<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>aylarında | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/aylarinda/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/aylarinda</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Feb 2026 08:32:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>aylarında | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/aylarinda</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kış aylarında böbrek taşı riski artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-bobrek-tasi-riski-artiyor-613680</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 08:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek Taşı]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[idrar]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[mineral]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[protein]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[takviye]]></category>
		<category><![CDATA[taş]]></category>
		<category><![CDATA[taşı]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613680</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde son yıllarda giderek yaygınlaşan böbrek taşı, ani başlayan ve şiddetli sancılarla yaşamı kabusa çevirebilen ağrılara yol açabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-bobrek-tasi-riski-artiyor-613680">Kış aylarında böbrek taşı riski artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde son yıllarda giderek yaygınlaşan böbrek taşı, ani başlayan ve şiddetli sancılarla yaşamı kabusa çevirebilen ağrılara yol açabiliyor. Böbrek taşı hastalığının artık genç erişkinlerde hatta 20’li yaş grubunda da sık görüldüğünü belirten <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Tokuç</strong> “Hastaların sıklıkla ‘hayatımda yaşadığım en şiddetli ağrı’ diye tanımladığı böbrek taşını, özellikle kış aylarında sık yapılan bazı hatalar ciddi şekilde artırabiliyor” diyor. Buna karşın alınacak basit ama etkili önlemlerle böbrek taşı riskini azaltmanın mümkün olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tokuç “Böbrek taşı hastalığı, doğru yaşam tarzı değişiklikleri ve bilinçli yaklaşımlarla büyük ölçüde önlenebilir. Özellikle vitamin, mineral ve besin takviyeleri konusunda “ne kadar çok, o kadar iyi” anlayışı yerine, kişiye özel ve hekim kontrolünde kullanım esas alınmalıdır. Böbrek sağlığını korumanın yolu, doğru bilgiye dayanarak atılan küçük ama etkili adımlardan geçer” diyor. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Tokuç kışın böbrek taşına yol açabilen 3 kritik hatayı ve böbrek taşına karşı basit ama etkili önlemleri anlattı,  önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<ul>
<li><strong>Kışın yeterli su içilmemesi: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p>Soğuk havada susama hissi azalır. Ancak az su içmek idrarın yoğunlaşmasına neden olur. Yoğunlaşan idrarda kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi taş oluşturan maddeler daha kolay kristalleşir. Yapılan bilimsel çalışmalar; günlük idrar hacmi azaldıkça taş riskinin belirgin şekilde arttığını göstermektedir. </p>
<p><strong>DOĞRUSU: Günde en az 2 litre su için</strong></p>
<p>Böbrek taşı oluşumunu önlemenin en temel yolu yeterli sıvı alımıdır. Bu nedenle özellikle kış mevsiminde gün içinde susamayı beklemeden ortalama en az 2 litre su tüketmek kritik önem taşımaktadır.  </p>
<ul>
<li><strong>Bilinçsiz vitamin ve mineral takviyesi kullanımı: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p>Son yıllarda bağışıklık sistemini güçlendirmek, yorgunluğu azaltmak ya da “daha sağlıklı olmak” amacıyla vitamin ve mineral takviyelerinin kullanımı belirgin şekilde artmıştır. Ancak bu ürünler tamamen masum değildir. Özellikle kontrolsüz, yüksek dozda ve uzun süreli kullanım böbrek taşı oluşum riskini artırabilir. Ayrıca ‘bitkisel’ olması böbreklere zarar vermeyeceği anlamına gelmez, aksine yüksek yük oluşturabilir. </p>
<p><strong>DOĞRUSU: Önce vitamin ve mineral değerlerinizi ölçtürün</strong></p>
<p>Vitamin ve mineral takviyeleri, mutlaka <strong>kişinin yaşına, eşlik eden hastalıklarına, kullandığı ilaçlara ve böbrek taşı öyküsüne göre</strong> planlanmalıdır. Takviye kullanımı öncesinde hekim görüşü almak, gerekiyorsa kan ve idrar tetkikleriyle ihtiyaç ve dozun belirlenmesi, böbrek taşı riskini azaltmak açısından son derece önemlidir.</p>
<ul>
<li><strong>Aşırı tuz ve hayvansal protein tüketimi: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p>Aşırı tuz tüketimi, idrarla kalsiyum atılımını artırarak taş oluşumunu kolaylaştırır. Kırmızı et ağırlıklı beslenme de, idrarda taş yapıcı maddelerin artmasına yol açabilir. Bunların yanında, son dönemde spor yapan bireylerin kas gelişimini hızlandırmak açısından kullandıkları protein tozlarının uzun dönem, yanlış ve bilinçsiz kullanımı da böbrek taşlarının gelişiminde rol oynayabilmektedir. </p>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> <strong>Aşırı tuz ve protein tüketiminden kaçının</strong></p>
<p>Dengeli, tuzdan fakir ve sebze-meyve ağırlıklı bir beslenme düzeni böbrek taşı riskini azaltmada önemli rol oynar. Günlük tuz tüketiminin 5 gramı geçmemesi, hayvansal proteini abartmadan tüketmek, bitkisel protein kaynaklarına (baklagiller vb) yer vermek ve protein takviyelerini mutlaka bireysel ihtiyaçlar doğrultusunda uzman önerisiyle kullanmak gerekir. </p>
<p><strong>xxxxx Kutu Bilgisi xxxxxx</strong></p>
<p><strong>Tedavide kişiye özel yaklaşım çok önemli!</strong></p>
<p>Böbrek taşlarının içeriklerine göre farklılık gösterdiğini ve her taş tipi için önerilerin aynı olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Emre Tokuç şöyle konuşuyor: “Bu nedenle “herkese uyan tek bir diyet” yaklaşımı doğru değildir. Taş analizi yapılan hastalarda, taşın tipine göre kişiye özel beslenme ve korunma önerileri planlanmalıdır. Kulaktan dolma bilgiler yerine bireysel risk faktörlerine göre hareket edilmelidir. Daha önce böbrek taşı düşürmüş veya taş tedavisi görmüş kişilerde tekrar taş oluşma riski yüksektir. Bu hastaların düzenli aralıklarla üroloji kontrolüne gitmesi, gerekli tetkiklerin yapılması ve koruyucu önlemlerin gözden geçirilmesi önemlidir. Erken dönemde fark edilen taşlar, çoğu zaman daha basit yöntemlerle tedavi edilebilir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-bobrek-tasi-riski-artiyor-613680">Kış aylarında böbrek taşı riski artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den haşere ve vektörlere karşı kış mücadelesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-hasere-ve-vektorlere-karsi-kis-mucadelesi-611795</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 08:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[haşere]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[vektörlere]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611795</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların sağlığını korumak için kış aylarında da larva ve uçkunlara yönelik ilaçlama çalışmasını sürdürüyor. Bin 600 personel 202 araçtan oluşan mücadele ordusu kent merkezi ve tüm ilçelerde ilaçlama yapıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-hasere-ve-vektorlere-karsi-kis-mucadelesi-611795">Büyükşehir&#8217;den haşere ve vektörlere karşı kış mücadelesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların sağlığını korumak için kış aylarında da </span></span></span></p>
<p><span><span><span>larva ve uçkunlara yönelik ilaçlama çalışmasını sürdürüyor. Bin 600 personel 202 araçtan oluşan mücadele ordusu kent merkezi ve tüm ilçelerde ilaçlama yapıyor.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Büyükşehir Belediyesi, yaz aylarında halk sağlığını tehdit edebilecek sinek ve haşerelere karşı yıl boyu mücadele ediyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, vektörlerin kış aylarında barınma ve üreme alanları olarak kullandığı rögar, fosseptik ve kanalizasyon sistemlerini düzenli olarak ilaçlıyor. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>ÜREME ALANLARI İLAÇLANIYOR</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Sağlığı Daire Başkanlığı’na bağlı Çevre Sağlığı Şube Müdürlüğü ekipleri vatandaşların yaz aylarını konforlu geçirilebilmesi için yıl boyu sürdürdüğü vektörle mücadele çalışmalarına devam ediyor. 19 ilçe ve 913 mahallede görevlendirilen yaklaşık bin 600 personel ve 202 araçla, rögarlar, fosseptik çukurları, yağmur suyu kanalları, su biriken bodrum katları, yeni inşaatlar, yüzme havuzu ve metruk binalarda karasinek, sivrisinek, hamamböceği ve fare gibi canlıları insan sağlığını tehdit etmeyecek düzeyde ilaçlayarak kontrol altına alıyor.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>KIŞLIK MÜCADELEYLE YAZ AYLARINA ÖNLEM</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Büyükşehir Belediyesi Çevre Sağlığı Şube Müdürlüğünde görevli Veteriner Hekim Ela Kuzu,  </span></span></span></p>
<p><span><span><span>kış aylarında yapılan düzenli ilaçlamalar sayesinde sivrisinek ve karasineklerin üreme alanları kontrol altına alınarak, yaz aylarında oluşabilecek yoğun haşere artışının önüne geçilmesinin amaçlandığını söyledi. Kuzu, “Sivrisinek erginlerinin kışladığı yerler hedef alınarak, rögarlar, kapalı kanallar, fosseptik çukurları ve inşaat boşlukları gibi alanlarda uygulama yapılıyor. Gece kanal izleme aracı ile hamamböceklerinin özellikle kış aylarında uyku durumda iken ilaçlanması bu popülasyonun en aza indirgeme durumunu sağlamaktadır. Vatandaşlarımız da kullanılmayan otomobil lastikleri, saksılar ve çeşitli su tutabilecek materyalleri bahçelerinde tutmaması gerekiyor” diye konuştu. </span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-hasere-ve-vektorlere-karsi-kis-mucadelesi-611795">Büyükşehir&#8217;den haşere ve vektörlere karşı kış mücadelesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış Aylarında Vücudunuzu Zorlamadan Beslenmenin Yolları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-vucudunuzu-zorlamadan-beslenmenin-yollari-609298</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 11:23:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[bakliyatlar]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmenin]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[vücudunuzu]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>
		<category><![CDATA[zorlamadan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609298</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kışın beden çoğu zaman kalın kıyafetlerin arkasına saklansa da, yaz-kış fark etmeksizin aynı özeni hak ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-vucudunuzu-zorlamadan-beslenmenin-yollari-609298">Kış Aylarında Vücudunuzu Zorlamadan Beslenmenin Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soğuk günler, kısalan saatler ve yavaşlayan tempo; beslenme düzenini de doğrudan etkiliyor. Bu dönemde vücudun enerji ihtiyacı artarken, bağışıklık sistemi ve sindirim düzeni daha fazla desteğe ihtiyaç duyuyor. Tam da bu nedenle, kış aylarında mevsime uygun ve sürdürülebilir bir beslenme sağlayan baklagiller, her zamankinden daha önemli hale geliyor.</strong></p>
<p>Yeni yılın başlangıcıyla birlikte beslenme düzenini gözden geçirmek isteyen pek çok kişi için ocak ayı güçlü bir motivasyon sunuyor. Duru Gıda Beslenme Danışmanı Diyetisyen Emine Uluçay’a göre, kış mevsiminin ortasında yer alan bu dönemde hızlı ve katı değişiklikler yerine, bedeni zorlamayan ve doğal ritmini destekleyen tercihler ön plana çıkmalı. Uluçay, “Kış aylarında amaç, bedeni zorlamak değil; bağışıklığı güçlendiren, sindirimi destekleyen ve ruh halini dengeleyen bir düzen kurmak olmalı” diyerek beslenmeye daha bütüncül bir yerden bakılması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p>Bu noktada kış beslenmesinin en güçlü yardımcılarından biri ise kuru baklagiller oluyor. Uluçay, bakliyatların yalnızca doyurucu değil, aynı zamanda bağışıklık ve sindirim sistemi için önemli bir destek olduğuna dikkat çekiyor:  “Bakliyatlar; protein, çinko, demir ve B vitaminleri açısından oldukça zengindir. Bu besin öğeleri, bağışıklık sistemi hücrelerinin sağlıklı çalışmasına katkı sağlar ve hastalıklara karşı direnci artırmaya yardımcı olur.”</p>
<p>Soğuk havayla birlikte hareketin ve sıvı tüketiminin azalması sindirim sistemini yavaşlatabiliyor. Bakliyatların yüksek lif içeriği ise bu noktada önemli bir avantaj sunuyor. Uluçay, “Yüksek lif içerikleri sayesinde bakliyatlar sindirimi düzenlemeye ve kabızlığı önlemeye yardımcı olur. Aynı zamanda bağırsak mikrobiyotasını destekler. Sağlıklı bir bağırsak, güçlü bir bağışıklık sistemi demektir” diyor.</p>
<p>Kış sofralarında çorbalardan salatalara, zeytinyağlılardan ana yemeklere kadar pek çok farklı şekilde yer bulabilen bakliyatlar, mevsim sebzeleriyle birlikte tüketildiğinde besleyici ve dengeli öğünler oluşturmayı kolaylaştırıyor. Lahana, brokoli, karnabahar, pırasa ve ıspanak gibi kış sebzeleri; bakliyatlarla birleştiğinde hem doyurucu hem de bedeni yormayan tabaklar ortaya çıkıyor. Kivi, mandalina ve portakal gibi C vitamini ve antioksidan açısından zengin meyveler ise bu dengeyi destekliyor.</p>
<p>Uluçay, ana öğünlerin yapısında protein dengesine dikkat edilmesi gerektiğini de hatırlatıyor: “Her ana öğünde bir protein kaynağı bulunması, tokluk süresini uzatır ve gün içindeki enerji dalgalanmalarını azaltır.” Bu noktada bakliyatlar, bitkisel protein kaynağı olarak kış aylarında önemli bir rol üstleniyor.</p>
<p>Karbonhidrat tercihlerinde ise rafine seçenekler yerine bulgur, kinoa, karabuğday ve tam buğday ekmek gibi kompleks kaynaklara yönelmek; sindirim sistemini ve bağırsak sağlığını destekleyerek genel iyilik haline katkı sağlıyor.</p>
<p>Kış aylarında çoğu zaman fark edilmeden ihmal edilen bir diğer konu ise sıvı tüketimi. Susuzluk hissi azalsa da vücudun su ihtiyacı devam ediyor. Gün içinde suya ek olarak bitki çaylarını rutine dahil etmek, sıvı dengesini korumaya yardımcı oluyor.</p>
<p>Tatlılar ve hamur işleri ise özellikle bu mevsimde daha cazip hale geliyor. Uluçay, bu noktada yasaklamaktan ziyade dengeye odaklanılması gerektiğini belirtiyor: “Şekerli ve aşırı yağlı yiyecekler sık tüketildiğinde enerji düşüklüğüne ve ruh halinde dalgalanmalara yol açabilir. Tüketilecekse porsiyonun küçük tutulması, vücutla daha barışık bir ilişki kurmayı sağlar.”</p>
<p>Kış aylarında bedeni desteklemek aslında zor değil. Mevsime uygun sebzeler, yeterli sıvı tüketimi ve sofrada bakliyatlara daha fazla yer açmak; hem bağışıklık sistemini güçlendirmek hem de kışın yavaş ritmine uyum sağlamak için en doğal ve etkili adımlardan biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-vucudunuzu-zorlamadan-beslenmenin-yollari-609298">Kış Aylarında Vücudunuzu Zorlamadan Beslenmenin Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Kış aylarında bağışıklık için bağırsak dostu beslenin&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-bagisiklik-icin-bagirsak-dostu-beslenin-608784</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 07:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[beslenin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[dostu]]></category>
		<category><![CDATA[Kenger]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608784</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Emre Batuhan Kenger, kış mevsiminde bağışıklık sistemini güçlendirmeye yönelik beslenme önerileri paylaştı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-bagisiklik-icin-bagirsak-dostu-beslenin-608784">&#8216;Kış aylarında bağışıklık için bağırsak dostu beslenin&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Emre Batuhan Kenger, kış mevsiminde bağışıklık sistemini güçlendirmeye yönelik beslenme önerileri paylaştı. Kış aylarında artan soğuk algınlığı, grip ve solunum yolu enfeksiyonlarından korunmada doğru beslenmenin önemli bir rol oynadığını belirten Kenger, pahalı takviyeler yerine dengeli ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarının bağışıklığı desteklediğine dikkat çekti. </p>
<p>Soğuk hava, kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması ve güneş ışığından yeterince faydalanılamamasının bağışıklık sistemini zorlayan başlıca etkenler arasında yer aldığını belirten Kenger, “Bu dönemde güçlü bir bağışıklık için en kritik unsurlardan biri bağırsak sağlığı. Araştırmalar, bağışıklık sisteminin yaklaşık yüzde 70’inin bağırsaklarda bulunduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, sağlıklı bir bağırsak florasının enfeksiyonlara karşı koruyucu bir kalkan işlevi gördüğünü gösteriyor. Bu nedenle yoğurt, kefir ve ev yapımı turşu gibi fermente gıdalarla; tam tahıllar, sebzeler ve baklagillerden zengin bir beslenme düzeni bağışıklığın temelini oluşturuyor” dedi.</p>
<p><strong>Renkli beslenme, güçlü bağışıklık </strong></p>
<p>Sebze ve meyve tüketiminde çeşitliliğin bağışıklık sistemi için güçlü bir destek sunduğunu belirten Kenger, “Günde en az beş porsiyon farklı renkte sebze ve meyve tüketmek, vücudun savunma kapasitesini önemli ölçüde artırır. Bu besinler yalnızca vitamin ve mineraller açısından değil, aynı zamanda antioksidan içerikleriyle de öne çıkar. Antioksidanlar, vücudu serbest radikallere karşı koruyarak hücre yenilenmesini destekler. Narenciye, yeşil yapraklı sebzeler, turuncu ve kırmızı renkli sebzeler ile sarımsak ve soğan, kış aylarında sofralarda mutlaka yer alması gereken besinler arasında bulunuyor” dedi.</p>
<p>Kış sofralarının vazgeçilmezi olan çorbaların da bağışıklık dostu olduğunu söyleyen Kenger, mercimek, tarhana ve sebze çorbalarının hem sıvı hem de besin alımını artırdığını; zencefil, zerdeçal ve karabiber gibi baharatların ise anti-inflamatuar özellikleriyle bağışıklığı desteklediğini ifade etti.</p>
<p><strong>‘Su tüketimi kış aylarında ihmal ediliyor’</strong></p>
<p>Su tüketiminin kış aylarında sıklıkla ihmal edildiğine dikkat çeken Kenger, “Vücudun bağışıklık hücreleri ve toksin atılımı için suya ihtiyacı vardır. Günde en az 6–8 bardak su içmek, metabolizmanın ve sindirimin düzenli çalışmasını sağlar” dedi.</p>
<p>Kış aylarında sık görülen D vitamini eksikliğinin de bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirten Kenger, güneş ışığından yeterince yararlanılamayan bu dönemde D vitamini düzeylerinin kontrol edilmesi ve gerekli durumlarda hekim önerisiyle takviye alınmasının önemini vurguluyor.</p>
<p>Kenger, bağışıklığı güçlendirmenin tek bir besinle mümkün olmadığını; dengeli beslenme, sağlıklı bir bağırsak florası, yeterli uyku, stres yönetimi ve düzenli hareketin birlikte ele alınması gerektiğini belirterek kış aylarında bütüncül bir yaşam tarzının öneminin altını çizdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-bagisiklik-icin-bagirsak-dostu-beslenin-608784">&#8216;Kış aylarında bağışıklık için bağırsak dostu beslenin&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ürkmez Sosyal Tesisi &#8220;Dört Mevsim&#8221; hizmet vermeye devam ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/urkmez-sosyal-tesisi-dort-mevsim-hizmet-vermeye-devam-ediyor-607393</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 17:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[anlayış]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[dört]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Tesisi]]></category>
		<category><![CDATA[tesisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ürkmez]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaş]]></category>
