<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>anlayış | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/anlayis/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/anlayis</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Jul 2026 15:12:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>anlayış | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/anlayis</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Artık hiç kimse aynı burnu istemiyor! Estetikte &#8216;Kopyala-Yapıştır&#8217; dönemi bitti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/artik-hic-kimse-ayni-burnu-istemiyor-estetikte-kopyala-yapistir-donemi-bitti-646573</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2026 15:12:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlayış]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[aynı]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[boyun]]></category>
		<category><![CDATA[burnu]]></category>
		<category><![CDATA[burun]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[estetikte]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[hiç]]></category>
		<category><![CDATA[istemiyor]]></category>
		<category><![CDATA[kimse]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=646573</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıllarca estetik cerrahide aynı burun modeli moda oldu. Ancak bugün dünyanın yöneldiği yeni anlayış bambaşka... Artık insanlar bir başkasına benzemeyi değil, kendi yüzüne en doğal şekilde yakışan buruna sahip olmayı istiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/artik-hic-kimse-ayni-burnu-istemiyor-estetikte-kopyala-yapistir-donemi-bitti-646573">Artık hiç kimse aynı burnu istemiyor! Estetikte &#8216;Kopyala-Yapıştır&#8217; dönemi bitti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllarca estetik cerrahide aynı burun modeli moda oldu. Ancak bugün dünyanın yöneldiği yeni anlayış bambaşka&#8230; Artık insanlar bir başkasına benzemeyi değil, kendi yüzüne en doğal şekilde yakışan buruna sahip olmayı istiyor. Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ruslan Hummatov&#8217;a göre estetik cerrahinin yeni başarısı, ameliyatın fark edilmemesi.</p>
<p>Sosyal medyanın etkisiyle uzun yıllar boyunca estetik cerrahide tek tip güzellik anlayışı hâkim oldu. İnce, aşırı kalkık ve birbirine benzeyen burunlar milyonlarca kişinin ortak hayali haline geldi. Bugün ise bu anlayış yerini tamamen farklı bir bakış açısına bırakıyor. Estetik dünyasında artık &#8220;başkasına benzemek&#8221; değil, kişinin kendi yüzüne en uygun ve doğal görünümü yakalamak ön plana çıkıyor.</p>
<p>Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ruslan Hummatov, modern rinoplastide standart kalıpların değil, bilimsel analiz ve kişiye özel planlamanın belirleyici olduğunu söylüyor.</p>
<p><strong>&#8220;En güzel burun, yapıldığı belli olmayan burundur.&#8221;</strong></p>
<p>Bu cümle, Hummatov&#8217;un estetik anlayışını tek başına özetliyor. Ona göre başarılı rinoplasti; dikkat çeken değil, yüzün doğal anatomisine uyum sağlayan, kişinin karakteristik ifadesini koruyan ve yıllar sonra bile doğallığını sürdüren sonuçlar üretmeli.</p>
<p>Azerbaycan Tıp Üniversitesi&#8217;nde başlayan tıp eğitimini Moskova&#8217;da Kulak Burun Boğaz, Baş-Boyun Cerrahisi ile Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi alanındaki ileri eğitimlerle geliştiren Op. Dr. Ruslan Hummatov, uluslararası cerrahi deneyimini bugün Türkiye&#8217;deki hastalarına taşıyor. Farklı ülkelerde, farklı yüz tipleri ve farklı estetik beklentilerle çalışmış olmanın, rinoplastiye çok daha geniş bir perspektiften yaklaşmasını sağladığını ifade ediyor.</p>
<p>Bilimsel yayınları, uluslararası kongrelerdeki çalışmaları ve Türkiye Kulak Burun Boğaz camiasında aldığı ödüllerle dikkat çeken Hummatov, estetik cerrahinin yalnızca görüntüyü değiştiren bir işlem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor.<br />&#8220;Her insanın kemik yapısı, yüz oranları, cilt kalınlığı ve mimikleri farklıdır. Bu nedenle herkese aynı burun yapılamaz. Burun, kişinin yüzüne ait durmalı; doğal görünmeli ve karakterini değiştirmemelidir.&#8221;</p>
<p>Hummatov&#8217;a göre başarılı bir rinoplasti sadece estetik açıdan değil, fonksiyonel açıdan da kusursuz olmalı. Burun eğriliği, nefes alma problemleri ve tıkanıklıklar giderilirken, yüzün doğal dengesi de korunmalı. Çünkü kalıcı hasta memnuniyetinin yolu, estetik ve fonksiyonun aynı cerrahi plan içinde buluşmasından geçiyor.</p>
<p>Rinoplastinin yanı sıra yüz gençleştirme, endoskopik yüz germe, boyun germe, alın ve şakak germe, fonksiyonel burun cerrahisi, baş-boyun rekonstrüksiyonu ve estetik yüz uygulamaları alanlarında da çalışmalarını sürdüren Op. Dr. Ruslan Hummatov, estetik cerrahinin geleceğinin standart güzellik kalıplarında değil, kişiye özel tasarlanmış doğal sonuçlarda olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Sözlerini ise estetik dünyasında yaşanan değişimi özetleyen şu ifadelerle tamamlıyor:<br />&#8220;İnsanlar artık başka birine benzemek istemiyor. Kendilerinin daha doğal, daha dengeli ve daha iyi bir versiyonu olmak istiyor. Estetik cerrahinin yeni anlayışı da tam olarak bunu hedefliyor.&#8221;</p>
<p>Doğallığın en büyük lüks haline geldiği günümüzde, estetik cerrahinin yeni başarı ölçütü de değişti. Artık en başarılı operasyon, çevrenin &#8216;Ameliyat olmuş&#8217; dediği değil; &#8216;Çok iyi görünüyorsun ama ne değişti anlayamadım&#8217; dediği operasyon olarak kabul ediliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/artik-hic-kimse-ayni-burnu-istemiyor-estetikte-kopyala-yapistir-donemi-bitti-646573">Artık hiç kimse aynı burnu istemiyor! Estetikte &#8216;Kopyala-Yapıştır&#8217; dönemi bitti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den Türkiye&#8217;ye güçlü çevre mesajı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-turkiyeye-guclu-cevre-mesaji-638938</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:43:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlayış]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bizim]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[marmara]]></category>
