<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>amaç | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/amac/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/amac</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Mar 2026 11:48:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>amaç | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/amac</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gülüş tasarımında amaç estetik ve fonksiyon!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gulus-tasariminda-amac-estetik-ve-fonksiyon-619547</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 11:48:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[amaç]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Fonksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[gülüş]]></category>
		<category><![CDATA[Gülüş Tasarımı]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Hastanın]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarımında]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619547</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Turhan Didinen, gülüş tasarımı ve süreçleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gulus-tasariminda-amac-estetik-ve-fonksiyon-619547">Gülüş tasarımında amaç estetik ve fonksiyon!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Turhan Didinen, gülüş tasarımı ve süreçleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Gülüş tasarımı, yüz, karakter ve fonksiyonla uyumlu kapsamlı bir tedavi!</strong></p>
<p>Gülüş tasarımının, yalnızca dişlerin görünümünü değiştiren bir uygulama olmadığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Turhan Didinen, “Hastanın yüz yapısı, karakteri ve fonksiyonel ihtiyaçlarıyla uyumlu olacak şekilde planlanan kapsamlı bir estetik ve fonksiyonel tedavi sürecidir. Bu süreçte doğru analiz, planlama ve uygulama adımları büyük önem taşır.” dedi.</p>
<p>Gülüş tasarımında ilk adımın, hastanın detaylı kayıtlarının alınması olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Didinen, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu aşamada ölçüler, dijital taramalar, fotoğraflar ve gerekirse videolar kaydedilir. Bu kayıtlar sayesinde hastanın mevcut ağız yapısı ve gülüş dinamikleri ayrıntılı biçimde analiz edilir. İkinci adımda hastanın yüz yapısı değerlendirilir. Yüzün şekli, uzunluğu, genişliği ve genel simetrisi incelenerek hastaya en uygun diş formu planlanır. Gülüş tasarımının başarılı olabilmesi için dişlerin yüzle uyumlu olması büyük önem taşır. Üçüncü adım, ‘pembe estetik’ olarak adlandırılan diş eti değerlendirmesidir. Diş etlerinin formu, rengi ve dişlerle olan uyumu estetik sonuç açısından belirleyici rol oynar. Eğer diş etlerinde estetik ya da sağlık açısından sorunlar varsa, tasarım aşamasından önce gerekli tedaviler uygulanır.</p>
<p>Dördüncü adımda hastanın karakterine ve yüz tipine uygun diş formu belirlenir. Bu aşamada seçilen diş formları uygun materyallerle birleştirilerek tasarım oluşturulur. Son adım ise uygulama aşamasıdır. Bu süreçte yapılan tasarımın hastanın çiğneme fonksiyonlarına ve günlük kullanımına uygun olup olmadığı kontrol edilir. Böylece hem estetik hem de fonksiyonel açıdan dengeli bir sonuç elde edilir.”</p>
<p><strong>Amaç, dişlerdeki şekil ve form bozukluklarını düzeltmek!</strong></p>
<p>Gülüş tasarımının çoğu zaman dişlerin renginin değiştirilmesiyle ilişkilendirildiğini ancak uygulamanın kapsamının bununla sınırlı olmadığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Turhan Didinen, “Renk değişimi tedavinin önemli hedeflerinden biri olabilir ancak asıl amaç, dişlerdeki şekil ve form bozukluklarını da düzeltmektir.” dedi.</p>
<p>Bu sayede dişleri çok kısa, çok uzun, kırık ya da çapraşık olan hastalarda estetik açıdan daha dengeli bir görünüm elde edilebildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Didinen, gülüş tasarımıyla hastanın yüz yapısına uygun yeni diş formları oluşturulabileceği ve kişinin memnun olmadığı estetik problemlerin giderilebileceğini söyledi.</p>
<p><strong>Kişinin genel karakteri diş formunun belirlenmesinde etkili olabilir!</strong></p>
<p>Gülüş tasarımının uygulanma yönteminin genel olarak benzer olsa da elde edilen sonuçların her hastada farklı olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Turhan Didinen, “Çünkü yüzün şekli, uzunluğu, yuvarlaklığı veya köşeli yapısı tasarım sürecini doğrudan etkiler.” dedi.</p>
<p>Bu nedenle hastanın yüz tipi doğru şekilde analiz edilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Didinen, “Tasarım buna göre planlanmalıdır. Ayrıca kişinin genel karakteri de diş formunun belirlenmesinde etkili olabilir. Amaç, hem yüz yapısıyla hem de kişinin genel görünümüyle uyumlu doğal bir gülüş elde etmektir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Estetik gülüşte diş eti sağlığı da dişler kadar önemli!</strong></p>
