<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>araştırmalara | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/arastirmalara/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/arastirmalara</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Apr 2026 07:42:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>araştırmalara | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/arastirmalara</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Araştırmalara göre dünya giderek daha &#8216;öfkeli&#8217; değil, &#8216;kaygılı&#8217; ve &#8216;üzgün&#8217; hale geliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/arastirmalara-gore-dunya-giderek-daha-ofkeli-degil-kaygili-ve-uzgun-hale-geliyor-624818</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 07:42:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmalara]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[giderek]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kaygılı]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[motive]]></category>
		<category><![CDATA[öfke]]></category>
		<category><![CDATA[öfkeli]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yıkıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624818</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde “her zaman mutlu olma” baskısı giderek artarken, öfke çoğu zaman yanlış anlaşılan ve bastırılması gereken bir duygu olarak görülüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/arastirmalara-gore-dunya-giderek-daha-ofkeli-degil-kaygili-ve-uzgun-hale-geliyor-624818">Araştırmalara göre dünya giderek daha &#8216;öfkeli&#8217; değil, &#8216;kaygılı&#8217; ve &#8216;üzgün&#8217; hale geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Günümüzde “her zaman mutlu olma” baskısı giderek artarken, öfke çoğu zaman yanlış anlaşılan ve bastırılması gereken bir duygu olarak görülüyor. Oysa bilimsel araştırmalar, öfkenin insanın çevresine uyum sağlamasında, engelleri aşmasında ve harekete geçmesinde kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Öfke, doğru yönetildiğinde yıkıcı değil, aksine motive edici ve işlevsel bir güç haline gelebiliyor.</strong></p>
<p><strong>Araştırmalar, toplumun düşündüğünün aksine dünyanın giderek daha “öfkeli” değil, daha ziyade “kaygılı ve üzgün” hale geldiğini gösteriyor. Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, “113 ülkede 1,5 milyondan fazla kişiyle yapılan analizler, son yıllarda duygusal sıkıntının arttığını ancak öfke seviyelerinde anlamlı bir değişim olmadığını ortaya koyuyor. Asıl sorun öfkenin varlığı değil, nasıl ifade edildiği. Öfkenin insani ve evrensel nitelikte temel bir duygu olduğunu unutmamamız lazım. Öfke ifade edilmesi gereken, bastırılmaması gereken bir duygudur. Eğer öfke kontrol edilemezse ve kronik hale gelmeye başlarsa bireye ya da başka birisine zarar vermeye başlar. Öfkeyi sağlıklı bir şekilde kontrol altına almak ise mümkün” diyerek öfke yönetimiyle ilgili önemli bilgiler veriyor… </strong></p>
<p>Öfke, psikoloji araştırmalarında mutluluk, üzüntü, korku, iğrenme ve şaşkınlık ile birlikte altı temel duygu kategorisinden biri olarak kabul ediliyor. Buna rağmen popüler kültürde sürekli pozitif kalma baskısı öfkeyi “zararlı” bir duygu gibi konumlandırıyor. Prof. Dr. Murat Kurt bu yanlış algıya dikkat çekerek, “Sanki her an pozitif kalınması, olumsuz hislerin bir kenara itilmesi ve öfkenin her zaman bastırılması gereken yıkıcı bir duygu olarak ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Oysa öfke, bizim değişen çevresel koşullara uyum sağlamamıza yardımcı olan, karşımıza çıkan engelleri aşmamıza yardımcı olan evrimsel değeri yüksek motive edici bir duygudur. Öfke, halk arasında sanki saldırganlıkla eş değermiş gibi algılanıyor. Öfke bir duygudur, saldırganlık ise bu duygunun kontrol edilmeden açığa çıkmış bir davranış formudur” diyor.</p>
