<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>aşılama | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/asilama/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/asilama</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Mar 2026 12:29:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>aşılama | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/asilama</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Menenjitte en riskli grup, bebekler ve genç erişkinler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menenjitte-en-riskli-grup-bebekler-ve-genc-eriskinler-622592</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 12:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşılama]]></category>
		<category><![CDATA[bakteri]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaş]]></category>
		<category><![CDATA[erişkinler]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[grup]]></category>
		<category><![CDATA[ingilterede]]></category>
		<category><![CDATA[Küme]]></category>
		<category><![CDATA[menenjitte]]></category>
		<category><![CDATA[meningokok]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskli]]></category>
		<category><![CDATA[vakalar]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622592</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında menenjit olarak bilinen meningokok hastalığı, nadir görülmesine rağmen hızlı ilerleyebilen ve ciddi sonuçlara yol açabilen bir bakteri enfeksiyonu olarak tanımlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menenjitte-en-riskli-grup-bebekler-ve-genc-eriskinler-622592">Menenjitte en riskli grup, bebekler ve genç erişkinler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Halk arasında menenjit olarak bilinen meningokok hastalığı, nadir görülmesine rağmen hızlı ilerleyebilen ve ciddi sonuçlara yol açabilen bir bakteri enfeksiyonu olarak tanımlanıyor. </span></span></span></b><b><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bozkurt, son günlerde İngiltere’de ortaya çıkan menenjit vakalarının geniş çaplı bir salgın olarak değil, sınırlı bir “küme” olarak değerlendirildiğini söyledi. Meningokok hastalığının belirli yaş gruplarında daha sık ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Bozkurt, bebekler ve 15–25 yaş arası genç erişkinlerin en riskli grupları oluşturduğunu söyledi. Prof. Dr. Fatma Bozkurt, meningokok hastalığından korunmada en etkili yöntemin aşılama olduğunu kaydetti. </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bozkurt, son günlerde İngiltere’de görülen vakalarla gündeme gelen menenjit hastalığına ilişkin bilgi verdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Adölesan ve genç erişkinlerde genel taşıyıcılık oranı yükseliyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Meningokok hastalığının, Neisseria meningitidis adlı bakterinin neden olduğu, nadir görülmesine rağmen hızlı ilerleyebilen ve ciddi sonuçlara yol açabilen bir enfeksiyon olduğunu belirten Prof. Dr. Fatma Bozkurt, “Bu bakteri genellikle nazofarenkste yani boğazın arka kısmında bulunur ve çoğu zaman herhangi bir belirtiye neden olmadan taşınabilir. Toplumda genel taşıyıcılık oranı yüzde 5–10 civarındayken, özellikle adölesan ve genç erişkinlerde bu oran yüzde 20–30’a kadar çıkabilmektedir. Buna rağmen invaziv hastalık yalnızca taşıyıcı bireylerin küçük bir kısmında gelişir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kalabalık kapalı alanlarda bulaş riski artıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Meningokok bakterisinin esas olarak damlacık yoluyla bulaştığını kaydeden Prof. Dr. Fatma Bozkurt, “Öksürük ve hapşırıkla yayılan solunum damlacıkları, öpüşme, ortak eşya kullanımı ve sigara veya elektronik sigara paylaşımı bulaşta önemli rol oynar. Bununla birlikte meningokok, influenza gibi yüksek bulaşıcılığa sahip değildir; bulaş için genellikle uzun süreli ve yakın temas gereklidir. Bu nedenle hastalık çoğunlukla aynı evde yaşayan bireyler, yurt ortamındaki öğrenciler veya kalabalık kapalı alanlarda uzun süre vakit geçiren kişiler arasında görülür” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>En