<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>arkadaş | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/arkadas/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/arkadas</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Mar 2026 12:48:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>arkadaş | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/arkadas</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ulu Çınarların Sınıf Arkadaşlığı Evliliğe Dönüştü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulu-cinarlarin-sinif-arkadasligi-evlilige-donustu-622080</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 12:48:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Aktif Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çınarların]]></category>
		<category><![CDATA[dönüştü]]></category>
		<category><![CDATA[evliliğe]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[fatih]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[ulu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622080</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gaziantep’teki Aktif Yaşam Merkezi’nde sınıf arkadaşı olarak tanışan çift, burada başlayan arkadaşlıklarını evlilikle taçlandırarak hayatlarının “ikinci baharını” yaşamaya başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulu-cinarlarin-sinif-arkadasligi-evlilige-donustu-622080">Ulu Çınarların Sınıf Arkadaşlığı Evliliğe Dönüştü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep’teki Aktif Yaşam Merkezi’nde sınıf arkadaşı olarak tanışan çift, burada başlayan arkadaşlıklarını evlilikle taçlandırarak hayatlarının “ikinci baharını” yaşamaya başladı.  Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Aktif Yaşam ve Eğitim Merkezi, 60 yaş ve üzeri vatandaşların sosyal hayata daha aktif katılmalarını sağlamak, yalnızlık duygusunu azaltmak ve sağlıklı bir yaşlanma sürecine katkı sunmak amacıyla hizmet veriyor. Spor, sanat, eğitim ve sosyal etkinliklerle yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen merkez, aynı zamanda yeni dostlukların kurulmasına da ortam hazırlıyor. Merkezde kurulan dostluklardan biri ise Fatma ve Fatih Erdizci’nin hayatında yeni bir sayfa açtı. Aktif Yaşam Merkezi’nde aynı sınıfta eğitim alırken tanışan çift, zamanla gelişen arkadaşlıklarını evlilik kararıyla yeni bir hayata taşıdı.</p>
<p><strong>FATMA ERDİZCİ: BU KURUM BİZİM BABA OCAĞIMIZ GİBİ</strong></p>
<p>Fatma Erdizci, uzun yıllar Kıbrıs’ta yaşadığını, çocuklarının yönlendirmesiyle Gaziantep’e geldikten sonra Aktif Yaşam ve Eğitim Merkezi ile tanıştığını söyledi. Merkeze ilk geldiğinde hayatında önemli bir değişim yaşadığını belirten Erdizci, “130 kiloydum ve spor yapmak istiyordum. Burada spor dersleri olduğunu öğrendim ve katılmaya başladım. Bir arkadaşımın annesi aracılığıyla merkeze geldim ve çok sevdim. 2022’den beri yaklaşık dört yıldır bu kurumun danışanıyım” dedi. İlk geldiği dönemde kendisini hayattan kopmuş hissettiğini anlatan Erdizci, merkezdeki faaliyetlerin kendisine yeniden yaşam sevinci kazandırdığını ifade etti. “Şarkı sözlerini bile hatırlamıyordum. Sanki hayat durmuş gibiydi. Ama şimdi müzik derslerinde çocukluğumda ve gençliğimde söylediğim şarkıları yeniden hatırlıyorum. Alzaymır olmamak için zeka oyunları sınıfımızdan vazgeçmiyoruz. Çok mutluyuz. Bu kurum bizim ana evimiz, baba ocağımız gibi” dedi. Merkez çalışanlarının kendilerini büyük bir ilgiyle karşıladığını da belirten Erdizci, “Buraya her geldiğimizde güler yüzle karşılanıyoruz. Hocalarımız evlatlarımız gibi” diye konuştu.</p>
<p><strong>EVLİLİK TEKLİFİ DERS SIRASINDA GELDİ</strong></p>
<p>Fatma Erdizci, eşiyle sınıf arkadaşı olarak tanışmalarının ilişkilerini daha doğal bir şekilde geliştirdiğini söyledi. “Evlilik amacıyla tanışmış olsaydık belki birbirimize gerçek hallerimizi göstermeyebilirdik” diyen Erdizci, şöyle devam etti:  “Biz birbirimizin en doğal hallerini biliyoruz. Bir gün derste Fatih Bey bana ‘Ben ölürsem sigortam sana kalır’ dedi. İlk başta ne demek istediğini anlamadım. Sonra meğerse bana evlilik teklif etmiş. Çok şaşırdım.”</p>
<p>Birbirlerini tanıyan çok sayıda ortak tanıdık ve akrabalarının olduğunu öğrenmelerinin de evlilik kararını kolaylaştırdığını belirten Erdizci, “Evliliği düşünmüyordum ama çevremizde birbirimizi tanıyan insanların olması beni cesaretlendirdi” dedi.</p>
<p><strong>HAFTANIN BEŞ GÜNÜ MERKEZDELER</strong></p>
<p>Evlendikten sonra merkeze daha sık gelmeye başladıklarını anlatan Fatma Erdizci, hayatlarını neredeyse tamamen merkezdeki etkinliklere göre planladıklarını söyledi. “Şimdi haftanın beş günü buraya geliyoruz. Mutluyuz. Bütün işlerimi bile buradaki programlara göre ayarlıyorum” diyen Erdizci, Aktif Yaşam ve Eğitim Merkezi’nin kendileri için sadece bir kurs merkezi değil, aynı zamanda sosyal bir yaşam alanı olduğunu ifade etti. Spor, sanat ve eğitim faaliyetlerinin yanı sıra sosyal bağların da güçlendiği merkez, Fatma ve Fatih Erdizci çiftinin hikayesinde olduğu gibi, kimi zaman yeni dostlukların, kimi zaman da hayatın ikinci baharının kapısını aralıyor.</p>
<p><strong>FATİH ERDİZCİ: HAFTANIN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ EŞİMLE BİRLİKTE BURADA GEÇİRİYORUZ</strong></p>
<p>1955 Gaziantep doğumlu olan 70 yaşındaki Fatih Erdizci, evdeki rutin hayatından sıkıldığı için yeni bir arayış içine girdiğini söylüyor. Bu süreçte Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin Aktif Yaşam ve Eğitim Merkezi’ni keşfettiğini anlatan Erdizci, merkezin hayatında önemli değişikliklere vesile olduğunu ifade etti. Üç yıldır merkezde danışan olarak hizmet aldığını belirten Erdizci, “Buradaki aktiviteler sayesinde yaşam kalitem arttı. Özgüvenim yükseldi, kendimi yaşlı hissetmemeye başladım. Bu kurum bana adeta gençlik aşısı gibi geldi. Çevrem genişledi, arkadaş ortamım çoğaldı. Buraya geldikten sonra belediyenin diğer hizmetlerinden de haberdar olup daha fazla sosyalleşme imkanı buldum” dedi.</p>
<p>Merkezdeki akıl ve zeka oyunları sınıfında Fatma Erdizci ile tanıştıklarını anlatan Fatih Erdizci, başlangıçta evlilik gibi bir düşüncesinin olmadığını söyledi. Erdizci, “İlk önce sınıf arkadaşıydık. Birlikte oyunlar oynadık, sohbet ettik. Zamanla birbirimizi daha iyi tanıdık ve süreç bizi evliliğe kadar götürdü. Şimdi çok mutluyuz. Haftanın büyük bölümünü eşimle birlikte burada geçiriyoruz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulu-cinarlarin-sinif-arkadasligi-evlilige-donustu-622080">Ulu Çınarların Sınıf Arkadaşlığı Evliliğe Dönüştü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gurur, Anılar ve Beğeniler: Ebeveynler Çocuklarının Anlarını Neden Sosyal Medyada Paylaşıyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gurur-anilar-ve-begeniler-ebeveynler-cocuklarinin-anlarini-neden-sosyal-medyada-paylasiyor-619078</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 07:39:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[anılar]]></category>
