<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>antioksidan | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/antioksidan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/antioksidan</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Jan 2026 08:53:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>antioksidan | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/antioksidan</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kış Aylarında Gripten Korunmanın 6 Etkili Yolu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-gripten-korunmanin-6-etkili-yolu-606618</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 08:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[demir]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[gripten]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[korunmanın]]></category>
		<category><![CDATA[protein]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606618</guid>

					<description><![CDATA[<p>Soğuk havaların etkisini artırdığı, kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirdiğimiz kış aylarında grip, nezle ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonları daha sık görülüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-gripten-korunmanin-6-etkili-yolu-606618">Kış Aylarında Gripten Korunmanın 6 Etkili Yolu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Soğuk havaların etkisini artırdığı, kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirdiğimiz kış aylarında grip, nezle ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonları daha sık görülüyor. Gripten korunmak ya da hastalığı daha hafif atlatmak için bağışıklık sistemimizi güçlendirmemiz gerekiyor. Doğru beslenerek vücudun savunma mekanizmalarını güçlendirmek bu hastalıklara karşı doğal bir kalkan oluşturabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Sinem Türkmen, bağışıklık sistemini güçlendiren beslenme yöntemleri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Protein, vitamin ve antioksidan içeren besinleri tercih edin</strong></p>
<p>Bağışıklık sistemi; virüs, bakteri ve diğer zararlı mikroorganizmalara karşı vücudu koruyan karmaşık bir savunma ağıdır. Bu sistemin hücreleri; vitaminlere, minerallere, proteine ve antioksidanlara ihtiyaç duyar. Yetersiz ve dengesiz beslenme, bağışıklık hücrelerinin sayısını ve etkinliğini azaltarak grip gibi enfeksiyonlara yakalanma riskini artırır. Grip ve nezle gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için bu yöntemler; </p>
<ol>
<li><strong>Savunmanın Temel Taşı Protein:</strong> Bağışıklık hücrelerinin yapımı için yeterli protein alımı şarttır. Yumurta, yoğurt, kefir, balık, tavuk, hindi, kırmızı et, kuru baklagiller; grip savar beslenmenin olmazsa olmazlarıdır. Özellikle iştahsızlığın arttığı hastalık dönemlerinde, çorbalara eklenen et, tavuk veya bakliyatlar protein alımını destekler. </li>
<li><strong>En Bilinen Bağışıklık Destekçisi C Vitamini:</strong> C vitamini, bağışıklık hücrelerinin aktivitesini artırır ve enfeksiyon süresinin kısalmasına yardımcı olabilir. Portakal, mandalina, limon, kivi, kuşburnu, kırmızı biber, brokoli ve maydanoz en zengin kaynaklardır. C vitamini kaybı olmaması için bu gıdalar çiğ olarak tüketilmelidir. Ancak unutulmamalıdır ki C vitamini tek başına mucize değildir; düzenli ve yeterli alımı önemlidir.</li>
<li><strong>Solunum Yollarının Koruyucusu A Vitamini ve Beta Karoten:</strong> A vitamini, burun ve boğaz mukozasının bütünlüğünü koruyarak virüslerin vücuda girişini zorlaştırır. Havuç, balkabağı, ıspanak, roka, yumurta sarısı ve süt ürünleri bu açıdan değerlidir. </li>
<li><strong>Bağışıklık Hücrelerinin Gizli Kahramanları Çinko ve Demir:</strong> Çinko eksikliği, enfeksiyonlara yatkınlığı artırır. Kırmızı et, kabak çekirdeği, tam tahıllar ve baklagiller iyi çinko kaynaklarıdır. Demir ise oksijen taşınmasını sağlayarak bağışıklık hücrelerinin etkin çalışmasına katkıda bulunur. Kırmızı et, ciğer, mercimek, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler demir kaynağıdır. Demir kaynağı gıdaların emilimini artırmak için C vitamini kaynağı olan besinlerle birlikte tüketilmelidir. Bitkisel demir kaynağı içeren gıdalarla birlikte süt ürünü tüketilmemelidir. Örneğin ıspanak yemeği ile yoğurt birlikte tüketildiğinde ıspanaktaki demirin emilimi azalmaktadır. </li>
<li><strong>Bağırsak Sağlığı Güçlü Bağışıklık Sistemi Demektir Probiyotikler: </strong>Bağışıklık hücrelerinin yaklaşık büyük bir kısmı bağırsaklarda bulunur. Yoğurt, kefir, ev yapımı turşu ve fermente gıdalar; bağırsak florasını destekleyerek vücudun hastalıklara karşı direncini artırır. Şeker, işlenmiş ve katkı maddesi içeren gıdalar ise bağırsak sağlığını olumsuz etkilediği için bağışıklığı zayıflatabilmektedir. </li>
