<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>anlayışını | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/anlayisini/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/anlayisini</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 May 2024 09:38:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>anlayışını | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/anlayisini</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Rektör Budak, &#8220;Ortak akıl vizyonu ve veriye dayalı yönetim anlayışını sürdürmeye kararlıyız&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rektor-budak-ortak-akil-vizyonu-ve-veriye-dayali-yonetim-anlayisini-surdurmeye-kararliyiz-458680</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2024 09:38:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akıl]]></category>
		<category><![CDATA[anlayışını]]></category>
		<category><![CDATA[budak]]></category>
		<category><![CDATA[dayalı]]></category>
		<category><![CDATA[kararlıyız]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[rektör]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürmeye]]></category>
		<category><![CDATA[veriye]]></category>
		<category><![CDATA[vizyonu]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=458680</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinin araştırma geliştirme ve inovasyon alanındaki güçlü altyapısını daha ileriye taşıyacak eylem planlarını ve stratejilerini belirlemek amacıyla düzenlenen “Ege Üniversitesi Ar-Ge Şurası” başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rektor-budak-ortak-akil-vizyonu-ve-veriye-dayali-yonetim-anlayisini-surdurmeye-kararliyiz-458680">Rektör Budak, &#8220;Ortak akıl vizyonu ve veriye dayalı yönetim anlayışını sürdürmeye kararlıyız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi 50. Yıl Spor Salonunda, multidisipliner araştırma guruplarından oluşan 700’e yakın bilim insanı ve paydaşların katılımı ile gerçekleştirilen şuranın açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Budak, Ege Üniversitesinin, Türkiye’nin eğitim öğretim, araştırma geliştirme,  bilim ve teknolojide 69 yıllık potansiyeli olduğunu; bu sorumluluk ve gelecek vizyonu ile disiplinlerarası araştırmacılarla bir araya geldiklerini söyledi. İstişare kültürü, ortak akıl vizyonu ve veriye dayanan yönetim anlayışını sürdürmeye kararlı oldukların ifade eden Rektör Prof. Dr. Budak, “Bugün yine sizlerle beraber tarihi bir günü yaşıyoruz. Bundan tam 6 yıl önce ortak akıl ilkesini benimsediğimiz yönetim anlayışımız doğrultusunda 1050 öğretim elemanımızın katılımıyla, eğitim-öğretim, araştırma, topluma katkı, uluslararasılaşma ve dijitalleşme alanlarını kapsayan, üniversitemizin geleceğini şekillendiren, ‘Ege Üniversitesinin Geleceği Şurası’nı gerçekleştirdik. Şura sonunda gerçekçi ve sürdürülebilir eylem planlarını oluşturduk. Tüm eylem planlarımızı sizlerle beraber hayata geçirerek belirlediğimiz hedeflere bir bir ulaştık” diye konuştu.</p>
<p><b>“Ortak akılla tarihi başarılara imza attık”</b></p>