		<category><![CDATA[mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[şehri]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyum]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=638938</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Bir Deniz Bir Gelecek; Marmara’dan COP 31’e” hareketiyle 8-10 Haziran tarihlerinde Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenecek 1. Marmara Sürdürülebilir Çevre Sempozyumu’nun kapsamı, hedefleri ve Marmara’nın sürdürülebilir geleceğine yönelik vizyonu basın toplantısı ile paylaşıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-turkiyeye-guclu-cevre-mesaji-638938">Büyükşehir&#8217;den Türkiye&#8217;ye güçlü çevre mesajı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>“Bir Deniz Bir Gelecek; Marmara’dan COP 31’e” hareketiyle 8-10 Haziran tarihlerinde Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenecek 1. Marmara Sürdürülebilir Çevre Sempozyumu’nun kapsamı, hedefleri ve Marmara’nın sürdürülebilir geleceğine yönelik vizyonu basın toplantısı ile paylaşıldı. Toplantıda konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, “Burada gerçekleştireceğimiz sempozyumun çıktıları COP 31’e veri oluşturabilir” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>COP’31 YOLUNDA MARMARA VİZYONU</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>“Bir Deniz Bir Gelecek; Marmara’dan COP 31’e” hareketiyle düzenlenen 1. Marmara Sürdürülebilir Çevre Sempozyumu’nun kapsamı ve hedeflerinin paylaşıldığı basın toplantısı Maide Restoran’da gerçekleştirildi. Marmara’nın geleceğine yönelik önemli başlıkların ele alındığı toplantıda sempozyumun detayları Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı ve Kocaeli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Ömer Faruk Çelik tarafından basın mensupları ile paylaşıldı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>8-10 HAZİRAN’DA KOCAELİ KONGRE MERKEZİ’NDE</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>1. Marmara Sürdürülebilir Çevre Sempozyumu; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Üniversitesi işbirliğinde Kocaeli Valiliği, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı paydaşlığında 8-10 Haziran tarihlerinde Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek. Sempozyumda; iklim değişikli ile mücadeleden sıfır atık yaklaşımına, döngüsel ekonomiden mavi ekonomiye kadar pek çok başlık; bilim insanları, kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla kapsamlı şekilde ele alınacak.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b> </b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>“SEMPOZYUM ÇIKTILARI COP 31’E VERİ OLUŞTURULABİLİR”</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Basın toplantısında konuşan Genel Sekreter Dr. Hayri Baraçlı, Marmara Denizi için sahada hayata geçirilen uygulamaların yanında hem akademide hem de farklı boyutlarda neler yapılabileceği konusunda gayret gösterdiklerini ifade etti. Baraçlı konuşmasında şunları ifade etti: “Önümüzdeki süreçte COP 31 var. Ülkemiz COP 31’e ev sahipliği yapacak. Hayata geçirdiğimiz Çevre Sempozyumu’nda elde edilecek çıktılar belki orada girdi olup veri oluşturabilir. Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi, dünya bizim ortak evimiz. Biz şehirlerimizi gelecek nesillere aktaracak bir anlayış ile çevre bilinci içerisinde şehirlere misafir değil, şehirlerin bize misafir olduğunu anlayabilecek bir şekilde hareket etmemiz gerekiyor. Kocaeli yalnızca bir sanayi şehri değil, Marmara mavi politika özetini de ortaya koymamız şehrimizin geleceğe taşınması açısından büyük bir fırsat olacak” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>“DENİZ, GÖL VE SU KALİTESİ DEVAMLI ÖLÇÜLÜYOR”</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Konuşmasına devam eden Baraçlı, “Bizim sürekli ölçme kavramı içerisinde hareket etmemiz gerekiyor. Şu anda da şehrimizde denizlerimizi, göllerimizi ve suyumuzun kalitesini ölçmeye gayret ediyoruz. Bu çerçevede dijital ikiz anlayışı içerisinde şehrimizi geleceğe taşıma kavramını ön planda tutuyoruz. Sadece atık toplamak değil, sıfır atık kavramını ortaya koyarak atıkları kaynağında ayrıştırılabilecek çalışmalarımızı devam ettiriyoruz” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>“EN BÜYÜK ÇEVRE FUARI KOCAELİ’DE GERÇEKLEŞECEK”</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Çevre Fuarı’nı hayata geçireceklerini dile getiren Baraçlı, “Mavi ekonomi ve mavi karbon bizim için en temel unsur. Göllerimizi, nehirlerimizi sürdürülebilir bir anlayış ile geleceğe taşıyabilecek bir politika üretebilmek. Bizler bu çalışmalarımıza devam ederken bu sempozyumun çıktıları şehrimizin geleceğe taşınması açısından önemli unsurlar olacak. Bilimsel sempozyum ve paneller ile beraber bir de bu bölgede gerçekleştirilecek en büyük Çevre Fuarı’nı da hayata geçireceğiz” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>ŞEHRİN SU YÖNETİMİNE DAİR ÖNEMLİ VURGULAR</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>“Sünger şehir anlayışı bizim için çok önemli” diyen Baraçlı, “Suyu israf etmemek, su kaynaklarını doğru koruyabilmek ve şehir geleceğe taşınırken suyun etkin ve verimli şekilde kullanabilmesini sağlayabilecek şehir bilincini de ortaya koyma hedeflerimiz var. Sünger şehir anlayışı da bizim için çok önemli. Sünger şehir; endüstriyel atık suların geri kazanımı gibi süreç