riskli gruplar; bebekler ve genç erişkinler</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Epidemiyolojik açıdan bakıldığında, meningokok hastalığının belirli yaş gruplarında daha sık ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Fatma Bozkurt, “Bebekler ve 15–25 yaş arası genç erişkinler en riskli grupları oluşturur. Özellikle üniversite öğrencileri, hem artmış taşıyıcılık oranı hem de yoğun sosyal temas nedeniyle dikkat çekmektedir. Ayrıca bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde hastalık gelişme riski belirgin şekilde artar” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>“Menenjit” ve “meningokoksemi” şeklinde kendini gösteriyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Klinik olarak meningokok hastalığının “menenjit” ve “meningokoksemi” olarak iki ana tablo ile kendini gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Fatma Bozkurt, “Menenjit durumunda ateş, baş ağrısı, ense sertliği ve ışığa hassasiyet gibi bulgular ön plandadır. Meningokoksemi ise bakterinin kana geçmesiyle oluşur ve daha ağır seyirlidir. Bu tabloda ateş, halsizlik, hipotansiyon ve özellikle basmakla solmayan mor döküntüler görülür. Hastalık bazı durumlarda saatler içinde ilerleyebilir ve yaşamı tehdit eden sonuçlara yol açabilir” şeklinde bilgi verdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Türkiye’de özellikle serogrup W ön planda yer alıyoır</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Meningokok bakterisinin kapsül yapısına göre farklı serogruplara ayrıldığını kaydeden Prof. Dr. Fatma Bozkurt, şu bilgileri verdi: </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Günümüzde 12’den fazla serogrup tanımlanmış olmakla birlikte, hastalığa en sık neden olanlar A, B, C, W ve Y serogruplarıdır. Bu serogrupların dağılımı coğrafi bölgelere göre değişiklik göstermektedir. Avrupa’da serogrup B daha yaygınken, Türkiye’de özellikle serogrup W ön plandadır. Bu durum, uluslararası seyahatler, özellikle hac ve umre gibi toplu organizasyonlar ve aşılama politikaları ile ilişkilidir.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İngiltere’deki vakalar salgın değil, sınırlı bir küme</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dünya gündeminde son günlerde yer alan menenjit vakalarını değerlendiren Prof. Dr. Fatma Bozkurt, şunları söyledi:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span> “Son yıllarda İngiltere’de, özellikle Kent ve Canterbury bölgesinde meningokok vakalarının kümelendiği bildirilmiştir. Bu durum geniş çaplı bir salgın olarak değil, sınırlı bir “küme” olarak değerlendirilmektedir ve vakaların çoğunun serogrup B ile ilişkili olduğu görülmüştür. Bu tür lokal kümelenmeler, meningokok hastalığının genellikle geniş çaplı pandemiler yerine belirli sosyal ağlar içinde yayıldığını göstermektedir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yayılımlar sınırlı kalır</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bu noktada önemli bir soru ortaya çıkmaktadır: İngiltere’de görülen bu vakalar Türkiye’ye yayılabilir mi? Teorik olarak, taşıyıcı bireylerin uluslararası seyahatleri yoluyla bakterinin farklı ülkelere taşınması mümkündür. Ancak meningokokun bulaşması için yakın ve uzun süreli temas gerektiğinden, bu tür yayılımlar genellikle sınırlı kalır. Mevcut epidemiyolojik veriler, İngiltere’deki vakaların Türkiye’de geniş çaplı bir artışa yol açtığını göstermemektedir. En olası senaryo, uygun koşullar oluştuğunda küçük ve lokal kümelenmelerin ortaya çıkmasıdır.