<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>araştırma | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/arastirma/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/arastirma</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 May 2026 10:55:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>araştırma | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/arastirma</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması, 2025</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-suc-magduriyeti-arastirmasi-2025-636723</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2026 10:55:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hırsızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Mağduriyet]]></category>
		<category><![CDATA[mağduriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[suç]]></category>
		<category><![CDATA[Suç Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636723</guid>

					<description><![CDATA[<p>Araştırma kapsamında 15 ve üzeri yaştaki 18 bin 378 kişi ile görüşüldü</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-suc-magduriyeti-arastirmasi-2025-636723">Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Araştırma kapsamında 15 ve üzeri yaştaki 18 bin 378 kişi ile görüşüldü</strong><br /> </p>
<p>Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması (TSMA), 2025, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından ilk defa gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacı, bireyin ve hanehalkının suç mağduriyetini, mağduriyet sonrası davranışlarını ve güvenlik algılarını ölçmektir. Araştırma; seçilmiş suç türlerinde mağduriyetin yaygınlık hızına ilişkin göstergelerin üretilmesine, mağdurların adli mercilere başvuru durumlarının incelenmesine ve güvenlik algısının değerlendirilmesine imkân sağlamaktadır.</p>
<p>TSMA alan uygulaması, 6 Ekim 2025 &#8211; 19 Aralık 2025 tarihleri arasında Türkiye genelinde yürütülmüştür. Araştırma kapsamında, içinde 15 ve üzeri yaşta fert bulunan <strong>21 bin 500 örnek hane </strong>belirlenmiştir. Örneklem tasarımı, Türkiye toplamı ve TÜİK tarafından güncel ihtiyaçlar doğrultusunda revize edilen kent-kır sınıflaması bazında tahmin üretecek şekilde yapılmıştır. Veriler, örnek hanelerde yaşayan 15 ve üzeri yaşta <strong>18 bin 378 kişi </strong>ile yapılan bilgisayar destekli yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. TSMA&#8217;da her haneden tesadüfi olarak seçilen bir kişi ile görüşülmüştür.</p>
<p>Fertlere; güvenlik algıları, seçilmiş suç türlerinden son üç yıl ve son bir yıl içinde mağduriyet yaşayıp yaşamadıkları ve mağduriyet yaşamışsa son mağduriyetin ayrıntılarına ilişkin sorular sorulmuştur. Araştırmada hanehalkını etkileyen suç mağduriyetleri kapsamında araç hırsızlığı, araç parçalarının hırsızlığı, araçtan kişisel eşyanın çalınması, motosiklet/moped hırsızlığı ve evden hırsızlık ele alınmıştır. Kişisel suç mağduriyetleri kapsamında ise yağma, hırsızlık, banka dolandırıcılığı, tüketici dolandırıcılığı, bilişim suçları, saldırı/yaralanma, tehdit, rüşvet, cinsel olmayan taciz ve cinsel taciz yer almıştır.</p>
<p>Araştırma sonuçlarından elde edilen temel bulgular aşağıda verilmiştir.</p>
<p><strong>Suçtan korunmak amacıyla evde alınan güvenlik önlemleri arasında %70,7 ile ilk sırayı zırhlı/çelik kapı aldı   <br /> </strong><br />Suçtan korunmak amacıyla hanehalkının evde aldığı güvenlik önlemleri incelendiğinde; en yüksek %70,7 ile zırhlı/çelik kapı, %35,5 güvenlik kamerası ve %28,0 pencerelere panjur veya korkuluk oldu. En düşük %4,7 hırsız alarmı, %4,8 bekçi köpeği ve %5,5 ile biber gazı/elektro şok oldu.</p>
<p>Alınan güvenlik önlemleri kent-kır sınıflamasına göre incelendiğinde; ateşli silah ve bekçi köpeği önlemlerinin kırda, pencerelere panjur veya korkuluk önleminin ise orta yoğun kentte diğer yerleşim yerlerine göre daha yüksek oranda olduğu görüldü. Zırhlı/çelik kapı, güvenlik kamerası, daha yüksek çit veya duvar, özel kapı kilitleri, güvenlik görevlisi, biber gazı/elektro şok ve hırsız alarmı önlemlerinin ise yoğun kentte diğer yerleşim yerlerine göre daha yüksek oranda olduğu görüldü.</p>
<p><strong>Kent-kır sınıflamasına göre suçtan korunmak için evde alınan güvenlik önlem türü, 2025</strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/turkiye-suc-magduriyeti-arastirmasi-2025-0-lRSJeAEa.png"/></p>
<p><strong>Son bir yıl içinde bireylerin %3,5&#8217;i bilişim suçlarına, %2,8&#8217;i tüketici dolandırıcılığına maruz kaldı</strong></p>
<p>Araştırmada yer alan suç türleri için 15 ve üzeri yaştaki nüfusun son bir yıl içinde en az bir kez mağdur olma oranı, bir başka ifade ile yaygınlık hızı, değerlendirildiğinde; cinsel olmayan taciz %4,6, bilişim suçları %3,5, tüketici dolandırıcılığı %2,8 ile ilk sıralarda yer aldı. Yağma %0,1; araç hırsızlığı %0,2 ve araçtan kişisel eşyanın çalınması %0,6 ile en düşük yaygınlık hızına sahip suç türleri oldu.</p>
<p><strong>Son bir yıl içindeki suç mağduriyeti yaygınlık hızı, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/turkiye-suc-magduriyeti-arastirmasi-2025-1-daxaAmG8.png"/></p>
<p><strong>Yaşadığı suç mağduriyetini resmi bir merciye bildirme oranının en yüksek olduğu suç türü %81,3 ile araç hırsızlığı oldu</strong></p>
<p>Araştırmada yer alan suç türleri için, yaşanan son suç mağduriyeti olayını resmi bir merciye bildirme oranı incelendiğinde; en yüksek bildirme oranına sahip suç %81,3 ile araç hırsızlığı oldu. Bunu %68,4 ile motosiklet/moped hırsızlığı ve %53,3 ile saldırı ve yaralanma izledi. En düşük bildirme oranına sahip suç türleri ise sırasıyla %5,1 rüşvet, %11,0 cinsel taciz ve %14,7 cinsel olmayan taciz oldu.</p>
<p><strong>Suç mağduriyeti olayını resmi bir merciye bildirme oranı, 2025</strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/turkiye-suc-magduriyeti-arastirmasi-2025-2-DLYYrORZ.png"/></p>
<p><strong>Çalınan eşya veya oluşan maddi kaybın toplam değeri çoğunlukla &#8220;24 999 TL ve altında&#8221; oldu</strong></p>
<p>Son yaşanan suç mağduriyeti olayında çalınan eşya veya oluşan maddi kaybın 2025 yılı toplam değeri incelendiğinde, tüm suçlar için en yüksek oranın &#8220;24 999 TL ve altında&#8221; gerçekleştiği görüldü. Evden hırsızlık ve tüketici dolandırıcılığında &#8220;100 000 TL ve üzeri&#8221; ikinci sırada yer alırken, diğer suç türlerinde &#8220;25 000-99 999 TL&#8221; arası ikinci sırada yer aldı.</p>
<p><strong>Suç mağduriyeti olayında çalınan eşya/maddi kaybın değeri, 2025</strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/turkiye-suc-magduriyeti-arastirmasi-2025-3-SSWjabBm.png"/></p>
<p><strong>Evden hırsızlık olaylarının %15,5&#8217;inde elektronik/elektrikli eşya çalındı</strong></p>
<p>Son yaşanan suç mağduriyeti olayında çalınan eşyanın türü incelendiğinde, evden hırsızlık olaylarının %16,6&#8217;sında evden bir şey çalınmazken; %15,5&#8217;inde elektronik/elektrikli eşya ve %14,9&#8217;unda mücevher, saat, altın çalındı. Diğer hırsızlık olaylarında ise çalınan eşya %19,4&#8217;ünde cüzdan/çanta/bavul ve evrak çantası, %15,2&#8217;sinde cep telefonu oldu.</p>
<p><strong>Suç türüne göre çalınan eşya türü, 2025</strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/turkiye-suc-magduriyeti-arastirmasi-2025-4-drP4vtjp.png"/></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-suc-magduriyeti-arastirmasi-2025-636723">Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky, Dijital Takip ve Kişisel Veri İfşasına Karşı Uyarıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-dijital-takip-ve-kisisel-veri-ifsasina-karsi-uyariyor-636672</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2026 10:02:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[çevrim]]></category>
		<category><![CDATA[cihaz]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[fşasına]]></category>
		<category><![CDATA[istismar]]></category>
		<category><![CDATA[İz]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Stalkerware]]></category>
		<category><![CDATA[takip]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636672</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky, teknoloji destekli istismara ilişkin küresel araştırmasına* dayanan yeni raporunu yayımladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-dijital-takip-ve-kisisel-veri-ifsasina-karsi-uyariyor-636672">Kaspersky, Dijital Takip ve Kişisel Veri İfşasına Karşı Uyarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky, teknoloji destekli istismara ilişkin küresel araştırmasına* dayanan yeni raporunu yayımladı. Rapora göre katılımcıların %8,5’i dijital takip (stalking) mağduru olduğunu belirtirken, %5,4’ü kişisel bilgilerin çevrim içi ortamda ifşa edildiğini (doxing) ifade etti. Raporda ayrıca dijital takip hizmetlerine ilişkin dark web analizlerine ve stalkerware ekosisteminin giderek değişen yapısına dair önemli bulgulara da yer veriliyor.</strong></p>
<p>Teknoloji destekli istismar; akıllı telefonlar, sosyal medya platformları veya çevrim içi servisler aracılığıyla gerçekleştirilen ya da bu teknolojilerle güçlendirilen her türlü istismar davranışını ifade ediyor. Bu kapsamda çevrim içi taciz, dışlama, siber takip, kimlik taklidi ve izinsiz gözetim gibi çok geniş bir alanı kapsıyor. Söz konusu davranışlar çoğu zaman fiziksel bir iz bırakmadığı ve günlük iletişimin içine gömülü şekilde gerçekleştiği için birçok kullanıcı bunları istismar olarak tanımlayamıyor. Bu durum ise zararlı davranışların normalleşmesine veya göz ardı edilmesine yol açabiliyor.</p>
<p><strong>UCL Bilgisayar Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi ve Cinsiyet ve Teknoloji Araştırma Laboratuvarı Başkanı Doç. Dr. Leonie Maria Tanczer</strong>, konuyla ilgili şunları söylüyor: “<em>Teknoloji destekli istismar hâlâ bağımsız bir zarar kategorisi olarak yeterince tanınmıyor. Bunun temel nedenlerinden biri de hangi davranışları kapsadığına dair ortak bir anlayışın bulunmaması ve araştırmamızın bu durumu açık biçimde ortaya koyması. Bu belirsizlik, birçok deneyimin isimlendirilememesine, raporlanamamasına ve destek mekanizmalarına ulaşamamasına neden oluyor. Ortak bir çerçeve olmadan sorunun boyutunu ölçmek ve etkili çözümler geliştirmek de oldukça zorlaşıyor</em>.”</p>
<p>Kaspersky’nin küresel araştırma bulgularına ek olarak, siber tehdit ortamının sürekli evrilmesi de takip ve ifşa gibi teknoloji destekli istismar risklerinin giderek büyüdüğünü ortaya koyuyor. Kaspersky Dijital Ayak İzi İstihbaratı (DFI) uzmanları, karanlık ağ forumlarında fiyatları 50 ile 4 bin dolar arasında değişen ve giderek büyüyen bir &#8220;doxing&#8221; (ifşa) hizmeti ekosistemi tespit etti. Uzmanlar ayrıca, bireyleri izleme veya kişisel verileri ele geçirme yeteneğine sahip &#8220;stalkerware&#8221; adı verilen gelişmiş gözetleme araçlarının varlığına dikkat çekiyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/kaspersky-dijital-takip-ve-kisisel-veri-ifsasina-karsi-uyariyor-0-dbA1d2PS.jpg"/></p>
<p><em>Dark web forumlarında paylaşılan bir mesaj örneği</em></p>
<p>Gizli takip yazılımları (stalkerware); bir kişinin özel hayatını, mobil cihazı üzerinden gizlice gözetlemeyi sağlayan program, uygulama ve cihazları ifade ediyor. Bu yazılımları kullanan kişiler; kurbanın web aramaları, coğrafi konumu, kısa mesajları, fotoğrafları ve sesli aramaları dahil olmak üzere cihaz üzerindeki faaliyetleri uzaktan izleyebiliyor.</p>
<p>Kaspersky, 2024–2025 döneminde daha önce görülmemiş 33 farklı stalkerware ailesi tespit etti. Etkilenen kullanıcılar ise 160’tan fazla ülkede belirlendi.</p>
<p><strong>Kaspersky Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT) Amerika ve Avrupa Araştırma Merkezi Başkan Vekili ve Baş Güvenlik Araştırmacısı Tatyana Shishkova</strong>, konuya dair şunları söylüyor: <em>&#8220;İnternet bağlantısı olan herkes tarafından kolayca indirilip kurulabilen gizli takip yazılımları, faillerin kurbanın akıllı telefonuna istedikleri yerden uzaktan erişmesine olanak tanıyor. Yazılım, arka planda görünmez bir şekilde çalıştığı için kurbanların büyük kısmı attıkları her adımın izlendiğinin farkına bile varmıyor. Bu nedenle, bu tür faaliyetlerin nasıl tespit edileceğini bilmek ve takip edildiğinden şüphelenen kullanıcıların ne yapması gerektiğinin bilincinde olmak hayati önem taşıyor.&#8221;</em></p>
<p>Stalkerware kaynaklı tehditlerin giderek artması ve bu alanda koordineli mücadele ihtiyacının güçlenmesiyle birlikte Kaspersky, çevrim içi taciz ve siber takiple mücadele amacıyla kurulan Coalition Against Stalkerware oluşumunun kurucu ortakları arasında yer alıyor. Söz konusu uluslararası çalışma grubu; teknoloji şirketleri, sivil toplum kuruluşları, araştırma kurumları ve kolluk kuvvetlerini bir araya getiriyor.</p>
<p><strong>Olası stalkerware mağdurlarına yönelik öneriler</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<ul>
<li>Potansiyel tehditleri tespit etmeye yardımcı olacak güvenilir güvenlik çözümleri kullanın. Örneğin Kaspersky’nin Android uygulamalarında yer alan “Who’s Spying on Me” özelliği, stalkerware yazılımlarını, izleme yeteneğine sahip şüpheli uygulamaları ve çevrim dışı takip amacıyla kullanılabilecek bilinmeyen Bluetooth cihazlarını tespit edebiliyor. Bu tür araçlar; konum verileri, mesajlar, çağrı geçmişi, internet hareketleri veya tuş kayıtları gibi hassas bilgilere gizlice erişen yazılımlar konusunda kullanıcıları uyarabiliyor.</li>
<li>Şüpheli stalkerware yazılımlarını hemen kaldırmayın. Bu durum saldırganı uyarabilir ve riski artırabilir. Öncelikle mevcut durumu değerlendirin ve destek kuruluşlarıyla iletişime geçin.</li>
<li>Destek hizmetlerine ulaşmak, kaynak araştırmak veya durumunuzla ilgili iletişim kurmak için güvenli olduğundan emin olduğunuz bir cihaz kullanın.</li>
<li>Olağandışı hızlı pil tüketimi, açıklanamayan veri kullanımı, tanımadığınız uygulamalar veya “Bilinmeyen kaynaklar” ayarının etkin olması gibi işaretlere dikkat edin.</li>
<li>Hesaplarınızı güçlü ve benzersiz parolalarla koruyun. Şifre değişikliklerini güvenli olduğundan emin olduğunuz bir cihaz üzerinden gerçekleştirin.</li>
<li>Size özel yönlendirme almak için aile içi şiddet veya stalkerware destek kuruluşlarıyla iletişime geçin. En yakın destek kuruluşunu Coalition Against Stalkerware internet sitesi üzerinden bulabilirsiniz.</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-dijital-takip-ve-kisisel-veri-ifsasina-karsi-uyariyor-636672">Kaspersky, Dijital Takip ve Kişisel Veri İfşasına Karşı Uyarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık Sen’den Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hakkında Yetki Açıklaması</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglik-senden-cigli-egitim-ve-arastirma-hastanesi-hakkinda-yetki-aciklamasi-636601</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2026 05:24:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[çiğli]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636601</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık Sen’den Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hakkında Yetki Açıklaması</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-senden-cigli-egitim-ve-arastirma-hastanesi-hakkinda-yetki-aciklamasi-636601">Sağlık Sen’den Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hakkında Yetki Açıklaması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Sen İzmir 1 No’lu Şube yönetimi İzmir İl Sağlık Müdürlüğüne yazdığı dilekçe ile, müdürlüğün 18 Mayıs tarihli yazısında yer verilen görüşe itiraz etti ve gerekçelerini tek tek anlattı.</p>
<p><b>Müdürlüğün 18 Mayıs Tarihli Görüş Yazısı, Yüksek Yargı İçtihatlarına Açıkça Aykırıdır</b></p>
<p>Sağlık Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Gencer Yılmaz ve Şube Başkan Yardımcısı Okyanus Durmaz imzalı dilekçede şu ifadelere yer verildi. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 18.05.2026 tarihli görüş yazısında, sendika üyeliğinden çekilme bildirimlerinde otuz günlük sürenin hesaplanmasına ilişkin olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 92. maddesi ile genel hukuk ilkelerine atıf yapılmış ve sürenin başlangıcında başvuruyu takip eden günün birinci gün olarak sayılması gerektiği mütalaa edilmiştir. Ancak idare tarafından tesis edilen bu görüş, normlar hiyerarşisine, özel kanun hükümlerinin önceliği ilkesine ve yerleşik yüksek yargı içtihatlarına açıkça aykırıdır. Söz konusu hatalı yoruma karşı hukuki itirazlarımız ve konunun yasal dayanakları aşağıda detaylı olarak açıklanmıştır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bsha.com.tr/wp-content/uploads/2020/02/turk-yerel-hizmet-senden-hukuk-zaferi-9157960.jpg"/></p>
<p>1-) Özel Kanun Hükmü Gereği Süre Başvurunun Yapıldığı Gün Başlar ,</p>
<p>4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 16. maddesinin üçüncü fıkrasında çekilme işleminin ne zaman hüküm ifade edeceği hiçbir yoruma mahal bırakmayacak açıklıkta düzenlenmiştir. Özel kanun niteliğindeki bu düzenleme karşısında, idarenin genel nitelikli 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu veya 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki süre hesaplama kurallarına dayanması hukuken mesnetsizdir. Danıştay 10. Dairesinin 28.06.2021 tarihli, E. 2016/2111 ve K. 2021/3661 sayılı kararında ilgili kanun hükmü “Çekilme, kamu işverenine başvurma tarihinden başlayarak otuz gün sonra geçerli olur.” şeklinde vurgulanmış ve devamında “Çekilme, kamu işverenine başvurma tarihinden başlayarak otuz gün sonra geçerli olur. Çekilenin bu süre içinde başka bir sendikaya üye olması halinde yeni sendikaya üyeliği, bu sürenin bitim tarihinde kazanılır.” denilerek kanunun lafzının doğrudan uygulanması gerektiği hükme bağlanmıştır. İlgili Danıştay kararı, Anayasal güvence altındaki sendikal hakların idari yorumlarla kısıtlanamayacağını belirtmekte olup kararda “Anayasa’nın 51. maddesi ile 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 14. maddesinde sendikaya üye olmak veya sendika üyeliğinden ayrılmak konusunda serbesti tanındığı” açıkça ifade edilmiştir. Ayrıca idari süreçlerdeki usuli hataların sendika üyelerinin haklarını zedelemeyeceği “Dilekçelerin dava konusu işlemde tasdiklendiği, personel hakkında soruşturma başlatıldığı, idareden kaynaklanan usulsüzlüğün davacı sendikaya ve dilekçe sahiplerine yükletilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.” tespitiyle karara bağlanmıştır.</p>
<p>Yargıtay İçtihatlarında Başvuru Günü Esas Alınmaktadır, Yüksek mahkeme kararları incelendiğinde, sendikadan çekilme süresinin hesaplanmasında ertesi günün değil, bizzat başvurunun yapıldığı günün esas alındığı istikrarlı bir şekilde görülmektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 03.10.2024 tarihli, E. 2024/11008 ve K. 2024/13074 sayılı kararında, ilk derece mahkemesinin “üyelerin bildirim formlarını imza tarihlerinde çekilme iradesinin ortaya çıktığı, 20.05.2022 tarihi itibarıyla 30 günlük sürelerin dolduğu” yönündeki tespiti onanmış ve “istifanın hukuken geçerli olduğu, sendika üye listesi düzenlenirken hesaba dâhil edilmemelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı” sonucuna varılmıştır. Bu karar, sürenin bizzat iradenin ortaya konduğu başvuru tarihinden itibaren işlemeye başladığını kanıtlamaktadır.</p>
<p><b>Sağlık Müdürlüğü’nün Tezi Mahkemelerce Reddedilmiştir</b></p>
<p>İzmir İl Sağlık Müdürlüğünün görüş yazısında savunduğu sürenin ertesi gün başlatılması tezi, Yargıtay denetiminden geçen uyuşmazlıklarda mahkemelerce açıkça reddedilmiş ve kararlar bu yönde düzeltilmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 04.12.2025 tarihli, E. 2025/8275 ve K. 2025/9580 sayılı kararına konu olan uyuşmazlık, doğrudan “4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamında sendika üye sayılarına ilişkin tespitin ve istatistiğin düzeltilmesi istemine” ilişkindir. Davalı tarafın “otuz günlük sürenin işletilmesinde, üyelikten çekilme formunun Kuruma veriliş tarihinin esas alınması gerektiğini” yönündeki haklı itirazı Yargıtay tarafından kabul görmüştür. Yüksek mahkeme, süreyi ertesi günden başlatan hatalı hesaplamayı “İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan ’16/05/2024′ ibaresinin çıkartılarak yerine ‘15.05.2024’ ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA” şeklinde kesin surette düzeltmiştir. Ayrıca bu hatalı yoruma dayanan istinaf kararı için “temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA” hükmedilmiştir. Bu emsal karar, idarenin görüş yazısındaki süreyi bir gün öteleyen yaklaşımının hukuka aykırı olduğunu kesin olarak kanıtlamaktadır.</p>
<p>Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli, E. 2023/14638 ve K. 2023/13241 sayılı kararında da aynı ilke benimsenmiş ve “çekilmenin, kamu işverenine başvurma tarihinden başlayarak otuz gün sonra geçerli olacağı dikkate alındığında” denilerek başvuru tarihinin esas alınması gerektiği yinelenmiştir. Kararın devamında “Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekilmenin, kamu işverenine başvurma tarihinden başlayarak otuz gün sonra geçerli olacağı dikkate alındığında” ifadelerine yer verilmiş ve vazgeçme halleri için “istifa eden kişilerin aynı gün istifasını çekmesi sebebiyle sendika üyesi olarak kabul edilmelerinin usul ve kanuna uygun olduğu” belirtilerek “Mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir” denilmiştir.</p>
<p>Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 08.03.2016 tarihli, E. 2016/6980 ve K. 2016/5294 sayılı kararında “sendika üyeliğinden çekilme, sendikaya bildirim tarihinden itibaren bir ay sonra geçerlilik kazanır” kuralı vurgulanmış ve yeni üyelik geçişleri için “Çekilenin bir aylık süre içinde başka bir sendikaya üye olması hâlinde yeni üyelik bu sürenin bitimi tarihinde kazanılmış sayılır” tespiti yapılmıştır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 18.03.2019 tarihli, E. 2016/1500 ve K. 2019/5927 sayılı kararında ise hesaplamanın nasıl yapılacağı somut tarihlerle örneklendirilerek “sendika üyeliğinden çekilme notere başvurma tarihinden itibaren bir ay sonra geçerlidir.” denilmiş ve “Davacının önceki sendikadan çekilme işlemi 21.05.2009 tarihinde gerçekleşmiş olup, çekilme işlemi bir ay sonra 21.06.2009 tarihinde sonuç doğurur.” şeklinde kesin bir hesaplama yöntemi ortaya konmuştur. Bu sürenin bitiminin mali ve sendikal haklara etkisi de “Çekilenin bu bir aylık süre içerisinde başka bir sendikaya üye olması halinde yeni sendika üyeliği bu sürenin bitimi tarihinde kazanılmış sayılır.” ve “sendika üyeliğinin kazanıldığı tarih sonrası için bu işyerindeki toplu iş sözleşmesinde öngörülen temel ücret ödenir” ifadeleriyle karara bağlanmıştır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bsha.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/Goruntu-28-1.jpeg"/></p>
<p>Aynı doğrultuda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 26.12.2025 tarihli, E. 2025/9462 ve K.2025/10438 sayılı kararında da “6356 sayılı Kanun’un 19. maddesine göre üyelikten çekilmenin, sendikaya bildirim tarihinden itibaren bir ay sonra geçerlilik kazanacağı dikkate alındığında” ifadelerine yer verilmiş ve bu sürenin toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya doğrudan etkisi “davacının 01.04.2018-17.09.2018 tarihleri dışında sözü edilen toplu iş sözleşmesinden yararlanması mümkün değildir” şeklinde hüküm altına alınmıştır. Yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan yasal mevzuat ve emsal nitelikteki yüksek yargı kararları ışığında; İzmir İl Sağlık Müdürlüğünün 18.05.2026 tarihli görüş yazısında yer alan, sendikadan çekilme sürelerinin hesaplanmasında genel hükümlere dayanılarak ertesi günün birinci gün sayılması gerektiği yönündeki idari yorum hukuki dayanaktan yoksundur. 4688 sayılı Kanunun 16. maddesinin amir hükmü ve istikrar kazanmış Yargıtay kararları gereğince, üyelikten çekilme bildirimlerine ilişkin otuz günlük yasal sürenin, kamu görevlisinin çekilme bildirimini kurum evrak sistemine kaydettirdiği gün itibarıyla başlatılması gerekmektedir. Nitekim üye tespitine ilişkin ülke genelinde kamu kurumları tarafından kabul edilen genel görüş ve uygulama da bu yöndedir. Açıklanan nedenlerle, İzmir İl Sağlık Müdürlüğünün hukuka aykırı görüş yazısının kurumunuz nezdinde yapılacak işlemlerde dikkate alınmamasını, sendika üyeliğinden çekilme ve yeni Sendikaya üyelik işlemlerinde 4688 sayılı Kanunun açık lafzına ve sunmuş olduğumuz Yargıtay kararlarına uygun olarak başvurunun yapıldığı günün sürenin başlangıcı olarak kabul edilmesini ve işlemlerin bu hukuki gerçeklik çerçevesinde tesis edilmesi hususunda gereğini arz ederiz. (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-senden-cigli-egitim-ve-arastirma-hastanesi-hakkinda-yetki-aciklamasi-636601">Sağlık Sen’den Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hakkında Yetki Açıklaması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Yetki Savaşı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cigli-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-yetki-savasi-636599</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2026 20:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[çiğli]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[yetki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636599</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Türk Sağlık-Sen ile Sağlık-Sen arasında yaşanan yetki mücadelesi gündemin en sıcak başlıklarından biri haline geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cigli-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-yetki-savasi-636599">Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Yetki Savaşı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Türk Sağlık-Sen ile Sağlık-Sen arasında yaşanan yetki mücadelesi gündemin en sıcak başlıklarından biri haline geldi. İki sendika arasında yalnızca birkaç üyelik farkı bulunduğu belirtilirken, tartışmalı iki üyenin hangi sendikaya ait olduğunun yetki kararını doğrudan etkileyeceği ifade ediliyor.</p>
<p>İddiaya göre mevcut tabloda Sağlık-Sen’in üye sayısı Türk Sağlık-Sen’den üç fazla görünüyor. Ancak Türk Sağlık-Sen yönetimi, Sağlık-Sen listesinde yer aldığı belirtilen iki üyenin aslında kendi sendikalarına kayıtlı olduğunu savunuyor. Türk Sağlık-Sen’in bu konuda Yargıtay kararlarını dayanak göstererek haklılığını ortaya koyduğu ileri sürüldü.</p>
<p><b>İzmir Sağlık Müdürlüğü, Türk Sağlık Sen Lehinde Görüş Bildirdi İddiası</b></p>
<p>Hastanede yaşanan anlaşmazlığın ardından konunun İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’ne taşındığı öğrenildi. Sağlık Müdürlüğü hukuk servisinin yaptığı değerlendirmede ise Türk Sağlık-Sen lehine görüş bildirdiği öne sürüldü. Yetki tespit sürecinde son kararın nasıl şekilleneceği merak konusu olurken, hastane çalışanları da çıkacak sonucu yakından takip ediyor. Sendikalar arasındaki üyelik tartışmasının önümüzdeki günlerde yargıya taşınabileceği değerlendiriliyor. Son kararı Üye Tespit Komisyonunun vereceği ifade edildi.</p>
<p><b>Yargıtay kararında ne deniliyor?</b></p>
<p>Kararda, sürelerin hesaplanmasına ilişkin şu ifadeler yer alıyor:</p>
<p>Süreler gün olarak belirlenmiş ise tebliğ veya tefhim edildiği gün hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter.**”</p>
<p>Kararın ilgili bölümünde ayrıca şu hüküm yer aldı:</p>
<p>Süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne karşılık gelen bir gün yoksa, süre bu ayın son günü tatil saatinde biter.**”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cigli-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-yetki-savasi-636599">Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Yetki Savaşı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kimyasallar Yerine Doğa: Tarımda Mantar Devrimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kimyasallar-yerine-doga-tarimda-mantar-devrimi-634875</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 11:23:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[ekosistem]]></category>
		<category><![CDATA[Kimyasallar]]></category>
		<category><![CDATA[mantar]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[tarımda]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[yerine]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemler]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634875</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarım, artan nüfus ve iklim değişikliği gibi küresel zorluklar karşısında her zamankinden daha sürdürülebilir ve çevre dostu çözümlere ihtiyaç duyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kimyasallar-yerine-doga-tarimda-mantar-devrimi-634875">Kimyasallar Yerine Doğa: Tarımda Mantar Devrimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Tarım, artan nüfus ve iklim değişikliği gibi küresel zorluklar karşısında her zamankinden daha sürdürülebilir ve çevre dostu çözümlere ihtiyaç duyuyor. Geleneksel tarım yöntemlerinde yaygın olarak kullanılan kimyasallar kısa vadede verimi artırsa da uzun vadede toprak sağlığına, su kaynaklarına ve insan yaşamına zarar verebiliyor. Bu nedenle bilim insanları, doğayla uyumlu alternatif yöntemler geliştirmeye odaklanıyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>Bu yaklaşımlardan biri de Acıbadem Üniversitesi Medikal Biyoteknoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar’ın araştırmacı olarak yer aldığı uluslararası çalışmada ele alındı. Joint Genome Institute destekli projenin ilk bilimsel yayını olma özelliğini taşıyan çalışma, dünyanın en saygın bilimsel dergilerinden Nature Microbiology’de yayımlandı. Araştırma, tarımda kimyasallara alternatif olarak mantarların kullanımını bilimsel temellerle yeniden değerlendiriyor…</strong></em></p>
<p>Tarımın geleceğini doğayla uyumlu yöntemlerde arayan bu kapsamlı araştırma, özellikle “Trichoderma” adı verilen faydalı mantarların sürdürülebilir tarımdaki rolünü ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, “Biz bu çalışmada, doğada zaten bulunan ve toprağa fayda sağlayan mantarların tarımda nasıl daha etkili kullanılabileceğini inceledik. Amacımız, ekosistem dengesini gözeterek bitkileri daha doğal yollarla koruyabilmek” diyor.</p>
<p>Bu faydalı mantarların, bitkilerin ekolojik ortamında yer alarak onları zararlı mikroorganizmalara karşı koruduğunu belirten Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, “Bu mantarlar hem hastalık yapan etkenlerle mücadele ediyor hem de bitkinin daha sağlıklı büyümesine katkı sağlıyor. Böylece daha az kimyasal kullanarak verimli üretim yapmak mümkün hale geliyor” ifadelerini kullanıyor…</p>
<p><strong>Hedef, Doğaya Zarar Vermeden Üretimi Artırmak</strong></p>
<p>Araştırmanın yalnızca verim artışıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, “Toprağa verilen kimyasallar zamanla suya, havaya ve dolaylı olarak insan sağlığına da zarar verebiliyor. Bizim üzerinde durduğumuz yöntem ise doğaya zarar vermeden üretimi artırmayı hedefliyor. Yani hem çevre korunuyor hem de daha sağlıklı gıdaya ulaşmak mümkün oluyor” diyor.</p>
<p>Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, elde edilen bulguların tarımda daha sürdürülebilir bir yaklaşımın önünü açabileceğini de ifade ediyor: “Gelecekte tarımda doğayla uyumlu yöntemlerin daha fazla yer bulacağını düşünüyoruz. Bu tür faydalı mantarlar da bu dönüşümün önemli bir parçası olacak”…</p>
<p>Dünya genelinde her yıl milyonlarca ton kimyasal pestisit kullanımı, toprağı, su kaynaklarını ve ekosistemi tehdit ediyor. Bu durum, insan sağlığını da doğrudan etkileyen bir halk sağlığı sorunu haline geliyor. Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, biyolojik mücadele yöntemlerinin tarımda giderek daha fazla önem kazandığını ve doğa temelli çözümlerin uzun vadede daha sürdürülebilir sonuçlar sunduğunu vurguluyor. Doğanın kendi mekanizmalarına dayanan biyolojik çözümlerin önemine dikkat çeken çalışma, mantarların tarımda aktif birer “doğal müttefik” olarak kullanılabileceğini ortaya koyuyor.</p>
<p><b><strong> Tarımda Kimyasal Yerine Biyolojik Güç: Trichoderma Mantarı</strong></b></p>
<p>Trichoderma, doğada yaygın olarak bulunan ve bitki kökleriyle etkileşime girerek büyümeyi destekleyen bir mantar cinsi olarak biliniyor. Ancak bu geniş ailenin yalnızca küçük bir bölümü bugüne kadar tarımda kullanıldı. Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, Trichoderma türlerinin çeşitliliğinin ve işlevlerinin henüz tam olarak keşfedilmediğini, bu nedenle daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor. Araştırma kapsamında, Trichoderma’nın 500’ü aşkın türüne dair bilgi eksikliği ilk kez bu ölçekte ele alındı. Uluslararası ekip, 37 farklı Trichoderma alt türünü genomik, ekolojik ve fizyolojik açıdan analiz ederek, bugüne kadar yapılmış en kapsamlı “fenogenomik” çalışmalardan birini gerçekleştirdi. 140’tan fazla özellik ölçülerek, makine öğrenmesi yöntemleriyle gen-fenotip ilişkileri haritalandı.</p>
<p><b><strong>Mantarlar Nasıl Çalışıyor?</strong></b></p>
<p>Araştırma bulgularına göre Trichoderma’nın kökeni 66 ila 100 milyon yıl öncesine, yani Geç Kretase dönemine uzanıyor. Bu dönem, çiçekli bitkilerin yayılmaya başladığı ve ekosistemlerin dönüşüm geçirdiği bir zaman dilimi olarak biliniyor. Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, bu evrimsel sürecin mantarların farklı çevresel koşullara uyum sağlamasında kritik rol oynadığını belirtiyor. Çalışma, bu mantarların aslında toprakta değil, ağaç yüzeyleri ve orman ekosistemlerinde evrimleştiğini ortaya koyarak, tarımda kullanım biçimlerine dair önemli bir bakış açısı sunuyor.</p>
<p>Araştırmada elde edilen en dikkat çekici bulgulardan biri, Trichoderma türlerinin diğer mantarları hedef alarak onları baskılayabilme yeteneği oldu. Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, bu özelliğin tarımda biyolojik mücadele açısından büyük bir avantaj sağladığını ifade ediyor. Bu özellik, bitkilerde hastalığa neden olan patojen mantarların doğal yollarla kontrol altına alınmasını sağlıyor. Çalışmada incelenen alt türlerinin bitki büyümesini desteklediği; kök gelişimi, biyokütle artışı ve stres toleransını artırdığı belirlendi.</p>
<p><b>Ancak araştırma yalnızca umut verici sonuçlar değil, aynı zamanda önemli uyarılar da içeriyor. Bazı Trichoderma türlerinin bitkilere zarar verebildiği ve hatta belirli koşullarda insan sağlığı açısından risk oluşturabileceği ortaya kondu. Özellikle bazı türlerin bağışıklığı zayıf bireylerde enfeksiyona neden olabileceği vurgulandı.</b></p>
<p>Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, bu nedenle tarımda kullanılacak mikroorganizmaların dikkatle seçilmesi ve kapsamlı biyogüvenlik değerlendirmelerinden geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Tarımda kullanılacak biyolojik ajanların tür bazında dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor” şeklinde konuşuyor. </p>
<p><b> <strong>Doğayla Uyumlu, Kimyasallardan Uzak Tarım</strong></b></p>
<p>Araştırma, sürdürülebilir tarımın yalnızca kimyasallardan uzaklaşmak değil, doğayı bütüncül olarak anlamakla mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, Trichoderma gibi mikroorganizmaların doğru kullanılması halinde hem üretim verimliliğinin hem de ekosistem sağlığının birlikte korunabileceğini vurguluyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kimyasallar-yerine-doga-tarimda-mantar-devrimi-634875">Kimyasallar Yerine Doğa: Tarımda Mantar Devrimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Acı İddia: Genç Anne Enfeksiyon Nedeniyle Öldü!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/usak-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-aci-iddia-genc-anne-enfeksiyon-nedeniyle-oldu-634414</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2026 19:22:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[acı]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[ddia]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[hastanesinde]]></category>
		<category><![CDATA[uşak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634414</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Acı İddia: Genç Anne Enfeksiyon Nedeniyle Öldü!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/usak-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-aci-iddia-genc-anne-enfeksiyon-nedeniyle-oldu-634414">Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Acı İddia: Genç Anne Enfeksiyon Nedeniyle Öldü!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><strong>BSHA / Özel Haber –</strong> Enfeksiyon oranlarının yüksek olduğu ifade edilen Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bebeğini dünyaya getiren anne Sıla Ergün’ün (22) enfeksiyon nedeniyle yaşamını yitirdiği öne sürüldü. Aile sorumlu hekim ve idareciler hakkında suç duyurusunda bulunurken, “Yavrumuz ilk doğum gününe annesiz girecek” dedi. </span></p>
<p><b><strong>Uşak İl Sağlık Müdürlüğü, “Mesnetsiz İthamlar” Demişti! </strong></b></p>
<p><span>Bilim ve Sağlık Haber Ajansı’nın (BSHA) Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki enfeksiyon oranlarının yüksek olduğuna yönelik haberinin ardından, Uşak İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, “Söz konusu haber ve paylaşımlarda yer alan iddialar tamamen asılsız olup, hastanemizin bölge halkına sunmakta olduğu kaliteli ve güvenilir sağlık hizmetini hedef alan mesnetsiz ithamlardan ibarettir” açıklamasını yapmıştı.  </span><span>Uşak’ta yaşayan Sıla Ergün (22), 8 Eylül 2025 tarihinde ilk bebeğini sezaryen ameliyatı ile Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesinde dünyaya getirdi. Ameliyattan sonra ateşi çıkan Ergün, Anne Oteli’ne alındı. Ateşi çıktığı belirtilen bebek ise yenidoğan yoğun bakıma alındı. Genç kızın annesi Seval Güngör, Bilim ve Sağlık Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, “Bebeğimizi yenidoğan yoğun bakıma aldılar. Biz bebeği emzirmek için hastane içinde Anne Oteli’ne geçtik. Kızım burada ateşlendi. Acile gittik serum yapıldı. Kızım yine ateşlendi. Üç gün bu şekilde devam etti. Acil servise gittiğimizde enfeksiyon doktoru yeniden yatış yaptı. Annesi Enfeksiyon Servisinde yatarken bebeğimizi eve getirdik. Kızım ikinci ameliyata alındı. Ve bir gün sonra eve geldi. Evde de  ateşlenince Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Servisine getirdik. Bu serviste 10 gün kaldı ama organları iflas etti ve yaşamını yitirdi” dedi. </span></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/usak-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-aci-iddia-genc-anne-enfeksiyon-nedeniyle-oldu-0-RK76VQ8w.jpeg"/></p>
<p><b><strong>Doktor Kızımın Durumu İçin ‘Normal’ dedi ! </strong></b></p>
<p><span>Doktor kızım taburcu olurken ateşi vardı, ama Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı A.T.’nin kızının durumu için ‘normal’ dediğini savunan Ergün, “Doktoru aradım benim olduğumu öğrendikten sonra telefonlarımı açmadı. ‘Acildeyiz size ulaşamadık, bekliyoruz’ diye yazdım. Bizim aynı hastanenin acil servisinde olduğumuz da biliyordu. İki hafta geçtikten sonra enfeksiyon hastalıkları doktoru yatışımızı yaptık. Enfeksiyon doktoru çağırdıktan sonra geldi. Kızımı ikinci ameliyata aldı. Ameliyattan çıktıktan sonra kızımın ateşi vardı ama doktor yine bizi taburcu etti” diye konuştu. </span></p>
<p><b><strong>Annesiz doğum günü </strong></b></p>
<p><span>Kızları Derin’in eylül ayında ilk doğum gününü kutlayacağını belirterek, “Derin annesiz bir doğumgünü yaşayacak. Bizim ciğerimiz yandı. Sorumlular kimse bulunsun” dedi. </span></p>
<p><b><strong>İkinci defa neden ameliyata neden alındı? </strong></b></p>
<p><span>Enfeksiyon nedeniyle yaşamını yitirdiği öne sürülen kızının ikinci kez neden ameliyatı alındığını bilmediklerini anlatan anne, “İkinci ameliyata kızımı neden aldılar bilmiyorum” dedi.</span></p>
<p><b>Avukattan Açıklama</b></p>
<p>Ailenin Avukatı Vedat Atak, annenin enfeksiyon nedeniyle yaşamını yitirdiği iddiasıyla doktoru ve sorumlu idareciler hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, mülki idari amirinden soruşturma izni beklediklerini ifade etti. <span>(BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) </span></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/usak-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-aci-iddia-genc-anne-enfeksiyon-nedeniyle-oldu-634414">Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Acı İddia: Genç Anne Enfeksiyon Nedeniyle Öldü!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzay Biyolojisi Araştırmalarında Türkiye İmzası!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzay-biyolojisi-arastirmalarinda-turkiye-imzasi-634248</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2026 09:12:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmalarında]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[mzası]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634248</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen “Toplum İçin Bilim Eğitim Seminerleri” devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzay-biyolojisi-arastirmalarinda-turkiye-imzasi-634248">Uzay Biyolojisi Araştırmalarında Türkiye İmzası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen “Toplum İçin Bilim Eğitim Seminerleri” devam ediyor. Bu kapsamda Üsküdar Üniversitesi TRGENMER Müdürü / Proje Yürütücüsü Dr. Cihan Taştan, bilim meraklılarıyla buluştu. </p>
<p>“Proje Serüvenim ve Uzay Biyolojisi” başlıklı seminerde konuşan Dr. Cihan Taştan, uzayın insan sağlığı üzerindeki etkilerine dair dikkat çekici veriler aktarıldı.</p>
<p>Dr. Taştan, toplumda bilim farkındalığını artırmayı hedefleyen etkinlikte, uzayın artık Türkiye için yeni bir araştırma alanı haline geldiğini ve uzay çalışmalarının yalnızca bilimsel değil; kanser biyolojisi, nörodejeneratif hastalıklar, logevity (uzun yaşam) ve sağlıklı yaşamanın uzay şartlarındaki biyolojisini açıklamanın yanında ekonomik açıdan da yüksek katma değer ürettiğine dikkat çekti.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi’ne 2020 yılında katılan Dr. Cihan Taştan, 2021’de Transgenik Hücre Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi (TRGENMER)’ni, Kurucu Rektör Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın desteğiyle hayata geçirdiklerini belirtti.</p>
<p>Dr. Taştan, yurt dışında özellikle New York University ve akabinde Jackson Laboratory Genomic Medicine’daki deneyimlerinden edindiği bilgi ve teknolojik altyapıyı TRGENMER bünyesine taşıdıklarını ifade ederek, böylece daha önce NASA’ya doktora sonrası araştırmalar için yönelttiği bilimsel soruları şimdi Türkiye’de, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ve Tübitak Uzay destekleriyle; Üsküdar Üniversitesi çatısı altında çalışma imkânı bulduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Uzayda Yerçekimsiz ortam insan gen ifadesini değiştiriyor</strong></p>
<p>Uzayda “mikrogravite” yani yerçekimsiz ortamın insan biyolojisi üzerindeki etkileri konusuna dikkat çeken Dr. Taştan, laboratuvar ortamında mikrogravite koşullarını simüle ederek başlayan çalışmaların, gerçek uzay görevleriyle ileri bir aşamaya taşındığını belirtti.</p>
<p>Türkiye’nin ilk insanlı uzay misyonu kapsamında seçilen 13 projeden biri olan “Message (<strong>M</strong>icrogravity <strong>A</strong>ssociated <strong>G</strong>enetics)” projesiyle, astronotların genetik ifadesindeki değişimlerin incelendiğini anlatan Dr. Cihan Taştan, çalışmada, uzayda alınan kan örnekleri ile dünyadaki örnekler karşılaştırılarak mikrogravitenin gen ifadesi üzerindeki etkilerinin analiz edildiğini kaydetti.</p>
<p><strong>Astronotlarla birebir eğitim ve deney süreci</strong></p>
<p>“Proje sürecinde lisans ve lisansüstü düzeyde birçok öğrenci aktif rol alırken, Türkiye’nin ilk uzay araştırmaları kaynaklı yüksek lisans tezleri de bu çalışmalarla ortaya çıktı. Halen çok sayıda tez ve araştırma devam ediyor. Deneylerin uzayda uygulanabilmesi için Türk astronotlar Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever, üniversite laboratuvarlarında kapsamlı eğitimlerden geçti. Tüm deney protokolleri önceden hazırlanarak uzayda uygulanacak şekilde planlandı.” diyen Dr. Taştan, Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği görev ve ardından Atasever’in yörünge altı uçuşuyla birlikte genetik ifade analiz çalışmalarının başlatıldığını söyledi.</p>
<p><strong>İki farklı uzay göreviyle kritik karşılaştırma</strong></p>
<p>Araştırmanın en önemli yönlerinden birinin iki farklı uzay görevinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi olduğunu söyleyen Dr. Cihan Taştan, ilk görevde astronotlar yaklaşık 440 kilometre yüksekliğe çıkarken, ikinci görevde Atasever’in 100 kilometrelik yörünge altı uçuşunun analiz edildiğini ifade etti.</p>
<p>Bu sayede yalnızca yerçekimsiz ortamın etkilerinin, kozmik radyasyon ve stres gibi diğer faktörlerden ayrıştırılarak değerlendirilebildiğini dile getiren Dr. Taştan, mikrogravitenin (yerçekimsiz ortamın) uzayın biyolojik etkilerini anlamada önemli bir “biyo-belirteç” olarak değerlendirildiğini belirterek, bu sayede daha önce tanımlanmamış ve karakterize edilmemiş birçok genin keşfedilmesine yönelik veriler elde ettiklerini ifade etti.</p>
<p><strong>Kan örnekleri -80 derecede saklandı</strong></p>
<p>“Çalışmalar kapsamında yalnızca gen düzeyinde değil, aynı zamanda uzun yaşamla ilişkili telomer yapısı ve longevity genlerinin ifade değişimleri gibi kritik biyolojik mekanizmalar da mikrogravite koşullarında incelendi.” diyen Dr. Taştan, araştırma sürecinde, Dragon kapsülüyle Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) gönderilen üç astronottan — Türk ve uluslararası ekip üyelerinden — uzaya çıkmadan önce kan örnekleri alındığını, bu örneklerin özel koşullarda -80°C’de saklandığını aktardı.</p>
<p>ISS’e ulaşıldıktan sonra astronotlardan 4., 7. ve 10. günlerde, belirlenen protokoller çerçevesinde ve belirli fizyolojik hazırlık süreçlerinin ardından (egzersiz ve kontrollü beslenme düzeni gibi) tekrar kan örnekleri alındığını ifade eden Dr. Taştan, toplanan örneklerin, ISS’e özel olarak tasarlanmış -80°C MELFI buzdolaplarında muhafaza edilerek Dünya’ya ulaştırıldığını belirtti.</p>
<p>Dr. Cihan Taştan, Houston üzerinden İstanbul’a, Üsküdar Üniversitesi laboratuvarlarına getirilen bu biyolojik materyallerle birlikte uzayda yerçekimsiz ortamın insan genetik ifadesi üzerindeki etkilerinin detaylı biçimde analiz edilmeye başlandığını söyledi.</p>
<p><strong>Yerçekimsiz ortamdan etkilenen genleri ayırt edebildik</strong></p>
<p>Dr. Cihan Taştan, uzay biyolojisi çalışmalarında yalnızca mikrogravitenin etkisini ortaya koyabilmek için diğer tüm değişkenleri ayrıştırmak zorunda olduklarını belirterek süreci şöyle anlattı:</p>
<p>“Kozmik radyasyon, uçuş sırasında maruz kalınan yüksek G kuvveti, stres ve korku hormonları gibi birçok faktörü elememiz gerekiyordu. Bu problemi, ikinci astronotumuz Tuva Cihangir Atasever’in, Virgin Galactic 07 misyonuyla yaklaşık 100 kilometre yüksekliğe çıkmasıyla aştık. Kısa süreli bu uçuş sayesinde, uçuş öncesi ve sonrası genetik verileri karşılaştırarak yalnızca yerçekimsiz ortamdan etkilenen genleri ayırt edebildik.”</p>
<p><strong>60 bin mRNA’yı analiz ettik</strong></p>
<p>Uzayda yürütülen çalışmaların yüksek teknoloji gerektirdiğini vurgulayan Dr. Taştan, analiz sürecinin kapsamına dikkat çekti ve “İnsan vücudunda yaklaşık 25 bin gen bulunuyor ve bu genler 120 bine yakın mRNA üretimiyle ifade ediliyor. Biz özellikle kan ve lenfosit hücrelerinden yaklaşık 60 bin mRNA’yı analiz ettik. Milyonlarca veri kopyası üzerinde çalıştık, günler süren analizler yaptık ve gigabaytlarca veri işledik.” dedi.</p>
<p><strong>Türk bilim insanları tarafından isimlendirilecek ilk genler var</strong></p>
<p>Elde edilen verilerin üç farklı zaman diliminde incelendiğini belirten Dr. Taştan, dikkat çekici bir keşfe imza attıklarını söyledi ve “Henüz isimlendirilmemiş, fonksiyonu bilinmeyen LOC genleri üzerinde çalıştık. Dünya koşullarında neredeyse hiç ifade edilmeyen bazı genlerin, uzayda günler geçtikçe aktifleştiğini gördük. Yaklaşık 60’tan fazla LOC genini inceledik ve bunlardan 6 tanesinin doğrudan mikrogravite ile ilişkili olduğunu ortaya koyduk. Bu genler, Türk bilim insanları tarafından isimlendirilecek ilk genler arasında olacak.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Uzay ortamının yaşlanma ve uzun yaşam üzerindeki etkileri de incelendi</strong></p>
<p>Uzay ortamının yaşlanma ve uzun yaşam üzerindeki etkilerine de değinen Dr. Taştan, çarpıcı sonuçları şu sözlerle aktardı:</p>
<p>“Hücresel yaşlanma ile ilişkili AP2A1 gen ailesinin uzayda anlamlı şekilde baskılandığını gördük. Buna karşılık uzun yaşamla ilişkili genlerin ifadesi artıyor ya da stabil kalıyor. Bu durum, hücrelerin mikrogravite koşullarında kendini hayatta kalmaya ve uzun yaşamaya adapte ettiğini gösteriyor.”</p>
<p>Araştırmaların yalnızca yaşlanma değil, nörolojik hastalıklar açısından da önemli veriler sunduğunu ifade eden Dr. Taştan, şunları kaydetti:</p>
<p>“Alzheimer ve Parkinson ile ilişkili birçok genin astronotlarda baskılandığını tespit ettik. Bu da gelecekte bu hastalıklar için yeni ilaç hedefleri geliştirme potansiyeli sunuyor. Aynı şekilde depresyon, şizofreni ve obsesif kompulsif bozuklukla ilişkili genlerde de değişimler gözlemledik.”</p>
<p>Uzayda uzun süre kalmanın psikolojik etkilerine de değinen Dr. Taştan, özellikle davranışsal genlere dikkat çekti ve “MAOA geni gibi bazı genlerdeki değişimler, uzun süreli uzay görevlerinde stres ve davranışsal eğilimler açısından önemli biyobelirteçler sunabilir. Bu veriler, gelecekte astronot seçiminde genetik analizlerin kullanılmasının önünü açabilir.” dedi. </p>
<p><strong>Yaklaşık 250 genin önemli bir kısmında anlamlı değişimler tespit edildi</strong></p>
<p>Bilişsel süreçler üzerine yapılan analizlerin de dikkat çekici olduğunu belirten Dr. Taştan, öğrenme kapasitesine ilişkin bulguları şöyle özetledi ve “Nöroplastisite ile ilişkili yaklaşık 250 genin önemli bir kısmında anlamlı değişimler tespit ettik. Bu da uzayın, öğrenme ve bilişsel süreçler üzerinde etkili olabileceğini gösteriyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Elde edilen bulguların yalnızca uzay araştırmalarıyla sınırlı kalmayacağını vurgulayan Dr. Taştan, “Keşfettiğimiz biyobelirteçleri kullanarak, insanları uzaya göndermeden telomer uzunluğunu artırabilecek, hücresel yaşlanmayı yavaşlatabilecek ve uzun yaşamı destekleyebilecek yeni tedavi yaklaşımları geliştirmeyi hedefliyoruz. CRISPR gibi gen mühendisliği teknolojileriyle bu verileri pratiğe dönüştürmek mümkün.” diye konuştu. </p>
<p>Çalışmaların uluslararası platformda paylaşılacağını belirten Dr. Taştan, elde edilen sonuçların hem bilim dünyasına hem de geleceğin uzay misyonlarına yön verecek nitelikte olduğunu söyledi. Dr. Cihan Taştan, yürüttükleri uzay biyolojisi çalışmalarının yalnızca mevcut projelerle sınırlı kalmayacağını, Türkiye’nin gelecekteki uzay misyonlarında da aktif rol almayı hedeflediklerini açıkladı.</p>
<p>Dr. Taştan, projenin devam ettiğini vurgulayarak, şunları söyledi:</p>
<p>“Üsküdar Üniversitesi TRGENMER Araştırma ve Geliştirme Sorumlumuz Beyza Aydın ve oluşturduğumuz uzay çalışma ekiplerimizle birlikte uzay projemizi halen sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde ‘MESSAGE’ bilim misyonu kapsamında yeni uzay görevlerine de katkı sağlamayı planlıyoruz. 10-14 günlük görevlerin ötesine geçerek 90 gün ve üzeri uzun süreli uzay misyonlarında da Türkiye olarak yer almak istiyoruz. Bu yönde görüşmelerimiz devam ediyor.”</p>
<p><strong>Yeni projeler arasında Ay misyonu var</strong></p>
<p>Yeni projeler arasında Ay misyonu ve veri taşımaya yönelik yenilikçi çalışmaların da bulunduğunu belirten Dr. Taştan, “Dünyadaki bilgilerin uzaya aktarılması için ‘DNA Ark’ yani DNA gemisi projesi üzerinde çalışıyoruz. Amaç, tüm verileri DNA üzerinde kopyalayarak uzun uzay yolculuklarında insanlığın bilgisini koruyabilmek. Bu konu ile ilgili Araştırma ve Geliştirme Sorumlumuz Beyza Aydın ile yazdığımız makalenin öncük raporunu yayınladık.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Elde edilen bilimsel sonuçların uluslararası platformlarda paylaşıldığını ifade eden Dr. Taştan, çalışmaların bilim dünyasında karşılık bulduğunu dile getirdi ve “2024’te İtalya’da, 2025’te AR-GE Sorumlumuz Beyza Aydın ile birlikte, Avustralya Sidney’de Uluslararası Astronomi Kongresi’nde bulgularımızı sunduk. Bu yıl ise 77’ncisi Antalya’da düzenlenecek kongrede 10 bildiri ile başvuru yaptık ve bunlardan 6 tanesinde sözlü sunum yapacak şekilde yer alacağız.  Çalışmalarımızın önemli bir kısmı yüksek etki faktörlü dergilerde yayın aşamasında. Uzayın insanlarda sağlıklı ve uzun yaşamla ilişkili genleri etkilediğini ortaya koyduğumuz çalışmamız Nature Yayın Grubu Aging dergisinde kabul aldı. Diğer çalışmalarımız da Nature Microgravity dergisinde değerlendirme sürecinde.” dedi.</p>
<p>Uluslararası iş birliklerine de dikkat çeken Dr. Cihan Taştan, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“NASA ve Avrupa Uzay Ajansı bilim insanlarıyla iş birliği fırsatları yakaladık. Amerika’daki üniversitelerle ortak çalışmalar yürütme aşamasına geldik. Nature Yayın Grubu  Aging dergisine kabul alan makalemizi NASA Ames Araştırma Merkezi’nde çalışan Prof. Dr. Fathi Karouia ile işbirliği halinde hazırladık. Tüm bu süreçte Türkiye’nin uzay alanındaki görünürlüğünü artırmaktan gurur duyuyoruz.”</p>
<p><strong>Türkiye’de ilk gen tedavilerinin geliştirilmesine yönelik araştırmalar sürüyor</strong></p>
<p>Dr. Cihan Taştan, yalnızca uzay biyolojisi değil, genetik mühendisliği ve gen tedavileri alanında da çalışmalar yürüttüklerini belirterek, Türkiye’de ilk gen tedavilerinin geliştirilmesine yönelik araştırmaların sürdüğünü kaydetti.</p>
<p>Projelerde Türkiye Uzay Ajansı ve TÜBİTAK Uzay başta olmak üzere birçok kurumun destek verdiğini vurgulayan Dr. Taştan, geçmişte hedeflediği uluslararası deneyimi farklı bir şekilde gerçekleştirdiklerini söyledi ve “NASA’da çalışmayı hedeflemiştim. Bugün geldiğimiz noktada, bu projeler sayesinde hem biz hem de öğrencilerimiz NASA’dan eğitimler aldık. Öğrencilerimiz sertifikalı bilim insanları haline geldi. Çalışmalarımız NASA ve Axiom Space platformlarında resmi olarak yer aldı.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Gençlere staj çağrısı</strong></p>
<p>Gençlere de çağrıda bulunan Dr. Taştan, özellikle biyomühendislik öğrencilerinin uzay alanına yönelmesi gerektiğini ifade ederek, “Türkiye Uzay Ajansı ve TÜBİTAK Uzay’ın proje çağrılarını takip edin. Biyosensör geliştirme, uzay ekipmanları üretimi gibi alanlarda kendinizi geliştirin. Staj ve araştırma fırsatlarını değerlendirin, farklı üniversitelerde yürütülen projelere ulaşarak aktif rol almaya çalışın.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzay-biyolojisi-arastirmalarinda-turkiye-imzasi-634248">Uzay Biyolojisi Araştırmalarında Türkiye İmzası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAS Araştırması: Sektör Liderleri Kuantum Yapay Zeka Dönüşümünün Eşiğinde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sas-arastirmasi-sektor-liderleri-kuantum-yapay-zeka-donusumunun-esiginde-634224</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2026 08:59:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Alan]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[liderleri]]></category>
		<category><![CDATA[sas]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634224</guid>

					<description><![CDATA[<p>SAS’ın yeni çözümü, kurumları ölçülebilir iş sonuçları sağlayan kuantum yapay zeka ile buluşturmayı hedefliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sas-arastirmasi-sektor-liderleri-kuantum-yapay-zeka-donusumunun-esiginde-634224">SAS Araştırması: Sektör Liderleri Kuantum Yapay Zeka Dönüşümünün Eşiğinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SAS’ın yeni çözümü, kurumları ölçülebilir iş sonuçları sağlayan kuantum yapay zeka ile buluşturmayı hedefliyor.</p>
<p>Kuantum donanımlarını destekleyen tedarik zincirinin giderek daha istikrarlı hale gelmesiyle birlikte, birçok uzman bu gelişmekte olan teknolojinin 2030’lu yılların başında popülerleşerek yaygın ölçekte kullanılabilir hale geleceğini öngörüyor. Ancak bu durum, kuantum teknolojilerinin sunduğu avantajlardan bugünden yararlanmanın mümkün olmadığı anlamına gelmiyor.</p>
<p>Tam da bu noktada kuantum yapay zeka devreye giriyor. Mevcut kuantum donanımları üzerinde makine öğrenmesi algoritmalarının çalıştırılmasını temel alan bu yaklaşım, kurumların saatler süren işlemleri dakikalar içinde tamamlamasına veya mevcut altyapılarla çözülmesi mümkün görünmeyen problemlerin üstesinden gelmesine yardımcı olabiliyor. Aynı zamanda daha az veriyle daha verimli öğrenen modellerin geliştirilmesini, modellerin zaman içerisindeki kararlılığının artırılmasını ve çok daha fazlasını mümkün kılıyor.</p>
<p>Peki tüm bu potansiyele rağmen kurumların daha fazla yatırım yapmasının önündeki engeller neler?</p>
<p>Veri ve yapay zeka alanında faaliyet gösteren SAS, farklı sektörlerden 500’den fazla küresel liderle kuantum yapay zeka üzerine bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırmanın 2025 yılında yayımlanan ilk bölümünde, uygulama maliyetlerinin yüksekliği benimsenmenin önündeki en büyük engel olarak öne çıkarken, bunu bilgi ve farkındalık eksikliği takip etmişti. Ancak 2026 itibarıyla tablo değişmeye başladı.</p>
<p><strong>2026’da kuantum yapay zeka benimsenmesinin önündeki başlıca engeller neler?</strong></p>
<p>Araştırmaya katılan liderlere göre 2026 yılında kuantum yapay zeka kullanımının önündeki en önemli engeller şu şekilde sıralandı:</p>
<ol>
<li>Gerçek dünyadaki kullanım alanlarına ilişkin belirsizlikler</li>
<li>Yüksek uygulama maliyetleri</li>
<li>Nitelikli insan kaynağı eksikliği</li>
<li>Bilgi ve uzmanlık eksikliği</li>
<li>Kuantum yapay zeka çözümlerinin sınırlı erişilebilirliği</li>
<li>Net yasal düzenlemelerin (regülasyonların) eksikliği</li>
</ol>
<p><strong> Kuantum yapay zeka nedir ve kurumlar neden bu teknolojiyi kullanmak istiyor?</strong></p>
<p>SAS, klasik bilgi işlem ile kuantum bilgi işlem teknolojilerini bir spektrumun iki ucu olarak değerlendiriyor. Bir uçta güvenilirliği kanıtlanmış klasik sistemler, diğer uçta ise deneysel ancak çok daha yüksek işlem gücü sunan kuantum sistemleri yer alıyor. Sektörel ve iş dünyasına yönelik birçok problem ise bu iki yaklaşımın kesişim alanında bulunuyor. Hibrit yaklaşım sayesinde iş yükleri klasik ve kuantum işlem altyapıları arasında paylaştırılarak her iki teknolojinin güçlü yönlerinden yararlanılıyor.</p>
<p><strong>SAS Baş Kuantum Mimarı Bill Wisotsky</strong>, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “<em>Kurumlar, kuantum yapay zeka alanında kendilerine özgü ve patentlenebilir yaklaşımlar geliştirerek teknoloji olgunlaştığında hazır olmak istiyor. İlgi güçlü şekilde devam etse de liderler temkinli ilerliyor ve yüksek maliyetli yatırımların somut kullanım alanları yaratmamasından endişe ediyor. SAS olarak biz ise oyun alanını dengeliyor, bugünden gerçek kullanım senaryoları oluşturuyor ve müşterilerimizin geleceğin kuantum ekonomisinden pay almasını sağlamayı hedefliyoruz.</em>”</p>
<p><strong>Kurumlar kuantum ekonomisine nasıl hazırlanabilir?</strong></p>
<p>SAS Kuantum Ürün Stratejisi Başkanı Amy Stout ise araştırmanın pazardaki önemli bir ihtiyacı ortaya koyduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Bu araştırma, SAS uzmanlarının sahada gözlemlediği tabloyu doğruluyor: Liderler kuantum teknolojilerine büyük ilgi duyuyor ancak giriş bariyerleri halen oldukça yüksek. Bu nedenle erişilebilir çözümlere ihtiyaç var. SAS Quantum Lab ile kurumlara, somut iş sonuçları yaratmaya odaklanan uygulamalı bir öğrenme ve inovasyon ortamı sunmayı hedefliyoruz.”</p>
<p><strong>SAS Quantum Lab nedir?</strong></p>
<p>2026’nın dördüncü çeyreğinde SAS Viya müşterilerine sunulması planlanan SAS Quantum Lab, kurumların kuantum yapay zeka yolculuğuna başlamasını sağlayacak bir çalışma ortamı olarak konumlanıyor. Platform, mevcut projeler üzerinde çalışan kuantum uzmanlarını desteklerken, kuantum fiziği uzmanı olmayan ancak fikirlerini test etmek ve doğrulamak isteyen kullanıcıların da bu teknolojiyi keşfetmesine olanak tanıyor. Böylece kuantum yapay zeka denemelerinin maliyeti önemli ölçüde azalırken, kurumların yanlış yönlendiren sonuçların önüne geçmesi ve bu teknolojiyi güvenilir biçimde değerlendirmesi hedefleniyor.</p>
<p>SAS Quantum Lab’in şu özellikleri içermesi planlanıyor:</p>
<ul>
<li>Kullanıcıların sektör bazlı kullanım senaryolarında klasik, kuantum ve hibrit sonuçları yan yana karşılaştırabilmesi ve iş problemleri için en uygun yaklaşımı belirleyebilmesi</li>
<li>Mevcut testlerde 100 kattan fazla hızlanma ve %99’a varan maliyet avantajı sağlayan performans optimizasyon yetenekleri</li>
<li>Soruları yanıtlayan, örnek kodlar sunan ve sonraki adımları öneren sanal kuantum yapay zeka asistanı</li>
</ul>
<p><strong>Kuantum yapay zeka ile hangi alanlarda dönüşüm mümkün olabilir?</strong></p>
<p>Araştırmanın sonunda katılımcılara, kuantum teknolojileriyle hangi iş problemlerini çözmeyi hedefledikleri de soruldu. Öne çıkan kullanım alanları arasında şunlar yer aldı:</p>
<ul>
<li>Finans sektöründe dolandırıcılık tespit sistemlerinin doğruluğunu artırarak karmaşık işlem modellerinin daha etkin analiz edilmesi</li>
<li>5G ağ trafiğinin gerçek zamanlı optimize edilmesi</li>
<li>Moleküler simülasyon ve ilaç keşfi süreçlerinin hızlandırılması</li>
<li>Tedarik zinciri dağıtım süreçleri ile lojistik operasyonlarının optimize edilmesi</li>
<li>Müşteri davranışlarına yönelik öngörüsel modelleme odaklı makine öğrenmesi süreçlerinin geliştirilmesi</li>
<li>Doğal dil işleme uygulamalarında büyük dil modellerinin eğitimi için gereken süre ve kaynak ihtiyacının azaltılması</li>
</ul>
<p>Wisotsky sözlerini şöyle tamamladı: “<em>Kuantum yapay zekayı keşfetmeye hazırsanız, biz de sizinle çalışmaya hazırız. Fikirlerinizi bizimle paylaşın; uzmanlarımız kuantum yapay zekanın kurumunuza değer katacak, güvenli ve makul bir şekilde nasıl entegre edilebileceğini birlikte değerlendirsin</em>.”</p>
<p><strong> Kuantum yapay zeka SAS Innovate’te gündemdeydi</strong></p>
<p>SAS’ın 50 yıllık inovasyon yolculuğunu kutladığı <strong>SAS Innovate</strong> global veri ve yapay zeka konferansında kamuoyuyla paylaşıldı. Etkinlik, Microsoft, Intel ve AWS’nin de aralarında bulunduğu stratejik iş ortaklarının desteğiyle hayata geçiriliyor.</p>
<p><em> </em></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sas-arastirmasi-sektor-liderleri-kuantum-yapay-zeka-donusumunun-esiginde-634224">SAS Araştırması: Sektör Liderleri Kuantum Yapay Zeka Dönüşümünün Eşiğinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ESET yeni bir siber casusluk grubunu ortaya çıkardı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eset-yeni-bir-siber-casusluk-grubunu-ortaya-cikardi-631341</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 07:22:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araçlar]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Arka Kapı]]></category>
		<category><![CDATA[C&C]]></category>
		<category><![CDATA[casusluk]]></category>
		<category><![CDATA[çıkardı]]></category>
		<category><![CDATA[çoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Discord]]></category>
		<category><![CDATA[eset]]></category>
		<category><![CDATA[grubunu]]></category>
		<category><![CDATA[moğolistan]]></category>
		<category><![CDATA[ortaya]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=631341</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siber güvenlikte dünya lideri olan ESET, Moğolistan'daki devlet kurumlarını hedef alan ve GopherWhisper olarak adlandırılan, Çin ile bağlantılı yeni bir APT grubu ortaya çıkardı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eset-yeni-bir-siber-casusluk-grubunu-ortaya-cikardi-631341">ESET yeni bir siber casusluk grubunu ortaya çıkardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siber güvenlikte dünya lideri olan ESET, Moğolistan&#8217;daki devlet kurumlarını hedef alan ve GopherWhisper olarak adlandırılan, Çin ile bağlantılı yeni bir APT grubu ortaya çıkardı. Grup, casusluk yapmak için Discord, Slack ve Outlook mesajlaşma hizmetlerini kötüye kullanıyor.</strong></p>
<p>ESET araştırmacıları<strong>, </strong>GopherWhisper adını verdikleri, daha önce kayıtlara geçmemiş, Çin ile bağlantılı bir APT grubu keşfettiler. Grup, çoğunlukla Go dilinde yazılmış ve enjektörler ile yükleyiciler kullanarak cephaneliğindeki çeşitli arka kapıları dağıtıp çalıştıran çok çeşitli araçlar kullanıyor. Gözlemlenen kampanyada, tehdit aktörleri Moğolistan&#8217;daki bir devlet kurumunu hedef aldı. GopherWhisper, komuta ve kontrol (C&#038;C) iletişimi ve veri sızdırma amacıyla Discord, Slack, Microsoft 365 Outlook ve file.io gibi meşru hizmetleri kötüye kullanıyor.</p>
<p>ESET araştırmacıları  bu grubu Ocak 2025&#8217;te, Moğolistan&#8217;daki bir devlet kurumunun sisteminde daha önce belgelenmemiş bir arka kapı bulduğunda keşfetti  ve bu arka kapıya LaxGopher adını verdi. Daha derinlemesine araştırma yapan ekip, aynı grup tarafından dağıtılan, çoğunlukla çeşitli ek arka kapılar olmak üzere birkaç kötü amaçlı araç daha ortaya çıkardı. Bu araçların çoğu Go dilinde yazılmıştı ve ortak amaçları siber casusluktu.</p>
<p>ESET telemetrisine göre, GopherWhisper arka kapılarından etkilenen kurban bir Moğolistan devlet kurumu. Saldırganlar tarafından işletilen Discord ve Slack sunucularından gelen C&#038;C trafiğini analiz eden ESET, Moğolistan kurumunun yanı sıra onlarca başka kurbanın da etkilendiğini tahmin ediyor; ancak bu kurbanların coğrafi konumları veya sektörleri hakkında herhangi bir bilgiye sahip değil. Keşfedilen yedi araçtan dördü arka kapı: Go dilinde yazılmış LaxGopher, RatGopher ve BoxOfFriends ile C++ dilinde yazılmış SSLORDoor. Ayrıca ESET, bir enjektör (JabGopher), Go tabanlı bir veri sızdırma aracı (CompactGopher) ve kötü amaçlı bir DLL dosyası (FriendDelivery) buldu.</p>
<p>ESET’in tespit ettiği kötü amaçlı yazılım grubu, bilinen hiçbir tehdit aktörünün araçlarıyla kod açısından benzerlik göstermediği ve başka hiçbir grubun kullandığı taktik, teknik ve prosedürler (TTP’ler) ile de örtüşmediğinden, ESET bu araçları yeni bir gruba atfediyor. Araştırmacılar, grubun araçlarının çoğunun maskotu bir gopher olan Go programlama dilinde yazılmış olması ve yan yükleme yoluyla yüklenen whisper.dll dosya adına dayanarak bu gruba GopherWhisper adını verdi.</p>
<p>Yeni tehdit grubunu keşfeden ESET araştırmacısı Eric Howard yaptığı açıklamada; “GopherWhisper, C&#038;C iletişimi için Slack, Discord ve Outlook gibi meşru hizmetlerin yaygın olarak kullanılmasıyla karakterize edilir. Araştırmamız sırasında, binlerce Slack ve Discord mesajının yanı sıra Microsoft Outlook&#8217;tan birkaç taslak e-posta mesajını da elde etmeyi başardık. Bu, grubun iç işleyişi hakkında bize büyük bir fikir verdi. Slack ve Discord mesajlarının zaman damgası incelemesi, bunların çoğunun çalışma saatleri içinde, yani Çin Standart Saati ile uyumlu olarak sabah 8 ile akşam 5 arasında gönderildiğini gösterdi. Ayrıca Slack meta verilerinde yapılandırılmış kullanıcının yerel ayarı da bu saat dilimine ayarlanmıştı. Bu nedenle, GopherWhisper’ın Çin merkezli bir grup olduğuna inanıyoruz” dedi.</p>
<p>ESET’in bu araştırmasına göre, grubun Slack ve Discord sunucuları ilk olarak arka kapıların işlevselliğini test etmek, daha sonra ise günlükleri silinmeden, ele geçirilmiş birçok bilgisayarda LaxGopher ve RatGopher arka kapıları için komuta ve kontrol (C&#038;C) sunucuları olarak kullanıldı. Slack ve Discord iletişimlerine ek olarak, ESET araştırmacıları, Microsoft Graph API&#8217;sini kullanarak BoxOfFriends arka kapısı ile C&#038;C&#8217;si arasındaki iletişimde kullanılan e-posta mesajlarını da çıkarabildiler.</p>
<p>ESET Research&#8217;ten Eric Howard, bu bulguları Botconf 2026 konferansında sundu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eset-yeni-bir-siber-casusluk-grubunu-ortaya-cikardi-631341">ESET yeni bir siber casusluk grubunu ortaya çıkardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayrampaşa&#8217;dan dünya bilimine uzanan başarı: Gençler uluslararası arenaya çıkıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayrampasadan-dunya-bilimine-uzanan-basari-gencler-uluslararasi-arenaya-cikiyor-630358</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2026 13:59:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[bayrampaşa]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimine]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencileri]]></category>
		<category><![CDATA[projeler]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uzanan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=630358</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayrampaşa Belediyesi Bilim Merkezi öğrencileri, hem uluslararası hem de ulusal bilim yarışmalarında elde ettikleri derecelerle dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayrampasadan-dunya-bilimine-uzanan-basari-gencler-uluslararasi-arenaya-cikiyor-630358">Bayrampaşa&#8217;dan dünya bilimine uzanan başarı: Gençler uluslararası arenaya çıkıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Bayrampaşa Belediyesi Bilim Merkezi öğrencileri, hem uluslararası hem de ulusal bilim yarışmalarında elde ettikleri derecelerle dikkat çekiyor. Genç araştırmacılar, ABD’de düzenlenecek prestijli yarışmada Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanırken, Ankara’daki finallerde de iddialı projeleriyle yer alacaklar.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>ULUSLARARASI ARENADA TÜRKİYE’Yİ TEMSİL EDECEKLER</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bayrampaşa Belediyesi Bilim Merkezi öğrencileri, bilim dünyasında ses getiren bir başarıya daha imza attı. Taha Emin Güler, Elif Nur Demir ve Deniz Barış Çolak, bu yıl ABD’nin Arizona eyaletinde düzenlenecek, dünyanın en prestijli lise düzeyi bilim yarışmalarından birine katılma hakkı kazandı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Biyomedikal mühendisliği alanında geliştirdikleri projeyle öne çıkan öğrenciler, 9-15 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek organizasyonda Türkiye’yi temsil edecek. 80’den fazla ülkeden katılımın sağlandığı yarışmada Türkiye toplam 13 projeyle yer alırken, Bayrampaşa ekibinin bu seçkin listeye girmesi önemli bir başarı olarak değerlendiriliyor. Projenin danışmanlığını Dr. Merve Kara üstleniyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>TÜRKİYE FİNALLERİ İÇİN GERİ SAYIM</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bilim Merkezi’nin bir diğer önemli başarısı, lise öğrencileri arasında düzenlenen araştırma projeleri yarışmasında elde edildi. Avrupa Bölge Finali’nde kimya alanında birincilik kazanan Ruşen Mert Akyürek, Bahar Gül Tüzinoğlu ve Ecem Buse Sinay, Türkiye finallerine katılmaya hak kazandı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>27-30 Nisan tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek finallerde yalnızca bölge birincileri yarışacak. Öğrenciler, projeleriyle kurumlarını ulusal düzeyde temsil edecek. Bu projenin danışmanlığını ise Elif Dik üstleniyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>BÖLGESEL BAŞARIDAN ULUSAL ZİRVEYE</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Şubat ayında gerçekleştirilen İstanbul Avrupa Bölge Finalleri’nde de Bayrampaşa Belediyesi Bilim Merkezi öğrencileri birçok alanda finale kalmayı başardı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Teknoloji tasarım, biyoloji ve kimya alanlarında finale yükselen ekipler arasında özellikle kimya alanında elde edilen birincilik, bilim merkezinin bilimsel üretimdeki istikrarını ortaya koydu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>YENİ YARIŞMALARDA DA İDDİALI</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Başarılar bununla sınırlı kalmadı. Dr. İbrahim Arıkan Araştırma Projeleri Yarışması’nda da Bayrampaşa Belediyesi Bilim Merkezi öğrencileri yarı finale yükselerek öne çıktı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Biyoloji ve kimya alanlarında hazırlanan projeler, jüri tarafından dikkat çeken çalışmalar arasında gösterildi. Bu projeler, gençlerin bilimsel araştırma konusundaki yetkinliğini bir kez daha ortaya koydu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>BİLİMLE BÜYÜYEN BİR NESİL</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bayrampaşa Belediyesi Bilim Merkezi, öğrencilerin erken yaşta araştırma kültürü kazanmasını sağlayan yapısıyla öne çıkıyor. Elde edilen başarılar yalnızca bireysel değil, aynı zamanda kurumsal bir vizyonun sonucu olarak değerlendiriliyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Gençlerin azmi, öğretmenlerin rehberliği ve sunulan imkânlar sayesinde Bayrampaşa’dan çıkan projeler artık uluslararası platformlarda yer buluyor. Bu tablo, Türkiye’nin bilim alanındaki geleceği adına umut verici bir örnek oluşturuyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayrampasadan-dunya-bilimine-uzanan-basari-gencler-uluslararasi-arenaya-cikiyor-630358">Bayrampaşa&#8217;dan dünya bilimine uzanan başarı: Gençler uluslararası arenaya çıkıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky, SAS 2026 için başvuru sürecini başlattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-sas-2026-icin-basvuru-surecini-baslatti-628156</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 08:13:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[başlattı]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[sas]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[Siber Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[sürecini]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[yarış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628156</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky, siber güvenlik dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olan ve küresel uzmanları evrimleşen tehdit ortamını analiz etmek üzere bir araya getiren yıllık Security Analyst Summit (SAS) etkinliğinin 2026 edisyonu için Bildiri Çağrısı (CFP) sürecini başlattığını duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-sas-2026-icin-basvuru-surecini-baslatti-628156">Kaspersky, SAS 2026 için başvuru sürecini başlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kaspersky, siber güvenlik dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olan ve küresel uzmanları evrimleşen tehdit ortamını analiz etmek üzere bir araya getiren yıllık <strong>Security Analyst Summit</strong> <strong>(SAS)</strong> etkinliğinin 2026 edisyonu için Bildiri Çağrısı (CFP) sürecini başlattığını duyurdu. <strong>20-23 Ekim</strong> tarihlerinde <strong>Bali’de</strong> gerçekleştirilecek olan SAS 2026; önde gelen araştırmacıları, analistleri ve sektör profesyonellerini siber tehdit istihbaratındaki son gelişmeleri paylaşmak üzere bir kez daha buluşturacak. Etkinlik kapsamında düzenlenen ve yoğun ilgi gören <strong>Capture the Flag</strong> <strong>(CTF)</strong> yarışması da bu yıl <strong>18.000 dolarlık</strong> ödül havuzuyla geri dönüyor.</p>
<p>Bu yıl 18. yılına giren Security Analyst Summit; karmaşık siber saldırılar, öncü araştırmalar ve yeni nesil teknolojiler konusunda bilgi birikimini ileriye taşıyan bir platform olma misyonunu sürdürüyor. 2025 yılında dünyanın dört bir yanından 200’den fazla delegeyi ağırlayan zirve, 27 uzman konuşmacıya ve gerçek dünyadaki siber güvenlik zorluklarına odaklanan zengin bir ajandaya ev sahipliği yapmıştı.</p>
<p>Geçtiğimiz yılın başarısından güç alan SAS 2026, siber güvenlik ekosistemini şekillendiren temel trendlere odaklanacak. Bu yılki Bildiri Çağrısı kapsamında öne çıkan konular şunlar:</p>
<ul>
<li>Gelişmiş Kalıcı Tehditler (APT’ler) ve siber savaş</li>
<li>Kritik altyapı ve ICS/OT güvenliği</li>
<li>IoT saldırıları ve savunma mekanizmaları</li>
<li>Tedarik zinciri zafiyetleri ve açık kaynak güvenliği</li>
<li>Ransomware (Fidye yazılımı) taktikleri ve azaltma stratejileri</li>
<li>Sıfırıncı gün (Zero-day) açıkları ve istismar teknikleri</li>
<li>Karanlık web (Dark web) istihbaratı ve analitiği</li>
<li>Siber güvenlikte yapay zeka ve makine öğrenimi</li>
</ul>
<p>Oldukça ses getiren oturumlara sahne olan 2025 zirvesi, &#8220;otomobiller ve soygun&#8221; (cars and heist) temasıyla farklı bir atmosfer sunmuştu. Bu kapsamda profesyonel yarış pilotu Jann Mardenborough’nun konuk olduğu özel panelde, yüksek performanslı ortamlar ile siber güvenlik risk yönetimi arasındaki benzerliklere dikkat çekilmişti. Etkinlikte ayrıca INTERPOL’den Paul Pajares, Afrika’daki devasa bir siber suç ve dolandırıcılık ağını çökerten Operation Serengeti 2.0 operasyonunu aktarmıştı. Kaspersky uzmanları ise HackingTeam’in halefi Memento Labs ile yeni siber casusluk dalgası arasındaki bağlantıları ortaya koyan araştırmalarını sunmuş; Bluenoroff grubunun finans kuruluşlarına ve kripto platformlarına sızmak için kullandığı sofistike sosyal mühendislik yöntemlerini ifşa etmişti.</p>
<p><strong>Kaspersky Kurucusu ve CEO’su Eugene Kaspersky</strong>, etkinliğe dair şunları söyledi: &#8220;<em>Security Analyst Summit’in temel amacı, alanında yetkin isimleri bir araya getirerek gözlemlerini paylaşmalarını ve birbirlerinden öğrenmelerini sağlamaktır. Gerçek dünyadan içgörüleri ve araştırmaları paylaşarak sadece bugünün tehditlerine karşı yanıt kapasitemizi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda gelecekte bizi nelerin beklediğini ve bunlara nasıl hazırlanmamız gerektiğini daha net görüyoruz. Sürekli değişen siber tehdit ortamında zirvemiz, sadece bir buluşma noktası değil; siber güvenliğin geleceğine tutulan bir projeksiyondur.&#8221;</em></p>
<p>Bildiri Çağrısı (CFP) için başvurular 1 Ağustos tarihine kadar devam edecek. Seçilen katılımcılar çalışmalarını sunma, meslektaşlarıyla etkileşim kurma ve sektör çapındaki tartışmalara katkıda bulunma fırsatı yakalayacak.</p>
<p>CFP ile eş zamanlı olarak Kaspersky, merakla beklenen Capture the Flag (CTF) yarışmasının geri döndüğünü de duyurdu. Dünya genelindeki takımlara finalde yer alma şansı tanıyacak olan çevrimiçi ön elemeler 6 Haziran&#8217;da gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz yıl 80&#8217;den fazla ülkeden 900&#8217;ü aşkın takımın katıldığı elemelerde sadece sekiz takım finale yükselmeyi başarmıştı.</p>
<p>CTF finali, katılımcıların teknik yetkinliklerini yüksek rekabet ortamında sergileyecekleri 18.000 dolarlık ödül havuzuna sahip olacak.</p>
<p><strong>Kaspersky GReAT (Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi) Direktörü Igor Kuznetsov</strong>, ise şunları ekledi: &#8220;<em>SAS Capture the Flag yarışması bir müsabakadan çok daha fazlasıdır; yeni nesil siber güvenlik yetenekleri için bir rüştünü ispatlama alanıdır. Sektörün en parlak zihinlerini bir araya getirerek baskı altında inovasyonu, iş birliğini ve gerçek dünya sorunlarını çözme becerisini teşvik ediyoruz.&#8221;</em></p>
<p>SAS 2026 için avantajlı &#8220;erken dönem&#8221; (early bird) biletleri satışa sunuldu. Bildiri gönderimi, kayıt süreci veya CTF yarışmasına katılım hakkında daha fazla bilgi için resmi SAS web sitesini ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-sas-2026-icin-basvuru-surecini-baslatti-628156">Kaspersky, SAS 2026 için başvuru sürecini başlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göz Sağlığında Hastalar Rakama Değil Uzmanlığa Bakıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/goz-sagliginda-hastalar-rakama-degil-uzmanliga-bakiyor-627534</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bakıyor]]></category>
		<category><![CDATA[belirleyici]]></category>
		<category><![CDATA[cerrah]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[karar]]></category>
		<category><![CDATA[operasyon]]></category>
		<category><![CDATA[rakama]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığında]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlığa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627534</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göz sağlığı alanında lazer ve akıllı lens operasyonlarına yönelik talep artarken, tüketici kararlarının merkezinde maliyet değil güven yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goz-sagliginda-hastalar-rakama-degil-uzmanliga-bakiyor-627534">Göz Sağlığında Hastalar Rakama Değil Uzmanlığa Bakıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Göz sağlığı alanında lazer ve akıllı lens operasyonlarına yönelik talep artarken, tüketici kararlarının merkezinde maliyet değil güven yer alıyor. Dünyagöz Hastaneler Grubu’nun FutureBright Group iş birliğiyle pazar araştırmasına göre, katılımcıların yüzde 89’u için göz operasyonuna karar verme aşamasında en kritik faktör cerrahın deneyimi olarak ortaya çıkıyor<strong>. </strong></p>
<p>Operasyon sürecinde tasarruf arayışı var olsa da nihai karar; cerrah deneyimi, uzmanlık, referans ve şeffaflık ekseninde şekilleniyor. Veriler, günümüzde “fiyat değil güven odaklı” bir karar mekanizmasının öne çıktığını ortaya koyuyor. Bu durum, sektördeki rekabetin artık güven ve deneyim odaklı yürüdüğüne işaret ediyor.</p>
<p><strong>Gözde bilgi kaynağı yakın çevre</strong></p>
<p>Göz sağlığında hastanın yolculuğu genellikle çevreden gelen uyarılar ve görme kalitesindeki belirgin düşüşün bariz şekilde fark edilmesi ile başlıyor. Bu noktada hastalar için en etkili yönlendiriciler; aile üyeleri, iş arkadaşları ve komşular olarak dikkat çekiyor. Hasta için yakın çevre, bilinmezlik karşısındaki endişesini azaltıcı bir filtre görevi üstleniyor.</p>
<p><strong>Branş hastaneleri tercih nedeni</strong></p>
<p>Katılımcıların %65’i, yalnızca ilgili alanda uzmanlaşmış doktor veya kuruma güvendiğini belirtiyor. Bu durum, göz gibi kritik bir organda geri dönüşü olmayan hata korkusunun karar mekanizmasında belirleyici olduğunu ortaya koyarken, branş hastaneciliğinin önemine referans veriyor.</p>
<p><strong>Cerrahide özel hastane tercih ediliyor</strong></p>
<p>Söz konusu cerrahi bir operasyon olduğunda her 10 kişiden 6’sı önemli operasyonlar için özel hastaneyi tercih edeceğini, yalnızca 2’si devlet hastanelerine yöneleceğini ifade ediyor. Yüksek maliyetler, her 10 kişiden sadece 1’i için tedaviden vazgeçme sebebi sayılıyor. Bu veriler, göz sağlığı için bütçeden tasarruf etmek yerine &#8216;en güvenli ve en doğru&#8217; sonuca odaklanıldığını kanıtlar nitelikte. Özel hastane tercihi hasta deneyimi, hız, konfor ve iletişim ekseninde yoğunlaşırken, devlet hastanesi tercihi ise maliyet olarak göze çarpıyor.</p>
<p><strong>Hastanenin fiziki yapısı güveni pekiştiriyor</strong></p>
<p>Operasyon geçirmek üzere hastaneye adım atan her 10 kişiden 4’ü, hastanenin fiziksel koşullarının ferah, aydınlık ve düzenli olmasını bekliyor. Hastanede bekleme süreci söz konusu olduğunda ise ortamın konforu belirleyici olmakla birlikte ferah alanlar, ergonomik oturma düzeni ve ikramlar beklemeyi daha kabul edilebilir kıldığı ifade ediliyor.</p>
<p>Araştırma sonuçlarına dair değerlendirmelerde bulunan Dünyagöz Hastaneler Grubu CEO’su Güçlü Batkın şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Bu araştırma, toplumun göz sağlığına bakışı noktasında stratejik bir önem taşıyor. Günümüzde hastaların karar mekanizmasının merkezine &#8216;fiyat&#8217; yerine &#8216;güven ve uzmanlığı&#8217; koymuş olması, branş hastaneciliğinin ve tecrübeli hekim kadrosunun hayati değerini bir kez daha kanıtlıyor. Araştırma sonuçları, onlara sunduğumuz güven odaklı hizmet standartlarını daha da yukarı taşıma noktasında bizim için kıymetli bir yol haritası oldu.”</p>
<p>FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula, araştırma sonuçları hakkında açıklamalarda bulundu:</p>
<p>“Bu araştırma bize sadece insanların neye baktığını değil, nasıl karar verdiğini de anlattı. Karar anında güçlü bir gerilim var. İnsanlar göz sağlığı için kuruma gittiklerinde sadece tedavi olmuyor, aynı zamanda ‘hasta mıyım müşteri mi?’ sorusunu da yaşıyor. Bu yüzden cerrah ya da teknoloji ne kadar belirleyici ise, sürecin ne kadar şeffaf olduğu da bir o kadar belirleyici. Asıl kırılma ise kararın kendisinde. Cerrah deneyimi deniyor ama mesele aslında ‘kime kendimi emanet ediyorum’ sorusu. Bu cerrah gerçekten bu kurumun parçası mı, teknoloji gerçekten söylendiği gibi mi, süreç bana açıkça anlatılıyor mu… Bu sorular belirleyici oluyor. Referans arayışı, ikinci görüş ihtiyacı, detaylı açıklama beklentisi. Hepsi aynı ihtiyaca çıkıyor. Bugün sağlıkta farkı yaratan, en iyi hizmeti sunan kadar, süreçler konusunda en açık ve en dürüst olan kurumlar.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goz-sagliginda-hastalar-rakama-degil-uzmanliga-bakiyor-627534">Göz Sağlığında Hastalar Rakama Değil Uzmanlığa Bakıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bosch Tech Compass, teknolojinin nabzını tuttu: Türkiye, yüzde 71 ile yapay zekayı önümüzdeki on yılın en etkili teknolojisi olarak görüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bosch-tech-compass-teknolojinin-nabzini-tuttu-turkiye-yuzde-71-ile-yapay-zekayi-onumuzdeki-on-yilin-en-etkili-teknolojisi-olarak-goruyor-626344</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 10:22:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bosch]]></category>
		<category><![CDATA[compass]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[katılımcılar]]></category>
		<category><![CDATA[nabzını]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[tech]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojiler]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojinin]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[tuttu]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=626344</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hava taksilerden, uzayda yaşama ne düşünüyoruz?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bosch-tech-compass-teknolojinin-nabzini-tuttu-turkiye-yuzde-71-ile-yapay-zekayi-onumuzdeki-on-yilin-en-etkili-teknolojisi-olarak-goruyor-626344">Bosch Tech Compass, teknolojinin nabzını tuttu: Türkiye, yüzde 71 ile yapay zekayı önümüzdeki on yılın en etkili teknolojisi olarak görüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hava taksilerden, uzayda yaşama ne düşünüyoruz?</p>
<ul>
<li>Temkinli iyimserlik: Çoğunluk teknolojinin etkilerini kavrayabilmek için yavaşlaması gerektiğini düşünüyor.</li>
<li>Daniel Korioth: “Bosch Tech Compass Türkiye raporunun yeni ve yapıcı tartışmalara zemin olmasını istiyoruz.”</li>
<li>Burcu Coşkun: “İnovasyonun itici gücü olarak özel şirketlerin görülmesi ‘yaşam için teknoloji’ sloganımızı destekliyor.”</li>
<li>Hayatı kolaylaştıran teknolojiler: Hava taksilerden insansı robotlara ne istiyoruz?</li>
<li>Bilimkurgu fikirler: Beynin internete bağlanmasından uzayda yaşama dair merak yüksek.</li>
</ul>
<p>Dünya yapay zeka (YZ) çağına hazır. Bu, Bosch Tech Compass 2026 araştırmasına farklı ülkelerden katılan 11.000&#8217;den fazla kişinin ortak görüşünü temsil ediyor. Son beş senedir düzenli olarak gerçekleştirilen ve bu yıl ilk defa Türkiye’nin de dahil olduğu araştırmada, katılımcılar daha önce yapay zekaya hiç bu kadar olumlu bakmamıştı: Katılımcıların büyük bir çoğunluğu, yapay zekanın önümüzdeki on yılın en etkili teknolojisi olacağına ve toplum üzerinde tüm teknolojiler arasında en olumlu etkiyi yaratacağına inanıyor. Dünya çapındaki katılımcıların yarısından fazlası yapay zekanın getirdiği değişimlere hazır olduğunu belirtirken, Türkiye’de bu oran yüzde 73 ile global ortalamanın (yüzde 56) üzerine çıkıyor. Bununla birlikte, belirli bir &#8220;ilerleme yorgunluğuna&#8221; dair işaretler de var: Hem Türkiye’de hem de dünyada katılımcıların çoğunluğu, teknolojik ilerlemenin sonuçları daha iyi anlaşılana kadar yavaşlatılması gerektiğini düşünüyor. Araştırmadaki bu iki bulgu, Türkiye’de katılımcıların “temkinli bir iyimserlik” sergilediğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Bosch’un global kamuoyu araştırması Bosch Tech Compass 2026, farklı kıtalardan aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 8 ülkede 11 bini aşkın kişiyle gerçekleştirildi. İnsanların teknolojiyi nasıl deneyimlediklerini, inovasyondan ne beklediklerini, fırsatları ve riskleri nerede gördüklerini anlamak amacıyla yapılan araştırma önde gelen sanayi ülkelerinde kamuoyunun nabzını tutuyor. Türkiye’nin bu araştırmaya Bosch için önemli bir üretim ve inovasyon üssü olmanın yanı sıra farklı bölgeler arasında köprü rolü üstlenmesi sebebiyle katıldığını ifade eden Bosch Türkiye ve Orta Doğu Başkanı Daniel Korioth şöyle dedi: “Türkiye aynı zamanda genç, dinamik ve yeni teknolojilerin hızla benimsendiği; geleceğe dair tartışmaların yakından takip edildiği bir pazar. Türkiye’nin araştırmaya dahil olması, sadece örneklemi büyütmekle kalmıyor, hem bölgemiz ve hem de şirketimiz açısından kritik olan bir bakış açısını da tabloya dahil ediyor.” Araştırmadan çıkan sonuçların yeni ve yapıcı tartışmalara zemin hazırlamasını istediğini belirten Korioth, sonuçları farklı paydaşlardan oluşan Bosch’un ekosistemiyle memnuniyetle paylaşacaklarının altını çizdi.</p>
<p>Araştırmanın Bosch Grubu tarafından son beş yıldır düzenlendiğini hatırlatan Bosch Türkiye ve Orta Doğu Kurumsal İletişim ve Kamu İlişkileri Direktörü Burcu Coşkun bulguları şöyle değerlendirdi: “Dünya çapında, sadece birkaç yıl önce hayal bile edemeyeceğimiz, hızla artan sayıda yenilikçi yapay zeka çözümü görüyoruz. Bu nedenle, yapay zekayı geleceğimizin en etkili teknolojisi olarak gören insan sayısının dünya genelinde sadece üç yıl içinde yüzde 41&#8217;den yüzde 70&#8217;e yükselmiş olması şaşırtıcı değil.” Dünyanın önde gelen teknoloji ve servis sağlayıcılarından biri olarak Bosch’un mottosunun “Yaşam için teknoloji” olduğunu vurgulayan Coşkun, araştırmaya katılan diğer ülkelere göre farklılık gösteren bir bulguya vurgu yaptı: “Türkiye’de toplum, “inovasyonun itici gücü” olarak özel şirketlere güveniyor. Bu bize avantaj sağlarken, sorumluluğumuzu da hatırlatıyor.”</p>
<p><strong>Hayatı kolaylaştıran teknolojiler</strong></p>
<p>Araştırma; insanların teknolojiden öncelikli beklentisinin, günlük hayatını kolaylaştıran güvenli çözümler sunması olduğunu ortaya koydu. Katılımcılar önümüzdeki beş yılda inovasyonun en çok kişisel sağlık teknolojileri (yüzde 45), sürdürülebilir yaşam çözümleri (yüzde 40) ve gizlilik/güvenlik (yüzde 33) alanlarında gerekli olduğuna inanıyor. Hayatı kolaylaştıran çözümlere yönelik bu beklenti, geleceğin mobilite çözümlerinde de güçlü bir şekilde kendini gösteriyor. Örneğin, Türkiye’de katılımcıların yüzde 28’i “otonom sürüş”ün en etkili teknolojilerden biri olacağını düşünüyor; bu oran küresel ortalamanın oldukça üzerinde. Ayrıca katılımcıların yüzde 12’si “hava taksileri”ni geleceğin mobilite çözümleri arasında görüyor. Bu oran globalde sadece yüzde 6.</p>
<p><strong>Bilim kurgu fikirlere merak yüksek</strong></p>
<p>Türkiye’de her 4 kişiden 3’ü (yüzde 78) teknolojiyle ilgilenmekten ve nasıl çalıştığını anlamaktan keyif aldığını belirtiyor. Teknolojiye olan bu ilgi, günümüzdeki pratik uygulamaların ötesine geçerek, bilim kurgu filmlerini andıran fütüristik senaryoları bile kapsıyor. Başka bir gezegende yaşamaktan beyin-internet bağlantısı gibi konularda Türkiye küresel ortalamanın çok üzerinde bir merak ve açıklık sergiliyor.  &#8220;Başka bir gezegende yaşayacak ilk insanlar arasında yer almak için gönüllü olur muydunuz?&#8221; sorusuna Türkiye&#8217;deki katılımcıların yarısından fazlası (yüzde 52) olumlu yanıt veriyor. &#8220;Beyninizin internete doğrudan bağlanmasına izin verir miydiniz?&#8221; sorusuna ise katılımcıların yüzde 42&#8217;si olumlu yaklaşıyor.</p>
<p><strong>Bosch Tech Compass 2026 hakkında</strong></p>
<p>Bosch Tech Compass 2026 kapsamında, Ağustos–Eylül 2025 döneminde farklı kıtalardan yedi ülkede (Brezilya, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Birleşik Krallık ve ABD) 18 yaş ve üzeri kişilerle online görüşmeler gerçekleştirildi. Araştırma, Robert Bosch GmbH adına Gesellschaft für Innovative Marktforschung mbH (GIM) tarafından yürütüldü. Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık’ta en az 1.000; Brezilya, Çin, Hindistan ve ABD’de en az 2.000 kişi ankete katıldı. Örneklemler, ilgili ülkelerde bölge, cinsiyet ve yaş dağılımı açısından temsili olacak şekilde oluşturuldu; katılımcılara Bosch’un araştırmanın sahibi olduğu belirtilmedi.</p>
<p>Türkiye ayağında ise 24 Ekim–6 Kasım 2025 tarihleri arasında, 18–69 yaş aralığında 1.004 kişiyle bilgisayar destekli web anketi (CAWI) yöntemiyle görüşüldü. Örneklem, Türkiye’de bölge, cinsiyet ve yaş dağılımı açısından temsili olacak şekilde tasarlandı. Çalışma, küresel Bosch Tech Compass metodolojisiyle uyumlu biçimde, ISO 20252:2019 standardına göre sertifikalı pazar araştırma şirketi GIM tarafından yürütüldü. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bosch-tech-compass-teknolojinin-nabzini-tuttu-turkiye-yuzde-71-ile-yapay-zekayi-onumuzdeki-on-yilin-en-etkili-teknolojisi-olarak-goruyor-626344">Bosch Tech Compass, teknolojinin nabzını tuttu: Türkiye, yüzde 71 ile yapay zekayı önümüzdeki on yılın en etkili teknolojisi olarak görüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnegöl Belediyesi&#8217;nden 2 Milyon TL&#8217;lik Akademik Destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesinden-2-milyon-tllik-akademik-destek-625802</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 18:13:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[inegöl]]></category>
		<category><![CDATA[lik]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[negöl]]></category>
		<category><![CDATA[tez]]></category>
		<category><![CDATA[tl]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek Lisans]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625802</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnegöl Belediyesi’nin 2021 yılından bu yana gerçekleştirdiği Akademik Destek Programında, yeni dönem için başvurular başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesinden-2-milyon-tllik-akademik-destek-625802">İnegöl Belediyesi&#8217;nden 2 Milyon TL&#8217;lik Akademik Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnegöl Belediyesi’nin 2021 yılından bu yana gerçekleştirdiği Akademik Destek Programında, yeni dönem için başvurular başladı. Belediye Başkanı Alper Taban, öğrencilerin hangi üniversitede olursa olsunlar konu başlığı İnegöl olmak kaydıyla kendi branşlarında şehre dair yapacakları araştırmalar için yüksek lisans ve doktora tezlerine belirli koşullarda destekler verileceğini açıkladı. Program kapsamında yaklaşık 2 milyon TL’lik destek sağlanacağı duyuruldu.</p>
<p>İnegöl Belediyesi’nin şehrin gelişimine akademik bir bakış açısı sunmak adına 2021 yılında başlattığı Akademik Destek Programı kapsamında, üçüncü dönem için kayıt süreci başladı. İlk iki dönemde İnegöl’e dair 5 doktora ve 10 yüksek lisans tezinin hazırlanmasını sağlayan Akademik Destek Programının yeni dönem duyurusu için bugün İnegöl Belediye binasında basın toplantısı düzenlendi. Belediye Başkanı Alper Taban ile birlikte Uludağ Üniversitesi İnegöl Meslek Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Dr. Cihad Doğan ve encümen üyelerinin hazır bulunduğu basın toplantısında, 07 Nisan 2026 ve 31 Aralık 2027 dönemini kapsayan Akademik Destek Programının detayları kamuoyu ile paylaşıldı.</p>
<p>GENÇLİK GÜCÜMÜZÜ EN DOĞRU ŞEKİLDE DEĞERLENDİRMEK İSTİYORUZ<br />Basın toplantısında konuşan Belediye Başkanı Alper Taban, “Eğitime ve gençliğe yaptığımız tüm yatırımlar bizim için çok kıymetli. Bildiğiniz gibi 2026 yılını da Gücümüz Genç sloganıyla Gençlik Yılı ilan etmiştik. Burada biz gençlerimizi merkeze alan, kapsayıcı ve yenilikçi birçok projeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu noktada pek çok çalışma yaptık, daha pek çok çalışmayı da yapmak istiyoruz. Şehrimizde yaklaşık 137 bin kişilik 0-29 yaş arası genç nüfusumuz var. Bu bizim gücümüz ve bu gücü en doğru şekilde değerlendirmek istiyoruz. Bu vizyon doğrultusunda gençlerimizin akademik gelişimlerine katkı sunan önemli projelerimizden biri olan Akademik Destek Programımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi.</p>
<p>BUGÜNE KADAR 5 DOKTORA VE 10 YÜKSEK LİSANS TEZİ HAZIRLANDI<br />Akademik Destek Programı’nın geçmiş yıllarda da yapılan bir uygulama olduğunu hatırlatan Başkan Taban, şöyle devam etti: “Bugüne kadar bu kapsamda neler yaptık? Destek programının ilk iki döneminde toplamda 15 tane başarıyla yürütülen proje gerçekleşti. Doktora ile ilgili; Sedat Özçalık, Özge Acun, İmren Kuşcu, Canan Baysal ve Sita Kone isimlerinde 5 arkadaşımız farklı alanlarda çalışmalar yaptı. Yüksek Lisansta da 10 arkadaşımız; Sevgi Yeşilyurt, Elif Şimşek, Ezgi Koyun, Neslihan Gök, Bilal Karasu, Halil İbrahim Kızılkaya, Büşra Yaşar, Adem Avşar, Hafize Temiz, Berfin Güngör isimli arkadaşlarımız; Türk Dili ve Edebiyatı, Coğrafya, Mimarlık, Uluslararası Ticaret ve Lojistik, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, Jeoloji Mühendisliği, Tarih, Enerji Sistemleri Mühendisliği, Gastronomi, Kentsel Politika ve Yerel Yönetimler gibi alanlarda çalışmalar yapmış.”</p>
<p>AMAÇ ÖĞRENCİLERİ İNEGÖL ÜZERİNE ARAŞTIRMA YAPMAYA TEŞVİK ETMEK<br />“Bu süreçte temel amacımız neydi? Öğrencilerimiz hangi üniversitede olursa olsun, konu başlığı İnegöl olmak kaydıyla, kendi branşına göre şehrimize dair araştırma yapsın. Burada akademik çalışma yapan öğrencilerimize çeşitli destekler vererek şehrimizle ilgili çalışma yapmaya teşvik edelim istedik. Elde edilen sonuç ve yapılan çalışma üzerinden de şehir olarak kazanımlar elde etmeyi hedefliyoruz. Bunu 2021 yılından bu yana başarıyla uyguladık. Devamının da gelmesini istiyoruz. Ayrıca şehrimizin geçmişine ışık tutarak geleceğine yön veren Şehir Araştırmaları Merkezi gibi çalışmalarımız da var.”</p>
<p>DESTEK PROGRAMI KİMLERİ KAPSIYOR<br />“Akademik Destek Çağrımız kimi kapsıyor? Bu çağrı; Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında eğitimine devam eden, enstitülere kayıtlı, tez önerisi ilgili Enstitü Müdürlüğü Yönetim Kurulu tarafından kabul edilmiş lisansüstü öğrencilerine yönelik olarak hazırlanmıştır. Programda herhangi bir alan kısıtlaması yok. Akademik Destek Programı; 07 Nisan 2026 – 31 Aralık 2027 tarihleri arasında başvuruya açık olacaktır. Program kapsamında; 25 yüksek lisans ve 25 doktora tez çalışması desteklenecektir.”</p>
<p>TOPLAMDA 2 MİLYON TL’LİK DESTEK SAĞLANACAK<br />“Akademik Destek Programı kapsamında başvurusu onaylanan kişilere maddi ve maddi olmayan çeşitli destekler sağlanacaktır. Maddi destekler kapsamında; Yüksek lisans tez çalışmaları için 25.000 TL, Doktora tez çalışmaları için 50.000 TL destek verilecektir. Bunun haricinde ilave destekler de var. Konaklama, İnegöl içi ulaşım, rehberlik hizmeti, talep edilen veri ve bilgi paylaşımı gibi imkanlar sağlanacak. Toplamda yaklaşık 2 milyon TL’ye yakın bir destek sağlanmış olacak. Maddi desteklerin %50’si araştırma sürecinde, kalan %50’si ise çalışmanın tamamlanarak ilgili enstitü tarafından kabul edilmesinin ardından ödenecektir.”</p>
<p>BAŞVURU SÜRECİ<br />“Programdan faydalanmak isteyen adaylar, başvuru belgelerini [email protected] adresine WIP dosyası formatında iletecek. Başvurular İnegöl Belediyesi bünyesinde oluşturulan Bilimsel Çalışmalar Destek Kurulu tarafından değerlendirilecek. Sonuçlar 15 gün içerisinde adaylara mail ve telefon yoluyla bildirilecektir. Detaylı bilgi almak isteyen adaylar, İnegöl Belediyesi Şehir Araştırmaları Merkezi’ne 0224 715 10 10 numarası üzerinden; 1571-1572-1573 dahililerinden ulaşabilirler.”</p>
<p>İNEGÖL’E TANIMLI 155 YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA TEZİ BULUNUYOR<br />“Şu an önceki zaman dilimlerinde yapılmış İnegöl’e tanımlı 155 yüksek lisans ve doktora tezi bulunuyor. İnegöl’e dair YÖK’e kayıtlı ilk Tez, Mustafa Öncer’e ait 1984 tarihli “İnegöl&#8217;de çeşitli ölçeklerdeki mobilya işletmelerinin sosyo-ekonomik analizi” Yüksel Lisans tezi bulunmaktadır. Bu çalışmaları şehrimizde de herkesin erişebileceği şekilde Nöbetçi Kitaphanelerimizde İnegöl kitaplıklarında sunuyoruz. Nöbetçi Kitaphanelerimizde Akademik Tezler Köşesi ile Bursa ve İnegöl Köşesi oluşturduk. Özellikle gençlerimiz şehirlerinin adı geçen edebi eserleri okusun, akademik çalışmaları incelesin, İnegöl’ü farklı bakış açılarıyla da görüp keşfedebilsin istiyoruz. İnegöl Belediyesi olarak Şehir Araştırmaları Merkezimizin çalışmalarıyla; bilimi desteklemeye, akademik üretimi teşvik etmeye, üniversitelerimizle istişare ve iş birliğine, şehrimizin geleceğine katkı sunacak çalışmalara öncülük etmeye devam edeceğiz.”</p>
<p>İNEGÖL’E 4 YENİ NÖBETÇİ KİTAPHANE KAZANDIRILACAK<br />“Bu çalışmalarımızla birlikte İnegöl’de 5 olan Nöbetçi Kitaphanelerimize 4 merkez daha eklemek için gayretimiz devam ediyor. Bu merkezleri biraz daha mahallelere yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Alanyurt köy içi, Alanyurt Yunus Emre Mahallesi, Yenice Mahallesi ve Akhisar Mahallesinde 4 yeni Nöbetçi Kitaphaneyi bu dönem şehrimize kazandırmak istiyoruz.”</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesinden-2-milyon-tllik-akademik-destek-625802">İnegöl Belediyesi&#8217;nden 2 Milyon TL&#8217;lik Akademik Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PDR Zirvesi, KTO Karatay Üniversitesi Ev Sahipliğinde Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pdr-zirvesi-kto-karatay-universitesi-ev-sahipliginde-basladi-624736</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 13:18:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[karatay]]></category>
		<category><![CDATA[kto]]></category>
		<category><![CDATA[Kto Karatay Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenler]]></category>
		<category><![CDATA[pdr]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik Danışman]]></category>
		<category><![CDATA[rehber]]></category>
		<category><![CDATA[sahipliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[selçuklu]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[zirvesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624736</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Selçuklu Rehberlik ve Araştırma Merkezi iş birliği ile Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi ev sahipliğinde rehber öğretmenlere ve psikolojik danışmanlara yönelik düzenlenen “PDR Zirvesi” programı başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pdr-zirvesi-kto-karatay-universitesi-ev-sahipliginde-basladi-624736">PDR Zirvesi, KTO Karatay Üniversitesi Ev Sahipliğinde Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Selçuklu Rehberlik ve Araştırma Merkezi iş birliği ile Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi ev sahipliğinde rehber öğretmenlere ve psikolojik danışmanlara yönelik düzenlenen “PDR Zirvesi” programı başladı.</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>KTO Karatay Üniversitesi ev sahipliğinde, Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Selçuklu Rehberlik ve Araştırma Merkezi iş birliği ile düzenlenen “PDR Zirvesi” programına KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç, Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Sami Sağdıç, Selçuklu Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü Celalettin Angın, akademisyenler, rehber öğretmenler ve psikolojik danışmanlar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, açılış konuşmaları ile devam etti.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>“Öğrencilerimizin Başarılı Olması Tek Arzumuzdur”</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Açılış konuşmasını yapan KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç; “Konya&#8217;daki öğrencilerin eğitimi için destek vermekten her daim mutluluk duyuyoruz.  Rehberlik Araştırma Merkezleri ile yaptığımız toplantıları çok önemsiyoruz. Bu iş birlikleri, öğrencilerimizin gelişimine doğrudan katkı sağlayan önemli bir zemin oluşturuyor ve üniversitemizin kalite odaklı yaklaşımı da bu süreçlere yansıyor. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından kurumsal akreditasyon alma başarısını gösteren Türkiye&#8217;deki ilk grup içerisinde yer alıyoruz. Türkiye&#8217;de ilk grupta 15 üniversite akreditasyon almaya hak kazandı. Bu üniversitelerin içerisinde KTO Karatay Üniversitesi de var. Kalite süreçlerinde Türkiye&#8217;de en hızlı yol alan üniversitelerden biriyiz. SCImago University Rankings 2026 raporunda araştırma kategorisinde Türkiye&#8217;deki tüm üniversiteler arasında 23., vakıf üniversiteleri arasında 6. sırada yer aldık. World Largest University Ranking 2026 sonuçlarında ise Türkiye&#8217;de 75., vakıf üniversiteleri arasında 26. Avrupa&#8217;da 159. sıradayız.  KTO Karatay Üniversitesi olarak amacımız nitelikli, kaliteli, ülkemizin değerlerine bağlı öğrenciler yetiştirebilmektir. İyi bir mesleki bilgiyle mezun olan öğrencilerimizin başarılı olduğunu görmek tek arzumuzdur” şeklinde konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>“Öğretmen, Öğrencileri Nezdinde İzi Silinmeyen Hatıraların Yazarıdır”</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Sami Sağdıç; “PDR Zirvesi, rehber öğretmenlerimiz ve psikolojik danışmanlarımızın iki gün içerisinde 9 farklı oturumda kendilerini geliştireceği, ilimizden ve il dışından katılan akademisyenlerimizle birlikte yeni başlıklara, yeni sorulara cevap arayacakları verimli bir programdır. Biz öğretmenler, geleceğimizi şekillendiriyoruz. Çünkü öğretmen, öğrencileri nezdinde izi silinmeyen hatıraların yazarıdır. Özellikle rehber öğretmenlerimiz, okul yönetimi, öğretmen ve veli arasında tam da psikolojik danışman görevini üstlenen kilit bir roldedir. Dolayısıyla sizler gençlerimizin, öğrencilerimizin modern sorunlarına daha iyi yaklaşımla çözümler üretebilecek pozisyondasınız. Programda görev alan akademisyenlerimize ve tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyorum” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Açılış konuşmalarının ardından başlayan ve iki gün sürecek olan PDR Zirvesi Programının, akademisyenler tarafından verilen eğitimlerinde, sınav kaygısı, dijital çağda psikolojik danışmanlık, çocuğu drama yoluyla tanıma ve kişisel verilerin korunması gibi konular ele alınacak.</span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pdr-zirvesi-kto-karatay-universitesi-ev-sahipliginde-basladi-624736">PDR Zirvesi, KTO Karatay Üniversitesi Ev Sahipliğinde Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer Belediyesi, uluslararası yeşil enerji araştırmasına ev sahipliği yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-uluslararasi-yesil-enerji-arastirmasina-ev-sahipligi-yapti-623796</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 07:48:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmasına]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[Nilüfer Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623796</guid>

