<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>almak | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/almak/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/almak</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Mar 2026 14:42:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>almak | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/almak</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Akaryakıt istasyonlarına yönelik şikayetler 3 haftada yüzde 71 arttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akaryakit-istasyonlarina-yonelik-sikayetler-3-haftada-yuzde-71-artti-624153</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 14:42:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[71]]></category>
		<category><![CDATA[akaryakıt]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[fiyat]]></category>
		<category><![CDATA[haftada]]></category>
		<category><![CDATA[İstasyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[istasyonlarına]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[satış]]></category>
		<category><![CDATA[şikayet]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetler]]></category>
		<category><![CDATA[yakıt]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<category><![CDATA[zam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624153</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şikayetvar, akaryakıt istasyonlarına yönelik şikayetlerin son 3 haftada yüzde 71 arttığını açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akaryakit-istasyonlarina-yonelik-sikayetler-3-haftada-yuzde-71-artti-624153">Akaryakıt istasyonlarına yönelik şikayetler 3 haftada yüzde 71 arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şikayetvar, akaryakıt istasyonlarına yönelik şikayetlerin son 3 haftada yüzde 71 arttığını açıkladı. Platformda en çok şikayet edilen başlıkların zam öncesi satışın durdurulması, ani fiyat değişimleri ve istasyonlar arası farkların olduğu kaydedildi.</strong></p>
<p>Çözüm platformu Şikayetvar verilerine göre, akaryakıt istasyonlarına yönelik şikayetler aylık bazda yüzde 26 artarken, son üç haftada artış oranı yüzde 71’e ulaştı. Yıllık artış ise yüzde 8 seviyesinde gerçekleşti.</p>
<p><strong>En çok şikayet edilen konular neler?</strong></p>
<p><strong>Zam beklentisiyle satış yapılmaması: </strong>İstasyonların fiyat artışı öncesinde yakıt satışını durdurduğu veya müşterileri beklettiği, satışın ise zamlı tarifeden yapıldığı ifade ediliyor.</p>
<p><strong>Fiyat dalgalanmaları ve istasyonlar arası farklar: </strong>Aynı gün ve aynı bölgede dahi litre fiyatlarında ciddi farklılıklar görülmesi, tüketicilerde güven sorununa yol açıyor.</p>
<p><strong>Ani ve sık fiyat değişimleri:</strong> Fiyatların gün içinde hızlı ve öngörülemez şekilde değişmesi, kullanıcıların planlama yapmasını zorlaştırıyor.</p>
<p><strong>Yakıt olmasına rağmen satış yapılmaması: </strong>Bazı istasyonlarda depoda yakıt bulunmasına rağmen satış yapılmadığı yönünde şikayetler öne çıkıyor.</p>
<p><strong>Yakıt bulunamaması ve bilgilendirme eksikliği:</strong> İstasyona giden kullanıcıların yakıt olmadığı gerekçesiyle geri çevrildiği ve bu durumun önceden bildirilmemesi mağduriyet yaratıyor.</p>
<p><strong>Şeffaflık eksikliği:</strong> Fiyatlandırma politikalarının açık olmaması ve fiyat değişimlerinin gerekçesinin paylaşılmaması tüketici memnuniyetini olumsuz etkiliyor.</p>
<p><strong>Hizmet kalitesinde düşüş:</strong> Yoğunluk, operasyonel sorunlar veya personel kaynaklı nedenlerle hizmet kalitesinde dalgalanmalar yaşanıyor.</p>
<p> <strong>Konuyla ilgili platforma yansıyan şikayetlerden bazıları ise şöyle sıralandı:</strong></p>
<p><strong> </strong>“Ankara Yenimahalle’deki benzin istasyonunda yakıt almak için durduğumda, pompa görevlisi aracımı önce 200 TL’lik yakıtla doldurdu, ardından aracımın yakıt pompasının arızalı olduğunu söyleyerek devamında yakıt vermeyi reddetti. Daha sonra aynı istasyonda, 28.03.2026 gecesi mazota gelecek 6 TL’lik zam nedeniyle yakıt verilmediğini ve ‘pompa arızalı’ bahanesinin bu gerekçeyle öne sürüldüğünü öğrendim. Bu durumun hem müşteriyi yanıltıcı hem de keyfi bir uygulama olduğunu düşünüyorum.”</p>
<p>“09.03 tarihinde Kocaeli Körfez’de bir akaryakıt istasyonunda yakıt almak istediğimde, saat 23.45 sonrası görevliler zam beklendiğini söyleyerek beni araçta bekletti. Zamlı fiyat yürürlüğe girdikten sonra yakıt verildi ve bu nedenle daha yüksek fiyattan işlem yapıldı. 00.06’da yaklaşık 4 bin 400 TL tutarında motorin aldım. Hesaplamama göre yaklaşık 325 TL fazladan ödeme yaptım. Müşterinin bilinçli şekilde bekletilerek fiyat artışına maruz bırakılmasının haksız ve etik dışı olduğunu düşünüyorum.”</p>
<p>“08 Mart 2026’da Gaziantep Şahinbey’de bir akaryakıt istasyonunda LPG almak istedim. Görevli, depoda LPG olmasına rağmen maliyetler nedeniyle satış yapmadıklarını söyleyerek beni geri çevirdi. Yakıt bulunmasına rağmen satış yapılmaması nedeniyle başka istasyona gitmek zorunda kaldım; bu durum zaman kaybına yol açtı ve ailemle birlikte mağduriyet yaşamama neden oldu.”</p>
<p>“27.03.2026 akşamı saat 19.49’da bir akaryakıt istasyonundan aracımı 69,98 TL/L fiyatla motorin ile doldurdum. Aynı gün başka bir istasyonda aynı ürünün 68,47 TL/L’den satıldığını öğrenince durumu sorguladım. Müşteri hizmetlerinden, bayilerin serbest piyasa koşullarında farklı fiyat belirleyebildiği bilgisi verildi. Ancak aynı ürün için bu kadar fiyat farkı olması güven sarsıcı ve tüketici açısından rahatsız edici bir durum. Bu fiyat farklılıklarının nedenine dair kamuoyunun bilgilendirilmesini ve müşterileri mağdur etmeyecek daha şeffaf bir fiyat politikası uygulanmasını talep ediyorum.”</p>
<p>“29.03.2026 saat 22.20 civarında bir akaryakıt istasyonuna motosikletimle yakıt almak için gittim. Yolda benzinin bitmesi nedeniyle yaklaşık 2 km motoru iterek ulaştım ancak istasyonda benzin olmadığı söylenerek yakıt verilmedi. Yakıt bulunmaması ve önceden herhangi bir bilgilendirme yapılmaması nedeniyle mağdur oldum. Bu istasyona güvenerek güzergâhımı planlamışken yakıt bulamamak ciddi bir sorun yarattı.”</p>
<p>“27 Mart gecesi 23.45 civarında Manisa Salihli’de bir akaryakıt istasyonunda mazot almak istedim. Görevli, zam beklendiğini söyleyerek yaklaşık 20 dakika beklemem gerektiğini belirtti ve yakıt satışı yapılmadı. İstasyondan ayrıldıktan sonra yakın bir başka istasyondan kısa sürede sorunsuz şekilde mazot alabildim. Zam beklentisiyle müşteriye yakıt verilmemesinin kabul edilemez olduğunu ve mağduriyet yarattığını düşünüyorum.”</p>
<p>“24 Mart akşamı saat 23:30 civarında Ankara bir akaryakıt istasyonunda motorin almak istedim. Zam beklentisi nedeniyle yakıt satışı durduruldu ve benimle birlikte birçok kişi mağdur edildi. Görevliler önce nöbet değişimini gerekçe gösterdi, ardından talimat gereği motorinin sadece saat 00.00’dan sonra verileceğini ifade etti. Ödeme yöntemi fark etmeksizin yakıt almak istememe rağmen satış yapılmadı. Zam gerekçesiyle satış yapılmamasının kabul edilemez olduğunu düşünüyor, konunun incelenmesini ve benzer mağduriyetlerin önlenmesi için gerekli önlemlerin alınmasını talep ediyorum.”</p>
<p>“22 Mart gecesi 23.50 civarında İstanbul Sancaktepe’de bir akaryakıt istasyonuna benzin almak için gittim ancak ‘gün sonu’ gerekçesiyle satış yapılmayacağı, 00.05’te başlanacağı söylenerek yakıt alamadım. Gece saatlerinde acil ihtiyaca rağmen satış yapılmaması mağduriyete neden oldu. Bu uygulamanın standart bir prosedür mü yoksa istasyona özel bir durum mu olduğunun açıklanmasını istiyorum.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akaryakit-istasyonlarina-yonelik-sikayetler-3-haftada-yuzde-71-artti-624153">Akaryakıt istasyonlarına yönelik şikayetler 3 haftada yüzde 71 arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzman Diyetisyenden Ramazan&#8217;da Kilo Almak İstemeyenlere Tavsiyeler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzman-diyetisyenden-ramazanda-kilo-almak-istemeyenlere-tavsiyeler-613713</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 08:53:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyenden]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[stemeyenlere]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyeler]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613713</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi Kadın Eşitlik Merkezi’nde hizmet veren Uzman Diyetisyen Melek Elmas, yaklaşan Ramazan öncesi sağlıklı oruç tutmak ve kilo almamak için önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzman-diyetisyenden-ramazanda-kilo-almak-istemeyenlere-tavsiyeler-613713">Uzman Diyetisyenden Ramazan&#8217;da Kilo Almak İstemeyenlere Tavsiyeler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi Kadın Eşitlik Merkezi’nde hizmet veren Uzman Diyetisyen Melek Elmas, yaklaşan Ramazan öncesi sağlıklı oruç tutmak ve kilo almamak için önemli uyarılarda bulundu. “Ramazan’da kilo alır mıyım?” sorusuyla çok karşılaştıklarını belirten Elmas, ‘’Ramazan ayında beslenme şeklinde meydana gelen değişiklikler sebebiyle genel olarak kilo almaktan korkuluyor ancak öğünler dengeli ve düzenli biçimde yenilirse kilo artışları olmaz. İftarda hızlı ve çok yemek yenmemeli; su ve hurma ile oruç açılmalı ve ana menüye geçmeden önce 10-15 dakika beklenmeli’’ dedi.</p>
<p><b>‘’Sindirim sağlığı korunmalı’’</b></p>
<p>Ramazan ayı boyunca uzun süre aç ve susuz kalındığı için doğru beslenmenin daha da önemli bir hal aldığını söyleyen Uzman Diyetisyen Melek Elmas, ‘’Doğru beslenme hem sağlığımız için de hem de enerjimizin yüksek olması açısından çok önemli. Bu noktada iftar; su ve hurma ile açılmalı sonra çorba veya salata tercih edilmeli. Daha sonra 10-15 dakika bekleyip ana yemeğe geçilmeli. Böylece hem doğru beslenilir hem de sindirim sağlığı korunmuş olur’’ dedi.</p>
<p><b>‘’Sahur mutlaka yapılmalı’’</b></p>
<p>Oruç tutarken sahurun atlanmaması gerektiğini vurgulayan Melek Elmas, ‘’Sahur yapılmadığı zaman baş ağrısı, çabuk acıkma ve susama gerçekleşir. Sahur yapıldığında ise iftara kadar vücudun şeker dengesi ve iştah kontrolü dengede olur. Sahurda protein açısından zengin süt, yumurta, peynir, yoğurt, tam tahıllı yulaf, tam buğday ekmeği ve kuruyemiş gibi besinler tercih edilmeli. Ayrıca çay ve kahve tüketimi sınırlanmalı çünkü su ihtiyacını artırabilir’’ dedi.</p>
<p><b>‘’Tatlı yerine meyve ve kuruyemiş tercih edilebilir’’</b></p>
<p>Elmas, Ramazan’da tatlı isteğinin arttığını söyleyerek, ‘’Uzun süre aç kalmak tatlı isteğini daha da artırabiliyor. Ramazan’da haftada bir veya iki kez tatlı yenebilir ancak şerbetli tatlılar değil de sütlü tatlılar olabilir. Benim önerim ise tatlı yerine meyve ve kuruyemiş tercih edilmesi’’ dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzman-diyetisyenden-ramazanda-kilo-almak-istemeyenlere-tavsiyeler-613713">Uzman Diyetisyenden Ramazan&#8217;da Kilo Almak İstemeyenlere Tavsiyeler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış aylarında kilo almak kolaylaşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kilo-almak-kolaylasiyor-606025</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 09:05:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kaşığı]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[oldukça]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yeterli]]></category>
		<category><![CDATA[yiğit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606025</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, kış aylarında kilo kontrolü ve bağışıklığı korumak için yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kilo-almak-kolaylasiyor-606025">Kış aylarında kilo almak kolaylaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, kış aylarında kilo kontrolü ve bağışıklığı korumak için yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Soğuk mevsimde vücut fizyolojik olarak yağ depolamaya daha müsait! </strong></p>
<p>Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte vücudun ısı dengesini sağlamak için daha fazla enerji alma eğiliminde olduğunu dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Soğuk mevsimde vücut fizyolojik olarak yağ depolamaya daha müsait hale gelebiliyor.” dedi.</p>
<p>Vücudun ısısını koruyabilmek için enerjiyi en kolay şekilde elde etmek istediğini aktaran Yiğit, “Karbonhidratlı, yağlı besinlere yönelim ve iştah artışının nedeni bu durumla bağlantılı. Bu yönelimler sonucunda eğer yeterli kontrol sağlanmazsa istenmeyen kilo artışları görülebilir. Vücut yağ oranının erkeklerde yüzde 25’ten kadınlarda yüzde 30’dan fazla olması vücut işlevleri açısından olumsuz kabul edilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İlk adım yeterli su tüketimi! </strong></p>
<p>Kış aylarında vücut ısısını dengelemek, yağ oranını dengede tutmak ve sağlıklı kalmak için neler yapılabileceğine değinen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, ilk adımın yeterli su tüketimi olduğunu vurguladı ve şöyle devam etti:</p>
<p>“Vücut ısısını sağlamak için en temel yaşamsal ögemiz olan suyun yeterli miktarda tüketilmesi önemli. Suyu sadece çay, kahve gibi sıcak içeceklerden almak vücut için yeterli değil. Günlük mutlaka 1,5-2 litre su, sade olarak tercih edilmeli. Su içmenin iştah kontrolünü sağlamak için de oldukça önemli fizyolojik etkisi olduğu unutulmamalı. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan bireyler kış aylarında fiziksel olarak daha da kısıtlı olur. Günlük en az 30 dk hafif tempolu bir yürüyüş özellikle kış aylarında sizi hastalıklardan koruyacak ve daha az gün ışığı görmeye bağlı olarak ortaya çıkan depresyona meyilli ruh halinize iyi gelecektir. Eğer yürüyüş yapmak için uygun bir alanınız yok ise, evde adım hareketleri tercih edilebilir.”</p>
<p><strong>Kış aylarında kilo kontrolü ve sağlık için yeterli ve dengeli beslenme kuralları geçerli! </strong></p>
<p>Yeterli vitamin ve mineral almak için günlük en az 3 porsiyon meyve tüketilmesi ve tuzsuz çiğ kuruyemişlere beslenmede yer verilmesi gerektiğine dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit “Ancak bu besinleri akşam yemeği sonrası değil, gün içinde tercih etmek oldukça önemli. Yoğurt, kefir, tarhana, şalgam suyu tüketerek bağırsak sağlığınızı destekleyebilirsiniz.” dedi.</p>
<p>Kilo kontrolü ve bağışıklık için iyi çalışan bir sindirim sisteminin önemine işaret eden Yiğit, “Ayrıca fındık, ceviz badem gibi kuruyemişler, patlamış mısırlar, tuzlu bisküviler gibi yiyecekler tüketilirken kendimizi sınırlamak oldukça zorlaşır. Bu nedenle özellikle bu yiyecekler tüketilecekse, mutlaka küçük tabaklara konulmalıdır ki ne kadar yediğiniz fark edilsin, porsiyon kontrolü sağlansın. Görüldüğü üzere kış aylarında kilo kontrolü ve sağlık için de yeterli ve dengeli beslenme kuralları geçerli. İçeriği net olarak bilinmeyen yağ yakıcı olarak adlandırılan çaylara, kahvelere ihtiyaç yok.” önerisinde bulundu.</p>
<p><strong>Soğuk havalarda bağışıklığı güçlü tutmak daha da önemli! </strong></p>
<p>Hava sıcaklıklarının düşmesinin ayrıca bakteri ve virüs kaynaklı hava yolu ile bulaşan gribal enfeksiyonlara, hastalıklara yakalanma sıklığını artırdığını da hatırlatan Yiğit, bu nedenle bağışıklık sistemini güçlü tutmanın daha da önem kazandığını vurguladı.</p>
<p>Yeterli beslenmenin, beslenirken dengeli olmanın, güçlü bir bağışıklık sistemi için oldukça önemli olduğunun altını çizen Yiğit, şunları söyledi:</p>
<p>“C ve E vitaminleri, çinko, demir bağışıklığı en çok destekleyen vitamin ve mineraller arasındadır. Günlük beslenmenizde işlenmemiş kırmızı et, hindi eti, balık, yeterli sebze ve meyve tüketerek bu besin ögelerini vücudunuza almış olursunuz. Kefir, ev yoğurdu, tarhana, şalgam suyu, boza gibi probiyotik besinler de güçlü bir bağışıklık için elzemdir.”</p>
<p><strong>Vitaminler besinlerden alındığında daha yüksek biyoyararlanım sağlıyor! </strong></p>