<li><strong>Bağışıklığın Sessiz Destekçileri Antioksidanlar:</strong> Grip ve benzeri enfeksiyonlar sırasında vücutta oksidatif stres artar. Antioksidanlar, hücrelere zarar veren serbest radikalleri etkisiz hale getirerek bağışıklık sisteminin daha güçlü ve dengeli çalışmasına yardımcı olur. Renkli sebze ve meyveler antioksidanlardan zengindir. Özellikle nar, yaban mersini, üzüm, portakal, kivi, havuç, balkabağı ve koyu yeşil yapraklı sebzeler; bağışıklık hücrelerini destekleyen önemli bileşenler içerir. Yeşil çay, zerdeçal ve zencefil gibi besinler ise antiinflamatuar etkileriyle hastalık sürecinin daha hafif geçirilmesine katkı sağlar. Antioksidanlar en etkili şekilde doğal besinler yoluyla alınır. Bilinçsiz kullanılan takviyeler yerine, çeşitli ve dengeli bir beslenme modeli bağışıklık sistemi için en güvenilir yaklaşımdır.</li>
</ol>
<p><strong>Grip ve nezleyi daha hafif atlatmak için bol sıvı tüketin</strong></p>
<p>Yeterli sıvı alımı; boğazın nemli kalmasını sağlar, toksinlerin atılmasına yardımcı olur ve ateşle artan sıvı kaybını telafi eder. Suya ek olarak ıhlamur, adaçayı, ekinezya, zencefil-limon gibi bitki çayları tercih edilebilir. Ancak bitki çaylarının da aşırı tüketilmemesi gerektiği ve bazı ilaçlarla etkileşime girdiği unutulmamalıdır, bu nedenle kronik hastalığı olan kişiler tüketmeden önce mutlaka hekimine danışmalıdır. Grip döneminde aşırı şeker tüketimi bağışıklık hücrelerinin etkinliğini azaltabilir. Paketli gıdalar, şekerli içecekler ve aşırı rafine karbonhidratlar yerine; doğal, ev yapımı ve besleyici öğünler tercih edilmelidir. Alkol tüketimi de bağışıklık sistemini baskılayıcı etki gösterebilir.</p>
<p><strong>Bağışıklık dostu çorba </strong></p>
<p>Gripten korunmak yalnızca birkaç günlük bir çaba değil; bütüncül bir yaşam tarzının sonucudur. Düzenli ve dengeli beslenme, yeterli uyku, stres yönetimi ve fiziksel aktivite bir araya geldiğinde bağışıklık sistemi en güçlü haline ulaşır. Unutmayın, mutfakta atılan küçük ama doğru adımlar, kış aylarını daha sağlıklı ve enerjik geçirmenin anahtarıdır.</p>
<p>Soğuk kış günlerinde bağışıklık sistemini desteklemenin en pratik yollarından biri, besin değeri yüksek ve sindirimi kolay çorbalardır. Aşağıdaki tarif; protein, antioksidan, vitamin ve mineralleri bir araya getirerek grip döneminde vücudu desteklemeyi amaçlar. Bu çorba; iştahsızlık, boğaz hassasiyeti ve halsizlik gibi grip belirtilerinin görüldüğü dönemlerde, ana öğün yerine veya destekleyici bir öğün olarak rahatlıkla tüketilebilir.</p>
<p>Malzemeler (4 porsiyon):</p>
<ul>
<li>1 adet orta boy soğan</li>
<li>1 diş sarımsak</li>
<li>1 adet havuç</li>
<li>1 küçük kâse kırmızı mercimek</li>
<li>1 yemek kaşığı zeytinyağı</li>
<li>1 çay kaşığı zerdeçal</li>
<li>1 çay kaşığı rendelenmiş taze zencefil</li>
<li>5–6 su bardağı sıcak su veya ev yapımı tavuk suyu</li>
<li>Tuz, karabiber</li>
<li>Servis için birkaç damla limon suyu</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<p>Zeytinyağını tencereye alın, doğranmış soğan ve sarımsağı hafifçe kavurun. Küp doğranmış havucu ve yıkanmış kırmızı mercimeği ekleyin. Zerdeçal ve zencefili ilave ederek kısa süre karıştırın. Üzerine sıcak su veya tavuk suyunu ekleyip mercimekler yumuşayana kadar pişirin. Piştikten sonra çorbayı blenderdan geçirin, tuz ve karabiber ekleyin. Servis ederken birkaç damla limon suyu ilave edin.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-gripten-korunmanin-6-etkili-yolu-606618">Kış Aylarında Gripten Korunmanın 6 Etkili Yolu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İyi yaş almak için altın kural temiz beslen, aktif yaşa ve stresi yönet!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iyi-yas-almak-icin-altin-kural-temiz-beslen-aktif-yasa-ve-stresi-yonet-593050</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 08:57:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[beslen]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Sultan Tarlacı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[temiz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yi]]></category>
		<category><![CDATA[zihinsel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593050</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, sağlıklı ve fit bir yaşlanma süreci ile Alzheimer’dan korunmanın yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyi-yas-almak-icin-altin-kural-temiz-beslen-aktif-yasa-ve-stresi-yonet-593050">İyi yaş almak için altın kural temiz beslen, aktif yaşa ve stresi yönet!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, sağlıklı ve fit bir yaşlanma süreci ile Alzheimer’dan korunmanın yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı ve fit bir yaşlanmayı destekliyor!</strong></p>
<p>Güzel, sağlıklı, fit ve dinç bir yaşlanma sürecini teşvik etmek için yaşam tarzı değişiklikleri yapılabileceğini dile getiren Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Dengeli ve besleyici bir diyet, yaşlanma sürecini olumlu yönde etkileyebilir.” dedi.</p>
