<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>atlarken | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/atlarken/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/atlarken</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Jul 2025 07:50:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>atlarken | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/atlarken</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Suya balıklama atlarken iki kere düşünün!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/suya-baliklama-atlarken-iki-kere-dusunun-551683</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jul 2025 07:50:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[atlarken]]></category>
		<category><![CDATA[balıklama]]></category>
		<category><![CDATA[düşünün]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[kere]]></category>
		<category><![CDATA[suya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=551683</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tatilde havuz ve denize girerken bir anlık dikkatsizlik, kalıcı sakatlıklara neden olabiliyor. Derinliği bilinmeyen sulara balıklama atlama sonucu meydana gelen yaralanmalar, kişiyi ömür boyu yatağa bağımlı hale getirebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/suya-baliklama-atlarken-iki-kere-dusunun-551683">Suya balıklama atlarken iki kere düşünün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tatilde havuz ve denize girerken bir anlık dikkatsizlik, kalıcı sakatlıklara neden olabiliyor. Derinliği bilinmeyen sulara balıklama atlama sonucu meydana gelen yaralanmalar, kişiyi ömür boyu yatağa bağımlı hale getirebiliyor. Çünkü havuzun tabanına baş aşağı vurmak veya denizde bir kayaya denk gelmek boynun aşırı gerilmesine yol açabiliyor, bu da beyin sarsıntılarına ve travmatik beyin yaralanmalarına neden olabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Beyin, Sinir, Omurga ve Omurilik Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Mahmut Akyüz, bilinçsiz havuz ve deniz atlayışları sonucu yaşanabilecek rahatsızlar hakkında bilgi verdi.  </p>
<p><strong>Balıklama atlarken felç kalma riskine dikkat! </strong></p>
<p>Derinlik faktörü göz önüne alınmadan havuz, deniz ya da sığ sulara yapılan balıklama atlayışlar, boyun omurlarında kırılmalara neden olabilmektedir. Omuriliğin yakınında bulunan solunum merkezi, kırılma sonucu oluşan şişmelerden etkilenebilmektedir. Boğulmaya neden olabilecek bu durumun haricinde omurlarda meydana gelen kırılmalar, kişiyi felç riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Genellikle 15-25 yaş arası erkeklerde görülen bu tür kazalar, her yıl yaklaşık 500 kişiyi etkilemektedir. </p>
<p><strong>Balıklama atlama sonucu pek çok sağlık problemine davetiye çıkarabilir </strong></p>
<p>Suya balıklama atlama sırasında genellikle kafanın sert zemine çarpması sonucu travmalar yaşanmaktadır. Boyun omurgasının aniden ve şiddetli geri zorlanmasıyla omurilikte hasarlar oluşmaktadır. Omurilik sinir demetinde oluşan hasar, milyonlarca sinir hücresinin ölümüne neden olabilmektedir. Kaza sonucu omuriliğin tamamı hasara uğradığında duyu ve hareket kaybı yaşanabilmektedir. Omurilikteki sinir hücrelerini onarmak neredeyse imkansız olduğundan kişi ömür boyu tekerlekli sandalyeye mahkum kalabilir. Kısmi bir hasar söz konusu olduğunda ise hasarın derecesine göre hareket kayıpları ortaya çıkabilmektedir. Bunların yanı sıra; bağırsak, akciğer, böbrek gibi iç organlarda fonksiyon bozuklukları, idrar yolu enfeksiyonları ve ciltte bası yaraları oluşabilmektedir. </p>
<p><strong>Çivileme tekniği son derece riskli</strong></p>
<p>Sığ sulara balıklama atlamanın yanı sıra “çivileme” olarak isimlendirilen, ayakların üzerine atlama hareketi de riskli sonuçlar doğurabilir. Zemine kontrolsüz çakılma sonucunda topuk, kalça, bel, sırt ve boyun omurlarında kırıklar oluşabilir. Balıklama atlayışta olduğu gibi çivileme olarak suya dalmak, omurların zarar görmesine ve kalıcı sakatlıklara neden olabilir. </p>
<p><strong>Yanlış müdahale felç riskini artırır!</strong></p>
