<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bebeğe | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/bebege/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bebege</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 20 Sep 2025 11:14:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>bebeğe | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bebege</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tüp bebeğe destek: PRP yöntemi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tup-bebege-destek-prp-yontemi-576926</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Sep 2025 11:12:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğe]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[işlem]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[prp]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[tüp]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576926</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bebek sahibi olmak isteyen bazı çiftler için bu yolculuk zaman zaman uzun ve sabır gerektiren bir süreç olabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tup-bebege-destek-prp-yontemi-576926">Tüp bebeğe destek: PRP yöntemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bebek sahibi olmak isteyen bazı çiftler için bu yolculuk zaman zaman uzun ve sabır gerektiren bir süreç olabiliyor. Ancak tıbbın her geçen gün gelişen imkanları, bu süreci kolaylaştırıyor ve pek çok engelin aşılmasına yardımcı oluyor. Son yıllarda tüp bebek tedavilerinde öne çıkan yöntemlerden PRP’nin (trombositten zengin plazma) giderek daha fazla ilgi gördüğünü belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Direktörü Prof. Dr. Tayfun Kutlu, “Umut vadeden bu hücresel yaklaşım özellikle düşük yumurtalık rezervine sahip kadınlar için yeni bir alternatif sunuyor. PRP, hastadan alınan az miktarda kanın özel bir işlemle hazırlanıp yumurtalıklara verilmesiyle, oradaki doku yenilenmesini destekleyen bir yöntem” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>PRP uygulamasında hastadan küçük bir çay bardağının onda biri kadar, yani yaklaşık 10–20 cc kan alınır. PRP’nin, kan hücreleri içinde en fazla büyüme faktörü barındıran trombositleri kullandığı için önemli olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Direktörü Prof. Dr. Tayfun Kutlu, “Hastadan alınan kan özel bir işlemle ayrıştırılır ve trombositten zengin plazma elde edilir. Yaklaşık yarım saatlik hazırlığın ardından elde edilen plazma, tüp bebekteki yumurta toplama işlemine benzer şekilde fakat bu kez tersine, ultrason eşliğinde vajinal yoldan yumurtalıklara enjekte edilir. Hafif anestezi altında gerçekleştirilen işlem ortalama 15–20 dakika sürer. Daha önce dermatoloji ve ortopedide cilt ve kıkırdak yenilenmesi amacıyla kullanılan bu yöntem, artık yumurtalık rezervi azalmış hastalarda da yumurtalıkların canlandırılması için tercih ediliyor” dedi.</p>
<p><strong>Yaş değil yumurtalık rezervi önemli</strong></p>
<p>Yumurtanın olgunlaşma süresi 80 gün olduğundan, PRP’nin etkisini görmek için üç ay beklemek gerekir diyen Prof. Dr. Kutlu, “İşlem tekrarlanabilse de genellikle tek bir uygulamada en yüksek etki bu dönemde alınır ve tam sonuçların 3–6 ay sürdüğü düşünülür. Aynı zamanda PRP tedavisi yaşa göre değil, yumurtalık rezervine göre değerlendirilir. Örneğin genç yaşta da olsa rezervi düşük ve tüp bebek tedavisine yeterli yanıt vermeyen hastalar için uygun olabilir. PRP’ye ihtiyaç duyan hastalar halihazırda tüp bebek aşamasına gelmiş kabul edilir. Bu nedenle yalnızca PRP sonrası doğal gebeliği beklemek çoğunlukla zaman kaybına yol açar. En etkili dönem olan ilk 3–6 ayda tedaviyi tüp bebek süreciyle birleştirmek en doğru yaklaşımdır” dedi.</p>
