<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ancak | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ancak/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ancak</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 Aug 2025 20:09:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>ancak | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ancak</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Anılarınızı silemezsiniz, ancak değiştirmeniz mümkün olabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anilarinizi-silemezsiniz-ancak-degistirmeniz-mumkun-olabilir-562551</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 20:09:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ancak]]></category>
		<category><![CDATA[anılarınızı]]></category>
		<category><![CDATA[değiştirmeniz]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[silemezsiniz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562551</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, değiştirilemeyeceği düşünülen uzun süreli bellekteki anıların, yapılan çalışmalarla değiştirilebilir olduğunun ortaya çıkması hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anilarinizi-silemezsiniz-ancak-degistirmeniz-mumkun-olabilir-562551">Anılarınızı silemezsiniz, ancak değiştirmeniz mümkün olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, değiştirilemeyeceği düşünülen uzun süreli bellekteki anıların, yapılan çalışmalarla değiştirilebilir olduğunun ortaya çıkması hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Uzun süreli bellekteki bilgiler değiştirilebilir!</strong></p>
<p>Belleğimizin çalışan, kısa süreli ve uzun süreli bellek süreçleri aracılığıyla bilgiyi işlediğini dile getiren Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Uzun süreli bellekte depolanan anılar sabit kalmaz; bunlar güçlendirilebilir, zayıflatılabilir ve hatta değiştirilebilir.” dedi.</p>
<p>Yakın zamana kadar, uzun süreli bellekteki bilgilerin değiştirilemeyeceğinin varsayıldığını kaydeden Eryılmaz, “Ancak 2000’lerde yapılan bir çalışma, belli ilaçların belleği yeniden düzenleyebileceğini ortaya koyarak belleğin modifiye edilebilir olduğu fikrine ışık tuttu.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Amaç anıları silmek değil, anılarla sağlıklı ilişki kurulmasını sağlamak </strong></p>
<p>Günümüzde duygusal bellekte depolanan travmatik anıların yeniden yapılandırılmasının mümkün olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Özellikle EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) terapisi, otobiyografik değil ama duygu yüklü (örtük) bellek içeriklerini hedef alarak bu anıların yükünü azaltmayı amaçlar.” dedi.</p>
<p>Bu yaklaşımda amacın, anıları silmek değil, kişilerin anılarla sağlıklı bir ilişki kurmasını sağlamak ve travmanın duygusal etkisini azaltmak olduğunu vurgulayan Eryılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Böylesine hassas bir süreçte, yalnızca alanında uzman terapistlerin müdahalesi etik açıdan da kritik önem taşır. Amatör müdahaleler, kişiyi daha fazla travmatize edebilir. Dolayısıyla bireylerin bu tür terapötik müdahalelerde ehil kişilerle çalışması hem güvenlik hem de etkinlik açısından en doğru yaklaşımdır.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anilarinizi-silemezsiniz-ancak-degistirmeniz-mumkun-olabilir-562551">Anılarınızı silemezsiniz, ancak değiştirmeniz mümkün olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mayıs Ayında Süt Üretimi Düştü, Ancak Süt Ürünleri Üretimi Yükseldi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mayis-ayinda-sut-uretimi-dustu-ancak-sut-urunleri-uretimi-yukseldi-553994</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 11:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ancak]]></category>
		<category><![CDATA[ayında]]></category>
		<category><![CDATA[düştü]]></category>
		<category><![CDATA[mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[süt]]></category>
		<category><![CDATA[üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[yükseldi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=553994</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mayıs 2025’e ilişkin süt ve süt ürünleri üretim verilerini açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mayis-ayinda-sut-uretimi-dustu-ancak-sut-urunleri-uretimi-yukseldi-553994">Mayıs Ayında Süt Üretimi Düştü, Ancak Süt Ürünleri Üretimi Yükseldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı, Mayıs’ta bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,0 azalarak 999 bin 348 ton oldu. Ancak, Ocak-Mayıs 2025 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,7 artış kaydedildi. Nisan 2025’te 981 bin 30 ton olan süt toplama miktarı, Mayıs’ta yüzde 1,9 artarak 999 bin 348 tona yükseldi.Süt ürünleri üretiminde ise artış gözlendi.</p>
<p>Mayıs 2025’te bir önceki yılın aynı ayına kıyasla inek peyniri üretimi yüzde 2,3 artarken, ayran ve kefir üretimi yüzde 11,9 arttı, yoğurt üretimi yüzde 7,8 arttı, içme sütü üretimi yüzde 8,8 arttı,<br />
Tereyağı ve sadeyağ üretimi yüzde 22,6 arttı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/mayis-ayinda-sut-uretimi-dustu-ancak-sut-urunleri-uretimi-yukseldi-0-lLsNkCI5.png"></p>
<p>Ocak-Mayıs 2025 döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre; inek peyniri üretimi yüzde 1,2, ayran ve kefir üretimi yüzde 6,8, yoğurt üretimi yüzde 4,0, içme sütü üretimi yüzde 3,8,<br />
tereyağı ve sadeyağ üretimi yüzde 9,9 artış gösterdi.</p>
<p>Bu arada Nisan 2025’te 142 bin 948 ton olan içme sütü üretimi, Mayıs’ta yüzde 8,2 azalarak 131 bin 232 tona geriledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mayis-ayinda-sut-uretimi-dustu-ancak-sut-urunleri-uretimi-yukseldi-553994">Mayıs Ayında Süt Üretimi Düştü, Ancak Süt Ürünleri Üretimi Yükseldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Basit bir ishal olarak görülüyor, ancak…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/basit-bir-ishal-olarak-goruluyor-ancak-547219</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 10:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ancak]]></category>
		<category><![CDATA[basit]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547219</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mide ve bağırsak sisteminin genellikle enfeksiyon kaynaklı iltihabı olan ve halk arasında “mide gribi” olarak bilinen gastroenterit, ülkemizde çocukluk çağının en sık görülen hastalıklarından biri olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basit-bir-ishal-olarak-goruluyor-ancak-547219">Basit bir ishal olarak görülüyor, ancak…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mide ve bağırsak sisteminin genellikle enfeksiyon kaynaklı iltihabı olan ve halk arasında “mide gribi” olarak bilinen gastroenterit, ülkemizde çocukluk çağının en sık görülen hastalıklarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Öyle ki enfeksiyonların yaygın olduğu yaz aylarında çocuk acil servislerinin en kalabalık hasta grubunu,  gastroenterit geçiren çocuklar oluşturuyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Giray Girgin, sulu ishal, mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı gibi sorunlarla acil servise getirilen her iki çocuktan 1’ine gastroenterit tanısı konulduğunu belirterek, “Bu oran, bazı bölgelerde yüzde 60’lara kadar çıkabilir. Dolayısıyla, bu hastalık sadece bireysel değil, aynı zamanda halk sağlığı açısından da önemli bir sorun olarak kabul edilir” diyor. </p>
<p>24 saat içinde iyileşme görülmüyorsa…</p>