<p>Ege Üniversitesinin son dönemde elde ettiği tarihi başarılardan bahseden Rektör Prof. Dr. Budak, “YÖKAK tarafından 5 yıllık Kurumsal Tam Akreditasyon Belgesini alan ilk devlet üniversitesi olduk. Sizlerle beraber yaptığımız seferberlikle 11 olan akredite program sayımızı 54’e çıkararak akredite program sayısı en fazla olan üniversite olduk. YÖK tarafından 23 Araştırma üniversitesinden biri olduk. TÜBİTAK nezdinde hem akademisyenlerimiz hem de öğrencilerimizin yoğun gayretleriyle en çok proje başvuru ve kabul alan Üniversite olduk. YÖK Milli Yenilik Ödülüne sahip bir üniversite olduk. Alanında ilk ve tek olan Türkiye’nin en büyük prototipleme merkezi Ege Derin Teknoloji Fabrikasına sahip bir üniversiteyiz. Öğrenci Odaklılıkta şuradan aldığımız geri dönüşleri değerlendirerek hayata geçirdiğimiz 90’dan fazla uygulama ile öğrenci odaklılıkta A plus olduk ve Cumhurbaşkanımızın elinden ‘Öğrencilerin Kariyer Gelişimine En Etkili Destek veren Üniversite’ ödülünü aldık. Uluslararasılaşma anlamında Azerbaycan ve Özbekistan’daki üniversitelerle hayata geçirdiğimiz ikili diploma programları ile birlikte Türk Yükseköğretimine yeni bir model kazandırdık. Daha önce uluslararası sıralamalarda yer almayan üniversitemizi sizlerin yaptığı çıktı odaklı bilimsel katkılarla üst sıralara çıkardık. Dijitalleşme hedefimiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz uygulamalar neticesinde ‘Dijital İnovasyon İş Birliği Platformu’nun kurucu 8 üyesinden birisi olduk. Bununla birlikte Türkiye’nin dört siber güvenlik yüksekokulundan birisi üniversitemiz bünyesinde kuruldu. YÖK’ün Yapay zekâ, dijitalleşme ve büyük veri kapsamında yaptığı çalışmalar neticesinde üniversitemizde Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi kurulacak. Fakülte bünyesinde ise Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi lisans programı açılacak. Ayrıca, Otonom Sistemler Teknikerliği, Oyun Geliştirme ve Programlama ile Önyüz Yazılım Geliştirme ön lisans programlarımız da üniversitemizde faaliyete geçecek” dedi.</p>
<p><b>“Ege Üniversitesi Ar-Ge Strateji Belgesini oluşturacağız”</b></p>
<p>Rektör Prof. Dr. Budak, “Cumhuriyetimizin 100. Yılında Tam Akredite Öğrenci Odaklı Milli Yenilik Ödülüne sahip yükseköğretimde rol model alınan, dijitalleşmede öncü bir araştırma üniversitesi haline geldik. Bunların hepsini sizlerle birlikte başardık.   Üniversitemiz eğitim-öğretim ve araştırmanın yanında sosyal ve kültürel alanda toplumsal katkıyı sağlayan bir noktaya ulaşmıştır. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı verilerine göre; Cumhuriyetin 100. Yılında üniversitemizde gerçekleştirdiğimiz 300’den fazla etkinlikle tüm kamu kurumları arasında en çok etkinlik gerçekleştiren üçüncü kamu kurumu, en çok etkinlik gerçekleştiren üniversite olduk. Fransız yazar Marchel Proust, ‘Bir hedefe doğru yolculuk yapabilmek için yeni manzaralara değil, yeni gözlere ihtiyaç vardır’ diyor. Biz de bu vizyonla birlikte ama yeni gözlerle araştırmadaki durumumuzu istişare etmek istiyoruz. Ulaştığımız hedeflerin daha da üstüne çıkarak Üniversitemizin gelecek 5 yıllık, 10 yıllık araştırma stratejisini çok boyutlu bir bakış açısı ile sizlerle birlikte değerlendireceğiz. Masalarda moderatör olarak görevlendirdiğimiz araştırma görevlilerimiz bulunmakta. Şura süresince yapılacak anket değerlendirmelerinin dışında araştırma stratejisine yönelik görüş ve önerilerinizi iletebilirsiniz. Bu özel toplantıda yapılan anketler ve sizlerden aldığımız görüş ve önerilerle Ege Üniversitesi Ar-Ge Strateji Belgesini oluşturacağız” diye konuştu.</p>