<p><strong>Deneysel bir tedavi olduğu bilinmeli</strong></p>
<p>PRP tedavisinin henüz deneysel kabul edildiğinin altını çizen Kutlu, “Bazı hastalarda olumlu sonuçlar alınsa da bazı hastalarda belirgin bir fayda görülmeyebiliyor. Bu nedenle yöntemin kesin kanıtlanmış bir tedavi olmadığı bilinmeli. Ayrıca PRP tedavisi özellikle tüp bebekte en yüksek doz ilaçlara rağmen yalnızca bir ya da iki yumurta elde edilebilen ve tekrar denemelerde de sürekli düşük sayıda yumurta gelişen hastalar için uygun bir seçenektir. Yani, ilk denemelerde yeterli sayıda yumurta ve embriyo elde edilmesine rağmen gebelik sağlanamayan hastalar PRP için uygun bir teknik değildir” dedi.</p>
<p><strong>Olası yan etkiler tüp bebekle aynı</strong></p>
<p>Kişinin kendi hücrelerini kullanan bir yöntem olduğu için herhangi bir olumsuz etkiye sahip olmadığını ifade eden Kutlu, “Ancak yine de cerrahi bir işlem olduğu unutulmamalı. Tıpkı tüp bebek uygulamalarında olduğu gibi hastalar işlemin tüm yönleriyle ilgili bilgilendirilir ve bir onay alınır. Teknik olarak benzer bir işlem olduğundan, tüp bebekte bahsettiğimiz riskler burada da geçerlidir. Kanama, enfeksiyon ya da organ ve damar yaralanması gibi riskler her cerrahi işlemde olduğu gibi olasılıklar dahilindedir. Fakat deneyimli sağlık merkezlerinde bu ve benzeri ihtimaller çok düşüktür ve elde edilen faydalar bu risklerden çok daha fazladır” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tup-bebege-destek-prp-yontemi-576926">Tüp bebeğe destek: PRP yöntemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>D Vitamini Eksikliğinin Anne ve Bebeğe 8 Olumsuz Etkisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-eksikliginin-anne-ve-bebege-8-olumsuz-etkisi-547240</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 11:42:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğe]]></category>
		<category><![CDATA[eksikliğinin]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[olumsuz]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547240</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vücutta kemiklerin oluşup sağlıklı kalmasında kalsiyumla birlikte önemli bir fonksiyonu olan D vitamini, bağışıklık sistemini destekleyerek kasların ve beyin hücrelerinin çalışmasını sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-eksikliginin-anne-ve-bebege-8-olumsuz-etkisi-547240">D Vitamini Eksikliğinin Anne ve Bebeğe 8 Olumsuz Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vücutta kemiklerin oluşup sağlıklı kalmasında kalsiyumla birlikte önemli bir fonksiyonu olan D vitamini, bağışıklık sistemini destekleyerek kasların ve beyin hücrelerinin çalışmasını sağlıyor. DNA’ya doğrudan bağlanabildiği için aynı zamanda bir hormon olarak sınıflandırılan D vitamininin vücuttaki miktarı; cilt rengi, hangi coğrafyada yaşandığı ve yaşam tarzına göre değişebiliyor. Vitamin D’nin eksikliğinin de özellikle anne adayları ve bebeklere olumsuz etkileri olabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Endokrinoloji ve Neonatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Selim Kurtoğlu, hamileler ve bebeklerde D vitamininin eksikliği ile ilgili önemli uyarılarda bulundu. </p>
<p><strong>D vitamini en çok güneşten alınır</strong></p>
