<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bakış | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/bakis/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bakis</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Mar 2026 10:28:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>bakış | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bakis</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Jonathan Kramncik&#8217;den edebiyat eleştirisine yeni bir bakış: &#8220;Eleştiri ve Hakikat&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/jonathan-kramncikden-edebiyat-elestirisine-yeni-bir-bakis-elestiri-ve-hakikat-624038</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 10:28:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[eleştirisine]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[jonathan]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kramncik]]></category>
		<category><![CDATA[okuma]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624038</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Jonathan Kramncik’in kaleme aldığı “Eleştiri ve Hakikat” adlı eseri okurlarla buluşturuyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/jonathan-kramncikden-edebiyat-elestirisine-yeni-bir-bakis-elestiri-ve-hakikat-624038">Jonathan Kramncik&#8217;den edebiyat eleştirisine yeni bir bakış: &#8220;Eleştiri ve Hakikat&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Jonathan Kramncik’in kaleme aldığı <em>“</em></strong><em><strong>Eleştiri ve Hakikat”</strong></em><strong> adlı eseri okurlarla buluşturuyor. Kramncik, bu kapsamlı çalışmasında: “Yakın okuma yalnızca dikkatli bakmaktan mı ibarettir yoksa esas olarak parmaklardan sayfaya, bedenden dile akan yoğun bir üretim süreci midir? Doğru bilgi metnin içinde mi bekler, yoksa eleştirmenin yazma eylemiyle mi biçim kazanır?” sorularına yanıt arıyor. </strong></p>
<p>VBKY’nin edebiyat kitaplığı, Jonathan Kramncik’in kaleme aldığı ve İrem G. Şalvarcı’nın Türkçeye çevirdiği <em>“Eleştiri ve Hakikat”</em> ile genişlemeye devam ediyor. Kramncik, edebiyat çalışmalarını akademik bir disiplin olarak ele aldığı bu kitabında, edebiyat eleştirisinin kendine özgü metodolojisine odaklanıyor ve bu pratiğin dünyada nasıl karşılık bulduğunu tarif ediyor. Kramncik’e göre eleştirel bilgi; özetten değil performanstan, sonuçtan değil uygulamadan, temsilden değil yaratıcı etkileşimden doğar. Bu nedenle eleştiri, metinlere dışarıdan bakan bir refleksiyon değil; onlarla aynı dilsel ortamda, onlara dokunarak ilerleyen bir yaratıcı yazma biçimi olarak görülmelidir. <em>“Eleştiri ve Hakikat”</em>, edebiyat teorisi, hermenötik, yakın okuma ve eleştiri tarihiyle ilgilenen okurlar için yalnızca bir yöntem kitabı değil, eleştirinin ne olduğunu yeniden tanımlayan ve edebiyat eğitimi ile eleştirisinde güncel akademik sorunları da kapsayan düşünsel bir tartışma alanı sunuyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Edebiyat eleştirisi dünya hakkındaki gerçekleri söyler mi? Bu, edebiyat akademisyenlerinin pek sık ya da doğrudan sormadı­ğı bir sorudur fakat alandaki çalışmaların nasıl yapıldığı ve bu alanın neden var olduğu meselelerinin özüne iner. Bu soruya cevap vermenin bir yolu eleştirinin, edebî metinler hakkında doğru çıkarımlar yapmayı amaçlayıp amaçlamadığını ve eğer amaçlıyorsa çıkarımlarının hangi araçlarla doğru ya da yanlış addedildiğini incelemektir. Çalışma konularımızla nasıl karşı­laşır, onlarla nasıl etkileşime geçeriz? Yazımız nerede başlar ve üzerine yazdığımız yazı nerede biter? Bir okumanın geçerliliği, açıklığı ya da kesinliği konusunda hemfikir olunan yargılara nasıl varılır? Bu soruyla başa çıkmanın bir başka yolu ise eleş­tirinin, dünyanın yalnızca adına edebiyat denilen küçük bir parçasıyla ilgili değil, bizzat dünya hakkında da bir şekilde ger­çekleri söylemeye yetkin olup olmadığını incelemektir. Kendi çalışmalarımdan örnek verecek olursam ekoloji ya da bilinç konusundaki eleştiri, ekoloji ya da bilinç konuları hakkında da kimi gerçek­leri söyler mi? Sanıyorum hepimiz söylediğine inanmak iste­riz ama nasıl? İki araştırma alanı da yönteme, bu sebeple de epistemolojiye odaklanır. İkisi de eleştirel uygulamanın, yani yazmak üzerine yazmanın bilgi iletme rolünü nasıl oynadığını, bu bilginin edebiyat üzerine mi yoksa edebiyatın da bir parçası olduğu dünya üzerine mi olduğunu sorar. Bu kitap eleştiri ve hakikat arasındaki ilişkinin bu iki tarafını değerlendirmeye yö­nelik bir girişimdir.”</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><strong>Yazar Hakkında;</strong></p>
<p>Jonathan Kramnick, Yale Üniversitesinde İngiliz Dili Profesörü ve Lewis Walpole Kütüphanesinin direktörüdür. Johns Hopkins Üniversitesinde tamamladığı doktorasından bu yana on sekizinci yüzyıl edebiyatı, felsefesi ve edebiyat kuramı üzerine çalışmaktadır. <em>Making the English Canon </em>(1999, Cambridge University Press), <em>Actions and Objects from Hobbes to Richardson </em>(2010, Stanford University Press) ve <em>Paper Minds </em>(2018, University of Chicago Press) adlı kitapların yazarıdır. Son çalışması <em>Criticism and Truth </em>(2023, University of Chicago Press), çağdaş edebî eleştiride yakın okuma yönteminin epistemolojisini tartışır. Kramnick edebî biçim, bilinç ekolojisi ve yöntem üzerine yaptığı katkılarla tanınmaktadır.</p>
<p> </p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: Edebiyat</strong></p>
<p><strong>Yazan: Jonathan Kramncik</strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Eleştiri ve Hakikat </strong></p>
<p><strong>Proje Editörü: Hazal Bozyer</strong></p>
<p><strong>Son Okuma: Ergin Ali  </strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Musab Oğuz</strong></p>
<p><strong>Kapak: Faruk Özcan</strong></p>
<p><strong>Sayfa Uygulama: Yümna Sarıkaya         </strong></p>
<p><strong>Türkçesi: İrem G. Şalvarcı</strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 156</strong></p>
<p><strong> </strong></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/jonathan-kramncikden-edebiyat-elestirisine-yeni-bir-bakis-elestiri-ve-hakikat-624038">Jonathan Kramncik&#8217;den edebiyat eleştirisine yeni bir bakış: &#8220;Eleştiri ve Hakikat&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Körfezi&#8217;ne bilimsel bakış</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-korfezine-bilimsel-bakis-623174</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 07:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Körfez]]></category>
		<category><![CDATA[Kirli]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[körfezi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[Sunum]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623174</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İzmir Körfez Konferansı, temiz Körfez hedefiyle bilim dünyasını bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-korfezine-bilimsel-bakis-623174">İzmir Körfezi&#8217;ne bilimsel bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İzmir Körfez Konferansı, temiz Körfez hedefiyle bilim dünyasını bir araya getirdi. 28 Mart&#8217;a kadar Tarihi Havagazı Fabrikası&#8217;nda devam edecek konferansta, küresel deneyimlerin yanında yenilikçi çözüm önerileri de gündeme geldi. Özellikle Gediz&#8217;den yayılan kirliliğin konuşulduğu oturumlarda İzmir Körfezi&#8217;nin hangi yöntemlerle temizlenmesi gerektiğinin üzerinde duruldu. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından “Sağlıklı Bir Körfez İçin Bir Adım Daha” adıyla Alsancak Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde düzenlenen İzmir Körfez Konferansı, bu alanda söz sahibi bilim insanlarını bir araya getirdi. Akademisyenler ve yurt dışından gelen konukların yer aldığı buluşmada zararlı alg patlamaları, küresel deneyimler, İzmir Körfezi için yenilikçi çözüm önerileri masaya yatırıldı. </p>
<p><strong>2024’te yaşanan sıcaklığa dikkat çekti</strong><br />Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’nden Prof. Dr. Şükrü Turan Beşiktepe “İzmir Körfezi: Doğal Oşinografik Süreçler, İnsan Baskısı ve İklim Değişikliğinin Kesişiminde Bir Kıyı Denizi” sunumunda, körfezin sıcaklığı baskılamada önemli bir etken olduğunu ifade etti. Beşiktepe, “2023’ten başlayarak sıcaklık ciddi şekilde arttı, 2025’te normal artış eğilimine geldi, iklim araştırmacılarını çok korkuttu. 2024’te ciddi bir şey yaşadık. İzmir Körfezi’nde bunu nasıl gördük? 2024 yılı İzmir Körfezi’nde tarihsel olarak yaşadığımız en sıcak dönemdi. Körfez ısıyı tutarak daha güzel bir İzmir’de yaşatmayı başardı. Biz de ona biraz yardım edelim derim” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Körfez artık sadece kirlenmiyor, depo gibi kirleticileri tutuyor”</strong><br />İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan, “İzmir Körfezi’nde Sediment Kaynaklı Kirlilik” başlığı altında yaptığı sunumda, “İzmir Körfezi artık kirlenen değil kirleticileri tutan ve riskli bir yapıya dönüşmüş durumdadır. Körfez yıllar içinde dinamik taşıma sisteminden çıkarak dev bir depo haline gelmiştir. Geçmişte taşınım baskınken günümüzde çökelim baskın ve sistem bir depo gibi çalışmaktadır diyebiliriz” dedi. Körfez kirliliğinde insan kaynağının aldığı role dikkat çeken Özkan, gerçekleştirilen analizlerden elde edilen teknik bilgileri de açıklamalarına ekledi. </p>
<p><strong>“Körfez hala ölmüş değil”</strong><br />TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nden kıdemli araştırmacı ve deniz biyoloğu Dr. Alper Evcen ise “İzmir Körfezi’nde Kirletici Baskılar” başlığı altında önemli bilgiler verdi ve “Bir zamanlar körfez rüya gibiymiş. İnsanlar yüzüyor, kayıklar geçiyormuş. Körfezde denize girmek ne güzel bir hayal” dedi. Evcen ayrıca değerler üzerinden konuştu ve “Körfez yarı kapalı bir sistem. Baskılar var. Körfezde hayat ve nefes hala devam ediyor, ölmüş değil. Bu nefesi sürdürmek de bize ait” dedi.</p>
<p><strong>“Kurbağa yok, balık yok ama su körfeze akıyor”</strong><br />Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu da, “Gediz Nehri Su Kalitesi ve İzmir Körfezi’ne Kirlilik Yükü” sunumunda Gediz Nehri’nin temiz olan suyunun mesafe kat ettikçe içilebilir özelliğini kaybettiğini belirtti Kurucu, “Gediz Nehri 400 kilometre üzerinde bir yol kat ediyor. Murat Dağı’ndan pırıl pırıl bir su çıkıyor. Manisa’ya gelindiğinde içilebilir özelliği kayboluyor. Murat Dağı’ndan çıkan su Menemen’de çok kirli oluyor. Burada balık yok, kurbağa yok ve bu su körfeze ulaşıyor” dedi. Kurucu ayrıca İZSU tarafından her ay araştırmalar yapıldığını ifade ederken, “Bunları çok disiplinli olarak değerlendirmeye ihtiyacımız var. Biz tarımda da disiplin diyoruz ama körfez kesinlikle çok detaylı incelenmeyi gerektiriyor” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“Körfeze her türlü girdinin azaltılması gerekiyor”</strong><br />Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyoloji Bölümü – Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ergün Taşkın da “İzmir Körfezi’nin Makroflorası, Ekolojik Kalite Durumu ve Aşırı Makroalg Çoğalması” sunumunda, İzmir Körfezi’nde yapılan ilk çalışmalara dair bilgiler verdi. Geçmiş değerlendirmelere ayrı parantez açmasının ardından konuşan Taşkın iç körfezde türlerde azalma görüldüğünü aktardı. Değişkenlerin ölçülmesinin önemine ilişkin açıklama yapan Taşkın, “Körfeze ciddi bir kirlilik girdisi var. Sıcaklık da artış gösterdiğinde deniz marulları daha çok görülmeye başlanıyor. Evsel, tarımsal, endüstriyel her türlü girdinin azaltılması, fosfat ve azotun kesilmesi gerekiyor” diye konuştu. </p>
<p><strong>Balık ölümleri ele alındı</strong><br />Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Hilal Aydın ise “İzmir Körfezi’nde Dinoflagellat Kistlerinin Dağılımı” sunumunda, tarihi süreçlerde İzmir Körfezi’nde balık ölümlerine değindi. Kalıcı kistleri ayrıca ele alan Aydın, oksijen, sıcaklık gibi çevresel değişkenlerin de öneme vurgu yaptı. </p>
<p><strong>“Derelerden gelen bir yük var”</strong><br />Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi&#8217;nden Dr. Levent Yurga, İzmir Körfezi&#8217;nde Fitoplankton Tür Dağılımı konusunda sunum yaptı. İzmir Körfezi&#8217;nde canlı türlerinin arttığını ifade eden Yurga, “İzmir Körfezi&#8217;ne müsilaj salgılayan türlere yoğunlaştım. Bu türlerin sayısı 7 ama bunlar müsilaj oluşturmuyor. İzmir Körfezi&#8217;nde aslında bir riskimiz var, görürsek şaşırmayacağım. Daha önce imkansız diyordum. Derelerden gelen bir yük var. Bana göre bir numaralı çözüm, derelere akan kirliliğin azaltılması” dedi.</p>
<p><strong>Balık ölümleri ticareti de etkiledi</strong><br />Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi&#8217;nden Doç. Dr. Ertan Dağlı, İzmir Körfezi&#8217;ndeki makroomurgasızlar hakkında bilgilendirmede bulundu. Dağlı, nüfus arttıkça sıkıntıların tekrar gündeme geldiğini kaydetti. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi&#8217;nden Prof. Dr. Zafer Tosunoğlu, İzmir Körfezi balıkçılığına genel bakış konulu sunum yaptı. 1982 yılında Güzelyalı – Bostanlı hattının içinde kalan, sonrasında ise İnciraltı – Bostanlı arasında kalan iç körfezde avlanmanın yasak olduğunu söyleyen Tosunoğlu, körfezde yaşanan balık ölümlerinin balık ticaretini de etkilediğini ifade etti. Tosunoğlu, sürdürülebilir balıkçılığa geçilmesi gerektiğinin altını çizdi. </p>
<p><strong>“Bir plastik kapanı içindeyiz” </strong><br />Oturumda son olarak Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi&#8217;nden Prof. Dr. Ülgen Aytan,  “Körfezde görünmeyen tehlike: Mikroplastiklerin mikroalg dinamikleri üzerindeki olası etkileri” konusunda sunum yaptı. Plastik kirliliğinin en hızlı büyüyen tehdit olduğunu kaydeden Aytan, “İçimiz çok fazla senaryo ile dolu. Bir plastik kapanı içindeyiz. En çok maruz kalan biziz” diye konuştu. Aytan, “Her geçen gün körfezde mikroplastik çalışmaları artıyor. Yapabileceğimiz en önemli şey, mümkün olduğunca plastiği kaynağından azaltmak” dedi. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-korfezine-bilimsel-bakis-623174">İzmir Körfezi&#8217;ne bilimsel bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Jean Grondin&#8217;den metafiziğe yeni bir bakış: &#8220;Metafiziğin Güzelliği&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/jean-grondinden-metafizige-yeni-bir-bakis-metafizigin-guzelligi-617745</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 09:52:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[grondin]]></category>
		<category><![CDATA[jean]]></category>
		<category><![CDATA[metafiziğe]]></category>
		<category><![CDATA[metafiziğin]]></category>
		<category><![CDATA[metafizik]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617745</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), çağdaş felsefenin önemli isimlerinden Jean Grondin’in kaleme aldığı “Metafiziğin Güzelliği” adlı eseri okurla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/jean-grondinden-metafizige-yeni-bir-bakis-metafizigin-guzelligi-617745">Jean Grondin&#8217;den metafiziğe yeni bir bakış: &#8220;Metafiziğin Güzelliği&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), çağdaş felsefenin önemli isimlerinden Jean Grondin’in kaleme aldığı <em>“Metafiziğin Güzelliği”</em> adlı eseri okurla buluşturuyor. Grondin, bu derinlikli çalışmasında modern düşüncenin faydacı, nominalist ve materyalist yönelimlerine karşı metafiziğin kurucu rolünü ve kalıcı değerini güçlü bir biçimde savunuyor. Yazar, metafiziğin yalnızca soyut bir spekülasyon alanı olmadığını; aksine dünyanın düzeni ve güzelliğinden beslenen, insanlığın en köklü anlam arayışına yanıt veren temel bir hermenötik çaba olduğunu ortaya koyuyor.</strong></p>
<p>VBKY’nin felsefe kitaplığı, hermenötik ve çağdaş felsefe alanındaki çalışmalarıyla dünya çapında tanınan Jean Grondin’in kaleme aldığı, Özkan Gözel’in Türkçeye çevirdiği <em>“Metafiziğin Güzelliği”</em> ile genişlemeye devam ediyor. Metafizik ile hermenötiği birlikte ele alan eser, metafiziğin özü itibarıyla varlığı anlama ve yorumlama çabası olduğunu; hermenötiğin ise varlığın anlaşılabilirliğine dair temel bir metafizik varsayıma dayandığını savunuyor. Bu yaklaşım, yazarın çarpıcı ifadesiyle özetleniyor: <em>“Hermenötiksiz metafizik kör, metafiziksiz hermenötik boştur.”</em> <em>Metafiziğin Güzelliği,</em> dünyanın anlamlı ve akıllı bir ilkenin eseri olduğuna dair en güçlü kanıt olarak gördüğü “güzellik” kavramını açığa çıkarırken, sonunun geldiği iddia edilen metafiziğin güzelliğinin hâlâ baki olduğunu ileri sürüyor. Grondin, modern düşüncenin faydacı, nominalist ve materyalist eğilimlerine karşı metafiziğin kurucu rolünü ve kalıcı değerini savunarak okuru düşünsel bir meydan okumaya davet ediyor.<strong> </strong></p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Yaptığımız her şeyde metafizik var. Başkasıyla, çevreyle, ken­dimizle, öteyle veyahut da ona ilişkin sükûtla ilişkimizde ipti­dai bir dünya anlayışı yatıyor çünkü. Bu anlayış temel kanaat­lerimizi, değerlerimizi ve umutlarımızı besliyor. Bu metafizik, şeylere yaklaşma ve kendimizi onlar tarafından muhatap alınmaya bırakma tarzımızla alakalı olduğundan, düşünüme ve özbilince ancak nadiren konu oluyor. Kendisi için geliştiri­lebilir bu metafizik. O zaman tam teşekküllü metafizik olur. Doğu’da olduğu kadar Batı’da da bütün önemli filozoflar böy­le bir metafiziği geliştirmişlerdir. İki tip metafiziği yani “tam teşekküllü” metafizik ile eşyaya duyarlığımızı kuşatan sessiz metafiziği ayırt etmek için bu ikincisini pre-metafizik olarak adlandırılabiliriz – pre-metafizik yani henüz geliştirilmemiş veyahut da gelişmiş bir metafiziği, bunu bilmesi gerekmeden, önceden varsayan bir metafizik. Metafizik terimi, tutarlı ve rasyonel bir metafizik düşünce geliştirmekten ibaret olan bil­hassa teorik mahiyetteki çabaya hasredilebilir. Gerçi etraftaki sağır edici faydacılığın beklentisi o yönde olsa da metafiziğin utanmaması gereken teorik bir yönelimdir bu. Zira insan hay­siyetinin, bilimin ve eğitimin temelleri şeylere dair bu teorik mülahazaya bağlıdır.”</em></p>
<p><strong>Yazar Hakkında;</strong></p>
