<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>arttırıyor | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/arttiriyor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/arttiriyor</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Mar 2026 09:00:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>arttırıyor | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/arttiriyor</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bayram ziyaretleri duygusal dayanıklılığı arttırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayram-ziyaretleri-duygusal-dayanikliligi-arttiriyor-619463</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 09:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arttırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılığı]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaretleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619463</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan doğası gereği başkalarıyla bağ kurmaya ihtiyaç duyar. Bayramlar da insanların sevdikleriyle bir araya gelerek sosyal bağlarını güçlendirdiği özel zamanlardır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayram-ziyaretleri-duygusal-dayanikliligi-arttiriyor-619463">Bayram ziyaretleri duygusal dayanıklılığı arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnsan doğası gereği başkalarıyla bağ kurmaya ihtiyaç duyar. Bayramlar da insanların sevdikleriyle bir araya gelerek sosyal bağlarını güçlendirdiği özel zamanlardır. Bayramların ruhsal iyilik hali için önemli bir fırsat sunduğunu açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Ailemizle, arkadaşlarımızla ya da sevdiklerimizle bir araya gelmek yalnız olmadığımızı düşündürerek bizi güvende hissettirir. Bu nedenle bayramları sadece tatil olarak değil sosyal bağların güçlendiği zamanlar olarak da görmek gerekir” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Günümüzde iletişimin önemli bir kısmının dijital kanallar üzerinden gerçekleştiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Oysa yüz yüze iletişim, duyguların daha net ifade edildiği ve karşılıklı bağın daha güçlü kurulduğu bir iletişim biçimidir. Bayram ziyaretleri insanların fiziksel olarak bir araya gelmesine ve sosyal bağların güçlenmesine katkı sağlar. Güçlü sosyal ilişkiler de bireylerin zorlayıcı durumlarla başa çıkma kapasitesini artırarak duygusal dayanıklılığa katkı sağlar. Aynı zamanda sevdiklerimizle birlikte zaman geçirmek stres ve kaygı gibi olumsuz duyguların azalmasına da yardımcı olabilir” dedi.</p>
<p><strong>Bayram ziyaretlerinde karşılıklı anlayış önemli</strong></p>
<p>Bayram buluşmalarında aileler arasındaki geçmiş kırgınlıkların ya da hassas konuların zaman zaman gündeme gelebileceğine de değinen Unutmaz, “Sevdiklerimizle iletişim kurmak kadar, iletişimi anlayışlı ve saygılı bir yaklaşımla sürdürebilmek de çok önemli. Karşımızdakini anlamak için dinlemek ve tartışmaya yol açabilecek konulardan mümkün olduğunca uzak durmak daha huzurlu bir bayram ortamı oluşmasına yardımcı olabilir. Küçük jestler, samimi sohbetler ve iki taraflı anlayış bayram ziyaretlerinin daha sıcak ve keyifli geçmesini sağlar” dedi.</p>
<p><strong>Kişi hem kendine hem sevdiklerine zaman ayırmalı</strong></p>
<p>Bayramın pek çok kişi için günlük iş temposu arasında kısa bir mola anlamına geldiğini dile getiren Unutmaz, “Bu tür kısa tatiller zihinsel yorgunluğun azalmasına ve kişinin kendini daha yenilenmiş hissetmesine yardımcı olabilir. Bayramın yarattığı olumlu ruh halini sürdürebilmek için ise günlük yaşamda da sosyal bağları canlı tutmak önemli. Sevdiklerimizle iletişimde kalmak, küçük paylaşımlar yapmak ve kendimize dinlenmek için zaman ayırmak ruhsal iyilik halini destekleyebilir. Bu küçük ama düzenli adımlar, yoğun yaşam temposu içinde kişinin kendini daha dengede hissetmesine katkı sağlar” bilgisini verdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayram-ziyaretleri-duygusal-dayanikliligi-arttiriyor-619463">Bayram ziyaretleri duygusal dayanıklılığı arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>L&#8217;Etape Türkiye by Tour de France Türkiye&#8217;de Yatırımlarını Arttırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/letape-turkiye-by-tour-de-france-turkiyede-yatirimlarini-arttiriyor-581060</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 10:55:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[arttırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bisiklet]]></category>
		<category><![CDATA[by]]></category>
		<category><![CDATA[etape]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[france]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[organizasyon]]></category>
		<category><![CDATA[parkur]]></category>
		<category><![CDATA[profesyonel]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[tour]]></category>
		<category><![CDATA[Tour De France]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yarış]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımlarını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581060</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tour de France gibi uluslararası ölçekte önemli spor etkinliklerinin sahibi, tasarımcısı ve düzenleyicisi Amaury Sport Organisation (ASO), her yıl 36 ülkede 100 etkinlik organize ediyor ve yaklaşık 250 yarış günü ile global spor takviminde önemli bir rol üstleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/letape-turkiye-by-tour-de-france-turkiyede-yatirimlarini-arttiriyor-581060">L&#8217;Etape Türkiye by Tour de France Türkiye&#8217;de Yatırımlarını Arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tour de France gibi uluslararası ölçekte önemli spor etkinliklerinin sahibi, tasarımcısı ve düzenleyicisi Amaury Sport Organisation (ASO), her yıl 36 ülkede 100 etkinlik organize ediyor ve yaklaşık 250 yarış günü ile global spor takviminde önemli bir rol üstleniyor. Bisiklette Tour de France, motor sporlarında Dakar Rallisi, kitlesel etkinliklerde Schneider Electric Marathon de Paris, golfta Lacoste Ladies Open de France ve yelken yarışlarında prestijli organizasyonlarla öne çıkarak beş büyük spor dalında faaliyet gösteren ASO, L’Équipe gazetesinin sahibi Amaury Group’un bir yan kuruluşu olarak faaliyet gösteriyor. </p>
<p><strong>ASO’nun Türkiye’deki stratejik paydaşı: 78 Event </strong></p>
<p>ASO’nun amatör bisikletçilere profesyonel Tour de France deneyimi yaşatma vizyonu ile 20 ülkede 30’dan fazla şehirde düzenlediği uluslararası markası “L’Étape by Tour de France” ülkemizde Türkiye’deki stratejik paydaşı 78 Event iş birliğinde hayata geçiriliyor. </p>
<p>Ulusal ve uluslararası profesyonel spor organizasyonları düzenleyen etkinlik ajansı 78 Event tarafından geçtiğimiz yıl İstanbul’da ilk kez gerçekleştirilen L ’Etape İstanbul by Tour de France,  ASO tarafından dünyanın en güzel L’Étape organizasyonlarından biri olarak konumlandırıldı.  12 Ekim’de ikinci kez gerçekleştirilecek etkinlik bisiklet sporunun yaygınlaştırılmasının yanı sıra  Türkiye’nin kültürel ve doğal güzelliklerinin uluslararası arenada tanıtılmasına da katkı sağlıyor. L’Étape Türkiye by Tour de France, yüzlerce amatör bisikletçiyi bir araya getirirken, Türkiye’nin spor turizmi için yeni bir dönemin kapısını aralıyor.</p>
<p><strong>2026 yılında L’Etape serisi İstanbul’dan sonra Marmaris’te de düzenlenecek </strong></p>
<p>ASO, 2026 yılında Marmaris etabı ile Türkiye’deki yatırımını artırmayı hedefliyor. Bu vizyon, Türkiye’nin spor turizmi alanındaki potansiyelini güçlendirmeyi ve ülkeyi uluslararası bisiklet sahnesinde önemli bir destinasyon haline getirmeyi amaçlıyor.</p>
<p><strong>L’Etape Türkiye by Tour de France’a Türkiye’den güçlü destekler, güçlü markalar</strong></p>
<p>T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Türkiye Bisiklet Federasyonu ve Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası’nın destekleriyle, Visa ve Türkiye İş Bankası’nın kredi kartı markası Maximiles Black’in isim sponsorluğunda 78 Event organizasyonu ile düzenlenen L’Étape Türkiye by Tour de France 2025, dünyanın dört bir yanından bisikletçileri İstanbul’da ağırlamaya hazırlanıyor. Hem amatör hem de profesyonel sporcular, İstanbul’un manzaraları eşliğinde pedal çevirerek zorlu ama keyifli parkurlarda performanslarını test etme imkânı bulacak. </p>
<p>İkonik sarı-siyah renkleri ile 112 yıldır düzenlenen ve bir dünya markası olan Tour de France’ın amatör serisi L’Etape Türkiye bisiklet yarışına Visa ve Maximiles Black’in yanı sıra CarrefourSA, SPX, Asperox, Mosso Bisiklet, Škoda<strong> </strong>gibi güçlü markalar eşlik edecek. Fransa’nın İstanbul Başkonsolosluğu bu önemli organizasyonun paydaşı olurken organizasyonun kupalarına imza atan Mardin, kültürel ortağı olmaya devam edecek. </p>
<p><strong>Her yaştan, her seviyeden yüzlerce bisikletçi 3 parkurda buluşacak</strong></p>
<p>Visa ve Maximiles Black’in isim sponsorluğunu üstlendiği L’Étape Türkiye by Tour de France, bu yıl da hem amatör hem de profesyonel bisikletçiler için farklı zorluk seviyelerine sahip üç ayrı parkur seçeneğiyle gerçekleştirilecek. Katılımcılar, 105 kilometrelik uzun parkurda dayanıklılıklarını test edebilecek, 52 kilometrelik kısa parkurda ise performanslarını sergileyebilecek. 6 kilometrelik aile parkuru ise her yaştan bisikletseverin güvenli ve keyifli bir şekilde etkinliğe katılım sağlamasına imkân tanıyacak.</p>
<p><strong>Beykoz Spor Ormanı’nda Bisiklet Festivali </strong></p>
<p>İstanbul’un tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve iki kıta arasında uzanan eşsiz konumu sayesinde sporcular, yalnızca bir yarışa değil aynı zamanda kültürel bir yolculuğa da çıkacak. Yarışın startı Beykoz Spor Ormanı’ndan verilecek; sporcular, parkurlar boyunca Boğaz manzarası eşliğinde pedal çevirecek.</p>