<p>Son yıllarda kış aylarında multivitaminlere yönelimin oldukça yüksek düzeyde olduğunu kaydeden Yiğit, “Vitaminler doğal olarak besinlerden alındığında, birbirleriyle olan sinerjik etkileri nedeniyle biyoyararlanımları daha yüksek olur.” dedi.</p>
<p>Eğer düzenli beslenilemiyor; günlük 2-3 porsiyon meyve, en az 2 porsiyon sebze yemeği/yeşillik yenilemiyorsa, bu noktada multivitamin desteklerinin  tercih edilebileceğini aktaran Yiğit, “Ancak bu destekleri alırken bakanlık onayına mutlaka bakılmalı ve içerikleri incelenmeli. Öte yandan şekerli-tuzlu beslenme alışkanlığınız ve hareketsiz bir yaşantınız var ise, sadece multivitamin kullanarak bağışıklığınızı güçlendirmek oldukça zordur. Çünkü düzenli olarak vücuda alınan, şeker/hazır işlenmiş gıdalar vücutta hücresel stresi arttırarak bağışıklığın zayıflamasına sebep olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Şeker ihtiyacını azaltırken bağışıklığınızı destekleyebilirsiniz! </strong></p>
<p>Bağışıklığın güçlendirilmesi için antioksidan zengini bitkisel ürünlere de beslenmede yer açılması gerektiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, kış aylarında hem şeker ihtiyacını azaltacak, hem de bağışıklığı güçlendirecek ‘Altın Süt’ tarifini paylaşarak sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Altın süt için malzemelerimiz şöyle; 1 su bardağı yarım yağlı süt, 1 tatlı kaşığı toz zerdeçal, 1 tatlı kaşığı zencefil, yarım çay kaşığı karabiber, 1 çay kaşığı tarçın, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı veya Hindistan cevizi yağı ve isteğe göre karanfil ve bal da kullanabilirsiniz.</p>
<p>1 bardak sütü ısıtmak için cezveye koyun. Ilıklaşmaya başladıktan sonra 1 çay kaşığı toz zerdeçal, kaynadıktan sonra karabiber ve tarçını ilave edin. En son 1 tatlı kaşığı sızma zeytinyağı veya Hindistan cevizi yağı ilave edip, karıştırarak tüketebilirsiniz.</p>
<p>Eğer düzenli olarak kullandığınız bir ilaç varsa, tüketmeden önce doktorunuza ve diyetisyeninize danışmanızda fayda var.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kilo-almak-kolaylasiyor-606025">Kış aylarında kilo almak kolaylaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hasta Olunca C Vitamini Takviyesi Almak Doğru mu?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hasta-olunca-c-vitamini-takviyesi-almak-dogru-mu-605890</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 20:21:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[C Vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[olunca]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[takviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605890</guid>

					<description><![CDATA[<p>Soğuk algınlığı, grip ya da halsizlik belirtileri başladığında birçok kişi ilk refleks olarak C vitamini takviyelerine yöneliyor. Bazı kişiler de hastalık sürecinde yüksek doz C vitamini almanın iyileşmeyi hızlandıracağını düşünüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hasta-olunca-c-vitamini-takviyesi-almak-dogru-mu-605890">Hasta Olunca C Vitamini Takviyesi Almak Doğru mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Füsun Topçugil, C vitamininin bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerinin doğru zamanlama ile değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>
<p><strong>C Vitamini Bağışıklık Sistemini Destekler</strong></p>
<p>C vitamini, bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışmasında rol oynayan temel vitaminlerden biridir. Antioksidan özellikleri sayesinde hücreleri oksidatif stresten korur, bağışıklık hücrelerinin normal fonksiyonlarını sürdürmesine katkı sağlar. Ancak bu etki, düzenli ve yeterli alım sonucunda ortaya çıkabilir.</p>
<p>Hastalık başladıktan sonra alınan C vitamini takviyesi, enfeksiyonu ortadan kaldıran ya da süreci doğrudan sonlandıran bir etkisi yoktur. Bu nedenle C vitaminini bir ilaç gibi değerlendirmek doğru değildir.</p>
<p><strong>Hastalık Başladıktan Sonra Yüksek Doz C Vitamini Almak İyileşmeyi Hızlandırmaz</strong></p>
<p>Toplumda sık karşılaşılan bir diğer yanlış inanış, hastalık döneminde yüksek doz C vitamini almanın süreci kısalttığı yönündedir. Güncel bilimsel veriler, C vitamininin soğuk algınlığı ve grip gibi viral enfeksiyonların süresini anlamlı ölçüde azaltmadığını göstermektedir. Bu noktada C vitamini, bağışıklık sistemini önceden destekleyen bir unsurdur; hastalık ortaya çıktıktan sonra tek başına tedavi edici bir rol üstlenmez.</p>
<p><strong>C Vitamini Ne Zaman Alınmalı?</strong></p>
<p>C vitamini suyla eriyen bir vitamindir ve vücudumuzda depolanmaz. Bu yüzden &#8220;bir defada çok almak&#8221; yerine &#8220;her gün yeteri kadar almak&#8221; asıl stratejimiz olmalıdır.</p>
<p>  </p>
<p><strong>Koruyucu Kalkan Olarak:</strong> C vitamini, düzenli kullanıldığında bağışıklık sistemini zinde tutabilir. Düzenli alan kişilerde soğuk algınlığı süresinin kısalabildiği gözlemlenmiştir.</p>
<p><strong>Stres ve Yorgunluk Dönemlerinde: </strong>Vücudun fiziksel ve mental stres altında olduğu dönemlerde C vitamini ihtiyacı artabilir.<br />  <strong>Demir Eksikliği Varsa:</strong> C vitamini, bitkisel kaynaklı demirin emilimini artırır. Bu nedenle demir eksikliği olan hastaların öğünlerinde C vitaminine yer vermesi önemlidir.</p>
<p>Günlük C Vitamini İhtiyacı Öncelikle Besinlerle Karşılanmalıdır</p>
<p>Sağlıklı bireylerde C vitamini ihtiyacının büyük bir bölümü dengeli ve sağlıklı beslenme ile karşılanabilir. Taze sebze ve meyveler, C vitamini açısından zengin doğal kaynaklardır.</p>
<p>Takviye kullanımı ise herkes için rutin bir gereklilik değildir. Emilim sorunları olanlar, yetersiz beslenen kişiler ya da doktor tarafından ihtiyaç saptanan durumlarda takviyeler gündeme gelebilir. </p>
<p><strong>Uzm. Dr. Füsun Topçugil’den 3 Altın Öneri</strong></p>
<p><strong>Güne Yayarak Tüketin: </strong>Tek seferde 1000 mg almak yerine, gün içinde taze sebze ve meyvelerle doğal yoldan karşılayın.<br />  <strong>Sigara Kullanıyorsanız Dikkat: </strong>Sigara içenlerin vücudundaki C vitamini seviyesi daha hızlı düşer; bu bireylerin ihtiyacı daha fazladır.<br />  <strong>Doktorunuza Danışın:</strong> Kronik bir hastalığınız veya böbrek probleminiz varsa, &#8220;nasıl olsa vitamin&#8221; diyerek takviyeye başlamayın.</p>
<p>Sonuç olarak; C vitamini bir acil yardım butonu değil, bir yaşam biçimi olmalıdır. Bağışıklığınızı hastalık gelmeden önce inşa edin.</p>
<p>Uzm. Dr. Füsun Topçugil kapanışta şu vurguyu yapıyor:</p>
<p>“Bağışıklık sistemi, son anda alınan takviyelerle değil; günlük yaşamda sürdürülen dengeli beslenme ve sağlıklı alışkanlıklarla güçlenir. C vitamini bu sürecin destekleyici bir parçasıdır, tek başına bir tedavi yöntemi değildir.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hasta-olunca-c-vitamini-takviyesi-almak-dogru-mu-605890">Hasta Olunca C Vitamini Takviyesi Almak Doğru mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İyi yaş almak için altın kural temiz beslen, aktif yaşa ve stresi yönet!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iyi-yas-almak-icin-altin-kural-temiz-beslen-aktif-yasa-ve-stresi-yonet-593050</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 08:57:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[Alzheimer Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Alzheimer Riski]]></category>
		<category><![CDATA[antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[beslen]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Sultan Tarlacı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[temiz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yi]]></category>
		<category><![CDATA[zihinsel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593050</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, sağlıklı ve fit bir yaşlanma süreci ile Alzheimer’dan korunmanın yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyi-yas-almak-icin-altin-kural-temiz-beslen-aktif-yasa-ve-stresi-yonet-593050">İyi yaş almak için altın kural temiz beslen, aktif yaşa ve stresi yönet!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, sağlıklı ve fit bir yaşlanma süreci ile Alzheimer’dan korunmanın yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı ve fit bir yaşlanmayı destekliyor!</strong></p>
<p>Güzel, sağlıklı, fit ve dinç bir yaşlanma sürecini teşvik etmek için yaşam tarzı değişiklikleri yapılabileceğini dile getiren Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Dengeli ve besleyici bir diyet, yaşlanma sürecini olumlu yönde etkileyebilir.” dedi.</p>
<p>Bol miktarda meyve, sebze, tam tahıl ürünleri, sağlıklı yağlar ve yeterli protein içeren bir diyet tercih edilmesi gerektiğini aktaran Prof. Dr. Tarlacı, “Antioksidanlar ve omega-3 yağ asitleri gibi besin maddeleri de yaşlanma karşıtı etkilere sahiptir. Fiziksel aktivite, kas kitlesini koruma, esnekliği artırma, enerji seviyelerini yükseltme ve genel sağlığı iyileştirme açısından önemlidir. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta aerobik egzersiz yapmayı hedeflemek ve güçlendirme egzersizleri eklemek önerilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Stres yönetimi ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları yaşlanmayı yavaşlatıyor! </strong></p>
<p>Kronik stresin, yaşlanma sürecini hızlandırabileceğine vurgu yapan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Düzenli meditasyon, yoga veya derin nefes alma gibi stres azaltma teknikleri, stresin olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı olabilir.” dedi.</p>
<p>Kaliteli uykunun, hücresel yenilenme için önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarlacı, şöyle devam etti:</p>
<p>“7-9 saat uyku almaya çalışın ve uyku düzeninizi koruyun. Sigara içmek ve aşırı alkol tüketmek yaşlanma sürecini hızlandırabilir. Bu alışkanlıklardan kaçının veya sınırlayın. Sosyal ilişkiler ve entelektüel uyarım, zihinsel ve duygusal sağlığınızı korumaya yardımcı olabilir. Arkadaşlarınızla ve ailenizle bağlantı kurun, yeni ilgi alanlarına yönelin. Sağlık kontrolünden geçmek ve sağlık sorunlarını erken teşhis etmek, tedavi edilmesini kolaylaştırabilir ve yaşlanma sürecini daha iyi yönetmenize yardımcı olabilir. Olumlu bir zihinsel tutum ve zihinsel egzersizler, bilişsel fonksiyonları korumak için önemlidir. Düşünce gücünüzü ve zihinsel esnekliğinizi sürdürmek için yeni şeyler öğrenmeye ve zihinsel meydan okumalara katılmaya çalışın. Güneşe maruz kalma, cilt yaşlanması ve cilt kanseri riskini artırabilir. Güneş koruyucu kullanımı ve uygun giyimle cildinizi koruyun. Yeterli su içmek, cildin nemli kalmasına ve genel sağlığı desteklemeye yardımcı olabilir.”</p>
<p><strong>Teknoloji, yaşlı bireylerin sağlıklı, aktif ve sosyal bir yaşam sürmelerine destek olabiliyor!</strong></p>
<p>Günümüzde yaşlanma sürecinin, teknolojik gelişmelerle önemli ölçüde değiştiğini kaydeden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Sağlık hizmetlerine daha iyi erişim, daha etkili teşhis ve tedavi yöntemleri yaşlıların yaşam kalitesini artırdı.” dedi.</p>
<p>Bilinçli yaşlanmanın, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz gibi yaşam tarzı faktörlerine odaklandığına değinen Prof. Dr. Tarlacı, “Teknoloji bu alanda da destek sunuyor. İnternet ve sosyal medya ise yaşlı bireylerin sosyal bağlantılarını sürdürmelerine yardımcı olabiliyor. Bu nedenle yaşlanmanın şekli ve süreci, teknolojik ilerlemelerle daha sağlıklı, aktif ve sosyal bir yaşamı teşvik edebiliyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Yaş, genetik faktörler, kronik hastalıklar ve sağlıksız yaşam Alzheimer riskini artırıyor!</strong></p>
<p>Alzheimer riskini arttıran bir çok neden olduğuna işaret eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Yaş ilerledikçe Alzheimer riski artar. Aile geçmişi de Alzheimer riskini etkileyebilir. Yüksek tansiyon, obezite ve diyabet gibi kardiyovasküler sorunlar Alzheimer riskini ve şiddetini belli oranlarda artırabilir. Düzensiz egzersiz yapmak ve zihinsel olarak aktif olmamak, sigara içmek ve aşırı alkol tüketimi Alzheimer riskini yükseltebilir. Yine kronik inflamasyon, barsak veya diş eti iltihapları Alzheimer riskini artırabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Erken teşhis, Alzheimer’ın ilerlemesini yavaşlatarak yaşam kalitesini artırabilir!</strong></p>
<p>Erken teşhisin, Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatma veya semptomların yönetimine yardımcı olma potansiyeline sahip tedavi seçeneklerine erken erişim sağladığına vurgu yapan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Alzheimer hastalığı erken teşhis edildiğinde, doktorlar daha iyi tedavi seçenekleri sunabilirler. İlaçlar ve diğer tedavi yöntemleri, semptomların ilerlemesini yavaşlatabilir ve yaşam kalitesini artırabilir. Ayrıca, bilişsel ve duygusal işlevleri destekleyici terapiler de uygulanabilir.” dedi.</p>
<p>Erken teşhisin, bireylerin Alzheimer risk faktörlerini daha yakından izlemelerine yardımcı olabileceğini de aktaran Prof. Dr. Tarlacı, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Erken teşhis, risk faktörlerinin yönetilmesini ve olası komplikasyonların önlenmesini sağlayabilir. Alzheimer hastalığı genetik yatkınlıkla ilişkilendirilmiştir. Aile geçmişi bu hastalığa karşı riski artırabilir. Bu nedenle, aile geçmişinizde Alzheimer hastalığı olan bir kişi varsa, düzenli olarak bilişsel testler ve doktor muayeneleri yaptırarak erken teşhis için daha fazla bilgi edinebilirsiniz.</p>
<p>Genetik yatkınlığı olan bireyler, düzenli doktor muayeneleri ve bilişsel testler yaptırmalıdır. Bu, herhangi bir erken belirtiyi veya değişikliği yakından izlemek için önemlidir. Genetik yatkınlığı olan kişiler, doktorları ile Alzheimer hastalığına karşı koruyucu tedavileri tartışmalıdır. Bu, genetik riski azaltmaya veya hastalığın ilerlemesini geciktirmeye yardımcı olabilir. Bu nedenle, bu konuda bilinçli olmak ve sağlık uzmanları ile işbirliği yapmak önemlidir.”</p>
<p><strong>Sağlıklı yaşlanma ve Alzheimer’dan korunmada en etkili yol, doğru yaşam tarzına odaklanmak!</strong></p>
<p>Antioksidanlar, vitaminler ve besin takviyelerinin sağlıklı yaşlanma ve Alzheimer&#8217;dan korunma açısından bazı faydalar sağlayabileceğine değinen Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Antioksidanlar, vücutta serbest radikallerin neden olduğu oksidatif stresi azaltarak hücresel hasarı önleyebilirler. Bu, yaşlanma sürecini yavaşlatabilir ve bazı sağlık sorunlarını önleyebilir.” dedi.</p>
<p>Ancak, antioksidan takviyelerinin bilimsel olarak kesin ve etkili bir şekilde yaşlanma veya Alzheimer hastalığına karşı koruyucu olduğunun kanıtlanmadığının altını çizen Prof. Dr. Tarlacı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Ayrıca, bazı durumlarda yüksek dozda antioksidan takviyelerinin zararlı olabileceği de gösterilmiştir. Bu nedenle, antioksidanları doğal gıdalardan almak en iyisi olabilir. Özellikle B12 vitamini, D vitamini ve omega-3 yağ asitleri gibi besin maddeleri sağlıklı yaşlanma ve beyin sağlığı için önemlidir. Ancak, bu vitaminlerin takviyeleri sadece eksiklik durumlarında veya doktor tavsiyesiyle kullanılmalıdır. Aşırı vitamin alımı zararlı olabilir ve bazı çalışmalar, vitamin takviyelerinin Alzheimer riskini azaltmada etkisiz olduğunu göstermektedir. Genel olarak, sağlıklı yaşlanma ve Alzheimer&#8217;dan korunma için en iyi strateji, dengeli bir beslenme planı, düzenli egzersiz, zihinsel ve sosyal aktivitelerin sürdürülmesi ve stresten kaçınılması gibi yaşam tarzı faktörlerine odaklanmaktır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyi-yas-almak-icin-altin-kural-temiz-beslen-aktif-yasa-ve-stresi-yonet-593050">İyi yaş almak için altın kural temiz beslen, aktif yaşa ve stresi yönet!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğu araya almak aileyi yıpratıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugu-araya-almak-aileyi-yipratiyor-588276</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 17:58:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[aileyi]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[araya]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğu]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[eryılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[yıpratıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588276</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, anne-baba arasındaki çatışmalarda çocuğun araya girmesinin aile dinamiğine ve çocuğun ruhsal gelişimine etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugu-araya-almak-aileyi-yipratiyor-588276">Çocuğu araya almak aileyi yıpratıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, anne-baba arasındaki çatışmalarda çocuğun araya girmesinin aile dinamiğine ve çocuğun ruhsal gelişimine etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Çocukların anne ile baba arasına girmesi, ruhsal büyüme sürecini rotasından saptırıyor!</strong></p>
