<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>alışkanlıkları | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/aliskanliklari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/aliskanliklari</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Apr 2026 07:18:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>alışkanlıkları | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/aliskanliklari</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Didim Belediyesi&#8217;nden Gıda İsrafı Paneli: &#8220;Geleceğe Bir Tabak Bırak&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/didim-belediyesinden-gida-israfi-paneli-gelecege-bir-tabak-birak-624788</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 07:18:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[didim]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğe]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda İsrafı]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice Gençay]]></category>
		<category><![CDATA[israf]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[paneli]]></category>
		<category><![CDATA[srafı]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624788</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sürdürülebilir yaşam bilincini artırmak ve gıda israfına dikkat çekmek amacıyla Didim Belediyesi tarafından düzenlenen “Geleceğe Bir Tabak Bırak” paneli, Aydın’ın Didim ilçesinde yoğun katılımla gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/didim-belediyesinden-gida-israfi-paneli-gelecege-bir-tabak-birak-624788">Didim Belediyesi&#8217;nden Gıda İsrafı Paneli: &#8220;Geleceğe Bir Tabak Bırak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Sürdürülebilir yaşam bilincini artırmak ve gıda israfına dikkat çekmek amacıyla Didim Belediyesi tarafından düzenlenen “Geleceğe Bir Tabak Bırak” paneli, Aydın’ın Didim ilçesinde yoğun katılımla gerçekleştirildi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>DİGEM’de düzenlenen panele, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, akademisyenler ve Didimliler katıldı. Alanında uzman isimlerin yer aldığı panelde, gıda israfının önlenmesi ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıkları üzerine önemli bilgiler paylaşıldı. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, günlük yaşamda uygulanabilecek pratik çözümler ön plana çıktı.</span></span></span></span><span><span><span> </span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>KATILIMCILAR SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM KONUSUNDA BİLİNÇLENDİRİLDİ</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Program kapsamında, ADÜ Didim Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Okan Umut Şimşek “Gastronomide Gıda İsrafı Nedir? Nasıl Önlenir?” başlıklı sunumunda, israfın nedenleri ve azaltılmasına yönelik yöntemleri ele aldı. Gıda Mühendisi ve Sürdürülebilirlik Uzmanı Hatice Nikbay ise gıda güvenliği, etiket okuma alışkanlıkları ve ürünlerin doğru saklama koşulları hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Danışman Şef Uğur Gömeç de mutfakta artan gıdaların nasıl değerlendirilebileceğine dair uygulamaya dönük öneriler sundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Panelde, küçük değişimlerin büyük etkiler yaratabileceği vurgulanırken, katılımcılar sürdürülebilir yaşam konusunda bilinçlenmenin önemine dikkat çekti.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span> </span></span></span><span><span><span><span>ŞİMŞEK, “HATİCE BAŞKANIMIZ SES GETİREN PROJELERE İMZA ATTI”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Panel’de konuşan, ADÜ Didim Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Okan Umut Şimşek, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay ile geç tanışmış olmasının kendi için büyük bir kayıp olduğunu belirtti. Şimşek, Başkan Hatice Gençay’ın topluma fayda sağlayan ve ses getiren projelere imza attığını vurguladı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Gıda israfının kaynağına değinen Şimşek, israfın satın alma, yanlış depolama ve üretim planlamasından kaynaklandığını söyledi.</span></span></span></span><span><span><span> </span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>NİKSAY, “GIDA İSRAFINI ÖNLEMEK İÇİN DOĞRU PİŞİRME VE MUHAZAFA YÖNTEMLERİNİ ÖĞRENMEMİZ LAZIM”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span> </span></span></span><span><span><span><span>Panel’de konuşan Gıda Mühendisi ve Sürdürülebilirlik Uzmanı Hatice Nikbay “Evde gıda israfını önlemenin en etkili yollarından biri, doğru pişirme ve muhafaza yöntemlerini öğrenmektir. Fazla yemek pişirildiğinde tüketilmeden çöpe gitmesi en büyük israf sebeplerindendir. Yemekleri dondurmak güvenli bir yöntem olup, tekrar çözülüp tüketilebilir; “geri pişirme” gibi hurafelere inanılmamalıdır. Ayrıca, plansız alışveriş ve stok yapma alışkanlığı da tüketimde israfa yol açar. Liste hazırlayarak ve yemek planı yaparak alışverişi yönetmek, bu sorunu azaltır. Ülkemizde gıda israfının büyük kısmı üretimde değil, tüketimde gerçekleşmektedir. Özetle, gıda israfını azaltmak için doğru tüketim alışkanlıkları, bilinçli alışveriş, uygun muhafaza yöntemleri ve üretici eğitimi birlikte uygulanmalıdır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>UĞUR GÖMEÇ’TEN BAŞKAN