<p>L’Étape Türkiye by Tour de France, yalnızca bir spor etkinliği olmanın ötesine geçerek; turizm, kültür ve sürdürülebilir ulaşım konularında da farkındalık yaratmayı hedefliyor. Organizasyon kapsamında çeşitli yan etkinlikler, çocuklar ve aileler için eğlenceli aktiviteler ile bisiklet kültürünü yaygınlaştırmaya yönelik özel alanlar da yer alacak.</p>
<p>L’Étape Türkiye by Tour de France, 12 Ekim’de İstanbul’un Beykoz ilçesinde, doğal güzellikler ve teknik zorluklarla örülü uzun ve kısa olmak üzere 2 parkurda düzenlenecek. </p>
<p><strong>L’Etape by Tour de France Hakkında</strong></p>
<p>L’Étape by Tour de France,<strong> </strong>amatör bisikletçilere, profesyonel Tour de France etaplarıyla aynı rotalarda yarışma fırsatı sunan uluslararası bir etkinlikler serisi olarak 1993 yılından bu yana düzenleniyor.  L’Étape yarışları, Tour de France&#8217;ın profesyonel yarışlarıyla aynı parkurlarda, kapalı yollarda ve profesyonel destekle düzenleniyor. Katılımcılar, belirli yaş ve cinsiyet kategorilerinde yarışarak, Tour de France&#8217;ın ikonik sarı, yeşil, puantiyeli ve beyaz mayolarını kazanma şansı elde ediyorlar. L’Étape by Tour de France serisi, 21 ülkede 30&#8217;dan fazla etkinlik düzenleyerek, her yıl 50 binden fazla bisikletçiye ev sahipliği yapıyor. Düz, yokuşlu ve dağ etaplarıyla her seviyeden bisikletçiye hitap eden L’Etape serileri Tour de France ruhunu dünyanın dört bir yanına taşıyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/letape-turkiye-by-tour-de-france-turkiyede-yatirimlarini-arttiriyor-581060">L&#8217;Etape Türkiye by Tour de France Türkiye&#8217;de Yatırımlarını Arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Lokantası sayısını arttırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-kent-lokantasi-sayisini-arttiriyor-558971</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2025 14:47:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[arttırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[lokantası]]></category>
		<category><![CDATA[sayısını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558971</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalyalıları sağlıklı, kaliteli ve ucuz yemekle buluşturacak “Kent Lokantası” sayısını arttırıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Kepez ilçesinde hizmet verecek olan ikinci Kent Lokantası, 4 çeşit menüsüyle Antalyalılara hizmet vermek için gün sayıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-kent-lokantasi-sayisini-arttiriyor-558971">Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Lokantası sayısını arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><span><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalyalıları sağlıklı, kaliteli ve ucuz yemekle buluşturacak “Kent Lokantası” sayısını arttırıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Kepez ilçesinde hizmet verecek olan ikinci Kent Lokantası, 4 çeşit menüsüyle Antalyalılara hizmet vermek için gün sayıyor. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışını güçlendiren projelerle vatandaşların yaşamını kolaylaştırmaya devam ediyor. Ekonomik zorlukların arttığı, temel ihtiyaçlara erişimin her geçen gün daha da zorlaştığı bu dönemde, Antalya Büyükşehir Belediyesi vatandaşlara uygun fiyatlı, <span>sağlıklı, güvenilir ve kaliteli hizmet sunmak amacıyla Kent Lokantası sayısını ikiye çıkarıyor.</span></span><span><span> Geçtiğimiz günlerde Kepez ilçesi Sur Yapı bölgesinde hizmete açılan ilk Kent Lokantası’nın ardından, şimdi de Güneş Mahallesi’nde ikinci Kent Lokantası vatandaşların hizmetine sunuluyor.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>KENT LOKANTASI DAR GELİRLİYE DESTEK OLACAK</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Güneş Mahallesi’nde açılacak ikinci Kent Lokantası ile ilgili açıklamalar yapan EKDAĞ A.Ş. Genel Müdürü Ahmet Aydın, “Lokantamızın temel amacı dar gelirli vatandaşlarımıza ve öğrencilere daha fazla destek olabilmek. EKDAĞ olarak sosyal tesislerimizde hijyen, iş sağlığı ve güvenliğine büyük önem veriyoruz. Vatandaşlarımızın cebinden çok, sağlıklı ve hijyenik koşullarda pişirilen yemekleri sunmayı önemsiyoruz” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“TÜM ANTALYALILARI AÇILIŞA BEKLİYORUZ”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Aydın, Güneş Mahallesi Kent Lokantası’nın 90 kişilik kapasiteye sahip olduğunu belirterek, “30 Temmuz Çarşamba günü saat 12.00’de yemek servisine başlayacağız. Vatandaşlarımıza ekonomik, sağlıklı ve güvenli bir ortamda yemek hizmeti sunmaktan ve Başkanımızın talimatlarını yerine getirmekten mutluluk duyuyoruz. Tüm Antalyalıları açılış gününde lokantamıza bekliyoruz” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></p>
<p>   </p>
</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-kent-lokantasi-sayisini-arttiriyor-558971">Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Lokantası sayısını arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Elektronik sigaralar astım riskini 2 kat arttırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/elektronik-sigaralar-astim-riskini-2-kat-arttiriyor-429171</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Dec 2023 12:55:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arttırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sigaralar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429171</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Demet Can, son dönemde kullanım yaşı düşen ve gençleri tehdit eden elektronik sigaraların 2 kat daha fazla astım riski barındırdığına ve mevcut astımı ağırlaştırdığına dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/elektronik-sigaralar-astim-riskini-2-kat-arttiriyor-429171">Elektronik sigaralar astım riskini 2 kat arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Demet Can, son dönemde kullanım yaşı düşen ve gençleri tehdit eden elektronik sigaraların 2 kat daha fazla astım riski barındırdığına ve mevcut astımı ağırlaştırdığına dikkat çekti.</strong></p>
<p>Fransa Ulusal Meclisi’nde, tek kullanımlık elektronik sigaraların satışını yasaklayan tasarı oy birliğiyle önceki günlerde kabul edilirken yasa tasarısı ile “Puff Bar” olarak da bilinen kullan-at elektronik sigaraların satışına yasak getirilmesi hedefleniyor. Başbakan Elisabeth Borne daha önce konuya ilişkin yaptığı açıklamada, tek kullanımlık elektronik sigaraların 18 yaş altı gençlerde kullanımının arttığına dikkati çekmiş ve ‘tütünle mücadele ulusal planı’ kapsamında bu sigaraların da yasaklanmasını gündeme getirmişti. Borne, tütün oranının düşük olması ile pazarlanan ürünlerin, gençlere ‘sigara kullanma alışkanlığı’ kazandırdığını ve bunun önüne geçilmesi gerektiğini vurgulamıştı. Durum sadece Fransa için değil diğer ülkelerle birlikte Türkiye için de bir risk teşkil ediyor. Çünkü elektronik sigaraların kullanım yaşı günden güne düşüyor. </p>
<p><strong>KORE’DEKİ LİSE ÖĞRENCİLERİ ARASINDA ELEKTRONİK SİGARA KULLANIMI ARAŞTIRILDI</strong></p>
<p>Elektronik sigaraların, tütünü yakmadan nikotin aerosolleri sağlayan, pille çalışan elektronik cihazlar olduğunu söyleyen <strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Demet Can,</strong> cihazların bir sensör, bir pil, bir nikotin kartuşu, ısıtma elemanı, nikotin çözeltisini barındıran cam elyaf fitil ve rezervuardan oluştuğunu ve kullanım pratikliği nedeniyle de elektronik sigaraların kullanımının son yıllarda dünya çapında bariz bir şekilde arttığını söyledi. Yetişkinler arasında <strong>elektronik sigara kullanımının</strong> <strong>İspanya&#8217;da %6,5 ve Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde %8,5</strong> olarak saptandığını ifade eden Prof. Dr. Demet Can, genel olarak elektronik sigaraların sigarayı bırakmaya yardımcı olması için ya da kokusuz olması nedeniyle sigaralara alternatif olarak kullanıldığını, sigaradan daha az zararlı olarak lanse edilse de son araştırmaların elektronik sigara aerosollerinin tütüne özgü nitrozamin, formaldehit ve asetaldehit gibi toksik maddeler içerdiğini söyledi. Sigara içmenin astımla ilişkili olumsuz etkileri hakkında kanıta dayalı raporlar bulunduğunun altını çizen Prof. Dr. Can, benzer şekilde <strong>elektronik sigara içmenin var olan astımın ağırlaşmasına neden olduğunu</strong> ve astım atakları için risk faktörü olduğu ifade etti. Elektronik sigara kullanımının doğrudan astıma neden olup olmadığının da araştırıldığını söyleyen Can, “Kore’de lise öğrencileri arasında, elektronik sigara kullanımı ve astım ilişkisine yönelik yapılan araştırmada son 12 ay içinde yeni tanı almış hastalar incelendi ve <strong>elektronik sigara içenlerde astımın 2 kat daha fazla olduğu saptandı.</strong> <strong>Benzer bir çalışma ABD’de yapıldı ve astım sıklığına bakıldı.</strong> Sonucunda elektronik sigara içmeyenlerde astım %7 iken elektronik sigara içenlerde %10 olarak saptandı” diye konuştu. </p>