<p>Gastroenterit, çoğu zaman toplumda hafif ve geçici bir hastalık gibi algılanıyor; ancak özellikle küçük çocuklarda hızla dehidratasyona yol açabileceği için hayati risk taşıyabilecek klinik bir tabloya dönüşebiliyor. Bu noktada en kritik konu, ebeveynlerin belirtileri erken fark etmeleri ve çocuğun genel durumunu yakından izlemeleri. Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Giray Girgin, zamanında fark edilip doğru şekilde yönetilirse gastroenterit hastalığının genellikle tamamen düzeldiğini belirterek, “Ancak gecikmiş müdahaleler çocuk sağlığı açısından ciddi sonuçlara yol açabilir. Özellikle küçük çocuklarda hızlı sıvı kaybı (dehidratasyon) gelişirse ve tedavi edilmezse böbrek fonksiyonları bozulabilir, bilinç değişikliği görülebilir ve nadiren de olsa hayati risk oluşabilir. Bu yüzden gastroenterit basit bir ishal gibi görülmemeli, çocuğun genel durumu her zaman öncelikli değerlendirme kriteri olmalıdır. Ayrıca unutulmamalı ki bazı gastroenterit vakaları bakteriyel veya paraziter kökenli olabilir ve evde yapılan müdahaleler yetersiz kalabilir. Bu nedenle, belirtiler başladıktan sonra 24 saat içinde iyileşme görülmüyorsa ya da çocuk sıvı alamıyorsa, mutlaka bir hekime başvurulmalıdır” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Yaz aylarında çok sık görülüyor, çünkü…</strong></p>
<p>Yaz mevsiminin, gastroenterit tablolarının en sık görüldüğü dönemlerden biri olduğu belirtiliyor. Zira, sıcak hava nedeniyle gıdalar daha fazla bozuluyor ve dışarıda tüketilen yiyecek ile içeceklerin hijyen koşullarının kontrolü zorlaşıyor. Ayrıca yüzme havuzları, plajlar ve açık hava aktiviteleri sırasında çocukların kirli suyla temas edebilmeleri de bir başka önemli riski oluşturuyor.</p>
<p><strong>Özellikle 2 yaş altındaki bebekler büyük risk altında!</strong></p>
<p>Gastroenterit her yaş grubunda görülse de en çok 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocukları etkiliyor. Özellikle 2 yaş altındaki bebeklerde bağışıklık sisteminin henüz gelişmemiş olması ve vücutlarının sıvı kaybına karşı daha savunmasız olması nedeniyle hastalık daha hızlı ve ağır seyredebiliyor. Dr. Giray Girgin, dolayısıyla bu yaş grubunda enfeksiyonlara karşı hem dikkatli olmanın hem de erken müdahalenin çok daha büyük önem taşıdığını vurguluyor. </p>
<p>“Su içebiliyorsa ciddi bir sorun yoktur” hatasına düşmeyin! </p>
<p>Toplumda sıkça duyulan hatalı inanışlardan biri, “Çocuk bir şey yemese de su içebiliyorsa ciddi bir sorun yoktur” düşüncesi oluyor. “Oysa gastroenterit vakalarında sadece sıvı kaybı değil, elektrolit dengesizlikleri de gelişebilir” uyarısında bulunan Dr. Giray Girgin, şunları söylüyor: “Özellikle küçük yaş grubundaki çocuklar bu dengesizliklere karşı daha hassastır ve hızlı müdahale gerektirecek tablolar ortaya çıkabilir. Bu nedenle ağızdan sıvı alımı tek başına yeterli bir gösterge olarak değerlendirilmemeli, çocuğun genel durumu, idrar çıkışı ve hidrasyon bulguları bütüncül şekilde göz önünde bulundurulmalıdır.”</p>
<p>Halk arasında “mide gribi” olarak biliniyor, ancak! </p>
<p>Halk arasında “mide gribi” olarak bilinse de bu hastalık grip virüsüyle değil; bağırsaklara yerleşen virüs, bakteri veya parazitlerle meydana geliyor. Gastroenteritin en yaygın nedeni ise virüsler oluyor. Özellikle rota virüsün çocukluk çağında en sık rastlanan viral gastroenterit etkeni olduğunu söyleyen Dr. Giray Girgin,  “Rota virüs dışında noro virüs, adeno virüs ve astro virüs gibi başka virüsler de benzer tabloya neden olabilir. Daha nadiren ise bakteriler ve parazitler sorumlu olabilir” bilgisini veriyor.</p>
<p>Bu belirtiler varsa, zaman kaybetmeyin!</p>
<p>Gastroenterit tablosunda çocuklarda en yaygın görülen belirti, sulu ishal oluyor. Buna ek olarak; kusma, karın ağrısı, ateş, halsizlik ve iştahsızlık da sık görülüyor. Hastalık ilerledikçe vücut sıvı kaybediyor; çocukta ağız kuruluğu, gözyaşında azalma ile ciltte kuruluk gibi dehidratasyon bulguları ortaya çıkıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Giray Girgin, erken tanı sayesinde sıvı kaybı oluşmadan ve genel   durum bozulmadan tedaviye başlanabildiğini vurgulayarak, “Günde 3’ten fazla sulu ishal, her beslenme sonrasında kusma, yüksek ateş, ağızdan sıvı alamama, ağız kuruluğu, idrar yapmama ve bilinç değişikliği gibi durumlarda ebeveynler vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmalıdır” sözleriyle uyarıda bulunuyor. </p>
<p>Ağır tablolarda hastaneye yatış gerekebilir!</p>
<p>Gastroenterit tanısı genellikle çocuğun öyküsü ve muayeneyle konuyor. Bazı durumlarda, dışkı tahlili, kan testleri veya idrar tetkikleri gerekebiliyor. Tedavide temel amaç; vücudun kaybettiği sıvı ve elektroliti yerine koymak.  Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Giray Girgin, hafif tablolarda vücuttaki sıvı kaybının evde ağızdan sıvı takviyesiyle sağlanabildiğini belirterek, “Şiddetli tablolarda ise hastane ortamında damar yoluyla sıvı tedavisi gerekir. Antibiyotikler sadece bakteri kaynaklı hastalıklarda kullanılır. Bu sebeple, bilinçsiz antibiyotik kullanımından kaçınılmalıdır” diyor. </p>
<p>Bu önlemler hastalıktan koruyor! </p>
<p>Bazı basit önlemlerle çocukları gastroenteritten  korumanın mümkün olduğunu anlatan Dr. Giray Girgin, ebeveynlerin dikkat etmeleri gereken kuralları şöyle özetliyor: “Ellerin sık sık sabunla yıkanması, sebze ile meyvelerin bol suyla iyi yıkanması, dışarıda satılan yiyeceklerden kaçınılması, temiz su tüketilmesi ve oyuncakların temizliğine dikkat edilmesi önemlidir. Ayrıca, rota virüs aşısı da güçlü bir koruyucu önlemdir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basit-bir-ishal-olarak-goruluyor-ancak-547219">Basit bir ishal olarak görülüyor, ancak…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Geniş kapsama ve yüksek internet hızı, ancak makul ihale bedelleriyle mümkün.&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genis-kapsama-ve-yuksek-internet-hizi-ancak-makul-ihale-bedelleriyle-mumkun-546878</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Jun 2025 08:06:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ancak]]></category>
		<category><![CDATA[bedelleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[geniş]]></category>
		<category><![CDATA[hızı]]></category>
		<category><![CDATA[ihale]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[kapsama]]></category>
		<category><![CDATA[makul]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546878</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, 2026’da kullanıma sunulması planlanan 5G’ye yönelik hazırlıklarını sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genis-kapsama-ve-yuksek-internet-hizi-ancak-makul-ihale-bedelleriyle-mumkun-546878">&#8220;Geniş kapsama ve yüksek internet hızı, ancak makul ihale bedelleriyle mümkün.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren <strong>Vodafone,</strong> 2026’da kullanıma sunulması planlanan 5G’ye yönelik hazırlıklarını sürdürüyor. 5G&#8217;ye geçiş sürecinde spektrum politikalarının önemine dikkat çeken <strong>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel</strong><strong>,</strong> “Spektrum kaynaklarının hem tüketici refahını hem de sektörde uzun vadeli yatırımları teşvik edecek bir yöntemle operatörlere tahsis edilmesi yönünde bir politika benimsenmesi kritik. Ancak bu şekilde teknolojinin yaygınlaşması ve beklenen ekonomik katma değerin ortaya çıkması mümkün olacaktır” dedi.<strong> </strong></p>
<p><strong>“Diğer ülkelerden ders çıkarmalıyız” </strong></p>
<p>Türkiye’nin diğer ülkelerin deneyimlerinden ders çıkarmak için bir fırsata sahip olduğunu söyleyen <strong>Süel,</strong> “5G ihalesinin makul fiyat ve koşullarda, yatırım-yükümlülük dengesi gözetilerek operatörlerin yatırıma ayıracakları sermaye kapasitelerini kısıtlamadan yapılması önem taşıyor. İhalede çok yüksek lisans bedeli alan ülkelerde 5G yatırımları yavaşladı ve vatandaşların yeni nesil teknolojiye erişimi kısıtlandı. İhalenin makul lisans bedeliyle yapıldığı ülkelerde ise operatörlere makul ve dengeli yatırım yükümlülükleri getirildi. Kullanıcılara uygun fiyatlarla kaliteli hizmet sunmak üzere gereken yatırım bedellerinin karşılanabilmesi için bu ülkelerin spektrum ücretlerini daha makul seviyelere indirdiğini görüyoruz”dedi. </p>