<p>1955 Kanada doğumlu felsefeci. Çağdaş felsefenin önde gelen isimlerinden biri olarak Alman felsefesi, metafizik ve hermenötik alanlarına yaptığı özgün katkılarla tanınmaktadır. Hermenötik ve anlam felsefesi üzerine çalışmaları uluslararası düzeyde yankı uyandırmış; eserleri birçok dile çevrilmiştir. Hâlen Montréal Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde profesör olarak görev yapmaktadır.</p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: Felsefe        </strong></p>
<p><strong>Yazan: Jean Grondin </strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Metafiziğin Güzelliği </strong></p>
<p><strong>Proje Editörü ve Son Okuma: M. Halit Çelikyön</strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Melikhan Kirazoğlu</strong></p>
<p><strong>Kapak: Yümna Sarıkaya</strong></p>
<p><strong>Sayfa Uygulama: Faruk Özcan       </strong></p>
<p><strong>Türkçesi: Özkan Gözel </strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 144 </strong></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/jean-grondinden-metafizige-yeni-bir-bakis-metafizigin-guzelligi-617745">Jean Grondin&#8217;den metafiziğe yeni bir bakış: &#8220;Metafiziğin Güzelliği&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depreme Disiplinlerarası Bakış: &#8220;Afetler Kader Değil, Hazırlık Meselesidir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/depreme-disiplinlerarasi-bakis-afetler-kader-degil-hazirlik-meselesidir-614175</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 15:32:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[afetler]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[depreme]]></category>
		<category><![CDATA[depremin]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin]]></category>
		<category><![CDATA[Disiplinlerarası]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614175</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Lojistik Yönetimi Bölüm Başkanı Fahri Erenel, üniversitenin toplumsal sorumluluk vizyonundan hareketle hazırlanan “Depreme Disiplinlerarası Bakış” kitabının ortaya çıkış sürecini ve amaçlarını anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depreme-disiplinlerarasi-bakis-afetler-kader-degil-hazirlik-meselesidir-614175">Depreme Disiplinlerarası Bakış: &#8220;Afetler Kader Değil, Hazırlık Meselesidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Lojistik Yönetimi Bölüm Başkanı Fahri Erenel, üniversitenin toplumsal sorumluluk vizyonundan hareketle hazırlanan “Depreme Disiplinlerarası Bakış” kitabının ortaya çıkış sürecini ve amaçlarını anlattı. Depremin tüm boyutlarıyla ele alınmasının risk yönetimi süreçlerine önemli katkı sağlayacağını belirten Erenel, hem akademik dünyada hem de toplum genelinde deprem okuryazarlığının artırılmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>
<p><strong>“Risk ve kriz yönetim süreçlerine katkı sağlayabileceğini düşündüm”</strong></p>
<p> Prof. Dr. Fahri Erenel, “Depreme Disiplinlerarası Bakış” kitap fikrinin nasıl doğduğunu şöyle anlatıyor:</p>
<p>“10’uncu yaşını kutlayan İstinye Üniversitesi’nin genç yaşında ulaşmış olduğu başarılı seviyeye, topluma katkı ve toplumsal sorumluluk kapsamında nasıl katkıda bulunabilirim düşüncesi, bu çalışmanın filizlenmesine yol açtı. Daha önce, bu konuda uzman değerli bir hocam ile ‘Acil Durum ve Afet Yönetimine Güncel Bakış’ adlı çalışmayı hazırlamış ve yayınlamıştık. Yaptığım araştırmalar, sahada gördüklerim, afet konusunu farklı boyutlarıyla ortaya koyan çalışmalar olmakla birlikte deprem konusunun bütün boyutlarını kapsayan bir yayın olmadığını ve bu konunun bütün boyutlarıyla ele alınmasının risk ve kriz yönetim süreçlerinin daha etkin yürütülmesine katkı sağlayabileceğini düşündüm. Üniversitemizde mevcut çok sayıda disiplinin nasıl katkı sağlayabileceğini hocalarımızla paylaştığım anda gelen geri bildirimler katkının çok yüksek seviyede olacağını gösterdi ve beni de teşvik etti. Elbette Rektörümüz Prof. Dr. Erkan İbiş’in vizyoner tavrı ve desteği bu çalışmanın hayata geçmesinde önemli rol oynadı. Rektör yardımcımız Prof. Dr. Peyami Çelikcan’ın tıkandığımız noktalarda devreye girerek yol açması ve baskı sürecinde sağladığı katkı son derece değerli. Çalışmanın ortaya çıkmasında, birlikte çalıştığım Dr. Burak Buyun’un hem bölüm yazarı ve hem de kitabın tasarım sürecinde, Prof. Dr. Hasip Pektaş’ın kapak tasarımında sağladığı destek çok önemliydi. Elbette bölüm yazılarıyla katkı sağlayan hocalarımız çalışmanın farkını ortaya koydu. Kısacası bu çalışma İstinye Üniversitesi’nin örnek bir ekip çalışmasının ürünü.”</p>
<p><strong>“İkincisini çıkarmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Prof. Dr. Erenel, kitabın okurlara sunduklarını ise şöyle özetliyor:</p>
<p>“Afetin hemen her türlüsüne maruz kalan ülkemizde deprem hem kapladığı alan, etkilediği nüfus, meydana gelişi sırasında ve sonrasında yarattığı etkiler açısından önceliğini korumaktadır. Bu afet türü öncesi ve sonrası ile birçok akademik disiplinin ortak çalışmasını gerektirmektedir. Deprem ile mücadeleyi disiplinlerarası bir bakış açısıyla ele almanın tek bir alanda çalışma yapanlara diğer alanlara da bakarak kendi çalışma alanına katkı sağlaması ve çalışma alanında dikkate almadığı veya gözden kaçırdığı farklı değişkenleri görmesini de sağlamak çalışmanın otaya çıkmasındaki amaçlardan biri olmuştur. Ayrıca, kitabı okuyacak olanlarda depremin birçok boyutunu bir arada görerek özellikle risk yönetim sürecinde deprem okuryazarlığı bilincinin artmasına ve bu suretle devletimizin çalışmalarına katkı sağlamakta hedeflerimizden bir olmuştur. Bu çalışmanın diğer bir özelliği de bölüm yazıları arasına deprem konusunda bilgilendirici metinler konulmuş olmasıdır. Çalışmada depremin birçok disiplinini ele almakla birlikte daha farklı disiplinleri de ilgilendirdiğinin farkında olarak zaman içerinde bu çalışmanın ikincisini çıkarmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Çalışmaya sadece üniversitemiz kadrosunda yer alan hocalarımız ve öğrencilerimiz katkı sunmamışlar, farklı üniversite ve kurumlardan da katkı sağlanmış olması çalışmayı zenginleştirmiştir.”</p>
<p><strong>“Depremin bir kader olmadığını görecekler”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kitabı okuyanların öncelikle depremin bir kader olmadığını göreceklerini belirten Erenel, “Depremin risk ve kriz yönetim süreçlerinde nelerle karşılaşabilecekleri, ne tür tedbirler alabileceklerini ve nasıl hazırlanmaları gerektiği konusunda farkındalık oluşabilecektir. Deprem dahil afetlere birçok disiplin açısından hazırlanılması gerektiğini görebileceklerdir. Deprem hazırlık eğitim programlarında düzenlemeler yapılabilecektir” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Yapılması gerekenlerle ilgili de bilgi veren Profesör, “Depreme hazırlığın birçok disiplini ilgilendiren boyutu bulunmaktadır. Bu boyutları bütüncül bir şekilde bir araya getirecek çalışmalar sürdürülmektedir. Bu çalışmaların daha kapsayıcı olması ve daha geniş kitlelere yayılacak olması özellikle risk yönetimi sürecinin başarısını artırabilecektir. Ayrıca, toplumun her kesimine yayılmış sistemli bir eğitim ve vatandaşları da içine katan değişik zamanlarda ve koşullarda, senaryoya dayalı olarak yapılacak tatbikatlarla hazırlanmamız gerekir. Sık tekrar ve uygulamalarla bilinçli bir alışkanlık haline getirilirse deprem anında doğru hareket tarzı uygulama olasılığı daha yüksek olacaktır. Tatbikatları gerçekçi senaryolara dayalı olarak tüm vatandaşlarımızın katılımıyla gerçekleştirmek planların başarı oranını arttıracak ve büyük yol kat etmemizi sağlayabilecektir” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Afetler toplumlar için asla kader değildir”</strong></p>
<p>Afetlerin toplumlar için kader olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Erenel, şöyle devam etti:</p>
<p>“Afetleri veya afetlerin verebileceği büyük zararlı önlemede çok başarılı adımlar atmış birçok ülke var. 9.5 büyüklük ile dünya tarihinin en şiddetli depremlerden birini yaşayan Şili bu afetten çıkardığı dersle depremle ilgili eğitimlerini artmış, alınacak tedbirleri detaylarıyla planlanmış ve gerçekçi senaryolarla tatbikatlar gerçekleştirerek bir sonraki 8.5 büyüklüğündeki depremden asgari düzeyde zararla etkilenmiştir. Afetler toplumlar için asla kader değildir. Bizler de hazırlık süreçlerini hızlandırarak üniversitelerimize zorunlu afet yönetimi dersleri koymalı ve afetlere gerçekçi bir şekilde hazırlanmalıyız. Anadolu’da bildiğimiz en yıkıcı felaketlerden biri olan 1932 yılında gerçekleşen Erzincan depremini örnek verecek olursak; teknolojinin ve karayollarının gelişmediği, arama kurtarma ekip ve ekipmanlarının yeterli olmadığı bir tarihte, Doğu Anadolu bölgemizin eksi 35 derecelere varan soğuğunda gerçekleşen bu deprem her türlü şartlara hazırlıklı olmamız gerektiğinin bir örneğidir. Bu örnek; afetlere hazırlıkta gerçekçi olmanın, çağa, iklime ve coğrafyaya göre senaryo çizerek tatbikat yapmanın ve elbette eğitimlerde sürekliliği sağlamanın önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.”</p>
<p><strong>“Deprem anında merdivenlere ya da çıkışlara doğru koşmayın”</strong></p>
<p>Vatandaşların deprem anında ilk yapması gerekenlerlerle ilgili de bilgi veren Prof. Dr. Erenel, şunları söyledi:</p>
<p>“Günlük yaşam içinde deprem farklı alanlarda/konumlarda yakalanabiliriz. Evimizde yakalandığımız zaman panik yapmamak gerekir. Hazırlıklar kapsamında düşmesi veya kırılması her türlü obje ve eşyayı sabitlememiz uygun olacaktır. Sağlam sandalyelerle desteklenmiş masa altına veya dolgun ve hacimli koltuk, kanepe, içi dolu sandık gibi koruma sağlayabilecek eşya yanına çömelerek veya uzanarak kendinize hayat üçgeni oluşturun. Başınızı iki elinizin arasına alarak veya bir koruyucu (yastık, kitap vb.) malzeme ile koruyun. Sarsıntı geçene dek bekleyin. Gece uyurken yatağınızın yanında terlik bulundurmayı unutmayın. Cam, pencere, dışarıya bakan duvar ve kapılardan, aydınlatma tesisatı veya armatürü gibi üzerinize düşecek her tür eşyadan uzak durun. Sarsıntı başladığında yataktaysanız orada kalın. Üzerinize düşecek ağır bir eşya yoksa bir yastıkla başınızı koruyun; varsa en yakındaki güvenli alana geçin. Size yakın çok sağlam ve yüke dayanıklı bildiğiniz bir kapı değilse, kapıyı kullanmayın. Merdivenlere ya da çıkışlara doğru koşmayın. Sarsıntı bitene kadar içeride kalın, ancak sarsıntı bitince dışarı çıkmak güvenlidir. Sarsıntı sırasında binayı terk etmeye çalışmayın. Balkona çıkmayın. Balkonlardan ya da pencerelerden atlamayın. Asansör kullanmayın. Merdivenlere koşmayın. Unutmayınız bir düdük bir lamba sizi hayata bağlayacaktır. Yıkıntı altında kalınması halinde paniklemeden durumunuzu kontrol ediniz. Hareket kabiliyetiniz kısıtlanmışsa çıkış için hayatınızı riske atacak hareketlere kalkışmayınız. Enerjinizi en tasarruflu şekilde kullanmak için hareketlerinizi kontrol altında tutunuz. El ve ayaklarınızı kullanabiliyorsanız su, kalorifer, gaz tesisatlarına, zemine vurmak suretiyle varlığınızı duyurmaya çalışın. Sesinizi kullanabiliyorsanız kurtarma ekiplerinin seslerini duymaya ve onlara seslenmeye çalışın. Ancak enerjinizi kontrollü kullanın.”</p>
<p><strong>“Koku alırsanız gaz vanasını kapatın”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Erenel depremden sonra yapılması gerekenlere dair ise, “Depremlerden sonra çıkan yangınlar oldukça sık görülen ikincil afetlerdir. Bu nedenle eğer gaz kokusu alırsanız, doğal gaz vanasını kapatın. Camları ve kapıları açın. Binayı hemen terk edin. Eğer gaz kokusu almıyorsanız sırasıyla elektrik, doğal gaz ve su vanalarını kapatın, soba ve ısıtıcıları söndürün.  Acil durum çantanızı yanınıza alın ve acil durum eylem planı yaptıysanız bu plana sadık kalarak mahalledeki toplanma noktanıza gidin. Radyo ve televizyon gibi kitle iletişim araçlarıyla yapılacak uyarıları dinleyin. Cadde ve sokakları acil yardım araçları için boş bırakın. Her büyük depremden sonra mutlaka artçı depremler olur. Artçı depremler zaman içerisinde seyrekleşir ve büyüklükleri azalır. Artçı depremler hasarlı binalarda zarara yol açabilir. Bu nedenle sarsıntılar tamamen bitene kadar hasarlı binalara girmeyin. Artçı depremler sırasında da ana depremde yapılması gerekenleri uygulayın. Evinizi veya binanızı terk ederken kıymetli eşyalarınızı, kalın giyecek, battaniye gibi eşyaları yanınıza alınız, ayakkabılarınızı giyin, biraz yiyecek ve içme suyu temin edin. Cep telefonlarını gereksiz yere kullanmayın” dedi.</p>
<p><strong>“Deprem öldürmez, ihmal öldürür”</strong></p>
<p>“’Deprem öldürmez, ihmal öldürür’ sözü, depremlerin doğal bir olay olduğunu, ancak bu olayların sonucunda yaşanan can ve mal kaybının çoğunlukla hazırlıksızlık ve ihmallerden kaynaklandığını ifade eder” diyen Erenel sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Bu söz, insanların depreme karşı yeterli önlemleri almadıkları, binaların güvenliğini sağlamadıkları veya acil durum planları yapmadıkları takdirde, depremin yarattığı zararın artacağına dikkat çeker. 45 saniye süren 1999 Marmara Depreminin Türkiye Cumhuriyeti’ne ekonomik maliyeti bağımsız kurumlar tarafından yapılan araştırmalara göre 20 milyar dolardır. Bu maliyet dünya üzerinde afetlerin yarattığı ekonomik etkileri açısından 6. Sırada yer almaktadır. Tüm dünyayı etkileyen pandemi sebebiyle ortaya çıkan ekonomik ve sağlık krizinin tam ortasında gerçekleşebilecek olası bir İstanbul depreminin Türkiye Cumhuriyeti’ni ciddi bir refah kaybına uğratacağı hatta beka sorunlarına dahi yol açabileceği açıkça görülmektedir. Afet ve Acil durumlarda kaybettiğimiz her vatandaşımız, yetiştirilen bir insanın, beşerî sermayemizi oluşturan nitelikli insan gücümüzü elimizden kayması kaybetmemiz dışında, yanan, yıkılan veya kullanılamaz hale gelen her türlü araç, tesis ve binalar ise büyük bir milli servet kaybı olarak karşımıza çıkmaktadır. Meydana gelebilecek afetlerden toplumun en az zararla kurtulabilmesi için gerekli teknik, yönetsel ve yasal önlemlerin afetten önce alınması; önlemenin mümkün olduğu hallerde afetin önlenmesi, mümkün olmadığı hallerde ise kurtarma, ilk yardım ve iyileştirme çalışmalarının mümkün olan en hızlı, verimli ve etkin şekilde gerçekleşmesinin sağlanması son derece önem taşımaktadır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depreme-disiplinlerarasi-bakis-afetler-kader-degil-hazirlik-meselesidir-614175">Depreme Disiplinlerarası Bakış: &#8220;Afetler Kader Değil, Hazırlık Meselesidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeşilçam&#8217;a derinlemesine bakış: &#8220;Yeşilçam Öykü Sineması&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yesilcama-derinlemesine-bakis-yesilcam-oyku-sinemasi-601578</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 07:35:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[derinlemesine]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[öykü]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sineması]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<category><![CDATA[yeşilçam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601578</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Serpil Kırel’in kaleme aldığı “Yeşilçam Öykü Sineması” adlı eseri okurlarla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yesilcama-derinlemesine-bakis-yesilcam-oyku-sinemasi-601578">Yeşilçam&#8217;a derinlemesine bakış: &#8220;Yeşilçam Öykü Sineması&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Serpil Kırel’in kaleme aldığı “Y<em>eşilçam Öykü Sineması”</em> adlı eseri okurlarla buluşturuyor. Türkiye’de popüler sinemanın altın yılları olarak kabul edilen altmışları; etkisi günümüze kadar devam edebilmiş, kayıtsız kalınamayacak bir popüler sinema pratiğini ve geleceğe uzantılı bir kültürel alanı mercek altına alıyor.</strong></p>
<p>VBKY’nin sanat kitaplığı, Serpil Kırel’in imzasını taşıyan <em>“</em>Y<em>eşilçam Öykü Sineması”</em> adlı eserle genişlemeye devam ediyor. Kırel, bu çalışmasıyla Türkiye’de popüler sinemanın zirveye ulaştığı 60’lı yıllara yakından bakıyor, etkilerini bugüne dek süren güçlü bir sinema geleneğinin oluştuğu ve geleceğe taşınan geniş bir kültürel alanın şekillendiği bu döneme odaklanıyor. Yazar Yeşilçam’ı Yeşilçam yapan unsurlara odaklanarak dönemin gündelik yaşamını, sinemasal ortamını, üretim koşullarını, sinemanın seyirciyle seyircinin sinemayla kurduğu benzersiz bağı ve filmlerin anlatı yapılarını bir bütün olarak değerlendiriyor. Yeşilçam’a emek verenlerin deneyim ve tanıklıklarına da başvurularak hazırlanan çalışma, arşiv fotoğraflar ve az bilinen anekdotlarla, Yeşilçam’ı içeriden ve dışarıdan anlamak, popüler olanla mesafemizi yeniden düşünmek için temel bir kaynak.</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Yeşilçam’ı düşünürken yanıtlanması gereken yeni sorular önümüze yığılıyordu. Kendisine özgü üretim taktikleri ve ekonomik koşulları nedeniyle seyircisiyle yoğun bir bağ kurmaya mecbur olan Yeşilçam’ı Yeşilçam yapan unsurlar neler olabilirdi? Yeşilçam gibi endüstrileşememiş, ölçülebilir kalıcı sermayesi olmayan, günlük gelişme ve değişimlere anında yanıt verebilecek nitelikte esnek ancak bir o kadar da kırılgan film piyasasında anlatıyı belirleyenler kimlerdi? Nasıl film yapıyorlardı? Yeşilçam filmlerini kimler, nasıl üretiyorlardı? Bilindiği üzere Yeşilçam, el yordamıyla sinema yapmayı öğrenen kuşaklara eklenen ve yenilenen senaryo yazarı, oyuncu, yönetmen ve yapımcılarıyla insan ögesi açısından da merak uyandıran bir sinema ortamıydı.”</em></p>
<p><strong>Yazar Hakkında;</strong></p>
<p>Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu’ndaki eğitiminin ardından lisansüstü çalışmalarını da aynı üniversitede tamamlayan Serpil Kırel hâlen Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde görev yapmaktadır. Doktora sonrası TÜBA bursuyla Amsterdam Üniversitesi’nde (2001- 2002) misafir araştırmacı olarak bulunan Kırel, Senaryo Yazarları</p>
<p>Derneği’nin (SENDER) kurucu üyelerinden biridir. <em>Herkes Kendi Evinde</em> (2001, Yön. Semih Kaplanoğlu) filminin ortak senaristlerinden olan yazarın <em>Yeşilçam Öykü Sineması </em>(2005), <em>Kültürel</em> <em>Çalışmalar ve Sinema </em>(2010, 2012 ve 2018, 2023) ile Aylin Ç. Duyal’la birlikte</p>
<p>kaleme aldığı <em>Derviş Zaim </em>(2011) adlı kitapları bulunmaktadır. <em>Sentezler </em>(2011) ve <em>Walter Benjamin’in Pasajlar’ında</em> <em>Gezintiler </em>(2025) Kırel’in editörlüğünü üstlendiği çalışmalardır. </p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: Sanat          </strong></p>