<p>Elektronik sigardaki nikotin solüsyonunun solunmasının, eozinofiller de dahil olmak üzere inflamatuar hücrelerin hava yollarında artmasıyla astım semptomlarını kötüleştirdiğini, bunun da hava yolu inflamasyonuna ve aşırı duyarlılığa yol açtığı bilgisinin hayvan deneylerinde kanıtlandığını söyleyen Demet Can,  ayrıca elektronik sigara dumanı solunduğunda nikotin ile birlikte cam elyaf parçalarının solunmasının da mümkün olduğunu, <strong>sonuç olarak solunum sisteminin cam elyaf parçalarına maruz kalabileceğine dikkat çekti. Prof. Dr. Demet Can, “</strong>Cam elyaflar bronş ağacındaki iltihaplanma sürecine katkıda bulunan toksik oksijen radikallerinin ve süperoksit dismutazın (SOD) üretimi ile ilişkili olarak astım gelişimine katkıda bulunurlar. En önemlisi de nikotinin etkisidir. Astım tanısı alan çocukların yatak odalarından çıkan tozlardaki nikotin konsantrasyonları, kontrollere göre önemli ölçüde daha yüksek bulunmuştur.  Yakın zamanda yapılan bir çalışmada <strong>elektronik sigara dumanında kalay, krom ve nikelden oluşan nanopartiküllerin</strong> (</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/elektronik-sigaralar-astim-riskini-2-kat-arttiriyor-429171">Elektronik sigaralar astım riskini 2 kat arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Esra Can: Bu Gıdalar Diş Erozyonunu 37 Kat Arttırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-esra-can-bu-gidalar-dis-erozyonunu-37-kat-arttiriyor-424664</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Nov 2023 21:01:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arttırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[can]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[erozyonunu]]></category>
		<category><![CDATA[esra]]></category>
		<category><![CDATA[gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424664</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye ve dünya genelinde diş erozyonunun arttığına dikkati çeken Türk Restoratif Diş Hekimliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Esra Can, diş erozyonunun çocuk ve genç grubunda yüzde 30 ile yüzde 70, erişkin grupta ise yüzde 25 ile yüzde 45 arasında olduğunu belirtti. Prof. Dr. Can, “Günde 3 kereden fazla asitli yiyecek ve içecek tüketildiğinde diş erozyonunun oluşma riski 37 kat artıyor” dedi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-esra-can-bu-gidalar-dis-erozyonunu-37-kat-arttiriyor-424664">Prof. Dr. Esra Can: Bu Gıdalar Diş Erozyonunu 37 Kat Arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Prof. Dr. Esra Can:</strong></p>
<p><strong>Bu Gıdalar Diş Erozyonunu 37 Kat Arttırıyor</strong></p>
<p> </p>
<p>Türkiye ve dünya genelinde diş erozyonunun arttığına dikkati çeken Türk Restoratif Diş Hekimliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Esra Can, diş erozyonunun çocuk ve genç grubunda yüzde 30 ile yüzde 70, erişkin grupta ise yüzde 25 ile yüzde 45 arasında olduğunu belirtti. Prof. Dr. Can, “Günde 3 kereden fazla asitli yiyecek ve içecek tüketildiğinde diş erozyonunun oluşma riski 37 kat artıyor” dedi. </p>
<p>Türk Restoratif Diş Hekimliği Derneği ve aynı zamanda Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Esra Can, 22 Kasım Diş Hekimleri Günü ve Ağız Diş Sağlığı Haftası vesilesiyle, son yıllarda her yaş grubundan pek çok kişinin diş sağlığını tehdit eden unsurlardan biri olan diş erozyonu ile ilgili bilgi verdi. </p>
<p><strong>“İlk Belirti Dişlerde Hassasiyet” </strong></p>
<p>Prof. Dr. Esra Can, “Diş erozyonunu, süt ve sürekli dişlerde kimyasal etkenlerle meydana gelen, dişlerin geri dönüşümsüz ve ilerleyici madde kaybı olarak tanımlayabiliriz. Erozyonda önemli olan faktör kimyasal, çürükteki gibi mikroorganizma etkisi söz konusu değil” dedi. Diş erozyonunda ilk olarak hassasiyet oluştuğunu belirten Prof. Dr. Can, “Arkasından dişlerde matlaşma, renklenme, ilerlemesiyle beraber de dişlerin kesici kenarlarında çukurlaşma, aşınma ve dişlerin şeklinin bozulmasıyla estetik sorunlar meydana gelir. Koruyucu önlemler alınmadığında ilerleyen erozyon daha sonra fonksiyonla ilgili problemlere de neden olur. Erozyon ilerleyici özellik gösteren patolojik bir aşınmadır” dedi. </p>
<p><strong>“Çocuklar ve Gençlerde Daha Fazla Görülüyor” </strong></p>
<p>Çocuklarda ve gençlerde diş erozyonunun daha fazla görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Can, “Son dönemlerde yapılan araştırmalar, Türkiye’de ve dünyada diş erozyonunun sıklığının arttığını göstermektedir. Diş erozyonunun sıklığı çocuk ve genç grubunda yüzde 30 ile yüzde 70, erişkin grupta ise yüzde 25 ile yüzde 45 arasında görülüyor. Bu aslında bize çok önemli bir bilgi veriyor. Çocuklarımız ve gençlerimiz bizden daha fazla erozyona maruz kalıyor ve bu da onların erişkin döneminde daha fazla erozyonla ilgili dental problemlerle karşılaşacağını göstermektedir” diye konuştu. </p>
<p><strong>“Çocuklar ve Veganlar Dikkat” </strong></p>
<p>Prof. Dr. Esra Can, diş erozyonunun nedenleriyle ilgili şu bilgileri veriyor: </p>
<p>“Erozyon pek çok faktörün kombinasyonundan kaynaklanan patolojik bir problemdir… Sağlıklı beslenme alışkanlıkları nedeniyle meyve ve meyve sularının daha fazla tüketilmesi ile vegan diyet erozyon nedenleri arasında sayılabilir. Çocuklar ve gençler fazla gazlı içecek içtiklerinden, sporcular da sıklıkla enerji içeceklerini tükettiğinden erozyona maruz kalıyorlar. Meyveli sodalar ve kullandığımız ilaçlar da erozyona neden olabiliyor. Örneğin, C vitamini çiğneme tabletleri, astım hastalarının kullandıkları spreyler, efervesan ilaçlar erozyona neden oluyor. Tükürüğün azalmasına neden olan her türlü faktör, antihipertansif ve antidepresan ilaçlar da erozyona sebep olabiliyor. Baş ve boyun bölgesinde radyoterapi alan hastalarda biz oldukça sık erozyon görebiliyoruz. Ayrıca reflü, kusmayla seyreden yeme bozuklukları ve kronik alkolizm de birebir hastalık kaynaklı erozyona neden olan faktörler olarak karşımıza çıkabiliyor.”</p>
<p><strong>“Bazı Mesleklerde Diş Erozyonu Daha Fazla Meydana Geliyor”</strong></p>
<p>Bazı meslek gruplarında erozyona yatkınlığın arttığını vurgulayan Prof. Dr. Esra Can, “Örneğin profesyonel sporcular. Onlar çok fazla enerji içecekleri içiyorlar ve asidik yapıda olan bu içecekler erozyona neden oluyor. Aynı durum profesyonel yüzücüler için de geçerli. Havuzları dezenfekte edebilmek için kullanılan maddeler suyu asidik hale getirebiliyor ve bu da yüzücülerin ön dişlerinde erozyona yol açabiliyor. Erozyona maruz kalan bir meslek grubu daha var ki; onlar da laborantlar… Pipetle asitleri çektikleri zaman dişleri direkt asitlere maruz kalıyor” diye konuştu. </p>
<p><strong>“Öğün Arasında Bunları Tüketmeyin” </strong></p>
<p>Diş erozyonunu hem birey olarak hem de diş hekimi vasıtasıyla önlemenin mümkün olduğunu belirten Prof. Dr. Can, şunları kaydetti:<br /> “Önce birey olarak erozyonun oluşmasını engellememiz gerekiyor. Örneğin, asidik yiyecek ve içeceklerin sıklığını azaltabiliriz. Günde 3 kereden fazla asidik yiyecek ve içecek tükettiğimiz zaman erozyonun oluşma riski 37 kat artıyor, bu oran o kadar yüksek ki. Bu içecek ve yiyecekleri öğünlerle sınırlayabiliriz, çünkü öğünlerde tükürük salgımız artar ve böylece erozyon faktörü ortadan kalkar. Öğün arasında tükürük salgımız az olduğu için asidik yiyecek ve içecekleri tüketmemeliyiz. Asitli içecekleri ağızda gezdirmek yerine hızlıca yutmalı veya pipetle içmeli, içtikten sonra ağzımızı su ile çalkalamalı ya da su içmeliyiz. Özellikle gece yatarken meyve yememeliyiz. Asidik yiyeceklerden sonra hemen dişlerimizi fırçalamamalıyız. Asidik içecekleri soğutarak içmeliyiz. Öğünlerden hemen sonra değil, 30 dakika sonra dişlerimizi fırçalamalıyız. Dişler fırçalandıktan sonra temiz diş yüzeylerinde erozyona neden olacak meyve, meyve suları, meyveli soda, gazlı içecekleri kullanmamalıyız. Özellikle çocukların meyveleri emerek yemesi erozyonu arttırır, ısırarak yemeleri için teşvik etmeliyiz. Dişlerde erozyon, matlaşma ve renklenme varsa bu durumdan korunmak için öğün arasında ağız ortamını nötralize edici şeyleri yapabiliriz. Örneğin su içebiliriz veya süt ve peynir ürünleri yiyebiliriz. Dişlerinde erozyon olan bireyler, ağızlarındaki diş renklenmelerini ve koyu rengi açmak için beyazlatıcı diş macunu kullanıyorlarsa, zaten kimyasal etkilerle yumuşamış olan mine yüzeyini daha fazla aşındırır ve daha fazla madde kaybına yol açar.” </p>
<p><strong>“Yüksek Konsantrasyonlu Florür İçeren Jel ve Vernikleri Uyguluyoruz” </strong></p>
<p>“Aktif erozyon teşhis edildikten sonra öncelikle diş hekimi tarafından erozyonun etken faktörünün belirlenmesi gerekir” diyen Prof. Dr. Esra Can, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Etkeni bulup, hastada davranış değişikliğini oluşturduktan sonra diş hekimi olarak biz, o yumuşamış olan mine ve dentin yüzeylerine yüksek konsantrasyonlu florür içeren jel ve vernikleri uyguluyoruz. Bu, o bölgeyi sertleştirirken aynı zamanda olabilecek asit ataklarına karşı o bölgenin direncini da arttırır. Hastalara bize yardımcı olmaları için evde yüksek konsantrasyonlu florürlü diş macunu, kullanmalarını tavsiye ediyor, aktif erozyon varlığında yumuşak diş fırçası, yüksek konsantrasyonlu florürün yanı sıra potasyum nitrat, amorf kalsiyum fosfat gibi içeriklere sahip diş macunları ve kremlerini kullanmalarını öneriyoruz.”</p>
<p><strong>“Restoratif İşlemlere Geçmemiz Gerekiyor” </strong></p>
<p>Dental erozyonun çok ileri boyutlara gelebildiğini söyleyen Prof. Dr. Can, “Mine aşındıktan sonra, dentin açığa çıktığı zaman erozyonda çok hızlı ilerleme gerçekleşiyor. Bu durumda biz hastalarımızı artık sadece koruyucu işlemlerle koruyamıyoruz ve restoratif işlemlere geçmemiz gerekiyor. Çok ilerleyen dental erozyonda dişlerin çiğneyici yüzeylerinde fincan şeklinde aşınmalar meydana geliyor ve bunlar daha da ilerlediğinde hastanın dikey boyutu ve yüzünün alt bölümünde yükseklik azalıyor. Hasta hassasiyetten ve besinleri yeterli ezememesinden dolayı çiğneme fonksiyonunu etkin bir şekilde gerçekleştiremiyor” dedi. </p>
<p> </p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-esra-can-bu-gidalar-dis-erozyonunu-37-kat-arttiriyor-424664">Prof. Dr. Esra Can: Bu Gıdalar Diş Erozyonunu 37 Kat Arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>yapay zeka destekli yeni mdr hizmeti msp&#8217;lerin siber güvenlik desteğini arttırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-destekli-yeni-mdr-hizmeti-msplerin-siber-guvenlik-destegini-arttiriyor-417931</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Oct 2023 08:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[arttırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[desteğini]]></category>
