık nedeni!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/5-yas-alti-cocuk-olumlerinin-en-sik-nedeni-596571</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Dec 2025 09:51:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altı]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[duman]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[ölümlerinin]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Prematüre Bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tamer]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596571</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış ayları prematüre yani 37 haftadan önce doğan bebekler için her zaman daha zorlu geçiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/5-yas-alti-cocuk-olumlerinin-en-sik-nedeni-596571">5 yaş altı çocuk ölümlerinin en sık nedeni!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış ayları prematüre yani 37 haftadan önce doğan bebekler için her zaman daha zorlu geçiyor. Kapalı ortamlarda hızla yayılan virüsler, minik bedenlerin bağışıklık sistemini kolayca etkiliyor. <strong>Acıbadem Kadıköy Hastanesi (Dr. Şinasi Can) Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Reyhan Tamer</strong>, prematüre bebeklerin akciğer ve kalp gibi hayati organlarının gelişimleri tamamlanmadan dünyaya geldiklerini, bağışıklık sistemlerinin çok zayıf olduğunu, dolayısıyla ani ısı değişimleri ve virüsler gibi çevresel risklerden çok daha fazla etkilendiklerini belirterek “Kış mevsimi prematüre bebekler gibi aileleri için de çok daha yüksek risk oluşturmakta ve çok daha zor geçmektedir. Ailelerin günlük rutinlerinde bile çok daha fazla özen göstermeleri gerekmektedir” diyor. </p>
<p>5 yaş altı çocuk ölümlerinin en sık nedeninin prematüre doğum olduğuna dikkat çeken Dr. Tamer, kış aylarında tehlikenin arttığına dikkat çekerek “Beslenmesinden giyimine, bulunduğu ortamın ısısı ve havalandırmasından sağlık kontrollerinin ve gerekli aşılarının zamanında yapılmasına, ziyaretçilerden sigara dumanına dek birçok konuda çok dikkatli olunmalıdır. Anne babalar sıkça “sigarayı sadece balkonda içiyorum, bebeğime hiç duman gelmiyor” deseler de, yapılan çalışmalar, dışarıda veya balkonda içmenin dumanın içeri sızmasını, giysi ve saç yoluyla kalıntı taşınmasını, hatta yüzeylerde biriken toksik kalıntıların bebeği olumsuz etkilemesini engellemediğini gösteriyor” diyor. </p>
<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Reyhan Tamer, kış aylarında prematüre bebekleri tehdit eden 5 etken ile sağlıklı bir kış mevsimi geçirilebilmesi için alınması gereken önlemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>Kalabalık ortam</strong></p>
<p>Prematüre bebeklerin sağlığını tehdit eden kış etkenlerinin başında kalabalık ortam gelmektedir. Çünkü kalabalık ortam RSV, influenza, grip ve covid gibi önemli viral enfeksiyonlara davetiye çıkarır. Bağışıklık sistemi hassas olan bebekler kalabalık ortamlarda bu tür enfeksiyonları çok daha kolay alırlar. Dolayısıyla bu bebekleri özellikle kış aylarında hasta kişilerin yanında, mümkünse kalabalık ortamlarda da bulundurmamak gerekir. Influenza ve RSV gibi enfeksiyonlarda da koruyucu aşı uygulamaları doktorunuzun kontrolüyle yapılabilir.</p>
<p><strong>Aşı ve doktor kontrollerinin aksatılması</strong></p>
<p>Dr. Reyhan Tamer “Özellikle Sağlık Bakanlığı’nın önerdiği aşılar, zatürre, menenjit, tetanoz, çocuk felci gibi aşılar prematüre bebeklerde hayat kurtarıcıdır. Doktor kontrollerinin düzenli yapılması, erken dönemli büyüme ve gelişme ile ilgili sıkıntıların erken dönemde saptanıp tedavi edilmesi açısından da önemlidir” diyor.</p>
<p><strong>Ortam ısısı</strong></p>
<p>Prematüre bebekler ısı kaybına karşı çok duyarlıdır çünkü yağ dokusu azdır, vücut ısısını koruyamazlar. Soğuk havalarda solunum problemleri tehdit eder, bağışıklık sistemi çok iyi çalışmaz ve vücut strese girer. Ama bebeklerin kalın giydirilmesi yerine, oda ısısını doğru ayarlamak çok daha önemlidir. Prematüre bebeklerde oda ısısı 22-24 derece idealken, çok düşük doğum ağırlıklı bebekler, 1500 gramın altındaki doğum ağırlıklı bebeklerde 24-26 derece olması gerekir. Nem oranının da yüzde 40-60 arasında olmasına özen gösterilmelidir.</p>
<p><strong>Beslenme bozuklukları</strong></p>
<p>Kış aylarında önemini daha da artıran bir faktör de beslenme bozuklukları, kilo almamadır. Bebeklerin hem tartı alması hem de boy uzama ve baş çevresinde sağlıklı büyümesi önemlidir. Özellikle anne sütüyle beslenme prematüre bebeklerde büyüme, gelişme açısından çok önemlidir. Ama anne sütünün olmadığı durumlarda prematüre bebekler için doktor önerisiyle özel mamaların kulllanılması büyük önem taşır. Çünkü düşük ağırlıklı prematüre bebeklerde enerji ihtiyacı daha fazladır. Kilo alma, büyüme çok daha önemlidir.</p>
<p><strong>Sigara dumanı</strong></p>