<p>Bol miktarda meyve, sebze, tam tahıl ürünleri, sağlıklı yağlar ve yeterli protein içeren bir diyet tercih edilmesi gerektiğini aktaran Prof. Dr. Tarlacı, “Antioksidanlar ve omega-3 yağ asitleri gibi besin maddeleri de yaşlanma karşıtı etkilere sahiptir. Fiziksel aktivite, kas kitlesini koruma, esnekliği artırma, enerji seviyelerini yükseltme ve genel sağlığı iyileştirme açısından önemlidir. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta aerobik egzersiz yapmayı hedeflemek ve güçlendirme egzersizleri eklemek önerilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Stres yönetimi ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları yaşlanmayı yavaşlatıyor! </strong></p>
<p>Kronik stresin, yaşlanma sürecini hızlandırabileceğine vurgu yapan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Düzenli meditasyon, yoga veya derin nefes alma gibi stres azaltma teknikleri, stresin olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı olabilir.” dedi.</p>
<p>Kaliteli uykunun, hücresel yenilenme için önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarlacı, şöyle devam etti:</p>
<p>“7-9 saat uyku almaya çalışın ve uyku düzeninizi koruyun. Sigara içmek ve aşırı alkol tüketmek yaşlanma sürecini hızlandırabilir. Bu alışkanlıklardan kaçının veya sınırlayın. Sosyal ilişkiler ve entelektüel uyarım, zihinsel ve duygusal sağlığınızı korumaya yardımcı olabilir. Arkadaşlarınızla ve ailenizle bağlantı kurun, yeni ilgi alanlarına yönelin. Sağlık kontrolünden geçmek ve sağlık sorunlarını erken teşhis etmek, tedavi edilmesini kolaylaştırabilir ve yaşlanma sürecini daha iyi yönetmenize yardımcı olabilir. Olumlu bir zihinsel tutum ve zihinsel egzersizler, bilişsel fonksiyonları korumak için önemlidir. Düşünce gücünüzü ve zihinsel esnekliğinizi sürdürmek için yeni şeyler öğrenmeye ve zihinsel meydan okumalara katılmaya çalışın. Güneşe maruz kalma, cilt yaşlanması ve cilt kanseri riskini artırabilir. Güneş koruyucu kullanımı ve uygun giyimle cildinizi koruyun. Yeterli su içmek, cildin nemli kalmasına ve genel sağlığı desteklemeye yardımcı olabilir.”</p>
<p><strong>Teknoloji, yaşlı bireylerin sağlıklı, aktif ve sosyal bir yaşam sürmelerine destek olabiliyor!</strong></p>
<p>Günümüzde yaşlanma sürecinin, teknolojik gelişmelerle önemli ölçüde değiştiğini kaydeden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Sağlık hizmetlerine daha iyi erişim, daha etkili teşhis ve tedavi yöntemleri yaşlıların yaşam kalitesini artırdı.” dedi.</p>
<p>Bilinçli yaşlanmanın, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz gibi yaşam tarzı faktörlerine odaklandığına değinen Prof. Dr. Tarlacı, “Teknoloji bu alanda da destek sunuyor. İnternet ve sosyal medya ise yaşlı bireylerin sosyal bağlantılarını sürdürmelerine yardımcı olabiliyor. Bu nedenle yaşlanmanın şekli ve süreci, teknolojik ilerlemelerle daha sağlıklı, aktif ve sosyal bir yaşamı teşvik edebiliyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Yaş, genetik faktörler, kronik hastalıklar ve sağlıksız yaşam Alzheimer riskini artırıyor!</strong></p>
<p>Alzheimer riskini arttıran bir çok neden olduğuna işaret eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Yaş ilerledikçe Alzheimer riski artar. Aile geçmişi de Alzheimer riskini etkileyebilir. Yüksek tansiyon, obezite ve diyabet gibi kardiyovasküler sorunlar Alzheimer riskini ve şiddetini belli oranlarda artırabilir. Düzensiz egzersiz yapmak ve zihinsel olarak aktif olmamak, sigara içmek ve aşırı alkol tüketimi Alzheimer riskini yükseltebilir. Yine kronik inflamasyon, barsak veya diş eti iltihapları Alzheimer riskini artırabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Erken teşhis, Alzheimer’ın ilerlemesini yavaşlatarak yaşam kalitesini artırabilir!</strong></p>
<p>Erken teşhisin, Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatma veya semptomların yönetimine yardımcı olma potansiyeline sahip tedavi seçeneklerine erken erişim sağladığına vurgu yapan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Alzheimer hastalığı erken teşhis edildiğinde, doktorlar daha iyi tedavi seçenekleri sunabilirler. İlaçlar ve diğer tedavi yöntemleri, semptomların ilerlemesini yavaşlatabilir ve yaşam kalitesini artırabilir. Ayrıca, bilişsel ve duygusal işlevleri destekleyici terapiler de uygulanabilir.” dedi.</p>
<p>Erken teşhisin, bireylerin Alzheimer risk faktörlerini daha yakından izlemelerine yardımcı olabileceğini de aktaran Prof. Dr. Tarlacı, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Erken teşhis, risk faktörlerinin yönetilmesini ve olası komplikasyonların önlenmesini sağlayabilir. Alzheimer hastalığı genetik yatkınlıkla ilişkilendirilmiştir. Aile geçmişi bu hastalığa karşı riski artırabilir. Bu nedenle, aile geçmişinizde Alzheimer hastalığı olan bir kişi varsa, düzenli olarak bilişsel testler ve doktor muayeneleri yaptırarak erken teşhis için daha fazla bilgi edinebilirsiniz.</p>
