<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bağımlılığa | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/bagimliliga/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bagimliliga</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Mar 2026 13:23:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>bağımlılığa | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bagimliliga</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Maltepe&#8217;de bağımlılığa karşı ortak mücadele seferberliği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/maltepede-bagimliliga-karsi-ortak-mucadele-seferberligi-617329</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 13:23:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığa]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[maltepe]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[seferberliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617329</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi bağımlılıkla mücadele kapsamında eğitim ve destek çalışmalarına devam ediyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepede-bagimliliga-karsi-ortak-mucadele-seferberligi-617329">Maltepe&#8217;de bağımlılığa karşı ortak mücadele seferberliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi bağımlılıkla mücadele kapsamında eğitim ve destek çalışmalarına devam ediyor.  “Bağımlılık Değil Bağımsızlık – Yerelden Genele Bağımlılıkla Mücadele” seminerinde, önleyici çalışmaların hayati rolü ve yerel yönetimlerin sorumluluğu kapsamlı biçimde ele alındı.</p>
<p>Toplumsal dayanışmanın iyileştirici gücünü merkeze alan etkinlikte, bağımlılıkla mücadelede erken müdahalenin ve koruyucu-önleyici politikaların önemi vurgulandı.  Alanında uzman isimlerin katkılarıyla gerçekleştirilen seminerde, yerel yönetimlerin sahadaki rolü, mahalle ölçeğinde geliştirilebilecek destek mekanizmaları ve aile temelli çalışmaların etkisi ayrıntılı biçimde değerlendirildi.</p>
<p>Seminerin konuşmacıları arasında, bağımlılık ve sosyal politika alanındaki çalışmalarıyla tanınan Maltepe Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Beyza Nur Kaytaz ile Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalından Doç. Dr. Ece Arat Çelik yer aldı. Akademik perspektif ile yerel yönetim deneyiminin buluştuğu programda, bağımlılığın yalnızca tedavi boyutuyla değil, eğitim, farkındalık ve toplumsal katılım ekseninde ele alınması gerektiğine dikkat çekildi. Soru cevap şeklinde devam eden sunumlarla katılımcılara farkındalık kazandırıldı.</p>
<p>Maltepelilerin yoğun ilgi gösterdiği seminer, belediyenin sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda yürüttüğü koruyucu ve güçlendirici çalışmaların bir parçası olarak öne çıktı. Yetkililer, bağımlılıkla mücadelenin ancak kamu kurumları, akademi ve yurttaşların ortak çabasıyla başarıya ulaşabileceğini belirterek, katılım sağlayan tüm Maltepeli vatandaşlara teşekkür etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepede-bagimliliga-karsi-ortak-mucadele-seferberligi-617329">Maltepe&#8217;de bağımlılığa karşı ortak mücadele seferberliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanal gerçeklik gözlüğü ile yeme bozukluklarından bağımlılığa yenilikçi destek tedavisi mümkün…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sanal-gerceklik-gozlugu-ile-yeme-bozukluklarindan-bagimliliga-yenilikci-destek-tedavisi-mumkun-553100</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jul 2025 07:39:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığa]]></category>
		<category><![CDATA[bozukluklarından]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeklik]]></category>
		<category><![CDATA[gözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>
