<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>anlatın | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/anlatin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/anlatin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Mar 2023 10:15:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>anlatın | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/anlatin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Depremi çocuğun yaşına göre anlatın&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/depremi-cocugun-yasina-gore-anlatin-354146</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Mar 2023 10:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlatın]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[depremi]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[yaşına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354146</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm doğal afetlerde olduğu gibi deprem ile ilgili açıklama yaparken de çocuğun gelişimsel özellikleri ve yaşı mutlaka dikkate alınmalı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depremi-cocugun-yasina-gore-anlatin-354146">&#8220;Depremi çocuğun yaşına göre anlatın&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüm doğal afetlerde olduğu gibi deprem ile ilgili açıklama yaparken de çocuğun gelişimsel özellikleri ve yaşı mutlaka dikkate alınmalı. Depremi, çocuğun yaşına göre anlatmak gerektiğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Uzman Psikolog Ezgi Dokuzlu, yaş gruplarına göre çocuklara nasıl davranılması ve nasıl iletişim kurulması gerektiğiyle ilgili önemli bilgiler verdi&#8230;</strong></p>
<p><strong>2-6 yaş</strong></p>
<p>-Öğretilecek bilgiyi görseller veya etkinliklerle anlatmaya çalışın.</p>
<p>-Yeni bilgileri öğretirken daha rahat anlayabilmeleri için ritim veya şarkı kullanın.</p>
<p>-Sakin ses tonu ile konuşun ve yalın bir dil kullanın.</p>
<p>-Dikkat süresi kısa olduğundan 10-15 dakikalık kısa etkinlikler veya 1-2 dakikalık ilgi çekici sohbetler yapın.</p>
<p>-Soru ve cevaplarla anlatın.</p>
<p>-Bu yaş grubunda çocuklar kendilerinin ve başkalarının duygularının farkındadır. Bu nedenle kendi duygularınızı da paylaşın.</p>
<p><strong>7-12 yaş</strong></p>
<p>-Bu dönemde kendi fikirlerine güvenleri, bağımsızlıkları ve farklılıkları gelişmeye başlar. Bu nedenle sohbet ederken onların da fikirlerine saygı gösterdiğinizi vurgulayın.</p>
<p>-Çocuk merkezli hikâyelere ve karakterlere yer vererek olayları açıklayın. Empati kurarak kavramalarını sağlayın.</p>
<p>-Olaylar hakkında soyut düşünme becerileri gelişmeye başlar. Artık somut olarak görmediği olaylar hakkında da rahatça fikir yürütebilir. Onunla artık soyut kavramlarla ilgili daha rahat konuşabilirsiniz. Fikirlerini önemseyin, önemsediğinizi gösterin.  </p>
<p>-Kendi eylemlerinin sorumluluğunu alma konusunda farkındalıkları artmaya başlar. Bu nedenle suçlu hissedebilirler. Yaşananların sebep ve sonuçları hakkında kontrolümüz dışında etkenler olabileceğini hatırlatın.</p>
<p><strong>13-18 yaş</strong></p>
<p>-Bu yaş grubu genellikle akılcı olmayan riskler alır. Ayrıca yetişkin sorumluluğuna direnç gösterirler. Hem arkadaşça, anlayışlı bir tutum hem de otoriter bir tutumla iletişim kurmalısınız.</p>
<p>-Sıklıkla ruh hallerinde dalgalanma, taşkınlık veya duygusal patlama yaşayabilirler. Bu nedenle sabırla yaklaşmalısınız.</p>
<p>-Kişiliğine saygı duyduğunuzu cümleler içerisinde vurgulayarak, fikirlerini sizinle paylaşmasından memnun olduğunuzu aktarın.</p>