		<category><![CDATA[vermeye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607393</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi tarafından Ürkmez Bengiler Mahallesi’nde denize sıfır konumda hayata geçirilen Ürkmez Sosyal Tesisi, yalnızca yaz aylarında değil, yılın dört mevsiminde vatandaşlara hizmet sunmayı sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/urkmez-sosyal-tesisi-dort-mevsim-hizmet-vermeye-devam-ediyor-607393">Ürkmez Sosyal Tesisi &#8220;Dört Mevsim&#8221; hizmet vermeye devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi tarafından Ürkmez Bengiler Mahallesi’nde denize sıfır konumda hayata geçirilen Ürkmez Sosyal Tesisi, yalnızca yaz aylarında değil, yılın dört mevsiminde vatandaşlara hizmet sunmayı sürdürüyor. Sosyal belediyecilik anlayışıyla planlanan tesis, kış aylarında da kapalı ve klimalı alanlarıyla konforlu bir buluşma noktası olmaya devam ediyor.</p>
<p>Yazın Sahil Keyfi, Kışın Sıcak ve Konforlu Ortam</p>
<p>Ürkmez Sosyal Tesisi, yaz aylarında denizle iç içe sunduğu imkanların yanı sıra, kış mevsiminde de kapalı ve iklimlendirilmiş alanları sayesinde hizmet vermeyi sürdürüyor. Soğuk ve yağışlı günlerde dahi vatandaşların güvenle ve rahatlıkla vakit geçirebileceği şekilde tasarlanan tesis, her mevsim kullanılabilir yapısıyla öne çıkıyor.</p>
<p>Dört Mevsim Sosyal Yaşam İçin Planlandı</p>
<p>Seferihisar Belediyesi, sosyal tesisleri yalnızca yazlık işletmeler olarak değil, yılın her döneminde sosyal yaşamı destekleyen alanlar olarak hayata geçiriyor. Bu anlayış doğrultusunda Ürkmez Sosyal Tesisi; kafe ve restoran bölümleri, kapalı oturma alanları ve ortak kullanım alanlarıyla kış aylarında da aktif şekilde hizmet sunuyor.</p>
<p>Aileler, Çocuklar ve Her Yaştan Vatandaş İçin Ortak Alan</p>
<p>Ürkmez Sosyal Tesisi, sadece bir yeme-içme alanı olmanın ötesinde; ailelerin bir araya geldiği, çocukların güvenle vakit geçirdiği, komşuların buluştuğu bir yaşam alanı olarak hizmet veriyor. Kış aylarında da kadınların bir araya gelebildiği, çocukların etkinlik yapabildiği ve vatandaşların sosyalleşebildiği bir merkez olma özelliğini koruyor.</p>
<p>Uygun Fiyatlı ve Erişilebilir Hizmet Anlayışı</p>
<p>Seferihisar Belediyesi, ekonomik koşulları gözeterek sosyal tesislerde uygun fiyatlı ve kaliteli hizmet sunmayı temel ilke olarak benimsiyor. Ürkmez Sosyal Tesisi de bu anlayışla, dört mevsim herkesin erişebileceği bir sosyal alan olarak işletiliyor.</p>
<p>Ürkmez Sosyal Tesisi Dört Mevsim Yanınızda</p>
<p>Yaz aylarında sahil keyfi, kış aylarında ise kapalı ve klimalı konforlu alanlarıyla hizmet veren Ürkmez Sosyal Tesisi, Seferihisar Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışının somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Tesis, yıl boyunca Ürkmez’de yaşayan vatandaşlara ve bölgeyi ziyaret eden misafirlere hizmet vermeye devam edecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/urkmez-sosyal-tesisi-dort-mevsim-hizmet-vermeye-devam-ediyor-607393">Ürkmez Sosyal Tesisi &#8220;Dört Mevsim&#8221; hizmet vermeye devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cilde Kış Koruması Sağlayan 9 Altın Önlem!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cilde-kis-korumasi-saglayan-9-altin-onlem-607172</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 08:39:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[cilde]]></category>
		<category><![CDATA[cildi]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Egzama]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[koruması]]></category>
		<category><![CDATA[Kuruluk]]></category>
		<category><![CDATA[Nem]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[sağlayan]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607172</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış aylarıyla birlikte cilt, her zamankinden daha fazla desteğe ihtiyaç duyuyor. Soğuk hava, rüzgar ve kapalı alanlarda yoğun kullanılan ısıtma sistemleri cildin nem dengesini bozuyor, koruyucu bariyerini zayıflatıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cilde-kis-korumasi-saglayan-9-altin-onlem-607172">Cilde Kış Koruması Sağlayan 9 Altın Önlem!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış aylarıyla birlikte cilt, her zamankinden daha fazla desteğe ihtiyaç duyuyor. Soğuk hava, rüzgar ve kapalı alanlarda yoğun kullanılan ısıtma sistemleri cildin nem dengesini bozuyor, koruyucu bariyerini zayıflatıyor. Bu süreçte ortaya çıkan kuruluk, gerginlik ve hassasiyet çoğu zaman geçici bir mevsim etkisi olarak görülüyor. Oysa kış mevsimi, cilt sağlığının en fazla özen gerektirdiği zaman dilimlerinden biri olarak gösteriliyor, doğru bakım alışkanlıkları ise bu dönemde cildi korumanın en etkili yolunu oluşturuyor. Memorial Göztepe Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Sümeyre Ertekin, kış aylarında cilt sağlığını korumanın yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Kış mevsimi cilt için neden zorlayıcı?</strong></p>
<p>Kış ayları, cildin doğal dengesinin en kolay bozulduğu dönemlerin başında gelir. Hava sıcaklığının düşmesiyle birlikte dış ortamın nem oranı azalır; iç mekanlarda kullanılan kalorifer ve ısıtma sistemleri ise havayı daha da kurutur. Bu durum cilt yüzeyinden su kaybını artırarak cildin savunma mekanizmalarını zayıflatır. Sonuç olarak kuruluk, gerginlik, kızarıklık ve kaşıntı gibi şikâyetler sık görülmeye başlar.</p>
<p><strong>Nem kaybı ve cilt bariyerinin zayıflaması</strong></p>
<p>Soğuk havanın daha az nem tutması, transepidermal su kaybının (TEWL) belirgin biçimde artmasına neden olur. Artan su kaybı ile birlikte cildi dış etkenlere karşı koruyan doğal lipid bariyer incelir. Bariyer bütünlüğünün bozulması, cildi hem tahrişe hem de çevresel faktörlere karşı daha savunmasız hale getirir.</p>
<p><strong>Kış aylarında en sık görülen cilt sorunları</strong></p>
<p>Kış mevsiminde dermatoloji polikliniklerine başvuruların büyük bir kısmını cilt kuruluğu ve buna bağlı gelişen kuruluk egzaması oluşturur. Atopik dermatit alevlenmeleri, sedef hastalığı atakları, dudaklarda kuruluk ve çatlamalar ile dudak kenarında görülen egzama ve mantar enfeksiyonları bu dönemde sık karşılaşılan sorunlardır. Özellikle sık el yıkamaya bağlı gelişen irritan kontakt dermatit (el egzaması), kış aylarında en yaygın şikâyetler arasındadır.</p>
<p><strong>Kimler daha fazla etkilenir?</strong></p>
<p>Atopik dermatit yani, egzama öyküsü olanlar, bebekler, küçük çocuklar ve ileri yaş grubu bireyler kış aylarında cilt sorunlarını daha yoğun yaşayabilir. Bunun yanı sıra sık el yıkamak zorunda kalan sağlık çalışanları, hizmet sektörü çalışanları ve dış mekanda çalışan kişiler de artan kuruluk ve tahriş açısından risk altındadır.</p>
<p><strong>Cilt ihmal edildiğinde ne olur?</strong></p>
<p>Cilt kuruluğu ve egzama belirtileri çoğu zaman basit önlemlerle kontrol altına alınabilir. Ancak ihmal edildiğinde kaşıntıya bağlı uyku bozukluklarına, yaşam kalitesinde belirgin düşüşe ve ikincil enfeksiyonların gelişmesine zemin hazırlayabilir. Bu nedenle kış aylarında cilt bakımına bilinçli ve düzenli bir şekilde yaklaşmak büyük önem taşır.</p>
<p><strong>Kış aylarında cilt sağlığı için 9 öneri</strong></p>
<ol>
<li>Duş ve banyolarda çok sıcak su yerine ılık su tercih edin, süreyi 5-10 dakika ile sınırlayın.</li>
<li>Sert lif, kese ile cildi ovalamaktan kaçının.</li>
<li>Parfümsüz, boyasız ve cilt pH’ına uygun nazik temizleyiciler kullanın.</li>
<li>Duş sonrası cildi havluyla ovalamadan, hafif nemli kalacak şekilde tamponlama hareketiyle kurulayın.</li>
<li>Duştan hemen sonra, ilk 3 dakika içinde cilt tipine göre su ya da yağ bazlı bir nemlendiriciyi tüm vücuda uygulayın.</li>
<li>Giyinmeden önce nemlendiricinin cilt tarafından emilmesi için birkaç dakika bekleyin.</li>
<li>Soğuk havalarda dışarı çıkarken mutlaka eldiven kullanarak ellerinizi koruyun.</li>
<li>Yün ve naylon gibi tahriş edici kumaşlar yerine pamuklu ve yumuşak dokulu giysiler tercih edin.</li>
<li>Şiddetli kuruluk veya egzaması olan kişilerde iç ortam nemini yüzde 30-60 arasında tutmak cildi rahatlatır.</li>
</ol>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cilde-kis-korumasi-saglayan-9-altin-onlem-607172">Cilde Kış Koruması Sağlayan 9 Altın Önlem!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış Aylarında Gripten Korunmanın 6 Etkili Yolu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-gripten-korunmanin-6-etkili-yolu-606618</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 08:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[demir]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[gripten]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[korunmanın]]></category>
		<category><![CDATA[protein]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606618</guid>

					<description><![CDATA[<p>Soğuk havaların etkisini artırdığı, kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirdiğimiz kış aylarında grip, nezle ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonları daha sık görülüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-gripten-korunmanin-6-etkili-yolu-606618">Kış Aylarında Gripten Korunmanın 6 Etkili Yolu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Soğuk havaların etkisini artırdığı, kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirdiğimiz kış aylarında grip, nezle ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonları daha sık görülüyor. Gripten korunmak ya da hastalığı daha hafif atlatmak için bağışıklık sistemimizi güçlendirmemiz gerekiyor. Doğru beslenerek vücudun savunma mekanizmalarını güçlendirmek bu hastalıklara karşı doğal bir kalkan oluşturabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Sinem Türkmen, bağışıklık sistemini güçlendiren beslenme yöntemleri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Protein, vitamin ve antioksidan içeren besinleri tercih edin</strong></p>
<p>Bağışıklık sistemi; virüs, bakteri ve diğer zararlı mikroorganizmalara karşı vücudu koruyan karmaşık bir savunma ağıdır. Bu sistemin hücreleri; vitaminlere, minerallere, proteine ve antioksidanlara ihtiyaç duyar. Yetersiz ve dengesiz beslenme, bağışıklık hücrelerinin sayısını ve etkinliğini azaltarak grip gibi enfeksiyonlara yakalanma riskini artırır. Grip ve nezle gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için bu yöntemler; </p>
<ol>
<li><strong>Savunmanın Temel Taşı Protein:</strong> Bağışıklık hücrelerinin yapımı için yeterli protein alımı şarttır. Yumurta, yoğurt, kefir, balık, tavuk, hindi, kırmızı et, kuru baklagiller; grip savar beslenmenin olmazsa olmazlarıdır. Özellikle iştahsızlığın arttığı hastalık dönemlerinde, çorbalara eklenen et, tavuk veya bakliyatlar protein alımını destekler. </li>
<li><strong>En Bilinen Bağışıklık Destekçisi C Vitamini:</strong> C vitamini, bağışıklık hücrelerinin aktivitesini artırır ve enfeksiyon süresinin kısalmasına yardımcı olabilir. Portakal, mandalina, limon, kivi, kuşburnu, kırmızı biber, brokoli ve maydanoz en zengin kaynaklardır. C vitamini kaybı olmaması için bu gıdalar çiğ olarak tüketilmelidir. Ancak unutulmamalıdır ki C vitamini tek başına mucize değildir; düzenli ve yeterli alımı önemlidir.</li>
<li><strong>Solunum Yollarının Koruyucusu A Vitamini ve Beta Karoten:</strong> A vitamini, burun ve boğaz mukozasının bütünlüğünü koruyarak virüslerin vücuda girişini zorlaştırır. Havuç, balkabağı, ıspanak, roka, yumurta sarısı ve süt ürünleri bu açıdan değerlidir. </li>
<li><strong>Bağışıklık Hücrelerinin Gizli Kahramanları Çinko ve Demir:</strong> Çinko eksikliği, enfeksiyonlara yatkınlığı artırır. Kırmızı et, kabak çekirdeği, tam tahıllar ve baklagiller iyi çinko kaynaklarıdır. Demir ise oksijen taşınmasını sağlayarak bağışıklık hücrelerinin etkin çalışmasına katkıda bulunur. Kırmızı et, ciğer, mercimek, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler demir kaynağıdır. Demir kaynağı gıdaların emilimini artırmak için C vitamini kaynağı olan besinlerle birlikte tüketilmelidir. Bitkisel demir kaynağı içeren gıdalarla birlikte süt ürünü tüketilmemelidir. Örneğin ıspanak yemeği ile yoğurt birlikte tüketildiğinde ıspanaktaki demirin emilimi azalmaktadır. </li>
<li><strong>Bağırsak Sağlığı Güçlü Bağışıklık Sistemi Demektir Probiyotikler: </strong>Bağışıklık hücrelerinin yaklaşık büyük bir kısmı bağırsaklarda bulunur. Yoğurt, kefir, ev yapımı turşu ve fermente gıdalar; bağırsak florasını destekleyerek vücudun hastalıklara karşı direncini artırır. Şeker, işlenmiş ve katkı maddesi içeren gıdalar ise bağırsak sağlığını olumsuz etkilediği için bağışıklığı zayıflatabilmektedir. </li>
<li><strong>Bağışıklığın Sessiz Destekçileri Antioksidanlar:</strong> Grip ve benzeri enfeksiyonlar sırasında vücutta oksidatif stres artar. Antioksidanlar, hücrelere zarar veren serbest radikalleri etkisiz hale getirerek bağışıklık sisteminin daha güçlü ve dengeli çalışmasına yardımcı olur. Renkli sebze ve meyveler antioksidanlardan zengindir. Özellikle nar, yaban mersini, üzüm, portakal, kivi, havuç, balkabağı ve koyu yeşil yapraklı sebzeler; bağışıklık hücrelerini destekleyen önemli bileşenler içerir. Yeşil çay, zerdeçal ve zencefil gibi besinler ise antiinflamatuar etkileriyle hastalık sürecinin daha hafif geçirilmesine katkı sağlar. Antioksidanlar en etkili şekilde doğal besinler yoluyla alınır. Bilinçsiz kullanılan takviyeler yerine, çeşitli ve dengeli bir beslenme modeli bağışıklık sistemi için en güvenilir yaklaşımdır.</li>
</ol>
<p><strong>Grip ve nezleyi daha hafif atlatmak için bol sıvı tüketin</strong></p>
<p>Yeterli sıvı alımı; boğazın nemli kalmasını sağlar, toksinlerin atılmasına yardımcı olur ve ateşle artan sıvı kaybını telafi eder. Suya ek olarak ıhlamur, adaçayı, ekinezya, zencefil-limon gibi bitki çayları tercih edilebilir. Ancak bitki çaylarının da aşırı tüketilmemesi gerektiği ve bazı ilaçlarla etkileşime girdiği unutulmamalıdır, bu nedenle kronik hastalığı olan kişiler tüketmeden önce mutlaka hekimine danışmalıdır. Grip döneminde aşırı şeker tüketimi bağışıklık hücrelerinin etkinliğini azaltabilir. Paketli gıdalar, şekerli içecekler ve aşırı rafine karbonhidratlar yerine; doğal, ev yapımı ve besleyici öğünler tercih edilmelidir. Alkol tüketimi de bağışıklık sistemini baskılayıcı etki gösterebilir.</p>
<p><strong>Bağışıklık dostu çorba </strong></p>
<p>Gripten korunmak yalnızca birkaç günlük bir çaba değil; bütüncül bir yaşam tarzının sonucudur. Düzenli ve dengeli beslenme, yeterli uyku, stres yönetimi ve fiziksel aktivite bir araya geldiğinde bağışıklık sistemi en güçlü haline ulaşır. Unutmayın, mutfakta atılan küçük ama doğru adımlar, kış aylarını daha sağlıklı ve enerjik geçirmenin anahtarıdır.</p>
<p>Soğuk kış günlerinde bağışıklık sistemini desteklemenin en pratik yollarından biri, besin değeri yüksek ve sindirimi kolay çorbalardır. Aşağıdaki tarif; protein, antioksidan, vitamin ve mineralleri bir araya getirerek grip döneminde vücudu desteklemeyi amaçlar. Bu çorba; iştahsızlık, boğaz hassasiyeti ve halsizlik gibi grip belirtilerinin görüldüğü dönemlerde, ana öğün yerine veya destekleyici bir öğün olarak rahatlıkla tüketilebilir.</p>
<p>Malzemeler (4 porsiyon):</p>
<ul>
<li>1 adet orta boy soğan</li>
<li>1 diş sarımsak</li>
<li>1 adet havuç</li>
<li>1 küçük kâse kırmızı mercimek</li>
<li>1 yemek kaşığı zeytinyağı</li>
<li>1 çay kaşığı zerdeçal</li>
<li>1 çay kaşığı rendelenmiş taze zencefil</li>
<li>5–6 su bardağı sıcak su veya ev yapımı tavuk suyu</li>
<li>Tuz, karabiber</li>
<li>Servis için birkaç damla limon suyu</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<p>Zeytinyağını tencereye alın, doğranmış soğan ve sarımsağı hafifçe kavurun. Küp doğranmış havucu ve yıkanmış kırmızı mercimeği ekleyin. Zerdeçal ve zencefili ilave ederek kısa süre karıştırın. Üzerine sıcak su veya tavuk suyunu ekleyip mercimekler yumuşayana kadar pişirin. Piştikten sonra çorbayı blenderdan geçirin, tuz ve karabiber ekleyin. Servis ederken birkaç damla limon suyu ilave edin.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-gripten-korunmanin-6-etkili-yolu-606618">Kış Aylarında Gripten Korunmanın 6 Etkili Yolu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış aylarında kilo almak kolaylaşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kilo-almak-kolaylasiyor-606025</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 09:05:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kaşığı]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[oldukça]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yeterli]]></category>
		<category><![CDATA[yiğit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606025</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, kış aylarında kilo kontrolü ve bağışıklığı korumak için yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kilo-almak-kolaylasiyor-606025">Kış aylarında kilo almak kolaylaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, kış aylarında kilo kontrolü ve bağışıklığı korumak için yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Soğuk mevsimde vücut fizyolojik olarak yağ depolamaya daha müsait! </strong></p>
<p>Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte vücudun ısı dengesini sağlamak için daha fazla enerji alma eğiliminde olduğunu dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Soğuk mevsimde vücut fizyolojik olarak yağ depolamaya daha müsait hale gelebiliyor.” dedi.</p>
<p>Vücudun ısısını koruyabilmek için enerjiyi en kolay şekilde elde etmek istediğini aktaran Yiğit, “Karbonhidratlı, yağlı besinlere yönelim ve iştah artışının nedeni bu durumla bağlantılı. Bu yönelimler sonucunda eğer yeterli kontrol sağlanmazsa istenmeyen kilo artışları görülebilir. Vücut yağ oranının erkeklerde yüzde 25’ten kadınlarda yüzde 30’dan fazla olması vücut işlevleri açısından olumsuz kabul edilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İlk adım yeterli su tüketimi! </strong></p>
<p>Kış aylarında vücut ısısını dengelemek, yağ oranını dengede tutmak ve sağlıklı kalmak için neler yapılabileceğine değinen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, ilk adımın yeterli su tüketimi olduğunu vurguladı ve şöyle devam etti:</p>
<p>“Vücut ısısını sağlamak için en temel yaşamsal ögemiz olan suyun yeterli miktarda tüketilmesi önemli. Suyu sadece çay, kahve gibi sıcak içeceklerden almak vücut için yeterli değil. Günlük mutlaka 1,5-2 litre su, sade olarak tercih edilmeli. Su içmenin iştah kontrolünü sağlamak için de oldukça önemli fizyolojik etkisi olduğu unutulmamalı. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan bireyler kış aylarında fiziksel olarak daha da kısıtlı olur. Günlük en az 30 dk hafif tempolu bir yürüyüş özellikle kış aylarında sizi hastalıklardan koruyacak ve daha az gün ışığı görmeye bağlı olarak ortaya çıkan depresyona meyilli ruh halinize iyi gelecektir. Eğer yürüyüş yapmak için uygun bir alanınız yok ise, evde adım hareketleri tercih edilebilir.”</p>
<p><strong>Kış aylarında kilo kontrolü ve sağlık için yeterli ve dengeli beslenme kuralları geçerli! </strong></p>
<p>Yeterli vitamin ve mineral almak için günlük en az 3 porsiyon meyve tüketilmesi ve tuzsuz çiğ kuruyemişlere beslenmede yer verilmesi gerektiğine dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit “Ancak bu besinleri akşam yemeği sonrası değil, gün içinde tercih etmek oldukça önemli. Yoğurt, kefir, tarhana, şalgam suyu tüketerek bağırsak sağlığınızı destekleyebilirsiniz.” dedi.</p>
