<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>azaltan | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/azaltan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/azaltan</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Feb 2026 08:42:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>azaltan | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/azaltan</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kanser riskini azaltan etkili önlemler…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanser-riskini-azaltan-etkili-onlemler-609939</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 08:42:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azaltan]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[önlemler]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609939</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda teknoloji ve tıptaki hızlı gelişmeler sayesinde, çağın korkutan hastalığı kanserde çok olumlu ilerlemeler sağlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-riskini-azaltan-etkili-onlemler-609939">Kanser riskini azaltan etkili önlemler…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda teknoloji ve tıptaki hızlı gelişmeler sayesinde, çağın korkutan hastalığı kanserde çok olumlu ilerlemeler sağlanıyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez</strong> “Kanser, günümüzde bilimsel gelişmeler sayesinde giderek sadece tedavi edilen değil, daha iyi kontrol edilebilen ve yönetilebilen bir hastalık haline gelmiştir. Her yeni yıl, kanserle yaşayan hastalar için daha fazla umut veren gelişmeleri tedavi protokolüne sokmaktadır. Tıbbi Onkolog gözüyle baktığımızda gelinen noktada; hastalığı değil hastayı merkeze alan anlayışla ilerlenmekte; erken tanı ve multidisipliner yaklaşımla, doğru zamanda, doğru merkezde ve doğru tedaviyle hastalar için çok büyük kazanımlar elde edilmektedir” diyor. Prof. Dr. Ölmez, <strong>4 Şubat Dünya Kanser Günü </strong>kapsamında yaptığı açıklamada, kanser riskini azaltan 7 etkili önlemi ve kanser tedavisinde en yeni 4 çarpıcı gelişmeyi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Kişiye özel tedavi etkinliği artırıyor, yan etkileri azaltıyor</strong></li>
</ul>
<p>Geçmişte kanser tedavisi büyük ölçüde cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi ile sınırlıydı.<br /> Son 10–15 yılda ise kanser biyolojisinin daha iyi anlaşılmasıyla birlikte tedavi yaklaşımının köklü şekilde değiştiğini vurgulayan Prof. Dr. Ölmez şöyle konuşuyor: “Artık her hastaya aynı tedaviyi uygulamak yerine, hastanın tümörünün genetik ve moleküler özelliklerine göre, kişiye özel tedavi planları oluşturuyoruz. Bu yaklaşım hem tedavi etkinliğini artırmakta hem de gereksiz yan etkileri azaltmaktadır.”</p>
<ul>
<li><strong>‘Uzun yaşam’ kavramı gerçekçi bir hedef haline geliyor</strong></li>
</ul>
<p>Kanser tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin immünoterapiler olduğunu belirten Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez “Oyun değiştiren yaklaşım olarak adlandırabileceğimiz immünoterapi tedavileri; doğrudan kanser hücresini hedef almak yerine, bağışıklık sisteminin kanseri tanımasını ve yok etmesini sağlamaktadır. Akciğer kanseri, melanom, böbrek kanseri, mesane kanseri ve bazı meme kanseri alt tiplerinde; uzun süreli hastalık kontrolü hatta bazı hastalarda yıllarca süren tam yanıtlar elde edilebilmektedir. Bu durum, kanser tedavisinde ‘uzun yaşam’ kavramını gerçekçi bir hedef haline getirmiştir” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Zor vakalar için yeni tedavi seçenekleri doğdu</strong></li>
</ul>
<p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ölmez, bilimin son yıllarda hızlı ilerlemesiyle; hedefe yönelik ve akıllı tedavilerin zor vakalar için yeni tedavi seçenekleri doğmasını sağladığını vurgulayarak şöyle konuşuyor: “Hedefe yönelik tedaviler; tüm vücudu etkilemek yerine, yalnızca kanser hücresindeki bozuk sinyal yollarını hedefliyor. Antikor-ilaç konjugatları yani ‘Akıllı ilaçlar’ ise; ilacı doğrudan kanser hücresine taşıyarak, sağlıklı dokuların olumsuz etkilenmesini önlüyor, etkinliği artırıp yan etkileri azaltmayı amaçlıyor. Bu tedaviler sayesinde, daha önce tedavi seçeneği sınırlı olan birçok hasta için yeni kapılar açılmış; meme, akciğer, mide ve jinekolojik kanserlerde sağkalım ve yaşam kalitesinde anlamlı artışlar sağlanmıştır.” </p>
<ul>
<li><strong>Kanserde hedefe yönelik bağışıklık tedavileri çığır açıyor</strong></li>
</ul>
<p>Hedefe yönelik bağışıklık tedavilerinin (bispesifik ankitorlar) son 10 yıla damga vuran en yenilikçi tedavilerden biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ölmez sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu ilaçlar aynı anda iki farklı hedefe bağlanarak; bağışıklık hücrelerini doğrudan kanser hücresine yönlendirir, tümör ile bağışıklık sistemi arasındaki mesafeyi ortadan kaldırır, dirençli ve tedavi seçenekleri sınırlı hastalarda dahi etkili yanıtlar sağlayabilir. Özellikle hematolojik kanserlerde ve seçilmiş solid (katı doku) tümörlerde yeni bir umut alanı oluşturmuştur.”</p>
<p><strong>xxxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Kanser riskini azaltan 7 etkili önlem!</strong></p>