projelerini ortaya koyan bir anlayış ile hareket ediyor. Bizim şirketlerimiz ve kurumlarımız da bu anlayış doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b> </b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>“MARMARA ORTAK BAŞARI İLE YENİDEN NEFES ALIYOR”</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Kocaeli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Ömer Çelik ise yaptığı konuşmada, “Devletimizin, yerel yönetimlerimizin, üniversitemizin ve toplumumuzun ortak başarıları sayesinde Marmara yeniden nefes almaya başladı. Doğa kendisine fırsat verildiğinde kendini yenileyebilmektedir ama bu süreç kendiliğinden gerçekleşmez. Bilimin gerçekliğine, güçlü kamu politikalarına, çevre yatırımlarına ve toplumsal farkındalığa ihtiyaç vardır” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>BİLİMSEL BİLDİRİLER, PANELLER, ÇEVRE FUARI…</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Sempozyum 4 temel üzerine inşa edildiğini belirten Çelik, ”İlk olarak bilimsel bilgi üretimi ile paylaşımı kapsamında 151 bilimsel bildiri sunulacaktır. İkinci olarak panellerimiz var. 7 ayrı panelde pek çok konu çok yönlü olarak değerlendirilecektir. Üçüncü olarak ise Çevre Fuarı ise sempozyum ile eş zamanlı olarak gerçekleşecektir. Dördüncü olarak da proje geliştirme boyutu. Kısacası bu sempozyum bilginin üretildiği, paylaşıldığı, tartışıldığı ve somut projelere dönüştürüldüğü bütüncül bir platformdur” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-turkiyeye-guclu-cevre-mesaji-638938">Büyükşehir&#8217;den Türkiye&#8217;ye güçlü çevre mesajı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çeşme Belediyesi, Tüm Bel-Sen ile toplu iş sözleşmesini imzaladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cesme-belediyesi-tum-bel-sen-ile-toplu-is-sozlesmesini-imzaladi-632198</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 20:44:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlayış]]></category>
		<category><![CDATA[bel-sen]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanlar]]></category>
		<category><![CDATA[çeşme]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[sözleşme]]></category>
		<category><![CDATA[sözleşmesini]]></category>
		<category><![CDATA[toplu]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Bel-Sen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=632198</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başkan Denizli: “Memur sendikamız Tüm Bel-Sen ile emekçilerimizin hakkını gözeten, karşılıklı anlayış ve dayanışmayla şekillenen toplu iş sözleşmemizi imzaladık.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesme-belediyesi-tum-bel-sen-ile-toplu-is-sozlesmesini-imzaladi-632198">Çeşme Belediyesi, Tüm Bel-Sen ile toplu iş sözleşmesini imzaladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Başkan Denizli: “Memur sendikamız Tüm Bel-Sen ile emekçilerimizin hakkını gözeten, karşılıklı anlayış ve dayanışmayla şekillenen toplu iş sözleşmemizi imzaladık. Tüm çalışma arkadaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Daha adil ve güçlü yarınlar için birlikte üretmeye devam edeceğiz.”</i></b></p>
<p>Çeşme Belediyesi ile Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri tamamlandı. Taraflar arasında karşılıklı anlayış, diyalog ve dayanışma temelinde şekillenen sözleşme, düzenlenen imza töreniyle yürürlüğe girdi.</p>
<p>Düzenlenen törende sözleşme, Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, Tüm Bel-Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Turgut Angün, Tüm Bel-Sen İzmir 1 Nolu Şube İdari Sekreteri Coşkun Elbir, Tüm Bel-Sen İzmir 1 Nolu Şube İşyeri Sendika Temsilcisi Volkan Burçak tarafından imzalandı.</p>
<p>01 Ocak 2026 – 31 Aralık 2026 tarihlerini kapsayan sözleşme; belediye bünyesinde görev yapan kamu çalışanlarının sosyal ve özlük haklarını geliştirmeyi, çalışma barışını güçlendirmeyi ve kurumsal uyumu artırmayı hedefliyor.</p>
<p>İmza töreninde konuşan Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, emeğin ve dayanışmanın önemine vurgu yaparak, sürecin karşılıklı anlayışla yürütülmesinin değerine dikkat çekti. Denizli, zorlu koşullara rağmen çalışanların haklarını gözeten bir yaklaşımı esas aldıklarını belirterek, belediye yönetimi ile çalışanlar arasında sürdürülen uyumun önemine işaret etti.</p>
<p>Başkan Denizli konuşmasında, belediyenin bir işveren olarak sorumluluğunun farkında olduklarını ifade ederek, çalışanların emeğini koruyan, kurum içi dayanışmayı güçlendiren bir anlayışla hareket ettiklerini dile getirdi. Sürecin uzlaşıyla tamamlanmasının, kurumsal kültür açısından da önemli bir kazanım olduğunu belirtti.</p>
<p>Başkan Denizli konuşmasını “Memur sendikamız Tüm Bel-Sen ile emekçilerimizin hakkını gözeten, karşılıklı anlayış ve dayanışmayla şekillenen toplu iş sözleşmemizi imzaladık. Tüm çalışma arkadaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Daha adil ve güçlü yarınlar için birlikte üretmeye devam edeceğiz.” ifadeleriyle tamamladı.</p>
<p>İmzalanan sözleşmenin; çalışanların ekonomik ve sosyal haklarını geliştirmeye yönelik düzenlemelerin yanı sıra, iş barışını ve kurumsal işleyişi güçlendirecek hükümler içerdiği ifade edildi. Sözleşme ile birlikte hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir çalışma ortamının sağlanması hedefleniyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesme-belediyesi-tum-bel-sen-ile-toplu-is-sozlesmesini-imzaladi-632198">Çeşme Belediyesi, Tüm Bel-Sen ile toplu iş sözleşmesini imzaladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parkinsonda Sabır, Anlayış ve Doğru Tedavi Hayat Değiştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/parkinsonda-sabir-anlayis-ve-dogru-tedavi-hayat-degistiriyor-626729</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 18:22:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlayış]]></category>