					<description><![CDATA[<p>British Academy destekli uluslararası araştırma projesi kapsamında Nilüfer Belediyesi’ni ziyaret eden ekip, kentin yeşil enerji politikalarını yerinde inceleyerek belgesel çekimleri gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-uluslararasi-yesil-enerji-arastirmasina-ev-sahipligi-yapti-623796">Nilüfer Belediyesi, uluslararası yeşil enerji araştırmasına ev sahipliği yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>British Academy destekli uluslararası araştırma projesi kapsamında Nilüfer Belediyesi’ni ziyaret eden ekip, kentin yeşil enerji politikalarını yerinde inceleyerek belgesel çekimleri gerçekleştirdi.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi, uluslararası ölçekte yürütülen “Yeşil Enerji Dönüşümünün Sahadaki Yansımaları” başlıklı araştırma projesi çerçevesinde önemli bir ziyarete ev sahipliği yaptı. Britanya merkezli King’s College London öncülüğünde yürütülen çalışma kapsamında Nilüfer’e gelen araştırma ekibi, belediyenin sürdürülebilirlik ve yeşil enerji uygulamalarını yerinde inceledi.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi Alaaddinbey Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen toplantıya Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş de katıldı. Görüşmede, belediyenin yenilenebilir enerji politikaları, yerel düzeyde yürüttüğü sürdürülebilirlik çalışmaları ve toplumsal katılım modelleri hakkında kapsamlı bilgi paylaşımı yapıldı. Toplantıda konuşan Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş şunları söyledi: “Nilüfer Belediyesi olarak bugün 64 elektrikli aracımız ve 8 çatı GES projemiz ile sürdürülebilirlik noktasında başarılı uygulamalarımıza devam ediyoruz. Başta belediye binalarımız olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarımızı her yıl yükseltiyoruz. Sosyoekonomik açıdan Türkiye’nin en gelişmiş ilçelerinden biri olan Nilüfer, sürekli büyüyen bir kent. Her yıl 20 bini aşan, neredeyse bir mahalle kadar göç alıyoruz. Bursa’daki istihdamın büyük bir bölümü Nilüfer’de gerçekleşiyor. Aynı zamanda hastaneleri, özel okulları ve sosyal yaşamıyla Bursa’nın yükünü Nilüfer çekiyor. Dolayısıyla Bursa’nın yaşadığı tüm sorunlar Nilüfer’i doğrudan etkiliyor. Elbette bizler karbon emisyonlarının düşürülmesi noktasında karar mercii değiliz. Fakat hem kendimizi dönüştürmek hem de Nilüferlileri bilinçlendirmek için çalışmaya devam ediyoruz.”</p>
<p><b>SAHADA İNCELEME VE BELGESEL ÇEKİMLERİ</b><br />Ziyaret kapsamında araştırma ekibi, saha gözlemleri de gerçekleştirdi. Programın ikinci bölümünde Nilüfer Belediyesi Sürdürülebilirlik Parkı’nı gezen ekip, burada yer alan uygulamaları inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Heyet, programın son durağında ise Güngören Mahallesi’nde bulunan Güneş Enerji Santrali’ni (GES) ziyaret ederek, Nilüfer Belediyesi’nin yenilenebilir enerji üretimi alanındaki çalışmalarını gözlemledi. Ziyaretler süresince proje kapsamında hazırlanan belgesel için çekimler gerçekleştirildi.</p>
<p><b>AKDENİZ’DE YEŞİL DÖNÜŞÜM İNCELENİYOR</b><br />British Academy tarafından desteklenen uluslararası araştırma projesi; Türkiye, Yunanistan ve İtalya’da yürütülerek, yeşil enerji dönüşümünün yerel düzeydeki etkilerini çok boyutlu olarak ele alıyor. Projede Türkiye’den Kadir Has Üniversitesi, İtalya’dan Gran Sasso Üniversitesi ve Yunanistan’dan Dimitris Katsaprakakis ile yerel araştırmacılar yer alıyor. Çalışma; iklim değişikliği, sürdürülebilir ve yeşil enerjiye geçiş ile topluluk katılımı arasındaki ilişkileri inceleyerek, yerel deneyimlere odaklanıyor. Yüz yüze mülakatlar, katılımcı gözlem ve belgesel film yapımı gibi yöntemlerin birlikte kullanıldığı proje, yeşil dönüşüm süreçlerinin sahadaki karşılığını ortaya koymayı hedefliyor. Araştırma kapsamında elde edilecek bulguların, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat hedefleri doğrultusunda şekillenen enerji politikalarına yerel perspektiften katkı sunması bekleniyor.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-uluslararasi-yesil-enerji-arastirmasina-ev-sahipligi-yapti-623796">Nilüfer Belediyesi, uluslararası yeşil enerji araştırmasına ev sahipliği yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky: Türkiye&#8217;deki Kullanıcıların %88&#8217;i Hassas Verilerini Dijital Ortamda Saklamayı Tercih Ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-turkiyedeki-kullanicilarin-%88i-hassas-verilerini-dijital-ortamda-saklamayi-tercih-ediyor-623735</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 06:49:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[deki]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[hassas]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcıların]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[ortam]]></category>
		<category><![CDATA[saklama]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[verilerin]]></category>
		<category><![CDATA[verilerini]]></category>
		<category><![CDATA[yedekleme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623735</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Yedekleme Günü öncesinde Kaspersky, önemli verilerin en yaygın saklanma yöntemlerini ortaya koyarken, bu verilerin nasıl daha güvenli korunabileceğine ilişkin pratik öneriler paylaşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-turkiyedeki-kullanicilarin-%88i-hassas-verilerini-dijital-ortamda-saklamayi-tercih-ediyor-623735">Kaspersky: Türkiye&#8217;deki Kullanıcıların %88&#8217;i Hassas Verilerini Dijital Ortamda Saklamayı Tercih Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya Yedekleme Günü öncesinde Kaspersky, önemli verilerin en yaygın saklanma yöntemlerini ortaya koyarken, bu verilerin nasıl daha güvenli korunabileceğine ilişkin pratik öneriler paylaşıyor. Araştırmaya göre Z kuşağı ve Y kuşağı kullanıcıları neredeyse tüm verilerini dijital ortamda saklarken, 55 yaş üzerindeki katılımcıların yaklaşık üçte biri hâlâ geleneksel kâğıt yöntemlerini tercih ediyor.</strong></p>
<p><strong>Değerli verilerimizi nerede saklıyoruz?</strong></p>
<p>Kaspersky’nin Pazar Araştırma Merkezi tarafından gerçekleştirilen araştırma*, Türkiye’deki kullanıcıların büyük çoğunluğunun önemli bilgilerini dijital olarak saklamayı tercih ettiğini gösteriyor. Katılımcıların %88’i; kimlik bilgileri, finansal veriler, sağlık bilgileri veya fotoğraf arşivleri gibi hassas kişisel verilerini elektronik ortamda sakladığını belirtiyor.</p>
<p>Dijital veri saklama yöntemleri incelendiğinde ise katılımcıların %58’i önemli kayıtlarını bilgisayarlarında veya sabit disklerinde tuttuğunu ifade ederken, %39’u bulut çözümlerini tercih ediyor. %28’i ise verilerini kamuya ait dijital hizmetlerde saklamayı seçiyor.</p>
<p><strong>Dijital ortam gerçekten daha güvenli mi? </strong></p>
<p>Her veri saklama yönteminin kendine özgü avantajları ve sınırlamaları bulunuyor. Fiziksel ortamlar kaybolabilir veya zarar görebilirken, harici diskler hareket halindeyken kullanım açısından her zaman pratik olmayabiliyor. Bulut servisleri ise erişim kolaylığı sağlasa da yetkisiz erişim risklerine açık olabiliyor.</p>
<p>Dijital verilerin güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak için Kaspersky uzmanları şu temel uygulamaları öneriyor:</p>
<p><strong>1. Bir yedekleme stratejisi oluşturun</strong></p>
<p>Veri saklama için tek bir doğru yöntem bulunmadığı gibi, her dosyanın yedeklenmesi de şart değildir. Ancak özellikle hassas veriler veya yeniden oluşturulması mümkün olmayan dosyalar için düzenli yedekleme alışkanlığı edinmek kritik önem taşır.</p>
<p>Yaygın olarak kullanılan 3-2-1 yedekleme stratejisine göre; önemli verilerinizin en az üç kopyasını oluşturmalı, bunları iki farklı depolama ortamında saklamalı ve en az bir kopyayı farklı bir fiziksel konumda (bulut ya da harici bir ortam) tutmalısınız.</p>
<p>Parolalar, kimlik bilgileri veya finansal veriler gibi en hassas bilgiler ise ekstra koruma gerektirir. Bu tür veriler için, kullanıcı kimlik bilgileri ve banka kartlarının yanı sıra taranmış pasaport/kimlik belgeleri, PDF dosyaları, adresler ve notları güvenli şekilde saklamaya olanak tanıyan özel “gizli kasa” özelliği sunan Kaspersky password manager gibi çözümler tercih edilmelidir.</p>
<p><strong>2. Dijital kasalarınızı koruyun</strong></p>
<p>Kaspersky verilerine göre, katılımcıların %98&#8217;inin kişisel veri depolarını korumak için en azından bazı önlemler alması umut verici bir gelişme. Ancak katılımcıların %30&#8217;u, kişisel verilerini korumak için kolay hatırlanan parolalar kullanmaya devam ediyor. Yalnızca basit parolalara güvenmek, dijital kasalarınızı kaba kuvvet (brute force) saldırılarına karşı savunmasız bırakır. Bu nedenle uzmanlar, mümkün olan her yerde iki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) etkinleştirmenizi veya geçiş anahtarı (passkey) teknolojisini benimsemenizi öneriyor. Geçiş anahtarları bir password manager ile güvenli bir şekilde saklanabilir ve yetkilendirilmiş herhangi bir cihazdan sorunsuz bir şekilde erişilebilir.</p>
<p><strong>3. Mümkün olan yerlerde otomatik yedekleme ayarlayın</strong></p>
<p>Yedekleme işlemlerini sürekli hatırlamak zorlayıcı olabilir. Bu süreci kolaylaştırmak için kullandığınız tüm cihazlarda yerleşik yedekleme hizmetlerini aktif hale getirmeniz önerilir (örneğin iPhone/iPad/Mac için iCloud, Android/Windows için Google Drive veya OneDrive).</p>
<p>Ayrıca yedeklerin düzgün çalıştığından emin olmak için ayda bir veya iki ayda bir tek bir dosyayı geri yükleyerek test yapılması tavsiye edilir. Kaspersky Premium, kullanıcıların Windows cihazlarında düzenli yedekleme yapmasına ve verilerini geri yüklemesine olanak tanır. Yedekler, çıkarılabilir sürücülerde veya bulut depolama alanlarında şifrelenmiş biçimde güvenle saklanabilir.</p>
<p><strong>Kaspersky Tüketici İş Birimi Başkan Yardımcısı Marina Titova</strong> konuya ilişkin şunları söylüyor:<br />“<em>Yedeklemenin önemli olduğunu hepimiz biliyoruz, ancak çoğu zaman tüm verileri tek seferde yedeklemeye çalıştığımız için bu süreci erteliyoruz. Oysa daha akıllı yaklaşım, yedeklemeyi günlük iş akışının bir parçası haline getirmektir. Dosyalarınızı ‘kritik’, ‘önemli’ ve ‘düşük öncelikli’ olarak sınıflandırın. Kritik veriler için gerçek zamanlı yedekleme otomasyonu kurun, diğerleri için haftalık veya aylık planlar oluşturun. Parolalar ve kimlik bilgileri gibi hassas veriler için ise özel güvenli kasa çözümlerini tercih edin. Otomasyon ve önceliklendirme sayesinde, gereksiz yük oluşturmadan gerçekten önemli olan verileri koruyabilirsiniz</em>.”</p>
<p>* <em>Araştırma, Kaspersky Pazar Araştırmaları Merkezi tarafından Kasım 2025’te gerçekleştirilmiştir. Arjantin, Şili, Çin, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Malezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, İspanya, Türkiye, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden toplam 3.000 katılımcı araştırmaya dahil olmuştur.</em></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-turkiyedeki-kullanicilarin-%88i-hassas-verilerini-dijital-ortamda-saklamayi-tercih-ediyor-623735">Kaspersky: Türkiye&#8217;deki Kullanıcıların %88&#8217;i Hassas Verilerini Dijital Ortamda Saklamayı Tercih Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genç Zihinler İklim Değişikliği ve Kutup Araştırmaları İçin Sahaya Çıkıyor, Başvurularda Son Günler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genc-zihinler-iklim-degisikligi-ve-kutup-arastirmalari-icin-sahaya-cikiyor-basvurularda-son-gunler-622412</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 17:19:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[klim]]></category>
		<category><![CDATA[kutup]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencileri]]></category>
		<category><![CDATA[yarışma]]></category>
		<category><![CDATA[zihinler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622412</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanındaki en büyük organizasyonu TEKNOFEST kapsamında, TÜBİTAK yürütücülüğünde düzenlenen iki önemli yarışma lise öğrencilerini geleceğin en kritik meselelerine çözüm üretmeye davet ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genc-zihinler-iklim-degisikligi-ve-kutup-arastirmalari-icin-sahaya-cikiyor-basvurularda-son-gunler-622412">Genç Zihinler İklim Değişikliği ve Kutup Araştırmaları İçin Sahaya Çıkıyor, Başvurularda Son Günler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanındaki en büyük organizasyonu <strong>TEKNOFEST</strong> kapsamında, <strong>TÜBİTAK </strong>yürütücülüğünde düzenlenen iki önemli yarışma lise öğrencilerini geleceğin en kritik meselelerine çözüm üretmeye davet ediyor. <strong>İklim değişikliği ve kutup araştırmaları</strong> gibi küresel ölçekte önem taşıyan alanlara odaklanan bu yarışmalar, gençlerin bilimsel üretkenliğini desteklerken Türkiye’nin uluslararası bilim sahnesindeki gücünü artırmayı hedefliyor. Her iki yarışma için de <strong>son başvuru tarihinin 23 Mart olması</strong>, heyecanı ve rekabeti zirveye taşıyor.</p>
<p><strong>İklim Krizine Gençlerden Bilimsel Çözümler</strong></p>
<p><strong>Lise Öğrencileri İklim Değişikliği Araştırma Projeleri Yarışması</strong>, gençleri yalnızca küresel iklim krizini anlamaya değil, aynı zamanda çözüm üretmeye teşvik ediyor. Çevre, Ekonomik Sektörler, Hava ve İklim, Sürdürülebilirlik ve Refah, Su Araştırmaları ve Toplumsal Farkındalık gibi 6 ana 22 alt kategoriyle geniş bir alanda proje geliştirme imkânı sunan yarışma, öğrencilerin gerçek dünya problemlerine bilimsel yaklaşım geliştirmesini sağlıyor. Doğal kaynakların korunması, şehirlerin iklim direncinin artırılması ve karbon salımının azaltılması gibi başlıklar, gençlerin yenilikçi fikirleriyle yeniden ele alınıyor. Bu yönüyle yarışma, sadece bir proje süreci değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün de başlangıcı olarak görülüyor.</p>
<p><strong>Kutupların Gizemi Genç Araştırmacılarla Çözülüyor</strong></p>
<p><strong>Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışması</strong> ise öğrencileri dünyanın en zorlu ve en az keşfedilmiş bölgeleri olan kutupları bilimsel olarak incelemeye davet ediyor. Canlı bilimlerinden yer bilimlerine, fiziki bilimlerden sosyal ve beşeri bilimlere kadar uzanan disiplinler arası yapısıyla dikkat çeken yarışma, küresel iklim sisteminin merkezinde yer alan kutupların daha iyi anlaşılmasını hedefliyor. Buzulların erimesi, ekosistem değişimleri ve kutup bölgelerinin stratejik önemi gibi konular, gençlerin bilimsel merakıyla buluşarak yeni perspektifler kazandırıyor.</p>
<p><strong>23 MART Son Gün: Geleceğe İmza Atma Fırsatı</strong></p>
<p>Her iki yarışmada da dereceye giren öğrencileri 90 bin TL’ye varan ödüller beklerken, asıl kazanımın bilimsel düşünme becerisi, araştırma kültürü ve küresel vizyon olduğu vurgulanıyor. Gençlerin bilgi tüketen değil, bilgi üreten bireyler olarak yetişmesini amaçlayan bu önemli organizasyonlar, Türkiye’nin bilim ve teknoloji yolculuğunda kritik bir rol üstleniyor. Başvuruların 23 Mart’ta sona ereceği bu büyük fırsat, geleceğe yön vermek isteyen tüm lise öğrencilerini bekliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genc-zihinler-iklim-degisikligi-ve-kutup-arastirmalari-icin-sahaya-cikiyor-basvurularda-son-gunler-622412">Genç Zihinler İklim Değişikliği ve Kutup Araştırmaları İçin Sahaya Çıkıyor, Başvurularda Son Günler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boehringer Ingelheim&#8217;dan Küresel Araştırma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/boehringer-ingelheimdan-kuresel-arastirma-621468</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 17:38:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[boehringer]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[ingelheim]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Kurdu]]></category>
		<category><![CDATA[kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[parazit]]></category>
		<category><![CDATA[pet]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621468</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her yıl 20 Mart'ta kutlanan Dünya Parazit Farkındalık Günü; pire, kene ve iç parazitlerin dünya genelindeki patili dostlarımız için en yaygın sağlık tehditlerinden biri olduğunu, ancak bu durumun kolayca önlenebileceğini hatırlatan önemli bir gündür.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/boehringer-ingelheimdan-kuresel-arastirma-621468">Boehringer Ingelheim&#8217;dan Küresel Araştırma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl 20 Mart&#8217;ta kutlanan Dünya Parazit Farkındalık Günü; pire, kene ve iç parazitlerin dünya genelindeki patili dostlarımız için en yaygın sağlık tehditlerinden biri olduğunu, ancak bu durumun kolayca önlenebileceğini hatırlatan önemli bir gündür.</p>
<p>Türkiye dahil çeşitli ülkelerden toplam 6.500 pet ebeveyninin katılımıyla gerçekleştirilen küresel bir araştırma1; parazitlere sık maruz kalınmasına rağmen, dünya genelindeki pet ebeveynlerinin daha yüksek bir farkındalığa, daha net yönlendirmelere, eğitime ve çok daha güçlü koruyucu alışkanlıklara ciddi bir ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Katılımcıların %27&#8217;si parazit riskleri hakkında çok az bilgi sahibi olduğunu veya hiçbir fikri olmadığını belirtirken, büyük bir çoğunluk (%75) korunma yolları hakkında daha net tavsiyeler almaya ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor. Aynı zamanda, katılımcıların %43&#8217;ü patili dostlarının daha önce bir parazit enfeksiyonu geçirdiğini, her beş vakadan birinin ise son bir yıl içinde yaşandığını belirtiyor. Bu bulgular, yaşanan deneyim ile bilgi düzeyi arasındaki kritik boşluğu gözler önüne sererken, farkındalığın artırılmasına ve daha tutarlı koruyucu adımlar atılmasına duyulan ihtiyacı da vurguluyor.</p>
<p>Sadece Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde 1,2 milyondan fazla köpeğin kalp kurdu taşıdığı tahmin ediliyor2. Avrupa&#8217;da aynı hastalık yeni ülkelere yayılırken; Latin Amerika, Afrika ve Asya&#8217;nın bazı bölgelerinde kalp kurdu vakaları bölgesel koşullar nedeniyle yüksek seyretmeye devam ediyor. Dış parazitler açısından bakıldığında ise keneler, dünya çapında evcil hayvanlarda yaygın olarak görülüyor. Örneğin, İtalya&#8217;da yakın zamanda yapılan bir araştırma, köpeklerin %47&#8217;sinden fazlasının enfekte olabileceğini gösterirken3; Güneydoğu Asya&#8217;daki benzer çalışmada ise bir ebeveyne sahip köpeklerin %67&#8217;ye varan bölümünde en az bir kene tespit edildiği belirtiliyor4. Kanla beslenen bu parazitler; Lyme hastalığı (eklem ağrısına ve bazen böbrek hasarına yol açan), babesioz (kırmızı kan hücrelerini yok eden bir enfeksiyon) veya ehrlichiosis (ateş ve kanama eğilimi yaratan bakteriyel bir enfeksiyon) gibi şiddetli ve yaşamı tehdit edebilen hastalıkları bulaştırabiliyor. Patili dostlarımızda yarattıkları rahatsızlık ve hastalıkların yanı sıra, bazı parazitler insanlara da bulaşarak enfeksiyon yayabiliyor.</p>
<p>Türkiye’ye baktığımızda ise köpeklerde görülen kalp kurdu hastalığı oldukça yaygın ancak ülkenin her yerinde aynı sıklıkta görülmüyor. Hastalık dağılımına bakıldığında, bu rahatsızlığın deniz kıyısındaki bölgelerde daha fazla, iç kesimlerde ise daha az görüldüğü rapor ediliyor. Türkiye genelinde hastalığın görülme sıklığının %2 ile %40 arasında değiştiği belirtiliyor⁵. Farklı illerde yapılan çalışmalar da bu durumu doğruluyor: Sivas&#8217;ta laboratuvar testleriyle yapılan bir araştırmada hastalığa rastlanma oranı %2,9 olarak bulunurken⁶; Kayseri&#8217;de 280 köpeğin incelendiği bir çalışmada bu oran %9,6 olarak bildiriliyor⁷. Ege Bölgesi&#8217;nde, Aydın ve İzmir&#8217;de sokak köpekleri üzerinde yapılan bir araştırmada hastalığın görülme oranının %13,9 olduğu rapor ediliyor⁸. Hatay&#8217;da gerçekleştirilen başka bir araştırmada ise 269 köpeğin %26&#8217;sında kalp kurdu tespit edilirken; özellikle deniz ve nehir kenarındaki bölgelerde bu oranın %30&#8217;un üzerine çıktığı belirtiliyor⁹. Tüm bu veriler, Türkiye&#8217;de kalp kurdu hastalığının görülme sıklığının, bulunulan bölgenin iklim ve coğrafi koşullarına göre büyük ölçüde değişiklik gösterdiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Artan sıcaklıklar ve sıklaşan seyahatler nedeniyle parazitler giderek daha geniş alanlara yayıldıkça, koruyucu önlemlerin değeri her zamankinden daha fazla gündeme geliyor.</p>
<p>Veteriner hekimler; risklerin değerlendirilmesinde, uygun koruma yöntemlerinin önerilmesinde ve bilinçli bakımın desteklenmesinde kilit bir rol oynuyor. Evcil hayvan sahiplerinin %70&#8217;inin birinci derecede referans kabul ettiği veteriner hekimler, evcil hayvan sağlığı konusunda en güvenilir bilgi kaynağı olmaya devam ediyor. Parazit riski, yaşanılan bölgeye, mevsime ve yaşam tarzına göre değişiklik gösterdiği için; hem patili dostları hem de insanları korumak adına kişiselleştirilmiş tavsiyeler, düzenli kontroller ve koruyucu çözümlerin bilinçli kullanımı büyük önem taşıyor.</p>
<p>Hayvan sağlığı alanında küresel bir lider olan Boehringer Ingelheim, Dünya Parazit Farkındalık Günü&#8217;nü, parazitlerin ne kadar kolay önlenebileceği konusunda farkındalık yaratmayı amaçlayan <strong>&#8220;Küçük sevgi adımları, hayatın büyük anları&#8221;</strong> kampanyasının lansmanıyla kutluyor.</p>
<p>Boehringer Ingelheim Pet İş Birim Müdürü Veteriner Hekim Orkun Bürün, kampanya ile ilgili şunları söyledi: “Parazitlerden korunma, pet ebeveynlerinin patili dostlarına verdikleri değeri göstermelerinin en basit ve anlamlı yollarından biri. Ancak araştırmamız, farkındalığın her zaman düzenli bir eyleme dönüşmediğini gösteriyor. Bu kampanya aracılığıyla, pet ebeveynlerinin koruyucu rutinleri &#8216;küçük bir sevgi adımı&#8217; olarak benimsemelerini hedefliyoruz. Çünkü bu adımlar, patili dostlarımızı güvende tutarak onlarla daha mutlu ve sağlıklı anlar paylaşmamızı sağlıyor.”</p>
<p>Koruyucu bakımı geliştirmeye odaklanan Boehringer Ingelheim; araştırmalara yatırım yapmaya, veteriner hekimlerle yakın iş birliğini sürdürmeye ve pet ebeveynlerinin bilinçli kararlar almasını güçlendiren bilinçlendirme girişimlerini desteklemeye devam ediyor.</p>
<p>Kuzey Yarımküre&#8217;de ilkbaharın başlarına ve Dünya Parazit Farkındalık Günü&#8217;ne denk gelen bu kampanya, birçok bölgede parazit aktivitesinin artmaya başladığı bir dönemde hayata geçiriliyor. Kampanya, patili dostların sağlığını korumaya yardımcı olan ve ebeveynleriyle kurdukları bağı güçlendiren basit bakım alışkanlıklarını teşvik ederek, araştırma bulgularını somut bir adıma dönüştürüyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/boehringer-ingelheimdan-kuresel-arastirma-621468">Boehringer Ingelheim&#8217;dan Küresel Araştırma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VBKY &#8220;Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi&#8221;ni yayımladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vbky-bilimsel-bir-gercegin-dogusu-ve-gelisimini-yayimladi-620954</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 08:39:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[doğuşu]]></category>
		<category><![CDATA[gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeğin]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekler]]></category>
		<category><![CDATA[ni]]></category>
		<category><![CDATA[Vbky]]></category>
		<category><![CDATA[yayımladı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620954</guid>

					<description><![CDATA[<p>VBKY’nin felsefe kitaplığı, Ludwik Fleck’in imzasını taşıyan “Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi” adlı eserle genişlemeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vbky-bilimsel-bir-gercegin-dogusu-ve-gelisimini-yayimladi-620954">VBKY &#8220;Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi&#8221;ni yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>VBKY’nin felsefe kitaplığı, Ludwik Fleck’in imzasını taşıyan <em>“Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi”</em> adlı eserle genişlemeye devam ediyor. İlk kez 1935’te yayımlanan bu çalışma, Thomas Kuhn’un <em>Bilimsel Devrimlerin Yapısı</em>’na yazdığı meşhur önsözde Fleck’e atıfta bulunmasıyla yeniden keşfedildi. Bu sayede Fleck, Kuhn ve Popper gibi daha popüler figürlerin öncesinde yer alan; çağdaş bilim teorisinin en etkili düşünürlerinden biri olarak anılmaya başlandı. Fleck’e göre bilim, taşların üst üste konduğu doğrusal bir birikim süreciyle ilerlemez. Bilimsel değişim, bir toplumda hâkim olan düşünce tarzlarının yavaş ama sürekli dönüşümüyle şekillenir. Bu düşünce tarzları tarihsel olarak olgunlaşır, toplumsal koşullara tabidir ve onları taşıyan insan topluluklarıyla birlikte âdeta bir “yumak” oluşturur. Fleck’in kavramsallaştırmasıyla düşünce kolektifleri, yeni problemlerin görülmesine ve ele alınmasına imkân tanıyan dinamik bir alan yaratır. Kuhn’un kesintili devrimlere dayalı modelinin aksine Fleck, sürekli işleyen bir yeniden biçimlenme sürecine işaret eder. Bu sürecin varsayımları, çoğu zaman üyelerini onların farkında bile olmadığı biçimlerde dönüştürür.</p>
<p><em>“Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi”</em>, yalnızca bilim tarihine dair bir inceleme değil; düşüncenin toplumsal örgütlenişine, bilginin nasıl mümkün olduğuna ve “gerçek”in kolektif doğasına dair eskimeyen bir manifesto. Okurunu, bilimi ve hakikati bireysel keşiflerin ötesinde, birlikte kurulan bir süreç olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Bazı gerçekler vardır ki; bunları bilme mekanizmamıza eleştirel bir biçimde yaklaşamayız. Örne­ğin “normal bir insanın iki gözü vardır” yargısı bizim için kendili­ğinden anlaşılır bir hâle gelmiştir ve artık bir bilgi gibi görünmez. Bu tür bir bilme eyleminde kendimizi etkin hissetmeyiz; bizden bağımsız, “Varoluş” veya “Gerçeklik” denen bir gücün karşısında tamamen pasif durumdayızdır. Tıpkı günlük ritüelleri ya da alış­kanlıkları mekanik olarak sürdüren biri gibi davranırız: Bu tür eylemlerde artık özgürlük söz konusu değildir, aksine, bu şekilde davranmaya ve başka şekilde davranmamaya yönelik bir zorlan­tı söz konusudur. Ya da kitlesel bir harekete katılan bir adamın durumuyla da benzerlik kurulabilir. Örneğin basit bir borsacı pi­yasadaki düşüş nedeni ile oluşan panik satışlarını dışsal bir güç, gerçek bir varlık olarak algılar. Ancak kendisinin de bilincinde olmadan kapıldığı telaşın bu düşüşe katkıda bulunduğunu fark etmez. Dolayısıyla günlük yaşama ait yerleşik gerçekler episte­molojinin konusu olmaya pek de uygun değildir. Klasik fiziğe ait gerçeklere gelince burada da pratik bakı­mından alışkanlık, teori bakımındansa tüketilmişlik söz konusu­dur. Dolayısıyla tarafsız bir araştırmanın ilkelerine en uygun ola­nın, keşfi çok da gerilere uzanmayan ve epistemoloji tarafından henüz tüketilmemiş “daha yeni bir gerçek” olduğu kanısındayım. Tıbbi bir gerçek, ki önemi ve uygulanabilirliği inkâr edilemez, tarihsel ve fenomenolojik olarak son derece zengin olduğundan araştırmamız için oldukça kullanışlıdır. Ben bu araştırma için en iyi şekilde kanıtlanmış tıbbi gerçeklerden birini, yani Wasser­mann Reaksiyonu’nun sifilisle ilişkili olduğu gerçeğini seçtim. Öyleyse soru şudur: Tecrübeye dayanan bu gerçek nasıl ortaya çıkmıştır ve nelerden oluşur?“</em></p>
<p><em><strong> </strong></em><strong>Yazar Hakkında;</strong></p>
<p>1896 yılında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nda, Lviv kentinde doğdu. Tıp eğitimini Lviv Üniversitesi’nde tamamladı ve erken dönem çalışmalarını iç hastalıkları ve mikrobiyoloji alanlarında yürüttü. II. Dünya Savaşı sonrasında Polonya’da çeşitli araştırma laboratuvarlarında ve tıp enstitülerinde görev yaptı. Bu dönemde hem tıbbi araştırmalar hem de bilim felsefesi üzerine teorik ve pratik çalışmalar yürütmeye devam etti. 1956’da İsrail’e göç eden ve 1961 yılında burada ölen Fleck, bilimsel gerçeklerin toplumsal yapısını gösteren öncü yaklaşımıyla 20. yüzyılın en etkili bilim felsefecileri ve sosyologlarından biri olarak kabul edilir.</p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: Felsefe        </strong></p>
<p><strong>Yazan: Ludwik Fleck</strong></p>
<p><strong>Türkçesi: Elif Hilal Fertellioğlu</strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi </strong></p>
<p><strong>Proje Editörü ve Son Okuma: Halid Metin Yolcu</strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Saygın Günenç </strong></p>
<p><strong>Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan   </strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 256</strong></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vbky-bilimsel-bir-gercegin-dogusu-ve-gelisimini-yayimladi-620954">VBKY &#8220;Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi&#8221;ni yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YÖK&#8217;ten Bilişim Alanlarında Akademisyen Yetiştirmek için Yeni Model</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yokten-bilisim-alanlarinda-akademisyen-yetistirmek-icin-yeni-model-617999</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 08:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[ten]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitelerin]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yetiştirmek]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<category><![CDATA[yükseköğretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617999</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK), bilişim temelli alanlarda artan öğretim üyesi ihtiyacını karşılamak amacıyla yeni bir model üzerinde çalışıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yokten-bilisim-alanlarinda-akademisyen-yetistirmek-icin-yeni-model-617999">YÖK&#8217;ten Bilişim Alanlarında Akademisyen Yetiştirmek için Yeni Model</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK), bilişim temelli alanlarda artan öğretim üyesi ihtiyacını karşılamak amacıyla yeni bir model üzerinde çalışıyor. Buna göre farklı disiplinlerden lisans mezunları merkezi bir sınavla seçilecek, bilişim alanlarında lisansüstü eğitim alacak ve ardından üniversitelerde öğretim elemanı olarak görev yapabilecek.</p>
<p>YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar yaptığı açıklamada, yükseköğretim sisteminin değişen ihtiyaçlarına dikkat çekerek üniversitelerin başarısının artık yalnızca akademik yayınlarla ölçülmediğini belirtti. Özvar, mezunların istihdama katılımı, ekonomiye katkı ve toplumsal faydanın da üniversitelerin performansını değerlendirmede önemli göstergeler arasında yer aldığını vurguladı. Özellikle bilişim temelli alanlarda öğretim üyesi ihtiyacının arttığını ifade eden Özvar, farklı disiplinlerden mezunların lisansüstü eğitim yoluyla bu alanlara kazandırılmasını amaçlayan yeni bir model üzerinde çalışıldığını söyledi.</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, yükseköğretim sisteminin hızla değişen bilim ve teknoloji alanlarına uyum sağlamasının büyük önem taşıdığını belirterek, özellikle bilişim alanlarında nitelikli akademik kadrolar oluşturmanın Türkiye açısından stratejik bir konu olduğunu ifade etti.</p>
<p>Prof. Dr. Durman, üniversitelerin bilgi üreten, araştırma yapan ve toplumsal gelişime katkı sağlayan kurumlar olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p>“Dijital dönüşümün hızlandığı bir dönemde üniversitelerin yapay zeka, veri bilimi, siber güvenlik ve yazılım teknolojileri gibi alanlarda güçlü akademik kadrolara sahip olması büyük önem taşıyor. Yükseköğretim Kurulumuzun bu alandaki ihtiyaçları gözeterek insan kaynağının geliştirilmesine yönelik attığı adımların, güçlü lisansüstü eğitim programları ve sağlam akademik altyapılarla desteklenmesi halinde yükseköğretim sistemimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.”</p>
<p>Modern üniversitelerin en önemli özelliklerinden birinin disiplinlerarası araştırma kültürü olduğunu belirten Prof. Dr. Durman, farklı alanlardan gelen yetenekli gençlerin bilişim alanlarında akademik çalışmalara yönelmesinin bilimsel çeşitliliği ve yenilikçi araştırmaları güçlendirebileceğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Mehmet Durman, “Bugün dünyanın önde gelen üniversitelerinde farklı disiplinlerden gelen araştırmacıların veri bilimi ve yapay zeka gibi alanlarda birlikte çalıştıklarını görüyoruz. Bu yaklaşım yalnızca yeni teknolojilerin gelişmesine değil, aynı zamanda farklı düşünme biçimlerinin bir araya gelerek yeni bilimsel ufuklar açmasına da katkı sağlıyor” dedi.</p>
<p>Akademisyen yetiştirmenin uzun soluklu bir süreç olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Durman, kalite güvencesinin bu süreçte belirleyici olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Durman, “Akademisyen yetiştirmek zaman, sabır ve güçlü bir araştırma kültürü gerektirir. Lisansüstü eğitim süreçlerinin sağlam akademik altyapılarla desteklenmesi ve uluslararası bilimsel standartların gözetilmesi büyük önem taşır. Üniversiteler olarak bilimsel kaliteyi önceleyen bir anlayışla ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunmayı görev kabul ediyoruz” diye konuştu. </p>
<p>“Yükseköğretimde atılan bu tür adımların, güçlü kalite güvencesi mekanizmaları ve araştırma odaklı lisansüstü eğitim süreçleriyle desteklenmesi halinde Türkiye’nin bilimsel üretim kapasitesini ve küresel rekabet gücünü önemli ölçüde artıracağına inanıyorum” diyen Prof. Dr. Durman, üniversitelerin eğitim, araştırma ve toplumsal katkı alanlarında daha güçlü bir rol üstlenmesinin Türkiye’nin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını belirtti. Durman, üniversitelerde akademik kaliteyi ve araştırma kültürünü merkeze alan bir yaklaşımın belirleyici olacağını ifade etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yokten-bilisim-alanlarinda-akademisyen-yetistirmek-icin-yeni-model-617999">YÖK&#8217;ten Bilişim Alanlarında Akademisyen Yetiştirmek için Yeni Model</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menemen tarihi 2 cilt kitap oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menemen-tarihi-2-cilt-kitap-oldu-616477</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 12:53:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[eser]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[menemen]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616477</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yapılan arkeolojik çalışmalarla geçmişi 8 bin yıla dayanan Menemen'in Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi tarihi kitap oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menemen-tarihi-2-cilt-kitap-oldu-616477">Menemen tarihi 2 cilt kitap oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Son yapılan arkeolojik çalışmalarla geçmişi 8 bin yıla dayanan Menemen&#8217;in Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi tarihi kitap oldu. 38 akademisyenin katkısıyla ortaya çıkan iki ciltlik çalışmanın önemine dikkat çeken Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, &#8220;Belediyecilik kentinize, bölgenize topyekûn sahip çıkmak demektir. Bilim insanlarının kıymetli araştırmalarıyla ortaya çıkan bu eser, gelecekte yapılacak araştırmalara ışık tutacak nitelikte kıymetli bir çalışmadır.&#8221; dedi.</i></b></p>
<p>Binlerce yıllık kadim bir tarihle içinde arkeolojik alanlardan Türk-İslam mimarisine kadar çok kıymetli eserler barındıran Menemen&#8217;in tarihi, Menemen Belediyesi&#8217;nin öncülüğünde Tarihi Sosyal ve Kültürel Yönleriyle Menemen adı altında iki ciltlik kitaba dönüştü. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemini kapsayacak şekilde 38 akademisyenin katkılarıyla hazırlanan çalışmanın editörlüğünü Bakırçay Üniversitesi Tarih Bölümü&#8217;nden Prof. Dr. Nurgül Bozkurt yaparken, Menemen Belediyesi adına proje koordinatörlüğünü ise araştırmacı yazar Oktay Özengin üstlendi.</p>
<p><b>&#8220;Bu eser kentimizin tarihine ışık tutmaktadır&#8221;</b></p>
<p>Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, ortaya çıkan eserin gelecekte yapılacak birçok araştırmaya da ışık olacağını söyledi. Başkan Pehlivan, &#8220;Menemen, 8 bin yıllık tarihsel birikile yalnızca bir yerleşim alanı değil, medeniyetlerin iz bıraktığı, kültürlerin yoğrulduğu yaşayan ve yaşatan bir kenttir. Binlerce yıllık süreçte bu topraklarda farklı uygarlıklar doğmuş, büyümüş ve iz bırakmıştır. Ortaya çıkan bu kıymetli eser, Menemen&#8217;in tarihsel, sosyal ve kültürel serüvenini bilimsel bir titizlikle ela alan, arşiv belgelerine ve birilcil kaynaklara dayanan nitelikli akademik çalışmaların bir araya gelmesiyle ortaya çıkmıştır. Osmanlı&#8217;dan cumhuriyete uzanan geniş zaman diliminde Menemen&#8217;in geçirdiği dönüşümü; idari yapıdan nüfus hareketlerine, ekonomik ilişkilerden toplumsal hafızaya kadar çok yönlü bir perspektifle ele alan bu çalışma, ilçemizin geçmişine dair önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Bu eserin bundan sonra yapılacak araştırmalara kaynaklık edeceğine ve Menemen&#8217;in tarihine dair bilginin daha da derinleşmesine katkı sunacağına yürekten inanıyorum. Kentimizin tarihine ışık tutan bu çalışmalara destek vermeyi de görev olarak kabul ediyorum. Çünkü Tarihini bilmeyen, geçmişiyle bağ kuramayan bir kent, geleceğe de güvenle yürüyemez. Belediyecilik sadece kaldırım yapmaktan değil, kente topyekûn sahip çıkmaktan geçer. Bizler de bu kenti okuyarak, anlayarak, sahiplenerek yarınlara hazırlıyoruz. Çalışmamızda emeği geçen tüm yazarlarımıza şükranlarımı sunuyorum.&#8221; dedi.</p>
<p><b>İşte iki ciltlik çalışmada yer alan makaleler ve yazarları;</b></p>
<p><b>1. CİLT OSMANLI DÖNEMİ</b></p>
<p><b>Tanzimattan Cumhuriyete Menemen kazasının nüfus ve idari taksimatı</b><br />Nejdet Bilgi</p>
<p><b>İzmir Menemen İlçesi&#8217;nin mekânsal avantajları ve doğal çevresinin tarihsel gelişim üzerindeki rolü</b><br />Şermin Tağıl</p>
<p><b>Evliya Çelebi Seyahatnamesi&#8217;nde &#8220;Oğuzlar Vilayeti&#8221; Menemen</b><br />Mehmet Yaşar Ertaş</p>
<p><b>19. yy seyahat anlatılarında Menemen</b><br />Uğur Avcı</p>
<p><b>Menemen&#8217;de bir Horasan Ereni Haykıran Baba ve zaviyesi</b><br />Kemal Ramazan Haykıran</p>
<p><b>Osmanlı döneminde bir valide sultan hassı: Menemen Hassı (16-19. yy arası)</b><br />Zübeyde Güneş Yağcı &#8211; Serdar Genç</p>
<p><b>18 ve 19. yüzyıllarda Menemen voyvodaları ve faaliyetleri</b><br />Serdar Genç &#8211; Zübeyde Güneş Yağcı</p>
<p><b>18. yüzyılda Menemen civarında eşkıyalık, kaçakçılık ve asayiş olayları</b><br />Bekir Gökpınar</p>
<p><b>Osmanlı Devleti&#8217;nde Menemen Kazası kaymakamları (1872-1908)</b><br />Emine Gedik</p>
<p><b>Menemen&#8217;de belediye teşkilatının kuruluşu ve Osmanlı&#8217;dan Cumhuriyet&#8217;e belediye başkanları</b><br />Uğur Avcı &#8211; Aysun Sarıbey Haykıran</p>
<p><b>Osmanlı bürokrasisinde Menemen doğumlu memurlar: 19. yy sicill-i ahval kayıtları üzerine bir değerlendirme</b><br />Mehmet Başaran</p>
<p><b>19. yüzyılda Menemen&#8217;de değişim ve dönüşüm</b><br />Hilal Ortaç</p>
<p><b>Ayniyat defterlerinde Menemen kazasına ait kayıtlar (1812-1865)</b><br />Zeynep Gürel &#8211; Ertan Gökmen</p>
<p><b>Arşiv kayıtlarına göre tanzimat döneminde Menemen&#8217;de gayrimenkul mülkiyetine yapılan müdahaleler</b><br />Arzu Taşcan</p>
<p><b>Tanzimat döneminde Menemen kazasında işlenen cinayetler örneğinde Osmanlı ceza kanunlarının uygulanması</b><br />Melis Merve Ocak &#8211; Arzu Taşcan</p>
<p><b>Menemen Redif Taburu&#8217;nun kuruluşu ve faaliyetleri</b><br />Aysun Sarıbey Haykıran</p>
<p><b>Arşiv belgelerine göre yakın çağda Menemen&#8217;de kadın</b><br />Özlem Soyer Zeyrek</p>
<p><b>Osmanlı Devleti döneminde Menemen tuzlası</b><br />Emine Dingeç</p>
<p><b>Menemen İskelesi&#8217;nin Osmanlı dönemindeki yeri ve önemine dair bir araştırma</b><br />Cansu Uçar</p>
<p><b>Tarihe açılan bir yol: Menemen&#8217;in demiryolu ile buluşması</b><br />Arif Kolay</p>
<p><b>19. yüzyılın son çeyreğinde Menemen&#8217;de bir maden imtiyazı talebi ve düşündürdükleri</b><br />Erol Karcı</p>
<p><b>19. yüzyıldan 20. yüzyıl başlarına kadar Menemen&#8217;de imar faaliyetleri</b><br />Ayşe Özdemir Kızılkan</p>
<p><b>Menemen Belediyesi&#8217;nin 1916 ve 1918 bütçeleri</b><br />Ertan Gökmen &#8211; Zeynep Gürel</p>
<p><b>Menemen Erkek Rüşdiye Mektebi (1875-1912)</b><br />Kevser Değirmenci</p>
<p><b>Ulema sicil dosyalarına göre Menemen&#8217;de görev yapmış olan Bab-ı Meşihat personeli (1879-1909)</b><br />Selim Hilmi Özkan</p>
<p><b>19. yüzyıl sonlarında ve 20. yüzyıl başlarında Menemen Kazası&#8217;nda Baltazzi Ailesi</b><br />Simge Sarçın Çalışkan</p>
<p><b>Osmanlı Devleti&#8217;nde son dönemi Menemen Kazası&#8217;nda Rumların kilise ve mektep inşa ve tamir faaliyetleri</b><br />Nurgül Bozkurt</p>
<p><b>2. Cilt Cumhuriyet Dönemi</b></p>
<p><b>Yunan işgalinin Menemen ve çevresinde yarattığı tahribat</b><br />Günver Güneş</p>
<p><b>Cumhuriyet döneminde Menemen&#8217;de seçimler (1923-1950)</b><br />Beral Alacı</p>
<p><b>TBMM&#8217;de Menemen doğumlu milletvekilleri ve yasama çalışmaları</b><br />Nurettin Gülmez</p>
<p><b>Cumhuriyetin ilk yıllarında Menemen&#8217;in sosyo kültürel gelişiminde Türk Ocağı ve Halkevi</b><br />Günver Güneş &#8211; Müslime Güneş</p>
<p><b>Bir anıtın hikâyesi: Kubilay Abidesi</b><br />Oktay Özengin</p>
<p><b>1935-1950 yılları arasındaki nüfus sayımlarına göre Menemen&#8217;de nüfusun demografik yapısı, özellikleri ve değişimi</b><br />Betül Karcı</p>
<p><b>Menemen Ovası&#8217;nda taşkınları engelleme ve tarımı canlandırma çabası: Emiralem regülatörü örneği (1938-1945)</b><br />Hasan Daşdemir</p>
<p><b>Ahıska Türklerinin vatan hasretleri İzmir-Menemen</b><br />Aybüke Güzay</p>
<p><b>Menemen İlçesi suç kayıtlarının istatiksel analizi (1980-1985)</b><br />Ahmet Çelik</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menemen-tarihi-2-cilt-kitap-oldu-616477">Menemen tarihi 2 cilt kitap oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayvalık Kent Arşivi ve Araştırma Merkezi İçin Çalışmalar Sürdürülüyor…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ayvalik-kent-arsivi-ve-arastirma-merkezi-icin-calismalar-surduruluyor-615966</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 15:02:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615966</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayvalık Belediyesi’nin kent belleğini korumaya yönelik önemli bir adımı daha somutlaştı. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin’in öncülüğünde kurulması planlanan Ayvalık Kent Arşivi ve Araştırma Merkezi için yürütülen çalışmalar kapsamında, İzmir’den deneyimli bir ekip ilçeyi ziyaret etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayvalik-kent-arsivi-ve-arastirma-merkezi-icin-calismalar-surduruluyor-615966">Ayvalık Kent Arşivi ve Araştırma Merkezi İçin Çalışmalar Sürdürülüyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span>Ayvalık Belediyesi’nin kent belleğini korumaya yönelik önemli bir adımı daha somutlaştı. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin’in öncülüğünde kurulması planlanan Ayvalık Kent Arşivi ve Araştırma Merkezi için yürütülen çalışmalar kapsamında, İzmir’den deneyimli bir ekip ilçeyi ziyaret etti.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 2004 yılında kurulan Ahmet Priştina Kent Arşivi ve Müzesi’nin (APİKAM) Müdürü Dr. Serhan Kemal Saygı ve Arşiv Birim Sorumlusu Ece Aytekin, Ayvalık Belediyesi’ni ziyaret ederek projeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ziyarette, teknik ihtiyaçlar, çalışma yöntemleri ve arşivleme seçenekleri gibi başlıklarda kapsamlı görüş alışverişi yapıldı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Heyet, Ayvalık’ta arşiv ve araştırma merkezi olarak değerlendirilebilecek olası yapıları da yerinde inceleyerek, bu yapıların kullanım uygunluğu konusunda görüşlerini paylaştı. Gerçekleştirilen toplantıda ise Türkiye’nin ilk kent arşivi olan APİKAM’ın kuruluş süreci ve işleyiş modeli hakkında bilgilendirme sunumu yapıldı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Toplantıda, arşiv merkezlerinin kentlerin hafızasını koruyan önemli mekanlar olduğuna dikkat çekilirken, Ayvalık gibi köklü bir geçmişe sahip ilçede böyle bir merkezin gerekliliği ve kaynak potansiyeli ele alındı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, APİKAM’ın 22 yıllık birikimi ve tecrübesinin proje açısından büyük önem taşıdığını belirterek, “Kentimizin tarihini, kültürünü ve belleğini koruyacak Ayvalık Kent Arşivi ve Araştırma Merkezi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreçte bizlere görüş ve destek sunan APİKAM ekibine teşekkür ediyoruz” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayvalik-kent-arsivi-ve-arastirma-merkezi-icin-calismalar-surduruluyor-615966">Ayvalık Kent Arşivi ve Araştırma Merkezi İçin Çalışmalar Sürdürülüyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Krafton, AI Tabanlı Oyun Teknolojilerini Geliştirmek İçin Kangwook Lee&#8217;yi Yapay Zeka Baş Sorumlusu Yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/krafton-ai-tabanli-oyun-teknolojilerini-gelistirmek-icin-kangwook-leeyi-yapay-zeka-bas-sorumlusu-yapti-615499</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 14:49:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirmek]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[krafton]]></category>
		<category><![CDATA[lee]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[tabanlı]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojilerini]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615499</guid>

					<description><![CDATA[<p>KRAFTON, Inc. bugün yaptığı açıklamada, şirketin küresel çapta yapay zekâ araştırma ve geliştirme stratejilerini denetlemek için oluşturulan olan Baş Yapay Zekâ Sorumlusu (CAIO) pozisyonuna Kangwook Lee'nin atandığını duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/krafton-ai-tabanli-oyun-teknolojilerini-gelistirmek-icin-kangwook-leeyi-yapay-zeka-bas-sorumlusu-yapti-615499">Krafton, AI Tabanlı Oyun Teknolojilerini Geliştirmek İçin Kangwook Lee&#8217;yi Yapay Zeka Baş Sorumlusu Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>KRAFTON, Inc. bugün yaptığı açıklamada, şirketin küresel çapta yapay zekâ araştırma ve geliştirme stratejilerini denetlemek için oluşturulan olan Baş Yapay Zekâ Sorumlusu (CAIO) pozisyonuna Kangwook Lee&#8217;nin atandığını duyurdu.</p>
<p>2022&#8217;den beri KRAFTON AI&#8217;nin başında bulunan ve hem akademik hem de endüstriyel alanda güçlü bir geçmişi bulunan Lee hem oyun deneyimlerini geliştiren hem de oyun geliştirme ekiplerini destekleyen yapay zekâ teknolojilerini iyileştirme girişimlerine liderlik etmeye devam edecek. KRAFTON’un bu ataması, geliştiricileri oyun tasarımı ve karar alma süreçlerinin merkezinde tutarken onlara yapay zekâyı kreatif olanaklarını genişletmek için bir araç olarak sunma hedefini yansıtıyor.</p>
<p>Lee, 2016 yılında Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley, Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri (EECS) Bölümü&#8217;nden doktora derecesini aldı. Bundan önce Wisconsin-Madison Üniversitesi Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü&#8217;nde kadrolu Doçent olarak görev yaptı ve Bilgisayar Bilimleri Bölümü&#8217;nde fahri öğretim üyesi olarak çalıştı. Lee’nin Akademik araştırmaları makine öğrenimi ve derin öğrenme alanlarını kapsamakta. Ayrıca NeurIPS, ICML ve ICLR gibi önde gelen küresel yapay zekâ konferanslarında sunulan 57 hakemli makalenin yazarı.</p>
<p>KRAFTON&#8217;da Lee, makine öğrenimi, dil modelleri, doğal dil işleme, pekiştirmeli öğrenme ve çok modlu sistemler de dâhil olmak üzere yapay zekâ alanlarında kurum içi araştırmaları yönetti. Aynı zamanda, oyuncular ve oyun içi takım arkadaşları arasında gerçek zamanlı etkileşimi sağlamak üzere tasarlanmış yapay zekâ destekli yardımcı karakterler olan CPC&#8217;lerin (Birlikte Oynanabilir Karakterler) geliştirilmesi için NVIDIA ile yapılan iş birliği de dâhil olmak üzere önemli girişimlere öncülük etti. KRAFTON&#8217;ın oyun geliştirme ve uzun vadeli inovasyonu desteklemek üzere tasarlanmış projesinin de başında bulunmakta. Lee, KRAFTON&#8217;ın yapay zekâ alanındaki hedeflerine tamamen odaklanmak için yakın zamanda kadrolu akademik görevinden ayrıldı.</p>
<p>Lee&#8217;nin öncülüğünde, KRAFTON&#8217;ın yapay zekâ stratejisi üç temel alana odaklanacak:</p>
<p><strong>Oyun Deneyimini Geliştirme</strong></p>
<p>KRAFTON, oyun deneyimini, tepki hızını ve oyuncu etkileşimini derinleştirmek için tasarlanmış yapay zekâ özelliklerini geliştirmeye devam edecek. Birlikte Oynanabilir Karakterler (CPC) gibi teknolojiler, geliştiriciler tarafından tasarlanan oyun sistemlerini desteklemeyi hedefliyor. KRAFTON bünyesindeki oyun geliştirme stüdyoları kreatif süreçlerin hepsinde kilit rolde ve nihai karar alma yetkisine sahip. Yapay zekâ, her oyunun kendine özgü unsurlarını korurken oyuncu deneyimini anlamlı bir şekilde geliştiriyorsa devreye sokuluyor.<strong> </strong></p>
<p><strong>Oyun Geliştirme Ekiplerini Destekleme</strong></p>
<p>KRAFTON, geliştiricilerin kreatif planlama, hikâye anlatımı ve oyun tasarımına daha fazla zaman ayırmasını sağlamak için tekrarlayan veya teknik görevleri kolaylaştırmaya yardımcı olan yapay zekâ araçlarına yatırım yapıyor. Şirket, yapay zekâyı iş akışlarındaki sürüncemeyi azaltan, ekiplerin işlerine odaklanmasını sağlayan ve mevcut iş gücünü destekleyen bir araç olarak görüyor. Yapay zekâ destekli analiz ve oyun geliştirme araçları, mevcut gizlilik standartlarına uygun olarak yetkilendirilmiş olup sorumlu bir şekilde yönetilen verileri kullanarak çalışıyor.</p>
<p><strong>Uzun Vadeli Araştırma Olanaklarını Keşfetme</strong></p>
<p>Büyük ölçekli, fizik tabanlı sanal dünyaları yönetme deneyiminden yola çıkan KRAFTON, Amerika Birleşik Devletleri ve Kore&#8217;de faaliyet gösteren Ludo Robotics şirketi aracılığıyla fiziksel yapay zekâ ve robotik alanlarında uzun vadeli araştırmalar da yürütüyor. Hâlen deneysel niteliğini korumakta olan bu araştırma, yazılım zekâsına odaklanıyor ve karmaşık sistemleri test etmek ve doğrulamak için simülasyon ortamlarından yararlanıyor. Oyunlar KRAFTON&#8217;ın temel iş kolu olmaya devam ediyor ve gelecekteki araştırma girişimleri, şirketin etkileşimli teknoloji alanındaki güçlü yönlerini geliştirmeyi amaçlıyor.</p>
<p>KRAFTON&#8217;ın Baş Yapay Zekâ Sorumlusu Kangwook Lee, konuyla ilgili düşüncelerini “KRAFTON, yapay zekâyı insan hayal gücünü ve yaratıcılığını güçlendirmek için kullanıyor, yerini almak için değil,” sözleriyle dile getirdi ve ekledi, “Amacımız, oyuncular için daha iyi deneyimler oluştururken, ekiplerimizi güçlendiren ve uzun vadeli inovasyonu destekleyen teknolojilere yatırım yapmak.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/krafton-ai-tabanli-oyun-teknolojilerini-gelistirmek-icin-kangwook-leeyi-yapay-zeka-bas-sorumlusu-yapti-615499">Krafton, AI Tabanlı Oyun Teknolojilerini Geliştirmek İçin Kangwook Lee&#8217;yi Yapay Zeka Baş Sorumlusu Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilimle Değişen Dünya: TEKNOFEST&#8217;te Lise Öğrencilerine Özel İki Büyük Araştırma Yarışması</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bilimle-degisen-dunya-teknofestte-lise-ogrencilerine-ozel-iki-buyuk-arastirma-yarismasi-612921</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 11:09:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimle]]></category>
		<category><![CDATA[Bin Tl]]></category>
		<category><![CDATA[değişen]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[lise]]></category>
		<category><![CDATA[Lise Öğrencileri]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerine]]></category>
		<category><![CDATA[projeleri]]></category>
		<category><![CDATA[te]]></category>
		<category><![CDATA[teknofest]]></category>
		<category><![CDATA[yarışma]]></category>
		<category><![CDATA[yarışması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612921</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilim ve teknoloji alanında gençleri araştırmaya, üretmeye ve çözüm geliştirmeye teşvik eden; T3 Vakfı ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ana yürütücülüğünde düzenlenen dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, lise öğrencilerine yönelik iki önemli araştırma yarışmasıyla bilimsel düşünceyi desteklemeye devam ediyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilimle-degisen-dunya-teknofestte-lise-ogrencilerine-ozel-iki-buyuk-arastirma-yarismasi-612921">Bilimle Değişen Dünya: TEKNOFEST&#8217;te Lise Öğrencilerine Özel İki Büyük Araştırma Yarışması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim ve teknoloji alanında gençleri araştırmaya, üretmeye ve çözüm geliştirmeye teşvik eden; <strong>T3 Vakfı ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı</strong> ana yürütücülüğünde düzenlenen dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali <strong>TEKNOFEST</strong>, lise öğrencilerine yönelik iki önemli araştırma yarışmasıyla bilimsel düşünceyi desteklemeye devam ediyor. <strong>TÜBİTAK</strong> yürütücülüğünde düzenlenen bu yarışmalar, gençlerin hem küresel sorunlara bilimsel bakış açısıyla yaklaşmalarını hem de özgün projelerle geleceğe katkı sunmalarını amaçlıyor.</p>
<p><strong>Kutup Bilimlerine Genç Bakış: Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışması</strong></p>
<p>Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışması, lise öğrenimine devam eden öğrencileri kutup bilimleri alanında çalışmaya teşvik etmek amacıyla düzenleniyor. Yarışma, gençlerin yapacakları nitelikli araştırmalarla hem toplumda kutup bilimlerine yönelik farkındalık oluşturmayı hem de Türkiye’nin bu alandaki bilimsel gücünü artırarak uluslararası bilim camiasında daha etkin bir konuma gelmesine katkı sağlamayı hedefliyor.</p>
<p>Canlı bilimlerinden fiziki bilimlere, sosyal ve beşeri bilimlerden yer bilimlerine uzanan geniş bir çerçevede projelerin kabul edildiği yarışma, lise öğrencilerine disiplinler arası düşünme ve bilimsel araştırma yapma fırsatı sunuyor. Yarışmada her kategori için ödüller aynı olmak üzere birincilik ödülü 90 bin TL, ikincilik ödülü 80 bin TL, üçüncülük ödülü ise 70 bin TL olarak belirlendi.</p>
<p><strong>İklim Değişikliğine Bilimsel Çözümler: Lise Öğrencileri İklim Değişikliği Araştırma Projeleri Yarışması</strong></p>
<p>Lise Öğrencileri İklim Değişikliği Araştırma Projeleri Yarışması ise gençlerin iklim değişikliği konusundaki farkındalıklarını artırmayı, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımına yönelik çalışmalar yapmalarını teşvik etmeyi ve bu alanda toplumsal bilinç oluşmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Yarışma, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine yönelik çözüm üretme potansiyeli taşıyan özgün projeleri destekliyor.</p>
<p>Çevreden ekonomik sektörlere, hava ve iklimden su araştırmalarına, sürdürülebilirlik ve refahtan toplumsal farkındalığa kadar altı ana alan ve yirmi iki alt alanı kapsayan yarışma, lise öğrencilerine çok boyutlu bir araştırma zemini sunuyor. Enerji, tarım, sanayi, ulaşım, biyoçeşitlilik, su yönetimi, iklim direnci ve sağlık gibi kritik başlıklarda geliştirilecek projeler, iklim değişikliğiyle mücadelede gençlerin söz sahibi olmasına olanak tanıyor. Bu yarışmada da her kategori için birincilik ödülü 90 bin TL, ikincilik ödülü 80 bin TL, üçüncülük ödülü ise 70 bin TL olarak uygulanıyor.</p>
<p><strong>Son Başvuru Tarihi: 23 Mart</strong></p>
<p>Bilime ilgi duyan, araştırmayı seven ve geleceğin dünyasına katkı sunmak isteyen lise öğrencileri için büyük bir fırsat sunan bu iki önemli yarışma için <strong>son başvuru tarihi 23 Mart</strong>. Gençler, TEKNOFEST çatısı altında hayata geçirilecek bu yarışmalarla projelerini ulusal düzeyde sergileme, bilimsel yetkinliklerini geliştirme ve önemli ödüller kazanma şansı elde edecek.</p>
<p>Bilimsel merakı olan tüm lise öğrencileri, hayallerindeki projeleri gerçeğe dönüştürmek ve TEKNOFEST heyecanının bir parçası olmak için 23 Mart’a kadar başvurularını tamamlayabilir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilimle-degisen-dunya-teknofestte-lise-ogrencilerine-ozel-iki-buyuk-arastirma-yarismasi-612921">Bilimle Değişen Dünya: TEKNOFEST&#8217;te Lise Öğrencilerine Özel İki Büyük Araştırma Yarışması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Macar Kültür Merkezi, &#8220;Merkezler, Ağlar ve Yörüngeler&#8221; başlıklı konferans serisinin ilkine ev sahipliği yapıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/macar-kultur-merkezi-merkezler-aglar-ve-yorungeler-baslikli-konferans-serisinin-ilkine-ev-sahipligi-yapiyor-612424</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2026 12:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[başlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[konferans]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[macar]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Merkezler]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[yörüngeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612424</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de hizmet veren Liszt Enstitüsü Macar Kültür Merkezi, Amerikan İlmi Araştırmalar Enstitüsü (ARIT), Fransız Anadolu Çalışmaları Enstitüsü (IFEA), Alman Arkeoloji Enstitüsü (DAI), Hollanda Araştırma Enstitüsü (NIT), Orient-Institut Istanbul (OII) ve İstanbul İsveç Araştırma Enstitüsü (SRII) ortak bir konferans dizisini hayata geçiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/macar-kultur-merkezi-merkezler-aglar-ve-yorungeler-baslikli-konferans-serisinin-ilkine-ev-sahipligi-yapiyor-612424">Macar Kültür Merkezi, &#8220;Merkezler, Ağlar ve Yörüngeler&#8221; başlıklı konferans serisinin ilkine ev sahipliği yapıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Türkiye’de hizmet veren Liszt Enstitüsü Macar Kültür Merkezi, Amerikan İlmi Araştırmalar Enstitüsü (ARIT), Fransız Anadolu Çalışmaları Enstitüsü (IFEA), Alman Arkeoloji Enstitüsü (DAI), Hollanda Araştırma Enstitüsü (NIT), Orient-Institut Istanbul (OII) ve İstanbul İsveç Araştırma Enstitüsü (SRII) ortak bir konferans dizisini hayata geçiriyor. &#8220;Merkezler, Ağlar ve Yörüngeler: İstanbul ve Ötesinde Beşeri Bilimlerde Küresel İşbirliğinin Oluşumu” başlığını taşıyan konferans serisi İstanbul&#8217;u başlangıç noktası alarak, beşeri ve sosyal bilimlerde (arkeoloji, tarih ve sanat tarihinden antropoloji, sosyoloji ve jeopolitiğe kadar) bilginin üretildiği yerlere, aktörlere ve karşılaşmalara odaklanıyor. Konferans dizisinin amacı, entelektüel bağlantılar kuran aktörlerin çeşitli mekanlarda süreklilik taşıyan karşılaşmaları yoluyla, bilimsel çalışmaların nasıl yapıldığını, sorgulandığını, yeniden üretilip dolaşıma sokulduğunu göstermeyi hedefliyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Dünya çapında kesişme noktalarında yer alan diğer kentlere benzer bir şekilde, İstanbul da buluşma, bağlantı kurma ve çalışma alanı olarak her zaman için bir araştırma merkezi olmuştur. Konferans dizisi bu vesileyle hem tarihsel hem de güncel perspektiften İstanbul&#8217;u bir saha çalışması olarak ele alırken, akademik alanda kariyer fırsatlarını bir araya getiren yanını ve bilgi üretimi üzerindeki etkisini inceliyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Konferans serisinin ilki, tarihçi ve Türkolog Gábor Fodor’un sunumuyla başlıyor.  “Birinci Dünya Savaşı&#8217;nın Osmanlı Başkentinde Merkezi Güçlerin Bilimsel Merkezi: İstanbul&#8217;daki Macar Bilim Enstitüsü” başlıklı sunumda Fodor, Birinci Dünya Savaşı’nın en büyük kültür diplomasisi girişimlerinden biri olan ve 21 Kasım 1916’da kurulan “İstanbul Macar Bilim Enstitüsü”nü ele alıyor. Macar kültür diplomasisinin ilk yurtdışı enstitüsü olan kurumun faaliyetlerini o dönemde politikacılar, bilim insanları, sanat koleksiyonerleri ve amatör Doğu araştırmacıları büyük ilgiyle takip ediyordu. Sunum, İngilizce olarak 12 Subat 2026 tarihinde 18.00’de, Liszt Enstitüsü – Macar Kültür Merkezi’nde gerçekleşiyor. Tüm konuşmaların İngilizce olacağı konferansa çevrimiçi olarak da katılabilinir.  </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/macar-kultur-merkezi-merkezler-aglar-ve-yorungeler-baslikli-konferans-serisinin-ilkine-ev-sahipligi-yapiyor-612424">Macar Kültür Merkezi, &#8220;Merkezler, Ağlar ve Yörüngeler&#8221; başlıklı konferans serisinin ilkine ev sahipliği yapıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapılan Her 1 TL’lik Yatırım, Topluma 4,80 TL Değer Kattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapilan-her-1-tllik-yatirim-topluma-480-tl-deger-katti-610987</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 06:51:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kagider]]></category>
		<category><![CDATA[lik]]></category>
		<category><![CDATA[tl]]></category>
		<category><![CDATA[topluma]]></category>
		<category><![CDATA[yapılan]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610987</guid>

					<description><![CDATA[<p>KAGİDER, son 5 yıldaki toplumsal fayda kapasitesini çarpıcı verilerle ortaya koydu. “Yatırımın Sosyal Getirisi Etki ve Nitel Araştırma Raporu”na göre KAGİDER, yürüttüğü projelerle kadınların hayatında profesyonel, sosyal ve duygusal alanlarda kalıcı bir dönüşüm sağladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapilan-her-1-tllik-yatirim-topluma-480-tl-deger-katti-610987">Yapılan Her 1 TL’lik Yatırım, Topluma 4,80 TL Değer Kattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KAGİDER Başkanı Esra Bezircioğlu</strong>, “KAGİDER projelerinde yapılan her 1 TL’lik yatırım, paydaşlar için 4,80 TL değerinde sosyal fayda oluşturdu. Çarpan etkimizi Anadolu’nun her köşesine yayarak büyütmeye devam edeceğiz” diye konuştu. </p>
<p>Türkiye’de kadın girişimciliğini desteklemek ve toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmek amacıyla faaliyetlerini sürdüren Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), 2020-2025 dönemini kapsayan faaliyetlerinin sosyal etkisini ölçümlediği “Yatırımın Sosyal Getirisi Etki ve Kalitatif Araştırma Raporu” sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. </p>
<p>Dünyada en yaygın kullanılan etki analizi çerçevesi olan Yatırımın Sosyal Getirisi yöntemiyle hazırlanan araştırma sonuçlarına göre, KAGİDER’in 2020–2025 dönemindeki projelerinde yapılan her 1 TL’lik yatırım, paydaşlar için 4,80 TL değerinde sosyal fayda oluşturdu. </p>
<p><strong>“KAGİDER’İN ÇARPAN ETKİSİ ARTARAK DEVAM EDECEK”</strong></p>
<p><strong>KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu</strong>, KAGİDER ile bugüne kadar yol arkadaşlığı yapan tüm paydaşlarına teşekkür ederek toplumsal fayda sağlamayı birlikte başardıklarını söyledi. Gerçekleştirdikleri araştırma raporunun geleceğe ışık tuttuğunu belirten Bezircioğlu, “Bu rapor, sadece geçmişimizin bir özeti değil, geleceğimizin de pusulasıdır. Yatırımın Sosyal Getirisi oranımızın 1:4,80 çıkması, toplumsal fayda üretme kapasitemizin ne kadar yüksek olduğunu kanıtlarken; kadınların hayatındaki o ‘cesaret’ ve ‘aidiyet’ duygusunu görmek bizler için en büyük başarı ödülüdür. Çarpan etkimizi Anadolu’nun her köşesine yayarak büyütmeye devam edeceğiz” diye konuştu.  </p>
<p><strong>Geleceğe Dönük Kapsayıcı Yol Haritası</strong></p>
<p>Araştırmanın ortaya koyduğu bulgular doğrultusunda KAGİDER’in gelecek dönem stratejik önceliklerini değerlendiren <strong>Bezircioğlu</strong>, çalışmanın yalnızca etkiyi ölçen bir analiz değil, aynı zamanda derneğin güçlü yönleriyle birlikte gelişim alanlarını da bütüncül ve samimi bir biçimde ortaya koyan stratejik bir yol haritası sunduğunu ifade etti. Raporla birlikte gelecek yol haritasını da şekillendireceklerini belirten Esra Bezircioğlu, şöyle konuştu: “Dernek olarak, önümüzdeki dönemde Anadolu odaklı kapsayıcı stratejilere ağırlık vermeyi, kurumsal hafızayı dijital bir kütüphane aracılığıyla arşivleyerek bilginin sürdürülebilirliğini sağlamayı, farklı iş alanlarında kadın girişimciliğine alan açmayı ve teknoloji-yapay zeka odaklı içeriklerle kadınları güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda kamu/özel sektör iştiraklere ve tüm paydaşlara kapımız açıktır.”</p>
<p><strong>Anadolu Odaklı, Süreklilik Esaslı Gelecek Vizyonu</strong></p>
<p>Araştırma sonuçlarının KAGİDER’in gelecek döneme ilişkin stratejik yönelimini de net biçimde şekillendirdiğini belirten <strong>Bezircioğlu</strong>, daha kapsayıcı bir iletişim dilini merkeze alacaklarını, Anadolu odaklı stratejileri derinleştireceklerini ve mikro topluluklar üzerinden etkileşimi süreklilik kazanacak şekilde yapılandıracaklarını söyledi. Düzenli geri bildirim ve takip mekanizmalarıyla projelerin sahadaki etkisini daha yakından izlemeyi hedeflediklerini ifade etti.</p>
<p>Kurumsal hafızanın korunması, bilginin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve stratejik yetenek yönetiminin önümüzdeki dönemin temel yapı taşları arasında yer aldığını vurgulayan <strong>Bezircioğlu</strong>, bu sistematik yaklaşımın KAGİDER’in mevcut etki alanını genişletirken kadınların güçlenmesine yönelik daha kalıcı, yaygın ve ölçülebilir bir dönüşüm yaratacağını söyledi.</p>
<p><strong>Kadınların Hayatında “Kalıcı Değişim”</strong></p>
<p><strong>KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi Gülin Yücel</strong> araştırma raporunun ayrıntıları basın mensuplarıyla paylaştı. Raporda, KAGİDER’in yarattığı etkinin sadece ekonomik verilerle sınırlı kalmadığını belirten Gülin Yücel, KAGİDER Etkisi’nin paydaşların hayatında üç ana başlıkta derinleştiğini söyledi: </p>
<p>• Profesyonel Değişim: Kadın girişimciler iş süreçlerini daha bilinçli yönetmeye ve stratejik düşünmeye başladı; KAGİDER’den alınan destek ve eğitimler girişimciler için bir “onay ve güven kaynağı” haline geldi.</p>
<p>• Sosyal Değişim: Benzer süreçlerden geçen kadınlarla kurulan temas, girişimcilikte sıklıkla hissedilen yalnızlık hissini azalttı. KAGİDER ile ilişkili olmak, hem bireysel hem kurumsal düzeyde prestij ve itibar artışı sağladı.</p>
<p>• Duygusal Değişim: Derneğin dokunduğu kadınlarda özgüven ve cesaret artarken, “ben de yapabilirim” inancı en belirgin dönüşüm olarak öne çıktı.</p>
<p><strong>Genç Kadınlardan Şirketlere Geniş Etki Ağı</strong></p>
<p>Gülin Yücel araştırmanın, KAGİDER’in farklı paydaş grupları üzerindeki özgün etkilerini de kanıtladığını aktardı: </p>
<p>• Genç Kadınlar: “Geleceğin Kadın Liderleri” (GKL) gibi projelerle gençlerde “Sen yeterlisin” farkındalığı oluşturuldu ve iş dünyasına dair özgüven kazandırıldı.</p>
<p>• Girişimci Kadınlar: Özellikle Anadolu’dan katılan kadınlarda vizyon genişlemesi ve işlerini büyütme motivasyonu sağlandı.</p>
<p>• Kurumsal Partnerler: Fırsat Eşitliği Modeli (FEM) sertifikası alan şirketlerde toplumsal cinsiyet eşitliği uygulamaları görünürlük kazanırken, kurum içi kültürün dönüşmesine katkı sağlandı.</p>
<p><strong>Güçlü Marka Algısı, Gelişen Kapsayıcılık Alanları</strong></p>
<p>Araştırmanın, KAGİDER’in dışarıdan bakıldığında güçlü, profesyonel ve yüksek itibara sahip bir sivil toplum markası olarak algılandığını ortaya koyduğunu belirten <strong>KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi Gülin Yücel</strong> dernekle temas kuran paydaşlar açısından ise samimi, destekleyici ve güven veren bir topluluk deneyimi sunduğunu söyledi.</p>
<p>İlk başta ‘ben nasıl KAGİDER’in parçası olabilirim’ çekincesinin, KAGİDER projelerine dahil olundukça hızla değiştiğini; güçlü bir aidiyet, destek ve dayanışma duygusunun öne çıktığını ve katılımcıların süreç boyunca son derece olumlu deneyimler yaşadığını vurguladı. Bu tespitlerin, erişilebilirlik, kapsayıcılık ve proje sürekliliği alanlarında önemli bir gelişim potansiyeline işaret ettiğini ifade etti.</p>
<p><strong>Kurumsal Güç, Dijital Hafıza ve Etkiyi Büyütme Alanları</strong></p>
<p>Proje ve insan kaynağı yönetimine ilişkin değerlendirmelerin, KAGİDER’in güçlü bir içerik üretim kapasitesine, profesyonel bir ekibe ve geniş bir gönüllü ile mezun ağına sahip olduğunu ortaya koyduğunu belirten Yücel, etkiyi daha da derinleştirmek için yapısal alanlarda çalışmaya devam edeceklerini iletti. </p>
<p>Bu kapsamda kurumsal hafızanın dijitalleştirilmesi, bir “KAGİDER Kütüphanesi” oluşturulması, stratejik bir “Yetenek Havuzu” kurulması, paydaş segmentasyonunun güçlendirilmesi ve mezunlarla ilişkilerin daha sistematik biçimde sürdürülmesinin, KAGİDER’in çarpan etkisini artıracak önemli adımlar arasında yer aldığını vurguladı.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapilan-her-1-tllik-yatirim-topluma-480-tl-deger-katti-610987">Yapılan Her 1 TL’lik Yatırım, Topluma 4,80 TL Değer Kattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul Atlas Üniversitesi, ABD&#8217;deki Johns Hopkins Üniversitesi bünyesindeki Planetary Health Alliance&#8217;ta Türkiye&#8217;yi temsil edecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istanbul-atlas-universitesi-abddeki-johns-hopkins-universitesi-bunyesindeki-planetary-health-allianceta-turkiyeyi-temsil-edecek-609256</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 09:28:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[atlas]]></category>
		<category><![CDATA[deki]]></category>
		<category><![CDATA[hopkins]]></category>
		<category><![CDATA[johns]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[stanbul]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609256</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi, insan sağlığı ile gezegenin doğal sistemleri arasındaki derin bağlantıyı merkeze alan küresel bir akademik ve toplumsal iş birliği hareketi olan ABD’deki Planetary Health Alliance’ın (PHA) resmi üyeliğine kabul edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbul-atlas-universitesi-abddeki-johns-hopkins-universitesi-bunyesindeki-planetary-health-allianceta-turkiyeyi-temsil-edecek-609256">İstanbul Atlas Üniversitesi, ABD&#8217;deki Johns Hopkins Üniversitesi bünyesindeki Planetary Health Alliance&#8217;ta Türkiye&#8217;yi temsil edecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi, insan sağlığı ile gezegenin doğal sistemleri arasındaki derin bağlantıyı merkeze alan küresel bir akademik ve toplumsal iş birliği hareketi olan ABD’deki Planetary Health Alliance’ın (PHA) resmi üyeliğine kabul edildi. Üniversite, bu önemli adımla eğitim, araştırma ve toplumsal etki alanlarında küresel ölçekte etkin rol oynayacak.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi küresel bir iş birliği hareketi olan ABD merkezli Planetary Health Alliance’a (PHA) kabul edildi. Planetary Health Alliance, 80’i aşkın ülkeden 550’den fazla üniversite, araştırma merkezi, sivil toplum örgütü ve hükümet kuruluşunu bir araya getiren küresel bir konsorsiyum olarak faaliyet gösteriyor. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İnsan kaynaklı çevresel değişimlerin insan sağlığı üzerindeki etkilerini anlamak, çözüm üretmek ve politika ile uygulamaya dönüştürmek için disiplinlerarası bir çalışma alanını teşvik etmek üzere çalışmalar yapan PHA, bu misyon doğrultusunda araştırma, eğitim, politika savunuculuğu ve küresel hareket inşasını aynı çatı altında yürütüyor. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>PHA’nın merkez sekretaryası ilk olarak Harvard Üniversitesi ev sahipliğinde başladı. Kasım 2023 itibarıyla Johns Hopkins Üniversitesi bünyesindeki Planetary Health Institute’a taşınan konsorsiyum, küresel kapasitesini daha da güçlendirmiş oldu.  </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak: “Üniversite olarak Türkiye’yi temsil edeceğiz”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, Planetary Health Alliance’a (PHA) üyeliğin önemine işaret ederek “Üniversite olarak Johns Hopkins Üniversitesi bünyesindeki Planetary Health Alliance’ta Türkiye’yi temsil edeceğiz. İstanbul Atlas Üniversitesi, bu üyelik ile gezegen sağlığı ilkelerini eğitim programlarına, disiplinlerarası araştırma projelerine ve küresel akademik ağlara entegre etme fırsatı bulacak. Bu üyelik; ortak araştırmalar, öğrenci ve akademisyen değişim programları, küresel etkinlikler ve politika önerileri geliştirme gibi çok yönlü iş birliklerini mümkün kılacak” diye konuştu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbul-atlas-universitesi-abddeki-johns-hopkins-universitesi-bunyesindeki-planetary-health-allianceta-turkiyeyi-temsil-edecek-609256">İstanbul Atlas Üniversitesi, ABD&#8217;deki Johns Hopkins Üniversitesi bünyesindeki Planetary Health Alliance&#8217;ta Türkiye&#8217;yi temsil edecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enerji Faturası Endişesi Akıllı Teknoloji Talebini Uçurdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/enerji-faturasi-endisesi-akilli-teknoloji-talebini-ucurdu-609008</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 11:29:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[endişesi]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji Tasarrufu]]></category>
		<category><![CDATA[faturası]]></category>
		<category><![CDATA[talebini]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tüketicilerin]]></category>
		<category><![CDATA[uçurdu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609008</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ev teknolojileri sektörünün öncü şirketi Arçelik, global ölçekte gerçekleştirdiği Akıllı Yaşam Endeksi Araştırması’nın sonuçlarını yayımladı. Araştırmaya göre; dünya genelinde akıllı ve enerji verimli teknolojilere olan talep atarken, 12 ülkenin 8’inde enerji maliyetleri tüketiciler için günlük yaşamı en fazla etkileyen çevresel kaygı olarak öne çıkıyor. Türkiye’de tüketicilerin %40’ından fazlası son 12 ayda enerji verimliliğine önceki dönemlere kıyasla daha fazla odaklandığını belirtirken, her 10 tüketiciden 6’sı beyaz eşyalarındaki enerji tasarrufu modlarını aktif olarak kullandığını ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/enerji-faturasi-endisesi-akilli-teknoloji-talebini-ucurdu-609008">Enerji Faturası Endişesi Akıllı Teknoloji Talebini Uçurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın” vizyonuyla sektöründe sürdürülebilirlik alanındaki dönüşüme öncülük eden Arçelik, tüketicilerin akıllı ev teknolojileri ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarına bakışını ortaya koyan Akıllı Yaşam Endeksi (Smart Living Index – SLI) Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı.  J.L. Partners iş birliğiyle İngiltere, Almanya, Fransa, İspanya, İtalya, Hollanda, Romanya, Türkiye, Mısır, Tayland, Pakistan ve Güney Afrika olmak üzere 12 ülkede 6 bin kişiyle gerçekleştirilen araştırma, tüketicilerin yeni bir beyaz eşya satın alırken göz önünde bulundurduğu kriterler, ev içi kullanım alışkanlıkları, teknolojiye duyulan güven, enerji farkındalığı ve geleceğe dönük beklentilere kadar geniş bir yelpazede içgörüyü bir araya getiriyor. </p>
<p>Her ülkede yaş, cinsiyet, konum ve eğitim gibi temsili demografik kotalar esas alınarak kurgulanan Arçelik Akıllı Yaşam Endeksi, insanların evlerindeki harcamaları daha bilinçli yönetmek istediğini ve bu nedenle uzun vadede tasarruf sağlayan akıllı cihazlara daha fazla ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor. Araştırma ayrıca, 12 ülkenin 8’inde enerji maliyetlerinin tüketiciler için günlük yaşamı en fazla etkileyen çevresel kaygı olarak öne çıktığını da gösteriyor.</p>
<p><strong>Arçelik CEO’su Hakan Bulgurlu: “Tüketicilerin %70’i ‘akıllı’ kavramını enerji ve su tüketimini otomatik optimize eden çözümlerle tanımlıyor”</strong></p>
<p>Akıllı Yaşam Endeksi Araştırması’nın sonuçları hakkında değerlendirmede bulunan<strong> Arçelik CEO’su Hakan Bulgurlu, </strong>“Küresel ölçekte yaşanan ekonomik ve toplumsal gelişmeler, tüketicilerin ev teknolojilerinden beklentilerini yeniden şekillendiriyor. Arçelik olarak biz de tüketicilerimizin değişen ihtiyaçları ve beklentilerini yakından takip ediyor; bu dönüşümün arkasındaki temel dinamikleri doğru okumayı önemsiyoruz. Bu dönüşümü daha iyi anlamak ve akıllı ev teknolojilerinden beklentileri ortaya koymak amacıyla Akıllı Yaşam Endeksi Araştırması’nı hayata geçirdik. Araştırmamızın sonuçları, enerji farkındalığı ile akıllı teknoloji talebi arasında güçlü bir ilişki olduğunu gösterdi. Tayland, Mısır, Pakistan, Romanya gibi Batı Avrupa dışındaki pazarlarda tüketicilerin %72’si ev aletlerinin aylık enerji maliyetlerini bildiğini belirtirken, Avrupa’da bu oran %55 seviyesinde seyretti. Tüketicilerin %70’inden fazlası, ‘akıllı’ kavramını; karmaşık dijital özelliklerden ziyade enerji ve su tüketimini otomatik optimize eden çözümlerle tanımladı. Öte yandan, birçok pazarda tüketicilerin yaklaşık üçte ikisinin enerji tasarrufu için hâlâ manuel yöntemlere başvurduğunu gördük. Araştırmamız tüketicilerin enerji tasarrufu konusunda davranışlarını değiştirmeye istekli olduğunu ancak bunu yaparken güven duyabilecekleri ve hayatı kolaylaştıran teknolojilere ihtiyaç duyduklarını ortaya koydu” dedi.</p>
<p><strong>Hakan Bulgurlu: “Türkiye’de tüketicilerin yarısından fazlası beyaz eşyalarında enerji tasarrufu modlarını aktif olarak kullanıyor”</strong></p>
<p>Akıllı yaşam ve sürdürülebilir ev teknolojileri alanındaki en kapsamlı araştırmalardan biri olarak öne çıkan Akıllı Yaşam Endeksi’nin Türkiye sonuçlarına değinen<strong> Hakan Bulgurlu</strong>, “Akıllı ev teknolojilerine yönelik beklentiler ülkeden ülkeye farklılık gösterse de tüketicilerin ortak isteği enerji verimliliği sağlayan, kullanım kolaylığı sunan ve uzun vadede maliyetleri düşüren çözümler olarak öne çıkıyor. Türkiye de %70 ile bu beklentinin en güçlü olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye’de tüketicilerin %40’ından fazlası, önceki dönemlere kıyasla son 12 ayda enerji verimliliğine daha fazla odaklandığını belirtirken, %60’ından fazlası buzdolabı, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi ve çamaşır kurutma makinelerinde enerji tasarrufu modlarını aktif olarak kullanıyor. %80’inin ise daha akıllı ve enerji verimli cihazlar talep ettiğini görüyoruz. Arçelik olarak biz de faaliyet gösterdiğimiz tüm ülkelerde yapay zekâ, akıllı sensörler, veri analizi ve enerji verimli tasarımlar sayesinde çevresel etkiyi azaltmayı hedefleyen yenilikçi çözümlerimizle bu beklentilere karşılık veriyoruz. Akıllı çözümlerimiz, cihazlarımızın performansına katkı sağlarken, tüketicilerimizin gerçek zamanlı olarak tüketimlerini takip etmesini de sağlıyor. Sürdürülebilirlik, kalite, güvenilirlik ve dayanıklılık odaklı yaklaşımımızla, sürdürülebilir ve akıllı bir yaşam deneyiminde sektörümüze öncülük etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Arçelik Akıllı Yaşam Endeksi</strong><strong>’nden Dikkat Çeken Bulgular </strong></p>
<p><strong>Globalde öne çıkanlar</strong></p>
<p>Araştırma sonuçları, tüketicilerin enerji verimliliğine yaklaşımında belirgin bir dönüşüm yaşandığını ortaya koyuyor. Son 12 ayda her 10 tüketiciden 4’ü, geçmişe kıyasla enerji verimliliğine daha fazla odaklandığını belirtirken; her 10 tüketiciden 6’sı buzdolabı, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi ve kurutma makinesi gibi ürünlerde enerji tasarrufu modlarını aktif olarak kullandığını ifade ediyor. Tüketicilerin %60’ı kullandıkları ev aletlerinin aylık tüketimlerine dair farkındalığa sahip olduğunu belirtiyor.Global ölçekte tüketicilerin yaklaşık %67’si, enerji tasarrufu için hâlâ çamaşırları asarak kurutma, yoğun saatler dışında cihaz kullanımı veya elde yıkama gibi manuel yöntemlere başvuruyor. Araştırma, enerji tasarrufu davranışlarında yaş ve gelir arasında dikkat çekici bir ters ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Buna göre, yaş arttıkça enerji tasarrufuna yönelik davranışlar güçlenirken, gelir seviyesi yükseldikçe bu davranışların azaldığı görülüyor. 54 yaş ve üzeri tüketiciler, tüm pazarlarda enerji tasarrufuna yönelik davranışlarda lider konumda bulunuyor.Araştırma, ayrıca, enerji maliyetlerinin yüksek olduğu pazarlarda akıllı özelliklere verilen önemin, düşük maliyetli pazarlara kıyasla 2 kata kadar daha yüksek olduğunu da gösteriyor.Tayland (%81), Pakistan (%86) ve Türkiye’de (%80) tüketicilerin büyük çoğunluğu, beyaz eşyaların gelecekte daha da akıllı hale gelmesini istediklerini belirtiyor. Buna karşılık Almanya (%39), Birleşik Krallık (%40) ve Fransa’da (%43) bu beklenti daha sınırlı düzeyde seyrediyor.Hollanda, Fransa, Almanya, İtalya, İngiltere ve İspanya olmak üzere Batı Avrupa pazarlarında tüketicilerin sadece %20’ye yakını, yapay zekâ destekli ev teknolojilerine tam anlamıyla güvendiğini belirtiyor. Buna karşın Mısır, Pakistan, Güney Afrika gibi gelişen pazarlarda bu oran %35’in üzerine çıkıyor. Bu durum, akıllı özelliklerin benimsenme hızını sınırlayan önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.Tüm pazarlarda tüketiciler, “akıllı” kavramını ileri ve karmaşık dijital özelliklerden ziyade; kendi kendini temizleyen, enerji tüketimini otomatik olarak azaltan ve günlük kullanımı sadeleştiren teknolojilerle tanımlıyor.</p>
<p><strong>Türkiye’ye dair ek içgörüler</strong></p>
<p>Türkiye’de tüketicilerin %60’tan fazlası, beyaz eşyalarının aylık enerji maliyetleri konusunda bilgi sahibi olduğunu belirtiyor. Bu oran, İngiltere, Fransa, Almanya gibi birçok Batı Avrupa pazarının üzerinde seyrediyor.Her iki tüketiciden biri enerji verimliliği için cihazlarını eco modda kullanırken, %53’ü fişini çekiyor, %45’i çamaşırları asarak kurutuyor, %43’ü ise cihazlarını yoğun saatler dışında kullanıyor.Tüketicilerin %98’i beyaz eşya tercihini yaparken ürün kalitesi ve dayanıklılığını, %96’sı enerji verimliliğini temel kriter aldığını söylüyor.Tüketicilerin %62’si enerji ve su tüketim takibinin en faydalı akıllı özellik olduğunu belirtirken, %42’si adaptif yıkama gibi kullanım bazlı programlarını, %38’i ise döngü bittiğinde bildirim almayı en faydalı akıllı özellik olarak nitelendiriyor.Araştırma, Türkiye’de akıllı ev teknolojilerinin büyük ölçüde ihtiyaç ve maliyet odaklı bir yaklaşımla değerlendirildiğini; “yenilik” algısından ziyade somut faydanın tercihleri belirlediğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/enerji-faturasi-endisesi-akilli-teknoloji-talebini-ucurdu-609008">Enerji Faturası Endişesi Akıllı Teknoloji Talebini Uçurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-iklim-krizine-dair-daha-bilincli-ama-hala-hareketsiz-608963</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 11:27:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçli]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[hareketsiz]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[klim]]></category>
		<category><![CDATA[krizine]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608963</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yuvam Dünya Türkiye İklim Krizi Algısı Araştırması 2025 Sonuçları Açıklandı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-iklim-krizine-dair-daha-bilincli-ama-hala-hareketsiz-608963">Türkiye İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yuvam Dünya Derneği, KONDA Araştırma aracılığıyla üst üste dördüncü kez gerçekleştirdiği Türkiye İklim Krizi Algısı Araştırması’nın 2025 sonuçlarını paylaştı. Araştırma, toplumun iklim krizine dair farkındalığının arttığını ancak bu  bilincin eyleme dönüşmesinde hâlâ yetersiz kalındığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Bilinç Artıyor, Bilgi Eksikliği Sürüyor</p>
<p>Araştırmaya göre toplumun %45’i iklim krizi hakkında bilgisiz olduğunu ifade ediyor.<br />  İklim eğitimi alanların oranı yalnızca %8. Katılımcılar, en güvenilir bilgi kaynakları olarak okulları (%81), medyayı (%78) ve sivil toplum kuruluşlarını (%54) gösteriyor.</p>
<p>Toplum Farkında Ama Öncelikler Değişiyor</p>
<p>Toplumun %70’i iklim krizini kendi hayatı içinde tehlikeli olarak görse de, ekonomik ve sosyal sorunların bu aciliyeti gölgelediğini belirtiyor. %76’sı bireysel mücadelede enerji tüketimini azaltmanın ortak payda olduğunun farkında. Ayrıca çevreye duyarlı markaların tercih edilme oranı geçen yıla göre artış gösteriyor. Kağıt, cam ve plastik gibi atıklarda geri dönüşüm eğiliminin de güçlendiği görülüyor.</p>
<p>Toplum Devletin Öncülük Etmesini Bekliyor</p>
<p>Katılımcıların %93’ü devlet ve hükümetleri iklim kriziyle mücadelede sorumlu görüyor. Toplumun %73’ü ise özel sektörü iklim kriziyle mücadelede aktif bir rolde görmek istiyor. Gençler bireysel eylemlere daha fazla sorumluluk yüklüyor. Bu durum, Türkiye’de çözümün ancak ortak bir irade ile mümkün olabileceğine dair güçlü bir algıyı yansıtıyor.</p>
<p>Duyguların Dengesi: Endişe Yüksek, Umut Direniyor</p>
<p>Katılımcıların %77’si endişe, %53’ü çaresizlik, %45’i umut, %33’ü suçluluk hissediyor.<br />  Endişe hâlâ baskın duygu; ancak geçen yıla göre düşüşte. Bu düşüş, “duyarsızlaşma” değil, eylem için yeni bir duygusal denge arayışı olarak yorumlanıyor. Buna karşın suçluluk hissi, önceki yıla kıyasla artış gösteriyor.</p>
<p>Kadınlar ve Gençler İleri Dönüşümde Öncü</p>
<p>“İleri dönüşüm” kavramı henüz tam olarak yerleşmemiş olsa da, toplumun %48’i artık ileri dönüşüm yaptığını söylüyor. Kadınlar ve genç sosyal medya kullanıcıları bu dönüşümün öncüleri konumunda. Katılımcıların üçte ikisi, ileri dönüşümün iklim kriziyle mücadelede etkili olduğuna inanıyor.</p>
<p>Yuvam Dünya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Kocabıyık:</p>
<p>“Yuvam Dünya olarak 2022’den bu yana Türkiye’ye aynı soruyu soruyoruz: “İklim krizini nasıl görüyorsunuz?” Bu sorunun yanıtı, yalnızca bugünü değil, geleceği de anlamamıza yardımcı oluyor. Çünkü toplumsal algı, değişimin hem barometresi hem de pusulası. Bu yılın sonuçları hem düşündürücü hem de yol gösterici. Toplumun neredeyse yarısı hâlâ kendini bilgisiz hissediyor. Endişe yüksek; çaresizlik ve suçluluk duyguları artıyor. Ama aynı zamanda umut veren gelişmeler de var: Gençlerin bilgiye daha hızlı erişmesi,eğitimin ve sosyal medyanın farkındalığı güçlendirmesi,ileri dönüşüm ve enerji tasarrufunun yaygınlaşması… Ve en önemlisi, Türkiye toplumunun büyük çoğunluğunun iklim krizinin çözümünde devletin, özel sektörün ve bireylerin birlikte sorumluluk alması gerektiğini düşünmesi. Bu yaklaşım, sürdürülebilir dönüşüm için çok değerli bir eşik.”</p>
<p>KONDA Araştırma ve Danışmanlık Genel Müdürü Aydın Erdem:</p>
<p>“Yuvam Dünya için gerçekleştirdiğimiz bu araştırma serisinin önemi büyük.</p>
<p>KONDA gibi toplumsal algıları uzun yıllar boyunca aynı yöntemle ölçen bir kurum olarak, başlangıçta az kişinin sahiplendiği birçok meselenin zamanla ülke genelinde önem kazandığını gözlemledik. İklim krizinin de bu yönde ilerlediğini görüyoruz. Bu durum hem toplumsal bir kazanım hem de araştırmacılar olarak bizim için gurur kaynağı.</p>
<p>Bugün iklim krizi, toplumun hayatında artık görmezden gelinemeyecek kadar büyük. Ancak konuya yaklaşım hâlâ parçalı: kimisi konuyu iyi bildiğini söylüyor, kimisi yüzeysel geçiyor, kimisi ise hâlâ bilgisiz. Eğitim, gençlik ve dijital dünyaya yakınlık bilgiyi artırıyor; yaş ilerledikçe ve gündelik hayattan kopuldukça farkındalık zayıflıyor. Tehlike algısında iki katman öne çıkıyor: İnsanların büyük bölümü iklim krizini kendi hayatı için de tehdit olarak görüyor, ancak neredeyse herkes gelecek nesillerin daha büyük risk altında kalacağına inanıyor. Yani bugünün kaygısı var, fakat yarının yükü daha ağır hissediliyor.”</p>
<p>Yuvam Dünya Derneği Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Levent Kurnaz:</p>
<p>“İklim değişikliğinin hayatımızı giderek daha fazla etkilediği bir dönemde yaşıyoruz.<br />  Artık bu meseleyi yalnızca bilim insanlarının raporlarında ya da uzak coğrafyalardaki felaketlerde değil; kuruyan göllerimizde, yaz ortasında yaşadığımız su kesintilerinde, orman yangınlarında, beklenmedik fırtınalarda doğrudan hissediyoruz. Ancak hepimiz biliyoruz ki iklim değişikliğinin etkileri kadar önemli olan bir diğer boyut da toplumların bu krizi nasıl algıladığıdır. Bu araştırma, Türkiye toplumunun iklim değişikliğine bakışını tüm açıklığıyla ortaya koyuyor.”</p>
<p>Sonuç</p>
<p>İklim krizi artık herkesin gündeminde. Ancak farkındalık, eyleme dönüşmedikçe tükenen gezegen değil, zamandır. Yuvam Dünya olarak bu dönüşüm zincirini tamamlamaya kararlıyız; çünkü biliyoruz ki iklim krizi ile mücadele için bir gün, artık bugün.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-iklim-krizine-dair-daha-bilincli-ama-hala-hareketsiz-608963">Türkiye İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Video Görüşmelerden Meme Paylaşımlarına: Kaspersky, Dijitalleşmenin Aile Hayatını Nasıl Şekillendirdiğini Açıklıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/video-gorusmelerden-meme-paylasimlarina-kaspersky-dijitallesmenin-aile-hayatini-nasil-sekillendirdigini-acikliyor-607969</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jan 2026 07:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Çevrim İçi]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalleşmenin]]></category>
		<category><![CDATA[görüşmelerden]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hesap]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Mesajlaşma Uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşımlarına]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607969</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky’nin güncel araştırması, günümüzde hemen hemen herkesin aile üyeleriyle dijital kanallar üzerinden etkileşim kurduğunu gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/video-gorusmelerden-meme-paylasimlarina-kaspersky-dijitallesmenin-aile-hayatini-nasil-sekillendirdigini-acikliyor-607969">Video Görüşmelerden Meme Paylaşımlarına: Kaspersky, Dijitalleşmenin Aile Hayatını Nasıl Şekillendirdiğini Açıklıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky’nin güncel araştırması, günümüzde hemen hemen herkesin aile üyeleriyle dijital kanallar üzerinden etkileşim kurduğunu gösteriyor. Araştırmaya göre Türkiye’deki katılımcıların %83’ü ailesiyle mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla iletişim kurarken, %69’u düzenli olarak video görüşmeler gerçekleştiriyor ve %36’sı ortak dijital yayın platformu hesapları kullanıyor. Dijitalleşme, aile içi iletişimde önemli bir kolaylık ve esneklik sunarken Kaspersky uzmanları, artan çevrim içi bağlılığın dijital güvenlik uygulamaları ve cihazların korunması konusunda daha yüksek bir farkındalık gerektirdiğine dikkat çekiyor.</strong></p>
<p>Dijital dünyada iletişim, artık günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası. Görüntülü görüşmeler ve anlık mesajlaşma sayesinde, nerede olursak olalım sevdiklerimizle bağımızı sürdürebiliyoruz. Dijitalleşme yalnızca iletişim biçimlerimizi değil, birlikte geçirdiğimiz boş zamanları da yeniden şekillendiriyor. Kaspersky, dijital çağda modern aile yaşamının öne çıkan alışkanlıklarını ve ekranların ardında gizlenen siber güvenlik risklerini ortaya koymak amacıyla bir araştırma* gerçekleştirdi.</p>
<p><strong>Aile içi dijital iletişimde siber güvenlik</strong></p>
<p>Araştırmaya göre WhatsApp, Telegram, Signal, Viber ve benzeri mesajlaşma uygulamaları, aile bireyleriyle iletişim kurmanın en yaygın yolu olarak öne çıkıyor. Özellikle 35–54 yaş grubunda bu oran %89’a ulaşıyor. Görüntülü görüşmeler ise aileyle iletişim kurma yöntemi olarak daha sınırlı bir kullanım alanına sahip; katılımcıların yalnızca %58’i bu seçeneği tercih ediyor.</p>
<p>Birçok aile için çevrim içi ortamda bağlantıda kalmanın bir diğer yolu da sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden gönderi ve meme paylaşmak. Katılımcıların %44’ü bu yolu tercih ederken, %58’lik oranla 18–34 yaş grubu bu trendin liderliğini üstleniyor. Bu durum, mizahın ve ortak kültürel referansların aile içi bağları güçlendirmede giderek daha önemli hale geldiğini gösteriyor.</p>
<p>55 yaş ve üzeri kullanıcılar genel olarak diğer yaş gruplarına kıyasla dijital dünyada daha az aktif olsa da mesajlaşma uygulamaları üzerinden aileleriyle iletişim kuranların oranı ortalamaya oldukça yakın (%85). Bu grubun %42’si de sosyal medya üzerinden gönderi ve meme paylaştığını belirtiyor. Ancak dijital ortamda daha aktif hale gelen ileri yaş grupları, siber tehditler ve dolandırıcılık girişimleri karşısında her zaman yeterince hazırlıklı olmayabiliyor. Bu nedenle kullanıcıların, büyük yaştaki aile bireylerini çevrim içi güvenlik ve cihazların güvenli kullanımı konusunda bilinçlendirmesi büyük önem taşıyor.</p>
<p>İleri düzey kullanıcılar için dahi çevrim içi iletişim belirli siber güvenlik risklerini barındırıyor. Meşru mesajlar gibi görünen kimlik avı girişimlerinden karmaşık sosyal mühendislik saldırılarına kadar pek çok tehdit, en kişisel iletişim kanallarımız üzerinden karşımıza çıkabiliyor. Mesajlaşma uygulamalarında kapsamlı bir koruma sağlamak için mümkün olan her yerde iki faktörlü kimlik doğrulamanın etkinleştirilmesi, her hesap için benzersiz ve güçlü parolalar kullanılması, beklenmedik bağlantı ve ekler karşısında temkinli olunması, mesajlaşma uygulamaları için kimlik avı koruması sunan güvenilir bir güvenlik çözümünden yararlanılması ve Kaspersky uzmanlarının güvenlik önerilerinin takip edilmesi önem taşıyor.</p>
<p><strong>Aile hesapları: Kolaylık mı, risk mi?</strong></p>
<p>Araştırma, Türkiye’de ailelerin boş zamanlarında %81 oranında birlikte film izlemeyi tercih ettiğini; %36’sının ise aileye özel bir dijital yayın platformu aboneliğine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Çevrim içi oyunlar da Türkiye’de aile eğlencesinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor; genel katılımcıların %43’ü bu aktiviteleri ailece vakit geçirmenin bir yolu olarak tercih ettiğini belirtiyor.</p>
<p>Dijital yayın platformları ve oyun hesaplarını paylaşmak ilk bakışta maliyet avantajı sağlıyor gibi görünse de özellikle aynı kullanıcı adı ve parola ile birden fazla aile bireyinin eriştiği hesaplar ciddi güvenlik ve gizlilik riskleri barındırıyor. Bu tür hesaplar, güvenlik ihlalleri için elverişli bir zemin oluşturuyor. Aile üyelerinden birinin cihazının ele geçirilmesi durumunda, saldırganlar tüm hesaba erişim sağlayabiliyor. Ayrıca parolaların farklı platformlarda tekrar kullanılması, tek bir ihlalin finansal bilgilerden e-posta hesaplarına kadar pek çok hassas verinin açığa çıkmasına yol açabiliyor. Tüm parolaların güvenli bir şekilde yönetilebilmesi için, aile bireylerinin tamamı tarafından kullanılabilecek bir password manager tercih edilmesi öneriliyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Tüketici İşleri Başkan Yardımcısı Marina Titova</strong><em> konuyla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “Aile yaşamımız giderek daha fazla çevrim içi ortama taşındıkça, birbirimize yakın kalmak ve birlikte anılar biriktirmek için harika fırsatlar ortaya çıkıyor. Ancak bu durum, dolandırıcılık ve hesap ele geçirme gibi yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Çocuklar ve ileri yaştaki aile bireyleri bu tehditlere karşı özellikle savunmasız olabiliyor. Bu nedenle dijital dünyada birbirimize göz kulak olmak büyük önem taşıyor. Dijital gizliliği korumak ve siber güvenlik önlemlerini hayata geçirmek, sevdiklerimize duyduğumuz özenin önemli bir parçası.”</em></p>
<p><em>*Araştırma, Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından Kasım 2025’te gerçekleştirildi. Arjantin, Şili, Çin, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Malezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, İspanya, Türkiye, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden toplam 3.000 kişi araştırmaya katıldı.</em></p>
<p><strong> </strong></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/video-gorusmelerden-meme-paylasimlarina-kaspersky-dijitallesmenin-aile-hayatini-nasil-sekillendirdigini-acikliyor-607969">Video Görüşmelerden Meme Paylaşımlarına: Kaspersky, Dijitalleşmenin Aile Hayatını Nasıl Şekillendirdiğini Açıklıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;den zeytin sineğiyle mücadeleye yönelik TÜBİTAK projesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/euden-zeytin-sinegiyle-mucadeleye-yonelik-tubitak-projesi-607474</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 08:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[mücadeleye]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sineğiyle]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[tübi]]></category>
		<category><![CDATA[turanlı]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<category><![CDATA[zeytin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607474</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) tarımsal üretimde sürdürülebilir ve çevre dostu mücadele yöntemlerine katkı sunacak yeni bir projeye daha imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/euden-zeytin-sinegiyle-mucadeleye-yonelik-tubitak-projesi-607474">EÜ&#8217;den zeytin sineğiyle mücadeleye yönelik TÜBİTAK projesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) tarımsal üretimde sürdürülebilir ve çevre dostu mücadele yöntemlerine katkı sunacak yeni bir projeye daha imza attı. EÜ Ziraat Fakültesi Entomoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ferit Turanlı’nın yürütücülüğünü üstlendiği “Zeytin Meyvesi Uçucu Organik Bileşiklerinin Zeytin Sineğiyle (<i>Bactrocera oleae</i>) Mücadelede Kullanım Olanaklarının Araştırılması” başlıklı proje, TÜBİTAK ARDEB 1001  Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p>Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü ile Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü iş birliğinde yürütülecek olan proje, Türkiye’nin stratejik 2028 vizyonunda yer alan ‘temiz çevre, sağlıklı birey, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir tarım’ hedefleriyle uyumlu çıktılar üretmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, “Üniversitemizin tarım ve çevre odaklı bilimsel araştırmalardaki güçlü birikimini yansıtan projeyi hayata geçiren Prof. Dr. Ferit Turanlı hocamızı ve proje ekibinde yer alan araştırmacıları kutluyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.</p>
<p>Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Ferit Turanlı, “Bu proje, zeytin meyvesi tarafından salındığı belirlenen uçucu organik bileşiklerin zeytinin en önemli zararlısı ‘<i>Bactrocera oleae</i>’ dişi bireyleri üzerinde gösterdiği elektrofizyolojik, davranışsal ve biyolojik etkinliğin ortaya konulması amacıyla hazırlanmıştır. Proje ile Zeytin Sineği ile mücadelede kullanılabilecek nitelikteki uçucu organik bileşikler dünyada ilk defa tanımlanmış olacaktır. Bu çalışma ile tarım ilaçlarına alternatif biyoteknik mücadele yöntemlerinin geliştirilmesi için gerekli alet ve ekipman altyapısına katkı sunmayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda bu alandaki bilgi birikiminin artırılmasını ve bu konularda çalışacak genç araştırmacıların yetiştirilmesini hedefliyoruz. Elde edilecek çıktılar, diğer tarımsal zararlılarla mücadelede kullanılabilecek çevre dostu yöntemlerin geliştirilmesi için de yeni bir ufuk açacaktır. Projenin başarıyla tamamlanması ve gerekli altyapının oluşturulmasıyla birlikte ülkemizin, böceklerin izlenmesi ve mücadelesinde kullanılan uçucu organik bileşiklerin üreticisi konumuna gelmesi mümkün olacaktır” diye konuştu.</p>
<p>Yürütücülüğünü Prof. Dr. Ferit Turanlı’nın yaptığı projede; Dr. Erkan Yılmaz, Doç. Dr. Firdevs Ersin Türkelli, Dr. Tevfik Turanlı ve Zir. Yük. Mühendisi Mustafa Hakan Balcı araştırmacı olarak yer alıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/euden-zeytin-sinegiyle-mucadeleye-yonelik-tubitak-projesi-607474">EÜ&#8217;den zeytin sineğiyle mücadeleye yönelik TÜBİTAK projesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Acıbadem Üniversitesi NeuroConnect Sempozyumu&#8217;nda Sinir Biliminin öncü isimleri bir araya geldi…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesi-neuroconnect-sempozyumunda-sinir-biliminin-oncu-isimleri-bir-araya-geldi-607178</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 08:43:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[biliminin]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkların]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[neuroconnect]]></category>
		<category><![CDATA[Nörobilim]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyumu]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaygın]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607178</guid>

					<description><![CDATA[<p>Acıbadem Üniversitesi, sinir bilimin (nörobilim) güncel araştırma alanlarını ve geleceğe yön veren yaklaşımlarını bir araya getiren “NeuroConnect Sinir Bilimi Günü” ile akademi dünyasında önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesi-neuroconnect-sempozyumunda-sinir-biliminin-oncu-isimleri-bir-araya-geldi-607178">Acıbadem Üniversitesi NeuroConnect Sempozyumu&#8217;nda Sinir Biliminin öncü isimleri bir araya geldi…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Acıbadem Üniversitesi, sinir bilimin (nörobilim) güncel araştırma alanlarını ve geleceğe yön veren yaklaşımlarını bir araya getiren “NeuroConnect Sinir Bilimi Günü” ile akademi dünyasında önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Ufuk Avrupa destekli GEMSTONE Projesi kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen uluslararası etkinlik, genç araştırmacılar ile nörobilimin önde gelen bilim insanlarını aynı platformda buluşturdu.</strong></em></p>
<p><em><strong>Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı ve GEMSTONE Projesi Yürütücüsü Prof. Dr. Filiz Onat başkanlığında, Sinir Bilimi Anabilim Dalı koordinasyonunda; ACUTBAT, Acıbadem Üniversitesi Nörobilim Öğrenci Kulübü ve Sinir Bilimi Öğrenci Araştırma Grubu iş birliğiyle gerçekleşen ACU NeuroConnect sempozyumu, nörobilimde ağ temelli yaklaşımlar, gen ve hücre tedavileri, nörodejeneratif hastalıkların mekanizmaları, yapay zekâ ve büyük veri uygulamaları gibi başlıklara odaklandı. Uluslararası etkinliğin bilimsel çerçevesini şekillendiren Prof. Dr. Filiz Onat, “Bugün beyni, izole merkezlerden oluşan bir yapı gibi değil; sürekli iletişim hâlindeki dinamik bir ağ olarak ele alıyoruz. Bu bakış açısı, öğrenme, hafıza ve duygulanım bozukluklarını anlamada devrim niteliğinde” şeklinde konuştu…</strong></em></p>
<p><em><strong>ACU NeuroConnect’in bilimsel temelini oluşturan GEMSTONE Projesi, epilepsi ve Parkinson hastalıklarının nörogelişimsel mekanizmalarını sinir bilim odağında ele alırken; ileri araştırma teknolojileri, genetik ve transgenik modeller ile güçlü uluslararası iş birlikleri aracılığıyla üniversitenin nörobilim alanındaki araştırma kapasitesini ve uluslararası görünürlüğünü güçlendirmeyi amaçlıyor…</strong></em></p>
<p>Nörobilimde son yıllarda yaşanan dönüşümü bütüncül bir bakışla değerlendiren Prof. Dr. Filiz Onat, beynin artık tek tek bölgeler üzerinden değil, etkileşim hâlindeki ağlar üzerinden ele alındığını vurgulayarak, bu yaklaşımın özellikle bilişsel süreçler ve nöropsikiyatrik bozuklukların anlaşılmasında belirleyici olduğunu ifade ediyor. Fonksiyonel görüntüleme tekniklerindeki ilerlemelerin sağlıklı ve hastalıklı beyin arasındaki farkların daha erken ve hassas biçimde saptanmasına olanak tanıdığını belirten Prof. Dr. Filiz Onat, “Yapay zekâ ve büyük veri analizlerinin nörobilime entegrasyonu çok önemli. Yapay zekâ, nörobilimin yerini alan bir araç değil; aksine insan beyninin karmaşıklığını çözebilmemiz için bize yeni bir pencere açıyor” diyor. </p>
<p>Prof. Dr. Filiz Onat, nörobilimin geleceğinde kişiselleştirilmiş tedavilerin belirleyici olacağını vurgulayarak, genetik, çevresel ve nörofizyolojik verilerin birlikte değerlendirilmesinin önemini şu sözlerle ifade ediyor: </p>
<p>“Artık ‘tek hastalık, tek tedavi’ anlayışından uzaklaşıyoruz. Her beynin kendine özgü bir imzası var ve biz bu imzayı okuyabildiğimiz ölçüde etkili tedaviler geliştirebileceğiz”…</p>
<p><strong>Beyin Hastalıklarında Hücre ve Gen Tedavileri </strong></p>
<p>Sempozyumun önemli konuşmacılarından Lund Üniversitesi Sinir Sistemlerinde Beyin Onarımı ve Görüntüleme (Brain Repair and Imaging in Neural Systems, BRAINS) Departmanı Araştırma Yöneticisi Prof. Dr. Deniz Kırık, Parkinson hastalığına yönelik hücre ve gen tedavilerindeki güncel gelişmeleri kapsamlı biçimde ele aldı. Hücre nakline dayalı yaklaşımların son 30 yılda aşamalı olarak geliştiğini belirten Prof. Dr. Deniz Kırık, geçmişten bugüne yaşanan dönüşümü şöyle özetliyor: </p>
<p>“İlk uygulamalarda primer hücreler kullanılıyordu ve en verimli sonuçlar fetüsten elde edilen dopamin hücreleriyle alınıyordu. Ancak teknik ve etik sorunlar nedeniyle, bugün odağımız kök hücre temelli yaklaşımlara kaymış durumda.”</p>
<p>Hayvan deneylerinden elde edilen olumlu sonuçların ardından klinik çalışmaların başladığını ve insan kök hücrelerinden elde edilen dopamin hücrelerinin belirli beyin bölgelerine nakline dayalı çalışmaların önümüzdeki yıllarda önemli sonuçlar verebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Deniz Kırık, “Önümüzdeki 3–5 yıl içinde, potansiyeli en yüksek hücre preparatlarının klinik kullanıma girmesini bekliyoruz. Gen tedavilerinde hedef seçimi, hastalığın evresine göre değişiyor. Erken evrede GDNF gibi nörotrofik faktörler, ileri evrelerde ise dopamin sentezine yönelik genler öne çıkıyor. Bugüne kadar örneğin Parkinson hastalığı için kullanılan gen tedavi yöntemlerinde güvenlik açısından ciddi bir sorunla karşılaşmadık” şeklinde konuşuyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Nadir Hastalıklar, Yaygın Hastalıkların Tedavisine Işık Tutuyor  </strong></p>
<p>University College London Nöroloji Enstitüsü, Kas Hastalıkları Departmanı’ndan Klinik Araştırmacı Dr. Rauan Kaiyrzhanov, nadir görülen nörolojik hastalıkların genetik temellerine odaklanan çalışmaların çok önemli olduğuna dikkat çekerek, “Özellikle Orta Asya ve Kafkasya popülasyonlarında akraba evliliklerinin yüksek oranda olması,  nadir genetik hastalıkların görülme sıklığını artırıyor. Yaptığımız bilimsel incelemelerde sadece 1.000 aileyi analiz ederek yaklaşık 100 potansiyel yeni hastalık geni belirledik. Bu durum, henüz keşfedilmemiş birçok hastalık mekanizması olabileceğini gösteriyor” diyor…</p>
<p>Nadir hastalık araştırmalarının yalnızca küçük hasta gruplarıyla sınırlı kalmadığını vurgulayan Dr. Rauan Kaiyrzhanov, bu çalışmaların yaygın hastalıkların anlaşılmasına da doğrudan katkı sunduğunu belirtiyor: “Genetik epilepsilerden ailesel hiperkolesterolemiye kadar birçok nadir hastalık çalışması, bugün milyonlarca insanı etkileyen yaygın hastalıkların tedavi yaklaşımlarını şekillendirdi.”</p>
<p>Dr. Rauan Kaiyrzhanov’a göre, nadir hastalık araştırmaları sayesinde, yaygın hastalıkların tedavisinde de doğrudan ilerlemeler sağlandı: “Ailesel hiperkolesterolemi çalışmaları LDL reseptörlerinin rolünü ortaya koyarak, günümüzde yaygın olarak kullanılan statinler ve PCSK9 inhibitörlerinin geliştirilmesine yol açtı. Ailesel obezite çalışmaları leptin–melanokortin yolaklarını ortaya çıkardı ve bu mekanizmalar güncel obezite tedavilerinin temelini oluşturdu. Neonatal diyabet çalışmaları KATP kanal mutasyonlarını tanımlayarak, bazı hassas tedavilerin önünü açtı ve tip 2 diyabet biyolojisine katkı sağladı. Genetik epilepsi araştırmaları, nöronal iyon kanal bozukluklarını açıklayarak hem epilepsi hem de nöropatik ağrı tedavisinde kullanılan ilaçların mekanizmalarını geliştirdi. BRCA1/2 gibi genetik kanser sendromları ise tarama, korunma ve hedefe yönelik tedavilerin geliştirilmesini sağladı”&#8230;</p>
<p> </p>
<p><strong>Genetik Testler ve Dizileme Teknolojileri Hızla Gelişiyor</strong></p>
<p>Özellikle çocuklar ve yetişkinlerde görülen nadir nörolojik hastalıklar üzerinde çalıştığına değinen Dr. Rauan Kaiyrzhanov gelişimsel gecikme, epileptik ensefalopatiler, hareket bozuklukları, ALS, serebellar ataksi, Huntington hastalığı ve Parkinson alanlarında önemli bilimsel araştırmalar gerçekleştirdiklerine dikkat çekiyor. Son yıllarda bu hastalıkların genetik temelini anlamada çok önemli gelişmeler yaşandığını vurgulayan Dr. Rauan Kaiyrzhanov, “Bu alanlarda birkaç önemli ilerleme kaydedildi. Örneğin Parkinson hastalığında ‘Seed aggregation assay’ yönteminin geliştirilmesi, geç başlangıçlı serebellar ataksinin en yaygın genleri olarak FGF14 ve RFC1’in keşfi ve Huntington hastalığında ATM-130 gen tedavisinin geliştirilmesi bunlar arasında yer alıyor” şeklinde konuşuyor…</p>
<p>Dr. Rauan Kaiyrzhanov’a göre genetik testler ve dizileme teknolojilerinin hızla geliştiği bir çağdayız. Bu gelişmelerin nadir görülen nörolojik hastalıkların tanısına büyük katkı sağladığına dikkat çeken Dr. Rauan Kaiyrzhanov, sözlerini şöyle tamamlıyor: </p>
<p>“Son yıllardaki genetik dizileme alanındaki gelişmeler, nadir hastalıkların tanı ve bakımını kesinlikle iyileştirdi. Her yıl yaklaşık 300 yeni hastalık geni tanımlanıyor. Üçüncü ve dördüncü nesil dizileme teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla, bugün çözülemeyen genetik hastalıkların da aydınlatılması ve bu hastalıkların tedavi edilebilmesi mümkün olacak”…</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesi-neuroconnect-sempozyumunda-sinir-biliminin-oncu-isimleri-bir-araya-geldi-607178">Acıbadem Üniversitesi NeuroConnect Sempozyumu&#8217;nda Sinir Biliminin öncü isimleri bir araya geldi…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ, YÖK&#8217;ÜN EK-46 Verilerinde de Zirvede</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deu-yokun-ek-46-verilerinde-de-zirvede-606986</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 10:48:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[ek-46]]></category>
		<category><![CDATA[nitelikli]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[programı]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[un]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[verilerinde]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<category><![CDATA[yükseköğretim]]></category>
		<category><![CDATA[zirvede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606986</guid>

					<description><![CDATA[<p>YÖK tarafından uygulanan EK-46 maddesi kapsamında yayımlanan verilerde; Dokuz Eylül Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi gibi Türkiye’nin köklü yükseköğretim kurumlarıyla birlikte listenin zirvesinde yer aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deu-yokun-ek-46-verilerinde-de-zirvede-606986">DEÜ, YÖK&#8217;ÜN EK-46 Verilerinde de Zirvede</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>YÖK tarafından uygulanan EK-46 maddesi kapsamında yayımlanan verilerde; Dokuz Eylül Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi gibi Türkiye’nin köklü yükseköğretim kurumlarıyla birlikte listenin zirvesinde yer aldı.</p>
<p><b>EK-46 PROGRAMI NEDİR?</b></p>
<p>EK-46 Programı, yükseköğretimde nitelikli insan kaynağının üniversitelerle buluşturulmasını amaçlayan stratejik bir Yükseköğretim Kurulu uygulaması olarak öne çıkıyor. Program kapsamında; ulusal ve uluslararası alanda yetkinliği bulunan, akademik ve uygulamalı çalışma deneyimine sahip araştırmacıların üniversitelerde görev alması teşvik ediliyor.</p>
<p>Bu sayede üniversitelerin eğitim, araştırma ve yenilikçilik kapasitelerinin güçlendirilmesi, akademi ile sektör arasında sürdürülebilir iş birliklerinin kurulması ve öğrencilerin küresel bilgi ağlarıyla daha güçlü bağlar kurması hedefleniyor.</p>
<p><b>YÖK BAŞKANI ÖZVAR: ÜNİVERSİTELERİN SAHİPLENİCİ YAKLAŞIMI BELİRLEYİCİ</b></p>
<p>EK-46 uygulamasının yükseköğretimde nitelikli insan kaynağını üniversitelerle buluşturan stratejik bir imkân olduğuna dikkat çeken Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, programın başarısında üniversitelerin yaklaşımının kritik rol oynadığını vurgulayarak, “Bu programın potansiyelini gerçek bir kazanıma dönüştürecek olan ise üniversitelerimizin aktif, inisiyatif alan ve süreci sahiplenen bir yaklaşım benimsemesidir. Ek-46, yükseköğretimde nitelikli insan kaynağını üniversitelerimizle buluşturan stratejik bir imkândır. Bu bağlamda üniversitelerimizden beklentimiz akademi, sektör ve uluslararası bilgi ağları arasında kalıcı ve nitelikli bağlantılar kurmalarıdır,” dedi.</p>
<p><b>“DEÜ’DE EĞİTİMİ, ARAŞTIRMADA KALİTEYİ GÜÇLENDİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”</b></p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesinin bu sıralamada yer almasının öğrenciler açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade eden DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi:</p>
<p>“Akademi ile sektör, ulusal ve uluslararası bilgi ağları arasında güçlü ve kalıcı bağlar kurmayı öncelikli hedef olarak görüyoruz. EK-46 bu hedeflerimizle birebir örtüşen, stratejik değeri yüksek bir programdır. EK-46 Programı sayesinde üniversitemizi, alanında yetkin, uluslararası deneyime sahip akademisyenlerle buluşturuyoruz. Bu program; öğrencilerimizin güncel bilgiye, güçlü akademik rehberliğe ve küresel araştırma ağlarına doğrudan temas etmesini sağlıyor. Hayatın ve bilimin merkezi DEÜ’de eğitimi ve araştırmada kaliteyi, ulusal ve uluslararası iş birlikleriyle daha da güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”</p>
<p>Prof. Dr. Bayram Yılmaz, programın hayata geçirilmesi ve üniversitelere sunduğu imkânlar dolayısıyla Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a da teşekkür ederek, “Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve bu projenin hayata geçmesine katkı sunan tüm yöneticilerimize yükseköğretimde nitelikli insan kaynağını güçlendiren ve üniversitelerimizin uluslararası rekabet gücünü artıran bu program için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>KİMLER BAŞVURABİLİR?</b></p>
<p>EK-46 Programına; doktora derecesine sahip Türk veya yabancı uyruklu araştırmacılar başvuruda bulunabiliyor.</p>
<p><b>BAŞVURU ŞARTLARI</b></p>
<ul>
<li>Araştırmacıların aşağıdaki şartlardan en az birini karşılaması gerekiyor:</li>
<li>Uluslararası tanınırlığı bulunan yabancı yükseköğretim kurumlarında,</li>
<li>Kamu kurum ve kuruluşlarının araştırma merkezleri ve enstitülerinde,</li>
<li>Araştırma altyapılarında,</li>
<li>Laboratuvarlarda, teknoloji geliştirme bölgelerinde,</li>
<li>Özel sektör Ar-Ge merkezlerinde veya Ar-Ge birimlerinde fiilen çalışıyor olmak.</li>
</ul>
<p>Bu şartlara ek olarak başvuru yapacak adayların, mevzuatta belirtilen akademik üretim, araştırma faaliyeti ve uygulamalı çalışma deneyimine sahip olmaları gerekiyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deu-yokun-ek-46-verilerinde-de-zirvede-606986">DEÜ, YÖK&#8217;ÜN EK-46 Verilerinde de Zirvede</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kürşad Zorlu&#8217;dan Alev Alatlı Kütüphanesi&#8217;ne övgü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kursad-zorludan-alev-alatli-kutuphanesine-ovgu-606558</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 19:12:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Ve Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[kürşad]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphanesi]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[övgü]]></category>
		<category><![CDATA[zorlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606558</guid>

