<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>aşılanması | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/asilanmasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/asilanmasi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Feb 2026 09:19:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>aşılanması | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/asilanmasi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sağlık çalışanlarının aşılanması ile rol model oluşturulmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlarinin-asilanmasi-ile-rol-model-olusturulmali-615625</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 09:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşılanması]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanlarının]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkların]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kızamık]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturulmalı]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[rol]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615625</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “2. Aşı ve Aşılamanın Önemi Günleri Sempozyumu”nda aşıyla önlenebilen hastalıkların yanı sıra çocuklarda, yetişkinlerde ve sağlık çalışanlarında aşılamanın koruyucu etkilerine dikkat çekildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlarinin-asilanmasi-ile-rol-model-olusturulmali-615625">Sağlık çalışanlarının aşılanması ile rol model oluşturulmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “2. Aşı ve Aşılamanın Önemi Günleri Sempozyumu”nda aşıyla önlenebilen hastalıkların yanı sıra çocuklarda, yetişkinlerde ve sağlık çalışanlarında aşılamanın koruyucu etkilerine dikkat çekildi. Sağlık çalışanlarının aşılanmasının öneminden bahseden İstanbul Atlas Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Toprak, sağlık çalışanlarının aşılanmasının toplumda örnek davranış olarak gösterildiğinde genel aşı kabulünü artırabileceğini söyledi.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Creative Lab.&#8217;da gerçekleştirilen sempozyumun moderatörlüğünü yapan </span></span></span></span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, <span>her yıl 1 milyondan fazla çocuğun aşıya erişemediği için aşıyla korunulabilen hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirdiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Aşılama oranlarının düşmesinde aşı karşıtlığındaki artışın etkili olduğunu kaydeden Prof. Dr. Selim Badur, “<span>Dünya Sağlık Örgütü’nün insanlığı tehdit eden 10 önemli faktör arasında yer verdiği, aşı karşıtlığı önemli bir yer tutuyor. Özellikle bu sorunun dünyada yaygınlaştıını görmekteyiz, ülkemizde de benzer bir durum söz konusu. Ülkemizde 2010’lu yıllarda 100 aile çocuklarını aşılatmak istemezdi. Çocuğunun aşılanmasını istemeyen aile sayısı 2025’te 100 bini aştı, bu çok olumsuz bir durum” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Aşılama oranlarının düşüşüyle beraber kızamık salgınları ortaya çıkıyor</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>2022‘de yapılan bir yayından örnek veren Prof. Dr. Selim Badur, “1 yaş altı çocuklarda aşılama oranlarında Türkiye yüzde 95 gibi iyi bir yerde. Bu da son zamanlarda azalmakta ve kızamık salgınları ortaya çıkıyor. Çocuklarda nispeten yüksek olan aşılama oranları erişkin aşılamalarına bakılınca yüzde 6’lar civarında olduğunu görüyoruz” dedi. </span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Erişkinlerde aşılama oranları düşük