<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Analiz | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/analiz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/analiz</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Jul 2026 08:12:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>Analiz | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/analiz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ING Mobil ile Yatırımda Keşif, Analiz ve İşlem Kolaylığı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ing-mobil-ile-yatirimda-kesif-analiz-ve-islem-kolayligi-646700</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2026 08:12:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[fon]]></category>
		<category><![CDATA[ing]]></category>
		<category><![CDATA[işlem]]></category>
		<category><![CDATA[karar]]></category>
		<category><![CDATA[keşif]]></category>
		<category><![CDATA[kolay]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylığı]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcılar]]></category>
		<category><![CDATA[mobil]]></category>
		<category><![CDATA[platform]]></category>
		<category><![CDATA[şlem]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=646700</guid>

					<description><![CDATA[<p>En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, yatırım deneyimini daha kolay ve zahmetsiz hale getirmek amacıyla dönüşüm yolculuğunu sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ing-mobil-ile-yatirimda-kesif-analiz-ve-islem-kolayligi-646700">ING Mobil ile Yatırımda Keşif, Analiz ve İşlem Kolaylığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, yatırım deneyimini daha kolay ve zahmetsiz hale getirmek amacıyla dönüşüm yolculuğunu sürdürüyor. Yatırımcıların beklentilerinin değiştiği, bilgiye erişimin ve veriye dayalı analizlerin yatırım kararlarında giderek daha önemli hale geldiği günümüzde ING Türkiye, ING Mobil’i bir bankacılık uygulaması olmanın ötesine taşıyarak yatırımcıların finansal kararlarını destekleyen güçlü bir yatırım platformu olarak konumluyor. Bu dönüşümle birlikte ING Mobil, kullanıcıların farklı yatırım araçlarını tek noktadan takip edebildiği, analiz edebildiği ve karşılaştırabildiği bütüncül bir deneyim sunarken, yatırım süreçlerini daha anlaşılır ve yönetilebilir hale getiriyor.</p>
<p><strong>Yatırım dünyasını daha erişilebilir hale getiren platform yaklaşımı</strong></p>
<p>Dijitalleşmenin etkisiyle yatırımcılar artık yalnızca işlem yapabilecekleri değil, aynı zamanda karar alma süreçlerini destekleyecek platformlar bekliyor. ING Türkiye de yatırım alanındaki dönüşümünü bu ihtiyaç doğrultusunda şekillendiriyor. ING Mobil üzerinden kullanıcılar yatırım fonlarının performanslarını farklı dönemlerde inceleyebilirken, fon getirilerini dolar, euro ve altın gibi alternatif yatırım araçlarıyla karşılaştırabiliyor. Risk seviyeleri ve varlık dağılımlarına ilişkin detaylı görünüm sayesinde yatırımcılar kararlarını daha bilinçli şekilde verebiliyor.</p>
<p><strong>Keşiften yönetime uzanan yatırım yolculuğu</strong></p>
<p>ING Mobil’e eklenen tematik fonlar ve fon listeleri, kullanıcıların yatırım seçeneklerini keşfetmesini kolaylaştırıyor. Varlık sınıfları, yatırım stratejileri ve sektörel temalara göre oluşturulan bu yapı sayesinde yatırımcılar kendi beklenti ve risk profillerine uygun ürünlere daha kolay ulaşabiliyor. Fon performanslarının grafiklerle karşılaştırılabilmesi, takip listeleri oluşturulabilmesi ve portföylerin tek ekrandan izlenebilmesi ise yatırımcıların yatırım yolculuğunu daha etkin şekilde yönetmesine katkı sağlıyor.</p>
<p><strong>Piyasaları takip etmeyi kolaylaştıran çözümler</strong></p>
<p>ING Mobil’deki “Gündem ve Öne Çıkanlar” alanı sayesinde kullanıcılar, piyasalardaki gelişmeleri ve yatırım ürünlerine dair güncel bilgileri kolayca takip edebiliyor. Gümüş ve platin işlemleri de dahil olmak üzere geniş yatırım ürün yelpazesine tek platform üzerinden erişim sağlanırken, döviz ve kıymetli maden işlemlerine sunulan alarm kurma ve emir bırakma özellikleri, kullanıcıların piyasaları sürekli izlemek zorunda kalmadan fırsatları değerlendirmesine imkân tanıyor.</p>
<p><strong>Genç yatırımcıların finansal geleceğine katkı</strong></p>
<p>Türkiye’nin önde gelen portföy yönetim şirketleri ile iş birliği yapan ING, her yatırım tarzına uygun geniş bir fon yelpazesi sunuyor. ING Türkiye’nin yatırım alanındaki dönüşümünde genç yatırımcılar da önemli bir yer tutuyor. Türkiye’de Z kuşağına özel tasarlanan ilk yatırım fonu olan GNZ ile gençlerin yatırım dünyasıyla erken yaşta tanışması, tasarruf ve yatırım alışkanlığı kazanması destekleniyor.</p>
<p><strong>Sezin Erken: Hedefimiz yatırımcıların karar yolculuğuna eşlik eden bir platform olmak.</strong></p>