		<category><![CDATA[destekli]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[mdr]]></category>
		<category><![CDATA[msplerin]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417931</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, MSP’lere yönelik artan müşteri talebini karşılamak ve MDR’yi daha fazla erişilebilir duruma getirmek amacıyla 7/24 siber güvenlik hizmeti sağlayan WatchGuard MDR’yi duyurdu. Yapay zeka destekli yeni hizmet, MSP'lerin karşılaştığı siber güvenlik uzmanı yetersizliğini ve finansman baskısını ortadan kaldırıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-destekli-yeni-mdr-hizmeti-msplerin-siber-guvenlik-destegini-arttiriyor-417931">yapay zeka destekli yeni mdr hizmeti msp&#8217;lerin siber güvenlik desteğini arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>YAPAY ZEKA DESTEKLİ YENİ MDR HİZMETİ </strong></p>
<p><strong>MSP’LERİN SİBER GÜVENLİK DESTEĞİNİ ARTIRIYOR </strong></p>
<p> </p>
<p><strong>WATCHGUARD’IN YENİ MDR HİZMETİ </strong></p>
<p><strong>MSP&#8217;LERİN SİBER GÜVENLİĞİNİ HIZLANDIRIYOR</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, MSP’lere yönelik artan müşteri talebini karşılamak ve MDR’yi daha fazla erişilebilir duruma getirmek amacıyla 7/24 siber güvenlik hizmeti sağlayan WatchGuard MDR’yi duyurdu. Yapay zeka destekli yeni hizmet, MSP&#8217;lerin karşılaştığı siber güvenlik uzmanı yetersizliğini ve finansman baskısını ortadan kaldırıyor. </strong></p>
<p> </p>
<p>Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, MSP’lere yönelik artan müşteri talebini karşılamak ve siber tehditleri önceden tespit etmek için ileri teknolojiyi kullanan MDR’nin daha fazla erişilebilir olması için 7/24 siber güvenlik hizmeti sağlayan WatchGuard MDR’yi duyurdu. Yapay zeka tarafından desteklenen yeni hizmet, siber güvenlik uzmanlarından oluşan seçkin bir ekip tarafından yönetiliyor. Geleneksel bir güvenlik operasyon merkezi (SOC) altyapısına, gelişmiş teknolojilere veya güvenlik uzmanlarına yatırım gerektirmeyen bu hizmet, MSP&#8217;lerin karşılaştığı siber güvenlik uzmanı yetersizliğini ve finansman baskısını ortadan kaldırıyor.<strong> </strong></p>
<p> </p>
<p>Son derece özelleştirilebilir ve ölçeklenebilir olan yeni MDR hizmeti, WatchGuard&#8217;ın Bütünleşik Güvenlik Platformu mimarisini daha da güçlendirerek, MSP&#8217;lerin müşterileri için sağlam ve kapsamlı güvenlik teklifleri oluşturmalarını sağlayan WatchGuard EDR, EPDR ve Gelişmiş EPDR&#8217;nin üzerinde gelişmiş tehdit algılama ve müdahale kabiliyeti sağlıyor. Yeni MDR; WatchGuard&#8217;ın otomatik Zero-Trust uygulama hizmeti, Tehdit Avlama Hizmeti; gelişmiş güvenlik analitiği, tehdit istihbaratı ve tehditleri 7/24 izleyen, tespit eden ve yanıtlayan yetenekli siber güvenlik analistlerinden oluşan özel bir ekibin desteğiyle birlikte sunuluyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>“WatchGuard MDR, Tüm Süreci İnanılmaz Derecede Basit Hale Getirdi”</strong></p>
<p> </p>
<p>WatchGuard’ın yeni çözümü ile MDR’nin sınır tanımayan potansiyelinden zahmetsizce yararlandıklarını belirten ZTek Solutions Başkanı Raul Zayas “ Müşterilere katma değerli hizmet sunmamızı sağlayan MSP, işimize etkili bir şekilde süper güç kattı. Modern bir SOC oluşturma yükümüzü ortadan kaldıran WatchGuard MDR, gelişen siber tehditlere karşı esnek bir savunma sağlamak için müşterilerimizin en çok ihtiyaç duyduğu, sektör lideri siber uzmanlar tarafından desteklenen birinci sınıf, kapsamlı siber güvenlik becerimizi hızlandırdı. WatchGuard, aynı zamanda çağın ilerisinde kalmamızı sağlamak için Bütünleşik Güvenlik Platformu mimarisi sayesinde tüm bu süreci inanılmaz derecede basit hale getirdi.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p>“<strong>Müşteri İlişkilerimiz İçin Başka Bir Kilometre Taşı Oluşturuyor”</strong></p>
<p> </p>
<p>WatchGuard’ın yeni hizmeti hakkında açıklamalarda bulunan WatchGuard Technologies ürün müdürü Andrew Young, &#8220;%100 kanal odaklı bir şirket olarak, MSP ortaklarımızın kendi SOC&#8217;lerini kurma masrafı olmadan ya da siber güvenlik yetenekleri bulma konusunda karşılaştıkları zorluklara yenilerini eklemeden işlerini büyütmelerine olanak tanıyacak kurumsal sınıf bir MDR çözümü sunmak istedik. MSP topluluğumuzu desteklemeye kendimizi adadık ve WatchGuard MDR&#8217;nin piyasaya sürülmesi, ortaklarımızla kurduğumuz uzun vadeli güvenilir ilişkilerde bir başka kilometre taşını temsil ediyor. Bu hizmet, MSP&#8217;lerin yönetilen güvenlik hizmetleri sunmak için mevcut giriş engellerini aşmalarına yardımcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda onlar için özel olarak oluşturduğumuz yenilikçi bir fırsattan yararlanmalarına olanak tanıyor.&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>WatchGuard MDR’nin Temel Özellikleri ve Avantajları</strong></p>
<p><strong>• 7/24 Uç Nokta Etkinliği İzleme ve Veri Toplama: </strong>WatchGuard&#8217;ın modern SOC&#8217;sinde WatchGuard EPDR veya Advanced EPDR tarafından yakalanan vaka verilerini kullanarak gerçek zamanlı ve geriye dönük izleme sağlıyor.</p>
<p><strong>• 7/24 Proaktif Avcılık ve Tespit:</strong> WatchGuard&#8217;ın MDR tehdit avcıları uç noktalarda gizlenen tehditleri ararken, saldırı göstergelerini belirlemek için yapay zeka, makine öğrenimi ve diğer gelişmiş teknikleri kullanarak tehditleri tespit ediyor ve ortadan kaldırma süresini kısaltıyor.</p>
<p><strong>• 7/24 Araştırma ve Doğrulama</strong>: WatchGuard MDR, uzmanların olayları hızlı bir şekilde araştırıp, doğrulamasına yardımcı olarak potansiyel tehditlerin etkisini en aza indiriyor.</p>
<p><strong>• Anında Olay Bildirimi:</strong> MSP&#8217;lerin olası bir tehdit durumunda anında harekete geçebilmeleri için etkilenen cihazlar ve kullanılan taktikler gibi önemli bilgilerle hızlı geri bildirim sağlanıyor.</p>
<p><strong>• Zarar Azaltma Seçenekleri ve İyileştirme Yönergeleri:</strong> WatchGuard MDR, MSP&#8217;lere işletmeleri için en uygun stratejiyi seçme esnekliği sağlamak için kullanılıyor. Bir saldırının nasıl kontrol altına alınacağı, izlerinin nasıl silineceği, verilerin nasıl geri yükleneceği, güvenlik açıklarının nasıl kapatılacağı ve ek kontrollerin nasıl kurulacağı gibi birçok konuda WatchGuard uzmanlarının rehberliğinde kendi ekiplerine güvenme olanağı sunuyor.</p>
<p><strong>• Haftalık Güvenlik Sağlık Durumu Raporu ve Aylık Faaliyet Raporlaması</strong>: Hizmet sağlayıcıların, müşterilerin MDR hizmetleriyle daha iyi etkileşim kurması ve süreç boyunca değerli geri bildirimler sağlaması için özelleştirebilecekleri güvenlik durumları hakkında düzenli raporlar sunarak müşterilerle güven oluşturmaya yardımcı oluyor. </p>
<p>WatchGuard MDR hakkında daha fazla bilgi için buraya tıklayın.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-destekli-yeni-mdr-hizmeti-msplerin-siber-guvenlik-destegini-arttiriyor-417931">yapay zeka destekli yeni mdr hizmeti msp&#8217;lerin siber güvenlik desteğini arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Acronıs Cyberapp Standard İş Ortaklarının Başarısını Arttırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-acronis-cyberapp-standard-is-ortaklarinin-basarisini-arttiriyor-416917</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Oct 2023 08:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[arttırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[başarısını]]></category>
		<category><![CDATA[cyberapp]]></category>
		<category><![CDATA[ortaklarının]]></category>
		<category><![CDATA[standard]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=416917</guid>

					<description><![CDATA[<p>Acronis, iş ortaklarına yönelik verimliliği ve karlılığı artıran yeni Acronis CyberApp Standard çözümünü duyurdu. Yerleşik yedekleme, veri kurtarma ve siber güvenlik noktasında kapsamlı çözümler sunan Acronis CyberApp Standard, ürün ve hizmetleri Acronis platformuna sorunsuz şekilde entegre ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-acronis-cyberapp-standard-is-ortaklarinin-basarisini-arttiriyor-416917">Yeni Acronıs Cyberapp Standard İş Ortaklarının Başarısını Arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td>
<table>
<tbody>
<tr>
<td> </td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<table>
<tbody>
<tr>
<td><img decoding="async" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=http%3A%2F%2Fimg.faselis.com%2Ffaselis_tr%2Fbrands%2F25908%2Fheader%2F1655805447_Acronis_Logo.png&#038;proxy=yes&#038;key=41b5c5d6ad50d1b6e0398784f0577948"/></p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>YENİLİKÇİ ENTEGRASYON TEKNOLOJİSİ ACRONIS CYBERAPP STANDARD EKOSİSTEMİN </strong></p>
<p><strong>BÜYÜMESİNİ SAĞLIYOR</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>YENİ ACRONIS CYBERAPP STANDARD </strong></p>
<p><strong>İŞ ORTAKLARININ BAŞARISINI ARTIRIYOR</strong></p>
<p><strong>Acronis, iş ortaklarına yönelik verimliliği ve karlılığı artıran yeni Acronis CyberApp Standard çözümünü duyurdu. Yerleşik yedekleme, veri kurtarma ve siber güvenlik noktasında kapsamlı çözümler sunan Acronis CyberApp Standard, ürün ve hizmetleri Acronis platformuna sorunsuz şekilde entegre ediyor.</strong></p>