<p><strong>Yazan: Serpil Kırel</strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Yeşilçam Öykü Sineması</strong></p>
<p><strong>Proje Editörü: Mesut Bostan</strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Rifat Özçöllü</strong></p>
<p><strong>Kapak ve Sayfa Uygulama: Yümna Sarıkaya  </strong></p>
<p><strong>Son Okuma: Handan Öyken</strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 416</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yesilcama-derinlemesine-bakis-yesilcam-oyku-sinemasi-601578">Yeşilçam&#8217;a derinlemesine bakış: &#8220;Yeşilçam Öykü Sineması&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aile kavramına Kur&#8217;an penceresinden bakış</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aile-kavramina-kuran-penceresinden-bakis-587990</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 17:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[an]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[değerler]]></category>
		<category><![CDATA[kavramına]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[kur]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[penceresinden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587990</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesi kapsamında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aile-kavramina-kuran-penceresinden-bakis-587990">Aile kavramına Kur&#8217;an penceresinden bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesi kapsamında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapacak. Kocaeli Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenecek “Kur’an-ı Kerim’de Aile Sempozyumu” 01 Kasım 2025 Cumartesi günü Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.</p>
<p><b>TOPLUMSAL DEĞERLER ÜZERİNE SUNUMLAR YAPILACAK</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile Kent Politikaları ve Araştırmaları Merkezi (ŞURA) tarafından organize edilen sempozyum, Kocaeli Kongre Merkezi’nde 01 Kasım Cumartesi günü gerçekleştirilecek. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden alanında uzman akademisyenler, Kur’an-ı Kerim ışığında aile, evlilik, ebeveynlik, huzur ve toplumsal değerler üzerine sunumlar yapacak.</p>
<p><b>AÇILIŞ KONUŞMASI PROF. DR. MEHMET EMİN AY’DAN</b></p>
<p>Sempozyum, Prof. Dr. Mehmet Emin Ay’ın “Kur’an-ı Kerim’de Aile” konulu konuşmasıyla başlayacak. Üç oturumdan oluşacak sempozyumda İstanbul, Iğdır, Yalova, Cumhuriyet ve Kocaeli Üniversitelerinden akademisyenler yer alacak. Oturumlarda “Kur’an’da Aile İçi Nezaket Kuralları”, “Sabır, Merhamet ve Fedakârlık Boyutuyla Kur’an’da Anne”, “Kur’an’a Göre Babalık Anlayışı”, “Kur’an’da Aile ve Din Eğitimi” gibi başlıklar ele alınacak.</p>
<p><b>AİLE KURUMUNUN KUR’AN’DAKİ YERİ</b></p>
<p>Etkinlik, aile kurumunun Kur’an’daki yeri, değerler sistemi ve modern dünyadaki yansımaları üzerine kapsamlı bir bakış sunmayı amaçlıyor. Aile içi iletişimden ebeveyn rollerine, toplumsal huzurdan ahlaki değerlere kadar birçok konu Kur’an ayetleri çerçevesinde değerlendirilecek. Bu sempozyumla aile kurumunun güçlenmesine katkı sunulması ve Kur’an’ın rehberliğinde toplumsal değerlere dikkat çekilmesi hedefleniyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aile-kavramina-kuran-penceresinden-bakis-587990">Aile kavramına Kur&#8217;an penceresinden bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yenişehir Belediyesinden &#8220;Kadın Sağlığı ve Otizme Çok Yönlü Bir Bakış&#8221; semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yenisehir-belediyesinden-kadin-sagligi-ve-otizme-cok-yonlu-bir-bakis-semineri-586387</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 13:13:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinden]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[otizme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yenişehir]]></category>
		<category><![CDATA[yönlü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586387</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yenişehir Belediyesi, toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim ve farkındalık çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehir-belediyesinden-kadin-sagligi-ve-otizme-cok-yonlu-bir-bakis-semineri-586387">Yenişehir Belediyesinden &#8220;Kadın Sağlığı ve Otizme Çok Yönlü Bir Bakış&#8221; semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yenişehir Belediyesi, toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim ve farkındalık çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Bu kapsamda düzenlenen “Kadın Sağlığı ve Otizme Çok Yönlü Bir Bakış Semineri”, Yenişehir Akademi Konferans Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Seminere, Cumhuriyet Halk Partisi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka da katıldı.<br />Mersin Olba Rotary Kulübü, Neşeli Çocuklar Akademi, Otizme Umut Derneği iş birliğiyle yapılan ve moderatörlüğünü Julide Güzel’in üstlendiği seminerde, kadın sağlığı ve otizm konuları farklı disiplinlerden uzmanlar tarafından çok yönlü olarak ele alındı. Kişisel Gelişim Uzmanı Güray Gökal, bireysel iletişim farkındalığı ve mikro ifadeler üzerine yaptığı sunumda, otizmli bireylerdeki iletişim farklılıklarını örneklerle anlattı. Gökal, yüz ifadelerinin doğru analiz edilmesinin sosyal ilişkilerde ve özel gereksinimli bireylerle sağlıklı iletişim kurmada kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Serhat Kala, otizm spektrum bozukluğu hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. Kala, otizmli bireylerin ailelerinin günlük yaşamda karşılaştıkları zorluklara değinerek çözüm odaklı öneriler sundu.<br />Uzman Diyetisyen Özge Karaaslan, kadın sağlığında doğru beslenmenin önemine dikkat çekerken, Fizyoterapist Aslı Kuzu Aktoprak da kadınların fiziksel sağlıklarını korumaya ve yaşam kalitelerini artırmaya yönelik bilgiler verdi. Seminerin temel amacı, kadın sağlığı ve otizm konularında toplumsal farkındalığı artırmak, bireysel bilinç düzeyini yükseltmek ve otizmli bireylerin ailelerine destek olmak olarak açıklandı. Katılımcılar, beslenmeden psikolojik desteğe, kişisel farkındalıktan fizyoterapiye kadar birçok alanda bilgi edindi.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehir-belediyesinden-kadin-sagligi-ve-otizme-cok-yonlu-bir-bakis-semineri-586387">Yenişehir Belediyesinden &#8220;Kadın Sağlığı ve Otizme Çok Yönlü Bir Bakış&#8221; semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazar Ayçil&#8217;den okuyucularına &#8220;açık&#8221; tavsiye</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yazar-aycilden-okuyucularina-acik-tavsiye-581580</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Oct 2025 10:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayçil]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[okuyucularına]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiye]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581580</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Kitap Fuarı’nda “Açık yapıt ve okurun yazarlaşması” konusuyla katılımcılarını bir araya getiren Yazar Ali Ayçil, açık ve kapalı yapıt arasındaki farkı anlatarak “Hayatınızın her alanında açık olun” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazar-aycilden-okuyucularina-acik-tavsiye-581580">Yazar Ayçil&#8217;den okuyucularına &#8220;açık&#8221; tavsiye</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Kitap Fuarı’nda “Açık yapıt ve okurun yazarlaşması” konusuyla katılımcılarını bir araya getiren Yazar Ali Ayçil, açık ve kapalı yapıt arasındaki farkı anlatarak “Hayatınızın her alanında açık olun” dedi.</p>
<p><b>“ÇOCUKLARIMIZI KAPALI CÜMLELERLE BÜYÜTMEYELİM”</b></p>
<p>Açık yapıtın hayatımızdaki ve insan ilişkilerindeki önemine değinen Ali Ayçil, “Kapalı cümlelerle ne kadar muhatap olursak yorumlama, aksi düşünme imkanımız elimizden alınıyor. Örneğin çocuklarımıza ne kadar kapalı cümle kurarsak çocuklar o kadar zayıf yetişir. Açıklık sizi ömrünüzün sonuna kadar taze tutar. Açıklık ve kapalılık meselesi sadece edebiyatın değil, hayatın ve demokratik kişiliğin ve demokratik toplumun da önemli bir meselesidir. Bunu, günlük siyaset üzerinden düşünmeyin. Bir insan açık yapıt düzeninde yetişmemişse yanlış düşünceleri hakikatmiş gibi sürdürebilir” dedi.</p>
<p><b>“SEVGİLİNİN YANDAN BAKIŞIDIR AÇIK YAPIT”</b></p>
<p>“Kapalı sistemlerde yazar size faşizan bir şekilde düşünme payı bırakmadan doğruyu ve yanlışı başlangıçta önünüze koyar” diyen Ayçil, “Yazarın direktiflerine eşlik etmekten başka bir şey yapamazsınız. Bana deseniz ki açık yapıt nedir? Size sevgilinin yandan bakışı olduğunu söylerim. Bir ayrılık anında yandan bakış tamamen açık yapıtı anlatır. Bu bakışın ne anlama geldiğini anlayamayıp düşünmeye başlarız. Açık yapıt da bizi buna sürükler. Sevgiliyle buluşmayı beklemeyiz, sabaha kadar yandan bakışın ne anlama geldiğini çözmeye çalışırız. Büyük yapıtlar, büyük yazarlar önümüze meseleler koyar. Açık yapıt zihinsel yaratıcılığımıza da katkıda bulunur. İhtimalleri içerisinde barındırır” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>“KAPALI SÖYLEMLER SİZİ OLTADAKİ BALIK YAPAR”</b></p>
<p>Okurlarına hayatın her alanında açık olmayı tavsiye eden Ayçil, “Açık yapıtları 35 yaşınızda okurken farklı, 45 yaşında okurken farklı düşünürsünüz. Açık yapıt okuru sadece ciddiye almaz onu gölge yazara da dönüştürür. Siz kitap okurken o metni üretmeye de başlarsınız. Sizi zindeleştirir. Bunlar günlük hayatta, insani ilişkilerde, toplumsal hayatta çok önemlidir. Mesela Gazze için dünyanın her yerinden ortaya dökülen insanlar… Kapalı yapıtlara boyun eğmeyip “Hayır benim bazı kararlarım var” diyerek yola çıkıyor. O yüzden açık yapıt her zaman daha sağlıklıdır. Hayatınızda kapalı söylemler fazlaysa muhtemelen oltadaki balıksınız” diyerek konuşmasını tamamladı. Söyleşi soru cevap şeklinde devam etti.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazar-aycilden-okuyucularina-acik-tavsiye-581580">Yazar Ayçil&#8217;den okuyucularına &#8220;açık&#8221; tavsiye</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genç Bakış Organize Sanayi Bölgesi Ortaokulunda Yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genc-bakis-organize-sanayi-bolgesi-ortaokulunda-yapildi-579676</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 13:44:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[alper]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[inegöl]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerle]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[organize]]></category>
		<category><![CDATA[ortaokulunda]]></category>
		<category><![CDATA[osb]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[taban]]></category>
		<category><![CDATA[yapıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579676</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban’ın gençlerin fikirlerinin şehre doğrudan yansıması adına okullarda yaptığı Genç Bakış buluşmaları, bu hafta iki öğrencinin daveti üzerine Organize Sanayi Bölgesi Ortaokulunda yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genc-bakis-organize-sanayi-bolgesi-ortaokulunda-yapildi-579676">Genç Bakış Organize Sanayi Bölgesi Ortaokulunda Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban’ın gençlerin fikirlerinin şehre doğrudan yansıması adına okullarda yaptığı Genç Bakış buluşmaları, bu hafta iki öğrencinin daveti üzerine Organize Sanayi Bölgesi Ortaokulunda yapıldı.</p>
<p>İnegöl’ün geleceğini ortak akıl ile şekillendiren İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban’ın özellikle gençlerin vizyon ve fikirlerinden faydalanmak adına geçtiğimiz yıl lise düzeyindeki okullarda başlattığı “Genç Bakış” buluşmaları bu yıl devam ediyor. Şehre gençlerin gözünden bakmayı sağlayan programlar dizisi İnegöl adına çok faydalı fikirlerin üretildiği sohbetlere dönüşürken, yaz tatilinin ardından Genç Bakış buluşmaları geçtiğimiz hafta Okyanus Koleji ile start almıştı. Bu hafta sosyal medyadan Anıl Mustafa ve Melek isimli iki öğrencinin daveti üzerine Başkan Taban Organize Sanayi Bölgesi Ortaokulunda öğrencilerle buluştu.</p>
<p><b>SINIFLARI ZİYARET EDEREK ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU</b></p>
<p>Başkan Alper Taban’ın öğrencilerle bir araya gelip gençlerin fikir ve önerilerini dinlediği, aynı zamanda öğrencilerin eleştirilerine yanıt verip isteklerini de tek tek not aldığı Genç Bakış Programları kapsamında Organize Sanayi Bölgesi Ortaokuluna gelen Başkan Taban hem sınıfları ziyaret etti hem de öğrencilerle düzenlenen oturumda bir araya geldi.</p>
<p><b>AMACIMIZ ÖĞRNECİLERİMİZİN BEKLENTİLERİNİ DİNLEMEK</b></p>
<p>Sınıf ziyaretleri sonrası Başkan Taban öğrencilerle okulun çok amaçlı salonunda buluştu. Programda öğrencilerle birlikte okul idarecileri ve öğretmenler de yer aldı. Öğrencilerle yapılan buluşmada ziyaretin amacından söz eden Başkan Alper Taban, “Geçtiğimiz yıl Genç Bakış Buluşmaları adı altında bu programlarımızı başlattık. Bu yıl da yeni eğitim öğretim yılıyla beraber sürdürüyoruz. Aslında format lise düzeyi okullarımıza yönelik, ancak iki öğrencimizin daveti üzerine bugün burada sizlerleyiz. Bu buluşmalarda amacımız şehirle ilgili beklentileriniz nelerdir? Neyi eksik görüyorsunuz? İnegöl’de ve mahallenizde ne görmek istiyorsunuz? Bunun gibi konularda öğrencilerimizin beklentilerini almak istiyoruz. Bu buluşmaları bunun için yapıyoruz” dedi.</p>
<p><b>SİZLERDEN BEKLENTİMİZ BÜYÜK</b></p>
<p>Konuşmasında öğrencilere gelişen dünya ve değişen şartlarla ilgili de deneyimlerini aktaran Başkan Taban, özellikle gençlerden beklentilerinin yüksek olduğuna da vurgu yaparak “Bugün gelişen teknolojiyle beraber bilgi artık parmaklarımızın ucunda. Ama doğru ve faydalı kullanım tarafında kalmak durumundayız. Teknolojiyi sadece tüketen değil, aynı zamanda üreten tarafta olabilmeliyiz. Bu noktada sizler bizim ümidimiz, umudumuzsunuz. Geleceğimiz, bu ülkenin ve bu milletin geleceği sizlersiniz. Okulumuz da çok kıymetli bir okul. Çok değerli idareci ve öğretmenlerimiz var. Başarılı öğrencilerimiz var. Bu vesileyle sizlere çok güveniyoruz. Bu okuldan çok güzel hikayeler, başarılar çıkabilir. Bundan şüphemiz yok” diye konuştu.</p>
<p>Başkan Taban’ın konuşmasının ardından mikrofon öğrencilere, öğretmenlere ve okul idarecilerine uzatıldı. Özellikle öğrenciler, şehirle ilgili tavsiye, talep ve şikayetlerini dile getirerek merak ettikleri konuları Başkan Alper Taban’a sordular. Bu sorular üzerine istişareler yapılarak fikir alışverişinde bulunuldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genc-bakis-organize-sanayi-bolgesi-ortaokulunda-yapildi-579676">Genç Bakış Organize Sanayi Bölgesi Ortaokulunda Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Alien&#8217; Serisine Özgün Bakış Açısı Getiren Yeni Bilimkurgu Dizisi &#8216;Alien: Earth&#8217;, Şimdi Sadece Disney+&#8217;ta Yayında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alien-serisine-ozgun-bakis-acisi-getiren-yeni-bilimkurgu-dizisi-alien-earth-simdi-sadece-disney-ta-yayinda-563454</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2025 10:39:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alien]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[bilimkurgu]]></category>
		<category><![CDATA[disneyta]]></category>
		<category><![CDATA[dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[earth]]></category>
		<category><![CDATA[getiren]]></category>
		<category><![CDATA[özgün]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[serisine]]></category>
		<category><![CDATA[şimdi]]></category>
		<category><![CDATA[yayında]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563454</guid>

					<description><![CDATA[<p>‘Alien’ serisinin takipçilerine yepyeni bir heyecan sunan ve bu seriyle ilk defa tanışacaklar için yeni bilimkurgu dizisi ‘Alien: Earth’, bugünden itibaren ilk 2 bölümüyle sadece Disney+’ta seyircilerle buluşuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alien-serisine-ozgun-bakis-acisi-getiren-yeni-bilimkurgu-dizisi-alien-earth-simdi-sadece-disney-ta-yayinda-563454">&#8216;Alien&#8217; Serisine Özgün Bakış Açısı Getiren Yeni Bilimkurgu Dizisi &#8216;Alien: Earth&#8217;, Şimdi Sadece Disney+&#8217;ta Yayında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>‘Alien’ </strong>serisinin takipçilerine yepyeni bir heyecan sunan ve bu seriyle ilk defa tanışacaklar için yeni bilimkurgu dizisi <strong>‘Alien: Earth’</strong>, bugünden itibaren ilk 2 bölümüyle sadece <strong>Disney+</strong>’ta seyircilerle buluşuyor. İzleyicileri neredeyse 100 yıl sonrasına, 2120 yılına götüren dizinin serinin önceki yapımlarından en büyük ve ona “ilk” unvanı kazandıran ayrımı diziseverler uzaya veya farklı bir evrene değil, dünya üzerinde zaman atlaması yaşıyor. </p>
<p>8 bölümden oluşan dizide dünya, beş şirket tarafından yönetiliyordur: Prodigy, Weyland-Yutani, Lynch, Dynamic ve Threshold. Bu Kurumsal Çağ’da sibernetik organizmalar (hem biyolojik hem de yapay parçalara sahip insanlar) ve sentetikler (yapay zekaya sahip insansı robotlar) insanlarla birlikte varlığını sürdürmeye çalışıyordur. Ancak Prodigy Corporation’ın kurucusu ve CEO’su yeni bir teknolojik ilerlemeyi başardığında bu sakin gözüken ancak tehlikeli ve öngörülemez oyuna melezler (insan bilinciyle aşılanmış insansı robotlar) dahil olacaktır. Wendy adlı ilk melez prototip, ölümsüzlük yarışında yeni bir başlangıcı da işaret edecek ve Weyland-Yutani’nin uzay gemisi Prodigy Şehri’ne çarpınca Wendy ve diğer melezler, kimsenin hayal dahi edemeyeceği kadar korkunç, gizemli yaşam formlarıyla karşılaşıyorlar. </p>
<p>Efsanevi 1979 yapımı <strong>‘Alien’ </strong>filminin 2 sene öncesinde geçen dizi, <strong>Noah Hawley</strong>’nin hayalgücünden çıkarken, serinin yapımcıları arasında <strong>Ridley Scott </strong>da yer alıyor. </p>
