<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>azaltacak | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/azaltacak/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/azaltacak</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Apr 2026 11:42:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>azaltacak | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/azaltacak</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>KOSKİ Su Kayıplarını Azaltacak Çalışmaları Sürdürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/koski-su-kayiplarini-azaltacak-calismalari-surduruyor-624954</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 11:42:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[azaltacak]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[kayıplarını]]></category>
		<category><![CDATA[koski]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürüyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624954</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, su kayıp-kaçak oranını azaltmak amacıyla Meram ve Selçuklu ilçelerinde yürüttüğü çalışmalarla ekonomik ömrünü tamamlayan 8 ayrı noktadaki 14 vanayı eş zamanlı olarak yeniledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koski-su-kayiplarini-azaltacak-calismalari-surduruyor-624954">KOSKİ Su Kayıplarını Azaltacak Çalışmaları Sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, su kayıp-kaçak oranını azaltmak amacıyla Meram ve Selçuklu ilçelerinde yürüttüğü çalışmalarla ekonomik ömrünü tamamlayan 8 ayrı noktadaki 14 vanayı eş zamanlı olarak yeniledi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, su kaynaklarının daha verimli kullanılması ve kayıp-kaçak oranlarının azaltılması amacıyla saha çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Bu kapsamda KOSKİ ekipleri, Meram ve Selçuklu ilçelerinde ekonomik ömrünü tamamlayan su şebeke hattına bağlı toplam 14 vananın yenilenme çalışmalarını başarıyla tamamladı. Çalışmalar, 8 ayrı noktada eş zamanlı olarak yürütülürken, 73 personel aktif görev aldı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Gerçekleştirilen vana yenileme çalışmalarıyla birlikte, su iletim ve dağıtım hatlarında oluşması muhtemel arızalar en az seviyeye düşürülürken, daha hızlı müdahale imkanı da sağlandı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koski-su-kayiplarini-azaltacak-calismalari-surduruyor-624954">KOSKİ Su Kayıplarını Azaltacak Çalışmaları Sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zekâ Turizmde Geliri Artıracak, Maliyetleri Azaltacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-turizmde-geliri-artiracak-maliyetleri-azaltacak-596851</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2025 08:51:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıracak]]></category>
		<category><![CDATA[azaltacak]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[fixcloud]]></category>
		<category><![CDATA[geliri]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[maliyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[turizmde]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596851</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Antalya Şubesi tarafından düzenlenen 10. Turizm Teknolojileri Zirvesi, sektörün dijital yol haritasını belirledi. FixCloud ana sponsorluğunda gerçekleşen zirvede, yapay zekâ, veri güvenliği ile turizm 5.0 kavramları masaya yatırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-turizmde-geliri-artiracak-maliyetleri-azaltacak-596851">Yapay Zekâ Turizmde Geliri Artıracak, Maliyetleri Azaltacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Antalya Şubesi tarafından düzenlenen 10. Turizm Teknolojileri Zirvesi, sektörün dijital yol haritasını belirledi. FixCloud ana sponsorluğunda gerçekleşen zirvede, yapay zekâ, veri güvenliği ile turizm 5.0 kavramları masaya yatırıldı.</strong></p>
<p>Turizm sektörünün teknolojiyle entegrasyonunu güçlendirmek amacıyla düzenlenen 10. Turizm Teknolojileri Zirvesi, sektör profesyonellerini, teknoloji liderlerini ve kamu temsilcilerini Antalya’da bir araya getirdi. </p>
<p>&#8220;Gelecek Zirvede&#8221; mottosuyla gerçekleştirilen ve yapay zekâ, veri güvenliği ile turizm 5.0 kavramlarının masaya yatırıldığı organizasyonun ana sponsorluğunu, Türkiye’nin lider bulut teknoloji hizmet sağlayıcılarından FixCloud üstlendi. </p>
<p>Zirvenin açılışında konuşan ve sektörün geleceğine dair ilgi çeken tespitlerde bulunan FixCloud CEO’su Yılmaz Barçın, turizmin artık sadece konaklama ve hizmet sunmaktan ibaret olmadığını, teknolojinin, sektörün ana belirleyicisi haline geldiğini vurguladı.</p>
<p><strong>“Dijital İz, Pasaporttan Daha Değerli Hale Geldi” </strong></p>
<p>Turizmde oyunun kurallarının değiştiğine dikkati çeken Yılmaz Barçın, rekabetin artık &#8220;en iyi otel, en iyi hizmet&#8221; iddiasından öteye geçerek veri yönetimine evrildiğini belirtti. Barçın, şunları kaydetti:</p>
<p>“<em>Bir misafirin ulaşımından transferine, rezervasyon anından otelden ayrılışına kadar bıraktığı dijital iz, pasaportundan daha değerli hale geldi. Çünkü veri, turizmin yeni para birimidir. Veriyi işlemeyen, yapay zekâyı süreçlerinde kullanmayan bir işletmenin, önümüzdeki 10 yılda rekabet şansı kalmayacaktır. FixCloud olarak biz, veriyi gelire dönüştüren teknolojiler sunarak sektörlerin stratejik ortağı oluyoruz.</em>”</p>
<p><strong>“Turizmcinin ‘Dijital Kasası’yız” </strong></p>
<p>Konuşmasında veri güvenliği ve yerellik ilkesine de değinen Barçın, kişiselleştirilmiş tatil deneyiminin ancak güvenli bir altyapıyla mümkün olacağını hatırlattı. Barçın, “<em>Hız ve yapay zekâ, güvenlik olmadan bir hiçtir. Elinizdeki veriyi açık kaynak kodlu bir yapay zekaya yorumlatmak veriyi herkese açık hale getirmek demek. Kapalı devre AI modelleri sayesinde seyahatin unutulmaz ve kişiselleştirilmiş bir deneyime dönüşmesi, kampanyaların kolaylıkla optimize edilmesi ve maliyet avantajı sağlanması mümkün. Biz, kendimizi turizmcinin ‘dijital kasası’ olarak tanımlıyoruz. Misafirler ağırlanırken arka plandaki devasa operasyonun kesintisiz ve güvenli çalışması ve bunlar yapılırken tüm verilerin Türkiye sınırları içinde kalarak KVKK ile tam uyumlu korunması en büyük önceliğimizdir</em>.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yapay Zekâ ile Kişiselleştirilmiş Deneyim </strong></p>
<p>Zirve boyunca düzenlenen panellerde, yerli bulut teknolojilerinin eriştiği üst düzey kapasite ve güvenlik detaylı biçimde masaya yatırıldı. FixCloud’un sunduğu yüksek performanslı GPU altyapıları ve yeni nesil yapay zekâ çözümlerinden örnekler verildi. </p>
<p>Etkinlik, turizm ve teknoloji paydaşlarının dijital ekosistemi güçlendirme mesajlarıyla sona erdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-turizmde-geliri-artiracak-maliyetleri-azaltacak-596851">Yapay Zekâ Turizmde Geliri Artıracak, Maliyetleri Azaltacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem bölgesinde doğum sonrası depresyonu azaltacak biyopsikososyal destek modeli geliştirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-bolgesinde-dogum-sonrasi-depresyonu-azaltacak-biyopsikososyal-destek-modeli-gelistirildi-582746</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2025 09:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[azaltacak]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[biyopsikososyal]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesinde]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonu]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582746</guid>

					<description><![CDATA[<p>2000–2025 arasında Türkiye’de meydana gelen yaklaşık 90 afet, milyonlarca kişiyi etkilerken ciddi ekonomik kayıplara yol açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-bolgesinde-dogum-sonrasi-depresyonu-azaltacak-biyopsikososyal-destek-modeli-gelistirildi-582746">Deprem bölgesinde doğum sonrası depresyonu azaltacak biyopsikososyal destek modeli geliştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2000–2025 arasında Türkiye’de meydana gelen yaklaşık 90 afet, milyonlarca kişiyi etkilerken ciddi ekonomik kayıplara yol açtı. Afetler, kayıplar, güven ve kontrol duygusunun kaybı ve belirsizlik gibi psikososyal riskleri artırarak doğum sonrası kadın ve çocuk sağlığını tehdit ediyor.</p>
