<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ameliyatsız | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ameliyatsiz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ameliyatsiz</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Apr 2026 07:53:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>ameliyatsız | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ameliyatsiz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kök Hücre Tedavisi ile Ameliyatsız İyileşebilen 4 Cilt Problemi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kok-hucre-tedavisi-ile-ameliyatsiz-iyilesebilen-4-cilt-problemi-624595</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 07:53:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatsız]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[doku]]></category>
		<category><![CDATA[eksozom]]></category>
		<category><![CDATA[elde]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[kök]]></category>
		<category><![CDATA[Kök Hücre]]></category>
		<category><![CDATA[problemi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavileri]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yileşebilen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624595</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kök hücre temelli tedaviler, hasar görmüş dokuların onarılmasını destekleyerek yalnızca hastalıkların tedavisinde değil, aynı zamanda yaşlanma etkilerinin azalmasında da umut vadediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kok-hucre-tedavisi-ile-ameliyatsiz-iyilesebilen-4-cilt-problemi-624595">Kök Hücre Tedavisi ile Ameliyatsız İyileşebilen 4 Cilt Problemi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kök hücre temelli tedaviler, hasar görmüş dokuların onarılmasını destekleyerek yalnızca hastalıkların tedavisinde değil, aynı zamanda yaşlanma etkilerinin azalmasında da umut vadediyor. Yenileyici tıbbın en önemli yapı taşlarından biri olan bu yöntemler, estetik ve fonksiyonel iyileşmeyi bir arada hedefliyor. Memorial Ankara Hastanesi Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Cemal Alper Kemaloğlu, kök hücre ve eksozom tedavileri hakkında bilgi verdi. </p>
<p>2000’li yılların başında kök hücrelerin keşfiyle birlikte tıpta önemli bir paradigma değişimi yaşandı. Daha önce yaşlanma ve doku hasarına yönelik tedaviler sınırlı kalırken, iyileşmenin büyük ölçüde mevcut hücrelerin kapasitesiyle gerçekleştiği düşünülüyordu. Ancak kök hücrelerin farklı hücre tiplerine dönüşebilme ve bulundukları dokuyu yeniden düzenleyebilme özellikleri sayesinde, dokuların orijinal yapısıyla onarılabileceği ortaya kondu. Bu gelişme, özellikle estetik ve plastik cerrahi alanında yeni tedavi yaklaşımlarının önünü açtı.</p>
<p><strong>Vücut kendi hücreleriyle kendini onarıyor</strong></p>
<p>İnsan vücudu aslında doğuştan güçlü bir yenilenme kapasitesine sahiptir. Anne karnında tek bir kök hücreden gelişen bu yapı, erişkin dönemde de vücutta varlığını sürdürür. Çoğunlukla yağ dokusu içinde bulunan kök hücreler; travma, stres veya açlık gibi durumlarda aktive olarak onarım sürecini başlatır. Günümüzde bu hücreleri kontrollü şekilde elde edip çoğaltarak yeniden hastaya uygulamak mümkün hale gelmiştir.</p>
<p><strong>Yağ dokusundan elde edilen doğal tedavi </strong></p>
<p>Klinik uygulamalarda en sık tercih edilen yöntem, hastanın kendi yağ dokusundan kök hücre elde edilmesidir. Lokal anestezi altında alınan yağ dokusu özel işlemlerden geçirilerek kök hücreden zengin bir içerik haline getirilir. Bu hücreler ihtiyaç duyulan bölgeye enjekte edildiğinde;</p>
<ul>
<li>İnflamasyonu azaltır,</li>
<li>Kolajen yıkımını yavaşlatır,</li>
<li>Kanlanmayı artırır.</li>
</ul>
<p>Böylece hem doku onarımı desteklenir hem de yaşlanma belirtilerinde belirgin iyileşme sağlanır. Hastanın kendi hücreleri kullanıldığı için tedavi tamamen doğal ve biyouyumlu bir yapıdadır.</p>
<p><strong>Ciltteki problemler ameliyatsız iyileşebiliyor</strong></p>
<p>Hücresel tedaviler günümüzde pek çok alanda etkili sonuçlar sunmaktadır. Bu yöntemler sayesinde büyük cerrahi işlemlere gerek kalmadan, daha konforlu ve tatmin edici sonuçlar elde edilebilmektedir. Genellikle aşağıdaki durumlarda tercih edilmektedir:</p>
<ol>
<li>Yüz gençleştirme,</li>
<li>Erkek tipi saç dökülmesi,</li>
<li>Yara ve iz tedavileri,</li>
<li>Kronik yaraların iyileştirilmesi</li>
</ol>
<p><strong>Kişiye özel tedavi planlanıyor</strong></p>
<p>Kök hücre tedavilerinin bazı sınırlılıkları da bulunmaktadır. Yağ dokusundan elde edilmesi gerektiği için cerrahi işlem açısından uygun olmayan hastalarda uygulanamayabilir. Ayrıca hücre kalitesi yaşla birlikte azaldığından ileri yaş hastalarda tedavi etkinliği düşebilir. Tekrarlayan uygulamalarda yeniden doku alınması gerekliliği de bir diğer önemli faktördür.  </p>
<p>Son yıllarda yapılan çalışmalar, kök hücrelerin etkilerini büyük ölçüde salgıladıkları “eksozom” adı verilen biyolojik veziküller aracılığıyla gösterdiğini ortaya koymuştur. Eksozomlar; hücreler arası iletişimi sağlayan, DNA, RNA ve protein taşıyan mikro yapılardır. Hedef hücreye ulaştıklarında onarım ve yenilenme süreçlerini tetiklerler. Bu sayede kök hücrenin kendisini kullanmadan da benzer biyolojik etkiler elde edilebilmektedir. </p>