<p>Vücudun ne kadar D vitamini ürettiği birçok unsura bağlıdır. Bunlar arasında güneş ışınlarına hangi saatler arasında maruz kalındığı, mevsim, hangi coğrafyada yaşandığı ve cildin rengi önemlidir. Mesela nerede yaşadığınıza ve yaşam tarzınıza bağlı olarak, kışın güneşten çok ya da az veya hiç D vitamini alamazsınız. Yumurta, süt, balık ile hayvansal besinlerin yanı sıra mantar ve bazı sebzelerde de bulunan D vitamini en çok güneşten alınmaktadır. Vücutta yeterli miktarda D vitamini sentezlenmediğinde ve özellikle gebelik döneminde eksik olan D vitamini hem annede hem de doğumdan sonra bebekte ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. </p>
<p><strong>D vitamini hormon olarak da kabul ediliyor</strong></p>
<p>Vitamin D, bir vitamin olarak bilinmekte ise de hayatın tüm dönemlerinde birçok doku ve fonksiyonlarına olumlu etkileri nedeniyle hormon özelliği taşıdığı da kabul edilmektedir.</p>
<p>Vitamin D eksikliği rikets, kemik zayıflığı, kemik erimesi ve çocuklarda erişkinlerde, yaşlılarda kemik kırıklarına yol açmaktadır.  Bu etkilerinin dışında vücut bağışıklığı, kardiovasküler fonksiyonlar, metabolik hastalık tablosu, kanser ve otoimmun hastalıklar açısından koruyucu etkileri ortaya konulmuştur. Böbreklerde aktif D vitamini formuna dönüşür.  Diğer etkilerine ek olarak beyin dokusunda önemli rollere sahiptir. Nöronlarda artma ve farklılaşma aşamalarında beyin ve sinirlerde vitamin D reseptörlere bağlanarak etki eder. Nörolojik gelişmeye olumlu katkıları ile ileri yaşlarda görülen dejeneratif beyin hastalıkları olasılığı azalmaktadır.</p>
<p><strong>D vitamini eksikliğinin anne adayına etkileri</strong></p>
<ul>
<li>Gebelikte D vitamini eksikliği maternal inflamasyonun artışı ile birlikte tansiyon yükselmesi ve proteinüri yani preeklampsi olasılığını artırır. Bu durum hamileler ve anne karnındaki bebeklerde hayati riske yol açabilir. Ayrıca gebelik diyabeti gelişebilir. Bebekte ise prematürite ve intrauterin büyüme kısıtlanmasına yol açmaktadır.</li>
<li>Gebelikte obezite  % 22 oranında gözlenmektedir. Gebelerde obezite artışı D vitamini eksikliğinde daha sıktır. Yağ dokusunun artışı ile D vitamini düzeyi düşmeye başlar ve anne-bebek için olumsuz sonuçlara yol açar.</li>
<li>Gebelikte D vitamini eksikliği bağışıklık sistemini bozarak viral efeksiyonlarda artışa yol açar ve anne ile bebekte bir dizi probleme yol açar.</li>
<li>Vajende aerobik ve anaerobik bakterilerin artışı bakteriel vajinosiz olarak bilinir. Vitamin D düzeyi yetersiz olan gebelerde vajinozis artar ve servikal bölgede (rahim) ve amnios sıvısında enfeksiyon gelişir. Bu durum prematüre doğum ve nörolojik problemlere yol açabilmektedir.</li>
</ul>
<p><strong>D vitamini düşüklüğünün bebeğe etkileri</strong></p>
<ul>
<li>İntrauterin büyüme kısıtlanması, prematür doğum, düşük doğum ağırlığı</li>
<li>Nöral tüp defektlerinde artış (belde açıklık ve kese)</li>
<li>Gebelikte D vitamini eksikliğine bağlı enflamasyonla beyin gelişimi de olumsuz etkilenmektedir. Bebeklerde serebral palsy, anksiete, depresyom, otizm ve dikkat eksikliği hiperaktive bozuklukları sık görülmektedir. İlerleyen yaşlarda şizofreni, depresyon, demans ve Parkinson gibi dejeneratif beyin hastalıkları olasılığı artmaktadır. Ayrıca kardiovasküler problemler, metabolik sendrom, kanser ve otoimmun hastalıklarda artış daha fazla gözlenir.</li>
<li>Kemik gelişimi ve sağlığında sorunlar oluşabilir. Bunlar arasında raşitizm,  osteomalazi, osteopeni, osteoporoz ve kırıklarda artma gözlenir.</li>