<p>Kilo kontrolü ve bağışıklık için iyi çalışan bir sindirim sisteminin önemine işaret eden Yiğit, “Ayrıca fındık, ceviz badem gibi kuruyemişler, patlamış mısırlar, tuzlu bisküviler gibi yiyecekler tüketilirken kendimizi sınırlamak oldukça zorlaşır. Bu nedenle özellikle bu yiyecekler tüketilecekse, mutlaka küçük tabaklara konulmalıdır ki ne kadar yediğiniz fark edilsin, porsiyon kontrolü sağlansın. Görüldüğü üzere kış aylarında kilo kontrolü ve sağlık için de yeterli ve dengeli beslenme kuralları geçerli. İçeriği net olarak bilinmeyen yağ yakıcı olarak adlandırılan çaylara, kahvelere ihtiyaç yok.” önerisinde bulundu.</p>
<p><strong>Soğuk havalarda bağışıklığı güçlü tutmak daha da önemli! </strong></p>
<p>Hava sıcaklıklarının düşmesinin ayrıca bakteri ve virüs kaynaklı hava yolu ile bulaşan gribal enfeksiyonlara, hastalıklara yakalanma sıklığını artırdığını da hatırlatan Yiğit, bu nedenle bağışıklık sistemini güçlü tutmanın daha da önem kazandığını vurguladı.</p>
<p>Yeterli beslenmenin, beslenirken dengeli olmanın, güçlü bir bağışıklık sistemi için oldukça önemli olduğunun altını çizen Yiğit, şunları söyledi:</p>
<p>“C ve E vitaminleri, çinko, demir bağışıklığı en çok destekleyen vitamin ve mineraller arasındadır. Günlük beslenmenizde işlenmemiş kırmızı et, hindi eti, balık, yeterli sebze ve meyve tüketerek bu besin ögelerini vücudunuza almış olursunuz. Kefir, ev yoğurdu, tarhana, şalgam suyu, boza gibi probiyotik besinler de güçlü bir bağışıklık için elzemdir.”</p>
<p><strong>Vitaminler besinlerden alındığında daha yüksek biyoyararlanım sağlıyor! </strong></p>
<p>Son yıllarda kış aylarında multivitaminlere yönelimin oldukça yüksek düzeyde olduğunu kaydeden Yiğit, “Vitaminler doğal olarak besinlerden alındığında, birbirleriyle olan sinerjik etkileri nedeniyle biyoyararlanımları daha yüksek olur.” dedi.</p>
<p>Eğer düzenli beslenilemiyor; günlük 2-3 porsiyon meyve, en az 2 porsiyon sebze yemeği/yeşillik yenilemiyorsa, bu noktada multivitamin desteklerinin  tercih edilebileceğini aktaran Yiğit, “Ancak bu destekleri alırken bakanlık onayına mutlaka bakılmalı ve içerikleri incelenmeli. Öte yandan şekerli-tuzlu beslenme alışkanlığınız ve hareketsiz bir yaşantınız var ise, sadece multivitamin kullanarak bağışıklığınızı güçlendirmek oldukça zordur. Çünkü düzenli olarak vücuda alınan, şeker/hazır işlenmiş gıdalar vücutta hücresel stresi arttırarak bağışıklığın zayıflamasına sebep olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Şeker ihtiyacını azaltırken bağışıklığınızı destekleyebilirsiniz! </strong></p>
<p>Bağışıklığın güçlendirilmesi için antioksidan zengini bitkisel ürünlere de beslenmede yer açılması gerektiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, kış aylarında hem şeker ihtiyacını azaltacak, hem de bağışıklığı güçlendirecek ‘Altın Süt’ tarifini paylaşarak sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Altın süt için malzemelerimiz şöyle; 1 su bardağı yarım yağlı süt, 1 tatlı kaşığı toz zerdeçal, 1 tatlı kaşığı zencefil, yarım çay kaşığı karabiber, 1 çay kaşığı tarçın, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı veya Hindistan cevizi yağı ve isteğe göre karanfil ve bal da kullanabilirsiniz.</p>
<p>1 bardak sütü ısıtmak için cezveye koyun. Ilıklaşmaya başladıktan sonra 1 çay kaşığı toz zerdeçal, kaynadıktan sonra karabiber ve tarçını ilave edin. En son 1 tatlı kaşığı sızma zeytinyağı veya Hindistan cevizi yağı ilave edip, karıştırarak tüketebilirsiniz.</p>
<p>Eğer düzenli olarak kullandığınız bir ilaç varsa, tüketmeden önce doktorunuza ve diyetisyeninize danışmanızda fayda var.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kilo-almak-kolaylasiyor-606025">Kış aylarında kilo almak kolaylaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış aylarında diş hassasiyetiniz artıyorsa dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-dis-hassasiyetiniz-artiyorsa-dikkat-604908</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 13:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyorsa]]></category>
		<category><![CDATA[aşınma]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Fırçalama]]></category>
		<category><![CDATA[hassasiyet]]></category>
		<category><![CDATA[hassasiyetiniz]]></category>
		<category><![CDATA[havalarda]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[problem]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[Tabakasını]]></category>
		<category><![CDATA[yavuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604908</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, kış aylarında soğuk havaya bağlı diş hassasiyetinin nedenleri, tedavi yolları ve doğru ağız bakımının önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-dis-hassasiyetiniz-artiyorsa-dikkat-604908">Kış aylarında diş hassasiyetiniz artıyorsa dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, kış aylarında soğuk havaya bağlı diş hassasiyetinin nedenleri, tedavi yolları ve doğru ağız bakımının önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Soğuk havalarda artan hassasiyetin nedeni çürük, dişeti sorunları, aşınma ve diş sıkma olabilir!</strong></p>
<p>Kış aylarının gelmesi ile birlikte soğuk havaların çeşitli sebeplerle dişlerde hassasiyet oluşmasına neden olabileceğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, “Bu sebepler arasında diş çürükleri, diş eti çekilmeleri, dişeti hastalıkları, dişlerde aşınma ve diş sıkma problemleri sayılabilir.” dedi.</p>
<p>Dişin mine tabakasının aşınması durumunda altında bulunan dentin tabakasının açığa çıktığını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Yavuz, “Dentin tabakasının içerisinde bulunan dentin tübülleri sinirsel iletim sağlar ve soğuk-sıcak hava veya içecekler ile teması durumunda hassasiyet oluşumuna neden olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Şikayeti azaltmak için sorunun kaynağı belirlenmeli!</strong></p>
<p>Soğuk havalarda oluşan ağrı şikayetini azaltmak için sorunun kaynağının belirlenmesinin önemli olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, şunları söyledi:</p>
<p>“Diş çürüklerine bağlı hassasiyet durumunda çürüklerin restore edilmesi; dişeti hastalığına bağlı hassasiyet probleminde gerekli dişeti tedavilerinin yapılması gerekir. Diş eti çekilmesine bağlı açıkta olan kök yüzeylerinde meydana gelen hassasiyet problemini gidermek için de kök yüzeyi kapatma operasyonları yapılabilir.</p>
<p>Diş sıkmaya bağlı oluşan hassasiyette öncelikle diş sıkma probleminin tedavisine yönelik gece plağı veya botox uygulamaları, sonrasında diş aşınması olan bölgeler için restorasyonlar yapılabilir. Hatalı diş fırçalamaya bağlı oluşan aşınma ve dişeti çekilmelerinde ise öncelikle diş fırçalama tekniğinin düzeltilmesi, sonrasında aşınma bölgelerinin restorasyonu gerekir. Aynı zamanda hastaya hassasiyet giderici diş macunları, gargaralar önerilebilir ya da hassasiyet giderici ajanlar uzman hekimler tarafından açıkta bulunan dentin yüzeylerine uygulanabilir.”</p>
<p><strong>Soğuk havalarda görülen hassasiyet, diş kaynaklıdır ve başka bir sağlık sorununa işaret etmez! </strong></p>
<p>Soğuk havalarda meydana gelen diş hassasiyeti veya ağrısının dişle ilgili problemlerden kaynaklandığına vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, “Hassasiyete neden olan durumların tedavi edilmesi ile problem genellikle ortadan kalkar. Diş hassasiyeti veya ağrısı başka bir sağlık sorununa işaret etmez.” dedi.</p>
<p>Soğuk havalarda hassasiyet hisseden kişilerin öncelikle diş hekimine muayene olması ve hassasiyet probleminin kaynağının belirlenmesi gerektiğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Yavuz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Hatalı, yatay veya çok sert fırçalamaya bağlı dişeti çekilmeleri, aşınmaların bulunduğu ve diş hassasiyetine neden olduğu durumda hastaya doğru fırçalama tekniği anlatılmalı. Günde iki defa orta sertlikte bir diş fırçası ile dişlerimizi fırçalamak ve günde bir defa diş ipi kullanımı, dişleri çok sert olmayacak şekilde ve dişetinden dişe doğru fırçalamak problemlerin oluşumunu ve ilerlemesini azaltır.  Bireylerin düzenli olarak asitli yiyecek ve içecek tüketmeleri dişlerin mine tabakasını aşındırarak, dentin tabakasının açığa çıkmasına ve dişlerde hassasiyet hissedilmesine yol açar.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-dis-hassasiyetiniz-artiyorsa-dikkat-604908">Kış aylarında diş hassasiyetiniz artıyorsa dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış aylarında kalbin yükü artıyor, risk büyüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kalbin-yuku-artiyor-risk-buyuyor-603589</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2026 08:05:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[büyüyor]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[kalbin]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk Hava]]></category>
		<category><![CDATA[vücudu]]></category>
		<category><![CDATA[yükü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603589</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde kalp ve damar hastalıkları, ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kalbin-yuku-artiyor-risk-buyuyor-603589">Kış aylarında kalbin yükü artıyor, risk büyüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde kalp ve damar hastalıkları, ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaya devam ediyor. 2022 yılı verilerine göre, dünya çapında 19 milyon 800 bin kişi kardiyovasküler hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetti. TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu)  verilerine göre, ülkemizde de 2024 yılında gerçekleşen yaklaşık 490 bin ölümün yüzde 36’sı, yani yaklaşık 176 bin kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirdi. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan, </strong>özellikle kış aylarında kalp  ve damar hastalıklarına bağlı risklerin belirgin şekilde arttığını vurgulayarak, “Vücudumuz soğuk havada ısısını koruyabilmek için kan damarlarını daraltır.   Büzüşen damarlar kan akışını zorlaştırarak kan basıncının yükselmesine neden olur. Bunun sonucunda kalp, vücuda kan pompalamak için daha fazla çalışmak zorunda kalır. Kalp kası üzerinde oluşan bu ek yük, özellikle yüksek tansiyonu olan hastalarda kontrolsüz tansiyon yükselmelerine, kalp krizine ve inmeye yol açabilir. Ayrıca, soğuk havada kanın akışkanlığının azalması da yine kalp krizi ve inmeyle sonuçlanabilir. Yapılan çalışmalara göre, tüm bu etkenler nedeniyle, soğuk havada kalp krizi riski yaklaşık 3 kat artış göstermektedir” diyor. </p>
<p><strong>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan,</strong> bu nedenle, özellikle yüksek tansiyon ve  kalp-damar hastalığı olan kişilerin kış aylarında çok daha dikkatli olmaları gerektiğini belirtirken, kalp krizine karşı alınması gereken önlemleri anlattı; önemli uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Vücudunuzu sıcak tutun</strong></p>
<p>Kış aylarında vücudu sıcak tutmak, kalp sağlığını korumanın en önemli kuralını oluşturuyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan, kalbinizi korumak için soğuk havalarda tek bir kalın kıyafet yerine, kat kat giyinmeye özen göstermeniz gerektiğini ifade ederek, “Çünkü bu şekilde giyinmek, bir çeşit yalıtım görevi gören, fazladan bir hava tabakası oluşturur. Böylece vücut ısısının daha iyi korunmasını sağlar” diyor.  Ayrıca, başınız, elleriniz ve ayaklarınız soğuk havalarda hızla ısı kaybediyor. Dolayısıyla, şapka, eldiven ve atkı kullanarak bu bölgelerinizi korumanız çok önemli. Soğuk ve yağışlı havalarda yanınızda su geçirmez mont ve şemsiye bulundurmayı da alışkanlık edinmenizde fayda var. </p>
<p><strong>Ani sıcaklık değişimlerinden kaçının</strong></p>
<p>Sıcak bir ortamdan soğuk dış ortama ani geçiş yapmak vücudunuzu şok edebiliyor. Dışarıya çıkmadan önce kat kat olacak şekilde kalın giyinmeniz, vücudun soğuk hava koşullarına adaptasyonunu kolaylaştırıyor.   Benzer şekilde, eve döndüğünüzde de vücut sıcaklığının yavaş yavaş normale dönmesi için kendinize zaman tanıyın. Daha hızlı ısınmak için sıcak su, elektrikli ısıtıcı, ısı lambası veya sıcak yastık gibi doğrudan ısı veren kaynaklar kullanmayın. Kıyafetleriniz ıslak ise kuru kıyafetler giyinip, sıcak ortama girmeniz yeterli olacaktır.</p>
<p><strong>Soğuk havada mümkünse dışarıya çıkmayın</strong></p>
<p>Hava ne kadar soğuk olursa, kalp vücudu sıcak tutmak için o kadar çok çalışmak zorunda kalıyor.  Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan,  özellikle sabah erken ve akşam geç saatler olmak üzere, soğukların en yoğun hissedildiği zamanlarda dışarı çıkmaktan kaçınmanız gerektiğini belirterek, “Dışarı çıkmak zorundaysanız, işlerinizi kısa sürede tamamlayıp, sıcak bir ortama dönmeniz, kalp sağlığınız için çok önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>Açık havada egzersiz yapmayın</strong></p>
<p>Düzenli egzersiz sağlığınız için önemli olsa da kış aylarında açık havada egzersiz yapmak risk oluşturabiliyor. Bunun yerine, evinizde yoga, esneme hareketleri veya sabit bisiklet gibi hafif aktiviteleri tercih etmenizde fayda var. Kapalı alanda yapacağınız egzersizler ile kalbinizin sert hava koşullarına maruz kalmasını önlemiş olursunuz. </p>
<p><strong>Ellerinizi sık sık yıkayın</strong></p>
<p>Ciddi soğuk algınlığı ve solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabilen mikroplar kalbimize zarar verebiliyor. Mikroplardan korunmak için ellerinizi sık sık en az 20 saniye boyunca sabunlu suyla yıkayın,   kapalı ortamlarda mümkün olduğunca bulunmayın ve hasta kişilerle yakın temastan kaçının.</p>
<p><strong>Tansiyonunuzu düzenli ölçün</strong></p>
<p>Kış aylarında soğuk havalar tansiyonun beklenmedik şekilde yükselmesine neden olabiliyor. Dolayısıyla, evde tansiyon aleti bulundurun ve kan basıncınızı düzenli olarak ölçün. Değerlerde önemli değişiklikler fark ederseniz, gecikmeden kardiyoloğunuza başvurun. </p>
<p><strong>Aşılarınızı ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Grip ve zatürre enfeksiyonlarında vücutta artan iltihap (inflamasyon), damar duvarlarını olumsuz etkiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan, bu durumun kalp damarlarında plakların yırtılmasına ve kalp krizinin tetiklenmesine<strong> </strong>yol açabildiğini söyleyerek, “Bu nedenle, 65 yaşın üstündeyseniz veya diyabet gibi kronik bir hastalığınız varsa, grip ve pnömokok (zatürre ) aşısı için hekiminize mutlaka danışın” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Kardiyolojik kontrollerinizi yaptırın </strong></p>
<p>Düzenli kardiyolojik değerlendirmeler, kardiyovasküler hastalıkların erken tanısı ve takibinde kritik bir önem taşıyor. Doç. Dr. Emrah Erdoğan, hiçbir şikayetiniz olmasa bile belirli aralıklarla kardiyoloji uzmanına başvurmanızın yaşamsal önem taşıdığına vurgu yapıyor. </p>
<p><strong>Kalp dostu beslenin</strong></p>
<p>Sağlıklı beslenmek, özellikle kış aylarında kalp sağlığının korunmasında önemli bir rol oynuyor. Öğünlerinize bol miktarda taze meyve, yeşil sebze ve tam tahıl ekleyin. Kolesterolü yükseltebilen kızarmış veya tuzlu atıştırmalıkların tüketimini ise azaltın. Sıcak bir kase sebze çorbası hem rahatlatıcı hem de besleyici olabilir.</p>
<p><strong>Susuz kalmayın</strong></p>
<p>Kış aylarında susama hissi azaldığı için su içmeyi ihmal edebiliyoruz. Ancak, vücudun susuz kalması yaz aylarında olduğu gibi kışın da kalbimizi zorlayabiliyor. Bu nedenle, gün boyunca 2-2.5 litre ılık su ve bitkisel içecekler tüketmeyi alışkanlık edinin. </p>
<p><strong>Kahve ve alkolü sınırlayın </strong></p>
<p>Kışın sıcak bir fincan kahve veya çay içmek keyif verse de aşırı kafein   kan basıncını yükseltebiliyor. Alkol de benzer bir etkiye neden olabiliyor. Dolayısıyla, susuzluğunuzu gidermek ve rahatlamak için sıcak bitki çayları veya yeni hazırlanmış taze çorba gibi sağlıklı alternatifleri tercih etmenizde fayda var. </p>
<p><strong>Derin nefes alın, hobi edinin!</strong></p>
<p>Kış ayları birçoğumuz için stresli bir dönem olabiliyor ve stres kalp sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Bu nedenle, rahatlamayı ve size keyif veren aktivitelere zaman ayırmayı alışkanlık edinin. Derin nefes egzersizleri, meditasyon ve hobi edinmek gibi yöntemler stresi daha iyi yönetmenize katkı sağlayabiliyor. </p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-kutu bilgisi&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</strong></p>
<p><strong>Soğuk hava kalp krizini tetikleyebiliyor! </strong></p>
<p>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan,<strong> </strong>soğuk hava koşullarının kalpte yol açabileceği sorunları şu şekilde sıralıyor: </p>
<ul>
<li><strong>Kalp krizini tetikleyebiliyor:</strong> Soğuk nedeniyle oluşan stresin kan basıncını, yani tansiyonu yükseltmesi, kalp krizini tetikleyebiliyor.</li>
<li><strong>İnme (felç) riskini artırıyor:</strong> Kış aylarında yükselen tansiyon ve pıhtılaşma eğilimi inme riskini artırıyor.</li>
<li><strong>Angina (göğüs ağrısı) gelişebiliyor:</strong> Atardamar tıkanıklığı olan hastalarda, soğuk havada yapılan fiziksel aktiviteler sırasında   göğüs ağrıları gelişebiliyor.</li>
<li><strong>Kalp yetmezliği kötüleşebiliyor:  </strong>Kalp kasları zayıflamış olan hastalarda soğuk hava, semptomların şiddetlenmesine neden olabiliyor.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kalbin-yuku-artiyor-risk-buyuyor-603589">Kış aylarında kalbin yükü artıyor, risk büyüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış Aylarında Motorlara Saklanan Canlara Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-motorlara-saklanan-canlara-dikkat-602701</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2026 15:16:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[canlara]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[motorlara]]></category>
		<category><![CDATA[saklanan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602701</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul İtfaiyesi, kış aylarında araç motorlarına sığınabilen kedi ve küçük hayvanlara karşı sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-motorlara-saklanan-canlara-dikkat-602701">Kış Aylarında Motorlara Saklanan Canlara Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul İtfaiyesi, soğuyan havalarla birlikte minik dostların araç motorlarına sığınabileceğine dikkat çekti. Sosyal medyadan yapılan paylaşımda, sürücülere yola çıkmadan önce kaputa vurma uyarısı yapıldı.</p>
<p>Yetkililer, “Sizin ‘küçük’ bir hareketiniz, onlar için ‘büyük’ bir hayat demek” mesajıyla hayvanların güvenliğini sağlamak için basit ama etkili önlemler alınabileceğini vurguladı.</p>
</p>
<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-twitter wp-block-embed-twitter">
<div class="wp-block-embed__wrapper">https://twitter.com/ibbitfaiye/status/2007014223168332286</div>
</figure>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-motorlara-saklanan-canlara-dikkat-602701">Kış Aylarında Motorlara Saklanan Canlara Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsung WindFree™ klimalarla kış aylarında enerji tasarruflu ısınma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/samsung-windfree-klimalarla-kis-aylarinda-enerji-tasarruflu-isinma-594249</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 11:42:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[klima]]></category>
		<category><![CDATA[klimalarla]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[tasarruflu]]></category>
