<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>aşısı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/asisi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/asisi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jan 2026 09:00:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>aşısı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/asisi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Erişkin Aşılamada En Güncel Yaklaşımlar!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eriskin-asilamada-en-guncel-yaklasimlar-608295</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 09:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşılamada]]></category>
		<category><![CDATA[aşıları]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[doz]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[erişkin]]></category>
		<category><![CDATA[güncel]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Hepatit A]]></category>
		<category><![CDATA[kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608295</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde çocukluk çağı aşılaması gelişmiş ülkeler seviyesinde olmasına karşın, erişkin aşılaması yan etkilere yönelik önyargılı tutumların da etkisiyle yetersiz seyrediyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eriskin-asilamada-en-guncel-yaklasimlar-608295">Erişkin Aşılamada En Güncel Yaklaşımlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde çocukluk çağı aşılaması gelişmiş ülkeler seviyesinde olmasına karşın, erişkin aşılaması yan etkilere yönelik önyargılı tutumların da etkisiyle yetersiz seyrediyor. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu </strong>“Oysa erişkin aşılamada en güncel yaklaşımlar; erişkin aşılamanın sağlıklı bir toplum için vazgeçilmez olduğunu göstermektedir. Çocukluk döneminin devamı olarak düzenli şekilde yapılacak erişkin yaş grubuna özgü aşılamalarla, önemli birçok hastalık önlenebilmekte, enfeksiyonlara karşı koruma sağlanarak, kişinin sağlıklı yaş alması mümkün olabilmektedir” diyor. </p>
<p>Özellikle yaşlılıkta kronik hastalıkların da etkisiyle bağışıklık sisteminin zayıfladığını ve bulaşıcı hastalık riskinin arttığını vurgulayan Dr. Kuşoğlu “Bunun neticesinde erişkinler özellikle yaşlılıkta enfeksiyon hastalıklarını daha ağır geçirmekte hatta hayati riskleri artmaktadır. Aşılamada en güncel yaklaşımlar; bu nedenle özellikle de ileri yaştaki kişilerin aşıyla korunması gerektiğini göstermektedir” diye konuşuyor.  Dr. Hülya Kuşoğlu, en güncel yaklaşımlara göre erişkinlerde mutlaka yapılması gereken aşıları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Grip aşısı</strong></li>
</ul>
<p>Son dönemde yaygın görülen ve yüksek ateş, kas eklem ağrısı, kuru öksürükle seyreden grip (influenza) akciğer ve kalp hastalıklarına yol açabilmektedir. Grip aşısı hastalanmadan yapıldığında enfeksiyonu tamamen önleyebilirken, pek çok kişide de sürecin hafif geçirilmesini sağlar. Dr. Öğretim Üyesi Kuşoğlu “Gripten korunmanın bilinen en etkin yolu aşıdır. Özellikle yüksek risk grubuna (65 yaş üzeri, hamileler, kronik hastalığı olanlar, 5 yaş altı, sağlık çalışanları vb) mutlaka yaptırılması gereken grip aşısı; hastane yatışı ve ölüm riskini azaltmaktadır” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Zatürre aşıları</strong></li>
</ul>
<p>Pnömokok olarak bilinen (Streptococcus pneumoniae) zatürre, akut menenjit ve sinüzitin en sık bakteriyel etkenidir. Pnömokok aşısı; kronik hastalığı olanlarla bakımevinde kalanlar başta olmak üzere risk grubundaki kişilere mutlaka yapılmalıdır. Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu şöyle diyor: “Ülkemizde konjuge 20 valanlı aşının kullanıma girmesi yani pnömokok bakterisinin 20 alt tipini içeren aşının bir defa uygulanması güncel tıp bilgisine göre bir ömür etkili olmaktadır. Önceden 5 yılda bir tekrarlanan aşı artık gerekli olmadığından uygulanmamaktadır. Daha önce hiç pnömokok aşısı yapılmamış kişilere tek doz 20 valanlı aşı yapılması yeterli olacaktır. Solunum yollarını saran RSV virüsünün neden olduğu zatüre hastalığı için de ülkemizde 60 yaş sonrası RSV aşıları uygulanmaktadır. RSV aşısı iki farklı özellikte aşı olarak üretilmektedir. İçinde adjuvan olmayan aşı gebelere de uygulanabilmektedir. Doktor önerisiyle gebelikte de yapılan aşı sayesinde yenidoğan bebek ilk altı ayında RSV virüsüne karşı anneden geçen koruyucu antikorlarla korunmuş olmaktadır. Bu aşı tek doz uygulanmaktadır.”</p>
<ul>
<li><strong>Tetanoz-Difteri aşısı</strong></li>
</ul>
<p>Çocukluk döneminde yapılmış olan bu aşı yıllar içerisinde antikorların azalması nedeniyle erişkinlerde tekrarlanmalıdır. Sağlıklı erişkinler her 10 yılda bir tetanoz-difteri aşısı olmalıdır. Gebelikte 27. ve 36. hafta arasında yapılması gereken bu aşı sayesinde yenidoğan tetanozu önlenmiş olur. Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu “Tetanoz bakterisi doğada çok yaygın halde olduğundan bahçede bile olan basit yaralanma, örneğin gül dikeni batmasıyla dahi tetanoz enfeksiyonu gelişebillir” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Hepatit aşıları (Sarılık aşıları)</strong></li>
</ul>
<p>Ülkemizde hepatit aşılarının çocukluk aşı takvimine girmesiyle birlikte Hepatit B ve Hepatit A hastalığı daha az görülmektedir. Ancak 1998’den önce doğmuş olan kişilerde aşı olmadığından erişkinler de Hepatit B ve Hepatit A için aşılanmalıdır. Hepatit B aşısı 6 ay içinde 3 doz, Hepatit A aşısı 6 ay içinde 2 doz olarak uygulanmaktadır. Hepatit A aşısı kirli su ve gıdalarla bulaşan, karaciğerde iltihap yapan bulaşıcı hastalıkları önlerken, Hepatit B aşısı ise siroz ve karaciğer kanserinden de korumaktadır. </p>
<ul>
<li><strong>Zona aşısı</strong></li>
</ul>
<p>Türkiye’de canlı olmayan Zona aşısı 2024’ten bu yana uygulanmaktadır. Ciltte içi sulu yaralara ve haftalarca hatta aylarca sürebilen şiddetli yaygın ağrılara neden olan zona virüsü, görme ve işitme kaybına da yol açabilmektedir. Zona aşısı 6 ay içinde toplam iki doz yapılmaktadır. Özellikle 50 yaş üzeri sağlıklı kişiler ya da 50 yaş altında bağışıklık sistemi zayıf olan veya kronik hastalığı olan kişilere uygulanabilmektedir.</p>
<ul>
<li><strong>HPV aşısı</strong></li>
</ul>
<p>İnsanların yüzde 85’i hayatlarının bir döneminde HPV virüsü ile enfekte olmaktadır. HPV insanda genital siğil, serviks kanseri, vajinal, vulvar, anal kanserler, baş boyun kanserleri vb yol açabilmektedir. Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu “Önceden 4 HPV virüsünü içeren aşı uygulanırken artık 9 HPV türünü içeren aşı uygulanmaktadır. Tercihen cinsel aktif olmadan önce tamamlanması istenen bu aşının cinsel aktivite başlaması sonrası da uygulanması önerilmektedir. Altı ay içinde 3 doz uygulanan bu aşı kadınlarda özellikle rahim ağzı kanserini önlemesi açısından kanseri engelleyen iki aşıdan biridir” diyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eriskin-asilamada-en-guncel-yaklasimlar-608295">Erişkin Aşılamada En Güncel Yaklaşımlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;de HPV aşısı ve taramalar konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferde-hpv-asisi-ve-taramalar-konusuldu-605093</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 19:05:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[hpv]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[taramalar]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[yalçın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605093</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Sağlık Buluşmaları’nda, kadın kanserleri arasında önlenebilir olmasıyla dikkat çeken rahim ağzı kanseri, HPV aşısı ve tarama yöntemleri ele alındı. HPV taramasının önemine dikkat çekilen söyleşide aşının koruyuculuğunun yüksek olduğu dile getirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-hpv-asisi-ve-taramalar-konusuldu-605093">Nilüfer&#8217;de HPV aşısı ve taramalar konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Sağlık Buluşmaları’nda, kadın kanserleri arasında önlenebilir olmasıyla dikkat çeken rahim ağzı kanseri, HPV aşısı ve tarama yöntemleri ele alındı. HPV taramasının önemine dikkat çekilen söyleşide aşının koruyuculuğunun yüksek olduğu dile getirildi.</p>
<p>Nilüfer’de Sağlık Buluşmaları kapsamında “Kadın Sağlığında Önlenebilir Bir Kanser: Rahim Ağzı Kanseri, HPV Aşısı ve Taramalar” söyleşisi gerçekleştirildi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde moderatörlüğünü Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeşim Afşar Uncu’nun yaptığı söyleşide, BUÜ Kadın Hastalıkları Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Kemal Özerkan ve Doç. Dr. Yakup Yalçın konuk oldu.  </p>
<p>Doç Dr. Yakup Yalçın, serviks (rahim ağzı) kanserinin önlenebilir bir kanser türü olduğunu söyledi. Bu kanseri yapan en önemli etkenin HPV virüsü olduğunu dile getiren Yalçın, “Kanserin nedeni yüzde 99 bu virüstür. Bu yüzden de HPV’yi anlatmaya çalışıyoruz” dedi.</p>
<p>KETEM’de 30 yaş üstü kadınlarda ücretsiz HPV taraması yapıldığının bilgisini veren Yalçın, “Bu tarama çok önemli. HPV pozitif demek kanser demek değildir. Virüs saptanırsa jinekologa yönlendiriliyor. Herhangi bir anormallik var mı ona bakılıyor. Virüs bir ağrı, kanama yapmıyor. Ancak taramalarda fark ediliyor. Yüzde 97’si 2 yıl içinde yok olabiliyor” diye konuştu.</p>
<p>SİGARA RİSKİ KATLIYOR</p>
<p>Yalçın karşılaştığı vakalarda serviks kanserine yakalananların hepsinin sigara içtiğini belirterek, “Sigara içilmesi, immün sistem rahatsızlıkları gibi yan etkiler bulunduğunda vücuttan atılması zorlaşıyor” dedi. Kansere yakalananların hemen hemen hepsinin hiç kontrole gelmeyen hastalar olduğuna dikkat çeken Yalçın, doktor takibinde olmanın önemini vurguladı.</p>
<p>KONTROL ŞART                </p>
<p>Prof. Dr. Kemal Özerkan ise aşının koruyuculuğunun yüksek olduğunu söyledi. Özellikle 9-14 yaş arası yapılan aşıların çok daha etkili olduğunu dile getiren Özerkan, “Aşı hem bağışıklığı hem de virüsün tekrar etmemesini sağlıyor” dedi. Tek başına HPV virüsünün kanser demek olmadığını anlatan Özerkan, “Taramalar, kanser riski taşıyan popülasyonu belirlememize yardımcı oluyor. Bu hastalar kontrol edilirse hastalığın önüne geçilir” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-hpv-asisi-ve-taramalar-konusuldu-605093">Nilüfer&#8217;de HPV aşısı ve taramalar konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hpv Aşısı Hakkında Doğru Sandığınız 5 Yanlış</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hpv-asisi-hakkinda-dogru-sandiginiz-5-yanlis-604445</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 08:51:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hpv]]></category>
		<category><![CDATA[Hpv Aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[işlem]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[Rahim Ağzı]]></category>
		<category><![CDATA[sandığınız]]></category>