</ul>
<p><strong>D vitamini eksikliğinde ne yapılmalı?</strong></p>
<p> Ülkemizde 2005 yılında yapılan araştırmada gebelerde % 81,7 ve bebeklerde % 40 oranında D vitamini eksikliği saptanmıştır. Gebelik öncesinde vitamin D kaynakları ile beslenme ve D vitamini desteği önemlidir. Gebelikte D vitamini düzeyi 20 nanogram/ml altında ise yetersiz, 12 altında ise düşük olarak yorumlanır. T.C. Sağlık Bakanlığı gebelerde 12 haftadan sonra ve doğumdan itibaren 6 ay süreyle günlük D vitamini desteğinin 1200 ünite olarak uygulanmasını önermektedir. Anne adaylarında yoğurt tüketimi de önemlidir. Bebeklere ise günlük 400 ünite D vitamini verilmektedir.       </p>
<p><strong>15-20 dakika güneşlenmek yeterli</strong></p>
<p>Gebeler, D vitamininden zengin olan yumurta, süt, yoğurt,  karaciğer ve balık (somon, sardalya, uskumru, morina gibi) tüketimine önem vermelidir. Bir yumurta 20, bir bardak süt 100, 1 tatlı kaşığı balık yağı 400,  100 gram somon balığı 345 ünite D vitamini içermektedir. D vitamini için güneşlenme önemli bir kaynaktır. Derinin hafif pembeleşmesinin gerçekleştiği 15-30 dakika güneşlenme ile 2000 ünite D vitamini üretilmektedir.  </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-vitamini-eksikliginin-anne-ve-bebege-8-olumsuz-etkisi-547240">D Vitamini Eksikliğinin Anne ve Bebeğe 8 Olumsuz Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milas Belediyesi 5.598 bebeğe &#8220;hoş geldin&#8221; dedi&#8230;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/milas-belediyesi-5598-bebege-hos-geldin-dedi-425638</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Nov 2023 09:24:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğe]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[dedi]]></category>
		<category><![CDATA[dedi8230]]></category>
		<category><![CDATA[geldin]]></category>
		<category><![CDATA[hoş]]></category>
		<category><![CDATA[milas]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425638</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda vatandaşların en özel günlerinde yanlarında olmak, onları bilgilendirmek ve mutluluklarını paylaşmak amacıyla Milas Belediyesi tarafından hayata geçirilen Hoş Geldin Bebek Projesi ile son 4,5 yılda 2 bin 375 aileye ulaşıldı. Projenin ilk hayata geçtiği 2016 yılından bugüne ise 5 bin 598 bebeğe “Hoş Geldin” denildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/milas-belediyesi-5598-bebege-hos-geldin-dedi-425638">Milas Belediyesi 5.598 bebeğe &#8220;hoş geldin&#8221; dedi&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milas Belediyesi “Hoş Geldin Bebek Projesi” ile 7 yılda toplam 5 bin 598 aileye</p>
<p>ulaştı.</p>
<p>MİLAS BELEDİYESİ 5.598 BEBEĞE “HOŞ GELDİN” DEDİ…</p>
<p>Sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda vatandaşların en özel günlerinde yanlarında olmak, onları</p>
<p>bilgilendirmek ve mutluluklarını paylaşmak amacıyla Milas Belediyesi tarafından hayata geçirilen Hoş</p>
<p>Geldin Bebek Projesi ile son 4,5 yılda 2 bin 375 aileye ulaşıldı. Projenin ilk hayata geçtiği 2016 yılından</p>
<p>bugüne ise 5 bin 598 bebeğe “Hoş Geldin” denildi.</p>
<p>Sağlık İşleri Müdürlüğü’ne bağlı uzman personellerden oluşan bir kadro ile 0 – 3 ay arası bebekleri</p>
<p>evlerinde ziyaret ederek ailelere yenidoğan bebek bakımı, anne sütü ile beslenme, ek gıdalara geçiş,</p>
<p>bebeklik aşıları, bebek banyosu, bebek masajı, aşılar, temel hijyen ve genel sağlık hakkında bilgilendirme</p>
