<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>azaltmak | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/azaltmak/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/azaltmak</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Jan 2026 15:41:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>azaltmak | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/azaltmak</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bina Isıtma ve Soğutmasında Faturaları %60’a Kadar Azaltmak ‘Yalıtımla’ Mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bina-isitma-ve-sogutmasinda-faturalari-%60a-kadar-azaltmak-yalitimla-mumkun-604299</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 15:41:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[60]]></category>
		<category><![CDATA[azaltmak]]></category>
		<category><![CDATA[bina]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[faturaları]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[Isı Yalıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[isıtma]]></category>
		<category><![CDATA[soğutmasında]]></category>
		<category><![CDATA[yalıtımla]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604299</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de toplam enerji tüketiminin yaklaşık %30’u binalarda gerçekleşirken, bu enerjinin %80’i ısıtma ve soğutma amacıyla kullanılıyor. Oysa doğru ısı yalıtımı uygulamalarıyla binalarda oluşan bu yüksek tüketimi %60’a varan oranda azaltmak mümkün. Enerji Tasarrufu Haftası kapsamında Dalmaçyalı, enerji kayıplarının önüne geçen doğru ısı yalıtım çözümlerinin hem bireysel bütçeler hem de ülke ekonomisi açısından kritik rol oynadığını hatırlatarak herkesi “enerji verimli dönüşüm”e davet ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bina-isitma-ve-sogutmasinda-faturalari-%60a-kadar-azaltmak-yalitimla-mumkun-604299">Bina Isıtma ve Soğutmasında Faturaları %60’a Kadar Azaltmak ‘Yalıtımla’ Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İklim koşullarının daha değişken hale geldiği ve enerji maliyetlerinin yükseldiği günümüzde enerji verimliliği, yalnızca çevresel bir sorumluluk değil aynı zamanda ekonomik bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Kullanılan enerjinin yaklaşık %70’ini ithal eden Türkiye’de enerjinin üçte biri binalarda tüketilirken, ısıtma ve soğutma kaynaklı kayıplar enerji faturalarının artmasında belirleyici rol oynuyor. Bu tablo, binalardaki enerji harcamasında %60’a varan oranda tasarruf sağlayan doğru ısı yalıtımı uygulamalarının önemini her geçen gün daha da artırıyor. 2003 yılından bu yana Türkiye’nin dört bir yanında ısı yalıtımına öncülük eden Dalmaçyalı, Enerji Tasarrufu Haftası’nda mevcut yapıları “enerji verimli dönüşüm”e davet ederken, yeni yapılan yapılarda da yeni TS825 ile değişen standartlara uygun ürünlerin kullanımını tavsiye ediyor. </p>
<p>Türkiye’de binalardaki enerji tüketiminin sanayiyi geçtiğini ifade eden<strong> Nippon Paint-Betek Genel Müdürü Hasan Gökhan Güner</strong>, doğru uygulamalarla enerji faturalarında yüzde 60’a varan düşüşler sağlanabildiğine dikkat çekerek “Bir binanın en geniş yüzey alanını oluşturan dış cephesi, ısı kaybının da en fazla yaşandığı bölgedir. Dış cephede enerji harcamasını önemli ölçüde azaltmanın yolu ise doğru ısı yalıtımı yaptırmaktan geçiyor. Dalmaçyalı’nın saha araştırmaları ve kullanıcı geri bildirimleri, uygun ısı yalıtımı uygulamalarının ısıtma sırasında faturaları belirgin şekilde düşürdüğünü gösteriyor. Gebze ve Kayseri test evlerimizde yapılan ölçümler, sistem bileşenlerinin dayanımı ve ısı yalıtımının bütünsel performansını ortaya koyarken, Bilimsel Araştırma ve Eğitim Merkezimizde ürünlerin uzun vadeli dayanıklılığı canlı testlerle gösteriliyor. Dalmaçyalı, referans projelerde de enerji tasarrufu ve termal konforu kanıtlıyor: Erzurum’da standart kalınlıkta uygulanan bir binada sakinler faturalarında ciddi düşüş ve evlerinde çok daha konforlu bir deneyim yaşarken, Marmaris’te yaz mevsiminde klima kullanımının yoğun olduğu bir binada yapılan uygulamayla elektrik tüketiminde gözle görülür bir azalma sağlanması, bunun en güzel örnekleri” dedi.</p>
<p><strong>“Binalarda enerji kaybına karşı kalıcı bir çözüm sunuyoruz”</strong></p>
<p>Güncellenen TS 825 – Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı ile birlikte, binaların enerji performansına yönelik yaklaşımın daha bütüncül bir yapıya kavuştuğunu hatırlatan Güner, artık yalnızca ısıtma değil, soğutma ihtiyacının da enerji verimliliği hesaplarının önemli bir parçası haline geldiğini belirterek, “Artan sıcaklıklar ve uzun yaz dönemleri, özellikle soğutma amaçlı enerji tüketimini ciddi biçimde artırıyor. Yeni standartlarla birlikte yalıtım kalınlıklarının ve performans beklentilerinin yükselmesi hem kışın hem yazın enerji kullanımını dengeleyen bir yapı oluşturuyor. Doğru ısı yalıtımı, binalarda enerjinin boşa harcanmasını önleyerek uzun vadeli ve kalıcı bir kazanç sağlıyor. Değişen standartlara ve artan performans beklentilerine uyumlu çözümler sunan Dalmaçyalı markamızla, dış cephe ısı yalıtım sistemlerinin tüm ana bileşenlerini birbiriyle tam uyumlu şekilde geliştiriyoruz.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Bilinçlendirme çalışmalarıyla da ısı yalıtımında dönüşüme destek veriyor </strong></p>
<p>Bu dönüşümde, doğru yalıtım uzmanını seçmenin ve işi ehline teslim etmenin önemine inanan Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri, tüketicilerin bu konuda bilgi alması amacıyla web sitesi üzerinden Enerji Tasarrufu Analiz Raporu hizmetini ücretsiz olarak sunuyor. Tüketicilerin ısı yalıtımı ile elde edebileceği enerji tasarrufunu ve çevreye sağlayabilecekleri katkıyı binaya özel olarak gösteren bu hizmetin yanı sıra 81 ilde, uzman teknik ekibimizle talepte bulunan tüketicilerin binalarında keşif yaparak, en uygun ısı yalıtımı çözümlerini sunuyor. 35 binden fazla binada termal kamera çekimleri gerçekleştirerek ısı kayıplarını belirleyip her bina için özel raporlar hazırlıyor. VERİMDER iş birliğinde gerçekleştirilen Anadolu Buluşmaları kapsamında 35 ilde enerji verimliliği ve iklim bilincine yönelik etkinliklere imza atan Dalmaçyalı; İZODER ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen bölgesel eğitimlere de enerji verimliliği bilincini yaygınlaştırmak amacıyla destek vermeye devam ediyor.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bina-isitma-ve-sogutmasinda-faturalari-%60a-kadar-azaltmak-yalitimla-mumkun-604299">Bina Isıtma ve Soğutmasında Faturaları %60’a Kadar Azaltmak ‘Yalıtımla’ Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nevşehir Belediyesi&#8217;nin &#8216;Mobil Tahsilat Ofisi&#8217;, özellikle vergi dönemlerinde veznelerde yaşanan yoğunluğu azaltmak ve vatandaşlara daha hızlı hizmet verebilmek amacıyla faaliyete başlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediyesinin-mobil-tahsilat-ofisi-ozellikle-vergi-donemlerinde-veznelerde-yasanan-yogunlugu-azaltmak-ve-vatandaslara-daha-hizli-hizmet-verebilmek-amaciyla-faaliyete-basliyor-462971</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 May 2024 15:52:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[amacıyla]]></category>