		<category><![CDATA[anlarını]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[beğeniler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarının]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynlerin]]></category>
		<category><![CDATA[gurur]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[içerik]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşım]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619078</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky tarafından, Türkiye’nin de dahil olduğu Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesinde gerçekleştirilen “Dijitalde Büyümek” (Growing up online) araştırması, Türkiye’deki ebeveynlerin %52’sinin çocuklarına ait fotoğraf, video veya güncellemeleri düzenli olarak sosyal medya platformlarında paylaştığını ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gurur-anilar-ve-begeniler-ebeveynler-cocuklarinin-anlarini-neden-sosyal-medyada-paylasiyor-619078">Gurur, Anılar ve Beğeniler: Ebeveynler Çocuklarının Anlarını Neden Sosyal Medyada Paylaşıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kaspersky tarafından, Türkiye’nin de dahil olduğu Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesinde gerçekleştirilen “Dijitalde Büyümek” (Growing up online) araştırması, Türkiye’deki ebeveynlerin %52’sinin çocuklarına ait fotoğraf, video veya güncellemeleri düzenli olarak sosyal medya platformlarında paylaştığını ortaya koyuyor. Aile temalı içerikler sosyal medyada popülerliğini korurken, gizlilik ayarları ve bu paylaşımların arkasındaki motivasyonlar ise dikkat çekici farklılıklar gösteriyor.</p>
<p>Araştırma, Türkiye’de paylaşım yapan ebeveynlerin %82’si içeriklerin görünürlüğünü arkadaşları, arkadaşlarının arkadaşları veya takipçileriyle sınırlandırıyor. Ancak, ankete katılan ebeveynlerin %18’i hesaplarını tamamen açık tutarak, bu içeriklerin internetteki herkes tarafından erişilebilir olmasına zemin hazırlıyor.</p>
<p>Ek olarak, Türkiye’de ebeveynlerin çocuklarına dair içerik paylaşmalarının temel nedeni %58 ile anı biriktirmek olurken, bunu %26 ile çocuklarının başarılarından duyulan gurur takip ediyor. Paylaşımlarda toplumsal etkinin rolü de azımsanmayacak düzeyde: Ebeveynlerin %26’sı &#8220;başkaları yaptığı için&#8221; paylaşım yaptığını itiraf ederken, %13’ü fotoğraf veya videolarda kendilerinin nasıl göründüğünü beğendiği için paylaşım yaptığını belirtiyor. Ayrıca katılımcıların %7’si, bu tür paylaşımların daha fazla etkileşim getirdiğine inanarak, takipçi sayılarını veya beğeni oranlarını artırmak amacıyla çocuklarına dair içerikler paylaştığını kabul ediyor.</p>
<p>Dikkat çekici bir diğer veri ise izin süreçlerine dair: Ebeveynlerin %59&#8217;u çocuklarıyla ilgili bir içerik yayınlamadan önce onlardan izin aldığını söylese de her beş ebeveynden biri (%20) çocuğun onay verip vermediğine bakmaksızın paylaşım yaptığını itiraf ediyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Tüketici Kanalları Müdürü Seifallah Jedidi</strong>, konuyla ilgili şunları söylüyor: <em>“Ebeveynler için masum bir paylaşım ile bir çocuğun güvenliğini istemeden de olsa tehlikeye atabilecek içerik arasındaki çizgiyi ayırt etmek zor olabilir. Bugün gurur dolu bir aile anı olarak görülen bir kare, yarın kalıcı bir dijital ayak izine dönüşebilir. Bu nedenle, özellikle motivasyon popülerlik veya etkileşim olduğunda, paylaşma dürtüsü üzerinde bir kez daha düşünmek kritik önem taşıyor. Çevrimiçi ilgi geçicidir; ancak riskler uzun vadeli olabilir.”</em></p>
<p>Ebeveynler çocukları hakkında internette aşırı paylaşım yaptıklarında (sharenting); tam adlar, doğum tarihleri, okul konumları veya günlük rutinler gibi hassas bilgileri farkında olmadan ifşa edebiliyor. Bu bilgiler kimlik hırsızlığı, sosyal mühendislik, dolandırıcılık ve hatta fiziksel güvenlik riskleri için kötüye kullanılabiliyor. Herkese açık fotoğraf ve videolar, onay alınmadan kötü niyetle değiştirilebiliyor veya yeniden dağıtılabiliyor; bu durum da uzun vadeli dijital ayak izi sorunlarına ve itibar kaybına yol açabiliyor.</p>
<p>Kaspersky, çocukların verilerini korumak ve güvenli paylaşım yapmak için şu tavsiyelerde bulunuyor:</p>
<ul>
<li><strong>Erişimi Sınırlandırın:</strong> Sosyal medya hesaplarınızın görünürlüğünü yalnızca &#8220;arkadaşlar&#8221; olarak ayarlayın ve arkadaş listenize yalnızca şahsen tanıdığınız kişileri eklediğinizden emin olun. İki faktörlü kimlik doğrulama ve güçlü parola gibi temel güvenlik önlemlerini ihmal etmeyin.</li>
<li><strong>Hassas Bilgilerden Kaçının:</strong> Çocuğunuzun iletişim bilgileri, okulunun adı veya konumu gibi zarar verebilecek detayları asla paylaşmayın.</li>
<li><strong>Açık İletişim Kurun:</strong> Çocuklarınızla dijital hijyen ve çevrimiçi güvenlik hakkında konuşun; güvene dayalı bir ilişki geliştirin. Sosyal medyada sorumlu ve bilinçli davranışlar sergileyerek onlara rol model olun.</li>
<li><strong>Teknolojiden Faydalanın:</strong> Ailenizi ve özel verilerinizi korumanın yanı sıra çocuklarınızı dijital dünyada ve ötesinde güvende tutmaya yardımcı olan, <em>Safe Kids</em> modülünü içeren <strong>Kaspersky Premium</strong> gibi güvenilir bir güvenlik çözümü kullanmayı değerlendirin.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gurur-anilar-ve-begeniler-ebeveynler-cocuklarinin-anlarini-neden-sosyal-medyada-paylasiyor-619078">Gurur, Anılar ve Beğeniler: Ebeveynler Çocuklarının Anlarını Neden Sosyal Medyada Paylaşıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akran zorbalığı yaygınlaşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-yayginlasiyor-615243</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 09:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[Akran Zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğa]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yaygınlaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[zorba]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615243</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1’inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-yayginlasiyor-615243">Akran zorbalığı yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1’inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor. Zorbalık; fiziksel şiddet, dışlama, alay etme, küçük düşürme, tehdit, sosyal medyada ifşa ve dijital taciz gibi farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak</strong> “Son yıllarda dijital ortamın da yaygınlaşmasıyla akran zorbalığı çok daha sık görülmektedir. Akran zorbalığını “çocuklar arasında olur böyle şeyler” diyerek görmezden gelmek sorunu küçültmez, büyütür; çocuğun ruh sağlığını ve akademik geleceğini son derece olumsuz etkiler. Erken fark edilip doğru şekilde müdahale edildiğinde, çocuğa bazı önlemler öğretildiğinde önlenebilir” diyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak, akran zorbalığına uğrayan çocuklarda 7 önemli belirtiyi sıraladı, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  </p>