<p>-Konuşmak istediğinde iletişime her zaman açık oldugunuzu söyleyin.</p>
<p>-Baskı ile değil, saygı ile konuşun; küçümseyici sözler, suçlayıcı ifadelerden kaçının.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depremi-cocugun-yasina-gore-anlatin-354146">&#8220;Depremi çocuğun yaşına göre anlatın&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklara Ölümü Sade İfadelerle Anlatın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklara-olumu-sade-ifadelerle-anlatin-352600</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2023 10:18:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlatın]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[ifadelerle]]></category>
		<category><![CDATA[ölümü]]></category>
		<category><![CDATA[sade]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352600</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde son dönemlerde meydana gelen şiddetli depremler binlerce insanın hayatını kaybetmesine ve derin bir travmaya yol açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklara-olumu-sade-ifadelerle-anlatin-352600">Çocuklara Ölümü Sade İfadelerle Anlatın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde son dönemlerde meydana gelen şiddetli depremler binlerce insanın hayatını kaybetmesine ve derin bir travmaya yol açtı.</p>
<p>Depremden en çok etkilenenler arasında ise bu felaketi yaşayan ve aile üyelerini, sevdiklerini kaybeden çocuklar yer aldı. Önlenemez kayıplara uyum sağlamak, ölümle yaşamayı öğrenmek ve yaşama sevincini yeniden kazanarak hayatı sürdürmek için yas sürecinde çocuklara uygun ve gerekli destek mutlaka verilmelidir.</p>
<p>Çocukların bu zor günleri aşmasında yetişkinler önemli rol oynamaktadır. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikolojisi Bölümü’nden Pedagog Dr. Melda Alantar, çocuklara vefat eden aile bireylerinin nasıl açıklanması gerektiği hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Yetişkinler çocuklara ölümü anlatmakta zorlanırlar </strong></p>
<p>Yaşam olayları arasında ölüm, çocuk ve yetişkinler için kabul edilmesi güç bir gerçektir. Ancak insanlar acı ve üzüntü veren olaylarla başa çıkmayı öğrenerek büyür ve olgunlaşırlar. Yas, çocukluk ve ergenlikte yeni süreç ve becerilerin elde edildiği farklı gelişim aşamalarına ulaşıldığında yeniden gündeme gelebilir. Örneğin bir yaşında annesini kaybeden çocuk dil gelişimi sonucu duygularını kelimelerle ifade edecek döneme eriştiğinde ölüm olayını yeniden sorgulayabilir. Ergenlik döneminde somut düşünebilecek bilişsel gelişim aşamasına ulaştığında annesinin ölümü üzerine yoğunlaşabilir. Erişkinler hayatın bir gün sona ereceği bilgisini çocuklara aktarma konusunda zorlanırlar. Anne-babalar ölümden bahsederek, çocuklarını üzeceklerini düşünürler. Onları korumak isterler. Oysa ölümün yaşamın sonu olduğu ve ölen kişinin geri dönmeyeceği çocuğa uygun dille anlatılmalıdır.</p>
<p><strong>Çocuklara ölüm haberi basit, anlaşılır ifadelerle verilmeli</strong></p>
<p>Her ailenin yitirilen kişinin yakınlığı, benimsenen kültürel değer ve inançlar, çocuğun yaş ve gelişimsel düzeyi doğrultusunda şekillenen kendine özgü ölüm haberini iletme yöntemleri vardır.  Bu güç görevin yerine getirilmesinde aşağıda belirtilen ipuçları anne-babalar için yol gösterici olabilir:</p>
<p>• Olanları açıklamak için arkadaş veya diğer yakınlarınızdan daha çabuk davranarak çocuğunuza öncelikle siz ulaşın.</p>
<p>• Haberi vermek için sessiz bir yer seçin, sakin ve şefkatli davranın.</p>