		<category><![CDATA[Tipler]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604445</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahim ağzı kanseri, dünyada en sık görülen ve aslında önlenebilir kanser türlerinden birisidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hpv-asisi-hakkinda-dogru-sandiginiz-5-yanlis-604445">Hpv Aşısı Hakkında Doğru Sandığınız 5 Yanlış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rahim ağzı kanseri, dünyada en sık görülen ve aslında önlenebilir kanser türlerinden birisidir. Bu kanserin en yaygın nedeni olan HPV virüsüne karşı geliştirilen aşı, hem kadınlarda hem erkeklerde etkili koruma sağlayabiliyor. Ancak toplumda hala bu aşıyla ilgili yanlış bilinen birçok bilgi bulunuyor. Bilimsel gerçekler göz ardı edildiğinde, aşı tereddüdü erken koruma şansını ortadan kaldırabiliyor. Memorial Göztepe Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Prof. Dr. Salih Taşkın, rahim ağzı kanserini önlemek için en önemli iki unsur olan HPV aşısı ve düzenli tarama testleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Rahim ağzı kanseri belirti vermeden de gelişebiliyor </strong></p>
<p>HPV (Human Papilloma Virüsü), cinsel yolla bulaşan en yaygın virüslerden biridir. 100’den fazla tipi bulunan HPV’nin bazı türleri siğillere yol açarken, bazıları rahim ağzı kanseri gibi ciddi hastalıklara neden olabilir. Cinsel olarak aktif kişilerin büyük çoğunluğu yaşamları boyunca en az bir kez HPV ile karşılaşır. Enfeksiyonların çoğu bağışıklık sistemi tarafından kendiliğinden temizlenir; ancak bazı yüksek riskli tipler kalıcı hale gelerek kansere yol açabilir.</p>
<p>Rahim ağzı kanserlerinin neredeyse tamamı yüksek riskli HPV tipleri ile ilişkilidir. Virüs hücrelerde uzun süre kalırsa, yıllar içinde kansere dönüşebilecek hücresel değişiklikler başlar. Bu süreç genellikle belirti vermeden ilerler. Bu nedenle düzenli smear ve HPV testleri hayati önem taşır. Anormal kanama gibi belirtiler erken evrede her zaman olmayabilir ve ancak hastalık ileri evreye ulaştığında ortaya çıkar.</p>
<p><strong>Basit ve ağrısız bir işlem olan smear ve HPV testlerini ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Kadınların en çok endişe ettiği işlemlerden biri gibi görünse de smear ve HPV testleri kısa, basit ve ağrısız işlemlerdir. Jinekolojik muayene sırasında küçük bir fırça yardımıyla rahim ağzından örnek alınır. İşlem anestezi gerektirmez ve dakikalar içinde tamamlanır. Laboratuvar incelemesiyle hücresel değişiklikler (smear) ve yüksek riskli HPV tipleri araştırılır. Bu testler, kanser belirtiler ortaya çıkmadan yıllar önce hastalığın tespit edilmesini sağlar.</p>
<p><strong>Aşı sonrası da tarama testlerine devam edin </strong></p>
<p>HPV aşısı hem kız hem de erkek çocuklara önerilir. En ideal uygulama yaşı 9–14 yaş arasıdır. Bu dönemde bağışıklık sistemi en güçlü yanıtı verir. Ancak sonraki yaşlarda da aşı yapılabilir. Aşı tedavi edici değil, koruyucu bir etkidedir. Rahim ağzı kanserine neden olan HPV tiplerinin yüzde 90’ından fazlasına karşı koruma sağlar. Ayrıca genital siğil gibi diğer HPV kaynaklı hastalıkların da önüne geçer. </p>
<p>Tek eşlilik, kondom kullanımı ve sigaradan uzak durmak riski azaltabilir; ancak en güçlü koruma HPV aşısı ile sağlanır. Evet, aşı yüksek oranda koruyucudur; ancak aşının içermediği bazı tipler olduğu için düzenli smear ve HPV testleri aşıdan sonra da devam etmelidir. </p>
<p><strong>HPV aşısı hakkında doğru sandığınız 5 yanlış</strong></p>
<p><em><strong>Yanlış 1</strong></em>: HPV aşısı sadece kız çocukları içindir.</p>
<p><em><strong>Doğru:</strong></em> Aşı hem kızlarda hem erkeklerde koruyucudur.</p>
<p><em><strong>Yanlış 2:</strong></em> Aşı cinsel yaşam başladıktan sonra yapılmalıdır.</p>
<p><em><strong>Doğru:</strong></em> En etkili dönem 9–14 yaş arasıdır.</p>
<p><em><strong>Yanlış 3:</strong></em> HPV aşısı kısırlık yapar.</p>
<p><em><strong>Doğru:</strong></em> Böyle bir etkiyi gösteren hiçbir bilimsel kanıt yoktur. </p>
<p><em><strong>Yanlış 4</strong></em>: Aşı olursam smear ve HPV testine gerek yoktur.</p>
<p><strong>Doğru:</strong> Aşı güçlü koruma sağlar ama içermediği bazı tipler için tarama devam etmelidir. </p>
<p><em><strong>Yanlış 5:</strong></em> Tek eşlilik HPV’den tamamen korur.</p>
<p><em><strong>Doğru:</strong></em> Tek eşlilik riski azaltabilir ama ortadan kaldırmaz. HPV çok yaygındır, en güçlü koruma aşıdır.</p>
<p><strong>Rahim alınmadan tedavi mümkün mü?</strong></p>
<p>Erken evrede saptanan rahim ağzı kanserlerinde, rahim koruyucu cerrahi yöntemler uygulanabilir. “Konizasyon” veya “radikal trakelektomi” gibi yöntemlerle sadece kanserli bölge çıkarılır ve rahim korunur. Bu tekniklerle hasta, hem hastalıktan kurtulur hem de gebelik şansını koruyabilir. Ancak bu yöntemler sadece erken evre ve uygun kriterleri karşılayan hastalarda güvenle uygulanabilir. </p>
<p>Tarama sırasında anormal hücreler tespit edildiğinde, “konizasyon” yani rahim ağzından koni şeklinde doku alınması veya elektrik enerjisi ile anormal bölgenin çıkarılması olan LEEP işlemleri yapılabilir. Bu kısa ve güvenli işlemlerle hastalıklı doku temizlenir ve alınan örnek laboratuvarda incelenir. Bu yöntemler çoğu hastada rahmin korunmasına olanak tanır; yani kadınlar ileride anne olma şansını kaybetmez. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hpv-asisi-hakkinda-dogru-sandiginiz-5-yanlis-604445">Hpv Aşısı Hakkında Doğru Sandığınız 5 Yanlış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yıllarca belirti vermeden sinsice ilerliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yillarca-belirti-vermeden-sinsice-ilerliyor-603112</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 08:21:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hpv]]></category>
		<category><![CDATA[ilerliyor]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[Rahim Ağzı Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[riskli]]></category>
		<category><![CDATA[sinsice]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[vermeden]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yıllarca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603112</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahim ağzı (serviks) kanseri, dünyada ve ülkemizde kadın sağlığını tehdit eden en önemli kanser türleri arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yillarca-belirti-vermeden-sinsice-ilerliyor-603112">Yıllarca belirti vermeden sinsice ilerliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rahim ağzı (serviks) kanseri, dünyada ve ülkemizde kadın sağlığını tehdit eden en önemli kanser türleri arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, rahim ağzı kanseri kadınlarda en sık görülen kanserler arasında dördüncü sırada bulunuyor. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 660 bin kadına rahim ağzı kanseri tanısı konulurken, yaklaşık 350 bin kadın ise bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa,</strong> Türkiye’de de her yıl yaklaşık 2 bin 400 yeni rahim ağzı  kanseri vakası görülürken, yaklaşık bin 200 kadının bu hastalık sebebiyle yaşamını yitirdiğine dikkat çekerek,  “Bu kayıpların en önemli nedenlerinden biri,  ülkemizde uzun yıllardır uygulanmakta olan tarama programlarına katılımın yetersiz olmasıdır. Ayrıca, hastalığın erken dönemde belirti vermemesi ve hastalarımızın anormal vajinal kanama ile kasık ağrısı gibi yakınmalarında hekime geç başvurmaları diğer önemli sebepleri oluşturmaktadır” diyor. </p>
<p>Oysa rahim ağzı kanserinin erken tanı konulduğunda başarıyla tedavi edilebilen, hatta  önlenebilen bir kanser türü olduğunu belirten <strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, </strong>“Hiçbir yakınması olmasa  bile her kadının düzenli olarak jinekolojik muayenelerini yaptırması, gerekli testlerden geçmesi ve rahim ağzı kanseri aşısını olması son derece değerlidir. Zira, tarama testlerinde tespit edilen kanser öncüsü lezyonlar LEEP (Loop elektrocerrahi eksizyonu prosedörü) veya konizasyon gibi günübirlik cerrahi işlemlerle kansere dönüşmeden ortadan kaldırılmaktadır. Rahim ağzı kanseri aşısı da kanser oluşumunu büyük oranda önleyebilmektedir” diye konuşuyor.  </p>
<p><strong>En yaygın sebebi HPV enfeksiyonu</strong></p>
<p>Rahim ağzı kanserinin yaklaşık yüzde 99’u Human Papilloma Virüsü (HPV) ile ilişkili oluyor. Çalışmalar, her 10 kadından 8’inin yaşamları boyunca en az bir kez Human Papilloma Virüsü ile enfekte olduğunu gösteriyor.  Cinsel temas yoluyla bulaşan ve son derece yaygın bir virüs olan Human Papilloma Virüsü, herhangi bir belirti vermeden vücutta uzun yıllar kalabiliyor. Bağışıklık sistemi gerilediğinde virüs kendini yeniden gösterebiliyor. Bazı yüksek riskli HPV tipleri ise rahim ağzındaki hücrelerde zamanla kanser öncüsü değişikliklere ve tedavi edilmediğinde rahim ağzı kanserine yol açabiliyor. Rahim ağzı kanseri genellikle ileri evreye kadar sessiz seyrettiği için düzenli yapılan muayene ve taramalar hayati önem taşıyor. <strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa,</strong> rahim ağzı kanserine karşı hayat kurtaran 4 önlemi anlattı; önemli uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Jinekolojik muayene</strong></p>
<p>Düzenli jinekolojik muayeneler, rahim ağzı kanserinin erken tanısında ilk ve en önemli adımı oluşturuyor. Kadınların hiçbir yakınmaları olmasa bile 21 yaşından itibaren yılda en az bir kez jinekolojik muayene olmaları öneriliyor. Muayene sırasında hekimin gerekli gördüğü tarama testleri planlanıyor ve detaylı bilgilendirme yapılıyor. </p>
<p><strong>Pap Smear testi</strong></p>
<p>Pap smear testi, rahim ağzından yumuşak bir fırça ile alınan hücre örneklerinin patoloji doktoru tarafından incelenmesiyle yapılıyor. Bu test, kanser öncesi hücresel değişiklikleri erken dönemde saptayarak hastalığın gelişmesini önlemek için doktora ve hastaya zaman tanıyor. Kadınların hiçbir yakınmaları olmasa bile, 21 yaşından itibaren smear testine başlamaları ve testi 3 yılda bir düzenli olarak  yaptırmaları öneriliyor. </p>
<p><strong>HPV tarama testleri</strong></p>
<p>HPV tarama testleri; rahim ağzı kanserine yol açabilen yüksek riskli Human Papilloma Virüs tiplerini saptıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, özellikle 30 yaşından itibaren önerilen bu testlerin kanser riskini belirlemede son derece etkili olduklarını anlatarak, “Bazı HPV tipleri düşük riskli olup genital siğiller ile sınırlı kalırken, yüksek riskli olan bazı tipleri ise rahim ağzı kanserine neden olabilmektedir. HPV taraması sayesinde, risk altındaki kadınlar erken dönemde belirlenerek, yakın takibe alınmaktadır” diyor.  Doç. Dr. Murat Yassa, smear veya HPV testlerinde virüsün tespit edilmiş olmasının kadınlarda kansere yakalanma kaygısına neden olabildiğini ifade ederek, “Bu durum hastalarımızın cinsel yaşamlarını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebilmektedir. Aslında, anormal smear sonucu ve HPV pozitifliği hastanın kanser olduğu anlamına gelmemektedir. Bunlar potansiyol kanser öncüsü lezyonlardır ve çoğu durumda erken müdahale ile  kontrol altına alınmaktadır” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Human Papilloma Virüsü aşısı</strong></p>