		<category><![CDATA[belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[değiştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[parkinson]]></category>
		<category><![CDATA[parkinsonda]]></category>
		<category><![CDATA[sabır]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=626729</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her yıl 11 Nisan parkinson hastalığına dikkat çekmek için bir farkındalık günü olarak anılıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parkinsonda-sabir-anlayis-ve-dogru-tedavi-hayat-degistiriyor-626729">Parkinsonda Sabır, Anlayış ve Doğru Tedavi Hayat Değiştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl 11 Nisan parkinson hastalığına dikkat çekmek için bir farkındalık günü olarak anılıyor. Ancak parkinson hala çoğu kişi tarafından yalnızca “el titremesi” olarak biliniyor. Parkinson beynin derinlerinde sessizce başlayan ve zamanla yaşamın birçok alanını etkileyen kompleks bir nörolojik süreçtir. Parkinson hastalarının çoğu zaman yavaş hareket ettikleri, mimikleri azaldığı ya da konuşmaları değiştiği için yanlış anlaşılabildiğini söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Nöroloji Uzmanı Dr. Tuğba Okluoğlu “Biraz sabır ve anlayış bazen en etkili destek olabilir. Parkinson hastalığı doğru yaklaşım, erken tanı ve kişiye özel tedavi ile birlikte yönetilebilen bir yolculuktur.<strong> </strong>Ve en güçlü tedavilerden biri de farkındalıktır” diyor. Uzm. Dr. Tuğba Okluoğlu parkinson hastalığı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Parkinson sadece hareket hastalığı değildir</strong></p>
<p>Parkinson hastalığı, beynin hareketleri düzenleyen bölgelerinde dopamin üreten hücrelerin kaybı ile ortaya çıkar. Bu kayıp hareketlerde yavaşlama, kaslarda sertlik ve titreme gibi belirtilere yol açar. Ancak çoğu zaman gözden kaçan gerçek şudur: Parkinson sadece bir hareket hastalığı değildir.<br /><strong>Belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p>Uyku bozuklukları, koku kaybı, kabızlık, depresyon ve bilişsel değişiklikler…<br /> Tüm bu belirtiler hastalığın aslında çok daha geniş bir etki alanına sahip olduğunu gösterir. Hatta bazı hastalarda bu bulgular, motor belirtilerden yıllar önce başlayabilir.<br /><strong>Erken tanı hastalığın seyrini değiştirir</strong></p>
<p>Parkinson hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebilecek en önemli adımdır. Çünkü doğru zamanda başlanan tedavi, yalnızca belirtileri kontrol etmekle kalmaz. Hastanın günlük yaşamını, bağımsızlığını ve hatta sosyal ilişkilerini korumasına yardımcı olur.<br /><strong>Tedavi sadece ilaçtan ibaret değil</strong></p>
<p>Parkinson hastalığını tamamen ortadan kaldıran bir tedavi henüz yok.<br /> Ama hastalığı yönetmek için güçlü ve giderek gelişen seçenekler var. İlaç tedavileri temel yaklaşımı oluştururken, ileri evrelerde uygulanan beyin pili (derin beyin stimülasyonu) önemli bir dönüm noktasıdır. Bununla birlikte son yıllarda, özellikle gün içinde belirgin dalgalanmalar yaşayan hastalarda sürekli ilaç veren pompa tedavileri öne çıkıyor. </p>
<p>İnce bağırsağa yerleştirilen sistemlerle uygulanan intestinal levodopa tedavisi veya deri altından sürekli ilaç verilmesini sağlayan cilt altı pompa sistemleri, hastaların gün içindeki “iyi ve kötü dönem” geçişlerini azaltarak daha stabil bir yaşam sunabiliyor. Tüm bu gelişmeler parkinson tedavisinin artık tek tip değil, kişiye özel ve dinamik bir süreç olduğunu gösteriyor.<strong> </strong></p>
<p><strong>Egzersiz tedavinin ayrılmaz bir parçası</strong></p>
<p>Bilimsel veriler, egzersizin parkinson hastalığında yalnızca kasları değil, doğrudan beyni etkilediğini ortaya koyuyor. Düzenli fiziksel aktivite; dengeyi, yürüyüşü ve koordinasyonu geliştirmenin ötesinde, beynin kendini yeniden organize etme kapasitesini artırıyor. Yani egzersiz, bu hastalıkta sadece öneri değil, tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.</p>
<p><strong>Anlayış en büyük destektir </strong></p>
<p>Sonuç olarak parkinson hastalığı, sadece titreme ile kısıtlı bir tablo değil; erken tanı, doğru tedavi ve yüksek farkındalıkla yürünmesi gereken uzun bir yolculuktur. Hastalara sunulacak en büyük ilaç, onların bu yavaşlayan dünyasına gösterilecek anlayış ve erken tanının sunduğu imkanlardır. Farkındalıkla atılan her adım parkinsonlu bir bireyin hayatında yeni bir hareket alanı açar. Farkındalık hastalar için en az ilaçlar kadar hayati bir destektir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parkinsonda-sabir-anlayis-ve-dogru-tedavi-hayat-degistiriyor-626729">Parkinsonda Sabır, Anlayış ve Doğru Tedavi Hayat Değiştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ürkmez Sosyal Tesisi &#8220;Dört Mevsim&#8221; hizmet vermeye devam ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/urkmez-sosyal-tesisi-dort-mevsim-hizmet-vermeye-devam-ediyor-607393</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 17:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlayış]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[dört]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Tesisi]]></category>
		<category><![CDATA[tesisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ürkmez]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaş]]></category>
