<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>annenin | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/annenin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/annenin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 May 2026 08:49:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>annenin | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/annenin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Doğum İstatistikleri, 2025</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogum-istatistikleri-2025-637055</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 08:49:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[annenin]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[En Düşük]]></category>
		<category><![CDATA[En Yüksek]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kır]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[statistikleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637055</guid>

					<description><![CDATA[<p>Canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogum-istatistikleri-2025-637055">Doğum İstatistikleri, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 895 bin 374 oldu. Canlı doğan bebeklerin %51,4&#8217;ü erkek, %48,6&#8217;sı kız oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir. Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2014 yılından itibaren aralıksız düşüş eğilimine girerek 2025 yılında 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızı son dokuz yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10&#8217;un altında kalmaya devam etti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğum sayısı ve toplam doğurganlık hızı, 2001-2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-0-ylBqqJmW.png"/></p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2025 yılında 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-1-mj7RmxQA.png"/></p>
<p>Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Bu ili 1,10 çocuk ile İzmir, 1,11 çocuk ile Eskişehir, Ankara ve Zonguldak izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 76 ilde 2,10&#8217;un altında kaldı</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızının nüfusun yenilenme seviyesinin altına düştüğü 2017 yılında 57 ilin toplam doğurganlık hızı 2,10&#8217;un altında iken 2025 yılında 76 ilin toplam doğurganlık hızı bu seviyenin altında kaldı.</p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızının 1,50&#8217;nin altında kaldığı il sayısı 2017 yılında 4 iken 2025 yılında 59 oldu. Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı 2017 yılında 10 iken 2025 yılında sadece Şanlıurfa ili oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2017</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-2-kpRFhVuX.png"/></p>
<p><strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-3-Xe8xXgBM.png"/></p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ortalaması 1,34 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2024 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin 1,72 çocuk ile Bulgaristan olduğu, en düşük toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin ise 1,01 çocuk ile Malta olduğu görüldü. Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında binde 1,42 çocuk olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 11. sırada yer aldı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ile karşılaştırması, 2024</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-4-GyeNNAFh.png"/></p>
<p>Kaynak: Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) Veri Tabanı, 2024<br />              Birleşmiş Milletler, 2024 Dünya Nüfus Beklentileri, 2025<br />              Türkiye verisi, 2025 yılına aittir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yüksek öğretim mezunu annelerin toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,24 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızı ilkokul mezunu anneler için 2,51 çocuk iken en düşük toplam doğurganlık hızı yüksek öğretim mezunu anneler için 1,24 çocuk oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı, 2020, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-5-xa5XEQfO.png"/></p>
<p><strong>Yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,33 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Mekânsal Adres Kayıt Sistemi&#8217;nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, &#8220;yoğun kent, orta yoğun kent ve kır&#8221;(1) ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır.</p>
<p> </p>
<p>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında kır olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 1,75 çocuk iken orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde 1,53 çocuk ve yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ise 1,33 çocuk oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı, 2023, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-6-xGGvmgJI.png"/></p>
<p><strong>Kaba doğum hızı binde 10,4 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir. Kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20,3 iken 2025 yılında binde 10,4 oldu. Diğer bir ifade ile 2001 yılında bin nüfus başına 20,3 doğum düşerken, 2025 yılında 10,4 doğum düştü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızının en yüksek olduğu yaş grubu 25-29 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, 2001 yılında en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubunda iken 2025 yılında binde 96 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu durum, doğurganlığın kadının daha ileri yaşlarında gerçekleştiğini gösterdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızı, 2001, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-7-c8gJpT5H.png"/></p>
<p><strong>Adölesan doğurganlık hızı düştü</strong></p>