<ul>
<li><strong>Yalnız kalmamak</strong></li>
</ul>
<p>Zorbalığın genellikle içe kapanık, sosyal olarak izole edilmiş ve yalnız görülen çocukları hedef aldığını belirten Dr. Barış Sancak “Grup içindeki bir çocuğa yönelme ihtimali belirgin şekilde azalır. Özellikle teneffüslerde, okul çıkışlarında ve servis beklerken çocuğun tek başına olmaması koruyucu bir önlemdir. Bir arkadaşla olmak hem caydırıcıdır hem de güç verir. Bu nedenle güvenli bir arkadaş edinmek etkili bir savunma mekanizmasıdır” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Kararlı şekilde, kısa ve net cümleyle sınır koymak </strong></li>
</ul>
<p>Zorbalık karşısında uzun açıklama yapmak ya da tartışmaya girmek çoğu kez işe yaramaz. Aksine zorbanın ilgisini artırır. Kararlı bir beden dili ve göz temasıyla “Bunu istemiyorum”, “Dur” ya da “Bana böyle seslenmeni istemiyorum” gibi kısa ve net cümleyle sınır koymak, oradan uzaklaşıp bir yetişkine (öğretmen, okul idaresi) başvurmak ve aileye anlatmak en etkili yöntemdir. Yardım istemenin ‘şikayet’ değil, güvenlik talebi olduğu çocuğa öğretilmelidir.  </p>
<ul>
<li><strong>Zorbalığı mutlaka aileye anlatmak </strong></li>
</ul>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak “Ne yazık ki birçok çocuk; utandığı, daha fazla hedef alınmaktan korktuğu, ailesini üzmek istemediği ya da kendisinin başa çıkacağını düşündüğü için yaşadığı zorbalığı kimseye anlatmıyor. Birçoğu da ‘abartıyorum sanırlar’ düşüncesine kapılabiliyor. Oysa bir zorbalığa maruz kaldığınızda bunu ailenizle ve okul yöneticilerinizle mutlaka paylaşın. Yaşadıklarınızı içinize atmayın. Böylece sorun daha fazla büyümeden çözülebilir” diyor.  </p>
<ul>
<li><strong>Çocuğu yargılamamak, yanında olduğunuzu hissettirmek</strong></li>
</ul>
<p>Ailelere, çocuklarıyla mutlaka düzenli iletişim kurmalarını ve sorunlarını küçümsememelerini öneren Dr. Barış Sancak şöyle konuşuyor: “Çocuğunuza ‘ne olursa olsun bana anlatabilirsin, seni suçlamam, yanında olurum’ diyerek yaklaşın. ‘Arkadaşın şaka yapmıştır’, ‘çocukça atışma, halledersiniz’ gibi normalleştirici sözlerle yaklaşmayın. Baskı yapmadan, yargılamadan dinleyin. Size her şeyi anlatabileceğini hissetmesi son derece önemlidir.”</p>
<ul>
<li><strong>Güvenli iletişim alanı oluşturmak</strong></li>
</ul>
<p>Çocuğunuza  ‘Bugün okul nasıldı’ yerine, ‘bugün seni en çok mutlu eden şey neydi’, ‘seni zorlayan bir an oldu mu’ gibi açık uçlu sorular sorun. “Bir şey yok” diyorsa hemen vazgeçmeyin. Akşam yatmadan önce sakin bir ortamda, göz teması kurarak konuşmayı deneyin. Soruna hemen çözüm üretmek yerine önce duygusunu anlamaya çalışın. Konuşmak, dinlemek ve işbirliği yapmak en güçlü çözümdür. </p>
<ul>
<li><strong>Zorbalığın tanımını öğretmek</strong></li>
</ul>
<p>Birçok çocuk maruz kaldığı davranışın zorbalık olduğunu fark etmeyebilir. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak “Çocuğa şunu öğretmek önemlidir: “Bir davranış seni incitiyorsa, tekrar ediyorsa ve dur demene rağmen devam ediyorsa bu zorbalıktır.” Örneğin; sürekli lakap takılması “şaka” değildir. Birçok kez gruba alınmamak “arkadaş seçimi” değil, sistematik dışlama olabilir. </p>
<ul>
<li><strong>Okulla işbirliği kurmak</strong></li>
</ul>
<p>Zorbalık bireysel değil, sistemsel bir mesele olduğundan öğretmen, rehberlik servisi ve okul yönetimiyle mutlaka iletişime geçin. Sorunu dramatize etmeden ama net şekilde ifade edin. Olayların tarihini ve içeriğini not almak süreci kolaylaştırır. Örnek: “Çocuğum arkadaşları tarafından dışlanıyor” demek yerine, “Son üç haftadır teneffüslerde aynı üç öğrenci tarafından oyuna alınmadığını ve alay edildiğini söylüyor” gibi somut bilgi verin. </p>
<ul>
<li><strong>Empati ve tanıklık kültürü geliştirmek</strong></li>
</ul>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak “Zorbalık sadece mağdur ve zorba arasında değildir; izleyiciler de sürecin parçasıdır” derken, sözlerine şöyle devam ediyor: “Çocuğunuza şunu öğretin: “Birine yapılan haksızlığa sessiz kalmak, o davranışı güçlendirebilir. Oysa, zorbalığa maruz kalan arkadaşının yanına oturmak, öğretmene haber vermek, “Bence sana yapılan bu davranış doğru değil” demek bile zorbalığı azaltabilir.”</p>
<ul>
<li><strong>Dijital zorbalığa karşı kayıt almak</strong></li>
</ul>
<p>Günümüzde whatsapp grupları, sosyal medya paylaşımları ve çevrim içi oyunlar üzerinden zorbalığın 7/24 devam edebildiğini, bu durumun çocukta çaresizlik hissini artırdığını belirten Dr. Sancak “Özellikle dijital zorbalıkta kanıt saklamak (ekran görüntüsü almak) önemlidir. Zorbalık durumunda çocuğa karşılık vermek yerine kanıt saklamayı, kişiyi engellemeyi ve bir yetişkine bildirmeyi öğretmek gerekir. En önemlisi, çocuk yaşadığının kendi suçu olmadığını ve ailesinin yanında olduğunu net biçimde hissetmelidir” diyor.</p>
<p><strong>xxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxx</strong></p>
<p>Çocuğunuzda bu 7 belirti varsa!</p>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, çocuklarda akran zorbalığına maruz kalındığına işaret eden, ailelerin dikkat etmesi gereken 7 önemli belirtiyi şöyle sıralıyor; </p>
<ul>
<li>Okula gitmek istememe, karın ağrısı veya baş ağrısı şikayetlerinde artış</li>
<li>Ani içe kapanma, odasına çekilme, depresif duygudurum, özgüven kaybı, kaygı bozukluğu</li>
<li>Eşyalarının kaybolması ya da zarar görmesi</li>
<li>Telefonunu saklama, sosyal medya kullanımında ani değişim</li>
<li>Uyku düzeninde bozulma</li>
<li>Beslenmesinde normal olmayan davranışlar, aşırı yeme ya da hiç yememe</li>
<li>Ders başarısında düşüş</li>
</ul>
<p> </p>