<p>• Kötü habere çocuğunuzu alıştırmak için başlangıç yapabilirsiniz. Örneğin “Çok üzücü bir olay oldu. Deden öldü.” gibi söylemler olabilir. Okul öncesi çağ çocuğunuz için “Öldü” kelimesinin anlamını açıklamanız gerekir. “Öldü”, “artık yaşamıyor” şeklinde tanımlanabilir. Yaşamanın ne anlama geldiğini çocuğunuzla konuşun. “Yaşarken nefes alırsın, yürürsün, konuşursun, görürsün, işitirsin. Deden artık bunları yapamayacak.”</p>
<p>• ”Ölüm”, “öldü”, “kanser” veya “kalbi durdu” gibi açık ve anlaşılır terimler kullanın.</p>
<p>“Artık bizimle birlikte değil”, “gitti”, “uykuya yattı” gibi belirsiz ve karmaşık ifadelerden kaçının. Özellikle uykuya ilişkin açıklamalarda bulunmayın. Bu durumda küçük çocuklar sevdiklerinin bir gün uyanacaklarını düşünürler. “Uzun ve bir daha uyanmayacağı bir uykuya daldı” gibi yaklaşımlar çocukları uykudan korkar duruma getirebilir. Anne-babalarının uyuması halinde de huzursuz olurlar. </p>
<p>• Basit gerçekleri anlatın, ayrıntıların soru şeklinde sorulmasına olanak sağlayın. Çocuğunuzun duygusal tepkiler vermesine izin verin, “Bazı insanlar üzüldükleri zaman ağlarlar, diğerleri ise acı duydukları zaman tepkilerini belli etmezler. Bu onların ölen insanı sevmedikleri anlamına gelmez.”</p>
<p>• Ölüm olayının ardından birkaç gün boyunca neler olacağını çocuğunuza anlatın. Cenazeyle ilgili işlemler, tören, defin işlemleri hakkında ailenizin benimsediği görüş, kültürel değer ve inançlar doğrultusunda bilgi verin. Nerede olacağınız, nereye gideceğiniz, evde bulunacak kişiler, gelecek ziyaretçiler hakkında çocuğunuzu bilgilendirin.</p>
<p>• Yaşantınızın yeniden düzene gireceği konusunda çocuğunuza güven verin. Birkaç gün içinde okula dönerek, arkadaşlarını göreceğini hatırlatın. Ailenin sevdiği insan olmadan olağan yaşantısına devam edeceğini anlatın. Acılı dönemlerde sergilenen olumlu bakış açısı çocuğun yas sürecinden iyileşerek çıkmasını sağlar. </p>
<p><strong>Ölümle başa çıkmaları için çocuklara yardımcı olunmalıdır</strong></p>
<p>• Çocuğunuzla konuşun, onu dinleyin, destekleyin. Size pek çok soru sorabilir. Aynı soruları tekrar tekrar yanıtlarken sabırlı ve anlayışlı davranın çünkü sorular çocuğun hissettiği karmaşa ve belirsizliği gösterir, iyileşme yöntemidir. Gerekli durumlarda “Bilmiyorum” demekten çekinmeyin. </p>
<p>• Unutmayın, çocuğunuz tepkilerinizi izler ve sizi örnek alır.</p>
<p>• Cenaze törenleri ve anma toplantıları ölüm olayını kabullenmemizi sağlar. Aile ve arkadaşlardan destek görürüz. Bu törenler çocuklar için de çok önemli ve birçok açıdan faydalıdır. Çocuğun törene katılması olup bitenleri somutlaştırmasına yardımcı olur. Çocuğunuza törende yaşanılacaklar hakkında ayrıntılı bilgi verdikten sonra, katılıp, katılmayacağını sorun. Cenaze törenine gitmeyi reddediyorsa onu bu konuda zorlamayın.</p>
<p>•  Zorunlu olmadığınız sürece çocuğunuzdan ayrılmayın.</p>
<p>•  En kısa zamanda yemek, çalışma, uyku saatlerini belirleyerek, olağan günlük yaşam düzeninize dönün.</p>
<p>•  Çocuklar duygularını ifade edebilmek için yardıma gereksinim duyarlar. Ölen kişi için resim yapmak, mektup yazmak konusunda çocuğunuzu yönlendirebilirsiniz.</p>
<p>•  Ölen kişinin anısına ağaç dikmek, hatıra defteri oluşturmak gibi etkinliklere yöneltebilirsiniz.</p>
<p>•  Ölümü konu alan kitapları okumak yararlı olabilir.</p>
<p>•  Okulu ölüm olayından haberdar etmek, sınıf öğretmeni, psikolojik danışman, diğer öğrencilerin yardım ve destekleri çocuğun yaralarını sarmasında önemlidir.</p>
<p><strong>Çocuklar yardıma ihtiyaç duyduklarını gösteren işaretler verir</strong></p>
<p>Ebeveynler gerekli durumlarda uzman desteği almaktan kaçınmamalıdırlar. Yas sürecinde çocukların yardıma gereksinim duyduklarını gösteren bazı uyarıcı işaretler şunlardır:</p>