<p>Çocukların hakem rolü üstlendiği ilişkilerin aile dinamiklerini daha sağlıksız bir yapılanmaya sürükleyeceğini kaydeden Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Anne ile babanın arasına giren çocuk üçgenleşmeye neden olur.” dedi.</p>
<p>Üçgenleşmenin ilk defa M. Bowen tarafından tanımlandığını aktaran Prof. Dr. Eryılmaz, “İki kişinin çatışmalı ilişkilerini çözememeleri durumunda ya da aralarında ilişki stresi olduğunda, bu strese katlanmanın tek yolu araya çocuğun girmesiyle mümkün olur. Eşler arasındaki ilişki bu sayede kısmen de olsa stabil olurken, çocuğun ruhsal büyüme süreci rotasından sapar.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Üçgenleşmede kalan çocuklar köken aileden ayrılamayabiliyor! </strong></p>
<p>Çocuğun sistemde kalmasının isteneceğini dile getiren Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Çocuk da buradan çıkma kaygısı içinde olacağından çoğu bu durumdaki ailelerde içe içe geçmişlik ortaya çıkar.” dedi.</p>
<p>İç içe geçmiş ailelerde sınırların olduğundan daha katı olabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Eryılmaz, şunları söyledi:</p>
<p>“Aileden birinin farklılaşmasına daha az tahammül edilir. Bu da kendi duygularını yönetemeyen bireylerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Ayrıca üçgenleşmede kalan bu çocukların gelecekte benzer ilişki tarzlarını seçmelerine ya da başka bir aile kurmalarına rağmen köken aileden ayrılması gereken dozda ayrılamamalarına sık rastlanır.”</p>
<p><strong>Ailede sınırlar ve açık iletişim olmalı! </strong></p>
<p>Sağlıklı bir aile yapısının nasıl olması gerektiği hakkında bilgi veren Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Ailede ebeveyn alt sistemi, eş alt sistemi ve çocuk alt sistemi gibi bir yapının olması; bu yapının sınırlarının olması, üçgenleşmelerin olmaması, iletişimin açık olması, koalisyonların olmaması, rollerin belirgin olması daha sağlıklı aile yapısı için önemlidir.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugu-araya-almak-aileyi-yipratiyor-588276">Çocuğu araya almak aileyi yıpratıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muhtarlar Günü&#8217;nde Konaklı muhtarlara Körfez turu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/muhtarlar-gununde-konakli-muhtarlara-korfez-turu-585429</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 17:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[hep]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[konaklı]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[muhtarlar]]></category>
		<category><![CDATA[muhtarlara]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[turu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585429</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Konaklı muhtarların Muhtarlar Günü’nü Bergama Vapuru’nda kutladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/muhtarlar-gununde-konakli-muhtarlara-korfez-turu-585429">Muhtarlar Günü&#8217;nde Konaklı muhtarlara Körfez turu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Konaklı muhtarların Muhtarlar Günü’nü Bergama Vapuru’nda kutladı. Başkan Mutlu, “Hep birlikte Konak için daha güzel şeyler yapmaya çalışıyoruz. Bunu da ancak el ele verirsek, yan yana durursak başarabiliriz. Bu gurur verici görevi yaparken sizlerin yol arkadaşlığından güç almak, destek almak bana hep mutluluk veriyor” dedi.</b></p>
<p>Konak Belediyesi, Muhtarlar Günü kapsamında Konaklı muhtarlar için Bergama Vapuru ile Körfez Turu düzenledi. Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, özel günlerinde muhtarları yalnız bırakmazken CHP Konak İlçe Başkanı Serkan Kalmaz ve ilçe yönetimi ile belediye bürokratları da geziye katıldı. Başkan Mutlu, 111 mahalle muhtarıyla Konak’ta gerçek bir aile olduklarını dile getirdiği konuşmasında, “Biz gerçekten de biz aileyiz. 111 mahallemizin muhtarı bana bir telefon uzaklığında. Sizin sesinizi duyduğumda, mesajınızı gördüğümde mutlu oluyorum. Çünkü aramızdaki iletişim Konak’ı güçlü kılıyor. Sizler mahallenizdeki, sokaklarınızdaki bütün sorunlara hakimsiniz. Bunları çözmek için de canla başla çalışıyorsunuz. Sizlerin bu çabası ve azmi bizi de diri tutuyor. Hep birlikte Konak için daha güzel şeyler yapmaya çalışıyoruz. Önümüzdeki süreçte çok daha güzel işler yapacağımıza inanıyorum. Olumsuzluklar bizim için bahane değil, birlikte iyi şeyler yapmak için biz bu yola çıktık” ifadelerine kullandı.</p>
<p><b>“Sizlerin yol arkadaşlığından güç almak bana mutluluk veriyor”</b></p>
<p>Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu, önümüzdeki süreçte Konak’ta, hep birlikte güzel işler yapacaklarının altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Hepimiz seçildik. Seçilirken de hepimizin vaatleri vardı. Güzel şeyler yapmak için seçildik. Bunu da ancak el ele verirsek, yan yana durursak başarabiliriz. Ben kalan süremizde çok güzel işler yapacağımıza inanıyorum. Bugün, burada olduğunuz için her birinize tek tek çok teşekkür ediyorum. İyi ki geldiniz, iyi ki varsınız. Sizleri gerçekten çok seviyorum. Sizinle birlikte çalıştığım için çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Bu gurur verici görevi yaparken sizlerin yol arkadaşlığından güç almak, destek almak bana hep mutluluk veriyor. Gününüz kutlu olsun.”</p>
<p><b>Hem gezdiler hem mahallelerin ihtiyaçlarını anlattılar</b></p>
<p>Bergama Vapuru Konak, Pasaport, Alsancak, Liman, Karataş, Göztepe ve Güzelyalı kıyılarını gezerek eşsiz bir Konak panoraması sundu. Körfez turunda muhtarlar hem keyifli bir gün geçirdi hem de mahallelerindeki talep ve ihtiyaçları doğrudan başkana ve bürokratlara iletme fırsatı buldu. Konak Kültür Orkestrası’nın seslendirdiği   şarkılara eşlik eden Başkan Mutlu ve muhtarlar, birlikte halay Çekti. Hep birlikte İzmir Marşı’nın seslendirildiği gezide Öte muhtarlar, Başkan Mutlu’ya doğum günü sürprizi yaparak pasta kesti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/muhtarlar-gununde-konakli-muhtarlara-korfez-turu-585429">Muhtarlar Günü&#8217;nde Konaklı muhtarlara Körfez turu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaş almak, İzmir&#8217;de güzel</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yas-almak-izmirde-guzel-580663</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2025 09:56:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaş Alma]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580663</guid>

					<description><![CDATA[<p>1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü, ileri yaşlı bireylerin toplumdaki yerini hatırlatırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi de yürüttüğü çalışmalarla onların yaşam kalitesini yükseltmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yas-almak-izmirde-guzel-580663">Yaş almak, İzmir&#8217;de güzel</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü, ileri yaşlı bireylerin toplumdaki yerini hatırlatırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi de yürüttüğü çalışmalarla onların yaşam kalitesini yükseltmeye devam ediyor. İzmir nüfusunun yüzde 13,3’ünü oluşturan grubun sağlık, eğitim ve bakım ihtiyaçlarını karşılamak için pek çok çalışma yapan Büyükşehir, Sağlıklı Yaş Alma ve Alzheimer-Demans Hastaları Buluşma ve Dayanışma Merkezi ile de onların sosyal yaşamlarını canlandırıyor.</p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre İzmir’de 600 bin civarında 65 yaş ve üzeri yurttaş bulunuyor. Kent nüfusunun yüzde 13,3’ünü oluşturan ileri yaşlı yurttaşlar, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendilerine yönelik yürüttüğü çeşitli hizmetleriyle daha konforlu bir yaşam sürdürüyor. Büyükşehir’in hazırladığı “İzmir İleri Yaş Eylem Planı” doğrultusunda hayata geçirilen ve planlanan projelerin yanı sıra ileri yaşlı bireylerin sağlık, eğitim ve bakım ihtiyaçlarına karşılık çeşitli çalışmalar yapılıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Yaş Alma ve Alzheimer-Demans Hastaları Buluşma ve Dayanışma Merkezi ise onların sosyalleşmesi, bedensel ve ruhsal yönden gelişmesi için önemli bir nokta olarak öne çıkıyor. Merkezde resim, çini, spor, satranç, drama gibi farklı alanlarda kurslara katılan üyeler; konforlu, üretken ve huzurlu bir yaşamın kapılarını aralıyor.</p>
<p><strong>Binin üzerinde kayıtlı üye</strong></p>
<p>Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Sağlıklı Yaşam Şube Müdürü Dr. Ferhat Yıldız, “Yaşlılık, son zamanlarda oransal olarak yükseliyor. İleri yaş ile kronik hastalıklar ve engellilik durumu artmaya başlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak 2024 yılında İzmir İleri Yaş Eylem Planı’nı hazırladık ve bu kapsamda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Sağlıklı Yaş Alma Merkezi bünyesinde Alzheimer-Demans Hastaları Buluşma ve Dayanışma Merkezimiz de yer alıyor. Binin üzerinde kayıtlı üyemize eğitimler, atölyeler, kültürel ve sosyal etkinlikler düzenliyoruz. Bu tür etkinlikler, ileri yaş grubunun sosyal hayata katılımını artırıyor. Biz bu tip merkezlerimizle ileri yaşlı bireyleri bir araya getirmeye ve kapasitemizi artırmaya çalışıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“Yaşamımızı canlı tutuyor”</strong></p>
<p>Sağlıklı Yaş Alma Merkezi üyesi Mehmet Özkaya, “Biz bu merkezde müzik, drama, satranç ve benzeri etkinliklerle sürekli bir aktivite içinde olarak zamanımızı çok iyi değerlendiriyoruz. İnsan hayatı, geçmişe dönük birtakım anılardan oluştuğuna göre bizim burada biriktirdiğimiz anılar gelecekte torunlarımıza çok faydalı örnekler olacak. Buradaki etkinliklerimiz, biyolojik yaşımız ne olursa olsun bizim yaşamımızı canlı tutuyor. Bu vesileyle bize bu imkânı sağlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve emeği geçen çalışanlara çok teşekkür ederim” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Sosyalleşiyoruz”</strong></p>
<p>Sağlıklı Yaş Alma Merkezi üyesi Rüya Ertener “İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz. Burada sosyalleşiyor ve çok güzel günler geçiriyoruz” derken, Mehmet Kaya ise “İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bize bu imkânı tanıdığı için teşekkür ediyoruz. Burada sosyalleşiyoruz, güzel işler yapıyoruz. Türk el sanatlarının unutulmaya yüz tutmuş çinicilik sanatı konusunda, hocamız tarafından bize katkıda bulunuluyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yas-almak-izmirde-guzel-580663">Yaş almak, İzmir&#8217;de güzel</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky, kurumları hedef almak için GitHub, Quora ve sosyal ağlardan bilgi toplayan siber saldırıları keşfetti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-kurumlari-hedef-almak-icin-github-quora-ve-sosyal-aglardan-bilgi-toplayan-siber-saldirilari-kesfetti-559703</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 08:14:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ağlardan]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[github]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[keşfetti]]></category>
		<category><![CDATA[kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[quora]]></category>
		<category><![CDATA[saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[toplayan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559703</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky, GitHub, Microsoft Learn Challenge, Quora ve sosyal ağlardan bilgi toplamayı amaçlayan karmaşık bir saldırı dizisi tespit etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-kurumlari-hedef-almak-icin-github-quora-ve-sosyal-aglardan-bilgi-toplayan-siber-saldirilari-kesfetti-559703">Kaspersky, kurumları hedef almak için GitHub, Quora ve sosyal ağlardan bilgi toplayan siber saldırıları keşfetti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky, GitHub, Microsoft Learn Challenge, Quora ve sosyal ağlardan bilgi toplamayı amaçlayan karmaşık bir saldırı dizisi tespit etti. Saldırganlar tespitten kaçınmak, bulaştıkları bilgisayarları uzaktan kontrol etmek, komutları yürütmek, verileri çalmak ve ağ içinde kalıcı erişim elde etmek için Cobalt Strike Beacon&#8217;ı başlatacak üzere bir yürütme zinciri çalıştırarak bu saldırıyı gerçekleştirdi. 2024 yılının ikinci yarısında Çin, Japonya, Malezya, Peru ve Rusya&#8217;daki kuruluşlarda tespit edilen saldırılar, 2025 yılında da devam etti. Mağdurların çoğunluğu büyük ve orta ölçekli işletmelerdi.</strong></p>
<p>Saldırganlar, hedeflenen kurumların cihazlarına sızmak için özellikle petrol ve gaz sektöründeki büyük kamu şirketlerinden gelen meşru iletişimler kılığında gizlenmiş zıpkın avcılığı e-postaları gönderiyor. E-postanın içeriği, alıcıyı kötü niyetli eki açmaya ikna etmek için kuruluşun ürün ve hizmetlerine ilgi gösterildiği şeklinde tasarlanıyor. Ekte talep edilen ürün ve hizmetler için gereksinimleri içeren PDF dosyası olduğu söyleniyor. Ancak aslında bu PDF&#8217;ler kötü amaçlı yazılım içeren çalıştırılabilir EXE ve DLL dosyaları içeriyor.</p>
<p>Saldırganlar, DLL highjacking tekniklerinden yararlanan ve geliştiricilerin uygulamaları için ayrıntılı, gerçek zamanlı çökme raporları almalarına yardımcı olmak üzere tasarlanmış meşru Crash reporting Send Utility&#8217;den faydalanıyor. Zararlı yazılım, tespit edilmekten kaçınmak için popüler yasal platformlardaki herkese açık profillerde depolanan bir kodu da beraberinde indiriyor. Kaspersky bu kodu GitHub&#8217;daki profillerin içinde şifrelenmiş olarak buldu ve diğer GitHub profillerinde, Microsoft Learn Challenge&#8217;da, Soru-Cevap web sitelerinde ve Rus sosyal medya platformlarında bu koda dair şifrelenmiş bağlantılar buldu. Tüm bu profiller ve sayfalar özellikle bu tür bir saldırı için oluşturulmuştu. Kötü amaçlı kod hedef makinelerde çalıştırıldıktan sonra Cobalt Strike Beacon başlatıldı ve kurbanların sistemler ele geçirildi.</p>
<p><em>Popüler çevrimiçi platformlardaki kötü amaçlı kod içeren profiller</em></p>
<p>Kaspersky Kötü Amaçlı Yazılım Analisti Ekip Lideri <strong>Maxim Starodubov</strong>, şunları söyledi: <em>&#8220;Saldırganların gerçek kişilerin sosyal medya profillerini kullandıklarına dair herhangi bir kanıt bulamamış olsak da, tüm hesaplar bu saldırı için özel olarak oluşturulduğundan, tehdit aktörünün bu platformların sağladığı çeşitli mekanizmaları kötüye kullanmasını engelleyen hiçbir şey yok. Örneğin meşru kullanıcıların gönderilerine yapılan yorumlarda kötü niyetli içerik dizeleri yer alabiliyor. Saldırganlar, uzun süredir bilinen araçları gizlemek için giderek daha karmaşık yöntemler kullanıyor. Bu yüzden bu tür saldırılardan korunmak için en son tehdit istihbaratıyla güncel kalmak önemli.&#8221;</em></p>
<p>Kötü amaçlı kodun indirme adresini elde etmek için kullanılan yöntem, Çince konuşan aktörlerle bağlantılı EastWind kampanyasında gözlemlenene benzer bir yol izliyor.</p>
<p><strong>Kaspersky, kurumların güvende kalmak için aşağıdaki güvenlik yönergelerini takip etmelerini öneriyor</strong>:</p>
<ul>
