<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bağımlı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/bagimli/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bagimli</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Mar 2026 09:33:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>bağımlı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bagimli</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>24 saat açık sanal tehlike!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/24-saat-acik-sanal-tehlike-619234</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 09:33:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[24]]></category>
		<category><![CDATA[açık]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[kişinin]]></category>
		<category><![CDATA[kumar]]></category>
		<category><![CDATA[Kumar Oynama]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619234</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Bahruz Shukurov, kumar ve sanal kumar bağımlılığının psikolojik, nörolojik ve sosyal boyutlarını, risklerini, motivasyon mekanizmalarını ve tedavi yaklaşımlarını açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/24-saat-acik-sanal-tehlike-619234">24 saat açık sanal tehlike!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Bahruz Shukurov, kumar ve sanal kumar bağımlılığının psikolojik, nörolojik ve sosyal boyutlarını, risklerini, motivasyon mekanizmalarını ve tedavi yaklaşımlarını açıkladı.</p>
<p><strong>Sanal kumarın erişilebilirliği arttıkça bağımlılık riski de yükseliyor!</strong></p>
<p>Kumarın hem fiziksel ortamlarda hem de dijital platformlarda oynanabildiğini ifade eden Dr. Bahruz Shukurov, “Ancak teknolojinin gelişmesiyle birlikte sanal kumarın erişilebilirliği ve yaygınlığı ciddi şekilde arttı. Bu durum bağımlılık riskini de önemli ölçüde yükseltmekte.” dedi.</p>
<p>Kumar bağımlılığının en temel özelliklerinden birinin, kişinin kumar oynama davranışı üzerinde kontrolünü kaybetmesi olduğunu aktaran Dr. Shukurov, “Kişi zamanla kazandığından çok daha fazla para harcamaya başlar ve gününün önemli bir bölümünü kumar oynayarak geçirir. Bu süreç ilerledikçe iş hayatı, aile ilişkileri ve sosyal sorumluluklar ihmal edilmeye başlanır. Maddi kayıplar büyür, borçlar oluşur ve kişi giderek daha zor bir ekonomik tabloyla karşı karşıya kalır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kişi kazandığında da kaybettiğinde de kumar oynamak ister! </strong></p>
<p>Yalan söyleme davranışının kumar bağımlılığının önemli tanı ölçütleri arasında yer aldığına işaret eden Dr. Bahruz Shukurov, “Bağımlı birey, kumar oynayabilmek için para bulmak amacıyla yakınlarına veya çevresine yalan söyleyebilir. Bunun temel nedeni, kumar oynayamadığında yaşayacağı yoğun sıkıntı ve huzursuzluğun, yalan söylemenin yaratacağı vicdani rahatsızlıktan daha ağır gelmesidir. Zaman içinde bu davranış giderek kolaylaşır ve kişinin kişilik yapısında belirgin değişimlere yol açabilir.” dedi.</p>
<p>Kumar bağımlılığında motivasyonun iki yönlü çalıştığına değinen Dr. Shukurov, şunları söyledi:</p>
<p>“Kişi kazandığında da kaybettiğinde de kumar oynamak ister. Kazandığında aldığı ödül ve haz duygusu yeni bir motivasyon oluşturur. Kaybettiğinde ise kaybını telafi etme isteği devreye girer. Bağımlı bireyler sıklıkla ‘keyif için oynamıyorum, sadece kaybımı telafi etmek istiyorum’ şeklinde açıklamalar yapar. Ancak bu düşünce çoğu zaman bağımlılık döngüsünü sürdürür ve kişi yeniden kumar oynamaya devam eder.”</p>
<p><strong>Kumar, keyif yerine kötü hisleri geçici olarak azaltan bir araca dönüşür! </strong></p>
<p>Kumar bağımlılığının çoğu zaman ilk başlarda yaşanan bir yüksek kazanç veya güçlü heyecan deneyimi ile başlayabileceğine dikkat çeken Dr. Bahruz Shukurov, “Özellikle erken yaşlarda elde edilen büyük bir kazanç, kişinin beyninde güçlü bir iz bırakır. Bu deneyim beynin ödül sisteminde normalin üzerinde bir haz oluşturur ve kişi zamanla bu duyguyu tekrar yaşamak için kumar oynamaya devam eder.” dedi.</p>
<p>Ancak süreç ilerledikçe kişinin bu yüksek heyecanı daha az yaşamaya başladığını, kayıpların arttığını ve kişinin normal duygu durumunun daha düşük bir seviyeye gerilediğini ifade eden Dr. Shukurov, “Sonuç olarak kumar, artık keyif veren bir aktiviteden çok, kişinin kendini kötü hissetmesini geçici olarak azaltan bir araca dönüşür. Bağımlılığın ilerleyen dönemlerinde yalnızca kumar oynamak değil, kumarla ilişkili uyaranlar da tetikleyici hâle gelir. Bahis sesleri, oyun bildirimleri, maç izlemek veya kumarla ilgili reklamlar bile kişide güçlü bir kumar oynama isteği yaratabilir. Bu nedenle bağımlılıkla mücadelede tetikleyici unsurlardan mümkün olduğunca uzak kalmak büyük önem taşır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Beyin kısa vadeli ödülleri tercih eder, bu da bağımlılığı güçlendirir! </strong></p>
<p>Kumar bağımlılığının ciddi maddi kayıplara yol açabileceğini vurgulayan Dr. Bahruz Shukurov, “Kimi zaman kayıplar kişinin aylık gelirinin onlarca hatta yüzlerce katına ulaşabilir.” dedi.</p>
<p>Bu durumun bankalara veya farklı kaynaklara borçlanmaya kadar ilerleyebileceğini aktaran Dr. Shukurov, şöyle devam etti:</p>
<p>“Çoğu zaman aile bireyleri devreye girerek bu sorunları çözmeye çalışır. Ancak profesyonel destek alınmadan yapılan müdahaleler genellikle geçici bir rahatlama sağlar ve kişi bir süre sonra yeniden kumar oynamaya başlayabilir.</p>
<p>Bu noktada önemli bir soru ortaya çıkar: Bu kadar kayba rağmen kişi neden kumar oynamaya devam eder? Bunun iki önemli nedeni vardır. Birincisi, bağımlı kişinin yaşadığı sorunların çoğu zaman çevresi tarafından telafi edilmesidir. Eğer kişi yaşadığı sonuçlarla doğrudan yüzleşmezse davranış değişimi zorlaşır. İkinci neden ise kumarın kısa vadede sağladığı heyecanın, uzun vadeli zararların önüne geçmesidir. İnsan beyni çoğu zaman kısa vadeli ödülleri tercih eder ve bu durum bağımlılık davranışını güçlendirir.”</p>
<p><strong>Sanal kumarın en büyük riski 24 saat erişilebilir olması! </strong></p>
<p>Sanal kumarın, geleneksel kumara göre bazı açılardan daha riskli olduğunu dile getiren Dr. Bahruz Shukurov, bu riskleri şöyle açıkladı:</p>
<p>“En önemli farklardan biri 24 saat erişilebilir olmasıdır. Kişi günün her saatinde, bulunduğu her yerde kumar oynayabilir. Ayrıca dijital ortamda para çoğu zaman sadece sayısal bir değer gibi algılanır. Bu nedenle kişiler gerçek para kaybettiklerini daha az hissedebilir ve daha büyük riskler alabilir.</p>
<p>Sanal kumar platformları aynı zamanda yoğun reklam ve teşvik mekanizmaları kullanır. Bonus teklifleri, mesajlar ve sürekli gönderilen bildirimler kişiyi tekrar oyuna çekmek için tasarlanır. İlk aşamada bazı kullanıcıların kazanç elde etmesi de bu sistemin bir parçası olabilir. Böylece kişi erken dönemde güçlü bir ödül deneyimi yaşayarak kumara daha fazla bağlanabilir.”</p>
<p><strong>Bağımlılıklarda ‘tam iyileşme’ yerine ‘kontrol altına alma’ daha gerçekçi bir yaklaşım! </strong></p>
<p>Kumar bağımlılığının, beynin ödül sistemi ile yakından ilişkili olduğuna dikkat çeken Dr. Bahruz Shukurov, “Ventral tegmental alan, nükleus akumbens ve insula gibi bölgeler bu süreçte rol oynar. Kumar davranışı tekrarlandıkça bu sinir yolları güçlenir.” dedi.</p>
<p>Başlangıçta küçük bir iz gibi olan bu yolakların zamanla adeta bir otoyola dönüştüğünü ve kişinin düşünce dünyasında kumarın merkezi bir yer edindiğini kaydeden Dr. Shukurov, kumar bağımlılığının tedavisinin mümkün olduğunu dile getirdi.</p>
<p>Dr. Shukurov bu sürecin genellikle çok yönlü bir yaklaşım gerektirdiğini söyledi ve devam etti:</p>
<p>“Tedavi yalnızca bireyi değil, aileyi de kapsayan bir iş birliği içinde yürütülmeli. Psikiyatrist, psikolog, hasta ve aile üyelerinin birlikte çalışması başarı şansını artırır. Profesyonel destek olmadan yalnızca söz vermek, yemin etmek veya kendi kendine bırakmaya çalışmak çoğu zaman yeterli olmaz.</p>
<p>Bağımlılıklar için ‘tam iyileşme’ kavramından ziyade ‘kontrol altına alma’ veya ‘düzelme’ kavramı daha gerçekçidir. Bu durum bazı kronik hastalıklara benzetilebilir. Kişi tetikleyicilerden uzak durur, tedavi planına uyar ve gerekli önlemleri alırsa uzun süre kumar oynamadan sağlıklı bir yaşam sürdürebilir. Ancak tamamen iyileştiğini düşünerek tüm önlemleri kaldırmak tekrar risk oluşturabilir.”</p>
<p><strong>Çoğu durumda belirleyici olan heyecan ve adrenalin duygusu! </strong></p>
<p>Kumar bağımlılığında çoğu zaman kişinin parayı mı yoksa heyecanı mı sevdiği sorusunun sorulduğunu aktaran Dr. Bahruz Shukurov, “Çoğu durumda belirleyici olan heyecan ve adrenalin duygusudur. Kazanma ihtimalinin eşiğinde olmak, risk almak ve o anki yoğun duygu durumunu yaşamak bağımlılığı besleyen önemli faktörlerdir.” dedi.</p>
<p>Bağımlılık ilerledikçe kişinin yalnızca kumar ve kumarla ilişkili konulara karşı yüksek motivasyon gösterdiğinin altını çizen Dr. Bahruz Shukurov, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Günlük sorumluluklara karşı isteksizlik ve enerji düşüklüğü görülebilir. Bu nedenle tedavi sürecinde yalnızca kumar davranışı değil, kişinin düşünce yapısı, motivasyonu ve yaşam düzeni de ele alınmalıdır. Kumar oynayan bir yakına sahip olan aile bireyleri için de destek almak önemlidir. Aileler hem bağımlı bireyle birlikte tedavi sürecine katılabilir hem de ayrı olarak danışmanlık alabilirler. Erken müdahale, sorunun büyümesini ve daha büyük kayıpların oluşmasını önleyebilir.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/24-saat-acik-sanal-tehlike-619234">24 saat açık sanal tehlike!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigara bırakmada ilaç ve davranış terapisi birlikte etkili oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sigara-birakmada-ilac-ve-davranis-terapisi-birlikte-etkili-oluyor-616658</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 11:19:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[bırakmada]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[duman]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[nargile]]></category>