<p><strong>Beyinde Öfke Nasıl Kontrol Ediliyor?</strong></p>
<p>Texas Üniversitesi’nden Prof. Dr. Heather Lench ve ekibinin 2023 yılında yayımladığı kapsamlı çalışma, öfkenin performansı artıran motive edici bir duygu olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle zorlayıcı görevlerde öfke, bireyi “eyleme hazırlık” durumuna sokuyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Özellikle zorluk düzeyinin yüksek olduğu görevlerde öfke motive edici bir rol üstlenir; ancak bu durum bazen bireylerin etik kuralları ihlal etmesine ya da ahlaki normların dışına çıkmasına neden olabilir” diyor.</p>
<p>Beyin, öfke karşısında otomatik ve kontrolsüz bir patlama yaratmıyor; aksine bir denge mekanizması kuruyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Beynimizdeki Amigdala bölgesi tehdit veya engel algılandığında duygusal tepkiyi ateşler. Ancak aynı anda ventromedial prefrontal korteks devreye girerek bu tepkiyi kontrol eder ve yönetir” diyor. Alkol ve madde kullanımının bu dengeyi bozduğunu belirten Prof. Dr. Murat Kurt, “Bu maddeler kontrol mekanizmasını devre dışı bırakır ve amigdalanın tek başına hareket etmesine neden olur” diyor.</p>
<p><strong>Öfke, Yıkıcı Bir Boyuta Ulaşmamalı </strong></p>
<p>Öfke genellikle bir hedefin engellenmesi, beklenen bir ödülün alınamaması, haksızlığa uğrama, tehdit edilme veya başkalarının planlarımızı etkilemesi sonucu ortaya çıkıyor. Bunun yanında uykusuzluk, sosyal dışlanma ve stres de öfkeyi tetikleyen önemli faktörler arasında yer alıyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Öfke bir olayı nasıl algıladığımız ve nasıl yorumladığımızla doğrudan ilişkilidir; bu nedenle oldukça öznel ve kişiye özgü bir duygudur” diyor.</p>
<p>Öfke; üzüntü, korku veya depresyon gibi geri çekilmeye neden olan duyguların aksine bireyi harekete geçirir. Bir başka deyişle öfke bir “yaklaşma duygusudur.” Prof. Dr. Murat Kurt, “Öfke bireyi pasif bir bekleyişten çıkarıp aktif bir eyleme iter; sınırların korunmasına, adaletsizliğe karşı harekete geçilmesine yardımcı olur. Öfkenin kendisi aslında “kötü” bir duygu değildir. Esas olan öfkenin nasıl ifade edildiğidir, bir başka deyişle öfkeyi dışarıya nasıl yansıttığımız ve öfkenin tetiklediği davranışların yıkıcı bir boyuta dönüşüp dönüşmemesi önemlidir. Böyle baktığımızda öfkenin bireyler açısından işlevsel bir değeri vardır. Bireyi motive eder, engellerin ortadan kaldırılmasına yardımcı olur, sınırların korunmasına yardımcı olur, adaletsizliğe karşı bireyi harekete geçirir” şeklinde konuşuyor. </p>
<p><strong>Dünya Öfkeli Değil, Daha Ziyade Kaygılı Ve Üzgün </strong></p>
<p>Davranışsal bilimler ve psikoloji alanlarında önemli araştırmaları olan bilim insanları Dr. Michael Daly ve Dr. Lucia Macchia tarafından 113 ülkede 1,5 milyondan fazla kişiyle yapılan geniş çaplı analiz, 2009-2021 yılları arasında küresel duygusal sıkıntının %25’ten %31’e çıktığını gösteriyor. Ancak öfke seviyelerinde yalnızca %1.61’lik, istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir değişim gözleniyor.</p>