		<category><![CDATA[vermeye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607393</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi tarafından Ürkmez Bengiler Mahallesi’nde denize sıfır konumda hayata geçirilen Ürkmez Sosyal Tesisi, yalnızca yaz aylarında değil, yılın dört mevsiminde vatandaşlara hizmet sunmayı sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/urkmez-sosyal-tesisi-dort-mevsim-hizmet-vermeye-devam-ediyor-607393">Ürkmez Sosyal Tesisi &#8220;Dört Mevsim&#8221; hizmet vermeye devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi tarafından Ürkmez Bengiler Mahallesi’nde denize sıfır konumda hayata geçirilen Ürkmez Sosyal Tesisi, yalnızca yaz aylarında değil, yılın dört mevsiminde vatandaşlara hizmet sunmayı sürdürüyor. Sosyal belediyecilik anlayışıyla planlanan tesis, kış aylarında da kapalı ve klimalı alanlarıyla konforlu bir buluşma noktası olmaya devam ediyor.</p>
<p>Yazın Sahil Keyfi, Kışın Sıcak ve Konforlu Ortam</p>
<p>Ürkmez Sosyal Tesisi, yaz aylarında denizle iç içe sunduğu imkanların yanı sıra, kış mevsiminde de kapalı ve iklimlendirilmiş alanları sayesinde hizmet vermeyi sürdürüyor. Soğuk ve yağışlı günlerde dahi vatandaşların güvenle ve rahatlıkla vakit geçirebileceği şekilde tasarlanan tesis, her mevsim kullanılabilir yapısıyla öne çıkıyor.</p>
<p>Dört Mevsim Sosyal Yaşam İçin Planlandı</p>
<p>Seferihisar Belediyesi, sosyal tesisleri yalnızca yazlık işletmeler olarak değil, yılın her döneminde sosyal yaşamı destekleyen alanlar olarak hayata geçiriyor. Bu anlayış doğrultusunda Ürkmez Sosyal Tesisi; kafe ve restoran bölümleri, kapalı oturma alanları ve ortak kullanım alanlarıyla kış aylarında da aktif şekilde hizmet sunuyor.</p>
<p>Aileler, Çocuklar ve Her Yaştan Vatandaş İçin Ortak Alan</p>
<p>Ürkmez Sosyal Tesisi, sadece bir yeme-içme alanı olmanın ötesinde; ailelerin bir araya geldiği, çocukların güvenle vakit geçirdiği, komşuların buluştuğu bir yaşam alanı olarak hizmet veriyor. Kış aylarında da kadınların bir araya gelebildiği, çocukların etkinlik yapabildiği ve vatandaşların sosyalleşebildiği bir merkez olma özelliğini koruyor.</p>
<p>Uygun Fiyatlı ve Erişilebilir Hizmet Anlayışı</p>
<p>Seferihisar Belediyesi, ekonomik koşulları gözeterek sosyal tesislerde uygun fiyatlı ve kaliteli hizmet sunmayı temel ilke olarak benimsiyor. Ürkmez Sosyal Tesisi de bu anlayışla, dört mevsim herkesin erişebileceği bir sosyal alan olarak işletiliyor.</p>
<p>Ürkmez Sosyal Tesisi Dört Mevsim Yanınızda</p>
<p>Yaz aylarında sahil keyfi, kış aylarında ise kapalı ve klimalı konforlu alanlarıyla hizmet veren Ürkmez Sosyal Tesisi, Seferihisar Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışının somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Tesis, yıl boyunca Ürkmez’de yaşayan vatandaşlara ve bölgeyi ziyaret eden misafirlere hizmet vermeye devam edecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/urkmez-sosyal-tesisi-dort-mevsim-hizmet-vermeye-devam-ediyor-607393">Ürkmez Sosyal Tesisi &#8220;Dört Mevsim&#8221; hizmet vermeye devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Özarslan, 19 Mayıs Mahallesi Sakinleriyle Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-ozarslan-19-mayis-mahallesi-sakinleriyle-bulustu-575265</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2025 14:30:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlayış]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[Keçiören Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[mahallesi]]></category>
		<category><![CDATA[mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[özarslan]]></category>
		<category><![CDATA[sakinleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[vatanda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575265</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi'nin farklı mahallelerde düzenlediği halk buluşmaları programı, bu hafta 19 Mayıs Mahallesi sakinleriyle gerçekleştirildi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-ozarslan-19-mayis-mahallesi-sakinleriyle-bulustu-575265">Başkan Özarslan, 19 Mayıs Mahallesi Sakinleriyle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi&#8217;nin farklı mahallelerde düzenlediği halk buluşmaları programı, bu hafta 19 Mayıs Mahallesi sakinleriyle gerçekleştirildi. <b>&#8220;Söz Sizde, Başkan Mahallenizde, Çözüm Bizde&#8221;</b> sloganıyla yürütülen mahalle buluşmalarının son durağında, vatandaşlar <b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan</b>&#8216;a talep ve önerilerini doğrudan iletme imkânı buldu. Halkın, Belediye ile doğrudan iletişim kurduğu programa <b>19 Mayıs</b> <b>Mahallesi’nin muhtarı Ali Gölpunar, meclis üyeleri, belediye başkan yardımcıları ve birim müdürleri</b> de katıldı.</p>
<p><b>Herkese eşit hizmet</b></p>
<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda mahalle sakinlerine hitaben konuşan <b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan</b>, “Cumhuriyetimiz, bize sarı saçlı, mavi gözlü Atatürk’ümüzün emanetidir. Biz de her zaman bu emanete sahip çıkacağız. Bu Cumhuriyet’in en büyük ilkesi insanlık davasıdır. Onun felsefesi, bu vatanda yaşayan herkese eşit hizmet götürmektir. Temelinde insanlığa hizmet, evrensel değerler ve güzel ahlak vardır. İşte biz de belediyecilik anlayışımızı bu temeller üzerine kurduk.” dedi.</p>
<p>Belediye hizmetlerinde ayrım yapmadıklarını vurgulayan <b>Başkan Özarslan</b>, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Türk, Laz, Çerkez, Kürt ayrımı yapmadan; halkçı, sosyal ve eşitlikçi bir belediyecilik yapıyoruz. Otuz yıldır bu ilçe çeşitli anlayışlarla yönetildi ama biz göreve geldiğimizde, hiçbir vatandaşımıza ‘Sen bize oy verdin mi, şu partili misin?’ diye sormadık. Bizim kapımızdan giren herkese ‘Buyur, ne yapabiliriz?’ dedik. Ekibimizde ülkücü de var, devrimci de, muhafazakâr da var ama Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı yok. Halkımıza söz verdik, biz doğru olanı yapacağız. Kimse yatağa aç girmeyecek, yaşlısına ve engellisine bakılacak, çocuklarımız güven içinde büyüyecek. Sosyal ve halkçı belediyecilik anlayışımız budur. Bu kuru bir söylem değil, bunların hepsini icraatla ortaya koymaya çalışıyoruz. Muhtarlarımızla omuz omuza çalışıyoruz.”</p>
