<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ayağın | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ayagin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ayagin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Jul 2026 11:52:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>Ayağın | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ayagin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Halluks valgus estetik bir sorundan çok daha fazlası!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/halluks-valgus-estetik-bir-sorundan-cok-daha-fazlasi-646132</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2026 11:52:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[Ayağın]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[Başparmağı]]></category>
		<category><![CDATA[Demiroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[düz]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[fazlası]]></category>
		<category><![CDATA[halluks]]></category>
		<category><![CDATA[Halluks Valgus]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[sorundan]]></category>
		<category><![CDATA[valgus]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=646132</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Demiroğlu, halluks valgusun nedenleri ile erken tanı ve doğru tedavinin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/halluks-valgus-estetik-bir-sorundan-cok-daha-fazlasi-646132">Halluks valgus estetik bir sorundan çok daha fazlası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Demiroğlu, halluks valgusun nedenleri ile erken tanı ve doğru tedavinin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Halluks valgus estetikten öte, ilerleyici bir ayak hastalığı!</strong></p>
<p>Halk arasında ‘bunyon’ olarak da bilinen, ayak başparmağında oluşan çıkıntı olan halluks valgusun, yalnızca estetik bir problem olmadığını aktaran Prof. Dr. Murat Demiroğlu, “İlerleyen dönemlerde ağrıya, yürüme bozukluğuna ve diğer ayak parmaklarında şekil bozukluklarına yol açabilen bu rahatsızlık, yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir.” dedi.</p>
<p>Halluks valgusun, ayak başparmağının tarak kemiğiyle birleştiği eklemde oluşan açısal bozukluk sonucu başparmağın diğer parmaklara doğru yönelmesiyle ortaya çıkan bir deformite olduğunu kaydeden Prof. Dr. Demiroğlu, “Zamanla eklem yapısında değişiklikler gelişir ve başparmağın iç kısmında belirgin bir kemik çıkıntısı oluşur. Hastalığın ilk dönemlerinde estetik kaygılar ön planda olsa da süreç ilerledikçe yük dağılımı bozulur. Bunun sonucunda ayakta ağrı, nasır oluşumu, eklem kireçlenmesi ve ikinci ya da üçüncü parmaklarda şekil bozuklukları gelişebilir. İleri evrelerde başparmak diğer parmakların altına veya üzerine geçebilir ve yürümek giderek zorlaşabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Gece ağrısı ve büyüyen çıkıntı, halluks valgusta uzman değerlendirmesi gerektirir!</strong></p>
<p>Başparmak çıkıntısının hafif ve ağrısız olması durumunda düzenli takibin yeterli olabileceğine değinen Prof. Dr. Murat Demiroğlu, “Ancak çıkıntının giderek büyümesi, ağrının başlaması veya artması, bölgede kızarıklık oluşması, parmaktaki eğriliğin ilerlemesi, özellikle gece ortaya çıkan ağrıların görülmesi durumlarında mutlaka ortopedi uzmanına başvurulmalı.” dedi. </p>
<p>Halluks valgusun gelişiminde genetik yatkınlığın önemli rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Demiroğlu, “Ailesinde halluks valgus bulunan, bağ dokusu gevşekliği veya düz tabanlık gibi özelliklere sahip kişilerde dar burunlu ve yüksek topuklu ayakkabılar deformitenin ortaya çıkmasını veya daha hızlı ilerlemesini kolaylaştırabilir. Genetik yatkınlığı olmayan kişilerde ise yalnızca dar ayakkabı kullanımı çoğu zaman hastalığın tek nedeni değildir. Buna rağmen uzmanlar, ön kısmı geniş ve ayağın doğal hareketine izin veren ayakkabıların tercih edilmesini öneriyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Orta ve ileri derecedeki halluks valgusta atel ve benzeri ürünler cerrahinin yerini tutamaz! </strong></p>