<p><strong>ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Sezin Erken,</strong> konuyla ilgili şunları söyledi: “Yatırımcıların beklentileri hızla değişiyor. Kullanıcılar artık yalnızca işlem yapabilecekleri bir uygulama değil, yatırım kararlarını destekleyen, bilgiye erişimi kolaylaştıran ve yatırım süreçlerini daha anlaşılır hale getiren dijital deneyimler bekliyor. ING Türkiye olarak yatırım alanındaki dönüşümümüzü bu anlayışla şekillendiriyoruz ve 40’tan fazla ülkede faaliyet gösteren ING Grubu’nun global ağı ve deneyiminden aldığımız güçle yatırım platformumuzu sürekli daha ileriye taşıyoruz. ING Mobil’i yalnızca bir işlem kanalı olmaktan çıkararak yatırımcıların karar yolculuğuna eşlik eden güçlü bir yatırım platformuna dönüştürüyoruz. Bu dönüşümün bir yansıması olarak bireysel bankacılık yatırım fonu büyüklüğümüzde son bir yılda yüzde 67’lik bir artış kaydettik. Bankacılığın geleceğinde dijital kanallar müşterilerin finansal kararlarını şekillendiren platformlar olacak, biz de bu anlayışla dönüşüm yolculuğumuzu sürdüreceğiz.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ing-mobil-ile-yatirimda-kesif-analiz-ve-islem-kolayligi-646700">ING Mobil ile Yatırımda Keşif, Analiz ve İşlem Kolaylığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;in iklim geleceği masaya yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirin-iklim-gelecegi-masaya-yatirildi-2-642696</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 21:37:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Seviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[karaman]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[riskleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=642696</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Planlama Ajansı’nın paydaşları arasında yer aldığı Avrupa Birliği destekli “İklime Hazır İzmir: Direnç Stratejisinin Geliştirilmesi (CRIZ-ERS)” projesinin kapanış konferansında, kentin iklim geleceğine ilişkin kapsamlı analizlerin sonuçları paylaşıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-iklim-gelecegi-masaya-yatirildi-2-642696">İzmir&#8217;in iklim geleceği masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Planlama Ajansı’nın paydaşları arasında yer aldığı Avrupa Birliği destekli “İklime Hazır İzmir: Direnç Stratejisinin Geliştirilmesi (CRIZ-ERS)” projesinin kapanış konferansında, kentin iklim geleceğine ilişkin kapsamlı analizlerin sonuçları paylaşıldı. Çalışmalarda sıcaklıkların 4 ila 5 derece artabileceği, aşırı yağışların yüzde 40’a kadar yükselebileceği, sıcak hava dalgalarının 90 güne kadar uzayabileceği ve deniz seviyesinin en kötü senaryoda 1,7 metreye kadar yükselebileceği ortaya konuldu.</p>
<p>İzQ İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen CRIZ-ERS Projesi Kapanış Konferansı’nda iklim değişikliği, afet riskleri, kent dayanıklılığı ve iklim yönetişimi konuları ele alındı. Yaklaşık iki yıldır yürütülen proje kapsamında İzmir’in iklim riskleri il ve ilçe ölçeğinde analiz edilirken, risklere karşı geliştirilecek uyum ve direnç stratejileri de değerlendirildi.</p>
<p><strong>Velibeyoğlu: Çözümün merkezinde topluluk var</strong><br />Konferansın açılışında konuşan İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, iklim krizinin yalnızca teknik yatırımlarla çözülemeyeceğini, toplumsal davranış değişikliğinin ve ortak hareket kültürünün en az altyapı yatırımları kadar önemli olduğunu söyledi. İklim değişikliğinin çok boyutlu bir kriz haline geldiğini belirten Velibeyoğlu, “Uluslararası hedefler önemli ancak yerel çözümler ve yerel iş birlikleri de belirleyici. Sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler ve özel sektör arasında daha güçlü iş birliği mekanizmalarına ihtiyaç bulunuyor. Küçük ölçekli başarılı projeler çoğu zaman büyüyemiyor ve kalıcı politikalara dönüşemiyor. İzmir’de yürütülen Yurttaş Meclisleri çalışmaları ilk olarak sınırlı ölçekte başladı. Bugün 30 ilçeye yayıldı. Su, gıda, enerji, kültür ve sağlık gibi başlıklar doğrudan yurttaşlarla birlikte ele alınıyor. Yürütülen çalışmalarda ortaya çıkan en önemli kavram ise ‘topluluk’. İklim krizine karşı dayanıklılık ancak güçlü topluluklar ve ortak hareket etme kültürüyle mümkün olacak” dedi. </p>