		<category><![CDATA[azaltmak]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinin]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[dönemlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[faaliyete]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[mobil]]></category>
		<category><![CDATA[nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[ofisi]]></category>
		<category><![CDATA[özellikle]]></category>
		<category><![CDATA[tahsilat]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlara]]></category>
		<category><![CDATA[verebilmek]]></category>
		<category><![CDATA[vergi]]></category>
		<category><![CDATA[veznelerde]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanan]]></category>
		<category><![CDATA[yoğunluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=462971</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi, son ödeme tarihi olan Emlak, Çevre Temizlik, İlan ve Reklam Vergisi ödemeleri için hizmet binası içinde bulunan veznelerdeki yaşanan yoğunluğu azaltmak ve vatandaşlara kolaylık sağlamak için ‘Mobil Tahsilat Ofisi’ uygulamasını hayata geçirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediyesinin-mobil-tahsilat-ofisi-ozellikle-vergi-donemlerinde-veznelerde-yasanan-yogunlugu-azaltmak-ve-vatandaslara-daha-hizli-hizmet-verebilmek-amaciyla-faaliyete-basliyor-462971">Nevşehir Belediyesi&#8217;nin &#8216;Mobil Tahsilat Ofisi&#8217;, özellikle vergi dönemlerinde veznelerde yaşanan yoğunluğu azaltmak ve vatandaşlara daha hızlı hizmet verebilmek amacıyla faaliyete başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi, son ödeme tarihi olan Emlak, Çevre Temizlik, İlan ve Reklam Vergisi ödemeleri için hizmet binası içinde bulunan veznelerdeki yaşanan yoğunluğu azaltmak ve vatandaşlara kolaylık sağlamak için ‘Mobil Tahsilat Ofisi’ uygulamasını hayata geçirdi.</p>
<p>Belediye Başkanı Rasim Arı’nın talimatıyla gerçekleşen uygulama sayesinde, hem esnaflar hem de vatandaşlar belediyeye gelmeden, belediye ile ilgili tüm ödemelerini burada yapabilecek.</p>
<p>Mobil Tahsilat Ofisi, 27 Mayıs Pazartesi günü Sümer Mahallesi Kapalı Pazar yeri girişinde, 28 Mayıs Salı günü Cevher Dudayev Mahallesi Sağlık Ocağı altındaki parkta, 29 Mayıs Çarşamba günü Güzelyurt Mahallesi Yüncü Company önünde, 30 Mayıs Perşembe günü Mehmet Akif Ersoy Mahallesi TOKİ 2. Etap’ta ve 31 Mayıs Cuma günü ise Esentepe Mahallesi Pforzheim Parkı yanında olacak.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediyesinin-mobil-tahsilat-ofisi-ozellikle-vergi-donemlerinde-veznelerde-yasanan-yogunlugu-azaltmak-ve-vatandaslara-daha-hizli-hizmet-verebilmek-amaciyla-faaliyete-basliyor-462971">Nevşehir Belediyesi&#8217;nin &#8216;Mobil Tahsilat Ofisi&#8217;, özellikle vergi dönemlerinde veznelerde yaşanan yoğunluğu azaltmak ve vatandaşlara daha hızlı hizmet verebilmek amacıyla faaliyete başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sakız Çiğneyerek Çürük Riskini Azaltmak Mümkün Mü?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sakiz-cigneyerek-curuk-riskini-azaltmak-mumkun-mu-435184</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2024 15:35:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azaltmak]]></category>
		<category><![CDATA[çiğneyerek]]></category>
		<category><![CDATA[çürük]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sakız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435184</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukların çok sevdiği bir alışkanlık, sakız çiğnemek.  Peki bu durumu çocuklarda diş sağlığının korunması yönünde lehimize çevirebilir miyiz? Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir “Sakız çiğneyerek çocuklardaki çürük riskini düşürmek mümkün müdür?” sorusunun cevabını veriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sakiz-cigneyerek-curuk-riskini-azaltmak-mumkun-mu-435184">Sakız Çiğneyerek Çürük Riskini Azaltmak Mümkün Mü?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların çok sevdiği bir alışkanlık, sakız çiğnemek.  Peki bu durumu çocuklarda diş sağlığının korunması yönünde lehimize çevirebilir miyiz? <strong>Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir “</strong>Sakız çiğneyerek çocuklardaki çürük riskini düşürmek mümkün müdür?” sorusunun cevabını veriyor.</p>
<p>Market raflarında rengârenk ambalajlarla, birçok markanın şekerli veya tatlandırıcılı sakızlarını görmek mümkün. Çocuklarda diş çürükleri bu kadar yaygın bir hastalık haline gelmişken, ilk amaç her zaman şeker tüketimini sınırlamak, diyet alışkanlıklarını düzenlemek ve çocuğun ağız hijyeni alışkanlıklarının devamlılığını sağlamak olmalıdır. “Bunlara ek olarak, sakız çiğnemenin olumlu etkilerini de çocuklarda bir avantaj olarak değerlendirmekte fayda var” açıklamasında bulunan <strong>Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir sözle</strong>rine şöyle devam etti: “Sakızların içeriklerini bilerek satın almak, çocuklar için faydalı olabilecek tercihi yapmak ya da çocuklar bir seçim yaparken yönlendirici olmak bu noktada çok önemli hale geliyor. Çünkü bazı sakızlar, çürük riskini azaltabilecek ve dişleri koruyucu özelliklere sahipken; bazı sakızlar içerdikleri şeker cinsi ve miktarıyla çürük riskini arttırabilir. Üzerinde ‘diş dostu’ anlamına gelen ‘gülen diş’ sembolü olan sakızların dişler için zararlı bir etkisi bulunmaz.”</p>
<p><strong>Çürük yapmayan şeker seçilmeli</strong></p>
<p>Küçük yaştaki çocukların sakız çiğneme alışkanlıklarının, oyun oynarken aspire etme gibi, farklı riskleri de olabileceğini hatırlatan <strong>Dt. Nurgül Demir</strong> çocuklarda diş sağlığının korunması için sakız seçiminde dikkat edilmesi gereken hususları da şu şekilde sıraladı.</p>
<p>-Çürük yapmayan şekerler arasında, dişler üzerinde koruyucu etkisi en fazla olan şeker alkolü: ‘Xylitol’. Dolayısıyla çocuklar için tercih edilecek olan sakızlarda bulunması gereken tatlandırıcı Xylitoldür.  Xylitol, şeker kamışından elde edilmiş doğal bir şeker alkolüdür. Yıllardır diş macunu, gargara gibi ağız hijyeni ürünlerinin bileşiminde yer aldığı gibi, sakızlara tatlandırıcı olarak da eklenmektedir. Xylitol, ağızdaki bakteriler tarafından kolay yıkılamadığı için ‘çürük yapmayan şeker’ olarak tanımlanabilir.</p>