<p><strong>Sydney Chandler,</strong> <strong>Alex Lawther, Timothy Olyphant, Essie Davis, Samuel Blenkin, Babou Ceesay, David Rysdahl, Adrian Edmondson, Adarsh Gourav, Jonathan Ajayi, Erana James, Lily Newmark, Diem Camille </strong>ve <strong>Moe Bar-El </strong>gibi uluslararası bir oyuncu kadrosuna sahip <strong>‘Alien: Earth’</strong>, bugünden itibaren deneyim niteliğindeki seyir zevki için sadece <strong>Disney+</strong>’taki yerini aldı. Dizinin yeni bölümleri her Çarşamba platformda yayında olacak. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alien-serisine-ozgun-bakis-acisi-getiren-yeni-bilimkurgu-dizisi-alien-earth-simdi-sadece-disney-ta-yayinda-563454">&#8216;Alien&#8217; Serisine Özgün Bakış Açısı Getiren Yeni Bilimkurgu Dizisi &#8216;Alien: Earth&#8217;, Şimdi Sadece Disney+&#8217;ta Yayında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Erasmus Yapan Öğrenciler Yalnızca Ülke Değil, Bakış Açısı Değiştiriyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/erasmus-yapan-ogrenciler-yalnizca-ulke-degil-bakis-acisi-degistiriyor-562356</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 09:39:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[değiştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[erasmus]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yapan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562356</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erasmus+ ve diğer değişim programlarının öğrencilere sunduğu katkıların önemine dikkat çeken Prof. Dr. Yeşim Ekinci, “Günümüzde uluslararası deneyim artık bir lüks değil, zorunluluk haline geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erasmus-yapan-ogrenciler-yalnizca-ulke-degil-bakis-acisi-degistiriyor-562356">&#8220;Erasmus Yapan Öğrenciler Yalnızca Ülke Değil, Bakış Açısı Değiştiriyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erasmus+ ve diğer değişim programlarının öğrencilere sunduğu katkıların önemine dikkat çeken Prof. Dr. Yeşim Ekinci, “Günümüzde uluslararası deneyim artık bir lüks değil, zorunluluk haline geldi. Değişim programlarından yararlanan öğrencilerimiz yalnızca ülke değil, bakış açısı değiştiriyor. Bu programlar, öğrencilere akademik vizyon kazandırmanın yanı sıra, kültürel ve kişisel anlamda da büyük bir dönüşüm sağlıyor” diye konuştu.</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Uluslararası Akademik İlişkiler Koordinatörü Prof. Dr. F. Yeşim Ekinci, Erasmus+ ve diğer değişim programlarının öğrencilere sunduğu katkıları anlattı. </p>
<p>Yeditepe Üniversitesi’nin temel stratejilerinden birinin uluslararasılaşma olduğunu belirten Prof. Dr. Ekinci, “Amacımız dünyayla etkileşim hâlinde olan, kültürel açıdan donanımlı bireyler yetiştirmek. Erasmus+ başta olmak üzere çok sayıda uluslararası program ve ikili iş birliği ile öğrencilerimize bu vizyonu kazandırıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Avrupa’dan Asya’ya Uzanan İş Birliği Ağı</strong></p>
<p>Yeditepe Üniversitesi’nin Avrupa genelinde geniş bir iş birliği ağı oluşturduğuna işaret eden Prof. Dr. Ekinci, “Bugüne kadar Avrupa’nın çok sayıda ülkesindeki yükseköğretim kurumlarıyla başarılı değişim programları yürüttük ve öğrenci hareketliliğinde istikrarlı bir artış yakaladık. Avrupa dışındaki kıtalarla yapılan ikili anlaşmalar sayesinde de uluslararası ağımızı her geçen gün genişletiyoruz. Böylece öğrencilerimize yalnızca Avrupa ile sınırlı kalmayan, çok boyutlu ve zengin bir uluslararası deneyim sunuyoruz” diye konuştu. </p>
<p><strong>“Kariyerlerine de Katkı Sağlıyor”</strong></p>
<p>Değişim programlarının öğrenciler üzerindeki etkisinin çok yönlü olduğuna dikkat çeken Ekinci, “Yurt dışında eğitim gören öğrencilerimiz farklı bir kültür, başka bir dil, yeni bir sosyal çevre ve farklı bir eğitim sistemiyle tanışıyor. Bu deneyim, kişisel gelişimlerine olduğu kadar kariyer yolculuklarına da doğrudan katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>Başvuru Süreci Adım Adım Destekleniyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Ekinci, Erasmus programına başvuru sürecinin, üniversitenin Uluslararası Değişim ve İş Birliği Ofisi tarafından desteklendiğini belirterek, “Başvurudan hibeye kadar tüm aşamalar planlı ve kolay bir şekilde ilerliyor. Süreç boyunca öğrencilere danışmanlık hizmeti sunuyoruz. Yurt dışı eğitim deneyimi öğrenci ile birlikte ailesi için de bir süreç. Özellikle ilk kez yurt dışına çıkacak öğrenciler için aile desteği büyük önem taşıyor” dedi.</p>
<p><strong>Yaratıcı Alanlara İlgi Artıyor</strong></p>
<p>Erasmus+ programının tüm bölümlere açık olduğunu belirten Ekinci, sözlerini şöyle sürdürdü:<br /> “Bazı alanlar daha yoğun ilgi görüyor. Özellikle sosyal bilimler, idari bilimler ve mühendislik gibi geleneksel olarak güçlü alanlar aktifliğini korurken, son yıllarda sanat, tasarım ve gastronomi gibi yaratıcı alanlardan gelen başvurularda da önemli bir artış gözlemleniyor.” </p>
<p><strong>Dijitalleşme ile Yeni Dönem Başladı</strong></p>
<p>Dijitalleşmenin de hızlanmasıyla birlikte, online dersler ve sanal değişim programlarının, coğrafi sınırları ortadan kaldırdığını anımsatan Prof. Dr. Ekinci, bu sayede üniversitelerin öğrencilere daha kapsayıcı ve esnek eğitim modelleri sunduğunu anımsattı. Ekinci “2025-2026 döneminde dijital yeterliliği yüksek, daha esnek bir sistem öne çıkacaktır” dedi. </p>
<p><strong>“Uluslararası Deneyim Artık Lüks Değil, Zorunluluk”</strong></p>
<p>Üniversite adaylarına da seslenen Prof. Dr. Yeşim Ekinci, “Günümüzde uluslararası deneyim artık bir lüks değil, zorunluluk haline geldi. Üniversite seçiminizi yaparken, kurumun sunduğu değişim ve hareketlilik programlarını mutlaka değerlendirin. Çünkü bu programlar, sadece bir diploma kazandırmakla kalmaz; aynı zamanda sizi global dünyaya hazırlayan, dünya vatandaşı bilinci kazandıran eşsiz fırsatlardır.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erasmus-yapan-ogrenciler-yalnizca-ulke-degil-bakis-acisi-degistiriyor-562356">&#8220;Erasmus Yapan Öğrenciler Yalnızca Ülke Değil, Bakış Açısı Değiştiriyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geçmişin Mirasına, Geleceğin Gözünden Bir Bakış</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gecmisin-mirasina-gelecegin-gozunden-bir-bakis-560917</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 17:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişin]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin]]></category>
		<category><![CDATA[gözünden]]></category>
		<category><![CDATA[mirasına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560917</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Nevşehir Belediyesi Meryem Ana Kilisesi 2 farklı sanat projesine ev sahipliği yapıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gecmisin-mirasina-gelecegin-gozunden-bir-bakis-560917">Geçmişin Mirasına, Geleceğin Gözünden Bir Bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Nevşehir Belediyesi Meryem Ana Kilisesi 2 farklı sanat projesine ev sahipliği yapıyor. 02 Ağustos 2025 tarihi itibariyle başlayan “Medeniyetlerin Mirası” ve “Matraki Bir Osmanlı Yıldızı” projeleri 10 Ağustos 2025 tarihine kadar sanatseverlere açık olacak. Bu proje yalnızca bir sanatsal anlatım değil; aynı zamanda bir sorumluluk çağrısı olarak bildirilirken binlerce yılın tanığı olan kültürel ve doğal miraslarımızı korumak, anlatmak ve dünyaya aktarmak, hepimizin ortak kültürel görevidir çağrısı yapıldı. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Medeniyetlerin Mirası”, UNESCO Dünya Miras Listesi&#8217;nde yer alan ülkemizin evrensel değere sahip varlıklarını görünür kılmak; Geçici Liste&#8217;deki miraslarımızın ise uluslararası düzeyde tanınmasına ve kalıcı olarak tescillenmesine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirilmiş çok katmanlı bir sanat projesidir. Topraklarımızdaki kadim tarihin önemli yapı ve bölgelerini dijital sanatla birleştiren bu serginin ilk etabında, UNESCO Dünya Mirasları listesinde yer alan İstanbul, Nevşehir, Gaziantep, Çanakkale ve Mardin&#8217;in kültürel belleği, dijital sanat aracılığıyla çağdaş bir görsel dile kavuşuyor. Ressam Kadir Akyol’un özgün yorumlarıyla her şehir, kendine özgü bir tarihî figürün portresiyle temsil ediliyor; bu portrelerin iç katmanlarında ise o şehre ait UNESCO listelerinde bulunan dönem yapıları, doğal varlıklar, somut olmayan kültürel değerler, hikayeler ve destanlar resmediliyor. Sanatçı, Fatih Sultan Mehmet’in siluetinde Ayasofya’nın kubbesinden Topkapı Sarayı’nın avlusuna uzanan bir zaman tüneli kuruyor; Truva Atı&#8217;nın gövdesinden İlyada’nın mitlerine ve Çanakkale Savaşları’nın izlerine dek uzanan bir anlatı diliyle çalışıyor. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>III. Tiglat-Pileser’in portresinde Asur’dan günümüze uzanan çok katmanlı hafıza yapıları canlanıyor. Hacı Bektaş-ı Veli’nin “aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar” fikri vücut buluyor. Zeugma’nın sessiz mozaiklerinde ise geçmiş, bugüne fısıldıyor. Her bir eserin içinde, taşlara gizlenmiş bir şiir, renklere kazınmış bir medeniyet saklı. Yerel dokuma teknikleri ve geleneksel motiflerle zenginleşen yüzeyler, izleyiciyi hem görsel hem de duyusal bir kültürel yolculuğa davet ediyor. Öncelikle topraklarımızdaki sonrasında insanlık tarihine iz bırakan tüm coğrafyalardaki miraslar, yeni ve yaratıcı formlarla yeniden yorumlanarak yapay zekâ destekli videolarla buluşuyor. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Bu sayede tarihsel anlatım, dijital bir deneyime dönüşüyor; izleyici ise geçmişi yalnızca görmekle kalmayıp, bugünün alışkanlıklarıyla deneyimleyerek daha derinden hissetmeye davet ediliyor. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen, Avrupa Festivaller Birliği (EFA) üyesi, Türkiye Kültür Yolları Festivalleri kapsamında gerçekleştirilmek üzere UNESCO Sivil Toplum Kuruluşları 2025 adayı olan İKASD İstanbul Kültürlerarası Sanat Diyalogları Derneği tarafından projelendirilen ‘’Medeniyetlerin Mirası’’ projesi 2026 yılı itibari ile dünyanın farklı merkezlerinde sergilenerek Türkiye’nin tanıtımı adına önemli bir misyon üstlenecek.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gecmisin-mirasina-gelecegin-gozunden-bir-bakis-560917">Geçmişin Mirasına, Geleceğin Gözünden Bir Bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Victoria dönemi Britanya&#8217;sına edebi bakış: &#8220;İngiltere Üzerine Notlar&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/victoria-donemi-britanyasina-edebi-bakis-ingiltere-uzerine-notlar-560845</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 13:39:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[britanyasına]]></category>
		<category><![CDATA[dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[edebi]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere]]></category>
		<category><![CDATA[notlar]]></category>
		<category><![CDATA[üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[victoria]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560845</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), “İngiltere Üzerine Notlar” isimli kitabı okurlarıyla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/victoria-donemi-britanyasina-edebi-bakis-ingiltere-uzerine-notlar-560845">Victoria dönemi Britanya&#8217;sına edebi bakış: &#8220;İngiltere Üzerine Notlar&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), </strong><em><strong>“İngiltere Üzerine Notlar”</strong></em><strong> isimli kitabı okurlarıyla buluşturuyor. Modern eleştirinin kurucu adımlarından biri sayılan, edebî metni tarihsel, toplumsal ve kültürel bağlamı içinde değerlendirme yaklaşımının öncülerinden Hippolyte Taine tarafından kaleme alınan bu eser, yazarın 1861-1862 yıllarında gerçekleştirdiği İngiltere seyahati sırasında yaptığı gözlemlere dayanıyor. Victoria dönemi Britanya’sının toplumsal yapısını, kent yaşamını, ahlaki değerlerini ve gündelik hayatını derinlikli bir bakışla ele alan kitap, okuyucuya bir medeniyetin zihin haritasını tüm ayrıntılarıyla sunuyor. Taine’in keskin gözlem gücüyle şekillenen </strong><em><strong>“İngiltere Üzerine Notlar”</strong></em><strong>, yalnızca bir seyahat anlatısı değil; aynı zamanda 19. yüzyıl İngiliz toplumunu anlamak için değerli bir düşünsel rehber niteliği taşıyor.</strong></p>
<p>VBKY’nin edebiyat kitaplığı, Hippolyte Taine’in kaleme aldığı, Uzay Özgülenç’in Türkçeye çevirdiği <em>“İngiltere Üzerine Notlar”</em> ile genişlemeye devam ediyor. Edebî eserleri yorumlarken geliştirdiği “ırk, çevre ve zaman” ilkesiyle yalnızca Avrupa’da değil, 19. yüzyıl Osmanlı edebiyat ve eleştiri çevrelerinde de derin etkiler bırakan Hippolyte Taine, edebiyatı tarihsel, toplumsal ve kültürel bağlamı içinde değerlendirme yaklaşımıyla modern eleştirinin öncülerinden biri kabul ediliyor. Taine’in 1861-1862 yıllarında gerçekleştirdiği İngiltere seyahatine dair gözlemlerinden oluşan bu çalışma, Victoria dönemi Britanya’sının toplumsal yapısını, kent yaşamını, ahlaki değerlerini ve gündelik hayatını derinlemesine inceliyor. Bir medeniyetin zihin haritasını çizen <em>“İngiltere Üzerine Notlar”</em>, yalnızca İngiliz toplumunu gözlemlemekle kalmıyor; Taine’in dikkatli ve karşılaştırmalı Fransız bakışı, kendi ülkesinin ve yaşadığı çağın toplumsal yapısına da ayna tutuyor. Dönemin alışkanlıklarını, sınıf ilişkilerini ve çalışma ahlakını çok katmanlı bir perspektifle ele alan kitap, edebî olduğu kadar düşünsel bir derinliğe de sahip. Fransızcadan yapılan çeviriyle ilk kez Türkçeye kazandırılan bu klasik, VakıfBank Kültür Yayınları etiketiyle okurlarla buluşuyor.</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“James’s Park gerçek bir taşra, İngiliz taşrasıdır. Devasa kadim ağaçlar, gerçek çayırlar, ördekler ve su kuşlarıyla dolu büyük bir gölet, inekler ve koyunlar kapalı bir alanda, her zaman taze olan otlarla beslenirler. Westminster Abbey’i çevreleyen dar yeşil alanda bile koyunlar vardır. Bu insanların kırsal yaşamı yürekten sevdiklerine kanaat getirirsiniz. Bundan emin olmak ve kanıtlarını bulmak için Chaucer’dan Shakespeare’e, Thomson’dan Wordsworth ve Shelley’e kadar edebiyatlarını okumak yeterlidir.”</em></p>
<p><strong>Yazar Hakkında;</strong> </p>
<p>Fransız eleştirmen ve tarihçi. 21 Nisan 1828’de Vouziers (Ardenne)’de doğmuş, 5 Mart 1893’te Paris’te hayatını kaybetmiştir. İlk öğrenimini Rethel ve Paris’te tamamlar; yirmi yaşında École Normale Supérieure’e girer. Spinoza ve Hegel’e hayranlık duyar; doğa bilimlerine ise derin bir tutkuyla bağlanır. Taine, 19. yüzyılın en saygın ahlaki figürlerinden biri olarak kabul edilir. Bilime duyduğu karşılıksız bağlılık, yaşamı boyunca sürer. Fransız Devrimi’nin destansı anlatısını sorgulama cesareti göstererek edindiği itibarı riske atar. Felsefi düşüncesi, Alman idealizmi ile İngiliz pozitivizmi arasında bir sentez kurmaya çalışır; özgün bir kuramcı olmaktan çok, parlak bir yorumlayıcı olarak öne çıkar. Fransız düşüncesinin, Anglo Germen düşüncenin tek yanlılıklarını dengelemek ve bu düşüncelerin canlı sonuçlarını yaymakla yükümlü olduğuna inanır. Estetik anlayışında başlangıçta Hegelci temelleri esas alır, ancak zamanla bu yaklaşımı natüralist öğelerle harmanlar. Irk, çevre ve tarihsel an gibi sanatı belirleyen etkenler üzerine kurduğu teori ve sanatsal değerlerin hiyerarşisine dair görüşleriyle tanınır; her ne kadar bu fikirler modern estetik tarafından eleştirilse de birey psikolojisinden çok tarihsel tiplerin çözümlemesindeki yetkinliğiyle dikkat çeker. Sanat, devlet ve toplumsal kurumlar üzerine yürüttüğü çözümlemelerle 19. yüzyıl düşünce dünyasında kalıcı bir iz bırakır.</p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: İngiltere Üzerine Notlar</strong></p>
<p><strong>Yazar: Hippolyte Taine</strong></p>
<p><strong>Türkçesi: Uzay Özgülenç</strong></p>
<p><strong>Kategori: Edebiyat</strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Makbule Oğuz</strong></p>
<p><strong>Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan </strong></p>
<p><strong>Proje Editörü: Dr. Hazal Bozyer</strong></p>
<p><strong>Son Okuma: Ergin Ali</strong></p>
<p><strong>Sayfa Sayısı: 345</strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/victoria-donemi-britanyasina-edebi-bakis-ingiltere-uzerine-notlar-560845">Victoria dönemi Britanya&#8217;sına edebi bakış: &#8220;İngiltere Üzerine Notlar&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Faridawaty Darland Atjeh: Geleceğe Engelsiz ve Stratejik Bir Bakış</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-faridawaty-darland-atjeh-gelecege-engelsiz-ve-stratejik-bir-bakis-555478</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2025 19:42:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[atjeh]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[darland]]></category>
		<category><![CDATA[engelsiz]]></category>
		<category><![CDATA[faridawaty]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğe]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=555478</guid>

					<description><![CDATA[<p>Endonezya Halk Temsilcileri Meclisi üyesi ve Kalimantan Tengah bölgesi temsilcisi Faridawaty Darland Atjeh, Türkiye ile Endonezya arasındaki diplomatik, ekonomik ve kültürel ilişkileri pekiştiren çok yönlü bir ziyaret kapsamında İstanbul’da temaslarını sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-faridawaty-darland-atjeh-gelecege-engelsiz-ve-stratejik-bir-bakis-555478">Türkiye&#8217;de Faridawaty Darland Atjeh: Geleceğe Engelsiz ve Stratejik Bir Bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Endonezya Halk Temsilcileri Meclisi üyesi ve Kalimantan Tengah bölgesi temsilcisi Faridawaty Darland Atjeh, Türkiye ile Endonezya arasındaki diplomatik, ekonomik ve kültürel ilişkileri pekiştiren çok yönlü bir ziyaret kapsamında İstanbul’da temaslarını sürdürüyor.</p>
<p>Türkiye-Endonezya ilişkilerini yalnızca devletlerarası değil, halklar arası ortaklıklar düzeyinde geliştirmeyi amaçlayan Faridawaty, İstanbul’da bir dizi görüşme, saha ziyareti ve sosyal sorumluluk etkinliği gerçekleştirdi.</p>
<p><strong>TİCARİ DİPLOMASİDE YENİ DÖNEM: GARANTÖRLÜK VE ORTAK DENETİM MODELİ</strong></p>
<p>Faridawaty Darland Atjeh’in öncülüğünde geliştirilen Türkiye-Endonezya Ticari İletişim ve İşbirliği Ofisi (İstanbul) aktif hale gelirken, Jakarta merkezli denetim ofisi de kurulma aşamasına geldi. Bu çift merkezli yapı; ticari denetim, yatırımcı eşleştirme, garanti sistemleri, yasal uyum ve kültürel hassasiyet temelli ortaklıklar için zemin oluşturuyor. Hedef, iki ülke arasındaki dış ticaret hacmini orta vadede 10 milyar dolara taşımak.</p>