<p>Dr. Reyhan Tamer, özellikle de kış aylarında prematüre bebekleri bekleyen en önemli tehlikelerden birinin sigara dumanı olduğunu vurgulayarak şöyle konuşuyor: “Anne babalar bebeğin yanında sigara içmeyip balkonda içtiklerini belirtiyorlar. Ama yapılan çalışmalar; balkonda içmekle bebeğin yanında içmenin benzer zarar etkilerine sahip olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla lütfen sigara dumanının olduğu ortamdan, hava kirliliğinin olduğu ortamdan çocuklarımızı, bebeklerimizi uzak tutalım. Zira bunlar bebeklerde büyüme ve gelişmenin yavaşlamasından, enfeksiyonların artmasına dek ciddi tehlikelere davetiye çıkarıyor. Prematüre bebeklerin kalp ve akciğer gibi hayati organları gelişmediği, bağışıklık sistemleri çok zayıf olduğu için onlar açısından hayati önem taşıyor.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/5-yas-alti-cocuk-olumlerinin-en-sik-nedeni-596571">5 yaş altı çocuk ölümlerinin en sık nedeni!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ Tıp Fakültesinde prematüre bebekler için farkındalık etkinliği düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eu-tip-fakultesinde-premature-bebekler-icin-farkindalik-etkinligi-duzenlendi-592412</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2025 08:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aileler]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[fakültesinde]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[prematüre]]></category>
		<category><![CDATA[Prematüre Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Prematüre Bebeklerin]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592412</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi akademik potansiyelini başta sağlık ve tıp olmak üzere farklı disiplinler tarafından düzenlenen etkinliklerle toplumla buluşturmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-tip-fakultesinde-premature-bebekler-icin-farkindalik-etkinligi-duzenlendi-592412">EÜ Tıp Fakültesinde prematüre bebekler için farkındalık etkinliği düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi akademik potansiyelini başta sağlık ve tıp olmak üzere farklı disiplinler tarafından düzenlenen etkinliklerle toplumla buluşturmaya devam ediyor. EÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Neonatoloji Bilim Dalı, 17 Kasım Dünya Prematüre Farkındalık Günü dolayısıyla anlamlı bir etkinliğe imza attı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Muhittin Erel Amfisinde gerçekleşen programa; EÜ Tıp Fakültesi Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Tahir Atik, Neonatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mete Akisü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Neonatoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Özge Altun,  akademisyenler ve prematüre bebeklerin aileleri katıldı. Etkinlikte, prematüre bebeklerin yaşam mücadelesi ile aileler ve sağlık çalışanlarının özverisi vurgulanarak prematüre farkındalığının artırılması amaçlandı. Etkinlikte 2008 yılında Ege Üniversitesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde izlenmiş bir prematüre bebek olan ve bugün konservatuvar eğitimi alan Defne Kırıcı “Ay Işığından Ezgiler” adlı piyano dinletisiyle sahne aldı.</p>
<p><b>“Prematüre doğsan da yalnız değilsin”</b></p>
<p>Programın açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Mete Akisü, “Gebelik boyunca aileler, bebeklerini sağlıklı bir şekilde kucaklamayı hayal ederken prematüre doğum, büyük bir belirsizlik ve endişe süreci başlatabilir. Yenidoğan yoğun bakıma alınan bebekler için ailelerin aklındaki en büyük soru hep aynıdır. ‘Bebeğime iyi bakılıyor mu?’ Ege Üniversitesi Neonatoloji ekibi olarak her zaman şunu vurguluyoruz. ‘Prematüre doğsan da yalnız değilsin, Ege Tıp senin yanında’. Prematüre bebeklerimize şefkat ve özenle yaklaşarak onları sağlıklı bir geleceğe hazırlamak için titizlikle çalışıyoruz. Her yıl dünyada 15 milyon, Türkiye’de ise 150 bin prematüre bebek dünyaya geliyor. Bu nedenle 17 Kasım Dünya Prematüre Farkındalık Günü, prematüre bebeklerin sağlık ve gelişim süreçlerine dikkat çekilmesi açısından büyük önem taşıyor. Prematürenin rengi mordur; hem bebeklerin doğumdaki özel renklerini hem de verdikleri cesur mücadeleyi simgeler. Bugün burada, prematüre bebeklerin güçlü yolculuğunu, ailelerin sabrını ve sağlık çalışanlarının emeğini görünür kılmak için bir aradayız” dedi.</p>
<p><b>“Sağlıklı yaşamlarımız, yoğun bakım çalışanlarının özverisidir”</b></p>