<p><strong>Cerrahiye alternatif güçlü bir seçenek</strong></p>
<p>Eksozom tedavileri; </p>
<ul>
<li>Cerrahi işlem gerektirmemesi,</li>
<li>Bağışıklık sistemi tarafından düşük reddedilme riski,</li>
<li>Daha kolay saklanabilmesi</li>
</ul>
<p>gibi avantajlarıyla öne çıkmaktadır. Özellikle kök hücre tedavisi için uygun olmayan hastalarda önemli bir alternatif sunmaktadır. Her ne kadar eksozom tedavileri henüz gelişim aşamasında olsa da, dozlama ve uygulama standartlarının belirlenmesine yönelik çalışmalar hızla devam etmektedir. İnsan vücudundaki milyarlarca hücre sürekli bir iletişim halindedir. Bu iletişimi doğru şekilde yönlendirmek, hastalığın kökenine inmeyi mümkün kılmaktadır. Kök hücre ve eksozom tedavilerinin, modern tıbbın en güçlü ve en doğal iyileşme araçlarından biri olarak önümüzdeki yıllarda çok daha yaygın kullanılacağı öngörülmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kok-hucre-tedavisi-ile-ameliyatsiz-iyilesebilen-4-cilt-problemi-624595">Kök Hücre Tedavisi ile Ameliyatsız İyileşebilen 4 Cilt Problemi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kronik Ağrılara Ameliyatsız Doğal Tedavi: Proloterapi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kronik-agrilara-ameliyatsiz-dogal-tedavi-proloterapi-606935</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 08:19:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ağrılara]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatsız]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[doku]]></category>
		<category><![CDATA[enjeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[iyileşme]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[proloterapi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Tendon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606935</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eklem, bel, boyun ve diz ağrılarının tedavisinde umut veren proloterapi, vücudun kendini iyileştirme mekanizmasını harekete geçirerek, hasarlı dokuların onarımını sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kronik-agrilara-ameliyatsiz-dogal-tedavi-proloterapi-606935">Kronik Ağrılara Ameliyatsız Doğal Tedavi: Proloterapi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eklem, bel, boyun ve diz ağrılarının tedavisinde umut veren proloterapi, vücudun kendini iyileştirme mekanizmasını harekete geçirerek, hasarlı dokuların onarımını sağlıyor. Cerrahi işlem gerektirmeyen bu yöntem, kronik ağrı sorunu yaşayan hastalar ve sporcular için doğal bir tedavi yöntemi olarak etkili oluyor. Memorial Ankara Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Doç. Dr. Özlem Köroğlu, proloterapinin uygulanması ve sağladığı avantajlar hakkında önemli bilgiler verdi.  </p>
<p>Proloterapi, kas iskelet sistemi ağrılarının tedavisinde vücudun kendi doğal iyileşme cevabını uyararak etki etmeyi hedefleyen bir enjeksiyon yöntemidir. Vücudun iyileşme sürecini tetikleyecek serumların özellikle bağların, tendonların kemiğe yapışma bölgelerine uygun iğne uçları ile enjekte edilmesi şeklinde uygulanmaktadır. Enjeksiyonlar, hasarlanmış, zedelenmiş tendon, bağ ve ligamentlerin kemiğe yapışma bölgelerine yapılmaktadır. </p>
<p><strong>Proloterapinin iyi geldiği 11 sorun</strong></p>
<ol>
<li>Omurga ağrılarına neden olan ligament, bağ sorunları,</li>
<li>Diz, kalça kireçlenmeleri,</li>
<li>Omuz, dirsek yaralanmaları,</li>
<li>Epikondilitler (tenisçi, golfçü dirseği),</li>
<li>Bağ, tendon yaralanmaları,</li>
<li>Kronik ve akut bel ağrıları, tekrarlayan baş, boyun, sırt ve bel ağrıları (fıtıklar, kireçlenmeler, boyun, bel düzleşmeleri )</li>
<li>Omurga, göğüs kafesi ve kaburgalarda geçmeyen kas ve ligament kaynaklı ağrıları,</li>
<li>Boyun kas ve bağlarındaki sorunlardan kaynaklanan baş ağrıları, migrenöz tip ağrılar,</li>
<li>Topuk dikeni, plantar fasiitis, kulunç ağrıları</li>
<li>Yumuşak doku spor yaralanmalarına bağlı ağrılar</li>
<li>Remisyondaki kanser hastalarının bağ dokusu kökenli sorunlarına bağlı ağrılar</li>
</ol>
<p><strong>Hem ağrıyı kesiyor hem de dokuları iyileştiriyor </strong></p>
<p>Proloterapi, vücudun kendi doğal iyileşme cevabını uyararak etki etmeyi hedefleyen bir enjeksiyon yöntemidir. Eklemin sabit, sağlıklı çalışmasını sağlayan bağların onarılmasına yönelik doğal bir tedavi yöntemidir. Amacımız yalnız ağrıyı kesmek değil doku iyileşmesini hedeflemektir.</p>
<p><strong>Kişiye göre 3-4 haftada bir tekrarlanıyor</strong></p>
<p>Vücudun iyileşme sürecini tetikleyecek serumların özellikle bağların, tendonların kemiğe yapışma bölgelerine uygun iğne uçları ile enjekte edilmesi şeklinde uygulanmaktadır. Enjeksiyonlar, hasarlanmış, zedelenmiş tendon, bağ ve ligamentlerin kemiğe yapışma bölgelerine yapılmaktadır. Enjeksiyonlar, kişinin iyileşme süreçleri ile uyumlu olarak bireysel değerlendirmeler yapılarak 3-4 haftada bir olacak şekilde planlanır. Seans sayısı kişiye özel değişkenlik gösterir. İyileşme potansiyeli iyi, genç ve ek hastalığı olmayan kişilerde tek seans yeterli olabiliyorken, tam tersi durumlarda seans sayısı 6‘ya kadar uzayabilmektedir. </p>
<p><strong>Egzersiz ve fizik tedavi eşliğinde daha etkili!</strong></p>