<p><strong>“Dünyada spektrum fiyatları düşüyor”</strong></p>
<p>GSMA’in bu yıl yayınladığı <strong>“Küresel Spektrum Fiyatlandırma”</strong> raporunu referans gösteren <strong>Süel,</strong> “Rapor, küresel spektrum fiyatlarında %75’e varan düşüşü ortaya koyuyor. Son 8-10 yıllık süreçte operatörlerin GB başına gelirleri %96 ve MHz başına gelirleri %67 azaldı. Rapor, spektrum fiyatlarının bu yeni piyasa gerçeğini ve azalan gelirleri yansıtması gerektiğinin; tarihsel fiyatlara dayalı bir modelin sürdürülebilir olmadığının; yüksek spektrum fiyatları, yapay spektrum kıtlığı yaratma ve operatörlere aşırı yükümlülükler getirme gibi sürüdürülebilir olmayan politika tercihlerinden kaçınmak gerektiğinin altını çiziyor. Operatörlerin yeterli spektruma erişiminin sağlanması, 5G hizmet kalitesini ve kapsama alanını doğrudan iyileştiren kritik bir politika tercihi. Spektrum maliyetleri, vatandaşın aldığı hizmetin kalitesini etkiliyor. Yüksek fiyatlar, şebekeye gitmesi gereken yatırımın kısılması, dolayısıyla daha az kapsama ve daha yavaş internet anlamına geliyor. Spektrum fiyatlarının son on yıldır düştüğü göz önüne alındığında bugünün piyasa gerçekliğini yansıtmayan geçmiş fiyatları baz alarak bedel belirlenmesi hatalı olacaktır. Diğer yandan, ücretsiz lisans uzatma ve yatırım taahhütleri karşılığında uzatmalar da spektrumun verimli kullanımını sağlamayı ve bağlantının faydalarını en üst düzeye çıkarmayı amaçlayan alternatif yaklaşımlara örnek oluşturuyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Yatırımlara daha fazla kaynak ayırabilmeliyiz”</strong></p>
<p><strong>Süel,</strong> Türkiye’de izlenebilecek spektrum politikasına ilişkin görüşlerini ise şöyle dile getirdi: “Türkiye’de de frekans tahsislerinin yüksek 5G performansını sağlayacak miktarda, orantılı ve ekonomik olarak uygun seviyede olan spektrum ücretleriyle yapılması, operatörlerin şebeke yatırımına daha fazla odaklanmasını sağlayacak. Operatörlerin makul bedellerle spektrum kullanım hakkını elde etmesi ve şebeke kurulumuna ilişkin yatırımlara daha fazla kaynak ayrılabilmesi için her yeni banta yönelik tahsis edilecek frekans miktarının azami derecede olması önem arz ediyor. Spektrum bedeli olarak ödenecek yüksek bir rakamdan ziyade bu kaynağın en verimli şekilde yatırıma dönüşerek vatandaşlara ve ekonomiye fayda sağlaması öncelikli hedef olmalı.”</p>
<p><strong>“3 temel talebimiz var”</strong></p>
<p>Spektrum politikasına ilişkin taleplerini “makul fiyatlandırma”, “yeterli spektrum arzı”, “dengeli yükümlülükler” olmak üzere 3 başlıkta toplayan <strong>Süel,</strong> “5G ihale muhammen bedellerinin operatörlerin şebeke yatırımlarına odaklanmasını sağlayacak makul bir seviyede belirlenmesi; her operatöre minimum 5G&#8217;nin gerektirdiği kapasiteyi sunacak miktarda spektrumun operatörlerin kullanımına sunulması; kapsama ve kalite yükümlülükleri belirlenirken operatörlerin yatırım yapma kapasitesinin kısıtlanmayıp dengeli, stratejik ve gerçekçi hedefler belirlenmesi gerekiyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genis-kapsama-ve-yuksek-internet-hizi-ancak-makul-ihale-bedelleriyle-mumkun-546878">&#8220;Geniş kapsama ve yüksek internet hızı, ancak makul ihale bedelleriyle mümkün.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sadece estetik bir sorun olarak görüyoruz, ancak…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sadece-estetik-bir-sorun-olarak-goruyoruz-ancak-540179</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 May 2025 14:37:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ancak]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[görüyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=540179</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dinlenmeden sürdürülen mesailer, sürekli ayakta durmak, sigara içmek, dar ve sıkı kıyafetler giymek, aşırı kilo alımı, hareketsiz bir yaşam, hatta uzun süre sandalyede oturmak...</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadece-estetik-bir-sorun-olarak-goruyoruz-ancak-540179">Sadece estetik bir sorun olarak görüyoruz, ancak…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dinlenmeden sürdürülen mesailer, sürekli ayakta durmak, sigara içmek, dar ve sıkı kıyafetler giymek, aşırı kilo alımı, hareketsiz bir yaşam, hatta uzun süre sandalyede oturmak&#8230; Tüm bunlar, çağımızın sıradan alışkanlıkları gibi görünse de kişinin konforunu gitgide azaltan hatta akciğer atardamarında pıhtıya bile yol açabilen varis hastalığına zemin hazırlıyor. Bu yaşam tarzının yaygınlığı sebebiyle de varis kadınlarda daha sık olmak üzere her 5 kişiden 1&#8217;inde görülüyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten</strong>, erken teşhis edildiğinde günümüz tıp teknolojisiyle varisin tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna işaret ederek, “Hastalığın erken dönemlerinde ağrıyla birlikte bacak damarlarında belirginleşme ve hafif şişlik oluşur. Doktora bu dönemde başvurulması, varis hastalığının operasyona gerek kalmadan modern tıp yöntemleriyle etkili bir şekilde tedavi edilmesini sağlar” diyor.</p>
<p><strong> Her 5 kişiden 1’inin sorunu! </strong></p>
<p>Ülkemizde görülme oranı yüzde 20 olan, bir başka deyişle her 5 kişiden 1’ini etkileyen varise, son yıllarda, özellikle pandemi dönemiyle birlikte hareketsizliğin artması nedeniyle daha sık rastlanıyor. Hamilelik, doğum ve doğum kontrol ilaçlarıyla ortaya çıkan hormonal değişimler ile genetik yatkınlık gibi etkenlerle varisin kadınlarda görülme sıklığı erkeklerden yüzde 15 oranında daha fazla olarak kayıtlara geçiyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten,<strong> </strong>varis oluşumunu kolaylaştıran risk etkenlerini şöyle sıralıyor:<strong> </strong>“Yaş, genetik faktör, hamilelik, obezite, hareketsizlik veya uzun süre ayakta kalmak damarlarda varis oluşumunu tetikler. Varis, özellikle uzun saatler oturarak veya ayakta çalışma zorunluluğu olanlarda; örneğin öğretmenler, bankacılar, garsonlar, doktorlar ve uçuş personelinde yaygın olarak gözlemlenir.” </p>
<p><strong> Ağrıyla başlıyor, krampla devam ediyor</strong></p>
<p>Varis hastalığı, bacaklardaki toplardamarlarda genişleme ve kirli kan akışında bozulma sonucunda damarların belirgin ve kıvrımlı bir görünüm almasıyla ortaya çıkıyor. Varis ilk yıllarda çoğunlukla görüntü rahatsızlığı verse de büyük damar paketlerinin oluşmasıyla ağrı ve kramplar yaşanıyor. Bu nedenle hastalar genellikle ağrı şikayetiyle doktora başvuruyor. Ağrıya bacak damarlarında daha önce görülmeyen mavi veya morumsu şişlikler, ödem oluşumu, damar çevresinde kaşıntı, ayaklarda yanma, merdiven çıkarken zorlanma ve özellikle geceleri artan bacak krampları eşlik ediyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, “Bu aşamada bacakları yukarı kaldırmak, soğuk suyla duş almak ve varis çorabı kullanmak ağrıyı hafifletebilir. Daha ileri aşamalarda ise bacaklarda yaralar ve damarlarda ani kanamalar gelişebilir” şeklinde konuşuyor.  </p>
<p><strong> Akciğerde pıhtıya yol açabiliyor!</strong></p>
<p>Varis denildiğinde aklımıza ‘estetik bir sorun’ geliyor. Oysa varisin sadece estetik görünümü değiştirmekle sınırlı kalmadığına, tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına da neden olabileceğine dikkat çeken Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, “Varis ciddi bir iş gücü kaybına yol açabilir. İleri aşamalarda küçük travmalarla bile ciddi kanamalar oluşabilir. Hastaların yaşam kalitelerini bozan ve bazı klinik durumlarda özelikle akciğer atardamarına pıhtı kaçmasına neden olabilen bir hastalıktır” sözleriyle uyarıda bulunuyor.</p>