<p>Yenidoğan yoğun bakım hizmetlerinin sadece tıbbi bir süreç olmadığını, büyük bir fedakârlık ve ekip ruhu gerektirdiğini dile getiren Prof. Dr. Tahir Atik, “Böyle özel günler aslında yalnızca bir günü değil, her günü temsil ediyor. Çünkü bir pediatri uzmanı olarak eğitimimin en zorlu ve en öğretici dönemlerini Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde geçirdim ve prematüre bakımının ne kadar değerli, özen isteyen ve multidisipliner bir süreç olduğunu birebir gördüm. Doktorlarımızdan hemşirelerimize, teknisyenlerimizden ailelerimize kadar herkesin ortak emeğiyle bu bebeklerin hayata tutunduğuna defalarca şahit oldum. Bugün ömrü 80 yıla uzatılan sağlıklı bireylerden söz ediyorsak, bunun büyük bir kısmı yenidoğan yoğun bakım çalışanlarının özverisine borçludur. Zorlaşan çalışma koşullarına rağmen adanmışlıkla sürdürülen bu emek, her bir bebek için yaşamı mümkün kılıyor. Bu nedenle, ünitemizi yıllar içinde Türkiye’ye ve dünyaya örnek hale getiren tüm ekibe ve etkinliği duygulara hitap eden bir buluşmaya dönüştüren organizasyon ekibine gönülden teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>“Müzik, prematüre bebek gelişimini güçlendirir”</b></p>
<p>“Prematüre Bebekler ve Müzik” başlıklı sunumunda, müziğin prematüre bebekler üzerindeki iyileştirici etkilerinden bahseden Prof. Dr. Özge Altun, “Prematüre bebeklerin doğdukları andan itibaren duyusal olarak çok kırılgan olduklarını ve anne karnındaki ritmik, güvenli ortamdan uzaklaştıklarını biliyoruz. Ancak uygun müzikle bu ritmi onlara geri verebildiğimizi, böylece beyin bağlantılarının güçlendiğini, kalp atışı ve solunumun düzene girdiğini, hatta ağrı ve streslerinin azaldığını görüyoruz. Müzik, prematüre bebeklerin beslenmesine, uyku düzenine, anne-baba ile bağlanmasına ve uzun vadede dikkat, hafıza, dil ve sosyal becerilerine kalıcı katkılar sağlıyor. En etkili olan ise annenin kendi sesiyle söylediği ninni; kısa, yumuşak ve ritmik melodiler bebeğin gelişimi için en doğal destek. Hastaneden sonra da her gün birkaç dakikalık müzik veya ninni, bebeğin duygusal ve bilişsel gelişimine güçlü bir yatırım oluyor. Müzik yalnızca bebeklere değil, anne babaya ve yoğun bakım atmosferine de iyi geliyor; bir güven ve iyileşme alanı yaratıyor. Bu nedenle müziğin prematüre bebekler için gerçek bir güç olduğunu düşünüyor ve bugün burada sizlere de müzikle dokunmak istiyoruz” dedi.</p>
<p><b>“17 yıl önce prematüre olarak tedavi gördüğü hastanede konser verdi”</b></p>
<p>Etkinlik kapsamında prematüre bebek annesi Begüm Yağcı Taktaş  “Prematüre Annelik: İlk Günlerin Duygusu” başlıklı konuşmasını yaparken, Leman Kırıcı ise “Prematüre Annelik: Bir Yolculuğun Ardından” konulu bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmaların ardından Ege Üniversitesi Hastanesinde Defne Kırıcı 17 yıl önce prematüre olarak tedavi gören Defne Kırıcı, “Ay Işığından Ezgiler” başlıklı bir konser verdi. Kırıcı’ya hastane döneminde kendisinin takibini gerçekleştiren Prof. Dr. Özge Altun ise flütle eşlik etti. Etkinlik, çiçek ve Teşekkür Belgesi takdimi ile sona erdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-tip-fakultesinde-premature-bebekler-icin-farkindalik-etkinligi-duzenlendi-592412">EÜ Tıp Fakültesinde prematüre bebekler için farkındalık etkinliği düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kahraman Türk Kadınları ve Folklorik Bebekler Sergisi&#8221; Gölcük&#8217;te Açılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kahraman-turk-kadinlari-ve-folklorik-bebekler-sergisi-golcukte-aciliyor-586186</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Oct 2025 18:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[folklorik]]></category>
		<category><![CDATA[gölcük]]></category>
		<category><![CDATA[kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586186</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi ve Gölcük Kent Konseyi işbirliğinde düzenlenecek "Kahraman Türk Kadınları ve Folklorik Bebekler Sergisi", 27 Ekim Pazartesi günü saat 14.00'te Sanat Galerisi’nde ziyarete açılacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kahraman-turk-kadinlari-ve-folklorik-bebekler-sergisi-golcukte-aciliyor-586186">&#8220;Kahraman Türk Kadınları ve Folklorik Bebekler Sergisi&#8221; Gölcük&#8217;te Açılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi ve Gölcük Kent Konseyi işbirliğinde düzenlenecek &#8220;Kahraman Türk Kadınları ve Folklorik Bebekler Sergisi&#8221;, 27 Ekim Pazartesi günü saat 14.00&#8217;te Sanat Galerisi’nde ziyarete açılacak.</p>
<p>Gölcük Belediyesi, kültür-sanat etkinlikleri kapsamında önemli bir sergiye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Gölcük Belediyesi ve Gölcük Kent Konseyi iş birliğinde; kültür-sanat etkinlikleri kapsamında, &#8220;Kahraman Türk Kadınları ve Folklorik Bebekler Sergisi&#8221; sanatseverlerle buluşacak. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Folklorik Bez Bebek Sanatçısı Naz Camkıran&#8217;ın sanatçı ve küratörlüğünü üstlendiği sergi, 27 Ekim Pazartesi günü saat 14.00&#8217;te Gölcük Belediyesi Sanat Galerisi Sergi Salonu&#8217;nda açılacak.</p>
<p><b>Kültürel mirasa ve milli değerlere sanatsal bir bakış</b></p>