<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeynep Şimşek, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde, Antakya ve Gaziantep’te doğum yapan kadınlarla gerçekleştirilen “Deprem Bölgesinde Travma Bilgili Doğum Sonu Depresyonu Önleme Programı”nın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.</p>
<p>TÜBİTAK ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Fonu tarafından desteklenen programa 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen 100’den fazla yeni doğum yapmış kadın katıldı. Program kapsamında afet bölgelerinde doğum yapan kadınların ruh sağlığını koruyacak ve doğum sonrası depresyon riskini azaltacak bir model geliştirildi.</p>
<p><strong>Kadınların depresyon riski yaklaşık yüzde 36’dan yüzde 4’e düştü</strong></p>
<p>Program kapsamında, rutin doğum sonrası izlemler yapılarak kadınlara travma farkındalığı eğitimi verilirken, depresyona neden olan biyopsikososyal tehlikeler saptanıp uygun müdahale araçları uygulandı. Kadınlar arasında yapılan değerlendirmeler, travma bilgili müdahalelerin doğum sonrası depresyon semptomlarını anlamlı şekilde azalttığını gösterdi. Program ile kadınların depresyon riski yaklaşık yüzde 36’dan yüzde 4’e düştü, stres düzeylerinde ise yarı yarıya düşüş gözlendi. Ayrıca doğum yapan kadınların sorunlarla baş etme becerileri ve profesyonel sosyal destek algısının ise güçlendiği gözlemlendi.</p>
<p>2023 yılında Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen depremlerin etkilediği bölgede yaklaşık 4.1 milyon üreme çağında kadın bulunduğunu ve her ay ortalama 25.000 doğumun gerçekleştiğini belirten Şimşek, “Bu tür travmatik olaylar, annenin fiziksel, ruhsal ve sosyal sağlığına zarar veren, anne-bebek etkileşimini olumsuz etkileyen ve kadınların doğum sonrası depresyon riskini artıran önemli bir faktör olarak tanımlanmaktadır. Depremler sonrası Türkiye’de yapılan araştırmalar doğum sonu depresyonun yaklaşık yüzde 12’den yüzde 35’e yükseldiğini gösteriyor. Bu artış,  afetin neden olduğu çoklu kayıplarla doğrudan ilişkili.  Geçici barınma alanlarında yaşayan, sağlık hizmetine ve sosyal destek mekanizmalarına erişemeyen ve ilk annelik deneyimini yaşayan kadınlar daha fazla risk altında” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Zeynep Şimşek, “Geliştirdiğimiz model, birinci basamak sağlık sistemimizin mevcut altyapısına uyumlu, biyopsikososyal riskleri kapsayıcı ve afetlere karşı toplumsal dayanıklılığı artıran bir çözüm sunuyor. Bu nedenle programın Sağlık Bakanlığı Doğum Sonu Bakım Yönetim Rehberi’ne entegre edilmesini, afet bölgelerinde yaygınlaştırılmasını ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde multidisipliner ekiplerce uygulanmasını öneriyoruz.” dedi.</p>
<p>2000–2025 arasında Türkiye’de meydana gelen yaklaşık 90 afet, milyonlarca kişiyi etkilerken ciddi ekonomik kayıplara yol açtı. Afetler, kayıplar, güven ve kontrol duygusunun kaybı ve belirsizlik gibi psikososyal riskleri artırarak doğum sonrası kadın ve çocuk sağlığını tehdit ediyor.</p>
<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeynep Şimşek, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde, Antakya ve Gaziantep’te doğum yapan kadınlarla gerçekleştirilen “Deprem Bölgesinde Travma Bilgili Doğum Sonu Depresyonu Önleme Programı”nın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.</p>
<p>TÜBİTAK ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Fonu tarafından desteklenen programa 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen 100’den fazla yeni doğum yapmış kadın katıldı. Program kapsamında afet bölgelerinde doğum yapan kadınların ruh sağlığını koruyacak ve doğum sonrası depresyon riskini azaltacak bir model geliştirildi</p>
<p><strong>Kadınların depresyon riski yaklaşık yüzde 36’dan yüzde 4’e düştü</strong></p>
<p>Program kapsamında, rutin doğum sonrası izlemler yapılarak kadınlara travma farkındalığı eğitimi verilirken, depresyona neden olan biyopsikososyal tehlikeler saptanıp uygun müdahale araçları uygulandı. Kadınlar arasında yapılan değerlendirmeler, travma bilgili müdahalelerin doğum sonrası depresyon semptomlarını anlamlı şekilde azalttığını gösterdi. Program ile kadınların depresyon riski yaklaşık yüzde 36’dan yüzde 4’e düştü, stres düzeylerinde ise yarı yarıya düşüş gözlendi. Ayrıca doğum yapan kadınların sorunlarla baş etme becerileri ve profesyonel sosyal destek algısının ise güçlendiği gözlemlendi.</p>
<p>2023 yılında Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen depremlerin etkilediği bölgede yaklaşık 4.1 milyon üreme çağında kadın bulunduğunu ve her ay ortalama 25.000 doğumun gerçekleştiğini belirten Şimşek, “Bu tür travmatik olaylar, annenin fiziksel, ruhsal ve sosyal sağlığına zarar veren, anne-bebek etkileşimini olumsuz etkileyen ve kadınların doğum sonrası depresyon riskini artıran önemli bir faktör olarak tanımlanmaktadır. Depremler sonrası Türkiye’de yapılan araştırmalar doğum sonu depresyonun yaklaşık yüzde 12’den yüzde 35’e yükseldiğini gösteriyor. Bu artış,  afetin neden olduğu çoklu kayıplarla doğrudan ilişkili.  Geçici barınma alanlarında yaşayan, sağlık hizmetine ve sosyal destek mekanizmalarına erişemeyen ve ilk annelik deneyimini yaşayan kadınlar daha fazla risk altında” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Zeynep Şimşek, “Geliştirdiğimiz model, birinci basamak sağlık sistemimizin mevcut altyapısına uyumlu, biyopsikososyal riskleri kapsayıcı ve afetlere karşı toplumsal dayanıklılığı artıran bir çözüm sunuyor. Bu nedenle programın Sağlık Bakanlığı Doğum Sonu Bakım Yönetim Rehberi’ne entegre edilmesini, afet bölgelerinde yaygınlaştırılmasını ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde multidisipliner ekiplerce uygulanmasını öneriyoruz.” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-bolgesinde-dogum-sonrasi-depresyonu-azaltacak-biyopsikososyal-destek-modeli-gelistirildi-582746">Deprem bölgesinde doğum sonrası depresyonu azaltacak biyopsikososyal destek modeli geliştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>D-130&#8217;un trafik yoğunluğunu azaltacak Yunus Emre Caddesinde üstyapı tamamlanma aşamasına geldi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/d-130un-trafik-yogunlugunu-azaltacak-yunus-emre-caddesinde-ustyapi-tamamlanma-asamasina-geldi-436631</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jan 2024 20:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aşamasına]]></category>
		<category><![CDATA[azaltacak]]></category>
		<category><![CDATA[caddesinde]]></category>
		<category><![CDATA[dün]]></category>
		<category><![CDATA[emre]]></category>
		<category><![CDATA[geldi]]></category>
		<category><![CDATA[tamamlanma]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<category><![CDATA[üstyapı]]></category>
		<category><![CDATA[yoğunluğunu]]></category>
		<category><![CDATA[yunus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436631</guid>

					<description><![CDATA[<p>D-130 Karayoluna paralel bir cadde olan Yunus Emre Caddesi Başiskele Millet Bahçesi’ne ulaşım sağlarken aynı zamanda D-130’daki trafik yoğunluğunu azaltacak alternatif bir güzergâh olma özelliği taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-130un-trafik-yogunlugunu-azaltacak-yunus-emre-caddesinde-ustyapi-tamamlanma-asamasina-geldi-436631">D-130&#8217;un trafik yoğunluğunu azaltacak Yunus Emre Caddesinde üstyapı tamamlanma aşamasına geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>D-130 Karayoluna paralel bir cadde olan Yunus Emre Caddesi Başiskele Millet</p>
<p>Bahçesi’ne ulaşım sağlarken aynı zamanda D-130’daki trafik yoğunluğunu</p>
<p>azaltacak alternatif bir güzergâh olma özelliği taşıyor.</p>
<p>Büyükşehir Belediyesi tarafından Başiskele İlçesi Atatürk, Millet, Pasinler ve</p>