					<description><![CDATA[<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, İzmit Millet Bahçesi’nde hizmet veren Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi’ni ziyaret etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kursad-zorludan-alev-alatli-kutuphanesine-ovgu-606558">Kürşad Zorlu&#8217;dan Alev Alatlı Kütüphanesi&#8217;ne övgü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, İzmit Millet Bahçesi’nde hizmet veren Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi’ni ziyaret etti. Başkan Tahir Büyükakın’ı tebrik ederek kütüphanenin şehirdeki kültür ve eğitim yaşamına kattığı değeri öven Zorlu, ”Bu mekân, Kocaeli’nin kültür ve eğitim alanında ne kadar ileriye gittiğinin somut göstergesi olmuştur” dedi.</p>
<p><b>GENÇLERİN EĞİTİM HEDEFLERİNİ DİNLEDİ</b></p>
<p>İzmit Millet Bahçesi’nde hizmet veren Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu’yu ağırladı. Ziyaret sırasında kütüphanede ders çalışan öğrencilerle sohbet eden Zorlu, gençlerin eğitim hedeflerini dinleyip, yaklaşan sınavlar için başarı dileklerini iletti.</p>
<p>Kütüphaneyi gezdikten sonra açıklama yapan Zorlu, “Bu mekân, Kocaeli’nin kültür ve eğitim alanında ne kadar ileriye gittiğinin somut bir göstergesi olmuştur” dedi. Kütüphaneyi çok beğendiğini ifade eden Zorlu, projede emeği geçen Büyükşehir Belediyesi ve Başkan Tahir Büyükakın’ı tebrik etti.</p>
<p><b>MODERN TASARIM VE GENİŞ KAPASİTE</b></p>
<p>Alev Alatlı Kütüphanesi, yaklaşık 2 bin 200 metrekare kapalı alanıyla aynı anda 500 kişiye hizmet verebilecek kapasiteye sahip. Bu kapsamda kütüphane; sessiz ve grup çalışma alanları, çocuk kütüphanesi, atölye salonları ve dijital araştırma merkezleri ile her yaştan kullanıcıya imkân sunuyor. Koleksiyonunda 23 bin 52 basılı eser, 29 bin e‑kitap, 106 basılı tez, 5 bin 700 çocuk kitabı ve 17 bin 352 yetişkin kitabı bulunuyor. Ayrıca 22 bilgisayarlı dijital araştırma salonu, öğrencilerin ve araştırmacıların modern bilgiye hızlı ve etkin şekilde erişmesini sağlıyor.</p>
<p><b>KOCAELİ’NİN YENİ KÜLTÜR MERKEZİ</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, uzun vadeli kültür ve eğitim hedefleri doğrultusunda şehrin farklı noktalarında kütüphaneler inşa ederek bilgiye erişimi yaygınlaştırıyor. Bu kapsamda Alev Alatlı Kütüphanesi modern tasarımı, zengin koleksiyonu ve geniş kullanıcı kapasitesiyle öne çıkıyor.</p>
<p>Sessiz çalışma ortamı, dijital erişim alanları ve çocuklara özel bölümleriyle kütüphane, Kocaeli’nin kültürel yaşamına önemli katkı sağlıyor. Ayrıca kütüphaneler arası entegrasyon sayesinde kullanıcılar farklı kaynakları birlikte değerlendirebiliyor. Böylece kütüphane yalnızca bir okuma mekânı değil; gençlerin buluştuğu, araştırma yaptığı ve kültürle iç içe olduğu çok yönlü bir merkez olarak öne çıkıyor.</p>
<p><b>GENÇLERLE SOHBET VE BAŞARI DİLEKLERİ</b></p>
<p>Ziyaret sırasında öğrencilerle bir araya gelen Kürşad Zorlu, onların eğitim hedeflerini dinleyip, sınava hazırlık sürecinde başarı dileklerini iletti. Sohbet sırasında kütüphanenin sunduğu çalışma alanları ve kaynakların önemine değinen Zorlu, gençlerin bu tür mekânlarda üretken ve motive olmalarının şehrin geleceği için çok değerli olduğunu vurguladı.</p>
<p><b>BAŞKAN BÜYÜKAKIN’A TEBRİK</b></p>
<p>Kütüphaneyi gezdikten sonra değerlendirmelerde bulunan Kürşad Zorlu, Alev Alatlı Kütüphanesi’nin Kocaeli’ye kazandırılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Zorlu, Başkan Tahir Büyükakın’ı tebrik ederek, kütüphanenin şehirdeki kültür ve eğitim yaşamına kattığı değeri övdü.</p>
<p><b>KÜLTÜR VE EĞİTİMDE YENİ BİR SOLUK</b></p>
<p>İzmit Millet Bahçesi içerisinde hizmet veren Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi, gençlerin ders çalıştığı, araştırmalarını derinleştirdiği ve kültürle buluştuğu çok yönlü bir merkez olarak Kocaeli’nin kültür ve eğitim hayatına yeni bir soluk getiriyor. Kütüphanenin yalnızca bir bilgi mekânı olmadığını ve aynı zamanda şehrin eğitim vizyonunu somutlaştıran bir merkez olduğunu ortaya koyan Alev Alatlı Kütüphanesi’ne gençler büyük ilgi gösteriyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kursad-zorludan-alev-alatli-kutuphanesine-ovgu-606558">Kürşad Zorlu&#8217;dan Alev Alatlı Kütüphanesi&#8217;ne övgü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pozitif Teknoloji ve Ankara Üniversitesi&#8217;nden Teknoloji İş Birliği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pozitif-teknoloji-ve-ankara-universitesinden-teknoloji-is-birligi-606414</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 09:50:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[pozitif]]></category>
		<category><![CDATA[Pozitif Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606414</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pozitif Teknoloji, eğitim ve araştırma altyapılarını güçlendirmeye yönelik çalışmaları kapsamında Ankara Üniversitesi ile iSelect programı çerçevesinde iş birliği protokolü imzaladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pozitif-teknoloji-ve-ankara-universitesinden-teknoloji-is-birligi-606414">Pozitif Teknoloji ve Ankara Üniversitesi&#8217;nden Teknoloji İş Birliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pozitif Teknoloji, eğitim ve araştırma altyapılarını güçlendirmeye yönelik çalışmaları kapsamında Ankara Üniversitesi ile iSelect programı çerçevesinde iş birliği protokolü imzaladı. Protokol, Ankara Üniversitesi Rektörlüğü adına Rektör Yardımcısı ve Araştırma Dekanı Prof. Dr. Kaan Orhan ile Pozitif Teknoloji Genel Müdürü Gazanfer Başel tarafından imzalandı.</p>
<p>İş birliği kapsamında, Ankara Üniversitesi 10. Yıl Yerleşkesi F Blok’ta, Araştırma Dekanlığı bünyesinde 25 bilgisayardan oluşan donanımlı bir teknoloji alanı hayata geçirilecek. Kurulum, donanım ve teknik destek süreçleri Pozitif Teknoloji tarafından üstlenilecek; merkez, üç yıl boyunca üniversitenin kullanımına sunulacak.</p>
<p>iSelect programı doğrultusunda hayata geçirilen bu proje, yalnızca donanım temelli bir yaklaşımın ötesine geçerek; öğrenciler ve akademisyenler için teknoloji destekli yeni bir çalışma ve üretim ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. Merkezden, eğitim ve araştırma süreçlerinde aktif olarak faydalanılması amaçlanıyor.</p>
<p>Pozitif Teknoloji’nin Apple Premium Education Partner konumlandırması ve eğitim odağındaki uzmanlığıyla şekillenen bu iş birliği; eğitim kurumlarının Apple ekosistemi üzerinden güvenli cihaz yönetimi, sürdürülebilir kullanım ve verimlilik odaklı bir altyapı kurmasına da katkı sağlamayı hedefliyor. iSelect kapsamında sunulan model, eğitim kurumlarının ihtiyaçlarına uygun uçtan uca kurulum, danışmanlık ve operasyonel destek yaklaşımını bir araya getiriyor.</p>
<p>Aynı zamanda proje kapsamında, öğretim elemanları ve üniversitenin BT ekiplerine yönelik yıl boyunca planlanan bilgilendirme ve eğitim çalışmalarıyla, kurulan altyapının verimli ve sürdürülebilir şekilde kullanılması hedefleniyor.</p>
<p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan <strong>Pozitif Teknoloji Genel Müdürü Gazanfer Başel,</strong> şunları söyledi: “iSelect programı kapsamında üniversitelerle geliştirdiğimiz iş birliklerini, yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil; öğrenme, araştırma ve üretim süreçlerini birlikte yeniden düşünme fırsatı olarak görüyoruz. Ankara Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz bu teknoloji alanı, öğrenciler ve akademisyenler için sürdürülebilir ve verimli bir çalışma ekosistemi oluşturmayı hedefliyor.”</p>
<p>Pozitif Teknoloji, iSelect programı aracılığıyla üniversitelerle geliştirdiği iş birlikleriyle, eğitim ve araştırma alanlarında teknoloji destekli üretkenliği güçlendirmeye devam ediyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pozitif-teknoloji-ve-ankara-universitesinden-teknoloji-is-birligi-606414">Pozitif Teknoloji ve Ankara Üniversitesi&#8217;nden Teknoloji İş Birliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hastalık Nadir, Araştırma Türkiye&#8217;de İlk!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hastalik-nadir-arastirma-turkiyede-ilk-605587</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 10:05:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[nadir]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605587</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada her gün yeni genetik hastalıklar tanımlanıyor. Daha önce farklı işlevleri olduğu bilinen TBL1XR1 geni, son dönemde çocuklarda gözlenen nörogelişimsel sorunlarla ilişkilendirildi ve dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hastalik-nadir-arastirma-turkiyede-ilk-605587">Hastalık Nadir, Araştırma Türkiye&#8217;de İlk!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Dünyada her gün yeni genetik hastalıklar tanımlanıyor. Daha önce farklı işlevleri olduğu bilinen <strong>TBL1XR1 geni, son dönemde </strong>çocuklarda gözlenen nörogelişimsel sorunlarla ilişkilendirildi ve dikkat çekti. Öğrenme güçlüğü, epilepsi ve otizmle benzer belirtiler gösteren TBL1XR1-ilişkili nadir hastalığın tedavisi için şimdi Türkiye’de bir ilk hayata geçiriliyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>Acıbadem Üniversitesi, Altınbaş Üniversitesi ve HERDEM Çare Derneği</strong>, <strong>TBL1XR1 hastalığını anlamak ve olası tedavi yollarını araştırmak üzere güçlerini birleştirdi. Araştırmanın en çarpıcı yönü ise Türkiye’de ilk kez bu hastalık özelinde, Acıbadem Üniversitesi Nadir Hastalıklar ve Yetim İlaçlar Uygulama ve Araştırma Merkezi (ACURARE) liderliğinde “beyin organoidi”</strong> <strong>geliştirilecek olması. Bilimsel çalışma yalnızca TBL1XR1’e değil; otizm, epilepsi ve benzeri nörogelişimsel hastalıkların anlaşılmasına da ışık tutmayı hedefliyor. Bilimsel araştırmayla eş zamanlı olarak, bu hastalıkla yaşayan aileleri bir araya getirmek ve toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla da kapsamlı çalışmalar yürütülecek.</strong></em></p>
<p><strong>Dünya nüfusunda yaklaşık 300 milyon kişinin nadir bir hastalıktan etkilendiği tahmin ediliyor</strong></p>
<p>Acıbadem Üniversitesi’nde gerçekleştirilen konferansta nadir hastalıkların tanı ve tedavisiyle ilgili son gelişmelerden söz eden Acıbadem Üniversitesi Nadir Hastalıklar ve Yetim İlaçlar Uygulama ve Araştırma Merkezi (ACURARE) Müdürü ve Çocuk Genetik Hastalıkları Uzmanı <strong>Prof. Dr. Yasemin Alanay</strong>, “nadir” kavramının sanıldığından çok daha geniş bir kitleyi kapsadığını vurguluyor: “Bugün dünyada 6 binden fazla nadir hastalık olduğu düşünülüyor. Toplamda bakıldığında yaklaşık 300 milyon insan nadir bir hastalıkla yaşıyor. Türkiye’ye uyarladığımızda bu sayı 5–6 milyon kişiye karşılık geliyor. Yani isimleri nadir ama etkiledikleri kişi sayısı hiç de az değil.”</p>
<p>Prof. Dr. Yasemin Alanay’a göre nadir hastalıkların büyük bölümü tek bir gen mutasyonundan kaynaklanıyor. TBL1XR1 de bu gruba giriyor ve çoğu zaman otizm, epilepsi ya da zihinsel yetersizlik tanılarıyla karışabiliyor. Bu durum tanı süresini uzatıyor; dünyada tanı süresi ortalama 5 yılı buluyor.</p>
<p><b><strong>Türkiye’de İlk: Hasta örneğinden “Mini Beyin” modellerine</strong></b></p>
<p>Prof. Dr. Yasemin Alanay, genetik tanı imkanlarının Türkiye’de oldukça gelişmiş olmasına rağmen hâlâ çok sayıda çocuğun tanı alamadığını belirtiyor. Asıl büyük sorunun ise tedavi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yasemin Alanay, “Bugün nadir genetik hastalıkların yalnızca yüzde 5’inin tedavisi var. Ama biz bu oranın zamanla yüzde 95’e çıkacağına inanıyoruz. Bunun için önce tanıyı net koymak, sonra hastalığı hücresel düzeyde anlamak zorundayız. TBL1XR1 hastalığı ise bu açıdan çok önemli bir model” diyor. </p>
<p>Prof. Dr. Yasemin Alanay, araştırmanın bilimsel omurgasını beyin organoidi çalışmalarının oluşturduğuna dikkat çekiyor. Beyin organoidi, hastadan alınan cilt ya da saç kökü hücrelerinden laboratuvar ortamında geliştirilen, beynin genetik ve işlevsel özelliklerini taşıyan mikroskobik “mini beyin” modelleri aslında. Bu teknoloji sayesinde hastalığa neden olan genetik bozukluk, insan beynine en yakın ortamda incelenebiliyor.</p>
<p>Çalışmayı yürüten isimlerden Acıbadem Üniversitesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı Başkanı <strong>Doç. Dr. Kaya Bilgüvar</strong>, bu yöntemin avantajlarını şöyle özetliyor:</p>
<p>“Beyin organoidlerinin en büyük avantajı, hayvan deneylerine ihtiyaç duymadan, doğrudan hastanın kendi genetik yapısını taşıyan bir model üzerinde çalışmaya imkan vermesidir. Böylece hastalığın beyinde nerede ve nasıl ortaya çıktığı anlaşılabilir, genetik düzeltmeler denenebilir ve kişiye özel tedavi yaklaşımlarının yolu açılır. Özellikle TBL1XR1 gibi nadir ve az bilinen hastalıklarda, beyin organoidleri bilimsel araştırmalar için kritik ve dönüştürücü bir araç olarak öne çıkıyor”&#8230; </p>
<p>“Asıl hedef, gen düzenleme teknikleriyle bu bozulmanın geri döndürülüp döndürülemeyeceğini görmek” diyen Doç. Dr. Kaya Bilgüvar, “Mutasyonu laboratuvar ortamında düzelttiğimizde hücreler normale dönüyor mu? Eğer dönüyorsa, bu gelecekteki tedaviler için çok güçlü bir umut demek” şeklinde sözlerini tamamlıyor. </p>
<p><b><strong>Dernek Sayesinde Ailelere Ulaşılacak</strong></b></p>
<p>Bu sürecin arkasındaki itici güçlerden biri ise HERDEM Çare Derneği Başkanı Dr. Ayşegül Altınbaş. Oğlu Erdem’e TBL1XR1 tanısı konulduktan sonra yaşadıkları, HERDEM Çare Derneği’nin doğmasına neden olmuş. Sekiz sene doktor doktor dolaştıktan sonra sonunda oğlunun hastalığına tanı konabildiğine dikkat çeken Dr. Ayşegül Altınbaş, “Tanı aldığımızda ‘Şimdi ne yapacağız?’ sorusuyla baş başa kaldık. Dünyada bu konuda çok az bilgi vardı. Ama şunu fark ettik: Ne kadar çok hasta bir araya gelirse, bilim için o kadar çok veri oluşuyor. Acıbadem Üniversitesi, Altınbaş Üniversitesi ve derneğimiz iş birliğiyle umarım çok yakında bu nadir hastalığımıza tedavi de geliştirilebilecek. Derneğimiz sayesinde kısa sürede Türkiye genelinde 13’ten fazla aileye ulaştık. Nadir hastalıklar insanı çok yalnızlaştırıyor, oysa yalnız değiller. Tek gen hastalıklarının bir gün mutlaka tedavisi olacak. Yeter ki birlikte çalışalım” şeklinde konuşuyor. </p>
<p>Araştırmaya eşlik eden farkındalık çalışmaları ise, tanı alamayan ailelerin doğru merkezlere ulaşmasını da hedefliyor. Uzmanlara göre TBL1XR1 üzerine yapılacak çalışmalar, yalnızca bir hastalığı değil; otizm ve epilepsi gibi daha yaygın nörogelişimsel bozuklukların mekanizmalarını anlamada da anahtar rol oynayabilir.</p>
<p><b>Genetik Veriler İçin Yasal Çerçeve Vurgusu</b></p>
<p>Nadir hastalıklar ve gen tedavilerinin yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda hukuki ve toplumsal bir konu olduğuna dikkat çeken, sağlık hukuku ve genetik veriler alanında çalışan hukukçu Prof. Dr. Tekin Memiş, genetik verilerin korunması ile bilimsel araştırmalar arasında bir denge kurulması gerektiğini vurguluyor. Prof. Dr. Tekin Memiş, “Kişisel genetik bilgilerin kötüye kullanım riskine karşı bireyin haklarının korunması şart. Genetik verinin saklanmasına yönelik açık ve güvenli bir yasal düzenleme ile bu verilerin araştırmalarda etik biçimde kullanılması mümkün olacak. Bu düzenleme, yeni tedavilerin geliştirilmesi açısından kritik önemde” şeklinde konuşuyor. </p>
<p><b>“Sesimizi Duyurmak İçin Bir Araya Geldik”</b></p>
<p>Kızında TBL1XR1 gen mutasyonu bulunan Aykut Çekiç ise yaşadıkları zorlu süreci anlatarak, farkındalığın hayati önem taşıdığını dile getiriyor. Sekiz yaşındaki kızının üç kez beyin ameliyatı geçirdiğini belirten Aykut Çekiç, “Kızımıza sonunda tanı konabildiği için çok mutluyuz. Bir hastalığa tanı konabiliyorsa tedavi de bulunabiliyor çünkü. Bu nadir hastalıkla ilgili daha fazla aileye ulaşmak ve doğru tanı almalarını sağlamak için HERDEM Çare Derneği çatısı altında bir araya geldik. Amacımız, hem Türkiye’de hem de dünyada bu hastalığın bilinirliğini artırmak” diyor. </p>
<p><em> </em></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hastalik-nadir-arastirma-turkiyede-ilk-605587">Hastalık Nadir, Araştırma Türkiye&#8217;de İlk!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet Kütüphanesi araştırmacıların uğrak noktası oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cumhuriyet-kutuphanesi-arastirmacilarin-ugrak-noktasi-oldu-605277</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 11:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmacıların]]></category>
		<category><![CDATA[buca]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphanesi]]></category>
		<category><![CDATA[noktası]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[uğrak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605277</guid>

					<description><![CDATA[<p>Buca Belediyesi tarafından kente kazandırılan Cumhuriyet Kütüphanesi, araştırmacıların uğrak noktası oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cumhuriyet-kutuphanesi-arastirmacilarin-ugrak-noktasi-oldu-605277">Cumhuriyet Kütüphanesi araştırmacıların uğrak noktası oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Buca Belediyesi tarafından kente kazandırılan Cumhuriyet Kütüphanesi, araştırmacıların uğrak noktası oldu. Bucalı Sanat Tarihçisi ve Araştırmacı Ferhan Erim, kütüphanenin sağladığı imkânların araştırma sürecini hızlandırdığını belirterek, “Birçok eseri derli toplu bir şekilde burada bulmak mümkün” dedi.</p>
<p>Buca Belediyesi’nin Ernest Balladur Köşkü’nün tarihi atmosferinde hizmete açtığı Cumhuriyet Kütüphanesi, sanat ve tarih alanlarında çalışmalar yapan araştırmacıların da ilgi gösterdiği merkezlerden biri haline geldi. Kütüphanenin müdavimlerinden İzmir, Urla ve Buca tarihi üzerine araştırma yapan Sanat Tarihçisi Ferhan Erim, buradaki zengin kaynaklardan faydalanarak çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.</p>
<p>Ailesinin Osmanlı döneminden bu yana Buca’da yaşadığını, kendisinin de eski bir Bucalı olduğunu anlatan Erim, “Kütüphanenin sağladığı imkânlar araştırma sürecimi hızlandırıyor. Gerek Millî Kütüphane&#8217;de gerekse diğer kütüphanelerde yer almayan birçok eseri derli toplu bir şekilde burada bulmak mümkün. Özellikle kütüphanedeki kaynak eserler, şu an üzerinde çalıştığım konuyla ilgili bana çok ciddi destek sağlıyor.  Bu kütüphane Buca için büyük bir ihtiyaçtı. Araştırmacıların bu kaynaklara erişebilmesi ve böyle bir ortamda bunlardan yararlanabilmesi için belediyemizin düzenlemiş olduğu bu hizmetin son derece etkin ve verimli olduğunu düşünüyorum” diye konuştu</p>
<p>BAŞKAN GÖRKEM DUMAN’A TEŞEKKÜR</p>
<p>Kütüphanenin bugünkü kimliğine kavuşmasında Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman’ın büyük emeği olduğuna değinen Erim, şunları söyledi: &#8220;Buca’mızın genç ve yetenekli yüzü olarak görüyorum kendisini. Seçildiği günden bu yana yaptığı çalışmalardan dolayı kendisine tüm Bucalılar adına teşekkür ediyorum. Kütüphanemizi bugünkü şekline ve kimliğine kavuşturmuş olması bizim için son derece önemli.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cumhuriyet-kutuphanesi-arastirmacilarin-ugrak-noktasi-oldu-605277">Cumhuriyet Kütüphanesi araştırmacıların uğrak noktası oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salt Araştırma Fonları’yla Desteklenen Araştırma Projeleri Kamuoyuyla Paylaşıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/salt-arastirma-fonlariyla-desteklenen-arastirma-projeleri-kamuoyuyla-paylasildi-604628</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 13:05:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[desteklenen]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[fon]]></category>
		<category><![CDATA[fonları]]></category>
		<category><![CDATA[kamuoyuyla]]></category>
		<category><![CDATA[projeleri]]></category>
		<category><![CDATA[salt]]></category>
		<category><![CDATA[yla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604628</guid>

					<description><![CDATA[<p>Salt’ın 2013’ten beri düzenlediği Salt Araştırma Fonları kapsamında 2025 yılında desteklenen sanat, mimarlık, tasarım ve ekonomi tarihi alanlarındaki projeler araştırmacıların sunumlarıyla ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/salt-arastirma-fonlariyla-desteklenen-arastirma-projeleri-kamuoyuyla-paylasildi-604628">Salt Araştırma Fonları’yla Desteklenen Araştırma Projeleri Kamuoyuyla Paylaşıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın birlikte öğrenmeye ve diyaloğa teşvik etmek teşvik etmek amacıyla yürüttüğü Salt Araştırma Fonları’nın 2025’teki kapanış etkinliği Salt Galata’da gerçekleşti. Program kapsamında, son dönemde desteklenen projeler araştırmacıların sunumlarıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Sunumlar süresince araştırmacılar çalışmalarının yöntemlerini, araştırma süreçlerini ve elde ettikleri bulguları katılımcılarla paylaştı. Araştırmacılar ve katılımcılar arasındaki etkileşim ile disiplinler arası ve çok yönlü diyaloglara alan açıldı. Dört oturumdan oluşan program, Seçici Kurul üyeleri Dr. Özge Gençel (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi), Dr. Emre Gönlügür (İzmir Ekonomi Üniversitesi), Doç. Dr. Kıvanç Karaman (Boğaziçi Üniversitesi) ve Doç. Dr. Ayşe Ozil’in (Sabancı Üniversitesi) moderatörlüğünde gerçekleşti.</p>
<p>Garanti BBVA tarafından ekonomi tarihi alanındaki bilgi üretimine katkı sunmak amacıyla 2025 yılında başlatılan “Garanti BBVA Ekonomi Tarihi Fonu” kapsamında fon alan projeler de etkinlikte özel bir oturumda yer aldı. Söz konusu oturumda sunulan Fatma Genç’in “Sıhhat, Terakki, İaşe: Erken Cumhuriyet’te Sıtma ve Pirinç Tartışmaları” başlıklı araştırması ile Mustafa Batman’ın “Osmanlı İstanbul’unda Devlet Vakıflarının Hukuki ve Politik Dönüşümü” başlıklı çalışması ilgiyle karşılandı.</p>
<p><strong>Garanti</strong> <strong>BBVA Genel Müdür Yardımcısı ve Salt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay</strong>, “Farklı disiplinlerde gerçekleştirilen akademik çalışmalar yalnızca bilgi üretmekle kalmıyor; aynı zamanda toplumsal hafızayı besliyor, eleştirel düşünceyi güçlendiriyor ve birlikte tartışma olanağını pekiştiriyor. Salt Araştırma Fonları da bu ihtiyaca yanıt veren, uzun yıllar boyunca devam etmesinden büyük mutluluk duyduğumuz bir program. Bu kapsamda başlattığımız Garanti BBVA Ekonomi Tarihi Fonu aracılığıyla yalnızca ekonomik gelişmeyi değil, sosyo-kültürel değişimi de anlamayı ve bu alana sürdürülebilir bir katkı sunmayı amaçlıyoruz. Kurucusu olduğumuz Salt’ın araştırma odaklı yaklaşımını desteklemeyi ilk günden beri bir sorumluluğumuz olarak görüyor ve adımlarımızı bu doğrultuda atıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Salt Genel Müdürü Deniz Ova</strong> ise 19. yüzyıldan günümüze Türkiye’de kent, toplum ve ekonomi ile 1950 sonrası sanat, mimarlık, tasarım alanlarında özgün belge edinimi ve araştırmaya alan açan Salt Araştırma Fonları’nın 2013’ten beri kesintisiz devam ettiğini ve bugüne kadar toplam 88 projenin desteklendiğini belirtti. Açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Toplumsal dönüşümleri eleştirel ve çok yönlü bakış açılarıyla değerlendirmeyi önemseyen Salt olarak, Salt Araştırma’da erişime sunulan kaynaklara ek bir fon desteğinin sürdürülmesini temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyor; kurucumuz Garanti BBVA’ya katkıları için teşekkür ediyoruz.” </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/salt-arastirma-fonlariyla-desteklenen-arastirma-projeleri-kamuoyuyla-paylasildi-604628">Salt Araştırma Fonları’yla Desteklenen Araştırma Projeleri Kamuoyuyla Paylaşıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yan Haklar, Çalışanla Şirket Arasında  Güven Duygusunu Pekiştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yan-haklar-calisanla-sirket-arasinda-guven-duygusunu-pekistiriyor-604592</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 11:34:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanla]]></category>
		<category><![CDATA[duygusunu]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[haklar]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[pekiştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[şirket]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<category><![CDATA[Yan Haklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604592</guid>

					<description><![CDATA[<p>MoneyPay, yan haklar konusunda kuşaklar arasındaki beklentileri ortaya koymak üzere Future Bright iş birliğiyle kapsamlı bir araştırmaya imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yan-haklar-calisanla-sirket-arasinda-guven-duygusunu-pekistiriyor-604592">Yan Haklar, Çalışanla Şirket Arasında  Güven Duygusunu Pekiştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Araştırma sonuçları, çalışanların yan hakları kendilerine verilen değerin bir yansıması olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Tek tip paketler yerine, kuşaklar arasındaki farklılıkları dikkate alan yan hak uygulamalarına ihtiyaç olduğuna işaret ediyor.</strong></p>
<p>Migros’un fintek iştiraki MoneyPay, Future Bright araştırma şirketi iş birliğiyle X, Y ve Z kuşaklarının yan haklar hakkındaki beklentilerini inceleyen bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırmanın sonuçlarının paylaşıldığı ve sektör profesyonellerinin katıldığı “Yan Haklar Yeniden Tanımlanıyor: Kuşaklar Konuşuyor” başlıklı etkinlikte; yan hakların, artık tek tip paketlerle yönetilemeyecek kadar çok katmanlı bir alana dönüştüğüne dikkat çekildi. Çalışan beklentilerinin çeşitlendiği, esnekliğin temel bir ihtiyaç haline geldiği bu dönemde, kuşaklar arasındaki beklenti farklılıkları dikkate alınarak yan hakların yeniden tanımlanması gerektiği vurgulandı.</p>
<p><strong>Yan haklar tedarik değil, deneyim alanı</strong></p>
<p>Etkinlikte konuşan <strong>MoneyPay Genel Müdürü Mehmet Müstehlik</strong>, “MoneyPay olarak kendimizi işverenlerin ve çalışanların yanında duran, onlarla birlikte değişen, gelişen ve dönüşen bir iş ortağı olarak konumlandırıyoruz. Büyük ölçekli kurumsal yapılardan KOBİ’lere kadar her ölçekteki şirketin ihtiyaçlarına özel çözümler geliştiriyoruz. Kullanıcı dostu dijital platformumuz aracılığıyla çalışanlara gıda, giyim, ulaşım, yemek gibi çeşitli yan haklar sunuyoruz. ProFlex Kurumsal Hediye Kartı ve Yeni Nesil Yemek Kartımız Money Yemek ile ürün portföyümüz daha da genişledi. Ürün ve hizmet sunan finansal bir iş ortağı olarak yan hak ekosisteminin merkezinde yer alıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Z kuşağının yüzde 61’i yan hakların kişiselleştirilmesini istiyor</strong></p>
<p>Araştırmanın bulgularını paylaşan <strong>Akan Abdula</strong>, şu bilgileri verdi: “Araştırma sonuçlarına göre yan haklar, çalışanla şirket arasında güven duygusunu pekiştiren bir unsur olarak görülüyor. Çalışanlar; kendilerine uyumlanan, kişisel tercihlere alan açan ve günlük hayatı gerçekten kolaylaştıran yan hak deneyimleri bekliyor. Çalışanlar, verilen yan haklarla değer gördüklerini, takdir edildiklerini hissettiklerini belirtiyor. Ancak kuşaklar arasında beklentiler açısından bir farklılık söz konusu. Bu sebeple, yan haklar artık standart çözümlerle karşılanamıyor. Z kuşağı iş hayatına daha farklı bakıyor; bu kuşağı kendisine değer verildiğine ikna etmek, X ve Y kuşağına göre zor. Z kuşağının yüzde 61’i yan hakların kişiselleştirilmesini istiyor.”</p>
<p><strong>Yan haklarda sezgi dönemi bitti, önemli olan veri</strong></p>
<p><strong>MoneyPay Chief Sales Leader Övgü Bayram</strong>, “Bugün iş hayatında üç farklı kuşağın bir arada olması, yan hakları köklü bir dönüşüme zorluyor. Sezgilerle değil, ancak verilerle doğru çözümü sunabiliriz. Bu amaçla hayata geçirdiğimiz araştırmamızın, kurumların yan hak strate</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yan-haklar-calisanla-sirket-arasinda-guven-duygusunu-pekistiriyor-604592">Yan Haklar, Çalışanla Şirket Arasında  Güven Duygusunu Pekiştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesinden &#8220;Yapay Zekâ Destekli Eğitim ve Araştırma&#8221; atılımı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinden-yapay-zeka-destekli-egitim-ve-arastirma-atilimi-602584</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2026 07:51:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[destekli]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[teşvik]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesinden]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602584</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapay zekâ ve kriptoloji alanında dünyanın sayılı akademisyenlerinden Prof. Dr. Çetin Kaya Koç, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı’yı ziyaret etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinden-yapay-zeka-destekli-egitim-ve-arastirma-atilimi-602584">Ege Üniversitesinden &#8220;Yapay Zekâ Destekli Eğitim ve Araştırma&#8221; atılımı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zekâ ve<b> </b>kriptoloji alanında dünyanın sayılı akademisyenlerinden Prof. Dr. Çetin Kaya Koç, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı’yı ziyaret etti. Ziyarette, Ege Üniversitesinde gerçekleştirilen eğitim ve araştırma faaliyetlerine yapay zekanın ne şekillerde dahil edilebileceğine dair fikir alışverişinde bulunuldu.</p>
<p>Yapay zekânın eğitimde kullanımın artık kaçınılmaz bir dünya gerçeği olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, “Üniversite eğitimine ve araştırmalarına yapay zekânın entegrasyonu yalnızca teknolojik bir yükseltme değildir; bilgi aktarımında, öğrenmede ve uygulamada köklü bir değişimi temsil eder. Yapay zekâyı benimseyerek, üniversiteler eğitim deneyimini geliştirebilir, araştırmalarda yeniliği teşvik edebilir ve öğrencileri giderek daha karmaşık ve yapay zekâ odaklı bir dünyada başarılı olmaları için daha iyi bir şekilde hazırlayabilirler. Eğitime ve araştırmalara yapay zekânın entegrasyonu;    Kişiselleştirilmiş Öğrenme Deneyimleri, Geliştirilmiş Öğretim Verimliliği, Gelişmiş Araştırma Yetenekleri, Öğrencileri Gelecek İş Gücüne Hazırlama, Eşitlik ve Erişilebilirliğin İlerlemesi, Akademik Programlarda Yenilik ve Toplumsal Sorunların Çözülmesine Katkı gibi alanlarda önemli katkılar sağlama potansiyeline sahiptir” diye konuştu.</p>
<p><b>“Kaynaklarımızı yapay zekâ odaklı eğitime yönlendireceğiz”</b></p>
<p>Ege Üniversitesinin yapay zekâ odaklı eğitime yönelik planlarını anlatan Prof. Dr. Alcı, “Ege Üniversitesi kurumsal bir planla bu yönde kararlı bir şekilde ilerleyecektir. Bir yandan müfredatta değişiklikler yaparken, diğer yandan yapay zekâ destekli eğitim ve araştırmaya odaklanmış doktora öğrencileri ve öğretim üyelerini üniversitemize getirmeyi planlıyoruz. Tüm bölümlerin müfredatına ‘Yapay Zekâ Okuryazarlığı’ dersi ilave edeceğiz. Çalışma alanında yapay zekâ destekli araştırmalar yapan yeni öğretim elemanlarını Üniversitemize çekmek için, vakıf kaynaklarından araştırma desteği sağlayacağız. ABD, AB, Çin, Japonya ve Singapur’dan yapay zekâ destekli araştırmalar yapan öğretim üyelerini Üniversitemize en az bir dönem misafir olarak getirmek için kaynaklarımızdan faydalanacağız.   Tersine Beyin Göçü Programı ile Türkiye’ye gelen öğretim üyelerinin Üniversitemize gelmeleri için imkânlar yaratıp, laboratuvar imkânı ve vakıf desteği türünden teşvikler vereceğiz.    Araştırmacılarımızı yerel öneme sahip; Su, Güneş Enerjisi, Ekoloji gibi alanlarda araştırmalar yapmaya teşvik edeceğiz ve onlara gereken kaynakları yerel endüstriden sağlamak için bir çalışma ekibi kuracağız. Teknoparkımızın imkânlarını artırıp, firmalarımıza gereken imkânları ve teşvikleri sağlayıp Üniversitemize davet edeceğiz. Yeni öğretim üyeleri, yeni laboratuvar, araştırma teşviklerinde bölüm ve fakültelere odaklanıp, yapılan çalışmaların kalıcı olmasını sağlayacağız. Yapay Zeka konusunda öğretim üyelerine ilaveten, doktora öğrencilerini Üniversitemize çeşitli teşviklerle davet edeceğiz” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Çetin Kaya Koç’un ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Prof. Dr. Alcı, “Kriptoloji alanında ulusal ve uluslararası arenada pek çok ödül alan ve bu alanda pek çok komiteye öncülük eden Prof. Dr. Çetin Kaya Koç’u Üniversitemizde ağırlamaktan memnuniyet duyduk. Yapay zekânın eğitim ve araştırma alanlarında kullanımı konusunda değerli hocamızın deneyimlerini dinledik. Kendisine nazik ziyaretlerinden ötürü teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>
<p> Rektör Prof. Dr. Alcı’nın belirttiği hususlarda bütün tecrübesini Ege Üniversitesinin hizmetine sunmaktan memnun olacağını ifade eden Prof. Dr. Çetin Kaya Koç, bu sayede üniversitenin kısa sürede gerek lisans gerekse lisansüstü eğitim ve araştırma alanlarında atılım yapma potansiyeline sahip olduğunu söyledi.</p>
<p><b>Prof. Dr. Çetin Kaya Koç</b></p>
<p>Prof. Dr. Çetin Kaya Koç, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Elektronik ve Haberleşme Mühendisliğini birincilikle bitirdi. Doktorasını Kaliforniya Üniversitesinde yaptı. ABD’deki Oregon Eyalet Üniversitesinde Bilgi Güvenliği Merkezi kurdu. Buradaki çalışmaları sonucunda “Olağanüstü ve Sürdürülebilir Araştırma Liderliği” ödülüne layık görüldü. Kriptografi mühendisliğine yaptığı katkılarından dolayı 2007 yılında “IEEE Fellow” (alanında çok değerli işler yapmış bilim insanları) unvanı aldı. 50&#8217;den fazla kriptografik cihaz, yazılım ve donanımın tasarım ile geliştirilmesine katkıda bulundu. Kriptoloji ve şifreleme alanında en çok doktora öğrencisi yetiştiren dünyadaki üç akademisyeninden birisi olan Prof. Dr. Koç, Kriptografik mühendisliğe yaptığı sürekli katkılar nedeniyle IEEE (Elektrik- Elektronik Mühendisleri Enstitüsü) Yaşam Boyu Üyesidir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinden-yapay-zeka-destekli-egitim-ve-arastirma-atilimi-602584">Ege Üniversitesinden &#8220;Yapay Zekâ Destekli Eğitim ve Araştırma&#8221; atılımı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Horizon Europe BUDGET-IT Projesinin Kapanış Etkinliği Gerçekleştirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/horizon-europe-budget-it-projesinin-kapanis-etkinligi-gerceklestirildi-601683</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 09:05:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[budget-it]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[europe]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirildi]]></category>
		<category><![CDATA[horizon]]></category>
		<category><![CDATA[kapanış]]></category>
		<category><![CDATA[kapasite]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[projesinin]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet Eşitliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601683</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa'nın bilimsel araştırma ve yenilik projelerini destekleyen en büyük finansman programı Horizon Europe kapsamında yürütülen BUDGET-IT Projesinin çevrim içi kapanış etkinliği, 4 Aralık 2025 Perşembe günü gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/horizon-europe-budget-it-projesinin-kapanis-etkinligi-gerceklestirildi-601683">Horizon Europe BUDGET-IT Projesinin Kapanış Etkinliği Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa&#8217;nın bilimsel araştırma ve yenilik projelerini destekleyen en büyük finansman programı Horizon Europe kapsamında yürütülen BUDGET-IT Projesinin çevrim içi kapanış etkinliği, 4 Aralık 2025 Perşembe günü gerçekleştirildi.</strong></p>
<p>Ortak kurumlarda toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmeyi amaçlayan ve üç yıla yayılan kapsamlı çalışma sürecinin tamamlanışı, düzenlenen kapanış etkinliğiyle ele alındı. Uygulama süreci boyunca proje, ortak kurumların kurumsal kapasitelerini güçlendirmeyi hedefleyerek Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Planları’nın (GEP) geliştirilmesine, toplumsal cinsiyet+ bütçeleme yaklaşımlarının kurumsal yapılara entegre edilmesine ve bu alanlarda kalıcı bir dönüşüm yaratılmasına odaklanıyor. Kapanış etkinliğinde, projenin ortaya koyduğu somut çıktılar, uygulama sürecinde karşılaşılan zorluklar ve bu süreçte edinilen deneyimler paydaşlar ve katılımcılarla paylaşılırken, iyi uygulama örnekleri ve sürdürülebilirlik perspektifi de sunuldu. </p>
<p>Etkinliğin açılış konuşması, <strong>Avrupa Komisyonu Araştırma ve Yenilik Alanında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kesişimsel Araştırmalar Politika Sorumlusu Oriana Gilloz</strong> tarafından gerçekleştirildi. Açılışta, araştırma ve yenilik politikalarında toplumsal cinsiyet eşitliğinin ve kesişimsel yaklaşımın stratejik önemine vurgu yapıldı.</p>
<p>Üç yıl süren proje kapsamında, Türkiye, İtalya, İspanya, Bosna-Hersek ve Sırbistan’dan belediyeler ile üniversitelerden oluşan uluslararası bir konsorsiyum, toplumsal cinsiyet eşitliği planlarının (GEP) geliştirilmesi amacıyla yakın iş birliği içinde çalıştı. Proje çalışmaları; toplumsal cinsiyet bütçeleme unsurlarının GEP’lere entegre edilmesi ve kesişimselliğin yol gösterici bir çerçeve olarak benimsenmesi olmak üzere iki ana eksen etrafında şekillendirildi. Bu bütüncül yaklaşım, yeni faaliyetlerin tasarlanmasına, kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine ve ileri araştırmalar için sürdürülebilir bir zemin oluşturulmasına katkı sağladı.</p>
<p><strong>Akademi ve Yerel Yönetimlerin Güçlü İş Birliği</strong></p>
<p>Proje sürecinde üniversiteler, belediyeler için mentör ve rol model işlevi üstlenerek toplumsal cinsiyet eşitliği planlarının dönüştürülmesinin kurumsal gelişime, yönetişim süreçlerine ve çalışanlara sağladığı somut katkıları ortaya koydu. Bu iş birliği modeli, bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirirken, yerel yönetimlerin toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki kurumsal kapasitelerinin artırılmasına önemli ölçüde katkı sundu. Proje kapsamında hazırlanan ve kayda alınan kapasite geliştirme eğitimleri, projenin YouTube kanalında erişime açılarak, proje tamamlandıktan sonra da bilgi paylaşımının ve etki alanının sürdürülebilir biçimde devam etmesi hedeflendi.</p>
<p>Kadir Has Üniversitesi koordinasyonunda hayata geçirilen BUDGET-IT Projesinin uluslararası ortakları arasında Alicante Üniversitesi, Brescia Üniversitesi, Saraybosna Bilim ve Teknoloji Okulu ve Belgrad Üniversitesi Hukuk Fakültesi yer alırken; Brescia Belediyesi, Novelda Belediyesi, Maltepe Belediyesi ve Belgrad Stari Grad Belediyesi de yerel yönetim ortakları olarak projeye katkı sundu. Ortak kurumlar bünyesinde toplumsal cinsiyet eşitliği politika ve uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlayan BUDGET-IT Projesi, aynı zamanda gelecekte hayata geçirilecek çalışmalar için yol gösterici olacak sürdürülebilir araçların, kurumsal bilgi birikiminin ve kapasitenin oluşturulmasına olanak sağladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/horizon-europe-budget-it-projesinin-kapanis-etkinligi-gerceklestirildi-601683">Horizon Europe BUDGET-IT Projesinin Kapanış Etkinliği Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstinye Üniversitesi&#8217;nden Üniversite–Sanayi İş Birliğinde Önemli Adım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istinye-universitesinden-universite-sanayi-is-birliginde-onemli-adim-601370</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 09:35:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[birliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[İstinye Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[lansman]]></category>
		<category><![CDATA[Lisanslama]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[patent]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[stinye]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601370</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi, üniversite–sanayi iş birliğini güçlendiren önemli bir adım atarak dijital dönüşüm, farmakoloji ve sağlık teknolojileri alanlarında geliştirdiği 6 patenti 5 farklı firmaya lisansladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istinye-universitesinden-universite-sanayi-is-birliginde-onemli-adim-601370">İstinye Üniversitesi&#8217;nden Üniversite–Sanayi İş Birliğinde Önemli Adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstinye Üniversitesi, üniversite–sanayi iş birliğini güçlendiren önemli bir adım atarak dijital dönüşüm, farmakoloji ve sağlık teknolojileri alanlarında geliştirdiği 6 patenti 5 farklı firmaya lisansladı. İlk patent lisanslamalarının tanıtıldığı lansman Vadi Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Üniversite yönetimi, patent ticarileştirme ve sanayi iş birliklerini artırmaya yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.</strong></p>
<p>İstinye Üniversitesi, araştırma çıktılarının ekonomik değere dönüştürülmesi ve üniversite–sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi yolunda önemli bir başarıya imza attı. Dijital dönüşüm, farmakoloji ve sağlık teknolojileri alanlarında geliştirilen 6 patent, 5 farklı firmaya lisanslandı. İlk patent lisanslamalarının tanıtıldığı lansman, 19 Aralık’ta Vadi Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi.</p>
<p><strong>“Ekonomik ve toplumsal kalkınma açısından stratejik bir öneme sahip”</strong></p>
<p>İstinye Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Muharrem Usta lansmanda yaptığı konuşmasında fikri mülkiyetin bilgi ekonomisindeki rolüne dikkat çekerek, şunları söyledi:</p>
<p>“Fikri mülkiyet, yalnızca akademik üretimin korunması değil, aynı zamanda sürdürülebilir değer üretiminin de temel unsurudur. Üniversitelerde üretilen bilginin ticarileşmesi, ekonomik ve toplumsal kalkınma açısından stratejik bir öneme sahiptir.”</p>
<p><strong>“Üniversite–sanayi iş birliğini stratejik bir öncelik olarak görüyoruz”</strong></p>
<p>Lansmanın açılış konuşmasını yapan İstinye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, üniversite–sanayi iş birliğinin stratejik bir öncelik olduğuna dikkat çekerek, “İstinye Üniversitesi olarak üniversite–sanayi iş birliğini stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Gerçekleştirilen bu ilk patent lisanslamaları, üniversitemizin yükselen akademik ve araştırma çizgisinin önemli bir göstergesidir. Üretilen bilginin sahada karşılık bulması, üniversitemizin araştırma misyonunu güçlendiren temel unsurlardan biridir” dedi.</p>
<p><strong>“En önemli çalışmalardan biri”</strong></p>
<p>Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bestami Özkaya ise üniversitenin gelişen patent portföyüne ve ticarileşme vizyonuna değinerek şöyle konuştu:</p>
<p>“Üniversitemizin patent portföyü, son dönemde hem nitelik hem de etki açısından önemli bir gelişim göstermektedir. Bu lisanslama faaliyeti, İstinye Üniversitesi’nde bugüne kadar gerçekleştirilen en önemli çalışmalardan biridir ve araştırma çıktılarının ekonomik değere dönüşmesi açısından kritik bir dönüm noktasıdır.”</p>
<p><strong>“Üniversitelerde üretilen bilginin katma değere dönüşmesi önemli”</strong></p>
<p>Lansmana katılan Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. M. Zeki Durak ise Türkiye’nin sınai mülkiyet alanında son yıllarda elde ettiği ulusal ve uluslararası başarılara değindi. Prof. Dr. Durak, patentlerin ticarileşme sürecinin ve sınai mülkiyet haklarının ekonomik değer üretmedeki kritik rolüne vurgu yaparak, üniversitelerde üretilen bilginin etkin ticarileşme mekanizmalarıyla katma değere dönüşmesinin ülke ekonomisi ve inovasyon ekosistemi açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.</p>
<p>İstinye Üniversitesi, başta dijital dönüşüm, farmakoloji ve sağlık teknolojileri olmak üzere stratejik alanlarda geliştirdiği araştırma çıktılarının sanayi ile buluşmasını desteklemeye ve patent ticarileştirme faaliyetlerini artırmaya yönelik çalışmalarını önümüzdeki dönemde de sürdürmeyi hedefliyor. Gerçekleşen lisanslamalar, üniversitenin inovasyon, girişimcilik ve etki odaklı araştırma yaklaşımının somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istinye-universitesinden-universite-sanayi-is-birliginde-onemli-adim-601370">İstinye Üniversitesi&#8217;nden Üniversite–Sanayi İş Birliğinde Önemli Adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akademik hafıza Kocaeli&#8217;nin geleceğiyle birleşiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akademik-hafiza-kocaelinin-gelecegiyle-birlesiyor-601170</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 18:20:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[birleşiyor]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğiyle]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601170</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi iş birliğiyle yürütülen “Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı” kapsamında yapılan değerlendirmeler tamamlandı. 14 ana tema altında yapılan başvurularda destek almaya hak kazanan tez ve makale çalışmalarının sonuçları açıklandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akademik-hafiza-kocaelinin-gelecegiyle-birlesiyor-601170">Akademik hafıza Kocaeli&#8217;nin geleceğiyle birleşiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi iş birliğiyle yürütülen “Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı” kapsamında yapılan değerlendirmeler tamamlandı. 14 ana tema altında yapılan başvurularda destek almaya hak kazanan tez ve makale çalışmalarının sonuçları açıklandı.</p>
<p><b>AKADEMİ, YEREL YÖNETİM POLİTİKALARIYLA BULUŞUYOR</b></p>
<p>Akademik bilgi üretimini teşvik eden ve üniversitelerle yerel yönetimler arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Kent Konseyi ile birlikte yürüttüğü “Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programının” sonuçlarını açıkladı. Alanında uzman akademisyenlerden oluşan Değerlendirme Kurulu tarafından titizlikle incelenen çalışmalar arasından destek almaya hak kazanan tez ve makaleler belirlendi.</p>
<p><b>14 ANA TEMADA KENT ODAKLI ARAŞTIRMALARA DESTEK</b></p>
<p>Şehircilik ve altyapıdan çevre ve tarıma, akıllı şehirlerden kültür ve sanata, kadın, aile, gençlik, spor, sanayi, ekonomi ve istihdama kadar 14 ana tema altında yapılan başvurular değerlendirmeye alındı. Toplam 2 milyon 900 bin TL bütçeye sahip program kapsamında Kocaeli’nin sosyal, ekonomik, çevresel ve kentsel ihtiyaçlarına çözüm üretmeyi hedefleyen çalışmalar önceliklendirildi. Desteklenen araştırmalar, belirlenen takvim doğrultusunda izlenecek ve raporlama süreçleriyle takip edilecek.</p>
<p><b>HEDEF, DAHA YAŞANABİLİR BİR KOCAELİ</b></p>
<p>Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı kapsamında yapılan değerlendirmelerde; çalışmaların bilimsel niteliği, yöntemsel tutarlılığı, özgünlüğü, kente sağlayacağı katkı ve uygulanabilirliği temel ölçütler olarak dikkate alındı. Bu kriterler doğrultusunda destek almaya hak kazanan araştırmacıların listesi ile programa ilişkin tüm detaylara Kentbilim’in resmi internet sitesi (kentbilim.kocaeli.bel.tr) üzerinden erişilebilecek. Kentbilim Programı ile akademik bilgiye dayalı, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler üretilerek daha yaşanabilir bir Kocaeli oluşturulması hedefleniyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akademik-hafiza-kocaelinin-gelecegiyle-birlesiyor-601170">Akademik hafıza Kocaeli&#8217;nin geleceğiyle birleşiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky&#8217;nin araştırmasına göre, Türkiye&#8217;de kullanıcıların %78&#8217;i tatil aktivitelerine yapay zekâyı dahil etmeyi planlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kasperskynin-arastirmasina-gore-turkiyede-kullanicilarin-%78i-tatil-aktivitelerine-yapay-zekayi-dahil-etmeyi-planliyor-600930</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 07:51:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmasına]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[Katılımcıların]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcılar]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcıların]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[tarafından]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600930</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky tarafından gerçekleştirilen yeni bir araştırma, tatil döneminde yapay zekâ kullanımında dikkat çekici bir dönüşüme işaret ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kasperskynin-arastirmasina-gore-turkiyede-kullanicilarin-%78i-tatil-aktivitelerine-yapay-zekayi-dahil-etmeyi-planliyor-600930">Kaspersky&#8217;nin araştırmasına göre, Türkiye&#8217;de kullanıcıların %78&#8217;i tatil aktivitelerine yapay zekâyı dahil etmeyi planlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky tarafından gerçekleştirilen yeni bir araştırma, tatil döneminde yapay zekâ kullanımında dikkat çekici bir dönüşüme işaret ediyor. Yapay zekâ artık yalnızca alışveriş ya da planlama süreçlerinde kullanılan güvenilir bir yardımcı olmaktan çıkıp, duygusal destek sunabilen çok yönlü bir dijital yol arkadaşına dönüşmüş durumda. Bu eğilim özellikle Z ve Y kuşağı arasında daha belirgin şekilde öne çıkıyor. Ancak Kaspersky uzmanları, yapay zekâya duyulan aşırı güvenin veri güvenliği açısından riskler barındırabileceği konusunda uyarıyor.</strong></p>
<p>Yılbaşı tatili öncesinde Kaspersky, Türkiye’deki kullanıcıların tatil hazırlıklarını kolaylaştırmak ve boş zamanlarını daha verimli değerlendirmek için yapay zekâ destekli araçlardan nasıl yararlandıklarını ve buna eşlik eden potansiyel siber tehditleri ortaya koymak amacıyla bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırma sonuçlarına göre, 2025/2026 tatil döneminde yapay zekâ kullanımı oldukça yaygın. Katılımcıların %78’i tatil aktivitelerinde yapay zekâyı kullanmayı planladığını belirtiyor. Yapay zekâya en yüksek ilgiyi ise genç kullanıcılar gösteriyor; 18–34 yaş aralığındaki katılımcıların %86’sı tatil döneminde yapay zekâdan yararlanmayı düşünüyor.</p>
<p>Araştırmaya göre, yapay zekâ kullanıcılarının yarıdan fazlası tatil döneminde tarif aramak (%47) ya da restoran ve konaklama seçeneklerini incelemek (%60) için bu araçlara başvurmayı planlıyor. Bu bulgu, yapay zekânın araştırma süreçlerini basitleştirme ve zaman tasarrufu sağlama konusundaki rolünü bir kez daha ortaya koyuyor.</p>
<p>Öte yandan yapay zekâ, bir fikir üretim aracı olarak da kullanıcılar tarafından yoğun ilgi görüyor. Katılımcıların %47’si hediye fikirleri, kutlama önerileri veya yılbaşı dekorasyonu konusunda ilham almak için yapay zekâdan destek almayı planlıyor. Kullanıcıların %48’i boş zamanlarını nasıl değerlendireceklerine dair fikir üretiminde de yapay zekâya güveniyor. Tatil döneminde katılımcıların %52’si ise alışveriş listeleri oluşturma, en iyi fırsatları bulma veya kullanıcı yorumlarını analiz etme gibi konularda yapay zekâyı bir alışveriş asistanı olarak görüyor.</p>
<p>Modern yapay zekâ araçları, tatil alışverişi yapan kullanıcıların yalnızca birkaç tıklamayla kişisel tercihlerine ve bütçelerine en uygun teklifleri bulmasını mümkün kılıyor. Ancak sohbet botları tarafından sunulan bilgilerin güvenilirliği önemli bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Uzmanlar, yapay zekâ tarafından paylaşılan bağlantıların tıklanmadan önce mutlaka kontrol edilmesini öneriyor; zira bu bağlantılar kötü amaçlı ya da oltalama (phishing) içerikler barındırabilir. Bu riski azaltmak için, yapay zekâ tabanlı oltalama tespit teknolojileriyle güçlendirilmiş bir güvenlik çözümünün kullanılması tavsiye ediliyor.</p>
<p>Yapay zekâ, farklı ihtiyaçlara yanıt verme ve yeni fikirler üretme kapasitesinin ötesinde, yeni bir rol daha üstlenmiş durumda: duygusal destek sunan sanal bir yol arkadaşı olmak. Tatil döneminde yapay zekâ kullanan katılımcıların %29’u, kendilerini mutsuz hissettiklerinde yapay zekâ ile sohbet etmeyi tercih ettiklerini ifade ediyor. Z ve Y kuşağı, yapay zekâ destekli bu tür etkileşimlere en fazla ilgi gösteren yaş grupları olarak öne çıkıyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Yapay Zekâ Teknoloji Araştırma Merkezi Grup Yöneticisi Vladislav Tushkanov</strong> konuyla ilgili şunları söylüyor: “<em>Büyük dil modelleri hızla geliştikçe, kullanıcılarla daha anlamlı diyaloglar kurma potansiyelleri de artıyor. Ancak bu sistemlerin, büyük ölçüde internetten toplanan verilerle eğitildiğini ve bu nedenle hataları ve önyargıları yeniden üretebildiğini unutmamak gerekiyor. Yapay zekâdan gelen önerilere temkinli yaklaşmak ve aşırı kişisel bilgi paylaşımından kaçınmak son derece önemli</em>.” </p>
<p>Yapay zekâ servisleriyle kurulan iletişim kişisel ve özel gibi görünse de bu araçların büyük çoğunluğunun ticari şirketler tarafından işletildiğini ve kendilerine ait veri toplama ve işleme politikalarına sahip olduğunu hatırlamak gerekiyor. Veri gizliliğini güçlendirmek için dikkat edilmesi önerilen bazı temel güvenlik adımları şunlardır:</p>
<ul>
<li>Bir yapay zekâ aracıyla sohbet etmeye başlamadan önce gizlilik politikasını mutlaka inceleyin. Sohbetlerinizin model eğitimi veya pazarlama amacıyla kullanılmasını devre dışı bırakma seçeneği olup olmadığını kontrol ederek toplanan veri miktarını sınırlayın.</li>
<li>Yapay zekâ sohbet botlarıyla derinlemesine kişisel, kimlik belirleyici veya finansal bilgiler paylaşmaktan kaçının. Mesajlarınızı, herkese açık bir sosyal medya paylaşımı yapıyormuş gibi düşünün; mutlak gizlilik varsayımıyla hareket etmeyin.</li>
<li>Güçlü gizlilik ve güvenlik geçmişine sahip, güvenilir şirketlerin sunduğu yapay zekâ servislerini tercih edin. Veri toplamak amacıyla tasarlanmış anonim veya bilinmeyen botlardan uzak durun. Kötü amaçlı veya sahte yapay zekâ botları, dolandırıcılık, kimlik avı veya şantaj amacıyla kişisel bilgileri ele geçirmeye çalışabilir. Verilerinizi korumak için, güvenilir olmayan bağlantılara tıklamayı engelleyen Kaspersky Premium gibi bir güvenlik çözümü kullanın.</li>
</ul>
<p>*<em>Araştırma, Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından Kasım 2025’te gerçekleştirildi. Arjantin, Şili, Çin, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Malezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, İspanya, Türkiye, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden toplam 3.000 kişi çalışmaya katıldı.</em></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kasperskynin-arastirmasina-gore-turkiyede-kullanicilarin-%78i-tatil-aktivitelerine-yapay-zekayi-dahil-etmeyi-planliyor-600930">Kaspersky&#8217;nin araştırmasına göre, Türkiye&#8217;de kullanıcıların %78&#8217;i tatil aktivitelerine yapay zekâyı dahil etmeyi planlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;den Bir Lise Öğrencisi MIT&#8217;nin Seçtiği 80 İsim Arasında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyeden-bir-lise-ogrencisi-mitnin-sectigi-80-isim-arasinda-600772</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2025 12:52:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[Düzeyinde]]></category>
		<category><![CDATA[lise]]></category>
		<category><![CDATA[mit]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencisi]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[Rsı]]></category>
		<category><![CDATA[seçtiği]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz Okulu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600772</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadir Has Üniversitesi bünyesinde yürütülen KHAS Lise Kış ve Yaz Okulu programı, lise düzeyinde araştırma odaklı eğitimin uluslararası ölçekte somut bir başarısını daha ortaya koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyeden-bir-lise-ogrencisi-mitnin-sectigi-80-isim-arasinda-600772">Türkiye&#8217;den Bir Lise Öğrencisi MIT&#8217;nin Seçtiği 80 İsim Arasında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>Kadir Has Üniversitesi bünyesinde yürütülen KHAS Lise Kış ve Yaz Okulu programı, lise düzeyinde araştırma odaklı eğitimin uluslararası ölçekte somut bir başarısını daha ortaya koydu. Program öğrencilerinden Deniz İpek Zeynioğlu, dünyanın en seçici lise araştırma programlarından biri olan MIT Research Science Institute (RSI) programına kabul edildi.</p>
<p>Kadir Has Üniversitesi tarafından her yıl düzenlenen KHAS Lise Kış ve Yaz Okulu, lise öğrencilerini erken yaşta akademik araştırma kültürüyle buluşturmayı amaçlayan yapısıyla uluslararası düzeyde dikkat çeken başarılara zemin hazırlamaya devam ediyor. Bu kapsamda, program öğrencilerinden 11. sınıf öğrencisi Deniz İpek Zeynioğlu, dünya genelinden binlerce başvuru arasından seçilen ve yalnızca yaklaşık 80 öğrencinin kabul edildiği MIT Research Science Institute (RSI) programına kabul edilerek önemli bir başarıya imza attı.</p>
<p>MIT Research Science Institute (RSI) programına; her yıl dünya genelinden binlerce başvuru yapılyor ve farklı ülkelerden olacak şekilde toplam yalnızca yaklaşık 80 öğrenci kabul ediliyor. Altı hafta süren program boyunca öğrenciler, MIT öğretim üyeleriyle birlikte ileri seviye bilimsel araştırmalar yürüterek akademik makale niteliğinde çalışmalar üretiyor. Seçici yapısı ve akademik niteliğiyle MIT RSI, üniversite ve akademi dünyasının en saygın referans programları arasında yer alıyor.</p>
<p><strong>KHAS Lise Kış ve Yaz Okulu’ndan Uluslararası Akademik Başarıya…</strong></p>
<p>Deniz İpek Zeynioğlu’nun uluslararası başarıyla taçlanan akademik yolculuğu, Kadir Has Üniversitesi bünyesinde her yıl düzenlenen KHAS Lise Kış ve Yaz Okulu kapsamında aldığı araştırma temelli ve disiplinlerarası eğitimle şekillendi. Program süresince öğrenciler; araştırma metodolojisi, ileri düzey bilimsel düşünme, akademik yazım ve eleştirel analiz alanlarında sistematik bir hazırlık sürecinden geçerken, üniversite düzeyinde araştırma kültürüyle erken yaşta tanışma imkânı buluyor. KHAS Lise Kış ve Yaz Okulu, lise öğrencilerini yalnızca akademik bilgiyle değil; sorgulayan, üreten ve bilimsel çıktı ortaya koyabilen bireyler olarak yetiştirmeyi hedefleyen yapısıyla öne çıkıyor. Bu yaklaşım, öğrencilerin uluslararası araştırma programlarına güçlü adaylar olarak hazırlanmasını sağlıyor. </p>
<p><strong>Scopus Q1 Düzeyinde Uluslararası Akademik Çalışma</strong></p>
<p>Kadir Has Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nihat Berker ile birlikte yürütülen akademik çalışma kapsamında, Deniz İpek Zeynioğlu bu yıl Scopus Q1 kategorisinde yer alan saygın bir uluslararası bilimsel makaleye imza attı. Lise düzeyinde bir öğrencinin bu nitelikte bir akademik yayında yer alması, çalışmayı uluslararası ölçekte ayrıca dikkat çekici kılıyor.</p>
<p>“6-Point Tripled Ashkin-Teller Global Phase Diagrams in Two and Three Dimensions” başlıklı makalede, iki ve üç boyutlu sistemlerde tripled Ashkin-Teller spin modeli ele alınarak, farklı etkileşim türlerinin oluşturduğu küresel faz diyagramları kapsamlı biçimde analiz ediliyor. Araştırma; birinci ve ikinci dereceden faz geçişleri, çoklu trikritik noktalar ve kritik uç noktalar gibi karmaşık fiziksel yapıların incelenmesiyle, sistemlerin davranış dinamiklerine ilişkin önemli bulgular ortaya koyuyor. Elde edilen sonuçlar, teorik fizik ve istatistiksel mekanik alanlarında temel modellerin daha derinlemesine anlaşılmasına katkı sunarken, çalışma bu yönüyle uluslararası akademik literatürde yüksek bilimsel değer taşıyan bir referans olarak öne çıkıyor.</p>
<p><strong>Uluslararası Başarıya Açılan Bir Eğitim Modeli</strong></p>
<p>Kadir Has Üniversitesi bünyesinde yürütülen KHAS Lise Kış ve Yaz Okulu, bugüne kadar her yıl programdan yetişen öğrenciler arasından MIT Research Science Institute (RSI) gibi dünyanın en seçici araştırma programlarına kabul alan 1–2 öğrenci yetiştirerek dikkat çekiyor. Bu yıl elde edilen başarı ise üniversitenin lise düzeyinde hayata geçirdiği araştırma odaklı, sürdürülebilir ve sonuç üreten eğitim modelinin somut ve güçlü bir çıktısı olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Deniz İpek Zeynioğlu’nun MIT RSI programına kabul edilmesi, Türkiye’de lise düzeyinde yürütülen akademik çalışmaların uluslararası standartlarda üretilebildiğini ve küresel akademik çevrelerde karşılık bulduğunu bir kez daha ortaya koyarken, erken yaşta araştırma kültürü kazandırmanın önemini de net biçimde gösteriyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyeden-bir-lise-ogrencisi-mitnin-sectigi-80-isim-arasinda-600772">Türkiye&#8217;den Bir Lise Öğrencisi MIT&#8217;nin Seçtiği 80 İsim Arasında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapılan araştırma küfür etmenin faydasını ortaya koydu: &#8216;Kişinin kendini daha fazla zorlamasına imkan tanıyor&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapilan-arastirma-kufur-etmenin-faydasini-ortaya-koydu-kisinin-kendini-daha-fazla-zorlamasina-imkan-taniyor-600448</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Dec 2025 16:47:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[etmenin]]></category>
		<category><![CDATA[faydasını]]></category>
		<category><![CDATA[koydu]]></category>
		<category><![CDATA[küfür]]></category>
		<category><![CDATA[ortaya]]></category>
		<category><![CDATA[yapılan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600448</guid>

					<description><![CDATA[<p>İngiltere’de Keele Üniversitesi’nde görev yapan psikoloji araştırmacısı Dr. Stephens’in yürüttüğü araştırma, küfür etmenin yalnızca duygusal bir rahatlama sağlamadığını, aynı zamanda fiziksel dayanıklılığı da artırabildiğini ortaya koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapilan-arastirma-kufur-etmenin-faydasini-ortaya-koydu-kisinin-kendini-daha-fazla-zorlamasina-imkan-taniyor-600448">Yapılan araştırma küfür etmenin faydasını ortaya koydu: &#8216;Kişinin kendini daha fazla zorlamasına imkan tanıyor&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>İngiltere’de Keele Üniversitesi’nde görev yapan psikoloji araştırmacısı Dr. <strong>Richard</strong> <strong>Stephens</strong>, küfür etmenin insan performansı üzerindeki etkilerini ortaya koyan çarpıcı bir araştırmaya imza attı. <strong>Stephens</strong>’in çalışması, küfür etmenin yalnızca duygusal bir rahatlama sağlamadığını, aynı zamanda acı toleransını ve fiziksel dayanıklılığı artırabildiğini gösterdi.</p>
</div>
<div>
<p>Araştırmaya ilişkin açıklama yapan <strong>Stephens </strong>şu cümleleri kaydetti:</p>
</div>
<div>
<div>
<div>
<p>Birçok durumda insanlar, bilinçli ya da bilinçsiz olarak, tüm güçlerini kullanmaktan kendilerini alıkoyarlar. Küfür etmek, kendinizi daha odaklanmış, özgüvenli ve daha az dikkat dağınık hissetmenize yardımcı olan, kolayca erişilebilir bir yol.</p>
</div>
</div>
</div>
<div>
<p>Önceki çalışmalar, katılımcıların kendilerini sınırlarına kadar zorladıkları deneylerde maksimum eforla bisiklet sürerken ya da ellerini buzlu suda tutarken küfürlü kelimeleri tekrar etmeleri istenmiş ve küfür etmenin fiziksel gücü ve ağrıya dayanıklılığı artırabildiğini göstermişti. </p>
</div>
<div>
<p>Araştırmacılar başlangıçta bu etkinin küfür etmenin &#8216;<strong>savaş ya da kaç</strong>&#8216; tepkisini tetiklemesinden kaynaklandığını öne sürmüş ancak artan kalp atış hızı gibi bu varsayımı destekleyen somut bulgulara ulaşılamamıştı.</p>
</div>
<div>
<p>Bunun yerine, son araştırma küfür etmenin bir &#8216;<strong>disinhibisyon</strong>&#8216; durumu yarattığını öne sürdü. Dr. <strong>Stephens </strong>açıklamasında, “<em>Küfür ederek sosyal kısıtlamaları üzerimizden atıyor ve kendimizi daha çok zorlamamıza izin veriyoruz</em>” dedi.</p>
</div>
<div>
<p><b>&#8216;Küfür etmek kişinin kendini daha fazla zorlamasına imkan tanıyor&#8217;</b></p>
</div>
<div>
<p>Buna karşılık, son araştırma yine küfür etmenin <strong>disinhibisyon</strong>&#8216;u azaltıcı bir etki yarattığını ortaya koydu. Dr. <strong>Stephens </strong>göre küfür etmenin, bireyin üzerindeki sosyal kısıtlamaları gevşeterek kişinin kendini daha fazla zorlamasına imkan tanıdığını vurguadı.</p>
</div>
<div>
<p>Bulguları test etmek amacıyla araştırmacılar, toplam 192 kişinin katıldığı iki ayrı deney gerçekleştirdi. Deneylerde katılımcılardan, sandalye şınavı çekerken her iki saniyede bir ya kendi seçtikleri bir küfürlü sözcüğü ya da nötr bir kelimeyi tekrarlamaları istendi. Egzersizin ardından katılımcılar, görev sırasında yaşadıkları zihinsel durumlara ilişkin soruları yanıtladı.</p>
</div>
<div>
<p>Her iki deney de küfür etmenin fiziksel performansa avantaj sağladığını gösterirken katılımcılar, küfür ettiklerinde sandalye şınavını daha uzun süre yapabildiler. Araştırma ekibi söz konusu bulgular ile küfür etmenin çabayı maksimize etmeye ve içsel kısıtlamaları aşmaya uygun psikolojik durumları teşvik ettiğini gösterdiğini aktadı.</p>
</div>
<div>
<p>Araştırmacılara göre bu etkiler, ketlenmenin azalmasının önemli göstergeleri arasında yer alıyor. Önceki çalışmaları da doğrulayan sonuçlara göre, küfür eden katılımcıların sandalye şınavını sürdürebildikleri sürenin ortalama <strong>yüzde 11</strong> arttığı belirlendi.</p>
</div>
<div>
<p>Sonuçlara ilişkin değerlendirme yapan <strong>Stephens</strong>, şu cümleleri kaydetti:</p>
</div>
<div>
<div>
<div>Bu bulgular, küfür etmenin neden bu kadar yaygın olduğunu açıklamaya yardımcı oluyor. Küfür etmek, performans artışına ihtiyaç duyduğumuzda elimizin altında olan, kelimenin tam anlamıyla kalori içermeyen, ilaçsız, düşük maliyetli ve kolayca erişilebilir bir araç.</div>
</div>
</div>
<div>
<p><b>&#8216;Sessiz bir odaya girip bir dakika boyunca küfredip sonra çıkıp konuşmanızı yapabilirsiniz&#8217;</b></p>
</div>
<div>
<p><strong>Stephens</strong>, küfürlerin gücünün büyük olasılıkla toplum tarafından tabu olarak görülmelerinden kaynaklandığını belirtti. Araştırmacı ekibi ayrıca daha ağır küfürlerin fiziksel performansı artırıp artırmadığını test etmek için bir &#8216;<strong>doz</strong>&#8211;<strong>tepki</strong>&#8216; deneyi yürütüyor. Bu çalışmada ise katılımcılar, hafif ve ağır küfürleri tekrarlarken ellerini buzlu suda ne kadar süre tutabildiklerini ölçüyor.</p>
</div>
<div>
<p>Araştırma ekibi ayrıca, küfürle ilişkili özgüven artışının topluluk önünde konuşma ya da romantik bir yaklaşımda bulunma gibi başka bağlamlarda da yardımcı olup olamayacağını inceliyor.</p>
</div>
<div>
<p><strong>Stephens</strong>, “<em>Tereddüdün bize zarar verebileceği pek çok durum var. Sessiz bir odaya girip bir dakika boyunca küfredip sonra çıkıp konuşmanızı yapabilirsiniz. Bahse girerim insanlar bunu zaten yapıyordur</em>&#8221; Ancak küfür etmenin tamamen risksiz bir strateji olmadığını da vurguladı.</p>
</div>
<div>
<p><strong>Stephens </strong>açıklamasını, &#8220;<em>Bir küfür kullandığınızda bunun nasıl karşılanacağından asla tam emin olamazsınız. Kitlenizi ve etrafınızda kimlerin olduğunu bilmeniz gerekir. Uygunsuz bir yerde küfür ederseniz başınızı derde sokabilirsiniz</em>&#8221; cümleleriyle sonlandırdı.</p>
</div>
<div>
<p>Söz konusu araştırmaya ilişkin bulgular <strong>American Psychologist</strong> dergisinde yayımlandı.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapilan-arastirma-kufur-etmenin-faydasini-ortaya-koydu-kisinin-kendini-daha-fazla-zorlamasina-imkan-taniyor-600448">Yapılan araştırma küfür etmenin faydasını ortaya koydu: &#8216;Kişinin kendini daha fazla zorlamasına imkan tanıyor&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanat ve Tasarım Fakültesi, Mentörlerle Öğrencileri Bir Araya Getiren Etkinliğe Ev Sahipliği Yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sanat-ve-tasarim-fakultesi-mentorlerle-ogrencileri-bir-araya-getiren-etkinlige-ev-sahipligi-yapti-599868</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 23:33:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[araya]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[getiren]]></category>
		<category><![CDATA[kadir]]></category>
		<category><![CDATA[mentörlerle]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencileri]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599868</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yürütülen iş birliklerinin sonuçlarının değerlendirildiği, katkıların ve karşılıklı deneyimlerin paylaşıldığı bu etkinlikte, tasarım merkezleri, mimarlık ofisleri, araştırma merkezleri, sivil toplum kuruluşları, yapı malzemesi firmaları, sanat ve performans merkezleri, sanatçılar, danışmanlık firmaları ve resmi kuruluşlar yer aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanat-ve-tasarim-fakultesi-mentorlerle-ogrencileri-bir-araya-getiren-etkinlige-ev-sahipligi-yapti-599868">Sanat ve Tasarım Fakültesi, Mentörlerle Öğrencileri Bir Araya Getiren Etkinliğe Ev Sahipliği Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yürütülen iş birliklerinin sonuçlarının değerlendirildiği, katkıların ve karşılıklı deneyimlerin paylaşıldığı bu etkinlikte, tasarım merkezleri, mimarlık ofisleri, araştırma merkezleri, sivil toplum kuruluşları, yapı malzemesi firmaları, sanat ve performans merkezleri, sanatçılar, danışmanlık firmaları ve resmi kuruluşlar yer aldı.</p>
<p>Proje tabanlı eğitimin ve sektör mentörlerinin; öğrencilerin mesleki yetkinliklerine olan katkıları vurgulandı. Uygulanmakta olan eğitim modelinin öğrencilere sektörel deneyim kazandırdığı, yaratıcı çözümler geliştirirken profesyonel dünyanın dinamikleriyle daha erken tanışma imkânı sunduğu ifade edildi. Bu eğitim modeli kapsamında kurulan iş birliklerinin ilerleyen dönemlerde daha etkili sürdürülebilmesi için paylaşılan öneriler değerlendirildi.</p>
<p>Kadir Has Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi’nin, disiplinler arası etkileşimi güçlendiren ve öğrencilerin sanat ve tasarım alanlarındaki kazanımlarını zenginleştiren bu iş birliklerini önümüzdeki dönemde ulusal ve uluslararası düzeyde ilerleterek devam etmeyi hedeflediği belirtildi.</p>
<p><strong>Kadir Has Üniversitesi Hakkında: </strong>Kadir Has Üniversitesi, Türkiye’nin önde gelen hayırsever iş insanlarından Kadir Has’ın eğitime kalıcı bir katkı sunma vizyonuyla 1997 yılında İstanbul’da kurulmuştur. Kurucusunun “ülkeme hizmet etmek istiyorum” sözüyle şekillenen üniversite, nitelikli eğitimi toplumla bütünleştiren bir yaklaşımla faaliyet göstermektedir. Disiplinler arası akademik yapısı, araştırma odaklı vizyonu ve yenilikçi eğitim modelleriyle dikkat çeken Kadir Has Üniversitesi, öğrencilerini yalnızca akademik bilgiyle değil; aynı zamanda eleştirel düşünme, etik sorumluluk, toplumsal duyarlılık ve küresel farkındalık gibi çağın gerektirdiği yetkinliklerle donatmayı hedeflemektedir. </p>
<p>İstanbul’un tarihi dokusu içinde yer alan kampüsüyle kültürel mirasla çağdaş eğitimi bir araya getiren üniversite, bilgi üretiminde ulusal ve uluslararası ölçekte etki yaratmayı amaçlar. “Hayal et, keşfet, değiştir” felsefesiyle özgür düşünceyi destekleyen Kadir Has Üniversitesi, bilimsel gelişimi teşvik eden, toplumsal sorunlara çözüm üretmeye yönelik bir öğrenim ortamı sunar. Kalite güvencesini tüm akademik ve idari süreçlerine entegre eden üniversite; şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürekli iyileştirme ilkeleri doğrultusunda eğitim-öğretim, araştırma ve toplumsal katkı faaliyetlerini sürekli olarak geliştirir. Times Higher Education (THE) tarafından açıklanan Impact Rankings gibi uluslararası listelerin yanı sıra Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı (ÜniAr) tarafından yürütülen Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması (TÜMA) gibi ulusal saygın listelerde de adından söz ettiren Kadir Has Üniversitesi, bugünün değil yarının dünyasına yön verecek bireyler yetiştirme hedefiyle, Türkiye’nin geleceğine değer katmaya kararlılıkla devam etmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanat-ve-tasarim-fakultesi-mentorlerle-ogrencileri-bir-araya-getiren-etkinlige-ev-sahipligi-yapti-599868">Sanat ve Tasarım Fakültesi, Mentörlerle Öğrencileri Bir Araya Getiren Etkinliğe Ev Sahipliği Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İKÇÜ&#8217;den Z Kuşağının Siyasal Katılımına Işık Tutan Araştırma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ikcuden-z-kusaginin-siyasal-katilimina-isik-tutan-arastirma-599449</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Dec 2025 09:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştay]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[rektör]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[teşekkür]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<category><![CDATA[Z Kuşağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599449</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sosyal ve Beşerî Bilimler Fakültesi Medya ve İletişim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burcu Öksüz’ün yürüttüğü ve en kapsamlı Z kuşağı siyaset araştırmalarından biri olarak gösterilen TÜBİTAK destekli “Siyasi Mesajların Z Kuşağı Üzerindeki Etkilerinin Değerlendirilmesi: Beklentiler, Duygular ve Değerler Üzerine Bir Araştırma” başlıklı proje kapsamında “Siyasal İletişim ve Gençler” başlıklı çalıştay düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ikcuden-z-kusaginin-siyasal-katilimina-isik-tutan-arastirma-599449">İKÇÜ&#8217;den Z Kuşağının Siyasal Katılımına Işık Tutan Araştırma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sosyal ve Beşerî Bilimler Fakültesi Medya ve İletişim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burcu Öksüz’ün yürüttüğü ve en kapsamlı Z kuşağı siyaset araştırmalarından biri olarak gösterilen TÜBİTAK destekli “Siyasi Mesajların Z Kuşağı Üzerindeki Etkilerinin Değerlendirilmesi: Beklentiler, Duygular ve Değerler Üzerine Bir Araştırma” başlıklı proje kapsamında “Siyasal İletişim ve Gençler” başlıklı çalıştay düzenlendi.</p>
<p>Z kuşağının siyasal katılımına ve siyasete yönelik tutumuna ışık tutması beklenen, Türkiye’deki siyasal iletişim çalışmalarına yol göstermesi amaçlanan projenin ele alındığı “Siyasal İletişim ve Gençler” konulu çalıştay, İKÇÜ Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü, Bilim İletişim Ofisi ve Sosyal ve Beşerî Bilimler Fakültesi iş birliği ile Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonunda yapıldı.</p>
<p>Çalıştayda, Z kuşağının siyasetle olan ilişkisini ele alan oturumlarla birlikte, Prof. Dr. Burcu Öksüz’ün yürütücüsü olduğu; Medya ve İletişim Bölümü Öğretim Üyesi, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İrem Özgören Kınlı, Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burcu Güler ve Sosyoloji Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Emrah Başaran’ın yer aldığı projenin gerçekleşme süreci ve proje ile ilgili çarpıcı sonuçlar da paylaşıldı. Çalıştayı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emre Güler, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevtap Ünal, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Özer Kaya, Beykent Üniversitesi Öğretim Üyesi Ebru Güzelcik Ural, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Çağlar, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesinden Doç. Dr. Nil Çokluk, İKÇÜ Bologna Eşgüdüm Koordinatörü Doç. Dr. Necmettin Çelik, Medya Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ümit Aydoğan, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci takip etti.</p>
<p>Gençlerimiz Siyasetin Odağındalar</p>
<p>Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, “Proje başlarken, Burcu hocamla Z Kuşağı kavramsallaştırmasını analiz ettik ve günümüz gençlerinin bir ‘kuşak’ tanımlaması içinde tanımlanıp tanımlanamayacağını tartıştık. Hepimizin bildiği gibi kuşak kavramı, belli dönemin özelliklerini taşıyan, kendi arasında homojen kabul edilebilecek tutumlara ve belirli davranış kalıplarına sahip bir grubu tanımlar. Bu kuşağın özelliklerinin kategorizasyon açısından sorunlar taşıdığı konusunda bir ön kabulümden de söz ettim. Ama sahaya çıkmadan bunu kanıtlamak elbette güç olurdu. Araştırma ekibi ile aynı şekilde ben de birkaç saha çalışmasına bizzat katıldım. Gidip gençleri dinledikten sonra, akşam yaptığımız değerlendirme toplantısında, bu jenerasyonun da belli açılardan ortak özellikleri olduğunu ama kuşak aralığının daraldığını gördük. Bizim tahmin ettiğimiz konularda birleşmiyorlardı belki ama pek çok hususta aslında bakış açılarının benzer ya da aynı olduğunu fark ettik; hem de bu farklılık ideolojik kamplar oluşmadan ortaya çıkıyordu. Farklı çerçevelere konumlanıyor olsalar da belli konulara bakış açılarının aynı ya da yakın olduğunu gördük. Bir de siyasete uzak oldukları yönündeki yargıların da doğru olmadığını tespit ettik. Gençlerimiz siyasetin tam merkezinde ve içindeler. Farklı yerlerde, farklı ortamlarda ve gruplarla yaptığımız söyleşiler sonucunda, hepsinin de ülkenin geleceğine ilişkin kaygılarının olduğuna şahit olduk. Dikkatimi çeken diğer bir husus da hiçbirinin belli başlı kalıpların içerisine hapsedilmemiş olduğu ve her birinin bir diğerini dinleyebildiğiydi. Belli konulardaki bakış açıları ayrı olsa da, duruşlarının ortak özellikleri olduğunu saptadık. Kendi geleceklerine ve ülkenin yarınlarına ilişkin ciddi dertleri vardı, bunu kendilerince çözmeye yönelik fikirleri de değerliydi. Aslında pek çok kritik kavşakta gençlerin apolitize olmadıklarını deneyimlemiş bir toplum olarak gençlere yönelik dili oluşturmak mecburiyetindeyiz. Her ne kadar genç nüfusa yönelik nicel azalma ve nitel kaygılar öne çıkıyor olsa da ülkemiz için gençler en büyük hazinemiz. Bizim en büyük beşerî sermayemiz ve gelecek vizyonumuzun en önemli bileşenleri de yine onlar. Hatta bu vizyonu, bizden daha da ileriye taşıyacak motivasyona sahip olduklarını bizzat araştırmalar sırasında gördüm. Bu açıdan araştırma sonuçlarının açıklandığı andan itibaren ciddi bir biçimde sansasyonel etkisi olacağını düşünüyorum. Ülke siyasetine yön vereceğine inandığımız sonuçları önümüzdeki günlerde açıklarız” diye konuştu.</p>
<p>Gurur Kaynağımız Oldular</p>
<p>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinin misyon ve vizyonu doğrultusunda, üniversite üst yönetiminin çizdiği perspektif doğrultusunda etkinlikler yapma gayreti içerisinde olduklarını ve özellikle son zamanlarda proje bazlı çalışmalarda fakülte olarak önemli bir ivme yakaladıklarını vurgulayan Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan, “Fakülte olarak sosyal, siyasal ve ekonomik konularda araştırmaları teşvik ediyoruz. Bu noktada giderek artan bir başarı ivmesine sahibiz. Burada, siyasal iletişim konusunda inisiyatif alan başta Prof. Dr. Burcu Öksüz olmak üzere tüm hocalarımıza ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Gerçekten gurur kaynağımız oldular. Proje kapsamında sahada olan arkadaşlarımız çok önemli deneyimler ile döndüler. Siyasal İletişim ve Gençler çalıştayında eldeki veriler değerlendirilecek, kıymetli neticeler çıkarılacak. Panelde konuşma yapacak olan hocalarımız bizlere alanla ilgili çok kıymetli bilgiler verecekler. Biz de istifade edeceğiz. Kendilerine de tekrar teşekkür ediyoruz. Bu anlamlı etkinliklerde, hiç şüphesiz mutfak kısmı çok fazla görünmez, ancak orada hummalı çalışmalar yapılır. Bu açıdan, etkinliği birlikte düzenlediğimiz Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü’ne ve bu etkinlik başta olmak üzere, düzenlediğimiz bütün etkinliklerde işin mutfağında olan, göze görünmeyen kahramanlarımıza ve başta Prof. Dr. Burcu Öksüz hocamız olmak üzere emeği geçen tüm hocalarımıza da ayrıca teşekkür ediyor, verimli bir çalıştay diliyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p>7 Bölgede, 14 Şehirde Yapılan Kapsamlı Bir Çalışma</p>
<p>Proje hakkında bilgi veren Proje Yürütücüsü Medya ve İletişim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burcu Öksüz ise, “Projemizin TÜBİTAK tarafından desteklendiğini öğrenir öğrenmez, bu haberi Rektörümüz Prof. Dr. Saffet Köse ile sabahın erken saatlerinde paylaşmış, kendisinden de hızlı bir tebrik mesajı almıştım. Böylece böyle bir projede bir üniversitenin en üst kademesinde bulunan yöneticiden destek almak ve proje süresince destekleyici bir iletişimin devam ettirilmesi, bilimsel araştırma konusundaki motivasyonumuzu artıran en önemli etkenlerden biriydi. Verdiği samimi destek için Rektör hocamıza teşekkürlerimi sunuyorum. Projenin gerçekleştirilme sürecinde, projenin bir parçası olan ve farklı aşamalarda desteklerini gördüğümüz Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Yasin Bulduklu ’ya, Sosyal ve Beşerî Bilimler Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Şaban Doğan hocamıza, çeşitli birimlerde görev yapan idari personele ve sosyal organizasyonunda görev alan öğrencilerimize, yanı sıra çalıştaya konuşmacı olarak katılan hocalarıma katkıları için ayrıca teşekkür ediyorum” dedi. Toplumsal gruplar hakkındaki düşünme biçimimizin, büyük ölçüde o grubun bir parçası olup olmadığımıza bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Öksüz, bu görüşten hareketle Z Kuşağı gençlerinin kendilerine karşı duydukları siyasi sempatiye sahip olmanın, onların dışında kalanlar açısından mümkün olmadığını belirtti. Projenin tam da bu bakış açısından hareketle hazırlandığını söyleyen Prof. Dr. Öksüz, “Ancak Z kuşağını dinleyip, anlamaya çalışabiliriz. Biz de bu noktadan hareketle, Z Kuşağını tanımak için yola çıktık. Ülkemizin 7 bölgesinde 14 şehirde gençlerle bir araya geldik. 24.500 km yol yaptık. Yaklaşık 2 yıl boyunca gençlerle görüşürken çok şey öğrendik. Doğru bildiklerimizin bazılarının yanlış, yanlışların ise doğru olabildiğini gördük. Bazen iki saati bulan görüşmelerde gençlerin dünyaya bakışının ne kadar ilham verici olabildiğine şahitlik ettik. Kendilerini rahatça ifade etmelerinden memnuniyet duyduk. Bize güvenerek düşüncelerini açıkça paylaşmalarından dolayı mutlu olduk. Görüştüğümüz gençlere ne kadar teşekkür etsek az. Sözün özü, bu proje ortaya çıktığında akademik hayatımın en heyecan verici araştırması olacağını hiç düşünmemiştim. Biz, bu proje üzerinde çalışmaktan çok keyif aldık. Umuyoruz sizler de çalıştayımız boyunca yapılacak paylaşımlarda aynı ilgide olacaksınız. Bize katıldığınız için tekrar teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.</p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından moderatörlüğünü Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu’nun yaptığı, Beykent Üniversitesi Öğretim Üyesi Ebru Güzelcik Ural, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Çağlar ve Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nil Çokluk’un panelist olarak yer aldıkları “Siyaset ve Gençler” paneli yapıldı. Panelin ardından çalıştay oturumlarına geçildi. Prof. Dr. Burcu Öksüz moderatörlüğünde düzenlenen ilk oturumda “Gençlerin Siyasal Katılımı ve Geleneksel Medya” konusu ele alındı. Doç. Dr. İrem Özgören Kınlı moderatörlüğünde düzenlenen ikinci oturumda ise “Gençlerin Siyasi Tercihleri Üzerinde Yeni Medyanın Etkileri” konuşuldu.</p>
<p>Rapor sunumları ve genel değerlendirme ile birlikte çalıştay sona erdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ikcuden-z-kusaginin-siyasal-katilimina-isik-tutan-arastirma-599449">İKÇÜ&#8217;den Z Kuşağının Siyasal Katılımına Işık Tutan Araştırma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın ve Erkeklerin Dünyasında Çarpıcı Sonuçlar!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadin-ve-erkeklerin-dunyasinda-carpici-sonuclar-599017</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 12:22:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[çarpıcı]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasında]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklerin]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınla]]></category>
		<category><![CDATA[kalıyor]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçlar]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599017</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İTBF Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak ve Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Esengül Berişah öncülüğünde Türkiye genelinde yürütülen kapsamlı “Kadın ve Erkeklerin Dünyası Araştırması” sonuçları açıklandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadin-ve-erkeklerin-dunyasinda-carpici-sonuclar-599017">Kadın ve Erkeklerin Dünyasında Çarpıcı Sonuçlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İTBF Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak ve Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Esengül Berişah öncülüğünde Türkiye genelinde yürütülen kapsamlı “Kadın ve Erkeklerin Dünyası Araştırması” sonuçları açıklandı.</p>
<p><strong>Araştırma 7 bölge ve 22 şehirde, 761 erkek ve 602 kadınla yüz yüze yapıldı</strong></p>
<p>Türkiye’de kadın ve erkek profilini karşılaştırmalı olarak ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı çalışma; 7 bölge ve 22 şehirde, 761 erkek ve 602 kadın katılımcı ile yüz yüze görüşülerek yapıldı. Temizlik ve hijyen, beden sağlığı, psikolojik sağlık, cinsel hayat ile evlilik ve aile değerlerine bakış başlıklarında toplumun röntgenini çeken araştırma; çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Araştırmanın katılımcı profili incelendiğinde; kadınların %56’sının, erkeklerin ise %60’ının evli olduğu; eğitim seviyesinde ise kadınların %35’inin, erkeklerin %32’sinin yüksek eğitim grubunda yer aldığı görüldü.</p>
<p><strong>Gizli iktidar savaşı: Erkekler &#8220;Reis Benim&#8221; diyor, kadınlar &#8220;Eşitiz&#8221;</strong></p>
<p>Erkeklerin %35’i “Evin reisi benim” derken, kadınların %46’sı “Eşimle eşitiz” diyor. Ev, erkekler için bir dinlenme ve sığınak alanı iken, kadınlar için hala bir miktar stres ve mesai barındırıyor. </p>
<p><strong>Kadınlar daha hijyenik…</strong></p>
<p>Hijyen ve bakım konularına da odaklanan araştırma sonuçlarına göre kadınlar günde ortalama 9 kez el yıkayıp bakım rutinlerini aksatmazken; erkekler gündelik bakımda biraz daha geride kalıyor ancak duş alma sıklığında kadınları geçiyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Kadınlar hak ettikleri konumu bulmakta zorlanıyor…</strong></p>
<p>Çalışma sonuçlarına göre iş yerindeki statü algısında önemli bir fark bulunuyor. Kendini yönetici olarak tanımlayan erkeklerin oranı (%29), kadınların (%8) neredeyse 4 katı olarak görülüyor&#8230; Erkekler iş yerinde &#8220;saygı gördüğünü&#8221; hissederken, kadınlar hak ettikleri konumu bulmakta zorlanıyor.</p>
<p>Ayrıca bireylerin sağlık durumlarını inceleyen çalışmada, erkek ve kadınlar arasındaki farklılıklar dikkat çekici.<strong> </strong> Erkekler daha çok sigara ve alkol tüketiyor olmasına karşın kendilerini sağlıklı hissederken; daha sağlıklı yaşayan kadınlar kronik hastalıklarla (tansiyon, şeker) daha çok mücadele ediyor. </p>
<p><strong>Kadın ve erkek için de aile kutsal!</strong></p>
<p>Tüm bu farklılıklara rağmen toplum tek bir noktada kenetleniyor: Hem kadınların hem erkeklerin %90&#8217;ından fazlası &#8220;Aile Kutsaldır&#8221; görüşünde birleşiyor. Ancak kadınlar evlilikte &#8220;resmiyet ve güvence&#8221; ararken, erkekler &#8220;imam nikahı&#8221; veya &#8220;birlikte yaşama&#8221; gibi alternatiflere daha sıcak bakıyor.</p>
<p><strong>Kişisel bakım ve hijyende kadınlar daha titiz!</strong></p>
<p>Araştırma, kadınların kişisel bakım ve hijyen konusunda erkeklerden daha titiz olduğunu ortaya koyuyor. Kadınların %84’ü kendi bakımını yeterli bulurken, erkekler %70 oranında kendini yeterli görüyor. Kadınlar günde ortalama 9 kez el yıkayıp 1,3 kez diş fırçalarken, erkeklerde bu sayılar sırasıyla 7 ve 1. Deodorant ve parfüm kullanımında kadınlar daha aktif, ancak duş alma sıklığında erkekler haftada 5,3 kez ile kadınların 4,5’ini geçiyor. Erkekler, duş alma sıklığında liderliği alıyor; kadınlar haftada ortalama 4,5 kez duş alırken, erkeklerin ortalaması 5,3’e ulaşıyor.</p>
<p><strong>Kadınlar sağlıkta daha gerçekçi ve temkinli… </strong></p>
<p>Araştırma, erkeklerin sağlık algısında daha iyimser olmasına rağmen, kadınların sağlık durumunun daha gerçekçi ve temkinli olduğunu gösteriyor. Erkeklerin %78’i kendini sağlıklı hissederken, kadınlarda bu oran %72. Kronik hastalık oranı erkeklerde %24, kadınlarda %32; özellikle tansiyon ve şeker hastalığı kadınlarda daha yaygın. Erkekler sağlık sorunlarını genellikle yaşam tarzına bağlarken, kadınlar doğrudan hastalıkla ilişkilendiriyor. Araştırma sonuçlarına göre sigara ve alkol tüketiminde erkekler açık ara önde. Sigara içen erkekler haftada ortalama 5,7 paket tüketirken, kadınlarda bu ortalama 5 pakette kalıyor. Alkol kullanımında ise erkeklerin %31’i alkol kullandığını belirtirken, kadınlarda bu oran %11 seviyesinde görülüyor. </p>
<p><strong>Kadınların %46’sı &#8220;Eşimle eşitiz&#8221; diyor</strong></p>
<p>&#8220;Evdeki rolünüzü en iyi tanımlayan ifade hangisidir?&#8221; sorusuna erkeklerin %35’i &#8220;Evin reisi benim&#8221; yanıtını verirken, bu tanımı kabul eden kadınların oranı sadece %15’te kalıyor. Kadınların %46’sı &#8220;Eşimle eşitiz&#8221; derken, erkeklerde eşitlik vurgusu %26’ya kadar düşüyor. Kadınların evdeki varlıklarını &#8220;Saygınlığım yüksektir&#8221; (%31) ifadesiyle tanımlama oranının ise erkeklerden (%28) daha yüksek ifade ettiği görülüyor.</p>
<p><strong>Erkeğe sığınak, kadına mesai alanı… </strong></p>
<p>Ev ortamı her iki cinsiyet için de en güvenli liman olarak görülüyor. Kadın %86, Erkek %85 &#8220;Güvenli&#8221; hissediyor. Erkeklerin %56’sı evde stres hissetmediğini belirtirken, kadınlarda bu oran %47’de kalıyor. Benzer şekilde erkeklerin %64’ü evde &#8220;sakin&#8221; hissettiğini söylerken, kadınlarda bu oran %55 seviyesine düşüyor. Bu veriler, evin erkekler için bir &#8220;dinlenme alanı&#8221;, kadınlar için ise ev içi sorumluluklar nedeniyle hala bir &#8220;mesai alanı&#8221; olabileceğine işaret ediyor.</p>
<p><strong>Erkekler, ‘Ben daha çok seviyorum’ diyor…</strong></p>
<p>Araştırma, aşk hayatında da cinsiyetler arası algı farkını ortaya koyuyor. İlişkisi olanlarda “karşılıklı sevgi ve bağlılık” duygusu öne çıkarken (Kadın %53, Erkek %51), “Ben daha çok seviyorum” diyen erkeklerin oranı %16 iken, kadınlarda bu oran %8. Toplumun yaklaşık beşte biri ise (Kadın %20, Erkek %17) aşk hayatına sahip değil.</p>
<p><strong>Cam tavan yıkılmıyor!</strong></p>
<p>Araştırma, iş hayatında toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin statü ve unvan dağılımına nasıl yansıdığını ortaya koyuyor. Erkek çalışanların oranı %70, kadınların ise %30 olmasına rağmen asıl fark, karar verici pozisyonlardaki temsilde görülüyor. “İş ortamındaki rolünüzü en iyi tanımlayan ifade hangisidir?” sorusuna erkeklerin %29’u “Yöneticiyim” yanıtını verirken, kadınlarda bu oran %8’de kalıyor. Bu durum, kadınların iş hayatında var olsalar bile liderlik pozisyonlarına erişimde yaşadıkları zorlukları (Cam Tavan etkisi) gözler önüne seriyor.</p>
<p><strong>Erkeklerin yarısı işyerinde saygınlığım var diyor, kadınlar oran daha düşük</strong></p>
<p>Erkeklerin neredeyse yarısı (%48) iş yerinde &#8220;Saygınlığım var&#8221; diye yanıt verirken, çalışan kadınların sadece %31’i bu ifadeyi kullanıyor. Benzer şekilde, iş süreçlerinde &#8220;Fikir alırlar&#8221; diyen erkeklerin oranı %18 iken, kadınlarda bu oran %11’de kalıyor. </p>
<p><strong>Erkeklerin %64’ü cinsel hayatından memnun</strong></p>
<p>Araştırmanın cinsel yaşam ve ilişki geçmişine dair bulgular, kadınlar ve erkekler arasında hem deneyim hem de memnuniyet açısından farklar olduğunu ortaya koyuyor. Erkeklerin %64’ü cinsel hayatlarından memnun olduğunu belirtirken, kadınlarda bu oran %44’te kalıyor. </p>
<p>Hayatları boyunca ortalama partner sayısı erkeklerde 7, kadınlarda 2 olarak belirtiliyor. Ciddi ilişki deneyimlerinde de benzer bir tablo var; erkekler ortalama 5 ciddi ilişki yaşarken, kadınlar 2 ciddi ilişki yaşadığını dile getiriyor.</p>
<p><strong>Kadın da erkek de evliliği insan doğasına uygun buluyor…</strong></p>
<p>Evlilik kurumunu insan doğasına uygun bulma konusunda erkekler (%78) ve kadınlar (%74) benzer görüşte birleşirken, çok eşlilik konusunda farklılıklar dikkat çekiyor: Erkeklerin %11’i çok eşliliğe katıldığını belirtirken, kadınlarda bu oran %5’te kalıyor. Sadakat konusunda ise kadınlar daha temkinli; aldatıldığını düşünen kadınların oranı %9 iken, erkeklerde %7. Erkeklerin %16’sı ise “Evdeki kadın çocuklarımın annesi, dışarıdaki kadın cinselliği yaşadığım kişidir” görüşünü benimseyerek evlilik ve cinselliği ayrı değerlendirme eğiliminde olduğunu gösteriyor.</p>
<p><strong>Katılımcıların %90&#8217;dan fazlası ‘Aile kutsaldır’ diyor</strong></p>
<p>Araştırmanın son bölümü, yaşam tarzı ve alışkanlıklardaki tüm farklılıklara rağmen Türk toplumunun aile kavramı etrafında kenetlendiğini kanıtladı. Cinsiyet fark etmeksizin katılımcıların neredeyse tamamı aileyi dokunulmaz bir değer olarak görüyor. &#8220;Aile kutsaldır&#8221; görüşüne katılan erkeklerin oranı %93, kadınların oranı ise %92 olarak ölçülüyor. Benzer bir uzlaşı evlilik kurumunda da görülüyor; kadınların %81’i, erkeklerin ise %79’u &#8220;Evlilik kutsaldır&#8221; görüşünde birleşiyor. </p>
<p><strong>Kadın evlilikte yasal güvence ve resmiyet istiyor… </strong></p>
<p>Veriler, erkeklerin gayri resmi birlikteliklere ve alternatif evlilik modellerine kadınlardan daha sıcak baktığını gösteriyor. &#8220;Sadece imam nikahı ile evlilik olabilir&#8221; görüşünü erkeklerin %29’u desteklerken, kadınlarda bu oran %14’e düşüyor. Benzer şekilde, &#8220;Sadece imam nikahı ile çocuk sahibi olunabilir&#8221; fikrine erkeklerin %26’sı olumlu yaklaşırken, kadınlarda bu oran %15’te kalıyor. Modern birlikteliklerde de benzer bir eğilim var: </p>
<p>&#8220;Evlilik olmasa da çiftler birlikte yaşayabilir&#8221; diyen erkeklerin oranı %30, kadınlarda %19. Evlilik dışı çocuk sahibi olmaya erkeklerin yaklaşımı (%17) kadınlara (%10) göre daha esnek. Bu veriler, kadınların evlilikte &#8220;yasal güvence ve resmiyeti&#8221; önemserken, erkeklerin daha esnek modellere yöneldiğini ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Geleneksel &#8220;görücü usulü&#8221; evlilik hâlâ geçerliliğini koruyor</strong></p>
<p>Araştırmaya katılan hem kadınlar (%34) hem de erkekler (%32) için en yaygın ve kabul gören evlilik biçimi &#8220;Kendimiz tanıştık, anlaştık, aileler onayladı&#8221; seçeneği olurken, geleneksel &#8220;görücü usulü&#8221; evlilik de hâlâ geçerliliğini koruyor; kadınlarda bu oran %31, erkeklerde %22 seviyesinde.</p>
<p><strong>Esengül Berişah: “Aile, evlilik ve ortak yaşamda güçlü bir uzlaşı var”</strong></p>
<p>Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Esengül Berişah, Method Research Company ve Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde yürütülen “Kadın ve Erkeklerin Dünyası Araştırması”, yıllar içinde gençleri, ardından erkekleri ve son olarak kadınları merkeze alarak insanı, toplumsal değerleri, beklentileri ve dönüşümü anlamamıza yönelik önemli bir bakış açısı sağladığını söyledi. Berişah, araştırmanın, kadın ve erkeğin hayatın birçok alanında farklı deneyimler yaşadığını ortaya koymakla birlikte; aile, evlilik ve ortak yaşam gibi temel konularda güçlü bir uzlaşıya da işaret ettiğini kaydetti.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: “Geleneksel ile modernin harmanlandığı toplum yapısı tüm araştırmalarımızın en belirgin özelliği”</strong></p>
<p>Araştırmayı değerlendiren Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: </p>
<p>“Bugün kadın ve erkeklerin sosyal yaşamları ve sosyal kurumlara yaklaşımını özetleyen bir araştırmamızı kamuoyu ile paylaşıyoruz. Ortaya çıkan sonuç hala geleneksel kurumların ve toplumu bir arada tutan temel yapıtaşı olarak ailenin önemini koruduğu. Hala insanlar kendilerini güvende hissedebilmek için çoğuldan tekile doğru yönleniyor. Erkeklerde özgüven, kadınlarda ise fedakarlık eğilimi biraz daha yüksek. Geleneksel ile modernin harmanlandığı bir toplum yapısı tüm araştırmalarımızın en belirgin özelliği.” İfadelerini kullandı</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadin-ve-erkeklerin-dunyasinda-carpici-sonuclar-599017">Kadın ve Erkeklerin Dünyasında Çarpıcı Sonuçlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;in fotoğraf tarihine ışık tutacak sergi açıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirin-fotograf-tarihine-isik-tutacak-sergi-acildi-598346</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 07:36:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Apikam]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[işık]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihine]]></category>
		<category><![CDATA[tutacak]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598346</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi’nin (APİKAM) ev sahipliği yaptığı “İzmir Fotoğrafhanesi-Görsel Hafızanın İnşası (1840-1922)” başlıklı sergiyi açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-fotograf-tarihine-isik-tutacak-sergi-acildi-598346">İzmir&#8217;in fotoğraf tarihine ışık tutacak sergi açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi’nin (APİKAM) ev sahipliği yaptığı “İzmir Fotoğrafhanesi-Görsel Hafızanın İnşası (1840-1922)” başlıklı sergiyi açtı. Hem kentin hem de İzmirli fotoğrafçıların fotoğraf tarihindeki özgün konumunu görünür kılmayı amaçlayan serginin önemini vurgulayan Başkan Dr. Cemil Tugay, “İzmir kendi hikayesini geçmişte yazdı, önümüzdeki yıllarda da bir İzmir hikayesini hep beraber yazacağız” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi (APİKAM), kent tarihi sergilerine bir yenisini daha ekledi. “İzmir Fotoğrafhanesi-Görsel Hafızanın İnşası (1840-1922)” sergisinin açılışı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğindeki törenle yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi’ne bağlı Kent Arşivi ve Müzeler Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve İzmir’in fotoğrafçılık tarihini anlatan serginin küratörlüğünü İzmir kent tarihi üzerine yürüttüğü araştırma ve koleksiyonlarıyla tanınan Aybala Yentürk, proje genel koordinatörlüğünü ise kent tarihi ile ilgili araştırmaları ve yayımlanmış kitapları bulunan Kent Arşivi ve Müzeler Şube Müdürü Dr. Serhan Kemal Saygı üstlendi.  Sergi 13 Aralık 2026 tarihine kadar açık olacak ve hafta içi 09.00-17.00, hafta sonu ise 10.00-17.00 saatlerinde ziyaret edilebilecek. Sergi, pazartesi günleri ziyarete kapalı olacak.</p>
<p><strong>Tugay: Benzerlerinin yapılması için de teşvik edici davranacağız</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in kültürel kimliğinin önemine vurgu yaparak “Kültürümüzün farkında olmak ve sahip çıkmak, iyi bir şeyleri yapmanın başlangıç noktası olacak. Ne olduğunuzu, neye sahip olduğunuzu bilmezseniz, neyi koruyacağınızı bilemezsiniz, onun üzerinde neyi yapılandıracağınızı da bilemezsiniz. Kentin kültürü, kültür mirası ile ilgili yapılacak çalışmalara çok inanıyoruz, çok değer veriyoruz. Bu güzel çalışma için emek veren herkesi yürekten kutluyorum. Benzerlerinin yapılması için de teşvik edici davranacağız” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Dijital arşivle herkesin ulaşmasını sağlayacak”</strong></p>
<p>Türkiye’nin en değerli kent arşivine sahip olduklarını söyleyen Başkan Tugay, Ahmet Piriştina’yı andı. Tugay, “Yakın bir zamanda dijital arşivle herkesin bilgiye ulaşmasını sağlayacak değerli arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum” dedi. Sergide paydaş olan koleksiyonculara da teşekkür eden Başkan Dr. Cemil Tugay, “Bu fotoğrafların sayesinde kentimizin hafızasının tazeleneceğini, İzmir’in modernleşme yolculuğuna dair hikayenin tekrar konuşulacağını düşünüyorum. Tarih büyülü bir şey, fotoğraf tarihi kaydetmede çok önemli bir materyal. Bugün artık yapay zekadan bahsediyoruz. Bir değişimi, zorunlu olarak yaşıyoruz. Değişimden korkmalı mıyız, yoksa değişimi kucaklamalı ve kendimize onu dost mu yapmalıyız? Değişimi durduramayız ama değişimin bizi tahrip etmesini değil, bizi geliştirmesini, güçlendirmesini amaçlamalıyız. İzmir kendi hikayesini geçmişte yazdı, önümüzdeki yıllarda da bir İzmir hikayesini hep beraber yazacağız. Ben buna çok inanıyorum. O hikayenin çok güzel bir hikaye olacağını düşünüyorum. İzmir her zaman özel bir şehirdi, her zaman özel bir şehir olacak. İzmir Türkiye ve dünyaya ilham veren, örnek olan şehirlerden birisi olacak. Bunu hep beraber göreceğiz” dedi.</p>
<p><strong>Yentürk: Bir yıldır sergi üzerine çalışıyoruz</strong></p>
<p>İzmir’in fotoğraf tarihini ve ilk çekilen fotoğrafının hikayesini anlatan APİKAM Danışmanı, serginin küratörü Aybala Yentürk, “İzmir Fotoğrafhanesi-Görsel Hafızanın İnşası (1840-1922) Sergisi, Osmanlı İmparatorluğu’nun ikinci büyük kenti ve Akdeniz’in en önemli liman kentlerinden İzmir’in fotoğrafçılık tarihi üzerine araştırma yapma fikrinden doğdu. Biz bu sergiyle İzmir’e ve İzmirlilere dair fotoğrafların eşliğinde, aynı zamanda bu yeni icadın kamuoyuyla paylaşıldığı günlerdeki İzmir’in yerine de vurgu yapmak istedik. Ben ve çalışma arkadaşlarım yaklaşık bir yıldır bunun üzerinde çalışıyoruz. Bakmadığımız uluslararası ve yerel arşiv, ulaşmadığımız koleksiyonlar, aile fotoğrafları kalmadı gibi. Yüzlerce fotoğrafı elden geçirerek bir bağlama oturtmayı başardık” dedi.</p>
<p><strong>Saygı:</strong> <strong>APİKAM dijital arşivini 2026’da erişime açmayı hedefliyoruz</strong></p>
<p>Kent Arşivi ve Müzeler Şube Müdürü, serginin genel koordinatörü Dr. Serhan Kemal Saygı, “Yalnızca bir sergi açmıyor, aynı zamanda APİKAM’ın yapmış olduğu çalışmalardan en önemlilerinden birini sizlerle paylaşmanın heyecanını taşıyoruz. Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın ifadesiyle, yaratıcı ve yenilikçi kültür anlayışının bir parçası olduğunu düşündüğümüz APİKAM dijital arşivini 2026 yılında İzmir Kalkınma Ajansı’nın da desteğiyle revize ederek araştırmacıların erişimine açmayı hedefliyoruz. İzmir ve çevresine ilişkin yaklaşık 300 bin belge ile ülkemizin en büyük kent arşivi olan APİKAM’da yapacağımız bu dönüşümle yapay zeka destekli, OSR kullanımına uygun çok dilli bir dijital arşivi hizmetinize sunacağız. Teknik bir yenilenme değil aynı zamanda öğrencilerin, akademisyenlerin ve araştırmacıların İzmir’e ilişkin tarihsel verilere daha hızlı, düzenli şekilde erişebileceği anlamına geliyor” dedi. </p>
<p><strong>“İyi ki varsınız”</strong></p>
<p>Açılışın ardından Başkan Dr. Cemil Tugay, sergiye destek veren fotoğrafçılar ve koleksiyonerlere teşekkür plaketi verdi. Sergiyi gezen Başkan Tugay, sergi girişine konulan anı defterine de “Sayın APİKAM ailesi, hazırlamış olduğunuz ve sergilediğiniz bu fotoğraf sergisi, İzmir’in fotoğrafçılık hikayesi, İzmir’in kültürel yaşamına atılmış çok değerli bir imza niteliğinde. Yürekten kutluyorum, iyi ki varsınız” yazarak imzaladı.</p>
<p><strong>Koleksiyonlardan gün ışığına çıkanlar</strong></p>
<p>“İzmir Fotoğrafhanesi” sergisi, kentin görsel mirasını ilk kez bütüncül bir çerçevede ele alarak hem kentin hem de İzmirli fotoğrafçıların fotoğraf tarihindeki özgün konumunu görünür kılmayı amaçlıyor. Mert Rüstem, Nejat Yentürk, Ercüment Tahtakıran, Yavuz Çorapçıoğlu, Nazmi Şurgun ve Ömer Koç’un koleksiyonlarının yanı sıra Fabio Tito, Mark Giraud, Patrice Guiffray, Çevik Çullu ve Gökçen Adar’ın aile arşivlerinden ilk kez görülecek albüm ve fotoğraflar sergiye değer katıyor. APİKAM’ın kendi koleksiyonlarında yer alan ve bugüne kadar gün ışığına çıkmamış fotoğraflar da sergi kapsamında ilk kez izleyiciyle buluşuyor.</p>
<p><strong>İzmir, fotoğrafçılık tarihine geçiyor</strong></p>
<p>Zamanı ve mekânı durduran olağanüstü buluş fotoğraf, dünyaya ilan edildikten yalnızca üç ay sonra, Doğu’ya doğru yola çıkan Avrupalı gezginlerin eliyle İzmir’e ulaştı. Kent, kısa sürede öncü fotoğrafçıların rotasındaki duraklardan biri oldu. 1840 yılının Şubat ayında İzmir’e gelen gezginlerin, geminin güvertelerinde gerçekleştirdikleri başarılı dagerotip çekimleri, şehrin adını dünya fotoğraf tarihine kaydeden ilk kayıtlar arasında yer aldı. Böylece İzmir, fotoğrafın henüz emekleme döneminde bile uluslararası ilginin merkezlerinden biri olarak tarihe geçti.</p>
<p><strong>Gündelik yaşamın aynası</strong></p>
<p>“İzmir Fotoğrafhanesi” sergisi, yalnızca kentin manzaralarını değil, gündelik yaşamın ritmini ve İzmirlilerin görünürlüğünü de merkeze alıyor. Tanzimat’la birlikte modernleşen toplumun panoraması, fotoğrafhanelerin merceklerinden izlenebiliyor. Serginin önemli başlıklarından biri, Sultan II. Abdülhamit Dönemi’nde hazırlanan Yıldız Albümleri olacak. Albümlerdeki İzmir fotoğrafları büyük ölçüde İzmirli fotoğrafçıların üretimlerinden oluşuyor; bu da kente, imparatorluğun görsel belleğinde ayrıcalıklı bir konum kazandırıyor.</p>
<p><strong>Seyyahların gözde kenti</strong></p>
<p>Asya’nın Yedi Kilisesi’nden birine ev sahipliği yapan; Efes, Sardis ve Milet gibi antik merkezlere yakınlığıyla arkeologlardan mimarlık tarihçilerine; ressamlardan edebiyatçılara uzanan geniş bir keşif geleneğini besleyen İzmir, fotoğrafın ilk döneminde de merceğin doğal bir odağıydı. Sergi anlatısı, Osmanlı’nın ve Akdeniz’in en önemli liman kentlerinden biri olan İzmir’in yüzyıllar boyunca Batılı seyyahların gözde duraklarından biri olduğunun altını çiziyor ve bu çerçevede kenti odağına alan erken dönem “turistik” manzara çekimlerine geniş yer veriyor.</p>
<p><strong>Kayıp fotoğrafhanelerin İzinde</strong></p>
<p>İzmir’in fotoğrafçılık tarihindeki yerini araştırırken, Cumhuriyet öncesi İzmir fotoğrafçılığı üzerine kapsamlı bir çalışma yürütmek oldukça güç kabul ediliyor. Bunun en önemli nedenleri, yazılı kaynakların çok sınırlı olması ve 1922 Büyük İzmir Yangını’nın fotoğrafhaneleri yok etmiş olması olarak biliniyor. Nüfus kaybı ve stüdyoların ortadan kalkması, fotoğrafik hafızayı parçalara ayırırken, “İzmir Fotoğrafhanesi” sergisi farklı arşiv ve koleksiyonlarda korunan yüzlerce fotoğrafı bir araya getirerek bu parçalı hafızayı yeniden kuruyor. Serginin kurgusunda, İzmir fotoğrafhaneleri geniş bir çerçevede ele alınırken, kısa süreliğine faaliyet göstermiş olan fotoğrafçılar da bu bütünün bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p>
<p><strong>Kentin çok kültürlü fotoğrafçılık geleneği</strong></p>
<p>1850’lerden itibaren teknik gelişmeler, portre fotoğrafçılığını toplumsal bir alışkanlığa dönüştürdü. Osmanlı saray çevresinden Levanten ailelere; konsolosluk mensuplarından Rum ve Ermeni topluluklarına kadar geniş bir kesim portre çektirme kültürünü benimsedi. Müslüman toplumun suret üretimine temkinli yaklaşımı nedeniyle 19. yüzyıl boyunca fotoğrafçılık mesleği ağırlıkla gayrimüslimlerin elindeydi. Frenk, Rum ve Ermeni mahallelerinde yoğunlaşan stüdyolar, Avrupalı fotoğrafçıların yanı sıra İzmirli Levanten, Rum, Ermeni ve Yahudi fotoğrafçılar tarafından işletildi. Böylece kent, çok kültürlü bir görsel üretim ortamında kendi kimliğini belgelemiş oldu.</p>
<p><strong>Sergiden kitaba</strong></p>
<p>Serginin hazırlık sürecinde yürütülen kapsamlı araştırmalar bir kitapta toplanarak okurla buluşturulacak. Alanında önemli bir boşluğu dolduracağına inanılan bu çalışma, İzmir’in 80 yılı aşkın fotoğrafçılık mirası üzerine yapılan araştırmaları kalıcı ve güvenilir bir başvuru kaynağına dönüştürmeyi amaçlıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-fotograf-tarihine-isik-tutacak-sergi-acildi-598346">İzmir&#8217;in fotoğraf tarihine ışık tutacak sergi açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yenilik Araştırması, 2024</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yenilik-arastirmasi-2024-597865</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 08:22:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[bulunan]]></category>
		<category><![CDATA[girişim]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[mal]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamaya]]></category>
		<category><![CDATA[yenilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597865</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin oranı %39,6 oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenilik-arastirmasi-2024-597865">Yenilik Araştırması, 2024</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin oranı %39,6 oldu</strong></p>
<p>Araştırma sonuçlarına göre çalışan sayısı 10 ve daha fazla olan girişimlerin %39,6&#8217;sı, 2022-2024 yıllarını kapsayan üç yıllık dönemde yenilik faaliyetinde bulundu. Bir önceki referans dönemde (2020-2022) bu oran %39,8 olarak hesaplandı. Çalışan sayısı 10-49 olan girişimlerin %36,6&#8217;sı, 50-249 çalışanı olan girişimlerin %49,6&#8217;sı, 250 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin ise %69,3&#8217;ü piyasaya yeni ya da önemli ölçüde iyileştirilmiş bir ürün (mal ya da hizmet) sunmaya veya iş süreci yeniliği uygulamaya yönelik çalışmalarda bulundu. Sanayi sektöründe yenilik faaliyetlerinde bulunan girişimlerin oranı %42,1 iken; hizmet sektöründe bu oran %36,9 oldu.</p>
<p><strong>Ürün yenilikçisi girişimlerin %85,1&#8217;i ürünlerini rakiplerinden önce pazara sundu</strong></p>
<p>Ürün yeniliği yapan girişimlerin oranı bir önceki referans dönemde (2020-2022) %19,8 iken bu oran 2022-2024 yıllarını kapsayan üç yıllık dönemde %23,6 olarak hesaplandı. Ürün yeniliği yapan girişimler arasından mal yeniliği yapanların oranı %80,3, hizmet yeniliği yapanların oranı ise %73,4 olarak hesaplandı. Yeni veya önemli ölçüde iyileştirilmiş ürünlerin pazardaki durumu ele alındığında, ürün yeniliklerinin %96,0&#8217;ının girişim için yeni olduğu, %85,1&#8217;inin ise girişimin faaliyet gösterdiği pazar için yeni olduğu gözlemlendi.</p>
<p><strong>Girişimler en fazla mal üretme veya hizmet sağlama yöntemlerinde yenilik uyguladı</strong></p>
<p>Girişimlerin %36,1&#8217;i temel işletmecilik fonksiyonları olarak da adlandırılan iş süreci yeniliğinde bulundu. Bir önceki araştırma sonuçlarında bu oran %35,0&#8217;dı. İş süreçlerinde en fazla yeniliğin uygulandığı alan, %77,2 ile mal üretme veya hizmet sağlama yöntemleri oldu. Bu kategoriyi %71,5 ile muhasebe veya diğer idari işlemler ve %69,7 ile bilgi işlem veya iletişim yöntemleri izledi. </p>
<p><strong>Yenilik faaliyetlerinde bulunan girişimlerin oranı, 2020-2022, 2022-2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/12/yenilik-arastirmasi-2024-0-DJMSyug3.png"/></p>
<p><strong>Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin %25,6&#8217;sı finansal destek aldı</strong></p>
<p>Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin %25,6&#8217;sı çeşitli kaynaklardan finansal destek aldı. Bu girişimlerden %48,9&#8217;u merkezi kamu kurum/kuruluşlarından, %10,9&#8217;u yerel veya bölgesel kamu kuruluşlarından, %7,9&#8217;u diğer AB kurumlarından ve %6,4&#8217;ü Avrupa Birliği (AB) Horizon 2020 Araştırma ve İnovasyon Programı&#8217;ndan aldığı finansal destekleri araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) veya diğer yenilik faaliyetlerinde kullandığını belirtti.</p>
<p><strong>Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin %40,4&#8217;ü iş birliği yaptı</strong></p>
<p>Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin %40,4&#8217;ü diğer girişim, kişi veya kuruluşlar ile iş birliği yaptı. Bu girişimlerin %79,7&#8217;si Ar-Ge veya diğer yenilik faaliyetlerinde iş birliği yaparken diğer rutin girişimcilik faaliyetlerinde iş birliği yapanların oranı %65,3 oldu.</p>
<p>Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin %31,3&#8217;ü yurt içinde, %7,6&#8217;sı Avrupa ülkelerinde, %6,3&#8217;ü diğer ülkelerde Ar-Ge/yenilik faaliyetleri için iş birliğine gitti.    </p>
<p><strong>Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerde kalite odaklı stratejiler ekonomik performansta belirleyici oldu</strong></p>
<p>2022-2024 döneminde yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin ekonomik performansını etkileyen stratejiler önem derecesi açısından incelendi. Girişimlerin %72,6&#8217;sı kaliteye, %72,1&#8217;i mevcut müşteri gruplarını memnun etmeye ve %64,2&#8217;si yeni müşteri gruplarına ulaşma stratejilerine çok önem verdi.</p>
<p><strong>Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin ekonomik performansını etkileyen stratejiler, 2020-2022, 2022-2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/12/yenilik-arastirmasi-2024-1-d4UisCBp.png"/></p>
<p><strong>Yenilik faaliyetinde bulunan her dört girişimden biri patent başvurusunda bulundu</strong></p>
<p>Yenilik faaliyetleri ile elde edilen rekabetçi avantajı etkin koruma yöntemlerinin de sorgulandığı araştırmada, yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin %48,3&#8217;ünün ticari marka tescili yaptırdığı tespit edildi. Bunu %26,4 ile patent başvurusu, %22,4 ile ticari sır kullanımı, %14,1 ile faydalı model başvurusu, %13,3 ile endüstriyel tasarım tescili ve %13,2 ile telif hakkı başvurusu izledi.</p>
<p><strong>Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerde fikri mülkiyet hakları, 2020-2022, 2022-2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/12/yenilik-arastirmasi-2024-2-86CFhiDB.png"/></p>
<p><strong>Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin %60,7&#8217;si makine, ekipman veya yazılım satın aldı</strong></p>
<p>Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin %60,7&#8217;si makine, ekipman veya yazılım satın aldı. Bu girişimlerin %91,8&#8217;i daha önce kullanılan ile aynı veya geliştirilmiş teknolojiye dayalı makine, ekipman veya yazılıma yatırım yaparken, %53,1&#8217;i daha önce kullanılmayan yeni bir teknolojiye dayalı makine, ekipman veya yazılıma yatırım yaptı. Bir önceki referans dönemde (2020-2022) yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin %59,7&#8217;si makine ekipman yazılım satın aldı ve bu girişimlerin %92,0&#8217;ı daha önce kullanılan %52,4&#8217;ü yeni teknolojiye dayalı yatırım yaptı.</p>
<p><strong>Girişimin itibarını geliştirme çevresel yenilik yapmada en önemli faktör oldu</strong></p>
<p>Araştırma kapsamında girişimlerin çevresel fayda sağlayan yenilikleri uygulamaya koyup koymama durumları analiz edildi.</p>
<p>Uygulamaya konan yenilikler girişim içinde sağlanan çevresel faydalar bakımından incelendiğinde yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin %58,8&#8217;i kullandıkları malzemeyi çevreyi daha az kirleten veya çevre için tehlikeli olmayanlar ile değiştirdi. Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin %56,9&#8217;u birim üretim başına toprak, gürültü, su veya hava kirliliğinin, %56,6&#8217;sı birim üretim başına su veya malzeme kullanımının, %55,9&#8217;u birim üretim başına enerji kullanımı veya toplam karbon ayak izinin azaltılmasını sağladı.</p>
<p>Uygulamaya konan yenilikler nihai kullanıcı tarafından ürünlerin kullanımı süresince ortaya çıkan çevresel faydalar bakımından incelendiğinde, yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin %60,0&#8217;ı daha dayanıklı ürünler sayesinde ürün kullanım süresinin uzamasını, %57,4&#8217;ü hava su gürültü toprak kirliliğinin azaltılmasını sağladı. Yenilik faaliyetinde bulunan girişimlerin %56,2&#8217;si kullanım sonrası ürünlerin geri dönüşümünün kolaylaştırılmasını, %55,2&#8217;si enerji kullanımı veya toplam karbon ayak izinin azaltılmasını ve %46,6&#8217;sı ise biyolojik çeşitliliğin korunmasını sağladı.</p>
<p>Yenilik faaliyetinde bulunan ve çevresel fayda sağlayan yenilikleri uygulamaya koyan girişimlerin %91,7&#8217;si girişimin itibarını geliştirme, %90,1&#8217;i enerji, su ve malzemenin yüksek maliyeti, %89,6&#8217;sı mevcut çevresel düzenlemeler, %88,8&#8217;i mevcut çevresel vergiler, ücretler ve ödemeler nedeniyle çevresel fayda sağlayan yenilikleri uygulamaya koyma kararının önemli olduklarını belirtti.</p>
<p><strong>Çevresel yenilik yapmaya iten faktörleri önemli bulan girişimler, 2020-2022, 2022-2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/12/yenilik-arastirmasi-2024-3-Kz7mjLFM.png"/></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenilik-arastirmasi-2024-597865">Yenilik Araştırması, 2024</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İAE-ANAMED Ortak Araştırma Desteği İçin Son Gün 15 Aralık</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iae-anamed-ortak-arastirma-destegi-icin-son-gun-15-aralik-597581</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2025 08:21:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[desteği]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597581</guid>