<p><strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez</strong> kanserlerin önemli bir bölümünün çevresel faktörler ve sağlıksız yaşam tarzıyla ilişkili olduğunu belirterek, “Bu risklerin azaltılması, kanser görülme sıklığında belirgin düşüş sağlayabilir” diyor. Prof. Dr. Ölmez, kanser riskini azaltan 7 etkili önlemi şöyle sıralıyor;</p>
<ul>
<li>Alkol, elektronik sigara, tütün ve tütün mamülleri kullanımından kaçının</li>
<li>Hava kirliliği, sigara dumanı, toksik gazlar, tiner, boya çözücü vb maruz kalmayın</li>
<li>İnşaat ve sanayi ortamlarında koruyucu maske takın, çıplak elle temas etmeyin</li>
<li>Zararlı güneş ışınlarından korunun  </li>
<li>İşlenmiş gıdalardan uzak durun, meyvelerin kabuğunu soyun, sebzelerdeki pestisitleri olabildiğince arındırın</li>
<li>Kimyasal maddelere (deterjanlar vb) çıplak elle temas etmeyin, kokusuna maruz kalmayın</li>
<li>Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, yeterli uyku, stres yönetimi gibi sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanın</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-riskini-azaltan-etkili-onlemler-609939">Kanser riskini azaltan etkili önlemler…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aort Anevrizması Riskini Azaltan 5 Altın Önlem!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aort-anevrizmasi-riskini-azaltan-5-altin-onlem-592445</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2025 08:30:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[Anevrizma]]></category>
		<category><![CDATA[anevrizması]]></category>
		<category><![CDATA[aort]]></category>
		<category><![CDATA[Aort Anevrizması]]></category>
		<category><![CDATA[azaltan]]></category>
		<category><![CDATA[balon]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[karın]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592445</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bazı hastalıklar hiç belirti vermeden, vücutta sinsi bir şekilde ilerleyerek hayati riske yol açabilecek boyutlara geldiğinde kendisini belli ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aort-anevrizmasi-riskini-azaltan-5-altin-onlem-592445">Aort Anevrizması Riskini Azaltan 5 Altın Önlem!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı hastalıklar hiç belirti vermeden, vücutta sinsi bir şekilde ilerleyerek hayati riske yol açabilecek boyutlara geldiğinde kendisini belli ediyor. Abdominal aort anevrizması, yani karın ana atardamarının balonlaşması da bu rahatsızlıkların başında geliyor. Sigara, yüksek tansiyon ve damar sertliğinin neden olabildiği abdominal aort anevrizmaları erken teşhisle tedavi edilebiliyor. Takip ve tedavi edilmediği takdirde iç kanamalar dahil birçok rahatsızlığı sebep olabilen abdominal aort anevrizması, balonlaşmanın çapı ve yerleşimine göre hastaya özel tedavi planlarıyla ortadan kaldırılabiliyor. 5 cm’nin altındaki anevrizma genişlemeleri olan hastalar takip altına alınırken, daha geniş balonlaşmalar açık veya kapalı ameliyatlarla onarılabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Kalp Damar Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Ali Aycan Kavala, abdominal aort anevrizması ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Aort damarındaki problemler tüm vücudu etkiliyor</strong></p>
<p>Aort, kalpten çıkan ve vücuttaki tüm organ ve dokulara temiz kan taşıyan en büyük damar olduğu için, bu damarla ilgili problemler bütün vücudu olumsuz etkileyebilir. Zamanla damar duvarı zayıflarsa, özellikle karın bölgesinde bir kısım genişleyip balon gibi şişer. Bu genişleme Abdominal Aort Anevrizması (AAA) olarak isimlendirilir. Normalde aort çapı yaklaşık 2 santimetredir. Eğer bu çap 3 santimetreyi geçerse anevrizmadan bahsedilir. 5–5.5 santimetreye ulaşırsa, patlama (rüptür) riskini artırır. Anevrizmanın en önemli nedenleri şunlardır; </p>
<ul>
<li>Sigara kullanımı (en büyük risk faktörü)</li>
<li>Hipertansiyon (yüksek tansiyon)</li>
<li>Damar sertliği (ateroskleroz)</li>
<li>Erkek cinsiyet</li>
<li>İleri yaş</li>
<li>Genetik yatkınlık </li>
</ul>
<p><strong>Ailede varsa risk 4-6 kat artıyor</strong></p>
<p>Ailesinde aort anevrizması öyküsü olan kişilerde bu hastalığın görülme riski 4–6 kat artar. Bu nedenle ailesinde “aort anevrizması” tanısı olan kişilerin birinci derece yakınlarının mutlaka tarama yaptırması gerekir. Özellikle baba veya erkek kardeşinde anevrizma olan erkeklerin 55 yaşından sonra, kadınların ise 65 yaşından sonra taramadan geçmesi önerilir. Tarama çok basittir, sadece karın ultrasonu (Abdominal Ultrasonografi) ile anevrizma varlığı saptanabilir. Gerektiğinde daha detaylı inceleme için BT anjiyo yapılır. Anevrizma geliştiğini ilaçla küçültmek mümkün değildir. Ancak alınan bu önlemlerle büyüme hızı yavaşlatılabilir;    </p>
<ol>
<li>Sigaradan uzak durmak</li>
<li>Tansiyonu kontrol altında tutmak</li>
<li>Kolesterol ve şekeri düzenlemek</li>
<li>Ağır kaldırmaktan kaçınmak</li>
<li>Düzenli doktor kontrolünü yaptırmak</li>
</ol>
<p><strong>Karındaki el bombası olarak ifade ediliyor</strong></p>
<p>Abdominal aort anevrizması, sessiz ama tehlikeli bir hastalıktır. Kendini hissettirmeden yıllarca büyür. Bu nedenle damar hekimleri tarafından karındaki el bombası olarak isimlendirilir. Çünkü bir gün patladığında hastada ölümcül sonuçlar doğurabilir. Aort anevrizması patladığında, karın içine ani ve büyük miktarda kanama olur. Hastalar çoğu zaman hastaneye ulaşamadan hayatını kaybeder. Rüptüre olmuş anevrizmalarda ölüm oranı %80’in üzerindedir. Bu yüzden erken tanı, tedaviden bile önemlidir. Karında atım hissi, sürekli dolgunluk ya da ailede anevrizma öyküsü olan kişilerin vakit kaybetmeden mutlaka bir kalp damar cerrahına başvurması gerekir. </p>