		<category><![CDATA[nikotin]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[tütün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616658</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sigara bağımlılığının kronik, tedavi edilebilen, tıbbi destek gerektirebilen bir hastalık olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, en etkili yaklaşımın ilaç tedavisi ve davranış terapisinin birlikte uygulanması olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-birakmada-ilac-ve-davranis-terapisi-birlikte-etkili-oluyor-616658">Sigara bırakmada ilaç ve davranış terapisi birlikte etkili oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Sigara bağımlılığının kronik, tedavi edilebilen, tıbbi destek gerektirebilen bir hastalık olduğunu belirten <span>İstanbul Atlas Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, e</span>n etkili yaklaşımın ilaç tedavisi ve davranış terapisinin birlikte uygulanması olduğunu söyledi. Tedavisiz bırakma girişimlerinde 1 yıllık başarı oranının genellikle yüzde 3–5 civarında olduğunu söyleyen Prof. Dr. Dilek Toprak, farmakolojik destekle bu oranın yüzde 15–35’e kadar çıkabildiğini, kombine tedavilerde oranın daha da arttığını söyledi. Nargilenin içim süresi, dumanın miktarı ve kullanılan tütünün yapısı nedeniyle sigaradan daha zararlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dilek Toprak, </span></b><b><span>bir nargile seansında, bir kişinin 100 ya da daha fazla sigara dumanı kadar duman soluduğunu kaydetti.</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, Yeşilay Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada nikotin bağımlılığı, sigara ve nargile kullanımının etkilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Sadece tek kullanım bile bağımlılık riskini artırıyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sigaranın temel bağımlılık yapıcı maddesinin nikotin olduğunu belirten<span> Prof. Dr. Dilek Toprak, “</span>Nikotin, beyindeki dopamin salınımını tetikleyerek kişide keyif ve ödül hissi yaratır. Bu his, zamanla beynin nikotine karşı tolerans geliştirmesine ve aynı etkiyi elde etmek için daha fazla maddeye ihtiyaç duymasına neden olur. Nikotin son derece bağımlılık yapıcıdır, sadece bir kez kullanmak bile, beyniniz üzerindeki anlık etkisi nedeniyle bağımlı hale gelme riskini artırır” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Fiziksel ve psikolojik bağımlılık ortaya çıkıyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Nikotin bağımlılığında, fiziksel ve psikolojik olarak, vücudun sürekli olarak bu kimyasala &#8220;bağımlı&#8221; hale geldiğini kaydeden <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, “</span>Fiziksel bağımlılık, vücudun </span><span><span><span>yoksunluk belirtilerinden</span></span></span><span> kaçınmak için nikotine ihtiyaç duyması durumudur. Yoksunluk belirtileri nikotin kullanımını bıraktığınızda yaşadığınız huzursuzluk, sinirlilik, konsantrasyon güçlüğü gibi hoş olmayan hislerdir. Psikolojik bağımlılıkta ise o alışkanlık, günlük rutininizin bir parçası olmuştur. Kahve ile sigara içmek, sinirlenince sigara içmek gibi eşleşmeler yapılır. Bu gibi durumlarda içme ihtiyacı hissedilir” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Tütün salgını, en büyük halk sağlığı tehditlerinden biri</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) tütünün yaygın kullanımı için &#8220;tütün salgını&#8221; ifadesini kullandığını belirten <span>Prof. Dr. Dilek Toprak</span>, “Dünya Sağlık Örgütü, bunun şimdiye kadar karşılaştığımız en büyük halk sağlığı tehditlerinden biri olduğunu söylüyor ve yılda 8 milyondan fazla insanın ölümüne sebep olduğunu bildiriyor. Bu ölümlerin 1,2 milyonu pasif içicilikten kaynaklanıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre, 700 milyon çocuk yani dünyadaki çocukların yarısı tütün ürünü dumanına maruz kalmaktadır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sigara bağımlılığı nasıl anlaşılır?</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sigara bağımlılığının DSM-5 denilen evrensel tanı kriterleri olduğunu ifade eden <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, b</span>u tanı kriterlerine göre son 12 ay içinde aşağıdaki kriterlerden en az 2’sinin bulunmasının nikotin bağımlılığını düşündürdüğünü söyledi. <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, bu kirterleri şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></p>
<ul>
<li><span><span><span><span><span>Planlanandan daha fazla veya daha uzun süre sigara içme</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Bırakma girişimlerinin başarısız olması</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Sigara temini ve içimi için aşırı zaman harcama</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Güçlü içme isteği</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>İş, okul veya sosyal sorumlulukların aksaması</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Zararlı etkiler bilinmesine rağmen devam etme</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Tolerans gelişimi</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Yoksunluk belirtileri görülmesi</span></span></span></span></span></li>
</ul>
<p><span><span><span><b><span>Sigara bağımlılığında ilaç tedavileri etkili oluyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sigara bağımlılığının tedavi edilebildiğini ve etkili tedavi yöntemleri olduğunu belirten <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, “</span>En yüksek başarı oranı davranışsal destek ve ilaç tedavisi birlikteliği ile elde edilir. Bunların tek başına kullanımı bile bırakma oranlarını artırmaktadır. Farmakolojik tedavi yani ilaç tedavisinde Nikotin Replasman Tedavisi (NRT) ve bupropion preparatlarını oldukça sık kullanmaktayız Tedavisiz bırakma girişimlerinde 1 yıllık başarı oranı genellikle yüzde 3–5 civarındadır. Farmakolojik destekle bu oran yüzde 15–35’e kadar çıkabilir. Kombine tedavilerde oran daha da artar” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Tedavi sürecinde relaps görülmesi normal</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Tedavi sürecinde relaps (nüks) görülebildiğini belirten <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, “</span>Bu durum tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez, bağımlılığın kronik doğasının göstergesidir. Sigara bağımlılığı kronik, tedavi edilebilen, tıbbi destek gerektirebilen bir hastalıktır. En etkili yaklaşım ilaç tedavisi ve davranış terapisinin birlikte uygulanmasıdır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Bir nargile seansı 100 sigara dumanına bedel</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>N</span></span><span>argilenin sigaradan daha zararlı olabildiğini belirten </span><span><span>Prof. Dr. Dilek Toprak, b</span></span><span>unun nedeninin nargile içiminin süresi, dumanın miktarı ve kullanılan tütünün yapısı olduğunu ifade ederek nargilenin sigaraya kıyasla daha zararlı olmasının bazı nedenleri:</span></span></span></span></p>
<ul>
<li><span><span><span><span>Nargile kömürle yakıldığı için, karbonmonoksit gibi toksik gazlar da solunur. Ayrıca nargile dumanı, sigara dumanından daha fazla ağır metal, katran ve kanserojen maddeler içerebilir. </span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span>Nargile genellikle 30-60 dakika gibi uzun bir sürede içilir. Bu süre zarfında, bir nargile içicisi, sigara içen birinin aldığından çok daha fazla duman solur. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bir nargile seansının, bir kişinin 100 ya da daha fazla sigara dumanı kadar duman solumasına neden olabileceğini belirtmiştir.</span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span>Nargilede genellikle ağızlıklar paylaşıldığı için enfeksiyon riski fazladır. Tüberküloz, Herpes ve diğer enfeksiyon hastalıklarının yayılması daha kolaydır.</span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span>Nargiledeki su zararlı maddeleri yeterince filtrelemez ve duman hâlâ toksinler içerir.</span></span></span></span></li>
</ul>