<p>-Xylitol, sakızlarda, çiğneme tabletlerinde, naneli drajelerde, diş macunlarında, gargaralarda, öksürük şuruplarının içeriğinde bulunabilir. Xylitollü sakızların, çiğnemeyle birlikte çürükler üzerinde durdurucu etki göstermesi, sakız çiğnemeyi seven küçük yaş grubundaki hastalarımız ve yüksek çürük riski grubundaki hastalarımızda; düzenli diş fırçalama ve karbonhidrattan uzak diyet düzenlemesine ek olarak ağız hijyeninin devamlılığının sağlanmasında, ek bir koruyucu yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Uluslararası alanda yapılan çalışmalar da xylitolün, ağızdaki çürük oluşumuna sebep olan bakteri seviyelerini düşürerek, dişleri çürümeye karşı koruyabileceğini göstermiştir.</p>
<p>-Kslitollü sakızlar, çiğneme sırasında tükürük akışını da arttırarak, ağız içi yumuşak dokuların ve diş yüzeylerinin temizlenmesini sağladığı gibi; ağız içindeki asiditenin tamponlanmasını sağlayarak çürüklerin önlenmesinde de aktif rol oynar. Aynı zamanda diş yüzeylerine bakteri tutulumunu azaltır. Marketlerde satılan Xylitollü ürünler ‘Sağlık Bakanlığı Onaylı’dır ve içerdikleri Xylitol miktarı kontrol edilmiştir.</p>
<p><strong>Hangi sakızlar çürükler için risk oluşturur?</strong></p>
<p>-Sukroz, glikoz ve fruktoz gibi şekerler, ağızdaki çürük yapıcı bakteriler tarafından besin olarak kullanılarak kolaylıkla asite yıkılarak çürük riskini arttırdığını ifade eden Demir, özellikle yüksek çürük risk grubundaki çocuk hastalarda şekerli sakızların kesinlikle tercih edilmemesi gerektiğini belirtti. <strong>Dt. Nurgül Demir </strong>diğer dikkat edilmesi gereken hususları şu şekilde sıraladı:</p>
<ol>
<li>Yüksek çürük riski olan çocuklarda, xylitollü sakızların çiğnenmesi çürük oluşumunun önlenmesinde koruyucu rol oynar.</li>
<li>Çocukların çiğneyeceği sakızların içeriğinde; çürük riskini arttıran sukroz, glikoz, fruktoz gibi tatlandırıcıların bulunmamasına dikkat edilmelidir.</li>
<li>Üzerinde ‘diş dostu’ anlamına gelen ‘gülen diş’ sembolü olan sakızların dişler için zararlı bir etkisi bulunmaz.</li>
<li>Küçük yaştaki çocukların sakız çiğnemesi yutma, soluk yoluna kaçma gibi riskler açısından sakıncalı olabilir.</li>
<li>Çocuklarda diş sağlığının korunmasında en temel unsurun, dişlerin düzenli olarak ve doğru teknik kullanılarak florlü macunla ‘günde 2 kere’ fırçalanması olduğu unutulmamalıdır.</li>
</ol>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sakiz-cigneyerek-curuk-riskini-azaltmak-mumkun-mu-435184">Sakız Çiğneyerek Çürük Riskini Azaltmak Mümkün Mü?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Dr. Türktemiz; İyonlaştırıcı Radyasyonun Olumsuz Etkilerini Azaltmak Mümkün&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-turktemiz-iyonlastirici-radyasyonun-olumsuz-etkilerini-azaltmak-mumkun-423819</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Nov 2023 08:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azaltmak]]></category>
		<category><![CDATA[etkilerini]]></category>
		<category><![CDATA[iyonlaştırıcı]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[olumsuz]]></category>
		<category><![CDATA[radyasyonun]]></category>
		<category><![CDATA[türktemiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=423819</guid>

					<description><![CDATA[<p>X-ışınlarının insan üzerinde kullanılması, tıbbi görüntülemenin temelini oluşturuyor. Bu sayede, insan vücudunun iç yapısının görüntülenmesi sağlanarak bazı hastalık ya da rahatsızlıkların tespit edilmesi kolaylaşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-turktemiz-iyonlastirici-radyasyonun-olumsuz-etkilerini-azaltmak-mumkun-423819">&#8220;Dr. Türktemiz; İyonlaştırıcı Radyasyonun Olumsuz Etkilerini Azaltmak Mümkün&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>DR. TÜRKTEMİZ; “İYONLAŞTIRICI RADYASYONUN OLUMSUZ ETKİLERİNİ</p>
<p>AZALTMAK MÜMKÜN”</p>
<p>X-ışınlarının insan üzerinde kullanılması, tıbbi görüntülemenin temelini</p>
<p>oluşturuyor. Bu sayede, insan vücudunun iç yapısının görüntülenmesi sağlanarak bazı</p>
<p>hastalık ya da rahatsızlıkların tespit edilmesi kolaylaşıyor. Konya Ticaret Odası (KTO)</p>
<p>Karatay Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi Görüntüleme Teknikleri</p>
<p>Programı akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Halil Türktemiz, iyonlaştırıcı radyasyonun</p>
<p>olumsuz etkilerinden korunma yolları hakkında önemli bilgiler paylaştı.</p>
<p>“İyonlaştırıcı Radyasyon, Birçok Sağlık Sorununa Neden Olabiliyor”</p>
<p>X-ışınlarının; röntgen, bilgisayarlı tomografi (BT), skopi, mamografi gibi tıbbi cihazlarda</p>
<p>kullanıldığını belirten KTO Karatay Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi</p>
<p>Görüntüleme Teknikleri Programı akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Halil Türktemiz;</p>
<p>“Radyasyon, boşlukta elektromanyetik dalgalar veya parçacıklar halinde enerji yayımı ya da</p>
<p>aktarımı şeklinde tanımlanıyor. Radyasyon, iyonlaştırıcı radyasyon ve iyonlaştırıcı olmayan</p>
<p>radyasyon olarak iki grupta inceleniyor. İyonlaştırıcı radyasyonlar, insan vücudunda hücrelerin</p>
<p>ölmesi ya da zarar görmesi, DNA’da kalıcı bozuklukların meydana gelmesi, gözde katarakt</p>
<p>oluşması ve kanser ile karşı karşıya kalınması gibi birçok sağlık sorununa neden olabiliyor. Tıbbi</p>
<p>tanı ve tedavi süreçlerinde, iyonlaştırıcı radyasyon grubunda yer alan x-ışınları ve gama ışınları</p>
<p>kullanılıyor. Dolayısıyla iyonlaştırıcı radyasyon alanında görev yapan sağlık çalışanlarının</p>
<p>kendilerini, hastaları ve yakınlarını iyonlaştırıcı radyasyonun olumsuz etkilerinden mümkün</p>
<p>olduğunca korumaları gerekiyor” şeklinde konuştu.</p>
<p>“Maruz Kalınan Radyasyon, Mümkün Olduğunca Azaltılmalı”</p>
<p>Radyasyon alanında görev yapan sağlık çalışanlarının, koruyucu ekipman kullanmasının</p>
<p>gerekliliğinin altını çizen Türktemiz; “Radyasyon alanlarında görev yapan sağlık çalışanları</p>
<p>kurşun paravan, kurşun önlük, tiroit koruyucu, gonad koruyucu, kurşun gözlük gibi koruyucu</p>
<p>ekipmanların kullanımına özen göstermelidir. Hasta yakınlarının çekim esnasında gereksiz</p>
<p>radyasyona maruz kalmaması için çekim odasında bekletilmemesine dikkat edilmelidir. Hasta</p>
<p>yakınlarının, çekim esnasında hastanın yanında durmasını gerekli kılan durumlarda kendilerine</p>
<p>koruyucu ekipmanlar verilerek, maruz kalınan radyasyonun mümkün olduğunca azaltılmasına</p>
<p>önem verilmelidir” ifadelerine yer verdi. </p>
<p>“Gereksiz BT Çekimlerinden Kaçınılması Gerekiyor”</p>
<p>Türktemiz, BT çekimlerinde hastaların röntgene göre daha fazla radyasyona maruz</p>
<p>kaldığını söyleyerek; “Gereksiz BT çekimlerinden kaçınılması gerekiyor. Hastanın rahatsızlığı,</p>
