<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>annelik | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/annelik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/annelik</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Mar 2026 07:38:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>annelik | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/annelik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Meme kanseri annelik hayallerine engel değil</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-annelik-hayallerine-engel-degil-622254</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 07:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[annelik]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hayallerine]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sayesinde]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622254</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde genç yaşlarda da görülme sıklığı artan meme kanserinde, son yıllarda geliştirilen akıllı ilaçlar, immünoterapiler ve kişiye özel tedavi yaklaşımları, hastalar için umut veriyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-annelik-hayallerine-engel-degil-622254">Meme kanseri annelik hayallerine engel değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde genç yaşlarda da görülme sıklığı artan meme kanserinde, son yıllarda geliştirilen akıllı ilaçlar, immünoterapiler ve kişiye özel tedavi yaklaşımları, hastalar için umut veriyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay</strong>, doğru zamanda başlanan tedaviyle hem yaşam süresinin hem de yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabildiğini belirterek “Eskiden meme kanseri denince hastalar ve yakınları için akla hemen umutsuz bir tablo gelirdi. Ama artık bu durum değişti; meme kanseri, tıpkı diyabet ve hipertansiyon gibi uzun süre kontrol altında tutulabilen bir hastalık haline geldi. Bu nedenle tanı alan hastalarımızın umutsuzluğa kapılmadan, alternatif yöntemlere başvurmadan onkoloji hekimine başvurması ve tedavisine başlaması büyük önem taşıyor” diyor. Prof. Dr. Özge Gümüşay, meme kanseri tedavisinde yeni dönemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Meme kanseri dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak karşımıza çıkıyor. Her yıl milyonlarca kadın bu tanıyı alırken, teknoloji ve tıptaki gelişmeler sayesinde tedavi seçeneklerinin güçlenmesi ise umutları artırıyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay</strong>, hastaların bu sayede yaşam sürelerinin uzadığını ve günlük yaşamlarının kaliteli bir şekilde devam edebildiğini belirterek “Özel bir teknolojiyle geliştirilen antikor-ilaç konjugatlarının meme kanseri tedavisinde kullanıma girmesiyle çok iyi sonuçlar elde edildi. Bu teknoloji sayesinde antikora bağlı olarak taşınan kemoterapi ilacı doğrudan kanser hücresine ulaştırılarak sağlıklı dokulara verilen zarar önemli ölçüde azaltılabilmektedir. Tüm hasta grubunun yaklaşık yüzde 20’sini oluşturan HER2 pozitif meme kanserinde, damardan başlanan akıllı ilaçlar sayesinde hastaların tüm lezyonları gerileyerek hastalık kontrolü sağlanarak uzun süre yaşamını devam ettirebilmekteler. Tüm vakaların yaklaşık yüzde 70’ini oluşturan östrojen duyarlı metastatik meme kanserli hastalar bazen sadece evde ağızdan aldıkları akıllı ilaçlar ve endokrin tablet sayesinde kansersiz bir şekilde yıllarca normal yaşantılarını sürdürebilmekteler” diyor. </p>
<p><strong>Kişiye özel tedavi modeli</strong></p>
<p>Son yıllarda hedefe yönelik ajanlar, antikor-ilaç konjugatları ve immünoterapi gibi yenilikçi tedavilerle meme kanseri tedavisinde önemli bir dönüşüm yaşandığını vurgulayan Prof. Dr. Gümüşay sözlerine şöyle devam ediyor: “Artık meme kanseri, tek bir hastalık olarak değil; biyolojik alt tiplerine ve moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi edilen bir hastalık olarak ele alınmaktadır. Bu nedenle tedavi kararını verirken yalnızca tümörün evresine değil, hormon reseptör durumuna, HER2 durumuna, genetik mutasyonlara, hastanın yaşına, ek hastalıklarına ve risk özelliklerine göre değerlendirme yapılmaktadır. Bugün meme kanserinde amacımız herkese aynı tedaviyi vermek değil; doğru hastaya, doğru zamanda, doğru ilacı verebilmektir. Bu alanda devam eden bilimsel çalışmaların sonuçlarını hem hastalarımız hem de biz onkologlar heyecanla takip ediyoruz. Tedavi seçeneklerinin her geçen gün artması, meme kanseriyle mücadelede hem hastalarımıza hem bizlere umut vermeye devam ediyor.”</p>