					<description><![CDATA[<p>Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü (İAE), yeni yaklaşım ve yayımlanmamış belgelerle İstanbul araştırmalarına katkıda bulunan çalışmaları desteklemeyi sürdürüyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iae-anamed-ortak-arastirma-destegi-icin-son-gun-15-aralik-597581">İAE-ANAMED Ortak Araştırma Desteği İçin Son Gün 15 Aralık</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü (İAE)</strong>, yeni yaklaşım ve yayımlanmamış belgelerle İstanbul araştırmalarına katkıda bulunan çalışmaları desteklemeyi sürdürüyor. <strong>Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED)</strong> ile birlikte hayata geçirilen <strong>İAE-ANAMED Ortak Araştırma Desteği</strong>, tarih öncesinden 20. yüzyıla kadar İstanbul’un arkeolojisi, mimarisi, sanat tarihi ve mirası üzerine çalışan doktora sonrası bilim insanlarının başvurularını bekliyor. </p>
<p><strong>İstanbul’un merkezinde kente yeni bir bakış</strong></p>
<p>Başarılı aday, 2026-2027 akademik yılının güz döneminde Beyoğlu’ndaki ANAMED binasında ikamet edebilecek ve önerdiği araştırma için hem İAE’nin hem ANAMED’in olanaklarından yararlanma imkânına sahip olacak. Araştırma desteği; her iki sponsor kurumun araştırma ve kütüphane olanaklarına, etkinliklerine ve akademik topluluklarına tam erişimin yanı sıra fırsatlar paketi dışında kalan masrafları karşılamak üzere aylık bir hibe, Türkiye’ye gidiş-dönüş uluslararası seyahat masrafları, ANAMED binası içinde bir dairede konaklama, haftada beş öğünlük yemek kartı, sağlık sigortası, mütevazı bir araştırma bütçesi ve çalışma alanı gibi çeşitli avantajlar sunuyor. </p>
<p><strong>İAE-ANAMED Ortak Araştırma Desteği’ne 15 Aralık’a kadar ANAMED’in sistemi üzerinden başvuru yapılabilir. Başvuru dili İngilizcedir.</strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iae-anamed-ortak-arastirma-destegi-icin-son-gun-15-aralik-597581">İAE-ANAMED Ortak Araştırma Desteği İçin Son Gün 15 Aralık</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rektör Prof. Dr. Budak, &#8220;Bu başarı Ege Üniversitesi ailesinin topyekûn gayretinin ürünüdür&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rektor-prof-dr-budak-bu-basari-ege-universitesi-ailesinin-topyekun-gayretinin-urunudur-597575</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2025 08:21:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[budak]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[rektör]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yılı]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzde 1]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597575</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Senato Toplantısında, üniversitenin araştırma üniversiteleri ligindeki başarılı yükselişi kutlandı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rektor-prof-dr-budak-bu-basari-ege-universitesi-ailesinin-topyekun-gayretinin-urunudur-597575">Rektör Prof. Dr. Budak, &#8220;Bu başarı Ege Üniversitesi ailesinin topyekûn gayretinin ürünüdür&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Senato Toplantısında, üniversitenin araştırma üniversiteleri ligindeki başarılı yükselişi kutlandı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Araştırma Üniversiteleri Değerlendirme Toplantısında, 2025 yılı Araştırma Üniversiteleri Performans Sıralamalarını açıkladı. Ege Üniversitesi, geçen yıla göre bir basamak yükselerek 12’nci sırada yer aldı. EÜ Senatosunda Rektör Prof. Dr. Necdet Budak başkanlığında bir araya gelen senato üyeleri, elde edilen başarıyı pasta keserek kutladılar.</p>
<p>Senato toplantısında konuşan Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Bundan 9 yıl önce, Türkiye’nin yükseköğretim sisteminde çok önemli bir adım atıldı. 2016 yılında Yükseköğretim Kurulu’nun ilgili kurullarında yapılan kapsamlı değerlendirmeler sonucunda; üniversitelerin ortak temel değerleri korurken birbirlerinden farklılaşması, kendi tematik alanlarında özgün bir kimliğe kavuşması, eğitimden araştırmaya, teknoloji üretiminden bölgesel kalkınmaya kadar pek çok alanda daha derinlikli bir misyon üstlenmesi anlayışı benimsendi. İşte bu yaklaşım, yükseköğretim sistemimize yeni bir vizyon kazandırdı. Bu vizyonun bir parçası olarak başlatılan ‘Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma’ çalışmasının iki stratejik odağından biri Araştırma Üniversiteleri programıydı. Bu programla, köklü üniversitelerimizi araştırma ekseninde güçlendirmek, onları küresel ölçekte daha rekabetçi bir noktaya taşımak, bilgi üretimini ve bilimsel etkiyi derinleştirmek amaçlandı. Bu doğrultuda 10 Araştırma ve 5 Aday Araştırma Üniversitesi belirlenmesi hedeflendi. 2017’de gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda 10 Araştırma Üniversitesi ile 5 Aday Araştırma Üniversitesi belirlendi. Üniversitemiz aday araştırma üniversitesi içerisinde yer aldı” dedi.</p>
<p><b>“Sorunları ve ihtiyaçları hep birlikte belirledik”</b></p>
<p>Ege Üniversitesini araştırma üniversitesi yapmak için yoğun çaba sarf ettiklerini belirten Prof. Dr. Budak, “Göreve gelmemizle birlikte Ege Üniversitesinde araştırma üniversitesi olma hedefi doğrultusunda geniş kapsamlı, samimi ve kararlı bir seferberlik başlattık. Üniversitemizin bütün akademik ve idari birimlerine tek tek yapılan ziyaretlerle yerinde tespitler gerçekleştirdik. Sorunları değerlendirdik, ihtiyaçları belirledik. Bu ziyaretler, sadece teknik bir çalışma değil; aynı zamanda üniversitemizde yeniden güçlü bir aile kültürü oluşturmanın ilk adımlarıydı. İletişimi yeniden canlandırmak ve güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen ‘Rektörle Akşam Çayı’ etkinlikleri, üniversitemizin tüm bileşenlerini aynı masa etrafında buluşturdu. Yaklaşık 13 bini aşkın kişiyle bire bir temas kurdum. Belki sadece bir çay sohbeti gibi görünüyordu; ancak aslında o akşamlar, üniversitemizin geleceğini şekillendirecek görüşlerin paylaşıldığı, samimiyetle ifade edilen beklentilerin kayıt altına alındığı çok değerli buluşmalardı. O görüşmelerden alınan her not, bugün yürüttüğümüz dönüşüm çalışmalarının adeta pusulası oldu” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Budak, “Üniversitemizi Araştırma Üniversiteleri ligine taşıyacak yolculuğun en güçlü adımlarından biri ise 2018’de yaklaşık 1000 öğretim üyemizin katılımıyla düzenlenen ‘Ege Üniversitesi Gelecek Şurası’ oldu. Türkiye’de devlet üniversiteleri arasında bir ilk olan bu büyük kapsamlı şura, Ege Üniversitesinin önceliklerini, eğitim-öğretim anlayışını, araştırma kabiliyetini, uluslararasılaşma vizyonunu ve gelecek hedeflerini masaya yatırdı. Katılımcılarla gerçekleştirilen anketler daha sonra raporlaştırıldı ve yayımlandı. Ortaya çıkan görüşler ve öneriler doğrultusunda pek çok önemli adım atıldı. Bu çalışmalar, üniversitemizin geleceğini şekillendiren stratejik kararların temelini oluşturdu. Atama kriterlerinden BAP yönergesine, proje seferberliğinden patentlerin ticarileştirilmesine, araştırma koordinatörlüğünün kurularak araştırma ekosisteminin kurumsallaşmasından multidisipliner araştırma gruplarının kurulmasına kadar pek çok radikal değişim dönüşüm gerçekleştirdik. Tüm bu emeklerin karşılığı kısa sürede görünür hâle geldi” dedi.</p>
<p><b>“Her alanda gözle görülür artış yaşandı”</b></p>
<p>Sayısal verilerle gelinen noktayı vurgulayan Prof. Dr. Budak, “2017 yılında 24,44 olan performans puanımız, bugün itibariyle yüzde142 artışla 59,28’e çıktı. Geçen seneye göre ise toplam puanımızda yüzde 18 artış oldu. Araştırma Üniversitesi statüsünü kazandığımız 13 Aralık 2021 tarihinden bugüne toplam puanımızda yüzde 52 artış oldu. Araştırma kapasitesinde ise geçen seneye göre yüzde 1 artış yaşanırken, 2019 yılından bu yana yüzde 170, araştırma üniversitesi statüsü kazanmamızdan bu yana ise yüzde 73 artış yaşandı. Araştırma kalitesinde de geçen seneye göre yüzde 53 artış oldu. 2019 yılından bu yana yüzde 109, araştırma üniversitesi statüsü kazanmamızdan bu yana ise yüzde 54 artış sağlandı. İş birliği kategorisinde geçen seneye göre yüzde 10, araştırma üniversitesi statüsünü kazandığımız 2021 tarihinden bu yana yüzde 18 artış sağlandı.  2025 yılı sonuçlarına göre 31 parametrenin 17’sinde yükseliş oldu” diye konuştu.</p>
<p><b>“Bu başarı, hepimizin başarısıdır”</b></p>
<p>Başarının yalnızca rakamlarla sınırlı olmadığını ifade eden Prof. Dr. Budak, “Bu başarı hikâyesi, yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Bu başarı; inancın, azmin, kurum kültürüne duyduğumuz bağlılığın, Ege Üniversitesi ailesinin topyekûn gayretinin ürünüdür. Her adımda birlikte düşündük, birlikte çalıştık, birlikte emek verdik. Çünkü biliyorduk ki Ege Üniversitesi sadece bir kurum değil; köklü bir gelenek, güçlü bir hafıza ve geleceğe dair ortak bir umuttur. Bizler bu inançla yolumuza devam ediyoruz. Bilimin ışığında, ortak aklın rehberliğinde, öğrencilerimiz, akademisyenlerimiz, çalışanlarımız ve tüm paydaşlarımızla birlikte daha güçlü bir Ege Üniversitesi için çalışmayı sürdürüyoruz. Hep birlikte çıktığımız bu yolculukta emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Bu başarı hepimizin başarısıdır. Ege Üniversitesi, geçmişinden aldığı güçle, geleceğe daha kararlı, daha iddialı ve daha umut dolu adımlar atmaya devam edecektir” diyerek sözlerini noktaladı.</p>
<p>Toplantı sonunda Prof. Dr. Necdet Budak tarafından Rektör Yardımcısı ve  Araştırma Koordinatörü Prof. Dr. İlkin Şengün ve ekibine teşekkür belgeleri takdim edildi. Belge takdiminin ardından üniversite üst yönetimi ve senato üyeleri, elde edilen başarıyı pasta keserek kutladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rektor-prof-dr-budak-bu-basari-ege-universitesi-ailesinin-topyekun-gayretinin-urunudur-597575">Rektör Prof. Dr. Budak, &#8220;Bu başarı Ege Üniversitesi ailesinin topyekûn gayretinin ürünüdür&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Büyükşehir&#8217;in çalışmalarıyla Körfez nefes alıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirin-calismalariyla-korfez-nefes-aliyor-597052</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2025 15:21:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[dip]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[İzmit Körfezi]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[nefes]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597052</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin İzmit Körfezi Dip Çamuru Projesi kapsamında yürüttüğü bilimsel çalışmalar, “İzmit Körfezi Örneğinde: Yapılan Çalışmalar, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” panelinde masaya yatırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirin-calismalariyla-korfez-nefes-aliyor-597052">&#8220;Büyükşehir&#8217;in çalışmalarıyla Körfez nefes alıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin İzmit Körfezi Dip Çamuru Projesi kapsamında yürüttüğü bilimsel çalışmalar, “İzmit Körfezi Örneğinde: Yapılan Çalışmalar, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” panelinde masaya yatırıldı. Panelde, Körfez’in ekolojik sağlığının değerlendirilip iyileştirilmesine yönelik mevcut durum, sorunlar ve çözüm önerileri konuşuldu. TÜBİTAK-MAM Kıdemli Uzman Araştırmacı Dr. Alper Evcen, “Büyükşehir’in çalışmalarıyla Körfez nefes alıyor” dedi.</p>
<p><b>İZMİT KÖRFEZİ TEMİZLİĞİ TÜM DETAYLARI İLE KONUŞULDU</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde İzmit Körfezi’ndeki deniz yaşamının korunması ve ekolojik sağlığının iyileştirilmesine yönelik hayata geçirilen İzmit Körfezi Dip Çamuru Projesi kapsamında “Hedef: Sağlıklı Bir Deniz Ekosistemi” panel programı Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Mesut Önem’in başkanlığında gerçekleşen “İzmit Körfezi Örneğinde: Yapılan Çalışmalar, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” panelinde uzman isimler, Körfez’de yürütülen çalışmaların güncel durumunu değerlendirip, mevcut sorunları ve geleceğe yönelik çözüm önerilerini katılımcılarla paylaştı.</p>
<p><b>UZMAN İSİMLER ARAŞTIRMA DETAYLARINI PAYLAŞTI</b></p>
<p>Panelde; TÜBİTAK-MAM Kıdemli Uzman Araştırmacı Dr. Alper Evcen, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Mantıkçı, İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Uğur Uzer, KOÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Prof. Dr. Halim Aytekin Ergül ve Gebze Teknik Üniversitesi Yer ve Deniz Bilimleri Enstitü Müdürü Prof. Dr. Mehmet Salim Öncel, İzmit Körfezi Dip Çamuru Projesi sahasında gerçekleştirdikleri çalışmaları aktardı.</p>
<p><b>BAŞARI HİKÂYESİNDE EN ÖNEMLİ ETKEN BİLİMSEL ÇALIŞMALAR</b></p>
<p>Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı’nın İzmit Körfezi’nde kontrol, denetim, deniz çöpleri ile mücadele, bilimsel izleme, farkındalık faaliyetleri gibi birçok çalışmanın içerisinde yer aldığını aktaran Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Mesut Önem, temizlik çalışmaları kapsamında başarı hikâyesinde en önemli etkenin ise bilimsel izleme çalışmaları olduğunu vurguladı. Önem, “Bilimsel çalışmalardan elde edilen sonuçlar ile nasıl bir çevresel denetim ve yönetim anlayışı olması gerektiğinin kararlarını verdik” dedi.</p>
<p><b>“ARITMA TESİSİ İLE DENİZ KİRLİLİĞİNİN ÖNÜNE GEÇİLİYOR”</b></p>
<p>Bilimsel çalışmalar doğrultusunda yapılan önemli yatırımları aktaran Önem, Kocaeli’de ileri biyoloji arıtma seviyesi ile deniz kirliliğine sebep olan azot ve fosforun önlendiğini belirtti. Önem, üç yılın sonunda Kocaeli’nin yüzde 100 ileri biyoloji arıtma seviyesine ulaşacağını vurguladı. Biyoloçeşitliliğin desteklenmesi açısından yapılan çalışmaları aktaran Önem, “Bugüne kadar 54 bin tane yavru kalkan, çupra ve levrek balığını İzmit Körfezi&#8217;ne bıraktık. Bunların yuvalanması için, korunması için 200 tane resif alanımız var” diye konuştu.</p>
<p><b>“İZMİT KÖRFEZİ’NDE ÖNEMLİ ÇALIŞMALAR YAPILIYOR”</b></p>
<p>TÜBİTAK-MAM Kıdemli Uzman Araştırmacı Dr. Alper Evcen, 16 yıl boyunca yaptıkları araştırmalar ile bir fotoğraf değil, Körfez’in filmini çektiklerini söyledi. İzmit Körfezi’nde gerçekleştirdikleri araştırmaları katılımcılara aktaran Evcen, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından çok önemli çalışmaların ortaya konduğunu ifade ederek, “İzmit Körfezi’nin hassas bir yapıda olduğunu görebiliyoruz. Körfez’in şu an ki durumu orta kalite seviyesinde ama doğru adımlarla iyileşeceğini umut ediyoruz. Körfez hala nefes alıyor” dedi.<b> </b></p>
<p><b>KÖRFEZ’İN DEĞERLERİ UZMANLAR TARAFINDAN İNCELENİYOR</b></p>
<p>ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Mantıkçı, Marmara Denizi’nin dijital ikizi oluşturularak geçmişi ile güncel durumu arasındaki değişiminin farklı senaryolarda nasıl evrildiğini; fiziksel süreçlerini ve biyokimyasal döngülerini aktardı. İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Uğur Uzer ise, İzmit Körfezi’nde belirlenen 4 istasyonda CTD cihazı ile dip bölgesinden yüzeye kalan olan su kolonunda çözünmüş oksijen, pH, tuzluluk, sıcaklık ve geçirgenlik değerlerini ölçtüklerini aktardı. Dip suyundan ve yüzey suyundan alınan örnekler ile bakteri çeşitliliği ve yoğunluğunun tespit edildiğini söyleyen Uzer, “Algarna örnekleme sistemi ile dip bölgedeki macrofauna yani dipteki canlıların çeşitliliği ve dağılımına bakıyoruz” dedi.</p>
<p><b>YAPAY RESİFLER DENİZEL EKOSİSTEMİ HAYATA GEÇİRİYOR</b></p>
<p>KOÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Prof. Dr. Halim Aytekin Ergül, Büyükşehir Belediyesi tarafından Ulaşlı ve Eskihisar Sahili’ne bırakılan yapay resif alanlarında gerçekleştirdikleri çalışmaları aktardı. Resiflerde yapılan gözlemler sonucunda denizel ekosistemin ve biyoçeşitliliğinde artış görüldüğünü katılımcılara anlatan Ergül, “Marmara Denizi dünya üzerinde tek bir ülke sınırları içerisinde kalan tek deniz. Bu sebeple Dip Çamuru Projesi Körfezi’mizin geleceği açısından önem arz ediyor” dedi. Gebze Teknik Üniversitesi Yer ve Deniz Bilimleri Enstitü Müdürü Prof. Dr. Mehmet Salim Öncel ise, “İzmit Körfezi’ne komşu olan havzalarda organik maddelere dikkat etmemiz gerekiyor” ifadesini kullandı. Öncel,  fosfor ve azota dikkat çekerek kaliteli suyun İzmit Körfezi’ne çok az geldiğini ve bunun için çalışmalar yapılması gerektiğini ifade etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirin-calismalariyla-korfez-nefes-aliyor-597052">&#8220;Büyükşehir&#8217;in çalışmalarıyla Körfez nefes alıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesinden gururlandıran başarı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinden-gururlandiran-basari-596821</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2025 08:35:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma Üniversiteleri]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[gururlandıran]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sıra]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteler]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesinden]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596821</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Araştırma Üniversiteleri Değerlendirme Toplantısı, Yıldız Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinden-gururlandiran-basari-596821">Ege Üniversitesinden gururlandıran başarı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Araştırma Üniversiteleri Değerlendirme Toplantısı, Yıldız Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantıya YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın yanı sıra araştırma üniversiteleri ile aday araştırma üniversitelerinin rektörleri katıldı. Toplantıda 2025 Araştırma Üniversiteleri sıralaması açıklandı. Ege Üniversitesi, araştırma üniversiteleri arasındaki yerini bir basamak yükselterek 12’nci sıraya yerleşti. EÜ ayrıca devlet üniversiteleri arasında dokuzuncu oldu.</p>
<p>Üniversitelerin ortaya koyduğu performansın memnuniyet verici olduğunu dile getiren YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, “Önceliğimiz, üniversitelerimizin eğitim-öğretim, araştırma ve sosyal sorumluluk alanlarında daha güçlü ve saygın bir konuma ulaşmasıdır. Sıralamalara ilişkin yaklaşımımız da bu çerçevededir; asıl değer, sıralamaların kendisinde değil, üniversitelerimizin niteliksel gelişimine katkı sunmasındadır. Araştırma üniversitelerimizin bu motivasyonla ortaya koyduğu performans ve yükseliş ise memnuniyet vericidir. Bilim ve araştırmada emeği geçen tüm üniversitelerimizi tebrik ediyorum” diye konuştu.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam kurumsal akreditasyona sahip öğrenci odaklı, sağlık temalı araştırma üniversitemiz, geçen yıla oranla bir basamak yükselerek, araştırma üniversiteleri arasında 12’nci sırada yer aldı. Üniversitemizde bilim ekosistemimizi oluştururken, daima devletimizin kalkınma planlarında yer alan öncelikli alanlara yönelmeye gayret gösterdik. Araştırma kapasitemizi, kalitemizi ve diğer kamu kurumları ile özel sektör arasındaki iş birliklerimizi sürekli artırıyoruz. 2021 yılından beri Araştırma Üniversitesi etiketini gururla taşıyor ve bu unvanın sorumluluklarının bilinciyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir yandan birçok disiplinde donanımlı mezunlar yetiştirirken diğer yandan da en çok proje, tescil ve patent üreten üniversiteler arasında zirvede yer alıyoruz. YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar Hocamız tarafından açıklanan verilerde önceki yıla göre bir basamak yükselerek 12’nci sırada yer aldık. Toplam performans puanı 59.28’e çıkaran üniversitemiz; Araştırma Kapasitesi puanını 25,19’a, Araştırma Kalitesi puanını 23.02’ye, İş Birliği puanını ise 11.08’e yükselterek büyük bir başarıya imza attı. ” diye konuştu.</p>
<p><b>        “Türkiye Yüzyılı hedeflerine katkı sunmaya devam edeceğiz”</b></p>
<p>Ege Üniversitesinin 70 yıllık bilgi birikimini ve deneyimini Türkiye’nin hedefleri doğrultusunda kullanmaya devem edeceğini ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Farklı disiplinleri bir araya getirerek oluşturduğumuz dinamik araştırma gruplarımızla, ortak akıl ilkesiyle ürettiğimiz bilimsel çıktılar sayesinde üniversitemizin araştırma kapasitesi ve kalitesini her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Üniversitemizin 70 yıllık bilgi birikimini ve deneyimini ülkemizin ihtiyaçları doğrultusunda kullanmayı sürdüreceğiz. Bu başarımızda bizlerden desteğini hiçbir zaman esirgemeyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’a şükranlarımı sunuyorum. Akademik ekosistemimizde ortaya koyduğumuz araştırma birikimini görünür kılarak Türk yükseköğretimindeki başarımıza katkı sunan tüm mensuplarımızı tebrik ediyorum. Ege Üniversitesi olarak güçlendirdiğimiz araştırma üniversitesi kimliğimizle; eğitim-öğretimden araştırma geliştirmeye, sosyal sorumluluktan toplumsal katkıya, dijitalleşmeden uluslararası görünürlüğe kadar her alanda daha nitelikli çalışmalara imza atarak ülkemizin Türkiye Yüzyılı hedeflerine ve bilimsel gelişimine katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinden-gururlandiran-basari-596821">Ege Üniversitesinden gururlandıran başarı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonundan Ege Üniversitesine ziyaret</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tbmm-engelli-bireylerin-sorunlarini-arastirma-komisyonundan-ege-universitesine-ziyaret-595740</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 11:21:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerin]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[engelsiz]]></category>
		<category><![CDATA[komisyon]]></category>
		<category><![CDATA[komisyonundan]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlarını]]></category>
		<category><![CDATA[tbmm]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595740</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, Dr. Mehmet Kasapoğlu başkanlığında, EÜ Engelli Çocuklar Rehabilitasyon ve Eğitim Parkı Araştırma ve Uygulama Merkezini ziyaret etti. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tbmm-engelli-bireylerin-sorunlarini-arastirma-komisyonundan-ege-universitesine-ziyaret-595740">TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonundan Ege Üniversitesine ziyaret</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, Dr. Mehmet Kasapoğlu başkanlığında, EÜ Engelli Çocuklar Rehabilitasyon ve Eğitim Parkı Araştırma ve Uygulama Merkezini ziyaret etti. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak,  program öncesi İzmir Milletvekili ve TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Dr. Mehmet Kasapoğlu’nu ve komisyon üyelerini makamında ağırladı. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Devrim Bozkurt ve Prof. Dr. İlkin Şengün’ün refakat ettiği komisyon, Ege Üniversitesinde engelliklere yönelik gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi alırken, engellilerin sorunlarını dinledi. </p>
<p>Ege Üniversitesinin “Engelsiz” bir üniversite olduğunu dile getiren Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Araştırma Üniversitesi olmanın yanında aynı zamanda Engelsiz bir Üniversiteyiz. Üniversitemiz kampüsünün her bir noktasını ‘Engelsiz Ege Üniversitesi’ mottosu ile üniversitemizde eğitim gören öğrencilerimiz başta olmak üzere tüm personelimiz için erişilebilir kılmak adına önemli çalışmalar yürüttük.  Başta ortak kullanım alanları olan sosyal tesisler, barınma, beslenme mekânları olmak üzere bünyemizde bulanan tüm birimleri, engellilerin daha rahat, daha verimli faydalanmaları, daha iyi eğitim almaları ve tüm imkânlara kolaylıkla ulaşabilmeleri adına hem fiziki hem de teknik anlamda uygun hale getirdik. Binalarımızın ve kampüs içerisindeki yollarımızın fiziki koşullarını engelli öğrencilerimiz ve personellerimize yönelik iyileştirmeler yaptık. Kütüphanemize görme engellilere yönelik seslendirilmiş eserler kazandırdık. Özel gereksinimi olan öğrencilerimizin güncel bilgi ve teknolojiyi kullanmalarını çok önemsiyoruz. Dijital uygulamamız olan EGEDERS sistemimizi hayata geçirerek tüm öğrencilerimizin eğitim öğretim materyallerine her yerden kolayca ulaşılmasını sağladık. Engelsiz Bilgilendirme Asistanı (EBA) uygulamasını Türkiye’de uygulayan ilk üniversite olduk. Üniversitemizde Web İşAret Dili Eklentisi ve Web Erişilebilirlik Aracı uygulaması aktif olarak kullanılmaya başlandı. Erişebilirlik aracı ile az gören ya da kısıtlı görme engelli ve yaşlı bireyler için metin boyutları, satır aralıkları ve satır yüksekliği ayarlanabiliyor; sistemin ekran okuyucu özelliği sayesinde görme engelli bireyler hızını ihtiyaçlarına göre ayarlayarak web sitesindeki bilgileri yapay zekaya okutabiliyor. Ayrıca işitme engelliler ve otizmli bireylere yönelik de hayatı kolaylaştırıcı pek çok uygulamayı web sitemizde hizmete sunduk ” dedi.</p>
<p><b>“Kalplerdeki engelleri aşacağız”</b></p>
<p>Bu aladan ödüllü bir üniversite olduklarını ifade eden Prof. Dr. Budak, “YÖK tarafından gerçekleştirilen 2024 Engelsiz Üniversite Ödül Töreni’nde ‘Engelsiz Program Nişanı’ kategorisinde iki programımız program nişanı ödülü alırken, üç alanda 14 bayrak ödülüne layık görüldük. Engelli öğrencilerimize eşit koşullarda eğitim hakkı sunmak en önemli hedeflerimizden birisi. Öğrencilerimize engelsiz bir üniversite yaşamı sunmanın yanı sıra mezuniyet sonrası da onlara destek vermek için de çabalıyoruz. Ege Üniversitesi olarak topluma katkı misyonumuz doğrultusunda yapacağımız çalışmalarla toplumun tüm kesimlerinde farkındalık oluşturarak, beyinlerdeki, kalplerdeki engelleri aşacağız” diye konuştu.</p>
<p><b>“Engelli vatandaşlarımızın sorunlarını dinliyoruz”</b></p>
<p>Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu olarak alan çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Dr. Mehmet Kasapoğlu, “İzmir’de gerçekleştirdiğimiz alan çalışmamız kapsamında EÜ Engelli Çocuklar Rehabilitasyon ve Eğitim Parkı Araştırma ve Uygulama Merkezini ziyaret ederek gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi aldık. Komisyon olarak özel eğitim okullarını ve rehabilitasyon merkezlerini ziyaret ederek, engelli vatandaşlarımızın sorunlarını dinliyoruz. Amacımız; sahadan gelen tecrübe ve önerileri doğrudan duymak, sorunları yerinde tespit etmek ve komisyon raporumuzu yerelin sesiyle güçlendirmek. Ege Üniversitesine engellilere yönelik yürüttükleri çalışmalardan ötürü teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p>EÜ Engelli Çocuklar Rehabilitasyon ve Eğitim Parkı Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Ece Çınar ise ziyaret kapsamında yaptığı konuşmada merkez bünyesinde gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Ziyaret esnasında komisyon üyeleri,  Merkezde bulunan engelli öğrencilerle bir araya gelerek sohbet etti.  Komisyon Rektör Prof. Dr. Necdet Budak’ı makamında ziyaret etti.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tbmm-engelli-bireylerin-sorunlarini-arastirma-komisyonundan-ege-universitesine-ziyaret-595740">TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonundan Ege Üniversitesine ziyaret</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üniversite öğrencilerinde tütün kullanımı araştırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/universite-ogrencilerinde-tutun-kullanimi-arastirildi-595012</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 21:02:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırıldı]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma Ekibi]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerinde]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tütün]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595012</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunu olan tütün kullanımı ile ilgili üniversite öğrencileriyle yapılan bir araştırma, sonuçlarıyla dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-ogrencilerinde-tutun-kullanimi-arastirildi-595012">Üniversite öğrencilerinde tütün kullanımı araştırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Dünyada ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunu olan tütün kullanımı ile ilgili üniversite öğrencileriyle yapılan bir araştırma, sonuçlarıyla dikkat çekti. İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü&#8217;nden Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, Uzman Wayne Dinn ve ekibi, bu alanda yürüttükleri güncel araştırmada üniversite öğrencilerinde tütün kullanımının yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda kişilik, nöropsikolojik işlevler ve bilişsel süreçlerle de yakından ilişkili olduğunu ortaya koydu.</span></b> <b><span>18-30 yaş aralığındaki 271 katılımcıyla yürütülen araştırmada, üniversite öğrencilerinin yüzde 36’sının başta sigara olmak üzere, nargile ve elektronik sigara gibi çeşitli tütün ürünlerini kullandıkları görüldü. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 45’i ise herhangi bir tütün ürünü kullanmıyor. Tütün kullanan öğrencilerin çoğunun bu ürünlere karşı düşük düzey bağımlılık gösterdiğini belirten araştırma ekibi, “Üniversite öğrencilerinin tütün ürünlerine karşı henüz ileri düzey bağımlılık geliştirmemiş olması, müdahale için hala fırsat olduğunu gösteriyor. Gençlere sadece sigara değil, tüm tütün ürünleri hakkında doğru bilgilendirmenin sağlanması, bağımlılıkla mücadelede doğru kaynakların ve desteklerin sunulması, risk grubu olan gençler arasında tütün salgının kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir” dedi. </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Laboratuvarı’nda İTBF Dekanı Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn ekibinin yürüttüğü araştırmalarda, sigara içme alışkanlıkları ile bazı kişilik özelliklerinin ilişkili olabileceği görüldü. Araştırmacılar, sigara kullanan üniversite öğrencilerinin daha çok risk almayı seven, heyecan arayan ve kuralları zorlamaya eğimli bireyler olabileceklerine dikkat çekti. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Tütün bağımlılığında önemli beyin bölgeleri</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn ve ekibinin yürüttüğü nöropsikolojik araştırmalar, sigara içen öğrencilerin çalışma belleği, dikkat gibi bilişsel süreçlerde başarılı olduğunu gösterdi. Araştırmacılar orbitofrontal korteksin önemini şu şekilde açıkladı: “Orbitofrontal korteks, kurallara uyma, davranışları-dürtüleri kontrol etme ve bastırma, ödül-ceza değerlendirmesi yapma ve sosyal davranış ile ilişkilendirilen beyin bölgesi. Araştırmalarımızda sigara içen öğrencilerin bu bölge için kullanılan nöropsikolojik testlerde içmeyenlere göre, daha kötü performans gösterdiğini bulguladık. Bu bulgular, nikotin kullanımında orbitofrontal korteksin kritik bir rol oynadığını ve davranışsal disinhibisyonun bağımlılıkla ilişkili olabileceğini gösteriyor.” </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Katılımcıların yüzde 36’sı tütün ürünleri kullanıyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, Uzm. Wayne Dinn ve Arş. Gör. Şeyma Aydın Öztürk’ün 271 katılımcıyla yürüttükleri araştırmada, 18-30 yaş aralığındaki üniversite öğrencilerinin tütün kullanım alışkanlıkları ile ilgili sonuçlar elde edildi. Araştırma bulguları, üniversite öğrencilerinin yüzde 36’sının başta sigara olmak üzere, nargile ve elektronik sigara gibi çeşitli tütün ürünlerini kullandıklarını gösterdi. Katılımcıların yüzde 45’i ise herhangi bir tütün ürünü kullanmadığını belirtti. Araştırma ekibi, bu bulguların üniversite öğrencilerinin tütünle verdikleri mücadelede kritik bir dönemde olduklarını ve erken müdahalenin önemini ortaya koyduğunu ifade etti. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Erkek öğrenciler arasında daha yaygın kullanım </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Araştırmada üniversite öğrencilerinin tütün kullanım alışkanlıkları incelendi. Araştırma sonuçlarına göre tütün ürünü kullanan öğrencilerin yüzde 45’inin erkek, tütün ürünü kullanmayan öğrencilerin sadece yüzde 21’inin erkek olduğunu belirten araştırma ekibi,  “Bu veriler, erkek öğrencilerin kadın öğrencilere kıyasla tütün kullanımına daha eğilimli olduğunu göstermekte ve uluslararası literatürü desteklemektedir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sosyal çevrenin tütün kullanımına etkisi araştırıldı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn ve ekibi, üniversite öğrencilerinin tütün kullanım alışkanlıklarında ailelerinin ve yakın arkadaşlarının rolüne odaklandı. Araştırmaya katılan öğrencilerin yüzde 71’inin ailesinde en az bir kişinin tütün ürünü kullandığı belirlendi. Araştırma ekibi, bu sonuçla ilgili de “Özellikle baba ve kardeşlerin tütün kullanım oranları yüksek. Bu durum, gençlerimizin tütün kullanımına başlamasında ve sürdürmesinde aile içindeki rol modellerin etkili olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla gençlerin tütün ile mücadelelerini kapsayan çalışmaların aileleri de kapsayacak şekilde düzenlenmesine ihtiyacımız var” değerlendrmesini yaptı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>İlk deneme arkadaş ortamında yapıldı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Araştırmada katılımcılara ilk tütün ürününü ne zaman ve nerede kullandıkları da soruldu. Katılımcılar, ilk denemelerinde arkadaş ortamında bulunduklarını belirtirken; tütün ürünü kullanan öğrencilerin yakın arkadaşlarının yüzde 41’inin sigara kullandığı da ortaya çıktı. Araştırma ekibi, bu bulguları şöyle yorumladı: “Ailedeki rol modeller kadar, risk grubu olarak değerlendirdiğimiz üniversite öğrencilerinin sigara, nargile veya elektronik sigara kullanımında yakın arkadaşlar da teşvik edici rol üstleniyor. Sosyalleşme ihtiyacı, akranlar tarafından kabul görme, yetişkin gözükme istekleriyle üniversite öğrencilerinin tütün ürünlerine ilgisi daha çok artıyor. Tabii, bir de nargile kafeler ve satışı her geçen gün artan elektronik sigaralar var. Nargile kafeler hem sosyalleşme hem de nikotin tüketim imkanı sunarken, elektronik sigaraların zararları azımsanıyor.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Henüz şiddetli bağımlılık yok ancak önlem alınmalı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Araştırmanın umut verici bulgularından birinin, tütün kullanan öğrencilerin çoğunun bu ürünlere karşı düşük düzey bağımlılık göstermesi olduğunu belirten araştırma ekibi, “Üniversite öğrencilerinin tütün ürünlerine karşı henüz ileri düzey bağımlılık geliştirmemiş olması, müdahale için hala fırsat olduğunu gösteriyor. Gençlere sadece sigara değil, tüm tütün ürünleri hakkında doğru bilgilendirmenin sağlanması, bağımlılıkla mücadelede doğru kaynakların ve desteklerin sunulması, risk grubu olan gençler arasında tütün salgınının kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir” şeklinde değerlendirdi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Gençler tehlikenin farkında, peki ne yapılmalı?</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Araştırmanın ilginç bulgularından birinin tütün kullanan öğrencilerin yüzde 67&#8217;sinin bu ürünlerin sağlıklarına oldukça fazla zarar verdiğini düşünmesi olduğunu belirten araştırma ekibi, “Öğrenciler tütünün zararları konusunda bilinçli ancak yine de kullanmaya devam ediyorlar. Bu, sadece bilgilendirmenin yeterli olmadığını, kapsamlı müdahale programlarına ihtiyaç olduğunu gösteriyor”  değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Atlas Psikoloji Laboratuvarı araştırmacıları, bu araştırmanın, üniversite gençliğinin tütün kullanım alışkanlıklarını anlamak ve etkili müdahale stratejileri geliştirmek için önemli veriler sunduğunu belirterek araştırma sonuçlarının, sadece bireysel değil, aynı zamanda sosyal faktörleri de dikkate alan bütüncül yaklaşımların gerekliliğini vurguladığını kaydetti. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Tütün ile mücadelede yeni bir yöntem: Transkraniyal Doğru Akım Uyarımı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, Uzm. Wayne Dinn ve Dr. Öğr. Üyesi Fatma Göral tarafından yürütülen son araştırmada ise transkraniyal doğru akım cihazı kullanarak dorsolateral prefrontal korteks bölgesi uyarıldı. Bu çalışmayla sigara kullanan üniversite öğrencilerinin sigara isteklerini azaltmak ve davranış kontrolünü güçlendirmek amaçlandı. Araştırma sonuçları, tütün ile mücadelede kullanılacak yeni yöntemlerin kültürden etkilenebileceğini gösterdi. Araştırmacılar bu bulguları da şöyle yorumladı: “Türkiye’de sigara içmek sosyal yaşamda çok yaygın ve normalleşmiş durumda. Batı toplumlarında ise sigara uzun süredir ‘olumsuz’ bir alışkanlık olarak damgalanıyor. Bu fark, beynin verdiği tepkilerden tedavi yöntemlerinin etkinliğine kadar uzanabilir. Biz bunu “nörokültürel hipotez” çerçevesinde değerlendiriyoruz. Yani, aynı beyin uyarım tekniği farklı kültürel ortamlarda farklı sonuçlar doğurabiliyor.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Çok boyutlu bir mücadele gerekiyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn ve ekibi, Atlas Psikoloji Laboratuvarı’nda yürüttükleri çalışmaların, sigarayı bırakmanın yalnızca nikotin bağımlılığıyla ilgili olmadığını; kişilik, düşünme biçimi, duygular, kültürel faktörlerle bağlantılı olduğunu ortaya koyduğunu belirterek bu nedenle risk grubu olarak değerlendirilen gençlerin tütünle mücadelesinde “sağlığa zararlıdır” sloganının ötesinde adımlar atmak gerektiğini vurgulayarak önerilerini şöyle sıraladı: </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Aile odaklı müdahale programları</span></b><span>: Ailelerin tütün kullanımının gençler üzerindeki etkisi göz önünde bulundurularak, ebeveyn ve kardeşleri de kapsayan farkındalık programları geliştirilmeli.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Akran desteği ve sosyal ağların gücünden yararlanma</span></b><span>: Arkadaş çevrelerinin tütün kullanımını teşvik etme rolünün aksine, sağlıklı yaşam biçimlerini destekleyen sosyal ortamlar oluşturulmalı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Erken dönem müdahale:</span></b><span> Düşük bağımlılık düzeylerinin avantajından yararlanarak, üniversiteye giriş döneminde yoğun bilgilendirme ve destek programları uygulanmalı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Kapsamlı farkındalık çalışmaları:</span></b><span> Sadece bilgi vermek değil, davranış değişikliğini destekleyen interaktif programlar tasarlanmalı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Nargile ve elektronik sigara odaklı özel yaklaşımlar</span></b><span>: Bu ürünlerin &#8220;daha az zararlı&#8221; algısına karşı özel bilgilendirme kampanyaları düzenlenmeli.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Üniversite içi destekleyici ortamlar:</span></b><span> Sigara bırakma danışmanlık hizmetleri, stresle başa çıkma teknikleri ve sosyal alternatifler sunulmalı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Stresle başa çıkma becerilerini geliştirmek:</span></b><span> Üniversite yılları, yeni sorumluluklar ve roller ile pek çok zorlukları beraberinde getirmektedir. Bu zorluklar gençlerin stres düzeylerini artırırken uzmanların ve ailelerin desteği ile stresle başa çıkma becerilerini geliştirmeleri için gerekli destek sağlanmalı. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bu önerilerin üniversiteler, eğitimciler, sivil toplum kuruluşları işbirliği ile hayata geçirilmesi, üniversite öğrencilerinin tütün salgını ile mücadelede güçlenmesini sağlayacaktır. </span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-ogrencilerinde-tutun-kullanimi-arastirildi-595012">Üniversite öğrencilerinde tütün kullanımı araştırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yavuz Sezer Anma Konuşmaları&#8221; beşinci yılında devam ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yavuz-sezer-anma-konusmalari-besinci-yilinda-devam-ediyor-593856</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Nov 2025 07:46:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anma]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[beşinci]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[iranda]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[konuşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[sezer]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yavuz]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Sezer]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593856</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED), Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü ve Yavuz Sezer’in Arkadaşları’nın mimarlık tarihçisi ve akademisyen Yavuz Sezer anısına düzenlediği konuşma serisinin beşincisinde, Harvard Üniversitesi’nde Prens Alwaleed Bin Talal İslam Sanatı Tarihi Profesörü olarak görev yapan David J. Roxburgh ağırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yavuz-sezer-anma-konusmalari-besinci-yilinda-devam-ediyor-593856">&#8220;Yavuz Sezer Anma Konuşmaları&#8221; beşinci yılında devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED), Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü ve Yavuz Sezer’in Arkadaşları’nın mimarlık tarihçisi ve akademisyen Yavuz Sezer anısına düzenlediği konuşma serisinin beşincisinde, Harvard Üniversitesi’nde Prens Alwaleed Bin Talal İslam Sanatı Tarihi Profesörü olarak görev yapan David J. Roxburgh ağırlanıyor. Roxburgh’un Amerikalı mimarlık tarihçisi Myron Bement Smith’in 1933–1937 yılları arasında İran’da yürüttüğü saha çalışmalarına odaklanacağı “İran’da Dört Yıl: Myron Bement Smith ve İran’da İslam Mimarlığı Tarihi” başlıklı konuşması 11 Aralık Perşembe 18.30’da, Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleşecek.</strong></p>
<p>İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED), Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü ve Yavuz Sezer’in Arkadaşları tarafından 2021’de hayatını kaybeden tarihçi ve akademisyen Yavuz Sezer’in düşünsel mirasını yaşatmak amacıyla düzenlenen “Yavuz Sezer Anma Konuşmaları”, beşinci yılında devam ediyor. Her yıl mimarlık tarihi, şehir tarihi, kültür tarihi, kitap tarihi gibi alanlarda önemli katkılar sağlamış uzmanları ağırlayan etkinliğin bu yılki konuğu, Harvard Üniversitesi’nde Prens Alwaleed Bin Talal İslam Sanatı Tarihi Profesörü olan <strong>David J. Roxburgh</strong>. </p>
<p><strong>11 Aralık Perşembe</strong> <strong>18.30’da,</strong> <strong>Pera Müzesi Oditoryumu’nda</strong> gerçekleşecek etkinlikte Roxburgh, Amerikalı mimarlık tarihçisi Myron Bement Smith’in 1933–1937 yılları arasında İran’da yürüttüğü saha çalışmalarına odaklanan “<strong>İran’da Dört Yıl: Myron Bement Smith ve İran’da İslam Mimarlığı Tarihi</strong>” başlıklı bir konuşma yapacak.</p>
<p><strong>İran’da mimarlık araştırmaları üzerine yeni bir değerlendirme</strong></p>
<p>Rıza Şah Pehlevi döneminin (1925–1941) modernleşme reformları, sanat, mimari ve arkeolojiyi ulus inşasının merkezine yerleştirirken İslam mimarisini gayrimüslim araştırmacılara da açtı ve bu alanda yeni bir rekabet yarattı. Bu erken dönem araştırmalarının önemli fakat unutulmuş ismi <strong>Myron Bement Smith</strong> (1897–1970), 1933–1937 arasında American Council of Learned Societies desteğiyle İran’da kapsamlı saha çalışmaları yürüttü. André Godard ile işbirliği arayışına girdi ve İslami dönem anıtları üzerine monografiler üretti. 1938’de ABD’ye dönmesinin ardından zor şartlara rağmen akademik çalışmalarını sürdürdü; İran İslam mimarisinde tonoz üzerine hazırladığı doktora çalışması ise yayımlanmadı.</p>
<p>Konferans, Smith’in mimarlığı bir araştırma alanı olarak nasıl konumlandırdığını ve bu yaklaşımın döneminin diğer uzmanlarıyla ilişkisini tartışarak İran İslam mimarlığı tarihi yazımına yeni bir bakış sunmayı amaçlıyor. Roxburgh, sunumunda Smith’in 1972’de Smithsonian Enstitüsü’ne bağışlanan arşivinden yararlanarak bu erken araştırma dönemine ve Smith’in mimarlık tarihine yaklaşımına yeniden bakıyor.</p>
<p><em><strong>Pera Müzesi Oditoryumu&#8217;nda gerçekleşecek etkinlik ücretsizdir ve kayıt gerekmemektedir. Etkinlik dili İngilizcedir.</strong></em></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yavuz-sezer-anma-konusmalari-besinci-yilinda-devam-ediyor-593856">&#8220;Yavuz Sezer Anma Konuşmaları&#8221; beşinci yılında devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadir Has Üniversitesi Akademik Üretkenlikte Fark Yaratıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadir-has-universitesi-akademik-uretkenlikte-fark-yaratiyor-593295</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 08:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Disiplinler Arası]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[has]]></category>
		<category><![CDATA[kadir]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Has]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[üretkenlikte]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593295</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akademik araştırmalara verdiği öncelik ve uluslararası alanda artan görünürlüğüyle dikkat çeken Kadir Has Üniversitesi, bu yıl disiplinler arası bilim alanında önemli bir başarıya imza attı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadir-has-universitesi-akademik-uretkenlikte-fark-yaratiyor-593295">Kadir Has Üniversitesi Akademik Üretkenlikte Fark Yaratıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademik araştırmalara verdiği öncelik ve uluslararası alanda artan görünürlüğüyle dikkat çeken Kadir Has Üniversitesi, bu yıl disiplinler arası bilim alanında önemli bir başarıya imza attı. <strong>Üniversite, bu yıl 251–300 bandına yükselerek</strong> kayda değer bir ilerleme kaydetti. Bu yükseliş; araştırma kapasitesinin güçlendirilmesi, disiplinler arası projelerin desteklenmesi ve akademik mükemmelliğin artırılması yönünde kararlı bir stratejinin sonucu olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Bu yılki sıralamada dikkat çeken bir diğer önemli nokta ise Türkiye’nin gösterdiği güçlü katılım oldu. Türkiye, ISR 2026 Disiplinler arası Bilim Sıralaması’nda 82 üniversiteyle dünya genelinde en fazla katılım gösteren ikinci ülke konumuna ulaştı. Bu geniş temsil içerisinde Kadir Has Üniversitesi, <strong>vakıf üniversiteleri arasında 5. sırada</strong> yer alarak ulusal ölçekteki iddiasını da pekiştirdi.</p>
<p>THE Disiplinler arası Bilim Sıralaması; üniversitelerin farklı araştırma alanlarının kesişim noktalarında yürüttükleri bilimsel üretimi, disiplinler arası iş birliklerini ve araştırma süreçlerinin bütüncül etkisini ölçen kapsamlı bir değerlendirme sistemiyle hazırlanıyor. Kadir Has Üniversitesi’nin bu alandaki yükselişi, üniversitenin bilimsel üretkenliğe yaptığı yatırımların ve disiplinler arası çalışmaları teşvik eden güçlü araştırma kültürünün bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.<strong> </strong></p>
<p><strong>“Araştırma vizyonumuzu disiplinler arası iş birlikleriyle şekillendiriyoruz.”</strong></p>
<p><strong>Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sondan Durukanoğlu Feyiz,</strong> elde edilen başarının üniversitenin araştırma odağını yansıttığını belirterek; “<em>Kadir Has Üniversitesi olarak araştırma vizyonumuzu disiplinler arası iş birliklerini merkeze alarak şekillendiriyoruz. Bu yıl Disiplinler arası Bilim Sıralamasında üst banda yükselmemiz, akademik kadromuzun üretkenliği ve üniversitemizin araştırma kültürünü geliştirme konusundaki kararlılığının bir sonucudur. Öğrencilerimizin ve araştırmacılarımızın bu süreçlere aktif katkısı, küresel bilim dünyasında daha görünür olmamızı sağlıyor</em>” dedi. Prof. Dr. Feyiz, üniversitenin bilimsel üretimini artırmaya yönelik stratejilerine dikkat çekerek, “<em>Amacımız, üniversitemizi yalnızca ulusal değil, uluslararası bilimsel arenada da referans alınan bir araştırma kurumu haline getirmektir. Bu başarı, doğru yönde ilerlediğimizi gösteriyor</em>” ifadelerine yer verdi.  </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadir-has-universitesi-akademik-uretkenlikte-fark-yaratiyor-593295">Kadir Has Üniversitesi Akademik Üretkenlikte Fark Yaratıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi dünyada 167&#8217;nci, Türkiye&#8217;de sekizinci</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-dunyada-167nci-turkiyede-sekizinci-593277</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 08:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Disiplinlerarası]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[ncı]]></category>
		<category><![CDATA[sekizinci]]></category>
		<category><![CDATA[Sıralama]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593277</guid>

					<description><![CDATA[<p>İngiltere merkezli saygın sıralama kuruluşu Times Higher Education (THE), “Disiplinlerarası Bilim Sıralaması 2026” sonuçlarını açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-dunyada-167nci-turkiyede-sekizinci-593277">Ege Üniversitesi dünyada 167&#8217;nci, Türkiye&#8217;de sekizinci</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere merkezli saygın sıralama kuruluşu Times Higher Education (THE), “Disiplinlerarası Bilim Sıralaması 2026” sonuçlarını açıkladı. Bu yıl 94 ülkeden 911 üniversitenin değerlendirildiği sıralamada Türkiye’den 82 üniversite yer aldı. Yayımlanan rapora göre Ege Üniversitesi, dünya sıralamasında 167’nci sırada yer alırken Türkiye devlet üniversiteleri arasında sekizinci oldu. Ege Üniversitesi ayrıca,  Girdiler ve Süreç kategorisinden topladığı puanlarla Türkiye devlet üniversiteleri arasında ikinci sırada yer aldı.</p>
<p>Sıralamayı değerlendiren Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Dünya üniversitelerini uluslararası platformda derecelendiren kuruluşlar tarafından yapılan sıralamalarda, tam akredite, öğrenci odaklı, sağlık temalı araştırma üniversitemiz yükselişini sürdürmeye devam ediyor. Uluslararası derecelendirme kuruluşu Times Higher Education tarafından yapılan Disiplinlerarası Bilim Sıralamasında üniversitemiz, dünyada 167’inci sırada yer alırken ülkemizdeki devlet üniversiteleri arasında sekizinci oldu. Girdiler ve Süreç kategorileri baz alınarak yapılan değerlendirmede ise devlet üniversiteleri arasında ikinci sırada yer aldık. Başarılarımızı daha ileri noktalara taşımak,  uluslararası platformda hak ettiğimiz seviyelere çıkmak, Türkiye Yüzyılı’nı bilim yüzyılı yapmak  için sarf ettiğimiz çabaların sonuçlarının uluslararası raporlara yansıması, bizleri ziyadesiyle mutlu ediyor. Bu başarı, çalışanlarımızın emek ve gayretleri ile elde edildi. Katkı sağlayan tüm mensuplarımıza teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p><b>Disiplinlerarası Bilim Sıralaması nedir?</b></p>
<p>Disiplinlerarası Bilim Sıralaması, üniversitelerin birden fazla bilim alanını bir araya getiren araştırmalardaki performanslarını ölçüyor. THE’nin metodolojisinde yer alan girdiler; üniversitelerin disiplinlerarası araştırmalara ayırdığı fonları ve endüstri destekleri olmak üzere iki başlık üzerine kuruluyor. Süreç, kurumların disiplinlerarası araştırma ortamlarını; merkezleri, laboratuvarları, idari ve akademik destek yapılarını ve yükselme kriterlerini içeriyor. Çıktılar ise disiplinlerarası yayınların sayısı, bu yayınlara yapılan atıflar ve araştırmacı anketlerindeki kurum değerlendirmeleri üzerinden ölçülüyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-dunyada-167nci-turkiyede-sekizinci-593277">Ege Üniversitesi dünyada 167&#8217;nci, Türkiye&#8217;de sekizinci</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EY-Parthenon CEO Görünüm Araştırması yayımlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ey-parthenon-ceo-gorunum-arastirmasi-yayimlandi-593020</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 08:42:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[belirsiz]]></category>
		<category><![CDATA[ceo]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşümü]]></category>
		<category><![CDATA[ey-parthenon]]></category>
		<category><![CDATA[görünüm]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[katılımcılar]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[şirket]]></category>
		<category><![CDATA[strateji]]></category>
		<category><![CDATA[yayımlandı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593020</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri firması EY (Ernst&#038;Young) çatısı altında faaliyet gösteren EY-Parthenon’un (EYP) gerçekleştirdiği CEO Görünüm Araştırması (CEO Outlook Pulse) sonuçları yayımlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ey-parthenon-ceo-gorunum-arastirmasi-yayimlandi-593020">EY-Parthenon CEO Görünüm Araştırması yayımlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri firması EY (Ernst&#038;Young) çatısı altında faaliyet gösteren EY-Parthenon’un (EYP) gerçekleştirdiği CEO Görünüm Araştırması (CEO Outlook Pulse) sonuçları yayımlandı. 21 ülkeden perakende, sağlık, finansal hizmetler, sanayi, enerji, altyapı, teknoloji, medya ve telekomünikasyon sektörlerinde faaliyet gösteren ve yıllık küresel gelirleri 500 milyon ila 5 milyar ABD dolarından fazla olan şirketlerden 1.200 CEO’nun katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, dünyanın önde gelen şirketlerini etkileyen mega trendler ve gelişmeler ile iş liderlerinin gelecekteki büyüme ve uzun vadeli değer oluşturma beklentilerine dair içgörüler veriyor. Araştırmaya katılan CEO’ların, belirsizliklerle dolu ekonomik ortamda yön bulma konusunda güçlü bir dayanıklılık ve güven sergiledikleri görülüyor.</p>
<p>Katılımcıların %57’si mevcut jeopolitik ve ekonomik belirsizliğin bir yıldan uzun süreceğine, %24’ü ise bu sürecin üç yıl veya daha fazla devam edeceğine inanıyor. Buna rağmen, CEO’ların farklı alanlardaki küresel duyarlılıklarını 1’den 100’e kadar ölçen CEO Güven Endeksi 83 seviyesinde bulunuyor. Mevcut endeks seviyesi, bir önceki araştırmaya kıyasla 7puan artışı da vurguluyor. Araştırma verilerine göre bu güven artışı; liderlerin belirsizliğe uyum sağlaması, iş modellerini yeniden yapılandırması, değişimi benimsemesi ve daha çevik hale gelerek küresel ekonominin değişken ortamında yeni yollarla başarılı olmayı bulmasıyla açıklanıyor.</p>
<p><strong>CEO’lar değişimi ve dönüşümü benimsiyor</strong></p>
<p>Araştırma sonuçlarına göre, CEO’lar değişimi ve dönüşümü benimsiyor. CEO’ların %52’si önümüzdeki 12 ay içinde portföy dönüşümünü hızlandırmak için yatırımlarını artırmayı planlarken, %39’u ise dönüşüm seviyesini son yıllarla tutarlı bir düzeyde sürdürmeyi hedefliyor. Araştırma, küresel ekonomi yapısının değiştiği konusunda fikir birliği olduğunu ve yerelleşme ile bölgeselleşmenin önemli ölçüde benimsendiğini gösteriyor. Araştırmaya katılan CEO’ların %72’si, şirket faaliyetlerini ve stratejilerini yerel düzeyde konumlandırmayı uzun vadeli stratejik bir dönüşüm olarak görüyor. %63’ü ise bu yaklaşımın bölgesel ölçekte de geçerli olduğunu belirtiyor. Katılımcıların %38’i yerelleşme planlarını şimdiden tamamladıklarını belirtirken, %36’sı ise uygulama sürecinin devam ettiğini ifade ediyor. %21’i bölgeselleşme planlarını tamamladıklarını, %35’i ise uygulamanın ortasında olduklarını belirtiyor. </p>
<p>Jeopolitik belirsizlik tarafında ise katılımcılar arasında görüşler ayrılıyor: %57’si bunun önümüzdeki 12 ayı aşacağını öngörürken, %24’ü üç yıldan çok daha uzun süreceğini tahmin ediyor. Buna rağmen, yalnızca %19’u belirsizliğin hedeflerini ciddi şekilde aksatacağına inanıyor.</p>
<p>CEO’ların karşılaştıkları zorlukları kabul ederek, bu zorlukların üstesinden gelme konusundaki güvenlerinin de arttığı ortaya koyuluyor. Katılımcıların %79’u, önümüzdeki yıl boyunca enflasyonun önemli bir operasyonel engel olarak kalacağı konusunda hemfikir; %78’i ise tarifelerin de zorluk teşkil edeceğini öngörüyor. Katılımcıların %69’u, siber güvenlik tehditlerinin yenilikçi faaliyetlere duyulan güveni olumsuz etkilediğini belirtiyor. %70’i ise dijital dönüşümün önündeki temel engelin teknolojinin </p>
<p>kendisi değil, bölgeler arasındaki eksik ve tutarsız düzenlemelerden kaynaklanan zorluklar olduğunu belirtiyor.</p>
<p><strong>Birleşme ve satın almalar güçleniyor, odak stratejik iş birliklerine kayıyor</strong></p>
<p>Katılımcı CEO’ların %48’i, geleneksel birleşme ve satın alma (M&#038;A) işlemlerini gerçekleştirmeyi bekliyor. Organik olmayan büyümenin diğer bir göstergesi olarak, katılımcıların %73’ü ortak girişimler veya stratejik iş birliklerine girmeyi öngörüyor. Bu belirgin artış, şirketlerin, belirsiz piyasa koşullarında büyük satın almalara yönelmek yerine, yenilik ve büyümeyi destekleyen çevik inorganik dönüşüm stratejilerini tercih ettiklerini gösteriyor. </p>
<p>Öne çıkan bir diğer nokta ise, M&#038;A gerçekleştiren katılımcı CEO’ların %41’inin şirketleri için teknoloji ve fikri mülkiyet (IP)alanlarına odaklanan şirketleri hedeflediği görülüyor. Bu durum, günümüzün rekabetçi ortamında teknolojik inovasyonun kritik rolünü vurguluyor. </p>
<p><strong>EY -Parthenon Türkiye Bölüm Başkanı Özge Gürsoy Büyükavşar </strong>konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p>“Araştırmadan elde edilen veriler, dalgalanmaların risk değil, fırsat olarak görülmesi gerektiği yeni bir liderlik dönemine girildiğini ortaya koyuyor. CEO’lar artık istikrarı beklemek yerine, değişime uyum sağlıyor; çevik, cesur ve yenilikçi adımlar atıyorlar. Dönüşümü benimseyen CEO’ların, önümüzdeki 12 ay için küresel, sektörel veya şirket görünümü hakkında iyimser olma olasılıkları 1,5 ila 2 kat daha fazla olduğu gözlemleniyor. Ayrıca, CEO’lar büyüme stratejilerinde M&#038;A gibi yaklaşımların yanı sıra iş birliklerine, ortak girişimlere ve seçici yatırımlara da odaklanıyorlar. Bunun yanı sıra, yerelleştirme birçok CEO için jeopolitik baskılara karşı kritik bir strateji olarak görülüyor. CEO’lar değişimleri fırsata dönüştürerek geçmişe kıyasla daha fazla dayanıklılık ve güven ortamı oluşturuyorlar.   </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ey-parthenon-ceo-gorunum-arastirmasi-yayimlandi-593020">EY-Parthenon CEO Görünüm Araştırması yayımlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Barilla, Parma&#8217;da 20 Milyon Euroluk İnovasyon Üssü Kurdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/barilla-parmada-20-milyon-euroluk-inovasyon-ussu-kurdu-592498</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2025 08:55:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[barilla]]></category>
		<category><![CDATA[Bıte]]></category>
		<category><![CDATA[euroluk]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[girişim]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[novasyon]]></category>
		<category><![CDATA[parma]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[üssü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592498</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küresel gıda lideri Barilla, makarna, sos ve fırıncılık ürünlerinin geleceğini tasarlayacağı Parma’daki yeni İnovasyon ve Teknoloji Deneyim Merkezi’ne (BITE) 20 milyon euronun üzerinde yatırım yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/barilla-parmada-20-milyon-euroluk-inovasyon-ussu-kurdu-592498">Barilla, Parma&#8217;da 20 Milyon Euroluk İnovasyon Üssü Kurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Küresel gıda lideri Barilla, makarna, sos ve fırıncılık ürünlerinin geleceğini tasarlayacağı Parma’daki yeni İnovasyon ve Teknoloji Deneyim Merkezi’ne (BITE) 20 milyon euronun üzerinde yatırım yaptı. 14 bin metrekareye yakın alana yayılan merkezde 200 kişilik uzman ekip görev yaparken, programa Türkiye’den de stajyerler katılıyor.</strong></p>
<p>Türkiye’deki Bolu fabrikası dahil olmak üzere dünya çapında toplam 30 tesiste ürettiği ürünlerle her gün 100&#8217;den fazla ülkede milyonlarca sofraya ulaşan Barilla; Ar-Ge ve teknolojiyi tek çatı altında buluşturduğu yeni İnovasyon ve Teknoloji Deneyim Merkezi’nin kapılarını Parma’da açtı. Şirketin son yıllardaki en stratejik yatırımı olarak öne çıkan BITE, her yıl 2 milyon euro ek bütçeyle desteklenecek ve Barilla’nın küresel ürün geliştirme üssü olarak konumlanacak.</p>
<p><strong>200 KİŞİLİK EKİP YENİ NESİL ÜRÜNLER İÇİN İŞ BAŞI YAPTI</strong></p>
<p>Toplam 13 bin 800 metrekarelik alana yayılan merkez, 4 bin 800 metrekarelik inovasyon alanı ve 9 bin 000 metrekarelik pilot üretim tesisinden oluşuyor. Gıda teknolojistleri, araştırmacılar, mühendisler, tasarımcılar, profesyonel tadım uzmanları ve şeflerden oluşan 200 kişilik ekip, Barilla’nın yeni nesil makarna, sos ve fırıncılık ürünlerini burada geliştiriyor.</p>
<p><strong>TARLADAN SOFRAYA KALİTE</strong></p>
<p>Merkezin açılışında grubun odağını &#8220;tarladan sofraya kesintisiz kalite&#8221; olarak belirten <strong>Barilla Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Guido Barilla</strong>; &#8220;Geliştirdiğimiz ürünler yaptığımız her şeyin merkezinde. İnsanların değişen beslenme ve yaşam beklentilerine uyum sağlayabilen, onlara ilham veren ve duygusal bir bağ kuran ürünler geliştirmek bizim görevimiz. BITE, yalnızca yarının ürünlerini tasarlayan bir merkez değil, aynı zamanda trendleri öngörmek ve giderek daha uluslararası hale gelen pazarlarda liderliği sürdürmek adına net bir girişimcilik kararı” dedi.</p>
<p><strong>TÜRKİYE&#8217;DEN DE STAJYERLER KATILIYOR</strong></p>
<p>Merkez, aynı zamanda genç yetenekler için de bir çekim noktası olmayı hedefliyor. Her yıl İtalya ve yurt dışından yaklaşık 30 genç, özel staj ve lisansüstü programlarla BITE bünyesine kabul ediliyor. Son iki yılda bu programa Türkiye’nin yanı sıra Belçika, Yunanistan ve İspanya’dan da stajyerler katıldı.</p>
<p>BITE, Barilla’nın açık inovasyon ekosisteminin de kalbi konumunda. İtalya ve dünya genelinde üniversiteler ve araştırma merkezleriyle yürütülen 84 aktif iş birliği bulunuyor. Almanya’daki Ludwig-Maximilians-Universität München, ABD’deki Purdue University ve Hollanda’daki Wageningen University bu ağın öne çıkan ortakları arasında yer alıyor.</p>
<p><strong>BİR ÜRÜNÜN GELİŞİMİ 10 YIL SÜREBİLİYOR</strong></p>
<p>Merkezde ürünlerin yolculuğu, fikir aşamasından market rafına uzanıyor. Design Thinking alanlarında düzenlenen atölyelerde yeni fikirler geliştiriliyor, tadım ve duyusal araştırma laboratuvarlarında ürünler test ediliyor, deneysel mutfaklarda tarifler üzerinde çalışılıyor. Genellikle 2 yıl süren ürün geliştirme süreci, daha karmaşık projelerde 10 yıla kadar uzayabiliyor. Tarım ürünlerinin çeşit seçiminden başlayan bu süreç, reçete geliştirme, duyusal testler ve pilot üretim hatlarında denemelerle devam ediyor.</p>
<p><strong>YAPAY ZEKA VE İLERİ TEKNOLOJİLER YOĞUN KULLANILIYOR</strong></p>
<p>İnovasyonun merkezine insanı koyduklarını belirten <strong>Barilla Grubu Araştırma, Geliştirme ve Kalite Başkanı Michele Amigoni</strong> ise şöyle konuştu: &#8220;Tüketicilerin gıda ve beslenme alışkanlıklarının nasıl değişeceğini doğru okumayı hedefliyoruz. Bu anlayışla yeni, iyi ve sürdürülebilir ürünler geliştiriyoruz. BITE, dünyanın her yerinden ziyaretçilere açık bir merkez olacak. Burada Barilla&#8217;nın gıdanın geleceğine dair vizyonunun görebilecek, dokunabilecek, yakından inceleyebilecekler.&#8221;</p>
<p>Merkezde yapay zeka ve ileri teknoloji yoğun biçimde kullanılıyor. Elektronik burunlar ve yapay zeka destekli akıllı sensörler, ürünlerin aromatik profillerini haritalayarak tat, koku ve doku tutarlılığını optimize ediyor. Aynı sistemler, makarna kurutma süreçlerini de gerçek zamanlı verilerle iyileştiriyor. 3D baskı ve holografik tasarım sistemleri, yeni ürün ve ambalajların hızlı prototiplenmesine imkan tanırken, pürüzlülük ölçer cihazlarla makarna yüzey dokusu mikron seviyesinde ölçülüyor. Böylece sos tutunması gibi kritik parametreler bilimsel olarak kontrol edilebiliyor.</p>
<p><strong>28 GİRİŞİMLE İŞ BİRLİĞİ BAŞLATILDI</strong></p>
<p>Tamamen yenilenebilir elektrik enerjisiyle çalışan BITE, sürdürülebilir tarım uygulamalarına yönelik araştırma alanlarıyla çevrili. İtalyan sosyal girişimi Dynamo Academy ile yapılan iş birliği sayesinde erişilebilirlik ilkelerine göre tasarlanan bina, herkes için kullanılabilir alanlar sunuyor. Barilla’nın 2019’dan bu yana yürüttüğü Good Food Makers hızlandırma programı da bu ekosistemin önemli bir parçasını oluşturuyor. Program, 41 ülkeden 1.200’ün üzerinde girişim başvurusu aldı. Sürdürülebilir dikey tarımdan yapay zeka destekli lojistiğe kadar farklı alanlarda 28 girişimle iş birliği başlatıldı.</p>
<p>Bugün 7 binin üzerinde çiftçi ile çalışan Barilla, 2030 yılına kadar 250 bin ton hammaddenin sertifikalı sürdürülebilir ve onarıcı tarımdan temin edilmesini hedefliyor. Şirket, Parma’daki yeni inovasyon üssüyle hem ürün portföyünü yenilemeyi hem de gıda sektöründe sürdürülebilir büyümenin öncülerinden biri olmayı amaçlıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/barilla-parmada-20-milyon-euroluk-inovasyon-ussu-kurdu-592498">Barilla, Parma&#8217;da 20 Milyon Euroluk İnovasyon Üssü Kurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boehringer Ingelheim Türkiye ve İç Hastalıkları Uzmanlık Eğitim Araştırma Derneği&#8217;nden Diyabet Farkındalığına Yönelik Proje</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/boehringer-ingelheim-turkiye-ve-ic-hastaliklari-uzmanlik-egitim-arastirma-derneginden-diyabet-farkindaligina-yonelik-proje-592486</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2025 08:48:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[boehringer]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ingelheim]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler]]></category>
		<category><![CDATA[mavi]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592486</guid>

					<description><![CDATA[<p>​​​​​​​Diyabet; dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarından biri olarak kabul edilmektedir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/boehringer-ingelheim-turkiye-ve-ic-hastaliklari-uzmanlik-egitim-arastirma-derneginden-diyabet-farkindaligina-yonelik-proje-592486">Boehringer Ingelheim Türkiye ve İç Hastalıkları Uzmanlık Eğitim Araştırma Derneği&#8217;nden Diyabet Farkındalığına Yönelik Proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong>Diyabet; dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarından biri olarak kabul edilmektedir. Sosyal ve ekonomik yüküyle toplum sağlığını ve sağlık sistemlerini pek çok güçlükle karşı karşıya bırakan diyabetin, görülme sıklığı ise tüm dünyada artmaktadır. Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF)’nun rakamları dünyada her 9 kişiden 1&#8217;inin diyabet hastası olduğunu ve bu hastalığa sahip her 2 kişiden 1&#8217;inin de bu hastalığa sahip olduğunu bilmediğini ortaya koyuyor. </p>
<p>İç Hastalıkları Uzmanlık Eğitim Araştırma Derneği (İÇHASDER), Boehringer Ingelheim Türkiye’nin koşulsuz desteğiyle, Dünya Diyabet Günü kapsamında yürüttüğü “O aramızda” kampanyası çerçevesinde, diyabet farkındalığını artırmak amacıyla “Mavi Yeryüzü” adlı etkileyici bir sanat enstalasyonunu hayata geçirdi. Dernek, bu proje ile sanatın dönüştürücü gücünü kullanarak toplumda diyabet bilincini artırmayı hedefliyor.</p>
<p>Multidisipliner sanatçı Uğur Acil tarafından tasarlanan “Mavi Yeryüzü”, diyabetin görünmeyen etkilerini bedensel ve duygusal bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyor. İki büyük mavi halkadan oluşan form, kardiyovasküler, böbrek ve metabolik sistemlerin beden içinde kurduğu hassas dengeye sembolik bir gönderme yapıyor. Birbirine temas eden halkalar, bu sistemlerin döngüsel uyumunu temsil ederken; mavi renk, diyabetin evrensel simgesinin yanı sıra süreklilik, dayanıklılık ve yaşam döngüsü fikirlerini de yansıtıyor. Formun yumuşak ve nefes alan yapısı, insan bedeninin kırılganlık ile direnç arasındaki hassas dengesine dikkat çekiyor. Ziyaretçiler böylece diyabetin yalnızca fiziksel değil, duygusal boyutuna da dokunan bir sanat deneyimiyle buluşuyor. “Mavi Yeryüzü”, 17–24 Kasım tarihleri arasında Terminal Kadıköy’de ziyaret edilebilecek.</p>
<p>Eserin açılışında konuşan <strong>İÇHASDER</strong> Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Abdülbaki Kumbasar, diyabetin görülme sıklığının giderek arttığını ancak çoğu zaman geç fark edildiğini vurguladı. Prof. Dr. Kumbasar “Bugün diyabetli her iki kişiden birinin hastalığından haberdar olmaması bunun en çarpıcı göstergesi. İÇHASDER olarak amacımız, yalnızca diyabet farkındalığı oluşturmak değil; aynı zamanda özellikle tip 2 diyabetin kalp, böbrek ve metabolik sistemler üzerindeki etkilerini görünür kılmak. ‘O aramızda’ kampanyası ve ‘Mavi Yeryüzü’ enstalasyonu, diyabeti görünür hale getirirken bireyleri erken tanı, düzenli takip ve sağlıklı yaşam konusunda düşünmeye davet ediyor. Bu çalışmanın toplumda önemli bir farkındalık yaratacağına inanıyoruz” diye konuştu. </p>
<p>Boehringer Ingelheim Türkiye’nin insan sağlığını etkileyen ve toplumda büyük bir yük oluşturan hastalıklara dikkat çekmeyi kurumsal bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getiren <strong>Boehringer Ingelheim Türkiye Genel Müdürü Okan Güner</strong> şunları söyledi:</p>
<p>“Özellikle tip 2 diyabet hem ülkemizde hem de dünyada milyonlarca insanı etkileyen en önemli sağlık sorunlarından biri. ‘O aramızda’ kampanyası ve ‘Mavi Yeryüzü’ enstalasyonuyla, diyabet farkındalığının önemini vurgularken kardiyovasküler, böbrek ve metabolik sistemlerin birbiriyle olan bağlantılarına da dikkat çekmeyi amaçladık. Çünkü özellikle tip 2 diyabetli bireylerin kardiyovasküler hastalık, kalp yetersizliği ve böbrek hastalığı geliştirme riski daha yüksektir. Bu nedenle bu çalışmanın, geniş kitlelerde bilinç oluşturacağına inanıyoruz.”</p>
<p>Toplumda farkındalık yaratacak bir çalışmada yer almaktan mutluluk duyduğunu belirten <strong>sanatçı Uğur Acil</strong> ise “Mavi Yeryüzü ile bedenin görünmeyen ekosistemini görünür kılmak istedik. Diyabet yalnızca kan şekeriyle ilgili bir durum değil; özellikle tip 2 diyabetli kişilerde kalp, böbrek ve metabolik sistemler arasında kurulan hassas bir denge. Bu denge bozulduğunda tüm beden bunu hissediyor. Enstalasyon, bu iç içe geçmişliği mekânsal bir deneyime dönüştürüyor. Ziyaretçiler mavi halkalar arasında dolaşırken kendi ritimlerini, nefeslerini ve kalp atışlarını fark edecek. Bu geçidi yalnızca bir sanat üretimi olarak değil; bedenle, hastalıkla ve yaşamla kurulan barışçıl bir farkındalık yolculuğu olarak görüyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Dünya Çapında 500 Milyondan Fazla Kişi Diyabetli</strong></p>
<p>Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun Diabetes Atlas 11th Edition (2025) verileri, dünya genelinde yaklaşık 589 milyon kişinin diyabetle yaşadığını ortaya koyuyor ve bu sayının 2050 yılına kadar 852,5 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Türkiye’de ise 20–79 yaş aralığında 9,6 milyon kişinin diyabetli olduğu biliniyor ve bu rakam Türkiye’yi Avrupa’da en yüksek diyabet prevalansına sahip ülke konumuna taşıyor.[1]</p>
<p>Türkiye Diyabet, Hipertansiyon, Obezite ve Endokrin Hastalıklar Prevalans Çalışması TURDEP II ise, Türk toplumunda diyabetin beklenenden daha hızlı bir biçimde arttığını ortaya koyuyor. TURDEP-II’ye göre Türk erişkin toplumunda diyabet sıklığının %13,7’ye ulaştığı görülüyor.[2]</p>
<p><strong>Kardiyovasküler, Böbrek ve Metabolik Sistemleri Etkiliyor</strong></p>
<p>Kardiyovasküler, böbrek ve metabolik sistemler birbiriyle yakın bir etkileşim içindedir. Bu sistemlerden birini etkileyen hastalıklar çoğu zaman diğer sistemler üzerinde de olumsuz etkilere yol açar. Tip 2 diyabeti olan hastalarda kardiyovasküler hastalık, kalp yetersizliği ve hatta böbrek hastalığı gelişme riski artar. Tip 2 diyabeti olan hastalar, kardiyovasküler hastalık geliştirme ve bu nedenle hayatını kaybetme konusunda iki kat daha yüksek risk altındadır.[3] Ayrıca kalp yetersizliği geliştirme riskleri de artmıştır.[4] Diyabet, böbrek hastalığı gelişme ihtimalini arttırır. Günümüzde diyabeti olan her 3 yetişkinden yaklaşık 1’inde kronik böbrek hastalığı bulunmaktadır. Düzenli sağlık kontrollerinin yapılması ve erken teşhis ile zamanında müdahalenin sağlanması, diyabetin yol açacağı hastalıkların önünü kesebilir.[5] </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/boehringer-ingelheim-turkiye-ve-ic-hastaliklari-uzmanlik-egitim-arastirma-derneginden-diyabet-farkindaligina-yonelik-proje-592486">Boehringer Ingelheim Türkiye ve İç Hastalıkları Uzmanlık Eğitim Araştırma Derneği&#8217;nden Diyabet Farkındalığına Yönelik Proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi girişimci ve yenilikçi ekosistemini güçlendiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-girisimci-ve-yenilikci-ekosistemini-guclendiriyor-592144</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2025 08:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[ekosistemini]]></category>
		<category><![CDATA[girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yenilikçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592144</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Ar- Ge ve inovasyon,  bilim ve teknoloji,  girişimci ve yenilikçi ekosistemini güçlendirmeyi sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-girisimci-ve-yenilikci-ekosistemini-guclendiriyor-592144">Ege Üniversitesi girişimci ve yenilikçi ekosistemini güçlendiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Ar- Ge ve inovasyon,  bilim ve teknoloji,  girişimci ve yenilikçi ekosistemini güçlendirmeyi sürdürüyor. Ege Üniversitesi bünyesinde, yüzde 100 doluluk oranıyla hizmet vere Ege Teknopark’ı,  üniversite-sanayi iş birliği alanında tek durak merkez olan Bilim Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi, düzenlediği atölyelerle gençlere araştırma ve geliştirme kültürü kazandıran Araştırma Odaklı Öğrenci Merkezi; girişimcilerin fikir, tasarım ve projelerinin hızla prototipe dönüştürülmesi ve seri üretime geçilmesini sağlayan Ege Derin Teknoloji Fabrikası ile birçok nitelikli projeye ve yüksek katma değerli çalışmaya ev sahipliği yapıyor.</p>
<p>Ege Üniversitesinin sadece eğitim veren değil, aynı zamanda bilgi üreten, bilgiyi ticarileştiren ve toplumsal faydaya dönüştüren bir kurum olma misyonunu güçlendirdiğini vurgulayan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Ege Üniversitesi olarak, ülkemizin bilim ve teknoloji üretimine katkı sunan yenilikçi ve girişimci ekosistemimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Yükseköğretim Kurulu’nun ‘2030’a Doğru Türk Yükseköğretiminin Yol Haritası’ vizyonuyla uyumlu girişimci ve yenilikçi ekosistemimiz ile geleceğimizi şekillendiriyoruz. Bu vizyon doğrultusunda bilimsel bilginin katma değere dönüşmesi için araştırmalarımızı, bilimsel çıktılarımızı somut projelerle taçlandırıyoruz. Bünyemizdeki birimlerimizle akademisyenlerimizi, öğrencilerimizi ve sanayicilerimizi bir araya getirerek, sadece bölgemizin değil, ülkemizin kalkınmasına yönelik nitelikli çalışmalara öncülük ediyoruz. Üniversitemizin bilimsel ve teknolojik araştırma yetkinliğini artırmaya, iş birliği ve etkileşimini güçlendirmeye, girişimcilik ve yenilikçilik kültürünü geliştirmeye,  hazırlanan projelerin ekonomik katkıya dönüşerek ticarileşmesine daha çok önem veriyoruz” dedi.</p>
<p><b>     “Bölgemizin Ar-Ge ve inovasyon potansiyelini artırmayı hedefliyoruz”</b></p>
<p>Rektör Prof. Dr. Budak, “ Rektörlüğümüzün yüzde 100 hisse sahibi olduğu ve yüzde 100 doluluk oranı ile hizmet veren Ege Teknoparkımız, Türkiye’nin teknolojik ve yenilikçi projelerini destekleyen önemli bir merkez olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Üniversitemiz bünyesinde başta yaşam bilimleri ve sağlık alanları olmak üzere, İzmir ve bölgedeki diğer paydaşlarla iş birliğinde çalışan Ege Teknoparkımız, bölgenin Ar-Ge ve inovasyon potansiyelini artırmaya devam ediyor. 20 bin metrekarelik yeni kompleksiyle, üniversite sanayi ve girişimciliği aynı çatı altında buluşturduğumuz Teknoparkımızda, araştırma temelli projelerin ticarileşmesine, yenilikçi girişimlerin desteklenmesine ve yüksek katma değerli üretimin teşvik edilmesine olanak sağlayacak güçlü araştırma ekosistemimiz ile bölgeye hizmet sunmaya hazırlanıyoruz. Üniversitemizi teknoloji tabanlı bir cazibe merkezi haline getirecek olan Ege Teknoparkımız, uluslararası alanda güçlü teknoloji merkezleri arasına adını yazdıracağına inanıyorum.” diye konuştu.</p>
<p><b>“Üniversitemizin bilimsel gücünü sektörle buluşturuyoruz”</b></p>
<p>EBİLTEM’in Ege Üniversitesi ekosisteminde gerçekleştirilen bilimsel araştırma faaliyetlerini ticarileştirerek toplumsal faydaya dönüştürülmesi noktasında önemli görevler üstlendiğini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Budak, “EBİLTEM; akademisyenlerin ve öğrencilerin geliştirdiği projelerin ticarileşmesi, patentlenmesi ve yeni girişimlere dönüşmesi süreçlerinde kritik bir köprü görevi üstleniyor. Çok disiplinli ve geniş araştırma ekipleri ile  üniversitemizin bünyesinde yer alan araştırma grupları merkez tarafından koordine ediliyor. EBİLTEM-TTO ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi yönündeki çalışmalar yürütüyor. Merkezimiz, firmalar ile araştırmacılarımızı bir araya getiriyor. Üniversitemizin bilimsel gücünü sektörle buluşturuyor. Bölge firmalarına ihtiyaç duyulan konularda mentorluk desteği sunuyor.” diye konuştu.</p>
<p><b>“Gençlere Ar-Ge kültürü kazandırıyoruz”</b></p>
<p>Rektör Prof. Dr. Budak, “Türk yükseköğrenimine örnek uygulamalar kazandıran tam akredite öğrenci odaklı bir araştırma üniversitesi olarak öğrencilerimizin projelerini en verimli şekilde hayata geçirmeleri ve gerekli desteği almaları adına Araştırma Odaklı Öğrenci Merkezini kurduk. Burada üniversitemizde öğrenimlerine devam eden öğrencilerimizin Ar-Ge kültürü kazanmaları için bilim üretme ekosistemini başarılı bir şekilde oluşturarak sürdürülebilir hale getiriyoruz. Gençlerimize Ar- Ge kültürü kazandırıyoruz. Bilgi ve teknoloji geliştirmeleri,  proje hazırlamaları, bu projeleri tescilleyerek ticarileştirmeleri yönünde önemli eğitimler veriyoruz. Üniversitemizde oluşturduğumuz Ar-Ge ve inovasyon ikliminden öğrencilerimizin de azami derecede faydalanmalarını, nitelikli projeler üretmelerini arzuluyoruz.” dedi</p>
<p>“<b>Üniversitemizin Ar-Ge ve yenilik ekosistemini daha ileri taşıyacağız”</b></p>
<p>Alanında ilk ve tek olan Türkiye’nin en büyük prototipleme merkezi Ege Derin Teknoloji Fabrikasının, Ege Üniversitesi kampüsünde 900 metrekare kapalı alanda iş fikri olan akademisyenler, öğrenciler, start-up girişimleri ve KOBİ&#8217;ler başta olmak üzere tüm girişimcilere hizmet verdiğini söyleyen Rektör Prof. Dr. Budak, Ege Üniversitesinin ar-ge ve yenilik ekosistemini daha ileri taşıyacaklarını ifade ederek,  “YÖK 2030 Vizyonu ile uyumlu projelerimize devam edeceğiz. Girişimcilik ve yenilikçilik kültürünü güçlendireceğiz. Girişimci ve yenilikçi yapımızla Türkiye Yüzyılı’nın lokomotifi olacak nitelikli araştırmalara ev sahipliği yapmayı sürdüreceğiz. Ar-Ge, girişimci ve yenilik ekosistemimize katkı sağlayan tüm mensuplarımıza teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-girisimci-ve-yenilikci-ekosistemini-guclendiriyor-592144">Ege Üniversitesi girişimci ve yenilikçi ekosistemini güçlendiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeditepe ile LÖSEV El Ele: Üniversiteli Gençlerden Lösemili Çocuklara Umut Eli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeditepe-ile-losev-el-ele-universiteli-genclerden-losemili-cocuklara-umut-eli-591469</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Nov 2025 08:19:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[el]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerden]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[İş Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[lösemili]]></category>
		<category><![CDATA[lösev]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[protokol]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteli]]></category>
		<category><![CDATA[yeditepe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591469</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeditepe Üniversitesi ve Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV), öğrencilerin lösemili çocukların hayatına dokunmasını amaçlayan, toplumsal katkı ve bilimsel iş birliğini kapsayan bir protokol imzaladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeditepe-ile-losev-el-ele-universiteli-genclerden-losemili-cocuklara-umut-eli-591469">Yeditepe ile LÖSEV El Ele: Üniversiteli Gençlerden Lösemili Çocuklara Umut Eli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeditepe Üniversitesi ve Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV), öğrencilerin lösemili çocukların hayatına dokunmasını amaçlayan, toplumsal katkı ve bilimsel iş birliğini kapsayan bir protokol imzaladı. Bu iş birliği, LÖSEV’in üniversitelerde yürüttüğü “LÖSEV FAYDA Projesi” kapsamında hayata geçirildi.</p>
<p>Konuyla ilgili konuşan Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, “Öğrencilerimizin LÖSEV faaliyetleri içinde daha fazla yer almasını önemsiyoruz. Bu protokolle üniversitemizin araştırma kapasitesini de kullanarak LÖSEV’in ihtiyaç duyduğu araştırmaları birlikte yürütmeyi hedefliyoruz” dedi.</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman ve LÖSEV İstanbul İl Koordinatörü Ayşe Ertuğrul tarafından imzalanan işbirliği protokolü, üniversite öğrencilerinin gönüllülük temelli sosyal sorumluluk etkinliklerine katılımını teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda Eğitim Fakültesi öğrencileri, özellikle Topluma Hizmet Uygulamaları dersi kapsamında LÖSEV ile yürütülecek projelerde aktif rol üstlenecek.</p>
<p>LÖSEV FAYDA Projesi ile toplum eğitimini ve mevcut eğitim sistemleri içinde var olmayı önemseyen LÖSEV, Türkiye’deki tüm üniversitelerde devam eden bu proje aracılığıyla üniversiteli gönüllülerini çevreye ve topluma duyarlı uygulamalarla buluşturuyor. Proje kapsamında yürütülen çalışmalarla; sağlıklı yaşam, kanser ve dolandırıcılıkla mücadele hakkında toplumsal bilinci kazanmak, üniversite öğrencileri, akademik ve idari çalışanları, mezunları ile bu ortak bilinci korumak ve yaygınlaştırmak hedefleniyor.</p>
<p><strong>Öğrenciler, Lösev’in Projelerinde Gönüllü Olarak Yer Alacak</strong></p>
<p>Yapılacak çalışmalar kapsamında Eğitim Fakültesi öğrencileri, LÖSEV’e bağlı kurumlarda ve etkinliklerde gönüllü olarak görev alacak, lösemili çocuklar için farkındalık seminerleri, sanat ve spor etkinlikleri düzenleyecek. Öğretmen adayları, topluma hizmet uygulamaları dersi kapsamında LÖSEV’in farklı projelerinde yer alarak ve gözlem, uygulama çalışmaları yaparak sahayı yakından tanıyacak. Ayrıca çocuklara moral olacak etkinlikler, yaratıcı drama atölyeleri ve oyun temelli eğitim çalışmaları da protokol kapsamında yer alacak.</p>
<p><strong>İş Birliği 2 Yıl Sürecek</strong></p>
<p>Protokol yalnızca gönüllülükle sınırlı kalmayacak. Yeditepe Üniversitesi ve LÖSEV, kansere karşı farkındalık, sağlıklı yaşam ve beslenme konularında bilimsel araştırmalar, seminerler ve çalıştaylar düzenleyecek. İki yıl süreyle geçerli olacak protokol kapsamında her akademik yıl sonunda değerlendirme toplantıları yapılacak. Böylece hem projelerin etkisi ölçülecek hem de yeni gönüllülük alanları belirlenecek.</p>
<p><strong>Durman: Araştırmaları Birlikte Yürütmeyi Hedefliyoruz</strong></p>
<p>İmza töreninde sorularımızı yanıtlayan Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, “Üniversitemiz Eğitim Fakültesi aracılığıyla bir iş birliği protokolü imzaladı. Bu protokolle, öğrencilerimiz arasında var olan duyarlılığı ve bu anlamdaki mücadeleyi güçlendirmek ve farkındalığı artırmak istiyoruz. Öğrencilerimizin LÖSEV faaliyetleri içinde daha fazla yer almasını önemsiyoruz. Üniversitemizin araştırma kapasitesini de kullanarak LÖSEV’in ihtiyaç duyduğu araştırmaları birlikte yürütmeyi hedefliyoruz” dedi.</p>
<p><strong>‘Güzel Sonuçlar Doğuracağına İnanıyorum’</strong></p>
<p>Protokolün Lösemili Çocuklar Haftası’na denk gelmesinin ayrıca anlamlı olduğunu belirten Durman, Eğitim Fakültesi öğrencilerinin protokol öncesinde de LÖSEV’de gönüllü olarak çalışmalar yaptığını anımsattı. Durman, “Ayrıca, üniversitemiz bünyesinde 50’den fazla öğrenci kulübümüz aktif olarak faaliyet gösteriyorlar. Hepsi de sosyal sorumluluk açısından çeşitli çalışmalar yürütüyorlar. Dolayısıyla bu kurumsal iş birliği, bu faaliyetleri de güçlendirecektir” diye konuştu.</p>
<p><strong>Ertuğrul: Farklı Çalışmalar Yapmak İçin Bugün Bu Protokolü İmzaladık</strong></p>
<p>Üniversitelerle yapılan iş birliklerinin LÖSEV için büyük bir anlam taşıdığını belirten LÖSEV İstanbul İl Koordinatörü Ayşe Ertuğrul ise “LÖSEV olarak 27 yıl önce bir masa, bir sandalye ile başlayan hikayemiz her geçen gün daha da büyüyor. Türkiye genelinde 81 ilde faaliyetini yürüten bir sivil toplum kuruluşuyuz. Yeditepe Üniversitesi ile de üniversitelerle yürüttüğümüz Fayda Projesi iş birlikleri kapsamında bir aradayız. Yıllardır devam eden çalışmalarımızı kulüp bazında yürütüyoruz. İçeriğini daha da genişleterek farklı çalışmalar yapmak için bugün bu protokolü imzaladık. Protokolün imza tarihi bizim için çok değerli. 2-8 Kasım haftası, Lösemili Çocuklar Haftası olarak 25 yıldır LÖSEV sayesinde kutlanan bir hafta. Bu haftayı bu sene 25’inci yıl olması nedeniyle bir aylık bir süreç içerisinde kutluyoruz. Protokolümüzü de bu tarihlerde imzalamak bizde ayrı bir mutluluk yaşattı. Yeditepe Üniversitesi bizim için çok değerli” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>‘Umut Varsa İyileşme de Vardır’</strong></p>
<p>Ertuğrul, “Gençler bizim geleceğimiz. 7,5 milyon gönüllüsünü 10 milyon gönüllü hedefleyen bir sivil toplum kuruluşu olarak bu hikayede yapacak çok şey var. Bu sene ‘Umut varsa iyileşme de vardır’ sloganıyla yola çıktık. Bu yolculukta turuncu farkındalık noktasında bize vereceğiniz destekler de çok önemli. Türkiye’yi turuncuya boyadık. Bu haftanın özelinde löseminin tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu tüm Türkiye’ye duyurmak hatta dünyaya duyurmak adına çalışmalar yapıyoruz. 27 yıl önce lösemi tanısı almış bir hastanın iyileşme oranı yüzde 20’lerde iken şu anda yüzde 94’lerde oluyor. Bu bizim için çok mutluluk verici bir haber” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Coşkun: Lösev’in Dönüştürücü Gücüne İnanıyoruz</strong></p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yelkin Diker Coşkun, “Üniversitemiz, LÖSEV’le iş birliğini hem topluma katkı çalışmaları hem de bilimsel araştırma geliştirme faaliyetleri kapsamında yürütüyor. Toplumsal katkı bağlamında üniversiteler, toplumda dönüşümü sağlayan, bu çalışmaların topluma yayılmasında öncü rol üstlenen kurumlar olarak sivil toplum çalışmalarında aktif yer alıyor. LÖSEV’le yapılan bu iş birliğinde de üniversite öğrencilerinin ve öğretim üyelerinin gönüllü çalışmalarla toplumsal dinamikleri canlandırması, bu çalışmaların sürekliliğini sağlaması ve farkındalığın artmasına katkı sunması önemli bir süreç olarak değerlendiriliyor” diye konuştu.</p>
<p>İş birliğinin sadece gönüllülük değil, bilimsel araştırma ve toplumsal dönüşüm açısından da önemli olduğunu aktaran Prof. Dr. Coşkun, “Zaten devam eden çalışmaların, bu iş birliği sayesinde daha da ileriye taşınacağına eminiz. LÖSEV, Türkiye’nin önde gelen sivil toplum örgütlerinden biri olarak çok önemli bir yere sahip ve dönüştürücü gücünün son derece yüksek olduğuna inanıyoruz. Umarım bu süreçte, Yeditepe Üniversitesi olarak LÖSEV’in hedeflediği 10 milyon gönüllü hedefine bizler de anlamlı bir katkı sağlayabiliriz” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeditepe-ile-losev-el-ele-universiteli-genclerden-losemili-cocuklara-umut-eli-591469">Yeditepe ile LÖSEV El Ele: Üniversiteli Gençlerden Lösemili Çocuklara Umut Eli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Pantheon&#8221; ile Akdeniz&#8217;in kadim inançları gün yüzüne çıkıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pantheon-ile-akdenizin-kadim-inanclari-gun-yuzune-cikiyor-591421</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Nov 2025 07:55:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[antik]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[çeşitli]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[inançları]]></category>
		<category><![CDATA[kadim]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[pantheon]]></category>
		<category><![CDATA[roma]]></category>
		<category><![CDATA[yüzüne]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591421</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Jörg Rüpke’nin kaleme aldığı “Pantheon” adlı eseri okurlarla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pantheon-ile-akdenizin-kadim-inanclari-gun-yuzune-cikiyor-591421">&#8220;Pantheon&#8221; ile Akdeniz&#8217;in kadim inançları gün yüzüne çıkıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Jörg Rüpke’nin kaleme aldığı “<em>Pantheon”</em> adlı eseri okurlarla buluşturuyor. Antik Akdeniz ve Roma dünyasına ilişkin metinlerden yazıtlara, arkeolojik buluntulardan kültür kuramlarına uzanan geniş bir malzemeyi, din sosyolojisinin “yaşanan din” yaklaşımı çerçevesinde ustalıkla ele alan eser, disiplinler arası güçlü bir perspektif sunuyor.</strong></p>
<p>VBKY’nin insan ve toplum kitaplığı, <em>“Pantheon”</em> ile genişlemeyi sürdürüyor. Antik Roma dini tarihi alanında günümüzün en saygın ve üretken uzmanlarından biri kabul edilen Jörg Rüpke’nin uzun yıllara yayılan araştırmalarının doruk noktalarından biri olan bu çalışma, okuyucuya yalnızca sağlam ve çok yönlü bir bilimsel bakış açısı değil, aynı zamanda sürükleyici bir anlatı da sunuyor. Atilla Dirim ve Ekin Öyken’in titiz çevirisiyle Türkçeye kazandırılan <em>“Pantheon”</em>, kadim inançların dünyasına yeni bir kapı aralıyor. Jörg Rüpke, antik Akdeniz ve Roma’ya ilişkin, antik metinlerden yazıtlara ve çeşitli arkeolojik buluntulara uzanan çok zengin bir malzemeyi, çeşitli kültür kuramlarının kesişiminde ve özellikle din sosyolojisinin “yaşanan din” (İng. lived religion) yaklaşımı çerçevesinde ustalıkla ele alıyor. Bu sağlam, çok yönlü bilimsel bakışı, sürükleyici bir dil ve anlatıyla okuyucusuna sunuyor.</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Bu kitabın anlatmak istediği bir hikâye var. Çoğumuzun hayal gücünün çok ötesinde olan bir dünyanın bizimkine, en azından belirli bir noktada, çok benzeyen bir dünyaya nasıl dönüştüğünün hikâyesi. Kısaca söylemek gerekirse: İnsanların dinsel ritüelleri uyguladığı bir dünya, bireylerin çeşitli dinlere mensup olabileceği bir dünya hâline geldi. Bu hikâye, öyle sıradan bir hikâye değil. Burada anlatılacak olan değişimlerin yaşanması kaçınılmaz değildi, o değişimleri kimse tahmin edemezdi. Ayrıca bunlar geri döndürülemez de değildi, tam aksine.”  </em></p>
<p><strong>Yazar Hakkında;</strong></p>
<p>Almanya’daki Erfurt Üniversitesi’nin Din Araştırmaları kürsüsünde daimi öğretim üyesi, Max Weber Kültür ve Sosyal Bilimler İleri Araştırma Merkezi’nin ve Beşeri Bilimler İleri Araştırma Merkezi’ndeki “Kent Kültürü ve Din: Karşılıklı Biçimlendirmeler” araştırma grubunun eş yöneticisidir. Eski Akdeniz’e ve onu açıklamaya uygun kavramlara odaklanan araştırmaları, kent bağlamında dinsel değişim ve din ekonomisi konularına doğru genişlemiştir. Kitapları Almanca ve İngilizce başta olmak üzere çeşitli dillerde yayımlanan Rüpke’nin Türkçeye çevrilen ilk monografı Pantheon’dur. İngilizce monografları şunlardır: Religion of the Romans (2007), The Roman Calendar form Numa to Constantine (2011), Religion in Republican Rome (2012); From Jupiter to Christ (2014), Religious Deviances in the Roman World (2016), On Roman Religion (2016), Pantheon (2018), Peace and War in Ancient Rome (2019), Urban Religion (2020), Religion and Its History (2021), Priests in ancient Rome (2025). Rüpke ayrıca A Companion to Roman Religion (2007), A Companion to the Archaeology of Religion in the Ancient World (2015, Rubina Raja ile birlikte) kitaplarının ve dinde bireysellik, yaşanan antik din ve dinsel hoşgörü konularındaki çeşitli kitapların editörlüğünü yapmıştır.</p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: İnsan ve Toplum</strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Pantheon</strong></p>
<p><strong>Yazar: Jörg Rüpke</strong></p>
<p><strong>Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan</strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Handan Öyken, Belkıs Sağlam</strong></p>
<p><strong>Proje Editörü ve Son Okuma: M. Halit Çelikyön</strong></p>
<p><strong>Türkçesi: Atilla Dirim, Ekin Öyken</strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 488</strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pantheon-ile-akdenizin-kadim-inanclari-gun-yuzune-cikiyor-591421">&#8220;Pantheon&#8221; ile Akdeniz&#8217;in kadim inançları gün yüzüne çıkıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zekânın geleceği konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zekanin-gelecegi-konusuldu-591132</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 08:03:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Okan Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojilerin]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zekanın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591132</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Okan Üniversitesi Öğrenme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Emel Koç’un koordinatörlüğünde düzenlenen konferansta Yapay Zekâ Platformu Başkanı Levent Karadağ, Anthology Ortadoğu ve Afrika Başkan Yardımcısı Nicolas Albouze, Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. E. Eylem Aksoy Retornaz, AWS Çözüm Mimarı İlknur Tendürüst Üstüner,</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekanin-gelecegi-konusuldu-591132">Yapay zekânın geleceği konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Okan Üniversitesi Öğrenme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Emel Koç’un koordinatörlüğünde düzenlenen konferansta Yapay Zekâ Platformu Başkanı Levent Karadağ, Anthology Ortadoğu ve Afrika Başkan Yardımcısı Nicolas Albouze, Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. E. Eylem Aksoy Retornaz, AWS Çözüm Mimarı İlknur Tendürüst Üstüner, Microsoft CSA Yöneticisi Barbaros Günay, Anhology Müşteri Başarı Yöneticisi Malek Ibrik, Anthology Türkiye Bölge Sorumlusu Mustafa Güçlü ve İstanbul Okan Üniversitesi Araştırma Görevlisi Begüm Gündüz konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p>İstanbul Okan Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekan Danışmanı Doç. Dr. Ömer Cihan Kıvanç açılış konuşmasında “Z kuşağı bana animasyon göster diyor, bilgiyi görselleştirilmiş hali ile almak istiyor. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi olarak yapay zekâya direnç göstermeden sürecimize onu da dahil ederek ilerliyoruz. Bir yapay zekâ yönergemiz var. İdari süreçlerde ve veri üretmede yapay zekâ kullanıyoruz” sözlerine yer verdi.</p>
<p>İstanbul Okan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güliz Muğan İstanbul Okan Üniversitesi olarak, dijital dönüşüm sürecini yalnızca bir teknik değişim olarak değil, öğrenme-öğretme, araştırma ve yönetişim boyutlarıyla bütüncül bir dönüşüm olarak ele aldıklarını belirtti: “2021 yılında Öğrenme Uygulama ve Araştırma Merkezimiz tarafından yürütülen eğitim teknolojilerindeki başarılı süreç yönetimi sonucu “Değişim Lideri Ödülü” elde ettiğimizde, bu yolculuğun başlangıcını yaptık. Teknolojik dönüşüm bir hedef değil, sürekli bir yolculuktur. İstanbul Okan Üniversitesi olarak bu yolculuğu yalnız yürümek yerine, yükseköğretim ekosistemimizle, yerel ve küresel paydaşlarımızla birlikte yürümeyi tercih ediyoruz. Bu konferansın, bu iş birliğinin güçlü bir adımı olacağına inanıyorum.”</p>
<p><strong>“2030’a kadar iş hayatında 170 milyon yeni rol oluşacak”</strong></p>
<p>Yapay Zekâ Platformu Başkanı Levent Karadağ, Dünya Ekonomik Forumu’nun İşlerin Geleceği Raporu’na atıfta bulunarak, önümüzdeki beş yıl içinde küresel ölçekte yaklaşık 170 milyon yeni rolün ortaya çıkmasının ve 92 milyon mevcut işin dönüşüm geçirmesinin öngörüldüğünü belirtti.<br /> Karadağ, bu dönüşüm sürecinde üniversitelerin kritik bir konuma sahip olduğunu ifade ederek, “Üniversite artık yalnızca diploma veren bir kurum değil. Yapay zekâ destekli öğrenme, üretim ve araştırma ekosistemini şekillendiren bir yapı haline geliyor. Gelecekte fark yaratan, yapay zekâyı etkin biçimde kullanan, onu anlamlandıran ve onunla değer üreten bireyler olacak” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“Yapay zekâ lambanın içinden çıkan cin. Artık onu tekrar içeri tıkamayız”</strong></p>
<p>Anthology Ortadoğu ve Afrika Başkan Yardımcısı Nicolas Albouze konuşmasında Spotify’ın 150 günde, Instagram’ın 75 günde, Chatgpt’nin ise sadece 5 günde 1 milyon kullanıcıya ulaştığı hatırlatmasını yaptı. Yapay zekânın, artık geri döndürülemeyecek bir dönüşümün sembolü haline geldiğini belirtirken yapay zekâyı lambanın içinden çıkan cine benzetti ve “Artık onu tekrar içeri tıkamayız” dedi. Albouze konuşmasını “Geleceğe hazırlamak istediğimiz gençler, yarının iş dünyasında yapay zekâyı işlerinin doğal bir parçası olarak kullanmak zorunda kalacaklar. Kaçış yok. Yapay zekâ kalıcı. Beraberinde büyük fırsatlar getiriyor, ama aynı zamanda önemli riskleri de barındırıyor. Bu yüzden bu teknolojiyi dışlamak yerine, kucaklamamız gerekiyor” sözleriyle bitirdi.</p>
<p>Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. E. Eylem Aksoy Retornaz, “Etik, Hukuk ve Politika” başlıklı konuşmasında, yükseköğretimde yapay zekâ kullanımında gözetilmesi gereken etik ilkeler üzerine değerlendirmelerde bulundu.<br />Yapay zekâ teknolojilerinin barındırdığı risk ve tehditlere de değinen Prof. Dr. Retornaz, veri mahremiyeti ve kişisel verilerin korunması konusunun önemine dikkat çekti.<br />“Yapay zekâya burcunuzu sorduğunuzda, farkında olmadan kişisel verinizi paylaşmış oluyorsunuz. Bu durum, veri gizliliği ve mahremiyet açısından önemli bir risk alanı oluşturuyor” ifadesini kullandı.<br />Hukuk sistemlerinin, yapay zekâ teknolojilerindeki hızlı gelişmelere uyum sağlayacak biçimde yenilikçi düzenlemeler yapması gerektiğini vurgulayan Retornaz, yapay zekâ temelli sahte içerik üretimi (deepfake) nedeniyle açılan davaların da, bu ihtiyacın somut bir göstergesi haline geldiğini belirtti.</p>
<p>AWS Çözüm Mimarı İlknur Tendürüst Üstüner “Veri mimarisini doğru kurmak gerekir. Doğru bir data modeli doğru ve istenilen sonuca ulaşmayı sağlar” tespitinde bulundu. Kurumların veri stratejilerini uzun vadeli bir vizyonla yapılandırmaları gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p><strong>“22-25 yaş arası için iş skalası gitgide azalıyor”</strong></p>
<p>Microsoft CSA Yöneticisi Barbaros Günay, yapay zekâ teknolojilerinin iş süreçlerinde yarattığı hız ve verimlilik artışına dikkat çekti. “Yapay zekâ sayesinde beş ayda tamamlanabilecek bir iş, artık üç günde gerçekleştirilebiliyor. Bu durum verimlilik açısından olumlu görünse de, aynı zamanda önemli bir eşitsizlik riskini de beraberinde getiriyor” ifadelerini kullanan Günay, dijital dönüşüm sürecinde fırsat eşitliğinin korunması gerektiğini vurguladı.<br />Yapay zekâyı etkin biçimde kullanabilen bireylerin, bu beceriyi henüz edinememiş kişilere rehberlik etmesinin toplumsal denge açısından büyük önem taşıdığını belirtti.</p>
<p>Sözlerine, “Gençlik bugün yapay zekâ ile bir yarış içinde. Bu yarışı doğru biçimde yönlendiren gençler geleceğin iş dünyasında güçlü konumlar elde edecekler. Ancak bu dönüşüme uyum sağlayamayanlar için istihdam alanına girmek giderek zorlaşacak. Özellikle 22-25 yaş aralığındaki gençler açısından iş skalası daralıyor” diyerek devam etti.<br />Günay, bu nedenle gençlerin yapay zekâ okuryazarlığını artıracak eğitim fırsatlarına erişiminin kritik olduğunu vurguladı.</p>
<p>Anthology Müşteri Başarı Yöneticisi Malek Ibrik Blackboard “Yapay zekâ öğretim elemanlarının yalnızca zaman kazanmalarını değil, aynı zamanda daha derin içgörüler edinmelerini mümkün kılıyor” diye konuşurken Anthology Türkiye Bölge Sorumlusu Mustafa Güçlü ise, İstanbul Okan Üniversitesi’nin öğrenme yönetim sistemi olan O’Learn üzerinden geliştirilen AI Fonksiyonlarını uygulamalı olarak akademisyen ve öğrencilere tanıttı. Bu oturumda, O’Learn platformu üzerinde tasarlanan kapsayıcı ve sorumlu yapay zekâ modülleri de ele alındı.</p>
<p>Sunumda, yapay zekâ destekli öğrenme analitiği, kişiselleştirilmiş geri bildirim sistemleri ve erişilebilirlik çözümleri örneklerle simüle edilerek, etik ve insan merkezli bir dijital öğrenme ekosisteminin nasıl inşa edilebileceği gösterildi.<br />Böylece İstanbul Okan Üniversitesi’nin yükseköğretimde yapay zekâ teknolojilerini yalnızca verimlilik amacıyla değil, aynı zamanda eşitlik, kapsayıcılık ve etik sorumluluk ilkeleri doğrultusunda kullanan öncü yaklaşımı vurgulandı.</p>
<p>Konferansın son konuşmacısı olan İstanbul Okan Üniversitesi Araştırma Görevlisi Begüm Gündüz, üniversitede yapay zekâ alanında yürütülen çalışmaları aktardı.<br />Gündüz, özellikle yapay zekâ tabanlı analizlerin uluslararası tanınırlık, akreditasyon ve derecelendirme süreçlerinde nasıl kullanıldığına değinerek, bu teknolojilerin üniversitenin küresel görünürlüğünü artırmadaki rolünü vurguladı.</p>
<p>Akademisyen ve öğrencilerin sorularının cevaplanmasıyla konferans sona erdi. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekanin-gelecegi-konusuldu-591132">Yapay zekânın geleceği konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmirli Öğrenciler &#8220;TÜBİTAK 5. Kutup Şenliği&#8221;nde Bilimle Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirli-ogrenciler-tubitak-5-kutup-senliginde-bilimle-bulustu-590094</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 14:25:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[İl Millî Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[kutup]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[şenliği]]></category>
		<category><![CDATA[tak]]></category>
		<category><![CDATA[tübi]]></category>
		<category><![CDATA[zmirli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590094</guid>