<p><strong>Tedavi kişiye özel olarak planlanıyor</strong></p>
<p>Abdominal aort anevrizması erken teşhis ile tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Tedavi, anevrizmanın büyüklüğüne ve yerine göre değişir. 5,5 santimetreyi geçen veya hızla büyüyen anevrizmalarda cerrahi tedavi gerekebilir. Açık cerrahide karın açılarak, balonlaşan damar bölümü sentetik bir damar greftiyle değiştirilir. Kapalı (EVAR &#8211; Endovasküler Anevrizma Onarımında ise kasık damarından girilerek, stent-greft adı verilen özel bir protez damarın içine yerleştirilir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aort-anevrizmasi-riskini-azaltan-5-altin-onlem-592445">Aort Anevrizması Riskini Azaltan 5 Altın Önlem!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İdrar kaçırmayı azaltan 6 önemli kurala dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/idrar-kacirmayi-azaltan-6-onemli-kurala-dikkat-587229</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 13:46:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azaltan]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[drar]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[idrar]]></category>
		<category><![CDATA[İdrar Kaçırma]]></category>
		<category><![CDATA[kaçırmayı]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[kurala]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587229</guid>

					<description><![CDATA[<p>İdrar kaçırma toplumda çoğu kişinin yaşam kalitesini derinden etkileyen, ancak konuşulmaktan çekinilen önemli bir sağlık sorunu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/idrar-kacirmayi-azaltan-6-onemli-kurala-dikkat-587229">İdrar kaçırmayı azaltan 6 önemli kurala dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İdrar kaçırma toplumda çoğu kişinin yaşam kalitesini derinden etkileyen, ancak konuşulmaktan çekinilen önemli bir sağlık sorunu. Genellikle 50 yaşından sonra görüldüğü düşünülen bu durum aslında hemen her yaştaki kişilerin kapısını çalabiliyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Özkan,</strong> tüm dünyada oldukça yaygın rastlanan idrar kaçırmanın görülme sıklığının ülkemizde de özellikle nüfusun yaşlanmasıyla birlikte daha da arttığını belirterek, “Öyle ki toplum bazlı çalışmalarda kadınların yüzde 9-43’ünde, erkeklerin ise yüzde 7-27’sinde idrar kaçırma sorununa rastlanmaktadır. Bu hastalık aile, sosyal ve iş hayatını olumsuz yönde etkileyebilecek şiddette olabilmektedir. Dolayısıyla, tedavisine erken başlanması, hastalığın daha kolay yöntemlerle kontrol altına alınması ve hastanın hayat kalitesinin artması için çok önemlidir. Günümüzde, idrar kaçırmanın tipine ve şiddetine göre başvurulan yöntemlerle sorun genellikle ortadan kalkmakta, bazı hastalarda ise en azından hayat kalitesi büyük oranda artmaktadır” diyor.</p>
<p><strong>Birkaç farklı türü mevcut</strong></p>
<p>İdrar kaçırma; hastanın kontrolünde olmadan veya idrar yapımı için uygun şartlar oluşmadan idrarın istemsiz olarak kaçması şeklinde tanımlanıyor. Yaşam kalitesini oldukça düşürebilen idrar kaçırmanın birkaç farklı türü bulunuyor. Ani idrar isteğiyle birlikte oluşan sıkıştırma tarzında idrar kaçırmanın yanı sıra karın içi basıncının arttığı durumlar olan öksürmek, hapşırmak ve yerden ağır bir cisim kaldırmakla gerçekleşen stres tipi idrar kaçırma en sık görülen tiplerini oluşturuyor. Bazı hastalarda bu iki mekanizmanın beraber görülebildiğini vurgulayan Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Özkan, “Bunların dışında geçici bazı durumlara bağlı olan idrar kaçırma, nörolojik hastalıklara bağlı idrar kaçırma, fistüllere bağlı idrar kaçırma veya hastanın idrar yapamadığı için taşma tarzında idrar kaçırma tipleri de mevcuttur” bilgisini veriyor.  </p>
<p><strong>Pek çok sebep neden olabiliyor! </strong></p>
<p>İdrar kaçırmaya pek çok sebep yol açabiliyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Özkan, en sık görülen etkenleri; “Doğumlar, yüksek bebek ağırlığı, menopoz, fazla kilo, geçirilmiş cerrahiler, üriner sistem enfeksiyonları, kullanılan bazı ilaçlar, depresyon, zihinsel fonksiyonlarda bozukluk, nörolojik rahatsızlıklar, kabızlık, sigara kullanımı ve genetik yatkınlık” olarak sıralıyor.  </p>
<p><strong>Tedaviyle kontrol sağlanabiliyor</strong></p>
<p>İdrar kaçırmanın tedavisinde hedef hastayı tekrar idrar kontrolünü sağlayabilir hale getirmek ve buna bağlı olarak hayat kalitesini arttırıp, idrar kaçırmanın getirdiği ek problemlerden kurtarmak. Tedavi, idrar kaçırmanın tipine, hastanın yaşına, eşlik eden diğer hastalıklarına, genel sağlık durumuna ve altta yatan bir sebep olup olmamasına bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Özkan,<strong> </strong>idrar kaçırmanın tıbben çözülebilir bir hastalık olduğuna işaret ederek, “Son yıllarda gelişen tedavi yöntemleri ve yaşam alışkanlıklarında alınan önlemler sayesinde hastaların büyük bir kısmında kontrol tamamen sağlanabilmektedir” diye konuşuyor.  </p>
<p><strong>İdrar kaçırmayı azaltan 6 önemli kural! </strong></p>