seviyede</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Erişkin aşılamasının da çok önemli olmasına rağmen aşılama oranlarının çok düşük olduğunu belirten Prof. Dr. Selim Badur, yapılan bazı çalışmalarda tetanoz, Hepatit B, özellikle influenza, pnömokok aşılama oranlarının da oldukça düşük seviyelerde olduğunu söyledi. </span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Aşılanma konusunda bilinçlenmenin sağlanması ve aşı konusunda önyargı ve yanlış bilgilerin yayılmasının önlenmesinde bilimsel toplantıların önemli olduğunu kaydeden Prof. Dr. Selim Badur, bu sempozyumun da bu anlamda önemli olduğunu ifade etti.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Prof. Dr. Selda Hançerli, çocukluk çağı aşılamasının önemini anlattı</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selda Hançerli, ulusal çocukluk çağı aşıları ile aşılamanın çocuk sağlığı üzerindeki koruyucu etkilere değindi. Aşının sadece hastalıkları önlemede değil, hastalıkların sonuçlarından da koruduğunu belirten Prof. Dr. Selda Hançerli, “Aşılama yani bağışıklama, immünolojik ajanlarla hastalıkların yok edilmesidir. Korunabilir hastalıkların ortaya çıkışını engellediğiniz zaman hastalıklardan kaynaklanan ölümlerin de önüne geçiyoruz” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Boğmaca, Hepatit B, kızamk, kızamıkçık, suçiçeği, difteri, tetanoz ve kabakulak gibi pek çok hastalığın aşılama sayesinde önlenebildiğini belirten Prof. Dr. Selda Hançerli, “Şu anda tüm dünyada eridike edilmiş kanıtlanmış tek hastalık çiçek hastalığı. Aşılama sayesinde bir hastalık dünyadan yok oldu. Aşılama sayesinde amacımız bu hastalıkların eksilmesini sağlamak” dedi. Prof. Dr. Selda Hançerli ergenlik dönemindeki aşılamanın da çok önemli olduğunu vurguladı.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Dr. Gamze Şanlıdağ İşbilen: “Aşıyla önlenebilen hastalıklar nedeniyle 42 bin yetişkin yaşamını yitiriyor” </span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Şehir Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Gamze Şanlıdağ İşbilen, erişkin aşılamasının önemini vurguladı. Yetişkin aşılamasının son birkaç yıldır hayatımızda olduğunu belirten Dr. Gamze Şanlıdağ İşbilen, bu farkındalığın özellikle pandemi döneminde arttığının altın çizdi. Aşıyla önlenebilen hastalıklar nedeniyle ABD’de her yıl 300 çocuk ölürken 42 bin yetişkinin öldüğünü ifade eden Dr. Gamze Şanlıdağ İşbilen, “Çocukluk döneminde yapılan aşıların koruyuculuğunun erişkinlik döneminde etkisini kaybetmesi nedeniyle erişkinlerde aşılama büyük önem taşıyor” dedi. Dr. Gamze Şanlıdağ İşbilen, tetanoz, boğmaca, difteri, influenza, pinomokok, zatürre ve zona aşılarının yetişkinlerde önleyici etkilerini anlattı.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Prof. Dr. Dilek Toprak:  “Sağlık çalışanlarının aşılanması çok önemli”</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Toprak ise sağlık çalışanlarının aşılanmasının öneminden bahsetti. Sağlık çalışanları için temel aşı takvimi hakkında bilgi veren  Prof. Dr. Dilek Toprak, Hepatit A, Hepatit B, influenza, kızamık, kabakulak, kızamıkçık, suçiçeği ve meningokok aşılarının yaptırılması gerektiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Sağlık çalışanları yılda bir kere influenza aşısı olmalı</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Mevsimsel influenza aşısının yılda bir kere yaptırılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Dilek Toprak, tetanoz ve difteri aşılarının da önemli olduğunu, özellikle tetanoz aşısının 10 yılda bir yaptırılması gerektiğini kaydetti. Sağlık çalışanlarının ülke çapında