					<description><![CDATA[<p>5-6 Kasım 2025 tarihlerinde TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) koordinasyonunda, Ege Üniversitesi ev sahipliğinde Bornova Kampüsünde gerçekleştirilen 9. Ulusal Kutup Bilimleri Sempozyumu ve 5. Kutup Şenliği, bilim dolu iki günün ardından başarıyla tamamlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirli-ogrenciler-tubitak-5-kutup-senliginde-bilimle-bulustu-590094">İzmirli Öğrenciler &#8220;TÜBİTAK 5. Kutup Şenliği&#8221;nde Bilimle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>5-6 Kasım 2025 tarihlerinde TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) koordinasyonunda, Ege Üniversitesi ev sahipliğinde Bornova Kampüsünde gerçekleştirilen 9. Ulusal Kutup Bilimleri Sempozyumu ve 5. Kutup Şenliği, bilim dolu iki günün ardından başarıyla tamamlandı.</p>
<p>Etkinliğin açılışına İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğünü temsilen Şube Müdürü Doç. Dr. Özden Ölmez Ceylan katılarak; bilim insanları, öğrenciler ve genç araştırmacılarla bir araya geldi.</p>
<p>Türkiye genelinden 97 bildiri başvurusu yapılan sempozyumda, bilimsel değerlendirme sonucunda 57 sözlü, 25 poster olmak üzere toplam 82 bildiri sunuldu. Program kapsamında kutup araştırmaları, Ulusal Kutup Bilim Strateji Belgesi (2023-2035) doğrultusunda yürütülen çalışmalar ve kutup seferlerine ilişkin güncel bilimsel veriler paylaşıldı.</p>
<p>Şenlik bölümünde; kutup bölgelerinde yürütülen araştırmalar, öğrencilere aktarılırken iklim değişikliği, çevre koruma ve sürdürülebilirlik konularında farkındalık artırıcı bilimsel etkinlikler düzenlendi.</p>
<p>İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğüne bağlı 50 okuldan 2500 öğrenci, ziyaretçi olarak yer aldıkları etkinlikte hem bilimsel atölyeleri deneyimledi hem de bilim insanlarıyla doğrudan etkileşim kurarak merak ettikleri konular hakkında bilgi aldı. Ayrıca İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü Genç AR-GE üyesi öğrenciler, hazırladıkları bilimsel projeleriyle 3 farklı stantta yer alarak çalışmalarını binlerce ziyaretçiyle buluşturdu; Genç AR-GE grubunun projeleri büyük ilgi gördü.</p>
<p>İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü AR-GE biriminin katkılarıyla TÜBİTAK KARE tarafından koordine edilen şenlik, öğrencilerin bilim insanlarıyla tanışmalarına, araştırma süreçlerini yerinde incelemelerine ve bilimsel bakış açılarını güçlendirmelerine önemli katkılar sundu.</p>
<p><b>Her Proje Gençlerimizin Akıl ve Alın Terinin Yansımasıdır</b></p>
<p>Şenlikle ilgili düşüncelerini ifade eden İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, “Bilim, sabır ve emek işidir. Bu şenlikteki her bir proje, gençlerimizin akıl ve alın terinin bir yansımasıdır. Bizler, gençlerimizin bilimin üretildiği her sahada aktif olarak rol almasını bilhassa destekliyoruz. TÜBİTAK 5. Kutup Şenliği ve 9. Ulusal Kutup Bilimleri Sempozyumu; gençlerimizin bilimle iç içe, sorgulayan, üreten ve çözüm odaklı bireyler olarak yetişmeleri adına son derece anlamlı bir buluşma olmuştur. Öğrencilerimizin bilim insanlarıyla aynı ortamda bulunarak merak duygularını keşfetmeleri ve araştırma süreçlerini deneyimlemeleri, eğitimde hedeflediğimiz yenilikçi ve araştırmacı vizyonun en güzel yansımalarındandır. Bu anlamlı etkinliğe katkı sunan TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsüne, Ege Üniversitesine, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum. İzmir eğitim ailesi olarak geleceğe emin adımlarla yürümeye devam edeceğiz.” ifadeleri ile sözlerine son verdi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirli-ogrenciler-tubitak-5-kutup-senliginde-bilimle-bulustu-590094">İzmirli Öğrenciler &#8220;TÜBİTAK 5. Kutup Şenliği&#8221;nde Bilimle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sesin Bilimle Buluştuğu Nokta: 16. Ulusal Akustik Kongresi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sesin-bilimle-bulustugu-nokta-16-ulusal-akustik-kongresi-589896</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 12:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilimle]]></category>
		<category><![CDATA[buluştuğu]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Has]]></category>
		<category><![CDATA[nokta]]></category>
		<category><![CDATA[sesin]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589896</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadir Has Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, Türk Akustik Derneği (TAKDER) tarafından organize edilen 16. Ulusal Akustik Kongresi ve Sergisi, “İşleyen Sesler” temasıyla düzenleniyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sesin-bilimle-bulustugu-nokta-16-ulusal-akustik-kongresi-589896">Sesin Bilimle Buluştuğu Nokta: 16. Ulusal Akustik Kongresi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kadir Has Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, Türk Akustik Derneği (TAKDER) tarafından organize edilen 16. Ulusal Akustik Kongresi ve Sergisi, “İşleyen Sesler” temasıyla düzenleniyor. Ulusal ve uluslararası ölçekte akademi, kamu, sektör ve tasarım dünyasını bir araya getiren ve dinamik bir platform sunmayı amaçlayan kongre, 6-7 Kasım tarihlerinde Kadir Has Üniversitesi’nde gerçekleşiyor.</strong></p>
<p>Bu yıl, mesleki akustiği iş sağlığı ve sürdürülebilirlik ekseninde ele alan 16.Ulusal Akustik Kongresi, yapı ve hacim akustiğinden gürültü kontrolüne, ses sağlığından işitsel konfora uzanan geniş bir yelpaze sunuyor. Akademisyenleri, tasarımcıları, politika yapıcıları ve sektör profesyonellerini tartışma zeminine davet eden kongre, ortak kullanıma açık alanlarda sürdürülebilir akustik ve işitsel peyzaj gibi konuların da bu yelpazede değerlendirilmesine ve sesin sosyal, çevresel ve kültürel boyutlarıyla ele alınmasına katkı sağlıyor. </p>
<p>Kongrede, University College London (UCL)’den Prof. Dr. Jian Kang, Uluslararası Akustik ve Titreşim Enstitüsü (IIAV) Başkanı Prof. Dr. Sergio Luzzi ve IIAV Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Maria De Diego-Anton davetli konuşmacı olarak yer alıyor. Alanında uluslararası düzeyde öncü çalışmalar yürüten bu isimler, akustiğin geleceğine yön veren yenilikçi yaklaşımlar ve küresel uygulama örnekleri üzerine görüşlerini paylaşacak. Ayrıca, Dokuz Eylül Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Yücel Demiral’ın moderatörlüğünde, kamu kurumlarında uzman olarak görev yapan Kadir Kadiroğulları, Esra Aydın Özgür ve Özkan Kaan Karadağ’ın katılımıyla “Mesleki Gürültü Maruziyeti: Ölçümden Sağlık Etkilerine” başlıklı bir panel düzenleniyor. Panelde, işyerlerinde gürültüye maruziyetin ölçümü, değerlendirilmesi ve çalışan sağlığı üzerindeki etkileri çok yönlü biçimde ele alınıyor.</p>
<p>Kadir Has Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen kongre, tarihi Haliç Kampüsü’nde bilim, tasarım ve teknolojinin kesiştiği ilham verici bir ortamda gerçekleşiyor. Üniversitenin sürdürülebilirlik, inovasyon ve kent kültürüne katkı vizyonuyla örtüşen bu etkinlik, sesin yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini çok boyutlu biçimde tartışmaya açıyor. Katılımcılar, Kadir Has Üniversitesi’nin yenilikçi akademik atmosferinde, akustik alanındaki güncel araştırmalar, uygulamalar ve politikalar üzerine fikir alışverişinde bulunma fırsatı yakalıyor.</p>
<p>Kongreye dinleyici olarak katılım ücretsiz olup, katılım bilgilerinin [email protected] adresine e-posta yoluyla iletilmesi gerekmektedir.</p>
<p><strong>Kadir Has Üniversitesi Hakkında: </strong>Kadir Has Üniversitesi, Türkiye’nin önde gelen hayırsever iş insanlarından Kadir Has’ın eğitime kalıcı bir katkı sunma vizyonuyla 1997 yılında İstanbul’da kurulmuştur. Kurucusunun “ülkeme hizmet etmek istiyorum” sözüyle şekillenen üniversite, nitelikli eğitimi toplumla bütünleştiren bir yaklaşımla faaliyet göstermektedir. Disiplinler arası akademik yapısı, araştırma odaklı vizyonu ve yenilikçi eğitim modelleriyle dikkat çeken Kadir Has Üniversitesi, öğrencilerini yalnızca akademik bilgiyle değil; aynı zamanda eleştirel düşünme, etik sorumluluk, toplumsal duyarlılık ve küresel farkındalık gibi çağın gerektirdiği yetkinliklerle donatmayı hedeflemektedir. </p>
<p>İstanbul’un tarihi dokusu içinde yer alan kampüsüyle kültürel mirasla çağdaş eğitimi bir araya getiren üniversite, bilgi üretiminde ulusal ve uluslararası ölçekte etki yaratmayı amaçlar. “Hayal et, keşfet, değiştir” felsefesiyle özgür düşünceyi destekleyen Kadir Has Üniversitesi, bilimsel gelişimi teşvik eden, toplumsal sorunlara çözüm üretmeye yönelik bir öğrenim ortamı sunar. Kalite güvencesini tüm akademik ve idari süreçlerine entegre eden üniversite; şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürekli iyileştirme ilkeleri doğrultusunda eğitim-öğretim, araştırma ve toplumsal katkı faaliyetlerini sürekli olarak geliştirir. Times Higher Education (THE) tarafından açıklanan Impact Rankings gibi uluslararası listelerin yanı sıra Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı (ÜniAr) tarafından yürütülen Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması (TÜMA) gibi ulusal saygın listelerde de adından söz ettiren Kadir Has Üniversitesi, bugünün değil yarının dünyasına yön verecek bireyler yetiştirme hedefiyle, Türkiye’nin geleceğine değer katmaya kararlılıkla devam etmektedir.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sesin-bilimle-bulustugu-nokta-16-ulusal-akustik-kongresi-589896">Sesin Bilimle Buluştuğu Nokta: 16. Ulusal Akustik Kongresi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hizmet-Ticaret Sektörü Nihai Enerji Tüketim İstatistikleri, 2024</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hizmet-ticaret-sektoru-nihai-enerji-tuketim-istatistikleri-2024-589893</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 12:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet-ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[nihai]]></category>
		<category><![CDATA[sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[statistikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tüketilen]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589893</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hizmet - Ticaret Sektörü Nihai Enerji Tüketim İstatistikleri Araştırması, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından, örnekleme yöntemiyle seçilen ve sektörün tümünü temsil edecek 13 455 girişime uygulanan bilgisayar destekli web görüşmesi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hizmet-ticaret-sektoru-nihai-enerji-tuketim-istatistikleri-2024-589893">Hizmet-Ticaret Sektörü Nihai Enerji Tüketim İstatistikleri, 2024</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hizmet &#8211; Ticaret Sektörü Nihai Enerji Tüketim İstatistikleri Araştırması, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından, örnekleme yöntemiyle seçilen ve sektörün tümünü temsil edecek 13 455 girişime uygulanan bilgisayar destekli web görüşmesi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında, girişimlerin 2024 referans yılında nihai olarak tükettikleri enerji kaynaklarına ait bilgiler derlenmiştir. Ayrıca, araştırmanın alan uygulama sürecinde cevaplayıcıların 2023 referans yıllı verilerini revize etmeleri nedeniyle, haber bülteni tablolarında yer alan 2023 yılı verileri Kurumumuz revizyon politikası doğrultusunda revize edilmiştir.</p>
<p>İkinci kez yayımlanan bu bülten ile kamu sektörü de dahil olmak üzere hizmet &#8211; ticaret alt sektörleri ayrıntısında enerji ürünlerinin nihai tüketimine ait istatistikler sunulmaktadır. Bültende ayrıca, veri merkezlerinin enerji tüketimine ait bilgiler de paylaşılmaktadır. Nihai enerji tüketimine ilişkin istatistikler, haber bülteni ekinde yer alan tablolarda, terajul(1) ve orijinal birim ayrıntısında yer almaktadır.</p>
<p><strong>Hizmet &#8211; Ticaret sektörü nihai enerji tüketimi toplam 501 bin 104 terajul oldu</strong></p>
<p>Hizmet &#8211; Ticaret Sektörü Nihai Enerji Tüketim Araştırması sonuçlarına göre; hizmet &#8211; ticaret sektöründe 2024 yılında toplam nihai enerji tüketimi 501 bin 104 terajul oldu. Alt sektörler itibarıyla nihai enerji tüketiminde en büyük payı, %28,9 ile &#8220;toptan ve perakende ticaret; motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı&#8221; sektörü aldı. Bu sektörü sırasıyla, %22,0 ile &#8220;kamu yönetimi ve savunma; zorunlu sosyal güvenlik&#8221; ve %15,0 ile &#8220;konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri&#8221;  sektörleri takip etti.</p>
<p><strong>Elektrik 286 bin 867 terajul ile en çok tüketilen enerji kaynağı oldu</strong></p>
<p>Hizmet &#8211; Ticaret sektöründe enerji kaynaklarının paylarına göre; %57,2 ile elektrik, %33,8 ile doğal gaz ve %4,7 ile petrol ürünleri nihai enerji tüketiminde en çok tüketilen enerji kaynakları oldu.</p>
<p>Alt sektörler itibarıyla enerji tüketiminin en yoğun olduğu &#8220;toptan ve perakende ticaret; motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı&#8221; sektöründe ise en çok tüketilen enerji kaynağı %75,7 ile yine elektrik oldu. Bu sektörde, elektrikten sonra %14,8 ile doğal gaz ve %4,8 ile petrol ürünleri en çok tüketilen enerji kaynakları oldu.</p>
<p><strong>Veri merkezlerinde elektrik tüketimi 645 GWh olarak gerçekleşti</strong></p>
<p>Hizmet &#8211; Ticaret Sektörü Nihai Enerji Tüketim Araştırması sonuçlarına göre; veri merkezlerinde 2024 yılında tüketilen elektrik miktarı 645 GWh oldu.<br /> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hizmet-ticaret-sektoru-nihai-enerji-tuketim-istatistikleri-2024-589893">Hizmet-Ticaret Sektörü Nihai Enerji Tüketim İstatistikleri, 2024</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zekânın yükseköğretimdeki geleceği konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zekanin-yuksekogretimdeki-gelecegi-konusuldu-589836</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 11:25:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Okan Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojilerin]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yükseköğretimdeki]]></category>
		<category><![CDATA[zekanın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589836</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Okan Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekan Danışmanı Doç. Dr. Ömer Cihan Kıvanç açılış konuşmasında “Z kuşağı bana animasyon göster diyor, bilgiyi görselleştirilmiş hali ile almak istiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekanin-yuksekogretimdeki-gelecegi-konusuldu-589836">Yapay zekânın yükseköğretimdeki geleceği konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Okan Üniversitesi Öğrenme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Emel Koç’un koordinatörlüğünde 5 Kasım 2025 Çarşamba günü düzenlenen konferansta Yapay Zekâ Platformu Başkanı Levent Karadağ, Anthology Ortadoğu ve Afrika Başkan Yardımcısı Nicolas Albouze, Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. E. Eylem Aksoy Retornaz, AWS Çözüm Mimarı İlknur Tendürüst Üstüner, Microsoft CSA Yöneticisi Barbaros Günay, Anhology Müşteri Başarı Yöneticisi Malek Ibrik, Anthology Türkiye Bölge Sorumlusu Mustafa Güçlü ve İstanbul Okan Üniversitesi Araştırma Görevlisi Begüm Gündüz konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p>İstanbul Okan Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekan Danışmanı Doç. Dr. Ömer Cihan Kıvanç açılış konuşmasında “Z kuşağı bana animasyon göster diyor, bilgiyi görselleştirilmiş hali ile almak istiyor. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi olarak yapay zekâya direnç göstermeden sürecimize onu da dahil ederek ilerliyoruz. Bir yapay zekâ yönergemiz var. İdari süreçlerde ve veri üretmede yapay zekâ kullanıyoruz” sözlerine yer verdi.</p>
<p>İstanbul Okan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güliz Muğan İstanbul Okan Üniversitesi olarak, dijital dönüşüm sürecini yalnızca bir teknik değişim olarak değil, öğrenme-öğretme, araştırma ve yönetişim boyutlarıyla bütüncül bir dönüşüm olarak ele aldıklarını belirtti: “2021 yılında Öğrenme Uygulama ve Araştırma Merkezimiz tarafından yürütülen eğitim teknolojilerindeki başarılı süreç yönetimi sonucu “Değişim Lideri Ödülü” elde ettiğimizde, bu yolculuğun başlangıcını yaptık. Teknolojik dönüşüm bir hedef değil, sürekli bir yolculuktur. İstanbul Okan Üniversitesi olarak bu yolculuğu yalnız yürümek yerine, yükseköğretim ekosistemimizle, yerel ve küresel paydaşlarımızla birlikte yürümeyi tercih ediyoruz. Bu konferansın, bu iş birliğinin güçlü bir adımı olacağına inanıyorum.”</p>
<p><strong>“2030’a kadar iş hayatında 170 milyon yeni rol oluşacak”</strong></p>
<p>Yapay Zekâ Platformu Başkanı Levent Karadağ, Dünya Ekonomik Forumu’nun İşlerin Geleceği Raporu’na atıfta bulunarak, önümüzdeki beş yıl içinde küresel ölçekte yaklaşık 170 milyon yeni rolün ortaya çıkmasının ve 92 milyon mevcut işin dönüşüm geçirmesinin öngörüldüğünü belirtti.<br /> Karadağ, bu dönüşüm sürecinde üniversitelerin kritik bir konuma sahip olduğunu ifade ederek, “Üniversite artık yalnızca diploma veren bir kurum değil. Yapay zekâ destekli öğrenme, üretim ve araştırma ekosistemini şekillendiren bir yapı haline geliyor. Gelecekte fark yaratan, yapay zekâyı etkin biçimde kullanan, onu anlamlandıran ve onunla değer üreten bireyler olacak” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“Yapay zekâ lambanın içinden çıkan cin. Artık onu tekrar içeri tıkamayız”</strong></p>
<p>Anthology Ortadoğu ve Afrika Başkan Yardımcısı Nicolas Albouze konuşmasında Spotify’ın 150 günde, Instagram’ın 75 günde, Chatgpt’nin ise sadece 5 günde 1 milyon kullanıcıya ulaştığı hatırlatmasını yaptı. Yapay zekânın, artık geri döndürülemeyecek bir dönüşümün sembolü haline geldiğini belirtirken yapay zekâyı lambanın içinden çıkan cine benzetti ve “Artık onu tekrar içeri tıkamayız” dedi. Albouze konuşmasını “Geleceğe hazırlamak istediğimiz gençler, yarının iş dünyasında yapay zekâyı işlerinin doğal bir parçası olarak kullanmak zorunda kalacaklar. Kaçış yok. Yapay zekâ kalıcı. Beraberinde büyük fırsatlar getiriyor, ama aynı zamanda önemli riskleri de barındırıyor. Bu yüzden bu teknolojiyi dışlamak yerine, kucaklamamız gerekiyor” sözleriyle bitirdi.</p>
<p>Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. E. Eylem Aksoy Retornaz, “Etik, Hukuk ve Politika” başlıklı konuşmasında, yükseköğretimde yapay zekâ kullanımında gözetilmesi gereken etik ilkeler üzerine değerlendirmelerde bulundu.<br />Yapay zekâ teknolojilerinin barındırdığı risk ve tehditlere de değinen Prof. Dr. Retornaz, veri mahremiyeti ve kişisel verilerin korunması konusunun önemine dikkat çekti.<br />“Yapay zekâya burcunuzu sorduğunuzda, farkında olmadan kişisel verinizi paylaşmış oluyorsunuz. Bu durum, veri gizliliği ve mahremiyet açısından önemli bir risk alanı oluşturuyor” ifadesini kullandı.<br />Hukuk sistemlerinin, yapay zekâ teknolojilerindeki hızlı gelişmelere uyum sağlayacak biçimde yenilikçi düzenlemeler yapması gerektiğini vurgulayan Retornaz, yapay zekâ temelli sahte içerik üretimi (deepfake) nedeniyle açılan davaların da, bu ihtiyacın somut bir göstergesi haline geldiğini belirtti.</p>
<p>AWS Çözüm Mimarı İlknur Tendürüst Üstüner “Veri mimarisini doğru kurmak gerekir. Doğru bir data modeli doğru ve istenilen sonuca ulaşmayı sağlar” tespitinde bulundu. Kurumların veri stratejilerini uzun vadeli bir vizyonla yapılandırmaları gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p><strong>“22-25 yaş arası için iş skalası gitgide azalıyor”</strong></p>
<p>Microsoft CSA Yöneticisi Barbaros Günay, yapay zekâ teknolojilerinin iş süreçlerinde yarattığı hız ve verimlilik artışına dikkat çekti. “Yapay zekâ sayesinde beş ayda tamamlanabilecek bir iş, artık üç günde gerçekleştirilebiliyor. Bu durum verimlilik açısından olumlu görünse de, aynı zamanda önemli bir eşitsizlik riskini de beraberinde getiriyor” ifadelerini kullanan Günay, dijital dönüşüm sürecinde fırsat eşitliğinin korunması gerektiğini vurguladı.<br />Yapay zekâyı etkin biçimde kullanabilen bireylerin, bu beceriyi henüz edinememiş kişilere rehberlik etmesinin toplumsal denge açısından büyük önem taşıdığını belirtti.</p>
<p>Sözlerine, “Gençlik bugün yapay zekâ ile bir yarış içinde. Bu yarışı doğru biçimde yönlendiren gençler geleceğin iş dünyasında güçlü konumlar elde edecekler. Ancak bu dönüşüme uyum sağlayamayanlar için istihdam alanına girmek giderek zorlaşacak. Özellikle 22-25 yaş aralığındaki gençler açısından iş skalası daralıyor” diyerek devam etti.<br />Günay, bu nedenle gençlerin yapay zekâ okuryazarlığını artıracak eğitim fırsatlarına erişiminin kritik olduğunu vurguladı.</p>
<p>Anthology Müşteri Başarı Yöneticisi Malek Ibrik Blackboard “Yapay zekâ öğretim elemanlarının yalnızca zaman kazanmalarını değil, aynı zamanda daha derin içgörüler edinmelerini mümkün kılıyor” diye konuşurken Anthology Türkiye Bölge Sorumlusu Mustafa Güçlü ise, İstanbul Okan Üniversitesi’nin öğrenme yönetim sistemi olan O’Learn üzerinden geliştirilen AI Fonksiyonlarını uygulamalı olarak akademisyen ve öğrencilere tanıttı. Bu oturumda, O’Learn platformu üzerinde tasarlanan kapsayıcı ve sorumlu yapay zekâ modülleri de ele alındı.</p>
<p>Sunumda, yapay zekâ destekli öğrenme analitiği, kişiselleştirilmiş geri bildirim sistemleri ve erişilebilirlik çözümleri örneklerle simüle edilerek, etik ve insan merkezli bir dijital öğrenme ekosisteminin nasıl inşa edilebileceği gösterildi.<br />Böylece İstanbul Okan Üniversitesi’nin yükseköğretimde yapay zekâ teknolojilerini yalnızca verimlilik amacıyla değil, aynı zamanda eşitlik, kapsayıcılık ve etik sorumluluk ilkeleri doğrultusunda kullanan öncü yaklaşımı vurgulandı.</p>
<p>Konferansın son konuşmacısı olan İstanbul Okan Üniversitesi Araştırma Görevlisi Begüm Gündüz, üniversitede yapay zekâ alanında yürütülen çalışmaları aktardı.<br />Gündüz, özellikle yapay zekâ tabanlı analizlerin uluslararası tanınırlık, akreditasyon ve derecelendirme süreçlerinde nasıl kullanıldığına değinerek, bu teknolojilerin üniversitenin küresel görünürlüğünü artırmadaki rolünü vurguladı.</p>
<p>Akademisyen ve öğrencilerin sorularının cevaplanmasıyla konferans sona erdi. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekanin-yuksekogretimdeki-gelecegi-konusuldu-589836">Yapay zekânın yükseköğretimdeki geleceği konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesinde 9. Ulusal Kutup Bilimleri Sempozyumu ve 5. Kutup Şenliği Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinde-9-ulusal-kutup-bilimleri-sempozyumu-ve-5-kutup-senligi-basladi-589436</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 15:06:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[kutup]]></category>
		<category><![CDATA[Kutup Araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyumu]]></category>
		<category><![CDATA[şenliği]]></category>
		<category><![CDATA[tübitak]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589436</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) koordinasyonunda düzenlenen “9. Ulusal Kutup Bilimleri Sempozyumu” ve “5. Kutup Şenliği”, Ege Üniversitesinde bilim insanlarını, öğrencileri ve vatandaşları bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinde-9-ulusal-kutup-bilimleri-sempozyumu-ve-5-kutup-senligi-basladi-589436">Ege Üniversitesinde 9. Ulusal Kutup Bilimleri Sempozyumu ve 5. Kutup Şenliği Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="504" data-end="783">Türkiye’nin kutup bölgelerindeki bilimsel çalışmalarını koordine eden <strong data-start="574" data-end="590">TÜBİTAK KARE</strong>, kutup bilimleri alanındaki en önemli ulusal buluşmayı bu yıl İzmir’e taşıdı. Etkinlik, <strong data-start="679" data-end="743">Ege Üniversitesi Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi</strong>’nde yapılan açılış töreniyle başladı.</p>
<p data-start="785" data-end="994">Açılış konuşmalarını <strong data-start="806" data-end="919">TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Başkanı ve Kutup Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Burcu Özsoy</strong> ile <strong data-start="924" data-end="985">Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan</strong> yaptı.</p>
<h3 data-start="1001" data-end="1060"><strong data-start="1005" data-end="1058">“Kutup Bilimleri Stratejik Bir Alan Haline Geldi”</strong></h3>
<p data-start="1062" data-end="1530">EÜ Rektör Yardımcısı <strong data-start="1083" data-end="1109">Prof. Dr. Mehmet Ersan</strong>, kutup bölgelerinin iklim değişikliğinin en belirgin şekilde gözlemlendiği doğal laboratuvarlar olduğuna dikkat çekerek, ❝Bu bölgelerde yapılan her araştırma, yalnızca coğrafi sınırların değil, insanlığın geleceğinin ve küresel ekosistemin sürdürülebilirliğinin de anahtarıdır. Kutup bilimleri artık çevreyle sınırlı değil; enerji, ekonomi, güvenlik ve sürdürülebilirlik politikalarının da merkezinde yer alıyor❞ dedi.</p>
<p data-start="1532" data-end="1830">Türkiye’nin son yıllarda kutup bilimlerinde önemli bir ivme kazandığını belirten Ersan, ❝TÜBİTAK MAM koordinasyonunda yürütülen ulusal seferler, Antarktika ve Arktik bölgelerinde gerçekleştirilen projelerle ülkemiz bu alanda gözlemci konumundan aktif bir aktöre dönüşmüştür❞ ifadelerini kullandı.</p>
<h3 data-start="1837" data-end="1881"><strong data-start="1841" data-end="1879">“En Büyük Sorun İklim Değişikliği”</strong></h3>
<p data-start="1883" data-end="2411">TÜBİTAK MAM Başkanı <strong data-start="1903" data-end="1928">Prof. Dr. Burcu Özsoy</strong>, Türkiye’nin kutup araştırmalarındaki ilerleyişini ve Enstitü’nün faaliyetlerini anlattı.<br data-start="2018" data-end="2021" />Arktik Bölgesi’nde son 40 yılda buzulların yüzde 40 oranında azaldığını belirten Özsoy, ❝Kutup bölgelerindeki en büyük sorun iklim değişikliğidir. Ancak aynı zamanda enerji kaynaklarına erişim ve yeni deniz yollarının açılması gibi fırsatlar da doğmaktadır. Antarktika, gezegenin iklim sisteminin omurgasıdır ve bilimsel çalışmalar açısından dünyanın en önemli kıtalarından biridir❞ dedi.</p>
<p data-start="2413" data-end="2685">Özsoy, <strong data-start="2420" data-end="2459">Kutup Bölgeleri Koordinasyon Kurulu</strong>nun Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle <strong data-start="2493" data-end="2537">Sanayi ve Teknoloji Bakanı başkanlığında</strong> faaliyetlerine başladığını hatırlatarak, Türkiye’nin kutup bilimleri alanında kurumsal ve uluslararası düzeyde önemli adımlar attığını vurguladı.</p>
<h3 data-start="2692" data-end="2731"><strong data-start="2696" data-end="2729">83 Bilimsel Bildiri Sunulacak</strong></h3>
<p data-start="2733" data-end="3039">Türkiye’nin <strong data-start="2745" data-end="2794">“Ulusal Kutup Bilimleri Stratejisi 2023–2035”</strong> hedefleri doğrultusunda gerçekleştirilen sempozyumda, farklı disiplinlerden <strong data-start="2871" data-end="2894">83 bilimsel bildiri</strong> sunulacak. Katılımcılar, iki gün boyunca 59 sözlü ve 24 poster sunumuyla kutup bölgelerine ilişkin en güncel araştırma sonuçlarını paylaşacak.</p>
<h3 data-start="3046" data-end="3108"><strong data-start="3050" data-end="3106">Kutup Şenliği ile Binlerce Öğrenci Bilimle Buluşuyor</strong></h3>
<p data-start="3110" data-end="3338">Sempozyumla eş zamanlı olarak düzenlenen <strong data-start="3151" data-end="3171">5. Kutup Şenliği</strong>, toplumda kutup bilincini artırmayı hedefliyor. <strong data-start="3220" data-end="3255">İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü</strong> iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinliğe binlerce öğrenci ve öğretmen katılıyor.</p>
<p data-start="3340" data-end="3685">Üniversite kampüsünde kurulan alanlarda <strong data-start="3380" data-end="3522">bilim söyleşileri, sanal gerçeklik (VR) deneyimleri, kutuplarda yaşam simülasyonları, etkileşimli atölyeler ve oyunlaştırılmış etkinlikler</strong> yer alıyor. Ayrıca <strong data-start="3542" data-end="3580">TÜBİTAK 2204-C Kutup Araştırmaları</strong> ve <strong data-start="3584" data-end="3612">2204-D İklim Değişikliği</strong> yarışmalarında dereceye giren lise öğrencileri projelerini sergiliyor.</p>
<p data-start="3687" data-end="3808">Genç araştırmacılar, kutup seferlerinde edindikleri deneyimlerini paylaşarak geleceğin bilim insanlarına ilham veriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinde-9-ulusal-kutup-bilimleri-sempozyumu-ve-5-kutup-senligi-basladi-589436">Ege Üniversitesinde 9. Ulusal Kutup Bilimleri Sempozyumu ve 5. Kutup Şenliği Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnegöl Belediyesi Yıldız Teknik Üniversitesi Akademisyen Ve Öğrencini Ağırladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesi-yildiz-teknik-universitesi-akademisyen-ve-ogrencini-agirladi-588057</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 09:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[inegöl]]></category>
		<category><![CDATA[İnegöl Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[negöl]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencini]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[şehre]]></category>
		<category><![CDATA[teknik]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588057</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğretim görevlileri ve öğrencileri, üzerinde çalıştıkları “Döngüsel Ekonomi ile Dayanıklı ve Sürdürülebilir Kenti Kurgulamak: İnegöl” konusuna ilişkin araştırma ve inceleme gezisi için İnegöl’e geldi. İnegöl Belediyesi ev sahipliğinde hem şehre dair sunumlar yapıldı hem de şehir gezisi gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesi-yildiz-teknik-universitesi-akademisyen-ve-ogrencini-agirladi-588057">İnegöl Belediyesi Yıldız Teknik Üniversitesi Akademisyen Ve Öğrencini Ağırladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğretim görevlileri ve öğrencileri, üzerinde çalıştıkları “Döngüsel Ekonomi ile Dayanıklı ve Sürdürülebilir Kenti Kurgulamak: İnegöl” konusuna ilişkin araştırma ve inceleme gezisi için İnegöl’e geldi. İnegöl Belediyesi ev sahipliğinde hem şehre dair sunumlar yapıldı hem de şehir gezisi gerçekleştirildi.</p>
<p>Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü tarafından 2025–2026 Eğitim-Öğretim Yılı Güz Yarıyılında yürütülmekte olan Planlama 7 dersi kapsamında, “Döngüsel Ekonomi ile Dayanıklı ve Sürdürülebilir Kenti Kurgulamak: İnegöl” konusu ele alındı. Bu kapsamda dersin yürütücü ekibinde yer alan 3 profesör, 1 doçent ve 3 araştırma görevlisi ile 58 öğrencinin katılımıyla İnegöl’e araştırma ve inceleme gezisi gerçekleştirildi.</p>
<p>İNEGÖL BELEDİYESİ EV SAHİPLİĞİ YAPTI<br />Araştırma ve inceleme gezisine ilişkin destek almak adına İnegöl Belediyesi ile iletişime geçen Yıldız Teknik Üniversitesi heyetine, İnegöl Belediyesi ev sahipliği yaptı. Hem şehir gezisi hem de şehre dair brifinglerin verildiği bir tanıtım toplantısı düzenlendi. İnegöl Belediyesi hizmet binasında bulunan konferans salonunda düzenlenen buluşmada; İnegöl Belediyesi adına İşletme ve İştirakler Müdürü Özgür Yıldız şehre dair bir tanıtım gerçekleştirdi. Ardından İnegöl Mobilyacılar Odası Başkanı Özcan Ayhan, İTSO Genel Sekreteri Yalçın Ertaş ve İMİDER Başkanı Eyüp Selçuk Bozoklu sektörel ve ekonomik faaliyetlere ilişkin sunumlar yaptı.</p>
<p>İNEGÖL 2035’TE 485 BİN NÜFUSA ERİŞECEK<br />Sunumlar öncesi misafirlere hoş geldiniz demek adına bir açılış konuşması yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, şehre dair anekdotlar da paylaştı. İnegöl’e dair söyleyebilecek çok şey olduğunu kaydeden Başkan Taban, “Ben iki dönemdir Belediye Başkanlığı yapıyorum. Geçmiş dönem Belediye Başkanlarımızla da görüştüğümde, sizce İnegöl nedir? Siz ne gördünüz döneminizde? Tavsiyeleriniz ne olur diye sorduğumda ortak cümle İnegöl benim dönemimde çok hızlı büyüdü oldu. Ve İnegöl’ün sürekli arkasından koştuk ifadelerini duydum. Bunu kendime indirgediğimde, ben de şu anda İnegöl’ün arkasını toparlamaya çalışır durumda hissediyorum. Şehir planları yıllar önce yapılmış, ancak tabi sanayileşmeyle beraber şehirde 3 OSB oluşmuş, beraberinde de göçler düzenli olarak devam etmiş. Şehrimizin yıllık 4-5 bin dolayında büyüme hızı var. Her yıl şehre bu kadar nüfus ilave olarak geliyor. Bu insanların konut ihtiyacı, altyapıları, beraberinde ulaşım imkanları, eğitim, sağlık, spor, rekreatif alanlar gibi imkanların sağlanması lazım. Bu anlamda İnegöl’ün hızlı büyüme trendinin de devam ettiğini görüyoruz. 2020 yılında yaptığımız 15 yıllık çalışmalarda, 2035 yılında İnegöl’ün 485 bin nüfusa erişeceğini gördük. Araç sayısının da yaklaşık 163 bin sayısına ulaşacağını tespit ettik. Buna göre de arka planda organize olmaya çalışıyoruz” dedi.</p>
<p>İNEGÖL’DE TURİZM VE GASTRONOMİ DE GÜÇLÜ<br />İnegöl’e dışarıdan bakıldığında insanların güçlü bir ekonomi, ihracat yapan, güzel mobilyalar üreten bir sanayi şehri gördüğünü hatırlatan Başkan Alper Taban, “İnegöl’de aslında turizm de var. Uludağ’ın yamacında olduğumuzdan burada çok ciddi kaynak suları var. Yine şehrimizin 1065 km2’lik yüzölçümünün yüzde 50’si ormanlarla kaplı. Yüzde 30’u tarım alanları, kalan yüzde 20’lik kısım da yaşam alanı. Böyle bir coğrafya. Aynı zamanda birinci sınıf koruma planlarında yer alan bereketli topraklara sahip bir ova İnegöl. Turizm alanında da doğa turizmi öne çıkıyor. İkinci olarak kaplıcalarımızla sağlık turizmi yönüyle fırsatların olduğunu görüyoruz. Üçüncü olarak da gastronomi açısından uygun bir yer olduğu ifade edildi. Bu başlıklar altında bizler de çalışmalarımızı yürütüyoruz” diye konuştu.</p>
<p>AKADEMİK ÇALIŞMALARI ÖNEMSİYORUZ<br />Başkan Taban, İnegöl Belediyesi olarak akademik çalışmalara önem verdiklerine de dikkat çekerek; “Bugün buraya gelişiniz, alacağınız bilgiler sizin için fırsat olur. Araştırmayı çok önemsiyorum. Doğru kaynağa erişmek için çabalamak lazım. Üniversiteler de bu iş için çok büyük fırsat. İnegöl Belediyesi olarak YÖK Başkanlığımıza bir yazı gönderdik göreve geldikten sonra, tez çalışması olan öğrencilerimizi İnegöl’e odaklayabilmek için bir çağrı yaptık. Öğrencilerimiz İnegöl adına bir araştırma yapmak isterlerse onlara burada birtakım destekler vereceğimizi ifade etmiştik. Rehber, araç, konaklama, maddi destekler gibi… Ben sizlerin de burada olduğunuz için teşekkür ediyorum” ifadelerinde bulundu.</p>
<p>Açılış konuşmasının ardından sunumlarla devam eden program sonrası, Yıldız Teknik Üniversitesi heyetine şehir turu gerçekleştirildi. İnegöl araştırma ve inceleme gezisi programı gün boyu devam etti.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesi-yildiz-teknik-universitesi-akademisyen-ve-ogrencini-agirladi-588057">İnegöl Belediyesi Yıldız Teknik Üniversitesi Akademisyen Ve Öğrencini Ağırladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi&#8217;de Zeka ve Strateji Aynı Masada Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazide-zeka-ve-strateji-ayni-masada-bulustu-587915</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 16:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[atölyeler]]></category>
		<category><![CDATA[aynı]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[Deneyler]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[masada]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[strateji]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587915</guid>

					<description><![CDATA[<p>MEDNIGHT Akdeniz Araştırmacıları Gecesi, projenin amacının gençlere Akdeniz biliminin önemini anlatmak ve bilimi paylaşmak olduğunun vurgulandığı açılış töreninin hemen arkasından İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Kaynakları isimli panel gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-zeka-ve-strateji-ayni-masada-bulustu-587915">Osmangazi&#8217;de Zeka ve Strateji Aynı Masada Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>MEDNIGHT Akdeniz Araştırmacıları Gecesi, projenin amacının gençlere Akdeniz biliminin önemini anlatmak ve bilimi paylaşmak olduğunun vurgulandığı açılış töreninin hemen arkasından İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Kaynakları isimli panel gerçekleştirildi. Dr. Burak Şen, elektrikli araçların ulaşım, enerjinin tasarruflu kullanılması ve fosil yakıt alternatifleri konularını bütün örnekleriyle anlatırken; Dr. A. Selçuk Öğrenci “Temiz Enerjiye Mühendislik Bakış Açısı” isimli konuşmasını gerçekleştirdi. Son olarak Görkem Gömeç Akdeniz’de Dayanıklı Şehirler konusunda gençleri bilgilendirdi. </p>
<p>Etkinlik, öğleden sonra üç paralel kolda gerçekleştirilen seminerler, laboratuvar çalışmaları ve bilim atölyeleri ile devam etti. Türetim Ekonomisi Derneğinden Dr. Uygar Özesmi ve Derya Yaşaroğlu yeni ekonomi modellerini ve adil üretim hikayelerini paylaşırken, Prof. Dr. Gökhan Kirkil “İklim Değişikliği ve Düşük Karbon Ekonomisi”, Dr. Burak Şen ise “Temiz Enerji, malzeme, ulaşım” konusunda konuşmalarını gerçekleştirdiler. Ayrıca etkinlikte “Yerkürenin Tahribatı” ve “Barınak” belgeselleri gösterildi. Etkinlik, projenin Kadir Has Üniversitesi Koordinatörü Doç. Dr. Taner Arsan tarafından gerçekleştirilen “Yapay Zekâ ve Derin Öğrenme Uygulamaları” konulu sunumu ile tamamlandı. </p>
<p><strong>Bilimi Ulaşılabilir Kılan Akdeniz Vizyonu…</strong></p>
<p>MEDNIGHT İtalya, Türkiye, Fransa, Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi, İspanya ve Tunus’ta yürütülen faaliyetleri kapsıyor. 800’den fazla araştırmacının katıldığı etkinliğin 15.000’in üzerinde ziyaretçiye ulaşması hedefleniyor. Avrupa Komisyonu tarafından, Horizon Europe programı kapsamında Marie Skłodowska-Curie Programı aracılığıyla desteklenen girişim, Avrupa Araştırmacılar Gecesi’nin 20. yılı etkinliklerinin bir parçası olarak hayata geçiyor. Bu yıl kıta genelinde 460’tan fazla şehirde kutlanan etkinlik, bilimi laboratuvarların ötesine taşıyarak sokaklara, hastanelere, plajlara, okullara ve hatta küçük Akdeniz adalarına götürüyor. Çeşitli atölyeler, performanslar, sergilerle etkileşimli etkinliklerden oluşan program her yaş grubuna hitap ediyor. Temelinde, kültürleri ve toplumları deniz aşırı bağlayan bir araştırma vizyonu olan “Akdeniz Bilimi” kavramı yer alan MEDNIGHT, kapsayıcılığı vurgulayarak bilimin bilimsel iletişim olanaklarının kısıtlı olduğu kesimlere ulaşmasını hedefliyor. </p>
<p><strong>Bilimle Toplumu Buluşturan MEDNIGHT…</strong></p>
<p>Toulouse’da hastanede yatan çocuklar, insan kalbi içerisinde sanal gerçeklik yolculukları deneyimleyerek kardiyovasküler sağlık üzerine etkileşimli bisiklet deneylerine katılıyor.  Montpellier’de 160’tan fazla araştırmacı; çocuklara yönelik bilim oyunları, çevre tartışmaları, kadın sağlığına dair sergiler ve halkın bilim insanlarına doğrudan soru yöneltebileceği “hızlı buluşmalar” dâhil olmak üzere 65 etkinliği hayata geçirdiler.</p>
<p>Almería’da ziyaretçiler, yoğunlaştırılmış güneş enerjisini işleyen modellerle keşfederek, tuzdan arındırılmış suyu kör tadım testleri yapma fırsatı bulurken; ileri teknolojilerin tarım ve sanayide atık suyun dönüşümüne tanık oldular. Madrid’de rehberli turlara açılan CIEMAT laboratuvarlarının yanı sıra Dehesa de la Villa’da büyük bir açık hava bilim şenliği düzenlendi.  Burada aileler araştırmacılarla tanışıp ve ağaçların gölgesinde deneylere katıldılar. Elche, Orihuela, Tabarca ve Alicante’de öğrenciler; nanobilim, kuantum fiziği ve yapay zekâyı uygulamalı atölyeler aracılığıyla keşfederek, bilim ile sanatı buluşturan açık hava tiyatro gösterisini izlediler. Valencia’daki Colomina Sarayı ise sabah 09:30’dan akşam 21:00’e kadar kesintisiz bir programla katılımcılarla araştırmacıları eğlenceli ve samimi bir ortamda buluşturdular.</p>
<p>Messina’da 300’den fazla araştırmacı, üniversite avlusunu 80 etkinlikle donatarak: Mezopotamya yazısını ve sporlarını canlandıran oyunlar ile İtalyan Uzay Ajansı ve Ulusal Astrofizik Enstitüsü’nün uzay araştırmaları sunumlarıyla geniş bir yelpazede faaliyetleri gerçekleştirdiler. Yunan adalarında (Midilli, Limni, Sisam, Sakız, Syros, Rodos) gıda ve mikrobiyoloji atölyeleri, su altı robotik uygulamaları, deprem simülasyonları, gökyüzü gözlemleri ve sürdürülebilirlik üzerine tartışmalar gerçekleştirilerek bilim ve kültürel miras buluşturuldu. İskeçe’de aileler ve öğrenciler; fizik ve kimya deneylerini, etkileşimli robotik ve kodlama çalışmalarını, astronomi atölyelerini kamusal alanlarda ve okullarda deneyimlediler. Lefkoşa’da halk, yiyeceklerdeki küçük moleküllerin bağırsak bakterilerimizle nasıl iletişim kurduğunu interaktif bir mikrobiyom atölyesinde keşfederek, aileler kuru buz ile uygulamalı deneylere katıldılar. Monastır’da ziyaretçiler, iklim değişikliğinin zorluklarını bilimsel deneyler ve küresel ısınma ile okyanus asitlenmesi üzerine tartışmalar aracılığıyla incelediler. </p>
<p>Mednight konsorsiyumu; Università degli Studi di Messina (Koordinatör), CIEMAT, MUDIC, Marie Curie Mezunlar Derneği, Genopolys, CHU Toulouse, SciCo Greece, Athena RC, SciCo Cyprus, Monastir Bilim Sarayı, EWORA, Kadir Has Üniversitesi, CEU-UCH ve El Caleidoscopio’nun yanı sıra, çok sayıda yerel ve Avrupa ölçekli iş birliği yapan kurumdan oluşmaktadır.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-zeka-ve-strateji-ayni-masada-bulustu-587915">Osmangazi&#8217;de Zeka ve Strateji Aynı Masada Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ, öğrencilerini TÜBİTAK projelerine hazırlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eu-ogrencilerini-tubitak-projelerine-hazirliyor-587717</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 08:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerini]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[projelerine]]></category>
		<category><![CDATA[tak]]></category>
		<category><![CDATA[tübi]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587717</guid>

					<description><![CDATA[<p>Araştırma Üniversitesi unvanı ile eğitim öğretim ve bilimsel faaliyetlerini sürdüren Ege Üniversitesi, hem araştırmacılara hem de öğrencilere yönelik proje eğitimlerine devam ediyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-ogrencilerini-tubitak-projelerine-hazirliyor-587717">EÜ, öğrencilerini TÜBİTAK projelerine hazırlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Araştırma Üniversitesi unvanı ile eğitim öğretim ve bilimsel faaliyetlerini sürdüren Ege Üniversitesi, hem araştırmacılara hem de öğrencilere yönelik proje eğitimlerine devam ediyor.  Ege Üniversitesi Bilim Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (EBİLTEM) tarafından “TÜBİTAK 2209-A ve TÜBİTAK 2209-B Projeleri Bilgilendirme Eğitimi” gerçekleştirildi. Araştırma Odaklı Eğitim Merkezinde (AROM) düzenlenen etkinliğe Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak da katılarak genç araştırmacılara proje hazırlama süreçlerini anlattı.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemiz gerek TÜBTAK 2209-A gerekse 2209-B programlarında daima proje sayısı ve kabul sayısında zirvede yer alıyor. Öğrenci odaklı bir üniversite olarak, öğrencilerimiz lisans eğitimlerinin yanında projelere katılıp araştırma ekosistemine dahil olmasına çok önem veriyoruz. Bu kapsamda, araştırmacılarımıza projelerini oluşturmada rehber olacak olan bilgilendirme eğitimi etkinliğini düzenledik. Değerli hocalarımızın burada aktardıkları bilgi ve deneyimleri, projelerin kabul görmesi açısından oldukça önem taşıyor. Üniversitemizin araştırma odaklı vizyonunu destekleyen bu değerli eğitime katkı veren tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Üniversitemizde nitelikli projeler üretmeye ve öğrencilerimizi bu alanda teşvik etmeye devam edeceğiz” dedi.</p>
<p>Ege Üniversitesi öğrencilerini TÜBİTAK 2209-A ve 2209-B proje yazım süreçlerinde motive etmek ve yönlendirmek üzere gerçekleştirilen etkinlikte, Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özge Andiç Çakır ile Öğrenci Dekanı Prof. Dr. Fırat Sansar, katılımcı öğrencilere proje hazırlık sürecine ilişkin önemli bilgiler verirken deneyimlerini paylaştı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-ogrencilerini-tubitak-projelerine-hazirliyor-587717">EÜ, öğrencilerini TÜBİTAK projelerine hazırlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de Sosyoloji Araştırmaları Laboratuvarı açıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-sosyoloji-arastirmalari-laboratuvari-acildi-586334</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 11:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[bölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvarı]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586334</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Edebiyat Fakültesi, bilimsel araştırma altyapısını güçlendiren yeni bir birime daha kavuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-sosyoloji-arastirmalari-laboratuvari-acildi-586334">EÜ&#8217;de Sosyoloji Araştırmaları Laboratuvarı açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Edebiyat Fakültesi, bilimsel araştırma altyapısını güçlendiren yeni bir birime daha kavuştu. EÜ Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü bünyesinde kurulan “Sosyoloji Araştırmaları Laboratuvarı” düzenlenen tören ile açıldı. Açılışa, Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Hatice Deniz Canoğlu, İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Elif Yıldız, Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nuran Erol Işık,  akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p>
<p>Ege üniversitesinin araştırma altyapısını güçlendirmeye yönelik hayata geçirilen laboratuvar; lisans ve lisansüstü öğrencilerin sosyolojik araştırma projelerini geliştirebilecekleri, verilerini analiz edebilecekleri ve farklı bilimsel çalışmalara katılabilecekleri bir ortam sunacak. Ayrıca TÜBİTAK, BAP ve Avrupa Birliği destekli toplumsal araştırma projelerinin yürütülmesi ve sürdürülebilmesi için gerekli teknik ve akademik altyapı olanağı sağlayacak.</p>
<p>Açılışta konuşan Prof. Dr. Nuran Erol Işık, “Bizim bölümümüz kendine özgü bir bölüm. Ben de buranın öğrencisiyim ve bunu her zaman dile getiriyorum. Burada büyüdük, sosyolojiyi burada öğrendik. Sosyoloji Bölümümüz Türkiye’de kurulan üç bölümden biri. Hacettepe, İstanbul ve Ege Üniversitesi. Yani köklü ve güçlü bir geleneğe sahibiz. Laboratuvar açma fikri, hem öğrencilerimizi hem de kendimizi motive etmek ve bölümdeki araştırma ruhunu canlandırmak isteğimizden doğdu. Rektörlüğümüzün ve Dekanlığımızın destekleri ile böyle bir projeyi hayata geçirdik. Tüm hocalarımızın katkılarıyla son 3-4 aydır yoğun şekilde çalıştık; hepsine çok teşekkür ediyorum. Bölüm ruhunu yaşatma çabamıza verdikleri gönülden destek bizler için çok kıymetli. Bundan sonra derslerde öğrendiğimiz bilgilerin somutlaştırılması, özellikle TÜBİTAK gibi projelerde uygulanabilmesi ve ses getirebilmesi için böyle bir girişimde bulunduk. Ayrıca yüksek lisans ve doktora öğrencilerimize de rehber olmasını hedefliyoruz. İleride daha başarılı projelere imza atmayı hedefliyoruz. Ancak burayı canlı tutmak öğrencilerimizin enerjinize bağlı. Biz burada küçük bir kıvılcım yaktık; bu kıvılcımı büyütmek gençlerin katkılarıyla mümkün olacak. Hepinize desteğiniz için çok teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p>Konuşmaların ardından Sosyoloji Araştırmaları Laboratuvarı, kurdele kesimi ile birlikte kullanıma açıldı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-sosyoloji-arastirmalari-laboratuvari-acildi-586334">EÜ&#8217;de Sosyoloji Araştırmaları Laboratuvarı açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 5 gençten biri ne eğitimde ne istihdamda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-5-gencten-biri-ne-egitimde-ne-istihdamda-586324</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 10:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimde]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[gençten]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[halı]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[istihdamda]]></category>
		<category><![CDATA[oran]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586324</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından yürütülen ve TÜBİTAK 2519 – COST Çalışma Grubu Destek Programı tarafından desteklenen "Türkiye’de NEET (Ne Eğitimde Ne İstihdamda Ne Yetiştirmede) Gençler: Profil ve İyi Olma Hali Araştırması" projesinin bulguları santralistanbul Kampüsü’nde gerçekleşen toplantıda kamuoyuyla paylaşıldı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-5-gencten-biri-ne-egitimde-ne-istihdamda-586324">Her 5 gençten biri ne eğitimde ne istihdamda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından yürütülen ve TÜBİTAK 2519 – COST Çalışma Grubu Destek Programı tarafından desteklenen &#8220;<strong>Türkiye’de NEET (Ne Eğitimde Ne İstihdamda Ne Yetiştirmede) Gençler: Profil ve İyi Olma Hali Araştırması</strong>&#8221; projesinin bulguları <strong>santral</strong>istanbul Kampüsü’nde gerçekleşen toplantıda kamuoyuyla paylaşıldı. </p>
<p>10 Mayıs-2 Haziran 2025 tarihleri arasında yürütülen saha çalışması Fraktal Araştırma tarafından Türkiye genelinde 29 ilde, 18-29 yaş aralığındaki 2 bin 403 gençle hanelerde yüz yüze görüşülerek gerçekleştirildi. Araştırma, gençlerin iyi olma halini &#8220;maddi durum&#8221;, &#8220;eğitim&#8221;, &#8220;sağlık ve psikososyal iyi oluş&#8221;, &#8220;aile&#8221;, &#8220;siyasal, sivil katılım, güven ve faillik&#8221; gibi birçok farklı boyutta ele aldı. Proje kapsamında anket çalışmasının yanı sıra İstanbul ve Çukurova’da gençler ile derinlemesine görüşmeler ve kamu, STK ve akademi temsilcilerinin katıldığı politika geliştirme çalıştayları hayata geçirildi. </p>
<p>Projenin kapanış toplantısı İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi öğretim üyeleri <strong>Prof. Dr. Emre Erdoğan</strong>, <strong>Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci</strong>, <strong>Doç. Dr. Başak Akkan</strong>, <strong>Dr. Öğr. Üyesi Tuğçe Erçetin Sabuncu</strong> ve doktora bursiyeri <strong>Birnur Kafalı Eyolcu</strong>’nun sunumlarıyla gerçekleşti. </p>
<p><strong>Kadınlar ev içi sorumluluklar nedeniyle işgücünün dışında</strong> </p>
<p>Araştırma gençlerin istihdamına, işgücü piyasasındaki koşullarına ve maddi durumlarına ilişkin çarpıcı veriler ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan 18-29 yaş arası gençlerin yüzde 46’sı bir işte çalışırken yüzde 54’ü çalışmıyor. Bu grubun yaklaşık üçte biri ise ne istihdamda, ne eğitimde, ne de herhangi bir mesleki eğitim sürecinde. </p>
<p>Toplumsal cinsiyet, bu tabloyu en güçlü şekillendiren değişken olma özelliği taşıyor. Erkeklerin yüzde 63’ü istihdamdayken, kadınlarda bu oran yüzde 28’e düşüyor. Araştırma bulgularına göre kadınların NEET olma olasılığı, erkeklerin olasılığının yaklaşık 2,5 katı. Bu farkın temel nedeni ise &#8220;aile sorumlulukları&#8221;. Çalışmayan kadınların yüzde 29,2’si ev içi bakım veya ailevi nedenlerle işgücüne katılamadığını belirtirken, aynı gerekçeyi ifade eden erkeklerin oranı yalnızca yüzde 1.</p>
<p><strong>İşe girişte &#8216;tanıdık&#8217; faktörü belirleyici</strong> </p>
<p>Araştırma, gençlerin iş bulma sürecinde formel kanalların tek başına işlevsiz kaldığını gösteriyor. Gençlerin neredeyse yarısı (yüzde 45,6 civarı) istihdama arkadaşları veya akraba bağlantıları aracılığıyla erişebiliyor. Buna karşılık, dijital iş arama platformları aracılığıyla iş bulanların oranı yalnızca yüzde 8,9.</p>
<p><strong>Çalışma Koşulları: Küçük işletmelerde uzun saatler</strong></p>
<p>Türkiye gençliğini temsil eden bu araştırma, genç istihdamının büyük ölçüde mikro ve küçük ölçekli işletmelere sıkışmış durumda olduğunu gösteriyor. Gençlerin yüzde 85’i 50 kişiden az çalışanı olan yerlerde çalışıyor. Başta mağazalar ve yeme-içme mekanları olmak üzere ağırlıklı olarak satış danışmanı, garson veya kasiyer gibi hizmet sektörü pozisyonlarında istihdam ediliyor. Gençlerin yüzde 58’i günde 9 saat ve üzerinde çalıştığını belirtirken yüzde 66,8’i haftada 6 gün, yüzde 8,3’ü ise haftanın her günü çalışıyor. Haftada 5 gün çalışanların oranı yalnızca yüzde 18.</p>
<p><strong>Gençlerin yüzde 65’i ayda 27 bin TL’nin altında ücret alıyor</strong></p>
<p>Araştırma, gençlerin içinde bulunduğu ekonomik çıkmazı da çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. Gençlerin yaklaşık yüzde 65’i ayda 27 bin TL’nin, yüzde 35’i ise 9 bin TL’nin altında kazanıyor. Katılımcıların yüzde 42,3’ü gelirinin &#8220;eksik kaldığını&#8221;, yüzde 44,6’sı ise &#8220;sadece ihtiyaçlarını karşılamaya yettiğini&#8221; belirtiyor. Yetersiz gelir, gençleri sistematik bir borçluluğa itiyor. Araştırmaya göre gençlerin geneline bakıldığında sadece yüzde 28,3&#8217;ünün hiç borcu yok. Çalışan grubun sadece yüzde 8,2’si hiçbir borcu olmadığını belirtirken; yüzde 40,5’i kredi kartı borcu, yüzde 25,3’ü taksitli borç ve yüzde 18,7’si ihtiyaç kredisi borcu yükü altında. Her on gençten altısı mevcut maddi durumundan memnun olmadığını belirtirken, &#8220;çok memnunum&#8221; diyenlerin oranı yüzde 6,3’te kalıyor. </p>
<p><strong>Gençler diplomadan umudu kesmiş durumda</strong> </p>
<p>Araştırma, gençler arasında &#8220;eğitim-istihdam bağlantısına&#8221; dair köklü bir güvensizliği ortaya koyuyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 38,7’si aldıkları eğitimin kendilerini &#8220;hayata hazırladığını&#8221; düşünürken, sadece yüzde 36,2’si &#8220;bu eğitim sayesinde iyi bir iş bulabileceğine&#8221; inanıyor. Yüzde 36,4’lük bir kesim ise bu görüşü net bir şekilde reddediyor. Eğitime olan güven, özellikle işsiz ve aile sorumlulukları taşıyan gençler arasında dip yapmış durumda. </p>
<p><strong>Gelecek kaygısı nedeniyle gözler yurtdışında</strong> </p>
<p>Eğitimden ve mevcut ekonomik yapıdan umudunu kesen gençlerin gelecek beklentileri de karamsar bir tablo çiziyor. Bu durum, gençler arasında yurt dışına yerleşme arzusunu bir &#8220;çıkış yolu&#8221; olarak güçlendiriyor. Katılımcıların yüzde 67,8’i &#8220;daha iyi iş olanakları&#8221; için yurt dışına gitmek istediğini belirtirken, bu motivasyonu yüzde 36 ile &#8220;Türkiye’de geleceğini görememe&#8221; ve yüzde 28,9 ile &#8220;ülkenin kötüye gittiğini düşünme&#8221; takip ediyor. </p>
<p>Gençler sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve siyasal nedenlerle de gitmek istiyor; yüzde 22,5’i &#8220;daha fazla kişisel özgürlük&#8221;, yüzde 6’sı ise &#8220;düşünce özgürlüğü eksikliği&#8221; nedeniyle göç arzusunda olduğunu belirtiyor. Araştırma, bu yoğun isteğin henüz somut bir plana dönüşmediğini de gösteriyor. Gençlerin sadece yüzde 8’i &#8220;kesinlikle gitmeyi planladığını&#8221; ifade ederken, yüzde 56,4’ü bunun muhtemel olmadığını belirtiyor.</p>
<p><strong>Psikolojik yorgunluk ve tükenmişlik hâkim</strong></p>
<p>Araştırma, gençlerin sağlık davranışları konusunda riskli bir tablo çizerken gençlerin özellikle psikososyal durumu endişe verici bir seviyede. Katılımcıların yüzde 36,6&#8217;sı sık sık &#8220;yorgun hissettiğini&#8221;, yüzde 33,5&#8217;i &#8220;uykusuzluk çektiğini&#8221;, yüzde 29,2&#8217;si &#8220;mutsuz veya sıkıntılı&#8221; olduğunu ve yüzde 26,6&#8217;sı &#8220;sorunlarıyla baş edemediğini&#8221; belirtiyor. Bu bulgular, gençlerin üçte birinden fazlasının yoğun stres altında yaşadığını ve dinlenemediğini gösterirken psikolojik yorgunluk ve tükenmişlik sorunları en çok işsiz gençlerde görülüyor.</p>
<p><strong>Gençler siyasete oy vererek katılıyor, STK&#8217;lara uğramıyor</strong> </p>
<p>Araştırma, gençlerin siyasal ve sivil katılımı ile ilgili de çarpıcı veriler ortaya koyuyor. Gençlerin yüzde 79,9’u siyasete oy vererek katılırken bir siyasi partiye üye olanların oranı ise sadece yüzde 6,8. Gençlerin sivil alana katılımına bakıldığında ise bir STK&#8217;ya üye olanların oranı yüzde 9,3’ken düzenli gönüllülük yapanların oranı ise yüzde 11,4. Gençler, parti faaliyeti yerine yüzde 28-29 oranlarıyla boykot veya çevrimiçi protesto gibi daha bireysel ve esnek eylem biçimlerini tercih ediyor. Araştırma sonuçları gençlerin siyasi açıdan bireysel olarak kendilerine güvendiklerini ancak sisteme karşı derin bir yabancılaşma içinde olduklarını gösteriyor.</p>
<p><strong>NEET olma durumu bir tükenmişlik hali </strong></p>
<p>Araştırma bulguları aynı zamanda İstanbul ve Çukurova Bölgesinde Nisan-Temmuz 2024 tarihleri arasında yüzden fazla NEET genç yapılan derinlemesine mülakatları ve odak grupları da içeriyor. Gençlerin deneyimlerini aktardıkları bu görüşmelerde eğitimden sınav kaygısına, &#8220;beklemede&#8221; olmanın zorluklarına, ilk kez işe girecek gençler için tecrübe eksikliğinin yarattığı paradoksa birçok başlık yer alıyor. Mülakatlar, NEET olma durumunun bir &#8220;tükenmişlik hikayesi&#8221; olduğunu güçlü bir şekilde ortaya koyarken, uzayan iş arama süreçleri, bakım yükleri ve sürekli beklemede olma hali, gençleri yıpratan ve topluma aidiyetlerini zedeleyen bir sürece işaret ediyor. </p>
<p><strong>‘Gençler dünyayı adaletsiz bir düzen olarak görüyor’</strong></p>
<p>Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Proje Yürütücüsü <strong>Prof. Dr. Emre Erdoğan</strong>, “Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri gençler arasındaki yaygın &#8216;anomi&#8217;, yani toplumsal kuralsızlık, güvensizlik ve adalet algısındaki çöküş oldu. Kurumlara güvensizlik var ve liyakat algısının çökmüş olduğunu görüyoruz. Bu toplumsal yönsüzlük hissi, en yüksek olarak öğrenciler ve ‘beklemede’ olan gençler arasında ölçüldü. Bu adaletsizlik algısı, gençler arasında yaygın bir &#8216;hınç&#8217; duygusunu da besliyor. Gençler, dünyayı bireysel çabanın karşılığını vermediği adaletsiz bir düzen olarak görüyor.&#8217;Toplumsal hınç&#8217; olarak adlandırılan bu sistemsel adaletsizlik algısı, en keskin biçimde işsiz gençler arasında gözleniyor.” dedi</p>
<p>Gençlerin genel iyi olma halinin alarm verdiğini belirten Prof. Dr. Erdoğan, “Yaşam memnuniyeti ve gelecek umudu son derece düşük seviyelerde seyrediyor. Toplumsal adalet algısındaki çöküş ve sistemsel eşitsizliklere duyulan ‘hınç’ yaşam memnuniyetini en güçlü düşüren faktörler olarak öne çıkıyor. Bulgular, gençler için &#8220;adil bir toplum algısının&#8221; ekonomik güvenceden bile daha kritik hale geldiğini gösteriyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Politika önerileri paylaşıldı</strong></p>
<p>Araştırma ekibi bulgulara ve paydaşlarla yürütülen çalıştaylara dayanarak çeşitli politika önerileri de sundu. Gençler için sadece gelir destekleri değil sanatsal, sportif ve kültürel etkinliklere katılabilmeleri için ücretsiz &#8220;ulaşım desteği&#8221; verilmesi ve barınma, sınav ücretleri gibi çeşitli kalemleri kapsayan finansal desteklerin de sağlanması önerildi. Eğitimin sadece akademik bilgiyle donatan bir yapıdan çıkarak beceri, yönelim ve deneyimle güçlendiren bir modele dönüştürülmesi gerektiği vurgulandı. Bakım yükünün ailelerin, özellikle de kadınların omzunda kalmaması için devletin, yerel yönetimlerin ve işyerlerinin aktif sorumluluk almasının altı çizildi. Gençlerin psikososyal iyilik hali için de okullardaki rehberlik sisteminin daha destekleyici ve etkin rol almasının sağlanması, gençlerin ücretsiz ve güvenli biçimde sosyalleşebileceği, aidiyet hissini ve toplumsal bağlarını güçlendireceği kamusal alanların çoğaltılması önerildi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-5-gencten-biri-ne-egitimde-ne-istihdamda-586324">Her 5 gençten biri ne eğitimde ne istihdamda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EY Responsible AI Araştırması yayımlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ey-responsible-ai-arastirmasi-yayimlandi-586147</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Oct 2025 16:53:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[elde]]></category>
		<category><![CDATA[ey]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[responsible]]></category>
		<category><![CDATA[riskler]]></category>
		<category><![CDATA[şirketler]]></category>
		<category><![CDATA[Üst Düzey]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yayımlandı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586147</guid>

					<description><![CDATA[<p> EY Responsible AI Araştırması’na göre; yapay zekâ teknolojilerinin benimsenmesi hızla artarken, bu teknolojinin etik ve güvenilir bir şekilde kullanılmasında gelişmiş sorumlu yapay zekâ önlemlerini uygulayan şirketler rekabette öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ey-responsible-ai-arastirmasi-yayimlandi-586147">EY Responsible AI Araştırması yayımlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> EY Responsible AI Araştırması’na göre; yapay zekâ teknolojilerinin benimsenmesi hızla artarken, bu teknolojinin etik ve güvenilir bir şekilde kullanılmasında gelişmiş sorumlu yapay zekâ önlemlerini uygulayan şirketler rekabette öne çıkıyor. Araştırmaya katılanların %81&#8217;i bu uygulamalar sonrasında şirketlerinin inovasyonunu hızlandırdığını, %79&#8217;u ise verimlilik ve üretkenlik elde ettiğini belirtiyor. Katılımcıların yaklaşık yarısı da gelir artışı (%54), maliyet tasarrufu (%48) ve çalışan memnuniyeti (%56) gibi kazanımlar elde ettiklerini ifade ediyor. Katılımcıların yaklaşık 4’te 3’ü ise, yapay zekânın müşteri beklentilerini anlama ve değişen piyasa koşullarına hızlı yanıt verme yeteneklerini geliştirdiğini belirtiyor. </strong></p>
<p>Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, strateji, kurumsal finansman ve vergi hizmetleri şirketi EY, <strong>Responsible AI Araştırması</strong>’nı yayımladı. Küresel çapta 21 ülkeden çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin katıldığı araştırma kapsamında elde edilen bulgular, gelişmiş düzeyde sorumlu yapay zekâ (AI) önlemleri uygulayan şirketlerin rekabet avantajında öne geçtiğini gösteriyor. Bununla birlikte, araştırmaya katılan şirketlerin neredeyse tamamı; AI ile ilgili risklerden kaynaklanan maliyet baskılarıyla karşılaştıklarını belirtiyor. Şirketlerin yapay zekâ ile ilgili riskler için karşılaştıkları ortalama maliyet 4,4 milyon doları buluyor. Ancak henüz her 10 üst düzey liderden yalnızca 1&#8217;i bu riskleri nasıl etkin bir şekilde kontrol edeceği konusunda hazırlıklı görünüyor. En yaygın riskler ise, yapay zekâ düzenlemelerine uyumsuzluk (%57), sürdürülebilirlik hedeflerine olumsuz etkiler (%55) ve önyargılı çıktılar (%53) olarak sıralanıyor. </p>
<p><strong>Responsible AI, etik riskleri en aza indirmeyi hedefliyor</strong></p>
<p>Responsible AI (Sorumlu yapay zekâ), sistemleri geliştirirken ve kullanıma sunarken etik riskleri en aza indirgemeyi hedefleyen bir şablonu temsil ediyor. Yapay zekâ sistemlerinin toplum üzerindeki avantajları ve olası zararları göz önünde bulundurularak planlama sürecinde kişilerin önceliklendirilmesi amaçlanıyor. Bu noktadan yola çıkılarak gerçekleştirilen EY araştırması’na katılan üst düzey yöneticilerin büyük çoğunluğu, şirketlerinde sorumlu yapay zekâ uygulamalarına dair 10 önlemden 7’sini hayata geçirdiklerini belirtiyor. Araştırmada öne çıkan diğer bulgular ise şöyle sıralanıyor: Araştırmaya katılanların %81’i bu uygulamalar sonrasında şirketlerinin inovasyonu hızlandırdığını, %79’u ise verimlilik ve üretkenlik elde ettiğini belirtiyor. Katılımcıların yaklaşık yarısı da gelir artışı (%54), maliyet tasarrufu (%48) ve çalışan memnuniyeti (%56) gibi kazanımlar elde ettiklerini ifade ediyor. Uygulamaların benimsenme oranının ise teknoloji, medya ve telekomünikasyon sektöründe daha da yüksek olduğu görülüyor. Bu sektörde, temel hizmetlerin sunumu büyük ölçüde teknoloji ve veriye dayandığı için sorumlu yapay zekâ uygulamaları kritik önem taşıyor. </p>
<p> <strong>Yapay zekânın etkili uygulanmasında kontrol noktalarının belirlenmesi gerekiyor</strong></p>
<p>Araştırmada, birçok üst düzey liderin AI ile ilgili riskleri azaltmak için doğru kontrolleri nasıl uygulayacakları konusunda henüz net olmadığı görülüyor. Araştırmada ele alınan beş yapay zekâ riskine karşı uygun kontrol tanımlarının nasıl olması gerektiğine dair üst düzey yöneticilerin yalnızca %12’sinin doğru yanıt verdiği görülüyor. Yapay zekâ risklerinde nihai sorumlu olan risk yöneticileri ise %11 ile ortalamanın altında kalıyor. Çalışanların yapay zekâ faaliyetleri yaygınlaştıkça, bu risklere yönelik uygun kontrol ihtiyacının da artması bekleniyor.</p>
<p>Ayrıca bazı şirketler, çalışanların bağımsız olarak yapay zekâ araçları geliştirme veya kullanmasıyla ilgili artan bir taleple karşı karşıya. Araştırmaya katılan şirketlerin üçte ikisi, bu tür faaliyetlere izin veriyor; ancak bunların sadece %60’ı bu araçların sorumlu yapay zekâ ilkelerine uygun şekilde kullanıldığından emin olmak için resmi politika ve çerçevelere sahip. </p>
<p>Araştırmada yöneticilerin yapay zekâ yönetişimi ve kontrol mekanizmalarını güçlendirmek ve iş sonuçlarını iyileştirmek için atabilecekleri üç adım şu şekilde belirtiliyor: </p>
<p><strong>1. Sorumlu yapay zekâya yönelik kapsamlı bir yaklaşım benimsenmesi: </strong></p>
<p>Yapay zekâ yatırımlarından, özellikle finansal performans ve çalışan memnuniyeti gibi kritik alanlarda daha fazla değer elde etmek için şirketlerin yapay zekânın etik ve güvenilir kullanım yolculuğunda ilerlemesi gerekiyor. Kapsamlı bir yaklaşım; sorumlu yapay zekâ ilkelerinin net bir şekilde tanımlanmasını ve paylaşılmasını, bu ilkelerin kontrol mekanizmaları, anahtar performans göstergeleri (KPI’lar) ve eğitimlerle uygulanmasını içeriyor.</p>
<p><strong>2. Üst yönetimde yapay zekâya yönelik bilgi seviyesinin güçlendirilmesi</strong>:<br /> Yapay zekâ, organizasyonları her açıdan etkiliyor. Bu nedenle, üst düzey yöneticilerin bu yenilikçi teknolojinin sunduğu potansiyeli ve beraberinde getirdiği riskleri anlaması kritik önem taşıyor. Bu kapsamda, en büyük bilgi eksikliklerin nerede olduğunun belirlenmesi ve hedefe yönelik eğitimlerle organizasyonda bu alanların güçlendirilmesi gerekiyor. Ayrıca araştırmada yapay zekâ risklerine en yakın pozisyonların gerekli önlemler konusunda tam bilgi sahibi olduğundan emin olunması öneriliyor.</p>
<p><strong>3. Gelişmekte olan agentic yapay zekâ risklerinin önüne geçilmesi:<br /> </strong>Agentic yapay zekâ (insan müdahalesine ihtiyaç duymadan otonom karar alabilme yeteneği) güçlü yeni yetkinlikler vaat ederken, aynı zamanda bazı riskler de getiriyor. İşletmelerin bu riskleri tanımlaması, uygun politikaları benimsemesi ve sağlam bir yönetişim ile izleme mekanizması kurması kritik önem taşıyor.</p>
<p><strong>EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı, Yapay Zekâ ve Data Hizmetleri Lideri Serter Baltacı</strong> araştırma sonuçlarıyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: </p>
<p><em>“Yapay zekâ iş süreçlerine giderek daha derinlemesine entegre oldukça, liderlerin önünde net bir tercih beliriyor: Sorumlu yapay zekâ yalnızca bir operasyon olarak mı ele alınacak, yoksa stratejik bir itici güç olarak mı görülecek? İkinci yolu seçenler güçlü yönetişim, net ilkeler ve bilinçli liderlik sayesinde potansiyel riskleri rekabet avantajına dönüştürebilirler. EY Responsible AI Araştırması’nda da görüldüğü üzere, şirketler etik ve güvenilir yapay zekâ uygulamalarını hayata geçirdiklerinde, hem olası riskleri azaltmada hem de değer kazanımı hızlandırmada büyük bir katkı sağlıyor. Üstelik bu sadece bir uyum sürecini değil; güven, inovasyon ve pazarda öne çıkmanın da itici gücünü oluşturuyor. Bu sebeple sorumlu yapay zekâ ilkelerini temel iş fonksiyonlarına dahil eden şirketler, verimlilik kazanımları elde etmeye, daha güçlü gelir artışı sağlamaya ve günümüzün yapay zekâ odaklı ekonomisinde rekabet avantajlarını sürdürmeye daha yatkın olacaktır.”</em></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ey-responsible-ai-arastirmasi-yayimlandi-586147">EY Responsible AI Araştırması yayımlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadir Has Üniversitesi URAP 2025&#8217;te Yükselişte</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadir-has-universitesi-urap-2025te-yukseliste-585574</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 13:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[has]]></category>
		<category><![CDATA[kadir]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Has]]></category>
		<category><![CDATA[te]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[urap]]></category>
		<category><![CDATA[yükselişte]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585574</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akademik performans göstergelerine dayanan değerlendirmede Kadir Has Üniversitesi, vakıf üniversiteleri arasında 7’nci, tıp fakültesi bulunmayan vakıf üniversiteleri arasında ise 3’üncü sırada yer alarak istikrarlı yükselişini sürdürdü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadir-has-universitesi-urap-2025te-yukseliste-585574">Kadir Has Üniversitesi URAP 2025&#8217;te Yükselişte</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademik performans göstergelerine dayanan değerlendirmede Kadir Has Üniversitesi, <strong>vakıf üniversiteleri arasında 7’nci</strong>, <strong>tıp fakültesi bulunmayan vakıf üniversiteleri arasında ise 3’üncü</strong> sırada yer alarak istikrarlı yükselişini sürdürdü.</p>
<p>Yayın sayısı, atıf etkisi, bilimsel iş birlikleri, doktora mezunu sayısı ve öğretim üyesi başına düşen araştırma çıktıları gibi göstergelere dayanarak hazırlanan URAP sıralamalarının bu yılki sonuçlarında Türkiye’den toplam 203 üniversite yer aldı. </p>
<p>Kadir Has Üniversitesi’nin sıralamalardaki yükselişi, son yıllarda araştırma kapasitesini güçlendirmeye yönelik stratejik adımlar, akademik yayın üretiminde devam eden artış ve uluslararası araştırma iş birliklerinde yakalanan ivme sayesinde gerçekleşti. Disiplinler arası çalışmaları destekleyen yapısıyla öne çıkan Kadir Has Üniversitesi’nin akademik üretimi teşvik eden araştırma politikaları da bu başarıda önemli rol oynadı.</p>
<p>Araştırma odaklı eğitim anlayışıyla öğrencilerine yalnızca bilgi değil, aynı zamanda yenilikçi düşünme ve üretme becerisi kazandırmayı hedefleyen Kadir Has Üniverseitesi, her yıl artan uluslararası proje sayısı, yüksek etki faktörlü yayınları ve küresel akademik ağlarda aktif rol alan akademisyenleriyle, Türkiye’nin araştırma ekosistemine güçlü katkılar sunuyor. Bu başarı, Kadir Has Üniversitesi’nin bilimsel üretkenliği teşvik eden akademik anlayışının bir sonucu olarak öne çıkıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadir-has-universitesi-urap-2025te-yukseliste-585574">Kadir Has Üniversitesi URAP 2025&#8217;te Yükselişte</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rektör Budak, &#8220;Dünyanın en iyi 500 üniversitesi arasına girme hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rektor-budak-dunyanin-en-iyi-500-universitesi-arasina-girme-hedefimize-emin-adimlarla-ilerliyoruz-584677</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 08:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[arasına]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[budak]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[rektör]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yükseköğretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584677</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, Ege Üniversitesinin gelecek üç yılana yönelik akademik ve bilimsel vizyon hedefleri doğrultusunda düzenlenen toplantılarda fakülte dekanları, bölüm başkanları ve enstitü müdürleri ile bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rektor-budak-dunyanin-en-iyi-500-universitesi-arasina-girme-hedefimize-emin-adimlarla-ilerliyoruz-584677">Rektör Budak, &#8220;Dünyanın en iyi 500 üniversitesi arasına girme hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, Ege Üniversitesinin gelecek üç yılana yönelik akademik ve bilimsel vizyon hedefleri doğrultusunda düzenlenen toplantılarda fakülte dekanları, bölüm başkanları ve enstitü müdürleri ile bir araya geldi.</p>
<p>Ege Üniversitesinin kurumsal kapasitesini artırmak, araştırma ve yenilikçi ekosistemini güçlendirmek, uluslararası görünürlüğünü ve bölgesel kalkınmaya katkısını artırmak amacıyla ortak akılla düzenlenen toplantıları değerlendiren Rektör Prof. Dr. Budak, “Tam akredite, öğrenci odaklı araştırma üniversitemiz, ülkemizin öncü yükseköğretim kurumlarından birisi. Eğitim öğretim, araştırma geliştirme,  bilim ve teknolojideki 70 yıllık potansiyeli ile hem adını aldığı bölgeye hem de ülkemize nitelikli katkı sunuyor. Türkiye’nin saygın markalarından olan üniversitemizi daha ileriye taşımak, akademik ve idari süreçlerde kalite odaklı çalışmaları sürdürülebilir hale getirmek, çağın yeni dinamikleri doğrultusunda tüm iş ve işlemlerin tamamını dijital mecralarda sürdürmek için istişare kültürü, ortak akıl vizyonu ve veriye dayanan yönetim anlayışı ile çalışmalarımıza devam ediyoruz.  Bu kapsamda bugün akademik birimlerimizin yönetim kadroları ile bir araya geldik. Kurumsal kapasitemizi, eğitim öğretim, Ar-Ge ve akademik performanslarımızı, küresel konumumuzu değerlendirip, geleceğe yönelik analizlerimizi yaptık. Güçlü yönlerimizi, geliştirmemiz gereken taraflarımızı, fırsat ve tehditleri değerlendirdik. Oluşturduğumuz araştırma ve kalite kültürünün sürdürülmesi, bilim ekosisteminin geliştirilmesi ve eğitim-öğretim verimliğinin artırılması hedefiyle birim yöneticilerimizi dinledik. Bilimsel üretkenliğimizi, uluslararası iş birliklerimizi ve küresel görünürlüğümüzü artırmak amacıyla, akademik birimlerimizle yürüttüğümüz çalışmaları ele alarak stratejik planlarımızı paylaştık. Araştırma üniversitesi kimliğimizle uluslararası arenada ilk 500 üniversite arasında yer alma hedefimize yönelik stratejik adımlarımızı ele aldık.” diye konuştu.</p>
<p><b>“Konumumuzu daha da güçlendirmeyi amaçlıyoruz”</b></p>
<p>Ege Üniversitesinin son dönende önemli projeleri hayata geçirdiğini, tarihi başarılara imza attığını vurgulayan Rektör Prof. Dr. Budak, “Ege Üniversitesi olarak, akademik ve idari süreçlerde kalite, araştırma kapasitesi, proje ve yayın,  dijital dönüşüm ve uluslararası görünürlük gibi alanlarda büyük bir ilerleme kaydettik. El birliği ile önemli başarılara imza attık. Birçok sıfatı ismimizin önüne ekledik. Bu başarılarımızı bir son olarak değil, istikrarlı yükselişimizin bir başka boyutu olarak değerlendiriyoruz. Küresel yükseköğretim sahnesinde rekabet eden bir yükseköğretim kurumu olma konumumuzu daha da güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Hedefimiz, bu başarı ivmesini daha yukarıya çıkararak,   ülkemizin ve dünyanın en saygın üniversiteleri arasında ilk sıralarda yer almaktır” dedi.</p>
<p><b>             “Dünyanın en  saygın üniversiteleri arasında yer almak istiyoruz”</b></p>
<p>Rektör Prof. Dr. Budak, “Yeni eğitim öğretim dönemi ile birlikte; tam akredite, öğrenci odaklı, sağlık temalı öncü bir araştırma üniversitesi olarak dünyanın en iyi 500 üniversitesi arasına girme hedefimize emin adımlarla yürüyoruz. Yükseköğretim Kurulumuz tarafından paylaşılan bizler için bir vizyon belgesi olan 2030 Yükseköğretim Yol Haritası ile tam uyumlu bir şekilde çalışmalarınızı sürdürüyoruz. Kalite odaklı kurumsal kimliğimiz, tam dijital uygulamalarımız, küresel tanınırlığımızı, girişimci ve yenilikçi kültürümüzü daha da geliştiriyoruz. Bugüne kadar elde ettiğimiz başarıları sürdürülebilir kılmak, ülkemizin ve dünyanın en saygın üniversiteleri arasında kalıcı olarak yer almak için daha çok gayret gösteriyoruz. Bu kapsamda tüm birimlerimizle koordineli olarak çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Ege Üniversitesi olarak 2030 Yol Haritasına katkı sunmaya; Türk yükseköğretiminin küresel ölçekte daha güçlü bir konuma erişmesi için Cumhuriyetin ikinci asrını Türk bilim yüzyılı yapmak için daha çok çalışacak, uluslararası arenada marka üniversite olma yolunda emin adımlarla ilerleyeceğiz. Bu vesile ile bir kez daha tüm mensuplarımıza, paydaşlarımıza,  üniversitemizin uluslararası arenada ilk 500 üniversite arasında yer almasına yönelik gelecek üç yılımıza ilişkin stratejik konuları ele aldığımız çalışmaların etkin şekilde yürütülmesine katkı sunan akademik birimlerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rektor-budak-dunyanin-en-iyi-500-universitesi-arasina-girme-hedefimize-emin-adimlarla-ilerliyoruz-584677">Rektör Budak, &#8220;Dünyanın en iyi 500 üniversitesi arasına girme hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesinde Türk Dünyasının Dil Birliği Konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinde-turk-dunyasinin-dil-birligi-konusuldu-583950</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 09:53:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasının]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesinde]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583950</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye ve Kazakistan arasında köklü tarihî, kültürel ve dilsel bağlara dayanan akademik ilişkiler, karşılıklı ziyaretler ve bilimsel etkinliklerle güçlenmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinde-turk-dunyasinin-dil-birligi-konusuldu-583950">Ege Üniversitesinde Türk Dünyasının Dil Birliği Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Türkiye ve Kazakistan arasında köklü tarihî, kültürel ve dilsel bağlara dayanan akademik ilişkiler, karşılıklı ziyaretler ve bilimsel etkinliklerle güçlenmeye devam ediyor. Bu kapsamda, Ege Üniversitesi ile L.N. Gumilev Avrasya Millî Üniversitesi (Kazakistan) arasındaki ikili ilişkiler çerçevesinde önemli bir akademik buluşma daha gerçekleştirildi.</p>
<p>Filoloji Fakültesi Kazak Dilbilimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Bekzhan Abdualıulı, Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Türk Dili ve Lehçeleri Anabilim Dalı’nı ziyaret etti. Ziyaret kapsamında Prof. Dr. İbrahim Şahin moderatörlüğünde ve tercümesinde, “Tarihî Dilcilik ve Türk Birliğinin Dil Modeli” başlıklı bir konferans düzenlendi.</p>
<p><b>“Türk birliği dil birliği ile mümkündür”</b></p>
<p>Konferansta Prof. Dr. Bekzhan Abdualıulı, Türk Dünyasının ortak değerlerini birleştirmede dil birliğinin merkezi önemine dikkat çekti. Türk Birliği’nin ancak ortak bir dil modeli üzerine inşa edilebileceğini vurgulayan Abdualıulı, konuşmasında antroponimlerin (kişiadları) ve toponimlerin (yeradları) tarihî dil bilimi açısından taşıdığı önemi örneklerle açıkladı. Kazakistan’daki dil çalışmalarının Türk Dünyası genelinde yürütülen ortak dil araştırmalarıyla ilişkilendirilmesinin, bilimsel iş birliğini güçlendireceğini belirten Prof. Dr. Abdualıulı, Türk dillerinin kök birliğine ve tarihsel sürekliliğine dair örneklerle dinleyicilere zengin bir perspektif sundu.</p>
<p><b>“Geleceğe yönelik bilimsel adımlar paylaşıldı”</b></p>
<p>Ziyaret sırasında Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü öğretim üyeleriyle yapılan görüşmelerde, iki kurum arasında ortak araştırma projeleri ve ortak yayın çalışmaları ele alındı. Ayrıca, Türk Dünyası üniversiteleri arasında dil, kültür ve tarih alanlarındaki ortak çalışmaları geliştirmeye yönelik yeni iş birliği planları gündeme getirildi. Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü yetkilileri, Prof. Dr. Bekzhan Abdualıulı’nin ziyareti vesilesiyle iki kurum arasındaki akademik ilişkilerin daha da güçleneceğini ifade ettiler.</p>
<p><b>“Ortak kültürel miras bilimsel temelde korunuyor”</b></p>
<p>Ege Üniversitesi ile L.N. Gumilev Avrasya Millî Üniversitesi arasındaki bu akademik temas, Türk Dünyasının ortak kültürel ve dilsel mirasını bilimsel düzlemde koruma ve geliştirme yönünde atılmış önemli bir adım olarak değerlendirildi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinde-turk-dunyasinin-dil-birligi-konusuldu-583950">Ege Üniversitesinde Türk Dünyasının Dil Birliği Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem dayanışmayı, dayanışma umudu doğurdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-dayanismayi-dayanisma-umudu-dogurdu-583085</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 11:13:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışmayı]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[doğurdu]]></category>
		<category><![CDATA[düzey]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[umudu]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[Umutsuzluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583085</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi bünyesinde çalışmalar yürüten Psikoloji Laboratuvarı’nda gerçekleştirilen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen çalışmada, 6 Şubat depremleri sonrasında üniversiteli gençlerin umutsuzluk ve deprem farkındalık düzeyleri incelendi. Araştırma sonuçlarına göre, genel öğrenci grubunda umutsuzluk düzeyleri artmadı, aksine istatistiksel olarak anlamlı biçimde azaldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-dayanismayi-dayanisma-umudu-dogurdu-583085">Deprem dayanışmayı, dayanışma umudu doğurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi bünyesinde çalışmalar yürüten Psikoloji Laboratuvarı’nda gerçekleştirilen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen çalışmada, 6 Şubat depremleri sonrasında üniversiteli gençlerin umutsuzluk ve deprem farkındalık düzeyleri incelendi. Araştırma sonuçlarına göre, genel öğrenci grubunda umutsuzluk düzeyleri artmadı, aksine istatistiksel olarak anlamlı biçimde azaldı. Çalışma, bir yandan gençlerin umut duygusunu dayanışma aracılığıyla koruyabildiğini gösterirken, diğer yandan kırılgan gruplara yönelik psikososyal destek programlarının gerekliliğine işaret etti.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Araştırmaya katılan öğrencilerin yüzde 82’sinin deprem sonrasında yardım kampanyalarına ya da gönüllü çalışmalara katıldığı kaydedildi. Çalışmanın danışmanı İTBF Dekanı Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, “Literatürde prososyal davranışların yani başkalarına yardım etmenin bireyin ruh sağlığı üzerinde koruyucu bir etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Bu araştırmada da benzer bir eğilim gözlendi. Yardım faaliyetlerine katılan öğrencilerde umutsuzluk düzeylerinin daha düşük olması, dayanışmanın umudu besleyen bir faktör olduğunu ortaya koymuştur. Bu bulgularla tutarlı olarak, çalışmamızda psikolojik dayanıklılığın yalnızca bilgiyle değil, aynı zamanda sosyal bağlarla, duygusal destekle ve erişilebilir hizmetlerle güçlenebileceği görülmüştür.” dedi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Laboratuvarı’nda İTBF Dekanı Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn danışmanlığında ve Öğr. Gör. Elifcan Ayaz yürütücülüğünde gerçekleşen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen araştırmada 6 Şubat depremleri sonrasında üniversiteli gençlerin umutsuzluk ve deprem farkındalık düzeyleri incelendi. Araştırma sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, “Depremler yalnızca fiziksel yıkıma değil, umut ve gelecek algısında da yıkımlara yol açabilir. Biz de bu araştırmada üniversite gençliğinin deprem sonrası umutsuzluk düzeylerini inceledik. Bulgularımız, bazı yönleriyle beklenenin aksine umut verici, bazı yönleriyle ise dikkat çekici riskler barındırıyor” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Umutsuzluk beklenenin aksine düştü</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Afetlerden sonra bireylerin geleceğe dair beklentilerinde umutsuzluk düzeylerinde artış gözlenmesinin, psikoloji literatüründe oldukça yaygın bir bulgu olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, “Ancak bu araştırmada ortaya çıkan sonuç, bu beklentiyi tersine çevirmiştir. Deprem öncesinde öğrencilerin ortalama umutsuzluk puanı 6,5 iken, deprem sonrasında 6’ya gerilemiştir. İlk bakışta küçük görünen bu fark, istatistiksel açıdan anlamlıdır. Klinik anlamda her iki değer de ‘hafif umutsuzluk’ düzeyine karşılık gelse de beklenen artışın aksine bir düşüşün gözlenmiş olması, afet sonrası psikolojik uyum sürecine dair önemli ipuçları vermektedir. Bu bulgu, olağanüstü koşullarda toplumsal dayanışmanın gençler için koruyucu bir işlev görebileceğini düşündürmektedir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Afet sonrası gençlerde umutsuzluğun artmasının en sık görülen sonuç olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, “Ancak çalışmamızda bunun yerine düşüş saptamamız, gençlerin kriz koşullarında beklenenden farklı bir psikolojik yanıt verdiklerini gösteriyor. Travmatik bir olayın ardından ortaya çıkan bu tablo, öğrencilerin tamamen çaresizliğe teslim olmadığını; aksine, zorluklara rağmen geleceğe tutunabilecek bir psikolojik esneklik sergilediklerini ortaya koyuyor. Bu bulgu, umut duygusunun yeniden inşa edilebileceğini de gösteriyor” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Başkalarına yardım etmek iyi hissettiriyor</span></span></span></b></span></span></span><br /><span><span><span><span><span><span>Araştırmaya katılan 325 öğrencinin yüzde 82’sinin deprem sonrasında yardım kampanyalarına ya da gönüllü çalışmalara katıldığını söyleyen araştırmanın yürütücüsü Öğr. Gör. Elifcan Ayaz, “Bu oran, gençlerin yalnızca izleyici konumunda kalmadığını, aksine sürece aktif olarak dahil olduklarını göstermektedir. Literatürde prososyal davranışların yani başkalarına yardım etmenin bireyin ruh sağlığı üzerinde koruyucu bir etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Bu araştırmada da benzer bir eğilim gözlendi. Yardım faaliyetlerine katılan öğrencilerde umutsuzluk düzeylerinin daha düşük olması, dayanışmanın umudu besleyen bir faktör olduğunu ortaya koymuştur” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Destek olmak umutlarını korumalarına yardımcı oldu</span></span></span></b></span></span></span><br /><span><span><span><span><span><span>İTBF Dekanı Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, şunları söyledi: “Öğrencilerin bu kadar yüksek oranda yardım süreçlerine katılmış olması bizi çok etkiledi. Afet gibi zorlayıcı bir deneyimin ardından gençlerin yalnızca kendi duygularıyla baş etmeye çalışmakla kalmayıp başkalarına da destek olmaları, hem umutlarını korumalarına yardımcı oldu hem de bizlere geleceğe dair güven verdi. Bu tablo, İstanbul Atlas Üniversitesi gençlerinin dayanışma yoluyla ruhsal olarak ayakta kalabildiklerini ve aynı zamanda toplum için de önemli bir güç kaynağı olduklarını gösteriyor. Bu zorlayıcı süreçte gençlerin aktif rol alması biz araştırmacılar için de sevindirici ve umut verici bir bulguydu. Genel öğrenci grubunda umutsuzluğun azalması, afet sonrası dayanışmanın ve gönüllülüğün ruhsal iyilik için koruyucu bir faktör olarak işlev görebildiğini gösterdi. Bu bulgu, kriz koşullarında bireylerin yalnızca edilgen bir şekilde etkilenmediklerini, aynı zamanda aktif katılım ve destek davranışlarıyla kendi umut duygularını da güçlendirebildiklerini ortaya koyması açısından dikkat çekicidir.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kayıp yaşayanlarda daha yüksek umutsuzluk ölçüldü</span></span></span></b></span></span></span><br /><span><span><span><span><span><span>Genel öğrenci grubunda umut duygusu korunmuş görünse de depremde doğrudan kayıpları olan öğrencilerde tablonun farklı olduğunu belirten araştırmanın yürütücüsü Öğr. Gör. Elifcan Ayaz, “Yakınını kaybedenler deprem öncesinde hafif düzeyde umutsuz iken deprem sonrası ‘orta düzey umutsuzluk’ kategorisine yükselmiştir. Ayrıca evi hasar gören veya yer değiştirmek zorunda kalan öğrencilerde de umutsuzluk belirgin şekilde artmıştır. Bölgesel açıdan bakıldığında ise Doğu Anadolu’da yaşayan öğrenciler, Marmara bölgesindekilere kıyasla daha yüksek umutsuzluk bildirmiştir. Çalışmanın verileri, felaketin etkilerinin homojen olmadığını; bireysel kayıp ve yaşam koşullarının, psikolojik durumu önemli ölçüde farklılaştırdığını göstermektedir. Kayıp yaşayan öğrencilerde umutsuzluğun artması beklenen bir sonuçtu ancak ulaşılan değerler bu grubun kırılganlığını özellikle vurguluyor. Bu öğrenciler için daha yoğun destek mekanizmaları geliştirilmesi gerekli görünüyor” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Farkındalık tek başına umudu korumaya yetmedi</span></span></span></b></span></span></span><br /><span><span><span><span><span><span>Araştırmada öğrencilerin deprem farkındalık düzeyleri ile umutsuzluk düzeyleri arasındaki ilişki incelendi. Bulgular, farkındalık düzeyinin umutsuzluk üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığını ortaya koydu yani deprem hakkında bilgi sahibi olmak ya da hazırlıklı hissetmek, öğrencilerin umut veya umutsuzluk düzeylerini belirlemedi. Bu sonuç, yalnızca bilişsel düzeyde farkındalığın yeterli olmadığını; bireysel deneyimlerin ve yaşanan kayıpların psikolojik iyi oluş üzerinde daha belirleyici olduğunu gösterdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yoğun gündem takibi psikolojik yükü artırabilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Araştırmaya katılan öğrencilerin büyük bir kısmı, deprem haberlerini gün boyunca düzenli olarak takip ettiğini belirtti. En sık kullanılan kaynak ise sosyal medya oldu. Bulgular, haberleri yoğun şekilde takip eden öğrencilerin umutsuzluk puanlarının daha yüksek olduğunu gösterdi. Bu durum, afet dönemlerinde sürekli haberlere maruz kalmanın ikincil travmatik etki yaratabileceğini ve psikolojik yükü artırabileceğini düşündürdü. Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, bu sonucu “Sürekli deprem haberlerini takip eden öğrencilerde umutsuzluğun daha yüksek olması, haber maruziyetinin ruh sağlığını zorlayıcı bir faktör olabileceğini gösteriyor. Bu nedenle kriz dönemlerinde sağlıklı bilgiye erişim kadar bilgiye maruziyetin düzeyi da önemlidir” şeklinde değerlendirdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Afet sonrası psikolojik destek mekanizmaları yaygınlaştırılmalı</span></span></span></b></span></span></span><br /><span><span><span><span><span><span>Araştırmada öğrencilerin yüzde 76,6’sı depremden psikolojik olarak etkilendiğini ifade etti. Buna karşın yalnızca yüzde 5,8’i psikolojik destek aldığını belirtti. Bu çarpıcı farkın gençlerin psikolojik destek ihtiyacının çok yüksek olmasına rağmen bu hizmetlere erişimde ciddi sınırlılıklar olduğunu düşündürdüğünü kaydeden araştırmanın yürütücüsü Öğr. Gör. Elifcan Ayaz, “Bu durum, afet sonrası ruhsal destek mekanizmalarının daha yaygın ve erişilebilir olması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Gençlerin çok büyük bir kısmı depremden psikolojik olarak etkilendiğini dile getirmesine rağmen, profesyonel destek oranı son derece düşüktür. Bu durum, üniversitelerde ve toplum genelinde psikolojik hizmetlerin daha görünür ve ulaşılabilir hale getirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle psikososyal destek hizmetlerinin daha sistematik, erişilebilir ve sürdürülebilir biçimde sunulması gerektiğini düşünüyoruz. Gençlerin geleceğe güvenle bakabilmeleri için dayanışmanın yanında profesyonel desteğin de eşit şekilde güçlendirilmesi zorunludur” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Psikolojik dayanıklılık sosyal bağlarla ve duygusal destekle güçleniyor</span></span></span></b></span></span></span><br /><span><span><span><span><span><span>Doğrudan kayıp yaşayan öğrencilerde ve felaketi sürekli takip edenlerde umutsuzluğun anlamlı biçimde yükselmesinin, travmatik yaşantıların bireysel düzeyde yarattığı yükün ne kadar derin olduğunu gösterdiğini kaydeden Öğr. Gör. Elifcan Ayaz, “Yani dayanışma ve gönüllülük birçok öğrenci için umut kaynağı olmuş olsa da kayıpların yarattığı acı ve yoğun maruziyetin duygusal sonuçları, bu koruyucu etkilerin ötesine geçmiştir. Bir diğer önemli nokta, deprem farkındalığının öğrencilerin umutsuzluk düzeyleri üzerinde anlamlı bir fark yaratmaması oldu. Bu sonuç bize, farkındalığın tek başına koruyucu bir unsur olmadığını; psikolojik dayanıklılığın yalnızca bilgiyle değil, aynı zamanda sosyal bağlarla, duygusal destekle ve erişilebilir hizmetlerle güçlenebileceğini gösterdi” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-dayanismayi-dayanisma-umudu-dogurdu-583085">Deprem dayanışmayı, dayanışma umudu doğurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadir Has Üniversitesi, Dünyanın En İyi 800 Üniversitesi Arasında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadir-has-universitesi-dunyanin-en-iyi-800-universitesi-arasinda-582884</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2025 15:46:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[has]]></category>
		<category><![CDATA[kadir]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582884</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akademik araştırmalara verdiği öncelik ve uluslararası alanda artan görünürlüğüyle öne çıkan Kadir Has Üniversitesi, Times Higher Education (THE) Dünya Üniversiteleri Sıralamasında dikkat çekici bir başarıya imza attı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadir-has-universitesi-dunyanin-en-iyi-800-universitesi-arasinda-582884">Kadir Has Üniversitesi, Dünyanın En İyi 800 Üniversitesi Arasında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademik araştırmalara verdiği öncelik ve uluslararası alanda artan görünürlüğüyle öne çıkan Kadir Has Üniversitesi, Times Higher Education (THE) Dünya Üniversiteleri Sıralamasında dikkat çekici bir başarıya imza attı. Kadir Has Üniversitesi, 117 ülkeden 2.000’i aşkın üniversitenin değerlendirildiği prestijli araştırmada dünya genelinde 601-800 bandında, Türkiye’de vakıf üniversiteleri arasında 4’üncü, tüm üniversiteler arasında ise 6’ncı sırada yer aldı. </p>
<p>Öğretim, araştırma, araştırma kalitesi, endüstri gelirleri ve uluslararası görünüm gibi temel göstergeler baz alınarak sonuçlanan THE sıralamalarında araştırmalarıyla öne çıkan Kadir Has Üniversitesi, bu yıl da araştırma ve yayın kalitesi alanındaki performansıyla dikkat çekti.</p>
<p><strong>“Bu Başarı Üniversitemizin Vizyonunun Bir Sonucu”</strong></p>
<p><strong>Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sondan Durukanoğlu Feyiz,</strong> elde edilen başarıya ilişkin; “<em>Uluslararası alanda elde ettiğimiz bu başarı, üniversitemizin araştırma vizyonunun ve akademik kadromuzun özverili çalışmalarının bir sonucudur. Bu süreçte büyük emek harcayan tüm hocalarımıza, araştırmacılarımıza ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Ayrıca bu üniversiteyi kurarken bilime ve eğitime yatırım yapmayı en büyük ideal haline getiren merhum Kadir Has’ı da minnetle anıyorum</em>” dedi. Prof. Dr. Feyiz, Kadir Has Üniversitesi’nin araştırma üniversitesi kimliğini daha da güçlendirmeyi hedeflediğini vurgulayarak, “<em>Bizler için araştırma, yalnızca akademik üretim değil; aynı zamanda öğrencilerimizi geleceğe hazırlayan en güçlü araçtır. Hedefimiz, öğrencilerimizi ve akademisyenlerimizi küresel ölçekte fark yaratacak araştırmalara dahil ederek üniversitemizi daha da ileriye taşımaktır</em>” ifadelerine yer verdi.  </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadir-has-universitesi-dunyanin-en-iyi-800-universitesi-arasinda-582884">Kadir Has Üniversitesi, Dünyanın En İyi 800 Üniversitesi Arasında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi uluslararası arenada başarılı konumunu sürdürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-uluslararasi-arenada-basarili-konumunu-surduruyor-582766</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2025 10:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[arenada]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[konumunu]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582766</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akademik derecelendirme alanında küresel bir saygınlığa sahip olan Times Higher Education (THE), 2026 yılı için hazırladığı “Dünya Üniversite Sıralaması” (World University Rankings) sonuçlarını açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-uluslararasi-arenada-basarili-konumunu-surduruyor-582766">Ege Üniversitesi uluslararası arenada başarılı konumunu sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademik derecelendirme alanında küresel bir saygınlığa sahip olan Times Higher Education (THE), 2026 yılı için hazırladığı “Dünya Üniversite Sıralaması” (World University Rankings) sonuçlarını açıkladı.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Uluslararası derecelendirme kuruluşu Times Higher Education tarafından yapılan sıralamada, tam akredite, öğrenci odaklı, sağlık temalı araştırma üniversitemiz, değerlendirilen üniversite sayısındaki artışa rağmen küresel düzeydeki konumunu korudu. Başarılarımızı daha ileri noktalara taşımak,  uluslararası platformda hak ettiğimiz seviyelere çıkmak, ‘Türkiye Yüzyılı’nı Türk bilim yüzyılı yapmak  için çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz. Bu başarıya katkı sağlayan tüm mensuplarımıza teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p>Times Higher Education’ın (THE) eğitim, araştırma ortamı, araştırma kalitesi, uluslararası görünürlük ve endüstri geliri alanındaki nitelikleri göz önüne alınarak hazırlanan listede, Ege Üniversitesi dünya üniversiteleri arasındaki başarısını sürdürdü.Ege Üniversitesi geçen yıl olduğu gibi bu yılda 1201-1500 olan Dünya Sıralamasını korumayı başardı. Türkiye devlet üniversiteleri arasında 13’üncü sırada yer aldı.</p>
<p>Ege Üniversitesi Teaching (Eğitim) kategorisinde Dünya sıralamasında 668’inci sıradan 522’nci sıraya yükselmeyi başardı. Ayrıca bu alandaki puanını 31,3’ten 35’e yükseltti. Türkiye devlet üniversiteleri arasında ise 6’ncı sırada olmayı başardı. Ege Üniversitesi Araştırma Kalitesi ve Uluslararası Görünüm kategorisindeki puanlarını arttırmayı başardı. Genel puanda ise 25,2-30,6 bandındaki skorunu 27,3-32.0’a yükseltti.</p>
<p>THE Dünya Üniversite Sıralaması, araştırma odaklı üniversiteleri tüm temel misyonları; eğitim, araştırma, bilgi aktarımı ve uluslararası görünüm açısından değerlendiren küresel bir performans göstergesi olarak biliyor. Öğrenciler, akademisyenler, üniversite yönetimleri, iş dünyası ve hükümetler tarafından itibar edilen en kapsamlı analizlerden biri olarak kabul ediliyor. Performans göstergeleri eğitim (eğitim ve öğrenme ortamı), araştırma (hacim, gelir ve itibar), atıflar (araştırma etkisi), uluslararası görünüm (personel, öğrenciler ve araştırma düzeyi) ve endüstri geliri olmak üzere beş farklı alanda gruplandırılıyor.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-uluslararasi-arenada-basarili-konumunu-surduruyor-582766">Ege Üniversitesi uluslararası arenada başarılı konumunu sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;in geleceği için üniversite ve yerel yönetim güçlerini birleştirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferin-gelecegi-icin-universite-ve-yerel-yonetim-guclerini-birlestirdi-582020</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 15:21:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[güçlerini]]></category>
		<category><![CDATA[imza]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[İş Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[Nilüfer Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[projeler]]></category>
		<category><![CDATA[protokol]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582020</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi, kentin sürdürülebilir gelişimine yönelik çok kapsamlı bir iş birliği protokolüne imza attı. Protokol, akademik bilgiyi yerel yönetim tecrübesiyle buluşturarak, Nilüfer için yenilikçi ve kalıcı çözümler üretmeyi hedefliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferin-gelecegi-icin-universite-ve-yerel-yonetim-guclerini-birlestirdi-582020">Nilüfer&#8217;in geleceği için üniversite ve yerel yönetim güçlerini birleştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi, kentin sürdürülebilir gelişimine yönelik çok kapsamlı bir iş birliği protokolüne imza attı. Protokol, akademik bilgiyi yerel yönetim tecrübesiyle buluşturarak, Nilüfer için yenilikçi ve kalıcı çözümler üretmeyi hedefliyor.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi, imzaladıkları stratejik iş birliği protokolü ile kentsel gelişimde yeni bir dönemin kapılarını araladı. Beş yıl süreyle geçerli olacak bu protokol, iki kurumun akademik, teknik ve kurumsal kapasitelerini ortak bir vizyon doğrultusunda birleştirmeyi amaçlıyor.</p>
<p>İş birliği; sürdürülebilir kalkınma, çevre, iklim değişikliği, enerji, inovasyon, dirençlilik, eğitim, sağlık ve sosyal sorumluluk gibi hayati alanları kapsıyor. Protokolün temel hedefi, Nilüfer&#8217;e değer katacak, bilimsel temellere dayanan, yenilikçi ve sürdürülebilir hizmetler sunmak olarak belirlendi.</p>
<p>Protokol kapsamında, Bursa Uludağ Üniversitesi’nin zengin akademik birikimi ve araştırma altyapısı, Nilüfer Belediyesi&#8217;nin projelerine entegre edilecek. Üniversite öğrencileri, belediyenin yürüttüğü projelerde staj, saha uygulaması ve uygulamalı eğitim imkanları bularak teorik bilgilerini pratiğe dökme fırsatı da yakalayabilecek. Aynı zamanda, belediye çalışanlarının mesleki gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla hizmet içi eğitim programları düzenlenecek.</p>
<p>ORTAK PROJELERLE NİLÜFER GELİŞECEK<br />Taraflar; Avrupa Birliği (AB), TÜBİTAK, UNDP ve Erasmus+ gibi ulusal ve uluslararası fonlara ortak projeler sunarak Nilüfer’in sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimini destekleyecek. Üniversitenin laboratuvarları, araştırma merkezleri ve uzman akademisyenleri, belediyenin planlama ve uygulama süreçlerine doğrudan bilimsel destek sağlayacak.</p>
<p>Kente önemli katkı sağlayacak protokol Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörlük Binası’nda gerçekleşti. Protokol imzalanmadan önce konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, ortak iş birliğinin yanı sıra kaynak yaratma ve sosyal dayanışma ekonomisinin buradan elde edileceğini belirterek, “Ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu iş birlikleri bunlar. Özel sektörden de kamudan da Milli Eğitim’den de YÖK’ten de beslenen yapısı var. Bu kaynakları; yurtdışı kaynakları ve fonlarla koordine edip ülkemize kazandırabilirsek, hepimiz için büyük bir başarı olacaktır. Umudumuz bu yönde” dedi.</p>
<p>Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi ise üniversitelerin misyonları arasında araştırma yapmak ve öğrenci yetiştirmenin yanı sıra kamu ve sivil toplum gibi yapılarla iş birliği gerçekleştirip ve yürütmek olduğunun altını çizdi. Nilüfer Belediyesi ile daha önce birçok protokol imzaladıklarını hatırlatan Çiftçi, “Bu da onlardan bir tanesi olacak. Umut ediyoruz ki sürdürülebilirlik başta olmak üzere çok farklı alanlarda Nilüfer Belediyesi ile üniversitemiz güzel projeler ihdas eder. Buradan güzel araştırmalar çıkar. Bu araştırmaların sonuçları hem şehrimize, hem de ülkemize faydalı hale gelecek şekilde yararlanılır” diye konuştu.</p>
<p>İmzaların atılması ile protokol hayata geçti. Protokol kapsamındaki çalışmaların belediye ayağını Koordinasyon İşleri Müdürlüğü’nde faaliyet gösteren Planlama ve Kalkınma Ajansı (PlaKA) ile Sosyal Dayanışma Ekonomisi ve Kooperatifçilik Destekleme Merkezi; üniversite tarafındaki koordinasyonu ise Ar-Ge Koordinatörlüğü, Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü ve Proje Geliştirme ve Koordinasyon Ofisi üstlenecek. Birimlerin eş güdümünde, iş birliği kapsamında seminerler, paneller, çalıştaylar ve sergiler düzenlenerek toplumsal farkındalığın artırılması da hedefleniyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferin-gelecegi-icin-universite-ve-yerel-yonetim-guclerini-birlestirdi-582020">Nilüfer&#8217;in geleceği için üniversite ve yerel yönetim güçlerini birleştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Serebral Palsili çocukların dil gelişiminde erken döneme dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/serebral-palsili-cocuklarin-dil-gelisiminde-erken-doneme-dikkat-581981</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 15:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[döneme]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[gelişiminde]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[motor]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[palsili]]></category>
		<category><![CDATA[serebral]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581981</guid>

					<description><![CDATA[<p>Serebral Palsili çocuklarda yaygın şekilde görülen konuşma bozukluklarına erken müdahalenin önemini vurgulayan İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Araştırma Görevlisi Şevval Cengizli, “Erken dönemde uygulanan çevresel zenginleştirme, ilerleyen dönemlerde kas kontraktürleri ve deformiteler gibi sekonder komplikasyonların önlenmesine de katkı sunmaktadır</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/serebral-palsili-cocuklarin-dil-gelisiminde-erken-doneme-dikkat-581981">Serebral Palsili çocukların dil gelişiminde erken döneme dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Serebral Palsili çocuklarda yaygın şekilde görülen konuşma bozukluklarına erken müdahalenin önemini vurgulayan İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Araştırma Görevlisi Şevval Cengizli, “Erken dönemde uygulanan çevresel zenginleştirme, ilerleyen dönemlerde kas kontraktürleri ve deformiteler gibi sekonder komplikasyonların önlenmesine de katkı sunmaktadır. Bu nedenle uzmanlar, müdahalelerin tercihen 0–24 ay arasında başlatılmasını önermektedir” dedi. Cengizli, erken tanı, uygun rehabilitasyon planı ve aile katılımını içeren bütüncül bir yaklaşımın Serebral Palsili bireylerin yaşam kalitesini artırmak için en güçlü araç olduğunu söyledi.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Araştırma Görevlisi Şevval Cengizli, 6 Ekim Serebral Palsi Günü’nde Serebral Palsili çocuklarda ortaya çıkan dil ve konuşma bozukluklarına ilişkin değerlendirmede bulundu.<br />Serebral Palsi, nörogelişimsel bir durum<br />Serebral Palsi’nin doğum öncesinde, doğum sırasında veya erken bebeklik döneminde meydana gelen beyin hasarı veya gelişimsel bir bozukluk sonucu ortaya çıkabilen kalıcı bir nörogelişimsel durum olduğunu belirten Cengizli, “Serebral Palsi (SP), çocukluk boyunca motor işlev, duruş ve koordinasyon bozukluklarıyla seyretmekte; bireylerin yaşam boyu destek gerektiren bir tabloyla karşı karşıya kalmasına yol açabilmektedir” dedi.<br />Motor gelişim gerilikleri görülüyor<br />Serebral Palsi’nin yalnızca motor sistemi etkileyen bir durum olmadığını belirten Cengizli, “Yapılan araştırmalarda, SP’li çocuklarda duyusal sistem, bilişsel fonksiyonlar, davranış, görsel-yönelim, sosyo-duygusal gelişim ve dil-iletişim gibi alanlarda da yüksek oranda ek etkilenimlerin bulunduğu görülmüştür. Motor gelişim gerilikleri genellikle ilk fark edilen belirtiler olup; dönme, oturma, emekleme ve yürüme gibi kilometre taşlarında belirgin gecikmeler görülebilir. Dikkat ve yürütücü işlevlerde görülen bozukluklar ise yemek yeme, giyinme, oyun ve öz bakım gibi günlük yaşam aktivitelerinde görülmekte ve ek uyarlama gereksinimlerini beraberinde getirmektedir” dedi. <br />Motor becerileri ve bilişsel alanda zorlanmalar yaşanabiliyor<br />SP’li çocukların gelişim profilinin çok boyutlu zorluklar içerebildiğini kaydeden Cengizli, “Motor alanda kas tonusu düzensizlikleri, koordinasyon güçlükleri, eklem sertlikleri ve denge sorunları öne çıkmaktadır. İnce motor becerilerde kavrama, nesne manipülasyonu ve el-göz koordinasyonu gibi alanlarda güçlükler sıklıkla görülebilmektedir. Bilişsel alanda ise dikkat, bellek, işlem hızı ve görsel-uzaysal işlemleme becerilerinde bozulmalara değinilmiştir. Duyusal düzeyde görsel algı, proprioseptif farkındalık ve duyusal işlemleme sorunları görülebilmektedir. Davranışsal ve duygusal boyutta ise inaktivite, öğrenilmiş çaresizlik ve sosyal uyumda zorlanmalar tabloya eşlik edebilmektedir” dedi.<br />Konuşma üretiminde gecikme ve bozukluk görülüyor<br />SP’nin iletişim alanında da önemli güçlüklerle seyredebildiğini kaydeden Cengizli, konuşma motor bozuklukları (dizartri, apraksi benzeri belirtiler), artikülasyon problemleri ve ses kontrolünde zayıflıklara sık rastlandığını söyledi. Yapılan bir çalışmada 84 SP’li bireyin 69’unda (Yüzde 82) konuşma üretiminde gecikme veya bozukluk tespit edildiğini kaydeden Cengizli, şunları söyledi: <br />“En sık görülen konuşma bozukluğu dizartri olarak öne çıkmaktadır. Bu tabloda konuşma hızında azalma, artikülasyon belirsizlikleri, nefes kontrolünde yetersizlik ve genel olarak anlaşılabilirliğin düşüklüğü dikkat çekmektedir. Buna ek olarak, fonolojik süreçlerde bozulmalar ve belirli seslerde sürekli hatalar da sıklıkla görülmektedir. Bazı çocuklarda konuşma planlaması ve motor programlama süreçlerindeki bozulma, apraksi benzeri bir tabloya işaret edebilmektedir.  Alıcı dil ve ifade edici dil alanlarındaki güçlükler ise kelime dağarcığı sınırlılığı, sözdizimsel yapı yetersizlikleri, konuşma temposunda yavaşlık, monotonite ve ses şiddeti kontrolünde sorunlar şeklinde kendini göstermektedir.”<br />Bebeklerde aktif hareket programları ve terapiler önemli katkı sağlıyor<br />Serebral Palsi’nin çok boyutlu doğası nedeniyle uygun müdahalelerle SP’li bireylerin işlevsellik, iletişim kapasitesi ve katılım düzeylerinde anlamlı ilerlemeler sağlanabildiğini ifade eden Cengizli, “Motor ve bilişsel gelişimi hedefleyen aktif hareket programları, çevresel zenginleştirme yaklaşımları ve oyun temelli terapiler, hem motor becerileri hem de bilişsel gelişimi desteklemektedir. Araştırmalar, SP riski taşıyan bebeklerde çevresel zenginleştirmenin motor gelişim ve biliş üzerinde önemli katkılar sunduğunu göstermektedir. Özellikle 6–18 ay arası motor gelişim, 6–12 ay arası ise bilişsel gelişim için kritik fırsat penceresi olarak değerlendirilmektedir” dedi.<br />Konuşma bozukluklarına yönelik çalışmalardan bahseden Şevval Cengizli, “Dizartri ve artikülasyon bozukluklarına yönelik yoğun konuşma terapileri, alternatif ve destekleyici iletişim (AAC) çözümleri ile ses-nefes kontrolüne odaklanan çalışmalar, konuşma anlaşılırlığını belirgin şekilde artırabilmektedir. Ayrıca teknoloji destekli uygulamalar, terapistlerin değerlendirme sürecini kolaylaştırmakta ve objektif ölçümlerle ilerlemenin daha iyi izlenmesine olanak tanımaktadır” dedi.<br />İlk 24 ayda müdahale öneriliyor<br />Serebral Palsili bireylerin konuşma bozukluklarına ilişkin erken müdahalenin önemini vurgulayan Araştırma Görevlisi Şevval Cengizli, “Erken müdahale, beyin gelişiminin ve nöroplastisitenin en yoğun olduğu dönemleri hedefleyerek en yüksek terapötik etkiyi sağlayan stratejidir. 0–3 yaş aralığında başlatılan müdahalelerin hem motor hem de bilişsel gelişim üzerindeki olumlu etkileri sistematik araştırmalarla desteklenmiştir. Erken dönemde uygulanan çevresel zenginleştirme, ilerleyen dönemlerde kas kontraktürleri ve deformiteler gibi sekonder komplikasyonların önlenmesine de katkı sunmaktadır Bu nedenle uzmanlar, müdahalelerin tercihen 0–24 ay arasında başlatılmasını önermektedir. Erken tanı, uygun rehabilitasyon planı ve aile katılımını içeren bütüncül bir yaklaşım, Serebral Palsili bireylerin yaşam kalitesini artırmak için en güçlü araçtır.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/serebral-palsili-cocuklarin-dil-gelisiminde-erken-doneme-dikkat-581981">Serebral Palsili çocukların dil gelişiminde erken döneme dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesinden istilacı türlere karşı yapay zeka destekli uluslararası bilimsel iş birliği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinden-istilaci-turlere-karsi-yapay-zeka-destekli-uluslararasi-bilimsel-is-birligi-581783</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 07:38:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[istilacı]]></category>
		<category><![CDATA[İstilacı Türler]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[türlere]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesinden]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581783</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. İlker Aydın’ın da yer aldığı uluslararası araştırma ekibinin çalışması, “Geosciences” dergisinde yayımlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinden-istilaci-turlere-karsi-yapay-zeka-destekli-uluslararasi-bilimsel-is-birligi-581783">Ege Üniversitesinden istilacı türlere karşı yapay zeka destekli uluslararası bilimsel iş birliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. İlker Aydın’ın da yer aldığı uluslararası araştırma ekibinin çalışması, “Geosciences” dergisinde yayımlandı. Thessaly Üniversitesi (Yunanistan), Danimarka Teknik Üniversitesi ve Ege Üniversitesinin ortaklaşa yürüttüğü araştırma, ilk kez Yunanistan’da denizlerdeki istilacı türlerin giriş riskini yapay zekâ destekli bir hesaplama modeliyle öngörmeyi başardı.</p>
<p>Ege Üniversitesini uluslararası arenada görünür kılacak çalışmalar yapmaya devam ettiklerini dile getiren Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemizin başlıca hedeflerinden olan uluslararasılaşma hedefimiz doğrultusunda alanlarında uzman akademisyenlerimiz, çok uluslu araştırmalarda yer almayı sürdürüyor. Su Ürünleri Fakültemiz öğretim üyesi Doç. Dr. İlker Aydın’ın da dahil olduğu uluslararası araştırma grubu, deniz ekolojisini tehdit eden istilacı türlere karşı yapay zeka destekli model geliştirdi. Geosciences dergisinde de yayımlanan araştırmayı gerçekleştiren proje ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.</p>
<p>Geliştirilen yapay zeka modeli  ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. İlker Aydın, “Çalışmada geliştirilen model, zehirli aslan balığı ve balon balığı gibi tehlikeli türlerin Pagasitik Körfezi ve Akdeniz&#8217;e olası girişlerini 2035 yılına kadar öngörmektedir. Yapay zekâ, makine öğrenimi ve çevresel veri analizine dayalı olan bu yenilikçi sistem, sıcaklık ve tuzluluk gibi parametreleri kullanarak adeta bir ‘radar’ gibi işlev görmekte ve istilacı türlerin ne zaman, nerede ortaya çıkabileceğine dair erken uyarı sağlamaktadır. Araştırmanın sonuçlarına göre, bugün Pagasitik Körfezi görece güvenli kabul edilse de iklim değişikliğinin önümüzdeki on yıl içinde istilacı türlerin yayılımına zemin hazırlayabileceği öngörülmektedir. Bu durum, yalnızca biyolojik çeşitliliği değil; halk sağlığını, balıkçılığı ve bölgesel ekonomiyi de ciddi biçimde tehdit etmektedir” dedi.</p>
<p><b>“Erken tahmin, en güçlü silahımızdır”</b></p>
<p>Doç. Dr. İlker Aydın, “Erken tahmin, en güçlü silahımızdır. Geliştirdiğimiz model, yalnızca Pagasitik Körfezi için değil, tüm Akdeniz için erken uyarı sistemi olarak kullanılabilir. Denizlerimiz değişiyor. Eğer proaktif davranmazsak, istilacı türler yalnızca ekosistemlerimizi değil, yaşamlarımızı da köklü biçimde etkileyecektir. Elde edilen bulgular, istilacı türlerle mücadelede bilimsel öngörülerin önemini bir kez daha ortaya koyarken, uluslararası iş birliğinin deniz ekosistemlerini korumada kritik bir rol üstlendiğini göstermektedir” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinden-istilaci-turlere-karsi-yapay-zeka-destekli-uluslararasi-bilimsel-is-birligi-581783">Ege Üniversitesinden istilacı türlere karşı yapay zeka destekli uluslararası bilimsel iş birliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zekâ kullanımında ebeveyn rehberliği önemli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-kullaniminda-ebeveyn-rehberligi-onemli-581348</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 13:50:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[konusunda]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımında]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[rehberliği]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zekâ Teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581348</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günlük yaşamın ayrılmaz parçası haline gelen yapay zekanın çocuk gelişimi üzerindeki etkilerini değerlendiren İstanbul Atlas Üniversitesi Psikoloji Laboratuvarı araştırma ekibinden Araştırma Görevlisi Şeyma Aydın Öztürk, bu teknolojilerin çocukların gelişim süreçlerini destekleme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-kullaniminda-ebeveyn-rehberligi-onemli-581348">Yapay zekâ kullanımında ebeveyn rehberliği önemli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Günlük yaşamın ayrılmaz parçası haline gelen yapay zekanın çocuk gelişimi üzerindeki etkilerini değerlendiren İstanbul Atlas Üniversitesi Psikoloji Laboratuvarı araştırma ekibinden Araştırma Görevlisi Şeyma Aydın Öztürk, bu teknolojilerin çocukların gelişim süreçlerini destekleme potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Yakın bir gelecekte yapay zekâ teknolojileri ve sosyal robotların çocukların yaşı ve gelişimsel ihtiyaçları göz önünde bulundurulduğunda çok boyutlu bir şekilde destekleme konusunda güçlü ve etkili araçlar olabileceğini ifade eden Aydın Öztürk, “Ancak bu teknolojilerin güvenli bir şekilde kullanılması için ebeveyn rehberliğinin ve uzman görüşünün önemi unutulmamalıdır” uyarısında bulundu.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü ve </span></span></span><span><span><span>Atlas Üniversitesi Psikoloji Laboratuvarı araştırma ekibinden Arş. Gör. Şeyma Aydın Öztürk, yapay zekâ teknolojilerinin ve sosyal robotların çocuk gelişimindeki rolünü değerlendirdi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Çocuk gelişiminde olumlu etkiler bırakabilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yapay zekâ teknolojilerinin çocuk gelişimindeki rolünü açıklarken literatürdeki araştırma bulgularına işaret eden Arş. Gör. Şeyma Aydın Öztürk, <b>“</b>Yürütülen bilimsel araştırmalar, bu teknolojilerin çocukların dil ediniminden başlayarak farkındalık, empati, duygu düzenleme gibi duygusal-sosyal gelişim süreçlerine kadar birçok alanda çocuk gelişiminde olumlu etkilerinin olabileceğini göstermektedir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sosyal robotlarla etkileşim sosyal uyuma katkı sağlayabilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sosyal robotların çocuklar üzerindeki etkilerine değinen Arş. Gör. Şeyma Aydın Öztürk, “Çocuklar, robotlarla etkileşime girdiğinde duygularına ilişkin farkındalık kazanabilir ve empati becerileri gelişebilir. Özellikle sosyal ilişkiler konusunda zorluk yaşayan çocukların sosyal uyum yeteneklerini geliştirmede sosyal robotlar etkili araçlar olabilir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Ergenlik döneminde yapay zekâ desteği</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Arş. Gör. Şeyma Aydın Öztürk, duygusal dalgalanmaların sık yaşandığı ergenlik döneminde yapay zekâ araçlarından faydalanmanın mümkün olduğunu ifade ederek “Araştırmalar, yapay zekâ destekli oyunların, sohbet uygulamalarının ergenlerin duygu düzenleme ve öz farkındalık becerilerini geliştirebildiğini gösteriyor” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Bireyselleştirilmiş öğrenme deneyimi sunuluyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yapay zekâ tabanlı öğrenme platformlarının bazı avantajları olabileceğini kaydeden Arş. Gör. Şeyma Aydın Öztürk, “Bu teknolojiler, her çocuğun bireysel ihtiyaçlarına göre uyarlanabilen bir eğitim deneyimi sunabiliyor. Dolayısıyla bu teknolojiler sadece çocukların zorlandıkları alanlarda öğrenme sürecini kolaylaştırmak için değil; aynı zamanda güçlü yönlerini geliştirmek için de kullanılabilmesi mümkün olacak” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Ebeveynlerin rehberliği önemli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yakın bir gelecekte yapay zekâ teknolojileri ve sosyal robotların çocukların yaşı ve gelişimsel ihtiyaçları göz önünde bulundurulduğunda çok boyutlu bir şekilde destekleme konusunda güçlü ve etkili araçlar olabileceğini ifade eden Arş. Gör. Şeyma Aydın Öztürk, “Ancak bu teknolojilerin güvenli bir şekilde kullanılması için ebeveyn rehberliğinin ve uzman görüşünün önemi unutulmamalıdır” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yapay zekâ ile ilgili doğru yönlendirme yapılmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Arş. Gör. Şeyma Aydın Öztürk, günümüzde hayatın her alanında kullanılan yapay zekânın kullanımında ebeveynlerin çocukları doğru yönlendirmesinin önemini vurgulayarak tavsiyelerini şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<ul>
<li><span><span><span><span><span><span>Robotik veya kodlama etkinlikleri ile çocuklarınızı yapay zekâ teknolojileri ile tanıştırabilirsiniz. </span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Çocukların yapay zekâ ve sosyal robotlar ile etkileşimlerinde dengeyi kurabilirsiniz. </span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Çocukların yaşına uygun, bilimsel olarak desteklenmiş ve güvenilir yapay zekâ uygulamalarını kullanmaları konusunda ebeveyn rehberliği yapabilirsiniz. </span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Çocuklarınıza yapay zekanın da hata yapabileceğini, her bilginin doğrulanması gerektiğini öğretebilirsiniz. Yapay zekâ tarafından üretilen içeriği sorgulamayı, farklı kaynaklardan bilgi toplamayı ve kendi düşüncelerini geliştirmeyi teşvik edebilirsiniz. </span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Çocuklarınıza kişisel bilgilerini koruma, hangi bilgileri paylaşabilecekleri ve hangi bilgileri gizli tutmaları gerektiği konusunda yaşlarına uygun eğitim verebilirsiniz. </span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Yapay zekâ ile etkileşimin gerçek insan ilişkilerinin yerini tutamayacağını vurgulayabilirsiniz. Çocuğunuzun duygularını tanıması, ifade etmesi ve başkalarının duygularını anlaması için fırsatlar yaratabilirsiniz. </span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Yapay zekâ teknolojileri hızla gelişmektedir. Yeni uygulamalar, riskler ve fırsatlar hakkında kendinizi bilgilerinizi güncel tutmak faydalı olacaktır. </span></span></span></span></span></span></li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-kullaniminda-ebeveyn-rehberligi-onemli-581348">Yapay zekâ kullanımında ebeveyn rehberliği önemli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de uluslararası araştırma ve burs fırsatları konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-uluslararasi-arastirma-ve-burs-firsatlari-konusuldu-581213</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 09:52:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[burs]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[fırsatları]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[yüce]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581213</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, öğrencilerini uluslararası araştırma olanaklarıyla buluşturacak özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-uluslararasi-arastirma-ve-burs-firsatlari-konusuldu-581213">EÜ&#8217;de uluslararası araştırma ve burs fırsatları konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, öğrencilerini uluslararası araştırma olanaklarıyla buluşturacak özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. DAAD (Alman Akademik Değişim Servisi) Lektörü Dr. Nilgün Yüce, Almanya’da eğitim ve araştırma fırsatlarını tanıttığı sunumda, DAAD ve Humboldt Vakfı’nın genç ve deneyimli araştırmacılara sunduğu burs imkânları hakkında detaylı bilgiler verdi. Etkinlik, Edebiyat Fakültesi Nuri Bilgin Konferans Salonunda gerçekleştirildi ve katılımcılara bilimsel kariyerlerini uluslararası boyuta taşımaları için önemli ipuçları aktarıldı.</p>
<p>Başvuruların zamanlamasından gerekli belgelere, hangi evrakların sunulması gerektiğinden DAAD portalına yükleme süreçlerine kadar tüm detayları anlatan Dr. Nilgün Yüce, “Bugün sizlere bir araştırma önerisi hazırlarken nelere dikkat etmeniz gerektiğini kendi deneyimlerimden yola çıkarak aktarmak istiyorum. Öğrencilerimizin ve akademisyenlerimizin bu fırsatları yakından takip etmeleri, kariyerleri için büyük önem taşıyor. Başvuru sürecini doğru ve eksiksiz takip etmek, başarı şansını artırıyor. Almanya’da araştırma yapmak isteyen bir öğrencinin araştırma önerisi hazırlarken dikkat etmesi gerekenler aslında oldukça basit. Öncelikle hangi bilimsel problemi çözmek istediğinizi net olarak belirlemeniz gerekiyor. Sonra, bu problemi nasıl çözebileceğinizi gösterecek bir yöntem ortaya koymalısınız. Ve tabii ki, bu çalışmanın gerçekçi bir zaman çerçevesi ve makul maliyetlerle yapılabileceğini de kanıtlamalısınız” dedi.</p>
<p><b>Profesyonel araştırma önerisi nasıl hazırlanır?</b></p>
<p>Profesyonel ve kabul edilebilir bir araştırma önerisinin nasıl hazırlanması gerektiğine dair ayrıntılı tavsiyelerde bulunan Dr. Nilgün Yüce “Araştırma öneriniz genellikle 10–15 sayfa olmalı ama önemli olan uzunluk değil, anlaşılır ve öz bir anlatım. Yazı tipi, satır aralığı ve içerik tablosuna dikkat edin; bu önerinizi profesyonel gösterir. Başlık sayfasında kişisel bilgiler, akademik unvan, pozisyon ve iletişim bilgileri net olmalı. Tez başlığı kısa ve anlaşılır, araştırma alanı ve süresi de belirtilmeli. Araştırma alanı ve literatür kısmında konunuza hâkim olduğunuzu gösterin, mevcut durumu özetleyin ve önerinizi destekleyecek teorik çerçeveyi tartışın. Bu bölüm, araştırmanızın motivasyonunu ve problemin önemini ortaya koymalı. Son olarak, araştırma soruları ve hedefler net olmalı: Ne öğrenmek istiyorsunuz? Hangi hedeflere ulaşmayı amaçlıyorsunuz? Sorular hipotezler şeklinde olmalı ve test edilebilir olmalı. Böylece öneriniz hem değerli hem uygulanabilir olur. Son olarak, &#8220;Araştırma Kaynakçası&#8221; bölümünde, çalışmanızda atıfta bulunduğunuz tüm akademik eserleri belirli kurallara uygun bir şekilde listelemeyi ve güncel yayınlara yer vermeyi unutmayın” diye konuştu.</p>
<p><b>DAAD burs başvuru süreci ve stratejileri</b></p>
<p>DAAD burs başvurularının değerlendirme süreci hakkındaki gözlemlerine de değinen Dr. Nilgün Yüce “DAAD başvurusu ilk seferde kabul edilmeyenler vazgeçmesin, kişisel algılamasın, tekrar başvursun. Ben de komisyon toplantılarına izleyici olarak katıldım; hocalar son derece iyi niyetli ve seviyeli. Başvuruları değerlendirirken, adayın projeyi gerçekten yapıp yapamayacağına, bilimsel katkısına ve somut çıktılara odaklanıyorlar. Bu yüzden motivasyon mektubunuzu yazarken, projeyi ciddi bir şekilde ileride bir makale veya kitap çıkaracakmış gibi anlatın. Değerlendirme süreci şeffaf: İki ayrı yazılı değerlendirme alınıyor, ardından branşınızdan ve diğer alanlardan en az iki bağımsız öğretim üyesi bu değerlendirmeleri okuyup fikirlerini paylaşıyor. Karar DAAD tarafından değil, bu bağımsız jüri tarafından veriliyor. Puanlama sistemi var; belli bir puanı alanlar kabul ediliyor. Başvuru sayısına göre şans da değişiyor; örneğin Kasım çok yoğun, Temmuz daha az başvuru oluyor. Alan açısından bir ayrıcalık resmi olarak yok. Eğitim bilimleri gibi alanlar önemli, ama esas kriter projenin kalitesi. Önceliklendirme varsa bile bu genellikle açıklanmıyor” dedi.</p>
<p>Etkinliğin sonunda Dr. Yüce,  katılımcıların soruları yanıtlandı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-uluslararasi-arastirma-ve-burs-firsatlari-konusuldu-581213">EÜ&#8217;de uluslararası araştırma ve burs fırsatları konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu proje ile Türkiye&#8217;nin su ürünleri yetiştiricilik ve avcılık sektörüne yeni bir tür kazandırılacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bu-proje-ile-turkiyenin-su-urunleri-yetistiricilik-ve-avcilik-sektorune-yeni-bir-tur-kazandirilacak-581165</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 09:05:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[avcılık]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[Su Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Üreme]]></category>
		<category><![CDATA[ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[yetiştiricilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581165</guid>