<p><strong>İzmir Avrupa’nın öncü iklim kentleri arasında</strong><br />İzmir Planlama Ajansı İklim Yönetişimi Uzmanı Berkay Yılmaz ise Avrupa Birliği İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu kapsamında yürütülen çalışmaları anlatarak, “Avrupa Birliği 2030 yılına kadar 112 öncü kent oluşturmayı hedefliyor. İzmir ise 370 kent arasından seçilen şehirlerden biri. Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkeler için ayrılan 12 şehirlik kontenjan içerisinde yer alan İzmir, İstanbul ile birlikte Türkiye’yi temsil ediyor. İzmir tarım, turizm, sanayi ve liman kenti özelliklerini aynı anda taşımasının yanı sıra yüksek yenilenebilir enerji potansiyeli sayesinde öne çıkıyor” diye konuştu.<br />Avrupa Birliği’nin misyon yaklaşımını yerelleştirmek amacıyla çalışmalar yürüttüklerini de anlatan Yılmaz, hazırlanan kentsel politika notları kapsamında İzmir’in karşı karşıya olduğu 10 temel zorluğun tanımlandığını söyledi. Bu başlıkların “İzmir’in 10 Misyonu” olarak belirlendiğini ifade eden Yılmaz, İzmir Misyon Laboratuvarı (M-Lab) bünyesinde yürütülen tüm çalışmaların bu öncelikler doğrultusunda şekillendirildiğini belirtti.<br />Yılmaz, İzmir Misyon Eylem ve Uygulama Platformu’nun (EMRAP) kentteki iklim dönüşümünün koordinasyon merkezi olarak görev yapacağını söyleyerek, “Platforma dahil olan kurumlar kendi faaliyet alanlarında iklim hedefleriyle uyumlu yol haritaları hazırlayacak. Bu çalışmalar kurumların stratejik planlarına da entegre edilecek. Avrupa Birliği’nin yeni yaklaşımında yalnızca belediyelere görev verilmiyor. Tüm kent ekosistemi sürece dahil ediliyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Üç aşamada yürütüldü</strong><br />Projenin çıktılarını paylaşan Dr. Çağrı Tükel ise “İklime Hazır İzmir: Direnç Stratejisinin Geliştirilmesi” projesinin üç aşamada tamamlandığını anlattı. İlk aşamada İzmir genelindeki iklim tehlikeleri ve risklerin değerlendirildiğini belirten Tükel, ikinci aşamada çalışmaların Konak ilçesi ölçeğine indirildiğini, üçüncü aşamada ise belirlenen risklere karşı geliştirilebilecek uyum ve adaptasyon eylemlerinin ele alındığını söyledi. İzmir genelinde sıcak hava dalgaları, tarımsal kuraklık, taşkınlar, deniz seviyesindeki yükselme ve orman yangınlarının incelendiğini belirten Tükel, Konak ilçesinde ise sıcak hava dalgaları, taşkınlar ve deniz seviyesindeki yükselmenin öncelikli risk alanları olarak değerlendirildiğini kaydetti.<br />Çalışmalarda geçmiş yıllara göre çok daha kapsamlı veri setleri kullanıldığını ifade eden Tükel, İzmir genelinde ve Konak ilçesinde detaylı mekânsal risk analizleri gerçekleştirildiğini söyledi. Tükel, elde edilen verilerin gelecekte yapılacak yatırımların ve uyum çalışmalarının önceliklendirilmesine katkı sağlayacağını kaydetti.</p>
<p><strong>Sıcaklıklar 5 derece kadar artabilir</strong><br />İklim tehlikeleri ve ilişkili risklere ilişkin sunum yapan Dr. Çağrı Hasan Karaman ise küresel iklim modelleri kullanılarak İzmir’in gelecekte karşılaşabileceği iklim risklerinin analiz edildiğini söyledi. Karaman, iyimser senaryolarda sıcaklıkların 2 ila 3 derece, kötümser senaryolarda ise 4 ila 5 derece artabileceğini belirterek küresel iklim krizinin etkilerinin artık günlük yaşamda hissedildiğini ifade etti. <br />Toplam yağış miktarının azalacağını ancak yağışların daha kısa sürede ve daha şiddetli gerçekleşeceğini belirten Karaman, İzmir’in gelecekte daha kurak bir iklime sahip olacağını ancak aşırı yağışların daha sık görüleceğini söyledi. İklim değişikliğinin en önemli etkilerinden birinin de sıcak hava dalgaları olduğunu belirten Karaman, gündüz ve gece sıcaklıklarının birlikte değerlendirildiği analizlerde dikkat çekici sonuçlar elde edildiğini söyledi. İklim modellerine göre gelecekte sıcak hava dalgalarının süresinin 20 ila 60 gün arasında değişebileceğini belirten Karaman, bazı senaryolarda bu sürenin yaklaşık 90 güne kadar çıkabileceğini ifade etti. Uzun süreli sıcak hava dalgalarının özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan bireyler üzerinde ciddi sağlık riskleri yaratabileceğini de vurguladı. </p>
<p><strong>Deniz seviyesi 1,7 metreye kadar yükselebilir</strong><br />Proje kapsamında deniz seviyesi yükselmesi ve kıyı taşkınlarına ilişkin analizlerin de gerçekleştirildiğini belirten Karaman, İzmir Körfezi’ndeki mareograf istasyonlarından elde edilen yaklaşık 25 yıllık verilerin kullanıldığını söyledi. Yapılan analizlere göre geçmiş veriler dikkate alındığında 100 yıllık tekrarlama periyoduna sahip aşırı bir olayda deniz kabarmasının yaklaşık 70 santimetreye ulaşabileceğini ifade eden Karaman, iklim değişikliğinin etkisiyle buna deniz seviyesi yükselmesinin de ekleneceğini belirtti. İyimser senaryolarda deniz seviyesinin yaklaşık 60 santimetre, kötümser senaryolarda ise yaklaşık 80 santimetre yükselebileceğini kaydeden Karaman, deniz kabarması ve deniz seviyesi yükselmesinin birlikte değerlendirildiği en kötü senaryoda yüzyılın sonuna doğru su seviyesinin yaklaşık 1,7 metreye ulaşabileceğini söyledi.</p>