<p><strong> Hastaya uygun tedavi planı oluşturuluyor</strong></p>
<p>Yaşam tarzı değişiklikleri varis semptomlarını hafifletse de kalıcı tedavi için mutlaka uzmana başvurmak gerekiyor. Hekime başvuran hastalara yapılan muayene ve tetkiklerle tanı konuluyor,  hastalığın evresi belirleniyor. Damarların iç yapıları, kanın akış yönü ve hızı, damar duvarlarının durumu ve olası pıhtılaşmalar için doppler ultrason incelemesine başvuruluyor. Böylece kılcal varis gibi ilk evrelerden ileri evrelere kadar farklı seviyeler için hastaya en uygun tedavi planı oluşturuluyor. </p>
<p><strong> Erken teşhis ciddi sorunların oluşmasını önlüyor</strong></p>
<p>Tedavide öncelikle hastanın yaşam kalitesini arttırıp hastalığın ilerlemesinin önüne geçmek ve gelişebilecek olan komplikasyonları önlemek hedefleniyor. İyileşmeyen yaralar ve emboli (vücutta dolaşan bir kan  pıhtısının damar tıkanıklığına neden olarak organın ya da dokunun kan akışını önlemesi) gibi ciddi klinik durumların ortaya çıkmaması için erken tanının önemini vurgulayan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten,<strong> </strong>şunları dile getiriyor: “Varisten tamamen kurtulmanın mümkün olmadığına yönelik yanlış bir fikir olsa da erken teşhis ve doğru yöntemlerle günümüzde bu hastalık tedavi edilebilir. Medikal tedavide ilaçlar ve varis çorapları kullanılır. Cerrahi tedavide ise damarların yakılarak çıkarılması, endovenöz termal ablasyon ve skleroterapi gibi prosedürler uygulanır. Tecrübeli merkezlerde gerçekleştirilen tedavi sonrasında varis hastalığının tekrarlama oranı da yüzde 1’den daha azdır.” </p>
<p><strong> Tedavi sonrasında hayat tarzı değişimi şart!</strong></p>
<p>Tedavi sonrası dönemde ise hastaların kontrollerini ihmal etmemeleri, sağlıklı beslenmeleri ve hayat tarzlarını değiştirmeleri gerekiyor. Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, “Örneğin, sürekli oturarak çalışan bir kişinin sık molalar vererek ayağa kalkma süresini arttırması bile fayda sağlar. Hastalara, sporu hayatlarının bir parçası haline getirmeleri tavsiye edilir” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadece-estetik-bir-sorun-olarak-goruyoruz-ancak-540179">Sadece estetik bir sorun olarak görüyoruz, ancak…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Özyiğit,&#8221;Tarım alanımız kısıtlı ancak bilimi kullanıyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-ozyigittarim-alanimiz-kisitli-ancak-bilimi-kullaniyoruz-442338</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2024 21:09:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alanımız]]></category>
		<category><![CDATA[ancak]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[kısıtlı]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[özyiğittarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=442338</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, kentteki sivil toplum kuruluşlarıyla buluşmaya devam ediyor. Son olarak Mersin Akdeniz Ziraat Odası ve Mersin Pazarcılar Esnaf Odasını ziyaret eden Başkan Özyiğit, hem çalışmalarını paylaştı hem de görüş ve önerileri aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-ozyigittarim-alanimiz-kisitli-ancak-bilimi-kullaniyoruz-442338">Başkan Özyiğit,&#8221;Tarım alanımız kısıtlı ancak bilimi kullanıyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, kentteki sivil toplum kuruluşlarıyla buluşmaya devam ediyor. Son olarak Mersin Akdeniz Ziraat Odası ve Mersin Pazarcılar Esnaf Odasını ziyaret eden Başkan Özyiğit, hem çalışmalarını paylaştı hem de görüş ve önerileri aldı. Mersin Akdeniz Ziraat Odası Meclisinde konuşan Başkan Özyiğit, “ Yenişehir’de tarımsal üretim alanımız kısıtlı ancak bilimin ışığında katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesi için proje ve teşviklerimizle çiftçilerimizin yanında olduk.” dedi.</p>
<p>Mersin Akdeniz Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz, Meclis Başkanı Mahmut Kutlay ve meclis üyeleriyle bir araya gelen Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, tarımsal üretime yönelik hayata geçirdikleri çalışmaları anlattı. Başkan Özyiğit, Değirmençay Safran Yetiştiriciliği Projesi, Yenişehir Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Arı Merası Projesi, Organik Solucan Gübresi Üretim ve Dağıtımı ile Tarımsal Danışmanlık Hizmeti çalışmaları ile Yenişehir’de tarımsal üretimi desteklediklerini ve fark yaratan işler yaptıklarını söyledi.</p>
<p>“Safran üretimi Yenişehir’de artacak.”</p>
<p>Dünyanın en pahalı baharatı olan safranın 3 yıldır Yenişehir’de yetiştirildiğini hatırlatan Başkan Özyiğit, “Tarımsal üretimde zor günler geçiriyoruz. Tarımda doğru işler yapmak gerektiği kaçınılmaz bir gerçek. Biz göreve gelmeden önce üretilen ürünlerin markalaşması ve katma değerli ürünlerin üretilmesini sağlayacak çalışmalar yapacağımızı söylemiştik.  Yenişehir ilçemiz en küçük coğrafyaya sahip ilçelerden biri, tarım alanının çok dar olduğu bir ilçe. Yani çok fazla ürünümüz yok. Ama dar alanda yüksek verim sağlanabiliyor. Yani katma değeri yüksek ürün üretme noktasında bir çaba içerisindeyiz. Bu nedenle kentimizde ilk kez safran üretimini gerçekleştirdik. 3 yıldır hasadı yapılıyor, dünyanın en pahalı baharatının Yenişehir’de yetişebildiğini gördük. Gelecekte safran üretimi Yenişehir’de artacak. Emek veren arkadaşlara teşekkür ediyorum, üretim bir emek işidir.” İfadelerini kullandı.</p>
<p>“ Ziraat mühendislerimiz üreticiyle iç içeler.”</p>
<p>Yenişehir Belediyesi olarak Tarımsal Kalkınma Müdürlüğü kurduklarını ve kırsal mahallelerde çiftçilere danışmanlık hizmeti de verdiklerini söyleyen Başkan Özyiğit, “Kırsal Kalkınma Müdürlüğümüzü kurduk ve yerini de Değirmençay olarak belirledik. Orada ziraat mühendisi arkadaşlarımız çalışıyor, üreticiyle iç içeler. İlçemizde üretim yapan vatandaşlarımıza yönelik başlattığımız tarımsal danışmanlık hizmetimizle ekim ve dikim yöntemleri, budama, hastalık ve zararlılarla mücadele, gübreleme, sulama, hasat ile ilgili destek veriyoruz.” dedi.</p>
<p>“Hem üreticinin emeğini hem de ürün kalitesini koruyoruz.”</p>
<p>Yenişehir’de üretilen 3 ürünün markalaştığını ve tüketiciyle buluştuğunu belirten Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, “Örnek üretimler yaptık. Markalaşma yolunda bir çabamız oldu. Vatandaş evinin önünde, bir kazanda nar ekşisini yapıyor, sonra da boşaltılmış boş şişeye doldurup satışa sunuyor. Kendi emeğinin karşılığını alamıyor, ucuza satıyor. Vatandaş da diğer tarafta güvenle tüketeceği bir nar ekşisi arıyor. Buradan yola çıkarak Yenişehir’imizde tarımsal kalkınmaya yönelik faaliyetlerde bulanmak, bölgedeki üreticilere destek vermek ve kaliteli ürünleri hemşehrilerimize ulaştırmak amacıyla 2020 yılında Yenişehir Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni kurduk.  Yenişehir Karahacılı Nar Ekşisi,  Yenişehir Çavak Portakal Reçeli ve Değirmençay Zeytinyağı adıyla üç ürünümüz kooperatif çatısı altında markalaştı ve tüketicilerle buluştu. Hem üreticinin emeğini hem de ürün kalitesini koruyoruz. Bu ürünleri Türkiye’nin her yerine gönderdik, çok da beğenildi.” diye konuştu.</p>
<p>“Bugüne kadar 120 bin litre üreterek, çiftçilerimize dağıttık.”</p>
<p>Üreterek Yenişehirli çiftçilere dağıttıkları organik solucan gübresi ile ilgili konuşan Başkan Abdullah Özyiğit şunları söyledi: “Tarımda girdi maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle ürettiğimiz organik solucan gübresini tüm kırsal mahallelerimizde çiftçilere ulaştırdık. Bu şekilde hem kimyasal gübre kullanımının azaltılmasını sağlıyor hem de üreticilere destek veriyoruz. Bugüne kadar 120 bin litre üreterek, çiftçilerimize dağıttık. Safran üretiminde bu gübre kullanıldı, organik gübreli alan ile gübre kullanılmayan alan arasında büyük bir fark olduğunu gördük.”</p>