<li>Dijital altyapının durumunu takip edin ve sürekli izleyin.</li>
<li>Toplu e-postalara gömülü kötü amaçlı yazılımları tespit etmek ve engellemek için kanıtlanmış güvenlik çözümleri kullanın.</li>
<li>Siber güvenlik farkındalığını artırmak için personeli eğitin.</li>
<li>Kaspersky Next gibi saldırıları erken aşamalarda tespit edip engelleyen kapsamlı çözümlerle kurumsal cihazların güvenliğini sağlayın.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-kurumlari-hedef-almak-icin-github-quora-ve-sosyal-aglardan-bilgi-toplayan-siber-saldirilari-kesfetti-559703">Kaspersky, kurumları hedef almak için GitHub, Quora ve sosyal ağlardan bilgi toplayan siber saldırıları keşfetti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikolojik destek almak zayıflık değil, farkındalık ve iyileşme arayışı…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/psikolojik-destek-almak-zayiflik-degil-farkindalik-ve-iyilesme-arayisi-554640</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 07:56:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[arayışı]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[iyileşme]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554640</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, ruh sağlığı sorunlarında psikolojik desteğin önemi ve hangi belirtilerde yardım alınması gerektiği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikolojik-destek-almak-zayiflik-degil-farkindalik-ve-iyilesme-arayisi-554640">Psikolojik destek almak zayıflık değil, farkındalık ve iyileşme arayışı…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, ruh sağlığı sorunlarında psikolojik desteğin önemi ve hangi belirtilerde yardım alınması gerektiği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Duygusal, davranışsal ya da fiziksel belirtiler</strong> <strong>kalıcı hale geldiyse yardım alınmalı!</strong></p>
<p>Duygusal, davranışsal ve fiziksel düzeyde ortaya çıkan bazı belirtilerin, psikolojik desteğe ihtiyaç duyulduğunun sinyalini verdiğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Sürekli kendini üzgün, çaresiz, yetersiz hissetmek, geleceğe dair umutsuz olmak ya da hiçbir şeyden keyif almamak duygusal düzeyde uyarıcı belirtilerdir.” dedi.</p>
<p>Davranışsal olarak içe kapanma, sosyal ilişkilerden uzaklaşma, iş ya da okul performansında düşüş, öfke patlamaları ya da alkol ve madde kullanımına yönelmenin gözlemlenebileceğini aktaran Aydın, “Fiziksel belirtiler arasında ise nedensiz baş ağrıları, mide problemleri, kas ağrıları, çarpıntı, nefes darlığı gibi stresle ilişkili şikâyetler bulunur. Kişi sabah işe gitmekte zorlanıyor, gün boyu bedeni ağrıyor ve insanlarla görüşmek istemiyorsa, bu durum yalnızca geçici bir yorgunluk olmayabilir. Bu belirtiler iki haftadan uzun sürüyor ve kişinin yaşam kalitesini etkiliyorsa bir uzmana başvurmak gerekir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Duygular kişinin yaşam enerjisini götürmeden destek almak önemli!</strong></p>
<p>Herkesin zaman zaman kendini kötü hissedebileceğini hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Ancak bu duygular uzun süre geçmiyorsa, hayatın farklı alanlarında işlevselliği azaltıyorsa ya da kişi baş etmekte zorlanıyorsa bu durum artık bir uyarı sinyali haline gelir.” dedi.</p>
<p>Bireyin, gün içinde sürekli endişelenmesi, gece uyuyamaması, konsantre olamaması ve sevdikleriyle tartışmalara girmesinin yalnızca geçici bir stres olmadığına vurgu yapan Aydın, “Bu durum bir kaygı bozukluğunun belirtisi olabilir. Aynı şekilde, ilgisizlik ya da ‘hiçbir şeyin anlamı yok’ hissi uzun süredir devam ediyorsa, bu durum depresif bir süreç yaşandığını gösterebilir. Bu duygular kişinin yaşam enerjisini alıp götürmeden, bir uzmandan destek almak oldukça önemlidir.” uyarısını yaptı.</p>
<p><strong>Terapistle yürütülen süreç, kişinin kendini yeniden inşa etmesine olanak tanır!</strong></p>
<p>Hayatın, zaman zaman kontrolümüz dışında gelişen zorlayıcı olaylarla dolu olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Sevilen birinin kaybı, boşanma süreci, işsizlik, şehir değişikliği ya da ani bir hastalık, kişinin duygusal dengesini sarsabilir.” dedi. </p>
<p>Bu dönemlerde psikolojik destek almanın, yaşanan olayın etkilerini anlamlandırmak, duyguları bastırmadan ifade edebilmek ve sürece sağlıklı şekilde uyum sağlayabilmek açısından önemli olduğuna dikkat çeken Aydın şunları söyledi:</p>
<p>“Örneğin, boşanma süreci yaşayan bir kadın hem kendini suçlu hissedebilir hem de çevresinin baskısıyla baş etmeye çalışabilir. Bu süreçte destek almazsa hem kendi ruh sağlığı bozulabilir hem de çocuklarıyla ilişkisi zarar görebilir. Oysa bir terapistle yürütülen süreç, kişinin kendini yeniden inşa etmesine olanak tanır.”</p>
<p><strong>Psikolojik rahatsızlıklar erken fark edilirse kolay tedavi edilebilir!</strong></p>
<p>“Psikolojik rahatsızlıklar, tıpkı fiziksel hastalıklar gibi erken dönemde fark edilirse daha kolay ve kısa sürede tedavi edilebilir.” diyen Aydın, “Kaygı bozuklukları, depresyon ya da panik atak gibi durumlar ilk belirtilerle birlikte ele alınmazsa, zamanla kronik hale gelebilir ve kişinin yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürebilir. İlk panik atağını yaşayan biri bunu kalp krizi zannedip acil servise başvurabilir. Ancak altta yatan neden anlaşılmaz ve yardım alınmazsa, kişi her dışarı çıkışında tekrar atak yaşayacağı korkusuyla evden çıkmamaya başlayabilir. Oysa bu durum erken dönemde bir psikologla çalışılarak kontrol altına alınabilir. Psikoterapi sayesinde hem duygular düzenlenir hem de kişi bu belirtilerle baş etmeyi öğrenir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Psikolojik destek, insanın kendine değer verdiğinin önemli bir işareti!</strong></p>
<p>Toplumda hâlâ ‘psikoloğa gitmek delilik belirtisidir’ ya da ‘güçlü insanlar kendi kendine baş eder’ gibi kalıp yargılar olduğunu aktaran Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Oysa psikolojik destek almak, bireyin farkındalığını artırır, yaşam kalitesini yükseltir ve sağlıklı kararlar almasına katkı sağlar.” dedi.</p>
<p>Tıpkı fiziksel bir rahatsızlıkta doktora gitmek gibi, ruhsal bir zorlanmada psikoloğa gitmenin de bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Aydın, “Üstelik güçlü insanlar destek almaktan çekinmeyen, zorlukları tanıyıp çözüm arayan kişilerdir. Yoğun stres yaşayan bir anne çocuklarına bağırıp sonra suçluluk hissedebilir. Bu döngü onu hem tüketir hem de ilişkilerini zedeler. Bir uzmandan destek alarak bu döngüyü fark etmesi ve değiştirmesi mümkündür. Psikolojik destek, insanın kendine değer verdiğinin önemli işaretlerinden biri olarak kabul edilebilir. Bu algıyı değiştirmek için örnek olmaya, deneyimleri paylaşmaya ve ruh sağlığının bir lüks değil, temel bir ihtiyaç olduğunu vurgulamaya devam etmeliyiz. Bu önyargılarla mücadele etmek için ise eğitim, medya ve açık konuşmalar çok önemlidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Psikolog ve psikiyatrist, ruh sağlığında birbirini tamamlayan uzmanlar… </strong></p>
<p>Psikoloğa gitmekle psikiyatriste gitmek arasındaki farklara da değinen<strong> </strong>Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Psikologlar, kişilerin duygu, düşünce ve davranışlarını anlamalarına, sorunlarıyla baş etme becerileri geliştirmelerine yardımcı olan ruh sağlığı uzmanlarıdır. Terapi yoluyla kişiye farkındalık kazandırırlar. Psikiyatristler ise tıp eğitimi almış, ilaç yazma yetkisi olan uzmanlardır. Kimi zaman ikisinin birlikte çalışması gerekir. Örneğin, ağır depresyonda olan bir kişi hem ilaç tedavisi almalı hem de terapi sürecine dahil olmalı. Uykusuzluk, halüsinasyon görme, intihar düşünceleri gibi durumlar varsa öncelikle psikiyatriste başvurulması uygundur. Daha hafif düzeyde zorlanmalarda psikolog desteği yeterli olabilir. Her iki uzman da ruhsal sağlığımızı korumak için farklı ama tamamlayıcı roller üstlenir. Bu nedenle çoğunlukla ikisinin bir arada yürütülmesi ruh sağlığımız açısından çok daha faydalı olacaktır.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikolojik-destek-almak-zayiflik-degil-farkindalik-ve-iyilesme-arayisi-554640">Psikolojik destek almak zayıflık değil, farkındalık ve iyileşme arayışı…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Destek almak &#8216;zayıflık&#8217; değil, iyileşmenin ilk adımı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/destek-almak-zayiflik-degil-iyilesmenin-ilk-adimi-548554</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2025 07:50:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[adımı]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[iyileşmenin]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=548554</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Engelli Bakımı ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Öğr. Gör. Gönül Kil Tetik, engelli bireylerin topluma tam katılımı ve bağımsız bir yaşam sürmeleri için rehabilitasyon sürecinin kritik önem taşıdığını anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/destek-almak-zayiflik-degil-iyilesmenin-ilk-adimi-548554">Destek almak &#8216;zayıflık&#8217; değil, iyileşmenin ilk adımı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Engelli Bakımı ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Öğr. Gör. Gönül Kil Tetik, engelli bireylerin topluma tam katılımı ve bağımsız bir yaşam sürmeleri için rehabilitasyon sürecinin kritik önem taşıdığını anlattı.</p>
<p><strong>Rehabilitasyon süreci bireysel ihtiyaçlara göre değişiklik gösteriyor</strong></p>
<p>Engelli bireyler için rehabilitasyon sürecinin, bireyin engel türüne, şiddetine, yaşına, genel sağlık durumuna ve bireysel ihtiyaçlarına göre değişiklik gösterdiğini ifade eden Öğr. Gör. Gönül Kil Tetik, “Bu süreç, uzmanlar tarafından multidisipliner bir yaklaşımla titizlikle planlanır ve uygulanır. Sürecin ilk adımı olan başlangıç değerlendirmesinde, bireyin durumu çok yönlü olarak ele alınır. Bu kapsamda; tıbbi durumu (nöroloji, ortopedi, psikiyatri), fiziksel fonksiyonları (kas gücü, denge, hareket açıklığı), psikolojik ve bilişsel kapasitesi, sosyal çevresi (aile yapısı, yaşam koşulları) ile eğitimsel ve mesleki geçmişi incelenir. Bu detaylı değerlendirmenin amacı, bireyin ihtiyaçlarını ve potansiyelini belirleyerek kişiye özel bir rehabilitasyon planı oluşturmaktır.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Rehabilitasyon planı uzmanların ortak çalışmasıyla yürütülüyor</strong></p>
<p>Rehabilitasyon planının fizyoterapist, ergoterapist, psikolog ve özel eğitim öğretmeni gibi birçok uzmanın ortak çalışmasıyla yürütüldüğünü dile getiren Öğr. Gör. Gönül Kil Tetik, şöyle devam etti:</p>
<p>“Tedavi planı; fizik tedavi ve egzersiz programlarından mesleki (iş-uğraş) terapiye, psikososyal destekten aile eğitimine kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. İhtiyaç duyulması halinde bu plana konuşma ve dil terapisi, ortez/protez kullanımı ve özel eğitim gibi destekler de dahil edilir. Belirlenen hedefler doğrultusunda günlük, haftalık veya aylık seanslarla uygulanan bu plan, bireyin ilerlemesi düzenli olarak izlenerek dinamik bir şekilde güncellenir. Bu kapsamlı planın hayata geçirilmesi, fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı, fizyoterapist, ergoterapist, psikolog, psikiyatrist, özel eğitim öğretmeni ve sosyal hizmet uzmanı gibi alanında yetkin, multidisipliner bir ekibin iş birliğini gerektirir. Gerektiğinde diyetisyenler de sürece dahil olur. Rehabilitasyonun süresi ise standart olmayıp kişiye göre büyük farklılıklar gösterir; bu süreç birkaç aydan birkaç yıla kadar uzayabildiği gibi, bazı engellilik durumlarında ömür boyu devam edebilir.”</p>
<p><strong>Fiziksel ve zihinsel engeller için uygulanan rehabilitasyon yöntemlerinin farkları neler?</strong></p>
<p>Fiziksel ve zihinsel engeller için uygulanan rehabilitasyon yöntemlerinin, engelin türüne, derecesine ve bireyin ihtiyaçlarına göre farklılık gösterdiğini de kaydeden Öğr. Gör. Gönül Kil Tetik, “Bu farklar hem hedeflenen alanlarda hem de kullanılan tekniklerde kendini gösterir. Fiziksel engeller daha çok bedensel işlevleri yeniden kazandırmayı hedeflerken, zihinsel engellerde amaç; öğrenme, iletişim ve sosyal yaşama katılım gibi alanlarda bireyin gelişimini sağlamaktır. Bu nedenle rehabilitasyon süreçleri araç, yöntem ve uzmanlık açısından oldukça farklılaşır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Erken teşhis ve zamanında terapi, çocuğun yaşam kalitesini artırıyor</strong></p>
<p>Erken müdahalenin, çocuklarda hem fiziksel hem de zihinsel rehabilitasyonun başarısını büyük ölçüde artırdığına işaret eden Öğr. Gör. Gönül Kil Tetik, “Müdahalenin gecikmesi, çocuğun potansiyelini sınırlayabilir. Bu yüzden özellikle gelişimsel bozukluklar, duyusal eksiklikler ya da motor problemler söz konusu olduğunda, erken teşhis ve zamanında terapi, çocuğun yaşam kalitesini belirleyici düzeyde etkiler.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Bağımsız yaşam becerilerini geliştirmek için yemek yapma da öğretiliyor</strong></p>
<p>Engelli bireylerin bağımsız yaşam becerilerini geliştirmek için yapılanlara dikkat çeken Öğr. Gör. Gönül Kil Tetik, şöyle devam etti:</p>
<p>“Engelli bireylerin bağımsız yaşam becerilerini geliştirmek için birçok temel alanda çalışma yapılır. Bu çalışmalar; kişisel bakım, yemek yapma ve temizlik gibi günlük yaşam becerilerinin kazandırılmasını kapsar. Aynı zamanda, bireylerin kendilerini ifade etmeleri, sosyal ilişkiler kurmaları ve topluma uyum sağlamaları için iletişim ve sosyal becerileri desteklenir. Hareket özgürlüğü için toplu taşıma kullanımı ve güvenli hareketlilik gibi ulaşım becerileri üzerinde durulurken; alışveriş yapma, bütçe oluşturma ve zamanı planlama gibi pratik yetenekler de kazandırılır. Süreç, meslek edindirme, teknoloji kullanımı, kendi sağlığını takip etme ve acil durumlara hazırlıklı olma gibi alanlarda verilen desteklerle tamamlanarak bireyin her yönden güçlenmesi hedeflenir.”</p>
<p><strong>Profesyonel destek almak zayıflık değil…</strong></p>
<p>Rehabilitasyon sürecinde karşılaşılan toplumsal önyargıların hem bireyin psikolojik iyileşmesini hem de topluma yeniden katılımını olumsuz etkileyen en büyük engellerden biri olduğunu söyleyen Öğr. Gör. Gönül Kil Tetik, “Bu süreçte bireyler ne yazık ki; işlevsiz ya da bağımlı olarak görülme, özellikle ruhsal rahatsızlıklarda korkuyla dışlanma ve iyileşme sürecine dair umutsuzluk gibi yanlış algılarla yüzleşmektedir. Ayrıca, profesyonel destek almanın toplumda hâlâ zayıflık olarak görülmesi de sıkça rastlanan bir durumdur. Tüm bu önyargılar, bireyin özgüvenini zedeleyerek yaşam kalitesini düşürmektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Toplumu doğru bilgilendirmek şart</strong></p>
<p>Bu yıkıcı algılarla mücadele etmek için ise bütüncül bir yaklaşım benimsendiğine vurgu yapan Öğr. Gör. Gönül Kil Tetik, “Toplumu doğru bilgilendirmek amacıyla eğitim ve farkındalık kampanyaları düzenlenir. Rehabilitasyon sürecini başarıyla tamamlamış bireylerin hikayeleri rol model olarak öne çıkarılır. Bireylerin yalnız hissetmemesi için destek grupları ve psikososyal rehabilitasyon programları hayata geçirilir. Engelliliğe bir eksiklik olarak değil, bir insan hakkı meselesi olarak yaklaşan hak temelli bir anlayış yaygınlaştırılır ve yanlış temsillerin önüne geçmek için medyadaki dilin ve içeriğin düzenlenmesi teşvik edilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/destek-almak-zayiflik-degil-iyilesmenin-ilk-adimi-548554">Destek almak &#8216;zayıflık&#8217; değil, iyileşmenin ilk adımı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Golden Global Yatırım Bankası, İslam Kalkınma Bankası Grubu&#8217;ndan 20 Milyon ABD Doları Finansman Almak için Niyet Mektubu İmzaladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/golden-global-yatirim-bankasi-islam-kalkinma-bankasi-grubundan-20-milyon-abd-dolari-finansman-almak-icin-niyet-mektubu-imzaladi-458716</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2024 10:38:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[bankası]]></category>