<p>yapan Milas Belediyesi, hayata geçirdiği proje ile Türkiye genelinde birçok belediyeye örnek oldu.</p>
<p>2016’dan bugüne Türkiye’ye Örnek Olan Proje…</p>
<p>Projenin hazırlık süreci, kapsamı, içeriği, hedef kitlesi, bölgeye ve Milas’a katkısı hakkında bilgi veren</p>
<p>Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat; “Milas sınırları içerisinde ikamet eden yeni bebek sahibi olan</p>
<p>ailelerimizi ziyaret ederek, yeni doğan bebekler için anne ve babaların izleyeceği yolu ve davranışları</p>
<p>gösteren kitap hediye etmekteyiz. Kitabın yanı sıra vatandaşlarımızın yeni doğan bebeklerine tebrik mesajı</p>
<p>içeren kutlama kartıyla birlikte doğum sonrası temel bakım ve hijyen malzemelerinden oluşan ‘hoş geldin</p>
<p>bebek’ sepeti de veriyoruz. 2016 yılında başlattığımız projemizin geri dönüşleri çok olumlu olmakla birlikte</p>
<p>duyan herkesin talepte bulunması üzerine ziyaretlerimize hız kesmeden devam etmekteyiz. Projemiz</p>
<p>sadece Milas’a yönelik olmasına rağmen farklı şehirlerden de tarafımıza talepler gelmekte olup, birçok</p>
<p>farklı belediyeye de projemizin detayları hakkında rehberlik yaptık.</p>
<p>Tüm bu gelişmeleri göz önüne aldığımızda, 0-3 ay arası yenidoğan bebeklerin oluşturduğu hedef</p>
<p>kitlesiyle örnek bir projeye imza atmış olmak bizler için ayrı bir gurur ve onur kaynağıdır.” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/milas-belediyesi-5598-bebege-hos-geldin-dedi-425638">Milas Belediyesi 5.598 bebeğe &#8220;hoş geldin&#8221; dedi&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Annenin bebeğe teması, güçlü bağ oluşturuyor ve özgüvenini geliştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/annenin-bebege-temasi-guclu-bag-olusturuyor-ve-ozguvenini-gelistiriyor-345167</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2023 11:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[annenin]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğe]]></category>
		<category><![CDATA[geliştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturuyor]]></category>
		<category><![CDATA[özgüvenini]]></category>
		<category><![CDATA[teması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=345167</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sarılma eyleminin ruh sağlığı üzerinde olumlu etkileri bulunduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Sarılma, sevdiklerimizle aramızdaki ilişkiyi güçlendirir ve kendimizi iyi hissetmemizi sağlar.” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/annenin-bebege-temasi-guclu-bag-olusturuyor-ve-ozguvenini-gelistiriyor-345167">Annenin bebeğe teması, güçlü bağ oluşturuyor ve özgüvenini geliştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sarılma eyleminin ruh sağlığı üzerinde olumlu etkileri bulunduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Sarılma, sevdiklerimizle aramızdaki ilişkiyi güçlendirir ve kendimizi iyi hissetmemizi sağlar.” dedi. Bebeklerin dünyaya geldiklerinden itibaren sarılmaya ihtiyaç duyduklarını vurgulayan Ülkü, “Annesi sarıldığında kendilerini güvende hissederler ve ebeveyn ile çocuk arasında güçlü bağ oluşur. Çocuğun özgüveninin artmasına yardımcı olur. Fiziksel temas, çocukların duygularını düzenlemesine yardımcı olur.”dedi. Ülkü, çocuklara sarılarak sevgiyi hissettirmenin önemini vurguladı.</strong></p>