<p>Bu tür kazalarda uyulması gereken ilk kural, kişinin uygun koşullarda hastaneye ulaştırılmasıdır. Sudan çıkartılan yaralının ağzında nefes almasını engelleyen yosun ve benzeri yabancı maddeler varsa temizlenmelidir. Kişi baş aşağı çevirerek silkeleme yoluyla su çıkarma yöntemi kesinlikle uygulanmamalıdır. Yaralı mümkün olduğu kadar az hareket ettirilmelidir. Boyun bölgesi bir boyunlukla sabitlenebilir. Yaralının gizli kırıkları olabileceği ihtimali unutulmamalıdır. Taşıma işlemi sırasında baş-boyun-gövde ekseni bozulmamalı ve sert bir sedye kullanılmalıdır. Yaralıya ilk müdahale sırasında uygulanacak yanlış bir işlem, kalıcı felce neden olabilir. </p>
<p><strong>Doğru zamanda uygun tedavi hayat kurtarır</strong></p>
<p>Bilinçsiz havuz ve deniz atlayışları sonucu meydana gelen kazalarda tanı ve tedavi yeterli donanıma sahip merkezlerde yapılmalıdır. Uzman doktor tarafından muayene edilen yaralıya tanı konulabilmesi için çeşitli radyolojik tetkikler yapılır. Bunun sonucunda cerrahi girişim gerektirecek bir durum saptanırsa en doğru cerrahi girişim için planlama yapılır. Ameliyatla omurilik ve sinir köklerine baskı yapan kemikler temizlenir. Gerek duyulan durumlarda, titanyum alaşımlı olan vida, plak, çubuk gibi materyallerle sabitleme yapılır ve hastanın kısa sürede hareket etmesi sağlanır.</p>
<p><strong>Atlayış yapılmadan dikkat edilmesi gerekenler;</strong></p>
<p>Yüzmek istenilen suların derinliğinin önceden araştırılması önemlidir. Atlayış yapılacaksa su derinliğinin en az 2 metre olmasına dikkat edilmelidir. Bunun dışında alınacak önlemler şöyle sıralanmaktadır: </p>
<p>· Sığ suları gösteren uyarı levhalarının bulunmadığı yerlerden uzak durulmalıdır.</p>
<p>· Dalgalı sularda derinliğin dalga boyuna göre değişebileceği unutulmamalıdır.</p>
<p>· Bulanık ve dibi görünmeyen sulara atlayış yapılmamalıdır</p>
<p>· Yıkılan iskelelere çıkılmamalıdır.</p>
<p>· Benzer vakaların sık yaşandığı ya da yaşanabileceği riskli bölgelerde, profesyonel cankurtaranlar bulundurulmalıdır.</p>
<p>· Bu tür kazaların daha çok gençler arasında yaşandığı göz önüne alınarak gerekli bilgilendirme ve eğitim çalışmaları yapılmalıdır.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/suya-baliklama-atlarken-iki-kere-dusunun-551683">Suya balıklama atlarken iki kere düşünün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suya atlarken bir kez daha düşünün!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/suya-atlarken-bir-kez-daha-dusunun-543116</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Jun 2025 08:41:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[atlarken]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[düşünün]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[suya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543116</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op. Dr. İdris Avcı, havuz ve denizde meydana gelebilecek boyun ve bel kırıkları, risk faktörleri, yaş gruplarına göre yatkınlık ve tedavi süreçlerinden bahsetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/suya-atlarken-bir-kez-daha-dusunun-543116">Suya atlarken bir kez daha düşünün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op. Dr. İdris Avcı, havuz ve denizde meydana gelebilecek boyun ve bel kırıkları, risk faktörleri, yaş gruplarına göre yatkınlık ve tedavi süreçlerinden bahsetti.</p>
<p><strong>Boyun ve bel kırıkları, dikkatsizlik ve yetersiz güvenlik önlemleriyle artıyor!</strong></p>
<p>Sıcak yaz aylarında serinlemek ve eğlenmek için havuz ve deniz aktiviteleri yoğunlaştığını hatırlatan Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op. Dr. İdris Avcı, “Ancak, dikkatsizlik veya güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğu durumlarda boyun ve bel kırıkları gibi ciddi yaralanmalar meydana gelebilir. Özellikle sığ suya atlama, baş, boyun ve omurga üzerinde ciddi travmalara yol açabilir.” dedi.</p>
<p>Havuz veya denizde yapılan atlayışlar sırasında, vücudun yüzeyle hızlı ve sert bir şekilde temas etmesi durumunda omurga üzerinde ciddi bir basınç oluşacağına dikkat çeken Avcı, “Bu durum boyun veya bel kırıkları gibi ağır yaralanmalara yol açabilir. En yaygın olarak boyun kırıkları ile sırt ve bel kırıkları görülür. Boyun kırıkları, boyun bölgesindeki omurların kırılması sonucu meydana gelir. Bu kırıklar, omuriliğe zarar vererek felç gibi kalıcı sakatlıklara yol açabilir. Sırt ve bel kırıkları ise sırt ve bel bölgesindeki omurların kırılmasıdır. Bu tür kırıklar, omurga stabilitesini etkileyerek hareket kaybına ve ciddi ağrılara neden olabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Sığ suya kafa üstü dalış, boyun ve omurga yaralanmalarının en yaygın nedeni!</strong></p>