		<category><![CDATA[yenilikçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=553100</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz ile Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, VR gözlükler kullanılarak beden algısını düzeltmeye yönelik uygulanan tedavi yönteminden bahsetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanal-gerceklik-gozlugu-ile-yeme-bozukluklarindan-bagimliliga-yenilikci-destek-tedavisi-mumkun-553100">Sanal gerçeklik gözlüğü ile yeme bozukluklarından bağımlılığa yenilikçi destek tedavisi mümkün…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz ile Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, VR gözlükler kullanılarak beden algısını düzeltmeye yönelik uygulanan tedavi yönteminden bahsetti.</p>
<p><strong>Beden algısı bozukluğu kaygı, utanç ve üzüntüye neden olabiliyor!</strong></p>
<p>Beden algısı bozukluğu yaşayan bireylerin, algıladıkları fiziksel kusurlarının anlamını ve önemini akılcı olmayacak şekilde abartarak yorumladıklarını hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Kişiler, küçük sayılabilecek kusurlarını kendilerinin sevilmeyebileceği, değer görmeyebileceği şeklinde sağlıklı olmayan bir tarzda yorumlarlar.” dedi.</p>
<p>Bu düşüncelerle oluşan algının sebebiyet verdiği kaygı, utanç ve üzüntü duyguları ile baş edebilmek adına birtakım ritüelleşebilen davranışlar sergilediklerini aktaran Beyaz, “Sürekli aynaya bakma yahut tartıya çıkma, art arda estetik operasyonlar geçirme gibi davranışlar görülebilir. Ayrıca sosyal ortamlardan geri durma, insanlarla daha az temas gibi kaçınma davranışları geliştirerek geçici rahatlamaya yönelip, rahatsızlığın derinleşmesine hizmet eden bir döngüye girerler.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>VR gözlükler ile kişiye sıkıntıya tahammül edebilmesi öğretiliyor!</strong></p>
<p>VR gözlüklerin, nasıl kullanıldığına açıklık getiren Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları söyledi:</p>
<p>“VR gözlükler danışanın oluşan ritüellerine karşı maruz kalabileceği sanal bir gerçeklik senaryosu oluşturur. Davranışların azaltılıp, bırakılması için duyarsızlaştırılması ve kaçındığı durumlara karşı sıkıntıya tahammül etme pratiği yapmalarına ve olumsuz algılarının değişmesine yardımcı olur. Bu yöntemin temel prensibi, sanal bir ortamda görsel-işitsel duyuların uyarılarak etkileşimli ortamlarla danışanın kaygı, utanç duygularını hissettiren durumlara maruz bırakılması ve ritüel/kaçınma davranışlarını azaltarak sıkıntıya tahammül edebilmeyi öğrenmesidir.”</p>
<p><strong>VR teknolojisi birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılabiliyor… </strong></p>
<p>VR teknolojisinin sadece beden imajı bozukluklarında kullanılmadığını aktaran Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Birçok farklı sorunlarda da kullanılabiliyor. Yükseklik, hayvan, araç kullanımı, enjeksiyon ve kan, MRI cihazı, asansör, otobüs, uçak, sınıf ve etkinlik alanları gibi sosyal durumlar üzerine özgül fobiler, alkol-madde kullanımı gibi bağımlılıklar, depresyon, çeşitli yeme bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluklar, anksiyete bozuklukları gibi çeşitli rahatsızlıkların çalışılması üzerine oldukça geniş bir yelpazesi bulunuyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>VR ile yapılan terapiler ruh sağlığı uzmanı gözetiminde gerçekleştiriliyor!</strong></p>
<p>VR terapilerde minimal seviyelerde de olsa risk faktörleri bulunduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Güvenlik önlemleri, terapiyi uygulayan ruh sağlığı uzmanının gözetiminde alınır.” dedi.</p>
<p>Terapiye başlamadan önce alınan anamnez ve muayene bulgularında danışanın psikolojik ve travma geçmişinin öyküsü, halihazırdaki ruhsal durumu gibi faktörler dikkate alınarak güvenli bir yol haritası belirlendiğini dile getiren Beyaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bu vesileyle tetikleyici olabilecek senaryolar uzun sürmeyecek şekilde kontrollü ve hiyerarşik bir modelle uygulandığı için danışanın dissosiye olması gibi risklerini oldukça azaltıyor. Terapist seans esnasında danışanla etkileşim içinde olduğu için danışanın tepkileri takip edilerek stres seviyesi kontrol altında tutuluyor. Psikoz teşhisi olan danışanlar için de durumlarını tetiklemeyecek şekilde senaryolar tasarlandığı için gerçeklik algısında bozulmaya sebebiyet vermiyor.”</p>