<p> </p>
<p>Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2025 yılında binde 9&#8217;a düştü. Diğer bir ifadeyle, 2025 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 9 doğum düştü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Adölesan doğurganlık hızı, 2001-2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-8-SJWgPVeZ.png"/></p>
<p><strong>Annenin son iki doğumu arasındaki ortalama süre 2025 yılında 4,8 yıl oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Annenin &#8220;son iki doğum arasındaki ortalama süre&#8221;(2) incelendiğinde, bu süre 2020 yılında 4,6 yıl iken 2025 yılında 4,8 yıl oldu.</p>
<p> </p>
<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin ilk doğumu ile arasındaki ortalama süre 4,3 yıl iken 3. doğumunu gerçekleştirenlerin 2. doğumu ile arasındaki ortalama süre ise 5,5 yıl oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğum sırasına göre son iki doğum arasındaki ortalama süre, 2020, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-9-2RpdhxNt.png"/></p>
<p><strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en uzun olduğu il, 5,5 yıl ile Kırklareli oldu. Bu ili 5,2 yıl ile Bartın, 5,1 yıl ile Çanakkale, Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Denizli ve Bolu izledi.</p>
<p> </p>
<p>Annenin 2. İle 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2025 yılında 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,0 yıl ile Şırnak, 3,1 yıl ile Muş izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama süresinin en uzun ve en kısa olduğu 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-10-VzxswzIF.png"/></p>
<p><strong>İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Doğumlarını 2001 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26,7 iken 2025 yılında 29,4 oldu. İlk doğumunu 2025 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 27,5 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Annenin ortalama yaşı ve ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2001-2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-11-MFswCj1P.png"/></p>
<p><strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 ile Artvin oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>İlk doğumdaki ortalama anne yaşı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 yaş ile Artvin oldu. Bu ili 28,9 yaş ile İstanbul ve Tunceli, 28,7 yaş ile Rize, Trabzon ve İzmir izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-12-BY3JkGEK.png"/></p>
<p>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 24,7 yaş ile Ağrı, 24,9 yaş ile Muş izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>İllere göre ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-13-8v8JxSup.png"/></p>
<p><strong>Doğumların %3,3&#8217;ü çoğul doğum olarak gerçekleşti</strong></p>
<p> </p>
<p>Çoğul doğum sayısı 2025 yılında 29 bin 60 oldu. Doğumların 2025 yılında %3,3&#8217;ü çoğul doğum olarak gerçekleşirken, bu doğumların %96,8&#8217;i ikiz, %3,1&#8217;i üçüz ve %0,1&#8217;i dördüz ve daha fazla bebek olarak gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğumların 2025 yılında %42,8&#8217;i annenin ilk doğumu olarak gerçekleşti</strong></p>
<p> </p>
<p>Doğum sırasına göre doğumlar incelendiğinde, 2015 yılında doğumların %36,1&#8217;i ilk, %31,9&#8217;u ikinci, %18,2&#8217;si üçüncü, %12,8&#8217;i ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleşirken 2025 yılında ise doğumların %42,8&#8217;inin ilk, %30,5&#8217;inin ikinci, %15,5&#8217;inin üçüncü, %10,8&#8217;inin ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleştiği görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğum sırasına göre doğumların oranı, 2015, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-14-8mQNLygS.png"/></p>
<p>Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>
<p><strong>Canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 895 bin 374 oldu. Canlı doğan bebeklerin %51,4&#8217;ü erkek, %48,6&#8217;sı kız oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir. Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2014 yılından itibaren aralıksız düşüş eğilimine girerek 2025 yılında 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızı son dokuz yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10&#8217;un altında kalmaya devam etti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğum sayısı ve toplam doğurganlık hızı, 2001-2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-15-JXdFwZjc.png"/></p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2025 yılında 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-16-rYF2TDL8.png"/></p>
<p>Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Bu ili 1,10 çocuk ile İzmir, 1,11 çocuk ile Eskişehir, Ankara ve Zonguldak izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 76 ilde 2,10&#8217;un altında kaldı</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızının nüfusun yenilenme seviyesinin altına düştüğü 2017 yılında 57 ilin toplam doğurganlık hızı 2,10&#8217;un altında iken 2025 yılında 76 ilin toplam doğurganlık hızı bu seviyenin altında kaldı.</p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızının 1,50&#8217;nin altında kaldığı il sayısı 2017 yılında 4 iken 2025 yılında 59 oldu. Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı 2017 yılında 10 iken 2025 yılında sadece Şanlıurfa ili oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2017</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-17-bPbh8cm2.png"/></p>