HATİCE GENÇAY’A TEŞEKKÜR</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Panele katılan, Danışman Şef Uğur Gömeç ise mutfakta artan gıdaların nasıl değerlendirilebileceğine dair uygulamaya dönük öneriler sunarken hem ülkemizden hem de dünyadan çarpıcı sayısal veriler paylaştı. Gömeç, Böyle bir çalışma fırsatı sunduğu için başta Başta Belediye Başkanımız Hatice Gençay olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span> </span></span></span><span><span><span><span>Etkinlikte konuşan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, “Çağımızın tüm karmaşıklığı içinde, panelimizin merkezinde duran bir gerçeği artık yüksek sesle söylemek zorundayız: Bugüne kadar sürdürdüğümüz tüketim alışkanlıklarımızla daha fazla devam edemeyiz. Tüketim; bir ihtiyacın karşılanmasından çıkıp, bir hızın, bir alışkanlığın, hatta bir israf çılgınlığının parçası haline geldi. Ve biz farkında olmadan; yaşamak için tüketirken, tükenmeye başladık. Bir tabak yemek çöpe gittiğinde sadece bir öğünü değil, toprağın bereketini, çiftçinin alın terini ve geleceğimizden bir parçayı da kaybediyoruz” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span> </span></span></span><span><span><span><span>BAŞKAN HATİCE GENÇAY, ÇÖZÜM EVİMİZDE BAŞLIYOR</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span> </span></span></span><span><span><span><span>Başkan Hatice Gençay, “Araştırmaların gösterdiği üzere, gıda israfının en büyük kısmı evlerimizde, mutfaklarımızda ve günlük alışkanlıklarımızda ortaya çıkıyor. Yani çözüm aslında çok uzağımızda değil; israfı önlemek bizim elimizde. Didim Belediyesi olarak bu sorumluluğun farkındayız: Bayat ekmekleri mama üretimi için topluyor, gıda atıklarını komposta dönüştürüyor, evsel atıkları yeniden değere dönüştürmek için iş ve iş birlikleri üretiyoruz. Buradan hareketle şunu açıkça söylüyoruz: Her atık çöp değildir!” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>GEÇMİŞTEN ÖĞRENMEK: ANNELERİMİZİN VE NİNELERİMİZİN MUTFAĞI</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Başkan Hatice Gençay, “Gıda israfını önlemek, bir anlamda annelerimizin, ninelerimizin mutfaklarına geri dönmektir. Onlar hiçbir şeyi israf etmez, artanı değerlendirir, eksikten üretir, yoktan var ederlerdi. Didim’in geleneksel lezzetlerinde de yokluk günlerinin izlerini görürüz. O yokluk bir eksiklik değil, bir bilgelikti. Bugün ise en büyük sorunumuz, ihtiyacımız olmayan şeylere bağlanmamıza neden olan tüketim alışkanlıklarımız. Oysa bu alışkanlıklardan vazgeçmek; sadece israfı azaltmak değil, varlığın ne anlama geldiğini yeniden hatırlamaktır” dedi. Dünyada gıdaya erişemeyen insanların varlığını bildiğimiz halde, her yıl yaklaşık 1,3 milyar ton, ülkemizde ise 23 milyon ton gıdanın çöpe gittiğini düşündüğümüzde, bu meselenin insani ve vicdani bir yanı olduğunu daha iyi anlıyoruz. Hiçbir proje, sistem veya kurum; evde, mutfakta, alışverişte ve sofrada yapabileceklerimizin yerini tutamaz. Öneriler basit görünebilir: Planlı alışveriş yapmak, ihtiyacımız kadar tüketmek, artanı değerlendirmek… Ama aslında bunlar, büyük bir zihniyet değişiminin başlangıcıdır.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>ALIŞKANLIKLARIMIZI DEĞİŞTİRME ÇAĞRISI</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bu panel, sadece bir etkinlik değil; bir çağrıdır: Alışkanlıklarımızı değiştirme çağrısı, Tüketimle kurduğumuz ilişkiyi yeniden düşünme çağrısı, Gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzu hatırlama daveti, çünkü bizden sonraki nesillere bırakacağımız en büyük miras; tüketilmiş bir dünya değil, korunmuş ve sürdürülebilir bir yaşamdır. Ve bu yüzden diyoruz ki: Gıda israfını önlemek, geleceği korumaktır. Bunu hep birlikte başarabiliriz. Haydi şimdi… Siz de geleceğe bir tabak bırakın” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Panelin sonunda, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay tarafından katılımcılara plaket takdim edildi.</span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/didim-belediyesinden-gida-israfi-paneli-gelecege-bir-tabak-birak-624788">Didim Belediyesi&#8217;nden Gıda İsrafı Paneli: &#8220;Geleceğe Bir Tabak Bırak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zayıflama tedavisinde beslenme alışkanlıkları değişmezse kas kaybı yaşanabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zayiflama-tedavisinde-beslenme-aliskanliklari-degismezse-kas-kaybi-yasanabilir-618364</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 08:03:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[değişmezse]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[örnek]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618364</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda fazla kilolardan kurtulma konusunda ilaç ve cerrahi gibi farklı yöntemler halk arasında gittikçe popülerleşiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zayiflama-tedavisinde-beslenme-aliskanliklari-degismezse-kas-kaybi-yasanabilir-618364">Zayıflama tedavisinde beslenme alışkanlıkları değişmezse kas kaybı yaşanabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son yıllarda fazla kilolardan kurtulma konusunda ilaç ve cerrahi gibi farklı yöntemler halk arasında gittikçe popülerleşiyor. Bu tedavilerden kalıcı ve sağlıklı sonuçlar elde edebilmek için beslenme düzeninin de mutlaka yeniden planlanması gerektiğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Bu yöntemler doğru kişiye uygulandığında kilo kaybını hızlandırabilir ancak yeme alışkanlıkları yeniden yapılandırılmazsa kas kaybı ve besin eksiklikleri ortaya çıkabilir. Bu nedenle tedavi sürecinde sadece kilo kaybına odaklanmak yerine dengeli ve yeterli beslenme alışkanlıklarının kazanılması büyük önem taşır” dedi.</strong></p>