<p>Kahraman Türk kadınlarını anılarak ve geleneksel folklorik bebek sanatının tanıtılacağı özel serginin sanatçı ekibinde ise Sevil Adıyaman, Selma Cebeci, Arzu Sarıer Koç, Fatma Gümüş, Özlem Erdemir ve Reyhan Tezsay gibi isimler yer alacak. Kültürel mirası ve milli değerleri sanatsal bir bakış açısıyla birleştiren sergi, 29 Ekim Çarşamba günü 16.30’a kadar açık kalacak.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kahraman-turk-kadinlari-ve-folklorik-bebekler-sergisi-golcukte-aciliyor-586186">&#8220;Kahraman Türk Kadınları ve Folklorik Bebekler Sergisi&#8221; Gölcük&#8217;te Açılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeklere yapılan tek doz K vitamini hayat kurtarıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bebeklere-yapilan-tek-doz-k-vitamini-hayat-kurtariyor-566354</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Aug 2025 15:39:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[enjeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Kanama]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=566354</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi (İngilizce) Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, yenidoğan bebeklere doğumdan hemen sonra yapılan K vitamini enjeksiyonu konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bebeklere-yapilan-tek-doz-k-vitamini-hayat-kurtariyor-566354">Bebeklere yapılan tek doz K vitamini hayat kurtarıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi (İngilizce) Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı&#8217;ndan Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, yenidoğan bebeklere doğumdan hemen sonra yapılan K vitamini enjeksiyonu konusunu değerlendirdi.</p>
<h3><strong>Bebekler düşük seviyelerde K vitamini depoları ile doğuyor</strong></h3>
<p>K vitamininin vücutta depolanabilen yağda çözünen vitamin türlerinden biri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, “Kanın pıhtılaşmasında çok önemli görevlere sahiptir. Eksikliği halinde kanama, pıhtılaşma bozuklukları ve buna bağlı olarak vücudun birçok doku ve organında bozukluklar meydana gelebilir. Sağlıklı kişilerde vücudun sağladığı vücudun gereksinim duyduğu K vitamininin çoğu, tüketilen besinlerden ve bağırsaklarımızdaki sağlıklı bakterilerden karşılanmaktadır. Ancak bebekler düşük seviyelerde K vitamini depoları ile doğarlar ve bağırsaklarında kendi başlarına K vitamini üretmek için yeterli bakteri bulunmaz. Ayrıca, 6. aydan itibaren anne sütüne ek olarak tamamlayıcı besinler başlanana kadar K vitamini ihtiyacı yeterince karşılanamaz.” dedi.</p>
<h3><strong>Tek doz K vitamini olumsuz sonuçları önlüyor</strong></h3>
<p>Prof. Dr. Tekkeşin, bebeklerin risk altında olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:</p>
<p>“Yetersiz olan bu miktar, yeni doğan bebeklerin yenidoğan hemorajik (kanama) hastalığı riski altında kalmasına sebep olur. Yenidoğan hemorajik (kanama) hastalığı bebeklerde görülen bir kanama bozukluğudur. Düşük K vitamini depoları nedeniyle normal yenidoğanlarda bile bu eksikliğe ve kanamaya eğilim vardır. Hastalık özellikle prematüre bebeklerde daha uzun ve daha şiddetli seyretmektedir. Kanama vücudun içinde veya dışında oluşabilir. K vitamini eksikliğinin en önemli ve olumsuz sonucu kafa içi kanama ve iç organlarda oluşan kanamalardır. Bu durumdaki bebek yaşamını kaybedebileceği gibi beyin hasarı sonucu zekâ geriliği ve felç gibi önemli sorunlarla baş etmek durumunda da kalabilir. Yenidoğan bebeklere doğumu takiben yapılan tek doz K vitamini, bu vitaminin eksikliğini ve bunun sonucunda ortaya çıkabilecek kanamaları ve olumsuz sonuçları önlemektedir.”</p>
<p>K vitamininin 20 yıldan uzun bir süredir, tüm yeni doğan bebeklere doğumda enjeksiyon yoluyla verildiğini dile getiren Prof. Dr. Tekkeşin, “Ancak, enjeksiyonları yapmak için programın yürürlükte olması yanında, ebeveynler K vitamini enjeksiyonunun neden yapıldığı hakkında bilgilendirilmelidir.” ifadesinde bulundu.</p>
<h3><strong>K vitamini enjeksiyonları veya damlaları</strong></h3>
<p>Geçmişte K vitamini takviyesinin damla yoluyla da yapıldığını ancak bu yöntemin enjeksiyon kadar etkili olmadığının kanıtlandığını belirten Prof. Dr. Tekkeşin, ailelerin bu konuda tereddüt etmemesi gerektiğini söyledi. Damla yönteminin uygulandığı dönemlerde ciddi kanama vakalarının yaşandığını hatırlatan Prof. Dr. Tekkeşin, “K vitaminini tek enjeksiyonla almanın üç set damladan daha güvenli ve daha etkili olduğu çok açıktır. K vitamini enjeksiyonları, yenidoğanın hemorajik hastalığı riskini azaltmak için en iyi önleyici tedbir olmaya devam ediyor.” şeklinde konuştu.</p>
<h3><strong>Ailelerin seçeneği var ama tavsiye değişmiyor</strong></h3>
<p>Ailelerin bebeklerine K vitamini enjeksiyonu yapılmasına izin verme zorunluluğu olmadığını ancak bunun &#8220;şiddetle tavsiye edildiğini&#8221; belirten Prof. Dr. Tekkeşin, Türkiye&#8217;de bu uygulamanın Sağlık Bakanlığı&#8217;nın genelgesiyle koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında standart olarak yapıldığını söyledi.</p>
