<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ayça | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ayca/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ayca</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 13 Nov 2025 11:22:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>ayça | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ayca</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ekin Koç ve Ayça Ayşin Turan&#8217;ın Başrollerinde Yer Aldığı &#8221;Vicdansız&#8221;ın Afişi Yayınlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ekin-koc-ve-ayca-aysin-turanin-basrollerinde-yer-aldigi-vicdansizin-afisi-yayinlandi-591502</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Nov 2025 11:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[ayça]]></category>
		<category><![CDATA[ayşin]]></category>
		<category><![CDATA[başrollerinde]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[ekin]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[koç]]></category>
		<category><![CDATA[turan]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591502</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çok yakında TOD ekranlarında izleyicisiyle buluşacak olan, Ekin Koç ve Ayça Ayşin Turan’ı başrollerinde buluşturan ‘Vicdansız’ dizisinin heyecanla beklenen afişi yayınlandı. İzleyicileri hafıza, aşk ve gerçeklik arasındaki ince çizgide sürükleyecek olan dizinin, afişi büyük merak uyandırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ekin-koc-ve-ayca-aysin-turanin-basrollerinde-yer-aldigi-vicdansizin-afisi-yayinlandi-591502">Ekin Koç ve Ayça Ayşin Turan&#8217;ın Başrollerinde Yer Aldığı &#8221;Vicdansız&#8221;ın Afişi Yayınlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çok yakında <strong>TOD</strong> ekranlarında izleyicisiyle buluşacak olan, <strong>Ekin Koç</strong> ve <strong>Ayça Ayşin Turan</strong>’ı başrollerinde buluşturan ‘<strong>Vicdansız</strong>’ dizisinin heyecanla beklenen afişi yayınlandı. İzleyicileri hafıza, aşk ve gerçeklik arasındaki ince çizgide sürükleyecek olan dizinin, afişi büyük merak uyandırdı.</p>
<p>Yapımını <strong>ARC Film</strong>’in, yapımcılığını ise <strong>Fatih Enes Ömeroğlu</strong>’nun üstlendiği <strong>TOD STUDIOS</strong> imzalı dizi özgün hikayesi ve etkileyici görsel dünyasıyla şimdiden sezonun en iddialı projeleri arasında gösteriliyor. Yönetmen koltuğunda <strong>Devrim Yalçın</strong>’ın<strong> </strong>oturduğu, senaryosunu usta kalem <strong>Levent Cantek</strong>’in kaleme aldığı <strong>Vicdansız</strong> güçlü oyuncu kadrosuyla da dikkat çekiyor. Dizide <strong>Ekin Koç</strong> ve <strong>Ayça Ayşin Turan</strong>’a <strong>Cansel Elçin, Feyza Sevil Güngör, Tansel Öngel, Emre Aslan, Cemal Toktaş, Mehmet Bozdoğan</strong> ve <strong>Bülent Düzgünoğlu</strong> eşlik ediyor.</p>
<p><strong>Finans dünyasının ışıltılı yüzeyinin altında kayıp bir vicdan, parçalanmış bir gerçeklik ve izine rastlanmayan bir aşk masalı saklı: <em>Vicdansız</em></strong></p>
<p><strong>“Gerçek aşk bazen sadece birinin hatırlamasıyla yaşar” </strong>mottosuyla yola çıkan dizinin konusu  şöyle: Deniz, finans sektöründe yükselen, hırslı ve soğukkanlı bir uzmandır. Patronunun kızı Nilüfer’le olan ilişkisi, kariyerini taçlandıran ortaklık teklifiyle birlikte göz kamaştırıcı bir yola girerken, kalbinin asıl sahibi Vicdan’la gizli bir hayat kurmaya çalışmaktadır. Ancak planladığı gelecek, bir trafik kazasıyla paramparça olur. Vicdan ortadan kaybolur… Ve kimse onun varlığını hatırlamaz.</p>