<p>Yenişehir Belediyesi Arı Merası oluşturuyor</p>
<p>Türkiye’de bir ilk olan Arı Merası projeleri hakkında Mersin Akdeniz Ziraat Odası Meclisine bilgi veren Başkan Özyiğit, “Arı Merası Projemiz yine Türkiye’de ilklere imza attığımız projelerimizden biri. Değirmençay Mahallemizde orman vasıflı 600 dönüm arazide oluşturuyoruz. Yılın 11 ayı çiçek açacak bitki ve ağaçlar ekiyoruz. Dolayısıyla belki de dünyanın en kaliteli balını elde edeceğimiz bir alan olacak. Yani her alanı doğru kullanmak, doğru değerlendirmek çevreci ve insan yaşamını ve doğayı önceleyen bir yönetim anlayışı sergiliyoruz. Bunun için tarımsal üretim çok kıymetli. Yenişehir Belediyesi olarak vatandaşlarımızın refahını sağlayacak, eşitlik sağlayacak üzerimize vazife olsun, olmasın her alana müdahale edeceğiz. Mersin Akdeniz Ziraat Odası Başkanımız Musa Yılmaz ve Meclis Başkanımız Mahmut Kutlay’a teşekkür ediyorum.  ”dedi.</p>
<p>Mersin Akdeniz Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz ise Yenişehir Belediyesinin tarıma ve üreticiye destek noktasında önemli işler başardığına dikkat çekerek, Başkan Özyiğit’e üreticiler adına teşekkür etti. Mersin Akdeniz Ziraat Odası Meclis Başkanı Mahmut Kutlay da Yenişehir Belediyesinin fark yaratan örnek uygulamalarıyla tarımsal üretime katkı sunduğunu söyledi. </p>
<p>Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin’deki pazarcı esnafıyla da bir araya geldi. Başkan Özyiğit, “Haftanın 7 günü 72 noktada, sabahın seherinden itibaren hizmet veren pazarcı esnafımızı ziyaret ettik, görüş ve önerilerini aldık. Mersin Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Abdulhalim Batur ve pazarcılarımıza desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum.” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-ozyigittarim-alanimiz-kisitli-ancak-bilimi-kullaniyoruz-442338">Başkan Özyiğit,&#8221;Tarım alanımız kısıtlı ancak bilimi kullanıyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Akif&#8217;e olan borcumuzu ancak Asım&#8217;ın Neslini anlayarak ödeyebiliriz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akife-olan-borcumuzu-ancak-asimin-neslini-anlayarak-odeyebiliriz-430978</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Dec 2023 10:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[akife]]></category>
		<category><![CDATA[ancak]]></category>
		<category><![CDATA[anlayarak]]></category>
		<category><![CDATA[asımın]]></category>
		<category><![CDATA[borcumuzu]]></category>
		<category><![CDATA[neslini]]></category>
		<category><![CDATA[ödeyebiliriz]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430978</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İstiklal Marşı Şairi Mehmet Akif Ersoy’u vefatının 87 yıldönümünde “Hilal Aşığı Mehmet Akif Ersoy” konulu özel bir programla andı. Büyük üstadın ölüm günü olan 27 Aralık Çarşamba akşamı gerçekleştirilen programda konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Akif’in “Asım’ın Nesli” hedefine atıf yaparak gençlere seslendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akife-olan-borcumuzu-ancak-asimin-neslini-anlayarak-odeyebiliriz-430978">&#8220;Akif&#8217;e olan borcumuzu ancak Asım&#8217;ın Neslini anlayarak ödeyebiliriz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İstiklal Marşı Şairi Mehmet Akif Ersoy’u</p>
<p>vefatının 87 yıldönümünde “Hilal Aşığı Mehmet Akif Ersoy” konulu özel bir</p>
<p>programla andı. Büyük üstadın ölüm günü olan 27 Aralık Çarşamba akşamı</p>
<p>gerçekleştirilen programda konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı</p>
<p>Tahir Büyükakın, Akif’in “Asım’ın Nesli” hedefine atıf yaparak gençlere</p>
<p>seslendi. Gençlere, “Akif, Asım’ın Neslinden ne anlamaya çalışıyor bunu çok</p>
<p>iyi öğrenin” diyen Başkan Büyükakın, “O neslin vatanı çiğnetmemek için neler</p>
<p>yaptığını gördüğünüzde, Akif’in aziz hatırası karşısında bir nebze de olsa</p>
<p>borcumuzu ödemiş olacağız” dedi. Anma gecesinde gençler tarafından</p>
<p>gerçekleştirilen flash mob etkinliği ise konuklardan büyük ilgi gördü. Konuklar</p>
<p>arasında bulunan bir grup genç, İstiklal Marşının okunmasının ardından</p>
<p>yerlerine oturmayarak marşın geriye kalan 8 kıtasını yüksek sesle okudu.</p>
<p>ASIM’IN NESLİ’NDEN ANMA GECESİNE YOĞUN İLGİ</p>
<p>Kocaeli Kongre Merkezi’nde ve Başkan Tahir Büyükakın’ın ev sahipliğinde</p>
<p>düzenlenen anma programına AK Parti İl Başkanı Şahin Talus, Mehmet Akif’in</p>
<p>torunu Selma Argon, İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Akmenşen ve Kocaeli</p>
<p>Muharip Gaziler Derneği Başkanı Nurettin Recep Sağlık katıldı. Gençlik ve</p>
<p>Spor Hizmetleri ile Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlıkları tarafından</p>
<p>ortaklaşa gerçekleştirilen programa gençler büyük ilgi gösterdi. Yoğun ilgi</p>
<p>nedeniyle programın gerçekleştirildiği Kongre Merkezi’nin Akçakoca Salonu</p>
<p>tamamen doldu.</p>
<p>PROGRAM ÖNCESİNDE AKİF SERGİSİNİ GEZDİLER</p>
<p>Öte yandan programa katılan konukları Kongre Merkezi Fuayesinde Mehmet</p>
<p>Akif Ersoy’un eserlerinden oluşan bir sergi karşıladı. Sergide Akif’in şiirlerinin</p>
<p>yanı sıra büyük şairin yaşantısından kesitlerin yer aldığı fotoğraflar yer aldı.</p>
<p>GENÇLERDEN FLASH MOB ETKİNLİĞİ </p>
<p>Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Milli Marşın</p>
<p>tamamlanmasıyla birlikte salonda hareketlilik yaşandı. Konuklar arasında</p>
<p>bulunan bir grup genç son dönemde farkındalıklara dikkat çekmek amacıyla</p>
<p>uygulanan flash mob etkinliği başlattı. Salonda ve konuklar arasında dağınık</p>
<p>bir şekilde oturan gençler, İstiklal Marşının okunmasının ardından yerlerine</p>
<p>oturmadı ve İstiklal Marşının geriye kalan 8 kıtasının dizelerini seslendirdi.</p>
<p>Duygusal anların yaşandığı etkinlik konukların alkışlarıyla karşılandı. Flash</p>
<p>mob etkinliği Akademi Lise öğrencilerinin katılımıyla gerçekleşti. Ayrıca yine</p>
<p>Kılavuz Gençlik öğrencileri tarafından Mehmet Akif Ersoy ve tüm şehitler</p>
<p>anısına hazırlanan video gösterimi izlettirildi.</p>
<p>O SADECE BENİM DEĞİL HEPİMİZİN DEDESİ</p>
<p>Bu anlamlı etkinliğin ardından anma gecesine katılan Mehmet Akif’in torunu</p>
<p>Selma Argon gençlere yönelik bir konuşma yaptı. Argon, konuşmasında dedesi</p>
<p>Akif’in Asım’ın Nesli olarak nitelendirdiği bugünün gençlerine yönelik</p>
<p>görüşlerini dile getirdi. Sözlerine, “Akif dostları hoş geldiniz” diyerek başlayan</p>
<p>Argon, “Burada dedemi anlatmaya çalışsam günler yetmez. O benim değil</p>
<p>hepimizin dedesi. Mehmet Akif’i anlamak için Safahat’ı okumak lazım. Özellikle</p>
<p>gençlere sesleniyorum. Lütfen her şey elinizin altında. Safahat’ı çok iyi</p>
<p>öğreneceksiniz ki geçmişimizi iyi anlayacaksınız” dedi. O dönemdeki tüm</p>
<p>insanların vatanlarını ve bayraklarını düşündüğünü anlatan Selma Argon, “O</p>
<p>dönemin insanlarını iyi anlamak lazım. Akif çok yönlü bir insan. O ve onun gibi</p>
<p>tüm vatanseverler vatan savunması için hep çok çalışmışlar. Dedem de vatan</p>
<p>için Mustafa Kemal’in yanına koşmuş, vatanının yanında olmuş” dedi. Argon,</p>
<p>sözlerini, “Bu güzel kültür şehri ve onun Başkanı Tahir Büyükakın’a Mehmet</p>
<p>Akif’e verdikleri kıymet için çok teşekkür ediyorum” diyerek tamamladı.</p>
<p>Konuşmasını tamamlayan Selma Argon’a Başkan Büyükakın çiçek ve özel</p>
<p>hazırlanmış bir tablo takdim ederek teşekkür etti.</p>
<p>AKİF ŞİİRLERİNDEKİ MANAYA ANLAMLI ATIF</p>
<p>Başkan Büyükakın da, Mehmet Akif Ersoy’un fikirlerinin, eserlerinin ve Asım’ın</p>
<p>nesli hedefinin anlam kazandığı gecede bir konuşma yaptı. Başkan Büyükakın</p>
<p>konuşmasında Akif’in şiirlerindeki ifadenin gücüne işaret etti. Hilal kelimesinin</p>