<p><span><span><span><span>Nargile kullanımının sigaraya göre daha zararsız olduğu düşüncesinin yanlış olduğunu belirten </span><span><span>Prof. Dr. Dilek Toprak</span></span><span>, “Her ikisi de ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir ancak nargilenin daha fazla duman çekilmesi ve karbonmonoksit gibi ek riskler taşıması nedeniyle daha tehlikeli olabileceği kabul edilmektedir​” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Tütün bağımlılığının önlenmesi için bu tavsiyelere dikkat!</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Tütün bağımlılığının önlenmesi noktasında hedefin </span></span><span>sigaraya başlamanın önlenmesi olması gerektiğini söyleyen <span>Prof. Dr. Dilek Toprak</span>, gençlerin ve çocukların bu tehlikeden korunması ve hiç başlamamaları için gayret gösterilmesi gerektiğini söyledi. <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, önerlerini şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Ailelerin özellikle ebeveynlerin bilinçlendirmesi ve gençler üzerinde olumlu model olmaları önemlidir.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Elektronik sigara bir sigara bırakma yöntemi değildir. Sağlık açısından önemli riskler taşır.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Ailece düzenli ve kaliteli zaman geçiren, iletişimi güçlü ailelerin çocuklarının sigara ve alkolü bırakma oranı, diğer ailelere kıyasla daha yüksektir. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Çocuğun akademik becerilerini desteklemek, okul dışı farklı aktivitelere yönlendirmek, daha olumlu arkadaş çevrelerine girmesine destek olmak da katkı sağlayacaktır.</span><span> Gençlerin spora, sanata ya da hobilerine yönlendirilmesi, boş zamanlarını sağlıklı aktivitelerle doldurmalarına yardımcı olur. Böylece riskli davranışlardan uzak kalabilirler a</span><span>ncak ebeveynlerden biri veya her ikisi sigara içiyorsa; çocuğunuzla konuşmanız, yasaklamanız, cezalar vermeniz pek de işe yaramayacaktır. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Sigarayı bırakmak için Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı profesyonellerin görev yaptığı ve ülkemizin her bölgesinde kolayca ulaşılabilen Sigara Bırakma Polikliniklerinden yardım alabilirsiniz. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Sigara kullanımı hakkında eğitimler ve farkındalık çalışmaları, okullarda yaygın olarak yapılmalıdır.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Televizyon, radyo ve sosyal medya üzerinden sigaranın zararlarına yönelik bilinçlendirme kampanyaları yapılması etkili olur. Ünlü ve popüler kişilerin sigara karşıtı mesajlar vermesi, gençler üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Ergenler arasında sigaraya başlamanın altında yatan nedenler çoğu zaman stres, anksiyete veya depresyon gibi psikolojik sorunlar olabilir. Bu durumda, gençlere psikolojik destek sağlamak ve duygusal problemlerle başa çıkmalarını öğretmek önemli bir adımdır.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>&#8211; Erken yaşta sigaraya başlamayı önlemek için bu adımlar hem devlet politikaları hem de toplumsal farkındalık açısından büyük önem taşır. Gençlerin sağlıklı tercihler yapabilmesi için doğru rehberlik ve destek almaları, uzun vadede toplum sağlığını iyileştirmeye katkı sağlar</span></span></span></p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-birakmada-ilac-ve-davranis-terapisi-birlikte-etkili-oluyor-616658">Sigara bırakmada ilaç ve davranış terapisi birlikte etkili oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tazelenme Merkezi&#8217;nde başarı oranı yüzde 64</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tazelenme-merkezinde-basari-orani-yuzde-64-615508</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 18:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[64]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Danışan]]></category>
		<category><![CDATA[Danışanlar]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[oranı]]></category>
		<category><![CDATA[takip]]></category>
		<category><![CDATA[tazelenme]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615508</guid>

					<description><![CDATA[<p>Madde bağımlılığı öyküsü olan dezavantajlı bireyler, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Tazelenme Merkezi’nde yeniden hayata tutunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tazelenme-merkezinde-basari-orani-yuzde-64-615508">Tazelenme Merkezi&#8217;nde başarı oranı yüzde 64</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Madde bağımlılığı öyküsü olan dezavantajlı bireyler, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Tazelenme Merkezi’nde yeniden hayata tutunuyor. Merkezden mezun olan 181 danışanın 6 aylık izlem sonuçlarına göre yüzde 64 başarı oranına ulaşıldı. Bu oran, Türkiye ve dünya ortalamasının üzerinde bir başarı olarak değerlendiriliyor.</p>
<p><b>3 AYLIK YATILI REHABİLİTASYON PROGRAMI</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı olarak hizmet veren Tazelenme Merkezi, 3 aylık yatılı programıyla danışanlarına yeniden başlama fırsatı sunuyor. Program kapsamında; psiko-eğitim, değerler eğitimi, ayık yaşam ve 12 basamak eğitimleri uygulanarak bireylerin hem psikolojik hem de sosyal yönden güçlenmesi hedefleniyor. Süreci başarıyla tamamlayan danışanlar başarı belgesi alarak mezun olurken, mezuniyet sonrasında da destek devam ediyor. Danışanlar; bağımlılık şiddeti, madde kullanma isteği, farkındalık düzeyi ve işlevsellik gibi başlıklarda düzenli olarak değerlendiriliyor. Böylece iyileşme sürecinin sürdürülebilir olması ve bireylerin toplumsal yaşama güçlü bir şekilde katılması amaçlanıyor.</p>
<p><b>3 EKSENLİ BÜTÜNCÜL MODEL</b></p>
<p>Merkezde aile eğitimleri ve ziyaretleri, spor faaliyetleri, sivil toplum kuruluşlarıyla iş birlikleri, bireysel psikolojik danışma, bireysel gelişim takibi, adli ve sağlık süreç takibi, kişisel gelişim ve rehberlik hizmetleri, konsültasyon desteği ve periyodik değerlendirme toplantıları yürütülüyor. Tüm bu çalışmalar 3 eksenli bütüncül bir model çerçevesinde planlanıyor.</p>
<p><b>MEZUNİYET SONRASI GÜÇLÜ TAKİP MEKANİZMASI</b></p>
<p>Mezun izlem çalışmaları kapsamında mezuniyet sonrası düzenli takip, mobil takip sistemi, ayıklığı güçlendirici, destekleyici hizmetler, yeniden yapılandırma ve gelişim rehberliği, yeniden çağırma programları, ilgili kurum ve kuruluşlara yönlendirme, mezuniyet sonrası eğitim programları, motivasyonel görüşmeler ile aile ve ilgili kişilere yönelik eğitimler gerçekleştiriliyor. Ayrıca aile ve ilgili kişiler için izlem raporları hazırlanıyor.</p>
<p><b>SÜREÇ EĞİTİMLERLE KONTROL ALTINDA TUTULUYOR</b></p>
<p>Merkezde danışanlara “Bağımlılığı nasıl kontrol edebilir?”, “İstek geldiğinde bununla nasıl baş edilebilir?”, “Kullanıma götüren sebepler nelerdir?” ve “Aile ilişkileri nasıl yeniden yapılandırılır?” gibi başlıklarda eğitimler veriliyor. Bağımlılığı nüksettiği durumlara karşı da belirlenen protokoller doğrultusunda danışanlara destek sağlanıyor.</p>
<p> </p>
<p><b>302 KİŞİYE HİZMET, YÜZDE 64 BAŞARI ORANI</b></p>
<p>Merkezde 18 yaş ve üzeri bağımlı erkek danışanlara hizmet veriliyor. Kadın danışanlar için ise koordineli çalışılan STK’lardan destek alınıyor. Bugüne kadar toplam 302 bağımlı bireye hizmet sunuldu, 604 aileye eğitim verildi. Bu bireylerden 181’i mezun oldu. Mezun olan 181 danışanın 6 aylık izlem sonuçlarına göre yüzde 64 başarı oranına ulaşıldı. Bu oran, Türkiye ve dünya ortalamasının üzerinde bir başarı olarak değerlendiriliyor.</p>
<p><b>“EN BÜYÜK FARKIMIZ TAKİP SİSTEMİMİZ”</b></p>
<p>Tazelenme Merkezi Birim Sorumlusu Kerem Cuşkun, mezuniyet sonrası sürecin bir yıl boyunca titizlikle takip edildiğini belirterek şunları söyledi: “Danışanın mezuniyetinin ardından bir yıl boyunca dışarıdaki süreçleri eğitmenlerimiz, psikologlarımız ve danışmanlarımız eşliğinde takip ediyoruz. Bizi diğer sistemlerden ayıran en önemli özelliklerden biri, takip sisteminin etkin şekilde uygulanmasıdır. Hem aileden hem danışanın kendisinden izlem formları alıyoruz. Sürpriz davetler yapılıyor ve merkeze geldiklerinde yeniden madde kullanımı olup olmadığı değerlendiriliyor.</p>
<p><b>“HEM DANIŞANA HEM AİLESİNE DESTEK VERİYORUZ”</b></p>
<p>Ailelerle istihdam, denetimli serbestlik ve ekonomik süreçleri birlikte ele alıyoruz. Hafta sonları ailelere çevrimiçi eğitim veriyoruz. Danışanlar merkezde eğitim alırken aileleri de dışarıda destek alıyor. Böylece mezuniyet sonrası uyum süreci daha sağlıklı ilerliyor. Danışanlarımızı haftada bir gün sosyal etkinliklere çıkarıyoruz. Bowling, sinema, paintball ve hamam gibi faaliyetler gerçekleştiriyoruz. İhtiyaç sahibi bireylere Sosyal Hizmetler Şube Müdürlüğü koordinasyonunda 41 Kart desteği sağlanabiliyor. Barınma ve yemek hizmetleri tamamen ücretsiz sunuluyor.”</p>
<p><b>21 DANIŞAN HİZMET ALIYOR</b></p>
<p>Merkeze üç öğün yemek, Büyükşehir’in Hızır 41 Mutfağı tarafından sağlanıyor. Büyükşehir’in diğer birimleriyle koordineli şekilde çalışılarak ihtiyaç duyulan alanlarda destek alınıyor. Hâlihazırda 20 kişinin hizmet aldığı merkezde masa tenisi, langırt, spor odaları, voleybol ve basketbol sahaları ile hobi bahçesi bulunuyor. Tazelenme Merkezi, bağımlılıkla mücadelede bütüncül ve sürdürülebilir bir model sunarak, danışanların yeniden topluma kazandırılmasını hedefliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tazelenme-merkezinde-basari-orani-yuzde-64-615508">Tazelenme Merkezi&#8217;nde başarı oranı yüzde 64</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilgisayar oyunu tek başına bağımlı yapmaz!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bilgisayar-oyunu-tek-basina-bagimli-yapmaz-615367</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 11:32:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[başına]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[yapmaz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615367</guid>