<p>Genetik yatkınlığı olan bireyler, düzenli doktor muayeneleri ve bilişsel testler yaptırmalıdır. Bu, herhangi bir erken belirtiyi veya değişikliği yakından izlemek için önemlidir. Genetik yatkınlığı olan kişiler, doktorları ile Alzheimer hastalığına karşı koruyucu tedavileri tartışmalıdır. Bu, genetik riski azaltmaya veya hastalığın ilerlemesini geciktirmeye yardımcı olabilir. Bu nedenle, bu konuda bilinçli olmak ve sağlık uzmanları ile işbirliği yapmak önemlidir.”</p>
<p><strong>Sağlıklı yaşlanma ve Alzheimer’dan korunmada en etkili yol, doğru yaşam tarzına odaklanmak!</strong></p>
<p>Antioksidanlar, vitaminler ve besin takviyelerinin sağlıklı yaşlanma ve Alzheimer&#8217;dan korunma açısından bazı faydalar sağlayabileceğine değinen Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Antioksidanlar, vücutta serbest radikallerin neden olduğu oksidatif stresi azaltarak hücresel hasarı önleyebilirler. Bu, yaşlanma sürecini yavaşlatabilir ve bazı sağlık sorunlarını önleyebilir.” dedi.</p>
<p>Ancak, antioksidan takviyelerinin bilimsel olarak kesin ve etkili bir şekilde yaşlanma veya Alzheimer hastalığına karşı koruyucu olduğunun kanıtlanmadığının altını çizen Prof. Dr. Tarlacı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Ayrıca, bazı durumlarda yüksek dozda antioksidan takviyelerinin zararlı olabileceği de gösterilmiştir. Bu nedenle, antioksidanları doğal gıdalardan almak en iyisi olabilir. Özellikle B12 vitamini, D vitamini ve omega-3 yağ asitleri gibi besin maddeleri sağlıklı yaşlanma ve beyin sağlığı için önemlidir. Ancak, bu vitaminlerin takviyeleri sadece eksiklik durumlarında veya doktor tavsiyesiyle kullanılmalıdır. Aşırı vitamin alımı zararlı olabilir ve bazı çalışmalar, vitamin takviyelerinin Alzheimer riskini azaltmada etkisiz olduğunu göstermektedir. Genel olarak, sağlıklı yaşlanma ve Alzheimer&#8217;dan korunma için en iyi strateji, dengeli bir beslenme planı, düzenli egzersiz, zihinsel ve sosyal aktivitelerin sürdürülmesi ve stresten kaçınılması gibi yaşam tarzı faktörlerine odaklanmaktır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyi-yas-almak-icin-altin-kural-temiz-beslen-aktif-yasa-ve-stresi-yonet-593050">İyi yaş almak için altın kural temiz beslen, aktif yaşa ve stresi yönet!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsung geliştirdiği sensör teknolojisiyle giyilebilir cihazlarda yeni dönemi başlattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/samsung-gelistirdigi-sensor-teknolojisiyle-giyilebilir-cihazlarda-yeni-donemi-baslatti-590463</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Nov 2025 11:40:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[cihazlarda]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirdiği]]></category>
		<category><![CDATA[giyilebilir]]></category>
		<category><![CDATA[Meyve Ve Sebze]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[sensör]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojisiyle]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590463</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung, Galaxy Watch8’de sunduğu, meyve ve sebze tüketiminin bir göstergesi olabilen cildin karotenoid seviyelerini ölçen yeni Antioksidan İndeksi özelliği tanıttı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-gelistirdigi-sensor-teknolojisiyle-giyilebilir-cihazlarda-yeni-donemi-baslatti-590463">Samsung geliştirdiği sensör teknolojisiyle giyilebilir cihazlarda yeni dönemi başlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsung, Galaxy Watch8’de sunduğu, meyve ve sebze tüketiminin bir göstergesi olabilen cildin karotenoid seviyelerini ölçen yeni Antioksidan İndeksi özelliği tanıttı. Giyilebilir sağlık teknolojileri alanının bu yeni ölçütü; yıllarca süren yoğun Ar-Ge çalışmaları, sayısız prototip ve kapsamlı denemeler sonucunda hayata geçirildi. Yaşam süresi uzadıkça odak noktası yaşam kalitesini iyileştirmeye yöneldi. Beslenmenin sağlığa nasıl etki ettiğini ölçmenin kolay ve herkes için erişilebilir bir yolunu sunmaya odaklanan Samsung, 2018 yılında başlattığı kapsamlı inovasyon çalışmalarını giyilebilir cihaz alanında bir ilk olan sensör teknolojisine dönüştürdü.</p>
<p><strong>Laboratuvar ortamından bileğe taşındı</strong></p>