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>En etkili yöntem aşılama</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Fatma Bozkurt, meningokok hastalığından korunmada en etkili yöntemin aşılama olduğunu belirterek “Günümüzde iki temel aşı grubu bulunmaktadır: MenACWY ve MenB aşıları. MenACWY aşısı, A, C, W ve Y serogruplarına karşı kapsül temelli konjuge bir aşı olup hem bireysel koruma sağlar hem de bakterinin taşınmasını azaltarak toplum bağışıklığı oluşturur. MenB aşısı ise kapsülün insan dokularına benzerliği nedeniyle protein temelli olarak geliştirilmiştir ve özellikle bireysel koruma sağlar” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Genç erişkinler ve risk altındaki bireyler için aşılamanın önemi artıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Aşılama stratejilerinin ülkeden ülkeye farklılık gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Fatma Bozkurt, “Örneğin İngiltere’de MenB aşısı bebeklik döneminde rutin olarak uygulanırken, MenACWY aşısı ergenlik döneminde uygulanarak taşıyıcılığın azaltılması hedeflenir. Türkiye’de ise meningokok aşıları rutin ulusal aşı programında yer almamakta, daha çok risk gruplarına ve özel durumlara göre önerilmektedir. Ancak mevcut epidemiyolojik veriler göz önüne alındığında, özellikle genç erişkinler ve risk altındaki bireyler için aşılamanın önemi giderek artmaktadır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yerel kümelenmeler dikkatle izlenmeli ve uygun aşılama stratejileri uygulanmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Meningokok hastalığının nadir görülmesine rağmen hızlı ilerleyen ve ciddi sonuçlara yol açabilen bir enfeksiyon olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Fatma Bozkurt, sözlerini şöyle tamamladı: “Hastalığın kontrolünde yalnızca klinik vakaların tedavisi değil, aynı zamanda taşıyıcılığın ve bulaş dinamiklerinin anlaşılması da büyük önem taşımaktadır. Küresel hareketliliğin arttığı günümüzde, yerel kümelenmelerin dikkatle izlenmesi ve uygun aşılama stratejilerinin uygulanması, hastalığın kontrolünde temel unsurlar arasında yer almaktadır.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menenjitte-en-riskli-grup-bebekler-ve-genc-eriskinler-622592">Menenjitte en riskli grup, bebekler ve genç erişkinler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüksek aşılama oranları ile salgınlar önlenebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuksek-asilama-oranlari-ile-salginlar-onlenebilir-522283</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Apr 2025 12:25:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşılama]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[önlenebilir]]></category>
		<category><![CDATA[oranları]]></category>
		<category><![CDATA[salgınlar]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=522283</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde aşılar sayesinde her 6 dakikada bir, bir insan hayatı kurtuluyor. Aşılamanın bulaşma özelliği çok güçlü olan viral enfeksiyonları kontrol altında tutmada etkili olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, aşılama oranlarının belirli bir düzeyin üzerinde gerçekleştirilmesinin önemini vurguladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuksek-asilama-oranlari-ile-salginlar-onlenebilir-522283">Yüksek aşılama oranları ile salgınlar önlenebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Günümüzde </span></span></span></b><b><span><span><span>aşılar sayesinde her 6 dakikada bir, bir insan hayatı kurtuluyor. Aşılamanın bulaşma özelliği çok güçlü olan viral enfeksiyonları kontrol altında tutmada</span></span></span></b><b><span><span>etkili olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, </span></span></b><b><span><span>aşılama oranlarının belirli bir düzeyin üzerinde gerçekleştirilmesinin önemini vurguladı. Badur, a</span></span></b><b><span><span><span>şılamanın aksaması ve uygun biçimde sürdürülen bağışıklama hizmetlerinin farklı nedenlerle kesintiye uğramasının, üstesinden gelindiği düşünülen hastalıkların yeniden alevlenmesine; böylece beklenmedik aşamalarda salgınların görülmesine yol açabileceği uyarısında bulundu. Badur, “Kızamık gibi bulaşma özelliği çok güçlü olan bir viral enfeksiyonu kontrol altında tutmada, toplumun yüzde 95’inin aşılanması gerekmektedir ve aşılama oranları bu seviyenin altına düşer ise toplumda kızamık olgularında artışlar kaydedilir” uyarısında bulundu.