		<category><![CDATA[doları]]></category>
		<category><![CDATA[finansman]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[golden]]></category>
		<category><![CDATA[grubundan]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[imzaladı]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[mektubu]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[niyet]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=458716</guid>

					<description><![CDATA[<p>İslam Kalkınma Bankası Grubu (IsDB) Özel Sektör Geliştirme Kuruluşu (ICD) ile Golden Global Yatırım Bankası arasında 20 milyon ABD Doları tutarındaki finansman için niyet mektubu imzalandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golden-global-yatirim-bankasi-islam-kalkinma-bankasi-grubundan-20-milyon-abd-dolari-finansman-almak-icin-niyet-mektubu-imzaladi-458716">Golden Global Yatırım Bankası, İslam Kalkınma Bankası Grubu&#8217;ndan 20 Milyon ABD Doları Finansman Almak için Niyet Mektubu İmzaladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Golden Global Yatırım Bankası, imzalanan niyet mektubu kapsamındaki 20 milyon ABD Doları finansmanı, Türkiye&#8217;deki uygun özel sektör projelerinin desteklenmesi için kullanacak. Finansman ICD&#8217;nin kurumsal onayları ve kabul edilebilir durum tespiti sonrasında esas sözleşme ile tahsis edilecek.</p>
<p>IsDB Grubu’nun Riyad’da düzenlenen 2024 Özel Sektör Forumu’nda gerçekleşen imza törenine ICD İcra Kurulu Başkan Vekili Eng. Hani Salem Sonbol ve Golden Global Yatırım Bankası Genel Müdür Vekili Metin Akdoğan katıldı. Mutabakat hakkında değerlendirmede bulunan Akdoğan “İslam Kalkınma Bankası Grubu&#8217;nun saygın bir alt kuruluşu olan ICD ile imzaladığımız niyet mektubu, bankamızın güvenilirliğinin ve sektördeki itibarının güçlü bir göstergesidir. Ayrıca bu iş birliği, Türkiye&#8217;deki özel sektöre olan bağlılığımızı ve ülkenin kalkınmasına katkıda bulunma arzumuzu da açıkça ortaya koymaktadır. Golden Global Yatırım Bankası ve İslam Kalkınma Bankası Grubu&#8217;nun desteğiyle, özel sektör işletmeleri yatırımlarını artırmaya, yeni istihdam alanları yaratmaya ve Türk ekonomisini daha da güçlendirmeye hazır hale gelecektir” dedi.</p>
<p>Türk ekonomisine olan katkısının yanında uluslararası piyasalarda yeni kurumsal yatırımcılarla ilişki kurmak ve yatırımcı tabanını genişletmek hedefini taşıyan Golden Global Yatırım Bankası, toplam 200 milyon ABD Doları “Sukuk İhraç Programı” kapsamında, 30 milyon Euro tutarındaki ilk uluslararası Sukuk (kira sertifikası) ihracını yakın zamanda başarıyla gerçekleştirdi. Golden Global Yatırım Bankası’nın kredi notu da Türk sermayeli uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu JCR Eurasia Rating tarafından A.Ş. tarafından BBB- (tr)&#8217;den A- (tr)&#8217;ye yükseltilmiş ve yüksek düzeyde yatırım yapılabilir kategorisinde değerlendirilmişti.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golden-global-yatirim-bankasi-islam-kalkinma-bankasi-grubundan-20-milyon-abd-dolari-finansman-almak-icin-niyet-mektubu-imzaladi-458716">Golden Global Yatırım Bankası, İslam Kalkınma Bankası Grubu&#8217;ndan 20 Milyon ABD Doları Finansman Almak için Niyet Mektubu İmzaladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikolojik destek almak sorun ve zorluklarla baş etmeyi öğretiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/psikolojik-destek-almak-sorun-ve-zorluklarla-bas-etmeyi-ogretiyor-457957</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 May 2024 21:08:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[etmeyi]]></category>
		<category><![CDATA[öğretiyor]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[zorluklarla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=457957</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ruh sağlığı hizmeti sunan en önemli meslek gruplarından biri olan psikologlar, bireylerin baş etmekte zorlandığı yaşam olaylarında ya da anlam arayışlarında süreçlerine eşlik eden profesyoneller olarak önemli görevler üstleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikolojik-destek-almak-sorun-ve-zorluklarla-bas-etmeyi-ogretiyor-457957">Psikolojik destek almak sorun ve zorluklarla baş etmeyi öğretiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, psikolojik destek almanın kimi zaman zayıflık, yetersizlik ya da başarısızlık olarak değerlendirilebildiğini, ruhsal sağlık okur yazarlığının artmasıyla beraber bu önyargıların azaldığını söyledi. </b></p>
<p> </p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, 10 Mayıs Psikologlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada ruh sağlığının korunmasında psikologların rolüne ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><b>Psikologlar, baş etme becerilerini geliştirmeye yardımcı olurlar</b></p>
<p>Psikologların ruh sağlığı hizmeti sunan en önemli meslek gruplarından biri olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, “Psikologlar, bireylerin baş etmekte zorlandığı yaşam olaylarında ya da anlam arayışlarında süreçlerine eşlik eden profesyonellerdir. Bireylerin baş etme becerilerini geliştirmeleri ve kendi anlam dünyalarını inşa etmelerini kolaylaştırmak için yargısız ve destekleyici bir tutumla psikoterapi süreçlerini yürütürler. Bu süreçte birey adına karar vermeyen ya da bireyin kararlarına müdahale etmeyen psikologların temel amacı bireyin, terapiye veya terapiste bağımlı olmadan, karşılaştığı sorunların türünden bağımsız olarak olay ya da durumlar karşısında daha güçlü ve bağımsız hissedebilmesi ve daha çözüm odaklı olabilmesidir” diye konuştu.</p>
<p><b>Psikoterapi süreci herkes için farklılık gösterir</b></p>
<p>Psikoterapi sürecinin herkes için farklı ve kendine özgü olduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, bu sürecin bir yolculuğa benzediğini belirterek şunları söyledi: “Bu süreci şu metaforla açıklamak daha da somutlaşmasına yardımcı olacaktır. Psikoterapi sürecini iki şehir arasında yapılacak bir yolculuk olarak ele aldığımızda, yolculuk yapılan aracın şoför koltuğunda danışan (psikoterapiye başvuru yapan birey), kopilot koltuğunda ise psikolog (terapist) oturmaktadır. Her ne kadar iki şehir arasındaki mesafe kilometre olarak bilinse de her yolculukta varılmak istenen şehre ulaşma süresi birçok faktöre bağlı olarak nasıl değişiyorsa her bir danışanın terapi süresi de kendine özgüdür.</p>
<p><b>Terapist danışan yerine kararlar almaz</b></p>
<p>Terapist yol boyunca var olan dinlenme tesislerine, akaryakıt istasyonlarına, yolların özelliklerine ya da alternatif yollara hâkim olmakla birlikte danışanın bu konularla ilgili seçimlerine müdahale etmez, onun yerine kararlar almaz. Danışanın bu konularla ilgili yaptığı seçimler ve karar alma süreçlerini gözlemler. Bu süreçler birlikte sorgulanarak kişinin kendi zihinsel süreçlerine dair farkındalığının artırılması ve işlevsel şekilde yeniden yapılandırılması hedeflenir. Bu sayede kişinin karar alma ve sorun çözme kapasitesi süreç içinde artar.”</p>
<p><b>Etiketlenme kaygısı oluşabiliyor</b></p>
<p>Psikolojik destek almanın kimi zaman bazıları tarafından zayıflık, yetersizlik ya da başarısızlık olarak değerlendirilebildiğini kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, “Günümüzde giderek değişmekle birlikte çoğu kişi için psikolojik destek aldığını söylemek utanç kaynağı olabilmektedir. Bireyler, ‘deli’ damgası yemekten eskisi kadar kaygılanmasa da psikolojik destek almayı zayıflık, yetersizlik ya da başarısızlık olarak nitelendirebilmektedir” dedi.</p>
<p><b>Ruhsal sağlık okur yazarlığı arttıkça bakış açısı değişiyor</b></p>
<p>Ruhsal sağlık okur yazarlığının artmasıyla beraber kişilerin sadece doktor yönlendirmesi olmadan da psikoloğa başvurabildiğini ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, “Psikolojik destek alma söz konusu olduğunda toplumumuzda doğru bilinen yanlışlardan bir tanesi de sadece depresyon, kaygı bozukluğu gibi klinik bir durum söz konusu olduğunda ve doktor yönlendirirse psikoloğa gidilmesi gerektiği yönündeki inanıştır. Bir hekim tarafından gerekli görülmesi, kişilerin başvuru yapmalarını genellikle hızlandırmakla birlikte ruhsal sağlık okur yazarlığının yavaş yavaş da olsa giderek yükselmesiyle kişiler artık hekim yönlendirmesi olmadan da bu tür başvurular için uzman arayışına girebilmektedir” diye konuştu.</p>
<p><b>İki haftadan uzun süren şikayetlerde psikoloğa başvurulmalı</b></p>
<p>Ruh sağlığı ile ilgili şikayetlerin iki haftadan uzun sürmesi halinde uzman bir psikoloğa başvurulması gerektiğini söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, “Depresyon, travma sonrası stres bozukluğu, kaygı bozuklukları gibi klinik tabloların yanı sıra bu tabloları düşündürecek uyku sorunları, iştahta dikkat çeken bir artış ya da azalma ve buna bağlı olarak kiloda artış ya da azalma, bunalmışlık hali, her şeyin yük gelmesi, kişinin hiçbir şey yapmak istememesi, keyif alamama, sık sık ağlamaklı hissetme, huzursuzluk ve her an kötü bir şey oluverecekmiş gibi hissetme gibi durumlar psikolojik destek için en sık başvuru sebepleri arasında yer almaktadır. Zaman zaman kişilerin böyle hissetmesi normal olmakla birlikte bu durumların iki haftadan uzun sürmesi ve kişinin günlük yaşam kalitesini düşürmesi söz konusu olduğunda alanında uzman bir psikoloğa başvurulmalıdır” tavsiyesinde bulundu.</p>
<p><b>Kronik hastalıkların tedavi süreçlerinde destek önemli</b></p>
<p>Psikolojik desteğin kronik ağrılar, kanser ve ömür boyu devam eden kronik hastalıkların yönetilmesi sürecinde önemli bir yeri olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, “Daha az bilinen bir durum olmakla birlikte migren, fibromiyalji ve miyofasial ağrı sendromları gibi kronik ağrı problemleri, kanser, kronik böbrek yetmezliği, yüksek tansiyon gibi kronik hastalık yaşayan bireylerin hastalığa uyum süreçlerinin sağlıklı yönetiminde psikolojik destek önemli bir yer tutmaktadır. Çünkü bu hastalıkların nedenleri arasında psikolojik zorlanmalar olabildiği gibi tedavi sürecine uyum sağlanmasında ve kişinin işlevselliğinin yükseltilmesinde de psikolojik destek önemli rol oynar” dedi.</p>
<p><b>Günlük yaşamda karşılaşılan sorunlarla başa çıkmak için destek alınabilir</b></p>
<p>İletişim sorunları ve cinsel sorunlar başta olmak üzere ilişkisel sorunlar yaşayanların da psikolojik destek alabileceğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, “İş stresini yönetememe gibi durumların yanı sıra günlük hayatın akışı içinde herhangi bir konuda belirsizlik yaşayan, karar almakta zorlanan, stresini işlevsel şekilde yönetemeyen herkes psikolojik destek almak için başvurabilir. Tüm bunların yanı sıra aktif herhangi bir sorun tanımlamasa da yaşam kalitesini yükseltmek, kendi iç dünyasını daha yakından tanıyarak kendi anlamlarını inşa etmek isteyen herkes psikoloğa başvurabilir” diye konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikolojik-destek-almak-sorun-ve-zorluklarla-bas-etmeyi-ogretiyor-457957">Psikolojik destek almak sorun ve zorluklarla baş etmeyi öğretiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hobi Bahçelerimizde Yer Almak İster Misiniz?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hobi-bahcelerimizde-yer-almak-ister-misiniz-439340</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Feb 2024 19:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[bahçelerimizde]]></category>
		<category><![CDATA[hobi]]></category>
		<category><![CDATA[ister]]></category>
		<category><![CDATA[misiniz]]></category>
		<category><![CDATA[yer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=439340</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çorlu Belediyesi tarafından 2020 yılında hizmete sunulan "Hobi Bahçeleri" için ek talep kayıtlarına başlandı. Kayıtlar 07-16 Şubat 2024 tarihleri arasında alınacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hobi-bahcelerimizde-yer-almak-ister-misiniz-439340">Hobi Bahçelerimizde Yer Almak İster Misiniz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çorlu Belediyesi tarafından 2020 yılında hizmete sunulan &#8220;Hobi Bahçeleri&#8221; için ek talep kayıtlarına başlandı. Kayıtlar 07-16 Şubat 2024 tarihleri arasında alınacak.</p>
<p>Kent yaşamına küçük bir mola vererek stresten ve kent yaşamının getirdiği yoğunluktan uzak kalmak isteyen vatandaşların büyük ilgi gösterdiği Çorlu Belediyesi Hobi Bahçeleri, 15 Mart – 15 Aralık 2024 tarihlerini kapsayan süre içinde vatandaşlara tahsis edilecek.</p>
<p>Daha önce toplanan taleplere istinaden hak kazanan vatandaşlarımızın gerekli sürede evraklarını getirmemesi nedeni ile boş kalan bahçeler için Çorlu Belediye Meclisinin 04.03.2020 tarih 2020/83 sayılı Kararı ile kabul edilen Hobi Bahçeleri İşletme Yönetmeliğine göre ek talepler için 07-16 Şubat 2024 tarihleri arasında başvuru gerçekleştirilecek.</p>
<p>Taleplerin toplanmasının ardından Hobi Bahçeleri için İşletme Yönetmeliğinin 6. maddesine istinaden Encümen huzurunda asil ve yedek listenin belirleneceği kura çekimi gerçekleştirilecek ve kura çekimi sonunda 15 Mart – 15 Aralık 2024 tarihlerini kapsayan süre içinde bahçe kullanımı hakkı kazanan vatandaşlar ile iletişime geçilerek bilgilendirme yapılacak.</p>
<p>Çorlu’da yaşayan vatandaşlarımızın hizmetine sunulan Hobi Bahçeleri için başvuru formlarına Çorlu Belediyesi internet sitesinden ulaşabilecekler. Hobi Bahçeleri kullanım şartları, idare ve kullanıcı sorumlulukları ekte bulunan işletme yönetmeliğinde tanımlanmış olup detaylı bilgi için Hobi Bahçeleri İşletme Yönetmeliğini inceleyebilir ya da 0 (282) 684 75 44 numaralı telefondan bilgi alabilirsiniz.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hobi-bahcelerimizde-yer-almak-ister-misiniz-439340">Hobi Bahçelerimizde Yer Almak İster Misiniz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Faizsiz konut almak isteyenlere ilişkin sözleşme sınırları 7,2 milyon tl&#8217;ye yükseltildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/faizsiz-konut-almak-isteyenlere-iliskin-sozlesme-sinirlari-72-milyon-tlye-yukseltildi-435491</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jan 2024 09:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[faizsiz]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkin]]></category>
		<category><![CDATA[isteyenlere]]></category>
		<category><![CDATA[konut]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[sınırları]]></category>
		<category><![CDATA[sözleşme]]></category>
		<category><![CDATA[tlye]]></category>
		<category><![CDATA[yükseltildi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435491</guid>

					<description><![CDATA[<p>Finansal Kurumlar Birliği’nin (FKB), tasarruf finansman sektörünün gelişimi, ihtiyaçlarının belirlenmesi ve karşılaştığı sorunların çözülmesi için ilettiği görüşlerini değerlendiren BDDK, yayımladığı yönetmelik ile sektörün büyümesinin önünü açtı. Tasarruf sahiplerine ek haklar tanınan yönetmelikle, konut ve araçtaki sözleşme sınırları farklılaştırılarak artırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/faizsiz-konut-almak-isteyenlere-iliskin-sozlesme-sinirlari-72-milyon-tlye-yukseltildi-435491">Faizsiz konut almak isteyenlere ilişkin sözleşme sınırları 7,2 milyon tl&#8217;ye yükseltildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Finansal Kurumlar Birliği’nin (FKB), tasarruf finansman sektörünün gelişimi, ihtiyaçlarının belirlenmesi ve karşılaştığı sorunların çözülmesi için ilettiği görüşlerini değerlendiren BDDK, yayımladığı yönetmelik ile sektörün büyümesinin önünü açtı. Tasarruf sahiplerine ek haklar tanınan yönetmelikle, konut ve araçtaki sözleşme sınırları farklılaştırılarak artırıldı.</strong></p>