<p><strong>Anne olmaya engel değil!</strong></p>
<p>Meme kanserinin erken yaşlarda da görülebilen bir hastalık haline gelmesi ve son yıllarda genç yaşlarda hızla yaygınlaşması, meme kanseri tedavisi gören kadınları, anne olmalarını engelleyebileceği düşüncesiyle endişelendiriyor. Prof. Dr. Gümüşay bu konuda endişeleri gideren bilimsel gelişmeleri şöyle anlatıyor: “Henüz çocuk sahibi olmamış ya da çocuk isteği olan genç hastalarımız olup, bu hastalarda fertilite koruyucu yaklaşımlar büyük önem taşımaktadır. Tedavi öncesinde yumurta veya embriyo dondurma gibi yöntemler planlanabilmekte; bazı hastalarda over baskılama tedavileri ile doğurganlığın korunmasına katkı sağlanabilmektedir. Yapılan çalışma göstermiştir ki kemoterapi ve radyoterapi tedavilerini tamamlayan hastalarımız, sonrasında yeterli süre endokrin tedavisini alıp (çalışmada 18-30 ay endokrin tablet almışlardı) onkoloji doktorlarının da onayı ile hamile kalmasına izin verilmekte. Meme kanseri tanılı hastalar takip eden onkoloji doktorunun önerdiği uygun zamanda gebe kaldıklarında hastalığın tekrarlama riski artmamaktadır, bu da yapılan çalışma ile doğrulanmıştır.” </p>
<p>Öte yandan meme kanseri olan hastaların, aldıkları endokrin tedaviye bağlı yan etkiler yaşayabildiklerini, bunlardan en önemlisinin de sıcak basması olduğunu belirten Prof. Dr. Gümüşay “Yapılan çalışmada görüldü ki, sıcak basması gibi yaşam kalitesini bozan yan etkiye karşı geliştirilen ilaç sayesinde sorunun şiddeti azaldı. FDA onay sürecinin tamamlanmasının ardından ilacın günlük pratiğe girmesi beklenmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Üçlü negatif meme kanserinde artık sonuçlar daha iyi </strong></p>
<p>Özellikle genç kadınlarda ve BRCA gen mutasyonu bulunan kadınlarda daha sık görülen üçlü negatif meme kanseri, tüm meme kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 10-15’ini oluşturuyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, bu alt tipin geçmişte daha agresif seyreden bir hastalık olarak değerlendirildiğini belirtiyor. </p>
<p>Önceden sadece kemoterapi ile yönetilen bu alt tipte, immünoterapi ve yeni nesil antikor-ilaç konjugatları sayesinde tedavi başarısının önemli ölçüde iyileştiğini vurgulayan Prof. Dr. Gümüşay, şu bilgileri veriyor: “Son yıllarda üçlü negatif meme kanseri tedavisinde iki önemli gelişme yaşandı. Bunlardan ilki immünoterapi, diğeri ise yeni nesil antikor-ilaç konjugatlarıdır. Bu tedaviler sayesinde hastalarda tedavi başarısı önemli ölçüde artmıştır. Erken evrede ameliyat öncesi kemoterapiye immünoterapi eklenmesi artık standart tedavi olup ülkemizde SGK ödeme kapsamındadır. Metastatik hastalıkta ise özellikle PD-L1 pozitif hastalarda immünoterapi önemli fayda sağlamaktadır” </p>
<p><strong>Yaşam kalitesini artıran destek tedaviler</strong></p>
<p>Tedavideki gelişmelerin yalnızca kanseri hedeflemekle sınırlı kalmayıp, hastaların yaşam kalitesini korumayı da amaçladığını belirten Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, şöyle konuşuyor: “Bulantı için geliştirilen ilaçlar sayesinde bulantı ve kusma büyük ölçüde kontrol altına alınmaktadır. Enfeksiyona karşı; kemoterapi sonrası uygulanan kan yükseltici iğneler, grip aşısı, zatürre aşısı ve zona aşısı gibi koruyucu önlemler alınmaktadır. Sosyal ve psikolojik olarak süreci zorlaştıran saç dökülmesine yönelik kemoterapi sırasında uygulanan -saçlı deri soğutma işlemleri- saç dökülmesi önemli ölçüde azalmakta ve hastaların psikolojik yükünü hafifletmektedir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-annelik-hayallerine-engel-degil-622254">Meme kanseri annelik hayallerine engel değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Annelik hayalini erteleyenler yaygınlaşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/annelik-hayalini-erteleyenler-yayginlasiyor-613936</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 07:33:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[annelik]]></category>