<p><strong>ENGELSİZ DÜNYA VİZYONU: TÜRKİYE’DE YÜREKLERE DOKUNAN ZİYARET</strong></p>
<p>Faridawaty Darland Atjeh’in Türkiye ziyaretinde en anlamlı duraklardan biri, Küçükçekmece Belediyesi Rehabilitasyon ve Engelliler Merkezi oldu. Belediye Başkanı Kemal Çebi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmada, Türkiye Milletvekili Serkan Bayram da hazır bulundu.</p>
<p>Bu kapsamda, “Engelsiz Dünya: Sınırların Ötesindeki Ses” başlığıyla düzenlenen programda, Faridawaty Hanım tarafından 5 adet tekerlekli sandalye bağışlandı. Ayrıca, ilerleyen süreçte dağıtılmak üzere 50 bin TL değerinde ek destek de taahhüt edildi.</p>
<p>Serkan Bayram’ın kişisel mücadelesinden ilham alan bu anlamlı iş birliği, Endonezya’da erişilebilirlik yasaları üzerine yürütülen danışmanlık projeleriyle genişletilmektedir. Faridawaty’nin ifadesiyle:</p>
<p>“Bu destek, yalnızca fiziksel engellere değil, zihinlerdeki sınırlara da meydan okumaktır.”</p>
<p><strong>KÜLTÜREL İŞ BİRLİĞİNİN YEREL MODELİ: KÜÇÜKÇEKMECE</strong></p>
<p>Ziyaret süresince, Faridawaty Darland Atjeh ve Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi arasında sürdürülen kültürel protokol de yeniden güçlendirildi. Ortak yürütülen: Kültür festivalleri, Sanatçı değişim programları, Ortak belgesel prodüksiyonları, Belediyeler arası çalışan değişim projeleri İki ülkenin kültürel köprülerini sağlamlaştıran örnek model olarak öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-faridawaty-darland-atjeh-gelecege-engelsiz-ve-stratejik-bir-bakis-555478">Türkiye&#8217;de Faridawaty Darland Atjeh: Geleceğe Engelsiz ve Stratejik Bir Bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Disney+&#8217;ın 2025 Global Dizilerine Hızlı Bakış</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/disney-in-2025-global-dizilerine-hizli-bakis-553230</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jul 2025 11:23:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[disneyın]]></category>
		<category><![CDATA[dizilerine]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=553230</guid>

					<description><![CDATA[<p>Disney+, 2025 yılının ikinci yarısına adım attığımız bu günlerde beklentiyi ve heyecanı yükseltecek yepyeni bir klip paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/disney-in-2025-global-dizilerine-hizli-bakis-553230">Disney+&#8217;ın 2025 Global Dizilerine Hızlı Bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Disney+</strong>, 2025 yılının ikinci yarısına adım attığımız bu günlerde beklentiyi ve heyecanı yükseltecek yepyeni bir klip paylaştı. 60 saniyeden oluşan bu tanıtım videosunda, bu senenin merakla beklenen yeni orijinal serileri ile hayranların favorisi olan içeriklerin yeni sezonlarından kısa anlar yer alıyor. </p>
<p>Yarı Tanrı Percy’nin yeni maceralarına tanık olacağımız ve Aralık 2025’te 2. sezonu platformdaki yerini alacak <strong>‘Percy Jackson and the Olympians’</strong>tan Viktorya Londra’sında epik bir güç mücadelesini ekranlara getiren ve Stephen Graham’in başrolünde olduğu <strong>‘A Thousand Blows’</strong>un yeni sezonuna, daha fazla cinayet, kargaşa ve en çok da kahkahanın yer aldığı <strong>‘Only Murders in the Building’</strong>in 5. sezonundan <strong>Marvel Studios </strong>imzalı yeni dizi <strong>‘Wonder Man’</strong>e pek çok içerikten kısa anlar tanıtım videosunda görülebiliyor. </p>
<p><strong>13 Ağustos</strong>’ta sadece <strong>Disney+</strong>’ta seyredilebilecek merakla beklenen bilimkurgu dizisi <strong>‘Alien: Earth’</strong>, televizyon dünyasının dahi ismi <strong>Ryan Murphy</strong>’nin imzasını taşıyan <strong>‘All’s Fair’, Glen Powell</strong>’lı komedi spor türündeki <strong>‘Chad Powers’, </strong>haksız yere yargılanmasının ardından masumiyetini kanıtlamaya çalışan Amanda Knox’un mücadelesini anlatan <strong>‘The Twisted Tale of Amanda Knox’</strong> ve orijinal film <strong>‘Zombies 4: Dawn of the Vampires’</strong> da bu 60 saniyelik kesitte izleyicilerin iştahını açan içerikler arasında bulunuyor. </p>
<p>2025’in ikinci yarısının çok daha keyifli, hızlı ve heyecan dolu geçeceğinin kanıtı niteliğindeki bu tanıtım videosu ile seyircilerin merakı daha da artacak. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/disney-in-2025-global-dizilerine-hizli-bakis-553230">Disney+&#8217;ın 2025 Global Dizilerine Hızlı Bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğrencilerin gözünden Yaşar Kemal&#8217;in Ağrıdağı Efsanesi&#8217;ne bakış</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ogrencilerin-gozunden-yasar-kemalin-agridagi-efsanesine-bakis-546154</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 13:01:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağrıdağı]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[efsanesine]]></category>
		<category><![CDATA[gözünden]]></category>
		<category><![CDATA[kemalin]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerin]]></category>
		<category><![CDATA[yaşar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546154</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, Yılın Aydını Yaşar Kemal etkinlikleri kapsamında liseli öğrencilere yönelik okuma atölyesi düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ogrencilerin-gozunden-yasar-kemalin-agridagi-efsanesine-bakis-546154">Öğrencilerin gözünden Yaşar Kemal&#8217;in Ağrıdağı Efsanesi&#8217;ne bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Osmangazi Belediyesi, Yılın Aydını Yaşar Kemal etkinlikleri kapsamında liseli öğrencilere yönelik okuma atölyesi düzenledi. Yaşar Kemal’in ‘Ağrıdağı Efsanesi’ kitabının ele alındığı etkinlikte, öğrenciler usta yazar ve eseri hakkında merak ettikleri soruların cevaplarını buldu.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Osmangazi Belediyesi, ‘Yılın Aydını Yaşar Kemal’ projesi kapsamında etkinliklerine devam ediyor. Osmangazililerin Yaşar Kemal’i ve eserlerini yakından tanıma fırsatı bulacağı etkinlikler çerçevesinde okuma atölyesi düzenlendi. Ördekli Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte lise öğrencileri, Yaşar Kemal’in ‘Ağrıdağı Efsanesi’ kitabını okuma ve usta yazar hakkında bilgi sahibi olma olanağı buldu. İletişim Danışmanı Demet Çoraklı’nın konuk olduğu etkinlikte, öğrenciler Yaşar Kemal’in yaşamı, eserleri ve fikirleri hakkında hem bilgi sahibi oldu, hem de merak ettikleri sorulara cevap buldu. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Etkinliğe katılan öğrencilerin ‘Ağrı Dağı Efsanesi’ kitabı hakkındaki sorularını cevaplayan Çoraklı, “Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal’in sözlü gelenekten, özellikle halk hikayelerinden ve destanlardan beslenerek oluşturduğu şiirsel ve epik bir romandır. Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal’in uluslararası alanda tanınmasına büyük katkı sağlamıştır. Roman, birçok dile çevrilerek dünya çapında okuyuculara ulaşmıştır. Bu durum, eserin edebi kalitesi ve evrensel temaları sayesinde kazanılan bir övgüdür. Roman, opera ve sinema gibi farklı sanat dallarına uyarlanmıştır” dedi. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Ağrıdağı Efsanesi’nde Yaşar Kemal’in o dönemin Türkiye’sini gözler önüne serdiğini dile getiren Çoraklı, “ Yaşar Kemal’in ‘Ağrıdağı Efsanesi’ eseri, sadece bir aşk hikayesi anlatmakla kalmaz, aynı zamanda romanın geçtiği dönemin Doğu Anadolu’sunun ve genel olarak Türkiye’nin toplumsal yapısını da çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer. Eser özellikle, feodal ilişkilerin, ağalık sisteminin ve merkezi otoritenin uzaklığının yarattığı karmaşık ve çoğu zaman adaletsiz toplumsal düzeni ayrıntılarıyla işler” diye konuştu.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ogrencilerin-gozunden-yasar-kemalin-agridagi-efsanesine-bakis-546154">Öğrencilerin gözünden Yaşar Kemal&#8217;in Ağrıdağı Efsanesi&#8217;ne bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çalı Köy Filmleri Festivali&#8217;ne akademik bakış açısı ekleniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cali-koy-filmleri-festivaline-akademik-bakis-acisi-ekleniyor-543608</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jun 2025 14:12:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akademik]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[çalı]]></category>
		<category><![CDATA[ekleniyor]]></category>
		<category><![CDATA[festivaline]]></category>
		<category><![CDATA[filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[köy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543608</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çalı Köy Filmleri Festivali’nin kapsamı genişliyor. Temmuz ayı sonunda gerçekleştirilmesi planlanan festival kapsamında 1. Ulusal Disiplinlerarası Sinema Sempozyumu da düzenlenecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cali-koy-filmleri-festivaline-akademik-bakis-acisi-ekleniyor-543608">Çalı Köy Filmleri Festivali&#8217;ne akademik bakış açısı ekleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çalı Köy Filmleri Festivali’nin kapsamı genişliyor. Temmuz ayı sonunda gerçekleştirilmesi planlanan festival kapsamında 1. Ulusal Disiplinlerarası Sinema Sempozyumu da düzenlenecek.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi’nin  Çalı Çevre ve Kültür Derneği  (ÇEKÜDER) iş birliğiyle 2016 yılından bu yana düzenlediği “Çalı Köy Filmleri Festivali”, akademi çatısı altında sinemaya daha geniş bir katkı sağlamayı hedefliyor. Türkiye’nin ilk kamplı ve açıkhava film festivali olarak dikkat çeken festival kapsamında sempozyum da düzenlenecek.</p>
<p>Temmuz ayının son haftasında düzenlenecek sempozyum ile bu yıldan itibaren sinemaya yapılmaya çalışılan katkı, ileri bir boyuta taşınacak.</p>
<p>Bu çerçevede sempozyuma katılım süreci de şekillendi. Bildiri özetleri için son teslim tarihi 30 Haziran 2025 olarak belirlenirken, Çalı Köy Filmleri Festivali 1. Ulusal Disiplinlerarası Sinema Sempozyumu’na başvuru şartları da açıklandı. Türkçe gerçekleştirilecek sempozyumda gönderilen bildiri özetleri, bilim kurulunda yer alan hakemler tarafından “Kör hakem” sistemi ile değerlendirilecek. Sempozyumda kabul edilen ve sunulan bildiler, editoryal sürecin ardından “Özet Bildiri Kitapçığı”nda elektronik ortamda yayımlanacak. Bildiri özetleri yazar bilgisi olmaksızın, en az 300 en fazla 400 kelime olacak şekilde gönderilecek. Ad-soyad, unvan, kurum bilgisi ve ORCID numarası gönderilen mailin açıklama veya konu kısmına yazılması gerekiyor. Eksik bilgi içeren özetler ise değerlendirmeye alınmayacak.</p>
<p>Çalı Köy Filmleri Festivali 1. Ulusal Disiplinlerarası Sinema Sempozyumu, ayrıca sinemayı disiplinler arası çerçevede konu edinen tüm bildirilere açık olacak. Bildiri özetlerinin hazırlanmasında Çalı Köy Filmleri Festivali 1. Ulusal Disiplinlerarası Sinema Sempozyumu özet bildiri şablonundan yararlanılması gerekiyor.</p>
<p>Kabul edilen özet bildirilerinin açıklanma tarihi olarak 10 Temmuz 2025 belirlenirken, sempozyum 24 Temmuz 2025 tarihinde Konak Kültürevi’nde gerçekleştirilecek. Kabul edilen özetlerin online sempozyum bildirileri kitabı ise bu yılın Eylül ayında yayınlanacak.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cali-koy-filmleri-festivaline-akademik-bakis-acisi-ekleniyor-543608">Çalı Köy Filmleri Festivali&#8217;ne akademik bakış açısı ekleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Futbolda gerginliğe sosyolojik bakış… Futbolun toplumsal dayanışmayı güçlendirme potansiyeli keşfedilmeli!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/futbolda-gerginlige-sosyolojik-bakis-futbolun-toplumsal-dayanismayi-guclendirme-potansiyeli-kesfedilmeli-462453</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 May 2024 21:02:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışmayı]]></category>
		<category><![CDATA[futbolda]]></category>
		<category><![CDATA[futbolun]]></category>
		<category><![CDATA[gerginliğe]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[keşfedilmeli]]></category>
		<category><![CDATA[potansiyeli]]></category>
		<category><![CDATA[sosyolojik]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=462453</guid>

					<description><![CDATA[<p>Taraftarlığın bireyi, binlerce kişinin arasında ‘anonim’ hale getirerek mevcut kitlenin parçası kıldığını belirten uzmanlar, kitleleşmenin getirdiği ‘biz’ olma duygusunun, doğrudan ‘öteki’ olana karşı inşa edilen şedit (şiddetli) bir yönelimin de temeli olduğunu söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/futbolda-gerginlige-sosyolojik-bakis-futbolun-toplumsal-dayanismayi-guclendirme-potansiyeli-kesfedilmeli-462453">Futbolda gerginliğe sosyolojik bakış… Futbolun toplumsal dayanışmayı güçlendirme potansiyeli keşfedilmeli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gündelik hayatında sıradan bir vatandaş olarak yaşayan bireylerin tribünde karşı takıma yönelik olarak en cinsiyetçi ifadeleri kullandığı veya bizatihi şedit eylemlerde bulunmaktan çekinmediğini anlatan Sosyolog Dr. Berat Dağ, “Futbolun iktisadi sömürü, politik baskı ve zihinsel ötekileştirme etkileşiminin üzerini kapatan bir araç olmaktan çıkartılarak eğlencenin birleştirici etkisi bağlamında yeniden toplumsal ve toplumlararası dayanışmayı güçlendiren asli amacına dönmesi son derece önemlidir.” ifadelerini kullandı.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü Arş. Gör. Dr. Berat Dağ, futbol karşılaşmalarında yaşanan gerginlikleri değerlendirdi.</p>
<p><strong>Her bir kulüp oluşan futbol endüstrisinde tekelleşmeye çalışıyor</strong></p>
<p>Futbol karşılaşmalarında yaşanan olumsuz örneklerin tarihsel, coğrafi, politik, iktisadi, toplumsal ve zihinsel etkenlerle etkileşimli olarak ortaya çıktığının düşünülebildiğini dile getiren Sosyolog Dr. Berat Dağ, “Türkiye’de futbol kulüplerinin çoğunluğu, ödenemeyecek büyük borçlar altında olduğu için kulübe gelir getirecek galibiyet, devlet desteği, sponsor, reklam ve de bilet ve ürün satışı akışını sürdürmeye çalışmaktadır. Bu bağlamda her bir kulübün oluşan futbol endüstrisinde bu şekilde tekelleşmeye çalışmasının sonucu çok açıktır.” dedi. </p>
<p><strong>Futbolun neden olduğu gerginliklerin nedenleri…</strong></p>
<p>Futbolcuların aldığı astronomik ücretlerin, onları toplumsal bir aktör haline getirdiğini ve aralarındaki rekabeti aşırılaştırabildiğini kaydeden Dr. Dağ, “Kulüp başkanından top toplayıcısına kadar bu endüstride yer alan her bir bireyin gerekli psikolojik destekle birlikte insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve çokkültürlülüğü içeren bir bilinçlendirme faaliyetinden geçmediği ortadadır. Yaşadığı kültürel köksüzleşmeye bağlı olarak toplumsal açıdan kutuplaşmaya meyyal hale gelen bir coğrafyada bu etkenlerin neden olduğu gerginliklerin süreklilik içinde olmasına şaşırmamak gerekiyor.” diye konuştu. </p>
<p><strong>Futbol kulüplerinin birbiriyle çatışması son derece vahim</strong></p>
<p>Gerçekten de İnsan ve Toplum Bilimlerinin araştırma alanı olan siyasi partiler, tarihsel etkileşimler, toplumsal değişme süreçleri ve insan zihniyeti üzerinden futbol kulüplerinin birbiriyle çatışmasının son derece vahim olduğunu dile getiren Dağ, “Bugün birbirinin psikiyatrik vaka, yabancı-düşman, şikeci, darbeci olduğunu ima eden birçok futbol kulübe rastlanabilir.” dedi.       </p>
<p><strong>Gündelik hayatında sıradan bir vatandaş olarak yaşayan bireyler şiddetten çekinmiyor</strong></p>
<p>Taraftarlıkla şekillenen duygu, düşünce ve eylemlerin birbiriyle etkileşimli etken üzerinden yorumlanmasının makul olduğunu da ifade eden Dr. Berat Dağ, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu noktada taraftarlığın bireyi, binlerce kişinin arasında anonim hale getirerek mevcut kitlenin parçası kıldığı söylenebilir. Aynı şekilde bu kitleleşmenin getirdiği ‘biz’ olma duygusu, doğrudan ‘öteki’ olana karşı inşa edilen şedit (şiddetli) bir yönelimin de temelidir. Burada ‘amigo’ olarak nitelenen taraftar grubu liderlerinin otoriter yönlendirmeleri de oldukça etkilidir. Bütün bunların sonucunda ‘Yeşil Sokak Holiganları’ adlı filmde olduğu gibi, gündelik hayatında sıradan bir vatandaş olarak yaşayan bireylerin tribünde karşı takıma yönelik olarak en cinsiyetçi ifadeleri kullandığı veya bizatihi şedit eylemlerde bulunmaktan çekinmediği malumdur.”</p>
<p><strong>Eğlencenin birleştirici etkisi</strong></p>
<p>Üstelik bu sürecin uluslararası düzeye gelindiğinde ırkçı bir noktaya da ulaşabildiğini ifade eden Dağ, “Özellikle milli takımların taraftarlarıyla birlikte bir müsabakaya değil de sanki savaşa gidiyormuş gibi bir hava içinde olduğu örnekler oldukça çoktur. Hâlbuki futbol, kendi nitelikleri hasebiyle tarih, toplumsal cinsiyet, ekonomi ve siyasete dair ulusal ve uluslararası sorunların çözülmesi noktasında başvurulacak bir mecra değildir. Bu nedenle futbolun iktisadi sömürü, politik baskı ve zihinsel ötekileştirme etkileşiminin üzerini kapatan bir araç olmaktan çıkartılarak eğlencenin birleştirici etkisi bağlamında yeniden toplumsal ve toplumlar arası dayanışmayı güçlendiren asli amacına dönmesi son derece önemlidir.” dedi</p>
<p><strong>Futbol takımlarının arasındaki ‘ezeli’ rekabet taraftarları etkiliyor</strong></p>
<p>Futbol takımlarının arasındaki “ezeli” olarak nitelenen rekabetin taraftarın mevcut duygu, düşünce ve eylem biçimini etkilediğini anlatan Dağ, “Tersinden taraftarın duygu, düşünce ve eylem biçiminin de bu rekabetin içeriğini belirlediği iddia edilebilir. Örneğin, neredeyse her erkeğin doğduğu andan itibaren çoğunlukla babasının taraftar olduğu takım üzerinden sıradanlaştırdığı fanatik, cinsiyetçi ve ırkçı söylemleri akrabaları, arkadaşları, sevgilisi ve hatta eşine karşı bile şedit bir biçimde kullandığı açıktır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Medyanın gerginlikteki etkisi ne?</strong></p>