<p>Yavuz Sultan Selim Caddelerinin üstyapı yenilenmesinin ardından tüm bu</p>
<p>caddelerin bağlandığı güzergah olan Yunus Emre Caddesinde de üstyapı</p>
<p>yenilenerek Başiskele İlçesine prestij bir cadde daha kazandırılıyor. Başiskele</p>
<p>İlçesinin atar damarı olan Yunus Emre Caddesinde zemin iyileştirme ve</p>
<p>terasman, reglaj çalışması sonrası pmt serimi ve binder asfalt serimi yapıldı.</p>
<p>Tamamlanma aşamasına gelen 1 kilometre uzunluktaki cadde de baskı beton</p>
<p>kaldırım ve dekoratif aydınlatma direkleri montaj çalışmaları yapılıyor.</p>
<p>KALDIRIMLAR VE DEKORATİF AYDINLATMALAR</p>
<p>D-130 Karayoluna paralel bir cadde olan Yunus Emre Caddesi Başiskele Millet</p>
<p>Bahçesi’ne ulaşım sağlarken aynı zamanda D-130’daki trafik yoğunluğunu</p>
<p>azaltacak alternatif bir güzergâh olma özelliği taşıyor. Baskı beton kaldırımları,</p>
<p>dekoratif aydınlatma direkleri ve asfaltlama çalışmaları devam eden</p>
<p>tamamlanma aşamasındaki cadde Başiskele İlçesinin prestij caddelerinden biri</p>
<p>oldu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/d-130un-trafik-yogunlugunu-azaltacak-yunus-emre-caddesinde-ustyapi-tamamlanma-asamasina-geldi-436631">D-130&#8217;un trafik yoğunluğunu azaltacak Yunus Emre Caddesinde üstyapı tamamlanma aşamasına geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osteoporoz Riskini Azaltacak 7 Önlem</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osteoporoz-riskini-azaltacak-7-onlem-415397</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Oct 2023 10:10:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azaltacak]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[osteoporoz]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415397</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osteoporoz vücutta kemik mineralinin bozulmasıyla kemiklerin zayıflamasına ve kırılganlaşmasına neden olan, halk arasında kemik erimesi olarak bilinen bir hastalıktır</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osteoporoz-riskini-azaltacak-7-onlem-415397">Osteoporoz Riskini Azaltacak 7 Önlem</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osteoporoz vücutta kemik mineralinin bozulmasıyla kemiklerin zayıflamasına ve kırılganlaşmasına neden olan, halk arasında kemik erimesi olarak bilinen bir hastalıktır. Osteoporozda kemikler çok kırılgan hale gelir ve bununla birlikte düşme, eğilme veya öksürme gibi hafif stresler bile kırılmaya neden olabilir. Osteoporoza bağlı kırılmalar en sık kalça, el bileği veya omurgada meydana gelir. Hastalığın kendine özgü bir belirtisi yoktur. Boy uzunluğunda kısalma, yaygın vücut ve sırt ağrısı, travma içermeyen kemik kırıkları osteoporoz belirtileri arasında sayılabilir. Memorial Antalya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uz. Dr. Ayşe Yener Güçlü “20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü” nedeniyle, osteoporoz hakkında merak edilenleri paylaştı. </p>
<p> </p>
<p><strong>İleri yaş kadınlar risk grubunda</strong></p>
<p>Kemik sürekli olarak parçalanan ve yenilenen canlı bir dokudur. Osteoporoz, yeni kemik oluşumunun eski kemik kaybına ayak uyduramaması durumunda ortaya çıkar. Osteoporoz tüm ırklardan kadın ve erkekleri etkiler. Ancak beyaz ve Asyalı kadınlar, özellikle de menopozu geçmiş yaşlı kadınlar en yüksek risk grubunda yer almaktadır. İlaçlar, sağlıklı beslenme ve ağırlık kaldırma egzersizleri kemik kaybını önlemeye veya zaten zayıf olan kemikleri güçlendirmeye yardımcı olabilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Osteoporoz aşağıdaki gruplarda görülebilir;</strong></p>
<ul>
<li>Genetik yatkınlığı olanlarda</li>
<li>Tiroid ve paratiroid hastalarında </li>
<li>Adrenal bez hastalıklarında </li>
<li>Bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanımında </li>
<li>İleri derecede böbrek yetmezliği olan kişilerde </li>
</ul>
<p><strong>Kemik ölçümü yaptırmayı ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Osteoporozun en sık görülme yerleri olan el, bilek, kalça ve omurga bölgelerinden yapılan kemik yoğunluk ölçümü yani DEXA ölçümü ile tanı konmaktadır. Bunun yanında hastalığın sebebinin araştırılması ve seyrinin belirlenmesi amacıyla kan ve idrar tahlilleri istenebilir. Osteoporoz tedavisi olan bir hastalıktır. Tanı sonrası tedavi başlanan hastalar düzenli kontrollerini aksatmamalı ve yıllık DEXA ölçümlerini yaptırmalıdır. Bu sayede olabilecek yan etkilerden ve kemik kırılması riskinden korunma sağlanabilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Osteoporoz riskini azaltmak için bunlara dikkat edin;</strong></p>
<ol>
<li>Düzenli ve dengeli beslenin </li>
<li>D vitamini ve kalsiyum takviyeleri kullanmayı ihmal etmeyin</li>
<li>Haftada 2-3 gün ortalama 30 dakika tempolu yürüyüş yapın</li>
<li>Yük bindirici ve kas kuvvetlendiren egzersizler yaparak kaslarınızı kuvvetlendirin</li>
<li>Sigara ve alkol kullanmayın</li>
<li>Osteoporoz riski oluşturabilecek ilaçlardan kaçının</li>
<li>Kronik hastalığınız varsa takip ve tedavisini aksatmayın</li>
</ol>
<p><strong>Erken menopoza girenler dikkat!</strong></p>
<p>Erken menopoza giren kişilerin, birkaç ay boyunca kortikosteroid kullananların ya da ebeveynlerden herhangi birinde kalça kırığı olanların osteoporoz konusunda bir uzmana başvurması önemlidir. Osteporoz tedavisi hastanın yaşı, cinsiyeti, eşlik eden hastalıklarının olup olmadığı ve hastalığın şiddeti göz önünde bulundurularak planlanır. Daha hafif belirtilerin görüldüğü durumlarda vitamin ve mineral destekleri bir uzman tarafından önerilebilir. Hastalığın şiddetine göre kemik yapımını artırıcı ya da yıkımını önleyici tedavi yöntemleri tercih edilebilir. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osteoporoz-riskini-azaltacak-7-onlem-415397">Osteoporoz Riskini Azaltacak 7 Önlem</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yapay Zekâ Tıbbi Hataları Azaltacak&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-tibbi-hatalari-azaltacak-406063</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Sep 2023 11:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azaltacak]]></category>
		<category><![CDATA[hataları]]></category>
		<category><![CDATA[tıbbi]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=406063</guid>

					<description><![CDATA[<p>Belli bir süre içerisinde ilaç kullandığı halde düzelmeyen psikiyatrik hastaya kişiye özel ilaç tedavisi yapıldığını dile getiren Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, psikiyatrik hastaların en büyük zorluluğunun hastaların anlaşılmaması olduğunu söyledi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-tibbi-hatalari-azaltacak-406063">&#8220;Yapay Zekâ Tıbbi Hataları Azaltacak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belli bir süre içerisinde ilaç kullandığı halde düzelmeyen psikiyatrik hastaya kişiye özel ilaç tedavisi yapıldığını dile getiren Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, psikiyatrik hastaların en büyük zorluluğunun hastaların anlaşılmaması olduğunu söyledi. İleri teknoloji görüntüleme cihazlarıyla; düşünen, hisseden ve karar veren beynin uygun çalışmadığını, somut, biyolojik kanıtlarıyla görüyoruz diyen Prof. Dr. Tarhan, kişiselleştirilmiş tedavi için yapay zekânın tüm avantajlarından faydalandıklarını kaydetti. Tarhan, “Yapay zekâ ile tıbbi hatalar azalacak, önemli datalar toplayacağız, kaçırdığımız birçok şeyi yakalama imkânı bulacağız.” dedi.   </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kişiye özel tedavinin tıpta eskiden beri var olduğunu ama sistematize bilgilerle birleştirilmesinin yeni olduğunu kaydederek, sözlerine şöyle devam etti: </p>