<p>Dünyadaki tek kanser aşısı olan HPV (Human Papilloma Virüsü) aşısı, rahim ağzı kanserine neden olan yüksek riskli HPV tiplerine karşı koruma sağlıyor.  Günümüzde 9’lu HPV aşısının ülkemizde de uygulandığını belirten Doç. Dr. Murat Yassa, bu aşının rahim ağzı kanseriyle ilişkili en yaygın ve en riskli HPV tiplerine karşı geniş koruma sağladığını vurguluyor. HPV aşısının ideal olarak 9-14 yaş arasında uygulanmakla birlikte, 15 yaş ve sonrasında da tüm kadınlara ve erkeklere yapılabildiğini ifade eden Doç. Dr. Murat Yassa, sözlerine şöyle devam ediyor: “Rahim ağzı kanseri aşısı HPV ile daha önce karşılaşmamış bireylerde en yüksek koruyuculuğu sağlamaktadır. Ancak, HPV enfeksiyonu pozitif olan kadınlarda da fayda sağlayabilir; diğer HPV tipleriyle oluşan enfeksiyonu engelleyebilir ve hastalığın ilerlemesini önlemeye katkıda bulunabilir. Bu nedenle aşı kararı, yaş ve bireysel riskler göz önünde bulundurularak, kadın hastalıkları ve doğum hekimiyle birlikte değerlendirilmelidir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yillarca-belirti-vermeden-sinsice-ilerliyor-603112">Yıllarca belirti vermeden sinsice ilerliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Denizli’de HPV Aşısı Programına Kayıtlar Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/denizlide-hpv-asisi-programina-kayitlar-basladi-595459</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Nov 2025 04:29:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[hpv]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kayıtlar]]></category>
		<category><![CDATA[programına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595459</guid>

					<description><![CDATA[<p>Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin, çağımızın amansız hastalıklarından kanserle mücadeleye önemli katkı sağlayacak ücretsiz HPV aşısı programına başvurular başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/denizlide-hpv-asisi-programina-kayitlar-basladi-595459">Denizli’de HPV Aşısı Programına Kayıtlar Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun talimatıyla ekonomik sıkıntılar nedeniyle sağlık hizmetlerine erişmekte zorluk çeken ailelere yönelik hayata geçirilen ücretsiz HPV aşısı müracaatları başladı. ,</p>
<p>Birçok kanser türüne karşı koruyucu özelliği bulunan ancak Sağlık Bakanlığının rutin aşı takvimi içinde yer almayan HPV aşısı için müracaatlar online yapılıyor. https://apps.denizli.bel.tr/hpvasisidestegi/ ve https://denizli.bel.tr/basvurular adreslerinden alınmaya başlayan müracaatlar 31 Aralık 2025’te sona erecek.</p>
<p>Başvuruların ardından gerekli şartları taşıyan; Dünya Sağlık Örgütü önerilerine göre, 9-14 yaşındaki kız ve erkek çocuklarına 0 ve 6. ayda uygulanmak üzere 2 doz, 15-30 yaş aralığındaki kadın ve kız çocuklarına 0, 2 ve 6. ayda uygulanmak üzere 3 doz, 15-21 yaş aralığındaki erkeklere ve erkek çocuklarına 0, 2 ve 6. ayda uygulanmak üzere 3 doz dokuz valanlı ücretsiz HPV aşısı yapılacak.</p>
<p><strong>“SAĞLIK HİZMETLERİNE ULAŞMAK AYRICALIK DEĞİL TEMEL BİR HAKTIR”</strong></p>
<p>Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu birçok kanser türüne karşı önleyiciliği bulunan HPV’nin yüksek maliyetli bir aşı olduğunu belirtti.</p>
<p>Maddi durumu iyi olmayan vatandaşlara yönelik sunulan söz konusu projenin sosyal sorumluluk gereği olduğunu vurgulayan Başkan Çavuşoğlu, “Yüksek maliyeti nedeniyle ihtiyaç sahibi ailelerimizin erişmekte zorlandığı bu kanser önleyici aşıyı ücretsiz sağlayarak, koruyucu halk sağlığı alanında da önemli bir boşluğu dolduracağız. Sağlık hizmetlerine ulaşmak ayrıcalık değil temel bir haktır. Örnek projemizle insanlarımızın huzurlu, sağlıklı ve mutlu bir hayat sürmesine katkı koymaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>HPV NEDİR, NEDEN ÖNEMLİDİR?</strong></p>
<p>Human Papilloma Virüs ( HPV ) Aşısı: İnsanlarda genital siğil, prekanseröz genital lezyonlar (servikal, vajinal, vulvar, anal), serviks kanseri, vajinal kanser, vulvar kanser, anal kanser, penil kanser, baş boyun kanserleri ve rekürren respiratuar papillomatozisin en önemli sebeplerinden olan HPV&#8217;ye karşı geliştirilen aşı anti-kanser as¸ılardan biri olması açısından oldukça önemlidir.</p>
<p>Henüz Türkiye’de rutin as¸ı uygulamaları içerisinde yer almayan aşı ücrete tabi olarak eczanelerden temin edilebilmektedir. Kadınların yüzde 80&#8217;i yaşamlarının bir noktasında en az bir HPV türüne maruz kalır. HPV virüsünün en yaygın belirtisi özellikle genital bölge başta olmak üzere, el, ayak, ağız, boğazda ortaya çıkan siğillerdir.</p>
<p>HPV aşısı, bilimsel olarak kanıtlanmış, güvenli ve etkili bir koruyucu sağlık önlemidir. Özellikle 9-14 yaş arasında uygulandığında en yüksek koruma sağlar. Kız çocukları kadar erkek çocuklarının da aşılanması önerilir. Aşı, virüsle karşılaşmadan önce bağışıklık sistemini güçlendirerek koruma sağlar. Rahim ağzı kanseri başta olmak üzere HPV kaynaklı birçok kanser türüne karşı koruyucudur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/denizlide-hpv-asisi-programina-kayitlar-basladi-595459">Denizli’de HPV Aşısı Programına Kayıtlar Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Influenza son günlerde hızla artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/influenza-son-gunlerde-hizla-artiyor-592758</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2025 08:45:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[günlerde]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Her Yıl]]></category>
		<category><![CDATA[hızla]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592758</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son günlerde görülme sıklığı artan hızla influenza (grip), her yıl dünya genelinde binlerce kişinin ölümüne neden oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/influenza-son-gunlerde-hizla-artiyor-592758">Influenza son günlerde hızla artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde görülme sıklığı artan hızla influenza (grip), her yıl dünya genelinde binlerce kişinin ölümüne neden oluyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cemal Üstün</strong>, influenzanın yüksek ateş, boğaz ve baş ağrısı, burun akıntısı, kas-eklem ağrısı, halsizlik ve öksürükle seyreden bir solunum yolu hastalığı olduğunu belirterek “Oysa influenza başta olmak üzere enfeksiyon hastalıklarının önemli bir kısmı aşılama ile önlenebilir. İnfluenzaya bağlı ölümler çoğunlukla 5 yaş altı ve 65 yaş üstü kişiler ile hamileler ve kronik hastalığı olanlardan oluşmaktadır. İnfluenza virüsü zatürreye yol açabilirken, kalp ve beyin enfeksiyonlarına da zemin hazırlayarak sakatlığa hatta ölüme neden olmaktadır. Bu nedenle her yıl grip aşısının yaptırılması büyük önem taşımaktadır” diyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cemal Üstün, toplumda grip aşısı hakkında doğru bilinen 7 yanlışı sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Influenza için aşıya gerek yoktur çünkü ciddi bir hastalık değildir: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Influenza (grip) ölümle sonuçlanan ciddi hastalıklara ve ölüme yol açabilen bir hastalıktır. Dünya genelinde her yıl milyonlarca kişiyi etkilemekte ve 300 bin-650 bin arası kişinin ölümüne neden olmaktadır. Bu hastalığa bağlı, ölüm dışı gelişen sakatlık ve insan iş gücü kaybı ise çok daha fazladır. Influenzaya bağlı ölümlerin çoğu 5 yaş altı ve 65 yaş üstü kişiler ile hamileler ve kronik hastalığı olanlardan (diyabet, kanser, obezite, kalp- damar hastalığı vb) oluşmaktadır. </p>
<ul>
<li><strong>“Aşılandım ama yine grip oldum.” Aşı enfeksiyonlardan korumaz: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Her yıl, bir önceki yılda görülen influenza virüsünden elde edilen cansız aşı (öldürülmüş virüs aşısı) uygulanmakta ve yüzde 80’lere kadar koruyuculuk sağlamaktadır.</p>
<p>Aşı sonrası grip benzeri hastalık belirtileri olabilir. Bu durum bağışıklık sisteminin virüse karşı çalıştığının göstergesidir. Ayrıca influenza aşısı sadece influenza virüsüne bağlı en sık görülen mevsimsel gribi engeller. Diğer virüslerle oluşan solunum yolu hastalıklarını etkilemez ki bu hastalıklar daha nadir görülür. </p>
<ul>
<li><strong>Aşının ciddi yan etkileri vardır: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Aşı, hafif grip bulguları ile seyreden belirtilere nadiren neden olabilir. Bu iki-üç gün süren nadir bir durumdur. İnfluenza aşısı cansız aşı olduğundan aşı ile ilgili yan etkiler çok düşük ve önemsizdir. Yan etkiler hastaların ortalama yüzde 3-5’inde görülmektedir. Başlıca yan etkiler; grip benzeri hafif hastalık (kas ağrısı, halsizlik), aşı yapılan yerde ağrı, kızarıklık ve hafif ateştir.</p>
<ul>
<li><strong>Influenza aşısı hamilelikte yapılmaz: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Hamilelikte tüm cansız (inaktif) virüs aşıları güvenle uygulanabilir. Hamilelikte bağışıklık sistemi zayıfladığı için, anne adayları enfeksiyonlara karşı daha hassas hale gelir. Bu nedenle hem anne adayının hem de bebeğin sağlığını korumak açısından grip aşısı yaptırmak elzemdir. Özellikle gebeliğin ikinci ya da son üç aylık dönemlerinde olan anne adaylarının grip aşılarını doktor önerisiyle yaptırmaları, olası komplikasyonların önlenmesi açısından son derece önemlidir. Aşı yalnızca anne adayını değil, doğumdan sonra ilk aylarda bebeği de koruyucu bir bağışıklık sağlar.</p>
<ul>
<li><strong>Geçen yıl aşılandım, bu yıl gerek yok: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU: </strong>Influenza virüsü her yıl yapısını değiştirmekte ve bağışıklık sisteminden kaçmaktadır. Bu nedenle her yıl, bir önceki yıl sık görülen virüs tiplerine göre yeni aşı geliştirilmektedir. Her yıl influenza aşısı yapılmalıdır. Aşı yapıldıktan 7-15 gün sonra etkinliği başlar ve etkinliğinin yüksek olduğu dönem üç aydır. Üç aydan sonra etkinliği önemli derecede düşer. Bu nedenle ülkemizde aşıyı Kasım ayı başında veya ortasında yapmak etkinliği açısından daha faydalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Sağlıklı kişilerin aşıya ihtiyacı yoktur: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Sağlıklı kişiler de risk grubundakilere göre daha az olmakla birlikte hastalığı şiddetli geçirebilir. Çünkü grip virüsü her yıl değişim gösterir ve bağışıklık sistemi bu yeni virüslere karşı savunmasız kalabilir. Kişi genel olarak sağlıklı olsa bile, virüs bulaştığında ciddi hastalık tablosu gelişebilir veya çevresinde risk grubundaki bireylere hastalığı bulaştırabilir. Bu nedenle grip aşısı, sadece kronik hastalığı olanlar için değil, toplum genelinde bulaş zincirini kırmak için de önemlidir.  </p>
<ul>
<li><strong>Aşılar zararlı maddeler içerir: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanan tüm aşılar güveli olup, insan sağlığına zarar veren maddeler içermezler. İnfluenza aşıları da yıllardır milyonlarca kişiye her yıl güvenle uygulanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü her yıl influenza mevsimi öncesinde özellikle risk grubundaki bireylerin aşılanmasını önermektedir. Bu aşılar ciddi hastalık, hastaneye yatış ve ölüm riskini azaltarak toplum sağlığının korunmasında önemli bir rol oynar.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/influenza-son-gunlerde-hizla-artiyor-592758">Influenza son günlerde hızla artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üç Aşı ile Vücudunuzu Kışa Hazırlayın!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uc-asi-ile-vucudunuzu-kisa-hazirlayin-591629</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2025 08:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşılar]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlayın]]></category>
		<category><![CDATA[kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[kışa]]></category>
		<category><![CDATA[Rsv]]></category>
		<category><![CDATA[üç]]></category>