					<description><![CDATA[<p>Trabzon'da ortaokul öğrencisi 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin evindeki odasında hayatını kaybetmiş halde bulunması, Bilgin'in, oyundaki görevleri yerine getirmek için yaşamını sonlandırdığı iddiaları oyunların çocuklar üzerindeki etkilerini tartışmaya açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilgisayar-oyunu-tek-basina-bagimli-yapmaz-615367">Bilgisayar oyunu tek başına bağımlı yapmaz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon&#8217;da ortaokul öğrencisi 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin evindeki odasında hayatını kaybetmiş halde bulunması, Bilgin&#8217;in, oyundaki görevleri yerine getirmek için yaşamını sonlandırdığı iddiaları oyunların çocuklar üzerindeki etkilerini tartışmaya açtı.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital oyunların çocuk psikolojisi üzerindeki etkilerini değerlendirdi.</p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bilgisayar oyunlarına kendini fazla kaptıran çocuklarda bir duygusal çöküş döngüsü oluşabiliyor. Oyuna kapılıyor, oyun ona çok çekici geliyor. O anda beyin ucuz dopamin üretiyor. Kolay ve hızlı dopamin üretildiği için çocuk haz odaklı bir yönelime giriyor. O yaşlardaki çocuklar hazla mutluluğu ayırt edemiyorlar. Oysa haz ayrı mutluluk ayrı. Haz kısa vadelidir, geçicidir, yanıltıcıdır nörobiyolojik karşılığı dopamindir. Mutluluk ise uzun vadelidir, kalıcıdır ve sosyal bağlanmalarla ilgilidir. Bunun beyindeki karşılığı serotonindir. Son 3-5 yılda yapılan çalışmalar da bunu daha net ortaya koydu. Böyle bir durumda çocuk, dopamin odaklı bir yaşam öğretisine kendini kaptırıyor. Eğer ebeveyn gözetimi yoksa bilgisayar kullanımıyla ilgili bir disiplin oluşturulmamışsa hangi çocuk olursa olsun kendini orada kaptırabilir. Ev kurallı bir ortam değilse aile, anne-baba çocuğa kılavuzluk yapamıyorsa bu ciddi bir risk oluşturur. Aslında bilgisayar oyununun kendisi intihar ettirmez ya da tek başına bağımlı yapmaz. Sorun oyunda değil oyunu kim oynuyor, ne oynuyor, nerede ve hangi zeminde oynuyor… Asıl belirleyici olan budur.” dedi.</p>
<p><strong>“Gerekçelerle hayır demek gerekiyor”</strong></p>
<p>Dijital cihaz kullanımına ilişkin yaş sınırlarının önemine vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan; “Şu anda dünya devletlerinin yaptığı ortak bir uygulama var. Üç yaşına kadar çocuğun eline akıllı telefon ya da tablet verilmemesi. İsviçre, Norveç gibi ülkeler üç yaşına kadar bunu kesin biçimde yasakladı. Çünkü beynin en hızlı geliştiği dönem o dönem. O yaşta çocuğu buna kaptırdığınız zaman sonrasında elinden almak gerçekten çok zor oluyor. Üç yaşına kadar hiç vermemek, on yaşına kadar günde yaklaşık bir saatle sınırlandırmak gibi bazı ilkeler var. On beş yaşına kadar da çocuğun kendi adına bir sosyal medya hesabı açmaması bunun yasal, meşru ve onaylanan bir alan olmadığını bilmesi gerekiyor. Bu kararlar gecikmiş kararlar. Dünyada bunun olumsuz sonuçları görüldüğü için bu şekilde düzenlemelere gidildi. Hiç olmazsa on yaşın üzerindeki çocuklar için de ‘Devlet böyle yaptı, dünyada uygulama bu yönde.’ diyerek, zorlayarak değil ikna ederek, gerekçelerini anlatarak hayır demek gerekiyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Küçük yaştan itibaren ebeveyn gözetimi önemli!</strong></p>
<p>Ebeveyn gözetimi olmadığında çocuğun dijital okuryazarlığının gelişmeyeceğinin altını çizen Prof. Dr. Tarhan; “Önemli olan küçük yaştan itibaren ebeveyn gözetimi. Çocuk savaş oyunu bile oynasa anne-baba gözetiminde oynamalı. Çocuk korkulu bir sahne gördüğünde yan gözle annesine babasına bakar. Eğer anne-baba bundan etkilenmiyor, onaylamıyor ve doğru tepkiyi veriyorsa çocuk da ona göre konum alır ama onaylar bir tavır görürse o da oyunu normalleştirir. Anne-babanın doğruyu ve yanlışı konuşma yöntemiyle yaklaşması gerekir. ‘Bak burada öldürüyor ama bu bir oyun, gerçekte böyle olmaz.’ diyerek çocuğa hayalle gerçeğin farkını öğretmek gerekiyor. Bu öğretilmediği zaman, ebeveyn gözetimi olmadığında çocuğun dijital okuryazarlığı gelişmez. Dijital okuryazarlık, matematik öğretir gibi, kitap okumayı öğretir gibi öğretilmeli. Çocuk bunu öğrendiği zaman teknolojiyi dengeli kullanır. Zamanı gelince kullanır, zamanı gelince de kendiliğinden bırakabilir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Çocuk bağlanacak nesne bulamazsa telefona bağlanıyor”</strong></p>
<p>Karşılanmayan her duygusal ihtiyacın başka bir yerden telafi edilmeye çalışılacağını belirten Prof. Dr. Tarhan; şöyle devam etti:</p>
<p>“Ev güvenli alan değilse… Yani anne-baba arasında sürekli bir gerilim varsa, çocuk eve geldiğinde kendini güvende hissetmiyorsa, bu durumda bilgisayar oyunlarına bir stres azaltma tekniği olarak yöneliyor. Ya da evde bizim ‘mesafesiz terk ediliş’ dediğimiz bir durum varsa yani duygusal ihmal söz konusuysa… Anne evde, baba evde ama herkesin elinde cep telefonu var. Ortada kavga yok, çatışma yok fakat iletişim de yok, nitelikli bir iletişim yok. Evde kaliteli iletişim olmayınca çocuk oyunda iletişim kurmaya başlıyor. Çocuk bağlanacak bir nesne bulamazsa telefona bağlanıyor daha ileri aşamada maddeye bağlanabiliyor. Onun için bağımlılıkla bağlanma ister dijital bağımlılık olsun ister sanal bağımlılık ister madde bağımlılığı birbirine çok yakın kavramlar. Eğer bir çocuk güvenli bağlanma geliştirebiliyorsa annesine, babasına ya da hayata güvenli bir şekilde bağlanabiliyorsa, bağlanma duygusunu sağlıklı biçimde kontrol edebiliyor ve tatmin edebiliyor. Ama bağlanacağı kişi duygusal olarak orada değilse… Mesafesiz terk ediliş tam da budur. Anne evdedir, fiziksel bakımını yapıyordur, her şey dışarıdan bakıldığında yolundadır. Fakat çocukla ihtiyaçlarını giderdikten sonra nitelikli bir zaman paylaşımı yoktur. Anne kendini ev işine verir ya da çocukla duygusal temas kurmaz. Bu durumda çocuk annesinden ve babasından duygusal sevgi ve ilgi ihtiyacını karşılayamaz. Ve karşılanmayan her duygusal ihtiyaç, başka bir yerden telafi edilmeye çalışılır.”</p>
<p><strong>“Kaliteli beraberliği yakalayamayan çocuklar daha fazla risk altında”</strong></p>
<p>Hayat başarısı için duygusal ve sosyal becerileri geliştirmek gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan; “Sevgi ihtiyacının en güçlü ifade biçimi ilgidir ama bu sıradan bir ilgi değil göz teması olan, birlikte zaman geçirilen, empatik iletişim kurulan bir ilgiden söz ediyoruz. Çocukla gerçekten temas edilen, onun dünyasına girilen bir ilgi varsa çocuk kendini telefona ya da dijital oyunlara kolay kolay kaptırmaz. O dönemde kaliteli beraberliği yakalayamayan çocuklar daha fazla risk altındadır. Anne ya da babadan biri hastaysa, depresifse bu da etkiler. Bizim kültürümüzün bir avantajı var; anneanne ve babaanneler bazı eksikleri telafi edebiliyor. Yakın çevre, geniş aile ve arkadaş çevresi de çocuk üzerinde belirleyici oluyor. Bir de sabah kalktığında amacı olmayan, günü dolu dolu geçmeyen çocuklar daha kolay savruluyor. Çocuğa bir amaç kazandırmak gerekiyor. Gelecekle ilgili somut amaçlar var; iş, meslek, okul gibi. Bir de soyut amaçlar var: ‘Nasıl bir insan olmak istiyorsun? Hayatının sonunda nasıl anılmak istiyorsun?’ gibi. Bu ikisini birlikte öğretmek gerekiyor. Sadece akademik başarıyı hedeflersek çocuk başarıyı dar bir çerçevede algılar. Oysa sosyal ve duygusal başarı da en az akademik başarı kadar önemlidir. Asıl başarı hayat başarısıdır. Hayat başarısı için de duygusal ve sosyal becerileri geliştirmek gerekir. Bu da anne-babayla güzel yaşantılar biriktirmekle, anılar oluşturmakla olur. Bir annenin, bir babanın çocuğuna verebileceği en büyük hediye zamandır. Oyuncak değil, para değil; zaman. En kıymetli hediye budur.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilgisayar-oyunu-tek-basina-bagimli-yapmaz-615367">Bilgisayar oyunu tek başına bağımlı yapmaz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tazelenme Merkezi&#8217;nde mezun sayısı 169&#8217;a ulaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tazelenme-merkezinde-mezun-sayisi-169a-ulasti-602596</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2026 07:51:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[169]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[Danışan]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[mezun]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[tazelenme]]></category>
		<category><![CDATA[ulaştı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602596</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin, madde bağımlılığı bulunan bireylere yönelik açtığı Tazelenme Merkezi’nden 5 kişi daha mezun oldu. Böylece, 2 yılda 169 danışanı mezun edilerek ikinci hayatlarına başlamaları sağlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tazelenme-merkezinde-mezun-sayisi-169a-ulasti-602596">Tazelenme Merkezi&#8217;nde mezun sayısı 169&#8217;a ulaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin, madde bağımlılığı bulunan bireylere yönelik açtığı Tazelenme Merkezi’nden 5 kişi daha mezun oldu. Böylece, 2 yılda 169 danışanı mezun edilerek ikinci hayatlarına başlamaları sağlandı.</p>
<p><b>2 YILDA BÜYÜK YOL KAT EDİLDİ</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde, Bağımsız Yaşam Derneği ile yapılan protokol çerçevesinde hizmete açılan Tazelenme Merkezi, 2 yıldır alkol, madde ve kumar bağımlılığı bulunan bireylere ilişkin sosyal risklerin azaltılmasına yönelik faaliyetler yürütüyor. Bağımlılara 3&#8217;er aylık eğitimler veren Tazelenme Merkezi&#8217;nde son olarak 5 danışan, mezun edilerek yeni bir hayata başlamaları sağlandı. Böylece bugüne kadar mezun olan danışan sayısı, 169&#8217;a yükseldi.</p>
<p><b>EĞİTİMLER 3 AY SÜRÜYOR</b></p>
<p>Ocak 2023’te hizmete başlayan Tazelenme Merkezi 20 danışan kapasitesine sahip. Ve toplam 12 personel görev yapıyor. 3’er ay süren eğitimin içeriğini bireysel ve grup psikoterapileri, psiko-eğitim oturumları, 12 basamaklı iyileşme programı, manevi değerler eğitimi, sosyal ve kültürel faaliyetler ve aile eğitimi oluşturuyor. Değerler eğitimi de programın en önemli ayaklarından biri. Eğitim programı dışında merkez içerisinde hizmet alan sosyo-ekonomik düzeyi düşük bireyler, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal yardım hizmetleri ile de destekleniyor. Eğitim sürecini başarı ile tamamlayan danışanların mezuniyet sonrası süreci de takip ediliyor. Açıldığı tarihten itibaren Tazelenme Merkezi’nden 292 bağımlı birey faydalanırken, 480 aileye de bağımlılıkla ilgili eğitimler verildi.</p>