<p><b>“12. Kalkınma Planı hedeflerine odaklanarak çalışacağız”</b></p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Milli Teknoloji Hamlesi Vizyonu ve Türkiye Yüzyılı ülküsü ile 12. Kalkınma Planı hedeflerine odaklanarak çalışacaklarını ifade eden Rektör Prof. Dr. Budak, “Cumhuriyetin ikinci asrını Türk bilim yüzyılı yapmak için durmadan duraksamadan, yeni başarı hikâyeleri yazarak Ar-ge’de lider, uluslararası yükseköğretim camiasında tanınır, güçlü akademik kadrosuyla iline, bölgesine ve ülkesine yaptığı bilimsel çalışmalarla katkı sağlayan, uluslararası arenada marka üniversite olma yolunda emin adımlarla ilerleyeceğiz. Başarılı ve verimli bir Şura olmasını diliyorum. Katılımınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bundan 6 yıl önce düzenlediğimiz şurada  ‘Haydi Ege Üniversitesi, Yeniden Ege Üniversitesi’ demiştik. Şimdi de diyorum ki ‘Birlikte Başardık, Yine Başaracağız’” dedi.</p>
<p>Şura sonucunda oluşturulacak “Strateji Belgesi” ile Ege Üniversitesinin ileriye yönelik hedefleri ve stratejileri belirlenerek İzmir’e, Ege Bölgesi’ne ve Türkiye’ye yapacağı katkıların yol haritası saptanacak. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rektor-budak-ortak-akil-vizyonu-ve-veriye-dayali-yonetim-anlayisini-surdurmeye-kararliyiz-458680">Rektör Budak, &#8220;Ortak akıl vizyonu ve veriye dayalı yönetim anlayışını sürdürmeye kararlıyız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altınok: Türkiye&#8217;deki belediyecilik anlayışını değiştirdik</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altinok-turkiyedeki-belediyecilik-anlayisini-degistirdik-426778</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Nov 2023 10:54:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altınok]]></category>
		<category><![CDATA[anlayışını]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediyecilik]]></category>
		<category><![CDATA[değiştirdik]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyedeki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=426778</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok Birlik Vakfı Ankara Şubesi’nin düzenlediği “Belediyecilik Anlayışımız” konulu söyleşiye konuşmacı olarak katıldı. Altınok, 30 yıllık belediyecilik çalışmalarını ve deneyimlerini Keçiören’in dönüştürülmesi ve ilçeye kazandırılan eserler çerçevesinde katılımcılarla paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altinok-turkiyedeki-belediyecilik-anlayisini-degistirdik-426778">Başkan Altınok: Türkiye&#8217;deki belediyecilik anlayışını değiştirdik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>BAŞKAN ALTINOK: TÜRKİYE’DEKİ BELEDİYECİLİK ANLAYIŞINI DEĞİŞTİRDİK</p>
<p>Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok Birlik Vakfı Ankara Şubesi’nin düzenlediği “Belediyecilik</p>
<p>Anlayışımız” konulu söyleşiye konuşmacı olarak katıldı. Altınok, 30 yıllık belediyecilik çalışmalarını ve</p>
<p>deneyimlerini Keçiören’in dönüştürülmesi ve ilçeye kazandırılan eserler çerçevesinde katılımcılarla</p>
<p>paylaştı.</p>
<p>Keçiören’de göreve başladıkları 1994 yılından itibaren ilçeye kazandırılan eser ve hizmetlerin</p>
<p>Türkiye’deki belediyecilik anlayışında önemli değişim ve dönüşüme yol açtığını belirten Başkan</p>
<p>Altınok, “Atatürk, ‘Ülkelerin tekâmülü, şehirlerin medeniyetinden geçer’ diyor. Biz de bu düsturla</p>
<p>hizmetlerimizi şehrimize kazandırmaya başladık. 1994 yılında göreve geldiğimizde Keçiören’in 6’da 5`i</p>