gerçekleştirilen standart tarama ve bağışıklama programlarına alınması ve hastane yönetimleri tarafından aşı konusunda gerekli kolaylıkların sağlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Dilek Toprak, sağlık çalışanlarının aşılanmasının toplumda örnek davranış olarak gösterildiğinde genel aşı kabulünü artırabileceğini sözlerine ekledi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlarinin-asilanmasi-ile-rol-model-olusturulmali-615625">Sağlık çalışanlarının aşılanması ile rol model oluşturulmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı&#8217;nda Uzmanı Uyardı: Erkek Çocukların Aşılanması Gerekli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rahim-agzi-kanseri-farkindalik-ayinda-uzmani-uyardi-erkek-cocuklarin-asilanmasi-gerekli-436454</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jan 2024 09:52:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağzı]]></category>
		<category><![CDATA[aşılanması]]></category>
		<category><![CDATA[ayında]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gerekli]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[rahim]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436454</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rahim ağzı kanserinin önlenebilir bir hastalık olduğunu ve HPV aşısının devlet politikası haline getirilerek aşılama programına girmesi gerektiğini söyleyen Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Ünal, HPV aşısının hem erkek hem de kız çocuklarına erken yaşta yapılması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Ünal, “Esasında erkeklerin aşılanması gerekiyor. Bu virüsü erkekler taşıyor ve bulaştırıyor. Dolayısıyla 9 ila 15 yaş arasındaki erkek çocuklarının aşılanması gerekli hale gelmiştir” dedi.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rahim-agzi-kanseri-farkindalik-ayinda-uzmani-uyardi-erkek-cocuklarin-asilanmasi-gerekli-436454">Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı&#8217;nda Uzmanı Uyardı: Erkek Çocukların Aşılanması Gerekli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Rahim ağzı kanserinin önlenebilir bir hastalık olduğunu ve HPV aşısının devlet politikası haline getirilerek aşılama programına girmesi gerektiğini söyleyen Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Ünal, HPV aşısının hem erkek hem de kız çocuklarına erken yaşta yapılması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Ünal, “Esasında erkeklerin aşılanması gerekiyor. Bu virüsü erkekler taşıyor ve bulaştırıyor. Dolayısıyla 9 ila 15 yaş arasındaki erkek çocuklarının aşılanması <strong>gerekli hale gelmiştir</strong>” dedi.  </em></p>
<p>Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında açıklamalarda bulunan Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Ünal, Türkiye’de HPV virüsüyle karşılaşma oranının kadınlarda yaklaşık yüzde 85, erkeklerde ise bu oranının yüzde 91’lere çıktığını söyledi. HPV ve buna bağlı kanserlere karşı farkındalık oluşturulmasının önemine de değinen Prof. Dr. Orhan Ünal,  konuyla ilgili görüşlerini şöyle anlattı: “Farkındalık, bilinçlendirmek suretiyle olmalıdır. Aşılamanın ve rahim ağzı kanserinin önemini televizyonlarda kamu spotları aracılığıyla vurgulamak gerekiyor. Aşı karşıtları kanser oranının çok düşük olduğunu söylüyor ve abartıldığını düşünüyor. Ama ben kanser üzerine çalışan ve kadın doğum hekimi olarak şunu söylüyorum; bu kanser karşımıza önlenebilir bir dönemde çıkmadığında ve yayıldığında oldukça ıstıraplı bir yol izliyor. Kanserin kemiğe ve diğer organlara sıçraması durumunda tedavisi mümkün