<p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), Finansal Kurumlar Birliği’nin (FKB) tasarruf finansman sektörünün büyümesi, ihtiyaçlarının belirlenmesi ve karşılaştığı sorunların çözülmesi adına ilettiği önerilerini inceleyerek, “Tasarruf Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik”te değişikliğe gitti. </p>
<p><strong>FKB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emre Ballı</strong>, tasarruf finansman sektörünün gelişimine yönelik uzun süredir üzerinde çalıştıkları görüşlerini gerekçeleri ile BDDK’ye sunduklarını belirterek, “BDDK’nın önerilerimizi incelerek hazırladığı ve Resmî Gazete&#8217;de yayımlanan Tasarruf Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’te müşteri haklarının korunması, konut ve araçtaki sözleşme sınırlarının farklılaştırılarak artırılması, risk grubu ve mensuplarına ilişkin sınırlamaların getirilmesi, tasarruf fon havuzlarının değerlendirilme ve dağıtım esasları ile mali rasyoların güncellenmesi konuları ele alındı” dedi. Ballı, “Son dönemlerde gayrimenkul ve araç fiyatlarındaki artış, 1 milyon TL sözleşme sınırlarının artırılması ihtiyacını zorunlu kıldı. Yönetmelik ile sözleşme tavanları TÜİK’in Aralık 2023 ÜFE oranı olan yüzde 44,22’ye göre artırılarak, konut için 7 milyon 211 bin TL’ye ve taşıt için ise 2 milyon 884 bin 400 TL’ye yükseltildi. Yine müşteri haklarının daha şeffaf bir şekilde ele alınması, risk grubu tanımının getirilmesi ve finansal rasyoların gözden geçirilmesi, sektörümüze ve tüm paydaşlarımıza olumlu katkı sağlayacak” diye konuştu. </p>
<p>Öte yandan yönetmelik ile tasarruf finansman müşterilerinin uzaktan sözleşme yapmasının önü açıldı. Tasarruf finansman müşterisinin tahsisata hak kazanmasından sonra ödemesinin en geç bir ay içerisinde gerçekleştirilmesi gerektiği hüküm altına alındı. Müşterilere, tasarruf finansman sözleşmesinin tasarruf dönemi bitimine kadar konut, çatılı iş yeri veya taşıttan oluşan finansman konusunu bir defaya mahsus olmak üzere değiştirebilme hakkı tanındı. Ayrıca tasarruf finansman sektörü için ilk defa risk grubu tanımlaması yapılan yönetmelik ile risk yoğunlaşmasını önlemek amacıyla şirketlerin, risk gruplarına ve kendinin dahil olduğu risk grubu ile mensuplarına sağlayabileceği finansmanlara ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş oldu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/faizsiz-konut-almak-isteyenlere-iliskin-sozlesme-sinirlari-72-milyon-tlye-yukseltildi-435491">Faizsiz konut almak isteyenlere ilişkin sözleşme sınırları 7,2 milyon tl&#8217;ye yükseltildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Lenfoma tedavisinde erken tanıyla yüz güldürücü sonuçlar almak mümkün&#8221; </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lenfoma-tedavisinde-erken-taniyla-yuz-guldurucu-sonuclar-almak-mumkun-427891</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Dec 2023 09:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[güldürücü]]></category>
		<category><![CDATA[lenfoma]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçlar]]></category>
		<category><![CDATA[tanıyla]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427891</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adını duyan birçok kişinin korkmasına neden olan lenfomanın aslında yüz güldürücü sonuçlarla tedavi edilebildiğini söyleyen Hematoloji Uzm. Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu,” Lenfoma tedavi edilebilir bir hastalıktır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lenfoma-tedavisinde-erken-taniyla-yuz-guldurucu-sonuclar-almak-mumkun-427891">&#8220;Lenfoma tedavisinde erken tanıyla yüz güldürücü sonuçlar almak mümkün&#8221; </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Lenfoma tedavisinde erken tanıyla yüz güldürücü sonuçlar almak mümkün” </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><em>Adını duyan birçok kişinin korkmasına neden olan lenfomanın aslında yüz güldürücü sonuçlarla tedavi edilebildiğini söyleyen Hematoloji Uzm. Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu,” Lenfoma tedavi edilebilir bir hastalıktır. Tanı konulduğu sürece tedaviyle uzun süreli sağ kalım elde edebiliyoruz” dedi. Hastanın gece uyanıp çamaşır değiştirecek kadar terlemesi, 6 ayda kilosunun yaklaşık yüzde 10’undan fazlasını kaybetmesi, sebepsiz ateşlerinin olması ve dirençli kaşıntıların lenfoma açısından önemli bulgular olduğunu anlatan Prof. Dr. Ateşoğlu, bu bulgular ortaya çıktığı zaman ayrıntılı değerlendirme için hekime başvurulması gerektiğine dikkat çekti. </em></p>
<p> </p>
<p>Lenfomanın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ve tedaviyle yüz güldürücü sonuçlar alınabileceğini söyleyen Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, farklı hastalıklarla karıştırılma riskine karşın lenfomanın belirtilerinin çok iyi tanınması gerektiğine işaret etti. </p>
<p>Yaygın olarak lenf kanseri olarak bilinen lenfomanın çok iyi tanınmadığı için korkulan bir hastalık olduğunu anlatan Prof. Dr. B. Ateşoğlu, bununla birlikte çoğunlukla yüz güldürücü ve iyi tedavi yanıtıyla sonuçlanan bir hastalık grubu olduğuna işaret etti.  Prof. Dr. B. Ateşoğlu, hastalığın belirtilerini ve tedavi yöntemlerini anlattı. </p>
<p><strong>TANI BİYOYSİ SONUCU KONULUR</strong></p>
<p>Hastaların çoğunlukla vücudun farklı bölgelerindeki lenf bezlerindeki şişlik nedeniyle hekime başvurduğunu anlatan Prof. Dr. B. Ateşoğlu, “İlk yapılan değerlendirmeler sonrasında tanı biyopsi sonucunda konulur. Lenfomanın çok çeşitli alt tipleri olduğu için doğru tedavi uygulanmasında doğru tanı çok önemlidir. Tedavi sonrasında hastalığın nasıl seyredeceği tamamen bu patolojik tanıya bağlıdır” dedi.<strong> </strong></p>
<p><strong>“GÖRÜLME YAŞI LENFOMANIN ALT TİPİNE GÖRE DEĞİŞİYOR”</strong></p>
<p>Lenfomanın alt tipine göre görüldüğü yaş gruplarının değiştiğini söyleyen Prof. Dr. Ateşoğlu, “Lenfomanın Hodgkin ve Non-Hodgkin lenfoma olarak iki alt tipi bulunuyor.  Hodgkin lenfoma sıklığı genelde 30 yaş altı gençlerde ve 60 yaş üzerindeki kişilerde artış gösteriyor Non- hodgkin lenfoma ise; gençlerde görülen alt tipleri olmakla birlikte çoğunlukla ileri yaş hastalığıdır. Daha çok 60 yaş üzerindekilerde sıklık artar.” Diye konuştu. </p>
<p>Non-hodgkin lenfoma bütün kanserlerin yaklaşık yüzde 4’ünü oluştururken, Hodgkin lenfoma, Non-hodgkin lenfomaya göre daha nadir görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. B. Ateşoğlu hastalığın ortaya çıkma nedenlerine ilişkin şu bilgileri verdi: “Lenfomanın neden oluştuğu net olarak bilinmese de bazı çevresel faktörlerin etken olduğu düşünülmektedir. Radyasyon maruziyeti ve bazı enfeksiyonlar lenfomaya neden oluşturabiliyor. Marjinal zon lenfoma dediğimiz alt-grupta bazı bakterilerle hastalığın ortaya çıkışı arasında bir ilişki olduğu biliyor. Bu tip lenfomayı antibiyotik tedavisiyle bile kontrol altına alabiliyoruz.” diye konuştu. </p>
<p><strong>“HASTALAR FARK ETMEDİKLERİ İÇİN ÇOĞUNLUKLA İLERİ EVREDE HEKİME BAŞVURUYOR”</strong></p>
<p>Lenfomaların evre 1 ve evre 4 arasında evrelendiğini söyleyen Uzm. Dr. Ateşoğlu, “Erken evrelerde lenf bezi bölgelerine göre sınırlı bölgelerde ya da evre 3-4 dediğimiz yaygın bölgelerde tutulum görebiliyoruz. Bazı lenfoma alt tiplerinde büyük lenf bezleri erken evrede yakalanılabilirken bir kısım lenfomanın alt tiplerinde ileri evrede tanı koyuyoruz. </p>
<p>Hasta fark etmedikçe yapılan rutin laboratuvur tetkiklerinden lenfomanın fark edilemeyebileceğine işaret eden Prof. Dr. Ateşoğlu, “Örneğin hastada gece terlemesi, kilo kaybı, ateş gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Lenfatik sistem bütün vücutta yaygın olduğu ve hastalık yayılımı hızlı olduğu için eğer hasta önceden fark edip hekime başvurmazsa hastaya tanı ancak ileri evrede konulabiliyor” diye konuştu. </p>
<p><strong>“EN KISA SÜREDE TEDAVİYE BAŞLANMALI” </strong></p>
<p>Zamanında tanı ve doğru tedavi ile lenfomanın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun bilinmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Ateşoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Kedi ve köpeklerden bulaşan Toksoplasma dediğimiz sorun ya da öpücük hastalığı olarak bilinen Epstein-Barr virüsü gibi enfeksiyonlar da yaygın olarak lenf nodu büyümesi yapabilir. Bu nedenle ayırıcı tanıda öncelikle bu hastalıkları dışlarız. Sonrasında ise biyopsi ile tanı ve tedavi protokolü belirlenir. Hastalarımızın hatırlaması gereken nokta ise lenfomanın tedavi yanıtı oldukça iyi olan bir kanser türü olduğudur. Doğru tanı ve doğru tedavi ile hastalar çok uzun süre sağlıklı olarak yaşamlarını sürdürebilmektedir. Bu nedenle tanıyı koymak ve mümkün olan en kısa sürede tedaviye başlamak çok önemlidir.” </p>
<p><strong>“UZUN SÜRELİ HASTALIKSIZ BİR SAĞ KALIM ELDE EDİYORUZ” </strong></p>
<p>Lenfomanın bazı tiplerinin çok yavaş ilerlediğini söyleyen Prof. Dr. Ateşoğlu, “Yavaş ilerleyen tiplerde, hastalık hastaya zarar vermediği sürece sadece bekle gör dediğimiz yöntemle hastalar tedavisiz gözlem altında tutulabilmektedir. Ama hızlı ilerleyen tiplerde kemoterapiyle akıllı ilaçların beraber kullanıldığı tedavi yöntemleri söz konusudur. Bu konuda her gün yeni gelişmeler yaşanmaktadır. Erken dönemde, ilk basamakta kullanılmasa bile hastalık tekrarladığı dönemde artık kullanılabilecek çok sayıda alternatifimiz var. Bunun ötesinde, bazı lenfoma alt-tiplerinde, hastalık tekrarladığı zaman bu hastalarda lenfomayı tekrar tedavi edip sonrasında otolog kök hücre nakli nakli gerçekleştirmek gerekmektedir. Bu yöntemle de uzun süreli hastalıksız bir sağ kalım elde edebilmekteyiz.” diye konuştu. </p>
<p><strong>“GENETİK BİR HASTALIK DEĞİL” </strong></p>
<p>Lenfomanın ailesel geçiş gösteren bir kanser tipi olmadığını söyleyen Prof. Dr. Ateşoğlu, “O yüzden anne babada lenfoma olması çocuklara geçiş göstermiyor. Ancak ailede bir kanser vakasının olması diğer aile bireylerinde daha sık kanser riskine yol açıyor. Lenfoma hastalarında bazı genetik bozukluklar görülebiliyor. Hatta tanı koymak için de bunları kullanabiliyoruz ama genetik bozukluklar hastalıkla beraber ortaya çıkan bozukluklardır. Bu hastadan çocuğuna geçecek genetik bozukluklar değildir” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>LENFOMA İÇİN BU BELİRTİLERE DİKKAT”</strong></p>
<p>Tüm kanser türlerinde olduğu gibi lenfomada da erken tanının tedavi başarısını ve sağ kalım oranlarını etkilediğinin altını çizen Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, lenfoma için dikkat edilmesi gereken işaretleri sıraladı: “Eğer bir kişi boyun, koltuk altı, kasık bölgeleri gibi yerlerde beze kıvamında büyüme hissediyorsa bu önemli bir bulgudur. Bu dönemde mutlaka bir hekime başvurmalıdır. Bu belirtiye sahip olan bir kişinin mutlaka lenfoma olacağı anlamına gelmemektedir. Ancak mutlaka araştırılması gerekir. Bunun dışında hastanın gece uyanıp çamaşır değiştirecek kadar terlemesi, 6 ayda kilosunun yaklaşık yüzde 10’undan fazlasını kaybetmesi, sebepsiz ateşlerinin olması ve dirençli kaşıntılar lenfoma açısından önemli bulgulardır. Bu bulgular varsa zaman kaybedilmemelidir.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lenfoma-tedavisinde-erken-taniyla-yuz-guldurucu-sonuclar-almak-mumkun-427891">&#8220;Lenfoma tedavisinde erken tanıyla yüz güldürücü sonuçlar almak mümkün&#8221; </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Casper vergisiz telefon ve bilgisayar almak isteyen öğrenciler için uygun ürünlerini açıkladı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/casper-vergisiz-telefon-ve-bilgisayar-almak-isteyen-ogrenciler-icin-uygun-urunlerini-acikladi-417910</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Oct 2023 08:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[casper]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[isteyen]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>
		<category><![CDATA[ürünlerini]]></category>
		<category><![CDATA[uygun]]></category>
		<category><![CDATA[vergisiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417910</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÜNİVERSİTELİLER CASPER VIA X30 PLUS, CASPER VIA X30 VE CASPER VIA M35 AKILLI TELEFONLARI VE CASPER NIRVANA C370 BİLGİSAYARI VERGİ İNDİRİMİ İLE ALABİLECEK.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/casper-vergisiz-telefon-ve-bilgisayar-almak-isteyen-ogrenciler-icin-uygun-urunlerini-acikladi-417910">Casper vergisiz telefon ve bilgisayar almak isteyen öğrenciler için uygun ürünlerini açıkladı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÜNİVERSİTELİLER CASPER VIA X30 PLUS, CASPER VIA X30 VE CASPER VIA M35 AKILLI TELEFONLARI VE CASPER NIRVANA C370 BİLGİSAYARI VERGİ İNDİRİMİ İLE ALABİLECEK</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>CASPER VERGİSİZ TELEFON VE BİLGİSAYAR ALMAK İSTEYEN ÖĞRENCİLER İÇİN UYGUN ÜRÜNLERİNİ AÇIKLADI </strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Üniversite öğrencilerine yönelik vergi indirimiyle telefon ve bilgisayar sahibi olabilmelerini mümkün kılan kararının resmi gazetede yayınlanmasının ardından Türkiye&#8217;nin teknoloji markası Casper, vergi indiriminden yararlanarak telefon ve bilgisayar almak isteyen öğrenciler için uygun ürünlerini açıkladı. Üniversite öğrencilerinin faydalanabileceği düzenleme kapsamında Casper VIA X30 Plus, Casper VIA X30 ve Casper VIA M35 akıllı telefonları ile Casper Nirvana C370 bilgisayarı vergi indiriminden yararlanarak alabilecekler.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile &#8220;Yükseköğretim Öğrencilerine Teknolojik Cihaz ve İnternet Desteği Verilmesine İlişkin Karar&#8221; 1 Kasım 2023 itibarıyla yürürlüğe giriyor. Kararın ardından Türkiye&#8217;nin teknoloji markası Casper, vergi indiriminden yararlanarak telefon ve bilgisayar almak isteyen öğrenciler için uygun ürünlerini açıkladı. Üniversite öğrencilerinin faydalanabileceği düzenleme kapsamında Casper VIA X30 Plus, Casper VIA X30 ve Casper VIA M35 akıllı telefonları ile Casper Nirvana C370 bilgisayara vergi indiriminden yararlanarak sahip olabilecekler. Bu karar doğrultusunda ARGE ve üretim tesisine sahip olmalarının avantajını kullanarak Casper, yeni ürünler tasarlamayı planlıyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Casper VIA X30 Plus &#8211; Performansın Sınırlarını Aşın</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>8 GB RAM + 8 GB sanal RAM olmak üzere toplamda 16 GB RAM özelliği, 50 MP kamerası, 4600 mAh batarya kapasitesi, NFC teknolojisi, 256 GB dahili depolaması ve 30 W hızlı şarj özelliğine sahip Casper VIA X30 Plus, üstün teknolojik özellikleri trend bir tasarımla kullanıcılarıyla buluşturuyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Casper VIA X30 &#8211; Hızlı Şarj ve NFC ile Modern Teknoloji</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>8 GB RAM + 8 GB sanal RAM olmak üzere toplamda 16 GB RAM özelliği, 50 MP kamerası, 4600 mAh batarya kapasitesi, NFC teknolojisi, 128 GB dahili depolaması ve 30 W hızlı şarj özelliğine sahip Casper VIA X30, her ihtiyacı karşılıyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Casper VIA M35 &#8211; Hepsi Bir Arada</strong></p>
<p> </p>
<p>4 GB RAM + 4 GB sanal RAM olmak üzere toplamda 8 GB RAM özelliği, 13 MP kamerası, 5000 mAh batarya kapasitesi, 128 GB dahili depolamasına sahip Casper VIA M35, her türlü kullanıcı ihtiyacını karşılayabilecek özelliklere sahip.</p>
<p> </p>