<p>Estetik bir gülüşün yalnızca dişlerin görünümüyle sınırlı olmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Turhan Didinen, “Diş etlerinin sağlığı ve estetik durumu da en az dişler kadar önemli.” dedi.</p>
<p>Diş etleri ve çevresindeki kemik dokusunun dişlerin sağlamlığını destekleyen önemli yapılar olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Didinen, “Bunun yanı sıra diş etlerinin rengi, formu, seviyesinin dengesi ve şişkinliği gibi faktörler de gülüş estetiğini doğrudan etkiler. Bu nedenle gülüş tasarımında diş eti sağlığı mutlaka değerlendirilir ve gerekirse tedavi edilir. Gülüş tasarımından sonra elde edilen estetik ve fonksiyonel sonuçların uzun süre korunabilmesi için düzenli bakım gerekir. Bu bakım iki şekilde gerçekleştirilir: bireysel bakım ve profesyonel bakım. Bireysel bakım, hastanın hekimin önerdiği ağız bakım rutinlerini düzenli şekilde uygulamasını kapsar. Profesyonel bakım ise hastanın belirli aralıklarla diş hekimi kontrolüne gelmesi ve yapılan restorasyonların durumunun değerlendirilmesiyle sağlanır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Başarılı gülüş tasarımı, yüzle uyumlu diş planlaması gerektirir!</strong></p>
<p>Gülüş tasarımının önemli avantajlarından birinin, tedavi başlamadan önce hastaya olası sonucun gösterebilmesi olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Turhan Didinen, “Bu amaçla ‘mock-up’ olarak adlandırılan geçici uygulamalar yapılabilir. Bu yöntem sayesinde hastaya herhangi bir kalıcı işlem yapılmadan önce tasarlanan gülüş geçici protezlerle gösterilir. Hasta bu görünümü belirli bir süre deneyimleyebilir ve tedaviye devam edip etmeye bu aşamada karar verebilir. Böylece ‘tedavi sonunda dişlerim nasıl görünecek?’ kaygısı büyük ölçüde ortadan kalkar.” dedi.</p>
<p>Gülüş tasarımında yalnızca dişlerin değil, yüzün tamamının değerlendirildiğini yineleyen Dr. Öğr. Üyesi Turhan Didinen, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Dudak yapısı, yüz hatları ve mimikler gülüşün estetik algısını doğrudan etkiler. Bu nedenle yüz yapısıyla uyumlu olmayan bir diş formu, tek başına ne kadar estetik olursa olsun doğal bir görünüm oluşturmayabilir. Başarılı bir gülüş tasarımında yüzün tüm ölçümleri dikkatle analiz edilmeli ve hastaya en uygun diş karakterizasyonu planlanmalıdır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gulus-tasariminda-amac-estetik-ve-fonksiyon-619547">Gülüş tasarımında amaç estetik ve fonksiyon!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Anlam ve amaç eksikliği, beynin uyumunu bozar”</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-anlam-ve-amac-eksikligi-beynin-uyumunu-bozar-589084</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 08:55:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[amaç]]></category>
		<category><![CDATA[amaçsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[beynin]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[nevzat]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[rüya]]></category>
		<category><![CDATA[sembol]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589084</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sembollerin psikolojik etkilerini değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-anlam-ve-amac-eksikligi-beynin-uyumunu-bozar-589084">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Anlam ve amaç eksikliği, beynin uyumunu bozar”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sembollerin psikolojik etkileri konusunu değerlendirdi.</p>
<h3><strong>Sembolik öğrenme yalnızca insanlara özgü bir öğrenme modeli</strong></h3>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sembolik öğrenmenin yalnızca insanlara özgü bir öğrenme modeli olduğunu ifade ederek, diğer canlıların yaşamı temel fizyolojik ihtiyaçlar çerçevesinde sınırlıyken, insanın soyut, sembolik ve kavramsal düşünce üretebilme yeteneğine sahip olduğunu, bu yeteneğin, beynin çalışma mekanizmalarının anlaşılmasıyla birlikte yapay zekanın doğuşuna zemin hazırladığını kaydetti.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Yapay zeka beyni taklit ediyor. Makine öğrenmesi ve derin öğrenme gibi alanlarda ilerleyen yapay zeka, beynin görüntüleri nasıl işlediğini, sembolleri nasıl oluşturduğunu ve anlam bağlarını nasıl kurduğunu da anlamaya çalışıyor.&#8221; dedi.</p>
<h3><strong>Beyin algoritmaları ve sosyal öğrenme</strong></h3>
<p>Prof. Dr. Tarhan, beynin bilgi işleme sürecini katmanlı bir yapıya benzeterek, girilen bilgilerin çeşitli katmanlarda (görüntü, duygu, korku gibi) işlendiğini ve bir çıktıya dönüştüğünü, bu sürecin algoritmalarla çalıştığını ve bu algoritmaların sosyal öğrenme yoluyla geliştiğini belirterek, &#8220;İnsan, çevresinden ve yaşantısından edindiği deneyimlerle öğrenir. Bir maymun, genetik olarak insana yüzde 96 oranında benzese de o yüzde 4&#8217;lük gen farkı nedeniyle insan gibi davranmayı öğrenemez. Bu fark, zaman, anlam, ölüm gibi soyut kavramlarla ilgili &#8216;zihin üstü&#8217; genlerden kaynaklanmaktadır.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<h3><strong>Beyin belirsizlikten hoşlanmıyor…</strong></h3>