<p>İdrar kaçırma tedavisinden başarılı sonuç alınmasında altta yatan etkenin tespit edilmesi kritik bir rol üstleniyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Özkan, idrar kaçırmanın altında idrar yolu enfeksiyonu, mesane tümörleri, prostat hastalıkları, üreter veya mesane taşları gibi bir patoloji saptanırsa, öncelikle bu sorunun tedavi edilmesi gerektiğini vurguluyor. Prof. Dr. Burak Özkan,<strong> </strong>yaşam alışkanlıklarında yapılacak olan düzenlemelerin de son derece önemli olduğunu belirterek, dikkat edilmesi gereken 6 önemli kuralı, “Kilo verilmesi,  idrar kontrol mekanizmalarını güçlendiren pelvik taban egzersizlerinin yapılması, orta seviyede egzersiz programlarının uygulanması, tetikleyici faktörler  olan kahve ile çay tüketiminin sınırlandırılması ve sigaranın bırakılması, içilen sıvı miktarının ayarlanması ve kabızlık sorununun giderilmesi için beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi” olarak sıralıyor.  Prof. Dr. Burak Özkan, yaşam alışkanlıklarının düzenlenmesinin yanı sıra idrar kaçırmanın tipine ve şiddetine göre ilaç tedavisine, girişimsel yöntemlere veya cerrahi müdahaleye de başvurulabildiğini sözlerine ekliyor. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/idrar-kacirmayi-azaltan-6-onemli-kurala-dikkat-587229">İdrar kaçırmayı azaltan 6 önemli kurala dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ekmek İsrafını %50 Azaltan, Ambalaj Atığına Radikal Çözüm Sunan UNO 2023 Yılını Ödüllerle Kapatıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ekmek-israfini-50-azaltan-ambalaj-atigina-radikal-cozum-sunan-uno-2023-yilini-odullerle-kapatiyor-430510</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Dec 2023 07:54:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ambalaj]]></category>
		<category><![CDATA[atığına]]></category>
		<category><![CDATA[azaltan]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[ekmek]]></category>
		<category><![CDATA[israfını]]></category>
		<category><![CDATA[kapatıyor]]></category>
		<category><![CDATA[ödüllerle]]></category>
		<category><![CDATA[radikal]]></category>
		<category><![CDATA[sunan]]></category>
		<category><![CDATA[uno]]></category>
		<category><![CDATA[yılını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430510</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda gerçekleştirdiği Ar-Ge çalışmalarıyla karbon ayak izini ve ekmek israfını azaltan, ambalaj odaklı atık riskini bertaraf eden UNO’nun teknoloji uygulamaları, itibarlı oluşumlar tarafından 2023 yılında sürdürülebilirlik alanında 3 farklı ödüle layık görüldü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ekmek-israfini-50-azaltan-ambalaj-atigina-radikal-cozum-sunan-uno-2023-yilini-odullerle-kapatiyor-430510">Ekmek İsrafını %50 Azaltan, Ambalaj Atığına Radikal Çözüm Sunan UNO 2023 Yılını Ödüllerle Kapatıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son yıllarda gerçekleştirdiği Ar-Ge çalışmalarıyla karbon ayak izini ve ekmek israfını azaltan, ambalaj odaklı atık riskini bertaraf eden UNO’nun teknoloji uygulamaları, itibarlı oluşumlar tarafından 2023 yılında sürdürülebilirlik alanında 3 farklı ödüle layık görüldü.</strong></p>
<p>Geçtiğimiz yıllarda inovasyon ve teknoloji yatırımlarını kurduğu Ar-Ge Merkezi ile artıran UNO, ekmek sektörünün geleceğine ilham veren sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarıyla kamuoyunun takdirini kazanıyor.</p>
<p>Kurulduğu günden bu yana doğaya karşı sorumluluklarını yerine getiren UNO’nun <strong>“Akıllı Ambalaj” </strong>teknolojisi Sürdürülebilirlik Akademisi’nin düzenlediği Sürdürülebilir Gıda ile Türkiye İşveren Sendikası tarafından gerçekleştirilen Ortak Yarınlar tarafından ödüllendirilirken, <strong>“Rota Optimizasyon Algoritması ile Ekmek İsrafının Azaltılması Projesi</strong>” ise Gıda İçecek ve Tarım Politikaları Araştırma Merkezi’nin düzenlediği Gıda Plus Ödülleri’ne layık görüldü.</p>
<p>Türkiye’de herkesin hijyenik ve besleyici ekmeğe ulaşması hedefiyle 32 yıl önce yola çıkan UNO, bugün sürdürülebilirlik faaliyetleriyle sektöre öncülük ediyor. İlkini 2020’de kamuoyu ile paylaştıkları sürdürülebilirlik raporu başta olmak üzere bu alanda attıkları adımların tüm sektöre örnek teşkil edecek çok önemli bir yol haritası sunduğunu hatırlatan UNO Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO Vekili Evin Pehlivanlı, Türkiye’nin ve dünyanın yeşil geleceği için teknoloji odaklı uygulamaların kritik başarı faktörleri arasında yer aldığını söyledi. Pehlivanlı, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“UNO olarak sadece kendimiz için değil, tüketicilerimiz için de sorumluluk alıyor, onlar adına da sürdürülebilir ve atıksız bir Türkiye yolunda adımlar atıyoruz. Bu yolda da bizim için iki konu kritik başarı faktörlerimiz arasında; ambalaj ve israf. İlk olarak 2020 sonbaharında kullanmaya başladığımız, ambalajlarımızın geri dönüşüme girmeyip de kazara doğaya karışması durumunda, doğada iz bırakmadan sadece 24 ay içinde yok olmasına sağlayan oxo-biyo çözünür teknolojisi sayesinde bugün, kendi adımıza ambalaj atığı odaklı çevre kirliliği ihtimaline tamamen son verdik. Uzun yıllardır emek verdiğimiz ve nihayet 2021 yılında hayata geçirdiğimiz Rota Optimizasyon Algoritması uygulamamız sayesinde ekmek israfını bugün, üretimden satış aşamasına kadar geçen süreçte sektör ortalamasının %50 altına çekmeyi başardık. Benzer dijital sistemlerin tüm taze gıda sektörüne yaygınlaşması ülkemiz adına daha az gıda israfı, gıdanın ise geleceğini koruma altına almak anlamına geliyor. Doğaya karşı taahhüt altına aldığımız sorumluluklarımızı yerine getirerek elde ettiğimiz sonuçlar bizleri çok mutlu ediyor. Bu çıktılar aynı zamanda UNO’nun Ar-Ge çalışmalarında geldiği mesafeyi de çok iyi bir biçimde özetliyor.”</p>