		<category><![CDATA[Canlı Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[erteleyenler]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hayalini]]></category>
		<category><![CDATA[işlem]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[selam]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaygınlaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>
		<category><![CDATA[Yumurta Dondurma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613936</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda anne olma yaşı eğitim, kariyere odaklanma ya da ekonomik sıkıntılar gibi gerekçelerle ertelenerek çoğunlukla 35’in üzerine çıkarken, yaş ilerledikçe doğurganlık kapasitesi ise azalıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/annelik-hayalini-erteleyenler-yayginlasiyor-613936">Annelik hayalini erteleyenler yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda anne olma yaşı eğitim, kariyere odaklanma ya da ekonomik sıkıntılar gibi gerekçelerle ertelenerek çoğunlukla 35’in üzerine çıkarken, yaş ilerledikçe doğurganlık kapasitesi ise azalıyor. İşte bu nedenle, ileride annelik hayaline kavuşabilmek amacıyla pek çok kadın yumurta dondurma konusunda araştırmalar yapıyor. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Belgin Selam</strong>, “Doğurganlığı koruma yöntemlerinde yumurta dondurmanın yeri önemlidir. Kadın yaşlandıkça, doğurganlığı azalmaktadır. Günümüzde yumurta dondurma düşüncesi, isteği ve uygulamasının arttığını görüyoruz. Bu işlemin 35 yaşından önce yaptırılması yumurta sayısı ve kalitesi açısından önem taşıyor çünkü yaş ilerledikçe elde edilen yumurta sayısı azalıyor ve hamilelik şansı düşüyor” diyor. Prof. Dr. Belgin Selam yumurta dondurma hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Teknolojideki gelişmeler kaliteyi artırıyor</strong></li>
</ul>
<p>Son yıllarda teknoloji ve tıptaki gelişmeler; yumurta dondurmada yeni bilgileri ve uygulamaları gündeme getirdi. 1986 yılında dondurulmuş yumurtalarla ilk kez canlı doğum gerçekleşti. İlk yıllarda işlem için yavaş dondurma tekniği kullanılırken, günümüzde ise yumurtaların vitrifikasyon adı verilen yüksek hızlı dondurma tekniği ile -196 °C derecede sıvı azot tanklarında saklandığını belirten Prof. Dr. Belgin Selam “Vitrifikasyon tekniği ile ilk canlı doğum 1999 yılında gerçekleşti. Teknoloji ve tıptaki gelişmeler ile tüp bebek tedavisinde çözülen vitrifiye embriyoların gebelik oranlarının taze embriyolar ile aynı olduğu izlenmektedir” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>36 yaş ve üzerinde başarı oranı azalıyor!</strong></li>
</ul>
<p>Kadınlarda yaşla birlikte, yumurtalıklarda, üreme hücresi olan yumurta sayısında ve kalitesinde azalma izlenirken anomali oranları da artıyor. 36 yaş ve üzerinde başarı oranlarının anlamlı bir şekilde düşüş gösterdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Selam, sözlerine şöyle devam ediyor: “ESHRE Etik ve Hukuk Birimi planlanmış yumurta dondurma işleminin 35 yaş öncesinde yapılmasını, 38 yaş sonrasında uygulanmamasını önermektedir. 38 yaş, klinik gebelik için eşik değeri olarak izlenmektedir. Türkiye’de yumurta dondurma için yaş olarak üst veya alt sınır bulunmamaktadır.”</p>
<ul>
<li><strong>40’lı yaşla birlikte şans iyice azalıyor</strong></li>
</ul>
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Belgin Selam, yumurta dondurma işlemi için kaç yumurta dondurulması gerektiğine yönelik şu bilgileri veriyor: “Mümkün olduğu kadar çok sayıda olgun yumurta dondurulması tercih edilir. 1 canlı doğum yapma olasılığının yüzde 70 olması için 35 yaşında bir bireyde en az 10 olgun yumurta gerekirken, 40 yaşta ise yaklaşık 35 olgun yumurta gerekmektedir. Yaş arttıkça canlı doğum oranı azalmaktadır. Dondurulmuş ve çözülmüş bir yumurtadan canlı doğum oranı 30–34 yaşta yüzde 8.2, 35–37 yaşta yüzde 7.3, 38–40 yaşta yüzde 4.5, 41–42 yaşta ise yüzde 2.5 olarak rapor edilmektedir.</p>
<ul>
<li><strong>Yumurtalar 5 yıl saklanabiliyor ama…</strong></li>
</ul>