<p>Tedarikçilerin yerel olarak birleştirilmiş iş yüklerini, uyarılarını, widget&#8217;larını ve raporlarını Acronis platformuna derinlemesine entegre edebilen CyberApp Standard kullanıma sunuldu. Acronis tarafından tasarlanan ve entegre uygulamalar için bütünleşik bir kullanıcı deneyimi sağlayan CyberApp, verimliliği artırarak hataları minimum seviyeye indiriyor. Karmaşıklığı önemli ölçüde azaltan bu standart, diğer platformlardan farklı olarak satıcılara temassız bir dijital süreç ve eksiksiz uygulama yönetimi sunuyor. Siber koruma alanında küresel bir lider olan Acronis, tasarladığı CyberApp standardıyla tedarikçilerine çeşitli lokal düzenlemelerle uyumlu çözümler sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p>Servis sağlayıcıların çevik ve rekabetçi kalabilmek için kesintisiz bir entegrasyona ihtiyaç duyduğunu belirten Acronis Başkanı Gaidar Magdanurov, &#8220;CyberApp gibi entegrasyonlar, birden fazla aracı yönetirken zamandan ve kaynaklardan tasarruf etmeye ve insan hatası riskini azaltmaya olanak tanıyor. CyberApp Standard’ı tüm tedarikçilerin kullanımına sunuluyor ve 20.000&#8217;den fazla hizmet sağlayıcı ve milyonlarca kurumsal müşteriye Acronis İş Ortağı ekosisteminin kapılarını açıyor. CyberApp, Acronis platformundaki siber koruma ve hizmet sağlayıcı araçlarını güçlendirirken, tedarikçilere yeni müşteriler edinme ve karlarını artırma fırsatı yaratıyor.&#8221; yorumlarında bulundu.</p>
<p><em> </em></p>
<p><strong>CyberApp Standard Yenilikçi Fırsatlar Sunuyor</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Acronis ekosisteminin bir parçası olmak isteyen tedarikçiler CyberApp sayesinde çok yönlü Tedarikçi Portalı’na erişim kazanıyor. CyberApp’la uygulamalar oluşturma ve ayrıntılarını paylaşma imkanı bulan kullanıcılar, pazarlama materyallerini yükleyerek doğrudan Acronis Uygulama Kataloğu’nda yayınlama yetkisine ve birçok fırsata sahip oluyor.</p>
<p> </p>
<p>Kapsamlı bir teknoloji ekosisteminin küçük, orta ve büyük MSP&#8217;lerin farklı ihtiyaçlarını karşılamada kritik bir başarı faktörü olduğunu vurgulayan IDC Araştırma Başkan Yardımcısı Phil Goodwin, “CyberApp Standard gibi yenilikçi entegrasyon teknolojileri, çeşitli yazılım entegrasyonu gereksinimleri olan hizmet sağlayıcıları için daha iyi bir deneyim sunmaya yardımcı olabilir. Entegrasyonlar, son müşteriler için uç nokta güvenliğini, ağ yönetimini ve SaaS yönetimini kapsayabilir ve hizmet sağlayıcılar için operasyonel verimliliği kolaylaştırabilir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p>Acronis platformunun tüm adımların tutarlı bir şekilde tamamlanmasını sağlayarak iş akışlarını otomatikleştirdiğine değinen HOCS Operasyon Direktörü Josh Aaronson, &#8220;Sonuç olarak CyberApp’la konsoldan konsola atlamaya gerek kalmadan katlanarak artan bir zaman tasarrufu elde ediyoruz.&#8221; açıklamalarında bulundu.</p>
<p> </p>
<p>CyberApp Standard’da her türlü teknolojiyle kusursuz bir entegrasyon oluşturarak ürünleri daha iyi bir paket olarak konumlandırdıklarını söyleyen Pax8 Satıcı Deneyimi Kurumsal Başkan Yardımcısı Nikki Meyer, “Acronis ile olan ortaklığımız muazzam. Birlikte, yönetilen hizmet sağlayıcılara, sektör lideri çözümleri birleştirerek ve otomatikleştirerek işlerini ölçeklendirmeleri için yetki veriyoruz. Ortaklığımız, tek bir kullanıcı arayüzünde yüzlerce entegre çözüm sunarak MSP&#8217;lerin müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılamalarına ve ötesine geçmelerine yardımcı oluyor.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>CyberApp, İş Ortaklarının Başarı Kilidini Açıyor</strong></p>
<p> </p>
<p>Acronis CyberApp Standard ile teknoloji tedarikçileri, 100&#8217;den fazla distribütöre ve 50.000&#8217;den fazla kanal ortağına erişim olanağıyla satış ve pazarlama fırsatlarını ortaya çıkarıyor. Acronis ekosistemi portföyü, LastPass, Rewst, SendMarc, Canauri, Infima Security ve Autobahn Security dahil olmak üzere 200&#8217;den fazla üçüncü taraf ürün ve hizmeti içeriyor.</p>
<p>CyberFit Teknoloji Ortağı Programıyla tedarikçiler, ortak satış ve pazarlama fırsatları üzerinde birlikte çalışarak Acronis ile ortaklık kurmanın avantajlarından yararlanıyor. Program, iş ortaklarının pazara giriş stratejileri, ortak markalı kampanyalar ve ürün varlıkları, pazarlama, satış rehberliği ve MDF fonlarına erişim konularında iş birliği yapılmasına ve başarılarının hızlanmasına olanak tanıyor.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-acronis-cyberapp-standard-is-ortaklarinin-basarisini-arttiriyor-416917">Yeni Acronıs Cyberapp Standard İş Ortaklarının Başarısını Arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karbonhidrat ağırlıklı beslenme beyin kanaması riskini arttırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karbonhidrat-agirlikli-beslenme-beyin-kanamasi-riskini-arttiriyor-392456</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jul 2023 18:54:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağırlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[arttırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[karbonhidrat]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=392456</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son zamanlarda beyin kanaması vakalarının arttığını belirten uzmanlar beyin kanamasının en sık sebebinin travma olduğunu söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karbonhidrat-agirlikli-beslenme-beyin-kanamasi-riskini-arttiriyor-392456">Karbonhidrat ağırlıklı beslenme beyin kanaması riskini arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son zamanlarda beyin kanaması vakalarının arttığını belirten uzmanlar beyin kanamasının en sık sebebinin travma olduğunu söylüyor. Travma olmaksızın gelişen spontan beyin kanamaları görülebileceğini de belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre Ünal spontan beyin kanamalarının tansiyon yüksekliği ve damar yapısının bozuk olmasından kaynaklandığına dikkat çekiyor. Sıcak havalarda daha sık beyin kanaması görüldüğüne dair kanıt olmadığını vurgulayan Ünal, protein yerine karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin ise beyin kanaması riskini arttıran sebepler arasında olduğunu ifade ediyor. Ünal, korunmak için kontrolsüz kan sulandırıcı kullanılmaması ve sağlıklı bir yaşam tarzı belirlenmesi gerektiğinin altını çiziyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre Ünal, beyin kanaması nedenleri ve korunma yolları hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Beyin kanamalarının birincil nedeni travma</strong></p>
<p>Son zamanlarda beyin kanaması haberlerinin arttığını belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre Ünal, “Bu durum, akıllara birçok soruyu getiriyor. Acaba insanların beyin kanaması geçirme ihtimali mi arttı? Beyin kanaması geçiren insan sayısında artış mı var? Yoksa  beyin kanaması geçiren insan sayısı aynı ama haber kaynakları arttığı için daha mı fazla gündeme geliyor? Bu sorulara cevap vermeden önce, beyin kanaması sebeplerini anlatmak gerekir ki, cevapları daha açık hale gelsin. Beyin kanamasının en sık sebebi, travmadır. Yani düşme, trafik kazası gibi sebeplere bağlı olur. Ancak bir de travma olmaksızın gelişen beyin kanamaları var. Bunlara spontan beyin kanamaları denir. Spontan beyin kanamalarının en sık sebebi tansiyon yüksekliği ve damar yapısının bozuk olmasıdır. Damar yapısını bozan sebepler arasında kötü beslenme, kilo fazlalığı, sigara kullanımı, şeker hastalığı gibi kronik hastalıklar vardır. Tabi yaş ilerledikçe, damar yapısının bozulma ihtimali arttığı için, ileri yaşı da beyin kanaması sebepleri arasında sayabiliriz.” dedi.</p>
<p><strong>Az protein fazla karbonhidrat beyin kanaması riskini arttırıyor</strong></p>
<p>Ülkemizdeki nüfus artışı ve yaşlı nüfusun artmasına bağlı olarak daha fazla insanda beyin kanaması görülmesinin aslında doğal bir sonuç olduğuna dikkat çeken Ünal, “Bunun yanında tıp teknolojisi ve görüntüleme teknikleri ilerledi. Eskiden vefat eden insanların vefat sebepleri bulunamazken, artık   teşhis konulabiliyor ve hatta zamanında müdahale ile insanlar kurtarılabiliyor. Bunların dışında, gıdaların yetiştirilme tekniklerinin değişmesi, daha fazla nüfusa yetmesi için gıda üretiminde çeşitli ilaçların ve katkı maddelerinin kullanımının artması, ekonomik sebeplere bağlı proteinden az, karbonhidrattan daha fazla beslenmenin ön plana çıkması, beyin kanaması arttıran sebepler arasında. 2017 yılında yapılan bir araştırmaya göre, sosyoekonomik seviyesi düşük ülkelerde beyin kanaması geçiren insan sayısının daha fazla olması da, bu bilgiyi destekler nitelikte.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sıcak havalarda daha sık görüldüğüne dair kanıt yok</strong></p>
<p>Travma haricinde gelişen, yani spontan beyin kanamalarının hava sıcaklıklarıyla ilişkisinin belirlenebilmesi için dünyada çeşitli çalışmalar yapıldığını belirten Ünal, “Türkiye’de yapılan çeşitli çalışmalarda, sonbahar aylarında daha fazla beyin kanaması olduğu gösterilmiştir. 2021 yılında Almanya’da, 800 hasta üzerine yapılan çalışmada ise, hava koşullarının beyin kanaması ile bir ilişkisi gösterilmemiştir. Özetle, özellikle sıcak havalarda daha sık beyin kanaması olduğu kanıtlanmış bir durum değil.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Doktor kontrolünde olmayan kan sulandırıcı kullanımı, beyin kanaması ihtimalini arttırır</strong></p>
<p>Yüksek tansiyon ve şeker hastalığı gibi sorunlar veya sigara kullanımı gibi alışkanlıkların tüm vücut damar yapısını bozduğu gibi, beyin damar yapısını da bozduğunun altını çizen Op. Dr. Emre Ünal, “Yapısı bozulan damarın çeperinde hasarlanmalar ve zayıflamalar olur. Üzüntü, sevinç, öfke gibi tansiyonu anlık yükselten doğal durumlar bu zayıflamış olan çeperde yırtılmalara sebep olabilir. Bu yırtıklardan, damar dışına çıkan kan, beyin dokusu içerisine dağılarak beyin kanamasına yol açar. Bu tarz hastalıklarda, bazı durumlarda kan sulandırıcı ilaçlar kullanmak gerekir. Kan sulandırıcı kullanmak da, beyin kanaması ihtimalini arttıran bir unsurdur. Bu sebeple doktor özellikle önermediği sürece, rutin olarak aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçlar kullanmak tehlikelidir. Nitekim, bilinen bir hastalık olmadan rutin kan sulandırıcı kullanmanın kalp krizine karşı koruyucu olmadığı ispatlanmıştır.” uyarılarında bulundu.</p>