<p>“Kişiye özel tedavi kavramını ABD Eski Başkanı Barack Obama’yla gündeme geldi. Obama herkese aynı ilacı vermek yerine kişinin genetik yapısına ve beyin fonksiyonuna göre ona uygun kişiselleştirilmiş tedavi yapılmasıyla ilgili ciddi bir proje başlattı. Beyin Girişimi projesi olarak adlandırılan İleri İnovatif Nöroteknolojiyle beyin araştırmalarının yapılmasına yönelik olan bu programın amacını beyinle ilgili hastalıkların tedavisine yardımcı olmak olarak özetleyebilirim. Üsküdar Üniversitesi ve NPİSTANBUL Hastanesi bilim ortaklığıyla Beyin Haritalama ve Tedavileri Derneği ile (Society for Brain Mapping and Therapeutics &#8211; SBMT), küresel düzeyde işbirlikleri yapıyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Hindistan’da G20 &#8211; Neuroscience20 (BRAIN- SPINE- MENTAL- HEALTH) konferansında ülkemizi temsil eden tek üniversite olduk. Yine 03-08 Eylül 2023’de ise 12 farklı ülkeden 60 uluslararası araştırmacının katılımıyla gerçekleştirilen 6. BaCI (Basic Clinical and Multimodal Imaging) Konferansına ev sahipliği yaptık. Konferansta nörobilim, genetik ve tıp alanlarındaki son gelişmeleri ele aldık. Beynin bilinmeyen yönlerinin keşfi ve nörobilimin geleceğini şekillendirmek için her türlü girişime destek veriyor, bilimsel organizasyonlar düzenlemeye devam ediyoruz.”<strong> </strong></p>
<p><strong>“Kritik kavram, hastanın yüksek yararıdır”</strong></p>
<p>Tarhan, “Askerlikte şöyle söylenir: ‘Komutan sadece yapılan işlerden değil, yapılmayan işlerden de sorumludur.’ Bir hekimin de bir sağlıkçının da böyle olması gerekiyor. Sadece yaptığı tedavilerden değil, yapmadığı tedavilerden de sorumlu olmalı. Hastaya zarar vermenin türlerinden biri de hastayı tedavisiz bırakmaktır. Dünyanın bir yerinde bir yöntem gündeme gelmişse, takip etmek ve gerektiğinde uygulamak durumundayız. ‘Ben sadece bunu bilirim, bunu uygularım’ derseniz siz sadece olaya kendi açısından bakan uzman olursunuz. Kritik kavram hastanın yüksek yararıdır. Hastanın yüksek yararı için, her türlü bilimden, geleneksel, modern her türlü metottan faydalanmak gerekir.” uyarısında da bulundu. </p>
<p><strong>Kişiye özel ilaç dönemi </strong></p>
<p>2000’li yıllardan sonra dünyada iki ciddi devrim yaşandığını söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şunları ifade etti:</p>
<p>“Bunlardan biri genetik devrim, ikincisi 2018 itibariyle nörobilim devrimi. Genetik devrimde, gen haritası çıkarıldı. Artık insanın genomu belli. Bir insandan DNA alınıyor o DNA’nın dizilimi çıkarılıyor o genom haritasındaki ortak geninde karşılaştırılıyor, o kişinin genetik profiline göre ilaç veriliyor. DNA analizi yapıp, ilacın hastaya uygunluğuna ve metabolize olma hızına bakılıyor. Karaciğer gerçekten müthiş bir laboratuvar. Hangi gen nasıl işliyor onlara baktığımız zaman, hızlı metabolize ediyorsa o ilacı, o kişiye verirsek boşa gidiyor. Gelişmiş ülkelerde, özellikle Batı’da bazen epilepsi ilaçlarında genetik inceleme olan ilacı verirlerse, hasta alerji olursa, hekim sorumlu oluyor. Bu ilacın böyle bir riski var, analiz yapmadan vermesi halinde tazminat ödeyen hekimler var.” </p>
<p><strong>“Maksimum tedavi şekli kişiye özel tedavidir” </strong></p>
<p>Tedavinin uygulama aşamalarından bahseden Tarhan, “Hastalık daha yeni başlamış ve minimum tedaviye yanıt vermiyorsa optimum tedavi yapılır.  Ona da yanıt vermezse maksimum tedavi yani kişiye özel tedavi devreye alınır. Tedavinin standartlarına göre hareket edilir. Mesela 6 ay içerisinde ilaç kullandığı halde düzelmemişse kişiye özel ilaç tedavisi yapılır. İlaç verirken artık DNA’sına göre ilaç verme yöntemi bilinçli vakalarda şu anda müthiş bir kolaylık. Biz kendi alanımızda bilinçli hastaların yurtdışına gitmesini büyük ölçüde azalttık. Türkiye sağlık alanında çok ciddi bir çığır açan girişimler yaptı. Bizde kendi alanımızda bunu yapmaya çalıştık, çalışıyoruz.” dedi. </p>
<p><strong>“Psikiyatrik hastaların en büyük zorluğu hastaların anlaşılamaması”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan,<strong> </strong>psikiyatrik hastaların en büyük zorluğunun hastaların anlaşılamaması olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:</p>
<p>“Hasta acı çekiyor, ızdırap çekiyor, bakıyorsunuz herkes ‘takma kafana, gez toz geçer, kendi kendinin doktoru ol’ diye nasihat ediyor. Bu kişi bize geliyor. Kişiye özel tedavi yöntemleriyle kişinin beyin fonksiyonlarına bakıyoruz. Bakıyoruz ki o kişinin beyninde savaş var. Beyindeki sinyal akışı bozulmuş, enerji akışı bozulmuş, serotonin, dopamin gibi maddeler azalmış. Düşünen beyin, hisseden beyin, karar veren beyin uygun çalışmıyor, somut biyolojik kanıt var. Bunu gösterince hastalar ağlamaya başlıyor. Hatta eşler iyi niyetli bir şekilde hastayı getiriyorlar. Bazı hastalar “Ben sana demedim mi bak bu kadar hastayım.” diye eşine söylüyor.</p>
<p>Tedavi planını gösterince, hastalığa ve tedaviye inanırsa beyin %40 iyileştirici kimyasallar salgılıyor diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Beyin harekete geçiyor. Bir de onun tersi var. ‘Nosebo etkisi’ deniliyor. Bir insan hasta olmadığı halde hastalığına inanırsa ‘Bu hastalık bende var!’ derse oluyor. Örneğin; ‘Başım dönecek’ derse başı sallanmaya başlıyor. Böyle bir durumda beyni hastalığın varlığı ile ilgili pozisyon alıyor, algılamalar yapıyor ve kimyasal üretiyor. Bu nedenle kişiye özel tedavi verilmesi için iç hastalıklarda bile beynin göz önüne alınması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Yapay zekâ tıbbi hataları azaltacak</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan,<strong> </strong>kişiselleştirilmiş tedavinin 3’üncü önemli ayağının da derin öğrenme ve yapay zekânın kullanımı olduğuna vurgu yaparak, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Yapay zekâ tıbbi hataları da azaltacak. Hekimin karmaşık durumlar içinde kalması halinde, karara varmasını destekleyecek. Böyle olunca tıbbi hasarlar minimalize edilecek ve önemli bir avantaj sağlayacak. Biz hekimler önemli datalar toplayacağız. Radyoloji yapay zekayı en iyi kullanan alan olmaya başladı. Örneğin şu anda kullandığımız yapay zekâ ve derin öğrenme tabanlı MR cihazı kullanıyoruz. Patenti bize ait. Bu cihaz uzmana gözünden kaçan bir şey olmasın diye ön tanı verebiliyor. O da bunun üzerine onu doğruluyor veya yanlışlıyor. Yapay zekâyla beyin görüntülemesini yaparak, kaçırdığımız birçok şeyi yakalama imkânı sağlayacağız.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-tibbi-hatalari-azaltacak-406063">&#8220;Yapay Zekâ Tıbbi Hataları Azaltacak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Joyce Teknoloji Yerli Motorla Dışa Bağımlılığı Azaltacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/joyce-teknoloji-yerli-motorla-disa-bagimliligi-azaltacak-405712</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Sep 2023 00:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[azaltacak]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[dışa]]></category>
		<category><![CDATA[joyce]]></category>
		<category><![CDATA[motorla]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yerli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405712</guid>

					<description><![CDATA[<p>Trakya’nın tek endüstriyel fuarı olma özelliğine sahip Çerkezköy Endüstriyel Fuarı’nda beğeniye sunulan Türkiye’nin ilk lityum bataryalı aracı Joyce One, çevreci özellikleri ve modern tasarımıyla katılımcılardan tam not aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/joyce-teknoloji-yerli-motorla-disa-bagimliligi-azaltacak-405712">Joyce Teknoloji Yerli Motorla Dışa Bağımlılığı Azaltacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trakya’nın tek endüstriyel fuarı olma özelliğine sahip Çerkezköy Endüstriyel Fuarı’nda beğeniye sunulan Türkiye’nin ilk lityum bataryalı aracı Joyce One, çevreci özellikleri ve modern tasarımıyla katılımcılardan tam not aldı.</p>
<p>Yoğun ilgi gören fuara, Tekirdağ valisi Recep Soytürk, 29. Dönem TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Tekirdağ Milletvekilleri, il ve ilçe belediye başkanları, sanayiciler, işadamları ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<p>Joyce Teknoloji CEO&#8217;su Eren Efe Erkan, &#8216;Yarının dünyasını birlikte şekillendiriyoruz&#8217; felsefesiyle gelecekte kullanımı giderek daha çok artacak olan elektrikli araçlarda bir Türk markası olarak sektörde büyümeyi sürdürdüklerini dile getirdi.</p>