					<description><![CDATA[<p>Japon denizhıyarının Türkiye kıyılarında doğal üreme biyolojisi ve yetiştiricilik potansiyeli ilk defa Egeli bilim insanı Doç. Dr. Mustafa Tolga Tolon ve ekibi tarafından araştırılacak</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-proje-ile-turkiyenin-su-urunleri-yetistiricilik-ve-avcilik-sektorune-yeni-bir-tur-kazandirilacak-581165">Bu proje ile Türkiye&#8217;nin su ürünleri yetiştiricilik ve avcılık sektörüne yeni bir tür kazandırılacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Japon denizhıyarının Türkiye kıyılarında doğal üreme biyolojisi ve yetiştiricilik potansiyeli ilk defa Egeli bilim insanı Doç. Dr. Mustafa Tolga Tolon ve ekibi tarafından araştırılacak</p>
<p><b> </b><b>Bu proje ile</b> <b>Türkiye’nin su ürünleri yetiştiricilik ve avcılık sektörüne yeni bir tür kazandırılacak</b></p>
<p><b> </b><b>İZMİR(Ege Ajans)-</b> Ege Üniversitesi (EÜ) Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Tolga Tolon’un yürütücüsü olduğu “Japon Denizhıyarı’nın (<i>Apostichopus japonicus</i>, Selenka 1867) Türkiye’nin Marmara ve Ege Denizi’nde Moleküler Tanımlanması, Üreme Biyolojisi ve Larval Dönem Yetiştiriciliği İncelemeleri” başlıklı proje, TÜBİTAK-ARDEB 1001 Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu. Desteklenen proje ile doğal yayılım alanlarından oldukça uzak bir bölge olan Türkiye’nin Marmara ve Ege kıyılarında varlığı 2023 ve 2024 yılları arasında tespit edilen Japon deniz hıyarının ülkemiz kıyılarındaki tür varyasyonları, üreme gücü ve yetiştiriciliği ilk defa incelenecek.</p>
<p>Proje yürütücüsü Doç. Dr. Mustafa Tolga Tolon’u makamında ağırlayarak tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemiz bilim ekibi tarafından, Türkiye kıyılarında varlığı tespit edilen Japon deniz hıyarının varyasyonları, üreme gücü ve yetiştiriciliği konusunda hazırlanan proje TÜBİTAK-ARDEB Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p>Üniversitemiz Su Ürünleri Fakültesi ekosisteminde gerçekleştirilecek proje alanında bir ilk olacak. Ülkemiz ekonomisi için stratejik önemi bulunan bir alanda yenilikçi bir anlayışla araştırmalar yürüten bilim ekibini tebrik ediyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>“Japon denizhıyarı, dünyanın en değerli denizhıyarı türüdür”</b></p>
<p>Projenin içeriği ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. Mustafa Tolga Tolon, “Kuzeybatı Pasifik&#8217;i kapsayan bölgelerin yerel bir türü olan, Japonya, Rusya ve Kore Yarımadası gibi ülkelerdeki önemli popülasyonları bulunan Japon denizhıyarı, dünya denizhıyarı ticaretinin en başat ve en çok tercih edilen türü olarak yıllık üretimi yaklaşık 262 bin 500 tona ulaşmıştır. Bu üretimin 255 bin 660 tonu başta Japonya olmak üzere Güney Kore, Çin ve Rusya’da bulunan yetiştiricilik tesislerinde üretilmektedir. Yıllık yaklaşık 1 milyar 631 milyon dolar ekonomik değeri ile dünyanın en değerli denizhıyarı türüdür” diye konuştu.</p>
<p><b>“Proje, ekonomik ve ekolojik faydaları gözetilerek gerçekleştirilecek”</b></p>
<p>Yürütülecek olan araştırmanın Japon denizhıyarının Türkiye kıyılarındaki varyasyonlarını, üreme gücünü ve yetiştiriciliğini kapsadığını ifade eden Doç. Dr. Mustafa Tolga Tolon,  “Ülkemizin yerel türleri arasında yer almayan ancak dünyanın herhangi bir bölgesinde de istilacı tür olarak rapor edilmemiş olan bu yabancı deniz hıyarı türü, 2023 yılında ilk defa Marmara Denizi’nin İzmit Körfezi kıyılarında varlığı tespit edilmesi sonrasında yayılımını genişleterek Akdeniz’in Ege Kıyılarında önemli popülasyonlar oluşturmuştur. Ülkemiz sularına dahil olan bu ılıman deniz hıyarı türünün denizlerimizdeki popülasyonlarının genetik özellikleri ile üreme biyolojisi ise halen bilinmemektedir.  Bu değerli deniz hıyarı türünün gerek ekonomik gerekse ekolojik faydaları gözetilerek gerçekleştirilecek ilk ve öncü proje ile Türkiye’nin su ürünleri yetiştiricilik ve avcılık sektörüne potansiyel yeni bir tür kazandırılması ve denizlerimizde avcılık baskısı ile popülasyonları azalma riski ile yüzleşen yerel türlerin ekolojik faydalarının alternatif bir tür ile desteklenebilmesi yönünden gerek duyulan temel ve özgün veriler ileri araştırma yöntemleri ve analizler ile sağlanacaktır” dedi.</p>
<p> Denizhıyarı türlerinde öncü ulusal ve uluslararası araştırma ve bilimsel yayınlara ev sahipliği yapan Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nin gelişmiş araç-gereç ve laboratuvar altyapısı ile gerçekleştirilecek proje araştırmalarında fakültenin öğretim üyelerinden Prof. Dr. Adnan Tokaç, Prof. Dr. Şule Gürkan, Doç. Dr. Serhat Engin ve Dr. Öğr. Üyesi Emel Özcan Gökçek araştırmacı olarak görev alırken Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Raziye Işık Kalpar proje danışmanı olarak katkı sunacak. Yürütülecek proje, 15 ay süresince görev alacak bir lisans ve bir lisansüstü öğrenciye burs olanağı sağlayarak aynı zamanda üniversitemizin genç bilim insanı yetiştirme misyonuna da katkı sunacak.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-proje-ile-turkiyenin-su-urunleri-yetistiricilik-ve-avcilik-sektorune-yeni-bir-tur-kazandirilacak-581165">Bu proje ile Türkiye&#8217;nin su ürünleri yetiştiricilik ve avcılık sektörüne yeni bir tür kazandırılacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky, npm Shai-Hulud solucan tedarik zinciri saldırısı hakkında ayrıntıları paylaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-npm-shai-hulud-solucan-tedarik-zinciri-saldirisi-hakkinda-ayrintilari-paylasti-580215</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 08:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[depo]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[npm]]></category>
		<category><![CDATA[paket]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[saldırısı]]></category>
		<category><![CDATA[shai-hulud]]></category>
		<category><![CDATA[solucan]]></category>
		<category><![CDATA[Solucanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedarik]]></category>
		<category><![CDATA[Tedarik Zinciri]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[zinciri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580215</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky Tehdit Araştırması, Shai-Hulud solucanının ilk enfekte ettiği paketi analiz ederek, kendi kendini kopyalayan bu kötü amaçlı yazılımın npm ekosistemine yönelik yaygın tedarik zinciri saldırısını nasıl başlattığına dair bilgileri paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-npm-shai-hulud-solucan-tedarik-zinciri-saldirisi-hakkinda-ayrintilari-paylasti-580215">Kaspersky, npm Shai-Hulud solucan tedarik zinciri saldırısı hakkında ayrıntıları paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky Tehdit Araştırması, Shai-Hulud solucanının ilk enfekte ettiği paketi analiz ederek, kendi kendini kopyalayan bu kötü amaçlı yazılımın npm ekosistemine yönelik yaygın tedarik zinciri saldırısını nasıl başlattığına dair bilgileri paylaştı. Kaspersky&#8217;nin araştırmasına göre, Shai-Hulud solucanı toplam 530 paket sürümünden 190 benzersiz paketi enfekte etti. Bu da saldırı sırasında birçok paketin birden fazla güvenliği ihlal edilmiş sürümünün yayınlandığını gösteriyor.      </strong></p>
<p>15 Eylül 2025&#8217;te ilk kez ortaya çıkan, kendi kendini kopyalayan kötü amaçlı bir yazılım olan Shai-Hulud solucanı, kimlik doğrulama jetonlarını çalarak ve meşru paketlerin virüslü sürümlerini yayınlayarak geliştirici hesapları aracılığıyla otomatik olarak yayılıyor. Saldırının etkisi geniş çapta belgelenmiş olsa da, Kaspersky&#8217;nin analizi, ilk enfeksiyon mekanizması ve solucanın sofistike yayılma yöntemleri hakkında teknik ayrıntıları ortaya koydu.      </p>
<p><strong>Kaspersky Tehdit Araştırması Kötü Amaçlı Yazılım Analisti</strong> <strong>Vladimir Gurskiy</strong>, konuya ilişkin şunları söyledi: <em>&#8220;Analizimiz, bu tedarik zinciri saldırısının nasıl işlediğine ve depo maruziyetinin gerçek kapsamına ilişkin önemli bilgiler sağlıyor. Solucanın özel depoları kuruluşlardan bireysel hesaplara sistematik olarak taşıma eylemi, tedarik zinciri tehditlerinde önemli bir artışa işaret ediyor ve yıllarca süren özel geliştirme çalışmalarını tehlikeye atma potansiyeli taşıyor. Bu araştırma, Kaspersky Açık Kaynak Yazılım Tehditleri Veri Akışını neden sürdürdüğümüzü bir kez daha ortaya koyuyor. Çünkü kuruluşlar, geliştirme süreçlerini bu tür sofistike saldırılardan korumak için, güvenliği ihlal edilmiş paketler hakkında gerçek zamanlı istihbarata ihtiyaç duyuyor.&#8221;</em></p>
<p>Kaspersky&#8217;nin araştırması, ngx-bootstrap sürüm 18.1.4&#8217;ün başlangıç noktası olarak hizmet ettiğini doğruladı ve bu sonucun elde edilmesinde kullanılan teknik metodolojiyi açıkladı. Araştırmacılar, bu sırada önemli bir ayırt edici özellik tespit etti: Bu sürümden sonraki tüm enfekte paketler kurulum sonrası komut dosyaları aracılığıyla kötü amaçlı kodları çalıştırırken, başlangıç noktası paketi benzersiz bir şekilde kurulum öncesi komutunu kullandı. Bu da onun otomatik yayılmanın kurbanı değil, başlangıç noktası olduğunu ortaya çıkardı.            </p>
<p>Bu solucan, GitHub&#8217;daki özel kurumsal depoları tehlikeye atmak için özel olarak tasarlanmış işlevler içeriyor. Kimlik doğrulama jetonlarını çalmanın ötesinde, özel ve dahili depoları da GitHub kuruluşlarından kullanıcı hesaplarına otomatik olarak taşıyor. Böylece gizli kurumsal kodları etkili bir şekilde kamuya açık hale getiriyor ve tüm özel kod tabanlarını ifşa ediyor.           </p>
<p>Kaspersky çözümleri, bu kötü amaçlı yazılımı HEUR:Worm.Script.Shulud.gen olarak tanımlıyor. Kuruluşlar, GitHub depolarında &#8220;shai-hulud&#8221; dallarını veya shai-hulud-workflow.yml dosyalarının varlığını arayarak enfeksiyon olup olmadığını kontrol edebilirler.</p>
<p>Daha fazla bilgi için Securelist adresini ziyaret edin.</p>
<p>Kaspersky, daha önce açık kaynak ekosistemlerini hedef alan tedarik zinciri saldırılarının artan eğilimi konusunda uyarıda bulunmuştu. Şirketin güvenlik araştırmacıları, kötü amaçlı modül oluşturmanın tehdit aktörleri arasında giderek daha popüler hale gelen bir saldırı vektörü olduğunu belirledi.</p>
<ul>
<li>Bağımlılıklarınızı proaktif olarak izleyin. <strong>Kaspersky Açık Kaynak Yazılım Tehditleri Veri Akışı</strong> bunu gerçekleştirmenize yardımcı olur. Bu veri akışı, açık kaynak platformlarını hedef alan kötü amaçlı faaliyetler hakkında gerçek zamanlı istihbarat sağlayarak kuruluşların tedarik zinciri saldırılarına karşı proaktif olarak savunma yapmasına yardımcı olmak için tasarlanmıştır.</li>
<li><strong>Kaspersky Premium</strong> gibi güçlü siber güvenlik çözümleriyle kişisel cihazlarınızı koruyun. Bu çözüm, cihazlarınızda depolanan kimlik doğrulama jetonlarını ve kimlik bilgilerini hedef alan tedarik zinciri kötü amaçlı yazılım bulaşmalarını önlemek ve etkisiz hale getirmek için çok katmanlı koruma sağlar.</li>
<li>Güvenli Linux geliştirme ortamları kurgulayın. <strong>Kaspersky for Linux</strong>, npm paketlerinin yüklendiği ve çalıştırıldığı derleme sunucularını ve CI/CD ardışık düzenlerini koruyarak, kendi kendine yayılan solucanların tüm geliştirme altyapınızı tehlikeye atmasını önler.</li>
<li><strong>Kaspersky Next</strong> ürün serisi gibi kurumsal bir siber güvenlik çözümü kullanarak, her büyüklükteki ve sektördeki kuruluşlarda çeşitli siber güvenlik tehditlerine karşı savunma sağlayın ve gelişmiş tehdit görünürlüğü ve araştırma yeteneklerinin yanı sıra kapsamlı gerçek zamanlı koruma sunun.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-npm-shai-hulud-solucan-tedarik-zinciri-saldirisi-hakkinda-ayrintilari-paylasti-580215">Kaspersky, npm Shai-Hulud solucan tedarik zinciri saldırısı hakkında ayrıntıları paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli bilim ekibinden, Kuzeydoğu Anadolu&#8217;nun tehlike altındaki engerekler için yeni araştırma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-bilim-ekibinden-kuzeydogu-anadolunun-tehlike-altindaki-engerekler-icin-yeni-arastirma-580200</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 08:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[ekibinden]]></category>
		<category><![CDATA[kuzeydoğu]]></category>
		<category><![CDATA[nün]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[türler]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580200</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Fen Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kerim Çiçek’in yürütücülüğünü yaptığı “Kuzeydoğu Anadolu’nun Subalpin Kuşağında Yaşayan Darevski Engereği (Vipera darevskii) ve Step Engereği (Vipera eriwanensis) Türlerinin Termal Ekolojisi, Habitat Tercihi ve İklim Değişimine Duyarlılığının Araştırılması” başlıklı proje, TÜBİTAK-1001 programı kapsamında desteklenmeye değer bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-bilim-ekibinden-kuzeydogu-anadolunun-tehlike-altindaki-engerekler-icin-yeni-arastirma-580200">Egeli bilim ekibinden, Kuzeydoğu Anadolu&#8217;nun tehlike altındaki engerekler için yeni araştırma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Fen Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kerim Çiçek’in yürütücülüğünü yaptığı “Kuzeydoğu Anadolu’nun Subalpin Kuşağında Yaşayan Darevski Engereği (<i>Vipera darevskii</i>) ve Step Engereği (<i>Vipera eriwanensis</i>) Türlerinin Termal Ekolojisi, Habitat Tercihi ve İklim Değişimine Duyarlılığının Araştırılması” başlıklı proje, TÜBİTAK-1001 programı kapsamında desteklenmeye değer bulundu.</p>
<p>EÜ Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dinçer Ayaz’ı, Prof. Dr. Kerim Çiçek’i ve Doç.Dr. Yusuf Bayrakcı’yı makamında ağırlayan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Ege Üniversitesinin bilim üretme kapasitesine katkılarından dolayı tebrik ederek başarılar diledi. Prof. Dr. Budak, “Tam akredite, araştırma üniversitemiz ekosistemi içerisinde bilim insanlarımız tarafından hazırlanan projeler TÜBİTAK nezdinde kabul görmeye devam ediyor. Üniversitesi Fen Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kerim Çiçek’in yürütücülüğünü yaptığı proje kapsamında Kuzeydoğu Anadolu’nun tehlike altındaki engerekler için yeni araştırma başlatıldı. Ülkemizde ilk defa yapılan araştırma kapsamında Darevski Engereği ve Step Engereği türlerinin yaşam alanları, ihtiyaçları saptanacak. Hocamızı ve ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.</p>
<p>Kuzeydoğu Anadolu’nun dağlık bölgelerinde yaşayan Darevski Engereği (<i>Vipera darevskii</i>) ve Step Engereği (<i>Vipera eriwanensis</i>), dar yayılış alanları ve hassas yaşam koşulları nedeniyle yok olma riskiyle karşı karşıya. Her iki türün de popülasyonlarının azaldığı ve iklim değişikliğinden olumsuz etkilendiği biliniyor. Bu durumdan yola çıkarak Türkiye’de ilk kez yürütülecek kapsamlı bir araştırma projesi başlatıldı. Proje, bu iki türün yaşam alanlarını, çevresel ihtiyaçlarını ve iklim değişikliğine karşı duyarlılıklarını daha iyi anlamayı hedefliyor.</p>
<p>Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Kerim Çiçek yürütücülüğünde proje ekibi üç yıl boyunca, yılanların yaşadığı tüm bilinen bölgeleri ziyaret edecek, yeni popülasyonların izini sürecek ve türlerin yaşam alanlarını detaylı biçimde inceleyecek. Araştırmada, yılanların yaşam alanlarıyla iklim koşulları arasındaki ilişkiler değerlendirilecek ve gelecekte karşılaşabilecekleri tehditler ortaya konacak.</p>
<p>Elde edilecek bilgiler, başta Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü olmak üzere ilgili kurumlarla paylaşılacak ve bu türler için daha güçlü koruma planları hazırlanmasına yardımcı olacak.</p>
<p>Üç üniversiteden beş akademisyen ve iki lisansüstü öğrencisinin yer aldığı 7 kişilik ekip, bu endemik yılan türlerinin doğadaki geleceğini güvence altına almak için kapsamlı veriler toplayacak.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-bilim-ekibinden-kuzeydogu-anadolunun-tehlike-altindaki-engerekler-icin-yeni-arastirma-580200">Egeli bilim ekibinden, Kuzeydoğu Anadolu&#8217;nun tehlike altındaki engerekler için yeni araştırma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EY-Parthenon, kurumsal şirket bölünmeleri ve holding satışlarına yönelik değer oluşturma stratejilerini açıkladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ey-parthenon-kurumsal-sirket-bolunmeleri-ve-holding-satislarina-yonelik-deger-olusturma-stratejilerini-acikladi-579422</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 08:36:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[ayrı]]></category>
		<category><![CDATA[Bölünme]]></category>
		<category><![CDATA[bölünmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[değeri]]></category>
		<category><![CDATA[ey-parthenon]]></category>
		<category><![CDATA[holding]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[işlem]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal]]></category>
		<category><![CDATA[satışlarına]]></category>
		<category><![CDATA[şirket]]></category>
		<category><![CDATA[strateji]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579422</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY (Ernst&#038;Young) çatısı altında faaliyet gösteren EY-Parthenon (EYP) ile uluslararası finans kuruluşu Goldman Sachs, küresel kurumsal bölünmelere yönelik bir araştırma yayımladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ey-parthenon-kurumsal-sirket-bolunmeleri-ve-holding-satislarina-yonelik-deger-olusturma-stratejilerini-acikladi-579422">EY-Parthenon, kurumsal şirket bölünmeleri ve holding satışlarına yönelik değer oluşturma stratejilerini açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY (Ernst&#038;Young) çatısı altında faaliyet gösteren EY-Parthenon (EYP) ile uluslararası finans kuruluşu Goldman Sachs, küresel kurumsal bölünmelere yönelik bir araştırma yayımladı. Araştırmaya göre; 2018-2022 yılları arasında gerçekleşen işlemlerin neredeyse yarısının değeri 5 milyar ABD dolarının üzerindeyken, 2012-2017 yılları arasında sadece üçte birinin değeri bu seviyede yer alıyor. Son dönemdeki şirket bölünme faaliyetlerinde sanayi ve sağlık sektörleri öne çıkıyor. </p>
<p><strong>Son 10 yılda %17 kurumsal bölünme yaşandı</strong></p>
<p>Uzun yıllardır uygulanan kurumsal bölünme işlemleri, son dönemde portföy gözden geçirme stratejisi açısından yeni bir önem kazanmış durumda. Son 10 yıl içinde açıklanan işlemlerin yaklaşık %17&#8217;sini temsil eden oranın (30 küresel bölünme) yalnızca 2022 yılında gerçekleşmesi de bu durumu kanıtlar nitelikte. EY-Parthenon (EYP) ve Goldman Sachs, bölünme ve şirket birleşmeleri hakkında kapsamlı içgörüler ve veri analizleri geliştirmek üzere hazırladığı araştırmada portföy şekillendirmede kurumsal bölünmelerin doğru strateji ile nasıl değer oluşturduğunu ele alıyor. Günümüzde büyük bir hızla artan kurumsal bölünme faaliyetlerinin uzun vadede oluşturduğu değeri ortaya koyan araştırma, 2012-2022 yılları arasında gerçekleşen ve piyasa değeri 1 milyar ABD dolarından fazla olan 160&#8217;tan fazla küresel işlemin nicel analizinin yanı sıra, şirket ayrılıkları konusunda deneyim sahibi olan önde gelen yöneticilerle yapılan görüşmeleri bir araya getiriyor. </p>
<p><strong>Sadece maliyet tasarrufu yetersiz kalıyor</strong></p>
<p>Araştırma, 160&#8217;tan fazla işlem üzerinde yapılan değerlendirmelere dayanarak, kurumsal ayrılmaların işlem kapanışından sonraki iki yıl içinde ilgili sektör endekslerine göre ortalama %6&#8217;lık bir bileşik fazla getiri sağladığını ortaya koyuyor. Bu getirinin bir kısmı, işletmelerin ya hedef olarak alım satım fırsatlarını değerlendirmesinden ya da M&#038;A (birleşme ve satın alma) yoluyla büyümesinden kaynaklanıyor. </p>
<p> </p>
<p>En son EY CEO Görünüm Anketi&#8217;ne göre de küresel CEO&#8217;ların %48&#8217;i önümüzdeki 12 ay içinde aktif olarak bir elden çıkarma, bölünme veya halka arz gerçekleştirmeyi bekliyor. Araştırmada NewCo (yeni kurulan şirket) ve RemainCo (ana şirket) stratejilerine yönelik yol haritaları sunuluyor. Bu kapsamda yöneticilerin %60&#8217;ı RemainCo&#8217;yu iyileştirmek için sadece maliyetleri ortadan kaldırmaktan daha fazlasını yapmaları gerektiğini söylerken, %56&#8217;sı RemainCo&#8217;ya sürecin daha erken aşamalarında odaklanmaları gerektiğini belirtiyor.</p>
<p><strong>Başarıya katkıda bulunan faktörler</strong></p>
<p>Rapor ayrıca, şirket bölünmelerinde, değer yaratımının en üst düzeye çıkarılması için operasyonel dönüşümü kolaylaştıran özel bir yönetim odağının ve stratejinin uygulanması gerektiğine vurgu yapıyor. Raporda, sermaye piyasalarına bağımsız erişim ve ayrı bir öz sermaye para birimi oluşturulmasının önemi ele alınıyor. Aynı zamanda şeffaf, net ve odaklı iş modellerine sahip şirket yapılarının oluşturulması ve özkaynak hikayesi hakkında paydaşlarla açık iletişimin de uygulanması tavsiye ediliyor. </p>
<p><strong>Bölünmeler zaman, şeffaflık ve iş birliği gerektiriyor</strong></p>
<p>Rapoda; kurumsal bölünmelerin, yeni şirketler (NewCo) ve geriye kalan ana şirketin (RemainCo)<strong> </strong>operasyonlarını yeniden yapılandırmaları için bir katalizör olarak kullanılabileceği belirtiliyor. RemainCo, daha hızlı ama daha az optimal olan &#8220;kopyala ve uygula&#8221; yaklaşımını benimsemekten ziyade yüksek değerli ve tamamlayıcı küçük dönüşümlere yönelerek büyüme ve brüt marjlar üzerinde etki sağlamaya odaklanabiliyor. NewCo açısından ise, liderlik ekiplerine belirli iş biriminin önceliklerine odaklanma fırsatı sunan kurumsal bölünmeler, ayrışma sürecinin erken aşamalarında açıklanmasıyla yöneticileri gözlemleme (shadowing) imkânı elde edebiliyor. Bu sayede NewCo ekibi, bir şirket yönetme konusunda deneyim kazarak etkili bir şekilde iletişim kurabilecek donanıma sahip olabiliyor. </p>
<p>Diğer taraftan, raporda kurumsal bölünmelerin genellikle zaman aldığı ve maliyetli olabileceği belirtiliyor. Tamamlanmış işlemler üzerine yapılan araştırmaya göre; duyurudan kapanışa kadar olan süreç ortalama dokuz aydan uzun sürebiliyor. Bu sebeple; şirketlerin, zaman taahhütleri ve maliyetleri dengeli yürütmeleri öneriliyor. Ek olarak raporda, kurumsal bölünme sürecinde belirsizlikler olabileceği için düzenli ve şeffaf iletişimin, programın anlaşılmasını ve inancını oluşturmak için hayati önem arz ettiği vurgulanıyor. Ayrıca, hem NewCo hem de RemainCo tarafında hisse hikayelerini ana paydaşlara iletmenin, yeni kuruluşun halka açık şirket olma yolunda desteklenmesi ve ana şirketin kendini yeniden marka kimliğini konumlandırması noktasında kritik olduğuna dikkat çekiliyor.</p>
<p><strong>EY-Parthenon Türkiye Bölüm Başkanı Özge Gürsoy Büyükavşar, </strong>konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: </p>
<p>“Kurumsal bölünmelerin artık yalnızca bir yeniden yapılandırma aracı değil, şirketlerin stratejik çevikliğini artıran, hissedar değeri yaratan ve portföylerini geleceğe hazırlayan güçlü bir kaldıraç olduğunu söyleyebiliriz.  Bu araştırma, doğru zamanda ve doğru şekilde uygulanan bölünmelerin, karmaşık piyasa koşullarında bile net bir değer artışı sağlayabileceğini ortaya koyuyor. Bu süreçte, liderlik ekiplerinin yeniden yapılanan iş birimlerine odaklanması ve stratejik önceliklerin netleştirilmesi kritik rol oynuyor. Ayrıca, bölünme sürecinin erken aşamalarında yapılan doğru iletişim hem iç paydaşların hem de yatırımcıların güvenini pekiştiriyor. EY-Parthenon olarak, şirketlerin bu süreci yalnızca operasyonel değil, aynı zamanda organizasyonel ve finansal bir dönüşüm fırsatı olarak değerlendirmelerini teşvik ediyoruz. Bölünme sonrası oluşan yeni yapıların, daha yalın ve odaklı iş modelleriyle pazarda rekabet avantajı elde etmesi mümkün olacaktır.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ey-parthenon-kurumsal-sirket-bolunmeleri-ve-holding-satislarina-yonelik-deger-olusturma-stratejilerini-acikladi-579422">EY-Parthenon, kurumsal şirket bölünmeleri ve holding satışlarına yönelik değer oluşturma stratejilerini açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni fikirlere açık çalışma ortamı, çalışan mutluluğunda önemli rol oynuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-fikirlere-acik-calisma-ortami-calisan-mutlulugunda-onemli-rol-oynuyor-578915</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 16:06:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan Mutluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[faktör]]></category>
		<category><![CDATA[fikirlere]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İş Yeri]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluğunda]]></category>
		<category><![CDATA[ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578915</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca’nın aralarında bulunduğu ekip tarafından gerçekleştirilen çalışmada işyerinde çalışan mutluluğu ve çalışanların iş yaşamındaki öznel iyi oluşunu belirleyen iş yeri koşulları araştırıldı. Turizm sektörü çalışanları ile yapılan araştırmada yenilikçi iklim, çalışanların öznel iyi oluşunu artıran anlamlı bir motivasyon kaynağı ve önemli bir faktör olarak öne çıktı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-fikirlere-acik-calisma-ortami-calisan-mutlulugunda-onemli-rol-oynuyor-578915">Yeni fikirlere açık çalışma ortamı, çalışan mutluluğunda önemli rol oynuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca’nın aralarında bulunduğu ekip tarafından gerçekleştirilen çalışmada işyerinde çalışan mutluluğu ve çalışanların iş yaşamındaki öznel iyi oluşunu belirleyen iş yeri koşulları araştırıldı. Turizm sektörü çalışanları ile yapılan araştırmada yenilikçi iklim, çalışanların öznel iyi oluşunu artıran anlamlı bir motivasyon kaynağı ve önemli bir faktör olarak öne çıktı. Araştırmaya göre, yeni fikirlere açık, kaynak sağlayan bir çalışma ortamı, çalışanların işte yaşadıkları olumsuz duyguları dengelemesine ve olumlu duygusal deneyimlerini güçlendirmesine yardımcı oluyor.</b></p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca’nın aralarında bulunduğu araştırma ekibi tarafından gerçekleştirilen Çalışan Mutluluğu Araştırması’nda çalışanların iş yaşamındaki öznel iyi oluşunu belirleyen işyeri koşullarının belirlenmesi amaçlandı.</p>
<p><b>İş yerindeki faktörler çalışan mutluluğunu nasıl şekillendiriyor?</b></p>
<p>Turizm sektöründe çalışan 62 kişiyle gerçekleştirilen araştırmayı gerçekleştirilen ekipte Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca’nın yanı sıra Doç. Dr. Nihan Birincioğlu, Doç. Dr. Hüseyin Çiçeklioğlu ve Phd İlker Çitli yer aldı. Çalışmada, çalışanların öznel iyi oluşunu etkileyen örgütsel kaynaklar ve tehdit unsurları, Pozitif Psikoloji ve İş Talepleri–Kaynakları (JD-R) modeli çerçevesinde ele alındı. Araştırma, yenilikçi iklim, psikolojik güvenlik ve iş güvencesizliği gibi faktörlerin çalışan mutluluğunu nasıl şekillendirdiğini ortaya koyarak, iş yaşamındaki çalışan deneyimlerinin çok boyutlu yönlerini gözler önüne serdi.</p>
<p><b>İş yerindeki mutluluk sadece bireysel bir mesele değil</b></p>
<p>İş yerindeki mutluluğun sadece çalışana bağlı olmadığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Çalıştığımız kurumun iklimi, yöneticilerimizin tutumu ve iş güvenliğimiz gibi birçok dış faktör, hissettiklerimizi şekillendirir. Biz de bu araştırmada hem çalışanları güçlendiren kaynaklara hem de onları zorlayan tehditlere odaklandık. Amacımız, iş yerindeki mutluluğu sadece bireysel bir mesele olarak değil, içinde bulunduğumuz örgütsel çevrenin bir sonucu olarak da değerlendirmekti. Bu çalışma, yenilikçi iklim ve psikolojik güvenlik gibi destekleyici kaynakların iyi oluşu nasıl güçlendirdiğini, iş güvencesizliği gibi bir tehdidin ise onu nasıl zayıflattığını ortaya koymayı amaçladı” diye konuştu.</p>
<p><b>İşte öznel iyi oluş: İşten duyulan ‘hissedilen tatmin’</b></p>
<p>İş hayatının birbiriyle iç içe geçmiş bir sürü duyguyla dolu olduğunu, bazen aynı anda hem çok mutlu hem de biraz gergin hissedilen anların olduğunu kaydeden Uzunkoca, “İşte tam da bu karmaşık duyguları anlayabilmek için, biz araştırmamızda çalışanların işte öznel iyi oluşunu ve bunu etkileyen iş ortamı dinamiklerini ele aldık. Peki, bu ne demek? Basitleştirmek gerekirse, işte öznel iyi oluş, işimizden duyduğumuz ‘hissedilen tatmin’dir. Yalnızca &#8220;İşimi seviyorum&#8221; demek değil, iş günümüzü şekillendiren tüm o olumlu ve olumsuz duyguların toplamı ve bunlara dair genel yargımızdır. Öznel iyi oluşun en ilginç yanı, duygularımızın birbiriyle yarışmıyor oluşu. Örneğin terfi aldığınızda kendinizi inanılmaz mutlu, gururlu ve heyecanlı hissedebilirsiniz ama aynı zamanda da yeni sorumluluklarınız nedeniyle içinizde bir endişe de hissedebilirsiniz. Bu çok normal.  Olumlu duygularınız yüksekken, olumsuz olanlar da aynı anda var olabilir. Önemli olan, bu duyguların genel dengesidir” dedi.</p>
<p><b>Olumlu, olumsuz duygular ve iş tatmini birlikte ele alındı</b></p>
<p>Araştırmada çalışan mutluluğuna tek bir soruyla (&#8220;Mutlu musun?&#8221;) cevap aramadıklarını, bunun yerine, üç önemli bileşeni birlikte değerlendirdiklerini belirten Uzunkoca, bunları heyecan, ilham, gurur gibi işteki olumlu duygular; sinir, tedirginlik, sıkıntı, korku gibi işteki olumsuz duygular ve işe dair duyulan genel memnuniyet yani iş tatmini şeklinde ele aldıklarını, bu üçlüyü bir arada ölçerek, çalışanların iş yaşamlarına dair dengeli kapsamlı ve gerçekçi bir fotoğraf elde ettiklerini söyledi.</p>
<p><b>Üç temel faktör incelendi</b></p>
<p>Araştırma kapsamında işyerinde yeni fikirlere açık olan ve bu fikirler için kaynak sağlayan “yenilikçi iklim”, tüm ekip üyelerinin kendilerini güvende hissederek düşüncelerini, endişelerini ve fikirlerini paylaşabildiği bir ortam olarak tanımlanan “psikolojik güvenlik” ve çalışanları zorlayan en önemli tehditlerden biri olan “iş güvencesizliği” olmak üzere üç faktör incelendi.</p>
<p><b>Yenilikçi iklim, anlamlı bir motivasyon kaynağı</b></p>
<p>Araştırmanın öne çıkan bulgusunun yenilikçi iklim olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Yenilikçi iklim, çalışanların öznel iyi oluşunu artıran anlamlı bir motivasyon kaynağı ve önemli bir faktör olarak öne çıktı.  Yeni fikirlere açık, kaynak sağlayan bir çalışma ortamının, çalışanların işte yaşadıkları olumsuz duyguları dengelemesine ve olumlu duygusal deneyimlerini güçlendirmesine yardımcı olduğunu bulduk” dedi.</p>
<p><b>Psikolojik güvenlik, kalkan görevi üstleniyor olabilir</b></p>
<p>Beklentilerinin aksine psikolojik güvenliğin öznel iyi oluş üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi gözlemlenmediğini söyleyen Uzunkoca, “Bunun birkaç nedeni olabilir: Psikolojik güvenliğin asıl etkisi, öğrenme ve iş birliği gibi takım düzeyindeki davranışsal sonuçlarda görülebilir ve bireysel duygusal durumları doğrudan etkilemeyebilir. Bununla birlikte psikolojik güvenlik, yüksek stresli ortamlarda bir &#8220;tampon&#8221; işlevi görüyor olabilir; yani her durumda doğrudan mutluluk getiren bir kaynaktan ziyade, kötü şeyler olmasını engelleyen bir kalkan görevi üstleniyor olabilir” diye konuştu.</p>
<p><b>İş yeri koşulları çalışan mutluluğunu şekillendirmede önemli </b></p>
<p>Araştırmada incelenen yenilikçi iklim, psikolojik güvenlik ve iş güvencesizliği şeklindeki bu üç değişkenin çalışanların işyerindeki öznel iyi oluşunun yaklaşık yüzde 22.4&#8217;ünü açıkladığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Sosyal bilimlerde, öznel iyi oluş gibi çok boyutlu ve karmaşık bir yapı için bu, pratik açıdan anlamlı açıklayıcı bir güce işaret etmektedir ve iş yeri koşullarının çalışan mutluluğunu şekillendirmede dikkate değer bir rol oynadığını göstermektedir” diye konuştu.</p>
<p><b>İnsan kaynakları ve yönetim ekiplerine ışık tutacak</b></p>
<p>İşte öznel iyi oluşun iyimserlik gibi kişisel kaynaklar ve aile desteği gibi iş dışı etkenlerden de etkilendiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Ancak bu alanlar üzerinde kurumların doğrudan müdahale kapasitesi sınırlıyken, yenilikçi iklim gibi işyeri faktörleri yöneticilerin geliştirebileceği ve iyileştirebileceği alanlardır. Dolayısıyla araştırmamız, insan kaynakları ve yönetim ekiplerinin çalışanların öznel iyi oluşunu artırmak için etkili biçimde yön verebilecekleri kritik alanlara ışık tutmaktadır” dedi.</p>
<p><b>İş güvencesizliğinin etkisi anlamlılık sınırında kaldı</b></p>
<p>Araştırmada iş güvencesizliğinin öznel iyi oluş üzerindeki negatif etkisinin, istatistiksel olarak anlamlılık sınırında (p=.050) kaldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca<b>, “</b>Oysa araştırmada iş güvencesizliği, çalışan mutluluğu üzerinde negatif bir etki eğilimi göstermiş, fakat bu bulgu istatistiksel olarak sınırda kalmıştır. Teorik beklentilerimizle uyumlu olan bu bulgu, ilişkinin hiç olmadığı anlamına gelmemektedir. Bu durum bağlamsal faktörlerden kaynaklanabilir. Örneğin, çalışanların işsiz kalma tehdidini nasıl algıladıkları, kişisel finansal durumları ya da kendilerini ne kadar istihdam edilebilir hissettikleri, iş güvencesizliği ile mutluluk arasındaki ilişkinin daha sınırlı görünmesine yol açmış olabilir” dedi.</p>
<p>Söz konusu araştırma Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de Corvinus Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Yönetim Akademisi Derneği (TAOM) Konferansı’nda, “Workplace Drivers of Subjective Well-Being” başlıklı çalışmada uluslararası akademik toplulukla paylaşıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-fikirlere-acik-calisma-ortami-calisan-mutlulugunda-onemli-rol-oynuyor-578915">Yeni fikirlere açık çalışma ortamı, çalışan mutluluğunda önemli rol oynuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salt ve Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü (IFEA) iş birliğiyle Türkiye baskısı yeni kaynaklar erişime açıldı.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/salt-ve-fransiz-anadolu-arastirmalari-enstitusu-ifea-is-birligiyle-turkiye-baskisi-yeni-kaynaklar-erisime-acildi-578708</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 12:28:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[fransız]]></category>
		<category><![CDATA[ifea]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[salt]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578708</guid>

					<description><![CDATA[<p>Garanti BBVA tarafından kurulan Salt ve Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü (IFEA) iş birliğiyle IFEA’nın koleksiyonundan Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye’ye dair 41 nadir yayın ile yedi harita çevrimiçi erişime açıldı.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/salt-ve-fransiz-anadolu-arastirmalari-enstitusu-ifea-is-birligiyle-turkiye-baskisi-yeni-kaynaklar-erisime-acildi-578708">Salt ve Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü (IFEA) iş birliğiyle Türkiye baskısı yeni kaynaklar erişime açıldı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Garanti BBVA tarafından kurulan <strong>Salt</strong> ve <strong>Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü (IFEA)</strong> iş birliğiyle IFEA’nın koleksiyonundan Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye’ye dair 41 nadir yayın ile yedi harita çevrimiçi erişime açıldı. <strong> </strong></p>
<p>Türkiye’den Salt ve IFEA’nın 2016’dan bu yana dâhil olduğu, Fransa Millî Kütüphanesi’nin (BnF) <em>Bibliothèques d’Orient</em> [Doğu Kütüphaneleri] projesi kapsamında gerçekleşen bu iş birliğiyle erişime açılan kaynaklar, araştırmacı Murat Tülek ile IFEA’nın eski müdürlerinden akademisyen Jean-François Pérouse tarafından kataloglanıp dijitalleştirildi. <strong>Salt Araştırma Kent, Toplum ve Ekonomi Arşivi</strong>’ndeki<strong> IFEA Arşivi</strong> ile muhtelif koleksiyonlara eklenen kaynaklar arasında Düyûn-ı Umûmiye İdaresi’nin 1902-1903 tarihli raporları ile 1883-1954 yıllarında basılmış Osmanlı Türkçesi, Fransızca, Almanca, İngilizce, Arapça, Türkçe kent ve müze rehberleri, seyahatnameler, <strong>yayın ve haritalar</strong> yer alıyor.</p>
<p>BnF’nin dijital kütüphanesi Gallica’nın altyapısını kullanan <em>Bibliothèques d’Orient</em> platformu 2017 yılında kullanıma açıldı. Proje, Doğu Akdeniz coğrafyasına ait tarihsel ve kültürel belgelerin korunması ve dijital ortama aktarılarak geniş bir kullanıcı kitlesi tarafından erişilebilir olmasını hedefliyor.</p>
<p>Türkiye’de arkeoloji, tarih, sosyoloji, siyaset bilimi ve şehircilik alanlarında disiplinlerarası çalışmaları destekleyen bir araştırma merkezi olarak faaliyet gösteren IFEA ile Salt’ın bu iş birliği, açık erişimi ve farklı disiplinlerden araştırmacılar arasındaki etkileşimi güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>
<p><strong>Salt Araştırma Kent, Toplum ve Ekonomi Arşivi</strong></p>
<p>Salt Araştırma bünyesinde derlenen ve 2 milyonun üzerinde belgeyi içeren dijital arşiv koleksiyonları sanat, mimarlık, tasarım, kent, toplum ve ekonomi alanlarını kapsar. 19. yüzyıldan bugüne Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye’de eğitim, toplumsal yaşam ve yapılı çevreye ilişkin belgeleri bir araya getiren Kent, Toplum ve Ekonomi Arşivi, coğrafyanın çok kültürlü yapısı ile toplumsal dönüşümleri ayrıntılı incelemeye imkân tanır. Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü iş birliğiyle erişime sunulan IFEA Arşivi, nadir rehber kitaplar ve muhtelif yayınların yanı sıra 1950 ile 2000 yılları arasında enstitü araştırmacılarının projeleri kapsamındaki saha çalışmalarında çektiği fotoğraflardan oluşur. Ayrıntılı bilgi için: <strong>archives.saltresearch.org</strong>.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/salt-ve-fransiz-anadolu-arastirmalari-enstitusu-ifea-is-birligiyle-turkiye-baskisi-yeni-kaynaklar-erisime-acildi-578708">Salt ve Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü (IFEA) iş birliğiyle Türkiye baskısı yeni kaynaklar erişime açıldı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 24 Eylül’de Toplanacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/milli-dayanisma-kardeslik-ve-demokrasi-komisyonu-24-eylulde-toplanacak-578638</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 02:36:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578638</guid>

					<description><![CDATA[<p>Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 24 Eylül 2025 Çarşamba günü saat 11:00’de TBMM Tören Salonu’nda, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplanacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/milli-dayanisma-kardeslik-ve-demokrasi-komisyonu-24-eylulde-toplanacak-578638">Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 24 Eylül’de Toplanacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TBMM&#8217;nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre, komisyonun 12’nci toplantısının birinci oturumunda; Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA), Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM), Rawest Araştırma, Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC), Ekopolitik Kültür ve Eğitim ve Araştırma Vakfı (EKEAV) temsilcileri dinlenecek.</p>
<p>Komisyonun ikinci oturumunda ise; Ankara Enstitüsü, Sosyo-Politik Saha Araştırmaları Merkezi (SAHAM), Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ve Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) temsilcileri dinlenecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/milli-dayanisma-kardeslik-ve-demokrasi-komisyonu-24-eylulde-toplanacak-578638">Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 24 Eylül’de Toplanacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ, 8. Nöromusküler Hastalıklar Kongresi&#8217;ne ev sahipliği yapıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deu-8-noromuskuler-hastaliklar-kongresine-ev-sahipligi-yapiyor-576814</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 19:46:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[nöromusküler]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sahipliği]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yapıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576814</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (DESEM), Türkiye’nin en önemli bilimsel buluşmalarından biri olan “8. Nöromusküler Hastalıklar Kongresi”ne ev sahipliği yapıyor. 17-20 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen kongre, Türkiye’den ve dünyadan alanında uzman akademisyenleri İzmir’de bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deu-8-noromuskuler-hastaliklar-kongresine-ev-sahipligi-yapiyor-576814">DEÜ, 8. Nöromusküler Hastalıklar Kongresi&#8217;ne ev sahipliği yapıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (DESEM), Türkiye’nin en önemli bilimsel buluşmalarından biri olan “8. Nöromusküler Hastalıklar Kongresi”ne ev sahipliği yapıyor. 17-20 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen kongre, Türkiye’den ve dünyadan alanında uzman akademisyenleri İzmir’de bir araya getirdi.</p>
<p>VIII. Nöromusküler Hastalıklar Kongresi Düzenleme Kurulu ve Nöromusküler Hastalıklar Araştırma Derneği tarafından organize edilen kongreye, yurt içinden ve yurt dışından yaklaşık 200 araştırmacı katıldı. İngilizce sunumlarla gerçekleşen kongrede; musküler distrofiler, spinal musküler atrofi, metabolik ve nörogenetik hastalıklar, myopatiler ve fizyoterapi prensipleri ayrıntılı şekilde ele alındı. Ayrıca gen ve ekzon tedavileri gibi moleküler tedavi yöntemleri de geniş oturumlarda tartışıldı.</p>
<p><b>“ÜNİVERSİTEMİZ, GÜÇLÜ BİR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA KÜLTÜRÜNE SAHİP”</b></p>
<p>Kongrenin ikinci gününde katılımcılara hitap eden DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, üniversitenin bilimsel ve akademik başarılarını vurgulayarak, Dokuz Eylül Üniversitesinin son yıllarda hem ulusal hem de uluslararası sıralamalarda çok önemli aşamalar kaydettiğini belirterek, “Biz araştırma odaklı bir üniversiteyiz. Sadece orta büyüklükte bir üniversite değiliz; çok güçlü bir mühendislik altyapımız var. Öğrenci sayımız toplamda yaklaşık 60 bin civarında. Fakülte üye sayımız ise üniversitenin tamamında 1800’ün üzerinde. Üniversitemiz yaklaşık 43 yıl önce kuruldu. 1988 yılında mühendislik fakültesiyle başladık. Bazı fakültelerimiz ise üniversitemizden bile daha eski; yani yaklaşık 70 yıllık bir geçmişe sahip. Bunun da güçlü bir eğitim ve araştırma kültürüne işaret ettiğini vurgulamak isterim,” dedi.</p>
<p><b>“ULUSAL VE ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİMİZLE GURUR DUYUYORUM”</b></p>
<p>Üniversitenin ulusal ve uluslararası başarılarına dikkat çeken Yılmaz, “Üniversitemiz son yıllarda önemli ilerlemeler kaydetti. Sadece bir yıl içinde bile çok daha iyi bir noktaya geldi. Hem ulusal sıralamalarda hem de uluslararası sıralamalarda (Times Higher Education, QS ve diğer indekslerde) daha iyi konuma yükseldiğimizi görüyoruz. Son dönemde “metrikler” üzerine yazılmış bir kitap okuyorum. Günümüzde metriklerin önemli olduğunu biliyoruz, ama her şey demek değildir. Birinci sırada olsanız bile yapılması gerekenler bitmiyor. Biz, tıp fakültemiz ve hastanemiz için, lisans öğrencilerimizin eğitimi için, araştırma altyapısını geliştirmek için neler yapmamız gerektiğinin farkındayız. Ancak yine de metrikleri de göz ardı etmiyoruz. Ulusal ve uluslararası iş birliklerimizle gurur duyuyorum. Son 10-12 ayda, Oxford Üniversitesi, Cambridge Üniversitesi, King’s College London gibi prestijli kurumlarla iş birliği başlattık. Önümüzdeki 3 ay içinde Almanya’dan Bonn Üniversitesi ile de bir protokol imzalamayı hedefliyoruz. Bu da üniversitemizin araştırmaya yatırım yapmaya ve destek olmaya kararlı olduğunun göstergesidir,” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>NÖROBİLİM VE KAS ARAŞTIRMALARINA ÖNEM VURGUSU</b></p>
<p>Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz, kongrede yaptığı konuşmada kas sağlığının önemine değinerek şunları söyledi:</p>
<p>“Nörobilim alanındaki çalışmalarımızda, insan vücudunun yüzde 65-70’inin kaslardan oluştuğunun farkındayız. Kas sistemi her organ kadar önemlidir; bu nedenle bu alandaki araştırmalar bizim için çok kıymetli. Alanında uzman araştırmacıların üniversitemizde bir araya gelmesi, araştırma ve klinik bulgularını meslektaşlarıyla paylaşması bizi ayrıca memnun ediyor.”</p>
<p>Rektör Yılmaz ayrıca, İzmir’de hayata geçirilen Meditasyon ve Nörobilim Merkezi gibi projelerle temel bilim ve klinik bilim insanlarını buluşturduklarını vurguladı.</p>
<p><b>KONGRENİN DÜZENLEME VE BİLİM KURULU</b></p>
<p>Dört gün sürecek kongrenin organizasyonunda şu isimler görev aldı:</p>
<p>Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı: Prof. Dr. Haluk Aydın Topaloğlu</p>
<p>Kongre Sekreteri : Arş. Gör. Gülçin Akıncı</p>
<p>Yerel Organizasyon Komitesi: Prof. Dr. Ayşe Semra Hız, Doç. Dr. Pakize Karaoğlu, Doç. Dr. Ayşe İpek Polat, Prof. Dr. Aycan Ünalp, Prof. Dr. Uluç Yiş</p>
<p>Bilim Kurulu: Prof. Dr. Ayşe Aksoy, Arş. Gör. Didem Ardıçlı, Dr. Ögr. Üyesi Ayşe Nur Coşkun, Prof. Dr. İlknur Erol, Prof. Dr. Mustafa Kömür, Doç. Dr. Gültekin Kutluk, Prof. Dr. Hüseyin Per, Prof. Dr. F. Müjgan Sönmez, Prof. Dr. Haluk Aydın Topaloğlu, Doç. Dr. Gökçen Öz Tunçer, Prof. Dr. Olcay Ünver, Arş. Gör. Deniz Yüksel</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deu-8-noromuskuler-hastaliklar-kongresine-ev-sahipligi-yapiyor-576814">DEÜ, 8. Nöromusküler Hastalıklar Kongresi&#8217;ne ev sahipliği yapıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli akademisyenden Nöroinflamasyonun tedavisine yönelik yenilikçi proje</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenden-noroinflamasyonun-tedavisine-yonelik-yenilikci-proje-576009</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2025 08:52:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[Nöroinflamasyon]]></category>
		<category><![CDATA[nöroinflamasyonun]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisine]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemiz]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yenilikçi]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576009</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Özlem Yeşil Çeliktaş’ın yürütücülüğünü yaptığı “Kuantum Nokta Tabanlı Biyoarayüzler ile Nöroinflamasyonun İndüklendiği Serebral Organoidlerin Fotobiyomodülasyonu” başlıklı proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) nezdinde kabul edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenden-noroinflamasyonun-tedavisine-yonelik-yenilikci-proje-576009">Egeli akademisyenden Nöroinflamasyonun tedavisine yönelik yenilikçi proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b> </b>Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Özlem Yeşil Çeliktaş’ın yürütücülüğünü yaptığı “Kuantum Nokta Tabanlı Biyoarayüzler ile Nöroinflamasyonun İndüklendiği Serebral Organoidlerin Fotobiyomodülasyonu” başlıklı proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) nezdinde kabul edildi. Proje ile nöroinflamasyonun tedavisinin yeni sıra, tanısında ve şiddetinin ölçülmesinde kullanılacak algoritma geliştirilecek.</p>
<p>Proje ekibini tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Sağlık temalı araştırma üniversitemiz, bu alana yönelik önemli projeleri literatüre kazandırmaya devam ediyor. Biyomühendislik Bölümü öğretim üyemiz Prof. Dr. Özlem Yeşil Çeliktaş’ın yürütücülüğünde multidisipliner bilim ekibvi tarafından hazırlanan proje, TÜSEB tarafından desteklenmeye uygun bulundu. Hocamızı ve proje ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.</p>
<p>Projenin amacını anlatan Prof. Dr. Özlem Yeşil Çeliktaş, “Projemizdeki amaç; dünyada çığır açan ve günümüzde birçok araştırmanın ilgi odağında yer alan biyoteknolojik araçlardan biri olarak, zengin nöronal ve glial hücre tiplerine sahip ve gerçek insan beynini laboratuvar koşullarında taklit edebilen yapay beyin organoidleri ile oluşturacağımız nöroinflamasyon modelinde, kuantum nokta tabanlı biyoarayüzler ile çalışacağımız fotobiyomodülasyon yönteminin terapötik etkisini incelemektir. Ayrıca, bu uygulama ile elde edilecek veriler ile nöroinflamasyonun varlığını, şiddetini ve terapötik yanıtını tahmin etmek için yüksek doğrulukta kullanılabilecek yapay zekâ temelli derin öğrenme algoritmalarının geliştirilmesi hedeflenmektedir” dedi.</p>
<p><b>“Yenilikçi yaklaşımlar ülkemiz ve dünya için önem taşıyor”</b></p>
<p>Nöroinflamasyonun tanımını yapan Prof. Dr. Yeşil Çeliktaş, “Nöroinflamasyon, merkezi sinir sistemindeki immün yanıtın şiddetlenmesi ve kronik bir hale gelmesiyle karakterize edilen bir durumdur. Alzheimer, Parkinson ve multiple skleroz gibi nörodejeneratif hastalıklarda temel bir patofizyolojik unsur olarak öne çıkmakta ve hastalığın progresyonunu hızlandıran bir faktör olarak rol oynamaktadır. Bu nedenle, nöroinflamasyonu hedef alan yenilikçi terapötik yaklaşımlar hem ülkemiz hem de tüm dünya için büyük önem taşımaktadır. Son dönemde yürütülen translasyonel çalışmalarda, özgün optoelektronik özelliklere sahip yarı iletken kuantum noktalar ve belirli dalga boylarındaki ışığın biyolojik dokular üzerinde terapötik etkiler yaratmasını içeren fotobiyomodülasyon adı verilen tedavi yönteminin geliştirilmesi oldukça özgündür. Bu sebeple söz konusu projemizde, fotobiyomodülasyon ile inflamatuar sinyaller arasındaki moleküler etkileşimleri incelemek, nöronal hastalıkların patogenezini anlamak ve kliniğe yönelik tedavilerin geliştirilmesi için büyük önem arz etmektedir” diye konuştu.</p>
<p><b>“12. Kalkınma Planı hedeflerine uygun proje”</b></p>
<p>Prof. Dr. Yeşil Çeliktaş, “Projemiz, ülkemizin 12. Kalkınma Planlarında yer alan hedefler kapsamındaki öncelikli çalışma alanlarında ilerleyen multidisipliner translasyonel araştırma niteliğindedir. Bu proje ile ülkemizde translasyonel nörobilim alanında, dünya standartlarında çalışmalar yürütülecek olup, ülkemizin kalkınması ve yeni nesil araştırmacıların yetiştirilmesi konusunda katkı sağlanacaktır” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Özlem Yeşil Çeliktaş yürütücülüğünü yaptığı multidisipliner projede; Ege Üniversitesi Solunum Araştırmaları Merkezinden Dr. Pelin Sağlam Metiner, Koç Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Sedat Nizamoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Uluslararası Biyotıp ve Genom Enstitüsünden araştırmacı Doç. Dr. Serhat Tozburun ve Dr. Öğr. Üyesi Merve Türker Burhan yer alıyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenden-noroinflamasyonun-tedavisine-yonelik-yenilikci-proje-576009">Egeli akademisyenden Nöroinflamasyonun tedavisine yönelik yenilikçi proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2025-2026 Akademik Yılı açılışı ve Beyaz Önlük Giyme Töreni</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dokuz-eylul-universitesi-tip-fakultesi-2025-2026-akademik-yili-acilisi-ve-beyaz-onluk-giyme-toreni-575942</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 19:42:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[dokuz]]></category>
		<category><![CDATA[eylül]]></category>
		<category><![CDATA[fakülte]]></category>
		<category><![CDATA[fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575942</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi, 2025-2026 Akademik Yılı açılışı ve Beyaz Önlük Giyme Töreni’ni coşkulu bir katılımla gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dokuz-eylul-universitesi-tip-fakultesi-2025-2026-akademik-yili-acilisi-ve-beyaz-onluk-giyme-toreni-575942">Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2025-2026 Akademik Yılı açılışı ve Beyaz Önlük Giyme Töreni</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi, 2025-2026 Akademik Yılı açılışı ve Beyaz Önlük Giyme Töreni’ni coşkulu bir katılımla gerçekleştirdi. DEÜ 15 Temmuz Sağlık ve Sanat Yerleşkesi Prof. Dr. Ömer Yiğitbaşı Konferans Salonu’nda düzenlenen törende, üniversite üst yönetimi, yeni dönem öğrencileri, aileler ve öğretim üyeleri bir araya geldi.</p>
<p><b>“BAŞARININ ANAHTARI SEVMEK VE DÜZENLİ ÇALIŞMAK”</b></p>
<p>Törende konuşan DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, öğrencilerin hayatlarında yeni bir dönemin başladığını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Dokuz Eylül Üniversitesi bir araştırma üniversitesidir. Tıp fakültemize ve üniversitemizin tüm bölümlerine yerleşen öğrencilerimize hoş geldiniz diyorum. Öğrencilerimizin geçtiğimiz yıllara göre daha yüksek yerleşim puanları ile buraya yerleştiklerini vurgulamak istiyorum. Severek bu fakülteye gelirseniz, bu üniversiteyi, fakülte binalarımızı, kampüsü sevmeniz için elimizden geleni yapacağız. Eğer severek çalışırsanız başaramayacağınız hiçbir şey yok. Kaldı ki sizler DEÜ Tıp Fakültesini kazanmış şampiyonlarsınız.”</p>
<p><b>“SEVEREK ÇALIŞIRSANIZ BAŞARAMAYACAĞINIZ HİÇBİR ŞEY YOK”</b></p>
<p>Rektör Prof. Dr. Yılmaz, başarının yolunun düzenli çalışmaktan geçtiğini vurgulayarak, “Hayatınız da bir perde kapandı, yeni bir perde açıldı. O yeni perdeyi de başarıyla kapatmanın anahtarı severek çalışmaktır. Ülkemizde ve dünyada yüzlerce binlerce uzman hekim var. Bu kadar mezun arasında fark yaratacak olan kriter niteliktir. Tabii ki yüksek nitelikli bir tıp eğitimi alacaksınız ama bunun yanında araştırmacı hekim kimliği kazanmanızı ve İngilizce dil bilgisi eğitimi almanızı istiyoruz. Üniversitemizin Yabancı Diller Fakültesinde yüzden fazla öğretim görevlisi, öğrencilerimize İngilizce öğretmek için mesai harcıyorlar. Öğrencilerimizin okullardan mezun olana kadar İngilizce dil bilgilerini geliştirmelerini istiyoruz. Bir diğer isteğimiz de araştırmacı kimliğinizi geliştirmenizdir. Bu kimlik sizi meslektaşlarınız arasında bambaşka bir yere taşıyacaktır. Bunun için de hocalarınızın araştırma laboratuvarlarına uğrayın,” dedi.</p>
<p><b>TÜBİTAK PROTOKOLÜ İLK KEZ DUYURULDU</b></p>
<p>TUBİTAK’ın Dokuz Eylül Üniversitesi ile yapacağı çalışmayı ilk kez duyuran Rektör Yılmaz, “13 Eylül 2025 tarihi itibariyle Dokuz Eylül Üniversitesi, TÜBİTAK’ın ortaokul ve lise projelerini koordine etmek üzere Ege Bölgesi’nin koordinatörlük görevini almış bulunmaktadır. Bu konuya ne kadar önem verdiğimizi yansıtması için çok önemli bir örnek bu,” diye konuştu.</p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesinin yeni projelerine de değinen Yılmaz, öğrenci yurtları, yemekhane, bilgi merkezi ve kongre salonu gibi yatırımların hayata geçirilmesi için çalışmaların sürdüğünü vurguladı.</p>
<p><b>“BEYAZ ÖNLÜK VİCDAN VE MERHAMETİN SİMGESİDİR”</b></p>
<p>DEÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serdar Bayrak da törende yaptığı konuşmada öğrencilere seslenerek, “Bugün burada sadece bir eğitim yılının açılışı için değil, insanlık yolunda atılacak en kutsal adımlardan birine şahit olmak için de toplandık. Birazdan giyeceğiniz beyaz önlükler vicdanın, merhametin ve bilginin simgesi olarak hayatınız boyunca sizinle olacak. Yalnızca kendi geleceğiniz için değil, dokunacağınız binlerce hayat için de ilk adımı bugün atıyorsunuz. ‘Araştırma üniversitesi’ sorumluluğumuzla sizlerle el ele başarılara yürüyeceğimize inancım tam,” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>ÖĞRENCİLER TIBBİYE ANDI’NI OKUDU</b></p>
<p>Konuşmaların ardından bölümlerini dereceyle kazanan öğrencilere ödülleri takdim edildi. Program, öğrencilerin hep birlikte “Tıbbiye Andı”nı okuması ve toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle son buldu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dokuz-eylul-universitesi-tip-fakultesi-2025-2026-akademik-yili-acilisi-ve-beyaz-onluk-giyme-toreni-575942">Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2025-2026 Akademik Yılı açılışı ve Beyaz Önlük Giyme Töreni</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zekâ okur yazarlığı kullanıcı psikolojisini şekillendiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-okur-yazarligi-kullanici-psikolojisini-sekillendiriyor-571561</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Sep 2025 09:32:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Tutum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=571561</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde en çok konuşulan teknolojilerden biri olan yapay zekâ, hızlı gelişimiyle birlikte pek çok soru işareti ve endişeyi de beraberinde getiriyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-okur-yazarligi-kullanici-psikolojisini-sekillendiriyor-571561">Yapay zekâ okur yazarlığı kullanıcı psikolojisini şekillendiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde en çok konuşulan teknolojilerden biri olan yapay zekâ, hızlı gelişimiyle birlikte pek çok soru işareti ve endişeyi de beraberinde getiriyor. Bu konuyu mercek altına alan İstinye Üniversitesi Nörolojik Bilimler Araştırma ve Uygulama Merkezi ekibinden Dr. Öğr. Üyesi Gökçer Eskikurt ve araştırmacılar M. Emin Gökmen, A. Arda Erbil, A. Miraçhan Ergen ve İrem Köçer, dikkat çekici bir çalışma yürüttü.</p>
<p><strong>“Yapay zekâyı tanımak, ona dair korkularımızı azaltıyor”</strong></p>
<p>Proje kapsamında, yapay zekâ okuryazarlığı, yapay zekâya yönelik tutum, yapay zekâ kaygısı ve komplo teorilerine olan inançlar arasındaki ilişki incelendi. Araştırmaya göre, yapay zekâ hakkında daha fazla bilgi sahibi olan bireyler bu teknolojilere karşı daha olumlu bir tutum sergiliyor. Öte yandan, komplo teorilerine inancı yüksek olan bireylerin yapay zekâya karşı daha temkinli ve olumsuz bir yaklaşım sergilediği görüldü.</p>
<p><strong>“Bilinçli mi fark ediyoruz, yoksa bilinçdışı</strong> <strong>mı”</strong></p>
<p>İstinye Üniversitesi Nörolojik Bilimler Araştırma ve Uygulama Merkezi’nden Dr. Öğr. Üyesi Gökçer Eskikurt, çalışmanın aşamalarını şöyle özetledi:</p>
<p>“Çalışmamızın ilk bölümünde, yapay zekâ okuryazarlığı daha yüksek olan bireylerin yapay zekâya karşı tutumlarının daha olumlu, kaygılarının ise daha düşük olduğunu gördük. İkinci aşamada, yapay zekâ ile değiştirilmiş portreler katılımcılara sunuldu ve bu sırada beyin elektriksel aktiviteleri kaydedildi. Bulgularımız, beynimizin bu değiştirilmiş portrelere orijinallerine kıyasla farklı tepkiler verdiğini gösteriyor. Bundan sonraki aşamada ise kişilerin, beynin verdiği bu tepkilerle uyumlu davranışsal tepkiler gösterip göstermediğini inceleyeceğiz. Yani, kişi gerçekten bu yüzlerin değiştirildiğinin bilincinde mi, yoksa beynin fark ettiği bu durum bilinçdışında mı kalıyor, bunu ortaya koymaya çalışacağız.”</p>
<p><strong>Araştırma, psikolojinin önemini vurguluyor</strong></p>
<p>Bulgular, beynin yüzleri nasıl algıladığının kişinin bilgi düzeyi ve bireysel tutumuyla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koydu. Ayrıca, yapay zekâya yönelik tutumun psikolojik ve nörobiyolojik temellerine ışık tuttu. Araştırma sonuçları, yapay zekâ okuryazarlığının artırılmasının toplumda daha sağlıklı ve dengeli bir bakış açısı geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini gösteriyor. Bu bulgular, yapay zekâ teknolojisinin gelecekteki toplumsal kabulünü şekillendirmede kritik bir rol oynayabilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-okur-yazarligi-kullanici-psikolojisini-sekillendiriyor-571561">Yapay zekâ okur yazarlığı kullanıcı psikolojisini şekillendiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;den Osmanlı edebiyatını dijital teknolojilerle buluşturan yenilikçi proje</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/euden-osmanli-edebiyatini-dijital-teknolojilerle-bulusturan-yenilikci-proje-571095</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Sep 2025 08:56:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=571095</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şerife Yalçınkaya’nın yürütücüsü olduğu "16. Yüzyıl Osmanlı Edebî Muhitlerinin Coğrafi Bilgi Sistemleri, Sosyal Ağ Analizi ve Veritabanı ile Haritalandırılması ve Edebî İlişkilerinin İncelenmesi" başlıklı proje, TÜBİTAK 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/euden-osmanli-edebiyatini-dijital-teknolojilerle-bulusturan-yenilikci-proje-571095">EÜ&#8217;den Osmanlı edebiyatını dijital teknolojilerle buluşturan yenilikçi proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şerife Yalçınkaya’nın yürütücüsü olduğu &#8220;16. Yüzyıl Osmanlı Edebî Muhitlerinin Coğrafi Bilgi Sistemleri, Sosyal Ağ Analizi ve Veritabanı ile Haritalandırılması ve Edebî İlişkilerinin İncelenmesi&#8221; başlıklı proje, TÜBİTAK 1001 &#8211; Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu. Proje, 16. yüzyıl Osmanlı edebiyat çevrelerini disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alarak edebiyat tarihi çalışmalarına yeni bir boyut kazandıracak.</p>
<p>Proje ekibini makamında ağırlayan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, araştırma üniversitemiz, sosyal bilimlerde yürüttüğü başarılı projelerine bir yenisini daha ekledi. 16. Yüzyıl Osmanlı edebiyatına ışık tutacak olan TÜBİTAK destekli projeyi hayata geçiren hocamız Prof. Dr. Şerife Yalçınkaya’yı ve ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.</p>
<p>Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Şerife Yalçınkaya, “ Proje ile Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), sosyal ağ analizi ve veritabanı teknolojileri kullanılarak Osmanlı edebiyatının mekânsal ve sosyal dinamikleri ilk kez bu kapsamda görselleştirilecek. Şairlerin yaşam rotaları, eserlerin üretim mekânları ve edebî ilişkiler interaktif haritalar ve veri analizleriyle ortaya konulacak. Türkiye&#8217;nin farklı üniversitelerinden lisansüstü öğrencileri Ege Üniversitesi çatısı altında ortak çalışma yürütecek. On altıncı yüzyıl, Osmanlı edebiyatının altın çağlarından biri olarak kabul ediliyor. Proje, bu dönemin şiir muhitlerini, şairler arası ilişkileri ve eserlerin coğrafi dağılımını analiz ederek edebiyat tarihindeki önemli boşlukları dolduracak. Aynı zamanda dijital metodolojinin beşeri bilimlerdeki uygulanabilirliğine dair örnek bir model sunacak” dedi.</p>
<p><b>“Bu proje genç araştırmacılarının azminin bir ürünüdür”</b></p>
<p>Prof. Dr. Şerife Yalçınkaya, &#8220;Bu proje, pandemi döneminde edebiyat aşkıyla bir araya gelen ve farklı üniversitelerde eğitim gören genç araştırmacıların azminin bir ürünüdür. Klasik Divan çatısı altında buluşan bu grup, çevrimiçi eğitimler ve farklı üniversitelerden meslektaşlarımızın desteğiyle lisansüstü eğitimde önemli bir iş birliği örneği sergiledi. Bu sınır tanımayan akademik buluşma bizi bir araya getirdi ve çalışmaya koyulduk. Ege Üniversitesinin beşeri bilimlerdeki köklü birikimiyle TÜBİTAK&#8217;ın vizyoner desteğini birleştiren bu çalışma, kültürel mirasımızın gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir adım olacak. 2028&#8217;de tamamlanması planlanan projemizin tüm verilerini açık erişimle paylaşacağız. Öğrenciliğimden beri mensubu olmaktan gurur duyduğum Ege Üniversitesi, bilimsel araştırmalara verdiği destekle Türkiye&#8217;nin önde gelen yükseköğretim kurumları arasında yer alıyor. Projemiz, üniversitemizin dijital beşeri bilimler alanındaki liderliğini pekiştirirken, kültürel mirasın teknolojiyle buluşmasına öncülük edecek. Bu anlamlı projeyi destekleyen TÜBİTAK yetkililerine teşekkürlerimizi sunuyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Projenin bursiyer ekibi, pandemi döneminde &#8220;Klasik Divan&#8221; adı altında bir araya gelen lisansüstü öğrencilerinden oluşuyor. Çevrimiçi edebiyat sohbetleriyle başlayan bu akademik yolculuk, dijital beşeri bilimler ve coğrafi bilgi sistemleri alanında uzmanlaşmayla devam etti. Ekibin, Amasya ölçeğinde gerçekleştirdikleri pilot çalışma, şimdi Türkiye geneline yayılan bu kapsamlı projenin temelini oluşturdu..</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/euden-osmanli-edebiyatini-dijital-teknolojilerle-bulusturan-yenilikci-proje-571095">EÜ&#8217;den Osmanlı edebiyatını dijital teknolojilerle buluşturan yenilikçi proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim değişikliği Türkiye&#8217;de yangın riskini 10 kat artırdı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iklim-degisikligi-turkiyede-yangin-riskini-10-kat-artirdi-570350</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 Aug 2025 10:07:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[artırdı]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<category><![CDATA[yangınları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=570350</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs'taki orman yangınlarının iklim değişikliği nedeniyle 10 kat daha olası hâle geldiği ve yüzde 22 oranında daha şiddetli yaşandığı belirlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-degisikligi-turkiyede-yangin-riskini-10-kat-artirdi-570350">İklim değişikliği Türkiye&#8217;de yangın riskini 10 kat artırdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası bilim insanlarının oluşturduğu World Weather Attribution (WWA) bünyesindeki araştırmacılar tarafından hazırlanan bir rapora göre, bu yaz 20 kişinin yaşamını yitirdiği, 80 bin kişinin tahliye edildiği ve 1 milyon hektardan fazla alanın yandığı Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs&#8217;ta&#8217;ki orman yangınları iklim değişikliği nedeniyle 10 kat daha olası hâle geldi. Raporda, bu yangınların iklim değişikliğinden ötürü yüzde 22 oranında da daha şiddetli yaşandığı belirlendi.</p>
<p>Haziran ve Temmuz aylarında Doğu Akdeniz&#8217;de çıkan yüzlerce yangın, 40 derecenin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları, aşırı kuraklık ve şiddetli rüzgârlarla beslendi. Aşırı hava olaylarının iklim değişikliğiyle bağlantısını inceleyen WWA, bulgularını &#8220;endişe verici&#8221; olarak niteledi.</p>
<p>Imperial College London üniversitesinin Çevre Politikaları Merkezi&#8217;nden araştırmacı Theodore Keeping, &#8220;Araştırmamız, daha sıcak ve kuru koşulların ortaya çıkmasına dair son derece güçlü iklim değişikliği sinyalleri tespit etti. Bugün, 1,3 derecelik küresel ısınmayla birlikte, itfaiyecilerin sınırlarını zorlayan yeni aşırı yangın durumları görüyoruz. Ülkeler daha hızlı bir şekilde fosil yakıtlardan uzaklaşmadığı takdirde, bu yüzyılda 3 dereceye kadar bir artış bizi bekliyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Araştırma, yangın sezonlarından önce gerçekleşen ve toprağın kuru kalmasını engelleyen kış yağışlarının sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık yüzde 14 azaldığını ortaya koydu. İklim değişikliği nedeniyle, bitki örtüsünü yanmaya hazır duruma getiren bir haftalık sıcak ve kuru hava dönemlerinin de artık 13 kat daha olası hâle geldiği tespit edildi.</p>
<p>Çalışma ayrıca, yangınları körükleyen şiddetli kuzey rüzgârlarını güçlendiren yüksek basınç sistemlerinin de daha yoğun hâle geldiğini belirledi.</p>
<p><b>İtfaiyeciler zorda</b></p>
<p>Yunanistan Tarım Araştırmaları Kurumu&#8217;na bağlı Akdeniz Orman Ekosistemleri Enstitüsü&#8217;nde araştırma direktörü olan Gavriil Xanthopoulos, &#8220;Eskiden itfaiyeciler bu rüzgârların dinmesini bekleyerek yangınları kontrol altına alabiliyordu. Görünen o ki artık bu modele güvenemiyorlar&#8221; dedi. Xanthopoulos, rüzgârların neden daha sık yüksek hızlara ulaştığını anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu da vurguladı.</p>
<p>Cornell Üniversitesi bünyesindeki Yer ve Atmosfer Bilimleri bölümünde görev yapan ancak araştırmaya dâhil olmayan Yardımcı Doçent Flavio Lehner ise WWA&#8217;nın özet bulgularının mevcut bilimsel literatürle uyumlu olduğunu teyit etti. Lehner, iklim değişikliğinin Akdeniz&#8217;de &#8220;kötü yangın sezonlarını daha olası hâle getirdiğini&#8221; söyledi.</p>
<p>DW, AP / BÜ, CÖ</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-degisikligi-turkiyede-yangin-riskini-10-kat-artirdi-570350">İklim değişikliği Türkiye&#8217;de yangın riskini 10 kat artırdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ericsson, IEEE PIMRC 2025&#8217;teTürkiye&#8217;nin dijital geleceğine olan bağlılığını güçlendiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ericsson-ieee-pimrc-2025teturkiyenin-dijital-gelecegine-olan-bagliligini-guclendiriyor-569066</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Aug 2025 08:39:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[ericsson]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=569066</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ericsson (NASDAQ: ERIC), 1-4 Eylül tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek olan IEEE Uluslararası Kişisel, Kapalı Alan ve Mobil Radyo İletişimi Sempozyumu (PIMRC) 2025'e katılıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ericsson-ieee-pimrc-2025teturkiyenin-dijital-gelecegine-olan-bagliligini-guclendiriyor-569066">Ericsson, IEEE PIMRC 2025&#8217;teTürkiye&#8217;nin dijital geleceğine olan bağlılığını güçlendiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ericsson (NASDAQ: ERIC), 1-4 Eylül tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek olan IEEE Uluslararası Kişisel, Kapalı Alan ve Mobil Radyo İletişimi Sempozyumu (PIMRC) 2025&#8217;e katılıyor. Ericsson, 6G alanında geliştirdiği yenilikleri, uluslararası standartlara olan katkılarını ve Türkiye’deki ArGe uzmanlarının Ericsson’un küresel araştırma liderleriyle bebraber geliştirdikleri teknolojileri sergileyecek.</p>
<p>IEEE PIMRC 2025&#8217;te Ericsson, 6G araştırmalarını, radyo erişim ağı (RAN) operasyonlarında Yapay Zeka çözümlerini ve benzeri bir çok son teknoloji gelişmelerini sergileyecek. Ericsson’un standında, bu yeniliklerin gelecekteki iletişim ağlarını nasıl şekillendirdiğini ve Türkiye’nin dijital dönüşümünü nasıl desteklediğini ortaya koyan interaktif gösterimler yer alacak. Ayrıca bu gösterimler, bağlantılı bir gelecek için sürdürülebilir büyümeyi nasıl teşvik ettiğini de anlatacak.</p>
<p>Ericsson&#8217;dan uzmanlar, etkinliğe katılarak sektör ve iş ortakları ile etkileşimde olacak, dünya genelinde ve Türkiye&#8217;nin gelişen teknoloji ekosistemine katkıda bulunmak için görüş alışverişinde bulunacaklar. Ericsson Araştırma’dan (Research) sorumlu Başkan Yardımcısı Magnus Frodigh “6G Araştırmalarının mevcut durumu, Standardizasyon ve 6G Advanced için araştırma ihtiyaçları” başlıklı açılış konuşmasını panel katılımı öncesinde yapacak. Teknolojiden sorumlu Orta Doğu ve Afrika Başkan Yardımcısı Zoran Lazarevic ise “Yüksek Performanslı Açık Programlanabilir Ağlar” başlıklı sunumunu gerçekleştirecek.</p>
<p><strong>Ericsson Türkiye Genel Müdürü Mehmet Oğul</strong> şunları söylüyor: &#8220;IEEE PIMRC 2025, bizim için en son yeniliklerimizi sergilemek, ortaklarımız ve müşterilerimizle bağlantı kurmak ve teknolojilerimizin sektördeki potansiyelini göstermek için ideal bir platform. 6G araştırmaları ve Yapay Zeka gelişimine odaklanmamız, Türkiye&#8217;nin dijital dönüşümünü ve sektörün büyümesini destekleme konusundaki kararlılığımızı yansıtıyor. Ülkemizdeki ArGe yetkinliğimiz sayesinde bu önemli gelişmelere katkıda bulunduğumuz, iş ortaklarımızla birlikte toplumumuzu güçlendiren ve sürdürülebilirliği destekleyen daha akıllı, bağlantılı ağlar kurabildiğimiz için gururluyuz.”</p>
<p>Bu etkinlikte Ericsson, endüstri ve araştırma alanındaki güçlü yönlerini sergileyerek, Türkiye ofisinde bulunan tüm araştırmacıların katkılarını öne çıkaracak. Aynı zamanda Ericsson’un küresel vizyonunu ve ülkenin ihtiyaçlarına göre uyarlanabilecek teknolojileri sergileyecek.</p>
<p><strong>Ericsson Araştırma’dan (Research) sorumlu Başkan Yardımcısı Magnus Frodigh</strong> şunları söylüyor: “İlk ticari 6G çözümlerinin 2030 yılına kadar piyasaya sürülmesi beklenirken, Ericsson şimdiden standardizasyon çalışmalarını ilerletiyor ve 5G&#8217;nin güçlü yönlerine odaklanarak sorunsuz bir geçiş sağlamak için gelecekteki teknolojileri hazırlıyor. Endüstrinin 6G için ortak bir vizyon üzerinde erken aşamada uzlaşması, aynı zamanda bu yeni yeteneklerin gerçek ve ölçülebilir fayda sunması çok önemli. Ericsson&#8217;un devam eden araştırmaları ve sektör işbirlikleri, teknolojiyi geliştirmeye devam edecek ve geleceğin 6G mimarisine sorunsuz bir şekilde entegre olmasını sağlayacak.&#8221;</p>
<p>Ericsson, yerel olarak geliştirilen teknolojileri küresel ekosisteme entegre etmeye ve Türkiye&#8217;nin hızla gelişen Bilgi ve İletişim Teknolojileri alanında konumunu güçlendirmeye kararlı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ericsson-ieee-pimrc-2025teturkiyenin-dijital-gelecegine-olan-bagliligini-guclendiriyor-569066">Ericsson, IEEE PIMRC 2025&#8217;teTürkiye&#8217;nin dijital geleceğine olan bağlılığını güçlendiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vestel&#8217;den Deprem Araştırma Merkezi&#8217;ne teknoloji desteği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vestelden-deprem-arastirma-merkezine-teknoloji-destegi-563557</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2025 16:39:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[desteği]]></category>
		<category><![CDATA[merkezine]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[vestelden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563557</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vestel, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde kurulan Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne (MATAM) teknoloji sponsoru oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vestelden-deprem-arastirma-merkezine-teknoloji-destegi-563557">Vestel&#8217;den Deprem Araştırma Merkezi&#8217;ne teknoloji desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vestel, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde kurulan Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne (MATAM) teknoloji sponsoru oldu. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ardından Cumhurbaşkanlığı kararıyla kurulan merkez, Marmara Bölgesi’nde olası depremlere karşı risk analizleri ve yeni dirençlilik yöntemleri geliştirmeyi hedefliyor.</p>
<p><strong>Vestel Pazarlama Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu</strong> konuya ilişkin yaptığı açıklamada, &#8220;Vestel olarak toplumsal yatırımlarımızı, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamakla sınırlı görmüyor; gelecek nesillere kalıcı ve dönüştürücü değerler bırakacak şekilde kurguluyoruz. Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülke olarak biliyoruz ki afetlere karşı en güçlü savunma, bilim ve teknoloji ışığında yürütülen çalışmalarla mümkün. MATAM’a sağladığımız destek, Marmara Bölgesi’nin deprem dirençliliğini artırma yolculuğunun önemli bir adımı. Bu iş birliğinin, bilimin sınırlarını ileriye taşıyarak hem toplum hem de gelecek için güçlü ve sürdürülebilir faydalar yaratacağına inanıyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>MATAM’ın proje yürütücülüğünü üstlenen <strong>Prof. Dr. Cenk Yaltırak</strong> ise son yüzyılda depremlerde 126 bin canımızın kaybedildiğini belirterek, deprem gibi ciddi sorunlara karşı bireysel çalışmalarla çözüm üretmenin mümkün olmadığını, kurumsal yapılar altında ciddi bilimsel araştırmalar yürütülmesi gerektiğini söyledi. </p>
<p>Yaltırak, “Kurduğumuz bu merkez teknoloji açısından 21. yüzyılın ikinci yarısına ait. Türkiye’deki tüm kurumlardan vizyon olarak 25 yıl ileride. Zaman içerisinde daha da güçlenecek. Riski doğru öngöremezseniz plan yapamazsınız. Herhangi bir depremi eğer modelleyemiyorsanız, bunun için sensörleriniz, gözlem ağlarınız yoksa gerçekten veriyi ve bilgiyi kullanmıyorsanız bir yere ulaşmanız zor. MATAM’ın en önemli özelliklerinden biri, veriyi ve bilgiyi görselleştiriyor olması. Bir fayın üzerinde nerede stres biriktiğine dair 10 sayfalık bir yazı yerine, üç boyutlu fay haritasında yırtılmanın nerede, nasıl başladığıyla ve nereyi nasıl etkilediğinden bir binanın buna nasıl dayandığına kadar gidecek bir süreçle ilgileniyor” diye konuştu.  </p>
<p>Vestel’in MATAM’a sağladığı ürünler, merkezin laboratuvar, toplantı ve yaşam alanlarının ihtiyaçlarını karşılayacak. Vestel’in sağladığı katkı, araştırma faaliyetlerinin daha modern, verimli ve konforlu bir ortamda yürütülmesine imkân tanıyacak.</p>
<p>2024 başında kurulan MATAM, deprem tehlike ve risk haritalarının en güncel teknolojilerle hazırlanmasını, farklı fay kırılma senaryolarının yüksek hızda simüle edilmesini ve olası can-malzeme kayıplarını en aza indirecek yöntemlerin geliştirilmesini amaçlıyor. Tamamen özel sektör desteği ile inşa edilen merkez; altyapısından çalışan maaşlarına kadar pek çok giderini sponsor katkılarıyla karşılıyor.</p>
<p>Vestel, spordan çevresel yatırımlara, teknolojiden kültür-sanata kadar geniş bir yelpazede toplumsal yatırım projelerini hayata geçiriyor. Şirket, bu yaklaşımıyla toplumun gelişimine katkı sağlayan, sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen ve gelecek nesillere daha güvenli bir yaşam sunmayı amaçlayan çalışmalara öncülük ediyor. MATAM’a yapılan katkı da Vestel’in ‘daha iyi bir gelecek için teknoloji’ vizyonunun somut yansıması olarak öne çıkıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vestelden-deprem-arastirma-merkezine-teknoloji-destegi-563557">Vestel&#8217;den Deprem Araştırma Merkezi&#8217;ne teknoloji desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Araştırma Dünya Genelinde Karaciğer Kanseri Vakalarının En Az Yüzde 60&#8217;ının Önlenebilir Olduğunu Gösterdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-arastirma-dunya-genelinde-karaciger-kanseri-vakalarinin-en-az-yuzde-60inin-onlenebilir-oldugunu-gosterdi-563116</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Aug 2025 08:23:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[genelinde]]></category>
		<category><![CDATA[gösterdi]]></category>
		<category><![CDATA[inin]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer]]></category>
		<category><![CDATA[olduğunu]]></category>
		<category><![CDATA[önlenebilir]]></category>
		<category><![CDATA[vakalarının]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563116</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karaciğerin en yaygın kanseri olarak gösterilen hepatoselüler karsinom (HCC) dünya genelinde hızla artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-arastirma-dunya-genelinde-karaciger-kanseri-vakalarinin-en-az-yuzde-60inin-onlenebilir-oldugunu-gosterdi-563116">Yeni Araştırma Dünya Genelinde Karaciğer Kanseri Vakalarının En Az Yüzde 60&#8217;ının Önlenebilir Olduğunu Gösterdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Karaciğerin en yaygın kanseri olarak gösterilen hepatoselüler karsinom (HCC) dünya genelinde hızla artıyor. Tıbbi otoritelerin &#8220;sessiz ama ölümcül bir pandemi&#8221; olarak tanımladığı sorunla ilgili The Lancet dergisinden yayınlanan yeni bir çalışma çarpıcı verileri ortaya koydu. Araştırmanın karaciğer kanserlerinin yüzde 60’ının önlenebilir olduğunu gösterdiğini belirten Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Veysel Umman: “Yeni veriler, karaciğer sağlığı için erken harekete geçmemiz gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.” diye konuştu</em>. </p>
<p>Lancet Dergisi’nin Uluslararası Hepatosellüler Karsinom Komisyonu, 30’dan fazla ülkeden, hepatoloji, onkoloji ve halk sağlığı uzmanlarının kolektif çalışması sonucu bu raporu hazırladı. “Dünya çapındaki en saygın kurumların verileriyle desteklenen bu çalışma küresel perspektifte bir alarm zili çalıyor.” Diyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Organ Nakli Sorumlusu Doç. Dr. Veysel Umman, gerekli önlemler alınmazsa 2050’de yılda 1,5 milyon karaciğer kanseri vakası beklendiğine dikkat çekti. </p>
<p>Doç. Dr. Umman, bu tabloyu şöyle değerlendirdi: “Karaciğer kanseri, kamuoyunda yeterince yer bulmasa da, sinsi ve ölümcül biçimde yayılıyor. Bu çalışmaya göre pandemi öncesi ve sonrası karşılaştırmada: 2022’de 0,87 milyon yeni vaka varken, 2050’de 1,52 milyon yeni vaka bekleniyor. Bu artış, fark edilmeden büyüyen bir küresel halk sağlığı krizine işaret ediyor. Sessiz sedasız, hayatlarımızın tam ortasında artan bir felaket. Yıllık sadece yüzde 2 düşüş bile, gelecek 25 yılda 8,8–17,3 milyon vakayı önleyebilir ve 7,7–15,1 milyon hayatı kurtarabilir.”</p>
<p><strong>“ÜLKEMİZ İÇİN DE CİDDİ BİR SAĞLIK SORUNU”</strong></p>
<p>Araştırmaya göre 2022 yılında dünya genelinde yaklaşık 870 bin kişinin HCC tanısı aldığını belirten Doç. Dr. Veysel Umman, bu rakamın 2050 yılına 1,5 milyonu geçmesinin beklendiğini hatırlattı. Türkiye’de de dünya ile benzer bir artış trendi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Umman, sözlerine şöyle devam etti: “HCC, dünya genelinde en sık görülen 6. kanser ve kanser kaynaklı yaşam kayıpların 3. en yaygın nedeni. Türkiye’de ise karaciğer kanseri tüm kanserler arasında ilk 10’da yer almıyor. Ancak karaciğer kanseri sadece yaygınlığı ile değil yaşam kaybı oranlarıyla dikkat çektiği için ülkemiz için de ciddi bir sağlık sorunu olarak önemini koruyor.” </p>
<p><strong>“SAHADA GÖZLEMLEDİĞİMİZ GERÇEKLER BİLİMSEL VERİLERLE ORTAYA KONMUŞ OLDU”</strong></p>
<p> “Bu araştırma, aslında yıllardır sahada gözlemlediğimiz gerçekleri bilimsel verilerle doğruluyor.” diyen Doç. Dr. Veysel Umman, “Karaciğer kanseri kader değil. Zamanında fark edilirse önlenebilir bir hastalık. Hepatit aşıları, kilo kontrolü, alkol tüketiminin azaltılması ve düzenli kontrollerle bu kanser türünün önüne geçebiliriz.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“ÜLKEMİZDE SON YILLARDA ARTAN KARACİĞER YAĞLANMASI ÖNEMLİ BİR SORUN”</strong></p>
<p>Ülkemizde Hepatit B taşıyıcılığı yaygınlığı nedeniyle vakalarının büyük kısmının bu enfeksiyona bağlı olduğu bilgisini veren Doç. Dr. Umman, son yıllarda artış gösteren MASLD, yani Metabolik Disfonksiyonla İlişkili Steatotik Karaciğer Hastalığı, halk arasında &#8220;karaciğer yağlanması&#8221; olarak bilinen soruna dikkat çekti. </p>
<p>Türkiye’de de obeziteye ve diyabete bağlı karaciğer yağlanması vakalarında ciddi artış gözlendiğine işaret eden Doç. Dr. Umman, “Bu hastalık obezite, insülin direnci, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi metabolik bozukluklarla birlikte görülür. MASLD ilerlediğinde siroza ve ardından karaciğer kanserine dönüşebilir. Zaten karaciğer kanserinin çıkışına zemin hazırlayan en temel etken karaciğerin artık siroz geliştirmiş olmasıdır. Özellikle alkol kullanmayan ama karaciğer yağlanması olmuş ve karaciğerin sirotik hale geldiği kişilerde de kanser gelişebildiğini göstermesi açısından önemlidir.” diye konuştu. </p>
<p>Doç. Dr. Umman, halk arasında nispeten “masum bir problem” olarak görülen ya da ihmal edilebilen karaciğer yağlanmasının dikkatle ele alınması gerektiğini vurguladı: “Karaciğer yağlanması, birçok insanda belirti vermeden ilerliyor. Bu yağlanma zamanla karaciğerde hasara, siroza ve kansere dönüşebiliyor” dedi. </p>
<p><strong>“VİRAL HEPATİTLERİN YAYGINLIĞININ KARACİĞER KANSERİNİN ARTIŞINDA ÖNEMLİ BİR PAYI VAR”</strong></p>
<p>Karaciğer kanseri vakalarının hızla artmasının başlıca nedenlerinin viral hepatitlerin (özellikle Hepatit B ve C) yaygınlığı, alkol kullanımı, obezite, karaciğer yağlanması ve diyabetin artması olarak sıralayan Doç. Dr. Veysel Umman, sözlerine şöyle devam etti: “Korunma adına son derece önemli olan aşılama konusunda özellikle gelişmekte olan ülkeler yetersiz kalıyor. Bunun yanında gelişmiş ülkelerde ise, beslenme alışkanlıklarındaki sağlıksız seçimler, hareketsiz yaşam tarzı gibi etkenler de yağlı karaciğer hastalığını önemli bir risk haline getiriyor. Uzun süreli ve yoğun alkol tüketimi de siroz ve ardından HCC’ye neden oluyor. Bu üç önemli faktörün birleşimi de HCC vakaların yüzde 60’ından fazlasının nedeni ortaya koyuyor. Bu faktörlerin önlenebilir olması ise işin en dramatik kısmı aslında.” </p>
<p><strong>“SİROZ SADECE ALKOL KULLANANLARDA GÖRÜLMEZ”</strong></p>
<p>“Bugüne kadar çoğu kişinin karaciğer hastalığını sadece alkolle ilişkilendirdiğini ancak yeni verilere göre sağlıksız beslenme, aşırı kilo ve hareketsiz yaşamın da karaciğeri aynı ölçüde yıprattığını gösterdiğini anlatan Doç. Dr. Umman, “Üstelik bazı kişilerde kanser, siroz gelişmeden de ortaya çıkabiliyor. Yani vücut hiçbir sinyal vermeden altta yatan genetik faktörlerin tetiklemesiyle ilerleyen bir sürece karşı da uyanık olmak zorundayız.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>“ÖZELLİKLE RİSKLİ GRUPTA YER ALANLAR DÜZENLİ KONTROLLERİNİ İHMAL ETMEMELİ”</strong></p>
<p>Yeni bilimsel analizle birlikte karaciğer sağlığını korumak için alınabilecek önlemlerin gündeme geldiğini söyleyen Doç. Dr. Umman, özellikle şu grupları uyardı: “Fazla kilolu bireyler, şeker, tansiyon, kolesterol hastaları, karaciğerinde yağlanma tespit edilenler, ailesinde karaciğer hastalığı olanlar, hepatit virüsü taşıyanlar veya aşısını yaptırmamış olan kişilerin yılda bir kez kan testleriyle karaciğer enzimlerine baktırması, gerektiğinde ultrason veya karaciğerin elastikliğinin böylece de dolaylı olarak sağlığının değerlendirilmesi gibi ileri görüntüleme yöntemleriyle karaciğer hasarının değerlendirilmesi gerekir. En yaygın ve etkili tedavilerden biri de kilo kaybıdır. Hareketli bir yaşam, sağlıklı beslenme, alkolü sınırlama, düzenli kontroller ve hepatit aşısı ile karaciğerimizi kanserden koruyabiliriz. Karaciğer nakli olması gereken alıcı adaylarımızın nakil merkezimize getirdiği bağış yapmak isteyen sağlıklı verici adaylarında dahi artık sıklıkla karaciğer yağlanmasına rastlayabiliyoruz. Bu kişilere önce kilo verme programları düzenleyip karaciğer yağlanması gerilerse değerlendirmeye alıyoruz’’ diye belirtti.</p>
<p><strong>“ERKEN TANIYLA ŞİFA SAĞLANABİLİYOR”</strong></p>
<p>Hepatoselüler karsinomda da diğer birçok kanserde olduğu gibi erken tanının son derece önemli olduğunun altını çizen Doç. Dr. Umman, “Erken tanı konulan hastalarla, cerrahi tedavi, ablasyon veya karaciğer nakli gibi şifa sağlayabilecek seçenekler uygulanabiliyor. Ancak tanı geciktikçe kanserin evresi de ilerliyor ve tedavi şansı düşüyor ve yaşam süresi kısalıyor. Bu nedenle riskli bireylerin 6 ayda bir karaciğer ultrasonu yaptırması çok önemli” diye konuştu. </p>
<p><strong>“‘SESSİZ İLERLESE DE ÖNLEMLERLE DURDURMAK MÜMKÜN’ </strong></p>
<p>“Raporun en çarpıcı bulgularından biri de şu: karaciğer kanserlerinin en az yüzde 60’ı, hepatit yani karaciğerde iltihap ve hücre kaybına yol açan bulaşıcı virüslerin hepatit B ve C virüsü (HBV, HCV), ve metabolik hastalıkların (MASLD) ve alkolün kontrolüyle engellenebilir.” Diye konuşan Doç. Dr. Umman, sözlerine şöyle devam etti: </p>
<p>“Karaciğer kanserinin en yaygın nedeni 2022’de olduğu gibi 2050’de de hepatit B (HBV) olmaya devam edecek. Ancak oranı yüzde 39’dan yüzde 36,9’a düşecek. Bunun yanında alkol kaynaklı karaciğer hasarı ve metabolik kaynaklı steatohepatit (MASH) ise hızla artış gösteriyor ve bunlar önlenebilir kaynaklar.”</p>
<p><strong>“HEPİMİZE BÜYÜK GÖREVLER DÜŞÜYOR”</strong></p>
<p>Sessiz ilerleyen bu krize karşı hepimize büyük görev düştüğünün altını çizen Doç. Dr. Veysel Umman çözüm önerileriyle ilgili şunları aktardı: “Aşıdan taramaya, sağlıklı yaşamdan devlet politikalarına kadar her adım, hayatta kalma mücadelesinde bir adım daha öne geçmek demek. Fakat bu ancak planlı bir yaklaşımla mümkün ve bu plan içinde hem devlet hem birey emeği gerekli. Ulusal aşı kampanyaları, yaygın tarama programları, sigarayı ve alkolü azaltan politikalar, sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı eğitimleri, hepsi birleştiğinde, “sessiz fırtına”nın yönünü değiştirebilir. Git gide ilerleyen karaciğer yetmezliği ve sonrasında gelişen karaciğer sirozu kanser oluşmasındaki en temel zemini hazırlıyor. Karaciğer kanseri bu şekilde ilerlerken sessiz olabilir, ama biz sessiz kalamayız.”</p>
<p><strong>“KARACİĞER YAĞLANMASINI CİDDİYE ALIN, KONTROLLERİNİZİ İHMAL ETMEYİN”</strong></p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Genel Cerrahi uzmanı Doç. Dr. Veysel Umman, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Karaciğer kanseri sessiz ilerleyen ama erken önlemle durdurulabilecek bir hastalık. The Lancet dergisinde yayınlanan çok merkezli bu yeni çalışma, hem bireyler hem de sağlık sistemi için bir uyarı niteliğindedir. Karaciğer yağlanmasını ciddiye alın, kontrollerinizi ihmal etmeyin.   Şimdi harekete geçmezsek, 2050 hızlı gelecek ve çok geç olabilir.<strong> </strong>Unutmayın, karaciğer uzun süre sessiz kalır ama bir gün konuştuğunda geç olabilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-arastirma-dunya-genelinde-karaciger-kanseri-vakalarinin-en-az-yuzde-60inin-onlenebilir-oldugunu-gosterdi-563116">Yeni Araştırma Dünya Genelinde Karaciğer Kanseri Vakalarının En Az Yüzde 60&#8217;ının Önlenebilir Olduğunu Gösterdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesinde sporcu sağlığına yeni bir soluk: Adölesan su altı ragbi sporcuları için TÜBİTAK destekli araştırma başlatıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinde-sporcu-sagligina-yeni-bir-soluk-adolesan-su-alti-ragbi-sporculari-icin-tubitak-destekli-arastirma-baslatildi-560748</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 11:57:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[başlatıldı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[destekli]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ragbi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığına]]></category>
		<category><![CDATA[soluk]]></category>
		<category><![CDATA[sporcu]]></category>
		<category><![CDATA[sporcuları]]></category>
		<category><![CDATA[tübitak]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesinde]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560748</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Özden Gökçek’in yürütücülüğünü yaptığı “Adölesan Su Altı Ragbi Sporcularında Kor Stabilizasyon Eğitiminin Gövde Kas Enduransı, Solunum Fonksiyonu ve Yaşam Kalitesi Üzerine Etkisi" adlı proje TÜBİTAK 1002 Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinde-sporcu-sagligina-yeni-bir-soluk-adolesan-su-alti-ragbi-sporculari-icin-tubitak-destekli-arastirma-baslatildi-560748">Ege Üniversitesinde sporcu sağlığına yeni bir soluk: Adölesan su altı ragbi sporcuları için TÜBİTAK destekli araştırma başlatıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Ege Üniversitesi (EÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Özden Gökçek’in yürütücülüğünü yaptığı “Adölesan Su Altı Ragbi Sporcularında Kor Stabilizasyon Eğitiminin Gövde Kas Enduransı, Solunum Fonksiyonu ve Yaşam Kalitesi Üzerine Etkisi&#8221; adlı proje TÜBİTAK 1002 Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet, proje yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Özden Gökçek’i ve ekibini makamında ağırlayarak tebrik etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span> “Daha sağlıklı bir yaşam sürmelerine katkıda bulunmayı amaçlıyor”</span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>         Projenin amacı hakkında açıklamalarda bulunan Dr. Öğr. Üyesi Özden Gökçek, “Bu proje, adölesan su altı ragbi sporcularında kor stabilizasyon eğitiminin, gövde kas enduransı, solunum fonksiyonu ve yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Su altı ragbi gibi dinamik ve zorlu bir sporu yapan genç sporcuların, vücutlarının stabilizasyonunu sağlamak ve genel fiziksel performanslarını iyileştirmek büyük önem taşımaktadır. Kor stabilizasyon eğitiminin, sporcuların kas dayanıklılığını artırarak, özellikle solunum fonksiyonlarını ve yaşam kalitelerini nasıl iyileştirdiğini anlamayı hedefliyoruz. Bu çalışma, sporcuların hem fiziksel sağlıklarını iyileştirmelerine hem de psikolojik ve yaşam kalitesi açısından daha sağlıklı bir yaşam sürmelerine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. TÜBİTAK 1002 desteği, bu hedeflere ulaşmamızda bize önemli bir fırsat sunmaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span>“Yenilikçi bir bakış açısı getirecektir”</span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Multidisipliner çalışmanın önemine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Özden Gökçek, “Bu projeyi, farklı disiplinlerden gelen uzmanların oluşturduğu güçlü bir ekip ile yürütüyoruz. Farklı disiplinlerden gelen akademisyenlerimiz, projemize her açıdan katkı sağlamaktadır. Bu multidisipliner yaklaşım, projenin sonuçlarının daha kapsamlı ve etkili olmasını sağlayacak. Çalışmamızın çıktıları yalnızca sporcu sağlığına yönelik önemli bilgiler sunmakla kalmayacak, aynı zamanda sporcularda fiziksel ve psikolojik iyileşmeleri artıracak stratejiler geliştirmemize olanak tanıyacaktır. Bu sebeple, projenin elde edeceği bulgular, yalnızca spor camiasına değil, geniş bir sağlık alanına da katkı sağlayacak ve alanında yenilikçi bir bakış açısı getirecektir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Ege Üniversitesi (EÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Özden Gökçek’in yürütücülüğünü yaptığı çalışmanın proje ekibinde, EÜ Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Spor Hekimliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Seçkin Şenışık, EÜ Spor Bilimleri Fakültesi Spor Yöneticiliği Bölümü Spor Yönetim Bilimleri Anabilim Dalı öğretim üyesi Arş. Gör. Meral Sevinç Tırpan,  İzmir Şehir Hastanesi Aile Hekimi Doç. Dr. Bakiye Nurdan Tekgül ve EÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyopulmoner Rehabilitasyon Bölümünde görev yapan Uzm. Fzt. Tolga Çapanoğlu yer alıyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinde-sporcu-sagligina-yeni-bir-soluk-adolesan-su-alti-ragbi-sporculari-icin-tubitak-destekli-arastirma-baslatildi-560748">Ege Üniversitesinde sporcu sağlığına yeni bir soluk: Adölesan su altı ragbi sporcuları için TÜBİTAK destekli araştırma başlatıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YÖK ve Ürdün Yükseköğretim Bakanlığı Arasında Eğitim ve Bilimsel Araştırma Anlaşması</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yok-ve-urdun-yuksekogretim-bakanligi-arasinda-egitim-ve-bilimsel-arastirma-anlasmasi-556977</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2025 08:44:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[arasında]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ürdün]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<category><![CDATA[yükseköğretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=556977</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ev sahipliğinde II. Türkiye-Ürdün Yükseköğretim Forumu gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yok-ve-urdun-yuksekogretim-bakanligi-arasinda-egitim-ve-bilimsel-arastirma-anlasmasi-556977">YÖK ve Ürdün Yükseköğretim Bakanlığı Arasında Eğitim ve Bilimsel Araştırma Anlaşması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ev sahipliğinde II. Türkiye-Ürdün Yükseköğretim Forumu gerçekleştirildi. Forum kapsamında Yükseköğretim Kurulu ile Ürdün Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı arasında yükseköğretim alanında işbirliğine yönelik mutabakat zaptı da imzalandı. Foruma, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, Ürdün Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanı Azmi Mahafzah ile beraberindeki heyette bulunan Akreditasyon ve Kalite Güvence Kurumu, Ürdün Turizm Tanıtım Kurumu Temsilcileri, Yükseköğretim Yürütme Kurulu Üyeleri, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak ve Türkiye ile Ürdün&#8217;den bazı üniversitelerin rektörleri katıldı.</p>
<p>Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, Türkiye-Ürdün Üniversitesi kurulması için müzakerelerin başlatıldığını açıkladı. YÖK Başkanı Özvar, Ürdün Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulunda gerçekleştirilen heyetlerarası görüşmelerde, Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi ile başlattıkları ve pek çok ülke ile yaygınlaşmaya devam eden çatı üniversite modelinin bir örneğinin de Ürdün’de kurulmasını kararlaştırdıklarını belirtti. Türkiye ve Ürdün arasında yükseköğretimde iş birliğini güçlendirmeyi amaçladıklarını söyleyen YÖK Başkanı Özvar, “Türkiye-Ürdün Üniversitesinin kurulması için müzakerelerin başlamasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Dünyaya ihraç ettiğimiz çatı üniversite modeli yaygınlaşmaya devam ediyor. Bunu Türk üniversitelerinin dünyada tanınması için önemli bir fırsat olarak görüyoruz.” dedi.</p>
<p>Yükseköğretim Kurulu ile Ürdün Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı arasında yükseköğretim alanında iş birliğine yönelik mutabakat zaptı imzalandı. Yükseköğretim Kurulunda gerçekleştirilen heyetlerarası görüşmelerin ardından mutabakat zaptına Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar ve Ürdün Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanı Azmi Mahafzah imza attı. Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar, protokolün imzalanmasıyla Türkiye ile Ürdün arasında tanıma ve denklikle ilgili konuların çözüme kavuşacağını, karşılıklı güven temelinde güçlü bir akademik iş birliği inşa edileceğini belirtti. Protokolle iki ülke üniversiteleri arasında değişim programları başlatılarak, ortak bilimsel araştırma projeleri yürütüleceğini kaydeden YÖK Başkanı Özvar, “Öğrenci ve akademik hareketlik artacak. Bu konuda Mevlâna Değişim Programı çerçevesinde daha önce gerçekleştirdiğimiz, 300’e yakın öğrenci ve akademisyen hareketliliği bize önemli yol gösterici olacak ve katkı sağlayacak. Umuyoruz ki Ürdün ve Türk üniversitelerinin araştırma altyapılarına ortak kullanım sağlanacak.” dedi.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’ın ev sahipliğinde, Ürdün Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanı Sayın Azmi Mahafzah ve beraberindeki heyetin teşrifleriyle düzenlenen 2. Türkiye-Ürdün Yükseköğretim Forumu’na katıldık. Forum kapsamında, Türk ve Ürdün üniversiteleri arasında araştırma altyapılarının karşılıklı olarak etkin biçimde kullanılması ve akademik iş birliklerinin güçlendirilmesini hedefleyen önemli bir adım atıldı. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığımız ile Ürdün Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı arasında, ‘Türkiye-Ürdün Üniversitesi’nin kurulmasına yönelik olarak ‘Yükseköğretim Alanında İş Birliğine Yönelik Mutabakat Zaptı’ imzalandı. İki ülke arasında akademik bağların derinleştirilmesine, ortak araştırma projelerinin teşvik edilmesine ve yükseköğretim sistemlerinin karşılıklı olarak güçlenmesine önemli katkılar sağlayacak olan Mutabakat Zaptı’nın, Ülkemiz ve Ürdün için hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.</p>
<p>Görüşmelerde iki ülke üniversiteleri rektörleri sunumlar gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yok-ve-urdun-yuksekogretim-bakanligi-arasinda-egitim-ve-bilimsel-arastirma-anlasmasi-556977">YÖK ve Ürdün Yükseköğretim Bakanlığı Arasında Eğitim ve Bilimsel Araştırma Anlaşması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Araştırma Üniversiteleri Destek Programı Değerlendirme Toplantısı Yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/arastirma-universiteleri-destek-programi-degerlendirme-toplantisi-yapildi-555287</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2025 11:37:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[programı]]></category>
		<category><![CDATA[toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteleri]]></category>
		<category><![CDATA[yapıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=555287</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (ADEP) Değerlendirme Toplantısı yapıldı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/arastirma-universiteleri-destek-programi-degerlendirme-toplantisi-yapildi-555287">Araştırma Üniversiteleri Destek Programı Değerlendirme Toplantısı Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (ADEP) Değerlendirme Toplantısı yapıldı.  Boğaziçi Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Yükseköğretim Kurulu Yürütme Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Naci Gündoğan, Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak,</p>
<p>Diğer araştırma ve aday araştırma üniversitesi rektör ve rektör yardımcıları katıldı.</p>
<p>Toplantının açılışında konuşan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, “Yükseköğretim sistemimizin araştırma ve inovasyon kültürünü harekete geçiren Araştırma Üniversiteleri Destek Programı’nın hayata geçirilmesi ve sürdürülmesindeki sonsuz desteği dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a bir kez daha şükranlarımı sunuyorum” dedi. YÖK Başkanı Özvar, 20 devlet, 3 vakıf üniversitesi toplamda 23 araştırma üniversitesi başta olmak üzere tüm üniversitelerin performanslarını yakından takip ettiklerini belirterek araştırma üniversitesi olma potansiyeline sahip üniversitelerden, altısını Araştırma Üniversiteleri Aday İzleme Programına dahil ettiklerini hatırlatarak “Araştırma üniversitesi statüsüne yükselme yolunu tüm üniversitelerimiz için açık tutuyoruz.” diye konuştu.</p>
<p><b> “Uluslararası sıralamalarda ilk 100’e girmeye aday üniversitelerimiz var”</b></p>
<p>Araştırma Üniversitelerini, yükseköğretim sisteminin lokomotifi olarak gördüklerini ve üniversitelerin uluslararası alanda daha görünür olmasını arzuladıklarını kaydeden YÖK Başkanı Özvar, “12. Kalkınma Planında yer alan yükseköğretimle ilgili hedeflerimizden birisi de Dünya Akademik Başarı Sıralamalarında ilk 500&#8217;de yer alan üniversite sayımızın, 2028 yılında 10&#8217;a çıkarılması olarak belirlenmiştir. Araştırma üniversitelerimizin tamamının, önümüzdeki 5 yılda ilk 500 içerisinde yer alma potansiyeline sahip olduklarına inanıyorum. Tüm araştırma üniversitelerimizden ilk 800-1000 bandını hedeflemesi lazım. Birkaç sene içinde uluslararası sıralamalarda ilk 100’e girmeye aday üniversitelerimiz var.&#8221; dedi.</p>
<p><b>   “ADEP kapsamında kaynak miktarı 4 yıllık sürede on iki buçuk kat arttı”</b></p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından araştırma üniversitelerine yıllık olarak, araştırma projelerinde kullanılmak üzere kaynak tahsis edildiğini söyleyen YÖK Başkanı Özvar, “ADEP kapsamında tahsis edilen toplam kaynak miktarı, 4 yıllık sürede on iki buçuk kat arttı. Önümüzdeki yıl da misliyle artıracağız.&#8221; diye konuştu. 2030 vizyonu kapsamında, üniversitelerin veriye dayalı yönetim sistemlerinin ve dijital olgunluk düzeylerinin geliştirilmesine yönelik yeni bir çalışma yaptıklarını vurgulayan YÖK Başkanı Özvar, &#8220;Üniversitelerimizin Dijital Olgunluk Düzeylerinin Belirlenmesi Projesi kapsamında bir dijital olgunluk modeli geliştirilmiştir. Taslak modelin pilot çalışması 18 üniversitede tamamlanmış olup önümüzdeki yıl tüm üniversitelerimize teşmil edilecektir. Amacımız, üniversitelerimizde eğitim, araştırma, altyapı ve idari süreçlerin dijitalleşme düzeylerinin belirlenmesiyle birlikte her bir alana rehberlik edecek bir yol haritasının ortaya konmasıdır.&#8221; dedi.</p>
<p><b>“Ülkemizin kalkınma hedeflerine katkı sunmaya devam ediyoruz”</b></p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Sayın İbrahim Şenel’in teşrifleri, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’ın başkanlığında; Araştırma ve Aday Araştırma Üniversitelerinin rektörleri ile rektör yardımcılarının katılımıyla Boğaziçi Üniversitesi ev sahipliğinde Araştırma Üniversiteleri Destek Programı Değerlendirme Toplantısı yapıldı. Uluslararası ve ulusal düzeyde bilimsel üretkenliği ve süregelen başarılarıyla öne çıkan bir Araştırma Üniversitesi olarak yürüttüğümüz projeler, yayınlarımız ve üniversite-sanayi iş birliklerimizle ülkemizin kalkınma hedeflerine katkı sunmaya devam ediyoruz. Ülkemizin bilimsel ve teknolojik gelişimine daha güçlü katkılar sağlamak adına üretmeye, yenilikçi adımlar atmaya ve sürdürülebilir başarılar inşa etmeye kararlıyız. Tam akredite, öğrenci odaklı, milli yenilik ödüllü, sağlık temalı bir araştırma üniversitesi olarak, nitelikli insan kaynağımız, güçlü araştırma altyapımız ile bilimsel potansiyelimizi bilim iletişimi yoluyla toplumla buluşturmaya, gençlerimiz için modeller oluşturmaya, ülkemizin Türkiye Yüzyılı hedefleri ile yükseköğretim politikalarına destek vermeye devam edeceğiz.” diye konuştu.</p>
<p>Toplantıda Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naci Gündoğan’ın sunumunun ardından projelerin genel değerlendirmesi yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/arastirma-universiteleri-destek-programi-degerlendirme-toplantisi-yapildi-555287">Araştırma Üniversiteleri Destek Programı Değerlendirme Toplantısı Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Araştırma: İnternetten Satılan Zayıflama İlaçlarında Yasaklı Madde Tespit Edildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-arastirma-internetten-satilan-zayiflama-ilaclarinda-yasakli-madde-tespit-edildi-551458</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jul 2025 08:19:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[edildi]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlarında]]></category>
		<category><![CDATA[internetten]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[satılan]]></category>
		<category><![CDATA[tespit]]></category>
		<category><![CDATA[yasaklı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=551458</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnternetten satın alınan zayıflama ürünlerinin sağlık açısından ciddi riskler taşıdığı bir kez daha ortaya konuldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-arastirma-internetten-satilan-zayiflama-ilaclarinda-yasakli-madde-tespit-edildi-551458">Yeni Araştırma: İnternetten Satılan Zayıflama İlaçlarında Yasaklı Madde Tespit Edildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnternetten satın alınan zayıflama ürünlerinin sağlık açısından ciddi riskler taşıdığı bir kez daha ortaya konuldu. Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın ve Eczacılık Fakültesi öğrencileri, TÜBİTAK desteğiyle “İnternette Satılan Zayıflama İlaçlarının Sağlığa Etkileri” başlıklı bir araştırma yürüttü.</p>
<p>Çalışma kapsamında internetten temin edilen 11 farklı zayıflama ürünü laboratuvarda analiz edildi. Bu ürünlerin 3’ünde, kalp hastalıklarına yol açabildiği için birçok ülkede yasaklanan “sibutramin” maddesi tespit edildi.</p>
<p>Araştırmanın sonuçlarını Prof. Dr. Ahmet Aydın açıkladı. Zayıflama ürünleri konusundaki bilgi kirliliği nedeniyle bu ürünleri araştırdıklarını belirten Prof. Dr. Aydın, “Çok sayıda insanın bu ürünler nedeniyle sağlığını kaybettiğini gerek tıbbi yayınlardan gerek haberlerden biliyoruz. İncelediğimiz ürünleri seçerken kriterimiz internetten temin edilmiş olmasıydı. Çünkü buradaki en büyük potansiyel risk, internetten alınan ürünlerde. Bu ürünlerin güvenilirliği her zaman sorgulanabilir durumda&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>‘Tübitak Tarafından Desteklendi’</strong></p>
<p>Analiz sürecinde yüksek performanslı ince tabaka kromatografisi (HP-TLC) yöntemini kullandıklarını belirten Prof. Dr. Ahmet Aydın, çalışmayı şöyle anlattı:</p>
<p>“Ürünlerin içinde sibutramin olup olmadığına baktık. Çünkü bu madde, zayıflama ilaçlarında en sık rastlanan yasaklı içeriklerden biri. Öncelikle aldığımız ürünlerde bir analiz süreci süreci başlattık. Yabancı maddeler ekstraksiyon yöntemiyle ayrıldı, ardından bu örnekler çeşitli analiz teknikleriyle laboratuvarda incelendi. Bu analizlerde yüksek performanslı ince tabaka kromatografisi (HP-TLC) yönteminden yararlandık. Sonuçta, incelediğimiz 11 ürünün 3’ünde sibutramin etken maddesini tespit ettik. Bu ürünler, internet ortamında tamamen bitkisel ya da katkı maddesi içermeyen ürünler olarak tanıtılıyor. Ancak analizler, bu ürünlerin bazılarında sibutramin bulunduğunu ortaya koydu.” </p>
<p><strong>‘Sibutramin, Birçok Ülkede Yasak’</strong></p>
<p>Sibutramin’in 2011 yılından bu yana Türkiye’de de yasaklı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Ahmet Aydın, şu bilgileri verdi:</p>
<p>“Bu madde geçmişte zayıflama ilaçlarında yaygın şekilde kullanılıyordu. Ancak kullanımına bağlı olarak kalp hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı belirlendiği için önce Avrupa’da, ardından ABD ve birçok ülkede yasaklandı. Buna rağmen merdiven altı ya da yasa dışı üreticiler, bu tür maddeleri ürünlerine gizlice ekliyor. Üstelik içinde yasaklı madde bulunduğunu belirtmeden, tamamen doğal ve bitkisel içerikli gibi göstererek pazarlıyorlar.” </p>
<p><strong>‘Vatandaşlar, Ürünlerin Doğal Olduğunu Düşünerek Alıyor’</strong></p>
<p>İnternetten temin edilen zayıflama ürünlerine karşı vatandaşların dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Aydın, şunları söyledi:</p>
<p>“Biz laboratuvarlarımızda bu ürünleri analiz ettiğimiz için yasaklı maddeyi tespit edebildik. Ancak vatandaşların böyle bir imkânı yok. Ürünü ‘doğaldır’ düşüncesiyle kullanıyorlar ama bu durum, ölümle sonuçlanabilecek ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bu, göze alınacak bir risk değil. Bu nedenle insanların bu tür ürünleri internetten değil, resmi dağıtım kanallarından temin etmesi gerekiyor. Eczaneler bu konuda en güvenilir adreslerdir.” </p>
<p><strong>‘Zayıflamada Mucize Formül Yok’</strong></p>
<p>“Halkımız şunu bilmeli: Hiçbir mucize formül, on günde ya da bir ayda insanların sağlıklı bir şekilde zayıflamasını sağlayamaz” diyen Prof. Dr. Ahmet Aydın, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Eğer bir ürün bu tür vaatlerle satılıyorsa, büyük olasılıkla sağlığa zararlı ve yasaklı maddeler içeriyordur. Bu nedenle, kişi eğer kilo vermeyle ilgili bir sorun yaşıyorsa öncelikle bir sağlık kuruluşuna başvurmalı, bir hekime danışmalıdır. Hangi ilacın ya da yöntemin uygun olacağına ise hekim ve sağlık ekibi birlikte karar vermelidir. Bu şekilde hareket etmek, sağlığın korunması açısından en doğru yaklaşım olacaktır.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-arastirma-internetten-satilan-zayiflama-ilaclarinda-yasakli-madde-tespit-edildi-551458">Yeni Araştırma: İnternetten Satılan Zayıflama İlaçlarında Yasaklı Madde Tespit Edildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BBVA Vakfı iş birliğiyle düzenlenen Salt Sanatsal Araştırma ve Üretim Destek Programı&#8217;nın ikinci edisyonu kapsamında desteklenecek projeler açıklandı.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bbva-vakfi-is-birligiyle-duzenlenen-salt-sanatsal-arastirma-ve-uretim-destek-programinin-ikinci-edisyonu-kapsaminda-desteklenecek-projeler-aciklandi-547281</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 13:34:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bbva]]></category>
		<category><![CDATA[birliğiyle]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[desteklenecek]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlenen]]></category>
		<category><![CDATA[edisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[programının]]></category>
		<category><![CDATA[projeler]]></category>
		<category><![CDATA[salt]]></category>
		<category><![CDATA[sanatsal]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547281</guid>