<p>Prof. Dr. Murat Kurt, “Aslında daha öfkeli bir dünyada değil, daha ziyade kaygılı ve üzgün bir dünyada yaşıyoruz. Araştırmalar duygusal sıkıntılardaki artışın özellikle düşük eğitim ve gelir seviyesine sahip gruplarda daha belirgin olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum ise ekonomik güvensizliğin ve toplumsal istikrarın bozulmasının biyolojimizi nasıl doğrudan etkilediğinin bir kanıtıdır” diyor.</p>
<p><strong>Önemli Olan Öfkeyi Sağlıklı Bir Şekilde İfade Etmek</strong></p>
<p>Öfke evrensel ve insani bir duygudur; bastırılması değil, sağlıklı bir şekilde ifade edilmesi gerekir. Kontrol edilemediğinde ise saldırganlığa dönüşebilir ve hem bireye hem çevresine zarar verebilir. Prof. Dr. Murat Kurt, “Öfkenin en yıkıcı formu saldırganlıktır. Esas olan, öfkeyi yıkıcı bir davranışa dönüştürmeden sağlıklı bir şekilde ifade edebilmektir” diyor.</p>
<p>Saldırganlığın, bir başkasına bağırmaktan fiziksel olarak zarar vermeye kadar uzanan geniş yelpazedeki birçok davranışı kapsadığına dikkat çeken Prof. Dr. Murat Kurt, “Saldırganlık sadece başkalarına değil bizzat bireyin kendisine yönelik de olabilir. Öfkenin sağlıklı bir şekilde ifade edilememesi, hele bu durumun kronikleşmesi yani sürekli olarak öfkenin bastırılması bireyin kendisine zarar verir; psikosomatik hastalıklara ve depresyona yol açabilir. Esas olan öfkeyi, işlevsel olmayan yıkıcı bir saldırganlığa dönüştürmeden, sağlıklı bir şekilde ifade edebilmektir. Aile içerisinde ve toplumda bireylerin kendisini ifade etmelerine fırsat verildiğinde ve diğerlerinin de yaşam alanlarına saygının esas tutulduğu toplumlarda, öfke sağlıklı bir şekilde ifade edilebilir. Bu durum, toplumun ve bireylerin gelişmesi için itici bir güç kaynağı bile olabilir” şeklinde konuşuyor. </p>
<p><strong>Öfke Kontrol Edilebilir </strong></p>
<p>Öfke kontrolü öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir beceri aslında. Prof. Dr. Murat Kurt, “İlk adım, ‘şu an öfkeliyim’ diyebilmek. Eğer bunu kendinize ifade edebilirseniz öfkenin yıkıcı etkilerini kontrol edebilirsiniz. Böylelikle dikkatinizi o an öfkelendiğiniz şeyden başka bir şeye çekebilirsiniz. İkinci aşamada; öfkelendiğiniz ana eşlik eden ya da öfkelenmenize neden olan düşüncelerinizi sorgulayın; düşüncelerinizin, o anki inanışlarınızın abartılı olup olmadığını değerlendirin. Üçüncü aşamada, sizi öfkelendiren şeyleri, yani tetikleyicileri tanıyın. Eğer öfkelendiren şeyleri önceden bilirseniz, kendiniz için olası eylem senaryoları hazırlayabilirsiniz ve böylelikle hazırlıksız yakalanmamış olursunuz. Bir sonraki adım ve en önemlisi; tepkiyi yani dürtüyü kontrol etmek. Öfkelendiren şeye hemen o an tepki vermek mi gerekiyor? Birkaç saniye geç tepki vermek bile öfkenin sağlıklı bir şekilde yönetilmesi için yeterli bir zaman sağlayabilir. Bu zaman zarfında öfkeyi kontrol etmediğinde başına gelebilecek olası kötü senaryoları gözden geçirebilir, alternatif davranışlar geliştirebilir ve böylelikle dürtü kontrolü sağlayabilirsiniz” diyor. </p>
<p>Profesyonel desteğin önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Murat Kurt, “Öfke güçlü ama yönetilmesi zor bir duygudur. Bu nedenle öfke kontrolünde zorlanan bireyler psikolojik destek almaktan çekinmemelidir. Psikolojik destek ile birlikte saldırganlığa yol açabilecek hatalı inançlar ve düşünceler ile yıkıcı davranışlar kontrol altına alınabilir” şeklinde konuşuyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/arastirmalara-gore-dunya-giderek-daha-ofkeli-degil-kaygili-ve-uzgun-hale-geliyor-624818">Araştırmalara göre dünya giderek daha &#8216;öfkeli&#8217; değil, &#8216;kaygılı&#8217; ve &#8216;üzgün&#8217; hale geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tekstil sektörünün lokomotif bölümü küresel ölçekte bilimsel araştırmalara imza atıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tekstil-sektorunun-lokomotif-bolumu-kuresel-olcekte-bilimsel-arastirmalara-imza-atiyor-559748</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 08:55:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmalara]]></category>