<p>daha zararsız olan ultrasonografi, manyetik rezonans görüntüleme gibi alternatif yöntemlerle</p>
<p>tespit edilecek durumda ise öncelikle onlar tercih edilmelidir. Hamileler ve hamilelik şüphesi</p>
<p>olanlar radyasyon alanlarında bulunmamalı, ayrıca hastalar radyoloji ünitelerindeki uyarı</p>
<p>levhalarına dikkat etmelidir. Hamilelere röntgen ve BT çekilmesi önerilmiyor. Fakat hamilelerin</p>
<p>acil ya da hayati durumları söz konusu olduğunda, fayda zarar dengesi göz önünde</p>
<p>bulundurularak röntgen ve BT çekimleri yapılabiliyor. Bu durumlardaki çekimlerde mutlaka</p>
<p>hastanın karın bölgesi, kurşun önlükle korumaya alınmalıdır” şeklinde konuştu.</p>
<p>“Sağlık Sorunları Ortaya Çıkmadan Önce Radyasyona Yönelik Önlem Alınmalı”</p>
<p>Radyasyon duyu organlarıyla algılanamadığı için ömür boyu radyasyondan korunmaya</p>
<p>dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Türktemiz; “Yapılan her çekimde gereksiz radyasyona</p>
<p>maruz kalmak ya da radyasyondan korunma önlemlerine dikkat etmemek, geri dönüşü olmayan</p>
<p>sağlık sorunları ile karşı karşıya kalma ihtimalini artırıyor. Unutulmamalıdır ki, sağlık sorunları</p>
<p>ortaya çıkmadan önce radyasyona yönelik önlem almak, sorunlar ortaya çıktıktan sonra onlarla</p>
<p>mücadele etmekten daha ucuz ve daha kolaydır” dedi. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-turktemiz-iyonlastirici-radyasyonun-olumsuz-etkilerini-azaltmak-mumkun-423819">&#8220;Dr. Türktemiz; İyonlaştırıcı Radyasyonun Olumsuz Etkilerini Azaltmak Mümkün&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tetra Pak&#8217;ta hedef, gıda israfını 2030 yılına kadar  yüzde 50 azaltmak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tetra-pakta-hedef-gida-israfini-2030-yilina-kadar-yuzde-50-azaltmak-422276</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Nov 2023 09:54:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[azaltmak]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[israfını]]></category>
		<category><![CDATA[kadar]]></category>
		<category><![CDATA[pakta]]></category>
		<category><![CDATA[tetra]]></category>
		<category><![CDATA[yılına]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=422276</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın lider gıda işleme ve paketleme çözümleri şirketi Tetra Pak, gıdaların her yerde güvenli olması için son teknoloji ve uygulamaları geliştiriyor. “İYİ OLANI KORUR” vaadi doğrultusunda Tetra Pak’ın kuruluş nedeni olan gıda güvenliği, 2030 stratejisine yönelik odaklandığı dört temel alandan birini oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tetra-pakta-hedef-gida-israfini-2030-yilina-kadar-yuzde-50-azaltmak-422276">Tetra Pak&#8217;ta hedef, gıda israfını 2030 yılına kadar  yüzde 50 azaltmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tetra Pak’ta hedef, gıda israfını 2030 yılına kadar </strong></p>
<p><strong>yüzde 50 azaltmak</strong></p>
<p><strong>Dünyanın lider gıda işleme ve paketleme çözümleri şirketi Tetra Pak, gıdaların her yerde güvenli olması için son teknoloji ve uygulamaları geliştiriyor. “İYİ OLANI KORUR” vaadi doğrultusunda Tetra Pak’ın kuruluş nedeni olan gıda güvenliği, 2030 stratejisine yönelik odaklandığı dört temel alandan birini oluşturuyor. Tetra Pak, bu kapsamda kendi gıda işleme süreçlerinden kaynaklanan gıda kaybını 2030 yılına kadar 2019 yılına kıyasla yüzde 50 oranında azaltma taahhüdünde bulunuyor. </strong></p>
<p>Dünya genelinde tüm insan nüfusuna yetecek kadar gıda üretiliyor ancak tahminen yaklaşık 830 milyon insan yetersiz besleniyor, 3,1 milyar insan ise sağlıklı beslenemiyor. Araştırmalara göre eğer gıda kaybı ve israfı kendi başına bir ülke olsaydı, dünyada en fazla sera gazı yayan 3’üncü ülke olurdu.</p>
<p>160’tan fazla ülkede, yüz milyonlarca insanın ihtiyaçlarını karşılayacak gıda işleme ve paketleme çözümleri sunan Tetra Pak, bunu sürdürülebilir şekilde yapma kararlılığıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Tetra Pak, “daha sürdürülebilir süt ürünlerine geçişi sağlamak”, “yeni gıda kaynakları için inovasyon”, gıda kaybını ve israfını azaltmak”, “sürdürülebilir paketleme yoluyla güvenli beslenmeye erişimi yönetmek” olmak üzere dört ana kulvarda gıda güvenliğinde dönüşüme odaklanıyor.</p>
<p><strong>Tetra Pak gıda işleme teknolojilerinin gıda güvenliğindeki kritik rolü</strong></p>
<p>Tetra Pak&#8217;ın tek adım teknolojisi; ayırma, karıştırma, standardizasyon, ısıl işlem ve daha fazlasını tek bir adımda birleştiriyor. Bu teknoloji, daha esnek ve uygun maliyetli üretim sağlarken, çevresel etkiyi yüzde 40 oranında azaltıyor. Pastörizatörlerde ve UHT ünitelerinde düşük kayıplı denge tankı tasarımı, ürün tanka girmeden önce maksimum miktarda suyun uzaklaştırılmasını sağlıyor, böylece su ve ürün karışımı azaltılıyor. Bu yöntem, karışım aşamasındaki litre değerini yüzde 50&#8217;nin üzerinde düşürerek ürün kayıplarında önemli bir azalmaya yol açıyor. Dondurma hattı içgörüsü teknolojisi ise dondurma üreticilerine tüm dondurma hattından alınan yüzlerce veri noktasına dayanan raporlar sunuyor. Bu sayede üreticiler, sorunun neden meydana geldiğini anlayabilecek verilere sahip olurken, gıda güvenliğini daha kolay sağlayabiliyor.</p>
<p> <strong>“Tarladan sofraya gıda israfını azaltmak, sürdürülebilir gıda sistemlerini güvence altına almak için temel bir unsur”</strong></p>
<p>Tetra Pak’ın gıda güvenliğinden taviz vermediğini vurgulayan <strong>Tetra Pak Asya, Orta Doğu ve Afrika Kamu İlişkileri Direktörü Ferruh Gürtaş, </strong>“Küresel çapta üretilen gıdanın yüzde 13,2&#8217;si kaybolurken yüzde 17&#8217;si israf ediliyor. Bu da toplamda üretilen gıdanın üçte birinin kaybolduğu ya da israf edildiği anlamına geliyor. 2050 yılına kadar 10 milyara yaklaşması beklenen küresel nüfus ve yüzde 70 daha fazla gıda ihtiyacıyla birlikte bu sorunların çözümü çok önemli hale gelecek. Tetra Pak olarak kurulduğumuz günden bu yana gıda güvenliği için çalışıyoruz. Tarladan sofraya gıda kaybını ve israfını azaltmak, sürdürülebilir ve dayanıklı gıda sistemlerini güvence altına almak için temel bir unsurdur. Çok uluslu bir şirket olarak gıdanın her yerde hazır ve erişilebilir olmasını sağlayarak hem gıda kaybını hem de israfını azaltmaya katkıda bulunan yüksek performanslı çözümler sunmayı taahhüt ediyoruz. Dünya çapında yaklaşık 24 bin çalışanımızın desteği ve en iyi uygulamaya dayalı gıda işleme hatlarımızla gıda israfını 2030 yılına kadar 2019 yılına kıyasla yüzde 50 oranında azaltma taahhüdümüz bulunuyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Doğru ürün, gıda israfının azaltılmasına kritik ölçüde katkıda bulunabilir”</strong></p>