<p>Enjeksiyonlar, kişiye özel bir egzersiz programı ve diğer fizik tedavi yöntemleri ile kombine edilmesi durumunda daha etkili olmaktadır. Ayrıca, kullanılan solüsyon vücut sıvılarına çok yakın bir içerikte olduğundan diğer ilaçlarla yapılan (kortizon, lokal anestezik gibi) enjeksiyonlara göre çok daha güvenlidir.</p>
<p>Proloterapi sonrasında, hasta günlük hayatına devam edebilmektedir. Ancak aşırı fiziksel aktivitelerden kaçınmak ve eklemi fazla zorlamamaya özen göstermek, iyileşme sürecini hızlandırıp tedavinin etkisini artırabilir. </p>
<p><strong>Bu hastalıklar varsa proloterapi uygun değildir</strong></p>
<ol>
<li>Kanama bozukluğu,</li>
<li>Derin ven trombozu,</li>
<li>Stabil olmayan kan basıncı,</li>
<li>Epilepsi öyküsü olan hastalar,</li>
<li>Açık yaralar,</li>
<li>Son dönem kalp yetmezliği,</li>
<li>Antikoagülan tedavi (kan sulandırıcı ) alanlar</li>
<li>Böbrek yetmezliği</li>
<li>Aktif kanser, iltihaplı romatizma ve enfeksiyon mevcut hastalar</li>
</ol>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kronik-agrilara-ameliyatsiz-dogal-tedavi-proloterapi-606935">Kronik Ağrılara Ameliyatsız Doğal Tedavi: Proloterapi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bel fıtığı tedavisinde ilk seçenek ameliyatsız yöntemler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bel-fitigi-tedavisinde-ilk-secenek-ameliyatsiz-yontemler-567116</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Aug 2025 13:57:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatsız]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[uygun]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=567116</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op. Dr. İdris Avcı, bel fıtığının ameliyatsız yöntemlerle nasıl tedavi edilebildiği, bu tedavilerin kimlere uygun olduğu, başarı oranları ve tekrar riskini azaltmanın yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bel-fitigi-tedavisinde-ilk-secenek-ameliyatsiz-yontemler-567116">Bel fıtığı tedavisinde ilk seçenek ameliyatsız yöntemler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op. Dr. İdris Avcı, bel fıtığının ameliyatsız yöntemlerle nasıl tedavi edilebildiği, bu tedavilerin kimlere uygun olduğu, başarı oranları ve tekrar riskini azaltmanın yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Bel fıtığı tedavisinde ilk aşama, genellikle ameliyatsız yöntemler…</strong></p>
<p>Bel fıtığı tedavisinde ilk aşamanın, özellikle kuvvet kaybı, idrar kaçırması gibi durumlar yok ise, genellikle ameliyatsız yöntemler olduğunu dile getiren Op. Dr. İdris Avcı, “Amaç, ağrıyı azaltmak, fonksiyon kaybını önlemek ve yaşam kalitesini artırmaktır.” dedi.</p>
<p>Ameliyatsız bel fıtığı tedavisinde sıklıkla kullanılan yöntemlere değinen Avcı, “Ağrı kesiciler, kas gevşeticiler ve gerektiğinde antiinflamatuvar ilaçları içeren ilaç tedavileri kullanılır. Uygun olan hastalar manuel terapi, sıcak-soğuk uygulamalar, elektrik stimülasyonu, traksiyon ve egzersiz programları gibi fizik tedavi ve rehabilitasyon programlarına yönlendirilir. Yine uygun hastalarda epidural steroid enjeksiyonları veya sinir kökü blokajları, sinir üzerindeki ödemi ve inflamasyonu azaltabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yaşam tarzı değişiklikleri ve destekleyici tedaviler ağrı kontrolünde etkili… </strong></p>
<p>Kullanılan diğer yöntemlerden de bahseden Op. Dr. İdris Avcı, “Uygun hastalarda radyofrekans ablasyon tedavisi ağrıları kontrol etmek için fayda sağlayabilirler. Kilo kontrolü, oturma ve çalışma pozisyonunun düzeltilmesi, düzenli egzersiz gibi yaşam tarzı değişiklikleri de faydalı olabilir. Bazı hastalarda kuru iğne, akupunktur veya ozon tedavisi destekleyici olarak kullanılabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Ameliyatsız tedaviler herkese uygun değil!</strong></p>
<p>Ameliyatsız tedavilerin kimler için uygun kimler için uygun olmayabileceği hakkında bilgi veren Op. Dr. İdris Avcı, şunları söyledi:</p>
<p>“Hafif veya orta derecede bel fıtığı olanlar, kuvvet kaybı, idrar-dışkı kontrol kaybı gibi acil cerrahi gerektiren bulguları olmayanlar, ilaç ve fizik tedavi ile şikayetleri azalan hastalar, yaşam tarzı değişikliklerini uygulayabilecek motivasyona sahip kişilerde ameliyatsız yöntemler uygulanabilir.</p>
<p>Kauda ekuina sendromu (idrar-dışkı tutamama, ileri nörolojik kayıp) gelişmiş hastalar, şiddetli güç kaybı veya ilerleyici felci olanlar, uzun süreli ilaç tedavisine rağmen şikayetleri artan hastalar ile ciddi sinir basısı bulunanlarda ise uygun olmadığı söylenebilir.”</p>
<p><strong>Hastaların büyük bir kısmı cerrahiye gerek kalmadan iyileşebiliyor!</strong></p>
<p>Ameliyatsız tedavilerle birçok hastada tamamen iyileşme veya belirgin düzelmenin mümkün olduğuna dikkat çeken Op. Dr. İdris Avcı, “Özellikle küçük ve orta boy fıtıklarda, zamanla diskin büzüşmesi ve sinir basısının azalmasıyla şikayetler büyük ölçüde kaybolabilir.” dedi.</p>
<p>Ancak ileri derecede fıtık veya ciddi nörolojik kayıplarda tek başına ameliyatsız tedavilerin yeterli olmayabileceğini altını çizen Avcı, genel olarak, hastaların yüzde 70–80’inin cerrahiye gerek kalmadan iyileşebildiğini aktardı.</p>
<p><strong>Ağrı tekrarlayabilir ama doğru alışkanlıklar riski azaltıyor… </strong></p>