<p>Yaşam kalitesini artırmak için antioksidanların önemine dikkat çeken Seul Ulusal Üniversitesi Halk Sağlığı ve Beslenme Uzmanı Dr. Hyojee Joung, “Antioksidasyon, yaşlanmayı yavaşlatmak konusunda doğal olarak öne çıkıyor. Antioksidan yönetimi ihmal edilirse, Reaktif Oksijen Türleri (ROS) vücutta birikiyor ve kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve kanser gibi kronik hastalıkların riski artıyor” dedi. Samsung mühendisleri ve bilim insanları, karotenoidlere (meyve ve sebze alımının kanıtlanmış göstergeleri olan önemli antioksidanlara) odaklanarak, kullanıcının bileğine takabileceği kadar küçük ancak karmaşık antioksidan verilerini herkes için basit ve uygulanabilir sağlık bilgilerine dönüştürebilecek kadar güçlü bir cihaz geliştirdi.</p>
<p>İlk prototipin geliştirilmesinden bu yana 7 yıl süren testlerin ve optimizasyon çalışmalarının ardından ekip, laboratuvar düzeyindeki teknolojiyi madeni para büyüklüğünde bir sensöre sığdırmayı başardı. Çoklu dalga boyu yayan LED&#8217;leri özel bir fotodedektör dizilimiyle birleştirerek kompakt bir tasarım içinde doğru karotenoid okumaları sağlayan bu teknoloji, sağlık takibi alanında da yeni bir dönemi başlatıyor. </p>
<p>Samsung mühendisleri parmak uçlarında daha az melanin bulunmasından yola çıkarak farklı cilt tonlarında doğruluğu sağlamak amacıyla Antioksidan İndeks sensörünü bilek yerine başparmak ucundan ölçüm alacak şekilde tasarladı. Yapılan taramalar sırasında başparmağa hafif basınç uygulamanın kan akışını ve hemoglobin kaynaklı etkileşimi azaltarak daha hassas ve tutarlı ölçümler sağladığı da kanıtlandı. Samsung Medical Center bünyesinde yüzlerce katılımcıyla gerçekleştirilen kapsamlı denemeler de sensörün performansını doğruladı. Bu gelişme, laboratuvardan çıkıp dünya çapında kullanıcılara sorunsuz bir şekilde ulaşan ve günlük kullanım için tasarlanmış kapsayıcı bir çözüm sunan özelliğin yolunu açtı.</p>
<p><strong>Nasıl çalışıyor?</strong></p>
<p>Meyve ve sebzelerde doğal kırmızı, sarı ve yeşil pigmentler olarak bulunan karotenoidleri vücudumuz kendi başına üretemiyor. Bu nedenle vücutta depolanan karotenoid seviyeleri, bir kişinin ne kadar meyve ve sebze yediğinin net bir görüntüsünü sunuyor.</p>
<p>Bu noktada, karotenoid seviyelerini yansıtan Antioksidan İndeksi skor sistemi devreye giriyor: </p>
<ul>
<li><strong>Çok düşük:</strong> DSÜ’nün günlük 400 g önerisinin %50&#8217;sinden düşük</li>
<li><strong>Düşük:</strong> %50 ile %100 arasında</li>
<li><strong>Optimal:</strong> %100 veya daha yüksek</li>
</ul>
<p>Dr. Hyojee Joung, bu konuyu şöyle açıkladı: “Cilt karotenoidleri dokularda yavaş metabolize olur ve birikir, bu nedenle meyve ve sebze yendiği andaki kısa vadeli değişiklikler skorda hemen görünmez. Araştırmalarımız, karotenoid alımından yaklaşık bir ila iki hafta sonra ciltteki karotenoid seviyelerinde anlamlı bir artış olduğunu gösteriyor. Bu da Antioksidan İndeksini, uzun vadeli beslenme alışkanlıklarını takip etmek için tutarlı ve değerli bir araç haline getiriyor.”</p>
<p><strong>Sağlık takibinde bütünsel yaklaşım</strong></p>
<p>Uyku kalitesi, stres seviyesi ve fiziksel aktivite gibi yaşam tarzıyla ilgili faktörler de İndeksi etkiliyor ve onu kapsamlı bir genel sağlık göstergesi olarak konumlandırıyor. Uyku Koçluğu, Aktivite Takibi ve Vasküler Yük gibi diğer Galaxy Watch8 özelliklerinin yanında Antioksidan İndeksi, kullanıcıya sağlığı hakkında bütünsel bir bakış sunarak daha sağlıklı bir yaşlanma için daha akıllı kararlar alınmasını mümkün kılıyor. Galaxy Watch8&#8217;in sunduğu Antioksidan İndeksi, sektördeki mevcut gelişmelerinin ötesine geçerek anlamlı bir inovasyon sunuyor. Kullanıcıların riskleri erken tespit etmesine ve daha sağlıklı olmak için proaktif adımlar atmasına yardımcı olan Samsung, sağlık konusunda daha akıllı ve proaktif yaklaşımların önünü açıyor ve önleyici sağlık hizmetlerinde giyilebilir cihazların rolünü yeniden tanımlıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-gelistirdigi-sensor-teknolojisiyle-giyilebilir-cihazlarda-yeni-donemi-baslatti-590463">Samsung geliştirdiği sensör teknolojisiyle giyilebilir cihazlarda yeni dönemi başlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antioksidan Deposu Üzümün 6 Önemli Yararı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/antioksidan-deposu-uzumun-6-onemli-yarari-559046</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Jul 2025 07:57:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[deposu]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[üzümün]]></category>
		<category><![CDATA[yararı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559046</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz mevsimiyle birlikte sofraları renklendiren üzüm, yüksek besin değeri ve antioksidan içeriği sayesinde ön plana çıkıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antioksidan-deposu-uzumun-6-onemli-yarari-559046">Antioksidan Deposu Üzümün 6 Önemli Yararı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsimiyle birlikte sofraları renklendiren üzüm, yüksek besin değeri ve antioksidan içeriği sayesinde ön plana çıkıyor. Anadolu’daki tarihi binlerce yıl öncesine uzanan bu değerli meyve, sadece lezzetiyle değil aynı zamanda vücuda sağladığı faydalarla da dikkat çekiyor. Yeşil, mor veya koyu mavi renkleriyle üzüm, dünyanın dört bir yanında yetiştirilebiliyor ve çekirdekli ya da çekirdeksiz olabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Betül Merd, birçok yararı olan üzümle ilgili bilgi verdi.</p>