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, 24-30 Nisan Aşı Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada çocukluk döneminde aşılamanın önemine ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Her yıl 4,5 milyon çocuk ölümü önleniyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><span><span><span>Klasik bir tanımlamayla aşıların, temiz içme suyu kullanımından sonra, en fazla hayat kurtaran önemli bir sağlık uygulaması olduğunu belirten Badur, “Nitekim UNICEF’in 2023 yılında ‘Dünya Bağışıklama Haftası’ bağlamında yayınladığı raporda, aşılar sayesinde her yıl 4-4,5 milyon çocuğun ölümünün önlendiği; Dünya Sağlık Örgütü’nün 2024 yılı raporuna göre ise son 50 yılda en az 157 milyon yaşamın aşılar sayesinde kurtarıldığı belirtilmiştir” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Hastane başvuruları ve antibiyotik kullanımı aşı sayesinde azalıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><span><span>Aşıların pek çok yönden fayda sağladığını kaydeden Badur,</span></span><span><span><span> “Bulaşıcı hastalıkların insidansında azalma sağlayan aşılar ayrıca, dolaylı yollardan birçok olumlu gelişmeyi sağlamaktadır. Örneğin süreğen hastalıkların seyrini değiştiren aşılar, hastane başvurularının ya da antibiyotik tüketiminin azalmasından ekonomik katkı sağlamakta; sonuçta bir dizi farklı açıdan yararlı olmaktadır.  Bugün için aşılar sayesinde her 6 dakikada bir, bir insan hayatının kurtulduğunu belirtmek, konunun önemini vurgulamak için uygun bir veridir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Aşılama oranları belirli bir düzeyin üzerinde gerçekleştirilmelidir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><span><span><span>Aşılama sisteminin aksamasının salgınlar başta olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarının oluşmasına yol açacağı uyarısında bulunan Badur, “Aşılamanın aksaması, uygun biçimde sürdürülen bağışıklama hizmetlerinin farklı nedenlerle kesintiye uğraması, üstesinden gelindiği düşünülen hastalıkların yeniden alevlenmesine; böylece beklenmedik aşamalarda salgınların görülmesine yol açabilir. Birçok bulaşıcı hastalığın kontrol altına alınmasında aşılama oranlarının belirli bir düzeyin üzerinde gerçekleştirilmesi gereklidir. Örneğin kızamık gibi bulaşma özelliği çok güçlü olan bir viral enfeksiyonu kontrol altında tutmada, toplumun yüzde 95’inin aşılanması gerekmektedir ve aşılama oranları bu seviyenin altına düşer ise toplumda kızamık olgularında artışlar kaydedilir” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Çocukların aşılanması, hastalıklara karşı korunmalarını sağlar</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><span><span><span>Çocukluk döneminde aşılamanın önemini vurgulayan Badur, “Yeni doğan çocuklar, ortalama 6 ay kadar, annelerinden pasif olarak geçen maternel antikorlar sayesinde bir dizi önemli enfeksiyon hastalığına karşı korunurlar. Sonraki süreçte kendilerinin bağışıklık sistemleri gelişip olgunlaşmaya başlar ve hastalıklara karşı korunmaları kendi üretecekleri yapıtaşları sayesinde gerçekleşir. İşte bu aşamada çocukluk çağında sorun yaratan bir dizi hastalığa karşı aşılama yapılarak, duyarlı çocukların hastalıklara karşı korunmaları sağlanır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>ABD’de çocuklar arasında kızamık olguları yükselişte</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><span><span><span>Çocuk hastalıkları ile ilgili salgınların dünyada da gündeme geldiğini belirten Badur, “Bugün için en çarpıcı örnekler ABD’den gelmekte olup, çocuklar arasında uzun süredir görülmeyen kızamık olgularının yükselişte olduğu, enfekte olan çocuklar arasında iki ölüm gerçekleştiği kayıtlara geçmiştir. Düzgün yürütülen bağışıklama hizmetleri, örneğin aşı-karşıtlığı grupların baskısı ile aksarsa ya da bu grupların etkisi ile aileler çocuklarını aşılatmazlar ise kısa sürede ‘aşı ile korunulabilen hastalıkların’ adeta hortlayacağı, geniş kitlesel sorunlara yol açaçağı bilinmektedir” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Aşılanmayan çocuklar risk oluşturuyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><span><span><span>Söz konusu grupların etkisi sonucu, ülkemizde 2000’li yıllarda yüzlerle ifade edilen aşılanmamış çocuk sayısının, 2020 yılında 100 binlere ulaştığını ifade eden Badur, “Bu tabloya baktığımızda, aşılanmayan çocuklar sadece kendileri için