<p>Ailelerin bilgilendirilmesinin önemine de değinen Tekkeşin, “Ebeveynler bebeklerinin K vitamini enjeksiyonu olmasına izin vermek zorunda değiller, ancak buna izin vermeleri şiddetle tavsiye ediliyor. Ülkemizde Bilim Kurulu önerileri ile hazırlanan Sağlık Bakanlığının 2021/11 sayılı Genelgesi ve talimatları uyarınca koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında, tüm yenidoğan bebeklere doğumu takiben intramüsküler (kas içine) K vitamini uygulaması gerçekleştirilmektedir. Bazı bebeklerde enjeksiyon yerinde bir veya iki gün hafif bir ağrı olur. K vitamini enjeksiyonları, yenidoğanın hemorajik hastalığı riskini azaltmak için en iyi önleyici tedbir olmaya devam ediyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bebeklere-yapilan-tek-doz-k-vitamini-hayat-kurtariyor-566354">Bebeklere yapılan tek doz K vitamini hayat kurtarıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anne sütünün 10 faydası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anne-sutunun-10-faydasi-565446</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 09:23:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğin]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[faydası]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sütü]]></category>
		<category><![CDATA[sütünün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565446</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarih boyunca anne sütü, bebekler için en doğal ve vazgeçilmez besin olarak görülmüştür. Eski Mısır’dan kalma papirüslerde bile, bebeklerin yalnızca anne sütüyle beslenmesi ve üç yaşına kadar emzirilmesi gerektiği belirtilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-sutunun-10-faydasi-565446">Anne sütünün 10 faydası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarih boyunca anne sütü, bebekler için en doğal ve vazgeçilmez besin olarak görülmüştür. Eski Mısır’dan kalma papirüslerde bile, bebeklerin yalnızca anne sütüyle beslenmesi ve üç yaşına kadar emzirilmesi gerektiği belirtilir. Eski Türklerde de durumun benzer olduğunu hatta bu besinin kutsal sayıldığını dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, “İbn-i Sina’nın ünlü eseri Tıp Kanunu’nda, yenidoğanların mümkün olduğu kadar anne sütü ile beslenmeleri gerektiğine vurgu yapılır. Bu durum 21’inci yüzyılın bilimsel gelişmeleri ışığında da geçerliliğini koruyor; anne sütü, yaşamın ilk altı ayı boyunca başka hiçbir ek gıdaya ihtiyaç duymadan bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılıyor. Bu dönemde bebeğe ek olarak yalnızca D vitamini takviyesi yapılabilir” dedi.</strong></p>
<p>Her annenin sütü kendi bebeği için özeldir. Anne sütünde inek sütünde bulunmayan ve laboratuvarda üretilmesi mümkün olmayan 100’den fazla bileşen olduğunun altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, “Ek olarak anne sütünün içeriği, bebeğin değişen ihtiyaçlarıyla birlikte sürekli yenilenir. Örneğin bebeğin birinci ayındaki anne sütü bileşimi, yedinci aydaki sütten farklıdır, hatta sabah ve akşam saatleri bile değişkenlik gösterebilir. Ya da prematüre bir bebeğin sütü ile zamanında doğan bir bebeğin sütü de aynı değildir” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Bebeklerde ek gıdalara altıncı aydan sonra başlanması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Sokullu, “Ek gıdalara alışma sürecinde temel besin yine anne sütüdür. Dünya Sağlık Örgütü’nün önerisi; ek gıdalarla birlikte, emzirmenin iki yaşa kadar devam ettirilmesidir” dedi.</p>
<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, anne sütünün neden mucizevi kabul edildiğini gösteren 10 faydasını sıraladı:</p>
<p><strong>Sindirimi kolaylaştırır</strong></p>
<p>Anne sütü, bebeğin hassas ve gelişmekte olan sindirim sistemi için özeldir. İçeriği sayesinde, inek sütüne göre daha rahat sindirilir. Genel olarak anne sütü ile beslenen bebeklerde ishal veya kabızlık gibi problemler neredeyse hiç görülmez, oluşan özel bağırsak florası bebekleri enfeksiyonlardan korur.</p>
<p><strong>Bebeklerin böbreklerini yormaz</strong></p>
<p>Anne sütünün tuz ve protein oranı, inek sütüne kıyasla daha azdır. Bu özelliğiyle, yenidoğanın gelişmekte olan böbreklerine daha uygundur.</p>
<p><strong>Alerji riskini minimize eder</strong></p>
<p>Mama ile beslenen bebeklere kıyasla gıda alerjileri daha az görülür.</p>
<p><strong>Kalsiyum ve demir emilimini artırır</strong></p>
<p>Anne sütündeki kalsiyum ve demir, inek sütü bazlı mamalara göre daha iyi emilerek bebeğin kan dolaşımına katılır. Anne sütü alan bebeklerde demir eksikliği daha az görülür.</p>
<p><strong>Pişiği azaltır</strong></p>
<p>Anne sütü ile beslenen bebeklerde pişik görülme oranı daha azdır.</p>
<p><strong>Bağışıklığı güçlendirir</strong></p>