<p><strong>Sıcak iklim meyvesi üzüm</strong></p>
<p>İnce ya da kalın kabuklu ve sulu yapısıyla tatlı bir meyve olan üzüm, sıcak ve güneşli iklimlerde yetişir. Üzüm, cinsine göre yaz ortasında ve sonbahar sonuna kadar hasat edilir.  En olgun hallerinde toplanan meyvenin beyaz, siyah, kırmızı, mor gibi pek çok rengi vardır. Her çeşidinin aroması kendine özgüdür. Tatlılığı doğal şekerlerden gelir ve bu nedenle hem enerji verir hem de ağızları tatlandırır. Üzüm yetiştiriciliğinde Türkiye, dünyada sayılı ülkeler arasında yer almaktadır. Ege Bölgesi başta olmak üzere Manisa, Denizli, İzmir gibi iller hem sofralık hem kurutmalık üzüm üretiminde ön plandadır. Sıcağı seven üzüm, aynı zamanda Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerinde de verimli şekilde yetiştirilebilir. Dünyada ise İtalya, Fransa, ABD ve Çin büyük üzüm üreticileri arasında yer alır.</p>
<p><strong>Vitamin ve mineral deposu</strong></p>
<p>Su oranı yüksek ve doğal şeker içeriği nedeniyle enerji veren üzüm bir meyvedir. 100 gram taze üzüm yaklaşık 70-80 kcal içerir. Ayrıca içeriğinde; </p>
<ul>
<li>C vitamini, K vitamini, B6 vitamini</li>
<li>Potasyum, bakır, manganez gibi mineraller</li>
<li>Resveratrol ve flavonoidler gibi antioksidan bileşenler açısından da zengindir.</li>
</ul>
<p>Resveratrol, üzümün özellikle kabuğunda bulunan bir bileşiktir ve kalp sağlığı üzerindeki olumlu etkisiyle bilinmektedir.</p>
<p><strong>Üzümün birçok yararı var</strong></p>
<p>Uzun süreli ve dengeli tüketildiğinde üzümün birçok yararı bulunmaktadır.</p>
<ol>
<li>Kalp sağlığını destekler, kan basıncını düzenlemeye yardımcı olabilir. Yapılan bir araştırmada üzümdeki resveratrol bileşiğinin antioksidan ve antienflamatuar özellikler içerdiği belirlenmiştir.</li>
<li>Bağışıklık sistemini güçlendirir. Üzüm çok sayıda antioksidan içerir. Kuersetin, mor ve siyah üzümlere renklerini veren bir antioksidandır. Nörodejeneratif hastalıklara karşı koruma sağlar. Araştırmalar, üzümlerin Alzheimer hastalığının başlangıcına karşı bir miktar koruma sağladığını göstermiştir.</li>
<li>Sindirim sistemini destekler, kabızlığa karşı faydalıdır. Ayrıca üzüm, kilo kontrolü sağlamaya yardımcı olabilecek besinler açısından zengin, düşük kalorili bir atıştırmalıktır.</li>
<li>Cilt sağlığına katkı sağlar, özellikle çekirdekli türlerde anti-aging etkileri vardır. Bazı araştırmalar, üzümlerde bulunan bir bileşik olan resveratrolün yaşlanma sürecini yavaşlatabileceğini göstermektedir.</li>
<li>Enerji verir, yorgunluk hissini azaltabilir. Üzümde eser miktarda melatonin bulunur. Melatonin, beyinde üretilen ve dinlendirici bir uykuyu destekleyen bir hormondur</li>
<li>Üzüm kemikleri güçlendirir. K vitamini, kalsiyum, magnezyum ve potasyum açısından zengindir. Bu temel vitamin ve mineraller kemik sağlığını destekler. Bunları yeterli miktarda almamak kemik kırığı riskini artırabilir.</li>
</ol>
<p><strong>Tüketirken bu kurallara uyun</strong></p>
<ul>
<li>Üzüm sağlıklı bir meyvedir ama porsiyon kontrolü çok önemlidir. Özellikle insülin direnci, diyabet ya da kilo kontrolü hedefi olan bireylerde aşırı tüketimi önerilmez.</li>
<li>Taze üzüm için bir porsiyon yaklaşık 15-20 tane (bir küçük salkım) olarak düşünülebilir.</li>
<li>Kuru üzüm ise yoğun şeker içerdiğinden, 1 yemek kaşığı kadar ile sınırlandırılmalıdır.</li>
<li>Üzümü yanında çiğ badem ya da yoğurt gibi protein içeren gıdalarla birlikte tüketmek, kan şekerinin daha dengeli seyretmesini sağlar.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antioksidan-deposu-uzumun-6-onemli-yarari-559046">Antioksidan Deposu Üzümün 6 Önemli Yararı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vitamin ve Antioksidan Zengini Portakalın 10 Faydası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vitamin-ve-antioksidan-zengini-portakalin-10-faydasi-429174</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Dec 2023 13:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[faydası]]></category>
		<category><![CDATA[portakalın]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin]]></category>