<p>Kilo kaybı hızlandığında vücudun ihtiyaçlarının da değiştiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Bu süreçte özellikle protein alımı ve öğün dengesi büyük önem taşır. Yetersiz ya da dengesiz beslenme kas kaybına, enerji düşüklüğüne ve bazı besin eksikliklerine yol açabilir. Bu nedenle ilaç ya da cerrahi gibi destek tedaviler uygulanırken kişiye özel bir beslenme planı oluşturulmalı ve beslenme eğitimi tedavinin bir parçası olmalı. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanılmazsa tedavi sonlandığında eski alışkanlıklara dönüş ve kilo geri alımı görülebilir. Kilo yönetiminde gerçek başarı ise verilen kilonun sağlıklı ve kalıcı şekilde korunabilmesiyle mümkündür” dedi.</p>
<p><strong>Besin değeri yüksek küçük porsiyonlar tercih edilmeli</strong></p>
<p>İştahın azalmasının beslenme düzenini de değiştirebileceğini ifade eden Örnek, “Bazı kişilerde ilaç tedavisi sırasında erken doyma hissi ortaya çıkabiliyor. Bu durumda gün içinde yeterli ve dengeli besin almak zorlaşabilir. Bu nedenle öğünlerin içeriği daha dikkatli planlanmalı, küçük ama besin değeri yüksek porsiyonlar tercih edilmeli. Böylece hem vücudun ihtiyaçları karşılanır hem de sağlıklı kilo kaybı desteklenir” dedi.</p>
<p><strong>Liften zengin gıdalar tokluğa yardımcı oluyor</strong></p>
<p>Kilo verme sürecinde yeterli sıvı alımının ve lifli besin tüketiminin de önemli olduğuna dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Bu dönemde yeterli su içmek ve sebze, meyve, tam tahıl gibi liften zengin gıdalara ağırlık vermek sindirim sisteminin daha dengeli çalışmasına yardımcı olur. Bu alışkanlıklar aynı zamanda tokluk hissini destekleyerek kişinin günlük beslenme düzenini daha sürdürülebilir hale getirir” ifadelerini kullandı. Sağlıklı kilo yönetiminin, tıbbi tedavilerin doğru yaşam tarzı değişiklikleriyle desteklendiğinde kalıcı sonuçlar verdiğini hatırlatan Örnek, sürecin mutlaka uzman takibiyle yürütülmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zayiflama-tedavisinde-beslenme-aliskanliklari-degismezse-kas-kaybi-yasanabilir-618364">Zayıflama tedavisinde beslenme alışkanlıkları değişmezse kas kaybı yaşanabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okul çağında beslenme alışkanlıkları diş sağlığını nasıl etkiliyor ?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/okul-caginda-beslenme-aliskanliklari-dis-sagligini-nasil-etkiliyor-430981</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Dec 2023 10:24:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çağında]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430981</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okul çağındaki çocukların yanlış beslenme alışkanlıklarının sebep olduğu problemler, beslenme yetersizliklerinin yol açtığı farklı şikayetlerle ve hastalıklarla kendini belli ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okul-caginda-beslenme-aliskanliklari-dis-sagligini-nasil-etkiliyor-430981">Okul çağında beslenme alışkanlıkları diş sağlığını nasıl etkiliyor ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Okul çağındaki çocukların yanlış beslenme alışkanlıklarının sebep olduğu problemler, beslenme yetersizliklerinin yol açtığı farklı şikayetlerle ve hastalıklarla kendini belli ediyor. Okullarda atıştırmalık olarak tüketilen paketli gıda ve içeceklerin pek çoğunun çürük riskini arttırdığı bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış bir gerçek olmasına rağmen bu şikayetle gelen hasta sayılarında bir azalma olmamasına vurgu yapan <strong>Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir </strong>okullardaki beslenme alışkanlıklarına dikkat çekiyor.</p>
<p><strong> </strong>Çocuklarda oluşan beslenme alışkanlıklarının diş sağlığı üzerindeki etkilerine dair önemli açıklamalarda bulunan <strong>Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir </strong>“Karbonhidrat zengin beslenme alışkanlıkları, ağız hijyeni alışkanlıklarının sağlanmasındaki eksiklikler, lokal veya sistemik etkenler sebebiyle diş çürümeleri ile karşı karşıya kalıyoruz. Okullarda sıklıkla tüketilen çürük yapıcı gıdalar ve şekerle tatlandırılmış içecekler de çocuklarda çürüme riskini arttıran diğer faktörlerden. Bu durum maalesef hemen hemen her gün kliniklerimizde karşılaştığımız ciddi bir problem haline geldi” dedi.</p>
<p><strong> Şekerle tatlandırılmış içecekler diş sağlığını tehlikeye sokuyor </strong></p>
<p>Meyveli sodalar, kutu meyve suları, hazır kahveler, enerji içecekleri gibi içeceklerin çocuklarda, ağızdaki çürük yapan bakteriler için önemli bir besin kaynağı olan şekeri yüksek oranda içerdiğini söyleyen <strong>Dt. Nurgül Demir</strong> “Şekerle tatlandırılmış içecekler, dişlerde çürük oluşması riskini arttırır. Çoğu ebeveynin geçmişinde süt dişi tedavisi öyküsü yoktur ancak maalesef günden güne çocuklarda giderek artan çürük görülme sıklığı, bahsettiğim durumun vahametini gözler önüne seriyor. Bunun en göze çarpan sebebi, çocukların günlük olarak aldıkları rafine şeker miktarıdır” diye konuştu.</p>