<p><strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-18-Ek8VKK12.png"/></p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ortalaması 1,34 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2024 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin 1,72 çocuk ile Bulgaristan olduğu, en düşük toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin ise 1,01 çocuk ile Malta olduğu görüldü. Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında binde 1,42 çocuk olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 11. sırada yer aldı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ile karşılaştırması, 2024</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-19-ytsEA23C.png"/></p>
<p>Kaynak: Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) Veri Tabanı, 2024<br />              Birleşmiş Milletler, 2024 Dünya Nüfus Beklentileri, 2025<br />              Türkiye verisi, 2025 yılına aittir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yüksek öğretim mezunu annelerin toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,24 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızı ilkokul mezunu anneler için 2,51 çocuk iken en düşük toplam doğurganlık hızı yüksek öğretim mezunu anneler için 1,24 çocuk oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı, 2020, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-20-fpdz3i8H.png"/></p>
<p><strong>Yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,33 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Mekânsal Adres Kayıt Sistemi&#8217;nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, &#8220;yoğun kent, orta yoğun kent ve kır&#8221;(1) ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır.</p>
<p> </p>
<p>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında kır olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 1,75 çocuk iken orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde 1,53 çocuk ve yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ise 1,33 çocuk oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı, 2023, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-21-Lyjd3eQj.png"/></p>
<p><strong>Kaba doğum hızı binde 10,4 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir. Kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20,3 iken 2025 yılında binde 10,4 oldu. Diğer bir ifade ile 2001 yılında bin nüfus başına 20,3 doğum düşerken, 2025 yılında 10,4 doğum düştü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızının en yüksek olduğu yaş grubu 25-29 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, 2001 yılında en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubunda iken 2025 yılında binde 96 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu durum, doğurganlığın kadının daha ileri yaşlarında gerçekleştiğini gösterdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızı, 2001, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-22-syp2YRvH.png"/></p>
<p><strong>Adölesan doğurganlık hızı düştü</strong></p>
<p> </p>
<p>Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2025 yılında binde 9&#8217;a düştü. Diğer bir ifadeyle, 2025 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 9 doğum düştü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Adölesan doğurganlık hızı, 2001-2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-23-dKuhN9iY.png"/></p>
<p><strong>Annenin son iki doğumu arasındaki ortalama süre 2025 yılında 4,8 yıl oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Annenin &#8220;son iki doğum arasındaki ortalama süre&#8221;(2) incelendiğinde, bu süre 2020 yılında 4,6 yıl iken 2025 yılında 4,8 yıl oldu.</p>
<p> </p>
<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin ilk doğumu ile arasındaki ortalama süre 4,3 yıl iken 3. doğumunu gerçekleştirenlerin 2. doğumu ile arasındaki ortalama süre ise 5,5 yıl oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğum sırasına göre son iki doğum arasındaki ortalama süre, 2020, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-24-GXPT2fE6.png"/></p>
<p><strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en uzun olduğu il, 5,5 yıl ile Kırklareli oldu. Bu ili 5,2 yıl ile Bartın, 5,1 yıl ile Çanakkale, Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Denizli ve Bolu izledi.</p>
<p> </p>
<p>Annenin 2. İle 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2025 yılında 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,0 yıl ile Şırnak, 3,1 yıl ile Muş izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama süresinin en uzun ve en kısa olduğu 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-25-jm1UABVJ.png"/></p>
<p><strong>İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Doğumlarını 2001 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26,7 iken 2025 yılında 29,4 oldu. İlk doğumunu 2025 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 27,5 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Annenin ortalama yaşı ve ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2001-2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-26-E5fxYKvq.png"/></p>
<p><strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 ile Artvin oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>İlk doğumdaki ortalama anne yaşı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 yaş ile Artvin oldu. Bu ili 28,9 yaş ile İstanbul ve Tunceli, 28,7 yaş ile Rize, Trabzon ve İzmir izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-27-CmKsWLjq.png"/></p>
<p>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 24,7 yaş ile Ağrı, 24,9 yaş ile Muş izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>İllere göre ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-28-aWUvEJKx.png"/></p>
<p><strong>Doğumların %3,3&#8217;ü çoğul doğum olarak gerçekleşti</strong></p>
<p> </p>
<p>Çoğul doğum sayısı 2025 yılında 29 bin 60 oldu. Doğumların 2025 yılında %3,3&#8217;ü çoğul doğum olarak gerçekleşirken, bu doğumların %96,8&#8217;i ikiz, %3,1&#8217;i üçüz ve %0,1&#8217;i dördüz ve daha fazla bebek olarak gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğumların 2025 yılında %42,8&#8217;i annenin ilk doğumu olarak gerçekleşti</strong></p>