<p>gecekondu idi. ‘İnsanca yaşam insanca hayat’ diye bir şey yoktu. Su yok, elektrik yok, yol yok. ‘İnsanca</p>
<p>yaşam insanca hayat’ diyerek başlattığımız kentsel dönüşümün başlangıç tarihi 1994’tür. Kentsel</p>
<p>dönüşüm çalışmalarımızla insanlarımızı daha modern yaşam alanlarına kavuşturduk.” Dedi.</p>
<p>Altınok, belediyeciliğin hizmet alanını genişleterek birçok alanda vatandaşa hizmet verdiklerini de</p>
<p>belirterek, “Bir belediye başkanı ideolojisiyle hareket edemez. Çünkü halkın tüm kesimlerine karşı</p>
<p>mesuliyeti vardır. Bu bakımdan kaynakları eşit ve düzgün kullanmak temel düsturu olmalıdır. Çünkü</p>
<p>kaynağı düzgün kullanırsanız gönüllere dokunan, şehrinize medeniyeti getiren güzel hizmetler</p>
<p>yaparsınız. Biz belediyeciliğin hizmet alanını genişlettik. Okulların kapısından belediyeler girmezdi.</p>
<p>Okul, Milli Eğitim Bakanlığının işi denirdi. Ankara sınırları içinde olan bütün devlet üniversitelerimizin</p>
<p>kapısından girdik. Ankara’daki okulların yüzde ellisinin duvarında ‘Buranın Çevre Düzenlemesi</p>
<p>Keçiören Belediyesi Tarafından Yapılmıştır’ yazıyordu. Üniversitelerimizin birçoğu da bizim sınırımızda</p>
<p>değil. Ayrıca 43 tane sağlık ocağı yaptık o dönemde. 180 yataklı hastane yaptık kredi kullanmadan.</p>
<p>Sağlık ocaklarını ve hastaneyi, Sağlık Bakanlığına devrederek hizmete soktuk. Görev süremiz bittiğinde</p>
<p>baktık ki, Türkiye’de 2 bin köye hizmet etmişiz, 348 tane ilçeye destek ve hizmet sunmuşuz.”</p>
<p>İfadelerini kullandı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altinok-turkiyedeki-belediyecilik-anlayisini-degistirdik-426778">Başkan Altınok: Türkiye&#8217;deki belediyecilik anlayışını değiştirdik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk ve Japon akademisyenler Tasavvufun köprü olmak anlayışını ele aldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-ve-japon-akademisyenler-tasavvufun-kopru-olmak-anlayisini-ele-aldi-401167</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Sep 2023 20:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenler]]></category>
		<category><![CDATA[aldı]]></category>
		<category><![CDATA[anlayışını]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[köprü]]></category>
		<category><![CDATA[olmak]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvufun]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=401167</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsünün, Kyoto Üniversitesi, Asya ve Afrika Saha Araştırmaları Enstitüsü ile ortaklaşa yürüttüğü ‘Kapsamlı Bir Tasavvuf Araştırması: Tasavvuf Düşüncesi, Edebiyat, Müzik ve Ritüeller’ başlıklı projenin 2023 bölümü, 28-29 Ağustos tarihlerindeki bilimsel programlarla tamamlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-ve-japon-akademisyenler-tasavvufun-kopru-olmak-anlayisini-ele-aldi-401167">Türk ve Japon akademisyenler Tasavvufun köprü olmak anlayışını ele aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsünün, Kyoto Üniversitesi, Asya ve Afrika Saha Araştırmaları Enstitüsü ile ortaklaşa yürüttüğü ‘Kapsamlı Bir Tasavvuf Araştırması: Tasavvuf Düşüncesi, Edebiyat, Müzik ve Ritüeller’ başlıklı projenin 2023 bölümü, 28-29 Ağustos tarihlerindeki bilimsel programlarla tamamlandı. Sempozyumun açılış konuşmasını gerçekleştiren Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Cemalnur Sargut, sema ritüeli hakkında bilgi verdi. Sema, bedenin sembolik