		<category><![CDATA[windfree]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594249</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung'un WindFree™ klimaları, soğuk havalarda konforlu ortamlar yaratmak ve enerji verimliliği sağlamak için geliştirilmiş teknolojileriyle öne çıkıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-windfree-klimalarla-kis-aylarinda-enerji-tasarruflu-isinma-594249">Samsung WindFree™ klimalarla kış aylarında enerji tasarruflu ısınma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsung&#8217;un WindFree<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> klimaları, soğuk havalarda konforlu ortamlar yaratmak ve enerji verimliliği sağlamak için geliştirilmiş teknolojileriyle öne çıkıyor. Yapay zekâ teknolojisi sayesinde klimalar, kullanıcı alışkanlıklarını analiz ederek otomatik ayarlamalar yapıyor, her kullanıcı için kişisel bir konfor seviyesi sunuyor. </p>
<p><strong>Hızlı ısıtma özelliği ile anında sıcaklık</strong></p>
<p>Samsung WindFree<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> klimalar, odaları baştan sona hızlıca ısıtma özelliği ile öne çıkıyor. Böylece zaman ve yer fark etmeksizin rahatlığın ve sıcaklığın keyfi sağlanıyor. Hızlı Isıtma özelliği etkinleştirildiğinde tüm odaya hızlıca sıcak hava dağıtan klimalar, yenilikçi tasarımı sayesinde geleneksel önceki Samsung modellere kıyasla istenen sıcaklığa daha hızlı ulaşıyor.</p>
<p><strong>Yapay zekâ (AI) Enerji Modu ile enerji tasarrufu</strong></p>
<p>Kullanım alışkanlıklarınızı ve dış koşulları analiz eden yapay zekâ (AI), kompresörün frekansındaki ani duraklamaların ve artışların önüne geçiyor. Yapay zekâ enerji modu ile enerji kullanımı da %20’ye kadar azalıyor.</p>
<p><strong>SmartThings ile evde yokken bile kontrol sizde </strong></p>
<p>Samsung WindFree<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> klimalar, evde olmadığınız zaman bile hayata kolaylık katıyor. SmartThings Uzaktan Kontrol ve Hoş Geldin Serinliği özelliği sayesinde eve yaklaştığınızda klimanızı açmanızı hatırlatarak sizi uyarıyor. Evden çıkarken ise çalışan klima varsa bilgilendiriyor.</p>
<p>Samsung&#8217;un WindFree<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> klima sistemleri ile ilgili detaylı bilgiye Samsung Türkiye adresinden ulaşabilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-windfree-klimalarla-kis-aylarinda-enerji-tasarruflu-isinma-594249">Samsung WindFree™ klimalarla kış aylarında enerji tasarruflu ısınma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz Aylarında Çocuklarda Karın Ağrısına Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-cocuklarda-karin-agrisina-dikkat-558573</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2025 14:19:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısına]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[karın]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558573</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda görülen karın ağrısı, çoğunlukla basit nedenlere bağlı olsa da, cerrahi müdahale gerektiren ciddi hastalıkların da belirtisi olabilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-cocuklarda-karin-agrisina-dikkat-558573">Yaz Aylarında Çocuklarda Karın Ağrısına Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda görülen karın ağrısı, çoğunlukla basit nedenlere bağlı olsa da, cerrahi müdahale gerektiren ciddi hastalıkların da belirtisi olabilir. Yaz aylarında artan sıcaklık ve enfeksiyon riskiyle birlikte bu şikayetler daha sık görülmeye başlamaktadır. Çocuklarda karın ağrısının altında yatan nedenin mutlaka dikkatle araştırılması ve tedavi planının buna göre belirlenmesi önemlidir. Memorial Bodrum Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mithat Günaydın, çocukluk çağında karın ağrısına neden olabilecek hastalıklar ve dikkat edilmesi gereken durumlar hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Çocukluk çağında karın ağrısına genellikle idrar yolu enfeksiyonu, ishal veya bağırsak parazitleri gibi ilaçla tedavi edilebilecek nedenler yol açar. Ancak karın ağrısına neden olabilecek yaklaşık 50 farklı hastalık bulunduğu unutulmamalıdır. Bu vakaların yalnızca %1 ila %3’ü cerrahi müdahale gerektiren durumlardır. Yine de, erken tanı hayati önem taşır.</p>
<p><strong>İnvajinasyon: Sessiz ilerleyen tehlike</strong></p>
<p>Cerrahi müdahale gerektiren karın ağrısı nedenlerinin başında akut apandisit ve invajinasyon (bağırsakların iç içe geçmesi) gelir. Özellikle invajinasyon, daha çok süt çocukluğu döneminde görülür ve ishal sonrası gelişebilir. Yaz aylarında bakteriyel ve viral ishallerin artmasıyla bu risk daha da yükselir.</p>
<p><strong>Belirtileri tanıyın, gecikmeden harekete geçin</strong></p>
<p>İshal sonrası ortaya çıkan kıvranır tarzda karın ağrısı, kusma, karında &#8220;sucuk gibi&#8221; kitlenin hissedilmesi ve zamanla çilek jölesi şeklinde kanlı dışkı görülmesi invajinasyonun habercisi olabilir. Bu durumda vakit kaybetmeden çocuk cerrahisine başvurulmalıdır. Tedavi edilmediği takdirde bağırsakta kangren gelişebilir ve çocuğun genel durumu hızla bozulabilir.</p>
<p>Tanıda; kan tahlilleri, direkt karın grafisi ve karın ultrasonu yardımcı olur. Tanı konduğunda ağızdan beslenme kesilir, mideye tüp yerleştirilir, sıvı-elektrolit tedavisine başlanır ve hasta yakından izlenir.</p>
<p>Tedavide öncelikle invajinasyonun kendiliğinden açılıp açılmadığı takip edilir. Açılmadığı durumlarda radyoloji eşliğinde su (hidrostatik) veya hava (pnömatik) redüksiyon yöntemleri uygulanır. Bu işlemlerde çocuk cerrahı ve deneyimli bir radyologun birlikte çalışması gerekir. Nadir durumlarda bağırsak delinmesi olabileceğinden cerrahi müdahale gerekebilir.</p>
<p>Cerrahi müdahale laparoskopik (kapalı) ya da açık yöntemle yapılabilir. Laparoskopide bağırsakların dolaşımı sağlıklıysa işlem burada sonlandırılır. Açık ameliyatta ise iç içe geçmiş bağırsaklar elle açılır; dolaşımı bozulmuşsa bu kısım çıkarılarak sağlıklı uçlar yeniden birleştirilir.</p>
<p><strong>Apandisit yaz aylarında daha sık görülüyor</strong></p>
<p>Yaz döneminde çocuklarda daha sık karşılaşılan bir diğer cerrahi durum ise apandisittir. Kalın bağırsağın başlangıcında yer alan apendiksin iltihaplanmasıyla oluşan bu tablo, genellikle göbek çevresinde başlayan ve sağ alt karna yerleşen karın ağrısı ile kendini belli eder. Ağrıya iştahsızlık, ateş ve bazen kusma eşlik edebilir.</p>
<p>Apandisit, öykü ve fizik muayene ile birlikte yapılan laboratuvar tetkikleri ve ultrasonografiyle teşhis edilebilir. Bazı durumlarda bilgisayarlı tomografi de gerekebilir. Tedavisi cerrahidir. Ameliyat açık ya da laparoskopik yöntemle yapılabilir. Patlamamış apandisit durumunda çocuk genellikle 1-2 gün içinde taburcu edilebilir.</p>
<p><strong>Ciddi hastalıkların habercisi olabilir</strong></p>
<p>Özellikle yaz aylarında karın ağrısı yaşayan çocuklar, cerrahi olasılık göz önünde bulundurularak dikkatle izlenmelidir. Gerekirse tekrar tekrar muayene edilmeli ve klinik tablo yakından takip edilmelidir. Erken tanı ve doğru müdahale sayesinde, ciddi komplikasyonların önüne geçilmesi mümkündür.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-cocuklarda-karin-agrisina-dikkat-558573">Yaz Aylarında Çocuklarda Karın Ağrısına Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz Aylarında Artan Göz Hastalıklarına Dikkat</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-artan-goz-hastaliklarina-dikkat-552728</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2025 07:39:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artan]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarına]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=552728</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz mevsiminde çeşitli çevresel faktörler göz sağlığı için önemli riskler oluşturuyor. Güneş ışınlarının dünyaya daha dik açıyla gelmesi, sıcaklık değerlerinin yükselişi ile havuz ve klima kullanımının artması bazı göz hastalıklarının görülme sıklığındı artışa neden oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-artan-goz-hastaliklarina-dikkat-552728">Yaz Aylarında Artan Göz Hastalıklarına Dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminde çeşitli çevresel faktörler göz sağlığı için önemli riskler oluşturuyor. Güneş ışınlarının dünyaya daha dik açıyla gelmesi, sıcaklık değerlerinin yükselişi ile havuz ve klima kullanımının artması bazı göz hastalıklarının görülme sıklığındı artışa neden oluyor. Ayrıca yaz aylarında göz sağlığı ile ilgili olarak “Havuz ve denizde kontakt lens kullanılmalı mı? Güneş gözlüğü takmanın önemi nedir? Klima kullanımı göz sağlığını nasıl etkiler? gibi sorular da uzmanlara sıkça soruluyor. Memorial Ankara Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Olcay Yalçın, yaz aylarında gözlerde görülen problemlerin artışına değinerek, bu konuda merak edilen soruları yanıtladı ve alınması gereken önlemler hakkında önemli bilgiler verdi. </p>
<p><strong>Yazın katarakt ve sarı nokta riskine dikkat!  </strong></p>
<p>Uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmak, katarakt oluşumunu hızlandırabilmekte, sarı nokta hastalığı riskini artırabilmekte ve kornea tabakasında güneş yanığı (fotokeratit) oluşumuna sebep olabilmektedir. Göz sağlığını korumak, hem kısa vadede hem de uzun vadede göz rahatsızlıklarını önlemek için kritik öneme sahiptir. </p>
<p><strong>Kontakt lens ile deniz ve havuza girilmemeli </strong></p>
<p>Özellikle tatil döneminde deniz ve havuza girerken kontakt lens kullanmamaya özen gösterilmelidir. Kontakt lenslerle havuza veya denize girmek gözde kornea enfeksiyonu riskini artırmaktadır. Normal şartlarda göze zarar veremeyen mikroplar, kontakt lens kullanımıyla göz yüzeyinde oluşan mikrotravma alanlarına tutunarak kornea iltihabı (keratit) gibi ciddi enfeksiyonlar yapar hale gelmektedir. Bu da görme kaybına kadar giden çok ciddi bir süreç oluşturmaktadır. Bu nedenle kontakt lenslerle havuza, denize asla girilmemesi gerekmektedir. </p>
<p><strong>Tek kullanımlık lensler takılabilir</strong></p>
<p>Genel göz sağlığı açısından ve kontakt lensleri takarken havuza ve denize yüzücü gözlükleriyle girilmesi önerilmektedir. Eğer kontak lensle havuza veya denize girilmişse o lensi hemen çıkarmak ve bir daha kullanmamak gerekmektedir. Mümkün ise günlük kullan-at kontakt lenslerin kullanılması önerilmektedir. Kontakt lensle birlikte olan enfeksiyonlar maalesef daha ciddi seyretmekte ve özellikle havuzda bulunan “acanhthomoeba“ mikrobuyla oluşan göz enfeksiyonu körlükle sonuçlanabilmektedir. </p>
<p><strong>Alerji ve göz kuruluğunu önlemek için güneş gözlüğü kullanımı önemli!</strong></p>
<p>Aynı zamanda güneşin ciltteki zararlı etkilerini gözlerde ve göz çevresinde görmek mümkündür. Ultraviyole ışınları ciltteki yaşlanmayı ve göz çevresi kırışıklıklarını artırdığı gibi alerji ve göz kuruluğu şikayetlerini de artırmaktadır. Uzun vadede pterjiyum yani göz eti, katarakt ve sarı nokta hastalığına da katkısı olduğunu bildiğimiz güneş ışığından ve zararlı ultraviyoleden gözleri korumanın en kolay yolu %100 UV blokaj sertifikalı güneş gözlüklerini kullanmaktır. Ayrıca, güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde dışarı çok çıkmamak ve şapka ile göz çevresi ve yüzü güneş maruziyetinden korumak da önem arz etmektedir. </p>
<p><strong>Temizliği iyi yapılmayan klimalar alerji sebebi!</strong></p>
<p>Özellikle yaz aylarında kullanımı artan klimalar da, ortamdaki nemi alıp soğuk ve kuru hava üfleyerek ortamı serinletmekte ama aynı zamanda göz kuruluğuna neden olmaktadır. Göz kuruluğu olan kişiler ve kontakt lens kullananlar klimalardan daha çok etkilenir. Klimalarla gelen mikroplar göz yüzeyine daha kolay tutunur ve keratit gibi daha ciddi göz enfeksiyonlarına neden olabilmektedir. Ayrıca iyi temizlenmemiş klimalar, toz ve küf yayarak hem gözlerde alerjik konjonktivite hem de alerjik kişilerin havayollarında astım benzeri şikayetlere yol açabilmektedir. Klimaların devamlı açık tutulması daha fazla göz kuruluğuna neden olacağı için, ortamı arada dış hava ile de havalandırmak ve de suni gözyaşı damlaları ile gözleri nemli tutmak gerekmektedir.   </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-artan-goz-hastaliklarina-dikkat-552728">Yaz Aylarında Artan Göz Hastalıklarına Dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz Aylarında Sıvı Tüketimi Hayati Önem Taşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-sivi-tuketimi-hayati-onem-tasiyor-551440</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jul 2025 08:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=551440</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, günlük sıvı alımının ne kadar olması gerektiği sorusu yeniden gündeme geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-sivi-tuketimi-hayati-onem-tasiyor-551440">Yaz Aylarında Sıvı Tüketimi Hayati Önem Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, günlük sıvı alımının ne kadar olması gerektiği sorusu yeniden gündeme geldi. Ancak bu sorunun herkes için geçerli, net bir cevabı olmadığını belirtmek gerekiyor. Günlük su tüketimi; kişinin yaşı, cinsiyeti, aktivite düzeyi, çevresel faktörler, kronik hastalıkları ve kullandığı ilaçlara bağlı olarak değişkenlik gösteriyor.</p>
<p>Özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerin alması gereken sıvı miktarı konusunda mutlaka doktorlarına danışmaları ve kendilerine önerilen düzeyde sıvı tüketmeleri gerekiyor.</p>
<p>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Nefroloji Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Ali Rıza Uçar, yaz aylarında artan sıvı ihtiyacı, sağlıklı su tüketimi ve aşırı su alımının yol açabileceği riskler hakkında önemli bilgiler verdi.</p>
<p><strong>Su Yaşam İçin Vazgeçilmez</strong></p>
<p>Vücudumuzun yaklaşık üçte ikisi sudan oluşur ve bu oran, yaşam fonksiyonlarımızın sürdürülebilmesi için büyük önem taşır. Terleme, nefes alıp verme, böbrekler ve bağırsaklar aracılığıyla her gün belirli miktarda sıvı kaybederiz. Vücudumuzun suyu depolama kapasitesi olmadığından, düzenli olarak su tüketilmesi şarttır. Sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için alınan ve kaybedilen sıvı arasında denge sağlanması gerekir. Bu dengeyi bozan hem yetersiz hem de aşırı sıvı tüketimi, sağlık açısından risk oluşturabilir.</p>
<p><strong>Ne Kadar Su İçilmeli?</strong></p>
<p>Sağlıklı bireyler için günlük sıvı ihtiyacı konusunda bilimsel verilere dayalı çeşitli öneriler bulunmaktadır. Sıvı alımı yalnızca sudan değil; diğer içecekler ve özellikle meyve-sebzeler gibi bazı gıdalardan da karşılanabilir. Ancak bu seçenekler arasında en sağlıklı ve ideal olanı sudur.</p>
<p>Genel kabul gören önerilere göre, sağlıklı bir erişkinin günlük sıvı ihtiyacı yaklaşık 2–2,5 litredir. Bunun %20’lik kısmı yiyecek ve diğer içeceklerden karşılanabildiği için günlük su tüketiminin 1,5–2 litre civarında olması gerektiği belirtilmektedir. Yaz aylarında artan sıcaklık ve buna bağlı terleme ile birlikte sıvı kaybı da arttığı için, bu dönemde su tüketiminin biraz daha artırılması önerilir. Aynı şekilde yoğun fiziksel aktivite veya egzersiz yapan bireylerin de su ihtiyacı artar.</p>
<p>Vücut suyunun azaldığını gösteren susama hissi, ağız ve cilt kuruluğu, koyu renkli ve az miktarda idrar gibi belirtiler de dikkate alınmalıdır.</p>
<p><strong>Kronik Hastalığı Olanlar Dikkatli Olmalı</strong></p>
<p>Bu genel önerilerin yalnızca sağlıklı bireyler için geçerli olduğu unutulmamalıdır. Kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıkları olanlar ile gebelik ve emzirme dönemindeki bireyler, sıvı alımını mutlaka doktorlarının önerdiği şekilde düzenlemelidir. Bu kişilerde genel geçer su tüketim önerileri, eksik ya da fazla sıvı alımına bağlı olarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.</p>
<p><strong>Aşırı Su Tüketimi de Zararlı</strong></p>
<p>Yeterli su tüketimi kadar, aşırı sıvı alımından da kaçınılmalıdır. Aşırı su tüketimi bazı durumlarda fizyolojik ya da psikolojik nedenlere bağlı olarak gelişebilir. Bu durum vücutta sıvı artışına ve kandaki sodyum seviyesinin düşmesine yol açarak “su zehirlenmesi” (hiponatremi) adı verilen, ciddi sonuçları olabilecek bir tabloya neden olabilir. Hücrelerin şişmesiyle birlikte özellikle beyin fonksiyonları zarar görebilir; bulantı, kusma, halsizlik, baş ağrısı ve ciddi nörolojik problemler ortaya çıkabilir.</p>
<p>Bununla birlikte böbrek, karaciğer veya kalp yetmezliği gibi sıvı atılımını azaltan hastalıklar bulunan bireylerde aşırı sıvı tüketimi, cilt altı dokular, akciğer ve karın boşluğu gibi alanlarda sıvı birikimine yol açarak ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.</p>
<p>Sonuç olarak, vücut fonksiyonlarının sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için yeterli miktarda sıvı alımı büyük önem taşımaktadır. Sağlıklı bir erişkinin günlük su ihtiyacı ortalama 2 litre civarındadır. Yaz aylarında artan sıvı kaybına karşı bu miktarın biraz artırılması önerilir. Ancak gereğinden fazla su tüketiminin de ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği unutulmamalıdır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-sivi-tuketimi-hayati-onem-tasiyor-551440">Yaz Aylarında Sıvı Tüketimi Hayati Önem Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz Aylarında Diyabetliler İçin 7 Önemli Tedbir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-diyabetliler-icin-7-onemli-tedbir-550069</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2025 07:47:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetliler]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tedbir]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=550069</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz mevsiminde yükselen sıcaklık, artan nem oranı ve değişen günlük rutinler, diyabet hastaları için önemli sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Uzmanlar, özellikle serinletici meyveler, soğuk içecekler ile uzun günlerde öğün atlamanın kan şekeri dengesini olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-diyabetliler-icin-7-onemli-tedbir-550069">Yaz Aylarında Diyabetliler İçin 7 Önemli Tedbir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminin diyabet hastaları açısından dikkat gerektiren bir dönem olduğunu belirten Acıbadem Taksim Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Edvin Murrja, &ldquo;Su kaybından ilaçların saklanmasına kadar birçok etken diyabetliler için sorun yaratabiliyor. Ancak basit ama etkili önlemlerle sağlıklı ve keyifli bir yaz geçirmek mümkün&rdquo; dedi.</p>
<p>Türkiye’de her 8 kişiden birinin diyabet hastası olduğunu hatırlatan Dr. Murrja, hastalığın kontrol altına alınmaması durumunda kalp-damar hastalıkları, böbrek yetmezliği, görme kaybı ve sinir hasarı gibi ciddi komplikasyonların gelişebileceğini vurguladı.</p>
<p>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Edvin Murrja, diyabette ihmale gelmez 7 yaz önlemini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>YAZ MEYVELERİNDE AŞIRIYA KAÇMAYIN!</strong></p>
<p>Karpuz, kavun, incir, üzüm gibi yaz meyveleri serinletici ve çok cazip olabilir. Ancak şeker oranları yüksektir ve ölçüsüz tüketildiklerinde kan şekerinde ani yükselmelere neden olur. Birçok kişi &ldquo;doğal şeker&rdquo; diyerek sınırsızca meyve yer ama diyabetli bireyler için porsiyon kontrolü çok önemli. Özellikle karpuz gibi glisemik indeksi yüksek meyveler büyük dilimlerle yendiğinde hızlı şeker yükselişi yaratır. Ayrıca meyveleri tek başına değil protein veya sağlıklı yağ içeren yiyeceklerle birlikte tüketmek kan şekerini daha dengeli yükseltmeye yardımcı olur. Tatilde de özellikle açık büfelerde sınırsız meyve tabağına kapılmak yerine ölçülü davranın.</p>