<p><strong>“Ambalaj Atığı” Söylemi Akıllı Ambalajla Tarihe Karıştı</strong></p>
<p>d2w olarak kısaca ifade edilen oxo-biyo çözünür teknolojisi; hava, su, ısı ve gün ışığı ile temasa girdiği an itibariyle, ambalajın molekül bağları kırılmaya başlarken, bakteri üretimi ile ambalajda sürekli bir çözünme gerçekleşiyor. 24 aylık bir süre aralığında çürüyüp parçalara ayrılan Akıllı Ambalaj, karbondioksit, su ve biyokütle haline dönüşerek, geride hiçbir zararlı kalıntı bırakmadan adeta bir yaprak gibi doğada kayboluyor.</p>
<p>Ambalaj, gıdanın hijyenik bir şekilde ve bozulmadan üreticiden tüketicilere ulaşabilmesini sağlamak için en iyi çözümlerden biri. <strong>“Doğa Dostu Akıllı Ambalaj</strong>” teknolojisiyle UNO’nun hedefi sektöre iyi bir örnek teşkil ederek ve iyi ambalaj çözümlerinin yaygınlaşmasını sağlamak ve birikerek büyüyen plastik atığının önüne geçmek.</p>
<p><strong>Ekmek İsrafını %50 Düşüren Rota Optimizasyon Algoritması</strong> </p>
<p>Akıllı Ambalaj’ın yanı sıra UNO’nun Ar-Ge çalışmalarının sonucu olan Rota Optimizasyon Algoritması Projesi, üretimden satış aşamasına kadar geçen süreçte ekmek israfını %50 oranında azaltmayı başardı.</p>
<p>UNO’nun geliştirdiği ve üretim ve satış süreçlerini dijitalleştiren algoritma bazlı yazılım, gerçeğe en yakın talep ve üretim eşleştirmesini yaparak, doğru üretim ve noktasal satış planlamasına imkân sunuyor.</p>
<p>Bu sayede tüketiciye satılmayarak iade edilen ekmek miktarı ile iade olarak alınan ve geri dönüşüme yönlendirilen ekmek oranı %50 azaldı. </p>
<p>Türkiye’de günde yaklaşık 14 milyon adet ekmeğin israf edildiği tahmin ediliyor. Bunun israfın yarısı tüketim noktalarında gerçekleşirken, diğer yarısı ise üreticiden satış noktasına uzanan tedarik zincirinde olduğu tahmin ediliyor. Gıda atığı özellikle ekmek gibi taze gıda kategorilerinde büyük bir problem. </p>
<p>UNO’nun gerçekleştirdiği proje ise, taze gıda tedarik zincirinde benzer dijital sistemlerin yaygınlaşması durumunda, tedarik aşamasında yaşanan atığın %50 oranında azaltabileceğini doğruluyor.  </p>
<p>İyi ve sağlıklı beslenmeyi destekleyen, 3 fabrikasında ürettiği ekmekleri Türkiye’nin 81 ilindeki 50 bini aşkın perakende noktasına her gün ulaştıran UNO, teknolojiyi yoğun çalışmalarıyla sürdürülebilir üretim ve tüketimi güçlü bir biçimde desteklemeye devam ediyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ekmek-israfini-50-azaltan-ambalaj-atigina-radikal-cozum-sunan-uno-2023-yilini-odullerle-kapatiyor-430510">Ekmek İsrafını %50 Azaltan, Ambalaj Atığına Radikal Çözüm Sunan UNO 2023 Yılını Ödüllerle Kapatıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deniz Portföy&#8217;den karbon ayak izini azaltan Serbest Yatırım Fonu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deniz-portfoyden-karbon-ayak-izini-azaltan-serbest-yatirim-fonu-399705</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Aug 2023 11:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[azaltan]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[fonu]]></category>
		<category><![CDATA[izini]]></category>
		<category><![CDATA[karbon]]></category>
		<category><![CDATA[portföyden]]></category>
		<category><![CDATA[serbest]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=399705</guid>

					<description><![CDATA[<p>Deniz Portföy, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda, Türkiye’de ilk olarak karbon ayak izini azaltma hedefini odağına alan şirketlerin yer aldığı fonlara yatırım yapan ESG Sürdürülebilirlik Serbest Yatırım Fonu’nu hayata geçirdi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deniz-portfoyden-karbon-ayak-izini-azaltan-serbest-yatirim-fonu-399705">Deniz Portföy&#8217;den karbon ayak izini azaltan Serbest Yatırım Fonu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Deniz Portföy, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda, Türkiye’de ilk olarak karbon ayak izini azaltma hedefini odağına alan şirketlerin yer aldığı fonlara yatırım yapan ESG Sürdürülebilirlik Serbest Yatırım Fonu’nu hayata geçirdi. </strong></p>
<p><strong>ESG Sürdürülebilirlik Serbest Yatırım Fonu (DLG)</strong>, Avrupa Birliği Karbon Salınım Hakkı (EUA) ve Kaliforniya Karbon Salınım Hakkı (CCA) karbon kontrat ve endekslerini temel alan global fonlara yatırım yapma olanağı sağlıyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>“Fon market anlayışımızı sürdürülebilirlik teması etrafında genişletiyoruz”</strong></p>
<p><strong>Deniz Portföy Genel Müdürü Dr. Cem Önenç,</strong> konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede; 2023’ün başından bu yana ESG Sürdürülebilirlik Serbest Yatırım Fonu da dahil olmak üzere 13 yeni fon kurduklarını ve toplam 89 fona en çok nakit girişi ile sektörde ilk sıralarda yer aldıklarını ifade etti. Önenç, şöyle konuştu: “Biliyoruz ki yatırım dünyasının odağı giderek sürdürülebilir ve yenilenebilir enerjilere yöneliyor. Biz de Deniz Portföy olarak sürdürülebilirlik fonlarımız sayesinde müşterilerimize birikimlerini, dünyamızın geleceğini korumayı ve iklim kriziyle mücadelede büyük önem arz eden karbon ayak izini azaltmayı gündeminde tutan şirketlerde değerlendirme fırsatı sunuyoruz. Aynı zamanda gelecek nesillere daha temiz bir dünya bırakmak konusundaki sorumluluğumuzu da yerine getiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de sorumlu bankacılık yaklaşımımızdan ve sürdürülebilirlik prensiplerimizden sapmadan yatırımcılarımızın talep ve beklentileri doğrultusunda varlık seçimlerine destek olmaya devam edeceğiz.” </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><em><strong>DenizBank Hakkında</strong></em> </p>