<p><strong>Farklı ruhsal sorunlar için farklı senaryolar… </strong></p>
<p>Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi ise tedavi sırasında bireylere ne tür sanal sahneler ya da görseller sunulduğu hakkında bilgi verdi. Çebi, “Tedavi sırasında fobilere yönelik iş görüşmesi simülasyonu, topluluk önünde konuşma, sınıf ortamında öğretmenle konuşma gibi senaryolar bulunuyor. Asansör, uçak, araba, yükseklik, hayvan, MRI cihazı, diş kliniği olarak yapılandırılmış güvenli ortamlarda fobilere ait sahneler yer alıyor.” dedi.</p>
<p>Bağımlılıklara yönelik senaryolar arasında ise süpermarkette alkol reyonunda dolaşma, alkolle temas etme, gece kulübü tuvaletinde maddeyi klozete atıp sifonu çekebilme, özel parti senaryosunda maddeyi ve alkolü reddetme ve sigara içmeme alıştırmasına yönelik senaryolar yer aldığını aktaran Çebi, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Depresyona yönelik sahneler arasında doğa yürüyüşü, kürek çekme, parkta vakit geçirerek fotoğraf çekme, bir görevi yerine getirme gibi sahnelerle hedef ve motivasyon sağlanıyor. Yeme bozukluğuna ait sahneler arasında pizza, hamburger, kurabiye gibi yüksek kalorili yiyeceklerin bulunduğu ortama maruz kalarak yiyecekleri yiyebilir veya yemeyi reddedebilirler.  Ayrıca bir tartı üzerinde durup farklı vücut ağırlıklarını deneyimlerken aynada değişen vücut imajlarını görebilirler. Kişilerin sağlıklı yiyeceklerin, sebzelerin olduğu alternatiflere yöneltileceği senaryolar da bulunuyor. Zorlanmalar/Kompulsiyonlara yönelik senaryolarda oda içerisindeki eşyalarla temas, objeleri dağıtabilme ve düzenleyebilme, çöplerle dolu metro istasyonu senaryosu, oda ve banyo senaryoları yer alıyor.” </p>
<p><strong>VR ile kişi korktuğu nesne ve durumlara kontrollü bir şekilde maruz bırakılıyor!</strong></p>
<p>Sanal gözlükle en çok fobiler üzerine çalışıldığına değinen Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, “VR ile kişi korktuğu nesne ve durumlarla kontrollü bir şekilde karşılaştırılıp maruz bırakılarak kişinin korku ve kaygısının azalması hedeflenir.” dedi.</p>
<p>Bir diğer hastalık grubunun sosyal anksiyete bozukluğu olduğunu ifade eden Çebi, “VR ile sosyal etkileşim senaryoları planlanarak sosyal beceri kazanımı ve anksiyetenin azalması; panik bozuklukta, travma sonrası stres bozukluğunda kişinin travmatik olayları güvenli bir ortamda tekrar yaşaması ve kaçınmanın azalması; nörogelişimsel bozukluklarda özellikle Otizm spektrum bozukluğunda sosyal iletişim senaryoları ile duyusal entegrasyon ve sosyal beceri eğitiminin kazanımı; dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda sanal sınıf ortamlarında okul motivasyonu, dikkat, zaman yönetimi ve dürtü kontrolünün kazanımı hedeflenir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>VR uygulaması çocuk ve ergenlerde de kullanılabiliyor!</strong></p>
<p>Sanal gerçeklik gözlüklerinin kullanımının kişinin hastalık grubu ve hangi durum için uygulandığına göre farklılık gösterdiğini kaydeden Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, “Kişiye uygun bir tedavi planı oluşturulur. Yer alan araştırmalar paralelinde fobiler, travma sonrası stres bozukluğu gibi hastalık grubunda etkiler 4-10 seansta gözlemlenirken, nörogelişimsel bozukluklarda etkisi daha ileri seanslarda gözlemlenebiliyor. Kişinin hastalık seyri, bilişsel fonksiyonları ve tedaviye olan direncine göre sonuçların gözlemlenme düzeyi kişiden kişiye farklılık gösterir.” dedi. </p>