<p> </p>
<p>Doğum sırasına göre doğumlar incelendiğinde, 2015 yılında doğumların %36,1&#8217;i ilk, %31,9&#8217;u ikinci, %18,2&#8217;si üçüncü, %12,8&#8217;i ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleşirken 2025 yılında ise doğumların %42,8&#8217;inin ilk, %30,5&#8217;inin ikinci, %15,5&#8217;inin üçüncü, %10,8&#8217;inin ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleştiği görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğum sırasına göre doğumların oranı, 2015, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-29-XjGMLQ6H.png"/></p>
<p>Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogum-istatistikleri-2025-637055">Doğum İstatistikleri, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gonca&#8217;da bir annenin hayali daha gerçek oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/goncada-bir-annenin-hayali-daha-gercek-oldu-627540</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 14:02:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[annenin]]></category>
		<category><![CDATA[ayakta]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gonca]]></category>
		<category><![CDATA[hayali]]></category>
		<category><![CDATA[kızı]]></category>
		<category><![CDATA[meral]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[ücret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627540</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, özel gereksinimli bireylerin hayatına dokunmak için çıktığı yolda tüm vatandaşların imdadına koşuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goncada-bir-annenin-hayali-daha-gercek-oldu-627540">Gonca&#8217;da bir annenin hayali daha gerçek oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, özel gereksinimli bireylerin hayatına dokunmak için çıktığı yolda tüm vatandaşların imdadına koşuyor. Bu kapsamda Irak’tan Türkiye’ye göç eden 29 yaşındaki anne Esin Beyati, kızı Meral’in Gonca’da aldığı eğitimle yaşadığı büyük değişimi “Bizi hayata burası bağladı” sözleriyle anlattı.</p>
<p><b>BEYATİ AİLESİ GONCA İLE UMUDA TUTUNDU</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, yalnızca özel gereksinimli bireylerin değil, ailelerin de hayatına dokunmaya devam ediyor. Bu ailelerden biri, Kerkük Türkmeni olan ve yaklaşık 10 yıl önce Türkiye’ye yerleşen Beyati ailesi oldu. Irak’ta zorlu bir hayat mücadelesi veren anne Esin Beyati, küçük kızı Meral’in gelişiminde yaşadığı sıkıntıya Gonca’da çözüm buldu. Henüz 2 yaşındayken gelişim geriliği fark edilen Meral’e yapılan değerlendirmeler sonucunda otizm tanısı konuldu. Ancak maddi imkânsızlıklar ve yüksek özel eğitim ücretleri nedeniyle aile uzun süre yeterli destek alamadı.</p>
<p><b>“KEŞKE DAHA ÖNCE BURAYI BİLSEYDİM”</b></p>
<p>Dört çocuk annesi Esin Beyati, “Hiçbir yere gidemiyorduk. Nereye gitsek ücret istiyorlardı. Benim durumum yoktu. Bir tek Gonca’da eğitim alabiliyoruz. Buraya geldikten sonra kızımda çok büyük ilerleme oldu. Kızımın yürüdüğünü burada gördüm. Gonca sayesinde ayakta durdu. Allah razı olsun. Keşke daha önce burayı bilseydim” dedi.<br /><b>“YILLARCA ADIM ATMASINI BEKLEDİM”</b><br />Meral, Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde duyu bütünleme ve fiziksel gelişimi destekleyici eğitimler almaya başladı. Haftada sadece bir gün aldığı eğitimlere rağmen kısa sürede dikkat çeken bir gelişim gösterdi. Anne Beyati, bu değişimi duygusal sözlerle ifade etti: “Benim kızım bir dakika bile ayakta duramıyordu. Şimdi yürümeye başladı. Tek başına geziyor. Elini sürekli ağzına götürüyordu, şimdi bıraktı. Her adım attığında ağlıyorum. Çünkü bunu yıllarca bekledim.”</p>
<p><b>“BENİ HAYATA BAĞLAYAN YER BURASI”</b></p>
<p>Anne Beyati, daha önce ücretli özel eğitim merkezlerine de gittiklerini ancak hiçbir ilerleme kaydedemediklerini belirterek, “Bir yıl boyunca para verdim ama hiçbir gelişme olmadı. Buradaki ilgi hiçbir yerde yok. Hocaların gerek kızımla gerek bizimle ilgisini anlatamam. Parayla bile böyle bir eğitim alamadım” dedi.  Merkez, yalnızca bireylerin gelişimine değil, ailelerin sosyal hayata katılımına da katkı sağlıyor. Anne Beyati, Gonca sayesinde yeni bir çevre edindiğini ve psikolojik olarak güçlendiğini dile getirerek, “Burada tanıştığım arkadaşlarım sayesinde ayaktayım. Annem olsa bu kadar destek olamazdı. Beni hayata bağlayan yer burası oldu” dedi.</p>
<p><b>MERAL, GONCA İLE GELİŞİM GÖSTERDİ</b></p>
<p>Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi uzman hocaların yaptığı değerlendirmeye göre Meral Esati, ilk geldiğinde ayakta duramayan, göz teması kurmayan, çevreye ilgisi sınırlı ve sürekli ağlama davranışı gösteren bir profildeydi. Ancak 8-9 aylık eğitim sürecinin sonunda bağımsız ayakta durabilen, kısa mesafelerde yürüyebilen, çevresiyle etkileşim kuran ve ağlama davranışı azalan bir gelişim düzeyine ulaştı. Eğitimlerin devam ettiği süreçte Meral’in tüm gelişim alanlarında ilerleme hedefleniyor.</p>
<p><b>AİLELERE DESTEK, ÜCRETSİZ HİZMET</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tamamen ücretsiz sunduğu bu hizmet, özellikle maddi imkânı kısıtlı aileler için büyük bir umut oluyor. Hiçbir ayrım gözetmeden sunulan destek, Beyati’nin şu sözleriyle daha da anlam kazandı: “Bize ‘burada ayrımcılık yok’ dediler. O an ağladım. Çünkü ilk defa gerçekten kabul edildiğimi hissettim.” Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi eğitimleriyle ailelere umut, dayanışma ve yeniden hayata tutunma gücü veriyor. Meral’in attığı her adım, bir annenin yeniden ayağa kalkışının hikâyesi oldu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goncada-bir-annenin-hayali-daha-gercek-oldu-627540">Gonca&#8217;da bir annenin hayali daha gerçek oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Bir annenin yüreği, bütün bir insanlığın sığınağıdır&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bir-annenin-yuregi-butun-bir-insanligin-siginagidir-528852</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 May 2025 11:17:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[annenin]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[bütün]]></category>