<p><em>DenizBank, 1997 yılında bir bankacılık lisansı olarak Zorlu Holding tarafından Özelleştirme İdaresi&#8217;nden satın alınarak yolculuğuna başladı. Ekim 2006’da Avrupa&#8217;nın önde gelen finans gruplarından Dexia bünyesine katılan bankanın hisseleri, 28 Eylül 2012’de Rusya’nın en büyük bankası Sberbank’a, 31 Temmuz 2019 itibarıyla ise yine bölgesinin en büyük kuruluşları arasında yer alan Emirates NBD’ye devroldu. </em></p>
<p><em>Farklı finansal hizmetleri aynı çatı altında toplayan bir “finansal süpermarket” oluşturmayı hedefleyen DenizBank Finansal Hizmetler Grubu’nun, Türkiye’nin 81 ilinde, iştiraklerin şubeleri dâhil toplam 685 şubesi ile 14 binin üzerinde çalışanı; altı yerli, üç uluslararası finansal iştirak ile altı yerli finansal olmayan iştiraki ve Bahreyn&#8217;de bir şubesi bulunuyor. DenizYatırım, Deniz GYO, DenizPortföy Yönetimi, DenizLeasing, DenizFaktoring, fastPay, Intertech, NEOHUB, DenizKültür, Ekspres Bilgi İşlem ve Ticaret, Açık Deniz Radyo-TV ve Bantaş grubun yerli; Eurodeniz, DenizBank AG ve DenizBank Moscow ise uluslararası iştirakleri olarak konumlanıyor.</em></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deniz-portfoyden-karbon-ayak-izini-azaltan-serbest-yatirim-fonu-399705">Deniz Portföy&#8217;den karbon ayak izini azaltan Serbest Yatırım Fonu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şeker Tüketimini Azaltan 10 Etkili Öneri!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seker-tuketimini-azaltan-10-etkili-oneri-372258</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 May 2023 09:14:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azaltan]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[tüketimini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372258</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şeker günlük beslenme alışkanlığımızın vazgeçilmezleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Şekeri cazip kılan şey ise ‘mutluluk hormonu’ olarak bilinen serotoninin salgılanmasını tetikleyerek bize keyif veren bir işlev görmesi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seker-tuketimini-azaltan-10-etkili-oneri-372258">Şeker Tüketimini Azaltan 10 Etkili Öneri!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şeker günlük beslenme alışkanlığımızın vazgeçilmezleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Şekeri cazip kılan şey ise ‘mutluluk hormonu’ olarak bilinen serotoninin salgılanmasını tetikleyerek bize keyif veren bir işlev görmesi. Bu nedenle şeker veya şekerli besinlere karşı gelmek kuşkusuz çoğumuz için hiç kolay olmuyor. Ancak vücudumuzun enerji kaynağı olan şekeri doğru besinlerden almamak ve tüketimini abartmak ciddi sağlık sorunlarıyla sonuçlanabiliyor. Öyle ki fazla şeker tüketimi; obeziteden diyabete, kalp hastalıklarından kansere, karaciğer yağlanmasından bunamaya kadar pek çok hastalığa zemin hazırlayabiliyor. Ayrıca heyecanla beklediğimiz yaz mevsimine fit bir vücutla girmek için şeker tüketimini bırakmak kilit role sahip. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman</strong>,<strong> </strong>bu nedenle şekerin mutlaka sınırlı miktarda tüketilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Dünya Sağlık Örgütü’ne göre; günlük alınan enerjinin yüzde 5’inden daha azı şekerden gelmelidir. Paketli gıdalardan da farkında olmadan şeker aldığımızı unutmamalıyız. Zira şeker; hazır soslar, ketçaplar, kahvaltılık gevrekler gibi pek çok paketli gıdalarda bulunuyor. Günlük beslenmemizde şekerden tümüyle kaçınmak neredeyse imkansız olsa da paketli gıdaları satın alırken şeker oranı en düşük olan yiyecekleri tercih etmeye özen gösterebiliriz. Bu noktada etiket okuryazarlığı oldukça önem kazanıyor. Paketlerde yer alan besin etiketlerini inceleyerek şeker içermeyen veya düşük oranda içerenleri seçebiliriz. <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman</strong>, şeker alışkanlığını bırakmanın yollarını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p> </p>
<p><strong>Öğün saatlerinizi kendinize göre belirleyin</strong></p>
<p>Günde kaç ana öğün ya da ara öğün yapmanız gerektiğine; vücudunuzdan gelen açlık, tokluk veya tatlı isteği gibi sinyalleri dikkate alarak karar verin. Örneğin, hergün ikindide tatlı krizi yaşıyorsanız, öğle yemeğini atlamanın ya da öğle yemeğinden sonra uzun açlığın dezavantajını yaşıyor olabilirsiniz. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, “Bu durumda öğle yemeğini ihmal etmeyin ya da yediyseniz öğleden sonra meyve veya ceviz gibi bir atıştırma yapmayı deneyin. Bu şekilde kan şekerinizi dengede tuttuktan sonra tatlı istekleriniz devam ediyorsa kendinize alışana kadar biraz zaman tanıyabilir ya da tatlı isteğinizin altında yatabilecek diğer sebepleri araştırabilirsiniz” diyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Günde 2-3 porsiyon meyve tüketin</strong></p>