değil, çevrelerindeki çocuklara da etkenleri bulaştırarak toplum sağlığını tehdit etmektedirler. Bu gerçekten hareketle ‘Benim bedenim benim kararım’ ya da ‘Benim çocuğuma dışardan bir madde verilmesine, ebeveyini olarak ben karar veririm’ yaklaşımlarının ne denli sakıncalı olduğu anlaşılmaktadır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yaşamın ilk yıllarında aşılama çok önemli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yaşamın ilk yıllarında bağışıklığın güçlenmesi için aşılamanın yaygınlaştırılmasının önemli olduğunu kaydeden Prof. Dr. Selim Badur, sözlerini şöyle tamamladı: “Anneden pasif olarak geçecek antikorların koruması ortadan kalkınca bebeklerin hastalıklara açık olacakları; ancak aşılama ile korunmalarının mümkün olacağını biliyoruz. İşte bu denli önemli bir işleve sahip olan aşıları, bilimsel olmayan, gerçekler ile bağdaşmayan savlarla karalamak; özellikle sosyal medya üzerinden yaygınlaşan mesajlar ile aileleri aşılardan soğutmak, yükselmekte olan ciddi bir sorundur. Günümüzde aşı karşıtlığını bilim karşıtlığı şeklinde nitelemek doğru olacaktır.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuksek-asilama-oranlari-ile-salginlar-onlenebilir-522283">Yüksek aşılama oranları ile salgınlar önlenebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk Sahibi Olmayanlara Aşılama Tedavisi Umut Oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuk-sahibi-olmayanlara-asilama-tedavisi-umut-oluyor-398456</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Aug 2023 10:24:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşılama]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[olmayanlara]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[sahibi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=398456</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşılama (IUI) yöntemi genellikle nedeni açıklanamayan infertilite ya da erkeğe bağlı sebeplerle kısırlık söz konusuysa tüp bebek tedavisi öncesinde uygulanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuk-sahibi-olmayanlara-asilama-tedavisi-umut-oluyor-398456">Çocuk Sahibi Olmayanlara Aşılama Tedavisi Umut Oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aşılama (IUI) yöntemi genellikle nedeni açıklanamayan infertilite ya da erkeğe bağlı sebeplerle kısırlık söz konusuysa tüp bebek tedavisi öncesinde uygulanıyor. Çocuk sahibi olmak istediği halde uzun süre doğal yollarla gebelik elde edemeyen çiftler için aşılama tedavisi umut olabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’nden Doç. Dr. Semih Zeki Uludağ, aşılama tedavisiyle ilgili bilgi verdi.</p>
<p><strong>Bir yıl içinde gebelik oluşmuyorsa</strong></p>
<p>Haftada 2-3 kez düzenli cinsel ilişkiye rağmen 1 yıl içinde gebelik oluşmamasına infertilite (kısırlık) denmektedir. Gebelik isteyen çiftlerin ise 1 yıl sonrasında % 82’si gebelik elde edebilmektedir. Günümüzde maalesef çiftlerin 6’da 1’i infertilite sorunu yaşamaktadır. İnfertilite tedavilerinden birisi de aşılamadır. Aşılama tedavisi kadınlarda bazı haplar ya da iğneler ile yumurtanın büyütülmesi, çatlatılması ve sonrasında spermlerin birtakım işlemlerden geçirilerek içlerinden en hareketlilerinin seçilip rahim içerisine özel bir kateter ile gönderilmesidir. Böylece spermlerin tüpteki yumurtayı bulma ve dölleme şansı artırılmaya çalışılmaktadır. Ağrılı bir işlem değildir. Vajinismus hastaları dışında işlem sırasında anestezi kullanmaya da gerek yoktur.</p>
<p><strong>Gebelik şansını artırmak için yapılıyor</strong></p>
<p>Normal yollarla ya da yumurta çatlatma tedavisi ile gebe kalamayan kadınlara tüp bebek tedavisi öncesinde gebelik şansını artırmak için aşılama yapılabilir. Bunun dışında polikistik over sendromu (PKOS), açıklanamayan infertilite, sperm sayı ve hareketinde hafif sorun olanlara, vajinusmus hastalarına da aşılama uygulanabilir. Aşılama yöntemi ile gebelik şansı; hastanın yaşına, infertilite süresine, erkeğin sperm durumuna göre değişmekle birlikte bu şans deneme başına % 15’i geçmemektedir. Teorik olarak aşılama 6 kez denebilmekle birlikte ilk 3 denemede gebelik elde edilmez ise sonraki denemelerde şans daha da azalmaktadır.</p>