<p>Akif’in şiirlerinde adeta mana bulduğuna dikkat çeken Başkan Büyükakın,</p>
<p>“Hilal; bayrağımızı, İslam’ı, bizi, memleketi, devleti temsil ediyor. Ne güneşler</p>
<p>batıyor derken de şehitlerimizi anlatıyor. Onları güneşe benzetiyor” dedi. Akif’in</p>
<p>şiirinin birçok yerinde Kuran-ı Kerim’deki ayetlere, hadisi şeriflere ve destanlara</p>
<p>atıf yaptığını hatırlattı. Korkma derken, Hz. Muhammed ve Hz. Ebubekir</p>
<p>arasında yaşanan olayın ardından gelen La Tahzen ayetine atıf yapıldığını</p>
<p>kaydeden Başkan Büyükakın, “Korkma diye başlayan şiirinde Akif bize milletin</p>
<p>hürriyete olan aşkını da en güzel şeklîyle aktarmıştır” şeklinde konuştu. İstiklal</p>
<p>Marşı şairini rahmet ve minnetle andıklarını söyleyen Başkan Büyükakın, “O</p>
<p>Çanakkale şehitleri için ne yapsam yine de bir şey yapmış olmam diyor ya, biz</p>
<p>de onun için ne yapsak, ne kadar güzel programlar yapsak yine de onun aziz</p>
<p>hatırasının hakkını vermiş olmayız” diye konuştu. </p>
<p>ASIM’IN NESLİ’Nİ İYİ ANLAMAK</p>
<p>Başkan Büyükakın konuşmasının son bölümünde Akif’in Asım’ın Nesli dediği</p>
<p>gençlere seslendi. Gençlere, “Akif, Asım’ın Neslinden ne anlamaya çalışıyor</p>
<p>bunu çok iyi öğrenmelisiniz. Bu neslin asla vatanı çiğnetmemek için neler</p>
<p>yaptığını göreceksiniz. İşte o zaman Akif dedemize borcumuzu bir nebze olsun</p>
<p>ödemiş oluruz” diyen Başkan Büyükakın, “Bu devlet ilelebet payidar olduğu</p>
<p>müddetçe atalarımıza borcumuzu ödemiş olacağız. Bu vesile ile bu memleket</p>
<p>için canlarını, hayatlarını feda eden başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere</p>
<p>tüm şehitlerimizi, ecdadımızı şükranla, rahmetle anıyorum. Allah’ın izniyle bu</p>
<p>salondaki herkes onlara layık bir nesil olacak inşallah. O nesil Asım’ın neslidir”</p>
<p>dedi.</p>
<p>AKİF “KORKMA” OYUNUYLA ANILDI</p>
<p>Protokol konuşmalarının ardından sinema ve tiyatro oyuncu Ahmet Yenilmez’in</p>
<p>İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un hayatını anlatan tek kişilik oyunu</p>
<p>“Korkma” sahnelendi. Sanatçı Yenilmez, tek kişilik ve tek perdelik oyunda</p>
<p>muhteşem bir performans sergiledi. Sanatçının başarısı izleyiciler tarafından</p>
<p>dakikalarca ayakta alkışlandı. Başkan Büyükakın da sahneye gelerek başarısı</p>
<p>ve anlamlı geceye katılım için sanatçı Ahmet Yenilmez’e teşekkür ederek,</p>
<p>çiçek takdim etti.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akife-olan-borcumuzu-ancak-asimin-neslini-anlayarak-odeyebiliriz-430978">&#8220;Akif&#8217;e olan borcumuzu ancak Asım&#8217;ın Neslini anlayarak ödeyebiliriz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zeka ve Robot Teknolojisi İnsan Hayatını Kolaylaştırıyor Ancak…! Teknolojik İşsizlik Tehdidi Kapıda mı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-ve-robot-teknolojisi-insan-hayatini-kolaylastiriyor-ancak-teknolojik-issizlik-tehdidi-kapida-mi-410818</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2023 12:24:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ancak]]></category>
		<category><![CDATA[hayatını]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[kapıda]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaştırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[robot]]></category>
		<category><![CDATA[tehdidi]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojik]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=410818</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya, seri üretime alınan ilk insansı robotun videolarını seyrederken bireylerde kimi kaygılar da kendini gösteriyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-ve-robot-teknolojisi-insan-hayatini-kolaylastiriyor-ancak-teknolojik-issizlik-tehdidi-kapida-mi-410818">Yapay Zeka ve Robot Teknolojisi İnsan Hayatını Kolaylaştırıyor Ancak…! Teknolojik İşsizlik Tehdidi Kapıda mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya, seri üretime alınan ilk insansı robotun videolarını seyrederken bireylerde kimi kaygılar da kendini gösteriyor. Yapay zeka ve robot teknolojisinin hızla ilerlediği günümüzde uzmanlar, endişeler ve olumlu etkiler arasında denge kurmanın önemine vurgu yapıyor, bu teknolojilerin doğru ve etik şekilde yönetilmesinin, toplumun faydasına olacak sonuçlar doğurabileceğini söylüyor. Yapay zeka robotlarının, sağlık sektöründen eğitime, tarım ve üretimden hizmet sektörüne kadar birçok alanda insan hayatını kolaylaştırabileceğine dikkat çeken Yazılım Mühendisi Dr. Öğr. Üyesi Murat Oğuz, iş kaybı endişesinin, bu teknolojilerin yaygınlaşması ile arttığına vurgu yaptı. Yapay zeka ve otomasyonun gelişmesinin, insanların sürekli olarak yeni beceriler öğrenme ihtiyacını da beraberinde getireceğini belirten Oğuz, “Teknolojik işsizlik tehdidi, uzun vadeli istihdam perspektifleri konusunda soru işaretleri yaratabilir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Yazılım Mühendisliği Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Murat Oğuz, yapay zeka robotlarının, insanların gelecekle ilgili endişe ve kaygılarına ilişkin etkilerini anlattı.</p>
<p>Bu endişelerin temel nedenlerini iş kaybı, beceri değişimi ve veri gizliliği ile güvenlik bağlamında ele alan Dr. Oğuz, şunları dile getirdi:</p>
<p><strong>Geleneksel becerilerin yerine dijital yetenekler…</strong></p>
<p>“Yapay zeka ve otomasyonun ilerlemesiyle birlikte, rutin ve düşük vasıflı işlerin otomatikleştirilmesi, iş kaybı endişesine yol açabilir. Örneğin, üretim hattındaki robotlar, fabrika işçilerinin yerini alabilir ve bu durum işsizlik oranlarının artmasına sebep olabilir. Yapay zeka çağında, bireylerin hangi becerilere sahip olmaları gerektiği konusunda belirsizlikler ortaya çıkabilir. Geleneksel becerilerin yerine dijital yeteneklerin geçmesi gerekebilir. Bu da insanların eğitimlerini güncellemek için ekstra çaba harcamalarına neden olabilir. Yapay zeka sistemleri ve robotlar, büyük miktarda veriyi işlerken, bu verilerin gizliliği ve güvenliği endişe kaynağı olabilir. Özellikle sağlık sektöründe kişisel sağlık bilgilerinin korunmasını gerektiren durumlar düşünüldüğünde veri güvenliği önemli.”</p>
<p><strong>Yeni istihdam alanlarının oluşmasına da olanak tanıyor</strong></p>
<p>Yapay zekanın ilerlemesi ve robotların daha karmaşık görevleri üstlenmesinin endüstriyel dönüşüm, iş süreçlerinin iyileştirilmesi, yeni istihdam alanları gibi değişikliklere neden olabileceğini belirten Dr. Oğuz, “Yapay zeka ve robotların daha karmaşık görevleri üstlenmesi, üretim ve hizmet sektörlerinde endüstriyel dönüşüme yol açabilir. Otomasyon, verimliliği artırarak ürün ve hizmet kalitesini yükseltebilir. Yapay zeka veri analizi ve tahmin yetenekleri sayesinde iş süreçlerini daha verimli hale getirebilir. Örneğin, lojistik sektöründe rota optimizasyonu yaparak taşıma maliyetlerini düşürebilir. Yapay zeka ve robot teknolojilerinin gelişmesi yeni istihdam alanlarının oluşmasına da olanak tanır. Yapay zeka uzmanları, robot mühendisleri ve veri analistleri gibi pozisyonlar, geleceğin istihdam fırsatlarını şekillendirebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Sağlık sektöründeki cerrahi robotlar</strong></p>
<p>Yapay zeka ve robotların olumlu yönlerine atıfta bulunan Dr. Oğuz, “Yapay zeka robotları, sağlık sektöründen eğitime, tarım ve üretimden hizmet sektörüne kadar birçok alanda insan hayatını kolaylaştırabilir. Örneğin, sağlık sektöründe cerrahi robotlar, hassas ve zorlu ameliyatları daha az invazif bir şekilde gerçekleştirerek hasta iyileşme süreçlerini hızlandırabilir.” dedi.</p>
<p>Ancak yapay zeka ve robotların kontrolsüz bir şekilde gelişmesinin, ahlaki ve güvenlik sorunlarına yol açabileceğini de dile getiren Dr. Oğuz, “Örneğin, otomasyonun hızla yaygınlaştığı bir dünyada, otomasyon sistemlerinin güvenliği sağlamak için yeterli önlemler alınmazsa, siber saldırılar veya sistem hataları ciddi sonuçlara yol açabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yapay zeka, yeni beceriler öğrenme ihtiyacını da getiriyor…</strong></p>