<p>Tedavinin çocuk ve ergenler üzerinde kullanılması hakkında da bilgi veren Çebi, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çocuk ve ergen grubunda VR kullanımı çocuğun gerçeklik algısı, bilişsel fonksiyonları ve duyusal profili göz önünde bulundurularak uzman kontrolü eşliğinde bireyselleştirilmiş bir şekilde kullanıldığında oldukça etkilidir. Çocuk ve ergenin gerçeklik ve hayal arasındaki ayrımı iyi yapması ve özellikle nörogelişimsel bozukluğa sahip çocuklarda ani seslerin, karmaşık görsellerin ve hızlı uyaranların kontrollü bir şekilde planlanması gerekir. Tüm bu parametreler uzman eşliğinde planlandığında çocuk ve ergen grubunda oldukça keyifli ve etkili bir tedavi süreci açığa çıkar.</p>
<p>Teknolojik gelişmelere ve ruh sağlığında artan dijitalleşme eğilimi göz önünde bulundurularak önümüzdeki 5-10 yıl içerinde VR teknolojisinin psikiyatrik tedavilerdeki rolünün büyük ölçüde artacağı düşünülüyor. Özellikle fobiler, anksiyete, travma, bağımlılık, yeme bozukluğu ve nörogelişimsel bozukluklarda kişi odaklı, güvenilir ve kolay ulaşılabilir mekanlar ve durumlar oluşturduğundan yaygınlaşması öngörülüyor.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanal-gerceklik-gozlugu-ile-yeme-bozukluklarindan-bagimliliga-yenilikci-destek-tedavisi-mumkun-553100">Sanal gerçeklik gözlüğü ile yeme bozukluklarından bağımlılığa yenilikçi destek tedavisi mümkün…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlar uyarıyor! Sürekli borsa ekranına bakmak bağımlılığa yol açabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanlar-uyariyor-surekli-borsa-ekranina-bakmak-bagimliliga-yol-acabilir-357865</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Mar 2023 11:48:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığa]]></category>
		<category><![CDATA[bakmak]]></category>
		<category><![CDATA[borsa]]></category>
		<category><![CDATA[ekranına]]></category>
		<category><![CDATA[sürekli]]></category>
		<category><![CDATA[uyarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=357865</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın her yerinde sosyal ve ekonomik düzeyi düşük bireylerin şans oyunlarında daha çok para harcadıklarını belirten uzmanlar, orta ve alt orta sınıfların ise sınıfsal konumlarına uygun olarak şans oyunları yerine daha çok borsa, coin ve kaldıraçlı forex piyasaları gibi alanlara yöneldiklerini ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlar-uyariyor-surekli-borsa-ekranina-bakmak-bagimliliga-yol-acabilir-357865">Uzmanlar uyarıyor! Sürekli borsa ekranına bakmak bağımlılığa yol açabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyanın her yerinde sosyal ve ekonomik düzeyi düşük bireylerin şans oyunlarında daha çok para harcadıklarını belirten uzmanlar, orta ve alt orta sınıfların ise sınıfsal konumlarına uygun olarak şans oyunları yerine daha çok borsa, coin ve kaldıraçlı forex piyasaları gibi alanlara yöneldiklerini ifade ediyor. Borsayı oyun gibi görerek para yatıran bu kitlenin kader, şans gibi etkenlere inandıklarını vurgulayan Prof. Dr. Barış Erdoğan, gün içindeki gerilimlerden kaçarak hayallere dalmak için sürekli borsa ekranını takip ettiklerine ve bu durumun da bir süre sonra diğer bağımlılıklar gibi patolojik hale gelebildiğine dikkat çekiyor. </strong></p>
<p><strong>Prof. Dr. Barış Erdoğan, hem bireysel hem de sosyal sağlık açısından borsanın bir oyun gibi değil orta ve uzun vadeli bir yatırım alanı olarak kabul edilmesini tavsiye ediyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan, orta ve orta alt sınıfların şans oyunlarına ve borsaya bakış açıları hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu, tavsiyelerini paylaştı.</p>
<p><strong>Ekonomik düzey düştükçe şans oyunlarına yönelim artıyor</strong></p>
<p>Dünyanın her tarafında sosyal ve ekonomik düzeyi düşük olan bireylerin riskli işlere daha çok para yatırdığı ve şans oyunlarına daha çok para harcadığının görüldüğünü vurgulayan Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Özellikle ekonomik krizlerin yaşandığı dönemlerde bu davranış biçimi daha da yaygınlaşıyor. Örneğin ABD&#8217;deki hanelerin piyango bileti harcamaları yılda yaklaşık 162 dolarken, düşük gelirli haneler yaklaşık 289 dolar harcıyorlar. Gelir seviyesi yılda 10 bin doların altına düşen bireyler ise yılda 597 dolarlık şans oyunu harcaması yapıyorlar.” dedi.</p>