<p><strong>YANINIZDA KÜÇÜK ATIŞTIRMALIKLAR BULUNDURUN!</strong></p>
<p>Tatilde daha çok yürürüz, denize gireriz, hareket ederiz. Öğün saatleri kayar, atlanır. Tüm bunlar hipoglisemi riskini artırır. Sıcak havalarda kan şekerinin yalnızca yükselmesi değil, ani ve sinsi düşüşler de risklidir. Terleme ve sıvı kaybı vücudun glukoz kullanımını değiştirir. En büyük tehlike, hipogliseminin sıcaktan ayırt edilememesidir. Terleme, halsizlik, sersemlik sıcak çarpmasıyla karıştırılabilir. Bu yüzden ölçüm cihazınızı mutlaka yanınızda bulundurun ve düzenli ölçüm yapın. Daha önce de şeker düşüşleri yaşadıysanız yanınızda küçük atıştırmalıklar taşıyın.</p>
<p><strong>GÖLGE VE SERİN ALANLARI TERCİH EDİN</strong></p>
<p>Öğle saatlerinde güneşin altında kalmak herkes için zorlayıcıdır ama diyabetli bireyler için daha da riskli olabilir. Vücut sıcaklık düzenlemesini yaparken damarlar genişler, sıvı-elektrolit dengesi bozulur ve kan şekeri beklenmedik şekilde oynar. Özellikle 11.00&ndash;16.00 arası doğrudan güneşe dikkat edin. İnce, açık renkli, pamuklu giysiler tercih edin. Basit gibi görünse de şapka ve güneş gözlüğü kullanmayı ihmal etmeyin. Gölgelik veya klimalı alanlarda vakit geçirmek daha güvenlidir. Uzun süre dışarıda kalmanız gerekiyorsa mutlaka suyunuzu alın ve sık sık mola verin. Unutmayın, sıcak çarpması ciddi sonuçlara yol açabilir.</p>
<p><strong>BOL SU TÜKETİN</strong></p>
<p>Diyabet hastalarında susuzluk kan şekeri seviyelerinin daha da yükselmesine neden olabilir, çünkü vücut fazla şekeri idrarla atarken su da kaybeder. Bol su içmek, böbreklerin düzgün çalışmasına, toksinlerin atılmasına ve kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur. Suyun yerine şekerli içecekler veya gazlı içecekler tüketmek kan şekerini yükselttiği için tehlikelidir. Yazın özellikle açık havada geçirilen sürelere dikkat ederek her saat başı su içmeyi hatırlamak önemlidir.</p>
<p><strong>HAREKETİ DO&#286;RU PLANLAYIN </strong></p>
<p>Yaz mevsimi açık hava yürüyüşleri, yüzme veya spor yapmak için idealdir. Ancak sıcak havada kontrolsüz veya aşırı egzersiz, kan şekerinin hızla düşmesine sebep olabilir. Fiziksel aktivitenin günün serin saatlerinde (sabah erken veya akşamüstü) planlanması, egzersiz öncesi ve sonrası kan şekerinin ölçülmesi önerilir. Ayrıca su kaybını önlemek için egzersiz sırasında yeterli su içmek gerekir. Tatilde spor yaparken bu planlama ihmal edilebiliyor ama önceden planlı hareket birçok sıkıntıdan kurtarır.</p>
<p><strong>TATİLDE İLAÇLARINIZI İHMAL ETMEYİN!</strong></p>
<p>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Edvin Murrja &ldquo;Tatilde öğün saatlerinin değişmesi, aktivitelerin artması veya serinlemek için dışarıda uzun süre vakit geçirilmesi ilaç saatlerini unutmaya yol açabilir. Bu nedenle seyahate çıkmadan önce tedavi planı gözden geçirilmeli, ilaçlar için serin saklama çantaları hazırlanmalı ve doz saatleri mutlaka hatırlatıcılarla planlanmalıdır. Yaz tatili keyfini riske atmamak için tedaviyi aksatmamak önemli; kısa bir ihmal bile ciddi kan şekeri dalgalanmalarına neden olabilir&rdquo; diyor.</p>
<p><strong>TATİL REHAVETİNE KAPILMAYIN</strong></p>
<p>Yazın getirdiği tatlı rehavet sağlık kontrollerini erteleme alışkanlığına yol açabilir. Ancak diyabet dört mevsim kontrol gerektirir. Düzenli kontroller sadece kan şekerine değil, böbrek fonksiyonlarına ve diğer komplikasyon risklerine de bakar. Tatile çıkmadan önce kontrollerinizi yaptırın. Ölçüm cihazınızı ve günlük kayıtlarınızı ihmal etmeyin. Kısa vadede &ldquo;tatildeyim ne olacak&rdquo; diye düşünüp sağlığınızı riske atmayın. Unutmayın; basit ama etkili önlemlerle sağlıklı ve keyifli bir yaz geçirmek mümkün!</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-diyabetliler-icin-7-onemli-tedbir-550069">Yaz Aylarında Diyabetliler İçin 7 Önemli Tedbir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mayıs&#8217;ta İkinci El Araç Fiyatları Yüzde 2,5 Arttı: Yaz Aylarında Piyasa Canlanabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mayista-ikinci-el-arac-fiyatlari-yuzde-25-artti-yaz-aylarinda-piyasa-canlanabilir-544636</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Jun 2025 15:39:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[arttı]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[canlanabilir]]></category>
		<category><![CDATA[fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci]]></category>
		<category><![CDATA[mayısta]]></category>
		<category><![CDATA[piyasa]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544636</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mayıs ayı verilerine göre, ikinci el araç fiyatları önceki aya kıyasla yüzde 2,5 oranında artış gösterdi. Sektör temsilcileri, bahar aylarında yükselen ikinci el araç fiyatlarının yaz döneminde de artış trendini sürdürebileceğine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mayista-ikinci-el-arac-fiyatlari-yuzde-25-artti-yaz-aylarinda-piyasa-canlanabilir-544636">Mayıs&#8217;ta İkinci El Araç Fiyatları Yüzde 2,5 Arttı: Yaz Aylarında Piyasa Canlanabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin lider online ikinci el araç platformlarından VavaCars, yapay zeka destekli VavaAI Fiyat Endeksi’nin Mayıs 2025 sonuçlarını yayımladı.</p>
<p>Rapora göre, ikinci el araç fiyatları mart ve nisan aylarından sonra mayıs ayında da yükseldi ve bir önceki aya göre yüzde 2,5 artış kaydetti.</p>
<p><strong>BEŞ AYDA YÜZDE 6,5 ARTIŞ</strong></p>
<p>Raporda, 2025 başından mayıs sonuna kadar ikinci el araç fiyatlarının yüzde 6,5 arttığı belirtilirken, aynı dönemde enflasyonun yüzde 15, dolar kurunun ise yüzde 11 yükseldiği açıklandı.</p>
<p>TÜİK verilerine dayanan analiz, ikinci el araç fiyatlarındaki artışın enflasyon ve döviz kuru artışlarıyla arasındaki farkın azalmaya başladığını gösterdi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/06/13/vavacars-ticari-grup-baskani-serdil-gozelekli-1-1749825609-885-x750.jpeg"></p>
<p><strong>&ldquo;YAZ AYLARINDA PİYASA HAREKETLENECEK&rdquo;</strong></p>
<p>Sektör temsilcilerinde VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, endeks sonuçlarını değerlendirerek, &ldquo;Bahar aylarında ikinci el araç fiyatları sürekli yükseldi ve bu trendin yaz aylarında da süreceğini öngörüyoruz. Mayıs’ta fiyat artışı, enflasyon ve dolar kuru artışını geçti. Önümüzdeki dönemde ikinci el araç piyasasının daha da hareketleneceğini düşünüyoruz&rdquo; dedi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mayista-ikinci-el-arac-fiyatlari-yuzde-25-artti-yaz-aylarinda-piyasa-canlanabilir-544636">Mayıs&#8217;ta İkinci El Araç Fiyatları Yüzde 2,5 Arttı: Yaz Aylarında Piyasa Canlanabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Varis şikayetleri yaz aylarında artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/varis-sikayetleri-yaz-aylarinda-artiyor-543689</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 08:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[varis]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543689</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bacaklarda ağrı veya yanma hissi, özellikle gün sonunda artan yorgunluk, gece krampları, genellikle ayak bileklerinde şişlik, varisli damarlar üzerinde kaşıntı…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/varis-sikayetleri-yaz-aylarinda-artiyor-543689">Varis şikayetleri yaz aylarında artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bacaklarda ağrı veya yanma hissi, özellikle gün sonunda artan yorgunluk, gece krampları, genellikle ayak bileklerinde şişlik, varisli damarlar üzerinde kaşıntı… Bu şikayetler ülkemizde her 5 kişiden 1’inde görülen ve yaşam kalitesini düşürecek şiddete ulaşabilen varis hastalığının tipik belirtilerini oluşturuyor. Varis hastalığı, toplardamarların genişleyip kıvrımlı hale gelmesiyle ortaya çıkan ve zamanla ilerleyebilen kronik bir damar problemi olarak tanımlanıyor. En sık bacaklarda görülen varisin yol açtığı şikayetler ise yaz aylarında artıyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Arnaz,</strong> sıcak havanın damarların genişlemesine neden olduğuna ve bu tablonun da damar içindeki basıncı artırarak yakınmaları tetiklediğine dikkat çekerek, “Ayrıca yaz aylarında artan terleme ve sıvı kaybı kanın yoğunlaşmasına yol açarak kan dolaşımını zorlaştırmaktadır. Ayakta uzun süre kalma, özellikle tatil döneminde uzun süreli yürüyüşler ve yine uzun süreli ayakta beklemeler de bacaklardaki yükü artırmaktadır. Uçak ve uzun araç yolculukları da kan dolaşımını yavaşlatırken ödem riskini yükseltmektedir. Tüm bunlar yaz aylarında varisin neden olduğu sorunları artırmaktadır” diyor. </p>
<p><strong> Yakınmalar kontrol altına alınabiliyor! </strong></p>
<p>Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Arnaz, varis çoraplarının damarlar üzerindeki basıncı dengeleyerek kanın kalbe dönüşünü kolaylaştıran, tedaviye yardımcı önemli bir araç olduğunu belirterek, “Ancak yaz aylarında sıcak havalarda çorap giymek çoğu hasta için rahatsız edici olabilmektedir. Dolayısıyla çorap kullanımı mümkün değilse, dolaşımı destekleyen yaşam tarzı önlemleriyle şikayetlerin kontrol altına alınması mümkündür. Ancak bu öneriler, çorabın yerini birebir tutmaz; sorunların arttığı durumlarda mutlaka hekim değerlendirmesi yapılmalıdır. Zira, varis sadece gözle görülen estetik bir problem olarak algılansa da toplardamar yetmezliği nedeniyle oluşmaktadır. Dolayısıyla tedavisinde gecikildiğinde toplardamarda enfeksiyona hatta akciğerlerde pıhtı oluşumu nedeniyle yaşamsal risk taşıyan tabloların oluşmasına yol açabilmektedir” diye konuşuyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Arnaz, varis sorunu olan hastaların yaz mevsiminde dikkat etmeleri gereken 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.<strong> </strong></p>
<p><strong>Güneş ışınlarından kaçının</strong></p>
<p>Güneşlenmek, özellikle doğrudan güneş ışığına maruz kalan bacaklarda damarları genişleterek kanın göllenmesini artırıyor. Bu nedenle, özellikle öğle saatlerinde güneş ışınlarından korunmak gerekiyor. <strong> </strong></p>
<p><strong>Bacaklarınıza soğuk su tutun</strong></p>
<p>Sabah ve akşam bacaklara soğuk su tutmak damarların büzüşmesini sağlıyor ve şikayetleri azaltıyor.</p>
<p><strong> Bacaklarınızı yukarı kaldırarak dinlendirin</strong></p>
<p>Günde birkaç kez, 15-20 dakika boyunca bacakları kalp seviyesinden yukarıda tutmak, damarların dolaşımını destekliyor.<strong> </strong></p>
<p><strong>Varis çorabı kullanın</strong></p>
<p>Günlük aktiviteler sırasında veya seyahat ederken doktor önerisiyle varis çorabı kullanmak şikayetleri azaltıyor. </p>
<p><strong> Hareketsiz kalmayın, kısa yürüyüşler yapın</strong></p>
<p>Uzun süre oturmak veya ayakta durmak yerine, düzenli aralıklarla kısa yürüyüşler yapmak, bacakların kas pompasını aktive ediyor.<strong> </strong></p>
<p><strong>Serin ortamlarda bulunmaya çalışın</strong></p>
<p>Klima bulunan alanlarda dinlenmek veya dışarı çıkarken serin saatleri tercih etmek, çorapsız geçen günleri daha rahatlatıcı kılıyor.</p>
<p><strong> Bol bol yüzün </strong></p>
<p>Düzenli yüzmek hem kan dolaşımını destekliyor hem de bacakları serin tutarak kan dolaşımına doğal bir basınç etkisi sağlıyor.</p>
<p><strong> Günde en az 2 litre su için</strong></p>
<p>Su tüketimi kanın akışkanlığını koruması nedeniyle damar sağlığı için kritik bir önem taşıyor. Dolayısıyla her gün en az 2 litre su içmeyi alışkanlık edinmek gerekiyor.  </p>
<p><strong>Bol kıyafetleri tercih edin</strong></p>
<p>Dar kıyafetler, özellikle de karın bölgesine baskı yapanlar, bacaklardan kalbe dönen kan dolaşımını önleyerek bacak toplardamarında kanın daha fazla göllenmesine yol açabiliyor. Bu nedenle bol kıyafetleri tercih etmek önem taşıyor.  </p>
<p><strong>Doktor önerisiyle bunları kullanın</strong></p>
<p>Doktor önerisiyle kullanılabilecek olan bazı toplardamar güçlendirici kremler ve spreyler, geçici de olsa rahatlama sağlayabiliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/varis-sikayetleri-yaz-aylarinda-artiyor-543689">Varis şikayetleri yaz aylarında artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz aylarında gözlerinizi alerjenlerden koruyun</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-gozlerinizi-alerjenlerden-koruyun-540949</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2025 10:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alerjenlerden]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[gözlerinizi]]></category>
		<category><![CDATA[koruyun]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=540949</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alerjik hastalıklar dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 15’ni etkilemektedir. Günümüzde bu oran her geçen gün daha da artmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-gozlerinizi-alerjenlerden-koruyun-540949">Yaz aylarında gözlerinizi alerjenlerden koruyun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Alerjik hastalıklar dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 15’ni etkilemektedir. Günümüzde bu oran her geçen gün daha da artmaktadır. Ülkemizde de alerjik hastalıklar endüstrileşme, coğrafik özellikler, yaşam koşulları gibi değişkenlere göre bölgesel farklılıklar göstermekle beraber genel olarak toplumun yüzde 25’inde görülmektedir. Gözlerde alerjik reaksiyonlar ise, duyarlı olunan etkene maruz kalındığında ilgili alerjene karşı hassas olan gözlerin verdiği kızarıklık, şişlik, sulanma ile ortaya çıkar. Alerjenler gözdeki mast hücreleri dediğimiz bağışıklık hücrelerini uyarırlar ve bu hücrelerden histamin gibi maddeler salınır ve kızarıklık, şişlik, kaşıntı gibi şikayetlerin ortaya çıkmasına sebep olur. Bu reaksiyonlar devam ederse daha fazla hücre bölgeye göç eder ve inflamasyon dediğimiz durumu başlatırlar. Sonuç olarak gözlerdeki bu rahatsız edici bulgular daha da artar.</p>
<p><strong>Evcil hayvan tüyleri ve ev tozları alerjiyi tetikleyebiliyor</strong></p>
<p>Alerjik konjonktivitin en sık görülen tipleri polenler ve küf mantarı sporlarının da etken olabileceği mevsimsel alerjik konjonktivit ve şikayetlerin tüm yıl boyunca devam ettiği perenniyel alerjik konjonktivit şeklindedir. Mevsimsel alerjik konjonktivitli hastalar, ev ya da işyerleri gibi kapalı yerlerde rahat ederken, dışarı çıktıklarında yani havadaki polen, küf gibi alerjenlere maruz kaldıklarında şikayetleri başlar. Ev tozu akarları, evcil hayvanların tüyleri gibi iç ortam alerjenlerine maruz kalındığında alerjik şikayetler artıyor ise bu durum kişinin pereniyel alerjik konjonktivitinin olduğunun işareti olabilir. Bu hastalar gerekli çevresel önlemleri aldıklarında oldukça rahat ederler.</p>
<p><strong>Egzoz dumanı ve paketli gıdalarda alerjiyi tetikliyor</strong></p>
<p>Alerjk konjonktivitler çocuklarda ve adölasan çağda daha sık görülür. İleri yaşlarda görülme sıklığı giderek azalır. Çevresel faktörlerinin etkisinin ve endüstrileşmenin her geçen gün hızlı bir şekilde arttığı günümüzde, paralel olarak alerji ile ilgili rahatsızlıklar da artmaktadır. Hava kirliliğinin artması, egzoz dumanı, işlenmiş ve paketli gıda tüketiminin artması, mikroplastikler, nanopartiküller ve yoğun deterjan ve kimyasal madde kullanımı durumu ne yazık ki daha da kötüleştirmekte. Küresel ısınma ile birlikte polen mevsiminin uzaması da mevsimsel alerjik konjonktivit sezonunun daha uzun sürmesine ve sonuç olarak hastaların rahatsızlığının süresinin de uzamasına sebep olmaktadır.</p>
<p><strong>Yastık, yorgan ve nevresimlerinizi 60 derecede yıkayın</strong></p>
<p>Alerji zamanı gelmeden gerekli önlemleri alabilmek için alerjinin neye karşı olduğunu belirlemek, gerekiyorsa alerjiden koruyacak ilaçları zamanında kullanmaya başlamak kişinin yaşam kalitesini arttırmada yardımcıdır. Ayrıca çocukların işlenmiş, paketli, gıda boyalı, kıvam artırıcılı gıdalardan uzak tutulup mümkün olduğu kadar doğal sebze ve meyvelerle beslenme alışkanlıkları edinmeleri için motive edilmeleri önem arz etmektedir. Mümkünse küçük yaştaki bağışıklık system matürasyonu henüz tamamlanmamış çocukların kreş, alışveriş merkezi gibi ortamlara sokulmaması gerekiyor. Ev içi alerjen miktarını azaltmak da çok önemlidir. Özellikle ev tozu akarlarına karşı alerji var ise kuş tüyü, yün yastık yorgan kullanılmamalı, yün halılardan, kalın perdelerden, nevresimlerden kaçınılmalıdır.  Yastık, yorgan, nevresim değişiminin haftalık yapılıp 60 derecede yıkanılması gerekmektedir.</p>
<p><strong>Dışarı çıkarken siperli şapka ve güneş gözlüğü kullanılmalı </strong></p>
<p><strong> </strong>Alerjik konjonktivitin en sık semptomları kaşıntı, kızarıklık ve sulanmadır. Ayrıca yanma, batma, ışık hassasiyeti, göz kapaklarında şişlik ve göz kapağının iç kısmında kızarıklık görülebilir. Göz ile ilgili şikayetlerin yanı sıra burun akıntısı, hapşırma, burun tıkanıklığı, astım ve egzamaya ait bulgular da eşlik edebilir. Hastalığın tanısı ayrıntılı öykü ve detaylı göz muayenesi sonucunda koyulur. Alerjik konjonktivitin tedavisinde öncelikle ilgili alerjen tespit edilebiliyorsa alerjene maruziyetin kısıtlanması çok önemlidir. Bu sebeple ev ortamında toz kontrolü, polen mevsiminde camların kapalı tutulması, dış ortama çıkarken mümkünse siperli şapka ve güneş gözlüğü kullanılması gerekmektedir. Gözleri ovuşturmak semptomları daha da kötüleştirebilir ve mekanik etki göze zarar verebilir. Bu nedenle gözleri ovuşturmaktan kaçınılmalıdır. İlaç tedavisinde ise birinci basamakta antihistaminik göz damlaları, mast hücre stabilizatörü damlalar, kortikosteroid içeren göz damlaları ve suni gözyaşı damlaları kullanılmakta. Kısa süreli de olsa kortizon içeren damlalar kesinlikle hekim bilgisi dışında kullanılmamalıdır. Bu birinci basamak tedaviye cevap vermeyen hastalarda ikinci basamak ve daha ileri tedavilere geçilmesi gerekir. Tedavi kişiye özel planlanmalıdır. Hedef uzun dönem göz sağlığının etkin bir şekilde korunmasıdır.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-gozlerinizi-alerjenlerden-koruyun-540949">Yaz aylarında gözlerinizi alerjenlerden koruyun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahar Aylarında Lazer Göz Cerrahisine İlgi Arttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bahar-aylarinda-lazer-goz-cerrahisine-ilgi-artti-522125</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Apr 2025 10:09:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arttı]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahisine]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[lazer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=522125</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bahar aylarında polen, toz ve diğer alerjenlerin artması, kontakt lens kullanıcıları için ciddi rahatsızlıklara yol açıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bahar-aylarinda-lazer-goz-cerrahisine-ilgi-artti-522125">Bahar Aylarında Lazer Göz Cerrahisine İlgi Arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bahar aylarında polen, toz ve diğer alerjenlerin artması, kontakt lens kullanıcıları için ciddi rahatsızlıklara yol açıyor. Özellikle mevsimsel alerjik konjonktivit sorunu yaşayan bireyler, bu dönemde gözlerde kaşıntı, yanma, kızarıklık ve lensle uyumsuzluk gibi problemlerle karşı karşıya kalıyor. Bu mevsimsel sıkıntıların lazer göz cerrahisine olan ilgiyi artırdığını belirten Dünyagöz Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Selim Doğanay “Lens kullanan hastalarımızdan bahar aylarında şikayetler belirgin şekilde artıyor. Gözde kuruluk, batma ve alerjik reaksiyonlar nedeniyle lens takmak neredeyse işkence haline gelebiliyor. Bu da birçok kişiyi kalıcı bir çözüm sunan lazer cerrahisine yöneltiyor. Lazer cerrahisi, miyopi, hipermetropi ve astigmat gibi yaygın görme problemlerini tedavi etmek için etkili bir yöntemdir. Önceki jenerasyon PRK veya LASIK gibi lazer işlemlerinden sonra gözlenebilen göz kuruluğu ekran kullanan bireyler için önemli bir sorun iken yeni nesil SMILE lazer sayesinde bu durum artık ciddi bir sorun olmaktan çıktı. Bunun nedeni SMILE lazer tedavisi esnasında oküler yüzey etkilenimi minimum oluyor ve tedavi sonrasında göz kuruluğu oldukça nadir görülüyor. SMILE tedavisini eşsiz kılan en önemli özellik bu hastalarda kornea ön yüzeyine minimum etkileşim ile lazer işlemi yapılması ve ameliyat sonrası dönemde ilave bir göz kuruluğunun çoğu zaman meydana gelmemesidir. Bu durum göz kırma kusurlarının tedavisinde uygulanan lazer yöntemleri için çığır açabilecek bir özelliktir. Çünkü diğer hiçbir yöntemde bu avantaj yoktur. Ayrıca bu yöntemde yara iyileşmesi çok hızlıdır, ameliyat esnasında ağrı olmaz, sonrasında ise gözlerde çok kısa süreli batma yanma görülür. Görsel rehabilitasyon hızla gerçekleşir” dedi.</p>