		<category><![CDATA[insanlığın]]></category>
		<category><![CDATA[sığınağıdır]]></category>
		<category><![CDATA[yüreği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=528852</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Anneler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, anneliğin bir toplumu, bir medeniyeti inşa etmek olduğunu vurgulayarak, “Bir annenin yüreği, bütün bir insanlığın sığınağıdır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-annenin-yuregi-butun-bir-insanligin-siginagidir-528852">&#8220;Bir annenin yüreği, bütün bir insanlığın sığınağıdır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Anneler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, anneliğin bir toplumu, bir medeniyeti inşa etmek olduğunu vurgulayarak, “Bir annenin yüreği, bütün bir insanlığın sığınağıdır. Mutlu şehir Kocaeli idealimizi, mutlu ailelerle; mutlu ailelerimizi ise annelerin huzur ve mutluluğu üzerine kuruyoruz. Bizlerin ilk dostu, ilk öğretmeni, ilk dua kapısı annelerimizin duası ve dirayetiyle geleceğimizi inşa ediyoruz” dedi.</p>
<p>Annelerin toplumsal hayattaki yerini güçlendirmek ve hayatın her alanında daha aktif olmalarını sağlamak amacıyla pek çok proje hayata geçirdiklerini belirten Başkan Büyükakın, “Anne Şehir Sağlıklı Yaşam Projemizle kadınlarımızın sosyal, kültürel, fiziksel ve ruhsal gelişimine destek oluyor; şehir yaşamının merkezine anneleri yerleştiriyoruz. Fiziksel aktiviteden eğitim programlarına, okul öncesi sınıflardan danışmanlık hizmetlerine kadar pek çok başlıkta hizmet sunarak Kocaeli’yi bir &#8216;Anne Şehir&#8217;e dönüştürüyoruz” diye konuştu.</p>
<p>Anneliğin dünyanın her yerinde aynı olmadığını, bazı coğrafyalarda anneliğin bir kahramanlık ve direniş biçimine dönüştüğünü ifade eden Başkan Büyükakın şöyle devam etti: “Bugün dünyanın birçok yerinde çocuklar, annelerinin dizinin dibinde neşeyle büyürken; Gazze’de, Refah’ta, Doğu Türkistan’da annelik, sabrın ve inancın en ağır imtihanıdır. Biz çocuklarımız defterini kaybetmesin diye isim yazarken, Gazzeli anneler çocuklarının bedenleri karışmasın diye kollarına isim yazıyor. Biz kahvaltı hazırlarken, onlar açlıktan ölmeyen bir evlat için dua ediyor. Ve biz gülüşlerini izlerken çocuklarımızın, onlar yavrularını kefenliyor. Bugün bu vesileyle bir kez daha haykırıyoruz: Veyl olsun anneliği kanla sınayan zalimlere! Kahrolsun siyonizm ve onun iş birlikçilerine!</p>
<p>İşte bu yüzden diyoruz ki; Anneliğin adı en çok Gazze’de kahramanlıktır. Selam olsun anneliği direnişe, adanmışlığa ve davaya dönüştüren tüm Filistinli kadınlara. Selam olsun yüreğindeki sarsılmaz imanla Mescid-i Aksa’ya annelik yapan, gözyaşını sabra, sızısını duaya dönüştüren yüce annelere…”</p>
<p>Başkan Büyükakın mesajında, anneliği sadece bugünün değil, insanlık tarihi boyunca bir medeniyet taşıyıcısı olarak gören anlayışa da atıf yaptı: “Hazreti Hacer’in duasında suya dönüşen tevekkülünü, Hazreti Meryem’in iffet ve teslimiyetini, Nene Hatun’un, Kara Fatma’nın vatan aşkını, Zübeyde Hanım’ın millet yetiştiren dirayetini unutmadık. Onlar bu milletin direncini, anneliğin asli ruhuyla yoğurmuş kadınlardır.</p>
<p>Bugün de Ailem Kocaeli Buluşmaları, Mutlu Şehir Okulları, Kadın Çalıştayları, Anne Şehir Merkezleri ve Lokomotif Çocuk Köyü gibi projelerle kadınlarımızın, annelerimizin yanında olmaya, onların gücünü şehrimizin her köşesinde hissettirmeye devam ediyoruz.”</p>
<p>Başkan Büyükakın, mesajının sonunda tüm annelere şu cümlelerle seslendi: “Evladının gözlerine baktığında ömrünün yorgunluğunu unutan, bir tebessümle bin acıya direnen tüm annelerimizin ellerinden öpüyorum. Başta evlatlarını vatan uğruna toprağa veren aziz şehitlerimizin kıymetli anneleri olmak üzere; dualarıyla milletimize istikamet çizen tüm annelerimizin Anneler Günü’nü hürmetle kutluyorum.</p>
<p>Ve Rabbimden niyaz ediyorum. Başta Gazze olmak üzere, yeryüzünün neresinde olursa olsun zulüm altında anneliği yaşamak zorunda kalan tüm kadınlara rahmet, selamet, sabır ve zafer ikram eylesin.”</p>
<p> </p>
</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-annenin-yuregi-butun-bir-insanligin-siginagidir-528852">&#8220;Bir annenin yüreği, bütün bir insanlığın sığınağıdır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yıldız&#8217;dan anlamlı bayram buluşmaları Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız; &#8220;Bir çocuğun, bir annenin gülüşüdür bayram&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yildizdan-anlamli-bayram-bulusmalari-cigli-belediye-baskani-onur-emrah-yildiz-bir-cocugun-bir-annenin-gulusudur-bayram-450397</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Apr 2024 12:38:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[annenin]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[çiğli]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[emrah]]></category>
		<category><![CDATA[gülüşüdür]]></category>