<p><strong>Gazlı içeriklerdeki tehlike</strong></p>
<p>“Gazlı içeceklerin yapısındaki asitin ise şekerli içeceklerin ağız içinde çözünmesi ile ortaya çıkan asite göre, diş minesi üzerinde daha yıkıcı bir etkiye sahip olduğunu vurgulamak gerekir” diyen Nurgül Demir “Okul çağındaki çocukların şekerle tatlandırılmış içeceklere erişim kolaylığının, içecek otomatlarının her yaştan çocuğun ulaşabileceği kadar yaygın olmasının bir sonucu olarak bu durumlar ile karşı karşıyayız. Beslenmelerini okulda yapan çocuklarda bu içeceklerin tüketimlerinde meydana gelen artış, çocukların tükettiği süt miktarının giderek azalmasına sebep olarak; vücuda kalsiyum girişini düşürüyor.  Çocuklarda çürük oluşma riskinin düşürülmesi için ağız hijyeni sağlama alışkanlıklarının yanısıra çürük yapıcı beslenme alışkanlıklarından da uzak durmak gerekiyor. Bunun akabinde ‘Antikaryojenik’ yani ‘çürük yapıcı olmayan’ gıdaları tüketmek de büyük önem taşıyor. Bu noktada evde ebeveynlerin kontrolünde idame ettirilebilen beslenme alışkanlıklarına ek olarak, okuldaki beslenme alışkanları için de mutlaka ebeveynler yönlendirici olmalı ve çocukların okulda yapılan her ara öğünden sonra ağızlarını suyla çalkalamaları veya bolca su içmeleri sağlanmalıdır.</p>
<p><strong> Minikler için Beslenme çantası önerileri;</strong></p>
<ol>
<li>Elma, kereviz sapı ve havuç; gevrek yapısıyla çocukların okulda diş fırçalayamadıkları zamanlarda diş yüzeylerinin bir miktar temizlenmesini sağlayabilir.</li>
<li>Kalsiyum ve fosfor içeriği bakımından peynir ve yoğurt, diş minesinin hasar görmüş bölgelerinin onarılarak, yeniden güçlenmesine yardımcı olur. Seçilen ürünlerin ‘şeker ilavesiz’ olmasına dikkat edilmesi gerekir. Yoğurt, dilimlenmiş mevsim meyveleri ile tüketilebilir.</li>
<li>Lahana, ıspanak ve brokoli gibi yeşil yapraklı sebzeler, vitamin ve mineral içeriği zenginleşmiş tükürük yapımını sağlayarak; ağız içinin temizlenebilirliğini arttırır ve diş sağlığını korur.</li>
<li>Ay çekirdeği, badem ve ceviz gibi kuruyemişler içerdikleri mineraller ile dişleri korur, asit atakları ile hasar gören diş dokularının onarılmasına yardımcı olarak, güçlendirir.</li>
<li>İçecek olarak, günlük süt, ayran, taze sıkılmış ve katkısız meyve suları tercih edilebilir.</li>
</ol>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okul-caginda-beslenme-aliskanliklari-dis-sagligini-nasil-etkiliyor-430981">Okul çağında beslenme alışkanlıkları diş sağlığını nasıl etkiliyor ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlar Uyarıyor! Yaşam Tarzı Alışkanlıkları Alzheimer Riskini Artırabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanlar-uyariyor-yasam-tarzi-aliskanliklari-alzheimer-riskini-artirabilir-406581</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Sep 2023 13:40:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[artırabilir]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[tarzı]]></category>
		<category><![CDATA[uyarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=406581</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sigara içmek, yüksek tansiyon, obezite, şeker hastalığı, düşük fiziksel aktivite, yetersiz uyku ve yüksek stres seviyelerinin Alzheimer riskini artırdığını vurgulayan uzmanlar, yaşam tarzında yapılacak olumlu değişikliklerin Alzheimer riskini azaltmada önemli bir rol oynayabildiğini söylüyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlar-uyariyor-yasam-tarzi-aliskanliklari-alzheimer-riskini-artirabilir-406581">Uzmanlar Uyarıyor! Yaşam Tarzı Alışkanlıkları Alzheimer Riskini Artırabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sigara içmek, yüksek tansiyon, obezite, şeker hastalığı, düşük fiziksel aktivite, yetersiz uyku ve yüksek stres seviyelerinin Alzheimer riskini artırdığını vurgulayan uzmanlar, yaşam tarzında yapılacak olumlu değişikliklerin Alzheimer riskini azaltmada önemli bir rol oynayabildiğini söylüyor. Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Ancak unutulmamalıdır ki yaşam tarzı değişiklikleri, mevcut Alzheimer hastalığını tedavi etmez; sadece riski azaltabilir veya hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, yaşam tarzı ve Alzheimer ilişkisi hakkında bilgi vererek, Alzheimer riskini azaltmanın yollarını anlattı.</p>
<p>Alp, Alzheimer hastalığının, yaşlı bireyler arasında hafıza kaybına ve zihinsel fonksiyon bozukluğuna yol açan yaygın bir nörodejeneratif hastalık olduğunu ifade ederek, hastalığın oluşumu üzerinde genetik faktörlerin yanı sıra yaşam tarzı faktörlerinin de etkili olabildiğini söyledi.</p>
<p>Yaşam tarzını optimize ederek Alzheimer riskini azaltabileceğimizi ifade eden Alp, sigara içmek, yüksek tansiyon, obezite, şeker hastalığı ve düşük fiziksel aktivite gibi faktörlerin Alzheimer riskini artırabildiğine dikkat çekti. Alp, ayrıca yetersiz uyku ve yüksek stres seviyelerinin de riski yükseltebildiğini kaydetti.</p>
<p><strong>Sosyal izolasyon ve yalnızlık Alzheimer riskini artırabilir </strong></p>
<p>Düzenli fiziksel aktivitenin, beyin sağlığına katkıda bulunduğunu ve Alzheimer riskini azaltabildiğini belirten Alp, şöyle devam etti:</p>