olmuyor. Dolayısıyla bu farkındalığı yaratmak gerekiyor. Üstelik olaya sadece rahim ağzı kanserinden koruma olarak bakılmaması gerekiyor. Baş-boyun kanserleri (oro-faringeal) , ano-genital, kadın dış genital (vulva) , vajina ve penis kanserleri de HPV virüsü ile bulaş yüzünden olmaktadır.Demek ki aşılama ya da HPV virüsünden korunma, bu denli hayati hastalıklara yol açtığı için  oldukça önem arzetmektedir. İnsanları bilgilendirerek cinselliği tabu olmaktan çıkarmak , eğitim verilmesi önemlidir. Kaldı ki üniversitede okuyan öğrenciler dahi bu konuda bilgi yetersizliği içinde olup, HPV ile bulaşan siğillerle bahşetmeye çalışmaktadır. ” </p>
<p><strong>“AŞILAMA DEVLET POLİTİKASI HALİNE GELMELİ” </strong></p>
<p>Türkiye’de HPV aşısına ulaşma noktasında bir sıkıntı yaşanmadığını söyleyen Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Ünal, “Eczanelerden aşıya ulaşılabiliyor. Eskiden ikili aşı dediğimiz ve HPV’nin en çok kanser yapan tipi 16 ve 18’e etkili aşı vardı. Sonrasında erken yaşlarda sıklıkla karşılaşılan, HPV 6 ve 11 tipleriyle bulaş sonucu oluşan siğillerden de korunmak adına dörtlü aşı dediğimiz kombinasyon kullanıldı. Son olarak da HPV’nin 9 tipine karşı etkili dokuzlu aşı Türkiye’ye de yakın zamanda geldi ve kullanılmaya başlandı. Korunma için 9-15 yaş arasında 6 ay arayla iki doz yeterli olmaktadır. 15 yaşını doldurduktan sonra ise 26 yaşına kadar 3 doz aşı öneriliyor. Avustralya’da, İngiltere’de, Amerika’da olduğu gibi bu aşılama devlet politikası haline gelirse daha çok kişi aşıya ulaşabilecektir” diye konuştu. </p>
<p><strong>“CİNSEL YAŞAM NE KADAR AKTİF OLURSA RİSK O KADAR ARTIYOR” </strong></p>
<p>Türkiye’de rahim ağzı kanserine yakalanma oranının yüz binde 4 buçuk olduğunu ifade eden Prof. Dr. Orhan Ünal, “Türkiye’de yılda bin 500 kişi bu nedenle hayatını kaybediyor. Gelişmiş ülkelerde aramızda büyük bir fark yok. Bu anlamda bizim bulunduğumuz nokta olumlu bir yerdedir. Bunun sebeplerinden biri ülkemizde cinsel yaşamın Amerika ve Avrupa’ya göre daha geç yaşlarda başlamasıdır. Cinsel ilişki ne kadar erken yaşta olursa ve partner sayısı ne kadar fazla olursa HPV’ye yakalanma oranı da o kadar yüksek oluyor.” dedi.  </p>
<p><strong>“TÜRKİYE’NİN AŞILAMA PROGRAMINA DAHİL OLMASI GEREKİYOR”</strong></p>
<p>Rahim ağzı kanserinin en önemli etkeninin ‘human papilloma’ virüsü olarak adlandırılan HPV etkeniyle olduğunu sözlerine ekleyen Prof. Dr. Orhan Ünal, şöyle devam etti: </p>
<p>“Türkiye’de HPV virüsüyle karşılaşma oranı kadınlarda yaklaşık yüzde 85’ken erkeklerde ise bu oran yüzde 91’lere çıkıyor. Ortalamaya baktığımızda Türkiye’de yüzde 85 oranında HPV enfeksiyonuyla karşılaşma olasılığı var. Dolayısıyla bu kadar yüksek bir oran söz konusu olduğu için bu konuda bir önlem almamız gerekiyor. Cinsel yaşam ne kadar aktif olursa bu olasılık o kadar artıyor. Bu nedenle önlem olarak da Türkiye’nin aşılama programına dahil olması gerekiyor.” </p>
<p><strong>“AŞI FELÇ YAPIYOR SÖYLEMLERİ AŞIDAN VAZGEÇMELERE NEDEN OLUR, VARSAYIMLARLA HAREKET EDİLMEMELİ” </strong></p>
<p>HPV aşısı ‘felç yapıyor’ iddialarına da cevap veren Prof. Dr. Orhan Ünal, birtakım varsayımlar üzerinden toplum sağlığıyla oynanmaması gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu: </p>