		<category><![CDATA[atıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[imza]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[lokomotif]]></category>
		<category><![CDATA[ölçekte]]></category>
		<category><![CDATA[sektörünün]]></category>
		<category><![CDATA[tekstil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559748</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tekstil ve konfeksiyon sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli mühendisleri yetiştiren Ege Üniversitesi (EÜ) Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü güçlü üniversite-sanayi işbirliği modeli ile ülke ekonomisine katkı sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tekstil-sektorunun-lokomotif-bolumu-kuresel-olcekte-bilimsel-arastirmalara-imza-atiyor-559748">Tekstil sektörünün lokomotif bölümü küresel ölçekte bilimsel araştırmalara imza atıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tekstil ve konfeksiyon sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli mühendisleri yetiştiren Ege Üniversitesi (EÜ) Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü güçlü üniversite-sanayi işbirliği modeli ile ülke ekonomisine katkı sunuyor. Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü, Türkiye’nin tekstil sektörüne nitelikli mühendisler kazandırmaya devam ederken aynı zamanda küresel ölçekte bilimsel araştırmalara imza atıyor. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ın öncülüğünde yapılan yatırımlar neticesinde ileri teknolojiler ile donatılan Tekstil Mühendisliği Bölümü hayata geçirilen üniversite sanayi iş birliğine dayanan projelerle öğrencilere pek çok imkân sunuyor.</p>
<p>EÜ Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölüm Başkanı               Prof. Dr. Zümrüt Bahadır Ünal,  “Bölümümüz, ülkemizde tekstil mühendisliği alanında bir ilki gerçekleştiren köklü bir bölüm olarak 1966 yılında kurulmuştur. Kurulduğu günden bu yana 5 bine yakın mezun veren bölümümüz, eğitim ve araştırma faaliyetlerini sürekli olarak geliştirmektedir. Güçlü akademik kadrosu ve yenilikçi eğitim anlayışıyla sektördeki öncü konumunu korumaktadır. Bölümümüzün eğitim dili yüzde 100 İngilizcedir.  Öğrenciler, eğitim hayatlarının son iki yılında ilgi ve yeteneklerine göre tekstil teknolojisi; iplik, dokuma, örme, tekstil kimyası ve terbiyesi veya konfeksiyon alanlarında uzmanlaşmaktadır. Aynı zamanda öğrenciler, eğitim süreçlerinde iki kez zorunlu staj yaparak teorik bilgilerini pratikte uygulama fırsatı bulmaktadır” diye konuştu.</p>
<p><b>“Üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonuna katkı sunuyoruz”</b></p>
<p>Bölümün, dünyanın saygın üniversite derecelendirme organizasyonlarından birisi olan Shanghai Ranking Consultancy tarafından hazırlanan ARWU sıralamasında Türkiye’de birinci olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bahadır Ünal, “Tekstil Mühendisliği Bölümü,  ARWU sıralamasında Türkiye’den ilk 50’ye girmeyi başarabilen 2 üniversiteden biri olup, Türkiye’de birinci, dünyada 26’ncı olmuştur. Bu uluslararası başarı, Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü’nün eğitim kalitesinin, bilimsel katkılarının