<p>Ülkemizde yönetmeliğe göre; kanser hastalarında kemoterapi ve radyoterapi gibi yumurtalık hücrelerine zarar veren tedaviler ile üreme fonksiyonlarının kaybedilmesine yol açacak yumurtalıkların alınması gibi operasyonlar öncesinde yumurta dondurma işlemi yapılabiliyor. Ayrıca düşük yumurtalık rezervi olup henüz doğurmamış veya aile öyküsünde erken menopoz hikayesi olan kadınlar da yumurta dondurabiliyor. Dondurulan yumurtalar merkezlerde  5 yıl süreyle saklanırken, daha uzun süre saklanması Sağlık Bakanlığı’nın iznine tabi tutuluyor. Başvuruda bulunarak talebin devam ettiğini ifade eden imzalı dilekçe veriliyor. </p>
<ul>
<li><strong>Ortalama 2 haftada tamamlanabiliyor</strong></li>
</ul>
<p>Yumurta dondurma sürecinin yaklaşık 2 haftada tamamlanabildiğini belirten Prof. Dr. Selam, işlemin aşamalarını şöyle özetliyor: “Yumurtaların gelişmesi için adetin ilk günlerinde hormon tedavisi başlanıp, yumurtalıkların cevabına göre hormon iğnelerine 10-12 gün devam edilir. İğneden 34-36 saat sonra, anesteziyle, yumurtalar ultrasonografi eşliğinde toplanır. Uygun gelişim gösteren, olgun yumurtalar hızlı soğutmanın uygulandığı vitrifikasyon yöntemi ile dondurulur ve sıvı nitrojen tanklarında saklanır. Gebelik planlandığında bu yumurtalar çözülerek uygun spermle birleştirilip embriyo elde edilebilir ve kadın rahmine transfer edilebilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/annelik-hayalini-erteleyenler-yayginlasiyor-613936">Annelik hayalini erteleyenler yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kadınlık ve Annelik Üzerine&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadinlik-ve-annelik-uzerine-445453</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Feb 2024 21:01:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[annelik]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlık]]></category>
		<category><![CDATA[üzerine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=445453</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi, Çukurova Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ve EÜ Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (UZEM) işbirliği ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Etkinliği kapsamında “Kadınlık ve Annelik Üzerine” temalı seminer düzenlenecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlik-ve-annelik-uzerine-445453">&#8220;Kadınlık ve Annelik Üzerine&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi, Çukurova Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ve EÜ Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (UZEM) işbirliği ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Etkinliği kapsamında “Kadınlık ve Annelik Üzerine” temalı seminer düzenlenecek.</p>
<p>Çukurova Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı ve Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Burcu Avcıbey Vurgeç ve EÜ Sağlık Bölümleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman Soğukpınar’ın açılış konuşmalarını yapacağı etkinlik; “Dönüştürücü Adalet ve Annelik”, “Annelik Nebulası ve Sanatın Ebeliğe Yansıması”  konularında bilgiler verilecek.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlik-ve-annelik-uzerine-445453">&#8220;Kadınlık ve Annelik Üzerine&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay: &#8220;Annelik Fedakârlığın Vücut Bulmuş Halidir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-annelik-fedakarligin-vucut-bulmus-halidir-375194</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 May 2023 12:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[annelik]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bulmuş]]></category>
		<category><![CDATA[fedakrlığın]]></category>
		<category><![CDATA[halidir]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=375194</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 14 Mayıs Anneler Günü vesilesiyle yayımladığı mesajında, başta şehit anneleri olmak üzere tüm annelerin 14 Mayıs Anneler Günü’nü kutlayarak, “Annelik, dünyanın en muteber kavramı; sevginin, şefkatin, iyiliğin, fedakârlığın vücut bulmuş halidir” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-annelik-fedakarligin-vucut-bulmus-halidir-375194">Başkan Altay: &#8220;Annelik Fedakârlığın Vücut Bulmuş Halidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 14 Mayıs Anneler Günü vesilesiyle yayımladığı mesajında, başta şehit anneleri olmak üzere tüm annelerin 14 Mayıs Anneler Günü’nü kutlayarak, “Annelik, dünyanın en muteber kavramı; sevginin, şefkatin, iyiliğin, fedakârlığın vücut bulmuş halidir” dedi.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 14 Mayıs Anneler Günü vesilesiyle bir mesaj yayımladı. </p>