<p><b>BÜYÜKAKIN: YENİ BAŞLANGIÇLAR HER ZAMAN GÜZELDİR</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Bağımsız Yaşam Derneği ile yapılan protokol çerçevesinde hizmete aldıkları Tazelenme Merkezi’nin çok önemli bir işlevi yerine getirdiğini vurguladı. Mezun danışanların da en zor olanı başardığını ifade eden Başkan Büyükakın, “Mezun danışanlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Yeni başlangıçlar her zaman güzeldir” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tazelenme-merkezinde-mezun-sayisi-169a-ulasti-602596">Tazelenme Merkezi&#8217;nde mezun sayısı 169&#8217;a ulaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir Çalışanlarına Sağlık Eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-calisanlarina-saglik-egitimi-600852</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 04:27:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanlarına]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600852</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya Halk Sağlığı Müdürlüğü Kanser Erken Tanı ve Eğitim Merkezi (KETEM) ortak çalışmasıyla belediye personellerine farkındalık eğitimi verildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-calisanlarina-saglik-egitimi-600852">Büyükşehir Çalışanlarına Sağlık Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanserle mücadele, erken tanı, meme kanseri taraması, tütün bağımlılığı, sigaradan kurtulma yolları ve sağlıklı beslenme konularında personeller bilgilendirildi.</p>
<p>Büyükşehir Belediyesi, personellerine yönelik farkındalık eğitimlerini sürdürüyor. Antalya Halk Sağlığı Müdürlüğü, Sağlıklı Hayat Merkezi KETEM işbirliği ile ortaklaşa yürütülen eğitim programında Büyükşehir çalışanlarına tütün bağımlılığı ve sigaradan kurtulma yolları, meme kanserinde erken tanı ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları ile ilgili eğitimler verildi. Sigara bağımlığının zararları, kullanımını önleme ve bırakma konusunda tutum kazandırmayı hedefleyen eğitimlerde kanserler ve meme kanserinde erken tanı ve taramanın önemi de anlatıldı.</p>
<p>MADDE BAĞIMLILIĞI İLE MÜCADELE ANLATILDI</p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası’nda gerçekleşen eğitimde Antalya İl Sağlık Müdürlüğü Şehit Doktor Atila Nizam, Muratpaşa Sağlıklı Hayat Merkezi sorumlusu Zeynep Turan eğitim verdi. Sigaranın zararları hakkında bilgi veren Turan “Sigara içerisinde barındırdığı binlerce çeşit zehirli madde ile maalesef kullanıcılarını ölüme sürüklemeye devam ediyor. İstatiksel olarak sigaraya başlayan her dört kişiden üçü bağımlı oluyor. Anne babaları rol model alan çocuklar, pasif içiciler ne yazık ki bu kötü bağımlılığı arttıran nedenler arasında yer alıyor. Sigarayla mücadelede en önemli adım kararlılıktır. Halkımızın sağlığı için kurulan Halk Sağlığı Merkezlerimizde sigara bırakma polikliniklerimizle sigarayı bırakmak isteyen tüm vatandaşlarımıza destek oluyoruz” dedi.</p>
<p>ERKEN TANI ÖNEMLİ</p>
<p>Kadınlar için meme kanser ve korunma yolları ile ilgilide uyarılarda bulunan Zeynep Turan “KETEM olarak kanser taramalarına da büyük önem veriyoruz Özellikle kadınlarımızın meme kanseri için düzenli tarama yaptırmalarını tavsiye ediyoruz. Meme kanserinde erken teşhis son derece önemli. 40-69 yaş arasındaki kadınların iki yılda bir meme kanseri taraması yaptırmasını öneriyoruz” hatırlatmasında bulundu.</p>
<p>Eğitim programının sonunda ise Sağlıklı Hayat Merkezi diyetisyeni Seda Demir personeller için sağlıklı yaşam ve beslenme alışkanlıkları ile ilgili eğitim vererek soruları cevapladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-calisanlarina-saglik-egitimi-600852">Büyükşehir Çalışanlarına Sağlık Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir Belediyesi personeline KETEM&#8217;den eğitim</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-belediyesi-personeline-ketemden-egitim-600744</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2025 12:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[ketem]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[personeline]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600744</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya Halk Sağlığı Müdürlüğü Kanser Erken Tanı ve Eğitim Merkezi (KETEM) ortak çalışmasıyla belediye personellerine farkındalık eğitimi verildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-belediyesi-personeline-ketemden-egitim-600744">Büyükşehir Belediyesi personeline KETEM&#8217;den eğitim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya Halk Sağlığı Müdürlüğü Kanser Erken Tanı ve Eğitim Merkezi (KETEM) ortak çalışmasıyla belediye personellerine farkındalık eğitimi verildi. Kanserle mücadele, erken tanı, meme kanseri taraması, tütün bağımlılığı, sigaradan kurtulma yolları ve sağlıklı beslenme konularında personeller bilgilendirildi. </span></span></p>
<p><span><span>Büyükşehir Belediyesi, personellerine yönelik farkındalık eğitimlerini sürdürüyor. Antalya Halk Sağlığı Müdürlüğü, Sağlıklı Hayat Merkezi KETEM işbirliği ile ortaklaşa yürütülen eğitim programında Büyükşehir çalışanlarına tütün bağımlılığı ve sigaradan kurtulma yolları, meme kanserinde erken tanı ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları ile ilgili eğitimler verildi. Sigara bağımlığının zararları, kullanımını önleme ve bırakma konusunda tutum kazandırmayı hedefleyen eğitimlerde kanserler ve meme kanserinde erken tanı ve taramanın önemi de anlatıldı. </span></span></p>
<p><span><span>MADDE BAĞIMLILIĞI İLE MÜCADELE ANLATILDI</span></span></p>
<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası’nda gerçekleşen eğitimde Antalya İl Sağlık Müdürlüğü Şehit Doktor Atila Nizam, Muratpaşa Sağlıklı Hayat Merkezi sorumlusu Zeynep Turan eğitim verdi. Sigaranın zararları hakkında bilgi veren Turan “Sigara içerisinde barındırdığı binlerce çeşit zehirli madde ile maalesef kullanıcılarını ölüme sürüklemeye devam ediyor. İstatiksel olarak sigaraya başlayan her dört kişiden üçü bağımlı oluyor. Anne babaları rol model alan çocuklar, pasif içiciler ne yazık ki bu kötü bağımlılığı arttıran nedenler arasında yer alıyor. Sigarayla mücadelede en önemli adım kararlılıktır. Halkımızın sağlığı için kurulan Halk Sağlığı Merkezlerimizde sigara bırakma polikliniklerimizle sigarayı bırakmak isteyen tüm vatandaşlarımıza destek oluyoruz” dedi. </span></span></p>
<p><span><span>ERKEN TANI ÖNEMLİ</span></span></p>
<p><span><span>Kadınlar için meme kanser ve korunma yolları ile ilgilide uyarılarda bulunan Zeynep Turan “KETEM olarak kanser taramalarına da büyük önem veriyoruz Özellikle kadınlarımızın meme kanseri için düzenli tarama yaptırmalarını tavsiye ediyoruz. Meme kanserinde erken teşhis son derece önemli. 40-69 yaş arasındaki kadınların iki yılda bir meme kanseri taraması yaptırmasını öneriyoruz” hatırlatmasında bulundu. </span></span></p>
<p><span><span>Eğitim programının sonunda ise Sağlıklı Hayat Merkezi diyetisyeni Seda Demir personeller için sağlıklı yaşam ve beslenme alışkanlıkları ile ilgili eğitim vererek soruları cevapladı.  </span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-belediyesi-personeline-ketemden-egitim-600744">Büyükşehir Belediyesi personeline KETEM&#8217;den eğitim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de bağımlılık Sosyoloji bölümünün düzenlediği panel ile her yönüyle ele alındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-bagimlilik-sosyoloji-bolumunun-duzenledigi-panel-ile-her-yonuyle-ele-alindi-595132</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2025 08:22:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[bölümünün]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlediği]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[evre]]></category>
		<category><![CDATA[Kullanımın]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[panel]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[yönüyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595132</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğr. Gör. Dr. Cem Özdemir’in moderatörlüğünde “Bağımlılık Paneli II” adlı etkinlik düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-bagimlilik-sosyoloji-bolumunun-duzenledigi-panel-ile-her-yonuyle-ele-alindi-595132">EÜ&#8217;de bağımlılık Sosyoloji bölümünün düzenlediği panel ile her yönüyle ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğr. Gör. Dr. Cem Özdemir’in moderatörlüğünde “Bağımlılık Paneli II” adlı etkinlik düzenledi. Nuri Bilgin Konferans Salonunda düzenlenen panele Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü Arş. Gör. Dr. Demet Havaçeliği Atlam, Uzm. Psk. Enes Kaan Karaçengel, Uzm. Psk Ayça Çınaroğlu Asar, Ege Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Yüksek Lisans öğrencisi Selen Açıkyol, konuşmacı olarak katıldılar. Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nuran Erol Işık, akademisyenler ve öğrencilerin yer aldığı etkinlikte bağımlılıklar psikolojik ve sosyolojik acıdan ele alındı.</p>
<p>         Açılış konuşmasını gerçekleştiren Öğr. Gör. Dr. Cem Özdemir, “Sosyolojik açıdan baktığımızda bağımlılık; bireyin toplumla kurduğu bağların belli düzeylerde (her zaman olmasa bile) zayıflaması, belki de bir anomi durumunun sonucu olarak değerlendirilebilir. Bağımlılık oldukça karmaşık bir problemdir ve sadece bireyi ilgilendiren bir durum değildir. Bu; bağımlı olan kişinin ailesini, daha geniş çerçevede ceza adalet sistemi içerisindeki kurumları, bireyleri ve hekimleri etkileyen; aynı zamanda günün sonunda artık küresel düzeyde organize suç çetelerinin ve tabii ki birçok yasal şirketin oldukça güçlenmesini sağlayan bir olgudur” dedi.</p>