		<category><![CDATA[vücudunuzu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zatürre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591629</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış mevsimi yaklaşırken herkesin aklında aynı soru var: “Bu kışı sağlıklı nasıl atlatırım?” Soğuk havalarla birlikte grip, zatürre (pnömoni) ve RSV gibi solunum yolu enfeksiyonlarının görülme sıklığı da artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uc-asi-ile-vucudunuzu-kisa-hazirlayin-591629">Üç Aşı ile Vücudunuzu Kışa Hazırlayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış mevsimi yaklaşırken herkesin aklında aynı soru var: “Bu kışı sağlıklı nasıl atlatırım?” Soğuk havalarla birlikte grip, zatürre (pnömoni) ve RSV gibi solunum yolu enfeksiyonlarının görülme sıklığı da artıyor. Uzmanlar, bu dönemde bağışıklık sistemini güçlü tutmanın ve hastalıklardan korunmanın en etkili yolunun aşılanmadan geçtiğini belirtiyor. Grip, RSV ve zatürre aşılarını yaptıran bireyler, hem kendi sağlıklarını koruyor hem de toplumda hastalıkların yayılımının azalmasına katkıda bulunuyor. Memorial Göztepe Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Murat Acat, kış hastalıklarından korunmada aşılanmanın önemini anlattı.</p>
<p><strong>Grip basit bir soğuk algınlığı değil</strong></p>
<p>Grip; yüksek ateş, öksürük, kas ağrısı ve halsizlikle seyreden bulaşıcı bir solunum yolu hastalığıdır. Sıradan soğuk algınlığından farklı olarak zatürre, kalp yetmezliği hatta ölüm gibi ciddi sonuçlara yol açabilir. 65 yaş ve üzerindeki kişiler, çocuklar, hamileler ve astım, KOAH, kalp yetmezliği, kanser, diyabet gibi hastalıkları olanlar bu rahatsızlık açısından özellikle risk altındadır. Grip virüsü her yıl yapısını değiştirdiği için, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği yeni virüs tiplerine göre aşılar da güncellenmektedir. Bu nedenle her yıl Eylül-Kasım ayları arasında grip aşısının tekrarlanması gerekir. </p>
<p>Aşı, vücudun virüslere karşı antikor üretmesini sağlayarak hastalığın bulaşmasını, ağır seyretmesini ve komplikasyonları önler. Yumurta alerjisine bağlı anafilaksi öyküsü olan kişiler hariç 6 ay üzerindeki çocuklar da dahil her birey grip aşısı yaptırabilir. Aşı özellikle 65 yaş üzeri bireyler, kronik hastalığı olanlar, hamileler, sağlık çalışanları, bağışıklık sistemi zayıf kişiler, bakımevi veya kalabalık ortamlarda yaşayanlar için aşı çok önemlidir. Grip aşıları vücudumuzun virüslere karşı antikor üretmesini sağlar. Hastalığın bulaş riskini azaltmaya yardımcı olur,  ağır geçmesini ya da komplikasyonlarını önlemeyi sağlar.</p>
<p><strong>RSV göründüğünden daha ciddi tablolar yaratabilir</strong></p>
<p>RSV; yani “Respiratuar Sinsityal Virüs”, çoğu kişide hafif bir soğuk algınlığı gibi seyretse de bazı bireylerde ciddi solunum problemlerine yol açabilir. Özellikle 60 yaş üzerindekiler, bebekler ve kronik hastalığı olan bireylerde zatürre, bronşit ve solunum yetmezliği gibi ağır tablolar gelişebilir. RSV’ye karşı geliştirilen aşılar artık ülkemizde de ulaşılabilir durumdadır. Aşılanma ile özellikle 60 yaşın üzerindeki kişiler, kronik hastalığı olan bireyler, 32-36’ıncı gebelik haftaları arasındaki kadınlar koruma sağlayabilirler. Hamilelerin yaptırmış olduğu bu aşı, doğacak bebeklerinin de 6 ay boyunca RSV’ye karşı koruma altında olmasına yardımcı olur.</p>
<p><strong>Zatürre aşısı hayati bir korumadır</strong></p>
<p>Pnömokok bakterileri; zatürre, menenjit, sinüzit ve orta kulak iltihabı gibi ciddi enfeksiyonlara neden olabilir. Bu enfeksiyonlar özellikle yaşlılarda, kronik hastalığı olanlarda ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerde ağır seyredebilir. Zatürre yani pnömokok aşısı, sadece zatürre ve menenjiti önlemekle kalmaz, aynı zamanda hastane yatış ve ölüm riskini de azaltır. Ülkemizde üç çeşit zatürre aşısı bulunmaktadır. Yeni geliştirilen aşı, 7 farklı bakteri cinsine karşı da koruyucudur ve yaşam boyu sadece bir kez uygulanır. Daha önce farklı tip pnömokok aşısı yaptıranlar doktorlarına danışarak bu aşıyı olabilirler. </p>
<p><strong>Bağışıklığınızı aşılarla güçlendirin, kışı rahat geçirin!</strong></p>
<p>Yaklaşan kış mevsimiyle en sık olarak karşılaştığımız grip (influenza), zatürre (pnömoni) ve RSV (RespiratuarSinsityal Virüs) enfeksiyonlarıdır. Aslında aşılanma ile bu hastalıklardan korunmak ya da en azından bu hastalıkları ağır geçirmeden atlatmak mümkündür. Grip aşısı önerilen tüm kişilere zatürre aşısının yaptırılması da tavsiye edilir. Herhangi bir sebeple dalak ameliyatı olması gereken kişilerin de zatürre aşısı yaptırmaları gerekmektedir. </p>
<p><strong>Üç aşıyı aynı gün olabilir miyiz?</strong></p>
<p>Grip, RSV ve Prevenar 20 aşılarının üçünü kişi aynı gün yaptırmak istiyorsa, bu üç aşıyı da aynı gün farklı kollardan olabilir. Aşı olunan gün aşı yapılan bölgede hafif ağrı ve kızarıklık olabilir. Yine aynı gün hafif ateş veya yorgunluk gibi yan etkiler yaşanabilir. Ama bu etkiler 1-2 gün içerisinde kendiliğinden geçecektir. Aşılanma ile  hem kendinizi hem de sevdiklerinizi koruyacağınızı düşünün ve bu basit yan etkilerin kaygısına kapılmayın.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uc-asi-ile-vucudunuzu-kisa-hazirlayin-591629">Üç Aşı ile Vücudunuzu Kışa Hazırlayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HPV Aşısı Hem Kadınlar Hem de Erkekler İçin Hayati Önem Taşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hpv-asisi-hem-kadinlar-hem-de-erkekler-icin-hayati-onem-tasiyor-586051</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Oct 2025 14:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hpv]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Lezyon]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[Rahim Ağzı Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586051</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın sağlığını tehdit eden en önemli enfeksiyonlardan biri olan HPV çoğu zaman basit bir “siğil” olarak görülse de ilerleyen yıllarda rahim ağzı kanseri başta olmak üzere birçok ciddi hastalığa yol açabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hpv-asisi-hem-kadinlar-hem-de-erkekler-icin-hayati-onem-tasiyor-586051">HPV Aşısı Hem Kadınlar Hem de Erkekler İçin Hayati Önem Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın sağlığını tehdit eden en önemli enfeksiyonlardan biri olan HPV çoğu zaman basit bir “siğil” olarak görülse de ilerleyen yıllarda rahim ağzı kanseri başta olmak üzere birçok ciddi hastalığa yol açabiliyor. Üstelik bu virüs sadece kadınları değil, erkekleri de etkiliyor. Bu nedenle, aşının her iki cinsiyette de uygulanması, toplum genelinde bulaşın azaltılmasında ve kanser vakalarının önlenmesinde hayati önem taşıyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum  Jinekolojik Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Doğukan Yıldırım, HPV’nin kadın ve erkek sağlığındaki etkilerine dikkat çekerek, en etkili koruma yöntemlerinden biri olan HPV aşısı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>HPV sık görülen ama az bilinen bir enfeksiyon</strong></p>
<p>Araştırmalara bakıldığında HPV’nin (Human Papilloma Virüsü) 200’ün üzerinde tipi olduğu görülmektedir. HPV türleri aslında sık görülen ama toplum tarafından az bilinen enfeksiyonlardır. Bunların bir kısmı yalnızca kozmetik sorunlara yol açarken, bir kısmı ise rahim ağzı, vajina, vulva, anüs ve hatta baş-boyun bölgesi kanserlerine kadar uzanan ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. HPV, cinsel yolla bulaşan en yaygın virüslerden biridir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, cinsel olarak aktif bireylerin yaklaşık yüzde 80’i hayatlarının bir döneminde HPV ile karşılaşmaktadır. Bağışıklık sistemi çoğu zaman virüsleri temizler; ancak HPV 16 ve 18 gibi yüksek riskli tipler kalıcı hale geldiğinde hücrelerde DNA hasarına neden olabilir ve kanserleşme süreci başlayabilir.</p>
<p><strong>HPV yıllar sonra da kansere dönüşebilir</strong></p>
<p>HPV enfeksiyonunun etkileri yalnızca ciltteki siğillerle sınırlı değildir. Virüs, fark edilmeyen hücresel değişikliklerle yıllar sonra kansere dönüşebilir. Benign denilen iyi huylu lezyonlar, en sık görüleni genital siğillerdir ve bunlar kondilom olarak adlandırılır. Genellikle HPV 6 ve 11 tipleriyle ilişkilidir. Kansere dönüşmez, ancak yaşam kalitesini etkileyebilir. Bir diğer lezyon ise premalign; yani kanser öncüsü lezyonlardır. Dışarıdan fark edilmezler, mikroskobik düzeyde ilerleyen lezyonlardır. Servikal intraepitelyal neoplazi (CIN), vulvar intraepitelyal neoplazi (VIN) ve vajinal intraepitelyal neoplazi (VaIN) bu gruptadır. Özellikle CIN 2 ve CIN 3 tedavi edilmezse rahim ağzı kanserine dönüşebilir.</p>
<p><strong>Her yıl 600 bin kadın rahim ağzı kanseri tanısı alıyor</strong></p>
<p>Her yıl dünyada yaklaşık 600 bin kadına rahim ağzı kanseri tanısı konmakta ve maalesef 300 bin kadın bu hastalık nedeniyle yaşamını kaybetmektedir. Rahim ağzı kanserlerinin neredeyse tamamında HPV etken olarak yer alır. Virüs hücre içine yerleşip E6 ve E7 adlı onkojen proteinleri üretir; bu proteinler hücrenin DNA onarım mekanizmalarını bozarak kanserleşme sürecini başlatır.</p>
<p><strong>Sadece 2 test ile kanser riskini önlemek için adım atın</strong></p>
<p>HPV çoğu zaman belirti vermeden ilerler. Bu nedenle düzenli kontroller ve tarama testleri büyük önem taşır. Bu konuda kadınlara önerilen iki test bulunmaktadır. Bunlar Pap Smear ve HPV DNA testidir. Pap Smear testi, hücrelerdeki erken değişiklikleri gösterir. HPV DNA testi ise yüksek riskli tipleri doğrudan tespit eder. Bu iki testin birlikte uygulanması, rahim ağzı kanserinin erken teşhisi ve önlenmesinde altın standarttır.</p>
<p><strong>HPV aşısı kadınlar ve erkekler için koruma sağlar</strong></p>
<p>HPV aşısı, rahim ağzı kanseri dahil birçok HPV ilişkili kanseri önlemede bilimsel olarak kanıtlanmış en güçlü koruma aracıdır. HPV aşısı sadece kız çocukları için değil, erkekler için de koruyucudur. Bulaşmayı azaltır ve genital siğillere karşı da etkilidir. Hem kadınlar hem de erkekler HPV aşısı olabilir. HPV aşısı genellikle 11-12 yaşlarında rutin olarak tavsiye edilir. Cinsel temas ve HPV&#8217;ye maruz kalmadan önce aşılanma idealdir; ancak bu yaşlardan sonra da yapılmasında bir sakınca yoktur. Aşılar, en tehlikeli HPV tiplerine karşı yüksek koruma sağlamaktadır. </p>
<p><strong>Farkındalık, aşılama ve düzenli kontrol şart!</strong></p>
<p>HPV, yalnızca dışarıdan fark edilen siğillerden ibaret değildir; sessizce ilerleyip yıllar sonra da kansere yol açabilir. Bu nedenle aşılama, tarama ve doğru bilgilendirme kadın sağlığının korunmasında temel unsurlardır. HPV ile mücadelede başarı, toplumun bilinçlenmesi, aşının yaygınlaşması ve uzman ellerde yürütülen doğru tedavi ile mümkündür. Aşının yaygın uygulandığı ülkelerde kanser öncüsü lezyonlarda ve rahim ağzı kanseri oranlarında belirgin azalma gözlenmiştir. Türkiye’de aşının henüz ulusal aşı takviminde yer almaması nedeniyle aşılama oranları düşük olsa da, bireysel olarak yaptırmak mümkündür.</p>
<p><strong>İleri evrelerde jinekolojik cerrahi müdahale gerekebilir</strong></p>
<p>HPV’ye bağlı lezyonların tanı ve tedavisinde jinekolojik onkoloji uzmanlarının deneyimi büyük önem taşır. Anormal smear sonuçlarında kolposkopi, biyopsi veya cerrahi gerekebilir. Erken evrelerde konservatif yaklaşımlar yeterli olurken, ileri evrelerde minimal invaziv cerrahi, sentinel lenf nodu biyopsisi ve immünoterapi gibi modern yöntemler uygulanır.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hpv-asisi-hem-kadinlar-hem-de-erkekler-icin-hayati-onem-tasiyor-586051">HPV Aşısı Hem Kadınlar Hem de Erkekler İçin Hayati Önem Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp hastaları her sonbahar grip aşısı olmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalp-hastalari-her-sonbahar-grip-asisi-olmali-585529</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 10:46:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kardiyo]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim]]></category>