<p>Düzenli meyve tüketmek, ihtiyaç duyulan şeker tadını meyvelerden alarak, zamanla diğer şekerli besinlerin tüketilmesinin azaltılmasına yardımcı oluyor. Diyabet hastası değilseniz, günde 2-3 porsiyon meyve tüketmeyi alışkanlık edinin. Burada önemli olan, bir porsiyon meyvenin bir yumruk büyüklüğü meyve olduğunu unutmamanız ve meyve yemeyi akşama bırakmıyor olmanız.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yeterli karbonhidrat aldığınızdan emin olun</strong></p>
<p>Yeterli miktarda karbonhidrat alınmadığında bu durum tatlı atağıyla sonuçlanabiliyor. Tam tahıllı ekmek, bulgur, meyve gibi besinler doğal olarak karbonhidrat ve diğer birçok besin ögesi içeriyor. Bu besin grubu yeterli miktarda tüketilmediğinde kan şekeri düşebiliyor ve ani bir tatlı isteği belirebiliyor. Dolayısıyla öğünlerinizde karbonhidrat içeren bu besinlerden bir ya da birkaçına yer vermeniz gerekiyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tarçının tadından faydalanın</strong></p>
<p>Tatlı tada sahip bir baharat olması nedeniyle meyvelere veya süte eklediğinizde tarçının sağlayacağı tat, şeker isteğinizi baskılayabiliyor. Dilimlediğiniz meyvelerin üzerine tarçın serperek veya gece geç saatte tatlı isteğiniz oluyorsa bir su bardağı süte tarçın ekleyerek tatlı isteğini bastırabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p><strong>Su içmeyi unutmayın</strong></p>
<p>Susama ve açlık sinyalleri bazen birbiriyle karıştırılabiliyor. Susuzluğun açlık veya tatlı isteğiyle karışmaması için yeterli miktarda su içtiğinizden emin olun. Kilonuzu 35 ml ile çarparak günlük su ihtiyacınızı bulabilirsiniz.  </p>
<p> </p>
<p><strong>Doğru karbonhidratları seçin</strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman,<strong> </strong>tükettiğiniz karbonhidrat türünün de tatlı isteğinizi tetikleyebildiği uyarısında bulunarak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Örneğin pirinç ve patates gibi karbonhidratlar kan şekerinizin hızlıca yükselip sonrasında hızlıca düşmesine neden olabiliyor. Bu durum kan şekerini dengelemek için tatlı atağına yol açabiliyor. Bunun aksine, tam tahıl ekmek ve bulgur gibi karbonhidratlar kan şekerinizde dalgalanmalara yol açmıyor ve tatlı isteğini tetikleme olasılıkları daha düşük oluyor.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Süt ürünlerini ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Süt ürünleri hem içeriğindeki protein hem de laktoz sayesinde kan şekerini dengede tutmaya yardımcı oluyor. Gün içerisinde uzun süre aç kaldığınızda süt, yoğurt veya kefir gibi bir süt ürünü tüketerek tatlı isteğinizin önüne geçebilir, aynı zamanda kalsiyum ve protein gereksiniminizi karşılayabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kahvaltı ve öğünlerde proteini unutmayın</strong></p>
<p>Yeteri kadar protein tüketmek kan şekerinizin dengede kalmasına ve tok hissetmenize yardımcı oluyor. Dolayısıyla eğer karbonhidrat ağırlıklı besleniyor, ancak yeteri kadar protein almıyorsanız tatlı isteği yaşamanız çok daha muhtemel. Kahvaltıda yumurta, peynir ve ceviz tüketmek, öğünlerde et/tavuk/balık/yoğurt gibi protein içeren besinlere yer vermek tatlı isteğinize iyi gelebiliyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sebzeleriniz çeşitli olsun!</strong></p>
<p>Vücuttaki bazı vitamin veya minerallerin eksikliği de tatlı isteği ya da benzer eğilimleri tetikleyebiliyor. Bu nedenle mevsime uygun çeşitli sebzeleri düzenli olarak tüketmeniz hem besin içeriğiyle hem de kan şekerinizi dengede tutmaya yardımcı olarak tatlı isteğinizi azaltabiliyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Düzenli egzersiz yapın!</strong></p>
<p>Fiziksel aktivite ya da egzersiz serotonin salgılanmasına yardımcı olarak duygu durumunuzun dengede olmasına katkı sağlayabiliyor. Eğer tatlı isteğinizin altında stres, anksiyete veya mutsuzluk gibi sebepler yatıyorsa, egzersiz yapmanız tatlı isteğinizi baskılayabiliyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seker-tuketimini-azaltan-10-etkili-oneri-372258">Şeker Tüketimini Azaltan 10 Etkili Öneri!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanserde Yaşam Kayıplarını Azaltan Tedaviler Umut Veriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanserde-yasam-kayiplarini-azaltan-tedaviler-umut-veriyor-348768</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2023 08:21:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azaltan]]></category>
		<category><![CDATA[kanserde]]></category>
		<category><![CDATA[kayıplarını]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviler]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=348768</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser tedavisine yönelik çalışmalar hiç şüphe yok ki 21. yüzyılda üzerinde en çok durulan konuların başında geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanserde-yasam-kayiplarini-azaltan-tedaviler-umut-veriyor-348768">Kanserde Yaşam Kayıplarını Azaltan Tedaviler Umut Veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Kanser tedavisine yönelik çalışmalar hiç şüphe yok ki 21. yüzyılda üzerinde en çok durulan konuların başında geliyor. Bu zorlu yolculukta çok önemli gelişmelerin de yaşandığına işaret eden Tıbbi Onkoloji uzmanı Prof. Dr. Bala Başak Öven, araştırmalara göre, kansere bağlı yaşam kayıplarının son 30 yılda yüzde 30 kadar azaldığını söyledi. Bu sonucu, tarama yöntemlerinin gelişmesinin yanında yeni tedavilerden elde edilen etkili sonuçlara bağladı. </em></p>