<p><strong>Orta ve alt orta sınıflar borsaya yöneliyor</strong></p>
<p>Orta ve alt orta sınıfların sınıfsal konumlarına uygun olarak şans oyunlarının yerine daha çok borsa, coin ve kaldıraçlı forex piyasaları gibi alanlara yöneldiklerini ifade eden Prof. Dr. Barış Erdoğan “Ama bu oyuncular aynı şans oyunu oynar gibi bu finansal alanlarda hareket ediyorlar. Oysa borsalar bir yatırım yeridir. Ancak halkın ağzında genelde borsada oynamak ifadesi kullanılıyor. Bu söylem bir rastlantı değil gerçeğin açıkça dile gelmesidir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kader ve şansa inanıyorlar</strong></p>
<p>Borsada hisselere parasını yatıran ve bunu oyun gibi gören orta ve orta alt sınıfların finansal okuryazarlık bilgisi yerine kader, şans, büyü veya akran gruplarının etkisiyle hareket ettiklerine dikkat çeken Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Borsa yatırımcı platformlarındaki yazışmalar, orta ve orta alt sınıfların borsa ve yatırımla nasıl bir ilişki kurduğunu açıkça gösteriyor. Toplumsal yapıdan kaynaklı hayal kırıklıklarını, dezavantajlı konumlarını ters düz etmek için bir gün hisselere bir başka gün coinlere bel bağlayan bu kitle, yatırım araçlarıyla adeta duygusal bağ kuruyor.  Platformlardaki yazışmalara baktığımızda bu yatırım enstrümanlarını bazen bir yarış atı gibi görüp ‘yürü oğlum, kızım’ diye yorum yazanlara, ‘bugün bari bizi güldür’ diye hisseden medet umanlara, ya da hisseye küfür edenlere çokça rastlanabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Borsayı bir şans oyunu olarak görüyorlar</strong></p>
<p>Prof. Dr. Barış Erdoğan, borsayı bir şans oyunu gibi gören ve çoğunlukla da borsada kağıtlar belli bir seviyeye ulaştıktan sonra giriş yapan bu kitlenin fiyatların hep yükseleceğini umut ettiğini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Tıpkı diğer kumar oyunlarındaki gibi borsa oyuncusu da sürekli sosyal statüsüyle ilgili memnuniyetsizliğini ve dezavantajlı konumunu kısa sürede düzeltebileceği hayaller eder. Borsa yükselirken oluşan aşırı iyimser hayaller, düşerken ise felaket senaryolarına dönüşür. Zorlukla oluşturulmuş yılların birikimi ya da borç para ile oluşturulan portföye bütün umutlar ve riskler bağlanıldığı için oyuncu gün içinde onlarca kez borsadaki durumu huzursuzca kontrol etme ihtiyacı duyar. Oysaki dünyanın en büyük borsa yatırımcılarından Warren Buffet’nin çalışma odasında bilgisayar bile yoktur. Bilinç değer yatırımcıları finansal raporları okuyarak, dünyadaki makro gelişmeleri takip ederek uzun vadeli yatırım yaparlar ve çoğu zamanda kazanan onlar olur.”</p>
<p><strong>Borsa takibi patolojik sorun haline gelebilir</strong></p>
<p>Borsaya giren orta ve orta alt sınıfların tıpkı kumarhaneye yeni girenler gibi ilk başta kazanıp borsa belli bir seviyenin üstüne çıkmışken kâğıt almaya başladıklarını belirten Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Ama borsa bir noktaya gelir ve düşüş başlar.  Oyuncu gün içindeki gerilimlerden kaçmak, umut, hayallere dalmak ve öfkesini kusmak için sürekli olarak borsa ekranını telefonundan bilgisayarından takip etmeye başlar. Bu süreç bir süre sonra adeta diğer bağımlılıklar gibi patolojik bir sorun haline de gelebilir.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Borsa oyun değil yatırım alanı olarak görülmeli</strong></p>