		<category><![CDATA[zengini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429174</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış mevsiminin vazgeçilmez meyvesi portakal, içeriğinde bulunan yüksek C vitamini oranıyla en faydalı meyveler arasında bulunuyor. Narenciye türü olan ve turunçgiller ailesinden gelen portakal, taze meyve olarak tüketiminin yanı sıra;   taze sıkılmış suyu ve kurutulmuş haliyle de günlük beslenmede önemli bir yer tutuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vitamin-ve-antioksidan-zengini-portakalin-10-faydasi-429174">Vitamin ve Antioksidan Zengini Portakalın 10 Faydası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış mevsiminin vazgeçilmez meyvesi portakal, içeriğinde bulunan yüksek C vitamini oranıyla en faydalı meyveler arasında bulunuyor. Narenciye türü olan ve turunçgiller ailesinden gelen portakal, taze meyve olarak tüketiminin yanı sıra;   taze sıkılmış suyu ve kurutulmuş haliyle de günlük beslenmede önemli bir yer tutuyor. Bireylerin günde 1-2 adet portakal yemesi C vitaminin alınması için yeterli olurken, bu meyvenin tüketimi kişilerde hücre hasarını önleme, bağışıklık sistemini destekleme ve göz sağlığını koruma gibi yararlar sağlıyor. Asitli bir meyve olan portakalı özellikle gastrit, reflü, ülser gibi şikayeti olan hastaların sınırlı tüketmesi, bir yaş altı bebeklere de verilmemesi gerekiyor.  Memorial Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Ceyda Nur Kınay, portakalın faydaları ile ilgili bilgi verdi. </p>
<p><strong>C vitamini kaynağı</strong></p>
<p>C vitamini ve antioksidanlardan zengin bir narenciye türü olan portakal en çok ABD, Meksika ve Çin’de üretilirken, Alanya ve Finike portakalı sadece ülkemizde yetiştirilmektedir. Tatlı ve ekşi pek çok farklı çeşidi bulunan portakal, taze meyve olarak tüketilmesinin yanı sıra, taze sıkılmış suyu ve kurutulmuş haliyle de günlük beslenmede önemli bir yer tutmaktadır. Bir orta boy portakal yetişkin bir bireyin günlük C vitamini ihtiyacını karşılamak için yeterli gelirken; A vitamini, folik asit ve diyet lifi kaynağı olan portakalın faydaları şu şekilde sıralanabilir: </p>
<ol>
<li>İçerdiği C vitamini sayesinde hücre hasarını engeller ve kansere neden olan serbest radikaller ile savaşır.</li>
<li>Bağışıklık sistemini destekler ve mikroorganizmalara karşı korur.</li>
<li>Yaşa bağlı makula dejenerasyonunu yavaşlatarak göz sağlığını destekler.</li>
<li>Demir emilimini artırarak anemiyi iyileştirmeye yardımcı olur.</li>
<li>C vitamini stres hormonu olan kortizolü baskılayarak kan basıncının düzenlenmesine destek olur.</li>
<li>Diyabet, kalp ve damar hastalıkları, artrit ve Alzheimer gibi hastalıklarda inflamasyonu azaltmayı sağlar.</li>
<li>İçeriğindeki folik asit özellikle hamilelerde folik asit alımını destekleyerek doğumsal defektleri önlemeye yardımcı olur.</li>
<li>İçeriğindeki sitrat, böbreklerde kalsiyum birikimini önleyerek taş oluşumunun önüne geçebilir.</li>
<li>Portakal yağı bazı bakteri ve mantar türlerinin üremesini durdurmaya destek olup, stres düzeyini azaltarak anksiyete ve depresyonun azaltılmasına yardımcı olur. </li>
<li>Kabuğu ile birlikte kurutulmuş portakal iyi bir diyet lifi kaynağıdır. Bu nedenle bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine ve kabızlığın önlenmesine yardımcı olurken; sindirim sistemi sağlığını da destekler. </li>
</ol>
<p><strong>Portakal içeriğindeki asit sindirim sistemi rahatsızlıklarına neden olabilir</strong></p>
<p>Bu kadar çok faydası olan portakalın asitli bir meyve olması bazı kişilerde sıkıntılara yol açabilmektedir. Özellikle gastrit, reflü veya ülser gibi sindirim sistemi rahatsızlığı olan kişilerde mide yanması, şişkinlik veya gaz gibi şikayetlere neden olabilmekte, kumarin grubu kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerin ise günlük portakal tüketimini bir adet ile sınırlandırması gerekmektedir. Ayrıca diyabet veya insülin direnci olan kişilerin daha iyi bir kan şekeri kontrolü sağlayabilmek adına portakalı ara öğünlerinde; yanına kavrulmamış kuruyemiş veya süt, yoğurt gibi bir protein kaynağı ile birlikte tüketmesi ve porsiyon kontrolüne özen göstermesi önerilmektedir.</p>
<p><strong>Yüksek tansiyon ve kolesterolü olanlara portakal suyu önerilmiyor</strong></p>
<p>Yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan beta bloker grubuna giren celiprolol içeren ilaçları kullanan kişiler yüksek miktarda portakal suyu tüketiminden kaçınmalıdır. Çünkü yüksek miktarda portakal suyu tüketimi vücutta celiprolol düzeyini arttırabilmektedir. Yine yüksek kolesterolü olan kişilerin kullandığı pravastatin portakal suyu ile etkileşime girebilmektedir. Ayrıca ürtiker gibi alerjik semptomların tedavisinde kullanılan ve etken maddesi fexofenadin olan ilaçlar da portakal suyu ile etkileşim gösterebilmektedir. Portakal suyunun kandaki düzeyini yükselttiği ilaçlardan birisi de parazit tedavisinde kullanılmaktadır. İlaç kullanımı esnasında portakal suyu tüketim miktarına dikkat etmek yarar sağlamaktadır. Bununla birlikte alerji oluşturma sebebiyle bir yaşından önce bebeklere portakal ve portakal suyu verilmemesi önerilmektedir. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vitamin-ve-antioksidan-zengini-portakalin-10-faydasi-429174">Vitamin ve Antioksidan Zengini Portakalın 10 Faydası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antioksidan besinlerle hastalıklardan korunun</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/antioksidan-besinlerle-hastaliklardan-korunun-369218</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Apr 2023 09:55:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[besinlerle]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklardan]]></category>