		<category><![CDATA[onur]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[yıldızdan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=450397</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız ve Eşi Gamze Yıldız; bayram kahvaltısını bir kızı ve torunlarıyla Kaklıç Mahallesi’nde yaşayan kanser hastası Bedia Sakin’in evinde yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yildizdan-anlamli-bayram-bulusmalari-cigli-belediye-baskani-onur-emrah-yildiz-bir-cocugun-bir-annenin-gulusudur-bayram-450397">Yıldız&#8217;dan anlamlı bayram buluşmaları Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız; &#8220;Bir çocuğun, bir annenin gülüşüdür bayram&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız ve Eşi Gamze Yıldız; bayram kahvaltısını bir kızı ve torunlarıyla Kaklıç Mahallesi’nde yaşayan kanser hastası Bedia Sakin’in evinde yaptı.</p>
<p>Adaylık sürecinde ailenin yanında olan Başkan Yıldız, daha sonra kampanyasına da destek olduğu SMA hastası Doruk Çukurcu ve ailesini ziyaret etti.  Yıldız; “Bayram bir çocuğun, bir annenin gülüşüdür. Eşim ve ben, bayramın ilk günü bu gülüşleri yaşamak istedik. Bedia Teyze ve Doruk’u ziyaret ettik.” ifadelerini kullanırken; destek kampanyası için Doruk’la birlikte çağrı videosu da çekti. Videoda; ilaçlarını almakta güçlük çeken küçük Doruk ve Başkan Yıldız, yardımseverleri destek olmaya çağırdı.</p>
<p>Sözlerini tutmaya bayramla başladı<br />Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, bayram sabahı eşi Gamze Yıldız ile birlikte, adaylık sürecinde de ziyaret ederek destek verdiği ailelerle bir araya geldi. Yıldız Ailesi; kanser hastası Bedia Sakin ve torunlarıyla bayram kahvaltısı yaparken çocuklarla yakından ilgilendi. Başkan Onur Emrah Yıldız; onlara şeker ve oyuncak verirken yaşadığı mutluluğu şu sözlerle anlattı; “ Verdiğim sözleri tutmanın çok ötesinde bir huzur ve mutluluk bu. İlk bayramımızı böyle anlamlı buluşmalarla yaşamanın heyecanı bambaşka. İyi ki bu yola çıkmışım diyorum. İyi ki, yanında olmam gerekenlere dokunma fırsatım olacak.”</p>
<p>Başkan Yıldız, daha sonra yine adaylık kampanyası yürüyüşünde kendisini balkondan Türk Bayrağıyla selamlayan  91 yaşındaki Selim Dereli ve ailesini de Yeni Mahelle’deki evlerinde ziyaret etti. “Asıl bayramı 1 Nisan’da yaşadım.” diyen Dereli’nin anılarını dinleyen Başkan Yıldız, albüm fotoğraflarına bakarak gündemi de konuştu. Yıldız; “Selim Amca’ya söz vermiştim. Sana geleceğim mutlaka, demiştim. Bayram buluşmamızın anlamlı olacağını biliyordum. Çünkü; kendisi yaşayan bir çınar. Cumhuriyet’in ve ülkemizin gelecek aydınlık yarınlarının bir rehberi. Onlardan alacağımız çok ders var, öğreneceğimiz çok şey var.” Dedi.</p>
<p>Doruk’la birlikte kamera karşısına geçti<br />Kampanyasına destek verdiği 8 yaşındaki SMA Hastası Doruk’u ve Çukurcu Ailesi’ni de ziyaret ederek bayramlaşan Yıldız çifti; küçük sporsevere Çiğli Belediye Spor Kulübü’nün formasını hediye etti. Daha önce tüm sosyal medya hesaplarından banka hesap numaralarını paylaşarak yardım çağrısı yapan Başkan Onur Emrah Yıldız; bu kez Doruk’la birlikte kamera karşısına geçti. Küçük Doruk’un; “Oyuncak değil, ilaç istiyorum.” sözleri üzerine duygulanan Başkan Yıldız, şöyle konuştu; “ Bizler onun<br /> yanındayız. Çiğli Belediye Başkanı olarak da, Doruk’un abisi olarak da kampanyaya destek olunmasını bekliyorum. Ona sahip çıkmalıyız.  Kimin gücü neye yeterse, bir elin verdiğini diğer elimiz görmeden Doruk’u kucaklamalıyız.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yildizdan-anlamli-bayram-bulusmalari-cigli-belediye-baskani-onur-emrah-yildiz-bir-cocugun-bir-annenin-gulusudur-bayram-450397">Yıldız&#8217;dan anlamlı bayram buluşmaları Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız; &#8220;Bir çocuğun, bir annenin gülüşüdür bayram&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üvey Anne&#8217;nin ilk başrol oyuncusu belli oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uvey-annenin-ilk-basrol-oyuncusu-belli-oldu-372831</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 May 2023 00:24:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[annenin]]></category>
		<category><![CDATA[başrol]]></category>
		<category><![CDATA[belli]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncusu]]></category>
		<category><![CDATA[üvey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372831</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz sezonunda atv ekranlarına gelecek olan, cast ve hazırlık çalışmaları devam eden 'Üvey Anne' dizisinin erkek başrol oyuncusu belli oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uvey-annenin-ilk-basrol-oyuncusu-belli-oldu-372831">Üvey Anne&#8217;nin ilk başrol oyuncusu belli oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz sezonunda atv ekranlarına gelecek olan, cast ve hazırlık çalışmaları devam eden &#8216;Üvey Anne&#8217; dizisinin erkek başrol oyuncusu belli oldu.</p>
<p>Yapımcılığını H. Hakan Eren&#8217;in üstlendiği ONN Medya imzalı &#8216;Üvey Anne&#8217; dizisinin ilk ismi ekranların sevilen yüzü Kutsi oldu.</p>
<p>atv&#8217;nin yeni yayın döneminin en iddialı dizisi &#8216;Üvey Anne&#8217;nin hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor. Senaryosunu Yasemin Kırbaş&#8217;ın kaleme aldığı, gerçek bir hikâyeden esinlenilen dizinin yönetmen koltuğunda Yasemin Türkmenli oturuyor. Dizinin müzikleri ise Eser Taşkıran imzası taşıyacak.</p>
<p>Kutsi, &#8216;Üvey Anne&#8217; dizisinde başarılı<b>, </b>zeki, güçlü ve karizmatik Faruk karakterine hayat verecek.</p>
<p> </p>
<p><b>Çekimler muhteşem güzelliği ile Muğla&#8217;da başlıyor</b></p>
<p> </p>
<p>Dokusu, taş evleri, unutulmaz gün batımı manzarası ve eşsiz doğa güzellikleri ile ekranda görsel şölen yaratacak olan &#8216;Üvey Anne&#8217;, alışılagelmiş yaz dizilerinin aksine dramatik tasarımı ile bir babanın çocuklarına olan bağlılığının duygu dolu hikâyesini ekranlara getirecek.</p>
<p> </p>
<p>Merakla beklenen &#8216;Üvey Anne&#8217; yakında atv ekranlarında&#8230;</p>
<p>  </p>
<p><b>Faruk Karakter Analizi:</b></p>