<p>Konsantrasyonun borsaya yoğunlaştırılmasının esas işleri ve aileyi zaman içinde geri plana doğru da atabileceğini ifade eden Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Türkiye borsaları akşam 18’de kapanır ama gece yarısına kadar Amerikan borsaları açıktır. Asya piyasaları, coin borsaları zaten 7 gün 24 saat açık. Böylece yatırım dünyası tüm zamanınızı ve uykularınızı çalabilir. Psikolojik ve sosyal olarak böylesi bir ortama hazır olmayanlar özellikle de orta ve orta alt sınıflar hem kişisel olarak bu işten zarar görüyorlar hem de iş, aile ve sosyal çevreleri olan ilişkilerini ihmal etme riski taşıyorlar. Yani hem maddi hem de manevi zarara uğrama ihtimalleri çok yüksek. O yüzden borsayı günlük bir oyun değil orta ve uzun vadeli bir yatırım alanı olarak görmek hem bireysel hem de sosyal sağlığımız için gerekli ve önemli.” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlar-uyariyor-surekli-borsa-ekranina-bakmak-bagimliliga-yol-acabilir-357865">Uzmanlar uyarıyor! Sürekli borsa ekranına bakmak bağımlılığa yol açabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dikkat! Sürekli kötü haber okumak bağımlılığa yol açıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dikkat-surekli-kotu-haber-okumak-bagimliliga-yol-aciyor-354179</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Mar 2023 11:30:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığa]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[kötü]]></category>
		<category><![CDATA[okumak]]></category>
		<category><![CDATA[sürekli]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354179</guid>

					<description><![CDATA[<p>Görülen kötü haberlerin merak duygusunu artırdığını ve bir süre sonra bağımlılık oluşturduğunu belirten uzmanlar, ‘Doomscrolling’ olarak tanımlanan aralıksız kötü haber okuma eğiliminin kişide kaygı, korku, irkilme hissi, sürekli ağlama ve umutsuzluk gibi semptomlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor. K</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-surekli-kotu-haber-okumak-bagimliliga-yol-aciyor-354179">Dikkat! Sürekli kötü haber okumak bağımlılığa yol açıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Görülen kötü haberlerin merak duygusunu artırdığını ve bir süre sonra bağımlılık oluşturduğunu belirten uzmanlar, ‘Doomscrolling’ olarak tanımlanan aralıksız kötü haber okuma eğiliminin kişide kaygı, korku, irkilme hissi, sürekli ağlama ve umutsuzluk gibi semptomlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor. </strong></p>
<p><strong>Kötü haber bağımlılığının kişinin sistemini bozabileceğini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, bu durumun kişide yoğun anksiyete, depresyon, stres, baş ağrıları ve hormonal değişikliklere yol açabileceğine dikkat çekiyor. Taşkın, doomscrolling etkilerine maruz kalmamak için kötü haberlerden uzak durmayı ve günlük rutinlere kademeli olarak dönmeyi tavsiye ediyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi<strong> </strong>Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, kötü haber bağımlılığı olarak tanımlanan doomscrolling’in kişide yol açabileceği psikolojik ve nörolojik sorunlara değindi, önemli tavsiyeler paylaştı. </p>
<p><strong>Kötü haberler merak duygusunu artırıyor</strong></p>
<p>Doomscrolling teriminin Türkçe’de aralıksız olarak kötü haber okuma eğilimi ve kötü haber bağımlılığı anlamına geldiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Doomscrolling diğer bir anlamı ile ‘felaket kaydırması’ olarak ifade ediliyor. Görülen kötü haberlerle beraber merak duygusu da artıyor ve sanki yara kaşımak gibi hep bir sonraki haber takip ediliyor. Deprem felaketi ile beraber gördüğümüz kötü haberleri takip ederken ekran ya da sosyal medya başında geçen sürenin farkında bile olmuyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Doomscrolling ciddi semptomlara yol açıyor</strong></p>