<p>Yapay zeka robotlarının, tekrarlayıcı ve zaman alıcı işleri otomatikleştirerek insanların daha stratejik görevlere odaklanmasına yardımcı olabileceğini de kaydeden Dr. Oğuz, ancak yapay zeka ve otomasyonun gelişmesinin, insanların sürekli olarak yeni beceriler öğrenme ihtiyacını da beraberinde getireceğini anlattı.</p>
<p><strong>Teknolojik işsizlik tehdidi</strong></p>
<p>Dr. Murat Oğuz, iş kaybı endişesinin bu teknolojilerin yaygınlaşması ile arttığına dikkat çekerek, “Düşük vasıflı ve tekrarlayıcı işlerin otomasyonla yer değiştirmesi, işsizlik riskini artırabilir. Teknolojik işsizlik tehdidi, uzun vadeli istihdam perspektifleri konusunda soru işaretleri yaratabilir.” diye ifade etti.</p>
<p>Yapay zeka ve robot teknolojisinin ilerlemesinin, beraberinde olumlu etkileri de getirdiğini kaydeden Dr. Oğuz, şöyle dedi:</p>
<p>“Sağlık sektöründeki gelişmeler sayesinde, hastaların daha hızlı ve doğru bir şekilde teşhis edilmesi ve tedavi edilmesi mümkün hale geliyor. Yapay zeka destekli robotlar, cerrahi müdahalelerin daha hassas ve etkili bir şekilde gerçekleştirilmesine olanak sağlayabilir. Bununla birlikte, tarım sektöründe kullanılan robotlar, verimliliği artırarak gıda üretimini desteklerken, aynı zamanda sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaşmasına da yardımcı olabilir. Tarımsal otomasyon, verimliliği artırarak daha fazla insana sağlıklı gıda sağlamak için önemli bir adım olabilir.”</p>
<p><strong>Bu dönem geleceği şekillendiriyor</strong></p>
<p>Dr. Murat Oğuz, yapay zeka ve robot teknolojisinin hızla ilerlediği bir dünyada, endişeler ve olumlu etkiler arasında denge kurmanın önemine vurgu yaparak sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bu teknolojilerin doğru ve etik şekilde yönetilmesi, toplumun faydasına olacak sonuçlar doğurabilir. İnsanların bu teknolojilere uyum sağlaması ve beceri setlerini yeniden şekillendirmesi gerekebilir.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-ve-robot-teknolojisi-insan-hayatini-kolaylastiriyor-ancak-teknolojik-issizlik-tehdidi-kapida-mi-410818">Yapay Zeka ve Robot Teknolojisi İnsan Hayatını Kolaylaştırıyor Ancak…! Teknolojik İşsizlik Tehdidi Kapıda mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkçimento Çevre ve İklim Değişikliği Müdürü Gencel: Hidrojen İyi Bir Alternatif Yakıt Ancak Yatırım Fonu Yok</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkcimento-cevre-ve-iklim-degisikligi-muduru-gencel-hidrojen-iyi-bir-alternatif-yakit-ancak-yatirim-fonu-yok-404047</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Sep 2023 08:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif]]></category>
		<category><![CDATA[ancak]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[fonu]]></category>
		<category><![CDATA[gencel]]></category>
		<category><![CDATA[hidrojen]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[müdürü]]></category>
		<category><![CDATA[türkçimento]]></category>
		<category><![CDATA[yakıt]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=404047</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜRKÇİMENTO’nun desteği ile İstanbul’da düzenlenen ve dünyadan pek çok firmanın katılımıyla gerçekleşen Uluslararası INTERCEM 2023 etkinliği sona erdi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkcimento-cevre-ve-iklim-degisikligi-muduru-gencel-hidrojen-iyi-bir-alternatif-yakit-ancak-yatirim-fonu-yok-404047">Türkçimento Çevre ve İklim Değişikliği Müdürü Gencel: Hidrojen İyi Bir Alternatif Yakıt Ancak Yatırım Fonu Yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TÜRKÇİMENTO’nun desteği ile İstanbul’da düzenlenen ve dünyadan pek çok firmanın katılımıyla gerçekleşen Uluslararası INTERCEM 2023 etkinliği sona erdi. INTERCEM 2023 etkinliği sonrasında TÜRKÇİMENTO sponsorluğunda düzenlenen gala gecesine katılımcılar ve iş dünyasından çok sayıda isim yoğun ilgi gösterdi.</p>
<p> </p>
<p>Etkinlik kapsamında, Avupa Birliğinin yasalaştırdığı Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasının (SKDM) etkilerine ilişkin düzenlenen panelde konuşan TÜRKÇİMENTO Çevre ve İklim Değişikliği Müdürü <strong>Canan Derinöz Gencel, </strong>gerek ulusal, gerekse uluslararası mevzuat kapsamında çimento sektörünün düşük karbon ile üretim yapmasının önemine değindi. Üretilen çimentonun karbon içeriğini azaltmak için kentsel atıkların alternatif yakıt açısından önemli bir seçenek olduğunu, ancak belediyelerin alternatif yakıt üretimi konusunda yatırım yapmaya sıcak bakmadıklarını söyledi. <strong>Gencel,</strong> ‘’Hidrojenin de alternatif bir yakıt olarak değerlendirilebileceğini, karbon yakalama, kullanım ve depolama gibi seçenekler de dahil olmak üzere, Türkiye’de Ar-GE yatırımına ihtiyaç olduğunu, fakat bu konuda yeterli fonun bulunmadığını’’ kaydetti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Canan Derinöz Gencel,</strong> özetle şu görüşleri dile getirdi:</p>
<p> </p>
<p>“Türkiye iklim değişikliği ile mücadele konusunda uluslararası konvansiyonlara katılması nedeniyle iyi bir örnek teşkil etmektedir. 2009 yılında Türkiye Kyoto Protokolü’nü onayladı. 2021 yılından bu yana Paris Anlaşması&#8217;na taraftır. Ayrıca, Türkiye 2053 yılına kadar net sıfır hedefini açıkladı. Bununla birlikte çimento sektörü olarak düşük karbon yol haritasını hazırladık. Yaklaşık 10-15 yıl önce Türkiye&#8217;deki çimento fabrikalarının çoğu gönüllü olarak emisyonları izliyordu. Mevcut durumda, resmi bir izleme sitemi mevcut. AB ETS karbon fiyatı ise Türkiye için geçerli değildir. Türkiye&#8217;den AB&#8217;ye yapılan toplam çimento ihracatı toplam üretimin %5&#8217;ini oluşturuyor. AB’nin sınırda karbon düzenlemesi uygulamasından muaf olabilmek için Türkiye&#8217;de kalan %95&#8217;lik üretime 100 Euro/ton CO2 civarında bir karbon bedeli uygulamak, rekabetçiliğimiz açısından dezavantaj sağlayacaktır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkcimento-cevre-ve-iklim-degisikligi-muduru-gencel-hidrojen-iyi-bir-alternatif-yakit-ancak-yatirim-fonu-yok-404047">Türkçimento Çevre ve İklim Değişikliği Müdürü Gencel: Hidrojen İyi Bir Alternatif Yakıt Ancak Yatırım Fonu Yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağduyu, huzur ve güvenliğin korunmasında önemli! Seçimler önemli ancak hayatın sonu değil!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sagduyu-huzur-ve-guvenligin-korunmasinda-onemli-secimler-onemli-ancak-hayatin-sonu-degil-374930</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 May 2023 13:00:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ancak]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliğin]]></category>
		<category><![CDATA[hayatın]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[korunmasında]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sağduyu]]></category>
		<category><![CDATA[seçimler]]></category>