<p><strong>10 Saniyede Kontakt Lens ve Gözlüklerden Kurtulabilirsiniz</strong></p>
<p>Kullanılan SMILE platformunda 2 yıl önce büyük bir değişiklik olduğunu ve SMILE Pro adı verilen farklı bir teknik kullanılmaya başlandığını söyleyen Prof. Dr. Selim Doğanay, “SMILE Pro’nun dikkat çeken en önemli özelliği, işlemin son derece kısa sürmesidir. Robotik sistemlerin dahil olduğu SMILE Pro tekniği sayesinde lazer tedavisi artık yalnızca 10 saniyede tamamlanabiliyor. Bu süre hastaların işlem sırasında yaşadığı deneyimi ciddi şekilde etkiliyor. Gözlük ve kontakt lensten kurtulmak için uygulanan lazer cerrahisi kısa bir süre içerisinde tamamlanırken hasta, aynı gün günlük yaşantısına devam ediyor. SMILE Pro, geleneksel lazer yöntemlerine göre çok daha küçük bir kesiyle gerçekleştiriliyor. Bu da iyileşme sürecini hızlandırırken, enfeksiyon riskini azaltıyor. Robotik cerrahi desteği sayesinde işlem yüksek hassasiyetle tamamlanıyor, hasta konforu maksimum seviyeye çıkıyor” diyerek lazer göz cerrahisindeki gelişmeleri aktardı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bahar-aylarinda-lazer-goz-cerrahisine-ilgi-artti-522125">Bahar Aylarında Lazer Göz Cerrahisine İlgi Arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz aylarında tüketilmesi gereken 6 meyve</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-tuketilmesi-gereken-6-meyve-458173</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 May 2024 21:04:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[tüketilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=458173</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz mevsimi yalnızca deniz, kum ve güneşten ibaret değil. Yaz aylarına özel meyveleri de sofralarımızdan eksik etmememiz gerekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-tuketilmesi-gereken-6-meyve-458173">Yaz aylarında tüketilmesi gereken 6 meyve</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaz meyvelerinin vitamin, mineral, lif ve antioksidan açısından oldukça zengin bir sağlık deposu olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Zengin vitamin, mineral ve antioksidan içerikleriyle, mevsiminde tüketilen yaz meyveleri dengeli bir beslenme planının önemli bir parçası. </strong></p>
<p><strong>Özellikle meyvelerde bulunan C vitamini bağışıklık sistemimizi güçlendirirken, lifler sindirim sistemimizi düzenliyor ve kalp sağlığımızı destekliyor. Ayrıca, antioksidanlar serbest radikallerle savaşarak hücresel hasarları azaltıyor, kanser riskini düşürebiliyor” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, 6 yaz meyvesinin sağlık marifetlerini paylaştı.</p>
<p><strong>Üzüm</strong></p>
<p>İçeriğindeki vitamin ve minerallerin yanı sıra sağlığımız için önemli olan pek çok bileşene sahip. Özellikle siyah üzüm, resveratrol içeriği sayesinde kalp ve damar sağlığında iyileştirici etkiye sahip. Demir içeriği sayesinde kansızlık sorunu yaşayanlar için kan üretimine destek olur. İçeriğindeki karotenoid sayesinde göz sağlığına katkı sağlar. Potasyum içerdiği için yüksek tansiyonu düşürür ve kan basıncını düzenlemeye yardımcı olur. Ancak glisemik indeksi yüksek yani kan şekerini hızlı yükseltip düşüren bir meyve olduğu için özellikle diyabet hastaları dikkatli tüketmelidir.</p>
<p><strong>Kavun</strong></p>
<p>Selenyum, beta karoten, C vitamini ve bazı antioksidan maddeleri bakımından zengindir. Bu sayede oksidatif stresi önleyerek serbest radikallerin vücuttan atılmasına yardımcı olur, bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlar ve kansere karşı koruyucu etki gösterir. C vitamini sayesinde cilt sağlığına da olumlu katkıları bulunur. İçeriğindeki beta karoten göz sağlığına iyi gelir. Yüksek su ve lif içeriğiyle sindirim sisteminin düzenli çalışmasını destekler. Potasyum içeriği ise kan basıncını düzenlemeye yardımcı olur. Ancak fazla tüketimi ishale neden olabilir. Glisemik indeski yüksek bir meyve olduğu için diyabet hastalarının dikkatli tüketmesinde fayda var.</p>
<p><strong>Karpuz</strong></p>
<p>Karpuz deyince akla likopen gelmeli. Likopen, meyve ve sebzelere kırmızı rengini veren bir antioksidandır. Besinler yoluyla aldığımız likopen kalp ve damar hastalıkları, diyabet, kanser ve kemik erimesi gibi birçok hastalığa iyi gelir. Karpuz ayrıca içeriğindeki sitrülin ve arginin sayesinde kan basıncını düşürür, bağışıklık sistemini güçlendirir. Bu lezzetli meyve sahip oduğu magnezyum ve potasyum sayesinde kas ağrılarına ve kramplara iyi gelirken, A, B6 ve C vitaminleri açısından da zengindir. Yüzde 90’dan fazlası su olduğu için vücudun özellikle yaz aylarında sıvı ihtiyacını karşılar. Lif içeriğiyle sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur. </p>
<p><strong>Çilek</strong></p>
<p>Çilek C, K, E ve B grubu vitaminlerini içerir. Mineral olarak da kalsiyum, demir, magnezyum ve bakır açısından zengindir. İçerdiği antioksidanlarla kanserden koruyucu etkiye sahip. LDL dediğimiz kötü huylu kolesterolü düşürücü etkisi de var. Ayrıca kan şekerini dengeleyerek diyabet riskini düşürür, içerdiği B9 vitaminiyle yorgunluk ve halsizliğe iyi gelir.</p>
<p><em>Önemli!</em></p>
<p><em>Alerjik besinlerden biri olan çilek, deride alerjiye bağlı çeşitli reaksiyonlara neden olabilir. Ayrıca çilek pestisit içeriğinden dolayı yıkandıktan sonra 5-10 dakika karbonatlı suda bekletilmeli, ardından tekrar yıkandıktan sonra tüketilmeli. Pestisit; besinleri haşere, bakteri ve virüsten korumak için tarımda kullanılan kimyasal bir maddedir.</em></p>
<p><strong>Erik</strong></p>
<p>Yüksek oranda C vitamini içeriğinin yanı sıra, A, K ve B grubu vitaminleri, sodyum, potasyum, kalsiyum, demir, magnezyum ve antioksidanlar içerir. C vitamini içeriğiyle demir emilimini artırır. K vitamini ve magnezyum sayesinde kemiklerin güçlenmesine katkı sağlar. Diş etini güçlendirir. A ve C vitamini sayesinde vücutta kolajen üretimini destekleyerek kırışıklıkların oluşumunu geciktirir. İçerdiği beta karoten ile göz sağlığını korur. Lifli olduğu için tokluk sağlayarak kilo kontrolüne yardımcı olur. Sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlar ve kabızlığı önler. Kan şekerini dengelemeyi destekler. Bu nedenle diyabet hastaları rahatlıkla tüketebilir. Ancak erik ve tuz tüketimine dikkat edilmeli özellikle de böbrek ve tansiyon hastaları eriği tuzla tüketmemeli.</p>
<p><strong>Kiraz</strong></p>
<p>A, C, B ve K vitaminlerinin yanı sıra magnezyum, potasyum, manganez ve bakır mineralleri içerir. Özellikle A vitamini ve potasyumdan zengindir. Vücudun sodyum-potasyum dengesini sağlayarak tansiyonu düşürücü etkisi vardır. Vücuttan ürik asidin uzaklaştırılmasına yardımcı olur, gut ve eklem ağrılarına iyi gelir. Egzersiz sırasında inflamasyonu azaltır ve egzersiz sonrasında hızlı toparlanma sağlar. Melatonin içeriğiyle iyi ve kaliteli bir uykuyu destekler. Bol C vitaminiyle yaşlanma karşıtı etkisi de bulunur. Diyabet hastaları için ideal bir meyvedir. Yüksek lif içeriğiyle kabızlığa iyi gelir. Fazla tüketimi ishal yapabilir. Kalp ve tansiyon sorunu yaşayanlar kirazı dikkatli tüketmeli.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-tuketilmesi-gereken-6-meyve-458173">Yaz aylarında tüketilmesi gereken 6 meyve</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahar Aylarında Astım Tetikleniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bahar-aylarinda-astim-tetikleniyor-456890</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 May 2024 08:08:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[tetikleniyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=456890</guid>

					<description><![CDATA[<p>Astım tüm yaş gruplarında görülen en yaygın kronik hastalıklardan biri. Dünya genelinde 300 milyonun, ülkemizde de 7 milyonun üzerinde astım hastası olduğu belirtiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bahar-aylarinda-astim-tetikleniyor-456890">Bahar Aylarında Astım Tetikleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üstelik astımın görülme sıklığı günümüzde giderek artıyor.  Astım, en önemli sinyallerinden olan nefes darlığı, hışıltılı solunum ve inatçı öksürük nedeniyle yaşam kalitesini ciddi boyutlarda bozabiliyor ve iş gücü kaybına neden olabiliyor. Özellikle de doğanın canlanıp çiçeklerin açtığı, polenlerin havada uçuştuğu bahar ayları astım hastaları için adeta kabusa dönüşebiliyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Süha Alzafer, </strong>bahar mevsiminin özellikle polene karşı alerjisi olan astım hastalarını olumsuz etkilediğine dikkat çekerek, “Polenler astımı tetikleyen etkenlerden biridir. Ayrıca genellikle bu hastalarda beraberinde alerjik nezle de olduğu için polenler üst solunum yollarında tıkanıklığa yol açar ve astımı daha da kötüleştirir. Ancak hekimin önerdiği ilaç tedavisi ve alınacak olan bazı önlemler ile yaşam kalitesi bozulmadan normal bir yaşam sürmek mümkündür” diyor.</p>
<p><strong>Tek belirtisi ‘öksürük’ olabiliyor!   </strong></p>
<p>Astım, hava yollarının mikrobik olmayan iltihabı (enflamasyon) nedeniyle gelişen, hava yollarının daralmasıyla karakterize ve krizler halinde seyreden bir hastalık.  Dolayısıyla kriz olmadığı zamanlarda hastada hiçbir belirti ve anormal muayene bulgusu olmuyor. Nefes darlığı ve hışıltılı solunum, astımın en sık görülen belirtilerini oluşturuyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Süha Alzafer, bu yakınmaların yanı sıra öksürük, göğüste baskı ile kaşıntı hissi gibi belirtiler de  görülebildiğini vurgulayarak, “Alerjik astımı olan hastalarda  genellikle alerjik nezle ve sinüzit de bulunabildiği için bu şikayetlere ayrıca arka arkaya defalarca kez hapşırık, burun ve geniz kalıntısı ile su gibi burun akıntısı da eşlik eder” diyor.  Dr. Süha Alzafer, bazı astım türlerinde ise nefes darlığı olmadan sadece uzun süren öksürük gelişebileceğine de işaret ediyor.</p>
<p><strong>En yaygın nedeni ‘alerjik bünye’   </strong></p>
<p>Astıma pek çok etken neden olabiliyor. En sık görülen sebebi ise alerjik bir bünyeye sahip olmak. Hastaların büyük çoğunluğu alerjiden dolayı astıma yakalanıyorlar. Ancak alerjiye bağlı olmayan astım türleri de mevcut. Örneğin bazı meslekler, solunum yoluyla maruziyet oluşturarak, alerjik olmayan mesleki astıma yol açabiliyor. Yine bir başka astım türü sadece egzersiz yapıldığında ortaya çıkan ve egzersizin tetiklediği astım oluyor. Dr. Süha Alzafer, astım ataklarını tetikleyen faktörleri, ‘Polenler, ev tozu akarları, bazı hayvanlar (kedi, köpek, kuş gibi), sigara dumanı, küf mantarları, hava kirliliği, soğuk hava, solunum yolu enfeksiyonları, sinüzit, reflü, asetil salisilik asit ve beta bloker gibi ilaçlar, bazı besinler, özellikle kırsal alanda rastlanılan ev içi duman maruziyeti’ olarak sıralıyor.</p>
<p><strong>Tedavi edilebilen bir hastalık, ancak… </strong></p>
<p>Astım tedavi edilebilen bir hastalık.  Temel hedef ise atakları kontrol altında tutmak. Astımın tedavisi ‘kronik tedavi’ ve ‘astım atağının tedavisi’ şeklinde 2’ye ayrılıyor. Kronik tedavide, hastanın hava yollarının çeperindeki enflamasyonun tedavisi için halk arasında ‘sprey’ veya ‘fıs fıs’ olarak bilinen inhaler ilaçlar kullanılıyor. Bazı alerjik astım hastalarında immünoterapi de fayda sağlıyor. Astım krizi esnasında bu ilaçlara havayolu spazmını tedavi edecek inhaler ilaçlar da ekleniyor. Kriz boyunca ilaçlar genellikle nebülizatör denilen aletler ile veriliyor. Bazen kortizon kullanmak da gerekebiliyor.  Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Süha Alzafer,<strong> </strong>astımın tedavisinden etkin sonuç alınmasında düzenli ilaç kullanımının son derece önemli olduğu uyarısında  bulunarak, “Hasta, herhangi bir  yakınması olmasa bile ilaçlarını mutlaka hekiminin önerdiği süre ve  dozda kullanmalı, ‘yakınmam yok’ diyerek kendiliğinden bırakmamalı. Aksi halde zaman içinde astım hastalığı kronikleşebilir. Dolayısıyla kriz olmadığı zamanlarda da sürekli solunumsal yakınmaları olan bir hastaya dönüşebilir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Astım ataklarına karşı 10 bahar önerisi!</strong></p>
<p><em>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Süha Alzafer, astım hastalarının bahar aylarında dikkat etmeleri gereken önemli kuralları şöyle özetliyor: </em></p>
<ul>
<li>Ormanlık alanlardan uzak durun</li>
<li>Dış ortamdan eve geldiğinizde kıyafetlerinizi değiştirerek duş alın </li>
<li>Evinizin pencerelerini ve araç camlarını olabildiğince kapalı tutun</li>
<li>Evde ve arabada polen filtreli klimaları tercih edin</li>
<li>Çamaşırlarınızı kapalı ortamlarda kurutun</li>
<li>Dışarıya çıktığınızda gözlük ve şapka kullanın</li>
<li>Her gün bol su içmeye özen gösterin</li>
<li>Sigara kullanmayın, içilen ortamdan uzak durun </li>
<li>Olabildiğince dumansız, temiz hava solumaya dikkat edin</li>
<li>Solunum yolu enfeksiyonlarına karşı korunun</li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bahar-aylarinda-astim-tetikleniyor-456890">Bahar Aylarında Astım Tetikleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UEFA EURO 2024 yaz aylarında EA SPORTS FC 24, EA SPORTS FC Mobile ve EA SPORTS FC Online&#8217;a geliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uefa-euro-2024-yaz-aylarinda-ea-sports-fc-24-ea-sports-fc-mobile-ve-ea-sports-fc-onlinea-geliyor-425057</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Nov 2023 21:07:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[euro]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[mobile]]></category>
		<category><![CDATA[onlinea]]></category>
		<category><![CDATA[sports]]></category>
		<category><![CDATA[uefa]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425057</guid>

					<description><![CDATA[<p>Electronic Arts, UEFA EURO 2024'ün EA SPORTS FC 24, EA SPORTS FC Mobile ve EA SPORTS FC Online oyuncuları için gelmekte olduğunu duyurdu. Avrupa'nın en prestijli şampiyonası, futbolun  yeni tarifi olan FC 24’te ücretsiz* bir oyun içi güncelleme olarak 2024 yazında yer alacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uefa-euro-2024-yaz-aylarinda-ea-sports-fc-24-ea-sports-fc-mobile-ve-ea-sports-fc-onlinea-geliyor-425057">UEFA EURO 2024 yaz aylarında EA SPORTS FC 24, EA SPORTS FC Mobile ve EA SPORTS FC Online&#8217;a geliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>UEFA EURO 2024 yaz aylarında EA SPORTS FC 24, EA SPORTS FC Mobile ve EA SPORTS FC Online’a geliyor!</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Oyunu şimdi oynayarak EA SPORTS FC 24 ve EA SPORTS FC Mobile için özel bir UEFA EURO 2024 Ultimate Team Oyuncusu kazanabilirsiniz</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Electronic Arts, UEFA EURO 2024&#8217;ün EA SPORTS FC 24, EA SPORTS FC Mobile ve EA SPORTS FC Online oyuncuları için gelmekte olduğunu duyurdu. Avrupa&#8217;nın en prestijli şampiyonası, futbolun  yeni tarifi olan FC 24’te ücretsiz* bir oyun içi güncelleme olarak 2024 yazında yer alacak.</p>
<p> </p>
<p>Turnuvanın başlama vuruşuyla aynı zamana denk gelen UEFA EURO 2024, PlayStation 5, Xbox Series X|S, PC, PlayStation 4, Xbox One ve Nintendo Switch&#8217;teki tüm EA SPORTS FC 24 oyuncularına ücretsiz bir güncelleme olarak sunulacak. 16 Ocak 2024&#8217;e kadar EA SPORTS FC 24 oynayan futbol fanatiklerine, 18 Aralık&#8217;tan itibaren özel, takas edilemeyen Ultimate Team Player öğesi olarak Avrupa&#8217;nın en büyük yıldızlarından biri hediye  edilecek.** EA SPORTS FC Mobile için iOS ve Android cihazlardaki oyuncular, UEFA EURO 2024 ürünlerini bugünden itibaren edinebilecekler.***</p>
<p> </p>
<p>UEFA EURO 2024 güncellemesinin fragmanını izlemek için bu adresi ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p>Taraftarlara ve oyunculara verilecek UEFA EURO 2024 Ultimate Team öğesi altı Avrupalı yıldızdan birini içerecek:</p>
<p> </p>
<p>● Jack Grealish &#8211; İngiltere</p>
<p>● Ousmane Dembelé &#8211; Fransa</p>
<p>● Federico Chiesa &#8211; İtalya</p>
<p>● Florian Wirtz &#8211; Almanya</p>
<p>● Virgil Van Djik &#8211; Hollanda</p>
<p>● Alvaro Morata &#8211; İspanya</p>
<p> </p>
<p>EA SPORTS FC 24 ve EA SPORTS FC Mobile oyuncularına sunulan özel UEFA EURO 2024 tatil teklifi hakkında daha fazla bilgi için EA.com&#8217;u ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p>EA SPORTS FC Marka Başkan Yardımcısı David Jackson, &#8220;Önümüzdeki yazın en büyük futbol turnuvalarından birinin EA SPORTS FC oyunlarına tamamen entegre olacağını duyurmaktan mutluluk duyuyoruz&#8221; dedi ve ekledi: &#8220;UEFA&#8217;daki muhteşem ortaklarımızın yanı sıra bu özel Avrupa içeriği, EA SPORTS&#8217;un taraftarlarımıza en özgün ve yenilikçi futbol deneyimlerini sunmaya devam etmesini sağlayacak.&#8221;</p>
<p> </p>
<p>UEFA Pazarlama Direktörü Guy-Laurent Epstein ise konuyla ilgili olarak, &#8220;UEFA EURO 2024&#8217;ün EA SPORTS FC oyununun bir parçası haline gelmesiyle EA SPORTS ile ortaklığımızı daha da genişletmekten mutluluk duyuyoruz. UEFA EURO 2024, dünyanın en heyecan verici futbol turnuvalarından biridir ve dünya çapındaki devasa EA SPORTS FC 24 topluluğunun böylesine özgün bir oyun ortamında turnuvaya katılma şansını yakalamasından ötürü heyecan duyuyoruz. Ayrıca önümüzdeki haftalarda ‘eEURO’ rekabetçi oyun turnuvasıyla ilgili daha fazla ayrıntıyı açıklamayı sabırsızlıkla bekliyoruz&#8221; sözlerine yer verdi.</p>
<p> </p>
<p>EA SPORTS, UEFA milli futbol takımlarını temsil eden, Avrupa&#8217;nın en iyi EA SPORTS FC oyuncularının yer aldığı yepyeni bir turnuva olan UEFA&#8217;nın resmi eEURO espor programının resmi platformu olacak. eEURO, ilki bu yaz yapılacak olan canlı bir finalle sonuçlanan eleme aşamalarını içeren yıllık bir turnuva programı olacak; turnuva yapısına ilişkin daha fazla güncelleme de yakında açıklanacak.</p>
<p> </p>
<p>UEFA EURO 2024 oyuna eklenmeden önce EA SPORTS FC 24&#8217;te kulübe katılın; Standart ve Ultimate Sürümlerde %50&#8217;ye varan Black Friday teklifleri artık tüm platformlar için dijital mağazalarda satışta.****</p>