<p>Ameliyatsız bel fıtığı tedavisinde süreç hakkında bilgi veren Op. Dr. İdris Avcı, “Akut dönemde, ilaç ve istirahat ile 1–2 hafta içinde belirgin rahatlama görülebilir. Fizik tedavi ve egzersiz sürecinde, ortalama 4–6 hafta sürer. Tam düzelme ve kalıcı iyileşme 3–6 ayı bulabilir. Süre, hastanın yaşı, fıtığın büyüklüğü, yaşam tarzı ve tedaviye uyumuna göre değişkenlik gösterir.” dedi.</p>
<p>Ameliyatsız bel fıtığı tedavisinin ardından tekrarlama riski olduğuna vurgu yapan Avcı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Özellikle yanlış hareketler, ağır kaldırma, uzun süreli oturma veya obezite riski artırır. Tekrarlama oranı yaklaşık yüzde 10–15 civarındadır. Düzenli egzersiz, bel ve karın kaslarını güçlendirme, doğru duruş alışkanlığı kazanma ve kilo kontrolü ile bu risk belirgin şekilde azaltılabilir.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bel-fitigi-tedavisinde-ilk-secenek-ameliyatsiz-yontemler-567116">Bel fıtığı tedavisinde ilk seçenek ameliyatsız yöntemler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Daha Genç, Daha Sıkı Bir Cilt için Ameliyatsız Çözüm; Endolift!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/daha-genc-daha-siki-bir-cilt-icin-ameliyatsiz-cozum-endolift-439433</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Feb 2024 22:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatsız]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[endolift]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[sıkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=439433</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hizmet verdiği her alanda, mükemmeliyetçi, güvenilir, global ve lider bir marka olma vizyonuyla yola çıkan Doku Clinic, İstanbul’un merkezi Şişli’de 5 bin m2 genişliğindeki kliniği ile medikal estetik ve plastik cerrahi alanında A+ hizmet sunmaya devam ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/daha-genc-daha-siki-bir-cilt-icin-ameliyatsiz-cozum-endolift-439433">Daha Genç, Daha Sıkı Bir Cilt için Ameliyatsız Çözüm; Endolift!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hizmet verdiği her alanda, mükemmeliyetçi, güvenilir, global ve lider bir marka olma vizyonuyla yola çıkan Doku Clinic, İstanbul’un merkezi Şişli’de 5 bin m2 genişliğindeki kliniği ile medikal estetik ve plastik cerrahi alanında A+ hizmet sunmaya devam ediyor.</p>
<p>Danışanlarına yeni, güzel ve değerli bir dünyanın kapılarını açan Doku Clinic ulusal ve uluslararası sağlık standartlarının ışığında, son teknolojiyi etik değerler çerçevesinde kullanmaya özen göstererek, hastalarının geleceğine değer katma hedefi taşıyor.</p>
<p>Saç ekimi, cilt gençleştirme, bölgesel incelme, lazer tedavileri, dolgu uygulamaları ve plastik cerrahi alanlarındaki başarılı çalışmaları ile adından sıkça söz ettirirken uzun yıllardır hastalarına en doğru ve en doğal çözümleri sunan Doku Clinic’in en çok tercih edilen uygulamalarından biri olan Endolift hakkında bilmek istediğiniz tüm detayları sizler için derledik.</p>
<p> </p>
<p><b>Yüzünüzü yenilemek ve gençleştirmek için en ideal seçenek Endolift!</b></p>
<p>Zamanla cilt, yaşlanma belirtileri, yerçekimi etkisi ve çevresel faktörlerle mücadele ederken genç görünümünü ve canlılığını kaybedebilir. İşte bu noktada Endolift, genç ve canlı bir cilt görünümünü yeniden kazandırmak için ameliyatsız bir tedavi seçeneği sunuyor.</p>
<p>Özel mikrofiber uçların kullanılmasıyla gerçekleştirilen etkili bir cilt yenileme ve sıkılaştırma tedavisi olan <b>Endolift </b>cildin alt tabakalarına hassas bir lazer enerjisi ile odaklanarak kollajen üretimini artırır, cilt sıkılaşmasını sağlar, kırışıklıkları azaltır ve genel cilt tonunu iyileştirir. Daha genç ve canlı bir cilt görünümü elde etmek isteyenler için ideal bir seçenektir.</p>
<p> </p>
<p><b>Endolift hangi bölgelere uygulanabilir? </b></p>
<p>Ameliyatsız yüz germe uygulaması olan Endolift, cilt deformasyonlarının bütüncül bir yaklaşımla tedavi edilmesine olanak sağlayan bir uygulamadır; göz altı, gıdı, çene bölgesi ile birlikte cilt yenilemedeki ve cilt altındaki yağ dokularını eritmedeki başarısı nedeniyle vücutta bacak, diz kapağı ve kalça bölgesinde de uygulanmakla birlikte selülit için de yoğun etkili bir tedavi imkânı yaratmaktadır. Sadece kırışıklıkları değil cilt altında biriken fazla yağ dokusuna da müdahale edilmesini sağlayan Endolift, vücuttaki birçok bölgeye güvenle uygulanabilmektedir.</p>
<p> </p>
<p><b>Endolift tek seanslık bir işlem midir? </b></p>
<p>Endolift uygulaması, uygulanacak bölgeye bağlı değişkenlik göstermekle birlikte 30 ila 60 dakika arasında sürebilen tek seanslık bir uygulamadır. Hafif ve orta dereceli yüz sarkmalarında bir seanslık işlem ideal olarak nitelendirilir. Uygulamanın devamında 1-2 ay sonrasında tedavinin etkisi zamanla artarak devam etmektedir. 6 aya kadar uygulandığı alanda maksimum etki gözlemlenebilir.</p>
<p> </p>
<p><b>Endolift’in sonucunu hemen görebilir miyiz?</b></p>
<p>İşlemden hemen sonra cilt sıkılığı çok net bir şekilde görülebilir. Vücudun kolajen sentezi ve esas istenen tekrar yapılanma süreci için ise yaklaşık 3-6 ay gibi bir süreye ihtiyaç duyulmaktadır. 6. haftadan başlayıp 12. haftaya kadar uzanan gözlemleme süresinde cildin kalitesindeki artış rahatlıkla hissedilebilir.</p>