		<category><![CDATA[olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585529</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mevsim geçişleri, özellikle yazdan sonbahara geçiş, kalp sağlığı üzerinde doğrudan etkiler yaratabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalp-hastalari-her-sonbahar-grip-asisi-olmali-585529">Kalp hastaları her sonbahar grip aşısı olmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mevsim geçişleri, özellikle yazdan sonbahara geçiş, kalp sağlığı üzerinde doğrudan etkiler yaratabiliyor. Serinleyen hava; damarların daralmasına, kan basıncının yükselmesine ve kolesterol seviyelerinin artmasına yol açabiliyor. Bu dönemde kalbin özel bir korumaya ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Sonbahar sadece doğanın değil, vücudumuzun da değişim dönemi. Havanın soğumasıyla kalbin iş yükü artar. Bu nedenle dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve rutin kontrollerin ihmal edilmemesi her zamankinden daha önemli” dedi.</strong></p>
<p>Kalp sağlığını korumak için basit ama etkili adımlar atılabileceğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Serin havada tempolu yürüyüşler yapmak, sofrayı mevsime uygun sebze ve meyvelerle renklendirmek, gribin kalbe bindireceği yükü önleyebilecek grip aşısını olmak ve porsiyon kontrolünü gözetmek çok kıymetli. Sonbaharı bir tehdit değil, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmak için bir fırsat olarak görmeliyiz. Kalbe yapılan her küçük yatırım, uzun vadede sağlıklı ve kaliteli bir yaşam olarak geri döner” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Türk Kardiyoloji Derneği grip aşısını öneriyor</strong></p>
<p>Soğuk havalarla birlikte grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarının arttığına dikkat çeken Koylan, “Grip gibi hastalıklar vücutta ciddi bir iltihaplanma oluşturur ve bu durum özellikle mevcut bir kalp rahatsızlığı olan kişilerde kalp krizi veya felç riskini önemli ölçüde tetikler. Bu tehlikeye karşı ise en etkili kalkan aşıdır. Türk Kardiyoloji Derneği’nin de aralarında bulunduğu dünya genelindeki sağlık otoriteleri, kalp hastalarının her sonbahar grip aşısı olmasını şiddetle tavsiye eder. Grip aşısı olmak sadece gripten korunmayı değil, aynı zamanda gribin kalbe yükleyebileceği ağır yükten korunmayı da sağlar” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Haftada en az iki porsiyon balık tüketilmeli </strong></p>
<p>Yazın hafifliğinin ardından gelen sonbaharın doyurucu ve sıcak yemeklerini doğru tercihlerle kalp sağlığı için bir avantaja çevirebiliriz diyen Prof. Dr. Koylan, “Balkabağı ve tatlı patates potasyum ve lif açısından oldukça zengin besinlerdir. Amerikan Kalp Derneği, potasyumun kan basıncını dengelemede sodyumun olumsuz etkilerini azalttığını, lifin ise kötü kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olduğunu vurguluyor. Sonbahar aynı zamanda palamut ve lüfer gibi yağlı balıkların en lezzetli olduğu dönemdir. Bu balıkların içerdiği omega-3 yağ asitleri trigliserit seviyelerini düşürür, damar plak oluşumunu yavaşlatır ve kan basıncını düzenleyerek kalp sağlığını destekler. Bu nedenle haftada en az iki porsiyon yağlı balık tüketilmesi önerilir. Ayrıca mevsimin taze meyveleri nar, elma ve armut; antioksidanlar ve flavonoidler açısından zengindir. Özellikle narın damar sağlığını koruyucu etkilerini gösteren çok sayıda bilimsel çalışma mevcut” dedi.</p>
<p><strong>Düzenli fiziksel aktivite çok önemli</strong></p>
<p>Bunaltıcı sıcakların geride kalmasının egzersiz için mükemmel bir fırsat sunduğunu ifade eden Koylan, “Düzenli fiziksel aktivite kalp kasını güçlendirir, kan dolaşımını iyileştirir ve stresi azaltır. Sararmış yaprakların üzerinde, serin ve temiz havada yapılacak 30 dakikalık bir yürüyüş hem ruhu hem de kalbi besler. Bu, kan basıncını ve kolesterolü düzenlemenin en kolay yollarından biridir. Yağmurlu ve soğuk günlerde de internet üzerinden ulaşılabilen yoga, pilates veya düşük etkili kardiyo videoları sayesinde ev konforunda da aktif kalmak mümkün yeter ki istikrarını koruyun” dedi.</p>
<p><strong>D vitamini takviyesi gerekebilir</strong></p>
<p>Güneş ışınlarının azalmasıyla birlikte vücuttaki D vitamini üretiminin de azaldığını belirten Koylan, “Araştırmalar, D vitamini eksikliğinin yüksek tansiyon, kalp yetmezliği ve diğer kardiyovasküler hastalık riskleriyle ilişkili olabileceğini gösteriyor. Bu nedenle öncelikle bir kan tahlili ile D vitamini seviyesini öğrenmek ardından doktor önerisiyle takviye kullanmak kalp sağlığı açısından fark yaratabilir. Bunun yanında somon gibi yağlı balıklar, yumurta sarısı ve D vitamini ile zenginleştirilmiş süt ürünlerini beslenme planınıza ekleyebilirsiniz. Ayrıca güneşli günlerde öğle saatlerinde 15-20 dakika yüzünüzü ve kollarınızı güneşe göstermeyi de ihmal etmeyin” dedi.</p>
<p><strong>Mevsimsel depresyon kalp için tehlikeli</strong></p>
<p>Günlerin kısalması ve havanın kapanmasının bazı insanlarda mevsimsel depresyona yol açabileceğini vurgulayan Koylan, “Mevsimsel duygu durum bozukluğunda ortaya çıkan stres, anksiyete ve depresyon, kortizol gibi stres hormonlarını artırarak kan basıncını yükseltir ve kalp sağlığını olumsuz etkiler. Ruh halinizi yükseltmek için sevdiklerinizle vakit geçirmek, yeni bir hobi edinmek, meditasyon ya da derin nefes egzersizleri yapmak faydalı olabilir. Sabahları perdelerinizi açıp gün ışığından yararlanmak bile biyolojik saatinizi düzenleyerek ruh halinizi iyileştirebilir. Unutmayın, mutlu bir zihin sağlıklı bir kalbin en iyi dostudur” şeklinde konuştu.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalp-hastalari-her-sonbahar-grip-asisi-olmali-585529">Kalp hastaları her sonbahar grip aşısı olmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anne Aşı Olursa, Bebek Korunur: Gebelikte Boğmaca Aşısı Rutin Uygulamalar Arasında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anne-asi-olursa-bebek-korunur-gebelikte-bogmaca-asisi-rutin-uygulamalar-arasinda-546049</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 11:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[arasında]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[boğmaca]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte]]></category>
		<category><![CDATA[korunur]]></category>
		<category><![CDATA[olursa]]></category>
		<category><![CDATA[rutin]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546049</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gebelikte uygulanan boğmaca aşısı, bebekleri doğumdan sonra karşılaşabilecekleri ciddi enfeksiyonlara karşı korumak amacıyla artık rutin bağışıklama programına dahil edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-asi-olursa-bebek-korunur-gebelikte-bogmaca-asisi-rutin-uygulamalar-arasinda-546049">Anne Aşı Olursa, Bebek Korunur: Gebelikte Boğmaca Aşısı Rutin Uygulamalar Arasında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Gebelikte uygulanan boğmaca aşısı, bebekleri doğumdan sonra karşılaşabilecekleri ciddi enfeksiyonlara karşı korumak amacıyla artık rutin bağışıklama programına dahil edildi. Bu yaklaşım sayesinde, bebeklerin bağışıklık sistemi henüz gelişmemişken maruz kalabilecekleri boğmaca gibi yaşamı tehdit edebilecek solunum yolu enfeksiyonlarına karşı erken koruma sağlanması hedefleniyor. Peki boğmaca neden bu kadar tehlikeli? Aşı gebeliğin hangi döneminde yapılmalı, kimlere uygulanıyor? Tüm bu soruları Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Manolya Kara ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Zeynep Utkan Korun yanıtladı…</em></p>
<p>Boğmaca, tıbbi adıyla pertussis, solunum yollarını etkileyen, son derece bulaşıcı ve özellikle bebeklerde yaşam kaybına varabilen sonuçlar doğurabilen bakteriyel bir hastalık. Dünya genelinde yıllık 20-40 milyon civarı boğmaca vakası olduğunun tahmin edildiğine dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Manolya Kara, “Maalesef her yıl yaklaşık 300.000 kişi (çoğu çocuk) boğmaca sebebiyle hayatını kaybetmektedir.” dedi. </p>
<p><strong>YENİDOĞANLARDA HAYATİ RİSK OLUŞTURABİLİYOR!</strong></p>
<p>En büyük riskin bağışıklık sistemi henüz gelişmemiş ve aşı serilerini tamamlamamış yeni doğanlarda olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Kara, “Boğmaca, özellikle bir yaş altı bebeklerde nefes durmasına, beyin içi kanamaya, nöbetlere ve hatta yaşam kaybına yol açabilecek kadar ağır seyredebiliyor” diyerek hastalığın ciddiyetine dikkat çekti. </p>
<p><strong>“İLK HAFTALARDA SOĞUK ALGINLIĞI İLE KARIŞTIRILABİLİYOR”</strong></p>
<p>Hastalığın üç evrede ilerlediğini belirten ve özellikle ilk haftalarda soğuk algınlığıyla karıştırıldığını, bu dönemde bulaşıcılığın da en yüksek seviyede olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Kara, sözlerine şöyle devam etti: “Hastalık genellikle 3 evrede seyreder ve belirtiler zamanla şiddetlenir. Hastalığın başlangıcındaki “kataral evre” yaklaşık 1-2 hafta sürmekte olup, bu evrede hastaları basit bir soğuk algınlığından ayırt etmek mümkün değildir. Hafif ateş, burun akıntısı, hafif öksürük, halsizlik, gözlerde sulanma gibi “nezle” benzeri bulgular gözlenir. Bu dönem, bulaşıcılığın en yüksek olduğu evredir.</p>
<p>Hastalığın 2.evresinde (paroksizmal evre; 2-6 hafta) klinik bulgular belirginleşir. Çocuklarda morarmanın eşlik ettiği peşpeşe öksürük, derin bir iç çekme şeklinde nefes alma ve arkasından çoğu zaman kusma gözlenir. Bu evrede öksürükler o kadar şiddetli olabilir ki, bu sırada hastada beyin içi kanama, kaburgalarda çatlaklar ve nöbet geçirme gibi şiddetli komplikasyonlar gözlenebilir. </p>
<p>Sonraki evrede (iyileşme evresi) öksürük nöbetleri azalır ama haftalarca sürebilir. Genel durum düzelir. Ancak, bu dönemde başka bir solunum yolu enfeksiyonu öksürüğü yeniden alevlendirebilir.”</p>
<p><strong>BOĞMACA BEBEKLERDE ÇOK CİDDİ SEYREDİYOR!</strong></p>
<p>Doç. Dr. Kara, “Boğmaca, yoğun ve kontrol edilemeyen öksürük nöbetlerine neden olur. Bu nöbetler solunum güçlüğüne, kusmaya, bayılmaya ve hatta kaburga kırıklarına yol açabilir. Bebeklerde nefes durmasına (apne) ve ciddi akciğer enfeksiyonlarına neden olabilir. Bu tablo nedeniyle hastalık çok ciddi seyreder.” Dedi. </p>
<p><strong>“KOLAYCA YAYILIR, TOPLUM SAĞLIĞI İÇİN DE RİSK OLUŞTURUR”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Manolya Kara’nın verdiği bilgiye göre, boğmaca, öksürük ve hapşırıkla çok kolay yayılabiliyor ve kalabalık yerlerde hızla bulaşabiliyor. Özellikle ergenler ve genç erişkinlerin hastalığı hafif bulgularla geçirebileceğinden, çevreye kolaylıkla bulaştırabileceğine işaret eden Doç. Dr. Kara, “Bunun yanında yaşlılar, bağışıklık sistemi zayıf kişiler ve hamile kadınlar için de risklidir. Toplum bağışıklığı (sürü bağışıklığı) sağlanamazsa salgınlar artabilir. Aşıyla önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen, bağışıklığın zamanla azalması ve aşılanma oranlarının düşmesi nedeniyle dönem dönem salgınlar görülebilir. Aşılanmamış kişiler toplumda hastalığın yayılmasına katkıda bulunabilir. Bu nedenle boğmaca önlenmesi gereken, ciddi ve toplum sağlığı açısından önemli bir hastalıktır.” Diye konuştu. </p>