<p>Medyanın da futbol karşılaşmalarında yaşanan gerginliğin oluşması, yayılması ve artmasında etkili olduğu ölçüde bu gerginliğin azalması noktasında da katkı sağlayabilecek niteliğinin olduğunu dile getiren Dr. Berat Dağ, “Bireylerin derbi günlerinde sözlük uygulamalarını kullanarak siyasal ve toplumsal gündemlerle ilgilenmekten çok karşı takım taraftarı hakkında aşağılayıcı metinler oluşturmaya odaklandığı görülebiliyor. Yine trol sürülerinin medya üzerinden ilettiği yanlış veya eksik futbol haberleri bağlamında toplumsal infiale neden olma ihtimali her zaman var. Bunun yanı sıra futbolun sınırlarını aşmış türlü provakatif içerikler üreten spor gazeteleri, programları ve kanallarının sürekliliğini koruduğu da görülüyor.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/futbolda-gerginlige-sosyolojik-bakis-futbolun-toplumsal-dayanismayi-guclendirme-potansiyeli-kesfedilmeli-462453">Futbolda gerginliğe sosyolojik bakış… Futbolun toplumsal dayanışmayı güçlendirme potansiyeli keşfedilmeli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İkinci El&#8217;de Vizyoner Yaklaşım ve Yeni Bakış Açısı Masaya Yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ikinci-elde-vizyoner-yaklasim-ve-yeni-bakis-acisi-masaya-yatirildi-462217</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 May 2024 21:04:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[elde]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[vizyoner]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=462217</guid>

					<description><![CDATA[<p>İkinci el otomotiv sektörüne yeni bir soluk getiren 2plan, sektörler arası SCOT TÜRKİYE - Nesnelerin İkinci Şansı / 2. El Konferansı düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ikinci-elde-vizyoner-yaklasim-ve-yeni-bakis-acisi-masaya-yatirildi-462217">İkinci El&#8217;de Vizyoner Yaklaşım ve Yeni Bakış Açısı Masaya Yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İkinci el alışveriş yönelimleri, döngüsel iş modelleri ve yeni fırsatlar başlıklı konuların değerlendirildiği konferansta farklı alanlardan sektörün önde gelen isimleri konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p>Sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunma vizyonu çerçevesinde düzenlenen konferansta, 2plan İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, Dank! Mobilya Kurucusu Yağmur Sencer, MAİS A.Ş Genel Müdürü Dr. Berk Çağdaş, 5 Fil Kurucusu Yonca Özkan,  Nivogo Kurucusu ve CEO’su Arnas Akbaş, Yazar-Girişimci Olgar Ataseven, Plakhane Kurucusu ve Müzisyen Deniz Bayrak, Yazar-Sanatçı Mansur Tansu, Over Game Kurucusu ve CEO’su Can Aral konuşma yaptı.</p>
<p><strong>Nesnelerin ikinci şansı SCOT Türkiye Konferansı’nda konuşuldu</strong></p>
<p>SCOT Türkiye Konferansı’nda açılış konuşmasını yapan 2plan İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, “Bu konferans sadece otomotiv için değil sürdürülebilirlik kavramı olan ikinci el değerinin bulunduğu tüm sektörler için düzenlendi. 2plan Terminal binası da ikinci şans verilmiş bir yapı. Eskiden insanlar bu kadar büyük bir yapının içinin neden boş olduğu merak ederdi. Biz buraya ikinci bir şans vererek 50 bin m2’lik alanı değerlendirmemiz sonucu ikinci el otomotiv pazarının referans noktası 2plan’ın Terminal konseptini gerçekleştirdik” dedi.</p>
<p>2plan’ın sıfır araç satın alma deneyiminin ikinci el otomobil satın alma deneyimi ile eşdeğer olduğunu söyleyen Ülgür, “2plan şeffaf süreçlerle bu bilinçteki müşterilerin ilk adresi olmayı hedefliyor” diye belirtti.</p>
<p><strong>“Bir ürünün olmazsa olmaz faktörü ikinci el değeridir”</strong></p>
<p>MAİS A.Ş. Genel Müdürü Dr. Berk Çağdaş konferansta yaptığı konuşmada, ikinci el kavramının otomotivde veya araçta kendini bulduğunu belirterek “İkinci el denince aklımıza hemen otomotiv gelir. Ancak ikinci el konusunu bir ürünün ekonomik hayat döngüsünde; markanın değerinin oluşmasındaki en önemli faktör olarak görüyorum. Bir ürünün olmazsa olmaz faktörü ikinci el değeridir. Markanızı değerli kılmak istiyorsanız, ikinci el değeri yaratmak zorundasınız” dedi.</p>
<p>Otomotiv sektörünün standart, sabit, alım ve satımdan oluşan sürdürülebilir bir sistem olduğunun da altını çizen Çağdaş şunları söyledi:</p>
<p>“Sistem olmadan marka yönetimi de olamaz. İkinci el değeri müşterinin gözünde artarsa kalite, güven, imaj; her şey artar. Müşteri algısında yaratacağınız bu değer otomatik olarak güven ve marka bağlılığını beraberinde getirir. Bugün otomotiv dünyasındaki ikinci el pazarına yönelik çok başarılı siteler, şirketler, platformlar var. Doğru alım ve satım fiyatını verebilecek olanlar, markanın kalite algısını doğru yansıtabildikleri sürece istikrarı sağlayabilenler büyüyecektir.” diye sözlerine ekledi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ikinci-elde-vizyoner-yaklasim-ve-yeni-bakis-acisi-masaya-yatirildi-462217">İkinci El&#8217;de Vizyoner Yaklaşım ve Yeni Bakış Açısı Masaya Yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OPPO, yeni yerel stratejisini ve bakış açısını duyurdu: &#8220;Türkiye için, Türkiye&#8217;de&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oppo-yeni-yerel-stratejisini-ve-bakis-acisini-duyurdu-turkiye-icin-turkiyede-454964</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Apr 2024 13:24:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[duyurdu]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[oppo]]></category>
		<category><![CDATA[stratejisini]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=454964</guid>

					<description><![CDATA[<p>2023 yılında dünyanın dördüncü büyük akıllı telefon markası olan OPPO, Mayıs ayında duyuracağı yeni modeli ile Türkiye’deki faaliyetlerini hızlandırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oppo-yeni-yerel-stratejisini-ve-bakis-acisini-duyurdu-turkiye-icin-turkiyede-454964">OPPO, yeni yerel stratejisini ve bakış açısını duyurdu: &#8220;Türkiye için, Türkiye&#8217;de&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz aylarda Türkiye’deki üretim, satış ve servis hizmetleri için Mıstaçoğlu Holding’e bağlı AGM A.Ş. ile stratejik iş ortaklığı anlaşması imzalayan OPPO, ülkemizdeki faaliyetlerini yeniden hızlandırıyor. İş birliği ile OPPO, yeni &#8220;Türkiye için, Türkiye’de&#8221; stratejisi ile Türkiye pazarında büyümeye kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Yeni strateji ile şirket uzmanlığını, kaynaklarını ve yeteneklerini ülkemize olumlu bir katkıda bulunmak amacıyla kullanmayı amaçlıyor.</p>
<p>Pazar araştırma kuruluşlarına göre 2023 yılında 100 milyonun üzerinde sevkiyatla dünyanın dördüncü büyük akıllı telefon markası olan OPPO, Türkiye’deki faaliyetlerine 2019 yılında başladı. Şirket o tarihten bu yana ürün, teknolojileri ve servis desteği ile Türkiye&#8217;deki tüketicilere hizmetlerini kesintisiz sürdürüyor. Üstün kalitesi ve rekabetçi modelleriyle kısa sürede Türkiye&#8217;nin lider markası haline gelen marka, Acun Ilıcalı ve Sıla iş birlikleri ve UEFA Şampiyonlar Ligi ortaklığı ile yerel kullanıcılarla güçlü bir etkileşim kurdu. Geçtiğimiz yıl UEFA Şampiyonlar Ligi Finali öncesinde efsanevi futbolcu Kaka OPPO marka elçisi olarak İstanbul&#8217;da heyecan verici anları akıllı telefonlarıyla kaydetmek için sabırsızlanan taraftarlarla bir araya geldi.</p>
<p><strong>OPPO Orta Doğu ve Afrika Başkanı Chi Zhou,</strong> “OPPO olarak önümüzdeki üç yıl içinde Türkiye akıllı telefon pazarında ilk 3 markadan biri ve Türkiye&#8217;de tüketicilerin en güvendiği marka olmak için planlama ve çalışmalarımızı yeniden hızlandırıyoruz. Yeni ‘Türkiye İçin, Türkiye&#8217;de’ stratejimiz doğrultusunda uzmanlığımız, kaynaklarımız ve yeteneklerimiz ile Türkiye pazarında hızlı büyümemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.</p>
<p>OPPO &#8211; AGM stratejik iş birliği kapsamında yetkili fabrika, 2024 yılının ikinci çeyreğinden itibaren OPPO&#8217;nun teknik desteği ve endüstri standartlarının üzerindeki titiz kalite mühendisliği ile üretime başlayacak. OPPO’nun AGM&#8217;nin üretim tesisinde üretilen yeni modeli, Mayıs ayında Türkiye&#8217;de pazara sunulacak.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oppo-yeni-yerel-stratejisini-ve-bakis-acisini-duyurdu-turkiye-icin-turkiyede-454964">OPPO, yeni yerel stratejisini ve bakış açısını duyurdu: &#8220;Türkiye için, Türkiye&#8217;de&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Macar sinemasının 120 yılına bakış!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/macar-sinemasinin-120-yilina-bakis-453699</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Apr 2024 12:54:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[macar]]></category>
		<category><![CDATA[sinemasının]]></category>
		<category><![CDATA[yılına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453699</guid>

					<description><![CDATA[<p>Macar Kültür Merkezi, Macaristan Ulusal Film Enstitüsü’nün hazırladığı ve Macar sinemasının 120 yılını anlatan “Geniş Açı” başlıklı sergiye 29 Nisan – 31 Ağustos 2024 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/macar-sinemasinin-120-yilina-bakis-453699">Macar sinemasının 120 yılına bakış!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span>Macar Kültür Merkezi, Macaristan Ulusal Film Enstitüsü’nün hazırladığı ve Macar sinemasının 120 yılını anlatan</span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span> “Geniş Açı” başlıklı sergiye 29 Nisan – 31 Ağustos 2024 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor.</span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Liszt Enstitüsü – Macar Kültür Merkezi İstanbul, Macar sinemasının doğuşunun 120. yıldönümü vesilesiyle Macaristan Ulusal Film Enstitüsü’nün 2021 yılında açtığı ve Macar sinemasının tarihine kapsamlı bir bakış sunan “Geniş Açı” sergisini daha küçük bir ölçekte mekanına taşıyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Macar sinemasının doğuşu 30 Nisan 1901&#8217;de Budapeşte&#8217;deki Urania Bilim Tiyatrosu&#8217;nda gösterilen “Dans” filmiyle başlar. Macar sinemasının tarihi ise ayrılan, sonra yeniden birleşen ve sonra tekrar ayrılan yollarla, tarihsel olaylar ve yenilikçi teşebbüslerle karakterize edilir. Serginin hedefi, ilk andan itibaren Macar kültürünün önemli bir parçasını oluşturan Macar sinemasının ve film endüstrisinin geçmişinin ve bugününün kapsamlı bir portresini sunmak.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sergide, sessiz ve sesli sinema dönemi, Macar sinemasının altın çağları, ödüllü çağdaş filmler ve birçok önemli festivalde kazanılan ödüllere dair dikkat çekici bilgiler paylaşılıyor. Ayrıca tarihsel bir perspektiften, başta Hollywood’da olmak üzere uluslararası kariyere sahip Macar sinemacılar, Macar kökenli Oscar ödüllü ve Macaristan&#8217;da çalışan film yapımcılarına da yer veriliyor. Dev bir infografik harita, Macar film yapımcılarının göç dalgalarını ve varış noktalarını gösteriyor. Lumière’in ortakları tarafından 1896 yılının Mayıs ayında Budapeşte&#8217;de çekilen ilk filmler, sergide benzeri görülmemiş bir kaliteyle seyirciyle buluşuyor.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sergi ayrıca, yaratıcı süreç, üretim teknolojisi ve film gösterimi deneyimi gibi diğer önemli unsurlara da yer veriyor. Projektör, kamera ve prodüksiyon ekipmanlarının yanı sıra orijinal kostüm ve maketlerin de sergileneceği sergide ziyaretçiler, ekranlardan tarihi sahnelere tanık oluyor. Serginin başlığı olarak seçilen “Geniş Açı” ise yalnızca zamana değil mekana da vurgu yapıyor. Özel belgeler, basın materyalleri ve değerli hatıralar, sinema tarihindeki bu zaman yolculuğunu heyecanlı kılıyor.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Serginin 29 Nisan Pazartesi 2024 saat 19:00&#8217;daki açılışına tasarımcısı Piroska É. Kiss katılıyor.  </span></span></span></span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/macar-sinemasinin-120-yilina-bakis-453699">Macar sinemasının 120 yılına bakış!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Minikler eleştirel bakış açısı kazanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/minikler-elestirel-bakis-acisi-kazaniyor-451404</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Apr 2024 16:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[eleştirel]]></category>
		<category><![CDATA[kazanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[minikler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=451404</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin ‘Çocuklara Kitap Söyleşileri’ etkinliğinde Yazar Deniz Alter, anaokulu öğrencileri ile bir araya geldi. ‘Hayaller bir baloncuğa sığar mı?’ isimli kitabından kesitler okuyan yazar, çocuklarla söyleşi gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/minikler-elestirel-bakis-acisi-kazaniyor-451404">Minikler eleştirel bakış açısı kazanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin ‘Çocuklara Kitap Söyleşileri’ etkinliğinde Yazar Deniz Alter, anaokulu öğrencileri ile bir araya geldi. ‘Hayaller bir baloncuğa sığar mı?’ isimli kitabından kesitler okuyan yazar, çocuklarla söyleşi gerçekleştirdi.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi’nin, çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırmanın yanı sıra yazarlarla tanışmalarına imkan sağlayan ‘Çocuklara Kitap Söyleşileri’ isimli etkinlik,  Nazım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleştirildi.<br /> Ataevler, Nilüfer, Vardar, Özlüce Anaokulları ile Nilüfer Belediyesi bünyesindeki Burak Berk ve İzzet Şadi Sayarel Kreşi’nden 6 yaş grubu 320 öğrencinin katıldığı söyleşide,  felsefe öğretmeni ve yazar Deniz Alter, ‘Söylemezsem Olmaz’ kitap serisinde yer alan ‘Hayaller bir baloncuğa sığar mı?’ isimli eseri üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.</p>
<p>‘Hayal kurmak nedir?’, ‘Rüya nedir?’ gibi soyut kavramlar üzerine konuşan Alter, çocukların bu konuyla ilgili düşüncelerini öğrendi. Çocukları düşünmeye teşvik edecek sorular da yönelten Alter, yaratıcı ve eleştirel düşüncelerini geliştirecek interaktif bir söyleşi gerçekleştirdi.  Çok keyifli bir söyleşi gerçekleştiğini ifade eden Alter, kütüphane ortamının harika olduğunu belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti. Söyleşinin sonunda katılan çocuklara ‘Hayaller bir baloncuğa sığar mı?’ isimli kitap hediye edildi.</p>
<p>Etkinliğin öğleden sonraki oturumunda ise Yazar Deniz Alter, Gezici Kütüphane etkinliğinde Minareliçavuş’taki Alara Anaokulu’ndan 50 öğrenciye söyleşi gerçekleştirdi. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/minikler-elestirel-bakis-acisi-kazaniyor-451404">Minikler eleştirel bakış açısı kazanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2024&#8217;te finansal siber güvenliğe bakış: Bankacılık Truva atları, bağlantılı grupların yükselişi, doğrudan ödeme sistemlerine yönelik saldırılar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/2024te-finansal-siber-guvenlige-bakis-bankacilik-truva-atlari-baglantili-gruplarin-yukselisi-dogrudan-odeme-sistemlerine-yonelik-saldirilar-424196</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Nov 2023 09:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[atları]]></category>
		<category><![CDATA[bağlantılı]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[bankacılık]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[finansal]]></category>
		<category><![CDATA[grupların]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliğe]]></category>
		<category><![CDATA[ödeme]]></category>
		<category><![CDATA[saldırılar]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[sistemlerine]]></category>
		<category><![CDATA[truva]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<category><![CDATA[yükselişi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424196</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky uzmanlarına göre, yapay zeka ve otomasyonun yaygınlaşması nedeniyle tehditlerin artmasına bağlı olarak, finansal kurum ve kuruluşların 2024 yılında savunmalarını güçlendirmeleri gerekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2024te-finansal-siber-guvenlige-bakis-bankacilik-truva-atlari-baglantili-gruplarin-yukselisi-dogrudan-odeme-sistemlerine-yonelik-saldirilar-424196">2024&#8217;te finansal siber güvenliğe bakış: Bankacılık Truva atları, bağlantılı grupların yükselişi, doğrudan ödeme sistemlerine yönelik saldırılar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>2024&#8217;te finansal siber güvenliğe bakış: Bankacılık Truva atları, bağlantılı grupların yükselişi, doğrudan ödeme sistemlerine yönelik saldırılar</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kaspersky uzmanlarına göre, yapay zeka ve otomasyonun yaygınlaşması nedeniyle tehditlerin artmasına bağlı olarak, finansal kurum ve kuruluşların 2024 yılında savunmalarını güçlendirmeleri gerekiyor. Siber güvenlik şirketi, 2024 yılına dair suç yazılımları raporu ve finansal odaklı saldırı tahminlerinde siber saldırılarda artış, doğrudan ödeme sistemlerinin istismarı, Brezilya’daki bankacılık Truva atlarının yeniden canlanması ve açık kaynaklı arka kapılı paketlerde artış öngörüyor. Raporda ayrıca Web3 tehditlerindeki artış ve kötü amaçlı yazılım yükleyicilerine yönelik artan talep gibi eğilimler vurgulanarak, geçen yılki tahminlerin doğruluğuna ilişkin kapsamlı bir inceleme yer alıyor. Tüm bu öngörüler ışığında 2024 yılı, proaktif siber güvenlik stratejileri, sektör işbirliği ve yenilikçi savunma teknikleri gerektiriyor.</strong></p>
<p>Kaspersky uzmanları geçen yıl Web3 tehditlerindeki artışı, kötü amaçlı yazılım yükleyicilerine yönelik artan talebi ve fidye yazılımı gruplarının daha yıkıcı faaliyetlere yöneleceğini doğru bir şekilde tahmin etmişti. &#8220;Red Team&#8221; çerçeveleri ve Bitcoin ödeme değişimi konusundaki öngörü ise henüz gerçekleşmedi.</p>
<p>İleriye bakıldığında, 2024&#8217;te meşru iletişim kanallarını taklit eden siber saldırılarda yapay zeka kaynaklı bir artış öngörülüyor. Bu da düşük kaliteli kampanyaların çoğalmasına yol açacak bir durum. Kaspersky uzmanları, siber suçluların doğrudan ödeme sistemlerinin popülerliğinden faydalanmasıyla panoya kopyalanan verilere odaklı zararlı yazılımların ortaya çıkmasını ve mobil bankacılık Truva atlarının daha fazla kullanılmasını bekliyor. Grandoreiro gibi zararlı yazılım aileleri şimdiden yurtdışına açılarak 40 ülkede 900&#8217;den fazla bankayı hedef aldı.</p>