<p><strong>Casper Nirvana C370 &#8211; Günlük Kullanımlar İçin Özenle Tasarlandı</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Modern tasarım hatları, Windows 11 işletim sistemi ve Intel işlemcisiyle birlikte iyi bir fiyat performans dengesine sahip Casper Nirvana C370, 1.7 kg’lık hafifliği ve 19,6 mm inceliği sayesinde maksimum mobilite sağlıyor. 1366&#215;768 HD ve Anti-Glare yansıtmasız ekranı sayesinde benzerlerinden ayrılan Casper Nirvana C370, ekstra bir araç kullanılmasına gerek olmadan, klavye kullanımında bilek duruşu göz önünde bulundurularak tasarlanan 135 derecelik uplift menteşe yapısı sayesinde kısa ya da uzun kullanımlarda maksimum konfor sağlıyor. 7.4 mm inceliğindeki ekran çerçevesi, 15.6” boyutundaki ekranı ve 220 NIT parlaklığıyla yüksek kalitede görüntüleme deneyimini kullanıcılarıyla buluşturuyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/casper-vergisiz-telefon-ve-bilgisayar-almak-isteyen-ogrenciler-icin-uygun-urunlerini-acikladi-417910">Casper vergisiz telefon ve bilgisayar almak isteyen öğrenciler için uygun ürünlerini açıkladı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yurtdışında Eğitim Almak, IELTS ile Çok Kolay</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yurtdisinda-egitim-almak-ielts-ile-cok-kolay-415733</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Oct 2023 10:08:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ielts]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kolay]]></category>
		<category><![CDATA[yurtdışında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415733</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yurtdışında eğitim ve yaşamın kapılarını açan iş, eğitim ve göçmenlik konusunda dünyanın en bilinen İngilizce dil yeterliliği sınavı IELTS’in 90’a aşkın ülkede resmi ortağı olan British Council, IELTS testi ile ilgili en çok sorulan 10 soruyu ve merak edilenleri adaylar için bir araya getirdi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yurtdisinda-egitim-almak-ielts-ile-cok-kolay-415733">Yurtdışında Eğitim Almak, IELTS ile Çok Kolay</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yurtdışında eğitim ve yaşamın kapılarını açan iş, eğitim ve göçmenlik konusunda dünyanın en bilinen İngilizce dil yeterliliği sınavı IELTS’in 90’a aşkın ülkede resmi ortağı olan British Council, IELTS testi ile ilgili <strong>en çok sorulan 10 soruyu</strong> ve merak edilenleri adaylar için bir araya getirdi. IELTS testinin ne sıklıkla alınabildiğinden adayların sınav günü yanlarında neler getirebileceğine, engelli adaylar için testlerin nasıl düzenlenebileceğinden IELTS test sonucunun ne kadar süre geçerli olduğuna kadar birçok soru, British Council uzmanları tarafından cevaplandırıldı.</p>
<p>Öğrenciler, yurtdışında çalışmak isteyenler ve profesyonellerin, eğitim, göç ve mesleki akreditasyon için tercih ettiği IELTS testi, British Council tarafından İstanbul, Ankara, Adana, Antalya, Bursa, İzmir, Erzurum, Kayseri, Eskişehir, Karaman, Gaziantep, Mersin ve Muğla’daki sınav merkezlerinde veriliyor.</p>
<ol>
<li><strong>IELTS testine ne sıklıkla girilebilir?</strong> Adaylar, IELTS testine istediği kadar başvurabilir, teste girebilir ve istenilen test sonucunu kullanabilir. Tekrar teste girecek adayların, öncesinde ek hazırlık yapabilmeleri için British Council’ın ücretsiz hazırlık kaynaklarından faydalanması tavsiye ediliyor.</li>
<li><strong>Akademik ve Genel Eğitim modülleri arasındaki fark nedir? </strong>IELTS testi, Akademik ve Genel Eğitim olmak üzere iki modülden oluşuyor. Akademik test, İngilizce yeterliliği gerektiren programları almak isteyen adaylar için uygulanırken, Genel Eğitim modülü ise İngilizce konuşulan bir ülkede iş deneyimi, eğitim programları veya göçmenlik amacıyla kullanmak isteyen adaylar içindir. Başvurulan kurumun hangi testi kabul ettiğini öğrenmek için web sitesine göz atılabilir. </li>
<li><strong>IELTS testini hangi kurumlar kabul ediyor? </strong>Dünya çapında IELTS, aralarında devlet, akademik ve istihdam kurumlarının da yer aldığı 11 binden fazla kurum ve kuruluş tarafından kabul ediliyor. IELTS aynı zamanda, göçmenlik için İngilizce yeterliliğini şart koşan ülkelerce de kabul edilen bir İngilizce dil sınavıdır.</li>
<li><strong>Engelli adaylara nasıl bir IELTS testi düzenlenebilir? </strong>British Council test merkezleri, engelli adayların özel ihtiyaçlarını karşılamak ve adayların ideal koşullarda testi alabilmeleri için her türlü çabayı gösteriyor. Adayların özel bir ihtiyacı olması durumunda, kayıt sırasında kendilerine uygun özel düzenlemeleri seçebilirler. Katılımcıların sınav merkezine gelmeleri, soruları anlamaları ve yanıtlarını vermeleri için özel koşulların ve gerekliliklerin yerine getirilmesi için gerekli düzenlemeler yapılır. Özel düzenlemelerle sınava katılmak için web sitesinde daha detaylı bilgiye ulaşılabilir.</li>
<li><strong>18 yaşının altındaki bireylerin teste kaydı nasıl yapılabilir? </strong>18 yaşından küçük adayların IELTS testine kayıtları, ebeveynleri veya vasileri tarafından yapılabilir.<strong> </strong>Ebeveyn veya vasiler sisteme kaydolarak, testi çocuğu için ayırttıklarını belirten seçeneği seçebilirler. Ardından sınava girecek adayın kişisel bilgileri sisteme girilerek kayıt tamamlanır. Kayıt için daha detaylı bilgiye web sitesinden ulaşılabilir. </li>
<li><strong>Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı olmayan adaylar sınava nasıl kaydolabilir? </strong>T.C. kimlik belgesine sahip olmayan adaylar geçerli bir pasaportla kaydolabilirler. </li>
<li><strong>IELTS testi bir günde mi tamamlanıyor? </strong>IELTS testinde, Dinleme, Okuma ve Yazma bölümleri artarda ara vermeden uygulanıyor. Konuşma bölümü ise sınavın diğer bölümleri ile aynı gün olabileceği gibi önceki veya sonraki üç gün içerisinde de organize edilebilir.</li>
<li><strong>Test sırasında adaylar yanlarına ne alabilirler? </strong>IELTS testine adaylar, yanlarında sadece T.C. kimlik kartı/pasaport, kurşun kalem, kalemtıraş ve silgi getirebilirler. Diğer tüm kişisel eşyalar, sınav odası dışında bırakılır. Cep telefonu, elektronik cihaz ve akıllı kol saatleri sınav alanına kabul edilmez ve üzerinde taşıyan adayların testi geçersiz sayılır.</li>
<li><strong>Sınavı iptal etmek veya ertelemek mümkün mü? Hastalık veya farklı bir sebepten teste girilemezse ne olur? </strong>Sınav tarihinden beş hafta önce bilgi veren adayların sınavları, hiçbir kesinti olmadan ertelenebilir veya para iadesi alarak iptal edilebilir. Sınava beş haftadan az süre kala iptal edilen veya ertelenen kayıtlarda, tıbbi bir gerekçe olması durumunda geçerli bir belge gösterildiği takdirde yüzde 25 kesintiyle ödeme geri alınabilir. Önceden bilgi vermeyen ve sınav günü sınava giremeyen adaylara herhangi bir ücret iadesi sağlanamaz. </li>
<li><strong>IELTS sonucu ne kadar süreyle geçerli sayılır?</strong> IELTS sınav sonuç belgesi iki yıl süreyle geçerlidir. Adaylar istedikleri kadar sınava girebilir ve istenen sonucu kullanabilirler. Sonuç belgesini kaybeden adaylar, yeni belge sağlanması için British Council ile iletişime geçebilir.</li>
</ol>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yurtdisinda-egitim-almak-ielts-ile-cok-kolay-415733">Yurtdışında Eğitim Almak, IELTS ile Çok Kolay</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yusuf Leblebici: Hedefimiz tüm dünyada takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yeri almak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yusuf-leblebici-hedefimiz-tum-dunyada-takdir-edilen-gercek-bir-arastirma-universitesi-olarak-hak-ettigimiz-yeri-almak-415370</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Oct 2023 09:38:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[ettiğimiz]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[hedefimiz]]></category>
		<category><![CDATA[leblebici]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[takdir]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yeri]]></category>
		<category><![CDATA[yusuf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415370</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabancı Üniversitesi Profesyonel Yüksek Lisans Programları 2023 Mezuniyet Töreni Sabancı Üniversitesi Tuzla Kampüsü’nde, Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’nın da katılımıyla gerçekleşti. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yusuf-leblebici-hedefimiz-tum-dunyada-takdir-edilen-gercek-bir-arastirma-universitesi-olarak-hak-ettigimiz-yeri-almak-415370">Yusuf Leblebici: Hedefimiz tüm dünyada takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yeri almak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Sabancı Üniversitesi Profesyonel Yüksek Lisans Programları 2023 Mezuniyet Töreni Sabancı Üniversitesi Tuzla Kampüsü’nde, Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’nın da katılımıyla gerçekleşti. </strong></em></p>
<p><em><strong>Mezuniyet töreninde konuşan Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici, “Hedefimiz sadece Türkiye’nin en iyisi olmak değil tüm dünyada tanınan ve takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yerimizi almaktır. Bu amaca yönelik olarak yoğun çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.</strong></em></p>
<p><em><strong>Törene konuk konuşmacı olarak katılan ve Sabancı Üniversitesi 2001 MBA mezunu olan Fabu Makine Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda </strong></em><strong>İş Girişim Sermayesi, Akmerkez GYO ve BluTv Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi</strong><em><strong> Özge Bulut Maraşlı, “MBA programı döneminde kariyerimle ilgili gerçeklerle yüzleştim. Kırılma noktaları yaşadım, kendi itici gücümü burada buldum” diye konuştu.</strong></em></p>
<p>Sabancı Üniversitesi Profesyonel Yüksek Lisans Programları 2023 Mezuniyet Töreni, Sabancı Üniversitesi Tuzla Kampüsü’nde yapıldı. 257 öğrencinin mezun olduğu tören, <strong>Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı</strong>, <strong>Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici </strong>ve<strong> Sabancı Üniversitesi Genel Sekreteri Ali Çalışkan</strong>’ın katılımıyla gerçekleşti. </p>
<p>Mezuniyet töreninde konuşan <strong>Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici</strong>, “Bugün üniversitemizin Profesyonel Yüksek Lisans programlarını başarıyla tamamlayan mezunlarımızı uğurluyoruz. Geçtiğimiz dönemlerde yaşadığımız pandemi, deprem felaketi ve ekonomik ortamın belirsizliği gibi olumsuzluklara rağmen Sabancı Üniversitesi olarak son                           5 yıldan bu yana içinde olduğumuz kapsamlı atılım ve dönüşüm sürecinden hiçbir ödün vermeyerek, hız kesmedik” dedi.</p>
<p>Sabancı Üniversitesi’ne katılan yeni öğrencilerin başarı sıralamalarının her geçen yıl yükseldiğini belirten <strong>Yusuf Leblebici,</strong> şunları söyledi: </p>
<p>“Üniversite sınav sonuçlarına göre ilk 1000’den aldığımız öğrencisi sayısını 5 yıl içinde neredeyse 3 katına çıkarmayı başardık. Yüksek Lisans ve Profesyonel Yüksek Lisans programlarımızda da Türkiye’nin en kaliteli öğrencilerini yetiştiriyor olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Gerçek anlamda disiplinler arası eğitim anlayışımızın verdiği güç ile öğrencilerini iş dünyasına en iyi şekilde hazırlayan üniversite olduğumuza yürekten inanıyoruz. Mezunlarımızın yüzde 97’sinin diplomalarını alır almaz tercih ettikleri sektörlerde iş hayatına atıldıklarını ya da diledikleri ülkede lisans üstü ve doktora eğitimlerine devam edebildiklerini memnuniyetle izliyoruz. Sabancı Üniversitesi mezunlarının yüzde 23’ünden fazlası bugün yurt dışında, dünyanın çeşitli ülkelerinde en önde gelen şirketlerde ve kuruluşlarda başarılı çalışmalarını sürdürüyor.”</p>
<p><em><strong>“Hedefimiz sadece Türkiye’nin en iyisi olmak değil tüm dünyada tanınan ve takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yerimizi almak”</strong></em> diyen <strong>Rektör Leblebici,</strong> şunları söyledi:</p>
<p>“Bu amaca yönelik olarak yoğun çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu çabalarımızın doğrudan sonucu olarak dünya üniversiteler sıralamalarındaki konumumuzu seneden seneye yükseltmeye devam ediyoruz. Dünyanın En İyi Üniversiteleri Listesi’nin yayınlandığı Times Higher Education (THE) 2024 sıralamasında Türkiye’den sıralamaya giren üniversiteler arasında ilk 400’de yer alan 3 üniversiteden birisi olmamız ve en yüksek araştırma puanına sahip olmamız da çabalarımızın olumlu sonuçlar verdiğini doğruluyor. Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi EDU, Financial Times tarafından her yıl açıklanan sıralamalarda kuruma özel programlar alanında istikrarlı yükselişini sürdürüyor. Listelere ilk olarak 2018 yılında 78’inci sıradan giriş yapan EDU, sıralamada hızla tırmanarak geçen sene dünya üniversiteleri arasında 42’nci bu sene ise 36’ncı sıraya yerleşti.”</p>
<p><strong>Yusuf Leblebici,</strong> kendi şirketlerini kurarak girişimcilik dünyasına adım atmayı arzulayan öğrenci ve öğretim üyelerinin önünü açmak üzere kampüste kurulan Girişimcilik Destek Birimi ve Kuluçka Merkezi SUCool’un önümüzdeki hafta açılacağını söyledi. <strong>Leblebici</strong>, “Merkezimiz aynı anda 50’den fazla girişimci öğrencimize kendi şirketlerini oluşturarak ilerleme fırsatı sunacak. Ayrıca erken dönem starp-up’ların yatırımlarını desteklemek üzere bir girişim fonunu da hayata geçiriyoruz. Bununla birlikte geçtiğimiz 3 sene içinde yarısından fazlası doğrudan yurtdışından gelerek aramıza katılan 58 yeni öğretim üyesi ile gücümüze güç kattık. Aramıza yeni katılan genç öğretim üyelerimizin içinde Sabancı Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra doktora derecelerini dünyanın en iyi üniversitelerinde tamamlayan ve tekrar aramıza dönmeye karar veren başarılı mezunlarımızın sayısı da artıyor. Önümüzdeki dönemde de birlikte yaratmaya ve geliştirmeye devam edeceğiz” dedi. </p>
<p><strong>“Kariyerimin İtici Gücünü Sabancı Üniversitesi’ndeki MBA Eğitimi Sırasında Buldum”</strong></p>
<p>Bu yıl mezuniyet töreninin konuk konuşmacısı Sabancı Üniversitesi 2001 MBA mezunu <strong>Özge Bulut Maraşlı</strong> oldu. Fabu Makine Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan <strong>Maraşlı,</strong> aynı zamanda İş Girişim Sermayesi, Akmerkez GYO ve BluTv Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapıyor.</p>
<p><strong>Özge Bulut Maraşlı</strong>, mezunlara seslendiği konuşmasında, şunları söyledi: </p>
<p>“1993 yılında çok uluslu bir şirketin finans bölümünde işe başladım. Hedefim önce CFO, sonra CEO olmaktı. 8 yıl sonra finansçı olarak devam edip etmemeyi sorguladım. Sabancı Üniversitesi açılınca 2001 yılında MBA için başvurdum. Programda o kadar çeşitli sektörlerden ve o kadar farklı iş tecrübesine sahip insanlarla bir araya geldik ki birbirimizi anlayıp ifade etmeyi ve dünya değerleriyle sorun çözmeyi birlikte öğrendik. Bir yıl çok yoğun akademik bir eğitim aldık. Bu dönemde kariyerimle ilgili gerçeklerle de yüzleştim. Kırılma noktaları yaşadım, bu süreçte hocalarımız hep yanımızda oldu. Kendi itici gücümü burada buldum. Daha sonra yatırımcı ilişkileri ve kurumsal ilişkiler de yapabileceğim bir alana dahil oldum. 180 ülkeye içerik satan bir TV şirketine geçtim. Çılgın fikirlerimi kabul ettirdim. Öğrenmeyi bırakmadım. Sabancı Üniversitesi EDU’da da hem ben hem ekibim eğitim almaya devam ettik. Her zaman hayallerimin peşinden gittim. Bugün yeni bir yıla çıkıyorsunuz. Hayallerinize kavuşmanız için cesaretinizi kaybetmeyin. Ne olursa olsun toplum için etki ve fayda yaratmayı unutmayın.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yusuf-leblebici-hedefimiz-tum-dunyada-takdir-edilen-gercek-bir-arastirma-universitesi-olarak-hak-ettigimiz-yeri-almak-415370">Yusuf Leblebici: Hedefimiz tüm dünyada takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yeri almak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EY: Dönüşümde başarı için insan faktörünü odağa almak şart</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ey-donusumde-basari-icin-insan-faktorunu-odaga-almak-sart-364045</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Apr 2023 13:12:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşümde]]></category>
		<category><![CDATA[faktörünü]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[odağa]]></category>