<p><strong>“BEBEKLERİ KORUMANIN EN ETKİLİ YOLU: ANNENİN AŞILANMASI”</strong></p>
<p>Bu tablonun önüne geçmek ve toplumsal korunmaya destek olmak amacıyla atılan bu adımı değerlendiren Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları, Doğum Uzmanı Dr. Zeynep Ece Utkan Korun, sözlerine şöyle devam etti: “Boğmaca aşısı çocuklara 2. aydan itibaren yapılmaya başlanıyor. Fakat bu süre zarfında bebek tamamen savunmasız durumda kalıyor. Bunun yanında anne adaylarının bağışıklığı, bebeğe doğumdan önce antikor geçişi ile koruma sağlanabiliyor. Eğer anne gebelikte Tdap aşısı olursa, vücudunda oluşan antikorlar plasenta yoluyla bebeğe geçer ve onu doğumdan sonraki ilk aylarda korur. Bu koruma hayati önem taşır. Bu nedenle her gebelikte Tdap aşısı yapılması önerilmektedir.”</p>
<p><strong>AŞI NE ZAMAN VE KİMLERE YAPILACAK?</strong></p>
<p>Yeni uygulama kapsamında boğmaca aşısının gebeliğin 18 ile 36. haftaları arasında, tercihen 20. haftadan sonra yapılacağı bilgisini veren Uzman Dr. Utkan Korun şunları ekledi: “Daha önceki gebeliğinde bu aşıyı olmuş bir kadın, yeni gebeliğinde tekrar yaptırmalı. Çünkü bağışıklık zamanla azalacağı için aşı her gebelikte tekrarlanmalıdır.”</p>
<p>Boğmaca aşısı uygulamasının ABD, İngiltere, Kanada ve birçok Avrupa ülkesinde uzun süredir devam ettiğini hatırlatan Uzm. Dr. Korun, en çok merak edilen konulardan biri olan aşının güvenilirliği konusunda şu bilgileri aktardı: “Bu aşı inaktif, yani ölü aşıdır. Canlı mikrop içermez. Dolayısıyla gebelikte uygulanması güvenlidir. Yan etkileri genellikle hafiftir; enjeksiyon yerinde ağrı, hafif ateş ya da halsizlik gibi geçici durumlar görülebilir.”</p>
<p><strong>ANNE ADAYLARINA ÇAĞRI: AŞINIZI GECİKTİRMEYİN</strong></p>
<p>“Unutmayın, sizin bağışıklığınız, bebeğinizin ilk savunmasıdır” diyerek tüm anne adaylarını bu konuda bilinçli davranmaya davet eden Dr. Zeynep Ece Utkan Korun, sözlerini şöyle tamamladı: “Gebeliğinizin ikinci trimesterine girdiğinizde, takiplerinizi yapan hekiminizle mutlaka bu konuyu görüşün. Aşıyı Aile Sağlığı Merkezinizde veya hastanenizde ücretsiz olarak yaptırabilirsiniz.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-asi-olursa-bebek-korunur-gebelikte-bogmaca-asisi-rutin-uygulamalar-arasinda-546049">Anne Aşı Olursa, Bebek Korunur: Gebelikte Boğmaca Aşısı Rutin Uygulamalar Arasında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den HPV Aşısı Desteği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-hpv-asisi-destegi-527052</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 May 2025 15:29:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirden]]></category>
		<category><![CDATA[desteği]]></category>
		<category><![CDATA[hpv]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=527052</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, rahim ağzı kanseri başta olmak üzere HPV kaynaklı hastalıkların önlenmesine katkı sağlamak amacıyla yüzde 40 ve üzeri engelli raporu bulunan ya da sosyal destek alan 9-35 yaş arası kız çocukları ve kadınlara yönelik ücretsiz HPV aşısı desteğini hayata geçiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-hpv-asisi-destegi-527052">Büyükşehir&#8217;den HPV Aşısı Desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, rahim ağzı kanseri başta olmak üzere HPV kaynaklı hastalıkların önlenmesine katkı sağlamak amacıyla yüzde 40 ve üzeri engelli raporu bulunan ya da sosyal destek alan 9-35 yaş arası kız çocukları ve kadınlara yönelik ücretsiz HPV aşısı desteğini hayata geçiriyor. Bu hizmetle hem bireylerin sağlığının korunması hem de toplum genelinde HPV’nin yayılımının azaltılması hedefleniyor.</p>
<p>Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, sosyal belediyecilik anlayışıyla halkın yaşam kalitesini artırmak ve sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak için çalıştıklarını belirterek, “Rahim ağzı kanseri, erken teşhis ve önlemle tamamen engellenebilir bir hastalık. Ancak HPV aşısının yüksek maliyeti nedeniyle birçok kadın ve aile bu koruyucu hizmetten yararlanamıyor. Bu nedenle yüzde 40 ve üzerinde engelli olan ya da sosyal destek alan bireylerden 9 ila 35 yaş arasındaki kız çocukları ve kadınlara yönelik ücretsiz HPV aşısı desteğimizi başlatıyoruz” dedi.</p>
<p>Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı Sağlık İşleri Şube Müdürlüğü tarafından yürütülecek uygulama kapsamında, HPV (İnsan Papilloma Virüsü) enfeksiyonlarını önlemek amacıyla bireylere üç dozluk standart protokole uygun şekilde HPV aşısı uygulanacak. Aşılama süreci, tıbbi uygulamanın yanı sıra bilgilendirme, takip ve yönlendirme süreçlerini de kapsayacak.</p>
<p><b>Kimler Faydalanabilecek, Hangi Riskler Önlenebilecek?</b></p>
<p>Bu hizmetten, yüzde 40 ve üzeri engelli ya da sosyal destek alan bireylerden 9-35 yaş arasındaki kız çocukları ve kadınlar yararlanabilecek. Böylece özellikle maddi imkansızlıklar ve engeller nedeniyle HPV aşısına erişmekte zorlanan bireylerin sağlığının güvence altına alınması amaçlanıyor. HPV aşısı, rahim ağzı kanseri dışında HPV’ye bağlı diğer kanser ve enfeksiyonlara karşı da koruma sağlıyor.</p>
<p><b>“Sağlıklı Geleceğe Uzanan Güçlü Bir Adım”</b></p>
<p>Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, “Bu destek sadece bir sağlık hizmeti değil, sağlıklı bir geleceğe uzanan güçlü bir adımdır. Halkımızın sağlığını korumak, toplumumuzun geleceğini güvence altına almak için çalışıyoruz. Manisa’mızda kimsenin sağlık hakkından mahrum kalmadığı bir gelecek için kararlılıkla ilerleyeceğiz” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-hpv-asisi-destegi-527052">Büyükşehir&#8217;den HPV Aşısı Desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklara Grip Aşısı Yaptırmak İçin Hala Geç Değil!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklara-grip-asisi-yaptirmak-icin-hala-gec-degil-424199</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Nov 2023 09:24:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[geç]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[yaptırmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424199</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mevsimsel grip (influenza) hastalığı ülkemizde sonbaharın kendini göstermesiyle başlayıp kış aylarında da devam ediyor. Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. E. Manolya Kara, influenza (grip) aşılarının önümüzdeki sezonda en yaygın olacağı öngörülen influenza virüsü alttiplerine karşı koruma sağlayan aşılar olduğunu belirterek 6 ayın üzerindeki herkese mevsimsel grip aşısı yapılmasının önemine işaret etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklara-grip-asisi-yaptirmak-icin-hala-gec-degil-424199">Çocuklara Grip Aşısı Yaptırmak İçin Hala Geç Değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Çocuklara Grip Aşısı Yaptırmak İçin Hala Geç Değil!</strong></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Mevsimsel grip (influenza) hastalığı ülkemizde sonbaharın kendini göstermesiyle başlayıp kış aylarında da devam ediyor. Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. E. Manolya Kara, influenza (grip) aşılarının önümüzdeki sezonda en yaygın olacağı öngörülen influenza virüsü alttiplerine karşı koruma sağlayan aşılar olduğunu belirterek 6 ayın üzerindeki herkese mevsimsel grip aşısı yapılmasının önemine işaret etti. Grip aşısı yapılması için en uygun zamanın  henüz sezonun başlamadığı eylül-ekim ayları olduğunu, bununla birlikte  kış aylarında da yapılan grip aşısının koruma sağladığının bilindiğini ifade etti.  </em></p>
<p> </p>
<p>İnfluenza A veya B virüslerinin neden olduğu, her yıl dünya çapında salgınlar halinde ortaya çıkan mevsimsel grip hastalığı ülkemizin de sahip olduğu ılıman iklimlerde kış mevsimlerinde ortaya çıkıyor. Tüm çocukları yakından ilgilendiren bu sorunun özellikle riskli grup olarak kabul edilen iki yaş altı çocuklar için daha çok önem kazandığının altını çizen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Manolya Kara, influenza nedeniyle hastaneye yatış oranının 5 yaş altı çocuklarda, 5 yaşın üste çocuklara oranla daha fazla olduğunu söyledi. </p>
<p> </p>
<p><strong>INFLUENZA ÇOCUKLARIN YAŞAMINI TEHDİT EDEBİLİYOR!</strong></p>
<p>Dünya genelinde, yılda yaklaşık bir milyar mevsimsel grip vakası gözlendiği ve bunların 3 ila 5 milyon kadarında ciddi hastalık tablosu geliştiğine dikkat çeken Doç. Dr. Kara, “influenzayla ilişkili solunum yolu komplikasyonları nedeniyle yılda 290.000 ila 650.000 kişi hayatını kaybediyor. Kronik hastalığı olanlarda risk daha fazla olmakla birlikte, çocukluk döneminde influenza ilişkili yaşam kayıplarının yaklaşık yarısı, herhangi bir sorun olmayan sağlıklı çocuklarda meydana gelmektedir.” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>“GRİP BELİRTİLERİ KARIŞTIRILMAMALI”</strong></p>
<p>Grip belirtilerinin genellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla karıştırıldığını hatırlatan Doç. Dr. Manolya Kara, grip belirtilerinin virüsü taşıyan bir kişinin enfekte olmasından yaklaşık iki gün sonra başladığını söyleyerek şunları anlattı: “Ani başlangıçlı yüksek ateş, genellikle kuru öksürük  şeklinde görülen öksürük, baş ağrısı, kas ve eklem ağrısı, şiddetli halsizlik, kendini iyi hissetmeme, boğaz ağrısı ve burun akıntısı gibi bulgular gözlenebilir. Ateş ortalama 2-5 gün devam eder. Hastalık seyrinde sinüzit, orta kulak iltihabı, zatüre, miyozit (kas iltihabı), kusma, ishal, daha nadir olarak da bilinç kaybı ve komaya gidebilen nörolojik bulgular gözlenebilir.  Öksürük şiddetli olabilir ve 2 hafta veya daha uzun sürebilir.” </p>
<p> </p>
<p><strong>GRİP AŞISI NE ZAMAN YAPTIRILMALI?</strong></p>
<p>İnfluenza (grip) aşılarının önümüzdeki sezonda en yaygın olacağı öngörülen influenza virüsü alttiplerine   karşı koruma sağlayan aşılar olduğunu ve 6 ayın üzerindeki herkese mevsimsel grip aşısı yapılmasının önerildiğini belirten Doç. Dr. Kara, “Bununla birlikte grip hastalığına bağlı komplikasyon (ağır hastalık) gelişme riski yüksek olan kişilere mutlaka grip aşısı yapılmalıdır. Aşı, tercihen grip vakaları görülmeye başlamadan en az iki hafta önce yapılmış olmalıdır. Ülkemizde grip vakalarının artmaya başladığı bu günlerde, henüz aşı yaptırmayanlar mutlaka aşılanmalıdır” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>GRİP AŞISI ÇOCUKLARDA HAYAT KURTARICIDIR!</strong></p>
<p>5 yaşın altındaki çocukların (özellikle 2 yaşından küçükler) grip ilişkili ciddi hastalık açısından risk altında olduğunu anlatan Doç. Dr. Manolya Kara, 2022&#8217;de yapılan bir araştırmada, grip aşısının çocuklarda yaşamı tehdit eden ciddi gribe yakalanma riskini yüzde 75 oranında azalttığının gösterildiğini söyledi. Aşının altı aydan büyük çocuklara güvenle uygulanabileceğini anlattı.</p>
<p>Grip aşısının etkinliğinin mevsimsel virüs tipine ve aşı olan kişinin bağışıklık sistemi gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterebildiğini belirten Doç. Dr. Manolya Kara, sözlerine şöyle devam etti: “Grip aşısı, kişileri özellikle <em>“ağır hastalık tablosundan”</em> ve <em>“hastane yatışından”</em> korumaktadır. Örneğin; COVID-19 salgını öncesindeki son grip sezonu olan 2019-2020&#8217;de grip aşısının, tahmini 7,5 milyon grip hastalığını ve 6.300 kişide griple ilişkili yaşam kaybını önlediği tahmin edilmektedir. 2021&#8217;de yapılan bir araştırma, grip nedeniyle hastaneye kaldırılan yetişkinler arasında aşılı hastaların, aşılanmamış olanlara kıyasla yoğun bakım ünitesine yatma riskinin yüzde 26, ve gribe bağla yaşam kaybı riskinin yüzde 31 daha düşük olduğunu göstermiştir.” </p>