<p>Gıda ve Tarım Örgütü’nün açıkladığı rakamlara göre değer zincirinin başındaki gıda kayıplarının, diğer gıda kaybı ve israfının yüzde 27’sini oluşturduğunu söyleyen <strong>Gürtaş</strong>, şöyle devam etti: “Bu kayıp; çiftçilik ve yetiştirme, işleme, depolama ve paketleme sırasında meydana geliyor. Tetra Pak olarak gıda kaybını ve israfını azaltma çabalarımız, toplam israfın yüzde 12&#8217;sini oluşturan işleme ve paketleme aşamasına odaklanıyor. Bu kapsamda gıdaların üretim sırasında bozulmasını önleyen çözümler geliştirerek gıda sistemlerindeki kaybı azaltmayı amaçlıyoruz. Koruyucu madde ilavesine veya soğutmaya gerek kalmadan raf ömrünü uzatan ve gıda kalitesini koruyan aseptik gıda paketleme çözümleri geliştiriyoruz. Çünkü doğru paketleme, gıda israfının azaltılmasına kritik ölçüde katkıda bulunabilir. Aynı zamanda müşterilerimizin üretim sürecinde ortaya çıkan yan ürünleri, besleyici katma değerli gıda veya bileşenlere dönüştürmesine yardımcı oluyoruz..”</p>
<p>Dünya çapında 100 binden fazla gıda işleme ünitesi ve neredeyse 9 bin paketleme makinesi kurulu olan Tetra Pak, yılda yaklaşık 200 milyar paket üretiyor ve 200&#8217;den fazla geri dönüşüm ortağıyla 1,2 milyon ton karton ambalajı geri dönüştürüyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tetra-pakta-hedef-gida-israfini-2030-yilina-kadar-yuzde-50-azaltmak-422276">Tetra Pak&#8217;ta hedef, gıda israfını 2030 yılına kadar  yüzde 50 azaltmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüksek Tansiyon Riskini Azaltmak İçin Hangi Adımları Atmalısınız?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuksek-tansiyon-riskini-azaltmak-icin-hangi-adimlari-atmalisiniz-416845</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Oct 2023 01:38:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[adımları]]></category>
		<category><![CDATA[atmalısınız]]></category>
		<category><![CDATA[azaltmak]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=416845</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüksek tansiyon, oldukça geniş bir nüfusun temel sağlık sorunları içerisinde yer alıyor. Yüksek tansiyon tedavisinin yanında, yaşam koşullarını iyileştirici bireysel tedbirlerin önemi de hekimler tarafından vurgu yapılıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuksek-tansiyon-riskini-azaltmak-icin-hangi-adimlari-atmalisiniz-416845">Yüksek Tansiyon Riskini Azaltmak İçin Hangi Adımları Atmalısınız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek tansiyon, oldukça geniş bir nüfusun temel sağlık sorunları içerisinde yer alıyor. Yüksek tansiyon tedavisinin yanında, yaşam koşullarını iyileştirici bireysel tedbirlerin önemi de hekimler tarafından vurgu yapılıyor. Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Işık Erdoğan, yüksek tansiyon hastaları ve aslında herkes için yüksek tansiyonla baş etme yöntemlerini anlatıyor.</p>
<p>Yüksek tansiyon, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir durumdur. Ancak sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri ve dikkatli bir takip ile bu riski azaltmak mümkündür. Hastanın veya yüksek tansiyon adayı kişinin, öncelikle kendi tedbirlerini alması, en az tıbbi müdahale kadar önemlidir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Sağlıklı Beslenme Alışkanlıkları Oluşturun</strong></p>
<p>Sağlıklı beslenme alışkanlıkları oluşturmak, yüksek tansiyon riskini azaltmanın temel bir adımıdır. Bu, günlük diyetinizdeki gıdaları dikkatle seçmeyi ve ölçülü tüketmeyi içerir. İlk olarak, taze meyve ve sebzelerin bolca bulunduğu bir diyet benimsemek önemlidir. Bu yiyecekler lif ve antioksidanlar açısından zengindir ve kan basıncını düşürmeye yardımcı olabilir. Ayrıca tam tahıllı ürünleri tercih etmek, rafine karbonhidratlardan kaçınmak ve doymuş yağları sınırlamak da gereklidir. Protein kaynakları olarak yağsız tavuk, balık, kurubaklagiller ve az yağlı süt ürünleri tercih edilmelidir. Tuz tüketimini azaltmak için yemeklerinizi tuzsuz veya düşük tuzlu baharatlarla tatlandırabilirsiniz. Ayrıca su içmek ve alkollü içeceklerden kaçınmak da sağlıklı beslenme alışkanlıklarının bir parçası olmalıdır. Bu beslenme değişiklikleri, tansiyonunuzu kontrol altında tutmaya yardımcı olacak ve genel sağlığınızı iyileştirecektir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Fiziksel Aktiviteyi Artırın</strong></p>
<p>Fiziksel aktiviteyi artırmak, yüksek tansiyon riskini azaltmanın önemli bir parçasıdır. Düzenli egzersiz yapmak, vücut ağırlığını kontrol altına alarak tansiyonun düşmesine yardımcı olur. Egzersiz, kalp kaslarını güçlendirir ve kalp atış hızını düzenler. Bu, kanın daha verimli bir şekilde pompalanmasına ve arterlerin genişlemesine yardımcı olur, bu da kan basıncını düşürür. Haftada en az 150 dakika orta düzeyde fiziksel aktivite hedeflenmelidir. Yürüyüş, bisiklet sürme, yüzme veya hafif koşu gibi aktiviteler, tansiyonu düşürmede etkili olabilir. Egzersiz ayrıca kilo kontrolünü destekler, obeziteyi önler ve vücuttaki yağ oranını azaltır. Ancak egzersize başlamadan önce mutlaka doktora danışmak önemlidir, özellikle mevcut sağlık sorunları veya kronik hastalıklar söz konusuysa. Fiziksel aktivite, yüksek tansiyonu kontrol altına almak ve genel sağlığı iyileştirmek için önemli bir adımdır.</p>
<p> </p>
<p><strong>Stres Yönetimini Öğrenin</strong></p>
<p>Stres yönetimi, yüksek tansiyon riskini azaltmanın önemli bir parçasıdır. Günlük yaşamın getirdiği stres faktörleri, vücutta hormonların salınmasına neden olarak kan basıncını artırabilir. Stresle başa çıkmayı öğrenmek için farklı yöntemler kullanılabilir. Bunların başında derin nefes alma, meditasyon, yoga ve ilgi duyulan hobi veya aktivitelere zaman ayırma gelir. Derin nefes alma, vücudu rahatlatır ve stres hormonlarının seviyelerini düşürebilir. Meditasyon ve yoga, zihni sakinleştirir, stresi azaltır ve kan basıncını düşürebilir. Ayrıca kendinize zaman ayırarak stresten uzaklaşmak da önemlidir. Bu, dinlenmek, keyif almak veya sosyal etkinliklere katılmak gibi aktiviteleri içerebilir. Stresin etkilerini azaltmak, tansiyonunuzu kontrol altında tutmak ve genel sağlığınızı iyileştirmek için önemli bir adımdır.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tuz Alımını Sınırlayın</strong></p>