<p>Başkan Altay’ın mesajı şöyle:</p>
<p>“Annelik, dünyanın en muteber kavramı; sevginin, şefkatin, iyiliğin, fedakârlığın vücut bulmuş halidir. Bizleri bu günlere getiren, varlıklarıyla her zaman bizlerin en önemli destekçisi olan annelerimiz, övgülerin ve iltifatların en güzellerine layıktır. Toplumun temeli olan aile mefhumunu ayakta tutan, milletimizi güçlü kılan her türlü değerin hayat bulmasında ve yaşatılmasına büyük katkısı olan annelerimiz; bizler için aynı zamanda bir kurtuluş kapısıdır.</p>
<p>Peygamber Efendimizin, ‘Cennet annelerin ayakları altındadır ve anne cennet kapılarının ortasındadır’  Hadis-i Şerif’lerinden de anlaşılacağı üzere yüce dinimizde de annelik kavramı en ulvi mertebelerden biri olarak görülmektedir. Bu vesileyle annelerimizi sadece bugün değil her gün hatırlamalı, mutlu etmeli, attığımız her adımda onların rızalarını almalı ve hayır dualarına talip olmalıyız.</p>
<p>Bu düşüncelerle başta şehit annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin 14 Mayıs Anneler Günü’nü kutluyor, tüm annelerimize sağlık, huzur ve afiyetle geçecek mutlu bir ömür diliyorum.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-annelik-fedakarligin-vucut-bulmus-halidir-375194">Başkan Altay: &#8220;Annelik Fedakârlığın Vücut Bulmuş Halidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Melis İşiten &#8220;Annelik Ömürlük Öğrenme Hali&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/melis-isiten-annelik-omurluk-ogrenme-hali-374433</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 May 2023 09:16:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[annelik]]></category>
		<category><![CDATA[halı]]></category>
		<category><![CDATA[işiten]]></category>
		<category><![CDATA[melis]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[ömürlük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=374433</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kızı Ada ile birlikte yeni keşifler yapmayı çok sevdiğini belirten tiyatro sanatçısı Melis İşiten, anneliğin kendisinde uyandırdığı hisleri ve Ada ile yapmaktan keyif aldığı aktiviteleri MAG Mayıs sayısı Anneler Günü özel içeriğinde anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/melis-isiten-annelik-omurluk-ogrenme-hali-374433">Melis İşiten &#8220;Annelik Ömürlük Öğrenme Hali&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kızı Ada ile birlikte yeni keşifler yapmayı çok sevdiğini belirten tiyatro sanatçısı Melis İşiten, anneliğin kendisinde uyandırdığı hisleri ve Ada ile yapmaktan keyif aldığı aktiviteleri MAG Mayıs sayısı Anneler Günü özel içeriğinde anlattı.</p>
<p>“Annelik; üzerine düşünüp, kafa yorup, hayaller kurup, planladığım bir şey değildi hiçbir zaman benim. Dünyaya anne olmak için gelmiş kadınlardan olduğumu düşünmedim hiçbir zaman” açıklamasında bulunan başarılı isim Melis İşiten sözlerine şöyle devam etti: “Ne zaman hayatıma Uraz girdi, o zaman beraber dünyaya bir çocuk getirme fikriyle anne olmaya heyecanlandım ve süreçte hiçbir planım ya da beklentim olmadı açıkçası anneliğe dair. Hatta kendi gözlemlerim ve deneyimlerimden nasıl anne olacağım bilemem ama nasıl anne olmayacağım onu biliyordum dedim hep.”</p>
<p>Ada’nın ismine nasıl karar verdiklerinin hikayesini de paylaşan İşiten “Aslında çok büyük bir hikâyesi yok. Erkek olsa Uraz’ın babasının adını koyacaktık. Kız olunca karar biraz bana bağlıydı. Ada dediğimiz şeyin; özgürlük, denizle çevrili olması, ayakta kalabilmesi gibi anlamlara dayanmasını sevdik. Bir de soyadı yeterince uzun diye isminin kısa olması işimize geldi.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/melis-isiten-annelik-omurluk-ogrenme-hali-374433">Melis İşiten &#8220;Annelik Ömürlük Öğrenme Hali&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