<p>Anne sütü bebeği çeşitli hastalıklardan korur, bağışıklık sistemini güçlendirir. Anne sütü ile beslenen bebeklerde, kulak iltihabı, soğuk algınlığı gibi hastaneye yatmayı gerektirecek mikrobik hastalıklarla daha nadir karşılaşılır.</p>
<p><strong>Obeziteden korur</strong></p>
<p>Anne sütünün bebeği obeziteden koruduğuna dair bilimsel çalışmalar bulunur.</p>
<p><strong>Anne ile kurulan bağı güçlendirir</strong></p>
<p>Emzirme sırasında anne ile bebek arasında çok özel bir bağ kurulur. Kurulan bu bağ, bebeğin psikolojik gelişimine katkı sağlar.</p>
<p><strong>Kullanıma hazır ve ekonomiktir</strong></p>
<p>Anne sütü her zaman kullanıma hazır, temiz ve ideal sıcaklıktadır. Aynı zamanda formül mamalar ile karşılaştırıldığında çok daha ekonomik bir seçenektir.</p>
<p><strong>Anne sağlığını destekler</strong></p>
<p>Anne sütünün anne sağlığı için de pek çok faydası vardır. Emziren annelerde meme ve rahim kanserlerine, emzirmeyenlere oranla daha az rastlanılır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-sutunun-10-faydasi-565446">Anne sütünün 10 faydası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diş Çıkaran Bebekler İçin Ebeveynlere 8 Öneri!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dis-cikaran-bebekler-icin-ebeveynlere-8-oneri-554243</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2025 07:39:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[çıkaran]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynlere]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554243</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bazen yüksek ateş, nesneleri ısırma huyları ya da sürekli bir huysuzluk. Hemen endişelenmeyin.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-cikaran-bebekler-icin-ebeveynlere-8-oneri-554243">Diş Çıkaran Bebekler İçin Ebeveynlere 8 Öneri!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen yüksek ateş, nesneleri ısırma huyları ya da sürekli bir huysuzluk. Hemen endişelenmeyin. Bebeğiniz diş çıkarıyor olabilir. Elbette bu süreç bebek için olduğu kadar anne ve babalar için de biraz yorucu. Ancak diş çıkarma dönemi zorluklarıyla bilinse de bebeğinizin gelişiminin doğal bir parçası. Doğru bilgi, uygun müdahale ve bolca sevgi ile bu süreci daha kolay ve sağlıklı şekilde atlatmanız mümkün. </p>
<p><strong>1.Belirtileri Doğru Tanıyın: </strong>Diş çıkarma belirtileri bebekten bebeğe değişebilir ancak yaygın olarak; ağızda artan salya, diş etlerinde kızarıklık ve şişlik, huysuzluk, huzursuzluk, uyku düzeninde bozulma, nesneleri ısırma isteği, iştahsızlık ve hafif ateş (38°C altı) gibi belirtiler görülür. Ancak yüksek ateş, ishal veya döküntü gibi belirtiler genellikle diş çıkarmayla ilgili değildir. Bu durumlarda mutlaka uzman bir hekime başvurmanız gerekir. </p>
<p><strong>2. Diş Kaşıyıcıları Kullanın: </strong>Diş etini rahatlatmak için soğuk diş kaşıyıcılar etkili olabilir. BPA içermeyen, bebeğin yaşına uygun sertlikte olan kaşıyıcıları tercih edebilirsiniz. Buzlukta kısa süre bekletilen diş kaşıyıcılar, şişen diş etini serinleterek rahatlatır.</p>
<p><strong>3. Soğuk ve Güvenli Gıdalarla Destekleyin: </strong>Ek gıdaya geçmiş bebeklerde soğutulmuş yoğurt, püre haline getirilmiş soğuk meyveler (elma, armut gibi), soğutulmuş havuç (sadece dişsiz bebekler için ezilmemiş ve mutlaka ebeveyn gözetiminde) diş etini rahatlatmaya yardımcı olabilir. </p>
<p><strong>4. Diş Eti Masajı: </strong>Temiz ellerle bebeğin diş etine nazikçe yapılan masaj, hem kan dolaşımını artırır hem de basıncı azaltarak ağrıyı hafifletir. Diş etine uygun silikon parmak fırçaları da kullanabilirsiniz. </p>
<p><strong>5. Salya Tahrişine Dikkat: </strong>Artan salya, bebeklerin ağız çevresinde kızarıklığa ve tahrişe neden olabilir. Bu bölgenin temiz ve kuru tutulması, tahrişi önlemek açısından önemlidir. Yumuşak bir mendille nazikçe silinmeli ve gerekirse nemlendirici bir krem uygulanmalıdır.</p>
<p><strong>6. Uyku Rutinine Sadık Kalın: </strong>Diş çıkarma süreci uyku düzenini etkileyebilir. Bu dönemde uyku rutinini korumak, bebeğin sakinleşmesine yardımcı olur. Ilık bir banyo, hafif bir masaj veya ninni gibi rahatlatıcı aktiviteler faydalı olacaktır.</p>
<p><strong>7. Gerektiğinde Doktora Danışın: </strong>Bazı bebeklerde diş çıkarma süreci daha zor geçebilir. Eğer bebeğiniz sürekli ağlıyorsa, hiçbir şeyle sakinleşmiyorsa, ateşi yükselmişse veya ishal varsa bir çocuk doktoruna danışmanız gerekir. Doktor önerisiyle uygun dozda parasetamol içeren ağrı kesiciler kullanılabilir. Ancak ilaç kullanımı mutlaka hekim önerisiyle olmalıdır.</p>