<p><b>“Uzun yıllardır beklediğimiz anlayış geldi”</b></p>
<p><b>19 Mayıs Mahalle Muhtarı Ali Gölpunar </b>ise yaptığı konuşmada,<b> </b>“Bugün burada, uzun yıllardır özlemini duyduğumuz, halkın katılımına dayalı yerel yönetim anlayışını 30 yıl aradan sonra yeniden mahallemizde yaşama geçirmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Mahallemizin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarını el birliğiyle aşmak için buradayız. Sayın Başkanımıza teşekkür ediyoruz.” ifadelerine yer verdi.</p>
<p><b>İstekler anında not alındı, çözümler üretildi</b></p>
<p>Mahalle buluşmasına katılan vatandaşlar, Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a bire bir ulaşarak istek ve taleplerini iletti. Başkan Özarslan, iletilen her talebi dinleyerek ilgili birim müdürlerine yönlendirip anında çözümler üretti. Ayrıca etkinlik alanında kurulan Keçiören Belediyesi Kariyer Ofisi standı, iş arayan vatandaşlar için başvuru noktası oldu. Birçok vatandaş iş başvurusunda bulunurken, belediye yetkilileri başvuruları alarak değerlendirme sürecini başlattı.</p>
<p><b>Vatandaş hizmetlerden memnun</b></p>
<p>Mahalle sakinleri, ilçedeki temizlik çalışmaları, sokaklara yerleştirilen çöp konteynerleri ve düzenli yapılan ilaçlama çalışmaları başta olmak üzere Belediye’nin hizmetlerinden duydukları memnuniyeti dile getirerek Keçiören’de temiz ve düzenli bir çevrede yaşamaktan mutlu olduklarını ifade ettiler. Programın sonunda Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, çocuklara futbol topu hediye etti.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-ozarslan-19-mayis-mahallesi-sakinleriyle-bulustu-575265">Başkan Özarslan, 19 Mayıs Mahallesi Sakinleriyle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tuvalet eğitimi sabır, sevgi ve anlayış gerektiriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tuvalet-egitimi-sabir-sevgi-ve-anlayis-gerektiriyor-553849</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 09:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlayış]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[gerektiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[sabır]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[tuvalet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=553849</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, çocuklarda tuvalet eğitiminin doğru zamanı, yöntemleri ve ebeveyn tutumlarının sürece etkisi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuvalet-egitimi-sabir-sevgi-ve-anlayis-gerektiriyor-553849">Tuvalet eğitimi sabır, sevgi ve anlayış gerektiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, çocuklarda tuvalet eğitiminin doğru zamanı, yöntemleri ve ebeveyn tutumlarının sürece etkisi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Çocuğun fiziksel ve duygusal olarak tuvalet eğitimine hazır olması önemli! </strong></p>
<p>Çocuk gelişiminin önemli adımlarından biri olan tuvalet eğitiminin, hem çocuk hem de aile için sabır, anlayış ve sevgi gerektiren bir süreç olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Her çocuğun gelişimsel ritmi farklıdır. Bu nedenle hazır oluşa saygı duymak ve çocuğu tanımak, süreci çok daha sağlıklı kılar.” dedi.</p>
<p>Genellikle 18-36 ay arası dönemin tuvalet eğitimi için uygun olduğunu aktaran Ülkü, “Ancak bu yaş aralığı kesin bir kural değil, bir genel rehberdir. Bazı çocuklar 18 aylıkken hazır olabilirken, bazıları 3 yaşından sonra hazır hisseder. Önemli olan, çocuğun fiziksel ve duygusal olarak bu beceriye hazır olmasıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Eğitim sürecinde kararsız davranmak, çocuğun kafasını karıştırıyor! </strong></p>
<p>Bir çocuğun tuvalet eğitimine hazır olduğunu gösteren bazı işaretler olduğuna dikkat çeken<strong> </strong>Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Bezi 2 saatten uzun süre kuru kalabiliyorsa, tuvalet yapmadan önce yüz ifadesi değişiyor, davranış farklılıkları gibi sinyaller veriyorsa, tuvaletle ilgili sözcükleri anlayıp kullanabiliyorsa, kendi basit ihtiyaçlarını ifade edebiliyorsa, kaka veya çiş yaptıktan sonra rahatsızlık hissediyorsa, alt değiştirme zamanında işbirliği yapıyorsa, bu işaretler çocuğun eğitime psikolojik olarak da hazır olabileceğini gösterir.” dedi.</p>
<p>Bu süreçte ebeveynlerin sık yaptığı hatalar da olduğuna değinen Ülkü, “Çocuğun hazır olduğu bir dönemde başlanması oldukça önemlidir. Islatma durumunda azarlama, başkalarıyla kıyaslama  yapılmamalı. Eğitim sürecinde kararsız davranmak, bir başlatıp bir bırakmak çocuğun kafasını karıştırır.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Eğitimi oyunlaştırmak öğrenmeyi kolaylaştırır!</strong></p>
<p>Tuvalet eğitiminde zorlanan çocuklar için önerilerde bulunan<strong> </strong>Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, şunları söyledi:</p>
<p>“Eğitim öncesi özellikle hafta sonu gibi daha sakin, evde olunan zamanlarda birkaç gün hazırlık aşaması yapılması, hem ebeveynin hem de çocuğun daha güvenli hissetmesini sağlar. Tuvalet eğitimine hafta sonu başlamak oldukça işlevseldir. Ebeveynin çocukla geçirdiği zaman artar. Çocuk için kreş, misafir, alışveriş gibi dikkat dağıtıcı dış etkenler azalır. Daha tutarlı ve kararlı bir yaklaşım geliştirme fırsatı doğar. İdeal olarak 2-3 gün boyunca çocuğun tuvalet sürecine odaklanabileceği, evde rutin bir ortamın olduğu bir dönem tercih edilmeli. Çocuklar somut öğrenir ve görselleştirilmiş geçişler onlara güven verir. Bu nedenle eğitimi oyunlaştırmak öğrenmeyi kolaylaştırır. </p>