<p><strong>Sigara kullanmamak en önemli korunma adımı</strong></p>
<p>Beyin kanamasından korunmanın yollarının, sağlıklı yaşam için gerekli olan genel kuralları içerdiğini vurgulayan Ünal, “Sigara içmemek bunların başında gelir. Sigara, sadece akciğeri etkileyen bir alışkanlık gibi algılansa da, tüm vücut üzerinde ki olumsuz etkileri sayısız bilimsel çalışmada ispatlanmıştır. Bunun dışında düzenli egzersiz yapmak, tüm damar sistemini olumlu yönde destekler, yıpranma ihtimalini azaltır. Haftanın 4 günü, sadece tempolu 30 dakika yürüyüş yapmak bile bunun için yeterlidir. Düzenli spor ile birlikte dengeli ve sağlıklı beslenme, şekerli gıdalardan uzak durmak beyin kanaması ihtimalini belirgin düzeyde azaltan diğer unsurlardır.” dedi.</p>
<p>Travma harici oluşan beyin kanamalarının, çocuklarda çok nadir görüldüğünü dile getiren Ünal, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Yeni doğan bebeklerde, erken doğum, beyin kanaması ihtimalini arttırır. Bunun dışında, çocuklarda daha ileri yaşta görülen beyin kanamalarında, altta yatan bir hastalık olup olmadığını, beyin tümörü veya beyin damar yumağı gibi hastalıkları mutlaka araştırmak gerekir.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karbonhidrat-agirlikli-beslenme-beyin-kanamasi-riskini-arttiriyor-392456">Karbonhidrat ağırlıklı beslenme beyin kanaması riskini arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyabet ilaçları intihar riskini arttırıyor mu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diyabet-ilaclari-intihar-riskini-arttiriyor-mu-390919</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jul 2023 09:10:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arttırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[intihar]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=390919</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kilo verme amaçlı kullanılan bazı ilaçlarda da aynı tehlike söz konusu olabilir</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabet-ilaclari-intihar-riskini-arttiriyor-mu-390919">Diyabet ilaçları intihar riskini arttırıyor mu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kilo verme amaçlı kullanılan bazı ilaçlarda da aynı tehlike söz konusu olabilir</strong></p>
<p><strong>Avrupa İlaç Ajansı tarafından Tip-2 diyabet hastalarının kullandığı ancak kilo vermek için de kullanılan liraglutid ve semaglutid içeren ilaçlar hakkında intihar riskini artırma olasılığına dair soruşturma açılmasını değerlendiren Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Sermin Kesebir, bu tür ilaçların bazı bireylerde intihar düşüncesi ve benzeri dürtüsel ve ajite edici etkileri olabileceğine dikkat çekti. Kilo vermek amaçlı kullanılan bazı ilaçlarda da aynı intihar eğilimi tehlikesinin olabileceğine dikkat çeken Kesebir, kilo verme ilaçları yerine, ideal kiloya sahip olmak ve bunu korumak için, fiziksel egzersiz, düzenli ve uygun beslenme alışkanlığının elzem olduğuna da vurgu yaptı.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Sermin Kesebir, Tip-2 diyabet hastalarının kullandığı ancak kilo vermek için de kullanılan liraglutid ve semaglutid içeren ilaçlarda gündeme gelen ‘intihar riskini arttırma’ olasılığı hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Liraglutid ve semaglutid içeren ilaçlar psikolojik sağlık üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir</strong></p>
<p>Tip-2 diyabet hastalarının kullandığı ancak kilo vermek için de kullanılan liraglutid ve semaglutid içeren ilaçlar hakkında Avrupa İlaç Ajansı tarafından intihar riskini artırma olasılığına dair soruşturma açılmıştı. Bu etken maddelerin özelliklerine değinen Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Sermin Kesebir, “Glukagon benzeri peptid 1 agonisti bu ilaçlar, kan şekerinin düzenlenmesi yanında lipid (yağ) metabolizması üzerine de etkilidirler. Pankreastan glukagon ve insülin salınımı üzerine etkileri ile birlikte hipotalamopitüiter tiroid aksı, adrenal ve gonadal aks ile de ilişkilidirler.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>GLP-1 reseptör agonistleri gereğinden az ya da fazla olmamalı</strong></p>
<p>GLP-1 reseptör agonistlerinin, iştahı bastırmak ve kilo kaybına yardımcı olmak için pankreasta üretilen bir hormonu taklit ettiğini belirten Kesebir, bu hormonun beyin ve psikolojik sağlık üzerindeki olası etkilerini şöyle açıkladı:</p>
<p>“Temelde bir nörotrofik faktör (sinir hücrelerini besleyici) olarak varsayılan GLP1’in belirttiğim sistemlerle olan ilişkisi çift yönlüdür. Gereğinden az olmaması kadar yeterinden fazla olmaması da önemlidir. Tıpkı antidepresanların uygunsuz kullanımı gibi, bazı bireylerde intihar düşüncesi ve benzeri dürtüsel ve ajite edici etkileri olabilir.”</p>
<p><strong>Kilo verme amaçlı kullanılan bazı ilaçlarda da aynı tehlike söz konusu olabilir</strong></p>
<p>Genel olarak kilo vermek amaçlı kullanılan ve bazıları kaçak getirilen, reçetesiz kullanılan veya internet üzerinden satılan ilaçlarda da aynı intihar eğilimi tehlikesinin olabileceğine dikkat çeken Kesebir, “Depresyon veya bipolar bozukluk olsun duygudurum bozukluğu, aynı zamanda enerjinin, başka bir deyişle psikomotor aktivitenin düzenlenmesindeki bir bozukluktur. Dolayısıyla metabolizmanın ve endokrin sistemler üzerine etkili her hastalık ve her tedavinin duygudurum üzerine de etkileri olacaktır. İntihar düşüncesi bunlardan biridir.” dedi. </p>
<p>Kesebir, kilo verme ilaçları yerine, ideal kiloya sahip olmak ve bunu korumak için, fiziksel egzersiz, düzenli ve uygun beslenme alışkanlığının elzem olduğuna da vurgu yaptı.</p>
<p><strong>Kilo vermek için hekim dışı yönlendirmeler uygun değil</strong></p>
<p>Fiziksel egzersiz ve beslenme alışkanlığının bireye özgü olarak düzenlenmesi gerektiğinin altını çizen Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Sermin Kesebir, bu noktada çevreden duyulan yahut hekim dışı yönlendirmelerin uygunsuz olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>Kesebir, bu tür ilaçları kullananların alması gereken önlemlere değinerek sözlerini tamamladı:</p>
<p>“Genel tıbbi duruma (bedensel hastalıklara) yönelik tedaviler sırasında ortaya çıkan psikolojik belirtilerden, önce tedaviyi yapan hekim haberdar edilmeli, gerekirse psikiyatri konsültasyonu istenmeli<strong>.”</strong></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabet-ilaclari-intihar-riskini-arttiriyor-mu-390919">Diyabet ilaçları intihar riskini arttırıyor mu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çok oyunculu online oyunlar bağımlılığı arttırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cok-oyunculu-online-oyunlar-bagimliligi-arttiriyor-380837</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jun 2023 14:00:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arttırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[online]]></category>
		<category><![CDATA[oyunculu]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=380837</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağımlı kişi sanal dünyada kendisine olumlu bir dünya yaratmaya çalışır</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cok-oyunculu-online-oyunlar-bagimliligi-arttiriyor-380837">Çok oyunculu online oyunlar bağımlılığı arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bağımlı kişi sanal dünyada kendisine olumlu bir dünya yaratmaya çalışır </strong></p>
<p><strong>Uzmanlar, internet oyunlarıyla çok fazla meşgul olmak ve uzaklaşılınca çeşitli sıkıntılar yaşamak gibi durumların dijital bağımlılık belirtisi olduğunu belirtyor. İnternet bağımlılığının gelişmesinin bazı faktörlere bağlı olduğunu söyleyen Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, bireylerin tatmin olmak için dopamin salgılanmasını sağlayacak davranışlarda bulunduğuna dikkat çekiyor. Macera oyunlarının en fazla dopamin salgılatıcı tür olduğunu kaydeden Luş, çok oyunculu online oyunların bağımlılığı arttırdığını dile getiriyor ve ailelerin sürdürücü faktörlerin farkına varmaları gerektiğini vurguluyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Çocuk ve Egen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, çocuklarda dijital bağımlılık belirtileri, nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında açıklamalarda bulundu ve ailelere tavsiyelerini sıraladı.</p>
<p><strong>İnternette geçirilen zamanın gittikçe artması bağımlılık belirtisi</strong></p>
<p>Herhangi bir davranışın olumsuz sonuçlarına rağmen tekrarlanmasının bağımlılık olduğunu hatırlatarak sözlerine başlayan Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, sanal bağımlılık olarak da adlandırılan internet bağımlılığının kriterlerinin davranışsal bağımlılıklarla tanımlandığını ifade etti. </p>
<p>Dijital bağımlılığın belirtilerine değinen Luş, “İnternet oyunlarıyla çok fazla meşgul olmak, internetten ya da oyunlardan uzaklaşılınca çeşitli sıkıntılar yaşamak, geçirilen zamanın gittikçe artması, oyun oynama isteğini durduramama, sosyal medya platformlarını kullanmayı durduramama, kişinin hobilerini bırakması ve bundan dolayı psikolojik sorunların yaşandığının görülmesine rağmen yine de aşırı internet kullanımına devam etmesi, bütün olumsuz duygularını atarak sanal dünyada kendisine olumlu bir dünya yaratmaya çalışması dijital bağımlılık belirtileridir.”  şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Oyun bağımlılığı oyun türleriyle de alakalı </strong></p>
<p>İnternet bağımlılığının gelişmesi için bazı faktörlerin gerekli olduğunu söyleyen Luş, “Dürtüsel olan çocuklarda dürtüselliğin biyolojik faktör olduğu ortaya konuluyor. Çeşitli durumlardan tatmin olamayan bireyin tatmin olmak için daha fazla uyarıcıya ihtiyaç duymasına ‘ödül eksikliği sendromu’ diyoruz. Özellikle risk almayı seven bireylerde ödül mekanizmasının bozulduğunu biliyoruz. Bireyler dopamin salgılamak için bu sebeplere yol açan davranışlarda bulunuyor.” dedi. </p>