<p><strong>İklim risklerine karşı uyum politikaları tartışıldı</strong><br />Konferansın ikinci bölümünde ise iklim değişikliğinin farklı boyutları uzmanlar tarafından ele alındı. Doç. Dr. Meltem Şenol Balaban afet risk yönetimi perspektifinden iklim risklerinin analiz edilmesi ve uyum eylemlerini değerlendirirken, Doç. Dr. Selda Tuncer iklim krizinin sosyoekonomik etkilerine dikkat çekti. Dr. Banu Gökmen kültürel miras alanlarının iklim değişikliğinden nasıl etkileneceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Prof. Dr. Osman Balaban ise İklim Kanunu sonrasında Türkiye’de yerel iklim eylemlerinin öneminin daha da artacağını vurguladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-iklim-gelecegi-masaya-yatirildi-2-642696">İzmir&#8217;in iklim geleceği masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Manisa&#8217;nın İklim Riskleri Masaya Yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/manisanin-iklim-riskleri-masaya-yatirildi-642630</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 21:35:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştay]]></category>
		<category><![CDATA[eylem]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[klim]]></category>
		<category><![CDATA[manisa]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskleri]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<category><![CDATA[uyum]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=642630</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, şehrin iklim krizine karşı direncini artırmak adına dev bir adımı daha hayata geçirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/manisanin-iklim-riskleri-masaya-yatirildi-642630">Manisa&#8217;nın İklim Riskleri Masaya Yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, şehrin iklim krizine karşı direncini artırmak adına dev bir adımı daha hayata geçirdi. ‘Bugünü analiz et, yarına dirençli ol’ sloganıyla düzenlenen ‘Manisa Ölçeğinde İklim Risk ve Kırılganlık Değerlendirme Çalıştayı’nda, 4 başlıkta gerçekleştirilen değerlendirmelerle Manisa’nın iklim değişikliğine karşı kırılganlıkları ortaya konuldu.</p>
<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Yönetimi Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen ‘İklim Değişikliği Etkilerine Hazırlıklı Manisa İçin Dirençlilik Stratejilerinin Geliştirilmesi Projesi’ kapsamında düzenlenen çalıştaya; Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ata Temiz, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Dr. Çağlar Hocalar, şube müdürleri, akademisyenler, Manisa Büyükşehir Belediyesi teknik personelleri, yerel yönetimler, MASKİ, kamu kurumları, meslek odaları, Organize Sanayi Bölge Müdürlükleri, özel sektör ve STK’larla toplam 96 personel katıldı. Avrupa Birliği standartlarında kabul gören Climaax risk değerlendirme çerçevesinin temel alındığı çalıştayda, Manisa’nın iklim değişikliğine karşı uyum kapasitesini güçlendirecek stratejiler ve eylem planları çok boyutlu olarak ele alındı.</p>
<p><b>“Veriye Dayalı Bir Yol Haritası Sunuyor”</b></p>
<p>Çalıştayla ilgili katılımcılara ön bilgilendirme yapan İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Yönetimi Şube Müdürü Hilal Kutluyer, “Bu projeyi sıradan bir yerel çalışma olmanın ötesine taşıyan çok önemli bir dayanağımız var. Avrupa Birliği standartlarında kabul gören Climaax risk değerlendirme çerçevesi. Climaax, iklim krizini sadece tahmin etmeye değil, ona karşı bütünsel bir kalkan oluşturmaya yarayan bilimsel ve sistematik bir modeldir. Kurumlarımıza ezbere çözümler yerine, veriye dayalı adım adım işleyen bir yol haritası sunar. Bu çerçeve sayesinde öncelikle Manisa’mızın kapısını çalabilecek iklim tehlikelerini net bir şekilde tanımlıyor, bu tehlikelerin tarımdan sanayiye, altyapıdan sosyal yaşama kadar yaratacağı riskleri analiz ediyor ve önceliklendiriyor, en önemlisi de elde ettiğimiz sonuçları sürekli izleyerek geliştiren dinamik bir yapı kuruyoruz” dedi.</p>
<p><b>“Bilimsel ve Analitik Temel Oluşturmaktadır”</b></p>
<p>İklim değişikliğinin artık geleceğe ilişkin bir öngörü olmaktan çıktığını dile getiren İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Dr. Çağlar Hocalar ise, “Bu nedenle Manisa’nın iklim değişikliğinden kaynaklanan öncelikli tehlikelerini belirlemek, bu tehlikelerin kentimiz üzerindeki mevcut ve olası etkilerini bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmek ve elde edilen bulgular doğrultusunda uyum kapasitemizi güçlendirecek stratejiler geliştirmek büyük önem taşımaktadır. Yürüttüğümüz bu çalışma yalnızca teknik bir analiz veya raporlama süreci değil, aynı zamanda Manisa’nın geleceğini güvence altına alma, kentimizin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını artırma ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir şehir bırakma hedefimizin önemli bir parçasıdır. Bu kapsamda gerçekleştirilen analizler ve ortaya konulan bulgular, önümüzdeki dönemde hayata geçecek uyum politikaları, yatırım kararları ve stratejik planlama süreçleri için güçlü bir bilimsel ve analitik temel oluşturmaktadır” diye konuştu.</p>
<p><b>“4 Temel Tehlike Önceliklendirildi”</b></p>