<p><strong>xxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Zorbalık yapan çocuğa ailesi nasıl yaklaşmalı?</strong></p>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak şöyle diyor: “En önemli nokta, davranışının yanlış olduğunu çok net ifade etmek ama çocuğu ‘kötü’ olarak etiketlememektir. “Sen kötüsün” değil, “Bu yaptığın kabul edilemez” denilmelidir. Bu çocukların bir kısmı empati becerisi zayıf, dürtü kontrolünde zorlanan ya da kendisi de farklı şekillerde zorlanmış çocuklardır. Bu nedenle sebebini anlamak önemlidir. Sadece nasihatle değil, tutarlı sınırlar konularak ve empati eğitimiyle çocuğa davranışının karşı tarafta nasıl bir etki yarattığı gösterilmeli, alternatif davranış yolları öğretilmeli ve tekrar etmemesi için somut bir plan uygulanmalıdır. Okulla işbirliği yapılmalı, gerekirse profesyonel destek alınmalıdır.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-yayginlasiyor-615243">Akran zorbalığı yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kursiyerlikten patronluğa uzanan yolculuk</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kursiyerlikten-patronluga-uzanan-yolculuk-599295</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 18:22:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hobi]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İş Yeri]]></category>
		<category><![CDATA[ko-mek]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>
		<category><![CDATA[kursiyerlikten]]></category>
		<category><![CDATA[meslek]]></category>
		<category><![CDATA[patronluğa]]></category>
		<category><![CDATA[ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[uzanan]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599295</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kurslarında (KO-MEK) ahşap boyama, ebru, makrome, kâğıt rölyef ve çanta dikimi gibi farklı branşlarda eğitim alan Zeynep Badem, Gülüfer Takı ve Şükran Yamaç, aldıkları eğitimleri profesyonel bir girişime dönüştürerek “Nadide Hobi” adıyla kendi iş yerlerini açtı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kursiyerlikten-patronluga-uzanan-yolculuk-599295">Kursiyerlikten patronluğa uzanan yolculuk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kurslarında (KO-MEK) ahşap boyama, ebru, makrome, kâğıt rölyef ve çanta dikimi gibi farklı branşlarda eğitim alan Zeynep Badem, Gülüfer Takı ve Şükran Yamaç, aldıkları eğitimleri profesyonel bir girişime dönüştürerek “Nadide Hobi” adıyla kendi iş yerlerini açtı. Ürettikleri el emeği ürünleri satışa sunan üç ortak, KO-MEK’in sunduğu ücretsiz ve nitelikli eğitimlerle hayallerini gerçeğe dönüştürmenin mutluluğunu yaşıyor.</p>
<p><b>ÖRNEK BİR GİRİŞİME İMZA ATTILAR</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kurslarına<br />(KO-MEK) bağlı Körfez Kurs Merkezi’nde ahşap boyama, ebru, makrome, kâğıt rölyef ve çanta dikimi gibi farklı branşlarda eğitim alan 3 kursiyer, ürettikleri el emeği ürünleri satışa sunarak kendi işinin patronu oldu.  Sadece kendi ürünlerini satmakla kalmayan girişimci kursiyerler, KO-MEK’te üretim yapan arkadaşlarının çalışmalarını da dükkânlarında sergileyip satışa sunuyor. Böylece elde edilen gelir, hem diğer kursiyerlere ek kazanç sağlıyor hem de onlara yeni istihdam alanı oluşturuyor. Üç ortak, “Nadide Hobi” çatısı altında bir araya gelerek hem kendi ekonomik bağımsızlıklarını güçlendirdi hem de çevrelerindeki kadınlara destek olan örnek bir girişime imza attı.</p>
<p><b>KO-MEK’LE ÜRETEREK KAZANIYORLAR</b></p>
<p>KO-MEK’in mesleki eğitimlerle istihdama sunduğu katkının en güzel örneklerinden biri olan bu başarı hikâyesi, kadınların kendi emekleriyle üretip kazanç elde edebileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Kente değer katan KO-MEK, kursiyerlerin meslek edinmelerine, girişimcilik ruhlarını geliştirmelerine ve iş hayatına aktif şekilde katılmalarına önemli katkılar sunmaya devam ediyor.</p>
<p><b>“HOBİMİZ İŞİMİZ OLDU”</b></p>
<p>KO-MEK Körfez Kurs Merkezi’nde eğitim aldıkları dönemde üç arkadaş olarak bu yola çıkmaya karar verdiklerini belirten Zeynep Badem, “Hobimiz işimiz olsun istedik. Yaptığımız işleri insanların görmesini, bu çalışmalardan ilham almalarını, hatta gelip burada yeni şeyler öğrenmelerini arzu ettik. Sadece ürettiğimiz ürünleri satmakla kalmıyor, aynı zamanda ham objeleri de dükkânımıza getirerek KO-MEK kursiyerlerinin malzemelere daha kolay ulaşmasını sağlıyoruz. Böylece kurs merkezindeki arkadaşlarımızın ayağına malzeme götürmüş oluyoruz” dedi.</p>
<p><b>“ÖĞRENMEK İSTEYEN HERKESE KAPIMIZ AÇIK”</b></p>
<p>İş yeri kurma fikrinin ortaklarından Şükran Hanım’dan geldiğini ifade eden Badem, “İlk teklifi Şükran Hanım yaptı, biz de hiç düşünmeden kabul ettik. Ardından dükkânımızı tutarak işe başladık” dedi. Kurdukları işletmede geri dönüşüme de büyük önem verdiklerini vurgulayan Badem sözlerini şöyle sürdürdü; “Burayı geri dönüşüm ürünleriyle tasarladık. Raflarımız, masalarımız, dekorlarımızın çoğu geri dönüştürülmüş malzemelerden oluşuyor. Bu yaklaşım bize hem maddi olarak kolaylık sağladı hem de çok daha sıcak, samimi ve özgün bir ortam oluşturdu. Atölyemizde workshoplar gerçekleştiriyoruz, isteyenlere eğitim veriyoruz. Öğrenmek ve üretmek isteyen herkese kapımız açık” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p><b>“KO-MEK İLE YENİ BECERİLER KAZANDIM”</b></p>
<p>Şükran Yamaç ise konuşmasında, eşinin işi dolayısıyla geldikleri Körfez’de KO-MEK’in kurslarıyla tanıştığını belirterek,“KO-MEK’te hem hat hem de ahşap boyama kurslarına yazıldım. KO-MEK’in bizlere sunduğu kültürel ve eğitsel hizmetler gerçekten çok değerli. Bu kurslar sayesinde hem yeni beceriler edindim hem de bugün birlikte iş kurduğum arkadaşlarımla tanıştım. Öğrendiklerimizin sadece bize kalmasını istemedim. Çocukluğumdan beri üretmeyi, bir şeyler ortaya koymayı ve faydalı çalışmalar yapmayı hep sevdim. KO-MEK’te aldığımız eğitimlerin ardından, bu birikimi bir adım ileri taşıyarak bir iş yeri kurma fikri gelişti” diye konuştu. Eşlerinin de destekleriyle bu hayallerini gerçeğe dönüştürdüklerini belirten Yamaç, “Aldığımız eğitim, edindiğimiz dostluklar ve ailelerimizin desteğiyle bu işletmeyi hayata geçirdik. İnsanların gelip üretim sürecine katılabileceği, öğrenebileceği ve keyifle vakit geçirebileceği bir alan oluşturduk” dedi.</p>
<p><b>“ÇOCUKLUK HAYALİMİ GERCEKLEŞTİRDİM”</b></p>
<p>Ortaklardan Gülüfer Takı ise el sanatlarına olan ilgisinin çocukluk yıllarına dayandığını belirterek, “El sanatları, küçük yaşlardan beri tutkuyla bağlı olduğum bir alan. Bu nedenle KO-MEK’te eğitim almaya başladım. Eğitim sürecinde Şükran arkadaşımızın önerisiyle kendi iş yerimizi açma fikri doğdu ve biz de birlikte adım atmaya karar verdik. Burada birçok branşta üretim yaparak satış gerçekleştiriyoruz. Aynı zamanda KO-MEK’te eğitimlerimiz devam ediyor. Sürekli kendimizi geliştiriyor, yeni teknikler öğreniyoruz. KO-MEK bizi çok değerli arkadaşlarla tanıştırdı, hem meslek sahibi olmamızı sağladı hem de bu iş yerini açma fırsatını verdi” diye konuştu. Gülüfer Takı, kendilerine sunduğu imkânlar ve destek için KO-MEK’e teşekkür etti.</p>
<p><b>“KO-MEK BENİ İŞ SAHİBİ YAPTI”</b></p>