<p>Özellikle çocuklarda oyun bağımlılığının devam etmesinin oyun türleriyle de alakalı çevresel bir faktör olduğunu sözlerine ekleyen Luş, “En fazla dopamin salgılatıcı tür maceradır. Son zamanlarda görülen çok oyunculu online oyunlar daha fazla bağımlılığı arttırıyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kararında olursa faydaları da var</strong></p>
<p>İnternet oyunları oynamanın dozunun kaçmadığı durumlarda bazı faydaları olduğunu da dile getiren Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, “Oyunların, kişinin zihinsel faaliyetlerini geliştirici etkileri de olduğu görülmüştür. Problem çözme yetisini geliştirmek, mağlubiyeti öğrenmek, motivasyon kazanmak, sosyalleşmeyen bireyler için sosyal ortam sağlanması, kişinin olumlu düşüncelerinin artması gibi faydaları olabiliyor.” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Problemler ortaya çıkmaya başladıysa yardıma başvurulması gerekir</strong></p>
<p>Dijital bağımlılığın ortaya çıkardığı sorunlara değinen Luş, “Akademik sorunlar, ailevi sorunlar, davranışsal sorunlar, uyku problemleri, kaygı bozukluğu, gerçek dünya ve sanal dünyanın karıştırılmaya başlanması gibi sorunlar görülebiliyor. Bu tür problemler ortaya çıkmaya başladıysa yardıma başvurulması gerekir. Ayrıca çok fazla bilgisayar başında kalmaktan dolayı bir takım omurga problemleri, kilo kaybetme veya kilo alma, sürekli yorgun olma, baş ağrıları, gözde bozulmalar, öz bakımın azalması gibi fiziksel problemlerle de karşılaşılabiliyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Tedavi için tüm faktörler değerlendirilmeli</strong></p>
<p>Sürdürücü faktörlerin belirlenmesinin ve ailelerin bunları fark etmesinin önemli olduğuna vurgu yapan Yrd. Doç. Dr. Melek Gözde Luş, “Bireyin belki kişisel özellikleri hayattan zevk almamasını sağlıyordur. İçinde bulunduğu başka bir psikiyatrik sorun vardır. Bunun bilinmesi çözüm için önemli bir nokta. Bireyin bu durumu değiştirmek istememesi fark etmemiz gereken sürdürücü bir faktör.” dedi. </p>
<p>Bağımlılığın tedavi edilebilen bir hastalık olduğunun altını çizen Luş, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Öncellikle tüm faktörlerin, eşlik eden başka rahatsızlıkların ve aile yapısının değerlendirilmesi gerekiyor. Desteklenmesi gereken unsurların belirlenip desteklenmesi ve sonrasında da uygun bir şekilde terapiye başlanması birinci öncelliğimiz. Gerekli durumlarda ilaç kullanımı da önerilebilir.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cok-oyunculu-online-oyunlar-bagimliligi-arttiriyor-380837">Çok oyunculu online oyunlar bağımlılığı arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hücre gençleştirmesini sağlayan glutatyon gebelik şansını arttırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hucre-genclestirmesini-saglayan-glutatyon-gebelik-sansini-arttiriyor-379151</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2023 12:26:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arttırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gençleştirmesini]]></category>
		<category><![CDATA[glutatyon]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[sağlayan]]></category>
		<category><![CDATA[şansını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=379151</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antioksidan etkisi ile bağışıklık sisteminin güçlenmesi ile sağlıklı hücre bölünmesi ve çoğalmaya katkı sağlayan glutatyon, hücre içerisinde oluşan hasarları önleyerek gebelik şansını arttırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hucre-genclestirmesini-saglayan-glutatyon-gebelik-sansini-arttiriyor-379151">Hücre gençleştirmesini sağlayan glutatyon gebelik şansını arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Antioksidan etkisi ile bağışıklık sisteminin güçlenmesi ile sağlıklı hücre bölünmesi ve çoğalmaya katkı sağlayan glutatyon, hücre içerisinde oluşan hasarları önleyerek gebelik şansını arttırıyor. Erkek ve kadın faktörlü tüp bebek tedavilerinde destek niteliğinde glutatyon uygulamasının da gerçekleştirilebildiğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Tüp Bebek Merkezi Direktörü Prof. Dr. Tayfun Kutlu, “Glutatyon, oksidatif stresi ve inflamasyonu azaltırken aynı zamanda da yaşlanmayı geciktiriyor” diye konuştu. </strong></p>
<p>Vücutta glutatyon eksikliğinin yaşlanma sürecini hızlandırdığını, oksidatif stres ve inflamasyonu arttırdığını ve beraberinde birçok hastalığın oluşmasına sebep olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Tüp Bebek Merkezi Direktörü, Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Tayfun Kutlu, “Vitamin ve mineraller damar yoluyla vücuda ulaştırarak antioksidan seviyesini arttırıyor, sağlık ve görünümü iyileştirmeye yardımcı oluyor, aynı zamanda vücuttaki hücresel hasarı da önlüyor. Bu da tüp bebek tedavisi gören hastalarda gebelik şansının artmasına yardımcı oluyor” dedi.</p>
<p><strong>Brüksel lahanası ve brokoli glutatyon seviyesini arttırıyor</strong></p>
<p>Glutatyon seviyesini doğal yollarla arttırmak için içerik bakımından zengin besinler tüketilmesinin de önemli olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Tayfun Kutlu, “Brüksel lahanası, brokoli, karnabahar, sarımsak, soğan gibi sülfürden zengin besinler; mandalina, portakal, kivi gibi C vitamininden zengin meyveler; ıspanak, bamya, kuşkonmaz gibi bitkisel glutatyondan zengin gıdalar tüketilmesi faydalıdır. Zerdeçalda bulunan curcumin ve deve dikeni sütünün içeriğinde yer alan slimarin gibi takviye edici ürünler de glutatyon seviyelerini yükseltiyor” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Kısırlık tedavilerinde glutatyon serum desteği uygulanıyor</strong></p>
<p>Kadın ve erkek faktörlü kısırlık durumlarında da glutatyon uygulanabileceğini söyleyen Prof. Dr. Tayfun Kutlu, “Araştırmalar daha yüksek hücre içi glutatyon seviyelerine sahip oositlerin (yumurtaların) daha sağlıklı, daha güçlü embriyo ürettiğini gösteriyor. Kadınlarda polikistik over, endometriosis, kötü oosit (yumurta) kalitesi, kötü embriyo gelişimi, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı, ileri kadın yaşı gibi faktörleri bulunduranlara da glutatyon uygulanabilir” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Glutatyon serumunun 6 faydası</strong></p>
<p>•          Tüm vücudu hücre seviyesine kadar detoksifiye eder. </p>
<p>•          Hücre performansını arttırır.</p>
<p>•          Tüm hücrelerin oksijeni maksimum düzeyde kullanılmasını sağlar. </p>
<p>•          Hücreleri ve özellikle enerji santralleri olan mitokondrileri hasardan korur. </p>
<p>•          Bağışıklık sistemini güçlendirir.</p>
<p>•          Enerji, konstrasyon ve canlılığı arttırır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hucre-genclestirmesini-saglayan-glutatyon-gebelik-sansini-arttiriyor-379151">Hücre gençleştirmesini sağlayan glutatyon gebelik şansını arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PRP tedavisi gebelik şansını arttırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prp-tedavisi-gebelik-sansini-arttiriyor-371808</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 May 2023 11:00:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arttırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[prp]]></category>
		<category><![CDATA[şansını]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=371808</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknolojik gelişmeler sağlık ve özellikle tüp bebek alanındaki tedaviyi de olumlu yönde etkiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prp-tedavisi-gebelik-sansini-arttiriyor-371808">PRP tedavisi gebelik şansını arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Teknolojik gelişmeler sağlık ve özellikle tüp bebek alanındaki tedaviyi de olumlu yönde etkiliyor. Son yıllarda yapılan çalışmalara göre rahimlerinin ilaçlara cevap vermemesi nedeniyle tüp bebek tedavilerinden sonuç alamayan kadınlarda PRP tedavisinin olumlu bir fayda sağlayabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Ebru Öztürk Öksüz, “PRP uygulamasındaki amaç; infertilite sorunu yaşayan, yumurtası olmayan ya da çok az yumurtası kalmış, erken menopoz ve erken over yetmezliği teşhisi konmuş hastaların yumurtalıklarında doku onarımı sağlayıp; kaliteli yumurtaların izlenmesi sonrasında tüp bebek tedavi yöntemiyle çocuk sahibi olmalarını sağlamak. Hiç yumurtası olmayan ya da erken menopoz sorunu yaşayan, annelik şansını kaçırdığını düşünen kadınların çocuk sahibi olmaları için PRP alternatif bir yöntem olarak uygulanabilir” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>PRP’nin kişinin kendi kanından özel bazı işlemlere tabi tutulduktan sonra elde edilmesine rağmen kandakinden 10 kat daha fazla büyüme faktörü içerdiğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Ebru Öztürk Öksüz, “Büyüme faktörleri doğal iyileşme sürecini hızlandırdığı gibi uygulanan dokuda yenileme sağladığı düşünülüyor” dedi.</p>
<p><strong>PRP tedavisi olgunlaşmış yumurtaların gelişmesini sağlıyor</strong></p>
<p>Erken yumurtalık yetmezliğinin 40 yaşından önce yumurtalıkların normal işlevlerini kaybettiği bir durum olduğunu ve bu durumun üreme kaybıyla birlikte görüldüğünü ifade eden Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Ebru Öztürk Öksüz, “Klinik çalışmalarda, büyüme faktörü enjeksiyonu sonucunda yumurtalıkta bulunan kök hücrelerin uyarılmasıyla olgun yumurtaların geliştiği gösterilmiştir. Son yapılan çalışmalarda PRP tedavisinin yumurtalık rezervi çok düşük kadınlarda uygulandığında tedaviden 2-3 ay sonra yumurtalıklarının gençleştiği ve yeni yumurta gelişiminin tetiklendiği tahmin ediliyor” diye konuştu. </p>