<p>•  Kendilerinin ya da ebeveynlerinin başına kötü şeyler geleceğine ilişkin korku nedeniyle okula gitmeyi reddetme,</p>
<p>•  Doktor muayenesi sonucu herhangi bir sorun olmamasına karşın, çocukta süreklilik gösteren şikayetlerin bulunması, özellikle ölen kişinin rahatsızlığına benzeyen sorunlar yaşanması (Örneğin bir yakını kalp krizi sonucu ölen çocuğun açıklanamayan göğüs ağrısından yakınması gibi),</p>
<p>•  Günlük etkinlik ve olağan düzeni engelleyecek ölçüde yoğun olarak yaşanan korku ve endişelerin gözlemlenmesi, ev, okul ve toplumsal ortamlarda benzer davranışların sergilenmesi,</p>
<p>•  Depresyon genellikle sevilen kişinin ölümü, boşanma gibi önemli kayıpların ardından görülür. İçe kapanma, dikkat eksikliği, isteksizlik, uyku ve beslenme bozuklukları, üzüntü, sıklıkla ağlama gibi belirtilerin 2 hafta boyunca yaklaşık her gün sergilenmesi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklara-olumu-sade-ifadelerle-anlatin-352600">Çocuklara Ölümü Sade İfadelerle Anlatın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuza Deprem Gerçeğini Ona Sarılarak Anlatın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugunuza-deprem-gercegini-ona-sarilarak-anlatin-350439</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Feb 2023 09:45:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlatın]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuza]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeğini]]></category>
		<category><![CDATA[ona]]></category>
		<category><![CDATA[sarılarak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=350439</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüzyılın en yıkıcı felaketlerinden biri olarak kabul edilen, ülkemizin 10 ilinde çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına yol açan Kahramanmaraş merkezli depremin psikolojik etkileri özellikle çocuklar üzerinde kendini gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuza-deprem-gercegini-ona-sarilarak-anlatin-350439">Çocuğunuza Deprem Gerçeğini Ona Sarılarak Anlatın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yüzyılın en yıkıcı felaketlerinden biri olarak kabul edilen, ülkemizin 10 ilinde çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına yol açan Kahramanmaraş merkezli depremin psikolojik etkileri özellikle çocuklar üzerinde kendini gösteriyor. Sel, yangın ve şiddetli fırtına gibi diğer doğal afetlerden farklı olarak hiçbir belirti vermeyen aniden hızlı bir şekilde ortaya çıkan deprem, çocuklar ve gençler üzerinde unutulması zor derin ve yıkıcı izlere neden oluyor. Deprem çocuklarda, “güvenlik” ve “normallik-olağanlık-“ duyularının sarsılması, duygusal ve fiziksel olarak tükenmişlik, bazı çocuklarda ise diğer arkadaşlarının yaralanması ya da hayatını kaybetmesinden dolayı suçluluk gibi duyguların gelişmesine de yol açabiliyor. Ebeveynlerin sakin davranarak ve deprem hakkında konuşmaktan kaçınmadan çocuklarına sarılarak onların yanına olduğunu hissettirmesi bu süreçte büyük önem taşıyor. </p>
<p>Memorial Şişli Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikolojisi Bölümü’nden Pedagog Dr. Melda Alantar, çocukluk çağı ve ergenlik döneminde, depremin yıkıcı psikolojik etkinin kontrol altına alınması için önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>Çocuklar yaş ve gelişimsel olgunluk düzeylerine göre farklı tepkiler gösterir</strong></p>