<p> </p>
<p><strong>AŞI FARKLI SOLUNUM HASTALIKLARINA KARŞI KORUMA SAĞLAMAZ</strong></p>
<p>“Birçok kişi, mevsimsel grip aşısı yaptırmalarına karşın yine de hastalandıklarını söyleyerek aşının etkili olmadığını düşünüyor” diyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Manolya Kara, bu soruyu şöyle yanıtladı: “Bir kişinin grip (influenza) aşısı olduktan sonra grip belirtileri göstermesinin birkaç nedeni vardır: İlk olarak; bu kişi gribin yanı sıra rinovirüsler veya COVID-19 gibi başka bir solunum yolu virüsüyle de hastalanabilir. Diğer solunum yolu virüsleri gribe benzer semptomlara neden olabilir. Grip aşıları yalnızca gribe karşı koruma sağlar, diğer hastalıklara karşı koruma sağlamaz. Ayrıca aşılanan kişi, aşılamadan hemen önce ya da aşının koruması için gereken iki haftalık süre içinde virüsle karşılaştıysa hastalık gelişimi önlenemez.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklara-grip-asisi-yaptirmak-icin-hala-gec-degil-424199">Çocuklara Grip Aşısı Yaptırmak İçin Hala Geç Değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gribe Karşı Hayati Önlem: Grip Aşısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gribe-karsi-hayati-onlem-grip-asisi-406297</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Sep 2023 06:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[gribe]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=406297</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her grip sezonunda milyonlarca kişi hastalığa yakalanmakta, ciddi iş gücü kaybına uğramakta, yüzbinlerce insan hastaneye yatırılmakta, on binlerce insan influenza ve komplikasyonları nedeniyle hayatını kaybetmektedir</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gribe-karsi-hayati-onlem-grip-asisi-406297">Gribe Karşı Hayati Önlem: Grip Aşısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her grip sezonunda milyonlarca kişi hastalığa yakalanmakta, ciddi iş gücü kaybına uğramakta, yüzbinlerce insan hastaneye yatırılmakta, on binlerce insan influenza ve komplikasyonları nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Grip virüsü damlacık, aerosol ve temas ile bulaşabilmektedir. Özellikle kapalı ortamda bulaş ihtimali artmaktadır. Covid-19 pandemisi nedeniyle kullandığımız maske, mesafe ve hijyen önlemleri grip virüsü için de koruyucudur. Son yüzyılda grip virüsüne bağlı dünyada 4 pandemi meydana gelmiştir.</p>
<p><strong>Domuz gribinde aşağıdaki semptomlar görülmektedir;</strong></p>
<ul>
<li>Boğaz ağrısı</li>
<li>Baş ağrısı</li>
<li>Ateş yüksekliği</li>
<li>Yaygın vücut ağrısı (Kas-eklem-Kemik ağrıları)</li>
<li>Burun akıntısı</li>
<li>Öksürük</li>
<li>Nefes Darlığı</li>
<li>Kusma, İshal</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Grip aşılarının hastalığın ortaya çıkmasının azalması, hastaneye yatış ve ölüm oranlarının azalmasının yanında diğer insanlara hastalığın bulaşının azalması gibi birçok faydası vardır. Grip aşısının yapılmasından iki hafta sonra koruyucu antikorlar oluşur.</p>
<p>Özellikle 65 yaşın üzerinde, astım, KOAH, Diabetes mellitus(şeker hastalığı), Kalp yetersizliği, İnme, Gebelik ve lohusalık, HIV/AIDS, Kanser hastalığı, kronik böbrek yetersizliği, bağışıklık sistemi baskılayan ilaç kullanımı, morbid obezite ve huzurevi/bakımevinde yaşayanlar kişilerde hastalık daha sık ve ağır geçmektedir. 6 ay-18 yaş arasında olan ve uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuk ve adolesanlarda her grip sezonu aşılanmalıdırlar. Yukarıda belirtilen hastalığı olan hastaların her yıl Eylül-Ekim aylarında aşılanmaları önerilmektedir. İdeal olarak herkes Ekim ayının sonuna kadar aşılanmalıdır. İki nedenle grip aşıları her yıl tekrarlanmalıdır. Birincisi aşıya bağlı koruyucu antikorlar aylar içinde azalır. İkinci olarak da her yıl grip virüsü şekil değiştirdiği için, güncel aşıların bileşimi her yıl en yaygın virüsler için yeniden düzenlenir.</p>
<p><strong>Gebeler ve bağışıklığı düşük olanlarda canlı aşılara dikkat!</strong></p>
<p>Grip aşıları genel olarak burun yoluyla uygulanan canlı aşılar ve parenteral yolla uygulanan inaktif aşılar olarak ikiye ayrılır. Gebelik ve bağışıklık yetersizliği olan durumlarda canlı aşı uygulanmamalıdır. İnaktif(cansız) grip aşıları bu grup hastalarda tercih edilmelidir.</p>
<p><strong>Grip aşısının faydaları nelerdir?</strong></p>
<ul>
<li>Grip aşısı, grip hastalığına yakalanma ihtimalinizi azaltır.</li>
<li>Grip aşısının, aşı olan ancak yine de hasta olan kişilerde hastalığın şiddetini azalttığı çeşitli çalışmalarda gösterilmiştir.</li>
<li>Grip aşısı, griple ilişkili hastaneye yatış riskini azaltır.</li>
<li>Grip aşısı, belirli kronik sağlık problemlerine sahip kişiler için önemli bir önleyici araçtır.</li>
<li>Grip aşısı, hamilelik sırasında ve sonrasında hamile kişilerin korunmasına yardımcı olur.</li>
<li>Aşı olmak, bebekler ve küçük çocuklar, yaşlılar ve belirli kronik sağlık sorunları olan kişiler gibi ciddi grip hastalığına karşı daha savunmasız olanlar da dâhil olmak üzere çevrenizdeki insanları da koruyabilir.</li>
</ul>
<p><strong>Grip aşısının en sık yan etkileri;</strong></p>
<ul>
<li>Aşının yapıldığı yerde ağrı, kızarıklık ve/veya şişlik</li>
<li>Baş ağrısı (düşük dereceli)</li>
<li>Ateş</li>
<li>Kas ağrıları</li>
<li>Mide bulantısı</li>
<li>Halsizlik</li>
</ul>
<p>Aşılanmayan ve hastalık semptomları olan hastaların erken teşhisi oldukça önemli olduğunu söyleyen Öztürk; ‘’Çünkü Grip virüsü özellikle solunum yolu enfeksiyonlarına neden olan virüsler arasında antiviral tedavisi olan nadir virüslerden birisidir. Semptomlar başlamasından sonraki 48 saat içerisinde başlanan tedaviler ile hastalık süresi kısaltabilir, hastaneye yatış ihtimalini azaltabilirsiniz’’ dedi.</p>
<p> ‘’Akdeniz diyeti ile beslenin, kalabalık kapalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak durun,  erişkin yaş aşılamaları için doktorunuza başvurmayı unutmayın!’’ diyerek önerilerde bulundu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gribe-karsi-hayati-onlem-grip-asisi-406297">Gribe Karşı Hayati Önlem: Grip Aşısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gaziemir&#8217;in çınarlarına yogayla gençlik aşısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gaziemirin-cinarlarina-yogayla-genclik-asisi-370448</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Apr 2023 09:28:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[çınarlarına]]></category>
		<category><![CDATA[gaziemirin]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[yogayla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=370448</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gaziemir Belediyesi’nin 60 yaş üstü bireylere hizmet verdiği Ata Evi’nde düzenlenen yoga derslerine katılan üyeler, hem psikolojik hem de fiziksel olarak daha güçlü hale geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gaziemirin-cinarlarina-yogayla-genclik-asisi-370448">Gaziemir&#8217;in çınarlarına yogayla gençlik aşısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gaziemir Belediyesi’nin 60 yaş üstü bireylere hizmet verdiği Ata Evi’nde düzenlenen yoga derslerine katılan üyeler, hem psikolojik hem de fiziksel olarak daha güçlü hale geliyor.</p>
<p>Gaziemir Belediyesi, 60 yaş üstü bireylere hizmet verdiği Ata Evi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nde, yaş almış vatandaşların yaşamla bağlarını koparmalarının önüne geçerek, onların evlerinden çıkıp sosyalleşmelerine olanak tanıyor. Merkezde yeni arkadaşlıklar kurmanın, yeteneklerine göre hobiler geliştirmenin, etkinliklere katılmanın mutluluğunu yaşayan üyeler, düzenlenen spor etkinlikleri sayesinde de sağlıklı bir yaşam sürüyor. Yoga Eğitmeni Kezban Güçlü’nün hazırladığı özel program doğrultusunda haftada bir gün yoga yapan Ata Evi’nin üyeleri, fiziksel sorunlarını aşıyor ve daha güçlü bir bedene sahip oluyor. Müzik eşliğinde yoga yaparak azalan vücut dengelerine yeniden kavuşan çınarlar, egzersizler sayesinde kas gruplarını güçlendirme ve nefes egzersizleriyle de bedenlerinin enerjiyle dolması olanağına kavuşuyor.  </p>
<p>Yaklaşık iki yıldır Ata Evi’nde yoga dersleri veren Kezban Güçlü, yoganın beş bin yıllık sağlıklı yaşama ve iyileşme sanatı olduğunu ve Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıklı yaşam için önerdiği bir yol olduğuna vurgu yaptı. Yoga sayesinde Ata Evi üyelerinin ruhen ve bedenen güçlendiklerinin altını çizen Güçlü, “Eklem ağrıları, bel-boyun fıtığı ve diz problemi yaşayan üyelerimiz var. Üyelerimiz, sağlık durumlarına göre bir bölümü sandalyede bir bölümü de yerde yoga yapıyor. Yoga, büyüklerimizin hareket etme kapasitelerini ve yaşam enerjilerini artırıyor. Derslerimizde sıkça nefes teknikleri uyguluyoruz. Bedenimizin oksijene ihtiyacı var. Nefes bizim yaşam enerjimiz. Nefesle hareketleri senkronize ettiğimizde ve sistematik bir şekilde çalışma yaptığımızda bedenin enerjiyle dolmasını ve bütün iç organların masaj görmesine, sinir ve dolaşım sisteminin rahatlamasını sağlıyor” diye konuştu. </p>
<p>“Gaziemir Belediyemizin Ata Evi’nde verdiği bu hizmeti çok değerli buluyorum” diyen Kezban Güçlü, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Avrupa ülkelerinde 65 yaş üstü bireylerin hareket etme ve spor etkinliklerine katılma oranı yüzde 40-50’lerdeyken ülkemizde bu oran yüzde 4.7! Bu yaşlardaki bireylerin yoga yapması imkânsız gibi gösteriliyor. Biz bu önyargıyı kırmak istedik. Burada her yaş grubunun yoga yapabileceğini, bedensel olarak rahatsızlıkları varsa bu rahatsızlıklara uygun terapilerle, bilinçli ve sistemli bir çalışmayla yoga çalışmalarına dahil edilebileceğini gösterdik. Bu çalışmanın ülkemizin tamamına örnek olmasını diliyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>“Yogayla sağlıklı yaş alıyoruz”</b><br />İlk açıldığı yıldan bu yana Ata Evini sürekli kullanan ve yoga derslerinin hiç birini kaçırmadığını ifade eden Gülcan Deniz, “Ata Evi deyince birliktelik, arkadaşlık, sosyalleşme ve bir sürü etkinlik geliyor aklıma. Ata Evi’ndeki hizmet bizi yaşama bağlıyor. 72 yaşındayım ve sporu hiç bırakmadım. Ata Evi’nde düzenlenen yoga derslerine katılıyorum. Yoga hayatımıza girdiğinden beri hem psikolojik hem de fiziksel olarak bizi olumlu etkiledi ve sağlıklı olarak yaş almamızı sağladı. Bu sporun yaşımıza çok uygun olduğunu düşünüyorum. İyi ki Ata Evi var. Yaş almış insanların yararını düşünen belediyemize çok teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p><b>“Eşimin ilk defa böyle güzel güldüğünü gördüm”</b><br />Eşinin sağlık sorunları nedeniyle zor günler yaşadıklarını, doktorun önerisiyle tanıştıkları Ata Evi’nde zor günlerin üstesinden geldiklerini ifade eden Şevkiye Demirel, “5 yıl önce İzmir’e taşındık. Eşim yedi kez ameliyat oldu. Bu süreçte hastalıkları nedeniyle eşimi kaybedeceğimi ve yalnız kalacağımı düşünerek bunalıma girdim. Doktorumun tavsiyesiyle Ata Evi’yle tanıştım. Eşim de araştırdı ve dört yıldır ikimiz Ata Evi’nin üyesiyiz. Eşim buraya geldikten, özellikle yogaya başladıktan sonra hayatı değişti. Burada yaptığımız kahkaha yogasında, 46 yıllık eşimin ilk defa böyle güzel güldüğünü, bu kadar mutlu olduğunu gördüm. Eşimin videosunu çocuklarıma gönderince, ‘Anne, babam ne kadar güzel gülüyormuş’ dediler. Yani yoga, bizi hayata bağladı, yaşama sevincimizi artırdı. Yogayla, nefes almamız, hayatımız değişti. Yepyeni bir insan olduk Ata Evi’ne geldikten sonra” diye konuştu.</p>