<p>Örneğin, bez kutusu oyunu ile çocuk teşvik edilebilir. Bir sepet ya da kutunun içine çocuğun son kullanacağı bezler konur. Her bezin altına gülen yüz, çıkartmalar gibi küçük sürpriz kartlar yerleştirilir ve en alta çocuğun seçeceği renkli iç çamaşırları konur. Her tuvalet deneyiminden sonra çocuk bir bezini kutudan çıkarır. Kutuda bez kalmadığında, artık iç çamaşırlarına geçme zamanı gelmiştir. Bu geçiş oyun gibi sunulduğunda çocuklarda ‘zorunluluk’ değil, ‘başarı ve büyüme’ hissi uyandırır. Ayrıca bu süreçte çocuğa ‘artık büyüdün’, ‘bezlerini uğurlayalım mı?’ gibi cümlelerle geçişin olumlu yönleri vurgulanabilir.”</p>
<p><strong>Ebeveynler sabırlı, anlayışlı ve destekleyici olmalı! </strong></p>
<p>Eğitime başlamadan birkaç gün önce bazı hazırlıklar yapılması gerektiğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Lazımlık ya da klozet adaptörü çocukla birlikte seçilebilir. Tuvalet kitapları birlikte okunabilir. Kuklalarla, oyuncaklarla tuvalete gitme oyunu oynanabilir. Tuvalet zamanında birlikte banyoya giderek, lazımlığa oturmasa da yanında bulunulması önemlidir.” dedi.</p>
<p>Bu hazırlıkların çocuğun merakını artırarak korkularını azaltacağını ve zihinsel olarak kendini bu sürece alıştırmasına yardımcı olacağını aktaran Ülkü, “Tuvalet eğitimi her çocuk için aynı hızda ilerlemez. Bazı çocuklar bu süreci kolaylıkla atlatırken, bazıları direnç gösterebilir, korkabilir veya geri adım atabilir. Böyle zamanlarda ebeveynlerin sabırlı, anlayışlı ve destekleyici olmaları kritik önemdedir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Tuvalet eğitimi bir yarış değil! </strong></p>
<p>Çocuğa tuvalet alışkanlığı kazandırmak için rutin oluşturmanın önemini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Günlük rutine uygun zamanlarda tuvalete gitmek çocukta alışkanlık oluşturur. Özellikle, uyanınca, yemeklerden sonra ve yatmadan önce. Bu zamanlar tuvalete oturmak için uygun anlardır. Burada amaç, ‘çişin geldi mi?’ diye sormaktan çok ‘hadi birlikte tuvalete oturalım’ gibi yönlendirmeler yapmaktır. Oturma süresi 3–5 dakikayı geçmemelidir.” dedi.</p>
<p>Dikkat edilmesi gereken diğer önemli noktalara da değinen Ülkü sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Çocuklar ebeveynlerinin duygularını aynalar gibi yansıtır. Tuvalet kazaları karşısında ebeveynin öfkelenmesi ya da hayal kırıklığı göstermesi, çocukta kaygıyı artırabilir. Bunun yerine, sakin ve yapıcı bir tutum sergilemek, ‘bak ben de şimdi tuvalete gidiyorum’ gibi örnek olmak, ‘sanırım biraz korktun, bu çok normal’ gibi sözlerle duygularını anlamlandırmasına yardımcı olmak gerekir. Eğer çocuk yoğun direnç gösteriyor, kabızlık, korku, inatçılık, ağlama gibi stres belirtileri artıyorsa bir süreliğine eğitime ara verilebilir. Bu mola, hem çocuğun rahatlaması hem de ebeveynin yaklaşımını gözden geçirmesi açısından sağlıklı olabilir. Bu stratejilerin temelinde şefkatli sınırlar, çocuk merkezli bir bakış açısı ve güvene dayalı iletişim vardır. Tuvalet eğitimi bir yarış değil, çocuğun gelişimine eşlik edilen doğal bir süreçtir.”</p>
<p><strong>Yeni bir kardeşin gelişi eğitimi geriye götürebilir!</strong></p>
<p>Tuvalet eğitiminin, çocuğun özbakım becerisi kazanması açısından bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Başarıyla tamamlanan bu süreç, özgüveni artırır, bağımsızlık duygusunu destekler ve beden farkındalığını geliştirir. Ancak baskı ve cezayla ilerleyen bir eğitim, ileride kaygı, utanç, kontrol sorunları gibi olumsuz psikolojik etkiler bırakabilir.” dedi.</p>
<p>Gece ıslatmalarına da değinen Ülkü, “Gece altını ıslatma, 5 yaşına kadar gelişimsel olarak normal kabul edilir. Bu yaşa kadar çocuğun sinir sistemi, mesane kontrolü gibi alanlarda olgunlaşma devam eder. 5 yaş sonrası devam eden durumlarda ‘enürezis’ olarak adlandırılır ve bir uzman değerlendirmesi önerilir. Yeni bir kardeşin gelişi de çocuğun regresyon yaşamasına sebep olabilir. Bu dönemde çocuk tekrar altına kaçırabilir veya beze dönmek isteyebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Doğru zaman, çocuğun bireysel hazır oluşuna göre belirlenmeli!</strong></p>
<p>Tuvalet eğitiminin erken ya da geç başlatılmasının bazı olumsuz yönleri olabileceğinin altını çizen<strong> </strong>Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Çocuk henüz bedensel ya da duygusal olarak hazır değilse, inatlaşma, korku, kaçınma davranışları gelişebilir. Geç başlatıldığında ise akranlarıyla kıyaslandığında utanabilir, özgüveninde zedelenme yaşanabilir. Ayrıca sosyal ortamlarda zorlanabilir. Dolayısıyla en doğru zaman, çocuğun bireysel hazır oluşuna göre belirlenmelidir.” dedi.</p>
<p>Kreşte çocukların tuvalete gitmeye teşvik edilmesini ama asla zorlanmamaları gerektiğini vurgulayan Ülkü, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Öğretmenlerle ebeveynlerin iş birliği içinde olması süreci güçlendirir. Tuvalet eğitimi alan çocuklara destekleyici, anlayışlı ve yargılamayan bir tutum sergilenmeli. Tuvalet kazaları karşısında cezalandırma değil, sakinlik ve destek önemlidir. Sonuç olarak, tuvalet eğitimi çocuğun gelişiminde doğal ama hassas bir adımdır. Her çocuğun kendi hızında öğrenmeye hakkı vardır. Bu süreçte sevgi, sabır ve anlayış çok önemlidir.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuvalet-egitimi-sabir-sevgi-ve-anlayis-gerektiriyor-553849">Tuvalet eğitimi sabır, sevgi ve anlayış gerektiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Müşterilerin Neye İhtiyaç Duyduğuna Dair Derinlemesine Bir Anlayış Kazanın&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/musterilerin-neye-ihtiyac-duyduguna-dair-derinlemesine-bir-anlayis-kazanin-355585</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Mar 2023 10:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[anlayış]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[derinlemesine]]></category>
		<category><![CDATA[duyduğuna]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[kazanın]]></category>
		<category><![CDATA[müşterilerin]]></category>