<p> </p>
<p>EA SPORTS FC 24 PlayStation®5, Xbox Series X|S, PC, PlayStation 4, Xbox One ve Nintendo Switch<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> için mevcut. Futbolun en heyecan verici haline cebinizde erişmek için <em>EA SPORTS FC Mobile</em>&#8216;ı App Store ve Google Play Store&#8217;dan indirin.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uefa-euro-2024-yaz-aylarinda-ea-sports-fc-24-ea-sports-fc-mobile-ve-ea-sports-fc-onlinea-geliyor-425057">UEFA EURO 2024 yaz aylarında EA SPORTS FC 24, EA SPORTS FC Mobile ve EA SPORTS FC Online&#8217;a geliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>COVID-19&#8217;un Eris varyantı kış aylarında yayılabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/covid-19un-eris-varyanti-kis-aylarinda-yayilabilir-397108</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Aug 2023 09:24:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[covidun]]></category>
		<category><![CDATA[eriş]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[varyantı]]></category>
		<category><![CDATA[yayılabilir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=397108</guid>

					<description><![CDATA[<p>COVID-19’un Omicron varyantının yeni bir alt tipi olan Eris varyantı son zamanlarda Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Çin başta olmak üzere tüm dünyada sık görülmeye başlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/covid-19un-eris-varyanti-kis-aylarinda-yayilabilir-397108">COVID-19&#8217;un Eris varyantı kış aylarında yayılabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>COVID-19’un Omicron varyantının yeni bir alt tipi olan Eris varyantı son zamanlarda Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Çin başta olmak üzere tüm dünyada sık görülmeye başlandı. Eris varyantının daha önceki varyantlardan daha hızlı üremesi ve bağışıklık sisteminden kolay kaçması gibi farkı olmasına rağmen klinik olarak aynı belirtilere neden olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Elif Hakko, “Uzun zamandır hayatımızda olan Omicron tipi gibi daha çok üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde kendini gösteriyor. Boğaz ağrısı, burun akıntısı, hafif kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve hafif ateş yapabiliyor. Önceki COVID-19 salgınları gibi büyük bir salgın beklenmese de okulların açılmasıyla beraber daha çok vaka görülebilir” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Eris varyantının sık görülmeye başlanması, üreme kapasitesinin fazla olması ve bağışıklık sisteminden kaçma özelliği olmasına rağmen daha ağır bir tablo yapmadığını paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Elif Hakko, “Bağışıklık sorunu olan kişiler, diyabet, böbrek yetmezliği, kalp hastalıkları gibi kronik hastalığı olanlar, ileri yaştaki kişiler hastalığı daha ağır geçirebilir” dedi.</p>
<p><strong>Kış aylarında hastalık yayılabilir</strong></p>
<p>Eris varyantının diğer COVID-19 varyantları gibi solunum yoluyla bulaştığını hatırlatan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Elif Hakko, “Kapalı ortamlarda, yakın temasta hastalığın bulaşma olasılığı artıyor. Vaka sayısında bir artış beklenmesine karşın büyük bir tehlikeye neden olacağı düşünülmüyor. Korunmak için önceki COVID-19 varyantları gibi kalabalık ve kapalı alanlarda maske kullanımı ve el hijyeni en iyi önlem. Risk grubundaki kişilerin Omicron varyantını içeren COVID-19 aşılarını düzenli olmaları iyi olacaktır ancak maalesef bu aşılar ülkemizde bulunmuyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kişisel koruma yöntemlerine uyulmalı</strong></p>
<p>Okulların açılmasıyla beraber bu varyantın daha sık görülebileceğini paylaşan Doç. Dr. Elif Hakko, “Riskli kişiler için Omicron varyantını içeren aşının ülkemize gelmesi ve bu kişilerin grip aşısıyla beraber aşılanmaları gerekiyor. Elbette kişisel korunma önlemlerine uymak da çok önemli” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/covid-19un-eris-varyanti-kis-aylarinda-yayilabilir-397108">COVID-19&#8217;un Eris varyantı kış aylarında yayılabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz Aylarında Varisten Korunmak İçin 10 Öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-varisten-korunmak-icin-10-oneri-396116</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Aug 2023 11:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[varisten]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=396116</guid>

					<description><![CDATA[<p>Varis; gebelik, obezite, duruş bozuklukları, kabızlık, doğum kontrol hapları ve hormon tedavileri gibi çeşitli nedenlerle ortaya çıkabiliyor. Kalıtım, riskli yaşam tarzı ve sigara kullanımı önde gelen risk faktörleri olarak gösteriliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-varisten-korunmak-icin-10-oneri-396116">Yaz Aylarında Varisten Korunmak İçin 10 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Varis; gebelik, obezite, duruş bozuklukları, kabızlık, doğum kontrol hapları ve hormon tedavileri gibi çeşitli nedenlerle ortaya çıkabiliyor. Kalıtım, riskli yaşam tarzı ve sigara kullanımı önde gelen risk faktörleri olarak gösteriliyor. Ancak kumsal ve deniz mevsimi, birçok kadın için bacaklarındaki varis görüntüsüyle yüzleşmek anlamına geliyor. Estetik kaygıların yanında, ağrı, şişme, kramp gibi sağlık sorunlarına da neden olan varisin ihmal edilmemesi gerekiyor. Memorial Antalya Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. İsa Coşkun, varisin nedenleri, tedavisi ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.  </p>
<p><strong>Kadınlarda 4 kat fazla görülüyor</strong></p>
<p>Varis toplardamarların genişlemesi, uzaması ve kıvrımlı hal alması olarak tanımlanır. Özellikle uzun süre ayakta kalan ya da uzun süre oturarak çalışanların risk altında olduğu varis, yetişkin nüfusun %15-20’sini etkilemektedir. Varis kadınlarda, erkeklere oranla 4 kat daha fazla görülür ve varisin ailesel geçiş oranı %50’den fazladır. Ayrıca varis, 4 saatten fazla ayakta kalanlarda 3 kat daha fazla görülmektedir. </p>
<p><strong>Yaz aylarında şikayetler artıyor</strong></p>
<p>Yaz aylarında dolaşım sistemi, vücudu soğutmak için daha iyi kan akışı sağlamak amacıyla venodilasyon olarak bilinen bir süreç olan damarların boyutunu artırarak yüksek sıcaklıkların etkileriyle savaşır. Yaz güneşine maruz kalmak, vücuttaki kolajeni parçalayarak ve derinin altındaki kan damarlarını zayıflatır ve elastikiyeti kaybolan ciltte örümcek damarların görünür hale gelmesine neden olabilir. Bazı kişiler bu damarların görünürlüğünü azaltmak için bronzlaşmayı seçer, ancak bu aslında varisli damarları daha belirgin hale getirir. Güneş yeni varis oluşturmasa da, varisli damarların genişlemesine, kötüleşmesine ve şikayetleri artırmasına yol açar. Yakın zamanda damar tedavisi görmüş olanların ciltte pigment değişikliklerine neden olabileceğinden güneşten kaçınmaları gerekir. </p>
<p><strong>Uzun süre ayakta kalmamaya özen gösterin</strong></p>
<p>Hastaların en yaygın belirtileri; bacaklarının görüntüsünün bozulması, uzun süre ayakta kalmaya bağlı oluşan bacak ağrısı, bacaklarda ağırlaşma ve geceleri bacaklarda hissedilen kramplardır. Bacak varislerinde kronik ayak bileği şişliği, cilt bozuklukları ve bacak ülserleri gelişebilir. Uzun süre ayakta durmak veya obezite tüm bacak varis etkilerinin daha da artmasına neden olur. Varis ayrıca ağrı ve dolgunluk hissi, ayak tabanlarında yanma, kaşıntı, ayak bileğinde şişme, gece krampları, kanamalar, cilt değişiklikleri ve açık yaralara neden olur. </p>
<p><strong>Nedenleri ortadan kaldırılmazsa hastalık tekrarlayabilir</strong></p>
<p>Varis tedavisinde amaç, yaşam kalitesini artırmaktır. Hastalık genellikle iyi huylu seyir gösterdiğinden hastaların çoğu ameliyat edilmez. Büyük varisleri olan hastalarda, kanama veya bacak ülseri gibi durumlar gelişirse cerrahi tedavi yöntemleri kaçınılmazdır. Varise neden olan etkenler ortadan kaldırılmadıkça belli bir süre sonra hastalık tekrarlayabilir. </p>
<p><strong>Varisten korunmak için aşağıdaki önerileri dikkate alın;</strong></p>
<ol>
<li>Bol bol hareket edin. Yürüme, yüzme, bisiklet, gibi sürekliliği olan hareketleri tercih edin. Yaz aylarında uzun süreli güneş banyolarından kaçının. </li>
<li>Bir saatten daha uzun süre oturmayın ya da ayakta kalmayın. Gün içerisinde birkaç kez bacakları yüksekte tutmak yararlıdır. </li>
<li>Soğuk suyla bacaklara duş yapın. Cilde uygulanan soğuk su kanın kalbe dönüşünü hızlandırır. </li>
<li>Bol giysileri tercih edin.</li>
<li>Topuk yüksekliği 5 cm’den fazla olan ayakkabıları mümkünse giymeyin. </li>
<li>Beslenmenize dikkat edin.</li>
<li>Günde en az iki litre su tüketin.</li>
<li>Sigara içmeyin. </li>
<li>Varisleriniz varsa varis çorabını düzenli giyin.</li>
<li>Varisleriniz varsa ve bununla ilgili şikayetleriniz bulunuyorsa mutlaka kalp- damar cerrahına başvurun.  </li>
</ol>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-varisten-korunmak-icin-10-oneri-396116">Yaz Aylarında Varisten Korunmak İçin 10 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz Aylarında Sistitten Korunmak İçin 10 Öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-sistitten-korunmak-icin-10-oneri-392977</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Aug 2023 07:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[sistitten]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=392977</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her üç kadından birinde görülen sistit yani idrar yolu enfeksiyonu, kadınları en çok rahatsız eden sağlık sorunları arasında yer alıyor. Sistit özellikle tatil döneminde; yetersiz su tüketilmesi, havuz, deniz ya da ani ısı değişikliği ile soğuğa maruz kalma gibi nedenlerle sıklıkla ortaya çıkabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-sistitten-korunmak-icin-10-oneri-392977">Yaz Aylarında Sistitten Korunmak İçin 10 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AZ AYLARINDA SİSTİTTEN KORUNMAK İÇİN 10 ÖNERİ</strong></p>
<p>Her üç kadından birinde görülen sistit yani idrar yolu enfeksiyonu, kadınları en çok rahatsız eden sağlık sorunları arasında yer alıyor. Sistit özellikle tatil döneminde; yetersiz su tüketilmesi, havuz, deniz ya da ani ısı değişikliği ile soğuğa maruz kalma gibi nedenlerle sıklıkla ortaya çıkabiliyor. Bazı kişilerde yaz dönemini kabusa dönüştürebilen sistit, erişkin bir kadında bir yıl içerisinde 3 kez ve daha sık oluyorsa o zaman altta yatan başka nedenlerin de araştırılması gerekiyor. Memorial Antalya Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Op. Dr. A. Egemen İşgören; sistit belirtileri, tedavisi ve doğal korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Sistit bir idrar yolu enfeksiyonudur</strong></p>
<p>Kadınların idrar yolları erkeklerinkinden farklı olarak dışarıya kısa bir kanalla açılır. Bu nedenle dışarıdan mikropların girmesi daha kolaydır. Aslında vücudun dış kısmında yani vajinal bölgede genital flora denilen; belirli oranda mikropların barındığı bir ortam bulunmaktadır.   Bu flora dış kapı nöbetçisi gibi kötü mikropların içeri girmesine engel olur. İdrar kesesinde ise normalde mikrop bulunmaz yani bu bölge sterildir. Dış ortamda bulunan bu mikropların idrar kesesine girmesi ve çoğalması enfeksiyona yani sistite neden olur. Özellikle genital bölgedeki tahrişler buradaki mikropların idrar kanalına girmesini kolaylaştırır. Ayrıca vücut direncinin azaldığı durumlar da enfeksiyona yatkınlığı artırabilir.  </p>
<p><strong>Yeterli su tüketilmezse sistit riski belirgin şekilde artıyor</strong></p>
<p>Hava sıcaklıkları artmasıyla su alımında yetersiz kalınabilmektedir. Sıcak havalarda serinlemek için vücut daha fazla terlediğinden, su alımını artırmak her zamankinden daha önemlidir. Günde ortalama 2 buçuk litre su içilmesi; mesaneyi tahrişten uzak tutmak ve konsantre idrarın bakteriyel enfeksiyonların üreme alanı olmasını önlemek için, idrarın uygun şekilde seyreltilmiş olması önemlidir. Bu da yeterli miktarda su içmekle gerçekleşir. Ayrıca sıvı seviyesi, atıkların bağırsaktaki hareketini doğrudan etkiler. Yeterli su tüketilmemesi enfeksiyonların ana yollarından biri olan bağırsağı ve dolayısıyla mesaneyi etkiler. Bunun sonucunda idrar yapma sırasında yanma, sık idrara gitme olabilir. Bu nedenle şikayetler şiddetli değil ise öncelikle alınan sıvı miktarını arttırmak yeterli olabilir.</p>
<p><strong>Sistit 24 saatte geçmiyorsa…</strong></p>
<p>İlk 24 saat içinde; idrar yaparken yanma ve sık idrara çıkma gibi şikayetlerin tamamen geçmediği ya da idrar yaparken zorlanma, idrarın kanlı gelmesi, kasık ve bel ağrısı, akıntı, idrar tutamama, ateşlenme, halsizlik gibi şikayetlerin eklendiği durumlar  idrar yollarında ciddi bir enfeksiyona işaret ediyor olabilir. Bu durumda mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Erişkin bir kadında sistit bir yıl içerisinde 3  kez ve daha sık oluyorsa o zaman altta yatan başka nedenlerin de araştırılması gerekir. </p>
<p><strong>Kontrolsüz antibiyotik enfeksiyonu kronikleştirir!</strong></p>
<p>Basit bir idrar tahlili ile sistit tanısı konulabilir. Ancak özellikle sık tekrarlayan sistitlerde, mikrobun cinsinin saptanabilmesi  ve  uygun antibiyotiğin seçilebilmesi için idrar kültürü  yapılması önemlidir. Bu aşamada yapılacak en önemli yanlışlardan biri, kontrolsüz antibiyotik kullanılmasıdır. Yanlış kullanılan ilaçlar hem  yan etkileri nedeniyle sorunlar yaratır hem de bakterilerde  direnç gelişimine ve kronikleşen enfeksiyonlara yol açabilir. Komplike olan idrar yolları enfeksiyonlarında ise; daha uzun süreli tedavi ve sadece enfeksiyonu kurutmak değil aynı zamanda altta yatan nedenleri de araştırıp ortaya çıkarmak gerekir.  </p>
<p><strong>Sistitten korunmak için bu önerileri dikkate alın;</strong></p>
<ol>
<li>Bol miktarda sıvı alın</li>
<li>Hijyen kurallarına dikkat edin</li>
<li>Havuza girdikten sonra mutlaka duş alın</li>
<li>Islak mayo veya bikininizi değiştirin</li>
<li>Tuvalet temizliğini suyla ya da tuvalet kağıdıyla, mutlaka önden arkaya doğru yapın</li>
<li>C vitamini idrarla atılırken idrarın asitliğini de artırdığı için yaz mevsiminde kullanılmalıdır. Asit, ortam bakterilerin  yerleşmesini  ve üremesini zorlaştırır. Bu durum tedavinin etkinliğini artırabilir ve kısmen de olsa korunma sağlayabilir</li>
<li>Kızılcık suyu için. Hem yüksek C-vitamini içeriği olan hem de mesane içerisinde koruyucu bir film tabakası oluşturduğu söylenen kızılcık suyu (cranberry), tedaviyi destekleyen doğal ve etkili bir maddedir</li>
<li>Tüketilen gıdalarda, gıdaların bozulmasını önleyici katkı maddelerinin bulunmamasına özen gösterin</li>
<li>Kendi mayaladığınız yoğurdu tüketin. Doğal yollarla mayalanmış yoğurt, özellikle antibiyotik kullananlarda, üriner sitemi yeniden düzeltmeye etmeye yardımcı olacak birçok yararlı bakteri içerir</li>
<li>Probiyotik tüketin</li>
</ol>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-sistitten-korunmak-icin-10-oneri-392977">Yaz Aylarında Sistitten Korunmak İçin 10 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz Aylarında Tırnak Mantarından Korunmak İçin 8 Öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-tirnak-mantarindan-korunmak-icin-8-oneri-390384</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Jul 2023 06:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[mantarından]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[tırnak]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=390384</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayak tırnağı mantarı nemli, sıcak ve karanlık alanlarda büyümeyi seviyor. Ayakların sıcak ve terli olması ayak parmaklarının ideal bir mantar ortamı oluşturduğu anlamına geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-tirnak-mantarindan-korunmak-icin-8-oneri-390384">Yaz Aylarında Tırnak Mantarından Korunmak İçin 8 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ayak tırnağı mantarı nemli, sıcak ve karanlık alanlarda büyümeyi seviyor. Ayakların sıcak ve terli olması ayak parmaklarının ideal bir mantar ortamı oluşturduğu anlamına geliyor. Yaz ayları tırnak mantarı için en ideal dönem olabiliyor. Ortak kullanılan havuz, duş ve soyunma odaları da önemli bir sağlık sorunuyla karşı karşıya bırakıyor. Bu nedenle yaz mevsiminin bunaltıcı sıcakları ve artan nem durumuna karşı ayak ve el tırnaklarının bakımına ayrıca özen gösterilmesi gerekiyor. Memorial Antalya Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Ali Rıza Başaran, tırnak mantar enfeksiyonları ve tedavi yöntemleri hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. </p>
<p><strong>Hasarlı tırnaklara daha çok yerleşiyor</strong></p>
<p>Ayak tırnakları birçok katmana sahiptir ve mantar enfeksiyonlarına neden olan mikroorganizmalar bu katmanların arasına girebilir. Tırnak mantarı bir kere yerleştiğinde tedavisi zorlaşır ve diğer tırnaklara ve hatta ayaklardaki deriye yayılabilir. Tırnak mantar enfeksiyonları; tırnak altında oyulma, ufalanma, kalınlaşma, renk değişikliği şeklinde kendini gösterir. Mantarlar, sağlam tırnaklardan çok hasarlı tırnaklara yerleşme eğilimindedir. Ayakları sıkıştıran küçük veya sivri uçlu ayakkabılar, tırnaklara gelen darbeler gibi durumlarda da tırnağın yapısı bozulur ve enfeksiyonlara yatkın hale gelir. </p>
<p><strong>Tırnak mantarının belirtilerine dikkat!</strong></p>
<ul>
<li>Tırnakta renk değişikliği</li>
<li>Bozuk tırnak şekli</li>
<li>Tırnak kalınlaşması</li>
<li>Kötü koku</li>
<li>Ağrı veya rahatsızlık</li>
</ul>
<p><strong>Ortak kullanım alanları mantara neden olabilir</strong></p>
<p>Mantarlar; özellikle ortak kullanıma açık, ılık ve nemli yerlerde yoğunlaşır. Bulaşmaya neden olan dış ortamlar genellikle havuzlar, ortak duşlar, soyunma odaları ve steril olmayan manikür ve pedikür aletleridir. Dış ortamdan bulaşmanın yanı sıra; deri üzerinde spor halinde bulunan mantarlar da uygun üreme şartlarında enfeksiyonlara neden olabilir. Bulaşmanın temel rol oynamadığı üreme şartlarına örnek olarak elleri sudan çıkmayan ev hanımları, ayakların banyodan sonra ıslak bırakılması, terleme gibi nemin ve ısının arttığı durumlar gösterilebilir. Tırnak mantarı ortaya çıktığında zaman kaybetmeden dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Tırnak mantarının tedavisi ağızdan alınan ve tırnağın üzerine sürülen ilaçlarla sağlanır. Ağızdan ilaç tedavisi ortalama 3 ay uygulanır. Ancak tırnağın tamamen normal görüntüsüne kavuşması için yaşa bağlı olarak 9-12 ay gereklidir. </p>
<p><strong>Tırnak mantarlarından korunmak için; </strong></p>
<ol>
<li>Ayaklarınızı ıslak bırakmayın </li>
<li>Ayaklarınızdaki terlemeyi önleyin </li>
<li>Tırnaklarını darbelerden koruyun </li>
<li>Sivri topuklu, ayağınızı sıkan ayakkabılardan kaçının </li>
<li>Ortak alanlarda terlik kullanın </li>
<li>Ayak havlusu ve terlik gibi eşyaların şahsi olmasına özen gösterin </li>
<li>Şahsi manikür ve pedikür seti kullanın </li>
<li>Mantar önleyici tozlar veya spreyler kullanın</li>
</ol>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-tirnak-mantarindan-korunmak-icin-8-oneri-390384">Yaz Aylarında Tırnak Mantarından Korunmak İçin 8 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz aylarında en çok tercih edilen teknolojik ürünler açıklandı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-en-cok-tercih-edilen-teknolojik-urunler-aciklandi-389816</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jul 2023 16:24:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojik]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=389816</guid>