<p><strong>8. Sevgi ve Sabır En Etkili İlaçtır: </strong>Unutmayın, bu dönem geçici. Bebeğinizin huzursuz olduğu anlarda fiziksel temas, kucağa alma, şefkatli dokunuşlar ve yumuşak sesle konuşmak onun güvende hissetmesini sağlayacaktır. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-cikaran-bebekler-icin-ebeveynlere-8-oneri-554243">Diş Çıkaran Bebekler İçin Ebeveynlere 8 Öneri!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vakalar artıyor! 1 yaş altı bebekler ağır kızamık için risk altında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vakalar-artiyor-1-yas-alti-bebekler-agir-kizamik-icin-risk-altinda-398129</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Aug 2023 11:54:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[altı]]></category>
		<category><![CDATA[altında]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kızamık]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[vakalar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=398129</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 31 Mayıs tarihinde yayınlandığı Avrupa Bölgesi Kızamık Raporuna göre, Mayıs 2022'den Nisan 2023'e kadar olan dönemde Avrupa genelinde en çok kızamık vakasının Türkiye'den bildirildiği görüldü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakalar-artiyor-1-yas-alti-bebekler-agir-kizamik-icin-risk-altinda-398129">Vakalar artıyor! 1 yaş altı bebekler ağır kızamık için risk altında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son dönemde kızamık vakalarındaki artışın en büyük nedeninin aşısız ya da eksik aşılı çocuklar olduğu biliniyor. Kızamık vakalarının artması nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, 2019 yılında 1 yaşında uygulanan kızamık-kızamıkçık-kabakulak (KKK) aşısına ek olarak 9. ayda da aşı yapılması kararı aldı. Halen hem 9. ayda hem de 12. ayda yapılan kızamık aşısı süt ve yumurta ihtiva ettiği için sorun yaşandığını belirten Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD), yaptığı basın açıklamasında, “1 yaş altı bebekler, ağır kızamık için risk altındadır. Kızamık aşıları süt ya da yumurta proteini içerebildiğinden alerjisi olan çocuklarda alerjik reaksiyonlara neden olma ihtimali olsa da, önlemler alınarak aşı uygulaması yapılabilir” dedi. </strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 31 Mayıs tarihinde yayınlandığı Avrupa Bölgesi Kızamık Raporuna göre, Mayıs 2022&#8217;den Nisan 2023&#8217;e kadar olan dönemde Avrupa genelinde en çok kızamık vakasının Türkiye&#8217;den bildirildiği görüldü. Mayıs 2022&#8217;den Nisan 2023&#8217;e kadar bildirilen 4 bin 544 kızamık vakasının yüzde 95&#8217;i, Türkiye, Rusya ve Tacikistan&#8217;da saptandı. Türkiye&#8217;nin 1543 kızamık vakası ile ilk sırada yer aldığı belirtilirken, Rusya 1129 vaka ile ikinci sırada, Tacikistan ise 568 vaka ile üçüncü sırada yer aldı.</p>
<p>Kızamık vakalarında aşısız ya da eksik aşılıların çoğunlukta olduğu görüldü. Özellikle kızamık komplikasyonları ve ölüm açısından en riskli 5 yaş altında aşılanma durumu açısından vakalar değerlendirildiğinde 1 yaş altında vakaların neredeyse tümünün, 1-4 yaşta ise yarısından fazlasının aşısız olduğu ortaya çıktı. </p>
<p><strong>“Alerjik çocukların aşıları önlemler alınarak yapılabilir”</strong></p>
<p>Konuyu yakından takip eden <strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) </strong>yaptığı basın açıklamasında, aşılamanın önemini vurguladı. Aşının içinde bulunan süt ve yumurta proteinlere karşı alerjik reaksiyon gösterebilme ihtimali olan çocuklar için de bu aşının mümkün olduğunun altını çizdi ve şu açıklamalarda bulundu:</p>
<p>“Kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısından sonra alerjik reaksiyonlar oldukça nadirdir. İnek sütü ve yumurta dışında başka bir besine alerjisi olan çocuklarda, alerjisi olmayan çocuklarda alınan önlemler eşliğinde kızamık aşısı yapılabilir. Kanlı, mukuslu kakası veya egzaması olup inek sütü alerjisi ya da yumurta alerjisi teşhisi konan çocuklara, alerjisi olmayan çocuklarda alınan önlemler eşliğinde kızamık aşısı yapılabilir. İnek sütü veya yumurta ile karşılaştıktan kısa bir süre içinde ciltte kızarıklık, kaşıntı, şişlik, kusma gibi yakınmaları olan çocuklara çocuk doktoru gözetiminde aşı yapılmalıdır.   Şiddetli inek sütü veya yumurta alerjisi olup veya daha önce bu besinlerle alerjik şok (anafilaksi) geçirmiş çocuklar, aşı yapılmadan önce mutlaka çocuk alerji immünoloji uzmanına sevk edilmelidir.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakalar-artiyor-1-yas-alti-bebekler-agir-kizamik-icin-risk-altinda-398129">Vakalar artıyor! 1 yaş altı bebekler ağır kızamık için risk altında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afet Bölgesindeki Bebekler İçin En Büyük Koruyucu Anne Sütü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/afet-bolgesindeki-bebekler-icin-en-buyuk-koruyucu-anne-sutu-357031</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Mar 2023 10:54:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesindeki]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu]]></category>