<p>Nadide Hobi’de ürünlerini satarak aile ekonomisine katkı sağlayan KO-MEK kursiyeri Ümmü Gülsüm Göksel ise duygularını şu sözlerle dile getirdi; “Ben de KO-MEK’te eğitim alıyorum. İş yeri açıldıktan sonra arkadaşlarımız, ürettiğim kokulu taş objelerinin burada satılmasını teklif etti. Böylece ben de yaptığım ürünleri Nadide Hobi’de satışa sunmaya başladım. KO-MEK, birçok kadına hem ekmek kapısı hem de hobi alanı kazandırıyor. Ücretsiz alınan eğitimler sayesinde ev hanımları kendi emeklerini satabiliyor, aile ekonomilerine katkıda bulunabiliyorlar. KO-MEK, beni hem iş sahibi yaptı hem de birçok insanla tanışmama, sosyalleşmeme vesile oldu” dedi.</p>
<p><b>KO-MEK KADINLARIN GÜCÜNÜ BÜYÜTMEYE DEVAM EDİYOR</b></p>
<p>“Nadide Hobi” adıyla hayata geçirilen girişim, KO-MEK’in kadınlara sunduğu eğitim, üretim ve istihdam desteklerinin somut bir örneği olarak dikkat çekiyor. Kursiyerler hem kendi emeklerini ekonomik değere dönüştürüyor hem de diğer kadınların da üretime katılmasına imkân sağlıyor. KO-MEK, Kocaeli’nin her ilçesinde kadınların meslek</p>
<p>edinmesine, kendi işini kurmasına ve ekonomik hayata daha güçlü şekilde katılmasına katkı sunmaya devam ediyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kursiyerlikten-patronluga-uzanan-yolculuk-599295">Kursiyerlikten patronluğa uzanan yolculuk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zekâdan arkadaş olur mu?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zekadan-arkadas-olur-mu-597380</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 09:07:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[gizlilik]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcı]]></category>
		<category><![CDATA[olur]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamalar]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zekâ Arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[zekadan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597380</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapay zekâ arkadaşlık uygulamaları hızla yaygınlaşıyor. Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri ESET, kontrolsüz yapılan paylaşımlara dikkat çekerek  yapay zekâ botuyla iletişim kurmanın risklerine dikkat çekti. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekadan-arkadas-olur-mu-597380">Yapay zekâdan arkadaş olur mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yapay zekâ arkadaşlık uygulamaları hızla yaygınlaşıyor. Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri ESET, kontrolsüz yapılan paylaşımlara dikkat çekerek  yapay zekâ botuyla iletişim kurmanın risklerine dikkat çekti. </strong></p>
<p>Yapay zekâ arkadaşlar, LLM&#8217;lerin ve doğal dil işleme (NLP) teknolojisinin gücünü kullanarak kullanıcılarıyla sohbet tarzında, son derece kişiselleştirilmiş bir şekilde etkileşim kuruyor. Character.AI, Nomi ve Replika gibi uygulamalar, kullanıcılarının psikolojik ve bazen de romantik ihtiyaçlarını karşılıyor. Büyük platformlar bile bu trendi yakalamaya başladı. OpenAI kısa süre önce &#8220;doğrulanmış yetişkinler için erotik içerik&#8221; sunacağını ve geliştiricilerin ChatGPT üzerine kurulu &#8220;yetişkinlere yönelik&#8221; uygulamalar oluşturmasına izin verebileceğini açıkladı. Elon Musk&#8217;ın xAI şirketi de Grok uygulamasında flörtöz yapay zekâ arkadaşları piyasaya sürdü. </p>
<p><strong>Kişisel bilgilerinizin üçüncü şahıslarla paylaşılmayacağından nasıl emin olabilirsiniz?</strong></p>
<p>Temmuz ayında yayımlanan bir araştırma, gençlerin yaklaşık dörtte üçünün yapay zekâ arkadaşlarını kullandığını ve yarısının bunu düzenli olarak yaptığını ortaya koydu. Aynı araştırmada gençlerin üçte birinin ciddi konuşmalar için insanlara göre yapay zekâ botlarını tercih etmesi ve dörtte birinin onlarla kişisel bilgilerini paylaşması dikkat çekti. Bu durum, uyarıcı hikâyeler ortaya çıkmaya başladıkça özellikle endişe verici hâle geliyor. Ekim ayında, araştırmacılar iki yapay zekâ arkadaş uygulamasının farkında olmadan son derece hassas kullanıcı bilgilerini ifşa ettiğini paylaştı. Fırsatçı tehdit aktörleri, para kazanmanın yeni bir yolunu her zaman keşfedebiliyor. Kurbanların yapay zekâ arkadaşlarıyla romantik sohbetlerinde paylaştıkları bilgilerin şantaj için biçilmiş kaftan olduğunu her zaman göz önüne almaları gerekir. </p>
<p><strong>Ailenizi nasıl güvende tutabilirsiniz?</strong></p>
<p>İster kendiniz bir yapay zekâ arkadaşlık uygulaması kullanın ister çocuklarınızın kullanmasından endişe duyuyor olun  şu noktalara dikkat etmelisiniz. Yapay zekânın yerleşik güvenlik veya gizlilik önlemleri olmadığını varsayın. Bir yabancıyla paylaşmaktan rahatsız olacağınız hiçbir kişisel veya finansal bilgiyi onunla paylaşmayın.  Siz veya çocuklarınız bu uygulamalardan birini denemek istiyorsanız önceden araştırma yapın ve en iyi güvenlik ve gizlilik korumalarını sunan uygulamaları bulun. Bu, gizlilik politikalarını okuyarak verilerinizi nasıl kullandıklarını veya paylaştıklarını anlamak anlamına gelir. Kullanım amacını açıkça belirtmeyen veya kullanıcı verilerini sattığını paylaşan uygulamalardan kaçının. Uygulamanızı bulduktan sonra, iki faktörlü kimlik doğrulama gibi güvenlik özelliklerini etkinleştirmeyi unutmayın. Bu, çalınan veya brute force saldırısıyla ele geçirilen parolaların kullanılarak hesapların ele geçirilmesini önlemeye yardımcı olacaktır. Gizlilik ayarlarını inceleyerek korumayı artırın. Örneğin, model eğitimi için konuşmalarınızın kaydedilmesini devre dışı bırakma seçeneği olabilir.</p>
<p><strong>Arkadaşlık uygulamalarının kâr amaçlı uygulamalar olduğunu unutmayın</strong></p>
<p>Çocuklarınızın bu araçları kullanmasının güvenlik, gizlilik ve psikolojik etkileri konusunda endişeleriniz varsa daha fazla bilgi edinmek için onlarla diyalog kurun. Aşırı paylaşımın risklerini hatırlatın ve bu uygulamaların, kullanıcılarının çıkarlarını ön planda tutmayan, kâr amaçlı araçlar olduğunu vurgulayın. Bu uygulamaların çocuklarınız üzerinde yaratabileceği etkiden endişe duyuyorsanız ekran süresini ve kullanımı sınırlamak gerekebilir. Bu sınırlama, ebeveyn denetim kontrolleri veya uygulamaları aracılığıyla uygulanabilir. Çocuklarınız için yaş doğrulama ve içerik denetimi politikalarına sahip yeterli koruma sağlayamayan hiçbir yapay zekâ destekli arkadaşlık uygulamasına izin vermemeniz gerektiği unutmayın. Düzenleyicilerin, geliştiricilerin bu alanda neler yapıp yapamayacağına dair daha katı kurallar uygulamak için müdahale edip etmeyeceği henüz belli değil. Romantik botlar şu anda bir nevi gri alanda faaliyet gösteriyor ancak AB&#8217;de yakında yürürlüğe girecek olan Dijital Adalet Yasası, aşırı derecede bağımlılık yaratan ve kişiselleştirilmiş deneyimleri yasaklayabilir. Geliştiriciler ve düzenleyiciler bu konuda bir sonuca varana kadar, yapay zekâ arkadaşlarını sırdaş veya duygusal destek olarak görmemek daha iyi olabilir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekadan-arkadas-olur-mu-597380">Yapay zekâdan arkadaş olur mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de arabada film keyfi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-arabada-film-keyfi-577223</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Sep 2025 10:33:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arabada]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[Hayalet Avcıları]]></category>