<p>Sosyal medyada sıkça görülen ve internet üzerinden satılan atellerin gerçekten işe yarayıp yaramadığı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Murat Demiroğlu, şunları söyledi:</p>
<p>“Parmak ayırıcı silikonlar, gece atelleri, bantlama yöntemleri ve fizyoterapi gibi konservatif tedaviler özellikle erken dönemde ağrının azaltılmasına yardımcı olabilir. Ancak bu yöntemler oluşmuş kemik deformitesini düzeltemez. Bu ürünlerin amacı hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve hastanın şikâyetlerini hafifletmektir. Orta ve ileri derecedeki deformitelerde cerrahinin yerini tutmaları mümkün değildir.”</p>
<p><strong>Ne kadar erken evrede ameliyat edilirse estetik ve fonksiyonel sonuçlar da o kadar başarılı olur!</strong></p>
<p>Hafif dereceli, ağrısı az olan vakalarda ameliyatsız yöntemlerle hastanın konforunun artırılabileceğini dile getiren Prof. Dr. Murat Demiroğlu, “Deformitenin ilerlemesi yavaşlatılabilir. Ancak belirgin açısal bozukluk oluşmuş orta ve ileri evre halluks valgusta kalıcı düzeltme sağlayan tek tedavi cerrahidir.” dedi.</p>
<p>Cerrahinin temel amacının hem ağrıyı gidermek hem de ayağın anatomik dizilimini mümkün olduğunca normale yaklaştırmak olduğuna işaret eden Prof. Dr. Demiroğlu, “Hastalık ne kadar erken evrede ameliyat edilirse estetik ve fonksiyonel sonuçlar da o kadar başarılı olur. Çok ileri vakalarda tamamen normal görünüm elde edilemese bile ameliyat öncesine göre belirgin düzelme sağlanır. Ameliyatın ardından hastalar erken dönemde ayağa kaldırılsa da ilk günlerde ayağın aşağı sarkıtılması ve tam yük verilmesi önerilmez. Yaklaşık iki hafta boyunca ödem nedeniyle yürüyüşte zorlanma görülebilir. Otomatik vites araç kullanan ve sol ayağından ameliyat olan hastalar ikinci haftadan itibaren kısa mesafelerde araç kullanabilir. Sağ ayağından ameliyat olanlar veya manuel vites kullananların ise güvenli araç kullanımı için genellikle altıncı haftayı beklemeleri önerilir. Röntgen kontrollerinde kemik kaynamasının uygun görülmesiyle birlikte normal yürüyüş ve spor aktivitelerine kademeli olarak dönüş yapılabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Halluks valgus yalnızca başparmağı değil, tüm yürüme mekaniğini bozabiliyor!</strong></p>
<p>Halluks valgusun kadınlarda daha sık görülmesinin nedenlerine değinen Prof. Dr. Demiroğlu, “Yüksek topuklu ayakkabılar vücut ağırlığını ayağın ön kısmına aktararak başparmak eklemine binen yükü artırır. Özellikle düz tabanlık gibi ek risk faktörleri bulunan kişilerde deformite daha hızlı ilerleyebilir. Bu nedenle topuk yüksekliği 2-3 santimetreyi geçmeyen ve ön kısmı geniş ayakkabıların tercih edilmesi önerilir.” dedi.</p>
<p>Halluks valgusun ilk dönemlerinde ağrının her hastada görülmeyebileceğine vurgu yapan Prof. Dr. Demiroğlu, “Ağrının ortaya çıkmasında eklem kıkırdağındaki yıpranma, yumuşak dokulardaki gerilim ve ayağın yük dağılımındaki bozulma etkili olur. Hastalar ağrıdan kaçınmak için ayağın dış kenarına basarak yürümeye başlayabilir. Bu durum zamanla farklı bölgelerde yeni sorunlara yol açabileceğinden, belirtiler ilerlemeden uzman değerlendirmesi önem taşır.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/halluks-valgus-estetik-bir-sorundan-cok-daha-fazlasi-646132">Halluks valgus estetik bir sorundan çok daha fazlası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Basit bir sorun sanılıyor ama kalıcı hasar bırakabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/basit-bir-sorun-saniliyor-ama-kalici-hasar-birakabiliyor-635529</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 08:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Ayağın]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[basit]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[bırakabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[hasar]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[sanılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[Tablo]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yere]]></category>