ve sektörel işbirliğindeki öncülüğünün bir kanıtıdır. Bölüm, hem Türkiye’nin tekstil sektörüne nitelikli mühendisler kazandırmaya devam etmekte hem de küresel ölçekte bilimsel araştırmalarla fark yaratmaktadır. Bölümümüz, üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda hem öğretim üyelerimizin yurt dışı akademik görevlerini desteklemekte hem de üniversitemize gelen yabancı öğretim üyelerinin sayısını artırmaya yönelik çalışmalar yürütmektedir. Bu süreçte, uluslararası akademik etkileşimi güçlendirmek ve öğrencilerimize küresel bir perspektif kazandırmak önceliklerimiz arasında yer almaktadır.” dedi.</p>
<p><b>“Sektörün önde gelen firmaları ile işbirliği içinde çalışıyoruz”</b></p>
<p>EÜ Tekstil Mühendisliği Bölümünün sektörle işbirliğini güçlendirmeye devam ettiğini belirten Prof. Dr. Bahadır Ünal,   “Tekstil Mühendisliği Bölümü olarak, sektörle güçlü işbirlikleri kurarak öğrencilerimize ve akademik çalışmalarımıza değer katmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, Ege Giyim Sanayicileri Derneği, Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Mezunları Derneği ve sektörün önde gelen firmaları ile yakın işbirliği içinde çalışarak, öğrencilerimizin sektöre entegrasyonunu kolaylaştırıyor, staj ve istihdam olanaklarını artırıyor, aynı zamanda Ar-Ge ve akademik çalışmalar kapsamında ortak projeler geliştiriyoruz. Sanayi ile yürüttüğümüz iş birlikleri sayesinde, sektörün ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretiyor, yenilikçi tekstil teknolojileri üzerine çalışmalar yapıyor ve akademik bilginin uygulamaya dönüşmesini sağlıyoruz. Bu doğrultuda pek çok TÜBİTAK, Avrupa Birliği, ERASMUS projesi geliştirdik. Üniversitemizde, Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak’ın öncülüğünde başlatılan ‘Üretmeye Seferberlik’ projesine biz de bölüm olarak hazırladığımız yenilikçi projelerle katkı sunuyoruz. Üniversitemizin öğrenci odaklı eğitim misyonu doğrultusunda, öğrencilerimizin TÜBİTAK ile Gençlik ve Spor Bakanlığı destekli projeler geliştirmelerini teşvik ediyor ve bu süreçte onları motive ediyoruz. Aynı zamanda, sosyal sorumluluk projeleri aracılığıyla öğrencilerimizin toplumsal fayda sağlayan çalışmalarda aktif rol almalarını destekliyor; sürdürülebilir tekstil ve konfeksiyon alanındaki ders içeriklerimizle çevreye duyarlı ve yenilikçi yaklaşımları benimsemelerini sağlıyoruz.” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tekstil-sektorunun-lokomotif-bolumu-kuresel-olcekte-bilimsel-arastirmalara-imza-atiyor-559748">Tekstil sektörünün lokomotif bölümü küresel ölçekte bilimsel araştırmalara imza atıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Turistler, Tatil Fırsatları için Dijitalde Araştırmalara Hız Verdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turistler-tatil-firsatlari-icin-dijitalde-arastirmalara-hiz-verdi-395983</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Aug 2023 09:26:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmalara]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalde]]></category>
		<category><![CDATA[fırsatları]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[turistler]]></category>