<p>“Özellikle yüzme, koşu, bisiklet gibi kardiyovasküler egzersizler ve ağırlık antrenmanları faydalı olabilir. Bu egzersizler, kan akışını artırarak ve inflamasyonu azaltarak beyin fonksiyonlarını korumaya yardımcı olur. Antioksidan açısından zengin meyve ve sebzeler, omega-3 yağ asitleri ve düşük doymuş yağ içeren diyetler, Alzheimer riskini azaltabilir. Akdeniz diyeti gibi sağlıklı beslenme planları, bu konuda etkili olabilir. Bulmaca çözme, satranç oynama veya yeni bir dil öğrenme gibi zihinsel aktiviteler, beyin plastisitesini artırabilir ve kognitif rezervi güçlendirebilir. Bu, Alzheimer&#8217;ın etkilerini geciktirebilir veya hafifletebilir.</p>
<p>Kronik stres, kortizol seviyelerini yükseltir ve beyin sağlığını olumsuz etkiler. Ayrıca sosyal izolasyon ve yalnızlık da Alzheimer riskini artırabilir. Stres yönetim teknikleri ve sosyal etkileşim, bu riski azaltmada yardımcı olabilir.<strong> </strong>Yetersiz uyku, beynin &#8220;temizlik&#8221; mekanizmalarını engeller ve toksik proteinlerin birikmesine yol açabilir. Uykusuzluk, bu nedenle Alzheimer riskini artırabilir.”</p>
<p><strong>Alzheimer riskini düşürmek için yaşam tarzında olumlu değişiklikler yapılmalı</strong></p>
<p>Uzman Psikolog Zeynep Betül Alp, Alzheimer ve yaşam tarzı değişiklikleri konusunda güncel araştırmalara atıfta bulunarak, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Güncel araştırmalar, yaşam tarzı değişikliklerinin Alzheimer riskini azaltabileceğini gösteriyor. Özellikle beslenme, egzersiz, kognitif eğitim gibi çoklu müdahalelerin bir arada uygulandığı çalışmalar, en umut verici sonuçları veriyor. Örneğin, aerobik egzersizin amiloid plak birikimini azaltabileceği belirtildi. Sağlıklı bir diyetin, özellikle Akdeniz diyetinin, bilişsel fonksiyonları korumada etkili olabileceği gösterildi. Ayrıca, uyku kalitesinin iyileştirilmesinin Alzheimer’ın etkilerini hafifletebileceği belirlendi. </p>
<p>Sonuç olarak, yaşam tarzınızda yapacağınız olumlu değişiklikler, Alzheimer riskinizi azaltmada önemli bir rol oynayabilir. Ancak unutulmamalıdır ki yaşam tarzı değişiklikleri, mevcut Alzheimer hastalığını tedavi etmez; sadece riski azaltabilir veya hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir. Her zaman bir sağlık uzmanıyla konsültasyon yapmanız önerilir.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlar-uyariyor-yasam-tarzi-aliskanliklari-alzheimer-riskini-artirabilir-406581">Uzmanlar Uyarıyor! Yaşam Tarzı Alışkanlıkları Alzheimer Riskini Artırabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Değişen izleme alışkanlıkları yayıncılığı da dönüştürdü… TRT, dijital platformu tabii ile küresel bir hamle yaptı.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/degisen-izleme-aliskanliklari-yayinciligi-da-donusturdu-trt-dijital-platformu-tabii-ile-kuresel-bir-hamle-yapti-385655</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jun 2023 11:10:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[değişen]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dönüştürdü]]></category>
		<category><![CDATA[hamle]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[izleme]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[platformu]]></category>
		<category><![CDATA[tabii]]></category>
		<category><![CDATA[trt]]></category>
		<category><![CDATA[yaptı]]></category>
		<category><![CDATA[yayıncılığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=385655</guid>

					<description><![CDATA[<p>TRT, dijital platformu tabii ile küresel bir hamle yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/degisen-izleme-aliskanliklari-yayinciligi-da-donusturdu-trt-dijital-platformu-tabii-ile-kuresel-bir-hamle-yapti-385655">Değişen izleme alışkanlıkları yayıncılığı da dönüştürdü… TRT, dijital platformu tabii ile küresel bir hamle yaptı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TRT’nin yeni dijital platformu tabii’nin açılmasını kamu yayıncılığı açısından değerlendiren Dr. Öğretim Üyesi Hale Yaylalı, bu platformun Türkiye’deki ‘kamu hizmeti’ yayıncılığının dijital dünyadaki varlığı ve konumu açısından önemli olduğunu söyledi. Üretim yapan global şirketlerin dünyada eriştiği pazar payının tüm dünyadaki televizyon yayıncılarını çevrimiçi içerik üretmeye yönelttiğini belirten Yaylalı, değişen izleme alışkanlıklarının Türkiye’deki yayıncılığı da dönüştürdüğünü ifade etti. Yaylalı, kamu yayıncılarının yeni dijital platformları da kamu göreviyle uyumlu kullanılmalarının önem kazandığına dikkat çekti, TRT’nin, dijital platformu tabii ile küresel bir hamle yaptığını söyledi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hale Yaylalı, kamu yayıncılığı açısından TRT’nin yeni dijital platformu tabii’nin yayın hayatına başlamasının önemini değerlendirdi.</p>
<p><strong>“tabii, kamu hizmeti yayıncılığının dijital dünyadaki varlığı açısından önemli”</strong></p>
<p>TRT’nin yeni dijital platformu tabii’nin uluslararası bir yayın platformu olarak yayın hayatına başlamasını değerlendiren Dr. Öğretim Üyesi Hale Yaylalı, “TRT’nin, Türkiye’nin hikayelerini ve sesini dünyaya duyurmak amacıyla ‘Bizi Birleştiren Hikayeler’ mottosuyla yapılandırdığı tabii, Türkiye’deki ‘kamu hizmeti’ yayıncılığının dijital dünyadaki varlığı ve konumu açısından önemli.” dedi.</p>