		<category><![CDATA[yürüme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635529</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yürürken ayak ucunuz yere takılıyor mu? Sık sık tökezliyor veya ayağınızı yukarı kaldırmakta güçlük çekiyor musunuz?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basit-bir-sorun-saniliyor-ama-kalici-hasar-birakabiliyor-635529">Basit bir sorun sanılıyor ama kalıcı hasar bırakabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yürürken ayak ucunuz yere takılıyor mu? Sık sık tökezliyor veya ayağınızı yukarı kaldırmakta güçlük çekiyor musunuz? Özellikle merdiven çıkmak, engebeli zeminde yürümek ve hızlı hareket etmek gün geçtikçe daha da zorlaşıyor mu?  Bu sorunlardan yakınıyorsanız, nedeni halk arasında “düşük ayak” olarak bilinen “foot drop” olabilir! Hemen her yaşta görülebilen düşük ayak yürüyüş dengesini bozarak günlük yaşamı önemli ölçüde etkileyebiliyor. Hastalar zamanla düşecekleri kaygısıyla dışarı çıkmaktan kaçınabiliyor, sosyal hayattan uzaklaşabiliyor. İlerleyen dönemlerde ise yürüyebilmek için destek cihazlarına ihtiyaç duyabiliyor. <strong>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Umut Yavuz,</strong>  düşük ayak tablosunun tek başına bir hastalık değil; çoğu zaman sinir, kas, omurga veya nörolojik hastalıkların bir belirtisi olduğuna dikkat çekerek,  “Bu   nedenle yürümekte güçlük çeken kişilerin ‘Biraz uyuşma var, geçer‘, ‘Ayağım takılıyor ama idare ediyorum’ veya ‘Tökezlememin nedeni dikkatsizliğimdir’ düşüncesiyle zaman kaybetmeden hekime başvurmaları çok önemlidir. Erken tanı hem altta yatan hastalığın ilerlemesini önlenmede hem de ayakta oluşabilecek kalıcı hasar riskini azaltmada kritik rol oynar. Günümüzde erken tanı ve uygun tedavi sayesinde ayak fonksiyonlarında önemli ölçüde iyileşme sağlanabilir” diyor. </p>
<p><strong>Yürüme bozukluğuyla kendini gösteriyor</strong></p>
<p>Düşük ayak kişinin yürürken ayağının ön kısmını yukarı kaldırmakta zorlanmasına neden olan önemli bir sağlık sorunu olarak dikkat çekiyor.  Bu tablo kendini genellikle yürüme bozukluğuyla gösteriyor. Normal yürüyüş sırasında ayak bileğini yukarı kaldıran kaslar, ayağın yere takılmadan ilerlemesini sağlıyor. Bu kasların sağlıklı çalışması için siyatik sinir ve onun bir dalı olan peroneal sinirin sağlam olması gerekiyor. Bu sinirlerden en az biri etkilendiğinde ayağı yukarı kaldıran ve sağ ile sola yönlendiren kaslar zayıflıyor. Sonuç olarak ayak ucu yere  sürtünmeye başlıyor ve kişi yürürken ayağını normalden daha fazla kaldırmak zorunda kalıyor. Bu tablo halk arasında “düşük ayak”  olarak adlandırılıyor. Bazı hastaların ise ayağını yere takmamak için dizini normalden fazla kaldırarak yürümek zorunda kaldıklarını aktaran Prof. Dr. Umut Yavuz, “Yüksek adımlı yürüyüş olarak tanımlanan bu yürüyüş şekli hem yorucudur hem de zamanla kalça, diz ve bel bölgesinde ek zorlanmalara neden olabilir” diye konuşuyor.  </p>
<p><strong>Ciddi bir sorunun habercisi olabiliyor!</strong></p>
<p>Düşük ayak, ayağı yukarı kaldıran kasların yeterince çalışamaması sonucu ortaya çıkıyor. Kaslar doğrudan hasar görebileceği gibi, bu kaslara komut taşıyan sinirler de etkilenebiliyor. Prof. Dr. Umut Yavuz,  düşük ayağın çoğu zaman başka bir sağlık sorununun habercisi olduğunu vurgulayarak,  “Bu tabloya genel olarak sinir sıkışmaları, bel fıtığı veya bel kanal darlığı, sinir yaralanmaları, diyabetik nöropati, kas ve sinir hastalıkları ile inme gibi ciddi durumlar neden  olur. Bazen travmalar ve diz veya kalça protezi gibi büyük cerrahiler sonrasında sinir etkilenmeleri de düşük ayak sorununa yol açabilir” diye konuşuyor. Prof. Dr. Umut Yavuz,<strong> </strong>bunların yanı sıra uzun süre bacak bacak üstüne atan, çömelerek çalışan, dizin dış  kısmına uzun süre baskı uygulayan ve hızlı kilo kaybı yaşayan kişilerde de düşük ayak tablosunun gelişebildiğini söylüyor.  </p>