<p>Joyce Teknoloji olarak tasarım, yazılım ve üretimde tamamı Türk mühendislerinden oluşan bir ekiple hizmet verdiklerini kaydeden Ceo Eren Efe Erkan, elektrikli motor konusunda yerli üretimle dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflediklerini vurguladı.</p>
<p> </p>
<p><b>ÖNEMLİ BİR ULAŞIM ALTERNATİFİ</b></p>
<p>Joyce markasıyla şehir içi ulaşımına önemli bir alternatif sunduklarını belirten Erkan, fuarda gördükleri yoğun ilgiden memnun olduklarını söyleyerek, “Tekirdağ Valisi Sayın Recep Soytürk ve TBMM 29. Başkanı Prof. Dr Mustafa Şentop’un Çerkezköy Endüstriyel Fuarı’nda Joyce Teknoloji&#8217;yi ziyareti bizleri onurlandırdı. Kendilerine Yokote Motors&#8217;un geliştirdiği 3 farklı yeni nesil elektrikli motoru da tanıtma imkanımız oldu. Sayın Şentop, Joyce One aracımızı kullanarak bizden araç hakkında ayrıntılı bilgiler aldı. Türkiye’nin üst düzey yöneticilerinden biriyle bu fırsatı paylaşmak, işimize ve teknolojiye olan bağlılığımızı bir kez daha güçlendirdi. Tamamen yerli ve milli bir teknoloji hareketinin Türkiye&#8217;deki öncü markalarından biri olmayı hedefliyoruz. Aracımız çevreci özellikleri ve tasarımıyla da farklı bir konumda. Bütün teknik testlerden geçerek gerekli belgeleri almaya hak kazanan Joyce One&#8217;ı doğa dostu ve yenilenebilir malzemelerden üretiyoruz. Ayrıntılı bilgi almak isteyenler, joyceforbigboys.com ve joyceteknoloji.com adreslerini ziyaret edebilir” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><b>65 KİLOMETRE MENZİLE SAHİP YERLİ MİKRO MOBİLİTE ARACI</b></p>
<p>65 kilometrelik menziliyle rakiplerine fark atan Türkiye&#8217;nin ilk lityum pilli bataryalı aracını ürettiklerini kaydeden Eren Efe Erkan, taşınabilir lityum ion bataryası sayesinde aracın şarj istasyonuna ihtiyaç duymadığını da vurguladı.</p>
<p>Milli teknoloji hamlesi hedefleri doğrultusunda araçta kullanılan ürünlerde de yerli firmaları tercih ettiklerini kaydeden Erkan, lityum pilleri TSK Vakfı grup şirketlerinden Aspilsan Enerji A.Ş’den tedarik ettiklerini ve bu iş birliğinin ülkemiz için önem arz ettiğini vurguladı.</p>
<p>CEO Eren Efe Erkan şöyle devam etti: “Joyce One istenilen her yerde 3 buçuk saatte şarj edilebiliyor. Demonte bataryası kolaylıkla taşınabiliyor ve herhangi bir şarj istasyonuna bağlı kalmıyor. Teknolojik ilerlemenin oldukça hızlı olduğu günümüzde daha iyi bir dünya için değişime hızlı adapte olabilen, sosyal sorumluluk içeren, temiz teknolojilere, doğa ile barışık ürünlere ve sürdürülebilir yaşama daha çok saygı duyan değerlere önem veriyoruz. Sanayi devriminden bu yana fosil yakıtların kullanımındaki artış, insanlığın çevreye verdiği zararların başında geliyor. Fosil yakıt kullanımıyla atmosfere salınan sera gazı yoğunluğunun giderek artması, gezegenin daha fazla ısınmasına neden olurken, küresel sıcaklık artışı da canlı türleri için oldukça tehlike arz eden iklim değişikliğini beraberinde getiriyor. ‘Daha Temiz Bir Dünya’ sloganıyla çıktığımız bu yolda insanlığın doğrudan ve dolaylı olarak ekosistemin dengesini bozarak çevresine verdiği bu zararların onarımına katkı sağlayacak fikirler geliştiriyoruz” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/joyce-teknoloji-yerli-motorla-disa-bagimliligi-azaltacak-405712">Joyce Teknoloji Yerli Motorla Dışa Bağımlılığı Azaltacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Şehir Peyzajları, Polen Etkisini Azaltacak Şekilde Yapılmalı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sehir-peyzajlari-polen-etkisini-azaltacak-sekilde-yapilmali-404263</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Sep 2023 12:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[azaltacak]]></category>
		<category><![CDATA[etkisini]]></category>
		<category><![CDATA[peyzajları]]></category>
		<category><![CDATA[polen]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[şekilde]]></category>
		<category><![CDATA[yapılmalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=404263</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Aerobiyoloji ve Hava Kirliliği Çalışma Grubu ve Ankara Üniversitesi iş birliği ile düzenlenen Atmosferde Aeroalerjenler ve Kliniğe Yansıması Çalıştayı 8-9 Eylül 2023 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirildi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sehir-peyzajlari-polen-etkisini-azaltacak-sekilde-yapilmali-404263">&#8220;Şehir Peyzajları, Polen Etkisini Azaltacak Şekilde Yapılmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Aerobiyoloji ve Hava Kirliliği Çalışma Grubu ve Ankara Üniversitesi iş birliği ile düzenlenen Atmosferde Aeroalerjenler ve Kliniğe Yansıması Çalıştayı 8-9 Eylül 2023 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirildi. Çalıştayda polen etkisini azaltacak şehir peyzajlarının önemine değinilirken AİD Başkanı Prof. Dr. Dilşad Mungan da küresel ısınma nedeniyle polen mevsiminin değiştiğini söyleyerek hastaların neredeyse yıl boyu polen alerjisinden yakındıklarını ifade etti.</strong></p>
<p>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Aerobiyoloji ve Hava Kirliliği Çalışma Grubu ve Ankara Üniversitesi iş birliği ile düzenlenen <strong>Atmosferde Aeroalerjenler ve Kliniğe Yansıması Çalıştayı</strong> 8-9 Eylül 2023 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirildi. Çalıştayda polen alerjisi olan hastaların yararına olacak önlemlere de yer verildi.  Aerobiyoloji ve Hava Kirliliği Çalışma Grubu Yürütme Kurulu üyesi ve Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. N. Münevver Pınar şehirlerde park ve bahçelerin peyzajı ve yol kenarı ağaçlandırmasında alerjenitesi yüksek, rüzgarla tozlaşan ve atmosfere çok polen verebilen ağaçların kullanılmamasını önerdi. Böcek ve kuşlarla tozlaşan ve az sayıda polen üreten, erguvan, sofora ağacı, yalancı akasya, süs elması, yalancı keçiboynuzu, katalpa ve oya ağacı gibi ağaçların tercih edilmesi gerektiğini belirtti. Aynı şekilde çayır çimen polenlerinin, bitkinin üst kısmında yer aldığını, geniş park ve bahçelerde ilkbaharda çim biçme etkili bir şekilde yapılırsa polen sayısının azalacağını ekledi. </p>
<p><strong>Bazı polenler astıma yol açıyor</strong></p>
<p><strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Dilşad Mungan</strong> ise çalıştaydaki konuşmasında bazı polenlerin mevsimsel alerjik nezle ve astıma yol açtıklarını belirtti. Küresel ısınma nedeniyle polen mevsimlerinin değiştiğini ve hastaların neredeyse yıl boyu polen alerjisindan yakındıklarını söyledi. Hastaların polen takvimine göre dış ortam aktivitelerini planladıklarını, bunun için Ankara Üniversitesi ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü işbirliği ile yayınlanan <strong>Ankara Alerjik Polen Bülten</strong>i’nden çok yararlandıklarını bildirdi. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Botanik AD’na ait Palinoloji Laboratuvarında polen gözlem ve tahmini yapılmakta olduğunu, polen takviminin Ankara Alerjik Polen Bülteni web sitesinde düzenli olarak yayınlandığını söyledi.  </p>
<p> </p>
<p><strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Hakkında:</strong></p>
<p>Ülkemizde alerji ve immünoloji alanında kurulan ilk dernek olan Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD), erişkin- çocuk alerji ve klinik immünoloji uzmanlarını bir çatı altında toplamaktadır. Alerji ve Klinik İmmünoloji biliminin ve hizmetinin ülkemizde gelişimine katkı sağlamayı ve alerjik – immünolojik hastalıklar konusunda toplumda farkındalık oluşturulmasını hedefleyen AİD, uluslararası katılımlı kongre ve bilimsel toplantılar gerçekleştirerek branş hekimlerinin ve ilişkili sağlık personelinin en yeni bilgiler ile güncellenmesi sağlanmaktadır. Uluslararası bilimsel kurumlarla (AAAAI, EAACI, SIAF, WAO) iş birliği yapan dernek bu iş birliklerinin ışığında uluslararası kurumların düzenlediği kongre ve kursları ülkemizde başarıyla gerçekleştirmiş, ülkemizi başarıyla temsil ederek biliminin ilerlemesine önemli bir katkı sunmuştur. Yine farkındalık yaratma misyonuyla öne çıkan dernek, üyeleri için bilimsel toplantılara katılımı için maddi destek sağlamakta dernek üyeleri dışında da bedelsiz bir şekilde kurs ve okul şeklinde çeşitli eğitim toplantıları düzenlenmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sehir-peyzajlari-polen-etkisini-azaltacak-sekilde-yapilmali-404263">&#8220;Şehir Peyzajları, Polen Etkisini Azaltacak Şekilde Yapılmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aksigorta, Depremin Maddi Riskini &#8216;Hayata Devam Türkiye&#8217; ile Azaltacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aksigorta-depremin-maddi-riskini-hayata-devam-turkiye-ile-azaltacak-372060</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 May 2023 21:03:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[aksigorta]]></category>