<p><b>“Hem yürüyüşüm hem dizlerim düzeldi”</b><br />Geçirdiği diz protezi ameliyatı sonrası yaşadığı sağlık sorunlarından yoga yaparak kurtulduğunu ifade eden 72 yaşındaki Havva Kesen, “Ata Evi’yle ilk tanıştığımda bu yaştan sonra okula mı gideceğim diye düşünmüştüm ama çok memnunum buraya geldiğim için. Dizimde platin var. Yogaya başlamadan önce bacağım açılmıyordu. Şimdi hem yürüyüşüm düzeldi hem de sağlığım” dedi.<br />Ata Evi’ndeki birçok etkinliğe katıldığını ve bu merkezdeki yoga dersleri sayesinde yaşadığı fiziki sorunların azaldığını ifade eden Bayram Özdemir, “Oturup kalkmakta çok zorlanıyordum. Fizik tedavi, spor ve yoga çalışması, yaşadığım fiziksel sorunlarımın azalmasını sağladı. Yoga çalışması hayatıma renk kattı. Yoganın birçok organımızın sağlıklı çalışmasını sağlayan bir spor olduğunu düşünüyorum. Hocamız bize çok faydalı çalışmalar yaptırıyor. Ata Evi’nde verilen hizmetler için teşekkür ediyorum” sözleriyle düşüncelerini dile getirdi. </p>
<p><b>“Yogayla bakış açım değişti”</b><br />Ata Evi’nde verilen hizmetleri arkadaşından öğrenerek merkeze kayıt olduğunu ifade eden Ayşe Yener, yoga derslerinin olduğunu günü sabırsızlıkla beklediğini vurgulayarak şunları söyledi:<br />“Bu yaşıma kadar hiç yoga yapmadım, burada yogayla tanıştım. Panik atak gibiydim, aceleci bir tavrım vardı. Yoga yaparak bunlardan kurtuldum ve diyaframdan nefes almayı öğrendim. Yoga sayesinde kendime ve etrafımdaki insanlara bakış açım değişti. Kendime daha çok zaman ayırmaya başladım. Yoga beni çok rahatlatıyor. Yoga derslerimi iple çekiyorum, sabah erkenden kalkıyorum.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gaziemirin-cinarlarina-yogayla-genclik-asisi-370448">Gaziemir&#8217;in çınarlarına yogayla gençlik aşısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolajen Aşısı İle Cildiniz Gençliğini Geri Kazansın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolajen-asisi-ile-cildiniz-gencligini-geri-kazansin-366335</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Apr 2023 09:40:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[cildiniz]]></category>
		<category><![CDATA[gençliğini]]></category>
		<category><![CDATA[geri]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kazansın]]></category>
		<category><![CDATA[kolajen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=366335</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vücutta doğal olarak bulunan kolajen proteini cildin yaklaşık yüzde 90'ını oluşturuyor. Kolajen cildin kendini yenilenmesine ve elastikiyetini korumasını sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolajen-asisi-ile-cildiniz-gencligini-geri-kazansin-366335">Kolajen Aşısı İle Cildiniz Gençliğini Geri Kazansın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vücutta doğal olarak bulunan kolajen proteini cildin yaklaşık yüzde 90&#8217;ını oluşturuyor. Kolajen cildin kendini yenilenmesine ve elastikiyetini korumasını sağlıyor.  Sigara, yoğun stres, güneş ışınlarına maruz kalma kolajeni azaltan etkenler arasında bulunuyor. Kolajen azaldıkça cilt; matlaşmaya, nemini kaybetmeye, kırışmaya ve yaşlanmaya başlıyor. Bu etkilere karşı kolajen tedavileri ön plana çıkıyor.  Kolajen uygulamaları cilde ihtiyaç duyduğu ışıltıyı, nemi, yumuşaklığı ve gençliği geri kazandırıyor. Memorial Wellness Dermatoloji Bölümü&#8217;nden Doç. Dr. Pelin Özgen sıcak kolajen uygulaması hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Orta yaşlardan itibaren kolajen üretimi azalıyor</strong></p>
<p>Kolajen ciltte doğal olarak bulunur ve ciltteki kolajen üretimini fibroblastlar yapmaktadır.<em> Bu protein, bağ dokusunun hücre dışı matrisinin oluşumunda temel bir öneme sahiptir.</em> <em>Orta yaşlardan itibaren kolajen üretimi azalmaya başlar ve her yıl yaklaşık %1 kolajen kaybedilir. Kadınlarda menopozun ilk beş yılında bu kayıp %30&#8217;a kadar çıkabilmektedir. Ciltteki kolajen üretimi; kolajenden zengin besinlerle, kolajen içeren kremlerle lazer ve kolajen aşıları ile desteklenebilmektedir. </em></p>
<p><strong>Cildi doğal bir şekilde gençleştiriyor</strong></p>
<p>Sıcak kolajen uygulaması bir çeşit kolajen aşısıdır. Kolajen aşısının uygulama alanı, ciltteki izler, yaşa bağlı olarak gelişen kırışıklıklar, akne izleridir. Dolgu gibi hacim vermezken, doğal görünümü tercih eden hastalarda özellikle kırışıklıklarda açılmalar, izlerde azalmalar görülür. Kolajen aşısıyla yapılan şey aslında cildin epidermis tabakasının altında bulunan dermiş tabakasında kolajen üretimini uyarmaktır. Özel içerikleri ile pek çok farklı cilt sorununa hızlı çözümler sunar. Ayrıca destekleyici etkisi ile cilt gençleştirme veya güzelleştirme amaçlı uygulamalarda olumlu etkilere sahiptir. Sıcak kolajen uygulaması 4 hafta arayla 2 kez uygulanmaktadır. </p>
<p><strong>Cilt elastikiyet ve parlaklık kazanıyor</strong></p>
<p>Ciltte azalan kolajen, kolajen aşısıyla tekrar tetiklenir ve bu süreç hızlandırılır. Kişi kendi dokusuyla, kendi kolajeniyle gençleşir. Cilt kaybettiği elastikiyetini ve parlaklığını geri kazanır. Kolajen aşısı, cilt kırışıklıklarının tedavisinde ve önlenmesinde önemli bir rol oynar. Yüz, boyun, dekolte, diz kapağı ve ellere rahatlıkla uygulanabilen kolajen etken maddesi cilt altına 1-3 cm aralıklarla enjekte edilir. Kolajen aşısı uygulaması tek başına uygulanabileceği gibi, altın iğne radyofrekans, lazer işlemleri gibi işlemlerden sonra da rahatlıkla yapılabilmektedir. <em>Lazer tedavileri de ciltteki kolajen üretimini uyarıp, kolajen üretimini artırmaktadır. Bu tedavilerin avantajlarından biri de kişinin günlük hayatını etkilememesi ve aktivitelerinden uzaklaştırmamasıdır. </em></p>
<p><strong>Kolajen aşısının etkisi genellikle 1,5 yıl sürüyor </strong></p>
<p>Özellikle yüzünde dolgu yorgunluğu olan, dolgudan dolayı sarkma hisseden, dolgu istemeyen ve doğal bir görünüm isteyen hastalarda tercih edilmektedir. Uygulamadan önce kremle lokal anestezi uygulanır. Ön kola alerji testi yapılır, herhangi bir reaksiyon olmadığı takdirde rahat bir şekilde uygulama yapılmaktadır. Kolajen aşısının etkisi ortalama 4 hafta gibi bir sürede kendini göstermektedir. Bu etki ortalama 1- 1,5 yıl sürmektedir.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolajen-asisi-ile-cildiniz-gencligini-geri-kazansin-366335">Kolajen Aşısı İle Cildiniz Gençliğini Geri Kazansın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HPV Aşısı Hakkında Merak Edilen 11 Soru ve Cevabı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hpv-asisi-hakkinda-merak-edilen-11-soru-ve-cevabi-357013</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Mar 2023 10:36:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[cevabı]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[hpv]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=357013</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahim ağzı kanseri dünyada en sık görülen kanserler arasında bulunuyor. Rahim ağzı kanserinin büyük bir çoğunluğunun kaynağı olan HPV virüsünden korunmak için ise HPV aşısı ilk sırada yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hpv-asisi-hakkinda-merak-edilen-11-soru-ve-cevabi-357013">HPV Aşısı Hakkında Merak Edilen 11 Soru ve Cevabı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rahim ağzı kanseri dünyada en sık görülen kanserler arasında bulunuyor. Rahim ağzı kanserinin büyük bir çoğunluğunun kaynağı olan HPV virüsünden korunmak için ise HPV aşısı ilk sırada yer alıyor. Yakın zamana kadar Türkiye’de 4 tip HPV virüsüne karşı koruma sağlayan aşı uygulanırken artık 9 tip HPV virüsüne karşı koruma sağlayan aşı yapılıyor.  </p>
<p>Memorial Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Bilgi Gökcan, HPV aşısı hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>1-HPV aşısı kimlere uygulanabilir?</strong></p>
<p>Rahim ağzı kanserine karşı yüksek düzeyde koruma sağlayan HPV aşısı 9 yaşından itibaren üst yaş sınırı olmaksızın her kadına uygulanabilmektedir. Erkeklerde HPV aşısı 26 yaşına kadar uygulanmaktadır. 9 – 26 yaş aralığında olan bütün erkekler HPV aşısı yaptırabilmektedir. </p>
<p><strong>2-HPV aşısı kaç doz kullanılmalıdır?</strong></p>
<p>HPV aşısı 3 doz kullanılan bir aşıdır. İlk doz aşıdan 1 ay sonra 2. doz uygulanır. 2. dozdan 5 ay sonra da son doz aşı yaptırılmalıdır. 14 yaşına kadar çocuklarda tek doz HPV aşısı yeterlidir. 15 yaşından sonra yetişkinlerde olduğu gibi 3 doz aşı gereklidir. 13 yaş sonu ile 15 yaş başı arasındaki çocuklarda 2 doz aşı yeterli olmaktadır.  </p>
<p><strong>3-HPV aşısı kaç tip HPV virüsüne karşı koruma sağlar?</strong></p>
<p>HPV’nin birçok tipi bulunmaktadır. Bu HPV tiplerinden bazıları rahim ağzı kanserine bazıları ise genital siğil oluşumuna yol açmaktadır. Türkiye’de yakın zamana kadar 4’lü HPV aşısı yapılmaktaydı. HPV tip 6, HPV tip 11, HPV tip 16 ve HPV tip 18’e karşı koruma sağlayan 4’lü aşı yerine artık Türkiye’de de 9 tip HPV’ye karşı koruma sağlayan aşı yapılmaktadır. Yeni aşıda 4’lü aşıya ek olarak HPV tip 31, HPV tip 33, HPV tip 45, HPV tip 52 ve HPV tip 53’e karşı da koruma sağlamaktadır. </p>
<p><strong>4-Yeni HPV aşısında doz oranları aynı mı?</strong></p>
<p>9 Tip HPV virüsüne karşı koruma sağlayan yeni aşıda doz şemasında bir değişiklik bulunmamaktadır. 4’lü HPV aşısında olduğu gibi 3 doz şeklinde yapılabilmektedir.  </p>
<p><strong>5- HPV bulaşan kişilerde aşı yapılabilir mi?</strong></p>
<p>HPV bulaşı olan kişilere de HPV aşısı yapılabilir. HPV virüsü vücuduna girmiş olsa bile HPV aşısının yarattığı bağışıklık kendi kendine geçiren kişilerden daha yüksektir. HPV aşısının bağışıklığı yaklaşık 25 yıl devam etmektedir. </p>
<p><strong>6- HPV bulaşan kişiler tekrar HPV virüsüne yakalanabilir mi?</strong></p>
<p>HPV tedavisi olan kişiler sonrasında tekrar HPV virüsü bulaşı olabilir.  Renfeksiyon denilen tekrar HPV virüsüne yakalanma riski bulunmaktadır. Ancak HPV aşısı olan kişilerde bu ihtimal çok düşüktür. </p>
<p><strong>7- HPV aşısı gebelikte uygulanır mı?</strong></p>
<p>HPV aşısının gebelik döneminde uygulanması tavsiye edilmemektedir. Ancak emzirme döneminde HPV aşısı güvenle kullanılabilir.  </p>
<p><strong>8-HPV aşısı yan etkileri nelerdir?</strong></p>
<p>HPV aşısı dünyada kullanılan en güvenli aşı kabul edilmektedir. Yapılan tıbbi çalışmalarda HPV aşısının ciddi bir yan etkisi tespit edilmemiştir. Aşı yapıldıktan sonar ciltte ağrı, kızarıklık, şişlik görülebilmekte bu şikayetler de kısa süreli olmaktadır.  </p>
<p><strong>9- HPV aşısı rahim ağzı kanserine karşı korur mu?</strong></p>
<p>HPV aşısını rutin olarak yaptıran ülkelerde yapılan çalışmalarda rahim ağzı kanserinin yüzde 80 oranlarında azaldığı belirlenmiştir. </p>
<p><strong>10- HPV 4’lü aşıyı yaptıranların 9’lu HPV aşı yaptırmasına gerek var mıdır?</strong></p>
<p>HPV 4’lü aşı yaptıranlar 9 tip virüse karşı koruma sağlayan yeni aşıyı yaptırabilirler.  Ancak 9’lu aşının uygulaması dünyada da çok yeni olduğu için bu konudaki çalışmalar tam olarak tamamlanmamıştır. </p>
<p><strong>11- HPV aşısı öncesi tarama gerekli midir?</strong></p>
<p>HPV bulaşı olan kişiler de HPV aşısı yaptırabileceği için aşı öncesi tarama yaptırmaya gerek yoktur. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hpv-asisi-hakkinda-merak-edilen-11-soru-ve-cevabi-357013">HPV Aşısı Hakkında Merak Edilen 11 Soru ve Cevabı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