<p><strong>Aşılama tedavisi hangi durumlarda yapılmaz?</strong></p>
<p>Aşılama tedavisi yapılabilmesi için kadının fallop tüplerinin (yumurtalıkları rahme bağlayan tüpler) açık ve sağlıklı olması gerekir. </p>
<ul>
<li>Kadının yaşı 40’tan büyükse, azalmış yumurta rezervi varsa ya da erken menopoz riski varsa</li>
<li>Düşük sperm sayısı veya düşük kaliteli sperm varsa</li>
<li>İleri dereceli endometriozis söz konusuysa</li>
<li>Her iki tüpte kapalı ise aşılama yapılması önerilmez. </li>
</ul>
<p><strong>Aşılama tedavisi uygun çiftlere yapılmalı</strong></p>
<p>Aşılama tedavisine en uygun çiftler; kadın yaşı 35’ten genç, yumurta rezervi iyi, evlilik süresi 3 yıldan az, rahim filminde en az bir tüpü açık, erkekte ise ileri hareketli sperm sayısı 5 milyondan fazla olanlardır. Aşılama tedavisi yapabilmek için kadının en az bir tüpünün açık olması gerekmektedir. Tüpler kapalı ise aşılama tedavisi uygulanamaz. Yine erkekte ileri hareketli sperm sayının en az 5 milyon olması gerekmektir. Bu sayı 5 milyonda az ise aşılama yerine tüp bebek tedavisi tercih edilmelidir. Erkekten klinikte bir numune kabına sperm numunesi vermesi istenecektir. Bu genellikle aşılamanın yapıldığı gün gerçekleşmektedir. Sperm örneği yoğunlaştırılmış bir sağlıklı sperm örneği üretmek için filtrelenecektir. Spermin filtrelenmesi menide bulunan ve rahmimde reaksiyonlara neden olabilecek ve hamile kalmayı zorlaştırabilecek kimyasallardan kurtulmaya yardımcı olacaktır. Daha sonra bu sperm kateter adı verilen ince, esnek bir tüp yardımıyla vajinanın içine yerleştirilir ve rahme yönlendirilir. Yani sperm kateterden geçirilerek rahme gönderilir. Bu işlem çoğunlukla ağrısızdır, ancak bazı kadınlarda kısa süreli hafif kramplar ortaya çıkabilmektedir.</p>
<p><strong>Tüp bebek tedavisinden farkı</strong></p>
<p>Rahim içi inseminasyon (IUI) yani aşılama tedavisi ile tüp bebek tedavisi (IVF) işlemleri birbirinden farklıdır. Aşılama prosedüründe döllenme fallop tüpünün içinde gerçekleşir. Sperm örneği toplanır ve sadece yüksek kaliteli sperm kalacak şekilde filtre işlemi uygulanır. Bu örnek yumurtlama sırasında bir kateter ile rahme yerleştirilir. Bu yöntem, döllenmenin gerçekleşmesi umuduyla spermin yumurtaya daha kolay ulaşmasına yardımcı olmaktadır. Tüp bebek tedavisinde ise sperm ve yumurta laboratuvarda döllenir ve daha sonra embriyo olarak rahmine yerleştirilir. Aşılama tedavisi tüp bebek tedavisinden önce denenebilmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuk-sahibi-olmayanlara-asilama-tedavisi-umut-oluyor-398456">Çocuk Sahibi Olmayanlara Aşılama Tedavisi Umut Oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hepatitte Aşılama Kronik Enfeksiyonları Önlemede %95 Etkili</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hepatitte-asilama-kronik-enfeksiyonlari-onlemede-95-etkili-391330</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Jul 2023 11:40:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşılama]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonları]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hepatitte]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[önlemede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=391330</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya geneli için ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam eden Hepatit virüsleri gerekli önlem alınmazsa hayatı tehdit eder boyutlara ulaşabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hepatitte-asilama-kronik-enfeksiyonlari-onlemede-95-etkili-391330">Hepatitte Aşılama Kronik Enfeksiyonları Önlemede %95 Etkili</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dünya geneli için ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam eden Hepatit virüsleri gerekli önlem alınmazsa hayatı tehdit eder boyutlara ulaşabiliyor. Hepatitte aşılamayla kronik enfeksiyonları yüzde 95 oranında önlemenin mümkün olduğunu hatırlatan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Hepatitler semptom vermeden ilerlediği için binlerce kişi Hepatit olduğunu bilmeden hayatını sürdürmeye devam ediyor. Olası riskleri önlemek için aşılanma oranları artırılmalı” diye konuştu. </em></p>