dönüşlerini, ruhun yükselişini ve manevi gelişimini temsil eder diyen Sargut, semanın insanın manevi yetkinlik yolculuğunu sembolize ettiğini söyledi. Projenin Japonya ayağına ilişkin bilgi veren Kyoto Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. Yasushi Tonaga ise “Merkezimiz, Japonya&#8217;da Sufi Araştırmaları için kurulan ilk merkez oldu. Türkiye, mistik felsefe ve pratiklerini Osmanlı&#8217;dan bu yana gözlemleyebildiğimiz bir örnek olarak öne çıkıyor. Bu nedenle araştırmamız için Üsküdar Üniversitesi ile iş birliği yapmak istedik.&#8221; açıklamasını yaptı. Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Koçak ise konuşmasında “Bu toplantıları önemsiyorum. Bu konuda daha çok çalışılması ve insanlığa sunulması gerektiğini düşünüyorum. Üsküdar Üniversitesi ile Kyoto Üniversitesi’nin bu öncülüğünün daha güzel hizmetlere vesile olacağını umuyorum.” diyerek proje hakkındaki memnuniyetini dile getirdi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsünün, Kyoto Üniversitesi, Asya ve Afrika Saha Araştırmaları Enstitüsü ile ortaklaşa yürüttüğü ve 6 yıl sürecek proje kapsamında, sema’ ritüelinin mistik anlamı ve musikiyle kesişen yönlerinin ele alındığı sempozyum düzenlendi. </p>
<p> </p>
<p><strong>Cemalnur Sargut: “Sema’, insanın yetkinlik yolculuğunu sembolize eder”</strong></p>
<p>Nermin Tarhan Konferans Salonunda gerçekleştirilen sempozyumun açılış konuşmasını yapan Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Cemalnur Sargut ‘Sema ritüelinin’ temel amacının insanın nefsinin aşırı istek ve arzularını bir kenara bırakarak Allah&#8217;a adanmayı ve O&#8217;nun kelamını içselleştirmek olduğunu söyledi. </p>
<p>Semanın yalnızca fiziksel bir ritüel olmanın ötesinde, aynı zamanda manevi bir yolculuğun ve derin içsel dönüşümün sembolü olarak öne çıktığını vurgulayan Sargut, “Sema saf niyetin ifadesi olarak değerlendirilirken, insanın Allah&#8217;a yaklaşma arzusu da bu ritüelin merkezindedir. Sema, bedenin sembolik dönüşlerini, ruhun yükselişini ve manevi gelişimini temsil eder. Aynı zamanda insanın içsel olgunlaşmasını sembolize eder. Gönül coşkusu manevi zenginlikler yalnızca musiki ve sema birleştiğinde dışa yansır. Bir İnsanı yaratanına döndürmeyen bir musiki ile dönme sema olamaz, sema ruhtan kaynaklanmalıdır, cesetten değil. Sema duymak işitmek anlamına gelir. Allah’ın yüce kitabı Kur’an-ı Kerim oku diye başlar. Oku diye başlayan bir kitabı anlamak için dinlemek gerekir. Hakikat kulaktan girer ve gönülde yerleşir. Semanın sağdan sola kalbin etrafında çark atıp dönerek Allah’ın sonsuzluğuna teslim oluşunu anlatan bir ibadet olduğunu unutmamak gerekir, bir gösteri değil; ibadet. Sema Kâbe’nin etrafında tavaf ile aynı sembolizmi taşır. Hacılar gönül makamında olan Kâbe’nin etrafında döner. Semada, insan kendi gönlü etrafında dönerek kötü huylarından arınır. Niyet ruhen yükselmek ve Allah’a giden yolda mesafe kat edebilmektir. O gönül Allah’ın nurunun makamıdır. Âyetin manası üzere ‘Allah yerlerin ve göklerin nurudur’” şeklinde konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç: “Sema ritüeli, hak kelâmının bedenle ifadesidir”</strong></p>