<p>“Her aşıda olduğu gibi HPV koruma aşısında da birtakım yan etkiler olabilir. Lokal ağrılar ve kızarıklıklar olabilir. Düşük tansiyonla karşılaşılabilir. Sinir sistemiyle alakalı otoimmun bir hastalık olan  Guillain-Barre dediğimiz bir rahatsızlık iddia ediliyor ama bu konuda yapılan araştırmalar bunu tam olarak doğrulamadı. Aşının yan etkilerinin bildirildiği, toplandığı ve incelendiği bir organizasyon var. Bu incelemeler sonucunda Dünya Sağlık Örgütü ve aşı güvenliği organizasyonları ‘aşının şu yan etkisi var’ diyebileceği bir veri ortaya koymadı. 20 senelik bir aşının şu an böyle bir yan etkisinden söz edemiyoruz, ilerleyen süreçte daha fazla vakanın verilerini görmek ve değerlendirmek gerekiyor. Felç olma veya birtakım ağır komplikasyonlar olmadığını görüyoruz. Amerika’da, İngiltere’de, Avustralya’da milyonlarca insan HPV aşısı oldu. Bu insanlar felç olduğunu hiç mi bildirmiyor? Böyle bir durumda buralardan bildirimler çıkması gerekirdi.”</p>
<p>DSÖ AŞILANMA GEREKLİLİĞİNİ KABUL EDİYOR</p>
<p>“Her aşı için hafif ya da ciddi olabilecek yan etkiler, medyada dolaşmakta olan duyumlar olabilmektedir. Ancak HPV aşısı için Dünya Sağlık Örgütü, yarar-zarar etkisini araştırarak insanların aşılanması gerektiğini kabul etmiştir” diyen Prof. Ünal sözlerini şöyle sürdürdü: “Milyonlarca insan aşılanarak kanserin öldürücü etkisinden kurtuluyorsa veya önlem alınabildiği görülüyorsa azımsanacak ölçüdeki ciddi yan etki olasılığı kabullenebilir ölçüdedir. Bu durum her aşı için örneğin çocuk felci, kızamık, yakın zamanda yapılan covid aşılarında olduğu gibi birçok yan etki bildirilmiş olmakla birlikte koruyuculuğunun yüksek olması sebebiyle onay alarak uygulanmıştır. İleride belki başka bir durumu konuşuyor olabiliriz. Ancak bugünkü bilgilerle bilimsel çare buysa ve birden fazla bilimsel faz çalışmalarından geçerek korunma olarak uygun görüldüyse ve onay aldıysa reddetmenin daha çok insan hayatına zarar verebileceğini de kabul etmekten başka çare kalmamış görülüyor.</p>
<p>İnsan sağlığı çok önemli. Birtakım varsayımlarla ve kötü olayları örnek göstererek bir toplumun sağlığıyla oynanmaması gerekir. Karşı görüşte olanlar tabi ki olabilir onların da bu yönde bildireceği vakalar varsa ortaya koysunlar ve öyle tartışalım. Aşılama, insan sağlığı için çok önemli bir konu. Onun için birtakım varsayımlarla hareket edilmemeli. Kadınların bu kanserle karşılaştığında başlarına gelen o kadar kötü şeyler var ki; bunlar dururken, bu olayı yaşamamış insanların ‘bu şöyle tehlikelidir, böyle felç yapıyor’ diye konuşmaları, insanları şüpheye düşürür ve aşı olmaktan vazgeçmelerine neden olur. O nedenle konuşmalarına dikkat etmeleri, insanları çelişkiye düşürecek söylemlerden vazgeçmeleri gerektiği kanaatindeyim.” </p>
<p><strong>“HPV AŞISININ ÖMÜR BOYU KORUYUCULUĞU VAR” </strong></p>
<p>Havuz, tuvalet ve hamamlar gibi ortak kullanım alanlarından HPV bulaş riskinin oldukça düşük olduğunu belirten Prof. Dr. Ünal, “Bu alanlardan bulaş riski yüzde 0,1’den daha az. Yani neredeyse buralardan enfeksiyon bulaşmaz, yok denecek kadar azdır. Yüzde 99 oranında seksüel yolla bulaşıyor. HPV virüsü 37 derece sıcaklığa ihtiyaç duyduğu için cinsel temas tek bulaşma yolu diyebiliriz. Prezervatifin virüsten koruma oranı ise yüzde 60’tır. Onun için korunma bakımından en etkili yol aşıdır. Bu noktada Dünya Sağlık Örgütü de aşılamanın son derece etkili olduğunu belirlemiştir ve önermektedir. HPV aşısının yıllar içinde antikor seviyesi azalsa (10-15 yılda) da ömür boyu koruyuculuğu vardır. Aşı sonrası HPV ile karşılaşan bireylerde koruma belleği aktive olduğu için antikor miktarı da tekrar yükseliyor ve koruma sağlanıyor. Tekrarlama durumu söz konusu değildir” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“ERKEK ÇOCUKLARININ DA AŞILANMASI ŞART” </strong></p>