<p><b>“Madde bağımlılığında coğrafi faktörler etkili”</b></p>
<p>Arş. Gör. Dr. Demet Havaçeliği Atlam, “Maddeye erişimde; coğrafi faktörler, ticaretin yapıldığı güzergâhta ikamet etme, dezavantajlı bölgelerde bulunma, maddenin yasal statüsü ve sosyal çevrede kullanımın yaygınlığı gibi risk faktörleri önemli rol oynamaktadır. Örneğin; eroinin ham maddesi olan haşhaşın üretildiği Afganistan’a komşuluğundan dolayı, alkol sorunu bulunmamasına rağmen eroinle mücadele etmek zorunda kalan İran, bu duruma çarpıcı bir örnektir. Yoksulluk, göç ve sosyal problemlerin de temel teşkil ettiği bu süreçte; maddenin normal karşılandığı, hem kullanımın hem de satışın aile içine kadar girebildiği dezavantajlı bölgelerle karşılaşabiliyoruz. Bu durum, maddenin kültüre ve yaşama entegre olmasına yol açmakta; neticesinde ise aile içi kullanımın yaygınlaşmasını ve farklı suç türlerinin ortaya çıkmasını tetiklemektedir” diye konuştu.</p>
<p><b>“Alkol bağımlılığında bilinçlendirme çalışmaları şart”</b></p>
<p><b>         </b>Konuşmasına bağımlılığın tanımıyla başlayan Ege Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Yüksek Lisans öğrencisi Selen Açıkyol, “Bağımlılık; hayatı daha iyi gösterirken aslında onun içini boşaltan her şeydir. Alkol bağımlılığında genetik faktörler en başta gelse de cinsiyet, çevresel ve kültürel faktörler de belirleyicidir. Riskli içme davranışını azaltmak adına sadece bireysel çabalar yeterli değildir. Üniversite kampüslerinin ve sosyal normların dönüştürülmesi, grup baskısının azaltılması ve bilinçlendirme çalışmaları da büyük önem taşımaktadır,” dedi.</p>
<p><b>“Kumar bir ‘beyin hastalığıdır’”</b></p>
<p>         Kumarın bir hastalık olduğunu vurgulayan Uzman Psikolog Ayça Çınaroğlu Asar, “Kumar; tıpkı grip gibi semptomları olan, tanı koyabildiğimiz ve bu sayede tedavisini de uygulayabildiğimiz bir hastalıktır. Ona ‘beyin hastalığı’ dememizin sebebi, beyin inceleme çalışmalarında gözle görülmese bile işlevsel değişikliklerin saptanmasıdır; özellikle duygusal düşünme ve karar verme süreçlerinde işlevsel bozulmalar görüyoruz. Sürecin evrelerine baktığımızda; ‘kazanma evresi’nde oluşan ‘kontrol bende’ hissi, ümit duygusunu perçinler. ‘Kaybetme evresi’nde ise ‘toparlayabilirim’ düşüncesi hâkim olur; kişi, o an vazgeçerse her şeyin boşa gideceğine inanır. Genellikle danışanlarımızla karşılaştığımız son evre olan ‘tükenme evresi’nde ise kişi; ‘ne önemi var ki, her şey bitti’ düşüncesiyle yalnızlaşır ve intihara meyilli hale gelir” dedi</p>
<p><b>“Teknolojiyi bilinçsiz kullanmanın yarattığı ruhsal riskler”</b></p>
<p><b>         </b>Teknoloji bağımlılığının ciddiyetine dikkat çeken Uzm. Psk. Enes Kaan Karaçengel,<b> “</b>Teknoloji bağımlılığı, teknoloji ve internetin bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu tanım çok tanıdık gelebilir çünkü benzer davranışlar artık hemen hepimizde mevcut. Ancak unutulmamalıdır ki ruhsal bozukluklar, bağımlılığa zemin hazırlar. Özellikle depresyon tanısı olan bir bireyin internet bağımlısı olma riski oldukça yüksektir. Depresyon hafife alınacak bir durum değildir, hayati riskler dahi taşıyabilir. Benzer şekilde içe kapanık ve dürtüsel kişiler de risk altındadır. Çünkü bu kişilerde, sanal dünyada kendine yeni bir kimlik edinme ve kendini orada ‘bulma’ düşüncesi hâkim olabilmektedir. Aile etkisi de yadsınamaz, ebeveynlerinden bağımlılık modellemesi alan çocukların risk düzeyi çok daha fazladır. Bu noktada, bağımlı bireylerden cihazların zorla alınması yoksunluk belirtilerini artıracağından, bu tür sert tutumlardan kaçınılmalı ve süreç ailece yönetilmelidir. Tedavide esas amacımız, kişinin teknoloji kullanımının altında yatan nedenleri ortaya çıkarmaktır. Pandemiyle artan tablet ve ekran kullanımının bu süreçleri tetiklediğini görüyoruz. Bu konuda zorlanan aileler, Yeşilay’ın ücretsiz danışmanlık hizmetlerinden veya Ege Üniversitesi bünyesindeki İnternet Bağımlılığı Polikliniğinden destek alabilirler” diye konuştu.</p>
<p>Etkinlik, soru cevap bölümünün ardından Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nuran Erol Işık ve Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ebru Çetin’in konuşmacılara belge takdim etmesiyle sona erdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-bagimlilik-sosyoloji-bolumunun-duzenledigi-panel-ile-her-yonuyle-ele-alindi-595132">EÜ&#8217;de bağımlılık Sosyoloji bölümünün düzenlediği panel ile her yönüyle ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den sigara bırakma eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-sigara-birakma-egitimi-592936</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2025 17:09:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımlılıkla Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[bırakma]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592936</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bağımlılıkla mücadele alanındaki örnek çalışmalarına bir yenisini daha ekledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-sigara-birakma-egitimi-592936">Büyükşehir&#8217;den sigara bırakma eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bağımlılıkla mücadele alanındaki örnek çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Sağlık İşleri Şube Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyet gösteren Bağımlılıkla Mücadele Birimi ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün koordinasyonunda Büyükşehir personeline “Sigarayı Bırakma Eğitimi” düzenlendi.</p>
<p><b>TÜTÜN BAĞIMLILIĞINA KARŞI EĞİTİM</b></p>
<p>İzmit Sivil Toplum Merkezi’nde gerçekleştirilen eğitime İl Sağlık Müdürlüğü’nden Uzman Doktor Onay Merve Pekel katıldı. Eğitimde; sigaranın zararları, bırakma sürecinde yaşanan zorluklar ve baş etme yöntemleri ile tedavi süreçleri hakkında detaylı bilgi verildi. Bağımlılık türlerinden biri olan tütün bağımlılığıyla mücadele kapsamında düzenlenen program, personelin tütün bağımlılığından kurtulmasını hedefliyor.</p>
<p><b>VALİLİKTEN ÖDÜL DESTEĞİ</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde farklı daire ve birimlerde çalışan pek çok danışan eğitim programına aktif olarak katılım gösterdi. Eğitim sonunda katılımcılar, otomatik olarak “Sigara Bırakma Polikliniklerine” yönlendirilerek randevuları oluşturuldu. Öte yandan Kocaeli Valiliği tarafından sigarayı bırakmayı başaran personele ödül verileceği açıklandı. Bu uygulama, danışanların motivasyonunu artırmasını ve sigarayı bırakma sürecinin kalıcılığını desteklemesini hedefliyor.</p>
<p><b>TOPLUMSAL HUZURA KATKI SAĞLAYAN ÇALIŞMALAR</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi, 2022 yılından bu yana yürüttüğü bağımlılıkla mücadele programı kapsamında madde ve davranışsal bağımlılık yaşayan bireylerin yeniden topluma kazandırılmasını hedefliyor. Bu kapsamda psikoterapi, manevi değerler eğitimi, sosyal aktiviteler ve bağımlı yakınlarına yönelik bilgilendirici eğitimler verilirken, 7/24 hizmet veren merkezlerde ise iyileşme sürecinin kalıcı hale gelmesi için çalışmalar yürütülüyor. Ayrıca düzenlenen eğitimlerle hem personel hem de vatandaşlar bağımlılıkla mücadele konusunda bilinçlendiriliyor. Bağımlılıkla mücadele alanında örnek gösterilen bu çalışmalar, yalnızca bireylerin değil, toplumun genel huzur ve refah düzeyinin artmasına da önemli katkı sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-sigara-birakma-egitimi-592936">Büyükşehir&#8217;den sigara bırakma eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Herkes bağımlı olabilir! Doğru tedavi ve destek bağımlılığı kontrol altına alabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/herkes-bagimli-olabilir-dogru-tedavi-ve-destek-bagimliligi-kontrol-altina-alabilir-583195</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 15:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[herkes]]></category>
		<category><![CDATA[kişinin]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583195</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Bahruz Shukurov, bağımlılık hakkında bilinmesi gerekenler hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/herkes-bagimli-olabilir-dogru-tedavi-ve-destek-bagimliligi-kontrol-altina-alabilir-583195">Herkes bağımlı olabilir! Doğru tedavi ve destek bağımlılığı kontrol altına alabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Bahruz Shukurov, bağımlılık hakkında bilinmesi gerekenler hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Bağımlı olunan madde veya davranış, kişinin beyni için hava ve su kadar gereksinim haline geliyor!</strong></p>
<p>Bağımlılığın kişinin bedensel, ruhsal, ailesel, toplumsal sorunlar yaşamasına rağmen belli bir maddeyi kullanmaya veya kumar oynama, oyun oynama gibi belli bir davranışı yapmaya devam etmesini tanımlayan bir terim olduğunu hatırlatan Dr. Bahruz Shukurov, “Bağımlı olunan maddenin kullanılması veya bağımlı olunan davranışın yerine getirilmesi, giderek kişinin hayatında temel güdü biçimine, motivasyon biçimine dönüşür. Haz veya doyum sağlanır.” dedi.</p>
<p>Dr. Shukurov, son noktada bağımlı olunan madde veya davranışın, kişinin beyni için hava ve su kadar gereksinim haline geldiğini aktardı.</p>
<p><strong>Bağımlılık bir beyin hastalığı ve herkes bağımlı olabilir!</strong></p>
<p>Bağımlı hastalar ve yakınları arasında, ayrıca toplum bilincinde bağımlılığın bir irade zafiyeti olduğu kanısının hâkim olduğunu dile getiren Dr. Bahruz Shukurov , “1950’li yıllarda bağımlılık, ‘toksikomani’ başlığı altında inceleniyordu. Bağımlı hastalara da toksikoman deniliyordu.” dedi.</p>