<p> </p>
<p><b>Endolift’in kalıcılığı ne kadar sürüyor? </b></p>
<p>İşlem yapıldıktan sonraki süreçte yaklaşık 4 ila 6 ay boyunca cildin kendini toparlaması ve yenilenme süreci devam eder. 6 aya kadar görülen maksimum etki ile birlikte kişinin yaşlanma sürecine göre değişkenlik gösterebilir, uzun süreli kalıcılık sunan Endolift tedavisi eğer istenirse 2 ya da 3 yıl sonra da tekrar uygulanabilir.</p>
<p> </p>
<p><b>Peki, Endolift güvenli bir işlem midir? </b></p>
<p>Endolift uygulaması güvenliği kanıtlanmış FDA onaylı bir uygulamadır. Bununla birlikte dikkat edilmesi gereken en önemli nokta Endolift uygulamasının bu işin eğitimini almış, bu işte tecrübe sahibi  uzman hekimler tarafından uygulanmasıdır.</p>
<p>Endolift eğer cilt sıkılaştırma için uygulanacaksa, sosyal hayata dönüş hemen söz konusu olabilir. Yağ bölgesi eritme işlemi için uygulandığında birkaç hafta ödem gözlemlenebilir. Yüzde yaşanabilecek geçici uyuşma için ise gün içinde kişinin kendi uygulayabileceği bir iki dakikalık masaj önerilmektedir.</p>
<p> </p>
<p><b>Doku Clinic, doğru, güvenilir ve çözüm odaklı hizmet sunmayı amaçlıyor.</b></p>
<p>Tüm bu genel çerçevenin altında, medikal estetik ve plastik cerrahi alanında hizmet sunan Doku Clinic, danışanlarına sonsuz konfor, güvenli, açık ve anlaşılır bir süreç sunarken ömür boyu müşteri hizmeti ile hayatlara dokunmaktan mutluluk duyuyor.</p>
<p>Doğuştan gelen güzelliğinizi yalnızca korumakla kalmayıp geliştiren, mevcut çekiciliğinizden ödün vermeden özelliklerinizi hassas bir şekilde vurgulayan lüks bir bakımın keyfini çıkarmak istiyorsanız Doku Clinic’in sunduğu tüm  hizmetler için dokumedical.com web sitesini ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p>Unutmayın, güzellik yolculuğunuzda kendinizi sevme ve doğal güzelliğinizi korumak her zaman en önemli adımdır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/daha-genc-daha-siki-bir-cilt-icin-ameliyatsiz-cozum-endolift-439433">Daha Genç, Daha Sıkı Bir Cilt için Ameliyatsız Çözüm; Endolift!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Obeziteye karşı ameliyatsız yöntem: Mide balonu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/obeziteye-karsi-ameliyatsiz-yontem-mide-balonu-425578</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Nov 2023 08:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatsız]]></category>
		<category><![CDATA[balonu]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[obeziteye]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425578</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzının gittikçe yaygınlaşması pek çok sağlık sorununu da beraberinde getiriyor. Bu yaygın sağlık sorunlarından birinin obezite olduğunun altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Erenoğlu, “Tıp dünyası bir yandan sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteyi her ortamda önermeye devam ederken bir yandan da obezite hastalarının bu sorunu için yeni teknikler geliştirmeyi sürdürüyor” dedi.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obeziteye-karsi-ameliyatsiz-yontem-mide-balonu-425578">Obeziteye karşı ameliyatsız yöntem: Mide balonu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Obeziteye karşı ameliyatsız yöntem: Mide balonu</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzının gittikçe yaygınlaşması pek çok sağlık sorununu da beraberinde getiriyor. Bu yaygın sağlık sorunlarından birinin obezite olduğunun altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Erenoğlu, “Tıp dünyası bir yandan sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteyi her ortamda önermeye devam ederken bir yandan da obezite hastalarının bu sorunu için yeni teknikler geliştirmeyi sürdürüyor” dedi.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Son yıllarda özellikle cerrahi dışı bir mide küçültme yöntemi olarak öne çıkan mide balonunun sıklıkla tercih edilen işlemlerden biri haline geldiğini dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Erenoğlu, “Mide balonu işlemi bir ameliyat değildir ek olarak uygulaması kolay ve kısa süreli endoskopik bir işlemdir. Bu nedenle ameliyat izine neden olabilecek herhangi bir kesi alanı da açılmaz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Prof. Dr. Cengiz Erenoğlu obezite tedavisinde yıllardır etkili bir yöntem olarak kullanılan mide balonu sürecini 10 madde ile anlattı:</p>
<p><strong> </strong></p>
<ol>
<li>Mide balonu uygulaması obez hastalarda ameliyata alternatif etkisi ve başarısı kanıtlanmış seçkin bir tedavi yöntemi. Ameliyat değil, uygulanması kolay ve kısa süreli endoskopik bir işlem. Bu yöntemle hastaların tek öğünde daha az yemeleri ve uzun süre tokluk hissi yaşamaları amaçlanarak kilo vermeleri hedefleniyor. Uygulamada, silikondan yapılan içi suyla dolu bir balon mideye yerleştirilerek şişiriliyor. Bu sayede işlem sırasında herhangi bir kesi de açılmıyor.</li>
<li>İşlem 20-25 dakika sürüyor ve hastanede kalış süresi genelde ortalama 2 saati geçmiyor. Hastalar aynı gün işlerine veya evlerine dönebiliyorlar.</li>
<li>Vücut kitle indeksi (VKİ) 30 ile 40 arasında olan hastalar mide balonu işlemi için uygun adaylar olarak kabul ediliyor.</li>