<p>Tüp bebek yönteminde başarıyı sağlamak için önemli faktörlerden birinin de rahim olduğunun altını çizen Op. Dr. Ebru Öztürk Öksüz, “Rahmin istenilen seviyeye kadar gelişmediği vakalarda elde edilen embriyolar çok iyi de olsa gebelik elde edilemiyor” dedi.</p>
<p><strong>PRP işlem sonrasında hasta birkaç saate taburcu ediliyor</strong></p>
<p>PRP uygulamasından ortalama 8-12 hafta sonra tüp bebek tedavisinin uygulanabildiğinin altını çizen Op. Dr. Ebru Öztürk Öksüz, “Eğer hasta tüp bebek tedavisi görüyorsa PRP uygulamasının fayda sağlaması adına tüp bebek tedavilerinden en az 8 hafta önce uygulanması öngörülür. Eğer hastaya PRP uygulaması yapılacaksa tüp bebek tedavisi esnasında rahim hazırlığı yapılırken 2 seans şeklinde uygulanır” şeklinde konuştu.</p>
<p>Aynı zamanda PRP tedavi sürecinin aşamalarına da değinen Op. Dr. Ebru Öztürk Öksüz, “İşlem gününde hastadan damar yolu ile kan alınır. Ayrıştırma cihazıyla kan ayrıştırılır ve trombositten zengin plazma elde edilir. Genel anestezi altında ultrason eşliğinde vajinal yoldan yumurtalık dokusuna enjekte edilir. Birkaç saatlik müşahede sonrası hasta taburcu edilir” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prp-tedavisi-gebelik-sansini-arttiriyor-371808">PRP tedavisi gebelik şansını arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Call Tracking Yapan Markalar Reklam Bütçesini Doğru Kullanıyor ve Verimliliğini Arttırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/call-tracking-yapan-markalar-reklam-butcesini-dogru-kullaniyor-ve-verimliligini-arttiriyor-358793</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 13:27:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[arttırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bütçesini]]></category>
		<category><![CDATA[call]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[markalar]]></category>
		<category><![CDATA[reklam]]></category>
		<category><![CDATA[tracking]]></category>
		<category><![CDATA[verimliliğini]]></category>
		<category><![CDATA[yapan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358793</guid>

					<description><![CDATA[<p>Markalar yıl içinde pazarlama için cirolarından önemli rakamları ayırırken, bunun satış, bilinirlik ve itibarlarına yansımasını istiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/call-tracking-yapan-markalar-reklam-butcesini-dogru-kullaniyor-ve-verimliligini-arttiriyor-358793">Call Tracking Yapan Markalar Reklam Bütçesini Doğru Kullanıyor ve Verimliliğini Arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Markalar yıl içinde pazarlama için cirolarından önemli rakamları ayırırken, bunun satış, bilinirlik ve itibarlarına yansımasını istiyor. Gerçekte ise başarı ölçümlenebildiği kadar elde edilebiliyor. Call tracking yöntemiyle reklam harcamalarının, müşteri deneyiminin ve gelecek planlarının yüzde 96 kesinlikle ölçümlenebildiğini belirten Digital Exchange’in uzman ekibi “Şirketinin bugününü ve geleceğini düşünen yöneticiler gelen çağrıları analiz ederek en doğru yol haritasını belirliyor” ifadesini kullandı. Digital Exchange CEO’su Emrah Pamuk da “Call tracking ile rakipleri analiz eden markalar kendilerini geleceğe taşıyor” dedi.</strong></p>
<p> </p>
<p>Türkiye’de reklam harcamaları 2022 yılının ilk yarısında 17 milyar TL’ye ulaşırken, markalar ciro hedefleriyle doğru orantılı olarak önemli bütçeler ayırarak rakipleriyle pazarlama yarışını ara vermeksizin sürdürüyor.  Düşük bütçelerle de marketing yapmak ve başarılı olmak mümkün ama dijital, geleneksel ve billboard ile topyekûn bir marketingin en mütevazı maliyeti birkaç yüz bin dolardan başlıyor. Yıl sonunda ise yapılan reklam harcamaları ile ciro karşılaştırılarak yeni yılın marketing bütçesi oluşturulmaya çalışılıyor. Reklamın her zaman satış getirmediği markalara itibar ve bilinirlik de sağladığı düşünüldüğünde, pazarlama için harcanan bütçelerin daha verimli hale getirilmesi için doğru bir ölçümleme sistemi gerekiyor. Call tracking yani Çağrı İzleme yöntemi büyüklük fark etmeksizin tüm markaların uygulaması gereken pazarlama faaliyeti olarak ön plana çıkıyor. Ama call tracking’i de tek başına yapmak yeterli sonuçları sağlamıyor. 128 ülkede dijital marketing’ten pazar yeri yönetimine kadar birçok alanda faaliyet gösteren Digital Exchange’in uzman ekibi, markalara pazarlama sonuçlarının ölçümlenmesi ve iyileştirilmesi için doğru call tracking yöntemine ilişkin çeşitli önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>Kampanyanın Gücünü Test Etmek İçin </strong></p>
<p>Günümüzde reklamların ağırlığının yüzde 50 oranla dijital mecraya kaydığını, aynı zamanda Google ve Yandex aramalarının da önemli bir pazarlama faaliyetine dönüştüğünü hatırlatan Digital Exchange’in marketing ekibi, “Her ne kadar Instagram, Twitter, Facebook, TikTok, YouTube’da Influencer, video marketing, nöropazarlama gibi daha pek çok reklam yöntemi giderek artan bütçelerle kendine yer buluyor olsa da, markaların bu maddi fedakarlığın karşılığını en iyi şekilde almasını sağlamak da bir zorunluluğa dönüşüyor” ifadelerini kullandı. Bu noktada müşterilerin katıldıkları reklam kampanyaları sonucunda marka ile olan iletişimlerini ölçmenin hem mevcut kampanyayı değerlendirmek hem de ileriye dönük doğru pazarlama yöntemlerini belirlemek için bir zorunluluk olduğunun altını çizen Digital Exchange ekibi, “Markaların zaman zaman call tracking’i kullanmaları, böylece çeşitli ölçümlemeler yaparak, harcadıkları büyük küçük bütçeleri en doğru şekilde kullanmaları gerekir” uyarısında bulundu. </p>
<p><strong>Numaraya Gelen Aramalar Kayıt Altında</strong></p>
<p>Call tracking’in markanın ilan verdiği dijital ya da geleneksel medya gazete, TV, radyoda yönlendirme yaptığı telefon numarası üzerinden gerçekleşen bir veri toplama işlemi olduğunu belirten Digital Exchange ekibi, şu bilgileri paylaştı: “Call tracking markaların önemli bir bütçe ayırıp verdikleri çevrimiçi ve çevrimdışı reklamlara gelen çağrı trafiğini analiz etmeye yarayan bir yazılım sistemidir. Google, Yandex, Yahoo, Bing gibi arama motorları, Meta (FB-İG), Linkedin, TikTok, YouTube, VK, Twitter gibi sosyal medya hesapları, dijital ve geleneksel pazarlama yani ulusal ve lokal web siteleri ile gazeteler, TV’ler, billboardlarda yayınlanan reklamlara bir çağrı numarası atanır. Call tracking sistemi bu numaraya gelen çağrıları analiz etmenizi ve reklamlarınızı en verimli şekilde planlamanızı sağlar.<strong> </strong>Günün sonunda şirketinin bugününü ve geleceğini düşünen yöneticiler gelen çağrıları analiz ederek en doğru yol haritasını belirliyor”</p>
<p><strong>Ölçümlenmeyen Başarıdan Söz Edilemez</strong></p>
<p>Markaların hangi alana verdikleri reklam ile hedef kitleye tam olarak erişebildiklerini anlamaları için call tracking yönteminin en uygun model olduğunu ifade eden Digital Exchange ekibi “Reklamlar için harcanan bütçeler ister büyük ister küçük işletmeler için hayli önemlidir. En verimli şekilde kullanılması gerekir. Geri dönüşleri tespit edilmeyen yani ölçümlenemeyen bir marketing faaliyetinin başarılı olup olmadığından söz edilemez. Bu noktada da devreye call tracking yöntemi girer” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>Birçok Avantajı Aynı Anda Getiriyor</strong></p>
<p>Digital Exchange ekibi call tracking ile yönlendirilen numara üzerinden müşteriler şu faydaları sağlandığını sıraladı:</p>
<ul>
<li>Çağrının hangi reklam kaynağından geldiği tespit edilir. Böylece o reklam kaynağına yatırım yapılır.</li>
<li>Çağrının hangi zamanda nereden geldiği anlaşılır. Buna göre lokal reklam kanalları daha verimli kullanılır. </li>
<li>Müşterilerin görüşmeleri kaydedilir. İstekleri, talepleri, şikayetleri geri dönüşler için veri sağlar. </li>
<li>Telefon numarasına ulaşamayan müşterinin numarası tespit edilerek, ona dönüş sağlanır. </li>
<li>Gelen tüm çağrılar analiz edilerek hangi müşteriye hangi ürün ve hizmetin daha uygun olduğunun analizi yapılır ve gelecek kampanyalar için kullanılır. </li>
<li>Tüm elde edilen veriler kolayca yöneticilere raporlanarak sunulur. </li>
<li>Müşterilerin telefonlarını kaydederek, onlara daha sonra başka kampanyalar için ulaşılmasına olanak sağlanır.</li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Rakip Analizi İçin Önemli Veriler</strong></p>
<p>Digital Exchange CEO’su Emrah Pamuk, markaların en çok zaman, bütçe ve mesai ayırdıkları işlerin başında rakip analizi geldiğini ifade etti. “Rakip analizini yapmak için birçok farklı kanaldan takip ve izleme hizmeti satın alan markalar call tracking ile önemli veriler elde edebilirler” diyen Pamuk, şu ifadeleri kullandı: “Call tracking yapan şirketler, müşterilerin beğenilerini, ilgilerini, reklamı yapılan ürün ve hizmete ilişkin düşüncelerini alırlar. Bunu dile getiren müşterilere ‘rakip firmanın ürünü ve hizmeti’ sorulur. Bir çeşit anket yapılmış olur. En sağlıklı şekilde rakip analizi oluşturularak, ürünün ve hizmetin marketing faaliyetleri için saha araştırması ile yola çıkılmış olur.<strong> </strong>Call tracking ile rakipleri analiz eden markalar kendilerini geleceğe taşır.”</p>
<p><strong>Yüzde 96 Kesinlik Oranı Sağlıyor</strong></p>
<p>Call tracking’de yüzde 96 kesinlik ile verilerin oluşturulduğunu anlatan Emrah Pamuk, “Gelişen teknoloji sayesinde call tracking’in verileri yüzde 96 oranında kesinlik sağlıyor. Bu da çok önemli bir veri setini oluşturuyor. Bu yöntemle sadece müşteriler değil, potansiyel müşterilerle de iletişime geçerek onların da markayı, ürünü ve hizmeti tanıması sağlanıyor” ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/call-tracking-yapan-markalar-reklam-butcesini-dogru-kullaniyor-ve-verimliligini-arttiriyor-358793">Call Tracking Yapan Markalar Reklam Bütçesini Doğru Kullanıyor ve Verimliliğini Arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