<p>2024&#8217;teki bir başka endişe verici eğilim de açık kaynaklı arka kapı paketlerdeki artış eğilimi olabilir. Siber suçlular, yaygın olarak kullanılan açık kaynaklı yazılımlardaki güvenlik açıklarından faydalanarak güvenliği tehlikeye atacak ve potansiyel olarak veri ihlallerine ve mali kayıplara yol açacaklar. Uzmanlar, siber suç ekosistemindeki birbiriyle bağlantılı grupların önümüzdeki yıl daha akışkan bir yapı sergileyeceğini, üyelerin sık sık birden fazla grup arasında geçiş yapacağını ya da aynı anda birden fazla grup için çalışacağını tahmin ediyor. Bu uyum, kolluk kuvvetlerinin söz konusu grupları takip etmesini ve siber suçlarla etkin bir şekilde mücadele etmesini zorlaştıracak.</p>
<p>Diğer önemli tahminler arasında şunlar yer alıyor:</p>
<ul>
<li><strong>Otomatik Transfer Sistemlerinin (ATS) küresel olarak benimsenmesi.</strong> Mobil ATS&#8217;nin küresel olarak benimsenmesi Brezilya sınırlarının ötesine geçecek ve dünya çapındaki siber suçluların bu sistemleri finansal kazanç için istismar etmesine olanak sağlayacak.</li>
<li><strong>Sıfır gün sayısında azalma, bir günlük istismarlarda artış.</strong> Siber suç yazılımı üreticileri, sıfırıncı gün açıklarının azlığı nedeniyle daha yaygın olan bir günlük istismarlara kayacak ve daha fazla erişilebilirlik hedefleyecek.</li>
<li><strong>Yanlış yapılandırılmış cihaz ve hizmetlerin istismarı.</strong> Siber suçlular saldırıyı başlatmak için yetkisiz erişim sağlayan yanlış yapılandırılmış cihaz ve hizmetleri istismar etme yoluna gidecek.</li>
</ul>
<p>Kaspersky GReAT Baş Güvenlik Araştırmacısı <strong>Marc Rivero</strong>, şunları söylüyor: <em>&#8220;2024 yılında finansal siber güvenliğin sürekli gelişen ortamında otomasyonla birlikte tehditlerin de artmasını bekliyoruz. Siber suçlular bu konuda durmak bilmeyen bir ısrar içinde olacaklar. Saldırganlardan bir adım önde olmak için finansal kurum ve kuruluşlar siber güvenlik stratejilerini proaktif bir şekilde uyarlamalı, varlıklarını ve hassas verilerini korumak için savunmalarını güçlendirmelidir. Korunmada başarının anahtarı, önümüzdeki yıl finansal siber güvenlik alanındaki artan risklere karşı birleşik bir cephe oluşturarak kamu ve özel sektör arasında işbirliğini teşvik etmekte yatıyor.&#8221;</em></p>
<p>2024 yılına ilişkin finansal tahminlerin tamamını Securelist.com adresinde bulabilirsiniz.</p>
<p>Paylaşılan finansal tahminler, siber güvenlik dünyasındaki önemli değişimler hakkında yıllık tahminler ve analitik raporlar serisi olan Kaspersky Security Bulletin&#8217;in (KSB) bölümlerinden biri olan Kaspersky&#8217;nin 2024 Dikey Tehdit Tahminlerinin bir parçasıdır. KSB&#8217;nin diğer bölümlerine göz atmak için bu bağlantıyı takip edin.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2024te-finansal-siber-guvenlige-bakis-bankacilik-truva-atlari-baglantili-gruplarin-yukselisi-dogrudan-odeme-sistemlerine-yonelik-saldirilar-424196">2024&#8217;te finansal siber güvenliğe bakış: Bankacılık Truva atları, bağlantılı grupların yükselişi, doğrudan ödeme sistemlerine yönelik saldırılar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yerel Yönetimlerin İklim Değişikliğine Bakış Açısı toplantısı gerçekleştirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yerel-yonetimlerin-iklim-degisikligine-bakis-acisi-toplantisi-gerceklestirildi-421106</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Nov 2023 00:08:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliğine]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirildi]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimlerin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=421106</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda ilçe belediyeleri bilinçlendirmek ve bu konuda yapılan çalışmalara dahil etmek amacıyla "Antalya'da Yerel Yönetimlerin İklim Değişikliğine Bakış Açısı" konulu toplantı gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yerel-yonetimlerin-iklim-degisikligine-bakis-acisi-toplantisi-gerceklestirildi-421106">Yerel Yönetimlerin İklim Değişikliğine Bakış Açısı toplantısı gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda ilçe belediyeleri bilinçlendirmek ve bu konuda yapılan çalışmalara dahil etmek amacıyla &#8220;Antalya&#8217;da Yerel Yönetimlerin İklim Değişikliğine Bakış Açısı&#8221; konulu toplantı gerçekleştirdi.</p>
<p>Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanı Melike Kireçcibaşı, Ankara Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. İhsan Çiçek ve Prof. Dr. Mehmet Somuncu ile ilçe belediyelerine bağlı ilgili temsilciler katılım sağladı. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum konusunda ulusal ve uluslararası çalışmaların yanı sıra yerel ölçekteki çalışmaların da büyük önem kazandığını, yerel yönetimlerin çabaları ve girişimleri olmadığı takdirde ulusal ve uluslararası alanlarda başarının gelmeyeceğini söyledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>ÇEVRE ÇALIŞMALARI 18 ÖDÜL GETİRDİ</strong></p>
<p>Atasoy, “Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum konusunda en başarılı çalışmaları yürüten belediyelerin başında geliyoruz. İlçe belediyelerini de bu çalışmalara dâhil ederek daha etkili olmak hedefindeyiz” dedi.</p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak 2022’de sürdürülebilir enerji ve iklim eylem planı hazırlandığını, en geniş kapsamlı çevreci dönüşüm çalıştayının yapıldığını, Avrupa Birliği İklim Diplomasisi Haftası’na ev sahipliği yapıldığını anlatan Lokman Atasoy, “Güneş panelleriyle ilgili olarak “Solar School” projesine başvuru yaptık. Şimdiye kadar ulusal ve uluslararası alanda 18 ödül aldık. Ayrıca iklim dostu kuruluş belgesi alan tek belediye olduk” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>HEDEFİMİZ KARBON NÖTR</strong></p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanı Melike Kireçcibaşı da hedeflerinin 2030 yılına kadar karbon nötr salınımı azaltmak olduğunu aktardı. 2030 yılına kadar Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak net sıfır emisyon hedefine ulaşacaklarını aktaran Kireçcibaşı, katılımcılara Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin iklim değişikliği konusunda yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>ÇİÇEK VE SOMUNCU SUNUM YAPTI</strong></p>
<p>Toplantıda Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Çiçek “İklim Değişikliğinin Antalya Üzerindeki Fiziki Etkilerine Genel Bakış” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Ankara Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürü Prof. Dr. Mehmet Somuncu da iklim değişikliğinin Antalya üzerindeki beşeri etkilerine odaklanarak ayrıntılı bir sunum yaptı. Toplantı sonunda interaktif bir sohbet gerçekleştirerek katılımcılara iklim değişikliği konusunda yerel yönetimlerin alabileceği önlemler konuşuldu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yerel-yonetimlerin-iklim-degisikligine-bakis-acisi-toplantisi-gerceklestirildi-421106">Yerel Yönetimlerin İklim Değişikliğine Bakış Açısı toplantısı gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;İstiklalden İstikbale&#8221; Ölümsüzleştirlen Bakış</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istiklalden-istikbale-olumsuzlestirlen-bakis-414935</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Oct 2023 22:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[istikbale]]></category>
		<category><![CDATA[istiklalden]]></category>
		<category><![CDATA[ölümsüzleştirlen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=414935</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bünyesinde, Cumhuriyetimizin 100 yılı kapsamında gerçekleştirilen birbirinden anlamlı etkinliklere bir yenisi daha eklendi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istiklalden-istikbale-olumsuzlestirlen-bakis-414935">&#8220;İstiklalden İstikbale&#8221; Ölümsüzleştirlen Bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bünyesinde, Cumhuriyetimizin 100 yılı kapsamında gerçekleştirilen birbirinden anlamlı etkinliklere bir yenisi daha eklendi. Gerçekleştirilen etkinlikle Cumhuriyetimizin 100 Yılı Kutlamaları’nda öne çıkan “İstiklalden İstikbale” teması kendini güçlü bir şekilde hissettirdi. Karabağlar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen etkinlikte, öğrenciler tarafından yapılan eskiz çalışmalarıyla Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ulusal kurtuluş mücadelemizin zaferle sonuçlandığı ve düşmanın tamamen Anadolu topraklarından çıkartıldığı 9 Eylül 1922’de Kemalpaşa ilçesi Belkahve Mevkii’nden İzmir’e bakışı bir kez daha ölümsüzleştirildi.</p>
<p>Tarihi ve kültürel değerlerimizi sanatsal yolla ifade edebilmek amacıyla gerçekleştirilen etkinlikle birlikte Cumhuriyetimizin 100 yılının coşku ve heyecanı tüm gücüyle yaşanırken İstiklal Harbimizin Başkomutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere bizlere üzerinde özgürce nefes aldığımız bu vatanı armağan eden tüm kahramanlarımız rahmetle, şükranla, minnetle yâd edildi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istiklalden-istikbale-olumsuzlestirlen-bakis-414935">&#8220;İstiklalden İstikbale&#8221; Ölümsüzleştirlen Bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEGV&#8217;in geleneksel &#8216;Geleceğe Bakış Toplantısı&#8217; gerçekleştirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tegvin-geleneksel-gelecege-bakis-toplantisi-gerceklestirildi-396635</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Aug 2023 15:24:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğe]]></category>
		<category><![CDATA[geleneksel]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirildi]]></category>
		<category><![CDATA[tegvin]]></category>
		<category><![CDATA[toplantısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=396635</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV) her yıl düzenlediği, yıl içerisinde yapılan ve gelecekte yapılması planlanan çalışmaların da paylaşıldığı ‘Geleceğe Bakış Toplantısı’nın 23’üncüsü gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tegvin-geleneksel-gelecege-bakis-toplantisi-gerceklestirildi-396635">TEGV&#8217;in geleneksel &#8216;Geleceğe Bakış Toplantısı&#8217; gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV) her yıl düzenlediği, yıl içerisinde yapılan ve gelecekte yapılması planlanan çalışmaların da paylaşıldığı ‘Geleceğe Bakış Toplantısı’nın 23’üncüsü gerçekleştirildi. Pandemi nedeniyle üç yıldır çevrim içi olarak yapılan toplantı bu yıl 7-9 Ağustos tarihlerinde yeniden yüz yüze olarak düzenlendi. </strong></p>
<p>“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” mottosuyla çağdaş nesillerin yetişmesi için Türkiye genelindeki etkinlik noktalarında nitelikli eğitim desteği sağlayan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV) her yıl düzenlediği ‘Geleceğe Bakış Toplantısı’nın 23’üncüsü Özyeğin Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. TEGV Mütevelli Heyeti Üyeleri, Yönetim Kurulu Üyelerinden temsilcilerin ve tüm TEGV çalışanlarının katıldığı toplantıda 6 Şubat’ta yaşanan deprem sonrasında yapılan çalışmalar ile 2023 yılında yapılan ve gelecekte yapılması planlanan çalışmalar paylaşıldı. Son dönemde deprem bölgesinde kurulan konteyner kent TEGV Öğrenim Birimleri’nde istihdam edilen yeni TEGV çalışanlarının da katıldığı toplantı yaklaşık 150 kişilik katılımla gerçekleşti. Pandemi nedeniyle üç yıldır çevrim içi olarak düzenlenen ‘Geleceğe Bakış Toplantısı’, bu yıl yeniden yüz yüze yapıldı. </p>
<p> </p>
<p><strong>“Cumhuriyetin Yüzleri olarak Türkiye için çok çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz”</strong></p>
<p> </p>
<p>3 milyonu aşkın çocuğun hayatına dokunmuş olmanın gurur vesilesi olduğunu belirten TEGV Yönetim Kurulu Başkanı M. Özalp Birol, toplantıda yaptığı konuşmada şunları söyledi:</p>
<p> </p>
<p>“2023, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılında, 28’inci yılımız sürerken, sayısı 3.100.000’i aşkın çocuğumuzun hayatına dokunmuş olmak da hepimiz için gurur vesilesi. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında hayata geçen Cumhuriyet’in Yüzleri projemiz ise bir başka haklı gururumuz. TEGV olarak küresel teknolojileri başarıyla kullanıyor, hibrit modellerle artık daha fazla çocuğumuza ulaşıyoruz. Çalışmalarımız eğitim dünyası ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından izleniyor, örnek alınıyor. Bu çerçevede verimli iş birlikleri gerçekleştiriyoruz. Uyumlu çalışan çok nitelikli bir yönetim kurulumuz, profesyonel yönetimimiz ve sizlerin de en önemli parçası olduğunuz harika bir ekibimiz var. Bu yüzdendir ki, 6 Şubat’ta 11 ilimizde yaşadığımız ve hepimizi çok üzen büyük depremden hemen sonra TEGV olarak Ateşböceklerimizle hemen o bölgeye intikal edebildik ve hemen çalışmaya başlayabildik. Halen, cansiperane çalışan sizlerle, bölge insanımıza ve çocuklarımıza sosyal ve duygusal afet sonrası etkinlik programımıza uygun etkinliklerle hizmet vermeye devam ediyoruz. Onların temel ve acil ihtiyaçların karşılanması ve eğitimin devamlılığının sağlanması için çalışıyoruz. İlk defa konteyner kentlerde öğrenim birimleri kuruyoruz. Deprem sonrasında, çok sayıda yeni ulusal ve uluslararası bağışçımız oldu. Destek aldığımız yurtdışı fonlarının sayısı arttı. Yani, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na gönül veren insanlar olarak, sayısı 100 bine yaklaşan çok değerli gönüllülerimizle, Cumhuriyetin Yüzleri olarak Türkiye için çok çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz.”</p>
<p><strong>“Stratejik hedeflerimiz ve değerlerimiz doğrultusunda projelerimizi hayata geçiriyoruz”</strong></p>
<p> TEGV Yönetim Kurulu Başkanı M. Özalp Birol’un ardından sözü alan TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, sözlerine ‘Geleceğe Bakış Toplantısı’nın bu yıl yeniden yüz yüze olarak gerçekleştirilebilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek başladı. Konuşmasında, TEGV’in kurumsallaşma, sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm üzerine kurulu 2022-2024 Stratejik Planı’ndan bahseden Tosyalı, 6 Şubat’ta yaşanan deprem sonrasında yapılan ve yapılması planlanan çalışmalarla ilgili ise şunları söyledi:</p>
<p> </p>
<p>“Depremin yaralarını sarmak, bölgedeki çocuklarımızın yanında olmak için ilk günden itibaren harekete geçerek gezici öğrenim birimimiz olan Ateşböcekleri filomuzu bölgeye yönlendirdik. O günden bugüne deprem bölgesindeki çalışmalarımızı yenilerini ekleyerek sürdürüyoruz. Sponsorlarımızın destekleriyle, yapımları tamamlanınca sahada olmasını planladığımız yeni Ateşböceklerimiz de yakın zamanda bu umut filosuna katılıyor olacak. Konteyner kentlerde proje ekiplerimizin büyük emekleriyle kurduğumuz TEGV Konteyner Kent Öğrenim Birimleri için de oldukça heyecanlıyız. Bölgede yaşayan ve depremden etkilenen vatandaşlarımızdan istihdam ettiğimiz öğrenim birimi yöneticileri ve kentlerdeki gönüllülerin destekleriyle bu birimlerin çocuklar için çok kıymetli kazanımlar sunacağına eminiz. Bunun yanında sene başında planladığımız projelerimizi, Yönetim Kurulumuzun çizdiği vizyon ve ekiplerimizin katılımı ile hazırlanan stratejik hedeflerimiz ve değerlerimiz doğrultusunda hayata geçirmeye devam ediyoruz. Güvenilirlik, gönüllülük ve dayanışma, yenilikçilik, farklılıklara saygı ve sorumluluk değerlerimizin ışığında; Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında Türkiye’nin her yanında aydınlık yarınları yaratmak için Cumhuriyetin Yüzleri olarak üstümüze düşen sorumluluğumuzun farkındayız.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tegvin-geleneksel-gelecege-bakis-toplantisi-gerceklestirildi-396635">TEGV&#8217;in geleneksel &#8216;Geleceğe Bakış Toplantısı&#8217; gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de &#8220;Zihnin Esareti: Davranışsal Bağımlılık ve Mücadeleye Genel Bakış&#8221; konferansı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-zihnin-esareti-davranissal-bagimlilik-ve-mucadeleye-genel-bakis-konferansi-373968</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 May 2023 10:20:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[davranışsal]]></category>
		<category><![CDATA[esareti]]></category>
		<category><![CDATA[eüde]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[mücadeleye]]></category>
		<category><![CDATA[zihnin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373968</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesinde “Zihnin Esareti: Davranışsal Bağımlılık ve Mücadeleye Genel Bakış” konulu konferans düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-zihnin-esareti-davranissal-bagimlilik-ve-mucadeleye-genel-bakis-konferansi-373968">EÜ&#8217;de &#8220;Zihnin Esareti: Davranışsal Bağımlılık ve Mücadeleye Genel Bakış&#8221; konferansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesinde “Zihnin Esareti: Davranışsal Bağımlılık ve Mücadeleye Genel Bakış” konulu konferans düzenlendi. </p>
<p>Hemşirelik alanında akademik çalışmalar yürüten bilim insanlarına ve hemşirelik öğrencilerine davranışsal bağımlılık ve mücadele ile ilgili bilgiler vererek farkındalık yaratmayı amaçlayan konferansı Ege Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Şeyda Dülgerler verdi. Etkinliğe,  Hemşirelik Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Eda Dolgun, Dr. Öğr. Üyesi Nazmiye Çıray, akademisyenler, idari çalışanlar ve öğrenciler katıldı.</p>
<p>Davranışsal bağımlılık ve mücadele hakkında önemli bilgiler veren Ege Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Şeyda Dülgerler, davranışsal bağımlılıklar hakkında mevcut durumun analizini yaparak insanların hayat tarzlarının değiştiğini belirtti. Bu değişimin eğitim sistemine ve çocukların-gençlerin hayatı karşılama şekline olan yansımalarından söz eden Dülgerler, değişimin gelişmek için şart olduğunu da dile getirdi.</p>
<p>Bağımlılığın tanımından, nasıl oluştuğundan, türlerinden ve bireylere verdiği zararlardan bahseden Doç. Dr. Dülgerler, “Davranışsal Bağımlılık; bir davranışın tekrarlayan aralıklarla gerçekleşmesi ve bireyin fiziksel, ruhsal ve sosyal problemler yaşamasına yol açmasıdır. Aynı zamanda fiziksel bir maddeye dayandırılamayan insan-makine etkileşiminin kurulduğu teknolojik bağımlılıkları kapsayan internet, oyun ve kumar gibi bağımlılıklardır” diye konuştu.</p>