<p>Ne güvenlik kameraları, ne komşular, ne de en yakın dostları&#8230; Sanki Vicdan hiç yaşamamıştır. Sadece Deniz, onun dokunuşunu, gülüşünü, kelimelerini unutmamıştır. Ama ya gerçekten hiç olmamışsa? Ya da olmuşsa ama silinmişse?</p>
<p><em>Vicdansız</em>, aşkın en kırılgan, en savunmasız hâlini anlatıyor. Hafıza, tutku ve şüphe üçgeninde sıkışan Deniz’in yolculuğu, sadece kaybolan bir kadının değil, onunla birlikte anlamını yitiren bir aşkın izini sürüyor. </p>
<p>Gerçek aşk, ortadan kaybolsa bile izi kalan tek şey midir? </p>
<p><strong>Vicdansız</strong>, yakında <strong>TOD</strong>’da </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ekin-koc-ve-ayca-aysin-turanin-basrollerinde-yer-aldigi-vicdansizin-afisi-yayinlandi-591502">Ekin Koç ve Ayça Ayşin Turan&#8217;ın Başrollerinde Yer Aldığı &#8221;Vicdansız&#8221;ın Afişi Yayınlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>38. Genç Günler&#8217;in Söyleşi Konuğu Ayça BİNGÖL: &#8220;Mesleğimi artık daha konforlu bir şekilde yapmak istiyorum&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/38-genc-gunlerin-soylesi-konugu-ayca-bingol-meslegimi-artik-daha-konforlu-bir-sekilde-yapmak-istiyorum-460792</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 May 2024 12:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[ayça]]></category>
		<category><![CDATA[bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[günlerin]]></category>
		<category><![CDATA[istiyorum]]></category>
		<category><![CDATA[konforlu]]></category>
		<category><![CDATA[konuğu]]></category>
		<category><![CDATA[mesleğimi]]></category>
		<category><![CDATA[şekilde]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[yapmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=460792</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB Şehir Tiyatroları’nın düzenlediği, Türkiye’nin en uzun soluklu gençlik festivali Genç Günler’in 38.’sinin söyleşi konuğu oyuncu Ayça Bingöl’dü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/38-genc-gunlerin-soylesi-konugu-ayca-bingol-meslegimi-artik-daha-konforlu-bir-sekilde-yapmak-istiyorum-460792">38. Genç Günler&#8217;in Söyleşi Konuğu Ayça BİNGÖL: &#8220;Mesleğimi artık daha konforlu bir şekilde yapmak istiyorum&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genel Sanat Yönetmen Yardımcısı Can Başak’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide Ayça Bingöl, “Mesleğini çok sevdiğini ancak günümüz set ortamlarının bazen insanın tahammül sınırlarını zorladığını söyleyerek, artık mesleğimi daha konforlu bir şekilde yapmak istiyorum” dedi.</p>
<p>Can Başak: Öncelikle kurumum adına, davetimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Genellikle çocukluktan başlıyorum ben. Ama o kadar derinlere inmiyoruz. Nasıl bir çocukluk geçirdi Ayça Bingöl?</p>
<p>Muazzam bir çocukluk geçirdiğimi düşünüyorum. Her şey şahaneydi. Tek çocuktum. İleri yaşlarda 17 yaşında abla oldum. Ve sıradan, bildiğimiz gibi, gayet normal bir çocukluktu. Mahallemizin ilkokuluna gittim. Kendi çocuklarıma baktığımda bambaşka perspektiflerle ilerlemeye çalışıyoruz. Bizim çocukluğumuz çok güzeldi. Bir çocuğu okula gönderebilmek için ciddi hesaplar yapıyoruz.</p>
<p>Tiyatroyla ilişkiniz nasıl başladı?</p>
<p>Benim ilkokuldayken Enis Fosforoğlu Tiyatrosu’nda çalışan bir oyuncu ağabeyimizin davetiyle, aranan çocuk oyuncular arasında ben de yer aldım. O zaman okul gösterilerine meraklıydım. Diğer çocuk Volkan Saraçoğlu’nun kızıydı, Burcu. Bize seçme yaptılar, metin okuttular, matine suareli, turneli bir oyunun içinde buldum kendimi. Sonra Suna Keskin ile Yeditepe Oyuncuları ile birlikte, aradan yirmi sene geçtikten sonra bir oyunda rol aldım. Benim oyunculuğum gayet profesyonel başladı, ücret alarak.</p>