		<category><![CDATA[verdi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=395983</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pandemi sürecinin ardından her yıl büyümesini artıran turizm sektörü, artan enflasyon ve zamlarla ayakta kalmaya çalışıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turistler-tatil-firsatlari-icin-dijitalde-arastirmalara-hiz-verdi-395983">Turistler, Tatil Fırsatları için Dijitalde Araştırmalara Hız Verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pandemi sürecinin ardından her yıl büyümesini artıran turizm sektörü, artan enflasyon ve zamlarla ayakta kalmaya çalışıyor. 2023 yılı için 60 milyon turist ve 56 milyar dolarlık turizm gelirinin hedeflendiğinin altını çizen Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, yurt dışı internet aramalarında Antalya’daki otellerin araştıran kullanıcı sayılarının geçtiğimiz yıla göre yüzde 124 artığını söyledi. Kaplan, hem yerel hem de uluslararası düzeyde yürütülen dijital pazarlama stratejileri ile geriye kalan yaz sezonunun verimli geçirilebileceğini vurgulayarak, villa tatili aramalarındaki artışın bu yıl da devam ettiğine dikkat çekti.</strong></p>
<p>Pandemi süreci sonrasında turizm sektörü yeniden canlanarak büyümeye devam ediyor. 2023 yılı için 60 milyon turist ve 56 milyar dolarlık turizm geliri hedefleniyor. </p>
<p>Google raporlarına bakıldığında Mayıs ayı itibariyle tatil, erken rezervasyon ve Antalya kelimelerinin arama hacimlerinin arttığını söyleyen Dijital Pazarlama Okulu<strong> Kurucusu Yasin Kaplan, </strong>“ Yurt dışı aramalarına baktığımızda Antalya’daki otelleri araştıran kullanıcı sayısının geçtiğimiz yıla göre yüzde 124 arttığını görüyoruz. Türkiye genelinde de benzer bir artış gözleniyor. Kaş, Bodrum ve Çeşme gibi bölgelerdeki otellere olan ilgi yüksek. Aynı zamanda pandemi ile birlikte yükselişe geçen villa otelleri aramaları da bu yıl da oldukça popüler” dedi.</p>
<p>Turizm sektöründeki markaların dijital pazarlama stratejilerinde Google’ın önemli bir rol oynadığını belirten <strong>Kaplan,</strong> Google&#8217;da yapılan aramaların hedef kitleye doğrudan ulaşmalarını sağladığı ve kısa vadeli &#8220;SEM&#8221; (Arama Motoru Pazarlaması) ve uzun vadeli &#8220;SEO&#8221; (Arama Motoru Optimizasyonu) stratejilerinin bu konuda etkili olduğu ifade etti<strong>. Kaplan</strong> sözlerine şöyle devam etti: “ SEM ile turizm sektöründeki markalar, belirledikleri anahtar kelimelerle ilgili reklamlar oluşturarak hedef kitlelerine direkt olarak ulaşabilirler. Özellikle kısa vadeli sonuçlar elde etmek isteyen markalar için SEM, etkili bir yöntem olabilir. Google&#8217;a ek olarak, yurt dışında popüler olan diğer arama motorlarına yönelik stratejiler de geliştirmek önemlidir. Örneğin, Rusya&#8217;da popüler olan Yandex, planlamalara dâhil edilmelidir. Ayrıca, markalara Avrupa ülkelerinde yapay zeka uygulamaları kullanarak İngilizce reklamların pazarlama planlarına eklenmesini öneriyoruz. Sosyal medya platformları, özellikle Tiktok, otel avantajlarını vurgulayan videoların etkili dönüşler sağladığı bir mecra olarak öne çıkıyor. Bu tür videolarla potansiyel müşterilere otelinizin sunduğu benzersiz deneyimleri ve avantajları aktarabilirsiniz.”</p>
<p>Müşteri ilişkilerini güçlendirmek için e-posta pazarlamasının da önemini dile getiren <strong>Kaplan,</strong> “Daha önce konaklama yapan müşterilere özel indirimler, promosyonlar ve kişiselleştirilmiş pazarlama kampanyaları ile hedef kitleye ulaşmak etkili bir yol olarak karşımıza çıkıyor.          