<p>Beynin belirsizlikten hoşlanmadığını ve bu durumun korku ve tedirginliğe yol açtığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Beyin düzen, denge ve devamlılık istiyor. Öyle olursa rahat çalışıyor. Bunu yapabilmesi için de mecburen olayları anlamlandırması gerekiyor. Bunun için sembolleri kullanıyor. Aksi halde anlam ve amaçsızlık beyin orkestrasını bozar.” ifadesinde bulundu.</p>
<h3><strong>Sembollerin çok katmanlı anlamları</strong></h3>
<p>Prof. Dr. Tarhan, sembollerin beynin bilgi kaydederken kullandığı temel öğeler olduğunu belirterek, &#8220;Büyüklük, şekil, renk gibi unsurlar birer semboldür. Matematikteki &#8216;artı&#8217; işareti, kırmızı renginin enerji, güç, cesaret gibi pozitif anlamları veya kan, ateş gibi negatif çağrışımları, mavinin sonsuzluk ve huzuru temsil etmesi veya hüznü ifade etmesi gibi örneklerle sembollerin çok boyutlu anlamları vardır. Siyahın bazı kültürlerde gücü, bazılarında ise korkuyu sembolize etmesi de buna örnektir.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<h3><strong>Kültür ve sembol ilişkisi</strong></h3>
<p>Sembollerin kültüre, inançlara ve değer sistemlerine göre farklılık gösterdiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “El hareketleri bile farklı kültürlerde farklı anlamlar taşıyabiliyor. Bizim kültürümüzde &#8216;mükemmel&#8217; anlamına gelen bir el hareketi, İtalya&#8217;da &#8216;dikkatli ol&#8217;, Ortadoğu&#8217;da ise &#8216;sabırlı ol&#8217; anlamına gelebilir. Dini ikonlar, trafik levhaları ve emojiler de birer semboldür ve evrensel tepkiler uyandırabilir. Çocukluktan itibaren sembollerle öğreniriz ve sembollerin olmadığı bir ortamda insanlık öğrenilemez.&#8221; dedi.</p>
<h3><strong>Kelime, dil ve kavramların gücü</strong></h3>
<p>Kelimenin de bir sembol olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, beynin Broca alanının duygu ifadesiyle, Wernicke alanının ise anlamayla ilgili olduğunu belirtti. Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Dilimizdeki sözcükler de birer semboldür. Bir dil ne kadar çok kavram ve kelimeye sahipse, insan o kadar yeni düşünce üretebilir. Örneğin &#8216;kalp&#8217; kelimesi hem somut anlamda organı hem de soyut anlamda duyguları ifade eder. Kalbin Arapçada &#8216;inkılap&#8217; kökünden gelmesi, yani değiştirmek anlamına gelmesi, duygusal dünyadaki dönüşüm ihtiyacının zihinsel bir temsili olabilir.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<h3><strong>Rüya teorisi ve kolektif bilinçaltı</strong></h3>
<p>Nörobilim alanındaki gelişmelerle birlikte rüyaların anlamı üzerine yapılan açıklamaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İsviçreli psikiyatrist Carl Gustav Jung&#8217;un rüya analizlerinin nörobilime çok daha uygun olduğunu, Jung&#8217;un rüyaları &#8220;semboller dünyası&#8221; olarak tanımlamasının, günümüz nörobiliminin bulgularıyla örtüştüğünü dile getirdi.</p>
<p>İnsanların diğer canlılardan farklı olarak bilinç sahibi ve varoluşunun farkında olan tek varlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Her birey ayrı bir bilince sahipken, bunun altında kültürel mirasla şekillenen bir kolektif bilinçaltı bulunur. Rüyalar, bu kolektif bilinçaltındaki sembolleri yaşattığımız alanlardır.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, rüya tabirlerinin kişiye özel olması gerektiğinin altını çizerek, &#8220;Su gibi evrensel bir sembolün rüyadaki anlamı, kişinin kişilik yapısı, suya yüklediği anlamlar ve kültürel bağlamına göre değişir. Bu nedenle rüya tabiri kitaplarındaki genel yorumlar yanıltıcı olabilir. Rüyalar anlamsız değildir; fiziksel gerçekliğin, hayal gerçekliğinin ve rüya gerçekliğinin birleştiği, üst bir gerçeklik sunar.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<h3><strong>Gerçeklik testi ve şizofreni ilişkisi</strong></h3>
<p>Rüyaların ve hayallerin gerçeklikten ayırt edilememesinin ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirten Prof. Dr. Tarhan, beyindeki &#8220;gerçeklik test ağı&#8221; nın önemli olduğunu, şizofreni hastalarında bu ağın bozulduğunu ve kişinin rüyalarına veya hayallerine inanarak hayatını buna göre tanzim edebildiğini ifade etti ve &#8220;Şizofreninin temelinde, hayal, rüya ve fiziksel gerçeklik arasındaki ayrımı yapamama yatar. Beyindeki ilgili ağın bozulması bu duruma yol açar.&#8221; diye konuştu.</p>
<h3><strong>Sembollerin evrensel dili</strong></h3>