<p>Sonra yetinmedin konservatuvara geçtin.</p>
<p>Bizim zamanımızda aileler çocuklarının oyuncu olmasını istemezdi. Şimdi bütün aileler teşvik ediyor. Ama babam yok dedi, annem yapabilir dedi, Teknik Üniversite’ye giderken, oyunculuğa karar verdim. Kimya bölümündeydim, Teknik Üniversite’de. Yıldız Kenter İstanbul Devlet Konservatuvarı’ndaydı ben geçtiğimde, çok güzel hocalarımız vardı. Gökhan&#8230; Bana diğer illerde konservatuvarların olduğunu söylemedi. Sınava geldiğimde arkadaşlar sen Ankara’nın sınavına girdin mi, diye sıralamaya başladığında anladım. Bizim dönemimizde aynı sınıfta olduğumuz arkadaşlarımızdan, Fırat Tanış, Kayra Şenocak, Murat Ovalı, Yeliz Tozan, Sanem Çelik dönem arkadaşlarımızdı, Gürkan Uzun. Okan Yalabık, Engin Hepileri, Demet Evgar, bir alt sınıfımızdaydı. Bizim zamanımızda askeri eğitim gibiydi, Yıldız Kenter büyük bir disiplinle davranırdı.</p>
<p>“Çok değerli hocalarımız vardı”</p>
<p>Hocalarımı çok kıymetli buluyorum. Ama bir eleştirim de var. Yerlerine yeni birilerini yetiştirmediler. Daha tanrısal bir yerdeydiler sanki. Hem tiyatro hem eğitim camiasında. Arkalarında kendi ekollerini devam edecek ustaları yetiştirmeye niyet etmediler. İyi ki Yıldız Hanım’dan öğrenmişiz ama içimizden bazılarına o eli vermiş olsaydı keşke.</p>
<p>Dormen Tiyatrosu’na geçişiniz nasıl oldu?</p>
<p>Haldun Hoca ikinci sınıftaydım, birine bir şey olmuştu, hemen Dormen Tiyatrosu’na başladım. Orası konservatuvar ile birlikte çok iyi oldu. Bir yandan konservatuvar eğitimi alıyorsunuz diğer yandan usta oyuncularla aynı kulisi paylaşıp, başka bir eğitimin içine giriyorsunuz. Benim için çok iyi antrenman oldu. Okulla birlikte Dormen Tiyatrosu’nda bulunmak oyunculuğuma çok şey kattı. Çünkü okulda bilgiyi alıyorsunuz ancak Dormen kulisinde de mesleğinizin bütün inceliklerini ustalardan öğreniyorsunuz. Bu anlamda çok şanslıyım. İyi ki hem okuduk hem çalıştık.</p>
<p>Ekran ne zaman başladı?</p>
<p>Bizim okulda kamera yasaklıydı. Hiçbir televizyon projesinde çalışmamız istenmezdi. Çalışan arkadaşlarımız olduğu zaman sınıflarını donduruyordu. Süper Baba’da küçük rollerle başladım. Üç beş para kazanıyordum o zaman. Bütün oradaki ilişkiler, oyuncular, yönetmenler, oradan seslendirmeye geçiş, birbirini doğuran şeylerdi. Hem Dormen Tiyatrosu hem mezuniyet projesi hem okul devam ediyordu. Uyumadan geldiğimi hatırlıyorum.</p>
<p>Tanındıktan sonra değiştin mi?</p>
<p>Tanınır olduktan sonra bende bir değişiklik olmadı. Biz ünlü olalım diye başlamadık. Ancak tanındıktan sonra aile terbiyesi ve durumu içselleştirmek çok önemli.</p>
<p>Bir anne ve kadın olarak sette olmak nasıl bir duygu?</p>
<p>Oyunculuk olarak hiçbir ayrım yapmadım, tiyatro, sinema ya da dizi diye. Çünkü aynı yerden çıkan güdüyle hareket ediyorsun. Özü aynı ve senin içinden çıkıyor. Ama elbette ki, benim artık biraz daha konformist bir şekilde mesleğimi icra etmek istiyorum. Yıllar geçtikçe ideallerin, hedeflerin de farklılaşıyor. Şu an mesleğimi konforla yapmak ve daha istediğim işi yapmak istiyorum. Zamanımı iyi yönetmek istiyorum. Bunu büyük bir konfor olarak görüyoruz. Dizi ve televizyon dünyasına karşı bazı mesafeler ve koşullarla bakıyorum. Çocuklarım olmadan on altı, on yedi saat ve haftanın yedi günü sette olduğum bir zamanı da yaşadım. Ancak şu an bakış açım ve isteğim bu. Çok ağır çalışma şartları sette. İnanılmaz ve insanüstü bir çalışma temposu var. Erkan Sever ile bir sahnede, sabahın dördü, uykumuz gelmiş ve biz ne yapıyoruz diye birbirimize dertlendiğimizi hatırlıyorum.</p>