E-posta bültenleri aracılığıyla, bölgedeki gezi noktaları hakkında bilgilerin paylaşılması ve dil çeşitliliği ile farklı ülkelere hitap edilebilir. Bu stratejilerin uygulanmasında günümüzün popüler yapay zeka uygulamaları kullanılarak metin oluşturma, görsel ve video içerik üretiminde kullanılabilir. Ayrıca, SEO içeriklerinde, her bölgenin özelliklerini yansıtan metinler oluşturmak etkili bir strateji olarak öne çıkıyor ”açıklamasında bulundu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turistler-tatil-firsatlari-icin-dijitalde-arastirmalara-hiz-verdi-395983">Turistler, Tatil Fırsatları için Dijitalde Araştırmalara Hız Verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Araştırmalara göre Metaverse&#8217;te sosyalleşmek ve öğrenmek daha kolay</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/arastirmalara-gore-metaversete-sosyallesmek-ve-ogrenmek-daha-kolay-362402</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Apr 2023 09:40:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmalara]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[kolay]]></category>
		<category><![CDATA[metaversete]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenmek]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362402</guid>

					<description><![CDATA[<p>Metaverse, teknoloji dünyasının olduğu kadar davranış bilimcilerin de gündemini meşgul ediyor. Araştırmalar, kişiselleştirilmiş avatarların daha gerçekçi bir deneyim sunduğunu ve sosyal anksiyeteyi azalttığını gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/arastirmalara-gore-metaversete-sosyallesmek-ve-ogrenmek-daha-kolay-362402">Araştırmalara göre Metaverse&#8217;te sosyalleşmek ve öğrenmek daha kolay</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Metaverse, teknoloji dünyasının olduğu kadar davranış bilimcilerin de gündemini meşgul ediyor. Araştırmalar, kişiselleştirilmiş avatarların daha gerçekçi bir deneyim sunduğunu ve sosyal anksiyeteyi azalttığını gösteriyor. </strong></p>
<p><strong>Sanal evrende yapılan eğitimlerin de öğrencilerin başarılarını yükselttiği görülüyor. Kurumsal şirketlere ve eğitim kurumlarına yönelik metaverse çözümleri sunan Cerebrum Tech Kurucusu Dr. Erdem Erkul, “Pandemiyle birlikte uzaktan çalışma ve uzaktan eğitim hızla hayatımıza girdi. </strong></p>
<p><strong>Araştırmalar, öğrencilerin avatarlarıyla katıldıkları eğitimlerde çok daha rahat söz aldıklarını, derslerdeki etkileşimin yükseldiğini gösteriyor. İş toplantıları da daha aktif ve verimli geçiyor. Metaverse kişiselleştirilmiş avatarların yaygınlaşmasıyla daha da yoğun ilgi görecek” diye konuştu.</strong></p>
<p>Teknoloji dünyasının trend konusu olan metaverse’teki gelişmelerin ekonomik yansımalarının nasıl ve hangi boyutta olacağı tartışılırken sosyal hayata ve insan psikolojisine etkileri de merak konusu. Son dönemde davranış bilimleri ve psikoloji alanında metaverse ile temel bileşenleri sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) gibi teknolojiler üzerine yapılan araştırmalar hızla arttı. Araştırmalara göre, 3 boyutlu sanal dünyada avatarlarla katılınan etkinliklerde, insanların topluluk içinde yaşadığı sosyal anksiyetenin büyük oranlarda azaldığı görülüyor. Kullanıcıların beğenilmeme kaygısını ve topluluk önünde konuşamama gibi fobilerini metaverse’teki avatarlarıyla kolayca aştığı biliniyor. Sanal evrende kullanılan avatarlar halihazırda yaygın olarak kullanılan görüntülü toplantı uygulamalarına göre çok daha fazla etkileşim kurmayı sağlıyor. </p>
<p><strong>Sanal derslere katılan öğrenciler daha yüksek notlar aldı</strong></p>
<p>Araştırmalar, özellikle eğitim hayatında öğrencilerin sanal evrendeki derslerde daha başarılı olduklarını ortaya koyuyor. Çin’de yabancı dil eğitimi üzerine yapılan deneylerde, sanal evrende dijital materyallerle desteklenen derslere avatarlarıyla katılan öğrencilerin konuşmaktan çekinmeden derslere aktif katılarak daha hızlı öğrendikleri ve sınavlarda yaklaşık yüzde 20 daha yüksek not aldıkları belirlendi. ABD ve Fransa’da yapılan araştırmalarda da avatarlarla yapılan derslerde öğrencilerin kendilerini daha rahat hissettikleri ve daha kolay etkileşim kurabildikleri gözlemlendi.   </p>