		<category><![CDATA[izleme]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[keyfi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=577223</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmirli sinemaseverler, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Yeniden Sinematek Arabada Film Keyfi etkinliği ile yeniden buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-arabada-film-keyfi-577223">İzmir&#8217;de arabada film keyfi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmirli sinemaseverler, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Yeniden Sinematek Arabada Film Keyfi etkinliği ile yeniden buluştu. Araçlarıyla birlikte İnciraltı Süleyman Demirel Meydanı’na gelen sinemaseverler, Hayalet Avcıları/Ghostbusters filmini izleyerek nostaljik bir deneyim yaşadı. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Yeniden Sinematek Arabada Film Keyfi etkinliği, farklı türlerdeki filmlerle İzmirli seyirciyle buluşuyor. Araçlarını İnciraltı Süleyman Demirel Meydanı’na park eden sinemaseverler, arabalarının içinde nostaljik bir sinema deneyimi yaşıyor. 9 Ekim’e kadar her perşembe izleyici ile buluşacak filmlerin ilki ise Hayalet Avcıları/Ghostbusters filmi oldu. Özellikle gençlerin ilgi gösterdiği etkinlikte, hayatında ilk kez arabada film izleme keyfini yaşayan çocuklar da yer aldı. Film sırasında izleyicilere çay ve kahve ikramında da bulunuldu. </p>
<p><strong>“Çok farklı ve keyifli”</strong><br />Film izlemeye arkadaş grubu ile gelen Ezgi Çalışkan, çok farklı ve keyifli bir akşam geçirdiğini belirterek, “Arabada Film Keyfi etkinliklerini daha önce duymuştum ama katılma şansımız olmamıştı. Arkadaşlarımla beraber geldim.  İşin en güzel kısmı filmi arabada izlemek. Çünkü bu daha önce deneyimlemediğimiz bir şey. Bizim için çok farklı ve keyifli oldu. Hayalet Avcıları filmini çok seviyorum. Bizim için farklı bir anı oldu” dedi. </p>
<p><strong>“Çay ve kahve ikramı çok hoşumuza gitti”</strong><br />Yeniden Sinematek Arabada Film Keyfi etkinliğine geçen yıl da katıldığını belirten Yağız Nal, “Bu yıl çay kahve ikramını da programa eklemişler. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bizi düşünerek bunu yapması çok hoşumuza gitti. Keyifli bir aktivite. Eski zamanları andırıyor. Eskiden üstü açık arabalarla açık hava sineması izlenirmiş. Şu an aynı şekilde bizim de izlememiz hoşuma gidiyor” diye konuştu. </p>
<p><strong>“Ortam çok nostaljik”</strong><br />Yağız Nal’ın arkadaşı Tuana Yıldız da “Bu etkinliği geçen yıl sosyal medya duyurusunda gördük ve ilgimizi çok çekti. Çok merak ettik. Geçen yıl çok keyifli geçmişti. Bu yıl da kaçırmak istemedik. Ortam çok nostaljik. Herkese tavsiye ederim” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“Arabada film izlemek çok ilginç” </strong><br />Etkinlikte çocuk izleyiciler de yoğunluktaydı. 11 yaşındaki Aylin Nilüfer Pirim, “Ben bu etkinliğe ilk kez geliyorum. Babam böyle bir yere geleceğimizi söyleyince çok şaşırdım. Arabadan nasıl sinema izleyebiliriz ki diye düşündüm. Çok heyecanlıyım. Hayalet Avcıları filmini de daha önce izlemedim. Bu etkinliği herkesin denemesi gerek. Çünkü arabada film izlemek çok ilginç” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“Böyle bir deneyim yaşamadım”</strong><br />Aylin Nilüfer Pirim’in arkadaşı 11 yaşındaki Semra Aydın da “Daha önce arabada sinema izlemedim. Gerçekten çok heyecanlıyım. Arkadaşım Aylin söyleyince geldim. Böyle bir etkinliğin olduğunu daha önce hiç duymamıştım. Hayalet Avcıları filmini de ilk kez izledim” sözlerine yer verdi. </p>
<p><strong>Film öncesi tatlı hazırlıklar</strong><br />Film öncesi arabasının camlarını silerek daha iyi bir film keyfi yaşamak isteyen Sebahattin Poyraz, “Film başlamadan hazırlık yapıyoruz. Filmi daha net görebilmek için arabanın camları siliyoruz. Daha önce bu etkinliğe gelmedim. Bu ilk deneyimimiz olacak. Filmi de daha önce izlememiştim” derken, arkadaşı Sude Çukur da “Daha önce bu etkinliğe gelmemiştim. Hayalet Avcıları çok sevdiğim ve bütün serilerini ezbere bildiğim bir film. Heyecanla bekliyoruz. Film öncesi hazırlıklara başladık. Cipslerimizi aldık, bekliyoruz” dedi. </p>
<p><strong>Üç film daha gösterilecek</strong><br />Hayal Şarkısı/That Thing You Do! 25 Eylül’de, Sil Baştan/Eternal Sunshine of the Spotless Mind 2 Ekim’de, F1 Filmi/F1: The Movie ise 9 Ekim’de saat 20.00’de İnciraltı Süleyman Demirel Meydanı’nda izleyici ile buluşacak. Araçların alana alımı ise saat 18.30’da gerçekleşecek. </p>
<p><strong>Katılım koşulları </strong><br />Gösterimlere katılım, ücretsiz davetiye ile yapılacak. Davetiyelere, kultursanat.izmir.bel.tr adresinden erişim sağlanabilecek. Her gösterim için kontenjan, filmin olduğu haftanın pazartesi günü saat 10.00’da açılacak. Davetiyeler sadece internetten alınabilecek. Her araç için bir kişi tarafından QR kod alınması yeterli olacak. Etkinlik girişinde araçlar, QR kod taranarak içeri alınacak. Ücretsiz düzenlenen sinema gösterimlerine 200 araç katılabilecek. Minibüs, kamyonet tarzı araçlar görüşü engelleyeceği için sadece normal binek araçlar alana alınacak. Filmler orijinal dillerinde Türkçe altyazılı olarak gösterilecek. Alanda kurulan perdeden film izlenirken, filmin sesi araç radyosundan duyulabilecek.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-arabada-film-keyfi-577223">İzmir&#8217;de arabada film keyfi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okul, sadece eğitim değil sosyalleşme alanı…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/okul-sadece-egitim-degil-sosyallesme-alani-570846</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 13:50:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kolay]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[okula]]></category>
		<category><![CDATA[uyum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=570846</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, çocukların okula uyum sürecinde sosyal becerilerin, ebeveyn ve öğretmen desteğinin önemini anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okul-sadece-egitim-degil-sosyallesme-alani-570846">Okul, sadece eğitim değil sosyalleşme alanı…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, çocukların okula uyum sürecinde sosyal becerilerin, ebeveyn ve öğretmen desteğinin önemini anlattı.</p>