<p>Toksikomanların iradelerinin zayıf insanlar olduğu, ağır kişilik bozukluklarına sahip oldukları, sıklıkla psikopatlar arasından çıktığı ve tüm bu nedenlerden dolayı kullandıkları maddelerin tiryakisi haline geldiklerinin düşünüldüğünü kaydeden Dr. Shukurov, “Bilim artık bu görüşü aşmış durumda. Bağımlılığın bir beyin hastalığı olduğu ve belirli bir madde ile etkileşim hâlinde herkesin bağımlı olabileceği gösterilmiştir. Bağımlılık yapıcı maddeler beyni ödül, motivasyon, karar verme ile ilgili alanlarında bozulmalara neden olur.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Bağımlı hasta aile üyelerini de maddi ve manevi olarak etkiliyor! </strong></p>
<p>Bağımlılığın kronik bir hastalık olmasının yanı sıra bir aile hastalığı olduğunu da vurgulayan Dr. Bahruz Shukurov , “Bağımlı hasta sadece kendisi etkilenmekle kalmaz diğer aile üyelerini de maddi ve manevi olarak etkiler.” dedi.</p>
<p>Dr. Shukurov, tüm sorumluluğu üzerine almanın, bağımlılığın bir hastalık ve tedavi edilmesi gereken bir durum değil de geçici bir durum olduğuna inanmanın, yardım almayı ertelemenin bağımlılığın daha da karmaşık ve daha da içinden çıkılamaz bir hâle gelmesine neden olabileceğine dikkat çekti.</p>
<p><strong>Bağımlılık uygun tedavi ve destekle kontrol altına alınabilir!</strong></p>
<p>Bağımlılığın şeker hastalığı gibi kronik bir hastalık olduğunu yineleyen Dr. Bahruz Shukurov, “Bir şeker hastasının şekeri, uygun diyet önerileriyle, uygun hayat tarzıyla ve ilaç tedavisiyle düzenlenebiliyor, kontrol altına alınabiliyor.” dedi.</p>
<p>Aynı şekilde bağımlıkta da uyaran kontrolü, uygun ilaç tedavisi ve ilaç dışı biyolojik tedavi yöntemleri ve psikoterapiyle hastanın bağımlılığının da kontrol altına alınabileceğini aktaran Dr. Shukurov, “Tedavinin hem bağımlılığı dikkate alarak hem de kişinin bireysel özelliklerini dikkate alarak düzenlenmesi gerekir. En fazla başarı, tedavi ekibi, aile ve hasta işbirliği içerisinde süreci götürdüklerinde elde edilir.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/herkes-bagimli-olabilir-dogru-tedavi-ve-destek-bagimliligi-kontrol-altina-alabilir-583195">Herkes bağımlı olabilir! Doğru tedavi ve destek bağımlılığı kontrol altına alabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağımlılık Tedavisi Bireysel Özelliklere Göre Planlanmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bagimlilik-tedavisi-bireysel-ozelliklere-gore-planlanmali-572090</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 12:43:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımlılığın]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=572090</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, bağımlılığın çok yönlü bir beyin hastalığı olduğundan bahsetti ve tedavi ile anlayışlı yaklaşımın önemine vurgu yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagimlilik-tedavisi-bireysel-ozelliklere-gore-planlanmali-572090">Bağımlılık Tedavisi Bireysel Özelliklere Göre Planlanmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, bağımlılığın çok yönlü bir beyin hastalığı olduğundan bahsetti ve tedavi ile anlayışlı yaklaşımın önemine vurgu yaptı.</p>
<p><strong>Bağımlılık, beyindeki değişimlerle kontrol kaybına yol açıyor!</strong></p>
<p>Bağımlılığın, toplumda genellikle bireyin iradesiyle yaptığı bir ‘tercih’ olarak görülse de, bilimsel açıdan bir beyin hastalığı olarak tanımlandığını dile getiren Prof. Dr. Onur Noyan, “Bunun temel nedeni, madde kullanımının zamanla beyinde kalıcı biyolojik değişikliklere yol açmasıdır.” dedi.</p>
<p>İlk kullanımın çoğu zaman bilinçli bir tercih olsa da, devam eden süreçte beynin ödül merkezi olan mezolimbik sistemdeki işleyişin bozulduğunu aktaran Noyan, “Özellikle dopamin düzeylerindeki değişiklikler, kişinin yemek, sosyal ilişki gibi doğal haz kaynaklarına olan duyarlılığını azaltır ve maddeye karşı aşırı bir motivasyon gelişmesine neden olur. Aynı zamanda prefrontal kortekste, yani beynin ‘fren mekanizması’ olarak görev yapan bölgede bozulmalar meydana gelir. Bu da dürtü kontrolünü ve sağlıklı karar almayı zorlaştırır. Sonuç olarak bireyin bilişsel işlevleri zayıflar, madde kullanımı üzerinde kontrol kaybı yaşanır ve bağımlılık, bir tercih olmaktan çıkarak tedavi gerektiren nörobiyolojik bir beyin hastalığına dönüşür.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Karar alma ve dürtü kontrolü bozulduğu için birey madde kullanımını durduramıyor!</strong></p>
<p>Psikoaktif maddeler olarak tanımlanan uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin, beynin haz alma, karar verme, öğrenme ve duyguları kontrol etme gibi önemli bölgelerini etkileyerek bağımlılığa yol açtığını vurgulayan Prof. Dr. Onur Noyan, “Özellikle beynin ‘ödül sistemi’ olarak bilinen yapılar dopamin adlı kimyasalın aşırı salınmasıyla devreye girer ve kişiye yoğun bir haz duygusu verir. Zamanla bu sistem bozulur; kişi doğal yollarla mutlu olamaz hale gelir ve sürekli madde arayışına girer.” dedi.</p>
<p>Karar alma ve dürtü kontrolünü sağlayan prefrontal korteks zayıfladığı için, bireyin zararlarını bilse bile madde kullanımını durduramadığını aktaran Noyan, “Aynı zamanda amigdala ve hipokampus gibi bölgeler, maddeyle ilgili anıları ve duygusal deneyimleri pekiştirerek bağımlılığı daha kalıcı hale getirir. Bu nörobiyolojik değişiklikler sonucunda kişi, maddeden başka hiçbir şeye ilgi duymamaya başlar ve kullanım üzerinde kontrolünü kaybeder. Bu nedenle bağımlılık, sadece bir alışkanlık değil, tedavi gerektiren bir beyin hastalığıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Bağımlılık, anlayış ve profesyonel destek gerektiren bir hastalık!</strong></p>
<p>Bağımlılığın bir hastalık olduğunu anlamanın, kişinin sadece kendi iradesiyle bu durumdan kurtulmasının çoğu zaman mümkün olmadığının kabul edilmesine yardımcı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Onur Noyan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bağımlı birey iyileşmek isteyebilir, ancak beyindeki değişimler nedeniyle tıbbi ve psikolojik destek olmadan bu süreçle başa çıkmakta zorlanacaktır. Bu noktada toplumda sıkça karşılaşılan ‘istersen yaparsın’ ya da ‘kendine hakim ol’ gibi ifadeler, hem kişide suçluluk ve yetersizlik duygusu yaratır hem de aile içinde anlaşmazlık ve tartışmalara yol açabilir. Oysa hastalık modeli, bağımlılığın kişinin iradesini zayıflatan nörobiyolojik temelleri olduğunu kabul ederek, daha anlayışlı, destekleyici ve profesyonel bir yaklaşımın önemini vurgular. Bu da hem tedavi sürecini kolaylaştırır hem de hasta ile ailesi arasındaki ilişkiyi iyileştirir.”</p>
<p><strong>Bağımlılıkla mücadelede bütüncül ve bilimsel bir yaklaşım gerekir!</strong></p>
<p>Bağımlılığın sadece bireysel tercihlere değil; genetik, çevresel ve psikolojik etmenlerin bir araya gelmesine bağlı olarak gelişen çok yönlü bir hastalık olduğunun altını çizen Prof. Dr. Onur Noyan, “Genetik yatkınlık, bazı bireylerin maddelere karşı daha duyarlı olmasına neden olurken; aile içi çatışmalar, çocukluk travmaları, arkadaş çevresi ve maddeye kolay erişim gibi çevresel etkenler de riski artırır. Ayrıca depresyon, anksiyete gibi psikiyatrik sorunlar, bireyin maddeyi bir baş etme aracı olarak kullanmasına zemin hazırlar.” dedi.</p>
<p>Bu etmenlerin bir bütün olarak ele alınmasının, etkili, bireye özel ve sürdürülebilir bir tedavi yaklaşımı geliştirilmesini sağladığını dile getiren Noyan, bu nedenle bağımlılıkla mücadelede tek boyutlu değil, bütüncül ve bilimsel bir bakış açısı benimsenmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p><strong>Bağımlılık bir irade zayıflığı değil, nörobiyolojik değişimlerle ortaya çıkan bir beyin hastalığı!</strong></p>
<p>Toplumda bağımlılığın ‘iradesizlik’ olarak damgalanmasının, hem bireylerin yardım aramasını engellediğini hem de tedavi sürecini zorlaştırdığını kaydeden Prof. Dr. Onur Noyan, “Oysa bağımlılık, beynin ödül, karar verme ve dürtü kontrolü sistemlerinde meydana gelen nörobiyolojik değişimlerin sonucu ortaya çıkan bir beyin hastalığıdır.” dedi.</p>
<p>Bu bilgilerin  aktarılmasının, bağımlı bireylerin suçlanmadan, anlayışla karşılanmasını sağlayacağına ve onların tedaviye yönelme olasılığını artıracağına işaret eden Noyan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Ayrıca ailelerin de daha yapıcı, destekleyici bir tutum benimsemelerine katkı sunar. Bağımlılıkla mücadelede iyileşme sürecinin başarılı olabilmesi için, bireylere karşı anlayışlı bir yaklaşım sergilemek kadar, aynı zamanda net, tutarlı ve sınırları belli bir tutum benimsemek de büyük önem taşır. Çünkü bağımlılık davranışı çoğu zaman inkâr, kaçınma ve dirençle birlikte seyreder. Bu nedenle tedavi sürecinde kararlılık, süreklilik ve düzenli profesyonel takip, hem bireyin motivasyonunu koruması hem de nüks riskinin azaltılması açısından kritik rol oynar. Toplumsal farkındalığı artırmak için bilim temelli kamu spotları, okullarda eğitim programları, medyada uzman görüşlerine yer verilmesi ve bağımlılık yaşayan kişilerin deneyimlerini paylaşabildiği güvenli alanların oluşturulması önemlidir. Bu sayede, damgalama yerine empati ve bilgiye dayalı bir yaklaşım yaygınlaşabilir, toplum bağımlılıkla daha etkili bir şekilde mücadele edebilir.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagimlilik-tedavisi-bireysel-ozelliklere-gore-planlanmali-572090">Bağımlılık Tedavisi Bireysel Özelliklere Göre Planlanmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Motor kazası sonrası yatağa bağımlı kalır dendi, yürüyerek taburcu oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/motor-kazasi-sonrasi-yataga-bagimli-kalir-dendi-yuruyerek-taburcu-oldu-565367</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 08:09:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[dendi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kalır]]></category>