<p>Tuz alımını sınırlamak, yüksek tansiyon riskini azaltmanın önemli bir parçasıdır. Fazla tuz tüketimi, vücutta sodyum seviyelerini artırarak kan basıncını yükseltebilir. Bu da kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyebilir. Günlük tuz alımınızı kontrol altına almak için öncelikle işlenmiş gıdaları ve fast-food yiyecekleri sınırlamalısınız, çünkü bu tür yiyecekler genellikle yüksek tuz içerir. Evde yemek hazırlarken tuz kullanımını azaltmaya çalışın ve yemeklerinizi tatlandırmak için tuz yerine baharatlar, otlar veya limon suyu gibi alternatifler kullanın. Et yerine daha sık balık, tavuk veya bitkisel protein kaynakları tercih edin, çünkü et genellikle daha yüksek sodyum içerir. Ayrıca gıda etiketlerini okuyarak ürünlerin sodyum içeriğini takip edin ve düşük sodyumlu veya tuzsuz seçenekleri tercih edin. Tuz alımını sınırlayarak, kan basıncınızı kontrol altında tutabilir ve sağlığınızı iyileştirebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p><strong>Alkol Kullanımını Sınırlayın</strong></p>
<p>Alkol kullanımını sınırlamak yüksek tansiyon riskini azaltmada önemli bir adımdır. Alkolün fazla tüketilmesi, kan basıncını artırabilir ve kalp sağlığını olumsuz etkileyebilir. İdeal olarak, alkol tüketimi tamamen sınırlanmalıdır, ancak eğer alkol kullanımı devam edecekse, günlük birim sınırları dikkate alınmalıdır. Erkekler için bu sınır genellikle iki birim alkol olarak kabul edilirken, kadınlar için ise bir birimdir. Birim miktarı alkole göre değişebilir, ancak genellikle bir birim, yaklaşık 10 ml saf alkol içerir. Alkolün tüketim sıklığı, miktarı ve türü önemlidir. Düzenli aşırı alkol tüketimi, yüksek tansiyon riskini artırabilir. Ayrıca alkolün vücut üzerindeki etkileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir, bu nedenle her birey kendi sağlık durumunu göz önünde bulundurarak alkol tüketimini değerlendirmelidir. Eğer yüksek tansiyon riskiniz varsa, alkol tüketimini doktorunuzla görüşerek kontrol altında tutmanız önemlidir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Sigarayı Bırakın</strong></p>
<p>Sigarayı bırakmak yüksek tansiyon riskini azaltmanın önemli bir adımıdır. Sigara içmek, kan basıncını yükselten ve arterlerde daralmaya yol açan nikotin ve karbon monoksit gibi zararlı kimyasalları içerir. Sigara içenlerin tansiyonu, içmeyenlere göre genellikle daha yüksektir. Ancak sigarayı bırakmak, vücudunuzun hemen iyileşmeye başlayabileceği nadir bir değişikliktir. İlk 20 dakikadan itibaren kan basıncınız ve kalp atış hızınız düşmeye başlar. 2 ila 3 hafta içinde dolaşım sisteminiz iyileşir ve akciğerleriniz daha iyi çalışmaya başlar. Uzun vadeli olarak, sigarayı bırakmak kalp krizi, inme ve tansiyonla ilişkilendirilen diğer sağlık sorunlarının riskini azaltır. Sigarayı bırakmak, yüksek tansiyonun yanı sıra genel sağlığınızı iyileştirmenin en önemli adımlarından biridir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuksek-tansiyon-riskini-azaltmak-icin-hangi-adimlari-atmalisiniz-416845">Yüksek Tansiyon Riskini Azaltmak İçin Hangi Adımları Atmalısınız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Maya vakfı deprem felaketlerinin travmatik etkilerini azaltmak için çalışıyor </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/maya-vakfideprem-felaketlerinin-travmatik-etkilerini-azaltmak-icin-calisiyor-385631</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jun 2023 10:24:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[azaltmak]]></category>
		<category><![CDATA[çalışıyor]]></category>
		<category><![CDATA[etkilerini]]></category>
		<category><![CDATA[felaketlerinin]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[maya]]></category>
		<category><![CDATA[travmatik]]></category>
		<category><![CDATA[vakfıdeprem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=385631</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şiddetli ve yıkıcı afetlerin yaşandığı deprem bölgesi için ilk günlerde hızla aksiyon alan Maya Vakfı, temel yaşam gereksinimlerinin karşılanmasının ardından Afet ve Acil Durumlar Programı ile psikososyal destek hizmetlerini başlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maya-vakfideprem-felaketlerinin-travmatik-etkilerini-azaltmak-icin-calisiyor-385631">Maya vakfı deprem felaketlerinin travmatik etkilerini azaltmak için çalışıyor </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Odağına travmatik deneyimlere maruz kalmış ve ruh sağlığı hizmetlerine erişimi kısıtlı çocukları alan Maya Vakfı, Türkiye’de 6 Şubat ve ardından meydana gelen yıkıcı depremler sonrası,</strong> <strong>Afet ve Acil Durumlar Programı ile yaklaşık 6000 kişinin hayatına dokunuyor. Maya Vakfı, birden fazla depremin yaşandığı bölgede afetten etkilenenlerin maruz kaldığı travmatik etkileri azaltmak adına Hatay ve Şanlıurfa başta olmak üzere orta ve uzun vadeli psikososyal destek çalışmalarını sürdürüyor.</strong></p>
<p>Şiddetli ve yıkıcı afetlerin yaşandığı deprem bölgesi için ilk günlerde hızla aksiyon alan Maya Vakfı, temel yaşam gereksinimlerinin karşılanmasının ardından Afet ve Acil Durumlar Programı ile psikososyal destek hizmetlerini başlattı. Maya Vakfı, oluşturulan mobil ekiplerle 6 Şubat depremlerinden sonraki ilk üç aya kadar akut müdahalelerde bulunurken, içinde bulunduğumuz altı aylık süre için depremden etkilenenlerin orta ve uzun vadeli psikososyal destek çalışmalarına ve psikoterapi seanslarına erişimi için çalışıyor. Bireylerin psikolojik dayanıklılıklarını artırmaya ve iyileşme becerilerini geliştirmeye yönelik ruh sağlığı hizmetleri sağlayan Maya Vakfı, gönüllü psikolog ve psikiyatristlerin bulunduğu ekipleriyle aktif olarak Şanlıurfa ve Hatay’da çocuklar başta olmak üzere bakım verenlerin ve aynı zamanda ön safhalarda çalışan STK gönüllülerinin ikincil travma ile baş edebilmelerine yönelik çalışıyor. Grup ve bireysel terapiler, Project Lift ile sanat temelli psikolojik destek çalışmaları ve çocuk koruma hizmetleri gibi doğru ve sağlıklı müdahaleler ile depremin travmatik etkilerinin azaltılması hedefleniyor. Maya Vakfı, kişilerin travmatik durumlarla baş edebilme becerisini ele alan ve hazırlıklı olmalarını sağlayan Afet ve Acil Durumlar Programı sayesinde bölgede hala yaklaşık 6000 kişinin hayatına dokunmaya devam ederken çalışmalarını 2 yıl boyunca sürdürmeyi planlıyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Travmatik Etkileri Azaltma Çalışmaları 2 Yıl Olarak Planlanıyor</strong></p>
<p> </p>