		<category><![CDATA[şart]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=364045</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dönüşüm projelerinde başarı oranını katlamak isteyen kurumların titizlikle uygulamaları gereken temel faktörleri açıklayan EY, organizasyonları dönüşümlerin kalıcı başarısı için çalışanlarının gücünden yararlanmaya çağırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ey-donusumde-basari-icin-insan-faktorunu-odaga-almak-sart-364045">EY: Dönüşümde başarı için insan faktörünü odağa almak şart</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dönüşüm projelerinde başarı oranını katlamak isteyen kurumların titizlikle uygulamaları gereken temel faktörleri açıklayan EY, organizasyonları dönüşümlerin kalıcı başarısı için çalışanlarının gücünden yararlanmaya çağırıyor.</strong></p>
<p>Uluslararası danışmanlık ve denetim şirketi EY (Ernst &#038; Young) ve Oxford Üniversitesi Saïd Business School tarafından gerçekleştirilen araştırma, dönüşüm projelerinin başarısının insanların duygusal davranışlarına dayandığını ortaya koyuyor.</p>
<p>EY ve Oxford Üniversitesi tarafından yürütülen araştırma, çalışanların duygularına odaklanmanın kurumların dönüşüm projelerinde halen düşük düzeylerde olan başarı olasılığını %70&#8217;in üzerine çıkarabileceğini gösteriyor. Araştırmaya göre, yüksek performans ve sürdürülebilir büyüme için operasyonlarında onlarca yıldır çeşitli aralıklarla kapsamlı dönüşümlere giden kurumlar için son dönemde bu dönüşümlerin niteliği ve hızı açısından büyük değişiklikler söz konusu.</p>
<p>EY Küresel Yönetim Kurulu Riski anketine katılan yönetim kurulu üyelerinin ve CEO&#8217;ların %82&#8217;si, piyasa üzerinde etkili olan yıkıcı dönüşümlerin sıklaştığını belirtiyor. Şirketler de bu dönüşümlere ayak uydurmak adına organizasyonel dönüşüm çabası içine giriyor.</p>
<p>Değişimi yönlendirmenin yenilikçi ve etkili yollarına dikkat çeken araştırma, kurumların insan faktörüne daha fazla önem vermesi ve hem liderleri hem de çalışanları dikkate alması gerektiğini vurguluyor. Araştırmaya katılan kıdemli liderlerin %85&#8217;i, son beş yılda iki veya daha fazla büyük çaplı dönüşüme dahil olduklarını; üçte ikisi (%67) ise bu süre içerisinde düşük performans gösteren en az bir dönüşüme tanık olduklarını söylüyor.</p>
<p><strong>Dönüşümde başarıyı duygusal etkenler belirliyor </strong></p>
<p>Araştırma, başarısız olan dönüşümler sırasında çalışanlar arasındaki olumsuz duyguların %130&#8217;dan fazla bir oranda arttığını gösteriyor.<strong> </strong>Öte yandan, kuruluşların bu dönüşümleri tamamen yeniden ele alma ve insan odaklı biçimde yeniden tasarlayabilme becerisi, dönüşümler için düşük performansı başarıya çevirmenin başlıca anahtarı olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p>Başarılı bir dönüşümde liderler, hem rasyonel hem de duygusal düzeyde başarının koşullarını oluşturmak için başlangıçta yatırım yaparlar. Dönüşüm ilerledikçe, stres artar ve güven azalabilir. Ancak baskı arttıkça destek de artar. Çalışanların dönüşümü pozitif duygularla tamamlamaları ise doğru zamanda doğru destekle mümkün olabilir. Araştırma, başarılı bir dönüşümden sonra çalışanların %79&#8217;unun çoğunlukla mutluluk ya da memnuniyet gibi olumlu duygular hissettiğini belirtiyor. Bu oran, dönüşümden önceki seviyeye göre yaklaşık %50 daha yüksektir.</p>
<p><strong>Dönüşümü başarıya taşıyan altı temel etken</strong></p>
<p>EY araştırması, kurumlar için dönüşümün kolay ve doğrusal değil; oldukça virajlı ve zorlu bir yolculuk olduğunun altını çiziyor. Bunun yanı sıra araştırma, şirketlerin dönüşüm çabalarındaki başarısızlıkları &#8220;değişimin bedeli&#8221; olarak kabul etmelerinin isabetli bir yaklaşım olmadığına işaret ediyor. Tahminlere dayalı analiz araçlarını kullanan EY, titiz bir şekilde benimsenip uygulandığında başarılı bir sonuca ulaşma olasılığını 2,6 kat artırarak %73&#8217;e yükseltebilecek altı temel etkeni şu şekilde sıralıyor:</p>
<p><strong>1. Gerekli liderlik becerilerini uyarlayın ve geliştirin: </strong>Araştırmaya göre, çalışanlar liderliği dönüşüm için temel itici güç olarak görüyor. Liderler ise, başarılı dönüşümlerde bir numaralı etken olarak liderliği tanımlarken, dönüşümün başarısız olduğu durumlarda liderlik etkisini önemsiz olarak görüyorlar.<strong> </strong>Kurumlar,<strong> </strong>kişisel dönüşüme gereken önemi vererek iş birliği ve iletişim yoluyla &#8220;biz” yaklaşımını vurgulamalı.</p>
<p><strong>2. Herkesin benimseyebileceği ve ilham alabileceği bir vizyon yaratın: </strong>Vizyon, gidişatı tayin eder ve dönüşümün temelini oluşturur. Liderlerin ikna edici bir vizyon belirleyebilmeleri için kendilerinin, kuruluşlarının ve sektörlerinin dışına da bakmaları gerekir. </p>
<p><strong>3. Herkesin fikrini önemseyen ve teşvik eden bir kültür oluşturun: </strong>Duygular, başarılı dönüşümlerin anahtarıdır. Organizasyon bu açıdan hazırlıksız ise, dönüşüm yolculuğunun başarısızlığına da yol açan da bu etkenlerdir. Çalışanlarınızı dikkatle dinleyin, endişelerini anlayın ve sorunlarını destekleyici ve yapıcı bir şekilde ele alın.</p>
<p><strong>4. Yetki ve güç verin: Net hedefler belirleyin ve değişime hazırlıklı olun: </strong>Araştırma, dönüşümlerin genelde doğrusal yolculuklar olarak düşünüldüğünü ve bu düşünceyle yönetilmeye çalışıldığını; ancak durumun böyle olmadığını, bunun inişli-çıkışlı bir yolculuk olduğunu vurguluyor. Liderler için kilit nokta, hem yapı ve disiplin açısından hem de keşfetmek ve yenilik yapmak için yaratıcı özgürlüğü ne ölçüde sağlayabildikleridir. </p>
<p><strong>5. Teknolojiyi ve yetenekleri kullanarak eyleme geçin: </strong>Teknoloji, kendi başına bir vizyon olmasa da vizyonun hayata geçirilmesinde oldukça etkilidir. Vizyonu gerçekleştirmede ve dönüşüm sürecini kolaylaştırmada doğru teknolojiler, kritik bir öneme sahiptir. Teknolojinin organizasyon üzerindeki olası duygusal etkilerinin farkında olun. Dijital bir yaklaşım ve beceri geliştirmek için doğru eğitimi ve duygusal desteği sunarak çalışanları vizyon ve değerler konusunda ikna edin.</p>
<p><strong>6. İş birliği yapın ve birlikte değer yaratmanın en iyi yollarını bulun: </strong>Eski kültürler, liderlerin vizyonu belirlediği ve işçilerin uyguladığı, komuta ve kontrol odaklı hiyerarşik bir yaklaşımı benimsemişken, günümüzün sürekli dönüşüm gerektiren koşulları ise karşılıklı bağlılık ve iş birliğini gerektirmektedir. Bu doğrultuda, yeni çalışma yöntemlerini birlikte geliştirin ve çalışanları işlerini yeniden tasarlamaları ve yeniden tanımlamaları yönünde destekleyin. Değişimin hem duygusal hem de rasyonel unsurlarını yönetmek için ekipler arasındaki iş birliğini güçlendirin.</p>
<p><strong>EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı ve Şirket Ortağı Gökhan Gümüşlü</strong> konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: </p>
<p>&#8220;Teknolojideki tüm gelişmelere ve edinilen organizasyonel öğrenim ve deneyimlere rağmen, son 25 yılda kurumların dönüşüme yaklaşımlarında çok az değişiklikler oldu. Kuruluşlar, organizasyonel performansı iyileştirmek ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemek için operasyonlarında dönemsel olarak geniş kapsamlı değişikliklere gidiyordu. Piyasa önceliklerindeki veya paydaş taleplerindeki değişimler de liderleri bu değişimlere uyum sağlamak veya kuruluşlarını tamamen yeniden tasarlamak için kademeli değişiklikler yapmaya yönlendiriyordu. Bugün gelinen noktada ise dönüşüm, her kurum için zorunluluk halinde ve dönüşümün başarısı ise kimse için ‘garanti’ değil.” </p>
<p>&#8220;Dönüşümün zorunluluk olduğunun farkında olan birçok lider, bunun zorlukları karşısında kendilerini baskı altında hissediyor. Bu koşullarda hareketsiz kalmak bir seçenek olamaz. Dönüşümlerini üst seviyelere taşımak isteyen kuruluşlar için insan faktörünü odağa almanın zamanı gelmiş durumda.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ey-donusumde-basari-icin-insan-faktorunu-odaga-almak-sart-364045">EY: Dönüşümde başarı için insan faktörünü odağa almak şart</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Yaş Almak İçin Harekete Geçin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-yas-almak-icin-harekete-gecin-359954</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Mar 2023 10:28:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[geçin]]></category>
		<category><![CDATA[harekete]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359954</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Sağlıklı yaş almak için harekete geçin" diyen Çankaya Belediyesi, 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftasını düzenlediği katılımcı eğitim seminerleri ve etkinliklerle kutluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-yas-almak-icin-harekete-gecin-359954">Sağlıklı Yaş Almak İçin Harekete Geçin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>&#8220;Sağlıklı yaş almak için harekete geçin&#8221; diyen Çankaya Belediyesi, 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftasını düzenlediği katılımcı eğitim seminerleri ve etkinliklerle kutluyor.</b></p>
<p>“Yaşa Değil Yaşamaya Bak” anlayışıyla toplum içinde her kesimin yararlanabileceği hizmet üretmeyi hedefleyen Çankaya Belediyesi, 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftasını düzenlediği katılımcı eğitim seminerleri ve etkinliklerle kutluyor.</p>
<p>Cebeci, Sokullu, Ayrancı ve Çayyolu Baharevlerinde Senyorapp işbirliği ile interaktif eğitimler düzenleyen Çankaya Belediyesi, &#8220;Yazmanın Gücü&#8221; ve &#8220;Sosyal Medya Kullanımı&#8221; başlıklarında 29 Mart&#8217;ta kadar seminerler verecek. Günlük yazı yazma alışkanlığı, duyguları yazı ile anlatma, alzheimer ve demanstan korunma yolları ile sosyal medyayı aktif olarak kullanmanın anlatıldığı seminerler, ücretsiz olarak dört Baharevinde Çankayalılarla buluşmaya devam edecek.</p>
<p><b>ENGELLİ BİREYLERDEN ANLAMLI ZİYARET</b><br />Yaşlılara Saygı Haftası etkinlikleri kapsamında ayrıca Çankaya Belediyesi Aşık Veysel Engelsiz Yaşam Merkezi öğrencileri ve eğitmenleri Çayyolu Emin Eller Huzurevi&#8217;ni ziyaret etti. Huzurevi sakinleri, mini bir konser ve engelli bireylerin sahnelediği Sahte Doktor oyunu ile keyifli zaman geçirdi.</p>
<p><b>SEMİNER SÜRECEK</b></p>
<p>Yaşlılara Saygı Haftası etkinlikleri kapsamında Baharevlerinde Senyorapp işbirliği ile 29 Mart&#8217;ta kadar düzenlenecek interaktif eğitimler kapsamında 23 Mart Perşembe saat 13.00’te Sokullu Baharevi’nde Sosyal Medya Kullanımı, 24 Mart Cuma saat 14.00’te Ayrancı Baharevi’nde Yazmanın Gücü, 29 Mart Çarşamba saat 14.00’te Çayyolu Baharevi’nde Sosyal Medya Kullanımı seminerleri verilecek.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-yas-almak-icin-harekete-gecin-359954">Sağlıklı Yaş Almak İçin Harekete Geçin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Felç ve Kalp Yetmezliğine Karşı Önlem Almak Mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/felc-ve-kalp-yetmezligine-karsi-onlem-almak-mumkun-354916</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 13:51:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[yetmezliğine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354916</guid>

					<description><![CDATA[<p>Batıgöz Sağlık Grubu Balçova - İzmir şubesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Yusuf Altınkaynak kalp ritim bozukluklarını anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/felc-ve-kalp-yetmezligine-karsi-onlem-almak-mumkun-354916">Felç ve Kalp Yetmezliğine Karşı Önlem Almak Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Batıgöz Sağlık Grubu Balçova &#8211; İzmir şubesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Yusuf Altınkaynak  kalp ritim bozukluklarını anlattı. Bazı kalp ritim bozukluklarının  süreç içerisinde kalp krizi, felç, organ yetmezliği gibi ölümcül tablolara sebebiyet verebileceğinin altını çizen Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, “Alanında uzman bir kardiyolog tarafından yapılacak rutin kalp muayeneleri sayesinde tanı almak ve tedavi olmak çok önemlidir” diye konuştu.</p>
<p><b> KALP İŞLEVİNDE BOZUKLUĞA NEDEN OLABİLİR</b></p>
<p>Kalp ritim bozukluğu, kalp kasına iletilen sinirsel sinyallerin işlev bozuklukları nedeniyle kalp atışlarının düzensiz seyretmesi durumudur. Bu durum aritmi olarak ifade edilmektedir. Aritminin erken dönemde fark edilerek alta yatan nedenlerin araştırılması ve uygun şekilde tedavi edilmesi kalp yetmezliği felç ve ölüm riskini azaltır.</p>
<p>Sağlıklı bireylerde kalp atışları belli bir ritimde sürer ve kan dolaşımı olağan şekilde sağlanır. Ancak aritmi durumunda anormalleşen kalp ritimleri kalbin kan pompalama işlevinde  bozukluğa neden olur.</p>
<p>Aritminin seyrine göre kategorize edilen farklı türleri bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Taşikardi,</strong>  kalp atışlarının dakikada 90’dan yukarıya çıkmasıdır. Kalp atış hızı strese, troid hastalıkları kansızlık egzersiz ve bazı kalp ve kalp dışı hastalilarda artabilmektedir.</p>
<p> Aritmi ise bir kalp ritim bozukluğudur. Tedavi edilmediğinde kalp yetmezliği. kalp krizi, inme ve ani ölüm gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir. Taşikardi hastalarında kalbin çalışma hızının artması nedeniyle, kalp vücuda kan pompalama işlevinde azalma sonucunda kişinin kendi kalp atışlarını hissetmesi, yorgunluk, kalp ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, bilinç kaybı, sersemlik, düşük tansiyon belirtileri ortaya çıkabilmektedir.</p>
<p><strong>Bradikardi,</strong> kalp atış hızının normalin altında seyretmesini ifade eder. Normal kalp atış hızı 1 dakikada 60-90 aralığındayken, bradikardi hastalarının kalp atışları 1 dakikada 60’ın altına düşmektedir. Bradikardi nedeniyle kalbin beyne ve diğer organlara ihtiyaç duyduğu kanı pompalayamayabilir. Bu nedenle nabzın sıklıkla 60’ın altında seyretmesi durumunda bir kardiyoloji uzmanına muayene olmak gerekmektedir.</p>
<p><strong>Ventriküler Fibrilasyon,</strong> kalbin alt odacıklarının kasılma işlevlerini yitirmesi nedeniyle oluşan ve kanın hayati organlara ulaşmasını engelleyen acil ölüm riski yüksek olan acil mudahele gereken  bir aritmi çeşitidir. Ani bilinç kaybı ve ölüme neden olabilen ventriküler fibrilasyonun acilen tedavisi hayati önem taşımaktadır.</p>
<p><strong>Atriyal Fibrilasyon, </strong>kalbin üst odacıklarını etkileyen ve normal kan akışının bozulmasına neden olan  ve  sık karşılaşılan yaş ilerledikçe sıklığı artan   aritmi sorunudur. Kanın alt odacıklara geçişinde bozulma ile seyreden atriyal fibrilasyon tüm vücudun kan dolaşımını etkileyerek kalp yetmezliğ, kalpte pıhtı oluşumuna neden olarak ölümcül sonuçlara neden olabilmektedir.</p>
<p><strong>Atriyal Flutter, </strong>kalbin üst bölümlerini etkileyen bir aritmi sorunudur. Kalbin üst bölümlerinin alt bölümlerine oranla çok daha hızlı attığı atriyal flutterin kalpte yol açtığı senkronizasyon bozukluğu nedeniyle hayatı tehdit eden sonuçlar oluşabilmektedir.</p>
<p><b>ARİTMİ VE SONUCUNDA OLUSAN AĞIR TABLOLAR ERKEN TANI İLE ÖNLENEBİLİR </b></p>
<p>Aritmiler ,süreç içerisinde kalp krizi, felç, organ yetmezliği gibi ölümcül tablolara sebebiyet verebilir. Bu nedenle bir kardiyolog tarafından yapılacak rutin kalp muayeneleri sayesinde tanı almak ve tedavi olmak çok önemlidir. Aritmi tedavilerinde, hekiminizin yönlendirmeleri doğrultusunda sadece ilaç tedavisi uygulanabileceği gibi, elektriksel prosedürler, açık veya kapalı cerrahi girişimler.kalbe yerleştirilen akım düzenleyici cihazlar veya kalp pili  gibi çözümler de önerilebilmektedir. Erken dönemde aritmi tanısı ve uygulanan tedaviler sayesinde kalp sağlığını korumak ve kalp yetmezliği kalp krizi, felç gibi olumsuz sonuçları azaltmak mümkün olmaktadır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/felc-ve-kalp-yetmezligine-karsi-onlem-almak-mumkun-354916">Felç ve Kalp Yetmezliğine Karşı Önlem Almak Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