<p>Sempozyum açılış konuşmalarında söz alan Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğr. Üyesi ve IRCICA (İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi) Genel Direktörü Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç ise konuşmasında sema ritüelinin taşıdığı öneme dikkat çekti. Kılıç, geleneksel Türk kültürünün önemli bir unsuru olarak bilinen semanın derin anlamlarının olduğunu kaydetti. Sema ritüelinin ruhu manasında saklıdır. Tasavvufta gaye Allah’ı tanımaktır, bilmektir. </p>
<p>Türk halk kültüründe de semanın derin izler taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Kılıç, “Sema sadece tasavvuf dünyasına özgü değil, aynı zamanda Türk halkının kalpten kalbe giden yolculuğunu simgeler. ‘Sen benimsin, ben seninim’ diyenlerin Allah ile yakın irtibatı sürdürdüklerini ifade etti. Bu anlayış sadece bir ifade biçimi değil, bir yaşam tarzını da temsil eder.” dedi.</p>
<p>Sema ritüelini hak kelamının yapıldığı yer olarak tanımlayan Kılıç, “Bu özel ritüel kulaktan kulağa aktarılmasıyla sema adını aldı. Sema, sadece bir dini ritüel olarak görülmemeli. Aynı zamanda Hak sohbetinin yapıldığı her mekânda semanın varlığını hissetmek mümkündür. Hak sohbetinin olduğu mekânlar kendiliğinden sema mekânlarıdır. Bir kâmilin sohbet meclisine de sema meclisi denilir. Kalpten kalbe yol vardır” ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p>
<p><strong>Prof. Dr. Yasushi Tonaga: “Mistik musiki ve edebiyat alanındaki araştırmalar Japonya&#8217;da sınırlıydı”</strong></p>
<p>Konuşmacılar arasında yer alan Kyoto Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. Yasushi Tonaga, 2021 yılında Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü ve Kerim Vakfı’nın desteğiyle başlatılan projenin Japonya’daki çalışmalarına ilişkin bilgi verdi. Tonaga, “Merkezimiz, 2016 yılında Kerim Vakfının desteğiyle kuruldu ve Japonya&#8217;da Sufi Araştırmaları için kurulan ilk merkez oldu. Bugüne kadar 4 İngilizce ve 1 Japonca kitap yayınladık. Tasavvuf musikisi ve edebiyatı alanındaki araştırmalar Japonya&#8217;da şimdiye kadar oldukça sınırlıydı. Türkiye, İslâm felsefesi ve pratiklerini Osmanlı&#8217;dan bu yana gözlemleyebildiğimiz örnek bir ülke olarak öne çıkıyor. Bu nedenle araştırmamız için Türkiye&#8217;yi seçtik ve Üsküdar Üniversitesi ile iş birliği yapmak istedik. Zikir ve sema ritüelleri, araştırmamızda antropolojik açıdan incelendi. Müzik ve şiirler ise edebi ve manevi açılardan değerlendirildi.” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Prof. Dr. Hikmet Koçak: “Bu projenin daha güzel hizmetlere vesile olacağını umuyorum”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Koçak ise konuşmasına, “Türkiye’de az sayıda olan tematik Enstitülerden birisi olarak bir Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsünün üniversitemizde bulunmasından ve bu enstitü sayesinde Japonya’da bulunan Kyoto üniversiteyle birlikte 6 yıllık bir çalışma planlanmasından memnuniyet duyuyorum.” diyerek başladı.</p>
<p>Bütün insanlığa ışık tutacak bir proje olarak başlayan çalışmaların aynı şekilde devam etmesini umduğunu ifade eden Koçak, “Nasıl ki teknolojik gelişmeler insanın dünyevi ihtiyaçlarına bakıyor, diğer bir ihtiyaç da vicdanına ve kalbine bakıyor. O yüzden bu toplantıları önemsiyorum. Bu konuda daha çok çalışılması ve insanlığa veri sunulması gerektiğini düşünüyorum. Üsküdar Üniversitesi ile Kyoto Üniversitesinin bu öncülüğünün daha güzel hizmetlere vesile olacağını umuyorum.” İfadelerini kullandı. </p>
<p> </p>