<p>6 Şubat 2023 tarihiyle başlayan, 11 ilin ve ortalama 15 milyon kişinin öncelikli olarak etkilendiği depremler, temel ihtiyaçların yanı sıra toplumun refahı ve bireylerin dayanıklılığı için travmayla başa çıkma becerilerini geliştirme ve psikososyal destek ihtiyacını doğurdu. Çocuklar, art arda gelen deprem ve sel felaketlerinde ciddi bir travmatik yaşam deneyimiyle karşı karşıya kaldı. Bu ihtiyaç doğrultusunda özellikle travmaya maruz kalmış ve ruh sağlığı hizmetlerine erişimi kısıtlı 5-24 yaş arası çocuk ve gençleri merkezine alan Maya Vakfı, böylesine yıkıcı bir depremin ardından faaliyetlerindeki dört ana modelden biri olan Afet ve Acil Durumlar Programı’nı hızla hayata geçirerek deprem bölgelerine ulaştı. Afetlerden etkilenen çocuk, genç ve bakım verenlere psikososyal destek hizmeti sunan bu program, 2 yıl boyunca bölgede sağlıklı müdahaleler ve doğru eğitimler ile travmatik etkileri en aza indirmeyi hedefliyor. Maya Vakfı’nın sosyal hizmet uzmanı, vaka görevlisi, program yöneticisi, psikolog ve psikiyatristlerinden oluşan gönüllü ekibi, sanat temelli psikososyal destek hizmetleri (Project Lift), bireysel ve grup terapi seansları, ebeveyn oturumları ve çocuk koruma hizmetleriyle ilk günden itibaren sahada afetten etkilenenlerin yanında. Aktif olarak Şanlıurfa’da çalışmalara devam eden Maya Vakfı gönüllüleri, aynı zamanda Hatay’da yeni gruplar için bir destek sahası daha açıyor.</p>
<p><strong>Eşitsizlikler, Afet ve Acil Durumlarda İyice Derinleşiyor</strong></p>
<p>Sahadaki ulusal ve uluslararası kuruluşların ihtiyaç değerlendirmelerine göre dezavantajlı bireyler, temel ihtiyaçlara erişimde yaşadıkları zorlukların yanı sıra, ciddi bir ayrımcılığa ve şiddete maruz kalıyor. Son yaşanan depremlerin de gösterdiği üzere afet ve acil durumların tümünde kırılgan nüfusun daha fazla etkilendiğini ve eşitsizliklerin iyice belirginleştiğini vurgulayan Maya Vakfı gönüllü psikologlarından Lal Uzun ve Melisa Varol, özellikle toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklanan eşitsizliklerin daha da dikkat çektiğini belirtiyor. Uzun ve Varol, “Örneğin, sıcak suya erişimin az olması, hijyen ürünlerinin kısıtlılığı, fiziksel mahremiyetin korunamaması gibi sebeplerle kadın ve kız çocukları, erkeklere kıyasla genellikle daha da zorlanıyor. Aynı zamanda kadınlar, yine toplumsal cinsiyet rolleri dolayısıyla yaşadıkları yerde hem aile hem de çocuk bakımını daha çok üstleniyor, bu sebeple kronik yorgunluk yaşayabiliyorlar. Son olarak farklı kültüre ve topluma mensup kişiler arasında ayrımcılık, ötekileştirilme gibi problemlere de sıkça rastlıyoruz.” açıklamalarında bulunuyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maya-vakfideprem-felaketlerinin-travmatik-etkilerini-azaltmak-icin-calisiyor-385631">Maya vakfı deprem felaketlerinin travmatik etkilerini azaltmak için çalışıyor </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emirates, plastik kullanımını azaltmak için yeni kapalı döngü geri dönüşüm girişimini açıkladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/emirates-plastik-kullanimini-azaltmak-icin-yeni-kapali-dongu-geri-donusum-girisimini-acikladi-384814</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jun 2023 14:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[azaltmak]]></category>
		<category><![CDATA[döngü]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[emirates]]></category>
		<category><![CDATA[geri]]></category>
		<category><![CDATA[girişimini]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kapalı]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımını]]></category>
		<category><![CDATA[plastik]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384814</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emirates, yeni bir kapalı döngü geri dönüşüm girişimi duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emirates-plastik-kullanimini-azaltmak-icin-yeni-kapali-dongu-geri-donusum-girisimini-acikladi-384814">Emirates, plastik kullanımını azaltmak için yeni kapalı döngü geri dönüşüm girişimini açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Emirates, yeni bir kapalı döngü geri dönüşüm girişimi duyurdu. Emirates’in yeni girişimi kapsamında; plastik tepsiler, kaseler ve tabaklar gibi uçaktaki milyonlarca ürün artık yerel bir tesiste geri dönüştürülecek ve yeni, kullanıma hazır Emirates yemek servisi ürünlerine dönüştürülecek.</p>
<p>5 Haziran Birleşmiş Milletler Dünya Çevre Günü ve #BeatPlasticPollution temasına ithafen, Emirates, Haziran 2023&#8217;ten itibaren uçakta yeni geri dönüştürülmüş mutfak gereçlerini tanıtıyor.</p>
<p>Emirates&#8217;in sorumlu tüketim taahhüdüne uygun olarak, yeni girişim, ürünlerin azaltıldığı, yeniden kullanıldığı ve geri dönüştürüldüğü döngüsel ekonomi ilkelerine geçiş niteliği taşıyor. Economy ve Premium Economy Class mutfaklarındaki milyonlarca eski ve hasarlı yemek servisi ürünü, uçuşlardan sonra toplanacak, yıkanacak ve hasar kontrolü yapılacak, öğütülmek, yeniden işlenmek ve yeni tabaklar, kaseler ve tepsiler haline getirilmek üzere Dubai&#8217;deki tesise taşınacak. Ardından, gökyüzündeki binlerce öğünde tekrar kullanılmak üzere Emirates Flight Catering&#8217;e gönderilecekler.</p>
<p>Havacılık endüstrisine yönelik hizmet yazılımı konseptlerinin önde gelen sağlayıcısı ve kapalı devre üretim uzmanı deSter FZE UAE ile ortaklaşa Emirates, kullanım ömrünü tamamlamış plastik malzemeleri yeniden kullanacak. Potansiyel olarak yaklaşık %25 yeniden kullanılmış malzeme (geri dönüştürülmüş) içeren yeni tepsiler, tabaklar ve kaseler dünya çapında uçaklarda tekrar hizmete girecek ve bu oran zamanla artmaya devam edecek.</p>
<p>deSter ekibi, dünyanın önde gelen döngüsel ekonomi şirketlerinden bazılarını içeren CE100 ağının üyesi; aynı zamanda sürdürülebilir uygulamalar için dünya çapında tanınan bir sertifika olan Ecovadis&#8217;ten &#8220;Altın&#8221; Sürdürülebilirlik derecesi ile ödüllendirilmiştir. deSter fabrikası, güneş enerjisine, suyun verimli kullanımına ve atığın en aza indirilmesine odaklanan sürdürülebilir tasarım ilkelerini bünyesinde barındırıyor.</p>
<p><strong>Emirates&#8217;in plastik atık azaltma taahhüdü</strong></p>
<p>Emirates, plastik atık azaltma taahhüdü kapsamında yeni kapalı döngü geri dönüşüm projesine ek olarak şimdiden birkaç farklı girişimlerde bulundu.</p>
<ul>
<li>Emirates, plastik pipetleri, uçak içi perakende poşetlerini ve karıştırıcıları sorumlu bir şekilde tedarik edilen kağıt ve tahta alternatifleriyle değiştirerek her yıl 150 milyondan fazla tek kullanımlık plastik ürünü atık olmaktan uzaklaştırdı.</li>
<li>Economy ve Premium Economy Class yolcuları, her bir battaniyenin 28 adet geri dönüştürülmüş plastik şişeden üretildiği yumuşak battaniyelerle rahat edebilir. Bir yıl boyunca, bu girişim 88 milyon plastik şişeyi kurtardı.</li>
<li>Emirates&#8217;in mevcut uçak içi oyuncak çantaları, bebek bakım setleri ve pelüş oyuncakları, geri dönüştürülmüş plastik şişelerden üretiliyor ve 12 aylık hediye seti üretimi sırasında 8 milyondan fazla plastik şişe dönüştürüldü.</li>
<li>Emirates yemek tepsilerindeki kaselerin ve plastik bardakların hijyen örtüleri %80 oranında geri dönüştürülmüş plastikten üretilmiştir.</li>
<li>Emirates Economy ve Premium Economy hediye setleri, kraft kağıdı, pirinç kağıdı ve geri dönüştürülmüş plastik gibi alternatif malzemelerden üretilerek, işlenmemiş plastik tüketimini azaltmaktadır.</li>