<p>ABD’de ortaya çıkan, sarılmaya ve kucaklaşmaya adanan bir gün olan 21 Ocak Dünya Sarılma Günü, 1986 yılından bu yana kutlanıyor. Dünya Sarılma Günü, herkesi aile ve arkadaşlarına daha sık sarılmaya teşvik etmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, 21 Ocak Dünya Sarılma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada sarılmanın önemi ve psikolojiye etkilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Sarılma, ruh sağlığına iyi geliyor</strong></p>
<p>Sarılmanın ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Sarılma eylemi sırasında oksitosin hormonu salgılanır ve bu hormonun pek çok olumlu faydası vardır. Sarılma eyleminin ruh sağlığımız üzerinde de olumlu etkileri bulunmaktadır. Sarılma, sevdiklerimizle aramızdaki ilişkiyi güçlendirir ve kendimizi iyi hissetmemizi sağlar.” dedi.</p>
<p><strong>Yaşamın ilk dönemlerinde anneyle temas çok önemli</strong></p>
<p>Çocukların gelişimi içinde tensel temasın oldukça önemli olduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Doğum sonrası, anneler bebeklerini kucaklarına aldıkları ilk andan itibaren, vücutlarında oksitosin hormonu salınımı artar, bu da bebeklerine bağlanmalarını sağlar. Güvenli bağlanmanın gerçekleşebilmesi çocuğun temel bakım veren kişi tarafından tensel ihtiyaçların karşılanması oldukça önemlidir. Yaşamın ilk dönemlerinde, ten tene temas, anne ile bebek arasındaki ilişkinin temellendirilmesini sağlamaktadır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sarılmak bebeğe güven duygusu veriyor</strong></p>
<p>Bebeklerin dünyaya geldiğinden itibaren sarılmaya ihtiyaç duydularını belirten İnci Nur Ülkü, “Anneleri onlara sarıldığında kendilerini güvende hissederler ve ebeveyn ile çocuk arasında güçlü bağ oluşur. Çocuğun özgüveninin artmasına yardımcı olur. Fiziksel temas, çocukların duygularını düzenlemesine yardımcı olur. Yoğun bir duygu yaşarken baş edebilmesi sağlar ve sakinleştirmeye yardımcı olur.  Çocuklara sarılarak sevgiyi hissettirmek önemlidir.” dedi.</p>
<p><strong>Stresle başa çıkmasına yardımcı oluyor</strong></p>
<p>Annenin çocukla temasının çocuğun karşılaşacağı zorluklarda yaşayacağı stresle başa çıkmasında da yardımcı olacağını belirten Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Çocuğunuz öfkelendiğinde, onunla temas ettiğinizde kendisini güvende hisseder. Aynı zamanda çocukların karşılaşacağı stresle de başa çıkmalarına yardımcı olur. Kendilerini daha mutlu ve sevildiğini hissederler. Oksitosin sosyal bağların kurulmasına da yardımcı olur. Oksitosin hormonu ile stres seviyesi düşer, kan basıncı dengelenir ve bağışıklık sistemi kuvvetlenir. Daha hızlı yara iyileşmesini destekler. Ayrıca, bir çocuğun karşılaşabileceği sosyal ve diğer stres türleriyle başa çıkmalarına yardımcı olur.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sevgi görmeyen çocuklar olumsuz etkileniyor</strong></p>
<p>Çocukların gelişimleri için çeşitli duyusal uyarılara ihtiyaç duyduklarını da ifade eden Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Bu nedenle fiziksel temas ve çeşitli ten teması onlar için çok önemlidir. Çocukların bilişsel gelişimlerini hızlandırır. Yapılan araştırmalara göre; sevgi görmeyen çocuklar ve doğumdan sonra ten tene temasa sahip olmamış olan çocukların bilişsel, duygusal ve fiziksel problemlere sahip olabildikleri ve kortizol düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür.” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/annenin-bebege-temasi-guclu-bag-olusturuyor-ve-ozguvenini-gelistiriyor-345167">Annenin bebeğe teması, güçlü bağ oluşturuyor ve özgüvenini geliştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