<p>Yürütülen kapsamlı bilimsel analizler sonucunda Manisa için en yüksek risk oluşturan 4 temel tehlike olduğunu söyleyen Daire Başkanı Çağlar Hocalar, “Bunlar; kuraklık, orman yangınları, kentsel ısı adası etkisi ve taşkın olarak önceliklendirildi. Bugün ise bu çalışmaların ortaya koyduğu sonuçları birlikte değerlendirecek, Manisa’nın iklim değişikliğine karşı dirençliliğini artırmaya yönelik olarak geliştirilen uyum eylemlerini sizlerin görüş ve katkıları doğrultusunda ele alacağız. Manisa için ortak akıl, bilimsel bilgi ve kurumsal iş birliği temelinde yürüttüğümüz bu çalışmanın, kentimizin iklim değişikliğine karşı daha dirençli bir yapıya kavuşması yolunda önemli bir dönüm noktası olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“Referans Verecek Eylemleri Hep Birlikte Tartışacağız”</b></p>
<p>Çalıştayın moderatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Fatih Terzi, “‘İklimsel Tehlike ve Risk Analizleri’ başlıklı sunum gerçekleştirdi. İlk toplantıyı 7 Kasım 2025&#8217;te çevrimiçi olarak gerçekleştirdiklerini hatırlatan Terzi, &#8220;İkinci yüz yüze toplantımızda ısı adası, orman yangınları ve kuraklık olarak belirlenen 3 tehlikeye, proje ekibi olarak taşkını da ekleyip sayıyı 4’e çıkardık. Bugün burada, projenin kapanışına doğrudan referans verecek eylemleri tematik odak gruplarında hep birlikte tartışacağız&#8221; dedi.</p>
<p><b>“Uyum Eylemleri 4 Temel Eksende Hazırlandı”</b></p>
<p>Araştırma Görevlisi Dr. Gamze Kazancı ise ilk oturumda Climaax aracılığıyla yapılan analizlerin paylaşıldığını belirterek, uyum eylemlerinin 4 temel eksende hazırlandığını söyledi. Kazancı, “Bunlardan ilki olarak Manisa’nın mevcut durumu ve genel yapısını değerlendirdik. Uluslararası uyum literatür taraması yaparak uyum eylemlerini genişletmiş olduk” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>4 Başlıkta Çalışma Masaları Oluşturuldu</b></p>
<p>Konuşmaların ve sunumların ardından çalıştay kapsamında; Kuraklık, Orman Yangınları, Sel ve Taşkın ile Kentsel Isı Adası olmak üzere 4 ayrı başlıkta toplam 8 çalışma masaları oluşturuldu.. Katılımcılar kendi alanlarında uzmanlık ve önerilerini paylaşırken, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ata Temiz de çalışma masalarını tek tek ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı ve katkı sağlayan tüm paydaşlara teşekkür etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/manisanin-iklim-riskleri-masaya-yatirildi-642630">Manisa&#8217;nın İklim Riskleri Masaya Yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara İş Seyahati Büyümesinde Dünya İkincisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ankara-is-seyahati-buyumesinde-dunya-ikincisi-639999</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 08:07:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[büyümesinde]]></category>
		<category><![CDATA[destinasyon]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[harcama]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kincisi]]></category>
		<category><![CDATA[konaklama]]></category>
		<category><![CDATA[perakende]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[seyahati]]></category>
		<category><![CDATA[tren]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=639999</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mastercard, dünya genelinde seyahat alışkanlıklarını ve harcama trendlerini inceleyen “2026 Seyahat Trendleri” raporunu yayımladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ankara-is-seyahati-buyumesinde-dunya-ikincisi-639999">Ankara İş Seyahati Büyümesinde Dünya İkincisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mastercard, dünya genelinde seyahat alışkanlıklarını ve harcama trendlerini inceleyen “2026 Seyahat Trendleri” raporunu yayımladı. Mastercard Economics Institute (MEI) tarafından hazırlanan rapor, Türkiye’nin global turizm haritasındaki stratejik önemini, sunduğu rekabetçi avantajı ve değişen seyahat motivasyonlarını çarpıcı verilerle ortaya koydu. Küresel ve ekonomik gelişmelerin etkili olduğu bir dönemde, tüketicilerin değişen koşullara seyahat tercihleriyle nasıl uyum sağladığını analiz eden rapor, teknolojinin ve bireysel önceliklerin seyahat kararlarını nasıl dönüştürdüğüne ışık tutuyor.</p>
<p><strong>Adaptasyon 2026</strong>’<strong>nın anahtarı olacak</strong></p>
<p>Mastercard Economics Institute’un 2026 değerlendirmelerinde seyahat ekonomisinin en belirgin özelliği olarak “çeviklik” ve “adaptasyon” kavramları öne çıkıyor. Küresel gelişmeler ve enerji maliyetlerindeki dalgalanmalara rağmen tüketicilerin, dijital araçlar yardımıyla bütçelerini optimize ettiği ve deneyim odaklı seyahat motivasyonunu koruduğu raporda net bir şekilde görülüyor. Tüketiciler değişen koşullara karşı pasif kalmak yerine, rotalarını ve bütçelerini esnek bir şekilde yöneterek seyahat ekosistemini canlı tutmaya devam ediyor.</p>