<p>Kasırga, bora, hortum gibi diğer doğa olaylarından farklı olarak depremler herhangi bir uyarı meydana gelmeden oluşur. Birkaç dakika içinde geniş çaplı yıkımlara neden olur. Bu durum, felaket kurbanlarında başa çıkmayı kolaylaştırıcı psikolojik uyumun azalmasına sebebiyet verir. Hayatta kalanlar artçı şokların sarsıntıları, patlama sesleri, yıkımı hatırlatan duman, is gibi gerçeklerle karşılaşmak zorunda kalırlar. Özellikle çocuklar için karmaşa ve şaşkınlık yaratan bu durumla başa çıkmak çok zordur. Yıkık ve terk edilmiş mekânlar, her yeri kaplayan çamur ve soğuk insanları çaresizliğe sürükler. Doğal afetler sonrası insanlar, olaylar denetimlerinin dışında meydana geldiği için, kendilerini güçsüz hissedip, olumsuz duygusal tepkiler sergilerler. Çocuklar ise yaş ve gelişimsel olgunluk düzeylerine göre farklı tepkiler ortaya koyar. Doğal felaketler sonrası çocuklarda sıklıkla gözlemlenen ortak duygular da bulunmaktadır. İnsanlar doğa olaylarını tümüyle engelleyebilme yetisine sahip değildir. Bu nedenle çocuklarda da her şeyin denetim dışı olduğu duygusu çok belirgindir. Afetler doğal, alışılmış düzenin bozulmasına yol açar. Çocuk “Böyle bir felaket yaşanıyorsa, başıma her türlü kötülük gelebilir” düşüncesiyle güvenini yitirebilir. Emniyette olmadığı duygusuna kapılır.</p>
<p><strong>Doğal afetler sonrası çocuklarda sık görülen bazı belirtiler şunlardır:</strong></p>
<ul>
<li>Okul öncesi çağ çocuklarında bebeksi davranışlar sergileme, parmak emme, alt ıslatma, anne-babaya sıkıca sarılma, yaramazlık, uyku bozuklukları, iştahsızlık, karanlıktan korkma, arkadaşlarından ve olağan günlük düzenden uzaklaşma gibi belirtiler gözlemlenebilir.</li>
<li>İlkokul dönemi çocuklarında öfke, saldırganlık, gece kabusları, okul reddi, dikkat dağınıklığı, arkadaş ve etkinliklerden uzaklaşma, akademik ve davranışsal açılardan gerilemeler görülebilir.</li>
<li>Ergenlerde beslenme ve uyku düzensizlikleri, karmaşık duygular, çelişkiler, sinirlilik, fiziksel şikayetler (baş ve mide ağrıları vb.), dikkat dağınıklığı, okul başarısızlığı, suç işleme, alkol, sigara ve uyuşturucu kullanma gibi belirtiler gözlemlenebilir.</li>
<li>Bazı çocuklar felaketin kendilerinin daha önceden yapmış oldukları kabahatler yüzünden olduğunu düşünüp, suçluluk duyabilir. Yaşanan olaylar üzerinde konuşmaktan kaçınanlar bulunduğu gibi sürekli bu konu üzerinde konuşmayı isteyenler de olabilir. Bazı çocuklar bu davranışların hiçbirini göstermeyebilir, yaşadıkları sıkıntı dıştan fark edilmeyebilir. Kimi çocuklarda ise bu sıkıntılara bağlı davranışlar haftalar veya aylar sonra ortaya çıkabilir.  </li>
</ul>
<p> <strong>Anne-babalar doğal afetlerden etkilenen çocuklarına nasıl yardımcı olabilirler? </strong></p>
<p> Ani yaşanan şiddetli tehdit duygusunun ardından çocuklar olayların etkileriyle başa çıkabilmek için yaşamlarında önemli olan yetişkinleri örnek alırlar. Anne-baba, öğretmen ve diğer erişkinler doğal afetin ardından sakin davranarak ve başlarına kötü bir şey gelmeyeceği konusunda inandırıcı konuşarak çocuk ve gençlere yardım edebilirler. </p>
<p> </p>
<p>Anne ve babalar, depremden etkilenen çocuklarına doğru yaklaşım için özellikle şu noktalara dikkat etmelidir:  </p>
<ul>
<li>Olaylar hakkında konuşmaktan kaçınmayın. Olanlardan sonra aklınıza kelime gelmiyorsa, ona sarılarak “Bu gerçekten hepimiz için zor bir durum” demek her zaman işe yarar. Sakin davranarak anne-baba olarak her zaman onun yanında olacağınızı belirtin. Olanlar konusunda çocuğunuza dürüst davranın. Durumun ciddiyetini inkar etmeyin. “Üzülme her şey yolunda” demek çocuğun endişelerini azaltmaz. Çocuk yakın bir gelecek için bunun doğru olmadığını bilir. Ona karşı sıcak ve sevecen davranın.</li>