		<category><![CDATA[azaltacak]]></category>
		<category><![CDATA[depremin]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[maddi]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372060</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sigorta sektörünün en önemli oyuncularından biri olan Aksigorta, deprem risk transferine yönelik yeni bir projeye imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aksigorta-depremin-maddi-riskini-hayata-devam-turkiye-ile-azaltacak-372060">Aksigorta, Depremin Maddi Riskini &#8216;Hayata Devam Türkiye&#8217; ile Azaltacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sigorta sektörünün en önemli oyuncularından biri olan Aksigorta, deprem risk transferine yönelik yeni bir projeye imza attı. ‘Hayata Devam Türkiye’ adı verilen sorumluluk projesi ile sigorta bilinci geliştirmenin ötesinde, karşı karşıya olduğumuz risklerin işin uzmanlarından öğrenilebileceğini, depreme karşı alınabilecek önlemler konusunda topluma yardımcı olabilecek ve olası risklerin neden bir sigorta kurumuna transfer edilmesi gerektiğini anlatıyor. Aksigorta aynı zamanda, İhtiyaç Haritası ile birlikte 6 Şubat depremzedeleri için de bir bağış kampanyası başlatıyor.</strong></p>
<p>Aksigorta,<strong> </strong>2010-2015 yılları arasında gerçekleştirdiği ‘Hayata Devam Türkiye’ projesinin bir devamı niteliğinde olan <strong>‘Hayata Devam Türkiye – </strong><strong>Deprem Risk Transfer Projesi’</strong>ni hayata geçirdi.   Proje, risk transferinin neden gerekli olduğu başta olmak üzere, karşı karşıya olduğumuz risklerin işin uzmanlarından öğrenilebileceğini, depreme karşı alınabilecek önlemler konusunda topluma yardımcı olabilecek ve olası risklerin neden bir sigorta kurumuna transfer edilmesi gerektiğini anlatıyor.</p>
<p><em><strong>Gülen: “Toplam kayıp yaklaşık 2 trilyon TL, sigortadan geri aldığımız kısım ise yalnızca 97,3 milyar TL. Oysa bunun tamamı sigortalı olabilirdi.’’</strong></em></p>
<p><em>06 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen depremlerin manevi etkisinin yanı sıra maddi hasarının da oldukça yıkıcı olduğuna değinen <strong>Aksigorta Genel Müdürü Uğ</strong><strong>ur Gülen</strong>, “Kahramanmaraş merkezli depremlerimizin etkilediği 11 ilimizin sigorta durum raporuna göre, bölgede kasko, yangın, DASK ve hayat-ferdi kaza sigortası toplam poliçe sayısı yaklaşık 5,8 milyon adettir. Bu poliçelerle sektörümüzün 11 ilimize verdiği teminat tutarı ise (DASK hariç) 1,8 Trilyon TL’nin üstündedir. Toplam teminatın içinde en yüksek tutar 1,2 trilyon TL ile yangın poliçeleri içinde yer almaktadır. 11 ilimizdeki muallak hasar tutarı yaklaşık 46 milyar TL (DASK hariç) seviyesindedir. Ödenen hasar tutarı ise yaklaşık 8,7 milyar TL (DASK hariç) civarındadır. DASK tarafından da yaklaşık 21 milyar TL hasar ödemesi yapılmıştır. Toplam kayıp neredeyse 2 trilyon TL, sigortadan geri aldığımız kısım ise yalnızca 97.3 milyar TL. Oysa bunun tamamı sigortalı olabilirdi. İyi zamanda para tasarrufu yapmak ve zor zamanlar için kaynak ayırmayı bilmeliyiz. Sigorta bunun için en doğru ve en düşük bütçeli araç. Sigorta sektörü olarak bizler kara gün dostuyuz, bugünler için varız. Sigorta sektörümüz yapısı gereği bugünlere çok önceden hazır. Sektörümüz bu depremi de bundan sonra yaşanabilecek afetleri de karşılayacak güç ve teminat yapısına sahip. Yeter ki toplumsal risk bilincine kavuşalım’’ açıklamalarında bulundu.</em></p>
<p><strong>Olası İstanbul depremi, milli gelirin yarısına etki edecek</strong></p>
<p>Türkiye’nin bir ‘fay hattı ülkesi’ olduğunun altını çizen <strong>Uğur</strong> <strong>Gülen</strong>, beklenen İstanbul depremine ilişkin şunları söyledi: <em>“Uzmanlar, İstanbul&#8217;da 2030 yılına kadar 7 büyüklüğündeki bir depremin olma olasılığının yüzde 64 olduğunun altını çiziyor. Türkiye&#8217;nin sanayi ve finans merkezi olan İstanbul’da yıkıma neden olacak olası bir depremin çevre iller ile birlikte Türkiye’nin milli gelirinin yarısına etki etmesi bekleniyor. Önlem alınmazsa bunun bedelini tüm Türkiye ödeyecek. Yaşanması oldukça muhtemel olan bu büyük depremin, Türkiye’nin en önemli gündem maddelerinden biri olduğu kesin. Hepimizin bugünden önlem alması gerekiyor. İstanbul depremi için kaybedecek zamanımız yok. Türkiye’de 100 m2 bir ev için, 1 milyon TL inşa bedeli teminatlı bir poliçenin ortalama değeri ayda 200 TL. Diğer deprem ülkeleri afetlerle yaşamayı nasıl öğrendiyse biz de doğaya karşı koymadan onunla birlikte afetlere dirençli kentler kurabilme gücüne sahibiz.’’</em></p>
<p><strong>Risk Transferi Mekanizması: Hayata Devam Türkiye</strong></p>
<p>Depremin yıkıcı etkisinin ‘kader’   olmaktan çıkması gerektiğinin altını çizen <strong>Gülen</strong>, <em>“Aktif fay hatları üzerinde bulunan bir ülkenin fertleri olarak, depremin bir gerçek, önlem almanın ise kaçınılmaz olduğunu aklımıza kazımamız gerek. Bu bilinçle, Aksigorta olarak yeni bir sorumluluk projesine başladığımızı duyurmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Projemizin adı, ‘Hayata Devam Türkiye’. Karşı karşıya kalacağımız risklerin öncelikle farkında olacağız, sonrasında önlemlerimizi alarak ‘Hayata Devam’ diyeceğiz. Afetlerin yıkıcı etkisini, ‘kader olmaktan çıkaracağız. Sigortacılık, bir risk transferi mekanizmasıdır. Siz bir poliçe satın alırsınız ve üzerinizdeki riskleri bir kurumun güvence altına alması için o riski transfer edersiniz. Bunun en yakın örneğini Maraş depreminde hepimiz gördük. Sektör olarak karşı karşıya olduğumuz bu büyük hasarın önemli bir bölümünü bizi sigortalayan reasürans şirketlerine devrettik. O reasürörler de kendini koruyan kurumlara bu riski sevk etti. Yaşanabilecek büyük afetleri göz önüne alarak hareket etmemiz büyük önem taşıyor. Konutlarımızı sağlam zeminler üzerine inşa ettiğimizden emin olmalıyız. Yıkılmayacak konut yapmalıyız. Riskimizi de sigorta sektörüne bırakmalıyız ki olabilecek en düşük hasarla bu gibi afetleri atlatalım’’</em> dedi.</p>
<p>Yaşanan depremlerde yıkıcı olan asıl etkinin bilinç ve önlem eksikliği olduğunun altını çizen <strong>Gülen</strong>, <em>“Depreme yönelik risk bilinci, yaşadığımız acı tecrübeler neticesinde oldukça arttı. Ancak, saha araştırmalarımızda görüyoruz ki; pek çok insan evini nasıl koruma altına alacağını bilmiyor. Sigorta sektörünün kendine has bir dili olduğu hepimizin malumu. Ancak biz istedik ki hepimiz aynı dili konuşalım. Bu sebeple sigortacılığın karmaşık yapısını ortadan kaldırıp, yalın, herkesin anlayabileceği ve kolaylıkla ulaşıp kendi evi için çözüm geliştireceği bir sistem inşa ettik. Bu, riski anlayıp ister ev sahibi ister kiracı olsun her bir bireyin kendi riskini sigorta kurumuna devretmesi için oldukça önemli. Önce farkında olacağız. Biz afetlere yatkın, fay hatları üzerinde bulunan bir ülkenin fertleriyiz. Karşı karşıya olduğumuz riskleri tanıyacağız. Sonrasında kendimiz için, ailemiz için, evimiz için doğru önlemleri alarak üzerimizdeki bu riski bertaraf edeceğiz. Sigorta sektörü bunun için var’’</em> diye konuştu.</p>
<p><strong>Gülen: </strong><em><strong>“Bilinçlenerek kendimizi koruma altına alırken, bu acıyı yaşamış 13,5 milyon kişinin ihtiyaçlarını görmezden gelmemeliyiz’’</strong></em></p>