<p>Mastercard Economics Institute’un hazırladığı rapor, Mastercard’ın anonimleştirilmiş ve toplulaştırılmış işlem verileri ile OAG uçuş kapasitesi verileri, kamuya açık turizm verileri, Eurostat ve merkez bankası verilerinin analizine dayanıyor. Raporda yer alan analizler; uçuş kapasitesi, iş seyahati ivmesi, AI abonelerinin seyahat harcamaları ve turistlerin destinasyon bazlı harcama tercihleri gibi farklı veri setlerinden yararlanıyor.</p>
<p><strong>Yeni trend: Yapay zekâ (AI) destekli seyahatseverler</strong></p>
<p>Yapay zekâ araçlarını kullanan sehayahatseverlerin harcama alışkanlıklarını da inceleyen rapor, seyahat planlamasında AI etkisinin giderek görünür hale geldiğini ortaya koyuyor. ABD’li kart sahipleri üzerinden yapılan bu analiz, yapay zekâ servislerine abone olan kullanıcıların konaklamaya ayırdığı harcama payının, benzer harcama profiline sahip yapay zekâ abonesi olmayanlara kıyasla neredeyse iki kat yüksek olduğunu gösteriyor. </p>
<p>Rapora göre yapay zekâ araçları, seyahatseverleri klasik rotaların dışına çıkararak “gizli cevherler” ve alternatif destinasyonlara yönlendirebiliyor. Leipzig ve Utrecht gibi şehirler, bu alternatif rotaların öne çıkan örnekleri arasında yer alıyor. Türkiye&#8217;den ise Çeşme ve Bodrum; St. Tropez ve Cannes gibi kıyı şehirlerine benzer bir deneyimi daha erişilebilir bir konumda sunan sahil destinasyonları arasında değerlendirildi. Konya ise mimarisi, tarihi dokusu, müzeleri ve gastronomi sahnesi öne çıkarılarak, çeşitli bir kültür rotası arayan AI kullanıcılarına hitap eden tarihi şehirler kategorisinde yer aldı.</p>
<p><strong>Deneyim ve sürdürülebilirliğin yükselişi</strong></p>
<p>Kişisel motivasyonların harcamalara yansıdığı 2026 yılında, yolculuğun kendisi başlı başına bir deneyime dönüşüyor. Tren yolculukları, özellikle yurt içi uçuşlara kıyasla karbon ayak izini yaklaşık yüzde 86 azaltma potansiyeliyle sürdürülebilir seyahatin önemli seçeneklerinden biri haline gelirken, lüks tren yolculuklarına yönelik talep de hızla artıyor. Turistlerin milliyetine göre harcama öncelikleri ise farklılaşıyor. Örneğin Japonya’ya giden İngilizler bütçelerinin yüzde 10’undan fazlasını kara ulaşımına ayırırken, Singapurlu turistler harcamalarının yüzde 38’ini perakende alışverişe yönlendiriyor.</p>
<p><strong>Yaz seyahatlerinde havayolu kapasitesi Avrupa&#8217;ya kayıyor: Paris revaçta</strong></p>
<p>Mastercard Economics Institute, OAG verilerini kullanarak Haziran-Eylül dönemi için planlanan uluslararası koltuk kapasitesinin son bir yılda nasıl değiştiğini analiz etti. Sonuçlara göre Paris, bir önceki yılın yaz takvimine kıyasla en güçlü büyümeyi kaydederek sıralamanın başına yerleşti. Amsterdam, Brüksel, Barselona ve Madrid listeyi tamamlayan diğer Avrupa destinasyonları oldu. Abu Dabi&#8217;nin üst sıralarda yer alması ise bölgedeki çatışma ortamına karşın, savaş öncesinde planlanan havayolu genişleme programlarının uygulanmaya devam ettiğine işaret ediyor. Latin Amerika&#8217;da Panama City, Bogotá ve Buenos Aires gibi yakın şehirlere doğru kayan kapasite, küresel ölçekte bölgesel rotaların ağırlık kazandığı bir döneme girildiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Ankara, iş seyahati ivmesinde dünya ikincisi</strong></p>
<p>Seyahat trendleri sadece bireysel tatillerle sınırlı kalmıyor; şirketlerin seyahat harcamaları ve uçuş verileri üzerinden oluşturulan “İş ve Eğlence Momentum Endeksi” de sektöre yön veriyor. Bu endekse göre Ankara, MEI’nin İş ve Eğlence Momentum Endeksi’nde Abu Dabi’nin ardından ikinci sırada yer aldı. Ankara’yı Hindistan’ın teknoloji merkezleri Haydarabad ve Bangalore izledi. Bu veriler başkentin yalnızca idari bir merkez olarak değil, iş seyahati trafiğinde ivme kazanan bir destinasyon olarak da öne çıktığına işaret ediyor.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;ye gelen turistlerin harcama profili menşe pazara göre değişiyor: Suudi Arabistanlı turisler alışveriş, İngilizler lezzet peşinde</strong></p>
<p>Mastercard verileri, 2025 yılında Türkiye&#8217;yi ziyaret eden turistlerin kart harcamalarında menşe ülkeye göre belirgin farklılıklar olduğunu gösteriyor. </p>
<ul>
<li>ABD&#8217;li ziyaretçilerde perakende ağırlıklı bir tablo görülüyor; harcamaların yüzde 41,7&#8217;si alışverişe ayrıldı, yüzde 20,2&#8217;si restoranlara, yüzde 18,2&#8217;si konaklamaya tahsis edildi. </li>
<li>Almanya&#8217;dan gelen turistler de bütçelerinin yüzde 33,7&#8217;sini perakende alışverişe ayırırken yüzde 7,6 ile kara ulaşımına en fazla pay ayıran pazar oldu. </li>
<li>Hollanda&#8217;dan gelen turistlerin perakende (yüzde 28,6) ve restoran (yüzde 25,8) harcamaları birbirine yakın seyrederken konaklama yüzde 15,4 düzeyinde kaldı.</li>
<li>İngiltere&#8217;den gelen turistler farklı bir profil çiziyor. Bu pazarda en yüksek pay yüzde 29,3 ile restoranlara ait, perakende yüzde 22&#8217;de, konaklama ise yüzde 20,4&#8217;te kalıyor. </li>