<p><strong>En yaygın belirtisi ayağın yere takılması</strong></p>
<p>Hastalar sağlık kuruluşlarına en sık ‘Ayağımı kaldıramıyorum’, ‘Ayağım yere sürtüyor’, ‘Sık sık tökezliyorum’ ve ‘Ayakkabımın ucu yere çarpıyor’ gibi şikayetlerle başvuruyor. <strong> </strong>Düşük ayağın belirtileri bazen aniden, bazen de sinsi başlayabiliyor. Travma, cerrahi sonrası sinir yaralanması veya ani bel fıtığında tablo hızlı ilerleyebiliyor. Sinir sıkışması, diyabetik nöropati veya bazı nörolojik hastalıklarda ise belirtiler daha yavaş gelişebiliyor. Prof. Dr. Umut Yavuz, düşük ayağın en yaygın belirtilerini şöyle anlatıyor: “En sık görülen belirtisi hastanın ilk aşamada ayağını kendine doğru çekememesi ve yürürken  ayak ucunun yere takılmasıdır. Buna ayak çevresinde duyu kaybı da eşlik edebilir. Bazı hastalarda uyuşma, karıncalanma, bacağın dış kısmında ağrı veya belden bacağa yayılan ağrı da gelişebilir.”</p>
<p><strong>Geç kalındığında kalıcı hasar oluşabiliyor</strong></p>
<p>Düşük ayak tablosunda erken tanının çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Umut Yavuz, altta yatan bazı nedenlerinde erken tedavi sayesinde sinir fonksiyonunun toparlanabildiğini ve kalıcı hasarın önlenebildiğini aktarıyor. Prof. Dr. Umut Yavuz, şu bilgileri paylaşıyor:  “Özellikle sinir sıkışması, bel fıtığına bağlı sinir basısı veya travma sonrası gelişen durumlarda zamanlama kritik öneme sahiptir. Geç kalındığında kaslarda zayıflık kalıcı hale gelebilir, sinirin iyileşme kapasitesi azalabilir ve ayakta şekil bozuklukları gelişebilir. Uzun süre devam eden düşük ayakta hasta ayağını yukarı kaldıramadığı için yürüme paterni bozulabilir ve zamanla ayak bileğinde sertlik oluşabilir. Bunun sonucunda düşme riski artabilir. Erken dönemde tedavi şansı daha yüksek olurken, ileri evrelerde tendon transferi gibi fonksiyon kazandırmaya yönelik cerrahi işlemler gündeme gelebilir.” </p>
<p><strong>Bu tabloda ameliyat gerekebiliyor</strong></p>
<p>Tedavide temel hedef, altta yatan nedeni tespit etmek ve   mümkünse ortadan kaldırmak. Bunun yanında hastanın güvenli yürümesini sağlamak ve ayakta kalıcı şekil bozukluğu gelişmesini engellemek amaçlanıyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Umut Yavuz,<strong> </strong>erken tanı alan hastalarda, özellikle sinirin tamamen kopmadığı ve basının erken dönemde giderildiği durumlarda tedavide oldukça başarılı sonuçlar sağlandığını belirterek, “Tedavinin başarısı; altta yatan neden, sinir hasarının derecesi, geçen süre, hastanın yaşı ve eşlik eden hastalıklara göre değişir. Düşük ayağa sebep olan etkenin tedavisi, fizik tedavi ve rehabilitasyon, ayak bileği ortezleri, kas güçlendirme egzersizleri ile denge ve yürüme eğitimi ilk basamak tedavileri oluşturur” diyor. Prof. Dr. Umut Yavuz, uzun süreli ve kalıcı tablolarda ise tendon transferi cerrahisine başvurulduğunu söylüyor. </p>
<p><strong>Amaç güvenli ve dengeli bir yürüyüş sağlamak! </strong></p>
<p>Tendon transferi cerrahisinde genellikle ayakta çalışan güçlü tendonlardan biri, ayağın ön kısmını yukarı kaldırmaya yardımcı olacak şekilde yeniden konumlandırılıyor. Böylece işlevini kaybeden kasın görevi, sağlam bir kas-tendon sistemiyle telafi ediliyor. Başarılı bir cerrahi sonrasında hastaların yürüyüş kalitesi belirgin şekilde artarken, düşme riski de büyük ölçüde azalıyor.  Prof. Dr. Umut Yavuz, ameliyat sonrasında genellikle altı hafta boyunca alçı veya yürüme botu kullanıldığını, ardından fizik tedavi sürecine geçildiğini belirterek, “Günlük yaşama dönüş süresi ise yapılan işleme, hastanın genel durumuna ve rehabilitasyon sürecine göre değişmekle birlikte, çoğu hastada 2-3 ay içinde belirgin fonksiyonel kazanım hedeflenir” bilgisini veriyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basit-bir-sorun-saniliyor-ama-kalici-hasar-birakabiliyor-635529">Basit bir sorun sanılıyor ama kalıcı hasar bırakabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