		<category><![CDATA[sonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=374930</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzmanlar ‘seçmen psikolojisinin’ uzun zamandır psikolojinin ilgi alanında olduğunu ve bireylerin siyasi tutumlarını şekillendiren psikolojik faktörlerin anlaşılmasına yardımcı olmayı amaçladığını söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sagduyu-huzur-ve-guvenligin-korunmasinda-onemli-secimler-onemli-ancak-hayatin-sonu-degil-374930">Sağduyu, huzur ve güvenliğin korunmasında önemli! Seçimler önemli ancak hayatın sonu değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uzmanlar ‘seçmen psikolojisinin’ uzun zamandır psikolojinin ilgi alanında olduğunu ve bireylerin siyasi tutumlarını şekillendiren psikolojik faktörlerin anlaşılmasına yardımcı olmayı amaçladığını söylüyor. Seçmen davranışlarının rasyonel ve psikolojik faktörlerin bir bileşimi ile oluştuğunu belirten Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov, ‘taraftar, yandaş ve fanatik psikolojisi’ kavramlarına dikkat çekiyor. Seçimlerin hayatın sonu olmadığının da altını çizen Nurmedov, “Seçimler önemlidir ve doğru kararlar almak için ciddi bir düşünce gerektirir. Ancak seçim sonuçlarının sanılanın aksine hayatın diğer alanları üzerindeki etkisi de sınırlıdır.” diyerek ekliyor: “Unutulmamalıdır ki, kararlarında sağduyulu davranan insanlar, toplum tarafından daha saygın ve güvenilir bulunur. Sağduyulu kararlar almak ve uygulamak, huzur ve güvenliğin korunması açısından son derece önemlidir.”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov, seçmen psikolojisini ve psikolojik yönelimlere göre seçmenlerin oy verme davranışları hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Seçmen psikolojisi, kampanyalarının nasıl düzenleneceği konusunda ipuçları sağlar</strong></p>
<p>‘Seçmen psikolojisinin’, seçmen davranışlarını inceleyen psikolojinin bir araştırma dalı olduğunu belirten Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov, “Genel olarak tanımlamak gerekirse seçmen psikolojisi, bireylerin siyasi tercihlerinin altındaki psikolojik nedenlerini ve bu tercihlerin nasıl oluştuğunu araştırır.” ifadelerini kullandı. </p>
<p>Seçmen psikolojisinin uzun zamandır psikolojinin ilgi alanında olduğunu ve bireylerin siyasi tutumlarını şekillendiren psikolojik faktörlerin anlaşılmasına yardımcı olmayı amaçladığını kaydeden Nurmedov,  “Bu faktörler arasında kişilik özellikleri, ideolojik eğilimler, sosyal baskı, kampanya mesajları, lider imajı ve olayların algılanması gibi unsurlar yer alır. Seçmen psikolojisi, seçim kampanyalarının nasıl düzenleneceği konusunda çok önemli ipuçları sağlar. Aynı zamanda seçim sonuçlarını tahmin etmeye de yardımcı olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Seçmen davranışları ‘rasyonel değerlendirme’ ve ‘psikolojik etkenler’ altında incelenir</strong></p>
<p>Seçmen davranışlarının kabaca iki başlık altında incelendiğini aktaran Nurmedov bu başlıkları ‘rasyonel değerlendirmeye bağlı’ ve ‘psikolojik etkenlere bağlı’ olarak açıkladı.</p>
<p>Seçmenlerin tercihlerinin çoğu zaman rasyonel düşünce sürecinden kaynaklandığının varsayıldığını kaydeden Nurmedov, “Rasyonel değerlendirmeye bağlı tercihleri etkileyen faktörler arasında ekonomik durum, parti ideolojisi, adayın kişiliği, kampanya vaatleri ve medya etkisi yer alır.” dedi.</p>
<p><strong>Psikolojik durum oy tercihlerinde rol oynar</strong></p>
<p>Seçmen davranışının, sadece rasyonel düşünce sürecine dayanmadığını hatırlatan Nurmedov, “Seçmenlerin psikolojik durumları, değerleri, tutumları ve duyguları da oy tercihlerinde rol oynar. Bu psikolojik etkenler grup kimliği, duygusal tepkiler, ilk izlenimler, tutumlar ve kişisel deneyimler şeklinde sıralanabilir. Sonuç itibarıyla seçmen davranışı rasyonel ve psikolojik faktörlerin bir bileşimi ile oluşur.” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Taraftarlar kazanmak istedikleri için stresli veya endişeli olabilirler</strong></p>
<p>‘Taraftar, yandaş ve fanatik psikolojisi’ kavramlarına da değinen Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov ‘taraftar psikolojisi’ kavramını şöyle açıkladı:</p>
<p>“Taraftarlık esasında bir sanatçı, spor kulübü, siyasi parti veya ideolojinin destekçisi anlamına gelir. Taraftarlık, taraf olduğu grubun başarısına katkıda bulunmak ve onları desteklemek için sergilenen tutumu ifade eder. Bir taraftarın psikolojisi, takımının başarısına ilişkin yoğun duygusal tepkiler içerir. Taraftarlar, takımlarının kazanmasını istedikleri için stresli veya endişeli olabilirler ve kazandıklarında büyük bir coşku hissederler. Benzer şekilde, takımı kaybettiğinde, hayal kırıklığına uğrayabilirler ve hatta üzüntü veya öfke gibi negatif duygular yaşayabilirler. Bununla birlikte taraftarlıkta genelde yıkıcı bir aşırılık yoktur.”</p>
<p><strong>Yandaşlar kendi içinde eleştirir, karşı çıkar ve sorgular</strong></p>
<p>‘Yandaş’ kavramının ‘taraftar’ kavramı ile benzer anlama sahip olmakla birlikte, daha çok siyasi bağlamda kullanıldığını ifade eden Nurmedov, “Bir yandaş, belirli bir siyasi parti veya liderin politikalarına sıkı sıkıya bağlıdır ve onları savunur. Yani, taraftar kavramı daha geniş bir kavram iken, yandaş kavramı siyasi bağlamda kullanılan daha dar bir tanımdır. Yandaşlık psikolojisi, genellikle, diğer insanların farklı bakış açılarına karşı kapalı bir tutum içerir. Bu durum, bazen yandaşların yanıltıcı bilgilere inanmalarına ve gerçekleri göz ardı etmelerine neden olabilir. Bununla birlikte, yandaşlıkta körü körüne bağlanma, liderlerini veya ait hissettikleri grupları putlaştırma ya da mutlak doğru olarak algılama söz konusu değildir. Yeri geldiğinde kendi içinde eleştirir, karşı çıkar ve sorgularlar.” şeklinde tanımladı. </p>
<p><strong>Fanatikler yıkıcı davranışlar sergileyebilir </strong></p>
<p>Fanatik psikolojisi tanımını da açıklayan Nurmedov, ‘fanatik’ teriminin genellikle tutkulu bir şekilde bir fikir, spor takımı, lider veya herhangi bir konuya bağlılık gösteren kişiler için kullanıldığını söyledi. Bireylerin fanatiği olduğu kişiyi münezzeh bir varlık olarak nitelendirdiklerini belirten Nurmedov, “Fanatik psikolojisi, genellikle, bir kişinin belirli bir inanç veya ideolojiye aşırı derecede bağlı olmasından kaynaklanır ve bu bağlılık, kişinin kimliği veya kendine ait bir özellik olarak görülür. Fanatiği olduğu kişi veya ideolojiyi eleştiremez. Başkaları tarafından eleştirildiğinde ise muhalif görüşleri asla kabul etmezler ve körü körüne savunurlar. Yetersiz kaldığını hissettiklerinde ise aşırıya kaçabilirler. Yıkıcı davranışlar sergileyebilirler.” dedi.</p>
<p><strong>Seçimler önemli ancak hayatın sonu değil</strong></p>
<p>Seçimleri hayatın sonu gibi düşünmenin doğru olmadığını vurgulayan Nurmedov, “Seçimler hayatımızın sadece bir bölümünü oluşturur ve hayatımızın sonu değildir. Seçimler önemlidir ve doğru kararlar almak için ciddi bir düşünce gerektirir. Ancak seçim sonuçlarının sanılanın aksine hayatın diğer alanları üzerindeki etkisi de sınırlıdır. Kaybetmek, yeni fırsatlar yaratmak için bir adım olabilir ve hayatımızın diğer alanlarında başarıya ulaşmamıza yardımcı olabilir. Özetle, seçimler önemlidir ancak hayatın sonu değildir.” şeklinde ifade etti.</p>
<p><strong>Sağduyulu insanlar daha saygın ve güvenilir bulunur</strong></p>
<p>Sağduyunun önemine de değinen Nurmedov, “Sağduyu, insanların olaylara mantıklı, gerçekçi ve dengeli bir şekilde yaklaşmasına yardımcı olan ve insanları diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden biridir. Sağduyu sahibi insanlar, duygularıyla hareket etmek yerine, bilgi ve mantıktan yola çıkarak, doğru kararlar verme eğilimindedirler.” dedi.</p>
<p>Sağduyunun bize özellikle seçim süreci gibi stresli veya zor durumlarda, mantıklı ve soğukkanlı bir şekilde karar vermeyi sağlayacağına dikkat çeken Nurmedov sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Unutulmamalıdır ki, kararlarında sağduyulu davranan insanlar, toplum tarafından daha saygın ve güvenilir bulunur. Toplumda, sağduyulu kararlar almak ve uygulamak, huzur ve güvenliğin korunması açısından son derece önemlidir. Bu nedenle, sağduyu kavramı, toplumsal yaşamın sürdürülmesinde ve geliştirilmesinde kritik bir rol oynar.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sagduyu-huzur-ve-guvenligin-korunmasinda-onemli-secimler-onemli-ancak-hayatin-sonu-degil-374930">Sağduyu, huzur ve güvenliğin korunmasında önemli! Seçimler önemli ancak hayatın sonu değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