<p>“Radyo ve televizyon yayıncılığının, toplumsal taleplerin kamusal görünürlüğe erişmesinde vazgeçilmez bir rolü olduğu kabul edilir.” diyen Yaylalı, bu yaklaşımın temelinde de, demokratik süreçlerin işleyişi bakımından yaşamsal bir konumda bulunan yayıncılığın, serbest piyasanın kâr amaçlı işleyişine tabi kılınamayacağı görüşünün yer aldığını söyledi.</p>
<p><strong>“Değişimler, kamu hizmeti yayıncılığında yeniden yapılanma tartışmalarını getiriyor”</strong></p>
<p>Kamu yayıncılığında, mülkiyet yapısının yayın içeriklerini doğrudan etkilediğini dile getiren Yaylalı, “Radyo televizyon kanallarının özel metalar olarak değil, kamu malları olarak düzenlenmesi şeklinde tanımlanabilen kamu hizmeti yayıncılığı yapan kurumlar, kamusal enformasyon, kültür, eğitim ve eğlence kaynaklarını geliştirmekle yükümlü ulusal kültür kurumlarıdır. Ancak teknolojik, toplumsal ve ekonomik değişimler, kamu hizmeti yayıncılarının varlıklarını sürdürebilmeleri için yenilenme ve yeniden yapılanma tartışmalarını da beraberinde getirir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Kamu hizmeti yayıncılarının izler kitlesini takip etmesi bir ön koşul” </strong></p>
<p>İnternetin, medya iletilerinin taşınabildiği bir alan haline gelmesinin, televizyon yayıncılığının üretim ve dağıtım süreçlerini farklılaştırmanın yanında, izleme pratiklerini de etkilediğini ifade eden Yaylalı, “İçeriğin internet ortamında taşınabilmesi, dijital olarak saklanabilmesi ve izleyiciye anında iletilmesi gibi özellikleriyle, online yayıncılık ve çoklu ortam içeriği yayıncılığı da başka bir noktaya taşındı. Kamu hizmeti yayıncılığının yeni sayısal hizmetler alanındaki rolü de halen tartışılıyor. Kamu hizmeti yayıncıları tüm elektronik medya platformlarında var olma ve bu yeni platformları aktif olarak kullanan izler kitleye hizmet götürme hak ve yükümlülükleri olduğunu savunuyorlar. Öte yandan dijital medya kullanımı büyük oranda kitle iletişimden bireysel talep üzerine kullanıma dönüştü. Bunun için kamu hizmeti yayıncılarının kendi izler kitlesini takip etmesi bir ön koşul olarak ortaya çıkıyor. Bu nedenle kamu hizmeti yayıncılarının son mücadele alanı da etkileşim ve daha fazla program tedariği olarak belirleniyor. Yaptıkları analog radyo-televizyon yayınları kadar yeni dijital platformların da kamu göreviyle uyumlu kullanılmaları önem kazanıyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Değişen izleme alışkanlıkları Türkiye’deki yayıncılığı da dönüştürüyor” </strong></p>
<p>Günümüzde kamu hizmeti yayıncılığı yapan yayın kurumlarının en önemli hedeflerinden birinin daha fazla sayıda tematik kanal ve platform üzerinden daha belirgin özelliklere göre ayrışan izler kitle gruplarına ulaşmak olduğunu kaydeden Yaylalı, “Bu noktada Türkiye’nin kamu yayıncılığı yapan kurumu olan TRT’nin hem dijital yayın stratejileri, hem de yeni medya kullanımı, farklı beğeni, ihtiyaç ve taleplere sahip izler kitle gruplarına ulaşması açısından önemli bir konumu ve görevi olduğu söylenebilir. Çünkü ekran, televizyonların yanı sıra bilgisayarlar, tabletler, cep telefonları ile çeşitlendi. İnternete erişimin kolaylaşmasıyla da izler kitlenin talepleri ve izleme alışkanlıkları değişti. Doğal olarak bu değişim de dünyadaki yayıncılık kadar Türkiye’deki yayıncılığı da dönüştürüyor. Bir platformun 2017 yılında 37 bin 56 kişi ile yaptığı bir araştırma, Türklerin yüzde 77’sinin yalnızca evlerinde değil, işe gidip gelirken, otobüste ya da uçakta yolculuk yaparken de mobil cihazlardan film ve dizi seyrettiklerini ortaya koydu. Üretim yapan global şirketlerin dünyada eriştiği pazar payı da tüm dünyadaki televizyon yayıncılarını çevrimiçi içerik üretmeye yöneltiyor.” değerlendirmesini yaptı.</p>
<p><strong>“TRT, tabii ile küresel bir hamle yaptı”</strong></p>
<p>Yayıncılıkta giderek dijitalleşmenin ve ‘küreselleşme-yerelleşme’ kombinasyonlarının arttığı, günümüzün koşullarının, Türkiye’nin kamu yayıncılığı yapan kurumu TRT’ye önemli bir konum atfettiğini vurgulayan Yaylalı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Dijital ve yeni medya alanlarını uzun yıllardır ‘yeni bir yayın mecrası’ olarak kurgulayan ve izleyicisiyle etkin ve interaktif bir iletişim için yeni medya araçlarını da kullanan TRT, dijital platformu tabii ile küresel bir hamle yaptı. ‘Dijital alanda da daha adil bir dünya mümkün’ fikriyle hareket ettiği ifade edilen TRT’nin, kamu yayıncılığı açısından çeşitlilik, çoğulculuk ve çok seslilik hedeflerine ve yöndeşmenin yol açtığı değişimle kendi seçeneklerini oluşturabilen kullanıcılarına ulaşmakta yeni görevleri ve önemli bir konumu olduğu bu noktada açıkça görülüyor.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/degisen-izleme-aliskanliklari-yayinciligi-da-donusturdu-trt-dijital-platformu-tabii-ile-kuresel-bir-hamle-yapti-385655">Değişen izleme alışkanlıkları yayıncılığı da dönüştürdü… TRT, dijital platformu tabii ile küresel bir hamle yaptı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Banvit BRF Akıllı Çocuk Sofrası kapsamında 23 Nisan&#8217;da ebeveynlerin çocukların yeme alışkanlıkları üzerindeki etkisine dikkat çekiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/banvit-brf-akilli-cocuk-sofrasi-kapsaminda-23-nisanda-ebeveynlerin-cocuklarin-yeme-aliskanliklari-uzerindeki-etkisine-dikkat-cekiyor-368537</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Apr 2023 13:26:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[banvit]]></category>