<p>2022 yılında ABD’de 1.9 milyon yeni kanser vakası ve 600 binin üzerinde kansere bağlı yaşam kaybının bildirildiğini söyleyen Prof. Dr. Bala Başak Öven, bununla birlikte son 30 yılda kansere bağlı yaşam kayıplarındaki azalmanın yaşandığına dikkat çekti. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Tıbbi Onkoloji uzmanı Prof. Dr. Bala Başak Öven, “Tüm dünyadaki en önemli sağlık sorunlardan biri olan kanserdeki bu önemli ilerlemenin başında akciğer kanseri gibi oldukça mortal seyreden bir kanserde bile tarama yöntemleriyle erken evrede tanı ve yeni tedavilerle hastaların yaşam sürelerinin artmasına bağlı olduğunu söyleyebiliriz.” Diye konuştu. Kanser tedavisindeki yüz güldürücü sonuçlara ulaşmaya yardımcı tedavilerle ilgili şu bilgileri verdi.</p>
<p><strong>KANSERİN DNA’SI SAPTANABİLİYOR!</strong></p>
<p>Son yıllarda likit biyopsi yöntemiyle basit kan tetkikinde kanser DNA’sını saptayarak kansere erken evrede tanı koymanın mümkün olabildiğini söyleyen Prof. Dr. Bala Başak Öven,  “Dolaşan bu kanser hücresinin genetiğindeki bozukluğu belirleyip direkt hedefe yönelik tedaviler verebilmek başta akciğer kanseri olmak üzere pek çok kanser türünde sağ kalımı uzatmıştır” diye konuştu. Bu gelişmelere rağmen akciğer kanserinin tüm dünyada günde 350 den fazla yaşamın bitmesine neden olarak halen kansere bağlı yaşam kayıplarının başında geldiğinin altını çizen Prof. Dr. Bala Başak Öven, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sigara akciğer kanserinin en önemli nedenidir. Dolayısıyla önemli olan nokta hastalığın gelişmesini önlemek olduğu için tüm çalışmalara rağmen kullanımı giderek artan sigaradan uzak durmak olacaktır.”  </p>
<p><strong>“YENİ TEDAVİ YÖNTEMLERİ KANSER TEDAVİSİNDE ÇIĞIR AÇTI”</strong></p>
<p>Akıllı ilaçlar dışında, immünoterapi gibi yeni tedavi yöntemlerinin son 10 yılda kullanılmasıyla beraber kanser tedavisinde çığır açtığını söyleyen Prof. Dr. Bala Başak Öven, şunları anlattı: </p>
<p>“İmmünoterapi ile vücudun bağışıklık sisteminin uyarılarak kanserli hücreler ile savaşması sağlanırken, normal hücrelere zarar verilmiyor. Dolayısıyla kemoterapiye bağlı yan etkiler görülmüyor. Yine yeni tedavi yöntemlerinden CART cell terapisi ile kişinin kanından bağışıklık sistemi hücreleri olan T hücreleri ayırıp, laboratuvar ortamında işlemden geçirilip kişiye tekrar verilerek kanser hücreleri ile savaşması sağlanabiliyor. Bu yöntem günümüzde daha çok lösemi hastalarında kullanılıyor. Ayrıca COVID 19 a karşı kullanılan MRNA aşılarının kanserde kullanımıyla ilgili çalışmalar ülkemizde de devam ediyor.”</p>
<p><strong> ÇEVRESEL FAKTÖRLER ÇOK ÖNEMLİ BİR ETKEN</strong></p>
<p>Prof. Dr. Bala Başak Öven’in verdiği bilgiye göre, kanser sıklığını azaltmak için sağlıklı kişilerde kullanılan tarama ve önleyici tedavi stratejileri tüm dünyada yaygın olarak kullanılıyor. Bununla birlikte, 2019 da tüm dünyada erkeklerde yüzde 51, kadınlarda ise yüzde 36 oranında kanser vakalarında yaşam kaybı nedeni olarak çevresel, metabolik ve davranışsal risk faktörlerine bağlı olduğunun görüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Öven,  sözlerine şöyle devam etti: </p>
<p>“Sigara içimi bu risk faktörlerinin başında gelmekle beraber, alkol tüketimi, sağlıksız beslenme, obezite değiştirilebilir diğer risk faktörleri olarak sayılabilir. Bu değiştirilebilir risk faktörlerini azaltmak için danışmanlık, koruyucu hekimliğin önemli bir kısmını oluşturur.”</p>
<p><strong>“TARAMA YÖNTEMLERİ BİRÇOK KANSER İÇİN STANDART OLARAK ÖNERİLİYOR”</strong></p>
<p>Tüm dünyada ve ülkemizde barsak kanseri, meme kanseri ve kadınlarda rahim ağzı kanseri ile 30 yıldan fazla sigara içen yüksek riskli kişilerde akciğer kanseri için tarama yöntemlerinin standart olarak önerildiğinin altını çizen Prof. Dr. Öven, “En çok korkulan kanserlerden biri olan pankreas kanserinde taramanın yararı net değildir. Bununla birlikte aile öyküsü olan ve pankreas kanseri için yüksek riskli 1731 hastanın dahil edildiği tarama çalışmasında, sık görüntüleme yöntemleri ile taramada pankreas kanseri daha erken evrede saptanmış ve sağ kalımlar daha uzun bulunmuştur.” Dedi.  </p>
<p><strong>EGZERSİZ HEM KORUNMADA HEM DE TEDAVİDE ÖNEMLİ</strong></p>
<p>Düzenli egzersizin kanserden korunmadaki öneminin birçok çalışmayla da ortaya konduğunu hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Onkoloji uzmanı Prof. Dr. Bala Başak Öven, bunun yanında tedavi sırasında da egzersizin önemli olduğunu belirti. “Amerikan Kanser Derneği, kanser hastalarında yorgunluğu azaltmak için haftada 150 dakika orta düzeyli egzersiz önermektedir. Bunlar hızlı tempolu yürüyüş, bisiklete binme, yüzme olabilir. Kemoterapi alan hastalarda düzenli egzersiz, kardiyovasküler zindeliği artırır, yorgunluğu azaltır, uyku bozukluklarını düzenler. Akciğer kanserli hastalarda operasyon öncesinde düzenli egzersiz, hastanede yatış süresini ve ameliyat sonrası komplikasyonları azaltır.” Diye konuştu. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanserde-yasam-kayiplarini-azaltan-tedaviler-umut-veriyor-348768">Kanserde Yaşam Kayıplarını Azaltan Tedaviler Umut Veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