					<description><![CDATA[<p>BBVA Vakfı iş birliğinde düzenlenen Salt Sanatsal Araştırma ve Üretim Destek Programı ile desteklenecek projeler belirlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bbva-vakfi-is-birligiyle-duzenlenen-salt-sanatsal-arastirma-ve-uretim-destek-programinin-ikinci-edisyonu-kapsaminda-desteklenecek-projeler-aciklandi-547281">BBVA Vakfı iş birliğiyle düzenlenen Salt Sanatsal Araştırma ve Üretim Destek Programı&#8217;nın ikinci edisyonu kapsamında desteklenecek projeler açıklandı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BBVA Vakfı</strong> iş birliğinde düzenlenen<strong> Salt Sanatsal Araştırma ve Üretim Destek Programı</strong> ile desteklenecek projeler belirlendi.</p>
<p>Araştırma ve üretime yönelik bir platform oluşturmak amacıyla başlatılan programın bu yılki değerlendirme süreci, Amanda de la Garza (Yardımcı Sanat Direktörü, Museo Nacional Centro de Arte Reina Sofía), Gilermo Zuaznabar (Baş Küratör, Museo de Bellas Artes de Bilbao), Marina Otero Verzier (Mimar-Araştırmacı), Özge Ersoy (Kıdemli Küratör, Asia Art Archive), Laura Poderoso (Yardımcı Direktör, BBVA Vakfı) ve Deniz Ova’nın (Genel Müdür, Salt) yer aldığı Seçici Kurul tarafından yürütüldü.</p>
<p>210 başvurunun değerlendirildiği sürecin ardından <strong>Sanatsal Araştırma Fonu</strong> kapsamında <strong>Güneş Terkol</strong>’un <em>Layers of a Migration Story</em> [Bir Göç Hikâyesinin Katmanları]; <strong>Üretim Fonu</strong> kapsamında ise <strong>Onur Gökmen</strong>’in <em>Subsoil</em> [Toprakaltı] projesi seçildi. Kurul, seçimlerle ilgili olarak şunları belirtti: “Terkol’un projesi, şiirsel ve belgesel derinliği, araştırma konusuna olan bağlılığı ve incelikli sanatsal yaklaşımıyla öne çıktı. Bilimsel ve çevresel gerçeklikleri inceleyen Gökmen’in projesi ise özenli araştırması ve sanatsal yaklaşımıyla hem güncel hem de anlamlı.” </p>
<p>Güneş Terkol’un, annesi Elmira Terkol ile birlikte yürüttüğü <em>Layers of a Migration Story</em>, Rusya’dan Çin’e ve en nihayetinde Türkiye’ye uzanan bir göçün izini sürüyor. Yirmi yılı aşkın bir sürece yayılan görüşmeler, arşivler ve buluntu nesneler aracılığıyla geliştirilen araştırma, farklı coğrafyalarda kolektif hatırlama, dayanıklılık ve adaptasyon kavramlarını irdeliyor. Gündelik pratikler ile hafızayı taşıyan nesneler etrafında kurgulanan proje, göç sandıklarını ve barındırdıkları sembolik anlamları merkeze alıyor. Tanıklıklar, aile hikâyeleri ve çeşitli kültürel kaynakları bir araya getirerek kişisel ve toplumsal deneyimlerde saklı tarihleri su yüzüne çıkarmayı amaçlıyor.</p>
<p>Onur Gökmen’in <em>Subsoil</em> adlı projesi, Türkiye’nin çevre ve kurum tarihinde büyük ölçüde göz ardı edilmiş bir olayı ele alıyor: 1986 Çernobil faciasının ardından Karadeniz’de yetişen çayda radyoaktif kirliliğin tespit edilmesi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ndeki araştırmaları temel alan proje, bilimsel bulguların devlet kurumları içerisinde nasıl şekillendirildiği, bastırıldığı ya da yok sayıldığını irdeliyor. Arşiv malzemelerinin yanı sıra anlatıların yeniden inşasına odaklanarak radyasyonun doğal ve kurumsal sistemlerdeki dolaşımının izini sürüyor; çevresel zararın halk sağlığını, politikaları ve kolektif hafızayı nasıl etkileyebileceğine vurgu yapıyor.</p>
<p>Program kapsamında her bir sanatçıya 20.000’er Euro’luk destek sağlanacak. Araştırma çıktıları ve program kapsamında üretilen işler 2026’da Salt’ta sergilenecek.</p>
<p><strong>BBVA Grubu</strong> bünyesindeki <strong>Garanti BBVA</strong> tarafından kurulan <strong>Salt</strong>, sanat, mimarlık, tasarım ile kent, toplum, ekonomi tarihi alanlarının kesişiminde araştırma, sergi, yayın, web projeleri ve kamu programları geliştiren bir kültür kurumudur. BBVA Grubu’nun sosyal sorumluluk girişimi olan <strong>BBVA Vakfı</strong> ise araştırmaya dayalı sanatsal, kültürel ve bilimsel faaliyetler aracılığıyla bilgi üretimi ve paylaşımını teşvik ederek toplumsal fayda sağlamayı amaçlar.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bbva-vakfi-is-birligiyle-duzenlenen-salt-sanatsal-arastirma-ve-uretim-destek-programinin-ikinci-edisyonu-kapsaminda-desteklenecek-projeler-aciklandi-547281">BBVA Vakfı iş birliğiyle düzenlenen Salt Sanatsal Araştırma ve Üretim Destek Programı&#8217;nın ikinci edisyonu kapsamında desteklenecek projeler açıklandı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ bünyesinde &#8220;ERÖZ-EgeSAM Araştırma Merkezi&#8221; kurulacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eu-bunyesinde-eroz-egesam-arastirma-merkezi-kurulacak-545547</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2025 09:16:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bünyesinde]]></category>
		<category><![CDATA[erözegesam]]></category>
		<category><![CDATA[kurulacak]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=545547</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Solunum Araştırmaları Merkezi (EgeSAM), QS Dünya Üniversiteler Sıralamasında birinci sırada yer alan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) ile Türkiye’de ilk akademik araştırma iş birliği projesine imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-bunyesinde-eroz-egesam-arastirma-merkezi-kurulacak-545547">EÜ bünyesinde &#8220;ERÖZ-EgeSAM Araştırma Merkezi&#8221; kurulacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Solunum Araştırmaları Merkezi (EgeSAM), QS Dünya Üniversiteler Sıralamasında birinci sırada yer alan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) ile Türkiye’de ilk akademik araştırma iş birliği projesine imza attı. Bu kapsamda MIT ile gerçekleştirilecek üst düzey araştırmaların ağırlıklı olarak uygulanacağı “ERÖZ-EgeSAM Araştırma Merkezi”nin yapımına yönelik protokol imzalandı. Kurulacak olan araştırma merkezi, iş insanı Hayati Eröz’ün bağışı ile inşa edilecek.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Dünyanın sayılı bilim merkezlerinden olan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ile Ege Üniversitesi Solunum Araştırmaları Merkezi, Türkiye’de ilk kez bir araştırma iş birliğine imza attı. Merkezimizin bu uluslararasılaşma atağına destek olmak amacıyla; tam akredite, sağlık temalı araştırma üniversitemiz bünyesinde ERÖZ-EgeSAM Araştırma Merkezi kurulmasına yönelik protokolü hayata geçirdik. Binamızın yapımını üstlenen iş insanı Hayati Eröz’e teşekkür ediyor, inşa edilecek merkezimizin hayırlı olmasını diliyorum” dedi.</p>
<p>Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ile Türk yükseköğretimine örnek bir iş birliğini hayata geçirdiklerini dile getiren Solunum Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tuncay Göksel, “2024 yılında Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) tarafından fonlanan MISTI çağrısını; MIT, Ege Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğinde başvuru yaptığımız projemiz kazandı. QS sıralamasına göre dünyada birinci sırada yer alan MIT ile Türkiye&#8217;de ikinci kez bir MISTI projesi yapıldı.  Tıp alanında ise ülkemizdeki ilk MISTI projesi oldu. MISTI projesinin Üniversitemiz ayağının hızlı bir şekilde başarıyla hayata geçmesi üzerine MIT, ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri projelerine ortak başvurabilmek ve karşılıklı akademik hareketliliği sağlamak amacıyla, Ege Üniversitesine araştırma iş birliği teklifinde bulundu. İmzalama sürecinde olan bu sözleşme, Türkiye akademik tarihinde MIT ile imzalanan ilk akademik araştırma iş birliği belgesi olacak” diye konuştu.</p>
<p><b>“2 katlı bina çok yönlü hizmet verecek”</b></p>
<p>MIT ile ortak projelerin ağırlıklı olarak yürütüleceği ERÖZ-EgeSAM Araştırma Merkezinin kurulmasına dair protokolün imzalandığını dile getiren Prof. Dr. Göksel, “Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı destekleri kapsamında 2024 yılında ihalesi gerçekleştirilen araştırma amaçlı insan MR cihazının ve değerlendirme aşamasında olan TÜBİTAK 1004 projesi iş paketleri kapsamında alınması planlanan deney hayvanlarına özel MR cihazının yerleştirilmesi için ve ayrıca bağışıklığı baskılanmış fare-hastalık modelleri geliştirecek altyapıyı sağlamak adına yeni bina yapımı planlandı. MIT ile gerçekleştirilecek üst düzey araştırmaların ağırlıklı olarak uygulanacağı öngörülen bu binanın yapımı, bağış olarak iş insanı Hayati Eröz tarafından üstlenildi. Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak’ın oluruyla projesi tamamlanan ve toplam 400 metrekare kapalı olan 2 katlı binanın, 200 metrekare olan birinci katı  ‘MR Araştırma Merkezi’ , 200 metrekare olan ikinci katı ise  ‘Bağışıklığı Baskılanmış Deney Hayvanı Merkezi’ olacak” dedi.  </p>
<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kampüsü alanında, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Binası ile EgeSAM Binası arasındaki bölüme; EgeSAM’a entegre olacak şekilde planlanan merkezin yapımı ile ilgili protokol, Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan ile iş insanı Hayati Eröz tarafından imzalandı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-bunyesinde-eroz-egesam-arastirma-merkezi-kurulacak-545547">EÜ bünyesinde &#8220;ERÖZ-EgeSAM Araştırma Merkezi&#8221; kurulacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Novo Nordisk, Klinik Araştırma Yatırımlarını İkiye Katlayarak Türkiye&#8217;den Geleceğe Yön Veriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/novo-nordisk-klinik-arastirma-yatirimlarini-ikiye-katlayarak-turkiyeden-gelecege-yon-veriyor-534575</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 May 2025 09:26:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğe]]></category>
		<category><![CDATA[ikiye]]></category>
		<category><![CDATA[katlayarak]]></category>
		<category><![CDATA[klinik]]></category>
		<category><![CDATA[nordisk]]></category>
		<category><![CDATA[novo]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyeden]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımlarını]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=534575</guid>

					<description><![CDATA[<p>Globalde 100 yılı aşkın, Türkiye’de 30 yıllık bir geçmişe sahip sağlık şirketi Novo Nordisk, 20 Mayıs Dünya Klinik Araştırmalar Günü kapsamında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/novo-nordisk-klinik-arastirma-yatirimlarini-ikiye-katlayarak-turkiyeden-gelecege-yon-veriyor-534575">Novo Nordisk, Klinik Araştırma Yatırımlarını İkiye Katlayarak Türkiye&#8217;den Geleceğe Yön Veriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Globalde 100 yılı aşkın, Türkiye’de 30 yıllık bir geçmişe sahip sağlık şirketi Novo Nordisk, 20 Mayıs Dünya Klinik Araştırmalar Günü kapsamında açıklamalarda bulundu. Novo Nordisk, hem Türkiye’de yürüttüğü bölgesel klinik çalışmalar hem de küresel Ar-Ge stratejileriyle ciddi kronik hastalıklarla mücadelede bilimsel liderliğini sürdürüyor.</p>
<p><strong>Türkiye, Novo Nordisk’in Klinik Araştırma Üssü Konumunda</strong></p>
<p>Novo Nordisk’in 2018 yılında Türkiye’yi Klinik Araştırmalar Bölgesel Merkezlerinden biri olarak konumlandırması, Türkiye’yi sadece bir uygulayıcı değil, aynı zamanda bölgesel bir koordinasyon noktası haline getirdi. Bugün Türkiye merkezli bu yapı, Cezayir, Fas, Lübnan, Mısır, Umman ve Suudi Arabistan dahil olmak üzere toplam 7 ülkedeki klinik araştırmaları koordine ediyor. Bölgesel merkez yapısı, Türkiye’deki deneyimli ekiplerin, operasyonel altyapının ve uluslararası araştırmalara uyumlu çalışma düzeninin bir sonucu olarak faaliyet gösteriyor.</p>
<p>2024 yılı itibarıyla yalnızca Türkiye&#8217;de 570 hekim ve 462 hastayla 23 uluslararası nitelikli klinik araştırma yürütüldü. Son 5 yılda bu sayı toplamda 822 hekim ve 1838 hastaya ulaştı. Novo Nordisk, bu çalışmalar sayesinde hastalara en gelişmiş tedavilere erken erişim sunarken, sağlık profesyonellerine de yenilikçi ilaçlarla ilgili erken hasta deneyimi kazanma imkânı sağlıyor.</p>
<p><strong>Ar-Ge’ye Büyük Yatırım: Bilimsel Büyümenin Temeli</strong></p>
<p>Novo Nordisk, her yıl global satışlarının yaklaşık %16’sını Ar-Ge’ye ayırarak bu alanda dünyanın en çok yatırım yapan şirketlerinden biri konumunda. Türkiye’deki yatırımlar da bu büyümenin bir parçası. Şirket 2024 yılında Türkiyede gerçekleştirdiği klinik çalışmalar için yatırımlarını bir önceki yıla oranla iki katına çıkardı. </p>
<p>Novo Nordisk’in Türkiye’de yürüttüğü araştırmalar; diyabet, obezite ve nadir hastalıkların yanı sıra kardiyovasküler hastalıklar (KVH), Alzheimer ve alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması (MASH) gibi yüksek oranda karşılanmamış tedavi ihtiyaçlarına sahip alanları da kapsıyor.</p>
<p><strong>Novo Nordisk Türkiye Kıdemli Klinik, Medikal ve Ruhsatlandırma Direktörü Dr. Ömer Buğra Bahadır, </strong>“Klinik araştırmalar, sadece yeni ilaçların geliştirilmesini değil, aynı zamanda daha geniş bir hasta kitlesine umut olmayı da ifade ediyor. Türkiye’deki klinik araştırma altyapımız, hem uluslararası standartlarda bilimsel üretime hem de yerli sağlık ekosistemine katkı sağlıyor. Bilimi merkezimize alarak sağlıkta sürdürülebilir çözümler sunmayı sürdüreceğiz” dedi.</p>
<p><strong>Global Ortaklıklarla Geleceği İnşa Etmek: Septerna İş Birliği</strong></p>
<p>Novo Nordisk’in bilimsel gücünü pekiştiren adımlardan biri de şirketin son yıllarda gerçekleştirdiği Ar-Ge iş birlikleri ve stratejik yatırımlarının bir parçası olan, yakın dönemde duyurulan Septerna ile stratejik ortaklığı oldu. Bu anlaşma, özellikle obezite ve tip 2 diyabet gibi kardiyometabolik hastalıkların tedavisinde kullanılmak üzere oral küçük moleküllü ilaçlar geliştirmeyi hedefliyor.</p>
<p>Septerna’nın G proteinine bağlı reseptör (GPCR) uzmanlığı ile Novo Nordisk’in metabolik hastalıklar alanındaki liderliği birleşerek; GLP-1, GIP ve glukagon reseptörlerini hedefleyen çok sayıda aday molekül üzerinde ortak araştırma yürütülmesini mümkün kılıyor. Novo Nordisk, bu iş birliği kapsamında 2,2 milyar ABD doları tutarında yatırım taahhüdünde bulunuyor.</p>
<p><strong>Bilimle Büyüyen Gelecek</strong></p>
<p>Bugün Novo Nordisk, 60 ülkede yürütülen 195 klinik çalışma ile 10.600’den fazla araştırmacı ve 39.000’den fazla hastaya ulaşıyor. Türkiye bu yapının önemli bir parçası olarak, yalnızca bölgesel değil küresel sağlık çözümlerinin geliştirilmesinde de stratejik bir konuma sahip.</p>
<p>Klinik araştırmalar sayesinde yalnızca yeni tedaviler geliştirmekle kalmayıp, aynı zamanda hastalıkların seyrini değiştiren çözümleri topluma kazandıran Novo Nordisk, sağlıklı bir geleceği bilimle inşa etmeye devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/novo-nordisk-klinik-arastirma-yatirimlarini-ikiye-katlayarak-turkiyeden-gelecege-yon-veriyor-534575">Novo Nordisk, Klinik Araştırma Yatırımlarını İkiye Katlayarak Türkiye&#8217;den Geleceğe Yön Veriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boehringer Ingelheim&#8217;dan Veteriner Hekimlere Yönelik Araştırma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/boehringer-ingelheimdan-veteriner-hekimlere-yonelik-arastirma-525497</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 May 2025 08:08:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[boehringer]]></category>
		<category><![CDATA[hekimlere]]></category>
		<category><![CDATA[ingelheimdan]]></category>
		<category><![CDATA[veteriner]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=525497</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün ve nesiller boyunca insanların ve hayvanların sağlığını, yaşamlarını iyileştirecek ve dönüştürecek çığır açıcı tedaviler geliştirme misyonu ile faaliyetlerini sürdüren Boehringer Ingelheim, sağlık alanında sektöre yol gösterecek araştırma ve projelere imza atmaya devam ediyor.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/boehringer-ingelheimdan-veteriner-hekimlere-yonelik-arastirma-525497">Boehringer Ingelheim&#8217;dan Veteriner Hekimlere Yönelik Araştırma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün ve nesiller boyunca insanların ve hayvanların sağlığını, yaşamlarını iyileştirecek ve dönüştürecek çığır açıcı tedaviler geliştirme misyonu ile faaliyetlerini sürdüren Boehringer Ingelheim, sağlık alanında sektöre yol gösterecek araştırma ve projelere imza atmaya devam ediyor.  26 Nisan Dünya Veteriner Hekimler Günü kapsamında küresel çapta iki yıldır “Going Beyond” kampanyasını hayata geçiren şirket, veteriner hekimlerin hayvan sağlığı ve toplum refahındaki kritik rollerine dair hayvan sahiplerinin algılarını ortaya koyan yeni bir anketin sonuçlarını paylaştı.</p>
<p>Boehringer Ingelheim tarafından Going Beyond kampanyası kapsamında pazar araştırma enstitüsü Kynetec ile birlikte ABD, Birleşik Krallık, Brezilya, Çin, Fransa ve Almanya’da toplam 1.200 hayvan sahibiyle gerçekleştirilen 2025 anketine göre, hayvan sahiplerinin %94&#8217;ü veteriner hekimlerin çalışmalarını takdir ediyor ve %91&#8217;i veteriner ekiplerinin toplumdaki önemini kabul ediyor. Ancak veteriner hekimlere yöneltilen aynı soruda, yalnızca %49&#8217;u mesleklerinin gerçekten takdir edildiğini hissettiğini ifade ediyor. </p>
<p><strong>Bakış Açıları Arasındaki Fark Dikkat Çekiyor</strong></p>
<p>Anket, hayvan sahipleri ile veteriner hekimler arasındaki algı farkını da gözler önüne seriyor. Hayvan sahiplerinin %65’i veteriner hekimlerin iyi bir iş-yaşam dengesine sahip olduğunu düşünürken, veteriner hekimlerin %48’i, hayvan sahiplerinin bu dengeyi sağlamak için yaptıkları fedakârlıkları yeterince anlamadığını belirtiyor. Ayrıca, hayvan sahiplerinin %66’sı, veteriner hekimlerin stres ve duygusal yıpranma ile başa çıkmak için yüksek bir dayanıklılığa sahip olması gerektiğini kabul ediyor. Ancak bu oran, diğer temel meslek gruplarına kıyasla düşük kalıyor.</p>
<p><strong>Takdirin Ötesine Geçilmeli</strong></p>
<p>Boehringer Ingelheim, Dünya Küçük Hayvan Veteriner Hekimleri Derneği, Dünya Sığır Sağlığı Derneği, VetFamily ve diğer öncü kuruluşlarla birlikte yürüttüğü Going Beyond kampanyası ile veteriner hekimlerin sınırsız adanmışlıklarını, dayanıklılıklarını ve tutkularını görünür kılmayı hedefliyor. İlk olarak 2024 yılında hayata geçirilen kampanya, veteriner hekimlerin zorlu koşullarda üstlendikleri rollerin daha fazla takdir edilmesini sağlamayı amaçlıyor.</p>
<p>Küresel çapta yürütülen kampanyaya ilişkin değerlendirmede bulunan  Boehringer Ingelheim Türkiye Hayvan Sağlığı İş Birim Direktörü Przemyslaw Zielinski; “Boehringer Ingelheim olarak Going Beyond kampanyamızı iki yıldır sürdürüyoruz. Bu kampanya ile veteriner hekimliğin hayvan sahipleri tarafından bilinmeyen zorluklarını gözler önüne sererken, veteriner hekimlerin aslında ne kadar takdir edildiğini de hatırlatıyoruz. Amacımız, onların bu önemli görevlerini yerine getirirken kendilerini daha fazla görülmüş ve anlaşılmış hissetmelerini sağlamak. Bu yüzden, gelin, takdirin ötesine geçelim. Çünkü ister rutin bir kontrol ister acil bir müdahale olsun; veteriner hekimler yalnızca hayvanların değil, toplum sağlığının korunmasında da kritik bir rol üstleniyor. Bu özel günde ve her zaman, onların çabalarını daha yakından tanıyalım ve destekleyelim” dedi. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/boehringer-ingelheimdan-veteriner-hekimlere-yonelik-arastirma-525497">Boehringer Ingelheim&#8217;dan Veteriner Hekimlere Yönelik Araştırma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Uluslararası Bilim Ortaklıkları Fonu&#8217;ndan yeni araştırma iş birlikleri için 80 bin Sterlin destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uluslararasi-bilim-ortakliklari-fonundan-yeni-arastirma-is-birlikleri-icin-80-bin-sterlin-destek-460925</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 May 2024 09:38:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[birlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[fonundan]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ortaklıkları]]></category>
		<category><![CDATA[sterlin]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=460925</guid>

					<description><![CDATA[<p>British Council'ın 'Uluslararası Bilim Ortaklıkları Fonu' kapsamındaki ikinci açık çağrısı, küresel sorunlara çözüm sunmak için Türkiye ve Birleşik Krallık'tan ortak araştırma iş birliklerine 80 bin Sterlin’e kadar fon desteği sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uluslararasi-bilim-ortakliklari-fonundan-yeni-arastirma-is-birlikleri-icin-80-bin-sterlin-destek-460925">&#8216;Uluslararası Bilim Ortaklıkları Fonu&#8217;ndan yeni araştırma iş birlikleri için 80 bin Sterlin destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Birleşik Krallık Bilim, Yenilik ve Teknoloji Bakanlığı</strong> tarafından kurulan ve <strong>British Council</strong>’ın ortaklarından biri olduğu ‘<strong>Uluslararası Bilim Ortaklıkları Fonu’, </strong>ikinci kez hayata geçirdiği araştırma iş birlikleri programı ile Türkiye ve Birleşik Krallık’tan araştırmacılara eşsiz bir fırsat sunuyor. Birleşik Krallık ve Türkiye arasındaki ikili araştırma ve inovasyon ortaklıklarını desteklemek üzere hayata geçen program, araştırmacıları üç ana küresel tema üzerinde uluslararası iş birlikleri oluşturmaları için fon sağlıyor. </p>
<p>İki ülkedeki üniversiteler ve araştırma kurumları arasındaki ortaklıkları kapsayan ‘Uluslararası Bilim Ortaklıkları Fonu’, küresel zorluklarla mücadele eden araştırmaları desteklemek ve kolaylaştırmak üzere ikili araştırma ve inovasyon iş birliklerini finanse ediyor. Araştırma iş birlikleri programının ana temaları arasında; <u>‘dayanıklı gezegen’</u> başlığı altında temiz enerji, hava koşulları ve iklim, tarım teknolojileri ve çevresel dayanıklılığa; yapay zeka, kuantum ve geleceğin telekomünikasyonunu içeren <u>‘dönüştürücü teknoloji’</u>lere ve <u>‘sağlıklı insanlar, hayvanlar ve bitkiler’ </u>başlığında biyogüvenlik, küresel sağlık ve pandemiler, genomik, dijital sağlık ve antimikrobiyal direnç konularına yer veriliyor. </p>
<p>Birleşik Krallık’tan bir proje lideri ve Türkiye’den bir proje ortağı bulunması şartı koşulan ve <strong>80 bin Sterlin</strong>’e kadar fon sağlanacak olan araştırma iş birlikleri programa başvuruların, Türkiye’nin kısa ve orta vadeli ekonomik kalkınması veya sosyal refahı üzerinde olumlu bir etki yaratacak çözümler sunması bekleniyor. <u>9 Temmuz 2024</u> tarihine kadar başvurulabilen ikinci açık çağrı hakkında detaylı bilgi ve başvuru formuna, British Council Türkiye web sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.</p>
<p><strong>Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisi Jill Morris</strong><em>: &#8220;Bilim, İnovasyon ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yönetilen ve Birleşik Krallık&#8217;ın önde gelen araştırma kurumlarından oluşan bir konsorsiyum tarafından sağlanan Uluslararası Bilim Ortaklıkları Fonu aracılığıyla Birleşik Krallık ve Türkiye arasındaki bilimsel iş birliğini teşvik etmeye devam etmekten heyecan duyuyoruz. Her iki ülkeden en iyi beyinleri bir araya getirerek küresel zorlukların üstesinden gelebilir ve hepimize fayda sağlayacak yenilikleri teşvik edebiliriz.&#8221;</em></p>
<p><strong>British Council Ülke Direktörü Gill Caldicott</strong>, “<em>Ocak ayında ilkini gerçekleştirdiğimiz ve ortaklarından biri olduğumuz ‘Uluslararası Bilim Ortaklıkları Fonu’ altındaki araştırma iş birliklerinin ikinci açık çağrısını duyurmaktan mutluluk duyuyoruz. Türkiye ve Birleşik Krallık arasında başarılı stratejik araştırma ve inovasyon iş birliklerinin kapısını araladığımız ilk fonumuzla 10 araştırma projesine destek sağladık. İkinci çağrımızla da her iki ülkeden araştırmacılara, küresel zorluklarla mücadele eden araştırmalara ışık tutmaları için eşsiz bir imkan sunuyoruz” dedi. </em></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uluslararasi-bilim-ortakliklari-fonundan-yeni-arastirma-is-birlikleri-icin-80-bin-sterlin-destek-460925">&#8216;Uluslararası Bilim Ortaklıkları Fonu&#8217;ndan yeni araştırma iş birlikleri için 80 bin Sterlin destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ Hemşirelik Fakültesinden &#8220;Araştırma Ekosistemini Güçlendirme Atölyesi&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eu-hemsirelik-fakultesinden-arastirma-ekosistemini-guclendirme-atolyesi-458164</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 May 2024 21:04:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[atölyesi]]></category>
		<category><![CDATA[ekosistemini]]></category>
		<category><![CDATA[fakültesinden]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[hemşirelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=458164</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Hemşirelik Fakültesinde “Araştırma Ekosistemini Güçlendirme Atölyesi-1: TÜBİTAK-1005 Projesi Deneyim Paylaşımı” etkinliği gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-hemsirelik-fakultesinden-arastirma-ekosistemini-guclendirme-atolyesi-458164">EÜ Hemşirelik Fakültesinden &#8220;Araştırma Ekosistemini Güçlendirme Atölyesi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hemşirelik Fakültesi Girişimcilik Çalışma Grubu tarafından düzenlenen ve moderatörlüğünü EÜ Hemşirelik Fakültesi Anabilim Dalı Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurdan Akçay Didişen’in yaptığı programa konuşmacı olarak EÜ Hemşirelik Fakültesi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sezer Er Güneri yer aldı. Etkinliğe akademisyenler ve öğrenciler katıldı. </p>
<p>Etkinliğin açılışında konuşan Doç. Dr. Akçay Didişen, “Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) bünyesinde faaliyet gösteren Araştırma Destek Programları Başkanlığı (ARDEB), Türkiye’nin genel bilim ve teknoloji politikaları çerçevesinde akademik alanda bilimsel, teknolojik ve yenilik içeren Ar-Ge faaliyetlerini programlamak, yönlendirmek, desteklemek ve izlemek amacıyla faaliyetlerini sürdürmektedir. Ülkemizde ihtiyaç duyulan, teknolojik dışa bağımlılığımızı azaltacak ve ülkemizin rekabet gücünü artıracak ulusal, uluslararası yeni bir ürün, süreç, yöntem, model geliştirme amacına yönelik uygulamalı araştırma ve deneysel geliştirme projelerinin desteklenmesi de ARDEP Projeleri başlığı altında TÜBİTAK 1005 projeleri ile gerçekleşmektedir. Bu doğrultuda,  Hemşirelik Fakültesi Girişimcilik Çalışma Grubu olarak bugün, ‘Araştırma Ekosistemini Güçlendirme Atölyesi’ etkinliği düzenliyoruz” dedi. </p>
<p>Sunumunda, TÜBİTAK 1005 projeleri hakkında bilgi veren Doç. Dr. Sezer Er Güneri, “TÜBİTAK 1005 projeleri yeni bir ürün, süreç, yöntem, model geliştirme amacına yönelik uygulamalı araştırma ve deneysel geliştirme projeleridir. Ülkemizde yaygın kullanım potansiyeli olan ve yurtdışından temin edilen bir sistemin, cihazın, yöntemin, malzemenin veya bunların kritik alt bileşenlerinin parçalarının üretilmesi, tasarlanması ve geliştirilmesi gibi konuları içerir” dedi.</p>
<p>TÜBİTAK 1005 projelerinin çalışma konularına değinen Doç. Dr. Sezer Er Güneri, “TÜBİTAK 1005 projeleri, yurtdışından satın alınarak ülkemizde tarımı yapılan bitki çeşitlerinin ülkemiz koşullarına uygun olarak ıslahı; verimli hayvan ırkı, hayvansal ürün ve teknolojilerinin geliştirilmesi; gıda ürünlerini işleme, paketleme ve depolamada kullanılan ürün ve teknolojilerin; yurtdışında uygulanmakta olan ve ülkemizde yaygın kullanım potansiyeli bulunan tanı ve tedavi yöntemlerinin; temel bilimlerde bir sorunun çözümü ya da bir mekanizmanın aydınlatılması amacı ile tasarlanmış ve aynı zamanda belirli bir pratik amaç veya hedefe yönlenmiş, ülkemizde yaygın kullanım potansiyeli olabilen ve teknolojik olarak özgün yeni ürünler, süreçler, sistemler ve bunların geliştirilmesi; Türkiye’de henüz üretilemediği için yurt dışından yüksek maliyetlerle ithal edilen ürün, süreç, yöntem, model veya teknikleri; ülkemizin ekonomik, sosyal, kültürel özellikleri ve ihtiyaçları doğrultusunda yapılacak yenilikler ve iyileştirmelerle daha etkin, verimli, katma değeri yüksek, ulusal rekabet gücümüzü artırıcı niteliklerde üreterek ülkemize kazandırmayı hedefleyen uygulamalı araştırma veya deneysel geliştirme projeleridir” dedi. </p>
<p>Doç. Dr. Sezer Er Güneri, “TÜBİTAK 1005 projesi, yerli üretimi desteklerken, patent faydalı model başvurusu yapılabilecek ürünlerin geliştirilmesine fırsat sağlayan yüksek bir bütçe sunmakta ve yürütücü, araştırmacı ve kuruma teşvik ikramiyesi sağlamaktadır. Bu proje ile geliştirilen süreç, yöntem, model veya tekniklerin ticarileşme potansiyeli bulunmakta ve projenin devamı olarak TEYDEB 1505, SANTEZ, KOSGEB proje önerileri sunma fırsatı elde edilebilmektedir” diye konuştu. </p>
<p>Projelerin sunduğu fırsatlara değinen Doç. Dr. Güneri, akademisyen olarak proje yürütme sürecinde en zorlandığı bölümün mali yönetim sistemi olduğunu ve bu konuda üniversitenin ilgili birimlerinden destek alınabileceğini belirtti.</p>
<p>Etkinlikte konuşan EÜ Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Dönmez de proje başvuranlarında özellikle dikkat edilmesi hususular ve kritik noktalarda önem arz eden konular hakkında bilgi aktarımında bulunurken, projenin kabulü sonrası proje iş planı sürecinde hem yazışma hem de bütçe yönetim süreçleri ve takibi ile ilgili bilgilerini paylaştı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-hemsirelik-fakultesinden-arastirma-ekosistemini-guclendirme-atolyesi-458164">EÜ Hemşirelik Fakültesinden &#8220;Araştırma Ekosistemini Güçlendirme Atölyesi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi EGEHAYMER kalitesini bir kez daha tescilledi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-laboratuvar-hayvanlari-uygulama-ve-arastirma-merkezi-egehaymer-kalitesini-bir-kez-daha-tescilledi-2-453074</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Apr 2024 11:26:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[egehaymer]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanları]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvar]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[tescilledi]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453074</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EGEHAYMER), Türk Standartları Enstitüsü (TSE) yapılan denetimler sonucunda hâlihazırda sahip olduğu TSE-ISO-EN 9001 Kalite Yönetim Sistemi Belgesinin süresini dört yıl daha uzatmaya hak kazandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-laboratuvar-hayvanlari-uygulama-ve-arastirma-merkezi-egehaymer-kalitesini-bir-kez-daha-tescilledi-2-453074">Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi EGEHAYMER kalitesini bir kez daha tescilledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EGEHAYMER), Türk Standartları Enstitüsü (TSE) yapılan denetimler sonucunda hâlihazırda sahip olduğu TSE-ISO-EN 9001 Kalite Yönetim Sistemi Belgesinin süresini dört yıl daha uzatmaya hak kazandı.</p>
<p>EGEHAYMER Müdürü Prof. Dr. Murat Olukman ve merkez yönetimini makamında ağırlayan Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, Ege Üniversitesinde kalite ve akreditasyon süreçlerinin bir kültür haline geldiğini vurguladı. Merkez yönetimi, yenilenen kalite belgesini Rektör Prof. Dr. Necdet Budak’a takdim etti.</p>
<p>Ege Üniversitesinde akredite birim ve laboratuvar sayısının her geçen gün arttığını dile getiren Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından tam akreditasyon alan ülkemizdeki ilk üniversiteyiz. Araştırma üniversitesi olmanın bilinciyle kalite ve akreditasyonu bir kültür haline getirdik. EGEHAYMER, ülkemizdeki tüm laboratuvar hayvanları uygulama ve araştırma merkezleri arasında TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetimi Sistem Standardı Belgesini alan ilk merkez olma özelliği taşıyor. Merkezimiz, kalite faaliyetlerini sürdürerek belgenin geçerlilik süresini 4 yıl daha uzatmaya hak kazandı. Kalite odaklı yaklaşımlarımızı uluslararası standartlara uygun bir şekilde yükselten EGEHAYMER ekibimizi tebrik ediyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>“Araştırmacılarımız belgeyi yayınlarında kullanabilecek”</b></p>
<p>EGEHAYMER Müdürü Prof. Dr. Murat Olukman, “Bir kuruluşun başarı performansındaki temel faktör hizmetlerinin kalitesidir. Dünyada araştırmacıların kalite açısından beklentilerinin giderek daha yüksek olma eğilimi yaygınlaşmaktadır. Bu görüşle birlikte, performansa, yoğunluğa ve maliyete bağlı olmaksızın etik kurallar çerçevesinde sürdürebilir kalite yönetimi, başarının en önemli ve temel basamaklarından birini oluşturmaktadır. Rektör hocamızın desteği ile deney hayvanı çalışmalarında gerek ulusal gerek uluslararası araştırmalarda tercih sebebi olmak, düzenlenecek kurs ve kongrelere ev sahipliği yapmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Bu bağlamda merkezimiz 2021 yılından bu zamana kadar ‘sürdürülebilir kalite anlayışı’ ile Türk Standartları Enstitüsü tarafından TS EN ISO 9001 standardı kapsamında belgelendirilmiştir. Üniversitemizin stratejik amaç ve hedeflerini dikkate alarak deney hayvanı çalışmalarında ulusal ve uluslararası alanda rekabet etmek öncelikli amaçlarımız arasındadır. Merkezimizde araştırma yapan tüm araştırmacılar, bu belgeyi ulusal ve uluslararası yayınlarında kullanabilecekler. Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak’a TS EN ISO 9001:2015 Kalite Belgesini almamızda verdiği destek için bir kez daha teşekkür ederiz” diye konuştu.</p>
<p><b>Uluslararası Standardizasyon Kuruluşu (ISO)</b></p>
<p>Uluslararası Standardizasyon Kuruluşu, ulusal standart kuruluşlarının dünya çapında bir federasyonu konumunda yer alıyor. Bu federasyonun uluslararası platformda kullanılmak üzere sunduğu; var olan tüm yönetim sistemlerinin temelini oluşturan ve Türk Standartları Enstitüsü tarafından kapsama alınan “TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetimi Sistem Standardı” 1987 yılında yayımlandığı tarihten itibaren en fazla ilgiyi ve uygulama alanını bulan standart belgeyi oluşturuyor. Bu standart; kuruluşta kalite anlayışının gelişimini, kârın, verimliliğin ve pazar payının artmasını, etkin bir yönetimi, maliyetin azalmasını, çalışanların tatminini, kuruluş içi iletişimde iyileşmeyi,  tüm faaliyetlerde geniş izleme ve kontrolü, iadelerin azalmasını, araştırmacı şikayetinin azalmasını, memnuniyetin artmasını, ulusal ve uluslararası düzeyde uygulanabilirliği sağlıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-laboratuvar-hayvanlari-uygulama-ve-arastirma-merkezi-egehaymer-kalitesini-bir-kez-daha-tescilledi-2-453074">Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi EGEHAYMER kalitesini bir kez daha tescilledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi EGEHAYMER kalitesini bir kez daha tescilledi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-laboratuvar-hayvanlari-uygulama-ve-arastirma-merkezi-egehaymer-kalitesini-bir-kez-daha-tescilledi-453073</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Apr 2024 11:26:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[egehaymer]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanları]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvar]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[tescilledi]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453073</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EGEHAYMER), Türk Standartları Enstitüsü (TSE) yapılan denetimler sonucunda hâlihazırda sahip olduğu TSE-ISO-EN 9001 Kalite Yönetim Sistemi Belgesinin süresini dört yıl daha uzatmaya hak kazandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-laboratuvar-hayvanlari-uygulama-ve-arastirma-merkezi-egehaymer-kalitesini-bir-kez-daha-tescilledi-453073">Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi EGEHAYMER kalitesini bir kez daha tescilledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EGEHAYMER), Türk Standartları Enstitüsü (TSE) yapılan denetimler sonucunda hâlihazırda sahip olduğu TSE-ISO-EN 9001 Kalite Yönetim Sistemi Belgesinin süresini dört yıl daha uzatmaya hak kazandı.</p>
<p>EGEHAYMER Müdürü Prof. Dr. Murat Olukman ve merkez yönetimini makamında ağırlayan Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, Ege Üniversitesinde kalite ve akreditasyon süreçlerinin bir kültür haline geldiğini vurguladı. Merkez yönetimi, yenilenen kalite belgesini Rektör Prof. Dr. Necdet Budak’a takdim etti.</p>
<p>Ege Üniversitesinde akredite birim ve laboratuvar sayısının her geçen gün arttığını dile getiren Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından tam akreditasyon alan ülkemizdeki ilk üniversiteyiz. Araştırma üniversitesi olmanın bilinciyle kalite ve akreditasyonu bir kültür haline getirdik. EGEHAYMER, ülkemizdeki tüm laboratuvar hayvanları uygulama ve araştırma merkezleri arasında TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetimi Sistem Standardı Belgesini alan ilk merkez olma özelliği taşıyor. Merkezimiz, kalite faaliyetlerini sürdürerek belgenin geçerlilik süresini 4 yıl daha uzatmaya hak kazandı. Kalite odaklı yaklaşımlarımızı uluslararası standartlara uygun bir şekilde yükselten EGEHAYMER ekibimizi tebrik ediyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>“Araştırmacılarımız belgeyi yayınlarında kullanabilecek”</b></p>
<p>EGEHAYMER Müdürü Prof. Dr. Murat Olukman, “Bir kuruluşun başarı performansındaki temel faktör hizmetlerinin kalitesidir. Dünyada araştırmacıların kalite açısından beklentilerinin giderek daha yüksek olma eğilimi yaygınlaşmaktadır. Bu görüşle birlikte, performansa, yoğunluğa ve maliyete bağlı olmaksızın etik kurallar çerçevesinde sürdürebilir kalite yönetimi, başarının en önemli ve temel basamaklarından birini oluşturmaktadır. Rektör hocamızın desteği ile deney hayvanı çalışmalarında gerek ulusal gerek uluslararası araştırmalarda tercih sebebi olmak, düzenlenecek kurs ve kongrelere ev sahipliği yapmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Bu bağlamda merkezimiz 2021 yılından bu zamana kadar ‘sürdürülebilir kalite anlayışı’ ile Türk Standartları Enstitüsü tarafından TS EN ISO 9001 standardı kapsamında belgelendirilmiştir. Üniversitemizin stratejik amaç ve hedeflerini dikkate alarak deney hayvanı çalışmalarında ulusal ve uluslararası alanda rekabet etmek öncelikli amaçlarımız arasındadır. Merkezimizde araştırma yapan tüm araştırmacılar, bu belgeyi ulusal ve uluslararası yayınlarında kullanabilecekler. Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak’a TS EN ISO 9001:2015 Kalite Belgesini almamızda verdiği destek için bir kez daha teşekkür ederiz” diye konuştu.</p>
<p><b>Uluslararası Standardizasyon Kuruluşu (ISO)</b></p>
<p>Uluslararası Standardizasyon Kuruluşu, ulusal standart kuruluşlarının dünya çapında bir federasyonu konumunda yer alıyor. Bu federasyonun uluslararası platformda kullanılmak üzere sunduğu; var olan tüm yönetim sistemlerinin temelini oluşturan ve Türk Standartları Enstitüsü tarafından kapsama alınan “TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetimi Sistem Standardı” 1987 yılında yayımlandığı tarihten itibaren en fazla ilgiyi ve uygulama alanını bulan standart belgeyi oluşturuyor. Bu standart; kuruluşta kalite anlayışının gelişimini, kârın, verimliliğin ve pazar payının artmasını, etkin bir yönetimi, maliyetin azalmasını, çalışanların tatminini, kuruluş içi iletişimde iyileşmeyi,  tüm faaliyetlerde geniş izleme ve kontrolü, iadelerin azalmasını, araştırmacı şikayetinin azalmasını, memnuniyetin artmasını, ulusal ve uluslararası düzeyde uygulanabilirliği sağlıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-laboratuvar-hayvanlari-uygulama-ve-arastirma-merkezi-egehaymer-kalitesini-bir-kez-daha-tescilledi-453073">Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi EGEHAYMER kalitesini bir kez daha tescilledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyayı etkileyen Güneş patlamalarının bilinmeyen yönleri bu araştırma ile aydınlatılacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyayi-etkileyen-gunes-patlamalarinin-bilinmeyen-yonleri-bu-arastirma-ile-aydinlatilacak-449249</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Apr 2024 09:54:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[aydınlatılacak]]></category>
		<category><![CDATA[bilinmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[dünyayı]]></category>
		<category><![CDATA[etkileyen]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[patlamalarının]]></category>
		<category><![CDATA[yönleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=449249</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Gözlemevi Müdürü Doç. Dr. Hasan Ali Dal’ın yürütücülüğünü yaptığı “Farklı Kütlelerden Manyetik Aktif Yıldızların Flare Doyum (Saturasyon) Seviyesinin, Yıldız Evrim Sürecinde Dönme Dönemine Göre Değişimi” isimli proje TÜBİTAK- ARDEB 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyayi-etkileyen-gunes-patlamalarinin-bilinmeyen-yonleri-bu-arastirma-ile-aydinlatilacak-449249">Dünyayı etkileyen Güneş patlamalarının bilinmeyen yönleri bu araştırma ile aydınlatılacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Ege Üniversitesi (EÜ) Gözlemevi Müdürü Doç. Dr. Hasan Ali Dal’ın yürütücülüğünü yaptığı “Farklı Kütlelerden Manyetik Aktif Yıldızların Flare Doyum (Saturasyon) Seviyesinin, Yıldız Evrim Sürecinde Dönme Dönemine Göre Değişimi” isimli proje TÜBİTAK- ARDEB 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu. </span></p>
<p><span>‘Türkiye Yüzyılı’nda, Türk Uzay Bilim Misyonuna katkı sunacak önemli bir araştırmayı yürüten bilim ekibini makamında ağırlayarak tebrik eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak,</span> <span>Ege Üniversitesinin; tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, bir araştırma üniversitesi olduğunu ve TÜBİTAK’ın farklı programlarında liderliğini sürdürdüğünü vurguladı. Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemizde bir kültüre dönüştürerek sürdürülebilir hale getirdiğimiz araştırma ve bilim üretme ekosistemimiz meyvelerini vermeye devam ediyor. Hocalarımız, genç araştırmacılarla birlikte önemli araştırmalar yürütüyorlar. Ülkemizi bilim ve teknolojide daha ileri seviyeye taşımak amacıyla sürdürülen bu çalışmalarımız TÜBİTAK başta olmak üzere hem ulusal hem de uluslararası değerlendirme ve fonlama kuruluşları tarafından destek görüyorlar. Dünyayı etkileyen Güneş patlamalarının gizli kalan birçok yönünü aydınlatacak önemli bir çalışmayı yürüten proje ekibimizi tebrik ediyorum” dedi.</span></p>
<p><b><span>     “Güneş patlamaları dünyanın farklı bölgelerinde sorunlara neden oldu”</span></b></p>
<p><span>Projenin içeriği ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. Hasan Ali Dal, “Son 2 yıl içerisinde Güneş’te meydana gelen patlamalar dünyanın çeşitli bölgelerinde sorunlara neden olmuştur. Bu patlamalar, Güneş manyetik aktivitesi ile ilgili olup, Güneş yüzey ve atmosferindeki manyetik alanın ortamdaki plazma ile etkileşiminden kaynaklanmaktadır. Bir kaç saat boyunca devam eden orta şiddette bir patlamada bile sadece bir saniyede salınan enerji, tüm dünyanın bir hafta boyunca kullandığı enerjiye eşittir. Güneş’te bu türden patlamaların şiddeti, zaman zaman çok aşırı düzeylere çıkabilmektedir. Gerçekten 2023 yılı Kasım ayı başlarında yaşanan bir patlama, 5 ve 6 Kasım sabahlarında ülkemizin kuzey bölgelerinde, ülkemizden görülmesi neredeyse imkânsız olan ‘Kuzey Işıkları’nın görülmesine neden olmuştur. Ülkemizde oldukça renkli bir doğa olayı olarak izlenen bu süreç, aslında Dünya’nın kendi manyetik alanında tedirginliklere neden olmuş, Brezilya ve çevre ülkelerde 2 hafta boyunca tüm internet ve radyo televizyon yayınları sekteye uğramıştır. Jeoloji ve jeofizik çalışmaları, dünya tarihinde son 20 bin yıl içerisinde ekosistemde 6 büyük yok oluşun gerçekleştiğini ifade ederken bu yok oluşların nedenleri hakkında bir bulgu ortaya koyamamıştı. Oysa günümüzde ağaç halkalarının genişlikleri ve buzullardaki karbon 14 bolluk değişimleri karşılaştırıldığında tüm bu yok oluşta Güneş’in yüzeyinde gerçekleşen patlamaların neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Burada en büyük soru, böyle bir patlama bir kez daha yaşanır mı sorusudur? 2023 yılı Kasım ayı başlarında yaşanan patlama, son 20 bin yıl içerisindeki patlamalarla karşılaştırılamayacak denli küçük kalmaktadır” diye konuştu. </span></p>
<p><b><span>“Güneş patlamalarının sayısı her 11 yılda artıp azalmaktadır”</span></b></p>
<p><span>Güneş’in aktivitesinin iyi bilinen bir süreç olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Hasan Ali Dal, “Astrofizikçiler olarak bizler,  Güneş manyetik aktivitesinin 11 yıllık bir çevrimsel davranışa sahip olduğunu biliyoruz. Güneş’te ortaya çıkan patlamaların sayısı ve şiddeti her 11 yılda artıp azalmaktadır. Ancak, 2018 yılında Fen Bilimleri Doktora öğrencimiz Ezgi Yoldaş ile birlikte Ege Üniversitesi Gözlemevinde yürütmeye başladığımız ‘OPEA Modeli ile Güneş Aktivitesi X-Işın Flare Davranışı’nın Belirlenmesi’ başlıklı doktora tez çalışmasında ortaya çıkan bulgular, son iki yıldır yaşanan Güneş patlamalarına ışık tutarken; karanlıkta kalan bazı soruların cevabının bulunabilmesi adına sistemli bir ikinci çalışmanın yapılması gündeme getirmiştir. Bu konuda öğrencimizin hazırladığı ve doğrudan yürütücülüğünü yaptığı ‘Güneşte Görülen Plateau Parametresinin Zamanla Değişmesinin Aktif Tek Yıldız V1005 Ori ile Test Edilmesi’ başlıklı bir ön çalışma TÜBİTAK ARDEB 1002 B Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye karar verilmiştir. Bu çalışmanın da sonuçları asıl araştırma için zemin hazırlamış ve TÜBİTAK- ARDEB 1001 kapsamında  ‘Farklı Kütlelerden Manyetik Aktif Yıldızların Flare Doyum (Saturasyon) Seviyesinin, Yıldız Evrim Sürecinde Dönme Dönemine Göre Değişimi’ başlıklı bir proje için destek başvurusunda bulunulmuş ve proje önerisi 1 milyon 650 bin TL’lik bütçesi ile desteklenmesine karar verilmiştir” dedi. </span></p>
<p><b><span>“Uzay Havası’nın tahmininde ülkemizin önde gelen kurumuyuz”</span></b></p>
<p><span>Doç. Dr. Hasan Ali Dal, “Gerek yürüttüğümüz doktora tezi, gerekse doktora öğrencimizin yürütücülüğünü yaptığı TÜBİTAK ARDEB 1002B projesi ve asıl kapsamlı çalışmanın yapılacağı TÜBİTAK ARDEB 1001 projesi ile Dünya’yı etkileyen Güneş patlamalarının gizli kalan birçok yönü aydınlatılacaktır. Güneş üzerine yürüttüğümüz bu çalışmalar, Milli Uzay Programı Hedefleri kapsamında ‘Uzay Havası’nın takibi ve belirlenmesi açısından son derece önemlidir. Bizler her ne kadar Güneş aktivitesinin davranışını bilsek de zamanla ortaya çıkan ve hiç beklenmedik anlık aşırı şiddetli patlamaların nedenleri hakkında neredeyse hiçbir bilgi sahibi değiliz. Bunu daha iyi anlamak için şöyle basit bir benzetme yapabiliriz. Bilindiği gibi gezegenimizde dört mevsim vardır. Yaz ayları oldukça sıcak, kış ayları soğuk, bahar ayları ise ara geçiş dönemlerdir. Biz takvimsel olarak ne zaman hava sıcak olacak ne zaman soğuyacak kabaca biliriz. Güneş’te de patlamalar ne zaman artacak ve ne zaman azalacağını biliyoruz. Ancak bazen kışlar öylesine soğuk ve yağışlı geçer ki hiç beklenmedik fırtınalar yaşanabilir. Bunun gibi Güneş’te de benzer bir olay yaşanabiliyor. Mevsimler hakkında az çok ön bir varsayımda bulunulabilirken, Güneş’te hiç bir öngörü yapılamıyor. İşte bizim yapmaya çalıştığımız, Ege Üniversitesi ve Ege Üniversitesi Gözlemevi gibi birikim ve sağlam altyapıya sahip bir araştırma ortamında bu bilinmezliği ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Üniversitemiz, Milli Uzay Programı hedeflerinden ‘Uzay Havası’nın anlaşılması ve tahmini konusunda ülkemizde en önde gelen kurumdur” diye konuştu. </span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyayi-etkileyen-gunes-patlamalarinin-bilinmeyen-yonleri-bu-arastirma-ile-aydinlatilacak-449249">Dünyayı etkileyen Güneş patlamalarının bilinmeyen yönleri bu araştırma ile aydınlatılacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yükseköğretim Kurulu, Uluslararası Araştırma Burslarını Artırdı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuksekogretim-kurulu-uluslararasi-arastirma-burslarini-artirdi-445600</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Feb 2024 21:11:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[artırdı]]></category>
		<category><![CDATA[burslarını]]></category>
		<category><![CDATA[kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[yükseköğretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=445600</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu, uluslararası araştırma burslarını artırarak doktora öğrencileri ve araştırmacılara büyük destek sağladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuksekogretim-kurulu-uluslararasi-arastirma-burslarini-artirdi-445600">Yükseköğretim Kurulu, Uluslararası Araştırma Burslarını Artırdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<p>Yükseköğretim Kurulu, uluslararası araştırma burslarını artırarak doktora öğrencileri ve araştırmacılara büyük destek sağladı. Burs miktarı ve başvuru süreci hakkında detaylar haberimizde.</p>
<p><b><strong>Burs Miktarı ve Başvuru Süreci</strong></b></p>
<p>Uluslararası Araştırma Projeleri kapsamında yer alan programlardan yararlanan doktora öğrencileri ve araştırmacılara verilen burs miktarı artırıldı. Bu artışla birlikte, burs miktarı aylık 30 bin TL’ye çıkarıldı. Ayrıca, ulaşım desteği de 15 bin TL olarak belirlendi. Burs başvuruları ise 4 Mart-26 Nisan 2024 tarihleri arasında yapılabilecek.</p>
<p><b><strong>Araştırma Programları ve Destekler</strong></b></p>
<p>Yükseköğretim Kurulu’nun başlattığı Uluslararası Araştırmacı Projeleri çerçevesinde birçok program ve destek bulunmaktadır. Bunlar arasında Akademik Birikim Programı, Doktora Sonrası Araştırma Programı, Genç Beyinler Programı ve Uluslararası Bilim İnsanları için Yükseköğretim Kurulu Destek Programı yer almaktadır.</p>
<p><b><strong>Akademik Birikim Programı (AKAP)</strong></b></p>
<p>Öğretim üyelerine yurt dışı akademik izin (Sabbatical) kapsamında hazırlanan “Akademik Birikim Programı-AKAP” projesiyle, üniversitelerden toplam 200 öğretim üyesi ücretli akademik izinli olarak araştırma yapmak üzere yurt dışına gönderiliyor.</p>
<p><b><strong>Doktora Sonrası Araştırma Programı (DOSAP)</strong></b></p>
<p>Yükseköğretim kurumlarında görev yapan doktora eğitimini tamamlamış 100 Araştırma Görevlisi veya Dr. Öğretim Üyesi, yurt dışında yapacakları doktora sonrası akademik çalışmaları için destekleniyor.</p>
<p><b><strong>Genç Beyinler Programı (GEP)</strong></b></p>
<p>Üniversitelerin araştırma görevlisi kadrosunda görev yapan 100 doktora öğrencisine, alan kısıtlaması olmaksızın, yurt dışında bir aydan üç aya kadar araştırma yapma imkânı sunuluyor.</p>
<p><b><strong>Uluslararası Bilim İnsanları İçin Yükseköğretim Kurulu Destek Programı</strong></b></p>
<p>Dünyanın seçkin üniversitelerinden doktora öğrencileri ve araştırmacıların Türkiye’ye gelerek, uluslararası standartlarda araştırma yapmaları amaçlanıyor. Bu kapsamda yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarının Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türkoloji, Türk ve Osmanlı Tarihi veya Türk Kültürü alanlarında doktora eğitimi alan yabancı uyruklu öğrencilere ve son iki yıl içinde doktorasını tamamlamış olan yabancı uyruklu araştırmacılara Türkiye’deki üniversitelerde araştırma yapma imkânı tanınıyor.</p>
<p><b><strong>Başvuru Şartları ve Detaylar</strong></b></p>
<p>Başvuru şartlarına ve diğer detaylara Yükseköğretim Kurulu’nun resmi internet sitesinden ulaşılabilir.</p>
<p><strong>Spot Text:</strong></p>
<p><strong>Tag:</strong></p>
</p></div>
</p></div>
</p></div>
</p></div>
</p></div>
</p></div>
</p></div>
</p></div>
</p></div>
</p></div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuksekogretim-kurulu-uluslararasi-arastirma-burslarini-artirdi-445600">Yükseköğretim Kurulu, Uluslararası Araştırma Burslarını Artırdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ericsson Araştırma Türkiye, Avrupa&#8217;daki 6G Araştırmalarını Geliştirmeye Yönelik ROBUST-6G Projesine Katılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ericsson-arastirma-turkiye-avrupadaki-6g-arastirmalarini-gelistirmeye-yonelik-robust-6g-projesine-katiliyor-444700</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Feb 2024 21:02:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmalarını]]></category>
		<category><![CDATA[avrupadaki]]></category>
		<category><![CDATA[ericsson]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirmeye]]></category>
		<category><![CDATA[katılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[projesine]]></category>
		<category><![CDATA[robustg]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444700</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ericsson Araştırma Türkiye, küresel proje koordinatörü olarak, ROBUST-6G projesine 6G güvenliğinde Yapay Zeka ve Makine Öğrenimi (AI/ML) kullanımı konusunda katkı sağlayacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ericsson-arastirma-turkiye-avrupadaki-6g-arastirmalarini-gelistirmeye-yonelik-robust-6g-projesine-katiliyor-444700">Ericsson Araştırma Türkiye, Avrupa&#8217;daki 6G Araştırmalarını Geliştirmeye Yönelik ROBUST-6G Projesine Katılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>Ericsson Araştırma Türkiye, küresel proje koordinatörü olarak, ROBUST-6G projesine 6G güvenliğinde Yapay Zeka ve Makine Öğrenimi (AI/ML) kullanımı konusunda katkı sağlayacak.</li>
<li>ROBUST-6G projesi, yeni 6G hizmet ve şebekelerinin dinamik yapısının gelecekteki siber-fiziksel süreçlerde yaratacağı zorlukların üstesinden gelmeyi hedefliyor. Projenin, bu doğrultuda, veri odaklı ve AI/ML tabanlı güvenlik çözümleri geliştirilmesine katkıda bulunması planlanıyor.</li>
</ul>
<p>Ericsson (NASDAQ: ERIC) Araştırma Türkiye, son Avrupa Akıllı Şebekeler ve Servisler Ortak Girişimi (SNS JU) kapsamında fonlanan ROBUST-6G projesini başlattığını duyurdu. Projeyle, 6G güvenlik teknolojileri için yenilikçi çözümler geliştirilmesi amaçlanıyor. </p>
<p>Ericsson Araştırma Türkiye, konsorsiyumdaki 12 uluslararası ortakla birlikte yürütülecek ROBUST-6G projesinde küresel proje koordinasyonu rolünü üstlenecek. Böylece Ericsson Araştırma Türkiye, Türkiye’de bir Ufuk Avrupa projesinde koordinatörlük görevi üstlenen ilk Bilgi ve İletişim Teknolojileri (ICT) organizasyonu olacak.</p>
<p>6G şebekelerinin, öngörülen kullanım senaryolarının gerektirdiği zorlu ve çeşitli ihtiyaçları karşılayabilmesi için programlanabilir, uyarlanabilir ve verimli olması gerekiyor. Ancak, verimlilik, programlanabilirlik ve esneklik düzeyindeki artış 6G şebekelerinin yönetilmesini ve işletilmesini karmaşık hale getirecek. Bu karmaşıklığın üstesinden gelmek için de şebeke ve hizmet yönetiminin tamamen otomatikleştirilmesi gerekiyor. Ayrıca, şebeke hizmetlerinin, altyapısının ve verilerin olası siber güvenlik risklerinden korunması elzem hale geliyor.</p>
<p>ROBUST-6G projesi, 6G şebekelerinin fiziksel, servis ve altyapı katmanlarının bu siber güvenlik risklerine dayanımlı hale getirilmesi için en yeni yaklaşımlarla çözüm getirmeyi amaçlıyor. ROBUST-6G, bu amaca ulaşmak için Sıfır Dokunuş Şebeke ve Servis Yönetimi (Zero-Touch Security and Service Managment, kısaca ZSM) ve Yapay Zeka/Makine Öğrenimi (AI/ML) tekniklerini kullanarak, tam otomatik, uçtan uca akıllı şebeke ve hizmet güvenliği yönetim çerçevesini tasarlayıp uygulayacak.</p>
<p>ROBUST-6G projesi, dağıtık zeka (Distributed Intelligence), mahremiyet iyileştirmeleri ve AI/ML&#8217;deki şeffaflık konularındaki dayanıklılığı inceliyor. Proje, aynı zamanda 6G şebeke tasarımında enerji verimliliği sağlayan sürdürülebilir yapay zeka yöntemlerini de teşvik edecek. ROBUST-6G, AI/ML tabanlı fonksiyonlar için gerekli performansı sağlarken bilişim gereksinimlerini iyileştirip tüketilen enerjiyi en aza indirmeyi hedefliyor vetoplum genelinde sürdürülebilir çözümleri mümkün kılma vizyonunu benimsiyor.</p>
<p>Avrupa Akıllı Şebekeler ve Servisler Ortak Girişimi (SNS JU), 6G için daha detaylı tasarım ve sistem optimizasyonu hedefine doğru ilerlerken, mikroelektroniği ve sürdürülebilirliği temel unsurlar olarak program kapsamında fonlanan projelere entegre edilmesini teşvik ediyor.  Böylece standardizasyon çabalarına güçlü bir şekilde katkıda bulunacak birinci sınıf 6G teknolojileri oluşturulmasını amaçlıyor.</p>
<p>Ericsson Türkiye Genel Müdürü Işıl Yalçın konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Kablosuz iletişim teknolojisinin en yeni nesli 6G, her yerde kablosuz zeka sunabilme özelliğiyle devrim yaratma potansiyeline sahip. Yapay zekanın, hem gelecekteki teknolojik gelişmeleri desteklemesi  hem de bu teknolojilerin güvenilirliğinin sağlanmasında kritik bir rol oynaması bekleniyor. Aynı zamanda şebekelerdeki yapay zeka bileşenlerinin güvenilirliği de büyük önem taşıyor. ROBUST-6G projesinin bir parçası olarak, yapay zeka destekli 6G güvenliği araştırmalarına katkıda bulunacağımız için gurur duyuyoruz. 6G, iletişim teknolojilerinin geleceğini temsil ediyor ve bu teknolojilerin dünyada gerçek bir fark yaratma etkisi olduğuna inanıyoruz.”</p>
<p>Yeni SNS JU Proje Portföyüne İlişkin Genel Değerlendirme</p>
<p>Program kapsamında fonlanan her proje, 6G araştırma alanının büyük bir bölümüne yayılan yenilikçi yaklaşımları inceliyor. Bağımsız dış uzmanlardan oluşan bir değerlendirme komitesi tarafından ele alınan proje teklifleri, uygulamanın mükemmellik düzeyi, etkisi, kalitesi ve verimlilik kriterleri üzerinden değerlendiriliyor. Konu ve kapsam olarak çeşitlilik gösteren projeler, 6G’ye ilişkin zorlukların çok yönlü bir yaklaşımla ele alınmasını sağlayıp geniş bir yelpazede yenilikçi çözümler vaat ediyor:</p>
<ul>
<li>Sistem Mimarisi: 6G şebekelerinin temel yapısının daha fazla dayanıklılık, uyarlanabilirlik ve verimlilik sağlayacak şekilde güçlendirilmesine öncelik veriyor.</li>
<li>Kablosuz İletişim Teknolojileri ve Sinyal İşleme: Terahertz iletişim ve entegre iletişim-algılama paradigmaları gibi gelişmeler inceleniyor.</li>
<li>İletişim Altyapı Teknolojileri ve Cihazları: Fiziksel ve sanal altyapının yeni 6G teknolojilerini destekleyecek şekilde güçlendirilmesi ve genişletilmesini kapsıyor.</li>
<li>Güvenilir Servisler ve Akıllı Güvenlik: Kullanıcı verilerinin korunmasına ve mahremiyetine öncelik veren 6G’ye güvenli bir şekilde geçiş sağlanmasını kapsıyor. </li>
<li>6G Şebekeleri için Mikroelektronik Tabanlı Çözümler: 6G şebekelerine yönelik ileri mikroelektronik çözümlerin geliştirilmesi ve doğrulanması için çalışılıyor.</li>
<li>AB-ABD 6G Araştırma &#038; Uygulama İş birliği: 6G’nin bütünsel bir şekilde geliştirilmesi amacıyla endüstriler, akademi ve düzenleyici kurumlar arasındaki sinerji teşvik ediliyor.</li>
<li>Tamamlayıcı SNS Deneysel AB Çapında Federasyon Altyapısı: Uçtan uca 6G mimarisinin doğrulanmasını amaçlayan, AB ölçeğinde deneysel altyapının kurulması ve yaygınlaştırılması hedefleniyor. </li>
<li>SNS Toplumsal Zorluklar: Teknolojik gelişmeleri toplumsal ihtiyaç ve faydalarla uyumlu hale getirmek amacıyla 6G’nin geniş ölçekli toplumsal etkileri ele alınıyor.</li>
<li>Dikey Sektörleri Kapsayan Geniş Ölçekli Deneme ve Pilot Çalışmalar: 6G teknolojilerinin bağlantılı ve otomatik mobilite, sağlık hizmetleri, akıllı şehirler, eğitim ve tarım gibi sektörlerde gerçek dünya uygulamalarına aktarılmasını kapsıyor.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>ROBUST-6G, SNS JU tarafından fonlanan Ocak 2024 itibariyle faaliyete geçecek 27 yeni araştırma, inovasyon, test ve demonstrasyon projesi arasında yer alıyor. Tüm projeler, çığır açan yenilikler, deneysel platformlar ve büyük ölçekli çalışmalar sunuyor, dünya standartlarında araştırmaları teşvik ediyor ve böylece dünyanın dijitalleşen geleceğini şekillendirerek akıllı şebekeler ve hizmetler geliştirme yolunda önemli bir adımı temsil ediyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ericsson-arastirma-turkiye-avrupadaki-6g-arastirmalarini-gelistirmeye-yonelik-robust-6g-projesine-katiliyor-444700">Ericsson Araştırma Türkiye, Avrupa&#8217;daki 6G Araştırmalarını Geliştirmeye Yönelik ROBUST-6G Projesine Katılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Araştırma: Halkın Yüzde 52&#8217;si &#8220;İstanbul&#8217;u Murat Kurum Kazanır&#8221; diyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/arastirma-halkin-yuzde-52si-istanbulu-murat-kurum-kazanir-diyor-441703</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Feb 2024 21:02:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[diyor]]></category>
		<category><![CDATA[halkın]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulu]]></category>
		<category><![CDATA[kazanır]]></category>
		<category><![CDATA[kurum]]></category>
		<category><![CDATA[murat]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=441703</guid>

					<description><![CDATA[<p>28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı 2.Tur seçim sonuçlarını 0,2 farkla tahmin eden araştırma şirketi Areda Survey, yeni araştırmasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylarından Murat Kurum ve Ekrem İmamoğlu özelinde hangi adayın kazanacağını Türk halkına sordu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/arastirma-halkin-yuzde-52si-istanbulu-murat-kurum-kazanir-diyor-441703">Araştırma: Halkın Yüzde 52&#8217;si &#8220;İstanbul&#8217;u Murat Kurum Kazanır&#8221; diyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı 2.Tur seçim sonuçlarını 0,2 farkla tahmin eden araştırma şirketi Areda Survey, yeni araştırmasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylarından Murat Kurum ve Ekrem İmamoğlu özelinde hangi adayın kazanacağını Türk halkına sordu. Türkiye genelinde 2.024 kişiyle yapılan araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 52’si İstanbul Büyükşehir Belediyesi adaylık yarışını Murat Kurum’un kazanacağını düşünüyor. İstanbul’un mevcut Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kazanacağını düşünenler ise yüzde 48.</em></p>
<p><strong>İstanbul’u kim yönetmeli? Ekrem İmamoğlu mu, Murat Kurum mu?</strong></p>
<p>31 Mart 2024 tarihinde gerçekleşmesi planlanan Türkiye yerel seçimlerinin yaklaşmasıyla beraber pek çok parti il ve ilçe adaylarını açıkladı. </p>
<p>28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı 2.Tur seçim sonuçlarını 0,2 farkla tahmin eden araştırma şirketi Areda Survey, seçimlere gün sayarken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışını Türk halkına sordu. Türkiye genelinde 2.024 kişinin katılımıyla gerçekleşen araştırmaya göre Türk halkının yüzde 52’si İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını Murat Kurum’un kazanacağını düşünüyor. İstanbul’un mevcut Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun oranı ise yüzde 48’de kalıyor.</p>
<p><strong>Araştırmanın Metodolojisi</strong></p>
<p>Türkiye genelinde 2.024 kişinin katıldığı ve 25 &#8211; 29 Ocak 2024 tarihleri arasında yapılan araştırma, kantitatif araştırma yöntemlerinden CAWI tekniği ile “Areda Survey’in Profil Bazlı Dijital Paneli” kullanılarak gerçekleştirildi</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/arastirma-halkin-yuzde-52si-istanbulu-murat-kurum-kazanir-diyor-441703">Araştırma: Halkın Yüzde 52&#8217;si &#8220;İstanbul&#8217;u Murat Kurum Kazanır&#8221; diyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tetra Pak&#8217;tan global araştırma: Tüketicilerin yüzde 54&#8217;ü beslenme alışkanlıklarını değiştirerek daha iyi bir dünyaya katkı sağlayabileceğini düşünüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tetra-paktan-global-arastirma-tuketicilerin-yuzde-54u-beslenme-aliskanliklarini-degistirerek-daha-iyi-bir-dunyaya-katki-saglayabilecegini-dusunuyor-427963</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Dec 2023 10:40:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[değiştirerek]]></category>
		<category><![CDATA[dünyaya]]></category>
		<category><![CDATA[düşünüyor]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[katkı]]></category>
		<category><![CDATA[paktan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlayabileceğini]]></category>
		<category><![CDATA[tetra]]></category>
		<category><![CDATA[tüketicilerin]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427963</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın lider gıda işleme ve paketleme çözümleri şirketi Tetra Pak, gıda alanındaki son yenilikler hakkında yeni bir araştırma yayınladı. Dünya çapında 5 bin kişinin katıldığı Tetra Pak 2023 Endeksi’ne göre, tüketicilerin yüzde 54’ü beslenme alışkanlıklarını değiştirerek daha iyi bir dünyaya katkıda bulunabileceklerini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tetra-paktan-global-arastirma-tuketicilerin-yuzde-54u-beslenme-aliskanliklarini-degistirerek-daha-iyi-bir-dunyaya-katki-saglayabilecegini-dusunuyor-427963">Tetra Pak&#8217;tan global araştırma: Tüketicilerin yüzde 54&#8217;ü beslenme alışkanlıklarını değiştirerek daha iyi bir dünyaya katkı sağlayabileceğini düşünüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Tetra Pak’tan global araştırma: Tüketicilerin yüzde 54&#8217;ü beslenme alışkanlıklarını değiştirerek daha iyi bir dünyaya katkı sağlayabileceğini düşünüyor</strong></p>
<p><strong>Dünyanın lider gıda işleme ve paketleme çözümleri şirketi Tetra Pak, gıda alanındaki son yenilikler hakkında yeni bir araştırma yayınladı. Dünya çapında 5 bin kişinin katıldığı Tetra Pak 2023 Endeksi’ne göre, tüketicilerin yüzde 54’ü beslenme alışkanlıklarını değiştirerek daha iyi bir dünyaya katkıda bulunabileceklerini söylüyor. Tüketicilerin yüzde 65’i ise teknolojinin sağlık için giderek daha önemli olacağına ve daha sürdürülebilir bir geleceğin sağlanmasında rol oynayacağına inanıyor.</strong></p>
<p>Tetra Pak 2023 Endeksi, trendlerin tüketicilerin tercihlerini şekillendirmesi, son yenilikler ve teknolojiler hakkındaki görüşleri gibi bugünün tüketicilerine ve yarının fırsatlarına derinlemesine bir bakış sunuyor. Araştırmaya göre tüketiciler, artık gıda satın alırken bireysel sağlıklarının yanı sıra çevreyi de göz önünde bulunduruyor.  Çevreye duyarlı tüketiciler, gezegeni korumak için beslenme alışkanlıklarını değiştirmeye istekli.</p>
<p><strong>Sağlık her zamankinden daha önemli</strong></p>
<p>Çalışmanın içeriğinde çarpıcı veriler yer alıyor. Araştırma kapsamında tüketicilerin yüzde 70&#8217;i son birkaç yılda sağlığın kendileri için daha önemli hale geldiğini söylüyor. Üçte ikisi ise artık yediklerine ve içtiklerine daha fazla dikkat ediyor. Sonuç olarak yüzde 70’lik kesim kendilerini daha iyi hissettiklerini belirtiyor.</p>
<p><strong>Zihinsel sağlık revaçta</strong></p>
<p>Tüketicilerin neredeyse dörtte üçü artık ruh sağlığının fiziksel sağlık kadar önemli olduğunu düşünüyor. Yüzde 83’lük kesim konuyu destekleyen yiyecek ve içecek ürünlerini tercih ediyor.</p>
<p><strong>Sağlık ve çevre bir arada ele alınmalı</strong></p>
<p>Tüketicilerin yüzde 70&#8217;i sağlıklı ürünlerin çevreye zarar vermemesi gerektiğini söylüyor. Yüzde 50’si ise “Bir yiyecek ya da içecek birey için sağlıklı değilse gezegen için de sürdürülebilir değildir” diyor.</p>
<p><strong>Ekonomik kaygılara rağmen tüketiciler sağlıktan ödün vermiyor</strong></p>
<p>Tüketicilerin yüzde 60&#8217;ı artan fiyatların sağlıklı gıdaya erişimi kısıtlayacağından korkuyor. Ancak sadece yüzde 17&#8217;lik kesim tasarruf etmek için sağlığa faydalı yiyecek ve içeceklerden feragat edebiliyor. Yüzde 70&#8217;i ise daha sağlıklı ürünler elde etmek için ekonomik refahlarından ödün verebileceklerini belirtiyor.</p>
<p><strong>Beslenme alışkanlıkları dünyayı değiştirebilir</strong></p>
<p>Tüketicilerin yüzde 54’ü beslenme alışkanlıklarını değiştirerek daha iyi bir dünyaya katkıda bulunabileceklerini söylüyor. Bununla birlikte araştırmaya katılan tüketicilerin yüzde 65’i teknolojinin sağlık için giderek daha önemli olacağına ve daha sürdürülebilir bir geleceğin sağlanmasında rol oynayacağına inanıyor. Ancak neredeyse yarısı gıda alanında çok fazla inovasyon yaşandığını düşünüyor ve bu gelişmelerin kendileri için yararlı olmamasından endişe ediyor. </p>
<p><strong>Şekersiz çağa adım attık</strong></p>
<p>Gıda tüketiminde şekerin azaltılması raporda dikkat çeken konulardan biri olarak öne çıkıyor. Bir numaralı sağlıklı tüketim seçeneği olarak kabul edilen bu ürünler, en büyük sağlık ve beslenme tüketici segmentimizi tanımlıyor ve inovasyon araştırmalarımızda öne çıkan başlıca nitelik olarak görülüyor.</p>
<p><strong>Kişiselleştirilmiş beslenme devrim yaratacak</strong></p>
<p>Kişiselleştirilmiş beslenme konusunda büyük bir segmentasyon yaşanıyor. Markalar, yaş ve sağlık durumu gibi faktörlere dayalı olarak, giderek daha dar tüketici grupları için özel tarifler oluşturuyor.</p>
<p><strong>Gıda sistemlerinin sürdürülebilirliği çok boyutlu düşünmeyi gerektiriyor</strong></p>
<p>Araştırmaya göre artan nüfusu besleyebilmek oldukça karmaşık bir konu. Sadece mevcut gıda üretim yöntemlerimizi iyileştirmenin yollarını bulmamız değil, aynı zamanda yeni gıda kaynaklarının potansiyelinden yararlanmak için teknoloji ve altyapıya yatırım yapmamız gerekiyor. Bu iki alan da gelecekteki gıda güvenliği için kritik öneme sahip.</p>
<p><strong>Gıdada dönüşüm, lezzetle yoğrulmalı</strong></p>
<p>Bir ürünün sağlık, beslenme veya sürdürülebilirlik açısından avantajları her ne olursa olsun, tüketiciler lezzetten ödün vermiyor. Fiyat dengesi de yeni gıdalar için kilit öneme sahip olacak ve bazı tahminlere göre bu durum 2025 yılında görülmeye başlanacak.</p>
<p><strong>“Kaynak bulma, paketleme, işleme ve dağıtım alanlarındaki yeniliklerle değer zincirini optimize etmek kritik önem taşıyor”</strong></p>
<p><strong>Tetra Pak Yönetim Kurulu Başkanı</strong> ve <strong>CEO&#8217;su Adolfo Orive</strong>, araştırmayla ilgili şunları söyledi: “Bu yılki endeksin bulguları, gıda endüstrisini karbonsuzlaştırmak ve gıda sistemlerini daha dayanıklı ve sürdürülebilir hale getirmek için son birkaç yılda izlediğimiz rotayı yansıtıyor. Dünyanın pek çok yerinde insanlar günlük beslenmeleri için süt ve meyve suyu gibi ürünlere güveniyor, bu nedenle kaynak bulma, paketleme, işleme ve dağıtım alanlarındaki yeniliklerle değer zincirini optimize etmek kritik önem taşıyor. Biz de bu noktada müşterilerimiz ve tedarikçilerimizle birlikte aktif bir rol oynuyoruz. Ayrıca dünyanın 2050 yılına kadar yüzde 60 oranında daha fazla gıdaya ihtiyaç duyacağını göz önünde bulundurarak, yeni bitki bazlı kaynaklardan biyokütle ve hassas fermantasyon ile üretilen alternatif proteinlere kadar yeni besin kaynaklarının keşfedilmesine yardımcı olabilecek teknolojiler aracılığıyla çabalarımızı tamamlıyoruz. Bu alanlar, gıda sisteminin sürdürülebilirliğine katkıda bulunmak açısından önemli.&#8221;</p>
<p><strong>Araştırmanın metodolojisi</strong></p>
<p>Tetra Pak’ın tüketici tutumları üzerine yaptığı küresel araştırma, Ipsos ile ortaklaşa yürütüldü. Araştırma; Ekim ve Kasım aylarında Brezilya, Çin, Almanya, Hindistan, Kenya, Güney Afrika, Güney Kore, İspanya, Birleşik Krallık ve ABD’de 5 bin çevrimiçi görüşmeyi içeren özel bir anketle oluşturuldu.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tetra-paktan-global-arastirma-tuketicilerin-yuzde-54u-beslenme-aliskanliklarini-degistirerek-daha-iyi-bir-dunyaya-katki-saglayabilecegini-dusunuyor-427963">Tetra Pak&#8217;tan global araştırma: Tüketicilerin yüzde 54&#8217;ü beslenme alışkanlıklarını değiştirerek daha iyi bir dünyaya katkı sağlayabileceğini düşünüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi, TBMM Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu&#8217;nu ağırladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-tbmm-balikcilik-ve-su-urunleri-arastirma-komisyonunu-agirladi-427153</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2023 10:40:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[balıkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[komisyonunu]]></category>
		<category><![CDATA[tbmm]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[ürünleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427153</guid>

					<description><![CDATA[<p>Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu, saha ziyaretleri kapsamında Ege Üniversitesinde düzenlenen toplantıda sektörün akademik tarafını dinledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-tbmm-balikcilik-ve-su-urunleri-arastirma-komisyonunu-agirladi-427153">Ege Üniversitesi, TBMM Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu&#8217;nu ağırladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu ilk saha toplantısını</p>
<p>EÜ’de yaptı</p>
<p>Ege Üniversitesi, TBMM Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma</p>
<p>Komisyonu’nu ağırladı</p>
<p>* Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu, saha ziyaretleri</p>
<p>kapsamında Ege Üniversitesinde düzenlenen toplantıda</p>
<p>sektörün</p>
<p>akademik tarafını dinledi.</p>
<p>*Rektör Prof. Dr. Budak, “Toplantımız, sektörün yaşadığı sorunların</p>
<p>tespit edilmesi ve bu sorunların çözümüne yönelik kısa, orta ve uzun</p>
<p>vadeli yol haritasının oluşturulmasına katkı sağlayacak” dedi.</p>
<p>* Komisyon Başkanı İstanbul Milletvekili Karayel, “Biz, balıkçılık ve su</p>
<p>ürünleri sektöründe özellikle sürdürülebilirlik konusuna son derece önem</p>
<p>veriyoruz. Bu toplantıyla, akademisyenlerimizin ve alanında yetkili</p>
<p>kişilerin görüşlerini alıp, çözüm önerilerini dinleyeceğiz” dedi.</p>
<p>İZMİR(Ege Ajans)- Su ürünleri ve balıkçılık sektöründe yaşanan</p>
<p>sorunlar ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Türkiye</p>
<p>Büyük Millet Meclisi (TBMM), Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma</p>
<p>Komisyonu, saha çalışmaları kapsamında ilk ziyaretini Ege Üniversitesine yaptı.</p>
<p>Türkiye’deki devlet ve özel üniversitelerin Su Ürünleri Fakültesi dekanları ile</p>
<p>bir araya gelen TBMM Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu, su</p>
<p>ürünleri ve balıkçılığın akademik ve sektörel durumunu, sorunlarını ve</p>
<p>taleplerini akademisyenlerden dinledi.</p>
<p>Üniversitelerarası Kurul tarafından kısa bir süre önce “Ziraat, Orman ve</p>
<p>Su Ürünleri Eğitim Konseyi” başkanı olarak seçilen Ege Üniversitesi Rektörü</p>
<p>Prof. Dr. Necdet Budak’ın ev sahipliğinde Yeni Senato Salonunda yapılan</p>
<p>toplantıya, Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Emrah</p>
<p>Karayel, TBMM Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu Üyesi</p>
<p>Milletvekilleri, Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Ziraat Fakültesi Dekanı</p>
<p>Prof. Dr. Banu Yücel ve EÜ Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur</p>
<p>Sunlu’nun yanı sıra devlet ve özel üniversitelerin su ürünleri fakültelerinin</p>
<p>dekanları ile Tarım ve Orman Bakanlığı bürokratları katıldı. </p>
<p>“Toplantı sektöre yol haritası oluşturacak”</p>
<p>Komisyonu Ege Üniversitesinde ağırlamaktan mutluluk duyduklarını</p>
<p>ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı</p>
<p>altında balıkçılık ve su ürünleri sektöründe yaşanan sorunların araştırılarak</p>
<p>alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırması</p>
<p>Komisyonumuzun, ülkemizdeki Su Ürünleri Fakültesi Dekanları ile buluşmasını</p>
<p>çok anlamlı buluyorum. Yapılacak istişareler sonucunda hazırlanacak rapor,</p>
<p>sektörün yaşadığı sorunların tespit edilmesi ve bu sorunların çözümüne yönelik</p>
<p>kısa, orta ve uzun vadeli yol haritasının oluşturulmasına katkı sağlayacak.</p>
<p>Raporun, uygulayıcılara yönelik sektörün sağlıklı gelişimine yol açacak</p>
<p>tavsiyeleri içererek, sürdürebilirlik açısından olumlu etki yaratacağını</p>
<p>düşünüyorum. Toplantıya katılım gösteren komisyon başkanımıza ve</p>
<p>üyelerimize teşekkürlerimi sunuyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum” diye</p>
<p>konuştu.</p>
<p>Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu, sektörün akademik</p>
<p>tarafını dinledi</p>
<p>Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Emrah</p>
<p>Karayel, “Kıymetli Ege Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak’a</p>
<p>hepimizi bir araya getirdiği için çok teşekkür ederim. Balıkçılık ve Su</p>
<p>Ürünlerinin Sorunlarının Araştırılması Komisyonu olarak mecliste</p>
<p>kurulduğumuz günden bu yana çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.</p>
<p>Komisyonumuz, bütün partilerin ortak önergeleriyle kurulmuş olması itibariyle</p>
<p>balıkçılığa, su ürünleri sektörüne ve paydaşlarına verilen önemin gösterilmesi</p>
<p>açısından son derece kıymetli. Su Ürünleri Kanununda yapılan değişiklik ile</p>
<p>balıkçılık ve su ürünleri sektöründe birçok sorunun ortadan kaldırılması sağlandı</p>
<p>ve yeni çıkması muhtemel sorunlarla ilgili de çalışmalara hazırlık yapılmış oldu.</p>
<p>Yaptığımız çalışmalarla bütün paydaşlarımızın sorunlarını dinledik ve hızlı bir</p>
<p>şekilde sahaya indik” dedi.</p>
<p>“Sürdürülebilirlik konusuna önem veriyoruz”</p>
<p>Toplantı sonrası oluşturulacak raporun kapsayıcı özellik taşıyacağını</p>
<p>vurgulayan Komisyon Başkanı Karayel, “Bu toplantıyla, akademisyenlerimizin</p>
<p>ve alanında yetkili kişilerin görüşlerini alıp, çözüm önerilerini dinleyeceğiz.</p>
<p>Sizlerin çözüm önerileri son derece kıymetli. Çalışma sonucunda oluşturulacak</p>
<p>raporun tüm paydaşların sorunlarını kapsayacak şekilde oluşturulması</p>
<p>konusunda hassasiyet gösteriyoruz. Biz, balıkçılık ve su ürünleri sektöründe</p>
<p>özellikle sürdürülebilirlik konusuna son derece önem veriyoruz. Toplantıya</p>
<p>katılan ve çalışmalarımıza katkı veren herkese teşekkür ediyorum. İnanıyorum</p>
<p>ki bugün alınacak kararlar sektörümüze katkı sağlayacaktır” dedi. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-tbmm-balikcilik-ve-su-urunleri-arastirma-komisyonunu-agirladi-427153">Ege Üniversitesi, TBMM Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu&#8217;nu ağırladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salt Araştırma Fonları&#8217;yla 2023 yılında desteklenen projeler, 8 Aralık Cuma günü Salt Beyoğlu&#8217;nda gerçekleşecek sunumlarla tartışmaya açılıyor.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/salt-arastirma-fonlariyla-2023-yilinda-desteklenen-projeler-8-aralik-cuma-gunu-salt-beyoglunda-gerceklesecek-sunumlarla-tartismaya-aciliyor-425931</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Nov 2023 07:55:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aralık]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[beyoğlunda]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[desteklenen]]></category>
		<category><![CDATA[fonlarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşecek]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[projeler]]></category>
		<category><![CDATA[salt]]></category>
		<category><![CDATA[sunumlarla]]></category>
		<category><![CDATA[tartışmaya]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425931</guid>

					<description><![CDATA[<p>Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın bilgi üretimi ve paylaşımını, birlikte öğrenme ve tartışmayı desteklemek üzere 2013’ten bu yana her yıl düzenlediği Salt Araştırma Fonları, onuncu yılını geride bırakırken yeni ve özgün araştırmalara alan açmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/salt-arastirma-fonlariyla-2023-yilinda-desteklenen-projeler-8-aralik-cuma-gunu-salt-beyoglunda-gerceklesecek-sunumlarla-tartismaya-aciliyor-425931">Salt Araştırma Fonları&#8217;yla 2023 yılında desteklenen projeler, 8 Aralık Cuma günü Salt Beyoğlu&#8217;nda gerçekleşecek sunumlarla tartışmaya açılıyor.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Salt Araştırma Fonları’yla 2023 yılında desteklenen projeler, 8 Aralık Cuma günü Salt Beyoğlu’nda gerçekleşecek sunumlarla tartışmaya açılıyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın bilgi üretimi ve paylaşımını, birlikte öğrenme ve tartışmayı desteklemek üzere 2013’ten bu yana her yıl düzenlediği<strong> Salt Araştırma Fonları</strong>, onuncu yılını geride bırakırken yeni ve özgün araştırmalara alan açmaya devam ediyor.</p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p>Salt Araştırma Fonları’yla 2023 yılında desteklenen projeler, <strong>8 Aralık Cuma</strong> günü <strong>14.00-18.00</strong> saatlerinde <strong>Salt Beyoğlu</strong>, <strong>Açık Sinema</strong>’da herkesin katılımına açık bir programla tartışmaya açılıyor. Seçici Kurul üyelerinden Prof. Dr. Gülhan Balsoy (Bilgi Üniversitesi), Doç. Dr. Ayşe Erek (Kadir Has Üniversitesi) ve Doç. Dr. Bilge İmamoğlu’nun (TED Üniversitesi) moderatörlüğündeki oturumlarda araştırmacılar, çalışmalarının yöntem, süreç ve verilerine ilişkin sunumlar yapacak.</p>
<p> </p>
<p>Salt bu yıl, Türkiye’de kent, toplum ve ekonomi tarihi ile 1950’ler sonrası sanat, mimarlık ve tasarım alanlarına odaklı 98 başvuru arasından seçilen altı projeye fon sağladı. Disiplinlerarası ve çok yönlü yaklaşımları öne çıkan ve toplumsal hafızaya katkıda bulunan çalışmalara yönelik olan Salt Araştırma Fonları’yla 2013’ten bu yana toplam 74 proje desteklendi. 2023 yılı proje sunumlarına ve ilk on yılda desteklenen araştırmaların çıktılarına ilişkin ayrıntılı bilgi için: saltonline.org.</p>
<p> </p>
<p><strong>Salt kurucusu ve daimî destekçisi Garanti BBVA’ya teşekkür eder. </strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>SALT ARAŞTIRMA FONLARI 2023 SUNUMLARI</strong></p>
<p><strong>8 Aralık Cuma, 14.00-18.00</strong></p>
<p><strong>Salt Beyoğlu, Açık Sinema</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>14.00 Açılış: </strong>Deniz Ova ve Lorans Tanatar Baruh (Salt)</p>
<p> </p>
<p><strong>14.05-14.50 1. Oturum – Moderatör: Gülhan Balsoy</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Mustafa Emir Küçük sunumu: “Kentte Hayvan Emeği: Dersaadet Tramvay Şirketi’nin Atları”</strong></p>
<p>Boğaziçi Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde doktora adayı ve araştırma görevlisi olan Mustafa Emir Küçük, 1871-1914 yıllarında Dersaadet Tramvay Şirketi bünyesindeki atların yaşam alanlarını ve salgın hastalıklarla hem sayıları hem de görünürlükleri giderek artan atların İstanbullular ile etkileşimini inceliyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Ayça Yüksel sunumu: “Çay Tarımında Tekniğin Dönüşümü ve İş Birliği İlişkilerinin Sınırları”</strong></p>
<p>Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde doktora adayı olan Ayça Yüksel, 1959’da Artvin’de kurulan ve yerel iş birliği ilişkilerinin bir parçası olan Hopa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin toplumsal ilişkileri, Hemşin kültürünü ve ekolojiyi şekillendirmedeki rolüne odaklanıyor. Çay bitkisinin üretim ve işleme sürecinde kullanılan alet ve makinelerin dönüşümleri üzerinden, yaşanan krizleri etnografik bir yöntemle irdeliyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>14.50-15.10 Soru-Cevap</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>15.25-16.10 2. Oturum</strong> <strong>– Moderatör: Ayşe Erek</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sevi Bayraktar sunumu: “1960’lardan 1980’lere Toplumsal Hareketler Performans Arşivi”</strong></p>
<p>Köln Müzik ve Dans Üniversitesi (HfMT) Dans Çalışmaları Bölümü’nde öğretim üyesi olan Sevi Bayraktar, iki darbenin etkisi altındaki İstanbul’da cereyan eden toplumsal hareketlerin eylem repertuvarı içerisinde sanatın ve sanatsal performatif araçların neler olduğu, nasıl kullanıldığı, ne tür etkiler yarattığı ve nasıl aktarıldığını disiplinlerarası bir yaklaşımla inceliyor. Salt Araştırma arşivlerine eleştirel ve eylemsel performans merceğinden bakarak çapraz referanslı bir veri tabanı oluşturmayı amaçlıyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Büşra Sokur sunumu: “Yenilikçi Sanat Arayışında Bir ‘Serbest Kürsü’: Yeditepeli Ressamlar ve Yazarlar (<em>Yeditepe Dergisi</em> 1950-1960)”</strong></p>
<p>Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Doktora Programı’nda eğitimine devam eden Büşra Sokur, <em>Yeditepe Dergisi</em>’nin ilk on yılı (1950-1960) odağında ressam ve edebiyatçı dostlukları ile ortamlarına bakarak kolektif düşünce ve sanat iklimini irdeliyor. Sanatsal ifade bakımından iki disiplin arasındaki ortaklıklar ve ayrılıkları tespit ederek “yeni” sanat anlayışlarını değerlendiriyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>16.10-16.30 Soru-Cevap</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>16.45-17.30 3. Oturum</strong> <strong>– Moderatör: Bilge İmamoğlu</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Ozan Torun sunumu: “Saraydan Sonra, Otelden Önce: Şeref Stadı Havuzu ve Çırağan’da 50 Yaz (1937-1986)”</strong></p>
<p>VKV Sadberk Hanım Müzesi’nde çalışan Ozan Torun, Ekim 1937’den Eylül 1986’ya İstanbul’da su sporlarının, yüzme deneyimlerinin ve yaz eğlencelerinin mekânı Çırağan’daki Şeref Stadı Havuzu’nun kentsel hafızadaki yerini belgeler ve tanıklıklar ışığında inceliyor. Böylece kentin 1980’lerde yok olmuş kamusal alanlarından birinin hikâyesini belgeselleştiriyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Suzan Pektaş ve Öykü Önal sunumu: “Madde ve Reaksiyon: 20. Yüzyılda Hızla Sönen Bir Kent İdeali ve Balya Madeni”</strong></p>
<p>Fotoğraf ve video sanatçısı Suzan Pektaş ile Sabancı Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı ve Görsel Sanatlar Bölümü’nde yüksek lisans öğrencisi olan Öykü Önal, 20. yüzyıl başında Balıkesir’in Balya ilçesinde yabancı sermayeyle sürdürülen ve 1939’da sonlandırılan madencilik faaliyetinin, ilçenin doğasını, ekonomisini, toplumsal yapısını nasıl dönüştürdüğünü eleştirel bir bakış ile ele alıyor. Sanat pratiği üzerinden Balya belleğinin izini süren araştırmacılar, emek ve sömürü kavramlarını yerel ve küresel ölçekte okumalara imkân sağlayacak şekilde irdeliyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>17.30-17.50 Soru-Cevap</strong></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/salt-arastirma-fonlariyla-2023-yilinda-desteklenen-projeler-8-aralik-cuma-gunu-salt-beyoglunda-gerceklesecek-sunumlarla-tartismaya-aciliyor-425931">Salt Araştırma Fonları&#8217;yla 2023 yılında desteklenen projeler, 8 Aralık Cuma günü Salt Beyoğlu&#8217;nda gerçekleşecek sunumlarla tartışmaya açılıyor.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koç üniversitesi&#8217;nden prof. dr. Seda Keskin Avcı&#8217;ya avrupa araştırma konseyi&#8217;nden 2 milyon avro destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/koc-universitesinden-prof-dr-seda-keskin-avciya-avrupa-arastirma-konseyinden-2-milyon-avro-destek-424823</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Nov 2023 21:09:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[avcıya]]></category>
		<category><![CDATA[avro]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[keskin]]></category>
		<category><![CDATA[koç]]></category>
		<category><![CDATA[konseyinden]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[seda]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesinden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424823</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koç Üniversitesi Kimya ve Biyoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seda Keskin Avcı, yeni nesil nano-gözenekli malzemelerin potansiyeli üzerine atomik düzeyde araştırmalar yapıyor. Prof. Dr. Seda Keskin Avcı’nın Avrupa Araştırma Konseyi’nden (ERC) 2 milyon Avro değerinde hibe almaya hak kazanan TÜBİTAK destekli yeni projesi STARLET, kanserle mücadele ve küresel ısınmanın yavaşlatılması gibi kritik konularda ümit vadediyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koc-universitesinden-prof-dr-seda-keskin-avciya-avrupa-arastirma-konseyinden-2-milyon-avro-destek-424823">Koç üniversitesi&#8217;nden prof. dr. Seda Keskin Avcı&#8217;ya avrupa araştırma konseyi&#8217;nden 2 milyon avro destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KOÇ ÜNİVERSİTESİ’NDEN PROF. DR. SEDA KESKİN AVCI’YA AVRUPA ARAŞTIRMA KONSEYİ’NDEN 2 MİLYON AVRO DESTEK</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Koç Üniversitesi Kimya ve Biyoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seda Keskin Avcı, yeni nesil nano-gözenekli malzemelerin potansiyeli üzerine atomik düzeyde araştırmalar yapıyor. Prof. Dr. Seda Keskin Avcı’nın Avrupa Araştırma Konseyi’nden (ERC) 2 milyon Avro değerinde hibe almaya hak kazanan TÜBİTAK destekli yeni projesi STARLET, kanserle mücadele ve küresel ısınmanın yavaşlatılması gibi kritik konularda ümit vadediyor. </strong></p>
<p>Koç Üniversitesi bu yıl Türkiye’den <strong>Avrupa Araştırma Konseyi (</strong>ERC) desteği almaya hak kazanan tek üniversite oldu. Türkiye’deki 50 ERC projesinin 28’ine ev sahipliği yapan Koç Üniversitesi’nin Kimya ve Biyoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Seda Keskin Avcı, MOF’lar olarak da bilinen metal organik kafesli yapılar üzerine yaptığı çalışmalarla tanınıyor. </p>
<p> </p>
<p>Yaklaşık 10-15 yıl önce keşfedilen sünger benzeri bu gözenekli yapılar, görece genç bir teknoloji. Bilim insanları bugün, çölde su molekülünü yakalamaktan tutun araçlarda elektriği daha verimli dağıtmaya, atmosfere salınan karbondioksiti hapsetmeye kadar birçok alanda kullanılabilecek bu molekülleri geliştirmeye ve yeni kombinasyonlarla sayılarını artırmaya devam ediyor. </p>
<p> </p>
<p>Prof. Dr. Seda Keskin Avcı 2017’de ERC alan ilk projesi COSMOS ile laboratuvarda test edilmesi yıllar sürebilecek bu malzemelerden daha hızlı verim alınabilmesi için bilgisayar simülasyonları geliştirdi. COSMOS ile Türkiye’den mühendislik alanında ERC Başlangıç Desteği alan ilk kadın araştırmacı olan Prof. Dr. Seda Keskin Avcı, bu kez de Türkiye’den genel mühendislik panelinden (PE8) desteğe layık görülen ilk konsolidatör projenin sahibi oldu.</p>
<p> </p>
<p>Prof. Dr. Seda Keskin Avcı’nın 2 milyon Avro hibe alan TÜBİTAK destekli “<strong>STARLET: Gelişmiş Gözenekli Malzemelerin Enerji, Çevre ve Biyomedikal Uygulamalar için Atomistik Modellenmesi” adlı projesi,</strong> MOF’lar aracılığıyla kanser tedavileri, temiz enerjinin depolanması, zehirli gazların yakalanması ve küresel ısınmayla mücadele için en uygun malzemelerin keşfedilmesini hedefliyor.<strong> </strong></p>
<p> </p>
<p>Konuya dair Koç Üniversitesi’nde yürütülen önceki araştırmaların bir sonraki adımı niteliğindeki proje, atomik hesaplamaları, moleküler simülasyonları, veri bilimi yöntemlerini ve deneysel çalışmaları birleştirerek MOFların farklı uygulamalardaki performanslarını belirlemeyi hedefliyor. Bu sayede bütüncül bir malzeme zekâsı ekosistemi oluşturacak çalışma, MOF’ların enerji, çevre ve biyomedikal uygulamalardaki potansiyelini kısa sürede daha verimli kullanabilmeyi hedefliyor. Çalışma Koç Üniversitesi bünyesinde 5 yıl boyunca sürecek.</p>
<p> </p>
<p><strong>Temiz enerjiden kanser tedavisine, dünyanın temel sorunlarına çözüm arayışı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Seda Keskin Avcı projesiyle ilgili şu ayrıntıları paylaştı: <em>“Bu proje kapsamında dünyanın temel toplumsal sorunlarını ele almak adına 10 kritik moleküle odaklanacağız: MOF&#8217;ların temiz enerji depolama amaçlı kullanılması için hidrojen ve metan; toksik gazı yakalamada ve küresel ısınmayla mücadelede etkili olabilmeleri için amonyak, karbon monoksit, karbon dioksit ve azot oksit; anti-kanser ilaç tedavisinde taşıyıcı olarak değerlendirilebilmeleri için florourasil, metotreksat, ve biyomedikal uygulamalar için azot ve oksijen moleküllerinin MOFlar içinde depolanma ve dağıtılma özelliklerini araştıracağız.</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Projenin küresel çapta en büyük kazanımlarından biri, bu alanda dünyanın ilk veri tabanının kurulması olacak. Bu veri tabanı milyonlarca MOF&#8217;un konuk molekülleri depolama ve taşıma özelliklerini içerecek. STARLET kapsamında ayrıca yüksek performanslı MOF&#8217;lar için tasarım kılavuzları oluşturularak yeni malzemelerin keşfi teşvik edilecek.”</em></p>
<p> </p>
<p><strong>Rakamlarla ERC</strong></p>
<p>Bu yıl 2130 başvuru arasından seçilen 308 projeden biri olan STARLET, ERC tarafından 2 milyon Avro desteğe layık görüldü. Türkiye’ye gelen 50 ERC desteğininse 28’i Koç Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından yürütülüyor. Bunların 20’si, ana proje desteği, 8’i ise ticarileştirme amaçlı ek ERC desteği olan Kavram Kanıtlama desteği aldı. Bugüne değin Koç Üniversitesi bünyesinde ERC desteği alan projelerin 18’si mühendislik, 7’si sosyal bilimler ve 3’ü de moleküler biyoloji ve genetik alanındaki araştırmalardan oluşuyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koc-universitesinden-prof-dr-seda-keskin-avciya-avrupa-arastirma-konseyinden-2-milyon-avro-destek-424823">Koç üniversitesi&#8217;nden prof. dr. Seda Keskin Avcı&#8217;ya avrupa araştırma konseyi&#8217;nden 2 milyon avro destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Savran, ağız ve diş sağlığı uygulama ve araştırma merkezi açılışına katıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-savran-agiz-ve-dis-sagligi-uygulama-ve-arastirma-merkezi-acilisina-katildi-424516</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Nov 2023 07:24:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[katıldı]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[savran]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424516</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) Diş Hekimliği Fakültesi bünyesinde halka açık olarak ağız ve diş sağlığı alanlarında hizmet verecek olan ‘Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi’ düzenlenen törenle açıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-savran-agiz-ve-dis-sagligi-uygulama-ve-arastirma-merkezi-acilisina-katildi-424516">Başkan Savran, ağız ve diş sağlığı uygulama ve araştırma merkezi açılışına katıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>BAŞKAN SAVRAN, AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ AÇILIŞINA KATILDI</p>
<p>Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) Diş Hekimliği Fakültesi bünyesinde halka açık olarak</p>
<p>ağız ve diş sağlığı alanlarında hizmet verecek olan ‘Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi’</p>
<p>düzenlenen törenle açıldı.</p>
<p>NEVÜ Damat İbrahim Paşa Yerleşkesi Diş Hekimliği Fakültesi içerisinde hizmet verecek olan ‘Ağız ve</p>
<p>Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin açılışına; Nevşehir Valisi Ali Fidan, Nevşehir Belediye</p>
<p>Başkanı Dr. Mehmet Savran, NEVÜ Rektörü Prof. Dr. Semih Aktekin, NEVÜ Rektör Yardımcıları Prof.</p>
<p>Dr. Özlem Fındık, Prof. Dr. Mutluhan Akın ve Prof. Dr. Şahlan Öztürk, Nevşehir İl Jandarma Komutanı</p>
<p>Jandarma Kıdemli Albay Bahittin Murat Yakın, Nevşehir İl Emniyet Müdürü Ali Loğoğlu, Nevşehir İl</p>
<p>Sağlık Müdürü Op. Dr. Hasan Tartar, Nevşehir İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, NEVÜ Diş Hekimliği</p>
<p>Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Deviren, Aksaray Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof.</p>
<p>Dr. Kürşat Eser, Erciyes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Sinan Topçuoğlu,</p>
<p>MHP Nevşehir İl Başkanı Adnan Doğu, Nevşehir İli Kalkınma ve Üniversite Yaptırma Yaşatma Vakfı</p>
<p>yönetimi, protokol üyeleri, hayırseverler, akademik ve idari personel, öğrenciler ve davetliler katıldı.</p>
<p>NEVÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi</p>
<p>Başhekimi Doç. Dr. Murat İçen’in, merkez hakkında katılımcılara bilgi vermesiyle başlayan törenin</p>
<p>açılışında konuşan NEVÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Deviren, “Açılışını</p>
<p>gerçekleştireceğimiz ve üniversitemizin sağlık alanında şehre açılan yüzü olacak olan merkezimizle</p>
<p>vatandaşlarımıza sunulan diş sağlığı ve tedavisi hizmetlerinin kalitesini nitelik ve nicelik olarak</p>
<p>yükseltme hedefindeyiz. Ayrıca genç, dinamik ve kendi alanlarında uzman kıymetli öğretim üyesi</p>
<p>kadromuzla da geleceğin ‘Diş Hekimlerini’ en donanımlı şekilde yetiştirmeye çalışıyoruz” dedi.</p>
<p>‘Rektör Aktekin: Üniversite Olarak Sağlık Turizmi Alanında da İhtisaslaşmayı Hedefliyoruz’</p>
<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK)’ün ‘Doğal ve Kültürel Miras Turizmi” alanında ihtisas üniversitesi olarak</p>
<p>şehre ve bölgeye yönelik önemli çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Rektör Prof. Dr. Semih Aktekin,</p>
<p>üniversitesi olarak sağlık turizmi alanında da ihtisaslaşan üniversite olmayı hedeflediklerini söyledi.</p>
<p>Aktekin, “Bugün burada Sayın Valimiz ve siz değerli katılımcılarımız eşliğinde birazdan açılışını</p>
<p>gerçekleştireceğimiz ve ülkemizin teknolojik anlamda en modern cihazlarına sahip üniversitemiz Diş</p>
<p>Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezimizi üniversitemize, şehrimize</p>
<p>ve ülkemize kazandırmanın haklı heyecan ve gururunu hep birlikte yaşıyoruz. Yükseköğretim</p>
<p>Kurulumuz (YÖK) tarafından ‘Doğal ve Kültürel Miras Turizmi’ alanında ihtisaslaşan üniversite olarak</p>
<p>tarihte değişik medeniyetlere ev sahipliği yapmış ve sahip olduğu doğal, tarihi ve kültürel zenginliği ile</p>
<p>dünyanın ve ülkemizin önemli turizm merkezlerinden biri olan bölgemizin bu zenginliklerini</p>
<p>araştırma, yeni verileri ortaya çıkararak bunları gelecek nesillere aktarmak adına önemli çalışmalar</p>
<p>yürütüyoruz. Şunu da özellikle belirtmek isterim ki üniversite olarak bundan sonraki hedeflerimiz</p>
<p>arasında ‘Sağlık Turizm Alanı’nda ihtisaslaşan bir üniversite olmak. Çünkü bulunduğumuz şehir ve</p>
<p>bölgemiz yer altı sıcak su kaynaklarıyla ve sağlık alanındaki güçlü alt yapısıyla bu zenginliğe sahip.</p>
<p>Üniversitemiz de nitelikli ve nicelik açısından bu zenginliğe öncülük edecek imkan ve kadroya sahip</p>
<p>bir üniversite” dedi.</p>
<p>‘Başkan Savran: Şehrimiz İçin Büyük Bir Kazanım’ </p>
<p>Açılışta konuşan Nevşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Savran, öğrencilerin eğitim-öğretimleri ile</p>
<p>birlikte önemli çalışmalar yürüten NEVÜ’nün, ağız ve diş sağlı alanında halka açık olarak hizmete</p>
<p>sunduğu Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin şehir için büyük kazanım olduğunu</p>
<p>söyledi.</p>
<p>‘Vali Fidan: Artık Vatandaşlarımızın Dişleri Emin Ellerde ve Başka Şehirlere Gitmelerine Gerek</p>
<p>Kalmayacak’</p>
<p>Açılışı yapılan ‘Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin şehre ve tüm Nevşehir halkı için</p>
<p>hayırlı olmasını dileyen Nevşehir Valisi Ali Fidan, “Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitemiz ülkemize,</p>
<p>devletimize ve tüm insanlığa en iyi şekilde hizmet edecek gençleri en iyi şekilde yetiştirme gayreti</p>
<p>içerisinde. Bununla birlikte yaptığı önemli akademik ve bilimsel çalışmalarla da şehrimizin gelişime</p>
<p>önemli katkılar sağlamakta. Bugün açılışını yapacağımız ve içerisinde modern laboratuvarları,</p>
<p>ameliyathaneleri ve tedavi üniteleriyle şehrimiz modern bir ağız ve diş sağlı merkezine kavuşmuş</p>
<p>oldu.. Artık vatandaşlarımızın dişleri emin ellerde ve başka şehirlere gitmelerine gerek kalmayacak.</p>
<p>Ben bu vesileyle bu önemli merkezin şehrimize ve üniversitemize bir kez daha hayırlı olmasını</p>
<p>dilerken, emeği geçenlere de teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>
<p>NEVÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zülfikar Durmuş tarafından edilen duanın ardından</p>
<p>katılımcılar eşliğinde NEVÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma</p>
<p>Merkezi’nin açılışını gerçekleştiren Nevşehir Valisi Ali Fidan ve protokol üyeleri, Ağız ve Diş Sağlığı</p>
<p>Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni gezerek, incelemelerde bulundu.</p>
<p>Kendilerine içerisinde ‘Ortodonti’, ‘Pedodonti’, ‘Protetik Diş Tedavisi’, ‘Endodonti’, ‘Restorotif Diş</p>
<p>Tedavisi’, ‘Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi’, ‘Periodontoloji’, ‘Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi’, ‘Lokal</p>
<p>Ameliyathane’, ‘Sterilizasyon’ ‘Özel Klinik’, ‘Entegre Klinik’, ‘Mahkum Kliniği’ bulunan Ağız ve Diş</p>
<p>Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi ve öğrencilerin uygulama alanları hakkında bilgiler verdi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-savran-agiz-ve-dis-sagligi-uygulama-ve-arastirma-merkezi-acilisina-katildi-424516">Başkan Savran, ağız ve diş sağlığı uygulama ve araştırma merkezi açılışına katıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin ilk geri kazanım test ve araştırma merkezi faliyetlerine başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-ilk-geri-kazanim-test-ve-arastirma-merkezi-faliyetlerine-basladi-424510</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Nov 2023 07:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[faliyetlerine]]></category>
		<category><![CDATA[geri]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kazanım]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424510</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÇEVKO Vakfı ve Yıldız Teknik Üniversitesi arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında, İstanbul Kalkınma Ajansı, Yenilikçi İstanbul Mali Destek Programı desteğiyle hayata geçen Türkiye’nin ilk Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi GETAM, faaliyetlerine başladı. Merkezde, geri kazanılabilirlikten geri dönüştürülmüş malzeme içeriğine, kompostlanabilirlikten biyobozunurluğa kadar ihtiyaç duyulan birçok test yapılabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-ilk-geri-kazanim-test-ve-arastirma-merkezi-faliyetlerine-basladi-424510">Türkiye&#8217;nin ilk geri kazanım test ve araştırma merkezi faliyetlerine başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TÜRKİYE’NİN İLK GERİ KAZANIM TEST VE ARAŞTIRMA MERKEZİ </strong></p>
<p><strong>FAALİYETLERİNE BAŞLADI</strong></p>
<p><strong>ÇEVKO Vakfı ve Yıldız Teknik Üniversitesi arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında, İstanbul Kalkınma Ajansı, Yenilikçi İstanbul Mali Destek Programı desteğiyle hayata geçen Türkiye’nin ilk Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi GETAM, faaliyetlerine başladı. Merkezde, geri kazanılabilirlikten geri dönüştürülmüş malzeme içeriğine, kompostlanabilirlikten biyobozunurluğa kadar ihtiyaç duyulan birçok test yapılabiliyor. </strong></p>
<p>ÇEVKO Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı ortaklığında Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) bünyesinde, T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, İstanbul Kalkınma Ajansı, Yenilikçi İstanbul Mali Destek Programı desteğiyle hayata geçen Türkiye’nin ilk Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi GETAM, faaliyetlerine başladı. Yıldız Teknik Üniversitesi’nin 100 yılı aşkın akademik birikimini, ÇEVKO Vakfı’nın 30 yılı aşkın deneyimi ile bir araya getiren merkez, özellikle geri dönüşüm alanında araştırma-geliştirme çalışmalara ev sahipliği yapıyor. GETAM, akademik bilgi birikiminin sağlanması ve sanayinin taleplerinin karşılanması bakımından yenilikçi, çevre ile daha dost ürünlerin geliştirilmesine katkı sağlıyor ve sürdürülebilirlik odaklı Kamu – Akademi &#8211; Sanayi iş birliklerine yeni bir boyut kazandırıyor.</p>
<p>Uluslararası ve ulusal standart ve akreditasyon kuralları esas alınarak kurulan GETAM (Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi), kendi alanında Türkiye’de bir ilk oluşturuyor. Merkezde, ambalajların geri dönüştürülebilir olup olmamasından kompostlanabilirliğine, içerdiği geri dönüştürülmüş madde oranından biyobozunurluğuna kadar birçok alanda testler gerçekleştirilebilecek. </p>
<p>Merkezinin çalışma düzenini esas olarak sanayiden, yani ambalajlı ürün üreten ekonomik işletmelerden, ambalaj üreticilerinden ya da geri dönüşüm tesislerinden gelen analiz taleplerinin belirleyeceğini ifade eden ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, “GETAM faaliyetlerinde öncelik, PET dışı plastikler yani PE ve PP türevi plastiklere verilmiş durumda. Bu analizler kısa sürede yapılıp sonuçlanabilecek analizler.   GETAM’da atık ve plastik malzemelerde biyobozunurluk ve mikrobiyal testler de yaptırmak mümkün.  Bu testler ise doksan günlük, altı aylık veya bir yıllık süreleri bulabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Çevresel Beyanlara Bilimsel Temel Oluşturacak Çalışmalar GETAM Bünyesinde Yapılabiliyor</strong></p>
<p>Mete İmer sözlerine şöyle devam etti: “Çevre ve sürdürülebilirlik konularında toplumsal farkındalığın ve sorumlu tüketim bilincinin artış göstermesi sevindirici gelişmeler. Günümüzde tüketiciler, satın aldıkları ürünlerin çevreye olan etkilerini giderek daha fazla sorguluyor. Bu konuda duyarlı firmalar, geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilmiş ambalaj kullanımına giderek daha fazla önem veriyorlar. Ancak, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan ‘Çevreye İlişkin Beyanlar İçeren Reklamlar Hakkında Kılavuz’, bu tür beyanların bilimsel olarak kanıtlanabilir nitelikte olmasını gerektiriyor. GETAM’da, bu kapsamda bilimsel sonuçlara ulaşabilmek için tüm testler yapılabiliyor.”</p>
<p><strong>İhracat Yapan Firmalar İçin de Önemli</strong></p>
<p>Özellikle AB üyesi ülkelere yapılan ihracatta çevre odaklı düzenlemelerin artan önemine işaret eden ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, GETAM bu konuda gerekli analizlere ihtiyaç duyan firmalara da hizmet verecek. Bu tür test ve analizler yurt dışında da bazı merkezlerde yapılabiliyor, ancak GETAM’ın fiyat avantajı, verimli ve yüksek kalitedeki çalışma ortamıyla, ülkemizden olduğu kadar yurtdışından da taleplerin gelebileceğini ön görüyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<p>ÇEVKO Vakfı’nın akademik iş birliklerine verdiği öneme de değinen Mete İmer, “1991 yılında, geri dönüşüm odaklı sürdürülebilir gelişmeye katkı sağlamak üzere, bir gönüllü sanayi inisiyatifi olarak kurulan ÇEVKO Vakfı, geniş kitlelere dokunan bir sivil toplum kuruluşu kimliği de taşımaktadır. Vakfımız, özellikle son yıllarda ülkemizde ‘İklim krizi ile savaşım’ ve ‘döngüsel ekonomiye geçiş’ konularında fikirsel önderlik üstelenen kurumların başında gelmektedir. Bu konuda akademik kurumlarla iş birliklerine özel bir önem veriyoruz. Bilimin gücünün ve gençliğin enerjisinin buluşma yeri olan üniversiteler, sürdürülebilir bir dünya için çok büyük önem taşımaktadır. ÇEVKO Vakfı ve YTÜ iş birliğinde kurulan Türkiye’nin ilk Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi GETAM’ın Sıfır Atık uygulamalarına büyük katkı sağlayacağına inancımız sonsuzdur. </p>
<p>Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi GETAM, test başvurularını https://getam.cevko.org.tr sayfası üzerinden almaktadır.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-ilk-geri-kazanim-test-ve-arastirma-merkezi-faliyetlerine-basladi-424510">Türkiye&#8217;nin ilk geri kazanım test ve araştırma merkezi faliyetlerine başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Araştırma Üniversiteleri Toplantısı&#8221; YÖK Başkanı Özvar başkanlığında EÜ&#8217;de yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/arastirma-universiteleri-toplantisi-yok-baskani-ozvar-baskanliginda-eude-yapildi-423918</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Nov 2023 10:26:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[başkanlığında]]></category>
		<category><![CDATA[eüde]]></category>
		<category><![CDATA[özvar]]></category>
		<category><![CDATA[toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteleri]]></category>
		<category><![CDATA[yapıldı]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=423918</guid>