<li>Suudi Arabistan&#8217;dan gelen turistler bütçelerinin yüzde 49,1&#8217;ini perakende alışverişe yönlendirdi. Bu pazarın restoran harcamaları yüzde 19, konaklama harcamaları ise yüzde 18,2 düzeyinde gerçekleşti. </li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ankara-is-seyahati-buyumesinde-dunya-ikincisi-639999">Ankara İş Seyahati Büyümesinde Dünya İkincisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky Araştırması: Sızdırılan Parolaların Yarısından Fazlası Rakamla Bitiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-arastirmasi-sizdirilan-parolalarin-yarisindan-fazlasi-rakamla-bitiyor-633237</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:27:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[fazlası]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[karakter]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[Kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[parola]]></category>
		<category><![CDATA[parolaların]]></category>
		<category><![CDATA[Rakam]]></category>
		<category><![CDATA[rakamla]]></category>
		<category><![CDATA[sembol]]></category>
		<category><![CDATA[sızdırılan]]></category>
		<category><![CDATA[Uzunluğu]]></category>
		<category><![CDATA[yarısından]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=633237</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Şifre Günü kapsamında Kaspersky uzmanları, 2023-2026 yılları arasında ortaya çıkan büyük veri sızıntılarında yer alan 231 milyon benzersiz parolayı analiz ederek dikkat çekici sonuçlara ulaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-arastirmasi-sizdirilan-parolalarin-yarisindan-fazlasi-rakamla-bitiyor-633237">Kaspersky Araştırması: Sızdırılan Parolaların Yarısından Fazlası Rakamla Bitiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya Şifre Günü kapsamında Kaspersky uzmanları, 2023-2026 yılları arasında ortaya çıkan büyük veri sızıntılarında yer alan 231 milyon benzersiz parolayı analiz ederek dikkat çekici sonuçlara ulaştı. Araştırmaya göre günümüzde kullanılan parolaların yüzde 68’i bir gün içinde kırılabiliyor. Bunun yanı sıra, ele geçirilen parolaların büyük bölümünün bir rakamla başladığı ya da sona erdiği görüldü. Bu yaygın kullanım alışkanlığı, parolaları kaba kuvvet (brute force) saldırılarına karşı daha savunmasız hale getiriyor. Öte yandan kullanıcıların, popüler kültür ve olumlu çağrışım yapan kelimeleri tercih ettiği de dikkat çekiyor. Örneğin son birkaç yılda analiz edilen parolalarda “Skibidi” kelimesinin kullanım oranı 36 kat artış gösterdi. Bu yükseliş, internet trendinin popülerleşmesiyle paralel ilerledi.</strong></p>
<p>Son yıllarda güvenli parola oluşturma kuralları giderek daha fazla gündeme geliyor. Birçok dijital servis artık kullanıcılarından en az 10 karakter uzunluğunda, büyük harf, rakam ve özel karakter içeren parolalar talep ediyor. Ancak geçmiş yıllardaki sızdırılmış parola verilerinin karşılaştırmalı analizi, yalnızca bu temel kurallara uymanın brute force veya yapay zekâ destekli saldırılara karşı yeterli koruma sağlamadığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Kaspersky uzmanları, kullanıcıların daha güçlü ve güvenli parolalar oluşturabilmesi için dikkat edilmesi gereken noktaları ve en sık yapılan hataları paylaşıyor.</p>
<p><strong>Rakam ve sembol kullanımında daha yaratıcı olun</strong></p>
<p>Yalnızca tek bir özel karakter içeren sızdırılmış parolalar incelendiğinde, en sık kullanılan sembolün yüzde 10 oranıyla “@” işareti olduğu görülüyor. Onu yüzde 3 ile nokta (.) takip ediyor. Tüm analiz edilen parolalar arasında ise “@” en yaygın ikinci karakter olurken, üçüncü sırada “!” yer alıyor.</p>
<p>Rakam kullanımında da benzer derecede öngörülebilir kalıplar dikkat çekiyor:</p>
<ul>
<li>İncelenen parolaların yüzde 53’ü rakamlarla sona eriyor.</li>
<li>Yüzde 17’si rakamlarla başlıyor.</li>
<li>Yaklaşık yüzde 12’si, 1950-2030 yılları arasındaki tarihlere benzeyen sayı dizileri içeriyor.</li>
<li>Sızdırılmış parolaların yüzde 3’ünde “qwerty” veya “ytrewq” gibi klavye dizilimleri yer alırken, en yaygın örnekleri “1234” benzeri sayısal diziler oluşturuyor.</li>
</ul>
<p><strong>Kaspersky Veri Bilimi Ekibi Lideri Alexey Antonov</strong>, özellikle yaygın kullanılan sembollerin, sayıların veya tarihlerin parolanın başında ya da sonunda kullanılmasının siber suçlular için brute force saldırılarını önemli ölçüde kolaylaştırdığına dikkat çekiyor. Antonov’a göre bu nedenle daha az tercih edilen karakterlerin kullanılması ve tahmin edilmesi kolay sayı ya da klavye dizilimlerinden kaçınılması gerekiyor.</p>
<p>“<em>Brute force saldırıları, doğru parola bulunana kadar tüm olası karakter kombinasyonlarını sistematik şekilde deneyerek çalışır. Saldırganlar kullanıcıların hangi karakterleri daha sık tercih ettiğini bildiğinde, parolanın kırılması için gereken süre ciddi ölçüde azalır. Tahmin edilebilir semboller seçme eğiliminden kaçınmak için, harf, rakam ve özel karakterleri eşit olasılıkla üreten parola oluşturucuların kullanılması büyük önem taşıyor</em>” diyor Antonov.</p>