		<category><![CDATA[sütü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=357031</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), 6 Şubat‘ta gerçekleşen Kahramanmaraş depremine ilişkin Türkiye Depremi Durum Raporu’na göre; afet bölgesinde 226 bin olduğu tahmin edilen hamile kadından 25 binin bu ay doğum yapması bekleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afet-bolgesindeki-bebekler-icin-en-buyuk-koruyucu-anne-sutu-357031">Afet Bölgesindeki Bebekler İçin En Büyük Koruyucu Anne Sütü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), 6 Şubat‘ta gerçekleşen Kahramanmaraş depremine ilişkin Türkiye Depremi Durum Raporu’na göre; afet bölgesinde 226 bin olduğu tahmin edilen hamile kadından 25 binin bu ay doğum yapması bekleniyor. Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Erdem Özcan, afet bölgesindeki bebekler için anne sütü ile beslenmenin her zamankinden daha da önemli olduğuna dikkat çekerek bebek sağlığının korunmasına ilişkin bilgi verdi. </strong></p>
<p>“Afet bölgesindeki yaşam koşullarının zorluğu yeni doğacak bebeklerin de etkilenmesine sebep olacaktır. Henüz anne karnındayken, annenin olumsuz çevre koşulları nedeniyle geçireceği enfeksiyonlar bebeği de etkileyebilir;  erken doğuma ya da bebeğin doğum sonrası çeşitli sağlık sorunları yaşamasına sebep olabilir” diyen Uzman Dr. Elif Erdem Özcan yeni doğan bebekler için hayati müdahaleleri hatırlattı:  </p>
<p>“Doğumun sağlık kuruluşlarında hijyenik ve güvenli şekilde gerçekleştirilmesi bebek sağlığı açısından son derece önemlidir. Bebeğin göbeğinin steril koşullarda kesilmesi, doğum sonrası vücut ısısının korunması, doğar doğmaz anne ile buluşup “ilk aşısı” olan anne sütü ile beslenmesinin başlanması,  doğum sonrası en kısa sürede K vitamini ve hepatit B aşısının uygulanması bebek için hayati müdahalelerdir.” </p>
<p><strong>Anne sütü afet koşullarında daha da önemli!</strong></p>
<p>Bebekler için en güvenilir besin kaynağının anne sütü olduğunu ve afet dönemlerinde anne sütü ile beslenmenin daha da önemli olduğuna dikkat çeken Uzman Dr. Elif Erdem Özcan “ Anne sütü her zaman hazır ve bebeğin ihtiyacı olan her türlü besini içeriyor. Afet durumlarında bebekleri kirli, enfekte sularla bulaşacak hastalıklardan koruyacak olan yine anne sütüdür. Özellikle toplu olarak gelişen ve öldürücü olabilecek ishal ve solunum yolu enfeksiyonları karşısında en büyük koruyucudur.”</p>
<p><strong>Stres emzirmeye engel değil</strong></p>
<p>Afet bölgesindeki zor ve yorucu koşullar nedeniyle annelerin stres altında olabileceğini ancak bunun bebeği emzirmeye engel olmayacağını söyleyen Dr. Elif Erdem Özcan “Süt salımı stresten  etkilenebilir. Ancak bu durum sık emzirme ile derhal düzelir. Araştırmalar, annelerin bebeklerini emzirdikleri takdirde strese karşı daha dayanıklı davrandıklarını göstermiştir. Bu nedenle anneye emzirme konusunda yapılan destek ve yardım, annenin strese dayanıklılığını artırır. Ayrıca anne sütünü artıran en önemli şeyin emzirmek olduğu unutulmadan bu süreçte, annelerin emzirmelerini engelleyecek şekilde dağıtılan formül ürün, bebek sütleri ve anne sütü yerine geçebilecek diğer beslenme ürünlerin kullanımında son derece titiz davranılmalı. Gerekli olmadığı sürece bebeğe bu ürünler verilmemelidir, mecbur kalındığı durumlarda ise hijyenik ve güvenli kullanımın sağlanmasına çok daha fazla dikkat edilmelidir” dedi. </p>
<p><strong>Afet Koşullarında Bebek Bakımı</strong></p>
<p><strong>Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Erdem Özcan anne-bebek sağlığı için afet durumlarında bile olsa ihmal edilmemesi gerekenleri hatırlattı:  </strong></p>
<ul>
<li>Yenidoğan bebeklerin -topuktan alınan birkaç damla kan örneği ile bakılan- doğumsal metabolik hastalık tarama testlerinin yapılması ilerleyen zamanlarda ortaya çıkabilecek, bebeğin mental ve bedensel gelişimini etkileyecek hastalıkların önlenmesi için çok önemlidir. <strong>Afet bölgesinde doğan bebeklerin bölgeden ayrılsalar bile en yakın sağlık kuruluşlarında bu testlerinin alınması gerekir.</strong></li>
<li>Doğumdan sonra 72 saat içinde yapılması tavsiye edilen işitme taramasının da <strong>koşullar elvermediği durumlarda en geç 1 ay içinde bebeklere uygulanması gerekir.</strong> </li>
<li>Toplu yaşam koşulları, ısı dengesinin sağlanamaması annenin ve yeni doğan bebeğinin daha sık nezle, grip, zatürre, bronşit gibi solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskini artırır.</li>
<li><strong>Anne ve bebeğinin temiz suya ve gıdaya erişimi ishal, kusma, dizanteri gibi mide bağırsak sistemini etkileyen hastalıklardan korunmaları için çok önemlidir.</strong></li>
<li><strong>Mümkün olan her durumda, anneler ve bebekler bir arada kalmalı</strong>; ihtiyaç duydukları en uygun beslenme, barınma, hijyen ve sosyal desteği almalıdır.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afet-bolgesindeki-bebekler-icin-en-buyuk-koruyucu-anne-sutu-357031">Afet Bölgesindeki Bebekler İçin En Büyük Koruyucu Anne Sütü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