<p>Bir seyircinin “Çocuklarınıza tavsiye eder misiniz oyuncu olmayı?” sorusu üzerine:<br />Çocuklarım önde oturuyor. Tabi söylediğim şartlar doğru ancak çok severek yaptığımız bir işimiz var. Sadece koşulları eleştiriyoruz. Sevmeden bu şartlarda bu işlerin yapılması güç. O yüzden doğru koşullar sağlandığında çocuklarımın da bu işi yapmasını çok isterim. Ama önce kendileri de isterse, yetenekleri de varsa, bütün tecrübelerimizden faydalanmalarını sağlarız, destekleriz.</p>
<p>Can BAŞAK: Baba da tiyatroyla ilgili.</p>
<p>Ama belli olmuyor, böyle ailelerde çocuklar farklı meslekleri de seçebiliyor.<br />Öyle Bir Geçer Zaman Ki dizisindeki rolünüzden sonra nasıl roller geldi?<br />Ben sahne üzerinde komedi de dram da oynadım. Ama televizyonlarda bir şeyi iyi yaptığınızda, cezalandırıyor gibi hep aynı rol için sizi düşünüyorlar. Gerçekten başka bir şey oynayım, olmuyor. Bütün işleri Öyle Bir Geçer Zaman Ki’deki rolüm üzerinden yapımcılar da düşünüyor. Ama bu sene çalıştığım dizide komik sahneler de var ve seviyorum. Ağır ve yoğun duygular, sürekli ağla ağla, bir oyuncu olarak da yorucu geliyor.</p>
<p>Oyuncu olmak isteyenlere ne önerirsiniz?</p>
<p>Oyunculuk için sadece konservatuvar bölümünden eğitim almak zorunda değilsiniz. Kendinizi geliştireceğinizi hissediyorsanız, oyunculuk atölyelerine katılabilirsiniz, kurslara katılabilirsiniz. Bugün çok fazla kendinizi geliştirebileceğiniz yer var. Sadece konservatuvarmış gibi de düşünmeyin, bunu bir mecburiyet olarak görmeyin.</p>
<p>Kamera önünde nasıl o ana yoğunlaşıyorsunuz?</p>
<p>Benim yöntemim anda kalmak. Bu anda kalmak meselesine biraz kafa yormak gerekiyor. Kamerada o anda olmak, o zamanı kullanmak çok önemli. O dramatik anda ne yaşıyorsanız, kendimi sadece o ana teslim ediyorum ve içimden çıkacak şeye izin veriyorum. Hiçbir şeyle kendimi filtrelemeden, kamerayı umursamadan, çevreyi etraftakileri dikkate almadan, ana yoğunlaşıyorum. En son Berkun Oya ile bir film projemiz vardı. Berkun prova istiyor. Ben de televizyondan gelen alışkanlıkla, senaryodaki bire birliği çok umursamam. Ama Olgun Şimşek ile bir sahnemiz vardı, biz çok prova yaptık, replikleri bire bir söylememizi istiyordu. Çektiğim şeyin olmadığını hissettiğimde, kendimi seyrediyorum ve dışarıdan gördüğümde neyin olmadığını anlıyordum. Bunu yapmanızı isterim, olmayan şeyin ne olduğunu hissetmenizi sağlıyor. Bazen yönetmen olmuyor der ama neden olmadığını söyleyemeyebilir.</p>
<p>Bana Bir Picasso Gerek oyunu çok özeldi senin için, biraz anlatır mısın?</p>
<p>Hayatımda oyuncu olarak kendimi çok şanslı hissettiğim oyun, Sezai Altekin’in Arif Akkaya’nın ve benim buluştuğumuz Bana Bir Picasso Gerek, oyunudur. Arif bana bir oyunla geldi, anlattı. Sahnede üç Picasso resmi var ve hangisi gerçek Picasso ise yakılacak. Böyle bir durumun içindeyiz. Sezai abi uzun yıllar Şehir Tiyatrosu’nda oynamış, benim ustam. Arif Akkaya zor bir yönetmen. Hepimiz bu oyun üzerine çok yoğunlaştık, muazzam bir yolculuktu. Arif bir gün dedi ki, bu oyunu sahnede oynamayacağız, Kadıköy’de Duru Tiyatro’da çalışıyorduk, sahnenin arka tarafında bir kalorifer dairesi var, orada oynayacağız bu oyunu dedi. Emre kıyameti kopardı, deli misiniz siz diye. Sonra tasarımcımız Zuhal Soy ile birlikte kalorifer dairesine girdiler, dört duvarını sığınak haline getirdiler, yukarıdan geçen borular, tenekelerin üstüne damlayan sular, seyircilere iki asistanımız Nazi subayı kostümüyle, dar bir geçişten