					<description><![CDATA[<p>MediaMarkt yaz aylarında en çok tercih edilen teknolojik ürünleri açıkladı. Listeye göre en çok ilgi gören ürünler akıllı telefon, süpürge, dizüstü bilgisayar, LCD TV, tablet, giyilebilir cihazlar ve klima oldu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-en-cok-tercih-edilen-teknolojik-urunler-aciklandi-389816">Yaz aylarında en çok tercih edilen teknolojik ürünler açıklandı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MediaMarkt yaz aylarında en çok tercih edilen teknolojik ürünleri açıkladı. Listeye göre en çok ilgi gören ürünler akıllı telefon, süpürge, dizüstü bilgisayar, LCD TV, tablet, giyilebilir cihazlar ve klima oldu. </strong></p>
<p>Geniş ürün yelpazesiyle teknolojiseverlere konforlu alışverişin keyfini sunan, Türkiye’nin en geniş satış alanına sahip elektronik perakendecisi MediaMarkt yazın en çok tercih edilen ürünlerini açıkladı. Tüketiciler tarafından en fazla ilgi gören ürünlerin başında her mevsimin şampiyonu akıllı telefonlar yer aldı. MediaMarkt tarafından paylaşılan verilere göre, yazın ilk aylarında en çok tercih edilen ürünler sırasıyla akıllı telefon, süpürge grubu, dizüstü bilgisayar, LCD TV, tablet, giyilebilir cihazlar, klima ve küçük ev aletleri oldu. </p>
<p> </p>
<p><strong>Taşınabilir ürünlere gösterilen ilgi yaz aylarında da devam ediyor</strong></p>
<p>Akıllı telefonların ardından, tüketicilerin en çok ilgisini çeken ürünler arasında dizüstü bilgisayarlar yer aldı. Günümüzde iş ve eğitim hayatının önemli bir parçası haline gelen dizüstü bilgisayarlar, taşınabilirlikleri ve kullanım kolaylıklarıyla yaz döneminde yüksek talep gördü. Özellikle seyahat edenler, tatilciler ve öğrenciler için vazgeçilmez bir cihaz haline geldi.</p>
<p><strong> </strong>Tabletler ve giyilebilir cihazlar da yazın en çok ilgi gören ürünleri arasında yer aldı. Hafif ve taşınabilir yapılarıyla tatilcilerin ve spor tutkunlarının yanından ayırmadığı tabletler, eğlence ve bilgiye kolay erişim sağladı. Giyilebilir cihazlar ise sağlık takibi ve spor aktiviteleri için popüler tercihler arasında yer aldı.</p>
<p>Teknolojideki sürekli gelişmeler ve tüketicilerin değişen ihtiyaçları doğrultusunda, MediaMarkt, kaliteli ürünleri ve geniş ürün yelpazesiyle müşterilerine hizmet vermeye devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-en-cok-tercih-edilen-teknolojik-urunler-aciklandi-389816">Yaz aylarında en çok tercih edilen teknolojik ürünler açıklandı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ömer Kavur&#8217;un kariyerinin 20 yıllık dönemini kapsayan 5 film, haziran ve temmuz aylarında MUBI&#8217;de</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/omer-kavurun-kariyerinin-20-yillik-donemini-kapsayan-5-film-haziran-ve-temmuz-aylarinda-mubide-380351</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jun 2023 13:40:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[dönemini]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[haziran]]></category>
		<category><![CDATA[kapsayan]]></category>
		<category><![CDATA[kariyerinin]]></category>
		<category><![CDATA[kavurun]]></category>
		<category><![CDATA[mubide]]></category>
		<category><![CDATA[ömer]]></category>
		<category><![CDATA[temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=380351</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sinemamızın en büyük ustalarından biri, “Zamanın Labirentinde: Bir Ömer Kavur Retrospektifi” başlıklı özel bir seçkiyle bu yaz MUBI’de sinemaseverlerle buluşuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/omer-kavurun-kariyerinin-20-yillik-donemini-kapsayan-5-film-haziran-ve-temmuz-aylarinda-mubide-380351">Ömer Kavur&#8217;un kariyerinin 20 yıllık dönemini kapsayan 5 film, haziran ve temmuz aylarında MUBI&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sinemamızın en büyük ustalarından biri, “Zamanın Labirentinde: Bir Ömer Kavur Retrospektifi” başlıklı özel bir seçkiyle bu yaz MUBI’de sinemaseverlerle buluşuyor.</strong></p>
<p>Sinemamızın büyük ustalarından Ömer Kavur, yolculukların, insanın zaman karşısındaki yenilgisinin, tenha kasabaların, yalnızlığın, kendini aramanın beyazperdedeki en büyük şairlerinden biri. İçe dönerek derinleşen üslubuyla pek çok kez bir romancının tavrını hatırlatan Kavur, kendi sinemasını şu sözlerle dile döküyor: “Yalnızlık, iletişimsizlik, yolculuk -ki bu hem fiziksel hem içsel yolculuk anlamını taşır- temaları üzerinde daha fazla yoğunlaştığım söylenebilir. Zaman kavramına bakışımı farklı noktalara ve farklı bir algılayış biçimine çekmeye çalıştığımı söyleyebilirim.“ </p>
<p>Kavur’un Yusuf Atılgan ve Orhan Pamuk’un metinlerinden uyarladığı ANAYURT OTELİ ve GİZLİ YÜZ gibi sinemamızın kilometre taşı filmlerinin yanı sıra, henüz çocuk yaştaki Cem Davran’ın başrolde yer aldığı YUSUF İLE KENAN ve yönetmenin iletişimsizlik konusuna bakışını en güçlü şekilde yansıtan filmlerinden GECE YOLCULUĞU da bu toplu gösterim kapsamında izleyicilerle buluşacak. Kavur’un doğum günü olan 18 Haziran’da, Kadir İnanır, Hümeyra, Kamran Usluer, Neriman Köksal, Halil Ergün gibi isimlerden oluşan kadrosuyla sinemamızın unutulmaz aşk filmleri arasına giren BİR KIRIK AŞK HİKAYESİ MUBI’de seyirci karşısına çıkacak.</p>
<p><strong>YUSUF İLE KENAN (1979)</strong></p>
<p>Ömer Kavur’un sosyal gerçekçi bir dille çektiği ilk dönem filmlerinden YUSUF İLE KENAN, Türkiye’nin yakın tarihindeki en bunalımlı dönemi olan 1980 Darbesi’nin arifesini ince detaylarla sergilerken sokak çocuklarının yaşamını da gerçekçi bir dille gözler önüne seriyor. 1980’de Milano Film Festivali’nde büyük ödülü kazanarak sinemamızın o dönemde yurtdışındaki sayılı başarılarından birisini elde eden YUSUF İLE KENAN, 7 Haziran’dan itibaren MUBI’de. </p>
<p><strong>KIRIK BİR AŞK HİKAYESİ (1981)</strong></p>
<p>Sinema tarihimizin en realist aşk hikayelerinden biri olan KIRIK BİR AŞK HİKAYESİ, Kadir İnanır, Hümeyra ve Kamran Usluer gibi usta isimlerle klasikleşmeyi başarıyor. Selim İleri’nin senaryosunu yazdığı, Yeşilçam’daki klişelerden uzak aşk filmleri arasında gösterilen film, sahil kasabasındaki insansız çekimlerle de özgünlüğünü ispatlıyor. Kadir İnanır’ın bir benzin istasyonunda Hümeyra’ya söylediği “Mutluluk yanımızdan gelip geçti” repliğiyle akıllara kazınan KIRIK BİR AŞK HİKAYESİ, 18 Haziran’dan itibaren MUBI’de. </p>
<p><strong>ANAYURT OTELİ (1987)</strong></p>
<p>Yazıldığı dönemde çokça ses getiren Yusuf Atılgan’ın ANAYURT OTELİ romanı, Ömer Kavur tarafından “bunu sinemaya aktarmam gerekir dediğim tek roman” diye tarif ediliyor. Filmin çekimi, Kavur’un filmografisinde daha bireysel konuları ele aldığı, insanın psikolojik boyutunu derinlikli bir şekilde işlediği döneme denk düşüyor. Otel katibi Zebercet’in ve küçük bir taşra kasabasında bulunan Anayurt Oteli’nin hikayesine odaklanan film, yarattığı karanlık atmosfer, bulanıklaşan hikaye örgüsü ve 1980’lerin Türkiye’sini yansıtan öğelerin yerleştirilmesiyle sinemamızın en çok sevilen filmleri arasına girmeyi başardı. Zebercet Gezgin’i canlandıran Macit Koper’e 20 yıldır kesmediği bıyığını kestiren, Şahika Tekand’ın “gecikmeli Ankara treniyle gelen kadın”ını hafızalara kazımayı başaran ANAYURT OTELİ, 30 Haziran’dan itibaren MUBI’de.</p>
<p><strong>GECE YOLCULUĞU (1987)</strong></p>
<p>Ömer Kavur’a 25. Antalya Film Şenliği’nde En İyi Yönetmen ödülünü getiren GECE YOLCULUĞU, başlamak üzere olduğu yeni filmi için mekan arayan ve sonrasında filmi çekmekten vazgeçerek terk edilmiş bir kasabada tek başına kalmayı tercih eden Ali’nin öyküsünü beyazperdeye yansıtıyor. İletişimsizlik, zaman, bireysellik, politika ve toplumsal tarih üzerine bir düşünce egzersizi niteliğindeki GECE YOLCULUĞU, 10 Temmuz’dan itibaren MUBI’de.</p>
<p><strong>GİZLİ YÜZ (1991)</strong></p>
<p>Orhan Pamuk’un unutulmaz romanı <em>Kara Kitap</em>’ın bir pavyon fotoğrafçısını anlatan “Karlı Gecenin Aşk Hikayeleri” bölümünden uyarlanan GİZLİ YÜZ, Zuhal Olcay, Fikret Kuşkan ve Rutkay Aziz’li usta oyuncu kadrosuyla sinemamızın unutulmaz yapımlarından biri. Şehirler Şehri, Ölüler Şehri, Garipler Şehri ve Kalpler Şehri’nden oluşan dört bölüme ayrılan filmin izleyiciye ne anlattığı sorusuna Ömer Kavur “Tutkulu bir aşk hikayesinin, doğu masalı üslubu ile anlatılmaya çalışıldığını söyleyebilirim” cevabını veriyor. Bir arayış hikayesini anlatan GİZLİ YÜZ, 26 Temmuz’dan itibaren MUBI’de.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/omer-kavurun-kariyerinin-20-yillik-donemini-kapsayan-5-film-haziran-ve-temmuz-aylarinda-mubide-380351">Ömer Kavur&#8217;un kariyerinin 20 yıllık dönemini kapsayan 5 film, haziran ve temmuz aylarında MUBI&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamam böcekleri, kene, pire, sıçan… Yaz aylarında bu haşereler ve kemirgenlere dikkat</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hamam-bocekleri-kene-pire-sican-yaz-aylarinda-bu-hasereler-ve-kemirgenlere-dikkat-374496</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 May 2023 10:42:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[böcekleri]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[hamam]]></category>
		<category><![CDATA[haşereler]]></category>
		<category><![CDATA[kemirgenlere]]></category>
		<category><![CDATA[kene]]></category>
		<category><![CDATA[pire]]></category>
		<category><![CDATA[sıçan]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=374496</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilkent Holding kurumsal hizmet grubu şirketlerinden, entegre tesis yönetimi alanında inovatif çözümler sunan yüzde 100 yerli sermayeli şirketi Tepe Servis, ilaçlama alanında da faaliyet gösterecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamam-bocekleri-kene-pire-sican-yaz-aylarinda-bu-hasereler-ve-kemirgenlere-dikkat-374496">Hamam böcekleri, kene, pire, sıçan… Yaz aylarında bu haşereler ve kemirgenlere dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bilkent Holding kurumsal hizmet grubu şirketlerinden, entegre tesis yönetimi alanında inovatif çözümler sunan yüzde 100 yerli sermayeli şirketi Tepe Servis, ilaçlama alanında da faaliyet gösterecek. Özellikle yaz aylarında sık görülen hamam böceği, kene, pire, sinek gibi haşere ve kemirgenlere karşı dikkatli olunması ve önlem alınması gerektiğini belirten Tepe Servis ve Yönetim A.Ş Tesis Yönetimi Bölge Müdürü Murat KILIÇ, “İlaçlama uygulamaları herhangi bir haşere veya kemirgen problemi yaşandığında yapılacağı gibi, bu tür problemlerin yaşanmaması açısından da düzenli periyodik uygulamalar yapılarak önlemler alınabilir” dedi.</strong></p>
<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte istenmeyen “misafirler” de evlere, iş yerlerine konuk olabiliyor. Yaz aylarında en çok görülen haşereler ve kemirgenlerden bazıları şark hamam böceği, Alman hamam böceği, Amerikan hamam böceği, ev karıncası, gümüşcün, örümcekler, marangoz karıncalar, pireler, kulağa kaçan, çıyan, fare, sıçan, kene ve sinekler oluyor. Haziran ayından ekime kadar sık rastlanan bu canlılar, sağlığı da tehdit edebiliyor. Bu nedenle bu gibi durumlarda ilaçlama yapılması büyük önem arz ediyor. Bu önemin farkında olan Bilkent Holding kurumsal hizmet grubu şirketlerinden biri olarak faaliyetlerine devam eden ve yüzde 100 yerli sermayeyle kurulmuş olan Tepe Servis ve Yönetim A.Ş, ilaçlama alanında da faaliyet göstermeye başladı.</p>
<p><strong>“İnsan sağlığı açısından kontrol altına alınması gerekir”</strong></p>
<p>“Havaların ısınmasıyla birlikte sıcak hava iklimine uyum ve adapte sağlayan hamamböcekleri, karasinek, sivrisinek, arılar, tahtakurusu, kene gibi haşereler ile mücadele insan sağlığı açısından kontrol altına alınması gerekir” diyen Tepe Servis ve Yönetim A.Ş Tesis Yönetimi Bölge Müdürü Murat KILIÇ, ilaçlama faaliyetleriyle ilgili şu bilgileri verdi: “İlaçlama süreleri genellikle haşere popülasyonu, haşere türü, uygulama yapılacak alanın büyüklüğüne göre değişkenlik gösterir. Tepe Servis olarak kullandığımız tüm ilaç ve ekipmanlar kokusuz, leke yapmaz olmakla birlikte Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından onaylıdır. Ayrıca insan sağlığına uygun uygun olacak şekilde dozajlama yapılmakta böylece uygulama esnasında veya sonrasında uygulama yapılan alanı terk etmeye gerek duyulmamaktadır. İlaçlama uygulamaları herhangi bir haşere veya kemirgen problemi yaşandığında yapılacağı gibi, bu tür problemlerin yaşanmaması açısından da düzenli periyodik uygulamalar yapılarak da önlemler alınabilir.”</p>
<p><strong>21 günlük periyotlarda uygulamalar yapılıyor</strong></p>
<p>21 günlük periyotlarla ilaçlama yapıldığına dikkat çeken KILIÇ, “Bazı işletmelerde özellikle gıda, yemek ve sağlık sektöründe bazı tür haşere problemlerinin daha sık görülmesinden dolayı 21 günlük periyotlarda uygulamalar yapılıyor. Örneğin, İSG yönetmeliklerinde de çalışanların sağlıklarının düşünülmesi ve herhangi bir haşere veya kemirgen kaynaklı hastalık ve rahatsızlıkların yaşanmaması için aylık düzenli kontrollerle ilaçlama hizmeti veriliyor. Düzenli aralıklarla ilaçlama yapılması büyük sorunların önüne geçilmesini sağlarken, haşere ve kemirgenlerden kaynaklı hastalık gibi problemleri de önlüyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamam-bocekleri-kene-pire-sican-yaz-aylarinda-bu-hasereler-ve-kemirgenlere-dikkat-374496">Hamam böcekleri, kene, pire, sıçan… Yaz aylarında bu haşereler ve kemirgenlere dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Van Büyükşehir Belediyesi tarafından sonbahar aylarında dikilen laleler kenti süslemeye başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/van-buyuksehir-belediyesi-tarafindan-sonbahar-aylarinda-dikilen-laleler-kenti-suslemeye-basladi-371844</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 May 2023 11:16:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[dikilen]]></category>
		<category><![CDATA[kenti]]></category>
		<category><![CDATA[laleler]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[süslemeye]]></category>
		<category><![CDATA[tarafından]]></category>
		<category><![CDATA[van]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=371844</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığınca geçen yıl Kasım ayında şehrin çeşitli noktalarında toprakla buluşturulan lale soğanları havaların ısınmasıyla birlikte çiçek açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/van-buyuksehir-belediyesi-tarafindan-sonbahar-aylarinda-dikilen-laleler-kenti-suslemeye-basladi-371844">Van Büyükşehir Belediyesi tarafından sonbahar aylarında dikilen laleler kenti süslemeye başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığınca geçen yıl Kasım ayında şehrin çeşitli noktalarında toprakla buluşturulan lale soğanları havaların ısınmasıyla birlikte çiçek açtı. Yaklaşık 86 bin lale kentin cadde ve parklarını rengârenk süsledi. Farklı renklerdeki lalelerin açmasıyla Atatürk Kültür Parkı, Kent Parkı, Kurtuluş Parkı, Yaşar Kemal Parkı, Kocaeli Parkı, Semaver Kavşağı ve Otogar Kavşağı başta olmak üzere kent genelindeki park ve kavşaklar güzel bir görünüme kavuştu.</p>
<p>Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından havaların ısınmasıyla birlikte il genelindeki peyzaj, budama ve fidan dikimi gibi çalışmalarda aralıksız sürerken Lale mevsiminin bitmesiyle birlikte sökülen lalelerin yerine ise Büyükşehir Belediyesi seraların da yetiştirilen farklı türlerden mevsimlik çiçekler dikilecek.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/van-buyuksehir-belediyesi-tarafindan-sonbahar-aylarinda-dikilen-laleler-kenti-suslemeye-basladi-371844">Van Büyükşehir Belediyesi tarafından sonbahar aylarında dikilen laleler kenti süslemeye başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahar Aylarında Alerjik Astım Krizlerine Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bahar-aylarinda-alerjik-astim-krizlerine-dikkat-363796</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Apr 2023 08:12:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alerjik]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[krizlerine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363796</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alerjik astım, nefes darlığı, kuru öksürük veya hırıltılı solunum belirtileriyle ortaya çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bahar-aylarinda-alerjik-astim-krizlerine-dikkat-363796">Bahar Aylarında Alerjik Astım Krizlerine Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Alerjik astım, nefes darlığı, kuru öksürük veya hırıltılı solunum belirtileriyle ortaya çıkıyor. Hastanın yaşam kalitesini düşürüyor. Bahar aylarının gelmesiyle çoğalan polenler, alerjik astımı tetikleyebiliyor. Memorial Hizmet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Banu Altoparlak, alerjik astım ile ilgili bilgi verdi. </p>
<p>Çevremizde bulunan alerjenlerin vücuda girmesiyle bağışıklık sistemi reaksiyon göstermektedir. Bu alerjenler;</p>
<ul>
<li>Polen </li>
<li>Toz</li>
<li>Rutubet</li>
<li>Mantar sporları</li>
<li>Koku</li>
<li>Küf</li>
</ul>
<p>olarak sıralanabilmektedir. Özellikle bahar aylarında ortaya çıkan polanler alerjik astımı olanlarda çeşitli belirtiler ortaya çıkarabilmektedir. </p>
<p><strong>“Alerjik astımın nedeni genetik olabilir”</strong></p>
<p>Alerjik astım hastalığında çevresel olduğu kadar genetik faktörler de rol oynamaktadır. </p>
<ul>
<li>Ailede daha önce astım veya alerjik astım öyküsünün olması </li>
<li>Bebeklik veya çocukluk döneminde solunum yollarını etkileyen ağır hastalıklar geçirmek </li>
<li>Bebeklik veya çocukluk döneminde alerjen maddelere yoğun şekilde maruz kalmak </li>
<li>Sigara içilen ortamlarda dumana maruz kalmak</li>
<li>Erken doğumla dünyaya gelmek </li>
</ul>
<p>Alerjik astımı tetikleyen bazı genetik faktörler arasında sayılabilmektedir. </p>
<p><strong>Alerjik astım tedavisi ertelenmemeli</strong></p>
<p>Alerjik astım kronik bir hastalıktır ve tedavide en önemli konu hastanın rahatsız olduğu ortamlardan uzak durmasıdır. Bu rahatsızlığın tanısında hastanın öyküsü önemlidir. Öksürük ataklarının sıklığı, ailede astım varlığı ve alerjinin gösterdiği belirtiler belirlenmelidir. Alerjik astım krizlerinin kurtarıcı ilaçları bulunmaktadır. Ağızdan alınan veya nefesten çekilen ilaçlar, belirtileri azaltabilmektedir. Tedavinin ertelenmemesi hastanın yaşam konforu için önemli olmaktadır. Özellikle polen alerjisi olanların bahar aylarında ilaçlarını kullanması alerjik astım belirtilerini azaltmaktadır. </p>
<p><strong>Alerjenlerden korunmak için bu önlemleri alın</strong></p>
<p>Alerjik astım krizlerini daha çok solunum yoluyla alınan alerjenler tetiklemektedir. Ev içinde ev tozu akarı, rutubet, küf gibi etkenler alerjik astım hastalarının şikayetlerini artırabilmektedir. Bahar aylarında polenlerin en yoğun olduğu zamanlar 05.00 ile 10.00 arasıdır. Bu zamanlarda açık havada uzun süre bulunmamak ve spor yapmamak alerjik astım hastaları için önerilmektedir. Polenlerin yoğun olduğu saatlerde evi havalandırmamak önemlidir. Dışarıdan gelindiğinde kıyafetler değiştirilmeli ve saçlar yıkanmalıdır. Bahar alerjisi olanların gözlerini koruması için gözlük takması önerilmektedir. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bahar-aylarinda-alerjik-astim-krizlerine-dikkat-363796">Bahar Aylarında Alerjik Astım Krizlerine Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