<p>Aksigorta olarak hayata geçirdikleri ‘Hayata Devam Türkiye’ projesi kapsamında 6 Şubat depreminden etkilenen 11 il için de bir yardım fonu mekanizması kurduklarını dile getiren <strong>Gülen</strong>, sözlerini şöyle sürdürdü: “<em>Bu proje kapsamında Aksigorta’dan satın alınacak her bir konut sigortasının geliri, 6 Şubat depreminden etkilenen 11 şehrimize aktarılacak. Deprem bölgelerine bir yardım fonu oluşturmuş olacağız. İhtiyaç Haritası STK’sı ile bir iş birliği gerçekleştirdik. Hayata Devam Türkiye projesi ile, satın alınan her yeni konut ürünü için deprem bölgesine yardım fonu oluşturuyoruz. İhtiyaç haritası desteği ile 20 Konteyner Ev ile oluşturduğumuz yardım fonumuz, oluşturulan her yeni konut poliçesinden 80 TL katkı ile depremzedelere düzenli yardım olarak devam edecek. İlk adımda gerek kamu gerekse özel sektör deprem bölgesine yardımlarını gerçekleştirdi. Bu yardımlar, bölgede farklılaşan ihtiyaçlara yönelik olarak yapılmaya da devam ediyor. Bizim, birbirimize ihtiyacımız var. Deprem bölgesinin tek seferlik değil, düzenli yardıma ihtiyacı var, o bölgeyi unutmamalıyız. Bilinçlenerek kendimizi koruma altına alırken, bu acıyı yaşamış 13,5 milyon kişinin ihtiyaçlarını görmezden gelmemeliyiz. Deprem öldürmez; bilinçli olmamak, önlem almamak öldürür. Yaşayabileceğimiz riskin büyüklüğünün farkında olalım, önlemimizi bugünden alalım.’’</em></p>
<p><strong>Afetlere hazırlık sigortalı evden başlar</strong></p>
<p>Afetlere hazırlığın sadece hayatta kalmakla ilgili değil, aynı zamanda maddi ve manevi kayıpların minimize edilmesiyle ilgili olduğunu hatırlatan <strong>İT</strong><strong>Ü Meteoroloji ve Afet Yönetimi Profesörü Mikdat Kadıoğlu</strong> ise yaptığı konuşmada bireylerin, ailelerin, evlerin ve iş yerlerinin afetlere hazırlık açısından almaları gereken önlemleri aktardı. Daha önce yaşanan Kocaeli depreminin maliyeti ve sonuçları üzerinde duran Kadıoğlu, 6 Şubat depremlerinin maliyetinin bunun altı katı olduğunu ifade etti. Kadıoğlu olası İstanbul depreminin beklenen sonuçları üzerinde de durdu. </p>
<p><strong>Profesör Mikdat Kadıoğlu</strong> daha sonra şunları söyledi: “<em>Afetlere hazırlık sadece hayatta kalmakla ilgili değil, aynı zamanda maddi ve manevi kayıpların minimize edilmesiyle ilgilidir. Afetlere hazırlıklı olmak için öncelikle bilgi edinmek gerek. Afet türleri ve acil durum planları hakkında araştırmalar yapın, buna göre kişisel planlamanızı hazırlayın ve afet durumunda planınıza uygun olarak hareket edin. Bireysel planlamanızın yanı sıra, evlerinizin ve iş yerlerinizin güvenlik düzeyinin yeterli olduğundan emin olun. Örneğin, evinizi düzenli olarak bakımdan geçirin. Yangın alarmı, karbon monoksit dedektörü ve su sızıntısı dedektörü gibi önemli cihazların çalışıp çalışmadığını kontrol edin. Evde acil durum malzemeleri bulundurun. Bu malzemeler arasında acil durum çantası, sigorta poliçeleri, battaniye, su, yiyecek ve ilaçlar yer alabilir. İş yerinde acil durum planının hazır olması ve tüm çalışanların plandan haberdar olması da önemli. Bu planla, afet durumunda ne yapılacağını ve kimin sorumlu olduğunu belirlenmeli. Bu örneklerdeki gibi afet hazırlıkları konusunda önem alınırsa bireylerin, evlerin, ailelerin ve iş yerlerinin maddi ve manevi kayıpların önüne geçilmesi mümkün. </em></p>
<p><em>Birçok insan, afetlere hazırlanırken sigortayı unutuyor veya yeterince önemsemiyor. Ancak sigorta, evinizi bir emniyet kemeri gibi korur ve beklenmedik olayların maddi zararlarını azaltır. Bu nedenle, afetlere hazırlık planınızın bir parçası olarak sigorta poliçesi yaptırmak önemlidir. Sigortanız yoksa, afetler sizi uzun süre yuvasız bırakabilir. Afetler, insanları fiziksel olarak etkilemenin yanı sıra maddi kayıplara da neden olabilir. Sigortasız kalanlar, beklenmedik bir afet durumunda büyük finansal zorluklarla karşılaşabilirler. Bu nedenle, sigorta poliçesi yaptırarak afetlerin etkilerini azaltabilirsiniz. Sigorta poliçesi yaptırmak, afetlere hazırlık planınızın bir parçası olarak hazırlıklı olmanızı sağlar. Bu sayede, afetlerin etkileri karşısında daha dirençli olabilirsiniz. Afet sırasında finansal kayıpların telafisi için sigorta poliçesi yaptırmak, afetlere hazırlığınızı tamamlamanın önemli bir adımıdır.”</em></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aksigorta-depremin-maddi-riskini-hayata-devam-turkiye-ile-azaltacak-372060">Aksigorta, Depremin Maddi Riskini &#8216;Hayata Devam Türkiye&#8217; ile Azaltacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Borçelik, Yeraltı Su Tüketimini 2030&#8217;a Kadar 350 Bin Metreküp Azaltacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/borcelik-yeralti-su-tuketimini-2030a-kadar-350-bin-metrekup-azaltacak-359660</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Mar 2023 13:56:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[azaltacak]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[borçelik]]></category>
		<category><![CDATA[kadar]]></category>
		<category><![CDATA[metreküp]]></category>
		<category><![CDATA[tüketimini]]></category>
		<category><![CDATA[yeraltı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359660</guid>

					<description><![CDATA[<p>Borusan Grup şirketlerinden Borçelik, Borçelik Endüstriyel Atık Su Tesisi’ne entegre ettiği yeni teknolojilerle arıtma düzenini yeniden ele aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/borcelik-yeralti-su-tuketimini-2030a-kadar-350-bin-metrekup-azaltacak-359660">Borçelik, Yeraltı Su Tüketimini 2030&#8217;a Kadar 350 Bin Metreküp Azaltacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Borusan Grup şirketlerinden Borçelik, Borçelik Endüstriyel Atık Su Tesisi’ne entegre ettiği yeni teknolojilerle arıtma düzenini yeniden ele aldı. Kimyasal tüketime neden olan maddelerde yüzde 100’e varan iyileşmeler sağladı. 2030 yılında yeraltı su tüketimini 350.000 m3 azaltmak için birçok projeyi hayata geçiren Borçelik, su tüketiminin azaltılması için “Arıtma Tesisi Optimizasyonu ve Atık Suyun Geri Kazanımı Projesi” ile ilk adımı attı. </strong></p>
<p>Türkiye’nin en büyük galvanizli çelik üreticisi Borçelik, sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında   Borçelik Endüstriyel Atık Su Arıtma Tesisi’ni yeniden ele aldı. Tamamı Borçelik çalışanlarından oluşan 7 kişilik proje ekibi tarafından hayata geçirilen ve ileri arıtma sistemlerinin kullanıldığı Atık Su Arıtma Tesisi Optimizasyonu ve Atık Suyun Geri Kazanımı Projesi’nin ilk faz çalışmalarında 55 hanenin yıllık su ihtiyacına denk gelen atık su, tesis iç tüketimi için yeniden kullanıma kazandırıldı. Gelişen diğer atık su arıtma teknolojilerinin denenmesi ve daha etkin arıtma yöntemlerinin belirlenmesi için kurulan Atık Su Test Laboratuvarı ile 2030 yılında 120.000 m3 diğer bir deyişle 520 hanenin yıllık tüketimine denk gelen suyun, arıtılmış atık sudan geri kazanılması hedefleniyor. Su tasarrufu üzerinde yapılacak benzer projelerle, Borçelik bugünkü kuyu suyu tüketimini 2030 yılına kadar yarı yarıya düşürmeyi hedefliyor.</p>
<p><strong>Arıtılan atık su, balık havuzuna dönüştü</strong></p>
<p>Borçelik Üretim ve Yatırımlardan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Mesut Güney, Borçelik’in sürdürülebilirliği bütünlüklü bir şekilde ele aldığını, yenilenebilir enerji kullanımından, düşük karbonlu yeni teknolojilere doğaya ve insana saygılı bir üretim sürecini sürdürülebilir kılma hedefiyle çalıştıklarını söyledi. Atık Su Arıtma Tesisi Optimizasyonu ve Atık Suyun Geri Kazanımı Projesi’nin bu amaç doğrultusunda atılan önemli bir adım olduğunu belirten Güney, değerlendirmesine şu şekilde devam etti:</p>