<p><strong>Prof. Dr. Kenan Gürsoy: “İnsanı anlamaya gayret eden hiçbir faaliyet, ihmal edilesi değildir”</strong></p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından programın ilk oturumu Cenan Vakfı Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu Başkanı Vatikan eski Büyükelçisi Prof. Dr. Kenan Gürsoy’un yönettiği oturumla başladı. Projeye ilişkin açıklama yapan Gürsoy, “Bu konuda araştırmalar yapılmasının önemli olduğunu düşünüyorum. İnsan için olan, insana insan olmak bakımından hizmet eden, ona kültürünü tanıtan ve içindeki insanı anlamamıza gayret eden hiçbir faaliyet, batı veya doğu fark etmeksizin, ihmal edilesi değildir. Bizim medeniyetimizin çok önemli bir ögesi olarak tasavvuf düşüncesi tam da insanı konu alır.” dedi.</p>
<p>Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsünden Yüksek Lisans Öğrencisi Petek Kutucuoğlu’nun ‘Ahmed Avni Konuk&#8217;un Mesnevi Şerhi ve İstidat Kavramı’ konulu sunumunun ardından, Öğr. Üyesi Prof. Dr. Reşat Öngören, ‘Mevlâna Celaleddin Rumi&#8217;de Tasavvuf Düşüncesinin Boyutları’ başlıklı sunumunda, Mevlana’nın bir meseleyi en karmaşık durumdan en sade ve basit şekilde aşama aşama nasıl açıkladığını, eserleri halkın el kitabıdır ve Allah insan ilişkisi bağlamında tasavvuf düşüncesinin boyutlarını nasıl ortaya koyduğunu anlattı. “Gerçekte varlık tekdir. Çokluk teferruattadır. Allah’ın her yeri kuşatmış olduğu manası ayetle ifade edilmiştir. Allah bu anlamda kuluyla daima beraberdir. Allah bir ve her yerdedir, ancak tecellileri farklı farklıdır.” şeklinde konuştu.  </p>
<p><strong>Türk ve Japon akademisyenler tasavvuf anlayışını ele aldı</strong></p>
<p>Panelin devamında Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Emine Yeniterzi, ‘Türk Tasavvuf Edebiyatında Mevlâna Celaleddin Rumi&#8217;nin Etkisi: Mesnevi&#8217;den Hikâyeler’; Kyoto Üniversitesi Doktora öğrencisi Azusa Fujimoto, “Mevlâna’nın Batılı Yorumlarına Yoğunlaşarak Türkiye’de Yeni Mânevî Arayışlar ve Tasavvuf”; Kyoto Üniversitesi Kenan Rifai Tasavvuf Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Yasushi Tonaga, “Budizmde Edebiyat, Müzik, Sanatları ve Ritüeller”; Kyoto Üniversitesi araştırmacılarından Dr. Manami Suzuki, “Mevleviyyede Ney”; Prof. Dr. V. Emre Ömürlü, ‘Mevlevî Ayinlerinde Mevlevî Mukabeleleri ve Bazı Tarikatlarda İcra Edilme Biçimleri’; Dr. Öğr. Üyesi Dilek Güldütuna, ‘Sema’ Ayini ve Seyrü Sülûk”; Tokyo’daki Sophia Üniversitesinden Prof. Dr. Masayuki Akahori “Tasavvufun Antropolojisini Değerlendirmek: Değişen Bakış Açıları” ve Dr. Öğr. Üyesi F. Cangüzel Güner Zülfikar, ‘Mevlevîhâneler: Medenî ve Medenîleştiren Mekânlar’ konularındaki sunumlarını gerçekleştirdi. </p>
<p>Konferans ‘Kapsamlı Bir Tasavvuf Anlayışına Doğru’ konulu, Dr. Öğr. Üyesi F. Cangüzel Güner Zülfikar’ın yönettiği genel tartışma ile sona erdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kadimden Geleceğe Doğu Batı Köprüsü…</strong></p>
<p>Öte yandan Üsküdar Üniversitesi Fuat Sezgin Konferans Salonunda “Kadimden Geleceğe Doğu Batı Köprüsü Projesi” İstanbul buluşması etkinliği gerçekleştirildi.</p>
<p>Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü proje kapsamında Almanya’dan da 22 katılımcıyla bir araya geldi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-ve-japon-akademisyenler-tasavvufun-kopru-olmak-anlayisini-ele-aldi-401167">Türk ve Japon akademisyenler Tasavvufun köprü olmak anlayışını ele aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