alıyorduk. Seyirciyi içeri girdiği andan dışarı çıkana kadar, o ambiansın içine alıyorduk. Şimdi yapılıyordur belki ama yirmi yıl önce seyirci böyle bir şeyi deneyimlememiş, çok yeni bir deneyimdi. Demir kapıyı gıcırdatarak oynamalar, seyirciyle çok yakın oynamalar. Yirmi sene önce ne kadar güzel bir rejiymiş. Belki de hayatımda sahne üzerinde oynamadığım, olduğum ya da olmaya çok yakın olduğum tek iştir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/38-genc-gunlerin-soylesi-konugu-ayca-bingol-meslegimi-artik-daha-konforlu-bir-sekilde-yapmak-istiyorum-460792">38. Genç Günler&#8217;in Söyleşi Konuğu Ayça BİNGÖL: &#8220;Mesleğimi artık daha konforlu bir şekilde yapmak istiyorum&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oyuncu Ayça Bingöl 38.Genç Günler&#8217;de</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oyuncu-ayca-bingol-38genc-gunlerde-458371</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 May 2024 21:03:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ayça]]></category>
		<category><![CDATA[bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[günlerde]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=458371</guid>

					<description><![CDATA[<p>38.Genç Günler kapsamında oyuncu Ayça Bingöl, 18 Mayıs Cumartesi günü Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde saat 18.30’da gençlerle söyleşi programında buluşacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oyuncu-ayca-bingol-38genc-gunlerde-458371">Oyuncu Ayça Bingöl 38.Genç Günler&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin en uzun soluklu gençlik festivali Genç Günler’in 38.’sinde söyleşiler kapsamında oyuncu Ayça Bingöl de gençlerle bir söyleşi programında buluşacak.</p>
<p>İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’ndan mezun olan Ayça Bingöl, Dormen Tiyatrosu’nda profesyonel oyunculuk kariyerine başladı ve 1998-2000 yılları arasında Tiyatro Fora’da konuk oyuncu olarak yer aldı. Bana Bir Picasso Gerek isimli oyunla Duru Tiyatro topluluğuna katıldı.</p>
<p>2008 yılında rol aldığı Bana Bir Picasso Gerek isimli oyundaki rolüyle, 13. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri’nde, 12. Afife Tiyatro Ödülleri’nde ve 6. Tiyatro Tiyatro Ödülleri’nde En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini aldı. Sonraki yıllarda, 16. Çırağan Lions Ödülleri, 13. Afife Jale Tiyatro Ödülleri, 14. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri’nde En İyi Kadın Oyuncu ödüllerine değer görüldü. Öyle Bir Geçer Zaman ki isimli televizyon dizisindeki rolüyle 2011 ve 2012 yıllarında, Antalya Televizyon Ödülleri’nde Drama Dizisi En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı. Sonraki yıllarda, Çehov Makinesi, Hansel ve Gretel’in Öteki Hikâyesi oyunlarında ve Müslüm filminde oyunculuk ödülleri aldı.</p>
<p>Ayça Bingöl; Süper Baba, Tatlı Kaçıklar, Çiçek Taksi, Asmalı Konak, Kınalı Kar, Küçük Kadınlar, Öyle Bir Geçer Zaman ki gibi dizilerde canlandırdığı başarılı karakterlerle büyük bir seyirci kitlesinin beğenisini kazandı.</p>
<p>Başarılı oyuncu Ayça Bingöl, oyunculuk kariyerini gençlerle paylaşırken, bu süreçteki deneyim, bilgi ve birikimini de anlatacak.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oyuncu-ayca-bingol-38genc-gunlerde-458371">Oyuncu Ayça Bingöl 38.Genç Günler&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zeynep Ayça Konak, Nagarro + MBIS&#8217;in Satış Direktörü Olarak Göreve Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zeynep-ayca-konak-nagarro-mbisin-satis-direktoru-olarak-goreve-basladi-436730</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jan 2024 08:10:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayça]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[direktörü]]></category>