		<category><![CDATA[neye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=355585</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğal dil işleme (NLP) tekniği olan duygu analizi, tüketicinin bir ürün, hizmet veya marka algısı hakkında bilgi alma sürecidir ve verilerin olumlu, olumsuz veya nötr olup olmadığını belirleyerek işletmelerin müşteri ihtiyaçlarını anlamalarına yardımcı olmak için kullanılmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/musterilerin-neye-ihtiyac-duyduguna-dair-derinlemesine-bir-anlayis-kazanin-355585">&#8220;Müşterilerin Neye İhtiyaç Duyduğuna Dair Derinlemesine Bir Anlayış Kazanın&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğal dil işleme (NLP) tekniği olan duygu analizi, tüketicinin bir ürün, hizmet veya marka</p>
<p>algısı hakkında bilgi alma sürecidir ve verilerin olumlu, olumsuz veya nötr olup olmadığını belirleyerek işletmelerin müşteri ihtiyaçlarını anlamalarına yardımcı olmak için kullanılmaktadır.  Yeni nesil Müşterinin Sesi Analitiği Platformu Pivony’nin kurucu ortağı Emre Çalışır, müşteri ihtiyaçlarını anlamak isteyen markalar için duygu analizinin önemini anlattı ve iş profesyonellerine önemli ipuçları verdi.</p>
<p>“İnsan ilişkilerinde duyguları anlamak karmaşıktır. Pazarlama için de aynı şey geçerli. Bir ürünü tanıtmak nispeten daha kolay olsa da ürünün müşteriye nasıl hissettirdiğini anlamak size yol gösterici olacaktır.” diyen Emre Çalışır geliştirdikleri Pivony plaftormunun markalara duygu analizinde önemli kolaylıklar sağlayabileceğini belirtti.</p>
<p><strong>“Tematik duygu analizi ile yeni bir seviyeye geçin”</strong></p>
<p>Geleneksel olarak cümle seviyesinde yürütülen duygu analizi, tematik duygu analizi çalışmalarının ortaya çıkması ile yeni bir seviyeye geçiş yaptı.Bir metnin içinde yer alan farklı duyguların ilgili oldukları hedef başlıklar ile birlikte analiz edilmesi, tema tabanlı (aspect-based) duygu analizi olarak karşımıza çıkıyor. Emre Çalışır verdiği örnekle, bu tanımı sadeleştirdi; “Kalite, paketleme, marka imajı rezalet durumda; tek iyi olan şey fiyatlarınız.&#8221; gibi bir duygu analizinin sonucu, tüm cümleye bakılarak değerlendirilirse negatif olduğu düşünülebilir ve bu durum yanlış yönlendirmelere sebebiyet verebilir. Tematik duygu analizi, bu cümlenin kategorilere göre duygu analizini ortaya çıkarır. Örnekte söz edilen yorum, kalite, paketleme ve marka imajı kategorilerinde negatif olarak sınıflandırılırken; fiyat kategorisinde pozitif olarak sınıflandırılır. Pivony’nin duygu analizinde tema bazlı olduğunun altını çizen Emre Çalışır, “Platformumuzda klasik anlayışın ötesinde kişilerin herhangi bir ürün ya da servis hakkında sadece olumlu veya olumsuz düşüncesini tespit etmek yerine, o ürün ya da servisin spesifik özellikleriyle ilgili memnuniyetini ölçmeyi amaçlıyoruz.” dedi.</p>
<p><strong>”Sosyal medya takibiyle olası krizlerin önüne geçerek müşteri kaybını önleyin”</strong></p>
<p>Sosyal medya, markalar için ürün ve hizmetlerini müşterilerinin nasıl konumlandırdıklarını görebildikleri ve bazen de markaların itibar kaybına yol açabilen oldukça güçlü bir mecradır. İş Profesyonellerinin marka itibarlarına dikkat etmeleri gerektiğini altını çizen Emre Çalışır, “Günümüz sosyal medya dünyasında bir hizmet veya ürün hakkında yapılan yorumların etki alanı oldukça büyük olup hızla artan kaotik krizlere yol açabiliyor. Bu nedenle tüketicilerin burada paylaştığı duyguların analiz edilmesi oldukça kritik bir öneme sahip. Olumsuz duyguların ön plana çıktığı durumlarda müşteri kaybını önlemek için harekete geçmelisiniz. Aksi halde bu negatif duygular marka itibarına zarar verebilir” dedi.</p>
<p><strong>‍”Artık çevrimiçi pazar yerleri ve mobil uygulama mağazaları da sosyal medya platformu haline geldi”</strong></p>
<p>“Sosyal medyanın en önemli dinamiklerinden biri, kullanıcıların kendi düşüncelerini ifade edebilmesi ve diğer kullanıcıların da o paylaşımlarla etkileşime geçebilmesi olarak tanımlanabilir. Buradaki deneyim paylaşımı artık o kadar önemli hale geldi ki, başkalarının ne düşündüğünü incelemeden bir ürün satın almaz, bir mobil uygulama indirmez hale geldik. Duygu analizini tüm bu mecralarda yapabilmek, markaların müşteri odaklı olmalarına katkı sağlıyor.” </p>
<p><strong>“Pazar analizi ile rekabet avantajı elde edin”</strong></p>
<p>“Müşterilerin ürün ve hizmetlerinizi diğer markaların ürün ve hizmetlerine kıyasla nasıl konumlandırdığını görmek, markanızın avantajlarını vurgulayan tanıtım stratejileri oluşturmanıza yardımcı olabilir.” diyen Emre Çalışır “Ayrıca, pazar analizinde kullanılan duygu analizi markaların gelecekteki ürün iyileştirmelerindeki sorunlu noktaları tespit edip önemli tüketici içgörülerini belirleyerek rekabet avantajı elde etmelerine de yardımcı olur. Duygu analizini kullanmak, pazarlama, müşteri deneyimi veya ürün yönetiminde çalışan herkes için zaman ve enerji tasarrufu sağlarken, müşterilerinin neye ihtiyaç duyduğuna dair derinlemesine bir anlayış sunar.” diye ekledi.</p>
<p><b><strong>“Tüketici geri bildirimlerini doğrudan Pivony’nin duygu analizi yetenekleriyle keşfedin”</strong></b></p>
<p>Tüketiciler markanız hakkında pek çok konuda ve farklı tonlarda konuşuyor olabilir. Pivony ile tüketicilerin duygularını doğrudan analiz edebilir, detaylı olarak doğal dil işleme ve anlama yetenekleri sayesinde tüketici konuşmalarını etiketleyip şikayet, öneri ve geliştirilmesi gereken alanlar olarak kategorize ederek ilgili başlıklardan takip yapabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/musterilerin-neye-ihtiyac-duyduguna-dair-derinlemesine-bir-anlayis-kazanin-355585">&#8220;Müşterilerin Neye İhtiyaç Duyduğuna Dair Derinlemesine Bir Anlayış Kazanın&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