<p><strong>Uzaktan eğitimde “yapay zekalı öğretmenler” gündemde</strong></p>
<p>3 boyutlu iletişim platformu CereMeet ile kurumsal şirketlere ve eğitim kurumlarına metaverse çözümleri üreten yeni nesil teknoloji şirketi Cerebrum Tech’in Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erdem Erkul, “Pandemiyle birlikte metaverse teknolojilerinin sunduğu fayda ve olanaklar daha çok tartışılır oldu. Bu dönemde uzaktan çalışma ve uzaktan eğitim başlıkları hızla hayatımıza girdi. Görüntülü toplantı uygulamaları üzerinden yapılan etkinlikler kullanıcılara yeterli etkileşim imkanı sunmuyor. Metaverse ise örneğin iş dünyası için maliyetleri azaltıp, karbon ayak izini düşürerek sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarını sağlanmasının yanı sıra daha etkileyici etkileşim sağlayabildikleri toplantı ve etkinlikler düzenleyebilmelerine imkan tanıyor. Metaverse’te yapılan şirket içi toplantılar çalışanların da verimliliğini artırıyor. Bunun bir yansıması da eğitim yaşamında karşımıza çıkıyor. Uzaktan eğitim ve sertifika programları tüm dünyada yoğun ilgi görüyor. Biz de ülkemizde çok değerli yükseköğretim kurumlarıyla iş birliği içerisinde metaverse dünyasını eğitim için sunuyoruz. Metaverse’te dijital materyallerle yapılan eğitim çok daha fazla akılda kalıcı olabiliyor. Bunun yanında yakın zamanda yapay zekalı sesli asistanlarla öğrencilerin istedikleri derse girerek, anlamadıkları konuları sormaları da bu teknolojilerle mümkün olacak” değerlendirmesinde bulundu.    </p>
<p><strong>Gerçekçi avatarlar “orada olma” hissini artırıyor</strong></p>
<p>Stanford Üniversitesi Sanal Etkileşim Laboratuvarı’nca aralık ayında yayınlanan araştırmada da, geniş mimari tasarım içerisinde ya da doğada olma hissi veren sanal ortamların stres seviyelerinde düşüşe ve mutluluk hissi gibi olumlu duyguların artışına neden olduğu belirlendi. 8 hafta boyunca 272 kişi üzerinde yapılan araştırma, kendilerine benzeyen kişiselleştirilmiş avatarlar sayesinde kullanıcıların “orada olma” hissini daha kolay yaşadığı ve diğer kullanıcılarla daha uyumlu hareket ettiklerini göz önüne serdi. Araştırma, sanal evrende zaman geçirdikçe yaşanan deneyimin daha gerçekçi hissedildiğini de söylüyor. </p>
<p><strong>İş hayatında kişiye özel avatar tercih ediliyor</strong></p>
<p>CereMeet’i tercih eden müşterilerine jenerik avatarların yanı sıra kişiselleştirilmiş avatar oluşturma imkanı da sağladıklarını belirten Dr. Erdem Erkul, “Sosyalleşme amaçlı metaverse etkinliklerinde eğlence amaçlı jenerik avatarlar daha sık tercih edilebilirken, iş yaşantısıyla bağlı durumlarda kullanıcılar gerçek hayattaki hallerine daha çok benzeyen avatarlar kullanmayı talep ediyor. Sektördeki rakiplerimizden ayrışarak kişiye özel tasarladığımız gerçekçi 3 boyutlu dijital avatarların iş toplantılarındaki verimliliği ve konsantrasyonu önemli ölçüde artırdığını görüyoruz. Metaverse’ün kişiselleştirilmiş avatarların kullanımıyla daha da yoğun ilgi göreceğini düşünüyoruz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/arastirmalara-gore-metaversete-sosyallesmek-ve-ogrenmek-daha-kolay-362402">Araştırmalara göre Metaverse&#8217;te sosyalleşmek ve öğrenmek daha kolay</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