		<category><![CDATA[göreve]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[mbisin]]></category>
		<category><![CDATA[nagarro]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[satış]]></category>
		<category><![CDATA[zeynep]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436730</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'nin ilk SAP Gold Partner’ı Nagarro + MBIS’te Satış Direktörlüğü’ne Zeynep Ayça Konak atandı. IT sektöründe uzun yıllardır deneyime sahip olan Konak, yeni görevinde satış stratejileri geliştirme ve müşteri ilişkilerini güçlendirmeden sorumlu olacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zeynep-ayca-konak-nagarro-mbisin-satis-direktoru-olarak-goreve-basladi-436730">Zeynep Ayça Konak, Nagarro + MBIS&#8217;in Satış Direktörü Olarak Göreve Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye&#8217;nin ilk SAP Gold Partner’ı Nagarro + MBIS’te Satış Direktörlüğü’ne Zeynep Ayça Konak atandı. IT sektöründe uzun yıllardır deneyime sahip olan Konak, yeni görevinde satış stratejileri geliştirme ve müşteri ilişkilerini güçlendirmeden sorumlu olacak.</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin ilk SAP Gold Partner’ı Nagarro + MBIS, sektördeki lider konumunu güçlendirmeye yönelik çalışmalarına devam ediyor. Bu çerçevede, gelişen iş stratejileri doğrultusunda Nagarro + MBIS Satış Direktörlüğü’ne Zeynep Ayça Konak getirildi. IT ve SAP alanında güçlü deneyime sahip olan Konak, Nagarro + MBIS’te satış stratejilerini geliştirme, müşteri ilişkilerini güçlendirme ve pazar payını artırma hedefleri doğrultusunda önemli bir rol üstlenecek.</p>
<p>İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat mezunu olan Konak, iş hayatına Siemens Nixdorf’da Kanal Satış Müdürü olarak başladı. Ardından bilişim teknolojileri sektöründe ve SAP alanında çok sayıda şirkette çalışarak bu alandaki deneyimini derinleştirdi. Konak, sırasıyla Probil’de Satış Müdürlüğü, SAP Türkiye’de Kilit Müşteriler Yöneticisi, HP’de Bilgi Yönetimi Müdürlüğü, SAP Türkiye’de Kilit Müşteriler Satış Müdürlüğü, Itelligence’da Stratejik Satış Müdürlüğü, Felece Teknoloji’de Genel Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Konak, son olarak ise freelance olarak yönetim danışmanlığı yapıyordu.</p>
<p>Konak’ın ilişki yönetimi ve kişisel gelişim yetkinlikleri alanında deneyimini derinleştiren Adler koçluk modülleri uluslararası sertifikaları bulunuyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zeynep-ayca-konak-nagarro-mbisin-satis-direktoru-olarak-goreve-basladi-436730">Zeynep Ayça Konak, Nagarro + MBIS&#8217;in Satış Direktörü Olarak Göreve Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Ayça Tekin Koru: &#8220;Felaketlerin nedeni iktisadi, siyasal ve toplumsal kalkınma sorunlarıdır&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-ayca-tekin-koru-felaketlerin-nedeni-iktisadi-siyasal-ve-toplumsal-kalkinma-sorunlaridir-357610</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Mar 2023 14:06:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayça]]></category>
		<category><![CDATA[felaketlerin]]></category>
		<category><![CDATA[iktisadı]]></category>
		<category><![CDATA[kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[koru]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlarıdır]]></category>