<p> </p>
<p>Hepatit, neden olduğu hastalıkları açısından dünya genelinde önemini koruyan ciddi bir sağlık sorunu. A, B, C, D ve E olmak üzere farklı tipleri bulunmakla birlikte özellikle hepatit B ve C’nin yarattığı sonuçlar açısından ayrı önemi olduğuna işaret eden Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, dünya genelinde yaklaşık 350 milyon kişinin hepatit B ve C ile hayatını sürdürdüğünü ve beraberinde yüzbinlerce insanda kronik hastalıklara neden olduğuna işaret etti. </p>
<p><strong>“HEPATİTİN TEDAVİ EDİLEBİLİR BİR HASTALIK OLDUĞU BİLİNMİYOR”</strong></p>
<p>Dünya Hepatit Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Sönmezoğlu, konuyla ilgili toplumsal farkındalığın oluşmadığı sürece bu tablonun değişemeyeceğine işaret etti. “Dünyada her yıl 3 milyon kişinin Hepatit B ve C enfeksiyonuna yakalanmasına ve her yıl 1.1 milyon kişinin hepatit nedeniyle hayatını kaybetmesine karşın kronik Hepatit B vakalarının yüzde 10’u ve kronik hepatit C vakalarının da ancak yüzde 21’i tanı almakta, kalan hastaların hepatit olduklarını bilmeden hayatlarına devam ediyor” diye konuşan Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Hepatit tedavi edilebilir hatta tamamen ortadan kaldırılabilir bir hastalık olmasına rağmen hala yeterince tanınmadığı için ne yazık ki rakamlar her geçen gün atıyor” dedi. </p>
<p><strong>“TEK HAYAT, TEK KARACİĞER”</strong></p>
<p>DSÖ’nün 2023 yılında Hepatit Farkındalık Çalışmaları kapsamında, “Tek Hayat, Tek Karaciğer” temasıyla sağlıklı bir hayat sürdürebilmek için sağlıklı karaciğerin önemine dikkat çektiğini anlatan Prof. Sönmezoğlu, “Bu bağlamda karaciğer sirozu, kanseri gibi hastalıklardan korunabilmek için hepatiti önlemenin, erken tanı ve doğru tedavinin de hayati bir öneme sahip olduğunun altı çiziliyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“SEMPTOM VERMEDEN İLERLİYOR”</strong></p>
<p>Hepatit B ve C’nin yıllarda belirti vermeden ilerlediğini ancak fark edilmediği taktirde karaciğer kanseri ve siroza kadar varabilen çok ciddi sonuçlar doğurduğunu söyleyen Prof. Dr. Sönmezoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Dünya Sağlık Örgütü bu konudaki yoğun çalışmalarına devam ediyor. Bazı hepatit türlerinde aşılamanın hastalıkları önlemede çok önemli olduğunu biliyoruz. İşte bu farkındalık konusunda ülkeler bazında politikalar geliştirilmeli. Bu konuda DSÖ’nün üye tüm ülkeler tarafından kabul edilen küresel hepatit stratejisi ile; 2016-2030 yılları arasında yeni hepatit enfeksiyonlarının yüzde 90 ve yaşam kayıplarının da yüzde 65 oranında azaltılması amaçlanıyor.”</p>
<p><strong>“HEPATİT B’DEN KORUNMAK İÇİN AŞILANIN”</strong></p>
<p>Karaciğer sirozu ve karaciğer kanserine kadar ulaşabilen tablonun ortaya çıkmasından sorumlu olan Hepatit B enfeksiyonundan korunabilmek için aşıların çok önemli bir silah olduğun altını çizen Prof. Dr. Sönmezoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Hepatit B’nin bulaş yolları arasında; doğumda anneden bebeğe, çocuktan çocuğa, korunmasız cinsel temas ve güvenli olmayan enjeksiyonlar ve kan transfüzyonu gelir. Bununla birlikte çoğu kişinin yanlış bildiği gibi, emzirmek, el ele tutuşmak, hapşırmak ya da havuzlar gibi ortak kullanım alanlarını kullanarak virüs bulaşmaz. Ancak en önemli korunma yöntemi aşılanmadır. Bugün dünya genelinde yaygın olarak kullanılan Hepatit B aşısı kronik enfeksiyonların gelişmesini önlemede yaklaşık yüzde 95 oranında etkili bir güce sahiptir.”</p>
<p><strong>ÜLKEMİZDE RİSK GRUPLARINDA HEPATİT B AŞISI ÜCRETSİZ YAPILIYOR</strong></p>
<p>Türkiye’de yaklaşık 3 buçuk milyon Hepatit B hastası, 750 bin Hepatit C hastası olduğunun tahmin edildiğini hatırlatan Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Ülkemizde tüm yeni doğanlara ve risk grubunda kabul edilen kişilere 1998 yılından bu yana Hepatit B aşıları ücretsiz olarak yapılıyor. Bu aşılama programlarıyla birlikte enfekte olmuş kişi sayısında ciddi oranda azalma yaşanmış durumda.” diye konuştu. </p>
<p><strong>“HEPATİT C’DE ERKEN TANI VE TEDAVİYLE RİSKLERİ AZALTMAK MÜMKÜN”</strong></p>