					<description><![CDATA[<p>* YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar, “ ADEP kapsamında ilk defa 2022 yılında 100 milyon TL olarak aktarılan bütçe kaynağı, 2024 Bütçe Yılında, 400 milyon TL’ye çıkarılmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/arastirma-universiteleri-toplantisi-yok-baskani-ozvar-baskanliginda-eude-yapildi-423918">&#8220;Araştırma Üniversiteleri Toplantısı&#8221; YÖK Başkanı Özvar başkanlığında EÜ&#8217;de yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Araştırma Üniversiteleri Toplantısı” YÖK Başkanı Özvar</p>
<p>başkanlığında EÜ’de yapıldı</p>
<p>* YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar, “ ADEP kapsamında ilk defa 2022</p>
<p>yılında 100 milyon TL olarak aktarılan bütçe kaynağı, 2024 Bütçe</p>
<p>Yılında, 400 milyon TL’ye çıkarılmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep</p>
<p>Tayyip Erdoğan’a desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p>*Prof. Dr. Özvar, “YÖK Yürütme Kurulunun kararı ile bilimsel</p>
<p>araştırma projelerinde burslu olarak görevlendirilen öğrencilere</p>
<p>ödenecek aylık burs miktarı üst sınırı, tezli yüksek lisans öğrencileri</p>
<p>için 6 bin TL’ye, doktora öğrencileri için 9 bin TL’ye çıkarılmıştır”</p>
<p>dedi.</p>
<p>*Rektör Prof. Dr. Budak, “YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’ın</p>
<p>yükseköğretim tarihine çığır açan vizyoner açılımları doğrultusunda Tam</p>
<p>Akredite, Öğrenci Odaklı, Araştırma Üniversitesi olarak daha güçlü bir</p>
<p>Türkiye, daha güçlü bir yükseköğretim için gece gündüz canla başla</p>
<p>çalışıyoruz” dedi.</p>
<p>İZMİR(Ege Ajans)-</p>
<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Araştırma</p>
<p>Üniversiteleri Toplantısı, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar başkanlığında, Ege</p>
<p>Üniversitesi (EÜ) ev sahipliğinde yapıldı. Toplantıya YÖK Başkanı Prof. Dr.</p>
<p>Erol Özvar, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naci Gündoğan, Ege</p>
<p>Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ın yanı sıra 20’si devlet, 3&#8217;ü vakıf</p>
<p>olmak üzere 23 araştırma üniversitesinin rektörü katıldı.</p>
<p>YÖK olarak üniversitelerin uluslararası rekabet gücünü artırmayı</p>
<p>hedeflediklerini dile getiren Prof. Dr. Erol Özvar, “Yükseköğretim Kurulu</p>
<p>olarak,</p>
<p>yükseköğretim</p>
<p>sistemimizin</p>
<p>lokomotifi</p>
<p>olan</p>
<p>araştırma</p>
<p>üniversitelerimizin uluslararası alanda daha görünür olmalarını arzu ediyoruz.</p>
<p>Üniversitelerimizin uluslararası sıralamalarda istikrarlı bir şekilde yükselmesinin</p>
<p>yolu, her şeyden önce nitelikli araştırma yapmalarından ve yayın kalitelerini</p>
<p>artırmalarından geçmektedir. Son yıllarda çeşitli uluslararası derecelendirme </p>
<p>kuruluşları tarafından ilan edilen sıralamalarda özellikle araştırma</p>
<p>üniversitelerimizin görünürlüklerinde olumlu gelişmeler yaşanmasına rağmen,</p>
<p>üniversitelerimizin bu sıralamalardaki yerlerinin, hala gerçek durumlarını</p>
<p>yansıtmadığını düşünüyorum. Bu konu ile ilgili hedeflerimizden birisi 2028</p>
<p>yılında dünya akademik başarı sıralamalarında ilk 500’deki üniversite sayımızı</p>
<p>10’a çıkarmaktır” dedi.</p>
<p>Destek bütçeleri ve burs miktarlarında artış</p>
<p>Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (ADEP) kapsamında ayrılan</p>
<p>bütçenin arttığını belirten Prof. Dr. Özvar, “ ADEP kapsamında ilk defa 2022</p>
<p>yılı Haziran ayında 20 Araştırma Üniversitesine Cumhurbaşkanlığı Strateji ve</p>
<p>Bütçe Başkanlığı tarafından 100 milyon TL bütçe aktarımı yapılmış; Araştırma</p>
<p>Üniversiteleri Yıllık Performans Puanlarına göre bu bütçe dağılımı belirlenmişti.</p>
<p>2023 yılında ise aktarılan bütçe 250 milyon TL’ye yükseltilmişti. 2024 Bütçe</p>
<p>Yılında ise ADEP kapsamında aktarılacak bütçe kaynağı 400 milyon TL’ye</p>
<p>çıkarılmıştır. Bu konudaki takdirlerinden dolayı Sayın Cumhurbaşkanımız</p>
<p>Recep Tayyip Erdoğan’a ve özel destekleri için de Strateji ve Bütçe Başkanımız</p>
<p>Sayın İbrahim Şenel’e teşekkür ediyorum. Ayrıca yürütme kurulumuzun aldığı</p>
<p>karar doğrultusunda yükseköğretim kurumlarında yürütülen bilimsel araştırma</p>
<p>projelerinde burslu olarak görevlendirilen öğrencilere ödenecek aylık burs</p>
<p>miktarı üst sınırının, tezli yüksek lisans öğrencileri için 2 bin 550 TL’den 6 bin</p>
<p>TL’ye, doktora öğrencileri için de 3 bin 825 TL’den 9 bin TL’ye çıkarılmasına</p>
<p>karar verilmiştir” dedi.</p>
<p>Araştırma üniversiteleri arasına yeni üniversitelerin de katılacağını</p>
<p>belirten Prof. Dr. Özvar, “Yakın bir zamanda araştırma üniversitesi olma</p>
<p>potansiyeline sahip üniversitelerimizi de kamuoyu ile paylaşıp, kendilerini</p>
<p>önümüzdeki 2 yıllık bir izleme sürecine alacağız. Bu 2 yılın sonunda ise,</p>
<p>araştırma üniversitesi sayısı aynı kalmak kaydıyla, bu sisteme dahil edeceğimiz</p>
<p>yeni üniversitelerimiz olacak” diye konuştu.</p>
<p>“Bizlere duyulan güvene layık olacağız”</p>
<p>Toplantıda konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak,</p>
<p>“Bugün bizim için, Ege Üniversitesi Ailesi için çok önemli bir gün.</p>
<p>Üniversitemizde Yükseköğretim Kurulu Başkanımızı ağırlamanın mutluluğunu</p>
<p>ve gururunu yaşıyoruz. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Araştırma Üniversiteleri</p>
<p>Toplantımızı, Sayın Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar liderliğinde, Üniversitemiz</p>
<p>ev sahipliğinde gerçekleştirmekten, sizleri üniversitemizde ağırlamaktan büyük</p>
<p>bir onur duyuyoruz. YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’ın yükseköğretim</p>
<p>tarihine çığır açan vizyoner açılımları doğrultusunda Tam Akredite, Öğrenci</p>
<p>Odaklı, Araştırma Üniversitesi olarak daha güçlü bir Türkiye, daha güçlü bir </p>
<p>yükseköğretim için gece gündüz canla başla çalışıyoruz. Cumhuriyetimizin</p>
<p>ikinci yüzyılını Ay yıldızlı al bayrağımızın altında, bilginin ışığıyla hem ulusal</p>
<p>hem de uluslararası düzeyde yüksek katma değerli akademik üretime öncülük</p>
<p>ederek geçirme gayretindeyiz. Her zaman olduğu gibi bizlere duyduğunuz</p>
<p>güvene layık olmaya çalışarak, gösterdiğiniz hedefler doğrultusunda Ege</p>
<p>Üniversitesi olarak çalışmaya, üretmeye ülkemize ve bölgemize katkı sunmaya</p>
<p>devam edeceğiz” dedi.</p>
<p>Toplantı kapsamında YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naci</p>
<p>Gündoğan da araştırma üniversitelerinin verilerinin paylaşıldığı bir sunum</p>
<p>gerçekleştirdi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/arastirma-universiteleri-toplantisi-yok-baskani-ozvar-baskanliginda-eude-yapildi-423918">&#8220;Araştırma Üniversiteleri Toplantısı&#8221; YÖK Başkanı Özvar başkanlığında EÜ&#8217;de yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bolivya&#8217;da Çok Amaçlı Işınlama Merkezi ve Araştırma Reaktörü Gemisi için tören yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bolivyada-cok-amacli-isinlama-merkezi-ve-arastirma-reaktoru-gemisi-icin-toren-yapildi-418051</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Oct 2023 11:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bolivyada]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[gemisi]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[işınlama]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[reaktörü]]></category>
		<category><![CDATA[tören]]></category>
		<category><![CDATA[yapıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=418051</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bolivya’nın El Alto şehrindeki Nükleer Teknoloji Araştırma ve Geliştirme Merkezi (CNRTD) sahasında Çok Amaçlı Işınlama Merkezi'nin (MIC) açılışı ve ülkedeki ilk araştırma reaktörünün basınç tankının kurulumu dolayısıyla bir tören düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bolivyada-cok-amacli-isinlama-merkezi-ve-arastirma-reaktoru-gemisi-icin-toren-yapildi-418051">Bolivya&#8217;da Çok Amaçlı Işınlama Merkezi ve Araştırma Reaktörü Gemisi için tören yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bolivya’da Çok Amaçlı Işınlama Merkezi ve Araştırma Reaktörü Gemisi için tören yapıldı</strong></p>
<p>Bolivya’nın El Alto şehrindeki Nükleer Teknoloji Araştırma ve Geliştirme Merkezi (CNRTD) sahasında Çok Amaçlı Işınlama Merkezi&#8217;nin (MIC) açılışı ve ülkedeki ilk araştırma reaktörünün basınç tankının kurulumu dolayısıyla bir tören düzenlendi. Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom, ülkenin ilk araştırma reaktörünü, Bolivya Nükleer Enerji Ajansı (ABEN) adına deniz seviyesinden 4 bin metre yükseklikte inşa ediyor ve bu araştırma reaktörü, dünyada en yüksek seviyedeki nükleer tesis olarak kabul ediliyor. </p>
<p>Bolivya Devlet Başkanı Luis Alberto Arce Catacora’nın yer aldığı törene, Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev de video konferans yoluyla katıldı.</p>
<p>Rus ekipmanıyla yapılan araştırma reaktörü kompleksi, Bolivya&#8217;nın temel ve uygulamalı bilimsel araştırmalar yapmasına olanak tanıyacak ve lityum endüstrisi dâhil farklı ekonomik sektörlerin gelişmesine yardımcı olacak. Araştırma reaktörü aynı zamanda radyoizotop üretimi yapacak ve nükleer tesiste görev alacak personel için eğitim aracı olarak hizmet verecek. </p>
<p>Bolivya Devlet Başkanı Arce Catacora, törende yaptığı konuşmada, “Çok amaçlı ışınlama merkezi sayesinde, tarımsal ürünleri işleyebilecek ve daha sonra uluslararası pazarlarda yer alabilmeleri için bu ürünleri gerekli standartlara uygun olarak ihraç edebileceğiz. Bu yüzden çok amaçlı ışınlama merkezi bizim için büyük anlam taşımaktadır. Bu merkezin hayata geçirilmesi, kardeş ülke Rusya ve El Alto’daki Nükleer Teknoloji Araştırma ve Geliştirme Merkezi’nin inşasında bize yardımcı olan Rosatom’un iş birliği sayesinde mümkün olmuştur” dedi.  </p>
<p>Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev de, video konferans yoluyla katıldığı törende şunları söyledi: “Deniz seviyesinden 4 bin metre yükseklikteki dünyanın en yüksek dağ metropolüne bir araştırma reaktörü basınç tankının yerleştirilmesi, tüm küresel nükleer endüstri için yeni bir rekordur. Bunu, Bolivyalı ortaklarımızın başarılı iş birliği sayesinde ve elbette Rosatom’un uyguladığı benzersiz tasarım ve mühendislik çözümlerine güvenerek yaptık. Bugün ortaklarımızla birlikte çok amaçlı bir ışınlama merkezini de ticari faaliyete açtık. Bolivya&#8217;nın, Rusya&#8217;nın desteğiyle, gelişmiş nükleer teknolojileri ekonominin önemli sektörlerinde başarıyla kullanmasından büyük mutluluk duyuyoruz.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bolivyada-cok-amacli-isinlama-merkezi-ve-arastirma-reaktoru-gemisi-icin-toren-yapildi-418051">Bolivya&#8217;da Çok Amaçlı Işınlama Merkezi ve Araştırma Reaktörü Gemisi için tören yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bıtdefender önde gelen bağımsız araştırma firması tarafından uç nokta güvenliğinde lider olarak seçildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bitdefender-onde-gelen-bagimsiz-arastirma-firmasi-tarafindan-uc-nokta-guvenliginde-lider-olarak-secildi-417199</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Oct 2023 13:54:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsız]]></category>
		<category><![CDATA[bitdefender]]></category>
		<category><![CDATA[firması]]></category>
		<category><![CDATA[gelen]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[lider]]></category>
		<category><![CDATA[nokta]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[önde]]></category>
		<category><![CDATA[seçildi]]></category>
		<category><![CDATA[tarafından]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417199</guid>

					<description><![CDATA[<p>Global siber güvenlik lideri Bitdefender Antivirüs, siber güvenlik çözümleri ve hizmetleri için dünya çapında tanınan bağımsız değerlendirmelerde lider olmaya devam ediyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bitdefender-onde-gelen-bagimsiz-arastirma-firmasi-tarafindan-uc-nokta-guvenliginde-lider-olarak-secildi-417199">Bıtdefender önde gelen bağımsız araştırma firması tarafından uç nokta güvenliğinde lider olarak seçildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BITDEFENDER ÖNDE GELEN BAĞIMSIZ ARAŞTIRMA FİRMASI TARAFINDAN UÇ NOKTA GÜVENLİĞİNDE </strong></p>
<p><strong>LİDER OLARAK SEÇİLDİ</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>BITDEFENDER, FORRESTER WAVE ENDPOINT SECURITY 2023 4. ÇEYREK RAPORUNDA </strong></p>
<p><strong>LİDER OLARAK SEÇİLDİ</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Global siber güvenlik lideri Bitdefender Antivirüs, uç nokta güvenlik sağlayıcılarının en son Forrester Research, Inc. küresel değerlendirmesinde lider olarak seçildi. Forrester Wave™: Endpoint Security Q4 2023 raporu; Kötü Amaçlı Yazılım Önleme, İstismar Önleme, Saldırı Düzeltme, İnovasyon, Benimseme, Fiyatlandırma Esnekliği, Şeffaflık ve daha fazlasını içeren 25 ayrı kriterde 13 tedarikçiyi değerlendirdi.</strong></p>
<p> </p>
<p>Global siber güvenlik lideri Bitdefender Antivirüs, siber güvenlik çözümleri ve hizmetleri için dünya çapında tanınan bağımsız değerlendirmelerde lider olmaya devam ediyor. Analist topluluğunun en saygın mecralarından olan Forrester Research, fiziksel, sanal ve çoklu bulut ortamları için gelişmiş uç nokta koruması, EDR, XDR ve bulut güvenliği sunan bütünleşik bir risk ve güvenlik analitiği platformu olan Bitdefender GravityZone Platformu’nu değerlendirdi. Bu kapsamda 25 ayrı kriterde değerlendirilen Bitdefender Antivirüs, 13 tedarikçi arasından lider olarak seçildi. </p>
<p> </p>
<p>Bitdefender Antivirüs, Forrester Q4 2023 raporunda yer alan ifadelere göre agresif önleme öncelikli yaklaşımıyla farklılaşıyor ve uç nokta savunmasını kullanıcıların iş yüklerini güvence altına almanın temeli haline getirmek için kanıtlanmış önleme motorlarını geliştiriyor. Bitdefender, uç noktayı etkilemeden önce tehditleri durdurmaya neredeyse aralıksız odaklanıyor ve bir saldırının gerçekleşmesi durumunda, iyileştirme araçlarının derinliği bunu farklı kuruluşlar için cazip bir çözüm haline getiriyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Rapor, Bitdefender’in Bağımsız Analizlerle Onaylanması Anlamına Geliyor”</strong></p>
<p> </p>
<p>Değerlendirme hakkında açıklamalarda bulunan Bitdefender İş Çözümleri Grubu Genel Müdür Yardımcısı ve Ürünlerden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Andrei Florescu, “Pazardaki farklılığımızın, saldırı önleme ve koruma, genişletilmiş algılama ve yanıt (XDR) ve risk analizini içeren uç nokta güvenliğine yönelik katmanlı bir yaklaşıma odaklanmamızın bir sonucu olduğuna inanıyoruz. Forrester tarafından lider olarak seçilmemiz, bizim için Bitdefender&#8217;ın güçlü bir uç nokta güvenlik platformu geliştirdiğinin bağımsız analizlerle onaylanması anlamına geliyor. Bize göre bu değerlendirme, tehditler gelişmeye devam ederken stratejik teknoloji yol haritamızın yönü ve temel portföy değerimiz hakkında daha fazla güven veriyor.” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Bitdefender Antivirüs’ün En Yüksek Puanlamayı Aldığı 5 Başlık</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>1. Kötü Amaçlı Yazılım ve İstismar Önleme</strong>: Bitdefender GravityZone, tehdit ortamı geliştikçe kötü amaçlı yazılımları ve düşmanca saldırı tekniklerini önlemek, tespit etmek ve bunlara yanıt vermek için öncü antivirüs, gelişmiş yapay zeka (AI), makine öğrenimi, otomasyon ve uç noktalar arası korelasyon içeren çok katmanlı bir güvenlik stratejisi kullanıyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>2. Saldırı, Güvenlik Açığı ve Yama İyileştirme</strong>: Bitdefender GravityZone, tespit edilen veya devam eden saldırıları, işletim sistemlerinin ve yazılımların her zaman güncel olmasını sağlamak için yama uygulamasının ve yönetiminin otomatikleştirilmesi gibi kritik siber güvenlik süreçlerini düzeltmede en etkili çözümü sunuyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>3. Ağ Tehdidi Tespiti</strong>: Bitdefender GravityZone, konumdan bağımsız olarak tüm uç noktaların etrafında koruyucu bir çevre oluşturmak için tasarlanmış işletim sisteminden bağımsız bir derin paket inceleme çözümü olan Network Attack Defense (NAD) kullanarak uç noktalar, bulut iş yükleri, ağ cihazları ve IoT cihazları arasındaki verileri koruyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>4. İnovasyon</strong>: Siber güvenliğin çeşitli alanlarında tanınmış bir öncü olan Bitdefender, hem bilinen hem de bilinmeyen tehditleri tanımlamak ve engellemek için yapay zeka (AI), gelişmiş makine öğrenimi algoritmaları ve anomali tabanlı algılama teknikleri dahil olmak üzere temel teknolojiler için 480&#8217;den fazla patente sahip.</p>
<p> </p>
<p><strong>5. Benimseme, Fiyatlandırma Esnekliği ve Şeffaflık</strong>: Uygulanması son derece kolay olan Bitdefender GravityZone, müşterilerin yeni yetenekleri (EDR ve XDR dahil) hızlı bir şekilde eklemelerine olanak tanıyor ve ortamlar arasında ölçekleniyor. Kolay fiyatlandırma bir kuruluşun acil ihtiyaçlarına dayanıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bitdefender-onde-gelen-bagimsiz-arastirma-firmasi-tarafindan-uc-nokta-guvenliginde-lider-olarak-secildi-417199">Bıtdefender önde gelen bağımsız araştırma firması tarafından uç nokta güvenliğinde lider olarak seçildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yusuf Leblebici: Hedefimiz tüm dünyada takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yeri almak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yusuf-leblebici-hedefimiz-tum-dunyada-takdir-edilen-gercek-bir-arastirma-universitesi-olarak-hak-ettigimiz-yeri-almak-415370</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Oct 2023 09:38:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[ettiğimiz]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[hedefimiz]]></category>
		<category><![CDATA[leblebici]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[takdir]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yeri]]></category>
		<category><![CDATA[yusuf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415370</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabancı Üniversitesi Profesyonel Yüksek Lisans Programları 2023 Mezuniyet Töreni Sabancı Üniversitesi Tuzla Kampüsü’nde, Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’nın da katılımıyla gerçekleşti. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yusuf-leblebici-hedefimiz-tum-dunyada-takdir-edilen-gercek-bir-arastirma-universitesi-olarak-hak-ettigimiz-yeri-almak-415370">Yusuf Leblebici: Hedefimiz tüm dünyada takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yeri almak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Sabancı Üniversitesi Profesyonel Yüksek Lisans Programları 2023 Mezuniyet Töreni Sabancı Üniversitesi Tuzla Kampüsü’nde, Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’nın da katılımıyla gerçekleşti. </strong></em></p>
<p><em><strong>Mezuniyet töreninde konuşan Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici, “Hedefimiz sadece Türkiye’nin en iyisi olmak değil tüm dünyada tanınan ve takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yerimizi almaktır. Bu amaca yönelik olarak yoğun çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.</strong></em></p>
<p><em><strong>Törene konuk konuşmacı olarak katılan ve Sabancı Üniversitesi 2001 MBA mezunu olan Fabu Makine Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda </strong></em><strong>İş Girişim Sermayesi, Akmerkez GYO ve BluTv Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi</strong><em><strong> Özge Bulut Maraşlı, “MBA programı döneminde kariyerimle ilgili gerçeklerle yüzleştim. Kırılma noktaları yaşadım, kendi itici gücümü burada buldum” diye konuştu.</strong></em></p>
<p>Sabancı Üniversitesi Profesyonel Yüksek Lisans Programları 2023 Mezuniyet Töreni, Sabancı Üniversitesi Tuzla Kampüsü’nde yapıldı. 257 öğrencinin mezun olduğu tören, <strong>Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı</strong>, <strong>Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici </strong>ve<strong> Sabancı Üniversitesi Genel Sekreteri Ali Çalışkan</strong>’ın katılımıyla gerçekleşti. </p>
<p>Mezuniyet töreninde konuşan <strong>Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici</strong>, “Bugün üniversitemizin Profesyonel Yüksek Lisans programlarını başarıyla tamamlayan mezunlarımızı uğurluyoruz. Geçtiğimiz dönemlerde yaşadığımız pandemi, deprem felaketi ve ekonomik ortamın belirsizliği gibi olumsuzluklara rağmen Sabancı Üniversitesi olarak son                           5 yıldan bu yana içinde olduğumuz kapsamlı atılım ve dönüşüm sürecinden hiçbir ödün vermeyerek, hız kesmedik” dedi.</p>
<p>Sabancı Üniversitesi’ne katılan yeni öğrencilerin başarı sıralamalarının her geçen yıl yükseldiğini belirten <strong>Yusuf Leblebici,</strong> şunları söyledi: </p>
<p>“Üniversite sınav sonuçlarına göre ilk 1000’den aldığımız öğrencisi sayısını 5 yıl içinde neredeyse 3 katına çıkarmayı başardık. Yüksek Lisans ve Profesyonel Yüksek Lisans programlarımızda da Türkiye’nin en kaliteli öğrencilerini yetiştiriyor olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Gerçek anlamda disiplinler arası eğitim anlayışımızın verdiği güç ile öğrencilerini iş dünyasına en iyi şekilde hazırlayan üniversite olduğumuza yürekten inanıyoruz. Mezunlarımızın yüzde 97’sinin diplomalarını alır almaz tercih ettikleri sektörlerde iş hayatına atıldıklarını ya da diledikleri ülkede lisans üstü ve doktora eğitimlerine devam edebildiklerini memnuniyetle izliyoruz. Sabancı Üniversitesi mezunlarının yüzde 23’ünden fazlası bugün yurt dışında, dünyanın çeşitli ülkelerinde en önde gelen şirketlerde ve kuruluşlarda başarılı çalışmalarını sürdürüyor.”</p>
<p><em><strong>“Hedefimiz sadece Türkiye’nin en iyisi olmak değil tüm dünyada tanınan ve takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yerimizi almak”</strong></em> diyen <strong>Rektör Leblebici,</strong> şunları söyledi:</p>
<p>“Bu amaca yönelik olarak yoğun çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu çabalarımızın doğrudan sonucu olarak dünya üniversiteler sıralamalarındaki konumumuzu seneden seneye yükseltmeye devam ediyoruz. Dünyanın En İyi Üniversiteleri Listesi’nin yayınlandığı Times Higher Education (THE) 2024 sıralamasında Türkiye’den sıralamaya giren üniversiteler arasında ilk 400’de yer alan 3 üniversiteden birisi olmamız ve en yüksek araştırma puanına sahip olmamız da çabalarımızın olumlu sonuçlar verdiğini doğruluyor. Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi EDU, Financial Times tarafından her yıl açıklanan sıralamalarda kuruma özel programlar alanında istikrarlı yükselişini sürdürüyor. Listelere ilk olarak 2018 yılında 78’inci sıradan giriş yapan EDU, sıralamada hızla tırmanarak geçen sene dünya üniversiteleri arasında 42’nci bu sene ise 36’ncı sıraya yerleşti.”</p>
<p><strong>Yusuf Leblebici,</strong> kendi şirketlerini kurarak girişimcilik dünyasına adım atmayı arzulayan öğrenci ve öğretim üyelerinin önünü açmak üzere kampüste kurulan Girişimcilik Destek Birimi ve Kuluçka Merkezi SUCool’un önümüzdeki hafta açılacağını söyledi. <strong>Leblebici</strong>, “Merkezimiz aynı anda 50’den fazla girişimci öğrencimize kendi şirketlerini oluşturarak ilerleme fırsatı sunacak. Ayrıca erken dönem starp-up’ların yatırımlarını desteklemek üzere bir girişim fonunu da hayata geçiriyoruz. Bununla birlikte geçtiğimiz 3 sene içinde yarısından fazlası doğrudan yurtdışından gelerek aramıza katılan 58 yeni öğretim üyesi ile gücümüze güç kattık. Aramıza yeni katılan genç öğretim üyelerimizin içinde Sabancı Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra doktora derecelerini dünyanın en iyi üniversitelerinde tamamlayan ve tekrar aramıza dönmeye karar veren başarılı mezunlarımızın sayısı da artıyor. Önümüzdeki dönemde de birlikte yaratmaya ve geliştirmeye devam edeceğiz” dedi. </p>
<p><strong>“Kariyerimin İtici Gücünü Sabancı Üniversitesi’ndeki MBA Eğitimi Sırasında Buldum”</strong></p>
<p>Bu yıl mezuniyet töreninin konuk konuşmacısı Sabancı Üniversitesi 2001 MBA mezunu <strong>Özge Bulut Maraşlı</strong> oldu. Fabu Makine Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan <strong>Maraşlı,</strong> aynı zamanda İş Girişim Sermayesi, Akmerkez GYO ve BluTv Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapıyor.</p>
<p><strong>Özge Bulut Maraşlı</strong>, mezunlara seslendiği konuşmasında, şunları söyledi: </p>
<p>“1993 yılında çok uluslu bir şirketin finans bölümünde işe başladım. Hedefim önce CFO, sonra CEO olmaktı. 8 yıl sonra finansçı olarak devam edip etmemeyi sorguladım. Sabancı Üniversitesi açılınca 2001 yılında MBA için başvurdum. Programda o kadar çeşitli sektörlerden ve o kadar farklı iş tecrübesine sahip insanlarla bir araya geldik ki birbirimizi anlayıp ifade etmeyi ve dünya değerleriyle sorun çözmeyi birlikte öğrendik. Bir yıl çok yoğun akademik bir eğitim aldık. Bu dönemde kariyerimle ilgili gerçeklerle de yüzleştim. Kırılma noktaları yaşadım, bu süreçte hocalarımız hep yanımızda oldu. Kendi itici gücümü burada buldum. Daha sonra yatırımcı ilişkileri ve kurumsal ilişkiler de yapabileceğim bir alana dahil oldum. 180 ülkeye içerik satan bir TV şirketine geçtim. Çılgın fikirlerimi kabul ettirdim. Öğrenmeyi bırakmadım. Sabancı Üniversitesi EDU’da da hem ben hem ekibim eğitim almaya devam ettik. Her zaman hayallerimin peşinden gittim. Bugün yeni bir yıla çıkıyorsunuz. Hayallerinize kavuşmanız için cesaretinizi kaybetmeyin. Ne olursa olsun toplum için etki ve fayda yaratmayı unutmayın.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yusuf-leblebici-hedefimiz-tum-dunyada-takdir-edilen-gercek-bir-arastirma-universitesi-olarak-hak-ettigimiz-yeri-almak-415370">Yusuf Leblebici: Hedefimiz tüm dünyada takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yeri almak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ericsson Araştırma Günleri 2023&#8217;te, Ericsson ve TÜBİTAK İş Birliği için İmzalar Yeniden Atıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ericsson-arastirma-gunleri-2023te-ericsson-ve-tubitak-is-birligi-icin-imzalar-yeniden-atildi-411648</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Oct 2023 21:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[atıldı]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[ericsson]]></category>
		<category><![CDATA[günleri]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[imzalar]]></category>
		<category><![CDATA[tübitak]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=411648</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ericsson Araştırma Günleri Türkiye 2023 etkinliği kapsamında, TÜBİTAK ve Ericsson mevcut iş birliklerinin süresini 5 yıl boyunca uzatacak bir anlaşma imzalandı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ericsson-arastirma-gunleri-2023te-ericsson-ve-tubitak-is-birligi-icin-imzalar-yeniden-atildi-411648">Ericsson Araştırma Günleri 2023&#8217;te, Ericsson ve TÜBİTAK İş Birliği için İmzalar Yeniden Atıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>Ericsson ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), mevcut iş birliklerinin süresini 5 yıl daha uzatacak bir anlaşma imzaladı.</li>
<li>Ericsson Araştırma, Türkiye’deki merkezi dahil tüm kuruluşlarıyla birlikte, Avrupa&#8217;nın önde gelen araştırma ve endüstri kurumlarıyla 6G konulu araştırmalar gerçekleştiriyor.</li>
<li>Ericsson Araştırma Türkiye, ülkemizdeki startup ekosistemi ile etkileşimi artırmayı hedefliyor.</li>
</ul>
<p>Ericsson Araştırma Günleri Türkiye 2023 etkinliği kapsamında, TÜBİTAK ve Ericsson mevcut iş birliklerinin süresini 5 yıl boyunca uzatacak bir anlaşma imzalandı.  Bu iş birliği Ericsson’un ülkemizdeki yeni 6G araştırma projelerini destekleyecek. </p>
<p>Etkinliğe üniversiteler, operatörler, startup’lar endüstrinin önde gelen isimleri dahil olmak üzere, Türkiye’nin yerel araştırma ve inovasyon camiası katıldı. Etkinlik boyunca Ericsson, uluslararası konuşmacıların sunumları, açık oturumlar, üniversite öğrencilerine yönelik eğitimler ve canlı uygulamalarla birlikte kullanım örnekleri sundu. Ayrıca ortak araştırma projelerinin sonuçlarına dair önemli bilgiler paylaştı. Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) alanındaki son gelişmeler aktarılırken Ericsson Araştırma’nın Türkiye’deki ileriye dönük hedefleri de paylaşıldı. </p>
<p>Ericsson Araştırma Türkiye, TÜBİTAK’ın TEYDEB 1515 &#8211; Öncül Ar-Ge Laboratuvarları Destekleme Programı kapsamına alınan, BİT sektöründeki ilk araştırma laboratuvarı. Geçtiğimiz 5 yılda HEXA-X-II, VERGE, TARGET-X ve DESIRE6G gibi ileri teknoloji projeleriyle Avrupa Akıllı Ağlar ve Hizmetler Ortak Girişimi (SNS JU) kapsamında Avrupa Komisyonu’ndan finansman almaya hak kazandı. Ericsson Araştırma bünyesinde yer alan Ericsson Araştırma Türkiye dahil tüm kuruluşlar, Avrupa’nın önde gelen araştırma ve endüstri kurumlarıyla birlikte 6G konulu araştırmalar yürütüyor.</p>
<p>Ericsson Araştırma Türkiye, TÜBİTAK 1601 Yenilik ve Girişimcilik Alanlarında Kapasite Artırılmasına Yönelik Destek Programı ile Türkiye’deki startup ekosistemiyle etkileşimi artırmayı hedefliyor. Girişimcilere yönelik onaylı bir başvuru merkezi olan Ericsson Araştırma Türkiye, ayrıca Türk Telekom Ventures ve ODTÜ TEKNOKENT ile birlikte oluşturduğu “BIGG6G” konsorsiyumu kapsamında genç girişimcilere BİT yetkinlikleri konusunda mentorluk, koçluk ve eğitim sağlıyor.</p>
<p><strong>TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal</strong>, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Ericsson Araştırma Türkiye’nin yerel yetenekler yetiştirme ve akademi dünyasıyla iş birliğini güçlendirme konusundaki kararlılığı, Türkiye’nin araştırma profilini yükseltmede çok önemli bir rol oynadı. Ericsson Araştırma Türkiye ile iş birliğimizi uzatırken yalnızca teknolojiye değil, Türkiye’nin inovasyon ekosisteminin geleceğine de yatırım yapıyoruz. Türkiye’yi küresel teknolojik ilerlemenin ön saflarına taşımayı öngören ortak vizyonumuzla, uluslararası araştırma camiasına önemli bir değer katacak yeni projelerde Ericsson Araştırma Türkiye ile birlikte çalışmak için sabırsızlanıyoruz.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Ericsson Türkiye Genel Müdürü Işıl Yalçın</strong>, şunları söyledi: “İnovasyona ve Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) sektörünün gelişmesine olan bağlılığımız, Ericsson Araştırma Günleri Türkiye 2023’ün ana teması. Ericsson Araştırma’nın Türkiye’de 2018’de faaliyetlerine başlamasından bu yana, temel önceliklerimiz gelişmekte olan teknolojileri incelemek, akademi dünyasıyla iş birlikleri kurmak ve yerel bir inovasyon ekosistemi oluşturmaktı. TÜBİTAK ile olan iş birliğimizi sürdürerek, yeni ve inovatif araştırma alanlarını keşfetmeyi hedefliyoruz. Bu iş birliği, uluslararası projelerde yerel araştırmacılara destek vermemizi ve küresel standartların geliştirilme süreçlerinde aktif bir rol oynamamızı sağlayarak, geleceğe olumlu katkıda bulunma misyonumuzu devam ettirecek. TÜBİTAK’ın uzun süreli desteği ile Türkiye’de BİT alanını yeniden tanımlayarak inovasyon ve ilerlemeyle dolu yeni bir çağa giden kapıyı aralamayı hedefliyoruz.”</p>
<p>Ericsson Araştırma Türkiye, araştırma çalışmalarına öncülük etmenin yanı sıra, akademi dünyası ve yerel inovasyon ekosistemi ile iş birliklerini güçlendirmek için çalışıyor. Türk araştırmacıların uluslararası projelere katkıda bulunmalarını sağlarken, onlara yeni makale, yayın ve patentler üretme fırsatları sunuyor. Böylece uluslararası standartlara doğrudan katkıda da bulunuyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ericsson-arastirma-gunleri-2023te-ericsson-ve-tubitak-is-birligi-icin-imzalar-yeniden-atildi-411648">Ericsson Araştırma Günleri 2023&#8217;te, Ericsson ve TÜBİTAK İş Birliği için İmzalar Yeniden Atıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rektör Budak, &#8220;Tam Akredite, Öğrenci Odaklı, Araştırma Üniversitemiz Yeni Akademik Döneme Hazır&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rektor-budak-tam-akredite-ogrenci-odakli-arastirma-universitemiz-yeni-akademik-doneme-hazir-409159</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Sep 2023 13:01:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[budak]]></category>
		<category><![CDATA[döneme]]></category>
		<category><![CDATA[hazır]]></category>
		<category><![CDATA[odaklı]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[rektör]]></category>
		<category><![CDATA[tam]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitemiz]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409159</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kahramanmaraş merkezli ardışık felaketlerin ardından uzaktan ve hibrit olarak sürdürülen yükseköğretim faaliyetleri, 2023-2024 güz döneminde yüz yüze devam edecek</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rektor-budak-tam-akredite-ogrenci-odakli-arastirma-universitemiz-yeni-akademik-doneme-hazir-409159">Rektör Budak, &#8220;Tam Akredite, Öğrenci Odaklı, Araştırma Üniversitemiz Yeni Akademik Döneme Hazır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş merkezli ardışık felaketlerin ardından uzaktan ve hibrit olarak sürdürülen yükseköğretim faaliyetleri, 2023-2024 güz döneminde yüz yüze devam edecek. Bölgenin ilk, Türkiye’nin en köklü üniversitelerinden, 68 yıllık geçmişi ile adeta bir bilim çınarı olan Ege Üniversitesi, yeni akademik yıla yönelik tüm hazırlıklarını tamamladı.</p>
<p>Ege Üniversitesinde 2023-2024 Eğitim Öğretim Yılında öğrencilerin huzurlu ve güvenli bir ortamda öğrenimlerini sürdürmeleri için dersliklerden laboratuvarlara, kültür ve sanat merkezlerinden spor tesislerine, bilişim altyapısından kütüphane imkânlarına,  beslenme ve barınma olanaklarından çevre dizaynına kadar yeni akademik döneme yönelik yapılan çalışmalar tamamlandı.</p>
<p>Yeni bir akademik döneme hazır olduklarını ve öğrencileri heyecanla beklediklerini ifade eden Rektör Prof. Dr. Budak, “Yaz dönemi boyunca eğitim-öğretim, araştırma, kültürel ve sportif alanlara yönelik tüm hazırlıklarımızı titizlikle tamamladık. Huzur ve güven ikliminde dört dörtlük bir kampüs ortamında öğrencilerimizi tekrar ağırlamayı heyecanla bekliyoruz. Eğitim öğretimin ilk günü, üniversitemizin giriş noktalarında, öğrencilerimizi karşılayarak hoş geldin diyeceğiz. Onları bir İzmir klasiği olan boyoz, gevrek ve çay ikramında bulunacağız. İlk hafta, tüm akademik birimlerimizi ziyaret ederek düzenlenen oryantasyon programları kapsamında ‘Rektör-Öğrenci Buluşmaları’mız olacak. Öğrencilerimize üniversitemizin imkânları ile ilgili bilgiler verip onların önerilerini dinleyeceğiz. Uzun bir  döneminin ardından öğrencilerimizle tekrar buluşmanın sevincini doya doya yaşayacağımız bir şenlik ile taçlandıracağız.  Öğrencilerimizin yeni akademik yıla daha motive şekilde başlamaları adına düzenleyeceğimiz ‘Ege’ye Hoş Geldin Şenliği’ne ülkemizin sevilen sanatçılarını konuk edeceğiz. Ben de öğrencilerimizle bir araya gelerek onların şenlik coşkusuna ortak olmaya çalışacağım” dedi.</p>
<p><b>“90’a yakın öğrenci odaklı uygulama hayata geçti”</b></p>
<p>Huzurlu Üniversite, Kaliteli Eğitim, Aydınlık Gelecek mottosu ile belirlenen stratejik plan ve yol haritası doğrultusunda 90’a yakın öğrenci odaklı uygulamayı hayata geçirdiklerini dile getiren Rektör Prof. Dr. Budak, “Üst yönetim olarak her zaman öğrencilerimizi yönetim anlayışımızın merkezine koyduk. Onların daha verimli bir üniversite hayatı geçirmeleri ve hatta mezuniyet sonrası iş hayatına daha rahat atılmaları adına pek çok yenilikçi ve örnek uygulamayı hizmete sunduk. Bu çalışmalarımızın neticesinde Üniversite Memnuniyet Araştırması sonuçlarına göre öğrenci memnuniyetinde A plus kategorisinde yer aldık. Bununla birlikte ‘Öğrencilerin Kariyer Gelişimini En Etkin Şekilde Destekleyen Üniversite’ ödülünü alan ilk ve tek üniversiteyiz. Tam akreditasyona sahip bir araştırma üniversitesi olarak gençlerimiz en iyi şekilde yetiştirmeye maksimum gayret gösteriyoruz” dedi.</p>
<p><b>“Öğrencilerimiz, en önemli, paydaşlarımız”</b></p>
<p>Öğrencilerin yönetim süreçlerine aktif katılımını sağlamak amacıyla Öğrenci Senatosunu ve Öğrenci Dekanlığını kurduklarını vurgulayan Rektör Prof. Dr. Budak, “Öğrenci Danışmanlık Sistemi, Öncelikli Randevu Sistemi, Turkuaz Masa Çözüm Merkezi ve Canlı Destek Hattı, Mezun Kart Uygulaması, Uzaktan Eğitim Merkezinin güçlendirilmesi, Öğretim Teknolojileri Koordinatörlüğü ve Araştırma Odaklı Öğrenci Merkezinin kurulması gibi pek çok ilki hizmete sunduk. Onlar, bizim en önemli paydaşlarımız. Onların her türlü problemine, sıkıntısına çözüm üretmek bizlerin en asli görevidir. Öğrenci odaklılıkta ödüllü bir üniversite olarak öğrencilerimizin geleceğini en iyi şekilde inşa etmek adına var gücümüzle çalışıyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı, bilimin yüzyılı yapmak için daha çok çalışacağız. Ekosistemimizi tam dijital hale getirerek,  uluslararası  iş birliği ağımızı genişletmeyi sürdüreceğiz. Yeni akademik yılın üniversitemize,  ülkemize hayırlı olmasını diliyorum ” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rektor-budak-tam-akredite-ogrenci-odakli-arastirma-universitemiz-yeni-akademik-doneme-hazir-409159">Rektör Budak, &#8220;Tam Akredite, Öğrenci Odaklı, Araştırma Üniversitemiz Yeni Akademik Döneme Hazır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salt Araştırma Fonları&#8217;nın Onuncu Yılı Kapsamında Hazırlanan Programlar Devam Ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/salt-arastirma-fonlarinin-onuncu-yili-kapsaminda-hazirlanan-programlar-devam-ediyor-404623</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Sep 2023 15:26:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[fonlarının]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlanan]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[onuncu]]></category>
		<category><![CDATA[programlar]]></category>
		<category><![CDATA[salt]]></category>
		<category><![CDATA[yılı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=404623</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birlikte öğrenme ve tartışmaya yönelik özgün araştırmalara alan açmayı amaçlayan Salt Araştırma Fonları’nın onuncu yılı kapsamında hazırlanan programlar devam ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/salt-arastirma-fonlarinin-onuncu-yili-kapsaminda-hazirlanan-programlar-devam-ediyor-404623">Salt Araştırma Fonları&#8217;nın Onuncu Yılı Kapsamında Hazırlanan Programlar Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Birlikte öğrenme ve tartışmaya yönelik özgün araştırmalara alan açmayı amaçlayan Salt Araştırma Fonları’nın onuncu yılı kapsamında hazırlanan programlar devam ediyor. Fotoğraf tarihi, görsel kültür ve arşiv odaklı çalışmalar yapan araştırmacı İdil Çetin, 27 Eylül Çarşamba günü saat 18.30’da Salt Galata’da bir konuşma gerçekleştirecek.  </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın 2013’ten bu yana kesintisiz olarak sürdürdüğü <strong>Salt Araştırma Fonları</strong>’nın onuncu yılında bir dizi program düzenleniyor. Konuşmalar ve Salt Blog’da yayımlanan yazılar aracılığıyla, 2013-2022 yıllarında desteklenen araştırmaların çıktıları yıl boyunca yeniden değerlendirmeye açılıyor. </p>
<p> </p>
<p>2013 yılında desteklenen araştırmacılardan <strong>İdil Çetin</strong>’in konuşması, <strong>27 Eylül Çarşamba </strong>günü <strong>saat 18.30</strong>’da <strong>Salt Galata</strong>, <strong>Atölye II-III</strong>’te gerçekleştirilecek. Çetin, “<u>Erken Cumhuriyet Yıllarının Görsellik Rejiminde Mustafa Kemal Atatürk Fotoğrafları</u>” başlıklı konuşmasında, Osmanlı basınından Cumhuriyet basınına Atatürk fotoğraflarının ne sıklıkla ve hangi vesilelerle dolaşıma girdiğini irdeleyecek. Atatürk imgesinin erken Cumhuriyet dönemi görsellik rejiminin düzenli bir parçası hâline gelmesini, ülkenin liderinin Cumhuriyet tarihini farklı açılardan besleyecek binlerce fotoğrafının çekilmiş olmasını ve bu görüntülerden hareketle bir imgenin nasıl sabitlendiğini ele alacak.</p>
<p> </p>
<p>Salt Araştırma Fonları’nın <strong>onuncu yıl programı</strong> kapsamında <strong>Salt Blog</strong>’da yayımlanan içerikler arasında Nora Tataryan’ın “<u>Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminde Bir Kültürel Üretim Mekânı Olarak <em>Salon</em></u>”, Efe Murad ile Emirhan Eringen’in “<u>Kayıp Avangart: Yüksel Pazarkaya Stuttgart Somut Şiir Okulunda</u>”, Tuğçe Tezer’in “<u>Antakya’nın tarihini adımlamak: Depremden sonra ‘Antakya Yürünebilir Kent Tarihi Rehberi</u>’” ve Derya Acuner’in “<u>Kafesin İki Tarafı: Atatürk Orman Çiftliği Hayvanat Bahçesi’nin Hafızası</u>” başlıklı yazıları yer alıyor. Erken Cumhuriyet İstanbul’unda kültürel miras ile kentsel hafıza ilişkisini inceleyen<strong> Ümit Fırat Açıkgöz</strong>’ün Temmuz ayında gerçekleştirilen <strong>konuşması</strong> ise Salt’ın <u>YouTube kanalında</u> izlenebilir. Herkesin katılımına açık program dâhilindeki diğer konuşmalara ilişkin ayrıntılı bilgi <u>saltonline.org</u> ve Salt’ın sosyal medya kanallarında duyurulacak.</p>
<p> </p>
<p><strong>İdil Çetin</strong>, doktorasını Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nde “İktidarın Görsel Repertuarı: Lider Kültünün İnşasında Mustafa Kemal Atatürk Fotoğrafları (1912-1950)” başlıklı teziyle tamamladı. TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde çeşitli dersler verdi. Eylül 2022’den itibaren Oslo Üniversitesi Felsefe, Klasik Bilimler, Sanat ve Düşünce Tarihi Bölümü’nde Marie Skłodowska-Curie doktora sonrası araştırmacı olan Çetin, fotoğrafın Osmanlı İmparatorluğu’na gelişinin ardından Ermeniler ve Türklerin bu yeni aygıtla nasıl ilişkilendiğini karşılaştırmalı olarak incelediği bir araştırma projesi yürütüyor. Çalışmaları, fotoğraf tarihi, görsel kültür ve arşiv araştırmalarına odaklanıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/salt-arastirma-fonlarinin-onuncu-yili-kapsaminda-hazirlanan-programlar-devam-ediyor-404623">Salt Araştırma Fonları&#8217;nın Onuncu Yılı Kapsamında Hazırlanan Programlar Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FKB ve İbn Haldun Üniversitesi&#8217;nin iş birliğinde, &#8216;Tasarruf Finansman Araştırma ve Uygulama Merkezi&#8217; kuruluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fkb-ve-ibn-haldun-universitesinin-is-birliginde-tasarruf-finansman-arastirma-ve-uygulama-merkezi-kuruluyor-398204</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Aug 2023 13:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[birliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[finansman]]></category>
		<category><![CDATA[fkb]]></category>
		<category><![CDATA[haldun]]></category>
		<category><![CDATA[ibn]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluyor]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[tasarruf]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesinin]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=398204</guid>

					<description><![CDATA[<p>Finansal Kurumlar Birliği Tasarruf Finansman Sektörü ile İbn Haldun Üniversitesi, ‘Tasarruf Finansman Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin kurulması yönünde bir iş birliği protokolüne imza attılar.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fkb-ve-ibn-haldun-universitesinin-is-birliginde-tasarruf-finansman-arastirma-ve-uygulama-merkezi-kuruluyor-398204">FKB ve İbn Haldun Üniversitesi&#8217;nin iş birliğinde, &#8216;Tasarruf Finansman Araştırma ve Uygulama Merkezi&#8217; kuruluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Finansal Kurumlar Birliği Tasarruf Finansman Sektörü ile İbn Haldun Üniversitesi, ‘Tasarruf Finansman Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin kurulması yönünde bir iş birliği protokolüne imza attılar. Merkez; tasarruf bilincinin gelişmesi, ürün çeşitliliğinin artması, bilimsel araştırmaların yapılması, finansal okuryazarlık oranının yükselmesi için çalışmalar yürütecek.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Finansal Kurumlar Birliği (FKB)</strong> çatısı altındaki<strong> Tasarruf Finansman Sektörü </strong>ile<strong> </strong><strong>İbn Haldun Üniversitesi Rektörlüğü </strong>arasında,<strong> </strong><strong>Tasarruf Finansman Araştırma ve Uygulama Merkezi</strong>’nin kurulmasına yönelik<strong> </strong>protokol imzalandı. Üniversite bünyesinde FKB’nin desteği ile kurulacak <strong>Tasarruf Finansman Araştırma ve Uygulama Merkezi</strong>; tasarruf bilincinin oluşması, ürün çeşitliliğinin artması, bilimsel araştırmaların yapılması,<strong> </strong>finansal okuryazarlığın yükselmesi için çalışmalar yürütecek. </p>
<p> </p>
<p>FKB Başkanı<strong> Ali Emre Ballı</strong>, İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı <strong>Prof. Dr. İrfan Gündüz,</strong> İbn Haldun Üniversitesi Rektörü<strong> Prof. Dr. Atilla Arkan</strong> ile Tasarruf Finansman şirketlerinin ve Birlik yöneticilerinin katılımı ile düzenlenen imza töreninde konuşan FKB Başkan Vekili ve Tasarruf Finansman Sektörü Başkanı <strong>Eyüp Akbal</strong>; “30 yılı aşkın süredir yüz binlerce kişinin ev, araba ve çatılı iş yeri sahibi olmasına aracılık eden Tasarruf Finansman sektörü temsilcileri olarak; İbn Haldun Üniversitesi ile yaptığımız iş birliği ile dayanışma ekonomisinin felsefesinin oluşturulması, bilimsel ve akademik çalışmaların yaygınlaştırılması konusunda önemli bir boşluğu doldurmuş olacağız” dedi.</p>
<p><strong>Tasarruf Finansman Araştırma ve Uygulama Merkezi</strong>’nin, dayanışmanın en iyi örneklerinden biri olan tasarruf finansman modelini hem ülkemizde hem de yurt dışında akademik çalışmaların desteği ile anlatacağını belirten <strong>Akbal</strong>; “Merkezimizin yapacağı Ar-Ge çalışmaları ile sektörün ürün çeşitliliğine katkı sunacağız. Yine finansal okuryazarlık alanında önemli bir boşluğu dolduracağız Tasarruf finansman kavramlarının ve diğer finansal araçların hane halkına ve yatırımcılara doğru bir şekilde anlatılması toplumsal tasarruf bilincinin geliştirilmesine ve tasarruf oranlarının artmasına katkı sağlayacak. Sektörün nitelikli personel ihtiyacının karşılanması açısından da proje son derece önemli. İbn Haldun Üniversitesi ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğiyle akademik literatürde de yer alarak örnek bir model olmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Deprem bölgelerimizin dönüşümünde rol almaya talibiz”</strong></p>
<p>Yastık altı birikimlerin ülke ekonomisine kazandırılmasının çok önemli olduğunun altını çizen <strong>Akbal</strong>; “Hükümetimizin tasarrufların ekonomiye kazandırılması ve konut edindirme seferberliğinde, sektör olarak yer almak istiyoruz. Deprem bölgelerimiz başta olmak üzere kentsel dönüşüm projelerine yönelik ürünler geliştirilmesi de hedeflerimiz arasında. Ayrıca devlet katkılı konut edindirme, ilk evim, ilk arabam gibi teşvikli modellerin kapsamına sektör şirketlerimizin de dâhil edilmesi, sektörümüzün gelişimini hızlandıracak; vatandaşımızın konut, araba sahipliğini artıracaktır” dedi. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“Tasarruf Finansman sektörü son sekiz yılda %854 oranında büyüdü”</strong></p>
<p>Tasarruf Finansman sektörünün istikrarlı bir şekilde büyüdüğünü ve yüksek büyüme potansiyeline sahip olduğunu da ifade eden Akbal, şunları kaydetti; “2015 yıl sonu itibarıyla 2 şirket, 66 şube ve 1,5 milyar TL aktif büyüklüğüne sahip olan sektör; 2021 yılında 12,3 milyar TL’ye, Aralık 2022’de 14,3 milyar TL’ye ve Haziran 2023 döneminde ise 15,6 milyar TL’ye ulaştı. Bu gelişme sektörün sekiz yılda %854 oranında büyüdüğüne işaret ediyor. Haziran 2023 döneminde toplam 433 adet şube ve 4.130 kişilik bir istihdam büyüklüğüne ulaşan sektörün müşteri sayısı da 337 bin kişi olarak gerçekleşti. Tasarruf ve finansman dönemine ait sözleşme tutar toplamı ise Haziran 2023 tarihi itibariyle 106 milyar TL’ye erişti.</p>
<p> </p>
<p>Akbal, pandemi ve deprem felaketi ile ortaya çıkan ekonomik daralma nedeniyle genişletici ve büyüme endeksli bir politika ihtiyacı hasıl olduğunu da belirterek; “Bu süreci en iyi şekilde yöneten Hükümetimizin yeni dönem politikalarının, enflasyonla mücadele ve istikrarlı büyüme ekseninde devam etmesini önemsediğimizi belirtmek isterim. Diğer yandan seçimlerden sonra Türkiye ekonomisi rasyonel bir zemine dönerek, yurt dışı sermaye akımlarıyla önemli görüşmeler başlattı. Hükümetimizin toplumsal refahı artırmak için şeffaflık, tutarlılık, öngörülebilirlik ve uluslararası normlara uygunluk ilkelerine referans vermesi de bizler için oldukça kıymetli. Makro finansal istikrarı önceliklendiren büyüme odaklı bir stratejisi ile Türkiye ekonomisini inşa etmenin; ülke risk priminin düşmesine ve önümüzdeki aylarda ülke notumuzun yükseltilmesine olanak sağlayacağı değerlendiriliyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Tasarruf Finansman Araştırma ve Uygulama Merkezi ekonomimizi geliştirecek”</strong></p>
<p>İmza töreninde konuşan İbn Haldun Üniversitesi Rektörü<strong> Prof. Dr. Atilla Arkan </strong>ise “Finansal geleceğimizi güvence altına almanın önemini hepimiz biliyoruz. Bunu sağlamanın bir yolu da tasarruftan geçiyor. Ancak tasarruf derken sadece parayı biriktirmek değil uygun yatırımlarla da değerlendirmekten bahsediyoruz. Dünyanın ekonomik anlamda sıkıntılı günler geçirdiği, bir dar boğaza girdiği şu günlerde tasarruf finansmanı bir kez daha önem arz etmekte. Kurulacak olan <strong>Tasarruf Finansman Araştırma ve Uygulama Merkezi</strong>’nin hem FKB çatısı altındaki sektörlerimize hem de ülke ekonomimize önemli katkılar sağlayacağını düşünüyoruz” dedi. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Prof. Dr. Arkan</strong>, Merkezin çalışma alanları ile ilgili de şu bilgileri verdi; “Kurulacak Merkez, tasarruf finansmanına ilişkin hukuk ve ekonomi alanlarında bilimsel yayın, araştırma ve inceleme yapmak, ders, seminer, kongre, kurs ve sertifika programları düzenlemek, konferanslar organize etmek, dokümantasyon sağlamak, ulusal ve uluslararası kuruluşlarla iş birliği yapmak, mevzuat konusunda inceleme ve önerilerde bulunmak, model tip protokoller hazırlamak gibi konularda çalışacak.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fkb-ve-ibn-haldun-universitesinin-is-birliginde-tasarruf-finansman-arastirma-ve-uygulama-merkezi-kuruluyor-398204">FKB ve İbn Haldun Üniversitesi&#8217;nin iş birliğinde, &#8216;Tasarruf Finansman Araştırma ve Uygulama Merkezi&#8217; kuruluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal bilimcilerden &#8220;sandviç kuşağına&#8221; yönelik önemli araştırma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sosyal-bilimcilerden-sandvic-kusagina-yonelik-onemli-arastirma-390399</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Jul 2023 07:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilimcilerden]]></category>
		<category><![CDATA[kuşağına]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sandviç]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=390399</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi akademisyenleri gerçekleştirdikleri projelerle TÜBİTAK nezdinde desteklemeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-bilimcilerden-sandvic-kusagina-yonelik-onemli-arastirma-390399">Sosyal bilimcilerden &#8220;sandviç kuşağına&#8221; yönelik önemli araştırma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi akademisyenleri gerçekleştirdikleri projelerle TÜBİTAK nezdinde desteklemeye devam ediyor. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Pelin Önder Erol’un yürütücüsü olduğu “Değişen Demografik Yapıda Sandviç Kuşağı Kadınlarının Ambivalans Deneyimleri ve Düzeylerinin Çözümlenmesi: İzmir Örneği” başlıklı ve 222K043 numaralı proje, TÜBİTAK 1002-A kapsamında desteklemeye uygun bulundu. Doç. Dr. Erol ve ekibi proje ile demografik yapının değişmesinin neden olduğu boyutlardan birine ışık tutmayı hedefliyor.</p>
<p>Proje ekibini makamında ağırlayarak tebrik eden EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Akademisyenlerimizin toplumsal sorunlara ışık tutuğu önemli projeler TÜBİTAK nezdinde desteklenmeye devam ediyor. Ege Üniversitesi olarak oluşturduğumuz bilimsel ekosistemin çıktılarını destek alan projelerimizle de görüyoruz. Bu kapsamda kabul alan projeleri ile toplumsal bir meseleye ışık tutan Doç. Dr. Pelin Önder Erol hocamız ve ekibini tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.</p>
<p><b>“İzmir’de 1961-1981 yılları arasında doğanlar incelendi”</b></p>
<p>Proje hakkında bilgi veren Doç. Dr. Önder Erol, “Demografik geçiş sürecinin sonuna yaklaşmış olan ülkemizde hem doğurganlığın düşüşü hem de ömrün uzaması nüfusun yaşlanmasına ve aynı aileden birçok kuşağın bir arada uzun yıllar hayatta olmalarına neden oluyor. Bu bağlamda özellikle hem yaşlı ebeveyni hem de çocuğunun, torunun talepleri arasında sıkışıp kalan kuşaklar, demografik geçişi daha önce tecrübe etmiş olan batıdaki literatürde ‘sandviç kuşağı’ olarak tanımlanıyor. Günümüz literatüründe sandviç kuşağının içinde yer aldığı kuşak, yaşları nedeniyle X kuşağı (1961-1981 yılları arasında doğanlar) olarak kabul ediliyor. Proje ile İzmir örneği üzerinden böyle bir kuşağın İzmir’deki X kuşağı kadınlarının arasında da var olup olmadığı ve şayet böyle bir kuşaktan bahsedebiliyor isek sandviç kuşağına atfedilen ‘ambivalansın’ yani hem dayanışma hem de çatışmanın mevcut olduğu durumda deneyimlenen ikili duygu düzeyinin tespit edilmesi ve ambivalansın nasıl deneyimlendiğinin ortaya konulmasını amaçlıyoruz” dedi.       </p>
<p><b>“Her 10 kadından 8’i hem yaşlısına hem de çocuğuna bakıyor”</b></p>
<p>Proje bulgularına değinen Doç. Dr. Önder Erol, “Hem nicel hem de nitel yönteme dayanan araştırma kapsamında İzmir’de yaşayan ve yaşları 42 ila 62 arasında değişen 420 kadınla anket ve 20 kadınla derinlemesine görüşme yapıldı. Alan araştırmasından elde edilen bulgular, aynı anda hem yaşlısına hem de çocuğuna, torununa bakım vermesi nedeniyle sandviç kuşağı nitelemesine uygun olan kadınların X kuşağı kadınları içinde yüzde 80 yaygınlığa ulaştığını gördük. Bir başka deyişle adı geçen yaş grubu içinde her 10 kadından 8’i aynı anda hem yaşlısına hem de çocuğuna bakım desteği veriyor. Kendinden daha yaşlı ve daha genç iki kuşak arasında sandviç olmuş bu kuşağın kadınlarının ambivalans düzeyleri ise 5 üzerinden 3 olarak tespit edilmiş olup, özellikle bakıma muhtaç yaşlısı olan ve yaşlısına sürekli bakım veren kadınların ambivalans düzeyinin oldukça yüksek olduğu görüldü. Evli olan sandviç kuşağı kadınlarının daha düşük düzeyde ambivalans deneyimlemeleri dikkat çekici bulgular arasındadır” dedi.</p>
<p>Sandviç kuşağı kadınlarının ambivalansla başa çıkma stratejilerine de değinen  Doç. Dr. Önder Erol, “Ambivalansla başa çıkmada bulguların da ortaya koyduğu biçimde en büyük destekçi olarak görülen eşlerin varlığının bunda etkili olduğu düşünülüyor. Yine bu kadınlar içinden tam zamanlı bir işte çalışan kadınların farklı rollerin icrasında zorlandıklarına dair ifadeleri ve yetersiz hissetme deneyimleri ön planda olsa da ambivalans düzeylerinin diğer kadınlara göre daha düşük olduğunu gördük. Yine araştırma bulgularında sandviç kuşağı kadınlarının ambivalansla başa çıkma stratejileri arasında; sosyalleşmek, kitap okumak, televizyon seyretmek, ibadet ve istirahat etmek yer alırken; beklentileri sorgulandığında ise kendisiyle ilgilenebilmenin, terapi almanın, seyahat etmenin ve yaşam standartlarını yükseltmenin ambivalans düzeylerini potansiyel olarak düşürebileceğini ifade ettikleri sonucuna ulaştık” diye konuştu.</p>
<p><b>Farklı üniversitelerden akademisyenlerin işbirliğinde hazırlandı</b></p>
<p>Projenin araştırmacıları arasında İzmir Demokrasi Üniversitesinden Doç. Dr. Hande Şahin, Ankara Üniversitesinden Doç. Dr. Burcu Özdemir Ocaklı ve Türk Hava Kurumu Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Dr. Banu Sarıbay yer alıyor. Ayrıca, Ege Üniversitesi doktora öğrencisi Arş. Gör. Begüm Demirkol ve yüksek lisans öğrencisi Zeynep Gizem Eskici ise projede bursiyer olarak görev alıyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-bilimcilerden-sandvic-kusagina-yonelik-onemli-arastirma-390399">Sosyal bilimcilerden &#8220;sandviç kuşağına&#8221; yönelik önemli araştırma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli akademisyen Doç. Dr. Sarıkahya ve ekibi meme kanserine karşı endemik bitki türü ile araştırma yapacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyen-doc-dr-sarikahya-ve-ekibi-meme-kanserine-karsi-endemik-bitki-turu-ile-arastirma-yapacak-373896</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 May 2023 08:42:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[ekibi]]></category>
		<category><![CDATA[endemik]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kanserine]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[sarıkahya]]></category>
		<category><![CDATA[turu]]></category>
		<category><![CDATA[yapacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373896</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi(EÜ) Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nazlı Sarıkahya’nın yürütücülüğünü yaptığı proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) “Stratejik Sağlık Teknolojilerine Yönelik Ar-Ge Proje Çağrısı” kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyen-doc-dr-sarikahya-ve-ekibi-meme-kanserine-karsi-endemik-bitki-turu-ile-arastirma-yapacak-373896">Egeli akademisyen Doç. Dr. Sarıkahya ve ekibi meme kanserine karşı endemik bitki türü ile araştırma yapacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi(EÜ) Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nazlı Sarıkahya’nın yürütücülüğünü yaptığı proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) “Stratejik Sağlık Teknolojilerine Yönelik Ar-Ge Proje Çağrısı” kapsamında desteklenmeye uygun bulundu. Doç. Dr. Sarıkahya ve ekibi  “Endemik ‘Cephalaria’ Türlerinden İzole Edilen İmmunomodülatör Saponin Adjuvan Adaylarının Meme Kanseri Aşılarında Aşı Antijeni Her2/Neu Peptidi ile kullanım potansiyelinin araştırılması” projesinde meme kanserine yönelik araştırmalarda bulunacak.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Doç. Dr. Nazlı Sarıkahya ve ekibini makamında ağırlayarak tebrik etti. Prof. Dr. Budak, “ Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim üyemiz Doç. Dr. Nazlı Sarıkahya hocamız ve ekibinin meme kanserine yönelik geliştirdikleri proje TUSEB tarafından desteklenmeye hak kazandı. Hocamızı ve ekibini tebrik eder, çalışmalarında başarılar dilerim” dedi.</p>
<p>Adjuvan kullanımı ile aşı geliştirilecek</p>
<p>Meme kanseri vakalarında “HER2” pozitif türünün etkin olduğunu buna yönelik araştırmalarda bulunduklarını ifade eden Doç. Dr. Sarıkahya, “ “Bilimsel verilere göre ülkemiz kadınlarında yüzde 43 gibi yüksek bir oranla ilk sırada yer alan meme kanser vakalarının yüzde 20-30’u HER2 pozitif türdür. Günümüzde HER2 pozitif meme kanserine karşı klinikte HER2 spesifik monoklonal antikorlar uzun yıllardır etkin tedavi yöntemleri arasında yer alıyor. Günümüzde biyoteknolojik yöntemlerle üretilen bu antikorlar kadar aktif olarak bağışıklık sistemini indükleyecek HER2 peptidi içeren aşı formülasyonlarının geliştirilmesi önem arz ediyor. Son yıllarda güçlü koruyucu yanıt oluşturmada adjuvan kullanımına ihtiyaç duyan farklı orijine sahip aşılar ve antijenler birçok araştırmanın konusunu oluşturuyor.  Adjuvan kullanımı sayesinde immünojenitesi az olan bir antijenin immünojenitesi artırılabilmekte, daha az antijenle immün yanıt indüklenebilmekte ve aşının etkinliği uzatılabilmektedir. Son yıllarda adjuvanların kombinasyon şeklinde kullanılması üzerinde çalışılıyor. Bu sayede immün sistem üzerinde daha güçlü bir etkinin oluşturulması hedefleniliyor. Saponinler, bir triterpenik veya steroidal yapı üzerinde şeker üniteleri taşıyan sekonder metabolitlerdir. İmmün sistem üzerindeki etkilerinden dolayı sahip oldukları immünomodülatör etkileri nedeniyle adjuvan potansiyeli göstermektedirler” diye konuştu.</p>
<p>Cephalaria endemik bitkisi ile aşı kombinasyonları yapılacak</p>
<p>Proje hakkında detaylı bilgi veren Doç. Dr. Sarıkahya, “Bu proje kapsamında, meme kanseri tedavisinde HER2/Neu onkoproteinpeptid antijeni ile Cephalaria bitkilerinden elde edilen potansiyel saponin adjuvanı içeren aşı kombinasyonlarının geliştirmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla, ülkemiz endemik Cephalaria spp. türlerinden elde edilen adjuvan potansiyeline sahip saponin molekülleri ile  etkili aşı kombinasyonunun tümör boyutunu küçültmesi, tamamen ortadan kaldırması veya oluşumunu engellemesini sağlayacak bir formülün geliştirilmesi projenin en kayda değer sonucu olacaktır. Bu çalışma ile HER2/Neu peptidi, Cephalaria spp. saponin adjuvanı kombinasyonunun ilk kez denenmesi ve alınacak olumlu sonuçlar, meme kanserine karşı oluşturulan bu kombinasyonun ileride farklı antijenlerle kullanımını da yaygınlaştıracak, sağlık sektöründeki ve adjuvan olarak üretiminin ticari boyutta üretim değerini de artıracak. Ayrıca ticarileşme basamağında elde edilecek kombinasyon verileri yerli firmalara sunularak ülkemizdeki imkanlarla üretilmesine potansiyel oluşturacak yönde önemli bir adımın atılması sağlanacak” dedi</p>
<p>Yürütücülüğünü Doç. Dr. Nazlı Sarıkahya’nın yaptığı projede EÜ Biyomühendislik Bölümünden Prof. Dr. Ayşe Nalbantsoy, Eczacılık Fakültesinden Prof. Dr. Emel Öykü Çetin Uyanıkgil, Nükleer Bilimler Enstitüsünden Prof. Dr. Fatma Yurt Onaran, Tıp Fakültesinden Prof. Dr. Osman Zekioğlu ve  Öğr. Gör. Gürdeniz Serin, Akdeniz Üniversitesi Botanik Bölümünden Prof. Dr. Ramazan Süleyman Göktürk, Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji Bölümünden Prof. Dr. Nesrin Özören  ve Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesinden Uzm. Bio. Burçin Çıngay yer alıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyen-doc-dr-sarikahya-ve-ekibi-meme-kanserine-karsi-endemik-bitki-turu-ile-arastirma-yapacak-373896">Egeli akademisyen Doç. Dr. Sarıkahya ve ekibi meme kanserine karşı endemik bitki türü ile araştırma yapacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ROSATOM Bolı̇vya&#8217;nın İlk Araştırma Reaktörünün Test Montajını Tamamladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rosatom-bolivyanin-ilk-arastirma-reaktorunun-test-montajini-tamamladi-373800</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 May 2023 16:10:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bolıvyanın]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[montajını]]></category>
		<category><![CDATA[reaktörünün]]></category>
		<category><![CDATA[rosatom]]></category>
		<category><![CDATA[tamamladı]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373800</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom'un Bilim Birimi’ne bağlı RIAR A.Ş, Bolivya'da inşa edilen Nükleer Teknoloji Araştırmaları ve Geliştirme Merkezi’nde (CNTRD) ilk araştırma reaktörünün test montajını tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rosatom-bolivyanin-ilk-arastirma-reaktorunun-test-montajini-tamamladi-373800">ROSATOM Bolı̇vya&#8217;nın İlk Araştırma Reaktörünün Test Montajını Tamamladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom&#8217;un Bilim Birimi’ne bağlı RIAR A.Ş, Bolivya&#8217;da inşa edilen Nükleer Teknoloji Araştırmaları ve Geliştirme Merkezi’nde (CNTRD) ilk araştırma reaktörünün test montajını tamamladı.</p>
<p>El Alta şehrinde deniz seviyesinden 4 bin metre yüksekte inşa edilen ilk araştırma reaktörünün test montajının tamamlanması dolayısıyla tören düzenlendi. </p>
<p>Törende Rosatom temsilcileri ve Bolivya Çokuluslu Devleti&#8217;nin Rusya Federasyonu Büyükelçisi María Luisa Ramos Urzagaste hazır bulundu. Bolivya Çokuluslu Yasama Meclisi Temsilciler Meclisi Başkanı Jerges Mercado Suarez törene video konferans aracılığıyla katıldı.</p>
<p>CNTRD projesi, Bolivya&#8217;da bilim, eğitim, sağlık ve tarım alanlarında yeni fırsatlar yaratacak ve Bolivyalıların yaşam standartlarını iyileştirecek ileri teknolojileri bir araya getiriyor.</p>
<p>Rosatom Genel Müdür Birinci Yardımcısı, Kalkınma ve Uluslararası İş Geliştirme Direktörü Kirill Komarov konuya ilişkin olarak, “<em>Reaktör, çok yakın bir gelecekte Bolivya&#8217;ya doğru yola çıkacak. Bu yıl içinde merkezin sahasında kuruluma başlayacağız. Kısa süre önce siklotron kompleksi faaliyete geçti ve Bolivya sağlık hizmetlerinin kapasitesini önemli ölçüde arttırarak son teknoloji radyofarmasötikler sağladı. Bolivyalıların şimdiden projeden faydalandığını görmekten mutluluk duyuyoruz. Aktif şekilde devam etmesini sağlayacağımız projenin 2025 yılında tamamlanması öngörülüyor</em>” dedi. </p>
<p>RIAR Direktörü Alexander Tuzov ise törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: “<em>Bu projenin başarıyla hayata geçmesi, enstitünün olağanüstü uzmanlığını bir kez daha ortaya koymuştur. İç parçaların üretimi ve değiştirilmesine yönelik bir teknoloji olan ve 2020 yılında hayata geçirilen SM-3 yüksek akım araştırma reaktörünün bir üst seviyeye çıkarılmış çekirdeğinin geliştirilmesine yönelik büyük ölçekli bu projeyle övünebiliriz. Bu kez araştırma reaktörlerinin geliştirilmesi ve işletilmesinde mevcut deneyimimizi ve benzersiz bilgi birikimimizi kullandık. Rusya ve Bolivya nükleer bilimi ve teknolojisi için çok önemli olan bu projede, reaktör araştırma kompleksi, tasarım ve mühendislik departmanı ve deneysel servis çalışanları da dahil olmak üzere enstitünün çeşitli bölümlerinden uzmanlar yer aldı. Çalışmaların yüksek bilim ve teknoloji düzeyinde gerçekleştirildiğine şüphe yok</em>.”</p>
<p>RIAR A.Ş uzmanları tarafından geliştirilen reaktör tesisi, 50 yıllık kullanım ömrüne sahip 200 kW araştırma havuzu tipi su soğutmalı su moderatörlü bir reaktör olma özelliği taşıyor. Test sırasında, tamamlanmış ekipmanların kalite kontrolünü sağlamak amacıyla yansıtıcı bloklar, maketler ve yakıt tertibatı modelleri, kontrol ve koruma çubukları ve deneysel kanal tüplerinin montajı da dahil olmak üzere temel proses ekipmanının tüm montajı yeniden canlandırıldı. Çalışmalar OKBM Afrikantov A.Ş, GSPI A.Ş ve Diakont A.Ş uzmanlarının iş birliğiyle yapıldı.</p>
<p>Bolivya&#8217;daki araştırma reaktörü tarım, kirlilik seviyelerini belirlemek amacıyla ekoloji ve yeraltı ve yüzey sularını incelemek için hidrojeoloji araştırmalarında kullanılmak üzere radyoizotoplar üretecek. Reaktör, nükleer konusunda öğrenci yetiştirmek için de ortam sağlayacak.  Bolivyalı uzmanlar, araştırma reaktörünü, jeoloji ve ekolojiden sanat ve adli tıpa kadar çeşitli alanlarda talep gören nötron aktivasyon analizi ile çeşitli örneklerin kimyasal bileşimini incelemekte kullanacak. Bu yöntem, bilim insanlarının doğal mineral yataklarını, biyolojik örneklerin ve eserlerin kökenini ve yaşını belirlemelerine, doğal kaynakların verimli kullanımı için programlar geliştirmelerine ve çevrenin sürekli izlenmesine yardımcı oluyor. </p>
<p>Araştırma reaktörü ve laboratuvar kompleksine ek olarak CNTRD, yılda 5.000&#8217;den fazla hastanın klinik deneyleri için radyofarmasötik üreten bir siklotron tesisi ve gıda güvenliğini artırmak ve raf ömrünü uzatmak için günde 70 tona kadar tarımsal ürünü işleyebilen çok amaçlı bir ışınlama merkezi de içeriyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rosatom-bolivyanin-ilk-arastirma-reaktorunun-test-montajini-tamamladi-373800">ROSATOM Bolı̇vya&#8217;nın İlk Araştırma Reaktörünün Test Montajını Tamamladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin İlk Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi&#8217;nde İmzalar Atıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-ilk-geri-kazanim-test-ve-arastirma-merkezinde-imzalar-atildi-366086</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Apr 2023 12:14:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[atıldı]]></category>
		<category><![CDATA[geri]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[imzalar]]></category>
		<category><![CDATA[kazanım]]></category>
		<category><![CDATA[merkezinde]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=366086</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından, ÇEVKO Vakfı ortaklığında hayata geçirilen “Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi (GETAM)” için Yıldız Teknik Üniversitesi ve ÇEVKO Vakfı arasında oluşturulan protokol düzenlenen bir törenle imza altına alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-ilk-geri-kazanim-test-ve-arastirma-merkezinde-imzalar-atildi-366086">Türkiye&#8217;nin İlk Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi&#8217;nde İmzalar Atıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından, ÇEVKO Vakfı ortaklığında hayata geçirilen “Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi (GETAM)” için Yıldız Teknik Üniversitesi ve ÇEVKO Vakfı arasında oluşturulan protokol düzenlenen bir törenle imza altına alındı. Kendi alanında Türkiye’de bir ilk olan merkez, Coca-Cola İçecek ve Unilever’in katkıları ve İstanbul Kalkınma Ajansı’nın Yenilikçi İstanbul Mali Destek Programı desteğiyle kuruldu.</strong></p>
<p>Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından, ÇEVKO Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı ortaklığında, Coca-Cola İçecek A.Ş. ve Unilever San. ve Tic. A.Ş.’nin katkıları İstanbul Kalkınma Ajansı, Yenilikçi İstanbul Mali Destek Programına yapılan başvurunun kabulü ile hayata geçen “Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi” (GETAM) ile ilgili iş birliği protokolü, düzenlenen törende imza altına alındı.</p>
<p>Uluslararası ve ulusal standart ve akreditasyon kuralları esas alınarak kurulan GETAM (Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi), Kendi alanında Türkiye’de bir ilk oluşturuyor. Merkezde, ambalajların geri dönüştürülebilir olup olmamasından kompostlanabilirliğine, içerdiği geri dönüştürülmüş madde oranından biyobozunurluğuna kadar birçok alanda testler gerçekleştirilebilecek. Sürdürülebilirlik odaklı Kamu – Akademi &#8211; Sanayi iş birliklerine yeni bir boyut kazandıran GETAM, Coca-Cola İçecek ve Unilever’in katkıları İstanbul Kalkınma Ajansı, Yenilikçi İstanbul Mali Destek Programı desteğiyle hayata geçti.</p>
<p>GETAM ile ilgili iş birliği protokolü, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Davutpaşa Kampüsünde yer alan merkezde düzenlenen törende, YTÜ Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz ve YTÜ Rektör Yardımcısı Prof Dr. Bestami Özkaya, ÇEVKO Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Okyar Yayalar ve ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer tarafından imzalandı. İmza töreni, YTÜ öğretim görevlileri ve ÇEVKO Vakfı yetkililerinin katılımıyla düzenlendi.</p>
<p><strong>YTÜ Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz</strong>, “Özel sektörle iş birliği yapmak, omuz omuza vermek ve özel sektörün sorunlarına çözüm üretmek, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin başarılı olduğu konular arasındadır. Bugün de sektör duayenleriyle çok önemli bir merkez için iş birliği yapıyoruz. ÇEVKO Vakfı ve Yıldız Teknik Üniversitesi işbirliğinde hayata geçen Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi GETAM’ın, hem iş dünyası, hem de bilim dünyası için hayırlı olmasını diliyorum. Merkezi&#8217;n ana hedefi, atıkların azaltılması ve kaynakların daha verimli kullanılması yoluyla çevre dostu bir toplum oluşturmaktır. Merkezde geliştirilen teknolojiler sayesinde, atıkların geri dönüştürülmesi daha verimli ve ekonomik hale gelmektedir. Ayrıca, geri dönüşüm süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünlerin de kullanımı ile atık miktarı azaltılmaktadır.  Merkezde yürütülen çalışmalar, sıfır atık, döngüsel ekonomi, geri dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma gibi konuları kapsamaktadır.  Türkiye’nin ilk Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi GETAM, geri dönüşüm ve atık yönetimi konularında öncü bir rol üstlenerek, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkıda bulunmaktadır.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>YTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bestami Özkaya</strong>, “Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi GETAM, Türkiye&#8217;de plastik atık geri dönüşümü konusunda öncü bir rol üstlenmektedir. Merkez, atık yönetimi ve geri dönüşüm konularında sektörlerle işbirliği yaparak, sürdürülebilir bir gelecek için önemli adımlar atmaktadır. Bu sayede, Türkiye&#8217;de atık yönetimi ve geri dönüşüm konularında farkındalık artmakta ve sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir temel oluşturulmaktadır. GETAM, döngüsel ekonomi ilkeleri doğrultusunda atıkların azaltılması ve kaynakların daha sürdürülebilir bir şekilde kullanımı için çalışmaktadır. Merkez, Türkiye&#8217;de atık yönetimi ve geri dönüşüm konularında farkındalığı arttıracaktır” şeklinde konuştu.      </p>
<p><strong>ÇEVKO Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Okyar Yayalar</strong>, “Teknoloji ve bilgi yoğunluğu yüksek, disiplinler arası faaliyetlere hizmet edecek, milli bilgi birikiminin geliştirilmesi esaslı bu Merkez, ülkemizde birçok kurum ve kuruluşa hizmet verebilmesinin yanı sıra ilgili tüm uluslararası gerekliliklerin de sağlanacak olmasından hareketle küresel pazarlarda da söz sahibi olacaktır. Böylesine değerli bir projede ülkemizin en saygın eğitim ve araştırma-geliştirme kurumlarından Yıldız Teknik Üniversitesi ile iş birliği yapmaktan gurur ve heyecan duyuyoruz. Sayın Rektör’ün şahsında Yıldız Teknik Üniversitesi ailesine teşekkürlerimi iletiyorum. Yenilikçi İstanbul Mali Destek Programı kapsamında verilen destekle GETAM projesinin hayata geçmesini sağlayan İstanbul Kalkınma Ajansı’na, proje destekçisi Vakıf üyelerimiz Coca-Cola İçecek ve Unilever’e şükranlarımı sunuyorum” dedi.</p>
<p><strong>ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer</strong>, “Bütün dünyada yeşil dönüşümü yaşamakta olduğumuz bir zamanda inovasyon ve araştırma-geliştirmenin önemi her geçen gün artıyor.  Biz de ülke olarak sürdürülebilir kalkınmamızı sağlamak için döngüsel ekonomiye geçmek zorundayız. Döngüsel ekonominin merkezinde atıkların yeniden değerlendirilmesi, geri dönüştürülmesi var.  ÇEVKO Vakfı ve YTÜ iş birliğinde kurulan Türkiye’nin ilk Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi GETAM, özellikle geri dönüşüm alanında araştırma-geliştirme çalışmaları yapılması, akademik bilgi birikiminin sağlanması ve sanayinin taleplerinin karşılanması bakımından yenilikçi, çevre ile daha dost ürünlerin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır. Bu merkezin, ülkemize yararlı olmasını ve bu alandaki çalışmalara öncülük etmesini diliyorum” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-ilk-geri-kazanim-test-ve-arastirma-merkezinde-imzalar-atildi-366086">Türkiye&#8217;nin İlk Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi&#8217;nde İmzalar Atıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayat Tüketici ve Pazar Araştırma Direktörü Gönül Altınok Oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hayat-tuketici-ve-pazar-arastirma-direktoru-gonul-altinok-oldu-363446</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Apr 2023 09:14:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[direktörü]]></category>
		<category><![CDATA[gönül]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363446</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayat’ta, 2018 yılından bu yana Tüketici ve Pazar Araştırmaları Grup Müdürü olarak görev yapan Gönül Altınok, bölümün genişleyen yapısı ile beraber Tüketici ve Pazar Araştırmaları Direktörü olarak atandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayat-tuketici-ve-pazar-arastirma-direktoru-gonul-altinok-oldu-363446">Hayat Tüketici ve Pazar Araştırma Direktörü Gönül Altınok Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayat’ta, 2018 yılından bu yana Tüketici ve Pazar Araştırmaları Grup Müdürü olarak görev yapan Gönül Altınok, bölümün genişleyen yapısı ile beraber Tüketici ve Pazar Araştırmaları Direktörü olarak atandı.</p>
<p>Yıldız Teknik Üniversitesi İstatistik bölümünden mezun olduktan sonra Kensington College’da yüksek lisans yapan Gönül Altınok, kariyerine 2001 yılında Millward Brown araştırma şirketinde başladı. Şirketin Türkiye ve Fransa ofislerinde beş yıllık uluslararası deneyiminin ardından, 2006- 2009 yılları arasında TNS araştırma şirketinde Unilever Account Direktörlüğü  görevini üstendi. </p>
<p>2009-2017 yılları arasında Yıldız Holding araştırma ekibinde “tüketici içgörüsü”, 2018 yılında ise Hayat araştırma ekibinin önderliğini üstlendi. Altınok, 2023 Ocak ayı itibarıyla Tüketici ve Pazar Araştırmaları Direktörü olarak <strong>Hayat </strong>bünyesindeki tüm araştırmaların yönetiminden sorumlu olacak.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayat-tuketici-ve-pazar-arastirma-direktoru-gonul-altinok-oldu-363446">Hayat Tüketici ve Pazar Araştırma Direktörü Gönül Altınok Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seçmenler araştırma şirketlerini hesap vermeye zorlamalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/secmenler-arastirma-sirketlerini-hesap-vermeye-zorlamali-362930</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Apr 2023 15:26:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[hesap]]></category>
		<category><![CDATA[seçmenler]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerini]]></category>
		<category><![CDATA[vermeye]]></category>
		<category><![CDATA[zorlamalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362930</guid>

					<description><![CDATA[<p>Haber siteleri araştırma sonuçlarını yayınlamakta temkinli davranmalı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/secmenler-arastirma-sirketlerini-hesap-vermeye-zorlamali-362930">Seçmenler araştırma şirketlerini hesap vermeye zorlamalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber siteleri araştırma sonuçlarını yayınlamakta temkinli davranmalı</strong></p>
<p><strong>Seçimler yaklaştıkça pek çok anket firması tarafından yapılan anket sonuçları paylaşılıyor.</strong> <strong>Dünyada anketler konusunda yol gösterici kabul edilen kurumların araştırma sonuçları açıklanırken mutlaka künye bilgisinin açıklanmasını istediğini belirten Prof. Dr. Süleyman İrvan, ülkemizde kamuoyu araştırmaları alanında düzenlemeler ve denetim yapmak için kurulan Türkiye Araştırmacılar Derneği’nin de kamuoyu araştırması yaptığını iddia eden şirketlerin hesap verebilirliğini sağlaması gerektiğini ifade ediyor. Prof. Dr. Süleyman İrvan, manipülatif amaçlı araştırmaların önüne geçmek için özdenetim mekanizması kurulmasının şart olduğunu vurgularken haber sitelerinin de araştırma sonuçlarını yayınlama hususunda temkinli olmalarını tavsiye ediyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı ve Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan, seçim sonuçlarına yönelik yapılan anket çalışmaları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. </p>
<p><strong>Araştırma sonuçlarında künye bilgisi açıklanmalı</strong></p>
<p>Seçime geri sayım sürerken neredeyse her gün farklı bir şirketin anket sonuçlarının yayınlandığını ve her gün bir seçim tahmini açıklandığını kaydeden Prof. Dr. Süleyman İrvan, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu tahminler aynı zamanda bu şirketlerin ve kullanıcıların sosyal medya hesaplarından yayımlanıyor. Dünyada anketler konusunda yol gösterici iki önemli kurum var. Bu kurumların birincisi, Dünya Kamuoyu Araştırmaları Derneği (WAPOR)’dir. Onlar araştırma bulgularının nasıl yayımlanması gerektiğini belirten etik ilkeleri yayınladılar. Bu ilkelere göre; bir araştırma sonucu açıklanırken künye bilgileri mutlaka verilmeli ve bu künyede; anketi yapan şirketin adı, anketin kimin adına yapıldığı, hangi parti ya da kurum tarafından finanse edildiği, sahada hangi tarihlerde gerçekleştirildiği, kaç kişiyle yapıldığı yani örneklem büyüklüğü, örneklemin hangi yöntemle belirlendiği; sorulan soruların nasıl ifade edildiği; telefonla mı, yüz yüze mi uygulandığı, hata payının artı eksi kaç olduğu ve kararsızların nasıl dağıtıldığı açıkça belirtilmeli. Bu bilgileri vermeyen araştırma şirketlerinin açıkladığı veriler güvenilir olarak kabul edilmemeli. İkinci olarak da Avrupa Kamuoyu ve Pazarlama Araştırmaları Derneği (ESOMAR)’nden bahsedebiliriz. ESOMAR da aynı şekilde araştırma şirketlerinin araştırma sonucu açıklarken künye bilgilerini vermeleri gerektiğini vurguluyor.”</p>
<p><strong>Türkiye Araştırmacılar Derneği araştırma şirketlerini uyarmalı</strong></p>
<p>Türkiye’de kamuoyu araştırmaları alanında düzenlemeler ve denetim yapmak için kurulan Türkiye Araştırmacılar Derneği’nin (TÜAD) bu süreçte daha aktif olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Süleyman İrvan, “Aynı zamanda kamuoyu araştırması yaptığını iddia eden şirketlerin hesap verebilirliğinin sağlanması gerekiyor. Son seçim kampanyası dönemine ilişkin herhangi bir uyarı ya da tavsiyede bulunmayan TÜAD, derneğin amaçlarına uygun olarak araştırma şirketlerini uyarmalı.” dedi. </p>
<p><strong>Haber siteleri araştırma sonuçlarına karşı temkinli olmalı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Süleyman İrvan son döneme ilişkin gözlemlerini de şu şekilde ifade etti: “Araştırma sonuçlarını haberleştirmeden önce haber siteleri mutlaka künye bilgilerini araştırma şirketlerinden istemeli ve araştırma tekniği açısından güvenilir bulmadıkları araştırmaları haber yaparak aktarmamalı. Nasıl ki kasıtlı biçimde çarpıtılmış bilgilerden oluşan ve dezenformasyon olarak nitelen yalan haberlerden uzak durmak gerekiyorsa, bir dayanağı olmayan izlenimi veren araştırmalara da aynı şekilde yaklaşılmalı.”  </p>
<p><strong>Özdenetim mekanizmaları kurulmalı</strong></p>
<p> Prof. Dr. Süleyman İrvan anket çalışmasının güvenilir olduğunu anlamanın yöntemlerini şu şekilde sıraladı: “Öncelikle medya okuryazarı yurttaşlar olarak tıpkı diğer haberlerde olduğu gibi öncelikle kaynağa bakmalıyız. Eğer araştırma şirketi bilinen bir şirketse, daha önceki seçimlerde iyi bir performans sergilemiş ve seçim sonuçlarını manipüle etmeye yönelik bir şirket olmadığını kanıtlamışsa bu şirketin araştırmalarına daha çok güvenebiliriz. Yayınlanan haberde araştırmanın künye bilgilerine mutlaka bakın. Bu bilgiler de bize araştırma hakkında bilgi verecektir. Yeni bir araştırma şirketi de pekâlâ düzgün araştırmalar yapıyor olabilir. Bunu anlamanın tek yolu, anket hakkındaki bilgilerin tam olmasında yatıyor. Özdenetim mekanizmalarını kuramazsak manipülatif amaçlı araştırmaların önüne geçemeyiz.”  </p>
<p><strong>Seçmenler araştırma şirketlerini hesap vermeye zorlamalı</strong></p>
<p>Gerçekten yapılmış bir araştırmanın yapıldığı zamandaki siyasal eğilimleri gösterebileceğini ifade eden Prof. Dr. Süleyman İrvan, “Bugün açıklanan bir araştırma sonucunun seçim sonucundan farklı çıkması olasıdır. Çünkü kampanya sürecinde seçmen tercihleri değişiklik gösterebilir. Dolayısıyla yurttaşlar olarak anketlere seçmen eğilimleri hakkında bilgi sahibi olmak için kullanmalıyız. Ancak sadece sonuçlara değil, anketin güvenilir olup olmadığına da bakmalıyız. Günümüzde her ne kadar insanlar kendi dünya görüşlerini destekleyen araştırma sonuçlarını doğru, desteklemeyenleri de yanlış kabul ediyorsa da asıl olan objektif kriterlere uygun biçimde yapılmış araştırmaları değerlendirmeye alıp diğerlerini dikkate almamaktır. Bu süreçte elbette sorumlu yurttaşlar olarak bizler de araştırma şirketlerini hesap verebilir olmaya zorlayabiliriz. Eğer sosyal medyada sadece sonuçları açıklayan bir araştırma şirketi görürseniz, bu şirketlerin araştırmanın künye bilgilerini açıklamaları için zorlayın. Güvenilir bulmadığınız araştırmaları paylaşmayın.” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/secmenler-arastirma-sirketlerini-hesap-vermeye-zorlamali-362930">Seçmenler araştırma şirketlerini hesap vermeye zorlamalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Palet Türk Müziği İlkokulu İle İstanbul Üniversitesi Dini Musiki Uygulama ve Araştırma Merkezi Arasında İş Birliği Protokolü İmzalandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/palet-turk-muzigi-ilkokulu-ile-istanbul-universitesi-dini-musiki-uygulama-ve-arastirma-merkezi-arasinda-is-birligi-protokolu-imzalandi-360293</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Mar 2023 08:43:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arasında]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[dini]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilkokulu]]></category>
		<category><![CDATA[imzalandı]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[musiki]]></category>
		<category><![CDATA[müziği]]></category>
		<category><![CDATA[palet]]></category>
		<category><![CDATA[protokolü]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360293</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) bünyesinde faaliyet gösteren Palet Türk Müziği İlkokulu ile İstanbul Üniversitesi Dini Musiki Uygulama ve Araştırma Merkezi arasında iş birliği protokolü imzalandı. Bu protokolle; iki eğitim kurumu arasında Türk Din Mûsikîsi eğitimine ilişkin bilgi, birikim ve yöntem paylaşımı yapılacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/palet-turk-muzigi-ilkokulu-ile-istanbul-universitesi-dini-musiki-uygulama-ve-arastirma-merkezi-arasinda-is-birligi-protokolu-imzalandi-360293">Palet Türk Müziği İlkokulu İle İstanbul Üniversitesi Dini Musiki Uygulama ve Araştırma Merkezi Arasında İş Birliği Protokolü İmzalandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) bünyesinde faaliyet gösteren Palet Türk Müziği İlkokulu ile İstanbul Üniversitesi Dini Musiki Uygulama ve Araştırma Merkezi arasında iş birliği protokolü imzalandı. Bu protokolle; iki eğitim kurumu arasında Türk Din Mûsikîsi eğitimine ilişkin bilgi, birikim ve yöntem paylaşımı yapılacak.</strong></p>
<p>Türkiye’de müzik alanında eğitim veren kurumlardan olan; Palet Türk Müziği İlkokulu ve İstanbul Üniversitesi Musiki Uygulama ve Araştırma Merkezi, Türk Müziği’ni geleceğe taşıyabilme misyonu doğrultusunda bir iş birliği protokolü imzaladı. İmzalanan bu protokolle tarafların sahip olduğu kaynaklar ortak bir veri tabanında öğrenci ve öğretim elemanlarının ulaşabileceği şekilde paylaşılacak. Tarafların ortak amaçlarına yönelik gerçekleştirecekleri projelerde ise kurumsal iş birliğine gidilecek.</p>
<p>Palet Türk Müziği İlkokulu Cinucen Tanrıkorur salonunda düzenlenen imza törenine; Palet Türk Müziği İlkokulu Kurucu Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Palet Türk Müziği İlkokulu Kurucu Temsilcisi Yüce Gümüş, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak ve İstanbul Üniversitesi Dini Musiki Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Ubeydullah Sezikli katıldı.</p>
<p>Tamamen Türk Müziği temelli bir eğitim modeli uygulayan Palet Türk Müziği İlkokulu, alanında uzman akademisyenler, Kültür Bakanlığı ve TRT sanatçılarından oluşan güçlü eğitim kadrosu ile Türkiye’yi uluslararası ölçekte temsil edecek sanatçıların küçük yaşlarda yetiştirilmesi gerektiği vizyonuna yatırım yapıyor. </p>
<p>Geleneğin, gelecekle buluştuğu bir eğitim anlayışını; müziğin beraberinde getirdiği edep, nezaket ve asalet ile buluşturan Palet Türk Müziği İlkokulu, öğrencilerini; bu duygulara sahip, tam donanımlı gerçek sanatçılar olarak yetiştirmeyi ilke ediniyor.</p>
<p>Türk Dünyası üzerinde derlemeye muhtaç olan eserlerin derleme çalışmalarını yapmak ve bu doğrultuda bilimsel ve sanatsal araştırmalar yapmak misyonuyla hareket eden Dini Musiki Uygulama ve Araştırma Merkezi ise Din ve müzik ilişkisi hakkında yapılan çalışmaları bir çatı altında toplamayı amaçlıyor. </p>
<p><strong>‘Bu yıl ilk mezunlarımızı vereceğiz’</strong></p>
<p>Bu yıl ilkokul düzeyinde ilk mezunlarını vereceklerini belirten Palet Türk Müziği İlkokulu Kurucusu Necmeddin Bilal Erdoğan, öğrencilerin artık konserler verdiğini ve çaldıkları enstrümanda belirli bir düzeye geldiklerini ifade etti. </p>
<p>Okulun günden güne daha fazla tanınmaya ve bilinmeye başladığına dikkat çeken Bilal Erdoğan, müziğe yatkın çocukların keşfi için Üsküdar&#8217;da bulunan tüm anaokullarına yönelik tarama faaliyeti gerçekleştirdiklerinin altını çizdi. </p>
<p>Farklı kurumlarla da işbirliği içerisinde olduklarını söyleyen Erdoğan, &#8220;Bu anlamda İstanbul Üniversitesinin Dini Musiki Araştırma Uygulama Merkezi&#8217;yle de bir anlaşma imzaladık. Dileriz ki iki kurum arasında özellikle ‘dini musiki’ merkezli çalışmalarda iş birlikleri olsun. Hem bizim imkanlarımız onların çalışmalarına katkı sağlasın hem de üniversitemizin imkanlarından buradaki çocuklarımız ve hocalarımız istifade etsin.&#8221; diyerek sözlerini tamamladı. </p>
<p>İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak ise iş birliği protokolü hakkında şu açıklamada bulundu: “Ben burada tüm emek verenleri kutluyorum. Palet Türk Müziği İlkokulu henüz 4. yılında olmasına rağmen kâmil bir kurum hâline gelmiş; hem imkanlarıyla hem de çok ince ayrıntılarına kadar düşünülen ve çocukların gelişiminde gelecekte de izleri var olacak olan özellikleriyle. Bizler de bunun içinde olmuş olmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyuyoruz.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/palet-turk-muzigi-ilkokulu-ile-istanbul-universitesi-dini-musiki-uygulama-ve-arastirma-merkezi-arasinda-is-birligi-protokolu-imzalandi-360293">Palet Türk Müziği İlkokulu İle İstanbul Üniversitesi Dini Musiki Uygulama ve Araştırma Merkezi Arasında İş Birliği Protokolü İmzalandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Coursera&#8217;dan yeni araştırma: Dijitalleşme, veri ve yapay zeka alanlarındaki gelişmeler 97 milyona yakın yeni iş yaratacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/courseradan-yeni-arastirma-dijitallesme-veri-ve-yapay-zeka-alanlarindaki-gelismeler-97-milyona-yakin-yeni-is-yaratacak-359654</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Mar 2023 13:42:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[courseradan]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[milyona]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yakın]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[yaratacak]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359654</guid>

					<description><![CDATA[<p>Giderek daha fazla beceri temelli hale gelen işgücü piyasası nedeniyle, öğrenciler mezun olduktan sonra daha kolay iş bulabilmek için şirketlerin sunduğu beceri yeterlilik sertifikalarını almayı planlıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/courseradan-yeni-arastirma-dijitallesme-veri-ve-yapay-zeka-alanlarindaki-gelismeler-97-milyona-yakin-yeni-is-yaratacak-359654">Coursera&#8217;dan yeni araştırma: Dijitalleşme, veri ve yapay zeka alanlarındaki gelişmeler 97 milyona yakın yeni iş yaratacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Giderek daha fazla beceri temelli hale gelen işgücü piyasası nedeniyle, öğrenciler mezun olduktan sonra daha kolay iş bulabilmek için şirketlerin sunduğu beceri yeterlilik sertifikalarını almayı planlıyor</p>
<p>2025 yılına kadar; dijitalleşme, veri ve yapay zeka alanlarındaki gelişmelerin 97 milyona yakın yeni iş yaratırken, mevcut 85 milyon işi de değiştireceği tahmin ediliyor. Rekabetçi ve hızla değişen işgücü piyasasında, dünyada ve Türkiye&#8217;deki işverenler, yeni mezunların işgücüne katılırken işle ilgili becerilere ve uygulamalı deneyime sahip olmalarını bekliyor. Aynı zamanda, üniversite çağındaki öğrenciler ve ebeveynleri, geleneksel dört yıllık lisans programlarının yatırım getirisi hakkında, özellikle de öğrencilerin mezun olduktan sonra iş bulma olasılıkları konusunda daha eleştirel düşünüyorlar. </p>
<p>Coursera’nın araştırması Türkiye’deki öğrenciler, yeni mezunlar ve işverenleri de kapsadı</p>
<p>Coursera&#8217;nın dünyanın dört bir yanındaki üniversitelerle ortaklaşa yürüttüğü “Advancing Higher Education with Industry Micro-Credentials” (Yükseköğrenimi İyileştirmede Endüstriyel Mikro Beceri Yeterlilik Sertifikalarının Rolü) raporu, öğrenci alımını ve mezun istihdam edilebilirliğini iyileştirmek için lisans programlarında uygulanan giriş seviyesi Profesyonel Sertifikalar ve kariyerle ilgili beceri eğitimi taleplerini araştırdı. Coursera, pazar araştırma şirketleri Dynata ve Repdata ile birlikte Türkiye dahil 11 ülkede 5.000&#8217;e yakın öğrenci ve işverenle anket yaptı.</p>
<p>On öğrenciden dokuzu, Profesyonel Sertifika almanın iş bulmalarına yardımcı olacağı konusunda hemfikir</p>
<p>Coursera&#8217;dan alınan yeni veriler, Türkiye&#8217;deki öğrencilerin %90&#8217;ının, geleneksel diplomalarının yanı sıra Google ve Meta gibi şirketlerden Profesyonel Sertifika almanın, işverenlerin gözünde öne çıkmalarına ve mezun olduklarında iş bulmalarına yardımcı olacağı konusunda hemfikir olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca, öğrencilerin %85&#8217;i Profesyonel Sertifikanın (veya Mikro beceri yeterlilik sertifikasının) işlerinde başarılı olmalarına yardımcı olacağına katılıyor. </p>
<p>Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de genç işsizliği hassaslıkla ele alınması gereken bir konu. İstihdam; yükseköğrenim, iş gücü geliştirme ve hükümet liderlerini kapsayan bir ekosistem. Bu ekosistemdeki tüm paydaşlar; önümüzdeki yirmi yılda, demografik veriler gençlerin lehine değişirken, özellikle Orta Doğu bölgesinin muazzam bir büyüme fırsatı sunacağı düşünülüyor. Dolayısıyla, Türkiye&#8217;deki öğrenciler, Proje Yönetimi ve Veri Bilimi gibi alanlarda Profesyonel Sertifikalar alarak mezun olduktan sonra Türkiye ve dünyadaki iş piyasasını yeniden canlandırmaya hazır olabilirler.</p>
<p>İşverenlerin Profesyonel Sertifikaya sahip bir adayı işe alma olasılığı %90 daha fazla</p>
<p>Coursera&#8217;nın yürüttüğü araştırma, Türkiye&#8217;deki işverenlerin benzer iki aday arasında karar verirken, Profesyonel Sertifika sahibi bir adayı işe alma olasılığının ortalama olarak %90 daha fazla olduğuna işaret ediyor. </p>
<p>Ayrıca, Türkiye&#8217;deki işverenlerin %65&#8217;i de teknoloji becerilerinin yeni üniversite mezunlarında bulunması en zor beceriler olduğunu dile getiriyor. Ortadoğu bölgesindeki yaklaşık 29 milyon işten yaklaşık %17&#8217;si, on yıldan kısa bir süre içinde otomasyon tarafından yerinden edilme riskiyle karşı karşıya. Perakende, ulaşım, seyahat ve medya sektörlerindeki işler ise en yüksek riski taşımakta. Türkiye&#8217;deki öğrenciler, UX Tasarımı ve Yazılım Geliştirme gibi teknoloji alanlarında Profesyonel Sertifikalar ile derecelerini yükseltirlerse, iş fırsatlarıyla hızla büyüyen bir alanda bu zor becerileri arayan işverenlerin dikkatini çekebilirler. </p>
<p>İşverenler doğru becerilere sahip adaylara her zamankinden daha fazla güveniyor</p>
<p>Coursera Avrupa-Ortadoğu-Afrika Bölgesi Genel Müdürü Hadi Moussa konu hakkında şunları söyledi: ‘’Bölgedeki işgücü piyasası daralırken, bulgular işverenlerin, iş için doğru becerilere sahip adaylara her zamankinden daha fazla güvendiklerine işaret ediyor. Bu, geleneksel diplomanın artık işverenler tarafından değer görmediği anlamına gelmiyor, ancak bunu önceden görebilen öğrenciler ve mezunlar, geleneksel bir derece ile Profesyonel Sertifika/Mikro beceri yeterlilik kombinasyonunun kendilerini iş dünyasına hazırlayacağını daha iyi anlamakta.</p>
<p>Aslında, bu hem üniversiteler hem de işverenler için bir fırsat sunuyor. Yükseköğretim kurumları, beceriye dayalı öğrenmeyi, beceriye dayalı işe alımla ilişkilendirerek müfredatlarındaki boşlukları doldurabilir ve derece programları ile günümüz işverenlerinin talepleri arasında bir köprü kurabilir. Aynı zamanda, işverenler, yeni işe alınanların işe hazır olduğundan emin olurken, işe alma kanallarını çeşitlendirebilir.’’</p>
<p>2022&#8217;nin 4. çeyreği itibariyle Coursera, Türkiye&#8217;de 1,1 milyondan fazla öğrencinin (yıllık bazda %20 büyüme oranı ile) ve MENA (Ortadoğu Kuzey Afrika) bölgesinde 7,1 milyondan fazla öğrencinin (yıllık bazda %28 büyüme oranı ile) beceri gelişimini desteklemektedir. Türkiye’de yaklaşık 1,1 milyon kayıtlı kullanıcısı olan platformdaki kayıtlı kullanıcıların %47’si kadın, %53’ü erkek kullanıcılardan oluşmaktadır. Kullanıcıların yaş ortalaması 32’dir. Coursera Türkiye’de üniversite seviyesinde Yeditepe, MEF ve lise seviyesinde Hisar Okulları ile işbirliği yapmaktadır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/courseradan-yeni-arastirma-dijitallesme-veri-ve-yapay-zeka-alanlarindaki-gelismeler-97-milyona-yakin-yeni-is-yaratacak-359654">Coursera&#8217;dan yeni araştırma: Dijitalleşme, veri ve yapay zeka alanlarındaki gelişmeler 97 milyona yakın yeni iş yaratacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de &#8220;Girişimsel Anatomi ve Plastinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi&#8221; kuruldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-girisimsel-anatomi-ve-plastinasyon-uygulama-ve-arastirma-merkezi-kuruldu-352816</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Mar 2023 08:36:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[eüde]]></category>
		<category><![CDATA[girişimsel]]></category>
		<category><![CDATA[kuruldu]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[plastinasyon]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352816</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üniversite bünyesinde 42’nci uygulama ve araştırma merkezi hizmete açıldı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-girisimsel-anatomi-ve-plastinasyon-uygulama-ve-arastirma-merkezi-kuruldu-352816">EÜ&#8217;de &#8220;Girişimsel Anatomi ve Plastinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi&#8221; kuruldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üniversite bünyesinde 42’nci uygulama ve araştırma merkezi hizmete açıldı</p>
<p>Sağlık alanında Türkiye’nin referans merkezlerinden olan Ege Üniversitesi, A Plus kaliteye sahip Tıp Fakültesi Hastanesinde bölgeye ve ülkeye nitelikli hizmet sunmasının yanı sıra bu alana yönelik uygulama ve araştırma birimlerinin sayısını da artırmaya devam ediyor. Ege Üniversitesi Girişimsel Anatomi ve Plastinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi, Resmi Gazetede yayımlanan kararla kuruldu. Merkezin kurulmasıyla birlikte Ege Üniversitesi bünyesinde hizmet veren uygulama ve araştırma merkezi sayısı 42’ye yükseldi.</p>
<p>Merkezin kuruluş amacını anlatan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akredite bir araştırma üniversitesi olarak bilimsel altyapımızı sürekli yenilemek ve geliştirmekle yükümlüyüz. Özellikle sağlık alanındaki çalışmalarımızla öne çıkan ve örnek uygulamalara imza atan bir üniversiteyiz. Bu doğrultuda üniversitemiz bünyesinde kurulan Girişimsel Anatomi ve Plastinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezimiz; kadavra, plastinasyon, simülasyon ve deney hayvanı konusunda çalışmalara, lisans ve lisansüstü program öğrencilerinin bilimsel araştırma projelerine ve tez çalışmalarına uygun ortam sağlayacak. Tüm tıbbi girişimsel uygulamalar ile ilgili simülasyon, insan kadavraları ve deney hayvanlarının ayrı ayrı veya birleştirilmiş üst düzey eğitimleri birimiz tarafından planlanacak. Merkezimiz ayrıca insan kadavralarının kullanılabileceği proje temelli üst düzeyde araştırmaların yapılabilmesi için bilgi, materyal, altyapı ve teknik olanaklar sunacak. Plastinasyon yönteminin yaygınlaştırılması, plastine edilmiş materyaller ile örgün ve yaygın eğitim malzemelerinin zenginleştirilmesi için çalışmalara yapılarak mevcut plastinasyon yöntemi ve sarf malzemelerinin geliştirilmesine yönelik araştırma, çalışma, projeler yürütülecek” diye konuştu.</p>
<p><b>“Multidisipliner çalışmalar yürütülecek”</b></p>
<p>Merkezin, çok disiplinli çalışmalar yürüteceğini ifade eden Prof. Dr. Budak, “Merkezimiz; sağlık bilimleri ve biyolojik materyal ile ilgili diğer bilimlerin teorik ve pratik eğitimlerinde kullanılmak üzere yenilikçi ve güncel yöntem, teknik, ortam ve araç-gereçleri geliştirmek, deneysel çalışmalar yapmak ve bu konularda çalışmak isteyenlere destek olacak. Diğer fakülte, enstitü, yüksekokul, uygulama ve araştırma merkezleri ile yurt içindeki veya yurt dışındaki kamu kurumları ve özel sektör kuruluşları ile iş birliği yaparak, yüksek nitelikli ve sürekliliği olan eğitim-araştırma faaliyetleri yürütecek. Patent başvuruları yapılarak yeni cerrahi uygulamaların ve tekniklerin denenmesine ve geliştirilmesine olanak sağlanacak. Özetle merkezimiz, tıp eğitiminde önemli bir materyal olan kadavralar ve hayvan deneyleri ile ilgili multidisipliner bir yaklaşımla alana yönelik çalışmalar gerçekleştirecek.  Girişimsel Anatomi ve Plastinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezimizin üniversitemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-girisimsel-anatomi-ve-plastinasyon-uygulama-ve-arastirma-merkezi-kuruldu-352816">EÜ&#8217;de &#8220;Girişimsel Anatomi ve Plastinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi&#8221; kuruldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ROSATOM, MBIR araştırma reaktörünün kabını tasarım konumuna yerleştirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rosatom-mbir-arastirma-reaktorunun-kabini-tasarim-konumuna-yerlestirdi-350311</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2023 13:27:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[kabını]]></category>
		<category><![CDATA[konumuna]]></category>
		<category><![CDATA[mbir]]></category>
		<category><![CDATA[reaktörünün]]></category>
		<category><![CDATA[rosatom]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[yerleştirdi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=350311</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın en büyük Çok Amaçlı Hızlı Üretken Araştırma Reaktörü MBIR’nin kabı, tasarım konumuna yerleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rosatom-mbir-arastirma-reaktorunun-kabini-tasarim-konumuna-yerlestirdi-350311">ROSATOM, MBIR araştırma reaktörünün kabını tasarım konumuna yerleştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en büyük Çok Amaçlı Hızlı Üretken Araştırma Reaktörü MBIR’nin kabı, tasarım konumuna yerleştirildi.</p>
<p>Reaktör kabının tasarım konumuna yerleştirilmesi işlemi, Rusya&#8217;nın Ulyanovsk bölgesinde bulunan Dimitrovgrad kentindeki, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un bilim birimi “Bilim ve İnovasyon A.Ş” bünyesinde yer alan RIAR şantiyesinde gerçekleştirildi.</p>
<p>Kabın yerleştirilmesi, reaktör kubbesi montajının tamamlanmasını sağlayacağından reaktörün montajındaki en önemli aşamalardan birini teşkil ediyor.  </p>
<p>Rosatom’un Bilim ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Yuri Olenin konuya ilişkin olarak şunları söyledi:</p>
<p>“Reaktör kabının tasarım konumuna yerleştirilmesi, bilim adamları, mühendisler, tasarımcılar ve inşaatçılardan oluşan geniş bir ekibin çalışmalarının önemli bir sonucu olmakla birlikte, MBIR reaktör inşaat projesinde önemli bir kilometre taşını teşkil etmektedir.  Bu adım bizi reaktör ekipmanının kurulumuna ve devam eden inşaatın tamamlanmasına yaklaştırmaktadır. Reaktör kabının yerleştirilmesi, iki bileşenli nükleer enerji mühendisliği teknolojisi çalışmalarını ve yakıt çevrimini kapatma çabalarımızı ilerletecek gelişmiş bir araştırma altyapısını daha kısa sürede elde edeceğimiz anlamına gelmektedir. Söz konusu adım, güvenli dördüncü nesil nükleer güç santrallerinin hayata geçirilmesini hızlandırmaya yardımcı olacak ve önümüzdeki 50 yıl boyunca çığır açan araştırmaları teşvik edecektir. Hem nötron enerjisi hem de olası araştırma nesneleri açısından mümkün olan kapsamlı bir nötron araştırma yelpazesi sunan Rosatom’un MBIR araştırma rektörü ve Rusya&#8217;nın ‘mega bilim’ projesi olan Kurchatov Enstitüsü&#8217;nün PIK reaktörü birbirini tamamlamaktadır.”</p>
<p>MBIR reaktör kabı, 12 metre uzunluğu, 4 metre çapı ve 83 tonu aşan ağırlığıyla benzersiz bir yapı olma özelliği taşıyor. Reaktör kabı, Nisan 2022&#8217;de, planlanandan 16 ay önce sahaya teslim edildi. Ekipman, Rosatom&#8217;un Rusya&#8217;nın Rostov Bölgesi&#8217;ndeki Volgodonsk kentinde bulunan Atommash fabrikasında üretildi. </p>
<p>RIAR sahasındaki reaktör inşaatı, önümüzdeki 50 yılda hem Rosatom&#8217;un hem de bir bütün olarak nükleer endüstrinin bilim ve üretim kapasitelerini genişletecek. Bununla beraber yüksek nitelikli uzmanlar ve bilim adamları için yeni pek çok küçük konut inşasıyla sosyal anlamda da önemli projelerin yürütülmesini mümkün kılacak.</p>
<p>İnşaat sahasında mühendisler ve teknik personel dahil yaklaşık 1400 kişi ve 80&#8217;den fazla inşaat makinesi görev yapıyor.</p>
<p>Çok amaçlı dördüncü nesil hızlı nötron araştırma reaktörü olan MBIR, nükleer bilim ve teknolojinin geliştirilmesi amacını taşıyan RTTN adlı projenin bir parçası olarak inşa ediliyor. MBIR, devreye alınmasının ardından dünyanın en güçlü (150 MW) araştırma reaktörü olacak ve bugün büyük talep gören ve yarım asrı aşkın süredir RIAR sahasında faaliyet gösteren BOR-60 reaktörünün yerini alacak. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rosatom-mbir-arastirma-reaktorunun-kabini-tasarim-konumuna-yerlestirdi-350311">ROSATOM, MBIR araştırma reaktörünün kabını tasarım konumuna yerleştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ Urla Denizcilik MYO ile Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi&#8217;nden eğitim atağı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eu-urla-denizcilik-myo-ile-sualti-arastirma-ve-uygulama-merkezinden-egitim-atagi-344294</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2023 08:36:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[atağı]]></category>
		<category><![CDATA[denizcilik]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[merkezinden]]></category>
		<category><![CDATA[myo]]></category>
		<category><![CDATA[sualtı]]></category>
		<category><![CDATA[urla]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344294</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi eğitim yelpazesini genişletmeye devam ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-urla-denizcilik-myo-ile-sualti-arastirma-ve-uygulama-merkezinden-egitim-atagi-344294">EÜ Urla Denizcilik MYO ile Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi&#8217;nden eğitim atağı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi eğitim yelpazesini genişletmeye devam ediyor</p>
<p>Ege Üniversitesinin, Urla ilçesinde faaliyet gösteren iki birimi olan Urla Denizcilik Meslek Yüksekokulu ile Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi(Ege SAUM), yapılan denetimler sonunda alanlarında önem arz eden sertifikalı eğitimler vermeye hak kazandı. Urla Denizcilik MYO ve Ege SAUM Müdürü Prof. Dr. Celalettin Aydın, Rektör Prof. Dr. Necdet Budak’ı makamında ziyaret ederek eğitimler hakkında bilgi verdi. Rektör Prof. Dr. Budak, “Ege Üniversitesi olarak hayat boyu öğrenme mottosuyla akademik bilgi birikimimizi topluma aktarmaya gayret ediyoruz. Urla’da bulunan iki birimimiz tarafından verilmeye hak kazanılan sertifikalı eğitimler ile eğitim yelpazemizi daha da genişlettik” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Celalettin Ayıdn ise hem merkezin hem de yüksekokulun önemli bir eğitim atağına kalktığını dile getirdi. Prof. Dr. Aydın, “Ege SUAM, Sualtı Sörveyi alanında ülkemizdeki üniversiteler arasında ilk ve tek Türk Loydu onaylı servis sağlayıcı olma özelliğini taşıyor. Urla Denizcilik MYO, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son denetleme sonucunda, eski yeterliliklerine ek olarak mezun öğrencilerine GMDSS Genel Telsiz Operatörü (GOC), Köprüüstü Kaynak Yönetimi (BRM) Eğitimi, Otomatik Radar Plotlama Aygıtlarını (ARPA) Kullanma Eğitimi ve Radar Gözlem ve Plotlama Eğitimi sertifikalarını vermeye hak kazandı. Yüksekokulumuz ayrıca yapılan denetleme sonucunda Tayfa, Sınırlı, Balıkçı ve Yat Kaptanlarına yönelik Temel Deniz Emniyet Eğitimlerini (STCW) vermeye uygun bulundu” diye konuştu.</p>
<p>Hem MYO hem de merkez tarafından ortak verilen eğitimlerden bahseden Prof. Dr. Aydın, “Yüksekokulumuzda ve merkezimizde, Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu onaylı donanımlı dalış kursu (CMAS 1*,2*,3*) ve Türk Loydu  onaylı Sualtı Kaynakçılığı sertifikası veriliyor. Alanında önem arz eden sertifikalı eğitimleri kurumlarımıza kazandırmaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-urla-denizcilik-myo-ile-sualti-arastirma-ve-uygulama-merkezinden-egitim-atagi-344294">EÜ Urla Denizcilik MYO ile Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi&#8217;nden eğitim atağı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