<p><strong>Kelime Kullanımından Kaçının: Duygular ve Akımlar Risk Taşıyor</strong></p>
<p>Araştırma, duygusal veya popüler kelimelerin sıklıkla parolanın temelini oluşturduğunu kanıtlıyor. 2023-2026 yılları arasında &#8220;Skibidi&#8221; kelimesinin kullanımındaki 36 katlık artış, internet kültürünün siber güvenliğe olan doğrudan yansımasını gösteriyor.</p>
<p>Kaspersky uzmanlarının pozitif ve negatif kelimeler üzerine yaptığı analizde, pozitif kelimelerin çok daha baskın olduğu görüldü. Parolalarda en sık rastlanan kelimeler arasında <strong>&#8220;love&#8221;, &#8220;magic&#8221;, &#8220;friend&#8221;, &#8220;team&#8221;, &#8220;angel&#8221;, &#8220;star&#8221;</strong> ve <strong>&#8220;eden&#8221;</strong> gibi ifadeler yer alıyor. Bununla birlikte <strong>&#8220;hell&#8221;, &#8220;devil&#8221;, &#8220;nightmare&#8221;</strong> ve <strong>&#8220;scar&#8221;</strong> gibi negatif kelimeler de listede kendine yer buluyor.</p>
<p>Antonov bu konuda şu öneride bulunuyor: <em>&#8220;Sonuna bir rakam veya sembol eklense bile tek bir kelimeden oluşan parolalar zayıf tercihlerdir. Bu kalıplar çok öngörülebilir olduğu için saldırganlar tarafından kolayca tahmin edilebilir. Bunun yerine, birbiriyle ilgisiz birkaç kelimeyi bir araya getiren, aralara rakamlar ve semboller serpiştirilen ve hatta bilinçli yazım hataları içeren bir &#8216;parola cümlesi&#8217; (passphrase) oluşturun. Parola ne kadar uzun, rastgele ve öngörülemez olursa kırılması o kadar zorlaşır. Ayrıca, mümkün olan her yerde iki faktörlü doğrulamayı (2FA) mutlaka etkinleştirin.&#8221;</em></p>
<p><strong>Parola Uzunluğu Tek Başına Yeterli mi?</strong></p>
<p>Uzun parolaların kırılmasının daha zor olduğu uzun süredir biliniyor ve sızdırılmış parola analizleri de bunu doğruluyor. Ancak yapay zekâ destekli araçların gelişmesiyle birlikte, yalnızca parola uzunluğu artık tek başına yeterli güvenliği sağlamıyor. Çünkü uzun parolalar dahi öngörülebilir kalıplar içerdiğinde kolaylıkla kırılabiliyor.</p>
<p>Araştırmaya göre veri sızıntılarında yer alan sekiz karakter ve altındaki kısa parolalar genellikle bir gün içinde brute force saldırılarıyla kırılabiliyor. Öte yandan yapay zekâ destekli akıllı algoritmalar sayesinde 15 karakter uzunluğundaki parolaların %20’sinden fazlası bir dakikadan kısa sürede çözülebiliyor.</p>
<p> <img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/kaspersky-arastirmasi-sizdirilan-parolalarin-yarisindan-fazlasi-rakamla-bitiyor-0-ZM49SICB.jpg"/></p>
<p> </p>
<p><em>Parola uzunluğunun kırılma oranlarına etkisi: Tek bir 5090 GPU ve MD5 algoritmasına dayalı sonuçlar</em></p>
<p>Analiz edilen tüm parolaların yüzde 60,2’sinin — uzunluğundan bağımsız olarak — yaklaşık bir saat içinde kırılabildiği görülürken, bu oran bir gün içinde kırılabilen parolalarda yüzde 68,2’ye ulaşıyor.</p>
<p>Paylaşılan örneklerdeki hesaplamalar, tek bir RTX 5090 GPU ve MD5 algoritması baz alınarak gerçekleştirildi. Ancak gerçek dünya senaryolarında saldırganlar; 10, 100 hatta daha fazla GPU’yu kiralayabiliyor. Bu tür koşullarda parola kırma hızı, potansiyel olarak katlanarak artabiliyor.</p>
<p>Günümüz koşullarında gerçekten güçlü bir parola; yalnızca 16 karakter ve üzeri uzunluk standardını karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda rastgele oluşturulmuş, tekrar etmeyen harf, rakam ve sembollerden oluşuyor ve her hesap için benzersiz şekilde kullanılıyor. Kullanıcıların bu tür güvenli parolalar oluşturmasına yardımcı olmak amacıyla Kaspersky, Kaspersky Password Generator websitesine parola oluşturma özelliği ekledi. Böylece kullanıcılar artık yalnızca parolalarının sızıntılara karışıp karışmadığını kontrol etmekle kalmıyor, aynı zamanda ücretsiz olarak güçlü parolalar da oluşturabiliyor.</p>
<p>Parolaların kolay ve güvenli şekilde yönetilmesi, otomatik doldurma özelliğinden yararlanılması ve cihazlar arasında güvenli senkronizasyon sağlanması için, tüm kimlik bilgilerinin güvenli bir kasada saklandığı ve tek bir ana parola ile korunduğu bir parola yöneticisinin kullanılması öneriliyor. Bu yaklaşım, yüzlerce farklı parolayı hatırlama ihtiyacını ortadan kaldırırken, bilgilerin veri ihlallerine karşı korunmasına da yardımcı oluyor. Üstelik yalnızca parolalar değil, passkey’ler de doğrudan Kaspersky Password Manager içerisinde oluşturulup saklanabiliyor. Böylece kullanıcılar desteklenen hizmetlere tek dokunuşla giriş yapabilirken, güvenli senkronizasyon sayesinde passkey’lerine tüm cihazlarından erişebiliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-arastirmasi-sizdirilan-parolalarin-yarisindan-fazlasi-rakamla-bitiyor-633237">Kaspersky Araştırması: Sızdırılan Parolaların Yarısından Fazlası Rakamla Bitiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