<li>Sabah yapılacak işlem için hafif bir akşam yemeği sonrası gıda alımının kesilmesi ve gece 12’den sonra sıvı alımının kesilmesi yeterli oluyor.</li>
<li>Mideye yerleştirilen ortalama 500 cc hacme sahip içi sıvı dolu balon nedeniyle mide kapasitesi azaltılıyor. Hastaların büyük bir bölümü 2-6 ay içinde fazla kilolarının yarısından fazlasından kurtuluyorlar.</li>
<li>Mideye yerleştirilen balon genellikle 6 ayın sonunda kısa süreli endoskopik bir işlemle çıkarılıyor. Endoskopik olarak mideye yerleştirilen balonlar olduğu gibi ağızdan yutularak yerleştirilen ve kendiliğinden eriyen versiyonu da bulunuyor.</li>
<li>Balonun yerleştirilmesini takip eden 2-3 gün içinde ağrı, bulantı ve kusma gibi bazı şikayetler olabiliyor. Bu şikayetler çoğunlukla ilaçlarla tolere edilebiliyor. Ancak çok nadir de olsa bazı hastalarda bu durum balonun çıkarılmasını gerektirecek kadar ileri derecede gerçekleşebiliyor.</li>
<li>Yüksek kalorili ve mide asidini artırıcı bazı gıdalardan kaçınılması gerekiyor. Tüm obezite tedavilerinde alınmaması tavsiye edilen gıdaları tüketmemenin yanı sıra; mümkün olduğunca pişmiş ve çiğ olmayan gıdalarla beslenmeye dikkat etmek gerekiyor. Mide balonu çıkarıldığında hastalardaki iştah azalması ve az yeme isteği 1 yıl kadar devam edebiliyor. Bu nedenle balon çıkarıldıktan sonra da hastaların aksatmadan diyet ve egzersiz programlarına devam etmeleri öneriliyor.</li>
<li>Yetişkinlerde olduğu gibi çocuk yaş grubunda da obezite sıklığı maalesef günden güne artmaya devam ediyor. Ancak 18 yaş altında mide balonu uygulaması henüz onaylanmış bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmiyor.</li>
<li>Nadir de olsa mide balonunun duvarının zedelenmesine bağlı olarak içindeki sıvının boşalması ve mide içine akması söz konusu olabiliyor. Ancak balonun içindeki metilen mavisi sayesinde idrar rengi yeşile döndüğü için hastalar bu sızıntıyı kolaylıkla fark ediyor. Böyle bir durum gerçekleştiğinde balonun derhal çıkarılması gerekiyor. Sıklıkla mide asidinin balonu tahrip etmesinden kaynaklanan bu sorunu önlemek için mide balonu işlemi uygulanan hastalara 6 ay boyunca asit baskılayıcı ilaç verilmesi gerekiyor.</li>
</ol>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obeziteye-karsi-ameliyatsiz-yontem-mide-balonu-425578">Obeziteye karşı ameliyatsız yöntem: Mide balonu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İdrar Kaçırma Sorununda Ameliyatsız Yöntem</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/idrar-kacirma-sorununda-ameliyatsiz-yontem-414752</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Oct 2023 12:38:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatsız]]></category>
		<category><![CDATA[idrar]]></category>
		<category><![CDATA[kaçırma]]></category>
		<category><![CDATA[sorununda]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=414752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karın içi basıncının artması sonucu istemsiz olarak idrarı tutamamak ‘idrar kaçırma’ olarak adlandırılıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/idrar-kacirma-sorununda-ameliyatsiz-yontem-414752">İdrar Kaçırma Sorununda Ameliyatsız Yöntem</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karın içi basıncının artması sonucu istemsiz olarak idrarı tutamamak ‘idrar kaçırma’ olarak adlandırılıyor. Kadınlarda idrar kaçırma yaşlılığın normal bir sonucu olarak görülüyor. Aslında bu sorun sadece ileri yaşla sınırlı kalmayıp, üreme çağındaki genç kadınların da kapısını çalıyor. Öyle ki özellikle 30 yaşından sonra her 4 kadından 1’i idrar kaçırma problemi yaşıyor. Kadınlar bu sorunlarını en yakınlarına, hatta doktorlarına bile söylemekten utandıkları için tedavisiz kalıyorlar. Oysa sosyal hayattan uzaklaşmanın en yaygın sebeplerinden biri olan idrar kaçırma çoğu zaman cerrahi yönteme gerek kalmadan, ilaçlar ve egzersizlerle tedavi edilebiliyor. Son yıllarda, kadınlarda görülen idrar kaçırma probleminin tedavisinde karbondioksit lazerlerin kullanımı da giderek yaygınlaşıyor. <strong>Acıbadem Beylikdüzü Tıp Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Rehat Faikoğlu, </strong>teknolojik gelişmelerin bilimle paralel olması halinde her zaman yüz güldüren sonuçlar alındığını belirterek, “İdrar kaçırma sorununda cerrahi ve medikal tedavi ile kegel egzersizleri olarak adlandırılan yöntemlere başvuruluyordu. Ancak son yıllarda teknolojinin ilerlemesiyle birlikte idrar kaçırma tedavisinde de önemli gelişmeler yaşandı. Örneğin karbondioksit lazer yöntemiyle idrar kaçırma sorununda oldukça başarılı sonuçlar alınıyor. Hastanın 20 dakika süren işlemin ardından günlük yaşamına devam edebilmesi yöntemin en önemli faydaları arasında yer alıyor” diyor. </p>
<p><strong> Pek çok nedeni var!  </strong></p>
<p>Toplumdaki yaygın inanışın aksine idrar kaçırma yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir. Tüm yaş gruplarında pek çok etken kadınlarda idrar kanalı ve idrarı tutan mekanizmaların fonksiyonlarının az veya çok kaybolmasına yol açabiliyor. Örneğin genetik yapı nedeniyle ilerleyen yaşla birlikte pelvik destek dokularının zayıflaması yaygın görülen bir neden. Menopoz, fazla kilo, sigara kullanımı gibi etkenler de bu mekanizmayı bozabiliyor. Ayrıca zor doğumlardan sonra uretra ile mesane boynundaki açının bozulması nedeniyle mesane dolduğunda basınç artıyor ve bunun sonucunda idrar kaçağı gelişiyor. Daha çok nörolojik hastalıklarda görülen mesane kasının yetmezliği de idrar kaçağına yol açabiliyor. </p>