<p><strong>Sağlıklı bir sosyal uyum, çocuğun öğrenmeye daha açık olmasını sağlar!</strong></p>
<p>Okul döneminin, çocukların hayatında yalnızca akademik öğrenmenin başladığı bir süreç olmadığını dile getiren Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Aynı zamanda sosyal becerilerin geliştiği, arkadaşlıkların kurulduğu ve çocuğun toplumsal hayata daha aktif bir şekilde adım attığı çok önemli bir evredir.” dedi.</p>
<p>Bu süreçte en çok dikkat edilmesi gereken kavramlardan birinin de sosyal uyum olduğuna dikkat çeken Ülkü, “Sosyal uyum, çocuğun yeni okul ortamına, öğretmenine, arkadaşlarına ve kurallara alışmasını ifade eder. Çocuğun kendini güvende hissetmesi, iletişim kurabilmesi ve grup içinde kendini ifade edebilmesi bu sürecin temel taşlarıdır. Sağlıklı bir sosyal uyum, çocuğun hem okuldan keyif almasını hem de öğrenmeye daha açık olmasını sağlar.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Çocuğa zaman tanınmalı ve güven verilmeli!</strong></p>
<p>Okula yeni başlayan çocukların ilk günlerde çeşitli zorluklarla karşılaşabileceğini hatırlatan Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “En sık rastlanan durum, ayrılma kaygısıdır. Anne ve babadan ayrılmak, birçok çocuk için zorlayıcı olabilir.” dedi.</p>
<p>Çocukların, kalabalık ve kurallı bir ortama alışma güçlüğü, yeni arkadaşlar edinme konusunda çekingenlik ya da öğretmenle iletişimde tedirginlik de yaşayabileceklerini kaydeden Ülkü, bu noktada ebeveynlerin ve öğretmenlerin çocuğa zaman tanımasının, sabırlı olması ve güven verici bir tutum sergilemesinin çok önemli olduğunu aktardı.</p>
<p><strong>Utangaç çocuklar aile ve öğretmenleri tarafından desteklenmeli!</strong></p>
<p>Her çocuk farklı olduğunun altını çizen Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Bazı çocuklar yeni ortamlara kolay adapte olurken bazıları daha içine kapanık olabilir.” dedi.</p>
<p>Utangaç çocukların uyum süreçlerinde aile ve öğretmenleri tarafından desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Ülkü, şunları söyledi:</p>
<p>“Öğretmenlerin küçük gruplar halinde oyunlar organize etmesinin, sınıfta sorumluluk vererek özgüvenlerini desteklemesi faydalıdır. Ayrıca drama çalışmaları, grup oyunları, paylaşım etkinlikleri ve işbirliği gerektiren aktiviteler, çocukların iletişim becerilerini geliştirmelerine yardımcı olur.</p>
<p>Ebeveynlerin çocuklarını bu süreçte nasıl dinlediği çok belirleyicidir. Çocuğun yaşadığı duyguları küçümsemek yerine anlamaya çalışmak gerekir. ‘Bunda büyütülecek bir şey yok’ demek yerine ‘seni anlıyorum, bu senin için zor olabilir’ gibi empatik ifadeler kullanılmalı. ‘Bugün seni en çok ne mutlu etti?’ gibi açık uçlu sorular sorarak çocuğun gününü anlatmasına fırsat tanımak hem duygularını ifade etmesini kolaylaştırır hem de ebeveyn-çocuk iletişimini güçlendirir.”</p>
<p><strong>Yeni bir okula başlamadan önce çocuğun okulu ziyaret etmesi uyumu kolaylaştırır!</strong></p>
<p>Bazen çocukların farklı bir okula geçiş yapmak zorunda kalabildiklerine değinen Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Bu değişim, çocuğun eski arkadaş çevresinden ayrılması anlamına geldiği için kaygıyı artırabilir.” dedi.</p>
<p>Yeni okula başlamadan önce çocuğun okulu ziyaret etmesinin, sınıfı ve öğretmeni tanımasının uyumu kolaylaştıracağını ifade eden Ülkü, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“İlk günlerde öğretmenle yakın iletişimde olmak, eski arkadaşlarıyla bağlarını sürdürmesine izin vermek de çocuğun duygusal dengesini korumasına yardımcı olur.</p>
<p>Sonuç olarak, okula uyum süreci yalnızca çocuk için değil, aynı zamanda ebeveyn ve öğretmen iş birliği için de kritik bir dönemdir. Çocuğa güvenli bir alan sunulduğunda, sabır ve anlayışla destek olunduğunda sosyal uyum daha kolay gerçekleşir. Böylece çocuk okuldan keyif alır, öğrenmeye daha açık olur ve sağlıklı sosyal ilişkiler geliştirebilir.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okul-sadece-egitim-degil-sosyallesme-alani-570846">Okul, sadece eğitim değil sosyalleşme alanı…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı uyardı! Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması çok tehlikeli!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-arkadas-ya-da-cevre-onerisi-ile-antidepresan-kullanilmasi-cok-tehlikeli-440809</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Feb 2024 09:40:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antidepresan]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kullanılması]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440809</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumun ruh sağlığına olan farkındalık artarken, antidepresan kullanımında da gözle görülür bir artış yaşanıyor. Kişinin kendi kendine antidepresan kullanmaması gerektiğini ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması tehlikelidir. Burada tehlikeli olan ilaç değil yanlış kullanımdır.” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-arkadas-ya-da-cevre-onerisi-ile-antidepresan-kullanilmasi-cok-tehlikeli-440809">Uzmanı uyardı! Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması çok tehlikeli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Toplumun ruh sağlığına olan farkındalık artarken, antidepresan kullanımında da gözle görülür bir artış yaşanıyor. Kişinin kendi kendine antidepresan kullanmaması gerektiğini ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması tehlikelidir. Burada tehlikeli olan ilaç değil yanlış kullanımdır.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), antidepresan kullanımının artması konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>“Toplumumuzun ruh sağlığına daha fazla dikkat edip bu konuda yardım alıyor”</strong></p>
<p>“Antidepresan kullanımının günden güne arttığını” vurgulayan Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Akla ilk olarak ‘Ruhsal bozukluklarda artış mı var?’ diye bir soru gelebilir. Bu durum ruhsal bozuklukların arttığı anlamına gelmemektedir. Aslında toplumun ruh sağlığına bakışı ile ilgilidir. Artık toplumumuzun ruh sağlığına daha fazla dikkat edip bu konuda yardım alıyor olması ile ilgilidir.” dedi.</p>
<p><strong>“Sadece depresyonda değil anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu gibi durumlarda da kullanılıyor”</strong></p>