<p>Karaciğerde yaratabileceği riskler açısından bir diğer önemli virüs olan Hepatit C için aşı bulunmamasına rağmen tedaviyle etkili sonuçlara ulaşılabildiğinin altını çizen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Bugün ülkemizde yaklaşık 750 bin Hepatit C hastası olduğu tahmin ediliyor. Dünya genelinde Hepatit C’nin çoğunlukla kontamine olmuş kan ve kan ürünlerinin transfüzyonuyla bulaştığı görülüyor. Ülkemizde ise en yaygın bulaşma şekliyle ilgili kesin bir bilgi olmamakla birlikte 1996 yılında başlayan ve tüm kanların Hepatit C virüsü açısından taranması kararından sonra bu yolla bulaşmanın ciddi oranda azaldığını söylemek mümkün.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hepatitte-asilama-kronik-enfeksiyonlari-onlemede-95-etkili-391330">Hepatitte Aşılama Kronik Enfeksiyonları Önlemede %95 Etkili</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akseki ve Demre&#8217;de budama ve aşılama eğitimi verildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akseki-ve-demrede-budama-ve-asilama-egitimi-verildi-360020</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Mar 2023 11:42:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akseki]]></category>
		<category><![CDATA[aşılama]]></category>
		<category><![CDATA[budama]]></category>
		<category><![CDATA[demrede]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[verildi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360020</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi tüm ilçelerde daha bilinçli bir tarım yapılması amacıyla eğitim çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akseki-ve-demrede-budama-ve-asilama-egitimi-verildi-360020">Akseki ve Demre&#8217;de budama ve aşılama eğitimi verildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi tüm ilçelerde daha bilinçli bir tarım yapılması amacıyla eğitim çalışmalarını sürdürüyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından Akseki ilçesi Dutluca Mahallesi ve Demre Köşkerler Mahallesi’nde meyve ağaçlarında budama ve aşılama eğitimi verildi. Yerinde ve uygulamalı eğitimin sonunda üreticilere sertifikaları dağıtıldı. </p>
<p>Başkan Muhittin Böcek’in yerelden kalkınma hedefi doğrultusunda tarımın desteklenmesi, üreticinin bilinçlenmesi noktasında eğitim çalışmalarını sürdüren Antalya Büyükşehir Belediyesi, vatandaşlardan gelen talep doğrultusunda Akseki’de budama ve aşılama eğitimi gerçekleştirdi. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Akseki İlçe Hizmet Birimi Şube Müdürlüğü ve Akseki ATASEM Kurs Merkezi ile birlikte organize edilen eğitim yoğun ilgi gördü. Aynı eğitim Demre ilçesi Köşkerler Mahallesi’nde de gerçekleştirildi. </p>
<p><strong>BUDAMA VE AŞILAMANIN ÖNEMİ ANLATILDI</strong></p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Ziraat Mühendisi Umut Eroğlu tarafından verilen eğitimde budamanın tanımı, amacı, etkileri, zamanı ve uygulanan teknik işlemler hakkında bilgilendirme yapıldı. Eğitimin sonunda üzüm, elma, ceviz ve kiraz ağaçlarının budamaları yapılarak aşılamanın nasıl yapılması gerektiği gösterildi. Yerinde ve uygulamalı verilen eğitimlerin yoğun ilgi gördüğünü söyleyen Eroğlu, budama yapıldığı zaman meyve ağaçlarında verimin arttığını, kısa sürede ağacın gençleştiğini belirterek, “Budama yapılmadığı zaman bunların tersi olur. Bir yıl ürün alınır, bir yıl alınmaz. Aşı yapılmayan ağaçlarda verim az olur, meyve tutmaz. Bu eğitimlerle çiftçiyi bilinçli şekilde eğitmeyi amaçlıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>KATILIM BELGESİ ALDILAR</strong></p>
<p>Eğitime katılan Akseki ve Demreli üreticiler eğitimin üretime katkıda bulunacağına inandıklarını belirterek, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e teşekkür etti. Eğitime katılım sağlayan vatandaşlara katılım belgesi verildi. Tüm katılımcılar eğitimlerin belirli periyotlarda devam etmesini talep ettiklerini belirterek, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akseki-ve-demrede-budama-ve-asilama-egitimi-verildi-360020">Akseki ve Demre&#8217;de budama ve aşılama eğitimi verildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