<p> <strong>Kesi ve dikişsiz yöntem!</strong></p>
<p>Karbondioksit lazer yöntemi, kadınlarda ileri derecede mesane ve rahim sarkmaları dışındaki tüm idrar kaçırma sorunlarında fayda sağlıyor. Cerrahi bir yöntem olmadığı için işlem sırasında herhangi bir kesi ve dikişlere başvurulmuyor. Şiddetli bir acıya yol açmaması anestezi ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Rehat Faikoğlu,<strong> </strong>işlemin muayene odasında gerçekleştirildiğini belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu yöntemde önce karbondioksit lazerin probu vajinanın içine yerleştiriliyor. Ardından prob ile dış idrar yoluna kontrollü lazer atışları yapılarak dış idrar yolu etrafında fibrositlerin yapımı hızlandırılıyor. Bu fibrositlerin çoğalması sayesinde mesane boyundaki büzücü kasa aktivite kazandırılıyor. Aynı seansta vajinal daralma da sağlanabiliyor”   </p>
<p> <strong>Günlük rutini engellemiyor! </strong></p>
<p>Karbondioksit lazer yöntemi, her biri 20 dakika süren 4 seans halinde uygulanıyor. Seanslar arasında genellikle 6 haftalık süreler konuluyor. Her seans sonrasında hastalar aynı gün iş ve sosyal hayatlarına devam edebiliyor, hatta cinsel beraberlik dahi yaşayabiliyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/idrar-kacirma-sorununda-ameliyatsiz-yontem-414752">İdrar Kaçırma Sorununda Ameliyatsız Yöntem</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HIFU Ameliyatsız Yüz Germe Tek Seansta Cildi Gençleştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hifu-ameliyatsiz-yuz-germe-tek-seansta-cildi-genclestiriyor-407095</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Sep 2023 09:54:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatsız]]></category>
		<category><![CDATA[cildi]]></category>
		<category><![CDATA[gençleştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[germe]]></category>
		<category><![CDATA[hifu]]></category>
		<category><![CDATA[seansta]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=407095</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cilt sıkılaştırma ve yüz germede kullanılan HIFU, ameliyatsız bir yöntem ve ağrısız bir tedavi şekli olarak ön plana çıkıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hifu-ameliyatsiz-yuz-germe-tek-seansta-cildi-genclestiriyor-407095">HIFU Ameliyatsız Yüz Germe Tek Seansta Cildi Gençleştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cilt sıkılaştırma ve yüz germede kullanılan HIFU, ameliyatsız bir yöntem ve ağrısız bir tedavi şekli olarak ön plana çıkıyor. Yüksek yoğunluklu ultrason enerjisi kullanılarak cildin kolajen üretimi artırılıyor. Cildin daha sıkı ve elastik olması sağlanıyor. Etkisini kısa sürede gösteren HIFU işlemi sonrası kişi günlük hayatına devam edebiliyor. Memorial Wellness Dermatoloji Bölümü’nde Prof. Dr. Pelin Özgen, HIFU ile ameliyatsız yüz germe ve cilt gençleştirme işlemi hakkında bilgi verdi. </p>
<p> </p>
<p>HIFU ameliyatsız yüz germe, cilt sıkılaştırma ve kırışıklıkları azaltma işlemlerinde kullanılan yenilikçi estetik bir uygulamadır. HIFU, yüksek yoğunluklu ultrason dalgalarını kullanarak derinin altındaki dokuları ısıtarak çalışır. Bu dalgalar cilt yüzeyinden geçerken zarar vermez, ancak cilt altındaki dokularda termal (ısı) etki yaratır. Bu ısıtma, cildin sıkı ve elastik olmasını sağlayan kolajen üretimini teşvik eder. HIFU ameliyatsız bir prosedürdür, yani cerrahi kesiler veya dikişler gerektirmez. Bu nedenle iyileşme süreci daha hızlıdır ve işlem sonrası oluşacak riskler daha azdır.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tek seansta etkili sonuç </strong></p>
<p>HIFU, genellikle yüz ve boyun bölgelerinde kullanılır. Cildin sıkılaşmasını ve sarkma belirtilerinin azalmasını amaçlar. Yüz hatlarını belirginleştirebilir ve cildin daha genç ve taze görünmesini sağlayabilir. HIFU işleminin etkisi kişinin yaşına, cilt tipine ve uygulamanın yoğunluğuna bağlı olarak değişebilir. HIFU işlemi genellikle tek seanstır. Etkisi kısa sürede fark edilmeye başlanabilir. Küçük bölgelerde işlem yapmak 30 dakikadan daha az sürebilirken, yüz ve boyun gibi daha büyük bölgeler daha uzun sürebilir. HIFU işlemi sonrası genellikle kişiler günlük aktivitelerine hemen dönebilirler. Bu, iş veya günlük yaşamı aksatma ihtiyacını azaltır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>HIFU işleminden sonra bunlara dikkat edin </strong></p>
<p>HIFU ile ameliyatsız cilt germe ve gençleştirme işlemi sonrası dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar bulunmaktadır. İşlem sonrası uzman hekimin önerdiği talimatlar takip edilmelidir.  </p>
<p> </p>
<ul>
<li>Cilt daha hassas hale gelebilir. Cilt bakımı ürünleri uzman hekimin tavsiyelerine uyularak seçilmelidir. Cilt aşırı sıcak su veya sert temizleyicilerle yıkanmamalıdır. </li>
<li>Güneş koruyucu ürünler kullanarak cilt UV ışınlarından korunmalıdır. Ayrıca açık hava etkinliklerinde şapka veya şemsiye gibi koruyucu önlemler alınmalıdır.</li>