<p>Prof. Dr. Tarhan, sesin de tıpkı renkler gibi güçlü bir sembol olduğunu ve müziğin beyni en çok harekete geçiren unsurlardan biri olduğunu kaydederek, &#8220;Mantıksal kavramlar sol beyinde işlenirken, sanatsal ve sesle ilgili kavramlar sağ beyinde, görüntüyle ilgili kavramlar ise arka beyinde işlenir. Kuantum fiziğine göre her renk bir frekanstır. Renklerin matematiğiyle siyah ve beyaz gibi farklı tonlar oluşur. Görme duyumuz ve ışık, evrendeki her şeye anlam katar.&#8221; dedi.</p>
<p>İnsan beyninin dış dünyadan gelen beş duyu bilgileri, zihnin ürettiği bilgiler ve duygularla sürekli etkileşim halinde olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Beynimiz bu bilgileri algılar, tanımlar, yorumlar ve tepki verir. Siyah-beyaz düşünce tarzı, yani olayları ya iyi ya kötü olarak görme eğilimi, toksik kişilerin özelliklerinden biridir ve esnek olmamaya, empati yapamamaya yol açar.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<h3><strong>Zihin ekonomisi ve sosyal öğrenme</strong></h3>
<p>İnsan beyninin &#8220;zihin ekonomisi&#8221; prensibiyle ve bilgileri en ekonomik şekilde kullanmaya çalıştığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Hayvan beyni ödül-ceza sistemiyle ilkel düzeyde öğrenirken, insan deneyimleyerek, anlam katarak ve yorumlayarak öğrenir. Bir bilgi karşısında &#8216;kim söyledi, ne söyledi, neden söyledi&#8217; sorularını sormadan tepki vermek, sembollerin aleyhimize işlemesine yol açar.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, beynin önbelleğini boş tutmanın, ani hataları önlemede ve sembolleri doğru yorumlamada önemli olduğunu vurguladı.</p>
<h3><strong>İlahi işaretler</strong></h3>
<p>&#8220;Tanrı sessiz mi?&#8221; sorusunun, insanın ilahi bir işaret bekleme isteği, yani bir sembol arayışı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, bu işaretlerin ikaz, müjde veya ceza şeklinde yorumlanabileceğini belirtti. Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Hayatı bir sınav olarak düşündüğümüzde, öğretmen sınav sırasında konuşmaz. Adil bir yarış için sessiz kalır. Bu dünya da ruhlar alemiyle bu dünya arasında bir geçiş sürecidir.&#8221; dedi.</p>
<p>Kuantum fiziği ve sicim teorisine göre evrende madde diye bir şeyin olmadığını, her şeyin enerji olduğunu ve manyetik iplikçiklerden oluştuğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Süper determinizmde, görünen sebeplerin yanı sıra olaylarda görünmeyen sebepler de vardır. Bu görünmeyen sebepleri okumak sembol diliyle olur. İbn-i Arabi gibi düşünürler, sembollerin dilini kullanarak olaylara derin anlamlar yüklemişlerdir.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<h3><strong>Kalp gözü ile herkes göremiyor</strong></h3>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sembollerin ilahi mesajlar taşıdığını ve insanın olayları anlamlandırma biçiminin hayatını derinden etkilediğini dile getirerek, karınca istilası gibi sıradan bir olayın bile İbn-i Arabi tarafından sabır, çalışkanlık, ümitsizlikten kaçınma ve takım çalışması gibi derin anlamlarla yorumlandığını örnek vererek, &#8220;Bu gözle bakan bunu görebiliyor, herkes göremiyor. Buna &#8216;kalp gözü&#8217; deniyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Bir hastalığa veya hayat olaylarına nasıl anlam yüklendiğinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Bir insan &#8216;ben bunu hak etmedim, niye geldi?&#8217; derse veya &#8216;keşke şunu yapmasaydım&#8217; diye geçmişi suçlarsa, olayı daha çok büyütür ve daha çok acı çeker. Hayatta her şey yolunda gitmiyor. İnsan zihni sadece seçer ve gözlemler, sonrası bizim kontrolümüzde değildir.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<h3><strong>Kontrol duygusu ve radikal kabullenme</strong></h3>
<p>İnsanların sınırsız isteklerine karşın sınırlı güce sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, kontrol duygusunun geleceği, hayatı ve doğayı kontrol etme arzusuna dönüştüğünde bireylerde yüksek tansiyon gibi sorunlara yol açabildiğini belirtti.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, bu durumda &#8220;radikal kabullenme&#8221; nin önemine işaret ederek, &#8220;Kişi, elinden geleni yaptıktan sonra kontrolü ilahi iradeye bırakırsa sakinleşir. Buna &#8216;tevekkül&#8217; diyoruz. Tembellik veya miskinlik değil, sorumlulukları yerine getirdikten sonra teslim olabilmektir.&#8221; diye konuştu.</p>
<h3><strong>İnsanın genlerinin verdiği sınırlar içerisinde özgür bir iradesi var</strong></h3>
<p>Her şeyin önceden belli olduğu fikrinin insan iradesini ortadan kaldırmadığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, &#8220;İnsanın genlerinin verdiği sınırlar içerisinde özgür bir iradesi var. Olayları anlamlandırma, soyut düşünce üretme yeteneği var. Bir fikir geldiğinde onu anlamlandırır, seçer ve seçtikten sonra sadece gözlemci oluruz. Kuantum fiziğine göre biz olayları kontrol edemiyoruz, sadece seçiyoruz.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>İlhamların zihinsel çaba ve emek gerektirdiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Arşimet, kralın verdiği görev üzerine taçtaki altının sahte olup olmadığını bulmak için kafa yorarken ilham geldi ve &#8216;Evreka!&#8217; diyerek hamamdan fırladı. İlhamlar, belirli bir zihinsel çilenin sonucudur.&#8221; dedi.</p>