<li>Emirates Kabin Ekibi, cam ve plastik şişeleri Dubai&#8217;de geri dönüşüm için ayırarak 2022&#8217;de yaklaşık 500.000 kilogram plastik ve camı kurtardı.</li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emirates-plastik-kullanimini-azaltmak-icin-yeni-kapali-dongu-geri-donusum-girisimini-acikladi-384814">Emirates, plastik kullanımını azaltmak için yeni kapalı döngü geri dönüşüm girişimini açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp hastalığı riskini azaltmak mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalp-hastaligi-riskini-azaltmak-mumkun-356935</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Mar 2023 09:15:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azaltmak]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=356935</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalp ve damar hastalıkları erkeklerde 40’lı yaşlardan itibaren, kadınlarda ise daha çok menopoza girdikten yaklaşık 5-6 yıl sonra gelişiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalp-hastaligi-riskini-azaltmak-mumkun-356935">Kalp hastalığı riskini azaltmak mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kalp ve damar hastalıkları erkeklerde 40’lı yaşlardan itibaren, kadınlarda ise daha çok menopoza girdikten yaklaşık 5-6 yıl sonra gelişiyor. Kalp hastalığı riskinin yaş ilerledikçe arttığını vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, “Kalp ve damar hastalıklarıyla mücadelenin temelini, kardiyovasküler hastalık risk faktörlerinin tespiti ve risklere karşı önlem alınması oluşturuyor. Günümüzde kullanılan çeşitli skorlama yöntemleriyle kalp ve damar hastalıkları riskini öğrenmek ve alınacak bazı önlemlerle bu riski düşürmek mümkün” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Türkiye’de tüm yaş grupları için değerlendirildiğinde her iki ölümden birinin kalp ve damar hastalıkları nedeniyle gerçekleştiğini, üstelik bu erken ölümlerin yüzde 80’inin önlenebilir nitelikte olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, “Kalp ve damar hastalıklarının gelişiminde kuşkusuz pek çok faktörün rolü var. Özellikle diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol, tütün ürünleri kullanımı ve ileri yaş ana risk faktörleri arasında. Ayrıca erken yaşta kalp ve damar hastalık öyküsünün bulunması, fiziksel hareketsizlik, obeziteye yol açabilen sağlıksız beslenme gibi risk faktörleri de kalp-damar hastalıkları için önemli” dedi.</p>
<p><strong>Aile bireylerindeki kalp-damar hastalıkları riski arttırıyor</strong></p>
<p>ABD’de 20 yıldan uzun süredir takip edilen 49.255 erkek hastayla yapılan bir çalışmaya göre, aile risk faktörü olan ve olmayan hastalar karşılaştırıldığında, aile üyelerinde 50 yaş öncesi kalp ve damar hastalık öyküsü olan grupta, aile risk faktörü olmayan gruba kıyasla yüzde 50 oranında daha yüksek kalp ve damar hastalığı gelişme riskinin görüldüğünü dile getiren Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, “Aile bireyleri ne kadar erken yaşta kalp krizi, stent veya bypass öyküsüne sahipse hastanın riski de buna paralel olarak artıyor” diye konuştu.</p>
<p>Ailesel yüksek kolesterolün genetik olduğunu, belirgin yüksek kolesterol seviyelerinin izlendiği ve kalp krizi riskinin yüksek olduğu bir hastalık olduğunu ifade eden Dr. Alagiç, “Bu sorunu yaşayan kadınların yüzde 30’u 60 yaşına kadar; erkeklerin ise yüzde 50’si 50 yaşına kadar kalp krizi geçiriyor. Bir diğer yandan ailesel hiperlipidemisi olan kişilerde erken tanı ve tedavi ile koroner arter hastalığını yüzde 80 oranla azaltmak mümkün. Bu nedenle ileride kalp krizi geçirme riskini azaltmak adına olası risk faktörleri için koruyucu önlemlerin alınması önemli. Alınacak koruyucu önlemler hastanın risk faktörlerine ve sahip olduğu riske bağlı olarak değişiyor. Bu, sadece yaşam tarzı değişikliği olabilirken bazen de buna ek olarak ilaç başlamayı içerebiliyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Riskin ölçülmesi korunmak için önemli</strong></p>
<p>Kalp ve damar hastalıklarıyla mücadelenin temelini kardiyovasküler hastalık risk faktörlerinin tespiti ve risklere karşı önlem alınmasının oluşturduğunun altını çizen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, “Fakat önlem ve tedaviden ne kadar yarar elde edileceğini belirleyen en önemli faktörlerden biri erken tanı. Kalp ve damar hastalıklarının oluşmasına sebep olan risk faktörlerinin araştırılması ve etkisinin daha kolay anlaşılabilir hale gelmesi amacıyla çeşitli skorlama sistemleri mevcut. Örneğin bireylerin kalp ve damar hastalıkları risklerini belirlemek için kullanılan, 12 Avrupa ülkesinin çalışmalarından elde edilen verilerin incelenmesiyle oluşturulan risk skorlamasında, kişiye ait farklı parametrelere bakılarak 10 yıllık risk düzeyi belirlenebiliyor. Dolayısıyla 40-69 yaşları arasında olup görünürde sağlıklı kişilerde 10 yıllık ölümcül ve ölümcül olmayan kalp hastalıklarıyla karşılaşma riski ölçülebiliyor. Yükselmiş riske sahip olmak maalesef kalp krizi, inme, kalp yetmezliği ve diğer sorunlara dair risklerin arttığını gösteriyor. Risk belirlemede ve tanıda kullanılan ana görüntüleme yöntemleri arasında koroner arter kalsiyum skoru, kontrastlı bilgisayarlı tomografi, koroner anjiyografi, karotis ultrasonu ve ekokardiyografi var. Amaç, önleyici müdahalelerden en fazla yararlanması gereken riski yüksek kişileri belirlemek. Özellikle belirtilerin olmadığı bireylerde riskin ölçülmesi, korunma açısından çok önemli” hatırlatmasında bulundu.</p>
<p><strong>Kalp-damar riskini azaltmanın 9 yolu</strong></p>
<p>Kalp ve damar hastalıkları riski yüksek çıkan hastalara öncelikle hayat tarzı değişikliğinin önerildiğini ve yüksek risk faktörlerin azaltılması için gerekirse ilaç tedavisi başlatılıp hastanın yakın takibe alındığını vurgulayan Dr. Nermina Alagiç kalp damar hastalıklarından korunmanın yollarını paylaştı:</p>
<p>• Tütün ürünleri kullanıyorsanız bırakın. </p>
<p>• Haftada 150-300 dakika orta şiddette (yürüme, yüzme, jogging vb.) veya 75- 150 dakika yüksek tempoda egzersiz yapın.</p>
<p>• Kilonuzu koruyun.</p>
<p>• Her gün en az 200 gram meyve ve sebze tüketin.</p>
<p>• Haftada 2 kez somon, uskumru, sardalya gibi omega-3 miktarı yüksek balık tüketin.</p>
<p>• Kırmızı et tüketiminizi haftada en fazla 350-500 gram ile sınırlandırın. </p>
<p>• Günde 30 gram çiğ kuruyemiş tüketin. </p>
<p>• Diyabetiniz varsa önerilere uyun ve şeker dengenize dikkat edin.</p>
<p>• Tansiyonunuzu korumak için günde 5 gramdan fazla tuz tüketmeyin.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalp-hastaligi-riskini-azaltmak-mumkun-356935">Kalp hastalığı riskini azaltmak mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