		<category><![CDATA[brf]]></category>
		<category><![CDATA[çekiyor]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynlerin]]></category>
		<category><![CDATA[etkisine]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[nisanda]]></category>
		<category><![CDATA[sofrası]]></category>
		<category><![CDATA[üzerindeki]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=368537</guid>

					<description><![CDATA[<p>Banvit BRF “Akıllı Çocuk Sofrası” projesi kapsamında 23 Nisan’da Eğitim Bilimci Dr. Özgür Bolat’ın katkısıyla ebeveynlerin çocukların yeme alışkanlıkları üzerindeki etkisine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/banvit-brf-akilli-cocuk-sofrasi-kapsaminda-23-nisanda-ebeveynlerin-cocuklarin-yeme-aliskanliklari-uzerindeki-etkisine-dikkat-cekiyor-368537">Banvit BRF Akıllı Çocuk Sofrası kapsamında 23 Nisan&#8217;da ebeveynlerin çocukların yeme alışkanlıkları üzerindeki etkisine dikkat çekiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Banvit BRF “Akıllı Çocuk Sofrası” projesi kapsamında 23 Nisan’da Eğitim Bilimci Dr. Özgür Bolat’ın katkısıyla ebeveynlerin çocukların yeme alışkanlıkları üzerindeki etkisine dikkat çekti.</strong></p>
<p>Toplumsal yatırımlarında &#8221;Sürdürülebilir Gıda&#8221; konusuna odaklanan Banvit BRF, çocukların sağlıklı gelişimine destek veren “Akıllı Çocuk Sofrası” projesi kapsamında 23 Nisan’da proje danışmanlarından Eğitim Bilimci Dr. Özgür Bolat’ın “Ebeveynlerin çocukların yeme alışkanlıklarını nasıl etkilediği’ konusundaki makalesini paylaştı.</p>
<p>Türkiye’nin önde gelen beyaz et üreticilerinden olan Banvit BRF, sürdürülebilirlik çalışmaları çerçevesinde sağlıklı nesillerin yetişmesine ve gıda israfının önlenmesine katkıda bulunmak amacıyla başlattığı “Akıllı Çocuk Sofrası” projesini sürdürüyor.  Projeyle çocuklarda doğru beslenme alışkanlıklarının oluşturulması ve gıda israfı konusunda farkındalık yaratılması hedefleniyor. Beslenme alışkanlıklarının çok büyük ölçüde aile içinde edinildiği gerçeğinden yola çıkan “Akıllı Çocuk Sofrası”, ilkokul öğrencileri ile ailelerinin ve öğretmenlerinin sürdürülebilir gıda konusundaki eğitim ve farkındalık çalışmalarını kapsıyor</p>
<p>Çocukların gelişiminde beslenmenin önemini her fırsatta vurgulayan Banvit BRF, 23 Nisan’da geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklarımızın yeme alışkanlıklarına odaklandı. Proje danışmanlarından Eğitim Bilimci Dr. Özgür Bolat, 23 Nisan’daki makalesinde 1970’lerden bu yana çocukluk döneminde fazla kilolu olma yüzdeliğinin giderek arttığını ve bunun çocuklar için bir risk oluşturabileceğini belirterek şunları yazdı. “Kiloluluk ve obezite çocuklar için hem sosyal damgalanma riski taşıyabilir hem de onların sağlıklarını ömür boyu etkileyebilir.  Elbette her çocuğun yeme alışkanlıkları ailede oluşuyor. Bir çocuğun kilosu hem ailesinin yeme alışkanlıklarına hem de çevresindeki gıda alımına ve ulaşabildiği gıdalara bağlı. Örneğin, çocuğunuzun kola içmesini istemiyorsanız, fakat evde yetişkinlerin içimi için kola bulunuyorsa, o zaman çocuğunuzu uzun vadede engellemeniz zordur. Vereceğiniz nasihatlerin veya koyacağınız bir yasağın ancak kısa dönemde etkisi olur; çünkü çocuklar ilk önce yetişkinleri taklit ederek öğrenirler ve hayatta var olurlar.”</p>
<p>Makalesinde Amerikan Pediatri Akademisi’nin sunduğu raporun da bu görüşü onayladığını kaydeden Bolat şöyle devam etti; “Rapora göre, çocukların yüksek yağlı yiyeceklere yönelik tercihleri ebeveynlerin yağ tüketim oranıyla doğrudan orantılı. Dolayısıyla, çocuğun erken gelişiminde yiyecek tercihlerini şekillendiren faktörlerin kaynağı çocuğun içerisinde bulunduğu aile ortamında yatıyor. Çocukların yeme alışkanlıklarını etkileyen davranışsal faktörlere ilişkin çalışma yapan Birch ve Fisher çocuklarda gıda tercihlerini detaylı incelediler. Buldukları ilk bulgu ise şu oldu; Anne sütü ile daha çok beslenen çocuklar yeni tatlara daha açık oluyor çünkü anne sütü ile farklı tatlara maruz kalıyor. Ayrıca bebekliğinde çoğunlukla anne sütüyle beslenen ve doyan çocuklar ek gıdaya daha kolay geçerler; çünkü birçok tat deneyimleri olmuştur. Daha çok mamayla beslenen ve her öğünde aynı tada alışan bebekler ise, ek gıdaya ve yemek yemeye geçmekte zorlanıyorlar. Yani, emzirme döneminden itibaren ailenin yeme alışkanlıkları çok belirleyici oluyor.”</p>
<p>Bunun yanı sıra yenilmesi istenen yiyeceğin ulaşılabilir olmasının da çok önemli olduğunu kaydeden Eğitim Bilimci Dr. Özgür Bolat, Baranowski’nin okul çocuklarıyla yaptığı bir araştırmaya dikkat çekti. Araştırmada çeşitli meyve sebzelerin sıklıkla servis edildiği bir okulda, çocukların meyve-sebze tüketiminin yaşıtlarına oranla fazla olduğu ve çocukların meyve-sebzeyi daha çok tercih ettikleri ortaya çıktı.</p>