<h3><strong>Taşların şifalı gücü ve meditasyon</strong></h3>
<p>Taşların da renkler gibi bir frekansı ve salınımı olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, ametist ve kehribar gibi taşların manevi anlamları ve rahatlatıcı etkileri olduğunu söyledi ve &#8220;Ametist taşı eline alan birinin anksiyetesinin kaybolması gibi, bu tür kültürel birikimler bilimsel araştırmalarla teyit edilmeli, ancak saçma denilmemelidir.&#8221; İfadesinde bulundu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, kişilerin kendilerine bir rahatlatma sembolü seçerek bunu hipnoterapi veya yogadaki mantralar gibi kullanılabileceğini ifade ederek, &#8220;Beynimizde mutluluk hormonu salgılamak için üç şeyi bir arada yapmak gerekir; hareket, müzik ve sembolik bir tekrar. Mevlana&#8217;nın sema meditasyonu da bu metodolojiye dayanır. Ritim tedavisi olarak da bilinen bu yöntemlerle beyin rahatlar.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<h3><strong>Müzik de sembolik anlamlar taşıyor</strong></h3>
<p>Müziğin de sembolik anlamlar taşıdığını ve kişiye yüklediği anlama göre farklı etkiler yarattığını belirten Prof. Dr. Tarhan, bazı müziklerin öfke ve saldırganlık uyandırırken, bazılarının sakinleştirici etki gösterdiğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, insan kişiliğinin (persona) üçte birinin genetik, üçte birinin sosyal öğrenme ve üçte birinin de kişisel seçimlerden oluştuğunu belirterek, &#8220;Sembolik, anlamsal ve kavramsal düşünce yeteneği olan bir kişi, diğer üçte iki yönünü de yönetebilir, yeni anlamlar yükleyerek, yeni hedefler koyarak ve yeni yöntemler geliştirerek kişiliğini olumlu yönde şekillendirebilir.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<h3><strong>Küresel yalnızlaşmanın temel sebeplerinden biri de sahtelik</strong></h3>
<p>Sahteliğin hayatın her alanına yayılmış durumda olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“İnsanın da sahtesi var. Bu sahtelik güveni zayıflatıyor, güven zayıflayınca derin ilişkiler kayboluyor. Derin ilişkilerin olmadığı yerde de yalnızlık artıyor. Küresel yalnızlaşmanın temel sebeplerinden biri, insanın içiyle dışının bir olmamasıdır. İnsan ilişkilerinde en önemli nokta, kişinin iç ve dış görünüşünde denge kurabilmesidir. ‘Benim kalbim temiz’ demek yeterli değil; dış görünüm de bu uyumun bir parçası olmalı. Böyle insanlar uzun vadeli ilişkiler kurabilir. Onların iç huzuru, pozitif bir etki olarak dışarıya yansır. İnsanlar bu tür kişilere ister istemez saygı ve sevgi duyar, etrafında toplanır. Kurulu düzen onları istemese bile toplum onları benimser. Tarihte de böyle insanlar dönüşüm yaratan, kalıcı iz bırakan şahsiyetlerdir. Ama rol yapan, sahte davranan kişiler uzun vadede kaybeder. Çünkü insan yüzünde sirke satıyorsa, elinde bal olsa bile kimse ondan bal almak istemez. Asıl mesele insanın içi ile dışının uyumlu olması, kendisiyle barışık yaşamasıdır.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-anlam-ve-amac-eksikligi-beynin-uyumunu-bozar-589084">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Anlam ve amaç eksikliği, beynin uyumunu bozar”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ergoterapideki temel amaç otizmli bireylerde bağımsızlık!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ergoterapideki-temel-amac-otizmli-bireylerde-bagimsizlik-417991</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Oct 2023 10:10:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[amaç]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerde]]></category>
		<category><![CDATA[ergoterapideki]]></category>
		<category><![CDATA[otizmli]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417991</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otizm spektrum bozukluğuna sahip bireyin günlük yaşam aktivitelerinde; öz bakım, oyun ve üretici aktiviteler ile serbest zaman aktivitelerinde sınırlılık gözlemlenebildiğini söyleyen uzmanlar, ergoterapideki temel amacın günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlığı hedeflemek olduğunu vurguluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ergoterapideki-temel-amac-otizmli-bireylerde-bagimsizlik-417991">Ergoterapideki temel amaç otizmli bireylerde bağımsızlık!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ergoterapideki temel amaç otizmli bireylerde bağımsızlık!</strong></p>
<p><strong>Otizm spektrum bozukluğuna sahip bireyin günlük yaşam aktivitelerinde; öz bakım, oyun ve üretici aktiviteler ile serbest zaman aktivitelerinde sınırlılık gözlemlenebildiğini söyleyen uzmanlar, ergoterapideki temel amacın günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlığı hedeflemek olduğunu vurguluyor.</strong></p>