<p>Felaket kaydırması ile beraber ekran sürelerinin uzadığına ve insanlardaki ruh sağlığının da ciddi düzeyde etkilendiğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Felaket kaydırması kişilerde ikincil travmaya sebebiyet verebilir. İkinci travma dediğimiz durumda kişi felakete maruz kalmasa bile yaşamışçasına süreçleri takip edip ve zihninde kurgulayıp travma semptomlarına maruz kalabilir. İrkilme hissi, sürekli ağlama ya da ağlama isteği, uykusuzluk ya da çok uyuma, iştahsızlık ya da tıkınırcasına yeme, kaygı, korku ve umutsuzluk semptomlar arasında görülebilir. Kişilerin bu hislere sahip olması için doğrudan depremi yaşamasına bile gerek yoktur. Kişiler gün boyu yapacağı doomscrolling ile tüm bu semptomları yaşayabilirler” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kişinin sistemini bozabiliyor</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, kötü haber takip etme alışkanlığının durdurulamama sebeplerini ve yol açtığı sorunları şöyle özetliyor;</p>
<p>&#8211; Felakette uğramamış bile olsak felaket ortamı ile bağ kurma ve olup biteni öğrenme ihtiyacı oluşuyor. Genellikle bu kişiler yardım ve faydalı bilgi öğrenme ihtiyacı olarak yorumlasa bile bu oran oldukça düşüktür. Bilgileri faydalı olmadığını fark ettiğimiz anda bu durumun doomscrolling olduğunu anlayıp durdurmalıyız.</p>
<p>&#8211; Durumu bilmek, durumu kontrol edebilme düşüncesi verir. Felaketler bizim için bir bilinmezliği işaret eder ve bilinmezlik insan psikolojisinin baş edemediği en kritik noktalardan bir tanesidir. Kişi sürekli olarak doomscrolling yaparak kontrol ettiğini düşünür. Fakat durum kişinin kontrolünden çok daha uzak olduğu için sadece kaygıya ve kontrol edilemezliğin teyidine yol açar.</p>
<p>&#8211; Tehlikeyi tespit etmek sinir sistemimizin sürekli tetikte kalmasına neden oluyor. Evrimsel olarak da tehlikeyi tespit etmek ve tetikte olmak önemlidir fakat beynin sürekli olarak tehlike hissini tazelemesi ve sürekli tetikte kalması, sinir sisteminin dengesini bozabilir ve psikiyatrik hastalıklara sebebiyet verebilir.</p>
<p>&#8211; Dommscrolling kişinin sistemini bozabilir. Kişide yoğun anksiyete, depresyon, stres ve şikayetler başlayabilir. Hormonal seviyelerde değişikliklere yol açabilir. Sindirim sistemi problemleri, dikkat ve konsantrasyon problemleri, baş ağrıları, uyku ve iştah problemlerine sebebiyet verebilir.</p>
<p><strong>Doomscolling’ten kurtulmak mümkün mü?</strong></p>
<p>Her şey mükemmel gibi bir kenara çekilip deprem felaketi olmamış gibi davranmanın gerçekçi bir yaklaşım olmayacağını belirten Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “İkincil travmanın travmayı yaşayanların ve travma sonrası stres bozukluğuna sahip olanların etkileneceği kadar kişiyi etkilediğini söylemek mümkün. İkincil travmaya maruz kalmamak için doomscrolling‘ten uzak durmak oldukça önemli” dedi. </p>
<p>Taşkın, kademeli olarak kişiye zarar veren bu durumu değiştirmenin mümkün olduğunu şu tavsiyelerle açıkladı:</p>
<p><strong>&#8211; Sınır koymak ve günlük saat belirlemek</strong>: Eğer gün içinde belli saatleri habere ayırırsanız odak noktanız sürekli olarak haberler olmayacaktır. Bu durum da anksiyetenizi azaltmaya yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>&#8211; Rutinlere kademeli geçiş yapmak:</strong> Rutinlere kademeli dönüş yapılması, kişiye güvende olduğu hissini verir. Eğer okul, iş, kurs ve spor gibi sürekli olarak devam ettiğiniz alanlar varsa bunlara devam etmek önemli bir stres düzenleyici olacaktır.</p>
<p><strong>&#8211; Kendi bedeniniz ile temasa geçmek: </strong>Gün içinde depresif duygu durumunuzdan dolayı hiçbir şey yapmak istemiyor olabilirsiniz. Bu durumda da yine doomscrolling’e geçiş yapabilirsiniz. Kendinizi durdurup bedeninize iyi gelecek şeylere odaklanmayı deneyin. Sıcak bir alan, rahat bir vücut pozisyonu, stresi dengeleyecek düzeyde kısa bir yürüyüş, temiz hava gibi size iyi gelen rutinlerden parça parça deneyin.</p>
<p><strong>&#8211; Kişiler ile yüz yüze temasa geçin:</strong> Eğer imkanlarınız elveriyorsa felakete uğrayan kişiler ile yüz yüze temasa geçip destek sağlayabilmek hem çok daha verimli olacaktır hem de size güvende olma ve güven verme hissini yaşatacaktır.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-surekli-kotu-haber-okumak-bagimliliga-yol-aciyor-354179">Dikkat! Sürekli kötü haber okumak bağımlılığa yol açıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