<p>Boyun ve bel kırıkları gibi yaralanmaların genellikle kontrolsüz ve dikkatsiz atlayışlar sonucu ortaya çıktığına değinen Op. Dr. İdris Avcı, havuz veya denizde meydana gelen yaralanmaların en yaygın nedenlerini şöyle açıkladı:</p>
<p>“Sığ suya kafa üstü dalış, kafa ve boyun yaralanmalarının en yaygın nedenidir. Sığ su, vücuda ani ve sert bir direnç uygulayarak boyun ve omurga üzerinde ciddi bir basınca neden olur. Havuz veya deniz derinliği hakkında bilgi sahibi olmadan yapılan dalışlar, yaralanmalara yol açabilir. Kayalık bölgeler veya engellerin bulunduğu alanlarda yapılan dalışlar, kazalara davetiye çıkarır. Bu tür engeller, kazayla çarpma sonucu boyun ve bel kırıklarına neden olabilir. Atlama sırasında vücudun kontrolsüz hareket etmesi veya hatalı teknikler, boyun ve omurga yaralanmalarını artırır. Özellikle yeni yüzücüler, güvenli tekniklere hakim olmadıklarında ciddi yaralanmalar yaşayabilirler. Bu tür yaralanmalar, genellikle güvenlik önlemlerinin alınmadığı veya su derinliğinin kontrol edilmediği durumlarda meydana gelir. Basit güvenlik tedbirleriyle bu tür yaralanmaların çoğu önlenebilir.”</p>
<p><strong>Genç yetişkinler ve çocuklarda risk daha fazla!</strong></p>
<p>Havuz ve denizde meydana gelen boyun ve bel kırıklarının her yaş grubunda görülse de bazı yaş gruplarının diğerlerine göre daha yüksek risk altında olduğuna vurgu yapan Op. Dr. İdris Avcı, “Macera arayışı ve yüksek enerji düzeyine sahip genç yetişkinler, genellikle su sporları ve dalış gibi riskli aktivitelere daha fazla katılırlar. Bu durum, yaralanma riskini artırır.” dedi.</p>
<p>Çocukların da tehlikeleri tam olarak değerlendiremeyebilecekleri için yaralanma risklerinin yüksek olduğunu ifade eden Avcı, “Çocuklar suya dalış sırasında uygun teknikleri bilmemeleri ve genellikle gözetimsiz olmaları nedeniyle bu tür yaralanmalara yatkındırlar. Ayrıca orta yaş ve üstü yetişkinler de özellikle tatillerde su aktivitelerine katılırken yaralanma riski taşır. Bu grupta vücudun esnekliğinin azalması ve kemik yapısının daha kırılgan olması nedeniyle iyileşme süreci daha zor olabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Tedavi süreci, yaralanmanın şiddetine bağlı olarak belirleniyor…</strong></p>
<p>Havuz veya denizde meydana gelen boyun ve bel kırıkları sonrası tedavi sürecinin, yaralanmanın şiddetine ve omurga üzerindeki etkisine bağlı olarak değişebileceğini aktaran Op. Dr. İdris Avcı, “Omurga kırıkları, omurilik yaralanmalarıyla birlikte görülebilir ve bu durumda tedavi ve rehabilitasyon süreci daha karmaşık bir hal alır.” dedi.</p>
<p>Tedavi sürecindeki başlıca adımlara değinen Avcı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Boyun ve bel kırıkları bazı durumlarda acil cerrahi müdahale gerektirir. Omurga stabilitesi sağlanmadığında, kırık omurların sabitlenmesi ve sinir dokusuna baskının azaltılması amacıyla cerrahi operasyon yapılır. Omurga füzyonu veya metal destekler kullanılarak omurganın stabilizasyonu sağlanır. Hafif kırıklarda cerrahi müdahale yerine boyunluk veya korse gibi sabitleyici cihazlar kullanılır. Bu cihazlar, omurganın doğal pozisyonunda kalmasını sağlayarak iyileşme sürecini hızlandırır. İyileşme sürecinde fizik tedavi büyük bir öneme sahiptir. Omurga destek kaslarının güçlendirilmesi ve hareket kabiliyetinin yeniden kazanılması için düzenli fizik tedavi programları uygulanır. Fizik tedavi, ağrı kontrolü ve günlük yaşam aktivitelerinin kazandırılması açısından önemlidir. Ciddi omurga yaralanmaları, hastanın hareket yeteneğini kısıtlayarak psikolojik olarak zorlayıcı bir süreç yaratabilir. Bu tür durumlarda, hasta ve yakınlarına psikolojik destek sağlanması, rehabilitasyon sürecinin daha olumlu geçmesini sağlar.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/suya-atlarken-bir-kez-daha-dusunun-543116">Suya atlarken bir kez daha düşünün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