<p><strong>Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, “Ergoterapi; otizmli bireylerde, denge, koordinasyon, vücut farkındalığı, motor planlama, dikkat/aktivite sürdürebilirliği, görsel uzaysal algı, işitsel dil becerileri ve akademik becerilere katılımın sağlanmasına odaklanıyor.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, 27 Ekim Dünya Ergoterapi Günü dolayısıyla otizm spektrum bozukluğu olan çocuk ve ergenler için ergoterapinin temel hedefleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, ergoterapideki temel amacın günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlığı hedeflemek olduğunu ifade ederek, otizm spektrum bozukluğuna sahip bireyin günlük yaşam aktivitelerinde; öz bakım, oyun ve üretici aktiviteler ile serbest zaman aktivitelerinde sınırlılık gözlemlenebildiğini kaydetti.</p>
<p><strong>Öz bakım becerileri ergoterapi ile destekleniyor</strong></p>
<p>Günlük yaşam aktivitelerine katılımın hedeflendiğini dile getiren Çebi, “Otizm spektrum bozukluğu olan çocuk ve ergen grubunda duygusal ve davranışsal süreçler, sosyal etkileşim, öz bakım becerileri, duyusal beceriler, motor beceriler, akademik öncesi ve akademik beceriler, yürütücü işlevler ergoterapi sürecinde desteklenmektedir.” dedi.</p>
<p>Otizmli bireylerde yemek yeme, giyinme, banyo yapma, saçlarının taranması, tırnak kesme, tuvalet gibi kendine bakım aktiviteleri, oyun aktiviteleri ve sosyalleşme gibi serbest zaman aktivitelerindeki hassasiyetlere yönelik çalışmalar yapılarak bağımsızlığın desteklemesinin amaçlandığını anlatan Çebi, şöyle devam etti:</p>
<p>“Aynı zamanda ergoterapi; otizmli bireylerde, denge, koordinasyon, vücut farkındalığı, motor planlama, dikkat/aktivite sürdürebilirliği, görsel uzaysal algı, işitsel dil becerileri ve akademik becerilere katılımın sağlanmasına odaklanıyor.”</p>
<p><strong>Aile ve çocuk bir bütün olarak değerlendiriliyor</strong></p>
<p>Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, ergoterapi sürecinde aile ve çocuğun bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini anlatarak, “Terapiden edilen kazanımın günlük yaşama genellenebilmesi için ailenin ev ortamını da çocuğun ihtiyaçlarına göre düzenleme yapması gerekmektedir. Aynı zamanda hedeflenen becerilerin ev ve okul ortamında da sürdürebilmesi için uzman tarafından belirlenen önerilen aile ve eğitimciler tarafından günlük yaşamda uygulanması önemli.” şeklinde görüşlerini dile getirdi.</p>
<p>Ergoterapinin otizmli çocuk ve ergenler için etkili olabilmesi için nelere dikkat edilmesi gerektiğini de söyleyen Çebi, şunları anlattı:</p>
<p>“Otizm spektrum bozukluğuna sahip bireyin ihtiyacına ve günlük yaşamda ki sınırlılıklarına göre belirlen terapi süreci, hedeflenen planlamaya göre ilerlemelidir. Uzman tarafından belirlenmiş terapi süresi ve sıklığına düzenli katılım terapi sürecindeki başarının temel kriterini oluşturmaktadır.</p>
<p>Uzman tarafından belirlenen hedefler ve uzman tarafından verilen öneriler doğrultusunda bireyin, bakım verenin ve eğitimcilerin günlük yaşamdaki rolü de terapi sürecinde başarıyı doğrudan etkilemektedir. Birey ve bireyin sosyal çevresi göz önünde bulundurularak süreç yönetilmelidir.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ergoterapideki-temel-amac-otizmli-bireylerde-bagimsizlik-417991">Ergoterapideki temel amaç otizmli bireylerde bağımsızlık!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortak Amaç Nilüfer</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ortak-amac-nilufer-409659</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Sep 2023 12:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[amaç]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409659</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’i ziyaret eden Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen başta okul eksiği olmak üzere ilçenin ihtiyaçları ile ilgili bilgi aldı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ortak-amac-nilufer-409659">Ortak Amaç Nilüfer</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’i ziyaret eden Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen başta okul eksiği olmak üzere ilçenin ihtiyaçları ile ilgili bilgi aldı. Başkan Erdem’in, okul yapımı için iki hayırseverin hazır olduğunu belirtmesi üzerine, Kaymakam Süzen de okul alanları için gerekli girişimleri yaptıklarını, pürüzleri kaldırmak için çalışmaları yoğunlaştıracaklarını vurguladı.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Nilüfer İlçe Kaymakamı olarak atanan Murat Süzen, Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’e iade-i ziyarette bulundu. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Dr. Sibel Özer, Osman Ayradilli, Engin Yener, Osman Uçar ve Adem Vural’ın da bulunduğu ziyarette, Nilüfer yer yönüyle ele alındı. Nilüfer’deki devlet okulu ihtiyacına değinen Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, okul yapmak isteyen hayırseverlerin olduğunu, 23 Nisan Mahallesi’ndeki okul alanında sorunun aşıldığını ve çok yakın zaman içinde okul inşaatının temelini atacaklarını vurguladı. Başkan Erdem, diğer hazine arazilerindeki okul alanlarında ise çıkan pürüzler nedeniyle çalışmalarda yol alamadıklarını da Kaymakam Süzen’e iletti. “Okul bizim kırmızı çizgimiz” diyen Nilüfer İlçe Kaymakamı Murat Süzen de, hazine arazilerine ait 6 noktada okul alanlarının belli olduğunu, pürüzleri ortadan kaldırmak için girişimlerde bulunduklarını ve çalışmaları yoğunlaştıracaklarının altını çizdi. Kaymakam Süzen, “6 okul alanına gidip incelemelerde bulundum. Raporlarımızı hazırladık. İhtiyaç olan bölgelere okul yapmak için elimizden geleni yapacağız. Kısa vadede Nilüfer’de 6 okul yapmak için çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Yaşanan pürüzleri ortadan kaldırıp, bu 6 noktayı yatırım programımıza alacağız. Bu işi sadece Milli Eğitim’e bırakmak da doğru değil. Topyekün hareket etmeliyiz. Kendi çocuğumuz neyse, Nilüfer’deki 100 bini aşkın öğrencimiz de o” dedi. Merkez ve kırsal mahallelerde yaptıkları proje ve çalışmalar hakkında da Kaymakam Süzen’e detaylı bilgi veren Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, “Kırsal mahallelerimizdeki terk edilmiş köy okullarını, tekrar bölgeye kazandırıyoruz. Bu alanları kadın dernekleri, Mysia Yolları üzerindeki alanlara bisiklet evi, misafirhaneler yaparak, canlandırıyoruz. Bu alanlarda köylülerin yaşanmışlıkları, anıları var. Atıl durumdaki terk edilmiş okul alanlarını tekrar bölgeye kazandırıyoruz. Kırsal mahallelerde kadınların sosyalleşmelerine yönelik çalışmalar yapıyoruz. Kadın ve Çocuk Akademilerimiz büyük ilgi görüyor” dedi. Kaçak yapıyla mücadele konusunda Kaymakam Murat Süzen’den destek isteyen Başkan Turgay Erdem, “Kaçak yapıyla çok ciddi şekilde mücadele ediyoruz ancak tek başımıza yetemiyoruz. Kaçak yapıyla mücadelede çerçeveyi genişletmeliyiz. Hep birlikte iş birliği içinde ve kararlılıkla mücadele edersek, üstesinden geliriz. Güvenlik ve bürokratik nedenlerden dolayı tespit edilen yapılara anında müdahale edemiyoruz” ifadelerini kullandı. Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Gölyazı’daki kazı çalışmaları ve kentin diğer tarihi ve turistik bölgelerinde yapılan projeleri de Nilüfer İlçe Kaymakamı Murat Süzen’e aktardı. Bursa’nın güzel bir şehir, Nilüfer’in de bu güzelliğin içinde özel bir yer olduğunu söyleyen Nilüfer İlçe Kaymakamı Murat Süzen de, Nilüfer’e hizmet etmek için duyduğu heyecanı dile getirdi. Süzen, vatandaşların güvenli, rahat ve taleplerinin karşılanabildiği bir Nilüfer için samimi bir şekilde çalışacaklarının altını çizdi. Tarihi ve doğal güzelliklere sahip Gölyazı ile Ayvaini Mağarası gibi doğal bir güzelliğe sahip Ayvaköy’ün de turizmden hak ettiği değeri alması için de çaba göstereceklerini belirten Nilüfer İlçe Kaymakamı Murat Süzen, “Gölyazı birçok güzelliği ve özelliği içinde barındırıyor. Nilüfer çiçekleri, değirmen, bölgenin doğal yapısı, antik kazı çalışmaları bölgeye değer katan yanların sadece birkaçı. Ayvaini Mağarası da çok özel bir yer. Bu alanın da turizme kazandırılması için yapılacak çalışmalarda elimizden gelen desteği vermeye hazırız” ifadelerini kullandı. Kaçak yapıyla mücadele konusunda çok net olduklarına dikkat çeken Süzen, “Biz yaparız, bize bir şey olmaz” algısının yıkılacağını, bu mücadelenin kararlılıkla topyekün süreceğinin altını çizdi. Kaymakam Süzen, “Bursa Valiliği başkanlığında kaçak yapıyla mücadele konulu toplantı yapacağız. Bu konuda çok netiz. Her kurum elini taşın altına koymalı ve iş birliği içinde çalışılmalı. Nilüfer İlçe Kaymakamlığı olarak kaçak yapıyla mücadele konusunda her zaman yanınızdayız. Verimli tarım arazilerinde tarım ya da hayvancılık adı altında elektrik aboneliği alınıyor, ardından depo ya da fabrika kuruluyor. Bunun önüne geçmek için girişimlerimiz başladı” şeklinde konuştu. Öğrencilerin yoğun olarak yaşadığı Görükle’nin emniyetine özel bir önem verdikleri belirten Kaymakam Süzen, okul önlerindeki uyuşturucu satıcılarına yönelik özel önlem aldıklarını vurguladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ortak-amac-nilufer-409659">Ortak Amaç Nilüfer</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otomotiv Teknolojisi Benchmarking Lideri A2MAC1 Türkiye&#8217;de Faaliyete Geçti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/otomotiv-teknolojisi-benchmarking-lideri-a2mac1-turkiyede-faaliyete-gecti-363784</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Apr 2023 08:12:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[amaç]]></category>
		<category><![CDATA[benchmarking]]></category>
		<category><![CDATA[faaliyete]]></category>
		<category><![CDATA[geçti]]></category>
		<category><![CDATA[lideri]]></category>