<li>Çocukların duygu ve düşüncelerini ifade etmelerine izin verin. Bazı çocuklar olayları tekrar tekrar anlatmak isterler, bu yaraları sarma sürecinin bir parçasıdır. Onu dikkatle dinleyin. Küçük çocuklar ise itfaiye aracı, ambulans gibi oyuncaklarla oynayarak duygularını ortaya koyabilirler.</li>
<li>En kısa sürede olaylardan önceki ev düzenini sağlamaya ya da yeni bir düzen oluşturmaya çalışın. Aile üyelerinin bir arada olmasına özen gösterin. Çocuğunuzun yetişkinlere yeniden güvenmesini sağlamak için ona verdiğiniz sözleri mutlaka tutun. </li>
<li>Çocuklarınıza medyada sık yer alan afetlere ilişkin haber ve programları izletmeyin. Seyredebilecekleri diğer program önerilerinden söz edin.</li>
<li>Olaylarda yakınlarını ve arkadaşlarını kaybeden çocuklara destek verilmelidir. Yetişkinler ölümle ilgili konuşmalardan, törenlerden çocukları uzak tutarak onları koruyacaklarını zannederler. Bu durum çocukta kaygı ve şaşkınlık yaratır. Ölümü anlatırken basit bir dil kullanın. Çocuğun yaşına uygun kısa, doğru bilgi verin. İsterse törene katılabileceğini söyleyin ve orada nelerle karşılaşacağına dair bilgi verin.</li>
<li>Her kriz bir fırsattır. Çocuğunuza bu doğal afetlerin toplumumuzdaki ve dünyadaki tüm insanları bir araya getirdiğini anımsatın.</li>
<li>Profesyonel destek alın. Okullarda görev yapan psikolojik danışmanlardan, hastane ve diğer kurumlarda çalışan pedagog, psikolog ve psikiyatrlardan yardım alabilirsiniz.</li>
</ul>
<p> <strong>Eğitimciler, doğal afetlerden etkilenen öğrencilere nasıl yardım edebilir?</strong> </p>
<ul>
<li>Genellikle en kısa zamanda olağan günlük programa dönmek uygundur. Ancak öğrenciler huzursuzsa okul gününün başlangıcında grup halinde olaylar üzerinde konuşulabilir. Öğretmenler günlük ders programının dışına çıkarak şu soruları yöneltebilirler: “Olay olduğunda neredeydin? Ne olduğunu, ne gördüğünü, neler işittiğini anlatmak ister misin? En zor, en kötü an ne zamandı? Duyguların neydi? Şimdi ne hissediyorsun? Seni en çok ne korkuttu ?” gibi…</li>
<li>Kağıt, boya, kil, hamur gibi farklı malzemeler kullanarak resim yapma, öykü yazma, anı köşesi oluşturma gibi etkinlikler öğrencilere duygularını ifade etme olanağı sağlar.</li>
<li>Dersleri daha kısa tutarak, daha az ödev verin. Doğal afetlerin nasıl meydana geldiğini öğrencilerinizle konuşun.</li>
<li>Çocuklar hayatlarını denetleyebildikleri duygusunu yeniden kazanmak için somut bazı etkinlikler içinde yer alabilir; örneğin zarar görenler için bağışta bulunmak, yakınlarına kart veya mektup göndermek, ölenleri anmak için ağaç dikmek.</li>
<li>Okulda ölüm haberini duyurabilecek en uygun kişi müdürdür. Ölümü ilan ederken bu bilgiyi tüm öğrencilerin aynı anda duyabilecekleri merkezi anons sistemini kullanın. Daha sonra sınıfları tek tek dolaşın. Özellikle en çok etkilenenlere gidin. Ölen çocuğun sırasını veya eşyalarını kaldırmak için acele etmeyin. Bu işlemleri yaparken çocuğun arkadaşlarından yardım alın. Ölen çocuğun veya eğitimcinin ailesini ziyaret etmeleri, evine mektup yollamaları için öğrencileri cesaretlendirin. Cenaze törenleriyle ilgili düzenlemeler yapılmalı, genel ilke olarak isteyen öğretmen ve öğrencilerin cenazeye katılmalarına izin verilmelidir.</li>
<li>Öğrencilerinize yaşadıklarının zor ancak geçici olduğunu ve her şeyin mutlaka yoluna gireceğini sıklıkla hatırlatın.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuza-deprem-gercegini-ona-sarilarak-anlatin-350439">Çocuğunuza Deprem Gerçeğini Ona Sarılarak Anlatın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