<p>HPV aşısının erken yaşlarda önerilmesinin sebepleri hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Orhan Ünal, “Çünkü 9-11 yaşlarında daha yüksek bir antikor cevabı alıyoruz. Bu yaşlarda cinsel yaşam da başlamadığı için antikor seviyesi daha güçlü oluyor. Ama tabi 45 yaşına kadar aşı yapılabilir diyoruz. Bu, erken yaşlardaki aşı kadar antikor seviyesini yükseltmiyor. O bakımdan hem erkek hem de kız çocuklarına erken yaşta aşı yapılmasını öneriyoruz. Esasında erkeklerin aşılanması gerekiyor. Bu virüsü erkekler taşıyor ve bulaştırıyor. Dolayısıyla 9 ila 15 yaş arasındaki erkek çocuklarının aşılanması şarttır. Olaya hep rahim ağzı kanseri olarak bakıyoruz. Aslında baş-boyun kanserleri, anal kanserler HPV nedeniyle oluyor. Dolayısıyla erkek çocuklarının aşılanmasını öneriyoruz” dedi.  </p>
<p><strong>KORUNMANIN 3 YOLU: AŞI, PAP SMEAR TESTİ VE FARKINDALIK </strong></p>
<p>HPV enfeksiyonuna çok yönlü bakılması gerektiğini söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Ünal, gençlerin bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadığını söyledi ve şöyle devam etti: </p>
<p>“Bu durum sadece kanserden de ibaret değil.  Bazı genital akıntılar, enfeksiyonlar ve cinsel yolla bulaşan diğer birçok hastalıkların da tedavi edilmesi gerekiyor. Bu hastalıklar yardımcı faktör olarak etki ediyor ve rahim ağzı kanserinin ortaya çıkmasına ve yayılmasına neden oluyor. Sigara kullanımı da bağışıklık sistemini doğrudan etkilediği için HPV enfeksiyonunun kansere ulaşmasına sebebiyet veriyor. Yüzden fazla tipi   olan HPV tiplerinin yüzde 90’ı kanser yapmıyor ancak kansere yol açan orta ve yüksek tipleri 30 civarında ve hepsi de yüksek risk taşımıyor. Ayrıca yüksek riskteki tip de olsalar, yıllar içinde kansere yol açıyor bu yüzden de erken teşhisle önlenebiliyor. Yani vajinal smear taraması ile kanser öncesi lezyonlar erken teşhisle önlenebiliyor. Erken tedaviyle; sadece rahim ağzının kazınmasıyla yine gebe kalınabiliyor ve kadınlar hayatına devam edebiliyor. Birinci koruma; aşı, ikinci koruma smear testiyle takip, üçüncüsü ise halkın bilinçlendirilmesiyle farkındalık oluşturulması.” </p>
<p><strong>“AŞI YAPTIRMAK HER ŞEYİ BİTİRMİYOR…AŞIDAN SONRA TARAMA DEVAM ETMELİ” </strong></p>
<p>Erken teşhisin ve düzenli taramanın hayat kurtardığını ifade eden Prof. Dr. Orhan Ünal, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Bir kadının kanser olabilmesi için kadın doğum uzmanına hayatında hiç gitmemiş olması gerekiyor. Çünkü HPV virüsü alındıktan sonra hemen kanser yapmıyor. 5 yıl, 10 yıl hatta bazen 20 yıllık bir süreç de olabiliyor. Bu, bağışıklık sistemine göre değişkenlik gösterebiliyor. Dolayısıyla bir kez olsun bile bir uzmana gitmek ve pap smear testi yaptırmak erken teşhis açısından önem arz ediyor. Dünya Sağlık Örgütü 21 yaşından 30 yaşına kadar üç yılda bir smear aldırmayı öneriyor. 30 yaşından sonra HPV baktırmaya başlıyoruz. Bu yaştan sonra hem smear hem de HPV’ye bakılıyor ve yüksek riskli bir durum yoksa zaman aralığı 5 yılda 1’e çıkıyor. 30 yaşına kadar, virüs yüzde 90 oranında temizlenebiliyor. HPV aşısını yaptırmak bu enfeksiyonla tekrar karşılaşılmayacağı anlamına gelmiyor. Çünkü 100’den fazla tipi var. Bizim en çok kanser yapan 9 tipine karşı aşımız var. Bu nedenle aşı yapmak her şeyi bitirmek anlamına gelmiyor. Aşıdan sonra tarama devam etmelidir. 65 yaşına kadar bu taramayı yapıyoruz.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rahim-agzi-kanseri-farkindalik-ayinda-uzmani-uyardi-erkek-cocuklarin-asilanmasi-gerekli-436454">Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı&#8217;nda Uzmanı Uyardı: Erkek Çocukların Aşılanması Gerekli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