<p>Her geçen gün ruh sağlığı ile ilgili personellerin artıyor olmasının da bunda etkili olduğunu dile getiren Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Bir diğer akla gelen şey ise depresyondur. Antidepresanlar depresyonun tedavisinde kullanılıyor. Fakat sadece depresyonda değil anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu ya da obsesif kompulsif bozukluklarda da kullanılabiliyor. Ayrıca ruhsal bozukluklarda değil nörolojik hastalıklarda da kullanılıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Stres kaynaklı mı?</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), ruhsal bozuklukların hemen hepsinde stresin önemli bir faktör olduğunu belirterek, “Stresin süresi arttıkça kişi kendisini tükenmiş hissedebiliyor. Bu tükenmişlik hissi de depresyona ya da diğer ruhsal bozukluklara sebebiyet verebiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Hangi durumlarda ilaç kullanılmalı?</strong></p>
<p>Artık işlev kaybına yol açabilecek kadar derin bir ruhsal bozuklukta ilaç kullanılması gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Bozukluk; kişinin işlevselliğini engellediğinde, ikili ilişkilerde sorun yarattığında, sosyal ve akademik alanda işlevselliği bozulduğunda ilaç tedavisi yapılır.” dedi.</p>
<p><strong>Arkadaş önerisiyle antidepresan kullanımı</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), kişinin kendi kendine antidepresan kullanmaması gerektiğini ifade ederek, “Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması tehlikelidir. Burada tehlikeli olan ilaç değil yanlış kullanımdır. Yanlış kullanıldığında oldukça üzücü sonuçlar ortaya çıkabiliyor. İlaçlar kişiye özgüdür. Kişinin ne zaman, ne kadar, hangi aralıklarla, ne düzeyde kullanacağı oldukça önemlidir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Antidepresan kullanımının sebebi nedir?</strong></p>
<p>Antidepresan kullanımının genelde ruhsal bozukluk kaynaklı olduğunu anlatan Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Fakat bunun stres verici faktörleri söz konusudur. Örneğin; ekonomik kaygılar, ikili ilişkilerdeki zorluk, kaygı, korku, belirsizlik, toplumsal olayların kişinin üzerinde bıraktığı etkiler olabilir. Toplumsal olaya örnek verecek olursak depremin hem deprem bölgesinde yaşayan insanları hem de depremi medyadan takip eden insanları etkilediğini örnek verebiliriz. Kişilerin bu durumdan etkilenmesi de strese yol açmakta ve ruhsal bozukluğa sebep olabilmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-arkadas-ya-da-cevre-onerisi-ile-antidepresan-kullanilmasi-cok-tehlikeli-440809">Uzmanı uyardı! Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması çok tehlikeli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>En önemli başlama nedeni arkadaş teşviği!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/en-onemli-baslama-nedeni-arkadas-tesvigi-400215</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Aug 2023 14:10:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[başlama]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[teşviği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=400215</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elektronik sigaraların görünüşü ve tasarımı bakımından özellikle öğrencileri hedeflediğini belirten uzmanlar bu sigaraların amacının bağımlılık yaratmak olduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-onemli-baslama-nedeni-arkadas-tesvigi-400215">En önemli başlama nedeni arkadaş teşviği!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Elektronik sigaraların görünüşü ve tasarımı bakımından özellikle öğrencileri hedeflediğini belirten uzmanlar bu sigaraların amacının bağımlılık yaratmak olduğuna dikkat çekiyor. Araştırmalara göre puff kullanımının ortaokul çağındaki öğrencilere kadar düştüğü bilgisini veren Uzman Klinik Psikolog Aybeniz Urhan, en önemli başlama nedenlerinin arkadaşların teşvikleri ve özendirmeleri olduğunu vurguluyor. Çocuklarda e-sigara bağımlılığına engel olmak için doğru iletişimin önemli olduğunun altını çizen Urhan, cezaların ve sert tepkilerin ergenlerin üzerinde ters etkilere neden olduğunun unutulmaması gerektiğini söylüyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Aybeniz Urhan, gençler arasında hızla yaygınlaşan hatta ortaokul çağı çocuklarının bile kullanmaya başladığı elektronik sigaralara başlama nedenleri ve bağımlılığı önleme hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Puff kullanımı ortaokul çağına kadar düştü</strong></p>
<p>Görünüşü ve tasarımı bakımından özellikle öğrencileri hedef alan tek kullanımlık elektronik sigaralara gençlerin yönelimi hakkında değerlendirmede bulunan Uzman Klinik Psikolog Aybeniz Urhan, “Diğer bir adıyla gençlerin dilinde puff olarak bilinen bu sigaraların amacı tıpkı sigara gibi bağımlılık yaratmak. Yaptığımız araştırmalar puff kullanımının ortaokul çağındaki öğrencilere kadar düştüğünü gösteriyor. Kullanımının sigaradan çok daha rahat olması, sigara içilme yasağı olan alanlarda rahatça kullanılması da kullanımını arttıran nedenler arasında.” dedi.   </p>
<p> </p>
<p><strong>En önemli başlama nedeni arkadaş teşviği</strong></p>
<p>Elektronik sigaraya başlama nedenleri arasında arkadaşların birbirlerine karşı olan teşvikleri ve birbirlerini özendirmelerinin başta geldiğine dikkat çeken Urhan, “Bunun yanı sıra puffların hoş kokulu farklı aromaları ve farklı tatları bulunuyor. Gençler bunları merak edip deniyorlar. Böylece sosyal çevrelerinde, gündemlerinde konuşulacak konu olarak bu deneyimleri oluyor. Bu durum da tercih etme nedenlerinin başında geliyor.” dedi.</p>
<p>Bunların dışında da anne babaların hoş kokularından dolayı sigara olmadığını düşündükleri için küçük yaş gruplarında da başlangıç görüldüğünü ifade eden Urhan, kolay ulaşımının olması, tekel gibi yerlerde bulunmasının da elektronik sigara kullanımını artırdığının altını çizdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Çocukların e-sigara bağımlılığına engel olmak için doğru iletişim önemli</strong></p>
<p>Elektronik sigara bağımlılığına engel olmak için öncellikle ailelere büyük görev düştüğünü belirten Uzman Klinik Psikolog Aybeniz Urhan, “Bir çok noktada rol model olan aileler bu noktada da ergenlik sürecindeki çocuklarına    destek olmamalılar. Örneğin, anne ya da   babaların da sigara bağımlılığı varsa birlikte bağımlılıktan kurtulma sürecine başlayabilirler. En önemli noktalardan biri de doğru iletişimin sağlanması. Yargılayıcı bir tutumdan uzak durularak üzerine konuşulabilecek bir iletişim ortamı sağlanmalı. Cezaların ve sert tepkilerin ergenlerin üzerinde ters etkilere neden olduğu unutulmamalı.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-onemli-baslama-nedeni-arkadas-tesvigi-400215">En önemli başlama nedeni arkadaş teşviği!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