		<category><![CDATA[korunun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=369218</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaliteli ve sağlıklı bir yaşam için günlük beslenmede antioksidan kapasitesi yüksek besinlere yer vermesi çok önemli.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antioksidan-besinlerle-hastaliklardan-korunun-369218">Antioksidan besinlerle hastalıklardan korunun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaliteli ve sağlıklı bir yaşam için günlük beslenmede antioksidan kapasitesi yüksek besinlere yer vermesi çok önemli. </strong></p>
<p><strong>Normal şartlarda canlı metabolizması sağlıklı iken antioksidanlarla serbest radikallerin denge halinde bulunduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Antioksidanlar, normal hücre metabolizmasının toksik yan ürünü olan serbest radikalleri etkisiz hale getirerek koruyucu etki gösterirler. Bu nedenle vücudun savunma sisteminin etkisini artırarak hastalık riskini de azaltırlar. Vücudumuz kendi başına bir miktar antioksidan üretir, ancak bu yetersiz kalabilir, bu nedenle diyetle alımı da çok önemli” dedi.</strong></p>
<p>Gelişen teknoloji, çevre kirliliği, radyasyon, tarım ilaçları, ağır metaller ve canlı hücrelerdeki oksijen metabolizması gibi birçok etken insan vücudunda serbest radikallerin oluşumuna neden oluyor. Serbest radikallerin de oksijenin reaktif formları olup, vücut hücrelerini tahrip edebildiğini söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Bu da kalp damar hastalıkları, kanser, katarakt, diyabet, karaciğer tahribatı, Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı ve diğer pek çok hastalığa sebep olabilir” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Renkli meyve ve sebzeler antioksidan deposu</strong></p>
<p>Antioksidan bakımından zengin besinlerin serbest radikallerin etkilerini azalttığının altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Bu nedenle kendinizi sağlıklı tutmak için daha çok antioksidan açısından zengin besinler tüketmek önemli. Bilinen en iyi antioksidan maddeler arasında; betakaroten ve diğer karotenoidler, C vitamini, lutein, reveratrol, E vitamini ve likopen sayılabilir. Antioksidanlar belirli meyve ve sebzelerde doğal olarak da bulunuyor. Özellikle renkli meyve ve sebzelerde daha fazla antioksidan bulunuyor. Domateslerde likopen veya havuçta beta-karoten farklı tiplerde antioksidanlardır. Hatta çikolata bile listeye bir antioksidan olan flavonoidleriyle girer” diye konuştu.</p>
<p>Serbest radikalleri ölçeme kapasitesi yani ORAC’ın besinlerdeki antioksidan kapasitesini ölçmeye yarayan bir yöntem olduğunu söyleyen Derya Eren, “Her insan günde 3000 ORAC birimi vitamin ve mineral almalı. Araştırmacılar ise 5000 ORAC biriminde daha fazla korumanın gerçekleştiğini bildiriyor. Amerika’da Boston Tuft Üniversitesi’nde yapılan çalışmalarda, yüksek ORAC değeri olan sebze ve meyvelerin tüketimiyle vücut ve beyinde yaşlanma sürecinin yavaşladığı öne sürülmüş ve bu besinlerin ORAC tablosunu hazırlamışlardır” dedi.  Derya Eren, bu tabloya göre ise ORAC değerinde yüksek olan besinleri şöyle sıraladı:</p>
<p><strong>Meyveler: </strong></p>
<ul>
<li>Yaban mersini 9621 </li>
<li>Böğürtlen 5905</li>
<li>Nar 4479</li>
<li>Çilek 4302 </li>
<li>Meyve suyu: 1002</li>
<li>Kiraz 3747</li>
<li>İncir 3383</li>
<li>Portakal 2103</li>
<li>Avokado 1922</li>
<li>Şeftali 1922</li>
<li>Limon 1346</li>
<li>Mango 1300</li>
<li>Kivi 1210</li>
<li>Kayısı 1110</li>
<li>Muz 795</li>
<li>Kavun 253</li>
<li>Karpuz 142</li>
</ul>
<p><strong>Sebzeler:</strong></p>
<ul>
<li>Zencefil (taze) 14840</li>
<li>Enginar 6552</li>
<li>Sarımsak 5708</li>
<li>Kişniş (taze) 5141</li>
<li>Kara lahana 2496</li>
<li>Kuşkonmaz 2252</li>
<li>Roka 1904</li>
<li>Pancar 1776</li>
<li>Turp 1750</li>
<li>Ispanak 1531</li>
<li>Brokoli 1510</li>
<li>Maydonoz 1301</li>
<li>Patlıcan 932</li>
<li>Çiğ soğan 913</li>
<li>Karnabahar 870</li>
<li>Kereviz 552</li>
<li>Beyaz Lahana 529</li>
</ul>
<p><strong>Çikolatalar:</strong></p>
<ul>
<li>Kakao (kuru) 55653</li>
<li>Bitter çikolata 20816</li>
<li>Sütlü çikolata 7519</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antioksidan-besinlerle-hastaliklardan-korunun-369218">Antioksidan besinlerle hastalıklardan korunun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