<p>“Proje ile Gemlik’te bulunan Borçelik Endüstriyel Atık Su Arıtma Tesisimizi yeni teknolojik yaklaşımlar çerçevesinde değerlendirdik ve tesisimizin atık su geri kazanım potansiyelini artıracak arıtma düzenine, enerji, kimyasal tüketimine ve çamur yönetimine odaklandık. Dört fazdan oluşan projemizin ilk fazına 2021 yılının Aralık ayında başladık ve geçtiğimiz Ağustos’ta tüm fazları tamamladık. Sonuçlarını hızlı bir şekilde aldığımız proje sayesinde kullandığımız kimyasallar içerisinde demir sülfatta yüzde 100, kireç tüketiminde ise yüzde 24’lük iyileşme sağladık. Ayrıca tehlikeli atık sınıfına giren arıtma çamurunda yüzde 31’lik bir azaltıma ulaşarak 3 kamyon tehlikeli atığın depolama ve yakma tesislerine gönderilmesini engellemiş olduk. Proje, enerjimizi verimli kullanma hedefimize de katkı sağladı. Aynı hacimde atık suyu 24.000 kWh/yıl daha az enerjiyle arıtmayı başardık ve enerji tasarrufu sağladık. Toplumun hassasiyetini göz önüne alarak, toplumdan aldığımız geri bildirimlerle süreçlerimizi geliştirmeye ve topluma fayda sağlamaya devam edeceğiz.”</p>
<p>Proje ile su kalitesinin belirlenmesindeki parametrelerden olan KOİ’de de yüzde 70&#8217;lik iyileşme gerçekleştirdiklerini belirten Güney, “Sağladığımız bu iyileştirmeyi bir benzetme ile ifade etmek gerekirse, yaklaşık 1200 kişilik bir tesis olan Borçelik’in kirlilik yükünü 50 hanelik küçük bir köyün, tolare edilebilir kirlilik seviyelerine indirgemiş durumdayız. Deşarj ettiğimiz suyun kalitesini göstermesi ve çalışmalarımızda bizlere daha fazla motivasyon sağlaması için dinlenme alanımıza sadece deşarj suyuyla beslenen bir balık havuzu da inşa ettik ve balıklara sağlıklı bir şekilde yaşayabilecekleri bir alan oluşturduk” dedi. </p>
<p><strong>Doğadan ilham alıp, geleceğe ilham veriyor</strong></p>
<p>Borusan Holding ve Grup şirketleri sürdürülebilirliği iş süreçlerinin temel taşı olarak görüp kapsayıcı bir şekilde ele alırken iklim, insan ve inovasyon odak alanlarında çalışmalarını yürütüyor. Sürdürülebilirliği, paydaş temelli bir yapılanma olarak gören ve doğayı iş süreçlerine katarak, tüm yaşam için “fayda” üretmek adına çalışan Borusan, dünyadan ilham alıyor, geleceğe ilham veriyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/borcelik-yeralti-su-tuketimini-2030a-kadar-350-bin-metrekup-azaltacak-359660">Borçelik, Yeraltı Su Tüketimini 2030&#8217;a Kadar 350 Bin Metreküp Azaltacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası bilim ekibinden kum sineklerinden bulaşan hastalıkların yayılımını azaltacak proje</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uluslararasi-bilim-ekibinden-kum-sineklerinden-bulasan-hastaliklarin-yayilimini-azaltacak-proje-346605</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2023 09:06:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[azaltacak]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşan]]></category>
		<category><![CDATA[ekibinden]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkların]]></category>
		<category><![CDATA[kum]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sineklerinden]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[yayılımını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=346605</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası bilim ekibinden kum sineklerinden bulaşan hastalıkların yayılımını azaltacak proje</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uluslararasi-bilim-ekibinden-kum-sineklerinden-bulasan-hastaliklarin-yayilimini-azaltacak-proje-346605">Uluslararası bilim ekibinden kum sineklerinden bulaşan hastalıkların yayılımını azaltacak proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Uluslararası bilim ekibinden kum sineklerinden bulaşan hastalıkların yayılımını azaltacak proje</b></p>
<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Parazitoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Seray Töz ve Prof. Dr. Yusuf Özbel’in sorumluluğunda yürütülecek “Maliyet-Fayda ve İklim-Politika Önlemleri ile Kum Sineklerinin Yaydığı Hastalıkların Tespiti ve Azaltılması için İklim İzleme ve Karar Destek Çerçevesi (CLIMOS)” projesi, Avrupa Komisyonu tarafından “Horizon Europe” kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Türkiye’den Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Parazitoloji Anabilim Dalı ve Portekiz’den Lizbon Üniversitesi, Tropikal Tıp ve Hijyen Enstitüsü iş birliğinde yapılacak projede, halk arasında yakarca (tatarcık) olarak bilinen kum sineklerinden bulaşan hastalıkların yayılımlarının kontrol altına alınması için çalışmalar yapılacak.</p>
<p>Proje ekibini makamında ağırlayarak tebrik eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Ege Üniversitesi olarak uluslararasılaşma misyonumuz doğrultusunda tüm akademisyenlerimizle nitelikli projeler üretmeye devam ediyoruz. Üniversitemizin adını uluslararası arenada görünür kılmak amacıyla önemli iş birlikleri gerçekleştiriyoruz. Prof. Dr. Seray Töz ve Prof. Dr. Yusuf Özbel hocalarımızın sorumluluğunda yürütülecek olan CLİMOS projesi de bu önemli iş birliklerinden birisi. Portekiz ve Türkiye iş birliğinde yapılacak bu projede kum sineklerinden bulaştırılan hastalıkların yayılımını azaltmak için çeşitli çalışmalar yapılacak. Hocalarımızı ve proje ekibini tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi</p>
<p><b>“Erken uyarı sistemi geliştirilecek”</b></p>
<p>Projede, Çevre Sağlığı ve Tek Sağlık yaklaşımlarına dayalı bir anlayışla hareket ettiklerini ifade eden Prof. Dr. Seray Töz,” CLIMOS projesi, kum sinekleri gibi eklem bacaklı vektörler aracılığıyla hayvanlardan bulaşan hastalık yapıcı mikroorganizmaların ortaya çıkmasını, bulaşmasını ve yayılmasını azaltmaya yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Çevre Sağlığı ve Tek Sağlık yaklaşımlarına dayalı bu projede iklim değişikliklerinin, kum sineklerinin bulaştırdığı enfeksiyonların yaygınlığına etkisi incelenecektir. Bu amaçlara ulaşmak için, kum sineklerinin, iklimsel ve çevresel faktörlerin ve bu sinekler tarafından bulaştırılan ve Avrupa&#8217;da giderek yayılımı artan hastalık yapıcı mikroorganizmaların dağılımlarının belirlenerek politika yapıcılar aracılığıyla halk sağlığı önlemleri hayata geçirilecektir” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Töz, “Proje ile, daha doğru iklim ve sağlık modellemesi ve enfeksiyon riski tayini için erken uyarı sistemleri ve destek yapıları sağlanacaktır. Sosyo-ekonomik analiz ve risk değerlendirmeleri ile sosyal ve maliyet-fayda değerlendirmeleri sağlanarak karar vericilere yol gösterilecektir” dedi.</p>
<p><b> “Köpeklerdeki hastalık durumuyla ilgili araştırmalar da yapılacak”</b></p>
<p>Çok yönlü bir araştırma yapacaklarını ifade eden Prof. Dr. Yusuf Özbel, “Bu projede, vektör kum sineği türlerinin coğrafyası ve bu türler tarafından taşınan mikroorganizmalara ilişkin veriler ile güncel çevresel izleme verileri, iklim, çevre ve matematiksel algoritmaları içeren açık erişimli etkileşimli bir çevrimiçi platform geliştirilecektir. Eşlik eden eğitim platformu, fon sağlayıcılar, sosyal ve çevresel aktörler, kamu kurumları ve politika yapıcılar tarafından kanıta dayalı kararların alınmasını sağlayacaktır. Kum sineklerinin (yakarca) vektörlüğünü yaptığı ve Leishmania cinsi protozoon parazitlerin neden olduğu leishmaniasis Akdeniz Havzası’ndaki diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de insanlarda visseral ve kutanöz olmak üzere iki klinik şekilde görülmektedir. Parazite köpekler kaynaklık yapmakta ve kendileri de hastalanmaktadırlar. Bu nedenle leishmaniasis hem halk sağlığı hem de veteriner hekimlik sorunudur. Projede kum sineklerinin ülkemizdeki durumu, aktiviteleri, Leishmania dışında taşıdıkları diğer hastalık yapıcı virüsler (Phlebovirüsler) ile ilgili çalışmaların yanı sıra köpeklerdeki hastalık durumuyla ilgili araştırmalar da yapılacaktır” dedi.</p>
<p><b>Uluslararası multidisipliner bilim ekibi</b></p>
<p>CLIMOS Projesi, 17 ülkedeki 29 araştırma kuruluşunun katılımıyla gerçekleştiriliyor. Türkiye’den projeye Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Ekoloji Anabilim Dalı ve Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Zoonotik ve Vektörel Hastalıklar Daire Başkanlığı katkı sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uluslararasi-bilim-ekibinden-kum-sineklerinden-bulasan-hastaliklarin-yayilimini-azaltacak-proje-346605">Uluslararası bilim ekibinden kum sineklerinden bulaşan hastalıkların yayılımını azaltacak proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