		<category><![CDATA[otomotiv]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363784</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otomotiv teknolojisi benchmarking lideri A2MAC1 gelecekteki stratejik büyümesinde önemli bir adım olarak Türkiye’de faaliyete geçti. A2MAC1 CEO'su Frank Bunte,“İstanbul'da yeni ofisimizin açılışı ile Türkiye pazarındaki genişlememizi sürdürmekten mutluluk duyuyoruz” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otomotiv-teknolojisi-benchmarking-lideri-a2mac1-turkiyede-faaliyete-gecti-363784">Otomotiv Teknolojisi Benchmarking Lideri A2MAC1 Türkiye&#8217;de Faaliyete Geçti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Otomotiv teknolojisi benchmarking lideri A2MAC1 gelecekteki stratejik büyümesinde önemli bir adım olarak Türkiye’de faaliyete geçti. A2MAC1 CEO&#8217;su Frank Bunte,“İstanbul&#8217;da yeni ofisimizin açılışı ile Türkiye pazarındaki genişlememizi sürdürmekten mutluluk duyuyoruz” dedi.</strong></p>
<p>Merkezi Fransa’da bulunan otomotiv teknolojisi benchmarking lideri A2MAC1 Türkiye’de faaliyete geçerek İstanbul ofisini açtı. A2MAC1 CEO’su Frank Bunte, şirketin Türkiye’deki operasyonlarını başlatması ile ilgili olarak düzenlediği basın toplantısında, hali hazırda yaklaşık 20 yıldır Türk otomotiv sektörünü ve Türkiye ekonomisini destekleyen faaliyetler yürüttüklerini söyledi.</p>
<p>A2MAC1&#8217;in üstlendiği güçlü sosyal sorumluluk misyonuyla depremzedelere destek olacağını anlatan Bunte, 2023&#8217;ün geri kalanında Türkiye&#8217;de elde edilecek gelirin yüzde 20&#8217;sine kadar, en az 100 bin Euro&#8217;yu depremzedelere bağışlayacaklarını söyledi ve bu amaçla AFAD ile iletişime geçeceklerini kaydetti. A2MAC1 CEO&#8217;su Frank Bunte sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Türkiye&#8217;de otomotiv endüstrisi, inovasyon konusundaki yetkinliğini önemli ölçüde artırdı. Sektörün hem Türkiye&#8217;deki hem de uluslararası alandaki başarısını desteklemek için 500&#8217;den fazla şirketin güvenilir bir ortağı olmaktan gurur duyuyoruz. Parolamız, her zaman pazar trendlerini öngörmek ve ihtiyaçları karşılamaktır. Bu nedenle, İstanbul&#8217;da yeni ofisimizin açılışı ile Türkiye pazarındaki büyümemizi sürdürmekten mutluluk duyuyoruz. Bu açılış, büyüme stratejimizde önemli bir adımdır. Türkiye organizasyonumuzdaki kadromuz, müşterilerimize her zamankinden daha akıllı, daha yeşil ve daha entegre bir şekilde yenilikçi ve katma değeri yüksek çözümler sunacaktır.&#8221; dedi.</p>
<p>Bunte şöyle konuştu: </p>
<p>&#8220;A2MAC1, çeyrek asrı aşkın bir süredir paydaşları için stratejik bir ortak olmuştur. Küresel bir lider olarak, müşterilerimize son teknoloji yenilikçi çözümler, pazar trendleri ve büyüme fırsatları sunuyoruz. 40 milyondan fazla görüntüden oluşan rakipsiz bir veri tabanı ve analiz edilen 1.800&#8217;den fazla aracın 3D modelleriyle, üreticilerin ve endüstriyel şirketlerin fikir üretmelerine, tasarımları optimize etmelerine ve maliyetleri önemli ölçüde azaltmalarına yardımcı oluyoruz.&#8221; A2MAC1&#8217;in 1997 yılında kurulduğunu belirten Bunte, dünya çapında 18 farklı bölgede benchmarking alanında lider bir firma olarak 850&#8217;den fazla müşterisi ve 700&#8217;den fazla çalışanı olduğunu ve bu sayıyı 1000&#8217;in üzerine çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Türkiye&#8217;de özellikle mühendislik alanında işe alım yapacaklarlarını belirtiyor.</p>
<p>750 binin üzerinde kullanıcıya sahip bir platforma sahip olduklarını ve temel olarak sürdürülebilirlik ve dijitalleşme noktasında müşterileri için çözümler ürettiklerini belirten Frank Bunte, sözlerini şöyle sürdürdü: “Platformumuz elektrikli araçlar hakkında birçok veri içermektedir. Platform 1000’in üzerinde araca ait veriye sahip ve bu veri havuzu ile otomobillerin gelecekteki tasarımlarının nasıl olacağını tahmin ediyoruz.</p>
<p>Türkiye&#8217;de bulunan TOGG’da bu hizmetten yararlandı ve ilk etapta bizimle iletişime geçti. Burada yerel olarak hizmet verirken, üreticilere de kapsamlı veriler sunacağız. Araçların içindeki teknolojileri göstererek müşterilerimize sadece veri değil teknik destek de sağlıyoruz. Kapsamlı bir süreç sonunda elde edilen verileri müşterilerimizle paylaşıyoruz. Ayrıca kendi platformumuzu sunuyoruz ve platform üzerinde aracın dijital bir kopyası yapılıyor. Platformda araç üzerinde herhangi bir parçaya tıklayarak o parça ile ilgili verileri görebiliriz. Bu noktada parçaların maliyetleri de hesaplanabilir. Şu anda Türkiye&#8217;de 10 civarında müşterimiz var ve 2023 yılı sonuna kadar bunun 50&#8217;nin üzerine çıkmasını hedefliyoruz.&#8221;</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otomotiv-teknolojisi-benchmarking-lideri-a2mac1-turkiyede-faaliyete-gecti-363784">Otomotiv Teknolojisi Benchmarking Lideri A2MAC1 Türkiye&#8217;de Faaliyete Geçti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