<p>Çocukların beslenmeleri konusunda önce ebeveynlerin, sonra da çevrenin tutumunun çok önemli olduğunu belirten Bolat, şunları yazdı; “Beslenme konusunda çocuklara doğru rol model olabilmemiz çok önemli. Unutmayın, bir çocuğun yeni bir tada alışması ortalama olarak 5-10 denemeden sonra oluşur. Bu sebeple bu süreçte zorlamadan, kuralcı olmadan çocuğu o besine kademeli maruz bırakmak önemli. Aynı zamanda çocukların sağlıklı gıdalara kolaylıkla ulaşabilmeleri ve sağlıksız gıdaların ev ve okul ortamında barındırılmaması da önem taşıyor. Çocuklukta edinilen alışkanlıklarla başa çıkmak bir ömür sürebilir. Çocuklara sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlıkları oluşturabilecekleri alan ve imkan sunmak da her birimizin görevi.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/banvit-brf-akilli-cocuk-sofrasi-kapsaminda-23-nisanda-ebeveynlerin-cocuklarin-yeme-aliskanliklari-uzerindeki-etkisine-dikkat-cekiyor-368537">Banvit BRF Akıllı Çocuk Sofrası kapsamında 23 Nisan&#8217;da ebeveynlerin çocukların yeme alışkanlıkları üzerindeki etkisine dikkat çekiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Değişen beslenme alışkanlıkları trafikte uykuya neden olabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/degisen-beslenme-aliskanliklari-trafikte-uykuya-neden-olabilir-367709</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Apr 2023 12:00:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[değişen]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[trafikte]]></category>
		<category><![CDATA[uykuya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=367709</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayram tatillerinde karayolu üzerinde trafik yoğunluğunun artması nedeniyle kaza potansiyelinin yükseldiğine dikkat çeken İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Öğr. Gör. Özgür Şener, güvenli bir yolculuk için araç servis bakımlarının yapılmasında fayda olduğunu ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/degisen-beslenme-aliskanliklari-trafikte-uykuya-neden-olabilir-367709">Değişen beslenme alışkanlıkları trafikte uykuya neden olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bayram tatillerinde karayolu üzerinde trafik yoğunluğunun artması nedeniyle kaza potansiyelinin yükseldiğine dikkat çeken İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Öğr. Gör. Özgür Şener, güvenli bir yolculuk için araç servis bakımlarının yapılmasında fayda olduğunu ifade ediyor. Şener, kazaları engellemek için yolda yasal hız limitlerine uyulmasını, öndeki araç ile 4-6 saniye mesafe bırakılmasını ve yerleşim yeri geçişlerinde yaya trafiğine dikkat edilmesini öneriyor. Sürüş için mental olarak da hazır olunması gerektiğini belirten Şener, Ramazanla birlikte değişen beslenme alışkanlıklarının da trafikte uyku haline neden olabileceği uyarısında bulunuyor.   </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Öğretim Görevlisi Özgür Şener bayram tatilinde yola çıkacaklar için güvenli seyahatin ip uçlarını paylaştı.</p>
<p><strong>Yola çıkmadan araç servis bakımı yaptırılmalı</strong></p>
<p>Bayram tatillerinin karayolu üzerinde artan trafik yoğunluğu ile birlikte trafik kazası potansiyelinin  arttığı dönemler olduğunu belirten İSG Uzmanı Öğr. Gör. Örgür Şener, “Yola çıkmadan önce aracın yolda bırakmayacak şekilde servis bakımlarının yapılması gerekiyor. Lastiklerin yanal yüzeylerinde kesik, yarık, parça kopması olmadığından emin olunmalı. Güvenilir bir lastik tamircisinde diş derinliklerinin minimum 3mm olduğu, lastik basınçlarının araç için verilmiş basınç değerlerinde olduğu kontrol ettirilmeli.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sağlık sorunu varsa önce doktora danışılmalı</strong></p>
<p>Sürüş için mental olarak hazır olunması ve uykusuz olunmaması gerektiğinin altını çizen İSG Uzmanı Örgür Şener, “Herhangi bir rahatsızlık varsa doktora danışmadan sürüşe çıkılmamalı. Sürüşe başlamadan önce yol ve hava durumunu kontrol edilmeli, gidilecek güzergâh üzerinde mola yerleri ve gerekli durumlarda alternatif rotalar yola çıkmadan önce belirlenmeli. Sürüşe başlamadan önce araç yakının da yeterli  olduğundan emin olunmasında fayda var.” dedi.</p>
<p><strong>Yasal hız limitlerine uyulmalı</strong></p>
<p>Trafik kurallarını da hatırlatan Şener, “Bağlantı ve katılım noktaları ile kavşak, trafik ışıkları gibi kritik bölgelere yaklaşırken hız azaltılarak kontrollü geçiş yapılmalı. Özellikle yerleşim yeri geçişlerinde yaya ve çocuk çıkma olasılığına karşı çok dikkatli olunmalı. Yasal hız limitlerine uyun, yağış, karanlıkta sürüş, dar, virajlı yollar gibi zorlayıcı şartlar oluştuğunda hız limitlerinin altında sürüş yapmak kazaları önleyecektir. Güvenli takip mesafesi korunmalı.  Öndeki araç ile minimum 4 saniye, otoyol ve otobanda 6 saniyelik bir mesafe bırakmak gerekiyor. Yolun ilerisini iyi gözlemleyerek aynaları ve çevreyi 5-8 saniyede bir olacak şekilde kontrol etmek de yine güvenli bir sürüş sağlayacaktır.” dedi.</p>
<p><strong>Değişen beslenme alışkanlıkları trafikte uykuya neden olabilir!</strong></p>
<p>Yolculuk sırasında sürücülerin psikolojik zorluklarla da karşılaşabileceğine dikkat çene Şener sözlerini şöyle tamamladı: </p>
<p>“Sıkışık trafik, uzayan bekleme süreleri sebebiyle sürücüler agresif olabilir. Bu sebeple yolda sakin kalmakta fayda var. Oruç tutmaya alışmış olan sürücülerin Ramazan bayramı sonrası değişen beslenme düzenleri sebebiyle uyku hali gibi reaksiyonlar göstermelerine karşın hazırlıklı olunmalı.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/degisen-beslenme-aliskanliklari-trafikte-uykuya-neden-olabilir-367709">Değişen beslenme alışkanlıkları trafikte uykuya neden olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