<p>Davranışsal bağımlılığın tedavisinden de söz eden Doç. Dr. Dülgerler, tedavinin ilk basamağının bireyin sorunu tanımlaması ve kabul etmesi olduğunu söyledi. 2019-2023 Davranışsal Bağımlılıklar ile Mücadele Eylem Planı’ndan bahseden Doç. Dr. Dülgerler, bu eylem planının ana ve ara amaçlarının gerçekleştirilebilmesi için topluma yönelik; bilişim teknolojilerinin, internetin ve sosyal medyanın bilinçli, güvenli ve etkin kullanımında gençler başta olmak üzere toplumun farkındalığının ve bilgi düzeyinin artırılması, bilişim teknolojilerinin aşırı ve zararlı kullanımının önlenmesi, dijital oyun, bahis, şans ve kumar bağımlılığını önlemeye yönelik çalışmaların yürütülmesi, davranışsal bağımlılık yaşayan bireylerin danışmanlık, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine ulaşılabilirliğin artırılması ve çalışmaların ve hizmetlerin yürütülmesinde kurumlar arası eşgüdüm ve koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p>Konuşmasının sonunda sosyal medya bağımlılığı ile ilgili olarak Ördek Sendromundan söz eden Doç. Dr. Dülgerler,  “Sosyal medyada mutlu gözükmek için harcanan çok büyük bir gayret var. Ama ekranda bu gayret gözükmüyor. Sosyal medyada suyun altında kalan kısımlar da ekranda gözükse, aslında kimse kendini kötü hissetmez. Hiç kimsenin hayatı bir ördeğin suyun üzerindeki süzülüşü kadar hayranlıkla izlenesi değil. Kendinizi bir başkasıyla kıyaslamak ise suyun altındaki ayaklara yapacağınız en büyük kötülük olur” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-zihnin-esareti-davranissal-bagimlilik-ve-mucadeleye-genel-bakis-konferansi-373968">EÜ&#8217;de &#8220;Zihnin Esareti: Davranışsal Bağımlılık ve Mücadeleye Genel Bakış&#8221; konferansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BBC Earth ile Vahşi Yaşama Bakış</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bbc-earth-ile-vahsi-yasama-bakis-370622</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Apr 2023 12:22:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[bbc]]></category>
		<category><![CDATA[earth]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[vahşi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=370622</guid>

					<description><![CDATA[<p>BBC Earth Mayıs ayında bambaşka dünyaların kapılarını aralıyor. Ben Fogle dünyanın en uzak noktalarına seyahat etmeye devam ederken yeni belgesel Yaban Köpekleri Familyası ise vahşi köpeklere bakış açısı sonsuza dek değiştiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bbc-earth-ile-vahsi-yasama-bakis-370622">BBC Earth ile Vahşi Yaşama Bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BBC Earth Mayıs ayında bambaşka dünyaların kapılarını aralıyor. Ben Fogle dünyanın en uzak noktalarına seyahat etmeye devam ederken yeni belgesel Yaban Köpekleri Familyası ise vahşi köpeklere bakış açısı sonsuza dek değiştiriyor.</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Ben Fogle vahşilerin yaşam alanlarına ışık tutmaya devam ediyor</strong></p>
<p>Vahşi yaşamı bütün gerçekliğiyle ekranlara taşıyan Ben Fogle, dünyada zorlu yaşam koşullarına sahip yerlerde ev kuran ve hayatlarını tamamen değiştiren ailelerle tanışmak için daha da uzak yerlere seyahat etmeye devam ediyor. Bu sezonda yolu Avusturalya’nın kuzeyindeki Queensland’de harap bir mülkte tek başına yaşayan Bette ile kesişiyor ve anlaşmazlıklar başlıyor. Fogle, Bouqete isimli başka bir yerde Andi ve Rick ile Amerika Birleşik Devletleri’ndeki oğulları Cole’un macerasına dahil olarak Amerika’daki rahat yaşamlarını neden geride bıraktıklarının hikayesini öğreniyor. “Ben Fogle ile Vahşilerin Yaşam Alanları” 27 Mayıs Cumartesi günü saat 00.00’da BBC Earth ekranlarında olacak.  </p>
<p> </p>
<p><strong>1 aile ve 37 farklı yüz: Yaban Köpekleri Familyası</strong></p>
<p>Zekaları, büyüklükleri, ve hızlarıyla gezegendeki en başarılı etobur olan vahşi köpek ailesine bakış açısını değiştirecek belgesel Yaban Köpekleri Familyası, köpeklerin başarılarının nedenlerini araştırıyor ve hanedanının bazı şaşırtıcı üyelerini tanıtıyor. Belgesel, en zekisinden en hızlısına, vahşi doğada köpeklerin inanılmaz davranışlarını ekranlara getiriyor. Bunlara ağaçlara tırmanan ve hapşırma yoluyla iletişim kuran türler de dahil. Köpeklerin dünyanın en yaşanmaz yerlerinde nasıl geliştiklerini ve hayatta kalmalarının anahtarlarını anlatan belgesel “Yaban Köpeklerin Familyası”, ilk sezonuyla 13 Mayıs Cumartesi günü saat 20.00’de BBC Earth ekranlarında başlıyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bbc-earth-ile-vahsi-yasama-bakis-370622">BBC Earth ile Vahşi Yaşama Bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den &#8216;Yaşlılığa Nörolojik Bakış&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-yasliliga-norolojik-bakis-360287</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Mar 2023 08:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirden]]></category>
		<category><![CDATA[nörolojik]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılığa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360287</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir’in Yaşlılar Haftasında düzenlediği “Yaşlılığa Nörolojik Bakış” programına KOÜ’den Doç. Dr. Alagöz ve tıp fakültesi öğrencileri katıldı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-yasliliga-norolojik-bakis-360287">Büyükşehir&#8217;den &#8216;Yaşlılığa Nörolojik Bakış&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir’in Yaşlılar Haftasında düzenlediği “Yaşlılığa Nörolojik Bakış” programına KOÜ’den Doç. Dr. Alagöz ve tıp fakültesi öğrencileri katıldı</p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 18-24 Mart Yaşlılar Haftası dolayısıyla bir dizi etkinlik gerçekleştirdi. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aybala Neslihan Alagöz ve tıp fakültesi öğrencilerinin katılımıyla hazırlanan programda yaşlı bireylere yönelik “Yaşlılığa Nörolojik Bakış” konusunu içeren söyleşi ve zekâ oyunları oynandı.</p>
<p><b>YAŞLANMA SÜRECİ ANLATILDI</b></p>
<p>Doç. Dr. Alagöz tarafından verilen eğitimde; yaşlanma tanımı, süreci, yaşlanma sürecinde etkilenen sistemler, aktif yaşlanma, yaşlanma ile ortaya çıkan sağlık sorunları, zihin sağlığı, zihinsel yetenek ve beceriler, toplumda ki yaşlanma anlayışı gibi daha pek çok konu 65 yaş üstü bireylere anlatıldı. Eğitimin ardından tıp fakültesi öğrencileri bireylerle zekâ oyunları oynadı.</p>
<p> </p>
<p><b>YAŞLANMADA 5 DUYU DEĞİŞİYOR</b></p>
<p>Yaşamın en bilinen ve kaçınılmaz gerçeklerinin doğum ve ölüm olduğunu aktaran Alagöz, ‘’Tüm canlılar bu döngüyü gerçekleştiriyor. Yaşlanma evrensel bir kelime, sadece canlılar değil evren de yaşlanıyor. Dünya üzerinde yaşlanma çok önemli bir gündem halinde çünkü yaşlı nüfusu genç nüfusu geçti. Yaşlılık 65 yaş üzeri dünyada çok önemli bir popülasyonken dünya üzerinde bazı kesimlerde yaşlı kitlesi daha fazla. 2015’te Türkiye yaşlı nüfusuna bakılırken günümüz 2023 için veri tahmini yapıldı ve tahminler doğru çıktı 5 kişiden 1 yaşlı. Yaşlanma teriminin biyolojik olarak yaşlanma anatomik yapı olarak el, kas yapıdaki değişimler biyolojikken ve birde fizyolojik yaşlanma bulunuyor. Bunun yanı sıra kronolojik yaşlanma yaş alma üzerine ve psikolojik yaşlanma, sosyal yaşlanma mevcut en önemli etkeni sosyal yaşlanma etkiliyor. Kaslar, beyin sağlığı, beş duyu değişimi gibi birçok şey değişiyor. Beş duyunun değişmesiyle fizyolojik şeylerde değişiyor ama deneyim fazlalaşıyor’ dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>AKTİF YAŞLANMA</b></p>
<p>Aktif yaşlanmada bütün toplumsal kuruluşlar yaşlıları bilinçlendirmek ve özgüvenlerini tazelemek için faaliyetler yapmalı ve güvenliklerinin sağlanması gerekli olduğunu belirten Alagöz sözlerine şöyle devam etti; ‘’Çok ünlü buluşları 70 yaşından sonra yapan sanatçılar, bilim adamları mevcut, kendilerini zorladıklarında yaşlılığın bir engel olmadığı öncüdür. Yaşlılıkta çevreyle ilgili olmak gerekli ve sosyal anlamda doygunluk sağlar. Yeni bir şeyler öğrenmek, yeni deneyimler kazanmak, yaratıcı düşünceler çok önemlidir. Enerjiniz yüksekse, ilgi alanlarınız varsa yaşlılığa çok dayanıklısınız demektir. Toplumda yaşlanmayla ilgili çok yanlış kanılar mevcut. Bir tiyatro oyuncusu bir yaşlılığı canlandırırken belini büker ama aslında böyle tanıtılmaması gereklidir. Hiçbir zaman bu yaştan sonra imkânsız, artık bizden geçti gibi cümleler kurulmamalı’’ açıklamasını yaptı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-yasliliga-norolojik-bakis-360287">Büyükşehir&#8217;den &#8216;Yaşlılığa Nörolojik Bakış&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göçmen Sanatçılardan İstanbul&#8217;a Bakış</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gocmen-sanatcilardan-istanbula-bakis-356431</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Mar 2023 13:57:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[istanbula]]></category>
		<category><![CDATA[sanatçılardan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=356431</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pera Müzesi, Zamane İstanbulları sergisi kapsamında, belgesel tiyatro, ses enstalasyonu, görsel sanatlar ve canlı müziği bir araya getiren disiplinlerarası bir performansa ev sahipliği yapıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gocmen-sanatcilardan-istanbula-bakis-356431">Göçmen Sanatçılardan İstanbul&#8217;a Bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pera Müzesi, </strong><em><strong>Zamane İstanbulları</strong></em><strong> sergisi kapsamında, belgesel tiyatro, ses enstalasyonu, görsel sanatlar ve canlı müziği bir araya getiren disiplinlerarası bir performansa ev sahipliği yapıyor.</strong></p>
<p><strong>İstanbul’da yaşayan göçmen sanatçıların yer aldığı “Diyalog Projesi – İstanbul” başlıklı performansın prömiyeri 16 Mart Perşembe günü saat 19.00’da Pera Café’de izleyiciyle buluşacak.</strong></p>
<p><strong>Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi</strong>, <em><strong>Zamane İstanbulları</strong></em><strong> </strong>sergisinin İstanbul ekseninde ele aldığı göç teması çerçevesinde, <strong>“Diyalog Projesi – İstanbul” </strong>performansının prömiyerine ev sahipliği yapıyor. </p>
<p>Kozmopolit kentlerdeki yaratıcı endüstrinin parçası olmaya çalışan göçmen sanatçıları bir araya getiren Diyalog Projesi’nin durakları arasında İstanbul, Berlin, Amsterdam, Brüksel ve Viyana gibi Avrupa&#8217;daki önemli kentler yer alıyor. </p>
<p><strong>Yedi dilde otobiyografik anlatılar</strong><br />“Diyalog Projesi – İstanbul”da yer alan sanatçılar <strong>Enzo İkah</strong> (Demokratik Kongo Cumhuriyeti), <strong>Marina Nazarova</strong> (Ukrayna), <strong>Saghar Daeri</strong> ve <strong>Ali Bonyadi</strong> (İran), Pera Müzesi’nde gerçekleşecek performansta, İstanbul&#8217;da yaşadıkları süre içerisinde şehre dair gözlem ve tecrübelerini aktaracaklar. “Tanışma”, “Yol”, “Ev ya da Başka Dünya” başlıklı bölümlerden oluşan performansta sanatçılar, 7 farklı dilde (Türkçe, İngilizce, Farsça, Ukraynaca, Rusça, Lingala, Fransızca) otobiyografik anlatılar sahneleyecekler. Ses enstalasyonlarının, görsel sanatların ve canlı müziğin kullanıldığı disiplinlerarası bir çalışma niteliği taşıyan proje; birleştirici, kapsayıcı ve çeşitliliğe yönelik söylemiyle göçmen ve mülteci grupların toplumla bağını güçlendirme yönünde katkı sunmayı hedefliyor.</p>
<p><strong>“Diyalog Projesi – İstanbul”</strong> performansının prömiyeri <strong>16 Mart Perşembe günü saat 19.00’da Pera Café’de </strong>yapılacak. Türkçe ve İngilizce üst yazılı sergilenecek performans, Pera Müzesi etkinlik sayfasından da canlı olarak yayınlanacak.</p>
<p><strong><u>DİYALOG PROJESİ &#8211; İSTANBUL</u></strong><br /><strong>Yapımcı ve Yönetmen:</strong> Burak Safa Calis (Almanya &#8211; Berlin) <br /><strong>Yardımcı Yapımcı ve Ses Tasarım:</strong> Kıvanç Sarıkuş (Hollanda &#8211; Rotterdam) <br /><strong>Süpervizör:</strong> Bengü Gün (Türkiye &#8211; İstanbul) <br /><strong>Hikâye Anlatanlar:</strong> Saghar Daeri (İran &#8211; Tahran), Enzo İkah (Demokratik Kongo Cumhuriyeti), Marina Nazarova (Ukrayna &#8211; Mikolayiv), Ali Bonyadi (İran &#8211; Mencil) <br /><strong>Sinematografi – Canlı Yayın:</strong> Mert Coşar (Türkiye &#8211; İstanbul) , Cem Celal Bilge (Türkiye &#8211; İstanbul) <br /><strong>Sahne Tasarımı – Afiş</strong>:  Oliviera Prins (Hollanda &#8211; Rotterdam) <br /><strong>Proje Asistanı:</strong> A. Can Güngör (Türkiye &#8211; İstanbul) </p>
<p><em><strong>Biletler, Biletix’ten veya etkinlik günü Pera Müzesi resepsiyonundan temin edilebilir. Pera Müzesi Dostları&#8217;na %50 indirim uygulanmaktadır. Yerler sınırlı ve numarasızdır. Etkinlik, 7 yaş ve üzeri seyircilerin katılımına uygundur. Performans canlı olarak YouTube’dan yayınlanacaktır. Etkinlik süresi yaklaşık 1 saattir.</strong></em></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gocmen-sanatcilardan-istanbula-bakis-356431">Göçmen Sanatçılardan İstanbul&#8217;a Bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Enfeksiyonlara Uluslararası Bir Bakış: Alanında Uzman Bilim İnsanları İstanbul&#8217;da Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-enfeksiyonlara-uluslararasi-bir-bakis-alaninda-uzman-bilim-insanlari-istanbulda-bulustu-345431</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2023 12:36:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[alanında]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonlara]]></category>
		<category><![CDATA[insanları]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulda]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=345431</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği (ESCMID), Koç Üniversitesi İş Bankası Enfeksiyon Hastalıkları Araştırma Merkezi (KUISCID) iş birliğiyle, 19-20 Ocak 2023 tarihlerinde, 3 yıldır devam eden COVID-19 pandemisi başta olmak üzere yeni salgınları değerlendirmek için bir toplantı düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-enfeksiyonlara-uluslararasi-bir-bakis-alaninda-uzman-bilim-insanlari-istanbulda-bulustu-345431">Yeni Enfeksiyonlara Uluslararası Bir Bakış: Alanında Uzman Bilim İnsanları İstanbul&#8217;da Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği (ESCMID), Koç Üniversitesi İş Bankası Enfeksiyon Hastalıkları Araştırma Merkezi (KUISCID) iş birliğiyle, 19-20 Ocak 2023 tarihlerinde, 3 yıldır devam eden COVID-19 pandemisi başta olmak üzere yeni salgınları değerlendirmek için bir toplantı düzenledi. </strong></p>
<p><strong>Toplam 12 farklı ülkeden enfeksiyon konusunda dünyanın önde gelen 26 bilim insanının konuşmacı olduğu toplantı İstanbul Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleşti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, Koç Üniversitesi Rektör Vekili ve Akademik İşlerden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zeynep Gürhan Canlı ve Araştırma ve Geliştirmeden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alphan Sennaroğlu’nun katılımıyla gerçekleşen resepsiyonda disiplinlerarası ortak çalışmanın önemine vurgu yapıldı. </strong></p>
<p> </p>
<p>Uluslararası düzeyde etki değeri yüksek araştırmalara imza atan, dünyanın önde gelen bilim insanlarını Haliç Kongre Merkezi’nde bir araya getiren “Yeni ve Yeniden Önem Kazanan Enfeksiyonlar” toplantısında, dünyada enfeksiyonlarla mücadele konusundaki son gelişmeler konuşuldu. Etkinliği düzenleyen kurumlar arasında yer alan Avrupa Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği’nin (ESCMID), Salgın Yapan Enfeksiyonlar Görev Grubu (EITaF) Başkanı Eskild Petersen, literatürdeki çalışmaların günümüz dünyasına yaptığı katkılara işaret ederken, ESCMID Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Nicola Petrosillo, yapılacak yeni araştırmaların gelecek nesiller için taşıdığı öneme vurgu yaptı. </p>
<p>Koç Üniversitesi İş Bankası Enfeksiyon Hastalıkları Araştırma Merkezi’nin (KUISCID) ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda salgınlara yol açan önemli hastalıklarla mücadelede geldiğimiz son durumlar ortaya konuldu. KUISCID Direktörü ve EITaF eş başkanı Prof. Dr. Önder Ergönül İstanbul’da bir araya gelen misafirleri selamlarken, bu toplantıların ileride karşılaşılması muhtemel salgınlara daha iyi hazırlanılabilmesi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. </p>
<p><strong>Bilimsel Gelişmelerin Nabzını Tutan Şehir</strong></p>
<p>COVID-19 (SARS-CoV-2) gibi yeni ve Maymun Çiçeği, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi, Batı Nil Ateşi gibi günümüzde yeniden önem kazanan hastalıklara dair sunumlar ve hızla yayılan antibiyotik direncine dair yapılan güncel paylaşımlar, genç bilim insanları tarafından yüksek bir katılım ve ilgiyle izlendi. </p>
<p>Dünyanın farklı şehirlerinden 30’a yakın üniversite temsilcisinin ve bilim insanlarının 100’e yakın katılımcıyla temas ettiği toplantıda farklı disiplinlerden yeni ortaklıkların da tohumları atıldı. Üniversiteler araştırma ve geliştirme alanında birlikte çalışıp üretmenin yolları üzerinde dururken, COVID-19 pandemisi ve benzeri salgınlarda erken müdahalenin önemine ve salgınların erken tanı ve tedavisi için alınabilecek ortak önlemlere de değinildi. Bu çerçevede, Koç Üniversitesi İş Bankası Enfeksiyon Hastalıkları Merkezi (KUISCID) gibi merkezlerin güvenilir araştırma alanları olarak sahip olduğu öneme ve gelecekte olası salgınlar açısından atılabilecek stratejik adımlara vurgu yapıldı.</p>
<p>Dünyanın önde gelen bilim insanlarının katıldığı toplantı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) desteğiyle gerçekleşti. Etkinliğin resepsiyonunda konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Yeni enfeksiyonlara karşı hazırlıklı olmalıyız. İnsanlık olarak bilgilerimizi, deneyimlerimizi paylaşmalıyız. Koordinasyon kurarak muhtemel salgınlarla mücadele etkinliğimizi artırmalıyız. Bu tüm insanlığın ortak gündemi. Hep birlikte bilimin ışığında yol alarak bu konuda geleceğe daha güvenle bakacağımıza inanıyorum. İki gün sürecek bu toplantının çok önemli sonuçlar vereceğinden hiç şüphem yok. ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ diyen bir liderin takipçileri olarak her zaman aklın ve bilimin doğrultusunda hareket etmeye, bilime ve bilim insanlarına destek vermeye devam edeceğiz.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-enfeksiyonlara-uluslararasi-bir-bakis-alaninda-uzman-bilim-insanlari-istanbulda-bulustu-345431">Yeni Enfeksiyonlara Uluslararası Bir Bakış: Alanında Uzman Bilim İnsanları İstanbul&#8217;da Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