		<category><![CDATA[kazası]]></category>
		<category><![CDATA[motor]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[taburcu]]></category>
		<category><![CDATA[yatağa]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyerek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565367</guid>

					<description><![CDATA[<p>28 Mart 2025 tarihinde, İstanbul’da motosiklet kullanırken bir aracın çarpması sonucu ağır yaralanan M. Göktuğ Eşki, 28 gün boyunca hiç gözlerini açmadı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/motor-kazasi-sonrasi-yataga-bagimli-kalir-dendi-yuruyerek-taburcu-oldu-565367">Motor kazası sonrası yatağa bağımlı kalır dendi, yürüyerek taburcu oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>28 Mart 2025 tarihinde, İstanbul’da motosiklet kullanırken bir aracın çarpması sonucu ağır yaralanan M. Göktuğ Eşki, 28 gün boyunca hiç gözlerini açmadı. Kaldırıldığı hastanenin yoğun bakım ünitesinde 28 gün boyunca bilinci tamamen kapalı olarak yatan genç, boğazındaki delik (trakeostomi) nedeniyle karından besleniyordu. Beyninde oluşan ödem için bir süre ilaç tedavisi uygulanan hastanın ailesine, çocuklarının artık yürüyemeyeceği, yatağa bağımlı olacağı söylendi. Ancak Göktuğ, bu mücadeleyi verirken ailesi de umutlarından bir an olsun vazgeçmedi ve İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Palyatif Bakım Merkezi’ne başvurdular. O an oğulları ve ailesi için her şeyin değişmeye başladığını söyleyen anne Senem Eşki, yaşadığı zorlu süreci gözleri dolarak şu sözlerle dile getirdi: <em>“Kaza sonrası yaşadıklarımız çok ağırdı. Bir anne olarak evladımın yeniden sağlığına kavuşmasını, konuşmasını, yürümesini istiyordum. Özel bakım için iyi bir merkez arayışındaydık ve mayıs ayında İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nin palyatif bakım merkezine başvurduk. Beynindeki ödem ameliyatla temizlendikten sonra oğlum kendine gelmeye başladı. Ağızdan yemek yiyordu ve kilo almaya, konuşmaya başladı yeniden.”  </em></p>
<p><strong>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı, aynı zamanda Yoğun Bakım Ünitesi’nde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Umut Caner</strong> <strong>Canoğlu</strong>, bu süreci şöyle anlattı: “Göktuğ hastanemize geldiğinde, yaklaşık 2 ay yoğun bakımda takip edildi. Solunum sıkıntısı devam ettiği için trakeostomi açıldı ve yapay solunum cihazıyla takip edildi. Beslenmesi ise PEG (Perkütan Endoskopik Gastrostomi) dediğimiz mideye konan bir katater yardımıyla yapılırken, yoğun bakım süreci bittikten sonra palyatif bakım merkezimize aldık. Öncelikle beynindeki ödem için yapılan ameliyat sonucunda ödem giderildi. Devam eden süreçte önce PEG kataterini çekip hastamızı ağızdan beslemeye başladık, daha sonra solunum cihazından ayırarak oda havasında takip edip trakeostomisini kapattık. Hastamız yürüyemediği için yoğun bir fizik tedavi programına başladık. Bu sayede, pek çok kırığı olan hastamızın önce kas gücünü yeterli seviyeye getirdik ve yürümesini sağladık. Şu an itibariyle hastamız tamamen iyileşti ve artık günlük hayatına dönmeye hazır.”</p>
<p><b> İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nde farklı alanların multidisipliner çalışmasıyla yeniden hayata tutunan M. Göktuğ Eşki, İstanbul’da bir spor ayakkabı mağazasında çalışıyor ve aynı zamanda İş Sağlığı &amp; Güvenliği bölümü öğrencisi. Yeni hayatında aynı işine devam edeceğini söyleyen Eşki, <em>“Yeniden işe ve gündelik hayatıma döneceğimi için çok mutluyum. Bir süredir dondurduğum okuluma da yeniden başlamak istiyorum.”</em> dedi. </b></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/motor-kazasi-sonrasi-yataga-bagimli-kalir-dendi-yuruyerek-taburcu-oldu-565367">Motor kazası sonrası yatağa bağımlı kalır dendi, yürüyerek taburcu oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NP Toplumu Bilgilendiriyor! &#8216;Çocuğumun Bağımlı Olduğunu Nasıl Anlarım?&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/np-toplumu-bilgilendiriyor-cocugumun-bagimli-oldugunu-nasil-anlarim-453735</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Apr 2024 13:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlarım]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[bilgilendiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğumun]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[olduğunu]]></category>
		<category><![CDATA[toplumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453735</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Grubunun ''NP Toplumu Bilgilendiriyor'' adlı Webinar serisinin üçüncüsünde, NPİSTANBUL Hastanesi'nden Prof. Dr. Onur Noyan ile 25 Nisan Perşembe günü ‘Çocuğumun Bağımlı Olduğunu Nasıl Anlarım?’ konusu ele alınacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/np-toplumu-bilgilendiriyor-cocugumun-bagimli-oldugunu-nasil-anlarim-453735">NP Toplumu Bilgilendiriyor! &#8216;Çocuğumun Bağımlı Olduğunu Nasıl Anlarım?&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Grubunun &#8221;NP Toplumu Bilgilendiriyor&#8221; adlı Webinar serisinin üçüncüsünde, NPİSTANBUL Hastanesi&#8217;nden Prof. Dr. Onur Noyan ile 25 Nisan Perşembe günü ‘Çocuğumun Bağımlı Olduğunu Nasıl Anlarım?’ konusu ele alınacak.</strong></p>
<p>NP Sağlık Grubu’nun sağlık alanında toplumu bilgilendirmeyi hedefleyen ‘<strong>NP Toplumu Bilgilendiriyor</strong>’ adlı webinar serisi devam ediyor. </p>
<p><strong>25 Nisan Perşembe </strong>günü yapılacak Webinar’da NPİSTANBUL Hastanesi&#8217;nden Prof. Dr. Onur Noyan, ebeveynlerin çocuklarının bağımlı olup olmadığını nasıl anlayacakları ve bu konuda nasıl önlemler alabilecekleri hakkında değerli bilgiler paylaşacak. Webinar’ın konusu ise “<strong>Çocuğumun Bağımlı Olduğunu Nasıl Anlarım</strong>?”</p>
<p>Moderatörlüğünü NPİSTANBUL Hastanesi Kurumsal İletişim Yöneticisi Simge Yıldırım Yurğa’nın yapacağı ve Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan’ın konuşmacı olarak katılım sağlayacağı webinar, <strong>25 Nisan Perşembe </strong>günü <strong>19.45 &#8211; 20.15</strong> saatleri arasında gerçekleşecek. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/np-toplumu-bilgilendiriyor-cocugumun-bagimli-oldugunu-nasil-anlarim-453735">NP Toplumu Bilgilendiriyor! &#8216;Çocuğumun Bağımlı Olduğunu Nasıl Anlarım?&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağımlı bireylerin deprem sürecindeki durumu önem taşıyor…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bagimli-bireylerin-deprem-surecindeki-durumu-onem-tasiyor-352021</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Feb 2023 08:42:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerin]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[durumu]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[sürecindeki]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352021</guid>

					<description><![CDATA[<p>Deprem sırasında çok farklı duygular yaşandığını belirten uzmanlar, özellikle bağımlı olan bireylerin bu süreçteki durumunun çok önemli olduğunu ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagimli-bireylerin-deprem-surecindeki-durumu-onem-tasiyor-352021">Bağımlı bireylerin deprem sürecindeki durumu önem taşıyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Deprem sırasında çok farklı duygular yaşandığını belirten uzmanlar, özellikle bağımlı olan bireylerin bu süreçteki durumunun çok önemli olduğunu ifade ediyor. Deprem sırasında olumsuz duygularını bastıran bireylerde özellikle depremden bir ay sonra madde ya da alkol kullanma isteği artışının görülebileceğine işaret eden Doç. Dr. Onur Noyan, bu dönemlerde alkol ya da madde kullanan bireyler mutlaka kendilerini takip eden doktorlarıyla iyi hissetseler de görüşmeye devam etmeleri gerektiğini vurguluyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Onur Noyan, depremin etkilerinin devam ettiği süreçte alkol ya da madde bağımlısı bireylerin yaşadıkları duygu durum hakkında bilgiler ve önemli tavsiyeler paylaştı.</p>
<p><strong>Deprem sırasında farklı duygular yaşanıyor</strong></p>
<p>Deprem sırasında çok farklı duygular yaşandığına dikkat çeken Doç. Dr. Onur Noyan, “Bazıları çok kötü hisler içerisine girerler, bazıları ise sanki hiçbir şey olmamış gibi kendini tamamen deprem ile ilgili haberlere vererek farklı duygular veya nötr duygular içerisinde hayatına devam eder. Bağımlı olan bireylerin bu süreçteki durumu çok önemlidir” dedi.</p>
<p><strong>Uzman takibine devam edilmeli</strong></p>
<p>Bağımlılık davranışının aslında iç dünyada olumsuz bir duygu durumunun hızlı bir şekilde değişmesi amacıyla yapılan bir davranış olduğunu belirten Doç. Dr. Onur Noyan, “Deprem sırasında da olumsuz duygularını bastıran bireylerin, özellikle depremden bir ay sonra madde ya da alkol kullanma isteğinin artacağı öngörülür. Bu dönemlerde alkol ya da madde kullanan bireyler mutlaka kendilerini takip eden doktorlarıyla, kendilerini iyi hissetmelerine ve madde ya da alkol kullanmamalarına rağmen görüşmeye devam etmeli. Bu görüşme sırasında olumsuz duygularla baş etmek için yeni yöntemler öğrenmek ve bunları hayata geçirmek, bireylerin olumsuz davranışlarının gerçekleşmesi ihtimalini azaltacaktır” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagimli-bireylerin-deprem-surecindeki-durumu-onem-tasiyor-352021">Bağımlı bireylerin deprem sürecindeki durumu önem taşıyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