<p>İstanbul Üniversitesi İşletme bölümünden mezun, karısı ve çocukları hayatının vazgeçilmezi olmuş, babasından devraldığı seramik fabrikasını yurt dışına taşıyarak iş dünyasında da kendini ispatlamış bir adam.</p>
<p>Okurken âşık olduğu Efsun ile evlenebilmek için annesi Sabahat Hanım ile ilişkisini kesebilecek kadar kararlı, kendi doğrularının peşinde koşan, güçlü bir karakter. Elde edilmesi kolay olmayan, sevdiğindeyse ölümüne seven, çok da güzel seven bir adam Faruk. Doktorların &#8220;çok az zamanı var&#8221; demesine rağmen Efsun&#8217;un iki yıl daha yaşamasını sağlayan da Faruk&#8217;un bu sevgisi olmuş aslında. Efsun&#8217;un tedaviden usanıp vazgeçtiği anlarda onu yüreklendirip ayağa kaldırmış ancak kaderden kaçılamayacağını karısının ölümüyle kabullenmek zorunda kalmış koca yürekli bir adam&#8230;</p>
<p>Faruk&#8217;un hayat planında başka bir kadın aklından bile geçmez. O üç çocuğu ve kalbinde yaşatacağı karısıyla birlikte hayatına devam edecek, asistanı Serap da ona bu yolculukta bir süre destek olacaktır. Karısının ölümüyle hayatının merkezine çocuklarını koyacak kadar iyi bir babadır o. Hatta sırf bu yüzden kalbinin kapılarını bir daha açmamak üzere kapatmıştır. Ancak Serap&#8217;ın çok iyi gizlemeyi başardığı hasedini geç fark etmesi hayatının hatası olacaktır. Serap&#8217;a gönül kapısını açtığını fark ettiğinde bunu çok da kolay kabul etmeyecek kadar da tutucudur Faruk. Onur, gurur ve ahlak vazgeçilmez üçlüsüdür ve çocuklarına yardım etmek için çırpınan! bu kadına olan duyguları kendi üçlemesine bir ihanettir ona göre. Bu yüzden, evlilik kararını da çocukları için verdiğini düşünerek kendini temize çekecektir.</p>
<p>Diğer yandan Efsun&#8217;un yakın arkadaşı İpek&#8217;in duygularını fark ettiğinde, suçlu hissedecek kadar da vicdanlıdır. İpek&#8217;in onurunu kırmamak için harcadığı çaba, onun incelikli ruhunun ve kadınlara verdiği değerin en büyük göstergesidir. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uvey-annenin-ilk-basrol-oyuncusu-belli-oldu-372831">Üvey Anne&#8217;nin ilk başrol oyuncusu belli oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zübeyde Anne&#8217;nin Huzurunda 8 Mart Anması</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zubeyde-annenin-huzurunda-8-mart-anmasi-354955</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 14:36:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anması]]></category>
		<category><![CDATA[annenin]]></category>
		<category><![CDATA[huzurunda]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[zübeyde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354955</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın anıt mezarında anma programı düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zubeyde-annenin-huzurunda-8-mart-anmasi-354955">Zübeyde Anne&#8217;nin Huzurunda 8 Mart Anması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın anıt mezarında anma programı düzenledi. Saygı duruşu ve Karşıyaka Belediye Bandosu eşliğinde İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda kadın haklarına vurgu yapıldı. </p>
<p><b>“BÜYÜK BEDELLER ÖDEDİLER”</b></p>
<p>Anma programında konuşan Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Dünya Kadınlar Günü’nün kadın mücadelesinin bir simgesi olduğunu vurgulayarak, “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kadının ben varım, ben de insanım, ben de haklarım ve sorumluluklarımla bireyim, yurttaşım; emeğim ve alın terimle bugünü ve yarını kuranım demesinin simge günüdür. Hiç kuşkusuz kadınların bunu dillendirmesi, kabul ve saygınlık görmesi, ahlakta, vicdanda, yasada ve yaşamda karşılık görmesi kolay olmamış; büyük mücadeleleri ve bedel ödemeleri gerektirmiştir. Bu tarihi yazan bütün kadınları saygı ve minnetle selamlıyorum. Elbette yaşamımı belirleyen annemi ve değerli eşimi de, kişisel bir değerbilirlik ile anıyor ve selamlıyorum” ifadelerini kullandı. </p>
<p><b>“HÜZÜNLERİNİ, HÜZNÜM KABUL EDİYORUM”</b></p>
<p>Konuşmasında Kahramanmaraş merkezli büyük deprem felaketinde hayatını ve sevdiklerini kaybeden kadınları da hatırlatan Başkan Tugay, şunları kaydetti: “Her yıl olduğu ve olacağı gibi, yine büyük bir kadının ‘Bir anne dünyayı değiştirebilir’ sözünü yaşamıyla, yetiştirdiği oğluyla, büyük önderimiz ve başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ulusuna ve insanlığa armağan eden Zübeyde Hanım’ın huzurundayız. Karşıyaka’nın asla bitmeyecek saygısını, minnetini ve sevgisini sunuyoruz. Bu 8 Mart’ta yüreğimiz acı, keder ve üzüntü içinde. Yaşadığımız depremin yüreğimizde açtığı yaraların büyük ağırlığı altındayız. Ben bu 8 Mart’ta depremde yitirdiğimiz kadınları kederle anıyor, yaşadıkları vahim acılarla yaşama tutunmaya çalışan kadınların hüzünlerini hüznüm olarak kabul ediyorum. Oralara gittim, onları gördüm. Onlara yoldaş olmak, yaralarını sarmak, mümkün değil ama üzüntülerini paylaşmak ve geleceğe hep birlikte umutla bakmak için, 8 Mart’ı üstümüze düşen sorumlulukları anımsama günü olarak görme çağrısı yapmak istiyorum.” </p>
<p><b>“KADIN YOKSA HİÇBİR ŞEY YOK”</b></p>
<p>Dünyayı ve ülkeyi güzelleştirmek için birlik ve beraberlik içinde mücadele edilmesi gerektiğini belirten Tugay, şöyle devam etti: “Bu sorumluluğun ruhumuzda ve algımızda yaratacağı enerji, var olan tüm olumsuzlukları ortadan kaldırmak için bize güç ve cesaret verecektir. Çünkü kadınlar yoksa hiçbir şey yok ve biz güzel olan her şeyi ancak ve ancak hep birlikte var edeceğiz. İşte o zaman yaşam da, ülkemiz de, dünyamız da çok güzel olacak. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, bugün işte asıl bunları anımsatmalıdır.”</p>