		<category><![CDATA[tekin]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=357610</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin ikinci gününde konuşan TED Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayça Tekin Koru, afet ile felaketin birbirinden farklı anlamlar taşıdığını belirtti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-ayca-tekin-koru-felaketlerin-nedeni-iktisadi-siyasal-ve-toplumsal-kalkinma-sorunlaridir-357610">Prof. Ayça Tekin Koru: &#8220;Felaketlerin nedeni iktisadi, siyasal ve toplumsal kalkınma sorunlarıdır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin ikinci gününde konuşan TED Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayça Tekin Koru, afet ile felaketin birbirinden farklı anlamlar taşıdığını belirtti. Koru, “Maalesef bunları eş anlamlı gibi kullanıyoruz fakat değil. Doğa ve insan kaynaklı afet vardır. Bunların bir kısmı kaçınılmazdır bir kısmı önlenebilir. Afetlerin iyi yönetilememesi felaketle sonuçlanır. Yani felaket kader değildir. İktisadi, siyasi ve toplumsal kalkınma sorunlarının tezahürüdür” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından “Yeniliğe Davet” sloganıyla tüm Türkiye’yi geleceği inşa etmeye çağıran İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin ikinci gününde TED Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayça Tekin Koru konuştu. “Küreselleşmeyi Yeniden Düşünmek” başlığı altındaki sunumunda küreselleşme ve etkileri ile ilgili bilgiler verdi. İktisat Kongresi’nin siyasi bağımsızlığın iktisadi bağımsızlıkla tamamlanması yolundaki ilk kolektif adım olduğuna da dikkat çekti. Kontrolsüz küreselleşmenin risklerine de değinen Koru, yeni ekonomik krizlere hazır olunması gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p><strong>“Ekonomik ve insani yıkımın içindeyiz”</strong><br />Ülke olarak hem ekonomik hem insani bir yıkımın içinde olduğumuzu vurgulayan Koru, “Afetle ve felaket arasındaki farkı açıklamak istiyorum. Maalesef bunları eş anlamlı gibi kullanıyoruz fakat değil. Deprem, sel, tsunami, orman yangınları ya da kuraklık gibi doğa kaynaklı veya nükleer sızıntı, biyoterör gibi insan kaynaklı afetler vardır. Bunların bir kısmı kaçınılmazdır bir kısmı önlenebilir. Bu afetlerin iyi yönetilememesi felaketle sonuçlanır. Yani felaket kader değildir. Felaketler toplumun üzerinde etkili olan dışsal, öngörülemeyen olaylardan ziyade iktisadi, siyasi ve toplumsal dinamiklerin yönetilememesinden kaynaklanan kalkınma sorunlarının tezahürüdür” dedi.</p>
<p><strong>“Türkiye’nin ticari açığı 8 kat arttı”</strong><br />Türkiye’nin son kırk yıllık ekonomik durumundan bazı örnekler sunan Koru, “Uluslararası ticaret karnemize baktığımızda Türkiye’nin bu süreçte ticari açıklığı etkileyici bir biçimde 8’e katlanıyor. Buradaki önemli eleştiri; ihracat büyümesinin ithalattaki büyümeye bağlı olması ve bunun yarattığı cari açık sorunu. Son kırk yılda ihracata konu olan mallar daha rekabetçi hale geliyor. 1979’da yüzde 0.15 dünya ihracatındaki payımız 7 kat artarak yüzde 1.05’e çıkıyor. Aynı dönemde dünya gayri safi yurt içi hasılasından (GSYH) aldığımız pay yüzde 0,89’dan yüzde 0,84’e geriliyor. Aslında çok da iyi bir şey yapmamışız. Ticarette kendi çapımızda çok genişlemişiz. Milli hasıla payımız bırakın yerinde saymayı, geriye gitmiş” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-ayca-tekin-koru-felaketlerin-nedeni-iktisadi-siyasal-ve-toplumsal-kalkinma-sorunlaridir-357610">Prof. Ayça Tekin Koru: &#8220;Felaketlerin nedeni iktisadi, siyasal ve toplumsal kalkınma sorunlarıdır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