<li>İşlem sonrası ciltte hafif kızarıklık, şişlik veya hassasiyet görülebilir. Bu tip belirtiler genellikle kısa süreli ve geçicidir. Ancak aşırı ağrı veya uzun süreli rahatsızlık hissedilirse doktora başvurulmalıdır. </li>
<li>Uygulamadan sonra makyaj yaparken dikkatli olunmalıdır. Cilt hassas olduğu için hafif ve mineral bazlı makyaj ürünleri tercih edilmelidir.</li>
<li>Ağır egzersizlerden veya yoğun fiziksel aktivitelerden kaçınılmalıdır. Bu tür aktiviteler, şişliği artırabilir veya iyileşme sürecini geciktirebilir. </li>
<li>Alkol ve sigara tüketiminden kaçınılmalıdır, cilt iyileşmesini olumsuz etkileyebilir. </li>
<li>İlaç veya gıda takviyeleri uzman hekime danışılarak kullanılmalıdır. İşlem sonrası kullanılması gereken herhangi bir ilaç veya takviye varsa, uzman hekim tarafından reçete edilmelidir.</li>
<li>Uzman hekimin belirlediği takip randevularına düzenli olarak gidilmelidir. Bu kontrollerde cildin iyileşme süreci değerlendirilerek ve gerekli önlemler alınmaktadır.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hifu-ameliyatsiz-yuz-germe-tek-seansta-cildi-genclestiriyor-407095">HIFU Ameliyatsız Yüz Germe Tek Seansta Cildi Gençleştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz Mevsiminde İncelecek Giysiler İçin: Ameliyatsız Bölgesel İncelme</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-mevsiminde-incelecek-giysiler-icin-ameliyatsiz-bolgesel-incelme-363847</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Apr 2023 08:40:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatsız]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesel]]></category>
		<category><![CDATA[giysiler]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[incelecek]]></category>
		<category><![CDATA[incelme]]></category>
		<category><![CDATA[mevsiminde]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363847</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geliyor bahar ayları, başlıyor spor ve diyet planları… Kış aylarının sonuna gelmişken yaz mevsiminde incelecek kıyafetlerimizi daha iyi taşımak için vücut inceltme planları yapıyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-mevsiminde-incelecek-giysiler-icin-ameliyatsiz-bolgesel-incelme-363847">Yaz Mevsiminde İncelecek Giysiler İçin: Ameliyatsız Bölgesel İncelme</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geliyor bahar ayları, başlıyor spor ve diyet planları… Kış aylarının sonuna gelmişken yaz mevsiminde incelecek kıyafetlerimizi daha iyi taşımak için vücut inceltme planları yapıyoruz. Cinsiyetten bağımsız herkes daha fit ve sıkı bir vücut hayal ediyor.</p>
<p>Ancak, sağlıklı ve estetik bir görüntüye kavuşmak için çeşitli diyet ve spor programları yapsak da bölgesel fazlalıklardan kurtulmak öyle birkaç ay içinde mümkün olmuyor. Şok diyetler, ağır egzersiz programları gibi vücuda yapılan fazla yüklenmeler ise sağlığımızı tehdit edebiliyor.</p>
<p>Bölgesel fazlalıklar için uygulanan ameliyatsız bölgesel incelme uygulamaları ise hiçbir cerrahi müdahaleye gerek kalmaması, kalıcı olması, ağrısız ve acısız olması, çevresindeki doku ve organları etkilememesi gibi avantajları sebebiyle çok fazla tercih ediliyor.</p>
<p>Infinity Regenerative Clinic’ten Dr. Elif İnaç, kısa sürede gözle görülür sonuçlar elde ederek birçok insanın istediği görünüme sahip olmasına yardımcı olan ameliyatsız bölgesel incelme uygulamaları hakkında konuştu. “Ameliyatsız bölgesel incelme, cerrahi olmayan yöntemlerle bölgesel yağlanma problemlerini çözmek amacıyla yapılan bir dizi uygulamayı ifade eder. Bu uygulamalar arasında lipoliz, radyofrekans, kavitasyon, lazer lipoliz, soğuk lipoliz, vakum terapi, lenf drenaj ve masaj gibi yöntemler yer alır. Birçok farklı şekilde uygulanabilen bu yöntemler kişilerin estetik kaygılarını azaltarak gerçekten tatmin edici sonuçlar yaratabilir. Etkinliği kişiden kişiye ve kullanılan yönteme bağlı olarak değişen ameliyatsız bölgesel incelmenin, bu işte tecrübeli olan bir uzman tarafından yapılması önemlidir. Ameliyatsız bölgesel incelme yöntemleri, sağlıklı bir beslenme düzeni ve düzenli egzersiz programı gibi diğer yaşam tarzı değişiklikleriyle desteklenerek daha uzun süreli ve sağlıklı bir etki sağlar.” dedi.</p>
<p>Dr. İnaç, ameliyatsız bölgesel incelme uygulamalarına ve çalışma prensiplerine dair bilgiler verdi.” Lipoliz, bölgesel yağlanma problemlerini çözmek için yağ hücrelerini eritmek amacıyla vücuda özel bir enjeksiyon yöntemiyle ilaç verilmesidir. Radyofrekans yöntemi, deri altındaki yağ hücrelerini ısıtarak eritmeyi hedefler. Kavitasyon, ultrason dalgaları ile yağ hücrelerini titreterek parçalamayı hedefler. Lazer lipoliz yöntemi, lazer ışınları ile yağ hücrelerini eritmeyi amaçlar. Soğuk lipoliz ise yağ hücrelerini dondurarak vücuttan atılmalarını sağlar ve en sık tercih edilen uygulamadır.” dedi. Bu yöntemlerin, tek başına ya da birbirine kombin olarak uygulanabileceğinden söz eden İnaç, “Uygulama öncesinde kişinin sağlık durumu ve uygulama alanı gibi faktörler dikkate alınmalıdır. Tüm bu işlemler bir uzmanın gözetiminde yapılmalıdır.” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-mevsiminde-incelecek-giysiler-icin-ameliyatsiz-bolgesel-incelme-363847">Yaz Mevsiminde İncelecek Giysiler İçin: Ameliyatsız Bölgesel İncelme</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