<p>Zübeyde Hanım Anıt Mezarı’nda düzenlenen programa; Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi Karşıyaka İlçe Başkanı Rafet Yacan ve yönetimi, CHP Karşıyaka Kadın Kolları Başkanı Fatma Cengiz ve yönetimi, Karşıyaka Belediye Meclis Üyeleri, bürokratlar, muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Başkan Tugay’ın konuşmasının ardından katılımcılar anıt mezara karanfillerini sundu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zubeyde-annenin-huzurunda-8-mart-anmasi-354955">Zübeyde Anne&#8217;nin Huzurunda 8 Mart Anması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Annenin bebeğe teması, güçlü bağ oluşturuyor ve özgüvenini geliştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/annenin-bebege-temasi-guclu-bag-olusturuyor-ve-ozguvenini-gelistiriyor-345167</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2023 11:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[annenin]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğe]]></category>
		<category><![CDATA[geliştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturuyor]]></category>
		<category><![CDATA[özgüvenini]]></category>
		<category><![CDATA[teması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=345167</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sarılma eyleminin ruh sağlığı üzerinde olumlu etkileri bulunduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Sarılma, sevdiklerimizle aramızdaki ilişkiyi güçlendirir ve kendimizi iyi hissetmemizi sağlar.” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/annenin-bebege-temasi-guclu-bag-olusturuyor-ve-ozguvenini-gelistiriyor-345167">Annenin bebeğe teması, güçlü bağ oluşturuyor ve özgüvenini geliştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sarılma eyleminin ruh sağlığı üzerinde olumlu etkileri bulunduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Sarılma, sevdiklerimizle aramızdaki ilişkiyi güçlendirir ve kendimizi iyi hissetmemizi sağlar.” dedi. Bebeklerin dünyaya geldiklerinden itibaren sarılmaya ihtiyaç duyduklarını vurgulayan Ülkü, “Annesi sarıldığında kendilerini güvende hissederler ve ebeveyn ile çocuk arasında güçlü bağ oluşur. Çocuğun özgüveninin artmasına yardımcı olur. Fiziksel temas, çocukların duygularını düzenlemesine yardımcı olur.”dedi. Ülkü, çocuklara sarılarak sevgiyi hissettirmenin önemini vurguladı.</strong></p>
<p>ABD’de ortaya çıkan, sarılmaya ve kucaklaşmaya adanan bir gün olan 21 Ocak Dünya Sarılma Günü, 1986 yılından bu yana kutlanıyor. Dünya Sarılma Günü, herkesi aile ve arkadaşlarına daha sık sarılmaya teşvik etmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, 21 Ocak Dünya Sarılma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada sarılmanın önemi ve psikolojiye etkilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Sarılma, ruh sağlığına iyi geliyor</strong></p>
<p>Sarılmanın ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Sarılma eylemi sırasında oksitosin hormonu salgılanır ve bu hormonun pek çok olumlu faydası vardır. Sarılma eyleminin ruh sağlığımız üzerinde de olumlu etkileri bulunmaktadır. Sarılma, sevdiklerimizle aramızdaki ilişkiyi güçlendirir ve kendimizi iyi hissetmemizi sağlar.” dedi.</p>
<p><strong>Yaşamın ilk dönemlerinde anneyle temas çok önemli</strong></p>
<p>Çocukların gelişimi içinde tensel temasın oldukça önemli olduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Doğum sonrası, anneler bebeklerini kucaklarına aldıkları ilk andan itibaren, vücutlarında oksitosin hormonu salınımı artar, bu da bebeklerine bağlanmalarını sağlar. Güvenli bağlanmanın gerçekleşebilmesi çocuğun temel bakım veren kişi tarafından tensel ihtiyaçların karşılanması oldukça önemlidir. Yaşamın ilk dönemlerinde, ten tene temas, anne ile bebek arasındaki ilişkinin temellendirilmesini sağlamaktadır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sarılmak bebeğe güven duygusu veriyor</strong></p>
<p>Bebeklerin dünyaya geldiğinden itibaren sarılmaya ihtiyaç duydularını belirten İnci Nur Ülkü, “Anneleri onlara sarıldığında kendilerini güvende hissederler ve ebeveyn ile çocuk arasında güçlü bağ oluşur. Çocuğun özgüveninin artmasına yardımcı olur. Fiziksel temas, çocukların duygularını düzenlemesine yardımcı olur. Yoğun bir duygu yaşarken baş edebilmesi sağlar ve sakinleştirmeye yardımcı olur.  Çocuklara sarılarak sevgiyi hissettirmek önemlidir.” dedi.</p>
<p><strong>Stresle başa çıkmasına yardımcı oluyor</strong></p>
<p>Annenin çocukla temasının çocuğun karşılaşacağı zorluklarda yaşayacağı stresle başa çıkmasında da yardımcı olacağını belirten Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Çocuğunuz öfkelendiğinde, onunla temas ettiğinizde kendisini güvende hisseder. Aynı zamanda çocukların karşılaşacağı stresle de başa çıkmalarına yardımcı olur. Kendilerini daha mutlu ve sevildiğini hissederler. Oksitosin sosyal bağların kurulmasına da yardımcı olur. Oksitosin hormonu ile stres seviyesi düşer, kan basıncı dengelenir ve bağışıklık sistemi kuvvetlenir. Daha hızlı yara iyileşmesini destekler. Ayrıca, bir çocuğun karşılaşabileceği sosyal ve diğer stres türleriyle başa çıkmalarına yardımcı olur.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sevgi görmeyen çocuklar olumsuz etkileniyor</strong></p>
<p>Çocukların gelişimleri için çeşitli duyusal uyarılara ihtiyaç duyduklarını da ifade eden Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Bu nedenle fiziksel temas ve çeşitli ten teması onlar için çok önemlidir. Çocukların bilişsel gelişimlerini hızlandırır. Yapılan araştırmalara göre; sevgi görmeyen çocuklar ve doğumdan sonra ten tene temasa sahip olmamış olan çocukların bilişsel, duygusal ve fiziksel problemlere sahip olabildikleri ve kortizol düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür.” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/annenin-bebege-temasi-guclu-bag-olusturuyor-ve-ozguvenini-gelistiriyor-345167">Annenin bebeğe teması, güçlü bağ oluşturuyor ve özgüvenini geliştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
